PDA

View Full Version : Bana Göre



Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 [16] 17 18 19 20

vahhun
11-09-2013, 17:40
http://666kb.com/i/chg4fya03xgrm5mj6.jpg

Susma....

Sustukça sıra, sana gelecek.

Ümit Yaşar Oğuzcan' ın dediği gibi..

Boşuna değil pazarları sevmeyişim.

Durup durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız boşuna değil.

BORA YAŞAR
11-09-2013, 21:06
Bir roman kadar uzun bu tümce;

- Sonra işte yaşlandım...


Gülten Akın

BORA YAŞAR
11-09-2013, 21:31
http://img707.imageshack.us/img707/1827/kehr.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/707/kehr.jpg/)



Eskiden olsa fotoğraftaki yazıyı bir kadının yazdığından şüphemiz bile olmazdı.


Bugünün gençlerinde durum çok farklı.

Erkek de kadın da yazmış olabilir.:)

vahhun
11-09-2013, 23:49
Mizah dergisiden skandal Ahmet Atakan karikatürü.

Antakya'da 22 yaşındaki Ahmet Atakan'ın polisin attığı gaz fişeğiyle başından vurularak öldürülen Ahmet Atakan'a çok çirkin bir benzetme yapıldı.

Cafcaf adlı karikatür dergisi, Hatay’da, ODTÜ eylemlerine destek için düzenlenen sokak gösterilerinde yaşamını yitiren 23 yaşındaki Ahmet Atakan’ın ölümüyle adeta dalga geçti.

Karikatürde, Ahmet Atakan'ın provokasyon için arkadaşları tarafından atıldığı ima edildi.

İŞTE O KARİKATÜR :


http://666kb.com/i/chgdsxmpd4ky698wi.jpg


İnsanlık onuru işkenceyi yenecek diyoruz...

Bunu yapanlar bırakın onurlu olmayı,

İnsan olmayı becerememişler.

Sözün bittiği yerdeyiz.

refaba
12-09-2013, 00:29
Bu ülke'nin hiçbir zaman "C" planı olmadı: Uğur Mumcu



Allah rahmet eylesin..

Doğruları ortaya koyan bir insandı... Fakat şartlanmışlığın içinde bazı şeyleri göremedik..

Şimdi farklı açıdan bakınca daha iyi görebiliyoruz...

Bu bir itiraf ise itiraf ediyorum... ki bu toplum şartlandırılmış bir toplumdur...

Çoğu kimse kendi fikirleri doğrultusunda değil, bir takım yerlerin adamı olarak konuşuyor...

Sırf bir yerlerin adamı olmak adına doğrulara karşı çıkmak,

insanlık için işlenmiş en büyük suça ortak olmaktır...



Bu ülke'nin hiçbir zaman "C" planı olmadı. Bu ülke de daima A.B.D planları devreye sokuldu !...

UĞUR MUMCU

http://666kb.com/i/chfx55amv9jicyxqq.jpg

Değişim olmadığı sürece çok zor,işten ondan Natodan ve Gümrük birliğinden çıkmamız lazım,tabiki önce ülkenin başına adam gibi adam seçmemiz lazım,zaten gerisi gelir,ne yazıkki ufukta hala hazır yok,belki içeri atılanların içinde vardı,Emperyalistler işin farkına vardı defterini dürdürerek içeri attı.

Tabiki bu devran böyle gitmez,er veya geç liderini bulur bu ülke,tabiki ne kadar zaman sonra orasıda meçhul.

BUZ
12-09-2013, 12:00
yine Allahı kullanıyorlar..........Allah tuzakları bozuyormuş......izin vermiyormuş..........muş...muş....ıvır zıvır....boş laf...........

ha yüce Allah ın hiç işi yok sizin bozduğunuzu tamir edecek siz batıracaksınız o kurtaracak............:)

yahu Allahı bi rahat bırakın artık...........yediğiniz her nane kendinizin........

Allah mı dedi size git mısırın suriyenin terör gruplarını destekle diye...............:)

ey.........?........Allah ne alaka..........?......eyyy.........?

bi sükut edip susun artık....... bi beceremediğinizi kabul edip oturun bi beş dakka ya...........!


http://galeri7.uludagsozluk.com/239/tayyip-i-allah-ilan-eden-ak-gotler_458857.jpg

BORA YAŞAR
12-09-2013, 12:43
Bu zihniyet halktan oy talebinde bulunmuştur. Şimdi CHP 90 yaşında. Cumhuriyet'le yaşıt diye övünüyorlar. Mustafa Kemal'in partisini kanlı örgütlerin kuklası haline getirdiler

Onlar gitsin diktatörlerin sırtını sıvazlasınlar.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24694519.asp


:):):)

BORA YAŞAR
12-09-2013, 14:21
Dün 11 Eylüldü.

Bugün 12 Eylül.


İlki dünyanın Pearl Harbour'dan sonra gördüğü en büyük senaryo idi. Bir devletin kendi vatandaşlarının canını kamuoyunda büyük bir değişim yaşamak amacıyla kullandığı iki büyük senaryo.

İkincisi ise ordunun terörü önlemek amacını kullanarak, üniversite çağındaki bir kuşağı tümüyle hacamat edip, dinci kadroları iktidara getiren, Atatürk devrimlerine son veren bir darbe..


Sonuçları yaşıyoruz.

BORA YAŞAR
12-09-2013, 14:30
Başbakan Erdoğan, darbelerine etkilerini yaptıkları reformlarla tamamen silmeye çalıştıklarını söylerken bir alanda özellikle başarısız olduklarını ifade etti ve şöyle konuştu:


“Anamuhalefeti, mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olduk. Onu başaramadık"


http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-12-eylul-oncesine-donmek/siyaset/detay/1762525/default.htm


İşte demokrasimizin ölçüsü bu laftır.

Adam bir partinin başkanı...

İktidar partisinin.

Her şeyde başarılı olmuşlar ama "ana muhalefet partisini mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olmuşlar"...


Pes.

Böyle bir görevi mi vardır iktidar partilerinin?

Partilerin farklı düşüncelerde olması kadar normal bir şey var mıdır?

Bu nasıl bir demokratik yaklaşımdır..

Adam gündemi her konuda belirliyor, yaşamımızı tümüyle onun kararlarına uygun yaşıyoruz, her kurumu değiştirip düzenliyor, bu arada da diğer partilerin zihniyetini de değiştirmek gibi görevi var.


Geldiğimiz nokta bu.

Bunun adı da diktatörlük değilmiş...

BUZ
12-09-2013, 14:40
Dün 11 Eylüldü.

Bugün 12 Eylül.


İlki dünyanın Pearl Harbour'dan sonra gördüğü en büyük senaryo idi. Bir devletin kendi vatandaşlarının canını kamuoyunda büyük bir değişim yaşamak amacıyla kullandığı iki büyük senaryo.

İkincisi ise ordunun terörü önlemek amacını kullanarak, üniversite çağındaki bir kuşağı tümüyle hacamat edip, dinci kadroları iktidara getiren, Atatürk devrimlerine son veren bir darbe..


Sonuçları yaşıyoruz.

hatırlanırsa 12 eylül darbe referandumu da halkın %90 katılımıyla coşkuyla kabul edilmişti............?

o zaman da millet iradesiydi......ekep nin aldığı %51 e de millet iradesi dediklerine göre..........

demekki millet olarak irade mevzuunda bir zaafiyetimiz var.........:)

yani galiba irademizin sonuçlarından memnun olmayan yine bizleriz..............?

e diyoruz ki ekepe nasıl %51 alır..............????

e aldırtma o zaman.........sende %49 ol........değil mi ama...........:)

hacı bektaşi velinin güzel sözlerinden biridir.........

"her ne ararsan kendinde ara".....der.........

galiba millet olarak uğursuzluk bizde.........?

ya askerin kucağına oturuyoruz yada ideolojinin kucağına..........

bir ortası olmuyor yani................???

vahhun
12-09-2013, 15:47
Vali polis saldırısına 'oh' dedi

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'dan polis saldırısı sürerken 'oh oh' mesajları.


Ahmet Atakan'ın ölümünün ardından protesto için sokağa çıkarak AKP Kadıköy ilçe binasına yürümek isteyen halka polis saldırısı sürerken, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu twitter'dan tuhaf paylaşımlar yaptı.

Dün Kadıköy'deki polis saldırısı sırasında İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da boş durmadı.


http://k1309.hizliresim.com/1f/d/smdhl.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Bir Vali söylemlerinde dikkatli olmalı bence,

Hele hele sosyal paylaşım sitelerini kullanıyor ise,

Daha bir çok dikkatli.

vahhun
12-09-2013, 15:52
Fransız dergisinden Cemaat'le ilgili şok iddia!


'Gülen Suriye'ye tugay gönderdi'


Fransız istihbarat dergisi Intelligence Online, Suriye sınırında PYD’ye karşı savaşmak için Ankara’nın desteklediği ve Fethullah Gülen Cemaati’nde yetişen yoksul Kürtlerden oluşan cihatçı bir tugay oluşturulduğunu iddia etti.

Dergi, Katibat al-Taliban (KaT) Tugayı olarak adlandırdığı Birliğin Türkiye tarafından teşvik edildiğini ve Tugayda yer alanların 1000 dolar maaş aldığını kaydederken: “Savaşçılar İmam Fethullah Gülen’in Kürdistan’daki okullarından ve PKK için hapis yatmış daha sonra ise ayrılmış Kürt Müslümanlardan oluşuyor” diye yazdı.

Iraklı Kürt lideri Mesut Barzani’ye yakın PDKS’de Türk, Suriye ve Irak sınır boylarında PYD birliklerine karşı savaşıyor diyen dergi ”Birliğin savaşçıları PYD’ye karşı, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve El Nusra Cephesi cihatçılarının yanında savaşmak üzere Türkiye-Suriye sınırına gönderiliyor. Temmuz ayı sonunda Tel Halaf’taki bir hücum sırasında aralarından birçoğu öldürüldü” diye yazdı.


Eğer doğru ise,

Çok vahim bir olay.

Cemaat nelerle uğraşıyormuş dedirten bir haber.

vahhun
12-09-2013, 17:06
http://m1309.hizliresim.com/1f/d/smhng.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

12 eylül darbesi olalı 33 yıl oldu,

Ne hesap sorulabildi, ne mevzuatı kalktı.

Askeri vesayeti kaldırdık, polis vesayetine hoş geldiniz.

Darbelerin hepsinin bedelini ödeyenler biz olduk.

Nemalananlar ortada. 12 Eylül yargılanıyordu; ne oldu?


http://m1309.hizliresim.com/1f/d/smhlk.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
12-09-2013, 18:15
http://img209.imageshack.us/img209/2272/udnm.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/209/udnm.jpg/)




Haksız mı?

vahhun
12-09-2013, 18:30
http://l1309.hizliresim.com/1f/d/smm66.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Ya ben,

Haksız mıyım....

PARK
12-09-2013, 19:03
Başbakan: 12 Eylül ve sonrası Türkiye çok ağır bedel ödedi.







Başbakan çok haklı, çünkü kendisinin ve kendi gibilerinin semirmesine, palazlanmasına, en önemlisi de ülkenin üzerine bir karabulut gibi çökmesine yol verdi o lanet olası 12 eylül darbesi..

Bir başka deyişle minnet borçları vardır o darbeye ve darbeyi yapan generallere...



Bakmayın siz meydanı boş bulup bugün bol bol üfürmesine

BORA YAŞAR
12-09-2013, 20:55
Scalfari’nin sorularını yazılı olarak yanıtlayan Papa, “Eğer bana Hıristiyanların Tanrısı inançsızları ve kadere inanmayanları affedecek mi diye soruyorsanız size en temel olarak şunu söyleyebilirim: Eğer ona samimi ve tövbekar bir kalple giderseniz Tanrı'nın merhametinin sınırı yoktur. Bu, vicdanlarına itaat eden inançsızlar için de geçerli. Günah, inançlı olmasan dahi, yalnız vicdanını takip etmeyen insanlar için vardır” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/planet/24698159.asp


İslamda da konuya ve inanmayanlara belki böyle yaklaşacak nev'i şahsına münhasır din adamları vardır...

Ama İran'da, Irak'ta bir Ayetullah'ın böyle bir yaklaşımda bulunabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Ya da bırakınız onları bizde, laik bir devlet olan ülkemizde bir bürokrat olan Diyanet İşleri Başkanı konuya böyle bakar mı dersiniz?

Bu soruya vereceğiniz yanıt, "hoşgörü ve toplumsal barış" konusunda batı dünyası ile aramızdaki farkı açıklayacaktır sanıyorum.

refaba
12-09-2013, 23:06
Başbakan Erdoğan, darbelerine etkilerini yaptıkları reformlarla tamamen silmeye çalıştıklarını söylerken bir alanda özellikle başarısız olduklarını ifade etti ve şöyle konuştu:


“Anamuhalefeti, mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olduk. Onu başaramadık"


http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-12-eylul-oncesine-donmek/siyaset/detay/1762525/default.htm


İşte demokrasimizin ölçüsü bu laftır.

Adam bir partinin başkanı...

İktidar partisinin.

Her şeyde başarılı olmuşlar ama "ana muhalefet partisini mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olmuşlar"...


Pes.

Böyle bir görevi mi vardır iktidar partilerinin?

Partilerin farklı düşüncelerde olması kadar normal bir şey var mıdır?

Bu nasıl bir demokratik yaklaşımdır..

Adam gündemi her konuda belirliyor, yaşamımızı tümüyle onun kararlarına uygun yaşıyoruz, her kurumu değiştirip düzenliyor, bu arada da diğer partilerin zihniyetini de değiştirmek gibi görevi var.


Geldiğimiz nokta bu.

Bunun adı da diktatörlük değilmiş...

Demekki kendi beyinleri yıkandığından,gerçekleri bilenlerin ve güçlü olanların biz yıkamakla görevlendirildik diyerek kendi foyalarını meydana çıkartıyorlar böylece,öyle değilmi.:confused:

BORA YAŞAR
13-09-2013, 09:39
İhsan Oktay Anar çok sevilen ilginç bir yazar.

Konularını Osmanlı dönemi hayatından alan kitapları daha çıkmadan olay oluyor.

Anar, Osmanlı'yı iyi çalışmış. Sosyal hayatını, bürokrasiyi, denizciliği, hendeseyi, tabirleri terminolojiyi çok iyi biliyor.

Kitaplarında üslubu anlatıılarıyla uyumlu.

Anlaşılabilir bir dili var.

Ancak dili çok iyi kullandığı konusunda tereddütlerim var.

Bir örnek olarak onun çok sevilen çok satan "Puslu Kıtalar Atlası" kitabında bir kaleyi düşürmek için yapılan savaşımı anlattığı 82. ve 83. sayfalarında ki cümlelerinin başlarını oluşturan bağlaçları ve sıklıklarını göstermek istiyorum.


Hatta..

Gel gör ki...

Fakat..

Çünkü..

Fakat...

Çünkü..

Ne var ki..

Bununla birlikte...

Fakat..

Ancak..

Fakat..

Fakat..

Fakat..

Ancak..


Evet sadece iki sayfada bu kadar sıklıkla kullanmış bağlaçları.

Bu durum da metni okurken nedenini bilmeden sıkılmanız sonucu doğuruyor.

İhsan Oktay Anar'ın, sıklıkla, neredeyse üst üste kullandığı birbirine anlam olarak çok yakın olan bu bağlaçları görmemesine olanak yok.

Böylesi sıkıcı ve kısır bir halin üslup olarak benimsendiğinin kabulü ise kolayca kabul edilebilir değil.

BORA YAŞAR
13-09-2013, 11:34
Davutoğlu: Suriye'de savaş artık durdurulmalıdır, BM'den bunu talep ediyoruz


Ne istediğiniz bir bilsek.

"Anlamlı yalnızlığımızın" mimarı, diplomasinin baş pehlivanı, daha bir kaç gün evvel Suriye'ye kısa süreli bir hava taarruzunu yeterli bulmuyordu.

Irak, Libya tipi onbinlerin öleceği ağır bir savaş istiyordu.

Bugün barış güvercini kasildi.

Bizim borsa gibi.

Bir yukarı bir aşağı.

Tutunan olmasın hepsi düşsün diye.

Çevremizde kimse kalmadı dost grubundan.

Bir Yahudi madalyası da Davidoff hak ediyor doğrusu.

PARK
13-09-2013, 11:45
İstanbul'u yakan notlar

2020 Olimpiyatları’nın Gezi eylemleri nedeniyle değil, 1.5 yıl önce alınan düşük not yüzünden kaybedildiği ortaya çıktı.

Olimpiyat Çalışma Grubu’nun yaklaşık bir buçuk yıl önce olimpiyat oyunlarına aday üç şehir için yaptığı değerlendirmede, İstanbul’un 14 ayrı konunun 12’sinden sınıfta kaldığı belirlendi.

Komitenin, Gezi Parkı eylemlerinden çok önce İstanbul için en düşük notu güvenlik ve emniyet konusunda vermesi ise dikkat çekti.

Taraf gazetesinin haberine göre Olimpiyat Komitesi’nin, İstanbul için verdiği düşük not, Sayıştay’ın son raporunda da yer aldı. Sayıştay denetçileri, geçen yıl hazırladıkları 2011 raporunda “bu puanlarla İstanbul’un, olimpiyatları kazanmasının çok zor olduğuna” işaret ettiler.


http://www.gazeteport.com.tr/haber/145289/istanbulu-yakan-notlar





Neymiş?

Demek ki bu hüsranın sorumlusu gezi değil, sizin emniyet müdürünüz ile sizin Vali'nizin beceremedikleri emniyet ve güvenlik yetersizliği imiş..


Elin oğlu adama işte böyle gözünün önünü gösterir...:yes:

Hem senin Sayıştay'ın bile zor derken sen neyine güvenerek aday olup o kadar parayı heba ettin?..

Sormazlar mı adama?

Yoo..

Soramazlar değilmi?

Korkarlar!!..

vahhun
13-09-2013, 12:43
Davutoğlu'na El Nusra sorusu

Baluken, Dışişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, “Ceylanpınar-Akçakale hattında bulunan ve 1950’den beri Türkiye’nin en büyük devlet üretme çiftliği olma özelliğine sahip olan Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arazilerinin, Ceylanpınar sınır kapısının kapatılmasının ardından, El-Nusra ve Irak-Şam İslam Devleti gibi örgütlerin Suriye’ye geçiş güzergahı haline geldiği, bölge halkı ve ülke kamuoyu tarafından yaygın biçimde dile getirilmektedir” dedi.

Ve, şu sorulara yanıt aradı:

“Ceylanpınar sınır kapısının kapanmasının ardından, TİGEM’de açılan iki kapıdan bakanlığınızın haberi var mıdır?

Varsa, bu kapıların geçişe açılış amaçları nedir?

Bu kapılardan Suriye’ye kimler geçmektedir?

Geçişler resmi kayıt altında mıdır?

Yapılan geçişlerin dayandığı yasal mevzuat var mıdır? Varsa nedir?

TİGEM arazileri içerisinde konumlandırılmış kameraların kayıtları nerede tutulmaktadır?

Bu kayıtlar incelemeye alınmış mıdır? Kayıtlar kamuoyuna açıklanacak mıdır?”

Aynı soruları vatandaş olarak, ben de sorsam diyorum.

PARK
13-09-2013, 13:07
http://s1309.hizliresim.com/1f/f/snh83.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Hatay’da Ahmet Atakan’ın öldürülmesiyle başlayan eylemler dün gece Kadiköy’de devam etti. Eylemler sırasında görüntü alan, gazeteci Serdar Akinan’ın sahibi olduğu Vagus TV kameramanına polis müdahale etti.

Polis, kameranın görüntü almasını engellediği sırada polisin basına ilişkin küfürleri de kayda geçti. Gazetecilere “basın kartınızı gösterin” diyen polis, kameramanın basın kartının olmaması üzerine “Kameranı diğer arkadaşa ver, sen kaybol. Sen tek başına çekeceksen çek bir daha görürsem sana da sıkarım.”

Bu sözlerden sonra basın mensuplarına ilişkin küfürlü konuşmalarına devam eden polis, “analarını si…” diyerek sözlerine devam etti.


http://www.odatv.com/n.php?n=bizim-boyle-cocugumuz-yok-1309131200



Sıkarsın tabi şakird...

Arkanda Başbakanın var!!..

Selam olsun demokratik Türkiye özlemine..

vahhun
13-09-2013, 13:09
http://j1309.hizliresim.com/1f/f/snh8k.jpg (http://bit.ly/c25MCx)



Fotoğraftaki demir enkazını Ankara Büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek yaptı,

Şimdi de yıkım kararı verildi, sebebi yola yakın olmasıymış.

Yıllarca burasının ne olduğu kamuoyuna tam olarak açıklanmadı.

4 tane otobüsün camı, bir tane fıskiye kırıldı diye ortalığı ayağa kaldıran Melih Gökçek,

Halkın parasını yandaşlarına dağıtıp sokağa atarken kimseye hesap vermeyeceğini mi zannediyor.

BORA YAŞAR
13-09-2013, 14:41
Merkez Yenişehir İlçesi Sümer Camisi’nde kılınan cuma namazının ardından aralarında Özgür-Der, Mazlum-Der, Memur-Sen’in de bulunduğu İslami 57 sivil toplum örgütü üyesi yaklaşık 300 kişi, 500 metre mesafedeki İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürürüp, ’Andımız kaldırılsın, ’Zalimler için yaşasın cehennem’ sloganları attı.

Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesinde toplanan protesotcular adına konuşan Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, İslam inancında Müslüman evlatlarının varlığını, yüce Allah’ın dışında başkalarının varlığına kurban etme anlayışının ’şirk’ olduğunu söyledi. Memiş şöyle konuştu:

"Müslüman çocuklara her sabah gün doğumu ile adeta ibadet bilinciyle bu saçma ve şirk kokan sözleri söyletmek gaflet ve ihanet ile özdeştir. 1930’lu yılların totaliter ve faşizan uygulamaların ürünü olan bu ucube uygulamaya bir önce son verilmedir."


Laik devlet memur sendikasının başkanına bir bakın.

Adı Türkiye olan bu ülkede Türk'lük üzerine çocuklarımızın and içmesi uygun görülmüyor kimilerince.

Gerekçe: Şirk...


Hızla yuvarlanıyoruz.

Hem Kürtçü hem de dinciler bu ülkenin tarihinde baş belası olmuşlardır.

Bunların icabına laik cumhuriyetin savcılarının bakması lazım.

Onlar da aynı fikirde iseler, o zaman yandı bu ülkenin laik Türk halkı.

BUZ
13-09-2013, 16:49
selamlar herkese.......

bugün ofisini ziyaret ettiğim bir arkadaşımın kitaplığında sartrenin "yahudi düşmanı" isimli çalışmasını gördüm ve merak ettim........

kendi işyerime döndüğümde okumaya başladığım kitapta 27.sayfada bir paragraf gözüme çarptı ve şimdi paylaşmak istedim........

kitapta malum fransız antisemitizmi veya genel olarak antisemit davranıştan bahsediliyor......ancak biliyoruz ki antisemit yada yobaz.......!
bir ideoloji altında aynı beyin faaliyetlerinin ürünleridir...........:)

bakınız ilgili kitabın o paragrafında ne diyor..........?

...............antisemit çağdaş toplum düzenini anlayamaz..bunalım sürelerini dört gözle bekler ki..ilkel topluluk yine ansızın ortaya çıksın ve kaynama derecesini bulsun.......
o zaman küme ile kaynaşacak ve kendini yığınların akıntısına kaptırıp sürüklenecek.....
"bütün fransızlar" birleşin !..diye haykırırken gözü önünde işte bir pogrom havası vardır (pogrom dinsel, etnik veya siyasi nedenlerle bir gruba karşı yapılan şiddet hareketleridir)
...........bu anlamda antisemitizm yurttaşın devlet gücüne karşı gizli bir savaşı demektir..bir arka sokakta kıstırdıkları yalnız bir yahudiyi döven ve bu uğurda kanunu çiğnemekten çekinmeyen şu zıpır delikanlılarımızdan birini sorguya çekerseniz size..kendisini özgür düşünme yolunda can sıkıcı sorun duygusundan kurtaracak güçte bir hükümet istediğini söylemesi pek mümkündür..
cumhuriyet bir sıkı elin yönetimi olmadığından boyun eğme ihtiyacı tersine dönerek isyan şeklini almıştır..
delikanlı gerçekten otoriter bir hükümet mi istiyor..?.......hayır.....
o gerçekte başkaları için sert bir düzen.. ama kendisi için sorumsuz bir düzensizlik istemektedir..............!


vuruldum bu paragrafa.........?

birden aklıma......... taksim de gazlanıp ezilenler....... eli sopalı ve satırlı anti taksimciler ..... dini siyasete alet etme...... yoğun din istismarı ve acitasyon....... takiyye........ yobazlık....... bağnazlık...... alevi düşmanlığı......... cumhuriyeti sindirememe..... bizden olmayanlar tahammülsüzlüğü...... tebaa cılık.....tabanı besleme zorunluluğu ve taban yoksa bizde yokuz bağımlılığı......... dini ve tanrıyı sahiplenerek kendi gibi görünmeyen ve düşünmeyeni linç ...... gibi......
....... totaliter........ otokratik vede teokratik meşrutiyet görüntüleri geldi gözümün önüne......:)

bilmemki böylesi düşünceler aklıma nereden gelir nereye gider..........???

saygılar herkese........



http://www.guncelliyorum.com/wp-content/uploads/2013/06/eli-sopali-kisiler.jpg

http://manyakhaber.net/wp-content/uploads/2013/07/eli-sat%C4%B1rl%C4%B1-taksim.jpeg

http://cdn.internethaber.com/news/648x223/3907.jpg


http://blog.glokom-net.org/image.axd?picture=2013%2F4%2Fjpsartre1.jpg

vahhun
13-09-2013, 17:10
http://j1309.hizliresim.com/1f/f/snt3k.png (http://bit.ly/c25MCx)


Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün,

İşine geldiği zaman ben yaptım de,

İşine gelmediği zamanda ona buna suç at.

O kadar çok günah keçileri var ki.

Say say bitmez.

vahhun
13-09-2013, 21:38
http://k1309.hizliresim.com/1f/f/sp3qb.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Çok şey mi istiyoruz...

Hep birlikte kardeşçe yaşayalım diyoruz...

Ezenin ve ezilenin olmadığı bir Dünya da.

net_ria
13-09-2013, 22:35
Kimyasal Silahlar Sözleşmesi

Kimyasal silahların gelistirilmesinin, üretiminin, stoklanmasının ve kullanımının yasaklanması ve bunların imhası ile İlgili sözleşmedir. 29 Nisan 1997 tarihine kadar imzaya açık kaldı.

Kimyasal silaha sahip olduğunu kabul eden Suriye, 'Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ni (CWC) imzalayarak katılım belgesini Birleşmiş Milletler'e (BM) sundu.

-İmzalamayan ülkeler Mısır, Kuzey Kore, Sudan, ve Angola kaldı.

- İsrail ve Myanmar sözleşmeye imza atmış olsalar da 1997 yılında antlaşma hükümlerinden yerine getirmedikleri için imzalamayan ülkeler listesinde kaldılar.

-İsrail'inde kimyasal silah stoklarını ve imha planını BM'ye sunması gerekir...

-Suriye için geçerli olan neden İsrail'e geçerli olmuyor ?

refaba
13-09-2013, 23:50
ABD yüzünden ,İktidar Esadı kendisine düşman etti.

Adanada El Nusranın kimyasal silahlarlan yakalanması işlerine gelmediğinden,daha doğrusu döt korkusundan salıverdiler.

Mısırda Mursiyi desteklediler,ne Mursi nede şimdiki darbeci hükümet onları destekledi

Iraka zaten gidemiyorlar.

Arabistanlan Mursi yüzünden araları açıldı.

Bunlar en son olanlar öncekiler hariç.

ABD'de yakında benim yanıma gelme diyebilir.

Yani herkesi kendisine düşman ettiler.

Ama o kadarda Türk toplumuna değil düşmanlığı.

Arapların aklı kıttır ama iyi kötü gerçeği görür.

Hala ders almıyorlar,imajımız kaybolmasın diye hemen çevir kaz yanmasın misaline dönüyorlar.

Peki bu yanlışlık ne kadar sürecek.

Düşmanlarıda çoğaldı,sonra Suriyeli terör odaklı muhalifler bizi AKP hükümeti destekledi derse ne olacak.

Siz ABD'ye bakmayın,o her zaman cin fikirliliğiylen her şeyden sıyrılmıştır,çünkü iki yüzlüdür.

Hükümetin işi çok zor,ABD yüzünden ülkemiz içinde zaten çok düşman edindi.

Ben içimizden değilde, esas onlar dış düşmanlardan korunsun.

İyi korunuyorlarmı acaba.:düsün::düsün::düsün:

refaba
14-09-2013, 00:07
Kimyasal Silahlar Sözleşmesi

Kimyasal silahların gelistirilmesinin, üretiminin, stoklanmasının ve kullanımının yasaklanması ve bunların imhası ile İlgili sözleşmedir. 29 Nisan 1997 tarihine kadar imzaya açık kaldı.

Kimyasal silaha sahip olduğunu kabul eden Suriye, 'Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ni (CWC) imzalayarak katılım belgesini Birleşmiş Milletler'e (BM) sundu.

-İmzalamayan ülkeler Mısır, Kuzey Kore, Sudan, ve Angola kaldı.

- İsrail ve Myanmar sözleşmeye imza atmış olsalar da 1997 yılında antlaşma hükümlerinden yerine getirmedikleri için imzalamayan ülkeler listesinde kaldılar.

-İsrail'inde kimyasal silah stoklarını ve imha planını BM'ye sunması gerekir...

-Suriye için geçerli olan neden İsrail'e geçerli olmuyor ?

İçinde nükleer ve bilinmeyen silahlarda var,zaten canlı türün hertürlüsünün genleriylede oynuyorlar.

Gerçekten bu ülke çok tehlikeli olmaya başladı,adamların ABD lobiside güçlü...güçlü bir lobisi olan ülke daha yıkılırmı.

İşte ondan devamlı destek gördüğünden,bakın bana dokunmayın,dokunursanız karşınıda ABD'yi bulursunuz dediğinden döt korkusundan kimse bir şey yapamıyor.

Dinlerden gelen söylenti gerçeğe doğru gidiyor gibi.

Nedir o söylenti,dağ,taş,ağaç dile gelecek,arkamda Yahudi saklanıyor gelin vur diyecek.

Ben pek inanmazdım bu söylentiye,öyleya onlarda insan bizler gibi diye geçiştirirdim.

Ama şöyle bir bakıyoruz,Dünya insanına karşı en büyük tehdit variye doğru gidiyorlar.

Gerçekten öylemi acaba:düsün::confused::frown:

net_ria
14-09-2013, 01:22
Nükleer silaha sahip ülkeler

ABD

RUSYA

İNGİLTERE

FRANSA

ÇİN

HİNDİSTAN

İSRAİL

PAKİSTAN

KUZEY KORE

-Atom Bombası elinde bulunduranlar ülkeler ,yapmaya çalışanları suçluyorlar.

-Kötüyse sen elinde neden bulunduruyorsun diye sorgulamak gerekmez mi ?

-İsrail'i elinde kimyasal silahta var atom bombasıda var diye suçlayan yok,İran nükleer programından dolayı suçlanıyor,Suriye elinde kimyasal silah bulundurmakla suçlanıyor.

-Suçlayanların elinde ikiside var şu anda.....

FOKAİ
14-09-2013, 07:19
Fatih Altaylı bu hafta hep eleştiri yazısı yazmaya başladı...

Neden acaba...? Fırıldak olduğunu bilirizde...Bana göre var bi iş...

http://s8.postimg.org/6i13siw6d/2013_09_14_0816altyl.png (http://postimage.org/)


http://s12.postimg.org/6st5kvact/2013_09_14_0822gzi.png (http://postimage.org/)

FOKAİ
14-09-2013, 07:33
Bana göre Türkiye yi bu siyasi anlayışla yönettikleri sürece durumumuz İRAN dan daha beter bir düzeye doğru gidecektir...

ilk örnekler ortaya çıkmaya başladı...bu bir ambargodur...bu ambargoyu isteyenlerde sonuna kadar haklıdır...

http://s9.postimg.org/lfl78b7fz/2013_09_14_0831bgz.png (http://postimage.org/)

FOKAİ
14-09-2013, 08:55
Hükümete yakın yayın organlarında ufaktan eleştiriler başladı...yada banamı öyle geliyor anlamadım...


http://www.ahaber.com.tr/Gundem/2013/09/14/erdogan-operasyonu-341787726759


Başka bir örnek...
Son paragraf hataları özetlemiş...

http://s22.postimg.org/57i3stvyp/2013_09_14_0953_TYP.png (http://postimage.org/)

FOKAİ
14-09-2013, 10:25
Şimdi bu yeni tanımın TDK ya girmesini beklicez...:) Vali Mutlu açıkladı...

http://s23.postimg.org/4nvk31j3v/2013_09_14_1124tdk.png (http://postimage.org/)

BUZ
14-09-2013, 11:05
ekep nin desteklediği insanları koyun gibi kesen bu yamyam terör örgütlerinin vahşeti bitmek bilmiyor........aşağıdaki fotoğrafı milliyet yayınlamış......el nusra vahşetinden rutin bir görüntü........!

(sabahtan beri tek lokma ekmek yiyemedim.....içim dışıma çıktı....insanoğlunu bu hazin duruma düşürenlere lanet olsun.....! )

şimdi sn.davutoğlu istiyor ki esat yeterki gitsin ama yerine bu yaydan fırlamış vahşiler gelsin öyle mi............?

hala savaş çığırtkanlığı yapıyor ve müdahale istiyor.........?

biliyorki müdahale olmazsa gündem ekep nin üzerine yıkılacak...............:)

10 senede hem türkiyeyi hem ortadoğuyu karıştırdınız ya ustaymışsınız...........!

dünya yı sabote etme misyonu mu yüklendiniz kardeşim...........?.......bu uğursuzluk ve garabet nedir...........?

herkesle kavgalı ve tüm radikal terör gruplarıyla sarmaş dolaşsınız......ne iş...........?

deccaliyet makamını mı temsil ediyorsunuz yoksa mehdiyi mi..........hangisi yahu...........?


http://icube.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2013/09/14/boyle-vahset-ancak-ortacag-da-olurdu--3605402.Jpeg

http://www.odatv.com/images/2013_07/2013_07_24/el-nusra-turkiyenin-dostu-2407131200_m.jpg

BUZ
14-09-2013, 11:48
http://2.bp.blogspot.com/-k4rQF2flSBA/UhrCqfC59WI/AAAAAAAABEY/DV4XBCHLpiU/s1600/elnusra-lideri2.jpg


hiç kimse ekp ye sünni islamı yay........şii islamı bitir..........bu uğurda halkın parasıyla terör gruplarını destekle........

komşularından sünni olanları seç.......şii olanlarla konuşma........hatta alevi vatandaşlarını da bu potada görüp azarla.........

avrupa birliğini yobaz emellerin için araç olarak kullan sonra köprüleri at.........güneydoğuda bdp den oy araklıyacam diye çözüm süreci adı altında pkk ya tavizler mavi boncuklar dağıt...........

diyerek görev vermedi........meclisdeki çoğunlukları ve güç sarhoşluğuyla aşırı gittiler ve işte son.............!

demekki seçimle geldiğini ve seçimle gidebileceğini unutmayacaskın......sen halife değil devletin seçimle başa gelmiş memurusun......

hepsi bu kadar.......görev yetki ve tanımlamalarını anayasa tarif ediyor...............bu kadar yani...........:)

allah sonumuzu hayır etsin......ideolojik bir saplantı ve ihtirasın kucağında hiç iyiye gitmiyoruz...........!



http://www.kemalistgazete.net/images/haberler/madimakin_20_yilinda_alevi_dedeleri_odatvye_konust u_yavuz_tayyip_erdogan_h10242.jpg

http://2.bp.blogspot.com/-6W9WMburseg/UUjyILYYPNI/AAAAAAAAAh4/Ceu2KriT9zQ/s1600/sivas_mad%C4%B1mak.jpg

http://www.kemalistgazete.net/images/haberler/gunahkarsin_tayyip_erdogan_h11818.jpg

http://www.sondakika.com/haber-foto/650/leman-basbakan-erdogan-i-alevi-yapti-4864650_6192_400.jpg

http://www.siyasalbirikim.org/images/haberler/alevileri_kopeklere_yem_edecegiz_diyenlerle_yoldas saniz_h1323.jpg

http://www.sevradyo.com/upload/resimler/haber/tayyip-erdogan-aciklama1.jpg

http://www.alevinet.com/wp-content/uploads/2013/02/taip_erdogan-300x199.jpg

http://www.gazetebizim.com/images/news/25-02-2013-16-09-38-13927400.jpg

http://www.siyasetcafe.com/uploads/20130717230610_adsiz-2.png

FOKAİ
14-09-2013, 11:51
Bunu söyleyen T.C. nin Devletinin Bakanı..


Egemen Bağış: “Gezi’de ölenler Suriye’de ölenlerin yanında devede kulak kalır (http://vagus.tv/2013/09/14/egemen-bagis-gezide-olenler-suriyede-olenlerin-yaninda-devede-kulak-kalir/)

net_ria
14-09-2013, 12:10
Bunu söyleyen T.C. nin Devletinin Bakanı..


Egemen Bağış: “Gezi’de ölenler Suriye’de ölenlerin yanında devede kulak kalır (http://vagus.tv/2013/09/14/egemen-bagis-gezide-olenler-suriyede-olenlerin-yaninda-devede-kulak-kalir/)

İnancına göre kıyas yapmış.....

PARK
14-09-2013, 12:31
Bunu söyleyen T.C. nin Devletinin Bakanı..


Egemen Bağış: “Gezi’de ölenler Suriye’de ölenlerin yanında devede kulak kalır (http://vagus.tv/2013/09/14/egemen-bagis-gezide-olenler-suriyede-olenlerin-yaninda-devede-kulak-kalir/)



BAKAN BAĞIŞ KİMDİR?

Sayın bakanın tahsili ABD'de orta düzeydeki okullardan Baruch College'da insan kaynakları konusunda ve daha sonra da bir tercüme bürosu kuruyor. Böyle ilgili bir tahsil ve kariyer geçmişi olan bir kişinin AKP'ye ne şekilde girdiği de ayrı bir konu. Ancak AB Bakanlığı'nı nasıl takdir edilesi bir başarıyla yürüttüğü kamuoyunun malumudur. AB gece gündüz kapımızda bize nasıl yalvarıyor!!...

Bu adam(lar) misyoner Ajanlardır!!..

FOKAİ
14-09-2013, 12:38
Bunu söyleyen yine T.C. nin bir Devletinin Bakanı..



http://s22.postimg.org/hbe5z66fl/2013_09_14_1336bkn.png (http://postimage.org/)

BORA YAŞAR
14-09-2013, 12:57
Tezgahtar malını kötüler mi?

- "Seçmece bunlar...seçmece.."...

PARK
14-09-2013, 14:25
http://o1309.hizliresim.com/1f/g/sptkb.bmp (http://bit.ly/c25MCx)


Bir insan kendini ve kendine itibar gösterenleri bu kadarmı yalın bir dil ile anlatabilir..

FOKAİ
14-09-2013, 15:25
Bunu söyleyen yine T.C. nin bir Devlet Bakanı..



http://s22.postimg.org/hbe5z66fl/2013_09_14_1336bkn.png (http://postimage.org/)


Evet..herşeyi çok çabuk unutunca bu mesajlar değer kazanıyor...

Hatırlayalım...Aynı polis ve vekil oğlu...


http://www.youtube.com/watch?v=QGEw7V2kbnc&feature=youtu.be

FOKAİ
14-09-2013, 15:31
http://s12.postimg.org/vmyi1ez3h/2013_09_14_1630sayf.png (http://postimage.org/)

vahhun
14-09-2013, 15:52
El Kaide vahşetine Davutoğlu'ndan yorum

http://u1309.hizliresim.com/1f/g/spwt7.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dünya kamuoyunu ayağa kaldıran Suriye muhalefetinden bir grubun Esad yanlısı bir kişiyi infazına ilişkin fotoğrafları değerlendirdi.


"Suriye halkının haklı mücadelesine gölge düşürmek bir propaganda taktiğidir.


Sanırsınız infazı Esad ve onun askerleri yapmış.

Bir güzel filme çekmiş..

Sonra da basına sızdırmış.

Daha iki gün önce suudilerin 1 300 idam mahkumunu Suriye ye savaşmak amacı ile gönderdikleri açıklanmamış mıydı?


http://u1309.hizliresim.com/1f/g/spwub.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

akay
14-09-2013, 17:44
Suharto (d. 8 Haziran 1921 - ö. 27 Ocak 2008), 1967 ve 1998 yılları arasında görev yapan Endonezya devlet başkanı.

Suharto, ülke siyasi yaşamına, 30 Eylül 1965 tarihinde 6 generalin suikasta kurban gitmesiyle yaşanan kaos ortamında yaptığı darbe ile girdi. Suharto, Batılılaşma projesinin Güneydoğu Asya’daki modeli Endonezya’da, modern ulus devlet projesini yerleştirmek için devlet mekanizmasını -halka rağmen- sonuna kadar kullandı. Bu hedefe ulaşmak için ülke insanlarını aktif katılımcı ve aktör bireyler kılmak yerine, “ben bilirim”ci, faşizan ve diktatoryal bir korku ağı ile “Endonezyalı kullar” yarattı. Baskıcı rejimin en şiddetli savunucusu ve uygulayıcısı olarak devleti tek başına yönetti.
Suharto, gücünü iki kurumdan alıyordu. Birincisi kendi kurduğu devlet partisi Golkar Partisi. İkincisi, ise içinden çıktığı ordu. Golkar’ın manipülasyonuyla gerçekleşen demokratik seçimlerle ulusal ve uluslararası arenada meşruiyetini sağladı. Ordu ise, bir zamanlar ordu mensubu olan Suharto’yu desteklemekten geri kalmadı. Suharto, Golkar’la siyasi arenada meşruiyetini sağlarken, orduya biçtiği yeni rol ile asker desteğini 32 yıl boyunca arkasına almayı başardı. Aslında karşılıklı çıkar ilişkilerinin bir ürünü olan bu siyasi oyun, ülkede genel anlamda sivil toplumun önünü açmaya yönelik her türlü talebi reddeden, eleştiriye kapalı “modern Cavalı bir kral” edasıyla hareket eden Suharto’nun yarattığı rejimi meşrulaştırdı.
Suharto 1965’deki askeri darbe ile selefi Sukarno ve onun oluşturduğu “eski düzen” dönemine son verdi. Generalleri katledenlerin Komünist Parti mensupları olduğu şaiasının yayılmasıyla ülkede askerler öncülüğünde komünistlere karşı olan hemen her kesimin katılımıyla bir şiddet ortamı başlatıldı. Suharto, “komünist karşıtlığı” etrafında bir araya gelen çeşitli siyasi ve sivil kurumlar nezdinde bir anda ülkede birlik ve beraberliğin sembolü oldu ve böylece meşruiyetini pekiştirdi. Komünistlere karşı ülkenin dört bir yanında destek bulan Suharto, 1968 yılında resmen devlet başkanı oldu. Ancak kıyımlar bununla bitmedi. Zamanla diğer muhalifler de Suharto’nun dahice planlanmış diktatörlük hesabında yerini aldı. Suharto ve kurduğu “yeni düzen”e muhalif hangi etnik ve dini yapı varsa, şu veya bu şekilde komünistlerin akibetine maruz kaldı.
Suharto, içinden çıktığı orduyu sürekli kontrolü altında tutmayı başardı. “Yeni düzen” adıyla anılan tek adam yönetimini benimseyen Suharto, ekonomik kalkınmayı da, bir anlamda şansı yaver giderek, ülkenin çeşitli yerlerinde keşfedilen doğal kaynakların Batılı şirketlerce işletilmesi sonucu sağlamış oldu. Altyapı çalışmalarına -özellikle de Cava Adası’nda- hız verilirken, hedeflenen ekonomik ve sosyal kalkınmanın sadece askerler eliyle yapılması kararlaştırıldı. Böylece “yeni düzen” içerisinde Suharto’dan sonra önemli rol oynayan ordu, “dual fungsi” yani ikili işlevi ile savunma ve güvenlik gibi bir ordudan beklenecek öncü görevinin yanı sıra, bu dönemde daha çok ülkedeki ekonomik varlıkların işletmesini üstlendi.

.................................................. ...............................................

ENDONEZYA'yı 32 yıl boyunca yöneten Devlet Başkanı Suharto, öğrenciler ile halkın kararlı protestoları 500 kişinin hayatını kaybettiği olaylar ve başta muhalefet liderleri ve parlamento olmak üzere geniş bir istifa baskısına dayanamayarak dün "pes etti." İstifasını televizyondan açıklayan Suharto'nun yerine, onun yakın arkadaşı ve "manevi oğlu" olarak bilinen Başkan Yardımcısı Habibi geçti.

Dün sabah saatlerinde halka seslenen Suharto, Devlet Başkanlığı'nı bıraktığını bildirirken, "Hatalarım ve yetersizliklerimin affedilmesini istiyorum" dedi. "Endonezya kazansın" diyen Suharto, Devlet Başkan Yardımcısı Yusuf Habibi'nin yeni devlet başkanı olarak atandığını bildirdi. Suharto'ya yakınlığıyla bilinen Habibi de, yemin ederek görevine başladı.

Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı General Wiranto da, Suharto'nun açıklamasının hemen ardından söz alarak, istifa kararını desteklediklerini söyledi. General Wiranto, Suharto'nun, Anayasa gereği Habibi'yi yerine getirme kararının halk tarafından kabul edilmesini isterken, ülke bütünlüğünü tehdit edebilecek her türlü eylem ve şiddet olayını önlemek için ordunun faaliyetlerini sürdüreceğini de kaydetti.

KANLI geçen bir halk ayaklanması sonucu istifa etmek zorunda kalan Endonezya Devlet Başkanı Suharto, bütün ülkeyi isyana sürükleyen ekonomik sıkıntılardan çok uzak bir hayat sürüyor. Bir yandan kendi servetine servet katarken, diğer yandan da oğullarını ve yakın çevresini zengin ediyor.

ABD'de yayınlanan Forbes dergisi, "krallar ya da zorbalar" kategorisine dahil ettiği 'devrik' başkan Suharto'nun servetini 16 milyar dolar (4 katrilyon lira), ailesinin servetini ise 46 milyar dolar (11,5 katrilyon lira) olarak açıkladı. Zenginlere duyulan nefretin yanı sıra, Suharto'nun lider olarak gözden düşmesinde, ihtilaflı yollardan paralar kazanan 6 oğlunun davranışlarının da büyük payı olduğu belirtiliyor.

Suharto ve ailesine ait holdinglerin ve şirketlerin faaliyet alanı oldukça geniş. Diktatör ailesinin kontrolü altındaki 6 holding, bankacılık, kimya, enerji, yol yapımı, medya, otomotiv ve telekomünikasyon gibi sayısız alanda faaliyet gösteriyor. Endonezya'nın bu önde gelen bu holding ve şirketlerinin ortakları arasında, Deutsche Telecom, Kawasaki, KLM, American Express, Nestle, KIA Motors ve Hyundai gibi devler de bulunuyor.

Bu büyük 'hanedanlığın' servetinin bir bölümü gayrimenkul, banka hesapları ve yurtdışındaki bazı hisselere yatırılmış durumda. Geri kalan büyük bir miktarın da ülke içinde değerlendirilmekte olduğu tahmin ediliyor.


.................................................. ...............................................

Müslüman bir ülke sözde müslüman bir lider yıllar öncesi ama aynı planlar isimler değiştirilerek envai ülkelerde uygulanmaya devam ediyor.

akay
14-09-2013, 18:11
http://www.siyasetcafe.com/uploads/20130717230610_adsiz-2.png

Kim yapıyor bu köprüleri kimlerin cukkaları şişiyor, abd firmalarına verilen ihale ve sahalardan neden söz edilmiyor, zenginler ve yandaşlar daha çok zenginleşiyor, fakirler dahada öteleniyor, köprü yaparken birilerinin cukkaları şişiyor, şaşalı görüntüler gözlerimizi süslüyor evet ama ülkenin fakir ve düşük gelir düzeyine sahip insanları için neler yapılıyor onların mali, işsizlik, sosyal ve gelir adaleti sorunlarını halletmek için neler yapılacak, "boş teneke çok tıngırdar" sayın başbakan, neymiş efendim istemeyen o köprüden geçmesinmiş, hayatınız göz boyama edebiyatı.

BORA YAŞAR
14-09-2013, 21:30
Bakan Suat Kılıç, Başbakan Erdoğan’ın kendisini tokatladığı iddialarıyla ilgili soru yöneltilince, "Bunlar lüzumsuz" dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24711404.asp


Olimpiyat seçmesini kaybedince, attığı cıvıltı ile ülkenin kına stoklarıyla ilgisini ortaya koyan bakanımız, tam da çapına uygun bir soru ile karşılaşmış.

Büyük devlet adamlığına uygun bir saygınlıkla "bunlar lüzumsuz" demiş.

Oysa tam da fırsatını yakalamışken, "o bir dünya lideridir, ister sever ister döver" demeliydi.


Eminim bir dönem daha bakanlığı garanti ederdi.

PARK
14-09-2013, 22:47
[SIZE=3]http://k1309.hizliresim.com/1f/g/sqdps.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Maalesef!!..

vahhun
14-09-2013, 23:08
http://k1309.hizliresim.com/1f/h/sqflz.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Bazıları da yalıyor.

BORA YAŞAR
14-09-2013, 23:51
Adıyaman'ın manevi iklimlerini kucaklayan hak dostlarını anmamanın mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Ebuzer el-Gıffari, Hazreti Mahmut el-Ensari, Ebu Sadık, Mahmut Gazi Hazretleri, elbetteki sahabeyi kiramdan Saffan Bin Muattal Hazretlerine Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Mekanları inşallah cennet olsun. Rabbim bizi şahitliklerine nail etsin diye dua ediyoruz" dedi.

Erdoğan, önceki gün Ankara'da da Rıza Çöllüoğlu hocanın vefat ettiğini hatırlatarak, "Ömrünü gerçekten Kur'an okumaya ve Kuran'ı öğretmeye, anlatmaya vakfetmiş Rıza Çöllüloğlu hocamızı Hakk'ın rahmetine uğurladık. Buradan, Adıyaman'dan değerli hocamıza rahmet niyaz ediyorum, Allah ondan razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.


http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-adiymanlilar-i-rabia/siyaset/detay/1763564/default.htm


Tüm insanları kucaklayan laik TC nin başbakanının söylemine bir bakın.

El Ezher Üniversitesinin baş müderrisi eğitim yılını açıyor sanki.

Dünyada demokratik ülkelerde başka bir yönetici var mıdır kendi dinini bu kadar günlük ifadelerinin içine katan acaba?

akay
15-09-2013, 11:05
Kalaşnikoflu soyguncular polis çıktı
Antalya-Elmalı Karayolu'nda geçen pazartesi içinde 4 kilo altın bulunan aracı kalaşnikof silah kullanarak soymak isteyen, çıkan çatışmada 4 kişiyi yaralayan zanlılar polis çıktı.
Olay bir hafta önce Beycik köyü Öküzboğazı mevkisinde meydana geldi. Antalya'nın Elmalı ilçesine kuyumculara satış yaptıktan sonra Korkuteli yoluna doğru giden pırlanta toptancısına ait otomobilin önü başka bir otomobil ile kesilmek istenmiş, aracın 4 kilo altın bulunan bagaj kısmına kalaşnikofla ateş açılmıştı. Çıkan çatışmada aracın sürücüsü M.Ç. ve araçta bulunan O.K., M.U ile T.U ise yaralanmıştı. Soygun girişiminde bulunan 3 kişinin Elmalı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polisler olduğunu ortaya çıktı. Soyguncu polislerin tv'de yayınlanan altın yüklü posta arabasını soyan kovboy filminden etkilenip bu işe karar verdikleri iddia edildi.
http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/09/15/kalasnikoflu-soyguncular-polis-cikti

Sayın Başbakandan gezi olaylarında kadınları döven polislere verdiği ikramiyeyi bu 3 polis arkadaştanda sakınmamasını rica ediyoruz, nede olsa bizim polisimiz mağdur ve bizim polisimiz işini bilir.

BORA YAŞAR
15-09-2013, 11:06
25 şehidin verildiği cephanelik patlamasından sonra Genelkurmay Başkanına kilim ve satranç takımı hediye eden Afyon Valisi, yeni icra dairesini törenle hizmete açtı.


Hem fiziki görüntü hem zihniyet hem de kafa çapı olarak tipik bir "badem bıyık" bu valimiz.

Vitrinde böyle yöneticilerin bulunması, tanıtım açısından son derece yararlı bence.


Aslında tanıyan tanıyor. Tanımayanın da derdi değil büyük olasılıkla.

Adam törenle "icra dairesi" açıyor.:)

Sorsan, halka hizmet diye bir şeyler geveleyecek.

İcra dairesinin ne iş yaptığını bilmiyor belki de.

vahhun
15-09-2013, 11:50
Ek atama 'din ataması' oldu

http://p1309.hizliresim.com/1f/h/sqzpt.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Yapılacak 3 bin 227 ek atamanın 2 bin 875’inin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinden oluşacağı açıklandı.

İlk atamada zaten 5 bin 184 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni atanmıştı. Öğretmen adayları tepkisini Twitter üzerinden açtıkları “Ek atama değil din ataması oldu” başlığı altında gösterdi.

İkinci tepki konusu ise ek atamalarda KPSS baraj puanının 60’tan 50’ye düşürülmüş olması. 10 yıldır sadece 30 kadronun verildiği Fransızca dersi ek atamalarda da yer almadı. Ancak Fransızca öğretmenlerinin tepki gösterdiği 125 Arapça kadrosuna ek atamalarda 4 Arapça öğretmeni daha eklenecek.


http://k1309.hizliresim.com/1f/h/squy0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://p1309.hizliresim.com/1f/h/sqv2r.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Durmak yok yola devam.

akay
15-09-2013, 11:54
https://fbcdn-sphotos-b-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/q71/1280867_518030414939562_1885513883_n.jpg

Dünya barışı için gelinlikle otostop yapa yapa İsrail’e giden İtalyan kadın sanatçıya İzmit’te tecavüz ettiler, boğarak öldürdüler.

Amerikalı kadını İstanbul’un göbeğinde raylara yatırıp, kafasını taşla ezdi herif…
İzmirli garson, İrlandalı iki kadını bıçakla doğradı, kanlı elbiseleri çöpe, cesetleri ormana fırlattı.
Antalya’da tecavüz edilen 14 yaşındaki Norveçli kız, polise sığındı. Kemer’de Rus kadın turist, otel personelinin toplu tecavüzüne uğradı. Didim’de üç İngiliz kadına tecavüz edildi. Marmaris’te Hollandalı turist kadın tecavüze uğradı. Manavgat’ta inşaat işçileri Alman kadın turiste tecavüz etti. İsveçli kadın turiste İstanbul’da tecavüz ettiler. Trabzon’da Sümela Manastırı’nı gezmeye giden Güney Koreli kadın turiste tecavüz edildi.
Ankara’da otelin güvenlik görevlisi, Avustralyalı çiftin odasına balkondan girdi, bıçakla tehdit ederek, erkek arkadaşının gözü önünde Avustralyalı kadına tecavüz etti.
Rus turist kız, yılbaşı gecesi Taksim’de, ahtapot gibi uzanan ellerden kurtulmak için otobüs durağının üstüne tırmanmıştı, televizyonlarda seyrettik, ayakkabısı çıkmıştı, yırtılmış eteğini çekiştiriyorlardı aşağıdan, külotunu cep telefonuna kaydediyorlardı.
Bisikletiyle seyahat eden Danimarkalı turist kadına, Yozgat’ta mola verdiği çeşme başında tecavüz edildi.
Yaya olarak gezdiği ülkelerdeki deneyimlerini kaleme alan Polonyalı gezi yazarı kadın, İstanbul Çatalca’da tecavüze uğradı.
Van’da kamp kuran İsviçreli turistler, saldırıya uğradı, erkek İsviçreliyi döve döve bağladılar, kadın İsviçreliye altı kişi tecavüz etti.
En son, Nevşehir’de iki Japon öğrenciyi bıçakla parçaladı manyak… Kızlardan birinin delik deşik bedenine, öbürünün cesedine tecavüz etti.
*
Sapık her ülkede var ama… “Birleşmiş Milletler sapığı” sadece bu ülkede var!
*
Kadına şiddete göz yummanın… Demokrasi ayaklarıyla “millet böyle istiyor” diye, hırtlığı, magandalığı, zontalığı baş tacı etmenin… Kadının sırtına tekme atan palalıya, sırf “kendi tarafında” diye sahip çıkmanın… Kızları saçından sürükleyen, hamilelere tekme atan polisleri “kahraman” ilan etmenin sonucudur bu.
*
Hukuk tanımazlığın sonucudur.
*
Güya, dünyaya “edep” dersi veriyorsun ama… Memleketi öyle hale getirdin ki, kuytuda kıstırsalar Mısırlı rabia’ya bile tecavüz edecekler, haberin yok!
Yılmaz Özdil

vahhun
15-09-2013, 12:37
Tecavüz Cumhuriyeti

Farkında mısınız, gazeteler ve televizyonlar giderek artan tecavüz haberleriyle dolup taşıyor! Tümü "dini bütün" ve "ahlakı yüksek" insanlardan oluşan toplumumuz, dünya tecavüz liginde şampiyonluğa oynuyor. Çoğunlukla kadınların ve çocukların kurban edildiği olayların önemli bir kısmı aydınlatılamıyor. Ortaya çıkan suçlarda ise zaman zaman güvenlik güçlerinin ve yargının tutumu, tecavüzcüleri yüreklendiriyor.

Birkaç tecavüz haberine kısaca göz atalım.

Yabancı kadını 'becerip' yerliyi istemeye gitmek

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Kapadokya'nın Göreme beldesindeki Zemi Vadisi’nde gezen Japon öğrencilerden Mai Kuriharac önce bıçaklanarak öldürüldü, sonra da cesedi tecavüze uğradı; arkadaşı Hoshie Teramatsu ise yaralı olarak hayatını kurtarmayı başardı. Olayının faili olarak tutuklanan F.U.'nun aynı akşam kız istemeye gittiği öğrenildi. Kendisini tanıyanlar F.U.'nun çok sakin ve uysal olduğunu, "sigara dahi kullanmadığını", kendi halinde çalışıp evlenmek için para biriktirdiğini anlattılar. Suçunu itiraf eden F.U., önce arabasıyla "kızların bisikletine hafifçe çarptığını, sonra tartıştıklarını (?), kızların kendisine el kol hareketi yaptığını ve taş attığını, kendisini kaybederek onlara bıçakla defalarca saldırdığını" söyledi. F.U.’nun evinde yapılan aramada, Japon turistlere ait fotoğraf makinesi ve bir miktar döviz bulundu. Olayla ilgili olarak ülkelerinden kalkıp Nevşehir'e giden Japon gazeteciler adliye çıkışında zanlı yakınlarınca darp edildi.

Polis, imdat!.. İmdat, polis!..

Gaziantep’teki evinden kaçıp Adana’ya giden 16 yaşındaki H.P. adlı kız çocuğu iki polis memurundan yardım istedi. Polisler, üç saat gezdirdikleri kıza ekip aracında tecavüz etti. Kızın şikâyeti üzerine, polis memurları D.T., H.İ., kızın kaldığı evin sahibi ve kıza tecavüz ettiği söylenen kebapçı C.G. yakalandı. Haklarında 7 yıldan 29 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ancak daha sonra polisler serbest bırakıldı. Zanlılardan biri, “Aracın içinde kızın kendi rızasıyla ilişkiye girdik” dedi.

'Suç olur mu hiç! Peygamber de böyle yapardı!'

Sakarya’da 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulundukları iddiasıyla 26’sı çocuk, 2’si polis memuru 34 kişinin yargılandığı davada emniyet müdürü olan sanık N.Ş.'nin avukatı İsmail Gürses, “Peygamberimizin de benzer evlilikleri var. Müslüman bir ülkede yaşıyoruz” dedi. N.Ş. ise çocukla bir sitede tanışıp Facebook'ta seks ve fantezi içerikli görüşmeler yaptığını, amacının “sadece sohbet etmek olduğunu”, “fiziksel temas kurmadığını" söyleyerek kızın "18-19 yaşlarında göründüğünü" savundu.

'Kız zihinsel engelliyse, engel yok demektir'

Emekli olduktan sonra Almanya'dan Aydın'a giden 70 yaşındaki A.Y., 2011'de bir hastanede, görme engelli 53 yaşındaki R.S. ve 32 yaşındaki karısı N.S. ile tanıştı. Zamanla genç kadınla ilişki kurdu. Ardından kadının 10 yaşındaki zihinsel engelli kızı S.S.'yle seks yaptığı ve görüntüleri Almanya'da sattığı gerekçesiyle geçen 27 Şubatta göz altına alınarak mahkemeye verildi. Tanıkların yanı sıra, doktordan alınan "bakire raporu" sayesinde dava düştü. Suçlamaları reddeden A.Y., S.S.’nin kendisine "dede" dediğini, ona hediyeler ve para verdiğini, ancak beş kez prostat ameliyatı olduğu için cinsel hayatının olmadığını söyledi. 7 Ağustosta kalp krizi geçirerek ölen A.Y.'nin telefonundan engelli çocukla seks yaparken çekilen görüntüler bulununca, S.S.'ye tecavüzü bildikleri halde gizlemeye çalışan anne ve babasıyla, "bakire raporu" veren doktor hakkında dava açıldı.

'Kirletilen', ailesince de terk veya kurban ediliyor

E.A., Bingöl’de 14 yaşından itibaren iki yıl boyunca defalarca 8 uzman çavuşun tecavüzüne uğradı. Depresyon ilaçlarıyla yaşayan, okulu bırakan, dört kez intihara kalkışan çocuk, kısa süre önceki duruşmada son tutuklu sanığın da serbest bırakılmasıyla şok yaşadı. E.A.’ya “cinsel istismar” suçundan biri tutuklu sekiz uzman çavuş yargılanıyordu (Uzman çavuşlar, 30 Temmuzda TSK’dan ihraç edilmiş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın da davaya müdahil olduğu açıklanmıştı). Mahkemenin kızın ruhsal sağlığıyla ilgili kuşkularda yoğunlaştığına dikkat çeken avukatlar, sonuçta “delillerin büyük oranda toplanması, toplanacak delillerin az olması, mağdurenin dinlenmiş olması” gerekçesiyle son tutuklu sanığın da bırakılmasına tepki gösterdiler. E.A., “Hayallerim yıkıldı. Hayatım mahvoldu. Başıma gelenlerden dolayı akrabalarım bile bana sırtını döndü” dedi.

Devam etmeyelim. Ama etmek istesek örnekler neredeyse sayısız...

Asla gündem olamayacak kadar sıradan bir suç

Sonuç olarak tecavüz neredeyse "doğal" görülen bir suç. Hatta neredeyse suç bile değil. Özellikle aile içinde ya onaylanan, ya da "kol kırılır yen içinde kalır" mantığıyla gizlenen bir mesele. "Suçu mazur gösterme" ustalığı o kadar yaratıcı yöntemlerle geliştiriliyor ki...

Hal böyle olunca memlekette tecavüzler hızla yayılıyor. Hatta hızını alamayıp hayvanlara, dahası eşyalara, vitrin mankenlerine, damacanalara bile tecavüz edenlerin ülkesi burası.

Örtbas edilmeyip da mahkeme aşamasına gelen tecavüz vakalarındaki yürek burkan gelişmeler de saymakla bitmez: Alt sınırdan ceza kesmeler, iyi hal indirimleri, "rızasıyla gerçekleşmiş olabilir" kuşkuları, kamu görevlileriyle bürokratları ve güvenlik yetkililerini koruma güdüsü, zamanaşımına yatmalar, "ama tecavüz yarıda kalmış" hoşgörüleri, hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi eğilimi, toplu tecavüz davalarında çeşitli nedenlerle takipsizlik kararına yönelinmesi, ayrıca sık sık dava boyunca neredeyse korunup saygı gören sanıklardan farklı olarak horlananın ve aşağılananın mağdurlarla mağdureler olması, kurbanların "cinsel istismarın ispat edilmesi" adına defalarca ifadeler vermesi ve doktor muayenelerinden geçmesi sırasında yıpratılması ve ruh sağlıklarına yeni darbelerin indirilmesi...

İktidarınızı bir kez de bunun için kullanın!

Son yıllarda rahatsız edici bir sıklıkla gündeme gelen cinsel içerikli tartışmaları,karışmaları ve sınırlamaları bu köşede defalarca ele aldık. (Örneğin, Bağzı seksler çok fena!.. ) Bir yandan "namus bekçiliği" rolü oynanırken, diğer yandan cinsel içerikli suçlarda son dönemde patlama olduğunun altını çizdik. Son 10 yıl içinde, kadına yönelik şiddet suçlarında yüzde 1400'e varan artışlar yaşandığını, en az 250 bin çocuğun cinsel istismara uğradığını, Türkiye'nin ensest ilişki bakımından dünyada ilk beşe girdiğini, Google'da “child porn / çocuk pornosu” kelimeleriyle en çok arama yapılan ülke haline geldiğini yazdık. Türkiye'de her 4 saatte bir tecavüz suçu işlendiğinin altını çizdik.

Garip olan şu ki, memlekette ortalık, neyin "doğru", "ahlaklı", "edepli", "dine uygun" vs. olduğunu ayrıntılarıyla açıklayıp iştahla vaazlar veren insandan geçilmiyor. Sokaktaki adam da bu ikiyüzlü oyunun içinde, siyasiler de. Ama tecavüzlere karşı çıkanların sayısı son derece az.

Bu arada hiçbir siyasi parti, bu sorunu tüm yakıcılığıyla gündeme getirmiyor. Hiçbir iktidar, bu konuyu öncelikli gündem olarak ele almıyor. Hiçbir devlet yöneticisi - herhangi bir somut tecavüz rezaletine el atarak kameraların karşısına geçip - bu rezaleti yerden yere vurmuyor ve kamuoyu tepkisi oluşturmuyor. Sanki herkesin uyduğu gizli ve sessiz bir anlaşma var, tecavüzlerin "fazla abartılmaması" ve belki de sessizce devam etmesi konusunda.

@AksayHakan


http://k1309.hizliresim.com/1f/h/sqvnc.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://k1309.hizliresim.com/1f/h/sqvw0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

vahhun
15-09-2013, 13:32
KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN KAPATILDI?

http://k1309.hizliresim.com/1f/h/sqxb8.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


1940-1946 arasında köy enstitülerinde 15.000 dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştı.

Aynı dönemde 750.000 yeni fidan dikilmişti. Oluşturulan bağların miktarı ise 1.200 dönümdü.

Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapılmıştı.

Sulama kanalları oluşturularak enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından getirilmişti.

Kapatıldığı 1954 yılına kadar Köy enstitülerinde 1.308 kadın ve 15.943 erkek toplam 17.251 köy öğretmeni yetişmişti.

Şimdi anlıyor musunuz, ,

Adnan Menderes neden kapatmış bu enstitüleri?

ODTÜ için neden bu kadar uğraşılıyor acaba..

1957'de ABD'nin mali desteğiyle kuruldu. (sadece mali destek sağladılar)

Üniversitenin kuruluş amacı Amerikan şirketlerine teknik eleman sağlamaktı.

Ancak,1960'larda Sinan Cemgil, Yusuf Aslan, Hüseyin inan, Ulaş Bardakçı gibi devrimci önderlerin de etkisiyle odtü, antiemperyalist ve antiamerikancı bir kale haline geldi.

İşte ODTÜ, ABD desteğiyle kurulmasına rağmen böyle bir mücadele geçmişine sahip.

BORA YAŞAR
15-09-2013, 14:25
DİYARBAKIR’ın Lice İlçesi’nde dün düzenlenen operasyonda, 10 ton 572 kilo toz esrar ele geçirildi. Diyarbakır Valisi Cahit Kıraç, kırsal bölgelerde yaşayanlara çağrıda bulunarak, uyuşturucunun bir insanlık suçu olduğunu söyledi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddesi ile Diyarbakır Narkotik Şube Müdürlüğü’nde yapılan basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Vali Cahit Kıraç, uyuşturucu ve uyarıcı madde kaçakçılığı ile kararlı ve etkin bir mücadelenin devam ettiğini belirtti. 2013 yılının Mayıs ayından bugüne kadar kırsal alanda 196 ayrı operasyon yapıldığını belirten Vali Kıraç, şöyle konuştu:

"Çoğu imalat yerlerinde olmak üzere 13 bin 309 kilo kubar esrar, 25 bin 605 kilo toz esrar maddesi ele geçirilmiş, operasyonlarda 470 şüpheli yakalanarak, adli mercilere teslim edilmiştir. Mayıs ayından bu yana yapılan operasyonlarda yaklaşık 48 milyon kök hint keneviri tarlada üretim aşamasında imha edilmiştir. Bunun piyasa değeri 2.5 milyar liraya ulaşmaktadır. Bunu narkoterör mücadelesi çerçevesinde yürütüyoruz. Son operasyon uyuşturucuyla mücadele tarihindeki en büyük operasyondur. Bu korkunç bir rakamdır."


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24715520.asp


Hep sorar dururum... PKK kim diye?

Gündüz silahlı gece külahlı insanlarla dolu, kaçakçılıktan, esrara giden yelpazede bir geçim temeli.

Elektrik ve su kaçakçılığı bir hak zaten.

Doğrudan vergi hak getire.

Bugün PKK mezarı açılmasına izin verilmiyor diye (her yerde serbest halbuki) ellerindeki TC hüviyetlerini yere atıp "bu polis bizim vergilerimizle maaş alıyor" gibi kulaktan duydukları bir demokratik kriteri dillendirmişler.

Güneydoğuda yaşayanların çoğunluğu bu ayrılıkçı, bu çağdışı haliyle bize şeref falan vermiyor.

Hiç bir şey yapmadan her şeyi istemenin adı demokrasi falan değil.

vahhun
15-09-2013, 14:41
DİYANET'İN KADINA BAKIŞI

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Birleşmiş Milletler (BM) projesi olan ve kadına karşı din adamlarının eğitilmesini öngören projenin protokol imza törenine katılmış geçtiğimiz günlerde. Katılmış da, konuyla ilgili değil, başka şeyler anlatmış, Suriye'de yaşananlara değinmiş. Konuşmasında BM'ye seslenmiş ve;

"Kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza önce insanlığa karşı cinayetleri önleyin" demiş!.

İnsanın kafasını karıştırmak için bire birler doğrusu!

Düşünüyorsunuz; Diyanet İşleri Başkanı, kadını insan yerine mi koymamış o sözleriyle!..

Kadınların öldürülmesini cinayet olarak mı düşünmemiş!..

Törende BM Temsilcisi Zahidul Hugue de varmış. Hugue'ye seslenmiş Diyanet İşleri Başkanı;

“BM başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşlar, bütün insani kuruluşlar, hatta benim de başında bulunduğum kurum dahil olmak üzere toplumlara din ve ahlak öğretmekle yükümlü olan bütün kuruluşlar bugün meşruiyet krizi yaşıyor. Ben öncelikle BM temsilcimiz marifetiyle buradan onlara sesleniyorum: Kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza önce insanlığa karşı cinayetleri önleyin. İnsanlığa karşı cinayetleri önleyemeyen kurumlar, kuruluşlar toplumların kadına karşı şiddeti, insan haklarını, aile içi şiddeti ve benzeri konuları nasıl önleyecekler.”

Dedim ya, insanın kafasını karıştırmakta üstlerine yok. Burada bir şey çıkıyor ortaya; Diyanet İşleri'nin demeyeyim ama, en azından Başkan'ın kadına bakış açısı. Devam ediyor Diyanet İşleri Başkanı;

“Ben dün bir karar aldım. Dostumuz (BM temsilcisi Hugue) kusura bakmasın. Biz 2010 yılından itibaren bu projeye destek veriyoruz. Bundan sonraki kısmında en azından Diyanet İşleri Başkanlığı'nı ilgilendiren kısmında BM'nin bir kuruşunu harcamayacağım. Kabul etmiyorum o parayı. O parayı insanlığa karşı işlenen büyük suçları ve cinayetleri önlemeye kullansın. Bizim kadına karşı şiddeti, insana karşı şefkati ve merhameti toplumumuza, milletlerimize anlatacak kadar hem imanımız, hem maneviyatımız, hem de maddiyatımız var."


http://p1309.hizliresim.com/1f/h/sqzx0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://k1309.hizliresim.com/1f/h/sqzxu.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Hadi bakalım! Karar almış Başkan, o parayı almayacakmış. “Götürün, insanlığa karşı suç işlenen yerlere verin” diyor. Nereler oralar?

Onlara göre Mısır ve Suriye. Destekledikleri “Muhalifler”, destekledikleri “Mursi”.

Kim o Mursi!

“Mısır halkının yarısının sandığa gitmediği bir seçimde yüzde 42'sinin oyuyla iktidara gelmiş, kendisi ve çocukları ABD vatandaşı olan, hükümeti kurar kurmaz kadınların denize girmesini yasaklayan, kız çocuklarının 9 yaşında evlenmelerini yasallaştırmaya çalışan, ölen eşin cesediyle 8 saat cinsel ilişkiye girme 'hakkını' Anayasa'ya eklemeye çalışan, kadınların pazardan muz alımını yasaklayan biri…”

AKP'ye oy veren kadınlarımız; analarımız, bacılarımız ne düşünür bilemeyiz…

http://m1309.hizliresim.com/1f/h/sr1f8.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

vahhun
15-09-2013, 15:46
Muammer Güler: 'Polisin önleyici kolluk yetkileri en az olan ülke biziz...'


İçişleri Bakanı Muammer Güler, yasa dışı gösterileri önlemek için polisin gaz kullanımı dâhil her türlü kanuni yetkisini kullanacağını ifade ederken, “Avrupa Birliği ülkeleri içinde polisin önleyici kolluk yetkileri en az olan ülke biziz” dedi.

Bakan Güler, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin huzur ve güvenliği için yasaların verdiği her türlü yetkiyi kullanacaklarını belirterek, “Yasa dışı gösterileri önlemek için polisimiz gaz kullanımı dâhil her türlü kanuni yetkisini kullanacaktır.

Kanunsuz gösterilere ve şiddet içeren eylemlere müsamaha göstermemiz mümkün değildir. Özgürlüklerin kullanımı, başkalarının özgürlüklerini kısıtlamadığı ve yasal sınırları aşmadığı sürece herkes için serbesttir. Bu arada, Avrupa Birliği ülkeleri içinde polisin önleyici kolluk yetkileri en az olan ülke biziz” dedi.


Amerika ve İngiltere de ki halk hareketlerinde kaç yurttaş öldü..

Hep oralardan örnekler verirsiniz ya.

Çok merak ettim..

Biz az balık hafızalıyız da.

DART VADER
15-09-2013, 16:00
Alkollü içkilerin 22.00 ile 06.00 saatleri arasında satışının yasaklandığı ülkemizde getirilen yasak çok eleştirilirken, Batı ülkelerinin daha sert önlemler aldığı ortaya çıktı. Peki Batı'da bu yasak nasıl uygulanıyor?

Tüm yurtta uygulanmaya başlanan alkol satış yasağı Avrupa Birliği ülkelerinde daha sert uygulanıyor.
Türkiye'de 18 yaş üstüne alkol satışı yapılırken, Avrupa'da alkolle mücadelede ilk sırada bulunan Fransa, Finlandiya ve Norveç'te ise yüksek alkollü içecekleri 20 yaşından büyükler satın alabiliyor.
İÇKİ YASAĞI BUGÜN BAŞLADI
Mayıs ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayladığı 6487 sayılı yasa ile alkollü içkilerin 22.00 ile 06.00 saatleri arasında satışının yasaklandığı yasa saat 00.00'dan itibaren uygulanmaya başladı. Yasayla birlikte saat 22.00'dan sonra alkol satışı yapan işletmelere 29 bin 303 lira ile 146 bin 527 liraya varan para cezası kesilecek.
AB ÜLKELERİNDE DAHA SERT UYGULANIYOR

Ancak bu uygulamaya Türkiye'nin kapısında beklediği Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde daha sert uygulanıyor. Danimarka'da 2009'da yürürlüğe giren yasaya göre, yüksek alkollü içeceklerin satışı günün her saatinde 18 yaşından küçüklere kesinlikle yasak. 16 yaşından küçüklere ise hiçbir alkollü içecek satışı yapılmıyor. Alkollü içecek satmak için 'satış belgesi' alınması zorunluluğu var.

İçki satan yerler, alkol satışını düzenleyen ilgili kanun maddesini müşterilerin rahatça göreceği bir yere asmak zorunda. Kanunu hiçe sayan işyerlerine hayli yüksek cezalar yazıldığı gibi, bu yerlerin alkol satış belgesi iptal ediliyor.
16 YAŞINDAN KÜÇÜKLERE İÇKİ YASAK

Hollanda, İsviçre, Almanya ve Avusturya'da da 16 yaşından küçüklere hiçbir içki satışı, 18 yaşından küçüklere ise yüksek alkollü içki satışı yapılmıyor. Avrupa'da alkolle mücadelede ilk sırada bulunan Fransa, Finlandiya ve Norveç'te ise 18 yaşından küçüklere bira dahil hiçbir alkollü içecek satılmıyor.

6'DAN SONRA İÇKİ SATIŞI YASAK

Yüksek alkollü içecekleri ise ancak 20 yaşından büyükler satın alabiliyor. Fransa'da benzin istasyonlarında saat 18.00'den saat 08.00'e kadar her türlü içki satışı yasak. Benzer uygulama daha sert bir şekilde İsveç'te de uygulanıyor. Akşam saat 6'dan sonra hangi yaşta olursa olsun hiç kimseye içki satışı yapılmıyor. İçki satan marketler, reyonlarını kapatarak yasağı uyguluyor.
Kaynak: İHA

BORA YAŞAR
15-09-2013, 16:46
Olay, Bodrum İlçesi’ndeki Kıbrıs Şehitler Caddesi Gümbet Kavşağı’nda bugün öğle saatlerinde meydana geldi. Bir otomobil kiralama firmasında çalışan Tahsin, Yaşar, ve Ahmet Kaya otomobille giderken arkadan gelen ve içinde Bekir, Naci,, Yakup ve Hasan Turan’ın bulunduğu otomobildekilerin kendilerini takip ettiğini düşünüp araçlarını durdurdu. Aralarında alacak anlaşmazlığı konusunda husumet bulunduğu belirtilen iki grup arasında tartışma çıktı. Farklı oto kiralama firmalarında çalışan iki grup arasındaki tartışma kısa sürede büyüyerek silahlı çatışmaya döndü.


http://gundem.milliyet.com.tr/bodrum-da-korku-dolu-anlar/gundem/detay/1763931/default.htm

Olayın Bodrum ilçesinde gerçekleştiğine bakmayın.

Benim ki vehim ve tümüyle yanlış bir beyin saplantısı olabilir.

Üç aynı soyadlı erkekle, dört aynı soyadlı erkek oto kiralama rekabeti yüzünden silahlarla birbirlerine giriyor.

Bu vatandaşların kökeni güneydoğu olabilir mi acaba?


Bu konu aydınladığında bu küçük nota dönüş yaparım...



Göreceğiz.

vahhun
15-09-2013, 17:09
Alkol yasağı: İktidar sarhoşluğu

Kabul edelim, son zamanlarda bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesini konuşmak yerine gitgide daha fazla yasaklardan, toplumu “hizaya getirme” uygulamalarından ve özel hayata müdahalelerden bahsediyoruz. Geçen hafta hiçbir ekonomik etki hesabı yapılmadan TBMM’de alınan kararla gece 22:00’den sabah 06:00’ya kadar perakende içki satışı yasaklandı. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasaya göre ayrıca, alkollü içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik düzenlenemeyecek. Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamayacak. Yasanın kabul edilmesinin ardından 2011 yılında 2,1 milyar dolar ödeyerek Mey İçki’yi satın alan dünyanın en büyük alkollü içki şirketi Diageo, hayal kırıklığına uğradığını belirten epey manidar bir açıklama yaptı. Şirket değerlendirmesinde, adil, dengeli ve sorumlu bir düzenleme çağrısı yaparak, Türk hükümeti ile temasa geçtiklerini, “yabancı yatırımı teşvik eden bir ülke olduğu için Mey İçki’yi satın aldıklarını” vurguladı. Bu açıklama bile yasanın ekonomik olarak olumsuz sonuçlarının neler olacağının analiz edilmediğini ortaya koyuyor.

Üzerinde aşırı ağır vergi yükü olan alkol ve sigara ürünlerindeki vergi kalemini de es geçmemek gerek. İşin realitesini en iyi bilenlerden Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklaması da çarpıcı: “Son yapılan düzenleme alkol tüketimini etkilerse vergilerde tabii ki bir erozyon sözkonusu olabilir. Burada önemli olan alkolün tanıtımının, reklamının sınırlandırılması. Dolayısıyla bir etki analizi şu anda sözkonusu değildir. Ancak tüketime yansırsa, o zaman bir vergi yansıması olur. Zaten bizim alkollü ürünlerden aldığımız ÖTV toplamı yaklaşık 4,6 milyar lira. KDV ve Kurumlar Vergisi gibi birtakım hususları da dikkate alırsanız, belki bu rakam sekiz milyar lira civarındadır.”

Yasaklama haberinin ardından Başbakan Erdoğan’ın partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında söylediği, “Biz gece gündüz kafa kıyak dolaşan bir nesil istemiyoruz” sözü ise güne damgasını vurdu. “Bu tür düzenlemeler dünyanın her yerinde var. Bir ülke gençliğini kötü alışkanlıklardan korumalı” şeklinde devam ederek, ayakları hiç yere basmayan gerekçesini de pekiştirdi. Burada şu soruyu sormanın gayet haklı olacağı kanaatindeyim: Madem gençlerin sağlığına ve kötü alışkanlıklar edinmesine bu kadar hassas olan sizler değil miydiniz silah ruhsatı alma yaşını 18’e indiren? Sivil silahlar bu ara yine Türkiye’nin gündeminde. Silah Kanunu Tasarısı’na ilişkin olarak oluşturulan İçişleri Komisyonu bünyesindeki Alt Komisyon, yaşı 23’e yükseltmiş. Ancak, yeni yasa tasarısı silah affı da içeriyor. Kanun teklifiyle silah ruhsatını yenileme süresini geçirenlere “kıyaklar” var. Satışı yasak ya da izne bağlı olan silahları bir yıl içinde teslim edenlere soruşturma açılmayacak. Bu arada, tasarıya yapılan bir eklemeyle, birçok eylemde kullanılan pompalı tüfekleri de kapsayan av silahları için ruhsat alma yaşı 21’den 18’e indirildi. Umut Vakfı’nın rakamlarına göre, ülkede sadece 2,5 milyonu ruhsatlı olmak üzere 10 milyon bireysel silah mevcut. Sahi, barış sürecindeydik değil mi?

Alkol satışının sınırlanmasıyla ilgili meseleye geri dönecek olursak, bu tür uygulamaların AKP’nin kendi muhafazakâr tabanındaki imaj tazeleme, “bizler ve onlar” ayrıştırmalarıyla muhalifleri ötekileştirme ve kendinden olmayanları ayyaşlar takımı olarak işaret etme alışkanlığı da bu işlerin cabası. Zira, kişi başına alkol tüketimi yıllık 1,5 litre olan Türkiye’yi alkolizmin pençesine düşmüş gibi göstermenin de hiçbir hakkaniyetli yanı olmasa gerek. Yasalaşan tasarının sahibi olan AKP’li vekil doktor. Bunları bilmemesi mümkün mü?

OECD, Eurostat ve Dünya Sağlık Örgütü’nün 2010 rakamlarına göre, 30 Avrupa ülkesi içinde en düşük alkol tüketimi Türkiye’de. AB ortalaması 10,8 litre iken, kişi başı yıllık alkollü içki tüketimi İsveç’te 6,9, İtalya’da 8,1, Almanya’da 9,9, İngiltere’de 10,8 ve Fransa’da 12,6 litre olarak belirtilmiş. “Kafası en kıyak” Avrupa ülkesi ise yıllık kişi başı 15,5 litre alkol tüketimi ile Lüksemburg. Bu tabloya bakınca, yapılan gereksiz caydırıcılık ideolojiktir, aksine ikna edemezsiniz. Gelişmiş ülkelerle yapılan karşılaştırmalara gelince, bunlar yasaklarla değil özgürlüklerle anlam kazanır. Eğitim, iş güvenliği, kadın hakları gibi konularda kulak arkası edilen gelişmişlik göstergelerinde yapılacak kıyaslamaların bir anlamı olur.

Son olarak, alkolün 1979’taki İslami devrim sonrası tamamen yasaklandığı İran ile ilgili birkaç çarpıcı rakam vermek istiyorum. Geçen yıl, BBC’de “Iran’s hidden alcoholism problem” başlığıyla yayınlanan makalede, İran’da 200 bin alkolik olduğu, 2011-2012’de 829 sürücünün alkolle bağlantılı olarak yasaklı hâle geldiği, içki kaçakçılığının yüzde 80’inin ülkenin batı sınırından yani Türkiye'den yapıldığı, sadece toplam kaçağın yüzde 20’sine el konabildiği ve ülkeye yılda 730 milyon dolarlık 60 ila 80 milyon litre kaçak içki girdiği anlatılıyor.

Yasaklara karşı çareler üretmek mümkün, bir tek iktidar ve güç sarhoşluğunun çaresi yok.

pelincengiz@gmail.com

Yazıyı kim kaleme almış, Pelin cengiz..

Hangi gazete de yazıyor, Taraf ta..

Yazısını hangi cümle ile bitirmiş,Yasaklara karşı çareler üretmek mümkün, bir tek iktidar ve güç sarhoşluğunun çaresi yok.

Sayın BORA YASAR ın imzası neydi , doğruya doğru, eğriye eğri.

uzay44
15-09-2013, 17:13
Ek atama 'din ataması' oldu

http://p1309.hizliresim.com/1f/h/sqzpt.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Yapılacak 3 bin 227 ek atamanın 2 bin 875’inin din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinden oluşacağı açıklandı.

İlk atamada zaten 5 bin 184 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni atanmıştı. Öğretmen adayları tepkisini Twitter üzerinden açtıkları “Ek atama değil din ataması oldu” başlığı altında gösterdi.

İkinci tepki konusu ise ek atamalarda KPSS baraj puanının 60’tan 50’ye düşürülmüş olması. 10 yıldır sadece 30 kadronun verildiği Fransızca dersi ek atamalarda da yer almadı. Ancak Fransızca öğretmenlerinin tepki gösterdiği 125 Arapça kadrosuna ek atamalarda 4 Arapça öğretmeni daha eklenecek.


http://k1309.hizliresim.com/1f/h/squy0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://p1309.hizliresim.com/1f/h/sqv2r.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Durmak yok yola devam.


Din kültürü ve ahlak bilgisi 2605

Teknoloji ve tasarım 8

sanırım teknoloji ve tasarıma fazla ilgi yok.:yes:

FOKAİ
16-09-2013, 09:27
Bana göre iş çığrından çıktı...

Tecavüzcüler...Tacizciler ..Sapıklar elini kolunu sallaya sallaya gezdiği sürece bunlar çoğalacaktır...




İbretlik görüntüler...


http://www.youtube.com/watch?v=yH8QdPEw4yA

http://vagus.tv/2013/09/16/evet-bu-pezevengi-gorun-insallah-anani-da-ellerler/

BORA YAŞAR
16-09-2013, 10:01
İçişleri Bakanı Muammer Güler, yasa dışı gösterileri önlemek için polisin gaz
kullanımı dâhil her türlü kanuni yetkisini kullanacağını ifade ederken, "Avrupa
Birliği ülkeleri içinde polisin önleyici kolluk yetkileri en az olan ülke biziz"
dedi.

(Matriks)


Dahiliye Nazırı Boyunsuz Güler Paşa polisimizin önleyici kolluk yetkileri az buyurmuşlar.

Belli ki paşa, doğru mudur bilinmez, yasal mevzuat açısından konuşuyor.

Peki ya fiili olarak olaya bakarsak önleyici kolluk yetkileri nasıl acaba polisimizin ?

-Göstericilere orantısız güç kullanma şiddeti açısından...

- Sorgusuz sualsiz göstericileri öldürebilme açısından.

- Sorgusuz sualsiz göstericilerin onlarcasının işaret fişeği kapsülü ile gözünü çıkarıp, kafalarının yarma açısından.

- Caddelerde sorgusuz sualsiz vatandaşı döverek darp ederek, taciz etme açısından...

- Yasal mevzuat ortada dururken, yasal çizgileri aşan polislere bir hukuki muamele yapmak şöyle dursun, destek verilip taltif edilmeleri açısından.



Sayın paşa bu açılardan da polisimizle Avrupa Birliği polisini bir karşılaştırsa da anlasak farkımızı.

FOKAİ
16-09-2013, 10:30
İçişleri Bakanı Muammer Güler beyfendi...bu görüntüye ne açıklama yapacak merak ediyorum...

http://s24.postimg.org/yty4zp0o5/2013_09_16_1128_km.png (http://postimage.org/)

vahhun
16-09-2013, 10:43
Bakan Şimşek o tweeti sildi


http://t1309.hizliresim.com/1f/j/sru23.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Şimşek'in Twitter'dan yazdığı "Sevgili öğrenciler, yeni eğitim-öğretim yılınız kutlu olsun. Allah zihin açıklığı versin. Biz sizi seviyor ve size güveniyoruz" mesajına bir takipçisi "Mehmet Bey, Berkin Elvan'ı uyandırır mısınız? Okula geç kalacak" yanıtını verdi.

"Eminim Berkin Elvan artık uyanmıştır. Güzel bir eğitim yılı ve başarılar diliyorum. Bahtı açık olsun" diyen Mehmet Şimşek, gelen tepkiler üzerine hatasını fark etti. Şimşek, şunları ifade etti:

"Öncelikle sağlığı nedeniyle üzüldüğüm Berkin Elvan'a Allah'tan şifa diliyorum. İnşallah tez zamanda sağlığına kavuşur. Bir an Berkin Elvan'ı okula gitmek istemeyen bir öğrenci olarak algıladım. Sonra gerçeği hatırlayınca hemen sildim. Yazma şeklime bakıldığında bu konudaki iyi niyetim anlaşılır. Asla kötü niyet söz konusu olmamıştır ve olamaz. Tekrar şifalar diliyorum."

-BERKİN ELVAN 92 GÜNDÜR YOĞUN BAKIMDA-

Evinden ekmek almak için çıktığı sırada polisin attığı biber gazı kapsülüyle başından vurulan 14 yaşındaki Berkin Elvan, 92 gündür Okmeydanı Devlet Hastanesi'nde yoğun bakımda yatıyor.


http://t1309.hizliresim.com/1f/j/sru3j.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Sayın Bakanın samimiyetine inanmak istiyorum.

Öyle ya, söz konusu olan bir can.

Uyan be oğlum artık...

vahhun
16-09-2013, 11:44
İstanbul Üniversitesi'nde ilk günden fakülteler arası geçiş yasağı getirildi.


http://s1309.hizliresim.com/1f/j/srv0q.jpg (http://bit.ly/c25MCx)



İstanbul Üniversitesi'nde açılışın ilk gününden olağanüstü hal ilan edildi. Fakülteler arası geçiş yasağı, afiş ve masa yasağı geldi.

Öğrenci Kolektifleri yasağı ilginç afişlerle protesto etti. Öğrenciler yasaklı kapılara "Diyelim ki sıkıştık, çişe de mi gitmeyeceğiz" yazılı dövizler bıraktı.


İleri demokrasimiz ülkemiz ve milletimize hayırlı olsun.

Atatürk, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesil isterken,

Şunların yaptıklarına bir bakar mısınız.

PARK
16-09-2013, 12:13
Sayın Bakanın samimiyetine inanmak istiyorum.

Öyle ya, söz konusu olan bir can.

Uyan be oğlum artık...



Esas uyanması gereken devletin "kör" zihniyetidir...

Yoksa bir Berkin uyanır, 40 Berkin toprağa girer...

BUZ
16-09-2013, 12:54
Bana göre iş çığrından çıktı...

Tecavüzcüler...Tacizciler ..Sapıklar elini kolunu sallaya sallaya gezdiği sürece bunlar çoğalacaktır...


İbretlik görüntüler...


http://www.youtube.com/watch?v=yH8QdPEw4yA

http://vagus.tv/2013/09/16/evet-bu-pezevengi-gorun-insallah-anani-da-ellerler/


sultanımız bir fetva çıkarır mı bilemiyorum...........

mesela....."tez kadınlarla erkekler ayrı belediye otobüslerine bindirile.........karıların otobüsüne binmeye kalkan zındığa 50 sopa vurula........ama çok tahrik olup canı çektiyse affedile.......karıya 40 sopa atıla........:)....gibi.......

biliyosun kadın erkek için yaratıldı hemde kaburga kemiğinden..........bu kadar aşağı ve basittir yani.....

işin sonunda o embesil suratlı maganda haklı çıkar da kızı sen şeytansın erkekleri tahrik etmisşsindir diyerek suçlu bulurlarsa şaşırmam..........

o dürzü kızı niçin bu kadar kolayca elleyebiliyor.........?

biliyor ki karakola da götürseler çayını içecek ve toprağım hadi ikile bidaha dikkatli ol..........tamam erkek adamsın canın çekmiş haklısın..... ama bu kadar da kolay da tahrik olma be adaşım deyip salıverecekler biliyor.............:)

bunun gibi embesiller ne zaman anlarlar durumun vahametini......başka bir embesil kendi kızına ellediği zaman....yaygarayı koparırlar......elleyeni linç etmeye filan kalkarlar sanki kendileri elalemin karısına kızına ellemiyomuş gibi....o zaman namus olur tabi........:)

eeee nede olsa burası Osmanlı cumhuriyeti 2013.....normaldir...hedef 2023 Tayyipli imparatorluğu....tam osmanlı türkiye....

ve 2023 süperlig 4.hafta sonuçları

antep sen germen 3 - south hampton eskişehir 2

saygılar herkese.........:)


http://www.ulusalkanal.com.tr/images/haberler/padisah_parasini_basti_h1462.jpg

http://www.anadoluhaberim.com/upload/resimler/haber/erdogan-i-4-padisaha-benzettiler_m.jpg

http://www.ulusalkanal.com.tr/images/haberler/tayyip_erdogan_osmanli_idrakini_insallah_yeniden_k uracagiz_h3507.jpg

http://www.kocaeligazetesi.com.tr/newpics/11357/240120110918404914698.jpg

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/T%C3%BCrkiye/Politika/padisahrte.hlarge.jpg

http://2.bp.blogspot.com/_j2L-fPKAh0I/TSOlGiFCSNI/AAAAAAAAAM0/KKchzBBCrN4/s1600/kadin_erkek_vaw420.jpg

http://www.estanbul.com/images/imported/2009/01/caballero1cabba4wt9wb3-1.jpg

http://g.mynet.com/i/4/194770-kaderkadinkollari1.jpg

FOKAİ
16-09-2013, 17:26
http://n1309.hizliresim.com/1f/j/ss498.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
16-09-2013, 17:52
Emniyet TTB'den gözünü kaybedenlerin listesini istedi


Emniyet Genel Müdürlüğü, Türk Tabipleri Birliği'ne (TTB) bir yazı yazarak, Gezi eylemleri sırasında 12 kişinin gözünü kaybettiği iddialarına karşılık, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün sadece üç kişi belirlediğini açıkladı ve diğer 9 kişinin kim olduğunu sordu.

TTB Genel Sekreteri Beyazıt İlhan, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bugüne kadar ayrıntılı bir araştırma yapmamış olduğunun anlaşıldığını belirterek, isimleri vermenin söz konusu olmadığını söyledi. İlhan şöyle devam etti:
“Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yazısında kendisinde bulunan üç kişinin isimleri yazılmamıştır, böylelikle ‘diğer dokuz kişinin’ ismi istenmiştir. Emniyet istese bu isimleri kolayca, kısa sürede bulabilirdi. Anlaşılan gözünü kaybedenlerle ilgili Emniyet hiçbir araştırma yapmamış. Bizim raporumuzda da gözünü kaybeden kişi sayısı 12 değil 11. İsimler konusunda hiçbir araştırma yapmadan bize sorulması Emniyetin, sorumluların bulunup yargılanmasına yönelik bir araştırma içinde olmadığını gösteriyor. Dünyanın hiçbir yerinde görevini insan haklarına uygun yürüten bir polis örgütü, suçluları yakalamak için gözünü kaybedenlerin izini, haftalar, aylar sonra onları tedavi eden hekimlerin, insanlık ve hekimlik değerlerinin koruması altındaki bilgilerde aramaz.”


http://www.radikal.com.tr/turkiye/emniyet_ttbden_gozunu_kaybedenlerin_listesini_iste di-1151106


Polisimizin kendi hukuk dışı eylemlerinin faillerine ulaşma çabası endişe verici.

Hani neredeyse "tek gözü çıkanların adlarını ver diğer gözlerini de çıkarmazsam namerdim" yaklaşımı.

Korkutucu.

Nitekim TTB polisin istemine olumsuz yaklaşıyor.

"Polis halkımızın huzur ve güvenin teminatıdır" gibi devletin bir sloganı vardır.


Bu içi boş slogana inanan kaldı mı?

vahhun
16-09-2013, 18:12
Helikopteri Türkiye vurdu!

http://k1309.hizliresim.com/1f/j/ss5ph.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Bakanları Kurulu toplantısı sonrasında gazetecilere açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Türk hava sahasını ihlal eden Suriye helikopterinin Malatya'dan kalkan Türk savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü açıkladı.

Suriye’ye ait bir MI 17 helikopteri bugün Hatay Güveçli bölgesinde 2 km hava sahası ihlalde bulunmuştur.

Tüm uyarılara rağmen ihlalin devam etmesi nedeniyle söz konusu helikopter Malatya’dan havalanan hava kuvvetlerimize ait jetlerimizle füze ile vurularak düşürülmüştür.

Suriye topraklarında uçuş yapan askeri helikopter, saat 14.00 sıralarında iddiaya göre havada infilak ettikten sonra Yayladağı İlçesi’ndeki Topraktutan Karakolu’na 400 metre uzaklıktaki bölgeye düştü.

Helikopterin düşmesi sırasında iki pilotun paraşütle atlayarak kurtulduğu ancak yere indiklerinde ise muhalifler tarafından öldürüldüğü ileri sürüldü.

http://k1309.hizliresim.com/1f/j/ss6r0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


url=http://bit.ly/c25MCx]http://j1309.hizliresim.com/1f/j/ss5n9.jpg[/url]

DART VADER
16-09-2013, 18:42
https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/1184902_615893105129225_798709888_n.jpg

FOKAİ
16-09-2013, 19:04
Bunlara ne gerek var yahu...


http://s9.postimg.org/eo7p1v0jj/2013_09_16_2002k_r.png (http://postimage.org/)

net_ria
16-09-2013, 21:30
Örtülü ödenek destan yazıyor ........

2013 - 873.6 milyon TL (Ocak-Ağustos)
2012 - 1.2 milyar TL
2011 - 951.2 milyon TL
2010 - 706.1 milyon TL
2009 - 634.4 milyon TL
2008 - 510.8 milyon TL
2007 - 436.5 milyon TL
2006 - 327.4 milyon TL
2005 - 156 milyon TL

net_ria
16-09-2013, 21:44
Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar

Suriye helikopterinin düşürülmesiyle ilgili olarak, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hakkını kullandığını ifade eden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, konuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi’ne de bilgi vereceklerini belirterek, “, “Kimse bir daha Türkiye’nin sınırlarını ihlal etme cüreti gösteremeyecektir” diye konuştu.

http://n1309.hizliresim.com/1f/j/ssdx0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

-Bundan sonra AT koşturulamayacak mı ?

refaba
16-09-2013, 23:35
Örtülü ödenek destan yazıyor ........

2013 - 873.6 milyon TL (Ocak-Ağustos)
2012 - 1.2 milyar TL
2011 - 951.2 milyon TL
2010 - 706.1 milyon TL
2009 - 634.4 milyon TL
2008 - 510.8 milyon TL
2007 - 436.5 milyon TL
2006 - 327.4 milyon TL
2005 - 156 milyon TL

Herşey destan yazıyor, neye bulaştılarsa lime lime dökülüyor.

Zaten herşeyi bildiklerinden,devran bu şekilde gitmeyeceğinden,ileride sorulacak bir hesabın hesabı yüzünden devamlı panik içindeler.

Yanlıştan dönüleceği yerde,devamlı bir başka yanlış, bulunan mevcut yanlışın üstüne ilave edildiğinden kendileri bile ne yaptıklarının farkına bile varamıyorlar.

refaba
16-09-2013, 23:36
Davutoğlu'ndan önemli açıklamalar

Suriye helikopterinin düşürülmesiyle ilgili olarak, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hakkını kullandığını ifade eden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, konuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi’ne de bilgi vereceklerini belirterek, “, “Kimse bir daha Türkiye’nin sınırlarını ihlal etme cüreti gösteremeyecektir” diye konuştu.

http://n1309.hizliresim.com/1f/j/ssdx0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

-Bundan sonra AT koşturulamayacak mı ?

Yukarıdan herşeye at gözlüğü ile bakmak buna denir herhalde.

vahhun
17-09-2013, 11:36
Bakan’dan şoke eden hediye


http://t1309.hizliresim.com/1f/k/ssqsn.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı açılışında Ankara’da bir okulda şaşırtan bir şiir kitabı dağıttı.


Bakanın dağıttığı, ünlü şair Cahit Zarifoğlu’na ait şiir kitaplarının silah ve savaş temalarından seçilmesi dikkati çekti. Kitapların kapağında da silah tutmuş çocuk resmi yer aldı.

Afganistan temalı “Ağaç Okul” adlı kitap başta olmak üzere Bakan Avcı’nın, 2. sınıf öğrencilerine dağıttığı kitaplarda yer alan şiirlerden bazılarında veliler arasında da şaşkınlığa yol açan şu dizeler yer aldı:


* “Çocuklar savaş oyunu oynuyor. Hiçbiri üstlenmiyor düşman rolüne çıkmayı. Çocuklar saklambaç, körebe yerine savaş oyunu oynuyor. Kovalıyor, yakalıyor ve öldürüyorlar. Çocuklar birdirbir, küsküç yerine savaş oyunu oynuyor. Amaçları benzemek mücahit ağabeylerine.”

* “Uzak ülkelerden müslüman çocuklar rica ederim savaşmaya gelin. Ablam gelinliğini çıkardı çeyizinden sargı yaptı mücahitlerin yaralarına. Siz de oradan rica ederim savaşmaya gelin. Harçlıklarınızı hiç olmazsa mermi alalım için yollayın bize. Babam nişan yüzüğünü bile götürdü mermiler getirdi. Rica ederim, siz de oradan bir şey yapıp savaşmaya gelin.”

* “Bir torba hazırladı ablalarım dağdakiler için. Ekmek biraz zeytin, bir avuç mermi. Koşarak makilerin arasında atlayarak kayadan kayaya omzumda içinde ekmek ve mermi olan torba. İkisi de gerekli düşmanı öldürmek için. Biz çocuklar koşup duruyoruz dağlarda boynumuzda mermi torbalarıyla. Böylece savaşıyoruz biz çocuklar da.”

* “Adı Gülbeddin Hikmetyar, liderimiz bizim. Allah adıyla konuşur, Allah için savaşır en önde. Ona zor değil kafasını kırmak zalimlerin, daha çocukken başladı bu işe. Az yer, az uyur, örgütleyicidir, azimli gerçekçidir. Seviyoruz tüm ülke gibi biz küçük mücahitler de onu.”


2. Sınıf Türkçe kitaplarından Atatürk resimlerini ve gençliğe hitabeyi kaldır.

Okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri ile doldur.

Sonra da sen kalk velilerin oyuncak silah bile almadığı öğrencilerine silahlı propaganda yap.

Hem de ne adına,

İslamiyet adına.

http://t1309.hizliresim.com/1f/k/ssrcx.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

vahhun
17-09-2013, 12:17
Sosyal devlet olmanın ön koşullarından biridir parasız eğitim.

Sosyal devlet olmadığımızın en bariz göstergesi de

Öğrencinin ulaşım-beslenme-okul araç ve gereçleri- etüd ve sosyal aktiviteler gibi ihtiyaçlarının devletçe karşılanmaması,ücrete tabii tutulup ailenin sırtına yüklenmesidir.

Hal böyleyken sadece imam hatibi tercih edecek öğrencilere vad edilenlere bakın...

Çocuğuna cep harçlığı veremeyen, servis parasını ödeyemeyen aile nasıl kandırılır?

Fakir bir ailenin çocuğu sırf bir diploma sahibi olmak uğruna nasıl bu gerici çetenin ağına düşürülür?

Buyrun;


http://o1309.hizliresim.com/1f/k/ssrnk.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

vahhun
17-09-2013, 12:25
Sınırda kirli ittifak mı ?


Suriye helikopterinin düşürülmesinin ardından,

Özgür Süriye Ordusu'na (ÖSO) bağlı teröristler bazı görüntüler paylaştı.

Helikopterin düşmesinin hemen sonra çekildiği iddia edilen görüntülerde,

Suriyeli teröristler operasyonu 'Allah-u Ekber' sesleriyle karşılarken,

Paraşütle yere inen pilota da ateş açıyor.

Görüntülerin düşürülen helikoptere ait olduğu tespit edilirse,

Türkiye'nin Suriyeli terörist gruplarla birlikte operasyon yaptığı konusunda hükümetimiz bakalım nasıl bir açıklama yapacak.



http://t1309.hizliresim.com/1f/k/sswx6.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


http://p1309.hizliresim.com/1f/k/ssrut.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


http://m1309.hizliresim.com/1f/k/ssrw4.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
17-09-2013, 13:38
Siz düşüne durun (ya da hazırdaki yazıları başlığa taşıyın) bir yandan da gündemi takip edelim...



'Türkiye de kimyasal silahları teslim etsin'


ABD ve Rusya'nın Suriye'nin kimyasal silahları konusunda vardıkları mutabakat tüm yönleriyle tartışılmaya devam edilirken İran'dan "İsrail rejimi, Suudi Arabistan ve Türkiye de kimyasal silahları teslim etmeli" tepkisi geldi.


http://www.radikal.com.tr/dunya/turkiye_de_kimyasal_silahlari_teslim_etsin-1151204


İşte böyle..:)

Bıldır yediğimiz hurmalar gün gelir bir yerimizi tırmalar.

Kendi gencimize gıda takviyesi olsun diye tepesinden bocaladıklarımız "kimyasal silah" değil tabi.

Bunlar tüm dünyanın yasal kabul ettikleri kimyasal vitaminler.

Peki diğerleri.

Zuladakiler.

Sökülün bakalım.

Yok öyle Suriye'de kullanıldı diye lavaluva.

Peki bizim stoktakiler ne için saklanıyor?

Madem yasak hangi amaçla stokluyoruz?

İran nükleer enerji kılıfı altında nükleer bomba yapsın diye az arka çıkmadı bu badem bıyıklılar.

Gavurun varsa, İslamın da olsun.

Hesap buydu.

İyi de o günlerin dost İran'ı bugün bize dostça bakmayan bu iktidarı emperyalizmin kuklası, maşası olarak gören bir İran.

Ne yapacağız şimdi?

vahhun
17-09-2013, 13:59
"Yere düşen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insani tekmeleyen çok kisi gördüm" diyor...


Saygılı olmaktaki kusurlarımızı söyle anlatıyor:

- Birbirimize saygılı olma konusunda 3 tip temel hatamız var...

Avrupa'da yasayan vatandaşımız orada yerlere çöp atmıyor ama Kapıkule'den girer girmez yerlere tükürmeye, çöp atmaya başlıyor. Niye burada böyle yapıyorsun diye sorulduğunda, herkes böyle yapıyor diyor. Kendi fikri olmayan insanin duruma göre hareket etmesidir bu.

İkinci hatamız, adama göre davranmamız. Karşımızdaki adam iri yarıysa, 'Buyur Abi', diyoruz, ufak tefekse, 'Ne var lan!' diyoruz. Oysa ki, insanların onuru birbirine eşittir.

Üçüncü hata, keyfimize göre davranmak. Keyfimiz yerindeyse eve girerken 'Merhaba millet' diyoruz, değilse surat asıyoruz. Oysa keyfimiz yerinde olsun olmasın insanlara saygılı davranmak zorundayız.

Diyorum ki, yerdeki ekmeğe saygılı olma konusunda ülkemde mutabakat var, kimse basamaz, ayağıyla dürtüklemez ya da öper, koyar bir kenara.

Ekmek nimettir kabul, peki insan nimet değil mi?

- Profesör Üstün Dökmen


http://p1309.hizliresim.com/1f/k/ssu0k.png (http://bit.ly/c25MCx)

vahhun
17-09-2013, 14:37
CICERO TEORİSİNDE CEMİYET YAPISI

01 - Fakir, çalışır.
02 - Zengin, sömürür.
03 - Asker, her ikisini de korur.
04 - Mükellef, üçü için de vergi öder.
05 - Serseri, dördünün adına istirahat eder.
06 - Ayyaş, beşi için içer.
07 - Bankacı, ilk altıyı dolandırır.
08 - Avukat, ilk yediyi kandırarak savunur.
09 - Hekim, sekizini de öldürür.
10 - Mezarcı, dokuzunu da gömer.
11 - Politikacı 10'ların sayesinde yaşar.

SONUÇ : Dünya 2000 yıldır değişmiyor

BORA YAŞAR
17-09-2013, 16:11
CHP'li Altay dönüştürülen imam hatip okullarının sayısını sordu;


2013-2014 eğitim-öğretim yılı itibariyle imam hatip ortaokulu ve lise sayısı nedir?
Yatırım bütçenizin görece her bütçe yılı düşmesine rağmen imam hatip okullarındaki
artış nereden kaynaklanmaktadır? Yeni bina yaparak mı bu okullar faaliyete
geçmiştir ya da başka okullar imam hatip okullarına mı dönüştürülmüştür?
6287 sayılı yasa sonucu açılan ve başka binalardan dönüştürülen imam hatip
okullarının sayısı illere göre kaçtır? Toplam kapasiteleri ve kapasite kullanım oranları
nedir?


Bir gün herkes İmam-Hatipli olacak...

Bundan kaçış yok.

Polisimiz, yargıcımız, savcımız, memurumuz, subay ve astsubayımız hep İmam Hatipli olacak.

Siyasi iktidarın sunduğu gibi, "milli ve manevi değerleri olan, yüreğinde Allah korkusu taşıyan" gençlerimizin sayısının çok olması kimi rahatsız eder ki?


Laikliği soran, kollayan kimse kalmadı mı?

BORA YAŞAR
17-09-2013, 16:52
Bu sitede siyasi yazılara bu bölümde izin veriliyor.

Dini yazılara izin yok.

Biz dini uygulamaları, sadece Anayasamızda (halen var çok şükür) yer alan laiklik prensibine aykırılıklar durumunda ele alıyoruz.

Bunun dışında "öyle peyderpey" dini tartışacağız, Kuranı yorumlayacağız diye bir yaklaşımız yok, olamaz da.

Bunu böylelikle tespit edelim.

Sonra aramız bozulmasın.

Dini inanç herkesin özelidir diye tartışmadığımız, saygı gösterdiğimiz bir konu.


Bırakalım öyle kalsın.

vahhun
17-09-2013, 17:20
AKP Tekirdağ Milletvekili Akbulut, "Biz engellileri adam yerine koyduk" dedi.


TEKİRDAĞ'ın Çerkezköy İlçesi'nde Müjgan Serkan Karagöz Mesleki ve Özel Eğitim Merkezi'nin açılış törenine katılan AK Parti Tekirdağ Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, hükümetinin engelliler için çıkardığı yasaları hatırlatarak, "2005 yılında çıkardığımız yasa ile biz engellileri insan yerine koyduk, adam yerine koyduk" dedi.

Çerkezköy'de yapımı geçen yıl tamamlanan Müjgan Serkan Karagöz Mesleki ve Özel Eğitim Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine AK Parti Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, Özlem Yemişçi, Tekirdağ Valisi Ali Yerlikaya ve çok sayıda öğrenci ile velisi katıldı.




Engelliler zaten adam ( insan ) sayın milletvekili,

Bir laf söylemek istiyorsun, çıkıyorsun engellilere hakaret ediyorsun

''Engellilere en iyi şekilde hizmet ettik, engellilerin, engellerini doğru düzgün ortadan kaldırmaya çalıştık'' diyeceğiniz laf bu.

Ama ne diyorsunuz engellileri adam yerine koyduk.

Sayın Başbakanda aynı sizde aynısınız bu ne yahu konuşmayı millete hitap etmeyi 11 seneden beri öğrenemediniz mi?

vahhun
17-09-2013, 17:31
ÖSO Reyhanlı'da okul mu açtı?



AKP, özellikle sınır bölgelerinde Suriye'deki silahlı muhalefete üs ve kamp imkanı sağlarken, bir skandal daha ortaya çıktı.

CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, Twitter hesabından bir fotoğraf paylaştı.

Reyhanlı'da çekildiği belirtilen fotoğraftaki tabelada, Türk bayrağı ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bayrağı arasında Türkçe "Züheriye Okul Lisesi" yazıyor



http://o1309.hizliresim.com/1f/k/st080.jpg (http://bit.ly/c25MCx)



ÖSO-El Nusra, PYD, PKK, El Kaide okulda açar, ordu da kurar.

Maliye de kurar. Yetmez yol keser denetim yapar, yetmez kimyasal islah yapar yetmez stinger füzesi depolar, yetmez adam öldürür, kaçırır, cinayet işler...

Yakında vali kaymakam atayıp polis teşkilatlarını da oturttular mı tamamdır.

Az bile yapıyorlar bence.

2011'den beri Türkiye cumhuriyetinin Mersin'den sonra güneydoğusun da, doğusun da otorite mi var ? devlet mi var ?

Asker sınırı koruyamayacak halde, kışlasına sinmiş, komutanlar hapiste, gezide sözde destan yazan! polis bile bir müdahale ederken ezilip büzülmekte.

BORA YAŞAR
17-09-2013, 18:08
Felsefe tamam..

Din yok.:)

Hele hele izleyen çoğalacak diye hiç olmaz.

Bu sitenin geldiği nokta ve konsensüs (anlaşma) böyle.

Çok kalabalık başlıklar gördük. Kavga ve niza sonları oldu.

Bu noktayı kavga ede ede bulduk.

Niza istemiyorsak dini inanç üzerinde konuşmayalım. Tartışma yaratır, yaratıyor, yarattı çünki.

Herkesin inancı kendisine.

Kimse kimseye karışmaz, karışamaz bu temelde.


Felsefe bilimsel bir konu.

Olabilir.

Din ise bir dogma.

Tartışılmaz.

Tartışılması incitir.



Bakın İlahiyat Fakülteleri bu dönemde İslami Bilimler Fakültesine dönüştürülürken felsefe kaldırıldı.

Felsefeyi kaldırırsan, din rahatlar ama bilim geride kalır.

Geldiğimiz nokta bu 21.yüzyılda.


Not: Siyasetten bıktı isek açın bir başlık dilediğiniz gibi orada yazın.:)

akay
17-09-2013, 19:23
Evi olanlara kötü haber
Yola cephesi bulunan mülke sahip vatandaşa 'Yol Harcamalarına Katılım Payı’ adıyla vergi yükü getirecek olan madde,12 Eylül 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararla hayata geçti
Habertürk'ün haberine göre, ilçe belediye meclislerinin kararı ile “2464 sayılı kanunun 86’ncı maddesi uyarınca tarh edilmemiş harcamalara katılma payları belediye meclisi kararıyla alınmayabilir” maddesi iptal edilerek, daha önceden vatandaşa yansıtılmayan yol katkı payları artık geriye dönük olarak tahsil edilebilecek.
2007 yılından itibaren İstanbul Pendik’e 105 milyon TL’lik yol yatırımı yaptıklarını söyleyen Pendik Belediye Başkanı Kenan Şahin, “Bilindiği üzere 6360 sayılı kanun Meclis tarafından kabul edilmişti. Ancak CHP kanunu Anayasa Mahkemesi’ne taşıyarak 27 numaralı fıkrada yer alan 'Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yolların inşa, tamir ve genişletilmesi nedeniyle 2464 sayılı kanunun 86'ncı maddesi uyarınca tarh edilmemiş harcamalara katılma payları belediye meclisi kararıyla alınmayabilir' hükmünü iptal ettirdi” dedi.

PENDİK'TE 105 MİLYON LİRA
Kenan Şahin, “Sadece Pendik İlçesi’nde geçmişte yapılan yol çalışmalarına yönelik olarak vatandaştan alınacak toplamda 105 milyon TL’lik bir geri ödeme yükü söz konusu. Bu yol çalışmaları zaten vatandaşın verdiği vergilerle yapılıyor. Bunun üstüne halktan yol çalışmaları için 2. vergi almak adil değil” diye konuştu. Katılımpayı, Pendik, Başakşehir, Tuzla, Kartal gibi altyapısı gelişmekte olan bölgelerde vatandaşı daha da zorlayacak.
‘Belediyeler katkı payı için ortak bir karar almalı’

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ise bugüne kadar vatandaşa bu vergi yükünü yansıtmadıklarını, henüz daha bu durum için bir hazırlık yapmadıklarını söyledi. Genç, CHP’nin bir torba yasanın bütününe itiraz ettiğini ifade etti. “Bugüne kadar yol katılım payı almadım. Girişimim de olmadı” diyen Genç, “Belediyeler ortak bir dilde konuşup ortak bir karar almalı” dedi.


‘İtiraz bu madde için değildi ve yasal bir haktı’
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk ise bu değişiklikten haberi olduğunu söyleyerek, “CHP, il genel meclislerinin kaldırılmasına itiraz etti. Yasal haklarını kullandılar. Direkt bu madde için yapılan bir itiraz yok. Yasal durum, kanun ne diyorsa onu yapacağız. Ama Kadıköy’de çok büyük bir vergi yükü gelmez. O bütçeler bizim belediyemiz için önemli bütçe olmaz” dedi.

NASIL HESAPLANIYOR?

Vatandaştan toplanan emlak vergisi, çöp vergisinin yanı sıra yola katkı payı vergisi de yolda. Belediyeler bu vergiyi asfalt ve malzeme maliyetine göre hesaplıyor. Maliyet, yola cepheli mülkü olan vatandaşın hisse oranına bölünüyor
http://konut.mynet.com/detay/emlak/evi-olanlara-kotu-haber/89234

Adamlar haklı yola cephesi bakan evlerdeki hane halkı yola bakarak nazar değdiriyorlar ve yolları tahriş ediyorlar, hem evinin cephesi yola bakmayan insanlar o yollarda yürümüyorki dimi, son derece mantıklı bir uygulama olmuş, bizim evinde her iki cephesi yola bakıyor seve seve vereceğiz bu vergiyi, nede olsa bunlar ileri demokrasinin gereği..

cemtürk
17-09-2013, 20:01
olummm azcikta pirlantadan vergi alinnn yahuuuu

Sent from my GT-I9100 using hisse.net mobile app

akay
17-09-2013, 20:45
Kışanak: Biz Kürdistan'da yaşayacağız
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, "Anadilde eğitim isteyen Kuzey Irak'a gitsin" dediği gerekçesiyle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı eleştirdi: "Kendi anavatanamızda, kendi ata topraklarımızda, Kürdistan'da Kürt olarak yaşayacağız"...

"Ana dil eğitimi isteyenler Kuzey Irak’a gitsin diyen Bülent Arınç buraya gelsin. Bugün eğer burada dört bir yanımızı polisler çevirmişse bunun sebebi hükümetin, Başbakanın, sayın Bülent Arınç’ın anadille ilgili sarf ettiği sözlerdir. ’Kürtçe anadilde eğitimi hakkını savunanlar, anadilde eğitim almak isteyenler Kuzey Irak’a gitsin diyorlar’ bu sizin haddinize değil. Bu topraklar Kürt halkının kadim, ata yurdudur. Bin yıllardan beri böyledir, böyle kalmaya da devam edecektir. Biz kendi kentimizde, kendi köyümüzde, kendi ata topraklarımızda, ana vatanımızda kendi ana dilimizle eğitim imkanlarına mutlaka kavuşacağız, bu sizin icazetinize ve izninize bağlı değil. Bir yere de gitmiyoruz. Kendi topraklarımızda özgür bir yaşamı, demokratik bir yaşamı inşa etmek için sonuna kadar burada kalacağız, direneceğiz. Eğer eşit yurttaşlık haklarından rahatsız olan varsa, Türk’e hak gördüğünü, Kürt için hak görmeyen varsa onlar istedikleri yere gidebilirler. Birlikte eşit yaşamı kabul etmiyorlarsa istedikleri yere gidebilirler. Ama, biz kendi ana vatanımızda, Kürdistan’da Kürt olarak yaşayacağız, Kürtçe konuşacağız, Kürtçe eğitim göreceğiz."

http://www.radikal.com.tr/politika/kisanak_biz_kurdistanda_yasayacagiz-1151105

e sayın başbakan, "yüz verirsen ayıya, gelir s.çar halıya" eserinizle övünün.

FOKAİ
17-09-2013, 22:01
http://j1309.hizliresim.com/1f/k/st9p9.png (http://bit.ly/c25MCx)

FOKAİ
18-09-2013, 06:01
http://l1309.hizliresim.com/1f/l/sthr6.png (http://bit.ly/c25MCx)

FOKAİ
18-09-2013, 07:29
Akvekilin zihniyetine bakyahu...Engelli vatandaşlarımıza devlet 400-500 lira arası para veriyormuş ve o yüzden artık engelli aileleri yakınlarının ölmemesi için bakıyormuş...inanılır gibi değil bunu söyleyen bir vekil ...bu ülkenin vay haline...



''Bazıları ‘eskiden evimizdeki engelli, yatalaklar bir an önce ölse de kurtulsak diye Allah’a yalvarırdık’ diyordu. Şimdi ‘aman ölmesin, evimizin bereketi bu. Ben onun yüzünden devletten 450-500 lira bakım ücreti alıyorum, aman ona bir şey olmasın diye bakıyoruz’ diyorlar. İşte zihniyet değişikliği bu" dedi.''
http://r1309.hizliresim.com/1f/l/stj09.png (http://bit.ly/c25MCx)

http://www.turktime.com/haber/AKP-li-Vekilden-Tuhaf-Icraat-Reklami-/250164


http://u1309.hizliresim.com/1f/l/stj0q.png (http://bit.ly/c25MCx)

FOKAİ
18-09-2013, 07:44
Sabah sabah ne kızdım yahu...

İnsanları sürekli aşağılıyorsunuz...İnsanları sürekli küçümsüyorsunuz...O insanların vergileri ile caka satıyorsunuz...yaptığınız herşeyi insanların gözünün içine sokuyorsunuz...İşte o yüzden iki yakanız bir araya gelmiyor...


EYyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyAKKKK Veeeekkillllllllllllllllllllllllllllllllllll

Allah Seni o paraya muhtaç edecek duruma getirmesin...

yağmur
18-09-2013, 08:26
Sabah sabah ne kızdım yahu...

İnsanları sürekli aşağılıyorsunuz...İnsanları sürekli küçümsüyorsunuz...O insanların vergileri ile caka satıyorsunuz...yaptığınız herşeyi insanların gözünün içine sokuyorsunuz...İşte o yüzden iki yakanız bir araya gelmiyor...


EYyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyAKKKK Veeeekkillllllllllllllllllllllllllllllllllll

Allah Seni o paraya muhtaç edecek duruma getirmesin...

Açılış törenine AK Parti Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, Özlem Yemişçi, Tekirdağ Valisi Ali Yerlikaya ve çok sayıda öğrenci ile velisi katıldı. Binanın açılış töreninden önce konuşan AK Parti Tekirdağ Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, 2005 yılında AK Parti hükümetinin engellilere yönelik yasalar çıkardığını belirterek şöyle konuştu:

"Bu insanlar sokağa çıkamıyorlardı, evlerde saklanıyorlardı. Anneleri babaları bu insanları sokağa çıkarmaya sıkılıyordu, utanıyordu. Ama hükümetimizin 2005 yılında çıkardığı yasa ile biz engellileri insan yerine koyduk, adam yerine koyduk. Bazıları ‘eskiden evimizdeki engelli, yatalaklar bir an önce ölse de kurtulsak diye Allah'a yalvarırdık' diyordu. Şimdi ‘aman ölmesin, evimizin bereketi bu. Ben onun yüzünden devletten 450-500 lira bakım ücreti alıyorum, aman ona bir şey olmasın diye bakıyoruz' diyorlar. İşte zihniyet değişikliği bu" dedi.(AK Parti Milletvekili Ziyaeddin Akbulut)

BU diye işaret etmesi de çok düşündürücü ...
İnsanlarımızın neden maddileşdiğini düşünseler önce, oyların bazı şeyler karşılığında alınması kendilerine hiç dokunmuyor mu acaba?
Karşısındakileri sürekli küçümseyen, aslında kendini küçümsüyordur, karşımıza çıkanlar bizim aynalarımızdır bizi yansıtırlar...
İyi, dürüst, çalışkan insanlarla karşılaşıyorsak içimizdeki insanın yansımasıdır yada karşımızdakilerin biz ayna yansımalarıyız...
Tam tersi de olabilir sürekli eleştirdiğin insanlarla karşılaşman da tesadüf değil tabiiii...

vahhun
18-09-2013, 13:19
Adı, Dobri Dobrev, 98 yaşında, işitme duyusunu ikinci dünya savaşında yitirmiş bir adam.

Her gün, yaşadığı 10 km. mesafe uzaklıktaki köyünden kendi diktiği elbiselerle bütün gününü dilenmekle geçirdiği Sofya şehrine gidiyor.Bütün dilendiklerini bağışlıyor.

Son zamanlarda ortaya çıkarıldığına göre, tek başına viran bulgar tarihi eserlerinin restarosyonu ve yetiştirme yurtlarının elektrik faturaları için 40.000 € (Euro) üzerinde bağışta bulunmuş.

Ve bunu kendisinin sadece 80 € emekli maaşı almasına rağmen yapmış.


Bütün hayatını böyle bir şeye adayan birini görmek,

Hele sanatın içine tükürüldüğü bir ülkede böyle bir haberle karşılaşmak.

Ne kadar acı....



http://u1309.hizliresim.com/1f/l/stp0x.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
18-09-2013, 16:43
Dağdaki PKK lı Cemil Bayık:

Çekilmeyi durduğumuzu söyledik. Eğer hükümet müzakerede adım atar ve güven verirse elbette ki geri çekilmeyi sürdürürüz. Biz geri çekilmeyi durdurur ve ateşkesi sürdürürken, herkesi uyarmak istedik” diye konuştu


Yahu bağrımızda besliyoruz sizleri.

Nereye çekileceksiniz?

Buradan rahat bir ülke mi bulacaksınız?

Türk'ün vergisiyle, yasa dışı işlerle, bedava elektrik, su vs ile yan gelip yatıyorsunuz.

Bu çekilme lafı da yetti gali.

akay
18-09-2013, 18:51
Akvekilin zihniyetine bakyahu...Engelli vatandaşlarımıza devlet 400-500 lira arası para veriyormuş ve o yüzden artık engelli aileleri yakınlarının ölmemesi için bakıyormuş...inanılır gibi değil bunu söyleyen bir vekil ...bu ülkenin vay haline...



''Bazıları ‘eskiden evimizdeki engelli, yatalaklar bir an önce ölse de kurtulsak diye Allah’a yalvarırdık’ diyordu. Şimdi ‘aman ölmesin, evimizin bereketi bu. Ben onun yüzünden devletten 450-500 lira bakım ücreti alıyorum, aman ona bir şey olmasın diye bakıyoruz’ diyorlar. İşte zihniyet değişikliği bu" dedi.''
http://r1309.hizliresim.com/1f/l/stj09.png (http://bit.ly/c25MCx)

http://www.turktime.com/haber/AKP-li-Vekilden-Tuhaf-Icraat-Reklami-/250164


http://u1309.hizliresim.com/1f/l/stj0q.png (http://bit.ly/c25MCx)

https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/1238710_519478818128055_1386840887_n.png

BORA YAŞAR
18-09-2013, 20:38
http://img689.imageshack.us/img689/5587/xx06.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/689/xx06.jpg/)

[/URL]



Müslüman Dünyası Güzellik Yarışması

Altı ülkeden 18 güzelin katıldığı yarışmada Endonezya ve Malezya güzelleri ile finale kalan 20 yaşındaki şehir planlama öğrencisi Aisha, ismi açıklandığında gözyaşlarına boğuldu ve bir kendisine uzatılan Kuran’ı öptü.


[url]http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/73458/2/2/musluman-dunyasi-guzellik-yarismasi (http://imageshack.us)


:)

Olimpiyatları alamayan yönetimimiz için uygun bir alternatif.

Yakışır.

BORA YAŞAR
19-09-2013, 20:39
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ilahiyat fakültelerinin müfredatından felsefe derslerinin çıkartılması yönündeki kararını geri çekti.


Bu geri çekiş tümüyle, oluşan tepkiler nedeniyle.

Yoksa temel orada öyle duruyor.

YÖK Başkanlığına gelmiş bir akademisyen İlahiyat Fakültelerinin adını "İslami Bilimler Fakültesi" haline dönüştürüp, din için tehlike teşkil eden "felsefe"yi müfredattan çıkarmayı öneriyorsa o bölgede din bilime galebe çalmış demektir.

Ve tepkiler üzerine bu adımın bir tanesinin geri atılması, sadece günü kurtarmak içindir.

Uygun bir zaman randevu vermek demektir.

refaba
20-09-2013, 12:41
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), ilahiyat fakültelerinin müfredatından felsefe derslerinin çıkartılması yönündeki kararını geri çekti.


Bu geri çekiş tümüyle, oluşan tepkiler nedeniyle.

Yoksa temel orada öyle duruyor.

YÖK Başkanlığına gelmiş bir akademisyen İlahiyat Fakültelerinin adını "İslami Bilimler Fakültesi" haline dönüştürüp, din için tehlike teşkil eden "felsefe"yi müfredattan çıkarmayı öneriyorsa o bölgede din bilime galebe çalmış demektir.

Ve tepkiler üzerine bu adımın bir tanesinin geri atılması, sadece günü kurtarmak içindir.

Uygun bir zaman randevu vermek demektir.

Fizikte onlara ters,Kuantum fiziki ise hep ters.

BORA YAŞAR
20-09-2013, 12:46
Fizikte onlara ters,Kuantum fiziki ise hep ters.

İlahiyatta fizik okutmuyorlar sanırım.

PARK
20-09-2013, 13:56
http://l1309.hizliresim.com/1f/n/svg1m.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Atatürk evinde skandal

Atatürk’ün Rize’yi ziyareti sırasında kaldığı konağa, İzmir suikasti nedeniyle idam edilen Rize milletvekili Ziya Hurşit’in resmi konuldu.

http://www.gazeteport.com.tr/haber/145937/ataturk-evinde-skandal



Yazıklar olsun!!..

BORA YAŞAR
20-09-2013, 14:04
Devir uygun ya, ufaktan hesap sorma girişimleri olabilir.

BORA YAŞAR
20-09-2013, 14:06
Dolar 1.980 üzerinde..

Tansiyon hızla yükseliyor gibi...


Ne dersiniz?

dudu
20-09-2013, 14:08
Dolar 1.980 üzerinde..

Tansiyon hızla yükseliyor gibi...


Ne dersiniz?

Dunku hizli dususun teknik bir duzeltmesi olmasin?

Ileriki gunlerde tekrar 1.95 civarina gerilemesin sonra?

Syg,

BORA YAŞAR
20-09-2013, 14:13
Bu bölgede her an her şey olabilir.


20 günde 20.000 puanın düzeltmesi de normal.

Algıların değişmesi kolay olmuyor.:)

PARK
20-09-2013, 14:24
Bu bölgede her an her şey olabilir.


20 günde 20.000 puanın düzeltmesi de normal.

Algıların değişmesi kolay olmuyor.:)


Bir çiçekle bahar olmaz diye boşa dememişler...

Dün tavan olan GARAN, bugün yarım taban (%-4.53)

Güneşe kar mı dayanır...

PARK
20-09-2013, 15:29
Ünlü işadamının şoke eden görüntüsü

http://o1309.hizliresim.com/1f/n/svjpc.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Çevreci kimliğiyle tanınan Mustafa Koç, bu defa kendisiyle çelişti. İşadamı, Bodrum açıklarında yatıyla gezdiği sırada denize işedi.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, şimdiye kadar "temiz çevre" hassasiyetiyle ön plana çıktı. Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmemesi bahanesiyle düzenlenen eylemlere destek verdi. Babası Rahmi Koç'un 1994 yılında kurduğu "Deniz Temiz Derneği"nin üyesi oldu.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/09/20/unlu-isadaminin-soke-eden-goruntusu




Oldu mu bu şimdi hiç KOÇ ağabey...:frown:

Karizma yerle bir olmadı mı?

Yakışmadı...

Yakıştıramadım...

BORA YAŞAR
20-09-2013, 15:34
http://img818.imageshack.us/img818/6697/i17z.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/818/i17z.jpg/)



Ülkenin geleceğine insan yetiştiren bir grup din adamının sadece müzik hakkındaki düşünceleri bunlar.

Diğerlerini merak eden var mı?


Hala halkı müslüman olan ülkelerin neden geri kaldıklarını merak eden var mı?

FOKAİ
20-09-2013, 15:51
Ünlü işadamının şoke eden görüntüsü

http://o1309.hizliresim.com/1f/n/svjpc.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Çevreci kimliğiyle tanınan Mustafa Koç, bu defa kendisiyle çelişti. İşadamı, Bodrum açıklarında yatıyla gezdiği sırada denize işedi.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, şimdiye kadar "temiz çevre" hassasiyetiyle ön plana çıktı. Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmemesi bahanesiyle düzenlenen eylemlere destek verdi. Babası Rahmi Koç'un 1994 yılında kurduğu "Deniz Temiz Derneği"nin üyesi oldu.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/09/20/unlu-isadaminin-soke-eden-goruntusu




Oldu mu bu şimdi hiç KOÇ ağabey...:frown:

Karizma yerle bir olmadı mı?

Yakışmadı...

Yakıştıramadım...

Hakkaten rezalet bir görüntü...Adam resmen denize o kadar insan arasında işiyor...

Bu resim Dünya varolduğu sürece hatırlancek...kaçarı yok...Karizma bitti...

Kıınacı Bakanımızın yanında birde Sidikli patronumuz oldu...yaşa varolll ülkem...:)

BUZ
20-09-2013, 16:54
Hakkaten rezalet bir görüntü...Adam resmen denize o kadar insan arasında işiyor...

Bu resim Dünya varolduğu sürece hatırlancek...kaçarı yok...Karizma bitti...

Kıınacı Bakanımızın yanında birde Sidikli patronumuz oldu...yaşa varolll ülkem...:)

milyon dolarlık teknesinde wc yokmuymuş ki.........?....ama demekki böylesi daha zevkli........adam kendini bir an özgür hissediyor.......

ama zaten o koca koca lüks yatların foseptiklerini de çok büyük ihtimalle açık denize boşaltıp ekolojik gübrelemeye katkıda bulunuyorlardır söyliyim..........:)

neyse bir an düşünsenize koç un yerinde olduğunuzu.......küçüklükten başlayarak dadılar...özel kolejler....partiler...balolar........:)

yani hep baskı altında insancıklar gözler üzerlerinde hep........

bizim gibi hissetmek için bulduğu nadir bir fırsatı değerlendirmiş adamcağız...........?

şimdi koç un bizim gibi mütevazi otomobiliyle şehirlerarası bir yolculuk esnasında çok çişi geldiğinde yol kenarına yanaşıp dikenleri sulayabildiğini düşünmüyorsunuz herhalde...........:)

belki özel şöförüne bir benzin istasyonuna yanaşmasını söyleyecektir......ama zaten onlar artık istanbul içinde bile helikopter le dolaştıklarından bu ihtimal iyice zorlaşmış oluyor...........:)

yok babam....kendime yetecek kadar ekmeğim...ağrısız dişim kaygısız başım........

BORA YAŞAR
20-09-2013, 18:39
Çocukluğumun iyi futbolcularından Ercan Aktuna vefat etmiş.

Allah rahmet eylesin.

Bir Galatasaray'lı olarak en büyük rakibimiz Fenerbahçe'nin oyuncusu olmasına karşın sempatim vardı.

Dikkat ettim de fenerli medya nedense Ercan Aktuna'nın ölüm haberini verirken "efsane" sıfatını kullanmamış bu kez.

Oysa kariyeri ve başarıları Ercan Aktuna'dan bence fazla olmayan Selçuk Yula'nın ölüm haberi verilirken tüm medya tarafından "efsane " sıfatı kemikleşmişti.

Nedir bir futbolcuyu efsane yapan?

Ercan Aktuna bende efendi, kavgayı sevmeyen, kulüp kavgası yapmayan bir spor insanı intibaı bıraktı gitti.

Kariyeri şöyle:

1940 yılında doğan Ercan Aktuna, futbola 1957 yılında İstanbulspor’da başladı. 1965 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldu ve on yıl futbol oynadığı Sarı-Lacivertli takımla 6 kez şampiyonluk gördü. Bu dönemde 5 kez kaptan olmak üzere 37 kez milli oldu. 1975’te futbolu bıraktıktan sonra İngiltere’de antrenörlük kurslarına katıldı. Fenerbahçe’de menajerlik ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde de bulunan Aktuna, çeşitli gazetelerde spor yazarlığı yaptı. Şu an Akşam gazetesinde köşe yazarlığını sürdürmektedir.

net_ria
21-09-2013, 01:40
İran’ın desteklemediği kötü adamları tercih ediyoruz

http://imageshack.us/a/img202/1821/msac.jpg


İsrail’in ABD Büyükelçisi Oren : El Kaide’yi Esad’a yeğleriz

İsrail'in görevini devredecek olan ABD Büyükelçisi Michael Oren, Tahran-Şam-Beyrut üçgeninin İsrail için en büyük tehdidi oluşturduğunu söyledi.
Jerusalem Post'a bir mülakat veren Oren, İran tarafından desteklenen "kötü adamların", İran tarafından desteklenmeyen "kötü adamlardan" daha kötü olduğunu söyledi.
Oren, İsrail'in en başından beri Beşar Esad'ın gitmesini istediğini de kaydetti.
Suriye muhalefeti içinde de "kötü adamlar" olduğunu söyleyen Oren, "Ancal hala, İsrail için en büyük tehdit, Tahran'dan Şam'a, oradan da Beyrut'a uzanan stratejik yaydır ve biz Şam'ı bu yayın temel taşı olarak olarak görüyoruz. Bu bizim Suriye'deki olaylar başlamadan önceki pozisyonumuzdu. Olaylar başladıktan sonra da Esad'ın gitmesini istemeye devam ettik" dedi.
Oren, "El Kaideli olsalar bile, muhalifleri Esad'a tercih edeceklerini" de ekledi.

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/haberler/item/8779-israilin-abd-buyukelcisi-oren-el-kaideyi-esada-yegleriz.html

-Tayyip Erdoğan Sunni hakimiyetindeki bir dış politika peşinde koşması ve Irak'ta, Mısır'da , Suriye'de Müslüman Kardeşler'in hakimiyetine yatırım yapması , Ortadoğu politikasının iflası olmuştur.

- Erdoğan'ın Mursi'yi desteklemesi ve Mursi'nin devrilmesinden rahatlayan Körfez ülkeleriyle arasında sorun çıkmıştır.

-Körfez ülkeleriyle İsrail arasında yıllardır hiç bu kadar çıkar birliği olmamıştır.

-İktidarın izlediği Ortadoğu politikasının en kârlı ülkesi İsrail gözükmekte...

FOKAİ
21-09-2013, 08:28
Feyzi İşbaşaran'dan ilginç bir yazı...

http://feyziisbasaran.tumblr.com/post/61802337732/tuhaf-bir-dhkp-cli

http://r1309.hizliresim.com/1f/p/sw6ul.png (http://bit.ly/c25MCx)

vahhun
21-09-2013, 14:49
Özgür medya yoksa seçim ve demokrasi palavra

Basın ve yazarlar hakkında söylenmedik laf bırakmayan, bugünkü durumun yaratıcısı Başbakan bakın ne diyor:

“Basın özgürlüğü demokrasinin ayrılmaz unsurudur… Türkiye’nin demokratikleşme ve insan hakları alanında katettiği büyük değişime paralel olarak, haber alma ve ifade özgürlüğünde de çok önemli reformlar gerçekleştirdik ve ilerlemeler sağladık…”

Basın özgürlüğü demokrasinin ayrılmaz unsurudur… Türkiye’nin demokratikleşme ve insan hakları alanında katettiği büyük değişime paralel olarak, haber alma ve ifade özgürlüğünde de çok önemli reformlar gerçekleştirdik ve ilerlemeler sağladık…”

Geçtikleri “İleri Demokratik Düzen” ne derece doğruysa, bu sözler de o kadar doğru! Siyasette yalanın bini bir para, deyişini mi anımsadınız? Hayır, lütfen genelleştirmeyelim.. Bu çok özel bir durum. Aynı kişi, “gazetecilikten dolayı hapishanelerde tutuklu yoktur” lafının da yaratıcısıdır. Patronlara, yazarına hâkim ol, yoksa kapıma gelip ağlama diyen de kendileridir… Daha neler neler… 64 kişi hapistedir! Çoğu sözde “terör örgütü” bahanesiyle!
İktidar, TMSF aracılığıyla medya gruplarına el koyduruyor, üstelik yayın politikalarını da iktidar yanlısı yaparak, ahlaksız bir durum yaratıyor. Sonra da gazeteleri ve televizyonları yandaş işadamlarına satıyor… Böyle bir uygulama dünyanın neresinde görülmüş? İşte “Recep Bey Dönemi”ni dünyada özgün yapan olaylardan biridir bu!

Başbakan kurallar da koyuyor: “…basın toplumun geniş kesimlerini etkileyebilmekte ve yönlendirebilmektedir. Basın kuruluşlarımızın, özgür, tarafsız, objektif bir şekilde görevlerini yerine getirirken ülke menfaatlerini, kamu düzenini, toplumsal dinamikleri.. göz ardı etmemeleri, sorumlu bir yayıncılık üstlenmeleri de, hiç kuşkusuz büyük önem taşımaktadır.”
Demek istiyor ki aslında, bizim gücümüzü ve koyduğumuz toplumsal kuralları göz ardı etmeyin, yoksa biz de sizi gözardı ederiz, bugüne kadar da bunun örneklerini bol bol verdik, daha da veririz…
Bir zamanların etkili medyası tir tir titriyor, vay Gezi Direnişi’ne destek ha, bahanesiyle son bir ayda 71 gazeteci ve yazarı kapı önüne koyuyor… Düne kadar iktidarı ve medyaya karşı tutumlarını destekleyen yandaşlardan ikisi de yağlama yıkama yaparken bir an yüzlerini buruşturup görev ihlali ve işyeri kazası yaptıkları için Sabah’tan atılmışlar…
Bunlardan biri, Huffingtonpost’da “Onlar gazetecilikten içerde değiller” diye yazı bile yazmıştı! İktidarın dışarıda bozulan ve diktatör diye oluşmaya başlayan algısını düzeltmek için: Yoooo o çooook bi demokrat!
Şimdi iktidar ile cemaat arasında kapışmalar var ya, bazı sokağa atılmaların dökülmelerin nedeni de bu.

Tamam, bunları geçelim.. Başbakan’ın “Basın özgürlüğü demokrasinin ayrılmaz unsurudur” doğru lafına “bilimsel” takılacağım biraz.
Evet, demokrasi ve özgür medya konusundaki değerlendirmelerde, siyaset ve sosyoloji de benzer düşünüyor: Medya özgürlüğü, demokrasilerin olmazsa olmazlarından biridir.. Demokrasiyi, sandık ve seçimlerin yapılıyor olmasına indirgeyen bütün görüşler, otoriter kişi ve düzenlere ve diktatörlük heveslilerine aittir…

Demokrasinin bir ayağı sandık ve seçimlerse, onlar kadar önemli olan bir unsur da, “Sonsuz İtiraz Hakkı” ve medya özgürlüğüdür. Basın, iktidarın yolsuzluklarını yazma özgürlüğüne sahip olmalı ve seçmeni, özellikle iktidarla ilgili her şeyden haberdar edebilmelidir. İktidar medyayı biçimlendiremez, medya özgürlüğünü sınırlayamaz, medya patronları üzerinde baskı uygulayamaz ve taraflı yayına zorlayamaz.. Hele hele, iktidar aleyhine yayınlara ve düşüncelere sansür koyduramaz. Yoksa iktidar sadece iyi şeyler yaptığına seçmeni inandırmak istiyor ve sürekli olarak kendisinin seçileceği bir medya düzeni kuruyor demektir…
Bir iktidar bunu yapıyorsa, ortalıkta demokratik bir kamuoyundan bahsedemeyiz, dolayısıyla seçmen nesnel değerlendirmeler yaparak oyunu kullanamaz.

İtiraz hakkının da Türkiye çapında şiddetle ezildiği, medyanın toptan baskı altına alınarak yandaşlaştırılmaya çalışıldığı, protesto hakkının tanınmadığı bir düzen ancak “Recep Bey Demokrasisi” olur..

İktidarın meşruiyetini yitirdiği “demokrasi”…

Orhan Bursalı (Cumhuriyet)

BORA YAŞAR
21-09-2013, 14:51
Burada yeri geldikçe dinle ilgili yurttan ve dünyadan uygulamalar, açıklamalar, haber bazında alıntılanmak suretiyle veriliyor.

Habere bir iki satır uygun yazı yazılıyor.

Amaç ne dini güzellemek ne de kötülemek. İçinde yaşadığımız toplumun bir realitesi olarak yaşananı göstermek.

BUZ'un yazılarına bir bakın.

Neye karşı olduğumu, ne demek istediğimi anlarsınız.


Ben hep vurguluyorum. Dini inanç kişinin özelidir. Bizi ilgilendirmez.

Bu başlığa bir Hristiyan, bir Yahudi gelip dinini övse, bu konuda yazılar yazsa ne dersiniz?

Tartışırsınız.

Din kişiye özeldir ifademe ctitiz bana yazdığı özel notta (polemik olmasın diye buraya yazmamış) "islam kişiye özel değil evrenseldir bu yüzden insan ve toplumun tüm yaşantısını kapsar." buyurmuş.

Ben İslamın kişiye özel olup olmamasına değil, dini inancın (hangisi olursa olsun) kişiye özel olup açıklanmasının gerekmediğine vurgu yapıyorum.


Gelin burada din tartışmayalım.

guneysu
21-09-2013, 15:04
Din tartışmaları forumun hiç bir başlığında serbest değildir.

BORA YAŞAR
21-09-2013, 21:43
Taliban'ın kurucularından olan ve 2010'da CIA-Pakistan İstihbarat Teşkilatı'nın (ISI) müşterek operasyonu ile Karaçi'de yakalanan Afgan Talibanı'nın iki numaralı ismi Molla Abdul Gani Baradar, Pakistan hükümeti tarafından serbest bırakıldı.

Taliban'ın iki numaralı isminin gönderilmesi planlanan üçüncü ülkeler arasında Suudi Arabistan ve Katar'ın yanı sıra Türkiye'nin de adı geçiyor.


http://www.zaman.com.tr/dunya_pakistan-talibanin-iki-numarali-ismini-serbest-birakti_2139676.html


Adımızın geçtiği, alternatif olarak gösterildiğimiz konulara bir bakın.

Geldiğimiz nokta bu.

Salınan sınırdışı edilen Taliban liderine ev sahipliği...


Durmak yolu...İleri.

FOKAİ
22-09-2013, 07:47
http://r1309.hizliresim.com/1f/q/sx9kh.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
22-09-2013, 10:55
Bu bölümde açılmış başlıklara, zırt pırt girerek sadece polemikle, gırgırla, aynı merkezden çıkma zorlama güldürülerle başkalarının yazdıklarına ters girerek ortalığı karıştırmaya çalışan Dart Vader tipi adamlara önerim şudur:

- Açın kendi düşüncenizde bir başlık orada mesela AKP sempatizanlığı temelli haberleri, yazıları koyun. Herkes yararlansın. Ne dediğinizi anlasın...Buna bir yasak yok. neden yapılmıyor bilmiyorum...Yıllardır neden açık açık iktidar yanlısı bir başlık açılmaz anlamıyorum.

- Osmanlı, hilafet, din sempatizanlığı yapılan bir başlık açın. Alenen yazın. Herkes anlasın neler istediğinizi. Neler arzuladığınızı. Kafanızdan geçenleri.

- Anti Gezi başlığı açın. Gezi başlığına zırt pırt koyduğunuz birkaç karikatür, video, fotoğraf, afiş dışında bakalım ne kadar yaratıcılık varmış sizin kanatta. Görelim.

- Bizim açtığımız başlıklara teşne olup karıştıracağınıza, açın yaratıcı, zeka dolu başlıklar, hep beraber biraraya gelerek yazın o başlıklara hepimiz yararlanalım. Barış içinde okuyalım.


Eğer muradınız paylaşmaksa, topluma vereceğiniz bir mesaj varsa yapın bunu.


Hadi Dart Vader senden bekliyorum bunu.

Aç bir başlık. İlk abonesi ben olacağım.

Yeter ki bu başlıklara nifak sokmaya, ortalığı karıştırmaya bir son ver.

uzay44
22-09-2013, 11:23
Kirpi’de yerli zırh devrimi!
Anlaşma ile çok ciddi bir maliyet avantajı sağlandı



‘Kirpi’yi yeniden üretmek için kolları sıvayan TMSF, zırh patentini elinde bulunduran firmayla yolları ayırdı. İsrailli şirketi toplu ödemeye razı eden Fon yönetimi, bu sayede çok ciddi bir maliyet avantajı sağladı.
Çukurova Grubu’nun borçlarından ötürü yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçen BMC’de çarklar yeniden dönmeye başlıyor. Yaklaşık bir yıldır üretim yapmayan ve piyasaya 608 milyon lira borcu bulunan şirketi iflastan kurtaran Fon yönetimi şirketi yeniden ayağa kaldırmak için harekete geçti. Piyasaya ve işçilere olan borçların bir bölümü ödendi. Hemen sonrasında Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ile iptal edilen siparişlerin teslimi için masaya oturuldu.
Artık tamamen yerli oldu
Bu süreçte çok önemli bir gelişme yaşandı. TMSF, Kirpi’lerin üretim ortağı olan İsrailli Hatehof Industries ile masaya oturdu. Kirpi’nin tasarım, Ar-Ge çalışmaları ile aracın zırhlı kapsüllerinin ana malzemelerini tedarik eden Hatehof, satılan her araçtan yüzde 20 komisyon alıyordu.
2009’da 468 zırhlı aracın üretimi için BMC ile SSM el sıkıştı. Piyasa değeri yaklaşık 375 milyon lira olan bu anlaşmadan İsrail şirketinin 75 milyon lira alacaktı. Ancak BMC içinde bulunduğu mali sıkıntılardan ötürü sadece 278 aracı teslim edebildi ve sonrasında da üretim durdu. İsrailli şirket de alacaklarını tahsil edemediği için Nisan’da BMC’nin iflası için İzmir’de dava açtı.
TMSF, 17 Mayıs’ta Çukurova Grubu şirketlerine el koyunca BMC önce kalan 190 aracın yeniden teslimi için savunma bürokrasisi ile yeniden temasa geçti. Hemen ardından üretim maliyetlerini aşağıya çekmek için de İsrailli partner ile masaya oturdu. Yapılan görüşmelerin ardından İsrailli şirket 14 milyon dolar karşılığında davalardan ve alacaklarının tamamından vazgeçti. Böylece Kirpi’lerin üretimi tamamen yerli hale gelmiş oldu.


Kaynak: http://otomobilsayfasi.com/haber/kirpi_de-yerli-zirh-devrimi/510259#ixzz2fbroPJSl


Bana göre askeri alanda çok geri kaldık hemde çok!Allah korusun büyük bir savaşa girsek stratejik savunma silahlarımızın çoğu yabancı.Özellikle her taşın altından one minute çektiğimiz ülke çıkıyor.

BORA YAŞAR
22-09-2013, 11:23
Bir başlığa 6-7 sene sürekli yazabilir misiniz?

O başlığı canlı tutmak için çabalamak nedir bilir misiniz?

Bir konuya, bir davaya bu kadar uzun süreli baş koyabilir misiniz?

Sapmadan, saptırmadan.

Mugalata yapmadan.

Doğruyu çarpıtmadan, hep gerçeklere sadık kalarak.

Doğruya doğru, eğriye eğri diyerek.

Yalana dolana, aldatmacaya karşı koyarak.

Evrensel insan hakları, özgürlük, barış çizgisinden sapmadan.


Var mısınız iddiaya?

Açın bir başlık. Taşıyın bu çizgileri oraya. Sürekli okuyucusu ben olacağım.

BORA YAŞAR
22-09-2013, 12:21
“Taş devri, taş kalmadığı için bitmedi.” Ekodiyalog ortağım Deniz Gökçe, bu özdeyişi çok kullanır. Likidite için aynen geçerlidir. Fed hâlâ taze para basıyor. Mayıs’tan bugüne 420 milyar dolar verdi. Piyasa neden gerildi?

Türkiye’ye dönelim. “Değerli TL dönemi döviz kalmadığı için bitmez.” Neden biter? Alınan her dış borç alacaklının baktığı göstergeleri bozar. Ekonominin bir sonraki dönem borçlanma gücünü azaltır. Yani değerli TL kendi kendini bitirir.

Açalım. Dış likidite ve döviz istediği kadar bol olsun. Sonuç değişmez. Dış borçla büyüme dönemi Türkiye’ye ek borç vermenin riski yükseldiği için bitti. Bu da TL’yi gerçekçi değerine taşıyor. İşin aslı budur. Gerisi piyasa gürültüsüdür.


http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=17210&page=97


FED'in daraltmaya başlama tarihini ertelemesi üzerine piyasalarımızda başlayan coşku, bir çok kişiyi mutlu ediyor.

Ortada üretim artışı yok.

Sadece mutluluk treni yolculuğuna devam ediyor.

Bas doları, bas doları, herkes mutlu olsun.

Baskı parası kaç paradır ki?

Böyle bir ekonomik mutluluk temeline sağlıklıdır diyebilir miyiz?

Asıl önemli olan borçla yaşayan, borçla kalkınan ülkemizin, pek yakında artık o eski bollukta borçlanacak kaynak bulamayacağı gerçeğidir.

O zaman ne yapacağız hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

10 yıldır dünya üzerindeki bu yalancı güzelleşmenin itkisi ile ekonomik mucize yaratmış gibi şişinenler ne söylemler bulacaklar, hangi mağduriyetlerden medet umacaklar, siyaset sahnemiz yeni hangi yalanlarla dolacak ömrümüz olursa şahit olacağız.


Bu başlıkta yazacağım.

BORA YAŞAR
22-09-2013, 13:56
The Mail on Sunday'de çıkan habere göre Nike, Adidad, Woolworth, Converse gibi ünlü markaların bulunduğu Nairobi'deki Westgate Mall Alışveriş Merkezi'ni basan maskeli El Şebab terör örgütüne mensup teröristler, kaçmaya kalkışanlara Hz. Muhammed'in annesinin ismini sordular, "Amine" yanıtını veremeyenlere kurşunu sıktılar.


http://dunya.milliyet.com.tr/avm-de-katliamda-ilginc-iddia/dunya/detay/1766885/default.htm

Videolarda izledik. Suriye'de sakallı zebani gibi El-Nusra gerillası, kamyondan indirdiği Suriyeli vatandaşa soruyor...

- Şii misin?

- Sünniyim. diyor kamyon şoförü.

- Sabah namazında kaç defa secdeye varırsın?

- 3.. 5..


Allahüekber haykırışlarıyla şoförleri orada öldürüyor.

Niye?

Müslüman ama kendi mezhebinden değil diye.


Kenya'da da soru bu defa farklı imiş.

-Hz Muhammed'in annesinin ismi.

Amine demeyeni vurmuşlar gazete haberine göre.


Peki İslam hala hoşgörü, barış dini mi sizce?

Bu iddiamıza dünyayı inandırabilir miyiz dersiniz?

fxxx
22-09-2013, 18:34
Bu iddiamıza dünyayı inandırabilir miyiz dersiniz?

Dünyanın dini inanç dağılımını hiç merak ettiniz mi. Şöyle :

% 48 Dinsiz, putperest vs.
% 32 Hıristiyan
% 20 Müslüman

Yani, inanç konusunda dünya insanlarının % 80' i bizimle aynı fikirde değil.

refaba
22-09-2013, 18:47
The Mail on Sunday'de çıkan habere göre Nike, Adidad, Woolworth, Converse gibi ünlü markaların bulunduğu Nairobi'deki Westgate Mall Alışveriş Merkezi'ni basan maskeli El Şebab terör örgütüne mensup teröristler, kaçmaya kalkışanlara Hz. Muhammed'in annesinin ismini sordular, "Amine" yanıtını veremeyenlere kurşunu sıktılar.


http://dunya.milliyet.com.tr/avm-de-katliamda-ilginc-iddia/dunya/detay/1766885/default.htm

Videolarda izledik. Suriye'de sakallı zebani gibi El-Nusra gerillası, kamyondan indirdiği Suriyeli vatandaşa soruyor...

- Şii misin?

- Sünniyim. diyor kamyon şoförü.

- Sabah namazında kaç defa secdeye varırsın?

- 3.. 5..


Allahüekber haykırışlarıyla şoförleri orada öldürüyor.

Niye?

Müslüman ama kendi mezhebinden değil diye.


Kenya'da da soru bu defa farklı imiş.

-Hz Muhammed'in annesinin ismi.

Amine demeyeni vurmuşlar gazete haberine göre.


Peki İslam hala hoşgörü, barış dini mi sizce?

Bu iddiamıza dünyayı inandırabilir miyiz dersiniz?

Kökü parçalanmış bir ağaç daha meyve veremez hale gelir,önemli olan köktür,çünkü şu anki islam dininide bu hale getirmişlerdir,zaten gaye ve amaçlar doğrultusunda dış güçler ve bilinmeyen güçler islam dinini dünyada şiddetlerin kökeni,kötülüğün anası diye empoze etmektedir,başarıyorlarda,bu sadece islam dininde değil bütün dinlerdede böyleydi eskisi yenisi olarak,çünkü her dinler kullanılmıştır çıkar amaç güdenler tarafından,çok eski kadim medeniyetleri ve dinlerine gitmeye gerek yok,Romalılar zamanıda örenekleri çok,M:Ö 700 yıllarında kurulan Roma İMP yaklaşık olarak M:S 1453 senesine kadar ayakta kalmıştır,bu zaman dilimleri içersinde Avrupa reformlarına kadar din hep kullanılmıştır,reformdan sonra katıcılık biraz yumuşatılsa bile,yinede kullanılmaya devam edilmiştir,islamın M:S.500 senesinde ortaya çıkmasından sonrada,her iki dinde çatışmalar baş gösterdiğinden Hıristiyan ve İslam birbirinden üstün olmak için çatışma haline gelmiştir,bu çatışma içinde maalesef Hristiyan dini üstün hale gelmiştir,islamın içine nifak tohumları ekerek bu zamanlara kadar gelinmiştir,İslam ülkelerini incelerseniz bu nifak heryerde kendisini göstermiştir,nedir bu nifak,eğitimsizlik,malesef bütün islam ülkeleri eğitimsizleştirilerek dış güçler tarafından yanlışı doğru olarak hafızalara kazındığından bugünlere kadar gelinmiştir...sanırım bir şeyler çıkartmıştırsınızdır bu yazdıklarımdan,zaten İslam 4 halifeden sonra gerçek kimliğinden çıkmıştır,emeviler zamanında baskıcı islam dininin temelleride atılmıştır,bu baskıcılar kimlerdi hangi unsurlara hizmet edilme durumu çok karmaşık olduğundan metinler çok uzun olduğundan sadece bir örneklen geçiştiriyorum,o örneklerden birisi Yahudi ve yıldızının gaye amaçları...Bazen iyi kötü dindar biri olduğumdan acaba Yaratıcı din konusunda hatamı yaptı diye düşüncelerimin içerisinde,çünkü bütün dinler gaye amaçlarından çıkmış olup kullanılmış,daha önceleride yazdım,Adem ve önceki ademler diye,önceki Ademlerde din olgusu tahminen belki yoktu çok ilim irfan sahibi olduklarından,bilgilerini kötü amaçlara yönelttiğinden dinlen dizginlenmişte olabilir yaratıcı tarafından...bunları nereden çıkatıyorsunuz derseniz,metematiksel olarak uzayda tek canlı olarak olmamıza imkan yokta ondan,sadece tek uzay değil fizik kuralları gereği olarak buna uzaylarda diyebiliriz,şimdiki konulmuş adıylan paralel evrenler ve sanırım 20 üstü boyutlarda bunun içerisinde.bütün bu alemlerin içerisinde çok gelişmiş olanları ve ilkel olanlarıda var mutlaka.

Neyse konu konuyu çeker yazmakla bitmez,devamlı yazdığım gibi canlılar iç güdüsel olarak beslenmeye mecburdur,geçende yazdığım gibi,İnsan harici canlılar bir program doğrultusunda hareket ederler,güçlü güçlüyü devamlı yok etmeye çalışır yaşamına engel olmamak için,bunun içinde beslenme iç güdüsü tabiki daha ağır basar gıda gereksinimini karşılamak için...İnsan ise bundan biraz farklıdır,çünkü beyin iradesi doğrultusunda hareket eder,kendi yönünü kendisi tayin etmesi şarttır,ama oda bir hayvanımsı iç güdüsüne sahiptir,bu içgüdüsünü hayvanımsı olarak ortaya çıkartılma sebebi iradesini kötü kullanmasıdır.Buradan Kurandan alıntı yapmak istemiyorum dini konulara girdiğinden,detaylı olarak insanlığın temel gaye amaçlarının ne olduğunu merek etmek isteyenler tarafsız olarak her bilgiye baş vurabilir eğer çok merak etmek istiyorsa çokların doktirinlerinin tesirinden kalmamak açısından...İnsanlar...burada sadece biz millet olarak kullanmıyorum,eğer Dünyada yücelmek istiyorlarsa,bunun temeli eğitimdir,üstelik öğrenmenin yaşıda yoktur.

Nerede yanlış yapıyoruz,eğitimimizin eksik oluşundan,birde irademizi zorlamıyoruz herşey öğrenme açısından.

Açın bir topik orada bilginizi paylaşın diyorsunuz,ozaman siz kendi çalıp kendiniz oynamazmısınız.

Bilgi paylaşıldıkça güzeldir,sevgi saygılarla.

yağmur
22-09-2013, 19:05
Kökü parçalanmış bir ağaç daha meyve veremez hale gelir,önemli olan köktür,çünkü şu anki islam dininide bu hale getirmişlerdir,zaten gaye ve amaçlar doğrultusunda dış güçler ve bilinmeyen güçler islam dinini dünyada şiddetlerin kökeni,kötülüğün anası diye empoze etmektedir,başarıyorlarda,bu sadece islam dininde değil bütün dinlerdede böyleydi eskisi yenisi olarak,çünkü her dinler kullanılmıştır çıkar amaç güdenler tarafından,çok eski kadim medeniyetleri ve dinlerine gitmeye gerek yok,Romalılar zamanıda örenekleri çok,M:Ö 700 yıllarında kurulan Roma İMP yaklaşık olarak M:S 1453 senesine kadar ayakta kalmıştır,bu zaman dilimleri içersinde Avrupa reformlarına kadar din hep kullanılmıştır,reformdan sonra katıcılık biraz yumuşatılsa bile,yinede kullanılmaya devam edilmiştir,islamın M:S.500 senesinde ortaya çıkmasından sonrada,her iki dinde çatışmalar baş gösterdiğinden Hıristiyan ve İslam birbirinden üstün olmak için çatışma haline gelmiştir,bu çatışma içinde maalesef Hristiyan dini üstün hale gelmiştir,islamın içine nifak tohumları ekerek bu zamanlara kadar gelinmiştir,İslam ülkelerini incelerseniz bu nifak heryerde kendisini göstermiştir,nedir bu nifak,eğitimsizlik,malesef bütün islam ülkeleri eğitimsizleştirilerek dış güçler tarafından yanlışı doğru olarak hafızalara kazındığından bugünlere kadar gelinmiştir...sanırım bir şeyler çıkartmıştırsınızdır bu yazdıklarımdan,zaten İslam 4 halifeden sonra gerçek kimliğinden çıkmıştır,emeviler zamanında baskıcı islam dininin temelleride atılmıştır,bu baskıcılar kimlerdi hangi unsurlara hizmet edilme durumu çok karmaşık olduğundan metinler çok uzun olduğundan sadece bir örneklen geçiştiriyorum,o örneklerden birisi Yahudi ve yıldızının gaye amaçları...Bazen iyi kötü dindar biri olduğumdan acaba Yaratıcı din konusunda hatamı yaptı diye düşüncelerimin içerisinde,çünkü bütün dinler gaye amaçlarından çıkmış olup kullanılmış,daha önceleride yazdım,Adem ve önceki ademler diye,önceki Ademlerde din olgusu tahminen belki yoktu çok ilim irfan sahibi olduklarından,bilgilerini kötü amaçlara yönelttiğinden dinlen dizginlenmişte olabilir yaratıcı tarafından...bunları nereden çıkatıyorsunuz derseniz,metematiksel olarak uzayda tek canlı olarak olmamıza imkan yokta ondan,sadece tek uzay değil fizik kuralları gereği olarak buna uzaylarda diyebiliriz,şimdiki konulmuş adıylan paralel evrenler ve sanırım 20 üstü boyutlarda bunun içerisinde.bütün bu alemlerin içerisinde çok gelişmiş olanları ve ilkel olanlarıda var mutlaka.

Neyse konu konuyu çeker yazmakla bitmez,devamlı yazdığım gibi canlılar iç güdüsel olarak beslenmeye mecburdur,geçende yazdığım gibi,İnsan harici canlılar bir program doğrultusunda hareket ederler,güçlü güçlüyü devamlı yok etmeye çalışır yaşamına engel olmamak için,bunun içinde beslenme iç güdüsü tabiki daha ağır basar gıda gereksinimini karşılamak için...İnsan ise bundan biraz farklıdır,çünkü beyin iradesi doğrultusunda hareket eder,kendi yönünü kendisi tayin etmesi şarttır,ama oda bir hayvanımsı iç güdüsüne sahiptir,bu içgüdüsünü hayvanımsı olarak ortaya çıkartılma sebebi iradesini kötü kullanmasıdır.Buradan Kurandan alıntı yapmak istemiyorum dini konulara girdiğinden,detaylı olarak insanlığın temel gaye amaçlarının ne olduğunu merek etmek isteyenler tarafsız olarak her bilgiye baş vurabilir eğer çok merak etmek istiyorsa çokların doktirinlerinin tesirinden kalmamak açısından...İnsanlar...burada sadece biz millet olarak kullanmıyorum,eğer Dünyada yücelmek istiyorlarsa,bunun temeli eğitimdir,üstelik öğrenmenin yaşıda yoktur.

Nerede yanlış yapıyoruz,eğitimimizin eksik oluşundan,birde irademizi zorlamıyoruz herşey öğrenme açısından.

Açın bir topik orada bilginizi paylaşın diyorsunuz,ozaman siz kendi çalıp kendiniz oynamazmısınız.

Bilgi paylaşıldıkça güzeldir,sevgi saygılarla.

Bunca şey yazmışsınız kısaca tek cümleyle yapılanlar islam adına olamaz, çok yanlış, vahşi, kabul etmiyorum diyememişsiniz...Eğer bunları yazmayı unuttuysanız hemen aşağıya ekleyin lütfen

i-ked
22-09-2013, 19:13
Dünyanın dini inanç dağılımını hiç merak ettiniz mi. Şöyle :

% 48 Dinsiz, putperest vs.
% 32 Hıristiyan
% 20 Müslüman

Yani, inanç konusunda dünya insanlarının % 80' i bizimle aynı fikirde değil.

Her inanca göre de kendisi gibi inanmayan cehenneme gönderilip cezalandırılacak.

Hoş, bence cennet de cehennem de burada ya!

akay
22-09-2013, 19:55
https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/q71/1236729_521469451262325_1381133904_n.jpg
Çok şey yazılabilir ama fotoğraf ve altındaki yorum bence tadında ve yeterli.

BORA YAŞAR
22-09-2013, 20:56
İki tane soru sordum ehl-i müselmana...

Bir tanesinde müzlüman halkın çoğunlukta olduğu çeşitli rejimlerde ülkeleri saydım.

Hangi ülkedeki (Türkiye ve İzmir hariç) İslamı istersiniz diye de bir soru sordum.

İkincisi de Suriye'de ve bugün de Kenya'da Müslüman geçinenlerin İslami soru sorup bilmeyenleri kurşunlamalarını örnek vererek "Peki İslam hala hoşgörü, barış dini mi sizce? Bu iddiamıza dünyayı inandırabilir miyiz dersiniz?" diye sordum..


Hala yanıt bekliyorum bazı kişilerden.


Bunlardan refaba yazıma yanıt olarak tarih ve felsefe anlatıyor bizlere...

Açık bir yanıt yok.

FOKAİ
22-09-2013, 21:12
Milletin vekili...

Milletine nasıl hakaret ediyor...Buyrun...

Beşiktaş maçı olaylar olmuş ve Vekil efendi karar vermiş...


http://u1309.hizliresim.com/1f/q/sy0yh.png (http://bit.ly/c25MCx)

i-ked
22-09-2013, 21:16
İki tane soru sordum ehl-i müselmana...

İkincisi de Suriye'de ve bugün de Kenya'da Müslüman geçinenlerin İslami soru sorup bilmeyenleri kurşunlamalarını örnek vererek "Peki İslam hala hoşgörü, barış dini mi sizce? Bu iddiamıza dünyayı inandırabilir miyiz dersiniz?" diye sordum..


Hala yanıt bekliyorum bazı kişilerden.
.


Timeo Hominem Unius Libri
"Tek kitaplı insandan sakınırım"


Timeo Hominem Unius Libri, "Tek kitaplı insandan sakınırım" anlamında bir latince cümle. Bir bakıma çoğulcu düşüncenin simgesi olan üniversiteyi tanımlıyor. Üniversite, herşeyin incelendiği, araştırıldığı, sorgulandığı hiçbir şeyin ezbere kabul edilmediği, karşıt fikirlerin tartışıldığı konuşulduğu yerdir.

Skolastik felsefenin düşünürü ve ilahiyatçı Thomas Aquinas bu sözü 13. yüzyılda söylemiştir. Tek kitabı olan insan tehlikelidir.

Az bilmek tehlikelidir. Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın. Sığ sular beyni zehirler fakat derin sular onu yine temizler.



"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir." Thomas Paine - Akıl Çağı (1784)

uzay44
22-09-2013, 22:25
The Mail on Sunday'de çıkan habere göre Nike, Adidad, Woolworth, Converse gibi ünlü markaların bulunduğu Nairobi'deki Westgate Mall Alışveriş Merkezi'ni basan maskeli El Şebab terör örgütüne mensup teröristler, kaçmaya kalkışanlara Hz. Muhammed'in annesinin ismini sordular, "Amine" yanıtını veremeyenlere kurşunu sıktılar.


http://dunya.milliyet.com.tr/avm-de-katliamda-ilginc-iddia/dunya/detay/1766885/default.htm

Videolarda izledik. Suriye'de sakallı zebani gibi El-Nusra gerillası, kamyondan indirdiği Suriyeli vatandaşa soruyor...

- Şii misin?

- Sünniyim. diyor kamyon şoförü.

- Sabah namazında kaç defa secdeye varırsın?

- 3.. 5..


Allahüekber haykırışlarıyla şoförleri orada öldürüyor.

Niye?

Müslüman ama kendi mezhebinden değil diye.


Kenya'da da soru bu defa farklı imiş.

-Hz Muhammed'in annesinin ismi.

Amine demeyeni vurmuşlar gazete haberine göre.


Peki İslam hala hoşgörü, barış dini mi sizce?

Bu iddiamıza dünyayı inandırabilir miyiz dersiniz?

Bana göre ülkemizde 1970 li yıllarda yaşayan, sırf siyasi düşüncesi yüzünden idam edilen gençleri yargılayan zihniyette bunlardan fazla farklı değildi.Biri İslamiyet adına yaptığını sanıyor,diğeri devlet adına halbuki ikisi de maşa.

bridgea
22-09-2013, 22:38
Timeo Hominem Unius Libri
"Tek kitaplı insandan sakınırım"


Timeo Hominem Unius Libri, "Tek kitaplı insandan sakınırım" anlamında bir latince cümle. Bir bakıma çoğulcu düşüncenin simgesi olan üniversiteyi tanımlıyor. Üniversite, herşeyin incelendiği, araştırıldığı, sorgulandığı hiçbir şeyin ezbere kabul edilmediği, karşıt fikirlerin tartışıldığı konuşulduğu yerdir.

Skolastik felsefenin düşünürü ve ilahiyatçı Thomas Aquinas bu sözü 13. yüzyılda söylemiştir. Tek kitabı olan insan tehlikelidir.

Az bilmek tehlikelidir. Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın. Sığ sular beyni zehirler fakat derin sular onu yine temizler.



"Dünya vatanım, tüm insanlar kardeşim ve iyilik yapmak dinimdir." Thomas Paine - Akıl Çağı (1784)





Hiç kitabı olmayandan?

Hani azaldıkça sorun çıkmaz gibi geliyor bana...

Açıkça , dürüstçe, mertçe , insanca deyiverin "dinimiz bunları emrediyor "diye.

olmuyor dimi ...

net_ria
22-09-2013, 22:56
Merkel ile üçüncü kez

http://imageshack.us/a/img809/2782/fwai.jpg

Almanya, pazar günü genel seçimler için sandık başına gitti. Sandıkların kapanmasının ardından elde edilen kesin olmayan ilk sonuçlara göre, seçimlerin galibi yüzde 42,5 oranında oy alan Hrıstiyan Birlik partileri. Seçimlere ortaklaşa giren muhafazakâr Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hrıstiyan Sosyal Birlik (CSU) oy oranını yaklaşık yüzde 8'in üzerinde artırdı.

http://www.dw.de/merkel-ile-%C3%BC%C3%A7%C3%BCnc%C3%BC-kez/a-17105816

-AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Merkel’i “Türkiye’yi iç politikaya malzeme yapmakla” suçladı ve “Sarkozy de böyle yapmıştı, onun başına gelenleri unutmasın. Onunla beraber balık tutmak istemiyorsa hesabını iyi yapsın” demişti.

-Egemen Bağış önümüzdeki yıl balık tutmaya kendi gidecek gibi görünüyor...

i-ked
23-09-2013, 01:36
Hiç kitabı olmayandan?

Hani azaldıkça sorun çıkmaz gibi geliyor bana...

Açıkça , dürüstçe, mertçe , insanca deyiverin "dinimiz bunları emrediyor "diye.

olmuyor dimi ...

10 Emir'i hemen herkes tek tek sayamasa da duymuştur. Gerçi bunu bir ESER olarak görürsek kendi çağında ve şartlarında değerlendirilmek gerekiyor. Beraber hatırlayalım:





Karşımda başka ilahların olmayacak. [1 numaralı kural. Kural 1! Hemen her ilişkide var, ister kul-yaratıcı ister kul-kul :)]
Kendin için oyma put, yukarıda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin. [O zamanlar durum buymuş. Bugün zaten böyle tutum yok.]
Yehova'nın, Rab'ın ismini boş yere ağza almayacaksın. [Özellikle çok yalan söyleyenlerin ağzından pek düşmüyor. yemin üstüne yemin ediyorlar.]
Sebt gününü takdis etmek için onu hatırında tutacaksın. Altı gün işleyeceksin ve bütün işini yapacaksın, fakat yedinci gün efendin Rab'e Sebttir. Sen ve oğlun ve kızın, kölen ve cariyen ve hayvanların ve kapılarında olan garibin hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü Rab gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı. [Türkiye'de bile İsrail için üretim yapılıyorsa, bunun cumartesi günü olmamasına özellikle dikkat ediliyor.]
Babana ve anana hürmet edeceksin. [Bunun nesi kötü? Kitaplı-kitapsız bütün inanışlarda ana-baba önemli!]
Öldürmeyeceksin. [Öldürüyorlar hem de özellikle aynı dine mensup farklı mezheptekiler. Gerçi en çok ölüm sivrisinekler yüzündendi diye anımsıyorum. Yani sıtma! (http://www.haberself.com/h/1536/)]
Zina etmeyeceksin. [Erkeklerinde bastırılmış cinsellik varken kadınları ise çocuk yaşta evlendiriliyor.]
Çalmayacaksın. [Hiçbir toplumda hırsızlığın hoş karşılandığını sanmıyorum.]
Komşuna karşı yalan şahitlik yapmayacaksın.
Komşunun evine tamah etmeyeceksin, komşunun karısına, yahut kölesine, yahut cariyesine, yahut öküzüne, yahut eşeğine, yahut komşunun hiçbir şeyine tamah etmeyeceksin.


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/7a/2nd_century_Hebrew_decalogue.jpg

M.Ö. 2. yüzyıldan bir Naş Papirüs...

Müslümanlık için de imanın ve islamın şartları ise:

İMANIN ŞARTLARI
1-Allah'ın birliğine inanmak.
2-Meleklere inanmak.
3-Kitaplara inanmak.
4-Peygamberlere inanmak.
5-Ahiret hayatına inanmak.
6-Hayır ve şerrin Allah'dan geldiğine inanmak.

ISLAMIN ŞARTLARI
1-Kelime-i şahadet getirmek (Eşhedu enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasuluhu).
2-Namaz kılmak.
3-Oruç tutmak.
4-Zekat vermek.
5-Hacca gitmek.

FOKAİ
23-09-2013, 08:23
Bana göre Beşiktaş ve ÇARŞI grubuna yapılan provakasyon ellerinde patladı...yalaka basın bunları vermez...
vatandaş yazıyor...

http://u1309.hizliresim.com/1f/r/sy9c7.png (http://bit.ly/c25MCx)

http://t1309.hizliresim.com/1f/r/sy9cx.png (http://bit.ly/c25MCx)

refaba
23-09-2013, 08:49
Bunca şey yazmışsınız kısaca tek cümleyle yapılanlar islam adına olamaz, çok yanlış, vahşi, kabul etmiyorum diyememişsiniz...Eğer bunları yazmayı unuttuysanız hemen aşağıya ekleyin lütfen


Zaten yazının içinde bunun cevabını bulursunuz iyi okursanız.

refaba
23-09-2013, 08:56
Bana göre Beşiktaş ve ÇARŞI grubuna yapılan provakasyon ellerinde patladı...yalaka basın bunları vermez...
vatandaş yazıyor...

http://u1309.hizliresim.com/1f/r/sy9c7.png (http://bit.ly/c25MCx)

http://t1309.hizliresim.com/1f/r/sy9cx.png (http://bit.ly/c25MCx)

Bu ülke ne hale getirildi,el atılmadık bir yer kalmadı.

yağmur
23-09-2013, 09:03
Zaten yazının içinde bunun cevabını bulursunuz iyi okursanız.

Yazının içinde net olarak böyle bir cevap yok...
Neyse bu cevabınıza da şükür...

akay
23-09-2013, 09:03
https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/q71/1235486_566825886716761_1989413654_n.jpg

Beşiktaş-G.Saray maçında yaşanan olaylar sırasında gözaltına alınan 67 kişi savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. (DHA)

FOKAİ
23-09-2013, 09:27
Artık medya yok...Sadece tweter / facebook var...

Vatandaş olaylar hakkında sürekli yeni bilgi ve belge gönderiyor...


http://s1309.hizliresim.com/1f/r/syb01.png (http://bit.ly/c25MCx)

http://s1309.hizliresim.com/1f/r/sy9ym.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
23-09-2013, 12:12
Şırnak’ın Güçlükonak İlçesi’ne bağlı Koçtepe ve Çevrimli köylerini ziyaret eden Vali Hasan İpek’i köylüler kurbanlar keserek karşıladı. İlk kez bir vali ağırlayan köylüler, kesilen kurbanların kanını Vali İpek’in alnına sürdü.


http://fotogaleri.gazetevatan.com/lk-kez-vali-grdler/29878/1/Haber


Ne değişti bu ülkede?

Hangi statüko?

Hangi adet?

Vali beyimiz geldi diye kesilen kurbanlar.

Devletin karşısında el pençe divan insanlar.



Ümidim yok.

net_ria
23-09-2013, 12:25
https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/q71/1235486_566825886716761_1989413654_n.jpg

Beşiktaş-G.Saray maçında yaşanan olaylar sırasında gözaltına alınan 67 kişi savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. (DHA)

http://imageshack.us/a/img24/2374/hhoy.jpg

BORA YAŞAR
23-09-2013, 13:27
41st World Bridge Championships Round 21 Bermuda Bowl

Final Rankings
# Team VPs

1 USA1 293.89
2 ITALY 285.14
3 MONACO 280.70
4 POLAND 256.50
5 ENGLAND 256.23
6 NETHERLANDS 254.23
7 CHINA 246.00
8 CANADA 243.22
9 USA2 239.00
10 INDONESIA 229.15
11 JAPAN 224.77
12 GERMANY 210.95
13 ARGENTINA 197.24
14 NEW ZEALAND 191.05
15 BRAZIL 185.73
16 SOUTH AFRICA 172.41
17 AUSTRALIA 169.89
18 INDIA 152.02
19 GUADELOUPE 145.85
20 EGYPT 133.78
21 CHINESE TAIPE 127.30
22 BAHRAIN 120.45




Dünyanın bir köşesinde, Endonezya'da (Bali), Dünya Briç şampiyonası yapılıyor.

Günlerdir süren yarışmada son durum yukarıda.

ABD nin 1. takımı birinci durumda.

Sonra beş Avrupa ülkesi sıralanıyor.

Avrupa bir çok spor dalında olduğu gibi briçte de önde bir bölge.

İtalya, Polonya, Hollanda ve şampiyonada olmasalar da Norveç briçte ön sırada ülkeler.

MONACO derleme bir takım. İtalyanların ünlü briçcileri oynuyor.

İtalya uzun yıllardır briçteki üstünlüğü ile ünlü.

Dönemin en iyi oyuncuları arasında onlardan mutlaka bir kaç tane bulunuyor.

Ülkemizde de briç hızla gelişiyor.

Kadınlarımız dün iyi briç ülkesi Polonyanın kadınları karşısında çok iyi bir galibiyet aldılar.

Sanalda briç oynayanlar arasında dünyada en önde gelen ülkelerden biri Türkiye.


Bu konular kafayı dağıtmak adına çok yararlı uğraşlar.

FOKAİ
23-09-2013, 14:34
Adamlar gözaltına alınmayacaklarından o kadar eminlerki...

Ortaya böyle görüntüler çıkıyor...

Buda çarşı grubuna şerefsizler diyen vekile kapak olsun...hey babam heyyy...

http://t1309.hizliresim.com/1f/r/syh7f.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
23-09-2013, 22:22
Tunceli'de bir grup, kadın garsonların çalıştığı birahaneleri protesto etti.

Protesto gösterisi sırasında olaylar büyürken, 4 birahane zarar gördü. Olaylar sırasında bir kişinin yaralandığı yer yer gerginliğin ve çatışmaların devam ettiği bildirildi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24772384.asp


Tunceli, Doğunun bazı değerler ve istatistikler yönünden en dikkati çeken ili.

Öteden beri sol yanlısı.

Doğaldır ki okuma yazma oranının en yüksek olduğu il.

Yüksek tahsillinin en yüksek olduğu doğu ili.

Nüfusuna oranla en çok kitapçının bulunduğu il.

Feodal ilişkilerin en zayıf olduğu il.


Bunlar benim gençlik zamanımın bilgileri.

Şu anda durum nedir doğrusu bilmiyorum.

Birahanelerde çalışan kadınlar olgusu, o coğrafi yörede olsa olsa Tunceli'de olurdu.

Bu durum haliyle bazılarını çok rahatsız etmiştir.

Hem içki içiliyor hem de kadı çalışıyor.

Kabul edilecek gibi değil.



Kadın dediğin gitsin kocasının dizinin dibinde otursun. İçkili erkeklerin arasında ne işi var?

i-ked
24-09-2013, 02:09
Kadın dediğin gitsin kocasının dizinin dibinde otursun. İçkili erkeklerin arasında ne işi var?

Tam aynı olay değil ama geçen hafta öğrencilerimle tanışıyorum ve istediğim isimleri, yaşadıkları şehir, bölümlerini neden tercih ettikleri vs



Ben :

Neden gıda mühendisliğini seçtin?


Öğrenci
Veterinerlik, makine mühendisliği ve gıda mühendisliği arasında kalmıştım



Annem, "Ne işin var hayvanların arasında?"



Babam, "Ne işin var erkeklerin arasında?"



Dediler ve şimdi buradayım :)



Kadınlar hemen her sektörde çalışabilseler de bazı meslekler için de önyargılar var.

BORA YAŞAR
24-09-2013, 09:41
Tam aynı olay değil ama geçen hafta öğrencilerimle tanışıyorum ve istediğim isimleri, yaşadıkları şehir, bölümlerini neden tercih ettikleri vs



Ben :



Neden gıda mühendisliğini seçtin?



Öğrenci

Veterinerlik, makine mühendisliği ve gıda mühendisliği arasında kalmıştım




Annem, "Ne işin var hayvanların arasında?"




Babam, "Ne işin var erkeklerin arasında?"




Dediler ve şimdi buradayım :)




Kadınlar hemen her sektörde çalışabilseler de bazı meslekler için de önyargılar var.

Yazıdan anlayabildiğim (Ariosto mantığı ile);

Gıda Mühendisliğinde kadınlara tehdit sayılacak erkek yok.

BORA YAŞAR
24-09-2013, 10:36
İslam dünyasında, Müslümanların yoğun olduğu yerlerde iyice moda oldu...

İnsanlık suçu işlenirken, kalabalığı galeyana getirmek, karşıdakileri korkutmak için tekbir getiriliyor.

Suçsuz insanlar katledilirken ağızlarda Allah...

Pazar günü derbi maçında Beşiktaş'ı bozmakla görevli kendine 1453'ler adı veren güruh, tekbir getirerek sahaya iniyor. Önüne geleni kovalıyor.

Tekbir getirmek artık bir simge oldu.

Bizimkiler ve onlar.

Allahın askerleri ve dinsizler.

Din temelinde toplumu bölmek, dini siyasete alet edenlerin başlıca stratejisi.

Bırakınız her şeyi; günah mıdır?


Sormak lazım.

BUSHIDO
24-09-2013, 16:57
Asagidaki yerlesimi 'Bahcesehir' diye tanimladigimiz surece cok yol alamayiz.:yes:

http://img689.imageshack.us/img689/9295/5jnc.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/689/5jnc.jpg/)

refaba
24-09-2013, 18:02
Futbol sahaları için yeni bir düzenleme getiriliyor.

İnsan düşünmeden edemiyor.

Sahalarda kendilerini Protesto edenlere karşı bir bahane zeminimi hazırladılar.

Bu bahane BJK-Galatasaray maçımıydı.

Öyleya Ülkede olan herşeye şüphe ile bakar olduk.

Hani zamanında bir siyasetçi ne demişti.

Alışacaklar?

Acaba bizlere alıştıra alıştıra fes giydirmeyemi uğraşıyorlar?

Ağlayıp sızlayan bebelere emzik verirlerya.

Bizim halk emzik yerine ne verir???

FOKAİ
25-09-2013, 08:02
Birileri buna çok kızcek...

C.B.Gül yemekte baş köşede...

Ah bu siyaset yokmu...Adamı Rezilde eder...Vezirde eder...

http://s1309.hizliresim.com/1f/t/szzv5.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
25-09-2013, 09:32
Bingöl M Tipi Cezaevi'nde bu sabah yapılan sayımda 18 PKK'lı hükümlünün firar ettiği ortaya çıktı. Bunun üzerine geniş çaplı araştırma yapıldı. Yapılan araştırmada, firar eden hükümlülerin tünel kazarak cezaevinden kaçtıkları belirlendi.

http://gundem.milliyet.com.tr/18-pkk-li-cezaevinden-firar-etti/gundem/detay/1768201/default.htm


Beis yok efendim...

Geri çekilme sürecinin bir parçasıdır.:)

akay
25-09-2013, 10:28
https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/q71/1234925_567890139943669_1558988619_n.jpg

Tenik direktör R.T.E. yönetiminde, ak gençlik kadroları tam bir takım oyununu sahaya yansıttılar geçen haftasonu olimpiyat stadında, haftanın takımı 1453 kartallar.

refaba
25-09-2013, 18:42
Gezi olaylarında bakanın biri çuvalladık dedi.

Bu çuvallama imajımızı bozarak bazı muhalefetlere yaradı dedi.

İmaj bozukluğumuzu düzeltmek için süprizlerimizi bekleyin diyor.

Acaba anketlerden sonra aklı başlarına yenimi geliyor.

Ben pek inanmış gibi değilim.

Çünkü ne zaman geri adım attılarki.:düsün:

refaba
25-09-2013, 18:44
https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc3/q71/1234925_567890139943669_1558988619_n.jpg

Tenik direktör R.T.E. yönetiminde, ak gençlik kadroları tam bir takım oyununu sahaya yansıttılar geçen haftasonu olimpiyat stadında, haftanın takımı 1453 kartallar.

İki takımıda yerle bir ettiler:confused::düsün::frown:

akay
25-09-2013, 19:51
Gül, Gezi protestolarının sorulması üzerine de şunları söyledi: "Bu ve benzeri olayların başlangıcı ile ilgili açıkçası gurur da duyarım. Çünkü şundan dolayı; Türkiye'yi bilenler, tanıyanlar 10-15 yıl önce Türkiye hangi gündemlerle dünyanın kamuoyuna gelirdi veya Türkiye'nin problemleri neydi? Bugün ise Türkiye'nin problemleri ne? İstanbul'daki olayların başlangıcı aynı Washington'da, Londra'da, New York'ta olduğu gibi çevre bilinci, şehrin yapılması ile ilgili bu bina buraya yakışır, yakışmaz kaygıları ile ortaya çıkan bir olay. Bu tip problemler başta demokratik, gelişmiş ülkelerin problemleri. Türkiye'nin problemleri buna benzer problemler haline geldi. Önce bunun bilinmesini isterim. Türkiye'nin problemleri veya bu cinayetlerle ilgili, çok büyük işsizliklerle ilgili, çok büyük anti demokratik uygulamalar veya diktatörlükle, otorotizm ile ilgili değil. Bir nokta da Washington'da da göreceğiniz benzer sebeplerle başlayan olaylar. Önce bunu bilmenizi isterim. O bakımdan da demek ki Türkiye'yi nereden nereye getirmişiz, diye övünürüm"

http://siyaset.milliyet.com.tr/gul-den-cok-konusulacak-aciklama/siyaset/detay/1767744/default.htm



Sanırım sn.cumhurbaşkanı farklı bir ülkeden bahsetmiş.

BORA YAŞAR
26-09-2013, 14:10
Bingöl M Tipi Cezaevi’nde tünel kazarak kaçarak firar eden 18 PKK'lıdan 17'si bu sabah saatlerinde güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonla kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta PKK sığınaklarının bulunduğu Karacehennem Ormanları’nda silahsız olarak yakalandı.

Gece yarısı yerleri İHA'larla tespit edilen PKK'lıların yakalanması için bölgeye Özel Harekat Timleri indirildi. Ellerinde haritalar da olan özel timler, elleriyle koymuş gibi firari PKK'lıları buldu.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24791344.asp


Cezaevinden kaçan 18 PKK lıdan 17 si, İHA'ların takibi sonucunda, "elleriyle koymuş gibi" yakanlanmış Özel Hrekat Timleri tarafından.

Ne güzel.

İyi de, insan kendine sormadan edemiyor; Madem bu kadar becerikli bu kadar donanımlısınız, serbestçe dolaşan diğer PKK lıları neden yakalayamıyorsunuz?

Bunların illa hapishaneden kaçmaları mı gerekiyor?

Yoksa bilmediğimiz başka şeyler mi var?

akay
26-09-2013, 15:04
Patron kürsüyü işçiye verdi

Taşeron işçi, kürsüyü patrondan aldı. "Yatlarınız, katlarınız yetsin artık; biraz da biz kazanalım, paramız olsun ki; sizin sattıklarınızı alabilelim" dedi ardından da Bakan Faruk Çelik'e seslendi: "Buyurun asgari ücretle bir ay siz geçinin."

Çalışma Meclisi toplantısında patronlar adına ilk sözü Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Tuğrul Kutadgobilik aldı. Çalışma hayatındaki sorunları sıralarken, bir taşeron işçi sorunlarını dile getirmeye başladı. Bunun üzerine Kutadgobilik, "Buyur gel burada anlat" diyerek kendisini kürsüye çağırdı.
5 yıldır taşeron olarak, Adana Askım Tüfekçi Devlet Hastanesi'nde danışma görevlisi pozisyonunda çalışan ve her yıl girdi çıktı yapılarak kıdeminin sıfırlandığını ileri süren Mehmet Öztürk isimli işçi "Çalışma Bakanımız asgari ücretle geçinilebilir" dedi. Buyursun kendisine verelim, geçinsin" dedi.

Kutadgobilik, işçinin çalışma koşullarının zorluğuna ilişkin sözlerine katıldığını belirterek, işçiyi yerine gönderdi ve konuşmasını tamamladı.

BAKAN ÇELİK SÖZ İSTEDİ

Bakan Faruk Çelik, bir sonraki konuşmacıyı beklemeden söz almak istediğini bildirdi. Çelik, "Burası slogan atma yeri değil. Kimse kimsenin söz hakkını alamaz. Hangi milletvekili 2 yılda emekli olabiliyormuş. Ayrıca ben asgari ücretle geçinilebilir, demedim. Asgari ücret geçim ücreti değil, işçiyi koruma ücretidir, dedim. Sözleri yarım yamalak alıp, farklı yerlere çekmeyin" dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/24793690.asp

Neymiş efendim işciyi koruma ücreti imiş v.s. v.s.

Asgari ücretle geçinilebilir dememişmiş, dalga geçiyor sanırım sayın bakan insanlık onurunu ayaklar altına alan bu ücreti ve tutumlarını hala savunmaya çalışıyor, mızrak çuvala sığmıyor sayın çelik, madem bu ücretle geçinilemeyeceğini biliyorsunuz neden hala adım atmıyorsunuz, ülke yönetimi olarak vatandaşınızı çaresizliğe ve yanlış düşüncelere sevk ediyor birde üzerine fırçalıyorsunuz, tarih sizi lanetle hatırlayacak.

refaba
27-09-2013, 01:04
Patron kürsüyü işçiye verdi

Taşeron işçi, kürsüyü patrondan aldı. "Yatlarınız, katlarınız yetsin artık; biraz da biz kazanalım, paramız olsun ki; sizin sattıklarınızı alabilelim" dedi ardından da Bakan Faruk Çelik'e seslendi: "Buyurun asgari ücretle bir ay siz geçinin."

Çalışma Meclisi toplantısında patronlar adına ilk sözü Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Tuğrul Kutadgobilik aldı. Çalışma hayatındaki sorunları sıralarken, bir taşeron işçi sorunlarını dile getirmeye başladı. Bunun üzerine Kutadgobilik, "Buyur gel burada anlat" diyerek kendisini kürsüye çağırdı.
5 yıldır taşeron olarak, Adana Askım Tüfekçi Devlet Hastanesi'nde danışma görevlisi pozisyonunda çalışan ve her yıl girdi çıktı yapılarak kıdeminin sıfırlandığını ileri süren Mehmet Öztürk isimli işçi "Çalışma Bakanımız asgari ücretle geçinilebilir" dedi. Buyursun kendisine verelim, geçinsin" dedi.

Kutadgobilik, işçinin çalışma koşullarının zorluğuna ilişkin sözlerine katıldığını belirterek, işçiyi yerine gönderdi ve konuşmasını tamamladı.

BAKAN ÇELİK SÖZ İSTEDİ

Bakan Faruk Çelik, bir sonraki konuşmacıyı beklemeden söz almak istediğini bildirdi. Çelik, "Burası slogan atma yeri değil. Kimse kimsenin söz hakkını alamaz. Hangi milletvekili 2 yılda emekli olabiliyormuş. Ayrıca ben asgari ücretle geçinilebilir, demedim. Asgari ücret geçim ücreti değil, işçiyi koruma ücretidir, dedim. Sözleri yarım yamalak alıp, farklı yerlere çekmeyin" dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/24793690.asp

Neymiş efendim işciyi koruma ücreti imiş v.s. v.s.

Asgari ücretle geçinilebilir dememişmiş, dalga geçiyor sanırım sayın bakan insanlık onurunu ayaklar altına alan bu ücreti ve tutumlarını hala savunmaya çalışıyor, mızrak çuvala sığmıyor sayın çelik, madem bu ücretle geçinilemeyeceğini biliyorsunuz neden hala adım atmıyorsunuz, ülke yönetimi olarak vatandaşınızı çaresizliğe ve yanlış düşüncelere sevk ediyor birde üzerine fırçalıyorsunuz, tarih sizi lanetle hatırlayacak.

Her yer satıldı peşkeş çekildi yandaşlara,fabrikamı kaldı ülkede,herşey ithal,yatırım sıfır,buda yetmesmiş gibi Koç gurubuna baskın yapılıyor siyasi amaçlı olarak,yabancıdan vazgeçtik,yerlinin gözü korkar oldu yatırım yapmak için,hazır kitlerdeki fabrikalarda satıldı çok daha iyi olacak diye, fabrikaların çoğu satıldıktan sonra hurdaya çıktı,yeniside yapılmadı,hazır eldekilerde gitti,istihdamda gitti,işsizlik çığ gibi büyüdü,işyerleride kısıtlı,sadece konut piyasası ve araç sektörü var ayakta,onlarda sıcak paraya odaklanmış ,sıcak para kaçarsa onlarda duman olacak mutlaka.Çelik bunları bildiğinden sinirli,sonlarını çok merak ediyorum bunların.

FOKAİ
27-09-2013, 09:10
http://www.youtube.com/watch?v=KEb6_rUbcqU

BORA YAŞAR
27-09-2013, 10:35
Modacı Barbaros Şansal, Gezi olayları sırasında eylemcilere pala ile saldırı olayının arkasında CHP'nin olduğunu iddia etti, Gürsel Tekin'i şahit gösterdi. İddiayı yalanlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, 'Asparagas' yorumunda bulunurken AK Partili Hüseyin Çelik de Twitter'da savcıları göreve çağırdı.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24799255.asp


Her şey beklenir bu ülkede. Hiç de şaşırmam hani.

At izinin it izine karıştığı bir coğrafyada ve zamandayız.

refaba
27-09-2013, 13:28
Modacı Barbaros Şansal, Gezi olayları sırasında eylemcilere pala ile saldırı olayının arkasında CHP'nin olduğunu iddia etti, Gürsel Tekin'i şahit gösterdi. İddiayı yalanlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, 'Asparagas' yorumunda bulunurken AK Partili Hüseyin Çelik de Twitter'da savcıları göreve çağırdı.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24799255.asp


Her şey beklenir bu ülkede. Hiç de şaşırmam hani.

At izinin it izine karıştığı bir coğrafyada ve zamandayız.

Seçim yaklaşıyor,kötü imaj nasıl düzeltilecek,öyle değilmi.

PARK
27-09-2013, 13:51
Modacı Barbaros Şansal, Gezi olayları sırasında eylemcilere pala ile saldırı olayının arkasında CHP'nin olduğunu iddia etti, Gürsel Tekin'i şahit gösterdi. İddiayı yalanlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, 'Asparagas' yorumunda bulunurken AK Partili Hüseyin Çelik de Twitter'da savcıları göreve çağırdı.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24799255.asp


Her şey beklenir bu ülkede. Hiç de şaşırmam hani.

At izinin it izine karıştığı bir coğrafyada ve zamandayız.


İnsanların cinsel tercihlerine her daim saygı duymuş olmama rağmen Şansal'da ki kıvırtkanlık Asena'ya bile taş çıkartır cinsten..

Pes vallahi!!..

Yakında kamu'dan bir moda tasarım işi alırsa kimse şaşırmasın..

Eee bu kıyak ödülsüz kalmamalı..

Değilmi ama?

BORA YAŞAR
27-09-2013, 14:12
New York'taki temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Gül, ABD’de yaşayan Türk vatandaşları ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Gül, ”24 saat oturduğunuz yerde, gece-gündüz, yeni bir çocuğunuz mu oldu, onu nüfusa mı geçireceksiniz? Önünüzdeki bilgisayar üzerinden hiç konsolosluklara gelmeden bunu yapabilirsiniz. Beklemeden bunu yapabilen çok az ülke var. Bilgisayar üzerinden bunu yapabilen tek ülke Türkiye” dedi


http://haber.gazetevatan.com/flas-flas-dunyada-bunu-yapan-tek-ulke-turkiye/572259/1/gündem

İyi, güzel de...

Bu kadar donanımlı bir ülkede seçimler neden hala bilgisayar temelinde yapılmıyor? Parmaklarımızı çıkmaz boya ile boyuyorlar? Tahta sandıklara çarşaf büyüklüğündeki oy pusulalarını sokmaya çalışıyoruz..

Bizim seçimlerde bilgisayar neden sadece hesap makinesi gibi toplama yapmak için kullanılıyor?


Bunu da sormak gerekirdi Cumhurbaşkanına...

BORA YAŞAR
27-09-2013, 21:10
Konferansında özellikle müslüman ülkelerde yapılan vahşete değinen Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, şöyle konuştu:

"Pakistan’dan tutun, Afganistan, Hindistan gibi özellikle İslam ülkelerini şöyle bir analiz edecek olursak Irak, İran, Suriye, Mısır, Fas, Tunus ve Cezayir tam bir yangın yeri. Buradaki insan onurundan bahsetmeye mecalimiz yok. Her gün televizyonlarda görüyoruz. Bir gün birisi canlı bomba oluyor bir tarafta patlamalar yaşanıyor. Bu nasıl bir kültürdür, bu nasıl bir inançtır? ’Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanı kurtarmış bütün bir insanlığı kurtarmış gibidir’ diyen bir öğretinin, bir inancın sahibi olan bu ülkelerde bu vahşeti ne diye izah edeceğiz? Eğer bu Müslümanlıksa ben Müslüman değilim. Böyle bir şey olamaz. Bir kilisenin içine girip orayı patlatıp, 80-100 insanın ölümüne sebep olmak dinin neresinde buna izin var. Kafası kesilen, koparılan, iç organları ellerinde gezdirilen böyle bir vahşeti, böyle bir insanlık dışı hareketi İslamla, Müslümanlıkla nasıl izah edebilirsiniz? Burada bir yanlışlık var. Herkesi bu yanlışlığa biraz eğilmeleri için dikkatini çekiyorum. Bu inancın insanlarının böyle bir şeyi yapmasına asla ihtimal vermiyorum, olamaz böyle bir şey ve bu hak ihlallerine baktınız zaman İslam coğrafyasında görüyorsunuz."


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24804467.asp


Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a göre durum böyle.

benim uzun zamandır burada vurguladıklarımla hiç bir farkı yok.

15 sene önce bana "bir gün sen ve Haşim Kılıç bir konuda aynı noktada buluşacaksınız" deseler, itiraz ederdim. İnanmazdım.

Demekki insanda biraz vicdan, biraz mantık biraz insanlık olunca, insanlığın sustuğu noktada buluşabiliyorlarmış.

BORA YAŞAR
28-09-2013, 13:16
Endonezya'da günlerdir süren Dünya Briç Şampiyonasının finalinde İtalya-Monaco takımları karşı karşıya.

BBO sitesinde naklen verilen maçı şu anda bir masada 5500 kişi internetten izliyor.

Monaco küçücük bir devlet. Briç takımı ise derleme.

Dünyanın en iyi briçcilerinden İtalyan Fantoni-Nunes, Norveçli Helgemo-Helness çiftleri temsil ediyor Monaco'yu.

İtalyanlar her dönemde dünyanın en iyi briçcilerini çıkarmışlardır.

Şu anda İtalyanları Versace-Lauria ve Bocchi- Madala temsil ediyorlar. İtalya 115-47 önde..
Dünyanın en briçcilerinden dört İtalyan'ın (ikisi Monacoyu temsil ediyor) oynadığı maçı izleyebilmek müthiş bir olay.

Parayla falan karşılanacak bir şey değil.

İnternet ve BBO sitesi sağolsun.

BORA YAŞAR
28-09-2013, 13:37
Büyük usta Tuncel Kurtiz’in, Balıkesir’in Güre ilçesindeki Tahtakuşlar Köyü’ne gömülme vasiyeti yerine getirilemiyor. Çünkü bir Alevi köyü olan Tahtakuşlar’ın İhtiyar Heyeti’nden izin çıkmadı.


http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=17210&page=99


Alevi Dernekleri "Bu karar utanç vericidir" açıklamasını yaptı.

Yaptı da.

Hani Alevilik demek "barış ve hoşgörü" demekti.

Ne oldu?

Tuncel Kurtiz gibi insanlık değerlerini hep ön planda tutmuş, dünyaya hoşgörü, barış mesajları vermiş bir büyük ustanın, ölünce bir beldeye gömülme dileği bile reddedilebiliyor.

Bu da bağnazlık ve dinciliktir. Ve insanlık dışıdır.

Farkı yoktur sünni dincilerden.


Alevi dernekleri yetkililerinin o red kararı alan köylüleri ikna etmek için köye hareket ettikleri bildiriliyor haberde.

Bu saatten sonra alınacak bir defin müsaadesinin kaldı mı kıymet-i harbiyesi?

BORA YAŞAR
28-09-2013, 20:07
Buraya zaten okuyabildiğimiz yazarların yazılarını doğrudan alıntılamanın, başlığın amacıyla bir ilgisi yoktur.


Yapmayın.

BORA YAŞAR
28-09-2013, 20:47
Babalara, evlatlık kızlarıyla evlenme izni!


İran meclisinde kabul edilen yasa tasarısı ile artık erkekler, evlat edindikleri kız çocuklarıyla 13 yaşında bile evlenebilecekler.

http://www.radikal.com.tr/dunya/babalara_evlatlik_kizlariyla_evlenme_izni-1152985


Pedofiliyi meşru gören bir İslam rejimi.

Ahlak dediğimiz nedir?

Kendi kanadımız altına evlat diye verilen bir kız çocuğuyla (13 yaşında) evlenmeyi uygun gören bir babalık tipi İslama uyduruluyor.

Bunlarda İslam alimi gani olduğuna göre, konunun İslama uymadığını ben nasıl iddia edebileceğim yarım buçuk bilgimle.


Ama insanlık değerlerimle "olmaz" diyorum.

Olamaz.

Dünyada başka bir kadın kalmasa bile olmaz.


Bal gibi olur diyorlar İran'ı İslami rejimle idari edenler.


Bir Müslüman olarak dünyaya rezil olduk diye düşünenler var mı aranızda?

Beline bomba sararak kilisede 80-100 kişiyi öldüren zihniyeti, azınlıkları baskılayan başka dinleri düşman görenleri, İslam adına kendi dininden insanları kıtır kıtır kesenleri soruyorlardı bana yabancı dostlar...

Anlatamıyordum.

Pedofiliye meşruiyet tanıyan bu adımı nasıl anlatacağım.


Utanç verici.

İnsanlık dışı.

İğrenç.

uzay44
29-09-2013, 10:35
28 Eylül 2013 Cumartesi, 19:59

'Terörün dini olmaz'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kenya'nın
başkenti Nairobudi'de bir kanlı saldırı yapıldı 68
kişi öldü, 175 kişi yaralandı. Maalesef burada bir
Türk kardeşimiz Elif Yavuz 8.5 aylık bebeği ile
hayatını kaybetti. Rabbim Elif kardeşimizi
rahmetiyle kuşatsın. Bu saldırıyı şiddetle kınadık.
Dünyada İslamafobi'yi yan yana getirmeye
çalışanlar ırkçı ve ayrımcıdır. Terör örgütlerini iyi
kötü diye ayıranlar, en az teröristler kadar suçlu
ve canidir" dedi.


Bana göre birileri "sözde islamiyet "adına mezhebini sorup insanları kurşuna dizen, hayvan keser gibi insan kafası kesen el nusraya verdiği desteği unutuyor galiba...

BORA YAŞAR
29-09-2013, 10:47
Mısır'da Erdoğan'ın ölesiye desteklediği (bırakın o sandıktan çıkma hikayesine)İslami rejimde parlamento, başka konu yokmuş gibi "Evlilik yaşı 14'e insin, kocalar karıları öldükten sonraki ilk altı saatte ölü karılarıyla seks yapma hakkına sahip olsun!" diye kanun teklifi veriyordu yıkılmadan önce.

İran'da da, bir taraftan atom bombası yapmaya çabalarken, diğer yandan İran meclisinde kabul edilen yasa tasarısı ile artık erkekler, evlat edindikleri kız çocuklarıyla 13 yaşında bile evlenebilecekler.

Sizce sapıkça eğilimler değil mi bunlar?

İslam bunu mu öğretip, esinlendiriyor?

Dört eş yetmiyor.

PARK
29-09-2013, 10:57
Yüzde 100 Türk gazı geliyor

Uluslararası Af Örgütü'nün Türkiye'ye biber gazı satışının durdurulmasına yönelik çağrısı Emniyet'i harekete geçirdi.

Uluslararası Af Örgütü’nün Gezi eylemlerinde orantısız güç ve aşırı derecede biber gazı kullanılması nedeniyle Türkiye’ye biber gazı satışının durdurulmasına yönelik çağrısının ardından, Emniyet Genel Müdürlüğü ‘milli biber gazı’ üretmek için TÜBİTAK’la çalışma başlattı.


http://www.gazeteport.com.tr/haber/146830/yuzde-100-turk-gazi-geliyor


Dünya ulusları kendi bilimsel araştırma kuruluşlarını insanlığa faydalı çalışmalar için kullanırken bizim TÜBİTAK'ımızın uğraştığı işlere bakarmısınız.. :frown:

Milli biber gazı'mızı üretecekmişiz..

Sonuçta ne kadar biber gazı o kadar iktidar'da saltanat..


Kolay gelsin bilim insanlarımıza..

BORA YAŞAR
29-09-2013, 11:06
TUBİTAK, daha yeni "evrim teorisinden" "yaradılış hikayesine" döndü.

Mehteri bile beceremiyorlar. İki ileri bir -geri değil, bir ileri iki geriye başladık.

Bir zamanlar münazaraların çok bildik bir konusu vardı: Bilim bilim içindir, bilim çıkar içindir...

Konuşur dururduk.

Bilim çıkar içindir deyince hemen Edison örneği verilirdi.

Bilim bilim içindir denince de Madame Curie.:)

Tubitak denince bugün geldiği nokta itibariyle tarih ne yazacak acaba? Büyük bir olasılıkla "bilimin iktidar yalakalığı ile ilgisi" ortaya konulacak.

1970-1980 lerde Bilim Teknik Dergisi çıkacağı günü beklerdim.

Hoş popüler bir dergi idi.


Ne halde acaba? Epeydir satın almıyorum.

uzay44
29-09-2013, 11:14
Bana göre Tübitak kendini aşmalı.Öyle bir biber gazı üretecek ki halkın üzerine sıktığında görüşü ne olursa olsun gaza maruz kalan insan koşa koşa lamba ya üye olmaya gidecek.Bakın ondan sonra Tübitak ın bütçesi kaç milyar tl ye çıkıyor!:yes:

şuur
29-09-2013, 14:24
sn. bora yaşar
son üç yüz yıldır bu topraklarda bu ortadoğuda , latin amerikada , afrikada güven yok , buraları böyle yapan din değildir , memleketleri paramparça ederek cetvelle çizilmişçesine kavim kavim sınırlar üreten emperyalist büyük devletlerdir . oysa büyük devlet olmanın gereği bu değildi . ama kaos demek daha kolay sömürmek demekti . kaos ortamında insanların ruhlarını kaplayan vahşet duygusu çok ürkütücü bir boyuta ulaşır , önünü göremezsin .

osmanlı afrikada ortadoğuda balkanlarda beş yüz yıl kaldı da kimsenin kimliğine dokunmadı , buralarda güvenin tesis edicisi oldu . bu ahlakı yüce dinimizden alıyordu . güven vardı asayiş vardı . şimdi hadi gidin buralara gidebilirseniz . sadece buraya değil hristiyan latin amerikaya gidebilir misiniz , budist güneydoğu asyaya , hindu hindistana ya da hristiyan afrika ülkelerine , suriyeye , bir zamanların cenneti beyrut'a , bağdat'a hani ana gibi yar bağdat gibi diyar olmaz denilen .

necip fazıla sorar bir cezayirli genç , osmanlı emperyalist miydi değil miydi diye
necip fazıl şu manidar cevabı verir : ''osmanlı emperyalist olsaydı sen bu soruyu fransızca değil türkçe sorardın .

bizi büyük yapan dinimiz idi ve hiçbir din ahlaksızlığı emretmez , bizi ve zavallı ülkeleri şimdi küçülten ise bu topraklara ekilen bu anarşizm bu kaos bu bölünmüşlük bu bir türlü toparlanamama .
bütün kara parçalarında , afrika dahil

akay
29-09-2013, 18:49
RİZE'de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tıbbi sekreter olarak görev yapan A.A., aynı hastanede çalışan doktor Y.Y.'nin gece nöbeti sırasında kendisine tecavüz ettiğini öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

http://haber.stargazete.com/guncel/rizede-doktora-tecavuz-suclamasi/haber-793529

Daha önce akademik personel alımı ilanında, alınacak adayların ismini yanlışlıkla gazeteye verilen ilan üzerinde unutan recep tayyip erdoğan üniversitesi, bu kezde bir tecavüz vakası ile anılıyor, üniversitenin kuruluşu kısa bir geçmişe dayanmasına rağmen bu kadar kepazelik ve kokuşmuşluğun olması herhalde ismi ile müsemma olan şahsın ve partisinin zihniyetini taşımasından dolayı olsa gerek yada takdiri ilahimi desek.

FOKAİ
29-09-2013, 19:31
http://o1309.hizliresim.com/1f/x/t47kn.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
29-09-2013, 20:03
ABD yönetimi, Türkiye’nin ABD’nin yaptırımı altındaki bir Çin şirketiyle füze anlaşması imzalama kararına tepki gösterdi.

Reuters ajansının haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, “Türk hükümetinin ABD’nin yaptırım uyguladığı bir şirketle, NATO sisteminde ya da kolektif savunma kapasitesi içinde kullanılamayacak bir füze savunma sistemi için görüşmeler sürdürmesiyle ilgili ciddi endişelerimizi ilettik. Bu konudaki görüşmelerimiz sürecek” dedi. ABD sözcüsü, Türkiye’nin Çin ile ortak üreteceği füzelerin NATO kapsamında kullanılamayacağını da açıkça ortaya koymuş oldu.


http://www.hurriyet.com.tr/planet/24814218.asp


Bu yönetimin kafası karışık.

Ormanı göremiyor bu konuda da.

Gene ne hesaplar yapılıyor bilmiyoruz.

Ama bu hesaplar bilimsel gerçeklerden uzak.

NATO kaşığıyla, Çin makarnası yemeye kalkışıyorlar.

Oysa ülke savunması bir bütün. Tüm sistemlerin (varsa eğer) birbiriyle ahenkli olarak çalışabilmesi lazım.

Bu konuda bu gün Hürriyet Gazetesinde İsmet Berkan'ın "Bize doğru gelen füzelerden nasıl kurtulacağız?" yazısını okumak lazım.http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24811423.asp

FOKAİ
29-09-2013, 20:39
Bana göre birilerini ambargo korkusu sarmış...

http://o1309.hizliresim.com/1f/x/t4bgs.png (http://bit.ly/c25MCx)

şuur
29-09-2013, 20:40
Sineğin yaşamak için Güneş'e ihtiyacı vardır , o halde sineği kim yarattı Güneş'i o yarattı .

FOKAİ
29-09-2013, 20:52
Demek mesaj böyle veriliyor....

http://k1309.hizliresim.com/1f/x/t4c1n.png (http://bit.ly/c25MCx)

BORA YAŞAR
29-09-2013, 20:57
Sineğin yaşamak için Güneş'e ihtiyacı vardır , o halde sineği kim yarattı Güneş'i o yarattı .


Devamı?

Merakla bekliyorum.

BORA YAŞAR
29-09-2013, 21:20
http://img138.imageshack.us/img138/8839/n5sd.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/138/n5sd.jpg/)




Bugün pazar.

Cuma falan olsa daha da kanlı olabilirdi.

Ah emperyalistler ah...

Bu arada Necip Fazıl ABD ni pek severdi rahmetli.

Bu nasıl çelişki Sn suur...

DART VADER
29-09-2013, 21:38
https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/533249_175061416015955_745449248_n.jpg

uzay44
29-09-2013, 21:52
ABD'nin Dünya'da kontrol altına alamadığı tek ülke ÇİN'dir.Kimbilir belkide en büyük müttefikimiz USA'nın A dan Z ye incelemesi için alıyoruzdur savunma sistemini.Olamaz mı?






ABD yönetimi, Türkiye’nin ABD’nin yaptırımı altındaki bir Çin şirketiyle füze anlaşması imzalama kararına tepki gösterdi.

Reuters ajansının haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü, “Türk hükümetinin ABD’nin yaptırım uyguladığı bir şirketle, NATO sisteminde ya da kolektif savunma kapasitesi içinde kullanılamayacak bir füze savunma sistemi için görüşmeler sürdürmesiyle ilgili ciddi endişelerimizi ilettik. Bu konudaki görüşmelerimiz sürecek” dedi. ABD sözcüsü, Türkiye’nin Çin ile ortak üreteceği füzelerin NATO kapsamında kullanılamayacağını da açıkça ortaya koymuş oldu.


http://www.hurriyet.com.tr/planet/24814218.asp


Bu yönetimin kafası karışık.

Ormanı göremiyor bu konuda da.

Gene ne hesaplar yapılıyor bilmiyoruz.

Ama bu hesaplar bilimsel gerçeklerden uzak.

NATO kaşığıyla, Çin makarnası yemeye kalkışıyorlar.

Oysa ülke savunması bir bütün. Tüm sistemlerin (varsa eğer) birbiriyle ahenkli olarak çalışabilmesi lazım.

Bu konuda bu gün Hürriyet Gazetesinde İsmet Berkan'ın "Bize doğru gelen füzelerden nasıl kurtulacağız?" yazısını okumak lazım.http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24811423.asp

net_ria
29-09-2013, 22:05
http://imageshack.us/a/img809/5861/0aso.jpg

http://imageshack.us/a/img822/7360/v3kd.jpg

şuur
29-09-2013, 22:39
Devamı?

Merakla bekliyorum.
Kainat bir bütün , çünkü her şey birbirini tamamlıyor ve tek bir sanatkarı işaret ediyor bütün fenler kendi lisanı halleriyle.

3-190 - Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.

refaba
29-09-2013, 23:26
Konferansında özellikle müslüman ülkelerde yapılan vahşete değinen Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, şöyle konuştu:

"Pakistan’dan tutun, Afganistan, Hindistan gibi özellikle İslam ülkelerini şöyle bir analiz edecek olursak Irak, İran, Suriye, Mısır, Fas, Tunus ve Cezayir tam bir yangın yeri. Buradaki insan onurundan bahsetmeye mecalimiz yok. Her gün televizyonlarda görüyoruz. Bir gün birisi canlı bomba oluyor bir tarafta patlamalar yaşanıyor. Bu nasıl bir kültürdür, bu nasıl bir inançtır? ’Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanı kurtarmış bütün bir insanlığı kurtarmış gibidir’ diyen bir öğretinin, bir inancın sahibi olan bu ülkelerde bu vahşeti ne diye izah edeceğiz? Eğer bu Müslümanlıksa ben Müslüman değilim. Böyle bir şey olamaz. Bir kilisenin içine girip orayı patlatıp, 80-100 insanın ölümüne sebep olmak dinin neresinde buna izin var. Kafası kesilen, koparılan, iç organları ellerinde gezdirilen böyle bir vahşeti, böyle bir insanlık dışı hareketi İslamla, Müslümanlıkla nasıl izah edebilirsiniz? Burada bir yanlışlık var. Herkesi bu yanlışlığa biraz eğilmeleri için dikkatini çekiyorum. Bu inancın insanlarının böyle bir şeyi yapmasına asla ihtimal vermiyorum, olamaz böyle bir şey ve bu hak ihlallerine baktınız zaman İslam coğrafyasında görüyorsunuz."


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24804467.asp


Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a göre durum böyle.

benim uzun zamandır burada vurguladıklarımla hiç bir farkı yok.

15 sene önce bana "bir gün sen ve Haşim Kılıç bir konuda aynı noktada buluşacaksınız" deseler, itiraz ederdim. İnanmazdım.

Demekki insanda biraz vicdan, biraz mantık biraz insanlık olunca, insanlığın sustuğu noktada buluşabiliyorlarmış.

Peki ülkemizde bu vahşetleri yapanlara destek verenler ne olacak,onların hakkında yorum yokmu:düsün:

BORA YAŞAR
29-09-2013, 23:40
Günümüz dünyasında olan bitenler hakkında diyecek sözü olmayanlar konuyu hemen dine getiriyorlar.

Nasolsa itiraz edemeyecek kimse.

Bu başlıkta olan biten dışında dini konulara girmek doğru değil diye bir çok defa ikaz ettik kimilerini.

Bu kez yenileri geliyor.

Dart Vader ise uslanmıyor.

Bu başlıkta seni istemiyoruz kardeşim.

Git başka başlık aç diye teklif ediyorum defalardır.


Yönetimin dikkatine.

Sadece nifak sokmak bu forum üyesinin amacı.

İyi bir niyet yok.

Ben bulamıyorum.


Rahmetliye gelince...

İçki de vardı. Kumar da...

Hiç bir itirazım yok.

Sonra tövbekar olmasını unutmasın hayranları.

İyi şairdi. Ama hayatı öyle menkıbe dizilecek bir insicama sahip değildi.

kendi hayatı idi. Bizi ilgilendirmez. Ama bu yönleri de bilinmeli.

ABD hayranı idi.

Her iktidardan vereceği destek karşılığında yardım ve para isterdi.

Bu konuda yazdıkları ortada.

Bunlar iyi şair olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Ama öyle dava adamı falan diye ortaya çıkarsanız bunları söyleyecek insanlar çıkar diye yazıyorum.

Sizler de mutlaka biliyorsunuzdur mutlaka.

PARK
30-09-2013, 00:56
"Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer! Perdesiz ev ise ya satılıktır,ya da kiralık.."

Bu sözü eden kişi mi'dir üstad/Şair(!)

Bana göre İçki/kumar ile dini inancı arasında kalmış bir zavallıdır mefta...

Topragı bol olsun...

Umarım yaradıcı affeder öbür taraf denen yerde..

BORA YAŞAR
30-09-2013, 09:36
TUİK biraz önce açıkladı... Ağustos ayında İhracat % 12,9, ithalat % 3,4 oranında azalmış. Dış ticaret açığı % 17 artmış.


Bunlar iyi günlerimiz. Tadını çıkarın.

ABD bütçe krizi, FED in tahvil alımlarını kısıtlamasıyla korkarım, borçlanarak yaşadığımız cicim yılları sona erecek.

Borç bulamayacağız.

Bu iktidarın bir milyar dolar hibe karşılığında ABD nin Irak harekatına destek sözü verdiği günleri unutmadık.

Sadece bir milyar dolar karşılığında yüzbinlerce insanın ölümüne destek olacağımıza söz verdiğimiz günler.

70 sente muhtaç olduğumuz günler de çok uzak sayılmaz hani.

O zamanlar dış borcumuzun da çok daha makul seviyelerde olduğu yıllardı.

Şu anda yıllık döviz ihtiyacımız 200 milyar doların üstünde.

Bu noktadan geriye dönüş çok ama çok daha çileli olur.

Bir de bünyemiz hazırlopa, üretmeden harcamaya alıştı.

Allah kimseyi bildiğinden uzak koymasın derler.


O noktadayız.

şuur
30-09-2013, 09:54
MEVLÂNÂ

Sararken alnımı yokluğun tacı

Gönülden silindi neşeyle acı.

Kalbe muhabbette buldum ilacı,

Ben de müridinim işte, Mevlânâ

(Nazım Hikmet)

BORA YAŞAR
30-09-2013, 09:59
Nazım ve dindarlık.:)

Nazım ve hece vezni. Kaç yaşında idi acaba?:)

Nazım ve Mevlevilik...



Bir karar verin ama bu adam dinsiz gomonist mi yoksa dindar Müslüman mı idi? :)

şuur
30-09-2013, 10:13
ne necip fazıl ne nazım hikmet yalnızdı . belki tek başına yaşadılar ama yalnız değillerdi . inişleri çıkışları , acıları sevinçleriyle , tereddütleri fikir sancıları sürgünleri mahpusluklarıyla gönüllerde taht kurmuşlardı .
ölmüşlerimizin arkasından konuşurken biraz daha dikkatli olmalıyız . hele bu nazım hikmet ve necip fazılsa destur çekeceksin .
buraya onların sendeledikleri bir anda yazdıklarını alarak onları yargılamak yakışmadı .

''Behey! kaburgalarında ateş bir yürek yerine
idare lambası yanan adam! ''
(nazım hikmet)

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
(necip fazıl )

ne demiş şair : ben tek başınaydım , onlar yalnızdı ...

BORA YAŞAR
30-09-2013, 10:18
Ben ne diyorum sen neler söylüyorsun.

Yalnızlık, sendeleme falan tamam da.

Buraya Nazımın çocukluktan delikanlılığa geçiş döneminde yazdığı ile ne demek istiyorsun onu sordum...


Bir daha sorayım size ve ortalığa: Nazım hakkında bir karar verin. Tüm hayatını değerlendirecek olursak Nazım dinsiz bir gomonist mi yoksa dindar bir Müslüman mı idi ?


Felsefe, şiir vs sonra.

şuur
30-09-2013, 10:30
nazım hikmet'in son altı ayını araştır , öyle kolay bilgi yok araştır sn bora . buraya son mesajımdır bu . tolstoy'a da bakabilirsin benzer nazım hikmet'e .

BORA YAŞAR
30-09-2013, 10:39
Kimi naaşını yurda bile sokma taraflısı değil.

Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...

diye vasiyet etmesine karşın.

Kimi delikanlılığında yazdığı rivayet olunan hece vezninde bir Mevlevi güzellemesini buraya koyuyor hangi amaçla bilmiyorum.

Keşke herkes istediğini düşünmekte serbest bırakılsa bu ülkede.

İsmet Özel benim fakülte öğrenciliğim yıllarında esaslı bir sosyalistti.

Ne yani şimdi İsmet Özel'in "Evet İsyan" kitabından şiir alıntılayarak İsmet Özel sosyalisttir zehabını mı uyandırmalıyım?


Bırakalım mugalatayı.


Gündelik hayat bizi yeterince yoruyor zaten.

Bir de şuna buna dert anlatmayalım, niyetlerini bilmeden.

PARK
30-09-2013, 11:22
nazım hikmet'in son altı ayını araştır , öyle kolay bilgi yok araştır sn bora . buraya son mesajımdır bu . tolstoy'a da bakabilirsin benzer nazım hikmet'e .


Saçmalıklarınızı okumaktansa son yazınız olmasını tercih ederim burda...

refaba
30-09-2013, 11:28
Peket açıklandı,sanırım pakete göre buradan yazışmamızda kısıtlı hale gelecek gibi.

Deniliyorki,benim yolumdan giden beni destekleyenlere başımın üstünde yeri var.

Ama bana cephe oluşturanları yakacağım deniliyor.

Kısaca T.C'yi öğen yanacak deniliyor.

Acaba vatandaşın bu pakete tepkisi ne olacak merak ediyorum.

Zaten andımızın kalkması ile, tamamen Atatürkümüze karşı bir taarruz hareketi başlatma niyeti bu söylemde pekişmiş oldu.

Gündemin değişmesi lazımdı,şimdi bu paket tartışmalarıylan yeni bir gündem oluşmuş oldu.

FOKAİ
30-09-2013, 12:03
http://l1309.hizliresim.com/1f/y/t4rh8.png (http://bit.ly/c25MCx)


http://www.youtube.com/watch?v=4N9Er9wjKeg

BORA YAŞAR
30-09-2013, 12:48
UYDU anteni kullanım ve satımının yasak olduğu İran’da, polis topladığı yüzlerce uydu çanağı ve alıcısını tankla ezerek imha etti.

Ülke basında yer alan habere göre, Şiraz kenti polisi topladığı yaklaşık 800 uydu alıcı ve çanağını şehrin işler caddelerinden birinde imha etti. Polisin imha için kullandığı yöntem ise ilgiyle karşılandı. Polis topladığı çanakları tank ve iş makinesiyle ezerek kullanılmaz hale getirdi. Toplanan çanakların üzerinde polisin yazdığı ’Ateşi evinizden uzaklaştırın’ , ’Uydu dizileri hayasızlığı yayıyor’, ’Ölüm olsun Amerika’ya’ ve ’Ölüm olsun İngiltere’ye’ gibi sloganlar dikkat çekti.


http://haber.gazetevatan.com/iranda-bir-garip-uygulama/572895/30/dünya

İslami rejimin hüküm sürdüğü, din alimlerinin yönetici olduğu İran'da yabancı ülkelerin televizyonlarını izleme imkanı veren uydu antenlerini kullanmak zinhar yasak.

"Uydu dizileri ahlaksızlığı yayıyor" muş.:)

Meclisinde erkeklere 13 yaşındaki evlatlıklarıyla evlenme izni veren yasayı onaylayan İran'a göre yabancı diziler ahlaksızlık kaynağı.

İyi de hangi diziden ilham aldınız acaba pedofiliye izin veren bu aşağılık, insanlık dışı yasayı kabul ederken diye sorarlar insana?


Ya da sormazlar.

Bu ülkede, bu başlıkta bile.

BORA YAŞAR
30-09-2013, 13:10
"Şu Çılgın Türkler" kitabı ile ünlenen ünlü Yazar Turgut Özakman, bugün öğlen namazına müteakip Ankara Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazı ile son yolculuğuna uğurlanıyor. Özakman'ın naaşı Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.


"Çılgın Türk" andımızın kaldırıldığını görmeden duymadan aramızdan ayrıldı.

Duysa kalbi zaten dayanmazdı.


Işıklar içinde yatsın.

BORA YAŞAR
30-09-2013, 13:12
BDP'den açılan paket hakkında ilk değerlendirme:

- Tatmin edici bulunmamış. :)


Daha büyük bir şey gerekirdi sanırım.

uzay44
30-09-2013, 18:13
Adana'da, 'Çocuk Kaza Taş Attı' Kavgası: 3 Ölü, 3 Yaralı
30 Eylül 2013 14:08
Bir çocuğun, komşusunun kazına taş atmasıyla başlayan olayda 3 kişi öldü 3 kişi de yaralandı.


https://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=2&cad=rja&ved=0CDIQFjAB&url=http%3A%2F%2Fwww.haberler.com%2Fadana-da-cocuk-kaza-tas-atti-kavgasi-3-olu-3-5124626-haberi%2F&ei=36FJUvzPKo3KtAbQ34HYAQ&usg=AFQjCNHEmnF1U1MfinxD8qzXuNVHrJOz1g

Bana göre toplumun akıl sağlığı iyice bozuldu.Kimsenin kimseye saygısı yok,sevgisi yok,hoşgörüsü yok,anlayış yok, her an başınızın belaya girebiliceği bir ülke olduk:yes:

BORA YAŞAR
30-09-2013, 21:07
Monster (canavar) lakabı takılan dünyanın en büyük konteyner gemisi Majestic Maersk için isim verme töreni düzenlendi.

18 bin konteyner yüklenebilen dev geminin isim verme törenine Prens Mary ve Velihat Prens Frederik katıldı.


http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/73842/2/1/24818370/dunyanin-en-buyuk-konteyner-gemisi-majestic-maersk

Birileri ne kadar kıskanmıştır tahmin edebiliyorum.:)

Onun gemicikleri de yakında büyür, böyle devleşir.

Kendiliğinden.

Baba yardımı filan olmadan.

Kimse merak etmesin.

BORA YAŞAR
30-09-2013, 22:28
http://img15.imageshack.us/img15/7146/btgy.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/15/btgy.jpg/)



Bu kadar basit.:)

BORA YAŞAR
01-10-2013, 11:19
**Erdoğan: ABD'de hükümet adeta kepenleri indirdi, biz hiç bir zaman maaş ödeyemeyen bir hükümet olmadık


Matriks'in aracı olduğu haber böyle...

Lafa bakın.

Bunu dostu olmakla iftihar ettiği bir ülkenin "borç tavanı" krizine girmesini seyrederken söylüyor.

Neden dersiniz?

ABD yönetimi ile aralar şu an limoni ya temel sebep bu.

Laf çakıştırıyor amiyane.

Fırsatı kaçırmıyor.

ABD hükümetinin Gezi olayları, Mısır, Suriye politikaları ve söylemlerinden duyduğu nefret birikiminin dışavurumunu önleyemiyor.

Geçiriyor lafı. Al sana. Oh olsun.


Bu mu devlet adamlığı?

Bu mu dostuna dost, düşmanına düşman yaklaşımı?

Geldiği noktada 10 yılda bir tane dostu kalmadı.

Hızla tüketiyor çevresini.

Ne AB dostlukları, Ne ABD, ne Arap dünyası...

Rusya ve İran ile soğudu aralar.

Suriye düşman.

Şimdilik bir sıcak ilişki kaldı: Kürtler.

Onun da soğuması kafasının atmasına bağlı.

BUZ
01-10-2013, 11:32
İşte Atatürk milliyetçiliği ............yani ihtiyaç duyduğumuz asıl paket içeriği...........



http://img818.imageshack.us/img818/6185/ataturkvemilliyetcilik1.jpg

http://www.toplumdusmani.net/sozluk_resim/pics/3778/1314536835_0b59d157ebe258b0d3b521ec883117d2_638886 459.jpg

http://www.resimbul.com/sonuc/ataturk/ataturk-milliyetciligi/ataturk-milliyetciligi-f54fc0.jpg

http://www.toplumdusmani.net/sozluk_resim/pics/3778/1314536934_126d4e5da9cbf08fa0d4afd69e87d336_582436 309.jpg

http://img37.imageshack.us/img37/9513/45520533.jpg

PARK
01-10-2013, 15:02
http://p1310.hizliresim.com/1g/1/t5sph.jpg (http://bit.ly/c25MCx)


Ziraat Bankası'ndan 40 milyon dolar kredi

Borç içindeydiler…

Artık varlığı bile unutulmuştu.

Sonra…

Enver Ören’in vefatıyla birlikte, yeni bir atılıma girdiler.

Öyle böyle değil…

Uzun uzun televizyon reklamları…

Büyükşehirlerin neredeyse her durağında reklamları var.

Ex-Tarafçılar Melih Altınok’lu, Alper Görmüş’lü, Yıldıray Oğur’lu, Ceren Kenar’lı Türkiye gazetesinden bahsediyoruz…

Peki, böylesine reklam kampanyalarının, yazar transferlerinin kaynağı ne?

Türkiye gazetesinin “AKP’li Taraf” haline gelmesi hangi hediyeyle gerçekleşti?

Kulislerde sıkça konuşulan iddia şu:

Ziraat Bankası Türkiye gazetesine (İhlas Yayın Holding’e) 40 milyon dolar kredi verdi.

Eee…

Malum ülke seçime gidiyor.

Cemaat medyası (Zaman, Bugün, Taraf, Today’s Zaman) muhalefete geçti!

Star’ı, Yeni Şafak’ı, Akşam’ı yetmedi; Türkiye de devreye sokuldu.

http://www.odatv.com/n.php?n=ziraat-bankasindan-40-milyon-dolar-kredi--0110131200







Enver'in oğlu Mücahit'liğe başladı desenize işlerin başına geçer geçmez...

Yakışır...

BORA YAŞAR
02-10-2013, 16:06
ERZURUM Polis Meslek Yüksek Okulu (PMYO) 2013-14 eğitim- öğretim dönemininin açılışında İl Müftüsü Hasan Çınar sahneye çıkarak dua etti.

Yedi dakika süren dualara izleyenler polisler el açarak amin diye katıldı...

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/73912/2/1/24832076/polis-okulunun-acilisinda-muftu-dua-etti


Hepsi Müslüman mıymış bu polislerin?

Buna şüphe yok.

Yok ki başka bir din dilinde duaya gerek duyulmamış.

% 99 'u Müslüman olan bir ülkede başka dinden polis mi olurmuş.

Açılan demokratikleşme paketinde kamuya başörtüsü girdi.

Sadece polis, savcı, asker ve hakimler dışında.

Neden polisin başörtüsü takması uygun görülmemekte.

Çünkü bu hizmet çok genel ve önemli.

Müslümanlık simgesi olan başörtüsü bir ayrım anlaşılmasına neden olabilir diye.

Peki tamamı zaten Müslüman olan polislerde (adaylar alınırken bu özelliğe dikkat edilmediğini düşünmek safdillik olur) bu başörtüsü çekincesi niye?


Neyse... Laik cumhuriyetten ne kaldı ki geriye de ben neyin tartışmasını yapıyorum.

PARK
03-10-2013, 01:47
Bana Göre

Borsa'da Küçük Yatırımcı (Ky)

http://k1310.hizliresim.com/1g/3/t75jg.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

BUZ
03-10-2013, 11:22
değeri dostlar canımı sıkan bir konuyu huzurlarınızda paylaşmak istiyorum.........tarihimiz tv ratinglerine malzeme ediliyor.......!

tv dizilerinde tarih yanlış işlenerek ve rating canavarına kurban edilerek berbat diziler çekiliyor halk kandırılıyor......üzülüyoruz......

sözgelimi muhteşem yüzyıl isimli dizide ısrarla osmanlıyı sex düşkünü.......karı kızın koynundan çıkmayan.....devleti paşaların yönettiği......sarayda karı kızla eğlenmekten ve hürrem sultanın adeten kesilip menopoz olmasından başka yada 60 yaşına gelmiş kanuninin canının karı kız çekip çekmediğini konuşmaktan başka işleri yokmuş gibi gösterilemesi geçtim ticari ve rating hesaplarını kepazeliken ve terbiyesizlikten başka hiçbişey değildir............!

osmanlı sarayı 24 saat sex ve entrika düşünen sapık bir topluluk değildi......bunlar okumak ve öğrenmek isteyene tarihi kayıtlarda mevcuttur ve ulaşılması çok kolaydır.........!

sarayda ve haremde şehzede şehzedeliğini padişahın hanımları hanımlıklarını ve cariyeler de cariyeliklerini bilirdi......

sarayda ibadet edilirdi......dini bütün insanlardı...özel hayatları grup sex yapıyormuşçasına ortalık önünde değil kendi mahremlerinde herkes gibi kendi özel hayatlarında kapalı kapılar ardındaydı ki bu da zaten kimseyi enterese etmezdi.......!

osmanlıyı yatak odalarında uçkur düşkünü gibi gösterip harem dairesine hapsedip millete seyrettirmek vicdansızlıktır ayıptır........

ecdad bu değildir......ecdad ın halen ayakta kalabilen hanları hamamları köprüleri mescidleri bugün viyana boylarında....budapeştede hırvatistanda......solvenyada.........tunada...... kırımda......güneyde fildişi sahillerine ve hatta malta adasına kadardır..........

her devlet gibi pers gibi.....hitit gibi.......roma gibi...osmanlıda doğmuş....yükselmiş...durmuş....ve zayıflayarak küçülmüştür.........!

romanın küllerinden italya...ispanya ve yunanistan çıktığı gibi osmanlının enkazından da yeni Türkşye cumhuriyeti doğmuştur.........

yani nedir...........sıkıntı nedir.......?..........Türkiye cumhuriyetini kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları osmanlı askeri rüştiyelerinde okuyan osmanlı devletinden maaş alan osmanlı halkının vergileriyle üniforma giyen osmanlı askerleridir ve vatandaşlarıdır.............!

bu insanlar bizim kökümüzdür.............2 kuşak 3 kuşak öncemiz osmanlı vatandaşıdır........hayatta olan dedenize ninenize bir sorunuz.....onlarda size babalarını dedelerini anlatacaklardır.........!

osmanlıyı cnbc e de yayınlanan ortaçağ dizilerinin erotik sahnelerine özenilen çakma şövalye filmlerine benzetmek ten vazgeçilmelidir......

nedir o barbaros hayrettin paşanın ve kızının halleri.....?...giyimleri kuşamları bir çapulcudan yunanlı bir sefil balıkçıdan farksızdır ki söz konusu adam osmanlı genelkurmayının deniz kuvvetleri komutanıdır..........!!!!!

günümüzde deniz kuvvetleri komutanımız böylemi giyinmektedir.....elinde şarap testisiyle mi gezmektedir..........?

lütfen biraz inandırıcı olun.....tarihimizi karayip korsanları filmine döndürdünüz...........topkapı sarayını penthouse evine çevridiniz...........sex....sex....sex.....sex.... .yeter be kusmak geldi...yeter..........ecdad bu değildi ayıp be....ayıp..............!

bu kadar ticaret yeter yönetmen beyler bayanlar....dizilerde izlensin diye milletin hoşuna gidiyor diye ecdadı maskara maymuna çevirmeyin insafsızlık etmeyin..........

unutulmamalı ki 1923 ten önce yaşayanlar ve doğanlar ya bizim yada babamızın dedesiydi ve hepimizin kökeni osmanlı nüfusuna kayıtlı osmanlı vatandaşlarıydı.............!!!!

yani hiçbirimiz yeni kurduğumuz 1923 Türkiyesine gökten inmedik yada başka bir coğrafydan transfer edilmedik........:)
hepimiz kökümüzle kökenimizle osmanlı vatandaşı olan ecdadın torunlarıyız......anlaşılması bu kadar basit.......!

sözgelimi dedelerimin köyümüzde inşaa ettiği ahşap ev 200 yıllık ve evin tadilatı esnasında bulduğumuz kılıç kama ve ticaret defterlerinin üzerinde eski türkçe yazıyor ve 1.abdülhamitin tuğraları nişanları var..........!

unutmayın ki o insanlar mezarlarından kalkamaz ve size gerçeği söyleyemez.......biraz terbiye takının....hem ayıp...hemde günah......

BORA YAŞAR
03-10-2013, 11:37
Yani sonuç olarak: Osmanlının ihtişamı ve kudreti geri döner mi ?:)


Neyse.. Osmanlı dönerse ne yapacak? Hanedan'a soruyorlar. Pek öyle dertleri değil.

Ha Osmanlı'ya öykünenler, çevrelerinde bir tane dost ülke bırakmayanlar murad ediliyorsa durum biraz daha karışıyor.


Bu arada, küllerinden doğmak deyince: Osmanlı da Roma'nın küllerinden mi doğdu acaba?

Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi dersek işler daha da karışır.

PARK
03-10-2013, 12:18
İki gönderi öncede sanki RTE'den esintiler görmüş gibi oldum..

Vay be!!..

Bizim ne ecdadımız varmış ta biz farkında değilmişiz, bu arada bende katılıyorum Osmanlıyı yanlış tanıttıklarına sadece sex düşkünü değillerdi tabi yanında birde Arap hayranlıkları vardı değilmi ama?:yes:

Velhasıl;

Kumanda elinizde paşam, her türlü proğram mevcut tv'lerde "zapping" yaparak istediğinizi seçebilirsiniz...

BUZ
03-10-2013, 14:30
İki gönderi öncede sanki RTE'den esintiler görmüş gibi oldum..

Vay be!!..

Bizim ne ecdadımız varmış ta biz farkında değilmişiz, bu arada bende katılıyorum Osmanlıyı yanlış tanıttıklarına sadece sex düşkünü değillerdi tabi yanında birde Arap hayranlıkları vardı değilmi ama?:yes:

Velhasıl;

Kumanda elinizde paşam, her türlü proğram mevcut tv'lerde "zapping" yaparak istediğinizi seçebilirsiniz...

tamam artık park.........tadını kaçırıyorsun çünki kafana göre olmayan ne varsa akp yandaşlığıyla suçluyorsun bu nasıl bişey kardeşim...........?

ne yazıp ne yazmayacağımı sen mi belirleyeceksin..........burada bişyeler karalayan yazıp çizen herkesin mutlak her cümlesi akp karşıtı gibi mi gözükecek..........?

nasıl her cümleyi ve her metni akp karşıtı olmakla özdeşleştirerek eleştirebiliyorsun.......kurmalı makine gibisin kardeşim.....

be basitçe bir tv dizisini eleştirdim ama senin yaklaşımın yok akp esintisi falan filan.......?

diyosunki rte den esintiler.............??***.......

benki sana defalarca itibar puanı verdim ve seni cesaretli yazılarından ötürü kutladım ve destekledim........taksim olaylarında insanımızın demokratik tepkisini hepbirlikte destekledik ve buradan haykırdık.........

doğrumu değil mi...........?????

şimdi ne oluyorsun.......?....bu yaklaşımın samimi değil......sanki uzaktan kumanda ediliyormuş gibisin ve bana artık hiç güven vermiyor.......kişisel bulmuyorum yazdıklarını ve eleştirilerini açık söyliyim.............!

ne yazdıklarından kork nede başkalarının yazdıklarından..........ne yazdıklarını kusursuz gör nede başkalarının yazdıklarını..........ve aynı şekilde fikirlerini de öyle...........

10 dakikadır okuyorum yazını ve kanal değiştiremiyorum paşam.........sinir oldum çünki yazdığın paylaşım hoş değil.....çocukça bir fanatiklik yüklü......

"kıymetli bana göre" topiğini "belli kıstaslara göre" şekline çevirmeyin kardeşim......bakın yine aynı şey yapılıyor......

geçen hafta din ile alakalı yazımdan dolayı bir hafta ceza yedim sonra uyarıya odaklandım ve yapmamam gerektiğini anladım......ok....

ancak lütfen din dışında bana göre topiğinde hayata dair günlük yaşama dair paylaşımlarımızı ve eleştirilerimizi bir akp yandaşı yada karşıtı filtresinden geçirmeden önce objektif olarak okuyalım ve öyle değerlendirelim.........

buna itirazı olan varmı.....yok mu....haydi samimi olun..........?

mesela şimdi park bey istiyor diye hepbir ağızdan osmanlı sex düşkünüydü mü diyelim.........nedir yani........?

bi rahat verin insanlara........taksim olayları bu yüzden çıktı.......insanlar baskı hissetti ve patladı.......unutmayın.....!

bana göre demokrasi değil........herkese demokrasi lazım beyler.....:)

herkes akp li damgası yemeden bişeyler paylaşabilsin yeter artık.........

halimize hem şaşırıyorum hemde üzülüyorum........tahammül....tahammül...tahammül. ....toplum olarak ihtiyacımız olan şey.......

PARK
03-10-2013, 14:49
Şimdi;

1- Benim yazılarımı beğenip beğenmemeniz sizin tasarrfunuzdur kimseye kendimi beğendirme çabam yok..

2- Beni uzaktan kumanda edebilecek bir güç de yok..OLAMAZ DA!!..

3- Siz kendinize göre düşündüğünüzü yazdınız bende kendi düşündüğümü bu ne tahammülsüzlüktür böyle?..

4- Sizden bana illa itibar puanı verin diye de bir kelamım olmadı sanırım..Elimde olsa iade ederdim EMİN OLUN!!..


Size göre Osmanlı övünülecek bir ecdad bana göre ise utanılacak bir ecdattır, ki ben Osmanlı'nın Türk olduğuna da inanmayanlardanım...

BORA YAŞAR
03-10-2013, 15:04
Osmanlı'da seks de vardı, içki de, entrika da, zalimlik de...Beceriksizlik de vardı, üstün kabiliyet de. Zeka/akıl da vardı, delilik de. Cesaret de vardı, korkaklık da. Din de vardı, küfür de.

Sadece iyilik, güzellik, ihtişam, cesaret, kabiliyet vs vardı demek kasapta et beğenmek gibi bir şey.

Şurasından ver usta.


600 yıllık tarihte, insan vardı. İnsanın olduğu yerde her şey vardır. Tekkede, camide bile.

Diziler hepsine de yer veriyor.

Kaldı ki bunlar popüler diziler. Herşeyin gerçek olması bile gerekmiyor.

Osmanlı konusunda tahammülsüzlük gösterenler, tahammülsüzlükten şikayet ediyorlar.


Osmanlı Türk mü idi?

O da ayrı bir tartışma konusu.

Türk idiyseler Türk'e, Türkmen'e neden o kadar gaddar ve antipatik davrandılar acaba?

Buraya o meşhur listeleri tekrar çıkarmayalım.

Çok tartıştık bu konuları.


Bir yere varamadık.

Gelin günü konuşalım. Sanki başka derdimiz yokmuş gibi, batmış gitmiş Osmanlı'ya öykünmek neden?

BUZ
03-10-2013, 17:22
abd bütçe görüşmelerinde dikkatimi çeken şu oldu..........

kapitalizmi en acımasızca uyguladığı söylenen amerikalılar en sosyalist en demokrat millet çıktı baksanıza........:)

dikkat etmediniz mi.........?

bütçe onaylanmadığı ve yasa parlamentodan geçemediği için hiçbir amerikalı çalışana kuruş para ödenmeyecek..........!

mağdur olmaları pahasına gerekirse abd de hayat duracak..........

işte parlamentonun üstünlüğü.............!

ama ortak alınan kararın üstünlüğü..........ortak uzlaşının üstünlüğü........benim sayım fazla seni boğarım hesabı yok........!

bizdeki gibi en çok millet vekili bende o zaman kanun benim arkadaş mantığıyla torba yasa büzme yasa çakma yasa vesaire yok.......

saygı var.......

parlamentonun kararı uzlaşısı bekleniyor.........saygıyla.......

millette bunun bilincinde ve maaşlar ödenmemesine rağmen elbette tepki var ama kaos yok.....taşkınlık yok......yasaların üstünlüğü sözkonusu........

evet abd de yasalar üstün......obama dan bile....ve obama bile çaresiz..........!

ben yaptım oldu yok.....tek adamlık yok....güç sarhoşluğu yok...........

demokrasi budur diyesi geliyor insanın......ki abd bu konuda dünyaya pekde güzel ve adil resimler vermese de........

gıpta eder olduk..........

tabii bir kısım yandaş medya abd bile battı helal olsun bizim ekonomiye deyip siyaset yapsada............

boşverin.........abd parlamentosunun bu tavrı hukukun üstünlüğü dersidir........

saygılar herkese........

dayan
03-10-2013, 17:59
Sayın Buz,
Muhteşem Yüzyıl eleştirinize katılmıyorum ancak bana göre bu topiğe renk katıyorsunuz.
Biz sizi okumaya devam edeceğiz.

Şimdi ben bu Muhteşem Yüzyıl meselesine gelince...

1.Diziyi eğer önyargısız bir şekilde izlerseniz dizi de Osmanlı kötülenmiyor tam aksine yüceltiliyor.(Bu durum kurgunun mantığında vardır.Salt gerçeklere kimse dönüp bakmaz.Senarist veya yazar gerçeği dönüştürerek ve güzelleştirerk sunar ki biz onu izleyelim.Değilse Kanunin veya herhangi bir insanın bir senesini salt gerçekle anlatmaya kalksan ve bunu izlemesi için insanların başına silah dayasan yine izlemez.)

2.Osmanlı İmparatorluğunu tek bir açıdan değerlendirmek bir Türk aydınına yakışmaz.Hangi insaflı aydın utanır şair Nedimden,Bakiden,Fuzuliden veya Mimar Sinandan...

3.Osmanlı tarihinde şimdi hatırladığımızda keşke olmasaydı dediğimiz onlarca olay yok mudur?Elbette vardır.Türkmen katliamından,Ermeni kıyımından kim gurur duyabilir?
Matbanın kaç yüz sene sonra memlekete girmesini kim izah edebilir? Tüm dünya almış başını gitmişken sen yerinde saymışsın hatta daha kötüye gitmişsin.Devrin aydınları da hep "Padişahım çok yaşa" demiş.
Şimdi biz de mi Padişahım çok yaşa diyelim.

4.Osmanlıda cinsellik meselesi bence fazlasıyla her kesimce ajite edilen bir konu.Sadece şunu diyebilirim bu alemden gelmiş geçmiş bütün evliyaları toplayın bir yeryüzü yaratın, en az "Muhteşem yuzyılda pespaye görünen cinsellik oarada da var olacaktır.

Bana göre tabii...

BORA YAŞAR
03-10-2013, 21:20
Emniyet Genel Müdürlüğü, tarihte az görülmüş bir skandala imza atarak, dünyanın en kanlı terör örgütü El Kaide’nin üslendiği ve şu ana kadar yalanlamadığı saldırıyı yapmadığını ileri sürdü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamaya sert tepki gösterdi, Emniyet’i ve AKP Hükümeti’ni El Kaide terör örgütüyle işbirliği yapmakla suçladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV’nin sorularını yanıtlarken Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bu açıklamasına sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Burada daha vahim olanı zaten El Kaide böyle bir eylem yaptığını açıklamıştı. Vahim olanı şu; Emniyet Genel Müdürlüğünün bu El Kaide’nin açıklaması değildir diye bir karşı açıklama yapması. Bu ne demektir? AKP’yle El Kaide arasında bir diyalog var demektir, iş birliği var demektir. Ne zamandan beri Emniyet Genel Müdürlüğü El Kaide adına açıklama yapma yetkisini kendisinde görüyor? Son derece vahim bir durumdur. Türkiye’nin uluslararası alanda meşruiyetini tehlikeye sokar. Emniyet Genel Müdürlüğü bu talimatı kimden almıştır? El Kaide’yle ne zaman görüştü, ne zaman böyle bir açıklama yapma ihtiyacı doğdu bunu anlamakta zorluk çekiyorum, asla ve asla kabul etmiyorum. Bu mümkün değil. Böyle bir açıklamayı duyduğum zaman inanın tüylerim diken diken oldu,"

http://www.gazetecileronline.com/newsdetails/11408-/GazetecilerOnline/yuzyilin-skandali-polis-el-kaide-yerine-aciklama-y

Diyecek bir şey yok.

Pes...

BORA YAŞAR
03-10-2013, 21:53
Rus Regnum Haber Ajansı’nın politika yorumcusu Gay Borisov, Türkiye’de yakında büyük karışıklıklar olabileceğini belirterek, AKP Hükümeti’nin El Kaide’yle “dansını” 50 milyon insanın öldüğü 2. Dünya Savaşı öncesindeki faşizmin yükselişi dönemindeki gelişmelere benzetti. Yorumcu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yanıtını veremeyeceği bir soru yöneltti.

Borisov’un, Rusya’nın Sesi Radyosu’nun sitesi tarafından da yayınlanan çarpıcı yorumu şöyle:

http://www.gazetecileronline.com/newsdetails/11413-/GazetecilerOnline/sok-analiz-turkiyede-buyuk-karisikliklar-olabilir

BORA YAŞAR
04-10-2013, 08:38
Gezi protestolarında aralarında polislerin de bulunduğu bir grup tarafından dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın "arkadaşları tarafından dövüldüğünü" ileri süren Eskişehir valisi Azim Tuna , cinayeti aydınlatan Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz'ı e-posta yolu ile tehdit etti.

Aynı vali cinayet sanıklarının başka bir kentte yargılanmasını da istemişti.

Bu becerikli valimiz dün gece TV lerden gösterilen röpörtajda başbakan tarafından "iyi bir arkadaşımız" diyerek övülmüş, destek çıkılmış.

Özgürlük ve demokrasi tanımına katkılarda bulunuyoruz bu yöneticilerle.

Yerel yöneticilerin tümü, vali, belediye başkanı, polis o bölgede yaşayan insanlar tarafından seçilse Eskişehir Valisi böyle arkasını merkezi devlete dayayarak iş yapamaz.

O bölgenin hassasiyetlerini, yasalar gölgesinde koruma durumunda kalacaktır.

Bu ülkede devletin valisi, istikbalini de düşünerek, emir komuta altında hükümet ne isterse onu yapmakta, halkın istekleri, duyguları, gözardı edilebilmekte.

Bunun adına da halk için demokrasi denilmekte.


Yerseniz.

PARK
04-10-2013, 12:05
Yüzlerce kişinin önünde kırbaçlandı

Sudan'da şeriat yasalarını çiğneyerek akrabası olmayan bir kişinin otomobiline binen bir kadın yüzlerce kişinin önünde kırbaçlandı.

New York Daily'nin Sudan'ın başkenti Hartum'da çekildiğini tahmin ettiği video görüntülere göre, akrabası olmayan bir erkeğin otomobiline binen Halime isimli kadın, yüzlerce kişinin önünde polis tarafından kırbaçlandı.

Görüntülerde, polisin kırbaçla vurdukça yerde oturan kadının kadının bağırarak inlediği ve sürekli olarak örtüsüyle başını kapamaya çalıştığı görülüyor. Bu arada polisin de her kırbaç darbesinden sonra “Bir daha başkasının arabasına binmezsin" dediği duyuluyor.


http://www.gazeteport.com.tr/haber/147339/yuzlerce-kisinin-onunde-kirbaclandi


Buyrun efendim...

Sudan'da akrabası olmayan bir erkeğin arabasına binen kadının başına gelenler, ki akrabası olsa bile bunun da o şer'i rejimde akrabalık derecesine göre kıstasları var..

Şimdi bazı aklı evveller çıkıp bunun islamla alakası yok derler..

Kimse boş yere kıvırmasın evet islam şeriatı aynen budur!!..

yağmur
04-10-2013, 12:20
Yüzlerce kişinin önünde kırbaçlandı

Sudan'da şeriat yasalarını çiğneyerek akrabası olmayan bir kişinin otomobiline binen bir kadın yüzlerce kişinin önünde kırbaçlandı.

New York Daily'nin Sudan'ın başkenti Hartum'da çekildiğini tahmin ettiği video görüntülere göre, akrabası olmayan bir erkeğin otomobiline binen Halime isimli kadın, yüzlerce kişinin önünde polis tarafından kırbaçlandı.

Görüntülerde, polisin kırbaçla vurdukça yerde oturan kadının kadının bağırarak inlediği ve sürekli olarak örtüsüyle başını kapamaya çalıştığı görülüyor. Bu arada polisin de her kırbaç darbesinden sonra “Bir daha başkasının arabasına binmezsin" dediği duyuluyor.


http://www.gazeteport.com.tr/haber/147339/yuzlerce-kisinin-onunde-kirbaclandi


Buyrun efendim...

Sudan'da akrabası olmayan bir erkeğin arabasına binen kadının başına gelenler, ki akrabası olsa bile bunun da o şer'i rejimde akrabalık derecesine göre kıstasları var..

Şimdi bazı aklı evveller çıkıp bunun islamla alakası yok derler..

Kimse boş yere kıvırmasın evet islam şeriatı aynen budur!!..

Aynen öyle diyorlar sayın PARK vede şunu diyorlar bunları yapanlar sorumludur kimseyi bağlamaz..
İşte böyle düşününce herkes herşeyi yapar çünkü yapılanlar nasılsa kimseyi bağlamıyor...

akay
04-10-2013, 13:02
Başbakan Erdoğan askerliğin kısalacağı müjdesini verdi. Erdoğan, askerliğin kısaltılması noktasında Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı ile mutabık olduklarını vurgularken, "Bakanlığımızla mutabıkız. Süre düşecektir. Öyle zannediyorum uzun dönem askerlik 12 ay olacak. Kısa dönem aynen kalacak" diye konuştu. Erdoğan, füze savunma sisteminin Çin'in kazanmasının ardından gelen eleştirileri de değerlendirdi. "Öncelikle bir defa bu füzelerle ilgili olarak bir Çin, Fransa, İtalya birlikteliği ABD-Rusya, dört ayrı yarışa katılan oldu. Bunların arasında en düşük fiyatı Çin verdi" diyen Erdoğan, "Bunun yanında Çin ortak üretim teklifi verdi ama diğerleri ortak üretim teklifi vermedi. Bu bizim çok önemli. Bir de tabii üretimdeki süre çok önemli. Çin en erken süreyi verdi. Diğerleriyle % 50 süre fark vardı. Belli puanlamalar yapılıyor ve bu puanlamalar sonucunda değerlendirme yapılıyor ve karar veriliyor" dedi.

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2013/10/04/askerlik-12-aya-iniyor

ABD ye rağmen çin ile anlaşırsak, satın alma biryana hele ortak üretim yapıp bu teknolojiyi bizde kullanırsak başbakan için pahalı sonuçları olur gibi geliyor bana, aselsan mühendislerinin başına gelenler dün gibi aklımızda, ha başbakan yapabilirse helal olsun derim orası ayrı ama maçası yetermi bakalım zaman gösterecek, şahsi görüşüm ise çin ile bir anlaşmaya varmamız mümkün olmayacak, izin vermeyecek akp nin ağababaları.

BORA YAŞAR
04-10-2013, 14:03
CHP'li Öğüt: "İktidar bizi kopya ediyor"

(Matriks)

Bir muhalefet parti milletvekili için ne kadar aptalca bir laf gibi geliyor bu başlık.:)

Demek başımıza gelen tüm bu musibetin asıl sahibi muhalefet imiş.

Hay bin kunduz.

CHP gibi rakibin olsun sırtın yere gelmez.

PARK
04-10-2013, 14:17
Kuzu'dan "Anadil" çıkışı

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof.Dr.Burhan Kuzu, Anadilde eğitimin Türkiye'yi böleceğini öne sürdü: Bir tek Kürdün anası yok ki, 18 tane etnik grup anası alıp gelirse ne yapacağız?

http://www.gazeteport.com.tr/haber/147350/kuzudan-anadil-cikisi




Bozuk saat'in bile günde iki kere doğruyu gösterdiğini varsayarsak şaşırılacak bir durum yok...

... ki bu adam anayasa profesörü.

FOKAİ
05-10-2013, 13:51
HAhhahaaaaa.....:)

http://p1310.hizliresim.com/1g/5/t9bux.png (http://bit.ly/c25MCx)

PARK
05-10-2013, 22:12
11 yıldır çok amaçlı floresan parti yönetiminde kendimi "Amerikan" pazarında beş para etmez bir köle gibi hissediyorum artık bu ülkede.. :(

PARK
05-10-2013, 22:54
Çocuktuk...

Her Cumartesi akşamı TRT'de Türk sineması olurdu nasıl beklerdik o cumartesi akşamlarını ki sormayın...

Güzel günlerdi (en azından bugünlerden)

..............


Bu akşam Tv'de canlı olarak büyük bir keyifle izledim 50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ödül töreni'ni, çünkü ben ve benim yaşımda olan herkes onların filmlerini izleyerek büyüdü..

Sanatçılarımız telif hakları ile ilgili çok dertliler aşağı yukarı sahneye her çıkan bu konuya değindi..

Hatta Eşref KOLÇAK bizzat Cumhurbaşkanı'na seslenerek "Vereceksiniz hakkımı" dedi...

Katılmamak mümkünmü?

net_ria
06-10-2013, 00:49
İleri demokrasilerde kırmızı kurdele işi

http://imageshack.us/a/img541/1317/13js.jpg

SİİRT VALİSİ KÖYDEKİ ŞEHİTLİĞİ TÖRENLE AÇTI

-Şehitlik açılışı kırmızı kurdele ile yapıldı.

- Afyonkarahisar’da da 80 bin icra dosyası dairelere sığmayınca, icra dairelerinin 6’ncısı protokolle güle oynaya hizmete girmiş, kırmızı kurdeleyle açılışı yapılmıştı.

PARK
07-10-2013, 15:04
BAŞKANI TAKDİR EDİYORUM

Başbakan Erdoğan, dün oynanan Fenerbahçe - Trabzonspor maçı sonrası çıkan olaylarla ilgili soru üzerine, "Televizyondan izlediğim kadarıyla Trabzonspor Başkanı’na takınılan bu tavrı şık bulmuyorum. Taraftarların şişelerle saldırmasını çirkin buluyorum, bizim sporumuza yakışmıyor. Bu birbirine karşı olumsuzlukları tetikliyor. Bunlara rağmen Trabzonspor Başkanı’nın tavrını, soğukkanlılığını takdirle karşılıyorum" dedi

http://www.finansgundem.com/haber/baskani-takdir-ediyorum/514365#ixzz2h2Z2VxeW

Biz dün akşam başka görüntülermi izledik acaba?

Soğukkanlı davranmış güya başkan..

Yersen...

Koskocaman TS başkanı arabadan kafasını çıkarıp taraftarlarla laf dalaşına giriyor zorla içeri çekiyorlar ve bu soğukkanlı davranış oluyor öylemi..

Taraftarların tepkisini hoş görmek mümkün değil, fakat başkanında bir tahriki var olayda ve bu ülkenin Başbakanı bu adamı tebrik ediyor..

Bizim ülkemize has bir durum olsa gerek...

net_ria
07-10-2013, 18:44
Erdoğan: Esad bir teröristtir

http://imageshack.us/a/img844/1889/j8ok.jpg

Kerry’den Suriye’ye Övgü

http://www.amerikaninsesi.com/content/kerryden-suriyeye-ovgu/1764376.html

-ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez! Bu kez de Suriye ve Esad’ı övdüler...

-ABD, RTE ve ESAD'a karşı Kutup ayısı stratejisi uyguluyor......

BORA YAŞAR
07-10-2013, 20:05
http://img138.imageshack.us/img138/9425/82hy.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/138/82hy.jpg/)

[/URL]


İlk yüzde yüz yerli alçak irtifa hava savunma füzesinin test görüntüleri yayınlandı. 2 yıldır üzerinde büyük bir gizlilikle çalışılan füzeler sayesinde Türkiye, bu konuda yıllardır yaptığı dışarıdan alımdan da kurtulacak.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24873613.asp (http://imageshack.us)


Haber böyle...

2013 yılında nihayet çapı fotoğrafta görüldüğü kadar ise yapabildiğimiz ilk yerli füze(!)yi denemişiz.

Askerlik dersinde ve övünürken dünyanın en büyük ve güçlü ordularından biri olduğunu söylemediğimiz Türk ordusu, donanım ve teknoloji açısından hangi yerde acaba bilmiyoruz.

Yıllardır hemen her iktidarın sözünü verdiği milli harp sanayimiz ne durumda onu da bilmiyoruz.

İkinci Dünya savaşında savaşında ABD ordusunun kullandığı M1 piyade tüfeği ile 3 bağ mermi atışı yaparak askerliğimi tamamladım.

Attığım mermilerin nereye gittiğini görmedim bile.

Sonra asteğmen olarak ben de acemi asker eğittim.:)

500.000 kişinin üzerinde olmakla büyüklüğü ile öğündüğümüz ordumuzun acaba ne kadarı benim gibi askerlik yapanlardan müteşekkildi?

Son kırk senede askere aldığımız gençlerimize daha iyi askeri eğitim veriliyor mu haberim yok.

Hav ve deniz kuvvetlerimizin teknolojik açıdan durumu nedir?

Hala bu yurdun hava savunması yeterli değil.

Suriye için Hollanda ve Almanya'dan ödünç patriot bataryaları getirdik personeli ile beraber.

Hava savunmamızı sağlasınlar diye.

Bu durum kamuoyunu hiç rahatsız etmiyor.

Deniz kuvvetlerini yöneten komutanlarımızın büyük çoğunluğu hapiste.


Hangi birini sayayım.

BORA YAŞAR
08-10-2013, 15:45
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in dekoltesine tepki gösterdiği sunucu Gözde Kansu'nun kaderi belli oldu. Sunucu Kansu'nun işine son verildi

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/24877005.asp


Başörtüsü yasağını kaldırırken özgürlükçü geçinen badem bıyıklılar,kendi dünyalarının dışında giyinen, davranan hemen herkese yasakçı yaklaşıyorlar.

Bir çelişki gibi görünüyor değil mi?

Artık böyle bir itirazımız yok.

Takiyye normal kabul tarzımız oldu.

Her şeyleri yalan. Her şeyleri dolan.

İsteyen istediği gibi giyinir diye laf yapar ağızları işlerine gelince.

Yakında kanallarda çıplak kadın avı başlar.


Bunun işaretidir bu.

DART VADER
08-10-2013, 17:05
Keşke bu milli füzeler 30-40 yıl önce yapılmaya başlansaydı ,neden kurçalamazlar buradakiler o yılları acaba millet aya çıkıyorken bizimkiler hangi işlerle ugraşıyorlardı acaba ....
Cevabı bende .....

karacengiz
08-10-2013, 19:11
http://img138.imageshack.us/img138/9425/82hy.jpg (http://imageshack.us/photo/my-images/138/82hy.jpg/)

[/URL]


İlk yüzde yüz yerli alçak irtifa hava savunma füzesinin test görüntüleri yayınlandı. 2 yıldır üzerinde büyük bir gizlilikle çalışılan füzeler sayesinde Türkiye, bu konuda yıllardır yaptığı dışarıdan alımdan da kurtulacak.

[url]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24873613.asp (http://imageshack.us)


Haber böyle...

2013 yılında nihayet çapı fotoğrafta görüldüğü kadar ise yapabildiğimiz ilk yerli füze(!)yi denemişiz.

Askerlik dersinde ve övünürken dünyanın en büyük ve güçlü ordularından biri olduğunu söylemediğimiz Türk ordusu, donanım ve teknoloji açısından hangi yerde acaba bilmiyoruz.

Yıllardır hemen her iktidarın sözünü verdiği milli harp sanayimiz ne durumda onu da bilmiyoruz.

İkinci Dünya savaşında savaşında ABD ordusunun kullandığı M1 piyade tüfeği ile 3 bağ mermi atışı yaparak askerliğimi tamamladım.

Attığım mermilerin nereye gittiğini görmedim bile.

Sonra asteğmen olarak ben de acemi asker eğittim.:)

500.000 kişinin üzerinde olmakla büyüklüğü ile öğündüğümüz ordumuzun acaba ne kadarı benim gibi askerlik yapanlardan müteşekkildi?

Son kırk senede askere aldığımız gençlerimize daha iyi askeri eğitim veriliyor mu haberim yok.

Hav ve deniz kuvvetlerimizin teknolojik açıdan durumu nedir?

Hala bu yurdun hava savunması yeterli değil.

Suriye için Hollanda ve Almanya'dan ödünç patriot bataryaları getirdik personeli ile beraber.

Hava savunmamızı sağlasınlar diye.

Bu durum kamuoyunu hiç rahatsız etmiyor.

Deniz kuvvetlerini yöneten komutanlarımızın büyük çoğunluğu hapiste.


Hangi birini sayayım.
Hani bu ordu kucultulecekti de atış kabiliyeti arttirilacakti..
Profesyonellesecekti. . Gelen komutanlarin sanirim boyle dertleri yoktu onlarin tek derdi siyasetçileri fircalamakti darbe planlari yapmaktan basinda oldugu kurumun dis goruntusunu umursamayan bu zihniyetin icerde olmasi benim neden umrumda olsun ki? Sayica ustun olmaya kafa yoran bir kafanin eseridir bugunki olumsuz durum.
Bedelli askerligin dillendirildigi 2009 yılında ilker Başbuğ hiç olurmu oyle sey benim asker ihtiyacimin % 65 'i anca karşılanıyor diye bık bık ediyordu. Ben o donemde askere gitmistim. Gorduklerim karsisinda Ne kadar geri zekali bir adammis bu basbug diye gecirmistim içimden

GT-I9305 cihazımdan gönderildi

BORA YAŞAR
08-10-2013, 19:28
Keşke bu milli füzeler 30-40 yıl önce yapılmaya başlansaydı ,neden kurçalamazlar buradakiler o yılları acaba millet aya çıkıyorken bizimkiler hangi işlerle ugraşıyorlardı acaba ....
Cevabı bende .....


Sende benim insanıma yararlı, hayırlı hiçbir şey yok bence.

Bu başlığa da.

Uzak dur yeter.

Aç bir başlık dilediğini yaz.

Bu başlığı kirletme..

PARK
08-10-2013, 19:46
Keşke bu milli füzeler 30-40 yıl önce yapılmaya başlansaydı ,neden kurçalamazlar buradakiler o yılları acaba millet aya çıkıyorken bizimkiler hangi işlerle ugraşıyorlardı acaba ....
Cevabı bende .....


Beyni kirada olan insanların cevapları da kendilerinde olmaz çünkü düşünme yetilerini kiraya vermiş beyin sermayedarlarıdırlar...

Hani güzel bir laf vardır "Gölge etme başka ihsan istemem" aynen öyle...

Bizim idealimizde ki Türkiye'yi siz hayal bile edemezsiniz, ki hayal etmek beyin ve yeti gerektirir..

Siz onu da kiraya vermişsiniz..

Sizin uhdenizde değil artık..

Sözleşme bitiminde ki biterse görüşmek üzere..

asagir
08-10-2013, 19:55
http://p1310.hizliresim.com/1g/4/t8r19.jpg
Kısaca "Ben ülkeyi bölmeye karar verdim" diyor.
Amacını daha açık nasıl söyleyebilirdi.

Yandaşları da gelmiş; geçmişe ve kendilerinden olmayanlara saydırıyorlar.
E, kendileri açısından haklılar tabi.
70 yıl önce ülkeyi böyle kişiler yönetseydi Türkiye Cumhuriyeti çoktan tarih, onlar da özgür olurdu.
Bunca yıl Türk Milletinin egemenliğinde yaşamanın acısı ağır olmuş ki; feryatları bu kadar yüksek...

FOKAİ
08-10-2013, 19:55
http://k1310.hizliresim.com/1g/8/tdkbu.png (http://bit.ly/c25MCx)


http://m1310.hizliresim.com/1g/8/tdkdt.png (http://bit.ly/c25MCx)

http://t1310.hizliresim.com/1g/8/tdkf4.png (http://bit.ly/c25MCx)