PDA

View Full Version : Bankacılık Sektörü, Haberler, Yorumlar,Gelişmeler,Görüşler



brokerüstad
24-02-2013, 07:35
Trusted Sources Türkiye Ekonomisti Ekinci, bankaların politika faiz oranı değişikliklerini ihtiyaç kredilerine daha gecikmeli ve düşük düzeyde yansıtmalarının sebeplerini anlattı.



İSTANBUL - Trusted Sources Türkiye Ekonomisti Şevin Ekinci, bankaların, politika faiz oranı değişikliklerini ihtiyaç kredilerine daha gecikmeli ve düşük düzeyde yansıttığını belirterek, "Çünkü tüketiciler yüksek faiz maliyetli kredi kartı borçlarını kapatmak için kullanabiliyorlar" dedi.

Türkiye ekonomisinde son on yıllık dönemde enflasyonun çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara inmesi, kredi faiz oranlarının yüzde 70'li seviyelerden yüzde 10'lu seviyelere inmesinde etkili oldu.

Taşıt, ihtiyaç, konut ve ticari kredi faiz oranları, 2002 yılında yıllık ortalama yüzde 50'li seviyelerinden 2012 yılında yıllık ortalama yüzde 15'li seviyelere geriledi. Bu duruma neden olarak enflasyon oranlarının çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara gerilemesi olduğunu belirten analistler, aynı zamanda 2004 yılından itibaren bankacılık sektörünün Türkiye'de gelişmesi ve artan rekabet ortamının da bunda etkisi olduğunu kaydediyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Trusted Sources Türkiye Ekonomisti Şevin Ekinci, son on yıllık dönemde taşıt, ihtiyaç, konut ve ticari kredi faizlerinin yüzde 70'li seviyelerden yüzde 10'lu seviyelere inmesinin arkasındaki temel faktörün yine son 10 yılda Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler olduğunu söyledi.

Nispeten daha düşük oranda gerçekleşen enflasyon rakamlarıyla beraber daha geniş para politikası uygulamasına olanak tanınması sayesinde düşük politika faiz oranlarından kredi faiz oranlarına geçiş etkisi bulunduğunu belirten Ekinci, "Aslında burada tavuk-yumurta ilişkisi mevcut, bulunduğumuz enflasyon hedeflemesi rejiminde temel politika aracı olarak kısa vadeli faizlerde yapılan değişiklikler mevduat ve kredi faiz oranlarına da geçiş etkisi yapmıştır. Ancak burada önemli olan reel ekonomiyi etkilemesi açısından bu geçişkenliğin hızıdır" dedi.

Geçişkenlik ne kadar hızlıysa Merkez Bankasının para politikası hedeflerine ulaşmasının da o kadar hızlı olduğunu ifade eden Ekinci, "Halihazırda bu geçişkenlik sayesinde taşıt, ihtiyaç ve konut kredileri yüzde 70'li oranlardan çok daha düşük seviyelere inmiştir. Ancak reel ekonomiyi etkilemesi çok hızlı olmuyor. Çünkü hala dış ekonomik belirsizlikler alım kararlarını etkiliyor" yorumunu yaptı.

Tüketici kredilerinde geçişkenlik daha fazla

Ekinci, para politikası faiz oranlarının önce piyasadaki faiz oranlarını değiştirerek finansal piyasaları etkilediğini, sonra bankaların kredi faiz oranlarını değiştirmesiyle, parasal aktarım kanallarıyla reel kesimin yatırım, tasarruf ve tüketim kararlarını etkilediğini vurguladı.
Detaylara bakıldığında, bu geçişkenliğin tüketici kredi faiz oranlarında ticari kredilere göre daha hızlı ve daha yüksek düzeyde olduğunun görüldüğünü dile getiren Ekinci, tüketici kredilerinde ise en hızlı geçiş düzeyinin konut kredilerinde olduğuna dikkati çekti.

Ekinci, konut finansmanı kuruluşlarınca değişken faizli konut finansmanı sözleşmeleri düzenlenirken veya sözleşmelerde belirtilen dönemlerde faiz oranı ayarlaması yapılırken, içinde bulunulan aydan iki ay önceki ayda açıklanan tüketici fiyat endeksinin yıllık yüzde değişim oranının esas alındığını belirtti.

Ekinci, şunları kaydetti:

"Bunu dikkate aldığımızda önümüzdeki dönem için bile verilen referans oranları şimdikinden de düşük seviyelerde, mesela Ocak ayı faiz oranı ayarlaması için verilen yüzde 7,8'lik referans oran bu senenin Mart ayı için yüzde 6,16 seviyesinde. Ancak bankalar politika faiz oranı değişikliklerini ihtiyaç kredilerine daha gecikmeli ve düşük düzeyde yansıtıyor. Çünkü tüketiciler yüksek faiz maliyetli kredi kartı borçlarını kapatmak için kullanabiliyorlar."

Kredi faizlerindeki 10 yıllık seyir

Son on yıllık dönemde her şeyden önce enflasyon oranlarının çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara indiğini hatırlatan Ekinci, "2002 yılının Ocak ayında tüketici enflasyonu yıllıkta yüzde 70'e yakın seviyelerdeydi, 2003 yılının başında yüzde 26,4 idi. Bu oran 2003 Kasım ayı itibariyle kademeli olarak aşağıya inmeye başladı. Bugün ise yüzde 7,3 seviyesinde" dedi.
Aynı zamanda 2004 yılı sonrasında yaşanan bankacılık sektörünün Türkiye'de gelişmesi ve tüketim harcamalarının canlanmasının da politika faizlerinden tüketici kredi faizlerine geçiş etkisinin artmasında rolü olduğunu anlatan Ekinci, "2004 yılı sonrası dönemde arz tarafında bankacılık aracılık işlevlerinin, bankalararası rekabetin, bankacılık sektöründe etkinliğin ve kredi hacminin arttığını biliyoruz. Talep tarafında ise tüketim harcamaları canladı, kredi talebi arttı. Böyle olunca da politika faizlerinde yaşanan değişikliklerin tüketici kredi faiz oranlarına geçişkenliği fazlasıyla arttı."
Bu arada, 2002-2012 arasında yıllık ortalama ihtiyaç, taşıt,konut, ticari ve tüketici kredi faiz oranları şöyle gerçekleşti:

Yıl İhtiyaç Taşıt Konut Ticari Tüketici Kredisi
2002 58,29 47,28 48,25 49,16 54,68
2003 45,91 39,3 40,44 40,07 43,18
2004 31,59 26,36 27,83 26,64 29,02
2005 24,60 19,21 17,65 20,48 20,87
2006 23,84 19,22 18,27 18,79 21,00
2007 22,87 19,23 18,29 18,67 20,97
2008 21,66 19,55 18,63 18,71 20,59
2009 19,02 17,62 15,59 14,08 17,76
2010 13,52 11,53 11,04 8,90 12,52
2011 15,20 11,76 11,58 10,81 13,93
2012 17,61 13,15 12,39 14,01 15,58

(*)Veriler Merkez Bankası internet sitesinden alınmıştır.

brokerüstad
24-02-2013, 07:36
http://www.bddk.org.tr/WebSitesi/turkce/Raporlar/TBSGG/10862tbs_genel_gorunum_mart2012.pdf

brokerüstad
24-02-2013, 07:37
Garanti'den internet bankacılığında bir ilk
Müşteriler, doğrulama işlemlerini SMS şifresi beklemeden ya da ikinci bir cihaza gerek kalmadan hızlı ve pratik biçimde yapabilecek.
İSTANBUL - Intel ve Garanti Bankası, internet bankacılığında dünyada bir ilke imza atıyor. “İntel Kullanıcı Doğrulama Teknolojisi” sayesinde Garanti Bankası, İnternet şubesi müşterilerinin kimliklerini Ultrabook'larından anında doğrulayabilecek. Müşteri, SMS şifresi beklemeden ya da ikinci bir cihaza gerek kalmadan hızlı ve pratik biçimde işlemini yapabilecek.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Didem Dinçer Başer, bundan 10 sene önce Garanti Bankası'nın tüm finansal işlemleri içinde dijital kanalların payı yüzde 40 iken, bugün bu rakamın yüzde 80'e ulaştığını, şubeler tarafından işlemlerin sadece yüzde 20'sinin gerçekleştiğini söyledi. Bundan 4 sene önce aktif 5 milyon olan aktif internet bankacılık kullanıcı sayısının bugün 10 milyona geldiği bilgisini veren Başer, söz konusu bu tüketicilerin her ay internet bankacılık işlemlerini kullandığını ifade etti.

Garanti Bankası olarak internet bankacılığında finansal işlemlerde yüzde 30 pazar payına sahip olduklarını anlatan Başer, "Mobil bankacılık atak yapan bir alan bizim için. Ülkedeki mobil bankacılık müşteri sayısı son 1 sene içerisinde tam 2 katına çıktı. Hala internete göre düşük seviyelerde. Ama biz Garanti bankası olarak bu rakamı bir yılda 3,5-4 katına çıkarttık. Bu da bizi yüzde 41 pazar payına getirdi. Bu anlamda Intel Kullanıcı Doğrulama Teknolojisi önemli bir teknoloji.”

Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, yapılan araştırmalara göre bugün dünyada 1 trilyon doların üzerinde bir siber suç endüstrisinin oluştuğunu vurgulayarak, her gün 600 bin Facebook kullanıcısının kimliğinin tehdit altında olduğunu dile getirdi.

Hackerların artık Savunma Bakanlıklarının bile bilgilerine eriştiğinin altını çizen Aydın, "Güvenliğin önemi artıyor. Bu noktada Intel Kullanıcı Doğrulama Teknolojisi'ni dünyada ilk defa hayata geçiriyoruz. Bu yeni teknoloji ile SMS şifresini kullanmaya gerek kalmadan, kusursuz bir güvenlik sağlayan bu teknolojiyi sizlerle paylaşıyoruz. Bu teknoloji aynı zamanda elektronik imzanın cihazların içine gömülmesi ve böylelikle daha kolay kullanım modelini hayata sokuyor. Kredi kartını Ultrabook'a yaklaştırarak alışverişlerinizi her türlü bilgilerinizi girmeden güvenli bir şekilde NFC teknolojisini kullanarak Ultrabook'lar üzerinden önümüzdeki günlerde yapıyor olabileceğiz."

http://www.dunya.com/garantiden-internet-bankaciliginda-bir-ilk-182624h.htm

brokerüstad
24-02-2013, 07:37
Bank Asya, 2012 yılında aktiflerini yüzde 24 artırarak 21 milyar TL'ye, nakdi kredilerini ise yüzde 21 artırarak 16.3 milyar TL'ye yükseltti.
İSTANBUL - Geniş bir finansal ürün yelpazesine sahip olan Bank Asya, 2012 yılında aktiflerini yüzde 24 artırarak 21 milyar TL'ye, nakdi kredilerini yüzde 21 oranında artırarak 16.3 milyar TL'ye, toplanan fonları yüzde 27 artırarak 15.7 milyar TL'ye ve öz kaynaklarını da yüzde 10 artırarak 2.3 milyar TL'ye yükseltti.

2012 yılında KOBİ ve bireysel bankacılığa odaklanan Bank Asya, geçen yılı 190 milyon TL net kâr ile kapattı.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bank Asya Genel Müdürü Ahmet Beyaz, "Bankamızın kullandırdığı nakdi ve gayrinakdi krediler aracılığıyla reel ekonomiye sağladığı finansal destek 24.3 milyar TL'ye ulaştı. Bankamız, toplanan fonlarını sektörün oldukça üzerinde bir artışla geçen yılsonuna göre yüzde 27 oranında artırmayı başardı" dedi.

Şube sayısı 251'e çıktı

2012 yılında biri yurt dışında olmak üzere toplam 51 şube açarak şube sayısını 251'e çıkardıklarını ifade eden Ahmet Beyaz, "Bank Asya olarak, hızlı şubeleşmenin yanı sıra önemli iştirak yatırımları da yaptık. Türkiye'nin ilk faizsiz emeklilik şirketi Asya Emeklilik faaliyetlerine başladı ve kısa zamanda 30 binin üzerinde müşteriye ulaşarak sektörün önemli oyuncuları arasında yer alacağını şimdiden göstermiş oldu" dedi. Ahmet Beyaz ayrıca, 2013 yılında özellikle Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) kanun değişikliği sebebiyle oluşan olumlu havanın da etkisiyle 100 bin yeni katılımcıya ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hedef: İhracatçı KOBİ'ler

Son iki yılda Bank Asya'nın yönünü büyük kurumsal firmalardan KOBİ ve bireysel müşterilere hizmet edecek şekilde değiştirdiklerini bildiren Ahmet Beyaz, "2012 yılında açılan yeni şubelerle daha fazla müşteriye hizmetlerimizi ulaştırdık. Bunun neticesinde KOBİ ve bireysel müşterilerimize sağladığımız kredi tutarında geçen seneye göre büyük artış sağladık. 2013 yılında da 2012 yılında olduğu gibi özellikle Bireysel ve KOBİ Bankacılığı'nda hızla büyümeye devam edeceğiz" dedi.

Ahmet Beyaz, Bank Asya şubelerini özellikle merkezlerde, KOBİ'lere ve müşterilere ulaşabilecekleri noktalarda açacaklarını ifade etti. Özellikle ihracatçı KOBİ'lere ulaşmayı hedeflediklerini de söyleyen Ahmet Beyaz, "Bank Asya olarak hedefimiz, aktif kalitesine ve sürdürülebilir karlılığa odaklanarak müşterilerimizin tüm finansal ihtiyaçlarını üstün hizmet ve fiyat olanaklarıyla karşılamaktır" dedi.

http://www.dunya.com/bank-asyadan-190-milyon-tl-net-kar-182607h.htm

brokerüstad
24-02-2013, 07:38
Yurt içi bankaların tahvil/bono stoku bir haftada 2,1 milyar dolar azalırken, yabancı bankaların stoku 2,9 milyar dolar arttı.
İSTANBUL - Yabancı bankalar, geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faizlerde indirime gidebileceği beklentisi ile Devlet İç Borçlanma Senetlerine (DİBS) yönelirken, yurt içi yatırımcıların satış tarafında yer almaları dikkati çekti.

TCMB haftalık menkul kıymet istatistikleri verilerine göre, yurt içi bankaların DİBS stoku geçtiğimiz hafta bir önceki haftaya göre 2 milyar 74,7 milyon dolar azalırken, yabancı bankaların stoku 2 milyar 873,5 milyon dolar arttı.

Açıklanan verilere göre 11-15 Şubat arasında yapılan işlemlerde yurtdışı yerleşik yatırımcılar 2 milyar 344,7 milyon dolarlık alışla haftalık bazda son bir yılda yaptıkları en yüksek tutarlı 2. alışı gerçekleştirdi.

Yabancıların net DİBS alışı yılbaşından bu yana toplam 3,5 milyar dolara ulaştı. Bankacılar, yabancıların daha çok piyasada verim eğrisinin görece kısa tarafında ve TÜFE'ye endeksli tahvillerde alım yaptıklarını düşünüyor.
Toplam DİBS stoku içinde alacaklıların dağılımına bakıldığında ise, yurt içi bankların DİBS stoku bir haftada 2,01 milyar dolarlık azalışla 117,6 milyar dolara geriledi, banka dışı kesimin stoku da 119,7 milyon dolar azalarak 61,8 milyar dolar oldu. Yabancı alacaklılar tarafında ise yabancı bankaların DİBS stoku bir haftada 2,9 milyar dolar artarak 35,9 milyar dolara yükseldi, banka dışı kesim ise 706 milyon dolarlık azalışla 30,2 milyar dolara geriledi.

"Yerli bankalar DİBS satıp, kaynaklarını krediye aktarıyor"

Ata Portföy Fon Yönetim Direktörü Cem Tözge, yabancıların faiz indirim beklentisi ve döviz kurundaki stabilizasyonun etkisiyle Türkiye'ye olan ilgisinin devam ettiğini belirtti.

Merkez Bankasının faiz koridorunda yaptığı aşağı yönlü ayarlamalardan sonra, DİBS'lerin faizlerini beğenmeyen yerli bankaların kaynaklarını DİBS'lerden ziyade krediye yönlendirdiklerini ifade eden Tözge "Yurt içi bankalar DİBS faizlerindeki gerileme ve enflasyon etkisi nedeniyle reel faizlerin negatife dönmesi ile ellerindeki tahvilleri azaltarak bu kaynakları kredi piyasasına plase ediyor" dedi.

Yerli bireysel yatırımcıların da DİBS'lerden ziyade özel sektör tahvillerini daha yüksek getirisi nedeniyle tercih ettiğini ifade eden Tözge, yabancı bankaların ise, döviz kurundaki stabilizasyon ve faiz indirim beklentilerinin devam etmesiyle, diğer ülkelere göre yüksek getiri beklentisi nedeniyle DİBS'lere yatırımlarına devam ettiğini söyledi.

Tözge, yerli bankaların ellerindeki bonoları azaltarak kredi tarafına plase etmelerinin, Merkez Bankasının kredi büyümesine koyduğu hedef ile çatışıp çatışmadığı konusundaki soruya ise, "Son açıklanan veriler ışığında bankaların, Merkez Bankasının kredi büyümesi hedefini esnetebileceğini düşündüklerini tahmin ediyoruz. Bankaların son verilere göre kredi büyümeleri ortalama yüzde 20'yi aşmış durumda ve bu sürecin halen devam ettiği görülüyor."

http://www.dunya.com/yerli-bankalar-satti-yabancilar-topladi-182589h.htm

brokerüstad
24-02-2013, 07:41
Bankaların bağımsız üye sayısı 3 olacak
SPK, halka açık bankalar için bağımsız yönetim kurulu üye sayısını 3 olarak belirledi.
ANKARA - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), halka açık bankalar için bağımsız yönetim kurulu üye sayısını 3 olarak belirledi.

SPK'nın Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren ''Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ''le finansal kuruluşların, faaliyetlerinin niteliği dikkate alınarak, üçüncü kişiler lehine teminat, rehin ve ipotek verilmesinde ve varlıklarının üzerinde ayni hak tesis edilmesinde yönetim kurulları tarafından alınacak kararlarda uyacakları esaslar yeniden belirlendi.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesini takiben, İMKB'de işlem gören bankaların kurumsal yönetim ilkelerine uyumuna ilişkin esaslar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) uygun görüşü alınarak oluşturuldu. Buna göre, bankalar borsada işlem gören diğer şirketlerden farklı olarak, yönetim kurulu toplam üye sayısına bakılmaksızın 3 bağımsız yönetim kurulu üyesi bulunduracak.

Halka açık bankalarda, denetim komitesi üyesi olarak görevlendirilen yönetim kurulu üyeleri, tebliğ çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak kabul edilecek.
Bankaların denetim komitesinde yer almayacak bağımsız yönetim kurulu üyeleri için her şartta, zorunlu ilkelerde belirtilen nitelikler aranacak, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin tamamının denetim komitesinde yer alması halinde ise denetim komitesi üyelerinden sadece biri için zorunlu ilkelerde belirtilen nitelikler aranacak.

http://www.dunya.com/bankalarin-bagimsiz-uye-sayisi-3-olacak-182582h.htm

brokerüstad
24-02-2013, 07:44
Avrupa'da bankalar ECB'den aldıkları üç yıl vadeli kaynağın 61.1 milyar eurosunu gelecek hafta geri ödeyecek.
FRANKFURT - Avrupa Merkez Bankası (ECB) 356 bankanın, daha önce gerçekleştirilen uzun vadeli refinansman operasyonlarından (LTRO) ikincisi ile aldıkları üç yıl vadeli kaynağın 61.1 milyar euroluk bölümünü 27 Şubat'ta geri ödeyeceklerini açıkladı.

ECB ayrıca dokuz bankanın da ilk LTRO'dan aldıkları kaynağın1.744 milyar euroluk bölümünü yine 27 Şubat'ta geri ödeyeceklerini duyurdu.

Bankaların yapacakları toplam 62.8 milyar euroluk geri ödeme, Reuters anketinde yer alan beklenti olan 130 milyar euronun altında kaldı.

ECB açıklamasının ardından euro dolar karşısında 1.3210seviyesinden 1.3157'ye gerileyerek altı haftanın en düşük seviyesini gördü.

ECB Aralık 2011 ve geçen yıl Şubat'ta düzenlediği iki LTRO ile piyasaya 1 trilyon euronun üzerinde likidite sağlamıştı.

http://www.dunya.com/bankalar-beklenenin-altinda-erken-odeme-yapacak-182612h.htm

brokerüstad
24-02-2013, 07:46
http://www.netgazete.com/haber/Bankalardan-insanin-canina-tak-ettiren-uygulama_536197.html

brokerüstad
24-02-2013, 19:16
Rekabet Kurulu tarafından bankalara ilişkin 2 Kasım 2011 tarihinde başlatılan soruşturmada sona yaklaşıldı. Türkiye'de faaliyet gösteren 12 banka hakkında Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın sözlü savunması yarın yapılacak.

Akbank, Denizbank, Finans Bank, HSBC Bank, ING Bank, Türk Ekonomi Bankası, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halk Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Garanti Ödeme Sistemleri AŞ ve Garanti Konut Finansmanı Danışmanlık AŞ hakkında yürütülen soruşturmada, sözlü savunma aşamasına gelindi.

Söz konusu bankaların yazılı savunmaları tamamlandı. Bankaların sözlü savunmalarının alınacağı toplantı, yarın saat 10.00'da Rekabet Kurumu'nda yapılacak.

Sözlü savunma toplantısının 2 gün süreceği ve toplantılara bankaların üst düzey yöneticilerinin katılacağı belirtildi.

Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı daha önce yaptığı açıklamada, bankalarla ilgili soruşturmanın 2013 yılının Mart ayında tamamlanabileceğini belirtmişti.

Soruşturma 2 Kasım 2011'e dayanıyor

Rekabet Kurulu, 2 Kasım 2011 tarihli toplantısında Akbank, Finans Bank, HSBC Bank, ING Bank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ve Ziraat Bankası ile Garanti Ödeme Sistemleri AŞ ile Garanti Konut Finansmanı Danışmanlık AŞ unvanlı teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına karar vermişti.

Soruşturma, söz konusu teşebbüslerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararlarına ilişkin 4'üncü maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin tespiti amacıyla yürütülüyor.

Rekabet Kanunu'nun 4'üncü maddesi, başta karteller olmak üzere teşebbüsler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu nitelikteki karar ve davranışlarını yasaklıyor. Rekabet Kurulu'nca yürütülen soruşturmaların süreleri, her bir dosyanın niteliği, ilgili teşebbüslerin süreç içerisinde Kurul ile işbirliğinde bulunma dereceleri ve teşebbüslerin savunma haklarını kullanma süreleri gibi unsurlara bağlı olarak değişiyor.

Kaynak: AA

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/994242-12-banka-rekabet-kurumuna-hesap-verecek

brokerüstad
25-02-2013, 18:19
Rekabet Kurumu'nun bankacılık soruşturmasında sözlü savunmalara devam ediliyor; sektör cezanın düşük olmasını bekliyor.
İSTANBUL - Rekabet Kurumu'nun, faiz oranları ile ücretleri birlikte belirledikleri gerekçesiyle 12 banka hakkında başlattığı soruşturmada sözlü savunmalar alınmaya devam ediyor.

Sektör yetkilileri verilecek cezanın minimum tutarlarda olmasını beklediklerini söylediler.

Rekabet Kurumu tarafından sürdürülen ve 2007-2011 dönemini kapsayan soruşturmanın bugün başlayan ve yarın akşama kadar sürmesi planlanan sözlü savunma toplantısında, bazı bankaları genel müdür ve genel müdür yardımcıları temsil ediyor.

Rekabet Kurulu, öğleden önceki bölümde Akbank'ın sözlü savunmasını alırken,öğleden sonraki oturumda Denizbank yetkilileri sözlü savunmaya başladı.

Sektör yetkilileri, bazı bankaların özel savunma talepleri olduğunu belirterek, bu bankaların özel savunma yapacaklarını kaydetti.

Bir sektör yetkilisi bankalara verilecek olası cezalarla ilgili olarak "Toplam 3.5 milyar liralık bir cezadan bahsediliyor. Ancak bundan çok daha az bir ceza gelmesini bekliyoruz" dedi.

http://www.dunya.com/bankalar-sozlu-savunma-veriyor-182834h.htm

ariston
25-02-2013, 19:43
Ben de yazlı, elektronik basın ile TV'den Rekabet Kurumu'nun son soruşturmasını izliyorum. Bir yandan Rekabet kurumu sektör hassas olduğu için elini korkak alıştırıyor, bir yandan da bankaların temsilcileri gerçekten iş körlüğü içinde ve resmen zırvalıyorlar.

Çimento, Şeker, Bankacılık, Şehirler Arası Taşımacılık, Elektrik Ticareti v.b. neredeyse aynı evsahta malların olduğu sektörde normal piyasada aşırı rekebet olması ve mevcut durumun tersine devletin bunu önleme görevi olması lazım. Ama bizdeki finans oyuncularda aşırı iş birliği var ve rekabet diye bir şey yok. (Örnek: Şehirler Arası Otobüs rekebeti yoğun olduğu için alt fiyat sınırlaması geldi geçenlerde)

Özellikle bankalarda iş birliği sanılanın çok üstündedir ve kendileri bile bunun farkında değildir, bu nedenle olayın doğası gereği bu oluyor diyebilmektedirler.

Bana göre bankacılık sektörünün işleyişi, örgütlenmesi, iş tanımları, ürünleri v.s. hemen hemen birbirinin aynıdır, arada fark olmasının tek nedeni her birinin farklı bilgi işlem yapısı ve teknoloji kullanması ve pazarlama tekniğidr.

Bankalarda çalışanlara dikkat edin çoğu bir başka bankada çalışıp oraya gelmekte, beraberinde önceki bankasındaki uygulamaları da beraberinde götürebilmektedir. Ben bir arkadaşımdan Kalite Politikası kitabını zamanında başka bankaya götürdüğünü duymuştum.
Pazarlamacılar işden ayrıldğında müşteri listesini götürebilmektedir. (Bunlar aslında tüketici için iyi şeyler, bankalara sorsak asıl bunlar engellenmelidir)

Öte yandan fiyat konusunda hiç bir rekabetin olmadığı, lider bir iki bankanın fiyatına bakarak diğerlerinin kendi durumlarını düşünerek fiyat verdikleri aşikardır. (Bir çok bankacı bunu normal durum olarak söylüyor, utanın kendi maliyetinizi hesaplayamıyor musunuz)
Döviz fiyatı, repo faizi, bir aylık vadeli hesap faizi v.s verirken bunu anlarım ama Havale/EFT Komisyonu, Kredi Kartı Faizi, Konut Kredisi Dosya Masrafı, Hesap İşletim Ücreti, maaş promosyonları, ATM'den para çekme ücreti v.b. sokaktaki vatandaşın bile hemen gördüğü şeylerde iş birliği yaptıkları açık.

Kendi içlerinde bile tutarsızlar, örneğin internetden EFT işleminde komisyon kimisi almıyorken vaz geçip birden alıyorlar, sebebini de diğer bankalar alyor diyebiliyorlar.

Kredi Kartı ücreti almaya başlıyorlar, sonra vaz geçip almıyorlar, sonra tekrar alıyorlar, sebeb yine diğer bankalar.

Bir banka internet şubesinin adresini değiştirip bir başka banka imiş imajı veriyor, orada aynı alt yapı ile farklı fiyatlama yapabiliyor.

Hoşgeldin faizi diye bir uygulama çıkarıp göya rekabet ediyor diğer konularda yine oligipol devam ediyor.

Mesela Migros'da herkese aynı fiyat uygulanır(onlar da Migros kart filan çıkardılar). Ama bankada iki farklı kişi aynı anda aynı şubede farklı pazarlamacıdan aynı ürün için farklı fiyat alabiliyor (Bankaların rekabeti çoğu zaman kendi şubeleri ve kendi çalışanları arasında, o da bir komedi)

Halkbank ADVANTAGE ortaklığından neden çıkıp PARAF diye bir şey koydu, veya WORLD'den BONUS'a geçen banka oldu galiba. Bu ortaklıklar zaten rekabeti bozucu davranış. Mesela WORLD üyesi bir iş yeri o bankadan çıkıp başka bir WORLD bankasının POS'unu koyabiliyor mu araştırmak lazım (Aynı durum AXESS,BONUS, ADVANTAGE için de düşünülmeli).


" Nitekim bankalar arasındaki kredi kartı işbirlikleri sonucunda, başlıca kredi kartı markalarının pazar
payları incelendiğinde, 2009 yılının ilk yarısı verilerine göre Garanti-TEB-Denizbank-Şekerbank
tarafından ihraç edilen Bonus Kart’ın %…; Yapı Kredi-Anadolu-Fortis-Vakıfbank taarfından ihraç edilen
World Kart’ın %...; İş Bankası-Ziraat-Oyakbank tarafından ihraç edilen Maximum Kart’ın %…; AkbankCitibank tarafından ihraç edilen Axess Kart’ın % …; HSBC-Tekstilbank-Halkbank tarafından ihraç
edilen Advantage Kart’ın ise %… pazar payına sahip olduğu görülmektedir."

Ben bankaların rekabet ettiğine inanmıyorum. Hiç bir emare gözükmüyor. Bu kadar bankanın olduğu yerde en az 1-2 banka rekabetten şikayet edip sektörden veya en azından belli ürünlerden çıkması lazım. Tam tersine herkes durumdan memnun. Bir bankanın diğerini Rekabet Kurunu'na şikayet ettiğini daha duymadık.

Aslında rekabeti başlatmanın ilk yolu banka yöneticisi bir bankadan ayrıldığı zaman diğer bankalarda en az 2 yıl çalışamamalı kuralını koymak. O zaman bankalar kendi çalışanlarına sahip çıkar, çalışan da iş yerine sahip çıkar rekabet başlar.

Telefonda numara taşıma gibi bankalarında rekabete açılması lazım. En basitinden borç transferi kredi erken kapama, otomatik ödeme talimatı taşıma, istediği bankaya maaşının yatırılmasını talep edebilmesi v.s. Bunları BDDK düzenlemelidir. Bir bankaya bulaştın mı, bir daha çıkamıyorsun.

Teknik zorluklar hiç bahane edilmesin, banka kendi lehine olan durumda teknolojiye takla attırıyor, diğerinde işi yokuşa sokuyor. ATM leri ortak kullanıma sonunda açtılar, Ortak POS'a geçtiler mesela. Demekki buralarda rekabet kimseye fayda getirmedi, ortada pes eden banka olmadığı için iş birliğine döndüler.

Ama şehirler arası otobüs taşımacılığı, elektronik perakende, büyük perakende ( Carrefour çıkmaya çalışıyor haberleri), yapı malzemeleri perakende (Praktiker çıkıyor mesela) bu sektörlerde rekabet emaresi var. Yani rekabetin olduğu yerde bazıları pes eder, diğerleri büyür.

Sonuç: Rekabet Kurumu, bankalar arasında fiyat ve ücret dışı konularda maksimum iş birliği ama fiyat ve ücret konusunda maksimum rekabeti sağlamalıdır. Fiyat rekabetini engelleyen anlaşmaları engellemeli, diğerlerini desteklemelidir. Tam rekabet sağlandıktan sonra bankacılıkdan çıkış kolaylaşmalıdır, ama giriş için minimum sermaye ve know how aranması normaldir. Bu nihai olarak tüketiciye fayda sağlar. Banka marjları düşmesi ekonomiyi daha güzel canlandırır. Mesela tasarrufçudan %5-6 ile aldıkları parayı %7-8 ile verebilseler girişimciler de daha başarılı olur.

http://ebulten.bddk.org.tr/TuketiciVerileri/Default.aspx Bu sitedeki ücretleri incelemnizi öneririm. Bence BDDK bunları sadece listemenin ötesinde bir sınır da getirilmeli. Hareketsiz hesapların bakiyelerinin devlete kalması lazım normalde. 2 lira için icra takibine geçen banka bu kişilerin Nufus Kaydından adreslerini zaten biliyor, haber vermesi daha mantıklı değil mi?

Müşterinin herbir hesabından 3 ayda bir ayrı ayrı tahsil edilmektedir. Son 1 yıldır hareket görmeyen hesaplar için 300 TL olarak yıllık uygulanmaktadır.

>>>>>>>>>>>><<
Yatırım açısından düşünürsek durum farklı tabii, piyasaya kendi fiyatını, ürününü dikte edebilen, güçlü mali ve kurumsal yapıya sahip ynilikçi ve verimli aynı zamanda teknolojide esnek banka kazanır gibime geliyor. Kamu bankalarınını ayırırsak diğerlerini ancak yabancılar çok daha iyi analiz edebilir.

bilalx
25-02-2013, 22:43
yeni topik hayırlı olsun:)

brokerüstad
26-02-2013, 19:14
Faiz, kredi kartı komisyon oranları konusunda birlikte hareket ettikleri iddiasıyla Rekabet Kurumu'nun başlattığı soruşturmada söz sırası bankalara geldi. Bankalar 'kiraz soruşturması' gibi düşük ceza istedi.

Haklarında birlikte hareket ettikleri iddiasıyla Rekabet Kurumu'nun soruşturma açtığı ve 2007-2011 yılları arasındaki işlemlerin incelendiği soruşturmada bankalar dün savunma verdi. 12 bankayı ikiye ayıran Rekabet Kurulu dün TEB, ING, Akbank, Denizbank, Finansbank ve HSCB'yi dinledi.

Bugün ise söz sırası Garanti, Halk, İş, Vakıflar, Yapı ve Kredi ve Ziraat'ta olacak. Dün savunma yapan bankalar daha az ceza almak için kurula eski davalardan örnekler verirken kiraz üreticilerinin ihracatçılara açtığı ve çok düşük bir oranla tamamlanan davadan atıfta bulunmaları dikkat çekti.

Ayrıca bankacıların sektörün önemine işaret ederek adeta aba altından sopa gösterdikleri gözlendi. Bankalar hakkında karar 12 Mart'ta çıkacak. Eğer bankaların kartel oluşturduğu kararı alınırsa hesaplanacak gayri safi gelirin yüzde 2 ile 4'ü arasında para cezası çıkabilecek.

Suçlamalar neler?

Soruşturma heyeti adına konuşan Rekabet Uzmanı Burcu Can, 12 banka arasında yapılan rekabeti sınırlayıcı nitelikteki uzlaşmaların uygulamaya yansıtıldığının belirlendiğini ifade ederek, '12 bankanın 2007-2011 yılları arasında mevduat hizmetlerinde uygulanacak azami faiz oranlarının, kredi hizmetlerine ilişkin faiz oranlarında yapılacak artışların ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin olarak ücret ve komisyonların birlikte belirlenmesi' konusunda uzlaştıkları yönünde delillere ulaşıldığını söyledi.

Can, kamu bankaları için ayrıca kamunun mevduatının değerlendirilmesine yönelik ihalelerde danışıklı teklif verildiği delillerine ulaştıklarını da kaydetti. Can, delillere ek olarak, soruşturma heyeti tarafından bankaların sözü edilen tarihlerdeki fiyat hareketlerinin incelendiğini, müşterilere rekabetçi piyasa koşullarında gerçekleşmesi beklenen faiz oranlarından daha yüksek oranlarda kredi kullandırıldığını, kredi kartı hizmetlerinde yüksek oranlarda ücret ve komisyonların uygulandığını, kamu kuruluşları dahil olmak üzere müşterilerin mevduatlarına rekabetçi seviyenin altındaki oranlarda faiz uygulandığının tespit edildiğini söyledi.

İlk savunmayı yapan Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, herhangi bir kartel oluşumunun içinde olunmadığını dile getirerek, "Böyle olsaydı bu kadar zamana uygulanan bir kartelden, kartele dayalı menfaatlerin elde edilmesi gerekirdi" dedi. Akbank adına savunma yapan Ali CihangirTopkar, kiraz ve THY soruşturması gibi kendilerine anlayış gösterilmesini istedi. Topkar, 28 belgeden 17'sinin Akbank'la ilgili olduğunu belirterek, derinlemesine inceleme yapılmadığını ileri sürdü.

O çalışan ayrıldı

HSBC Bank Türkiye Genel Müdürü Martin David Spurling "HSBC, hiçbir zaman herhangi bir centilmenlik anlaşmasında yer almamıştır" dedi. Spurlig, "Yalnızca kredi kartı departmanımızda çalışan, tecrübe düzeyi nispeten düşük bir çalışanımızın attığı mail ve bankamızın rekabet kurallarına ters düşen ifade hatasını üzülerek gördük.

Bu hata üzücüdür, bu çalışanımızın Eylül 2011 itibariyle HSBC'den ayrılmış olduğunu teyit ederim" dedi.
Denizbank Temsilcisi Esra İçöz, "Kartel en ağır rekabet ihlali olduğu için, bu kadar ağır bir suçlamanın ispat mekanizmaları açısından sağlam bir zemine oturtulması gerekiyor" dedi. Finansbank Temsilcisi avukat Gönenç Gürkaynak da iddialara ilişkin delilleri aşureye benzeterek, "Yarın gazetelerin manşetlerinde 'Bankacılar kendilerini aşureyle savundu' gibi şeyler istemeyiz" diye konuştu.

TESPİT EDİLEN HUSUSLAR

Mevduatta azami faizin belirlenmesinde ortak hareket
Kredi faizindeki artışlar ile kredi kartı ücretlerinde uzlaşma
Kamu bankalarının kamu mevduatları için açılan ihalelerde danışıklı teklif vermesi

3,5 milyar TL korkusu

Rekabet Kurumu tarafından sürdürülen ve 2007-2011 dönemini kapsayan soruşturmanın ardından, sektör temsilcileri bankalara verilecek toplam cezanın 3.5 milyar liraya ulaşmasından endişe ediyor. Soruşturma heyeti, bankalar tarafından yapılan eylemin kartel olarak nitelendirilmesini talep ediyor.

Kartel tespitinin yapılması halinde ceza cironun yüzde 2'sinden başlıyor ancak her bir banka için ayrı ayrı uygulama ve indirim de yapılabiliyor. Rekabet Kurulu'nun ceza kararı vermesi halinde en kritik konu ise bankaların cirolarının tespitinin ne olacağı. Kurulun kartel olmadığına hükmetmesi durumunda ceza binde 5 ile yüzde 3 arasında değişebiliyor. Bu durumda da ağırlaştırıcı ya da hafifleştirici unsurlar etkili oluyor. Bugüne kadar açılan soruşturmalarda bir banka için verilen en yüksek ceza tutarında cironun binde 5'i uygulandı.

Kiraz soruşturması neydi?

Kiraz üreticileri ile ilgili bir soruşturmaydı. Bir köy muhtarının şikâyeti ile başlatılan soruşturma sonucunda 2008 yılında 13 kiraz üreticisi firmaya net satışlarının yüzde 1'i ile binde 5'i oranında değişen toplam 1 milyon 349 bin liralık ceza verilmişti.

5 yılın karnesi

Ücret ve komisyonlar
17.4 milyar lira
Hizmet geliri
59.7 milyar lira
Net kâr
99.1 milyar lira

2012 kârları (milyon TL)

Akbank 2,949
Denizbank 813
*Finansbank 660
*HSBC 134
ING Bank 252
TEB 486
Garanti 3,070
Halk Bankası 2,595
İş Bankası 3,310
Vakıfbank 1,460
Yapı Kıradi 1,913
Ziraat Bankası 2,650
*9 aylık rakamlar

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/994881-bankacilar-kiraza-sarildi

brokerüstad
27-02-2013, 19:25
Denizbank'ın 812.63 milyon liralık net karının tamamı olağanüstü yedek akçe olarak ayrılacak.
İSTANBUL - Denizbank 2012 karından hissedarlara kar payı dağıtmayacağını duyurdu.

Banka KAP'a yaptığı açıklamada, tahakkuk eden 812.63 milyon lira net karın tamamının olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasının genel kurulun onayına sunulacağını belirtildi.

http://www.dunya.com/temettu-dagitmama-karari-aldi-183176h.htm

brokerüstad
27-02-2013, 19:25
İSTANBUL - Şekerbank'ın 2012 net karı yüzde 104 artışla 240.3 milyon lira oldu.

Toplam özkaynak büyüklüğü bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 1,8 milyar TL'ye yükselen Şekerbank'ın özkaynak kârlılığı yüzde 13,17 seviyesinde gerçekleşti.

2012 yılında toplam kredi hacmini yılbaşına kıyasla yüzde 16 artışla yaklaşık 10 milyar TL'ye ulaştıran Şekerbank'ın tarım, esnaf ve KOBİ kredilerindeki yıllık artış oranı ise yüzde 19 olarak gerçekleşti.

31.12.2012 solo bilanço verilerine göre Şekerbank'ın toplam aktif büyüklüğü 14,5 milyar TL'ye ulaştı.

"Aktifin yüzde 69'u krediler, pasifin yüzde 70'i mevduat"

Mali tablolara ilişkin değerlendirmede bulunan Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin, yıl boyunca sürdürülen yüksek kârlılık performansının gerçek bankacılık faaliyetlerinden geldiğini söyleyerek, şöyle konuştu:

"Toplum bankacılığı stratejimizle hem kredilerde hem de mevduatta kaynakların coğrafi ve sosyo-ekonomik statü olarak tabana yaygın dağılımına önem veriyoruz. Kuruluşumuzdan gelen bu toplumsal kalkınma vizyonu bilançomuzun derinliğini, Bankamızın kendine has yapısını daha da öne çıkarıyor."

Uluşahin, sözlerini şöyle sürdürdü:"2012 yılı ekonomideki planlı yumuşak inişin talebe yansıdığı bir yıl olsa da üretime yönelik kredilerde mümkün olduğunca müşterilerimizi desteklemeyi sürdürdük. Bu bağlamda, aktiflerimizin içindeki kredi payını geçtiğimiz yılsonuna kıyasla yüzde 61'den yüzde 69'a çıkardık. Toplam varlıklarımız içindeki menkul kıymet payı ise 2011 yıl sonu bilançomuza göre 11 puan azalarak 31.12.2012 itibarıyla yüzde 14 olarak gerçekleşti.

Aynı şekilde pasif yapımızda da geçmişten bu yana gelen sağlam mevduat müşteri tabanımızın tasarruflarını en iyi şekilde değerlendirecekleri ürünler sunup, önemli başarı sağladık. Mevduat hacminin toplam yükümlülüklerimiz içindeki payı 31.12.2012 itibarıyla yüzde 70 olarak gerçekleşti."

http://www.dunya.com/sekerbank-karini-ikiye-katladi-183123h.htm

brokerüstad
28-02-2013, 18:51
BRÜKSEL - Avrupa Birliği, küresel finansal krizde hedef tahtası haline gelen bankacıların primlerini (bonus) sınırlamaya hazırlanıyor.

Avrupa Parlamentosu (AP) ve üye ülkeler, uzun müzakerelerin ardından bankacıların primlerinin yıllık maaşlarıyla sınırlandırılması konusunda uzlaştı.

Buna göre bankalar, istisnai durumlarda hissedarların en az yarısının katılımıyla yüzde 65 hissenin onayıyla yıllık maaşın 2 katı prim verebilecek.

AP adına üye ülke temsilcileriyle müzakereleri yürüten Avusturyalı raportör Othmar Karas, vardıkları mutabakatın onaylanması halinde, AB'nin tarihinde ilk kez bankacıların primlerini sınırlandıracağını söyledi.

Londra'nın finans merkezi statüsünü zayıflatacağı endişesiyle İngiltere'nin bonus sınırlandırmasına muhalefeti nedeniyle, yeni düzenlemenin planlandığı gibi 2014 başında yürürlüğe girip girmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.

http://www.dunya.com/bankacilarin-bonuslarina-sinirlama-yolda-183274h.htm

brokerüstad
28-02-2013, 18:55
İSTANBUL - Türkiye'nin aktiflerine göre en büyük ikinci bankası olan Ziraat Bankası'nın halka arzının 2014 yılında yapılması öngörülürken, bankanın yüzde 20-25 aralığında bir payının halka arz edilmesi planlanıyor.

Konuya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre bankada blok satış ihtimali ise kesinlikle gündemde bulunmazken, piyasa koşullarının uygun olması durumunda Ziraat Bankası'nın halka arzının 2014 yılı içinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Konuya yakın bir kaynak Ziraat Bankası'nın halka arzının, uluslararası piyasalardaki duruma da bağlı olarak 'çok iyi bir halka arz' olacağı beklentisinin hakim olduğunu belirterek "Bankada 2013 yılında bir halka arz beklenmiyor. 2014 yılında halka arz edilmesi planlanıyor. Planlanan halka arz oranı yüzde 20-25 aralığında" dedi.

Ziraat Bankası 162.9 milyar lira aktif büyüklüğü ile İş Bankası'nın ardından Türkiye'nin en büyük ikinci ve en büyük kamu bankası konumunda. Ziraat Bankası'nın 2012 bilançosuna göre, net karı yüzde 26 artışla 2.65 milyar lira oldu.

Halkbank'ın ardından sırada Vakıfbank var

Hükümetin özelleştirmede daha gelir odaklı bir stratejiye geçmesinin ilk halkası olan Halkbank'ın geçen sene Kasım'da gerçekleştirilen ikincil halka arzı 4.51 milyar liralık (2.5 milyar dolar) büyüklüğü ile İMKB tarihinin en büyük halka arzı olurken, Avrupa'da da 2012'de yılın üçüncü büyük hisse satışı özelliğini kazanmıştı.

Bu kapsamda Vakıfbank'ın da Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kontrolündeki yüzde 58.51 hissenin Hazine Müsteşarlığı'na menkul kıymetleştirilerek devredilmesinin ardından, bankanın halka açıklık oranının artırılması hedefleniyor.

Bir kaynağın verdiği bilgiye göre Vakıfbank'ın ikincil halka arzının bu yılın üçüncü çeyreğinde yapılması planlanıyor.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kasım ayında yaptığı açıklamada Ziraat Bankası'nın ilk halka arzı için acele etmeyeceklerini, ancak Ziraat Bankası'nda danışman tutup değerleme çalışmalarına başlayabileceklerini açıklamıştı.

Babacan, Ocak ayındaki açıklamasında da, Vakıfbank'ın hisselerin Hazine'ye devrinin birkaç ay sürebileceğini, en son Ziraat Bankası'nı özelleştirmeyi planladıklarını söylemişti.

http://www.dunya.com/ziraatin-halka-arzi-2014te-blok-satis-yok-183289h.htm

brokerüstad
28-02-2013, 18:55
İSTANBUL - Albaraka Türk'ün 2012 net karı yüzde 19.8 artışla 191.8 milyon lira oldu. Bankanın KAP'a açıkladığı solo mali tablolara göre, 2012 yılında krediler ve alacaklar kalemi ise yüzde 24.7 artışla 9.06 milyar lira oldu.

http://www.dunya.com/albaraka-turkun-net-kari-192-milyon-lira-183285h.htm

brokerüstad
28-02-2013, 19:01
İSTANBUL - Yapı Kredi Bankası toplamda 2 milyar dolar veya muadili yabancı para veya TL tutara kadar tahvil veya benzeri türden borçlanma aracı ihracı için genel müdürlüğe yetki verdi.

Bankadan KAP'a yapılan açıklamada, borçlanma araçlarının, bir yıllık dönem içerisinde Türkiye dışında yerleşik tüzel ve gerçek kişilere satılmak üzere bir veya birden fazla ihraç yoluyla gerçekleştirileceği ifade edildi.

http://www.dunya.com/yapi-kredi-2-milyarlik-ihraca-hazirlaniyor-183286h.htm

ariston
01-03-2013, 13:15
Bankaların sigorta pazarlamasında daha fazla çalışması güzel, ancak burada müşteriyi doğru bilgilendirme önemli. Sigorta sektörü önümüzdeki yılların sektörü. Benim gördüğüm genelde risklere göre toplana primler çok yüksek. Bunun 2 nedeni var, 1- otomasyon çok düşük, 2- Kötü sigortalıları, iyi sigprtalılar finanse ediyor.
Bu durum sigorta şirketlerini daha fazla prim fiyatlamasına yol açıyor, bu dumumda da riski bünyede tutmak isteyen iyi niyetli sigorta müşteriileri kaçıyor.

Mesela BES'de bu sorunlar olmadığı için sektör çok hızlı büyüdü ve bu şirketler ana sigorta şirketinden daha değerli hale geldi.

DASK tutmadı, çünkü psikolojik olark depremi insanlar hergün hissetmiyor ve devlet bir şekilde yardım ediyor duygusu var.

Onun dışında yangın, su basması birleştirilip bir konut kasko sigortası standart hale gelebilir.

Hayat sigortası da kişi başında kategoriye sokulup daha da geliştirilebilir. Mesela evli ve çocuklu kişilerin primleri daha düşük olabilir. Ama fazla hata sigortası yapılmadığı için ellerinde yeterli istatistiki bilgi belki de yok. Kaza sigortası genel sağlık sigortasından sonra artık pek cazibeli değil. Ama ölüm ve kötürüm kalma riski sigortalanmaya çok cazip bir alan.

Bir başka öne çıkan alan konut bitirme sigortası. Yani sigorta şirketi mali durumu iyi olan ve hukuki durumu temiz olan projelere bitirilme garantisini küçük bir prim ile sigortalayabilir.

>>>>>>>>>><


SIGORTACI GAZETESI SITESINDE YAYINLANAN HABER ASAGIDA BULUNUYOR:

` 2013 YILI ITIBARIYLE SIGORTA URETIMININ, BANKALARIN PERFORMANS KRITERLERINE
DAHIL OLDUGUNU DILE GETIREN BULENT SOMUNCU, `BIZZAT HALKBANK GENEL MUDURU
SULEYMAN ASLAN’IN, ‘SIGORTASIZ MUSTERI KALMASIN’ SOZUYLE, SIGORTA KONUSUNDA EN
TEPEDEN EN KUCUK SUBEDEKI BIR MUSTERI TEMSILCISINE KADAR, BANKASURANS KONUSUNDA
BIR SEFERBERLIK BASLAMISTIR` SEKLINDE KONUSTU.

2013 YILININ KENDILERI ICIN
BANKASURANS YILI OLACAGINI AKTARAN VE HALK BANKASI’NIN TURKIYE’NIN EN KÂRLI VE
EN HIZLI BUYUYEN BANKALARINDAN BIRI OLDUGUNA DIKKAT CEKEN HALK SIGORTA GENEL
MUDURU BULENT SOMUNCU, `BANKASURANSI 2013 YILINDA SIRKETIMIZIN BUYUME YOLUNDAKI
EN ONEMLI YAPI TASLARINDAN BIRISI OLARAK GORUYORUZ. PROJELERIMIZI UZUN SOLUKLU
VE HEDEF ODAKLI KURGULADIK. HEPSI ‘START’ ALMAYA HAZIR BEKLIYOR. BANKAMIZIN
DESTEGIYLE BELLI BIR PLAN DÂHILINDE PROJELERIMIZI AKTIVE EDECEGIZ. 2012 YILI
BIZIM ICIN HAZIRLIK YILI OLDU` DEDI. 2013 YILININ OCAK AYI ITIBARIYLE SIGORTA
URETIMININ, BANKALARIN PERFORMANS KRITERLERINE DAHIL OLDUGUNU DILE GETIREN
SOMUNCU, `BUNUN SIRKETIMIZE YANSIMASI ISE BANKA PERSONELI ICIN SIGORTANIN BIR
DEGERLENDIRME KRITERI OLARAK GUNDEME GELMESIDIR. BANKAMIZ, CALISMALARIMIZDA
BIZE SINIRSIZ DESTEK VEREREK YANIMIZDA OLDUGUNU HEP HISSETTIRMEKTEDIR. BIZZAT
HALKBANK GENEL MUDURUMUZ SULEYMAN ASLAN’IN, ‘SIGORTASIZ MUTA (MUSTERI TAKIP
NUMARASI) KALMASIN’ SOZUYLE, SIGORTA KONUSUNDA EN TEPEDEN EN KUCUK SUBEDEKI BIR
MUSTERI TEMSILCISINE KADAR, BANKASURANS KONUSUNDA BIR SEFERBERLIK BASLAMISTIR`
SEKLINDE KONUSTU.

HALKBANK ILE ORTAKLASA YURUTTUKLERI PROJEDEN BAHSEDEN
SOMUNCU, `EN BUYUK PROJELERIMIZDEN BIRI OLAN BAW (BANKASURANS ENTEGRASYON
PROJESI) DAHILINDE, TUM SUBELERDEN KOLAYCA URETILEBILECEK KASKO, KONUT, TRAFIK,
DASK VE ISSIZLIK POLICELERI HAZIRLADIK. BU PROJEDE NEREDEYSE SONA GELDIK. BANKA
SATIS GOREVLILERINI ACENTE SATIS GOREVLILERINDEN AYIRARAK, BANKA VE ACENTE
SATISINDA ODAKLANMAYI KOLAYLADIK. HEMEN HER BOLGEDE BANKA SATIS ORGUTUNE
YONELIK DENEYIMLI VE BASARILI YENI SATISCILARLA SATIS KADROMUZU DAHA DA
GUCLENDIRDIK. ISTANBUL YAPILANMASINDA, ISTANBUL BOLGEMIZI; ISTANBUL AVRUPA VE
ISTANBUL ANADOLU BOLGESI OLARAK AYIRDIK. AYRICA BROKERLER VE KURUMSAL ISLERI
TAKIP ETTIGIMIZ KURUMSAL BIRIMIMIZI DIZAYN ETTIK` SEKLINDE KONUSTU.

SOMUNCU, AYRICA TUM BANKASURANS CALISMALARININ YANI SIRA KÂRLI, PORTFOY
SELEKSIYONUNU YAPMIS, HASAR/PRIM DENGESINE INANMIS, BASARILI ACENTELERINE
YONELIK, ACENTE KANALI DINAMIKLERINE OZEL VE FARKLILASTIRILMIS URUN VE
KAMPANYALARLA ACENTELERI DE DESTEKLEYEREK YOLA DEVAM EDECEKLERINI SOYLEDI.

HALK SIGORTA ICIN 2012’NIN EN ONEMLI GELISMELERINDEN BIRININ DE IMKB SERBEST
ISLEM PLATFORMU’NDA SIRKET HISSELERININ ISLEM GORMEYE BASLAMASI OLDUGUNU
BELIRTEN SOMUNCU, `YAKIN BIR ZAMANDA DA HISSE SENETLERIMIZIN IMKB IKINCI ULUSAL
PAZAR’DA ISLEM GORMEYE BASLAMASI ICIN CALISMALARIMIZ DEVAM ETMEKTEDIR. SONUC
OLARAK, TUM HALKBANK VE ISTIRAKLERIYLE ‘FINANS MARKET’IN ONEMLI BIR PARCASI
OLMA HEDEF VE VIZYONUNDA ADIM ADIM ILERLIYORUZ` DIYEREK SOZLERINI SONLANDIRDI. `

SOZKONUSU HABERE ASAGIDAKI LINKTEN ULASABILIRSINIZ:

HTTP://WWW.SIGORTACIGAZETESI.COM.TR/MANET/4811-SIIL-MUDURU-AHMET-GENC-ACENTELERIERIAP-VERDI.HTML

brokerüstad
01-03-2013, 18:51
HSBC ve Katar'ın National Bank of Greece'in Finansbank'ta bulunan 94 hissesini satın almakla ilgilendiği iddia edildi

Euro2day'in kaynak belirtmeden verdiği habere göre HSBC ve Katar, National Bank of Greece'inFinansbank'ta bulunan 94 hissesini satın almakla ilgileniyorlar.

Habere göre NBG, Finansbank için stratejik seçeneklerini gelecek hafta değerlendirecek.

Kaynak: TheLira.com

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/996377-finansbanka-surpriz-talip-cikti-iddiasi

brokerüstad
01-03-2013, 18:54
BCG'nin 'Bankacılıkta Operasyonel Mükemmellik' araştırmasına göre; kredi büyümesinde beklenen yavaşlama ve faiz marjlarındaki baskı nedeniyle bankalar yeni yol haritası çizecek.
İSTANBUL - Boston Consulting Group (BCG), operasyonel verimlilikte önemli artış gösteren Türk bankacılık sektöründe, kredi büyümesinde beklenen yavaşlama ve faiz marjlarındaki baskı nedeniyle önümüzdeki dönemde küçük ölçekli şubeleşme, kırsal kesimde büyüme, çoklu kanalların etkin kullanımı ve satış etkinliğinin artırılmasının en önemli operasyonel öncelikler olacağını açıkladı.

Yönetim danışmanlığı firması BCG'nin "Bankacılıkta Operasyonel Mükemmellik" araştırmasında; Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik'te bankacılık sektöründe Türk bankalarına da ışık tutacak 4 temel operasyonel performans trendine dikkat çekilirken; bankalar için önümüzdeki dönemde geçerli olacak öncelikler sıralandı.

Müşteri deneyiminin güçlendirilmesi, satış performansının artırılması, operasyonel süreçlerin yeniden tasarlanması ve operasyonel verimliliğin artırılması olarak sıralanabilecek söz konusu trendlere göre, bankalarda kriz sonrası yeni standardın müşteri odaklı operasyonel mükemmellik olduğu belirtildi.

Araştırmaya göre, lider bankalar şube çalışanlarının ortalama 3'te 2'sinimüşteriyle direkt çalışan rollere ayırırken; bu konuda en etkin olan bankalarda bu oran yüzde 75'e ulaşıyor. Özellikle şubelerde müşteri ile iletişim içermeyen aktivitelerin daha sade hale getirilmesi veya merkezileştirilmesi kritik önem taşıyor.

Araştırmaya katılan bankalarda kıdemli bir müşteri temsilcisi her sene ortalama 500 yeni müşteri kazanıyor. Bu konuda en iyi durumda olan bankalarda bu oran yılda 1,300 yeni müşteri kazanımına ulaşıyor.

Müşterisine birden fazla kanalla düzenli olarak ulaşabilen bankalarda satış verimliliğinde ciddi artış gözleniyor. Sadece internet bankacılığı kullanan müşteriler yılda ortalama 15 işlem gerçekleştirirken, bu rakam çoklu kanal müşterilerinde 70’i aşıyor.

Temel operasyonel süreçler sadeleştirilerek operasyon personelinin üretkenliğinde önemli artış gerçekleştiriliyor.

Araştırmaya katılan bankaların yarıdan fazlası karmaşıklığı minimize etmek için ürün sayısını azaltmayı planlarken, bunu başarıyla uygulayan bankaların tasarruf ürünlerinde yüzde 75'e varan sadeleşme gerçekleştirdiği görülüyor.

Bankalar, maliyet tasarrufunun yanı sıra, karar verme süreçlerinin hızlandırılması ve sorumluluk alanlarının belirginleşmesi için, organizasyonlarını da yeniden yapılandırıyor. Bu doğrultuda bankalar organizasyon şemasındaki toplam kademe sayısının 7'yi aşmamasına dikkat ederken, her yöneticinin de en az 7-8 kişiyi doğrudan yönetmesine özen gösteriyor.

http://www.dunya.com/bankalar-operasyonel-etkinligi-artiracak--183396h.htm

ariston
01-03-2013, 19:42
Türkiye'de ticaret hacmi 2,9 trilyon.

Bankalar bu işin içine daha fazla girmeli. İş Bankası reklamlarına Çekoslovak Futbolcu'yu kullanıp yeni çek onay sistemini tanıtmıştı. Türkiye'de öncelikle kart kullanımı daha da yaygınlaşmalı. Bence bankalar çok acele edip kart ücretlerini yükselttiler. Kartsız kesimin de buraya katılmalarını teşvik etmeleri ve olayın kredi kısmına değil hacim kısmına odaklanmaları gerekiyordu. Ama kredi kartını tüketiciyi kredi tuzağına çekme oyununu çok sevdiler. Normalde kredi kartı limitlerinin 1 aylık maaşı geçmemesi lazım. Ama tüketici kredisi yerine yüksek limitli kredi kartı Türkiye'de tuttu. Mantıken tüketici konut için konut kredisi, araba için araç kredisi, eğitim için uzun vadeli eğitim kredisi v.s. almalıydı. Beyaz eşyaya kredi kartı olunca limitler artırılmak zorunda kalındı. BDDK yeni bir kural getirip TC Kimlik bazında toplu limit uygulamasına gitti ama eski kartlardaki limitlere dokunmadı. Geçen hafya bir banka benim kredi kartımı iptal etmişti, şimdi tekrar açıp göndermişler. Bankalar kullanılmayan kredi kartını şptal etmiyor, müşteri kaçmaasın diye iptal de etmiyor. Çükü aynı kişiye tekrar kredi kartı vermek daha zor.

Haber ile ilgili olark yukarıdaki örneğin mantığı şu: Çek hala geçerli bir vade aracı. Çek Türklerin bulduğu bir nevi özel sektör "PARA"sı. Bankalar sevmiyor. Çek'i kaldırmanın tek yolu kredi kartını ticari hayatta daha işlevsel hale getirip banka sistemine almak. Bu amaçla yaratılan kredi kartı belki tüketicilerin tersine çok daha yüksek limitli olabilir. Böylece aynı çek 10 kere elden eledolaşıp para yerine kullanılmaz.

Bir başka çözüm Çek'lerin ciro edilmesinin yasal olarak engellenmesi, ama ondan önce bankacılık ve faktoring işlemlerinin daha kolay ve ucuz olması lazım. Fatura ile çek no ilişkilendirilebilirse o sorun çözülür.

Şu an Kredi kartı, POS ve yazar kasa bağlantısı zorunlu hale getirildi. Çek ve fatura ilişkisi zorunlu hale get,rilirse kayıt dışına bir darbe daha vurulmuş olur.

Bu arada Turkcell'in telefondan ödeme sistemine daha bankalar uyanamadı. Yoksa o sistem tutarsa bankalar çok geç kalır, Turkcell'i bağlayan banka kazanır.


Her tülü kredinin ve ödeme aracının banka sistemi içinde olması TCMB'nin de kontrolünü kolaylaştırır. en son Maliye yıllık 2500 TL yi aşan karşılıksız işlemleri vergiye tabi tutacağını söylemişti. Şu an daha millet ve ticari hayat uyanamadı. Kira gelirlerini incelerken ondan daha büyük bir hacmin hesaplar arası dolaştığının farkına vardılar. Belki yakında havale EFT yaparken karşınıza şöyle bir soru çıkacak
Şu an sadece kiralar görünüyor:
1-Ev Kirası
2-İş yeri Kirası
3-Apatman Site Aidatı
4-Bağış
5-Yakınıma harçlık
6-Ticari Borç Geri Ödeme
7-Ticari Borç Verme
8- Alışveriş / Fatura Bedeli
9- Okul Taksidi/Aidat
10-Abonelik Bedeli (elektrik,su, doğalgaz, telekom, Internet, Pay Tv v.s.)
11- Maaş/Ücret/Prim ödemesi
12-?
99-Diğer

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><
http://finans.milliyet.com.tr/getDetailsStory.html?storyId=188952&goToHomePageParam=true&siteLanguage=en

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de 2012 yılında toplam yurtiçi ticaret hacminin 2.9 trilyon TL’ye ulaşmasını beklediklerini, bu ticaret hacminin de 2 trilyon TL’sinin vadeli işlemlerle yapıldığını tahmin ettiklerini açıkladı.
Hisarcıklıoğlu, TOBB ile Kredi Kayıt Bürosu’nun çek sicilinde işbirliğine ilişkin düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, ticari hayatı doğrudan ve olumlu yönde etkileyecek önemli bir adımı hayata geçirdiklerini söyledi. Vadeli çek ve senet gibi ticari işlemlerin halen, şirketler için önemli bir finansman kaynağı olduğuna işaret eden Hisarcıkloğlu, “Örnek vermek gerekirse, Merkez Bankası verilerine göre, şirketlerin vadeli ticaretten sağladığı finansman, bankalardan kullanılan işletme finansmanı kredilerinin tam 1.5 katıdır” dedi.

-TİCARET HACMİ-

Türkiye’deki tüm şirketlerin cirolarının, yani toplam yurtiçi ticaret hacminin 2012 yılı sonunda 2.9 trilyon TL’ye ve milli gelirin yaklaşık iki katına ulaşmış olmasını beklediklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Bu yurtiçi ticaret hacminin de yaklaşık üçte ikisinin, yani 2 trilyon TL’sinin vadeli işlemlerle yapıldığını tahmin ediyoruz. İşte vadeli ticaret, ekonomide bu kadar büyük yer tutuyor” dedi. Buna rağmen tüccarlar ve sanayicilerin, bugüne kadar vadeli ticareti, “sisli” bir ortamda yaptıklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, çoğu zaman yapılan vadeli ticarette, karşı tarafın riskini tam ölçemediklerini, el yordamıyla, az veya fazla hesap ettiklerini kaydetti.

-“İSTEYEN ŞİRKET KREDİ SİCİLİNİ PAYLAŞACAK”-

Hisarcıklıoğlu, böyle olunca, işini düzgün yapan müteşebbisin zarar gördüğünü, hakkında yeterli bilgi olmayınca, daha riskli kabul edildiğini, sermaye birikimi de olmayınca şirketlerin hep küçük kaldığının altını çizdi. Bundan sonra ticaret hayatında yeni bir dönemin başlayacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Dürüst tüccar ve sanayici kazanacak. Reel sektörün sermaye birikimi ziyan olmayacak.İsteyen şirket, kendi çek-senet-kredi sicilini, vade istediği tüccar-sanayici ile paylaşacak. Malını satmak isteyen, ama karşı tarafı tanımadığı için vadeli satışa tereddüt ile bakan da, kime vade yaptığını bilerek iş yapacak.Ticaret hayatındaki sisli hava ortadan kalkacak” dedi.

Aynı haberin başka versiyornu
http://www.finansgundem.com/haber/cekte-dolandiriciliga-yeni-onlem/326829

ariston
01-03-2013, 21:56
Ziraat Bankası 2014'de halka açılackmış. Zaten yeni genel müdür atandıktan sonra makyaj operasyonları başlamıştı. Bilanço biraz düzeltildi ve küçültüldü. Sigorta işine tekrar girildi. O vakite kadar GYO şirketi de kurulup şubeler ve mülkleri bu şirkete devir edilebilir.

Halk ve Vakıf kadar sevimli bir banka değil ama yine de belirli uzmanlıkları ve rekabet üstünlüğü olan sahalar var.

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<<
http://www.ekofinans.com/ziraat-bankasinda-halka-arzlar-ne-zaman-basliyor-h21369.html

Türkiye'nin aktiflerine göre en büyük ikinci bankası olan Ziraat'in halka arzının 2014'te yapılması öngörülüyor. Bankanın yüzde 20-25 aralığında bir payının halka arz edilmesi planlanıyor. Ziraat Bankası'nda blok satış ihtimali ise 'kesinlikle' gündemde yok. Bir kaynak bankanın halka arzının, uluslararası piyasalardaki duruma da bağlı olarak 'çok iyi bir halka arz' olacağı beklentisinin hakim olduğunu söyledi. Ziraat Bankası'nın 2012'de net kârı 2.65 milyar lira olmuştu.

ariston
01-03-2013, 22:16
https://intvd.gib.gov.tr/kirabeyan/

2012 Kira gelirleri internetten hazır beyanname onaylanarak beyan edilebiliyor. Sisteme zorla girebiliyorsun, tüm bilgilerimi doğru girdiğim halde (TCK, anne kızlık soyadı, baba TCK no v.b.) içeriye zor girdim, performans sorunu var, ama olsun, geçen sene daha kötüydü.

Malesef çalıştığım büyük bankanın sistemi çok eski. Devlete bildirimleri eksik ve hatalı yapmışlar. Kiradaki tek evimden gelen kira, kiracı doğru yatırdığı halde (dekonttan anlayabiliyorum) kiraların bir ayı işyeri, bir ayı diğer, 8 tanesi ev kirası olarak gözüküyor (12 ay ödemenin). Ödenen 2 aylık kira maliyeye bildirilmemiş. Ben tam bildireceğim. Kira almadığım ve satttığım eski evime ise Maliye kafasına göre bir kira ödenmiş gibi hayali bir rakam girmiş, sanırım önceki dönem beyannameyi esas alıp bir zam eklemişler.

Ama şunu söylemeliyim. Bankaların ön yüzleri son derece alımlı, kullanışlı, al benili: ama arka tarafdaki sistemler sanki çok eski gibi.

1- Mesela 2012 hesap hareketlerinin tamamını göremiyorum. 3 aydan eskilerine arşivden bakın diyor.
2- Sisteme girilen hesap hareketi açıklamaları çok kısa 30 karakter filan (dekont detayıa girmeden işlem anlaşılmıyor)
3- Gönderen ismi gözükmüyor. Her işlemin alıcı ve satıcısı görünmeli hesap hareketinde
4- Arşiv kayıtlarında dekont detayına girilemiyor. Dekontları en az 5 sene erişilebilecek şekilde saklamaları lazım. Hatta ev aldınız ve satış anında maliyeye 10 yıl önceki bilgiye erişip verebilmeniz gerekebiliyor. Artık diskler ucuz kapasiteleri çok yüksek bunu erişelebilir yapmaları lazım. Kağıt ortamında artık ekstre göndermiyorlar ise bunu saklama görevi bankalrın olmalı, devlet bendeki digital kayıta güvenmez.

Sonuç olarak bunu yapamamalarının nedeni çok pahalı olması değil, mevcut sistemlerinin kolaylıkla adapte edememeleri olmalı. Günümüzde bankalardaki işlem sayıları daha da artıyor. Sistemlerini yüksek işlem sayılarına ve buradaki bilgileri daha uzun süreli saklayacak bir şekile kavuşturmaları lazım.

BDDK'nın her işlemde tutulacak bilgilerin standartını blirlemesi lazım. Yani havale işleminde hesap hareketi satırında alıcı ve satıcı görünmeli diyebilir. Eskiden hesap defterine sığmıyor diye dar tutmuşlar, şu an ihtiyacı görmüyor.

Bazı bankaların ana sistemleri marka bağımsız ve çok yeni, kolaylıkla kapasite ekleyebiliyorlar. Bazı bankaların sistemleri ise pahalı ve marka bağmlı onlara her ilave maliyeti artırıyor.

Bilançolarda bu bilgiler malesef yok, müşteri sayıları, işlem sayıları v.s. uğraşıp başka kaynakdan elde edilebiliyor.

Bir kredi kartı alış veriş işleminin bankaya maliyetini %99 doğrulukta ölçebilen kaç banka var bilemiyoruz. Benim tahminim çoğu banka ar da maliyetlerini ürünlere göre tam maliyetini bilmedikleri için sallama ücret alıyor veya lider bankayı takip ediyor. bir bankanın bilançosunda zaten dip not olarak yazılmış, bir kısım maliyetleri iş koluna göre ayrıştıramadıkları için diğer sütununda göstermişler.

Sanayi şirketlerinde bu durum çok uzun süre önce çözülmüştü, bankacılık da iş kollarına göre maliyetlendirme, gelir ve gideri ayrıştırma ancak teknoloji geliştikten sonra detaylanmaya başladı.

Klasik faiz ve komisyn giderleri dışında en büyük gider kalemi personel hemen altında da bteknoloji gideri. Ama bunun ayrıntısını veren pek yok. Borsaya açık olmayan FIBABANK'ın bilançosunda bu hizmetlerin büyük kısmı dışarıdan alındığı için ayrıntılandırılmış ama rakamlar pek verilmemiş. Bir büyük gider de lokasyonların kira gideri, ama bu da bankalarca detaylı değil, eski bankaların kendilerine ait çok şubesi var onlarda kira kalemi ufak, yeni bankalarda yüksek. Öte yandna lokasyonu kendine ait olanlarında defter değeri çok düşük kalmış sanki.

Özetle sadece defter değerine bakarak bankaları değerlendirmek yanlış. Sonuçda bankacılık artık teknoloji işi haline geldi, özellikle bireysel krediler insan eli değmeden değerlendilip onaylanıyor. Standart çoğu bireysel müşteri işlemi ya otomatik ya da müşteri kendisi yapar hale geldi. Bankadaki personel sadece irregular durumları kontrol ediyor, ya da pazarlama faaliyeti ile uğraşıyor.

Kurumsal bankacılığı bu işin dışında tutuyorum tabii. Ama bilançolara baktığımızda en karlı ve risksiz kısımın bireysel müşteri ürünleri olduğu anlaşılıyor.


>>>>>>>>>>>>>><<
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22621105.asp

ariston
03-03-2013, 18:03
Yazarkasalı POS henüz başlamadı, muhtemelen iptal olur. Bir firma hazırmış. Şu an POS'lar tam ortak değil. Yeni sistemde muhtemelen tam ortak olacak, iş yeri hangi banka avantajlı ise ondan geçirmek isteyecektir. Bankalrdatüketiciyi seçmeye zorlamak için kampanyalarını daha da detaylı olrak artırmak zorunda kalacak.

Şu 4 kere 100 Tl lik benzim tutmadı, tutarı 75 e indirdiler. 1 ay içinde 4 ayrı günde 100 TL lik benzin esnaf veya işe araba ile gitmiyorsanız zor sanki. Zaten onlarda kampanya şekillerini değiştiriyorlar, önceden herkese yapılan kampanyaları kaldırıp öncaden katılı bildirenleri dahil ediyorlar.

Sanırım her kampanyadaki ciro, gelir gider dengesine bakıp yeni kampanyaları ayarlıyorlardır.

Sonuçda bankalar artık pazarlama şirketleri haline geldiler. İşi bilen bankalar bu konuyu ciddiye alıyor. Tabi banka banka dışı ürünler için "pazarlama" faaliyetinde olmalı mı tartışılabilir, fakat ortada da bir gerçek var. Bazıları perakende pazarlama alanına daha profosyonel girip o noktada eğitimler bile düzenliyor.

Bankaların kayıt dışılıkda üstlendiği rol nedeni ile bir süre bankalar devlet tarafından fazla sıkıştırılmaz diye düşünüyorum.

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<<<
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Firtinalar-kopacak-Bankalar-kartlarda-guc-kaybedecek/140947

Ercan İnan'ın yazısı
Temmuz 2013’ten itibaren önce mobil yazarkasalar değişiyor. Yeni nesil yazarkasa üretiminde kimin kazançlı çıkacağı işin bir boyutu. Sistem değişince güç bankalardan perakendeciye geçecek. Banka kartlarında pazar payı dağılımları da silbaştan olacak. Bu da diğer cümbüşlü boyutu...
Kayıtdışılığı önleme amaçlı olarak yazarkasalarla POS cihazlarını tek bir ürüne dönüştürmeyi öngören plan devrede. Maliye Bakanlığı tebliğine göre 1 Temmuz 2013’ten itibaren kapımıza gelen hamburgerci, pizzacı ya da restoranda masamıza getirilen seyyar cihazlar yeni nesil cihazlarla değişmiş olacak. Sonrasında bakkalda, mağazada, hipermarkette bulunan sabit yazarkasalar da yeni nesil kasalarla değişecek. Onun tarihi de 2016 başı.
Yazarkasaları kimin üreteceği, burada olan biten işin bir boyutuydu. Bir hafta kadar önceki yazımda “2 milyon yazarkasa hurdaya çıkarken kimin cebi dolacak?” diye sormuştum. O konuya ayrı bir kutu açtım. Ancak olayın bir başka boyutu daha var.
Piyasadaki mevcut POS cihazları çöpe gidecek. Bu POS’lar çöpe gidince bankaların en büyük gelir kalemleri içinde yer alan kartlarda da oyun yeniden kurulacak.
Bugün için piyasanın en büyükleri Garanti Bankası’nın Bonus’u ile Yapı Kredi Bankası’nın World Card’ı yani Vada’sı. Onu Maximum, Card Finans, Axess, Advantage gibi diğer kartlar izliyor. Ancak Halkbank’ın Paraf’ı gibi piyasaya yeni giren ve agresif tavır sergilemeye hazır bankalar var. Bu pastadan daha büyük pay istiyorlar. Şimdi gelin yeni dönemde neler olabileceğine dair bir pencere açalım. Böylece nasıl büyük bir kavga gürültü kopacak daha iyi anlayalım.
- POS’ların sahibi bankalardı. Oysa yeni nesil yazarkasaların sahibi esnaf olacak. Yani güç bankadan esnafa geçiyor.
- Müşterinin uzattığı kartın hangi banka üzerinden geçeceğine esnaf karar verecek. Dolayısıyla bankaların bu işten aldıkları komisyon oranlarında indirim yapması gerekecek. Yüzde 0.75 alan yüzde 0.50’ye, 0.50 alan yüzde 0.25’e belki daha azına razı olacak.
- Yeni nesil yazarkasaları bankalar kendileri alıp esnafa hediye etmek isteyecek. Bu da öncelikle ilk etapta bankalara 150 milyon euro üzeri bir fatura çıkaracak. Muhtemelen bankalar bu yolu deneyecek. Bu plan da yine mevcut düzenin bozulması anlamına geliyor.
- Belki yazarkasayı üreten ve esnafa satan firma bankalarla pazarlığa girişecek. ‘Ben esnafa 100 bin yeni nesil cihaz sattım. Gel benimle masaya otur’ diyebilecek.
Görünen o ki şenlikli bir dönem başlıyor. Kart pazarında dengelerin nasıl değişeceğini hep birlikte göreceğiz...
Vatan

Bir başka ilişkili haber
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Iste-3-milyar-dolarlik-pastadan-cebini-dolduracak-firma/140948

ariston
06-03-2013, 13:15
Denizbank yeni POS işine önceden hazırlanmış. Bu işe hazır olan MT ile işbirliği yapmış anlaşılan.

POS sattığı işletmeleri de kendine bağlayacak cazibeli kampanyalar da yapıyor. Denizbank, Garanti önderliğindeki BONUS sisteminin önemli üyesi. BONUS üye işyeri paylaşımında sanırım bankalar arasında centilmenlik anlaşması var. Ancak yeni POS satışı bunu kapsamayabilir.

Kredi kartında çok sayıda üye iş yerine sahip olmak bence çok önemli. Ayrıca işyeri banka ilişkisi POS ile sınırlı kalmaz, işletme kredisi ve diğer ürünlere de yansır. Hatta müşterilere nakit çekim/ fatura ödeme/ kontür satışı v.s daha ileri imkanlara zemin hazırlayabilir.

http://www.finansgundem.com/haber/denizbank-pos-kabusuna-son-veriyor/327388

ariston
06-03-2013, 13:37
Türkiye'de 500 TL nin üzerinde kira ödemelerinin bankadan yapılması mecburi, yıllık ise kabaca 3000 TL nin üzerindeki kira gelirleri beyan edilmek zorunda.

Eğer SGK lı kişilerin maaşlarının bankalar yatırılması zorunlu yapılır ise kayıt dışılık ile önemli bir adım daha atılmış olur.

Ben rekabet kurumu kararının nasıl olacağını merak ediyorum. Bankalar mevduat faizlerini örnek gösterip bizim rakamlarımız birbirine yakın olması normal demelerini kamu oyunu etkileme girişimi olarak düşünüyorum. Hesap işletim ücreti, kredi kartı yıllık ücreti, hareketsiz hesap ücreti, ekstre ücreti, dosya masrafı v.b. alanlarında bence pek rekabet yok. Sanırım orta ölçekli bankalar rekabete girerler ise büyük bankalar tarafından dışlanmaktan korkuyorlar. Belki bir kamu bankası burada oyunun kuralını değiştirebilir.

http://www.finansgundem.com/haber/rk_dan-bir-ceza-beklemiyorum/327384
Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Faik Açıkalın, Rekabet Kurumu'nun soruşturması ile ilgili olarak, ''Buradan bir ceza çıkmasını ummuyorum ve beklemiyorum'' dedi.

ariston
07-03-2013, 09:59
ATM'den para çekmeye ücret koymayı düşünüyorlar, ama yapabileceklerini sanmam.
Bizim millet uyanıktır, gider şubeden çeker, banklara daha pahalıya mal olur.

Gerçi fatura ödemeleri eskiden ücretsizdi, şimdi ondan para alıyorlar.

Bankalar için maliyet kısacak bir önlem Franchise verip şubeleri Fatura Ödeme Merkezleri gibi bireylere vermek. Standart başvuru v.s. işleri oradan yapabilirler. Ama bankalar kanununda değişiklik olması lazım. Şu an Call Center tarafında finansal olmayan işleri başka şirketlere yaptırabiliyorlar. Ayrıca avukatlık işleri mesela dışarıdan yapılıyor, borcunuz var ise banka dışında avukat borçluları takip ediyor.

Sabah-Akşam servisleri, yemek, temizlik, güvenlik, şubelere para taşıma v.s işler özelleşti zaten. Bazı bankalarda şubedeki yatırım uzmanları da kendi alt şirketlerinin adamı. Aynı şeyi sigorta, konut kredisi v.s. için de yapabilirler.

En büyük gider kalemleri personel dışında kira. Gayrimenkul fiyatları daha fazla arttığı için zaten GYO kurup şubeleri oraya devir ediyorlar. Dışarıdan kiralamak yerine kendi alt şirketlerinden kiralama yolunu seçmeye devam edebilirler. Zaten o şirketleri de halka açıyorlar.

Enflasyon düşük gider ise genel müdürlüklerini GYO ya devredip kiralama işine hız verebilirler, bazıları zaten yapıyor ama şu an için kaynak problemleri olmadığı için bunu ileride yaparlar.

Direkt müşteriye giderleri yansıtmak yerine önce maliyetleri gözden geçirmeleri daha akılcı olur.

http://www.thelira.com/haber/115397/atmler-de-ucretli-mi-oluyor

ariston
08-03-2013, 18:01
Bugün sabah BDDK bankacılık sektörü Ocak raporunu yayınladı. Ocak'da sektör 2012 Ocak ayına göre karını %37 artımış.

Orada başka bir detay takipteki alacaklar bakiyesi, Aralık 2012 den - Ocak 2013 e 826 milyon artmış. 2012 Ocak sonu bakiyesine göre ise bir yılda 4963 milyon artmış. (bunların çoğu teminatlı olduğundan ileride karşılıklardan silinerek kara dönüşebilir, ancak ekonominin kötüleştiğinin göstergesi olması bakımından önemli)

Toplam krediler %18.1 artarken takipteki krediler %25,8 artmış. bu durum kötü olmuş (Toplam takipteki krediler 24,234 milyon)

http://www.bddk.gov.tr/WebSitesi/turkce/Duyurular/Basin_Aciklamalari/1180101_basin_aciklamasi__ocak_2013_.pdf

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Rekabet kurulu kararını açıklamış, bankaların sadece kulakları çekilmiş. Rekabet kurulu tam delil bulamamış anlaşılan.

Oysa aralarında uyumlu hareket olduğuna dair delil olmasa da tam rekabet olmadığına dair de emareler var.

Bankacıların şikayeti öz sermayeye karşın elde ettiğimiz karlar normal deniyor. Ancak burası özellikle büyük bankalar için o kadar karlı ki bankalar çok yüksek paraları buraya bağlayabiliyorlar ve hala bu sektöre girmek isteyenler var.

Devletin yapması gereken diğer finans kuruluşarı (Faktoring, Leasing, Tüketici Finans, Aracı Kurum/Menkul Değerler, Konut Finansman, Portföy Yönetim şirketleri v.b.) gibi sektörleri daha fazla düzenlemeleri ve bunların üzerindeki yükleri düşürmeler lazım.

PTT bankın kanunu çıktı o bir rekabet getirebilir, özellikle fatura ödeme, havale, ATM'den para çekme ve kredi kartı konusunda.


Ayrıca borsadan özel sektör tahvil ve bonosu alıp satmayı düşük aracılık maliyeti ile yatırımcıya açsalar çok iyi olur.

Şu an bankalar yazılı olmayan anlaşmalar ile malesef fiyat kırmıyorlar. Aldıkları komisyonları birbirilerine bakarak yüksek tutuyorlar. Havale EFT ücretleri korkunç yüksek.

Sonuçda banka hisselerinin yüksek olması normal sanki. Ancak bu işden büyük bankalar iyi kazanıyor, ölçek ekonomisi bu işde çok önemli.

brokerüstad
09-03-2013, 13:26
Tüketiciler, bankaların bu tutumuna karşı 13-14 Mart tarihlerinde bankalara gitmeyecek.

Rekabet Kurumu'nun 12 büyük banka hakkında başlattığı 'kartel' soruşturmasında karar çıktı. Rekabet Kurumu, hakkında soruşturma yürüttüğü 12 bankaya toplam 1 milyar 116 milyon 957 bin 468,76 lira ceza verdi. Bankaların verilen bu cezayı ödememesi üzerine TÜDEF, 13-14 Mart tarihlerinden bankalara gitmeme, kredi kartı kullanmama ve hiçbir işlem yapmama kararı aldı. Kızılay'da kurduğu stantla vatandaşları da uyarıp, imza topladı. Yetkililer konuyla ilgili gazetecilere bilgi verdi.

Tüketicilerin eylemine Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken de destek verdi. Palandöken, stanttaki defteri imzaladı. Eylemin önemine değinen Palandöken, "En çok kar eden kurumlar bankalar, bizim kimsenin kazancında gözümüz yok. Ama bugüne kadarki yaptıkları uygulamalar yasal olarak da haksızlıkların olduğunu ve bu haksızlıkların ceza ile sadece ceza ile değil vatandaşların da tepkisiyle bu meselenin hallolması lazım." dedi.

TÜDEF'in aldığı bu kararı takdirle karşıladığını yineleyen Palandöken, bankalar arasında yapılan havale işlemlerinin, bankada duran paranın bile ücrete tabi tutulduğunu söyledi. Vatandaşların bu şekilde zor durumda bırakıldığını vurguladı.

Kredi kartlarının insan hayatında önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Palandöken, "Eğer iyi kullanılırsa, tamamını yatırabilecek güçteki insanların kullandığı zaman, karlı bir pozisyon ama bunu en az kademede ödeme şekli beklide bankaların en cazip müşterisi haline döndürüyor. Tamamını yatıramadığınızda, neredeyse tefeci faizine yakın bir faiz uygulanıyor. Bugün kredi kartlarının kart ücretleri dahil üzerindeki maliyetlerle birlikte insanları artık bunalttı. Tüketime zorluyorlar. Dolayısıyla kredi kartı kullananlar; ‘Nasıl olsa 12 taksitte ödüyorum. O da bir şey değil' diyor. Ama düşünün 10 tane mağazadan alışveriş yaptığını, her gün bu harcamayı yaptığını aldığı maaşın belki 3 katı. Herkes çok borçlu vaziyette." şeklinde konuştu.

Tüm sorumluluğun tüketicilere düştüğünü belirten TESK Başkanı Palandöken, Rekabet Kurulu'nun açıklamasından sonra da vatandaşların bu tür oyunlara gelmemesi gerektiğini aktardı.

Bankalara verilen cezayı da değerlendiren Palandöken, "Rekabet Kurulu ülkemizde daha yeni yeni oturuyor. Bence en önemli şey bu cezai yaptırımlardan daha çok kamuoyundaki bunların yapmış olduğu haksızlığı teyit etmek için çok önemli bir unsur. Bankalara yapılan bu eylem;'Tabiî ki orada her sektörü temsil eden başta hukukçular olmak üzere demek ki bunu tespit etmişler', eminim ki bankalar bu uygulamalarından vazgeçecekler. Bu ceza da zaten bizim cebimizden çıkacak. Bakalım bundan sonra bu cezayı hangi yollardan bizden alacaklar. Bilinçli olmak lazım. Bankalar netice itibariyle bir ticaret hane, kar etmek zorunda. Ama karı böyle fahiş bir uygulamayla insanlara yükledikleri takdirde bize destek değil köstek oluyorlar." ifadelerini kullandı.

Kaynak: CİHAN

http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/999730-tuketiciler-bankalara-gitmeme-eylemi-yapacak

emirseyit
09-03-2013, 16:40
Tüketiciler derneği , 13-14 Mart da tüm tüketicileri kredi kartı kullanmak dahil hiç bir banka işlemi yapmamaya davet etti .Saptan samandan kesintilerle kamu-özel deli dumruldan beter soymakta yarışır olmuşlardı vatandaşı ,bence 2 gün değil ömür boyu boykot edilmeliler.

ariston
13-03-2013, 22:16
Bugün en düşük konut faizi aylık 0,73 (masraf, komisyon, sigorta v.s. den bankanın net kazancını şimdilik unutalım), yıllık %9. Bankalar çıkardıkları bonoları %7 den satıyor. En kötü ihtimal ile yıllık %2 marj var. Bu kredinin teminatı sağlam (konutun eksper değerinin maks %75 ine kredi veriliyor)

100,000 TL kredide yıllık 2,000 TL kar bulunuyor. 10 yıllık kredinin ortalama bakiyesi 50,000 olsa 10,000 TL lik toplam gelir söz konusu.

Artık teknoloji geliştiği için krediyi verip ödeme planını sisteme işledikten sonra sistem günü gelince taksitleri alıp işliyor.

Demek istediği bankacılık aslında karlı bir iş.

Bankalar tam olarak rekabete girip maliyetlerini düşürseler karları daha da artabilir ( o arada bu işi beceremeyenler sektörden çıkar)

Şu an ki piyasada hiç rekabet yok ve karlar oldukça yüksek olmasına rağmen aslında görünenden çok daha fazla. Bankalar aslında çok yüksek gelebilecek karı yüksek kira, verimli olmayan teknoloji sistemleri, pahalı reklam ve sponsorluklar ve yüksek üst düzey yönetici ücretleri ile eritiyorlar.

Bugün bir banka organizasyonu ve sistemini güzelce kurgulayıp arkasına da sağlam bir sermaye alıp seçeceği belirli alanlarda rekabete girişse diğerlerini çok zor durumda bırakır. Şu an her banka her işi yapmaya kalkıyor, rekabetsiz piyasada tüm bankalar az veya çok para kazanıyor.

1980 lerde Banker Kastelli geldi bir çok bankayı zor durumda bıraktı. O zamana kadar bankalar doğru dürüst faiz vermiyordu, sonra adamın önünü kestiler. Ben Banker Kastelli'ye para yatırmıştım, bana yatırdığım para kadar Otoyol tahvili vermişti. Adamın yaptığı iş aslında gayet sağlamdı. Diyelim üzerinde %30 yazan tahvili %50 ile iskontolu alıp vatandaşa %40 ile satıyordu ve istediğin zaman işlemiş faizi ile geri alıyordu. Diğer bankerler gibi değildi.

Bugün benzer bir banka çıkabilir, sadece tüketiciye yönelik taşıt, konut, ihtiyaç kredisi verebilir ve bir de kredi kartı çıkarır, vadeli tarafta da piyasadan %1 fazla faiz verir ise büyük iş yapabilir.

Ama bankalar iş basitliğini düşünmüyor ve her türlü işi yapıyor. İşlerin çeşitliliği artınca maliyet kontrolü kayboluyor.

KOBİ kredisi, ihracat kredisi, proje kredisi, turizm kredisi, işletme kredisi v.s. hepsi ayrı uzmanlık konuları.

Halbuki iş alanlarınızı sınırlayıp standart hale getirdiğinizde hem operasyonel riskler sınırlı oluyor, personel eğitimi daha kolay oluyor, kontrol için genel müdürülük de çok insan çalışmasına gerek kalmadığı gibi bilgi sistemlerinin de çok karışık olmasına gerek kalmıyor. Daha basit, sağlam, ucuz ama kapasitesi yüksek bir sistem kurulabiliyor.

İlk geldiğince Carrefour'da herşey satılıyordu, sonra Bauhaus, Koçtaş , Mediamarkt, Teknosa v.s. geldi. Herşeyi satmak avantajını kaybetti. BIM sadece en çok giden 1200 ürüne yöneldi mesela. Araya insanları mağazaya çekmek için kampanya yapıyor ucuza laptop alan kişi o arada başka alışveriş de yapıyor.

Garanti Bankası bir ara Açık Banka diye bir alt marka koymuştu o zaman tutulmadı, Hüsnü Özyeğin zamanında Fibabank (şimdiki FİBABANKA A.Ş. değil) diye bir sadece internet üzerine bir banka kurdu ama devreye girmeden o arada 2001 krizi çıktı. Finansbank'ın alt markası enpara.com tutabilir mi bilmiyorum (bana göre tutar ama sadece vadeli hesap, EFT ve bir iki kurumun fatura ödemelerini almak ile şimdilik tutmaz ve bankaya kar yazmaz, esas olarak kredi işine de girmeleri lazım. Birde Finansbank'ın alt markası olmları ve alt yapı olarak onların sistemini kullandığı için her imkanı oraya açmıyorlar sanırım)

Tekstilbank bu işe uygun ancak arkasında sermaye yok. Abank bu işe girebilirdi ama onlar da satılıyor.

ariston
14-03-2013, 00:19
Türk Ticaret Bankası'nda hukuki sorunlar çözülmüş. Ana sözleşmesinde İslami Bankacılık'da olduğu için hem katılım hem de ticari bankacılık lisansına sahip olduğu söyleniyor. Kasasında da oldukça yüklü para varmış. Lisans arayan gruplar ilgilenebilir. Adı ve bilinirliği yüksek olduğu için Adabank gibi olmaz diye düşünüyorum.

Bugünün değil yarının ihtiyaçlarına göre bu banka canlandırılabilir.


>>>>>>>>>>>>>>>>>
http://www.dunya.com/100-yasindaki-bankanin-ihyasi-151366yy.htm

ariston
14-03-2013, 10:10
TCMB finansal istikrarı sağlamak için Türkiye'ye özgü yöntemler geliştiriyor. BDDK bu politikaların yeterli olmadığı yerde seçici düzenleme yapmak için tebliğ taslağı yayınlamış.

Bana göre bankalarda faiz ve komisyon üzerindeki vergiler gözden geçirilebilir.

10-15 yıl önce faziler yüksekdi ve faizden alına vergi yüksek kalıyordu. Şimdi biraz düşük, ama orada bir artış yapılır ise hala katıt dışının olduğu ülkemizde başka sorunlar çıkabilir.

BSMV ise bir nevi damga vergisi gibi. Bunun oranı ise çok düşük. Bu vergi yerine KDV getirilebilir. Şu an bankalar KDV mükellefi olmadıkları için ödedikleri KDV yi mahsup edemiyorlar, dışarıdan hizmet almak yerine mümkün olduğunca kendileri işi hallediyorlar.

BSMV kaldırılabilir ve yerine toplam vergi kaybı olmayacak şekilde KDV getirilebilir.
Ancak bankaların her türlü vergi kaçınma olanaklarına sahip olması yapılacak değişikliklerde çok dikkatli olmayı gerektiriyor.

KDV mahsubu yapılması bankaların maliyetlerinin iyileşmesini sağlayabileceği gibi bu sektörü daha rekabetçi hale getirir. Bankalara hizmet sağlayan kurumlar gelişir ve buradaki birikim başka sektörlere aktarılabilir özellikle küçük bankalar açısından maliyetler çok daha aşağıya gelir. Bankalar dışarıdan iş yapmak gerçekten çok güç.

KDV oranları tek tek ürün bazında belirlenerek istenen tipte işler desteklenir istenmeyen işlemler de daha yüksek olur. Şu an mesela ekstre masrafından alınan BSMV ile konut kredisi dosya masrafının komisyonu üzerinden alınan BSMV aynı. Öte yandan döviz alım satımında eskiden vergi vardı kakltı (kayıt dışılığına itiyordu).

Ama dediğim gibi herhangi bir noktada açık kapı kalır ise çok büyük vergi kaybı olur.

Sonuçda devlet parası olmayanın şu sıralar bankadan cari açık yaratacak kredi almasını istemiyor. Bir süre ihtiyaç ve kredi kartı kredisini pahalılandırılmaları gerekiyor. Ama taksit yapmayanlara dokunmamak gerekir. Malesef Türk ekonomisi faize duyarsız sadece dövizin fiyatına bakıyor, bunun nedeni bizdeki vadeler çok kısa. ABD de 30 yıllık bono var, faizde 0,25 değişim bono fiyatına katlamalı etki ediyor.

Son zamanlarda forex'de Türkler oynamaya başladı, SPK bu işe uyandı kaldıraçı 25 e indirmeyi düşünüyor. Foreksin esprisi kaldıraçın yüksek olması aslında. Ancak her evde bir foreks hesabı olur ise bunun sonuçları çok feci olabilir.

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>
BDDK kaldıraç oranına göre sermaye yeterliliğini düzneliyor
Konuya Ilıskın Olarak Yapılan Basın Acıklaması Asagıda Bulunuyor:

` Bılındıgı Uzere, 2007 Yılı Agustos Ayında Amerıka Bırlesık Devletlerı’Nde
Ipoteklı Konut Fınansmanı Pıyasalarında Baslayarak Hızla Yayılan Kuresel
Fınansal Krız Sonrasında Bankacılık Sıstemının Daha Saglıklı Bır Yapıya
Donusturulmesı Amacıyla Basel Bankacılık Denetım Komıtesı Bır Dızı Reform
Onerısınde Bulunmustur. Kamuoyunda Basel Iıı Olarak Da Bılınen Soz Konusu
Reform Onerılerı, Temel Olarak Sermayenın Nıtelık Ve Nıcelıgının Artırılması,
Rısk Kapsamının Genısletılmesı, Kaldırac Oranı Tesıs Edılmesı, Ekonomık Dongu
Ve Fınansal Gostergeler Ile Ilıskılı Sermaye Yeterlılıgı Cercevesı
Olusturulması Ve Uluslararası Bır Lıkıdıte Rıskı Olcum Ve Izleme
Mekanızmasının Tahsısı Hususlarını Icermektedır.
Basel Iıı Uzlasısının
2013 Yılından Baslayarak 2019 Yılına Kadar Surecek Bır Donem Icerısınde
Uygulanması Ulkemızın De Icınde Bulundugu Komıte Uyesı Ulkelerce
Kararlastırılmıs Ve Kurumumuzca Basel Iıı’E Gecıse Ilıskın Ilk Duzenleme
Taslakları Olan `Bankaların Ozkaynaklarına Ilıskın Yonetmelık Taslagı` Ve
`Bankaların Sermaye Yeterlılıgının Olculmesıne Ve Degerlendırılmesıne Ilıskın
Yonetmelıkte Degısıklık Yapılmasına Daır Yonetmelık Taslagı` 4 Subat 2013,
`Sermaye Koruma Ve Dongusel Sermaye Tamponlarına Ilıskın Yonetmelık Taslagı`
Ise 13 Subat 2013 Tarıhı Itıbarıyle Kamuoyunun Gorusune Acılmıstır.

Basel Iıı’E Uyum Kapsamında Uye Ulke Denetım Otorıtelerının Gerceklestırmesı
Gereken Reformlardan Bırı De Kaldırac Oranına Ilıskın Duzenlemeler
Yapılmasıdır. Kaldırac Oranı Sayısallastırılmıs Rıskler Icın Sermaye
Yukumlulugu Hesaplanmasının Tamamlayıcısı Olarak Gundeme Gelmıstır. Kaldırac
Sevıyesıne Ilıskın Duzenlemenın Uygulamaya Konmasıyla, Bankaların Daha Etkın
Ve Saglıklı Bır Sekılde Faalıyetlerını Surdurmelerının Saglanması Ve Kaldırac
Etkısı Ile Bankaların Maruz Kalabılecegı Muhtemel Rısklerın Sınırlandırılması
Beklenmektedır.
Bu Kapsamda, Basel Komıte Standartları, Avrupa Bırlıgı
Mevzuatı Ve Ilgılı Dıger Calısmalar Dıkkate Alınarak `Bankaların Kaldırac
Duzeyının Olculmesıne Ve Degerlendırılmesıne Ilıskın Yonetmelık Taslagı`
Hazırlanmıstır.
Yonetmelık Taslagı Ile Bankaların Kaldırac Etkısıyle
Maruz Kalabıleceklerı Muhtemel Rısklere Karsı Konsolıde Ve Konsolıde Olmayan
Bazda Yeterlı Sermaye Bulundurmalarının Saglanmasına Ilıskın Usul Ve Esaslar
Duzenlenmektedır.

Bahse Konu Taslak Uyarınca, Kaldırac Oranı; Bankaların Ana Sermaye
Tutarlarının, Bılanco Icı Varlıklar Ile Bılanco Dısı Islemlerın Donusum
Oranları Uygulanmıs Rısk Tutarları Toplamından Olusan Toplam Rısk Tutarına
Bolunmesıyle Hesaplanmakta Olup, Solo Ve Konsolıde Bazda Aylık Olarak
Hesaplanacak Anılan Oranın 3 Aylık Basıt Arıtmetık Ortalamasının Asgarı Yuzde
Uc Duzeyınde Tutturulması Ve Idame Ettırılmesı Ongorulmektedır. `

Asagıdakı Internet Adresınden Ulasılabılınecek Olan Soz Konusu Taslak’A Ilıskın
Gorus Ve Onerılerın 26/03/2013 Tarıhıne Kadar Duzenleme@Bddk.Org.Tr Adresıne
Gonderılmesı Mumkundur.

Yonetmelık Taslagı:
Http://Www.Bddk.Org.Tr/Websıtesı/Turkce/Mevzuat/Duzenleme_Taslakları/11795Kaldırac_Oranı
_Yonetmelık_Taslagı.Pdf

ariston
14-03-2013, 19:07
Bankacılık sektörü geleneksel olarak bilgilerini hep gizler ve dışarıya açmazdı. ancak Krizlerden sonra denetimler başladı. Son krizden sonra yurt dışında bankalar şeffaf olmamakla suçlanmaya da başlandı.

Türkiye'de bankalar artık daha şeffaf olmaya zorlanıyor. Önemli bankalar zaten borsaya açık ve hepsi bilançolarını düzgün zamanlarda veriyor (2001 krizinde bir süre bilançolar açıklanmamıştı diye hatırlıyorum). En son rekabet kurumu da ceza verdi. Zaten öğrenmesi gereken tüm kurumlar bankalrdan bilgileri günlük, ayllık veya talep ettiklerinde alabiliyorlar. Bundan sonra kalan bilgilerin (müşteri bilgileri hariç) saklanmasının da pek anlamı yok. Bankalra birbirlerine artık mail atamayacağına göre bunları TBB altında açıklayabilirler. Mesela Turkcell kaç abonesi olduğunu , kaç dakika görüştüklerini söylüyor. Sanayi şirketleri kapasite raporları veriyorlar. SPK yeni düzenleme getiriyor yıllık raporlarda daha işe yarar şeyler olacak.

Malesef bankaların kapasitelerini, hangi üründe ne kadar pazar payları olduğunu, bölümlere göre karlılıklarını kolaylıkla karşılaştıramıyoruz.

Aşağıda Açıl Sezen'in derlediği yazılar var. Bankaları tüketici gözü ile değil yatırımcı gözü ile analiz etmeye faydası olabilir.

http://www.thelira.com/yazar/23/acil-sezen/2268

http://www.thelira.com/yazar/23/acil-sezen/2271

brokerüstad
24-03-2013, 11:07
Hazine, usulsüz sigorta yapan ve 'Müşteriyi tenhada kıstırdım' maili atan bankacıları uyardı. Kurum, banka personeline de suç duyurusu yapacak.

Çalıştığı banka usulsüz sigorta yapmasını istediği için istifa eden ve hukuk savaşı başlatan üst düzey bankacının işyerine açtığı dava, sektörde panik yarattı. Sabah'tan İbrahim Acar'ın haberine göre yöneticilerin emirleriyle müşterilerine usulsüz sigorta yapan, ek hesaplar açarak ayda 2-3 bin lira prim alan bankacılar da yasalar karşısında bu işten sorumlu.

Konuyu mahkeme, Hazine ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) taşıyan söz konusu bankacı, incelemenin Türkiye geneline yayılmasını sağladı. Bankacı, bu durumun sektör çalışanları arasında korku yarattığını söyledi.

SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU

Tüketicilerden gelen şikâyetlerin artması üzerine Hazine Müsteşarlığı, 2010'da bankalara Kredi Kuruluşları Aracılığılıyla Yapılan Sigorta İşlemlerine İlişkin Sektör Duyurusu başlıklı uyarı yazısı göndermişti. Bugüne kadar işletilmeyen bu duyuruda şöyle deniyordu:

"Müsteşarlığımıza intikal eden vatandaş şikâyetlerinden, bazı kredi kuruluşlarımızın kredi kartı, mevduat, kredili mevduat hesabı gibi vasıtaları kullanarak sigorta primi tahsil ettiği, ancak müşterilerin onaylarının alınmadığı gözlenmektedir. Mevzuata aykırı davranışlardan sorumlu personel, şube müdürü ve sigorta şirketi yetkilileri hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır."

NİSAN AYI NDA DAVA VAR

Bankaların bu uygulamalarının incelenmeye başlanması ve nisan ayında da bu konuda ilk duruşmanın yapılacak olması, usulsüz işlemleri azalttı. Banka personelinin 'Müşteriye tenhada kıstırın' tarzı mail emirlerini uygulamaktan kaçındıkları belirtiliyor.

SÜREÇ GECİKİRSE BEN BAŞVURURUM

Çalıştığı bankanın bu tarz emirlerini yerine getirmediği için işten atılan bankacı, soruşturmanın daha da uzaması durumunda cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Bankacı "Hazine'nin müfettiş sayısı az. 500'ün üzerinde şubeye tek tek gidilmesi gerekiyor.

Bu nedenle süreç yavaş işliyor. Biraz daha uzarsa, suç duyurusunu kendim yapmaya karar verdim" dedi. Bankacı, yaşadıklarıyla ilgili SABAH'a bir mektup göndermişti. Mektup gazetede 'Bir bankacının hazin anıları' başlığıyla yayımlanmıştı.

MERKEZ KURBAN LİSTESİ GÖNDERİYOR

Bankaların habersiz sigorta yapmalarının da bir sistematiği var. Bu işlemlerin kime yapılacağı banka merkezlerinden gelen listelerle belirleniyor. E-mailerde 'bireysel minimum 3 ürünü olup krdeli mevduat hesabı olmayanlar' ismiyle 200-500 kişilik müşteri listesi bireysel bankacılık personeline gönderiliyor. Bu bilgilere göre kredili mevduat hesabı açılan müşterilerin ruhu bile duymadan komisyon kesiliyor.

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/1005565-musteriyi-tenhada-kistiran-bankacilara-uyari

ariston
26-03-2013, 18:14
TCMB bu ayki PPK toplantısını yaptı. Kararlarını açıkladı.

Resmi olarak söyleyemediği ama TCMB'nin ne istediği yönündeki benim yorumum şu şekilde.
TCMB'nin borç alma , borç verme ve haftalık faiz oranı ile piyasa faiz oranlarına bir referans veriyor. İşlemlerin bu aralıkda bir yerde olmasını istiyor.

Özetle kredi faizlerinin düşmesini istiyor, ama bunun Kredi Kartı ve Tüketici Kredileri yerine işletmelere gitmesini istiyor.

Döviz piyasasını yakından ilgilendiren ve hızla gelişen türev piyasayı etkileyen TCMB günlük alış faizini şimdilik döviz sepetinin , özellikle de doların değerlenmesi ile bu sefer değiştirmedi. Eğer EUR önümüzdeki ay güçlenirse bu sefer orada tekrar bir indirime de gidebilir.
Türk ekonomisi doların değerine bakar genelde parite etkisini göz ardı eder.

FX piyasasında TL alıp EUR veya JPY satmak faiz açısından karlı duruma gelmişti. Bu iki döviz kuru epey değer kaybettiği için daha fazla burada pozisyon açmak faiz farkına rağmen ekstra parite etkisi ile getiri olasılığı azalmaya başlamıştı.

Dolar daha fazla değer kazanırsa bu sefer bankaların döviz karşılıklarını TL ye çevirme imkanı var. O yüzden TL faizlerinin çok da düşüremiyor TCMB.

TCMB koridor, haftalık faiz ve döviz/altın zorunlu karşılık imkanları ile otomatik bir mekanizma yaratmış oldu. Doğrudan döviz alıp satmasına gerek kalmadan bu piyasayı etkileyebiliyor.

Sanırım yakında vadeli hesap fazleri düşer, bankaların alternatif borçlanma faizi düşmüş durumda. Ancak TCMB teminat olarak sadece hazine bonosu alıyor diye biliyorum. Yani Hazine Bono portföyü yüksek olan bankalar da vadeli hesap faizleri düşer, bu imkanı olmayan bankalar ise vadeli hesaba yüksek faiz vermeye devam eder. Mevduat'a verilen sigorta 100 bin TL ye çıkmıştı. Küçük bankalara bir miktar imkan doğmuş oldu, o şekilde vadeli hesap faizlerinde bir ayrışma olur diye düşünüyorum. Zaten büyük bankalar artık sürekli kendi bonolarını çıkarıp yurt içi ve yurt dışında satıyorlar. Mevduat faizinde büyükler rekabet etmemesi normal. Yani mevduat faizinden geçinen kişiler ile arada eline geçen parayı değerlendirene kadar vadeli hesaba yatıran müşterileri ayrı tutmak lazım.

http://www.tcmb.gov.tr/yeni/duyuru/2013/DUY2013-16.pdf

brokerüstad
01-04-2013, 19:07
Bankacılık Sektörünün Kredi Hacmi 837 Milyar Liraya Ulaştı
Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 1 haftada yüzde 0,14 artarak 22 Mart itibarıyla 837 milyar 20 milyon liraya ulaştı. Kredi hacmi 15 Mart'ta 835 milyar 858 milyon lira düzeyindeydi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) haftalık bültenine göre, Mali kesime verilen kredilerin toplamı aynı dönemde yüzde 0,47 azalarak 16 milyar 370 milyon lira oldu.

Bankacılık sektörünün Mali kesim hariç toplam kredi hacmi de 762 milyar 778 milyon lira olarak belirlendi. Söz konusu rakam 15 Mart'ta 762 milyar 24 milyon lira seviyesindeydi.

Mali kesim hariç sektörün spot kredi toplamı da bir haftada yüzde 0,32 yükselerek 98 milyar 624 milyon lira oldu.

-Tüketici kredileri-

BDDK verilerine göre, 1 haftalık süreçte tüketici kredileri tutarı yüzde 0,62 artış göstererek, 203 milyar 628 milyon liradan 204 milyar 894 milyon liraya yükseldi.

Tüketici kredilerinin 91,4 milyar lirası konut, 7,9 milyar lirası taşıt, 72,2 milyar lirası ihtiyaç, 33,2 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu.

Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı da 95 milyar 70 milyon liradan 95 milyar 554 milyon liraya yükseldi. Taksitli ticari kredilerdeki artış yüzde 0,51 olarak hesaplandı.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı da 22 Mart itibarıyla 71 milyar 348 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutar 15 Mart itibarıyla 71 milyar 877 milyon lira düzeyindeydi.

Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı 39 milyar 847 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 31 milyar 501 milyon lira oldu. - Ankara


http://www.haberler.com/bankacilik-sektorunun-kredi-hacmi-837-milyar-4483396-haberi/

ariston
09-04-2013, 12:14
Hüsnü özyeğin Türkiye'de bankacılığı tam anlamı ile bilen tek patron. Zaten bankacılık alanında yönetici ike banka kurmuştu.

Alt yapının önemini biliyor. Önce alt yapıyı hazırlayıp daha sonra hızla büyüyeceğini düşünüyorum. 2015 den sonra halka bir parça açılabiliriz, 1 milyar'dan düşük bir piyasa değeri bize yakkışmaz diye açıklamada bulunmuştu Borsa İstanbul gecesinde.

Şubelerini satacak banka hangi banka olabilr isim vermemiş.

Mantıken son zamanlarda birleşme işlemini tamamlayan TEB artık bünyesinde fazlalık oluşturan bir kısım birbirine yakın şubeleri belki satabilir. O şubeleri kapatıp çalışanları işsiz bırakmak yerine biraz eğitim ile FIBABANKA sistemine alıştırıp bir bütünlük olarak satmayı alternatif olarak düşünmüş olabilirler. Şube lokasyonu bulmak gerçekten zor. Hazır lokasyonlarda mobilyaları ve tabelayı değiştirip devam edebilirler. Lokasyon renove edilirken çalışanlara yeni bankanın eğitimi verilebilir. BIM,SOK, A101 gibi marketlerin de sorunu uygun lokasyon bulmak.

Ama hangi banka olduğunu 1-2 hafta sonra duyarız.

http://www.wsj.com.tr/article/SB10001424127887323550604578410442937732394.html?m od=WSJTur_WSJTurkeyHome_WhatsNews_4_2_Right_Summar ies

Fibabank konusunda herkes çok hızlı büyüme beklerken onların hızla şube açmak yerine altyapı ile ilgilendiklerini ifade eden Özyeğin, "Bankacılık altyapı tamamlanmadan olmuyor. Şimdi altyapımız tamamlandı. Dolayısıyla daha çok şube açacağız. Organik büyüyeceğiz ama fırsatlar olunca bakıyoruz. Bir banka şubelerini satışa çıkartmıştı. Şimdi başka bir banka daha sadece şubelerini satıyor. Ona da bakıyoruz. Ama isim açıklayamam. Çünkü gizlilik konusunda anlaşmamız var."

ariston
09-04-2013, 14:23
Japonya'da merkez bankası yüklü miktarda bono almaya başlamış. Buradan çıkan para pariteler yöneliyor.
Bazen kısa vadeli sermaye akımlarından söz ediliyor. Bu tip parite işlemlerinin sermaye akımı ile çok fazla alkası yok. Yani japon yeni satıp Trük Lirası alma işlemi olan JPY/TRY paritesini satanlar herhangi bir şekilde bir Türk bankasına para getirmiyor, sadece orada sadece kısa süreli bir opsiyon satın almış oluyorlar. TCMB bu tip işlemlerde TL nin cazibesini azaltmak için günlük faiz koridorunun alt bantını indirebilir.

Bir ara japon ev hanımları deniliyordu. Grafiğe bakınca TL geçmişe göre değeri düşük gibi göküyor bu durumda cesaretle japon yeni satıp TL aldığınızda hem faiz hem de parite değişiminden para kazanılıyor. Bunu 1/25 veya 1/10 kaldıraçla yapınca az riskle güzel kazanç elde ediliyor. Aradaki faiz farkı diyelim %5, bunu 10 kaldıraçla yapıca yıllık faiz getirisi kabaca %50 ye geliyor. Faiz farkı, geçmiş değerler de destek verince buraya ister istemez hücum oluyor. Buna karşı durmak gerçekten zor özellikle TCMB dövizde istikrarı savunduğu dönemde.

Son zamanlarda yerli bankalar TL tahvil ihraç ediyor. Bu tahvilleri alan büyük fonlar veya bankalar rahatlıkla JPYTRY kotasyon verme imkanına kavuşuyor. Yerli bankalara döviz açığı konusunda sınırlama var ancak yabancı kurumlar rahatlıkla istedikleri kadar pozisyon açabiliyorlar. Yani bu fonlar TL den tahvilde diyelim yıllık %6-7 kananıyor bu pozisyonlarını spot foreksde % 4-5 den fonlamış oluyor.

Japon yenini borçlanıp TL alan foreksci diyelim %1 ile japon yeni borçlanıp %4-5 faiz getirisi ve parite yükselişi almış oluyor.

Yani JPYTRY satanın da bir mantığı var, alanın da bir mantığı var sanki.

Bizim ülkemize katkısı ise Türkiye'den bir seferlik alınan bono ile sınırlı, zararı da değerlenen TL ile ithalata teşvik ve ihracata engel olarak tüm ekonomiye.

Bill Gross Japonya'nın yaptığını Red Bull içip rahatma ile örneklemiş.

TCMB nin yapabilecekleri malesef sınırlı. Normalde arada bir kuru yukarı aşağı oynatarak bu şekilde TL ye çok kısa vadeli girenleri korkutabilir, ama bu sefer bu durum ekonomide tansiyonu yükseltir.

Belki alakasız olacak ama dünyada altın alacaklısı olan herkes altının borçlusundan alsa o kadar altın kesinlikle yok. Belki sadece 10 da biri belki de çok azı ancak vardır. bu durum TL de malesef var. Bİr yandan finans piyasalarında likidite bolluğu varken öte yandan kredi alacaklara yetecek kadar uygun faizden para yok gibi. TCMB nin de tek tutunduğu dal bu zaten.

http://www.cnbc.com/id/100623378

ariston
11-04-2013, 14:42
Denizbank Citibank'ın bireysel şubelerini ve müşterilerini alacakmış.
600,000 müşteri sayısından bahsediliyor.
Sanırım bu sayının içinde işlem yapan bakiyeli aktif müşteri sayısı çok daha azdır.

Anacak bu müşterilerin tüm iletişim bilgilerini alıp yoğun bir pazarlama yapacaklarından eminim. 15 sen önce ben de citi kredi kartı vardı. Mutlaka bana da ulaşacaklardır.

Garanti Bankası bu satışa ilgi göstermemişti. Muhtemelen buradaki müşterilerin bir çoğu shop&miles kartı v.s. nedeni ile zaten kendi veritabanlarında vardır.


Kredi kartında belirli bir sayıya gelmeden kendi markanızı çıkarmak fizible değil. Denizbank bu portföyü işler hale getirebilirse bonus'dan ayrılıp kendi kredi kartı markasını yaratabilir.

Kendi veritabanlarında olmayan müşterilerin kredi kartına diyelim 250 şer lira puan yükleyip işler hale getirmek mümkün.

Halkabank advantage'dan ayrılıp Paraf markası yarattı. Çok pahalı reklamlar yerine direkt müşteriye yem vermek mümkün.

Bankalar inanların işlem hareketlerinden ve alışkanlıklarından matematiksel analiz yaparak ne tip insan olduklarını buluyorlar.

Geçen gün bir analist büyük bir bankanın müşteriye özel vadeli hesap faizi belirlediğini söyledi TV de. Bazı insanlar hesaplarına % kaç fazi uygulandığını bilmiyor, piyasa faizini de bilmiyor. Genelde tutarları da yüksek. Banka ekrana muhtemelen verilebilecek en yüksek faizi müşteri bazında sınırlıyor. Yoksa pazarlamacı kendi primini düşünüp yüksekden bağlayabiliyor. Pazarlamacıdan ibu tip akıllı programlar ile insiyatifi alıyorlar. Müşteri çok itiraz eder ise onu işaretliyorlardır, bu müşteri fiyata hasas diye.


>>>>>>>>>>>>>>>
Denizbank CEO'su Hakan Ateş, Citi Türkiye bireysel bankacılık biriminin satın almasına yönelik imzalanan anlaşmayla ilgili CNBCe.com Haber Müdürü Burcu Göksüzoğlu'nun sorularını yanıtladı.

Ateş, "Citicorp önemli bir ekol. 7-8 banka ile birlikte başvurduk. İpi göğüslemekten çok mutluyuz. Önemli bir güç getirecek bize. Kredi kartları, mevduat...Yani kısmetiyle beraber geliyor. 600 bin yeni müşterimiz olacak " dedi.

Ateş, satın almanın BDDK tarafından onaylanması durumunda Denizbank'ın bünyesine 22 şube ve 1500 personelin katılacağını aktardı.

'İŞİMİZİ BÜYÜTMEYELİM DEMEDİK'

"Kredilerde büyüme sınırlaması nedeniyle işimizi büyütmeyelim demedik " diyen Ateş, büyüme planlarında daha uzun vadeli baktıklarını söyledi.

Ateş, bu yıl kredilerde hedefledikleri yüzde 20 büyümenin Citi satın almasının etkisiyle yüzde 20'nin biraz üzerine çıkabileceğini kaydetti.

'KURUMSAL VE TİCARİYİ SATMAYACAKLAR'

Ateş, Citi'nin kurumsal ve ticari birimlerini satması durumunda ilgilenip ilgilenmeyeceklerine yönelik soruya ise "Kesinlikle böyle bir satış düşünmüyorlar" yanıtını verdi.

"KATILIM BANKACILIĞINI DÜŞÜNEBİLİRİZ"

Ateş, son dönemde mevduat bankalarının katılım bankacılığına ilgisinin sorulması üzerine de "Lisans verilirse biz de düşünebiliriz. Lisansa bağlı" dedi.

ariston
11-04-2013, 17:16
Odeabank kredi kartı ortağı olarak Akbank Axess'i seçmiş.
WORLD'ün eskiden gelen geniş bir kitlesi var, Bonus bir çok banka ile çalışıyor. İş Bankası maximum ile fazla atak olmadan bu alanda var.

Doğrusu dış açık için kötü olmak ile birlikte bu markalı kredi kartı olayının ekonomide etkisi çok büyük. Vergi ve BES ödemelerine kadar bir çok şey kredi kartı ile yapılabiliyor. Internet'den alış veriş de sürekli gelişiyor. BKM sitesinden kredi kartı büyümesinin ekonominin büyümesinden fazla olduğu görülüyor. Aslında TCMB nin politikalarının eskisi kadar etkili olamamasının nedeni kredi kartı ile ço büyük bir para arzının oluşmuş olması. Herkesin cebinde yüksek limitli kredi kartı oldukça bırakın nakit parayı, banka parası bile kullanılmıyor. Satıcı alıcıyı kredilendirmiş oluyor, banka sadece arada aracı ve garantör oluyor(komisyonunu cebe atıyor).

Müşteriyi bir kere taksit sarmalına sokunca kredi kartını sıfırlayıp başka karta geçmek imkansız gibi. Müşteri paralı ise size düşük oranlardan mevduat yapıyor veya fon alıyor, parasız ise güzel faizi geliri bırakıyor. İş yeri tarafın da o işletmenin işlemlerini alabiliyorsunuz. Kredi kartı ürünleri oldukça standart olduğu için ucuz iş gücü ve yüksek teknoloji ile bu iş döndürülebiliyor.

Yalnız benim gözlemlediğim kredi kartı pazarlamasını en iyi kurgulyan Bonus markası, ayrıca takım sponsorlukları ile Süper lig'deki taraftarkart piyasasını da ele geçirmişler. Müşterilerin ne tip bonus kampanyası istediğini öğrenmek için özel öneri sitesi bile kurmuşlar.

Bazı kartların düzenlediği Benzin olayında matematiksel tuzak var, 4 kere 50 liralık al 30 lira kazan gibi kampanyaları malesef herkes tutturamıyor, ama elinde o karttan yok ise canın sıkılıyor. Bu kampanyaları düzenleyenler geçmişe yönelik analiz yapıp öyle bir ayarlıyorlar ki , banka bir şekilde zarar etmiyor.

>>>>>>>>>>>>
AKBANK T.A.Ş. / AKBNK [] 11.04.2013 17:35:54


Özel Durum Açıklaması (Genel)


Ortaklığın Adresi : Sabancı Center 34330 4.Levent/İSTANBUL
Telefon ve Faks No. : Tel: (212) 385 55 55 Fax: (212) 278 18 98 - (212) 269 73 83
Ortaklığın Yatırımcı/Pay Sahipleri İle İlişkiler Biriminin Telefon ve Faks No.su : Tel : (212) 385 54 45 Fax: (212) 278 40 28
Yapılan Açıklama Ertelenmiş Açıklama mı? : Hayır
Özet Bilgi : Odea Bank ile imzalanan işbirliği anlaşması hk.


AÇIKLAMA:
Bankamız ile Odea Bank arasında Axess üye işyeri ağı paylaşımı ve marka kullanımına ilişkin bir işbirliği anlaşması imzalanmıştır. İşbirliği ile ilgili gelişmeler resmi kurumlardan alınacak izinleri takiben kamuoyu ile paylaşılacaktır.

ariston
14-04-2013, 16:00
Cuma günü altın %5 düşmüş. Bizde bankalar halktan topladığı altını Merkez Bankası'nda zorunlu karşılık olarak tutuyor. Yaklaşık 237 ton kadar altın var herhalde. %5 düşüş sonrasında buradaki eksikliği tamamlamaları için TL kaynak bulmaları gerekecek. Tutar çok büyük değil ancak düşüş sürer ise yine de yaklaşık 1 milyar TL yi piyasadan çekip buraya aktarmaları gerekebilir.

>>>>>>>>>>>>>>>>
http://www.tcmb.gov.tr/yeni/duyuru/2013/DUY2013-02.htm
Zorunlu karşılık oranları, 1 Şubat 2013 tarihli yükümlülük cetvelinden itibaren geçerli olacak ve tesis dönemi 15 Şubat 2013 tarihinde başlayacaktır.
Ayrıca, Türk lirası zorunlu karşılıkların altın cinsinden tesisine ilişkin rezerv opsiyonu katsayısı tüm dilimler için 0,1 puan yükseltilmiştir. Bankalar söz konusu imkânı istikrarlı bir şekilde kullanmakta olup, yararlanma oranı yüzde 82,6 düzeyindedir. Mevcut imkân dâhilinde Türk lirası zorunlu karşılıklar için 12,7 milyar ABD doları değerinde 237 ton altın tutulmaktadır. Yapılan değişiklik sonucunda imkânın aynı oranda kullanılması hâlinde, Bankamız altın rezervlerinde yaklaşık 900 milyon ABD doları değerinde 16,5 ton artış olması beklenmektedir.
Türk lirası zorunlu karşılıklardaki altın ROK artışı 15 Şubat 2013 tarihli yükümlülük cetvelinden itibaren geçerli olacak ve tesis dönemi 1 Mart 2013 tarihinde başlayacaktır.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.

brokerüstad
15-04-2013, 18:51
Bankacılık sektörü kredi hacmi geriledi
Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 5 Nisan itibarıyla bir önceki haftaya göre 2 milyar 620 milyon TL azalışla 844 milyar 431 milyon TL düzeyine geriledi. Tüketici kredileri 5 Nisan itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 0.4 oranında artışla 206 milyar 464 milyon TL'den 207 milyar 316 milyon TL'ye yükseldi. Tüketici kredileri 2012 yılı sonuna göre yüzde 6.8, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.4 oranında artış gösterdi
ANKARA (ANKA) -Bankacılık sektöründe mali kesim dahil krediler toplamı 5 Nisan itibarıyla bir önceki haftaya göre 2 milyar 620 milyon TL azalışla 844 milyar 431 milyon TL düzeyine geriledi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) Haftalık Bülteni'nde açıkladığı geçici verilere göre bankacılık sektöründe krediler toplamı (mali kesime verilenler dahil) 5 Nisan itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 0.3 oranında, 2 milyar 620 milyon TL tutarında azalışla 847 milyar 51 milyon TL'den 844 milyar 431 milyon TL'ye geriledi. Krediler 2012 yılı sonuna göre yüzde 4.8 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19.4 oranında artış gösterdi.
5 Nisan itibarıyla mali kesim hariç krediler toplamı bir önceki haftaya göre yüzde 0.1 oranında azalışla 771 milyar 149 milyon TL'den 770 milyar 133 milyon TL'ye geriledi. Mali kesim hariç kredilerde 2012 yılı sonuna göre yüzde 5.1 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.9 oranında artış yaşandı.

-TÜKETİCİ KREDİLERİ 207.3 MİLYAR TL'YE ULAŞTI

5 Nisan itibarıyla mali kesim hariç, katılım bankalarının dahil edildiği tüketici kredileri bir hafta önceye göre yüzde 0.4 oranında artışla 206 milyar 464 milyon TL'den 207 milyar 316 milyon TL'ye yükseldi. Tüketici kredileri 2012 yılı sonuna göre yüzde 6.8, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.4 oranında artış gösterdi.

-KONUT KREDİLERİ 92.6 MİLYAR TL'YE YÜKSELDİ-

Tüketici kredilerinin dağılımı incelendiğinde konut kredileri 5 Nisan itibarıyla 92 milyar 625 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.6 oranında, 2012 yılı sonuna göre yüzde 7.7 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.4 oranında artış gösterdi.

-TAŞIT KREDİLERİ ARTTI-

Taşıt kredileri 5 Nisan itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 0.2 oranında artışla 7 milyar 971 milyon TL'ye yükseldi. Taşıt kredileri 2012 yılı sonuna göre yüzde 0.4 oranında azalırken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.3 oranında arttı.

-İHTİYAÇ KREDİLERİ 73.1 MİLYAR TL'YE ULAŞTI-

5 Nisan itibarıyla bankacılık sektörünün verdiği ihtiyaç kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.6 oranında artarak 73 milyar 114 milyon TL oldu. İhtiyaç kredileri 2012 yılı sonuna göre yüzde 8.7, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16.6 oranında arttı. Anılan dönemde diğer tüketici kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.2 oranında azalışla 33 milyar 606 milyon TL'ye geriledi.

-TÜKETİCİLERİN BANKALARA TOPLAM BORCU 280.3 MİLYAR TL'Yİ AŞTI-

5 Nisan itibarıyla tüketicinin krediler ve kredi kartları aracılığıyla yaptığı harcamaların toplamı bir önceki haftaya göre 886 milyon TL artışla 279 milyar 437 milyon TL'den 280 milyar 323 milyon TL'ye yükseldi.

-MEVDUAT 832.6 MİLYAR TL'YE GERİLEDİ-

Bankacılık sektöründe bankalararası dahil mevduat 1 haftalık dönemde 7 milyar 862 milyon TL azalışla 840 milyar 432 milyon TL'den 832 milyar 570 milyon TL düzeyine geriledi. Mevduat 2012 yılı sonuna göre yüzde 1.9 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.6 oranında artış gösterdi.(ANKA)
(HGS/ÖZK)

http://www.haberx.com/bankacilik_sektoru_kredi_hacmi_geriledi(17,n,11288 789,718).aspx

brokerüstad
22-04-2013, 19:39
Türkiye'de Bankacılık Sistemi Banka, Şube ve Personel Sayıları Mart 2013 raporuna göre, bankacılık sektöründe çalışan erkek sayısı 93 bin 464, kadın sayısı 95 bin 284 düzeyinde gerçekleşti.

Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) ''Türkiye'de Bankacılık Sistemi Banka, Şube ve Personel Sayıları Mart 2013'' raporu yayımlandı.

Rapora göre, bankacılık sisteminde Ocak-Mart 2013 döneminde faaliyet gösteren banka sayısı 49 olurken, mevduat bankaları sayısı 32, kalkınma ve yatırım bankaları sayısı 13 ve katılım bankaları sayısı 4 olarak gerçekleşti.

Mevduat bankalarından 3 tanesi kamu sermayeli, 12 tanesi özel sermayeli ve 16 tanesi yabancı sermayeli banka olarak sıralandı.

-Şube sayısı 10 bin 381 oldu-

Rapora göre 2013 ilk çeyrek itibariyle mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının toplam şube sayısı, Ekim-Aralık 2012 dönemine göre 147 adet, geçen yıl ilk çeyrek dönemine göre 495 adet artarak 10 bin 381 oldu.

2012 yıl sonuna göre şube sayısı kamusal sermayeli mevduat bankalarında 39, özel sermayeli mevduat bankalarında 77, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 32 adet artarken, kalkınma ve yatırım bankalarında ise 1 adet azaldı.

Ocak-Mart 2013 dönemi sonu itibariyle mevduat bankalarında banka başına ortalama şube sayısı 323 oldu. Bu rakam kamusal sermayeli mevduat bankalarında 1.039, özel sermayeli mevduat bankalarında 431, yabancı sermayeli bankalarda ise 128 adet olarak gerçekleşti.

Çalışan sayısı 188 bin 748'e yükseldi

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı Ekim-Aralık 2012 dönemine göre 2 bin 650 (yüzde 1,4 oranında), son bir yılda 7 bin 333 kişi (yüzde 4 oranında) artarak 188 bin 748 oldu.

2012 yıl sonu rakamları ile karşılaştırıldığında çalışan sayısı, kamusal sermayeli mevduat bankalarında 14 kişi azalırken, özel sermayeli mevduat bankalarında 1.486, Fon bankasında 3, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 1.111, kalkınma ve yatırım bankalarında 64 kişi arttı.

Ocak-Mart 2013 dönemi itibariyle, banka çalışanlarının yüzde 27'si kamusal sermayeli mevduat bankaları, yüzde 49'u özel sermayeli mevduat bankaları, yüzde 21'i yabancı sermayeli mevduat bankaları ve yüzde 3'ü ise kalkınma ve yatırım bankaları tarafından istihdam edildi.

Mevduat bankalarında banka başına çalışan sayısı 5 bin 743 oldu. Bu rakam kamu sermayeli bankalarda 17 bin 191, özel sermayeli bankalarda 7 bin 675 ve yabancı sermayeli bankalarda 2 bin 493 olarak gerçekleşti.

Kadın çalışan sayısı

Rapora göre, Ocak-Mart 2013 dönemi itibariyle, bankacılık sektöründe çalışanların yüzde 1'i ilköğretim, yüzde 17'si orta öğretim, yüzde 76'sı yükseköğretim kurumları mezunu, yüzde 6'sı ise yüksek lisans ve doktora yapmış olanlardan oluştu.

Kamusal sermayeli ve özel sermayeli mevduat bankalarında çalışanların yüzde 83'ünü yükseköğretim kurumlarını bitirmiş ve lisansüstü eğitim yapmış personelden oluştu. Bu oran, yabancı sermayeli mevduat bankalarında ve kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 80 şeklinde gerçekleşti.

Bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 50,5 olurken, bu oran kamusal sermayeli mevduat bankalarında yüzde 43, özel sermayeli mevduat bankalarında yüzde 54, yabancı sermayeli mevduat bankalarında yüzde 54, Fon bankasında yüzde 37, kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 33 düzeyinde gerçekleşti.

Kamu sermayeli bankalarda çalışan erkek sayısı 29 bin 357, kadın çalışan sayısı 22 bin 36 oldu. Özel sermayeli bankalarda ise kadın çalışan sayısı 49 bin 870, erkek çalışan sayısı 42 bin 228 olarak belirlendi.

Bankacılık sektöründe çalışan erkek sayısı 93 bin 464 iken, kadın sayısı 95 bin 284 kişi oldu.

Kaynak: AA

http://ekonomi.haber7.com/sektorler/haber/1017314-bankacilikta-kadinlar-erkeklere-fark-atti

ariston
25-04-2013, 10:15
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Hukumetten-milyonlari-ilgilendiren-adim/143038

Hükümet bankaların kullandığı kredilerin daha üretken alanlara gitmesi için çalışma yapıyor anlaşılan.

Burada düzenlemel çok dikkatli yapılmalı. Bankaların en iyi bildiği şey arbitraj" dır. Yani ticari kredilere daha düşük bir vergi gelince, şahıs kredilerini bir şekilde ticariye çevirebilirler. Yani yapılcak düzenleme çok net olmalı.

Mesela ticari kredi almak isteyenlere konut kredisi verilebiliyor.

Hatta geçen bir yerde haber vardı, banka bir müşterisine vadeli hesap yerine BES açalım daha karlı demiş.
Zaten hükümet bu durumu anlayıp yeni bir düzenleme yaptı, kısa sürede BES'den çıkanlardan ek vergi alacaklar.

Sonuçda ticari kredi işinde daha yoğun olan bankalar için bir avantaj yaratılacak galiba.

brokerüstad
26-04-2013, 19:15
Bankacılık sektörü kredi hacmi 808 milyar TL
Bankacılık sektörü kredi hacmi 12-19 Nisan tarihleri arasında 3 milyar 28 milyon TL artışla 808 milyar 66 milyon TL'ye yükseldi.ANKARA(ANKA) - Bankacılık sektörü kredi hacmi 12-19 Nisan tarihleri arasında 3 milyar 28 milyon TL artışla 808 milyar 66 milyon TL'ye yükseldi.
Merkez Bankası Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre 12-19 Nisan haftasında bankacılık sektörünün kredi hacmi 3 milyar 28 milyon TL artışla 808 milyar 66 milyon TL'ye yükseldi. Verilen kredilerin 794 milyar 331 milyon TL'sini mali olmayan kesime verilen krediler, 13 milyar 735 milyon TL'sini mali kesime verilen krediler oluşturdu.
Mali olmayan kesime yönelik kredilerin 710 milyar 780 milyon TL'sini mevduat bankaları, 31 milyar 160 milyon TL'sini kalkınma ve yatırım bankaları, 52 milyar 370 milyon TL'sini katılım bankaları, 21.6 milyon TL'sini ise Merkez Bankası tarafından verildi.
Mali kesime verilen kredilerin 8 milyar 501 milyon TL'si mevduat bankaları, 5 milyar 227 milyon TL'si kalkınma ve yatırım bankaları, 6.8 milyon TL'si katılım bankaları tarafından kullandırıldı.

-TAKİPTEKİ KREDİ ALACAKLARI 25.4 MİLYAR TL-

Bankacılık sektörünün 12-19 Nisan tarihleri arasında takipteki kredi alacakları 16.9 milyon TL azalışla 25 milyar 375 milyon TL'ye geriledi. Bu dönemde bankaların takipteki krediler karşılığında ayırdığı özel karşılıklar ise 117.7 milyon TL artışla 19 milyar 205 milyon TL oldu.

-YURTİÇİ KREDİLER 802.3 MİLYAR TL-

19 Nisan itibarıyla 808 milyar TL düzeyinde gerçekleşen Merkez Bankası hariç bankacılık sektörü kredilerinin 802.3 milyar TL'si yurtiçi, 5.8 milyar TL'si yurtdışı kredilerden oluştu.
Bankacılık sektörü menkul değerleri 19 Nisan itibarıyla bir önceki haftaya göre 963 milyon TL azalışla 229.3 milyar TL olurken, toplam mevduatlar ve fonların büyüklüğü bir önceki haftaya göre 4 milyar 462 milyon TL artışla 772.2 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.(ANKA)
(BRŞ/ÖZK)

http://www.haberx.com/bankacilik_sektoru_kredi_hacmi_808_milyar_tl(17,n, 11301337,153).aspx

brokerüstad
27-04-2013, 18:13
Merkez Bankası'nın 16 Nisan'da faizleri indirimesinin ardından gözler bankalara çevrildi. Akbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, ING Bank Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Uygun Odeabank Stratejik Planlama Grup Müdürü Erkan Dernek faizlerin düşebileceği öngörüsünde bulundu.

Banka yöneticileri, piyasalarda TCMB'nin kararları sonrası kredi faiz oranlarında düşüş olacağı beklentisinin hakim olduğunu belirtiyor. Banka yöneticileri, Merkez Bankasının aralık ayında politika faizinde 25 baz puan indirime gitmesinin ardından sektör genelinde kullandırılan "Konut Taşıt İhtiyaç" tüketici kredilerinde aralık ayından nisan ayının ortalarına kadar ortalama 100 baz puan indirimin gerçekleştiğini ifade ediyor.

Merkez Bankasının 16 Nisan'da gerçekleştirdiği PPK toplantısında faiz indirimlerinin ardından kararın kredi faizlerine olası etkilerini banka yöneticileri AA muhabirine değerlendirdi.

"Faizlerde düşüş trendinin devam etmesi beklenebilir"

Akbank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, Merkez Bankasının aldığı kararın bankaların fonlama maliyetlerine yansıyacağını belirtti.

Öte yandan Merkez Bankasının 16 Nisan'da 50 baz puanlık indirim öncesinde, en son politika faizi indirimini 25 baz puanla 2012 aralık ayı ortasında yaptığını hatırlatan Tözge, şunları kaydetti:

"Sektördeki bireysel kredi faizlerine baktığımız zaman son politika faiz değişikliği yapılan aralık ortasında, sektör genelinde kullandırılan 'Konut Taşıt İhtiyaç' kredilerinin ortalamada yüzde 12,42 olan faizlerinin nisan ortası itibariyle yüzde 11,53'e düştüğünü, bu iki tarih aralığında yaklaşık 100 baz puan indirimin zaten gerçekleştiğini görüyoruz. Dolayısıyla sektör, piyasalardaki gelişmelere paralel olarak faiz indirimi beklentisini bir süredir fiyatlarına yansıtmaya başlamıştı diyebiliriz."

Yeni politika faizinin piyasa yansımaları ve ekonomi yönetiminin kredi büyümesiyle ilgili alacağı makro ihtiyati tedbirlerin beraber değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tözge, "Bireysel kredi faizlerinin tekrar gözden geçirilmesi ve bu perspektifte faizlerde düşüş trendinin devam etmesi beklenebilir. Akbank olarak her zamanki gibi rekabetçi faiz oranlarımıza ve prosedürsüz kredi kullandırım uygulamalarımıza devam ederek, bireysel kredilerdeki lider duruşumuzu sürdüreceğiz" dedi.

"Zaman zaman kısa vadeli faizlerin yükseldiğini görme riskimiz var"

ING Bank Bireysel Bankacılık Pazarlama, Satış ve Alternatif Dağıtım Kanallarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Uygun da bankaların fonlama maliyetine yansıyan düşüşün kredi ve mevduat faizlerini etkileyeceğini belirterek, "Ancak halihazırda faizlerde çok ciddi düşüş olduğunu düşünecek olursak etkinin TCMB'nin 50 baz puanlık indirimine denk olmasını beklememek uygun olur" beklentisini dile getirdi.

Özellikle konut kredi faizlerindeki düşüşün talebi olumlu etkilediğini daha önce gördüklerini ve dolayısıyla bu eğilimin yakın dönemde de devam edebileceğini aktaran Uygun, burada önemli olan diğer bir konunun da TCMB'nin politika esnekliğini koruyor olması ve küresel belirsizlikler nedeniyle sermaye akımlarındaki oynaklığa dikkati çekmesi olduğunu söyledi.

Uygun, "Dolayısıyla son indirime rağmen zaman zaman kısa vadeli faizlerin yükseldiğini görme riskimiz var ayrıca TCMB sermaye akımlarının etkisini dengelemek için sterilizasyon da yapıyor. Bu da bankaların kendi likidite ve fonlama durumlarına göre hareket etmesine neden olabilir" dedi.

Gelişmelerin güven ortamındaki iyileşmeye ve bunun kalıcılığına bağlı olduğunu anlatan Uygun, mevcut düşük faiz ortamında bankacılık genelinde olduğu gibi bireysel kredilerdeki yoğun rekabetin devam edeceğini vurguladı.

Merkez Bankasının son kararında, kredi büyümesinin yüzde 15'lik referans değerin üzerinde seyrettiğini ve bunu sermaye akımlarını rezerv opsiyon mekanizması kanalıyla sterilize ederek kredi büyümesini kontrol altında tutmak isteğinin görüldüğünü aktaran Uygun, "Ancak tüketici kredileri büyümesi genelde ön planda izleniyor, bunu da biliyoruz. Tüketici kredilerinde, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık yüzde 6,5 oranında büyüme gerçekleşti. Büyümenin 2013 sonuna kadar aynı hızda devam etmeyeceğini, geçen yılın üzerinde gerçekleşecek olsa da ciddi bir fark olmasını da beklemiyoruz" diye konuştu.

"Kredi faizlerinde bir miktar düşme eğilimi olabileceğini tahmin ediyoruz"

Odeabank Stratejik Planlama Grup Müdürü Erkan Dernek ise kredi faizleri konusunda TCMB'nin faiz indirimlerinin yanı sıra likidite koşullarındaki tutumunun da önemli olduğunu söyledi.

TCMB'nin bir önceki faiz indirimleri sırasında ortalama fonlama faizini repo piyasasındaki likiditeyi kısarak artırma eğilimine girdiğini belirten Dernek, bu yüzden piyasada tüketici kredi faizlerinin sınırlı bir şekilde azalırken mevduat faizlerinin yataya yakın seyredip son haftalarda çok az artış sinyalleri verdiğini ifade etti.

Dernek, bu ay global büyüme endişelerinin ve emtia fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle faiz indirimlerine devam eden Merkez Bankasının enflasyon beklentisinde rahat olduğu sinyalini verdiğine işaret etti.

Cari dengeyi ön planda tuttuğu için Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesini özellikle takip edeceğini belirten Merkez Bankasının, tüketici kredilerinde aşırı artış konusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) önlemler alabileceğini öngören Dernek, şunları kaydetti:

"Ayrıca piyasaya ihtiyaç duyulan likiditeyi sağlamaya devam edeceği mesajını verdi. Geçen ayki demeçlerle karşılaştırıldığında likidite yönünde baskıların azalması ve dolayısıyla ortalama fonlama faizlerinde düşme eğilimi anlamına geliyor. BDDK'nın cari açığa doğrudan etkisi nedeniyle sadece bireysel krediler için önlem alabileceğini Merkez Bankasının ise büyümeyi destekleyici politikaları odaklanacağını tahmin ediyoruz. Bütün bu gelişmeler ışığında enflasyonun azalma eğilimi ve fonlama maliyetlerindeki düşüş ile beraber gelecek dönemlerdeki olası faiz indirimleri de göz önüne alınınca bugünkü ortalama yüzde 6,5 olan mevduat faizlerin yüzde 6 seviyelerine doğru yaklaşacağını ve buna bağlı olarak da kredi faizlerinde bir miktar düşme eğilimi olabileceğini tahmin ediyoruz."
Bu yüzden BDDK önlemleri gelene kadar kredi faizleri kısa dönemde düşme eğiliminde olsa da BDDK'nın alacağı önlemlere göre tüketici kredi faizlerinin baskı altında kalacağını öngören Dernek, "Tahminlerimiz arasında tüketici kredisi provizyonlarını artırmak, sermaye yeterliliğine konu olan risk ağırlıklarını artırmak, vergi oranlarını artırmak gibi tüketici kredisi maliyetlerini artırmaya yönelik önlemler var. Bu aksiyonlar kredi faizlerindeki olası düşüşü baskı altına alıp bugünkü değerlerinde yataya yakın seyretmelerine sebep olabilir" değerlendirmesini de
http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/1019395-merkezden-sonra-bankalar-da-faiz-indirecek

brokerüstad
30-04-2013, 17:54
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bültenine göre, mali kesime verilen kredilerin toplamı aynı dönemde yüzde 5,27 artarak 16 milyar 32 milyon lira oldu.

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 19 Nisan itibariyle 851 milyar 852 milyon liraya ulaştı.

Bankacılık sektörünün mali kesim hariç toplam kredi hacmi 776 milyar 678 milyon lira olarak belirlendi. Söz konusu rakam, 12 Nisan'da 775 milyar 162 milyon lira seviyesindeydi.

Mali kesim hariç sektörün spot kredi toplamı bir haftada yüzde 0,18 azalarak 99 milyar 827 milyon lira olarak gerçekleşti.

Tüketici kredileri

BDDK verilerine göre, 1 haftalık süreçte tüketici kredileri tutarı yüzde 0,33 artışla 208 milyar 828 milyon liradan 209 milyar 525 milyon liraya ulaştı.

Tüketici kredilerinin 93,6 milyar lirası konut, 8 milyar lirası taşıt, 74 milyar lirası ihtiyaç, 33,8 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu.

Bir haftalık süreçte taksitli ticari kredilerin tutarı, yüzde 0,29 artışla 98 milyar 232 milyon liradan 98 milyar 515 milyon liraya yükseldi.

Bankaların bireysel kredi kartları alacak tutarı 19 Nisan itibarıyla 73 milyar 104 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutar, 12 Nisan itibarıyla 73 milyar 675 milyon lira düzeyindeydi. Bankaların taksitli bireysel kredi kartı alacak tutarı 40 milyar 786 milyon lira, taksitsiz bireysel kredi kartı alacak tutarı ise 32 milyar 318 milyon lira olarak gerçekleşti.

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/1020528-bankacilik-sektorunde-kredi-hacmi-artti

brokerüstad
30-04-2013, 22:22
Bankalardan işlem yaparken saate mutlaka dikkat edin...Çünkü bankalar geç EFT İşlem Ücreti" adı altında gündüz gönderilen EFT'lere göre kat kat fazla ücret almaya başladı

Tüketicilerin www.sikayetvar.com'a gönderdikleri şikayetlere göre; bankalar şimdi de 16.00'dan sonra yapılan EFT işlemleri için "Geç EFT İşlem Ücreti" adı altında gündüz gönderilen EFT'lere göre kat kat fazla ücret almaya başladı.

Bankalar günün her saatinde internetten ya da mobil olarak para transferi yapılabileceğini duyururken bunu fırsata çevirmeyi de unutmadı. Bankalardan yapılan işlemlerde Elektronik Fon Transferi (EFT) ücretleri bankadan bankaya ve işlem cinsine göre değişirken bu ücretlere birde geç EFT işlem ücreti eklendi. Şikayetlere göre, bankalar 16.00'dan sonra EFT işlemi yapan müşterilerine artı masraf çıkarmaya başladı. Geç EFT işlem ücretine sinirlenen tüketiciler Şikayetvar'a gönderdikleri şikayetlerle bankaları topa tuttular:

EFT'lerde saat uzadıkça ücret artıyor

"Bankanın maaş müşterisi olduğum için EFT işlemlerinde herhangi bir işlem masrafı ödemiyordum. Bu hafta içinde16.30 civarında yaptığım bir EFT işleminden banka 5 TL kesinti yaptı. Müşteri hizmetlerini aradığımda saat 16.00 - 17.00 arası geç EFT işlemi olduğundan ücret alındığı söylendi. Bu konuda bu zamana kadar bana herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. EFT işlemi yaptığım sayfada da her zaman ücretsiz olduğundan masraf başlığını kontrol bile etmedim. Bu zamana kadar herhangi bir ücret alınmazken neden birden böyle bir kesinti yoluna gidildi."

Bankaların yeni uygulaması

"Saat 16:50 da yaptığım EFT işleminden 5 TL ücret alındı. Şubeyi aradığımda bunun yeni bir uygulama olduğu ve müşterilerin kısa mesaj ile bilgilendirildiği söylendi. Fakat bana böyle bir mesaj gelmedi. Anlaşmaya rağmen ve herhangi bir bilgilendirme yapılmadan geç EFT ücreti adı ile yapılan bu para alma durumunu kınıyorum."

Geç EFT işlem ücreti kızdırdı!

"Geç EFT adındaki ürünleri akşam 16 ile 17:15 arasında 5 TL karşılığı EFT'nizi gerçekleştiriyor, maaş müşterisi dahi olsanız bu ücret alınıyor. Geç EFT'ye kaldığı için ücret alınacağından gerçekleştiremediğim transferimi; ertesi gün EFT emri verdim. Ancak bankam, koskoca bir gün 08:00'den 16:00'ya kadar gerçekleştirmediği EFT işlemini nedense 16:41'de gerçekleştiriyor ve 5 TL ücreti tahsil ediyor. Hesaplarımı kontrol ettiğinde komisyon tutarını görüyorum. Ben geç EFT isteseydim aynı gün ücretini öder transferimi gerçekleştirirdim.EFT emrini verirken ücret kısmında '0 TL' yazmaktaydı. EFT emirlerinde saat seçebilme lüksümüz bulunmadığından bankanın inisiyatifine kalmışız.Benden haksız yolla alınan bu 5 TL'nin iadesini talep ediyorum. "

Kaynak: AA

http://ekonomi.haber7.com/turkiye-ekonomisi/haber/1020710-bankalardan-islem-yaparken-saate-dikkat-edin

ariston
08-05-2013, 13:58
Bankalar düşük faizle kredisini yenilemek isteyen KOBI'lere takoz koymuş. Bizim bankacılarımız çoğu mühendistir ve iyi eğitimlidir. Düşen faizde kredilerde kayıp yaşamamak için kredisini yenilemek isteyenlere engel oluyorlarmış(% 4 komisyon istenmiş bazı bankalarda). Konut kredilerinde mevzuat var ama diğer kredilerde yok. KOBI'nin başka bir bankadan limit alması ve kredi bulup eski bankasındaki kapaması çok zor zaten.

Galiba bu gidiş ile İstanbul Dünya Fianans merkezi olur. Şapkadan tavşan çıkarmasını çok iyi biliyorlar. Bu tarafta hukuku çok iyi bilen, uyanık zeki adamlar, karşı tafata çaresiz müşteriler ve olayları geriden takip eden kamu.

Tüketici işlemlerine standart komisyon getirilmesini bile içlerine sindiremiyorlar, e-ekstreden de ücret almaya başlamışlar. Yakında e-dekontdan da ücret alırlar. Internete müşterileri alıştırdılar bakalım orada ne gibi ücretler çıkacak. Kullanmadığım kredi kartlarını kapatamıyorum illa şubeye gitmek gerekiyor. Kayboldu yenisini istemiyorum dediğim halde tekrar göndermişler.

http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1352521-caglayan-bankalar-dusen-faizleri-kobilere-yansitmali

Konut kredileri için mevcut yasalarda yüzde 2'lik bir tavan bulunduğunu söyleyen Çağlayan, diğer alanlarda bu alanın sınırlanmadığını dile getirerek, "Şu anda bir tasarımızın içine bununla ilgili bir madde koyarak bu alanı bankacılık sisteminin keyfine bırakmayacağız. Burada bir tavan getiriyoruz şimdi. Bir kısıt getiriyoruz. Vatandaşı, çiftçimizi ,KOBİ'mizi, köylümüzü bankaların elinde oyuncak olmaktan çıkartacağız."

ariston
10-05-2013, 03:18
Google trendsden bankacılık ile ilgili ürünlere olan ilgi analiz edilebilir.

Kredi Kartı Başvurusu azalmaya başlamış. Bence sektör doyuma ulaştı, artık insanlar kullanmadıklarını iptal etmeye başlar.

https://www.google.com/trends/explore#geo=TR&q=%22kredi+kart%C4%B1+ba%C5%9Fvurusu%22&cmpt=q

"kredi hesaplama" artış gösteriyor
https://www.google.com/trends/explore#geo=TR&q=%22kredi+hesaplama%22&cmpt=q

mevduat faiz oranları hafif bir düşüş trendinde
https://www.google.com/trends/explore#q=%22mevduat+faiz+oranlar%C4%B1%22&cmpt=q

https://www.google.com/trends/explore#q=%22vadeli+mevduat%22&cmpt=q

genel olarak faiz oranları konusu şu sıralar çok aranıyor. Kredisini yenilemek isteyenler, yeni kredi arayanlar veya banka mevduat faizi öğrenmek isteyenler artmış. Bir kırılma noktası gibi. Şu sıralar pazar kapmak isteyenlerin bir faiz kampanyası yapması etkili olur.
https://www.google.com/trends/explore#geo=TR&q=%22faiz+oranlar%C4%B1%22&cmpt=q

https://www.google.com/trends/explore#geo=TR&q=%22kredi+faiz+oranlar%C4%B1%22&cmpt=q




Bunların dışında "kiralık daire" "satılık daire" aramalarının nerelerden geldiğine bakarak oralarda daha detay araştırma yapılabilir. Kiralık daire aramaları mevsimsellik arz ediyor. Ev kiraya vermek için ideal zaman "ağustos-eylül", kirada oturmak için "aralık şubat".


https://www.google.com/trends/explore#q=kiral%C4%B1k%20daire&cmpt=q

Detaya girince mesela Eskişehir ve Bolu'da kiralık ev sıkıntısı var galiba.

brokerüstad
12-05-2013, 09:03
İSTANBUL - Bankacılık sektörünün Mart döneminde net karı yüzde 16.3 artışla 6.95 milyar lira oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayımlanan Türk Bankacılık Sektörü Genel Görünümü raporunda şu bilgiler yer aldı:

*Bankacılık sektörünün Mart döneminde aktif toplamı yüzde 4.2 artışla 1.43 trilyon lira oldu

*Bankacılık sektörünün Mart döneminde brüt takipteki alacakları yıl sonuna göre yüzde 9.2 artışla 25.6 milyar lira oldu

*Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu Mart döneminde yüzde 17.4 oldu

http://www.dunya.com/bankalarin-kari-ilk-ceyrekte-yuzde-163-artti-191115h.htm

brokerüstad
12-05-2013, 09:04
http://www.dunya.com/dunyanin-en-guclu-18-bankasi-secildi-191083h.htm

ariston
14-05-2013, 18:45
Şu an şube olarak faaliyet gösterecekler herhalde. Direkt olrak yer almanın bazı avantajları var. TBB ye üye olabilirler. Frimalar hakkında risk raporlarına ulaşabilirler.

Yani kredi vermeden önce şirketin ve ortakların durumu inceleme imkanı var.

Bizim bankalar ortalama %4 faiz marjı ile çalışıyormuş. Tek şubede başlayıp belirli bölgelerde de ek şube açabilirler. İlk şubelerin hacmi çok oluyor, ondan sonra azalarak gidiyor. Şu an daha çok proje kredisi verme, sermaye piyasaları, ihracatçılara v.s. büyük tutarlı ticari krediler vereceklerini sanıyorum.


Piyasayı tanıyınca belki uygun bir bankayı satın alırlar yada şube yerine ayrı bir banka olabilirler.

Operasyon hizmetini bir bankadan almaları lazım, yoksa işin maliyetini karşılamaları zor. Denizbank'ın yan kuruluşu bu işlere bakıyor genelde.

Sonuç olarak yeni gelenler var, burada rekabetin olmadığını ve karlılığa izin olduğunu görüyorlar.

http://www.thelira.com/haber/119117/bddk-yeni-yabanciya-izin-verdi

Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yer alan karara göre, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 6 ncı ve 9 uncu maddeleri ile Bankaların İzne Tabi İşlemleri İle Dolaylı Pay Sahipliğine İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, İtalya’da yerleşik Intesa Sanpaolo S.p.A.’nın Türkiye’de 300 milyon ABD doları karşılığı Türk Lirası sermayeli ilk şubesinin açılmasına izin verilmesine karar verildi.

brokerüstad
15-05-2013, 22:28
Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB), banka cılık sözleşmeleriyle ilgili yayınladığı yeni tebliğ ile her bir ürün veya hizmet için ayrı ayrı olmak üzere müşterinin talebinin alınması zorunlu hale getirildi.

TBB'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de faaliyet gösteren tüm mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının üye olduğu TBB, 9 Mayıs 2013 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile iki yeni tebliğ yayınladı.


"Bankaların Bireysel Müşterileriyle Yapacakları Sözleşmelerin Şekil ve İçeriğinde Yer Alması Gereken Asgari Hususlar ile Sözleşmelerin Uygulanacağı İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar" hakkında yeni tebliğde bankaların bireysel müşterileriyle yapacakları sözleşmelerin şekil ve içeriği belirlenirken, "Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetinin Oluşumu, Çalışma Esas ve Usulleri" hakkında tebliğde Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetinin çalışma esasları ile ilgili değişiklikler yapıldı.



Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) rehberliğinde ve uygun görüşü alınarak hazırlanan banka sözleşmeleriyle ilgili düzenlemede, bankaların bireysel müşterilerinin alacakları ürün ve hizmetler hakkında önceden açıkça ve doğru şekilde bilgilendirilmesi hedefleniyor.


1 Eylül 2013 tarihinden itibaren geçerli olacak "Bankaların Bireysel Müşterileriyle Yapacakları Sözleşmelerin Şekil ve İçeriğinde Yer Alması Gereken Asgari Hususlar ile Sözleşmelerin Uygulanacağı İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar" hakkında tebliğde bankaların bireysel müşterileri ile yapacakları sözleşmelerin şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgari hususlar belirlendi.

Yeni tebliğde, her bir ürün veya hizmet için ayrı ayrı olmak üzere müşterinin talebinin alınması zorunlu hale getirildi. Bankalar müşteri taleplerini alırken sundukları ürün veya hizmet hakkında müşteriyi ilgili konunun faiz ve ücretleri konusunda bilgilendirecek.

Yeni tebliğe göre tüketici kredisi sözleşmeleri ve kredi kartı sözleşmeleri Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. maddesi uyarınca en az 12 punto ve koyu siyah harflerle yazılı olarak düzenlenecek. Ayrıca sözleşmeye ek olarak, müşterilere maddi yükümlülük doğuran hususların belirtildiği bir bilgi formu hazırlanarak müşteriye iletilecek.

Tebliğ ile ayrıca faiz ve ücretlerdeki değişikliklerin müşteriye en az 30 gün önce etkin bir yolla bildirilmesi zorunluluğu getirildi. Bu bildirim üzerine müşterinin, yeni dönem başladıktan itibaren 10 gün sonrasına kadar ürünün veya hizmetin kullanımından vazgeçme hakkı olacak.

En az 180 gün süreyle hareket görmeyen kredi kartları, vadesiz mevduat ve özel cari hesaplardan ücret alınmadan önce, müşteriye 30 gün içinde ilave maliyete katlanmaksızın hesabı kapatma hakkının bulunduğu aksi takdirde bankanın ücret tahakkuk ettirebileceği ve/veya ürünü/hesabı/hizmeti kapatılabileceği hususunda bilgilendirme yapılacak.

Yeni tebliğ ile ilgili hususlar 1 Eylül 2013 tarihinden itibaren geçerli olmakla birlikte, müşterilere maddi yükümlülük doğuran hususlarda yapılacak değişiklikler için getirilen bildirim ve bilgilendirme yükümlülükleri bu tarihten önce yapılmış sözleşmeler için de uygulanacak.

Hakem Heyeti'ne başvuru süresi 30 günden 60 güne çıkarıldı

"Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetinin Oluşumu, Çalışma Esas ve Usulleri" hakkında tebliğe göre mevduat sahiplerinin Hakem Heyeti'ne başvuru süresi 30 günden 60 güne çıkarılarak banka müşterilerine daha uzun süre tanındı. Bununla birlikte, başvurunun, şikayete konu olan işlem veya eylem gerçekleştiği tarihten itibaren Hakem Heyetine iletilme süresi 1 yıldan 2 yıla çıkarıldı.

Mevduat sahiplerinin başvurularında artış olması dolayısıyla, Müşteri Hakem Heyeti'nin başvuruyu sonuçlandırma süresi ise 30 günden 90 güne çıkarılarak, ihtilaflı hususların sonuçlandırılması konusunda Hakem Heyetine daha uzun süre verildi.

Bankalara ise müşteri şikayetini üyesi olduğu birliğin heyetine iletme hakkı olduğu hususunda 60 gün içinde müşterilerini bilgilendirme yükümlülüğü getirildi. Ayrıca tebliğe göre, Heyet tarafından verilecek, tutarı 2 bin liraya kadar olan uyuşmazlıklarla ilgili kararlar, yargı yolu açık olmak üzere bankalar tarafından uygulanacak.


AA

http://www.samanyoluhaber.com/ekonomi/Banka-musterilerini-sevindirecek-karar/1009890/

ariston
16-05-2013, 11:48
Kredi kartı işletim ücreti büyük bankalar için taviz verilmeyen bir alan. 20 milyon karttan 50 şer lira alsalar 1 milyarlık sağlam bir gelir var.

Ancak orta ölçekli bankalar artık bu alanda düzenlemeden önce adım atmaya başladılar.

Finansbank'ın fix kartı, ING nin ücretsiz bonusu var, şimdi HSBC ücretsiz concept kart çıkarmış.

Artık kredi kartı vazgeçilmez ve standart bir ödeme aracı oldu. Bankaların faizden ve al satdan gelirleri azalıyor. Özellikle internetten vergi, fatura v.s ödeme yaygın, internet ticareti de artıyor. Kayıt dışı ile mücadele açısından da devlet için çok kritik. Burada bankalar karşılksız para basıyor aslında. Bu nedenle kredi kartı ücreti almaları haksız. Ama borcunu ekstre tarihinde tam ödeme yapmayanlara faiz hesaplamaları normal.

Bence sektörde rekabeti artırmanın en kolay yolu kredi kartı ile refinansman yapan şirketlere bir düzenleme ile izin vermek. Cep telefonuma sürekli 3-4 şirketten mesaj geliyor. Kredi kartı borcunuzu taksitlendirelim diye. Bu şirketler BDDK tarafından düzenlenirse faiz marjı tüketici lehine düzelir. Şu an banka dışında bu işi finanse etmek isteyen çok şirket var.

Banklar da buna karşılık limitleri artık kişilerin ödeme gücüne göre vermek durumunda kalır. Refinasnman yapanlara kredi kartı limitini çok artırmaz. Yani bankalar için de iyi bir şey.

Aslında 18 yaşını dolduran herkese 0 limitli kredi kartı zorunlu olmalı. Hiç limiti olmayan kişiler önce kredi kartına para yükleyip sonra haracayabilir. Durumu müsait olmayanlara da devlet sosyal yardım maaşını oraya yatırabilir. Dünya elektronik paraya doğru gidiyor.

Zaten bankaların esas geliri POS tarafında, ama orada aralarında rekabet yapamadıkları için kredi kartını kullanana yükleniyorlar.

www.gtdanismanlik.com
www.istanbulfinans.net
www.altinkayalar.net/
www.kredikartiborcutaksitlendirme.com.tr
www.cozumfinans.com
www.kredifiks.com
...
Böyle onlarca firma var. Bir düzenleme gelse bu işi ciddi ve güzel oranlardan yapacak firmalar çıkar. Devlete vergilerini de öderler. Şu an dolambaçlı işler yapıyorlar sanırım.

>>>>>

KONUYA ILISKIN OLARAK YAPILAN BASIN ACIKLAMASI ASAGIDA BULUNUYOR:

` MUSTERILERINE SEFFAF, ACIK VE ICTEN HIZMET VERMEYI ILKE EDINEN HSBC TURKIYE, BU
STRATEJISI DOGRULTUSUNDA COZUM ODAKLI, FARK YARATAN YENILIKLERLE KREDI KARTI
SEKTORUNDEKI BEKLENTILERI DE KARSILAMAYA DEVAM EDIYOR. SON OLARAK, `HSBC
CONCEPT` KREDI KARTINI HAYATA GECIREN HSBC TURKIYE, ALISILAGELMIS SEKTOR
DINAMIKLERININ DISINA CIKARAK, KREDI KARTI PAZARINA FARKLI BIR BOYUT GETIRDI.
HSBC CONCEPT SAHIPLERI KART UCRETI VE YILLIK AIDAT ODEMEYECEK. HSBC CONCEPT
KREDI KARTI ILE AYRICA KART GONDERIM UCRETI, ISLEMSIZLIK UCRETI GIBI ILAVE
UCRET VEYA MASRAFLAR DA ALINMAYACAK. HSBC CONCEPT SAHIPLERI ARTI TAKSIT,
TAKSIT ERTELEME VE NAKITPUAN KAMPANYALARINDAN FAYDALANABILECEK VE TAMAMEN KENDI
TERCIHLERI DOGRULTUSUNDA EK UCRET ODEYECEK.
HSBC BIREYSEL BANKACILIKTAN
SORUMLU GENEL MUDUR YARDIMCISI TAYLAN TURAN YENI KREDI KARTINA ILISKIN YAPTIGI
ACIKLAMADA, `MUSTERILERIMIZE SEFFAF, ACIK VE ICTEN HIZMET VERME ILKEMIZ
DOGRULTUSUNDA BIR SUREDIR YENI URUNLER GELISTIRIYORUZ. KREDINET ILE
BASLATTIGIMIZ BU STRATEJININ SON ORNEGI OLARAK ICI DISI BIR HSBC CONCEPT KARTI
PIYASAYA SUNDUK. HSBC CONCEPT KART SAHIPLERI DILEDIKLERI GIBI ALISVERIS YAPIP,
TAKSIT FIRSATLARINDAN FAYDALANACAK VE HARCAMALARININ KARSILIGINDA NAKITPUAN
KAZANACAK. EGER ARTI TAKSIT, TAKSIT ERTELEME VE NAKITPUAN KAMPANYALARINDAN
FAYDALANMAK ISTERLERSE, TAMAMEN KENDI TERCIHLERI DOGRULTUSUNDA EK UCRET
ODEYECEKLER. BOYLECE MUSTERILERIMIZ HANGI HIZMETE NE KADAR ILAVE ODEME
YAPTIKLARINI ONCEDEN BILECEK. BU ODEMELERINI AYLIK KREDI KARTI EKSTRELERINDEN
TAKIP EDEREK, HSBC CONCEPT`E OZEL ODEDIKLERI UCRETLER TOPLAMINI GOREBILECEKLER.
MUSTERILERIMIZ HSBC CONCEPT KART ILE ARTIK TERCIHLERI DOGRULTUSUNDA KENDI KREDI
KARTLARINI ISTEDIKLERI GIBI SEKILLENDIREBILECEK` DEDI.
AYRINTILI BILGI VE
BASVURULAR ICIN HSBC BANK A.S WEB SITESI WWW.HSBC.COM.TR`YI TIKLAYABILIR, HSBC
BANK TELEFON BANKACILIGI 444 0 111`I ARAYABILIR VE TUM HSBC BANK A.S.
SUBELERINI ZIYARET EDEBILIRSINIZ.

ariston
16-05-2013, 13:11
http://www.tcmb.gov.tr/yeni/duyuru/2013/DUY2013-31.pdf

Faizler % 0,5 daha inmiş. Kamu borçları artık düşük seviyeden devam eder.

Artık olay terse dönene kadar borsa şişer. Önemli olan hangi gösterge terse dönüş için öncü olacak (sepet, gösterge faiz, cari açık). Borsada panik çıkış anına kadar düşüşler kar realizasyonu olur bence.

brokerüstad
16-05-2013, 21:26
ANKARA(ANKA) -Bankacılık sektörü kredi hacmi 3-10 Mayıs tarihleri arasında 6 milyar 586 milyon TL artışla 823 milyar 764 milyon TL'ye ulaştı.
Merkez Bankası Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre 3-10 Mayıs haftasında bankacılık sektörünün kredi hacmi 6 milyar 586 milyon TL artışla 823 milyar 764 milyon TL'ye yükseldi. Verilen kredilerin 810 milyar 105 milyon TL'sini mali olmayan kesime verilen krediler, 13 milyar 659 milyon TL'sini mali kesime verilen krediler oluşturdu.
Mali olmayan kesime yönelik kredilerin 724 milyar 817 milyon TL'sini mevduat bankaları, 31 milyar 736 milyon TL'sini kalkınma ve yatırım bankaları, 53 milyar 530 milyon TL'si katılım bankaları, 21 milyar 563 milyon TL'si Merkez Bankası tarafından verildi.
Mali kesime verilen kredilerin 8 milyar 569 milyon TL'si mevduat bankaları, 5 milyar 83 milyon TL'si kalkınma ve yatırım bankaları, 6.9 milyon TL'si katılım bankaları tarafından kullandırıldı.

-TAKİPTEKİ KREDİ ALACAKLARI 26 MİLYAR TL-

Bankacılık sektörünün 3-10 Mayıs tarihleri arasında takipteki kredi alacakları 16 milyon TL azalışla 25 milyar 955 milyon TL'ye geriledi. Bu dönemde bankaların takipteki krediler karşılığında ayırdığı özel karşılıklar ise 37 milyon TL azalışla 19 milyar 468 milyon TL oldu.

-YURTİÇİ KREDİLER 818.2 MİLYAR TL-

10 Nisan itibarıyla 823 milyar 742 milyon TL düzeyinde gerçekleşen Merkez Bankası hariç bankacılık sektörü kredilerinin 818 milyar 185 milyon TL'si yurtiçi, 5 milyar 557 milyon TL'si yurtdışı kredilerden oluştu.
Bankacılık sektörü menkul değerleri 10 Mayıs itibarıyla bir önceki haftaya göre 271 milyon TL azalışla 225.1 milyar TL olurken, toplam mevduatlar ve fonların büyüklüğü bir önceki haftaya göre 821 milyon TL artışla 778.2 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.(ANKA)
(HGS/ÖZK)

http://www.haberx.com/bankacilik_sektoru_kredi_hacmi_824_milyar_tl(17,n, 11322950,963).aspx

ariston
17-05-2013, 11:56
Bankaları sadece kendi bilançoları ile değil, kredi verdikleri işletmelerin bilançoları ile de kontrol etmek mümkün.

Bankalar artık Kamu'ya makro ekonomide yardımcı olmak zorundalar. Kamu borcunu uzun vadeye yayıyor, kur riskini azaltıyor.

Bankalar kendi içlerinde oyunu bozacaklara engel olur düşüncesindeyim. Faizin veya doların kontrolsüz artması artık en fazla bankalara zarar verir. Cari açığın artmasından herkes korkuyor. Aslında cari açıktan değil dolar kurunun artması, borç bulamamaktan ve enflasyondan korkuyoruz.

Ben bankalar ve Kamu arasında bundan sonra daha çok işbirliği olacağını düşünüyorum.

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<

http://www.cnbce.com/haberler/ekonomi/simsek-gerekirse-sirketlerin-borclanmasini-durdururuz

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da katıldığı panelde, "Şirketlerin yükümlülüklerini özellikle yatırım yapılabilir kredi notunu aldıktan sonra izlememiz gerekiyor" dedi.

Yatırım yapılabilir seviye kredi notunun ölçüsüz risk alınmasına neden olabileceğini belirten Şimşek, "Neler yapabileceğimize bakmamız gerekebilir. Gerekirse şirketlerin borçlanmasını durdurmak için girişimde bulunabiliriz" dedi.

Şimşek, Türkiye'nin mali performansının bu yıl öngörülenden çok daha güçlü olacağını belirterek, genel yönetim bütçe açığının gayrı safi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 1.5'ten daha olabileceğini ifade etti.

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, dün Türkiye'nin kredi notunu Ba1'den yatırım yapılabilir seviye olan Baa3'e yükseltip, görünümü "durağan" olarak açıkladı.

brokerüstad
19-05-2013, 20:33
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı'na son şekli verilirken, tasarının içeriği de kamuoyunun bilgisine sunulmaya başlandı. Tüketicilerin şikâyetleriyle şekillenen bankacılıkla ilgili yeni taslakta bankalara ağır yaptırımlar getiriliyor.

Taslakta Türkiye'deki 49 bankanın aldığı aidat ve masrafların BDDK gözetiminde belirlenmesinin önü açıldı. Borçların hızla artmasına yol açan bileşik faiz uygulaması yeni düzenlemeyle tarih olacak.

Bankaların tüketicilerle arasını açan 'kart aidatları ve masraflar' konusunda yaşanan gerginlikte 'arabulucu' olarak devreye giren hükümet, çalışılan taslağa son halini verdi.

Buna göre dileyen tüketicinin 'aidatsız ve masrafsız' kredi kartı almasının önü açılırken, bankalar alacakları aidat ve masrafları ilgili sözleşmenin yanında ek bir dosyada tüketiciye sunmak durumunda kalacak.

İlgili taslakta faize faiz uygulaması olarak bilinen "bileşik faiz" sisteminin de uygulanamayacağı maddesi yer alıyor. Bu maddeyle birlikte borç hesaplanırken faize faiz işletilmesinin önü kapacak.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, kredi kartı aidatı tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: "Büyüme sürecindeki bankacılık sektöründe ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirleriyle bankaların işletme giderlerini karşılama oranının 2012 yılı sonu itibariyle yüzde 63.9 olarak gerçekleşmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda bahse konusu ücret, komisyon ve bankacılık hizmet gelirlerinin bankalar açısından neden vazgeçilmez olduğu bir defa daha açıkça görülmekte. Türkiye'de faiz oranlarının ciddi oranda düşmesinden sonra bankaların faiz dışı gelirlerinde hızlı bir artış gözlenmektedir. Böylece banka gelirlerinin faiz gelirlerine bağımlılığı azalmıştır."

Bileşik faiz nedir?

Bileşik faiz hesabında, her dönemin faiz tutarı ana paraya eklenerek bir sonraki dönemin faizi hesaplanıyor. Böylece ödemesi geciken borçlara aydan aya ek faiz yükü bindirilerek borcun hızla astronomik rakamlara çıkmasının önü açılıyor.

Yeni kurallar neden getirildi?

Tüketici şikâyetleri sonrası, hakem heyetlerine 2012 yılı toplamında yapılan 446 bin başvurunun, 263 bininin bankacılık sektöründen gelmesi hükümeti harekete geçiren en önemli gerekçe oldu.

TÜM BANKALAR ZORUNLU OLARAK AİDATSIZ KREDİ KARTI ÇIKARACAK

Bankalar zorunlu olarak portföylerine yeni bir kredi kartı ekleyecek. Bu kartı alanlardan yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında herhangi bir ücret tahsil edilemeyecek. Tüketiciden talep edilecek tüm ücret ve masraflar, sözleşmede ekli dosya olarak tüketiciye verilecek. Masraflar için ek bir bedel talep edilmeyecek. Bankaların tüketiciden faiz dışında aldığı ücret, komisyon ve masrafları, bakanlık görüşü alınarak BDDK belirleyecek. Temerrüt hali de dahil olmak üzere tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanması yasaklanacak. Tüketicilerle imzalanan sözleşmeler en az 12 punto büyüklüğünde olacak. Anlaşılabilir bir dilde, açık, sade yazılacak. Tüm koşullar, ilgili sözleşme süresinde tüketici aleyhine değiştirilemeyecek.

49 banka işlem ücretlerinden 2012'de 19.2 milyar TL kazandı

- Türkiye'de 49 banka faaliyet gösteriyor.
- Bankacılık sektörünün aktif toplamı 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4.2 artarak
1.4 milyar TL seviyesine ulaştı.
- Mart 2013 itibarıyla 280 milyar TL seviyesine ulaşan bireysel kredilerin 73.7 milyar TL'si (yüzde 26) kredi kartı alacaklarından,
206 milyar TL'si (yüzde 74) tüketici kredilerinden geliyor.
- Sektördeki 49 bankadan 25'inin kârında, son bir yıllık dönemde artış yaşandı.
- Bankaların ilk çeyrekteki net kârı geçen yılın aynı dönemine göre 973 milyon TL (yüzde 16) artarak Mart 2013'te 6.9 milyar TL oldu.
- 2012'de bankaların faiz dışı gelir kalemlerinde yer alan bankacılık hizmet gelirleri ile kredilerden alınan ücret ve komisyonlardan elde ettiği gelir (Düzenlemeyi kapsayan alanlar) 19.2 milyar TL oldu. Bu rakam toplam gelirin (142.5 milyar TL) yüzde 13.5'ini oluşturuyor.

60 çeşit ücret var

Bankaların, değişik isimler altında tüketicilerden 60 çeşit ücret ve komisyon aldığına dikkati çeken Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bunların arasında kredi kartı aidat ücreti, hesap işletim ücreti, kredi kartı yenileme ücreti, hesap özeti ücreti, ipotek fek ücreti, nakit çekme ücreti, ortak ATM'den nakit çekme ücreti, işlemsizlik ücreti gibi ücretlerin yer aldığını hatırlattı.

Bakan Yazıcı, bu kapsamda şikayetlerin giderilmesine ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı'na son halinin verildiğini kaydetti.

Kaynak: MİLLİYET

http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/1028329-bankalar-artik-tuketiciyi-carpamayacak

ariston
20-05-2013, 18:42
Garanti Bankası'na 211.510.761,15 TL vergi cezası gelmiş.

Malesef bankalarda vergi işini bilen pek kimse kalmadı. Bir ara kurumsal pazarlamacılar üst düzey yönetici oluyordu, sonra hazineciler, sonra bireyselciler. Eskiden teftiş kurulundan veya mali kontrol tarafı kuvvetli kimseler yukarılara çıkardı.

Mevzuatı takip etmemelerinin cezasını aslında yönetim kurulları ödemeli, bu şirkete yatırım yapan yatırımcıların kurucu hisselerin alım satımı ile alakası yok. Hem şirketin içini boşaltıp bir de vergisini doğru dürüst ödememeleri olumsuz olmuş.

Garanti sadece kendisi ile değil endeksde ağırlığı olduğu için Borsa, VOB vs her yeri etkiliyor.

Bu arada sonradan gelen İspanyol ortak, daha önceki işlemlerden kaynaklanan zararı diğer ortakdan tahsil etmek isteyebilir. Bakalım böyle bir yola mı girecekler yoksa sessiz mi kalacaklar?

Doğan holding'e grup içi hisse alım satımları nedeniyle, Sabancı grubuna da Aksigorta'nın içinden Akbank hisselerini alım işlerinde ceza gelmişti. Yani burada mevzuat sağlam olsa onlar bu cezaları ödemezdi, sanırım uzlaşıya gittiler.

Akbank'da da kurucu hisseler satın alınmıştı sanırım. Zaman aşımından belki yırtabilirler. 2005 gözüküyor işlem tarihi.

Bu arada İş Bankası bu konuların ek vergi doğuracağını bildiği için yıllardır kurucu hisseler, holding olma durmu v.s. işlere bulaşamıyor.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=316463

>>>>>>>>>>>>>>>>><
http://www.kap.gov.tr/yay/Bildirim/B...aspx?id=284280

Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

Vergi Denetim Kurulu İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından 2008 yılında Bankamız tarafından yapılan sermaye artışı sonrası yaratılan kaynak ile Bankamız tarafından çıkarılmış Kurucu Payların satın alınması ve iptali işlemi gelir ve kurumlar vergisi stopajı yönünden incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda kurucu pay senedi sahiplerine yapılan ödemeler temettü dağıtımı niteliğinde bir ödeme olarak değerlendirilmiş olup, Bankamız tarafından eksik gelir ve kurumlar vergisi tahakkuk ettirildiği iddiasıyla Vergi İnceleme Raporu düzenlenmiştir. Söz konusu rapora istinaden 84.604.304,46 TL'si vergi aslı ve 126.906.456,69 TL'si ceza olmak üzere toplam 211.510.761,15 TL tutarındaki vergi/ceza ihbarnamesi ilgili vergi dairesi tarafından Bankamıza tebliğ edilmiştir.

Bankamız vergi tarhiyatına konu işlemlerin ilgili mevzuata uygun olduğu görüşündedir. Söz konusu tarhiyata karşı, tüm yasal haklar kullanılacaktır. Konu ile ilgili gelişmelerden mevzuata uygun olarak kamuoyu bilgilendirilecektir.

Bilgilerinize sunarız.

brokerüstad
21-05-2013, 18:56
http://ekonomi.haber7.com/finans/haber/1029084-borsadaki-bankalarin-mart-ayi-karnesi

ariston
22-05-2013, 22:13
Bugünkü borsa hareketinin aşağıdaki açıklama ile alakası var. BDDK yetkimiz yok diyor.
Yani bankalar istedikleri gibi ücret belirleyebiliyorlar.

Bence hükümet bu işe kamu bankaları Vakıf ve Ziraat'in halka arzına kadar ara verdi.

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<<<<
http://www.finanscaddesi.com/Bankacilik/30028/bddk-ucret-ve-komisyona-sinirlama-olmaz.html

BDDK: Ücret ve komisyona sınırlama olmaz

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mukim Öztekin, kurum olarak bankacılık işlemlerinden alınan ücret ve komisyonları sınırlama yetkilerinin bulunmadığını açıkladı

ariston
23-05-2013, 10:47
Bloomberg TV de Babacan konuşuyor. Bazı bankalar mevcut yapının içinde katılım bankacılığı ürünleri satmak istiyordu.
Babacan buna izin vermeyeceklerini ayrı tüzel kişilik, ayrı personel ve ayrı şube ile yapılacağını aksine izin vermeyeceklerini söyledi.

nu işin özü de öyledir zaten.

Garanti Bankası'nın bu konuda hevesi vardı, hevesleri yarım kalabilir. Ayrı banka kurmak için de uğraşmazlar bence.

ariston
25-05-2013, 11:04
Bankaların en karlı, en maliyetsiz, en risksiz kısa vadeli kredi ürünü olan KMH faizlerine sınırlama gelmiş.

Bu ürünün kredi kartı v.b. gibi kart, ekstre, call center, şifre v.b. hiç bir maliyeti yok, sistem günlük faiz hesaplıyor, özel bir pazarlama faaliyetine de gerek yok. Maaş alanlara nerede ise otomatik tanımlıyorlar. Diğer müşterilerde faturanızın ödemesi aksamasın diye 250 TL ve 500 tl tanımlıyorlar. Yani kimse bir bankaya 500 tl borç takıp yurt dışına çıkacak değil.

Bankalar için hiç bir şekilde likidite riski, faiz risk, kur riski veya kredi riski yaratan bir ürün değil.

Öte yandan bu borçları dahi ödeyemeyenleri de kara listeye alıp daha büyük kredi vermiyorlar. Yani bir anlamda kredibilite testi anlamına da geliyor.

Benim de fatura ödemeleri için bir KMH'ın vardı. Hepsini kapadım. Hesapta 500 tl tutuyorum, faturalar ödeniyor. Ayrıca 1 lira borç için ekstre gönderip 5 lira da ekstre ücreti kesiyorlardı.

Borç ve alacak işlerinde valör uygulayan bankalar var. Bu hesapların aylık faizi %4,99. Bunun bileşiğini yeni nesil hesaplayamaz, aşağı yukarı yıllık %80 e geliyor.

Ama bir gün ekside kalsa 15 gün repo parası kadar faiz hesaplanmış oluyor. Faiz tutarları düşük görüldüğü için kimse farkında değil.

Otomatik fon alıp satılan hesaplarda yöntem bankadan bankaya değişebiliyor. Fon tutarını valörlü olarak hesaba geçiren bankalar var. Gün sonu eksiye düşüldü ise katlamalı fazi hesaplanıyor, eksi de değil ise o gün faiz hesaplanmıyor, ama bir gün ekside kalınca aslında 2 günlük faiz hesaplanıyor.


Yaklaşık 10 milyarlık bakiye varmış. Buradan gelen faiz gelirinin yılda en düşük varsayımla tüm bankacılık sistemi için 5 milyardan az olmaması lazım. Bankalar detaylı tablo vermediğinden ne kadar etkilenirler bilinmez. Ama burasına kesinlikle disiplin getirmeleri gerekiyor.

Bu sitede mevduat başlığı altında hangi bankanın faizi ne kadar görülebilir.

http://ebulten.bddk.org.tr/TuketiciVerileri/Comp/Comp.aspx

>>>>>>>>>>>>>>>>><<


http://www.finansgundem.com/haber/kredili-mevduat-hesabi-faizlerine-yeni-duzenleme/338455

Merkez Bankası, kredili mevduat hesabı faiz oranlarına üst sınır belirledi.

Düzenleme 27 Mayıs 2013 Pazartesi gününden itibaren yürürlüğe girecek.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, kredili mevduat hesabına (KMH) uygulanan faiz oranlarının yüksek olduğunu vurgulanarak, finansal istikrarın korunması ve parasal aktarım mekanizmasının daha da güçlendirilmesi amacıyla KMH faiz oranlarına üst sınır belirlendiği kaydedildi.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Ülkemizde parasal aktarım mekanizmasının genel olarak sağlıklı çalıştığı, bu sayede küresel gelişmelerin ve bankamızca uygulanmakta olan para politikasının faizlerin genel seviyesi üzerinde oldukça etkili olduğu gözlenmektedir. Ancak nitelik olarak kredi kartları ile benzerlik taşıyan ve bankacılık sistemimizdeki hacmi yakın zamanda artarak bakiyesi yaklaşık 10 milyar Türk lirası seviyesine ulaşan KMH'lara bankalarımızca uygulanan faiz oranlarının halen oldukça yüksek düzeylerde ve yatay bir seyir izlediği dikkat çekmektedir.
Bu doğrultuda, 2006/1 sayılı Bankamız Tebliği’nde bir değişiklik yapılarak, söz konusu hesaplarda uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği şeklinde bir düzenleme yapılmıştır."
Açıklamada, söz konusu düzenlemenin, 27 Mayıs 2013 Pazartesi gününden itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi

Read more: http://www.finansgundem.com/haber/kredili-mevduat-hesabi-faizlerine-yeni-duzenleme/338455#ixzz2UIAgpx4d

brokerüstad
26-05-2013, 10:48
Borsa İstanbul'da işlem gören mevduat bankalarının konsolide olmayan aktif toplamı 1 trilyon lirayı geçti. 2013 yılı ilk çeyrekte 181,1 milyar liralık aktif toplamla İş Bankası ilk sırada yer alırken, 167,1 milyar lirayla Garanti ikinci ve 156,3 milyar lirayla Akbank üçüncü sırada bulunuyor

Borsa İstanbul'da işlem gören mevduat bankalarının konsolide olmayan aktif toplamı 1 trilyon lirayı geçti.

Borsa İstanbul verilerinden derlenen bilgilere göre, borsada işlem gören mevduat bankalarının konsolide olmayan aktif toplamı 2013 yılı ilk çeyrek itibariyle 1 trilyon 22 milyar 665 milyon 325 bin lira oldu. 2012 yıl sonunda bu rakam 994 milyar 828 milyon lira düzeyindeydi.

Bankaların aktif toplamı, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 ve 2012 yıl sonuna göre yüzde 2,8 oranında artış kaydetti.

Aktif toplamda, 2013 yılı 1. çeyrekte ilk sırayı 181 milyar 64 milyon lirayla İş Bankası alırken, bu bankayı 167 milyar 79 milyon lirayla Garanti Bankası, 156 milyar 292 milyon lirayla Akbank ve 126 milyar 398 milyon lirayla Yapı Kredi takip etti.

Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2013 yılı ilk çeyrekte 2012 yılsonuna göre aktif toplamını yüzde 8,18 oranında artırarak aktif toplamını en fazla yükselten banka oldu. TEB'i yüzde 5,3 ile DenizBank, yüzde 4,3 ile Garanti Bankası ve yüzde 3,45 ile Yapı Kredi izledi. Aynı dönemde Şekerbank'ın aktif büyüklüğü yüzde 2,2, Tekstilbank'ın yüzde 2,14'ü ve Finansbank'ın yüzde 0,22 oranında geriledi.

İş Bankası ve Garanti Bankası'nın ilk çeyrek karı 1 milyar lirayı geçti

2013 yılı ilk çeyrekte borsada işlem gören mevduat bankalarının konsolide olmayan dönem net karı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23,01 oranında artarak 4,43 milyar liradan 5,45 milyar dolara yükseldi.

Bu yılın birinci çeyreğinde en fazla karı 1 milyar 23 milyon lira ile İş Bankası elde etti. İş Bankası'nı 1 milyar 4 milyon lirayla Garanti Bankası ve 868 milyon lira ile Akbank takip etti.

2013 ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre karını en fazla artıran banka ise yüzde 56,22 ile Akbank olurken, bu bankayı yüzde 52,9 ile TEB, yüzde 44,5 ile İş Bankası ve yüzde 32,8 ile Finansbank izledi. Aynı dönemde konsolide olmayan dönem net karı azalan bankalar ise yüzde 44 ile Tekstilbank ve yüzde 43 ile DenizBank oldu.

En yüksek getiriyi Tekstilbank sağladı

Borsa İstanbul'da yılbaşından bu yana yatırımcısına yaklaşık yüzde 19 oranında kazandıran Bankacılık Endeksi, 17 Mayıs'ta tarihinin en yüksek seviyesi olan 200.307'yi gördü. Öte yandan Bankacılık Endeksinin 1 yıl öncesine göre getirisi ise yüzde 87 seviyelerinde oldu.

Yılbaşından bu yana en yüksek getiriyi yüzde 100'le Tekstilbank sağlarken, bu bankayı yüzde 48'le VakıfBank izledi. Tekstilbank'ın yüksek getirisinde GSD Holding'in ana hissedarı bulunduğu Tekstil Bankası ile ilgili olarak bankacılık sektöründeki muhtemel ortaklık, işbirliği veya hisse satışı gibi opsiyonların tespiti amacıyla çalışmalara başlanmasına karar verilmesi etkili oldu.

Aynı dönemde yatırımcısına kaybettiren iki banka yaklaşık yüzde 4'le DenizBank ve Finansbank oldu.

"İlk çeyrekteki rakamların diğer çeyreklerde olması zor"

Son dönemlerde faizlerde yaşanan düşüşün bankaların karlılıklarına olumlu yönde etkilediğini belirten analistler, negatif reel faiz ortamının uzun vadede bankacılık sektörünün karlılıkları üzerinde baskı oluşturacağını, bu nedenle bankaların ücret ve komisyonlardan sağlayacakları gelirlerin karlılık açısından ön plana çıkacağını ifade ediyor.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, bankacılık sektörünün negatif faiz ortamından şimdiye kadar yararlandığını, bunun kalıcı olmasının kar marjlarına baskı yaratacağını belirtmişti.

Özen, bu durumun faiz gelirlerini olumsuz etkileyeceğini dile getirerek, bankaların buna reaksiyon olarak faiz dışı gelirlerini artırması, çok daha verimli çalışması ve maliyetlerini çok daha iyi kontrol etmesi gerektiğini söylemişti.
Bankacılık sektörünün büyümeye devam ederek iyi bir ilk çeyrek açıkladığını ifade eden Özen, "İlk çeyrekteki rakamların diğer çeyreklerde olması zor diye düşünüyorum" demişti.

Bu arada, Borsa İstanbul'da işlem gören bankaların 2012 - 2013 yılı birinci çeyrek konsolide olmayan dönem net karları şöyle:

(Bin TL)

1 Ocak- 31 Mart 2012 1 Ocak- 31 Mart 2013 Değişim (yüzde) Ocak-Mart
Akbank 555.613 868.004 56,22
Alternatifbank 21.047 24.800 17,83
Denizbank 423.145 239.517 -43,40
Finansbank 206.273 273.844 32,76
Garanti Bankası 861.714 1.004.082 16,52
Halkbank 544.174 713.395 31,10
İş Bankası 708.248 1.023.654 44,53
Şekerbank 60.676 60.854 0,29
TEB 115.364 176.396 52,90
Tekstilbank 11.555 6.493 -43,81
Vakıfbank 419.761 522.682 24,52
Yapı Kredi Bankası 507.041 541.120 6,72
TOPLAM 4.434.611 5.454.841 23,01

Borsa İstanbul'da işlem gören bankaların 2012 - 2013 yılı birinci çeyrek konsolide olmayan aktif toplamları ise şöyle:

(Bin TL)

1 Ocak- 31 Mart 2013 2012 Aralık-2013 Mart Yüzde Değişim
Akbank 156.292.963 155.853.538 0,28
Alternatifbank 7.971.858 7.969.177 0,03
Denizbank 46.549.411 44.197.926 5,32
Finansbank 54.281.743 54.401.608 -0,22
Garanti Bankası 167.079.794 160.192.491 4,30
Halkbank 111.347.043 108.281.636 2,83
İş Bankası 181.064.031 175.444.450 3,20
Şekerbank 14.198.915 14.517.918 -2,20
TEB 47.094.170 43.532.335 8,18
Tekstilbank 3.598.121 3.676.903 -2,14
Vakıfbank 106.788.398 104.580.263 2,11
Yapı Kredi Bankası 126.398.878 122.180.207 3,45
TOPLAM 1.022.665.325 994.828.452 2,80

Kaynak: AA

http://ekonomi.haber7.com/piyasalar/haber/1031046-borsa-istanbulda-bankalar-1-trilyon-lirayi-asti

cebi
26-05-2013, 15:23
bankalar ve endeks?
borsamız bugüne kadar yükselişini bankalardan yaptı ancak düzeltme değil düşüş - hareketini yine bankacılık sektörü yüzünden yapacak. Şimdi banka hisseleri basit finansman mantığına göre şu an düşük performans göstermekte. Bir hisse nin borsa değeri o hisssenin hisse- kazanç oranı ile ölçülür.
şimdi örnek olarak garanti bankası en popüler banka hissesi. nedeni en karlılar dan birisi olması( ya da iş bankası fark etmez). ancak son 3 yılın karşılaştırma yaptığımız bilanço rakamlarında, net karlılık ve bankanın temel geliri olan net faiz gelirlerinin neredeyse 3 te 1 oranında düştüğünü görüyoruz.düşüş sadece faiz gelirlerinde değil ayrıca komisyon gelirlerinde de düşmekte.zaten devletin komisyon gelirleri üstündeki baskısı giderek artmakta bu demektir ki gelirler daha da düşecek.
peki bu banka hisseleri neden artıyor? eğer bir şirket karlılığı düşüyor ve aynı zamanda satıştan elde ettiği gelirde düşüyorsa bu şirketin fiyatının yükselmesi bir balondur.bunun için binlerce aritmetik borsa işlemi yapmaya gerek yok. yani buradan çıkacak sonuç bana göre banka kağıtlarının geçmiş yıllara oranla en az 3 te 1 oranda yani yüzde 25-30 pahalı olduğu. Bunu da borsa endeksine vurursak borsamızın olması gereken sağlıklı endeks fiyatı 70.000- 75.000 civarıdır(çünkü borsayı bu endeks fiyatlarına getiren banka hisseleridir). Yabancının da bana göre bu fiyatlamalarda fazlaca iyimserlik pompaladığını belirtmek isterim. belki bunu bilerek yapıyor ya da o bizden rakamları daha iyi okuyor.
yani elinde banka kağıdı olan arkadaşlar bir kez daha düşünsün ve rakamları okusun derim.

bu görüşler sadece yorumdan ibarettir, YTD.

ariston
27-05-2013, 23:29
Bankaların en büyük problemi kendi maliyetlerini kontrol edememeleri. Ücretler, bina kiraları, teknoloji giderleri çok yüksek.
Faiz düşüşünü ürünlerine kolayca yansıtamıyorlar, olmadık kalemlerden yeni komisyonlar uyduruyorlar.

Hükümet bankaların en kolay ve karlı gelir kalemlerini tırpanlamaya başladı. Alkol yasağındaki gibi tüketiciye yönelik reklamlarda bir kısıtlama gelse hepsi tuş olur, mecburen KOBI, kurumsal, ticari ve proje finansmanına yönelir

Bazı bankalar önlem almaya başladı ve şehir dışında merkezi operasyon birimi, call center v.s. kuruyor. Şehir merkezine göre hem kiralar daha az hem de personele daha az ücret verebiliyorlar, şehir dışındaki kişi oraya taşındığı için kolay kolay işden de çıkıp başka bankaya geçemiyor.

Ama en yüksek kalem teknoloji gideri. Oraya kolay kolay çözüm bulamazlar.

ariston
28-05-2013, 00:55
Şu an gündeme gelmeyen bir konu var. PTT en yaygın şube ağına sahip bir kurum. Düşük ücretle, küçük şube yapısı ile çalışıyor.
PTT ye yanaşıp iş birliği yapan bankalar, Aktifbank, Denizbank, ING Bank ve son reklamlara göre Vakıfbank.

Buradan sinerji çıkrabilen banka avantajlı olur. PTT BANK a önce bankalar ve BDDK itiraz etmişti. Ama fatura ödemeleri ve para transflerleri yapabiliyor. Internet şubesi şimdilik zayıf, orayı iyileştirebilse çok büyük atılım yapabilir. Zaten ATM kurmuşlar, orada bir cari hesap şeklinde Posta Çeki açan kişi bir çok şeyi yapabilir. Eğer internetden EFT ve Kredi Kartı ödemesi de yapılabiliyorsa ve otomatik ödeme talimatları verilebiliyorsa PTTBANK'dan korkmak lazım (diğer bankalar açısından)

Hesap işletim ücreti yok ise ben bir ara Posta Çeki hesabı açtıracağım.

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<

http://www.ptt.gov.tr/index.snet?wapp=bank_tr

http://ptt.subeleri.net/

Ptt kurumu , 1 Ocak 2012 itibariyle 1073 merkez, 2270 şube ve 910 acente olarak toplam 4253 işyeri ile hizmet vermektedir. Ayrıca Ptt yurtdışındaki bir çok posta kurumuyla yaptığı anlaşmalar sayesinde uluslararası gönderim hizmeti de vermektedir.

>>>>>
22 Mayıs 2013 21:24 (Son güncelleme 22 Mayıs 2013 21:30)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Posta Hizmetleri Kanunu'nu onayladı.

ANKARA

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş'nin kuruluşu, yapılanması ve faaliyet konularına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Posta Hizmetleri Kanunu'nu onayladı.

Kanuna göre PTT, her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, tebligat ve telgraf hizmeti yürütecek.

Haberleşme gönderileriyle ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, önceki mevzuat uygulanacak.

Posta hizmetlerinin yürütülmesinde BTK düzenleyici kurum olacak.

Ağırlığın aşılması veya ücret limitinin dışına çıkılması, posta tekelinin ihlali sayılacak.
Posta tekelini ihlal edenler, posta ücretinin 10 katı tutarında meblağı tazminat olarak ödeyecek.

Görme özürlülere özgü yazı içeren gönderiler, özel hizmet ücretleri hariç, posta ücretinden muaf olacak.

ariston
28-05-2013, 10:38
Bugün TBB de Sayın Babacan konuşma yaptı. TBB başkanı sayın Aydın'ının konuşmasından rahatsız olduğu yüzünden belli oluyordu. (Aydın ödenen vergilerden ve öz sermaye karlılığının düşüklüğünden, kredileri düşük faizle kapamalardan şikayet etti)

Özetle Babacan Türkiye'nin 20 yıl sonraki bankacılığını düşünerek düzenleme yapıyoruz dedi.

1 lira sermaye koyup 10 lira vatandaştan para toplayıp ondan sonra ortadan kaybolan banka istemiyoruz, banka sahipliği kriterleri ve düzenlemeler gerekli gibisinden ifadeleri vardı.

Benim yorumum "too big to fail bank" istemiyorlar.

ariston
30-05-2013, 20:47
Özince: Bankacılar kısa vadeli karın peşine düştü
İş Bankası YKB Ersin Özince, bankacılık sektörüne yapılan eleştirileri "popülist" olarak gördüğünü söyledi ama sektöre eleştirisi daha sert oldu: "Bankalar ulusal özelliklerini kaybetti. Hisse fiyatının yükselmesini isteyen banka ve yöneticileri kısa süreli karın peşine düştü, hata yaptı."

http://www.wsj.com.tr/article/SB10001424127887324412604578514672805573236.html?m od=WSJTur_WSJTurkeyHome_WhatsNews_4_2_Right_Summar ies

Tasarruf sahibi bizden koptu, parasını toprağa gömüyor
İş Bankası YKB Ersin Özince, bankacılık sektörü için en büyük sorunun negatif reel faiz olduğunu belirterek, "Tasarruf sahibi ile temasımız azaldı. İnsanlar parayı toprağa gömüyor" dedi

http://www.wsj.com.tr/article/SB10001424127887324412604578512733320889740.html?m od=trending_now_4

ariston
31-05-2013, 09:34
TEB altın bankacılığında bir yenilik yapmış. Güzel bir uygulama. Bence tutar. Banka şubesinde altından anlayan yok, o yüzden iyi servis veremiyorlar. Eskiden direkt kuyumcuya satılıyordu ama onlarda risk girmemek için fazla nakit bulundurmuyordu. Artık ksabadaki kuyumcu bile altın alabilir. İsteyen müşteri daha sonra TEB den TL ye döner veya altın olarak tutar.

TEB in müşteri sayısını artırması lazım veya bu uygulama ile kuyumcuda hesap sözleşmesi imzalattırır ise hesap da açabilirler belki.
>>>>>

KONUYA ILISKIN OLARAK YAPILAN BASIN ACIKLAMASI ASAGIDA BULUNUYOR:

`REKABETTEN FARKLI OLARAK TURK EKONOMI BANKASI (TEB), KUYUMCULARLA IS BIRLIGINE
GIDEREK ONLARLA BIRLIKTE YASTIK ALTINDAKI ALTINLARI EKONOMIYE KAZANDIRIYOR.
TEB`IN OLUSTURDUGU SISTEM ILE BASLAYAN YENI ALTIN CAGI SAYESINDE ULKE EKONOMISI
VE KUYUMCULAR KAZANIRKEN, BIREYSEL MUSTERILER DE KOLAY VE GUVENLI BIRIKIM
YAPABILIYOR. PILOT UYGULAMASI BASARIYLA TAMAMLANAN SISTEMDE, ANLASMALI
KUYUMCUYA GIDEREK ELINDEKI FIZIKI ALTINI TESLIM EDEN YATIRIMCILAR, TESLIM
ETTIGI ALTININ GRAM KARSILIGINI BANKA KARTI ILE TEB POS CIHAZI UZERINDEN
TEB`DEKI ALTIN HESABINA HIZLI VE GUVENLI BIR SEKILDE AKTARABILIYOR. TEB
MUSTERILERI SISTEME HER TURLU AYAR VE HER CESIT ALTINLA KATILABILIYOR.

`KUYUMCULARLA BIRLIKTE EKONOMI DE KAZANACAK`
TEB ALTIN BANKACILIGI SATIS
DIREKTORU SELAMI ERTEN, YASTIK ALTINDA BULUNAN ATIL ALTIN TASARRUFLARININ
EKONOMIYE KAZANDIRILMASI ICIN KUYUMCULAR ILE EL ELE VERDIKLERINI SOYLEYEREK,
`KUYUMCU, KUCUK YATIRIMCI VE EKONOMI OLMAK UZERE TUM TARAFLARIN KAZANDIGI BIR
YENI ALTIN CAGI BASLATTIK` DEDI. SELAMI ERTEN, `TEB OLARAK, 18 YIL ONCE KUYUM
SEKTORUNE HEM FINANSAL HEM DE DANISMANLIK ANLAMINDA DESTEK VERMEK AMACIYLA YOLA
CIKTIK. KUYUMCULAR ILE OLAN KARSILIKLI GUVEN UZERINE KURULU ILISKILERIMIZI YENI
ALTIN CAGI ILE BIR ADIM OTEYE TASIYORUZ. BU ALANDA KUYUM SEKTORUNUN ONEMLI
OYUNCULARI OLAN KUYUMCULARLA IS BIRLIGI YAPARAK BANKACILIK SEKTORUNDE FARK
YARATIYORUZ. KUYUMCULARIN DA KAZANC SAGLAMASINA FIRSAT VEREN YENI SISTEMLE,
YASTIK ALTINDAKI ALTINLARI EKONOMIK DEGERE DONUSTURMEYI HEDEFLEYEN YENI ALTIN
CAGI`NI BASLATIYORUZ. SISTEM KAPSAMINDA MUSTERILERIMIZ, ANLASMALI KUYUMCUYA
GIDEREK VE KENDI PAZARLIK GUCUNU KULLANARAK ALTINLARINI BOZDURABILECEK,
ARDINDAN DA GRAM KARSILIGINI TEB`DEKI ALTIN HESABINA AKTARABILECEK. BOYLELIKLE,
MUSTERILERIMIZ FIZIKEN ALTINI TASIMA RISKINDEN KURTULARAK YATIRIMLARINI PRATIK
VE GUVENLI BIR SEKILDE TEB`DEKI ALTIN HESABINDA DEGERLENDIREBILECEK. YENI ALTIN
CAGI SISTEMI ILE HAFTANIN SADECE BELLI GUNLERINDE DEGIL, HAFTANIN YEDI GUNU
SUREKLI OLARAK YASTIK ALTI ALTIN TASARRUFLARI EKONOMIYE KAZANDIRILABILECEK.
MUSTERILERIMIZE `ANLASMALI KUYUMCUDA ALTININI BOZDUR, ANINDA TEB`DEKI ALTIN
HESABINA GECSIN` DIYEREK CAGRIDA BULUNUYORUZ` SEKLINDE KONUSTU`

brokerüstad
06-06-2013, 21:26
ANKARA(ANKA) - Bankacılık sektörü kredi hacmi 24-31 Mayıs tarihleri arasında 20 milyar 84 milyon TL artışla 861 milyar 174 milyon TL'ye yükseldi.
Merkez Bankası Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre 24-31 Mayıs haftasında bankacılık sektörünün kredi hacmi 20 milyar 84 milyon TL artışla 861 milyar 174 milyon TL'ye yükseldi. Verilen kredilerin 846 milyar 714 milyon TL'sini mali olmayan kesime verilen krediler, 14 milyar 460 milyon TL'sini mali kesime verilen krediler oluşturdu.
Mali olmayan kesime yönelik kredilerin 757 milyar 819 milyon TL'sini mevduat bankaları, 33 milyar 955 milyon TL'sini kalkınma ve yatırım bankaları, 54 milyar 918 milyon TL'si katılım bankaları, 22.5 milyon TL'si Merkez Bankası tarafından verildi.
Mali kesime verilen kredilerin 9 milyar 183 milyon TL'si mevduat bankaları, 5 milyar 271 milyon TL'si kalkınma ve yatırım bankaları, 6.9 milyon TL'si katılım bankaları tarafından kullandırıldı.

-TAKİPTEKİ KREDİ ALACAKLARI 26.3 MİLYAR TL-

Bankacılık sektörünün 24-31 Mayıs tarihleri arasında takipteki kredi alacakları 539.4 milyon TL artışla 26 milyar 272 milyon TL'ye yükseldi. Bu dönemde bankaların takipteki krediler karşılığında ayırdığı özel karşılıklar ise 287.7 milyon TL artışla 19 milyar 703 milyon TL oldu.

-YURTİÇİ KREDİLER 856 MİLYAR TL-

31 Mayıs itibarıyla 861 milyar 152 milyon TL düzeyinde gerçekleşen Merkez Bankası hariç bankacılık sektörü kredilerinin 856 milyar 14 milyon TL'si yurtiçi, 5 milyar 138 milyon TL'si yurtdışı kredilerden oluştu.
Bankacılık sektörü menkul değerleri 31 Mayıs itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde 1.13 artışla 230.9 milyar TL olurken, toplam mevduatlar ve fonların büyüklüğü bir önceki haftaya göre yüzde 1.26 artışla 799.1 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.(ANKA)
(BRŞ/ÖZK)

http://www.haberx.com/bankacilik_sektoru_kredi_hacmi_861_milyar_tlyi_ast i(17,n,11339569,974).aspx

ariston
12-06-2013, 20:11
Malesef görüldüğü gibi sadece bizim piyasamız değil tüm dünyada finans piyasası üzerinde sistematik riskler oluşmaya başladı.

Çünkü temelleri belki 100 yıl önce kurulan sistem amacını aştı bir iş alanı haline geldi. Yani havadan para kazanma sanatı haline dönüştü. Malesef sadece kendisini düşünen sistem aktörleri sistemin kendini koruma önlemlerini tam oluşturamamış durumda. Bizde bu işler malesef kontrolsüz büyüdü. Biz ise kendi kırılganlıklarımızı giderecek veya dışarıdan gelebilecek spekülatif ataklara hazır değiliz.

Bankacılık sistemi ortak bir Türkiye fonu oluşturup buna katkı yapsa ve bunu bir şekilde sadece sistemin çıkarları ve toplanan varlıkların değerini korumak amacı ile yapsa büyük bir hizmet görür. Toplanan fondan bireysel veya kurumsal yatırımcılar da isterlerse pay alabilir olmalı.

Diyelim fonun toplam varlığı 10 milyar, içinde 1 milyarlık çok uzun vadeli bir tahvil var. Bir spekülatör kafasına göre orada 50 -100 milyonluk satış yapmaya kalktığında bu fon ilave olarak onu satın alabilir. Sistem geneli etkilenmez. Çünkü böyle durumlarda hiç bir akıllı bankacı sadece kendi çıkarı için topa girmek istemeyebilir.

Diyelim birisi 100 milyon dolar döviz almak istedi, bu fon kalkıp bu dövizi satabilir.

Bence bu öneri düşünülmeli.

Yani Kamu'dan bağımsız sadece katılımcıların oluşturduğu sadece arızi durumlarda müdahale aracı olarak kullanılmak ve likit varlıkları park etmek üzere kullanılabilecek ciddi bir müdahale fonu.

Bu fon borsa endeksine de yatırım yapabilir mesela.

Hatta işsizilik fonları veya emeklilik fonları da bu fondan pay alabilir. Fonun amacı sistemi korumak olduğu için kendisi spekulasyon yapmaz. Arızi durumlarda müdahale ederek varlığının değerini artırır. Şu an işsizlik fonu sadece işsizlik amacına yönelik pozisyon alıyor, sadece fırsat var ise giriyor.

Bunu oluşturmak en fazla 1 haftalık bir iş eğer ciddiye alınırsa. Mevcut kullanılmayan Kamu bankalarındaki küçük bir yatırım fonu bile bunun için kullanılabilir.

Borsada borsa yatırım fonları var, onlardan uzun vadeli bono fonuna benzer bir fon da bu işe girebilir.

Türkiye üzerine oyun oynamak isteyen en azından cebinde para ile gelmek zorunda kalır. Bu durumda da adam rahatlıkla tespit edilebilir.

Sokakdaki adam yangın var diye bağırıp milleti paniklettiriyor, makro ekonomik dengelerin hiç biri desteklemiyor.

Başbakan bu durumda faiz lobisi diye bağırmak zorunda kalmaz. Faiz lobisi faizler çok düştüğü için, faizlerin ve dövizin artmasını ve sonra yüksekden döviz bozdurup tekrar vadeli hesaplara girmek istiyor. Faizin düşüşünden bankalar rahatsız değil, faizlerin yükselmesini isteyenler 10-20 milyon üzeri parası olup o paradan geçinen kesim. Bunlar arsaları ve işlerini sattı paradan para kazanıp yaşıyorlar.

Böyle önerileriniz var mı?

brokerüstad
21-06-2013, 19:55
İSTANBUL (ANKA)- Katılım bankacılığının önde gelen isimlerinden Türkiye Finans, 426 milyon Amerikan Doları ve 57 milyon Euro olmak üzere toplamda 500 milyon dolar ile katılım bankacılığı sektörünün en yüksek tutarlı uluslararası murabaha sendikasyonunu temin ettiğini açıkladı.
Türkiye Finans'tan yapılan açıklamada 1 ve 2 yıllık dilimlerin kullanıldığı sendikasyona 14 ülkeden 28 bankanın katıldığı ve işlemin konsorsiyum eş liderliğini ABC Islamic Bank (E.C.), Al Hilal Bank PJSC, Emirates NBD Capital Limited, Noor Islamic Bank PJSC, Standard Chartered Bank ve The Saudi British Bank'ın üstlendiği bildirildi. Açıklamaya göre, 14 ülkeden 28 bankanın katıldığı murabaha sendikasyonu başlangıç tutarı olan 250 milyon doların iki katı talep görerek 500 milyon dolar seviyesinde kapandı. Murabaha sendikasyonu, faizsiz Bankacılık prensiplerine uygun olarak çift para birimi ve vade yapısıyla düzenlendi.1 yıllık vade dilimi için 140 milyon dolar, 2 yıllık vade dilimi için 360 milyon Amerikan Doları temin edildi. İlgili vade dilimleri için sırasıyla Libor+100 ve Libor+135 baz puan getiri oranı belirlenen kredi sözleşmesi19 Haziran 2013 tarihinde imzalandı.

-"GÜVENİN İŞARETİ"-

Türkiye Finans Genel Müdürü Derya Gürerk ,28 bankanın Türk ekonomisi ve Türkiye Finans'a güvenerek murabaha sendikasyonu ile Türkiye'ye yatırım yaptığına dikkat çekerek, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye Finans olarak son iki yıldır katılım bankacılığı sektöründe en yüksek tutarlı murabaha sendikasyonlarına imza attık. Bu yıl da sendikasyon için bankalara Mayıs ayı içinde yetki verdik ve yaklaşık bir ay gibi kısa bir zamanda bu talebi toplamayı başardık. Geçen yılki sendikasyon kredimizde 29 bankanın katılımı sağlanmıştı, 28 bankadan alınan bu yılki sendikasyon kredisinde de uluslararası piyasaların Türk ekonomisine ve Türkiye Finans'a güvenlerini devam ettirdiğine yakından şahit olduk. 250 milyon dolar sendikasyon finansmanı için piyasaya çıkmıştık, ancak yatırımcılardan gelen talepleri dikkate aldık ve piyasaya çıkış tutarımızın iki katı sendikasyona imza attık. Almış olduğumuz murabaha sendikasyonunun 360 milyon Amerikan Doları'nın iki yıl vadeli olması, uzun bir aradan sonra bu vadede gerçekleştirilen bir işlem olması açısından da dikkat çekici ve sevindirici. 2013 yılı geçtiğimiz yıl olduğu gibi Türkiye Finans için başarılarla dolu bir yıl oluyor. Mayıs ayının başında da Türkiye Hazinesi'nden sonra 500 milyon dolar ile en yüksek tutarlı sukuk ihracını gerçekleştirmiştik."Derya Gürerk, murabaha sendikasyonu ile öncelikle KOBİ'ler olmak üzere kurumsal finansman desteğine ihtiyaç duyan firmalara destek vererek Türk ekonomisine katma değer üretmeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi.(ANKA)
(NÇ/HF)

http://www.haberx.com/turkiye_finansa_500_milyon_dolarlik_sendikasyon_kr edisi(17,n,11349829,113).aspx

brokerüstad
21-06-2013, 19:56
İSTANBUL (ANKA) - Deutsche Bank, Türkiye'de yerleşik başka bir yabancı banka ile arasında gerçekleşen takas işlemine ilişkin olarak, "Söz konusu takas işlemi herhangi bir alış ya da satış işlemi değildir. Dolayısı ile borsadaki hisse fiyatlarının belirlenmesinde bir unsur olması mümkün değildir. Ekonomik bir kazanç ya da zarar doğması söz konusu olamaz" açıklaması yaptı.
Deutsche Bank, ulusal bir yayında çıkan takas haberi üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Bankanın açıklamasında, Deutsche Bank A.Ş. ile Türkiye'de yerleşik başka bir yabancı banka arasında gerçekleşen takas işlemleri hakkında, bugün ulusal bir gazetede yer alan haberle ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacı ile açıklama yapılmasına gerek duyulduğu belirtildi.

-"BANKAMIZIN TAKAS VE SAKLAMA FAALİYETLERİ DÜZENLEYİCİ KURUMLARIN BİLGİ VE DENETİMİNDEDİR"-

Söz konusu takas işleminin Deutsche Bank'ın bir tasarrufu olmadığı belirtilen açıklamada, şöyle denildi:
"Sene başından bu yana süregelen görüşmeler sonucunda, global ölçekte saklama hizmeti veren Amerikan menşeli bir saklama bankasının, Türkiye'den sağladığı yerel saklama hizmetinin bir bölümünü haberde adı geçen yerel saklama bankasından Deutsche Bank A.Ş.'ye aktarmasından kaynaklanmaktadır. Söz konusu takas işlemi herhangi bir alış ya da satış işlemi değildir. Dolayısıyla borsadaki hisse fiyatlarının belirlenmesinde bir unsur olması mümkün değildir. Ekonomik bir kazanç ya da zarar doğurması söz konusu olamaz. Söz konusu takas işlemi, 7 Haziran 2013'te değil, 10 Haziran 2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Ülkemizde ve dünyada takas ve saklama bankaları global yatırımcılar için çok önemli hizmetler sunmaktadır. Deutsche Bank AG, bu hizmetleri dünyanın 33 ülkesinde vermektedir. Deutsche Bank AŞ Türkiye'de bu hizmeti veren en büyük 2 saklama bankasından biridir. Bankamızın bu ve bunun gibi takas ve saklama faaliyetleri düzenleyici kurumların bilgi ve denetimindedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur."
Söz konusu haberde, Alman Deutsche Bank'ın Gezi eylemlerini fırsata çevirdiği, aracı kurumu Deutsche Yabancı aracılığı ile 7 Haziran'da borsanın en çok işlem gören 8 şirketinin hisselerini Citi Bank'tan aldığı ve takastan karının 187 milyon TL'yi geçtiği yer almıştı. (ANKA)
(HMD/ÖZK)

http://www.haberx.com/deutsche_banktan_takas_aciklamasi(17,n,11350121,90 8).aspx

brokerüstad
21-06-2013, 19:56
İSTANBUL (ANKA) - Denizbank, 5 milyar TL tutara kadar tahvil veya bono ihracı için BDDK, SPK ve Borsa İstanbul'a başvuruda bulundu.
Denizbank'tan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan özel durum açıklamasında, banka yönetim kurulunun, 31 Mayıs 2013 tarihli kararıyla en fazla 5 milyar TL tutara kadar banka bonosu ve/veya tahvil ihracı için Genel Müdürlüğe yetki verildiği belirtildi. Açıklamada, "Genel Müdürlüğe verilen yetki doğrultusunda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul Başkanlığı'na gerekli başvurular yapılmıştır" denildi. (ANKA)
(HMD/HF)

http://www.haberx.com/denizbank_5_milyar_tl_tutara_kadar_tahvil_ihrac_ed ecek(17,n,11350066,212).aspx

brokerüstad
21-06-2013, 19:57
ANKARA (ANKA) -
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı tarafından yapılan yazılı açıklamada küresel piyasalarda sakinleşme gözlendiği vurgulandı. Merkez Bankası, sakin seyrin devamı halinde önümüzdeki Pazartesi günü politika faizinden fonlama yapmaya başlayabileceklerini açıkladı. (ANKA)
(HGS/ÖZK)

http://www.haberx.com/pazartesi_politika_faizinden_fonlama_yapmaya_basla nabilir(17,n,11349936,127).aspx

brokerüstad
07-07-2013, 10:21
Halk, En Hızlı Büyüyen Banka
orbes Banka Raporu'nda büyüme yarışının lideri Halkbank oldu. Vakıfbank'tan liderlik koltuğunu devralan banka, % 20'lik mevduat büyümesiyle rakiplerini geride bıraktı
http://www.haberler.com/halk-en-hizli-buyuyen-banka-4806534-haberi/