PDA

View Full Version : -anne Sevgİsİ-



XZARA_
08-10-2006, 13:31
Ben daha doğmamış bir çocuğum

Duyumsuyorum küçücük yüreğimde, annemin şefkat damarlarında akan sıcaklığını.

Gözlerim güneşin ışıklarını görmedi daha, ama bir aydınlık parıldar umut sunan canında annemin.

Kulağım bir ses duymadı daha, aşina değilim hiçbir sese. Ama sevgi nağmeleriyle bestelenmiş annemin sesi bir başka. Kulağımda estiği zaman o nazenin insanın müstesna sesi, küçücük yüreğim kıpır kıpır eder de hafiften bir tekme atarım.Bir daha söyle ne olur, bir daha anne, derim.Annemin bahar kokusu gül nefesiyle bir şiir sunarım.“Bugün, her gün senin olsun” dileğiyle;

Bugüne senin günün derler

Adına türkü söyler diller

Gül demetleriyle bebeler

Sana koşarlar, güzel annem

Cennet soluğu benim annem.

Ben daha doğmamış bir çocuğum

Özgürlük nedir bilmem, ama annemin gönül deryasındaki yakamozlar bana özgürlük türkülerinin ilhamıdır. Annemin gözlerindeki özgür martıların kanatları tanımadığım dünyamda yol göstericim olacaktır.

Çünkü annem özgürlüğü, sevda şarkılarında bulmuştur.

Ve ben de annemin aşkıyla büyüyorum.

Ben daha doğmamış bir çocuğum

Yüreğimde hissederim annemi.Sevgiyle okşayan elleri, tanımadığım baharın tatlı esintilerinde gezdirir beni.Kuş cıvıltıları gelir, ninniye alışmış dilinden dökülen sözleri...

Ve ben kendimi hoş kokular yayan bir çiçeğe benzetirim, annemin bahar açmış gönlünde.

Çünkü annem, bir bahçıvanın nazenin bir güle özen gösterişindeki hassasiyetiyle korur beni...

Hissederim işte bunu, ta yüreciğimin en derinlerinde.

Ve ben daha doğmamış çocuğu en masum yavrucuğu, şarkılar söylerim tanımadığım dünyadan esintilerle;

Yıldızlar toplayayım sana

Gök bahçesinden, güzel annem

Taçlar öreyim saçlarına

Gülen güllerden güzel annem

Cennet soluğu benim annem.

Ben daha doğmamış bir çocuğum

İyilik nedir, kötülük nedir, bilmem.Ama annemin yeni çiçek açmış bir ağacın duruşundaki güzelliğini yansıtan gülümseyişinden iyilikler hissederim.

Dolu vurmuş bir ağacın solgunluğunu kuşanmış yüreğinden ise kötülükleri duyumsarım.

Her şeye rağmen ben annemi iyilik meleği bilirim.Kötülük yaygıcısı iblise sevgi güneşini perdeleyen iyilik meleği...

Gök yüreğindeki rahmet bulutlarından indirdiği serinletici sularına hiçbir kötülük ateşinin dayanmadığını hissederim.

Ben annemin cennet soluğunda iyilik meleğinin melodilerini duyarım.

Ben daha doğmamış bir çocuğum

Uzun bir yolculuğum olsa da yorgunluk nedir bilmem.Ama annemin ahuların yürüyüşündeki ahengi andıran inceliğinin kaybolmasından yorgunluklar hissederim.

Bir çiçeğin sararıp soluşundaki hüznün yüzünden süzülüşünden hastalandığını anlarım.

Cennet soluğundan esinlenerek devşirdiğim bir buket şiiri sunarım.Canım annemin gül çehresine gökkuşağının renkleri parıldasın diye;

Gül yüzü solmuş güzel annem

Canımdan kan sunam gül annem

Güller feda olsun can annem

Senin gibi gülşen canana

Cennet soluğu benim annem.

Ben daha doğmamış bir çocuğum.

Acı nedir, üzüntü nedir bilmem.Ama anneciğimin göz semasındaki hüzün bulutlarından inen şebnemlerin serinliğinden, annemin kederlendiğini anlarım.

Uykusuz geçen gecelerinin yalnızlığında dert ortağı olurum.

Ve annemin beni ne zorluklarla taşıdığını anlarım. Kıymetini bileceğim anne derim, şebnemlerin hüznündeki serinliği duyumsayan küçük yüreceğimden.

Daha tanımadığım bir dünyanın aydınlığını, karanlık bir dehlizde bana sevgi güneşiyle yansıtan anneme umudun şarkısını anımsatırım, yüreğinin dayanıklılığını;

Sabır taşıdır, dinç yüreğin

Gökkuşağı saklı dileğin

Umutla büyüdü bebeğin

Gönüllerdesin güzel annem

Cennet soluğu benim annem.

Ben daha doğmamış bir çocuğum.

Tanımadığım dünyaya ilk göz kırpışımdaki ağıtımı, anneme mutluluğumun güftesi olarak hediye ediyorum.

Selâm anne...

XZARA_
08-10-2006, 13:32
ANNEME MEKTUP

Ben bu gurbete ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.

Necip Fazıl Kısakürek

XZARA_
08-10-2006, 13:33
Anne sevgisi, sevgilerin en güzelidir. Anne; bağlılığın fedakarlığın, cömertliğin, karşılık beklemeden vermenin ve sevmenin sembolüdür.


Anne, ilâhi rahmete benzer. Hep verir, fakat karşılık beklemez.


Yüce dinimiz, anneye ve anne sevgisine özel bir yer vermiş, cenneti annelerin ayakları altına sermiş, vaktinde kılınan namazdan sonra en sevimli işin anneye iyilik etmek olduğunu, Allah’ın rızasını kazanmanın, cennete ulaşmanın en kestirme yolunun anneye hizmetten ve anneyi gereği gibi sevmekten geçtiğini bildirmiştir.

dent
08-10-2006, 14:15
dokunmayın yareme, derindir
cümle merhem kullansam ,nicedir
hoca Nasreddin ne güzel demiş:damdan düşen gelsin
halimi ancak o bilir
not:imzam ,topik ve msj koordine düşünülmeli.

XZARA_
08-10-2006, 16:55
Şafak Türküsü

beni burada arama anne
kapıda adımı sorma
saçlarına yıldız düşmüş
koparma anne
ağlama

kaç zamandır yüzüm tıraşlı
gözlerim şafak bekledim
uzarken ellerim
kulağım kirişte
ölümü özledim anne
yaşamak isterken delice

bugün görüş günü
günlerden salı
ıslak
sarı bir yağmur
ülkemin neresine bakarsa ay
orada yitik bir anne ağlıyor
sen aralıyorsun yağmuru
acıdan sırılsıklam alnına siper edip elini
sonra bir umut koşuyorsun
yüreğin avucunda
ısırırken
çırpıntı gözlerini
(ah verebilseydim keşke
yüreği avcunda koşan
her bir anneye
tepeden tırnağa oğula
ve kıza kesmiş
bir ülkeyi armağan
koşma anne
birdenbire batacak olan
düş denizinde yarattığın umut sandalıdır
oysa benim için gece
ışık hızıyla koşan
kısa ve soğuk bir zamandır
bu yüzden boğuk seslerle geldiler bir şafak
uykusuz
yorgun
ve korkak


sanırım baytardı
yüreğimin depreminde righter ölçeği çatlarken
ölebilir raporu veren beyaz önlüklü doktor
boş ver hypocrite amca
üzülme ne olur
sen de anne
sen de üzülme
hücremin dört bir köşesinde el ayak izlerimi
ciğerlerimde yırtılan bir çığlıkla hazır beklediğim
ve korkunç bir sabırla birbirine eklediğim
korkak kahraman gecelerimi
düşlerimle sınırsız
diretmişliğimle genç
şaşkınlığımla çocuk devrederken sıradakine
usulca açılıverdi
yanağımda tomurcuk

pir Sultanı düşün anne
şeyh Bedrettin'i
börklüce'yi
torlak Kemal'i düşün anne
hala kanaması nedendir faşizmin göğsünde
utangaçlığı bile vuramadan yanaklarına yasının
on sekizinde ölümüne pervasız yürüyen
ince bilekli çıplak ayaklı Tanya'nın
deniz'i düşün anne
her mayıs şafağında uzun
uzun döverken darağaçlarını
ve o şafaktan doğma
on bir yaşını çiğneyip yürüyen çocukları
insanları düşün anne
düşün ki yüreğin sallansın
düşün ki o an
güneşli güzel günlere inanan
mutlu bir yusufçuk havalansın


sıcak omuzlar değerken omzuma
buz üstünde yürüdüm yıllar boyu
bayraklar ve türkülerle
kopunca memelerinden o mükemmel yaşama

kurşunlar sıktılar alnıma
açık alanlarda ağır
kartalların konup kalktığı
yalçın kayalardan biriydim
ölüp dirildim yeniden
güneşli güneşsiz akşamlarda

mutlu yarınlar adına
özgürlük adına ekmek adına
üstüne vardım kuyruğu kanlı itlerin
dirilip dönmesin diye Hiroşimalar
tahtadan atların boynuna çıplak
ölümlerle yatmasın diye çocuklar
aç gözlerle bakmasın diye çocuklar
kardeşlik adına
havadaki kuş denizdeki balık adına
yürüdüm yıllar boyu

dönüp bakmadım arkama
ıraktı gözlerim çok ırak
izim kalır mı bilmem yürüdüğüm yolda
kalsa da silinir gider
yalnızca bir ağıt gibi çakılır
ardımca gelenlere gözlerimi yaktığım yer


tören adımlarıyla ölmek
ne garip şey anne
kanlı karanlık bir oyunda baş oyuncuyum
bütün gözler üstümde

sürüyor gecenin karnında şafağa bakan oyun
masa üstünde üşüyen bir sigara
yanında küçücük bir cam bardak
içinde rengi bu gecenin
cılız titrek bir kibrit
kağıt kalem
sandalye
geride flu
yağlı
..........
..........



Nevzat Çelik

XZARA_
08-10-2006, 16:56
Al Beni ANNE



Seni düşünüp senin için ağladım bugün
Göz yaşlarımı görüp silemedin anne
Hıçkırıklarım gecenin karanlığını delip geçti
Ama sen hiç birini duyamadın anne
Yalnızım çok yalnız, anlatılır gibi değil
Senin sevgine bugün çok muhtacım anne
Her günüm zindan geceler karadan kara
Sensiz bahtım da karardı benim anne
Artık gönül yaşım 25 diyemiyorum
Yüreğim ihtiyarladı tir tir titriyor anne
Bakma saçlarımın siyah duruşuna
İçinin ilikleri ağarıp soldu anne
Bulamadım sensiz bir gün mutluluğu
Mutluluk avuçlarımdan kaçıp gitti anne
Yüreğim sevdalara yelken açtı, uzak denizlere
Deniz ortasında gemimi batırdılar anne
Dalgalara kapılmış gidiyorum çaresiz
Boğulmak üzereyim tut ellerimden anne
Koca bir ömür bitti, geldi gelecek
Nerede benim mutlu olacağım gün anne
Yirmi Eylül şartmıydı doğmam için
Keşke beni hiç doğurmasaydın anne
Doğmasaydım, çekmeseydim bunca çileyi
Artık çile çekecek gücüm kalmadı anne
Yüreğim verdiklerim koparıp aldılar yüreğimi
Ben artık yüreğimi de kaybettim anne
Bir sen anlardın beni,
bir sen kol kanat gererdin üzerime
Artık her geçen bir daha vuruyor anne
İsyana çeyrek var, kalmadı artık sabrım
Ben isyankar olmak üzereyim anne
Artık ramak kaldı, söylemek istemiyorum
Lânet olsun doğduğum güne anne
Doğmasaydım çekmeseydim bunca çileyi
Doğmamamın yokmuydu bir çaresi anne
Artık dayanacak gücüm kalmadı
Ya sen gel, ya beni de al yanına ANNE



Salih Özalaşan

buzzy
08-10-2006, 17:59
''Ağlarsa anam ağlar ardımdan
Göklerden ağıt yağar yağmurla

Dost yüzlü yalancılar kapımda
Yalnızlık çırılçıplak koynumda

Gül çiçek kokan yanakları
Ninniyle umut veren dudakları

Hiçbirşeyde yok ana sıcaklığı
Anam anam anam garip anam
Sen yoksun yanımda
Kime dert yanam
Dünya yaman eller yaman''

baron11
10-10-2006, 17:49
SOL YANIM ACIYOR ANNEM

Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.

Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"Kızım, iş..." dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
"Kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...

Ayla Aydemir

burcay
10-10-2006, 20:29
"Minik minik adımlar atarken ben/ bir elimden babam tuttu/ bir elimden annem/Rabbim hep sev onları ayırma rahmetinden"

XZARA_
11-10-2006, 13:21
Başarısızlık ve felaketlere rağmen, hayata karşı güvenlerini sonuna kadar saklayabilen iyimser insanlar, daha çok iyi bir anne tarafından büyütülmüş olanlardır.

ANDRE MAUROİS

dönence
11-10-2006, 14:22
ORDA BAHAR GELDİ Mİ BİLMEM AMA

Birgün kasamizin küçük patikasindan yukariya dogru tirmaniyordum. Yanima solgun yüzlü, on-onbir yaslarinda küçük bir çocuk geldi ve bana:
-Abla, size birsey sormak istiyorum, izin verir misiniz?.. dedi... Ben de ona gülümseyerek:
-Tabi sorabilirsin!.. dedim. Gözleri bir anda piril piril oldu ve:
-Ben.., seyy, cennete bir mektup göndermek istiyorum!.. Bana bunu nasil yapabilecegimi söyleyecek kimsem yok.. Acaba siz bana yardimci olabilir misiniz?
Çok sasirmistim... Öyle ümit dolu, öyle yalvaran gözlerle bakiyordu ki...Ardindan devam etti:
-Bana yardim ederseniz size anneme yazdigim bu mektubu okuyabilirim... Tabi eger bunu isterseniz!..
Gözlerim dolmustu... Bir an duraksadim ve:
-Belki de sana yardim edebilirim küçük. dedim. Dudaklarinda öyle bir gülümseme belirdi ki hala aklimda...
-Çok tesekkür ederim, gerçekten çok tesekkür ederim... Emin olun size büyüdügümde mutlaka bu iyiliginizin karsiligini ödeyecegim...
-Hayir küçük, benim için hiçbir sey yapmana gerek yok... Sadece annenin mezarinin nerede oldugunu söyle bana, bu yeterli!..
-Aaa, evet tabi kiii!.. Ama önce size mektubu okumak istiyorum.. Bunu istiyor musunuz?
-Sen bilirsin, bu özel bir sey olmali...
-Evet çok özel ama size okumak istiyorum...
-Peki öyleyse.. dedim ve yürümeye basladik. Ardindan da mektubu okumaya basladi:

ORDA BAHAR GELDI MI BILMEM AMA...

Hani, bir zaman bacagini kirdigim için,
Çok kizdigin küçük bir masam vardi...
Onu tamir etmek için çok ugrasmistin hani...
Simdi o 'kirik' masa benim tek arkadasim...
Simdi aglamakla geçiriyorum günlerimi
O 'kirik' masanin basinda...
Bir de pencerem var tabi...

Aa, o da ne penceremin önüne
Küçük, küçücük, 'zavalli' bir güvercin kondu...
Kim bilir kime ait...
Kim bilir annesi nerden...
Ben de ona benziyorum bir parça...
Onun gibi zavalli, yapayalniz...
Ama bu güvercin bence bir seyleri isaret ediyor
Yoksa, yoksa bahar mi geliyor!..

Aman Allah'im...
Yoksa, kisin o soguk o karanlik günleri bitiyor mu?..
Lütfen, lütfen izin ver bana..
Bir kaç dakika disariya çikayim...
Evet, evet bu masadan kalkmali ve..
Ve disariya çikmaliyim...
....
Simdi geldim annecigim..
Seni beklettigim,
Birkaç dakika da olsa mektubu geciktirdigim için
Çok özür dilerim!..
Bu birkaç dakikada ne çok sey gördüm bir bilsen...
Bir bilsen annecigim,
O kus civiltilari,
O yumusacik günes isinlari
Ve hiçbir zaman bana arkadaslik etmemis olan
Hayalimdeki sevgili arkadaslarimin kahkahalari ile,
Sen gittiginden beri
Benden nefret eden babamin bakislari,
O kadar farkli ki birbirinden..
Hayat bu mu annecigim..
Hayat baharda kis yasamak mi her zaman...
Hani, bana kardeslik, mutluluk hikayeleri anlatirdin,
Hani hep bahardan, onun güzelliklerinden bahsederdin!...
Çiçeklerden...
Yemyesil çimenlerden
Ve onlarin üzerinde zip zip ziplayan
Bembeyaz tüylü keçilerden...
Sen gittiginden beri
Bunlari anlatan kimse yok bana...
Aslinda kimsenin,
Anlatacagi hiçbir sey yok!...
Halbuki benim o kadar çok var ki!...
Ama kime, nasil anlatirim?..
Nasil paylasirim su küçücük kalbime sigmayan
Kocaman sevgiyi...
Nasil paylasirim senin sevgini...
Hem, kim dinler kii beni...
Kim umursar...
Simdi yanimda olsaydin
Ki herhalde yanimdasindir!
Herhalde bu güzel bahar gününde
Benim bu karanlik odada
Bu 'kirik' masanin basinda
Yalniz basima oturmama
Asla izin vermez
"Hadi birlikte dolasmaya çikalim" derdin
Ben sevinçle boynuna sarilir
Öpücüklere bogardim seni...
Sonra birlikte küçük tepemize tirmanir,
Orada islak çimenlerin üstüne otururduk..
Basimizi gökyüzüne kaldirir
O sonsuz maviligi seyre dalardik...
Senin dizine koyardim basimi sonra...
Ama sen yoksun kii...
Belki birlikte en mutlu olacagimiz zamanlarda
Beni birakip gittin..

Yoksa orada burda oldugundan daha fazla mi mutlusun?..
Orda bahar geldi mi bilmem ama...
Burda bahar geldi...
Kimi canlilar yasamina basladi yeniden,
Rengarenk çiçekler açti,
Tabiat hayata döndü annecigim,
Kis günlerinin bitisi
Yeniden hayata döndürdü onlari..
Sen kisin bittiginin farkinda degil misin yoksa?
Kis bitti annecigim,
Sen niye hala hayata dönmüyorsun?..
Orda mevsim hep bahar mi yoksa...
Kis geldiginde burda solacagindan mi korkuyorsun?..
Yoksa, yoksa biktin mi bahardan?..
Yoksa orda hiç mi bahar gelmiyor?..
Özledin mi?..
Öyleyse buraya gel...
Yeniden mutlu olalim...
Seninle birlikte hayata yeniden baslayalim..
Korkuyor musun yoksa?..
Orda bahar geldi mi bilmem ama...
Burda çoktan geldi ve SENI BEKLIYOR!...

Mektubu bitirdiginde annesinin mezarina ulasmistik. Gözlerimdeki yaslari göstermemek için arkami döndüm. Agladigimi anlamis olacak ki:
-Özür dilerim, böyle olacagini bilseydim okumazdim. Sizi üzdügüm için affedin beni...
-Ben önemli degilim küçük, simdi bunun hiç önemi yok!..
Ve devam ettik yürümeye... Annesini isminin yazili oldugu mezar tasini gördügünde, hiçkiriklara boguldu... O güne kadar hiç böyle içten aglayan birini görmemistim.. Onun bu halini gördügümde ben de dayanamadim ve aglamaya basladim... Sonra onu annesiyle basbasa biraktim.. Aglamayi birakmis, gözlerini hiç ayirmadan mezar tasini izlemeye koyulmustu... Her tarafta bir ölüm sessizligi vardi. Sanki az önce civil civil olan doga birden bire sus pus olmustu.. Birazdan elindeki yesil zarfi topragin üzerine birakti ve yanima geldi... Gülümsemeye çalisarak:
-Mutlu olmalisin, sen cennete mektup gönderen ilk insansin!.. dedim. O da gülümsemeye çalisarak:
-Isterseniz bu oyuna devam etmeyelim.. dedi.. Çok sasirdim ve:
-Nasil yani, ne demek istiyorsun sen küçük? dedim.
-Cennete asla mektup gönderilemeyecegini biliyorum aslinda ben.......
O an soka ugradim, meger bütün bunlar sadece...
Yere egildim ve çocuga sikica sarildim... Sonra elinden tuttum ve geldigimiz yoldan ikimiz de tek kelime konusmadan geri döndük.. O günden sonra bir kaç kez daha karsilastim çocukla ama ikimiz de nedense hep yere baktik ve hiç konusmadik.. Bir ay sonra çocugun yagmurda fazlaca islanip zatürre oldugunu ögrendim. Evlerini buldum ama gittigimde onu son kez görbilmek için çok geç kalmaistim.. Çocugun o günkü gözyaslari geldi aklima ve onun için sevindim. Çünkü simdi bir zaman mektup gönderdigi cennette, annesiyle birlikte.. Mevsim de BAHAR!..

Smyrna
11-10-2006, 14:42
Üşüdüm üstümü örtsene anne,

anne anne anne anneciğim.....

Smyrna
11-10-2006, 14:45
camlar düştü yerlere elim elim kan içinde
yanıma gel yanıma anne...

beni bul, beni bul anne
iki yanımda iki polis,
ellerim kelepçeli, beni bul, beni bul anne....
dün gece gördüm düşümde, seni özledim anne...
gözlerimden akan sendin, düştün göğsüme yine anne

baron11
11-10-2006, 16:12
Çıkar Beni Ne Olur Anne

Günlerdir göremediğim yüzünün
Sıcağını sindiremediğim kucağının
Özlemini duyuyorum anne…

Bir boşlukta gibiyim sensiz
Akıp gidiyor zaman avuçlarımdan
Bendini dinlemez ırmaklar gibi
Durduramıyorum anne…

Düşlerimde görüyorum seni, saçların bulutlar kadar ak,
Gökyüzü kadar sonsuz sevgiler yüreğinde
Şevkatle bakıyor gözlerin, herzamanki gibi
Küçücük bir bebeğim ellerinde anne…

Bu ne sıcak bir kucak!…
Can verdiğin bedeninden bedenime
Tükenmez sevgin, sabrınla, yüreğime
Yüreğinin atışları karışıyor anne…

Şimdi uzaklardayım…
Hangi rüzgâr attı beni gurbet ellere…
Yüreğimdeki evlat sevgisi mi, ne?
Susma! …Ne olur söyle anne…

Sakınırken gözlerdeki nurdan
Bir yarım orda kaldı, bir yarım burda…
Bir soluk kadar yakınımdayken
Daha, daha sarıp da koklayamadım anne…

Yaşamın kuralı mı böyle? …
Kaybetmeden bilinmiyor kıymeti
Koşulsuz sevgi, ilgi nerde?
Bulamadım yerine koyacak birini anne…

Kaç mevsim geçti sensiz.
Boynu bükük çiçeklerin...
Gönül bahçende bensiz
Biliyorum, özlüyorsun sen de, özlüyorsun beni anne…

Zaman nasıl geçiyor, yanındayken bilemedim
Seni ne çok özledim…
Seni ne çok sevdim de söyleyemedim
Söyleyemedim anne…

Her gün bir fırtına esiyor yüreğimde
Çığlık çığlığa kopan
Kuşların kanatlarında türkülerim
Ne olur dinle, dinle anne…

Kimi gün sızı oluyorsun yüreğimde
Kimi gün içime düşen top ateş,
Sanki gökyüzünün bütün bulutları gözlerimde
Sağnak sağnak yağmur oluyorum anne…

Düşününce yaşanmadan geçen günlerimi
Yalnızlık korkutuyor beni…
Sanki ölüm tutmuş eteğimi
Yaşamak istiyorum, yaşamak anne…

Esirgemeyip sevgini, uzat o güzel ellerini
Bir yanımla cocuğum hâlâ, anla!…
Kaybolmadan yaşam labirentinden
Çıkar beni ne olur, çıkar anne…

Leyla Işık

taita-x
12-10-2006, 00:00
Ahhh Anneciğim benim, inan çok özledim seni...

Şimdi Ramazandayız... O iftar için hazırlıklarını... yemeklerini...:aglayan:

gzmnc
12-10-2006, 18:16
Doğacak çocuk doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür.
Bebek: "Allah'ım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.".
- Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek..
- Allah'ım onların dilini bilmiyorum. Onlarla nasıl anlaşacağım. Nasıl iletişim kuracağım..
- Senin için yarattığım melek, o sana sabırla onların dilini öğretecektir.
- Allah'ım dünyada duyduğum kadarıyla çok kötülükler varmış.Onlarla nasıl
basa çıkacağım bilemiyorum.
- Senin için yarattığım melek, seni cani pahasına kötülüklerden koruyacaktır.Merak etme.
- Allah'ım sana tekrar nasıl döneceğim?
- Senin için yarattığım melek, bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
---- Derken Melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini
söylerler ve çocuğu Allah'ın huzurundan götürürlerken bebek tekrar sorar.
- Allah'ım benim için yarattığın meleğin adi ne?
- Adinin önemi yok ama sen ona ANNE diyeceksin...

XZARA_
12-10-2006, 19:27
Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz.

VİCTOR HUGO


1965 Kyoichi Sawada, Japonya
Güney Vietnam'da anne ve çocukları ABD bombalarından kaçmak için nehri geçmeye çalışıyor

http://img337.imageshack.us/img337/5173/19659ljyd9.jpg

XZARA_
12-10-2006, 19:39
Güney Kore'de bir anne, Başkanlık seçiminde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla katıldığı gösteride tutuklanan oğlu için özür ve af diliyor.

http://img177.imageshack.us/img177/9274/1987vk6zt0.jpg

XZARA_
12-10-2006, 19:48
1992 James Nachtwey, ABD
Somali'de bir anne, kıtlık sonucu ölen çocuğunun cansız bedenini kaldırıyor

http://img276.imageshack.us/img276/3520/1992gh6.jpg

buzzy
12-10-2006, 23:33
Anneye naz yapilir degil mi?

Kac yasimizda olursak olalim ne is yaparsak yapalim anneye naz
yapilir degil
mi??
Sabah anne, oglunun odasina girdi ve onu uyandirdi.
"Haydi oglum, uyan artik... Okula gec kalacaksin..."
Oglu, yari acik gozlerle annesine bakti ve uykulu bir sesle :
"Fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum" dedi.
Anne, oglunun istegine karsi cikti.
"Okula neden gitmek istemiyormussun bakayim?" dedi.
"Iki ciddi neden söyle bana..."
Oglu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanitladi :
"Okuldaki tüm ögretmenler benden nefret ediyorlar, bir...
Tüm ögrenciler de benden nefret ediyorlar,

iki...
Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?"
Annesi oglunun nedenlerini gecerli bulmadi :
"Bunlar okula gitmemen icin neden olamaz" dedi.
"Simdi hemen kalk ve cabuk hazirlan..."
Bu kez Oglu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden :
"Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek
iki ciddi neden gösterebilir misin, anne ? " dedi.
Sabri tükenme noktasina gelen anne, oglunun üstündeki Yorgani hizla
cekti ve
oglunun istedigi iki ciddi nedeni acikladi :
" Birinci ciddi neden, 52 yasinda koskoca adamsin.....
Ikinci ciddi neden ise , sen okulun dekanisin..."

XZARA_
14-10-2006, 22:01
Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, söyleyeyim: Annemdir.

ABRAHAM LİNCOLN

ÇAKAL
18-12-2007, 23:52
ANNEME MEKTUP

Ben bu gurbete ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzülmekteyim.
Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye;
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.

Necip Fazıl Kısakürek
Rabbim izin verirse yarın bu vakitler Denizli'de anacığımın yanında olacağım.
Bayramı orada geçireceğim.
Asker olan zaralı kardeşimden alıntı yaptım.:)Yine asker olan MAŞALI'yı bayramın 2 . günü ANTALYA'da ziyaret edeceğim.İlk sorusu kesin''ZOREN n'olcek ülem yaktın beni'' olacak,eminim.:oley:
Tüm annelerin-babaların bayramını kutlar ellerinden öperim.

Lilyum
26-12-2007, 23:44
ANNE KİMDİR / NEDİR?

Bir erkek çocuğun kaleminden çıkmış bu kadar olur yani, tam tarif !!!

ANNE, dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır. Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir! Ne kadar üzsen de 10 Dakika sonra seni affeden zarif bir memeli türüdür, yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan, kucağına yatıran, öpüp koklayan tek varlıktır,meleğin süt verebilenidir.




Yarasın diye muhallebinin içine ciğer katarak çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır. Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için elindeki tencere ve tavalarla maymunluk yapabilen kişidir, kafayı çocuklarıyla bozmuş, göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan, sevgi dolu fedakar insan dişisidir, bulaşık, ütü, vb. yaparken bile
otomatik olarak çene çalan, kendi kendine konuşan, kadın dırdırı denen mereti erkeklere daha küçükten belletendir ..

Yemek uzmanı, düzen insanı, bilgili, kültürlü her şeyi bilen şahsiyettir, yavrularını yol tarafından değil, kaldırım tarafından yürütendir, dizi dizi incidir lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir, sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde, 'amaaan ben sana daha güzelini bulurum' diyebilen komik bir karakterdir.



'Oğlum aradım yoktun. Ben de mesaj atayım dedim sana. Gelince ara beni emi aslan evladım. Kara börülcem
benim öptüm annen , şeklinde mesajlar atabilen, teknolojiyi ısrarla reddeden, kabullenemeyen, kafasına göre yorumlayan bilişim düşmanıdır ..

*** AMA ... AMA dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan, harikulade bir varlıktır , olmadık yerlerde iyi ki doğurmuşum ulen seni!' diyen ve benim hatırıma benimle Freddy Mercury dinleyen bir sabır ağacıdır, evlatlarını asla ayırmayan, aynı zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir evde bir yere uzandığınız an orada temizlik yapacağı tutan, temizlik konusunda kayışı kopardığından temizlikçi gelecek diye evi temizleyen balans ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır, mutfakta yaşayan, evde herkesi idare eden bir tür canlıdır.

Sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz bakiredir !!
Oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce, çocuğu mezun olunca, çocuğu gol atınca, çocuğu hasta olunca, çocuğu askere gidince, asmalı kabağı seyredince, dolar yükselince velhasıl buna benzer bissürü şeye ağlayabilen, bu mesajı okurken duygulanıp - gözleri dolabilen, ağlamaya meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır, son kiiii üç dört; uzakta dursa da
yakın hissedilen, canı hep istenen, asla vazgeçilmeyen, dizinin dibinde olmak istenen, evlatların varlığını varlığına
armağan edebileceği, *** ıslak - kuru ama heeeep duygulu***

sezaiozener
30-12-2007, 02:20
Hayvan bile bir annedir,yeri degil belki ama yazmadan gecemeyecegim.
-Eskiden gece avına giderdik,bir gün bir anne ayı ve iki palagıyla karşılaştık,
kalabalıktık ayının kacacak bir tarafı yoktu,zaten cok akıllı bir hayvandır.oda anladı palaklarına sarıldı,öylece kaldı .bizden hiç kimse ateş acmadı bir cogumuzun av merakı o gece son buldu.saygılar.

kantar
22-11-2008, 16:38
HİÇBİR ANNENİN HAKKI ÖDENMEZ,HERKESİN ANNESİ BİR TANEDİR.SEVGİ-SAYGI VE HÜRMET İNSANİYETİNİZİN GÖSTERGESİDİR!!!!!!!!

http://resim.cpaylas.com/uploads/7953fecd16.jpg

SEN DE Mİ BENİ UNUTTUN BEY ?

Son günlerde, bir surat, bir surat ki gelinde,
Çayımı bile yarım dolduruyor bey.
Allah'tan kulaklarım ağır işitiyor da
Duymuyorum ne söylediğini
Ama yine de hissediyorum bey;
Beni bu evde galiba istemiyor artık
Hey gidi günler heeey.
Oğlunu bilirsin, vur kafasına al lokmayı
İki ara bir derede ne yapsın ana bu atsa atılmaz, satsa satılmaz.
Bana artık gizli gizli sarılıyor bey...
Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun?
Nasıl ağırıma gitti nasıl
Artık akide şekeri de getirmiyor.
Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da
Çocuklar iğreniyormuş benden.
Yok,vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey?
Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı
Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini biryere sakladı
Olsun,
koynumdaki resminden haberi bile yok!
Yine de beddua edemem bey,
Oğlumun karısı, torunlarımın anası o.
Geçenlerde üst komşular geldi,
Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi.
Duymadım, duymadım, lakin hissettim.
Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni
Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey,
Ha, sen ne diyorsun bey?
Hani bir görünsen oğluna, ne de olsa babasısın,
Seni dinler.
Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam.
Akide şekeri de istemem.
Masal da anlatmam artık çocuklara
Ne olur ayırmasınlar beni bu evden
Yaşayamam nefes bile alamam
Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım?
Şu camın pervazında hayalin durur, çekmecelerde el izin.
Bastonun hala duvarda asılı.
İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı.
Hey gidi günler hey
Hani diyorum bir çağırsan
Yoksa, yoksa sendemi unuttun beni bey
Sendemi unuttun beni bey?


Not; Birgün yaşlanacağımızı unutmayalım. Ve büyüklerimize bu sözleri söyletecek davranışlarda bulunmayalım.