View Full Version : Nobel Edebiyat Ödulu Orhan Pamuk'a verildi!
Nobel Edebiyat Ödulu Orhan Pamuk'a verildi!
Bir Turk yazarin almasi guzel! Ancak öte yandan yaptigi edebiyat disi (tarih) aciklamalariyla cogumuzu kizdirdi...
(Fransa'nin Ermeni hk duzenbaz karari kendi gözlerinde kuvvetlenmis gibi durabilir)
/aktie
ekselans
12-10-2006, 14:09
Nobel Edebiyat Ödulu Orhan Pamuk'a verildi!
Bir Turk yazarin almasi guzel! Ancak öte yandan yaptigi edebiyat disi (tarih) aciklamalariyla cogumuzu kizdirdi...
(Fransa'nin Ermeni hk duzenbaz karari kendi gözlerinde kuvvetlenmis gibi durabilir)
/aktie
hiç şaşırmadım
ŞÜphe duyuyorum bu adamın türklüğünden
Survival
12-10-2006, 14:12
O, adam olsaydi, Fransadaki komedi yasa icin 2 cift laf ederdi ama nerdeeee...
Pamukyanın çifte bayramı:mad:
Daha iyi bir aday yoktu, elbette ona vereceklerdi.
Bati yanli, Turkiye aleyhine konusmalar yapmasaydi - hayatta alamazdi ödulu.
Bu bir gercek.
Zaten Türkiyeyi yerden yere vuran film yaptınız mı ya altın ayı ya da cannes ödülü alırsınız, Türkiyeyi iyice yerden yere vurursanız Nobel bile alabilirsiniz. İşin kötü tarafı adam nobeli kendi edebi gücüyle aldığını sanacak. Kesinlikle utanç verici.
Pamukyanın çifte bayramı:mad:
:tamam: :tamam:
cakırtunga
12-10-2006, 14:19
SMS oyları ile mi seçilmiş kendileri??
301 Orhan ben ..
dealer(sezgin)
12-10-2006, 14:26
calıstı cabaladı haketti!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
yazıklar olsun.
cocuktum. babamla cihangirdeki bir akraba ziyaretimizdeki susam sokaktaki binadan çıkarken görmüştüm. sessiz uysal agırbaslı beyefendi gözukmustu. demek görüntü hersey demek değilmiş.
O ancak Nobel vatanhaini ödülüne layıktır....
Zaten Türkiyeyi yerden yere vuran film yaptınız mı ya altın ayı ya da cannes ödülü alırsınız, Türkiyeyi iyice yerden yere vurursanız Nobel bile alabilirsiniz. İşin kötü tarafı adam nobeli kendi edebi gücüyle aldığını sanacak. Kesinlikle utanç verici.
Pamukyan'ın ödülü 1978 yılında çekilen "Midnight Express" filminin yönetmenine Oscar ödülü kazandırması gibi birşey.:düsün:
dealer(sezgin)
12-10-2006, 14:29
lale ödülünün tek adayı olsun. canı ödül istiyorsa.
O ancak Nobel vatanhaini ödülüne layıktır....
istanbul 000
12-10-2006, 14:30
Nobel'i hak etmediğini herkes biliyor. Şahsen bir okur olarak bir Türk'ün nobel almasına bu kadar üzüleceğimi asla düşünmezdim. Diğer yandan Nobel Ödülü'nü hak etmek için ne kadar alçalmak gerektiğini de öğrenmiş oldu Türk milleti onun sayesinde.
İnsanlarımızın dünyada gösterdiği ufak başarılara bile sanki ayı fethetmişçesine sevinip gurur duyan halkımızın böyle planlı bir hakareti hak etmediğine inanıyorum. Köprü altında yatıp kalkan, tinerci diye horgördüğümüz herhangi bir çocuğun bile vatan sevgisi, insanlığı ve edebiyat yeteneği Orhan Pamuk'tan fazladır...
ülkemize Nobel ödülünü kazandırdıgı için tebrikler verimliliginin devamını diliyorum
umarım bu odulle daha az havasını solur bu ulkenın..
ülkemize Nobel ödülünü kazandırdıgı için tebrikler verimliliginin devamını diliyorum
Ondan kolay ne var sn.tencel. Seneye Kürt ve Pontus soykırımı yapılmıştır diye bir kitap yazar, her sene Nobel garanti.
......İşin kötü tarafı adam nobeli kendi edebi gücüyle aldığını sanacak. Kesinlikle utanç verici.
:tamam: :tamam: :tamam:
Düşmanımın düşmanı dostumdur.......
(Bunun üstüne ne denir ki başka....)
:mad:
Bravo, adil(!) bir degis tokus olmus... :confused:
Kendi memleketini satip karsiliginda nobeli almis :mad:
Oysa Pamuk, bunu nobel için yapmamisti ki, bir *aferin* de yeterdi ona:hayır:
kerçekten kimi insanlar aslına hakaret ederek sivrilip biryerlere gelmeye çalışıyorlar çok yazık!
ülkemize Nobel ödülünü kazandırdıgı için tebrikler verimliliginin devamını diliyorum
Bende tebrik ediyorum O.Yamuk 'u....?..:hayır:
Bu şahsa bu nobel ödülünün niye verildiğini bütün Türkiye biliyor..Gerisi boş .E ee herhalde bunu kitaplar yazmasa bile
bizler çocuklarımıza gerçeği anlatacagız tabiki .Babamın bana Kıbrıs tan döndükten(1974) sonra yaşadıklarını anlattığı gibi.
bu adamlar türkiyenin hangi hayrına bir ödül vermişler ki.ödül verdiklerine göre vardır bi hayırsızlık.:düsün:
akuarist
12-10-2006, 15:26
Bundan en fazla 10 yıl sonra akıllarda sadece ödülü bir Türkün aldığı kalıcaktır.
Bu sebeple orhan pamuk un ödül kazanması büyütüldüğü kadar kötü bir şey değil.Umarım bundan sonrada toplumumuzdan nobel ödülü kazanan bir çok kişi çıkar.
"Türk aydını, kitab-ı mukaddesin serseri yahudisi... hangi Türk aydını? kaçanlar ne Türk, ne aydın. bu firar bir Kabil kompleksi."(c.meric)
dealer(sezgin)
12-10-2006, 15:38
ben kendi nobel adayımı belirledim. hisse net yatırımci kalbındeki ödülü nihat gence verilmesini teklif ediyorum. nasıl yorumlamıstı orhan pamuku bır hatırlayalım:)
http://www.youtube.com/watch?v=pYUkqcSKTOY&mode=related&search=
Kestik diyene Nobel, demeyene hapis !
Bugün dünya kamuoyunun gündeminde iki ayrı ve önemli haber vardı. Bir yanda Fransa saçmaladı diğer yanda ise "Ermenileri kestik" diyen Pamuk Nobel ödülü aldı.12 Ekim 2006 14:47
Fransa’da Ermeni soykırımını inkar edenlere ceza öngören saçma sapan bir yasa kabul edildi. Diğer yandan ise Türk yazar Orhan Pamuk Nobel Edebiyat ödülünü aldı.
Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan ilk Türk olan Orhan Pamuk'un romanlarını okumak zor olsa bile romanlarının hiç kuşkusuz edebi değeri var.
Ancak Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmasındaki en büyük faktörlerden biri de batıdaki edebiyat lobilerine karşı şirin görünmesi. Özellikle Ermeniler'le ilgili düşüncelerini açıklaması şüphesiz bu ödülü almasında en büyük rolü oynadı.
Ne yazık ki ortaya çıkan tablo kaba hattıyla şöyle, “Ermeniler'i kestik diyene Nobel ödülü, demeyene hapis cezası !”
Bakalım biz bu zihinyetlerle AB’ye nasıl gireceğiz ?
Görünen o ki hem yurtdışındaki hem de yurt içindeki bu saçma düşüncelerle AB yolumuz uzun ve zorlu olacak.
Ancak biz Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi değerleriyle saçma düşünceleri bir kenara itip AB’ye üye olacağına inanıyoruz..
haber3.com :hayır:
dealer(sezgin)
12-10-2006, 15:46
bu adamın sitesi ingilizce. türkçe tek kelime etmiyor.
lutfen sitesine girerek kontrol etmeyin. girişleri cogaldı gıbı ıbarelere gun dogmaısn.
ben zaten teeee ne zaman bakmıstım.
hayatımda bu adamla ilgili herşeye sifon çektim. layık olduğu yere doğru yola çıktı.
zerre kirgin ya da kizgin olmadigimi belirtmek isterim ister pamuk'un sahsina ister fransaya karsi. ne bir kin ne bir hayal kirikligi. olanlari makul karsiladigim bilinmelidir.
saygiyla.
skinnypuppy
12-10-2006, 16:28
Ben de Orhan Pamuk'tan
1)Tarihinde ilk kez Nobel Ödülü'nü Türkiye'ye getiren insan olduğu için,
2)Türk Edebiyat'ını bütün dünya nezdinde aşağıdaki yazarlar kulvarına soktuğu için,
2006: Orhan Pamuk (Türkiye)
2005: Harold Pinter (İngiltere)
2004: Elfriede Jelinek (Avusturya)
2003: John Maxwell Coetzee (Güney Afrika)
2002: İmre Kertesz (Macaristan)
2001: V.S. Naipaul (İngiltere)
2000: Gao Şingcian (Çin)
1999: Günter Grass (Almanya)
1998: Jose Saramago (Portekiz)
1997: Dario Fo (İtalya)
1996: Wislawa Szymborska (Polonya)
1995: Seamus Heaney (İrlanda)
1994: Kenzaburo Oe (Japonya)
1993: Toni Morrison (ABD)
1992: Derek Walcott (St. Lucia)
1991: Nadine Gordimer (Güney Afrika)
1990: Octavio Paz (Meksika)
1989: Camilo Jose Cela (İspanya)
1988: Necib Mahfuz (Mısır)
1987: Joseph Brodsky (ABD)
1986: Wole Soyinka (Nijerya)
1985: Claude Simon (Fransa)
1984: Jaroslav Seifert (Çekoslovakya)
1983: William Golding (İngiltere)
1982: Gabriel Garcia Marquez (Kolombiya)
3)Yurtdışına gittiğimde, bana "Aaah.. Turkey.. Aksaray, Galatasaray, düt düt.." yapan taksi şöförlerinin düt dütlerinin arkasına bir de "Orhan Pamuk, writer.." eklettiği için,
4)Hergün sizinle yatıp kalktığını sandığınız cahil gavurların "Aaa Türkler sadece Soykırım ve Güreş yapmazmış, edebiyat yapıp Nobel de alırlarmış" demesine vesile olduğu için,
5)George Soros'un "sizin tek ihraç malınız ordunuzdur" lafına şöööle okkalısından bir osmanlı şamarı oturttuğu için,
6)İnsanların dünyada Türkiye ile ilgili okudukları "Kürtler, Ermeniler, İnsan Hakları, cart curt.." haberlerinin arasına, bir kısrak başı gibi, Nobel Edebiyat Ödülü soktuğu için,
7)Bu vesileyle Türkiye'ye olan pozitif ilginin artmasına sebep olduğu için,
8)Bu vesileyle Türk edebiyatına olan ilginin artmasına sebep olduğu için,
accaip utanıyorum bir bilseniz...
Ne kadar kötü oldu bu anlatılır gibi değil. Orhan Pamuk'tan acilen Türk'lük adına birşey yapmasını bekliyoruz. Güreş öğrensin, okey öğrensin, futbola başlasın, keskin nişancı olsun, bizi Türküz diye şevmiyorlar diye ağlasın, karalar bağlasın, kanıbozukla başlayan ve içinde bol miktarda sert ünsüz (fstkçşhp) içeren cümleler kursun, ya sevsin ya terketsin, bişi yapsın da bu vatana katkıda bulunsun. Yazıklar olsun.. Türkiye Nobel Edebiyat ödülü aldığın için senden utanıyor Orhan. Zaten ofsayttı..Yazık bize.. Kimşe bizi şevmiyor.. Üüüüüüü.....:(
neuromancer
12-10-2006, 16:30
Soljenitsin'den beri (1970) verilmiş en politik Nobel ödülü olduğu çok açık.
Kimse Orhan Pamuk'un edebiyatçı kişiliğinden dolayı bu ödülü aldığına beni inandıramaz.
İdeolojik propaganda anlamında uzun vadeli oynanan bir oyunun bir ayağı daha tamamlandı.
Nobel Edebiyat Ödülünü Türk yazar almış dedilerde ben ortada Türk Ulusundan kimseyi göremedim.:mad:
hexedemical
12-10-2006, 16:36
hayırlı olsun
ne diyeyim
Sıkıysa ,Türkiye'yi kullanmadan ,hakaret etmeden alsın bakalım...Verirler mi?...Yurt dışında ödül alacaksan ,önce Türkiye'ye çamur atacaksın...
Ben eminim ki,yurtdisindakiler aksaraydan,galatasaraydan daha baska seylerde biliyorlar,biliyorlar ki pamugunda alet oldugu planlara basvuruyorlar...
Türkiye'nin sani bizim bile yakistiramadigimiz sözde ödüllerle anilacaksa,varsin anilmasin kimse de almasin adimizi agzina...
cevdet bey ve ogullariyla basliycaz.
bakalim ne bicim bir sanat eylenmis.
altindan bir "yahudi kizi" macerasi cikmamasini umacagiz.
bize dusen budur.
sonra soyleyecegimizi soyleriz.
saygilar.
kimileri de ellerine lolipop tutuşturulmuş çocuk gibi şen ve sevindirik olmuşlar, sevinin çocuklar.
son_azrail
12-10-2006, 17:08
bir ara orhan pamuk un ödül almasından sıkılan benmıyım dedim değilmişim mutlu oldum....acaba konusmasında TÜRK MİLLETİNE HAYIRLI OLSUN diyebildimi? yada su dört harfi T Ü R K ü yanlışlıkla yanyana getirdimi...sanırım sadece ermeneleri t ü r k ler soykırmıştır derken kullanıyor bu şanlı birleşimi...
bence bunu ermeni taraftarlığı ve uşaklık ödülü olarak görmek lazım.Nobel ödülleride siyasete malzeme yaptılarya helal olsun.
yeridir.
"anamın ipiyle indim gökdelen damınızdan
kelebek gibi girdim kelebek camınızdan
taksinize mülkünüze dairenize.
heceleyerek üzerinde ayak ve el uçlarımın
belledim seyyarenizi ve kelimelerinizi.
gözlerinize baktım
mukaddes ciltlerinize büfelerinize
vesairenize...
siir fenerimle de baktım, son çığlık!
aşk yokmuş sizde beş paralık!
gidiyorum ben boşçakallar
sıçmışım ortalık yerinize
kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık."(kibar hırsızın türküsü / c.yucel)
[QUOTE=Palet;1219791]Ben eminim ki,yurtdisindakiler aksaraydan,galatasaraydan daha baska seylerde biliyorlar,
ne varmıs galatasarayda..:mad:
keske her sırket her kurum gsnın ve ya basketcılerın gosterdıgı basarıyı gosterse avrupada ...
emınımkı gs yıde basketcılerıde orhan pamuk denılen adamdan daha ıyı tanıyor avrupada yasayanlar...
Benim nazırımda aldığı ödülün değeri ermeni soykırımna evet diyen anlayış kadardır ....Frasız parlementerle kutlasın
skinnypuppy
12-10-2006, 17:20
Buyrun efendim, bıkmadan usanmadan utanın..
Bu tanıtımın milyar dolar değerini de hesaplayarak utanın ama olur mu?
http://i105.photobucket.com/albums/m238/sk1nnard/image010.jpg
http://i105.photobucket.com/albums/m238/sk1nnard/image008.jpghttp://i105.photobucket.com/albums/m238/sk1nnard/image006.jpghttp://i105.photobucket.com/albums/m238/sk1nnard/image004.jpghttp://i105.photobucket.com/albums/m238/sk1nnard/image002.jpg
Eminim fransız ve ermeniler bu ödüle bizden daha çok sevinmişlerdir.Orhan
YAMUK'ta ödül kutlamasını ermenistanda yapar herhalde.Hem gitmişken kestik
dediği ermenilere şükranlarını sunar ve özürler diler.
Nobel alanların bir çoğu bana neden nobeli verdiler bilmiyorum demişti, fakat O adam nobeli ne karşılığında aldığını çok iyi ama çok iyi biliyor.
İnşallah Türk Ulusu o adama neden nobel verildiğini onun kadar iyi biliyordur. :mad:
Asıl tanıtımını iftiralarını sıralarken yaptı, bundan gayrı isterse 8 sütuna manşet olsun..
"entellektüel bireyin hangi partiye yakınlık duyarsa duysun hangi ülkeden gelirse gelsin ve kendini aslen nereye bağlı hissederse hissetsin insanların çektiği acılar ve yaşadığı baskılar konusunda belli doğruluk standartlarından şaşmaması gerektiğini söylemeye çalıştım.
nabza göre şerbet vermek, konuşulması gereken yerde susmak, şovenist kabadayılıklara, tantanalı döneklik ve günah çıkarma törenlerine rağbet etmek bir entellektüelin kamusal rolüne en çok gölge düşüren tavırlardır."(e.said)
[QUOTE=Palet;1219791]Ben eminim ki,yurtdisindakiler aksaraydan,galatasaraydan daha baska seylerde biliyorlar,
ne varmıs galatasarayda..:mad:
keske her sırket her kurum gsnın ve ya basketcılerın gosterdıgı basarıyı gosterse avrupada ...
emınımkı gs yıde basketcılerıde orhan pamuk denılen adamdan daha ıyı tanıyor avrupada yasayanlar...
Galatasaraya laf söylemiş olmak için degil,aşağıda yazılana dair düşüncelerimi
belirtmek için yazdım...Pamukun yapacağı tanıtıma ihtiyacımız yok anlamında:düsün:
***********************
3)Yurtdışına gittiğimde, bana "Aaah.. Turkey.. Aksaray, Galatasaray, düt düt.." yapan taksi şöförlerinin düt dütlerinin arkasına bir de "Orhan Pamuk, writer.." eklettiği için,
*************************
emre73373
12-10-2006, 17:32
Peki bu adamı tebrik edip, fransayı kınayan ana muhalefetimize ne demeli!!!!!!!!!!!!
Ben söyliyeyim '' Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu'' !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Yazık bir Türk yazar Nobel alıyor ama konuştuğumuz konu bambaşka.
Elin oğlu işin icine o kadar siyaset bulaştırdı ki herşeyde siyaset sanki bize döndüler.
Orhan Pamuk bu ülkede Nobel alıyorsa daha bu vatanı kötüleyip işin içinden cıkmaya çalışan daha cok edebi yazarlarımız cıkacak bundan hic süphem yok.
Soykırımın vardır sözün ve ödülün ile cok yaşa Pamukkkk.... :cool:
Seni gibi işi ihanete vardıranlar daha cok payidar olacak Avrupa'da.......ama burada değil.......
bılıyorum sv palet
yanlıs anlasıldıysam ben ozur dılerım...
emre73373
12-10-2006, 17:54
Daha nice ödüllere MÖSYÖ Pamuk..!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Nobel ödüllü bir yazarın kendi ülkesi hakkındaki görüşleri aşağıdaki internet sitelerinde nasıl geçmiş.
NYT den alıntı;
''Thirty-thousand Kurds and 1 million Armenians were killed in these lands, and nobody but me dares to talk about it,'' he said in the interview.
IHT den alıntı :
"Thirty-thousand Kurds and one million Armenians were killed in these lands, and nobody but me dares to talk about it," he said in the interview.
Washington Post dan alıntı
"Thirty-thousand Kurds and 1 million Armenians were killed in these lands, and nobody but me dares to talk about it," he said in the interview.
Nobel ödüllü yazar bunu söylüyorsa doğrudur der herhalde elin gavuru.
cevdet bey ve ogullariyla basliycaz.
bakalim ne bicim bir sanat eylenmis.
altindan bir "yahudi kizi" macerasi cikmamasini umacagiz.
bize dusen budur.
sonra soyleyecegimizi soyleriz.
saygilar.
en güzel romanlarından sayılır,kuşaklarla anlatılan Türkiye Cumhuriyet tarihinin kesitini oluşturur.
Orhan Pamuk' a bu kadar tepkiyi anlamakta güçlük çekiyorum desem yalan olmayacak. Bugün ona eleştiri (aşağılama) getirenler, nobel ödülünü ermeni yasasıyla bağlantısını mı kuruyorlar anlıyamıyorum. Yani ödül verenler bugün "siz bugün yasayı geçirin bizde ödülü verelim" gibi anlaşma içine mi girdiler. Eğer böyleyse büyük bir komployla karşı karşıyayız demektir. Hem Orhan Pamuk ne demiş olduğunuda kimse söylemiyor.Evet Ermenileri katlettik gibi birşeyler söylediğini ama soykırım yaptık gibi birşey söylemdiğini biliyorum. Yoksa o damı bu ödülü alamak için soykırım yaptık dedi.Bilmiyorum ama ortada orhan pamuk katliyami var.Yada ödül almak için'mi osmanlıyı yada Türkiye yöneticilerini (o dönem)kötüledi.
Seyfullah
12-10-2006, 18:03
"Dedem İngilizlere Soykırım Uygulamıştı" diyerek Pulitzere adaylığımı burdan ilan ediyorum... Evet ... maalesef... kimisinin de derisini yüzdüğünü görenler bile var... :D
ben bu elemanın kitabını okumaya çalışmıştım. stilsiz kuru ekmek gibi bişeye benzemiyo.. gerisini okumadım zaten.. bi de birşey dikkatimi çekmişti, romanda herkes "sinsice" birşeyler yapıyordu.. birisi mutfağa girse sinsice, kapı açılıyo sinsice... "sinsi" midir nedir anlamadım :gulen: Nobel ödülüne yarım gram saygım kalmadı :cool: Sn. kentuf üstadın da dediği gibi : "Pehhhh"
bir tane kitabını bile tam okuyacak sabrı gösteremedim...ama nobel verdiler..demek ki nobel alacak kitaplardan anlayamamışım...tebrik ediyorum o.pamuk u
JoNaThAn
12-10-2006, 18:27
kendisini tebrik ediyorum.güzel ve kalıcı bir başarıya imza atmıştır.eleştirilmesi gayet normal.kendisi gerçekçi ve özgür bir yazardır.
bir insana verilebilecek en büyük ceza onu ciddiye almamaktır, bırakın şu kendini bilmezi
kendisini tebrik ediyorum.güzel ve kalıcı bir başarıya imza atmıştır.eleştirilmesi gayet normal.kendisi gerçekçi ve özgür bir yazardır.
+1
devşirme sporcularla reklam yapan ,tv lere ülkemizin tanıtımı için abuk filmler çektiren
siyasilerimiz.
uluslararası siyaset olarak durumu değerlendirmelidir.
nobel ödülü boru değildir.
_zamazingo_
12-10-2006, 18:43
Bir taraftan Fransay'ı fikir özgürlüğüyle bağdaşmayan bir yasa çıkartmakla suçlarken, bir taraftan da fikrini açıkladığı için (fikrin doğruluğu tartışmasına girmeden) ülkesinde çoğunluk tarafından sevilmeyen bir yazardan bahsediyoruz. Ne yaman çelişkiler içindeyiz yarabbim..
Edebi olarak değerlendirmek gerekirse romanı bir kentli yazar kazandı. Ben isterdim ki bu ödülü Orhan Kemal veya Yaşar Kemal alsın veya Yakup Kadri, Ahmet Hamdi... Ama bunları söylerken tamemen öznel konuşuyorum.
Siyasi olsun olmasın, kitapları ülkesinde kaymakamlar tarafından yakılma cürreti gösterilen bu insanı kutluyorum...
JoNaThAn
12-10-2006, 18:44
bir insana verilebilecek en büyük ceza onu ciddiye almamaktır, bırakın şu kendini bilmezi, onun için topic açmaya bile değmez, alsın ödülünü soksun ... kütüphanesine.
türk kültürünün neden yozlaşmaya gittiğinin, türk insanı ve halkının dünya çapında neden şuanki imajına sahip olduğunun en güzel göstergesi yazınız.tebrik ederim..
devam edin..fransa hatalımı sizce:)?
orhan pamuk..türk insanının,hem öğretmen, hem eğitmen, hem de toplumun büyük bölümünü oluşturan kaliteli vatandaş açığının ihtiyaç duyduğu bir insan.bu ülkenin en çok buna ihtiyacı var.ama %70i eğitimsiz olan insanlarımızın bunu anlayacak kadar mantığı yok.
kendi yazarına, kendi başarılarına, tamamen taraflı bir şekilde,ön yargılarıyla yıkıcı ve eğitim eksiklğinin verdiği cehaletle yaklaşan-saldıran bir halk, dünya medeniyeti karşısında kendine olan saygısını daha fazla koruyamaz.hem kendine olan saygısını, hem de diğer ulusların ona olan saygısını.
Vatan haini, satılmış Pamukyan sonunda rüşvetine kavuştu!!!
Pamukyan'ın zırvalarını fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirelim diyen satılmışlar, acaba Fransa'nın çıkardığı yasaya neden tepki göstermiyorlar!!!
Maksat fikir özgürlüğü değil, maksat AB süreci bahanesiyle vatan hainlerine destek vermek!!!
...
JoNaThAn
12-10-2006, 19:01
Vatan haini, satılmış Pamukyan sonunda rüşvetine kavuştu!!!
Pamukyan'ın zırvalarını fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirelim diyen satılmışlar, acaba Fransa'nın çıkardığı yasaya neden tepki göstermiyorlar!!!
Maksat fikir özgürlüğü değil, maksat AB süreci bahanesiyle vatan hainlerine destek vermek!!!
..
bu ülkenin en büyük hainleri, gözü kör,eli silahlı, cehalet düşkünü milliyetçilerdir.
eli kalemli orhan pamuğa sıra gelmez;)kafanızı yormayın sevgili ve saygılı soros.
ayrıca ab meşgul bir birlik.bütün işi gücü türkiyeyi bozguna uğratmak değil.daha önemli işleri var.onlar bize değil,biz onlara mecburuz.son 20 yılda tc de yapılan bütün değişiklikleri ab ye borçluyuz.zamanında çekilen tüp gaz sıkıntısının çözümünü,kara borsaya düşen ve ancak çok pahalı fiyatlara,zor şartlarda bulunan tüpgaz sıkıntısının çözümünü barkot sistemine borçluyuz.o bile ab nin getirdikleri sayesinde olmuştur..
ama siz gözünüz kapalı kötüleyin..afganistanı alkışlayabiliriz.ya da iranı..onlar ne yaparsa doğrusunu yapar.. öte yandan, kafir ab-kafir abd..yürüyün aslanlarım..
bu ülkenin en büyük hainleri, gözü kör,eli silahlı, cehalet düşkünü milliyetçilerdir.
eli kalemli orhan pamuğa sıra gelmez;)kafanızı yormayın sevgili ve saygılı soros.
ayrıca ab meşgul bir birlik.bütün işi gücü türkiyeyi bozguna uğratmak değil.daha önemli işleri var.onlar bize değil,biz onlara mecburuz.son 20 yılda tc de yapılan bütün değişiklikleri ab ye borçluyuz.zamanında çekilen tüp gaz sıkıntısının çözümünü,kara borsaya düşen ve ancak çok pahalı fiyatlara,zor şartlarda bulunan tüpgaz sıkıntısının çözümünü barkot sistemine borçluyuz.o bile ab nin getirdikleri sayesinde olmuştur..
ama siz gözünüz kapalı kötüleyin..afganistanı alkışlayabiliriz.ya da iranı..onlar ne yaparsa doğrusunu yapar.. öte yandan, kafir ab-kafir abd..yürüyün aslanlarım..
Dibi düşmüş AB hayranlığına devam edelim! Biz bu şekilde adamların kapılarında
paspas oldukça daha çok tokat yeriz, yediğimiz her tokattan sonra da yaşa varol AB diye haykırırız!
Adamlar suratımıza tükürse yarabbi şükür yağmur yağıyor diyeceğiz!!!
Milliyetçilere b.k atanlar eninde sonunda attıkları pisliğin içinde boğulacaklar. Bir dahaki seçimde bunu göreceğiz!!!
Pamukyan gibi vatan hainleri bu ülkenin yüz karasıdır!!!
Entel dantel tayfası hala fikir özgürlüğü adı altında bölücülere destek vermeye devam etsinler. Satılmış olmanın farkı bu olsa gerek:D
skinnypuppy
12-10-2006, 19:15
Vatan haini, satılmış Pamukyan sonunda rüşvetine kavuştu!!!
Pamukyan'ın zırvalarını fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirelim diyen satılmışlar, acaba Fransa'nın çıkardığı yasaya neden tepki göstermiyorlar!!!
Maksat fikir özgürlüğü değil, maksat AB süreci bahanesiyle vatan hainlerine destek vermek!!!
Pamukyan o ödülü alsın ve en uygun yere yerleştirsin!!!
Ünlü bir film karesi vardır.. Suratlarında, bu yazınızdaki tonlamanın ifadesiyle küçük Alman çocuklar SS subayları eşliğinde bir meydanda kitap yakarlar.
O noktadan çok uzak olmadığımızı görüyorum.
Fransız parlamentosu soysuzca davranmıştır. Fransa'yı Fransa yaptığı iddia edilen, AB'yi AB yaptığı iddia edilen bütün değerleri 400.000 oy uğruna ayaklar altına almıştır.
Bu, bizim de onlara benzememizi, ağzımızdan tükürükler saçarak insanları linç etmemizi gerektirmez.
Kaldı ki, Orhan Pamuk'un adını ilk defa "Bu topraklarda 1 milyon Ermeni ve 30.000 Kürt ölmüştür" demesi ile duyanlar bilmelidir ki, kendisi, batı da 90'ların ortasından beri sevilerek okunmaktadır. Hatta, Amerika da teee 1994 yılında kel alaka bir kütüphanede "The White Castle" diye bir kitap bulup kıvançla göğsümün Ay ve Yıldız şeklinde kabarmasına dahi sebep olmuştur.
Benim Adım Kırmızı'yı okuyamadım. Çok mastürbatif geldi bana. Sonra da Kar'la ilgilenmedim. Ama Kara Kitap gerçekten de Nobel ödülüne layık bir kitaptır.
"Bu topraklarda 1 milyon Ermeni ve 30.000 Kürt ölmüştür" lafını duyunca gözleri dönüp kitap yakan, tüküren, ağza gelmedik laflar saçan arkadaşlar yüzünden alemin t..koğlanı oluyoruz, hala farkında değiller.
Bu topraklarda maalesef haddinden fazla Ermeni ölmüştür çünkü Ermeni çeteleri 1. dünya savaşında Osmanlı'ya başkaldırıp kendi soykırımlarına girişmişler ve soykırım girişimleri ciddi bir hüsranla sonuçlanmıştır. Bunu söylemek çok mu zor?
Bu topraklarda haddinden fazla Kürt ve Türk dağlarda ölmüştür çünkü Türkiye son derece gerizekalı politikalarla yönetilmiş ve yönetilmektedir. Bunu söylemek çok mu zor?
Ben bu ülkede bunları söyleyebiliyorsam bu ülke Fransa'dan daha medenidir. Ben medeni bir ülkede yaşamak istiyorum. Eminim siz de..
Orhan Pamuk'a verilen ödülün bu minvalde siyasi bir mesajı da var elbette. Ama aynı siyasi mesaj geçen sene Irak savaşı nedeni ile devleti ve halkı ile sorunlu hale gelen Harold Pinter'a verilen ödülde de vardı.
Bütün dünya sizden nefret etmiyor. Kelamdan korkmayın. Kelamın cevabı gene kelamdır.
Buyrun..
JoNaThAn
12-10-2006, 19:20
Dibi düşmüş AB hayranlığına devam edelim! Biz bu şekilde adamların kapılarında
paspas oldukça daha çok tokat yeriz, yediğimiz her tokattan sonra da yaşa varol AB diye haykırırız!
Adamlar suratımıza tükürse yarabbi şükür yağmur yağıyor diyeceğiz!!!
Milliyetçilere b.k atanlar eninde sonunda attıkları pisliğin içinde boğulacaklar. Bir dahaki seçimde bunu göreceğiz!!!
Pamukyan gibi vatan hainleri bu ülkenin yüz karasıdır!!!
Entel dantel tayfası hala fikir özgürlüğü adı altında bölücülere destek vermeye devam etsinler. Satılmış olmanın farkı bu olsa gerek:D
oy toplamak için 20 senedir aynı laflar..bu halkın dili..boş laflar ama halka güzel hitap ediyor..tıpkı eğitim sistemimiz gibi.tayyipte gelmeden önce böyle diyordu..kemal dervişe ithal bakan,imf ye defol diyorlardı(konuşmak bedavadır).kendi ekonomik programımız var diyorlardı..sonra geldiler,aynen kemal derviş programına devam etmek zorunda kaldılar.çünkü aklın yolu birdir.tıpkı bunun gibi, bu ülkede gerçeği konuşan değil, yakarım-asarım-keserim-onlarda kimmiş?-kimseye muhtaç değiliz-bizbize yeteriz gibi kelimeleri kullanan,bu halkı senelerce yoksulluğa iten siyasiler kazanıyor..
kimmiş bu mililyetçiler allahaşkına?anne-baba parasıyla üniversiteye sözde okumak için giden,sonra oradaki ocaklara-örgütlere katılıp ortalığın karışmasında başrolü oynayan,kendini toplumun namus bekçisi sanan 18-25 yaş arası,gelişimini tamamlamamış çoluk çocuk-ergen topluluğumu?geçiniz bunları.gerçek milliyetçi,yeri geldiğinde kendi ülkesi içinde milli dengeyi sağlayan; yeri geldiğinde global dünyada,insan haklarına saygılı bir biçimde diğer birçok ülkeyi kapsayan uluslararası projelerde yer almayı bilen düşünce sahibidir.herseferinde abyi kötülemek değil maksat..bu düşünce olursa ne olur?bu düşünce olursa,başa gelen adamlarda aynı kafadaki adamlar olur..cübbeli hocalarda türer,11trilyonluk erbakanlarda,kahvehane ağzıyla ortalıkta konuşan siyasilerde..
yok yok.olması gereken bu değil.inanın bana,gözünüz kapalı inanın hemde.olması gereken bu değil.
bana edebiyattan, uluslararası saygıdan önce vatanım lazım, türkiye ve türkler hakkında niyeti belli olan bir adamın aldığı ödül onu bağlar, bu memleketin tarafında olmayan kişi ve kişiler avrupada her zaman el üstünde olmuşlardır, ödül edebi değil uluslarlararası siyasi bir sonuç olduğunu düşünüyorum, edebiyse de ben böyle edebiyatçıyı istemiyorum.
bu noktalarin vuzuha kavusturulmasi anlamliydi.
Ünlü bir film karesi vardır.. Suratlarında, bu yazınızdaki tonlamanın ifadesiyle küçük Alman çocuklar SS subayları eşliğinde bir meydanda kitap yakarlar.
O noktadan çok uzak olmadığımızı görüyorum.
Fransız parlamentosu soysuzca davranmıştır. Fransa'yı Fransa yaptığı iddia edilen, AB'yi AB yaptığı iddia edilen bütün değerleri 400.000 oy uğruna ayaklar altına almıştır.
Bu, bizim de onlara benzememizi, ağzımızdan tükürükler saçarak insanları linç etmemizi gerektirmez.
Kaldı ki, Orhan Pamuk'un adını ilk defa "Bu topraklarda 1 milyon Ermeni ve 30.000 Kürt ölmüştür" demesi ile duyanlar bilmelidir ki, kendisi, batı da 90'ların ortasından beri sevilerek okunmaktadır. Hatta, Amerika da teee 1994 yılında kel alaka bir kütüphanede "The White Castle" diye bir kitap bulup kıvançla göğsümün Ay ve Yıldız şeklinde kabarmasına dahi sebep olmuştur.
Benim Adım Kırmızı'yı okuyamadım. Çok mastürbatif geldi bana. Sonra da Kar'la ilgilenmedim. Ama Kara Kitap gerçekten de Nobel ödülüne layık bir kitaptır.
"Bu topraklarda 1 milyon Ermeni ve 30.000 Kürt ölmüştür" lafını duyunca gözleri dönüp kitap yakan, tüküren, ağza gelmedik laflar saçan arkadaşlar yüzünden alemin t..koğlanı oluyoruz, hala farkında değiller.
Bu topraklarda maalesef haddinden fazla Ermeni ölmüştür çünkü Ermeni çeteleri 1. dünya savaşında Osmanlı'ya başkaldırıp kendi soykırımlarına girişmişler ve soykırım girişimleri ciddi bir hüsranla sonuçlanmıştır. Bunu söylemek çok mu zor?
Bu topraklarda haddinden fazla Kürt ve Türk dağlarda ölmüştür çünkü Türkiye son derece gerizekalı politikalarla yönetilmiş ve yönetilmektedir. Bunu söylemek çok mu zor?
Ben bu ülkede bunları söyleyebiliyorsam bu ülke Fransa'dan daha medenidir. Ben medeni bir ülkede yaşamak istiyorum. Eminim siz de..
Orhan Pamuk'a verilen ödülün bu minvalde siyasi bir mesajı da var elbette. Ama aynı siyasi mesaj geçen sene Irak savaşı nedeni ile devleti ve halkı ile sorunlu hale gelen Harold Pinter'a verilen ödülde de vardı.
Bütün dünya sizden nefret etmiyor. Kelamdan korkmayın. Kelamın cevabı gene kelamdır.
Buyrun..
butun bunlara ragmen bazi arkadaslarin topyekun taarruzlarini da anlamakta zorluk cekmiyorum. itidalli olmak gerekir.
sadece ve sadece eserlerindeki edebi basaridan dolayi odul verildi ise kendisini kutlamak gerekir edebi yeteneginden dolayi. hakkini teslim ancak kitaplarini inceleyip nesnel bir gozden gecirdikten sonra gerekir. ilgili komite/kurul bunu yapmis olmali ki bu neticeye erismis ve odullendirmistir. kurulun siyasi bir etki altinda kalmadigini varsayiyoruz. (cok mu iyimserim?)
yok aksine bahsi gecen sekilde siyasi durusu odulu almada payanda oldu ise -ates olmayan yerden...- bu durumda fransa acmaza dusmustur zira fransanin aldigi karar dusunce ozgurlugune darbe indirirken, dunya capinda bir kurulun odule dusuncesini ozgurce ifade ettigi icin pamuku layik gormeleri abesle istigaldir/komiktir.
ya da kurul fransa ile ayni sekilde dusunmemekte, fransa dunya ile celismektedir.
oyleyse fransa bunun acisini cekecektir. aksi ise dunya baska bir yone gidiyor demektir ki pek hayra alamet degil.
eserleri bes para etmeyen ama siyasi durusu iyi olan birinin eserlerini ovmek ya da eserleri gercekten saygideger ama siyasi durusu yaramaz birinin eserlerini karalamak izana sigmaz.
her ikisinin varligi selabet gerektirir.
saygilarimla.
http://img89.imageshack.us/img89/8199/101634dr3.jpg
NOBEL'E KAN BULAŞTI...
ASLINDA "ÖDÜL" O'NA DEĞİL!
"PAMUK'UN ÖDÜL ALMASI TÜRKİYE'YE MESAJ
Ermenistan'ın önde gelen yazarları, Nobel Edebiyat ödülünün Orhan Pamuk'a verilmesi konusunda politik değerlendirmeler yaptı ve gelişmenin ''Türkiye'ye verilmiş mesaj'' olduğunu savundu.
Ermenistan Yazarlar Birliği Başkanı David Muradyan, ödülü Pamuk'a vermekle ''güçlü bir mesaj verildiğini'' belirterek, ''Bu hem bir edebiyat ödülüdür, hem de ahlaki bir durumdur'' dedi.
Ermenistan'ın önde gelen yazarlarından Perch Zeitunsiyan da açıklamasında, ödül için, ''Bu, Pamuk'u yargılamak isteyen Türklere bir derstir. Bu, Türkiye'de demokrasi için bir zaferdir'' diye konuştu.
Ermenistan'ın önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden Aleksandır Topçiyan da açıklamasında, ''Bu gelişmeye çok çok sevindim. Bu, Türklerin hepsinin (sözde soykırım konusunda) inkarcı olmadığı anlamına geliyor'' ifadesini kullandı.
Kaynak.AA
:tamam:
oy toplamak için 20 senedir aynı laflar..bu halkın dili..boş laflar ama halka güzel hitap ediyor..tıpkı eğitim sistemimiz gibi.tayyipte gelmeden önce böyle diyordu..kemal dervişe ithal bakan,imf ye defol diyorlardı(konuşmak bedavadır).kendi ekonomik programımız var diyorlardı..sonra geldiler,aynen kemal derviş programına devam etmek zorunda kaldılar.çünkü aklın yolu birdir.tıpkı bunun gibi, bu ülkede gerçeği konuşan değil, yakarım-asarım-keserim-onlarda kimmiş?-kimseye muhtaç değiliz-bizbize yeteriz gibi kelimeleri kullanan,bu halkı senelerce yoksulluğa iten siyasiler kazanıyor..
kimmiş bu mililyetçiler allahaşkına?anne-baba parasıyla üniversiteye sözde okumak için giden,sonra oradaki ocaklara-örgütlere katılıp ortalığın karışmasında başrolü oynayan,kendini toplumun namus bekçisi sanan 18-25 yaş arası,gelişimini tamamlamamış çoluk çocuk-ergen topluluğumu?geçiniz bunları.gerçek milliyetçi,yeri geldiğinde kendi ülkesi içinde milli dengeyi sağlayan; yeri geldiğinde global dünyada,insan haklarına saygılı bir biçimde diğer birçok ülkeyi kapsayan uluslararası projelerde yer almayı bilen düşünce sahibidir.herseferinde abyi kötülemek değil maksat..bu düşünce olursa ne olur?bu düşünce olursa,başa gelen adamlarda aynı kafadaki adamlar olur..cübbeli hocalarda türer,11trilyonluk erbakanlarda,kahvehane ağzıyla ortalıkta konuşan siyasilerde..
yok yok.olması gereken bu değil.inanın bana,gözünüz kapalı inanın hemde.olması gereken bu değil.
:tamam: Sn JoNaThAn Ülkemde hala aklı başında serinkanlı ortalığı yakıp yıkmadan birine kızıpta binlercesine b..k atmadan kalemi,aklı ile birşeyler yapmaya çalışan sizler gibi insanlarımızın varlığını gördükçe geleceğe daha umutlu bakıyorum.Tebrikler
Gelelim konumuza bir ermeni Fransa meselesi var(nobele giremiyorum çünkü burada ermeni meselesi ve vatan hainliği işleniyor)Benim şahsi fikrim olarak söylüyorum ki ödüm koptu Fransa oylamasında bu yasa kabul edilmeyecek diye,nasıl sevindiğimi anlatamam bir ülke(Fransa)kendisini bu kadar rezil edebilirdi.(bu işin bu tarafını düşünen var mı?) Şimdi ben çok rahat bir Türk olarak çıkıp şunu söyleyebiliyorum Fransa'da düşünce özgürlüğü yokturinsanlar düşüncelerinden dolayı yargılanıyorlar ve hatta kesin ceza yiyorlar.
Hımmmm şimdi döndüm Orhan Pamuk'a o ne yaptı düşüncelerini söyledi yargılıyoruz diye avrupa ayağa kalktı bizimkiler(belirli kesim)ne yaptı hoppp içişlerimize karışıyorlar hımmmmm orada kalın sayın arkadaşlar şuan bizde bakın aynı şeye karşı çıkıyoruz.Bırakın devam etsinler hatta alaycı bir şekilde destekleyelim ki diğerleride yapsın bizde tam tersini yaparak onlara ders verelim düşünce özgürlüğü ile ilgili düşünebiliyormusun şu an Avrupa birliği dönüp bize sizde düşünce özgürlüğü yok dediği zaman hazır cevabımız var Avrupanın en kalabalık bir ülkesinde bile düşünce özgürlüğü yok aslında keşke buna sığınmayıpta gerçekten özgür kılabilsek.
Şimdiiiii Türkiye'de düşünce özgürlüğü yok yanlışmı düşünüyorum(Orhan Pamuk hikayesi)ozaman neden Fransa'ya kızıyoruz onlarda da düşünce özgürlüğü yok(ohhhh bak ne kadar rahat söylüyorum)
Düşüncelerini söylemek benim ülkemde nezaman ki vatan hainliği kapsamından çıkartılılırsa ozaman bu ülkeye kimse dil uzatamaz hale gelir ve sorunlarımızı aile içersinde konuşarak bizbize halledebiiriz,aksi halde herzaman eleştirilmeye ve kendi içimizde birbirimizi yer dururuz sen daha milliyetçisin ben daha iyi diye her ne kadar milliyetçiliğin neden sadece belirli bir siyasi parti ile alakalandırıldığını anlamamış olsam da....
Düşünün düşündüğünüzü söyleyin korkmayın düşünen kalem tutan ellerden vatana zarar gelmez daha da büyütür düşünemiyen cahil insanlarıda gördük eli silahlı dağlarda.....böyle olmayalım arkadaşlar düşüncesini söyleyen insanların fikirlerine uymak zorunda değiliz ama eleştiri dozunuda o kişi gibi yazarak söyleyerek seviyeli bir şekilde yapmak gerekir.
Seviyeli saygılı özgürlüklerin ve serbest düşünmenin bol olduğu bir ülke için sevgiler.
:tamam: Fikirlerini beğenelim-beğenmiyelim ayrı konu.Yazarlığı konusunda almış olduğu bu muhteşem PAYE konusunda inanılmaz gurur duydum.Darısı Yaşar Kemal'e.Ayrıca Fransızların yapmış olduğu yanlışı aynı yanlışlıkla karşılamak yapılacak en büyük talihsizlik olarak görürüm.Neyse böyle bir günde alınacak en güzel haberdi.Örneklerin çoğalması dileğiyle...
yıllarca nobel alalım dıye ugrastık bekledik odul aldık ama kadere bak neden aldık keşke almasaydık:(
bu işi organıze edenler cok guzel halledıyor.
mısırlı bı yazarın romanına verılmıstı nobel yıllar once, romanın konusu mısırın arka sokaklarında yaşanan yasak pis ilişkilerdi. ilginc
yıllarca nobel alalım dıye ugrastık bekledik odul aldık ama kadere bak neden aldık keşke almasaydık:(
bu işi organıze edenler cok guzel halledıyor.
mısırlı bı yazarın romanına verılmıstı nobel yıllar once, romanın konusu mısırın arka sokaklarında yaşanan yasak pis ilişkilerdi. ilginc
necib mahfuz.
ilginctir doguyu batinin gormek istedigi gibi gosteren doguluya gider bu oduller eger batili bir aday parlamiyorsa ya da ozgurlukcu soylemlere.
soljenitsin, pasternak da ornek bunlara.
ama en iyisi satre'dir. reddetmistir. kurumun alasagi/desifre oldugu zamanlardandir. bulabilirsem yaptigi konusmayi yollarim.
ne saglam durustur o ironiye bakin ki fransizdir:)
bir zamanlar aytmatov asigiydim. onun da adi vardir kirgizistandaki yankisina bakmak lazim.
saygilar.
NOBEL'E KAN BULAŞTI...
ASLINDA "ÖDÜL" O'NA DEĞİL!
"PAMUK'UN ÖDÜL ALMASI TÜRKİYE'YE MESAJ
Ermenistan'ın önde gelen yazarları, Nobel Edebiyat ödülünün Orhan Pamuk'a verilmesi konusunda politik değerlendirmeler yaptı ve gelişmenin ''Türkiye'ye verilmiş mesaj'' olduğunu savundu.
Ermenistan Yazarlar Birliği Başkanı David Muradyan, ödülü Pamuk'a vermekle ''güçlü bir mesaj verildiğini'' belirterek, ''Bu hem bir edebiyat ödülüdür, hem de ahlaki bir durumdur'' dedi.
Ermenistan'ın önde gelen yazarlarından Perch Zeitunsiyan da açıklamasında, ödül için, ''Bu, Pamuk'u yargılamak isteyen Türklere bir derstir. Bu, Türkiye'de demokrasi için bir zaferdir'' diye konuştu.
Ermenistan'ın önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden Aleksandır Topçiyan da açıklamasında, ''Bu gelişmeye çok çok sevindim. Bu, Türklerin hepsinin (sözde soykırım konusunda) inkarcı olmadığı anlamına geliyor'' ifadesini kullandı.
Kaynak.AA
Yakında vatandaşlıkta verirler..
Seyfullah
12-10-2006, 21:58
Yahu nesiyle gurur duyuyorsunuz bu adamın Allah aşkına? Adam Türk milletinin üstüne basarak çıktı o ödülü almaya. Ayağının izi hepimizin üstünde. Hepimize kara leke çaldı da ondan verdiler o ödülü, nesini savunuyorsunuz, neyiyle gurur duyuyorsunuz?Bir Aziz Nesin, Bir Atilla İlhan bir Yaşar Kemal aday bile olamamışken bu vasıfsız romanları bişeye benzemeyen zat'a niye verdiler o ödülü sanıyorsunuz? Reklam yapmış! Hakkaten çok iyi reklam yaptı!!!
:tamam: Fikirlerini beğenelim-beğenmiyelim ayrı konu.Yazarlığı konusunda almış olduğu bu muhteşem PAYE konusunda inanılmaz gurur duydum.Darısı Yaşar Kemal'e.Ayrıca Fransızların yapmış olduğu yanlışı aynı yanlışlıkla karşılamak yapılacak en büyük talihsizlik olarak görürüm.Neyse böyle bir günde alınacak en güzel haberdi.Örneklerin çoğalması dileğiyle...
Polemige girmek istemem ama, bu ödül ona yazdıkları için degil söyledikleri için verildi.
fransa'nın ermeni yasasıyla bu ödülün aynı güne gelmesi tesadüf değildir...
Ben Pamuk'a Yumoş derim hep! (http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=4367)
Fransa’da da sözde “Ermeni soykırımı…”
Hep eşzamanlı ortaya çıkıyorlar.
Ne tesadüf!
Fransa’da oylama yaklaşmışken, Avrupa basınının ilgisi tekrar “ünlü yazara" dönmüştü zaten.
Varsa yoksa “Pamuk” diyorlardı.
Nobel bahislerinde öndeydi.
SonundaFransa, "Ermeni soykırımı'nı inkarın suç sayılmasını" öngören yasa teklifini kabul etti.
Nobel'de Pamuk'u buldu.
Ben ona Pamuk demekten çok “Yumoş” demeyi seviyorum.
Tipi bana öyle bir izlenim veriyor.
Yumuşak, huzur veren görünümünden olmalı!
“Yumoş, Yumoş!”
Ünlü “Türk demokrat(!)” Yumoş;
Fransa’nın “Ermeni soykırımı yoktur demek suçtur” yasasını
çıkarmak istemesine hiç ses çıkarmadı…
Hollanda’da Türk adaylara baskı yapılmasına da…
Haklı!
Öyle Nobel alınamaz çünkü!
Sen ne büyük milletsin be Türk milleti!
Sana küfreden, “Türkler bir milyon ermeni katletti” diyen Nobel alıyor.Şimdi
teşekkür zamanı…
Yumoş, “Ermeni soykırımı”ndan sonra, “Süryani” ve “Rum soykırımı”nı da kabul etmeli.
Yumoş, sözde “Ermeni soykırımı” için ne demişti hatırlayın.
"Ben bir yazarım ancak, bu konunun tabu olduğu ve tartışılamadığı bir ülkede yaşamak küçük düşündürücü" demişti.
Neyse ki Fransa veya Hollanda vatandaşı değil!
O acı çekerse üzülürüm de…
Örneğin; ben onu üzmemek için aşağıdaki soruları ona hiç sormam.
“Ermeni soykırımı yoktur” diyenleri yargılamalarına…
pkk’yı gizlice desteklemelerine…
Sürekli açığa çıkan batılı ikiyüzlülüğüne ne diyorsun?
Şeyleri de sormak istemem Yumoş’a…
Batılı nifak sokucular neden hep yeteneksiz Türk sanatçılara destek verirler?
Yeteneksiz yazarlara…
Badana bile yapamayacak ressam bozuntularına…
301. Madde şöhretlerine…
Sanatlarını konuşturmak yerine Türklere küfrettikleri için mi?
Türkiye yüzünden soramam, üzemem ben Nobel’li Yumoş’a!..
Toplumun tamamına yakınının tepkisi alan zat hangi yüzle bu milletin ekmeğini yiyor.Nerede en küçük olaylara tepki veren aydınlar...hortumculuk, vatan hainliği ve millete küfür olunca tık yok...Demek ki hepsi aynı saf...:mad:
Anlasılmayan bır durum var.Kımse burada sanat edebıyat kıtap dusmanı fılan degıl. Sapla samanı karıstırmayın..dantel orhanı sevmemek edebıyatı kıtabı sevmemek degıldır...
yazar dedıgın toplumun onunde gıder...Ama bu karanlıkla beslenen adam hıssenet gıbı elıt bır kesımden bıle bu kadar elestırı alıyorsa yaptıgı yalakalık usaklık yazarcıklıgının onune gecmısdır.
Bu, Türkiye'de demokrasi için bir zaferdir'' diye konuştu.
Bu adamlar kendilerinde olmayan şeyler için konuşmayı çok seviyorlar. Bilmiyorlar herhalde, insan sadece kendisinde olandan verebilir, olmayandan değil. Demokrasi orda varmı ki burda arıyorlar? Bu demokrasi için zafer olamaz, bugün orada alınan karar ve Yamukyan'a verilen ödül demokrasinin ayaklar altına ne kadar kolay alınabildiğinin göstergesidir.
Fransa'da meclis ermeni soykırımını oyluyor aynı gün ermeni soykırımına destekleyici açıklamalar yapan Orhan Pamuk Nobel odülü alıyor .Bu kadar güzel domine edilir oyunlar .Ve sözde aydın diye geçinen kişiler çıkıp televizyona yok yazdığı kaleme aldığı ürünler yüzünden bu odül alınmıştır diyor .Şuna eminimki Orhan Pamuk un aldığı ürün ister Belçika,Almanya ,madagaslar nerde olursa olsun dünyaya duyurulur iken Türk yazar ülkesinin geçmiş yıllarda ermeniler katledilmesini kabul eden yazar olarak lanse edilecektir.Basın toplantısında bile hemen siyasi sorular sorulmuş ama kendisi bunları konuşmak istemediğini söylemiştir.Bu kadar kör değilim ben şahsım adına .Ben bir Türk olarak bu ödülü kabul etmiyorum .
Şimdi ben çok rahat bir Türk olarak çıkıp şunu söyleyebiliyorum Fransa'da düşünce özgürlüğü yokturinsanlar düşüncelerinden dolayı yargılanıyorlar ve hatta kesin ceza yiyorlar.
Şimdiiiii Türkiye'de düşünce özgürlüğü yok yanlışmı düşünüyorum(Orhan Pamuk hikayesi)ozaman neden Fransa'ya kızıyoruz onlarda da düşünce özgürlüğü yok(ohhhh bak ne kadar rahat söylüyorum)
Sizin bugün söylediğinizi ben dün de söyleyebiliyordum. Bunu söylemek için Fransa'nın böyle bir karar alması gerekmezdi, durum ortadaydı zaten.
Siz yeri geldiğinde Avrupa özgür değilsin dediğinizde Avrupa'nın sizi dinleyeceğini, söylediklerinizi umursayacağını sanmıyorum. Şimdi olduğu gibi sinek vızıltısı olarak aldılayacaktır. Onun için Fransa'da bugün çıkan karar için memnuniyet duymayın.
arunnatal
12-10-2006, 23:37
avrupa' nın tüm siyasi çıkar ve hesaplarının onlarca maşasından biri olan bu 'adamcağız', emin olun, övünülecek değil 'acınacak' halde aslında,
nobel' i alır, gönlünü eyler..
küfretsin ülkesine.. 'masum' halkına..
alsın o verdiklerini de.. tepe tepe kullansın..
fransa' daki tasarıyı sunan sosyalist parti ile aynı kulvardadır benim gözümde..
pasadena
12-10-2006, 23:38
Umarım bu gece M. Akif,N Kemal,Z Gökalp,T Fikret gibi vatan aşığı gerçek edebiyatçılarımız mezarlarında ters dönmezler.Aramızda da temsilcileri olduğunu gördüğüm aydın (!) fikirli arkadaşlara da hatırlatmak isterim ki,her durumda milliyetinden utandığını ikrar etmek medeniyetin şartıysa,biz almayalım.Ötesine berisine bakmadan,aşağılık kompleksi içinde milletine küfredersen aydınsın,vatanına,milletine sevgin varsa dar kafalısın.Yok öyle yağma!Basında da hakim entel-dantel fikirler sayesinde,dünya üzerinde milliyetçiliğin küfür sayıldığı tek ülke olmaya hak kazandık:(Yazık kere yazık...
Adresini bilsekde kına göndersek...Milletinin ödülü bu olur ancak ona..
Seyfullah
12-10-2006, 23:44
Bu zat'a edebiyatçı demek bütün edebiyatçılarımıza hakarettir... Bu zat'ın yazdığı her kitap güzel Türkçemize zulümdür...
aslan bey
12-10-2006, 23:46
avrupa ne kadar iki yüzlüsün.bize küfredeni baş tacı yapmaya hep hazırsınız.bu adamın bu ülkede yaşamasını içime sindiremiyorum gitsin kendisine ödül verenlerin yanında yaşasın...aydın geçinen herif sen hiçmi sarıgelin belgeseli izlemedin...tabi sen ermeni kanalları izliyorsundur...
JoNaThAn
12-10-2006, 23:51
Hakan Şükür'ün formasının teriyle attığı 4 gol benim için daha değerli..
hergün fanatik-fotomaç ya da ellerine geçirdikleri gazatenin enönce spor bölümünü okuyan insanlarımız yüzünden bu haldeyiz birazda;)
ben derim ki, iyi de olsa kötü de olsa..her fikir yararlıdır..fikir kötüyse bile, okuduktan sonra, ben böyle düşünmemeliyim,düşünen dışarıdan bu şekilde anlaşılıyor dersiniz ve..bunun size bir yararı olur..
ve ben öteyandan, orhan pamuk' un açık sözlü ve dürüst olduğunu düşünüyorum. bazen gerçekleri herkes kaldıramaz.
Ben de Orhan Pamuk'tan
1)Tarihinde ilk kez Nobel Ödülü'nü Türkiye'ye getiren insan olduğu için,
2)Türk Edebiyat'ını bütün dünya nezdinde aşağıdaki yazarlar kulvarına soktuğu için,
2006: Orhan Pamuk (Türkiye)
2005: Harold Pinter (İngiltere)
2004: Elfriede Jelinek (Avusturya)
2003: John Maxwell Coetzee (Güney Afrika)
2002: İmre Kertesz (Macaristan)
2001: V.S. Naipaul (İngiltere)
2000: Gao Şingcian (Çin)
1999: Günter Grass (Almanya)
1998: Jose Saramago (Portekiz)
1997: Dario Fo (İtalya)
1996: Wislawa Szymborska (Polonya)
1995: Seamus Heaney (İrlanda)
1994: Kenzaburo Oe (Japonya)
1993: Toni Morrison (ABD)
1992: Derek Walcott (St. Lucia)
1991: Nadine Gordimer (Güney Afrika)
1990: Octavio Paz (Meksika)
1989: Camilo Jose Cela (İspanya)
1988: Necib Mahfuz (Mısır)
1987: Joseph Brodsky (ABD)
1986: Wole Soyinka (Nijerya)
1985: Claude Simon (Fransa)
1984: Jaroslav Seifert (Çekoslovakya)
1983: William Golding (İngiltere)
1982: Gabriel Garcia Marquez (Kolombiya)
3)Yurtdışına gittiğimde, bana "Aaah.. Turkey.. Aksaray, Galatasaray, düt düt.." yapan taksi şöförlerinin düt dütlerinin arkasına bir de "Orhan Pamuk, writer.." eklettiği için,
4)Hergün sizinle yatıp kalktığını sandığınız cahil gavurların "Aaa Türkler sadece Soykırım ve Güreş yapmazmış, edebiyat yapıp Nobel de alırlarmış" demesine vesile olduğu için,
5)George Soros'un "sizin tek ihraç malınız ordunuzdur" lafına şöööle okkalısından bir osmanlı şamarı oturttuğu için,
6)İnsanların dünyada Türkiye ile ilgili okudukları "Kürtler, Ermeniler, İnsan Hakları, cart curt.." haberlerinin arasına, bir kısrak başı gibi, Nobel Edebiyat Ödülü soktuğu için,
7)Bu vesileyle Türkiye'ye olan pozitif ilginin artmasına sebep olduğu için,
8)Bu vesileyle Türk edebiyatına olan ilginin artmasına sebep olduğu için,
accaip utanıyorum bir bilseniz...
Ne kadar kötü oldu bu anlatılır gibi değil. Orhan Pamuk'tan acilen Türk'lük adına birşey yapmasını bekliyoruz. Güreş öğrensin, okey öğrensin, futbola başlasın, keskin nişancı olsun, bizi Türküz diye şevmiyorlar diye ağlasın, karalar bağlasın, kanıbozukla başlayan ve içinde bol miktarda sert ünsüz (fstkçşhp) içeren cümleler kursun, ya sevsin ya terketsin, bişi yapsın da bu vatana katkıda bulunsun. Yazıklar olsun.. Türkiye Nobel Edebiyat ödülü aldığın için senden utanıyor Orhan. Zaten ofsayttı..Yazık bize.. Kimşe bizi şevmiyor.. Üüüüüüü.....:(
::tamam: :tamam: :tamam:
Yillardir yurt disinda yasayan biri olarak butun bu olanlari bu tepkileri anlamakta gucluk cekiyorum...
Siyaset ile Ermeni meselesi ile hic ilgisi olmayan Ingiliz veya Kanadali arkadaslarim O.Pamuk'un su veya bu kitabini okuduk muhtesemdi yeni kitabinin tercumesini bekliyoruz dediginde nasil gururlandiysam
Bugun Nijeryali bir arkadasim Kar kitabinin cok guzel oldugunu duydugunu (Bir Ganali'dan) bir turlu alamadigini simdi Nobel odullu oldugu icin pahaliya almak zorunda kalacaginin sakasini yapip benden odunc istediginde nasil seviniyorsam
Forumlardaki ve gazete yorumlarindaki tepkileri gorunce de o kadar sasiriyorum ve uzuluyorum.
Edebi olarak, yazdiklarinin bir edebi degeri yok diyenlerin hayatlarinda kac kitap okudugunu gercekten merak ediyorum, ve el insaf diyorum
Siyasi olarak:
Pamuk'un ne dedigini veya yazdigini kendim okumadim ama anladigim kadar ile olmus olabilir, arastirilmasi gerek minvalinde laflar etmis....
Turklugu ile onur duyan ve ovunen biri (kuru kuruya ovunmenin fazla bir anlami ve yarari olmadigini hemen belirteyim) olarak Resmi tarih disinda gercekte neler oldugu konusunda hangimiz ne kadar okuyoruz ne kadar arastiriyoruz ???
Yoksa Birinci Dunya savasini "Muttefikimiz Almanlar kaybetti diye biz de kaybetmis sayildik" noktasinda miyiz hala....
Ne olur bu guzel ulkenin kiymetini bilelim, gelecegi sekillendirmenin yolunun gecmisini bilmek ve ona sahip cikmak oldugu gercegini anlayalim, bu ulkeyi yalnizca kendimizin sevdigi dusundugu saplantisindan kurtulalim, zaten cok sinirli sayidaki degerlerimize sahip cikalim...
Cinnamon
12-10-2006, 23:53
"PAMUK'UN ÖDÜL ALMASI TÜRKİYE'YE MESAJ
Ermenistan'ın önde gelen yazarları, Nobel Edebiyat ödülünün Orhan Pamuk'a verilmesi konusunda politik değerlendirmeler yaptı ve gelişmenin ''Türkiye'ye verilmiş mesaj'' olduğunu savundu.
Ermenistan Yazarlar Birliği Başkanı David Muradyan, ödülü Pamuk'a vermekle ''güçlü bir mesaj verildiğini'' belirterek, ''Bu hem bir edebiyat ödülüdür, hem de ahlaki bir durumdur'' dedi.
Ermenistan'ın önde gelen yazarlarından Perch Zeitunsiyan da açıklamasında, ödül için, ''Bu, Pamuk'u yargılamak isteyen Türklere bir derstir. Bu, Türkiye'de demokrasi için bir zaferdir'' diye konuştu.
Ermenistan'ın önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden Aleksandır Topçiyan da açıklamasında, ''Bu gelişmeye çok çok sevindim. Bu, Türklerin hepsinin (sözde soykırım konusunda) inkarcı olmadığı anlamına geliyor'' ifadesini kullandı.
Kaynak.AA
--------------------------------------------------------------------------
"İrlanda'lı Türkler" olayın sadece edebi olduğunu söyleyip, Orhan Pamuk'la övünmeye devam etsinler.
Ermeniler olayın içyüzünü ve siyasi olduğunu; 2 cümle ile özetlemişler!
JoNaThAn
12-10-2006, 23:56
Umarım bu gece M. Akif,N Kemal,Z Gökalp,T Fikret gibi vatan aşığı gerçek edebiyatçılarımız mezarlarında ters dönmezler.Aramızda da temsilcileri olduğunu gördüğüm aydın (!) fikirli arkadaşlara da hatırlatmak isterim ki,her durumda milliyetinden utandığını ikrar etmek medeniyetin şartıysa,biz almayalım.Ötesine berisine bakmadan,aşağılık kompleksi içinde milletine küfredersen aydınsın,vatanına,milletine sevgin varsa dar kafalısın.Yok öyle yağma!Basında da hakim entel-dantel fikirler sayesinde,dünya üzerinde milliyetçiliğin küfür sayıldığı tek ülke olmaya hak kazandık:(Yazık kere yazık...
milliyetçiliğin sınırları vardır. birçok hataya sahip olupta, hatan yokmuş gibi, üstelik birde kendine özeleştiri yapmadan yaşarsan..bu milliyetçilik değil aptallıktır.
ben bazı noktalarda kendimden ve milletimden utanıyorum. en basit örneğiyle, kavga edenleri gördükçe, küfürlü konuşanları gördükçe, vergilerin kaçırıldığını ve buna devletimin bişey demediğini gördükçe..ben utanıyorum..ne yapmalıyım?benim milletimdir yaparmı demeliyim?hayır yerin dibine giriyorum.
Seyfullah
13-10-2006, 00:05
hergün fanatik-fotomaç ya da ellerine geçirdikleri gazatenin enönce spor bölümünü okuyan insanlarımız yüzünden bu haldeyiz birazda;)
ben derim ki, iyi de olsa kötü de olsa..her fikir yararlıdır..fikir kötüyse bile, okuduktan sonra, ben böyle düşünmemeliyim,düşünen dışarıdan bu şekilde anlaşılıyor dersiniz ve..bunun size bir yararı olur..
ve ben öteyandan, orhan pamuk' un açık sözlü ve dürüst olduğunu düşünüyorum. bazen gerçekleri herkes kaldıramaz.
Sn Jonathan, ben Türkiye Cumhuriyet'i nüfuscüzdanı taşıyan bir yazarın nobel ödülü almak için bütün dünyaya duyura duyura Türk milletini aşağılaması gerçeğini kaldıramadım... Ki bu konu kendi alanı değil ve tarih gibi tarihçilerin söz söylemesi gereken somut bir bilimken. Sizin bahsettiğiniz kaldırılamayan "gerçek" olan şey nedir? Çok merak ettim, lütfen aydınlatınız..
bu ülkenin en büyük hainleri, gözü kör,eli silahlı, cehalet düşkünü milliyetçilerdir.
eli kalemli orhan pamuğa sıra gelmez;)kafanızı yormayın sevgili ve saygılı soros.
ayrıca ab meşgul bir birlik.bütün işi gücü türkiyeyi bozguna uğratmak değil.daha önemli işleri var.onlar bize değil,biz onlara mecburuz.son 20 yılda tc de yapılan bütün değişiklikleri ab ye borçluyuz.zamanında çekilen tüp gaz sıkıntısının çözümünü,kara borsaya düşen ve ancak çok pahalı fiyatlara,zor şartlarda bulunan tüpgaz sıkıntısının çözümünü barkot sistemine borçluyuz.o bile ab nin getirdikleri sayesinde olmuştur..
ama siz gözünüz kapalı kötüleyin..afganistanı alkışlayabiliriz.ya da iranı..onlar ne yaparsa doğrusunu yapar.. öte yandan, kafir ab-kafir abd..yürüyün aslanlarım..
Orhan Pamuk denen zata eli kalem tuttuğu için mi kızılıyor? Başka sebebi de olmasın O cahil %70 içinde gördüğünüz halk bile neden kızıldığını anlamış ama siz anlamamışsınız. Aslında çok iyi anladığınızı biliyorum ama anlamış görünmek işinize gelmiyor. Anlasanız o zaman hemen lafa İran, Afganistan, Mislümanlar karıştıramazsınız oysa karıştırmanız gerekir.
Pamuk denen zatı muhterem! 1 milyon ermeni 30 bin Kürt öldürüldü diyor, kaç Türk öldürüldüğünü söylemeyi unutuyor.:confused: Aslında Ermeni ölümü hakkında verdiği bilgi de yanlış. Doğrusu 2,5 milyon Türk yaklaşık 2 milyon da Ermeni ölmüştür. 30 bin Kürt öldü dediği de 45 bin Kürt-Türk Türkiye vatandaşı teröristlerce öldürülmüştür.
Buyrun efendim, bıkmadan usanmadan utanın..
Bu tanıtımın milyar dolar değerini de hesaplayarak utanın ama olur mu?
Neden utanıyoruz?
Reklamın iyisi kötüsü olmaz diyenlerden olabilirsiniz. Bu tanıtım Türkiye için olumlu mu? katliamcı, soykırım yapmış Millet olmak benim canımı sıkıyor. Yapmış olsaydık farklı bakabilirdim ama yapmadık.
Arkadaşlar, bu kadar uyus, gereksiz bir yazarı türk düşmanı yabancılar, fırsat bilip türklüğü aşağılayana ödül var diyerek onurlandırmışlardır. Mübarek gün allahtan orhan pamuk ve onun gibi düşünenlerin belasını vermesini diliyorum. Lütfen hepimiz diyelim AMİN...
JoNaThAn
13-10-2006, 00:13
Orhan Pamuk denen zata eli kalem tuttuğu için mi kızılıyor? Başka sebebi de olmasın O cahil %70 içinde gördüğünüz halk bile neden kızıldığını anlamış ama siz anlamamışsınız. Aslında çok iyi anladığınızı biliyorum ama anlamış görünmek işinize gelmiyor. Anlasanız o zaman hemen lafa İran, Afganistan, Mislümanlar karıştıramazsınız oysa karıştırmanız gerekir.
Pamuk denen zatı muhterem! 1 milyon ermeni 30 bin Kürt öldürüldü diyor, kaç Türk öldürüldüğünü söylemeyi unutuyor.:confused: Aslında Ermeni ölümü hakkında verdiği bilgi de yanlış. Doğrusu 2,5 milyon Türk yaklaşık 2 milyon da Ermeni ölmüştür. 30 bin Kürt öldü dediği de 45 bin Kürt-Türk Türkiye vatandaşı teröristlerce öldürülmüştür.
sevgili ve saygılı balaban.bir noktayı atlıyorsunuz ama..ölen ermeniler ve ermenilere yapılan zulumdan kasıt bir noktada şudur: cumhuriyetin ilk yıllarında, istanbuldaki ticari ve ekonomik kontrole sahip olan ermeniler,ödeyemeyecekleri bilindiği halde, mal varlıkları ve kazançlarına yüksek vergiler konularak, sınırdışı edilmiş,haksızlığa uğratılmışlardır.bu sırada ölenler olmuştur.salkım hanımın taneleri filminde işlenen bir konudur aynı zamanda.
aslında aranılan hak bu ve buna benzer durumların doğurduğu sonuçtur.fakat fransa ısrarla soykırım kelimesini kullanmaktadır.bu yanlıştır..soykırım hitlerin yaptığına denilir ve bazen yapıldığı için pişman olunmaz..
bi diğer nokta ise..çok güzel değinmişsiniz..siz diyorsunuz ya 45bin kürt öldürüldü,pkk ile mücadele sırasında..evet öldürüldü..ama bu öldürülen kürtleri,fransaya-almanyaya ve diğer ab ye, basın aracılığıyla yanlış tanıttılar..masum tanıttılar..tıpkı bize filistinli militanları masum tanıtmaları,çeçenleri haklı tanıtmaları gibi..demeye çalıştığım..bazen haklı ve haksızı bulmak için, gösterilenden fazlasını görmek gerekir..
pasadena
13-10-2006, 00:17
milliyetçiliğin sınırları vardır. birçok hataya sahip olupta, hatan yokmuş gibi, üstelik birde kendine özeleştiri yapmadan yaşarsan..bu milliyetçilik değil aptallıktır.
ben bazı noktalarda kendimden ve milletimden utanıyorum. en basit örneğiyle, kavga edenleri gördükçe, küfürlü konuşanları gördükçe, vergilerin kaçırıldığını ve buna devletimin bişey demediğini gördükçe..ben utanıyorum..ne yapmalıyım?benim milletimdir yaparmı demeliyim?hayır yerin dibine giriyorum.ben bazı noktalarda kendimden ve milletimden utanıyorum.
O kadar utanıyorsan,burası muz cumhuriyeti değil.Kapılar açık,çıkışlar serbest.Aslını inkar eden cevherlere her türlü imkanı da sunuyor elin batılısı hem.Bence bu kadar canını sıkma.
Sizin bugün söylediğinizi ben dün de söyleyebiliyordum. Bunu söylemek için Fransa'nın böyle bir karar alması gerekmezdi, durum ortadaydı zaten.
Siz yeri geldiğinde Avrupa özgür değilsin dediğinizde Avrupa'nın sizi dinleyeceğini, söylediklerinizi umursayacağını sanmıyorum. Şimdi olduğu gibi sinek vızıltısı olarak aldılayacaktır. Onun için Fransa'da bugün çıkan karar için memnuniyet duymayın.
Sn Balaban sizin gibi konuları ve yazıları çok iyi analiz edip yorum yapan biri olarak düşünmenizi umardım.Buradaki memnuniyetteki amaç Türk halkına gerektiğinde Avrupanın ne kadar düşünce özgürlüklerine önem vermediklerini gösterebilmek ve sadece sizin dediğiniz gibi sinek vızıltısıda olsa SESİMİZİ yükseltebilmek,ve bu utanç verici kararı suratlarına vurmaktır.
Seyfullah
13-10-2006, 00:24
sevgili ve saygılı balaban.bir noktayı atlıyorsunuz ama..ölen ermeniler ve ermenilere yapılan zulumdan kasıt bir noktada şudur: cumhuriyetin ilk yıllarında, istanbuldaki ticari ve ekonomik kontrole sahip olan ermeniler,ödeyemeyecekleri bilindiği halde, mal varlıkları ve kazançlarına yüksek vergiler konularak, sınırdışı edilmiş,haksızlığa uğratılmışlardır.bu sırada ölenler olmuştur.salkım hanımın taneleri filminde işlenen bir konudur aynı zamanda.
aslında aranılan hak bu ve buna benzer durumların doğurduğu sonuçtur.fakat fransa ısrarla soykırım kelimesini kullanmaktadır.bu yanlıştır..soykırım hitlerin yaptığına denilir ve bazen yapıldığı için pişman olunmaz..
bi diğer nokta ise..çok güzel değinmişsiniz..siz diyorsunuz ya 45bin kürt öldürüldü,pkk ile mücadele sırasında..evet öldürüldü..ama bu öldürülen kürtleri,fransaya-almanyaya ve diğer ab ye, basın aracılığıyla yanlış tanıttılar..masum tanıttılar..tıpkı bize filistinli militanları masum tanıtmaları,çeçenleri haklı tanıtmaları gibi..demeye çalıştığım..bazen haklı ve haksızı bulmak için, gösterilenden fazlasını görmek gerekir..
Buradaki insanların iyice canını sıkıyorsun ve nezaketle tevazunun sınırlarını zorluyorsun Sn JoNaThAn. Sanırım sizde Cumhuriyetin ilk yıllarında olanları izliyordunuz bu kadar net konuştuğunuza göre. Bence sorulan sorulara cevap vermiyorsanız artık daha fazla gereksiz mesajlarınızı buraya göndermeyiniz. Sorulan sorulara cevap vermemeniz sizin kendi hazımsızlığınızı gösteriyor. Adamlar bağıra çağıra soykırım var diyor siz de bunu savunan bir yazarı burda savunuyorsunuz... ne istanbulu ne ermenisinden bahsediyorsunuz?
arunnatal
13-10-2006, 00:25
bu ülkenin en büyük hainleri, gözü kör,eli silahlı, cehalet düşkünü milliyetçilerdir.
eli kalemli orhan pamuğa sıra gelmez;)kafanızı yormayın sevgili ve saygılı soros.
ayrıca ab meşgul bir birlik.bütün işi gücü türkiyeyi bozguna uğratmak değil.daha önemli işleri var.onlar bize değil,biz onlara mecburuz.son 20 yılda tc de yapılan bütün değişiklikleri ab ye borçluyuz.zamanında çekilen tüp gaz sıkıntısının çözümünü,kara borsaya düşen ve ancak çok pahalı fiyatlara,zor şartlarda bulunan tüpgaz sıkıntısının çözümünü barkot sistemine borçluyuz.o bile ab nin getirdikleri sayesinde olmuştur..
ama siz gözünüz kapalı kötüleyin..afganistanı alkışlayabiliriz.ya da iranı..onlar ne yaparsa doğrusunu yapar.. öte yandan, kafir ab-kafir abd..yürüyün aslanlarım..
tavana vurmuş bir avrupa hayranlığı, ilginç..
avrupa bize değil biz onlara mecburuz demek için, gerçekten dünya gerçeklerinden uzak yaşıyor olmak gerekiyor,
çalıştığım şirketin genel müdürü ingilizdir, çok sık seyahat ederiz beraber,
avrupa' nın tıkandığını, Türkiye gibi 'korkunç bir potansiyelin' AB' ye hem de hiç ihtiyacı olmadığını sürekli tekrarlar ve girmeye çalışıyor olmamızı hiç anlayamadığını söyler durur,
sadece o mu? tüm samimiyetimle söylerim ki, iş için avrupa' daki şirketimizden gelen her avrupalı istisnasız aynı şeyi düşünüyor, gerçekten anlamıyorlar,
'adamcağız' ile ilgili söylediklerinize gelince.. kavram ve konuları birbirine karıştırmadan biraz daha net görmeyi deneyin derim,
üzgünüm bir tavsiye gibi oldu, hala tavsiye kabul edebilir durumdaysanız elbette..
70 milyonluk milletin derdini bıraktık 3-5 milyon ermeninin derdine düştük..
M.Ali Birand (galatasaray lisesi mezunu) ortalığı yatıştırmak için yırtınıyor..
Sizin bugün söylediğinizi ben dün de söyleyebiliyordum. Bunu söylemek için Fransa'nın böyle bir karar alması gerekmezdi, durum ortadaydı zaten.
Siz yeri geldiğinde Avrupa özgür değilsin dediğinizde Avrupa'nın sizi dinleyeceğini, söylediklerinizi umursayacağını sanmıyorum. Şimdi olduğu gibi sinek vızıltısı olarak aldılayacaktır. Onun için Fransa'da bugün çıkan karar için memnuniyet duymayın.
Ve tesadüftür ki şuan 32.günde Ato başkanıda aynen benim düşüncemi teyit edercesine şunu söyledi ben bu karardan çok memnunum çünkü avrupa ikiyüzlülüğünü gösterdi.:tamam:
sevgili ve saygılı balaban.bir noktayı atlıyorsunuz ama..ölen ermeniler ve ermenilere yapılan zulumdan kasıt bir noktada şudur: cumhuriyetin ilk yıllarında, istanbuldaki ticari ve ekonomik kontrole sahip olan ermeniler,ödeyemeyecekleri bilindiği halde, mal varlıkları ve kazançlarına yüksek vergiler konularak, sınırdışı edilmiş,haksızlığa uğratılmışlardır.bu sırada ölenler olmuştur.salkım hanımın taneleri filminde işlenen bir konudur aynı zamanda.
aslında aranılan hak bu ve buna benzer durumların doğurduğu sonuçtur.fakat fransa ısrarla soykırım kelimesini kullanmaktadır.bu yanlıştır..soykırım hitlerin yaptığına denilir ve bazen yapıldığı için pişman olunmaz..
bi diğer nokta ise..çok güzel değinmişsiniz..siz diyorsunuz ya 45bin kürt öldürüldü,pkk ile mücadele sırasında..evet öldürüldü..ama bu öldürülen kürtleri,fransaya-almanyaya ve diğer ab ye, basın aracılığıyla yanlış tanıttılar..masum tanıttılar..tıpkı bize filistinli militanları masum tanıtmaları,çeçenleri haklı tanıtmaları gibi..demeye çalıştığım..bazen haklı ve haksızı bulmak için, gösterilenden fazlasını görmek gerekir..
Hayır onların aradıkları vergiler değil, bu konuda yanılıyorsunuz. Biz vergi alındığını inkar etmiyoruz. Alındı. Onlar soykırımı kabul etmemizi bekliyorlar. Tazminat istemek başka şey, soykırım dayatması başka şey. Şunu da ekleyeyim, sadece Ermeniler'den değil, tüm azınlıklardan yüklü vergiler alındı. Yakında onlar da soykırım diye başlarsa şaşırmayın.
45 bin Kürt demedim, 45bin Türk-Kürt Türkiye vatandaşı dedim. Belki de çoğu Türktü bilmiyorum. Onların haklı haksız ayırımını çok iyi yaptığı da ortada. Doğruyu biliyorlar. Nasıl mı? pkk denen örgütü kendileri finanse ediyorlar. İşlerine gelme meselesi yani:rolleyes:
Ve tesadüftür ki şuan 32.günde Ato başkanıda aynen benim düşüncemi teyit edercesine şunu söyledi ben bu karardan çok memnunum çünkü avrupa ikiyüzlülüğünü gösterdi.:tamam:
Sn.kemalb, ikiyüzlülükleri bugün anlaşılmadıki, senelerdir ortada zaten.
70 milyonluk milletin derdini bıraktık 3-5 milyon ermeninin derdine düştük..
M.Ali Birand (galatasaray lisesi mezunu) ortalığı yatıştırmak için yırtınıyor..
O ortalığı yatıştırmakla görevlendirildi, ne dese dinlemem. Daha önce dediklerini unutacak halimiz yok. Yamukyan II
JoNaThAn
13-10-2006, 00:36
tavana vurmuş bir avrupa hayranlığı, ilginç..
avrupa bize değil biz onlara mecburuz demek için, gerçekten dünya gerçeklerinden uzak yaşıyor olmak gerekiyor,
çalıştığım şirketin genel müdürü ingilizdir, çok sık seyahat ederiz beraber,
avrupa' nın tıkandığını, Türkiye gibi 'korkunç bir potansiyelin' AB' ye hem de hiç ihtiyacı olmadığını sürekli tekrarlar ve girmeye çalışıyor olmamızı hiç anlayamadığını söyler durur,
sadece o mu? tüm samimiyetimle söylerim ki, iş için avrupa' daki şirketimizden gelen her avrupalı istisnasız aynı şeyi düşünüyor, gerçekten anlamıyorlar,
'adamcağız' ile ilgili söylediklerinize gelince.. kavram ve konuları birbirine karıştırmadan biraz daha net görmeyi deneyin derim,
üzgünüm bir tavsiye gibi oldu, hala tavsiye kabul edebilir durumdaysanız elbette..
alıntı yaptığınız yazımda söylediğim gibi..ab standartlar bütünüdür.bir kapısı yok abnin.biz o standartlara sahip olalım (bunun için şuandan itibaren bile 10yıl geçmesi lazım yaklaşık olarak) bizi abye almasalarda olur..benim derdim standartta..hakkını alabiliyormusun devletten,refahın artıyormu,birileri tüpgaz gibi bi olayda bile enflasyon yaratamıyormu..bişeyler rayına girmişmi..faizler tek haneli rakamlara inmişmi..kentsel yapılaşma sorunu tamammı..
bitti..abnin başka bi anlamı yok gözümde..ama şuan için, ab bizim ulaşmak istediğimiz çıtalar bütünüdür.
öteyandan,soykırım yoktur.eziyet çekmiş olan bazı azınlık gruplar mevcuttur.ama soykırım yoktur.vardır demiyorum.
Sn Balaban sizin gibi konuları ve yazıları çok iyi analiz edip yorum yapan biri olarak düşünmenizi umardım.Buradaki memnuniyetteki amaç Türk halkına gerektiğinde Avrupanın ne kadar düşünce özgürlüklerine önem vermediklerini gösterebilmek ve sadece sizin dediğiniz gibi sinek vızıltısıda olsa SESİMİZİ yükseltebilmek,ve bu utanç verici kararı suratlarına vurmaktır.
Sizin memnuniyetten kastınızı doğru anladım ama yazdığımı herhalde ben ifade edemedim, yanlış anlaşıldı.
Durum ortadaydı zaten böyle bir karar olmasa da onların iki yüzlülüğü ortadaydı dedim. Yanlış anlaşılacak bir şey yok.
Vızıltı olan ses de size özel değil istediğimiz kadar bağıralım onlar öyle duyacaklar çünkü dinlemiyorlar.
Sizin memnuniyetten kastınızı doğru anladım ama yazdığımı herhalde ben ifade edemedim, yanlış anlaşıldı.
Durum ortadaydı zaten böyle bir karar olmasa da onların iki yüzlülüğü ortadaydı dedim. Yanlış anlaşılacak bir şey yok.
Vızıltı olan ses de size özel değil istediğimiz kadar bağıralım onlar öyle duyacaklar çünkü dinlemiyorlar.
Bu Fransızlar bizleride birbirimize karşı Fransız etti:gulen: :gulen:
O ortalığı yatıştırmakla görevlendirildi, ne dese dinlemem. Daha önce dediklerini unutacak halimiz yok. Yamukyan II
:tamam: :tamam:
öteyandan,soykırım yoktur.eziyet çekmiş olan bazı azınlık gruplar mevcuttur.ama soykırım yoktur.vardır demiyorum.
valla demedin, billa demedin hepimiz okuduk seni JON
O ortalığı yatıştırmakla görevlendirildi, ne dese dinlemem. Daha önce dediklerini unutacak halimiz yok. Yamukyan II
Kurtuluş savaşında mermi,su ve yiyecek taşımıştınız siz Türk kadınları.Bu günde gerkeni yapıyorsunuz..
Sİzi tebrik ediyorum...
O zamanlarda ABD mandası olalım diyenler vardı.Milletinin içindeki kudreti ve onurlu yaşama arzusunu bilmeyenler vardı.Bu günde var.Olmayada devam edecekler..Bizlerde Milletinin içindeki kudreti ve onurlu yaşama arzusunu bilenler de var olacağız.
"Soylu at kulağında köpek hırlaması duyulmaz" Atalarımız güzel söylemişler..
Seyfullah
13-10-2006, 00:56
alıntı yaptığınız yazımda söylediğim gibi..ab standartlar bütünüdür.bir kapısı yok abnin.biz o standartlara sahip olalım (bunun için şuandan itibaren bile 10yıl geçmesi lazım yaklaşık olarak) bizi abye almasalarda olur..benim derdim standartta..hakkını alabiliyormusun devletten,refahın artıyormu,birileri tüpgaz gibi bi olayda bile enflasyon yaratamıyormu..bişeyler rayına girmişmi..faizler tek haneli rakamlara inmişmi..kentsel yapılaşma sorunu tamammı..
bitti..abnin başka bi anlamı yok gözümde..ama şuan için, ab bizim ulaşmak istediğimiz çıtalar bütünüdür.
öteyandan,soykırım yoktur.eziyet çekmiş olan bazı azınlık gruplar mevcuttur.ama soykırım yoktur.vardır demiyorum.
Yanlış anlamadıysam sizce soykırım yok ama soykırım olduğunu savunan bir yazar haklı.
Çok tutarlı ve nesnelsiniz gerçekten...
Bence soykırımın olup olmaması meselesini de tarihçilere bırakın siz kurtulun, bir o tarafa bir bu tarafa benim başım döndü...
Aslında birde soykırımın tanımını iyi yapmak lazım bence bir ulusa silah çeken kişilere karşı yapılacak olan savunma şekline vatanı savunma soykırım ise bu silah çeken kişilere destek vermiyen aynı etnik gruba bağlı sivil kişileri katletmektir.Örnek vermek gerekirse şuan PKK'ya verilen yanıt ülkenin bölünmezliğini savunmaktır eğer Pkk yüzünden buna destek vermiyen Kürt kökenli vatandaşlarımızı katletmek ise soykırımdır.
Ermeni meselesinde ise devlete karşı silahlı bir ayaklanma mevcut ise bu vatanın savunulmasından öteye gitmez.
alıntı:
Yıllar önce Yaşar Kemal'in söylediği bir sözü hatırladım.Ne zaman Türkiye'nin aleyhine bir şey söylesem Avrupa da basında manşetlere çıkıyor ödüller alıyorum.Benimle röportajlar yapılıyor vb...fakat lehine bir şey söylesem hiç bir yerde çıkmıyor.diyerek batı nın çifte standartından yakınıyordu.Bu durumu farkettikten sonra da birdaha manşetlere çıkmaz oldu.Yarın Pamuk ların ve şafak larında bu durumu farketmesi dileğiyle.
akuarist
13-10-2006, 01:58
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, yazar Orhan Pamuk’un 2006 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmesiyle ilgili olarak, “Böyle bir alanda bir Türk’ün böyle bir armağanı kazanıyor olması şüphesiz ki hepimiz için büyük bir mutluluk kaynağı olmuştur” dedi.
http://www.ntvmsnbc.com/news/387884.asp
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=555997&postcount=1
Yine "Balo maskesiz olsun! " diyerekten ;
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=557870&postcount=21
Saygılarımla...
Daha iyi bir aday yoktu, elbette ona vereceklerdi.
diğer adaylar da güçlüydü... umberto eco benim favorimdi. suriyeli şair adonis (umarım doğru yazdım adını) tanımıyorum ama, pek şansı yoktu, ne de olsa suriyeli. paul aster de iyi bir yazardır.
ama ödülün siyasi yanını düşünürsek, güçlü adaylar gösterip, "bakın hakkıyla aldı" diyeceklerdir.
not: churchill de aldı bu ödülü. anılarındaki edebi yeteneğinden dolayı. oysa anılarını bir hayalet yazar yazmıştı. edebi yetenek ona aitti yani.:)
sevgili ve saygılı balaban.bir noktayı atlıyorsunuz ama..ölen ermeniler ve ermenilere yapılan zulumdan kasıt bir noktada şudur: cumhuriyetin ilk yıllarında, istanbuldaki ticari ve ekonomik kontrole sahip olan ermeniler,ödeyemeyecekleri bilindiği halde, mal varlıkları ve kazançlarına yüksek vergiler konularak, sınırdışı edilmiş,haksızlığa uğratılmışlardır.bu sırada ölenler olmuştur.salkım hanımın taneleri filminde işlenen bir konudur aynı zamanda.
filmi izleyip tarihi öğrenmişsiniz, ne güzel.:)
film ikinci dünyü savaşı sırasında geçmektedir, varlık vergisini ödeyemeyenlerin başlarından geçenleri, ermenileri merkez alarak anlatmaktadır. banker kastelli'nin eski sağ kolu, eski anap milletvekili yılmaz karakoyunlu'nun yazdığı romandan filmleştirilmiştir. senaryoyu etyen mahcupyan yazmıştır. yazarken de, romandaki yahudi karakterlerin çoğunu ermeni yapmıştır, ki karakoyunlu da buna kızmasına rağmen, ses çıkarmamıştır.
varlık vergisi herkese uygulanmıştır. bizzat cumhurbaşkanı ismet inönü de bu vergiyi ödemiştir. suistimaller elbette olmuştur, olmadı demek imkansız. ama zorunluydu ve gerekliydi, öylesi bir dönemde.
30 bin Kürt öldü dediği de 45 bin Kürt-Türk Türkiye vatandaşı teröristlerce öldürülmüştür.bi diğer nokta ise..çok güzel değinmişsiniz..siz diyorsunuz ya 45bin kürt öldürüldü,pkk ile mücadele sırasında..evet öldürüldü..
acaba hangi birini düzeltsem.:)
1984 yılından bu yana terör örgütü ile mücadele sırasında her iki taraftan da ölen kişi sayısı 30-35 bin civarında. (20 bin civarı terörist, 10-15 bin de asker, polis, sivil karışık. genelkurmay'ın web sayfasına konmuştu sanırım tam rakamlar, bakmadım şimdi)
sn. balaban, bence, sayıyı abartmakla birlikte "iki taraftan da ölen kişi sayısı" diyor, 45 bin için. ama "teröristlerce" diyor, yanlış. sn. jonathan ise, bunu "45 bin kürt öldü" diye okuyor. ve biz anlaşmaya çalışıyoruz.:D
Simdi ben bu adamin tipini sevmem, onune imzalasin diye uzatilan kitabi yalapsap lutfeder gibi okurun adini sorup "ahmete sevgilerle imza" bolumunu gectim, suratina bile bakmadan sayfayi karalamasini sevmem, samimiyetsizligini sevmem, o uyduruk romanlarini ise hic sevmem.
Ama merak ettigim birsey var
Bu herif gitmis gazetecilik okumus vasat bir egitimden gecmis. 23 yasinda bosluga dusmus ve "bir halt olamadim bari romanci olayim" demis.
Peki kardesim sen tarihci degilsin, tarih hakkinda bildiklerin lise1 duzeyinden ibaret Anadoluya gitmezsin halki dinlemezsin avrupada elcilik resepsiyonlarindan davetlerden cikmayan elcilerle danismanlarla avrupa sosyetesi ile poz vermeye bayilan ulkesine yilda 3 ay ugrayan bir garip tipsin.
Sen hangi tarih birikiminle "Halkim" dedigin milletin 1 milyon ermeniyi ve 30bin kurdu katlettigini yalama vida gibi done done soyluyorsun? ve bu soyleminin utanmadan arkasinda duruyorsun.
Adama sormazlar mi behey adam, Osmanli arsivlerinde mi sabahladin? Ermeni arsivlerinde mi uyudun? rus arsivlerinde mi eti kraxla sabahladin? ne yaptin sen be adam yahu? Sen ne is yaparsin be adam?
Orhan Pamuk'a ithaf
YÜZDE yüz bir pislik var ki kanında,
Soykırımı icadı yaptı sonunda.
Türkiye'nin şu en hassas ânında,
Onu yalanlayan tarihe kızar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Nerden çıktı şimdi durup dururken?
Dört yandan ülkeyi düşman bürürken,
AB'ye gün be gün hesap verirken,
Hayâlî ölüye mezarlar kazar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Kıvırmayı bırak, erkek ol erkek,
Bir buçuk milyonu saydın mı tek tek?
Üç kuruş paraya satılmış köpek
Eline bir kemik geçince azar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Dönen dolapları ibretle seyret,
Ermeni bu kadar göstermez gayret.
Kraldan daha çok kralcı, hayret!
Kafayı 'soykırımı' sözüyle bozar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Eğer bir soykırımı varsa ortada,
Türkler'e yapıldı Erzurum, Kars'ta.
Tarihi git öğren, birazcık sus da,
Doğu baştan sona hep toplu mezar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Azerbaycan'a git, gör soykırımı,
Yürekler acısı Türk'ün durumu.
Bir daha bilmeden yapma yorumu,
Azeri kanıyla doluyken Hazar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Batı'nın gözünde arttı değerin,
Onlardan bir daha kaptın 'aferin'.
Küpe de taktı mı efendilerin?
Midesi dolunca dili hep uzar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Anan mı Ermeni, baban mı senin?
Âilenden var mı hiç katledilenin?
Seni bu ülkede 'aydın' edenin...
Alçaklık yaptıkça bulursun pazar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Ekmeğini yediğin bu Devlet'e,
Seni adam sayan yüce millete,
ihânet ederek düştün zillete!..
Aman ha dikkat et, değmesin nazar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
Bir adam olursa doğuştan yamuk;
Soyuna düşmandır, düşmana pamuk.
ERBABÎ, yakana yapışır CMUK,
Unutma, bu millet oyunu bozar,
Böylesi hâinler oluyor yazar.
KAYSERİ- OZAN ERBABÎ
Sn. Pinky daha önce bizlerle paylaşmış ;
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=765580&postcount=103
JoNaThAn
13-10-2006, 03:15
filmi izleyip tarihi öğrenmişsiniz, ne güzel.:)
filmi izleyip tarih öğrenmedim.filmdede konusu geçmiştir diye belirttim.sadece ermenilerden bahsetmedim,arada yahudi ve rumlarda vardır diye belirttim.dünyanın her döneminde,hernasıl olduysa bütün topraklardan sürülmelerine ve hakları yenmelerine rağmen hala yahudiler dünyanın en güçlü sermaye babalarıdır bunu düşünmek gerekir..(5milyonluk israilin,1.5milyar insana istediğini yaptırtmasıda ayrı bir tartışma konusu..ama onlar lanetli millet nasıl olsa.)
acaba hangi birini düzeltsem.:)
1984 yılından bu yana terör örgütü ile mücadele sırasında her iki taraftan da ölen kişi sayısı 30-35 bin civarında. (20 bin civarı terörist, 10-15 bin de asker, polis, sivil karışık. genelkurmay'ın web sayfasına konmuştu sanırım tam rakamlar, bakmadım şimdi)
sn. balaban, bence, sayıyı abartmakla birlikte "iki taraftan da ölen kişi sayısı" diyor, 45 bin için. ama "teröristlerce" diyor, yanlış. sn. jonathan ise, bunu "45 bin kürt öldü" diye okuyor. ve biz anlaşmaya çalışıyoruz.:D
düzeltmenize gerek yok.önemli olan sayı değil.sayın balabanın verdiği rakamın biniyle-ikibiniyle uğraşmak değil amacım.kürtlerden binlerce ölen varmı ve bu ölenler terör nedeniylemi öldü?konu budur.. burada,sen şu harfi yazmadın,şuraya virgül koymayı bilmiyorsun,şu sözü yanlış yazdın diye tartışırsak hiçbir konuyu çözemeyiz.sayın balabanın söylediğini yanlış anlamadım.ayrıca onlar resmi rakamlardır.ölüler 30binlerin daha üstündedir.
yahudi veya ermeni hayranı değilim.aptal olan herşeyi eleştiririm.zamanında ermenilerin kurmuş olduğu ve çok değerli türk büyükelçileri,diplomatları hedef alan asala örgütünü hatırlatırım.bu affedilemez birşeydir.rumlar-ermeniler gerek kıbrıs,gerek diğer konularda yurt içinde ayaklanmışlar ve haklı sebeple bastırılmış,öldürülmüşlerdir.bu vatan savunmasıdır.gerekirse milyonlarca insan diri diri gömülür.
fransanın sözünü ettiği soykırım olmamıştır.soykırım olsaydı,şuanda doğumuzda bir ermenistan olamazdı..nitekim hitlerin yahudi soykırımı bile başarısız olmuştur.ancak biz gaz odaları kurmadık.sabun ve düğmede yapmadık.bizde sadece savaşıldı,vatan savunuldu.ancak buarada o konulan vergiler bu insanların masum olanlarınıda yerlerinden yurtlarından etti.söylediğiniz vergiler inönüye falan konmamıştır.azınlıklara uygulanan ayrı bir istisnai durumdur.
bizimde haksız olduğumuz noktalar var.her konuda haklı değiliz..
özeleştiri gerek bazen özeleştiri..
biliyormusunuz her daim kötülediğiniz yunanlıların sahip olduğu adaları ve temizliklerini..bizimse egede bulunan,sadece yüzmek için teknelerle gidilen adalarımızda pet şişeler bulunduğunu..pisliklerimizi oralara kadar bıraktığımızı..yunanlıların dev deniz ticaretini ve bizden ekonomik-sosyal yapı olarak gelişmişliklerini?
yada herzaman dünyanın 4bir yanında eziyet çekmiş yahudi toplumunun,hertürlü zorluğa göğüs gererek hala varolmaya çalıştıklarını..ortadoğunun ortasında minicik toprak parçasıyla işe başlayıp,3-5milyonluk nüfuslarıyla neredeyse tüm ortadoğunun düzenini değiştirdiklerini..
türkiyenin her tarafı tarımsal arazi olduğu halde..orman olduğu halde..umursanmadığı..ama israilin o yeni küçük topraklarına, yurtdışından özel toprak getirttiğini..ekin ekebilmek için..ağaç dikebilmek için..aradaki özveriye dikkat ediniz.onlar akıllı.bizse elimizdekinin değerini bilemeyecek kadar aptalız.birde söz söylemiş yabancılar: türkiye türkelere bırakılamayacak kadar zengin bir ülkedir diye..yerlere attığımız karpuz kabuğundan, vatandaşın elinde tuttuğu sigara misali, halkın içinde dolaşan umarsızlığa kadar her noktada payı vardır bu durumun..
bizim milliyetçiliğimiz ise namus bekçiliği ve nobel almış, dünyada tanınabilen tek yazarımıza lanet okumaktan ibaret.
fransa güçlüdür.istediğini yaptırabilir..atatürk zamanında hatay masa başında alındı.ozaman türkiye güçlüydü.şimdi,kimse fransayı güçlü diye suçlayabilirmi..biz eğitimimizle,sağlığımızla,kitap okuma alışkanlığımızla baştan attık havluyu..şimdi tartışmanın anlamı yok.ancak bu ve benzeri forumlarda birbirimizi yeriz.fransa gülüp geçecek kadar ciddiye almaz bile.bu bir stratejidir.devamı gelecek,izleyelim.geçten bile geç.
Söyledigi safsataların daha etkileyici olması gerekiyordu. Bu görev içinde adamın çapı yetersiz kalıyordu. Daha önce kimsenin iplemedigi batı beslemesi bir yazardı, simdi ise nobel ödüllü bir yazar oldu. Kendisinin saçmalamasına gerek yok, kusmugunu çıkarsın ödülün yanına koysun aynı tesiri gösterecektir.
Her işte bir hayır vardır.
Herhalde milletçe birlik olmamız, dostu düşmanı tanımamız için bir sebep lazımdı.
Sebebimiz O.Yamukyan oldu.
Belki de gün gelecek Türkiye'nin Osmanlı ruhuna kavuşmasına, İslam Aleminin ve Türk Dünyasının birliğine vesile olduğu için Mobel Ödülüne teşekkür edeceğiz.
hexedemical
13-10-2006, 04:33
valla nobel haketmiş olabilir dünya romanlarını gerçekten seviyor.
.ama ödüle soykırım ceza kabulu aynı güne denk gelmesi tesadüf olamaz düpedüz ermeni lobisinin bir planı.
yıl
12.10.2006
bir Türk nobel ödülü aldı
fransada Türkler soykırım yapmamış diyen hapise girecek
Sonuç olarak;
Kimse bir Türk Nobel aldı diye sevinmesin.
O Nobel ödülü, Pamukyan'a eserlerinden dolayı değil, halkına, tarihine, geçmişine iftira attığı için bir vatan hainine rüşvet olarak verildi.
İster kabul edin, ister etmeyin, işin doğrusu bu......
Ben bir Türk olarak Pamukyan'ın bu ödülü almasından utanç duyuyorum!!!
Pamukyan'ı da esasen bir Türk olarak kabul etmiyorum. Kimliğinde Türk yazabilir ama aslında o Ermeniler tarafından satın alınmış, kalemini rüşvet karşılığı Türk düşmanlarının emrine sunmuş bir vatan hainidir!!!
Ödülü Türkiye değil, Türkiye düşmanları kazandı. Buna sevinebiliyorsanız, buyurun sevinin!!!
Orhan Pamuk, Türkiye'yi kalemiyle evrenselleştiren yazar...
Cetin Altan
Orhan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış olması, bende sadece Türk edebiyatından da bir yazarın evrensel sanat pırlantaları koleksiyonunda hak etmiş olduğu yere oturmuşluğunun sevincini değil, aynı zamanda yüreğimdeki küskün ve sönmüş yıldızların ortak cümbüşünü de yeniden yarattı.
***
Türkiye'den de, insanlığın ortak deha bahçelerine, açtıkları özel çiçeklerle layık değerde, yaratıcı kalemler geçti; Nâzım Hikmet'ler geçti, Sabahattin Ali'ler geçti, Kemal Tahir'ler geçti, Orhan Kemal'ler geçti, Rıfat Ilgaz'lar geçti, Peyami Sefa'lar geçti, Haldun Taner'ler geçti, Sait Faik'ler geçti...
Öylesine renkli bir büyük buket içinde Yahya Kemal de vardı, Necip Fazıl da vardı, Kerim Korcan da vardı, Abbas Sayar da vardı, Fakir Baykurt da vardı...
Kimler kimler yoktu ki; Refik Halit'ler, Yakup Kadri'ler, Memduh Şevket'ler, Reşat Nuri'ler...
***
Orhan Pamuk'un 2006 Nobel Edebiyat Ödülü'ne, hepsi galaksilerden el çırpıyor olmalı...
Yüreğimdeki küskün ve sönmüş yıldızların ortak cümbüşü de o yüzden...
***
32 bin köy, 20 bin mezranın sonsuz çileleriyle sarmalana gelmiş köylü ağırlıklı bir toplumda; ne yazık ki okullardan geçmiş kesimlerle, makam sahibi asık yüzlü otoriteler bile; Türkçe dilinin yazı doruklarından öylesine uzak ve o dünyaya öylesine yabancılaşmışlar ki...
Aralarında, yazı adamlarına alfabe bilen bir arzuhalci gibi bakanlar bile bir hayli fazla...
"Köylü efendimizdir" sloganlarının arkasındaki gerçeklere eğilmiş kalemlere uzanmış suçlayıcı parmaklar ve bitip tükenmeyen suçlamalar:
- Çağdaşlık imajımızı bozup, Cumhuriyeti yıpratarak, bizi arkamızdan hançerliyorlar.
***
Orhan Pamuk'un, "onlar-biz" ayrımıyla ikiye çatlatılmış dünyalardan, kaleminin imbiğinden geçip insancıl bir sentez yaratan romanlarındaki tat, uzun soluklu bir disiplinin kremasıyla lezzetlendirilmiş bir tat...
İsterdim aynı tadın, milyonlar tarafından da "yazı"ya duyulan hayranlık peteği içinde paylaşılmasını...
Romanları şimdiye dek 45 dile çevrilmiş olan Orhan Pamuk'u, kendi ülkesinde anadili Türkçe olanlardan, daha çok benimseyenler çıkacak tüm dünyada neredeyse...
***
Politikacılar, kendilerini aşırı abartmalarına karşın, ikinci sınıf insanlardır.
Caddelerde ayaküstü bir anket yapılsa, son 80 yılda gelmiş geçmiş başbakanlardan kaç tanesini sayabilecek ki insanlar?..
Bir de Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış yazarlardan birkaçına bakalım:
André Gide, William Faulkner, Bertrand Russell, Albert Camus, Boris Pasternak, John Steinbeck, Pablo Neruda vs...
Şimdi artık onların arasında, ilk kez bir Türk yazarı da var Orhan Pamuk...
Bayrakların direklerini ne kadar yükseltirseniz yükseltin, bayraklar o ülkeden ilk kez Nobel ödülü almış bir yazar kadar görünemiyor dünyadan...
Bunu anlamak o kadar zor mu kuzum?
***
Türkiye'nin yaşamış olduğu gerçeklerle, içinde bulunduğu gerçekleri, şeffaflıktan yoksun tutmaya, azmi cezmi kastetmiş görünen politikacılar, neden bu kadar öfkeleniyorlar ki, politik söylemlere biraz da kuşku pudrası eken yazarlara?
***
Bir politikacı, son 80 yılda Hazine'den geçinmeli bürokratların iç ve dış gezilerine ödenmiş harcırah toplamının, kaç yüz milyar dolar olduğunu saklamalı mıdır halkından?
Yahut son 80 yılda resmi araba alımlarıyla bakımlarına kaç yüz milyar dolar harcanmış olduğunu?
***
Ne var sanki bütün bunlar kitlelere açıklansa...
Beyinleri buzlanmak istenmiş yığınların, nasıl ve kimlerden kazık yediği ortaya çıkar diye mi korkuluyor?
Aynı toplumun yazarları da, ortak mı olmalılar çağdışı bir oligarşinin demode horozlarıyla?
***
2006 yılı Nobel Edebiyat Ödülü bir Türk yazarına, Orhan Pamuk'a verildi...
Nihayet görebildim böyle bir günü de...
Orhan'cığım kutlar, yanaklarından öperim; medeni cesaretinle de bin yaşa...
Önce mimar olmak istemiş , üç yıl okumuş vaz geçmiş...( yememiş) , bitiremeyceğini anlamış..
Bir mimar olarak böyle birinin mesleğimize katılmaması çok sevindirici..Bizim okulda yıl sonu finallerinde projelerimiz yapar , jurinin ( prof konseyi) önüne koyardık . Jüri beyenmediği öğrencilere hitabı ise aynen şöyleydi;
-Sizin mimar olamanız ülkemiz için çok zaralı olur derlerdi...
Mimar olamadı ama ülkemiz için zararlı olmayı başardı..
Nobeli hak edecek nice Türk yazarları vardı , görülmedi.
Beyefendinin başarısı siyasal yalaklıkdır .
Maliye , kazandığı para ödülünden vergi almalı, alınan paraylada soykırım iddasının yalan olduğunun ispatlanmasında harcanmalıdır.
necib mahfuz.
ilginctir doguyu batinin gormek istedigi gibi gosteren doguluya gider bu oduller eger batili bir aday parlamiyorsa ya da ozgurlukcu soylemlere.
soljenitsin, pasternak da ornek bunlara.
ama en iyisi satre'dir. reddetmistir. kurumun alasagi/desifre oldugu zamanlardandir. bulabilirsem yaptigi konusmayi yollarim.
ne saglam durustur o ironiye bakin ki fransizdir:)
bir zamanlar aytmatov asigiydim. onun da adi vardir kirgizistandaki yankisina bakmak lazim.
saygilar.
sartre, cezayir'in tarafini tutmustur fransa-cezayir savasinda. baris odulune konu olan durus bu olsa gerek.
bir nevi fransanin vatan hainidir.
bunun etkisini gozardi etmek safiyanelik olabilir.
cok manidardir, soyle demis:
"dusunce ozgurlugunden yoksun olmak, dusundugunu söyleyememek değil
hic dusunememis olmaktır."
saygilar.
yaşamda bir takım öncelikler vardır, vatan millet olmanın bir takım özellikleri vardır, hiç bir milletin geçmişi pırıl pırıl değildir, tabii ki doğruluktan dürüstlükten ve gerçeklerden yana olucaz ama dediğim gibi öncelikler var. Sen önce bu vatana millete bağlılığını bildir, gerçek yerini, duruşunu yüreğinle samimiyetinle göster, daha sonra yaptıklarının söylediklerinin bu ülkeye faydalarını anlat, ben de seni alkışlayayım. Ama Hadepliler gibi yüreğin farklı sözlerin farklı gizli gizli yaptıkların farklı olursa bu millet seni seni kabul etmez, bu millet evet cahildir ama bazı duyguları vardır ki onları cahillikle örtemezsiniz, yeri ve zamanı geldiğinde millet olmanın ne olduğunu gösterir.
bu milletin onayını almadan ikna etmeden hiç kimse bu ülkenin menfaatlerini savunmaya kalkmasın, Atatürk zamanında bu millet daha cahildi ama kimin yüreğinde ne vardı çok iyi biliyordu ve O'nun arkasından gitti, gitmeye de devam edicez.
WASHINGTON TIMES: ""NOBEL BİLE SİYASETTEN KAÇAMADI""
Romancı Orhan Pamuk'un bu yılki Nobel edebiyat ödülüne layık görülmesi ABD basınında geniş yankı bulurken, aşırı sağ eğilimli Washington Times gazetesi, ""Nobel bile siyasetten kaçamadı"" yorumunu yaptı. Gazetenin yorum-haberinde, ""Bu post modern Türk romancısı, geçen yıl büyük şöhret kazandı, ancak eserlerinden çok, ülkesinde Türklüğe hakaret suçundanyargılanmasından dolayı"" ifadesi kullanıldı.
Washington Times, Amerikalıların, bu yılki tıp, fizik, kimya ve ekonomi dallarında Nobel kazandığını, ancak edebiyat alanında ödülü kaçırdığına dikkati çekerken, gazeteye konuşan yayıncı Roger Kimball, İsveç KraliyetAkademisi'nin edebiyat dalında Nobel ödülleri için ""Üçüncü Dünya ülkelerinden"" gelen yazarları tercih etmesinden şikayet etti. Gazete, 54 yaşındaki Pamuk'un Nobel ödülünü kazanan en genç yazarlar arasında olduğunu kaydetti.
Los Angeles Times gazetesi ise Orhan Pamuk'un Nobel ödülü için seçilmesi konusunda, ""kısa süre önce cezaevine girme tehlikesi altındayken, o zengin birmelankoli içeren romanlarıyla şimdi bir Nobel sahibi"" ifadesini kullandı. Gazete, ""Pamuk'un sanatı geniş övgü görüyor, ancak birçoklarına göre siyasi eylemciliği, İsveç Kraliyet Akademisi'nin kararının arkasında yatıyor"" yorumunuyaptı. Los Angeles Times, Pamuk'a diğer Türk yazarlarından ve hükümetten kutlamaların yağdığını, milliyetçi çevrelerin ise tepki gösterdiğini yazdı.
casaubon
13-10-2006, 10:35
Bundan yaklaşık 15 sene kadar önce başladım Pamuk'un romanlarını okumaya. Ondan sonra ilk kez geçen sene tekrar okudum. Gittim bütün romanlarını aldım (ama korsandan. para kazanmasın diye). Birincisi inanılmaz kötü bir yazar. Ne dediği, neyi anlatmaya çalıştığını anlamak zor. Yazıları ne kadar anlaşılmaz olursa o kadar iyi olacağı gibi garip tarzı var. Tüm romanları içinde okunulası tek romanı Cevdet Bey ve Oğulları.
Şimdi biz böyle bir kötü yazarın nasıl oldu da Nobel'i aldığını tartışıyoruz değil mi? Vardığımız sonuç Sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili söylediği sözler.
Peki bu adamın reklamını kim yaptı dersiniz? Tabi ki biz.
Ceza almayacağını bile bile açılan davalar, o davalara gelen ve naklen yayın yapan dünya medyası, davaları izlemeye gelen AB yetkilileri ve yabancı sivil toplum örgütleri vs vs. Bütün bunlar bu adamın işine yaradı. Kaybeden yine biz olduk.
Şimdi aynısını Elif Şafak isimli bir başka kötü yazara yapıyoruz.
Buna Ters Manyel denir.
Ve bunu yapanlar da bunu bilerek yapıyorlar.
Orhan Pamuk'un gözümde zerre kadar değeri yoktur.
Aynı Türk halkının gözünde olduğu gibi.
Ancak reklamını yapmasak daha iyi olacaktı.
Kitaplarını almayalım olsun bitsin.
SALESMAN
13-10-2006, 10:43
mısırlı bı yazarın romanına verılmıstı nobel yıllar once, romanın konusu mısırın arka sokaklarında yaşanan yasak pis ilişkilerdi. ilginc
necip mahfuzun midak sokağı adlı kitabı o ..ben okumuştum konusu fahişelik yapmak zorunda kalan kahireli bir kadının kendi akrabaları tarafından öldürülmeye çalışılması denilebilir; bizim töre cinayetleri benzeri bir meseleyi işleyen bir romandır
Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk'un, 16 Ekim Pazartesi günü Minnesota Üniversitesi'nde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir konferans vereceği açıklandı. Daha sonra üniversitenin internet sitesinde bugün yapılan açıklamada Pamuk'un vereceği konferansın bu yılın sonunda belirsiz bir tarihe ertelendiği duyuruldu. Duyuruda ertelenme nedeni olarak ödülün açıklanmasının etrafında dolaşan "kötü şöhret" gösterildi.
Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk'un, 16 Ekim Pazartesi günü Minnesota Üniversitesi'nde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili bir konferans vereceği açıklandı. Daha sonra üniversitenin internet sitesinde bugün yapılan açıklamada Pamuk'un vereceği konferansın bu yılın sonunda belirsiz bir tarihe ertelendiği duyuruldu. Duyuruda ertelenme nedeni olarak ödülün açıklanmasının etrafında dolaşan "kötü şöhret" gösterildi.
Hâlâ gurur duymaya devam eden arkadaşlara ithaf olunur.....
Necip Mahfuz, romanları ile Mısır'daki yaşam, ülke tarihi hakkında ipuçları verir. Bir Kahire üçlemesi vardır ki, Mısır'ın yakın tarihini üç nesilin gözünden anlatır. Muhteşemdir. Bir defa okuyacağım sanırım. Hadi Pamuk'a karşı infiali anladım diyelim de, Mahfuz nasıl resmin içine sokuldu, kötülenmeye başladı onu anlayamadım. Nobel Ödülü'nü kötülemek için ödülü alan tüm yazarları mı kötüleyeceğiz şimdi de?
melodici
13-10-2006, 11:19
ruhunu şeytana satmış arkadaş ne diyelim...hayırlısı olsun..
Pamuk'un Ermenilerin ve Kürtlerin katledilisine dair ettigi sözlerine katilmiyorum. Katilmiyorum cunku bu olaylari basite indirgemektir. Ama belki inaniyordur bu sözlerine. Inanamaz mi? Milliyetcilik denen illetin bu topraklardaki insanlarin basina actigi belanin kabahatini tek bir tarafa yuklemektir. Ama bir yandan da sunu biliyorum: gercek bir entelektüelin görevi kiskirtmaktir. Bir konuyu gündeme getirmektir. Bu sayede kiskirtilanlar tartisir, bu süreç içinde sivri kenarlari bilenir ve bir uzlasiya ulasirlar.
.
Eğer basına demeç verip bir ülkeyi "soykırım" ile itham ediyorsanız, elinizde inançtan fazla şeyler olmalı. Ben inanıyorum diye çıkıp demeç veremezsiniz. Bakın adam konferans bile verecek. Soykırım yapmadık demenin de Milliyetçilikle bir ilgisi yok. Tam tersi aşırı batı hayranlığıdır başımıza iş açan. Biz O.Pamuk’un neyini tartışıyoruz, fikirlerini mi? Yazdığınız paragrafta sanki fikirlerini tartışıyoruz gibi bir anlam çıkıyor.
Necip Mahfuz, romanları ile Mısır'daki yaşam, ülke tarihi hakkında ipuçları verir. Bir Kahire üçlemesi vardır ki, Mısır'ın yakın tarihini üç nesilin gözünden anlatır. Muhteşemdir. Bir defa okuyacağım sanırım. Hadi Pamuk'a karşı infiali anladım diyelim de, Mahfuz nasıl resmin içine sokuldu, kötülenmeye başladı onu anlayamadım. Nobel Ödülü'nü kötülemek için ödülü alan tüm yazarları mı kötüleyeceğiz şimdi de?
sayin ikarus,
konu edebiyat nobeli olunca sayin aysunn misirli biri de almisti romanin konusu da soyle soyleydi demisti. oradan konuya giris yapti sayin mahfuz.
sadece romanin konusuna yonelik konusmalar oldu hepsi bu.
kotuleyen eden yok. umarim anlatabildim.
saygilar.
Batılıların övdügü methettigi her kişi kötümüdür,şüpheylemi bakılmalıdır.Bu bakış açısıyla cumhuriyetimizin önderleri hakkında söyledikleri övgü dolu sözleride anlamsız ve art niyetlimidir?o dönemin konjöktürü ışıgında baktıgımızda imparatorlugu yıktıkları için bu övgüleri söyldiklerini mi düşünecegiz.
Batılıların övdügü methettigi her kişi kötümüdür,şüpheylemi bakılmalıdır.Bu bakış açısıyla cumhuriyetimizin önderleri hakkında söyledikleri övgü dolu sözleride anlamsız ve art niyetlimidir?o dönemin konjöktürü ışıgında baktıgımızda imparatorlugu yıktıkları için bu övgüleri söyldiklerini mi düşünecegiz.
Bir konuya da bu kadar tersten bakılabilir ancak.
talleyrand'di sanirim soyle der: 'dilin/kelimelerin gorevi gercegi gizlemektir.'
yazarin anlatmaya calistigi sey kelimelerin/dilin dogasi geregi bir donusum araci oldugu ve nihayetinde dusuncelerimizin kelimeler eliyle ete kemige burundugu ama gercekte sahibine ait olani tam anlamiyla tasimaktan/yansitmaktan noksan oldugudur yoksa soyleyenin bilincli bozusu degildir.
reconstruction hep kayipli yani. ister istemez.
karsida kimbilir ne yankilara yolacar.
sayin ikarus'un 'entelektuelin gorevi kiskirtmaktir'i da buna benziyor.
kiskirtmak bir arac. amac uzlasiya/vuzuha eristirmek. bu amacla gundeme tasimak gerekiyor bunun icin de arac kiskirtma eylemi. yoksa kiskirtmanin kendisine son soz gibi yaklasmak yanlis.
simdi pamuk bunun neresinde demeyin:)
çingeneye beylik vermişler gitmiş ilk önce babasını kesmiş.
bu yazarada ödül vermişler gitmiş kendi milletini kötülemiş...
Batılıların övdügü methettigi her kişi kötümüdür,şüpheylemi bakılmalıdır.Bu bakış açısıyla cumhuriyetimizin önderleri hakkında söyledikleri övgü dolu sözleride anlamsız ve art niyetlimidir?o dönemin konjöktürü ışıgında baktıgımızda imparatorlugu yıktıkları için bu övgüleri söyldiklerini mi düşünecegiz.
sayin tencel,
supheyle yaklasmak daha saglikli neticeler verebilir ama dozajina dikkat etmek gerekir. nacizane tavsiye.
hem ayrica kendi cikariminizi kendinizin yapmasi elbette ki bazi enstrumanlar esliginde en mantiklisi sonra batilinin ne dedigini bilahare okur/dinlersiniz.
cogunlukla tarafgirliklerine sahit olacak ve yanildiklarini goreceksiniz.
ama genellemece yok:)
saygilar.
çingeneye beylik vermişler gitmiş ilk önce babasını kesmiş.
bu yazarada ödül vermişler gitmiş kendi milletini kötülemiş...
nietzsche olsaydi soyle derdi -hayal bu ya:) - :
'adamin ne cingenligi kaldi ne kopekligi.
kiskanmaya basladim.'
saygilar.
ally_mcbeal
13-10-2006, 12:26
Bundan yaklaşık 15 sene kadar önce başladım Pamuk'un romanlarını okumaya. Ondan sonra ilk kez geçen sene tekrar okudum. Gittim bütün romanlarını aldım (ama korsandan. para kazanmasın diye). Birincisi inanılmaz kötü bir yazar. Ne dediği, neyi anlatmaya çalıştığını anlamak zor. Yazıları ne kadar anlaşılmaz olursa o kadar iyi olacağı gibi garip tarzı var. Tüm romanları içinde okunulası tek romanı Cevdet Bey ve Oğulları.
Şimdi biz böyle bir kötü yazarın nasıl oldu da Nobel'i aldığını tartışıyoruz değil mi? Vardığımız sonuç Sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili söylediği sözler.
Peki bu adamın reklamını kim yaptı dersiniz? Tabi ki biz.
.
yazılanlar arasında aradığım buydu... benim tek denemem oldu; benim adım kırmızı romanına başladım ve hiç sarmadı, aynı şekilde bir iki kişiden daha duydum; ne kadar kendilerini zorlasalar da okuyamadıklarını ve kitaplarını beğenmediklerini....
biz muhteşem eleştirmenler olmayabiliriz ama okumayı seven ve kıyas yapabilen kişiler olarak beğenmediysek pek te beğenilecek bir yanı yok demektir diyorum. şimdi bu ödülün verilmesinin altında siyasi bir amaç olduğunu düşünmek yanlış mı?
Hala yamukyanı destekleyen yazılar var anlamak mümkün degil ve hala edebiyat yapılıyor ermeni uşagı savunuluyor,
Ödül tamamen siyasi olarak verilmiştir. Batıda kutlayanlara bakın siyasi yönünü mü ön plana çıkarıyorlar edebi yönünü mü ? ropörtajlarda ısrarla sorulan konu nedir acaba ? Ayrıca eleştiri dozunu artıracağı sinyallerini veriyor. Nobel'in verdiği güçle. Bir çeşit dokunulmazlık.
2 kitabını okumuştum. Edebi yönü iyidir kötüdür tartışılır. Ancak tartışılmayacak bir gerçek varsa o da, o.pamuk'a ödülün "ermeniler" hakkındaki görüşünü açıkladıktan sonra verildiğidir. Önce değil (?)
Bu ülkede en kolay kullanılan sözcük ne yazı ki bu "Vatan Haini"kolay tahrik edici ve etkileyici birde "Allak için vurun" sözcükleri değilmi? Bunların dışına neden çıkamıyoruz. Düşünsel sığlıktan mı? Evet ne yazık ki...
Orhan Pamuk eleştirilecekse onun yazdığı romanlar konu yapılarak ortaya serilir.
Ya da düşünceleri ortaya serilip "işte bunları bunları"demiştir ve bunları da bu amaçla söylemiştir denilerek eleştiri yapılabilinir kanımca. Söyledikleri de o amaçlamı söylediğine ilişkin kanıtları ortaya koymak gerek.
Böylesine aydın insanların bir arada bulunulduğu forum (övünülen) sayfasına da bu yakışırdı.Yoksa caht vari yaklaşımlarla,"aha nasılda lafı yapıştırdım" anlayaşıyla bir yere varılabilineceğine inanmıyorum.Bu sığlıktır, boş konuşmadır.
Böyle olduğu içinde bir çok insan düşüncelerini (olumlu-olumsuz)buraya yazmamaktadır.
Eğer lafa "Vatan Haini" diye başlarsanız,"kına yaksın"la bitirirseniz bu ancak "Türkün Türke ajitasyonu olur."
"Durun meseleye tek bu yönden bakmayalım ,birde işin bu yönü var"diyen insana dahi tahamül edilemediği yerde ne düşünebilinir ki...
Bu ülkede yeteri kadar Vatan haini icat ettik bu güne kadar,bu kadarı yeter sanırım.Ki "vatan haini" ne demek. Herkes herkesi bir anda bu sıfata sokabilir.
Vatan sırlarınımı sattı,ülkemize fiziki şidet mi uygulandı, uygulayanlara hizmet mi etti de benim haberim yok.
Kolay olanı değil zor olanı bana anlatın,anlatın ki beynim gelişsin..
yazılanlar arasında aradığım buydu... benim tek denemem oldu; benim adım kırmızı romanına başladım ve hiç sarmadı, aynı şekilde bir iki kişiden daha duydum; ne kadar kendilerini zorlasalar da okuyamadıklarını ve kitaplarını beğenmediklerini....
biz muhteşem eleştirmenler olmayabiliriz ama okumayı seven ve kıyas yapabilen kişiler olarak beğenmediysek pek te beğenilecek bir yanı yok demektir diyorum. şimdi bu ödülün verilmesinin altında siyasi bir amaç olduğunu düşünmek yanlış mı?
Çok kitap okuyan birisi değilim.Kendi uğraşlarımdan fırsat buldukca da okurum.Bu zatın yazarlığı konusundaki yazdıklarınızdan sonra iyikide okumamışım diyorum.Bu ödül denen şey madalyamı veya bir kağıt parçasımı bilmiyorum ama bildiğim bir şey var.Oldukca yüklü bir para ödülü.Millete küfret paralarıda o milletin gözüne baka baka yee..Bir iki arkadaş zatı fikir özgürlüğü ayağına savunmaya çalışıyor...Demokrasinin beşiği denen ülkenin yaptıklarını görmüyormusunuz....
yazılanlar arasında aradığım buydu... benim tek denemem oldu; benim adım kırmızı romanına başladım ve hiç sarmadı, aynı şekilde bir iki kişiden daha duydum; ne kadar kendilerini zorlasalar da okuyamadıklarını ve kitaplarını beğenmediklerini....
biz muhteşem eleştirmenler olmayabiliriz ama okumayı seven ve kıyas yapabilen kişiler olarak beğenmediysek pek te beğenilecek bir yanı yok demektir diyorum. şimdi bu ödülün verilmesinin altında siyasi bir amaç olduğunu düşünmek yanlış mı?
O.Pamuk 3 kitabını okumuştum. Kitap okumayı çok severim ama O.Pamuk kitaplarını değil. Ödül alacak kitaplar yazmadı, ödül Türkiye hakkında söylediklerine verildi.
skinnypuppy
13-10-2006, 12:51
yazılanlar arasında aradığım buydu... benim tek denemem oldu; benim adım kırmızı romanına başladım ve hiç sarmadı, aynı şekilde bir iki kişiden daha duydum; ne kadar kendilerini zorlasalar da okuyamadıklarını ve kitaplarını beğenmediklerini....
biz muhteşem eleştirmenler olmayabiliriz ama okumayı seven ve kıyas yapabilen kişiler olarak beğenmediysek pek te beğenilecek bir yanı yok demektir diyorum. şimdi bu ödülün verilmesinin altında siyasi bir amaç olduğunu düşünmek yanlış mı?
Bu başlık altındaki gerçekten sadece edebi olan ilk yazıyı yazacağım:
1985 yılında yazmış olduğu Beyaz Kale, 1990'lı yıllarda Amerika'lıların elinde dolaşmaya başlamıştır.
Kitap, konusu ve tarzı ile büyüleyicidir.
1990 yılında yazılmış Kara Kitap 90'lar İstanbul'unu, hiç beklenmedik yerlerden İstanbul'un tarihine de bağlayarak sıkı ve çetrefilli bir öykü içinde anlatan, ilk sayfadan itibaren sizi İstanbul gibi içine çekip yutan ve bittiğinde, insana, "bu kadar karışık bir romanı nasıl oldu da bağladı, biraz daha olsa da biraz daha okusam" dedirten dahice yazılmış bir kitaptır ve bence Nobel ödülüne layıktır.
Orhan Pamuk tipik bir ikizler burcu olarak zıtlıklarla, kelimelerle, karışık cümlelerle oynamaya bayılır ve kelime tekniği bence eşsizdir. Gene, tipik bir ikizler burcu olarak çift kişilikli karakterlerle veya iki ayrı karakter içinde vücut bulan kişiliklerle oynamaya da bayılır.
Lakin, Orhan Pamuk'un günümüz Türkçe'sinin en uzun ve en şairane cümlelerini ustalıkla kurabilme yeteneği ne yazık ki, "Benim Adım Kırmızı'da" "Bunu yazsa yazsa ben yazarım" şeklinde bir virtüoz mastürbasyonuna dönüşmüş (müzikle uğraşanlar bu semptomu iyi bilir) ve bu romanında yazarın tekniği, içeriğin önüne geçip eski okuyucularını (ben de dahil olmak üzere) bir miktar kendisinden soğutmuştur.
Diğer kitapları için bir yorum yapamayacağım, çünkü Benim Adım Kırmızı'dan sonra Orhan Pamuk'a hep ihtiyatla yaklaştım ve Beyaz Kale öncesi ve Benim Adım Kırmızı sonrası kitaplarını okumadım.
Lakin, "ben okumayı severim," "edebiyat iyi birşeydir," "Türk romanı işte böyle yazılır," gibi cümleleri kendine yakın hisseden her vatandaşın Kara Kitap'la uygun bir yerde uygun bir zamanda kendisine bir randevu ayarlaması oldukça ödüllendirici olacaktır.
Kara Kitap'ı okumadan yapılan Orhan Pamuk yorumları kahve geyiğinden ibarettir.
Saygılarımla,
ally_mcbeal
13-10-2006, 12:52
YILMAZ OZDIL'den....
Ağlama, çalış...
Yoğurt...
En sevdiğim kelimedir.
Biz icat ettik.
Adını da biz koyduk.
Dünyanın neresine giderseniz gidin, yoğurdun üzerinde yoğurt yazar.
İnsan, gurbet ellerdeki marketleri gezerken, rafta, emmioğlunu görmüş gibi olur.
Ama yoğurt dışında, insanlığa pek katkımız olduğu söylenemez.
Bu nedenle, tıp, fizik, kimya ve barış Nobel'leri sayılırken, bizi hatırlayan pek olmaz.
Çünkü "sahte para" icat ederek, kimya ödülü almak mümkün değil.
SSK'yı soymak için erkeklere sezaryen faturası keserek, tıp ödülü almak da imkansız...
Ya da ne bileyim...
"Pinpon topu titreyince deprem olacağını anlıyoruz" diyene, fizik ödülü vermiyorlar.
Geriye ne kalıyor?
Edebiyat Nobeli.
Gidin kitapçılara...
Şaheser dolu.
Kimi, Nişantaşı'nda nasıl suşi yediğini karalamış, "roman" diye satıyor.
Kimi, gazete köşesindeki eski yazılarını ciltleştirmiş, "öykü" niyetine kakalıyor.
Nasıl doğurduğunu kitaplaştıran bile var...
Zannedersin Hazreti İsa'yı doğurdu kadın.
Bu yüzden çok önemsiyorum Orhan Pamuk'un Nobel'e aday olmasını...
Evet, "Türkler 1 milyon Ermeni'yi ve 30 bin Kürt'ü öldürdü" dediği iddia ediliyor.
Hatta bu yüzden yargılanıyor.
Hatta bu yüzden...
Nobel'i alabilir.
Öfkelenirsin, sevmezsin, okumazsın... Ayrı konu.
Ama gurbet ellerde kitapçı gezme merakı olanlar, Türkiye'den sadece onu görüyor...
Market rafındaki yoğurt gibi.
Böyle yazmışım 2 yıl önce.
Ve, Pamuk, Nobel'i aldı.
Fransa'daki rezaletle birleştirince, bugünkü durumumuz özetle şudur:
"Soykırım yoktur" diyene...
Hapis.
"Soykırım vardır" diyene...
Nobel.
Orhan Pamuk, 1 milyon Euro alacak.
Biz, adam başı, birer yıl yatıp, 45'er bin Euro ödeyeceğiz.
Hazindir.
Lütfen, hiç kimse çıkıp, "edebiyat ödülüdür" falan demesin.
Ödül, siyasidir... Kasıtlıdır.
Ama bu hazin durum, şu gerçeği değiştirmez...
Var mı "soykırım yoktur" u belgelerle, kanıtlarla "tüm dünyaya" haykıran, edebiyatla anlatan bir tane Türk yazar?
Yok.
Çıkarabilmiş misin, Orhan Pamuk'a rakip?
Çıkaramamışsın.
Ağlamayacaksın o zaman.
Bu iş yumurta atmakla olmaz.
Fransa gibi bir süper gücü, yumurta kapıya dayandıktan sonra tehdit etmekle de olmaz...
Lobiyle olur.
Halkla ilişkilerle olur.
"Adam satın almakla" olur.
Akılla olur.
Hukukla olur.
Dünyanın dört bir yanındaki Türkler'i... Heba ettiğin, hiç ilgilenmediğin. .. İnanılmaz insan gücünü organize etmekle olur.
uygulayanlara hizmet mi etti de benim haberim yok.
Kolay olanı değil zor olanı bana anlatın,anlatın ki beynim gelişsin..
Evet uygulamak isteyenlere hizmet etti. Bunun fiziki şiddet olması gerekmez, hoş fırsat verilirse onu da uygulamaktan çekinmeyeceklerdir. Biz bu kadarını yazalım gerisini kendiniz bulun.
ally_mcbeal
13-10-2006, 13:02
sn yılmaz özdil e şunu sormak isterdim: tr de gerçekten iyi yazarlarımız var, bunlardan biri ermeni soykırımı olmadığını ve o dönemdeki olayları etkileyici biçimde romanlaştırsa bile acaba batı buna ne kadar önyargısız yaklaşabilecektir?
biliyoruz ki önyargıyı kırmak atomu parçalamaktan daha zordur.
ama son paragrafa katılmamak mümkün deil.
SALESMAN
13-10-2006, 13:54
Bu başlık altındaki gerçekten sadece edebi olan ilk yazıyı yazacağım:
Lakin, "ben okumayı severim," "edebiyat iyi birşeydir," "Türk romanı işte böyle yazılır," gibi cümleleri kendine yakın hisseden her vatandaşın Kara Kitap'la uygun bir yerde uygun bir zamanda kendisine bir randevu ayarlaması oldukça ödüllendirici olacaktır.
Kara Kitap'ı okumadan yapılan Orhan Pamuk yorumları kahve geyiğinden ibarettir.
Saygılarımla,
bende edebi yazına edebi cevap vereyim o halde ;
kara kitabı okumadan orhan pamuğun edebiyatçılığı hakkında yorum yapılması zordur gerçekten ,buna katılıyorum ilk okuduğumda bende benzer değerlendirmeler yapmıştım ,
ama bir ekleme yapayım OĞUZ ATAY'ın TUTUNAMAYANLAR adlı kitabını okumadan kara kitap ve yeni hayat hakkında yazım tarzının ve kurgu stilinin orhan pamuğun kendisine ait olduğu hakkında yorum yapmak yarım yamalak bilgiyle bir esinlemeciyi dahi ilan etmektir ,
bu bakımdan kara kitabı okumadan OP un yazarlığını eleştirmek ne derece geyik muhabbeti ise oğuz atayı bilmeden orhan pamuğun romanlarını özgün ve yeni zannetmekte aynı düzeyde eksik bilgiyle yorum yapmaktır.
bence orhan pamuk başkalarını taklit eden bazı eserlerinde ( beyaz kale) doğrudan çalan ama taklitçiliği dışında iyi yazan iyi bir repreduksiyoncudur tıpkı picassoyu harika taklit eden yetenekli ressamlar gibi ..
bunun dışında orhan pamuk kişisel çıkarları dışında hayatta hiç bir şeyi önemsemeyen ikiyüzlü ve çıkar için manupulasyon yapan zayıf karakterli biri , bir ermeni vatandaş onun söylediklerini söylese o kadar kızmazdım en azından yüreğinden geçeni söylüyor derdim ama ermeni ve kurt meselesinde bilerek yaptığı çarpıtmalar orhan pamuğun kişisel görüşleri değil tamamen menejerlerinin nasıl daha fazla populerlik kazanılır konusundaki önerileriyle söylediği sözler ..
yoksa gençliğinde herkes memleket meseleleri yüzünden birbirini öldürürken onun gençliği kayak , avrupa seyahtleri, resim vs bohem hayat üzerine deneyimlerle geçirmiş, ülkenin en kanlı tartışmalarının yaşandığı dönemde siyasi konuları yada ölen okul arkadaşlarını zerre kadar önemsememiş lay lom bir adamın 50 yaşından sonra ermenilerin ölmesini umursadığını mı sanıyorsunuz ? amerikadaki editörü "orhancım şan şöhret istiyorsan önce hitlerin övmen gerek" dese demekle kalmaz onun ki gibi bir de bıyık bırakırdı"
aziz nesinin "zübük" adlı karakteri ne ise orhan pamuk ta o dur...
Nobel ödüllerinin özellikle edebiyat ve barış ödüllerinin nekadar siyaset içerdiği zaten ortadayken , orhan pamuk ödülü için şaşırdığımı söyleyemem ...
9, 14, 27 ve 31. maddeler burda cokca uygulanmis.
ozellikle 27.
akuarist
13-10-2006, 16:43
YAŞAR KEMAL: Yurtdışında bulunan Pamuk’a bir e mail gönderen Yaşar Kemal şöyle yazdı: “Seni yürekten kutlarım. Hak ettiğin bu ödülü almana çok sevindim. Bundan böyle de aynı tutkuyla yeni romanlar yazacağına güveniyorum. İnandıklarının ardında da inatla durmaya devam edeceğine hiç kuşkum yok.”
DOĞAN HIZLAN: Türk edebiyatının Nobel Edebiyat Ödülü alması roman açısından tabi ki çok sevindirici. Benim açımdan da çok sevindirici. İyi bir Türk yazarın böyle uluslararası bir ödül alması hiç kuşkusuz hepimizi mutlu ediyor. Ama bir de şunu düşünmek gerekiyor ki bu edebiyat ödülü, Türk edebiyatının adının duyulmasını sağlayacak. Ve bir çok kişi Türk edebiyatının diğer yazarlarını da dünya dillerine çevirecek.
ADALET AĞAOĞLU: Fransız Meclisi’nden Türkiye aleyhine bir karar çıkmasının üzüntüsünü yaşarken böyle bir ödül beni sevindirdi. Şimdi herkes Orhan Pamuk’un ardında ne var diye Türk edebiyatını da merak edecek. Pamuk’un kitapları daha çok dile çevrilip okunacak.
HALUK ŞAHİN: Türk edebiyatı adına ne kadar kıvanç duysak azdır. Pamuk bu ödülü zaten hak etmişti. Bu ödülün bugün duyurulmuş olması tam bir önem taşıyor. Hayat böyle. Fransız Meclisi’nde bu kararın çıkmasından sonra Pamuk’un Nobel edebiyat ödülünü kazandığını öğrenmek bu ülkede yaşayanlara bir moral.
Nobel ile birlikte bütün dünyanın gözleri hem Türk edebiyatına hem Türkiye’ye dönecektir. Bu edebiyatın içinde başkaları da olmalı diye düşüneceklerdir. Pamuk nasıl bir edebiyat çevresinden çıktı diye düşüneceklerdir. Böylece çok değerli yazarlarımız da göz önüne çıkacaktır. Türkiye’nin kültür sanat olarak da heba edilmeyecek bir ülke olduğu ortaya çıkacaktır. Pamuk’u yürekten kutluyorum.
AHMET TELLİ: Entelektüel açıdan önemli. Bu Orhan Pamuk’un bireysel çizgisinden çok daha önemli. Bu Türkiye’nin dış dünyaya açılması için bir kapı olabilir. Türkiye’nin gücünü göstermesi açısından önemli.
TUĞRUL ERYILMAZ: Bence Orhan Pamuk son derece iyi bir yazar. Roman tekniğini biliyor keyifle okutuyor. Bütün konularda son derece başarılı. Türkiye’nin topraklarından çıkmış bir ikon. Yaşadığı kenti seviyor, ülkesini seviyor ve son derece evrensel bir yazar. Ona vermeyecekler de kime vereceklerdi.
AHMET ÜMİT: Çok gurur duydum, mutlu oldum. Türk edebiyatı açısından da başarı. Her ne kadar Pamuk düzeyinde güçlü yazarlarımız olsa da onun böyle ödüller alması önemli. Hem Türkiye’nin hem Türk edebiyatının dünyaya tanıtılması açısından olanak sağlıyor.
ÖZDEMİR İNCE: Orhan Pamuk sıradan bir yazardır. Türk edebiyatı roman ödülünü kazanmadı. Orhan Pamuk’a Nobel ödülü verildi. Nobel kazanmış olan Pamuk, Ermeni soykırımını kabul ediyor. Bu son derece önemli bir şeydir. Aşılması gereken ve aşılamayacak bir azman olacaktır. Türkiye satışa çıkarılmıştır, Türk tarihi açık artırmayla satılmıştır. Açık artırmanın en sıfır noktasında satılmıştır. Bundan dolayı utanç duyuyorum. Bunu söylemem lazım.
MURATHAN MUNGAN: Ben çok sevindim. Türkçe yazan bir romancı bu ödülü aldığı için sevindim. Pamuk’la ilgili, edebiyatıyla ilgili görüşleriniz ne olursa olsun onu savunmanız gerektiğini düşünüyorum. Bu ödül bir ölçüde Türk edebiyatına verilmiş bir ödüldür. Bunu alabilecek başka Türkiyeli edebiyatçılar da vardır. Pamuk’un uzun süredir bu ödüle hazırlanan bir program izlediğini düşünüyorum, yazarlarıyla yaptıklarıyla. Bunun keyfini çıkarmaktan yanayım.
ZÜLFÜ LİVANELİ: Çok sevinçliyim. Hem Orhan Pamuk adına, hem Türk edebiyatı adına bu sevincim. Pamuk’a bu ödülün verilmesiyle “Türkiye’nin çağdaş, güçlü bir edebiyatı olduğunun bütün dünyaya tekrar kanıtlanmış oldu. Çok sevinçliyim. Hem Orhan Pamuk adına, hem Türk edebiyatı adına bu sevincim. Çünkü Türkiye’nin yüzyıllardan süzülüp gelen köklü edebiyat geleneği ve çağdaş edebiyattaki gücü, böyle bir ödülü çoktan hak etmişti. Yaşar Kemal de 30 yıla aşkın bir süredir Nobel’e en yakın yazarlardan biri olarak durdu. Ama bunu kişisellikten öte Türk edebiyatına verilen bir ödül olarak da algılamak gerekiyor. Bu bakımdan da çok sevinçliyim.
BAKANLIK’TAN KUTLAMA
Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen, Orhan Pamuk’a Nobel Edebiyat Ödülü verilmesiyle ilgili, “Bakanlık olarak Orhan Pamuk’u kutluyoruz. Sevindiğimizi ifade ediyoruz” dedi.
İsen, Türkçe’nin dünyanın en büyük dillerinden biri olduğunu ve bu ödülün de Türkçe’ye verildiğini belirtti. İsen, şöyle konuştu:
“Bakanlık olarak Orhan Pamuk’u kutluyoruz. Sevindiğimizi ifade ediyoruz. Türkçe, dünyanın büyük dillerinden biridir. Bu ödül, Orhan Pamuk’a verilse de Türkçe’ye verilmiş bir ödüldür. Türkçe’nin dünyada geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayacaktır.”
tabiyy, hitap ettiğiniz şahsın, 4 yaşında kendi kendine okuma yazma öğrendiğini, insan metabolizmasının periyodik olarak oluşturduğu büyük abdest vakitlerinde, tuvalete ansiklopediyle girip n'inci harfden n+1'ci harfe gelene kadar oturduğu yerden kalkmaması sonucu poposunda oluşan kırmızı klozet kapağı izleriyle ve "oğlum yemeğin soğuyor" nidaları arasında, "anne kozmonotla astronotun farkını söyle bakalım" diyerek yırtık dondan fırlar gibi abdesthaneden fırladığını, ilkokulda, öğretmeni, "okuduğunuz kitapların listesini getirin hep beraber sınıfta okuyacağız" dediğinde, getirdiği yaklaşık 200 kitaplık listeyi, bıkmadan usanmadan, yazarlarıyla birlikte tek tek okumak suretiyle, 30 adet genç dimağın o gün sıkıntıdan gebermelerine ve hayatlarının müteakip devrelerinde "aman allahım, hayır korku filmi izleyemem, korkarım" türü psikolojik travmalardan muzdarip kalmalarına sebep olmuş olabileceğini, yaşıtları cin ali okurken, siddharta -herman hesse, günlerin köpüğü - boris vian, gibi kitaplar okuduktan sonra, dişlerini fırçalamadığı için yataktan kaldırılıp zorla sütü içirilip dişlerinin fırçalatıldığını, diş fırçalamayı hiç sevmediğini, tutunamayanlar'ı ve oğuz atay'ı tek haneli yaşlarında tanıdığını, daha sonra çift haneli yaşlarında gene tanıdığını, her iki tecrübede de pek okunur bulmadığını, lakin yazıldığı zaman türkiye'sinin "teknik" olarak fersah fersah önünde olması nedeniyle getirdiği sesi "yiğidi öldür, hakkını ver prensibi çerçevesinde" teslim ettiğini, yazarların ve hayatında herhangi bir şey yaratmış herkesin çok iyi bildiği gibi, sanatın hep varolanı çalmak, uyarlamak, varolana tepki vermek şeklinde tezahür ettiğini, sanatın aynen büyük abdest gibi birşey olduğunu, bilahare sindirilip çıkacak şeyin, beş duyu yolu ile o ana kadar tüketilebilmiş olan sanatın, tüketenin midesinin hazım hacmine göre sindirilip dışarı atılmış bir şekli olduğunu, bir şey üretmeden bir şey yaratmadan, üretilmiş yaratılmış şeylere b.k atmanın, atılan b.kun zıplayıp atanın üstüne geri sıçramasıyla sonuçlanabileceğini, bir cümlenin bu kadar uzun olup da içinde bir adet cümle düşüklüğü içermeyebileceğini, bu cümledeki bütün virgüllerin okumayı kolaylaştırmaya yarayan türkçe yazım araçları olduğunu, ancak, hepsi kaldırıldığında dahi, tecrübeli bir okuyucunun bu cümleyi anlayabilmesi gerektiğini;
valla bu kadar şey başarmış ama bir vatanına milletine hayırlı bir evlat olmayı başaramamış yazık .
insanlarımızın birbirlerinin fikirlerine düşüncelerine saygılı olmadığı bir yerde başkalarını eleştirmesi ne kadar tuhaf dimiii
yada başka deyişle ben haklıyım diye beyni yıkanmış insanlara fikrini yanlışda olsa doğruda olsa kendi hür olması gereken düşünceyi ülkemizi bırak şu kadar insanlar içersinde sunmakda bile zorlanıyoruz.
Herkes şahsi düşüncesini söylesin buna katılırım veya katılmam saygı duyarım buradaki anlatmak istediğim şuan geçen konunun teması değil ama bence herkes fikrini söyleyecek(Demokrasilerde bu vardır) uysada uymasada bu milletin başına herşey konuşmayı beceremediğimizden geliyor ne geliyorsa
ben şunu söylerim konuşandan düşüncesini söyleyen insandan vatan haini olmaz bunu yapamayıp dağa çıkan silah çeken insandan vatan haini olur.
bırakalım herkes fikrini söylesin hakarete gerek yok
Ama şunuda yapabiliriz millet olarak bir referanduma gider biz ülkemizde demokrasi istemiyoruz bizim zaten birbirimize tahammülüm yok ki demekrosiye olsun der herkes susar artık ne gerekiyorsa koyun gibi millet olur yönetiliriz.
Yukarıda bahsettiğim konu her konuda düşünce özgürlüğü ile ilgilidir ne Orhan ne Ermeni meselesi değil sadece insanları tehdit ile baskı ile vatan hainliği ile suçlayarak susturmayalım
seviye seviye seviyeli tartışma en güzeli bu
saygılar
Orhan Pamuk'a Oscar ödülü de verilmelidir.
Yetenekli adam vesselam.
Orhan Pamuk'un Nobel Odulu Almasi Italyan Basininda
Roma (a.a) - 13.10.2006 - Italyan Gazeteleri, Yazar Orhan Pamuk'un Nobel
Edebiyat Odulu Almasiyla Ilgili Haberlere Genis Yer Verdi.
Haberi Ilk Sayfadan Duyuran Gazeteler, Odulun Aciklanmasinin, Fransa
Meclisinin Sozde Ermeni Soykirimini Reddetmenin Suc Sayilmasini Ongoren Yasa
Teklifini Kabul Etmesiyle Ayni Gune Rastladigina Dikkati Cektiler.
"corriere Della Sera" Gazetesi, Turk Romanciya Odul Verilmesini, "nobel
Turkiye'ye Meydan Okuyarak Yazar Pamuk'u Odullendirdi" Mansetiyle Duyurdu.
Mansetin Ust Basliginda Ise "bir Tokat Da Fransa'dan: Ermeni Soykirimini
Reddetmek, Suc Sayilacak" Ifadesine Yer Verildi.
Ic Sayfadaki Haber Basliginda Ise Pamuk'a Verilen Odulun Turkiye'de Farkli
Tepkilere Yol Actigi Belirtildi.
Pamuk, Haber Basliginda, "generallere Ve Islamcilara Meydan Okumaktan
Cekinmemis Bir Istanbul Cocugu" Olarak Tanimlanirken, Yazarin 301. Maddeden
Yargilandigi Hatirlatildi.
"la Repubblica Gazetesi" Ise Ilk Sayfada, "nobel'i 'karsit' Turk Yazar Pamuk
Kazandi" Basligini Kullandi.
Ic Sayfa Da Ise Olayin Turkiye'deki Yankilari Su Ifadelerle Ozetlendi:
"pamuk'un Turkiye'si Ikiye Bolundu. Hukumet: 'tebrikler, Onun Gorusleri
Bizi Ilgilendirmez' Dedi".
Gazetenin, Kultur Sayfasinda Da Pamuk'un Italyanca'ya Cevrilmis Yedi Kitabi
Genis Bicimde Tanitildi. Pamuk, Soz Konusu Yazida, "kokenlerine Surekli
Sadik Bir Yazar" Diye Tanimlandi.
"la Stampa" Gazetesi, "ermenilerin Savunucusuna Nobel Odulu. Soykirim
Konusunda Paris Ankara'ya Meydan Okudu" Basligini Kullandi.
"il Giornale"nin Haber Basligi Ise "ozgurlukcu Turkiye'ye Bir Nobel" Oldu.
Komunistlerin Yayin Organi "il Manifesto" Ise "iki Dunya Arasinda Asili
Kalmis Melankolik Ve Hayalperest Yazar" Basligiyla Sundugu Haberde, "turkiye, Dun
Gunun Kahramaniydi. Fransa Meclisi (sozde) Ermeni Soykirimini Inkar Edenlerin
Yasal Takibata Tabi Tutulmalarini Ongoren Yasayi Kabul Ettigi Saatlerde, Bu
Olguya Degindigi Icin 'turklugu Asagilamak'tan Yargilanan Yazar Nobel Odulu
Kazandi" Ifadesini Kullandi.
(lg-ca)
-aa-
Şu tuvalet kapağından oluşan kırmızı iz çok hoşuma gitmişti..
Sn Modlar böyle ince hicivleri niye siliyorsunuz..Hiciv bir sanattır..
Bence Nobel ödülü Orhan Pamuk nezdinde, Türk edebiyat'ı ve kültüründen evrensel tarzda oluşan yazınına verildi.
Burada politik tercihler varmıdır?Nerede yok ki. Her kurum içinde yaşadığı sistemin kuralarını,istencini göz önüne alarak kararlarını verir.Vatikan Polonyadan papa seçti, daha önceki Nobel ödülerini de hatırlıyalım sonuç aynı yöne çıkar.
Orhan Pamuğun daha önceki beyanatları bugün öne çıkarılıyor.Halbuki Orhan Pamuk orada söyledikleriyle duruşunun bir bölümünü anlatıyordu,bence o kadar önemsenmesi,sadece "bu yanıda varmış"denilmeli. Hayatında ilk kez ülkemizde tartışılan toplumsal,siyasal konuya girdi (onu da doğru düzgün anlatamadı ya) içine de etti.
Bu onun yaşadığı ülkesindendeki sorunlardan bi haber olduğunuda bize gösteriyor. Evet iyi edebiyatçı olabilir ama sadece edebiyatçı olabilir, ülkesinin aydını olduğunu göstermez..Bu ülkede Satre gib aydın bulmak her zaman zor olmuştur.
Ayrıca Nobel Ödülü almak adama sorumluluk getirir,"yok ben bu konulara giremimi" düşünce dünyası anlamaz.Adamı konuştururlar,hemde zorla konuştururlar. Böyle olucanı düşünüyorsam o zaman, Orhan Pamuğun Sefaletini izleyeceğiz demektir.Siz hiç bu ülkede olup bitenden konuşan Orhan Pamuk gördünüzmü?Yaşar Kemal bi ara çıktı (oda Nobel İçin değilmi :D )soluğu isviçrede aldı.Galiba kendileri hala burada yoklar.
Bugün Orhan Pamuğun daha önceki söyledikleriyle Nobel Ödülü'nü almış olduğu söyleniyor.İş bu kadar basit olamasa gerek.Adama bir söz ile o ödülü yidirmezler. Etkisi katkısı varmıdır. Belki vardır ama bu sadece yorumlama.İç düşünce. Kesin yargımızı bunun üzerinde yapmamayız,yapmamalıyız.Gelecek düşünürler için bunu yapmamız gerek.Ben Orhan Pamuktan vazgeçtim gelecek benin için daha önemli.
Sonuç olarak: Orhan Pamuğun edebiyatçılığı bizim dilimizi ve toplumsal tarihten çıkarsamasıyla evrensel olmaya yönelik bir paye verilmiştir.Bu bizim kültürümüzün temelerinin sağlamlığını gösterir. Meselenin bu yönüyle ilgilenirsek,bize ivme kazandırır,zenginleştirir,cesaretlendirir diye düşünüyorum.
Alıntı
Hasan PULUR
Kuş yumurtası üretmek, yumurtaya taş vurmak...
"KUŞ yumurtası üretmek" diye bir deyim duydunuz mu, biliyor musunuz?
Biz duymadık, öğrendik, Şükriye Bilginer, bu deyimi "istihbaratçıların kullandığını" söylüyor.
Peki, neymiş bu deyimin aslı?
"Kuş yumurtası üretmek" şu demekmiş...
***
DİYELİM bir ülkede 20 yıl sonra bir operasyon yapacaksınız. Bu işler öyle ayaküstü, tak fişi, bitir işi gibi olmaz, yirmi yıl sonrası için, bu operasyonu becerecek "provokatörler", kışkırtıcılar lazım.***
EN güvenilir provokatör kimdir?
Kendi yetiştirdiğiniz provokatördür.
İlhan Banguoğlu'nun kulakları çınlasın, Faris, "En iyi casus ana rahmine yerleştirilmiş casustur!" dediği zaman çok gülerdi.
***
NEYSE, şimdi gelelim, kuş yumurtası üretme sistemine...
Kuş yumurtasını üretmek için, yetenekli, ama geleceği parlak olmayan, zayıf karakterli bir "yumurta" bulunurmuş... Çoğunlukla bu üniversite öğrencileri arasından seçilir ve devşirilirmiş... Bulunan "yumurta" aşama aşama önce öğretim görevlisi yapılırmış, yani eski deyimle asistan, daha sonra medya parlatmalarıyla, şirket sponsorluklarıyla ülkede sözü dinlenen unvanlı biri haline getirilirmiş; önce doçent, sonra profesör gibi...Gerekirse tüm araştırma yazıları ve kitapları onun eline hazır olarak verilirmiş, ona düşen, bunların kapağına "Yazan: Filan Feşmekan" diye adını yazmak, unvanını oturtmakmış...
Ülkenin insanları da bu "yumurta"nın yazdıklarını muhteşem eserler diye okur, alkışlarlarmış...
***
ARTIK yumurtanın kuluçka aşaması bitmiş, çatlayıp içinden beklenen kuşun çıkma zamanı gelmiştir. Yumurta çatlayıp kuş uçunca, yumurtadan çıkan kuş öyle şeyler söyler, öyle laflar üretirmiş ki, memleket birbirine girermiş...
"Kuş yumurtası üretmek" buymuş işte...
Kuş yumurtasının içindeki "kuş" hep üniversitelerde mi üretilir?
Haşa, hiç öyle şey olur mu, böyle kârlı bir sektöre kim koşmaz ki?
Yazarlar, çizerler, romancılar, yorumcular, sefir-i kebir eskisi diplomatlar...
***
.........................
h.pulur@milliyet.com.tr
http://www.milliyet.com.tr/2005/09/15/yazar/pulur.html
Orhan Pamuk bir kuş yumurtası mıdır?
FATİH ALTAYLI
Pamuk"un şeceresi
Sabah gazetesinin asansöründe karşılaştığım genç bir meslektaşım "Orhan Pamuk' a neden taktınız?" diye sorunca şaşırdım. Orhan Pamuk'a taktığım falan yok. Sadece bir millete, elinde hiçbir somut veri olmadan, canı öyle istedi diye "katil" damgası vurmasına dayanamıyorum o kadar.
Bu arada arşivimi kurcalarken, aylar önce gelmiş bir bilgiye ulaştım. Onu da sizinle paylaşmak istedim:
"İstihbarat dünyasında 'kuş yumurtası üretmek' metodu vardır. Diyelim ki X ülkesinde bundan 20 sene sonra yapmak istediğiniz uzun vadeli bir operasyon var. Bu operasyon için size çeşitli provokatörler lazım, en güvenilir provokatör kendi yetiştirdiğinizdir. Bu iş için yetenekli ama geleceği parlak olmayan zayıf karakterli bir 'yumurta' bulunur.
Bu genç üniversitede devşirilir ve aşama aşama önce öğretim görevlisi daha sonra da medya parlatmaları ve şirket sponsorluklarıyla ülkede sözü dinlenen bir profesör haline getirilir. Gerekirse tüm araştırma ve kitapları da eline hazır olarak verilir. Ülkedeki insanlar bu kişinin yazdığını sandıkları muhteşem eserleri okur ve ona olan saygıları artar.
Böylece yumurta kuluçka aşamasını bitirmiş ve çatlayıp faydalı-KADROLU bir kuş olma zamanı gelmiştir. Belirlenen zamanda bu profesör medya yoluyla müthiş radikal açıklamalar yapmaya başlar ve tüm ülkeyi karıştırır. Aynı anda kendisi gibi yetiştirilen diğer yumurtalar da farklı faaliyetlere girişirler.
Evet, şimdi de, bu açıklamayla hiçbir bağlantısı olmayan -çok farklı- bir konuya gelelim; Orhan Pamuk'la ilgili son tartışmalar akla bir soru getiriyor: Pamuk neden bu kadar Türkiye karşıtı?
Orhan Pamuk'un tüm ailesi bugün eleştirdiği devletin çok ekmeğini yemiştir. Mesela dedesi Cumhuriyetin ilk mühendislerindendir ve özellikle İnönü döneminde yapılan demiryolu hamlesinde büyük ihaleler alıp kısa zamanda zengin olmuştur.
Orhan Pamuk'un babası Gündüz Pamuk, Amerikan IBM şirketinin Türkiye'ye atadığı ilk genel müdürlerdendir. 1959-1964 arasında IBM firmasının tüm devlet birimlerine ve silahlı kuvvetlere sattığı cihazları pazarlayan kişidir. 1964'ten sonra Koç Holding'de Plan Grubu Başkanlığı yapmıştır. Baba Pamuk, İsmet Paşa'nın yakın dostudur ve SODEP'in kurucularındandır.
Orhan Pamuk'un erkek kardeşi Şevket Pamuk Amerika'da Yale'de ekonomi okuduktan sonra dünyada pek çok üniversitede Osmanlı ve Türkiye ekonomisi üzerine dersler vermiştir. Kardeş Pamuk, İsrail'de bulunan Negev Ben Gurion Üniversitesi'nde, derslerini MOSSAD'ın da ilgiyle takip ettiği 'Ortadoğu Çalışmaları' bölümünde uzun yıllar çalıştı.
Orhan Pamuk 1985-1988 arasında tam üç sene Amerika'da kaldı. Pamuk bu dönemde Iowa Üniversitesi bünyesinde verilen International Writing Program (IWP) isimli çok ilginç bir kursu bitirdi. Kursun amacı dünyanın değişik bölgelerinden gelen ve kendilerinde potansiyel görülen yazarların Amerikan hayatını tanımaları ve kitaplarını yazabilecek güzel bir ortama kavuşmaları. Pamuk'un bu kurstan sonra hayatı değişti. Bu yazar eğitim kursu programının baş sponsoru ise Amerikan Dışişleri Bakanlığı'ydı.
Bir başka ilginç yakınlık; Orhan Pamuk'un yakın dostlarından biri de İsrail kökenli Amerikan gazetecisi Jeri Liberdi. Liberdi, kurucusu olduğu İnsan Hakları İzleme Komitesi'ni temsilen Türkiye'deki insan hakları ihlallerini konu alan bir rapor yazmıştı. Bu raporda Türk ordusunun Kürtlere katliam yaptığı iddia edilmişti."
Bütün bunlar komplo teorisi olabilir mi? Olabilir.
Ama komplo teorilerinin de "düşünce özgürlüğü" kapsamında ele alınması gerekir.
21 Aralık 2005 - 12:53
Türkiye'nin AB hayalinin peşinde her türlü tavizi vermeye hazır olduğunu görenler yeni bir planı uygulamaya koydular.
İlk önce bir vatan haini satılık yazarı gündeme getirdiler. Bu yazara Nobel ödülü karşılığı ülkesini karalama görevi verdiler. Ruhu satılmış Pamukyan da bu görevi en iyi şekilde yerine getirdi ve rüşvetine dün itibariyle kavuştu.
Aynı gün Fransa'dan küstahça bir karar çıkıyor. Bize fikir özgürlüğü, demokrasi, hukuk dersi verenler Türkiye'ye attıkları iftiranın dozunu artıran bir karar alıyorlar. Nerede kaldı AB standartları! Hani AB medeniyet projesiydi, hani bizi çağdaşlığa ulaştıracaktı! Hepsinin palavra olduğu bir kere daha görüldü, ama gözü kapalı AB hayranları eminim hala bu hayalin peşinden koşmaya devam edecekler....
AB bize çok şey kazandırmış! Kazandırdıklarını hemen söyleyeyim:
- Fikir özgürlüğü adı altında bölücülerin ve vatan hainlerinin daha kolay hareket etmesini sağlayacak yasalar çıkarıldı.
- 70 milyonun sorunlarını bıraktık, azınlıkların vakıfları, malları, kiliseleri ne olacak onun derdine düştük. Azınlıklara imtiyazlar artırıldı.
- Patrikhane nasıl Vatikan türü bir devlet modeline kavuşabilir diyerek bu konuda formüller arayışına başladık.
- Yabancıların mülk edinmesini kolaylaştırdık, kurtarılmış bölgeler oluşturulmasının yolunu açtık.
Ama sağlık, eğitim, adalet (fikir özgürlüğü saçmalığı dışında), güvenlik gibi 70 milyonu bizzat ilgilendiren konularda ise elle tutulur hiçbir gelişme sağlanamadı. Reform adı altında sunulan saçmalıklar, aslında bir avuç gayrimüslim azınlığa daha fazla imtiyaz sağlamaktan başka hiçbir işe yaramadı.
ABnin hayatımıza kattığı somut hiçbir kayda değer gelişme görmüyorum. AB süreci aslında Türkiye'nin milli çıkarlarıyla ilgili konularda taviz koparmak amacı güden bir safsatadan başka hiçbir şey değildir.
Peki bu süreçte başka neler oldu:
- Kıbrıs'ta inanılmaz tavizler verilmeye başlandı.
- Terör tekrar hortladı, ABli temsilciler Ankara'dan sonra Diyarbakır'ı gayriresmi başkent ilan ettiler. Her temsilci Diyarbakır'a uğramadan ülkeyi terketmez oldu.
- Sözde Ermeni soykırımı iftirasına Hükümet ses çıkaramaz oldu.
- Palazlandığını hisseden Patrik küstahça açıklamalara başladı.
- Ruhban okulu gibi 70 milyonun milyonda birini ilgilendiren bir konu gündeme oturdu.
- Fikir özgürlüğü adı altında vatana ihanet edenlerin yargılanmasına müdahale edildi. Mahkemelere ABli temsilciler baskı yapmaya başladılar. Yargı bağımsızlığı tamamen rafa kaldırıldı.
- Ege konusunda Yunan tezlerine teslim olundu.
- Batı Trakya'daki Türklerin ezilmesine ses çıkarılmamaya başlandı.
- Orduya karşı inanılmaz saldırılar başladı, ordu yıpratılmaya çalışıldı. Orduya karşı raporlar hazırlandı.
Türkiye'nin ABye muhtaç olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Asıl AB Türkiye'ye muhtaçtır. İslam dünyasındaki tek laik demokrasi Türkiye'yi kaybetmek ABnin asla işine gelmez. Ayrıca Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya'daki gelişmelerde söz sahibi olmak isteyen bir AB,i Türkiye'nin siyasi desteğine muhtaçtır. Enerji koridorları üzerindeki bir Türkiye, ABnin vazgeçemeyeceği bir faktördür.
Biz elimizdeki kozların değerini bilmez ve AB kapılarında paspas olursak daha çok tokat yeriz. Türkiye'nin tek alternatifi AB değildir. AB; Rusya, Hindistan, Çin, Uzakdoğu kaplanları gibi birçok alternatif arasından sadece bir tanesidir. Yeter ki biz bunun farkına varalım...
Bu Orhan Ermeni soykırımı konusunda herze yemeden, hezeyan savurmadan bu Nobel ödülünü alsaydı da alnını karışlasaydım. Aklıma meşhur olmak için Zemzem kuyusuna işeyen Arap geliyor. Bu ödülü adama niçin veriyorlar iyi düşünmek lazım.
nobel'i bir türk aldı da... (http://www.radikal.com.tr/ozel_resim.php?yol=veriler&resim_tarih=2006/10/13&dosya=cilali.gif&resim_baslik=cilali)
Orhan Pamuk, Ermeni ve Güneydoğu ile ilgili olarak sadece son 2-3 yıldır konuşuyor. Daha önceleri bunlar ilgi alanına girmezdi. Ne olduysa Nobel adaylığı gündeme geldi, onun da tarihe olan ilgisi aleyhimize olmak üzere canlanıverdi. :(
KEYFEKEDER
13-10-2006, 22:41
Nobel ödülünü almak Türkiye cumhuriyeti vatandaşları için çok kolaylaştı şimdi sıra diğer dallardakilerin alınmasında
Çamur at izi kalsın misali çamur at Türkiye'ye Nobel'in olsun diyor sıradaki "yamukyanların" hasretle meydana çıkmasını diliyorum bu sayede bilinçli bir şekilde uyutulan vatandaşlarımızın uyanmasına bir nebze faydası olur diyerekten rastgele diyorum. Yaaaaaaaaap biii nobeellllllllllllllll çamurlu olsuuuuuuuuunnnnnnnnnn.:cool:
it itliğini, yiğit yiğitliğini yapar her zaman...
şu an birileri elimizi kolumuzu bağlamış durumda, elimizden gelenler oldukça sınırlı...
ama unutmamak elimizde,
gün olur devran döner
Böyle bir ödülü taşıyan onurlu vatandaş gibi, gururla taşıyamadıktan sonra aldığı ödülün bir heykelcik parçasından öte değeri yoktur...Koskoca Nobel ödülü bile uşaklık eden yalakalara verilmeye başladı... Sn Nobel saygınlığına bile dinamit patlatıldı...M.Akif yıllar önce boşuna dememiş medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar diye....
ally_mcbeal
13-10-2006, 23:05
az önce arkadaşımın oğlu anlattı ben de buraya not düşeyim: bugün okulda törende orhan pamukun nobel almasından bahsetmiş ve tebriklerle beraber alkışlamışlar. (bizimki katılmamış alkışa tabi) okulun adı, eyüboğlu koleji; istanbulun en güzide kolejlerinden biri...
üzüldüm doğrusu...
normal şartlar altında bu kadar önemli bir ödül bizi çok sevindirebilirdi ve bir türk olarak kendisine sahip çıkabilir, gurur duyabilirdik ama altından gelen kötü kokuları alırken malesef sevinebilmek sözkonusu olamıyor. ben ödülü bir türk aldı gibi bile hissetmiyorum.......
KEYFEKEDER
14-10-2006, 01:48
Yağdır mevlam ödül diyerekten şakır şakır yağan bu ödüllerin tesadüf olmadığını Türkiye' ye çamur atanın ergeç mükafatlandırılacağını ispatlayan bir örnek daha buyurun burdan yakın!!
"Norveç’ten Hrant Dink’e özgürlük ödülü"
Mithat Doğan / OSLO, (DHA)
Norveç’in Molde şehrinde 3 yıl önce kurulan Norveç Edebiyat ve İfade Özgürlüğü Akademisi olarak da bilinen Björnson Akedemisi’nin verdiği "Björnson Ödülü"nün, bu yıl İstanbul’da Türkçe ve Ermenice basılan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’e verileceği açıklandı. Akademi’den yapılan açıklamada Ermeniler üzerine yaptığı çalışmalar!!!!!!!!! nedeniyle Dink’in bu ödüle layık görüldüğü belirtildi.
Norveç içi ve dışından bir çok politikacı, yazar, araştırmacı ve gazeteci üyesi bulunan Björnson Akademisi’nin Başkanı Knut Ödegaard, 24 Kasım’da düzenlenecek olan büyük seminerin konusunun Ermeniler olacağını açıkladı. Ödegaard, Björnson Ödülü’nün de verileceği "Avrupa’daki tehir edilmiş küçük millet ve kültürler" konulu seminerin açılış konuşmasını İzlanda eski Cumhurbaşkanı Vigdís Finnbogadóttir’ın yapacağını belirtti. 100.000 kronluk Björnson Ödülü’nün sahibi olacak olan Hrant Dink, makalelerinde ortaya attığı iddialar nedeniyle Türklüğe hakaretten yargılanmıştı. Tidens Krav gazetesinin haberine göre, Björnson Akedemisi’nde gerçekleştirilecek olan ödül törenine bir konser vermek üzere, Paris’ten "Chorale Sipan-Komitas" adlı Ermeni korosunun davet edildiği belirtiliyor.
JoNaThAn
14-10-2006, 03:08
öngörüm, orhan pamuk a kötü 1 muamele yapılabileceğini söylüyor, sırf ortalığı karıştırmak için.türkiyeyi tamamen dışlamak için.türkiyenin, politik konumunu ve ağır başlılığını çok iyi ve net bir şekilde belirlemesi gerekir..sakin cevaplar ve emin tavırlar..3.sınıf dünya ülkelerindeki gibi yakarak,konsolosluk yıkarak değil..herbiriniz eğer gerçekten türkiyeyi seven vatandaşlarsanız, orhan pamuk u nefretle anmayınız.olası olayları anlamaya çalışınız. fransa büyük 1 yanlış yapmıştır. konunun ne olduğu önemli değil. özgürlüğün çıkış noktası sayılan fransa, özgür düşünceye ceza veren yasayı onaylayarak özgürlüğe darbe vurmuştur.türkiyenin bunu kullanması gerekir.. ağırbaşlılıkla..burada bazı arkadaşların, şerefsiz, bilmem nesiz..gibi ifadeler kullandığını görüyorum.küfürün, muhatabından çok sahibini küçük düşürdüğünü bilemesede bu arkadaşlar, öğrenmelerinde fayda var.olgunlaşmak, evrimin gözle görülen en basit yanıdır.
ermeni olayı kullanılacak.devamı gelecek.umarım düşündüğüm olmazda, aklıma esen düşünce, binbir çeşit düşünceden sadece gerçekleşmemiş biri olarak kalır.
saygılar.
Ilhan Kurtoglu
14-10-2006, 04:38
öngörüm, orhan pamuk a kötü 1 muamele yapılabileceğini söylüyor, sırf ortalığı karıştırmak için.türkiyeyi tamamen dışlamak için.türkiyenin, politik konumunu ve ağır başlılığını çok iyi ve net bir şekilde belirlemesi gerekir..sakin cevaplar ve emin tavırlar..3.sınıf dünya ülkelerindeki gibi yakarak,konsolosluk yıkarak değil..herbiriniz eğer gerçekten türkiyeyi seven vatandaşlarsanız, orhan pamuk u nefretle anmayınız.olası olayları anlamaya çalışınız. fransa büyük 1 yanlış yapmıştır. konunun ne olduğu önemli değil. özgürlüğün çıkış noktası sayılan fransa, özgür düşünceye ceza veren yasayı onaylayarak özgürlüğe darbe vurmuştur.türkiyenin bunu kullanması gerekir.. ağırbaşlılıkla..burada bazı arkadaşların, ********, bilmem nesiz..gibi ifadeler kullandığını görüyorum.küfürün, muhatabından çok sahibini küçük düşürdüğünü bilemesede bu arkadaşlar, öğrenmelerinde fayda var.olgunlaşmak, evrimin gözle görülen en basit yanıdır.
ermeni olayı kullanılacak.devamı gelecek.umarım düşündüğüm olmazda, aklıma esen düşünce, binbir çeşit düşünceden sadece gerçekleşmemiş biri olarak kalır.
saygılar.
Türkiye yi seven vatandas ha nedense herkes bu kelimeye siginarak,ne yapiyorsa ,ne söylüyorsa buna siginiyor vatandasmis ha,vatandaslik ha ,siz birde demokrasi dersiniz,özgür düsünce de size hitap eder,küfür muhatabani degil sahibini kücük düsürür müs ha,ama fransa ya bir tek kelime yok acaba ? ACABA mi BANA mi öyle geliyor
JoNaThAn
14-10-2006, 05:05
Türkiye yi seven vatandas ha nedense herkes bu kelimeye siginarak,ne yapiyorsa ,ne söylüyorsa buna siginiyor vatandasmis ha,vatandaslik ha ,siz birde demokrasi dersiniz,özgür düsünce de size hitap eder,küfür muhatabani degil sahibini kücük düsürür müs ha,ama fransa ya bir tek kelime yok acaba ? ACABA mi BANA mi öyle geliyor
fransa güçlü olan..güç dengesi,doğanın değişmez bir kuralıdır. şuan varolan her canlı,güçlü olduğu için evrimini sürdürebilmiştir. sürdüremeyenler yok olmuştur.fransa güçlü.üzerimize geliyor.böyle bir yasa çıkarıyor.türkiyeyi ezerim diyor.küfür acizlerin işidir.eğitimsizlerin işidir.biri sizi ezmeye kalktığında,ağır başlılıkla cevap verirseniz,ağırlığınızı ortaya koymuş olursunuz.sakinlik ve sukunet..politik kazancın hemen hemen tamamıdır.
bu iş öyle gözü kör milliyetçilikle halledilemez.yarın öbür gün orhan pamuk bir cinayete kurban gitse iyimi oldu diyeceksiniz?adım gibi eminim şu sitede bile bunu diyebilecek onca insan var ki..türkiyenin sonunu getirende bu zaten..türkiye şuan hemen hemen kaybetmiş olandır..aslında şuana kadar öyleydi..nezamanki fransa o yasayı çıkardı..yasal hale getirdi..işte tam bu noktada koz türkiyenin eline geçti..küfür etmek yerine, fransanın açığını yakalayıp devamını getirmeli..zeka, öfke değildir.budur.fransa özgürlüğe darbe vurmuştur.artık özgür düşünceyi savunamaz..fransa açık vermiştir..
hala anlayacak mantığınız yokmu?nedemek istediğimi anlatamıyormuyum..kelimelermi yetmiyor,ben mi cümle kuramıyorum..
43 milyon dolarlık ’Pamuk’ ekonomisi
Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan yazar Orhan Pamuk’un bugüne kadar yayınlanan kitapları dünyada 43 milyon dolarlık bir ekonomik büyüklük yarattı. Kitaplarının Türkiye’deki satışından 13 milyon dolar elde eden Pamuk, yurtdışında ise 30 milyon dolarlık satış hacmine ulaşmayı başardı.
NOBEL Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazar Orhan Pamuk, dünyada ve Türkiye’de satılan kitaplarından elde edilen toplam tahmini 43 milyon dolarla da orta boyutlu bir şirketin cirosuna yaklaştı. Orhan Pamuk’un kitaplarının yabancı dillerdeki kitaplarının satışının 1.2 milyon adedi, telif gelirinin ise 30 milyon doları bulduğu tahmin ediliyor. Türkiye’deki toplam 904 bin kitap satışından 13 milyon dolarlık gelir elde edildiği tahmin ediliyor. Bu hesaplamalar gelişmiş ülkelerde bir romanın ortalama fiyatının 25 YTL, Türkiye’de ise 20 YTL olduğundan hareket edilerek yapıldı. Genel uygulama olarak kitap fiyatlarının yüzde 8-12’si arasında değişen oranda yazarlara telif veriliyor. Orhan Pamuk’un tahmini 43 milyon dolarlık kitap satışından tahminen 4.3 milyon dolarlık gelir elde ettiği hesaplanıyor.
12 YILDIR İLETİŞİM’DE: Orhan Pamuk’un kitaplarını 12 yıldır basan İletişim Yayınlarının Genel Müdürü Nihat Tuna, Nobel’in açıklanmasıyla beraber 14.00 ile 17.00 saatleri arasında İstanbul’da 6 bin kitabın servis edildiğini belirtti. Pamuk’un kitaplarının her zaman pirim yaptığına değinen Tuna, satış rakamlarının dünden itibaren tüm ülkede daha da artmasını beklediklerini kaydetti. Tuna, Pamuk’un 2006 Nobel Edebiyat Ödülünü alır almaz kendisini aradığını ifade ederek, "Nihat çok heyecanlıyım, çok mutluyum" dediğini söyledi. Tuna, "Bu durum İletişim Yayınevi olarak bize büyük bir gurur verdi. Gerçekten çok hoş bir duygu. Orhan’ın eserlerine okurun ilgisi zaten her zaman yüksekti. Haklı bir ödül aldı" dedi. 1994’ten beri Pamuk’un eserlerini bastıklarını anımsatan Tuna, bütün kitaplarının toplam 940 bin 105 tiraj yaptığının altını çizdi.
ABD’DE 200 BİN BASKI DAHA: Pamuk’un ABD’deki yayıncısı Knopf, yazarın çeşitli kitaplarının 200 bin baskının daha yapılacağını bildirdi. Knopf Sözcüsü Paul Bogaards, Orhan Pamuk’un, romanlarını İngiliz dilinde kaleme almayan Nobel ödüllü yazarların çoğundan "daha popüler" olduğunu kaydetti. Orhan Pamuk’un "İstanbul" adlı son yapıtının ise 550 bin baskısı daha yapılıyor. Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü aldığının açıklanmasıyla Orhan Pamuk kitapları İsveç’te kapış kapış gitti. Orhan Pamuk’un İsveç’teki kitapevlerinin raflarında bulunan "Kar", "Kara Kitap", "Benim Adım Kırmızı" ve "İstanbul" adlı kitaplarının Nobel Ödülü aldığının açıklanmasıyla tümünün bir kaç saat içerisinde satıldığı bildirildi.
Kitapları Amazon listesinde tırmanıyor
NOBEL Edebiyat Ödülü’nü yazar Orhan Pamuk’un aldığının açıklanmasının ardından İletişim Yayınları gelen siparişleri karşılamakta zorlandı. Düne kadar Orhan Pamuk’un kitapları Türkiye’de toplam 940 bin adet satmıştı. İletişim Yayınları dün 14.00-18.00 saatleri arasında toplam 6 bin kitap dağıtımı yaptı ve stoklarını tüketerek kitapların tekrar baskılarını yapmaya başladı. Kitapları, İngilizce, Almanca, Fransızca yanında Gürcüce, Çekçe, Danca, Japonca, Katalanca gibi 46 dile çevrilen ve 100’ü aşkın ülkede yayımlanan Orhan Pamuk’un üç kitabı dün de dünyanın en büyük alışveriş portalı amazon.com’un çok satanlar listesinde üst sıralara tırmanmaya başladı. Kar 12’nci, Benim Adım Kırmızı 21, İstanbul kitabı da 25’inci sıradaydı.
43 milyon dolarlık ’Pamuk’ ekonomisi
Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan yazar Orhan Pamuk’un bugüne kadar yayınlanan kitapları dünyada 43 milyon dolarlık bir ekonomik büyüklük yarattı. Kitaplarının Türkiye’deki satışından 13 milyon dolar elde eden Pamuk, yurtdışında ise 30 milyon dolarlık satış hacmine ulaşmayı başardı.
.
Asıl Pamuk ekonomisi ülkesine attığı iftira karşılığı aldığı rüşvetten geliyor. Türk düşmanları bu karalamayı milyar dolarlık kampanya yürütseler yapamazlardı. Dolayısıyla Pamuk da kitaplarının satışından elde ettiğinin onlarca katını rüşvet olarak cebe indirmiştir....
İşte gerçek Pamuk ekonomisi.......
http://img181.imageshack.us/img181/2631/101643lc0.jpg
Balo Maskesiz Olsun!
Kimileri ''ortaoyunu''nu maskeli balo ile karıştırıyor.
Ortaoyunu güldürür, bu güldürmüyor.. Maskeli balonun bir gizemi vardır, bu ise sadece çirkinlikleri gizliyor.
Kimileri maskelerin ardındaki gerçeği bilmiyor.. Kimileri ise bildiği halde susuyor.
Ya çıkar gereği.. Ya da korkudan!
Balo maskesiz olmalı ki kimin kiminle dans ettiği bilinsin.. Maskeler inmeli ki o maskelerin ardındaki suratları beğenmeyenler, aldatılmaktan kurtulsun!
Önce, bir romancımızın son kitabının 50 bin adet basıldığı yazıldı. Arkasından kısa sürede 100 binlik bir satışın gerçekleştiği açıklandı.
Derken, çıktığı günden beri ikinci cumhuriyetçi çizgisini korumaya özen gösteren Aktüel dergisi, o romancıyı Türkiye'nin ''bir numaralı aydını'' ilan etti.
Bu romancının adı Orhan Pamuk'tu!
Ben bu ''Büyük'' (!) yazarımızın bir romanını okumayı denemiştim. Başladığım şeyi bitirme konusundaki tüm inatçılığıma karşın, bitirememiştim.
Ama ''Kara Kitap'' basında öylesine övüldü ki ikinci bir deneye girişmekten kendimi alamadım. Ve o çabamda da daha yarıya gelmeden havlu atmak durumunda kaldım.
Tahsin Yücel ve Emin Özdemir gibi, çok saydığım isimlerin bu yazarla ilgili oldukça ağır eleştirilerini anımsadım. Ama beğenenlerin de ''beğenme hakkı''na saygı duydum.
Ta ki... Bir okurum ''Kara Kitap''ta gizlenmiş bir bölüme dikkatimi çekinceye kadar.. ''Çocukluğunda kız kardeşi ile tarlada karga kovalayan sapık bir padişah'' gibi bir anlatım vardı bu bölümde!
Prof. Çetin Yetkin yönetiminde, ''Müdafaa-i Hukuk'' adlı çok değerli aylık bir dergi çıkıyor. İlginç bir rastlantı olarak, derginin Aralık 1998 sayısında, Prof. Fahir İz'in bir incelemesi yayımlandı:
''O. Pamuk'taki Atatürk Anlayışı...''
Meğer benim artık okumayı denemediğim kitaplarında daha neler varmış!
İşte birkaç örnek:
''Sonra kasaba alanına dolanır, Atatürk heykeline sıçan güvercinleri ayıplar...''
''Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu...''
''Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket olduğunu...''
''Sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasına girdiğimizi hatırlıyoruz...''
Sayın İz, 275 sayfalık bir kitapta, tam sekiz yerde ve ''hiç gerekmediği halde'' Atatürk'e sataşıldığını saptamış. Şöyle diyor:
''Bunlar kitaptan çıkarılsa hiçbir şey değişmez. Yalnız yazarın kimi ruhsal gereksinimleri tatmin edilmemiş olur!''
Kim bilir, belki de Orhan Pamuk'un ''en birinci aydın'' ilan edilmesinde, bu incelemenin de büyük katkısı olmuştur!
Bayramın ikinci gününde, Emin Çölaşan ' ın yazısının başlığı ''Halka yalan söylemek'' idi. Önce ''Kara Kitap'' ı okuduğunu ve hiçbir şey anlamadığını yazıyordu. Sonra da Pamuk'un son kitabıyla ilgili yargısını şöyle özetliyordu:
''Bu romanın ilk baskısı 50 bin değil, sadece 3 bin adet. Ayrıca beş günde 100 bin adet satış falan yok. Bunların hepsi reklama dönük palavralar.. Baskıların faturalarını ve devlete ödenen vergilerin makbuzlarını ortaya çıkarsınlar!''
Ben, inandıklarını açıkça savunanlara hep saygı duymuşumdur.. O düşüncelere karşı olsam bile!
Ama o yürekliliği gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya çalışanlara.. oraya buraya ''bityeniği'' sokuşturanlara.. hep tiksinerek bakmışımdır.
Bunu hep zayıf bir kişiliğin, zavallı bir ruh halinin yansıması olarak görmüşümdür.
Oyun maskesiz oynanmalıdır!
Çirkinlikleri gizleyen maskelerin indirilmesini de tüm ''gerçek aydınlar'' görev saymalıdır.. En başta da Cumhuriyet gazetesi görev saymalıdır!
Ve de Pamuk adlı yazarı, isteyen okumalı, isteyen sevmelidir.. Ama ne olduğunu, kim olduğunu bilerek!.. Maskenin arkasındaki gerçek yüzü görerek!..
Ahmet Taner KIŞLALI
27.OCAK.1999
Bu Ülkenin Vatansever leri senin kim olduğunu gayet iyi biliyor.
orhan pamuk nedir? evet nedir orhan pamuk. çünkü belli ki bir edebiyatçının çok ötesinde anlamlar taşıyor çoğumuz için. en iyisi maddeler halinde sıralayayım.
a) iyi bir edebiyatçıdır. hem de çok iyi. kara kitap, sessiz ev, cevdet bey ve oğulları ve hele beyaz kale türk edebiyatının yüz akı kitaplardır. onları okurken aldığım edebi lezzeti çok az kitapta buldum. keza benim adım kırmızı tüm bunların üzerine gelmiş çok çok iyi bir yapıttır. kendi içimde bir sıralama yapacak olursam şunu yaparım: 1-kara kitap 2-benim adım kırmızı 3-beyaz kale 4-cevdet bey ve oğulları 5-sessiz ev
b) siyasi bir tavrı vardır. ve bu tavır devletçi politikalarla uyuşmaz. demokrat olma çabası diyebiliriz. marxist sayılmaz pek. sola yakın duran bir demokratlık ama solculuk da değil. bu yüzden devletçilerin ve kemalistlerin tepkisini çeker. bilhassa kürt sorununda aldığı tavır bu tepkilerin uyanmasında belirleyici olmuştur. bana göre orhan pamuk bu süreçte bazen kimi yanlış adımlar atsa ve hatalı analizler yapsa da genel olarak doğru bir tutum sergilemiştir. ikinci tavrı ise avrupa birliği ile ilgili çıkışıdır. yine bu ab yanlısı tutumu devletçi/kemalist kanattaki tapkileri bileylemiştir. emin çölaşan'ın yazdığı zırvalar bunun gayet nefis dellileridir.
c) iyi bir entelektüeldir. dünya edebiyatı konusunda epey bilgilidir, türk edebiyatı konusunda da öyle. edebiyat kuramları açısından da sağlam bir birikimi vardır. gönül indirip bu konuda makaleler yazsa kanımca ilgiyle okunur ama kendisi bir edebiyatçı olmayı daha fazla tercih eder görünüyor.
d)kötü bir türkçesi vardır aslında. ama hayal gücünün genişliği ve kurmacadaki ustalığı bence bunu örter. ama kitaplarında yine de takır tukur bölümler vardır. bu, hoşgörülecek bir kusurudur.
e) entelektüelliği ve türkçe kusurlu olması antientelektüel cephede onu kolay bir hedef yapmıştır. bu açıdan devletçi kanat ile antientelektüel kanat büyük bir şevkle pamuk karşıtlığında birleşir. antientelektüel kanat türkçesine takılarak yazarı kötüleme yolunu seçmiş, bunda da bir miktar başarılı olmuştur. aslında bu normaldir. antientelektüalizm aslında vasatlıktan beslenir. vasatı iyi imiş gibi sunmaya çalışır çünkü kendisi de vasattır, bunun bilincindedir. bu açıdan emin çölaşan ile hıncal uluç'un aynı kampta buluşması şaşırtıcı değildir, tersine normaldir.
f) paragözdür. evet doğru, satış rakamlarına ve promosyona çok önem verir. solcu (ya da aşırı mütevazi) edebiyatçılara alışmış olan türk okurunda bu doğal olarak garipsenir. aslında yaptığı her yazarın gizlice yaptığını açık açık yapmaktır. çünkü her yazar aslında kitaplarının iyi tanıtılmasını iyi satmasını ister. ancak burada pamuk'un kimi zaman sevimsiz kaçan tavırları vardır ki, bu açıdan yöneltilen eleştiriler haklıdır. fakat bu hali daha önceki saldırıların yarattığı hava ile birleşince pamuk'un imajı için durum daha da kötüleşir.
g) eleştirilerden fazla etkilenir. siyasi tutumu ile ilgili tartışmaları fazla ciddiye almış olacak ki kar romanını yazarken gereksiz siyasi bir kurgu yapmış, sonuçta bence başarısız olmuştur. bence en başarısız romanı da budur. kendisiyle ilgili eleştirilere bence kulağını kapaması gerekir.
h) çalışkandır ve kitapları için emek harcar. en azından benim adım kırmızı'yı okuyan bunu rahatlıkla anlar. o muazzam çalışmanın onda birine bile üşenenlerin eleştiri yaparken daha dikkatli olması bence icab eder.
ı) iyi ki vardır. sıkıcı ve konu fakiri türk romancılığına bir pencere açmıştır. evet çok iyi bir edebiyatçıdır. bence, basitçe, budur.
i) sevmeyen de sevmez, sonuçta bu edebi bir tercihtir.
sn alkazar bu yazı alıntı mı sizin görüşünüz mü, alıntıysa lütfen alıntı yaptığınız yeri belirtiniz
akuarist
14-10-2006, 14:15
Pamuk’un kitapları ‘amazon’u fethetti
Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazar Orhan Pamuk’un, 5 kitabı, “amazon.com” adlı internet sitesinde, en çok satan ilk 100 listesine girdi.
Ödülün açıklanmasından yaklaşık 24 saat sonra Orhan Pamuk’un ‘Kar’ adlı eseri, sitede 12. sırada. Diğer kitaplar ve sıralamaları ise şöyle: ‘Benim Adım Kırmızı’ 21., ‘İstanbul, Hatıralar ve Şehir’ 25., ‘Beyaz Kale’ 71. ve ‘Kara Kitap’ 73.
http://www.ntvmsnbc.com/news/387894.asp
ekselans
14-10-2006, 14:22
Atılgan Bayar: Hayır efendim, hiçbir Müslüman yazar Nobel ödülü almadı henüz. (http://www.haberturk.com/haber.asp?id=2905&cat=110&dt=2006/10/14)
Orhan Pamuk’a Nobel Edebiyat Ödülü’nün verilmesinden sonra, kimi televizyonlarda ve gazetelerde Pamuk’un ‘ödülü alan ikinci Müslüman yazar’ olduğu okudunuz.
Ya cehaletten kaynaklanıyor, ya da ‘wishful thinking’, yani olmasının arzulandığı gibi düşünme alışkanlığından.
akuarist
14-10-2006, 14:27
Susan Sontag, kitapları Türkçeye de çevrilmiş, son derece saygın ve derinliği olan bir yazar/düşünürdür. Bayan Sontag aynı zamanda Amerika'da bir numaralı halk düşmanı ilan edilmiş durumda. Bunun nedeni ne biliyor musunuz; sadece 'Amerika'nın dünyada bu kadar az sevilmesinin nedeni izlediği dış politikadır' demesi. İnanmakta belki zorlanacaksınız ama düşünmeyi biraz başarabilen sıradan bir insanın bile rahat formüle edebileceği son derece rutin bir fikri ortaya attı diye yılların yazarı, düşünürü, Amerika'da halk düşmanı ilan edilebiliyor.
Gerçi Amerikan küçük insanının (Bu yazıda küçük insan kavramı Wilhelm Reich'in kullandığı anlamda, kitlelerin sürü ideolojisini vurgulamak için kullanılmaktadır. Küçük insan kendisine kolay gelen ideolojinin arkasına saklanır, anında sömürücü ve ezici olur) düşünme yetenekleri neredeyse sıfırlanmıştır. Türk sıradan insanının durumu katiyen bu kadar kötü olmamıştır ama yine de küçük insanlar diktatörlüğü dünyanın her yanında aynı ilkelerle çalışıyor. Orhan Pamuk'un bu memlekette yaşadıkları küçük insanlar diktatoryasının kendisine nasıl kurban seçtiğinin lokal bir örneğidir. Hem Susan Sontag hem de Orhan Pamuk en yeni kurbanlardır. Orhan Pamuk Amerika'ya yerleştiğinde eminim ki Susan Sontag ile bir araya gelip yaşadıklarını paylaşacaklardır. Çünkü Susan Sontag da bir P.E.N üyesi (Yazarlar Birliği) New York'ludur. Umarım deneyleri konusunda ortak bir kitap da yazarlar.
AKINTIYA KÜREK ÇEKMEK
Küçük insan diktatörlüğü tarafından ezilmek istenmelerinde Susan Sontag ile Orhan Pamuk'un hiç kusuru yok mudur? Gayet tabii ki vardır. Onlar sıradan insanları ateşleyen duyguları hiçe sayarak, fikir bildirmişlerdir ve bu yüzden de afaroz edilmeye çalışılmışlardır. Bu noktada 'düşünce insanlarının, aydınların doğru davranış biçimi ne olmalıdır' diye bir düşünmemiz gerekecek. Düşünelim ki; gelecek için kendimize daha sağlam bir yol haritası çizebilelim ve bir daha sıradan insanlara teslim olmayalım. Orhan Pamuk bu toplumda kolay kabul edilmesi zor olan konuları yine kabul edilmesi zor olan bir üslupla söylemiştir. Bunlara tepki olmuştur, hatta şiddetli tepki gelmiştir. Hatta ben bile dayanamayıp onu ciddi bir biçimde eleştiren bir yazı yazmıştım. Ben bir düşünürün sadece farklı olmak veya kendini farklılaştırmak için akıntıya kürek çekmeye çalışmasına karşıyım. Çünkü bir insan böyle davranarak aydın olamaz, olsa olsa marjinal, entelektüel hippi olur. Gerçek düşünürü o noktada ayrıştıran şey; sıradan insan diktatörlüğünün düşündüklerine aykırı lafı, duyarlılıkları da göz önüne alıp formüle etmek ve de öğretici olmaya çalışmaktır. Orhan Pamuk bunu yapmadı, tersine bazı lafları gözümüze soktu. Ve beklenebilecek tepki geldiğinde de buna pek hazırlıklı olmadığı ortaya çıktı. Düşünen insanların, kaba insanların tepkisi karşısında cesur olmaları gerektiği yolunda bir beklentim yok ama en azından her laflarının arkasında duracak kadar cesur olmalarını istiyorum. Orhan Pamuk'un siyasi tavırları hep iniş çıkışlar göstermiştir ve bugün kendisine gelen tepkilere de bu nedenle yol açmıştır.
SUSTURMAYA ÇALIŞMAYALIM
Böyle diye ne yapacağız peki, her insan zaman zaman sıradan insan gibi davranabilir. Ben de Orhan'ı eleştiren yazı yazdığımda öyle davrandım ancak sonra Wilhelm Reich'i hatırlayıp sıradan insan saflarına düştüğünü fark etmenin insanı büyük insan haline getirdiğini düşündüm. O yazımın etkilerini de silmek için Orhan Pamuk ile evinde buluşup çok uzun süren bir söyleşi yaptım. 'Aşk, aşk acısı, siyaset, hayata karşı tavır'... akla gelebilecek her konuda konuştuk. Ben onu daha iyi anladım o da beni daha iyi anladı ve birbirimizi eskiden olduğundan daha fazla sevdik.
Bir toplumu sıradan insan tahakkümünden kurtarabilmenin tek yolu konuşmak, anlaşmak, iletişim kanallarını açık tutmaktır. Orhan Pamuk, Nobel'i kazandığı gün bile sevinmemizi çok görüp komplo teorileri kuran insanlar ne yazık ki bu kanalları yine kapamaya çalışıyor. Orhan'ın ödülüne sevinelim, gurur duyalım, isterseniz eleştirilerimizi de söyleyelim. Ama kabalıkla, barbarlıkla onu susturmaya çalışmayalım.
Bu toplumun sıradan insan diktatoryasından kurtulabilmesinin bir anahtarı da Orhan Pamuk'un elindedir. Bunu da unutmayalım...
serdar turgut http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=55470,10,104
bu iş öyle gözü kör milliyetçilikle halledilemez.yarın öbür gün orhan pamuk bir cinayete kurban gitse iyimi oldu diyeceksiniz?adım gibi eminim şu sitede bile bunu diyebilecek onca insan var ki..türkiyenin sonunu getirende bu zaten..türkiye şuan hemen hemen kaybetmiş olandır..aslında şuana kadar öyleydi..nezamanki fransa o yasayı çıkardı..yasal hale getirdi..işte tam bu noktada koz türkiyenin eline geçti..küfür etmek yerine, fransanın açığını yakalayıp devamını getirmeli..zeka, öfke değildir.budur.fransa özgürlüğe darbe vurmuştur.artık özgür düşünceyi savunamaz..fransa açık vermiştir..
hala anlayacak mantığınız yokmu?nedemek istediğimi anlatamıyormuyum..kelimelermi yetmiyor,ben mi cümle kuramıyorum..
Orhan Pamuk cinayete kurban gitse üzülenler de olacaktır, sevinenler de . Bunda şaşılacak bir şey yok, Filistin'de ölenlere bazıları üzülürken bazıları seviniyor. Bunu gayet iyi biliyorsunuz.
Fransa'ya küfür eden hükümet değil, halktır. Hükümet görüldüğü gibi hiç bir şey dememiş ve yapmamıştır. Bundan sonra yapacaklarından şüpheliyim. Küfreden vatandaşın zaten yapabileceği bir şey yok. vatandaş tepkili, tepkisini göstermek istiyor ama nasıl göstereceğini bilmiyor.
Fransa ne açık verirse versin bunu kullanacak siyasiler bu ülkede yoktur.
orhan pamuk eğer gerçekden bi demokrasi adamı ise gitsin fransaya ermeni katliyamı yok desin o zaman başımın tacı olur bir demokrasi adamı olduğu anlaşılır nobel ödüllü bir orhan pamuk olur yoksa,YAMUK....
dealer(sezgin)
14-10-2006, 15:18
ne yaparsa yapsın. benim için artık bir önemi kalmamıştır.
bir insanın dini tercihleri farklı olabilir cinsel tercihleri farklı olabilir. bunlar insan olmanın getirdiği birşeydir. hatalar bizler içindir.
lakin bir ülkenin onuru ile oynanırken aydın olarak mırrr mırrr edip duracağına çıkıp erkek gibi ne düşündüğünü katıldığı ilk uluslararasaı tv yayınında açıklasın sesini çıkarsın.
Seneye ödülü kimin alacağını akşam Hulki Cevizoğlu açıkladı: Abdullah Öcalan:rolleyes:
nobel kazananlara soru sorabiliyormuşsunuz, sanırım yani.
http://nobelprize.org/prog/php/ask_a_laureate/
ne yaparsa yapsın. benim için artık bir önemi kalmamıştır.
bir insanın dini tercihleri farklı olabilir cinsel tercihleri farklı olabilir. bunlar insan olmanın getirdiği birşeydir. hatalar bizler içindir.
lakin bir ülkenin onuru ile oynanırken aydın olarak mırrr mırrr edip duracağına çıkıp erkek gibi ne düşündüğünü katıldığı ilk uluslararasaı tv yayınında açıklasın sesini çıkarsın.
hayır sn sezgin, olay bu kadar basit değil, burda bir ülkenin onuru ile oynanmıyor, bir milletin çocuğu başka bir ülkenin değil ülkesinin çıkarlarını hiçe sayarak kime ve neye hizmet ettiği belli olmadan düpedüz vatanına ihanet ediyor. Bir ülkenin bir milletin menfaatleri herşeyin üzerindedir yani önceliklidir, keşke dünyadaki bütün insanlar dinler milletler ırklar kardeş olsaydı ama insanın yaradılış gereği bu pratik olarak mümkün değildir sadece bir ütopyadır.
Din dediğimiz şey bir birlik değildir, yaratanla insan arasındaki bir meseledir, kişileri bireysel olarak bağlar, somut değil soyut bir kavramdır, inanç meselesidir. Doğruluğu ve gerçekliği kanıtlanmış bir şey değildir. Milletlerin dini olmamalı, kişilerin dini olmalı, bugün yahudiler ırkmıdır dinmidir, birbirine girmiştir, inanç insana doğduğu kültür ve millet tarafından verilmemelidir, bunu adı inanç değil şartlanmadır.
Ama millet olmak vatan olmak bir toprakta birlikte yaşamak farklı şeylerdir ve birlik beraberlik gerektirir, somut bir şeydir, paylaşılan bir geçmiş ve topraklar vardır, varolmak ve bu varlığı devam ettirmek için diğer ülkelere karşı birlik ve beraberlik içinde bu vatanın menfaatlerini herşeyin üstünde tutmalıyız, biz bu topraklarda bu bayrak altında yaşıyoruz, bizden sonraki nesil de burada yaşayacaktır. Ülke geçmişinde ve günümüzde bir takım sıkıntılar olabilir, vardır ya da yoktur demiyorum, bu konuda tarihçiler arasında bir fikirbirliği yoktur, böyle bir şey olmuş olsa bile bunu dünyaya duyurmak ve savunmak bir türk evladının işi olmamalıdır olamaz da zaten, bu milletin çıkarları her şeyin üstünde tutulmalıdır, üstün ırkız mükemmeliz demiyorum ama türküz ve topraklarda yaşıyoruz, sıkıntılarımız tabii ki var ama yurtdışında geçici ve sürekli yaşayanların içindeki vatan hasreti hiç bir zaman bitmez, bittiyse zaten o bu milletten değildir.
Orhan Pamuk un edebiyatını tartışacak değilim, iyidir ya da kötüdür, bu konuda otorite ben değilim ama ben bir türk olarak bu kişiyi türk olarak görmüyorum ve hükümetin tavrını kınıyorum.
_zamazingo_
14-10-2006, 17:21
Kaynak: Radikal http://img177.imageshack.us/img177/8627/resimpm6.jpg
Türk edebiyatı Nobel Ödülü kazandı ama Orhan Pamuk'un aldığı bu ödüle bazıları 'sevinmedi.' Dün bazı gazeteler ödülü coşkuyla verirken bazı gazetelerde ise tereddüt ve neredeyse mutsuzluk hâkimdi
14/10/2006 (927 kişi okudu)
İSTANBUL - Dün Türk basınında sevinç, tereddüt ve öfke hâkimdi. Pek çok gazete, Orhan Pamuk'un Nobel almasını büyük bir mutlulukla okurlarına duyururken, bu gelişmeye mesafeli duranlar ve hatta bunu da Orhan Pamuk'a bir saldırı vesilesine çevirenler de vardı. Kimileri, Orhan Pamuk'u 301'den mahkeme karşısına çıkmaya kadar sürükleyen '1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürülmüştür' sözlerini yeniden hatırlatıp ödülü bu nedenle aldığını savunurken, ödülü sevinçle karşılayan kimi yazarlar da 'tereddütlü' yazılar yazmaktan kendilerini alamadılar. Elbette Türkiye'nin kazandığı bu Nobel'in tadını çıkartanların basının önemli bir bölümü olduğunu da söylemek gerek. Aşağıda 'sevinç yansıtmayan' yazıların dökümünü çıkardık.
CUMHURİYET
Haberi İsveç muhabiri Gürhan Uçkan'ın yazısıyla gören Cumhuriyet, birinci sayfada mesafeli bir tutum takındı. Habere tek sayfa ayrıldı. Orhan Pamuk'un ödül almasından sadece köşelerinde Vecdi Sayar ve Oral Çalışlar, övgüyle söz etti.
HÜRRİYET
Gazete, 'Nobel bir Türk'ün üst başlığıyla çıktı.
Oktay Ekşi: Orhan Pamuk'un bu ödülü almak için yaptığı atraksiyonların da unutulmadığı bir gerçektir. Ne yazık ki Orhan Pamuk Batı dünyasının özellikle "Edebiyat ödülü almak istiyorsan -haklı olmak şart değil- kendi ülkenle ters düşmelisin" kuralını benimseyip uyguladı: (...) Bize gelince... Sayın Orhan Pamuk'a Nobel ile birlikte ahlaki zafiyet ödülü de verilse iyi olurdu diye düşünüyoruz.
ZAMAN
'Nobel Ödülü'ne soykırım gölgesi düştü' başlığıyla çıkan Zaman'da Ali Çolak ödülün önemli olduğu ama çok da tartışılacağı yorumunda bulundu.
VATAN
Sözlerine mi kalemine mi? başlığıyla çıkan Vatan, Orhan Pamuk'un başarısının sevinç yaratamadığını ödülün "Türk kamuoyunun büyük bölümünde 'ülkeni yerin dibine geçir, soykırımcı de ödülü kap' diye algılandığı"nı duyurdu. Gazetenin en sert yazılarından biri Haşmet Babaoğlu'nun kaleme aldığı 'Pamuk'un ödülü ret konuşması' başlıklı yazısıydı.
Haşmet Babaoğlu: (...) berbat, sinsi ve münasebetsiz bir zamanlama bu... (...) Bundan sonra ne popülizmden ne resmi bir makamdan icazet almayı aklımdan geçirmeyeceğim. Baskılar beni yıldıramayacak! Ama karanlık bir tezgah izlenimi verecek uluslararası desteklere de ihtiyacım yok! Hem kişiliğimi hem de sanatımı baskı altına alıp kuşkular uyandıran zamanlaması ve kriteri nedeniyle ödülünüze 'kalbimde yer yok' diyor, beni anlayacağınızı umuyorum..."
Mustafa Mutlu: "Beni ilgilendiren, bu ödülün gerçekten Pamuk'un eserlerine, edebi değerine mi, yoksa onun siyasi tavrına mı verildiği... (...) Ama eğer bu büyük bir başarıdan sonra bile şu anda okumakta olduğunuz yazıdaki gibi kaygılar yaşanabiliyorsa, sokaktaki insanlar bu başarının gururunu hissedemiyorsa, Pamuk'un biraz olsun düşünmesi gerekmez mi? "Tamam ödülü kazandım ama kaybettiklerime değdi mi acaba?" Ödülü kendisine hayırlı uğurlu olsun... Ama ne yalan söyleyeyim beni ilgilendirmiyor!
Güngör Mengi: Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü'nü kazanması havayi fişeklerle kutlanabilmeliydi. Yazık ki bir avuç entelektüel dışında bu büyük olayın coşkusunu yaşayabilen yoktur. (...) Şimdi haklı olarak birçok kimse ödülü Orhan Pamuk'un yazdıklarına mı, söylediklerine mi verdiler?' diye soracaktır.
Ruhat Mengi: Oh, nihayet bir Türk edebiyatçısını fark ettiler ve bugüne kadar gelmiş geçmiş onca mükemmel edebiyatçımızı bir türlü beğenmeyip Orhan Pamuk'ta karar kıldılar. (...) Ne pahasına sorusunu sormadan edemeyeceğim. TV'lerde konuşan ve "Bugüne kadar daha çok siyasetimizle ilgileniyorlardı ama nihayet edebiyatımızla da ilgilendiler" diyenlere de gülmeden geçemeyeceğim. Orhan Pamuk'un sadece edebiyatıyla ilgileniyorlarsa ödülü neden geçen yıl vermediler?
Necati Doğru: Bu birinci sınıf yazar, Türkiye'yi ve Türk milleti'ni uygar dünya önünde sıkıştıran çemberlerden biri olan 'soykırım iftirasını' dile getirenlerin değirmenine su taşıdı. Taşnak Politbürosu'nun önde gelen üyelerinden biriymiş gibi açıklamalar yaptı.
MİLLİYET
Haberi 'Benim adım Nobel' başlığıyla veren Milliyet'te, tek memnuniyetsiz yazar Melih Aşık'tı.
Melih Aşık: Aslında dün Nobel'i Orhan Pamuk kazandı haberi gelince hiç bir şey hissetmemenin çok ötesinde kimi soru işaretleri uyanmadı mı zihinlerde? Bir Türk Nobel'i kazandı... Ne mutluluk? Ama Türk yazarı olduğu ve edebi gücü sayesinde mi, yoksa Türkiye'yi dış odakları memnun edecek şekilde eleştirdiği ve bunu iyi pazarladığı için mi? Nobel Edebiyat Komitesi Tamamen edebi ölçülere ve Nobel ilkelerine göre mi davrandı yoksa politik bir karar mı verdi? Buna benzer konular önümüzdeki günlerin tartışmasıdır...
AKŞAM
'Türk Nobel aldı' başlığıyla çıkan Akşam, tartışmalara da birinci sayfasından yer verdi.
Ali Saydam: Neden doğru dürüst sevinemiyorum acaba... Bir Türk'ün Nobel alması sevinilecek bir şey değil mi? Oysa sevinememe nedenim zaten bu cümle içinde gizli herhalde. Orhan Pamuk'un kendini ne kadar Türk olarak konumladığında, ne kadar Türk kültürünü yansıttığında, ona sahip çıktığında...
Şakir Süter: Bir Türk, ilk kez Nobel Ödülü aldı. Yazarımız Orhan Pamuk, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. İyi de... Niçin içimizde bir burukluk var? Biz niçin bu habere yeterince sevinemiyoruz acaba?
SABAH
Haberi 'İlk kızımı aradım' başlığıyla veren Sabah, Fatih Altaylı'nın 'Sevinsek mi, üzülsek mi' başlıklı yazısını da birinci sayfadan verdi.
Fatih Altaylı: Çok sevinemiyoruz, çok mutlu olamıyoruz. Çünkü Pamuk'u 'bizden biri' gibi göremiyoruz. Tam aksine, ödüle kavuşmak için 'bizi satan' biri olarak, 'yalanlarla milletini suçlayan' biri olarak görüyoruz.
Yılmaz Özdil: Fransa'daki rezaletle birleştirince bugünkü durumumuz özetle şudur: Soykırım yoktur diyene... Hapis. 'Soykırım vardır' diyene Nobel. Orhan Pamuk, 1 milyon avro alacak. Biz, adam başı birer yıl yatıp, 45'şer bin avro ödeyeceğiz. Hazindir. Lütfen, hiç kimse çıkıp, 'edebiyat ödülüdür' falan demesin. Ödül, siyasidir... Kasıtlıdır.
TÜRKİYE Ödülü birinci sayfasında küçük bir kutuyla duyuran gazete içeride de geniş yer ayırmadı.
--------------------------------------------------------------------------------
Dağlarca: Ermeni'yi övmeyene armağan yok
Fazıl Hüsnü Dağlarca: Ermeni'yi övmeyene armağan yok. Ama günün modası bu. Ödülü son alan alan adam da Ermenileri övmüştü. Böylece Nobel almanın yolu herkese gösterildi. Bizim şuursuz Türk aydını bu kafayla giderse daha çok küçülecek. Nobel'in önemi alana göre de değişiyor. İyi yazara değil, birilerinin adamı olana verilir oldu.
Pınar Kür: Şaşırmadığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü yaş olarak Nobel yaşına gelmiş değil bir kere. İkincisi adı edebiyat ödülü olmasına rağmen , genelde politik nedenlerin ağır bastığı bir ödül olarak biliniyor. Dolayısıyla günümüzde Türkiye'nin çok gündemde olması, özellikle bir etken olmuş olabilir. Ama Ermeni soykırımı meselesinin Fransız parlamentosundan geçtiği gün 'Ermeni soykırımı vardır' diyen bir Türk yazarına Nobel'in verilmesini talihsizlik olarak görüyorum.
Alev Alatlı: Gelinen bu noktada Orhan Pamuk şu kadarcık entelektüel namusu varsa ödülü hemen reddetmelidir. Nobel Ödülü ile Fransa'daki Ermeni tasarısının aynı anda geçmiş olması belki Pamuk açısından bir şanssızılıktır ama AB ülkeleri düşünüldüğünde Nobel ödülleri de dahil olmak üzere bu bir tavırdır. Yaşar Kemal'den esirgenen Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk gibi vasat bir yazara veriliyor olması üzerinde bir daha düşünülmesi gereken bir konudur.
Kürşat Başar: Kendisi için çok önemli bir başarı, onu tebrik ediyorum. Kendi hazırladığı bir projedir. Bunun dışında edebiyat kısmı yazık ki, siyasi tartışmaların gerisinde kaldı. Bir yazarın, edebiyatıyla tartışılmasını isterdim. Bunda Orhan Pamuk'un da payı var. Hevesine ulaştığı için daha sonraki konuşmalarının daha farklı olacağını düşünüyorum, ümit ediyorum.
Metin Erksan: Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü alması; Türklük için, Türk Ulusu için , Türkiye Cumhuriyeti Devleti için ağır bir yıkım olmutur. Nobel Edebiyat Ödülü değerini yitirmiştir. Gelecek yol ayrımları ve hesaplamalarla dolu olacaktır.
--------------------------------------------------------------------------------
Kars Belediye Başkanı Pamuk'u tebrik etti!
Devlet Bakanı Ali Babacan: Orhan Pamuk'un Nobel ödülü kazanması çok sevindirici bir gelişme, diğer alanlarda da Türkiye'nin Nobel almasını ümit ediyorum.
TBMM Başkanı Bülent Arınç: Düşünce özgürlüğünü katleden Fransa'daki yasayla ilgili görüşleri nedir?
Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu: 'Kar'ın yazarının Nobel almasına çok sevindik. Kentimizin tanıtımına katkıda bulunmuştur.
Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ali Ercan: Pamuk'a kara lekeli bir Nobel ödülü verilmesi Cumhuriyetimizin ne denli büyük bir hıyanet cephesiyle karşı karşıya olduğunu açıkça gösteriyor.
Ankara Ticaret Başkanı Sinan Aygün: Sayın Pamuk lütfen, hiç vakit geçirmeden çıkınız deyiniz ki Fransa'nın ülkemin üzerine atmaya çalıştığı çamuru protesto ediyorum.
BBP Genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu: Türkler 1.5 milyon Ermeni'yi katletti diyen yazara ödül veriyorlar. Bu bir tesadüf değil.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen: Bir yazarımızın Nobel Ödülü alması ülkemiz açısından güzel bir şey.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik: Dava konusu sözler bir tarafa, Türk yazar olarak kutluyorum.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer: Bir Türk romancısının Nobel ödülü alması hepimizi sevindirdi. Ancak dilerdik ki, Türkiye karşıtlığıyla değil, gerçekten Türkiye'ye, Türk romancısına yakışır eserleri nedeniyle bunu alabilmiş olsun.
Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan: Bu meselede hakikaten siyasi bir değerlendirme var mıdır, yok mudur zaman içinde anlaşılacaktır
Susan Sontag, kitapları Türkçeye de çevrilmiş, son derece saygın ve derinliği olan bir yazar/düşünürdür. Bayan Sontag aynı zamanda Amerika'da bir numaralı halk düşmanı ilan edilmiş durumda. Bunun nedeni ne biliyor musunuz; sadece 'Amerika'nın dünyada bu kadar az sevilmesinin nedeni izlediği dış politikadır' demesi. İnanmakta belki zorlanacaksınız ama düşünmeyi biraz başarabilen sıradan bir insanın bile rahat formüle edebileceği son derece rutin bir fikri ortaya attı diye yılların yazarı, düşünürü, Amerika'da halk düşmanı ilan edilebiliyor.
Gerçi Amerikan küçük insanının (Bu yazıda küçük insan kavramı Wilhelm Reich'in kullandığı anlamda, kitlelerin sürü ideolojisini vurgulamak için kullanılmaktadır. Küçük insan kendisine kolay gelen ideolojinin arkasına saklanır, anında sömürücü ve ezici olur) düşünme yetenekleri neredeyse sıfırlanmıştır. Türk sıradan insanının durumu katiyen bu kadar kötü olmamıştır ama yine de küçük insanlar diktatörlüğü dünyanın her yanında aynı ilkelerle çalışıyor. Orhan Pamuk'un bu memlekette yaşadıkları küçük insanlar diktatoryasının kendisine nasıl kurban seçtiğinin lokal bir örneğidir. Hem Susan Sontag hem de Orhan Pamuk en yeni kurbanlardır. Orhan Pamuk Amerika'ya yerleştiğinde eminim ki Susan Sontag ile bir araya gelip yaşadıklarını paylaşacaklardır. Çünkü Susan Sontag da bir P.E.N üyesi (Yazarlar Birliği) New York'ludur. Umarım deneyleri konusunda ortak bir kitap da yazarlar.
AKINTIYA KÜREK ÇEKMEK
Küçük insan diktatörlüğü tarafından ezilmek istenmelerinde Susan Sontag ile Orhan Pamuk'un hiç kusuru yok mudur? Gayet tabii ki vardır. Onlar sıradan insanları ateşleyen duyguları hiçe sayarak, fikir bildirmişlerdir ve bu yüzden de afaroz edilmeye çalışılmışlardır. Bu noktada 'düşünce insanlarının, aydınların doğru davranış biçimi ne olmalıdır' diye bir düşünmemiz gerekecek. Düşünelim ki; gelecek için kendimize daha sağlam bir yol haritası çizebilelim ve bir daha sıradan insanlara teslim olmayalım. Orhan Pamuk bu toplumda kolay kabul edilmesi zor olan konuları yine kabul edilmesi zor olan bir üslupla söylemiştir. Bunlara tepki olmuştur, hatta şiddetli tepki gelmiştir. Hatta ben bile dayanamayıp onu ciddi bir biçimde eleştiren bir yazı yazmıştım. Ben bir düşünürün sadece farklı olmak veya kendini farklılaştırmak için akıntıya kürek çekmeye çalışmasına karşıyım. Çünkü bir insan böyle davranarak aydın olamaz, olsa olsa marjinal, entelektüel hippi olur. Gerçek düşünürü o noktada ayrıştıran şey; sıradan insan diktatörlüğünün düşündüklerine aykırı lafı, duyarlılıkları da göz önüne alıp formüle etmek ve de öğretici olmaya çalışmaktır. Orhan Pamuk bunu yapmadı, tersine bazı lafları gözümüze soktu. Ve beklenebilecek tepki geldiğinde de buna pek hazırlıklı olmadığı ortaya çıktı. Düşünen insanların, kaba insanların tepkisi karşısında cesur olmaları gerektiği yolunda bir beklentim yok ama en azından her laflarının arkasında duracak kadar cesur olmalarını istiyorum. Orhan Pamuk'un siyasi tavırları hep iniş çıkışlar göstermiştir ve bugün kendisine gelen tepkilere de bu nedenle yol açmıştır.
SUSTURMAYA ÇALIŞMAYALIM
Böyle diye ne yapacağız peki, her insan zaman zaman sıradan insan gibi davranabilir. Ben de Orhan'ı eleştiren yazı yazdığımda öyle davrandım ancak sonra Wilhelm Reich'i hatırlayıp sıradan insan saflarına düştüğünü fark etmenin insanı büyük insan haline getirdiğini düşündüm. O yazımın etkilerini de silmek için Orhan Pamuk ile evinde buluşup çok uzun süren bir söyleşi yaptım. 'Aşk, aşk acısı, siyaset, hayata karşı tavır'... akla gelebilecek her konuda konuştuk. Ben onu daha iyi anladım o da beni daha iyi anladı ve birbirimizi eskiden olduğundan daha fazla sevdik.
Bir toplumu sıradan insan tahakkümünden kurtarabilmenin tek yolu konuşmak, anlaşmak, iletişim kanallarını açık tutmaktır. Orhan Pamuk, Nobel'i kazandığı gün bile sevinmemizi çok görüp komplo teorileri kuran insanlar ne yazık ki bu kanalları yine kapamaya çalışıyor. Orhan'ın ödülüne sevinelim, gurur duyalım, isterseniz eleştirilerimizi de söyleyelim. Ama kabalıkla, barbarlıkla onu susturmaya çalışmayalım.
Bu toplumun sıradan insan diktatoryasından kurtulabilmesinin bir anahtarı da Orhan Pamuk'un elindedir. Bunu da unutmayalım...
serdar turgut http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=55470,10,104
Benim bir önerim var ;
Şayet Sn. Serdar TURGUT Efendi iletirse sevinirim.
Orhan PAMUK Nobel ödülü ile birlikte kazandığı 1,4 milyon Amerikan Dolarını
Soykırıma uğradığını düşüğndüğü Ermeni cemaatine çektikleri acıların bir nebze telafisi için hibe etsin...
Dimi ya bi bakıma bu parayı onlar sayesinde kazanmadı mı?:cool:
dealer(sezgin)
14-10-2006, 17:39
eeeee görünen köy klavuzmu istermiş.
Seneye ödülü kimin alacağını akşam Hulki Cevizoğlu açıkladı: Abdullah Öcalan:rolleyes:
slazenger
14-10-2006, 21:29
Orhan Pamuk'un Nobel'e uzanan öyküsünde kritik dönüm noktaları var. Amerika Dışişleri Bakanlığı sponsorluğuyla katıldığı kurs, kardeşi Şevket Pamuk'un İsrail'de verdiği ekonomi dersleri, Yahudi asıllı Amerikalı gazetecisi Jeri Liber'le olan yakın dostluğu… Serdar Kuru, "Pamuk kimdir" sorusuna alışılmadık bir cepheden yanıt veriyor.
Sevgili dostlar edebiyata olan ilgimden dolayı aslına bakarsanız yazı insanlarının ufak tefek hatalarını maruz görür ve onları çok gündeme getirmemeye çalışırım. Çünkü yazar dünyayla sıkıntısı olan insandır ve temel olarak yaptığı, sıkıntısını yazıya dökmektir.
Bunu en iyi kendimden bildiğim için yazı insanlarının bazı çıkışlarını çok önemsemem. Orhan Pamuk, son yaptığı açıklamalarla beni "yazara dokunma" prensibimi bozmak zorunda bıraktırdığı için üzgünüm. Nedense edebiyatçılarımız siyaset yapmadan duramıyorlar ve bu siyasetler de ne hikmetse hep vatanımız aleyhine oluyor.
İstihbarat dünyasında "kuş yumurtası üretmek" diye bir deyim vardır. Diyelim ki X ülkesinde bundan 20 sene sonra yapmak istediğiniz uzun vadeli bir operasyon var. Bu operasyon için size çeşitli provokatörler lazım ve en güvenilir provokatör kendi yetiştirdiğinizdir.
Bu iş için yetenekli ama geleceği parlak olmayan zayıf karakterli bir "yumurta" bulunur. Mesela bu genç üniversitede devşirilir ve aşama aşama önce öğretim görevlisi daha sonra da medya parlatmaları ve şirket sponsorluklarıyla ülkede sözü dinlenen bir profesör haline getirilir.
Gerekirse tüm araştırma ve kitapları da eline hazır olarak verilir. Ülkedeki insanlar bu kişinin yazdığını sandıkları muhteşem eserleri okur ve ona olan saygıları artar. Böylece yumurta kuluçka aşamasını bitirmiş ve çatlayıp güzel bir kuş olma zamanı gelmiştir.
Belirlenen zamanda bu profesör medya yoluyla müthiş radikal açıklamalar yapmaya başlar ve tüm ülkeyi karıştırır. Aynı anda kendisi gibi yetiştirilen diğer yumurtalar da farklı faaliyetlere girişirler. Neyse konu uzun benim yerim dar ama ilgilenenler için Doğu Bloğunun çöküş dönemine bakmalarını salık veririm.
Bu alakasız konudan sonra gelelim Orhan beye.
Ferit Orhan Pamuk Beyin (kimsenin bilmesini istemediği göbek adı Ferit'tir) ülkesine bu kadar muhalif olmasını hiç anlayamamışımdır. Hani fakir ve hayatını zorluklar içinde geçirmiş birisi olsa belki anlayacağım ama Orhan Pamuk sülalece aristokrat tabakasına mensuptur ve bugün eleştirdiği devletin çok ekmeğini yemiştir.
Mesela dedesi Cumhuriyetin ilk mühendislerindendir ve özellikle Atatürk, İnönü dönemlerinde yapılan demiryolu hamlesinde büyük ihaleler alıp kısa zamanda zengin olmuştur.
Oğulları bu koca servetin büyük kısmını sefahatle tüketseler de Orhan Pamuk'un zengin bir hayat sürmesine yetecek kadar servet kalmıştır.
Babası deseniz Türk özel sektörünün duayenlerinden Gündüz Pamuk.
Amerikanın IBM şirketinin Türkiye'ye atadığı ilk genel müdürlerden.
1959-1964 yılları arasında IBM firmasının tüm devlet birimlerine ve silahlı kuvvetlere sattığı cihazları pazarlayan kişi.
1964 yılından sonra Koç Holding'de Aygaz Genel Müdürlüğü, Koç Holding Plan Grubu Başkanlığı, Arçelik müdürlüğü yapmış ayrıldıktan sonra iki sene de PETKİM'in başında bulunmuştur.
Yani Orhan Pamuk'un babası Türkiye'nin başarılı özel sektör yöneticilerinden biri.
Bu kadar da değil; Gündüz Pamuk İsmet Paşa'nın yakın dostudur ve SODEP'in kurucularındandır. Kısacası Pamuk Ailesi dönemlerinde zengin oldukları Halk Partisi'ne büyük bir sadakatle bağlı.
Anne tarafı deseniz o da aristokrat.
Anne tarafından büyük dedesi 1700'lü yıllarda Girit Valiliği yapmış İbrahim Paşa. İbrahim paşa geniş torun yelpazesine sahip ve bu kanaldan Orhan Pamuk'un ilginç akrabaları var.
Mesela Hürriyet Gazetesi'nde edebiyat yazıları yazan papyonlu Doğan Hızlan ve İş Bankası eski genel müdürlerinden Ferit Basmacı, Orhan Pamuk'la uzaktan akraba.
Karısı Aylin Pamuk bile aristokrat. Aylin hanımın anne tarafı Beyaz Rusya'dan göç etmiş ve daha sonra Osmanlı hizmetine girmiş bir Rus soylusuna dayanmakta. Babası ise Osmanlı Adliye Nazırı Kazım Beyin oğlu.
Kısacası sevgili dostlar bugün Türkiye'deki sisteme binlerce eleştiri yağdıran Orhan Pamuk bu eleştirileri yapacak en son kişidir çünkü Osmanlıdan beri bu ülkeyi yöneten aristokrasinin tam bir üyesi kendileri. Peki Orhan Pamuk'ta oluşan bu sistem düşmanlığı nereden kaynaklanıyor ve acaba "yapay" bir düşmanlık mı sorularına cevap arayalım.
Orhan Pamuk'un hayatının ilk evrelerine baktığımız zaman koca bir başarısızlık olduğunu görüyoruz. 30 yaşına kadar iki okul değiştirmiş ve sırf askerliğini kısa dönem yapmak için gazetecilik okumuş bir insan. İlk başlarda ressam olmak isterken sonra yazarlığa sarıyor. Yıllarca evinin odasına kapanarak ödüller alan ama kimsenin para vermek istemediği romanlar yazıyor.
Tam artık buraya kadarmış aşamasına geldiği anda sihirli bir değnek değmiş gibi Orhan Pamuk'un kitapları satmaya ve yurtdışında tanınmaya başlıyor. Peki bu sihirli değnek acaba nerede değmiş olabilir. Benim kanaatimce bu değneğin izini Amerika'da sürmek lazımdır.
Amerika'ya gitmeden önce Orhan Pamuk üzerinde derin etkileri olduğu anlaşılan birisinden bahsetmek lazım. Bu kişi Orhan Pamuk'un erkek kardeşi Şevket Pamuk.
Şevket Pamuk, Orhan Pamuk'un ilk dönemlerinin aksine oldukça başarılı bir insan. Amerika'da Yale, Berkeley gibi sağlam üniversitelerde ekonomi okuduktan sonra Türkiye'de birçok üniversitede ders veren Şevket Pamuk Osmanlı ekonomisi üzerinde tanınmış bir uzman.
Kendisi pek çok yabancı üniversitede Osmanlı ve Türkiye ekonomisi üzerine dersler vermiş.
Bu üniversitelerden en ilginci İsrail'de bulunan Negev Ben Gurion Üniversitesi. İsmini İsrail'in ilk başbakanı, İsrail'in kurucularından ve hatta anarşik faaliyetleri yüzünden Osmanlı tarafından Filistin'den kovulacak kadar fanatik siyonist olan David Ben Gurion'dan almıştır.
Üniversitenin, derslerini MOSSAD'ın da ilgiyle takip edip raporlar hazırlattığı bir "Ortadoğu Çalışmaları" bölümü bulunmakta.
İşte Sayın Şevket Pamuk böylesine kaliteli bir bölümde ders verebilecek kadar yetenekli bir ekonomi uzmanımız. Ben Gurion Üniversitesi'nin başında 14 sene Dünya Bankası'nda çalışmış ve daha sonra bu başarılarından ötürü Rotary ve Lions klüplerinin 2000 yılının adamı olarak seçtikleri Prof. Avishay Braverman bulunmakta. Böylesine başarılı bir ekonomistin yönettiği üniversitede ekonomi dersi vermenin önemini anlamışsınızdır. İşte Orhan Pamuk'un kardeşi Şevket Pamuk bu kadar değerli bir hocamız.
Evet biz Orhan Pamuk'un Amerika yolculuğuna dönelim gene.
1985-1988 arasında tam üç sene Amerika'da kaldı Orhan Pamuk. Bu dönemde Amerika'da harıl harıl kitap yazmanın dışında çok önemli bir kursu da başarıyla bitirdi. Bu kurs Iowa Üniversitesi bünyesinde verilen International Writing Program (IWP) isimli çok ilginç bir kurs.
Kursun amacı dünyanın değişik bölgelerinden gelen ve kendilerinde potansiyel görülen yazarların Amerikan hayatını tanımaları ve kitaplarını yazabilecek güzel bir ortama kavuşmaları... Bu "iyiliksever" programın bünyesinde her sene 20 kadar yazar ağırlanıyor.
İşte Orhan Pamuk'un bu kurstan sonra hayatı değişti. Yani onun deyimiyle "Bir kursa gitti hayatı değişti".
Bu arada kurstan 2004 senesinde mezun olan bir başka Türkün ismi de Mahir Öztaş; aklınızda bulunsun çünkü geleceği parlak.
İnsan düşünmeden edemiyor bu üniversite bu kadar insanı çağırıp onları aylarca yedirip içirecek ve ağırlayacak parayı nereden buluyor diye.
Cevabı basit.
Bu yazar eğitim kursu programının baş sponsoru Amerikan Dışişleri Bakanlığı.
Orhan Pamuk'un şansı Amerika'da bundan sonra oldukça açılıyor. Baktığımız zaman Orhan Pamuk'un Amerika'da basılan kitaplarının tamamına yakını aynı yayınevinden çıkmış. Bu yayınevi Random House. Yayınevinin sahipleriyse dünyaca ünlü Alman Bertelsmann... Bertelsmann'ın kurucusu ve şu anda emekli hayatı süren dünyanın en zenginlerinden Reinhard Mohnda sihirli değnek örneklerinden.
Bay Mohn İkinci Dünya Savaşında general Rommel'in Afrikakorps birliğinde asteğmen olarak savaşıyor. Burada Amerikalılara esir düşerek Kansas'ta bir esir kampına tıkılıyor. O zamana kadar kitaplara ilgi duymayan Mohn bir anda kitapsever oluveriyor. Savaştan sonra komünizm tehdidi altındaki ülkesine dönen Mohn aniden bir yayınevi açarak ilahi kitapları ve dini kitaplar basmaya başlıyor.
İşte Bertelsmann'ın kuruluşu böylesine mütevazı.
1991 senesinde emekli olduğu zaman Bertelsmann dünyanın en büyük yayıncılarından ve kendisi de Karun kadar zengin. Bu Amerikalılar asteğmen Mohn'a esir kampında ne yedirdilerse adam başarının sırrını buluveriyor bir anda.
Bertelsmann'ın bir diğer ilginç özelliği Doğan Holding'le 2001 senesinde müzik piyasasına yönelik bir ortaklığa gitmeleri. Bu ortaklığın tüm görüşmeleri bizzat Aydın Doğan'ın kızı Hanzade tarafından yapıldı.
Buna göre şu an Türkiye'de yayınlanan pek çok yabancı müzik albümü hep bu ortaklık sayesinde Türkiye'ye ulaşıyor. İşte bu büyük grup Orhan Pamuk'u çok sevmiş olacak ki tüm kitaplarını satsa da satmasa da ısrarla onlar basıyorlar.
Orhan Pamuk'un en büyük başarılarından biri de dünyaca ünlü IMPAC Dublin Ödülü'nü almış olması. Bu ödül öylesine basit bir plaket değil tabii ki çünkü ödül jürisi "Benim Adım Kırmızı" kitabını öylesine beğenmiş ki bir de hediyesi olarak 115 bin dolar vermişler.
Peki bir Türk yazarına kendisiyle aynı mesleği yapan çoğu meslektaşının hayatları boyunca bir arada göremeyeceği meblağı veren kurumun arkasındaki güç kim. Bu şirket ödüle ismini veren IMPAC şirketi.
IMPAC tüm dünyada yaygın yönetim danışmanlığı hizmetleri veren bir Amerikan şirketi.
Yönetim danışmanlığı adı altında güzel istihbarat hizmetleri verdiği de bilinir.
Şirketin başındaki Dr James Irwin İrlanda'yı ve kitapları çok sevdiği için böylesine güzel bir ödül ortaya çıkarmış ve her sene başarılı bir yazara bu ödül veriliyor.
Edebiyatsever dostumuz bay Irwin çok da aktif birisi. Kendisi Amerika'nın önde gelen Cumhuriyetçilerinden ve Amerikan ordusuyla arası harika. O kadar harika ki Amerikan Askeri Akademisi West Point'den üstün hizmet ödülü almış.
Orhan Pamuk'a verilen ödülün sponsoru bay James Irwin "International Democratic Union" derneğinin de baş üyesi ve muhasebecisi.
Bu dernek dünya çapındaki merkez sağ partileri bir araya getirmek için kurulmuş. Kurucuları arasında Ronald Reagan, Margaret Thatcher, Baba George Bush, Helmut Kohl ve Chirac gibi önemli isimler de bulunmakta.
Derneğin Türkiye'den de iki üyesi var. Bunlar Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi. Derneğin şu anki başkanı Avustralya'nın Amerikan yanlısı başbakanı John Howard.
James Irwin bunun dışında Washington'da bulunan "Center for Democracy" derneğinin de üyesi.
Tüm dünyaya Amerikan demokrasisi getirme amacındaki bu derneğin en ilginç siması artık hepimizin tanıdığı Henry Kissinger. Kissinger dendi mi o demokrasinin nasıl geleceğini hepiniz tahmin edersiniz herhalde.
Orhan Pamuk'un otuz yaşlarına kadar odasından çıkmayan biri olarak çok büyük aşamalar kaydettiği büyük bir gerçek.
Şu anda kazandığı ünün ve paranın keyfini çıkarmakla meşgul. Taksim meydanına yakın ve muhteşem boğaz manzaralı teras katında yeni eserleriyle uğraşıyor.
Duvarlarında Japon edebiyatına kadar tasnif edilmiş yüzlerce kitap bulunan lüks dairesini sadece çalışma amaçlı kullanıyor ve bazen de yakın dostlarıyla yemek yiyor.
Bu eve sık sık gelen yakın dostlardan biri de Yahudi asıllı Amerikan gazetecisi Jeri Liber'di. Bu şahsiyeti hafızası güçlü okurlar hatırlayacaklardır. Kurucusu olduğu İnsan Hakları İzleme Komitesi'ni temsilen Türkiye'deki insan hakları ihlallerini konu alan bir rapor yazmıştı. Sonra bu rapor kitap haline de dönüştürüldü.
Bu raporda Türk ordusunun Kürtlere katliam yaptığı iddia edilmiş ve Türk ordusuna açıkça "serseriler" diye hitapta bulunulmuştu.
Bu kitabın çevirisini yapan Ertuğrul Kürkçü ve Ayşe Nur Zarakoğlu hakkında dava açılınca Jeri Liber onlara destek vermek için hemen Türkiye'ye gelerek mahkemelere katılmıştı.
Herhalde Sayın Orhan Pamuk'un fikirlerinin oluşmasında Jeri Liber'le özel teras katında yaptığı yemekli sohbetlerin büyük etkisi olmuştur.
Evet, sevgili dostlar uzun bir yazının sonuna geldik. Keşke Orhan Pamuk gibi yazarlarımız bu şekilde açıklamalar yapmasa da bizde edebiyatçılarımızla ilgili böyle uzun yazılar yazmasak. Bu arada yazıyı yazarken sabahı etmişiz gene ve dışarıdan kuş sesleri geliyor. "Kuş sesleri" çok güzel ama her "kuşun" sesi değil tabii ki.
skinnypuppy
14-10-2006, 22:04
Şu tuvalet kapağından oluşan kırmızı iz çok hoşuma gitmişti..
Sn Modlar böyle ince hicivleri niye siliyorsunuz..Hiciv bir sanattır..
otur oku senin de olur..
Hain olmak onursuz olmak artik entellektüellik oldu ülkemde demekki !
Aynen öyle oldu. Teröristleri savunmak, tarihine küfretmek, AB kapısında paspas olmayı hazmetmek, suratına tükürseler şükür yağmur yağıyor diyecek kadar yüzsüzleşmek, orduya saldırmak entellektüel olmanın önde gelen şartlarından oldu.........
Nişantaşı'da güzelbahçe sokak ve Poyracık sokak ta yıllardır tanımış olduğum Diş hekimi kardeşler Murat pamuk ve ağabeyinin orhan pamuk kuzeni olduğunu bugün öğrendim .Çok iyi tanırım kendilerini .Bugün yüzünden gülücükler eksik değildi dedim hayrola Gs yoksa Şampiyonlar Ligi kupasımı aldı dedim .Yokya dedi aileden biri Nobel odülü aldi dedi .Kim hayrola dedim jeton düşmemiş gibi orhan benim kuzenim demezmi .Ortalık kalabalıktı diyemedim ama ilk fırsatta söyliyeceğim bir kaç söz olcaktir.
Önceden belirtmiş olduğum gibi bu ödülün yankıları ortada biri çıkıp ermeni soykırımından bahsetmeden orhan pamuk dememiş halla halla .
Yazdığım herşey bana bu ülkenin vermiş olduğu haklar doğrultusunda özgür iradem bünyesinde kaleme aldığım ifadelerdir .Bu vatanı 30 kupona almadık ahali .Bir kurtuluş savaşından ,bir kuvai milliye ruhundan haberi olmayan bu Cumhuriyetin Temlerinin hangi şartlar altında atıldığından haberi olupta olmamış gibi kalkıp ahkam kesiyorsa bunu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN kurduğu cumhuriyete borçludur .Hainler ve ülkeyi parçalamak isteyenler hiç bir zaman bu emellerine ulaşamıyacaklardir.Gerekirse sistem değişir ama bu vatan bölünmez bu böyle biline .
Seneye ödülü kimin alacağını akşam Hulki Cevizoğlu açıkladı: Abdullah Öcalan:rolleyes:
Yok bence kesin Rasim Kaygusuz alir.:D
.
i) sevmeyen de sevmez, sonuçta bu edebi bir tercihtir.
edebı tercıhımden degıl ama yaptıgı haınlıkten dolayı nefret edıyorum...Emınım artık bu odul sonrası ıyıce paranoya olup daha cok kapanacak odasına.
Nobel alıp da sokaga cıkamayan, memleket havası solamayan dunyadakı tek yazar pamukcuk yerım senı ben....
Yok bence kesin Rasim Kaygusuz alir.:D
Apo Nobel almaz bencede çünkü o milletvekili olacak. Dua edelim de başbakan olmasın. Artık biz de şaşırdık ne olacağını belki barışı dünyaya yaydığı için verirler nobeli, ne bileyim.:confused:
rasım kaygusuz kım sn kentuf.
rasım kaygusuz kım sn kentuf.
AA haberiniz yokmu bizim meşhur Cin alinin Türk yazarı :D
AA haberiniz yokmu bizim meşhur Cin alinin Türk yazarı :D
hıc degılse faydası dokunmus...Okumayı onla ogrendık...
ama bu adamın ılk kıtabı harıc hıc bırını zaten anlayamadım...
bu saatten sonra da anlamayı ıstemem...
Apo Nobel almaz bencede çünkü o milletvekili olacak. Dua edelim de başbakan olmasın. Artık biz de şaşırdık ne olacağını belki barışı dünyaya yaydığı için verirler nobeli, ne bileyim.:confused:
alır alır da, ağar'la paylaşma tehlikesi belirdi.:)
abd hem pkk için kolları sıvadı (kendince tabi!) hem de akp'ye koyduğu "mim"i kalınlaştırınca, ağar rol çalmaya kalktı. yanıtını hemen aldı gerçi de, yine de uzaklarda birileri not etmiştir bunu.
alır alır da, ağar'la paylaşma tehlikesi belirdi.:)
abd hem pkk için kolları sıvadı (kendince tabi!) hem de akp'ye koyduğu "mim"i kalınlaştırınca, ağar rol çalmaya kalktı. yanıtını hemen aldı gerçi de, yine de uzaklarda birileri not etmiştir bunu.
Ya dinledim Ağar'ı. Hep istenen de dedikleri değil mi? İnsin pkk dağdan ovada siyaset yapsın.
emre73373
14-10-2006, 23:36
Ağar nasıl böyle bir yaklaşımda bulunuyor, hayret.
Ah şu siyaset, nelerden ödün verdiriyor insana.........
şu an nihat genç skyturk te..."pamuk çocuğun" çalıntı kitabını anlatmakta, yukarıda bir arkadaşın bahsettiği "kitapçık"... çok okumak lazım...
benim bildiğim ise başka, marquez in "kırmızı pazartesi" si idi.. "benim adım kırmızı" ya benzer esin....esinti...çalıntı..
---------------------------------------
Sayın Orhan Pamuk,
1. Aşağıdaki alıntılar göstermektedir ki, size ait olmayan bir kitaptan, yalnızca betimlemeleri, tümceleri değil, olay örgüsünü de kaynak göstermeden almışsınız. Diğer romanlarınızda da aynı yöntemi uyguladınız mı?
2. Beyaz Kale’yi yazarken bunca kitaptan “yararlandığınız”(!) halde, 15. baskıya dek kaynak belirttiğiniz kitaplar listesini niçin koymadınız? Romanınıza temel kitabın adını ise (Pedro’nun Zorunlu İstanbul Seyahati) neden hiç koymadınız?
4. Sizce bu hırsızlığın cezası ne olmalıdır?
3. Aşağıdaki durum ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda bir yazar utanarak evine çekilir ya da bir açıklama yapar.
Tüm TÜRK YAZARLARI adına soruyorum: Sanatçı olmanın olmazsa olmazlarından olan DÜRÜSTLÜK, ONUR, AÇIK YÜREKLİLİK gibi kavramlar sizde ne anlama geliyor?
(Orhan Pamuk, Ocak 2002’de kapı kapı gezerek gerçekleştirdiği onlarca TV söyleşilerinden birinde (CNNTÜRK, “Soru-Cevap programı), sokak röportajında bir okurun "Yararlanma söylentileri konusunda Orhan Pamuk ne der?" yollu sorusuna, bu kişiyi önce "korkak" sözcüğünü kullanarak utanmazca azarladı (Oysa okur "hırsız" diyemeyecek kadar inceydi) ve bu iddiaları “iftira” diye geçiştirdi. Ben, herkesin Orhan Pamuk diye gözünün karardığı dönemde, Murat Bardakçı’nın savlarının izini sürerek, 1996 yılında iki kitabı inceleyerek aşağıdaki benzerlikleri(!) buldum ve Edebiyat ve Eleştiri’nin Mart-Nisan 1996, 24. sayısında “Roman Yazma Teknikleri İçin Bir İbret Belgesi” adıyla yayınladım… (Burada bazı yerlerde yapıldığı gibi “kim once bu işi bildi” yollu tartışmanın anlamı yok. Ben sayın Bardakçı’dan haber olarak okudum ve gidip kitapları aldım, karşılaştırmayı yaptım. Başka da yapana rastlamadım. Bunun bir önemi de yok. Önemli olan aşağıdaki facia durumun bir eşek ölüsü gibi Türk Edebiyatı’nın kucağında duruyor olmasıdır!)Bu durumu açıklığa kavuşturmadıkça Orhan Pamuk’un söylediği, yazdığı hiç bir şeyin değeri olmamalıdır. A.Y.)
Aşağıdaki karşılaştırmada kullanılan bordo alıntılar, Güncel Yayıncılık tarafından Ocak 1996 yılında yayınlanan, Fuad Carım çevirisi, Pedro’nun Zorunlu İstanbul Seyahati adlı, 16. yy. da Türkler’e esir düşen bir İspanyol’un anılarını anlatan kitaptan, yeşil alıntılar İletişim Yayınları tarafından Ocak 1996 yılında l7. baskısı yapılan Orhan Pamuk’un Beyaz Kale adlı romanından alınmıştır.
"...Cenova’dan Napoli’ye giderken, hareketimizi haber alarak Ponza Adaları’nda bekleyen Türk donanmasının hücumuna uğradık..." (Pedro s.11)
“Venedik’ten Napoli’ye gidiyorduk. Türk gemileri yolumuzu kesti..." (Pamuk s.11)
"...Ama ne olur ne olmaz, gene esir düşebiliriz korkusu ile, kürekçileri sıkıştırmaktan vazgeçtiler. Malüm a, kürek çekenler ya Türk, ya Mağribi. Gemi bir kere zaptedil mi, bunlar artık serbest. O vakit, Türklere, bu bize şunu etti, şu bize işkence yaptı, derler..." (Pedro s.12)"...
Türk ve Mağripli olan kürekçilerimiz sevinç çığlıkları atıyordu; sinirlerimiz bozuldu... Esir düşerse cezalandırılmaktan korkan kaptanımız kürek kölelerini şiddetle kırbaçlatmak için bir türlü emir veremiyordu..." (Pamuk s.11)
"...İlk önce, öyle bir niyetimiz olmadı değil. Fakat bir borda ateşi yiyince teslim olduk..." (Pedro s.13)
"Şiddetli bir borda ateşine tutulmuştuk, hemen teslim olmazsak gemimiz batacaktı..." (Pamuk s.12.)
"...Birinin bileklerini, kulaklarını ve burnunu kesip omuzuna bir pafta yapıştırdılar; paftada şu yazılı idi: ‘Böyle eden böyle olur’. Öbürünü kazığa çaktılar..." (Pedro s.12)
"Kazığa oturtulan korkak kaptanımız yeni ölmüştü. Kırbaççıları, burnunu, kulağını kesip ibret olsun diye bir sala koyup denize bırakmışlardı..." (Pamuk s.11.)
"...Rampacılar gemiye daldılar ve herkesi çırılçıplak ettiler. Beni tepeden tırnağa soymadılar; sırtımdakiler, onların hoşlanmadıkları ve beğenmedikleri şeylerdi. Hem, sırtımdakilerle uğraşmaya bir lüzum görmediler; yattığım kamara çok daha değerli eşyalarla doluydu..." (Pedro s.13.)
"...Rampacılar gemimize ayak basarlarken kitaplarımı sandığıma koyup dışarı çıktım. Gemi ana-baba günüydü. Dışarıda herkesi toplamışlar çırılçıplak soyuyorlardı..." (Pamuk s.14.)
"...Cerrah mısın, diye sordular. Hayır deyince, az kalsın partiyi kaybediyordum. Bereket versin lafa, sözü geçen kaptanlardan Durmuş Reis karıştı. Cenevizli dönme Durmuş Reis ‘İdrar ve nabız hekimidir, cerrahtan daha faydalıdır" dedi, kürekten işte bu suretle kurtuldum..." (Pedro s.13.)
"...Sonradan Ceneviz dönmesi olduğunu öğrendiğim Reis iyi davrandı bana; neden anladığımı sordu. Küreğe verilmemek için hemen astronomi bilgimden, geceleri yön bulabileceğimden söz ettim, ama ilgilenmediler. Bunun üzerine bende bıraktıkları anatomi cildine güvenerek hekim olduğumu ileri sürdüm. Az sonra gösterdikleri kolu kopmuş birini görünce cerrah olmadığımı söyledim. Öfkelendiler, beni küreğe çekeceklerdi ki, kitaplarımı gören Reis sordu: ‘idrardan ve nabızdan anlıyor muydum?’ Anladığımı söyleyince hem küreğe verilmekten kurtuldum..." (Pamuk s.14.)
"...En üste Muhammed’in sancaklarını astılar; bunların altına, bizden aldıkları bayrakları, haçları ve Meryem Anamız’ın tasvirlerini astılar. Külhanbeyler, başaşağı asılan bu haçlarla tasvirleri bir ok yağmuruna tuttular... Derken denizlerde eşine rastlanmayan bir top ateşi koptu..." (Pedro s.18.)
"...Bütün direklerin tepesine sancaklar çektiler, altlarına da bizim bayrakları, Meryem Ana tasvirlerini, haçları tersinden asıp külhanbeylerine aşağıdan oklattılar. Derken toplar yeri göğü inletmeye başladı..." (Pamuk s.14.)
"...Ulu-Türk, tutsakları görmek istedi. İki bine yakın tutsağı, ayaklarından zincirleyip sıraladılar; kaptan ve zabit olanları boyunlarından çemberlediler ve bizden aldıkları trampetaları çalarak, boruları öttürek ve bayrakları sürükleyerek hepimizi saraya götürtüler..." (Pedro s.19.)
"...Bizleri Padişah’a çıkarmak için zincire vurdular, askerlerimizi gülünç göstermek için zırhlarını ters giydirdiler, kaptanların ve subayların boyunlarına demir çemberler taktılar, gemimizden aldıkları borularımızı, trampetlerimizi alayla ve keyifle çalarak eğlene eğlene bizi saraya götürdüler..." (Pamuk s. 18)
"...Sinan Paşa’nın oniki yıldan beri çektiği nefes darlığı artmıştı. Göstermediği hekim kalmamıştı. Sonunda beni de çağırdılar. Paşa’ya elimle bir şurup hazırladım. Nasıl alınacağını sorunca, işi çaktım ve bir kaşık isteyerek, gözü önünde, üç kere doldurup içtikten sonra, ‘alsana senyör’ diyerek, kendisine de içirdim..." (Pedro s.22.)
"...Oysa, derdi, bildiğimiz nefes darlığıydı. İyice sorup soruşturdum, öksürüğünü dinledim, sonra mutfağına inip orada bulduklarımla naneli yeşil haplar yaptım; bir de öksürük şurubu hazırladım. Paşa zehirlenmekten korktuğu için göstererek şuruptan bir yudum içip haplardan bir tane yuttum..." (Pamuk s.17.)
"...Amcabey diye anılan, aslen Valencialı birini yollayarak, bir hıyanette bulanmayacağıma dair yemin ettirip zincirimi söktürdü..." (Pedro s.24.)
"...Bir hafta sonra bir gece gelen kâhya, kaçamayacağıma yemin ettirdikten sonra zincirlerimi çözdü..." (Pamuk s.18)
"...yolda müslüman olmamı istedi. Yapamam, dedim. Koruya vardığımızda, dostlarından olan ve Hristiyanlıktan dönme, iki kişi beklemekte idi... Ne söylediğimi soran Paşa’ya, ben karşılık vererek, öfkeyle, kestirin kafamı, callada da, sana verilen emri yerine getir, dedim... ‘Seni din düşmanı ve Muhammed düşmanı köpek seni, biraz geçsin, ben sana yapacağımı bilirim...’ deyip yürüdü..." (Pedro s.28-29)
"...Bir kâhya kararımı sordu. Belki kararımı değiştirirdim, ama bana bunu bir kâhya sordu diye değil! Şu sırada din değiştirmeye hazırlıklı olmadığımı söyledim... İkisi, bir duvar dibinde durup ellerimi bağladılar, pek de büyük olmayan bir balta vardı ellerinde. Müslüman olmazsam, Paşa boynumun hemen vurulmasını emretmiş. Kalakaldım...
(...) Orada ellerimi çözerlerken azarladılar beni: Allah, Muhammet düşmanıymışım." (Pamuk s.30-3l.)
http://www.edebiyatelestiri.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=17&Itemid=27
akıl danışmanı olarak ali atıf bir i yanına aldı
o akıl veriyordur
dunya da nobel alıp sokaga cıkamayan ,nısantasının bıle havasını solumaktan kacan,nobellı olup da ulkesınden uzak kalan tek yazar pamukcuga benım odulum....
http://img161.imageshack.us/img161/8720/pehhhwg2.gif (http://imageshack.us)
ally_mcbeal
15-10-2006, 00:11
sky turk te nihat gencin dünkü konuşmasının tekrarı var. izlemenizi öneririm. bu adam harika. çok güzel yorumlar yapıyor. keşke bir tekrarı daha olsa da daha çok izlenebilse... konu tabi başta orhan pamuk ve fransa mevzusu...
sky turk te nihat gencin dünkü konuşmasının tekrarı var. izlemenizi öneririm. bu adam harika. çok güzel yorumlar yapıyor. keşke bir tekrarı daha olsa da daha çok izlenebilse... konu tabi başta orhan pamuk ve fransa mevzusu...
Konuşmasının bir yerinde Mehmet Ağar'ın konuşmasını çok tuttuğunu söyledi. Ben mutfak-oda arasında gidip geldiğim için o bölümü tam anlayamadım. pkk hakkında söylediklerimi yoksa Fransa'nın aldığı kararla ilgili söylediklerimiydi anlamadım.
ally_mcbeal
15-10-2006, 00:21
sevgili balaban eğer öyle dediyse fakında deilim.bir yandan burayı okuyorum. benim dikkatimi verdiğim kısmı o. pamuk yorumları idi. ve süperdi. nihat genc genel yaklaşım itibariyle fazlasıyla bütünleştirmeye yönelik konuşuyor. o yönü hakkında sizle bilahare yorum yapmayı isterim. ama gündem hakkındaki değerlendirmeleri çok iyiydi, şimdi reklamdan sonra konu biraz değişmiş, pamukyanı geçmişler....
sevgili balaban eğer öyle dediyse fakında deilim.bir yandan burayı okuyorum. benim dikkatimi verdiğim kısmı o. pamuk yorumları idi. ve süperdi. nihat genc genel yaklaşım itibariyle fazlasıyla bütünleştirmeye yönelik konuşuyor. o yönü hakkında sizle bilahare yorum yapmayı isterim. ama gündem hakkındaki değerlendirmeleri çok iyiydi, şimdi reklamdan sonra konu biraz değişmiş, pamukyanı geçmişler....
Pamukla ilgili yorumlarını dinledim. Bütünleştirici konuşyor. O bölümü anlamadığımı söyledim, konuşmanın sonlarına doğruydu.
ally_mcbeal
15-10-2006, 00:30
mehmet ağar konusuna ne zaman girdi kaçırmış olmalıyım?
neyse zaten daldan dala atlayan bir tarzı var... konuşmalarını daha da ilgi çekici kılıyor, ordan burdan vs...
özellikle ''dünyada vicdanın ve hukuğun yerini lobi faaliyetleri aldı artık mazlumların işi daha da zorlaştı'' şeklindeki yorumuna dikkat çekmek isterim.
stockbroker
15-10-2006, 00:34
Sky Turk kanalını seyredemediğim için yayınlanan program canlı mıydı bilmiyorum?Nihat Genç'in, Orhan Pamuk'la ilgili daha önce kaydedilmiş düşünceleri.
Bölüm-1 http://www.youtube.com/watch?v=pYUkqcSKTOY
Bölüm-2 http://www.youtube.com/watch?v=aEfqL6CZKkU
http://www.skyturk.tv/index.jsp
Bu adresteki yayın canlı mı?
ally_mcbeal
15-10-2006, 00:50
http://www.skyturk.tv/index.jsp
Bu adresteki yayın canlı mı?
öyle olsa gerek. ben bilgisayardan tam net alamıyorum...
ally_mcbeal
15-10-2006, 00:58
sn balaban, mehmet ağarın açıklamalarına destek veriyormuş nihat genc. şimdi yeniden girdi o konuya. ben burda kendisinden ayrılıyorum. topiğin konusu olan orhan pamuk un yetersiz bir yazar olmasına güzel değinmişti. orda bırakıyorum. tsk ya tavır almakla ağar bence puan kaybetti. (konu dışına çıkmamak için uzatmıycam)
skinnypuppy
15-10-2006, 01:10
valla bu kadar şey başarmış ama bir vatanına milletine hayırlı bir evlat olmayı başaramamış yazık .
yolların ustasıyım..kamyonların hastasıyım..
AF KONUSU YANLIŞ ANLAŞILDI (http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=47451)
Konuşmasının yanlış anlaşıldığına dikkati çeken Ağar, siyaset yapmadıklarını belirterek, ''Yeni gerilimler ortaya çıkartmayız. Af konusu yanlış anlaşıldı. Geçen dönemin hükümeti af çıkartacak oldu, altında kaldı. Böyle bir şeyin olması da söz konusu değil. Mevsimi mi?'' dedi.
DYP Genel Başkanı, televizyonda yaptığı açıklamanın iyi izlenmesi durumunda bu sonuçlara varılmayacağını belirterek, şunları söyledi:
"Hiçbir açıklamamızda genel af imamız olmadı. Affı millet yapar. Milletin istemediği aflar mecliste sıkıntı yaratmıştır. Türkiye'de yüreğinde evlat sahibi
anneler arasında bir ayırımımız yoktur. Bizim amacımız bölünmez bütünlüğü korumaktır.''
Ağardan geri adım ,ama seni herkes anladı merak etme.Bu halk sana gerektiği zaman gerektiği yerde dersini verir.:mad:
Seyfullah
15-10-2006, 01:50
Sky Turk kanalını seyredemediğim için yayınlanan program canlı mıydı bilmiyorum?Nihat Genç'in, Orhan Pamuk'la ilgili daha önce kaydedilmiş düşünceleri.
Bölüm-1 http://www.youtube.com/watch?v=pYUkqcSKTOY
Bölüm-2 http://www.youtube.com/watch?v=aEfqL6CZKkU
http://www.skyturk.tv/index.jsp
Bu adresteki yayın canlı mı?
Çok sağolun, kaldığım yerde Türk TVlerini izleyemiyorum, o yüzden benim için çok iyi oldu... O konuştukça ben stres attım resmen :) Ben Nihat Genç'in bu kadar delikanlı olduğunu bilmezdim :)
skinnypuppy
15-10-2006, 01:54
orhan (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan) pamuk (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=pamuk) nobel (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nobel) i (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=i) reddetsin (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=reddetsin) kampanyasi (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kampanyasi)
nobeli aldigi aciklandigi anda hurriyet.com.tr'nin-ve milliyet.com.tr'nin- guzide okuyucu yorumlarinda baslatilan kampanya.
orhan pamuk nobeli reddetsin, memleketinden -turklerden- ozur dilesin, bizi tekrar bagrimiza bassindir, xenophobic paranoya, tabii bir de turkun turkten baska dostu yoktur, aptal olsun fasist olsun bizden olsun fenomeni, alatli'nin da destek ciktigi bir yigin sacmalik.
nobeli adam almis,sen kitabini okumamissin, hatta iki kelam laf edene kadar adini bile duymamissin,duyunca dava acmissin, lince kalkismissin, kitaplarini yakmissin, sabetaysin diye itelemissin,
sanki odulu yuce turk milletine verdiler, ya da vermeleri gerekirdi de, simdi yana yakila agliyorsun.
sana (giren cikan) ne!(stg (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=stg), 13.10.2006 00:39 ~ 00:53)e(256,10148242,'stg');
(bkz: #10148203 (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=%2310148203))(divina (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=divina), 13.10.2006 00:41)e(256,10148250,'divina');
(bkz: nobel edebiyat ödülünü reddetmek (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nobel+edebiyat+odulunu+reddetmek))(as if existed (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=as+if+existed), 13.10.2006 00:42)e(256,10148260,'as if existed');
e(256,10149165,'kartonpiyer');
orhan pamuk kisisi nobel filan almasin, basari citamiz yukselmesin, beceriksizliklerimize "burasi turkiye olm ahuahau kasma kimse cakmaz ;)" kilifini gecirebilelim. zaten bir turk dunyaca onaylanan bir basari elde ettiyse isin icinde mutlaka bokluk vardir. bu basariyi ilk biz asagilayalim ki ne kadar zeki bir ulus oldugumuzu dunya alem anlasin.
(bkz: turksun di mi (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turksun+di+mi))
(bkz: haricten gazel okumak (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=haricten+gazel+okumak))
simdi diyelim ki bu adam tribunlere oynadi da kazandi bu odulu, bize ne? bu odul safi edebi yetenek icin verilir diye bir iddia mi vardir? evet bahsi gecen odul saygin bir oduldur. bu adam kitaplarinda turklerden ve turkce bahseder ve odulun popularitesi sayesinde bu kitaplari okuyanlarin ve okuyacaklarin sayisi simdiden artmistir. yillarca kiyamet alametleri geyikleri arasinda sayilan eurovision u turkiye nin kazanmasi, bir turkun nobel almasi, milli takimin final oynamasi vb olaylar gerceklesiyorken ben gercekten dunyanin sonu gelmis midir aceba diye endiseleniyorum sadece.
ayrica yaz tatillerinde turistlerle yapilacak sohbetlerde "daha once turkiye ye geldin mi?", "raki, sis kebap yedin ictin mi?", "istanbul u gordun mu?" nun yani sira "orhan pamuk okudun mu?" sorusunu sormak muhabbete bir ambiyans katacaktir kanaatindeyim.
sonuc olarak reddetmesin kardesim gitsin alsin biz de havamizi atalim.
-did you read orhan pamuk?
+......
-pekiii... have you seen sultanahmet?
.....(coffee (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=coffee), 13.10.2006 10:38 ~ 16:11)e(256,10149215,'coffee');
guzel kampanya. reddettikten sonra titreyip kendine gelsin. öncesinde de olur.ama titresin, illa ki.(demme (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=demme), 13.10.2006 10:41)e(256,10149225,'demme');
milletcek tribunlere oynama hadisesinden ne kadar zevk aldigimizi gosteren kampanyadir. ne alanda olursa olsun, dikkat ceken bir kisi "memleketim de memleketim, en buyuk biziz" nidalariyla kendini bize teslim edince zevk aliyoruz. orhan pamuk'u suclayanlarin %90'i hala adami etmedigi, carpitilmis bir laf yuzunden sucluyorlar ve ne demis diye anlamak icin en kucuk cabayi bile gostermiyorlar. birisinden "kestik" lafini duymalari yetiyor orhan pamuk'un kara listeye almalarina (adam "kestik" falan da dememisken). sonraki adimda da kendini begenmislik devreye giriyor. orhan pamuk'un kendisini affettirmesi gerekiyor ya, affecedeklerin sanina yakisir bicimde affettirsin, kazandigi nobel odulunu reddetsin, ancak bu kurtariyor. biz mi bu adama haksizlik ediyoruz? kitaplari gercekten iyi olabilir mi? o ettigi tek cumleyi once carpitip sonra dava acarak biz olay haline getirmedik mi? dunyanin gozune gozune sokmadik mi? hesaplanmis bir laf olsa kerincsiz (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kerincsiz)'le dayanisma icinde mi bu adam da dava acilacagini bildi? oyle ya da boyle, bu adam yazdiklarini dunyaya okutarak turkiye'nin, turk kulturunun de tanitimini yapmadi mi? ettigi lafla olay olmak isteyen bir adam yabanci basindaki herhangi bir roportajindaki bir cumle uzerine mi kurar planlarini? gidip new york times (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=new+york+times)'a turkiye'yi kotuleyen bir yazi yazmak istese nyt seve seve basmaz miydi yazdiklarini? bu sorulari sormuyoruz, cevaplarini tartmiyoruz, orhan pamuk tribunlere oynasin da rahatlayalim, bunun pesindeyiz.(crespo (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=crespo), 13.10.2006 10:42)e(256,10149226,'crespo');
her kampanya destekçisi nobel reddetme fonuna 100 dolar (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=100+dolar) bağışta bulunup orhan pamuk'un reddedeceği 1.4 milyon amerikan doları ödülü de toplayıp sayın pamuk'a destek olmalıdır.(schwannoma (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=schwannoma), 13.10.2006 10:46)e(256,10149236,'schwannoma');
(bkz: nobel odulunu reddedip karizma yapmak (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nobel+odulunu+reddedip+karizma+yapmak)) (9unkaresi81 (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=9unkaresi81), 13.10.2006 11:00)e(256,10149277,'9unkaresi81');
kişisel bazda mal (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=mal)lık , toplumsal bazda vatan hainliği (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=vatan+hainligi)dir.
mallıktır çünkü: 1.4 miliyon dolar: 2072000 ytl: (asgari ücret= 488.700ytl) bu demek oluyor ki 342.7 yıl asgari ücretle çalışan bir orhan pamuk bu parayı + - 20 ytl yaklaşıkla kazanmış olacaktı.
vatan hainliğidir çünkü: alınan son haberlere göre, dolar 1.48'in altına inmiş sayın seyirciler.. (serbest piyasada dolar 1,4750 ytl ) tabii 1.4 milyon dolar az para değil, ahanda topraklarımıza ("topraklarımıza" falan hey maşşallaaah) girdi düşüncesi bile, piyasayı oynatıyor haliylen.
şimdi bakın, kofti ekonomistiniz thrasher size neler anlatacak:
doların türk lirası karşında değer kaybetmesi türk lirasının alım gücünü arttırmaktadır.
istatistik ekleyiyorum ki mal bir insan olduğumu düşünmeyin: "2004 yılında türkiye de yaklaşık 909 bin kişi açlık sınırının; 17 milyon 991 bin kişi ise yoksulluk sınırının altındadır.2004 yılında, 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırı 182 milyon tl, aylık yoksulluk sınırı ise 429 milyon tldir. 2003 yılında %1,29 olarak tahmin edilen açlık sınırının altında yaşayan fert oranı 2004 yılında da aynı kalmıştır. buna karşın yoksul fert oranı %28,12den %25,6ya düşmüştür" (bu veriler neden 2004 derseniz, onu türkiye istatistik kurumuna sorun derim. güncellememiş siteyi adiler)
yani, demem o ki bu para bize yol su elennktriiink olarak geri dönecektir. sinir siitres yapmayın. orhan pamuk'a da söyleyin, çok konuşup gururumuzu kırmasın (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=gururumuzu+kirmasin).
(bkz: türkiye/@thrasher (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turkiye/@thrasher))
(bkz: gurur (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=gurur))
ve evet, dünyanın en sığ insanı olmak için azimle çalışıyorum. (bkz: ltf pls tsk (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ltf+pls+tsk))(thrasher (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=thrasher), 13.10.2006 11:00)e(256,10149278,'thrasher');
(bkz: vatan sana hasret odulu reddet cihangiri terk et (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=vatan+sana+hasret+odulu+reddet+cihangir i+terk+et))(asden (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=asden), 13.10.2006 11:22)e(256,10149341,'asden');
öyle sanıyorum ki orhan pamuk'un çok da çükünde olmayan kampanyadır.(kibariye nin annesi (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kibariye+nin+annesi), 13.10.2006 11:28 ~ 11:29)e(256,10149363,'kibariye nin annesi');
(bkz: nazar etme ne olur calis senin de olur (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nazar+etme+ne+olur+calis+senin+de+olur) )(prompter (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=prompter), 13.10.2006 11:29)e(256,10149365,'prompter');
(bkz: bekara karı boşamak kolay (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bekara+kari+bosamak+kolay))(erci (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=erci), 13.10.2006 11:31 ~ 11:32)e(256,10149368,'erci');
valla bu birilerinin söyleyip, kampanya başlatıp, olacak bir eylem değildir. tarihte önemli ödülleri reddeden insanlar, ödül hakkında bireysel olarak çok ciddi dertleri olduğundan, reddetmişlerdir ödülleri. ama bu ödülle ilgili belli bir şüphe taşımayıp, millet istedi diye yapıyorsan o zaman hakkatten malın önde gidenisindir. ödülle ilgili şüphe taşıma mevzusunu da yanlış anlamayalım, kötü bir özellik olarak dile getirmiyorum. bir insanın herkesle aynı kavram hakkında, ciddi sorunlar taşıması beklenemez. herkesin dertlerinin farklı odağı vardır ve gayette orhan pamuk'un bu ödülle ilgili bir derdi olmayabilir.
öte yandan geyik bir yaklaşım olaraktan, zamanında tanju çolak - hülya avşar ilişkisiyle çalkalanırken ortamlar, herkes tanju'ya ateş püskürüyordu evli adamsın naapıyosun falan gibisinden. gani müjde nin güzel bi lafı vardı bu kızgınlıkla ilgili: "hülya avşar bi erkeğe yaklaşsa kaçı reddeder ki".(anabasis (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=anabasis), 13.10.2006 11:50)e(256,10149457,'anabasis');
bir yayıncı olarak tutarsızlık diye değerlendirebileceğim bir harekettir.
nobel edebiyat ödülü (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nobel+edebiyat+odulu), "mainstream (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=mainstream)" için önemli ve prestijli bir ödüldür ama edebiyat (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=edebiyat) dünyası için çok büyük bir kriter değildir. bugünün çok saygın, çok yetenekli pek çok yazarının adı aday listesinde bile geçmiyor ve yayıncılar buna şaşırmıyorlar. nobel edebiyat ödülü (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nobel+edebiyat+odulu) dünyanın en yetenekli, en kişilikli yazarlarına verilen bir ödül de değil. bu kadar edebiyat eleştirmenimizin sözünü dinlersek, orhan pamuk (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan+pamuk) da türkiye'nin en iyi yazarı değil. orhan pamuk'un kendisi hürriyet (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hurriyet)'e bu ödül türk edebiyatına, gibi saçma sözler söylemiş olsa da, bu ödül yazarın şahsına verilmiş, evet siyasi (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=siyasi) tandansı da bulunan, bir ödüldür.
orhan pamuk (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan+pamuk) gerçek bir muhalif (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=muhalif) ya da alternatif kimlik sahibi olmadığı gibi aydın (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=aydin) da sayılmaz. ülkesinin tarihi ile ilgili söylediklerinin bilimsel dayanığının az olduğu da açık. bunu görmek, düşünmek için türk olmaya gerek yok. bu söyledikleri onu türkiye için de, dünya için de kahraman ya da aydın yapacak şeyler değil. bunun nedeni de, kendisinin söylediklerinin "işimize gelmemesi" değil, tarihi dayanağının pek olmaması... yani orhan pamuk (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan+pamuk), türkiye'de aile içi şiddet yoktur, diye demeç verse de benim için aynı şey. sıfır gerçeklik ya da mübalağa sanatı.
bugüne kadar yazar olarak çıkışına, sunuluşuna, romanlarını kaleme alış biçimine bakarsak, orhan pamuk (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan+pamuk)'un çok tutarlı bir insan olduğunu söyleyebiliriz. kendisi zaten bir edebiyat ödülü ile çıkış gerçekleştirdi. kendisi zaten türkiye'nin billboard'larla kitabı tanıtılan ilk yazarıdır. pamuk'un edebiyatı ve fikir hayatını gördüğü yer bellidir. bu nedenle bu ödülü reddetmesi de zaten düşünülemez.
ödülleri bu kadar kafaya takıyorsanız, sizin de zaten kriter (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kriter)iniz nobel'den fazlası değil. aklınız varsa billboardlarda reklamı yapılmayan, yapılamayan değerli yazarlarımızı tanımaya çalışır, onların kitaplarını okur, onlara destek (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=destek) verirsiniz. siz o yazarlara, kalemini sadece yazmanın büyüsüne, onuruna adamış bu yazarlara ilgi gösterir, biraz zahmet edip onların kitaplarını kitapçıların arkalardaki tozlu raflarından çıkarırsanız, isteyen istediğine istediği kriterle ödül versin, sizin için fark etmez. gerçek bir yazara en büyük ödülü onun kitaplarını elinden düşürmeyen, defalarca okuyabilen sadık okurları verir. gerçek bir yazar bundan fazlasını da istemez zaten.(ribbons (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ribbons), 13.10.2006 11:52 ~ 11:55)e(256,10149464,'ribbons');
(bkz: bilişsel düzey (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bilissel+duzey))(psikologunuz (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=psikologunuz), 13.10.2006 11:57)
onun yerine ankara sanayi odasi edebiyat ödülü versin onu alsin.yaldizli bir tabak versinler
sinan aygünle elele tutussunlar girsinler ellerini kaldirsinlar.
vakit zaten nobel noel'den geliyor kampanyasi yapsin,
trabzonlu bir çoçuk bu kez isveçli bir papaz öldürsün
orhan pamuk ödülü reddetsin ama ....
yillarin cezayir sokağini fransiz sokaği yapan cillop liboş eğitimli milli tosuncuklarin hezeyanlari artik son bulsun kampanyasi nihai isteğimdir.(haslama cay (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=haslama+cay), 13.10.2006 12:04)e(256,10149518,'haslama cay');
bence ödülü reddetsin, ama parayı alsın. bir türke yakışan budur.(thucydides (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=thucydides), 13.10.2006 12:05)e(256,10149527,'thucydides');
(http://javascript%3Cb%3E%3C/b%3E:void%280%29) (http://javascript%3Cb%3E%3C/b%3E:location.href=%27iletisim.asp?s=1&id=10149527%27)
stockbroker
15-10-2006, 02:12
Çok sağolun, kaldığım yerde Türk TVlerini izleyemiyorum, o yüzden benim için çok iyi oldu... O konuştukça ben stres attım resmen :) Ben Nihat Genç'in bu kadar delikanlı olduğunu bilmezdim :)
Ben de dün gece izledim ilk defa.Eski yıllarda Leman okurken zaman zaman hikayelerini,diğer yazılarını okurdum.Lafını esirgemeyen biri olduğu o yıllarda yazdıklarından da anlaşılıyordu.Yılların onu değiştirmediğini,aynı çizgide dimdik durduğunu görmek bir nebze olsun mutlu etti beni.Sizin gibi ben de onu dinlerken stres attım.Kimsenin ekranda çıkıp söylemeye cesaret edemediklerini söylemiş,sevindim.
kısa ve öz sizlere soruyorum papa çıkıyor müslümanlarla ilgili atıp tutuyor müslümanlar kızınca hemen bir operasyon uçak kaçırma olayı neymiş zorlama varmış haber dünyada müslümanlar ha böyleymiş ilin frenk'i çıkıyor soykırım yoktur diyene ceza diyor aynı gün hiç olmamış bir şekilde nobeli ermeni soykırımı vardır diyen birine veriliyor şimdi kitap yok satıyor en önemlisi vurgulanmak istenen sizinkilerde var diyor ne tesadüfler zinciri değilmi........
Seyfullah
15-10-2006, 02:58
illuminati diye bir film var. 2005 yapımı. Dünyada dönen dolapları anlatıyor, bu da popüler olmamasının sebebidir sanırım. bulabilirseniz mutlaka ama mutlaka izleyin.
aşağıdaki linkten yes ile başlayan şıkkı seçip oy kullanmanız durumunda ermeni soykırımı iddialarına azda olsa bir katkı sağlamış olursunuz diye düşünüyorum
http://www.msnbc.msn.com/id/12412125
detaylı bilgi için
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=12102&page=10
skinnypuppy yazmış olduğum şeyde silinmesi gereken bir yer göremiyorum .Öyle kalkıp bu ülkenin havasını tenefüs edeceksin kendini etiket yapmak için bölünmez vatanının olmazsa olmazlarını ayaklarının altına alacaksin .Sonra bu adam vatanın hayırlı evladıdır ödülü hak etmiştir diyeceksin .EEE dediysen sana da ödül verdiyseler eyvallah hayırını gör ,ama bende senin için böyle düşünmem normal ne var sizi bu kadar sinirlendiren anlıyamadim .:düsün:
Beyler yurt dışında yaşayan yüzlerce forumdaş arkadaşımız var .Bunların edebiyatla ilgilenen yabancı arkadaşlarıda vardır .Sorsunlar bakalim orhan pamuğu tanıyan varmi .Ben msn den görüştüğüm Türk'den bile abi orhan pamuk kim diyen gördüm halen :D .Bence nobel yanlış dalda ödül verdi orhana cidden bence değiştirilmesi hakkında bir oylama yapılmasi lazim .
Netten yurt dışı yansımalarına bakıyorumda bir tane allahın kulu medya ,orhanı yıllardır tanıyor gibi haber yapmayıp bundan önceki vukaatlarını belirtip adamı yerin dibimi üstümü kişiye göre değişen yere getirdikten sonra ödül verildiğini açıklama ihtiyacı duymuşlar .Bu ödül siyasi bir önem taşımıyorsa neden bir kişi çıkıp sadece edebi yönü ile ilgilenmemiş bu işin .Hadi bizim medya Cumhuriyet gazetesinde bile Vecdi Sayar Ve Oral çalışlar dışında kimse övgüyle söz etmemiş ,başka yayınlarda zaten övgünün yanından bile geçilmemiş izin verilse bazı insanlar küfür edecek düzeyde yazılar yazmışlar .Bu kadar kişi enayi bir ödülü verenler akıllı valla ne diyelim .:roll:
_zamazingo_
15-10-2006, 15:01
Sevgili dostlar edebiyata olan ilgimden dolayı aslına bakarsanız yazı insanlarının ufak tefek hatalarını maruz görür ve onları çok gündeme getirmemeye çalışırım. Çünkü yazar dünyayla sıkıntısı olan insandır ve temel olarak yaptığı sıkıntısını yazıya dökmektir.
Çok değil, bir önceki sayfada aynı yazı var... Ne tesadüf ki ondan iki sayfa önce de var...
Okuma alışkanlığımız hakkında büyük bir ipucu işte, forumda bunun yüzlerce örneği var...
http://img142.imageshack.us/img142/9991/ilkerci2.jpg
Melankoli
Jüri üyesi, okuduğu romanın son sayfasını da çevirdi. İçtiği bu edebi iksirin büyüsü yüzüne yansımıştı. Birkaç saniye öylece hareketsiz kaldı.
"İşte bu" dercesine dudaklarını büzüp başını aşağı yukarı salladı. Sonra diğer jüri üyesine melül melül baktı:
"Çok melankolik, çoook" dedi.
Diğer jüri üyesinin görüntüsü farklı değildi. O da melül melül bakıyordu. Hatta yarı açık gözkapağının altında gözbebeği kaybolmuş, sadece gözün beyazı parlıyordu.
"Çook, çok" diye doğruladı birinci jüri üyesini.
Sonra sekretere döndü:
"Yaz kızım... Yaşadığı kentin melankolik ruhunu arayışında, kültürlerin çatışması ve birleşmesinde yeni semboller bulduğu için, bu yılki Nobel edebiyat ödülünün..."
Daha sözünü bitirmeden üçüncü jüri üyesinin yanık sesi duyuldu.
"Kars'a giderim Kars'aaa"
Bu, Orhan Pamuk'un Kars'ta geçen Kar romanını okumakla görevli jüri üyesiydi. Romanı bitiremeden uykuya dalmış, tam karar yazdırılırken gözlerini açmıştı.
Diğer iki jüri üyesi melül melül ona baktılar. O da sustu.
Başkan sekretere döndü:
Yaz kızım...". Kişilik değişimindeki ustalığı nedeniyle bu yılki Nobel edebiyat ödülünün..."
Bir köşede pısmış durumdaki üçüncü jüri üyesi şöyle bir kıpırdadı, derin bir nefes aldı, Kar romanıyla ruhunda yanmaya başlayan Anadolu ateşini ezgiye döktü:
"Bahçelerde mor meni, verem ettin sen beniii... Ya sen İslam ol Ahçik ya ben olam Ermeniii ya ben olam Ermeniii."
Aynı anda parmaklarıyla masada tempo tutmaya başlamıştı ki, diğer jüri üyelerinin melül melül bakışlarıyla karşılaştı, yine sustu.
Başkan sekretere döndü:
Yaz kız"ım... Kültürlerin çatışmasında yeni semboller bulduğu için bu yılki Nobel edebiyat ödülünün..."
Üçüncü jüri üyesi şöyle bir yekindi, diğer jüri üyelerinin melül melül bakışlarını üzerinde hissetti. Önce "Bir mumdur, iki mumdur" diye mırıldandı; baktı ki, milyona kadar saymanın imkânı yok, vazgeçti. "Çıbık seni keserim, yar göründü gözüme" diye sesini yükseltecek olduysa da, başkanın emri duyuldu:
"Yaz kızım... Çift kişiliklilikle ün kazandığı için, bu yılki Nobel edebiyat ödülünün Orhan Pamuk'a verilmesine..."
Bütün jüri üyeleri ayağa kalktılar. İş bitmiş, görev tamamlanmıştı. Melül melül birbirlerine baktılar, paltolarını giyip dışarı çıktılar.
Sadece üçüncü jüri üyesi arkada kalmıştı. Diğerlerinin peşi sıra merdivenleri inerken mırıldanıyordu.
"Tiridine tiridine bandım, bedava mı sandın para vidim aldım... Tiridine... tiridine..."
Kaynak : Hikmet BİLA
Çok değil, bir önceki sayfada aynı yazı var... Ne tesadüf ki ondan iki sayfa önce de var...
Okuma alışkanlığımız hakkında büyük bir ipucu işte, forumda bunun yüzlerce örneği var...
maalesef forumu okumak, bilgi edinmek amaçlı kullanmıyoruz. elimize geçeni kopyala/yapıştır kolaycılığıyla gönderiyoruz. sn. engindeniz, bu yazıyı cafe'ye de yollamış üstelik...
5 temmuz 2005 yilinda asagida baslikla bir onu acmisim. Anlasilan degisen bir sey olmamis bu 1,5 yil zarfinda.
Yazarlara karşı neden bu kadar saygısızlar?
--------------------------------------------------------------------------------
Yazarlara karşı neden bu kadar saygısızlar?
Bizim buralarda saygının özü ‘değer’e değil, korkuya dayanıyor. Bu toplumda insanlar sadece korktuklarına saygı gösteriyorlar, değerli bulduklarına değil. Bu da hepimizi kurnaz, çıkarcı, değer sistematiğini korku üzerine kurmuş birilerine çeviriyor tabiatıyla.
Son aylarda Orhan Pamuk’a ilişkin çıkan yazıların tavrına ve diline bir bakın. Bir iş adamı için, bir holding sahibi için, ya da bir general için asla kullanamayacakları üslubu, ülkenin en önemli yazarlarından biri için kolayca kullanıverdiklerini göreceksiniz.
Yazarlara karşı neden bu kadar saygısızlar peki? Bütün hayatını bir odanın içinde yazarak geçirmeye adamış bu insanlara karşı neden bu kadar özensiz, güvensiz ve hatta kızgınlar? Neden Orhan Pamuk gibi, edebi değeri bütün dünyaca kabul görmüş bir yazarın yazdıklarıyla değil de söyledikleriyle daha fazla ilgileniyorlar? Bunun nedeni yaratamamak olabilir mi? Karşı çıktıkları, saygısız bir üslupla bahsettikleri yazarların yazdıkları tek bir sayfayı bile yazamayacaklarını bilmek olabilir mi bunun sebebi? Biliriz ki, kıskanmak, fena halde sıradan biri olduğunu hissettirir insana. Bazıları öfkeli ve saldırgan olur bu yüzden, sıradan olmaya dayanmak pek de kolay değildir tabii.
Bir yazarın ürettikleri beğenilmeyebilir, ama neden beğenilmediği, edebi ölçüler içinde ifade edildiği zaman, söylenenler edebiyatın içinde kalır ki, olması gereken de budur.
Aslında bir toplumda yazarlara böyle fütursuzca dokunuluyorsa şayet, edebiyat toplumunun güçsüzlüğündendir bu. Yazarlara yönelik olarak tırmandırılan bu saygısız üsluba edebiyat çevrelerinin müdahale etmesi gerekmez mi? Edebiyat dünyası, tıpkı birkaç yıl önce Milliyet Gazetesi’nin, haksız yere Ahmet Altan’a yaptığı saldırılar sırasında nasıl suskun kaldıysa, Orhan Pamuk’la ilgili de aynı tavrını korudu. Oysa edebiyat toplumu, yazarlarına sahip çıkmayıp, etliye sütlüye karışmadan, olanları sessizce izlemeyi tercih eder de, kendi parçasına sahip çıkmazsa, yazarlara olan bu tuhaf kızgınlığı durdurmak mümkün olmaz. Bir entelektüel, hiç değilse kendini korumak için bile olsa, bir başkasına yapılan böyle bir saldırıya müdahale eder benim bildiğim.
Orhan Pamuk’un Almanya’nın en önemli ödüllerinden birini almasının ardından, medyanın takındığı olumsuz tavır sürerken, bir tek kişi bu duruma karşı çıktı ve ödülün üstündeki bulutları dağıtacak bir yazı yazdı; o da Ahmet Altan’dı. Ahmet Altan, Alman Gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung’a yazdığı yazıda; “Pamuk’un gerçekten hakettiğine inandığım ödülünün üstüne bir gölge düşüyorsa, bunun sorumlusu edebiyat değil” dedi.
Ahmet Altan’ın yaptığı bir ilkti aslında. İlk defa ülkenin önemli bir yazarı, bir diğer önemli yazarının değeri ve aldığı ödülün onuru üzerine böyle bir yazı yazıyor ve yazarına sahip çıkıyordu. Ayrıca bu yüzden de Ahmet Altan’ın yazısının hiç unutulmayacağını, her zaman hatırlanacağını sanıyorum.
Daha önce Hürriyet Gazetesi yayınladı ama, kaçıranlar için; Ahmet Altan’ın, Frankfurter Allgemeine Zeitung’da “Suçluyorum” mu “Germinal” mi? başlığıyla yayınlanan yazısının tam metni aşağıda:
“Türkiye’nin en önemli yazarlarından biri dünyanın en prestijli ödüllerinden birini kazandığında sizi Almanya’dan arayan birisi bu ödülün Türkiye’de nasıl karşılandığını, tepkilerin olumlu olumsuz mu olduğunu soruyorsa ortada bir sorun var demektir.
Orhan Pamuk gibi Türkiye’nin en değerli yazarlarından biri Barış Ödülü gibi bir ödülü aldığında neden insanların aklına Türkiye’nin bunu bir dostluk mu yoksa düşmanlık mı olarak algıladığı sorusu gelsin.
Akla geliyor çünkü bu soruların bir temeli var.
Bugün Türkiye’de hemen hemen hiç kimse Pamuk’un edebi değerinden kuşkuya düşmez.
Eğer aldığı ödül bugün sorgulanıyorsa, eğer Pamuk’un gerçekten hakettiğine inandığım ödülünün üstüne bir gölge düşüyorsa bunun sorumlusu edebiyat değil.
Bunun sorumlusu, Türkiye’nin gerçekleri kabul etme cesaretindeki eksikliği ile Avrupa’nın edebiyatı fazlasıyla küçümseyen tavrı.
Türkiye, kendi tarihini çocuklarına yanlış öğreten bir ülke. Bu ülkede hiçbir çocuk, bir vakitler Türklerin Ermenileri kanlı bir yolculukta ölümün kapısından geçirdiğini okumaz okullarda.
Bir gün birisi bu gerçeği yalın bir şekilde söylediğinde ilk tepkileri kaçınılmaz olarak “bu yalan” diye bağırmak olur. Bağırmakta haklıdırlar çünkü kendilerine böyle bir şey hiç söylenmemiştir.
Bunu söyleyenin Türk düşmanı olduğunu inanırlar.
Birçok Türk’ün, dünyanın Türklere düşman olduğuna inanmasının nedeni kendi tarihleri konusundaki acıklı bilgisizlikleri, bu konularda özellikle bilgisiz bırakılmalarıdır.
Pamuk’un Ermeniler konusundaki cesur açıklamalarına gösterilen tepkilerin bir nedeni budur.
Diğer neden ise ne yazık ki Avrupalıların edebiyat sevgilerinde son zamanlarda görülen üzücü eksikliktir.
Avrupa, kendi coğrafyasının dışındaki bölgelerden gelen yazarları, onların edebi değerlerinden çok siyasi cesaretleriyle ölçen bir görüntü veriyor.
Siyasi cesaret, edebi yetenekten daha çok alkış alıyor.
Öyle tuhaf bir görüntüleri var ki, sanki Emile Zola Pakistanlı olsaydı onun “Suçluyorum” yazısını Germinal’den daha önemli bulacaklardı.
Hiçbir gerçek yazar siyasi cesaretinin edebi değerinin önüne geçmesini istemez, bunu utanç verici bulur.
Ama bazen öyle acılarla karşılaşır ki yazarlar ellerinde olmadan bir çığlık atarak insanların dikkatini çekmek, bu acıyı dindirmek için insanların vicdanlarını harekete geçirmek isterler.
Bunu yapmak onların edebi değerlerini artırmaz, yapmamak da azaltmaz.
Onlar çaresiz kaldıkları için yaparlar bunu.
Ama Avrupa’nın kulaklarının siyasi çığlıklara, edebiyatın zarif fısıltılarından daha açık olması insanlarda bir kuşku yaratmaktadır.
“Avrupa beni eleştiren bir yazara, gerçekleri söyleyerek beni zor durumda bıraktığı için mi ilgi gösteriyor yoksa gerçekten edebiyatına mı değer veriyor” sorusu akıllara takılmakta, bu soruyu yöneticiler de insafsızca kışkırtmaktadırlar.
Pamuk’un bu ödülü Ermeni tartışmasının hemen ardından alması ne yazık ki çok hak edilmiş bu ödülün üstüne kötü niyetli kuşkuların düşmesine neden oldu.
Birçok insan bu ödüle burun kıvırdı, bunu edebiyat dışı nedenlere bağladı.
Eğer Türkiye kendi geçmişi hakkında bu kadar bilgisiz olmasa ve gerçekleri söylemek isteyen yazarlarını “cesur olmaya” mahkum etmese, Avrupa da edebiyatı yalnızca edebi değerlerle ölçtüğüne insanları inandıracak bir edebiyat sevgisi sergilemiş olsa bu ödül Almanları da, Türkleri de, Pamuk’u da sanırım daha fazla mutlu ederdi.
Ne yazık ki bir sakatlıklar çağından geçiyoruz.
Her toplumun kendine göre sakatlıkları var.
Türkiye kendi geçmişine ait yalanlarıyla sakat.
Avrupa, yaratıcılığını epeyce kaybetmiş olmanın getirdiği sağırlıkla, başka toprakların siyasi kahramanlıklarını edebiyattan daha fazla önemsemeye yatkın olmakla sakat.
Ve bütün bu sakatlıklar sonunda edebiyata yansıyor.
Pamuk gibi Türkiye’nin gururu olması gereken değerli bir yazar haksız sorularla üzülüyor, büyük bir ödül kuşkularla gölgeleniyor.
Sakatlıkları hemen iyileştirmek kolay değildir ama Avrupa edebiyatı sadece edebiyat olarak algıladığını daha inandırıcı bir biçimde gösterirse, Pamuk gibi edebiyat dışında hiçbir ölçüye ihtiyacı olmayan önemli bir yazarı da haksız suçlamaların lekeli ışığından daha rahat kurtarır.”
P.Barista
Pamuk’un Ermeniler konusundaki cesur açıklamalarına gösterilen tepkilerin bir nedeni budur.
1. ermeni konusunu ilk kez orhan pamuk dile getirmedi. türk devleti, 1. dünya savaşında osmanlı devletinin bir tehcir uyguladığını ve bunun sonucunda pek çok ölüm olayının olduğu zaten resmi kaynaklarda yazıyor.. orhan pamuk daha ilk romanını yazmadan çok önce rahmetli kamuran gürün "ermeni dosyası" adlı kitabında bu konuyu işledi (ttk yayını, ne yazık ki baskısı yok).
2. açıklama cesur değil, provakatif. verilen rakamlar kesinliği varmış gibi söylendi. ermeniler konusundaki ilk rakamlar 300 binlerle başlamıştı. hatta bazı yayınlarda 3,5 milyona kadar da çıkıyor. diasporanın son telaffuz ettiği rakamı kullanmak provakatif olduğunun kanıtı. "tehcir sırasında çok kötü şeyler oldu. olanlar bir bakış açısına göre "soykırım" diye nitelendirilebilir" demek var, hepimizin bildiği gibi söylemek var. bu ikisi farklıdır.
kürtler konusunda söylediği rakam da 84-92 arasındaki terör nedeniyle ölenlerin tümünü kapsamaktadır. ve net bir rakamdır! "30 bin civarında" gibi yaklaşıklık ifade etmemektedir. resmi rakamlar 20 bin civarı terörist, 10 bin civarında da asker, polis, korucu ve sivil'i kapsamaktadır. ama op'ye bakarsak 30 bin kürt, işiyle gücüyle uğraşıp, örnek birer insan ve vatandaş olarak yaşarken öldürülmüşlerdir. tabi bunu da devlet yapmıştır. cesaret konusunda haklılar aslında, insanın yüzü kızarmadan, ölen insanlar hakkında böyle laflar etmek ya aptal cesareti gerektirir ya da arkası sağlamdır. hangisini tercih ederseniz.
3. ahmet altan da bir cesaret gösterisi yapmıştır ama, ağzının payını aldığı için kahraman olamamıştır. hem yerel olduğu, hem de söylediklerinin iler tutar yanı olmadığı için. yine de abd'de bir üniversitede yarım dönemlik bi aferin bursu kapabilmiştir. şöyle demişti aa, "bize 31 mart'ın gerici bir ayaklanma olduğu öğretildi. oysaki avcı taburları ayaklanmıştı. bu askeri bir ayaklanmadır. darbe olmuştur".
avcı taburlarının ayaklanmasına neden olan derviş vahdeti'yi bi kalemde pas geçmiştir. avcı taburlarının başındaki alaylı subayları pas geçmiştir. hareket ordusunun mektepli subayların komutasında olduğunu pas geçmiştir. alaylı-mektepli ayrımının ne demek olduğunu, ne gibi sonuçları olabileceğini pas geçmiştir. bir roman yazıp tarihi gerçekleri ortaya çıkarmıştır(!)
31 mart olayı ile pek çok şey değişti. ama o günlerden trajikomik bir öyküyü hepiniz bilirsiniz. bir tabib binbaşıyı yolda çeviren isyancılar sorar "mektepli misin, alaylı mı?" tabib binbaşı yüzünde tatlı(!) bir gülümseme ile yanıt verir "hiç mektepten tabib çıkar mı, elbette alaylıyım" ve yürüyüp gider.:)
4. pakize barışta'nın bu yazısı yanılmıyorsam gazetem.net (http://www.gazetem.net) adlı internet sitesinden alınmış. kendisini o site dolayısı ile tanıyorum, başka bir yerde yazısını okumak kısmet olmadı. kendisi bir op hayranıdır. bir ara ahmet oktay'a karşı kahramanca savunmuştu op'yi.
5 temmuz 2005 yilinda asagida baslikla bir onu acmisim. Anlasilan degisen bir sey olmamis bu 1,5 yil zarfinda.
Yazarlara karşı neden bu kadar saygısızlar?
bu gönderinizden 5-6 gönderi önce aynı metnin defalarca foruma yollanması ile ilgili yazışmalar olmuşken, açtığınız başlığın adresini vermek yerine, yazıyı göndermenizi anlayamadım. ilgilenenler adrese tıklayıp okuyabilirdi.
5 temmuz 2005 yilinda asagida baslikla bir onu acmisim. Anlasilan degisen bir sey olmamis bu 1,5 yil zarfinda.
Yazarlara karşı neden bu kadar saygısızlar?
Birçok Türk’ün, dünyanın Türklere düşman olduğuna inanmasının nedeni kendi tarihleri konusundaki acıklı bilgisizlikleri, bu konularda özellikle bilgisiz bırakılmalarıdır.
Pamuk’un Ermeniler konusundaki cesur açıklamalarına gösterilen tepkilerin bir nedeni budur.
Hiçbir gerçek yazar siyasi cesaretinin edebi değerinin önüne geçmesini istemez, bunu utanç verici bulur.
Pamuk gibi Türkiye’nin gururu olması gereken değerli bir yazar haksız sorularla üzülüyor, büyük bir ödül kuşkularla gölgeleniyor.
P.Barista
Bu yazıyı hazırlayn Türk tarihi hakkında çok bilgili ve biliyor neden yazarlar tepkili olunduğunu. Tepkililer derken unutuveriyor bu yazararın söylediklerinin tamamen gerçekleri yansıtmadığını. Ama canım önemli değil çok sevgili yazarlar sadece küçük ama önemli detayları atlıyorlar, üzerinde durmaya değmez.
Utananlar yapmıyor zaten, utanmayanlar yapıyor.
Her Türk Nobel'i Türkiye'ye getiren yazarla gurur duyardı ve çok sevinirdi ama yazar bunu siyasi söylemiyle almıştır. Üzücü olan da budur. O.P.nin de üzüldüğünü sanmıyorum, çok sevinçliydi.
Bu Ulkede Gercekleri Soyleyen Bulundugu Toplumun Onunde Yer Alan Herkes Zaten Ya Asildi Ya Surgune Gonderildi Yada Bu Sitedeki Gibi Anlamsiz Hakaretlere Maruz Kaldi,ataturkun Onderligindeki Ordu Ve Siyasi Yapilanma Kurtulus Savasini Kazanmamis Olsaydi Bugun Tarih Kitaplarinda Ovgulerin Yerini Yergi Alicakti Cunku Yikmaya Calistigi Duzenin Insanlari Gorevde Olucakti...
Derin düşünmeyin basit düşünün.Tümüyle özgürlük die bişi yoktur , bu kavram ütopya olarak kalacaktır ve bazıları bunu kullanarak sanat , edebiyat hatta siyaset yaparak marjinallik kazanacaktır.
Bu Ulkede Gercekleri Soyleyen Bulundugu Toplumun Onunde Yer Alan Herkes Zaten Ya Asildi Ya Surgune Gonderildi Yada Bu Sitedeki Gibi Anlamsiz Hakaretlere Maruz Kaldi,ataturkun Onderligindeki Ordu Ve Siyasi Yapilanma Kurtulus Savasini Kazanmamis Olsaydi Bugun Tarih Kitaplarinda Ovgulerin Yerini Yergi Alicakti Cunku Yikmaya Calistigi Duzenin Insanlari Gorevde Olucakti...
Eğer Orhan Yamuk'un "ülkede gerçekleri söylediğini" iddia ediyorsanız,bu ülkede
1 milyon ermeni,30 bin kürt öldürüldüğüne inanıyorsanız,size söyleyeceğim tek
şey tıpkı fransız ve ermeniler gibi bu ödüle sevinmeniz ve hatta kutlama ve özür için derhal ermenistana gitmeniz ve hatta iltica etmenizdir.
Herkes Birbirine Bi Yere Gitsin Diyor Isterseniz Arabistama Gidebilirim Orasi Daha Populer...
hexedemical
15-10-2006, 21:30
Sezer Pamuk'u kutlamadı
Ama sen pamuk değilsin ki Orhan
Cumhurbaşkanı 'Standartlar Günü' için mesaj yayınladı ama 4 gün geçmesine rağmen henüz Orhan Pamuk'u kutlamadı
15.10.2006 17:58
Orhan Pamuk’a aldığı ödül nedeniyle tüm dünyadan tebrik yağıyor. Standartlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Sezer ise Nobel Edebiyat Ödülü üzerinden 4 gün geçtiği halde sessizliğini koruyor.
Türkiye tarihin ilk ‘Nobel’ ödülünü kazandıran Orhan Pamuk’a dünya liderlerinden tebrik mesajı yağarken Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, sessiz kalmayı tercih etti. Dünya Standartlar Günü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınlayan Sezer, Türkiye’yi dünyaya tanıtan yazar Pamuk için yazılı ya da sözlü hiçbir tepki vermedi. Sezer Dünya Standartlar Günü nedeniyle yayınladığı mesajda ‘Bugün Türk ürünlerinin dünya pazarlarında kabul görmesinden hepimiz gurur duyuyoruz. Bu alanda Türk Standartları Enstitüsü büyük sorumluluklar üstlenmiştir’ dedi. Sezer’le birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Meclis Başkanı Bülent Arınç da Standartlar Günü nedeniyle kutlama mesajları yayınladılar.
İşte TSE’li Türk ürünleri
Türkiye’de standart hazırlama görevi Türk Standartları Enstitüsü’nde. TSE, bugüne kadar binlerce standart hazırladı. Fındık, incir, pamuk gibi ürünlerin yanı sıra akla gelmeyecek bir çok ürün ve hizmet için standart hazırlanıyor. Sadece ‘ziraat’ başlığı adı altında 1279 standart bulunuyor.
Ziraat: Keten tohumu, soya küspesi, kolza tohumu küspesi, kasaplık kıl keçi, asma aşı kalemi, kabak çekirdeği, yumurta tasnif ve ambalajlama v.b. Tekstil: Kumaşların su geçirmezliği, ticari tops gramajları, Siirt battaniyeleri, Bahçıvan tipi renk farkı tayini v.s. Ambalaj: Konserve kutuları, diş muayene istek belgesi v.b. Hizmet: Alçı bölme duvar levha ve bileşenlerinin yerlerine konulması kuralları vb.
DUNYADAN TEBRiK YAGDI
Başbakan Erdoğan: Ödülün açıklanmasının ardından telefonla arayarak Pamuk’u kutladı.
Dışişleri Bakanı Gül: Günlük olaylar gelir geçer, ancak bir Türk romancısının Nobel’i kazanmış olması tüm dünyada yankı yapar. Türkiye’nin tanıtımı açısından da bu çok önemli. Kendisini tebrik ediyoruz.
Kültür ve Turizm Bakanı Koç: Orhan Pamuk’un Nobel ödülü almasından dolayı iftihar ediyorum. Türkçe’nin yaygınlaştırılması açısından Türk dilinde roman yazan bir yazarın Nobel ödülü almasından Türkiye Cumhuriyeti’nin Kültür ve Turizm Bakanı olarak iftihar ettim.
CHP lideri Baykal: Bu edebiyatımızın evrensel değerini gösteren ve uluslararası düzeyde kalıcılığını güvence altına alan bir ödüldür.
Fransa Cumhurbaşkanı Chirac: Nobel’in topluma bakışı özellikle güçlü ve liberal Pamuk’a verilmesine çok memnun oldum.
Avusturya Dışişleri Bakanı Plassnik: Yalnızca ünlü bir yazar olan Orhan Pamuk değil, aynı zamanda Avrupa değerlerinin bayraktarı bir yazar da ödüllendirildi.
Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier: Pamuk, Türkiye ile Avrupa arasında köprüler inşa eden bir romancı. O AB’ye katılmak isteyen Türklerin sözcüsüdür.
AB Genişleme Komiseri Rehn: Arkadaşı ve hayranı olarak Pamuk’u kutluyorum. Kitaplarını okuyanlar Orhan Pamuk’un ne kadar övgüye layık olduğunu bilirler.
Almanya Yeşiller Partisi Eş Başkanı Roth: Nobel’le hem Pamuk’un cesareti, hem de köklü bir reform sürecinden geçen Türkiye’deki canlı kültür ödüllendirildi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Bakoyanni: Orhan Pamuk’u başarısından dolayı tebrik ediyorum. Yunanistan’ı ziyaret etmesinden büyük onur ve sevinç duyacağım.
Hollanda Dışişleri Bakanı Bot: Pamuk’un ödül almasından büyük mutluluk duydum.
Star
ally_mcbeal
15-10-2006, 21:37
Bu Ulkede Gercekleri Soyleyen Bulundugu Toplumun Onunde Yer Alan Herkes Zaten Ya Asildi Ya Surgune Gonderildi Yada Bu Sitedeki Gibi Anlamsiz Hakaretlere Maruz Kaldi,ataturkun Onderligindeki Ordu Ve Siyasi Yapilanma Kurtulus Savasini Kazanmamis Olsaydi Bugun Tarih Kitaplarinda Ovgulerin Yerini Yergi Alicakti Cunku Yikmaya Calistigi Duzenin Insanlari Gorevde Olucakti...
büyük önderimizin döneminde millet olarak onurlu duruşu ve türk olmaktan gurur duyabilmeyi öğrendik. o dönemde de ulusunu hakir görerek aşağılayan entellektüeller çoktu ama atatürk kompleks duymadan ezilmeden büzülmeden kendini geliştirmenin yollarını ortaya koydu ve osmanlının bile küçümsediği vefalı ve cefalı türk milleti silkinerek yeni bir uyanışı gerçekleştirdi. medenileşmek adına elbette katedecek çok yolumuz var ama bunu aşağılık kompleksi duymadan yapmalıyız görüşündeyim.
Sezer Pamuk'u kutlamadı
Pamukyan'ı kutlamayan Sezer'i, bu davranışından ötürü ben kutluyorum.
Benim Ulkem Dunya 21.yuzyilda Yasiyoruz Soyle Bi Kafanizi Kaldirin Ve Ozgurlugu Yasayin Agaclara Bakmaktan Ormani Goremiyorsunuz,100000000000000......bu Kadar Insan Gecti Bu Dunyadan Ve Gecicek Nerde Kardeslik Yoksa Ulkeler Dinler Insanlari Boluyormu Birbirleriyle Savastiriyormu Kim Hakli ?
5 temmuz 2005 yilinda asagida baslikla bir onu acmisim. Anlasilan degisen bir sey olmamis bu 1,5 yil zarfinda.
Yazarlara karşı neden bu kadar saygısızlar?
Vatanına iftira eden bir adama saygı göstermemizi beklemek kadar abes bir şey düşünemiyorum.
Bu Ulkede Gercekleri Soyleyen Bulundugu Toplumun Onunde Yer Alan Herkes Zaten Ya Asildi Ya Surgune Gonderildi Yada Bu Sitedeki Gibi Anlamsiz Hakaretlere Maruz Kaldi,ataturkun Onderligindeki Ordu Ve Siyasi Yapilanma Kurtulus Savasini Kazanmamis Olsaydi Bugun Tarih Kitaplarinda Ovgulerin Yerini Yergi Alicakti Cunku Yikmaya Calistigi Duzenin Insanlari Gorevde Olucakti...
Hangi gerçekler:confused: Doğrusu gerçekler bizi rahatsız etmiyor da sizi etmiş galiba.
Benim Ulkem Dunya 21.yuzyilda Yasiyoruz Soyle Bi Kafanizi Kaldirin Ve Ozgurlugu Yasayin Agaclara Bakmaktan Ormani Goremiyorsunuz,100000000000000......bu Kadar Insan Gecti Bu Dunyadan Ve Gecicek Nerde Kardeslik Yoksa Ulkeler Dinler Insanlari Boluyormu Birbirleriyle Savastiriyormu Kim Hakli ?
Ne dediğinizi anlasaydım mutlaka cevap yazardım:rolleyes:
dealer(sezgin)
15-10-2006, 23:37
sayın alev alatli ne güzel demiş:
entellektüel namusu ve cesareti varsa reddetsin.
JoNaThAn
15-10-2006, 23:41
zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış..bence daha fazla tartışmayın.adam almış ödülü..adaletli olmayan bir dünyada yaşıyoruz demek ki.hem adalet sadece bir kelimedir.nasıl anlaşıldığına bakılır.bu durumda, adalet ve yapılan bir iş karşılığı hediye verilmesi budur.türkiye olsaymış ab yerinde türkiye verseymiş nobeli..ozaman "nobel" değilde "osman" olurdu adı.. bu seneki osman ödülünü bilmem kim aldı derdik..ama diyemiyoruz..oyüzden no necessity for this discussion..der jonathan..
Powered by vBulletin™ Version 4.0.2 Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.