PDA

View Full Version : Ayran ,Meyve suyu ,Su, Süt ,Kefir İçiyorum



Pages : 1 [2]

bilalx
16-05-2013, 00:02
Nükleer santrale Japonlar talip oldu
japonlar bizi sever aradan çıkabilirler

iş menfaat olunca kimse babasını bile tanımaz..

brokerüstad
16-05-2013, 00:02
iş menfaat olunca kimse babasını bile tanımaz..

öylede iş meselesi bu

bilalx
16-05-2013, 00:03
olabilir hocam :)


süper ben çok severim gideriz birlikte oltaları hazırla lütfen :)

brokerüstad
16-05-2013, 00:03
Japonları severim

bilalx
16-05-2013, 00:03
bakalım inşallah alırız..


öylede iş meselesi bu

bilalx
16-05-2013, 00:03
Hocam geç oldu yarın iş var...

brokerüstad
16-05-2013, 00:04
olabilir hocam :)

süper bir mangal yaparız ooooooofff offff
çay ,kumda kahve narsuyu balık tavuk köfte
çiğköfte ayran offff offff

bilalx
16-05-2013, 00:04
kumda kahve içmedim

süper bir mangal yaparız ooooooofff offff
çay ,kumda kahve narsuyu balık tavuk köfte
çiğköfte ayran offff offff

brokerüstad
16-05-2013, 00:05
Hocam geç oldu yarın iş var...

iyi geceler bende çıkıyorum :)

bilalx
16-05-2013, 00:05
Bu başlığı şu anda 4 kişi okumaktadır. (3 üye ve 1 ziyaretçi)

bilalx, brokerüstad+, tren64+

bilalx
16-05-2013, 00:05
hoşgeldin trend64 kardeşim

bilalx
16-05-2013, 00:07
Çay içmeye yarın devam edelim.Ben kaçıyorum.İyigeceler :)

tren64
16-05-2013, 00:12
tşk. başlıgı yeni fark ettim bir müddet yoktum
afiyet olsun geç satte ayran uykuyu getirir
iyi geceler.

brokerüstad
16-05-2013, 20:51
şu anda çay saati evet çaları demleyip sohbete başlayalım

brokerüstad
16-05-2013, 20:52
Bugün mübarek regaib kandili
hayırlı ve mübarek olsun
kandil simitleri taze taze çayda demleniyor
daha ne olsun

brokerüstad
16-05-2013, 21:36
Türk kahvesinin tanıtımı ve tadımı için 19 Mayıs-1 Haziran'da Hollanda, Belçika ve Fransa'da etkinlik düzenlenecek.

‘Gezici Türk Kahvesi Evi’ projesi, Türk kahvesinin dünyada daha çok tanınması için Amerika’da yaşayan gönüllü Türk gençlerince geçen yıl geliştirildi. ‘Türk Kahvesi-500 Yıldır Dostluğun Tadı’ sloganıyla geliştirilen proje kapsamında 19 Mayıs tarihinde Avrupa turuna çıkılacak ve Avrupa sokakları Türk kahvesi kokacak.

ABD basınında da geniş yer bulan proje, ABD Kongresi tarafından ‘kahve sohbetleriyle ülkeler arasındaki dostlukları pekiştiren proje’ olarak onurlandırıldı.

Amerikalılardan yoğun ilgi gören bu dostluk ve kültür tanıtım projesi 19 Mayıs ila 1 Haziran tarihleri arasında Hollanda, Belçika ve Fransa'ya taşınacak. Tur kapsamında Hollanda, Belçika ve Fransa'nın önde gelen üniversiteleri, Brüksel'de Avrupa Parlamentosu ile çeşitli meydan ve festivallerde Türk kahvesi 10 bin Avrupalıya tattırılacak ve Türk kültürü tanıtılacak.

brokerüstad
18-05-2013, 19:52
Kayısı suyu içen güzelleşiyor
Sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenlere de büyük fırsat sunuyor.
İnsan sağlığı için yararları saymakla bitmeyen kayısının sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenler için büyük fırsat sunduğu belirtildi.



http://hayat.milliyet.com.tr/kayisi-suyu-icen-guzellesiyor/saglik/HayatGaleriHaber/17.05.2013/1710102/default.htm?ref=milliyet_anasayfa

bilalx
18-05-2013, 23:19
kayısı kremi bile çıkmış

Kayısı suyu içen güzelleşiyor
Sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenlere de büyük fırsat sunuyor.
İnsan sağlığı için yararları saymakla bitmeyen kayısının sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenler için büyük fırsat sunduğu belirtildi.



http://hayat.milliyet.com.tr/kayisi-suyu-icen-guzellesiyor/saglik/HayatGaleriHaber/17.05.2013/1710102/default.htm?ref=milliyet_anasayfa

brokerüstad
19-05-2013, 09:14
Bugün hava sıcak ve güzel piknik ve gezme zamanı
içeceklerde gayet güzel olmalı meyve suyu ayran çay su kayısı suyu vişne limonata çok iyi gider

brokerüstad
20-05-2013, 22:28
bir karpuz kestim çok güzel çıktı
suyu da mis gibi, havada sıcak iyi gider

bilalx
21-05-2013, 18:31
karpuz suyu iyi gider

bir karpuz kestim çok güzel çıktı
suyu da mis gibi, havada sıcak iyi gider

brokerüstad
21-05-2013, 18:45
karpuz suyu iyi gider

kumda kahve zamanı
az sonra içeceğim güzel gider

cicibebe
21-05-2013, 18:47
Selamün Aleyküm.Malatya'da küçük şişelerde kayısı özü satılıyor. Bir tanıdık getirmişti ciltteki pullanma,kuruluk ve aknelere iyi geliyormuş dedi.
kayısı kremi bile çıkmış

brokerüstad
21-05-2013, 18:48
Selamün Aleyküm.Malatya'da küçük şişelerde kayısı özü satılıyor. Bir tanıdık getirmişti ciltteki pullanma,kuruluk ve aknelere iyi geliyormuş dedi.

aleyküm selam

Kayısı suyu içen güzelleşiyor
Sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenlere de büyük fırsat sunuyor.
İnsan sağlığı için yararları saymakla bitmeyen kayısının sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenler için büyük fırsat sunduğu belirtildi.



http://hayat.milliyet.com.tr/kayisi-suyu-icen-guzellesiyor/saglik/HayatGaleriHaber/17.05.2013/1710102/default.htm?ref=milliyet_anasayfa

brokerüstad
21-05-2013, 18:49
bol bol kayısı yemek suyunu içmek lazım
kayısı iyidir

cüneytt
22-05-2013, 21:36
üstadım; bu maden suyu hakkında bir araştırmanız oldu mu...?? Ne kadarı sağlıklı acaba...birde meyvelileri var bunların bunlar nasıl acaba..

brokerüstad
22-05-2013, 21:45
üstadım; bu maden suyu hakkında bir araştırmanız oldu mu...?? Ne kadarı sağlıklı acaba...birde meyvelileri var bunların bunlar nasıl acaba..

Maden suyu çok önemli çok meyveli olanları severim
özellikle limonlu olanı
içmek lazım tadı çooook güzel sıcaktada iyi gider :)
tabiki herşey kararında güzel

atufekci
22-05-2013, 21:46
üstadım; bu maden suyu hakkında bir araştırmanız oldu mu...?? Ne kadarı sağlıklı acaba...birde meyvelileri var bunların bunlar nasıl acaba..

cüneyt abi maden suyuyla hergün yüzünü yıka.cildin güzelleşsin :)

brokerüstad
22-05-2013, 21:52
üstadım; bu maden suyu hakkında bir araştırmanız oldu mu...?? Ne kadarı sağlıklı acaba...birde meyvelileri var bunların bunlar nasıl acaba..

bi araştırma yapmam lazım mesela maden suyundan maden üretilebilirmi bi araştırayım :kahkah:

brokerüstad
22-05-2013, 21:53
Fenerbahçe kupayı aldı
fener show
diye başlık atar gazeteler artık
ben çay demledim ikram edeyim
içen varsa

brokerüstad
22-05-2013, 22:06
üstadım; bu maden suyu hakkında bir araştırmanız oldu mu...?? Ne kadarı sağlıklı acaba...birde meyvelileri var bunların bunlar nasıl acaba..

maden suyu yeraltı sularından elde edilmiş çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l’den daha az olmayan sulara verilen ad olarak bilinir genelde soda ile maden suyu birlikte kullanılr yani soda içmek isteyen maden suyu veya maden suyu isteyen soda isteyebilir aslında ikisi farklımaden suyu doğal soda yapaydır, içilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur böyle bir bilgiyide sunayım :)

brokerüstad
22-05-2013, 22:16
bi araştırma yapmam lazım mesela maden suyundan maden üretilebilirmi bi araştırayım :kahkah:

benzine zam geldikçe geliyor acaba maden suyundan yakıt üretilebilirmi böyle bi araştırma veya keşif yapmam lazım :kahkah:
maden suyu alkali ve mineralce zengin Çözünmüş halde mineral ve gaz ihtiva ediyor eeee güzel işte keşif zamanı :)
belki bir gün yakıt sorununu çözerim dünya adına insanlık adına neden olmasın :)

brokerüstad
22-05-2013, 22:18
değerli topik izleyicileri çaylar hazır içmek isteyen varsa buyursun ikram bedava :)

brokerüstad
22-05-2013, 22:18
Bu başlığı şu anda 3 kişi okumaktadır. (3 üye ve 0 ziyaretçi)

brokerüstad, atufekci, murat19

atufekci
22-05-2013, 22:19
maden suyu yeraltı sularından elde edilmiş çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l’den daha az olmayan sulara verilen ad olarak bilinir genelde soda ile maden suyu birlikte kullanılr yani soda içmek isteyen maden suyu veya maden suyu isteyen soda isteyebilir aslında ikisi farklımaden suyu doğal soda yapaydır, içilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur böyle bir bilgiyide sunayım :)

bizim içtiğimiz karbondioksitli su muymuş yani :) maden suyunu nerden bulacaz? kozadan mı :)

atufekci
22-05-2013, 22:20
değerli topik izleyicileri çaylar hazır içmek isteyen varsa buyursun ikram bedava :)

bu saatte çarpıntı yapıyor sağol :) uykum da kaçıyor.gece bölük pörçük uyuyorum.zaten akşama kadar şekersiz çaya talim çaydan da soğudum artık :) ikramınız için teşekkür ederim.

brokerüstad
22-05-2013, 22:21
bizim içtiğimiz karbondioksitli su muymuş yani :) maden suyunu nerden bulacaz? kozadan mı :)

biz su içelimde soğuk su içmeyelim
:)

brokerüstad
22-05-2013, 22:22
bu saatte çarpıntı yapıyor sağol :) uykum da kaçıyor.gece bölük pörçük uyuyorum.zaten akşama kadar şekersiz çaya talim çaydan da soğudum artık :) ikramınız için teşekkür ederim.

sütlü çay ikram edeyim valla pek bilinmez ama dünyada meşhuuuuuuuuuuuurdur :) yada kumda kahve

brokerüstad
22-05-2013, 22:27
ATV de kim milyoner olmak ister başladı izliyorum
herkese iyi geceler
meyve suyu içmeyi unutmayalım :)

murat19
22-05-2013, 22:27
kokulu has güllerden yaparlardı ......şişenin içine gülleri doldurup bir süre bekletirler ve iyice kıvama gelirdi
çok hoş bir tadı vardı ve öyle bir ferahlık ve haz verirdiki..dogal bir lezzeti

eskiler hatırlar o günleri
unutulmaya yüz tuttu sanırım

brokerüstad
22-05-2013, 22:31
kokulu has güllerden yaparlardı ......şişenin içine gülleri doldurup bir süre bekletirler ve iyice kıvama gelirdi
çok hoş bir tadı vardı ve öyle bir ferahlık ve haz verirdiki..dogal bir lezzeti

eskiler hatırlar o günleri
unutulmaya yüz tuttu sanırım

evet haklısınız güller cam şişeye konur içine azıcık limon tuzu ve güneşte bekletilir bi kaç gün , amanda aman çok güzel gül suyu elde edilir yaprakları süzülür ve şeker karıştılır içilirdi harika bir içecek olurdu :) öyle bilirim

brokerüstad
23-05-2013, 19:13
iyi akşamlar arkadaşlar
topiğin anlamlı ve güzel seyri çerçevesinde muhabbetler daim olsun
havalar sıcak güzel içecekler çeşit çeşit
akşam oldu yine çayı demledik yanında pasta kek var buyursunlar
:)

brokerüstad
23-05-2013, 19:51
sıcak bir yaz geliyor
limonatalar hazırmı mis gibi vişne suları doğal sular hatta çeşme suyu bile iyi gider tertemiz misler gibi
karpuz ne güzel olur serinletir insanı
ben limonatayı acayip seviyorum içtikçe içesi geliyor insanın

brokerüstad
23-05-2013, 19:54
yazın ayran çok iyi tansiyon için faydalı derler
ayran bol köpüklü birde yayık ayran ise mis gibi
testiden ayran içmek te bir başka keyif

brokerüstad
23-05-2013, 19:57
bir meyve suyu markası yapın deseler adını ne koyardınız ?

brokerüstad
23-05-2013, 20:08
Her gün 500- 600 gr sütü, süt, yoğurt, ayran veya kefir şekliyle tüketmeliyiz.
21 Mayıs Dünya Süt Günü'nde süt içmek için 21 neden;


1- Kalsiyum mineralinin temel kaynağı. Sütün en önemli ve en çok bilinen faydası kalsiyum zengini olmasıdır. Çok işlevsel bir mineral olan kalsiyumu süt ve süt grubu yiyecek tüketmeden yeterli ölçüde sağlamamız mümkün değildir. Süt grubu yiyecekler; süt, yoğurt, ayran, kefir ve peynirdir.


2- Fosfor minerali yönünden oldukça zengin. sütte bulunan kalsiyum ve fosfor dengeli bir yapıdadır ve biyoyararlılığı yani vücuda faydası oldukça yüksektir. Fosfor protein metabolizmasında ve kas dokusunun oluşmasında yapı taşıdır. Vücut dokusunun oluşumunda ve protein sentezinde fosfor minerali kullanılır.



3- A vitamini yönünden çok zengin. Göz sağlığı ile birlikte cilt sağlığı için de önemli bir vitamin olan A vitamini sütte hatırı sayılır miktarda bulunuyor.



4- B grubu vitaminleri açısından güçlü bir kaynak. B grubu vitaminleri enerji metabolizmasında önemli işlevleri olan vitaminlerdir. B grubu vitaminlerinin enerji metabolizmasına kilit noktada olan çeşitleri vardır, bir takım B grubu vitaminleri de sinir sisteminde görevlidir.



5- E vitamini; yaşlanma karşıtı anti aging vitamin olan E vitamini sütte önemli miktarda bulunmaktadır.



6-Biotin = saç ve cilt sağlığımızda görevli olan biotin için süt önemli bir kaynaktır.



7- Kaliteli protein kaynağı. Sütün içerdiği protein hayvansal protein olarak biyoyararlılığı yüksek kaliteli ve metabolizmamızı hızlandıran yapıdadır.



8- Yağ asit çeşitliliği çok zengin. Yağların miktarı kadar önemli bir konu da yağ asitlerinin işlevleridir. Sütte bulunan bir takım yağ asitleri elzem yağ asitleri olarak büyüme ve gelişmede etkili yağ asitleridir.



9- Karbonhidrat miktarı az olmakla birlikte işlevseldir. Sütte bulunan karbonhidrat laktoz formatında emilimi kolay ancak hızlı olmayan yapıdadır.


10- Ana öğünlerde tamamlayıcı ve tok tutucu destek işlevi görür. Sabah kahvaltıda süt içmek, öğlen ve akşam yemeklerinde; yoğurt, ayran, cacık tüketmek öğünün kalitesini ve gücünü arttıran besinlerdir.



11- Sağlıklı ve pratik bir ara öğün. Artık bilimsel birçok otorite 5-6 öğün beslenme konusunda hemfikir. 2- 3 saat arayla karbonhidrat, protein ve yağ içeren ana ve ara öğünler oluşturmak için ara öğünlerde süt çok uygun ve pratik bir besin.



12- Yüksek tansiyonla savaşımızda süt yardımcıdır. Sütün içeriğinde bulunan kalsiyum ve fosfor ayrıca vücudun kan basıncını ayarlamakta yardımcı ve böylece yüksek tansiyon riskini azaltmaktadır.



13-Fazla sodyumun atılmasında etkilidir. Sütte bulunan kalsiyum, fazla sodyumun emilmesini engellediği gibi atılmasında da işlevseldir.



14-Şeker hastalığının tedavisi ve hastalıktan korunma sürecinde süt ilaç işlevindedir. Şeker hastalığı olarak da adlandırdığımız diabetin tedavisinde; ilaç tedavisi + diyet tedavisi birbirini bütünler. Süt temel besin olarak şeker dengesinin sağlanmasında ara öğünlerde kullanımı önemli ölçüde fayda sağlar.



15-Zayıflama diyetleri. Baharda ve yaz aylarında en çok konuştuğumuz ve hayatımızı en çok etkileyen konu zayıflama isteğimiz. Yaşam şartları her geçen gün bize kilo aldırıyor ve zaman içinde rotamızı obeziteye yönlendiriyor. Ara öğünlerde ve ana öğünlerde süt içmek, diyetin başarısını ve kilo verme hızını yükseltir.



16-Kemik erimesi ile savaşta yardımcımız. Kemiklerimizin sağlam dokusunun oluşumunda ilk 35 yaşına kadar olan dönemde, kalsiyum tüketimi ile kalsiyum birikmektedir. 35 yaş sonrası olan ikinci dönemde gün be gün kemiklerden kalsiyum çekilmeye ve atılmaya başlamakta ve böylece minimal adımlarla kemik erimesi ilerlemektedir. Yeteri kadar kalsiyum alırsanız yani süt ve süt grubu yiyecekler tüketirseniz; kemiklerden kalsiyum kaybı ivmesi ciddi bir şekilde düşer. İlerleyen yaşamımızda kemik erimesi riski hissedilir bir şekilde engellenmiş olur.



17-Çocukların sağlıklı büyüme eğrisini yakalamalarında belirgin etkisi vardır. Büyüme, gelişme ve boy uzamasını etkileyen birçok faktör vardır. Ancak yeterli ölçüde süt tüketimi önemli ve hissedilir derecede pozitif etki gösterir.



18-Bayanların regl dönemlerinde yardımcıdır. Bayanların korkulu rüyası regl dönemlerinde yaşadıkları; premens öncesi sendromlarıyla başa çıkmakta süt yarımcı etki göstermektedir. Regl döneminde yeterli ve düzenli olarak süt tüketirseniz regl sendromlarının hafif atlatıldığını gösteren çalışmalar vardır.



19-Dolaşımı açar, ödemle savaşır. Süt su oranı yüksek olması ile vücudun su ihtiyacını karşılayacak yönde destek sağlar. Ödem probleminin gelişmesini engelleyici etki göstermekle birlikte oluşmuş ödemi çözmekte yardımcıdır.



20- Süt anti kansorejendir. Toksin madde birikimini engeller, anti kanserojen etki gösterir. İçeriğinde ki mineral dengesi ve yapısı vücudumuzda toksin madde birikmesini engeller ve atılmasını kolaylaştırır.



21- Süt anti kolesterol özelliktedir. Süt kan kolesterol miktarı yönetiminde vücudumuza yardım eder. Süt diğer hayvansal yiyeceklerde olduğu gibi kolesterol içeren bir besindir. Kan kolesterolünü belirli düzeylerde tutmak için her gün düzenli olarak, belli bir miktar kolesterolü yiyeceklerin yapısından almak zorundayız. Aksi taktirde diyetimiz sıfır kolesterol içerir, buna istinaden karaciğer kolesterol üretir. Zaman içinde bu üretimde uzmanlaşır, hızlanır ve kontrol elden çıkar. Zaman içinde kolesterol üretimi artar. Kan kolesterol değeri yükselir.


http://www.haberler.com/21-28-mayisi-sut-haftasi-olarak-kutluyoruz--4649258-haberi/

brokerüstad
23-05-2013, 20:09
Uzmanlar Herkesi Süt İçmeye Çağırıyor
Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlık üzerindeki önemine vurgu yapan uzmanlar, herkesi sağlıklı ve ambalajlı süt içmeye davet etti.
Her yıl 21 Mayıs’ta Uluslararası Sütçülük Federasyonu’na üye ülkelerde kutlanan ‘Dünya Süt Günü’nde uzmanlar süt içmenin önemine değinerek, günde 2 bardak sağlıklı süt tüketimine davet ediyor.


‘Dünya Süt Günü’ dolayısıyla hayat boyu düzenli süt içmenin faydalarını anlatan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, kalsiyum kaynağı sütün çocukluk ve ergenlikte sağlıklı kemik gelişimi ve boy uzaması için çok önemli olduğunu belirtti. İnanç, ilerleyen yaşlarda ise sütün bağışıklık sisteminin korunmasında ve osteoporozdan korunmada büyük bir yarar sağladığına dikkat çekti.



Kişi başı yıllık 23 litre süt tüketimi ile Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında son sırada yer aldığına değinen İnanç “Ülkemizde çok az süt tüketiliyor ve kullanılan sütlerin yüzde 40’lık bölümü ise açık sütten oluşuyor. Sağlığa uygun olmadığı halde halen Türkiye’de satışına devam edilen açık sütler birçok hastalığa neden oluyor. Sağlıklı ve organik yaşam trendindeki artışla birlikte halkımızda “açık süt sağlıklıdır, doğaldır” gibi bir algı oluştuğu için açık süt satışlarının da yükseldiği görülüyor. Fakat bu durum halkımız için tehdit oluşturuyor” şeklinde konuştu.



Halkı doğal ve organik taze süt olarak satılan, işlemden geçmemiş sütlerin alınmaması konusunda uyaran İnanç, yapılan araştırmalara göre açık sütlerde 1 mililitre 100 binden fazla bakteri bulunduğunu ve bunların tifo, dizanteri ve brusella gibi bulaşıcı hastalıklara neden olduğunu ifade etti. Açık sütün kaynatılmadan kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken İnanç; kaynatıldığında ise sütün içinde başta B1, B2, B12 vitaminleri ve folik asit olmak üzere pek çok kayıplar geldiğini belirterek; sütün içerisindeki faydadan azami oranda yararlanabilmek için mutlaka paketli süt tüketmek gerektiğini vurguladı.


Dünya Süt Günü Hakkında



Her yaşta sağlıklı süt içmenin öneminin vurgulandığı ve süt tüketiminin artırılmasına yönelik olarak kutlanan Dünya Süt Günü 57 yıldır aralıksız kutlanmaya devam ediyor. Uluslararası Sütçülük Federasyonu’nun 1956 yılında aldığı bir kararla 21 Mayıs günü USF’ye üye tüm ülkelerde etkinliklerle kutlanan ‘Dünya Süt Günü’, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Türkiye’de de 21 - 25 Mayıs tarihleri arasında ‘süt haftası’ olarak kutlanıyor. Hafta dolayısıyla bakanlık başta olmak üzere üreticiler süt tüketimini artırmaya yönelik etkinlikler düzenliyor.


http://www.haberler.com/uzmanlar-herkesi-sut-icmeye-cagiriyor-4652489-haberi/

TomBombadillo
23-05-2013, 20:24
Çok faydalı bir topik olmuş
Yıllardır hisse.net te eksik kalan noktaları doldurmuş
Emeği geçenlere teşekkür ederim :kahkah:

brokerüstad
23-05-2013, 20:26
Çok faydalı bir topik olmuş
Yıllardır hisse.net te eksik kalan noktaları doldurmuş
Emeği geçenlere teşekkür ederim :kahkah:

çok teşekkürler
lütfen bir çay alırmısınız yeni demledim :)

brokerüstad
23-05-2013, 20:27
bir meyve suyu markası yapın deseler adını ne koyardınız ?

evet meyve suyu konusunda görüşlerinizi bekliyorum :)

balaban
23-05-2013, 20:43
evet meyve suyu konusunda görüşlerinizi bekliyorum :)

Meyve suyu adı sormuşsunuz ama ben adını değil de meyvesuyu hakkında fikrimi söylesem olur herhalde. Evime bile sokmam meyve suyu diye satılan şeyleri.
Evde kendim de yapmam. şeker yüklemesidir meyve suyu, gereksiz de ayrıca. Posası ile yenilen meyve evladır.

brokerüstad
23-05-2013, 21:07
Meyve suyu adı sormuşsunuz ama ben adını değil de meyvesuyu hakkında fikrimi söylesem olur herhalde. Evime bile sokmam meyve suyu diye satılan şeyleri.
Evde kendim de yapmam. şeker yüklemesidir meyve suyu, gereksiz de ayrıca. Posası ile yenilen meyve evladır.


yorumunuz için teşekkürler
ellerinize sağlık
topiğe kuvvetli bir ilginin doğduğu anlaşılıyor
topiğe yönetici katkısı derim ben :)

i-ked
23-05-2013, 21:31
çok teşekkürler
lütfen bir çay alırmısınız yeni demledim :)

Ortaokuldaki tarih öğretmenimiz bizi çay içerken gördüğünde kızardı.
"Siz çay içiyorsunuz, ot neslisiniz,
Atalarınız kımız içerdi, süt için"
derdi.

brokerüstad
23-05-2013, 21:34
Ortaokuldaki tarih öğretmenimiz bizi çay içerken gördüğünde kızardı.
"Siz çay içiyorsunuz, ot neslisiniz,
Atalarınız kımız içerdi, süt için"
derdi.

yeşil çay var birçok bitkinin çayı çeşit çeşit
ıhlamur var ıhlamur sıcak iyi gider ıhlamuruda içmeden nasıl tüketeceğiz mesela :)
ister çay ister süt ister ayran içelim
su var süt var çeşit çeşit
faydalı olan ne varsa kararında güzel
bende küçükken büyüklerimiz kahveyi tabakta verirdi bana
:)

i-ked
23-05-2013, 21:39
evet haklısınız güller cam şişeye konur içine azıcık limon tuzu ve güneşte bekletilir bi kaç gün , amanda aman çok güzel gül suyu elde edilir yaprakları süzülür ve şeker karıştılır içilirdi harika bir içecek olurdu :) öyle bilirim

Biz de kardeşlerimle yapardık, bağlardan toplar, şişeye tıkıştırır ve kiremitlere dizerdik. Güneş altında kısa sürede renklenirdi. Biz hem şekeri hem de limon tozunu önceden koyardık. Ağzına naylon gerer, birimiz parmağını bastırır diğeri kumaş parçası ya da yorgan ipi ile ağzını bağlardı. Şişelerimizin kapağı yoktu.

brokerüstad
23-05-2013, 21:40
Biz de kardeşlerimle yapardık, bağlardan toplar, şişeye tıkıştırır ve kiremitlere dizerdik. Güneş altında kısa sürede renklenirdi. Biz hem şekeri hem de limon tozunu önceden koyardık. Ağzına naylon gerer, birimiz parmağını bastırır diğeri kumaş parçası ya da yorgan ipi ile ağzını bağlardı. Şişelerimizin kapağı yoktu.

şimdi çok az kişi bilir bunları
doğal gül suyu

i-ked
23-05-2013, 21:41
yeşil çay var birçok bitkinin çayı çeşit çeşit
ıhlamur var ıhlamur sıcak iyi gider ıhlamuruda içmeden nasıl tüketeceğiz mesela :)
ister çay ister süt ister ayran içelim
su var süt var çeşit çeşit
faydalı olan ne varsa kararında güzel
bende küçükken büyüklerimiz kahveyi tabakta verirdi bana
:)

Küçükken zaten büyüklerimiz bize çay içirmezdi. Süt içirirlerdi. Onlar misafirlerle çay içerken de bize şerbet diye sadece kaynar su doldurur ılıştırırlardı. Biz de bol şekerli içerdik.

Oyun da oynardık. Mesela dem koyup, şeker ekleyip karıştırıp üzerine yavaşça su ekleyince birbirlerine yoğunluk farkından karışmadıkları için hoş görüntü oluşturuyordu.

brokerüstad
23-05-2013, 21:43
Küçükken zaten büyüklerimiz bize çay içirmezdi. Süt içirirlerdi. Onlar misafirlerle çay içerken de bize şerbet diye sadece kaynar su doldurur ılıştırırlardı. Biz de bol şekerli içerdik.

Oyun da oynardık. Mesela dem koyup, şeker ekleyip karıştırıp üzerine yavaşça su ekleyince birbirlerine yoğunluk farkından karışmadıkları için hoş görüntü oluşturuyordu.

bizde küçükken çay içirmezlerdi vişne suyu limonata verirlerdi çayıda beyaza yakın açık renkte verirlerdi
ben küçükken çayı pek sevmezdim sütü çok severdim

i-ked
23-05-2013, 21:44
http://s3.amazonaws.com/evmanya3/system/urun_resims/resims/000/236/406/img_zoom/bonte4bambum10lusaklamakabiBCYB1.jpg?1354011924

Bitki çaylarım için böyle birşey aldım, çok kullanışlı!

Yatırım tavsiyesi değildir ama öneririm.

http://www.bambumstore.com/modules/catalog/products/pr_04_213_min.jpg
6'lısını işyerinde 10'lusunu evde kullanıyorum.

brokerüstad
23-05-2013, 21:46
bitki çayları için kullanılan tasarım güzel

i-ked
23-05-2013, 21:52
Bizim buralarda kuşburnu da çok tüketilir.

Hem ekmeğe sürülerek marmelat gibi hem de isteğe göre soğuk ya da sıcak suyla karıştırılarak içecek olarak tüketiriz.

Tansu Çiller çayı diye bir ara popüler oldu ama artık unutuldu...

http://images03.olx.com.tr/ui/4/07/28/67229928_1-Resimler-Yoresel-ev-yapimi-kusburnu-marmelati.jpg

http://farm1.static.flickr.com/238/1515772907_49a4e4767f.jpg

http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQBQnrG_WUcGBNTjSQcTwcuqUUZACtdk w91VxxSx3zppxTrXdr2eQ

brokerüstad
23-05-2013, 21:58
Kuş burnu çok faydalı kışın bol bol içmeye çalışırım marmelatını yedim harika bir şey
çok faydalı
kuşburnunu çok topladım dikenleri çok fena

i-ked
23-05-2013, 21:58
Beslenmede Doğru Bilinen Yanlışlar





Sağlıklı yaşamak için hepimiz, yediklerimizin ve içtiklerimizin seçimine itinâ gösteririz. Lâkin çocuklarını daha iyi besleyip büyütmek için çeşit çeşit karışımlar yapan anneler de az değildir. Günlük hayatta gerek damak tadımıza uyduğu, gerekse alışkanlık gereği karıştırarak yediğimiz bazı gıdalar vardır. Ancak daha yararlı olduğunu düşünerek birlikte yediğimiz bir kısım yiyecekler ve içecekler, bazen yanlış beslenmemize sebep olmaktadır. Meselâ kansızlığına iyi geleceği için çocuğumuza pekmez içirmemiz gerekir. Şayet pekmezi, daha kolay ve severek yedirebilmek için yoğurda karıştırırsak yanlış yapmış oluruz. Zira çocuğun pekmezden alacağı demiri, önemli oranda azaltmış oluruz.
Daha bunun gibi sıklıkla yaptığımız birçok hatalar vardır. Bunlardan bazılarını kısaca izah etmeye çalışalım.Ispanağı, yoğurt dökerek yemek: Ispanağı, daha çok demir minerali almak için yeriz. Fakat çoğunlukla yanından yoğurdu eksik etmeyiz. Ne var ki, yoğurtla birlikte yenen ıspanaktaki demirden tam olarak faydalanmamız mümkün değildir. Çünkü yoğurttaki kalsiyum, demir mineralinin emilimini azaltarak vücuda daha az demir girmesine neden olur.
Et yemekleriyle birlikte ayran içmek: Et yemeklerinin yanında ayran içmek, vazgeçemediğimiz geleneklerimizdendir. Yine yukarıda belirttiğimiz gibi et yemeklerini ayranla birlikte yersek, ayranda bulunan kalsiyum, etteki demirin emilimini azaltır. Böylece etten umduğumuz demiri alamayız. Eğer ayran yerine bol C vitaminli bir salata ya da saf bir portakal suyu tercih edersek etteki demirden tam mânâsıyla faydalanmış oluruz. Çünkü C vitamini, demirin emilimini en yüksek oranda sağlamış olur.
Balığın yanında yoğurt yememek: Balığın yanında yoğurt yememe, ayran içmeme anlayışı halk arasında çok yaygındır. Bu inancın altında, aslında zehirlenmenin sebebinin yoğurt olmadığı, balığın içinde bulunan “histamin” proteininin olduğu gerçeği yatar. Bu vitamin yoğurtta da bulunduğundan, birlikte yenildiğinde vücuttaki histamin vitamini artabilir. Alerjisi olanlarda kızarıklık ya da kaşıntıya sebep olabilir. Netice olarak balık taze ise, yoğurt ve ayranla birlikte yemenin hiçbir mahzûru yoktur.
Pekmeze yoğurt veya süt katmak: Pekmezin kansızlığımıza iyi gelmesini istiyor ve demirinden faydalanmak istiyorsak onu ya tek başına yememiz veya C vitamini yoğunluklu portakal suyu gibi bir içecekle birlikte yememiz en doğrusudur. Böylece C vitamini, demirin en iyi bir şekilde vücutta emilmesini sağlamış olur. Aksine pekmezi, yoğurt veya süte ekleyerek yersek demirinden tam olarak faydalanamayız. Ayrıca pekmez, sadece tatlandırıcı olarak kullanılmış olur.
Balı, sıcak süte karıştırmak: Özellikle soğuk algınlıklarında sıcak süte bal karıştırarak sıcak sıcak içme alışkanlığımız vardır. Aynı şekilde sıcak suya bal karıştırmak da diğer bir tercihimizdir. Böyle yapıldığında baldaki protein, vitamin ve mineraller, 40 derecenin üzerindeki sıcak sıvıda ısıya maruz kaldığı için yok olur. Bal da sadece tatlandırıcı olarak vazife görür. Bu yüzden balı mutlaka ılık su, süt veya meyve suyuyla içmemiz en doğrudur. Böylece balın bütün besin değerinden faydalanmış oluruz.
Yemek yerken su içmemek: Pek çoğumuz, yemek esnâsında su içmemin kilo aldıracağını düşünür. Hâlbuki yemek yerken arada bir yudumlarla su içmek, kilo aldırmaz, tam tersine iştahı azaltmaya yardımcı olur. Yalnızca sindirim problemi olan kişiler, yemek sırasında sıkça su içmemelidirler.
Yumurtayı kolesterolü artırır diye yememek: Yumurta, en kaliteli protein kaynağıdır. Sağlıklı bir kişi, günde en az bir yumurtayı yiyebilir. Hatta kolesterol, tansiyon ve şeker hastalığı gibi rahatsızlığı olanlar bile, rahatlıkla haftada üç-dört defa yumurta yiyebilirler.
Yemekten hemen sonra meyve yememek: Yemekten sonra meyve yenilmesinin yağlanmaya sebep olacağı söylenir. Hâlbuki ikinci çeşit yemek yerine, daha az enerji alımı için bir porsiyon meyve yenilebilir. Diğer bir ifadeyle, yemeklerden sonra tam doygunluk sağlanamıyorsa, aşırıya kaçmamak şartıyla meyve yenilebilir.
Aç iken limonlu-sirkeli su veya greyfurt suyu içmek: Fazla kilolarından rahatsız olanlar, açken sirkeli-limonlu su veya greyfurt suyu içerek zayıflayacaklarını sanmaktadırlar. Bu uygulamanın zayıflatıcı hiçbir etkisi yoktur. Hatta sindirim sistemine rahatsızlık bile verebilir. Sadece C vitamini ihtivâ etmesi sebebiyle, güne kendini daha dinç hissederek başlamayı sağlayabilir.
Kepekli ekmeğin ve light ürünlerin kilo aldırmayacağı: Kepekli ekmeğin beyaz ekmeğe göre kalorisi biraz daha düşüktür. Buna dayanarak ve kalorisi az diyerek daha çok kepekli ekmek yemek, zayıflamak yerine kilo aldırır. Üzerinde light yazan yiyecek ve içeceklerin de nasılsa kilo aldırmıyor düşüncesiyle çok miktarda yenilmemesi gerekir.
Zeytin yağının, katı yağlar gibi kilo aldırmayacağı: Zeytinyağı, insan sağlığı için bir numaralı yağ olsa da bir gramı 9 kalori enerji verir. Bu, şu anlama geliyor: Zeytinyağı da diğer yağlar gibi, gereğinden fazla yenildiğinde kilo yapar.

brokerüstad
23-05-2013, 22:02
pekmez çok güzel dut pekmezi üzüm pekmezi harika
sağlık için mükemmel kışın bir bardağa yeterli miktarda koyar su ile karıştırıp içerim
yada ekmekle birlikte

i-ked
23-05-2013, 22:04
Hala annemler pekmezle yoğurdu karıştırıp yer, demek ki yanlışmış.

Ben yoğurt + tahin helvası + zeytini yufka ekmeğin arasına dürüp yerdim, dolapta onlar vardı.
Güzel miydi?
Hayır
Karnım doyuyor muydu?
Evet!
O zaman problem yok

Aşçı Fare izle, herkes yemek yapabilir ama yapmalı mıdır?
https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTSQP10Ziv4naDVuzzBH-XPnloqb6Iy6PQcSs1AoDj1p2MElcTObw

brokerüstad
23-05-2013, 22:05
Hala annemler pekmezle yoğurdu karıştırıp yer, demek ki yanlışmış.

Ben yoğurt + tahin helvası + zeytini yufka ekmeğin arasına dürüp yerdim, dolapta onlar vardı.
Güzel miydi?
Hayır
Karnım doyuyor muydu?
Evet!
O zaman problem yok

Aşçı Fare izle, herkes yemek yapabilir ama yapmalı mıdır?
https://encrypted-tbn2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTSQP10Ziv4naDVuzzBH-XPnloqb6Iy6PQcSs1AoDj1p2MElcTObw

valla bunları okurken acaip susadım hatta karnım acıktı tahine bayılırım
:)

brokerüstad
23-05-2013, 22:07
bu topikte faydalı bilgilerin paylaşılması çok güzel ellerinize sağlık

brokerüstad
23-05-2013, 22:11
Mübarek Ramazan ayına az kaldı
biz iftarda meyan kökü şerbeti içerdik harika olur müthiş bir içecek
buldummu içerim

brokerüstad
23-05-2013, 22:12
Herkese iyi geceler diliyorum
sağlık ve başarı eksik olmasın
kalın sağlıcakla

i-ked
23-05-2013, 22:14
Mübarek Ramazan ayına az kaldı
biz iftarda meyan kökü şerbeti içerdik harika olur müthiş bir içecek
buldummu içerim

Meyan kökü şerbetini Gaziantep'e geziye gittiğimizde sundular, benim damak tadıma uzak biraz... Şalgam suyu fena değil. Başlıktaki ayran, meyve suyu, su ve süt de güzel, kefir alışmayana zor içimi. Markette satılanı almıştım ailecek çok hoşumuza gitmedi tadı.

Size de iyi geceler. Muhabbet sarınca ben yazarım :)

brokerüstad
23-05-2013, 22:16
Meyan kökü şerbetini Gaziantep'e geziye gittiğimizde sundular, benim damak tadıma uzak biraz... Şalgam suyu fena değil

Size de iyi geceler. Muhabbet sarınca ben yazarım :)

kolaya benzer sanki
ama faydası çokmuş

BORA YAŞAR
23-05-2013, 22:18
Madem başlık bu kadar popüler oldu. Bizim de bir katkımız olsun bari:


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, alkol ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin görüşülmesi sırasında, milletvekillerine ayran ikram edilmesi polemik konusu oldu. CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, "Ayranı 'milli içki' diye ikram ediyorsanız ben de rakı istiyorum. Bizim milli içeceğimiz sudur, yoğurda katarsan ayran olur, rakıya koyarsan bayram olur" diye espri yaptı.

i-ked
23-05-2013, 22:24
Madem başlık bu kadar popüler oldu. Bizim de bir katkımız olsun bari:


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, alkol ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin görüşülmesi sırasında, milletvekillerine ayran ikram edilmesi polemik konusu oldu. CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, "Ayranı 'milli içki' diye ikram ediyorsanız ben de rakı istiyorum. Bizim milli içeceğimiz sudur, yoğurda katarsan ayran olur, rakıya koyarsan bayram olur" diye espri yaptı.

Süpermiş...

Yumruk, laf, bardak, fener atacaklarına, ince esprilerle mesaj versinler böyle.

RAKI NASIL İÇİLİR? ---> Alternatif olarak "Ayran nasıl içilir?" bulursam eklerim ya da uydururuz.

1. Sarhoş olunmaz.
2. Masada konuşulan masada kalır. Kayıt, not tutulmaz.
3. Fotoğraf çekilmez. Dışarıdan çekene kızılmaz.
4. Telefonla konuşulmaz. Çalarsa açılır, “Rakı içiyorum” denir, kapatılır.
5. GSM'le oynanmaz: Sofra iPhone, Blackberry tanımaz.
6. Muhabbet esnasında biçem, izlek, imgelem gibi kelimeler kullanılmaz.
7. Kadınlar ruju silip oturur: Rakı bardağında ruj izi olmaz.
8. Düzgün konuşulur, lüzumsuz şirin olunmaz.
9. Rakıda hızlı gidene karışılır, yavaş düşene karışılmaz.
10. Argo konuşulur, küfür edilmez.
11. “Hey!”, “hişt!”, “pişt!” gibi ünlemler kullanılmaz.
12. Memleketi herkes meşrebine göre kurtarır karışılmaz.
13. Yemek yenilmez.
14. Meze tırtıklanır, karın doyurulmaz.
15. Şalgam suyu, soda, ayran, çay yanına konabilir, içine konmaz.
16. Kafaya vurup “lölölö!” demek gibi zevzek şakalar yapılmaz.
17. Masada kitap, dergi, hele laptop asla bulunmaz.
18. Zeki Müren de, Giuseppe Verdi de dinlenir;
19. Varsa müzik duyulacak kadar açılır bağırtılmaz.
20. Hüzün de neşe de eksik olmaz.
21. Masada ağlanmaz.
22. Ağlayan çıkarsa konu değiştirilir, avutulmaz.
23. Yüksek sesle şarkı söylenmez.
24. Şarkı mırıldanırken el kol hareketleriyle desteklenmez.
25. El kol fazla hareket etmez.
26. Tartışılır, kalp kırılmaz.
27. Herkes konuşur, monolog olmaz.
28. Aynı anda konuşulmaz, söz kesilmez.
29. Masaya sigara dumanı üflenmez.
30. Bir rakı içilirken başka marka övülmez.
31. Rakı masasında sessizlik olmaz.
32. Zırt pırt tuvalete gidilmez .
33. Masada yellenilmez.
34. Masada geğirilmez.
35. Masaya müzisyen alınmaz.
36. Azıcık uçulabilir ama yalan dolan olmaz.
37. Yüksek sesle konuşulmaz.
38. Kazak pantolonun içine sokulmaz.
39. Çıplak, yarı çıplak durulmaz.
40. Şiir konuşulur, şiir okunmaz.
41. Rakı içilirken başka içki içilmez.
42. Yolluk bir teki aşmaz.
43. Yolluk alınmışsa cila çekilmez.
44. Biradan başka cila olmaz.
45. Cila birası bir küçüğü geçmez.
46. Rakı sonrası kahve, şekerli içilmez.
47. Kahve içilirken höpürdetilmez.
48. Rakı yalnız içilmez.
49. Rakı masası 4-5 kişiyi geçmez.
50. Garsona adı dışında bir şeyle seslenilmez.
51. Garsona rakı doldurtulmaz.
52. Balkon sofrasında içmeyen çalıştırılmaz.
53. Sıcaksa buz konabilir, buz erimeden içilmez.
54. Rakıdan önce su, sudan önce buz konmaz.
55. Rakı sek içilmez.
56. Rakıcı ota çöpe öpüşmez ,habire takdir etmez.
57. İçerken serçe parmak havaya kaldırılmaz.
58. Rakı hızlı içilmez.
59. Rakı fondip yapılmaz.
60. Kerahet vaktinden önce rakı içilmez.
61. Büyük konuşanla rakı içilmez.
62. Çok konuşanla rakı içilmez.
63. Sessiz duranla rakı içilmez.
64. Şakadan anlamayanla rakı içilmez.
65. Büyük yudumlarla rakı içilmez.
66. Rakı sofrasında iş dedikodusu yapılır, iş konuşulmaz.
67. Küllüğe limon kabuğu, zeytin çekirdeği konmaz.
68. Tabağa, kâseye sigara söndürülmez.
69. Zırt pırt kadeh tokuşturulmaz.
70. Konuşurken rakı masasına vurulmaz.
71. Bardak boş bekletilmez.
72. Masanın her bir köşesi meze ile doldurulmaz.
73. Ağız şapırdatılmaz.
74. Çatal kaşık dişe değdirilmez.
75. Burun karıştırılmaz.
76. İzinsiz masadan tuvalete dahi kalkılmaz.
77. Şerefe vb. yeterlidir, kadeh tokuştururken yaratıcı olunmaz.
78. Garsona balık ayıklatılmaz.
79. Garsonun sırtına vurulmaz.
80. Personele hatır sormadan meyhanede oturulmaz.
81. Sofraya erken ya da geç gelinmez.
82. Rakı buzdolabının en alt rafından yukarı çıkarılmaz.
83. İçi görünmeyen kadehte rakı içilmez.
84. Masada farklı kadehler olmaz.
85. Masada farklı markalar olmaz.
86. Yerken ağız doldurulmaz.
87. Ağızda lokma varken konuşulmaz.
88. Boğaza, yeleğe peçete takılmaz, dize peçete konmaz.
89. Konuşurken çatal bıçak sallanmaz.
90. Hiçbir durumda ve fikirde ısrar edilmez.
91. Racon kesilmez.
92. Ukalalık, kıskançlık kaldırmaz.
93. Rakı sofrası süslenmez.
94. Loş meyhanede içilmez.
95. Yan masanın muhabbeti dinlenmez.
96. Başka masaya uzun bakılmaz.
97. Masadan kopuk muhabbet edilmez.
98. Çiftler el ele tutuşmaz, oynaşmaz.
99. Sallanan masada içilir, sallanan insanla içilmez.
100. Bunlar kendiliğinden olur, kasarak yapılmaz.

Bu meret öyle bir merettir ki,
acıyla içilir,
tatlıyla içilir,
neşeyle içilir,
ağlayarak içilir,
kavunla içilir
peynirle içilir,
ikisi birlikte çok güzel içilir,
yemekle içilir,
mezeyle içilir,
suyla içilir,
susuz içilir
sodayla içilir,
şalgamla içilir.

Ama işte,
Bir tek salakla içilmez.


http://www.youtube.com/watch?v=eu0oAGM4IpE

BORA YAŞAR
23-05-2013, 22:24
Yöresel içecek deyince...

Yozgat Kayseri civarında bir çeşit çit bitkisi olan "gileboru" (o yörenin söyleyişine göre yazdım) dan turşu kurulur. Suyu ve tanesi şimdilerde çok yararlı diye o yörede satılıyormuş.

Garip bir tadı vardı. Çocukluğumdan öyle hatırlarım.

Fakir köylünün kışın yemek yayında çıkardığı bir nevi turşu idi.


Duyan bilen vardır umarım.

i-ked
23-05-2013, 22:45
Yöresel içecek deyince...

Yozgat Kayseri civarında bir çeşit çit bitkisi olan "gileboru" (o yörenin söyleyişine göre yazdım) dan turşu kurulur. Suyu ve tanesi şimdilerde çok yararlı diye o yörede satılıyormuş.

Garip bir tadı vardı. Çocukluğumdan öyle hatırlarım.

Fakir köylünün kışın yemek yayında çıkardığı bir nevi turşu idi.


Duyan bilen vardır umarım.

http://www.kanal04.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/%C4%B1sk%C4%B1n.jpg

Böyle en son tattığım değişik yiyecek bu! Bu ayın başında Bitlis'teki Limak Çimento Fabrikası'ndan dönüşte yol kenarlarında çocuklar satıyordu. Aracı durdurup aldık. Eh işte, muz gibi değil :) Belki biraz kivi ya da erik gibi.

http://s1305.hizliresim.com/19/r/nd94v.jpg

balgi
23-05-2013, 22:52
http://www.kanal04.com.tr/wp-content/uploads/2011/06/%C4%B1sk%C4%B1n.jpg

Böyle en son tattığım değişik yiyecek bu! Bu ayın başında Bitlis'teki Limak Çimento Fabrikası'ndan dönüşte yol kenarlarında çocuklar satıyordu. Aracı durdurup aldık. Eh işte, muz gibi değil :) Belki biraz kivi ya da erik gibi.

http://s1305.hizliresim.com/19/r/nd94v.jpg

dadına bende bakmıştım .. muzu tercih ederim :)

brokerüstad
24-05-2013, 19:19
Çok güzel içeceklerimiz var dünyada eşi emsali yok
meyveler şerbetler gül suyu
meyan kökü şerbeti limonata ayran süt kefir kahve çay neler var neler
en güzeli su su gibisi yok Allaha şükürler olsun

brokerüstad
24-05-2013, 19:21
iyi akşamlar arkadaşlar
topiğin anlamlı ve güzel seyri çerçevesinde muhabbetler daim olsun
havalar sıcak güzel içecekler çeşit çeşit
akşam oldu yine çayı demledik yanında pasta kek var buyursunlar
:)

Herkese iyi akşamlar topik seyrinde anlamında faydasında bir alan olması nedeniyle konuya uygun yorumlarla paylaşıma devam diyor,
en güzel muhabbetlere çay kahve vesile olsun diyerek süt içmeye devam diyorum süt çok faydalı bir içecek ama halen avrupa standartlarına ulaşamadık süt tüketimi bizde çok düşük kalıyor

atufekci
24-05-2013, 19:21
Çok güzel içeceklerimiz var dünyada eşi emsali yok
meyveler şerbetler gül suyu
meyan kökü şerbeti limonata ayran süt kefir kahve çay neler var neler
en güzeli su su gibisi yok Allaha şükürler olsun

su ve karbondioksitli su :)

brokerüstad
24-05-2013, 19:23
su ve karbondioksitli su :)

soda demek istediniz galiba :)

brokerüstad
24-05-2013, 19:32
Sağlığın yaşam boyu korunması için yeterli ve dengeli beslenmede süt ve süt ürünleri tüketiminin büyük önem taşıdığı belirtildi.
Sakarya Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aydın Erdoğan, özellikle çocukluk, gebelik-emziklilik ve yaşlılık dönemlerinde kemik sağlığı açısından önemi bilinen sütün obezite, kanser, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını söyledi.

Günlük diyetlere yer alan dört besin grubundan birisi olan, süt, yoğurt, peynir gibi besinleri içeren süt ve süt yerine geçenler grubu; özellikle protein ve kalsiyum içeriği açısından tüketilmesi gerektiğini anlatan Erdoğan, “Ayrıca B2 vitamini (riboflavin), B12 vitamini, A vitamini, tiamin, niasin, fosfor ve magnezyum olmak üzere birçok besin öğesi için önemli kaynaktır Süt proteinlerinin vücutta bilinen büyüme gelişmeye katkısı, doku farklılaşmalarındaki etkinliğinin yanı sıra; kalsiyum emilimi ve immün fonksiyonlar üzerine olumlu etkilerinin olduğu, kan basıncını ve kanser riskini azalttığı, vücut ağırlığının kontrolünde etkin olduğu, diş çürüklerine karşı koruyucu olduğu bilinmektedir” dedi.

Özellikle yetişkin kadınlar, çocuklar ve gençler olmak üzere tüm yaş gruplarının bu grubu her gün tüketmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Bu kapsamda okul çağı çocuklarına süt içme alışkanlığını kazandırmak, yeterli ve dengeli beslenmeye katkıda bulunarak sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sağlamak amacıyla Bakanlığımız; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulusal Süt Konseyi ile işbirliği içinde Okul Sütü Programı yürütülmektedir” şeklinde konuştu.

Erdoğan ayrıca Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi'nde yetişkin bireylerin iki porsiyon; çocuklar, adolesan dönemi gençler, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların üç-dört porsiyon süt ve yerine geçen besinleri tüketmelerini önerdi.

Kaynak: İHA

http://www.haber7.com/doktora-sor/haber/1029405-sut-obezite-riskini-azaltiyor

BORA YAŞAR
24-05-2013, 20:00
Saat 22.00 den sonra bu başlığın kalabalıklaşması beklenebilir.:)

Yasaklar buraya yarar.


Aslında gündüzden stoklayacaksın olacak bitecek.:halay:

cüneytt
25-05-2013, 14:10
cüneyt abi maden suyuyla hergün yüzünü yıka.cildin güzelleşsin :)

tüfekçi arkadaşım; sen beni görmedin heralde..:) ben zaten yakışıklıyım..:) hemde maden susuz...:)

cüneytt
25-05-2013, 14:15
mayısın 25'i ve burda kaloriferler yanıyor...:) gök gürültülü yağmur yağıyor...hava buz gibi..

canım ne çekti bilin bakalım.....:) :) mis gibi tarçınlı sıcacık bir salep...:)

afiyet olsun.

enigma
25-05-2013, 14:27
Kara dut suyu --URMU DERLER KÖYDE--süper tavsiye derım bırazcık meşakkatli toplaması..

brokerüstad
25-05-2013, 17:20
Kara dut suyu --URMU DERLER KÖYDE--süper tavsiye derım bırazcık meşakkatli toplaması..

Kara dut suyu çok enfes bir şey galiba karadut faydalı bir şey zaten
meyve suyu olsunda ne olursa olsun :)

brokerüstad
25-05-2013, 17:41
(İHA) - Bahar mevsiminden yaz mevsimine geçiş döneminde vücut direncinin düşmesiyle hastalanan vatandaşlar şifayı aktarlarda arıyor. Bitlis’in Ahlat ilçesinde aktarlık yapan Cihan Ayazer, özellikle mevsimsel geçişlerde vücudun direncinin düştüğünü hatırlatarak, vatandaşların dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Ayazer, havalara aldanarak giyimlerine dikkat etmeyenlerin daha çabuk hastalandıklarını da belirterek, “İnsanlarımız yaz mevsimine geçişte havanın sıcaklığına aldanıp kısa kollu elbiseler giyinerek bazı hastalıklara yakalanıyor.

Bu mevsimde giyim konusunda dikkat edilmemesi halinde özellikle boğaz enfeksiyonu, grip ve nezle gibi hastalıklara davetiye çıkarılıyor. Bunun için dikkat edilmesi gerekiyor. Bizde genellikle mevsimsel hastalıklarda ekinazya, hatme çiçeği, sığırkuyruğu, papatya çayı, ıhlamur ve ada çayını öneriyoruz. Ayrıca bunların karışımını da boğaz enfeksiyonları için hazırlıyoruz. Tabi ki bitkileri gelişi güzel kullanmamak gerekiyor. Özellikle hastaların mutlaka doktora gitmelerini öneriyoruz. Çünkü doktorsuz tedavi olmaz. Ama en azından bitkileri de bilinçli tüketmek lazım. Biz ise sadece zararı olmayan bitkilerden karışımlar hazırlayarak mevsimsel hastalıkları atlatmaları yönünde yardımcı oluyoruz” dedi.

http://www.haberx.com/saglik(7,c,6,240).aspx

brokerüstad
25-05-2013, 17:49
Hangi bitki çayı neye iyi geliyor?
Bitkilerin vücudumuz üzerindeki etkileri tartışılamaz. Peki, hangi çay neye iyi geliyor biliyor musunuz?
http://kisiselbakim.milliyet.com.tr/hangi-bitki-cayi-neye-iyi-geliyor-/kisiselbeslenmediyet/galeri/1710149/default.htm?ref=milliyet_anasayfa

brokerüstad
25-05-2013, 20:42
herkese iyi akşamlar
bugün akşam kahve çok güzel gider maçta var
b.dortmunt ve münih oynuyor süper final maçı
kahve çay limonata dondurma çekirdek süper gider heyecan devam edecek

brokerüstad
25-05-2013, 21:11
Nar çok faydalı nar suyu içmeyi çok seviyorum ve faydaları çok fazla ben salatada limon yerine nar suyu ile yapılan salatayı çok seviyorum

brokerüstad
26-05-2013, 11:41
Kızılcık suyunun en çok bilinen yararı boşaltım sistemi sorunlarını çözmekteki etkisidir. C vitamini yönünden de oldukça zengin olan kızılcık suyu, dişlerin çürümesini ve plak oluşumunu engeller.

brokerüstad
26-05-2013, 12:20
akıl ve vücut sağlığımızı korumak için bol bol spor yapmak lazım sağlıklı gıdalarla beslenmek lazım
sağlam kafa sağlam vücutta bulunur

brokerüstad
26-05-2013, 18:11
akıl ve vücut sağlığımızı korumak için bol bol spor yapmak lazım sağlıklı gıdalarla beslenmek lazım
sağlam kafa sağlam vücutta bulunur

Bu pazar piknik yerleri dolu dolu
çay kahve vişne suyu çok iyi gidiyor
mangal köfte tavuk offfffff offf harika

brokerüstad
27-05-2013, 11:53
öğle yemeğinden sonra güzelm bir çay çok iyi gider
bitk çayı olsun siyah çay olsun farketmez
çok nefis bir içecek olarak iyi gider

brokerüstad
27-05-2013, 19:41
Kahve, kandaki kalsiyumun idrarla atılmasına neden olduğundan, devamlılığında, özellikle kadınlarda kemik erimesini hızlandırır. Bu nedenle kahveyi, içerisinde kalsiyum bulunduran sütle içersek, bu dengeyi korumuş oluruz.
Uzman Diyetisyen Işın Sayın, kahve tüketiminin insan sağlığı açısından bazı yararları olsa da aşırı tüketilmemesi gerektiğini söyledi.

Kahveden çok, kahveye konulan yan ürünlerin zarar verdiğini belirten Sayın, bu yan ürünlerden doğal olmayanların tamamen zararlı olduklarını kaydetti.

Kahveyle birlikte, süt, kahve kreması, kahve beyazlatıcısı ve süt tozu kullanıldığını anlatan Sayın, bunlardan süt dışındakilerin insan vücudu için tehlikeli maddeler içerdiğini öne sürdü.

Kahve kremaları ve beyazlatıcılarda, sütle "uzaktan yakından ilgisi olmayan" katkı maddeleri bulunduğunu ileri süren Sayın, "Süte yakın tadın yakalanmaya çalışıldığı ürünlerdir. Katkı maddelerinin alerji yaptığı, kansere yol açtığı, bağışıklık sistemi ve obeziteyle ilişkili gen dokusuna zararlı etkileri olduğu yönünde halen araştırmalar yapılıyor. Ayrıca, açlık-tokluk hissi veren hormonlarla teması üzerinde çalışılıyor" diye konuştu.

Kahve tüketiminde kullanılan yan ürünlerdeki katkı maddeleri arasında, maltodekstrin, glikoz şurubu, melamin, soya proteinleri, laktoz ve gluten, sodyum kazeinat ve asit düzenleyici tuzlar ve tam hidrojenize pamuk ve palm yağı gibi maddelerin bulunduğuna dikkati çeken Sayın, şöyle devam etti:

"Maltodekstrin, mısırdan elde edilir. Kullanım alanı çok geniş ve kahve beyazlatıcılarının tümünde mevcut. Glikoz şurubu, kanımızda dolaşan şekliyle şekerdir. Direk hücre içine girebilecek kadar küçük bir moleküldür. Ağızdan alındığı andan itibaren sindirim süresi diye bir vakit kaybı yoktur, acilen kana karışır. Başka kaynaklardan da alıyorsanız, sık ve fazlaca kullanımı, insulin direnci, hipoglisemi açısından hiç de iyi niyetli değildir. Melamin, benim çocukluğumda tabak yapımında kullanılırdı. Plastik türevidir, kanserojendir. Soya proteinleri..Doğal soya tabiatta kaldı mı acaba? Laktoz ve gluten, tolerans bozukluğu olanlar kullanmamalı. Sodyum kazeinat ve asit düzenleyici tuzlar, tansiyonu hemen yükseltmez, ama 1 günde kullanılan doz arttıkça glikozun da bu tuzların da etkisini tartışmaya başlayabiliriz. Tam hidrojenize pamuk ve palm yağı, margarinin ta kendisidir. Bunu suda erir hale getirmek için de diğer bir katkı maddesi olan 'emülgatör' mecburen kullanılır. Topaklanma önleyici, aroma verici...Derken, bu kahve beyazlatıcıları günde birden fazla kullanıyorsanız, sağlık açısından güvenilirliğinin tartışılmasında fayda olabilir."

Kadınlarda kemik erimesini hızlandırır

Tüketicilerin yan ürünleri kullanarak kahvenin acı tadını azaltmaya çalıştığını anlatan Işın Sayın, "İlla kullanılacaksa da gerçek sütten elde edilmiş süt tozları tüketilmeli" ifadelerini kullandı.

Kahve tüketiminin kadınlar üzerinde daha çok zararlı olacağını öne süren Uzman Diyetisyen Işın Sayın, "Kahve, kandaki kalsiyumun idrarla atılmasına neden olduğundan devamlılığında, özellikle kadınlarda kemik erimesini hızlandırır. Bu nedenle, kahveyi, içerisinde kalsiyum bulunduran sütle içersek, bu dengeyi biraz da olsa korumuş oluruz" dedi.

Vücudun, gıdalarda bulunan kalsiyumun yarısını aldığını aktaran Sayın, 30'lu yaşlardan itibaren, bu oranın yüzde 30'a düştüğünü vurguladı. Bu nedenle faydalı minerallerin vücuttan atılımının azaltılması gerektiğine dikkati çeken Sayın, ileri yaş gurubunun buna daha çok dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Uzman Diyetisyen Sayın, vücuttaki mineral oranını düşürmemek için çay, kola ve kahve gibi içeceklerin kontrol altına alınması gerektiğini anlattı.

Kahvenin zararlarını azaltmak için bazı alışkanlıkların değiştirilmesi gerektiğine işaret eden Sayın, şu önerilerde bulundu: "Kahve, krema ya da beyazlatıcı yerine sütle içilmelidir. Acıyı azaltmak için kahve oranı düşürülüp su oranı arttırılabilir. Kahveden vazgeçemiyorsanız, kalsiyum içeren gıdalardan kalsiyum desteği yapılmalıdır. Mesela, sofrada yoğurt eksik edilmemeli."

http://www.haber7.com/saglik/haber/1031558-kemik-erimesini-onlemek-icin-kahveyi-sutlu-icin

brokerüstad
27-05-2013, 19:42
Uzmanlar, uykusuzluğa karşı ıhlamur, kekik, sarı kantaron otu, papatya çiçeği çayı öneriyor...
Türk Uyku Tıbbı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hikmet Yılmaz, bir ay ya da daha uzun süreli uyku sorunlarında mutlaka bir hekime gitmek gerektiğini ancak bu süre içinde bazı bitkisel ürünlerin kısa süreli çözüm sunabileceğini söyledi.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Yılmaz, uyku sorunlarında izlenmesi gereken yıl konusunda açıklamalarda bulundu.

Uykusuzluğun birçok hastalığın belirtisi olduğunu, erken tanı için hekime başvurmanın çok büyük önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, "1 ay ya da daha uzun süreli uyku sorunlarında mutlaka bir hekime gitmek gerekir ancak bu süre içinde bazı bitkisel ürünler kısa süreli çözüm sunabilir" dedi.

Yatmadan 10-15 dakika önce içilecek bazı bitki çaylarının uykuya dalmayı kolaylaştırdığını vurgulayan Yılmaz, iyi bir baharat ve antibiyotik olan ada çayının, bal ve sirke ilave edilerek içilmesi halinde huzursuzluk nedeniyle uykuya geçemeyenlere ya da aşırı yorgunluktan uykusunu sürdüremeyenlere iyi geldiğini belirtti. Yılmaz, "Ada çayı gece terlemesi nedeniyle uykusu bölünenler için de yararlı olabilir" diye konuştu.
Prof. Dr. Hikmet Yılmaz, uykusuzluğa çare olabilecek diğer bitkilerle ilgili şu önerilerde bulundu:

"Ihlamur, kekik, sarı kantaron otu, papatya çiçeği çayları yatağa gidince uykuya geçiş süresini kısaltır ve dalmayı kolaylaştırabilir. Yatmadan 10-15 dakika önce ılık muzlu ve ballı süt içmek ya da ayçiçeği yağı ile gargara yapmak da uykuya geçişi hızlandırır. İçindeki etkili maddeler kan şekerinin organizmaya dağılımını dengelediğinden elma da uykusuzluğa iyi gelir. Gelincik çiçeklerinin balla karıştırılması ile elde edilen macun geçmişte de uykusuzluk için kullanılmıştır."

Bazı sebze ve meyvelerin de uykusuzluğa iyi geldiğini kaydeden Prof. Dr. Yılmaz, kavun, portakal, mandalina, armut gibi meyveler ile marul, maydanoz, nane, semizotu gibi sebzelerin uyku için faydalı olduğunu bildirdi.

Kaynak: AA

http://www.haber7.com/saglik/haber/1031558-kemik-erimesini-onlemek-icin-kahveyi-sutlu-icin

brokerüstad
27-05-2013, 19:55
Tüketicilerin yoğurt alırken sadece son kullanım tarihlerine değil, ürünün konulduğu plastik kapların türüne de dikkat etmesi gerektiği bildirildi.
Şikayetvar Genel Müdürü Dr. Ömer Deveci, AA muhabirine, plastik yoğurt kaplarının sağlık açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.
Dr. Deveci, şunları söyledi: 'Plastik kapta bulunan yoğurtları almadan önce ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Üçgen işareti içindeki rakamlar size sağlığınız hakkında mesaj veriyor. '5' rakamı varsa, içiniz rahat olsun, Ama hiçbir rakam yoksa sağlığınız tehlikede demektir.'
'5 rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında kullanılır ve zararsızdır. Plastikler türlerine göre 1'den başlayarak 7'ye kadar numaralandırılıyor. Numara varsa kolay ama yoksa aman dikkat.'

'Öte yandan 3, 6 ve 7 no'lu plastiklerden uzak durulmalı. Bunlar zararlıdır. Yoğurt alırken kullandığı plastiğe göre tercihinizi yapın.'
Plastiklerin türlerine göre sınıflandırıldığını kaydeden Deveci, şöyle devam etti; '1'in anlamı, PET veya PETE polietilen demektir. Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır, zararsızdır.'
'2 ise HDPE yüksek yoğunluklu polietileni işaret etmektedir. Deterjan ambalajları ve pet sütlerde bulunur bu da zarar içermez.'
'3 rakamı PVC polivinil klorid içermektedir. Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır, zararlıdır.'
'4 rakamı LDPE az yoğunluklu polietilendir. Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur, zararsızdır.'
'6'nın anlamı PS polistirendir. Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerindendir, zararlıdır.'
'7 ise diğer ürünleri işaret etmektedir. Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur, kullanılması oldukça zararlıdır.'
http://fotogaleri.haberler.com/yogurt-alirken-bu-rakamlara-dikkat/

brokerüstad
27-05-2013, 20:22
şu anda lahmacun var yemekte ayranda yayık ayran mis gibi mis bol köpüklü ooooof offf acaip güzel
lahmacunda müthiş

cüneytt
28-05-2013, 14:57
yatak portakalın suyuda bir harika oluyormuş...tavsiye ederim.

joey
28-05-2013, 15:03
elma suyunu çok severek içerim. ama sakın büyük boylarından almayın. küçük tek kişilik olanlardan alın için derim : )

cüneytt
28-05-2013, 17:16
elma suyunu çok severek içerim. Ama sakın büyük boylarından almayın. Küçük tek kişilik olanlardan alın için derim : )

oda biraz pahalı oluyor...ancak; haklısın.

brokerüstad
28-05-2013, 18:17
elma suyunu çok severek içerim. ama sakın büyük boylarından almayın. küçük tek kişilik olanlardan alın için derim : )

elma suyu gerçekten faydalı hatta elma sirkesinin çok faydalı olduğunu duydum
faydalı şeyler güzel tabiki

brokerüstad
28-05-2013, 18:18
yatak portakalın suyuda bir harika oluyormuş...tavsiye ederim.

yatak portakalı çok güzel aklıma bir şarkı geldi
---portakalı soydum başucuma koyduuum :)
portakal suyu acaip güzel severim

brokerüstad
28-05-2013, 18:45
İşte Türk çayının faydaları
«12345...17 18
Rize Ticaret Borsası (RTB) tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre, çay ve posasının hayatı kolaylaştıran ilginç yararları olduğu ortaya çıktı.
http://666kb.com/i/cegpi21f16bl8qtze.jpg
http://www.haber7.com/foto-galeri/24722-iste-turk-cayinin-faydalari

brokerüstad
29-05-2013, 19:44
herkese hayırlı akşamlar
çaylar hazır bugün çayın yanında çıtır çıtır simit var birde peynir azda bal misler gibi
çayın tadıda bir başka oluyor canım :)

brokerüstad
30-05-2013, 18:10
bugün bol bol ayran içtim sıcak havada iyi gidiyor hemde sağlıklı
daha ne olsun

brokerüstad
30-05-2013, 18:28
Meyve suyu adı sormuşsunuz ama ben adını değil de meyvesuyu hakkında fikrimi söylesem olur herhalde. Evime bile sokmam meyve suyu diye satılan şeyleri.
Evde kendim de yapmam. şeker yüklemesidir meyve suyu, gereksiz de ayrıca. Posası ile yenilen meyve evladır.

yorumunuz için teşekkürler
ellerinize sağlık
topiğe kuvvetli bir ilginin doğduğu anlaşılıyor
topiğe yönetici katkısı derim ben :)


TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ataman: "Meyve aromalı, meyve tadında, meyveli içecek, aromalı içecek gibi çok çeşitli adlarla üretilen ürünlerin meyveyi ya hiç içermedikleri ya da çok çok az içerdikleri bilinmelidir"

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Petek Ataman, "meyve aromalı, meyve tadında, meyveli içecek, aromalı içecek" gibi isimlerle piyasaya sürülen ürünlerin meyveyi ya hiç içermediğini ya da çok az içerdiğini savunarak, "Bu ürün gruplarını tüketecek tüketiciler, meşrubat benzeri bir ürün içmiş olacaklardır" dedi.

Ataman, 30 Mayıs Dünya Meyve Suyu Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gerek meyve gerekse meyve suyu bakımından çeşitliliği fazla, şanslı bir ülke olduğunu söyledi.

Birçok konuda olduğu gibi meyve suyu hakkında da vatandaşların kafasının çokça karıştırıldığını anlatan Ataman, meyve sularının, zararlı ürünlermiş gibi gösterilmeye çalışıldığını iddia etti.

Gıdaların insan yaşamındaki vazgeçilmezliği ve tüketicinin sağlık konusundaki hassasiyeti bir araya geldiğinde sansasyon için müthiş bir potansiyel ortaya çıktığına dikkati çeken Ataman, "Birkaç kişi, basın yayın kanallarında sürekli en temel gıdaları zehirmiş gibi sunmaya ve tüketicilerin risk algısını yanlış noktalara yöneltmeye başlıyor. Oysa bu ürünlere 'kimyasal ürünler' demenin bilimle bağdaşır bir yanı yoktur" ifadesini kullandı.

Tüketicilerin, gıdalar konusunda doğru bilgiler verebilecek kişilerin, bunların üretimi ve teknolojisiyle ilgili meslek mensupları veya uzmanlar olması gerektiğini bilmesinin önemine değinen Ataman, bunun, bilinçli tüketici olmanın bir gereği olduğunu belirtti.

Ataman, meyvelerin günlük yaşamda mutlaka ancak ölçülü tüketilmesi gereken gıda ürünleri olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Dalından koptuğu haliyle de olsa ölçülü tüketmek çok önemli. Aşırı tüketimi, obezite ile kolaylıkla ilişkilendirilebilecek bir ürün grubudur ancak diğer yandan, sağlıklı hali korumada sadece içerdikleri vitamin ve mineraller nedeniyle değil, bileşimlerindeki antioksidanlarla da vazgeçilmezdirler. Dalından koparıldığı haliyle meyve, son derece faydalı bir gıdadır. Kimi zaman meyvenin kendine ulaşmak mümkün olmaz ya da meyveyi içecek olarak tüketmeyi tercih edebiliriz. Bu durumda meyveye en yakın ürünler, meyve sularıdır. Meyve suları yüzde 100 meyveden elde edilir. Uygulanan ısıl işlem gereği, orijinal meyveye göre kimi besin öğelerinde kabul edilebilir bir miktarda kayıp söz konusu olur."

"Koruyucu katkı ve renklendirici yasak"

Meyve nektarlarının ise genelde, özelliği nedeniyle saf suyu tüketilemeyen meyvelerden üretildiğini bildiren Ataman, meyve nektarlarının içinde ne kadar meyve olması gerektiğinin mevzuatla belirlendiğini, meyvenin özelliklerine bağlı olarak bu oranın yüzde 25-50 olduğunu anlattı.

Ataman, meyve suyu veya nektarlarına şeker katılabileceğini ve bunun miktarı da dahil olmak üzere etikette açıkça belirtme zorunluluğu bulunduğunu söyleyerek, meyve suyu ve nektarlarına koruyucu katkı ve renklendirici katılmasının yasak olduğunu söyledi.

Tüketicilerin, gönül rahatlığıyla meyve suyu ve nektarı tüketmesini isteyen Ataman, şunları kaydetti:

"Burada seçimi etkileyecek olan sadece tüketicinin ürün tercihi olacaktır. Her meyve suyu ürünü, gerçek meyve suyu değildir. 'Meyve aromalı, meyve tadında, meyveli içecek, aromalı içecek' gibi çok çeşitli adlarla üretilen ürünlerin meyveyi ya hiç içermedikleri ya da çok çok az içerdikleri bilinmelidir. Bu ürün gruplarını tüketecek tüketiciler, meşrubat benzeri bir ürün içmiş olacaklardır. Tercihleri bu yönde ise şüphesiz meşrubatlar da tüketilecektir. Önemli olan, meyve suyu olduğu düşünülerek başka bir ürün tüketilmesinin, yani tüketicinin yanıltılmasının önlenmesidir."

Petek Ataman, etiket bilgilerinin dikkatle okunmasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, kayıt dışı ürünlerden, özellikle de açıkta satılan toz içeceklerden uzak durulmasını önerdi.

Kaynak: AA

http://ekonomi.haber7.com/sektorler/haber/1032832-gida-muhendislerinden-meyve-suyu-uyarisi

brokerüstad
30-05-2013, 18:31
MEYED, Meyve Suyu Gününe Ev Sahipliği Yapacak
MEYED Başkanı Duruk, "Türkiye'de kutlamaya başladığımız Dünya Meyve Suyu Günü ile, bu yıl bir zirveye de ev sahipliği yapacağız." dedi.
28 Mayıs 2013
MEYED Başkanı Mahmut A. Duruk, "Bu zirve hem yerli hem de yabancı üreticilerin bir araya gelip sorunlarını konuşabildiği, tartışabildiği bir zemindir. Biz Türk üreticiler olarak önümüzdeki engelleri nasıl aşacağımızı hep birlikte konuşuyoruz, düşünüyoruz.Uluslararası ilişkilerin pekiştirilmesi, ihracatın geliştirilmesi ve ülkemizin tanıtımı açısından önemli bir fırsat olan, ilk kez 2010 yılında Türkiye'de kutlamaya başladığımız Dünya Meyve Suyu Günü ile, bu yıl bir zirveye de ev sahipliği yapacağız" dedi.

İSTANBUL, dünya meyve suyu sektörünün önde gelen temsilcilerini İstanbul'da 30 Mayıs'ta gerçekleşecek Dünya Meyve Suyu Günü Zirvesi'nde bir araya getiriyor. Zirvenin bu yılki ana teması; "Meyve Suyunun Sağlıklı Beslenmedeki Yeri ve Önemi" olacak.

MEYED, İstanbul'da 30 Mayıs'ta yapılacak "Dünya Meyve Suyu Günü Zirvesi' öncesinde meyve suyu pazarına dikkat çekmek için bir basın toplantısı düzenledi. Zirvenin Türkiye'de faaliyet gösteren meyve suyu üreticileri için de çok önemli olduğunu belirten MEYED Başkanı Mahmut A. Duruk, "Sektörümüzü bir adım daha ileriye götürmek için hep birlikte çalışmalıyız. Bu amaç doğrultusunda Dünya Meyve Suyu Günü Zirvesi'nin bu yıl dördüncüsünü gerçekleştireceğiz. Bu zirve hem yerli hem de yabancı üreticilerin bir araya gelip sorunlarını konuşabildiği, tartışabildiği bir zemindir. Biz Türk üreticiler olarak önümüzdeki engelleri nasıl aşacağımızı hep birlikte konuşuyoruz, düşünüyoruz. MEYED'in girişimi ile hayata geçen Dünya Meyve Suyu Günü, 2010 yılında Uluslararası Meyve Suyu Federasyonu (IFU) tarafından dünyaya duyurulmuştur. Dünya Meyve Suyu Günü'nün, tüm dünya ülkelerine yayılması için MEYED'in, Avustralya'dan Rusya'ya, Amerika'dan Çin'e kadarbirçok ülkeden davetler alması, bu ülkelerde Dünya Meyve Suyu Günü'nü anlatması, bu girişimin küresel boyutunu ortaya koymaktadır. Uluslararası ilişkilerin pekiştirilmesi, ihracatın geliştirilmesi ve ülkemizin tanıtımı açısından önemli bir fırsat olan, ilk kez 2010 yılında Türkiye'de kutlamaya başladığımız Dünya Meyve Suyu Günü ile, bu yıl bir zirveye de ev sahipliği yapacağız" dedi.

Türkiye özelinde bu girişimin, Türkiye'nin uluslararası platformlardaki tanıtımı ve meyve suyu sanayisinin Türkiye ekonomisine katkısı bakımından çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu anlatan Duruk, "Zirvede, sektörün geliştirilmesi için, ülkemiz ve dünya genelinden sektörün değerli temsilcileri fikir ve deneyimlerini paylaşacaklar. Zirve, meyve suyu sektöründe Türkiye'nin önemine dikkat çekmek ve tanınırlığına katkıda bulunmak açısından büyük öneme sahip" şeklinde konuştu.

-"SEKTÖRÜN GELECEĞİ İstanbul'DA ŞEKİLLENECEK"-

Zirvenin Türkiye'nin yüksek potansiyelini ortaya koymak için bir fırsat olduğunu aktaran MEYED Genel Sekreteri Ebru Akdağ ise, Ekonomi Bakanlığı verilerine göre meyve suyu sektörünün 62 milyar litrelik küresel pazar gücüne sahip olduğuna dikkat çekti. Dünya meyve suyu ihracatının 13 milyar dolar değeri bulunduğunu da belirten Akdağ, Türkiye'nin tarımsal anlamda çok verimli olmasına rağmen, dünya ihracatından sadece yüzde 1,7'lik pay aldığını kaydetti.İhracat miktarlarının artırılması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Akdağ şunları söyledi: "Türkiye, global meyve suyu pazarı için oldukça cazip bir ülke. Ülkemiz tarıma elverişli coğrafi yapısı, uygun iklim koşulu, ihracat gücünü artıran özel konumu, lojistik ve enerji kaynaklarına yakınlığı, genç nüfusu, artan alım gücü, dinamik iç pazar gibi birçok avantaja sahip. Bu avantajlar göz önüne alındığında, ülkemiz meyve suyu üreticilerinin dünyanın meyve tedarik merkezi haline gelmemesi için hiçbir sebep bulunmamaktadır. Türkiye, gıda sektörünün tümünde, özel olarak da meyve suyu sektöründe giderek dünya oyuncusu olma yolunda ilerliyor. Dünya Meyve Suyu Günü Zirvesi, ülkemizin avantajlarını ve sektörümüzün gücünü ortaya koymamıza ve uluslararası iş ortaklarına Türkiye'yi tanıtmamıza olanak sağlıyor."

-TÜKETİM 10 YILDA 3 KAT ARTTI-

Türkiye'de yıllık 18 milyon ton meyve üretildiğini hatırlatan Akdağ, 2012 yılında Türkiye'de tüketilen alkolsüz içeceklerin yüzde 9'unu meyve suları ve meyve nektarlarının oluşturduğunu kaydetti. Son 10 yılda Türkiye'deki meyve suyu tüketiminin 3 kat artış gösterdiğini ifade eden Akdağ, 2013 yılında meyve suyu sektöründe yüzde 5'in üzerinde büyüme beklediklerini söyledi. Sektörün ihracatındaki istikrarlı artışın, başarılı karnesinin en somut göstergesi olduğunu vurgulayan Ebru Akdağ, Türkiye'nin meyve suyu ihracatının son 10 yılda 6 kat arttığını açıkladı.

Basın toplantısında meyve suları ve meyve nektarlarının sağlıklı beslenme üzerine etkisini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Kurucu Dekanı, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Sevinç Yücecan anlattı. Bebeklerden okul çağındaki çocuklara, gençlerden yetişkinlere ve yaşlılara kadar tüm yaş evrelerinde sağlıklı yaşam biçimini benimsemenin giderek önem kazandığını belirten Yücecan, yapılan araştırmaların yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 litre sıvı kaybettiğini gösterdiğini belirtti. Sıvı kaybının sıcak ve nemli havalarda veya ağır fiziksel aktivitelerde çok daha fazla olduğunu ifade eden Yücecan, meyve suyunun; bazı vitamin, mineral ve biyoaktiffitokimyasal bileşenlerden zengin olmasının yanı sıra, günlük sıvı gereksiniminin karşılanması açısından önemli rol oynadığını ifade etti. Yücecan ayrıca sebze ve meyve sularının potasyum, folat ve vitamin C, b-karoten gibi antioksidan vitaminler dışında güçlü antioksidan etkinlik gösteren biyoaktiffitokimyasal bileşen içerikleri ile potansiyel antioksidan etkinlik gösterdiği, bu nedenle bazı kanser türleri ile kalp ve diğer kronik hastalıklara karşı koruyucu etkilerinin olabileceği sonucuna yapılan çalışmalar ile varıldığını kaydetti. - İstanbul

http://www.haberler.com/meyed-meyve-suyu-gunune-ev-sahipligi-yapacak-4675019-haberi/

cicibebe
30-05-2013, 19:33
Selamün Aleyküm.Limonata sevenler için farklı bir tarif denemeniz yararınıza olacaktır.Şimdiden afiyet olsun.
Çilekli Limonata


Malzemeler:

•yarım kg çilek
•2 tatlı kaşığı toz şeker
•limon suyu
•soda
Hazırlanması:

1.Yıkayıp saplarını kopardığınız çilekleri şekerle beraber blendırdan geçirin.
2.Her bir bardağa 3 yemek kaşığı çilek püresi 4 yemek kaşığı limon suyu dilediğiniz miktarda şekerbuz ve soda koyup servis yapın.

brokerüstad
30-05-2013, 20:18
Selamün Aleyküm.Limonata sevenler için farklı bir tarif denemeniz yararınıza olacaktır.Şimdiden afiyet olsun.
Çilekli Limonata


Malzemeler:

•yarım kg çilek
•2 tatlı kaşığı toz şeker
•limon suyu
•soda
Hazırlanması:

1.Yıkayıp saplarını kopardığınız çilekleri şekerle beraber blendırdan geçirin.
2.Her bir bardağa 3 yemek kaşığı çilek püresi 4 yemek kaşığı limon suyu dilediğiniz miktarda şekerbuz ve soda koyup servis yapın.

aleykümselam ,elinize sağlık limonata güzel bir içecek başka tariflerde varmı ? :)

cüneytt
30-05-2013, 20:56
aleykümselam ,elinize sağlık limonata güzel bir içecek başka tariflerde varmı ? :)

limon suyu derken oran belirtilmemiş...çileklota tarifi gibi..:) aslında armutlotada güzel olur....:) şu sıralar piyasayı sardı ayular....onlara içiririz..yırtabilirsek yaırtarız...nasıl fikir arkadaşlar....:)

brokerüstad
30-05-2013, 21:05
limon suyu derken oran belirtilmemiş...çileklota tarifi gibi..:) aslında armutlotada güzel olur....:) şu sıralar piyasayı sardı ayular....onlara içiririz..yırtabilirsek yaırtarız...nasıl fikir arkadaşlar....:)

:) evet limonatada oran belli değil fakat göz kararı yapılabilir

brokerüstad
30-05-2013, 21:06
yahu geçen okudum aslında havuçun orijinal rengi turuncu değilmiş galiba
aslıda morumtrak bir şey galiba
havuçsuyuda fena değil hani :)

brokerüstad
01-06-2013, 10:15
Bugün tam piknik zamanı
çaylar meyve suları meyveler mangal
herşey çok güzel olsun hayırlı haftasonları :)

brokerüstad
02-06-2013, 12:21
Afşin ilçesinde bir okulun başlattığı projeyle, haftada iki kitap okuyan öğrencilere hafta sonunda dürüm ve ayran ikram ediliyor.
Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için başlatılan projeyle kendi seçtiği iki kitabı okuyan öğrenciler, her hafta sonu okulun bahçesine kurulan stantlardan bedava dürüm yiyip, ayran içebiliyor.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Yasin Fırat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okullarda kitap okutmayı teşvik etmek için farklı projeler ürettiklerini söyledi.

Bu yönde hayırsever bir iş adamının katkısıyla "Kitabımı okuyorum dürümümü yiyorum" projesi hazırladıklarını ifade eden Fırat, şunları kaydetti:

"Okulumuzda çocuklarımızı okumaya teşvik etmek için güzel ve değişik bir etkinlik düzenlendi. Önceleri birkaç öğretmenimiz tarafından bireysel olarak başlatılan bu uygulama şimdi okula yayılmış durumda. Bir haftada iki kitap okuyan öğrencilerimize hafta sonu okul bahçesinde dürüm ve ayran ikram ediyoruz. Çocuklarımızın yüzleri gülüyor. Çocuklarımızı mutlu görmek bizi de çok sevindiriyor."

Bu tür uygulamaların diğer okullara da örnek olması dileğinde bulunan Fırat, "Okullarımızdaki güzel uygulamalarla öğrenciler, kitap okumaya teşvik ediliyor. Öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazandığını da görüyorum. Umarım öğrencilerimizin kitap okuma alışkanlığı artarak devam eder" şeklinde konuştu.

Namık Kemal İlkokulu Müdürü Yardımcısı Mahir Turan ise okulda başlattıkları projeyi geleneksel hale getirip, öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olmak istediklerini dile getirdi.

İkram edilen dürümleri yiyen öğrenciler de kitap okuma alışkanlığı kazanmalarına yardımcı olan uygulamadan memnun olduklarını belirtti.

Kaynak: AA

http://www.haber7.com/kulturel-etkinlikler/haber/1033604-kitap-okuyana-durum-ayran-bedava

brokerüstad
03-06-2013, 20:32
Televizyonlarda sağlıksız gıda reklamları önlenerek çocuklar için koruma kalkanı oluşturulacak.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından, çocukların sağlıklı büyümesi ve obezitenin önlenmesi amacıyla, aşırı tüketimi önerilmeyen yiyecek ve içeceklerin reklamlarına denetleme geliyor.

Sağlık Bakanlığı'ndan bu zararlı ürünlerin listesi alınarak önümüzdeki günlerde çocuk programlarında bu tür yiyecek ve içeceklerin reklamlarının yapılması önlenecek.

Bu kapsamda bir araya gelen bilim adamları tarafından bu zararlı ürünler sınıf sınıf belirlendi. Hazırlanan listede, cipsten, çikolataya, paketlenmiş krakerlerden içeceklere kadar çok sayıda sınıf yer alıyor.

Böylece çocuklara başta televizyon olmak üzere medya kanalları aracılığıyla, onların sağlığı için uygun olmayan ürünlerin reklamı daha etkin bir şekilde denetlenecek.

http://www.buyuyenturkiye.com/haber/abur-cubur-reklamlarina-onlem

cicibebe
04-06-2013, 19:31
Amberçiçekli naneli limonata
Öncelikle 4 paket amberçiçeği çayına ihtiyacımız var. Kaynayan suyun içine çayları ve iki bardak taze nane yaprağını ekleyin. Tahta kaşıkla ezin. Sonra soğumaya bırakın. Çay poşetlerini ve naneleri çıkardıktan sonra klasik limonatanızı ekleyerek dilerseniz buzla servis yapın.
http://l1306.hizliresim.com/1b/4/nt23b.png (http://bit.ly/c25MCx)

bilalx
04-06-2013, 23:29
tarif için teşekkürler..

Amberçiçekli naneli limonata
Öncelikle 4 paket amberçiçeği çayına ihtiyacımız var. Kaynayan suyun içine çayları ve iki bardak taze nane yaprağını ekleyin. Tahta kaşıkla ezin. Sonra soğumaya bırakın. Çay poşetlerini ve naneleri çıkardıktan sonra klasik limonatanızı ekleyerek dilerseniz buzla servis yapın.
http://l1306.hizliresim.com/1b/4/nt23b.png (http://bit.ly/c25MCx)

brokerüstad
05-06-2013, 20:08
Ordu'da dut meyvelerinin olgunlaşmasıyla vatandaşlar geleneksel yöntemlerle pekmez hazırlıyor.
Özellikle soğuk kış günlerinin vazgeçilmez besin kaynaklarından biri olan dut pekmezi, Türkiye'nin dört bir yanında farklı yöntemlerle üretiliyor. Pekmez, içeriğindeki zengin mineral ve vitaminler nedeniyle kahvaltı sofralarının da baş köşesinde yer alıyor. Günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum ihtiyacının da büyük bölümünü karşılayan pekmez, özellikle hamileler ile gelişim çağındaki çocukların beslenmesinde önemli rol oynuyor.

Ordu'da dut meyvelerinin olgunlaşmasıyla pekmez yapımına başlandı.

Perşembe ilçesine bağlı Mübarek köyü sakinlerinden Fehmi Demir, Karadeniz'de dut mevsiminin başladığını belirterek, "Dutun pekmezini yapıp hem bütçemize katkı sağlıyoruz hem de kışın tüketerek şifa buluyoruz" dedi.

Dut pekmezinin olabilmesi için ilk olarak ağacından dutun çadırlara döküldüğünü anlatan Demir, şöyle devam etti:

"Dut pekmezini geleneksel yöntemlerimizle yaparak doğal ürünler kullanıyoruz. Pekmez yapabilmek için iki gün çalışıyoruz. İlk günümüzde dutları ağacından dökerek bir gün güneşte beklemesini sağlıyoruz. Ardından ikinci günde ise kurulan ocaklardaki kazanlara su ilave ederek yaklaşık 5 saat kaynatıyoruz. Daha sonra preslenerek posası alınan dutun bal kıvamına gelmesiyle pekmez tüketime hazır hale geliyor. Dut pekmezini yapmak çok zahmet isteyen bir iş ancak birçok hastalığa şifa olduğuna inandığımız dut pekmezini severek yapıyoruz."

Demir, tüketimin yanı sıra pekmezi pazarda kilosu 30 ile 50 lira arasında değişen fiyatlardan sattıklarını söyledi.

Işıklı köyünden Fatma Gürsoy da her yıl dut pekmezi yaptığını, yılın 12 ayı sofralarından pekmezi eksik etmediklerini belirtti. Pekmezi gurbetteki çocuklarına da gönderdiklerini anlatan Gürsoy, "Pekmez diyerek geçmemek lazım. Uzmanlarımız pekmezin çok faydalı olduğunu söylüyor. Bu nedenle herkese pekmez tüketmelerini tevsiye ediyoruz" diye konuştu.

Şifa kaynağı

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, pekmezin birçok hastalık için şifa kaynağı olduğunu vurguladı.

Her yaştaki insanın pekmez tüketmesini tavsiye eden Karadeniz, şunları kaydetti:

"Pekmez, hızla kana karışabilen 'acil' enerji ihtiyacı için gerekli bir gıda maddesidir. Bütün vatandaşlarımızın günde 2 yemek kaşığı pekmez tüketmesinde çok büyük fayda var. Pekmez, büyüme çağındaki çocuklar, işçiler, sporcular, hamile ve emziren anneler için eşsiz bir gıda maddesi. Bu yüzden günde tüketilebilecek 2 kaşık pekmez, bin 150 gram süte, 300 gram ekmeğe ve 390 gram ete eş değerdir. Pekmez ayrıca kansız insanlara da kan yapar. İdrar söktürücü özelliği vardır. Diş eti iltihaplarına iyi gelmektedir. Vücuttaki şişkinliklere iyi gelir. Hasımsızlığa da birebirdir. Bağırsak solucanlarının düşmesini sağlamaktadır. Kalp hastalıklarının tedavisinde ve guatr hastalıklarında da faydalıdır."

Kaynak: AA

http://www.haber7.com/saglik/haber/1035074-geleneksel-yontemlerle-sifa-kaynagi-hazirliyorlar

bilalx
08-06-2013, 12:29
Varmı başka değişik damak tadı içecekler?

brokerüstad
08-06-2013, 16:12
Varmı başka değişik damak tadı içecekler?

limonata güzel

brokerüstad
09-06-2013, 11:31
Uzmanlar, hamile bayanları tehdit eden idrar yolları enfeksiyonun özellikle yaz aylarında büyük tehlike oluşturduğunu belirtiyor.
Bu bağlamda, yaz aylarında enfeksiyon açısından hamilelerin daha dikkatli olması gerektiğini dikkat çeken uzmanlar, bol su içilmesi tavsiyesinde bulunuyor. Uzmanlar, “Kesinlikle vücut susuz kalmamalı. Burada su içmek de enfeksiyonun vücutta uzaklaştırılması açısından çok önemlidir.'' uyarısını yapıyor.

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meliha Kovancı, yaz aylarında enfeksiyon açısından hamilelerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Hamile bayanların yaz aylarında bol su tüketmesi gerektiğini işaret eden Dr. Kovancı, ”Vücut susuz kalmamalı. Hamilelikle ilgili bütün genel önlemlere uymak ve genel kontrolleri zamanında yapmak önemli. Zamanında yapılacak kontrollerle bu tür rahatsızlıklar fark edilebilir.'' dedi.

Hamilelikte yaşanan en önemli enfeksiyon probleminin idrar yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Dr. Kovancı, rutin kontrollerde, kadın doğum uzmanı hastanın şikayeti olsun yada olmasın 40 haftalık gebelik boyunca en az 4 defa tam idrar tetkiki istendiğini dile getirdi. İdrar yolları enfeksiyonu ile ilgili herhangi bir şey gördüğünde, ilgili uzmanın gerekli tedaviyi düzenleyeceğini ifade eden Kovancı, “Bu esnada hamilelerin genelde 'antibiyotik kullanmayayım, bebeğime zarar verir' gibi bir endişesi olur. Bu yüzden doktora güvenip önerilen antibiyotiği kullanmak önemlidir. Ama hamile bayanlar bu süreçte bol su içmeli. Vücut kesinle susuz kalmamalı. Burada su içmek de enfeksiyonun vücutta uzaklaştırılması açısından çok önemlidir.'' şeklinde konuştu.

Kaynak: CİHAN

http://www.haber7.com/saglik/haber/1036561-hamile-kadinlar-yazin-bol-su-tuketin

brokerüstad
09-06-2013, 11:32
Enerji içeceklerinin etkisinin kahveden fazla olmadığı ortaya çıktı.
ABD'de Psikoloji Bilimi Derneği'nin Washington'da bu yılki konferansında sunulan ve "LiveScience" internet sitesinde yayımlanan araştırmada, daha fazla enerji ve konsatrasyon için kahvenin de enerji içeceği kadar etkili olduğu belirtildi.

Araştırmada, katılımcılara su, kafeinli su ya daenerji içeceği içirildi. Konsantrasyon gerektiren işler yaptıkları sırada katılımcıların 20 dakika süren test boyunca beyin faaliyetleri inceledi. Kafeinli su içenlerin tepkilerinin su içenlerden daha hızlı olduğu görüldü. Ancak enerji içeceği içenler ve kafeinli su tüketenlerin beyin faaliyetlerinde değişikilik belirlenmedi.

Araştırmaya imza atanlardan Chelsea Benham, bilgisayar ekranındaki harflerin değişmesine verilen tepkinin incelendiği bu araştırmanın daha kapsamlı ve uzun süreli başka araştırmalarla doğrulanması gerektiğini buna karşın sonuçların kahvenin dikkati artırmada enerji içeceği kadar etkili olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Kaynak: AA

http://www.haber7.com/genel-saglik/haber/1036160-meger-enerji-icecegi-kadar-etkiliymis

brokerüstad
09-06-2013, 13:49
Bahar yorgunluğuna karşı bitki çayları
Dr. Ömer Coşkun, bahar yorgunluğunun melisa, ıhlamur, papatya, rezene ve yeşil çayla atılabileceğini söyledi
(İHA) - Dr. Coşkun, bahar ve yaz aylarının yorgunluğuna karşı rezene çayının birebir olduğunu belirterek, “Rezene Anadolu'ya mahsus bir bitkidir. Faydalı olmasına rağmen önemi yeterince kavranamamış. Rezenenin öne çıkan özelliği rahatlatıcı ve teskin edici olması. Bahar aylarında kanın hızlı devrinden kaynaklanan yorgunluk ve sıkıntılara iyi gelir" dedi.
Yorgunluğa karşı melisa, ıhlamur, papatya, yeşil çayı da öneren Dr. Coşkun, şunları söyledi:

“Melisa bitkisi antiseptik özelliği sayesinde uyku düzensizliğini önlüyor ve hazmı kolaylaştırıyor. Ihlamur da özellikle baş ağrısına çok iyi gelir. Hazmı kolaylaştırıp ferahlatır, bahar ve yaz yorgunluğuna karşı son derece etkilidir. Anadolu'nun kırlarında düşük rakımlarda bol miktarda yetişen papatya da bu amaçla kullanılabilir. Çiçek ve yaprağını gölgede kuruttuktan sonra tüketmek daha faydalıdır. Papatyanın gaz giderici özelliği de var. Bağırsak ve mide için önemli. Sindirimi kolaylaştırıyor. Yorgunluğun en iyi ilacı papatyadır. Çay gibi demlenip içilmesi yorgunluğu giderir.”
Söz konusu bitkilerin çay şeklinde tüketilmesini öneren Coşkun, “Bu bitkilerden 3-5 gramını kaynamış bir bardak suya atıp demlemek gerekiyor. Demlerken kaynatmamak lazım” diye konuştu.

http://www.haberx.com/bahar_yorgunluguna_karsi_bitki_caylari(17,n,113413 37,129).aspx

bilalx
09-06-2013, 13:55
Havalar Ankarada yine soğudu..Dün akşam müthiş bir yağmur vardı..Bende biraz önce bir kafetaryada sıcak bir çay içtim..:)

brokerüstad
09-06-2013, 13:57
Havalar Ankarada yine soğudu..Dün akşam müthiş bir yağmur vardı..Bende biraz önce bir kafetaryada sıcak bir çay içtim..:)

Afiyet olsun soğuk ve serin havada çay çok güzel gider :)

bilalx
09-06-2013, 13:58
Güzel gidiyor..Bir demlik olsa içebilirdim.. :)

brokerüstad
09-06-2013, 14:00
Güzel gidiyor..Bir demlik olsa içebilirdim.. :)

Yanında kek te iyi gider yada sıcak bir gözleme :)

bilalx
09-06-2013, 14:02
Kekle aram pek iyi değil.Gözleme olabilir..

brokerüstad
09-06-2013, 14:03
Kekle aram pek iyi değil.Gözleme olabilir..

hemen bir patates ve peynirli ikram edeyim :)

bilalx
09-06-2013, 14:06
iyi olur kardeşim :)

brokerüstad
12-06-2013, 21:54
Kivi bağırsağa, mango terlemeye iyi geliyor
İSTANBUL - Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, kivinin bağırsak hastalıklarına iyi geldiğini söyledi. Enç, mangonun ise terleme sonucu ortaya çıkan tuz ve demir kaybını önlediğini belirtti.Hayati fonksiyonları sürdürmek için beslenmek gerekiyor. Bazı besinler de bir takım sorunları vücuttan uzaklaştırmak için yardımcı oluyor. Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç mango, kivi ve ay çekirdeğinin vücuttaki faydaları hakkında bilgi verdi. Mangonun faydalarından söz eden Enç, "İçerdiği vitaminler nedeniyle sinirler, cilt ve saçlar için çok yararlıdır. Mango potasyum, lif ve kuvvetli bir anti-oksidan deposudur. A vitamini, C vitamini, E vitamini içerir. Kanı temizler, olgunlaşmış mango oldukça faydalıdır. Mangodaki ana gıda maddesi şekerdir. Ham mangonun üzerinde biraz tuz serpip yemek yaz aylarında aşırı terleme sonucu oluşan tuz ve demir kaybını azaltır. Yaz aylarında içecek tercihlerimizde farklı bir tat yaratacaktır." diye konuştu.


Kivinin Türkiye'de yaygın üretim alanına sahip olduğunu anlatan Enç şöyle devam etti: "Meyvelerde ekşimsi tat veren tek madde C vitamini değil, sitrik asit gibi farklı bileşenlerde ekşimsi tadı veriyor. Kivideki ekşilik tadı daha çok C vitamininden kaynaklanmakta. C vitamini kivide çok ciddi değerlerde vardır. Bunun yanında antioksidan, radikal giderme, indirgeme kapasitesi gibi çok önemli özelliklerin de kivide olduğu bilinmektedir.Fenolik ve flavonoid özelliklerİ açısından zengindir.Kivinin daha çok kanser hastalarına yönelik kullanıldığını vurgulayarak, birçok kanser çeşidinin tedavisinde önemli bir yere sahiptir.Kivide lif oranı yüksek. Lif oranı yüksek olunca su tutma kapasitesi de yüksek oluyor. Buna bağlı olarak bağırsakları çalıştırması ve kabızlığı önlemesi ayrıca önemli bir özelliğidir. Sodyum ve magnezyum başta olmak üzere kalsiyum, demir gibi birçok minerali de normal meyve standartlarından daha yüksek oranda olduğunu yapılan çalışmalarda sonuç olarak verilmiştir."

(CİHAN)

http://www.habergalerisi.com/haber/kivi-bagirsaga-mango-terlemeye-iyi-geliyor-1053803.html

brokerüstad
12-06-2013, 21:56
Çaykur Genel Müdürü Sütlüoğlu: Tüketici 'Didi'yi çok sevdi

RİZE - Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, 'Didi' adı altında önceki günlerde piyasaya sürdükleri soğuk çayı tüketicinin çok sevdiğini söyledi.Sütlüoğlu, Çaykur'da düzenlediği basın toplantısında 2013 yılı yaş çay kampanyası ve piyasaya sürdükleri yeni ürünler hakkında bilgiler verdi. Soğuk çay üretimi konusunda uzun zamandır çalışmalar sürdürdüklerini hatırlatan Sütlüoğlu, "Çalışmalarımız sonrası 'Didi' adı altındaki soğuk çayımızla piyasadayız. İlk yerli ve milli soğuk çayımızı üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bergomat, limon ve şeftali aromalı olarak ürettiğimiz soğuk çayımızla iç ve dış pazarda liderliği hedefliyoruz. Soğuk çayımızı tüketici çok sevdi. Kurum olarak yeni ürünler üretmek adına çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki aylarda 25-30 çeşitli meyve ve bitkili çaylar üretecek, piyasaya süreceğiz." dedi.


27 Nisan'da başlayan yaş çay kampanyası hakkında da bilgiler veren Sütlüoğlu, "Birinci sürgünde bugüne kadar toplamda 228 bin 392 ton yaş çay alımı yaptık. Sürgünü 235 bin ton yaş çay alımı ile tamamlamayı hedefliyoruz. Birinci sürgün yaş çay alımlarıyla ilgili de üreticimize 289 milyon liralık bir ödeme gerçekleştirmiş olacağız. Yine birinci sürgünde 7 bin 308 ton organik yaş çay aldık. Organik çay bedeli olarak üreticimize 950 bin lira ödeme yaptık. Bu sene ilk defa hizmete koyduğumuz randevulu çay sistemi son derece başarılı oldu. Üreticilerimiz bu uygulamadan son derece memnun kaldı. Çaykur huzurlu bir ortamda çay kampanyasına devam ediyor." diye konuştu.


Sütlüoğlu, konuşmasında, önceki günlerde dünyanın önde gelen kalite kuruluşlarından Monde Selection'un Çaykur tarafından üretilen Altınbaş, Organik Hemşin, Organik Hemşin Poşet Çay, Rize Turist ve Tiryaki çaylarını 5 gümüş madalya ile ödüllendirdiğini hatırlattı. Sütlüoğlu, Tek-Gıda İş Sendikası ile toplu iş sözleşmesi imzalanacağı yönündeki iddialara da cevap vererek böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını bildirdi.

(CİHAN)
http://www.habergalerisi.com/haber/caykur-genel-muduru-sutluoglu-tuketici-didiyi-cok-sevdi-1052604.html

brokerüstad
15-06-2013, 14:46
Havalar çok ısındı tam limonata zamanı bol bol içiyorum

cüneytt
15-06-2013, 18:20
dikkat ettinizmi..çaykur... lipton aystiye rakip çıkarmış..:) bence geç kaldılar.

brokerüstad
16-06-2013, 10:37
Çay içiyorum yazın serinliyorum :)

brokerüstad
16-06-2013, 10:39
Piknik yerinde çay demleyip güzel güzel içiyorum
yahu ,közde çay demlemekte bir harika oluyor

brokerüstad
18-06-2013, 23:03
Her yaşta içilmesi önerilen ve vücuda birçok faydası bulunan sütün, kalp sağlığını yakından ilgilendiren hipertansiyonu önlediği biliniyor.
Uzmanlar hipertansiyonu kontrol altında tutmak için günde iki bardak süt içilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uzmanlar, çocukluktan itibaren düzenli olarak tüketilmesi önerilen sütün, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan kalp hastalıklarının önlenmesinde de etkili olduğunu ifade ediyor. Sütün içerisinde kan basıncının düşürülmesinde etkili olan protein, kalsiyum, fosfor gibi besin öğelerinin bulunduğu vurgulanıyor. Sütün bu özelliği ile hipertansiyonu dengede tutarak olası kalp hastalıkları riskini de azalttığı belirtiliyor.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, süt tüketiminin hipertansiyonu ve kalp sağlığını doğrudan olumlu etkilediğini söyledi. İnanç, "Her gün yeterli miktarda süt içerek kalbin iş yükünü artıran ve atar damarlara zarar veren hipertansiyondan korunmak mümkün. Hipertansiyon zaman içinde özellikle kalp, böbrek, göz ve beyine kan götüren atar damarlarda hasar oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle tansiyon hastaları başta olmak üzere, yaşı ne olursa olsun herkesin düzenli olarak 2 bardak sağlıklı süt içerek tansiyonlarını dengelemesi mümkün." şeklinde konuştu.

Hipertansiyonun inme, kalp krizi ve böbrek yetersizliğinin önemli kilit nedenlerinden biri olduğunu da kaydeden İnanç, "Süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyumun alımı azaldıkça arteriyel kan basıncı artarak hipertansiyona neden olmaktadır. Bu nedenle kalsiyum tüketiminin artırılması gerekmektedir. Kalsiyum ve fosfor açısından en zengin besin de süt ve süt ürünleridir." dedi. Kan basıncındaki yükselmenin yıllarca belirti vermeden sinsice ilerleyebileceğine de dikkat çeken İnanç, bu durumun uzun vadede kalp, böbrek, göz ve beyin damarlarına kalıcı hasarlar verebileceğinin altını çizdi.

http://www.haber7.com/genel-saglik/haber/1040030-duzenli-sut-tuketimi-tansiyonu-dengeliyor

brokerüstad
20-06-2013, 20:36
akşam oldu çaylarda demlendi
afiyet olsun bakalım
iyi geceler herkese

brokerüstad
20-06-2013, 20:54
Süt içmek kilo aldırır mı?
İnsanların süt içmeme sebeplerinden bir tanesi de sütün kilo yaptığı düşüncesidir. Süt kilo yapar mı? Bu konuda Yörsan Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan, “Uzmanlarca yapılan çalışmalar da Kalsiyumun vücutta yağlanmayı azaltarak obeziteyi önlemeye ve kilo kontrolü sağlamaya yardımcı olduğunun tespit edildiğini belirtmektedir. Süt, zengin kalsiyum muhteviyatı ile ayrıca içerdiği kaliteli protein ve lioneik asid gibi özel yağ molekülleri ile kilo kontrolüne yardımcı olmaktadır. Ayrıca marketlerde kolayca bulunabilen light yani yağsız sütler de, kilo vermeye ve kilo kontrolüne yardımcı olabilir.” dedi

http://www.haberx.com/sut_icmek_kilo_aldirir_mi(17,n,11348885,170).aspx

brokerüstad
22-06-2013, 09:14
Ayran Mucizesine Tanık Olun

Sıcak yaz günlerinde yan etkisi olmayan bir iki içecekten biri: Ayran
İklim ve Toplum İçin Uluslararası Araştırma Enstitüsü uzmanlarının tahminlerine göre, 2013 yazında hava sıcaklıkları yüzde 75 mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Bu sıcak yaz günlerinde insan vücudundaki sıvı dengesinin koruması sağlığımız için çok önemli. Son yılların en sıcak yazını yaşamaya hazırlandığımız şu günlerde vücudun ter yoluyla kaybettiği su ve mineralin yerine konması açısından büyük önem taşıyan ayranın, sağlık açısından son derece yararlı bir içecek olduğu görüşünde bütün uzmanlar birleşiyor.


Ayran, özellikle içeriğinde bulunun yoğurt bakterileri sayesinde, sindirim sisteminde etkili olan çok önemli bir içecektir. Hiçbir yan etkisi olmadığı gibi ter yoluyla vücuttan kaybedilen sıvının sodyum ve klorür iyonları açısından zengin olan ayran ile karşılanması mümkündür Ayran ayrıca, vücudun sıvı akışını dengelemek ve normal kan basıncını sağlamak için gerekli potasyumu sağlar, kasların kasılmasına yardımcı olur.


Ayranın Faydaları


İçimi leziz, serinletici ve ferahlatıcı etkisinin yanında ayranın insan sağlığı açısından faydaları saymakla bitmiyor.


Ayranın, hayli zengin bir içeriğe sahip olduğunu belirten Yörsan Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan, kalsiyum ve potasyum içermesi nedeniyle özellikle kemik ve dişlerin oluşumuna olumlu etki yapan ayranın ayrıca, A, B12, D, B2 ve B6 vitaminleri ile protein deposu olduğunu kaydetti.


Ayranın, vücudun sıvı dengesinin korunması açısından da önemli bir içecek. Yörsan Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan, yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle kaybedilen sıvının, yine mutlaka sıvı tüketimiyle geri kazanılması gerektiğini ve bu sıvının sodyum ve klorür iyonları açısından zengin olmasının büyük önem taşıdığını söylüyor.


Ayranın elektrolit yönünden de oldukça zengin bir içecek. Ayran ayrıca, bağırsak florasının stabilitesini artırıyor ve düzenliyor. Sindirim sistemindeki olumsuzlukların giderilmesine yardımcı oluyor. Birçok sindirim bozukluğu üzerinde tedavi edici etki yapar. Vücudun sıvı akışını dengelemek ve normal kan basıncını sağlamak için gerekli olan potasyumu sağlar. Ayrıca ayran triptofan içermesi vesilesi ile sakinleştirici etkiye sahip olup antistres besinleri listesinin ilk sıralarında yer almaktadır.


http://www.haberler.com/ayran-mucizesine-tanik-olun-4756092-haberi/

brokerüstad
22-06-2013, 15:56
çayı eskiden elit tabakalar içermiş
şimdi hepimiz içebiliyoruz
çayı demledim güzelce içeyim bari :)

brokerüstad
22-06-2013, 16:24
KAYSERİ (İHA) -
Kayseri Özel Avrupa Hastanesi Acil Servis Doktoru Ömer Aykut Sümer, vatandaşların aşırı sıcaklarda alması gereken önlemleri hatırlattı. Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Dr. Sümer, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler ve benzeri) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı, beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir” dedi.
Dr. Sümer, aşırı sıcaklardan en çok etkilenenlerin 4 yaşından küçük çocuklar, yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, aşırı kilolular, açık alanda çalışanlar, kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar, sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler, sokak çocukları ve evsizler olduğunu bildirdi.
Özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlıların en çok risk taşıyan grup olduğunu belirten Dr. Sümer, aşırı sıcaklardan korunma yollarını da sıraladı:
“Günün en sıcak saatlerinde (10.00-16.00) mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem (en az 15 koruma faktörlü) kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir."

"KAPALI ALANLARDA VE ARAÇLARDA FAZLA BEKLENMEMELİ"
Spor yapmak için sabah ve akşam saatlerinin seçilmesi gerektiğini belirten Dr. Sümer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yoğun fizik aktivite spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde gibi güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı, bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.”

http://www.haberx.com/asiri_sicaklara_dikkat(17,n,11350418,370).aspx

brokerüstad
23-06-2013, 10:37
hafta sonu havalar çok sıcak olacakmış
aman su içmeyi ihmal etmeyelim

brokerüstad
25-06-2013, 20:53
Limonata içmeye devam
havalar sıcak serinletici şeylere ihtiyaç var
ayranda iyi gider

brokerüstad
29-06-2013, 13:06
Uzmanlar, terleme sonucu aşırı sıvı kaybeden vücudun sıvı dengesini sağlamak için çeşitli tavsiyelerde bulunuyor.
Hava sıcaklığındaki artışlar sağlığı olumsuz etkiliyor. Ortam ısısının artması vücut ısısının da artmasına da neden oluyor. Buna karşı vücudun en önemli savunması, terleme ile sıvı kaybedilmesi şeklinde oluyor. Ter ciltten buharlaşırken ısı da kaybedildiğinden, vücut ısısı da düşüyor. Nem oranının arttığı durumlarda terleme azalıyor ve ortam ısısı daha da fazla hissediliyor. Prof. Dr. Ethem Kumbay, yazın susamadan bol su içilmesini tavsiye ederek, "Aşırı terleme ile sıvı kaybı olduğundan, başta su olmak üzere taze sıkılmış meyve suları, ılık çay, bitki çayları gibi bol miktarda sıvı alınmalı." dedi.

Acıbadem Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ethem Kumbay, yüksek sıcaklıkların ve yüksek nem oranının sağlıklı insanları bile zorladığını belirterek şu tavsiyelerde bulundu: "Gün içinde sıcaklığın en fazla olduğu 10.00- 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerekiyor. Terlemeyi önleyen giysiler yerine; açık renkli, rahat, bol, ince giysilerin tercih edilmesi ve mutlaka şapka giyilmesine dikkat edilmeli. Aşırı terleme ile sıvı kaybı olduğundan, başta su olmak üzere taze sıkılmış meyve suları, ılık çay, bitki çayları gibi bol miktarda sıvı alınmalıdır. Hava sıcaklığı, fiziksel aktivite ve kayıp sıvı miktarına göre; günde en az 3 litre sıvı alınmalı. Yaz aylarında susama olmaksızın sıvı tüketilmesi çok önemlidir. Soğuk ve buzlu içecekler mide kramplarına neden olabileceği için fazla tercih edilmemeli. Ayrıca kafein, alkol ve aşırı şeker içeren içecekler daha fazla sıvı kaybına neden olduğundan yaz aylarında fazla içilmemeli."

Beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Kumbay, şöyle devam ediyor: "Genellikle sık ve az beslenme öneriyoruz. Kahvaltıda az yağlı peynir, zeytin, taze sebze ve meyve bulunmalı. İçecek olarak süt, meyve suyu, ıhlamur gibi bitki çayları tercih edilmeli. Yağlı gıdalar ve yağda kızartılmış besinlerden kaçınılmalı. Daha çok haşlama, ızgara, kendi suyunda veya buharda pişirilen gıdalar tercih edilmeli. Terleme ile kaybedilen sıvı ve minerallerin alınması ve vücut direncinin artırmak amacıyla günde 5-6 öğün meyve tüketilmeli. Şeker hastalığı olanlar özellikle tatlı olan meyveler olmak üzere daha sınırlı tüketmeli. Yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyecekler sindirim rahatsızlıklarına ve gıda zehirlenmelerine yol açabileceğinden bunların tüketiminden kaçınılmalı."

Hipertansiyon hastalarının yaz aylarında doktorlarına danışarak ilaç dozlarını yeniden düzenlemesini isteyen Dr. Kumbay, şu uyarılarda bulunuyor: "Aşırı terleme ve elektrolit kaybı özellikle "koroner arter hastalığı" bulunanlarda kalp aritmilerinin (kalpte ritim bozukluğu) ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca sıvı kaybı kan akışkanlığını azaltır. Bu durum hem kalp beslenmesini bozararak göğüs ağrılarının tekrar başlamasını, hem de kalp damarlarının tıkanmasını yani kalp krizi riskini artırır. Bu nedenle koroner arter hastaları yaz aylarında yeterli sıvı ve elektrolit almalarına aşırı özen göstermelidir. Kalp kapak hastaları ve kalp yetersizliği nedeniyle idrar atıcı " diüretik " ilaç kullanan hastalarda yaz aylarında sıvı kaybı daha fazla olabilir. Aşırı sıvı kaybı olan bu hastalarda aşırı yorgunluk, bitkinlik ve düzensiz kalp atışları ortaya çıkar."

Kaynak: CİHAN

http://www.haber7.com/genel-saglik/haber/1043685-su-icmek-icin-susamayi-beklemeyin

brokerüstad
29-06-2013, 13:10
Limonata içmeye devam
havalar sıcak serinletici şeylere ihtiyaç var
ayranda iyi gider

Ordulu çiftçi, kuzusunu kola, çikolata ve üzümle besliyor. Kumru ilçesine bağlı Kadıncık köyünde yaşayan 51 yaşındaki Hakkı Berli, 1,5 aylık kuzusunu hayvanlar için "sıra dışı" sayılabilecek gıdalarla besliyor.
Üç çocuk babası Berli, insanların beslendiği birçok ürünü hayvanlara da verdiğini ve onların da bunları çok sevdiğini söyledi.

"Aliş" adını verdiği 1,5 aylık kuzuyu çok sevdiğini belirten Berli, "Yaklaşık 20 senedir hayvan besliyorum. İnek, koyun ve kuzu ile ilgilenmeyi seviyorum. 1,5 aylık kuzumuzu yayladan satın almıştım" dedi.

Kuzuyu farklı ürünlerle beslediğini anlatan Berli, şöyle konuştu: "Daha önceden dana besliyordum ve kola içmek için bahçede arkamdan gelirdi. Kolayı vermediğimde de kızıyordu. Bir günde yaklaşık bir şişe kola içiyordu.

Kuzumuzun da kola içip içmediğini denedim. İlk içtiğinde ağzını buruşturdu ama daha sonra içmeye devam etti. Zaman zaman kola içmek istiyor ve biz de kolayı veriyoruz. Kuzumuz çikolata yemeyi de çok seviyor. Meyvelerin birçoğunu yiyor, özellikle de üzüm ve kiraz." Berli, kola içen kuzu ile dananın zaman zaman yan yana geldiğini kaydetti.

Kaynak: AA



http://www.haber7.com/hayvanlar-alemi/haber/1044017-bu-kuzu-kola-iciyor-cikolata-yiyor

JAKO
29-06-2013, 16:30
Şalgam suyunun hası hangisidir? Market raflarındakileri soruyorum.

ayhan53
29-06-2013, 16:34
Şalgam suyunun hası hangisidir? Market raflarındakileri soruyorum.

ben doğanay alırım.

i-ked
29-06-2013, 20:32
http://toptanservis.com/image/cache/data/urunler/doganay/salgamufakpet-500x500.JPG

Koyu kapaklılar acılı...

sar
29-06-2013, 21:06
bugün bol bol ayran içtim sıcak havada iyi gidiyor hemde sağlıklı
daha ne olsun

Sanayi yoğurtlarına da pek güven olmuyor. İçimiz dışımız katkı maddesi doldu. Ölüler de çürümez olmuş diyorlar. İnsan vücutlarında biriken antibiyotikler, gıdalar yolu ile alınan katkı maddeleri ölünün çürümesini geciktiriyormuş (gıdaların raf ömrünü artırdığı gibi cesetlerin de raf ömrünü artırıyor olmalılar:)).
Yoğurtlara da birçok katkılar eklendiği yazılıp çiziliyor. Mesala katı olması için, yani manda yoğurdu gibi sıkış sıkış olması için margarin katıyorlarmış (Ben asla margarin yemem).

Cesetlerin çürümemesi olayı büyük sorun olacakmış ileride. Bununla ilgili bir yazı okumuştum bir ara...
Erik, vişne kompostusunu severim. Bir de kiren (kızılcık) şurubunu. Kızılcık şurubu süper olur! Merada beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş yoğurtlardan yapılmış yayık ayranlarına ise bayılırım. Hatta biraz bekleyip de asitleşirse! İçince insana kafasını sağa sola silkelettirir ve "ohhh!" yada "offf!" çektirtir. :)...

net_ria
29-06-2013, 22:42
http://imageshack.us/a/img189/2709/9ljb.jpg

Milli içeceğimiz

bilalx
29-06-2013, 22:55
tek geçerim :)

http://imageshack.us/a/img189/2709/9ljb.jpg

Milli içeceğimiz

brokerüstad
30-06-2013, 10:46
çay limonata bundan güzeli varmı diyorum :)
sıcak havalarda en güzeli limonata doyulmaz tada :)

brokerüstad
30-06-2013, 17:11
Adana şalgamda çok iyi gider
ben şalgamın acılısını birde acılı turşu suyu ile karıştırarak içiyorum kışın içince insan nezle bile olmuyor yahu ben denedim bana iyi geliyor

bilalx
01-07-2013, 18:59
soğuk ayranı da unutma :)

çay limonata bundan güzeli varmı diyorum :)
sıcak havalarda en güzeli limonata doyulmaz tada :)

brokerüstad
01-07-2013, 21:47
Ramazan ayında iftarda meyan kökü şerbeti çok iyi gidiyor

bilalx
03-07-2013, 16:35
bugünkü düşüşe soğuk ayran iyi gider

brokerüstad
04-07-2013, 11:29
bugün hava çok sıcak limonata iyi gider soğuk soğuk offffffffff dedirtir

JAKO
04-07-2013, 11:59
Limonota sofrası kurulup, muhabbet olmaz. muhabbet olsun diye de limonota sofrası kurulmaz. yanında ne yiyecek ne içecek kiminle şerefe diyeceksin. Kurabiye yedim, poğaça yedim, açma yedim.. Açma açmaz. Hani balık, midye tava, patates tava, sac kavurma, pirzola, adana urfa kebap... kuyu kebabı beyti kebabı... Susayınca herkes su içer, buna da sofra kurulmaz, sofra olmayınca muhabbet olmaz.. Rakı, bira bahane, maksat muhabbet..

sar
04-07-2013, 16:54
Sanayi yoğurtlarına da pek güven olmuyor. İçimiz dışımız katkı maddesi doldu. Ölüler de çürümez olmuş diyorlar. İnsan vücutlarında biriken antibiyotikler, gıdalar yolu ile alınan katkı maddeleri ölünün çürümesini geciktiriyormuş (gıdaların raf ömrünü artırdığı gibi cesetlerin de raf ömrünü artırıyor olmalılar:)).
Yoğurtlara da birçok katkılar eklendiği yazılıp çiziliyor. Mesala katı olması için, yani manda yoğurdu gibi sıkış sıkış olması için margarin katıyorlarmış (Ben asla margarin yemem).

Cesetlerin çürümemesi olayı büyük sorun olacakmış ileride. Bununla ilgili bir yazı okumuştum bir ara...
Erik, vişne kompostusunu severim. Bir de kiren (kızılcık) şurubunu. Kızılcık şurubu süper olur! Merada beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş yoğurtlardan yapılmış yayık ayranlarına ise bayılırım. Hatta biraz bekleyip de asitleşirse! İçince insana kafasını sağa sola silkelettirir ve "ohhh!" yada "offf!" çektirtir. :)...


............................

Toprak olmayabiliriz!
Pek çok ceset artık bozulmuyor çünkü...



Ölünce neden çürümeyebiliriz?

Parçalanıp ekosisteme geri dönelim diye toprağa gömülüyoruz. Burada bizi organik halden inorganik hale dönüştürecek bakteriler, mantarlar ve böcekler var. Fakat toprak gün geçtikçe kirleniyor. Avrupa’ya bakın. Sanayii devrimi geçirdi, kirlendi. Son 5 yıldır bazı mezarlıklarda cesetlerin çürümediği gözleniyor. Fabrika atıkları, otomobillerden çıkan gazlar, yağmur suyu gibi iklimsel faaliyetlerle toprağa geçiyor. Bu yüzden toprakta bizi ayrıştıracak olan canlı türlerinin miktarı mililitrede milyarlardan binlere düştü. Bu birinci sebep.

İkincisi?

İçinde koruyucu madde olduğu için 30-40 gün bozulmayan sütler var. Yoğurtlarda mantar oluşmuyor artık. Yaşarken besin zinciri yoluyla aldığımız gıdalarla, konservelerle vücudumuza giren kimyasallar var. Bunların basında gıdaların ömrünü uzatan koruyucu maddeler ve tarım ilacı kalıntıları geliyor. Karaciğerde, dalakta özellikle de yağ dokularında birikiyorlar. Vücut bunları yok edemiyor. Kimya deposuna dönüyoruz, öldüğümüzde bu kimyasallar bir çeşit mumyalama etkisine neden oluyor. Beden bozulmuyor.
Tamamı:http://www.haberturk.com/yasam/haber/783047-toprak-olmayabiliriz

brokerüstad
04-07-2013, 20:07
limonata içilince sohbette olur muhabbette
ne demişler gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül muhabbet ister limonata bahane
:)
limonaaı açık havada ,deniz kenarında tabiatın güzellikleri içinde içeceksin offfff offffffffffff ne güzel olur :)
çayda gider meyve suyuda birde adana kebap veya lahmacun offffffffffff offfff yemede yanında yat birde ayran offfffffffffffffff değme keyfime offfffffffff offfff :)

brokerüstad
04-07-2013, 20:09
limonata içiyorum çay ,kahve, su ,meyve suyu yemede yanında uyu :kahkah:

cafer76
06-07-2013, 22:41
bimden ramazan şerbeti aldım. :) coca cola ürünü tüketmediğim için cappy markalı ramazan şerbetini almamıştım. bakalım nasıl birşeymiş :D

brokerüstad
06-07-2013, 23:00
Meyan kökü şerbeti susatmıyor
ben çok seviyorum

brokerüstad
07-07-2013, 10:05
Ramazan'da beslenmeye dikkat
Diyetisyen Erol Aktay, iftarda çok yemek yeme isteğine bağlı olarak tıka basa yemenin yanlış olduğunu, iftardan iki saat sonra ara öğün yenmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi.
DENİZLİ (İHA) -
Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu dile getiren Diyetisyen Erol Aktay, gece geç saatlerde yemek yenip yatılmaması gerektiğini, sahur vakti mutlaka kalkılıp kahvaltı ağırlıklı öğünlerin tüketilmesinin daha sağlıklı olacağını söyledi. Ramazan ayında oruç tutacak olanların dikkat etmesi gereken süreçler olduğunu kaydeden Denizli Devlet Hastanesi Diyetisyeni Aktay, "Genelde 3 - 4 öğünde tüketilen besinler, beslenme düzeninin tamamen değiştiği bu dönemde 2 öğüne sıkıştırılmaktadır. Özellikle tatlı, hamur işleri, şarküteri ürünleri gibi karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinlerin tüketiminde artış olmakta, buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketimi azalmaktadır. Aslında bu dönemde günlük alınması gereken enerji ve besin öğelerinin oranları değişmemektedir. Öte yandan kilo problemi olan bazı bireyler Ramazan ayını zayıflamak için fırsat olarak görmekte ve yalnızca iftarda bir şeyler tüketmektedir. Böyle bir beslenme şekli sonrası birey kilo vermek yerine kilo bile alabilir. Ayrıca, bazal metabolizma hızının yavaşlaması, iftar ve sahur vakitlerinin günün daha az hareket edilen zamanlarına denk gelmesi ve kan şekeri düşüşüne bağlı olarak tatlılara karşı isteğin artması genellikle kişilerin bu dönemde ağırlıklarının artışına neden olmaktadır”

RAMAZAN AYINDA HAREKET EDİLMELİ
Ramazan ayında fiziksel aktivitelerin azaldığını belirten Aktay, Ramazan ayında kilo almadan, sağlıklı bir dönemin geçmesi için mutlaka hareket edilmesi gerektiğini belirterek, "Ramazanda üzerinde durulması gereken önemli hususlardan biri de fiziksel aktivitenin bu süreç içerisinde azalmasıdır. Özellikle çalışmayan bireyler, günlük enerji harcamalarını azaltmak ve zamanın bir an evvel geçmesi adına geç saatlere kadar uyumaktadır. Her türlü aktiviteden kaçınmak, oruç tutarken fazla acıkmadan rahat bir gün geçirmeyi sağlar. Buna karşılık metabolizma daha da yavaşlar. Eğer kilo almadan bu riskli dönem aşılmak isteniyorsa, günlük aktivite mutlaka artırılmalıdır. İftar sonrası yarım saatlik kalbi yormayacak tarzdaki (yürüyüş, bisiklete binme, yüzme gibi) bir aktivite bile sayısız fayda sağlayacaktır. Sahura kalkılmadığı takdirde açlık süresi ortalama 19 -20 saate çıkmaktadır. Bu durumda kan şekeri günün daha erken saatlerinde düşmekte, kişinin iş verimi azalmakta, iş kazası riski artmaktadır. Bu yüzden mutlaka sahura kalkılmalı ve yemek yerine; süt, çay, taze sıkılmış meyve suyu, bitki veya meyve çayı yanında, yumurta, peynir, zeytin, esmer ekmek gibi alternatiflerden oluşan kahvaltı tercih edilmelidir.’’

http://www.haberx.com/ramazanda_beslenmeye_dikkat(17,n,11360265,921).asp x

bilalx
07-07-2013, 16:43
ramazanda sahurda 3-4 bardak çayda susatmaz

bilalx
08-07-2013, 07:24
bugün ayranı,çayı,kefiri,meyve suyu,soda vs doya doya için..bir ay gündüzleri içemiyeceğiz..

bilalx
10-07-2013, 22:54
ramazanda bol bol su içmeli...

brokerüstad
11-07-2013, 18:06
Ramazan ayı ve havalar çok sıcak iftarda bol su ve arada bir meyan kökü şerbeti içiyorum
çay limonata da çok iyi gidiyor

brokerüstad
11-07-2013, 18:11
KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Levent Gürkan sıvı alımının önemini ve ramazanda sıvı kaybının zararlarını anlatıyor.
Bildiğimiz şekli ile yaşam için en önemli molekül su, genç erkeklerde vücut ağırlığının %60'ını genç kadınlarda ise %50'sini su oluşturmakta. Çocuklarda ise bu oran biraz daha yüksek (%65-75) iken yaş ilerledikçe vücut su içeriği çeşitli nedenlerle azalmakta...

Tüm hayati fonksiyonların devamını sağlayan ve atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında kilit rol oynayan su içeriğini korumak, yaşamı sürdürebilmek açısından kritik önem taşır. Su miktarı beyin ve böbreklerin ortak çalışması ile düzenlenir.

Normal şartlar altında vücudun idrar (yaklaşık 1.0-1.5 litre/gün) yanında görünmez kayıp olarak adlandırılan dışkı (0.1 litre/gün), ter (0.1 litre/gün) ve solunum (0.3 litre/gün) ile birlikte yaklaşık olarak günlük 1.5 - 2 litre sıvı kaybı vardır. Bu sıvı kaybı fizyolojik durumlarda ve bazı hastalıklar ile birlikte belirgin olarak artış gösterebilir. Bunların başında hava sıcaklığında artışa bağlı olarak terleme ve solunumla kayıplar ve egzersiz gibi doğal durumlar ile güneş yanıkları, ishal veya ateşli hastalıklar gibi olağandışı durumlar gelir.
Su kaybı geliştiğinde vücut tuz yoğunluğu artar ve beyindeki susama merkezi tetiklenir. Oluşan susama hissi sonucu su/sıvı içeriz ve vücut sıvımızdaki eksiği tamamlarız. Günlük sıvı ihtiyacı kişiye ve ortama bağlı olarak değişiklik göstermesine rağmen kabaca kişinin ağırlığından kilo başına 30 cc olarak hesaplanabilir. Bu sıvı ihtiyacının yarısı gıdalardan sağlanırken yarısının da içilmesi gerekir. Özellikle sıcaklığın 30 derece'nin üzerine çıktığı durumlarda her 2 derece artış için günlük su tüketimimize 2 bardak eklememiz gerekmektedir.

Dehidratasyon nedir? Hangi belirtilerle kendini gösterir? Nasıl korunabiliriz?

Vücutta oluşan su eksiğini tamamlamadığımız veya tamamlayamadığımız durumlarda 'kururuz'. Dehidratasyon olarak adlandırılan bu durum en basit hali ile susama ve huzursuzluk hissi, iştahta azalma ve ciltte kuruma ile kendini gösterirken sıvı kaybı ilerledikçe idrar miktarında azalma ve renginde koyulaşma, ağızda kuruluk, açıklanamaz yorgunluk ve performans kaybı, baş ağrısı, ayağa hızlı kalkıldığında baş dönmesi ve keyifsizlik baş gösterir. Sıvı açığı buna rağmen tamamlanmazsa ve %5-6'lara ulaşırsa kişide uykuya eğilim, bulantı ve bacaklarda karıncalanma başlar ve sıvı kaybı %10'lara ulaştığında kaslarda istemsiz kasılmalar, görüşte bozulma gerçekleşir. %15'in üzerinde sıvı kayıpları hayat ile bağdaşmaz.
Dehidratasyon, hastanın susama hissinin olmaması, susadığı halde suya ulaşamaması, yeterli hız veya miktarda içememesi veya su emilim ve atılımını bozan hastalıklar sonucu gelişir.

Susama hissinin olmaması en abartılı hali ile komada veya zihin fonksiyonları azalmış hastalarında görülürken çok daha sık rastlanan şekli yaşlılarda görülen şeklidir. Özellikle yaşlılarda susama hissi oldukça azalabileceğinden bu grubun sıvı alımı susuzluk duymasalar bile düzenli olarak desteklenmelidir. Kabaca bu gruptaki kişilerin yaklaşık 3 ila 5 saatte bir tuvalete gitme ihtiyaçlarının doğması ve idrar renklerinin şeffaf veya açık sarı renkte olması gerekmektedir.

Oruç, kuraklık veya tecrit gibi durumlarda kişi susamasına rağmen suya erişimi yoktur. Bu gibi durumlarda su açığını gidermek mümkün olmayacağından temel amaç kaybın en aza indirilmesi olmalıdır. Bunun için bu dönemde ağır fiziksel aktiviteden kaçınmak, vücut ısısını düşük tutacak serin ve nemli ortamlarda bulunmak, hafif giysileri tercih etmek akılcı olacaktır. Çok sıcak havalarda egzersiz ve ishal gibi bazı durumlarda ise kişinin su alımından daha hızlı olarak su ve daha önemli olarak tuz kaybı gelişir. Bu gibi durumlarda kişinin daha susuzluk hissi oluşmadan su ve elektrolit (madensuyu veya izotonik şekersiz egzersiz sıvıları ile) alımına başlaması hayati önem kazanır.

Dehidratasyon böbrek açısından ne riskler içerir? Kalıcı hasar verebilir mi? Tedavisi nedir?

Hafif düzeyde olan dehidratasyon hiçbir organda kalıcı hasara yol açmaz ancak altta yatan bir kronik böbrek yetmezliğinin bulgu vermesine neden olabilir. Hafif düzeyde olan dehidratasyonun tedavisinde ağız yoluyla alınan sıvı ve elektrolitlerle eksikliğin giderilmesi yeterli olmaktadır.

Daha ağır dehidratasyonda ise ağızdan sıvı alımı yeterli olmayabilir ve kişinin bir sağlık kuruluşunda yatarak damardan sıvı tedavisi görmesi gerekebilir. Ağır dehidratasyon vakalarında esas sorun börek fonksiyonları ile ilgilidir. Akut böbrek yetmezliği gelişen hastalarda tüm destek tedavilerinin yanında vücuttan atıkların uzaklaştırılması için kısa süreli diyaliz ihtiyacı doğabilir. Bu kişilerde zamanında ve yeterli tedavi ile böbreklerin tekrar düzgün çalışmalarını sağlayacak sıvı ve kan basıncı sağlanamazsa gelişen akut böbrek yetmezliği kronikleşir ve hasta hayatı boyunca diyaliz hastası olabilir.

Ramazan'da oruç tutacak kişiler için önerileriniz var mı?

Ramazan'ın çok sıcak yaz günlerine isabet ettiği bu sene su dengesinin korunması oruç tutanlar açısından büyük önem taşımakta. Her kişi yukarıda belirttiğimiz formülü kullanarak günlük sıvı ihtiyacını kabaca belirlemeli ve bu miktarı tek seferde değil, iftar ile sahur arasına bölerek almalıdır. İçilecek sıvı seçilirken gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durulması ve daha çok su, taze meyve suyu ve madensuyu tüketilmesi doğru olacaktır. Bunun yanında daha önce bahsettiğimiz gibi aldığımız sıvının önemli bir kısmı da yediğimiz katı gıdalardan geldiğinden bu dönemde aşırı tuzlu ve kızartma gıdalardan uzak durarak daha çok meyve ve sebze tüketmemiz gerekmekte. Gün içinde ise sıvı kaybımızı en aza indirmek için hafif giysiler giymeli, serin ve nemli ortamlarda bulunmalı ve fiziksel aktiviteden kaçınmalıyız.

http://www.haber7.com/genel-saglik/haber/1048323-ramazanda-sivi-kaybini-onlemek-icin-ne-yapmali

brokerüstad
11-07-2013, 18:29
Ramazanda Kefir Gibisi Yok
Uzmanlar protein deposu kefirin ramazan sofralarından da eksik edilmemesine dikkat çekiyor ve tok tutma özelliğinin altını çiziyor.
Kefir, doğal fermente bir süt ürünü. Prebiyotik olduğu, yani faydalı bağırsak mikropları içerdiği için kabızlık, ishal gibi bağırsak sistemi rahatsızlıklarına birebir geliyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, yiyeceklerin hazmını kolaylaştırıyor. Bu özellikleri nedeniyle de beslenme uzmanları tarafından sıklıkla öneriliyor.

Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger, kefirin ramazan ayında her gün muhakkak tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Diyetisyen Özger, kefiri sadece sağlıklı olduğu için değil aynı zamanda tok tutma özelliği olduğu için de öneriyor. Özger sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Kefir, bağışıklık sistemini güçlendirdiği için ramazanda oruç ile beraber hissedilen halsizlik, yorgunluk durumunu önler. Ayrıca bağırsak ve sindirim sistemini düzenlediği için de özellikle kabızlık ve ishal sorunu yaşayanların muhakkak kefir tüketmeleri gerekir. Sahurda içilen bir bardak kefir, hem kalsiyum ve protein ihtiyacınızı karşılayacaktır hem de tok tutacaktır."

FARKLI LEZZET ARAYANLARA ÖZEL BİR TARİF

Kefirin tadından hoşlanmayanlar olabilir, herkesin damak tadına hitap etmeyebilir. Tadını sevmeyenler, kefiri biraz sulandırıp içine nane ya da dereotu koyup ayran gibi içebilir.

Bir başka seçenek de içine salatalık, nane ve dereotu doğrayarak kefiri cacık gibi tüketmek olacaktır. Bu şekilde kefir çok daha aromalı, hoş bir yiyeceğe dönüşecektir.

http://www.haberler.com/ramazanda-kefir-gibisi-yok-4817164-haberi/

brokerüstad
14-07-2013, 23:59
Yaklaşık on dokuz saatlik oruç tutma süresi, sıcakların da etkisiyle bünyeyi hayli zorluyor. Özellikle G.Antep'te yaygın olarak tüketilen meyan şerberti, susuzluğu gün boyu gideren ender içeceklerden bir tanesi.
http://fotogaleri.haberler.com/oruc-tutarken-susuz-kalmamanin-ilaci-meyan/

balgi
15-07-2013, 00:01
Yaklaşık on dokuz saatlik oruç tutma süresi, sıcakların da etkisiyle bünyeyi hayli zorluyor. Özellikle G.Antep'te yaygın olarak tüketilen meyan şerberti, susuzluğu gün boyu gideren ender içeceklerden bir tanesi.
http://fotogaleri.haberler.com/oruc-tutarken-susuz-kalmamanin-ilaci-meyan/

genelde iftar sonrası tüketiliyor.. sindirimde birebir.. iftar sonrası karın şişliği kalmıyor :)

cafer76
15-07-2013, 00:03
iftarda şalgam almıştım onu içtim memnun kalmadım ne yazık ki :D

Halil64
15-07-2013, 03:07
iftarda şalgam almıştım onu içtim memnun kalmadım ne yazık ki :D

Şalgam tuzlu susatır. :)

cafer76
15-07-2013, 17:29
Şalgam tuzlu susatır. :)

iftarda içtim o yüzden. ama sanırım yemeğe uygun değildi :)... iftara yakın saatte insanın canı herşeyi çekiyor yoksa şalgamla aram pek yoktur abi :D

brokerüstad
17-07-2013, 00:08
Şalgam tuzlu susatır. :)

şalgamı severim acılısı iyi oluyor
ama şu sıra meyan kökü şerbeti içiyorum offfff çok güzel ve sağlıklı

brokerüstad
19-07-2013, 22:24
İngiliz bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre suyun, beyni uyardığı ve daha hızlı çalışmasını sağladığı belirlendi.
Doğu Londra Üniversitesi'nden bilim adamları, bazı katılımcılara kahvaltıda önce sadece tahıllı çubuk yedirdi ve zeka testine tabi tuttu. Diğer gruptakilere, bu çubuklardan yedikten ve büyük bardak su içtikten sonra test yapıldı.

Susuzluğunu gideren katılımcıların beyninin faaliyetinin yüzde 14 arttığı görüldü.

Suyun doğal enerji içeceği olduğunu belirten araştırmacılar, susuzluk giderildikten sonra beynin diğer işlere yoğunlaşabildiğini, aksi halde vücuda "su ihtiyacı var" mesajını göndermekle meşgul olduğunu vurguladı.

Araştırma "Frontiers in Human Neuroscience" dergisinde yayımlandı.

Kaynak: AA

http://www.haber7.com/bilim/haber/1052040-bir-bardak-su-beyni-hizlandiriyor

brokerüstad
21-07-2013, 23:11
su çok faydalı bol bol içelim

brokerüstad
23-07-2013, 19:03
iftarda bol bol su içeceğim acaip susadım

brokerüstad
23-08-2013, 13:51
havalar bugünlerde sıcak geçiyor
herzamanki gibi limonata, serin serin iyi gidiyor

bilalx
23-08-2013, 17:36
bol köpüklü susurluk ayranı hiç de fena olmaz...

havalar bugünlerde sıcak geçiyor
herzamanki gibi limonata, serin serin iyi gidiyor

brokerüstad
25-09-2013, 21:02
Sağlıklı çocukların sırrı süt ve süt ürünleri tüketmek!
Süt çok sayıda besin öğelerini bileşiminde bulundurulması nedeniyle insan yaşamının her evresinde tüketilmesi gereken temel besinlerin başında yer alıyor.
İlk günlerinde annelerinin sütüyle beslenen bebeklere, daha sonraları hem anne sütü hem de hayvani sütler verilir. Süt, bebeklerin narin vücutlarını sağlamlaştırır, güçlendirir.

Çocukluk döneminin ilk birkaç yılının, bir çocuğun gelecekteki sağlıklılığı üzerinde hayati bir önemi vardır. Sütte bulunan galaktoz beyin ve sinir dokularının oluşumu da rol oynar. Laktoz vücudumuzun kalsiyum ve fosfordan daha iyi yararlanmasını sağlar bu nedenle özellikle bebeklerin kuvvetli kemik ve diş, sıkı kas ve sağlıklı doku oluşumunda faydalıdır.

Süt, memeden kesilen çocuğun gıdasının önemli bir parçası olmaya devam eder. Yörsan Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan'ın verdiği bilgiye göre iki yaşın altındaki çocuklara tam yağlı süt verilmelidir. Çünkü sütteki yağın sağlayacağı enerji ve vitamin A’ ya ihtiyaçları vardır. 2 yaşından sonra daha çeşitli gıdalarla beslenmeye başladıklarından diyetlerine yavaş yavaş yarım yağlı süt eklenebilir.

Bunları biliyor muydunuz?

Yörsan Gıda Mühendislerinden Nilüfer Hakarayan'ın verdiği bilgiye göre günde bir bardak süt tüketen 6 yaşında bir çocuk ihtiyacı olan;

• Protein’in % 35’ini

• A Vitaminin % 9’unu

• Enerjinin % 6’sını

• B1 Vitaminin %11’ini

• Fosfor’un % 55’ini

• B2 Vitaminin %44’ünü

• Magnezyumun % 18’ini

• Kalsiyumun % 52’sini

• B6 Vitamininin % 13’ünü

• B12 Vitamininin % 98’ini

• İyotun % 30’unu

• Niasin’in % 16’sını

• Potasyumun % 30’unu karşılıyor.

http://www.haberx.com/saglikli_cocuklarin_sirri_sut_ve_sut_urunleri_tuke tmek(17,n,11406236,135).aspx

brokerüstad
25-09-2013, 21:07
İHA

Filmlerinde canlandırdığı "kötü adam" karakterlerine rağmen oldukça yoğun bir hayran kitlesine sahip olan ünlü aktör Nuri Alço, izleyicilerinin kendisini rolüyle bağdaştırmadığını, yoğun sevginin de bundan kaynaklandığını söyledi.Altınkoza Film Festivali için geldiği Adana’da alışveriş için Optimum Outlet AVM’ye giden Nuri Alço, hayranlarının birlikte fotoğraf çektirme isteğini de geri çevirmedi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Nuri Alço, Türk filmlerinde genç kızların gazozuna karıştırdığı uyku ilaçlarıyla tanındığını ancak, aslında bu filmlerde ailelerin gözlerini açtığını belirterek, "Bu filmler sayesinde herkesin elinden her şeyin içilmeyeceğini göstermiş olduk" dedi.Ünlü aktör, şöhretin şimdi kolay olduğunu belirterek, "Bizim parladığımız yıllarda bu o kadar kolay değildi. O zamanlar star olmak diye bir şey vardı. Şimdi bakıyorsunuz birisi çıkıyor bir dizi filmde parlıyor, gazeteciler dahil herkes onlardan ünlü diye bahsediyor. Sonra bir bakıyorsunuz ortalıklardan kaybolmuş, silinmiş gitmiş. Gerçek starlar halkın gönlünde yer eder, hiçbir dizide oynamasalar da, sinema filmi çekmeseler de silinmezler. Çünkü onlar hafızalara kazınmıştır” diye konuştu.Yeni nesil oyuncuların daha şanslı olduğunu ifade eden Alço, "Bizim zamanımızda teknoloji bu kadar gelişmemişti. Biz çok zor şartlar altında çalışırdık. Helikopterden de atlardık, duvardan da. Şimdi bilgisayar ortamında bunlar daha kolay yapılıyor" dedi.

http://www.haberx.com/nuri_alco_herkesin_elinden_her_sey_icilmez(17,n,11 415187,532).aspx

bilalx
06-10-2013, 15:13
kış geldi çattı sıcak içecekler iyi giderrr

brokerüstad
06-10-2013, 15:14
kış geliyor sahlep çok güzel gider nefis bir içecek aynı zamanda sağlıklı

bilalx
06-10-2013, 15:16
güzel bir fincan iyi gider :)

kış geliyor sahlep çok güzel gider nefis bir içecek aynı zamanda sağlıklı

umutabi
06-10-2013, 23:26
İstanbullu için VEFANIN bozasını yabana atmayın derim. Abuk sabuk yapay kolaları, boya esans ve şekerden oluşan sahte limonataları içeceğimize zevk ve safa yanında vücuda faydası da olan boza ve benzeri milli içeceklerimiz daha iyi tanınmalı derim.

brokerüstad
07-10-2013, 21:31
İstanbullu için VEFANIN bozasını yabana atmayın derim. Abuk sabuk yapay kolaları, boya esans ve şekerden oluşan sahte limonataları içeceğimize zevk ve safa yanında vücuda faydası da olan boza ve benzeri milli içeceklerimiz daha iyi tanınmalı derim.

kış geliyor bol bol pekmez içelim çok faydalı çok
üzüm pekmezini sulandırarak içerim ben çok severim

brokerüstad
13-10-2013, 13:55
Kış geliyor portakal mandalina yiyelim suyunu içelim limon yiyelim nar yiyelim doğal doğal vitamin alalım

sar
13-10-2013, 14:02
Ben biraz farklı sudan bahsedeceğim...

Mantarın suyu da güzel olur. :)
Köz üzerine konulan mantar üzerinde azıcık tuz dökülünce cızır zır etmeye ve sulanmaya başlar. O aşamada insanın da ağzının suyu akmaya başlar....

Şimdi mantar mevsimi. Şehrimizde dağlardan toplanan mantarlar bol miktarda satılmakta şimdilerde. Fiyatları da nerede ise et ile yarışıyor. Ama müthiş lezzetleri var.....

http://www.kobipostasi.net/wp-content/uploads/cache/27916_NpAdvHover.jpg

brokerüstad
13-10-2013, 14:23
Dünyanın birçok ülkesine yapılan nar suyu ihracatında yaklaşık 10 milyon dolar girdi sağlandı.

Nar üretiminde dünyada dördüncü sırada yer alan Türkiye’de son yıllarda nar ve nar suyu konsantresi ihracatında önemli bir artış yaşandı. Antalya, Muğla ve Denizli'nin ilk üç sırayı paylaştığı nar üretiminde, Denizli'de yetiştirilen nar, kalitesi, aroması, dayanıklığından dolayı ihracat yapan firmaların gözdesi oldu. Üretimde ilaç kalıntısı olmaması yönünde çiftçilere bire bir eğitimin de verildiği Denizli’de 28 bin dekar alandan yaklaşık 30 bin ton ürün elde edildi. Önümüzdeki yıllarda yeni dikilen meyve fidanlarıyla kentte rekolte 50 bin tonu bulacak.

Üretilen ürünler Rusya Federasyonu başta olmak üzere Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Yaklaşık 10 bin ton nar ihracatı yapıldı ve bundan Türkiye'ye önemli oranda ihracat girdisi sağlandı.

Nar suyu konsantresi ihracatı

Narın yanında son yıllarda yapılan çalışmalarla nar suyu konsatresi ihracatı da başladı. Çivril ve Çal ilçerinde faaliyet gösteren özel tesislerde nar suyu da işleniyor. Buralarda işlenen nar suyu konsantreleri, başta ABD olmak üzere, Uzakdoğu ve Avrupa Birliği ülkelerine ihraç ediliyor. Bu bağlamda yıllık yaklaşık 3 bin ton nar suyu konsantresi ihraç edildi ve bu ihracatın karşılığında yaklaşık 10 milyon dolar ihracat girdisi sağlandı.

http://www.buyuyenturkiye.com/haber/suyunu-siktik-sonra-da-sattik

brokerüstad
13-10-2013, 14:23
Ben biraz farklı sudan bahsedeceğim...

Mantarın suyu da güzel olur. :)
Köz üzerine konulan mantar üzerinde azıcık tuz dökülünce cızır zır etmeye ve sulanmaya başlar. O aşamada insanın da ağzının suyu akmaya başlar....

Şimdi mantar mevsimi. Şehrimizde dağlardan toplanan mantarlar bol miktarda satılmakta şimdilerde. Fiyatları da nerede ise et ile yarışıyor. Ama müthiş lezzetleri var.....

http://www.kobipostasi.net/wp-content/uploads/cache/27916_NpAdvHover.jpg

mantar közde çok güzel oluyor
mantarı iyi bilmek lazım

brokerüstad
20-10-2013, 10:29
Kış kapıya dayandı, kış çayları tezgahta görücüye çıktı
17 Ekim 2013
ANKARA - Aktarlar, kış mevsiminin yaklaşması üzerine 'kış çayı'na olan talebin arttığını söyledi. Öksürük, nezle, grip, astım ve bronşit gibi hastalıklar için tüketilen kış çayı vücut direncini artırıyor ve bağışıklık sistemini geliştiriyor. Kilosu 20 liradan satılan çayın içinde tarçın, zencefil, zerdeçal, kuşburnu, ıhlamur ve adaçayı bulunuyor. Ankara Ulus'ta baharat ve bitki satan Mehmet Güray, yavaş yavaş vatandaşların kış çayına olan taleplerinin arttığını ve normalde günde 100 gram satarken şimdi günde birkaç kilo sattıklarını anlattı. Kışa hazırlıklı olmak için bu çayı tükettiğini söyleyen müşterilerden Ahmet Bekir, "Annem kalp hastası sürekli öksürüyor. Doktora gidip tedavimizi oluyoruz, ilaçlarımızı da hekim kontrolünde kullanıyoruz. Ancak normal çay içmesi yerine bu kış çayını içmesini tavsiye ediyoruz." dedi.


BİTKİ ÇAYLARI NASIL DEMLENMELİ?


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, soğuk algınlığı esnasında içilen bitki çaylarının, vücudun hastalık esnasında ihtiyaç duyduğu su ihtiyacını karşılayacağını belirterek, bitki çaylarının demlenmesi esnasında dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Yonca Tabak, "Bitkilerin genel anlamda antioksidan içeriğinin yüksek olduğu bilinir. Ancak bitki çayları hazırlanırken ve içilirken bitkilerin birbirleri ile uyumu, ne kadar süre hangi sıcaklıkta demlenmesi gerektiği iyi bilinmelidir. Bu tür bitkisel destekler uzman kontrolünde kış boyu düzenli alınması halinde vücuda ek antioksidan destek sağlamak adına yarar sağlayabilir. Ancak sadece hastalık sırasında kullanımın soğuk algınlığını kısa sürede atlatmada çok büyük katkı sağlamayacağını düşünüyorum." diye konuştu.


Soğuk algınlığı esnasında dikkat edilmesi gereken en önemli hususun bol bol su içmek olduğunu vurgulayan uzman Yonca Tabak, bitki çayları sırrının da burada yattığına işaret etti.


UZMANDAN BESLENME TAVSİYELERİ


-Mevsime uygun sebze ve meyve tüketin.

-Bol bol su tüketin, kış çayı içmek için hasta olmayı beklemeyin.

-Grip ya da nezle olmamak için tuzlu ya da karbonatlı hazırlanan özel burun aparatları ile burnunuzu açık tutun.

-Soğuk algınlığı esnasında hastalığınızı ayakta atlatmaya gayret etmeyin, dinlenmeyi tercih edin.

-Gereksiz antibiyotik kullanımından uzak durun, aksi halde ileride vücudunuz antibiyotikle tedavi olması gerekirse, vücut antibiyotiğe yüksek olasılıkla tepki vermeyecektir. (CİHAN)

http://www.habergalerisi.com/haber/kis-kapiya-dayandi-kis-caylari-tezgahta-gorucuye-cikti-1199452.html

brokerüstad
27-10-2013, 19:56
Kış geliyor sağlıklı içecekler içelim vucudumuzu kışa hazırlıklı hale getirelim
sağlıklı meyveler yiyelim pekmez içelim

brokerüstad
02-11-2013, 11:50
Okul çağındaki çocuklar için süt zaruri
İnsan sağlıklı büyüme ve gelişmesini sağlayabilmek, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşayabilmek için gerekli olan enerji ve besin öğelerini yeterli miktarda düzenli olarak almak durumundadır. 01.11.2013 12:58
Yörsan Gıda Mühendisi Nilüfer Hakarayan, süt ve süt ürünlerinin sağlığımız için gerekli olan enerji ve besin öğeleri ihtiyaçlarının karşılanmasında en önemli besin gruplarından biri olduğunu belirtti.

Süt; besin ögelerinden protein, karbonhidrat, yağ grubu ile minerallerden; kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko ,vitamin olarak A, B, D, E ve K vitamini içeren çok zengin bir gıdadır.

Gıda proteininin, vücuda özgü kas proteinine dönüşmesi vesilesi ile çocuklar ve gençler, yetişkinlerden daha fazla proteine ihtiyaç gösterirler.

Süt ve süt ürünlerinin özellikle büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu okul çağında başta olmak üzere her yaş grubu için yeterli miktarlarda tüketimi büyük önem taşımaktadır.

Süt ; sindirim sistemini düzene sokar, büyüme ve gelişmeyi destekler, dişleri korur ve çürükleri önler, hücre ve doku oluşumunda rol almaktadır.Yaraların çabuk kapanmasına yardımcı olur, beynin gelişiminde ve çalışmasında faydalıdır, hücreleri onarır, kemikleri sertleştirir, bağışıklık sistemini güçlenmesine yardımcı olur.

Kalsiyum alımı ile büyüme arasında doğrusal ilişki bulunmaktadır ki her gün süt içen çocuklar ve gençler, sütü az içenlere nazaran daha uzun boyludur. Bu nedenden dolayı çocuklarımızı sütsüz bırakmamalıyız. Düzenli bir şekilde günde en az bir bardak sütün, çocukların soyut düşünce, problem çözme, bellek, dikkat, konsantrasyon gibi zihinsel yetenekler açısından, süt içmeyen çocuklara kıyasla daha başarılı olmalarına yardımcı olduğu tespit edilmiştir. İdeal olan ilkokul çağındaki bir çocuğun günde en az 500 ml, yani iki su bardağı süt içmesidir.

http://www.haberx.com/okul_cagindaki_cocuklar_icin_sut_zaruri(17,n,11438 453,125).aspx

brokerüstad
02-11-2013, 11:52
Üzüm suyu kalbi koruyor
Uzmanlara göre bitkisel süt olarak tanımlanan üzüm suyu, kan yapıcı ve antioksidan özelliğinin yanı sıra vücudun kalp ve damar hastalıklarından korunmasına da yardımcı oluyor. 31.10.2013 10:26
ANKARA (ANKA) -
Üzüm ve üzüm suyunun kan yapıcı ve antioksidan özelliklerinin yanı sıra uzmanlar, vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olan üzüm suyunun kalp hastalıklarına karşı kalkan etkisi oluşturduğunu belirtiyor. A, B ve C vitaminleri, potasyum ve demir açısından oldukça zengin olan üzüm suyu, vücudun hastalıklara karşı direncini artırıyor. Bu özelliğinin yanı sıra kanda oksijen taşıyan hemoglobin hücrelerinin oluşumunda gerekli olan demir ve potasyum zenginliğine sahip üzüm suyunun kalp sağlığını koruduğunu ifade eden Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, üzüm suyunun kan sulandırıcı özelliği ile de kalp krizi riskini azalttığını söyledi.
Üzüm suyunun faydalarından bir diğeri de içinde bulunan doğal şekerin çabuk çözünerek vücuda enerji vermesi olduğunu söyleyen İnanç, "içeriğinde bulunan maddeler sayesinde kanı sulandırıyor, yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, varise ve emboliye kadar birçok hastalığa karşı koruma sağlıyor. Özellikle kan pıhtılaşması ve damar hastalıkları konusunda sıkıntı yaşayan hastalara günde en az bir bardak üzüm suyu içmesini öneriyoruz" dedi. (ANKA)
(HM/ÖZK)

http://www.haberx.com/uzum_suyu_kalbi_koruyor(17,n,11437539,103).aspx

brokerüstad
02-11-2013, 11:53
Ayranın sindirim sistemine faydaları!
Sinbiyotik bir besin olan yoğurdun hem probiyotik hem de prebiyotik olması vesilesi ile ayran da sindirim dostudur. İçeriğindeki sindirim dostu probiyotik bakteriler ve prebiyotiklerden dolayı bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak kabızlığa karşı koruyucu faydası vardır. 28.10.2013 18:33
Yörsan Gıda Mühendisi Nilüfer Hakarayan ayranın sindirim sistemine faydalarını şu şekilde sıralıyor:


“İshal; bağırsak hareketlerinin artması nedeni ile vücutta sıvı, elektrolit dengelerinin bozulmasına, yararlı bakterilerin azalmasına neden olur. Böyle bir hastalık döneminde yeterli enerji ve proteini alamadığımız düşünülürse ayran çok faydalı bir içecek olacaktır. Bununla birlikte sindirim sisteminde sıkça görülen gaz, şişkinlik, ishal gibi belirtilerin olduğu laktoz intoleransı dediğimiz sütteki laktoz denilen şekerin sindirilememesi durumunda ayran tüketimi hafif laktoz intoleransı yaşayan kişilerde faydalı olabilir. Sütten yoğurt yapılırken sütün içerisindeki laktozun laktik aside dönüşmesi yoğurdun sindirim dostu besin olmasını sağlar. Sonuç olarak ayranın yoğurt ve su bileşiminden oluştuğu düşünüldüğünde gaz, şişkinlik gibi belirtilere ayran tüketiminden sonra karşılaşılma olasılığının çok daha düşük olması beklenebilir.

http://www.haberx.com/ayranin_sindirim_sistemine_faydalari(17,n,11435882 ,109).aspx

brokerüstad
02-11-2013, 11:54
Kahve, karaciğer kanseri riskini azaltıyor
Amerikan Gastroenteroloji Birliği'nin resmi klinik uygulama dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre kahve, en sık görülen karaciğer kanseri türü olan "hepatoselüler karsinom" (HCC) riskini azaltıyor. Araştırmaya göre, günde üç bardak kahve tüketimi, karaciğer kanserine yakalanma riskini yüzde 50'nin üstünde azaltıyor. 30.10.2013 10:34

ANKARA (ANKA) -
Amerikan Gastroenteroloji Birliği'nin resmi klinik uygulama dergisi olan "Klinik Gastroenteroloji ve Hepatoloji"de yayımlanan meta analiz, kahvenin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha kanıtladı.
Araştırmaya göre, dünyada en sık görülen 6'ncı en sık ölümle sonuçlanan 3'ncü kanser türü olan karaciğer kanserine karşı, kahvenin risk azaltan önemli bir etkisi var. Karaciğer kanserinin ana türü olan ve dünyadaki vakaların yüzde 90'ından fazlasını oluşturan HCC'ye yakalanma riski, günde üç bardak kahve tüketenlerde yüzde 50 daha az.
Araştırma sonuçlarına dönük olarak İtalya'dan Istituto di Ricerche Farmacologiche "Mario Negri" epidemiyoloji departmanı ve Università Degli Studi di Milan klinik bilimler ve halk sağlığı çalışanı, yazar Dr. Carlo La Vecchia şunları söyledi:
"Araştırma, kahvenin başta karaciğer olmak üzere sağlığımız için yararlı olduğu ile ilgili geçmişteki iddiaları onaylamaktadır. Kahvenin karaciğer kanserine karşı olumlu etkisi, kahvenin bu hastalık ile ilgili risk faktörü olan şeker hastalığını engellemesi veya siroz ile karaciğer enzimleri üzerindeki olumlu etkisiyle açıklanabilir." (ANKA)
(HM/ÖZK)

http://www.haberx.com/kahve_karaciger_kanseri_riskini_azaltiyor(17,n,114 36861,180).aspx

brokerüstad
16-11-2013, 19:04
Ben sürekli yazdım galiba japonlarda bu topiği izliyor :kahkah: geçen haberlerde izledim Japonlar şalgamı keşfetmiş
Ben şalgamı içerim gayette güzel ben acaip seviyorum birde acılı olursa offff offf :)

brokerüstad
21-11-2013, 18:57
su çok faydalı sağlıklı su içmek lazım
havalar soğuk ıhlamur şalgam meyve suları faydalı olabilir

brokerüstad
08-12-2013, 09:01
havalar soğudu kar başladı nezle grip başlar şimdi
ben şalgam suyu ile turşu suyunu karıştırıp afiyetle içiyorum
iyi geliyor bol bol ıhlamur ooof offff ne güzel sağlık olsun

brokerüstad
15-12-2013, 14:43
havalar karlı ve soğuk sıcak bir sahlep çoook iyi gider

brokerüstad
18-12-2013, 19:50
bu soğuk kış gecelerinde boza içesi geliyor insanın :)

brokerüstad
18-12-2013, 19:51
Hazırlanan çalışma hayata geçtiğinde, yüzde 100 meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilemeyecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanarak 30 Aralık 2006'da yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği, ilgili AB direktifinde yer alan yeni düzenlemeler esas alınarak yeniden düzenlendi. Bu hafta görüşe açılacak ve değerlendirilecek düzenlemenin Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu tarafından uygun görülmesi halinde yayımlanarak yürürlüğe girecek.

Tebliğde, ‘konsantreden üretilen meyve suyu; meyve suyu konsantresine, su ve işleme sırasında ayrılan aromanın ve gerektiğinde pulp ve meyve keseciklerinin tekrar kazandırılmasıyla elde edilen ürün’, ‘meyve nektarı; meyve suyuna, konsantreden üretilen meyve suyuna, meyve suyu konsantresine, meyve suyu tozuna, meyve püresine veya bunların karışımına, su ve şekerlerin ve/veya balın ilave edilmesiyle elde edilen fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün’, ‘meyve suyu; sağlam, olgun, taze veya soğukta muhafaza edilmiş meyvelerden, tek meyveden veya daha fazla meyvenin karışımından elde edilen, elde edildiği meyve ve meyvelerin karakteristik renk, aroma ve tadına sahip, fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün’ olarak tanımlanıyor.

Mevcut düzenlemede meyve suyu olarak adlandırılan ürünlere asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilebiliyordu. Taslağın yürürlüğe girmesiyle yüzde 100 meyve sularına şeker eklenemeyecek.

Yürürlükteki düzenlemede kapsam dışında tutulan domates suyu, yeni tebliğde domates suyu ve konsantreden üretilmiş domates suyu şeklinde üretebilecek. Domates suyu ve konsantreden üretilen domates suyuna tuz, baharat ve aromatik bitkiler katılabilecek.

Öte yandan ‘Konsantreden Seyreltilen Meyve Suyu ve Püresi İçin Minimum Briks (suda çözünür kuru madde) Derecesi Tablosunda’ belirtilen briks değerleri de yeniden düzenlendi. Yeni düzenlemeye göre, meyve suyu, konsantreden üretilen meyve suyu, meyve suyu konsantresi, meyve suyu tozu ve meyve nektarı üretiminde asitliği düzenlemek amacıyla limon suyu ve limon suyu konsantresine ilave olarak susuz sitrik asit cinsinden en fazla ‘3 gram/litre misket limonu suyu’ ve/veya misket limonu suyu konsantresi de ilave edilebilecek.

http://www.buyuyenturkiye.com/haber/saf-meyve-suyuna-ilave-sekere-son

brokerüstad
04-01-2014, 12:07
bir bardak nar suyu içtim offff offf çok güzel ve sağlıklı
havalarda soğuk grip nezle salgını olabilir
meyve yemek lazım

JAKO
04-01-2014, 13:39
https://fbcdn-sphotos-b-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/1526843_720166508007438_322692113_n.jpg

i-ked
04-01-2014, 14:01
- Milli içki ayran zamanı değil,

- Meyve suyu yerine bütün meyve elma, portakal, muz, ayva, nar, mandalina, kivi (çay kaşığı ile rafadan yumurta gibi) tüketiyorum.

- Zaman zaman fazlaca havuç alıyorum. Farklı boyutlarda rendeleyip vakumlu kaplarda buzdolabında tutuyor, salata olarak nar suyu, limon, mısır, zeytin ekleyip tüketiyorum. Baktım böyle tüketemiyorum çorba makinamda soğan, patates, mercimek, et suyu ile çorba oluyorlar.

- Su! Burada problem var, çok az doğrudan su içiyorum. Siz siz olun "Susamadan su için!", her 30 kg, için günde 1 litre su içmek gerekiyor. 3 litre kadar içmem gerekir 1 litre bile iç-e-miyorum.

- Süt, süt AOÇ karton kutularında içebiliyordum ki yıllardır bırakın içmeyi satış reyonlarında bile görmedim. Süt yerine sütlü tatlıları tercih ediyorum. Mesela sütlaç çok severim. Kendim de yaparım ve üzerine tarçın, nar taneleri, portakal kabuğu vs ne varsa elimde eklerim :)
- Kefir! Ne boza ne de kefir direkt içmeyi sevemedim. Orman meyvelisi görürsem alıyorum ama eve geliyorum bakıyorum ki içilmişler :) 2 yeğenim eve gelince benim kefirleri içiyorlar. Yarasın yumurcaklara...

Son zamanlarda menengiç kahvesi, karadut şurubu ve tabiki papatya çayı vazgeçilmezlerim.

Niçin yaşıyorum ki? Yaşamak için mi yiyor içiyorum? Hayır, yıllardır gelecekten bir beklentim yok, bugün ve "şu an" bile ölebilirim. Kendime güvenmiyorum, diğer maskeli insanlara da... Ailem, yani annem babam da bir yere kadar!

Niçin yaşıyorum?
Yemek, içmek için yaşıyor gibiyim.
Ye, dua et, sev! Hayır, "Ye, ye, ye!"

.::1::. kedim bile yok
Hadi gülümse!
Tut ki karnım acıktı :)


http://www.youtube.com/watch?v=YpPBONKevj4

Sezen Aksu - Gülümse (1991)
(Platonik aşık olduğum yıllar, o kişiye HİÇ söylemedim, HİÇ duymadım. Kasım 2006'da bir başkasına söylediğimde ve duyduğumda ise çok yanılmışım...)

Söz : Kemal Burkay
Müzik : Arto Tunç
Düzenleme : Onno Tunç

Gülümse hadi gülümse
Bulutlar gitsin
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Hadi gülümse

Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir akdeniz olur
Gülümse

Tut ki karnım acıktı
Anneme küstüm
Tüm şehir bana küstü
Bir kedim bile yok
Anlıyor musun
Hadi gülümse

Sazlarım vardı
Irmaklarım vardı
Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın
Anlıyor musun
Başkasın


13/01/2014 Cumartesi 15:00

brokerüstad
04-01-2014, 20:31
Menengiç kahvesinede bayılıyorum
pek bilinmiyor belki
ama ben seviyorum

bilalx
06-01-2014, 21:06
kış içeceği salep :)

i-ked
06-01-2014, 23:38
Salep!
İç yakıcı bir içecek...
Bir yudum alıyorsun ve boğazından yavaşça aşağıya inişini hissediyorsun.
Sonra için yanıyor.
İçten içe yanarak da ısınıyorsun :)

Bulunduğum bölgede sadece tek bir yerde usulünce salep servis ediliyor. Oraya da ne zaman gitsem gözlerim, ellerim, kulaklarım, ağzım, burnum, dudaklarım :) maziyi arıyor. Kaptırıp gitmeden yazmayı bırakayım.

Teşekkürler arkadaşlar, bu forumda zaman geçirmek yaptığım ender iyi seçimlerdendi. Birçok hatalı seçim yapıyorum. Bu yüzden artık seçim yapmamayı seçiyor ve susuyorum. Yazmayacağım bir süreliğine... Aslında yazacağım da kağıt kalemle, beyaz kağıt üzerine bir zamanlar hayatımda anlamı olan arkadaş ve akrabalarıma kısa kısa mektuplar...

Niyetim bu, pek birşey yaşamadı ama yordu bu hayat i-ked'i... Herşeyin hayırlısı

07.01.2014 00:38=19+19

i-ked
12-01-2014, 09:00
Salep!
İç yakıcı bir içecek...
Bir yudum alıyorsun ve boğazından yavaşça aşağıya inişini hissediyorsun.
Sonra için yanıyor.
İçten içe yanarak da ısınıyorsun :)

Bulunduğum bölgede sadece tek bir yerde usulünce salep servis ediliyor. Oraya da ne zaman gitsem gözlerim, ellerim, kulaklarım, ağzım, burnum, dudaklarım :) maziyi arıyor. Kaptırıp gitmeden yazmayı bırakayım.


Dun aksam o mekana gidip, ilk oturdugumuz yerin bitisigindeki somine basina oturdum. Tabiki 7 yil once somine yoktu ve ustu acikti. Gercek somine goruntusu, altinda mese odunlari istiflenmis ama aslinda korlasmis odun gorunumlu tuglalar ve dogal gaz yakilarak elde edilen gokkusagimsi rengarenk alevler... Foto eklerim.

Papatya ile iken; once, ilk defa ictigim dibinde tane karabiberli balik corbasi ardindan da deniz mahsulleri pizza ve yaninda taze sıkılmış portakal, havuc, nar suyu almistik. Pizza berbatti, ya aksam? Cok guzeldi...

Birisini tanimak icin yemek yemeli, yolculuk etmeli ve alisveris etmeli (?) derler. Ozluyorum sadakatsizi...

Dun discussion group sonrasi oradan sutlac ve salep aldim. Hala eskisi kadar ic yakiyormus. Gozlerimi kapadim ve o somine basinda papatya ile oldugumuzu hayal ettim. Istedigimde kendimi soyutlayip gercek dunyadan kopabiliyorum, otistiklervari... Ama sonucta gozlerimi acinca yine ayni hayal kirikligi, aldatilmislik hissi ile bibasinalik!

"TURKISH KEBAB, DÖNER GÜZEL!.. TATLI GÜZEL, KÖFTE GÜZEL, YİNE GELECEK BEN!!!" (http://www.ucankus.com/detay/11638/turkish-kebab-doner-guzel-tatli-guzel-kofte-guzel-yine-gelecek-ben-nato-zirvesine-katilan-1700u)

Kofte ayran cok guzel, yine gelecek ben :-)

http://i.hizliresim.com/xJ7J4Q.png (http://bit.ly/c25MCx)

Salep içen sadece biz miyiz?


http://www.youtube.com/watch?v=an7y24C8OL8#t=13

Salep içen kedi #2 (http://www.youtube.com/watch?v=f7kUGNHUB5E)

ME172V cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

brokerüstad
12-01-2014, 19:16
bol bol taze portakal suyu içiyorum
şalgam suyuda iyi gidiyor
nar suyu daha bir harika

brokerüstad
12-01-2014, 19:20
Kelkit Belediye Başkanı Muammer Duran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede bulunan 30 kahvehanenin çay ocağı niteliğinde olduğunu belirtti.

Yaz aylarında sadece çay içilen çay ocaklarında kışın gelmesiyle süt de içildiğini ifade eden Duran, "İlçemiz organik sütün merkezidir. Şu anda Türkiye'nin organik süt üretiminin yüzde 85'i Kelkit'te yapılıyor. İlçemizdeki vatandaşlarımız da özellikle kış aylarında çay yerine sütü tercih ediyor" dedi.

Hem sağlık hem de sütün tanıtılması açısından kış aylarında bütün kahvehanelerde süt içtiklerini dile getiren Duran, "İlçemizdeki kahvelerde çay kadar süt de satılıyor, hatta süt daha fazla tercih ediliyor. Bu manada bir belediye başkanı olarak hemşehrilerimin bu hassasiyetine teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Çay fiyatına süt İlçe merkezinde çay ocağı işleten Bayram Duran ise sütü de çay fiyatına sattığını belirterek, "Bir bardak çay da 50 kuruş, bir bardak süt de" ifadesini kullandı. Sütü kaynattıktan sonra tıpkı çay gibi demliğe koyduğunu anlatan Duran, şunları söyledi:

"Demliğe koyduğumuz sütü, tıpkı çayda olduğu gibi sürekli kaynamakta olan kazanın üzerine koyarak sıcak kalmasını sağlıyoruz. Müşterilerimiz, süt istediğinde tıpkı çay gibi servis yapıyoruz. Çay bir bardak içilirken 2 hatta 3 bardak üst üste süt içenler oluyor. Günde 10 kilogram kadar süt satıyorum. Yaz aylarında ise süt satışımız düşüyor. Müşterilerimiz sütü kış aylarında daha fazla tercih ediyor."

Kaynak: AA

http://www.haber7.com/yasam/haber/1115637-bu-ilcede-kahvehanede-cay-yerine-sut-iciliyor

brokerüstad
12-01-2014, 19:23
nezle ve gribe karşı ıhlamur
çok güzel bir içecek tadıda güzel faydası çok
bağışıklık sistemini arttırıyor

brokerüstad
12-01-2014, 19:25
kış aylarında bitki çayları çok faydalı
ıhlamur siyah çay yeşil çay adaçayı

C.ÜNLÜ
12-01-2014, 19:26
İç iç nereye kadar...

Rakı iyi bi şey...

Mikrobu da gırıyo en azından..:he:

brokerüstad
12-01-2014, 19:31
nar suyu çok faydalı
antioksidan içeriyor tane tane ye suyunu iç istersen seyret
müthiş güzel bir meyve insan baka baka doyamıyor

brokerüstad
12-01-2014, 19:35
http://www.youtube.com/watch?v=4z6qaZC0svE&feature=player_detailpage

brokerüstad
14-01-2014, 18:39
akşam oldu çaylar demlendi havada soğuk sıcak bir çay çok iyi gider
çaylaaaaaaaaaaarrrr :)

cüneytt
15-01-2014, 09:00
şu günlerde acılı şalgam favorim..:)
afiyet olsun..:)

brokerüstad
20-01-2014, 19:27
yeşil kahvede güzelmiş diyorlar bir bakmak lazım nasıl bişeymiş

brokerüstad
26-01-2014, 13:38
kış ayı
bol bol portakal yemek lazım
mandalina kivi elma
birde sıcak bir salep
ne güzel olur

brokerüstad
30-01-2014, 18:10
bol bol narsuyu içiyorum
çok iyi ve faydalı

brokerüstad
16-02-2014, 18:14
Portakal suyu içiyorum
bol bol mandalina kivi yiyorum :)

i-ked
16-02-2014, 19:46
Afiyet olsun. Ben de kombo yapıyorum.

http://i.hizliresim.com/x00AYY.jpg (http://hizliresim.com/x00AYY)

i-ked
17-02-2014, 17:53
Artan narları salataya kattım. Roka, tere, beyaz peynir, yeşil zeytin, limon ile harmanla sür sofraya :)


http://i.hizliresim.com/eXlWyj.jpg (http://hizliresim.com/eXlWyj)

brokerüstad
17-02-2014, 19:06
Nar çok faydalı ve ben narı çok seviyorum nar resimlerini bile seyrederken ağzım sulanıyor :)

i-ked
17-02-2014, 19:38
http://i.hizliresim.com/Kqy2gQ.jpg (http://hizliresim.com/Kqy2gQ)

Çekirdekleri dişlerimin arasına sıkışmasa daha mutlu olacağım. :)

http://i.hizliresim.com/wLGoVV.jpg (http://hizliresim.com/wLGoVV)

brokerüstad
25-02-2014, 19:18
bol bol meyve yiyorum
meyve faydalı
özellikle bu soğuklarda kivi iyi gidiyor

brokerüstad
28-02-2014, 18:37
havuç faydalı bol yiyorum
havuç suyu iyide pek içemiyorum

brokerüstad
13-03-2014, 20:03
İşte kainatın sırrı bunda!
Prof Yusuf Demir, "Su, kainatta başka hiçbir maddede olmayan bir özelliğe sahiptir. Su içinde sakladığı bu özellikle kainatın sırrını bünyesinde barındırıyor" dedi.
OMÜ İlahiyat Fakültesi tarafından "Su ve İnsan" başlıklı konferans düzenlendi. Konuşmacı olarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir'in davet edildiği konferansa İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Peker, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

"SU, KAİNATTA BAŞKA HİÇBİR MADDEDE OLMAYAN BİR ÖZELLİĞE SAHİPTİR"

Konuşmasına suyun önemini vurgulayarak başlayan Prof. Dr. Yusuf Demir, "Su neden önemli? Bizi yaratan suyu neden yarattı? Bugün bu soruya cevap vermeyi amaçlıyoruz. Yaşadığımız çevrenin yegane sahibi Allah'tır. Onu korumak biz ümmetinin vazifesidir. 1400 yıldır çevreci olan bir ümmetiz. Su hakikaten bizim halen yapısını tam olarak bilmediğimiz olağanüstü özellikler taşımaktadır. Su, kainatta başka hiçbir maddede olmayan bir özelliğe sahiptir. Su ısındıkça ve soğudukça hafiflemektedir. Bu özellik olmasa sular derinden donmaya başlardı ve eğer ısındıkça hafiflemeseydi hava olayları gerçekleşmezdi. Dolayısıyla su içinde sakladığı bu özellikle kainatın sırrını bünyesinde barındırıyor. Kâinattaki bütün canlıların ana taşıyıcısı, öğesi de sudur" diye konuştu.

"FAYDALI BESİNLERİN EN ÇOK BULUNDUĞU SU 'ZEMZEM' SUYUDUR"

Demir, "Su insan hayatı için vazgeçilmezdir, zaten suyun canlı vücudunun büyük bölümünü oluşturduğunu biliyoruz. Suyun içerisinde insana faydalı besinler de mevcuttur. Bu faydalı besinlerin yapılan araştırmalarda en çok bulunduğu suyun Zemzem suyu olduğu açıklanmıştır" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin dünyadaki su kullanımına değinen Demir şöyle devam etti: "Dünyada su fakiri ve zengini olgusu var. Şu an bizim ülkemizde 112 metreküp su vardır. Buna rağmen ülkemiz su fakiri bir ülkedir. Kişi başına düşen su miktarı gün geçtikçe azalacaktır. Peki, bu suyun hepsini doğru kullanıyor muyuz? Ülkemizde yaklaşık 19 milyar metreküp suyu tarımda yanlış sulama nedeniyle heba ediyoruz. Bu yüzden tarımda ciddi adımlar atıp önlemlerimizi almalıyız."

"BU GİDİŞLE TORUNLARIMIZA SU BIRAKMAYACAĞIZ"

Bir diğer problemin su kirliliği olduğunu söyleyen Prof. Demir sözlerini şöyle tamamladı: "Her alanda suyu kirletiyoruz ve bunun sonucunda çevre ile ilgili problemler yaşıyoruz. Her gün yaklaşık 6 bin çocuk temiz olmayan su içmeye bağlı hastalıklar nedeniyle ölüyor. Biz Müslümanlar bu konuya nasıl bakmamız gerektiğini anlamalıyız. Bu gidişle torunlarımıza su bırakmayacağız. Bu yüzden evlerimizde, tarımda, sanayimizde su kullanımına dikkat etmeli, suyu tedbirli kullanarak gelecek kuşaklara miras bırakmalıyız. Madem Allah'ın yeryüzündeki halifeleriyiz, bu konuda herkesten çok biz sorumluyuz."

Konferans soru-cevap bölümünün ardından İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Peker'in, Prof. Dr. Yusuf Demir'e hediye takdimiyle sona erdi.

Kaynak: İHA

http://www.haber7.com/yasam/haber/1136698-iste-kainatin-sirri-bunda