PDA

View Full Version : Pkk TerÖrÜ Nasil Sona Erer



Pages : [1] 2 3 4 5

borsa78
24-05-2007, 18:28
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eablon:PKK'n%C4%B1n_verdi%C4%9Fi_zarar
terörün ülkemize verdiği zarar bu tablodan daha vahimdir,,,bu terör belasını yıllardır neden bitiremiyoruz,,,nerede hata yaptık,kimler bize mani oldu,kimler bu terörü besliyor,,,toplasan 500 kişilik çapulcu bunlar,,,sınırdan nasıl sızıyorlar,,,metrekareye 1 asker koysak işleri bitermi,,,para kaynakları nelerdir,,,hangi medya ve yazarlar hangi siyaset ve işadamları destek veriyor,,,hangisivil kuruluşlardan ve yabancı ülkelerden destek alıyorlar,,,bu terör belası sizce nasıl sona erecek,,,izlememiz gereken yol nedir,,hangi gizli servisleri izole etmeliyiz,,,,kimlere sansür uygulamalıyız,,,iç ve dış destekçileri kimlerdir,,,amaçları nedir,,,elele verip bir çözüm üretelim,bu sorunu kökten nasıl hallederiz,,,eğer size terörü bitirme görevi verilseydi ,ve istediğiniz tüm imkanlarla donatılsaydınız,bu sorunu hangi yolu kullanarak çözerdiniz,,,,,,bir siyasetçi yada asker olarak değil,,,bu sorunun içinde yaşayan bir vatandaş olarak lütfen çözümlerinizi yazın ve başarılı olup olmayacağını hep birlikte paylaşalım,,,,ve bakalım bu sorun nasıl bir şekilde çözülecekmiş,,,,,,,,askere ve siyasilere bu yükü yüklemeden önce,enine boyuna bu konuyu masaya yatıralım ve bilmediğimiz gerçeklerle,yapamayacağımız söylemlerle ,enine boyuna tartışalım,,,,,fikir -fikri geliştirsin temennisi ile umarım bu topıc ,terör sorununa bir çözüm bulur,,,saygı ve en derin selamlarımla

borsa78
24-05-2007, 18:50
http://www.pkkgercegi.net/pkk_ve_uyusturucu_5.htm
para kaynaklarından biri bu,,,,,ve asala ile ilişkisi olduğunu söyleyen elebaşı apo,aynı zamanda lordlar kamarası ile defalarca görüştüğünü beyan etmişti,,,pkk nın anapara kaynaklarından biri uyuşturucu ve haraç tır,,,
hem toplumumuzdaki gençleri,hemde tüm dünyayı zehirleyen bir uyuşturucu trafiğini yönlendiriyorlar,,,
para trafiklerinden sadece biri budur,,,,nasıl engelleyeceğiz bu trafiği mesela,,,,,,,cıa nın bu trafikteki rolü nedir,,
,,,,,,sorulacak ve çözümlenmesi gereken çok konu var,,,,,,,,

borsa78
25-05-2007, 10:30
k.ırak ile yakalşık 370 km lik bir sınırımız var...oralara gidenler iyi bilirler,bu sınırboyu çok engebeli ve sarptır,vadi ve yar lar ile doludur,,ama 15 km kadar diğer tarafına geçtiğinizde,düz bir ovalık alandır,,,
eğer askerimiz 15 km içeri konuşlanırsa, tüm sınır ihlallerinin ve sızmaların önüne rahat geçebiliriz,,,zamanında bunu yapmıştık ve çok başarılı olmuştu,,,
1926 yılından doğan bazı ıraksınır haklarımız var ve geçerliliği devam etmektedir,,ve bu hakkımızı kullandığımız vakit,beraberinde birçok siyasi ve askeri riski, kucağımıza koymuş olacağız,,,
15 km içeride bizi çay demleyip karşılamayacak,abd-ingiliz-kdp belası vardır,,,ve ab den yükselen sesleri şimdiden duyar gibiyim,,,
teröre kucak açan fransa-yunanistan-almanya-italya -danimarka-belçika, v.s. ab ülkeleri kurtuluş savaşı döneminde bu topraklara neden tecavüz ettilerse,aynı fırsatı tekrar yakalamak istemektedirler,,,onlar bu toprakları halen istiyor,,,rusya da dahil
düşüncesizce atılacak bir adımın sonucunda ,çok daha vahim tablolarla karşılaşabiliriz,,k.ırak a girecek irade ,önce incirlik üssünü izole etmelidir,arkasını sağlama almalı yani,inirliği tecrit altında tutarak böyle bir operasyona girebiliriz,,
tutki girdik ve eğer blöfümüz tutmazsa ne olacak sizce,,ben kısaca değineyim, ya blöfümüzü yutarlar ve milyarlarca usd akıttıkları projelerini feda ederler, yada projenin diğer ayağı olan ,ülkemizi kaosa çekip savaş a zorlayıp yoketme planlarını uygularlar,,,
1. dünya savaşına nasıl girdiğimizi ve bu savaşa bizi sokan bazı zatları ,eminim hepimiz tanıyoruz,,,pearl harbor baskınını hepiniz bilirsiniz,1914 te yapamadıklarını şimdi yapmak istemektedirler,,,
japonya yı nasıl savaşa çektiklerini ve öncesindeki provakatif olayları anlatmama gerek yok sanırım,,,alman ordusunun sığınan gemileri yüzünden ,trabzon limanını nasıl bombaladıklarını gördük,,,hiçbir çağda direk saldırmamışlardır, önce tahrik ederler ,sonrasında ise haklı bir sebep bulup saldırırlar,,,
şimdiden bazı ülkelerin şöyle dediğini duyar gibiyim,,,
ırak ın bütünlüğüne yapılan bir saldırı olarak türkiye yi derhal geri çekilmesi için uyarıyoruz,,,
hadi bakalım çık işin içinden ve eğer geri çekilirsen, kaybedeğin prestij ile,sözde kurdistanın kurulmasını hızlandırırsın ve buna en yatkın zemini hazırlamış olursun,,,
hadi alayına kafa tuttuğumuzu ve geri çekilmediğimizi düşünelim,,,bunun getireceği ekonomik baskıyı ne kadar taşıyabilirsiniz ve bu kadar borcun ve harcın içinde ne ,kim size destek olacak,,,hangi ülkeden destek alacaksınız,,,
iran mı, suriyemi-yunanmı-kanaltürk ülkesindenmi,,,pehhh,
söyleyin bana bir kadadafi vardı -artık o da yok,,,kim size yardımcı olacak,,,,,,
bu terör sorunu 1983 ten beri var,,,bu sorun bugün ortaya çıkmadı,,99 da ve öncesinde, bahsettiğimiz kamplara ve sınır ötesine gidildi, sonuç oratada ,terör devam ediyor,,,,
muhalefetteyken herkes apoyu asarım diyor,iktidar olunca asmıyor,,,k.ırak a yerle bir ederiz ama siyasi irade şart deniyor,ama kafalara çuval geçerken askere sakın ha yapma emrini kim verdi,,,
derdiniz ne anlamakta zorluk çekiyorum,,
devletin tüm organları artık siyasetçi olmuş çıkmış, yargısından ,ordusuna kadar , herkes siyasi konuşuyor yav,nedir bu anlamak mümkünmü,bu nasıl devletçilik anlayışı,
cumhurbaşkanımız nerede,son 2 aydır hayalet oldu ,,,ortalarda görünmüyor,,,,
topla kardeşim tüm siyasileri, elele şu basının önünde poz verin,,tüm dünya ya mesaj gönderin,mgk yı topla,ortak karar metni çıkartın,ve bunuda g.kurmay ın sitesinde yayınlayın,,,
cumhurbaşkanı böyle zamanlarda ulusal bütünlüğü sağlamak için o koltukta oturur ve biran önce bu olaylar için milli duuşu sergiletmelidir,,,sessiz kalmak , neyin nesi anlamıyorum,,,
ülkede bir güvensizlik havası yaratılmak isteniyor,,,yargı ya -orduya-hükümet e,,,,ve alet edilmek istenen herşeye,,,,bu güvensizlik havası 2 ay önce yaratılmaya başlandı ve dalga -dalga tüm yurda yayılmak isteniyor,,,,,,
medyanın önünde konuşulmaması gereken ve halkı paniğe sürükleyecek demeçler vermenin bir manası varmı ,varsa bilelim,,,,,halka siz bunu söylediğinizde ,sorunu çözmüşmü oluyorsunuz yoksa korkuyamı sürüklüyorsunuz ,düşünün biraz,,,,
katkılarınızı bekliyorum,,,,,,,saygı ve sevgimle

tmttu
25-05-2007, 11:48
Terörun ilk defa duruldugu an, Bulent Ecevit'in terörist basi icin:"eger olaylar durulmazsa, idam edilir" dedigi zaman idi. Yillarin politikaci Ecevit teröru en iyi bilen kisiydi. Cunku zamaninda kendisi de teröru uzun yillar yasadi.
bebek katili, ölumden korkup örgutune dur emri vermisti. örgute halen emir verdigi ve bunu dinledigi kesin.
Terörist basi bugun avukatlari aracigiyla emir verdigini herkes biliyor. Bu emirleri yazili veya sözlu, bantdan yakalayip, terörist basini hemen ek ve hizli bir yargilamaya sokmali. cikan neticede "iyi halin görunmemesi halinde (yani terör durmazsa) idam edilebilir" denilip, idami yasaklayan hukmu sadece bu terörist icin degistirilmeli. isi kitabina uydurmali. Bilsin ki idam ipi her zaman ustunde duruyor. Bu politikayi Bulent Ecevit bastayken izledi ve basarili oldu.

Yok AB ne der, yok Amerika kabul etmez denilirse o zaman da terör durmaz.

Diger taraftan da demokrasiyi hizlandirip devleti vatandasla barisik hale getirilmeli. Bu, tum Turkiye icin gecerli.
Senelerdir basimiza ne geldiyse, devletin vatandasina ve bundan neticelenen vatandasin da vatandasa saygi göstermemesinden geldi.

indian
25-05-2007, 12:06
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=16435
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=16293

konuyla ilgili topikleri ve içindeki görüşleri tekrar bilginize sunarım...

Mustafa Kemal gibi; anti-emperyalist, tam bağımsızlık yanlısı ölümsüz bir liderimiz var; bakın bu gibi durumlar için ne diyor: hattı müdafaa yoktur...sathı müdafaa vardır.... dolayasıyla (PKK'yı değil) bütün etnik bölücülüğü bütün satıhlarda ortadan kaldırabilirsiniz....Türkiye buna muktedirdir...ancak siyasiler ve medya muktedir değiliz diyor...yerseniz...ABD tarihinin en ağır yenilgilerinden birisini alıyor...aşama aşama bütün dünya kamuoyu bunu görecek....şu andaki senaryo bana göre TSK'yı Irak içlerine çekip taşeron görevler vermek ve İranla papaz etmek....yerseniz....yine Mustafa Kemale dönelim:Yurtta Sulh...Cihanda Sulh....sulhu bozan kim olursa olsun ...(AB+D)+İsrail+ ona karşı tavır koymalıyız....ABD'nin derhal Iraktan çekilmesi lazım...bizatihi terörün tertipçisi ve kışkırtıcısıdır...bizdeki partiler gibi...benim hırsızım iyidir mantığında.....PKK eskiden marksist leninistim diyordu...ne olduda ağalarla+sermaye sınıfıyla+ABD+israil gibi emperyalistlerle birlikte doğrudan çalışmaya başladı....kuklayı değil...doğrudan kuklacıyı hedef almak lazım....mayısın sonlarında İstanbulda deniz aşırı bir ülkeden gizlenmiş bir savaş suçlusu büyük bir holdingin davetlisi olarak geliyor...yapacağı gizli toplantıları deşifre edersek...sorunu çözeriz...tıpkı CİA elemanı Eric Edelmanın postalandığı gibi onu deşifre edebilirsek...kimlerle neler konuşulduğunu deşifre edersek...etnik bölücülüğü bitirmek için doğru yola gireriz....

borsa78
25-05-2007, 14:53
http://strateji.cukurova.edu.tr/ORTA_DOGU/10.php
sayın indian hassasiyetinizi çok iyi anlıyorum ve kalbim sizinledir,,,,ancak devlet yönetimlerinde duygusallığa yer yoktur ve kararların etkilenmemesi için ,o anki duruma göre pozisyon alınmalıdır
yani strateji belirlenmelidir,,,,kerkük, misaki milli sınırlarımız içerisindedir ancak ingilizlere neden bırakmak zorunda kaldığımız konusunda ,hepimiz bilgi sahibiyiz,,,
yorgun ve bitap düşmüş bu milletin yeni bir macerayı kaldırmayacağını düşünen ,gazi m.kemal, o anki şartlara ,hiç istemesede evet demek zorunda kalmıştır,,,ve bu yüzden kendisini asla suçlayamayız,,,
ve şu anki durum daha vahimdir,,,iran a karşı bir psikolojik harp yürüten abd,bize sürekli kerkük kartını göstermektedir,,,ve bizi olası iran rizine sürüklemek istemektedir,,,
ve türk halkını iran a karşı kışkırtmak için ,tüm oyunlarını sahneye koymuştur,,,pjeak ile iran ı tehdit ediyor ve suriyedeki kürtleri ayaklandırıyorlar,,,uyanan iran ,desteklediği pkk ya savaş açmış ve türkiye ye bu konuda şirin gözükmeğe çalışmaktadır,,,işin özü biraz karmaşık,bu konu bence derinlemesine incelenmeli,,,
ve bu konuda her görüşü masaya yatırıp incelemeliyiz,,,güzel bir tartışma zemini oluşturup,ülke menfaatlerine hiçbir siyasi ve harici duygularımızı kerıştırmadan derinlemesine ortak bir nokta koymalıyız,,,,,ve olayın sosyal boyutlarını,asla gözardı etmemeliyiz,,,,,,,saygı ve sevgilerimle

PARK
25-05-2007, 14:55
pkk terör sorunu kararlı bir iktidar kadrosu ile gayet rahat çözülür. Tek şart ise ABD'ye karnından bağlı olmamaktır.......

borsa78
25-05-2007, 15:54
Türk şahinler-neocon ittifakı mı?
Birkaç gündür yazdıklarım bazılarına şaşırtıcı geldi. Ak Parti'nin ABD ile yakın ilişkileri olduğundan hareket edenler, son krizi ABD tarafından tezgahlanan “Ak Parti'yi güçlendirme operasyonu” olarak algıladıkları için, muhtıranın “ilk kez Batı'ya rağmen bir dik duruş” olduğunu iddia ediyor. Meydanlara çıkan yüz binleri de ABD emperyalizmine karşı duruş olarak niteleniyor,,,
Duygularımız, düşüncelerimiz samimi olabilir. Ben bugüne kadar ABD emperyalizmine, bölgemizdeki yıkıcı, bölücü, ayrıştırıcı, parçalayıcı, dönüştürücü projelerine en sert biçimde karşı çıkanlardanım. Öyle olmaya, birleştirici, kaynaştırıcı, özgürlükçü, yerli duruşu desteklemeye, Türkiye merkezli hareket etmeye devam edeceğim.
Acaba gerçekten böyle mi? Türkiye'de “ABD'ye rağmen bir müdahale” yaşanabilir mi? Milli duruş olarak algıladığımız gelişmelerin arkasında bambaşka ilişkileri olabilir mi? Türk/ABD ilişkilerinin tarihine, askeri karakterine, darbe söylentilerinin Türkiye'den önce ABD'de çıkmasına ve buralara sirayet etmesine dikkat etmek gerekmiyor mu?
Ak parti iktidarına yönelik kampanya çerçevesinde aktardığım gelişmeler, birilerinin bu kadroyu farklı gördüğünü ortaya koyuyor. “İslam'la mücadele”nin mimarları için savaş sürüyor. Bu çevreler ne kadar marjinal görünse de, Ortadoğu'da nelere imza attıklarına bakarsak, ABD yönetiminde etkinliklerinin hangi boyutta olduğunu görürüz. Dolayısıyla onlara göre Ak Parti kadroları “İslamcı” kategorisinde
ve heran tehdit içerecek durumda,,,
Ben Ak Parti'nin İslami karakterini, ABD'nin desteğine sahip olup olmadığını, son muhtıra sürecinde Washington'ın kimden yana tavır koyduğunu sorgulamıyorum. Sadece neoconların bu kesime karşı yürüttükleri kampanyayı aktararak, Türkiye'de tartışmanın eksik kalan tarafına atıfta bulundum. Kimlerin Amerikancı kimlerin karşıt olduğu gibi bir yargıya hiçbir zaman varmadım. Bence bu boyut önemli.
Washington merkezli darbe tartışması, Cumhuriyetçilere yakın Hudson Enstitüs'nde “görev” yapan Zeyno Baran'ın Newsweek dergisinde “Türkiye'de 2007'de darbe olacak” demesi ve yüzde elli ihtimalden söz etmesiyle başladı. Ama bu “ihtimal” 1 Mart Tezkeresi'nden beri devam ediyordu. Bu çerçevede son derece tahrik edici yayınlar yapıldı, Türkiye'de iç çatışmayı provoke edecek yöntemler üzerinde duruldu.
İslam dünyasına yönelik, (Tabii ki Türkiye'ye de) yıpratıcı başka projelerin de içinde olan Baran'ın; Türkiye'deki AKP karşıtı gösteriler Gürcistan ve Ukrayna'dakilere çok benziyor. Washington'un Genelkurmay'ın bildirisinden sonra sessizliğini koruması çok doğru bir politika” sözleri sanırım bir şeyler anlatıyor. Sokağın bölünmesinin Türkiye'yi nasıl bir kaosa sürükleyeceğini içeren yazılar yazdık
Hürriyet gazetesinde 8 Mayıs'ta yayınlanan Kasım Cindemir'in haberinde, bir üst rütbeli subayın ABD'deki açıklamasını hatırlatalım: “Ne Tayyip Erdoğan'ın ne de bir başka İslamcının cumhurbaşkanı olmasına asla izin vermeyeceğiz. Asla ve asla buna izin vermeyeceğiz.” Washington'a yolu düşenlerin özellikle bu çevrelerle görüşmeleri ve söylentilerin bu görüşmelerden sonra Türkiye'ye yansımaları nedir,
Türkiye'deki bazı çevrelerin iktidar mücadelesi ile ABD'deki neoconların öncelikleri birbiriyle örtüşüyor. Ülke bütünlüğü, vatanseverlik, milli duruş gibi sloganları öne çıkaranların, “darbe” çığırtkanlığı yapanlarla, “İslam tehdidi”yle savaş isteyenlerle aynı noktada nasıl buluştukları gözden kaçıyor. O çevreler, süreci bugün de 28 Şubat hesaplaşması şeklinde görüyor.
bu hesaplaşmanın diğer boyutları seçimden sonra görülecektir,,
28 Şubat'ta İsrail aşırı sağı, Yahudi lobisi ve neoconlarla işbirliği yapanlar Türkiye'nin şahinleri değil miydi? Yıllardır “lobicilik” adına neoconların ceplerini milyonlarca dolarla dolduranlar onlar değil miydi?
Milli refleks üzerinden, geleneksel derin ilişkilerini kullanarak yeni bir operasyon sürecini yürütenler, yüz binleri sokaklara dökenler, onları vatan-millet diye bağırtanlar kimlerle işbirliği halinde?
İslam ve milliyetçilik arasında bir tercih yapılıyor ve hem içeride hem de dışarıda bunun üzerine oyun kuruluyor. Unutulmamalı ki, küresel 28 Şubat devam ediyor. Yine unutulmamalı ki, İslami rengi olan her kadro yeri geldiğinde tehdit olarak tanımlanacaktır.
İsrail aşırı sağının ve neoconların içinde yer aldığı İslamcılık da, milliyetçilik de, laiklik de, demokrasi projeleri de, rejim tartışmaları da bu ülkenin başına büyük belalar açacaktır. Türkiye'deki Müslüman çevrelerin de kendilerini bu açıdan sorgulamaları gerekiyor.
Korkum o ki; seçim sonrası rejim tartışması, müdahale süreci kaldığı yerden devam ederse, Türkiye yeniden ABD-İsrail-Türkiye eksenine oturtulacak, Ortadoğu/İslam dünyasına tekrar sırtını dönecek, işgaller/istilalar/yeni harita taslaklarının bir unsuru haline getirilecek.
ibrahim karagül , olayı tüm boyutlarıyla dğerlendirmeye çalışmış,,,,belki doğru belki yanlış,,,ama bir şeylerin rövanşı için çaba gösteren çevrelerin varlığı aşikar gibi,,,umarım,sağduyu kazanır,,,sayın baran hanımın özel hayatı hakkında konuşmak istemiyorum, bilen biliyor zaten,,,ve abd li şahinlerin ismini tek -tek yazmak istemiyorum,,,baran hanımın bu tüyoyu kimden aldığını söylememe gerek yok herhalde
,,,,,,,saygı ve tüm umudumla,,,,,
esenlikler dilerim

labtek
25-05-2007, 16:19
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=16435
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=16293

konuyla ilgili topikleri ve içindeki görüşleri tekrar bilginize sunarım...

Mustafa Kemal gibi; anti-emperyalist, tam bağımsızlık yanlısı ölümsüz bir liderimiz var; bakın bu gibi durumlar için ne diyor: hattı müdafaa yoktur...sathı müdafaa vardır.... dolayasıyla (PKK'yı değil) bütün etnik bölücülüğü bütün satıhlarda ortadan kaldırabilirsiniz....Türkiye buna muktedirdir...ancak siyasiler ve medya muktedir değiliz diyor...yerseniz...ABD tarihinin en ağır yenilgilerinden birisini alıyor...aşama aşama bütün dünya kamuoyu bunu görecek....şu andaki senaryo bana göre TSK'yı Irak içlerine çekip taşeron görevler vermek ve İranla papaz etmek....yerseniz....yine Mustafa Kemale dönelim:Yurtta Sulh...Cihanda Sulh....sulhu bozan kim olursa olsun ...(AB+D)+İsrail+ ona karşı tavır koymalıyız....ABD'nin derhal Iraktan çekilmesi lazım...bizatihi terörün tertipçisi ve kışkırtıcısıdır...bizdeki partiler gibi...benim hırsızım iyidir mantığında.....PKK eskiden marksist leninistim diyordu...ne olduda ağalarla+sermaye sınıfıyla+ABD+israil gibi emperyalistlerle birlikte doğrudan çalışmaya başladı....kuklayı değil...doğrudan kuklacıyı hedef almak lazım....mayısın sonlarında İstanbulda deniz aşırı bir ülkeden gizlenmiş bir savaş suçlusu büyük bir holdingin davetlisi olarak geliyor...yapacağı gizli toplantıları deşifre edersek...sorunu çözeriz...tıpkı CİA elemanı Eric Edelmanın postalandığı gibi onu deşifre edebilirsek...kimlerle neler konuşulduğunu deşifre edersek...etnik bölücülüğü bitirmek için doğru yola gireriz....

Sn indian dediklerinize katilmamak mümkün degil. Sanki oyun icinde oyunlar var. Simdilerde ABD ve AB ihanetini cok konusur olduk. Hangi önlemi aliyoruz!
Incirlik hala ABD ye hizmet veriyor! AB en büyük ekonomik partnerimiz.PKK mayinlarini c4 lerini batidan aliyor. Orhan pamukoglu`nun "kan uykusu nu" seyretmissinizdir. Son vurus nasil engellendi! O zamanlar bitmeye yüz tutmus PKK nin yeniden palazlanmasindaki basari(!) kimin? Bugün ki iraktaki kürt kesiminin kontrolüne -korunmasina biz imkan tanimadikmi? Dün incirligin her imkanini karsi cikmadan ABD ve Ingiletereye sunanlar bugün emekli. Neden simdilerde o günleri hic konusmadan hepsi AB ve ABD karsiti görünüyorlar ? Halazirda kuzey irakta büyük ihalaler alan firmalar hangileri? Nedir bu durum. Insanlarin kafalar cok karistirildi. Bu kafa karisikligi hayra alamet degil. Neden bizim savascilarimizin migferi kursun gecirmezi yok? Teknolojik olarak mayinlari bulmamiz gercekten imkansizmi ? Nereye gidiyoruz? Hep madur ve haksizliga ugrayan pozisyonumuz niye var. Neden hep sikayet eden biz oluyoruz? "Ayinasi istir kisinin lafa bakilmaz`i" düsünüyorum. Moralim bozuk...

borsa78
25-05-2007, 17:02
Sn indian dediklerinize katilmamak mümkün degil. Sanki oyun icinde oyunlar var. Simdilerde ABD ve AB ihanetini cok konusur olduk. Hangi önlemi aliyoruz!
Incirlik hala ABD ye hizmet veriyor! AB en büyük ekonomik partnerimiz.PKK mayinlarini c4 lerini batidan aliyor. Orhan pamukoglu`nun "kan uykusu nu" seyretmissinizdir. Son vurus nasil engellendi! O zamanlar bitmeye yüz tutmus PKK nin yeniden palazlanmasindaki basari(!) kimin? Bugün ki iraktaki kürt kesiminin kontrolüne -korunmasina biz imkan tanimadikmi? Dün incirligin her imkanini karsi cikmadan ABD ve Ingiletereye sunanlar bugün emekli. Neden simdilerde o günleri hic konusmadan hepsi AB ve ABD karsiti görünüyorlar ? Halazirda kuzey irakta büyük ihalaler alan firmalar hangileri? Nedir bu durum. Insanlarin kafalar cok karistirildi. Bu kafa karisikligi hayra alamet degil. Neden bizim savascilarimizin migferi kursun gecirmezi yok? Teknolojik olarak mayinlari bulmamiz gercekten imkansizmi ? Nereye gidiyoruz? Hep madur ve haksizliga ugrayan pozisyonumuz niye var. Neden hep sikayet eden biz oluyoruz? "Ayinasi istir kisinin lafa bakilmaz`i" düsünüyorum. Moralim bozuk...

sevgili labtek,sakın moralinizi bozmayın,,,ve asla umutsuzluğa düşmeyiniz,,,oyunun içinde oyun var demişsiniz,,,bence oyun değil, oyunlar var,,,kurmay olmak için abd ye gidip kurs almak zorundasınız,,,özel harp dairesi ,kimin ateşeliği
ile komşudur,,,,,,
afganistanda kimin emrinde görev yapıyoruz,,,saraybosna katliamına neden seyirci kalındı,,,
izmirdeki nato üssü neden hiç konuşulmuyor,,,trabzonda dağların içine üs kuran abd ye kim izin verdi,,,
geçenlerde türkiyeden kaçırılan iranlı general,,,düşürülen uçaktaki,müşerrefin askeri danışmanı,,,eşref bitlis paşamın şehit edilmesi,,,bile bile ,yazılımını değiştiremediğimiz bazı silahların alımı için neden onaylar verilmesi,,,
kahrolsun abd -ab diyen paşalar ,görevde iken neden hiçbir şekilde ağızlarına bu lafı almazlar,,,,,ve emekli olduklarında dillerinden düşürmezler,,,osman pamukoğlu paşam ve ökk komutanı engin paşamın erken emeklilikleri,,,,
sauna çetesindekilerin elindeki, başbakanımızın evinin krokileri ve bu çete mensuplarının kimlikleri,,,askeri sırların bu çetede ne işi var,,,
emekli olan bazı askeri erkanın kurduğu dernekler ve toplumu sürüklemek istedikleri maceralar,,,,
osman pamukoğlu paşama sordular neden add ye üye olmuyorsunuz,,,,cevap şuydu,ben artık emekli oldum,yeteri kadar askeri elbise giydim,,,
,,,,,,,,,,,bazıları birtakım sorunları ,kutsal göstererek ,tartışmamızı ve dikkat çekmemizi istemiyor,,,biraz kurcaladınmı,,,hemen damgayı yiyorsun,,,
korkut eken i şahsen tanırım,,,,,ömrümde öyle bir deha ve vatansever görmedim,,,ve bu ülke için mucadele edenlere vatan haini damgası vurdular,,,
ben sıcak bölgede çok bulundum,,,,,askerle çatışmaya giren pkk lılar ,10 kat fazlası askere tacizde bulunurlardı,,,,,ama telsizden özel harekat geliyor lafını duydularmı, kaçacak delik ararlardı,,,
silah sökmesini bilmeyen askerler ,dağda nasıl mucadele verebilir ki,,,piyadeler nerede çatışmaya girse, biz 13 kişi gider olayı bitirirdik,,,ve piyade ile jandarma yı çok kez kurtardık,,,,
profösyonel askerlik şart arkadaş,,,,,
millet atıp tutuyor,,,,,ben dağ havası diyorum,,,,,,,o gap gezisi diyor,,,,,,
pkk ile mucadele eden öyle aşiretler tanıdım ki,bir çoğu kürttü ve çok yardımlarını gördüm,,,onları salsan sınıra alayının kökünü kazır,,
ama ne yapıldı,,,aşiret reislerini yalnız bıraktılar hatta suçladılar,,mafya yaftası yapıştırdılar,,,,,ellerindeki silahları topladılar,,,koruculara sahip çıkılmadı,,,
daha fazla konuşmak istemiyorum,,,ben olayın içinde birebir vardım ve sivile geçtiğim gün , yinede mucadeleme devam ettim,,,ancak baktım ki harcanacağım,geri çekildim ve artık işadamıyım,,,
şu anda maddi ve psikolojik olarak mucadelemi sürdürüyorum,çünkü, biz bu davaya ölümüne sevdalıyız ,,,,ve askerde bile maaş almadım,,,tüm maaşlarımı şehit olan uzman çavuşun ailesine bağışladım,,,,
sabırlı ve umutlu olalım,,,,,,bu sorunu kesinlikle bitireceğiz,,,,,ve bunu yek vücut olarak yapacağız,,,,mevla yar ve yardımcımızdır,,,,,,başka da kimseye güvenmedik ve korkmuyoruz,,,,
olayın sosyal boyutlarını masaya yatırmamız şarttır ve bazı işkirli durumların açığa çıkma zamanı artık gelmiştir,,,,,yeter yıllarca bu milleti canından bezdirip uyuttukları,,,,,
zafer ,er-geç yüce milletimizin olacaktır,,,birlikteliğimizi muhafaza edelim ve hiçbir söyleme ve eyleme katılmayalım,şimdi sükunet zamanı,,,,hiçbir medyave sivil toplum ile siysi konjöktörlere kulak vermeyelim,,,,,hareketsiz kalalım ve ölü taklidi yapalım,,,
işte o zaman onlar seslerini yükseltip gerçek yüzlerini göstereceklerdir ve iki yüzlü olanlar ortaya çıkacaktır,,,ve yok olup gideceklerdir,,,asla hiçbir şeye taraftar olmayalım ve sadece seyredelim, göreceksiniz ki o zaman, tüm sular durulacaktır ve vicdanlarda sorgulamalar başlayacaktır,,,
bizler bir elmanın yarısı gibiyiz,,,ve asla ayrılamayız,,,,,,,,,,,,saygı ve tüm sevgimle hoşçakalın,,,,,,,,,,

borsa78
25-05-2007, 19:19
http://www.turksam.org/tr/yazilar.asp?yazi=991&kat=19
bu araştırmayı okuyunca, aklıma dünyanın en büyük örgütü IRA geldi,,,en kapsamlı ve profösyonel örgüttü ve başedilmesi mümkün değildi ve yaklaşık olarak pkk dan 500 kat büyüktür,,,
ama bu örgütün faliyetleri nasıl sona erdirildi,anlatmama gerek yok,,,örgütün silahlı kanadı pasifize edildi ve sempatizanları eritildi,,,bu metodu uygulamak için , gerekli düzenlemeler nasıl yapılır ,daha doğrusu izin verilirmi bilemem,,,eta yı inceledim o da aynı metodla eritilmiş,,,,
83 te asala tamamen bitiyor derken bir baktık pkk türemiş,,,keza 80 öncesi başka örgütler vardı, isimlerini zikretmeyeyim,,,biri bitiyor ,sahneye diğeri çıkıyor,,
ve aponun ifadelerinde 83 yılında ,asala ile nasıl işbirliği yaptığı ve görevi devraldığını açıkça beyan ediyor,,istihbaratımızdaki bu zaaflar nedir , hizbullah nasıl bir gecede çöktü, neden daha önce mudahele edilmedi,aynı anda o kadar baskın yerini nasıl bulduk,
madem yerlerini biliyorduk, neden basmak için bekledik,,,mantar gibi türeyen birçok sahte şeyhler nereye kayboldu, kimden destek aldılar,bir gecede bütün ülke nasıl bu olaylara kilitlendirildi,,
pusula kimin elinde, kılavuz kim,,,ve bir gün içerisinde bu sahte cemaatler nasıl ortaya çıktı ve sonrasında yaşanan süreç,,,
her dönem arkasında bir çok soru işareti ve sorgulanamayan mekanizmalar,,,ipler kimin elinde, maşalar kim,işbirlikçiler kim,,,
terörü bitirmek için ,tüm bu karanlık noktalar aydınlanmalı,,,,susurluk dendi ve bir hükümet paketlendi,,,28 şubat dendi diğeri paketlendi,şimdi ise başka bir senaryo ve yeni paketleme çalışmaları,,,
tezgahta kim var,paketçi kim,paketlenmek istenen nedir,,şimdiki oyunun amacı nedir, ,,nereye doğru itiliyoruz yada sürükleniyoruz,yada çekiliyoruz,,,
arşivler açılmalı ve tüm gizli belgeler açıklanmalı,,,apo yu neden asamadık,kimler neden imzaladı bilmeliyiz,,,
rahmetli ecevit ne demişti, eğer imzalamasaydım,sultanahmet bombalanabilirdi,,,ve arkasından rahşan hanım dediki, dili sürçtü biraz yorgun, yanlış anlamayın dediklerini,,,
terörü bitirmek için, cevaplanması gereken çok soru var,ve sanki türkiyede bir gizli el var ve sürekli terör örgütü kuruyor,bıkmadan usanmadan,,,,bu soruların cevabı verildiği gün , terörü ,çözeceğimiz gündür,,,,,,,,,saygılarımla

ghetto
25-05-2007, 19:22
sevgili labtek,sakın moralinizi bozmayın,,,ve asla umutsuzluğa düşmeyiniz,,,oyunun içinde oyun var demişsiniz,,,bence oyun değil, oyunlar var,,,kurmay olmak için abd ye gidip kurs almak zorundasınız,,,özel harp dairesi ,kimin ateşeliği
ile komşudur,,,,,,
afganistanda kimin emrinde görev yapıyoruz,,,saraybosna katliamına neden seyirci kalındı,,,
izmirdeki nato üssü neden hiç konuşulmuyor,,,trabzonda dağların içine üs kuran abd ye kim izin verdi,,,
geçenlerde türkiyeden kaçırılan iranlı general,,,düşürülen uçaktaki,müşerrefin askeri danışmanı,,,eşref bitlis paşamın şehit edilmesi,,,bile bile ,yazılımını değiştiremediğimiz bazı silahların alımı için neden onaylar verilmesi,,,
kahrolsun abd -ab diyen paşalar ,görevde iken neden hiçbir şekilde ağızlarına bu lafı almazlar,,,,,ve emekli olduklarında dillerinden düşürmezler,,,osman pamukoğlu paşam ve ökk komutanı engin paşamın erken emeklilikleri,,,,
sauna çetesindekilerin elindeki, başbakanımızın evinin krokileri ve bu çete mensuplarının kimlikleri,,,askeri sırların bu çetede ne işi var,,,
emekli olan bazı askeri erkanın kurduğu dernekler ve toplumu sürüklemek istedikleri maceralar,,,,
osman pamukoğlu paşama sordular neden add ye üye olmuyorsunuz,,,,cevap şuydu,ben artık emekli oldum,yeteri kadar askeri elbise giydim,,,
,,,,,,,,,,,bazıları birtakım sorunları ,kutsal göstererek ,tartışmamızı ve dikkat çekmemizi istemiyor,,,biraz kurcaladınmı,,,hemen damgayı yiyorsun,,,
korkut eken i şahsen tanırım,,,,,ömrümde öyle bir deha ve vatansever görmedim,,,ve bu ülke için mucadele edenlere vatan haini damgası vurdular,,,
ben sıcak bölgede çok bulundum,,,,,askerle çatışmaya giren pkk lılar ,10 kat fazlası askere tacizde bulunurlardı,,,,,ama telsizden özel harekat geliyor lafını duydularmı, kaçacak delik ararlardı,,,
silah sökmesini bilmeyen askerler ,dağda nasıl mucadele verebilir ki,,,piyadeler nerede çatışmaya girse, biz 13 kişi gider olayı bitirirdik,,,ve piyade ile jandarma yı çok kez kurtardık,,,,
profösyonel askerlik şart arkadaş,,,,,
millet atıp tutuyor,,,,,ben dağ havası diyorum,,,,,,,o gap gezisi diyor,,,,,,
pkk ile mucadele eden öyle aşiretler tanıdım ki,bir çoğu kürttü ve çok yardımlarını gördüm,,,onları salsan sınıra alayının kökünü kazır,,
ama ne yapıldı,,,aşiret reislerini yalnız bıraktılar hatta suçladılar,,mafya yaftası yapıştırdılar,,,,,ellerindeki silahları topladılar,,,koruculara sahip çıkılmadı,,,
daha fazla konuşmak istemiyorum,,,ben olayın içinde birebir vardım ve sivile geçtiğim gün , yinede mucadeleme devam ettim,,,ancak baktım ki harcanacağım,geri çekildim ve artık işadamıyım,,,
şu anda maddi ve psikolojik olarak mucadelemi sürdürüyorum,çünkü, biz bu davaya ölümüne sevdalıyız ,,,,ve askerde bile maaş almadım,,,tüm maaşlarımı şehit olan uzman çavuşun ailesine bağışladım,,,,
sabırlı ve umutlu olalım,,,,,,bu sorunu kesinlikle bitireceğiz,,,,,ve bunu yek vücut olarak yapacağız,,,,mevla yar ve yardımcımızdır,,,,,,başka da kimseye güvenmedik ve korkmuyoruz,,,,
olayın sosyal boyutlarını masaya yatırmamız şarttır ve bazı işkirli durumların açığa çıkma zamanı artık gelmiştir,,,,,yeter yıllarca bu milleti canından bezdirip uyuttukları,,,,,
zafer ,er-geç yüce milletimizin olacaktır,,,birlikteliğimizi muhafaza edelim ve hiçbir söyleme ve eyleme katılmayalım,şimdi sükunet zamanı,,,,hiçbir medyave sivil toplum ile siysi konjöktörlere kulak vermeyelim,,,,,hareketsiz kalalım ve ölü taklidi yapalım,,,
işte o zaman onlar seslerini yükseltip gerçek yüzlerini göstereceklerdir ve iki yüzlü olanlar ortaya çıkacaktır,,,ve yok olup gideceklerdir,,,asla hiçbir şeye taraftar olmayalım ve sadece seyredelim, göreceksiniz ki o zaman, tüm sular durulacaktır ve vicdanlarda sorgulamalar başlayacaktır,,,
bizler bir elmanın yarısı gibiyiz,,,ve asla ayrılamayız,,,,,,,,,,,,saygı ve tüm sevgimle hoşçakalın,,,,,,,,,,



kurmay olmak için abd ye gidip kurs almak zorundasınız

Böyle birşey yok !


afganistanda kimin emrinde görev yapıyoruz,,,

Nato



geçenlerde türkiyeden kaçırılan iranlı general,,,

iranlı kaç tane istihbarat görevlisi , asker , bürokrat , prof , dr ....vb iltica ediyor siz biliyormusunuz , bu kadar iltica heveslisi yada bilgileri para karşılığı satmak isteyen insan varken , kaçırılma ihtimali çok az bence



bile bile ,yazılımını değiştiremediğimiz bazı silahların alımı için neden onaylar verilmesi

Bu söz F-16 ların kaynak koduyla ilgili olmalı ...

Siz hangi uçaklar alınsın istiyordunuz ? (hava üstünlüğümüzü hangi uçaklarla sağlamalıydık) , uçakların performans değerlendirmelerinde ilgili komitedemiydiniz
Birde bu lafı hangi Karacı Subaydan dinlediniz , kitabından okudunuz ?
Ayrıca bu uçakların birçok kullanıcısında aynı durumun (kaynak koduna sahip olamama) geçerli olduğunu biliyormusunuz ?

Profesyonel ordu kurulmalı fikrinize katılıyorum . elma benzetmeniz de umarım temeniniz gerçekleşir , ama unutmasınlar , herzaman , elmanın ayrılmaya çalışan kısmı zarar görür

kırmızı
25-05-2007, 19:57
burda klasik medya suçlı geyiği yaratmak istemem ancak..

bu medyanın ulusalcılıktan pek haberi olduğunu sanmam..
şimdi pkk ile mücadele içinde olan şanlı ordumuzun düzenlediğisavunma fuarında tamamemen türk müh.geliştirdği yerli imkanlardamodernize edilensavunma ürünlerimizin hangisi gazatede haber..hiçbiri...
mankenlerin fotoğraflarının altına anket açıp aldatması haklı mı diye boşanmalı mı gibi kimseye bir sonuç getirmyecek konuların haber olduğu ülkemizde ...
ordu ancak şehit canaeleriile haber olmakta...

ben medyanın gerekli hassasiyeti gösterdiğini düşünmüyorum...
belkibuda terör örgütleri yandaşlarına daha çok cesaret veriyordur...

doga11
25-05-2007, 20:00
Cumhurbaşkanı yasayı saat kaçta veto etti arkadaşlar bir bilgisi olan var mı?

radyolog
25-05-2007, 20:05
MERHABALAR

güzel bir başlık olmuş

ancak

son 20 yıldır gelen-geçen her türlü iktidarın ( tek parti - koalisyon ) terör ve teröristle mücadeleyi BAŞARAMADIĞI- BECEREMEDİĞİ de bir yalın gerçek

sanırım bu başlıkta esas tartışılması gereken de bu

unutmamalı ki

TERÖRÜN ESAS AMACI YILGINLIK - BIKKINLIK-DEVLETE VE KURUMLARINA GÜVENSİZLİK YARATMAKTIR

SORUN SADECE BİR BÖLGENİN SORUNU DEĞİLDİR ÜLKENİN SORUNUDUR

tartışmalarımızı bu noktada odaklamalıyız diye düşünüyorum

AKSİ TAKDİRDE RADİKALLEŞME-MARJİNELLEŞME KAÇINILMAZDIR

doga11
25-05-2007, 20:07
Cumhurbaşkanı yasayı saat kaçta veto etti arkadaşlar bir bilgisi olan var mı?

radyolog
25-05-2007, 20:13
Cumhurbaşkanı yasayı saat kaçta veto etti arkadaşlar bir bilgisi olan var mı?

Başlıkla ilgisi nedir sn doga11

doga11
25-05-2007, 20:16
Başlıkla ilgisi nedir sn doga11

Cevap verecek kimse bulamadım bende buraya yazdım bir bilgisi olan var mı diye yazdım? Seans sonuna doğru ise borsa pazartesi düşebilir diye düşünüyorum... Sınırlı kalır zaten beklenen bir durumdu ama saatini merak ediyorum... HERKESE BOL KAZANÇLAR.

kanas2000
25-05-2007, 20:20
Cevap verecek kimse bulamadım bende buraya yazdım bir bilgisi olan var mı diye yazdım? Seans sonuna doğru ise borsa pazartesi düşebilir diye düşünüyorum... Sınırlı kalır zaten beklenen bir durumdu ama saatini merak ediyorum... HERKESE BOL KAZANÇLAR.

15,45 gibi geldi. etkısı olmadı

doga11
25-05-2007, 20:22
15,45 gibi geldi. etkısı olmadı

TEŞEKKÜRLER ARKADAŞ... ZATEN BEKLENEN BİRŞEYDİ... ETKİSİNİ PAZARTESİYE SAKLAMIŞ OLABİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.... HA ÇOK BİR KAYBI OLMAZ SANIYORUM... BORSA DÜŞTÜĞÜ ZAMAN HER AN BİR BAHANE ARANIR YA O YÜZDEN.... BAHANE OLABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM....

doga11
25-05-2007, 20:24
Amerİka Sİyahİlerİ Spora YÖnlendİrdİ GÜzel Bİr Şekİlde...
Bİz Yaranamayiz ArkadaŞlar...

kanas2000
25-05-2007, 20:30
yasayan hıc bır canlı yasadıgı sürece hıc bır yerde iz emare bırakmadan yasayamaz bu fızık kurallarınada doga kurallarınada aykırı.bır ınsanın yasaya bılmesı ıcın hayatta kalması ıcın yasamsal ıhtıyacları vardır.ılk öncelıkle bu itlere haınlere verılen destekler kesılecek bu haınler arazıde yasrken erzak verılıyor bu erzagı uzaydan almıyor en yakın yerden yerlesım yerınden alıyor temın edıyor o edenler kım kımler katoya cirafa cudiye gabara uzaydan erzak gelmıyor bunlara destek kesıldıgınde ya aclıktan gecerecekler ya bırbırlerını tımsah gıbı yıyecek bu haınler. arazıde dolasırken bu köpeklerı görup söylemeyenlerde onlar gıbıdir.her turlu ıdolojık destek kesılecek ve bu iş cözulecek.niye karedenızde pkk yok nıye marmarada yok nıye trakyada yok olmaz cunku önce halk gıder o ıtlerı gebertır.

kanas2000
25-05-2007, 20:42
dün 6 tane kardesımızı bu vatan ıcın sehıt verdık 60 bınde verız 6 mılyonda 60 mılyonda verırız buna kımsenın şüpesı olmasın.bız sofrada yemek yerken anamız babalarımız 3,5,30,40 yasınada gelsek oglum bır yudum dahaye bır yudum daha ye dıye gözumuze bakıyorlar bızım kac yasında olsakta onların evlatlarıyız.22 20 21 yaslarında evlatlarını bugun topraga verdıler ates onların ıcınde yanıyor.bız bugun borsa baktık cogumuz bu satırları okurken evınde iş yerınde hayatta yasıyoruz. 6 ocakta ates yanıyor analar babalar yanıyor bugece yatıp uyuyacak 3,5 gun sonra unutacaz herseyı.ama o ana babalara ömurlerı boyunca gıdın yureklerı hep yanık olacak bugun hep ıclerınde olacak.güneş gözlugu takıp yanınızdayız demek degıl.yada macerelarını anlatmak degıl.icımız yanıyor yuregımız yanıyor. bunları yakanları bu atesı dusurenlerı en kısa zamanda yakmalıyız yok etmelız bunlar herkımse.

HAŞAT
25-05-2007, 20:42
Bugün yakalanan M.Ş adlı bir PKK'lı "Kandil Dağı'nda zaman zaman Amerikalı üst düzey komutanların PKK yetkilileri ile görüştüğünü, Amerika'dan destek aldıklarını söylemiş ki" buna inanırım.

Amerika Ortadoğu'dan tamamen defolup gitmedikçe PKK devam eder.

Ayrıca PKK'yı iç ve dış PKK olarak da ikiye ayırmamız gerekir. Ayrı ayrı yöntemler geliştirilmeli.

Zamanında Rahmetli Alparslan Türkeş "Tam anlamıyla yetki verin altı ayda PKK'yı bitiririm". demişti. Bunu söylerken bir şeyler biliyor olmalı...

adnanfd
25-05-2007, 21:16
askerle çatışmaya giren pkk lılar ,10 kat fazlası askere tacizde bulunurlardı,,,,,ama telsizden özel harekat geliyor lafını duydularmı, kaçacak delik ararlardı,,,
silah sökmesini bilmeyen askerler ,dağda nasıl mucadele verebilir ki,,,piyadeler nerede çatışmaya girse, biz 13 kişi gider olayı bitirirdik,,,ve piyade ile jandarma yı çok kez kurtardık,,,,
profösyonel askerlik şart arkadaş,,,,,
millet atıp tutuyor,,,,,ben dağ havası diyorum,,,,,,,o gap gezisi diyor,,,,,,
pkk ile mucadele eden öyle aşiretler tanıdım ki,bir çoğu kürttü ve çok yardımlarını gördüm,,,onları salsan sınıra alayının kökünü kazır,,
ama ne yapıldı,,,aşiret reislerini yalnız bıraktılar hatta suçladılar,,mafya yaftası yapıştırdılar,,,,,ellerindeki silahları topladılar,,,koruculara sahip çıkılmadı,,,
daha fazla konuşmak istemiyorum,,,saygı ve tüm sevgimle hoşçakalın,,,,,,,,,,

aşağıdaki yazı mail ile gelmişti.

>>"PKK NIN MAGARASINDA BULUNAN YAZI
>>
>>>>Eğer bir asker sizi gördüğü zaman durmadan ateş ediyorsa bilinki o
>>acemidir kurşununun bitmesini bekleyin, bittiği zaman gidin
>>kafasına sıkın
>>
>>>Eğer sadece sizi gördüğü zaman ateş ediyor saklandığınız zaman
>>duruyorsa o bir komandodur, kaçın ve canınızı kurtarın
>>
>>>Eğer sizi gördüğü zaman ortadan kaybolmuşsa ve etraf sessizse
>>bilinki o bordo berelidir merak etmeyin o sizi bulur "

"özel hareket timleri" kurulması fikrini sanırım ilk olarak Bülent Ecevit söylemişti.

ibrahimbjk
25-05-2007, 21:40
Bana göre pkknın yok edilmesi için para muslukları bir bir bulunup kapatılmalı benim önerim mersin iskendurun limanı ve habur gümrük kapısından başlanmalı.. sıkıntı içine düşenler olacaktır bu vatandaşlarında zararları devlet tarafından karşılanmalı ..saygılar.....

zorbam2005
25-05-2007, 22:24
pkknın bitmesi için:
1.ırak topraklarında bir kürt devleti kurulması için yapılan çalışmada amerika ile beraber olacaksın..şartları belirlerken etkinliğin fazla olur böylece..türkiye, iran ve suriyeden de biraz toprak verirsin ..ülkende ayrılmak isteyen etnik vatandaşlarına buraya gitmeleri için;belli bir süre içerisinde tehcire tabi tutarsın...kürdistanın kurulmasında görev alırsan bu işleri yapmasıda o derece kolaylaşır bence..Pkk sorunu böylece tümden biter..kürdistanla muhatap olursunuz..
2.yok kardeşim bu nasıl iş..ben ülkemi böldürmem..vatan toprağı kutsaldır fikrindeysen ikinci önerim..demokrasi,insan haklarını rafa kaldırcaksın...her eylem yapanı,eyleme yardım edeni karışanı sınırdışı edecen veya gereken en ağır cezayı verecen, gerekirse iran gibi dünyayı bile karşına alabilecen...bu arada kürt nüfusunun azaltılması için doğurganlığı önleme çalışmasına o bölgede ağırlık vereceksin..kürtçe konuşmayı en az 50 yıl yasaklıyacaksın...o bölgeye rusya,afganistan,ırak vb ülkelerden türk getirip yerleştirecek ve o bölgede en az 10 yıl oturma şartı koyacaksın..(Bulgaristandan gelen Türklerden hiç biri doğuda yaşamayı kabul etmediği için diyorum bunu)
PKK ile mücadele için özel Anti terör birlikleri kuracaksın..bu birlikleri infaz dahil geniş yetkilerle donatacaksın.Çatışmaya giren her eylemci öldürülecek böylece.(Yarar beklentisi olanlar hariç) ..aynı zamanda çatışmaya girmeyen yardım ve yataklık edenler için istiklal mahkemesi benzeri özel terör mahkemeleri kurulabilir ...terör bu aşamada temizlenir daha sonra tekrar demokrasiye geçilir.
3. Bu da uymaz dünyayla başımız derde girer ileride başımız ağrır diyorsan... DEMOKRATİK ÇÖZÜM kaldı sadece...
Kürtlere iş imkanı sağlamaya öncelik vereceksin..Aç,açıkta bırakmıyacaksın.dillerini konuşmada yazmada kendisini ifade etmede son derece anlayışlı davranacaksın..kürt toplumu ile türk toplumu zaten birbirine entegre olmuş vaziyette ayrılmasıda zor...50- 100 yıl sonra iyice birbirine girer..bu sorunlar demokrasi içerisinde kendiliğinden çözümlenir...kürt vatandaşıyla, pkkyı birbirinden ayıracağız ve kürt vatandaşımıza en ufak bir zarar gelmemesi için devlet ve millet olarak gayret edeceğiz,demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesi için ,sabırlı olacağız.sinirlerimize hakim olacağız.acıları kalbimize gömmeye devam edeceğiz.Tabiki fedakarlık, büyük çapta türk vatandaşlarına düşüyor bu çözüm şeklinde...ama sonuçta hep beraber kazanacağız.Ben hiçbir kürt vatandaşın bu ülkeden ayrılmak istediğini kendisini soyutladığını düşünmüyorum...burası onlarında vatanı..

Birde son gelişmeler üzerine kısaca fikrimi belirteyim..kuzey ıraka operasyon yapılmasına karşıyım...İçinizden olurmu öyle, diyenler çoğunlukta biliyorum..ama şimdiye kadar yapılan operasyonların bir sonuç getirmediği ortada..hiçbir terör örgütüde askeri operasyonla bitirilemez..Bazıları bunu gücümüzü amerika,talabani vb ye göstermemiz gerekir diye düşünüyor...
ıraka operasyon yapılacağını sağır sultan bile duydu..hamasi nutuklarla yapılan gösterişçi operasyonlar birşey kazandırmaz bu ülkeye...pkk bomba patlatıyor,ankaranın göbeğinde..genelkurmay başkanımız bu eylemler büyük şehirlerde devam edebilir diyor..bu açıklamayı genelkurmay hariç herhangi makamdaki biri veya bir kurum yapsa kıyamet kopardı?..Bir genelkurmay başkanı bin düşünüp bir kere konuşmalı bence..hele siyasi konularda hiç konuşmamalı... bu açıklama pkknın ekmeğine yağ sürmüştür ..basınımızda bilmeden çok güzel hizmet ediyor pkk propagandasına...Cumhurbaşkanımız da hainleri affetmekle,Türk halkının kalbinde yara açmıştır..laiklik irtica diye üfürükten teyyarelerle uğraşacaklarına, hainlerle uğraşmalarını tavsiye ediyorum ve bu ülkedeki dirlik düzeni sağlamada başarılar diliyorum..

selçuk efendi
26-05-2007, 00:43
Ben bunu anlamıyorum. birisi sevabına anlatıversin: Yaşar Büyükanıt 'büyükşehirlerde yeni saldırılar olabilir' dedi. İstihbarat birimleri de aylar önce bu tarz saldırılar olabileceğini gerekli yerlere bildirmişti. Şimdi, bu eylem istihbarat birimleri bunu bildirdiği için mi oldu? Tabii ki, yeni saldırılar olabilir. Başka bir makamdaki adam dese bunu niye kıyamet kopsun?

Sn. zorbam, sadece siz dediniz diye değil, başka yerlerden de duydum. o yüzden soruyorum.

ally_mcbeal
26-05-2007, 00:54
sn selcuk efendi alınan istihbaratlar doğrultusunda halkını uyarmak her vatanseverin görevidir. aksi olursa hesap sormak gerekir. sn büyükanıt hilmi özkök gibi sinamekiliği tercih etmediğinden şimdi hedef tahtası yapılmaya çalışılmaktadır. bence buna benzer alakasız abuk sabuk yorumların üzerinde durmaya bile değmez. tehlike çok büyük, okuduğum pek çok yorum da bunu doğruluyor zaten. allah bu milletin yardımcısı olsun ve ikinci bir mustafa kemal ihtiyacı doğurmasın.

yosun
26-05-2007, 01:19
Profesyonel ordu kurulmalı fikrinize katılıyorum . elma benzetmeniz de umarım temeniniz gerçekleşir , ama unutmasınlar , herzaman , elmanın ayrılmaya çalışan kısmı zarar görür

Kesinlikle doğru bir tespit. Ordunun profesyonelleşmesi şart.

yosun
26-05-2007, 01:24
asala ile ilişkisi olduğunu söyleyen elebaşı apo,aynı zamanda lordlar kamarası ile defalarca görüştüğünü beyan etmişti,,,pkk nın anapara kaynaklarından biri uyuşturucu ve haraç tır,,,


Bu bir söylem değil. pkk asalanın devamıdır. pkk nın derdi kürt bağımsızlığı falan da değildir. Yöneticilerinin bir çoğu da kürt değildir.

zorbam2005
26-05-2007, 11:02
sn selcuk efendi alınan istihbaratlar doğrultusunda halkını uyarmak her vatanseverin görevidir. aksi olursa hesap sormak gerekir. sn büyükanıt hilmi özkök gibi sinamekiliği tercih etmediğinden şimdi hedef tahtası yapılmaya çalışılmaktadır. bence buna benzer alakasız abuk sabuk yorumların üzerinde durmaya bile değmez. tehlike çok büyük, okuduğum pek çok yorum da bunu doğruluyor zaten. allah bu milletin yardımcısı olsun ve ikinci bir mustafa kemal ihtiyacı doğurmasın.

istihbarat yapılır..ama bu kamuoyuyla paylaşılmaz..paylaşılırsan bunun adı istihbarat değildir.şovmenliktir.Bu istihbarattan kim yararlanacak. türk halkı mı? yoksa başımızdakiler mi? Genelkurmay Büyük şehirlerde eylemler artıyor deyince ben, Aferim iyi bilgi verdi..bende kalabalık yerlerde dolaşmıyayım..eylem olabilecek noktalara takılmıyayım mı diyeceğim halk olarak.... beni endişeye korkuya sevketmekten başka ne işe yarıyor bu açıklama..anlatında anlıyalım.... Bildiğini kendine saklasa milletin tedirgin etmese daha iyi değil mi? ....Bizi korumakla görevli olanların, görevlerini yapamıcak endişesinde olduğunu düşünürüm bu açıklamalarından ..güvenimde azalır..Şunu iyi bilinki genelkurmay başkanlığını kimsenin yıprattığı yok..o kendisini bilinçsizce yıpratıyor...Böyle makamlar tüm türk milletinin kucakladığı makamlardır..Ama başındaki kişilerde tüm halkını kucaklamasını bilmeli..siyasi ve hamasi nutuklar vermemeli..

borsa78
26-05-2007, 11:36
http://www.sabah.com.tr/haber,AC307BF200A44463AD2C97F7BCFE0EF7.html
gecikmiş bir yasa ,pek o kadarda donatılı değil,ancak başlangıç için fena sayılmaz,,,polisin üzerindeki baskılar, tamamen kaldırılmalı,,polise vur emri yetkisi verilmeli,bilhakis terör bölgesindekilere,,,
en önemli olanı ise ,teçhizat sorunu,,polisin elindeki silahlar,dinazor devrinden kalma,,,otomatik silahları pas tutmuş,,,özel harekat kurulurken, mehmet ağar ve korkut eken, 50 milyon usd ye israilden silah almıştı ve aynı silahlar ile halen devam ediliyor,,,terör ve narkotik şubeye ,uzi ve MP5 silah verilmeli,,,25 metre menzilli tüm kırıkkaleler toplanmalı,,,
9 mm yarı otomatik tabancalar dağıtılmalı,,,ve polis güçleri ,sürekli atış talim eğitiminden geçmeli,haftada 1 spor günleri olmalı ve performanslarını arttırmalılar,,,hepsi göbek bağlamış, koşmayı bile beceremiyorlar,,,
polisin içinde, psikolojik uzmanlar sürekli görev yapmalı ve motivasyon sağlanmalı,,,polisin caydırıcı olabilmesi için ,ağır silahlarla donatılmalı,,,
vatandaştan,fahri istihbarat birimleri kurulmalı,,ve bu ağ tüm yurt sathına dağılmalı,, en iyi kamera ,vatandaştır,,,mit ile jitem arasında ortak istihbarat ağı kurulmalı,ve bu kurumlar arsındaki burokrasi ,ivedilikle kaldırılmalı,,,GBT BİLGİSAYARLARI ortak bir şekilde kullanılmalı,,,
her iki kurum arasındaki zaaflar yok edilmeli,,,
biran önce uydu takip yöntemine geçilmeli,,, büyük şehirlerde ise havadan sürekli sıcak takipimkanı olmalı, hava devriye helikopterleri 24 saat ,vardiya usulü havada kalmalı,,bunlar caydırıcılık ve bir güç sembolüdür ve mudahale anında faydası tartışılmazdır,,,
polisin, hayat standartları ve kültürel belleği ,iyileştirilmelidir,,mevcut kadrolar arttırılmalıdır,,eğitimleri daha profösyonel olmalıdır,,,ve her polis, anti-terörist gibi eğitilmelidir,,,yaşı ilerlemiş olanlar, sokaktan çekilmeli ve masabaşına alınmalıdır,,,
polis ile ilgili düzenlemelerde aklıma ilk gelen, bunlardır,,,vatandaşın polis e saygı duyması ve caydırılıcılığı için ,medya ile ortaklaşa bir çok çalışma yapılmalıdır,,
ve medyanın polis üzerindeki baskısı kaldırılmalıdır,,,polis ile uğraşan ve polise olan güveni sarsan medya kuruluşlarına sansür uygulanmalı,,,
mevzu polisten açıldı diye bunları yazdım,,,eksik olanları siz tamamlayın,,,ama dedim ye ,terörün sona erdirilmesi için,sosyal reform şart,,,,,,
saygı ve sevgilerimle

selçuk efendi
26-05-2007, 11:39
istihbarat yapılır..ama bu kamuoyuyla paylaşılmaz..paylaşılırsan bunun adı istihbarat değildir.şovmenliktir.Bu istihbarattan kim yararlanacak. türk halkı mı? yoksa başımızdakiler mi? Genelkurmay Büyük şehirlerde eylemler artıyor deyince ben, Aferim iyi bilgi verdi..bende kalabalık yerlerde dolaşmıyayım..eylem olabilecek noktalara takılmıyayım mı diyeceğim halk olarak.... beni endişeye korkuya sevketmekten başka ne işe yarıyor bu açıklama..anlatında anlıyalım.... Bildiğini kendine saklasa milletin tedirgin etmese daha iyi değil mi? ....Bizi korumakla görevli olanların, görevlerini yapamıcak endişesinde olduğunu düşünürüm bu açıklamalarından ..güvenimde azalır..Şunu iyi bilinki genelkurmay başkanlığını kimsenin yıprattığı yok..o kendisini bilinçsizce yıpratıyor...Böyle makamlar tüm türk milletinin kucakladığı makamlardır..Ama başındaki kişilerde tüm halkını kucaklamasını bilmeli..siyasi ve hamasi nutuklar vermemeli..

Anlaşıldı efendim, bombalı eylem korkutmuyor halkı. adı üstünde terörist eylem tedirgin etmiyor halkı, ihtimali dillendirmek korkutuyor. anlaşıldı.

ally_mcbeal
26-05-2007, 11:57
sn zorbam
öyle bir söylemişsiniz ki sanki bugüne kadar hiç şehirlere eylem planı hazırlığı konusundaki duyumları devlet büyükleri bizle paylaşmadı ilk defa oluyor. sanki bizler yeni gazete okumaya başladık. bu nasıl bir saldırı şeklidir nasıl bir seri dezenformasyon kampanyasıdır? hangi istihbarat paylaşılır hangisi paylaşılmaz. sapla samanı ayırın. ama sabit fikir oluşmuş bir kere. söküp atmak çok zor.

tehlikenin farkında olalım.

ghetto
26-05-2007, 14:14
istihbarat yapılır..ama bu kamuoyuyla paylaşılmaz..paylaşılırsan bunun adı istihbarat değildir.şovmenliktir.Bu istihbarattan kim yararlanacak. türk halkı mı? yoksa başımızdakiler mi? Genelkurmay Büyük şehirlerde eylemler artıyor deyince ben, Aferim iyi bilgi verdi..bende kalabalık yerlerde dolaşmıyayım..eylem olabilecek noktalara takılmıyayım mı diyeceğim halk olarak.... beni endişeye korkuya sevketmekten başka ne işe yarıyor bu açıklama..anlatında anlıyalım.... Bildiğini kendine saklasa milletin tedirgin etmese daha iyi değil mi? ....Bizi korumakla görevli olanların, görevlerini yapamıcak endişesinde olduğunu düşünürüm bu açıklamalarından ..güvenimde azalır..Şunu iyi bilinki genelkurmay başkanlığını kimsenin yıprattığı yok..o kendisini bilinçsizce yıpratıyor...Böyle makamlar tüm türk milletinin kucakladığı makamlardır..Ama başındaki kişilerde tüm halkını kucaklamasını bilmeli..siyasi ve hamasi nutuklar vermemeli..


Genelkurmay Büyük şehirlerde eylemler artıyor deyince
Bu tür eylem ve tehditlerin yaşandığı israil ve abd deki prosedürü incelerseniz ; durumun sizin tahmin ettiğiniz gibi olmadığını anlarsınız...


Böyle makamlar tüm türk milletinin kucakladığı makamlardır..Ama başındaki kişilerde tüm halkını kucaklamasını bilmeli..siyasi ve hamasi nutuklar vermemeli.
Katılmıyorum .
Beni demokrasi karşıtı olarak lanse etmenizi istemediğim için bir yorum yapmayacağım zira bu kısır döngü forum içinde , halihazırda başka konularda yaşanıyor ...


http://www.sabah.com.tr/haber,AC307BF200A44463AD2C97F7BCFE0EF7.html
gecikmiş bir yasa ,pek o kadarda donatılı değil,ancak başlangıç için fena sayılmaz,,,polisin üzerindeki baskılar, tamamen kaldırılmalı,,polise vur emri yetkisi verilmeli,bilhakis terör bölgesindekilere,,,
en önemli olanı ise ,teçhizat sorunu,,polisin elindeki silahlar,dinazor devrinden kalma,,,otomatik silahları pas tutmuş,,,özel harekat kurulurken, mehmet ağar ve korkut eken, 50 milyon usd ye israilden silah almıştı ve aynı silahlar ile halen devam ediliyor,,,terör ve narkotik şubeye ,uzi ve MP5 silah verilmeli,,,25 metre menzilli tüm kırıkkaleler toplanmalı,,,
9 mm yarı otomatik tabancalar dağıtılmalı,,,ve polis güçleri ,sürekli atış talim eğitiminden geçmeli,haftada 1 spor günleri olmalı ve performanslarını arttırmalılar,,,hepsi göbek bağlamış, koşmayı bile beceremiyorlar,,,
polisin içinde, psikolojik uzmanlar sürekli görev yapmalı ve motivasyon sağlanmalı,,,polisin caydırıcı olabilmesi için ,ağır silahlarla donatılmalı,,,
vatandaştan,fahri istihbarat birimleri kurulmalı,,ve bu ağ tüm yurt sathına dağılmalı,, en iyi kamera ,vatandaştır,,,mit ile jitem arasında ortak istihbarat ağı kurulmalı,ve bu kurumlar arsındaki burokrasi ,ivedilikle kaldırılmalı,,,GBT BİLGİSAYARLARI ortak bir şekilde kullanılmalı,,,
her iki kurum arasındaki zaaflar yok edilmeli,,,
biran önce uydu takip yöntemine geçilmeli,,, büyük şehirlerde ise havadan sürekli sıcak takipimkanı olmalı, hava devriye helikopterleri 24 saat ,vardiya usulü havada kalmalı,,bunlar caydırıcılık ve bir güç sembolüdür ve mudahale anında faydası tartışılmazdır,,,
polisin, hayat standartları ve kültürel belleği ,iyileştirilmelidir,,mevcut kadrolar arttırılmalıdır,,eğitimleri daha profösyonel olmalıdır,,,ve her polis, anti-terörist gibi eğitilmelidir,,,yaşı ilerlemiş olanlar, sokaktan çekilmeli ve masabaşına alınmalıdır,,,
polis ile ilgili düzenlemelerde aklıma ilk gelen, bunlardır,,,vatandaşın polis e saygı duyması ve caydırılıcılığı için ,medya ile ortaklaşa bir çok çalışma yapılmalıdır,,
ve medyanın polis üzerindeki baskısı kaldırılmalıdır,,,polis ile uğraşan ve polise olan güveni sarsan medya kuruluşlarına sansür uygulanmalı,,,
mevzu polisten açıldı diye bunları yazdım,,,eksik olanları siz tamamlayın,,,ama dedim ye ,terörün sona erdirilmesi için,sosyal reform şart,,,,,,
saygı ve sevgilerimle

Bir ekleme , Polis organizasyonu içinde zaafiyet yaratan irticai faaliyetlerde bulunanların ilişiği kesilmeli

Saygılar

borsa78
26-05-2007, 14:23
terörün amacı,huzursuzluk ve istikrarsızlık yapıp,halkı korku ve paniğe sürüklemektir,,,eğer halk korku içinde ise ,terör amacına ulaşmıştır ve istediklerini koparmak için,pazarlık kotasını yükseltmiş demektir,,,
terörizimin yegane amacı budur,,ve askerin en zirvesindeki ismin, çaresizmişiz gibi bir demeç vermesini esefle karşılıyorum,,,terörün yaptığı gövde gösterisine asla prim verilmemeli,eğer bir tehlike varise, devlet kendi kurumları arasında bunun önlemini almalıdır,,,
böyle düşüncesizce bir demeç vererek,halkı korkuya sürüklemek ve bu konuda alınacak önlemleri sıralamadan, direk böyle bir açıklama yapmak ,talihsizliktir,,,
ve bu açıklamadan sonra ,terörist eylem amacına ulaşmış oldu,,,
dağdasınız ve askere diyorsunuz ki, aşağıda sizi öldürecekler,,,sorarım şimdi,cesareti kırılan asker sizce nasıl savaşır,,,
kazanmanın yarısı cesaret etmektir,,,terörle mucadelede,psikolojik harp çok önemlidir,,,ve iyi idare edilen psikolojik harpte,sempatizanlığı engelleyebilirsiniz,,,,güçlü ve etkili gösterilen illegal örgütler ,her zaman sempatizan toplar,,,
çünkü insanın doğasında güce tapmak vardır,,,ve bence her ne kadar doğruda olsa, devleti aciz düşürecek her açıklamadan kaçınılmalıdır,,,
veremde olsanız ,düşmanınızın yanında tükürmeyin,,,hasta olduğunuzu gösterip,düşmanınıza cesaret vermeyin,,,
,,,,,,,,,,,,,,,saygı ve sevgilerle

borsa78
26-05-2007, 15:34
biraz üstü kapalı bölücü planlara değinelim,,,tuzaklar ve kontrolsüz milliyetçiliğe,ulusalcılığa,radikalizme, ve aşırı islamcılığa,,,
herşeyin fazlası zarardır ve dengeleri bozar,,,
abd hangi amaçla terörizim savaşı başlattı,olayları derinlemesine inceleyelim,,,
ikizkulelerden sonra, islamcı teröristler ve gericilerle mucadele diye bir laf attı ortaya ve sırasıyla her müslüman ülkeye girmeye başladı,,belki o ülkelerde gerçektende teröriztler olabilir ama ülkedeki halkların tamamına karşı yapılan soykırım asla kabuledilemez,,,abd nin bahane ve tezleri belli,ve bu korkuyu tüm dünyaya yaymayı başarmıştır,,avrupa ve diğer batılı hatta ortadoğu ülkelerinde,,,
en son ülkemizde sinagog ve leventteki el kaide patlamaları,,,
bir örgüt bu kadar güçlü olabilirmi ,ve bu kadar düzenli ve sağlam yapıda olabilirmi,,,kesinlikle olamaz ve olunamaz,ancak gizli servis aracılığı ile bu örgüte istihbarat sağlar ve silah ile para aktarırsanız gayet güçlü olabilirler,,,
afgan-rus savaşı döneminde abd nin yarattığı el-kaide ve taliban, tamamiyle CIA desteklidir,, ve ladin kesinlikle abd nin kontrolünde eylemler yapıyor,,,
bu konuda birçok kanıtım var, çok uzun olduğu için kısa geçiyorum,,,
,diikat çekmek istediğim tehlike ise şudur, abd tüm dünya ya islam korkusu aşılamıştır ve bunu ,o ülkelerde beslediği medya, siyasetçi ve bürokratlar ile yapmıştır,,abd güdümlü ,birçok yazar ve siyasetçimiz vardır,,ve kim abd düşmanıyım diyorsa, ondan korkun,,,amerikan rüyası hayranı olan entellektüelleri bu gruba dahil etmiyorum,onlar zaten bu ülkenin yabancılarıdır,,
osmanlıyı yıkmak isteyen siyonist ve emperyalistler, bizi hep suni gündemlerle oyalamışlardır ve gerçek sorunları hep sümen altı yaptırmışlardır,,,palamuttan kurban olurmu diye konuşanlar halen var bu ülkede ve bunu allayıp -pullayıp önümüze getirenlere dikkatlice bakalım,kimlerdir,,,
onlar osmanlının altını oyarken, milletimiz ,tesbihin imamesini ve veladdallini tartışıyordu,,,sonrası ise malumunuzdur,,,
bugünkü portre pek farklı değildir,,islamla alakası olamayan birkaç grubu ön plana çıkartıp manşet ettiler ve kendilerine alim diyen bir kaç zavallıyı aydın tanıtıp, dezenformasyon yarattılar,,,
ve bir baktık ki,herkes birbirinden şüphe ile uzaklaşmaya başlamış,,terörizimin yeni icadı bu olsa gerek,,,irtica diyerek halkın sürekli tedirgin edilmesi ve samimi insanlara dahi ,o gözle bakılması,,,sam amcanın yeni projesi vatana millete hayırlısı olsun, ne diyelim,,,sizde bu bölücü tuzaklara düşmeye devam ediniz,,,perdeni arkasına bakmak zaten bu millete göre değil,önüne ne koyarsan onu yer,,,
bütün memlekette, irtica denen bir hayalet aranıyor ve bu hayaletin elbisesini bilen yok,,bize kimler virmanladı bu yeni bölücü unsuru,,,emperyaller zamanında , sağ-sol diye bir çizgi çekmişler ve yıllarca o çizginin öbür tarafına kimseyi geçirtmediler,,şimdi ise yeni bir çizgi ve yeni bir bölücü tehlike aşılıyorlar,,,
bu memleketin ,sağıda vatanseverdir-soluda,,,,bu ülkenin soluda müslümandır-sağıda,,,bu ortaya çıktığı gün, irtica denen birşey icat edildi ve birçok maşasıyla bu halk korkutuldu,,şia lar -vahhabiler zaten yıllardır mezhebimizi değiştirmek için uğraşıyor, irtica eski birşey değilki, amaşimdi deve yapıldı ve yanlış adresler üzerinden bu mucadele yürütülüyor,,,
gerçi ülkemizde islamdan nefret eden insanların canına minnet, çok güzel kullandılar bu yeni ihracat şeklini,,,
SAĞ-SOL PENALTI GOL,,,,,,,yaptılar geçmişte,,,
şimdi ise ,türban -irtica haydi tandoğana,,,, yaptılar,,,
hedefler gösterildi,siyasette alet edildi,hemde her ideoloji tarafından,,,ve yeni bir uçurum amaçlandı,,,
gerçi bizim milletimize rahatlık batar,,,illa bir kavgamız olmalı,,olmazsa zaten ,döner dolaşır birbirimizi yeriz,,neyseki ,kin tutma huyumuz yok ve kolayca barışırız,,,
bu terörizimin durması için bence en önemli amaçlarımızdan biri medya olamalı,,,,,,,
versinler bana medyayı, bakın nasıl ülkede sulh sağlıyorum,,,her gizli servisin elinin altında bir medya kuruluşu vardır,,,ve yalan haberler bunun göstergesidir,,,isimleribende saklı,,,
medyanın acilen kontrol altına alınması lazımdır,,,bizim moderatörler rtükte olsa, vallahi birçok kamplaşmanın önüne geçilir,,,gerisini siz getirin ,,ne yapacağız bu medya baronları ve isyasi medya kanallarıyla,,,siyasi olamdan elinizi vicdanınıza koyup değerlendirin,eğer değerlendiremiyorsanız, sizide malesef onların askeri sayacağım,,,,,,,,

borsa78
26-05-2007, 16:20
http://66.102.9.104/search?q=cache:w7isvaxxY2UJ:www.hurriyet.com.tr/yazarlar/4129714.asp%3Fyazarid%3D69%26gid%3D61+pkk+ter%C3%B 6r%C3%BC+yerine+sivil+itaatsizlik&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr
birisi bana bu yazının , meali türkçesini açıklayabilirmi,,,anlatılmak istenen nedir,,,çizilen yol yada hedeflenen gayeler nedir,,yazıyı terstenmi okumalıyım,düzdenmi,,,aklıma birşey geliyor ama telaffuz etmekte güçlük çekiyorum,,,lütfen bana , marksist idolleri ve günümüzde yaygınlaşan bazı sloganları aynı potada eriterek bu yazıyı yorumlarmısınız,,,yoksa bendemi bir sorun var,,,

Serenler
26-05-2007, 18:17
Karşımızda 3 tane çapulcu yok,
Kimler var?
Bir bakalım o zaman:


Masaya vurmanın zamanı gelmiştir;

Sinan AYGÜN

Yüreklerimizi dağlayan Anafartalar Çarşısı katliamından sonra devlet adamlarımız, milletin damarlarına yine bastılar sakinleştiricileri...
* Terörü Ianetliyoruz...
* Ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa diliyoruz...
* Mücadele etkin bir biçimde sürecek...

***

Yahu geçiniz kardeşim, artık verdiğiniz sakinleştiriclier bir işe yaramıyor. Bünye bağışıklık kazandı.
Zaman, acil olarak hastalığın teşhisini koyup kökünden tedavi zamanıdır.
***

Çarşının önüne gelen bir devlet adamı daha vardı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt...
Ona da mikrofon uzatıldı.
Ne dedi?
"Terör örgütünün arkasındaki kurumlara bakmak lazım. Bunları kim besliyor, onlara bakmak lazım..."

***

Aynı kişi, yani Yaşar Paşa, 2005 yılının Aralık ayında da söylemişti...
O zaman Kara Kuwetleri Komutanı sıfatıyla ABD'yi ziyaret ediyordu. Amerikan Girişim Enstitüsü'nde bir konuşma yapmış ve NATO'yu eleştirmişti. Gazetecilerin konuşmanın içeriğine ilişkin sorusuna ise şu yanıtı vermişti:
"Terörle mücadelede çifte standardı vurgulamak için, PKK 'nın NATO'nun terör listesinde olmadığını belirttim. Bu bir realite. NATO'daki görevlilerimiz bu konuyla ilgili çalışıyor. NATO'dan PKK 'yı terörist ilan etmesini bekliyoruz." Peki nedir bu NATO?
Türkiye'nin de içinde bulunduğu askeri ittifak kuruluşu. Yani üye ülkelere yönelik her türlü saldırıda, ortak hareket eden, birbirine destek veren bir örgüt.
***

Gelelim NATO'yu oluşturan ülkelere...
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Ingiltere, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Fransa, Hollanda, Ispanya, ızlanda, o ıtalya, Kanada, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, Yunanistan ve biz...

***

Bakar mısınız listeye?
Bir yanda stratejik müttefiğimiz (!) ABD... Bir yanda üye olmak adına bin türlü takla attığımız Avrupa Birliği üyesi ülkeleri.. .

***

Yeryüzünün fitne ve fesat merkezi ABD'yi bir kenara koyalım.
Dönelim Avrupa Birliği'ne...
Bu boyuttaki bir terörü, birkaç bin teröristin kendi iç dinamikleri ile oluşturması mümkün mü?
PKK'nın terör eylemlerini gerçekleştirmesi için çok büyük ölçekli paraya gereksinim duyduğu bir gerçek.
Peki, PKK böylesine büyük bir organizasyon için gerekli bombayı, silahı, parayı, teçhizatı, televizyonu, gazeteyi, dergiyi nereden buluyor?
Nereden bulacak, üyesi olmak için çırpındığımız Avrupa Birliği ülkelerinden...
***

Gerçek şudur: Avrupa Birliği'ni oluşturan ülkeler, Türkiye'ye yönelik terörün en büyük üssüdür.
Avrupa, bu terör örgütlerine kapılarını sonuna kadar açmış durumdadır.

Para, silah, askeri eğitim başta olmak üzere her türlü desteği sağlıyorlar.
Peki, Avrupa neden böyle yapıyor?
Kendisine yönelik en küçük bir terör hareketinde, dünyayı ayağa kaldıran Avrupa, neden devasa terör üssü haline gelebiliyor? Hıristiyan Avrupa, MüslümanTürk kimliğini tarih sahnesinden silmek istemektedir de ondan.
***

Merak eden okurlarım, "Avrupa Birliği Tuzağında Mankurtlaşan Türkiye" adlı kitabıma göz atabilirler. Avrupa'nın çirkin yüzünü o kitapta belgeleriyle ortaya koydum...
PKK'mn yayın üssü Avrupa'dır...
PKK, dünyanın her yerindeki yandaşlarına medya aracılığıyla Avrupa üzerinden ulaşıyor. PKK'nın bu yayın organları, Avrupa'daki geniş iletişim imkanlarından istifade ederek kitleleri etkileme ve örgüt paralelinde .yönlendirme görevini yapıyorlar. Böylece örgüte maddi yardım sağlandığı gibi eleman temini için de en uygun ortamı yaratmış oluyorlar. Daha ötesi, bu yayınlar aracılığıyla eylem ve etkinlik düzenleme talimatları veriliyor.
PKK'nın finans merkezi Avrupa'dır... Binlerce teröristin dağlarda barınması, silah ve malzeme temini, televizyon, gazete, dergi gibi yayınların gerçekleştirilmesi, Avrupa üzerinden sağlanan paralarla oluyor.
Katillerin barıağı Avrupa'dır...
Avrupa, yalnızca PKK'ya mı yataklık yapıyor? Tabii ki hayır. Bu ülkenin en güzide işadamı merhum Özdemir Sabancı'yı öldüren katiller nerede?
Kara seslerin yuvası Avrupa'dır...
Avrupa'nın bir başka özelliği ise Türkiye'nin laik anayasal düzenine karşı savaş açan radikal dinci örgütlerin sığınağı olmasıdır. Ermeni terörünün merkezi Avrupa'dır... Gizli servislerini Asala'nın hizmetine verdiler. Para, silah, teçhizat ne varsa yardım sağladılar. Bu yaygın ve şiddetli saldırılar sonunda 35 diplomatımız öldürüldü, 11 diplomatımız yaralandı.
***

Artık masaya vurmanın zamanı gelmiştir. Oyunu ancak zor bozar...
Genelkurmay Başkanı, Kuzey Irak' a operasyon yapılmasını da işte bu bağlamda istiyor...

Serenler
26-05-2007, 18:34
Dünki yazım:


Artık bıçak kemiği de kesmiştir.
Bu ahlaksızlığın önünde, ardında,yanında yöresinde kim varsa kesin şekilde ve gerektiği gibi tavır alınmalıdır.
Ha komşu mudur? müttefik bozması mıdır?
İçerde midir? Dışarda mıdır?
Her nerdeyse ve her kimse...
Bir zamanlar Ermeni terörü vardı, onlarca insanımızı şehit ettiler, elçiliklerimizi, bürolarımızı bombaladılar. Başta fransa olmak üzere sözde müttefiklerimiz bunların hep arkasında oldular. Biz sürekli protesto ettiğimizle kaldık.
Ama sonra ne oldu? Birileri Fransa'nın izbe köşelerinde kalleş Ermeni köpeklerini yere serdi, ve nasıl olduysa Orly havaalanında bombalar patladı. Ve Ermeni terörü bıçakla kesilir gibi bitti.
İşin ilginç tarafı Fransa hiç tepki göstermedi, kimseyi protesto da etmedi, edemedi.
Sonra Ege bölgemizin güzelim ormanları her nasılsa her seferinde birkaç yerinden çıkan kıvılcımlarla yanmaya başladı. Ne yaptıysak onlarca yılda yetişen ciğerlerimizi kurtaramadık. Bu da böyle devam etti ta ki aynı yangınlar Ege adalarında çıkana kadar..
Tabii o sorun da çözüldü..
Terörün de nasıl çözüleceği bellidir. Bu işler protestoyla, iknayla çözülmez. Kısasa kısas gerekir.
Yüreğimize ateş düşürenlerin yüreklerine ateş düşmedikçe bu iş çözülmeyecektir....

ÖZDOĞAN77
26-05-2007, 18:48
http://img526.imageshack.us/img526/9058/20070501174314ataturkzc3.jpg


MAŞAYI TUTAN ELLER KIRILIR

10 AĞUSTOS BİNDOKUZYÜZYİRMİ,
ELLERİNİ OVUŞTURDU SEVR'İN KÖPEKLERİ,
FRANSIZ,İNGİLİZ,YUNAN,ERMENİ,
YUTMAK İSTİYORDU TÜRK'ÜN BEDENİNİ.

AÇ ÇAKAL'IN ELİNDEN ALIRSAN AVINI,
O HEP SALYA AKITARAK DÜŞÜNÜR YARINI,
GAFİL AVLAMAK İÇİN HASMINI,
DİŞ BİLER UYUMAZ GECE YARILARI.

EY TÜRK'ÜM KARDEŞİM,KADERDAŞIM,
DÖRT BİR TARAF DÜŞMAN DİNMEZ BU HIŞIM,
UYANIK OLMAK BİZE GÖREVDİR ARKADAŞIM,
KİMSE DEMEZ YOKSA BİZE,GÖZÜN ÜSTÜNDE KAŞIN.

SOLDUKÇA SULA,YEŞERDİKÇE BUDA,
YILLARDIR ÜSTÜMÜZE OYNANAN POLİTİKA,
KEMİRMEK İÇİN BU GÜZEL VATANA ,
SALDILAR ÖNCE ASALA,SONRA PKK.

TARİHTE VARDIR ONALTI TÜRK DEVLETİ,
PEKAKA MAYINI MADE İN İTALİ,
DIŞARDAN YIKAMAZLAR TÜRK'Ü BESBELLİ,
AMAÇLARI İÇTEN KIRDIRMAK BİZLERİ.

UCUZ SENARYOLARA KANAN BAZI KÜRTLER,
DEDELERİMİZ ÇANAKKALE'DE ŞEHİT DÜŞTÜLER,
BU KADAR KOLAY SATILMA YETER,
EKMEK YEDİĞİ YERE PİSLER KÖPEKLER.

EŞKİYA DAĞDAN İN,NANKÖR GELME,BİTLERİNİ AYIKLAT,
PİŞMANIM DE,ÇEK CEZANI,VİCDANINI RAHATLAT,
KURDA KUŞA YEM OLMA,İSTİKBALİNİ PARLAT,
KENDİNİ TÜRK'ÜN YÜCE ADALETİNE BIRAK.

BOŞUNA ÖLÜYOR,ÖLDÜRÜYORSUN,
BOŞUNA BİR SÜRÜ OCAKLAR SÖNDÜRÜYORSUN,
MİLYONLARCA LANETİ KENDİNE DÖNDÜRÜYORSUN,
KENDİ ELİNLE GELECEĞİNİ YOKEDİYORSUN.

LİDERİN BİLE ACİZ VE KORKAK,
KORKUDAN BİRKAÇ AYDA OLMUŞ BİR HORTLAK,
AĞZINDAN DÖKÜLEN TEK BİR SÖZ 'YAŞAMAK',
GÜZEL Mİ SATILMIŞ BİRİNİN MALI OLMAK.

ÇARE YOK KÖKÜNÜZ KAZINACAK,
YOKMUYDU BAŞKA İŞİN MAŞA OLACAK,
AMA MAŞAYI TUTAN ELLER VE MAŞALAR KIRILACAK,
BUNU ŞANLI TARİHİM SONSUZA DEK YAZACAK.

selçuk efendi
27-05-2007, 00:09
Dünki yazım:

+1

Devlet ve millet söz konusu olduğunda affetme, görmezden gelme, tolerans mekanizması kesinlikle yarar getirmez. tepenize çıkarlar, bugün olduğu gibi.

zrncnnkz
27-05-2007, 11:44
http://66.102.9.104/search?q=cache:w7isvaxxY2UJ:www.hurriyet.com.tr/yazarlar/4129714.asp%3Fyazarid%3D69%26gid%3D61+pkk+ter%C3%B 6r%C3%BC+yerine+sivil+itaatsizlik&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr
birisi bana bu yazının , meali türkçesini açıklayabilirmi,,,anlatılmak istenen nedir,,,çizilen yol yada hedeflenen gayeler nedir,,yazıyı terstenmi okumalıyım,düzdenmi,,,aklıma birşey geliyor ama telaffuz etmekte güçlük çekiyorum,,,lütfen bana , marksist idolleri ve günümüzde yaygınlaşan bazı sloganları aynı potada eriterek bu yazıyı yorumlarmısınız,,,yoksa bendemi bir sorun var,,,

Bence bu yazi oldukca dogru tespitler iceriyor. Kurt'lerin (Irak, Turkiye, Iran) icinde de takip ettigim kadari ile farkli farkli gruplar var. Gordugum kadari ile, su an itibariyla, K.Irak'ta (kendi deyimleriyle Guney Kurdistan'da) Kurt milliyetciligi almis basini iyice uclara dogru gidiyor ve tabi ki konusmalarin samar oglani vaziyetinde de bizzat biz vatandas Turkler, Turk ordusu, Turk politikacisi, Turk medyasi vs.vs var. Bu Kurt milliyetcisi insanlar, genel olarak da Turkiye'deki Kurt hareketinin (artik ismine ne derseniz, Apocular, PKK, DTP, Leyla Zana, Osman Baydemir vs. vs.) su anki durumundan pek de hosnut degiller. Bu elemanlari Turk Devleti altinda yasamayi federatif bir yapi ile kabullenmis Ataturkcu kisiler olarak goruyorlar ve bunlari da Kurt milletine ihanet edenler sinifinda gosteriyorlar.

Yani bu baglamda Birand'in yazisini okuyunca haklilik payi oldugunu dusunuyorum.

Simdi size yukarida bahsettigim mustesna dusunce sahibi bazi K. Irak'li Kurt onder/aydinlarindan bir iki yazi gondereyim. Belki isin ne boyutlarda oldugunu anlamaya faydali olur diye dusunuyorum. Ben okuduktan sonra kendimce nacizan boyle sonuclar cikardim: "Mesele sadece PKK meselesi, 'Kerkuk Kurt kenti midir degil midir' veya ordunun K. Irak'a girerek gururumuzu oksamasi olmadigini, esasinda onumuzde uzun vadede (20-30 yil mesela) cok daha ciddi sorunlar bekledigidir"

- http://www.kerkuk-kurdistan.com/hevpeyvinek.asp?ser=3&cep=4&nnimre=4038
- http://www.kerkuk-kurdistan.com/nivisarek.asp?ser=3&cep=2&nnimre=5109

Acikcasi dusmaninizi iyi analiz edip ona gore politika gelistiriebilmeniz icin her gorusun iyi bilinmesi gerektigini dusunuyorum. Ilk basta okurken sinirden basiniz catlayacak gibi olabilir, uyarayim !

labtek
27-05-2007, 12:54
Amerikan mandacilari artik bayram yapiyorlar. 1920 ler de basaramadiklerini artik geri dönüsü olmiyacak kadar basardilar. Anladigim su ki, Her türlü hile ile 10 larca sene icinde o veya bu seklide amerikanci mandaci anlayisi ile omuz omuza olanlarin, artik uyanmis olmasinin anlami varmi? Amerikanci - mandaci bir kültürümüz var artik. üstelik bugünlerde bile kandiriliyoruz. oyunlar büyük oynaniyor. Zamani geldiginde bugünlerde`ki , bagimsizlik nidalarimizla bile aslinda hangi mihraklara hizmet etmis oldugumuzu daha iyi anlar olacagiz. Degisen dünyayi yönlendirenler böyle istiyor...

mantrader
27-05-2007, 13:15
Bildiğim kadarıyla pkk da üç tane sınıf var.

1. sınıf en üst mertebe olan apo ve yandaşları
2. sınıf en üst mertebe den bilgi alan emir alan bilinçli eğitimli komutanlar iştirakler vs.
3. sınıf ise ne için savaştığını bilmeyen cahil dağ kadrosundakiler. bunların amacı yoktur ve beyinleri yıkanmıştır.



Ben askerliğimi Mardin-Ömerli de kısa dönem çavuş asker olarak yol emniyet kontrol ve köy devriyesi çavuşu olarak yaptım. Köylere gittik oralarda değişik köylerde gözlemlemelerim oldu. Yaşı büyük belli bir yaştaki bayanlar hiç türkçe bilmiyor. Kürtçe ya da arapça konuşuyorlar. Kürt köyleri ve arap köyleri birbirinden ayrılıyor. GKK lar genellikle araplardan oluyor. Pkk tabiki çoğunlukla kürt köylerinden çıkıyor. Buralar tabiki gelişmemiş. Çok geri kalmış. Tabi bu devletin ayıp ı olabilir ama buralara yol olarak gayet yeterli gördüm. Su sıkıntıları var. İşsizlik tabiki en büyük sorun. Ama 3. sınıf olarak belirttiğim sınıf bence eğitimden ve işsizlikten yokluktan ileri geliyor. Oralarda mesela yeşil kart önüne gelene veriliyor. Fazla vatandaş ı uğraştırmıyorlar. Mesela batı da öyle kolay değil. Devlet bence elinden geleni yapıyor. Beni umutlandıran okul çağlarındaki çocukların kültürleri. Bunlar okula gidiyor ve konuşmaları gayet düzgün. Yani almış oldukları eğitim gerçekten de doğu batı ayırımını engelliyor. Anneleri babaları türkçe yi konuşmakta zorluk çekiyorlar. Hatta anne ve büyük anneleri belkide hiç bilmiyorlarr türkçe yi.
Ben gelecek nesilden şahsen umutluyum. Eğitim le bu vatandaşlarımız bilinçlenmeli.
Pkk yı bitirebilmemiz için en başta tabiki bence Eğitim ve İşsizliği azaltmamız gerekiyor. Vatandaşımız gerçekten ülkesini seviyor. Herkez ülkesinden memnun. Ama tabiki dış güçler ve içerideki büyük yılanlar bizim güzelim ülkemizin vatandaşlarını ayaklandırıp sulandırıyor. Onları devletimize askerimize kışkırtıyorlar. Ben gelecek nesilden şahsen umutluyum. Herzaman için devletimize ve askerimize destek olmalıyız. Sevgilerimle

labtek
27-05-2007, 17:33
terörün amacı,huzursuzluk ve istikrarsızlık yapıp,halkı korku ve paniğe sürüklemektir,,,eğer halk korku içinde ise ,terör amacına ulaşmıştır ve istediklerini koparmak için,pazarlık kotasını yükseltmiş demektir,,,
terörizimin yegane amacı budur,,ve askerin en zirvesindeki ismin, çaresizmişiz gibi bir demeç vermesini esefle karşılıyorum,,,terörün yaptığı gövde gösterisine asla prim verilmemeli,eğer bir tehlike varise, devlet kendi kurumları arasında bunun önlemini almalıdır,,,
böyle düşüncesizce bir demeç vererek,halkı korkuya sürüklemek ve bu konuda alınacak önlemleri sıralamadan, direk böyle bir açıklama yapmak ,talihsizliktir,,,
ve bu açıklamadan sonra ,terörist eylem amacına ulaşmış oldu,,,
dağdasınız ve askere diyorsunuz ki, aşağıda sizi öldürecekler,,,sorarım şimdi,cesareti kırılan asker sizce nasıl savaşır,,,
kazanmanın yarısı cesaret etmektir,,,terörle mucadelede,psikolojik harp çok önemlidir,,,ve iyi idare edilen psikolojik harpte,sempatizanlığı engelleyebilirsiniz,,,,güçlü ve etkili gösterilen illegal örgütler ,her zaman sempatizan toplar,,,
çünkü insanın doğasında güce tapmak vardır,,,ve bence her ne kadar doğruda olsa, devleti aciz düşürecek her açıklamadan kaçınılmalıdır,,,
veremde olsanız ,düşmanınızın yanında tükürmeyin,,,hasta olduğunuzu gösterip,düşmanınıza cesaret vermeyin,,,
,,,,,,,,,,,,,,,saygı ve sevgilerle


borsa78 Bir cok yaziniza katilmamak mümkün degil. Ici yanan insanin feryadi var yazilarinizda. Bu yazinizda da cok ama cok haklsiniz.

tsalci
27-05-2007, 18:05
Türkiyenin kuzey ırak a girmesiyle abd nin planları da devreye girecek ve sonuç ortadoguda yıllarca sürecek sonu belli olmayan milyonlarca insanın ölecegi ve dünyanın .... yıl kadar geri gitmesine ve sonuçta sadece insanların öldükleri fakirleştikleri zoraki göçlerin olacağı ve tüm avrupa ortadoğu ve balkanları içine alacak büyük bir savaş ve bu noktada terör de yok olur. insanlarımızda gelecek yarınlarımızda sonuçta yok olur. Bu işten kimse karlı çıkmayacaktır . Abd Türkiyeyi ırak gibi Alıcağını zannediyor küçük direnişlerle başkente ilerler Türkiye Abd ordusunu karşısında görünce Hemen teslim olur hemen perçalanır sanıyor ama Bilmiyorki Bizim özümüzde Allah için Vatan için hiç bir karşılık beklemeksizin Ölüme gidecek Miyonların olduğunu ... Artık Eski Türkiye yok Artık üreten,fabrikaları olan Bilinçli eğitimli Gençlerimiz var Artık çanakkalede yokluk içinde savaşan askerimiz yok Artık silahımız da var Gücümüzde var Allaha şükür İmanımız da var böyle olduğu sürecede savaş yıllarca sürse gene kazanan Aziz Milletimiz olucaktır...

smyrna3579
27-05-2007, 18:57
Aile planlaması şart...
ve dağınık haldeki köy ve mezraların birleştirilmesi şart.
hali hazırdaki durumda güvenlik, eğitim ve sağlık hizmeti vermek çok güç...
her 200 mt reye bir hastane bir okul ve karakol dikemeyceğimize göre bunların yapılması gerekli bence...:cool:

(keşke bu konu forumda konuşulduğu kadar TBMM de de konuşulsaydı):grrr:

zrncnnkz
28-05-2007, 02:48
Türkiyenin kuzey ırak a girmesiyle abd nin planları da devreye girecek ve sonuç ortadoguda yıllarca sürecek sonu belli olmayan milyonlarca insanın ölecegi ve dünyanın .... yıl kadar geri gitmesine ve sonuçta sadece insanların öldükleri fakirleştikleri zoraki göçlerin olacağı ve tüm avrupa ortadoğu ve balkanları içine alacak büyük bir savaş ve bu noktada terör de yok olur. insanlarımızda gelecek yarınlarımızda sonuçta yok olur. Bu işten kimse karlı çıkmayacaktır . Abd Türkiyeyi ırak gibi Alıcağını zannediyor küçük direnişlerle başkente ilerler Türkiye Abd ordusunu karşısında görünce Hemen teslim olur hemen perçalanır sanıyor ama Bilmiyorki Bizim özümüzde Allah için Vatan için hiç bir karşılık beklemeksizin Ölüme gidecek Miyonların olduğunu ... Artık Eski Türkiye yok Artık üreten,fabrikaları olan Bilinçli eğitimli Gençlerimiz var Artık çanakkalede yokluk içinde savaşan askerimiz yok Artık silahımız da var Gücümüzde var Allaha şükür İmanımız da var böyle olduğu sürecede savaş yıllarca sürse gene kazanan Aziz Milletimiz olucaktır...

Oncelikle su an yasadigimiz surecin ciddi bir provakasyon oldugunu dusunuyorum. Tam olarak sebebini bilmemekle birlikte belki "Guneydogu'nun Kurdistan'a katilimi ve petrol bolgelerinin U.S. gudumune girmesi" surecini hizlandirmak ile ilgili olabilir, veya Wilson planina karsi Amerika'lilarin 80 yillik obsesif bir bagliligi veya cok daha uzun vadeli baska baska planlari vardir. Kim bilir? Ama su anda Amerika'nin kendine yeni dusman arayacak durumda oldugunu dusunmuyorum. Ama Amerika'lilarin genelde 5, 10, 20, 50 yillik planlari vardir. Belki bizde de boyle uzun vadeli plan yapiliyordur ? Benim haberim yok :D

Soylediklerinizin bir cok yeri tabi ki dogrudur. Ama sunu da unutmamak lazimdir ki Turkiye'nin yillik askeri harcamalarinin ancak %20'si yerli sanayi tarafindan karsilanmaktadir. Bu orani artirmaya calisiyor askerler ve TSK vakfi sirketleri. Amma :

- Aselsan'in urettigi envai cesit silah sistemlerinin bazilari Amerikan Raytheon firmasinin sattigi stinger'ler ile calisiyor. Yani ancak bir atimlik stinger var elinizde ve tanesi 100.000$

- Ayrica Aselsan'in, Havelsan'in veya diger vakif sirketlerinin kullandigi urun gelistirme yazilimlarinin buyuk bir kismi (%80-90'i atiyorum) Amerikan sirketleri tarafindan satiliyor.

- Ayrica donanimlarda kullanilan kartlar, islemciler vs. vs. yine Amerikan (Motorola, Raytheon), Fransiz (Thales) vs. gibi sirketler tarafindan satiliyor bizim sirketlere. Yani hadi karti kendimiz tasarladik (ki var oyle tasarimlar da), ama Motorola'dan, Intel'den, IBM'den islemci almadan kartin calismasi mumkun degil.

- Ayrica haberlesme uydularimiz kac dakika aktif durumda kalacak. Benim U.S.'in uzay silahlari konusunda bir fikrim yok ama birseyler yapmis olabilirler, kim bilir?

- Turkiye'nin deniz gucu neredeyse yok denecek seviyededir. O yuzden acilen kendi gemimizi yapmaya calisiyoruz. Donanmanin onemi tartisilabilir tabi, ama son savaslarin (2. Dunya Savasi, ... , Irak, Afganistan) ispatladigi gibi ucak gemileri (eger topraklarinizdan uzakta bir yere saldiriyorsaniz) ve denizaltilar savaslarda cok kritik rol oynuyor ve bildiginiz gibi Turkiye'nin bu silahlari yoktur (!).

Yani kendi gucumuzu hakir gormenin bir anlami yok tabi ve ayrica kendi cografyamiz icin yeterli derecede caydirici bir ordumuz oldugunu dusunuyorum (en azindan su anda), ama dogru konusmak gerekirse eger Amerika bizi muttefik olarak gozden cikardiktan sonra bir savas olursa (ki umarim olmaz), benim tahminim: "Amerika ordusu once bizim ordunun haberlesme sistemini cokertip butun silahlarini yerine civiler, ondan sonra gerisini de olasi talep sahiplerine birakir. Rumlar, Kurtler ve Ermeniler. Geriye zaten 1920 Sevr sonrasinda oldugu gibi bize bahsedilen 5-6 il kalir zaten."

Iste o zaman iman gucu gerek ve o zaman iste Allah kuvvet versin.

borsa78
28-05-2007, 13:38
memlekette acayip bir şekilde ,ırak operasyonu konuşulmaya başlandı,,,sanki, kesin çözüm buymuş gibi lanse edilmeye başlandı,,ne ilginçtir ki,daha önce 27 kez sınırötesi operasyon yapıldı ve sonuç ortadadır,,,peki şimdi bu ısrar neyin nesi anlayamıyorum,,,
28. operasyon yapıldığında kesin sonucamı ulaşacağız,,,abd jetleri sınır ihlalleri yaparken, akdenizde abd ve ingiliz üsleri varken, tüm komşu ülkelerde abd-ing. güçleri konuşlanmışken, kimler bizi bu maceraya sürüklemek istiyor,,,amaç nedir,,
bırakın artık şu hamaset edebiyatını,,,herkes bir masa bulmuş, vuruyor yumruğunu,,,
lafla peynir gemisi yürümez arkadaş,,dökelim eteğimizdeki taşları, ve bu doğrultuda konuşalım,,,kısas a kısas mış,,,adamın boyunu kısaltırlar, vatandaşı-ülkeyi maceraya sürüklmeyin,,,
zaten onlarda öyle bir şey bekliyorlar,,,sevr in tekrardan yürürlüğe girmesi için, bahane arıyorlar,,,dolmabahçeye demirlemiş olan ingiliz,izmire demirlenen abd gemilerimi istiyorsunuz,,,
kapasiteniz ne ALLAH aşkına söyleyin yaww,,,verin aragazını, ondan sonar sizi bulabilene aşkolsun,,,ilk önce kim topuk yapar kaçar, ben çok gördüm,,,
provakasyon kokan, kahramanlık edebiyatı yapan tüm köşe yazarlarını ,bir kenara not edin,,,ve eskiden yazmış oldukları yazılar ile karşılaştırın,,hepsi usd kokuyor,,,
ortalıkta bir sürü siyasi mühendis dolaşıyor,,,meclis seçim kararı aldımı asla ertelenemez, tek bir sebep erteler, savaş durumu,,eğer savaş durumu olursa 1 sene ertelenir,,eğer bunun hesabını yapan birisi varsa , Allah cezasını versin,,,,
o özlemini kurduğu koltuğun altında kalarak, can versin,,,eğer bizi tahrik edip ortadoğudaki kaosa çekmek isteyen birileri varsa, Allah onlarında cezalarını versin,,,27 kez hangi sonucu aldık ki, 28 i istiyorsunuz,,,
Allah akıl fikir versin ,,,
sen burada 2 canlı bomba görünce ödün kopuyor,,,orada 100 lercesi var,,,şiisi, elkaidesi,,,kürdü,,,asurisi,,ve düzenli batı orduları ile cıa -mı5 - mossad suikastçileride cabası,,,
nasıl sıyrılmayı düşünüyorsunuz,,,kampları bombalayalım diyorsanız,,o kamplar boşaltılalı aylar oldu, dağa taşa sallarsın bombayı, daha iyi çözümler üretelim arkadaş,,,bu ülke yeni bir macerayı kaldıramaz,,,
güçlen önce sonra hepsinin çaresine bakarız,,,dağda o kadar görev yaptım ,gördüğüm en yüksek rütbe, üstteğmendi,,,herkes aklını başına alsın,can tatlıdır,,, varsa donkişot olmak isteyen, memlekette bizim değirmenlerimiz çok, gidin orada deşarj olun,,,,,,
saygı ve en samimi duygularımla

tsalci
28-05-2007, 15:33
memlekette acayip bir şekilde ,ırak operasyonu konuşulmaya başlandı,,,sanki, kesin çözüm buymuş gibi lanse edilmeye başlandı,,ne ilginçtir ki,daha önce 27 kez sınırötesi operasyon yapıldı ve sonuç ortadadır,,,peki şimdi bu ısrar neyin nesi anlayamıyorum,,,
28. operasyon yapıldığında kesin sonucamı ulaşacağız,,,abd jetleri sınır ihlalleri yaparken, akdenizde abd ve ingiliz üsleri varken, tüm komşu ülkelerde abd-ing. güçleri konuşlanmışken, kimler bizi bu maceraya sürüklemek istiyor,,,amaç nedir,,
bırakın artık şu hamaset edebiyatını,,,herkes bir masa bulmuş, vuruyor yumruğunu,,,
lafla peynir gemisi yürümez arkadaş,,dökelim eteğimizdeki taşları, ve bu doğrultuda konuşalım,,,kısas a kısas mış,,,adamın boyunu kısaltırlar, vatandaşı-ülkeyi maceraya sürüklmeyin,,,
zaten onlarda öyle bir şey bekliyorlar,,,sevr in tekrardan yürürlüğe girmesi için, bahane arıyorlar,,,dolmabahçeye demirlemiş olan ingiliz,izmire demirlenen abd gemilerimi istiyorsunuz,,,
kapasiteniz ne ALLAH aşkına söyleyin yaww,,,verin aragazını, ondan sonar sizi bulabilene aşkolsun,,,ilk önce kim topuk yapar kaçar, ben çok gördüm,,,
provakasyon kokan, kahramanlık edebiyatı yapan tüm köşe yazarlarını ,bir kenara not edin,,,ve eskiden yazmış oldukları yazılar ile karşılaştırın,,hepsi usd kokuyor,,,
ortalıkta bir sürü siyasi mühendis dolaşıyor,,,meclis seçim kararı aldımı asla ertelenemez, tek bir sebep erteler, savaş durumu,,eğer savaş durumu olursa 1 sene ertelenir,,eğer bunun hesabını yapan birisi varsa , Allah cezasını versin,,,,
o özlemini kurduğu koltuğun altında kalarak, can versin,,,eğer bizi tahrik edip ortadoğudaki kaosa çekmek isteyen birileri varsa, Allah onlarında cezalarını versin,,,27 kez hangi sonucu aldık ki, 28 i istiyorsunuz,,,
Allah akıl fikir versin ,,,
sen burada 2 canlı bomba görünce ödün kopuyor,,,orada 100 lercesi var,,,şiisi, elkaidesi,,,kürdü,,,asurisi,,ve düzenli batı orduları ile cıa -mı5 - mossad suikastçileride cabası,,,
nasıl sıyrılmayı düşünüyorsunuz,,,kampları bombalayalım diyorsanız,,o kamplar boşaltılalı aylar oldu, dağa taşa sallarsın bombayı, daha iyi çözümler üretelim arkadaş,,,bu ülke yeni bir macerayı kaldıramaz,,,
güçlen önce sonra hepsinin çaresine bakarız,,,dağda o kadar görev yaptım ,gördüğüm en yüksek rütbe, üstteğmendi,,,herkes aklını başına alsın,can tatlıdır,,, varsa donkişot olmak isteyen, memlekette bizim değirmenlerimiz çok, gidin orada deşarj olun,,,,,,
saygı ve en samimi duygularımla

istesekte istemesekte abd nin planları işlemeye başladı sadece bahane eksik bakalım sonu nereye varacak şu bir gerçekki dünya olurda böyle bir talihsizliği yaşar isi o zaman hiçbirşey eskisi gibi olmayacak...
ve ne yazıktırki Tuzaklar kurulmuş kurdun tuzaga düşmesini bekliyorlar yıllarca beklediler kurtta kurnaz ama sonunda hırsına dayanamayıp avı avlar ve de hazin son avlanır bakalım sonunda avcımı av mı kazanacak bunu yaşar isek göreceğiz

borsa78
28-05-2007, 17:21
PKK Emperyalizmin Maşasıdır...
PKK, emperyalist ABD'nin Anadolu'daki vurucu gücüne dönüştü...
Kimi zaman sıradan kişinin soyut kavramları algılaması kolay değildir...
Sözgelimi 'emperyalizm'...
Sokaktaki adama 'emperyalizm' i anlat anlatabilirsen...
Ancak kimi zaman da soyut kavram öylesine somutlaşır ki kör kör parmağım gözüne deyişini sollar...
Emperyalizm, Ortadoğu'da elini uzatsan tutacağın kadar somutlaştı...
Şu Irak'a bak!..
Amerikan emperyalizmi komşu ülkenin başına çökmüş...
Bir eli Müslüman Arabın boğazında..
Öteki eli petrol kuyularının vanalarında...

Emperyalizm, cahil mi cahil Arabı çorabı birbirine düşürüyor...
Şiiymiş, Sünniymiş, Kürtmüş, Türkmüş emperyalizm için ne fark eder?..
Al birini, vur ötekine...
Yoksul halklar birbirleriyle uğraşsınlar..
Boğuşsunlar..

Emperyalizm Ortadoğu'da kol geziyor..
Ortadoğu ve Anadolu'da artık soyut bir kavram değil emperyalizm; hayatımızın gözle görülür, elle tutulur bir parçası...

Amerika, malum askeri dergisinde bir Ortadoğu haritası pazarladı...
Haritada Türkiye bölünüyor..
Lozan yırtılıp çöp sepetine atılıyor..
Sevr hortlatılıyor..

Doğu Anadolu Ermenilerle Kürtler arasında paylaştırılıyor..
Peki, bu harita ne kadar insan kanı hesabı üzerine çizilmiş?..
Biliniyor mu?..

PKK, emperyalist ABD'nin Anadolu'daki vurucu gücüne dönüştü...
Ancak PKK can aldıkça, Anadolu Türk'ünde ve Kürt'ünde bir telaş görülüyor:
- Aman birbirimize düşmanlaşmayalım!..
Boşuna bir telaş bu!..

Anadolu halkının bilinci, sağduyusu, töresi, deneyimi bedeninin gözeneklerine sinmiştir...
Barış içinde bir arada yaşamak güdüsünün erdemli gücündeTürk'ü de Kürt'ü de eritecek kadar insanlaşmak, Anadolu halkının göreneksel bilgelik şiarıdır...

Ankara'da Ulus Meydanı'nda patlayan bombadan sonra, Türk ile Kürt'ün, emperyalizmin pis oyununu daha iyi anladığına ve daha çok birbirine yakınlaştığına inanıyorum

bu yazı bazı gerçekleri tüm çıplaklığıyla sorgulamıştır,,,,sağduyulu türk ve kürt halkları bu oyuna gelmeyecek,gelmesine izin vermeyeceğiz,,,

tsalci
28-05-2007, 18:29
Biraz mantıklı olunsa insanlar düşünse ya yıllardır Kürdün Türkün birlikte omuz omuza yaşadıklarını birlikte savaşıp birlikte komşuluk yaptıklarını kız alıp kız verdiklerini birlikte okuduklarını bir Vatanı birlikte paşlaştıklarını zamanında bu Vatan için birlikte öldüklerini bir düşünseler... şimdi neden abd çıkıp Türkiyeyi kürdüstan ve Türkiye diye bölmeye çalışıyor Kürt halkına abd nin ne gibi iyi yaklaşımı faydası olabilir olabilir .........???? tabiki hiç sadece cennet Vatanı bölerek parçalayarak alabilecegini biliyor.... buradaki enerjiyi buradaki suyu burdaki toprağı almaktır. ve şu an kuzey ıraktaki kürt kardeşlerimiz de abd yi abileri gibi görüyorlar ama yıllar sonra anlayacaklar kardeşin bile arkadan vurduğunu iş işten geçmiş olucak.. bu vatana bu millete yazık olucak kardeş kardeşe vurmuş olucak biraz akıllı olup birlik olalım bu oyunlara gelmeyelim Kürt ve Türk kardeşlerim... Bu bayrak altında yaşarken biz varız bu bayrak birgün inerse ozaman ne siz nede biz oluruz ....
Bayrakların inmemesi Ezanların dinmemesi Namusumuz Şerefimiz Onurumuz için Birlik olalım Yıllar önce olduğu gibi Çanakkalede, Sakaryada, Kurtuluş savaşımızda birlik olalım

borsa78
29-05-2007, 11:13
Biraz mantıklı olunsa insanlar düşünse ya yıllardır Kürdün Türkün birlikte omuz omuza yaşadıklarını birlikte savaşıp birlikte komşuluk yaptıklarını kız alıp kız verdiklerini birlikte okuduklarını bir Vatanı birlikte paşlaştıklarını zamanında bu Vatan için birlikte öldüklerini bir düşünseler... şimdi neden abd çıkıp Türkiyeyi kürdüstan ve Türkiye diye bölmeye çalışıyor Kürt halkına abd nin ne gibi iyi yaklaşımı faydası olabilir olabilir .........???? tabiki hiç sadece cennet Vatanı bölerek parçalayarak alabilecegini biliyor.... buradaki enerjiyi buradaki suyu burdaki toprağı almaktır. ve şu an kuzey ıraktaki kürt kardeşlerimiz de abd yi abileri gibi görüyorlar ama yıllar sonra anlayacaklar kardeşin bile arkadan vurduğunu iş işten geçmiş olucak.. bu vatana bu millete yazık olucak kardeş kardeşe vurmuş olucak biraz akıllı olup birlik olalım bu oyunlara gelmeyelim Kürt ve Türk kardeşlerim... Bu bayrak altında yaşarken biz varız bu bayrak birgün inerse ozaman ne siz nede biz oluruz ....
Bayrakların inmemesi Ezanların dinmemesi Namusumuz Şerefimiz Onurumuz için Birlik olalım Yıllar önce olduğu gibi Çanakkalede, Sakaryada, Kurtuluş savaşımızda birlik olalım

merak etme gardaş,,,bu memlekette bilinçli ve vatanını gerçekten seven insan sayısı bir hayli fazla,,,hamdolsun,birçok manevi komutanlarımızda var,ve onların duaları ile ayakta duruyoruz,,,imanımız sağlam olduğu sürece, bu cennet vatanına kimse yaklaşamaz,,birçok kez knıtlanmıştır,kıbrısta,kore de istiklal savaşında,çanakkale de,,, milyonlarca şehitimiz vardır ve ölü değillerdir,,,,

imanımızı muhafaza ettiğimiz sürece,onlar bizimle birlikte ,omuz -omuza savaşacaklardır,,yeter ki bu millette ,Allah -kitap unutturulmasın,,,gerisi vız gelir,,,saygı ve sevgilerimle

toros
31-05-2007, 10:57
ABD televizyonunda açık ‘PKK propagandası’ (http://www.milliyet.com.tr/2007/05/31/son/sondun05.asp)
Salih ZEKİ/WASHİNGTON, (DHA)

ABD televizyonu ‘Bridge TV'de, PKK terör örgütünün açık propagandasını yapan ve Abdullah Öcalan'ın açıklamalarına yer veren ‘İyi Kürtler, Kötü Kürtler’ isimli belgesel gösterildi. Belgeselde, Türkiye'nin Kürt nüfusuna karşı insan hakları ihlalleri yaptığı ileri sürülerek ABD'nin, Türk-ABD dostluğundan dolayı ihlalleri görmezden geldiği iddia ediliyor.

Kevin McKiernan isimli gazeteci tarafından 2001 yılında Washington, Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak'ta çekilen belgesel, PKK'nın Washington'daki temsilciliğini yapan Kani Gulam'ın Beyazsaray önünde yaptığı gösteride ‘Türkiye, Kürdistan'ı terketsin’ (Turkey out of Kurdistan) sloganıyla başlıyor.

Yapımcı Kevin McKiernan, terör örgütü mensuplarından ‘Kürdistan İşçi Partisi üyesi gerillaları’ olarak bahsederken, teröristlerin önünde yaptığı anonsta Kürtlerin ‘bağımsızlık savaşçısı’ olduğunu iddia ediyor.

Amerikan Kürt Network'u isimli örgüt üzerinden PKK propagandası yapan Kani Gulam ve ailesinin hayatına ve çalışmalarına yer verilen belgeselde, Kürtlerin, ‘vatanı olmayan dünyanın en büyük nüfuslu milleti’ olduğu öne sürülüyor.

Türkiye'nin Güneydoğusu'nu ‘Kürdistan’ olarak gösteren birçok haritanın yer aldığı belgeselde, PKK kamplarının görüntülerine ve Kevin McKiernan'ın, Abdullah Öcalan ile Beyrut yakınlarındaki evinde yaptığı röportaja da yer veriliyor. Röportajda Öcalan'ın Türkiye aleyhtarı sözleri dikkat çekiyor. Belgeselde, daha önce fotomontaj olduğu belgelenen ve Türk askerlerinin ellerinde kesik başlarla çektirdiği sözde resimler de gösteriliyor. ABD'nin ise kendi çıkarları için Türkiye'deki insan hakları ihlallerini görmezden geldiği iddia ediliyor.

Clinton yönetiminin Kürtleri ‘İyi Kürtler ve kötü Kürtler’ olarak ikiye ayırdığı, Saddam'a karşı mücadele eden Kuzey Irak'taki Kürtlere iyi Kürtler, Türkiye'deki bölücü Kürtlere de kötü Kürtler denildiği vurgulanan belgeselde, Amerikan yapımı savaş uçaklarının ve silahların Kürtlere karşı kullanılması eleştiriliyor.

ABD'li büyükelçi, diplomat ve yetkililerin yanı sıra kimi gazetecilerle de röportajların yer aldığı belgeselde, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan cumhuriyetten bu yana Türkiye'deki Kürt sorununa ilişkin detaylara da yer veriliyor. Belgesel Leyla Zana'nın yargılanmasını gösteren bölümlerle son buluyor.

‘SOROS VE ROCKEFELLER VAKFI SPONSOR OLDU’
ABD yasalarına göre, terör örgütlerine mali destek vermek, örgütleri kamuoyuna karşı savunmak yasaklanıyor. Ancak bu tür yayınların terör eylemlerine neden teşkil etmesi durumunda yayın yapanlara karşı dava açılabiliyor.

Belgeselin sonunda yer alan bilgilere göre belgeselin yayınına destek verenler arasında ‘Soros Belgesel Fonu’ ve ‘Rockefeller Vakfı’ gibi kurumlar yer alıyor. Belgeseli yayınlayan Bridge TV ise kablo yayını üzerinde yer alan ve daha çok Müslümanlara yönelik dini yayınlara yer veren bir televizyon kanalı olarak biliniyor.

UNYELI CONAN
31-05-2007, 17:02
yürüyün be,,,medyanın aslanları kim tutar sizi,,,kuşanalım kılıçlar,kalkanları,,,,çekelim bayrakları,ikide miting yaparız,,,tamam bu iş,,,
bu millet uçmuş abi,,,sanki,bu problem 30 senedir yokmuşta ,şimdi olan bir olaymış,,,
kimi kandırıyorsunuz be,,,,bu millet kerizmi,,,derdiniz ne açık ,açık söyleyin,,,,,,delikanlı olun,kıvırmayın,,,
savaşsa niyetiniz,ölümüne savaşalım,,,peşmerge değil,israile kadar gidelim,,,hepsini yerle bir edlim,,,varmı cesaretiniz,,,,
hadi abd ve ingiltere,oradanda israile dalalım,,,niyemi,,,,çünkü bu 3 ünü halletmezsen,asala biter pkk başlar,pkk biter,hizbullah başlar,o biter ibda-c başlar,o biter başka şey başlar,,,
yapacaksak bir şey, kökten temizlik yapalım,,,siz oraya gidilince herşey bitecekmi sanıyorsunuz,,,oturun ,oturduğunuz yerde,,,adamların niyeti zaten sizi o bataklığa çekmek,,,,,,,bataklığı kurutalım diyorsanız eğer buyrun,bataklığın adresini verdim,,,,hodri meydan,,,,,,,
ben eğer gerçekten niyetiniz bataklık kurutmaksa gelirim,,,,ama gaza gelip ,medya ağzıyla macera arıyorsanız,ban yokum arkadaş,,,,,,,bataklığın adı,abd-ab-israil-ingiltere,,,,,
adresi bilmiyorsanız,,,,,susun ve işimize karışmayın,,,,,siz dalganıza bakın,keyfinize bakın,,,biz gerekeni yaparız,,,
etme güneşime gölge ,başka ihsan istemem,,,

peki kardes,

ne yapmali.. madem bu kadar biliyorsun bizi'De aydinlat .. duacin olurum !

zorbam2005
31-05-2007, 17:04
[QUOTE=yosun;1675272]ALLAH BU MİLLETE KİM OLDUĞUNU, VATAN, ULUS, BAYRAK SEVGİSİNİ UNUTTURMASIN. MİLLİ ŞUURUNU, DİLİNİ, TARİHİNİ UNUTAN ULUSLAR YOK OLMAYA MAHKUMDURLAR![/QUOT

peygamberimiz mekke müşrikleriyle savaşa çıktığında arallarında münafıklarda vardı....bunlardan biri savaşta çok büyük yararlılık göstermiş, karşı tarafa epey zayiat vermiş, kahramanca savaşmıştı..
neticede savaşta öldü..
peygamberimiz bu kimseyi cehennemde görüyorum. hakkında bilgisi olan varmı?buyurdu...ashaptan biri
ben yanındaydım..gelirken bana ben medinenin bağ ve bahçelerini,güzelliklerini korumak için savaşıyorum..dediğini söyledi.

Kısaca dostum,bu dünyada şehit olmak istiyorsan ne amaçla savaştığını bileceksin..
Sana birde tavsiyede bulunayım irticayla kafanı bozma...Dinin bittiği yerde her pislik vardır...

borsa78
31-05-2007, 17:57
ayın ünyeli conan,yavuz selim neden mısıra kadar her yeri fethedip halifeliği aldı,,,,yada fatih sultan mehmet hangi müjdeye nail olmak için istanbul u fethetti,,,o bahsettiğiniz arap milleti ,ingilizler tarafından kandırıldı ve arabistanlı lawrence yi bilirmisiniz,,,matahari yi duydunuzmu,,,ve şu anda tarih tekerrürden ibaret ediyor,,,yani arabın bize yaptığını ,bizim arap a yapmamızı istiyorlar.


o camileri kimin bombaladığına gelince ,bu konuda saatlerce yazarım ama gerek yok,,,onların bir planı varsa ,bizim bin planımız var,,,,saygılarımla,,,,,,,,

doruca
31-05-2007, 22:18
Merhaba;
Yapılacak en çabuk ve basit yol Tek parti iktidarını en sağlam şekilde desteklemektir.Sol sağ önemli değil.Çıkacak oy oranları tek parti ikidarını % 50 - 60 oranlarıyla desteklemelidir.Şu günde çıkacak bir koalisyon daha kötü sonuçlar verebilir.

doruca
31-05-2007, 22:26
Biraz daha hürriyet isteyen bireyleri ya da topluluklardan sadekat sözü alıp daha sağlıklı bir barış için elden gelen yapılmalıdır.
Öcülerden korkar gibi bilgiden kaçmamalı daha fazla bilgi ile toplum donatılmalıdır.

UNYELI CONAN
31-05-2007, 22:26
ayın ünyeli conan,yavuz selim neden mısıra kadar her yeri fethedip halifeliği aldı,,,,yada fatih sultan mehmet hangi müjdeye nail olmak için istanbul u fethetti,,,o bahsettiğiniz arap milleti ,ingilizler tarafından kandırıldı ve arabistanlı lawrence yi bilirmisiniz,,,matahari yi duydunuzmu,,,ve şu anda tarih tekerrürden ibaret ediyor,,,yani arabın bize yaptığını ,bizim arap a yapmamızı istiyorlar.


o camileri kimin bombaladığına gelince ,bu konuda saatlerce yazarım ama gerek yok,,,onların bir planı varsa ,bizim bin planımız var,,,,saygılarımla,,,,,,,,

sn borsa78 bizim araba yapmamizi istedkileri ne ? bizim araplarla ne ilgimiz varki ? biz bir arap birligindemiyiz yada arap imparatorlugundamiyiz ki onlari arkadan vuralim..

araplarin ingilizler tarafindan kandirilmalari olayina gelince.. araplar ingilizlerden kazik yedi ama ben burada ingilizlerden daha cok araplar kizarim.. ne demek yani kandirildilar suclari yok, öyle mi ?

ne fark var, ha ingiliz kancigi benim askerimi vurmus ha arap kancigi benim askerimi vurmus ????? kanmasalardi efendim ..

milliyetcilik icin dinlerini, imanlarini satip kanciklik yapmasalardi.. sanki onlarin sucu yok, bütün suc kandiranda..

sizin araplari kollama gayretinizede anlam veremiyorum.

ben sizde zamaninda "aman k.iraga girmeyelim orada müslüman kardeslerimiz var" diye cirpinan abdurahman dilipak'a parallel cizgi seziyorum. Dogrumuyum ?

sevgiler saygilar..

UNYELI CONAN
31-05-2007, 22:28
Merhaba;
Yapılacak en çabuk ve basit yol Tek parti iktidarını en sağlam şekilde desteklemektir.Sol sağ önemli değil.Çıkacak oy oranları tek parti ikidarını % 50 - 60 oranlarıyla desteklemelidir.Şu günde çıkacak bir koalisyon daha kötü sonuçlar verebilir.

peki hangi partinin cogunlugunu alacagini oy vermeden önce nasil bilecegiz ki ona oy verelim ? anketlere ne kadar güvenilir bilemiyorum ..

Pit
31-05-2007, 22:34
Merhaba;
Yapılacak en çabuk ve basit yol Tek parti iktidarını en sağlam şekilde desteklemektir.Sol sağ önemli değil.Çıkacak oy oranları tek parti ikidarını % 50 - 60 oranlarıyla desteklemelidir.Şu günde çıkacak bir koalisyon daha kötü sonuçlar verebilir.
onlarca partinin seçime gittiği bir ortamda ve mevcut siyasi partiler kanunu ile ben hiçbir zaman bir partinin %50-60 ile iktidara gelebileceğini sanmıyorum. partiler kendi içinde bir nevi imparatorluk gibiler. O nedenle partiden umduğunu bulamayan , yönetimle anlaşamayan herkes gidip partisini kuruyor. Şuan halihazırda birçok parti aynı görüşlerde olmasına rağmen farklı parti halindeler...

GünceL
31-05-2007, 22:45
abi ben bir tek sey bilirim..kuzey irakta abd petrol kuyularini kendi sirketlerine gecirdigi vakit..iraktan askerlerini cekmeye calisacak..(bu cok zor gibi..)

eyer askerlerini iraktan cekerse..iraktaki direnisciler ne yapacak..hadeee saldir abd destekcilerine..daha henuz hazirda kuzey irakta bir savas gorulmemisdir...

onun ucun kuzey irakta kurtler devlet mevlet kuramaz..ve kuramayacakta.

dolayisi ile pkk nin da bu secim oncesi son cirpinislarini izlemis olacagiz.

olanda sehitlerize oluyor tabiki:(

sevgiler

doruca
31-05-2007, 23:11
peki hangi partinin cogunlugunu alacagini oy vermeden önce nasil bilecegiz ki ona oy verelim ? anketlere ne kadar güvenilir bilemiyorum ..
Öfkenin izinden gidin sn. Ünyeli.Öfkesi az olan kaybedecek.:)
Ben yeni hükümetin bir kaç yıl G.doğu da çalışma yapmasını -bir nevi başkenti o bölgeye taşımasının yararı olacağını düşünüyorum.Fantastik ama ilgi her zaman teveccüh bulur.
Dileğim öfkenin değil aklın kazanması.

borsa78
01-06-2007, 15:34
http://www.bbc.co.uk/turkish/pressreview/story/2005/07/050729_pressreview.shtml

IRA yı hepimiz biliriz. nasıl sona erdi ve daha sonra ingiltere kamuoyunda nasıl algılandı,tereddütler ve sonuçlar üzerine ,ingiliz basınından yansıyanlar. denenmiş yolları etüd edersek eğer, pkk terörünü sona erdirmek için ,mesafe katetmiş oluruz

tsalci
01-06-2007, 18:00
PKK, kamplarına uçaksavar, roketatar ve silahlar yerleştirdi
Özgür CEBE/DİYARBAKIR, (DHA)

TERÖR örgütü PKK’dan kaçarak güvenlik güçlerine sevgilisiyle birlikte teslim olan terörist Özgür Akdağ, Türkiye’nin olası sınır ötesi operasyonunda özellikte hava saldırılarına karşı, örgüt kamplarının zirvelerine uçaksavar, havan topu, roketatar ve füze yerleştirildiğini söyledi. Akdağ, “Kandil Dağı’ndaki kampların tümünde kaçmak için yer altı tünelleri ve mağaralar bulunuyor. Diğer kamplarda ise yer altında sığınaklar var. Bu kamplarda 8’er kişilik nöbet tutanlar her saat başı değişiyor'' dedi.
Kuzey Irak’taki Kandil Dağı, Hınere, Zap ve Mahmur kamplarında silahlı faaliyet yürütürken aşık olduğu ‘Zozan’ kod adlı Türkan Babat ile birlikte kaçarak KDP’ye sığınan ve daha sonra Türkiye’ye gelerek sevgilisiyle birlikte teslim olan terörist Özgür Akdağ, önemli itiraflarda bulundu.
Diyarbakır 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde ömür boyu hapis istemiyle yargılanmasına devam edilen terörist Özgür Akdağ, terör örgütü PKK’ya Bulgaristan’da katıldığını belirterek, Sofya Havaalanı’ndan sahte pasaportla Fransa’ya gitmek isterken yakalandığını anlatarak başladığı ifadesinden şunları söyledi:
“Cezaevindeyken Bulgar güvenlik güçleri Sofya’da bulunan PKK’ya ait bir dernekle itribata geçti. Ardından ‘Adnan’ kod adlı biri yanıma geldi ve PKK’ya katılırsam beni cezaevinden çıkaracağını söyledi. Kabul edince bir aydan beri tutuklu olduğum cezaevinden beni 2 gün içinde çıkardılar. Sonra PKK’nın Balkanlar sorumlusu Ahmet Dere eğitim amacıyla beni Yunanistan’a götürdü. Atina’da Ahmet Dere’nin şoförlüğünü yaptım. Lavrion kampındaki toplantıda dağ kadrosuna gönderileceğim yönünde karar alındı. İtiraz edince benimle birlikte 3 kişi tutuklandık. Sonra adımıza sahte Türk pasaportu düzenlediler. PKK, Yunanistan polisiyle anlaşmalı. Yunan polisi beni havaalanında uçağa kadar götürdü. Buradan Gürcistan’a geçtik. Orada da Gürcistan İstihbarat Birimi’nden bir ekip beni karşıladı. Bir gün kaldıktan sonra Gürcistanlı Yezidi asıllı ‘Ahmet’ kod adlı kişi bu kez beni Ermenistan’a gönderdi. Burada bir süre kaldıktan sonra yaya olarak bir grupla beraber İran’ın Urmiye kentine geçtik. İran’dan Kandil Dağı’ndaki Kanicenge, Hınere ve Zap Kampları'na geçtim. Askeri ve siyasi eğitim aldım. Rahatsızlanınca Mahmur mülteci kampına gönderildim. Ayrılmak istediğimi söyleyince tutuklandım. 10 gün hücre cezasından sonra tekrar siyasi eğitime alındım. Kamptaki Zozan kod adlı Türkan Babat ile aramızda duygusal ilişki yaşanınca birlikte kaçıp KDP’ye sığındık ve Habur’da Türk Özel Kuvvetleri'ne teslim edildik.''

KAMPLARA UÇAKSAVARLAR KONULDU
PKK'nın son dönemlerde üslenme alanlarını hava saldırılarına karşı korunaklı bölgelerde yaptığını belirten Özgür Akdağ, “Örgütün elinde Biksi ağır makineli tüfek, Doçka, uçaksavar, havan topu, roketatar ve füze bulunduruyor. Bunları olası hava saldırısına karşı kampların zirvelerine yerleştirdi. Kandil Dağı’ndaki kampların tümünde kaçmak için yer altı tünelleri ve mağaralar bulunuyor. Diğer kamplarda ise yer altında sığınaklar var. Bu arada örgüt büyük şehirlerde yapacağı eylemlerde kullandığı C- 4 ve A- 4 tipi plastik patlayıcıların büyük bölümü özel kuvvetler biriminin elinde bulunuyor.''

AİLELER ÇOCUKLARINI ALMAK İSTİYOR
Terör örgütü PKK’ya olan inancın azalması ve hiçbir şeyin elde edilemeyeceği bilincinin oluşmasıyla örgütte moral seviyesinin düştüğünü belirten Özgür Akdağ, ifadesine şöyle devam etti:
“PKK, ailelerin çocuklarıyla görüşmelerini de yasakladı. Çünkü kampa gelen her aile çocuğunu almak istiyor. Roj TV zorunlu olmazsa kimse izlemez, herkes Türk kanallarını izlemek istiyor. Kandil’e helikopter ile Amerikalı askeri yetkililer geldi. 3- 4 saat kalıp ayrıldılar. Görüşme örgütün üst düzey yöneticileriyle gizli yapıldı. ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra Irak ordusuna ait silah ve patlayıcılar silah tüccarları aracılığıyla PKK’nın eline geçti. PKK, Abdullah Öcalan’ı kullanarak halk desteğini yeniden kazanmak istiyor.''

borsa78
01-06-2007, 18:24
Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980'li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine gitmişlerdir. 1984 yılında cereyan eden Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla PKK sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Ermeniler ile PKK arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bazı somut örnekler şunlardır:

Terör örgütü PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini "Kızıl Hafta" olarak ilan etmiş ve 24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme günü olarak anarak ve toplantılar yapmaya başlamıştır.
8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan'ın Sidon kentinde PKK ve ASALA terör örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemişler ve toplantı sonucu bir deklarasyon yayınlamışlardır. Ancak bu olayın tepki çekmesi üzerine ilişkilerin illegal alanda gizli olarak sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Toplantı akabinde 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Başkonsolosluğumuza, 19 Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları büromuza yönelik olarak düzenlenen saldırılar, PKK ve ASALA terör örgütleri tarafından ortaklaşa üstlenilmiştir.
Bölücü terörist elebaşı Abdullah Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği tarafından "Büyük Ermenistan hayali fikrine olan katkılarından dolayı" onur üyeliğine seçilmiştir.
Ermeni Halk Hareketi'nin bünyesinde, bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur.
4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve PKK terör örgütü mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut'ta bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı yapılmıştır.
Ermeni-PKK ilişkisiyle ilgili bir başka çarpıcı örnek ise, 6- 9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut'taki iki ayrı kilisede düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı toplantılarda kullanılan şu ifadelerdir:

Şimdilik Türkiye'ye karşı sakin tutum gösterilmelidir.
Ermeni toplumu gittikçe büyümekte ve ekonomik yönden güçlenmektedir.
Geliştirilen propaganda faaliyetleri sayesinde, bütün dünyada (sözde) soykırım daha iyi bilinmeye başlanmıştır.
Ermenistan devleti kurulmuştur, her geçen gün toprakları genişlemektedir ve atalarının intikamını mutlaka alacaklardır.
Başta ABD olmak üzere, diğer batılı ülkeler de Karabağ'da sürdürülen savaşta Ermenileri haklı bulmaktadırlar. Bu fırsatı değerlendirmek gerekir; ve Karabağ'da savaşan Ermeni gençlerine yenileri katılacaktır.
Türkiye'de -PKK terör örgütü ile yapılan mücadele kastedilerek- iç savaş devam edecek, Türk ekonomisi sıfır noktasına gelecek ve vatandaşlar baş kaldıracaklardır.
Türkiye bölünecek ve bir Kürt devleti kurulacaktır.
Ermeniler Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir şekilde yürütmeli ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemelidirler.
Bugün Türklerin elinde olan topraklar, yarın Ermenilerin olacaktır.
PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ERMENİSTAN'DAKİ YAYIN ORGANLARI

Ermenistan'da Reya Taze ve Bota Redaksiyon adlı gazetelerin PKK terör örgütü kontrolünde Kiril Alfabesiyle yazıldığı ve PKK terör örgütünün propagandasını yaptığı bilinmektedir. Bu gazeteler Türkiye ve Avrupa'dan gelen PKK terör örgütü mensuplarınca yayımlanmaktadır.


PKK - ASALA İLİŞKİLERİ

Uluslararası nitelikteki Ermeni terörizmi, 1973 yılında ortaya çıkarak 1974 Kıbrıs barış harekatını müteakip yurtdışında bulunan vatandaşlarımız ve temsilciliklerimize yönelik sabotaj, suikast ve saldırı türü terör hareketleri ile kendini göstermeye başlamıştır.

Başta Ermeni terör örgütü ASALA olmak üzere 1984 yılına kadar eylemler sürdürmüş ve l970'li yıllarda çeşitli legal siyasi oluşumlar içinde kendisini göstermeye başlayan Kürtçülük hareketini, terör örgütü PKK ile ivme kazanması üzerine, yerini Abdullah ÖCALAN liderliğinde Kürt-Türk ayırmadan öldürebilen, katliamlarla ismini duyurmaya çalışan PKK terör örgütüne bırakmıştır.

Fakat bu tarihten önce de PKK-ASALA terör örgütleri arasındaki işbirliğinin, ortaklaşa yapılan eylemler, yayınlanan deklarasyonlar, ASALA ve diğer Ermeni terör örgütü mensuplarının PKK terör örgütü kamplarındaki eğitimi, ASALA terör örgütünün üst düzey yetkililerinin eğitim yaptırdıkları, bunların dışında PKK terör örgütünün Ermeni Taşnaksutyun Partisi ile ilişki içerisinde olduğu bilinmektedir.

PKK-ASALA terör örgütü işbirliğinde ortak amaç olarak, Marksist-Leninist ideoloji doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde devlet kurmaktır. İki örgütün de hedef aldığı bölgeler göz önünde bulundurulduğunda hedeflerin çakıştığını görüyoruz. Bu durumda iki örgütten birinin diğerine taşeronluk yaptığı fikri güçlenmektedir.

Ele geçirilen belgeler neticesinde Bekaa ve Zeli kamplarında Ermeni terör örgütü ASALA ile terör örgütü PKK militanları ile birlikte eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır.


PKK İLE ERMENİLER ARASINDA 1987 YILINDA YAPILAN ANLAŞMA

1987 yılında bölücü terör örgütü PKK ile Ermeniler arasında bir anlaşma yapılmıştır. Söz konusu anlaşmanın hükümleri şunlardır:

Ermeniler PKK terör örgütü içinde eğitim faaliyetlerinde bulunacaklar
PKK terör örgütüne her yıl için adam başına 5.000 ABD Doları ödenecek
Ermeniler küçük çaplı eylemlere katılacaklar
Yapılan bu anlaşmanın akabinde örgüt içerisinde Ermenilerin sivrilmeleri üzerine, PKK-ASALA ilişkilerinden sorumlu Hermez Samurouyan adlı şahısla birlikte 18 Nisan 1990 tarihinde yapılan toplantıda şu kararlar alınmıştır:

PKK ve ASALA terör örgütlerinin artık ortak yönetilecektir
Türkiye'de güvenlik kuvvetlerine yönelik eylemlerde istihbaratı Ermeniler yapacak
Muhtemel devrimden sonra elde edilen topraklar eşit olarak bölüşülecek
Kamp masraflarının % 75'ini Ermeniler karşılayacak
Türkiye'deki metropol şehirlerde eylemler yapılacak
1992 Ekim ayından itibaren Kuzey Irak'ta üslenen terör örgütü PKK'ya karşı gerçekleştirilen sınır ötesi operasyonlarda örgütün büyük darbeler alması ve barınma imkanlarını kaybetmesi üzerine bir kısım örgüt mensuplarının İran ve Ermenistan'a geçmeleri ile PKK terör örgütünün Ermenistan'daki aktif faaliyetleri başlamıştır.

PKK terör örgütünün Avrupa temsilcilerinden bir grubun Ermenistan'a giderek, PKK terör örgütü mensuplarının Kars bölgesinden Ermenistan'a rahatça girip çıkmaları için anlaşma yaptığı, Sovyet Rusya'nın dağılması ile Ermenistan'ın bağımsızlığına kavuşması sonucu PKK terör örgütünün Ermenistan'da Kürt yerleşim birimlerinde barınma imkanı bularak burada örgüte maddi-manevi destek sağlayıp, faaliyetlerini sürdürdüğü ayrıca, 19-20 Mayıs 1992 tarihlerinde bir grup PKK terör örgütü mensubunun Ermenilerle beraber Azeri Türklerine karşı savaşmak için 3 araçla Urumiye'den Ermenistan'a hareket ettiği bilinmektedir.

bazı ayrıntıları gözden kaçırmayalım diye bu yazıyı topıce taşıdım,,,sebebi ise, pkk ve ermeni lobilerin ortak çıkarlarının ,bilinmesi için,,,,ab de ve abd - bilhakis fransa ve danimarka ile belçika da bu lobiler müthiş ,baskı uygulamaktadır,,,ülkemizde ise ekümenlik alarak, son darbeyi vurmak istemektedirler,,,ama havalarını alırlar,,ekümenlikteki amaçları,ibadet özgürlüğü değildir,,,,

asıl amaçları,ülkeyi bölmektir,anacak bu ekümenlik olayına rus hükümeti soğuk baktığı için ,bu planı faliyete sokmak konusunda çekinceleri verdır,,,patrikhanenin olduğu bölgeyi sit alanı olarak,ab muktesadına sokmuşlar ve gerekli tüm nakiti almışlardır,hatta papanın ziyaretinde,bu konu hakkında ortak bazı mesajlar vererek,ileride yapacakları eylemlerin ipucunu vermişlerdir,,

her iki kilisenin yıllardır birbirini aforoz etme alışkanlıkları,benedit sayesinde son bulmuştur,ama asıl amaç ortadadır,benedit halen istanbul u,konstantin görmektedir ve bu uğurda, ezeli düşmanları protestanlarla işbirliğine girmişlerdir,,,,,,,,,
nitekim,ermeni lobileri çok planlı olan bu eylemlerine devam etmektedirler ve bu konuda yapmamız gereken en önemli adım bence,,ermenistanda bir pkk vari örgüt kurmak ve pkk nın ne olduğunu, uygulamalı olarak anlatmaktır,,,,,,,,saygılarımla

UNYELI CONAN
01-06-2007, 19:15
nitekim,ermeni lobileri çok planlı olan bu eylemlerine devam etmektedirler ve bu konuda yapmamız gereken en önemli adım bence,,ermenistanda bir pkk vari örgüt kurmak ve pkk nın ne olduğunu, uygulamalı olarak anlatmaktır,,,,,,,,saygılarımla

aynen yapilmasi gereken budur.. sii ve sünnilerin ortak kini kalles k.iraklilara cekmeli .. nede olsa araplar salak angut yerine koyup ellerindeki petrolleri calmak istiyorlar..

düsmanlarimiz ic problemlerle bogusursa biz kuvvetlenecek zaman buluruz..

borsa78
02-06-2007, 15:11
sayın ünyeli conan,k.ırak ta abd nin artık bir iddiası kalmadı,k.ırak bitmiş,artık çift okeye dönüyor.
yanlış hedef gösteriyorsunuz,parmağınız doğuyu gösterirken ,yüzünüz güneye bakıyor.k. ırak meselesi bir iç meselemizdir ve asla dış mesele olarak bakmayın,eğer bakarsak,davayı en başta kaybetmiş oluruz. misaki milli sınırlarımız içinde olan bu toprakları asla ,dış mesele olarak algılamayın ve algılatmayın.aile içi problemlere ,komşularımızı karıştırmayalım,zaten k.ırak sınırlarımız içindedir.sabredelim ve metanetli olalım,elimizde çok kozumuz var,istersek barzani ye ,fotosentez yaptıracak mali ve stratejik konumdayız.kafanıza bu kadar takmayın,eğer buraya bir operasyon yaparsak,abd nin ek meğine yağ sürmüş oluruz.kurnaz olalım gardaş.nasıl olsa abd oradan çıkacak ve yerini zaten biz dolduracağız,barzaninin türkiyeme ihtiyacı var ve abd oradan gitsin göreceksiniz,kuyruğunu sallayarak nasılda yalanmaya başlayacak...biraz sabır,,,,saygılarımla

pasa_emre
02-06-2007, 15:37
Çekildiği gün dünyadaki hakimiyetinin de bittiği gün olur..

Kalenin sırları internette

ABD’nin Ortadoğu’daki kalesi olarak kabul edilen ve dünyadaki en büyük diplomatik tesisini oluşturacak olan Bağdat Büyükelçiliği inşaatının taslakları, mimarlık bürosunun internet sitesine konunca güvenlik skandalı yaşandı. Dışişleri’nin müdahalesi üzerine çizimler geri çekildi.

BAĞDAT’ta inşa edilen ABD Büyükelçiliği inşaatının bilgisayarda çizilmiş ayrıntılı taslaklarının, tesisin yapımını üstlenen Amerikan mimarlık firması Berger Devine Yaeger’in internet sitesine konulduğu anlaşılınca büyük panik yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı derhal şirket yetkililerini uyardı ve çizimler siteden kaldırıldı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gozalo Gallegos, "Yurtdışındaki personelimizin güvenliğini en iyi şekilde sağlamak için biz elimizden gelen çabayı gösterirken, bu çeşit bilgilerin herkese açık bir mecrada yayınlanması, bu çabalarımızı zedeliyor" dedi. Tesislerin ayrıntılı planlarını gösteren 10 adet taslak web sayfasına konulmuştu. Ayrıca elçilik ana binası dahil binaların tek tek şemaları ve resimleri yer alıyordu. Bunlar arasında ilave ofis binaları, askeri güvenlik noktası, yüzme havuzu, dinlenme tesisi ile büyükelçinin konutu bulunuyordu.

NEHİR MANZARALI

Direnişçilerin saldırılarından korunmak için yüksek duvarlar arkasında Dicle Nehri kıyısında inşa edilen elçilik tesislerinin internete konulan çizimlerinin bina ile ilgili yeterince fikir verdiği öne sürülüyor. Bağdat’taki büyükelçilik sözcüsü Dan Sreenby, bu çizimlerin kesinlik derecesi hakkında bilgi vermekten kaçınarak şöyle konuştu: "Bu çizimlerin ne kadar kesin oldukları konusunda açıklama yapmayız çünkü kesin olup olmadıklarının bilinmesini bile istemiyoruz." Mimarlık firmasının sahibi dev müteahhit firma Louis Berger yetkilileri ise çizimlerin çok erken taslaklar olduğunu ve bu halleriyle ABD’nin düşmanlarının işine yarayacak potansiyel taşımadıklarını öne sürdü. Louis Berger sözcüsü Jeffrey Willis, "Google Earth’de bile tesislerin neye benzediği daha iyi görülebilir" diye konuştu.

Ortadoğu’daki Beyaz Saray

Eylül ayında tamamlanması planlanan Amerikan Büyükelçilik binası, ABD’nin yurtdışındaki en büyük temsilciliği olacak. 592 milyon dolara tamamlanması planlanan kompleks, 42 hektar alan üzerine inşa ediliyor. Nehir manzaralı elçilik, 20 binadan oluşuyor ve 380 aileye ev sahipliği yapabilecek.

borsa78
02-06-2007, 17:48
sayın paşa emre,mescidi aksanın karşısınada,israil savunma bakanlığı binası kuruldu,ama halen filistini ele geçiremediler,,,müsterih olun.istedikleri kadar kale diksinler,nihayetinde arazi sahibi istemedikçe ,kiracı olarak kalmaya mahkümdurlar.o topraklar bizim kaderimiz ve zamanı gelince ,gerçek ev sahibi ile tanışacaklardır,orta doğunun
osmanlıya ihtiyacı var,yani torunu olan bizlere,oradaki gözyaşını ancak biz dindiririz,,zaman herşeyin ilacıdır,,,içerideki şu koltuk sevdalılarının hesabı görülsün,sıra oralarada gelecek,,,saygılarımı sunarım gardaş

yosun
02-06-2007, 18:29
PKK - ASALA İLİŞKİLERİ

Başta Ermeni terör örgütü ASALA olmak üzere 1984 yılına kadar eylemler sürdürmüş ve l970'li yıllarda çeşitli legal siyasi oluşumlar içinde kendisini göstermeye başlayan Kürtçülük hareketini, terör örgütü PKK ile ivme kazanması üzerine, yerini Abdullah ÖCALAN liderliğinde Kürt-Türk ayırmadan öldürebilen, katliamlarla ismini duyurmaya çalışan PKK terör örgütüne bırakmıştır.



pkk bir nev'i asalanın devamıdır. Abdullah Öcalan ermeni kanı da taşımaktadır.

pasa_emre
02-06-2007, 18:40
Sn borsa78 geçen bir yazı okudum..
Toprak Mehmet'e susadıysa, Mehmet de toprağa susamıştır diye..
Biz Misak-ı Milli topraklarının hepsine kavuşmadğımız sürece bu terör devam eder..
Yine 7 cihana hükmetmek istiyorsak, terörün bitmesini istiyorsak çok güçlü bağımsız bir ekonomiye ihtiyacımız var..
Bunun için de uzun vadeli devlet politikasına, her gelenin yapılanı yıkıp yenisini yapmaya çalışmasına değil yapılanın üstüne bir tuğla koymasına ihtiyacımız var..
Selamlar

doruca
04-06-2007, 14:57
Son gelişmelere göre koalisyona kesinlikle hayır.Bir koalisyon intikam duygusunun esiri olacaktır.Ve çok yazık olacaktır.

borsa78
04-06-2007, 15:36
bir hilal uğruna ,ne güneşler batıyor ya rab,,,,
tuncelide bir güneşimiz daha soldu,kanayan yaramıza tuz basmak için ellerinden geleni yapanları kınıyorum,bu terör belasını başımızdan defetmek için,elbirliği ile mucadele etmemiz şart,bu sıralar iyice azıttılar ve tahrik etmek istemeleriniz sebebini açıkça biliyorum,,,,

lanet olsun teröre,,,hükümet ve asker devreden çıksın,ve bu pkk yı sona erme işini bize versinler,,,,
1 ayda kökünü kazımazsak namerdim.vatansever birkaç dostum bu işi yapmak için zaten can atıyor,biz dağların çocuğuyuz,ömrümüz at sırtında geçti,çoluğu -çocuğu allah a emanet edip tekrar dağlara çıkmak hiçde zor değil,,,mahmur a- zap a-,bekaa ya-haftanin e kadar bunların izini sürüp yok etmek şart oldu artık...ve sabrımız taşmak üzere
bu memlekette ne yiğitler var, sivil kıyafetlerimizi kimse giydirmesin bize,eğer giyersek ,çıkarmak için 5000 can almadan çıkarmayız,bu da böyle biline,
korkak pkk- aklını başına al,o dağa çıkartma bizi,
sonra seni ne barzani-ne ermeni-ne abd ne ab ne de alllah ın bir kulu kurtaramaz,
kafkaslarda işimiz bitsin,seninle görüşeceğiz pkk,
az kaldı yakında ölümle tanışacaksın

ENGINEER68
04-06-2007, 15:44
Ne zaman imralıda ininde yaşayan mahlukatın boynuna ip çekilir işte o zaman bu ...... kökü kurur.Yoksa daha çok kanlar akar.Yakaladığını beslemeyeceksin,korumuyacaksın olay budur.

borsa78
04-06-2007, 16:57
bir hilal uğruna ,ne güneşler batıyor ya rab,,,,
tuncelide bir güneşimiz daha soldu,kanayan yaramıza tuz basmak için ellerinden geleni yapanları kınıyorum,bu terör belasını başımızdan defetmek için,elbirliği ile mucadele etmemiz şart,bu sıralar iyice azıttılar ve tahrik etmek istemeleriniz sebebini açıkça biliyorum,,,,

lanet olsun teröre,,,hükümet ve asker devreden çıksın,ve bu pkk yı sona erme işini bize versinler,,,,
1 ayda kökünü kazımazsak namerdim.vatansever birkaç dostum bu işi yapmak için zaten can atıyor,biz dağların çocuğuyuz,ömrümüz at sırtında geçti,çoluğu -çocuğu allah a emanet edip tekrar dağlara çıkmak hiçde zor değil,,,mahmur a- zap a-,bekaa ya-haftanin e kadar bunların izini sürüp yok etmek şart oldu artık...ve sabrımız taşmak üzere
bu memlekette ne yiğitler var, sivil kıyafetlerimizi kimse giydirmesin bize,eğer giyersek ,çıkarmak için 5000 can almadan çıkarmayız,bu da böyle biline,
korkak pkk- aklını başına al,o dağa çıkartma bizi,
sonra seni ne barzani-ne ermeni-ne abd ne ab ne de alllah ın bir kulu kurtaramaz,
kafkaslarda işimiz bitsin,seninle görüşeceğiz pkk,
az kaldı yakında ölümle tanışacaksın

toplam 8 güneşimiz daha battı,inşallah sayı artmaz.çok yakında görüşeceğiz,asalanın itleri,aponun tohumları

solo
04-06-2007, 22:45
Şehit çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.Yerleri Peygamberimizin yanı olur inşaallah.

borsa78
05-06-2007, 11:19
Türkiye oyuna mı getiriliyor?

ABD, her ne kadar "Türkiye Kuzey Irak'a yönelik kuvvet kullanmamalı, Irak'ın kuzeyine girmemeli" dese de, Amerika'nın bölgede Ortadoğu Projesi" kapsamında uygulamaya koyduğu yeni strateji böyle bir harekâtı ve beraberinde ortaya çıkacak gelişmeleri kaçınılmaz kılıyor. Böylece ABD, Irak'ta uğradığı başarısızlık ortamından ve İran karşısında düştüğü durumdan kurtulmak ve Türkiye ile ilişkilerini yeni bir düzleme taşımak istiyor. Nitekim, burada ABD açısından çok fazla bir seçenek söz konusu değil. Irak'taki açmazdan Şii-Sünni çatışması ile çıkmak isteyen ABD, gelinen aşamada bu planının tutmadığını görmüş durumda. Bölge ülkelerinin sonradan sonraya oyunun farkına varmaları ve Irak merkezli bir Şii-Sünni çatışmasından uzak durmaları ve burada özellikle Türkiye'nin oynamış olduğu rol, bir anlamda ABD'yi hayal kırıklığına uğratmış durumda. Bundan dolayı ABD, bölgedeki başarısızlığının temel nedenlerinden biri olarak gördüğü Türkiye'yi bir anlamda cezalandırmak ve yine Türkiye üzerinden bölgede yeni bir istikrarsızlık ve çatışma alanı yaratmak istiyor. Dolayısıyla, burada, ABD'nin yeni bir oyunu ile karşı karşıyayız. Bu oyunun merkezinde ise Türkler ve Kürtler yer alıyor. ABD, Kuzey Irak'taki Kürtler üzerinden bölge üzerinde yeni siyasi ve coğrafi düzenlemeler yapmak, bunu da Türk-Kürt çatışması ile gerçekleştirmek istiyor.

ABD, Türk-Kürt çatışması ile: 1. Bölgedeki etnik çatışmaları ve bölünmeleri; 2. Bölgede, Kuzey Irak merkezli bir rekabet ve çatışmayı; 3. Irak'ta ABD'nin üzerindeki yükü hafifletmeyi ve "işgalci" bir Türkiye görüntüsüyle direnişçiler ile Türk askerlerini karşı karşıya getirmeyi; 4. Bu kapsamda Şii direnişçiler ile Türkiye arasında kalan İran'ı Türkiye ile çatıştırmayı; 5. Sünni İslam dünyasında, özellikle de Araplar arasında oluşan Türkiye algılamasını ve sempatisini ortadan kaldırmayı; 6. "Kürt devleti" karşıtlığı üzerine inşa edilmiş olan Türkiye-Suriye-İran ittifakına darbe vurmayı; 7. Türkiye'yi bağımsız politikalarından uzaklaştırarak, kendi yörüngesinde tutmayı; 8. Kendi projelerine uygun olarak yeni bir Türkiye projesini gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Yeni bir oyunla mı karşı karşıyayız?

Bu çatışmanın ateşleyicisi olarak ise, Türkiye'nin "sınırları aşan" sınır ötesi harekâtı görülüyor. Zaten, söz konusu harekâtı bu kadar tartışmalı ve önemli kılan da bu. Bu kapsamda, "Sınırlar ne kadar aşılacak? Sefere çıkan ordu nerede konaklayacak? Bu sefer/operasyon ne kadar sürecek? Asıl hedef/ler kim olacak, kimlerle çatışılacak? Operasyonun sonucunda ne tür hedeflere varılmış olacak, Türkiye'nin kazançları ya da kayıpları ne/ler olacak?" türünden sorulara verilecek olan cevaplar oldukça önem kazanıyor. Çünkü, başladığı andan itibaren sınır ötesi bir operasyonun kontrolünün asıl kimde olduğu, işte bu soruların cevap bulmasıyla görülecek...

Bu süreci, mevcut şartlar altında, ne Türkiye'nin ne de bölgedeki Kürtlerin kontrol edebilmesi oldukça zor. Özellikle Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut siyasi ortam ve bu kapsamda bölünmüşlük, Türkiye'nin hanesinde bir artı olarak görünmüyor. Türkiye, kısır siyaset tartışmaları ve rejim/sistem kavgaları içinde tam anlamıyla şimdiden bir "bölünmüş ülke" görüntüsü sunuyor. Nitekim, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz de, Türkiye'de seçim yaklaştıkça ortamın gerildiğini belirterek, "Türkiye, giderek artan bir biçimde bölünüyor. AK Parti yine çoğunluğu elde ederse sorunlar katlanabilir. Askerler, kendi cumhurbaşkanı seçebilecek AK Parti'nin kontrolündeki bir parlamentoya izin verir mi?" ifadesini kullanarak, bu duruma dikkatleri çekiyor. Dolayısıyla, böylesi bir ortamda Irak'ın kuzeyine yönelik olarak gerçekleştirilebilecek bir operasyon, bir oldubittiden ibaret kalmayacaktır. Bu kapsamda karşımıza oldukça kapsamlı, yeni bir proje çıkıyor.

ABD'nin bugüne kadar küresel güç mücadelesinde Ortadoğu bağlamında ortaya koyduğu "Büyük Proje/ler", büyük hayal kırıklıkları ve hezimet olarak tarihteki yerini alıyor. Fakat, bu durum ABD'nin tamamen pes ettiği ve orta vadede bölgeden çekileceği anlamına gelmiyor. ABD, bunları daha ziyade taktik seviyede başarısızlıklar olarak nitelendiriyor ve stratejik bazda oyunun/mücadelenin halen devam ettiğini belirtiyor. Dolayısıyla, Türkiye ve Ortadoğu yeni bir döneme gidiyor. Son dönemde yaşanılan tartışmalar aslında daha sıcak bir gündemin öncüsü niteliğinde ve bu yeni oyunda Türkiye birinci hedef konumunda ve yol ayrımında. Irak'ın kuzeyine yönelik sınır ötesi askerî operasyon merkezli tartışmalar, Ortadoğu merkezli bu yeni gündemi ve süreci bir anlamda gölgeliyor. Burada, oldukça bilinçli bir strateji söz konusu. PKK terör örgütü, sınırın ötesi, Barzani, Talabani derken, Türkiye bir oldubittiye getirilerek, bu yeni oyunda farklı bir noktaya taşınmak istiyor. Bu kapsamda Türkiye'nin içerideki mevcut durumu da körükleniyor ve "uzantılar" kendilerine düşen görevi açıkçası fazlasıyla yerlerine getiriyorlar.

Bu yeni gündemin en temel özelliğini ABD'nin değişen Ortadoğu stratejisi bağlamında bölgeye dönük yeni hamleleri ve bu kapsamda Kuzey Afrika'dan Filistin'e, Filistin'den Lübnan'a, Lübnan'dan Afganistan'a kadar uzanan hat üzerinde yeni çatışma alanlarının ortaya çıkartılması oluşturuyor. Ortadoğu'nun daha küçük parçalara ayrılarak, daha düşük maliyet ve kayıpla Amerikan hegemonyasının ve İsrail'in güvenliğinin, bölgesel gücünün/liderliğinin sağlanması, pekiştirilmesi ise bu yeni stratejinin ana hedefi. Bunun için de ABD yeni oyunu Ortadoğu'nun kendi iç dinamikleri üzerinden yürütmeye çalışıyor ve çok bildik bir yöntemle, bölgeyi birbirine kırdırarak bu amacına ulaşmak istiyor. Bu kapsamda örgütler arası çatışmalardan devletler arası savaşa, iç siyasi çekişmelere kadar her türlü yönteme şimdiden başvurulmaya başlandı bile. Nitekim, Lübnan'da yönetimin ve ordunun ABD ile işbirliğine girmesi ve burada ABD tarafından kurdurulduğu, desteklendiği belirtilen bir örgütün, Fethu'l-İslam, adının ön plana çıkmaya başlaması, Filistin'de Hamas ile El Fetih arasında başlayan çatışmalar ve Ankara'da meydana gelen provokasyon ve canlı bombalar bu yeni sürecin birer göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu yeni stratejinin temel hedef ülkeleri arasında Türkiye'nin kendisi de yer alıyor. Türkiye ile birlikte ön plana çıkan diğer ülkelerin başında ise İran, Suriye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve hatta Ürdün geliyor. Bu ülkeler içinde ABD açısından en zoru Türkiye ve İran oluşturuyor. Türkiye ve İran, bir anlamda ABD'nin bölgesel hakimiyeti ve bu kapsamda küresel liderliğinin önündeki en büyük iki engel. Türkiye'nin ve İran'ın mevcut durumu, aynı zamanda ABD'nin Rusya ve Çin'e dönük orta ve uzun vadedeki hedeflerini de etkileme potansiyeline sahip.

Türkiye ile İran ana hedefler

ABD'nin Irak'ı işgali ile başlayan süreç, bir bakıma Türkiye-İran dostluğunun ve işbirliğinin zirve yaptığı bir dönem olarak karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda Türkiye ile İran arasında oluşmaya başlayan karşılıklı güven ortamı ve başta PKK terör örgütü olmak üzere Irak ve Ortadoğu bağlamında yürütülen bir kısım ortak faaliyetler, o perasyonlar ve ortak geleceğe dönük projeler, ABD'yi ve İsrail'i fazlasıyla endişelendirmeye başlamış durumda. Bu ortak işbirliğinin arkasında yer alan ve zaman zaman gölgesini hissettiren Rusya ise, bu endişeleri büyük bir "korku"ya dönüştürüyor. Dolayısıyla, Amerika açısından Ortadoğu politikasında hiç de telafi edemeyeceği, yerini bir başkasıyla dolduramayacağı bir müttefik kaybı süreci söz konusu. Bu açıdan Amerika bir taraftan bu süreci engellemeye çalışırken, diğer taraftan da yeni müttefiki olan Kürtleri gücendirmemenin peşinde. Bunun için de, daha önceden ihanet ettiği bu Kürt gruplara sözler/garantiler vermekte, diğer taraftan da "iyi Kürt", "kötü Kürt" tasnifiyle de Türkiye'nin gönlünü almaya çalışmaktadır. Bu kapsamda PKK'nın gözden çıkartılmış olması da bunun bir göstergesidir. Dolayısıyla, Amerika'nın zorluğu bizdeki klasik "sakal-bıyık" hikayesinden öte değil. Bunun için ABD çok daha farklı bir planı kendince uygulamaya koyarak, bu sürecin önünü almaya çalışıyor. Bu kapsamda yürütülen geniş ve yoğun kapsamlı psikolojik harekât ise dikkatlerden kaçmıyor. Bu psikolojik operasyonun boyutları ve ağırlığı bundan sonraki günlerde de giderek artacağa benziyor.

Önce, İranlı istihbaratçı Ali Asgeri ile gerilmek istenen Türkiye-İran ilişkileri, Irak'ın kuzeyinde Türkmenlere yönelik tutumu ve Türkmenler karşıtı gruplara verdiği destek ile tırmandırılmak istendi. Ardından da iç seçim malzemesi olarak kullanılmaya ve bir kısım siyasi partilerce "Türkiye İranlaştırılmak isteniyor" denilerek gündeme getirilmeye çalışılan Türkiye-İran ilişkileri, son olarak silah yüklü vagon hadisesiyle yeni bir krize sürüklenmek istiyor. Diğer taraftan, İran ile ABD arasında başlatılan yeni diplomatik süreç ile de, iki ülke arasında bir güven bunalımı oluşturulmaya çalışılıyor. Dolayısıyla, yaşanan son gelişmeler, aslında Türkiye ile İran arasında son yıllarda ortaya çıkan işbirliğine darbe mahiyetinde. Amaç, Türkiye-İran birlikteliğine darbe vurmak, bu iki ülkeyi birbiriyle savaştırmak.

Provokatif eylemlere gelince...

Aslında, o kadar da zor değil. Türkiye-İran ilişkilerindeki güven sorununun tamamen aşılabildiğini söylemek zor. Mevcut ortak tehdit algılaması ve ABD'nin bu noktada tek yanlı politikaları bu iki ülkeyi şimdilik aynı çizgide tutuyor. Burada, özellikle İran tarafının Türkiye'nin güvenini kazanmaya dönük gayretleri ve PKK terör örgütü ile mücadelede Türkiye'ye verdiği destek önemli. Diğer taraftan ABD sonrası durum/dönem noktasında her iki ülkenin ortak bir proje geliştirebildiklerini söylemek şu an için zor. Nükleer bir İran, tüm pozitif algılamaların ve hedeflerin önünde bir engel olarak duruyor. Ayrıca, Kuzey Irak bağlamında Türkiye ve İran arasında üstü örtülü bir rekabetin ve birbirini kollama sürecinin devam ettiği de ortada. Dolayısıyla, karşımızda halen kırılgan bir yapıya sahip Türkiye-İran birlikteliği var. Bu noktada, ABD açısından Türk-İran dostluğuna ve işbirliğine vurulabilecek en hassas darbe noktası Kuzey Irak. Kuzey Irak'a bir şekilde girmeye ikna edilmiş olan Türkiye, kaçınılmaz bir şekilde bir süre sonra İran destekli Şii gruplar ve ardından da İran ile karşı karşıya kalacaktır. Bu durum ise ABD'nin hem Irak'taki işini kolaylaştıracak hem de İran'a dönük operasyonunda yanında Türkiye gibi güçlü bir orduya sahip ülkenin bulunmasını sağlayacaktır. Ayrıca, Türkiye üzerinden İran'daki Türk varlığı da rahatlıkla ayaklanmaya ikna edilebilecektir. Tabii bu hesaplar, ABD tarafının mevcut şartlar altında gerçekleşmesini hedeflediği "masabaşı hesaplar".

ABD'nin yaptığı bir diğer hesap ise, Türkiye-İran birlikteliğinin bozulması ile birlikte Suriye'nin durumunun güçleştirilmesi ve bu ülkenin zayıflatılmasıdır. Ayrıca, Türk-Rus ilişkilerinin de bu süreçten derin bir darbe göreceği de hesaplanmaktadır. Böylesi bir sonuç ise, Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde, bugüne kadar titizlikle uygulamaya çalıştığı dış politika anlayışının ve hedeflerinin iflası anlamına gelmektedir. Bu kapsamda, Rusya Federasyonu Genelkurmay Başkanı'nın bu ay gerçekleştireceği Türkiye ziyareti büyük bir önem arz etmektedir. Dolayısıyla, olası bir sınır ötesi harekâtın zamanlamasının çok iyi yapılması ve bu noktada dahilî ve haricî istişarelerin gerçekleştirilmesi ve mutabakata varılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Mevcut durumdaki provokatif eylemler ve tahrikler bile, bu zamanlama konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bu provokasyonlar ve tahrikler ile Türkiye'nin fazla duygusal davranması ve hayati bir hata yapması beklenmektedir.

Doç. Dr. Melih Can

ULUSLARARASI İLİŞKİLER UZMANI

provakatif eylemler,internette start almıştır

borsa78
07-06-2007, 15:44
zor bir haftayı geride bıraktık ve gördük ki, ülkemizi her bir taraftan kıskaç altına almışlar,,,,kumpasa gelmişiz arkadaşlar. iç ve dış mihraklar sürekli, olmazsa olmazlarımızı kaşıyorlar,ve duygusal yönlerimizi kullanarak ,ülkemizi aciz ve kontrolsüz bir harekete zorlamak istiyorlar.
canımızı 83 e kadar yakan ,asala belası tam bitti derken,çekiç gücün destekleriyle büyüyen bir pkk belasını başımıza musallat ettiler ve sonrasında barzani denen bir maşayı üzerimize salarak tahrik ettiler.
ve bu barzaninin çapulcu ordusunu mossad eğitti,abd silah verdi,israil askeri elbisesini giydirdiler. ingiliz komutanlardan taktik aldılar, fransa ve almanya ile italya dan maddi destek sağladılar,hollanda ve belçika da tv kurdular.çeşitli yayın organları ile,sempatizan topladılar.
bununla yatinmeyip, kürtleri islamdan uzaklaştırıp,zerdüşt olmaları için her yolu denediler,sünnetsiz pkk lıları dağda çok gördük ,misyonerlerin güneydoğu daki faliyetlerinden haberimiz var,abd li hristiyan bir vakıf, güneydoğu da bir çok okulun tamiratını yaptı ve yapıyor,,,,
hristiyan karşıtı değilim , herkesin dini kendine diyorum ancak,benim vatanımda amacınız eğitimi desteklemekse yolunuz açık olsun, ama eğer kendi felsefenizi benimsetmek için bu işi yapıyorsanız, lanet olsun size...kenya da yaptığınızı gördük, incili verdiniz ellerine ve cenneti çağdaşlığı vadettiniz, ama kenyalılar gözlerini açtıklarında bir baktılar ki,tüm toprakları abd istilasına uğramış ve
yeraltı zenginliklerinin tümünü kaybetmişler.
pkk terörü nasıl sona erer dedik ve fikirlerimizi tartışmaya sunduk,bir çoğumuz olaya askeri çözümden yana baktı,insanın içi yanıyor ve ciddi-ciddi tek çözüm bu gibi görünüyor ama bence bu çözümü sunarken, eksi ve artılarıda düşünmeliyiz.
böyle bir çözümü, yaklaşık 32 senedir uyguluyoruz ve sonuçları ortada,herşey den önce sağlam bir dış politikamız olmalı ve kararlılıkla uygulamalıyız, hükümetler değişsede, bu politikamız değişmemeli... son 32 yıldır uygulanan tüm dış politikamız tam bir fiyaskodur.
kırmızı çizgfilerimiz pembe olmuştur ve kyp ile ıkdp üzerindeki ezici bakımız,nötralize olmuştur, kontrolümüzde olan bu kürt partileri, abd-ab-israil e kaptırdık...ve artık güdümümüzden çıktılar...çıkarıldılar
bu kürt liderler üzerinde ki baskı gücümüzü tekrar kurmalıyız ve sağlam bir zemine oturtmalıyız...her ne olacaksa bizim kontrolümüzde ve sağlayacağımıuz hava hortumunun ucunda olmalıdır, havayı kestiğimiz zaman , bitkisel hayattan çıkıp ex olmalılar....
bir diğer hatamız ise, silahlı mucadelemizdeki yanlış politika, yani profösyonel askerlik şart, ordumuz küçülmeli ancak teknolojik olarakta büyümeli,askerimiz son teknoloji ile donatılmalı ve eğitimleri titizlikle ,uzman borda bereliler tarafından verilmeli,,,sat ve sas komandoları eğitmeli askerimizi ve eğitilen asker teskereye gitmeden orduda maaşla görevine devam etmelidir...
askerlik ise normal teskereci vatandaş için 9 aya düşürülmeli ve sadece silah eğitimi ile temel hayatta kalma doktirini öğretilmeli...eline bir kez bile tüfek almayan ve askerliğinin son 6 ayı tertipçilik geleneğiyle sırt üstü yatıp boşuna masraf yaptığımız o kadar çok asker var ki,,,
gereksiz bu kadar masraf,,, bir yumurta almaya jiple 3 asker gidiyor, bir şöför-1 araç komutanı- ve bir araç koruması... bence fuzuli işler bunlar,,,,,
boşuna orada 6 ay vakit kaybettirilmesi bence yanlış, hem genç iş gücünden oluyoruz,hemde bir askerin günlük masrafı çok para tutuyor,,,bence bu masrafı ,ordumuzun daha profösyonel ve teknolojik üstünlüğü için harcamalıyız....
ve Allah korusun bir seferberlik anınında cepheye giden her vatandaşımız, harbe hazır olacak şekilde önceden hazır olmuş olacak, hatta 45 yaşına kadar her 5 senede bir kez, 1 haftalığına , gelişen teknolojiye ve bildiklerini unutmaması için, eğitime çağrılmalı,,,böylece 9 ay askerlik yapsakta, asla askerliğin temel öğretisinden kopmamış oluruz,,,
pkk lı teröristler, bir özel harekattan ,birde ökk dan korkar,,,örneklerini daha önce bu topıc te vermiştim,,,ve bence acemilik eğitimi 6 aya çıkarılmalı,,,mesela şöför eğitimi 25 gün ,bence şöförde bu temel eğitimleri almalı,,,6 ay acemi eğitimden sonra asker son 3 ayını profösyonel ve amfi eğitimlerinde tamamlamalı,,,her vatandaş,sivilde bile bir istihbarat olacak şekilde eğitilmeli,,,,
ordumuz gözbebeğimizdir ve medah-ı ifiharımızdır,,,tsk güçlendirme vakfına , her vatandaş yardımını esirgememeli ve üniversitelerimiz, ordunun teknolojisine katkıda bulunmalı, işadamlarımız, ağır sanayi de, ordumuzun ihtiyaçlarına yönelik yatırım yapmalılar,,,askerimizin motivasyonu için,sivil sosyal danışmanlar olmalı,,ve ordumuzun siyaset içine çekilerek ,yıpranmasına engel olmalıyız,,
ordumuza dil uzatan, yazılı ve sözlü yayını ,sansürlemeliyiz,,,ordunun din ve siyaset ile işi olmaz,,,ordu bu vatanın teminatıdır ve elbirliği ile onu korumalıyız,,,,
osmanlı sefere çıktığında, hristyan birçok ülkenin askeri ile işbirliği yapardı ve bazı komutanlarıda farklı dinlerden olabilirdi, ama söz konusu ortak amaç vatan müdafası olduğu için, başarı kaçınılmazdı,,,
ordu hiç kimsenin tarafını tutmaz,,, ordu bizim geleceğimizin ve bağımsızlığımızın teminatıdır,,,,
konu sınır ötesi herekattan açıldı diye bunları yazdım,,, ve altını tekrar çiziyorum,,,,
tsk , gözbebeğimizdir ve profösyonel askerlik şart oldu,,,teknolojik olarak ordumuzu güçlendirmeliyiz ve tsk güçlendirme vakfına, gücümüz nisbetinde bağış yapmalıyız,,,ilçe kaymakamları bu vakfın ilçe başkanlarıdır, gerekli yolu onlar size gösterirler,,,saygılarımla

http://www.tskgv.org.tr/tr/bagis_esaslari/index.html

ve bu linkin sağındaki reklam filmini lütfen tıklayıp seyrediniz,,,teşekkürler şimdiden

borsa78
08-06-2007, 10:51
pkk terörünün, asala örgütüne illegal olarak son verildikten sonra,kurulduğuna dikkat çekmiştik,,,,asalanın kuruluş amacı,ermenistan a yalandan toprak vaadi ve türkiyede yaşayan ermeni vatandaşlarımız ile ,kaçak olarak çalışan ermenileri kışkırtarak,ülkemizi zayıf düşürmek ve hatta parçalamaktı,,,ancak evdeki hesap çarşıya uymayınca ,dış güçler ve içerimizdeki piyonları başarısız oldu,,,,
daha sonra bu planları tutmayınca,kürt-türk çatışmasını körüklemek istediler ve pkk ya start verdiler,,,suriye yi hatay davası ile,ırak ı şabdül arab ile,iran ı şiiliği yaymak vaaadiyle kandırdılar,,,ve pkk nın yaşaması içinzemin kurup, çekiç güç ile desteklediler
kyp ve ıkdp partileri ilk başta bu hain anlaşmanın dışında idi ve devletimizin kontrolü altındaydı,hatta yer-yer pkk ile çatışmışlardı ve 6000 kayıp vermişlerdi,,,ancak israil,bu iki partiyi ele geçirmek için,saddam ı kullandı.ve birbirine ezeli rakip olan bu iki partiyi,saddam düşmanlığı etrafında, birleştirdi ve saddam kürt halkına eziyet ettikçe,kürtleri ülke olma yolunda teşvik ettiler,,,,
peşmerge ordusu kurup eğittiler,ve hatta abd ,bu insanları uçaklara doldurup ülkesinde ajan ve terörist olarak eğitti ve geri getirdi,,israil bu işleri yaparken şunu hedefledi,k.ırak ta kurulacak sözde bir kürt devleti,israil karakolu olacaktı ve abd koz olarak bu kartı bize gösterecekti,,,
daha önce yazmıştım,abd ortadoğu dan tıpış-tıpış çıkcak,,ve ozaman koz bizde olacak ve pişti yapacaktık,,,
şahinler kanadı ,temsilciler meclisinin baskısılarına dayanamıyor artık,ve pentagon siyasi baskı altında, hatta sermeye baronları,sert bir dille bush yönetimini ve ırak politikasını eleştirmeye başladılar,,,
yani abd ırak tan çekilecek,,,, işte o zaman yerini kim alacak,,,biz dediğinizi duyar gibi oldum,ama sazanlık yok arkadaşlar,tabi ki biz olacağız ama ,sazan olarak değil,,,
abd çekilir çekilmez,iran-suriye-mısır-lübnan-,elaltından s.arabistan,yemen,ve içeriden filistinli örgütler ile,ortadoğu daki tüm el kaide ve hizbullah unsurları,israil e kesin saldıracaklardır,,,bunu bilen, abd-ab-ingiltere-ve türkiye deki israil lobileri,abd den doğan boşkluğu bizim doldurmamızı istiyorlar,ve bu yüzden pkk nın şiddet eylemleri had safhaya ulaşmıştır,,
sınırlı bir kara-hava harekatının başarıya ulaşmadığını ve ulaşamayacağını yazmıştık.ve, sözde kürt devleti ile kandırılan k.ırak lı kürtlerin, olmayan devletlerini savunmak için,dış mihraklardan aldığı silah-maddi- manevi(büyük elçilik),desteğini görüyoruz,,dış politika ile bizi susturmak ve haksız bırakmak isteyeceklerdir,,kıbrıs ambargosunu hatırlayalım,,,
akılları sıra ,kürt-türk savaşı başlatmak istiyorlar ,,,daha önce alevi yurttaşlarımızın yaşadığı yerlerde, bu bölücülüğü tetiklemek istediler, provakatif eylemler yaptılar ama,bilinçli halkımız bu tuzaklara düşmedi,,,
sünni ve şii savaşı başlatmak için,birgün sadr da bir gün tikrit te bombaları patlattılar, ve bu savaşı tüm ortadoğuya yaymak istediler ama,türkiye-mısır arabuluculuğu ile, bu hain planda tasviye edildi,,,ve iran şimdilik,şiiliği yayma politikasından vazgeçti,,,
abd kendi çıkarları çerçevesinde, ülkemizi ortadoğu da jandarma yapmak istiyor,,,ancak yediği siyasi çelmeler sonucunda,bizden fayda gelmeyeceğini anlamış ve bunun acısını çıkarmak için,tüm etnik unsurlarımızı kaşımaktadırlar,,,
k. ırakta elçilik kuran ülkeleri bir kenara not edin ve asla unutmayın,,,bu yazımı burada kesiyorum ve size şunu soruyorum sevgili forumdaşlarım,,,,

sizce,,,,,

geçici politikamı,askeri politikamı,popülist politikamı,yok diyorsanız nasıl bir kalıcı stratejimiz olmalı,enaz yarayı alarak,en çok kazanımları elde etmek için,stratejimiz ne olmalı,buyrun sizi dinliyorum?
not=olası bir iran-türkiye gerginliğini hesap ederek stratejinizi yazınız,,,
saygılarımla

UNYELI CONAN
08-06-2007, 12:47
..kyp ve ıkdp partileri ilk başta bu hain anlaşmanın dışında idi ve devletimizin kontrolü altındaydı,hatta yer-yer pkk ile çatışmışlardı ve 6000 kayıp vermişlerdi,,,ancak israil,bu iki partiyi ele geçirmek için,saddam ı kullandı.ve birbirine ezeli rakip olan bu iki partiyi,saddam düşmanlığı etrafında, birleştirdi ve saddam kürt halkına eziyet ettikçe,kürtleri ülke olma yolunda teşvik ettiler,,,,



sevgili borsa78, bence bu isi asil bizimkiler basardi .. tanklarimizla girtlak birtlaga giren bu kabile resilerini ayirmadikmi ? bence birakalim israil misrail isini.. adamlari gözümüzde büyütmekten vazgecelim.. asil sorun bizim capsiz, ileri görüsü olmayan siyasiler ve diger otoriteler degilmi ?

onlar degilmi bu ülkedeki koskusmuslugun zirveye projeksiyonu? onlar degilmi televole ve "ben ne nasil olursa olsun zengin olayimda gerisi önemli degil" zihniyetinin zirveye yansimasi ?

bizim stratjimizi, akilli devlet yönetenlerimiz ve sorumlu devlet erkanimiz olsaydi biz bunlari baristirmazdik ikisini'De kontrol altinda tutardik.

UNYELI CONAN
08-06-2007, 12:51
en iyi stratehi bati stratejisi.. k.irak'da huzursuzluk ve terörü zirveye cikarmak .. sik sik sinirlari kapatik elektrikleri kesip k.iraklilari kendilerini dev aynasinda görmeden dünya gerceklerinden kopmadan, hayatin gerceklerini anlamalarini saglamak.

iran ve suriye ile ortak bölge istikrar politikasi uygulamak. lakin zamaninda suriye ve iraninda abd ve ab tarafindan yalan hayallerle beslendikleri ve zamaninda destek verdikleri kürt irkciligin kendilerini tehdit eder hale geldigini görüyorlar..

simdi kürt irkciligi irani'da suriye'ninde bir parcasina göz dikmisitr ve ortak tehdit olmustur.

birlikte hareket ederek abd'Änin bu bölgede emperyalsit kan emici hayallerinin iflasini saglamamiz lazim

borsa78
08-06-2007, 15:23
sevgili ünyeli conan,suriye-iran ile ortak terörle mucadele stratejiniz gayet mantıklı, ancak bunu uygulayacak irade ve zeminin oluşması için,medya ile ortak bilinçlendirme çalışması yapılarak,vatandaş bu konuda ikna edilmeli ve yetkili mercilerimize,hem askeri hem siyasi lere baskı uygulamalıyız,ortak askeri açıklama yapabiliriz mesela ve kararlılığımızı gösterebiliriz,,
ortadoğuda bir lobi faliyetine girişerek,tüm halkları yanımıza çekip,ortadoğu daki amerikancı yönetimlere baskı uygulatabiliriz,,,ve ortadoğunun abiliğine soyunarak,tek bir yumruk olarak, bu hain parçalama olaylarına engel olabiliriz,,
eğer ırak parçalanırsa,suriye ve iran da parçalanır,siz bu konuda haklısınız ,,,ve bu olayları fırsat bilen israil,tekrar golan tepelerine ve lübnan ile,filistindeki zeytin dağı projesini hayat geçirmek isteyebilir,
öncelikle,ortadoğu daki ülkelerin siyasi ve askeri güvenini sağlamalıyız ve geçmişi bir kenara bırakıp,gelecek ile ilgili,önümüzdeki 100 yılı kapsayan bir politika üretmeliyiz,,,
evet sayın conan ,iran-suriye ve diğer ortadoğu ülkeleri ile ortak bir strateji geliştirmemiz şart,,,ve bunu istemeyen bazı amerikancı zihniyetler,arap dünyasının geçmişteki hatalarını ve şu anki yönetim şekillerini öne sürerek,bizi bu politikadan uzak tutmak istiyorlar,,,
oysa ki,ülkemin geleceği için,yamyamlarla bile,anlaşma yapabilirim,,,önemli olan,türkiyemin geleceğidir,,,
bu iki kürt lideri barıştırmak,gerçekten büyük hataydı

borsa78
08-06-2007, 16:09
Bardakoğlu, Karabük Müftülüğü personeline yönelik ''Bilgilendirme ve Değerlendirme Toplantısı''na katılmak için geldiği kentte Vali Can Direkçi'yi makamında ziyaret etti.

Ziyarette ''Ülkemizde son günlerde artan terör olaylarını Diyanet İşleri Başkanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusunu Bardakoğlu, şöyle yanıtladı:

''Terör sadece Türkiye'nin değil, dünyanın başının belasıdır. Milletçe birlik ve beraberlik içinde olursak ordumuz, polisimiz, devlet adamlarımız, siyasetçilerimiz, din adamlarımız ve memurlarımızla yani milletin tüm katmanları bir araya geldiğinde birbirini daha çok sever, birbirine güvenirse biz bunu alt ederiz. Nice belaları ve tehlikeleri, iç ve dış düşmanları alt etmesini bildik. Birliktelikle bugünlere geldik. Yedi düvele meydan okuduğumuz dönemler de oldu. Beraberlik içinde olursak devletçe ve milletçe bunları atlatacağımıza inanıyorum. Birbirimizi sevmekten ve bütünleşmekten ayrılmamamız lazım.''

-''ETNİK AYRIM YAPMADIK''

Bardakoğlu, herkesin birbirini saymayı ve sevmeyi öğrenmek zorunda olduğunu, böylece 3-5 teröristin hakkından gelmekte zorluk yaşanmayacağını belirterek, şunları kaydetti:

''Biz asırlardır et ve tırnak gibi bu coğrafyada bir arada yaşadık. Hiçbir din ve etnik ayrım yapmadık. Biz bu coğrafyada insanların dindarlıklarını ve etnik kökenlerini ayrıştırmadık. Çanakkale'de birlikte şehit verdik. Asırlardır sürdürdüğümüz bu geleneği korumamız lazım. Bu çetin görevde görev alan kahraman ordumuzu, polisimizi ve görevlilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Allah onların yardımcısı olsun, milletimizin de başı sağ olsun. Artık, şehit kanları durmalı. Çünkü, sadece baş sağlığı dilemek bizi tatmin etmiyor. Ateş düştüğü yeri yakar. Şehitlerin mekanı mutlaka cennet olacak ve nur içinde yatacaklardır ama bu aileleri teselli etmiyor. Her gün gencecik fidanları kaybediyoruz. Ben sabır, birlik ve beraberlik niyaz ediyorum.''

Vali Direkçi'nin Safranbolu manzarasının yer aldığı yağlı boya tablo hediye ettiği Bardakoğlu da Vali'ye, Kur'an-ı Kerim ve Atatürk'ün doğumunun 125. yılı anısına Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlatılan Din Bilim Uygarlık ve Atatürk isimli kitabı hediye etti.

Bardakoğlu, Karabük Belediye Başkanı Hüseyin Erer'i de makamında ziyaret

borsa78
08-06-2007, 17:16
http://66.102.9.104/search?q=cache:V6CVW99GTEMJ:www.baoram.gov.tr/pazartesikonferans/sukaynak.ppt+f%C4%B1rat+dicle+birle%C5%9Fmesi&hl=tr&ct=clnk&cd=4&gl=tr

1 litre su-1 litre benzin,,,küresel ısınma olağan hızıyla artıyor
su için savaşlara hazır olun,belkide ayak seslerini duyuyoruz

borsa78
08-06-2007, 17:33
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=283792

borsa78
08-06-2007, 18:24
http://www.milliyet.com/2007/03/14/yazar/munir.html

ÖZDOĞAN77
08-06-2007, 18:46
http://img514.imageshack.us/img514/3073/ataturkyenixf8.jpg

http://img504.imageshack.us/img504/3803/byktrkiyeig7.jpg


Ancak bir şekilde bu harita gerçekleştiği zaman,bataklık kurutulduğunda,kokuda kalmayacak,sivrisinekte....:yes:

tsalci
08-06-2007, 18:49
YAKINDA DÜNYAYI SARACAK 3. DÜNYA SAVAŞININ AYAK SESLERİ BUNLAR
GECELERİ UYKU TUTMUYOR ACEBA YARIN NE OLUCAK DİYE ALLAH YÜCE MİLLETİMİZİN YARDIMCISI OLSUN aBD ŞUNU BİLMELİDİRKİ TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEYİLDİR ... ORTADOGUDA BİR SAVAŞ ÇIKARSA BUNUN BEDELİNİ TÜM DÜNYA ÖDEYECEKTİR .. ABD - RUSYA - CİN - İRAN - İSRAİL - SURİYE - HİNDİSTAN - PARKİSTAN - VEDE ERMENİSTAN AVRUPAYI SAYMIYORUM BU SAYDIKLARIM TÜRKİYE İLE ABD ARASINDA SAVAŞ ÇIKMASI İHTİMLİNDE MÜDAHİL OLUCAK DEVLETLERDİR .. KÜÇÜK KIYAMET YAKINDIR ..

tsalci
08-06-2007, 18:50
http://img514.imageshack.us/img514/3073/ataturkyenixf8.jpg

http://img504.imageshack.us/img504/3803/byktrkiyeig7.jpg


Ancak bir şekilde bu harita gerçekleştiği zaman,bataklık kurutulduğunda,kokuda kalmayacak,sivrisinekte....:yes:

HAYAL KURMAKTA GÜZEL

KEŞKE OLSA

ÖZDOĞAN77
08-06-2007, 18:58
HAYAL KURMAKTA GÜZEL

KEŞKE OLSA


Büyük işler,küçük hayallerin ürünüdür.Unutma kardeşim Osmanlı imparatorluğu ilk kurulduğunda küçük bir beylikti.

pasa_emre
08-06-2007, 19:00
Yeni bir dünya savaşı çıkarsa bilemem ancak şu konjonktürde AB'den, Ermenistan'dan toprak almak çok zor. ,Ben Musul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil'e razıyım..

ÖZDOĞAN77
08-06-2007, 19:10
Yeni bir dünya savaşı çıkarsa bilemem ancak şu konjonktürde AB'den, Ermenistan'dan toprak almak çok zor. ,Ben Musul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil'e razıyım..


Biz Türk ulusu olarak,misak-ı milli sınırları içinde,''yurtta sulh,cihanda sulh''ilkesiyle yaşamaya razı,sabırlı ve geniş gönüllü bir milletiz.
Ama sabrımızı sınayan,kalleşçe saldıran,tahrik eden nifak tohumlarına,kim olduğumuzu da zamanı gelince gösterecek güce sahibiz.Çıldırtmasınlar,çıldırmayalım.
Türk'e kefen biçenin,ölümü korkunç olur.
Korkunç bir şekilde sonlarını görmek isteyenler,sabrımızı zorlamaya devam etsin....

ÖZDOĞAN77
08-06-2007, 19:25
http://img58.imageshack.us/img58/6599/41954548buyukap203bodymf2.jpg



Büyükanıt; “Türkiye’nin bölünmesini rüyalarında görenler, kabusla uyanırlar”

borsa78
11-06-2007, 11:20
CIVA FIRTINASI

Pkk nınşiddet eylemleri,gergin olan seçim öncesi atmosferi,dahada gerginleştiriyordu.hergün patlayan bombalar ve şehit haberleri,türk halkını derinden yaralarken,hain güç odakları boş durmayıp,ırkçılığı tetikliyorlardı.
yüzlerce yıldır,kardeş olan bu halkları,karşı-karşıya getirmek için,yazılı ve görsel basınve tüm haberleşme unsurları,hatta siyasileri komuta ederek,bu gerginliği arttırmak ve bir iç karışıklık çıkarmak istiyorlardı...
bir yandan da barzani itine verdikleri metni okutup,türkiye içindeki pkk yanlısı siyasi partilere ultimaton veriyorlardı,,,
diğer bir yanda da ,seçimde oy toplamak gayesinde olan siyasiler,bilinçsiz demeçler vererek,türk halkının,yarasına tuz basılıyordu,,,ve farkında olmadan siyasiler,gerginliği tırmandırıyorlardı,,,
ve sonunda pandoranın kutusu açıldı,,,tsk ,k.ırak a girdi.pkk kampları bombalanmaya başladı,fakat kamplar önceden boşaltılmıştı,teröristler,süleymaniye ve kerkük e gizlenmişlerdi,,,orada türkmenlere yönelik saldırılara başlamışlardı,,,
ve türk halkı ,bu soydaş kırımına izin vermedi,mgk toplandıve medya ile halkın baskısıyla,kerkük e girme kararı alındı,zaten sözde kürt refarandumu yolda idi ve ırak ın bölünmemesi için, bu yeni harekat şart olmuştu,,,
israil tarafından eğitilen,abd tarafından silahlandırılan peşmerge ordusuile derin çatışmalar başlamıştı,,,tsk, hem peşmerge ile-hemde pkk ile savaşıyordu,,,şer odakları ise boş durmuyordu,ülkesini abd ye satan sadr yanlısı şiiler,abd askerlerini çiçekle karşılamıştı ve soykırıma sessiz kalmıştı,,ingilizlerin teşvikiyle,tsk nın k.ırak a girmesini savaş sebebi sayan sadr yanlıları, tsk ile çatıştı,
tsk ,k,ırak ta amansız bir savaşa girişti, sadr-pkk-peşmerge ordusu ile yaşanan çetin savaş sonucu, ordumuz k.ırak ta kontrolü sağladı ve zafer bizimdi,,,birliklerimiz yavaş -yavaş ülkemize dönmek için hazırlığa başladılar,
fakat bir abd helikopteri tarafından,askerimize taciz ateşi açılmıştı,,,ve abd helikopterini düşürüyoruz,bu sırada erbil deki amerikan temsilciliğinden, askerimize ateş açılıyor ve şehit haberleri, yüreğimizi birkez daha yakıyor,,,
ateş edenlerin mossad ajanı olduklarını sonradan anlıyoruz ama ,incirli üssünü o anda zaten basmıştık bile, ve abd nin akdeniz deki uçak gemileri sahilimize doğru ,yol almaya başladılar,
rum kesimindeki ingiliz hava üssünden havalanan jetler,mersin semalarında dolaşmaya başladılar,ve bir son dakika haberi ulaşıyor,yunan donanması ,egedeki adalarımızı abluka altına almış ve 12 mil ilerlemişti,,,
bu kadar olmaz diyeceksiniz ama,ermenistan ordusu kars a girmiş ve civar köylerde mevzi kazıyordu,,,
bunlar yetmezmiş gibi, MI5 ajanları,aynı lawrance gibi çalışıyor, ve güneydoğumuz daki halkı,tahrike çalışıyordu,,ve özbekistandan kalkan jetler, diyarbakır ı vurmaya başlamıştı,,
sarkozy , bu savaşın durması için şu teklifi yaptı=
türkiye haritasını yeniden çizelim,ve bu kararı anzaklar dahi onaylasın,,,
ab ülkeleri toplanıyor ve bu kararı imzalıyor,,,nato ülkeleri olağanüstü toplanıyor,ve oy birliğiyle bm göreve çağrılıyor,sevr i yürürlüğe sokup,yeşilhat uygulaması başlatılıyor,,,
hangi cephede savaşacağını bilemeyen ordumuzun zaten 3te 1 i, k. ırakta kapana kısılmıştı,,
ve türk halkı,kadını-genci-yaşlısı-çocuğuyla-türkü-kürdü ve alevisiyle birlikte,yeni ir kurtuluş savaşı başlatıyor,,,tarih yeniden yazılıyor,,,
tüm düşmanlarımızı püskürtüyoruz,ve zafer bizim oluyor ,ancak ambargolar başlıyor ve dayanacak gücümüz kalmıyor,suriye ve iran ,ambargoyu her ne kadar delsede,müslüman ülkedekiduyarlı mücahit ler bizi her ne kadar desteklesede, ambargo ya daha fazla dayanamıyoruz ve masada kerkük ü tekrar veriyoruz,,,ama tüm dünya ya millet ve bütünlük dersimiz ,öğretiliyor,,,bu halk, doğusundan batısına kadar
tarihi yeniden yazıyoruz,,,
ülkemizin yaralarını sarmaya başlıyoruz,çeşitli anlaşmalar ve kanunlar yapıyoruz,,,
ve inşallah diyoruz ki;
biz,dedeleriizle savaşan düşmanı unuttuk ve bu yüzden birbirimize düşüp bu ağır cezayı yedik,,,umarız torunlarımız,bu hain düşmanı unutmaz ve ,3. kurtuluş savaşı yaşanmaz,
saygı ve sevgilerimle

borsa78
11-06-2007, 13:30
dünya daki hiçbir ordu,gerilla savaşını kazanamamıştır,,,eta-el kaide-ıra- gibi bir çok örnekler mevcuttur,,,gerilla ile ancak,gerilla gibi savaşırsanız ,galip gelirsiniz,,,asala örneğimizde olduğu gibi,,,düşmanı yenmenin yolu, onların silahı ile ,onları vurmaktan geçer,biran önce bu konuda uzmanlaşmış bir gerilla gücü kurmalıyız,,,,,saygılarımla,,,
istihbaratımız çok zayıf ve başarısız, ya istihbaratın başındaki isimler değişsin yada istihbarat ağımız yeniden gözden geçirilsin ve görevini yapmayanlar açığa alınsın,,,

borsa78
11-06-2007, 13:34
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun (USAK)Başkanı ve ASAM'ın eski stratejistlerinden doçent Sedat Laçiner'e göre terörün reçetesi SAT komondoları:
11 Haziran 2007 08:14
Neşe Düzel'in röportajı

NEDEN? Sedat Laçiner

Türkiye acılarla dolu bir dönemden geçiyor. Tam seçimlere yaklaşırken, PKK terörü anlaşılmaz bir şekilde artıyor. Çocuklarımız, askerlerimiz, subaylarımız ölüyor. PKK'nın ne istediği, amacının ne olduğu bir türlü anlaşılmıyor. Kiminle işbirliği yapıp, kimin hesabına çalıştığı da... Karakollarımızın nasıl bu kadar kolay basıldığı, askerlerimizin niye bu kadar korunmasız oldukları da anlaşılamayan konular arasında... Türkiye'nin K. Irak'a bir askeri operasyon yapıp yapmaması tartışılırken, akıllara takılan bu soruları uluslararası siyaset, hukuk ve güvenlik üzerine araştırmalar yapan sivil düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun (USAK)Başkanı doçent Sedat Laçiner'e sorduk. Geçmişte ASAM'ın stratejistlerinden olan Sedat Laçiner'in, IRA terörü, Ermeni meselesi, Türkiye-AB ilişkileri, Irak savaşı ve Türkiye üzerine yayımlanmış kitapları var.

Türkiye tam seçimlere giderken PKK saldırılarını artırdı. Ne istiyor? Ortamı germenin, seçimleri erteletecek askeri bir müdahaleye yol açmanın PKK'ya nasıl bir yararı var?
Türkiye'de bir askeri darbe olsa... Sıkıyönetim ilan edilse, PKK çok mutlu olur. Çünkü PKK'nın büyüdüğü zeminlerdir bunlar. PKK, Kürtlere hak verildikçe zemin kaybeder. PKK terör eylemleriyle ülkede sivil siyaseti boğmak istiyor. Türkiye'nin AB ve demokratikleşme sürecini tersine çevirmek istiyor. PKK, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Zaten şu açık ki, Türkiye'de zıt uçlar birbirini besliyor.

Zıt uçlar kim?
Kürt ulusalcılarla Türk ulusalcılar birbirini destekliyor. Ülkede terör dönemine geri dönülmesini isteyenler, 'Kürt meselesinin sadece silahla çözülebileceğini, demokratikleşmenin çözüm olmayacağını, AB üyeliğinin yanlış olduğunu, Türkiye'nin dışa kapanması gerektiğini, Batı demokrasisinin ülkeyi böleceğini' söylüyorlar.

PKK, Türkiye'de askeri bir yönetim mi olmasını istiyor?
En çok istediği şey bu. Radikal milliyetçi yaklaşımın artması, PKK'nın çok işine yarar. Bu sayede istismar ettiği her konuyu sürdürebilir. PKK ne diyor? 'Türkiye demokratik bir ülke değil. Kürtlere burada yer yok. Yaşanan, sahte bir demokratikleşme sürecidir. Bizi kandırıyorlar' diyor. Nitekim bir askeri müdahalede, PKK'nın dediği her şey gerçekleşir. AB'ye uyum için çıkarılan demokratikleşme paketlerinden, Kürtlere tanınan haklardan geriye dönülür. Sıkıyönetim ilan ettiğiniz zaman...

Ne olur?
Şüpheli gördüğünüz kişileri rahatça içeri alır, sorgularsınız. Bugüne dek PKK nedeniyle G. Doğu ve Doğu'da 1 milyon insan sorgudan geçirildi. Bunlar resmi rakam. Eğer aynı sıkıyönetimli süreç tekrar başlarsa, Kürtlerin ayrılması riski ortaya çıkar. Yani sıkıyönetimli süreç başlarsa, biz bu ülkenin bir kısmını gerçekten kaybederiz. Çünkü insanları kaybederiz. Zaten bir ülke toprak kaybederek bölünmez. İnsanların kalbini, beynini kaybederek bölünür. Sıkıyönetimin ilan edilmesi, Türkiye'nin çok uzun süre demokratik dünyadan, AB'den tamamen kopması anlamına gelir ki... İşte o zaman Sarkozy'nin ve Merkel'in Türkiye'yi AB dışında tutmak için hiçbir şey yapmalarına gerek kalmaz. Türkiye, kısıtlanmış işçi hakları, düşük ücretler ve otoriter bir sistemle yoluna devam eder. Böylece bir Güney Kore ya da Çin modeli Türkiye'ye rahat giydirilir. Belki de bu yüzden yabancılar ekonomik anlamda pek panikte değiller bugün.

PKK, Türkiye'yi Kuzey Irak'a mı çekmeye çalışıyor?
PKK, Türkiye'yi sadece K. Irak'ta değil, G. Doğu'nun Gabar, Cudi dağlarında da çatışmaya çekmeye çalışıyor. Eğer Türkiye K. Irak'a girerse, PKK'nın çok işine yarayacak. Çünkü Türkiye'nin en üst düzey yetkilileri 'Bu terörün arkasında ABD, AB, Barzani ve Talabani var' diyorlar. 'Sınırı geçince ABD'yle mi çarpışacağız? Barzani'yle mi çarpışacağız?' diye soruyorlar.

Bunu Genelkurmay Başkanı söylüyor.
Evet. En üst düzeydeki askeri isim söylüyor bunu. Ama bunları söylemek, her tarafı kırıp dökmek demektir. Bu tür şeyler böyle kamuoyunun önünde, basının karşısında, kokteylde söylenmez. Alttan birileri söyler bunları. Karşı tarafa istihbarat dosyaları gönderilir ve bunlar medyaya sızar. Daha önce Türkiye'nin karşısında bir PKK vardı. Yani birkaç bin adam vardı.
Ama şimdi bu açıklamalar sonucunda, Türkiye'nin karşısında AB, ABD, Barzani, Talabani, Bağdat var, tüm dünya var. Siz bir devletin, hem ülkenizde terörü desteklediğini söyleyip, hem de onunla müttefik olamazsınız. Eğer bu kadar açık meydan okuyarak, ABD'nin ve AB'nin terörü desteklediğini söylerseniz, karşılığını alırsınız. PKK'nın eline öylesine etkili bir silah verirler ki, öyle bilgiler aktarırlar ki, siz Irak'ın kuzeyine girdiğiniz anda 300 askerinizi kaybedersiniz. Hatta Barzani'nin adamları ve İsrail'in oradaki istihbarat görevlileri, size PKK kılığında öyle zararlar verirler ki, şaşkınlığa uğrarsınız.

Peki... Eğer Türkiye askeri gerginlikten dolayı seçimlerini yapamazsa, sıkıyönetim ilan edilirse, bunun Kürt vatandaşlara nasıl bir yararı olacak?
Hiçbir yararı olmaz. Bazıları, 'Kuzey Irak'a giriyoruz. Bu ortamda seçim yapılamaz' diyorlar. Eğer bir savaş veya düşük yoğunluklu çatışma, bir ülkenin seçim yapmasını engelleyecek olsaydı, Amerika, tarihinde hiç seçim yapamazdı. Türkiye muz cumhuriyeti mi ki, iki şeyi aynı anda yapamıyor? Atatürk ülke işgal altındayken seçim yaptırdı. Düşman askeri Meclis'e bir saat mesafedeyken, demokratik süreçten vazgeçmedi. Bakın... Seçimlerin anlamsızlaştırıldığı bir ülke anormal bir ülkedir. Eğer seçim çözüm üretemiyorsa, orası fiili bir diktatörlük, askeri bir yönetimdir. Bazılarının maksadı da budur. Türkiye'yi demokrasi sürecinden ve AB'den koparmak ve böyle bir fiili yönetime götürmek.

PKK, bir yandan orduyla çatışıyor ama bir yandan da Kemalizm'i ve orduyu öven bildiriler yayımlıyor. Bu çelişkili davranışların açıklaması ne olabilir?
PKK'nın rakibi ordu değildir. Bakın... Aslında terör, silahlı bir meydan okuma değildir. Terör, fikri bir meydan okumadır. Terörle mücadeleyi, teröristle mücadeleyle karıştırmamak gerekir. Türkiye bu ikisini karıştırıyor. Terörist sivrisinek gibidir. Ordu ise dev bir balyozdur. Türkiye elinde balyozla sivrisineğin peşinde koşturuyor. Siz sivrisinek olsanız, balyozdan korkar mısınız? Korkmazsınız. Balyozun üzerinize isabet etme ihtimali çok düşüktür çünkü. Bu yüzden sivrisinek insanın devamlı orasına burasına konup kanını emmeye çalışır ki, balyoz insanın kendisine vursun. PKK da terör konusunun sadece askeri mesele olarak kalmasını ister. Ayrıca PKK'nın orduyla mücadelede hiçbir sorunu yok. Bir örnek vereyim.

Evet, verin.
Gabar Dağı'nın adı çok geçiyor. Bu dağda şu anda 35 PKK teröristi var. Bu resmi rakamdır. Bunlar dağda dolaşıyorlar, arada bir de uzun namlulu silahlarıyla kayanın arkasına geçip kurşun atıyorlar ve bir eri öldürüyorlar. Peki biz bu dağın etrafında kaç kişi bulunduruyoruz biliyor musunuz? Dağın etrafında 10 bin kadar askerimiz var bizim. Cudi Dağı'na gelelim... Orada da 100 civarında PKK teröristi var. Oysa bir dağa hâkim olmak için binlerce insana ihtiyacınız yok. O dağa işini iyi yapan, komando eğitimi almış, SAT türü 35-100 James Bond gönderirsiniz, işi bitirirsiniz. Ama gönderilmiyor. Kaldı ki bizim subaylarımızın yüzde 90'ı da terör uzmanı değildir. Dünyada ise teröristle mücadele profesyonel ekiplerle yapılıyor. Türkiye, terörle ve teröristle mücadeleyi askerle yapan yegâne ülke Batı dünyasında. Batılı ülkeler, teröristle mücadeleyi asla orduyla yapmıyorlar.

Nasıl yapıyorlar?
Polisin içinde bir birim kuruyorlar. Kuzey İrlanda'da biraz orduyu işin içine soktular, sonuç felaket oldu. Sonra yeniden profesyonel güçlere döndüler. Terörle mücadeleye gelince, o apayrı bir şey. Hayvancılık politikasından sosyal politikalara, demokrasiye varıncaya kadar her şeyi kapsıyor bu. Eğer terörle mücadeleye siviller el atmazsa, terör asla ve kata bitmez.

PKK'nın Türkiye'de demokrasi istemediği, AB'nin yolunu kesmeye uğraştığı artık açıkça görülüyor. Kim destekliyor PKK'yı?
Şu anda PKK'yı en çok destekleyen Türkiye'nin hatalarıdır, korkularıdır. Bunun dışında PKK'yı destekleyen herkes teferruattır. Eğer siz bir karakolunuzun içine PKK'nın militanını hiç arabasını kontrol etmeden alıyorsanız, PKK'yı en çok Türkiye destekliyor demektir bu. Bu kadar beceriksiz, terörle mücadele stratejisi 25 yıldır bu kadar başarısız olmuş... Bakın... Türkiye hiçbir zaman terörü bitiremedi.

Terör bir ara bitmemiş miydi?
PKK'yı bir dönem bitiren, Amerika'nın Öcalan'ı paketleyip Türkiye'ye vermesi ve PKK'ya 'Böyle devam edemezsin. Ya normalleşeceksin, siyasileşeceksin ya da ben senin karşında olacağım' tavrı oldu. Ama sonra 1 Mart'ta tezkere geçmeyince, Amerika'yla Türkiye'nin arası açıldı ve Kuzey Irak'ta bir boşluk oluştu. PKK bundan da yararlandı. Eğer asker çıkıp bu tezkere gerekli deseydi, Meclis'ten geçerdi ve siz de bugün sınır ötesi operasyondan bahsetmezdiniz, çünkü sınırın ötesinde olurdunuz. Bugün Türkiye'nin dış ve iç güvenliği, siyaseti birbirinin içine girmiş ve çorba olmuş vaziyette. Çok tehlikeli bu. İç siyasi çekişmeler, hesaplar, dış siyasetimizi ve savunma politikamızı etkiliyor. Böyle bir operasyonun sağlıklı olacağı konusunda ciddi şüphelerim var benim.

Niye?
Çünkü Irak'a savaş açacaksınız. Bakın... Eğer karşı taraf size sıcak takip izni vermediyse, 'sınır ötesi operasyon' diye bir şey yoktur uluslararası hukukta. Ordu, bir başka devletin sınırları içine girip, orayı işgal edecek demektir. Ama bu konuda TSK'nın baş komutanı olan Cumhurbaşkanı tek kelime ediyor mu? Başbakan ediyor mu? Genelkurmay Başkanı 'İzin isterim' sözünün ötesinde gidip Başbakan'la konuşuyor mu? Hayır. Bütün bunların nedeni iç siyaset işte. Oysa böyle operasyonlarda hem içeride birlik olmak hem de dışarıdaki aktörleri ikna etmek zorundasınız. Bunların tam tersi yapıldı bizde.

Genelkurmay Başkanı, K. Irak'a askeri bir müdahale gerektiğini bir basın toplantısında açıkladı. Müdahale, PKK saldırılarını gerçekten sona erdirebilecek mi?
Mümkün değil. Çünkü sorunun kaynağı K. Irak değil. Sorunun kaynağı Türkiye. Bu terör Türkiye terörü. Büyük hata yapıldı ve insanların ümidi artırıldı. İnsanlar operasyon yaparsak, terör biter sanıyor. Bugüne kadar 24 büyük operasyon yapıldı Kuzey Irak'a. PKK çökertilemedi çünkü terör böyle çökertilemez. Terör silahla çözülmez. Terörist, yani sivrisinek balyozla öldürülmez. Kandil Dağı'na, İran'ın yıllar süren desteğiyle tüneller, mağaralar, sığınaklar yapıldı. Çok güçlü bombalar da atsanız, derinlere nüfuz etmeniz çok zor artık.

Biz sınır dışı operasyon yapmak istiyoruz ama sınırlarımızın içine de pek hâkim olamadığımız görülüyor. Niye sınırlarımıza ve sınırların içine hâkim olamıyoruz?
Sınırlarımız delik deşik demek yanıltıcı olmaz. Zaten Genelkurmay Başkanı da, iki-üç yıl önce, kara kuvvetleri komutanıyken, 'Sınırlarımızdan 2 bin terörist girdi. Terör eylemleri artacak' demişti. Sınırlarımızın korunmasında büyük problem var. Sınırdaki coğrafi zorluklar gerekçe gösterilemez. Çünkü sınırda bazı yerler var ki, yerel halk da, bürokratlar da oraya 'koridor' diyor. Hiçbir engelle karşılaşılmadan herkes istediği gibi girip çıkıyor. Ankara'daki bir büyükelçi bana 'Bizim uydular tespit ediyor. İran sınırından şu anda yüzlerce terörist girdi. Irak sınırından da binlerce girdi. Sizinkiler niye müsaade ediyor? Niye bunlar rahatlıkla girebiliyor' diye sormuştu.

PKK'nın son büyük saldırısı sınırdan çok içerilerde, Tunceli'de gerçekleştirdi. PKK, orada varlığını nasıl sürdürüyor?
Sayıları çok değil zaten. Doğu'da 250 bin asker var. Değil 250 bin, 2 milyon asker yerleştirin, terörist gene gelir bombasını atar. Bir ili, 50 kişiyle terörize edebilirsiniz. Çünkü ordular hantaldır. Orduyla iç güvenlik sağlanamaz. Siz 10 bin kişiyi oradan oraya sevk ederken, 50 kişi ıslık çalarak başka bir yere gidiyor. Türkiye'de dağda, ilde toplam 1500 kadar terörist var.
K. Irak'ta da 3 bin 500 civarında terörist var. Bunların da yarıya yakını
15 yaşındaki kız ve erkek çocukları.
Eğer bir PKK kampını bastık deyip hepsini öldürsek, sonunda 15 yaşındaki çocukları öldürdüğümüzü de görebiliriz. Olayın bir de bu boyutu var.

İki PKK'lı bir ciple Tunceli'deki bir karakolumuza girip yedi askerimizi şehit etti. Bu nasıl mümkün olabildi? Burada askeri bir ihmal yok mu?
Tabii var. Bütün karakollar bu halde. Doğu ve G. Doğu'daki karakollarda, Ankara'da bir orduevinin güvenliği kadar bile güvenlik yok. Üç ay askerlik yapmış birini siz profesyonel bir teröristin karşısına çıkarırsanız, güvenlik nasıl olabilir? Pülümür'deki baskın gösterdi. Karakola gelen ekmek cipine ne parola soruyorlar, ne de güvenlik kontrolü yapıyorlar. İki teröristten biri ölüyor, diğeri kaçıp gidiyor.

Toplumumuz askeri sorunları tartışmıyor. Son olaydaki ihmali ya da hatayı da konuşmadık. Niye askeri konuları konuşamıyoruz?
İzin verilmiyor. Geçen yıl bir şehit annesi, 'Benim oğlum askerlikten hiç anlamaz. Yeteneği yoktur. Çocuğuma askerlik eğitimi de verilmedi ve teröristin karşısına çıkarıldı, öldü' dedi. Bu tür ihmalleri söyleyen çok kişi oldu bugüne dek ama bunlar biraz deli muamelesi gördüler. Bir de şehit cenazelerini bazı siyasi gruplar domine ediyorlar açıkçası. Bu tür açıklamalar olmasın, iş tersine dönmesin diye bilinçli yapılan bazı işler de var şehit cenazelerinde. Biri çıkıyor slogan atıyor ve o slogan herkesi sarmaya başlıyor.

Savunma konularını tartışmaktan korkuyor mu toplum?
Toplum korkmuyor ama konuşunca vatan hainliğiyle suçlandığında geri çekiliyor. 20 yaş üstü her Türk erkeği benim bu anlattıklarımın çok daha fazlasını bilir. Terörle bu şekilde mücadele edilemeyeceğini ülkede herkes bilir. Askerlik konusunda bilgisi olmayan insanların eline silah ver ve onları dağa çıkar. Orada beklesinler. Bunları teröriste hediye ediyorsunuz. Terörist için hedeftir onlar. Terör konusunda uzmanlık sadece erlerde değil, subaylarda da yok. Türk ordusu içinde terör eğitimi almış subay sayısı yok denecek kadar azdır. Ama Türkiye'de 'Asker eleştirilmez' diye bir gelenek, adap var. Eleştirdiğiniz zaman asker düşmanı etiketi alıyorsunuz. Oysa toplumda askerlere bu kadar destek varken, insanlara bu kadar şüpheyle yaklaşmak, artık paranoya seviyesine geldi.

Türk ordusu K. Irak'a girerse Amerikalı askerlerle çatışır mı?
Hayır doğrudan çatışma olacağını sanmam. Amerika bize çok net olarak K. Irak'a girme derse, gireceğimizi pek sanmam. Amerika'nın hiddetini kimse üzerine çekmek istemiyor. Böyle bir operasyonun yükünü hiçbir kurum tek başına üzerine almak istemiyor. Ayrıca izin alınıp da girilirse, nasıl girileceği de çok net değil. 100 bin kişiyle girip Kandil Dağı'nı kuşatacağımızı, böyle risklere gireceğimizi sanmıyorum. Sınırın hemen ötesinde tampon bölge kurulmak istenecek. Oradan vur-kaçlarla hareketler yapılacak herhalde.

Türk ordusu Amerika ile çatışmak istiyor mu?
Amerika da, Türk ordusu da sıcak çatışma istemez. Barzani de çatışmak istemez. Ama ben Türk askerinin Barzani'yle çatışmayı göze aldığını düşünüyorum. Hatta Türk askeri Barzani'yle çatışmak istiyor da olabilir. Bu operasyonda hedef PKK mı, Barzani mi, ondan da emin değilim açıkçası.

(Radikal)

tmttu
11-06-2007, 14:17
Özel tim nerde yav? Teröristleri avlamak uzmanlik isidir.
Profesyonel insanlar gerektirir.

borsa78
11-06-2007, 14:28
1- ANAVATAN PARTISI GENEL BASKANI MESUT YILMAZIN IDDIALARI



12 Kasim 1996 tarihinde Anavatan Partisi Genel Baskani Mesut Yilmaz'in Cumhurbaskani Süleyman Demirel'e verdigi, Cumhurbaskani tarafindan da gereginin tetkik ve tahkiki için Basbakan Prof.Dr.Necmettin Erbakan'a verilen mektupta;


``Emniyet Genel Müdürlügü bünyesinde Özel Harekat Dairesinin bulundugu alinan duyumlara göre bu dairenin bazi elemanlarinin uyusturucu, kumarhane, haraç ve adam öldürülmesi gibi islere karistigi, son olay da bunun vehim olmadigini sanildigindan da kötü oldugunu gösterdigini, Ömer Lütfi Topal'i öldürenlerin itiraflarinin fevkalade enteresan oldugunu, bu kisiler suçu itiraf ettikleri halde Ankara'ya celb edilerek halen serbest gezdiklerini, Istanbul Emniyet Müdürlügünde her türlü dökümanin hazir oldugunu, asiret reisinin Devleti kullandigini, Devlette görevli bazi kisilerin Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim Sahin'den talimat aldiklari ve bunun Içisleri Bakani dahil bir takim yüksek yerlerin bilgisi dahilinde oldugunu, Devletin emrinde çalisan ve suça karisan 100-120 kadar kisi oldugunu, bu isin Devlet çapinda sorusturulmasi gerektigini, bu ise seyirci kalinir ise Demokrasinin isleyebileceginden süphe duyulacagini, bunlarin meydana çikarilmasi halinde de Devletin zarar göreceginden endise ettigini, normal Devlet mekanizmasina güvenin olmadigini, Devlet Denetleme Kurulu'nun böyle bir seyi üstlenebilecegini...'' iddia etmistir. (Ek:44)



2- ISÇI PARTISI GENEL BASKANI DOGU PERINÇEK'IN IDDIALARI:



Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK Komisyonumuza gönderdigi 9 Aralik 1996 tarihli yazisinin ekindeki (4) sahifelik Genel Çerçeve baslikli yazisi, TBMM Baskanligina yazilmis (15) sahifelik Mehmet AGAR ve Tansu ÇILLER hakkinda suç duyurusu oldugunu iddia ettigi dilekçesi ve diger eklerden olusan toplam 183 sayfalik metin, 2 adet fotograf ve 40 sahifelik gazete küpürlerinin ve 26 Aralik 1996 tarihinde Komisyona sundugu dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde;


DYP Genel Baskani, Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER'in basta MIT, Emniyet, Jitem, Özel Kuvvetler Komutanligi gibi devlet kurumlarinin görevlileri olmak üzere mafya diye nitelenen bazi suç örgütlerinde yer almis kisilerden olusan özel bir suç örgütünün kurulmasini azmettirdigi, bu örgütü eline geçirdigi, devlet olanaklari ile besledigi, himaye edip, yönlendirdigi, bu örgütün ABD'nin CIA ve Israil'in MOSSAD Istihbarat Örgütleriyle baglantili oldugu ve örgütün mensuplari arasinda ``Özel Büro'' diye anildigi, ÇILLER'in Özel Örgütü'nün halen bir tanitim ajansi biçiminde faaliyet yürüttügü; çok genis bir cografyayi hedef aldigi; Istanbul, Ankara, Izmir. Washington ve Tel Aviv'de bürolari oldugu, Türk Silahli Kuvvetleri, Ülkücü Mafya, Emniyet Teskilati, Uyusturucu silah ve nükleer madde mafyasi ve MIT içerisinde uzantilari oldugu ve toplam (700) kisiden olustugunu basinda (özellikle kendisinin yayinladigi Aydinlik isimli dergi) yer alan haber ve yorumlara dayandirarak IDDIA etmektedir. Bu iddiaya göre; örgütün lider kadrosu DYP Genel Baskani ve Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER ve esi Özer ÇILLER, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR, MIT Müstesar Yardimcisi ve Kontr-Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR, Emniyet Genel Müdürlügü Müsaviri Emekli Yarbay Korkut EKEN, Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim SAHIN, Ülkücü Mafya Seflerinden Abdullah ÇATLI ve Alaattin ÇAKICI'dan meydana geldigi ileri sürülmektedir.


Iddiaya göre; örgütün Emniyet içindeki uzantisinin basinda Mehmet AGAR yer almakta, örgütü onun müsaviri olan Korkut EKEN ``sevk ve idare'' etmektedir. Yine iddiaya göre;


Örgütün MIT içindeki uzantisinin basinda ise; Kontr Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR ve Tolga ATIK yer almaktadir.


Çiller Örgütünün Türk Silahli Kuvvetleri içindeki uzantisinin kanitinin ise;Kidemli Piyade Yüzbasi Hüseyin PEPEKAL ve yanindaki zabitler grubunun oldugu ve bu grubun Azerbaycan ve Kafkaslarda çesitli tertip ve kiskirtmalarda bulundugu iddia edilmektedir.


Kamuoyunda ``SÖYLEMEZ ÇETESI'' adiyla bilinen mafya örgütlenmesinin Çiller Özel Örgütünün bir uzantisi oldugu ve bu misal mafya örgütlenmeleri olarak; Tevfik AGANSOY Çetesi, Abdullah ÇATLI ve grubu, 6. Filo adini tasiyan Mafya örgütlenmesi, Saziye Barin isletmecisi Ziya AYCAN ve grubu ile Avrasya feribotunu kaçiranlar sayilmaktadir.


ABD'nin Adana Konsolosu Elizabeth Shelton'un da bu özel örgüt faaliyetlerine katildigi iddia edilmektedir.


Dogu PERINÇEK'in iddiasina göre; Çiller Özel Örgütünün 1995 Mart ayinda Azerbaycan'da Haydar ALIYEV'e karsi darbe tertipledigi, Iran ile savas kiskirtmasi yaptigi, Çeçenistan'da provakasyon yaptigi ve Avrasya feribotunun kaçirilmasini tertip ettigi, uyusturucu kaçakçiligi yaptigi ya da yapanlardan haraç aldigi, kamuoyuna mal olmus olanTarik ÜMIT, Asker SIMITKO ve Lazim ESMAEILI cinayetlerini gerçeklestirdigi, nükleer madde kaçakçiligi yaptigi, Manukyana bombali saldiriyi gerçeklestirip soförü Mehmet Urhan'i öldürdügü iddia edilmektedir.


Ayrica; DYP Genel Baskani ve Disisleri Bakani ve Basbakan Yardimcisi Tansu ÇILLER'in 1971'den beri ABD'nin Disisleri Bakanligina hizmet veren bir ``çagrili görevli'' oldugu,


Eski Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref BITLIS'i ``Çekiç Güç'' denen ABD askeri biriminin suikastla öldürdügü, bu suikasta ait CIA toplantisina ABD Adana Konsolosu Shelton ve yardimcisi S.Pevington, Çekiç Gücün ABD'li Komutani Albay Naab, Ankara'dan bir Amerikan Askeri yetkilisi ve Izmir'den TUSLOG'da görevli bir yüzbasinin katildigi Dogu PERINÇEK tarafindan ileri sürülmektedir.


Isçi Partisi Genel Baskan Yardimcisi Hasan Yalçin Komisyonumuza gönderdigi 10.03.1997 tarihli yazisinda da;


``Susurluk Olaylarini Arastirma Komisyonu Üyesi Yasar Topçu'nun Hüseyin Duman ve Bucak Ailesi fertlerinden Fatih Bucak'in kumar arkadasi oldugu, 9 Mart 1997 tarih ve 507 sayili Aydinlik Gazetesi'nde yazildi. Yasar Topçu'nun arkadasi Hüseyin Duman nükleer madde kaçakçiligi yapan bir kisidir. Fatih Bucak ise; Susurluk Olayinin önemli isimlerinden Sedat Bucak'in yegenidir.


Böyle bir kisinin Susurluk Olayini Arastirma Komisyonunda yer almasi, Komisyon çalismalarinin ciddiyetine gölge düsürür. Hüseyin Duman ve Fatih Bucak gibi kisilerin kumar arkadasi olan bir kisinin Susurluk olayi ile Kamuoyunun gözleri önüne serilen ve Komisyonunuzun çalisma konusunu olusturan iliskiler yumaginin üzerine gitmesi düsünülemez.''iddiasinda bulunmustur.(Ek:45)



3- ANAP MANISA MILLETVEKILI TEVFIK DIKER'E VERILEN VE ONUN TARAFINDAN KOMISYONA INTIKAL ETTIRILEN MUSTAFA DENIZ'IN YAZISINDAKI IDDIALARI:



Manisa Milletvekili Tevfik DIKER tarafindan Komisyon Baskanligina sunulan 23.1.1997 tarihli yazida: Cem ERSEVER olaylarinda adi geçen ve 15.11.1993 tarihinde Polatli yakinlarinda ölü bulunan itirafçi Mustafa Deniz hakkindaki degerlendirme raporunda;


Ferit Kod adli Mustafa DENIZ'in 1984 yilinda PKK örgütüne girdigi, bazi eylemlere katildigi 15.10.1989 tarihinde kendi istegi ile Van'da teslim oldugu,


Teslimiyetini takiben güvenlik kuvvetlerine yardimci olarak pek çok eylemi ve örgüt militanini yakalattigi, Diyarbakir 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi 1989/1348 hazirlik, 1989/526 esas sayili davada sanik olarak yargilandigi, yargilama sonunda TCK'nin 125/4 maddesine göre saliverildigi,


Ferit kod adli Mustafa DENIZ'in saliverildikten sonra basta JITEM olmak üzere Emniyet istihbarat örgütlerine yardim ettigi. Diyarbakir Istihbarat Sube Müdürü Hanefi AVCI tarafindan kendisine tasimasi için Browning marka L27507 seri nolu silahin verildigi ve ayni dönemlerde kisa adi JITEM olan Jandarma Istihbarat Teskilati bünyesinde sözlesmeli personel olarak çalistigi,


Çalismasi sirasinda gösterdigi üstün çaba sonunda teskilatta sorumlu emekli binbasi Cem ERSEVER'in yardimciligini yaptigi, çalisma arkadaslari arasinda Ali Hoca kod adli Ali OZANSOY, Sari Adil kod adli Adil TIMURTAS ve Mete kod adli Ibrahim BABAT ile birlikte çalistigi,


Bu çalismalar sirasinda bazi güvenlik görevlilerinin zorla adam kaçirma, fidye, uyusturucu madde kaçakçiligi gibi suçlara karistiginin belirlenmesi sonucu JITEM içinde görüs ayriligi çiktigi, emekli binbasi Cem ERSEVER, Mustafa DENIZ ve Ali OZANSOY'un raporlari üzerine Jandarma Genel Komutani esref BITLIS tarafindan Adil TIMURTAS ve ibrahim BABAT'in uzaklastirildigini, bu iki sahsin bunun üzerine Diyarbakir'dan tanidiklari Hanefi AVCI'nin yanina sigindiklari ve emniyet içinde olusturulan gizli olusumlara katildiklari,


Sari Adil kod adli Adil TIMURTAS ile Mete kod adli Ibrahim BABAT'in uyusturucu ve silah kaçakçiligi islerine bulastiklari, istihbarat raporlarini devletin bazi kademelerinden gizleyerek özel sahislar için çalisma yaptiklari, bu çalismalar için emirleri halen Emniyet Genel Müdürlügü Istihbarat Daire Baskanligi'nda teknik islerden sorumlu baskan yardimcisi olarak görev yapan Hanefi AVCI'dan aldiklari,


Bu çalismalar sirasinda önce JITEM sorumlusu emekli binbasi Cem ERSEVER'in, ardimdan da Ferit kod adli Mustafa DENIZ'in Adil TIMURTAS ve Ibrahim BABAT'in içinde bulunduklari olusum tarafindan öldürüldügü, bu sahislarin halen, olusturulan bu yapi içinde çalismalarini sürdürdükleri, üzerlerinde emniyet tarafindan verilen silah ve kimlik tasidiklari belirlenmistir.


Degerlendirme raporuna ekli, o dönemde Diyarbakir Emniyet Müdürlügü Istihbarat Sube Müdürü Hanefi Avci tarafindan imzalanmis tarihsiz belgede;


``Aslen Agri ili Merkez Leylekpinar mahallesi nüfusuna kayitli, Ibrahim oglu 1965 dogumlu MUSTAFA DENIZ itirafçi olup, Güvenlik Kuvvetlerin yardimlarindan dolayi Bölücü eskiyanin hedefi olup hayati heran harici ve ciddi tehlikeye maruz oldugundan Silah Tasima Ruhsati müracaati neticesi alinincaya kadar kendi güvenligini saglamasi amaciyla kendisine ``L-27507'' Seri nolu BROWNIG marka 9 mm Tabanca verildigi,


Gerektiginde gerekli kolayligin gösterilmesini, tereddüt halinde Diyarbakir Istihbarat Sube Müdürlügünün 11799 ve J.Asayis Komutanligin 26173 nolu Telefonlardan bilgi alinabilecegi'', belirtilmistir.


Öteyandan yine Manisa Milletvekili Sayin Tevfik DIKER 5.3.1995 tarihinde Susurluk Komisyon Baskanligina yaptigi müracaatta;


PKK itirafçisi Mustafa DENIZ'e ait L-27507 seri nolu 9mm Browning marka tabanca ile bu tabancanin tasinabilmesi için Hanefi AVCI tarafindan verilen silah tasima belgesi ile ilgili olarak kendisinin Içisleri Bakani Meral AKSENER'e soru önergesi yönelttigini, alinan cevapta da; böyle bir silahin Emniyet ve Jandarma envanterinde olmadigi, Mustafa DENIZ'e verilmediginin bildirildigi, silahin nerede oldugunun bilinmedigi gibi belge hakkinda da açiklama yapilamadigindan bu konudaki çeliskinin aydinliga kavusturulmasi için Komisyona müracaatta bulundugunu belirtmistir.(Ek:46)



4- YAZAR ÜMIT OGUZTAN'IN IDDIALARI



Isadami M.Ali Yaprak'in kaçirilmasi ve Ömer Lütfi Topal'in öldürülmesi ile ilgili olarak Yazar Ümit Oguztan'in Komisyon Baskanligina verdigi 10.3.1997 tarihli dilekçesinde;


``Kendilerine ulasan ve komisyona yararli olacagi düsüncesiyle verilen bilgilerin ``MIT'' tarafindan da daha önceden bilindigini ancak degerlendirmeye sokulmadigini, haber kaynaginin ise hayati tehlike endisesiyle hareket ettigini, içinde siyasal otoritenin de bulundugu çikar çevrelerinin gerçegin ortaya çikmasini istemedigini, Yurtiçinde ``mafia'' ve yurtdisinda ``CIA'' baglantilari bulunan örgütlenmenin ``ERGENEKON'' ve ``GLADYO'' olarak adlandirildigini, Adina mafia denilen yasadisi çikar gruplarinin gücünü siyasal otorite ile yaptigi isbirliginden aldigini belirttikten sonra 5 Subat 1992 tarihinden itibaren önemli olaylarin kronolojik siralamasini yapmaktadir.


Uyusturucu trafiginden, Türk siyasal otoritesine, Asiret liderlerine ve bürokratlarina çok fazla miktarda para akitildigini, komisyonun çok önemli bir görev üstlendigini, titiz çalismasi ve taniklarin korunmalarinin saglanmasi gerektigi, faili meçhul siyasî cinayetlerin siyasal otorite tarafindan organize edildigi gibi dürüst gazeteci ve yazarlarin da medya kuruluslarindan dislandiklarini, basin ve gerçekleri dile getiren yazarlar üzerinde siyasal otoritenin baski yaptigini veya faili meçhul cinayetlerle susturulmaya çalisildigi, vatandasin da umutsuzluga düstügünü,


6 Mart 1997 tarihinde gazeteci arkadasi Muharrem Demir'e ulasan haberleri arastirmak üzere oto hurdacisi Yalçin Zafer ile görüstügünü; yapilan görüsmede Orhan TASANLAR'in Istanbul Emniyet Müdürü oldugu dönemde Müdür Yardimcilarindan birinin makam soförü olan Mesut'un kirmizi mersedes olayina karistigini, kendilerini telefonla arayarak 71-72 model bakimli bir mersedes almak istediklerini, ve kendisinin 3 kisi ile birlikte giderek kirmizi mersedes otoyu rayiç fiyatinin 10 misli paraya alip otonun sahibine verdigini ve kendisinin de komisyonunu aldigini, bu mersedese 16 EA ... no'lu sahte plaka takildigini ve otomobilin tesliminden sonra isadami M.Ali YAPRAK'in kaçirilarak fidye alindigini, çok kisa süre sonra da; Ömer Lütfi Topal'in öldürüldügünü, otomobilin de 40 gün sonra geri vermek istediklerini ancak almadiklarini, otonun alimi sirasinda bulunan 3 kisiden birinin Ayhan Çarkin, digerlerinin de özel timci oldugunu, ancak alisverisle ilgilenmediklerini, M.Ali YAPRAK'in kaçirilma ve Ömer Lütfi TOPAL'in öldürülme olayinda kullanilan kirmizi mersedes'in daha sonra Yalçin Zafer tarafindan sökülüp satilarak ortadan kaldirildigini,belirtmistir.(Ek: 47)







5- CHP ISTANBUL MILLETVEKILI ALGAN HACALOGLU KANALIYLA KOMISYONA SUNULAN FARUK KUSAKSIZLARDAN TARAFINDAN YAZILAN MEKTUPTAKI IDDIALARI:



Emekli polis memuru Faruk Kusaksizlardan tarafindan yazilip bir sureti Istanbul DGM Savciligina verildigi anlasilan bir sureti de Istanbul Milletvekili Sayin Algan Hacalogluna verilen ve onun tarafindan da Komisyon Baskanligina gönderilen yazi ekindeki mektupta;


Susurluktaki kazada ölümünden sonra, Abdullah Çatli'nin evinin de aranabilecegini ve evinde; 150 milyar TL degerinde mark ve dolar, 6 adet susturuculu silah, parasal degeri belli olmayan kokain ve eroin, 4 adet uzun namlulu silah, C4 ve TNT patlayicilari, binlerce mermi, geçmisteki olaylari aydinliga kavusturacak bilgilerle gelecekte yapilacak eylem planlari ve Mehmet Agar ve Hüseyin Kocadag ile ilgili belge ve fotograflarin oldugunu, bunlarin Çatli'nin yatak odasindaki gizli bölmelerde bulunabilecegini,iddia etmistir.(Ek:48)



6- CHP MILLETVEKILI MAHMUT ISIK TARAFINDAN KOMISYON BASKANLIGINA SUNULAN RAPORDAKI IDDIALARI:



CHP Milletvekilleri Ercan Karakas, Mahmut Isik ve Mustafa Yildiz'in 7.03.1996 tarihleri arasinda Van ve Hakkari illerinde faili meçhul cinayetlerle ilgili yaptiklari inceleme sonunda hazirladiklari raporda;


a- Güvenlik kuvvetlerinin 22 Eylül 1995 tarihinde Abdullah Canan'in köyü olan Karli'da operasyon düzenleyip 4 teröristi ölü olarak ele geçirmelerinden 15-20 gün sonra Hakkari Komando Tugay Komutanligi'na bagli Yüksekova Komando Tabur Komutanligi'nca adi geçen köye gidilerek Abdullah Cananin ki dahil 10 evde bulunan esyalarin tahrip edildigi, bunun üzerine Abdullah Canan'in Cumhuriyet Savciligi'na suç duyurusunda bulundugu Yüksekova Mahkemesinde de hasar tespiti yaptirdigi, Komando Tabur Komutani M.Emin Yurdakul'un Abdullah Canan ile birlikte suç duyurusunda bulunan iki kisiyi makamina çagirarak davadan vazgeçmelerini imali biçimde söyledigi, bu görüsmeden birkaç gün sonra 17.01.1996 tarihinde Abdullah Canan Hakkari'ye giderken askeri konvoyda arama yapildigi, Abdullah Canan'in da bu arama sirasinda Tabur Komutani M.Emin Yurdakul tarafindan gözaltina alindigini üç kisi ve iki köy korucusunun Yüksekova Cumhuriyet Savciligi'nda bulunan ifadelerinde beyan ettikleri, Abdullah Canan'in arabasinin Yüksekova'ya 100 km mesafede 21.01.1996 tarihinde, ölüsünün de Yüksekova'ya 20 km mesafede Altinbasak köyü yakininda iskence izlerini tasiyan ve 6 kursun sikilmis bir sekilde bulundugunu,


Raporu hazirlayan heyetçe bilgisine basvurulan Yüksekova Kaymakami Aydin Tetikoglu; ilçenin sosyo-ekonomik yapisindaki bozukluktan bahsettikten sonra, kendisinin Jandarma ve Polis disindaki askerler ile ilgisi olmadigini ve kendisine bagli olmadigi için emir veremedigini bilgi dahi alamadigini, askeri taburun direk Hakkarideki Tugay'a bagli oldugunu,


Yüksekova Cumhuriyet Savcisi Mehmet Turgay; birkaç kisi ile iki korucunun Binbasi Mehmet Emin Yurdakul tarafindan tabura alindigina dair ifade verdiklerini, kaybolanlardan bazilarinin da örgüte katildiklarina dair bilgiler oldugunu ve kayiplarla ilgili takipsizlik karari verdigini,


Hakkari Komando Tugay Komutani Tuggeneral Tuncay Koyuncu da; 22 eylül 1995 tarihinde Abdullah Canan'in evinin bitisiginde siginak bulundugu ve 5 PKK teröristinin öldürüldügü, Abdullah Canan'in kayboldugu gün adi geçenin 10.30'da evinden ayrildigini, oysa M.Emin Yurdakul komutasinda yapilan yol aramasinin 9.30'da bitirildigini, esrar-eroin ticaretinden dolayi öldürülmüs olabilecegini, M.Emin Yurdakul'un en faal, en mücadeleci basarili bir asker oldugunu ve bu nedenle yurtdisina gönderildigini,


b- Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul bir kisim askerle 27.10.1995 tarihinde Yüksekova Agaçli'ya giderek köylülerden 73 yasindaki Semsettin Yurtsever ile 18 yasindaki Mogdat Özeken ve 13 yasindaki Münir Saritas'i alarak köyden ayrildigi, daha sonra bilgi alinamadigi, Mogdat Özeken'in babasi Abdullah Özeken oglunu sormak için Tabura gittiginde oglunun agzindan kan akar vaziyette taburda gördügünü ve Tabur Komutaninin oglunu 24 saat içeri attigini bildirdigini, öte yandan Semsettin Yurtsever'in oglu Fevzi Yurtsever'de Komisyon Baskanligi'na verdigi 19.03.1997 tarihli dilekçesinde de ayni hususlari dile getirdigi, (EK:


c- 26 Aralik 1995 tarihinde Eyüp ve Mahir Karabeg kardeslerin Çukurca'da Ilçedeki kahveden çikarden 3 kisi tarafindan 47 plakali beyaz toros steysin bir araba ile kaçirildigi, bu arabanin degisik plakalarla son 4 gündür Ilçede görüldügünü, iki kardesin alindigi yerin Ilçe Emniyet Müdürlügü ve Jandarma Komutanligi'na hayli yakin mesafede oldugu ve cenazelerin Narli Köyü yakininda bulundugunu ve faili meçhul kaldigini,


Raporun sonuç bölümünde de; `` Yüksekova'da Vatandas ile Kaymakam, Jandarma, Polis ve Resmi Kurumlarin sikintisinin olmadigi, vatandaslarin asil sikayetinin Komando Taburuna ve özellikle Tabur Komutani Binbasi M.Emin Yurdakul'a yönelik oldugu, tüm faili meçhul cinayetlerin bu sahistan kaynaklandigi, bu sahis Ilçede kaldigi müddetçe sikintisinin devam edecegi, Ilçe Kaymakaminin da Tabura müdahale edememesinin sorunu agirlastirdigi `` belirtilmistir. (Ek:49)



7-SÖYLEMEZ AILESIYLE ILGILI OLAYLARDA TUTUKLU DR.MEHMET SENA SÖYLEMEZ ILE EMIR SÖYLEMEZ VE NAZIF YAVUZ'UN IDDIALARI:



a- Mehmet Sena Söylemez'in iddialari


Mus Merkez-Kirköy nüfusuna kayitli 1961 Mus dogumlu, Tip doktoru ve Genel Cerrahi Uzmani oldugunu beyan eden ve SÖYLEMEZ Çetesi kovusturmasi nedeniyle Ümraniye Cezaevinde bulunan Mehmet Sena Söylemez TBMM Susurluk Arastirma Komisyonu Baskanligi'na gönderdigi 2.12.1996 tarihli dilekçesine Ekli 63 sahifelik ifadesinde;


Kendisi ve mensubu oldugu SÖYLEMEZ Ailesinin masumiyetini, kendilerine yapilan suçlamalarin yalan gösterilen belge ve tutanaklarin düzmece oldugunu anlatarak; 1Nisan 1994 tarihinde Ankara'da isletmekte olduklari (Rumors) isimli Distotekte, Bucak Asiretine mensup Sultan Mehduh BUCAK, Ahmet OYNAK, Vahap AKPINAR isimli kisilerle aralarinda çikan kavga ve silahli çalistada anilan Bucak Asiretine mensup (3) kisinin ölmesi kendisi ve bir diger kisinin yaralanmasi ile sonuçlanan olaydan sonra Bucak Asireti ile hasim haline geldiklerini, PKK'ya karsi savastiklari için devlet kuvvetlerini yanina alan Bucak Asireti Reisi Sedat Edip Bucak'in halen Elazig Milletvekili olan Mehmet AGAR ile gerek Emniyet Genel Müdürü, gerekse Adalet Bakani olarak isbirligi yaparak kendilerine karsi birçok komplo ve cinayet tuzagi kurduklarini ifade etmektedir. Hatta Sedat BUCAK - Mehmet Agar birlikteliginin komplolari sonucu zamanin Basbakani ve halen ANAP Genel Baskani, Sayin Mesut Yilmaz ve Istanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazicioglu'nun da kendilerine karsi devletin polis gücünü kanunsuz bir sekilde seferber ettiklerini ve bütün bunlarin sonucunda kendisi ve kardeslerinin tamaminin iftiraya ugratilarak cezaevine konduklarini, iddia etmektedir. (Ek:50)



b- Emir Söylemez'in Iddialari:


Mus ili Kirköy Beldesinde Mukim Emir SÖYLEMEZ Mus Cumhuriyet Bassavciligi kanaliyla TBMM Susurluk Arastirma Komisyon Baskanligina sundugu dilekçesinde: `` Sedat Edip Bucak'in kardesleri ve diger aile bireyleri ile giristigi silahli mücadelede, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR'in (Emniyet Genel Müdürü ve Adalet Bakani oldugu dönemlerde) yardimi ile bazi aile bireylerini öldürttügünü ve akabinde delilleri kararttirdigini'' iddia ederek, bu hususta bazi gazete ve televizyon haberleri ve programlarini delil olarak sunmaktadir.(Ek:51)



c- Nazif Yavuz'un Iddialari


Emniyet Genel Müdürlügü Bilgi Islem Dairesinde Komiser Muavini olarak çalismakta iken SÖYLEMEZ ÇETESI sorusturmasi nedeniyle gözaltina alinan ve tutuklu bulundugu Ümraniye Cezaevinden TBMM Susurluk Arastirma Komisyonu Baskanligina gönderdigi dilekçesinde; `` Kendisi hakkindaki iddialarin SÖYLEMEZ ailesinden olan ve Eskisehirde öldürülen Komiser M.Nasir SÖYLEMEZ ile olan arkadasligi nedeniyle yapildigini ve kendi masumiyetini ispat için hayat hikayesini anlatarak, geçirdigi sorusturma sirasinda poliste kendisine çesitli iskenceler yapildigini'' iddia etmektedir. (Ek:52)



8- KOMISYONA BILGI VERENLERIN IDDIALARI

Ayrica Komisyonumuza davet ettigimiz kisilerin vermis olduklari bilgiler isiginda Mehmet Eymür,Hanefi Avci,Korkut Eken,Hüseyin Oguz,Hasan Celal Güzel Ahmet Altintas,Senar Er,Mehmet Ali Yaprak ve M.Hadi Özcan'in iddialari komisyonumuzca özellikle degerlendirmeye alinmistir.


pkk ile mucadelede başarılı olan özel harekat timlerinin ve kurucularının ,nasıl pasifize ve kimler tarafından yasaklandığı bu meclis tutanaklarında vardır,,,,belki sizler unuttunuz ama ben onları unutmadım sayın varyax

varyax
11-06-2007, 14:31
olaya unutma olarak değilde sen bu kadar yoğun eğitecksin sonrda bu insanları pasporta v.s evrak işlerine vercksin.eğer kurduğun gücü kontrol edmiyorsan bir güçten bahs edilmez.hem kuracaksın hemde yönetecksin....

borsa78
11-06-2007, 16:26
özel harekat dairesinde ki,3-5 kişinin yaptığı hatayı,tüm teşkilata mahsup edip,kasıtlı olarak, işleve son verildi,,,ve susurluk kamyonuna hediyeler bile verildi,medya bu yönde kanalize edildi,,,soruşturma ve soru önergesi taslakları havada uçuştu,,,,hatırlayalım bakalım,kimdi bu vatandaşlar ve şimdi ne yapıyorlar,hangi konuda fikir birliği yapmışlar,,,şimdi neyi kaşıyorlar,,,araştırın bakalım
kimler çıkacak taşın altından,,,,,saygılarımla

ghetto
11-06-2007, 17:56
Oysa bir dağa hâkim olmak için binlerce insana ihtiyacınız yok. O dağa işini iyi yapan, komando eğitimi almış, SAT türü 35-100 James Bond gönderirsiniz, işi bitirirsiniz.

Bu yorumu bir stratejist yapmış , vay beee ; sat türü james bond !!!


Türkiye, terörle ve teröristle mücadeleyi askerle yapan yegâne ülke Batı dünyasında. Batılı ülkeler, teröristle mücadeleyi asla orduyla yapmıyorlar.

Bu , batılı ülkelerde terörizmin dağda konuşlu olmamasından kaynaklanıyor olmasın ? çok bilgili stratejist bey


Eğer terörle mücadeleye siviller el atmazsa, terör asla ve kata bitmez.

Sizin takım elbiseli james bond lar gider artık sınıra ve dağlara...


ASAM'ın eski stratejistlerinden doçent Sedat Laçiner

Asam la yolları neden ayrılmış acaba ?

Bu insanlar madem terörle mücadelede sivilleşme istiyorlar , malum batılı ülkeleri biraz daha araştırıp , o özendikleri sivil kurumların idarecilerinin birkaçının özgeçmişini okusunlarda gerçek neymiş anlasınlar ...

Ülke güvenliği ile ilgili konularda sivilleşmeymiş ?
pehhhhhh

ÇAKAL
11-06-2007, 18:05
:cry::cry:
Yakadaki babaya son bakış

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6689191.asp?gid=180

efendiaslan
11-06-2007, 18:11
Gelde yazma...
Kim bu adamlar...
Korkut Eken'i bile çeteci yapanlar..
PKK ile mücadele edenleri deşifre edenler...
Kalkmışlar şimdide Vatan kurtarıyoruz diyorlar.
Tabi yersen
Oyun çok büyük.
Ama altında kalacaklar bu sefer.
Hep beraber göreceğiz.
Vatanın sahipsiz olmadığını görecekler.



2- ISÇI PARTISI GENEL BASKANI DOGU PERINÇEK'IN IDDIALARI:



Isçi Partisi Genel Baskani Dogu PERINÇEK Komisyonumuza gönderdigi 9 Aralik 1996 tarihli yazisinin ekindeki (4) sahifelik Genel Çerçeve baslikli yazisi, TBMM Baskanligina yazilmis (15) sahifelik Mehmet AGAR ve Tansu ÇILLER hakkinda suç duyurusu oldugunu iddia ettigi dilekçesi ve diger eklerden olusan toplam 183 sayfalik metin, 2 adet fotograf ve 40 sahifelik gazete küpürlerinin ve 26 Aralik 1996 tarihinde Komisyona sundugu dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde;


DYP Genel Baskani, Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER'in basta MIT, Emniyet, Jitem, Özel Kuvvetler Komutanligi gibi devlet kurumlarinin görevlileri olmak üzere mafya diye nitelenen bazi suç örgütlerinde yer almis kisilerden olusan özel bir suç örgütünün kurulmasini azmettirdigi, bu örgütü eline geçirdigi, devlet olanaklari ile besledigi, himaye edip, yönlendirdigi, bu örgütün ABD'nin CIA ve Israil'in MOSSAD Istihbarat Örgütleriyle baglantili oldugu ve örgütün mensuplari arasinda ``Özel Büro'' diye anildigi, ÇILLER'in Özel Örgütü'nün halen bir tanitim ajansi biçiminde faaliyet yürüttügü; çok genis bir cografyayi hedef aldigi; Istanbul, Ankara, Izmir. Washington ve Tel Aviv'de bürolari oldugu, Türk Silahli Kuvvetleri, Ülkücü Mafya, Emniyet Teskilati, Uyusturucu silah ve nükleer madde mafyasi ve MIT içerisinde uzantilari oldugu ve toplam (700) kisiden olustugunu basinda (özellikle kendisinin yayinladigi Aydinlik isimli dergi) yer alan haber ve yorumlara dayandirarak IDDIA etmektedir. Bu iddiaya göre; örgütün lider kadrosu DYP Genel Baskani ve Istanbul Milletvekili Tansu ÇILLER ve esi Özer ÇILLER, Elazig Milletvekili Mehmet AGAR, MIT Müstesar Yardimcisi ve Kontr-Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR, Emniyet Genel Müdürlügü Müsaviri Emekli Yarbay Korkut EKEN, Özel Harekat Dairesi Baskani Ibrahim SAHIN, Ülkücü Mafya Seflerinden Abdullah ÇATLI ve Alaattin ÇAKICI'dan meydana geldigi ileri sürülmektedir.


Iddiaya göre; örgütün Emniyet içindeki uzantisinin basinda Mehmet AGAR yer almakta, örgütü onun müsaviri olan Korkut EKEN ``sevk ve idare'' etmektedir. Yine iddiaya göre;


Örgütün MIT içindeki uzantisinin basinda ise; Kontr Terör Daire Baskani Mehmet EYMÜR ve Tolga ATIK yer almaktadir.


Çiller Örgütünün Türk Silahli Kuvvetleri içindeki uzantisinin kanitinin ise;Kidemli Piyade Yüzbasi Hüseyin PEPEKAL ve yanindaki zabitler grubunun oldugu ve bu grubun Azerbaycan ve Kafkaslarda çesitli tertip ve kiskirtmalarda bulundugu iddia edilmektedir.


Kamuoyunda ``SÖYLEMEZ ÇETESI'' adiyla bilinen mafya örgütlenmesinin Çiller Özel Örgütünün bir uzantisi oldugu ve bu misal mafya örgütlenmeleri olarak; Tevfik AGANSOY Çetesi, Abdullah ÇATLI ve grubu, 6. Filo adini tasiyan Mafya örgütlenmesi, Saziye Barin isletmecisi Ziya AYCAN ve grubu ile Avrasya feribotunu kaçiranlar sayilmaktadir.


ABD'nin Adana Konsolosu Elizabeth Shelton'un da bu özel örgüt faaliyetlerine katildigi iddia edilmektedir.


Dogu PERINÇEK'in iddiasina göre; Çiller Özel Örgütünün 1995 Mart ayinda Azerbaycan'da Haydar ALIYEV'e karsi darbe tertipledigi, Iran ile savas kiskirtmasi yaptigi, Çeçenistan'da provakasyon yaptigi ve Avrasya feribotunun kaçirilmasini tertip ettigi, uyusturucu kaçakçiligi yaptigi ya da yapanlardan haraç aldigi, kamuoyuna mal olmus olanTarik ÜMIT, Asker SIMITKO ve Lazim ESMAEILI cinayetlerini gerçeklestirdigi, nükleer madde kaçakçiligi yaptigi, Manukyana bombali saldiriyi gerçeklestirip soförü Mehmet Urhan'i öldürdügü iddia edilmektedir.


Ayrica; DYP Genel Baskani ve Disisleri Bakani ve Basbakan Yardimcisi Tansu ÇILLER'in 1971'den beri ABD'nin Disisleri Bakanligina hizmet veren bir ``çagrili görevli'' oldugu,


Eski Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref BITLIS'i ``Çekiç Güç'' denen ABD askeri biriminin suikastla öldürdügü, bu suikasta ait CIA toplantisina ABD Adana Konsolosu Shelton ve yardimcisi S.Pevington, Çekiç Gücün ABD'li Komutani Albay Naab, Ankara'dan bir Amerikan Askeri yetkilisi ve Izmir'den TUSLOG'da görevli bir yüzbasinin katildigi Dogu PERINÇEK tarafindan ileri sürülmektedir.


Isçi Partisi Genel Baskan Yardimcisi Hasan Yalçin Komisyonumuza gönderdigi 10.03.1997 tarihli yazisinda da;


``Susurluk Olaylarini Arastirma Komisyonu Üyesi Yasar Topçu'nun Hüseyin Duman ve Bucak Ailesi fertlerinden Fatih Bucak'in kumar arkadasi oldugu, 9 Mart 1997 tarih ve 507 sayili Aydinlik Gazetesi'nde yazildi. Yasar Topçu'nun arkadasi Hüseyin Duman nükleer madde kaçakçiligi yapan bir kisidir. Fatih Bucak ise; Susurluk Olayinin önemli isimlerinden Sedat Bucak'in yegenidir.


Böyle bir kisinin Susurluk Olayini Arastirma Komisyonunda yer almasi, Komisyon çalismalarinin ciddiyetine gölge düsürür. Hüseyin Duman ve Fatih Bucak gibi kisilerin kumar arkadasi olan bir kisinin Susurluk olayi ile Kamuoyunun gözleri önüne serilen ve Komisyonunuzun çalisma konusunu olusturan iliskiler yumaginin üzerine gitmesi düsünülemez.''iddiasinda bulunmustur.(Ek:45)

borsa78
11-06-2007, 18:44
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=21806
sayın efendi aslan,bu linki dikkatlice okuyunuz...
,perinçek neyi desteklerse, ben hep zıttını deestekleme taraftarıyım

doruca
11-06-2007, 20:43
Son 1,5-2 ayda yaşanan hareketlilik enteresan.Neden seçimlerle üst üste geliyor bu hareketlilik?
Saf vicdanların hainlik karşısında duyacağı öfkenin dışında,genel eğilim-eğitim düşenleri saymak değildir.Bu dünyada bizi bırakanların verdiği acı,hayat için önemsizdir.Ne yazık ki unuttuğumuz,gerçeklerin daha acı olduğudur.
Örgünün büyüyen düzeni karşısında kesinlikle tek parti iktidarı şarttır.Son mitingler ilginç sonuçlar verdi.Siyasiler bunu muhakkak düşünüyor,eminim.
Siyasi görüşü ya da imanı her ne olursa olsun Kirlenmemiş vicdanları sahiplenmek,onları desteklemek,içinde iyilik kalanların sorumluluğudur.
Bence; Değişen dünyayı algılayabilmeliyiz.Değişim bitmek bilmeyen çok yorucu bir döngü.Bu devrin gerçeği şu:Küçülen dünya büyüyen umutlar.Umutlara cevap yoksa,kaos ve muhakkak doldurulacak büyük boşluklar.

hexedemical
11-06-2007, 21:04
aksiyon gibi bölücü bir yayını kaynak atmanız ilginç perinçek rus ajanıdır. ki askiyonunda cia ile çalıştığı meydanda...
perinçek ülkemizin ABD ye geçmesinde koktuğu için milliyetçilik akımını başlattı. eğer Türkiye ele geçririlirse bölgeye abd hakim oldu demektir ki bu geçrekleşiyor.
bunu sizler anlıyamassınız.

berkubi
11-06-2007, 21:29
En güzel sistem İsrail sistemidir.Düşmanın isterse tunus ta olsun git yok et .Ver 1 milyar doları bir casus uydu koy güneye sinek bile uçamaz.Google earh a girdiğinizde doğunun net bir haritasını göremessiniz.Ama bir İstanbulu ?.Asker istesin 1 ay içinde yapar.Yapamassa milletten istesin 1 haftada parayı bulur ve verir.Aramaya gerek yok Sinan Aygün beyefendiye Ertesi gün tedarik eder bu şaka değil.zel harekat timinide dağlara çıkarsın bak 6 ay sonra 1 pkk lı kalıyormu.Bunları asker bilmiyormu sanki!!!.Bu vatan için çanakkalede yüzbinlerce şehidimiz yatıyor altı üstü 15000 adi suçlumu yok edecek bu ülkeyi.Herkez işini yapsın,Özellikle ülkeyi yönetenler. Asker paşalarımız içten istesin Her türk 1 Mustafa Kemal olur.

berkubi
11-06-2007, 21:34
Ayrıca Iraka giden hem kara hemde su yolunu kapatırım DİCLE VE FIRAT ı KARADENİZE akıtırım Su bile vermem Haysiyetsizlere.

alperen1967
11-06-2007, 21:37
TÜrkİyenİn EkmeĞİnİ Yİyen Vatan Haİnlerİne Destek Olan BÜyÜkbaŞlardan Bİr KaÇ Tanesİnİn Boynuna İlmeĞİ Takip Sultanahmet Meydanina Atacaksin Kİ....İbret Olsun....

Ama Bİzlerde Bİlhassa Yenİ Nesİl GenÇlerİmİzde Bu Umursamazlik
OlduĞu MÜddetÇe İŞİmİz Zor Dİye DÜŞÜnÜyorum..

KEYFEKEDER
11-06-2007, 22:14
"Oyun çok büyük.Ama altında kalacaklar bu sefer."

Sn efendiaslan nasıl olacak bu?Ampul hissenette bile 52 mumluk gösteriyor nasıl olacak bu???????????

BORA YAŞAR
11-06-2007, 23:27
Başlık: PKK Terörü nasıl sona erer?
Yazan kim: KEYFEKEDER.

Sorarım size başlıktaki konu, bu yaklaşımla sona erer mi?

onursal
12-06-2007, 00:03
pkk terörünün bitmesi için öncelikle ülkede birlik ve tek duruş gereklidir ki oda bizde şu anda mevcut olmadığından, pkk köpeklerince en uygun zaman seçilmiştir ve eylemler gerçekleştirilmektedir....

Kısacası bitmez...

hascan
12-06-2007, 00:35
tamamen dış kaynaklı bu oyunlar perde arkasında israil ve abd var.
açıkça bize bize gel resmen saldır demeye getiriyorlar kuzey ırak a...

koskoca kış geçti bu şerefsiz pkk hainlerini orada iken kışın vurmak gerekti
şimdi ise yaz geldi inlerinden çıktı hainler ve şehitlerimiz gelmeye başladı

gitsen şimdi kandil dağına kaç tane terörist bulunur orada yada girmek ile
sorun çözülürmü bu tartışılır.ben girmeyelim demiyorum en akıllıca olanı
ne ise o yapılsın.

yeniden özel harekat önceden olduğu gibi dağlara dönsün
unutulmamalıdırki pkk terör örgütüne en büyük darbeyi özel harekat vurmuştur.
Burada askerlerimizinde katkıları ayrıca büyüktür.

Kısacası bu iş anlaşılan edip paşanın dediği gibi (dış mihraklarca peydahlanan çocuk kapımıza bırakıldı)

daha çok başımızı ağrıtacak gibi gözüküyor.

Allah

Devletimize-Milletimize-Askerimize-Polisimize zeval vermesin

Hainlerin belasını versin inşallah...

scazi06
12-06-2007, 00:46
Pkk'yı bitirmenin tek yolu talabani ve barzaninin ekmeklerini keseceksin. Pekiiii Ekmeklerini nasıl kesecez. Kuzey ırakdaki barzani tamamiyle türkiyeden giden kaynaklarla beslenmekde bunlar elektrik, su ve sınır kapılarından geçen Tır' lar.

Barzani keyfinden Kerkükdeki petrole gözünü dikmedi Türkiye bu kaynakları keserse iran ve suriyeden ihtiyacını fazlasıyla karşılar. Biz bunları kesersek kürtler kendi kendine PKK yı eritir baştada Barzani ve Talabani destek olur siz hiç merak etmeyin.

birde bugün haberleri izlediğimde şehit cenazesinde hükümeti temsil eden bakanlara protesto eden insanlar vardı. Ben hükümetin yaptıklarını onaylayan biri değilim ama hükümetdeki çoğu bakan 1 Mart tezkeresini meclisden geçirebilmek için çok uğraştı. Bence 1 mart tezkeresine muhalefet edenler protesto edilmli. ( bana göre 1 Mart tezkeresi hükümetin yapacağı tek olumlu şey olarak tarihe geçerdi tabi geçseydi )

sermet76
12-06-2007, 02:07
Ahmet Altan

Ordu ve çıldırma…

Geceyarıları garip bir dille yazılmış muhtıraları internet sitesine koyma tuhaflıkları…

Cumhurbaşkanıyla ve başbakanla görüşüp Milli Güvenlik Kurulu’nu toplayarak tartışılacak “Kuzey Irak’a müdahale” gibi önemli konuları basın toplantılarından açıklayıp, devlet kademelerinde konuşmama ciddiyetsizlikleri…

Kürt meselesi gibi olağanüstü hassas konularda halkı meydanlara davet etme kışkırtmaları…

Doğru dürüst yazmayı bile beceremedikleri anadillerine bir ömür vermiş aydınları hedef gösterme cüretkarlıkları…

Bütün bunlar, bizimki gibi bir ordu için bile fazlasıyla gayrıciddi ve disiplinsiz hareketler.

Üstelik boğazlarına kadar siyasete battıklarından bir de kendi mesleklerini unutmuş durumdalar.

Kendi askeri karakolumuzu bile koruyamıyoruz.

İki kişi geliyor, karakolu basıyor, yedi gencecik askeri öldürüp sekizini yaralıyor, ayrıca saldıranlardan biri de olay yerinden kaçmayı başarıyor.

El insaf…

Buna askerlik mi diyorsunuz?

O öldürülen çocuklar bu ordunun generallerine emanet edilmişti.

Ne oldu o emanetlere?

Kim bunun sorumlusu?

Bir ordunun üstüne vazife olmayan işlere karışacağına ciddi biçimde askerlik yapması, karakolunu koruması, çocuklarını sakınması gerekmiyor mu?

O çocukların hesabını kim verecek?

Kimse…

Onun yerine internet sitesine “ordumuzu yıpratmaya çalışıyorlar” diye klişelerle ve tehditlerle dolu bir muhtıra daha koyacaklar.

Korkutup susturacaklar.

Ölen çocukların hesabını vermeyecekler.

Bir yarbay, bir binbaşı, bir er daha uzaktan patlatılan mayınla öldürüldü.

Geçen gün Ayşe Önal’dan öğrendik ki Kuzey Irak’ta Amerikan askerleri “manyetik alanı kitleyip” uzaktan bomba ve mayın patlatmayı imkansızlaştırmış.

Bizim ordu niye bunu yapmıyor?

Niye subaylarıyla erlerini korumuyor?

Halkı sokaklara çağıracaklarına, manyetik alanı kitleyecek teknolojiyi uygulamaları gerekmiyor mu bu komutanların?

Onların işi bu değil mi?

Resmi rakamlara göre Cudi Dağı’nda 35, Gabar Dağı’nda 100 PKK’lı varmış.

Bizim binlerce asker onları yakalayamıyor.

Niye?

Bütün bunlar bizim ordu için bile normal değil.

Sanırım ordunun içinde anormal bir şeyler oluyor.

Çok tuhaf şeyler.

Ve, ordu askerliği bırakmış ülkeyi hızla bir belanın içine doğru sürüklüyor.

Manyetik alanı kitleyip dağdaki yüzeli PKK’lıyı yakalayamadıkları, karakolları doğru düzgün koruyamadıkları için ya Kuzey Irak’a yüz binlerce askerle girip içinden çıkamayacağımız bir felakete dalacağız ya da içerde büyük gösterilerle Türk Kürt çatışması yaratacağız.

Medya generallerin siyasi kavgasına amigoluk yapacağına, ordunun işlevini niye yerine getirmediğini sormazsa, bu kışkırtıcı iklim devam ederse, sonunda generallerin de, medyanın da, aydınların da, halkın da paçasını kurtaramayacağı korkunç bir kaosun içine yuvarlanacağız.

Ordunun neden bu kadar tuhaf davrandığını süratle sorgulayıp anlamak zorundayız.

Korkarım, “dönüşü olmayan” noktaya çok yaklaştık.

Ordu bu anormalliklerini biraz daha sürdürürse Türkiye tarihinde yaşamadığı ölçüde bir karmaşa yaşayacak.

Doların fırlaması, ekonominin çökmesi, iflaslar, işsizlikler, sefaletler değil yalnızca bizi bekleyen, büyük iç çatışmalar, diktatörlük çekişmeleri, blok değiştirme çabaları, savaşlar da epeyce karanlık geleceğin içinde bizi bekliyor.

Yaşadığımız sorun, şu parti ya da bu parti, şu siyasi davranış ya da bu siyasi davranış anlaşmazlıklarının çok ötesinde ve çok daha derin bir sorun.

Sorun ordunun içinde.

Bizi korkunç bir karmaşaya sürükleyen bu çıldırma halinin gerçek nedenini bulup düzeltemezsek…

Bu ülke, bir daha içinden çıkamayacağı kanlı bir kuyuya düşecek.

Herkesin hayatı söz konusu.

Herkesin…

11 Haziran 2007, Pazartesi
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp

mystified
12-06-2007, 02:09
Başlık: PKK Terörü nasıl sona erer?
Yazan kim: KEYFEKEDER.

Sorarım size başlıktaki konu, bu yaklaşımla sona erer mi?

Bundan önce sona ermedi bundan sonrada ermez heralde.

bourbon
12-06-2007, 08:05
Gozumde zerre kadar degerı olmayan Altan sulalesıne yakısan bır yazı olmus.
Sorunu anında orduya yuklemıs.
Bunlar champs elysee de kahve ıcıp, Le Monde okuyarak memleket kurtarmaya alışmıslar.Devam edın haysıyetsız ab yalakaları...

hascan
12-06-2007, 11:14
Dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz.
Ama siyasi yönden zayıfız.
Güçlü bir siyaset ve güçlü bir ordu ile güçlü bir Milli dayanışma ile kararlılıkla bu iş çözülür.
Günü birlik siyaset ile oy hesapları ile yapılan siyaset ile hiç bir şey yapılamaz
ancak bulanık suda balık avlanır...
bataklığı kurutmak lazım
sineği öldürsen ne çare
Devletimiz teröre kimlerin destek verdiklerini çok iyiş biliyor(en başta abd-israil-almanya)
ama o siyasi hesaplar yokmuuuuu işte o hesaplar hertarafı şehit kanı ile sulanmış ve halen devamı gelen şehitlerimizin önüne geçiyor.

borsa78
12-06-2007, 13:27
sayın hexedemical,,,, neye dayanarak bu tezi savunuyorsunuz, eğer bahsettiğiniz gibi perinçek,rus ajanı olsaydı, son 36 yıldır yaptığı başarısız politikalar yüzünden,şimdiye kadar kgb tarafından,50 kez yokedilmişti...sol da ve kominizm de birliği sürekli baltaladığı için,perinçek asla rus ajanı olamaz,,,
eski rus ajanı,alexeander litvinenko ,görevinde başarılı olamadığı için londrada bir restaurant ta zehirlenmişti,kgb nin çalışma sitili budur,,,almanlar siyanürle, ruslar ise radyoaktif polonyum la zehirler,,, ve bu gizli serevislerde emeklilik ikramiyesi budur,,,kimi gizli servisler, bazı marjinal grupları kontrol altında tutmak için, bu grupların başına kendi ajan kadrolarını getirir,,,
mesela , ab milletvekili roth un şifreli cosmos mesajını çözen perinçek, bu hassas bilgiyi kimden aldı ve bu bilgi kimin işine yaradı,,, bu teorinizi hedef saptırmak olarak değilde, masumca söylenmiş bir söz olarak varsayıyorum,,,
daha önce bazı yazarların ve internetteki istihbarat sitelerinin ,kimin güdümünde olduğundan, yüzeysel bahsetmiştim,,,ülkemizde enteresan işler olmuştur ve olmaya devam ediyordur,,,,
naçizane tavsiyem, herkes kendi görevini layıkıyla yapsın ve milli bütünlüğümüzü zedeleyici tüm siyasi ve iktisadi söylemlerden vazgeçelim,,,
artık meselemiz , siyaset üstü bir mesele olmuştur,artık siyasi ve etnik söylemlerden vazgeçip, ülkemizin bütünlüğü için çaba sarfedelim,,,
tungsten i, flouresan neon unu bir kenara bırakıp,kıratlarla ok atmak yerine, bence bu pkk sorunu nasıl sona erer konusu üzerinde yoğunlaşmalıyız,,,
kısır siyasi ve statüko eğilimli çekişmelerin bu ülkeye hiçbir faydası yoktur,,, düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmeyelim lütfen,,,
umarım devletin zirvesi, biraraya gelip , küskün olmadıklarını herkese gösterirler,,,devlet yönetmek çocuk işi değildir ve ciddiyet ister,,,
cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın, genelkurmaybaşkanımızın, artık profösyonel davranmalarının vakti gelmiştir,,bu üç makam, siyaset yeri değildir ve eğer ülke bütünlüğünden bahsediyorlarsa
önce bu bütünlüğü kendi aralarında sağlamalıdırlar,,,,sağlayamıyorlarsa, gazoz kapaklarını alıp gitsinler,,,,
saygılarımla,,, geleceğe umutla bakıyorum , çünkü biz bir elmenın yarısı gibiyiz,,,,
bu topıc te lütfen siyaset konuşmayalım,,,çünkü bu terör belası ,hep siyasi çekişmeler yüzünden bugüne kadar geldi,,,,bu sorun ,siyaset üstü bir sorundur, ve bu topıc te siyaset yapanları şimdiden kınıyorum,,,

yosun
12-06-2007, 15:24
İncirlik Üssü kapatılsın kampanyası



Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) üyesi bir grup, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde, İncirlik Üssü'nün ABD tarafından kullanılmasını öngören kararnamenin içeriğinin açıklanması talebiyle Başbakanlığa dilekçe verdi.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6694420.asp?gid=71

İncirlik Üssü'nün kapatılması kararının çok kolay alınabileceğini hiç sanmıyorum. Ancak Habur'un kapatılması (yöredeki geçimini bu kapıdan sağlayan halk tarafından olumsuz karşılansa bile) elektriğin kesilmesi bile ABD'nin silkinip kendine gelmesi için yeterli olur.

tsalci
12-06-2007, 15:34
AP: PKK ateşkes ilan etti
AP haber ajansının 'acil' koduyla verdiği habere göre, terör örgütü PKK ateşkes ilan ettiğini duyurdu.
Belçika merkezli bir Kürt haber ajansı olan Fırat'ın açıklamasını yayınlayan AP haberi şu ifadelerle geçti: 'PKK Türkiye hedeflerine olan saldırıları durdurduğunu fakat saldırı karşısında kendilerini koruyacaklarını söyledi. Fırat haber ajansında yayınlanan açıklamada şu sözler yer aldı: 'Kendimizi korumak dışında saldırıları sürdürmeyeceğiz'.
AP’nin geçtiği haberde ayrıca PKK terör örgütünün açıklamasında yer verdiği şu ifadeleri yayınladı: ‘Eğer devlet gerginliği azaltmak ve seçimleri daha güvenli bir ortam içinde yapmak istiyorsa bunun tek yolu ordunun saldırılarını kesmesidir’.


HEP YALAN DOLAN GENE BİR PLAN VARDIR BUNLARIN KAFASINDA AŞŞALIK TERÖRİSTLER ... ŞAŞIRDILAR TÜRKİYENİN TAVRINA NE KARŞILIK VEREVEKLERİNİ OLAN BİTENDEN NASIL SIYRILACAKLARININ YOLLARINI ARIYORLAR ATEŞKES İLAN ETMİŞ SİZ KİMSİNİZ Kİ ATEŞKES İLAN ETSENİZ NE OLUCAK BİZ TERÖRİSTLERLE MASAYA OTURMADIK OTURMAYIZ 3.5 PAPULCU DAN BAŞKASI DEYİLSİNİZ

borsa78
12-06-2007, 15:49
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=247759



çünkü ,uyguladıkları politikanın ,bu halkı bölemeyeceğini anladılar,,,

borsa78
12-06-2007, 16:04
pkk nın ,son zamanlarda artan şiddet eylemleri,tüm kürt halkımızın tepkisini çekmiştir, ve pkk nın yan kuruluşu olan dtp oy kaybına uğramıştır, bizi tahrik edip,k.ırak bataklığına çekmek istedi. ancak,, izlediği yol ters tepmiştir ve halkımız ,türkü ve kürdi ile omuz omuza verip, bu tahriklere gelmemiştir,,,
şimdi ise pkk kurnazlık peşindedir, aklı sıra ben sözde ateşkes ilan ettim diyecek, ve biz sınır ötesi operasyon yaparsak, mazlumları oynayacaktır,,,ve dış dünyanın sempatisini kazanacaktır,,,,fakat,eski çamlar bardak oldu diyerek, bu tahrik unsurlarının bertaraf edildiğini, bu sözde ateşkesten anlamış oluyoruz,,,yani,bu ülkeyi bölmeye kimse heveslenmesin,,,biz bu ülkeyi ,30 kupona almadık,,,
ve bu tahriklere gelmeyip, soğuk kanlılığını koruyan ve bu yönde demeç veren herkesi kutlarım,saygılarımla

CERİTKALE
12-06-2007, 16:13
Dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz.


Güçlü bir ordumuz olduğunu hiç zannetmiyorum.

PKK askeri karakol basıyor, bizim ordumuz desteği 6 saat sonra sağlıyor.
Bu mu güçlü ordu? Kendimizi kandırmayalım.

tsalci
12-06-2007, 16:34
Güçlü bir ordumuz olduğunu hiç zannetmiyorum.

PKK askeri karakol basıyor, bizim ordumuz desteği 6 saat sonra sağlıyor.
Bu mu güçlü ordu? Kendimizi kandırmayalım.

Sanırım yürekli ve bu vatana canını seve seveverecek bir ordumuz desek daha anlamlı olur.

ORDU OLARAK MALESEF SİLAHIMIZI KENDİMİZ ÜRETMEDİKÇE %100 GÜÇLÜ OLAMAYIZ BUGÜN F35 UÇAKLARINI ÜRETMEYİ PLANLIYORUZ AMA YAZILIMI ABD VERMİYOR ...............:))))) ELİNDE YAZILIM OLMADAN 100 LERCE F35 OLSA NE OLUR ...

EVET ACI AMA GERÇEK ORDUMUZ SİLAH BAKIMINDAN DIŞA BAĞIMLILIĞI DEVAM ETTİKÇE GÜÇLÜ OLAMAZ VE ŞU AN SİLAH BAKIMINDAN HALA ESKİ MODA SİLAHLAR KULLLANIYOR ORDUMUZ TANKLAR ÇOK ESKİ TOPLAR ESKİ VS...VS...

borsa78
12-06-2007, 16:54
Güçlü bir ordumuz olduğunu hiç zannetmiyorum.

PKK askeri karakol basıyor, bizim ordumuz desteği 6 saat sonra sağlıyor.
Bu mu güçlü ordu? Kendimizi kandırmayalım.

bazı tabuları yıkmak zorundayız,,,,denetleyemediğimiz bir güç ,asla gücümüz değildir,,,,bizi -biz yapan değerlerimizi sorguladığımız ve yapıcı eleştirilerimiz engellenmediği sürece, işte o zaman askeri gücümüz ,en teknolojik ve verimli, güce ulaşır,,,gerçeklerle yüzleşmekten kaçtığımız sürece,bir gün o gerçek bizim ,kabusumuz olur,,,,
kısaca özetlemek gerekirse, terörizm le askeriy mucadele eder, ama fatura hep siyasetçilere ve bürokratlara çıkartılır,,,acemi birliğinde, askerin eline verilen silahlar, kore savaşında ,abd nin hediye ettiği silahlardır,,,ve 3 aylık yarım yamalak eğitimle dağa çıkarttığımız gençler,15 yıllık teröriste nasıl kafa tutsun,,,adamların hepsinde keleş var,kanas var, a4-c4 var,,,,bizde ne var,,,
3 ay boyunca uygun adım marş var,,,,,
profösyonel askerlik ve teknolojik üstünlük şart,,,,,
saygılarımla

elektrik-çi
12-06-2007, 17:19
pkk TERÖRÜ dış güçlerin elinde bir oyundur pkkda bunların elinde uyuncaktır
ne yazıkki türk halkıda kürt halkıda bundan çok zarar görüyor zararı tüm ülkemiz görüyor halklar arasında ayrılık yoktur fakat bizi bölmeye-
çalışıyorlar pkk nerden güç alıyor abnin ve abdnin terörist ilan ettigi örgüt
aynı ülkeler tarafından besleniyor vede kulanılıyor bize dost gözükenler samimi degiller bence siyasi duruşumuzda çok önemli bu konuda siyasi kararlılık yoktur
eksik olanda budur çözümü türkiyenin siyaseti belirler tabiki dik bir siyaset

efendiaslan
12-06-2007, 17:35
"Sayın Talu; Şırnak'ta şehit olan Yarbay'ın devresiyim. 2 ay sonra albay olacaktı.
Şimdi sivillerde dahi zırhlı araç olmasına rağmen, tümgeneral dahil daha alt seviyede hiç zırhlı araç yoktur. Ve maalesef koruyucu çelik yelek de o bölgede yeterli değildir. Amerikalıların her bir erinin giydiği yelek bizde, şehit olan arkadaşlar gibi, yarbayda, binbaşıda da yok. Özel görev olmadıkça maalesef verilmiyor. Acilen yelek kampanyası başlatılmalı. Her bir askere çelik yelek. Bu, şehit ve yaralı sayısını azaltacaktır. Başımız sağ olsun. Saygılarım ve teşekkürlerimle."

http://www.sabah.com.tr/talu.html

UNYELI CONAN
12-06-2007, 18:02
arkadaslar ,

bu konuda biz internette imza kampayasi acsak :

1.) incirligin kapatilmasi
2.) askere daha modern techizat.. mesela celik yelek filan. ben kendi sahim adina elimden gelen maddi yarimdi esirgemem !

yani demokrasiyse.. bizde sesimizi duyuralim.. incirligi ve diger tüm abd üslerini istemiyorsa cogunluk siyasilere ..ok yemek düser !

Serenler
12-06-2007, 18:05
arkadaslar ,

bu konuda biz internette imza kampayasi acsak :

1.) incirligin kapatilmasi
2.) askere daha modern techizat.. mesela celik yelek filan. ben kendi sahim adina elimden gelen maddi yarimdi esirgemem !

yani demokrasiyse.. bizde sesimizi duyuralim.. incirligi ve diger tüm abd üslerini istemiyorsa cogunluk siyasilere ..ok yemek düser !
İmza...
Aynen katılıyorum.
Ne gerekiyorsa yapılsın, bizler üzerimize düşeni yapmaya hazırız....

borsa78
12-06-2007, 18:27
bu yılki, msb bütçesi 13,2 milyar ytl dir ,,,,bence bu bütçenin verimli olabilmesi için, parlamento ya denetleme hakkı getirilmelidir,,,ve terörizm sebebiyle güneydoğuda bulunan 280 bin asker yerine ,özel eğitimli çok daha az asker bu işi görecektir,,,,
sürekli tamir ettiğimiz askeri araçlar yerine , yeni ve son teknolojik araçlar kullanmalıyız,,,asker sayısını azaltmalıyız ve subaylarımızı anti terör konusunda eğitmeliyiz,,,,,askeri doktrin komutanlığının eğitim planı bence değişmeli ve askeri okullara artık sivil öğretim üyeleride girmeli,,askerin içindeki fikir ayrılıkları, yasaklama ve yaptırımlarla son bulmaz ancak yapıcı yenilikler şarttır
önümüzdeki 10 yıl için 10 milyar usd silah alımı planlanmıştır ve bence öncelik,askerin hayatını kurtaracak alımlar olmalı,önce güvenlik,sonra savunma olmalı,,,
ordumuzun acilen modernizeye ihtiyacı vardır,,,,çok kalabalık bir askeri gücümüz var, ancak şimdiki savaşlar füze ile yapılıyor ve ,bir nükleeer füzemiz bile yok,,,,
doktirin eğitim komutanlığında yenilik başlatılırsa, bu tüm tsk ya kısa sürede yansıyacaktır,,,

yosun
12-06-2007, 18:30
Hepsinden önce Doğu ve Güneydoğuda görev yapan askerin yetkileri genişletilmeli. Jandarma operasyon için bile ilin valsinden izin almak durumunda hala... Bunun dışında yol ve üst aramalarında bir çok hukuki sorunla karşılaşılıyor asker. Bu yetkiler verilmediği sürece askerin eli kolu bağlıdır.

zum
12-06-2007, 18:30
ABD nin korktuğu kavramları telafuz etmeli:Mesela Rusya ve İranla güvenlik işbirliği adımları.Atatürkün yaptığı gibi.O zaman ABD bütün döşettiği mayınları söktürtür.

yosun
12-06-2007, 18:38
profösyonel askerlik ve teknolojik üstünlük şart


Ordunun profosyonelleştirilmesi diyelim buna isterseniz.
Halen 800 kişi civarında olan ÖKK mensubunun sayısının arttırılması ve dediğiniz gibi son teknolji ürünü silah ve techizat ile donatılması gerekiyor.

zum
12-06-2007, 18:51
2008 Yılı,RusyadaTürkiye yılı İlan edildi. Bu kültürel etkinliklere bir de İrandan bir spor ekibi davet edilmeli ABD mesajı almış olur.ABD bu bölgede dayanışmadan rahatsız olacaktır.Arada bir Nato nun öneminin kalmadığını basında vurgulamalıyız.HİÇ OLMAZSA YAĞMASAK BİLE GÜRLEMELİYİZ.:yes:

borsa78
12-06-2007, 18:51
Ordunun profosyonelleştirilmesi diyelim buna isterseniz.
Halen 800 kişi civarında olan ÖKK mensubunun sayısının arttırılması ve dediğiniz gibi son teknolji ürünü silah ve techizat ile donatılması gerekiyor.


sayın yosun, sıradan bir er 5 polisten daha forslu ve yetkilidir,,,jandarmadan izin ve destek almadan asla polis opraasyon ve arama yapamaz,,,,,,neye istinaden yazdınız bilmiyorum ama, asker asla kimseden izin almıyor vebahsettiğiniz durum, polis için geçerlidir,,,ve doğu ile güneydoğuda asayişe jandarma bakar,,,
terör yasasını tekrar okumanızı tavsiye ederim,,,
o yasa asker ve hükümet tarafından ,karşılıklı dayanışma çerçevesinde yazılmıştır ve mutabık kalınmıştır,,,askerin,terör konusunda sınırsız yetkisi vardır,,,polisi sadece il ve ilçe merkezlerinde görebilirsiniz ve oralarda dahi trafiğe asker bakar,,,
bir olay olduğunda polisleri bile olay yerine sokmadığımızı iyi hatırlıyorum,,,,
yani sözün özü,doğu ve güneydoğu da, asker ve polis sayısını karşılaştırırsanız, olayı net olarak görebilirsiniz,,,,polis in bu bölgelerde hiçbir hükmü yoktur ve asayiş tamamen askerdedir,,,,,
hatta ümraniyede bir olaya gittiğimizde, karakoldakiler bize şunu dedi, efendim buranın sorumlusu zaten sizin jandarmalar, onların izni olmadan biz hiçbir şey yapamıyoruz,,,ve biz jandarma karakolundan destek alıp, pkk ya yataklık yapan bir çetenin deposunu basmıştık,bahsettiğim yer istanbul ümraniye dir,,,,,,,,

borsa78
12-06-2007, 18:58
II. Dünya Savaşı sonrasında uluslar arası toplumda çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Savaşın acıları gitmeden ulus-devletler yanında, uluslararası toplumda sujeliği konusunda tereddütler bulunan uluslararası örgütler konusundaki gelişme topluma şekil vermesi açısından da sonuçları hissedilmiştir. Birleşmiş Milletler, evrensel düzeyde Savaş devam ederken şekillenmiş egemen-eşitliğe dayalı bir uluslararası örgüt olarak daha çok ABD ve SSCB’nin fikirleri doğrultusunda şekillenmiş ve bugün de bazı yönleri tartışmalı da olsa varlığını devam ettirmektedir. Evrensel örgütlerin yanında bölgesel düzeyde örgütlenme de BM Antlaşmasınca teşvik edilmiştir. NATO, Avrupa Devletleri ile ABD’nin savunma alanında ortaklaşa planladıkları bölgesel bir örgüttür. SSCB’nin yayılmacı bir politika izlemesinin durdurulması amacıyla 1949 yılında Kuzey Atlantik Asamblesinin oluşturulması yoluna gidilmiştir.

Soğuk savaş döneminde NATO görevini büyük ölçüde yerine getirmiştir. 1990’lı yıllardan itibaren, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecine girmesi soğuk savaşı da bitirmiştir. NATO’ya karşı oluşturulan Varşova Paktının dağılması, acaba NATO’nun da görevleri sone erdi, fonksiyonunu tamamladı mı? Sorusunu Soğuk Savaşın sona ermesinden bu yana hep akıllarda yer etti ve çözümlenemeyen, tartışılan bir sorun olarak devam ettirdi. Bilhassa 2006 Kasımında yapılan Riga zirvesinde ABD önerileri NATO’nun geleceği ile ilgili birtakım yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Varşova Paktı ülkeleri 5 - 6 Temmuz 1991’de Brüksel’de Avrupa ile bütünleşme protokolünü imzalayarak 1955 yılında kurulan Varşova Paktı’nı sona erdirmişlerdir. Avrupa ülkelerinde yaygın olan kanı da NATO’nun da kuruluş amacının gerçekleşmesi nedeniyle, ortadan kaldırılması yönünde olmuştur. Ancak dünyada var olan istikrarsızların devam etmesi ve çok daha büyük yeni tehditlerin ortaya çıkacağı beklentisi, NATO’nun sorumluluklarını, yapısını ve misyonunu sorgulama zorunluluğunu hissettirmiştir. NATO var olmak istiyorsa sorumlulukları da değişmeli ve Sovyetler Birliği’ne yönelik politikaları ortadan kalkmalı, ülkeler arasında yeni yeni ilişkiler ve ortaklıklar geliştirilmeli, ekonomik ve sosyal işbirliği içinde olarak ortak savunmayı güçlendirmeliydi. Nitekim 1990’lı yıllarda Balkanlar’da Bosna ve Kosova’da etnik - bölgesel çatışmaların başlaması, Sovyetler Birliği’nin sahip olduğu nükleer güç gerçeğinin halen var olması, Ortadoğu’da yaşanan istikrarsızlıklarla birlikte enerji kaynaklarının önemi ve kontrolü, Orta Asya ve Kafkaslar’daki istikrarsız ortamın süregelmesi NATO’yu ayakta kalmaya mecbur bırakmıştır. Bu amaçla NATO kendini değişen uluslararası konjonktüre uyarlamıştır ve misyonunu, görev alanlarını değiştirmek zorunda kalmıştır. Çünkü artık var olan dönem NATO’nun karşısında somut bir düşmanın, devletin ve ideolojinin olmadığı dönemdir. Bu dönemde etnik ve bölgesel çatışmalar, göç olayları, aşırı milliyetçilik, kitle imha silahlarının yayılması, uluslararası terörizm, uyuşturucu ticareti ve organize suç olayları değişen güvenlik ortamının yeni sorunları haline gelmiştir ve bu yeni tehditler global ekonomiyi, dünya barışını ve istikrarını tehdit edecek bir nitelik almıştır. Dolayısıyla bu unsurlar NATO’yu Soğuk Savaş sonrasında konsept değişikliği yapmaya itmiştir. NATO Soğuk Savaş sonrasında bu değişim rüzgarının ilk startını da 1990’da yapılan Londra Zirvesi’nde vermiş, 7 - 8 Kasım 1991’de Roma’da yapılan Zirveyle de somutlaştırmış ve “yeni strateji kavramı” kabul edilmiştir. NATO için bir dönüm noktası olan yeni strateji kavramı NATO’nun yapısına, görev alanlarına, sorumluluklarında adeta devrim niteliğinde değişiklikler yaratmıştır. Ayrıca yeni strateji kavramı; Avrupa’nın yakın bir askeri çatışmanın tehdidi altında olmadığını da vurgulanmıştır. Eski Doğu Bloku ülkelerinin NATO’nun halen bir tehdit olduğu yönündeki kaygılarını gidermek için ve bu ülkelerde demokratikleşme hareketlerini desteklemek amacıyla NATO’nun 10 - 11 Ocak 1994’teki Brüksel Zirvesi’nde BİO (Barış İçin Ortaklık) projesi uygulamaya konulmuş ve NATO’nun doğuya doğru genişlemesine hız verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yeni strateji kavramının kurumsallaştırılması, somutlaştırılması 1999 yılındaki Washington Zirvesi’nde olacaktır.

NATO’nun Soğuk Savaş sonrasında misyonunu değiştiren ve en önemli kararların alındığı ve her birinin ayrı bir öneme sahip olduğu NATO zirveleri de bir gerçektir. Özellikle 1990 sonrasında yapılan ve devrim niteliği taşıyan; 1994 Brüksel, 1997 Madrid, 1999 Washington, 2002 Prag ve 2004 İstanbul, 2006 Riga Zirveleri NATO için tarihi dönüm noktaları olmuştur.

Bir Savunma ve bölgesel örgüt olan NATO, evrensel bir güvenlik örgütü olma hayali mi taşıyor? Gerçekten şu andaki duruma baktığımızda, 26 üye devlet, 20 BİO devleti, 7 Akdeniz Diyalogu devleti, 4 İstanbul İşbirliği Girişimi, contact coutry devletlerini de eklersek 65 devlet yapmaktadır. Dünya askeri gücünün yaklaşık olarak dörtte üçü NATO ile bağlantılı olmaktadır. Bu durumda bölgesellikten evrenselliğe bir geçiş olmuştur diyebiliriz. Genişleme konusunda en önemli tartışmalardan birisi de, Rusya’nın İttifak üyeliğinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve NATO için öncelik verilen bölge olarak Kafkaslar’a ve Orta Asya’ya nasıl ulaşılacağı sorunudur. Global güç dengelerinin 1995’ten itibaren de doğuya doğru kaymasıyla da uluslararası alanda Rusya, Çin, Japonya, Almanya gibi büyük devletlerin içinde olduğu çok kutuplu bir ortam oluşmuştur. Bu bakımdan NATO Soğuk Savaş sonrasında uygulamaya koyduğu stratejik konsepti bu ülkelerin nükleer stratejilerini, politikalarını temel alarak sağlam adımlarla oluşturmuştur. Bu nedenle NATO sağlamış olduğu istikrarı ve düzeni bozmak istememektedir. Nitekim NATO buralara ulaşmak için çok uygun ve uygulanabilir düzeyde politikalar üretmelidir. NATO’nun amacına faaliyetlerine coğrafi sınırlama getirmeyen yeni stratejik konsept Güney Kafkasya cumhuriyetlerinin üyeliklerine olumsuz bakmazken sadece bu ülkelerin üyelik süreçlerini uzun vadeye yaymaktadır.

Ayrıca uluslararası terörle mücadele 11 Eylül 2001’den sonra NATO zirvelerine de yansımış, hatta NATO’nun genişleme politikasını gölgede bırakmıştır. 2002 yılındaki Prag Zirvesi’nde müttefikler arsında terörizme karşı Ortak Eylem Planı benimsenmiştir. Akdeniz Diyaloğu içindeki ülkelerin de katıldığı bu planda; istihbarat paylaşımının ve sınırların güvenliğinin sağlanması gerektiği ön plan çıkmıştır. Yine 2004 İstanbul Zirvesi’nde de terörizmin her türlüsüne uluslararası hukuk hükümlerince karşı gelineceği belirtilmiştir.2006 Riga Zirvesinde de bilhassa Afganistan’daki Taliban güçleriyle mücadele kapsamında konuya yer verilmiştir. Terörizmle mücadele ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca terörizme karşı NATO askeri güçlerinin caydırma, engelleme, savunma faaliyetlerini sürdüreceği vurgulanmıştır. Bütün bunlar özellikle de Afganistan ve Irak için sürdürülebilir politikalar, vaatler yeni bir transatlantik birliğinin sağlanması yönündedir. Bu politikalar NATO’yu Avrupa dışına yöneltmektedir ve İttifak’ı operasyonlara hazır hale getirmektedir. Nitekim 11 Eylül halen Atlantik’in iki yakasında güvenliği sağlamanın ne kadar zor olduğunu göstermiştir.

Soğuk Savaş döneminde caydırıcılık üzerine kurulan NATO stratejileri artık Soğuk Savaş sonrasında caydırıcılığın ötesinde acil mukabele ve müdahale unsurlarına dayanan politikalar üzerine erken müdahaleyi ve sınırlı güç kullanımını ifade eden stratejiler üzerine kuruludur. 11 Eylül sonrasında ABD’nin güvenlik politikasında meydana gelen değişiklikle “asimetrik savaş” kavramının kabulü bunun göstergesidir. İstanbul Zirvesi ayrıca NATO’ya duyulan ihtiyacın giderek artacağını vurgulaması bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle kolektif savunma da bütün dünya için İttifak’ın temel amacı olmaya devam edecektir. NATO gelecekte de Avrupa - Atlantik bölgesinin istikrarına katkıda bulunmaya devam edecektir.

Yukarda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, NATO Soğuk Savaş döneminin bölgesel örgütü olarak oluşturulmuştur. Soğuk Savaşın sona ermesiyle birlikte NATO’ya ihtiyaç kalmadığı görüşü konsept değişikliği ile aşılmıştır. Savunma amaçlı bir örgüte mutlaka ihtiyaç vardır. Evrensel veya bölgesel düzeyde ortak güvenliği güvence altına alacak bir uluslararası veya uluslar-üstü örgüt uluslararası toplum için gereklidir. Riga zirvesi ABD görüşleri çerçevesinde NATO’nun gelecekte bölgesel değil, evrensel bir uluslararası örgüt olarak varlığını devam ettireceğini teyit etmiştir. Uluslararası hukuk kurallarının oluşumunda, hegemonik durumda bulunan gücün son sözü söylemesi uluslararası toplumda eşitlik ilkesini zedelemektedir.




Prof. Dr. Enver Bozkurt

önümüzdeki 10 yıl sona nato diy birşey olmayacaktır ve nato şu anda abd nin emellerine hizmet etmektedir ve bence natoya üye olmamızın hiç bir esprisi yoktur,,,akıllı bir taktikle natodan yavaş -yavaş uzaklaşmalıyız,,,şu anda zaten saraybosnaya rum gücü göndereceklermiş ve bu konuda bize baskı yapıyorlarmış,,bence resti çekmemizin tam zamanı,saygılarımla

mozdogan41
12-06-2007, 19:09
Öncelikle terör sorununun ortaya çıkışındaki faktörlere bakmamaız lazım,
- Milli şuurdaki zaafiyet
- Ekonomik nedenler
- Eğitim eksikliği
- Psikolojik sebepler
- Uluslararası dengelerdeki değişiklikler
- İstismar edilmeye müsait toplumsal sorunlar
- Çıkar çatışmaları (siyasi)
- Güvenlik zaafiyetleri
- Yasal ve Otorite boşluklarını sayabiliriz.

Terörizm özellikle 2. dünya savaşından sonra ortaya çıkmış bir kavram olup, soğuk savaş döneminde Süper güç dedidiğimiz devletler tarafıondan kullanılan bir araçtır. (benim değerlendirmem)

Sonuç olarak terörizmle mücadele de sadece askeri tedbirler yeterli değildir, diğer problemlerin de çözülmesi gerekir. Sunun için STK(sivil Toplum Kuruluşları), Hükumet yada devlet kurumlarının işbirliği, iş dünyası, vatandaşın üzerine düşen görevler vardır.

Bence şiddet hiçbir şeyi çözmez, insanların insanlığa ihtiyacı var. gerçek barış ancak birbirimizin fikirlerine, düşüncelerine , yaşam tarzına gösterdiğimiz saygı, anlayış ve hoşgörü sayesinde gerçekleşecektir.


K.ırak a girmemiz bizi orda ABD gibi işgalci duruma düşürücektir, komşu ülkeler ile her türlü ilişkilerimiz bozulacak ve TÜRKİYE'nin yükselen itibarı zedelenecektir. Bu sebeplerden dolayı harekat sakıncalıdır.

Yurt içerisinde ise özel eğitim almış asker veya polisler ile kırsaldaki teröristlerle mücadele edilebilir.

Birşeyleri sınırlamakla(K.ırak ambargo veya sınır kapılarının kapatılması vs.), yasak koymakla ben hiçbirşeyin yoluna gireceğini düşünmüyorum. Tek çözüm Diyalog ve işbirliği olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla

doruca
12-06-2007, 19:16
.... Ancak Habur'un kapatılması (yöredeki geçimini bu kapıdan sağlayan halk tarafından olumsuz karşılansa bile) ...

Bu kargaşayı daha fazla artırmaktan başka,fazla işe yaramaz.Hükümetin yapmak istemediğide budur.Başbakanın siyasetine aykırı.Bundan sonra siyasetini değiştirirse o başka...
Kısaca geçim bazen herşeydir.Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar,demiş atalar.

CYASHA
12-06-2007, 19:18
Teror nasil mi biter? Bir kere o kopeklerin doyurdugu Kurt'leri sen doyur, bak nasil bitiyor. kahvelerde oturup TC devletine dakika basi kufredecekerine, TC nin yagli balli ekmegini yemeye baslasınlar, bak o Kurt "vatandaslar" o ekmegi kaybetme korkusuyla bir daha kopeklerden yana oluyor mu? Yoksa TC nin kuzusu mu oluyorlar! Bir de tabii ordumuza en son teknolojik cihazlar lazim. Bunun da yeri yerli uretimdir ve ARGE den gecer yani TUBITAK, TAI, ASELSAN, ozel birimler... Buraları desteklemek lazim ki calissin TURK muhendisi... Arslanlar gibi bititirirz o zaman her turlu teror belasını ne PKK kalir, ne Hizbul, ne su ne bu..

ÖZDOĞAN77
12-06-2007, 19:50
http://img515.imageshack.us/img515/9181/terristiq4.jpg



''Yapılan operasyon sonucunda,2 terörist ölü,2 tanesi sağ yakalandı.''
değil,
Bu haber;''Yapılan operasyon sonucunda 4 terörist öldürüldü.''şeklinde olmalı...
Sağ yakalamayacaksın,kafasına sıkacaksın,beslemeyeceksin,affetmeyeceksin,konuştu r,öttür,imha et....

Çok faydası olur.Çooook....:yes:

ÖZDOĞAN77
12-06-2007, 19:58
http://img511.imageshack.us/img511/4739/397pxbordoberelixi6bj4.jpg

http://img511.imageshack.us/img511/7280/bordobereli10rg3rq8.jpg

http://img413.imageshack.us/img413/5638/bordobereli14tp8nj6.jpg


Askerlerimizin hepsi,canlarıyla kanlarıyla vatan için feda olmaya hazır.Erinden,generaline kadar.

Ama bu arslanlarla temizlik daha çabuk biter.

PKK mağarasında bulunan bir yazı;
Eğer bir asker sizi Gördüğü Zaman Durmadan Ateş Ediyorsa, Bilin Ki O Acemidir... Kurşununun Bitmesini Bekleyin... Bittiği Zaman Gidin Ve Kafasına Sıkın...
Eğer Sadece Sizi Gördüğü Zaman Ateş Ediyor Saklandığınız Zaman Duruyorsa O Bir Komandodur... Kaçın Ve Canınızı Kurtarın...
Eğer Sizi Gördüğü Zaman Ortadan Kaybolmuşsa Ve Etraf Sessizce Bilin Ki O Bordo Berelidir... Merak Etmeyin O Sizi Bulur...

yeter
12-06-2007, 20:50
Erzincan'ın Kemah ilçesi kırsalında yürütülen arama-tarama operasyonunu sürdüren güvenlik kuvvetleri, gece yarısından sonra Sarıyazı köyünün 5 kilometre güneyinde bir grup teröristle karşılaştı. Saat 01.00 sıralarında çıkan çatışmada Onbaşı Ahmet Bilgiç şehit düşerken bir jandarma komando eri de yaralandı. 10 terörist kaçarken, Munzur Dağı eteklerindeki Meyvanlı Kabanı kesiminde takviye kuvvetlerin katılımıyla kapsamlı operasyon başlatıldı. Bilgiç, memleketi Tokat'ın Zile ilçesinde toprağa verilecek.
Şırnak'ın Bestler Dereler mevkiinde sürdürülen operasyonlarda da Osmaniyeli Jandarma Er Murat Kahraman şehit oldu. Siirt'in Şirvan ilçesinde uzaktan kumandalı mayının patlaması sonucu şehit olan Tolga Kargıoğlu'nun ardından Osmaniye, dün de Kahraman'ın şehit haberiyle sarsıldı.

Ailenin büyük acısı
Oğullarının şehitlik haberini komutanlarından alan Hatice ve Mehmet Kahraman, sinir krizi geçirdi.
Gümüşhane'de, Torul'a bağlı Altınpınar beldesi yakınlarındaki Çukurgöze mevkiinde dün 10.30 sıralarında arazi taraması yapan jandarma timinin üzerine yıldırım düştü.
Jandarma er Lokman Kılıç (22) olay yerinde şehit oldu. Erzurum'un Oltu ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Kılıç'ın cenazesi, Gümüşhane Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Tezkeresine 5 ay vardı
TOKAT AA
Erzincan'ın Kemah ilçesi kırsalında şehit düşen onbaşı Ahmet Bilgiç'in Tokat'ın Zile ilçesi Çayır köyünde yaşayan annesi Esme Bilgiç, acı haberi tarlada madımak toplarken aldı. Sinir krizleri geçiren Esme Bilgiç'e sağlık görevlileri müdahale etti. Askerliğinin bitmesine 5.5 ay kaldığı belirtilen Bilgiç'in 1 ay önce köyüne izinli geldiği ve ailesine "Geri dönmeyebilirim, hakkınızı helal edin" dediği öğrenildi. Bilgiç'in inşaat işçisi babası Hüseyin Bilgiç ise oğlunun şehit olduğunu Acısu köyündeki bir inşaatta çalışırken öğrendi. Askerlerce teskin edilmeye çalışılan Hüseyin Bilgiç, "Vatan sağ olsun" diye konuştu.

Ülkücü gerginliği
OSMANİYE DHA
Şırnak'ta şehit edilen jandarma er Murat Kahraman, son yolculuğuna yaklaşık 10 bin kişi tarafından uğurladı. Kurtuluş Camii'ndeki törene katılan 39. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgeneral Hamza Koçyiğit, baba Mehmet Kahraman'a başsağlığı dileğinde bulundu. Metanetli görünmeye çalışan Mehmet Kahraman, Koçyiğit'ten izin isteyerek oğlunun tabutunun başına gitti. Oğlunun fotoğrafını öpen baba, "Beş tane daha var oğlum, onları da gönderiyorum" dedi. Askerler cenaze namazının kılınmasının ardından şehidin tabutunu omuzlarına alarak camiden çıkardı. Bu sırada yaklaşık 200 ülkücü cenazenin şehir merkezinden geçirilerek şehitliğe götürülmesini istedi. Askerlerin karşı çıkması üzerine bir anda gerginlik yaşandı. Ülkücüler askerlerin omzundaki şehidin tabutunu almaya çalıştı. Ülkücülerle, asker ve polisler arasında itiş kakış yaşandı.
Gerginliğin artması üzerine Çevik Kuvvet polisi, şehidin tabutunun çevresinde etten duvar örerek ambulansa konulmasını sağlandı.
http://www.milliyet.com/2007/06/12/guncel/gun03.html

yeter
12-06-2007, 20:52
İsrail in yaptığı gibi önce istihbarat, ön araştırma ve hızlı hareket edebilen küçük birliklerle nokta hadeflerle sonuca giderek bu terör belasından kısa sürede kurtulabiliriz diye düşünüyorum.

asi
12-06-2007, 21:19
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/12/son/sonsiy09.asp bu açılkamalar ile biraz zor. aşağıdaki sahnelerin onlar için önemi az herhal

http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster5.asp?id=13&galeriid=1235#galeriStart

ger

hexedemical
12-06-2007, 21:39
benim anlamaıdğım neden iç ve dış meselesi ??
asker hem iç hem dışta operasyon yapsa daha iyi olamzm tayyip illa içte olacak vs diye laflar atıyor ortaya şunu açıkça söylesin biz abd den barzaniden kokuyoruz ıraka girmeyiz desin milleti rahatlatsın ne oldularını anlayalaım
öyle cenazelerde insanları dava etmekle ona buna size göstereceğiz diye efelenemekle kelime oyunlarıyla içte 5000 dışta 500 demekle olmaz bu işler ülkenin büyük çoğunluğu sizin ne haltlar yediğinizi biliyor.

topaz
12-06-2007, 21:44
PKK parayı nereden buluyor?
Bir defa terör ve teröristlerin kökünün kurumaması İMKANSIZ!
Terör ve destekçilerinin kendilerinden hesap sorulmayacağını sanmaları "MUCİZE BEKLEMEKLE" aynı şeydir.
Su testisi su yolunda kırılır!
Eninde sonunda, HEPSİNDEN emanetleri geri alınacak!
Bu arada PKK ve destekçilerinin Doğu ve Güneydoğu'dan zorla topladıkları, kaçırdıkları, öksüz yetim kalan kız evlatlarını Avrupa'da fuhuş pazarında sattıkları söyleniyor. (İsyetenlere ispatları gönderilir) Bunun için "NAMUSLU DEVRİM NİKAHI" kıymaktan tutun da, Doğu ve Güneydoğu'dan ortaokul çağında kaçırıp tecavüz ettikleri kızları uyuşturucuya alıştırma yöntemine kadar bir çok yöntemi kullandıkları özellikle bu bataklığa düşünlerin kendi ifadeleri ile anlatılıyor. Maalesef bazı aileler kızlarının öldüğünü veya "AVRUPA'DA NAMUSU İLE ÇALIŞTIĞINI" sanıyor.
Bu trafiğin içinde çok ilginç olaylar olduğu söyleniyor. "PKK destekçilerinin Avrupa'daki bu yerlere giderek para harcamaları için teşvik edildikleri, bu bataklığa düşmüş biçareler tarafından anlatılıyor." Ve daha da ilginci gideceği bir yeri kalmamış, fuhuş batağında sermayeye dönüştürülmüş bu çaresizlerin yüzüne "SİZLER PKK'nın GELECEĞİSİNİZ, SİZLERİN SAYESİNDE KURTULUŞA ERECEĞİZ" diye sözler söyleniyor.
PKK'nın siyasi kollarında çalışan önemli şahsiyetlerden, "Fuhuş batağında PKK için kendilerini feda ettikleri ve bundan dolayı onlarla gurur duyduklarını ifade eden" mesajlar geliyormuş. Bu mesajları gönderenlerin bazıları maalesef fuhuş batağındaki bu çaresizlerle aynı cinstenmiş.
Fuhuş batağından kaçabilenlerin yakalanıp önce işkenceyle dil ve kulaklarınn daha sonra da kollarının ve bacaklarının kesildiği söyleniyor, çaresizler tarafından. Hiçbiri isminin açıklanmasını istemiyor ve seslerinin net kayıtlarının yayınlanmasını istemiyor, ölmeyi kurtuluş olarak gören birkaçı hariç, onlardan da yüzlerinin görünmesini isteyen hiç yok.Namusuyla ekmeğini kazanmaya çalışan birkaç yakın ve uzak akrabasının zarar görmesini istemediklerinden. İçlerinden bir kaçı hariç hemen hemen hepsi, bu bataklığa düştükten sonra anneleriyle telefonla görüşmüş ama hiç biri “anne beni kurtar, babama söyle bana yardım etsin, beni böyle bir yola düşürdüler” diyememiş.
Bu kaynaktan gelen paralar görünüşte silah, mayın, patlayıcı alımında kullanılıyormuş. Ancak gerçek hiç de öyle değilmiş. (Halbuki bu malzemeler yabancı devletlerin hesabına çalışanlar tarafından ücretsiz olarak adrese teslim ediliyormuş.)
Çoğu para üst düzey siyasi kanat temsilcisinin Avrupa seyahatlerine ve orada gönüllerinin hoş tutulmasına gidiyormuş. Bu yüzden bazıları ihanetle suçlanmış, ancak bu olay halk tarafından duyulmasın diye başka konularla örtbas edilmiş. Bu seyahatlerde uçağın en pahalı VİP koltuklarında oturuluyormuş. VİP bölümünde buzlu viski içmek bir ara moda olmuş, ancak buzlu viski olayı teşkilatları tarafından duyulunca yer yerinden oynamış ve yasaklar konmaya başlanmış. O yüzden bazılarının yurtdışı uçak biletleri iptal edilmiş teşkilatları tarafından. Bu yolculuklarda yanlarında özel hizmetçiler görevlendiriliyormuş, saltanatları herkes tarafından kabul görsün diye. Ancak hizmetçilerine sorarsanız, onlar hizmetçi değil, zehirlenmeye vb karşı koruma memuruymuş. Hosteslerin verdiklerini bile yememeleri konusunda hizmetçiler sık sık uyarıyorlarmış bu “PKK’nın PARALARINI AVRUPA’DA YİYENLERİ”.

hexedemical
12-06-2007, 21:45
içtekini bitirmeye çalış ama dışardan durmadan terörist girsin ne güzel döngü..
bunalr seçim için zaman kazanma taktikleri tayyibi ciddiye alanlara şaşıyorum

yosun
12-06-2007, 21:47
sıradan bir er 5 polisten daha forslu ve yetkilidir,,,jandarmadan izin ve destek almadan asla polis opraasyon ve arama yapamaz,,,,,,neye istinaden yazdınız bilmiyorum ama, asker asla kimseden izin almıyor vebahsettiğiniz durum, polis için geçerlidir,,,ve doğu ile güneydoğuda asayişe jandarma bakar,,,
terör yasasını tekrar okumanızı tavsiye ederim,,,


Size sadece bu konuda yanılgı içinde olduğunuzu söyleyebilirim. Daha fazla ayrıntıya girmem benim açımdan pek doğru olmaz. Esen kalın.

asi
12-06-2007, 21:50
düşünce özgürlüğü kemiricilere bölücülere var. baksana meydandakileri dava etmişler onlarında düşüncesi değilmi. kendi vatandasını dava et hemde ne için. şener gözümde büyüdü valla. neyse fazla yazmamak lazım dava mava açar bi
zede

topaz
12-06-2007, 21:54
Irak'ın Kuzeyinde Türkiye'den kaçırılıp tecavüze ve türlü işkencelere uğramış kaç tane Suriye, İran, Doğu ve Güneydoğu kökenliler var sayı olarak bilmek mümkün değil. (bu kendi isteğiyle PKK'ya katıldı diye ifade ediliyor kendi aralarında)
Ancak ailelerine sorulsa onlar PKK'nın davası için savaşıyorlar ve bundan mutlular, verilen gazla kendilerini gururlu hissediyorlar.
İçlerinden terörden paçasını kurtarıp mutlu bir yuva kurabilen hiç olmamış, hepsi kendilerini feda ediyorlarmış.
Bazıları aileleri ile görüştürülüyormuş sembolik olarak, ama hiç kimsenin görmeyeceği yerde görüşmek yasakmış.
Çünkü ailelerine verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını anaları duyacakmış.

Bazı internet sitelerinde bu konularla ilgili bilgiler mevcutmuş.
Ancak bu internet kaynaklarından dar gelirli ailelerinin haberi yokmuş.
Bazılarına haber ulaşmaya başlamış ve durumlar içler acısı...

Aralarında çıkan tartışmaların sonunda pisi pisine öldürülenler oluyormuş.
Bunlarla alay edip "eşşek tepti", "kayadan düştü", "düşük yaparken çukura düştü" gibi ifadeler kullanan liderler varmış.

gencalp
12-06-2007, 22:11
neyse fazla yazmamak lazım dava mava açar bizede

İşte istedikleri bu korkuyu vermek...

topaz
12-06-2007, 22:14
Kamplarda televizyon izlemek ve radyo dinlemek yasakmış. Sadece başlarında birileri olduğunda bi kanal seyrettiriliyormuş.
Aralarında kaçan çok olmuş, yakalananların çoğu öldürülüyormuş.
Bu haber ailelerine büyük bir habermiş gibi veriliyormuş (PKK'nın davasına sonsuz katkıda bulundu denilerek)
Lider kadroları ve siyasi kanat sorumlularu eleştiriye hiç gelemiyormuş, tıpkı HİÇ APO'nun yüzünden buralardayız dendiğinde köpürdükleri gibi.
Umuma açık yerlerde tartışmamaları konusunda işbirlikçilerine özel talimat veriliyormuş.
İşbirlikçilerine vaatlerde bulunuyorlarmış ama genelde tersini yapma zorunlulukları ortaya çıkıyormuş, konuşmamaları için.

Siyasi kanat sorumlularının AVRUPA'ya UÇAKLA yaptıkları yoculuklar destekçilerinin gözünü boyamaya dayanıyormuş Ancak Avrupa'da eğlencenin ve lüks yemeklerin olmadığı bir gün geçirilmiyormuş.
Bunlar tabanlarından tepki almasın diye gizleniyormuş.

Çok para harcanan eğlencelerden kaçınılması için özen gösteriliyormuş.
Ayrıca yemek ve eğlence yerlerinde hiç fotoğraf çektirmiyorlarmış.

Ancak destek (para) istemeye geldiklerinde lafların bini bir para ediyormuş.
Bugüne kadar destek istemeye gittikleri yerlerde söyleyip de gerçekleştirebildikleri hiçbir hedef olmamış.
Bundan dolayı inandırıcılıklarını yitirmeye başlayacaklşarından korkuyorlarmış. Yalancı çoban hikayesi gibi.
Hala daha ortada elde edilmiş bir hedef yokmuş. Boşa kürek sallayıp, destekçilerini telef ettikleri konuşuluyormuş.
O yüzden PKK ile aralarında çok tartışma çıkıyormuş ancak bunu destekçilerinden saklıyorlarmış.

Tartışma konularının başında, PKK'nın teröristlerini, eyleme göndermekte zorluk çekmeye başlamasıymış.
O yüzden çatışmadan kaçmak ve pasif eylem yapma yolunu seçiyorlarmış.

Verilen kayıpların çoğu saklanıyormuş.
Basında yayınlanmayan kayıplar, kayıp olarak duyurulmadığından, sayılarınn ne kadar azaldığından ve yeni katılımların sayıları hakkında alt seviyelerin hiç bir bilgisi olmuyormuş.

hexedemical
12-06-2007, 22:38
önemli bir not
terör vurucu çok özel eğitimli timleri ecevit yetiştirmişti zamanında asker yerinr bunlar görev alacaktı ama aksu başa geldğinide bu timi kaldırdı (kürt halkına!! zarar verebilir diye)
bu özel tim işini unutun bu hükümet askerden başkasını çıkarmaz dağa

yosun
12-06-2007, 22:46
önemli bir not
terör vurucu çok özel eğitimli timleri ecevit yetiştirmişti zamanında asker yerinr bunlar görev alacaktı ama aksu başa geldğinide bu timi kaldırdı (kürt halkına!! zarar verebilir diye)
bu özel tim işini unutun bu hükümet askerden başkasını çırkarmaz dağa

Kasdettiğiniz tim Özel Harekat Timi sanırım. Evet daha önce terörle mücadelede bu tim de katılıyordu. Şu anda ÖKK bağlı timler var. Bordo bereliler... Ancak sayı olarak azlar.

hexedemical
12-06-2007, 22:50
Kasdettiğiniz tim Özel Harekat Timi sanırım. Evet daha önce terörle mücadelede bu tim de katılıyordu. Şu anda ÖKK bağlı timler var. Bordo bereliler... Ancak sayı olarak azlar.

evet birde aksu kürttür zaten bordo bereli olsun özel tim olsun başka tim olsun güney doğuda görmek istemez (halkına zarar verebilirmiş) aksu geldği dönemler neden terör artıyor aslında çok fazla sebep aramamak lazım

topaz
12-06-2007, 22:54
Vaktinde PKK'dan paçasını kurtaran eski destekçilerden bazıları mafya babası olmuşlar ve PKK'ya haraç vermemekte direniyorlarmış. Bunlar paralı adamlarına güveniyorlarmış. Birbirlerinin hesaplarını göreceklerini söylüyorlarmış.
Bu yeni tip işadamları kendi tabanlarında hain olarak gösteriliyormuş ve hedef haline getiriliyormuş.

Bazı illerde bu tip hesaplaşmalar olacakmış.
Yalnız sahil kenarında yatırımı olan eski destekçilerden bazıları, sezon bitince sizi görürüm deyip atlatıp duruyormuş.
Bunların dosyası kabarıkmış, ortalık kaynayan kazanmış.

Yurtdışından toplanan paranın çoğu ellerine geçmiyormuş.
Ancak bundan siyasi kanat sorumlularının birkaçı haricinde hiçbirinin haberi yokmuş.
Onlar da bunu bir sır gibi saklıyorlarmış.
Esas sebep te yeni gelir getirici yatırımlar ayarlamakmış.
Ama hala daha ayarlanan yeni bir yatırım yokmuş.
Mali kaynakları gittikçe kuruyormuş.

Bir ülke "PKK'ya karşı hiçbir şey yapmıyor" denmesin diye mali kaynak kurutma operasyonlarına istihbarat sağlıyormuş.
Ancak bundan PKK ve destekçilerinin haberi yokmuş.

derhas
12-06-2007, 23:09
Sen araya 3 ay egitimle gönder sonra başarı bekle. Ben hakkaride yaptım ve olayları görme fırsatım oldu. Çözüm aslında kolay
1. Profosyonel asker
2. halkı yanına almalı
3. PKK şüphelileri gözetim altına alınmalı
4. PKK işbirlikçilerine iş ve aş verilmemesi
5. PKK ya bulaşmamış insanlara iş alanları oluştrulması
6. İsrailin yaptıgı gibi sınır birşekilde tamponlanmalı
7. Özellikle şehir etrafları ve giriş cıkışlar takip edilmeli
8. güvenlik için sert olmamak kaydıyla her türlü imkan kullanılmalı
9. Özel bir plan oluşturulup uzun vadede cözüm bulunmalı
10. sabırrrrrr

Bu arada şehitlerimize başsaglıgı diler askerlerimize sabır dilerizzz

hexedemical
12-06-2007, 23:29
birde olaya sadece çatışma olarak bakmamak lazım adamlar uzaktan kumandalı mayın döşüyor yollara.

topaz
12-06-2007, 23:35
Aralarında karşılıklı imzaladıkları senetlerin bazıları başkalarının eline düşmüş ama senetlerin nerede olduğu bilinmedği için olay ayyuka çıkarılmıyormuş, şimdilik.
Başkaları diye tanımlanan bu kişilerin, siyasi kanat sorumlularından bu parayı zorla alacaklarına dair haberler geliyormuş.
Adına "emaneti alma" deniyormuş.
Bazıları da "hayırlı bir iş için gelmek istiyoruz" diye haber yolluyormuş.

Ellerinde para olmadığını defalarca söylemelerine rağmen, "emaneti alma" konusunda arayanların ardı arkası kesilmiyormuş.

hascan
12-06-2007, 23:48
önemli bir not
terör vurucu çok özel eğitimli timleri ecevit yetiştirmişti zamanında asker yerinr bunlar görev alacaktı ama aksu başa geldğinide bu timi kaldırdı (kürt halkına!! zarar verebilir diye)
bu özel tim işini unutun bu hükümet askerden başkasını çıkarmaz dağa

en çok özel harekat timi çiller zamanında yetiştirilmiş ve en çok zayiat terör örgütüne 1994 yılında verdirilmiştir.

aksu fikrinize tamamen katılıyorum güneydoğu da özel harekat istemiyor aksu nun sadece polis e gücü yeter ancak nede olsa içişleri bakanı idi ama askere sesini çıkaramaz gücü yetmez böyle davranan bir bakandan ne hayır gelir bilemiyorum...

CERİTKALE
12-06-2007, 23:52
Terörün bitmesi için;

Terör yasası çıkarılması,
F tipi cezaevlerinin sayısının arttırılması,
Ağalık sisteminin gerekirse devlet zoruyla kaldırılması,
Adaletli toprak dağıtımının yapılması,
GAP projesinin bitirilmesi,
Şehirleşmenin acilen sağlanması, ekonomik olarak kişisel özgürlük sağlanması,
O bölgede şehire göçenlere sosyal ve sağlık güvencesi verilmesi,
Koruculuk sisteminin kademeli olarak (emekli) kaldırılması,
Doğu görevi kavramını kaldırılması ( memur ve askerlerdeki çift maaş sistemi)
AB rüyasından kendi isteğimizle vazgeçilmesi,
İncirlik üssünün kaldırılması,
gerekmektedir.

Bunların yapılabilmesi için bir eylem planı hazırlanmalı (10-20-30 yıllık) ve kesinlikle uygulanmalı.

ÇAKAL
13-06-2007, 07:33
Teröre karşı özel tim takviyesi
13 Haziran 2007


Soner GÜREL/ANKARA

Terör olaylarının artması üzerine Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya Özel Harekát Timleri kaydırılmasına karar verildi. Batı illerinde görev yapan 123 Özel Harekát polisi, önümüzdeki hafta bölgeye gönderilecek.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6698434.asp?gid=180

kırmızı
13-06-2007, 08:27
Teror nasil mi biter? Bir kere o kopeklerin doyurdugu Kurt'leri sen doyur, bak nasil bitiyor. kahvelerde oturup TC devletine dakika basi kufredecekerine, TC nin yagli balli ekmegini yemeye baslasınlar, bak o Kurt "vatandaslar" o ekmegi kaybetme korkusuyla bir daha kopeklerden yana oluyor mu? Yoksa TC nin kuzusu mu oluyorlar! Bir de tabii ordumuza en son teknolojik cihazlar lazim. Bunun da yeri yerli uretimdir ve ARGE den gecer yani TUBITAK, TAI, ASELSAN, ozel birimler... Buraları desteklemek lazim ki calissin TURK muhendisi... Arslanlar gibi bititirirz o zaman her turlu teror belasını ne PKK kalir, ne Hizbul, ne su ne bu..


nerde bu alanlara vergi teşviği ...
bnm için artık ekonomi ile ilgili yazılar dönemi bitmiştir...
malesef ateş düştüğü yeri yakıyor...
öenmli olan bu çapulcularla mücadele kararlılığı...
gazilere verdikleri işle bile onları üzüntüye bğan bir zihniyet ve yöneticilerin..
bu hassasiyeti göstermesi pek mümkün mü..??
milli bir durş şart ama nerde hangi alanda...
çok üzgünüm hemde çok..

Palet
13-06-2007, 08:45
Bursa'da canlı bomba alarmı

TÜRKİYE?ye gelen 2'si kadın 4 PKK'lı canlı bombanın, Bursa ve Marmara Bölgesi?nde eylem hazırlığında oldukları istihbaratı üzerine güvenlik birimleri alarma geçti.
Güvenlik güçleri adları, kod adları ve fotoğrafları bulunan teröristleri her yerde aramaya başladı.
*****
Güvenlik güçlerinin yaptığı istihbarat çalışması sonucu Bekir Körcü adına sahte kimlik taşıyan ?Rojhat? kod adlı Sadık Kaya, Mustafa Pehlivan adına kimlik düzenlenen ?Şahan Hizan? kod adlı Akif Özdemir ile ?Sözdar? kod adlı Sakine Aydın ve ?Rojin? kod adlı Fatma Geçer?in canlı bomba olarak Bursa veya Marmara Bölgesi'nde eylem yapmak için Türkiye?ye geldikleri bilgisine ulaşıldı. Polis ve jandarma ekipleri, bu teröristlerin yakalanması için geniş kapsamlı araştırma başlattı.
*****
Canlı bomba oldukları bildirilen 4 teröristten Fatma Geçer?in iki yıl önce kuzeniyle Van?ın Ercis ilçesinden kaçarak PKK?ya sığındığı, militanlardan bazılarının ise kanser hastası oldukları öne sürüldü. Aranan kişilerin, kamu kurum ve kuruluşları ile alışveriş merkezlerinde eylem yapma hazırlığında oldukları kaydedildi.


http://img161.imageshack.us/img161/8827/111457canlint3.jpg (http://imageshack.us)

ghetto
13-06-2007, 11:12
bu yılki, msb bütçesi 13,2 milyar ytl dir ,,,,bence bu bütçenin verimli olabilmesi için, parlamento ya denetleme hakkı getirilmelidir,,,ve terörizm sebebiyle güneydoğuda bulunan 280 bin asker yerine ,özel eğitimli çok daha az asker bu işi görecektir,,,,
sürekli tamir ettiğimiz askeri araçlar yerine , yeni ve son teknolojik araçlar kullanmalıyız,,,asker sayısını azaltmalıyız ve subaylarımızı anti terör konusunda eğitmeliyiz,,,,,askeri doktrin komutanlığının eğitim planı bence değişmeli ve askeri okullara artık sivil öğretim üyeleride girmeli,,askerin içindeki fikir ayrılıkları, yasaklama ve yaptırımlarla son bulmaz ancak yapıcı yenilikler şarttır
önümüzdeki 10 yıl için 10 milyar usd silah alımı planlanmıştır ve bence öncelik,askerin hayatını kurtaracak alımlar olmalı,önce güvenlik,sonra savunma olmalı,,,
ordumuzun acilen modernizeye ihtiyacı vardır,,,,çok kalabalık bir askeri gücümüz var, ancak şimdiki savaşlar füze ile yapılıyor ve ,bir nükleeer füzemiz bile yok,,,,
doktirin eğitim komutanlığında yenilik başlatılırsa, bu tüm tsk ya kısa sürede yansıyacaktır,,,

Fikirleriniz gittikçe netleşiyor , merakla okuyorum !

MSB bütçesinin parlamento tarafından denetlenmesi ;
* Asker denildiğinde tüyleri diken diken olan vekillerin , neredeyse her dönem yeraldığı meclisde ; Atatürk'ün üniformalı resmine bile dayanamayanlar nasıl denetleme yapacaklar ?
* uzun vadede olması daha doğru olur .

Ordu içindeki fikir ayrılığı ve buna karşı yaptırımlar ile kast ettiğiniz , umarım Yüksek askeri şuura ile gündeme gelen konular değildir !

Askeri okula sivil öğretim üyesi ?
Harp akademilerinde zaten var , ama edindiğim izlenimlerden , sizin niyetinizin farklı olduğunu düşünüyorum ! galiba askeri liselere özellikle 1. sınıflara sivil öğretim görevlisi yerleştirmeyi kast ediyorsunuz ? (taze beyinleri eğitsinler güdüsüyle)


sayın yosun, sıradan bir er 5 polisten daha forslu ve yetkilidir,,,jandarmadan izin ve destek almadan asla polis opraasyon ve arama yapamaz,,,,,,neye istinaden yazdınız bilmiyorum ama, asker asla kimseden izin almıyor vebahsettiğiniz durum, polis için geçerlidir,,,ve doğu ile güneydoğuda asayişe jandarma bakar,,,
terör yasasını tekrar okumanızı tavsiye ederim,,,
o yasa asker ve hükümet tarafından ,karşılıklı dayanışma çerçevesinde yazılmıştır ve mutabık kalınmıştır,,,askerin,terör konusunda sınırsız yetkisi vardır,,,polisi sadece il ve ilçe merkezlerinde görebilirsiniz ve oralarda dahi trafiğe asker bakar,,,
bir olay olduğunda polisleri bile olay yerine sokmadığımızı iyi hatırlıyorum,,,,
yani sözün özü,doğu ve güneydoğu da, asker ve polis sayısını karşılaştırırsanız, olayı net olarak görebilirsiniz,,,,polis in bu bölgelerde hiçbir hükmü yoktur ve asayiş tamamen askerdedir,,,,,
hatta ümraniyede bir olaya gittiğimizde, karakoldakiler bize şunu dedi, efendim buranın sorumlusu zaten sizin jandarmalar, onların izni olmadan biz hiçbir şey yapamıyoruz,,,ve biz jandarma karakolundan destek alıp, pkk ya yataklık yapan bir çetenin deposunu basmıştık,bahsettiğim yer istanbul ümraniye dir,,,,,,,,

Bu yasa AB uyum yasaları kapsamında , hükümet tarafından TSK ya danışılmadan hatta meclis komisyonunda bile yeteri kadar ele alınmadan geçirildi , şimdi toplumsal baskılar sonucu güvenlik mensuplarının yetkilerini arttırmaya çalışıyorlar ...


Sanırım yürekli ve bu vatana canını seve seveverecek bir ordumuz desek daha anlamlı olur.

ORDU OLARAK MALESEF SİLAHIMIZI KENDİMİZ ÜRETMEDİKÇE %100 GÜÇLÜ OLAMAYIZ BUGÜN F35 UÇAKLARINI ÜRETMEYİ PLANLIYORUZ AMA YAZILIMI ABD VERMİYOR ...............:))))) ELİNDE YAZILIM OLMADAN 100 LERCE F35 OLSA NE OLUR ...

EVET ACI AMA GERÇEK ORDUMUZ SİLAH BAKIMINDAN DIŞA BAĞIMLILIĞI DEVAM ETTİKÇE GÜÇLÜ OLAMAZ VE ŞU AN SİLAH BAKIMINDAN HALA ESKİ MODA SİLAHLAR KULLLANIYOR ORDUMUZ TANKLAR ÇOK ESKİ TOPLAR ESKİ VS...VS...

Böyle bir durum sözkonusu değil ama birçok kişi sizin gibi düşünüyor , biraz daha araştırın lütfen ...

ghetto
13-06-2007, 11:24
Terörün bitmesi için;

Terör yasası çıkarılması,
F tipi cezaevlerinin sayısının arttırılması,
Ağalık sisteminin gerekirse devlet zoruyla kaldırılması,
Adaletli toprak dağıtımının yapılması,
GAP projesinin bitirilmesi,
Şehirleşmenin acilen sağlanması, ekonomik olarak kişisel özgürlük sağlanması,
O bölgede şehire göçenlere sosyal ve sağlık güvencesi verilmesi,
Koruculuk sisteminin kademeli olarak (emekli) kaldırılması,
Doğu görevi kavramını kaldırılması ( memur ve askerlerdeki çift maaş sistemi)
AB rüyasından kendi isteğimizle vazgeçilmesi,
İncirlik üssünün kaldırılması,
gerekmektedir.

Bunların yapılabilmesi için bir eylem planı hazırlanmalı (10-20-30 yıllık) ve kesinlikle uygulanmalı.

Çift maaş gibi bir uygulama yok , sadece bir miktar Tazminat farkı var , bunu da doğru buluyorum , ücret sistemi uygulamaları içinde her meslekde vardır bu tazminat ve farklar...

borsa78
13-06-2007, 13:58
Terör Zirvesi sona erdi!.. İşte Başbakanlık resmi açıklaması...

Başbakanlık'ta, son haftalarda artan terör olayları nedeniyle toplanan güvenlik zirvesi 19.50'de sona erdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan ve 2 saat 50 dakika süren güvenlik zirvesinin ardından yazılı açıklama yapıldı. "Terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği" bildirilen yazılı açıklama aynen şöyle:


"Sayın Başbakanımızın başkanlığında Sayın Genelkurmay Başkanı, Sayın Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, Sayın İçişleri Bakanı, Sayın Kara Kuvvetleri Komutanı ve Sayın Jandarma Genel Komutanı katılımıyla Başbakanlık'ta bugün yapılan toplantıda, bölücü terör örgütünün faaliyetleriyle ile mücadele başta olmak üzere, genel güvenlik konuları ele alınmıştır. Toplantıda terörle mücadelenin ülkemizin gündemindeki en öncelikli konu olduğu bir kez daha teyit edilmiştir.

Bu konunun tüm çıkarların ve her türlü siyasi mülahazaların üstünde olduğu hususunda kimsenin kuşkusu bulunmaması gerektiği kaydedilmiş, halkımızın terör eylemlerine karşı her zaman birlik ve beraberlik içinde olduğunun görüldüğü memnuniyetle not edilmiş ve bu dayanışma ruhunun ve kararlılığının devam ettirilmesinin önemine dikkat çekilmiştir.

Toplantıda terörle mücadelede hükümetimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik kuruluşları arasındaki çalışmaların tam bir uyum ve eşgüdüm içerisinde yürütüldüğü bir kez daha tespit edilmiştir.

Terörizmle mücadele, her zaman olduğu gibi demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde, ancak büyük bir kararlılıkla ve tüm ilgili kurumlarımızın ortak katkısı ve işbirliğiyle sürdürülecek, ülkemize yönelik tehdidin üstesinden gelinecektir."


terör zirvesi sona ermiştir ve toplantıda olan kişilere bakarak ve çıkan kararı okuyarak, diyorumki;bu terör belası, başımızı bir süre daha ağrıtacak,soğukkanlılığımızı koruyalım bence ve tahriklere kapılmayalım,,,bu arada kürt bakan diye, şüpheli serzenişlerde bulunan arkadaşlara tavsiyem,bu yaklaşımınız sorunları çözmez, derim,,,
sayın ghetto, öküz altında buzağı aramaya gerek yok,fikirlerinize katıldığımı belirtmek istiyorum,,,teşhisiniz ve öneriniz doğrudur,,,amaç orduyu yıpratmak değil, kalıplaşmış kuleli yaklaşımına son vermek ve hantal yapıyı ortadan kaldırmaktır,geleneksel görüşleri,küreselleşen ordu düzeninde yeniden değerlendirmektir,,,tüm dünya soğuk savaş döneminden sonra, teknoloji ve sivil bakış açısı olarak
ordularını modernize etmiştir,ama biz halen soğuk savaş öncesindeyiz,,,
ordunun teknolojik olarak mornize edilmesi konusunda ve özel harekat ile ökk timlerinin yeniden görevlendirilip sayılarının arttırılması hususunda ,tüm forumdaşlarla aynı fikirde olduğumuza sevindim,,,
terörün bitmesi için, bence sosyal ve iktisadi yatırım ile reformların, ivedilikle hayata geçirilmesi şarttır,,,ve türk -kürt ayrımı yapanları tekrar kınıyorum,,,bu ülkede yaşayan herkes tek bir milleti temsil eder ve siz ayırım yaparsanız ,başkaları ne yapmaz ki,,,,saygılarımla

borsa78
13-06-2007, 14:15
önemli bir not
terör vurucu çok özel eğitimli timleri ecevit yetiştirmişti zamanında asker yerinr bunlar görev alacaktı ama aksu başa geldğinide bu timi kaldırdı (kürt halkına!! zarar verebilir diye)
bu özel tim işini unutun bu hükümet askerden başkasını çıkarmaz dağa

sayfa 9 daki ,102 nolu gönderimde,özel harkatçıların ,kimler ve hangi sebeplerden dolayı ,işlevine son verildiğini, meclis tutanaklarıyla ve tarihleriyle belirttim,,,ve sizin neden halen olaylara subjektif yaklaştığınızı anlamıyorum,,,,bir bakanın kürt oluşundan yola çıkarak yazdığınız bu yazı, sorunu çözmek yerine, marjinal grupların,tezini güçlendirmektedir ve umarım artık bu yaklaşımınıza
son verirsiniz,,,,konuyu neden hep farklı açılardan ,değerlendiriyorsunuz,,,lütfen olaya siyasi değil, milli bir sorun olarak bakalım,,,

topaz
13-06-2007, 14:21
Bir itirafçının söyledikleri:
"Çok küçük mevzulardan dolayı yüzlerce insanın içerisinde hakaret ediliyor. Bir kadınla 3- 5 saniye göz göze gelmen ya da karşılaştığında gülümseyerek hal hatır sorman, uzun yıllar hizmetin olmasına rağmen hastalığından dolayı bir saatlik nöbete gidemeyeceğini söylemen durumunda senden şüphelenilir. Kuzey Irak'tan Türkiye'ye geçtikten sonra Bingöl ilinin de içinde bulunduğu sözde Erzurum eyaleti bölgesine geldiğimde karşılaştığım olaylar, beni örgütten soğuttu ve kopma noktasına getirdi. Özellikle erzak almak için gittiğimiz bir köyde, 30 yaşlarındaki birinden elindeki sebzeleri istediğimizde, bizi önemsememesi üzerine ‘Sen bizi tanıyor musun?’ diye sorduğumuzda, ‘Hayır, tanımıyorum’ dedi. Köylünün ‘Siz nerede oturuyorsunuz ki’ demesi, herşeyi orada bitiriyordu. Gözleri görmeyen bir yaşlı bir köylüye, köyde durumların nasıl olduğunu sorduğumuzda ‘Önceden kurt ile kuzu beraber otlardı. Allah onların belasını versin. Şu terör örgütü çıktı çıkalı, kimsede huzur bırakmadı’ demesi beni taş etmişti. 30 yıldır Kürdistan diye bir hayal peşinden koşanlara ve onların ardından gidenlere o an yaşananları göstermek için neler vermezdim. Bu kör insanın bile gördüğü gerçekleri, gözüm açık diye yaşayan bazı sözüm ona insanlar göremiyorlar mı? Bunu görmemek asıl körlük değil mi? Yaşananlar, aç susuz günlerce, aylarca, yıllarca dağlarda ömrümüzün çürüdüğünü görmenin en güzel örneğiydi. Artık kapısını çaldığımız evlerden avucumuzu göstererek istediğimiz yiyeceklerin bile verilmeyerek kapıların yüzlerimize kapandığını görmek, en acı örneklerden biridir. Bu şartlar, ‘onur’ denilen şeyin bazen kendisini sakladığında dağlarda vurduğumuz domuz, yakaladığımız yılan, kaplumbağa gibi hayvanları bile yediriyordu. Örgütten kaçmama yakın bir tarihte vurduğum bir ayıyı bile yemek isteyen arkadaşlara artık silah çekerek, bu kadar da insanlıktan çıkmanın olamayacağını söyledim. Bu yoldan dönmek için tüm imkanlarımı kullanmaya karar verdim. Hele o kış üstlenmesinin yaşandığı 5 metrekarelik toprak altına kazılmış karanlık bir sığınakta aylarca günışığı bile görmeden 10- 15 kişiyle yaşamanın ne olduğunu hiç kimse bilemez.”

ghetto
13-06-2007, 14:36
Sn Borsa78
Bazı yazılarınız öküz altında buzağı aratacak cinsten , bunu bilmenizi isterim .

Ben , Küreselleşen Dünyada sivilleşen ordu trendi olduğuna katılmıyorum , böyle bir durumu , mevcut bilgi ve haberler altında Türkiye için uzak ve yanlış buluyorum ...

Ayrıca sivillerin ,askeri konular hakkında bilgisini arttırmasını daha uygun buluyorum , savunma sanayisi , strateji bilgisi , karar alma , fikir oluşturma ...vs

Not: kuleli yaklaşımını kesinlikle kalıplaşmış olarak görmüyorum , kuleli yaklaşımı dediğiniz düşünce biçimi ; Türkiye de gelişmeye en açık yaklaşımdır , keşke tüm kurumlarımız böyle olsa...

borsa78
13-06-2007, 14:56
sayın ghetto, sizin dediğiniz olsun,,,önemli olan niyet tir,,,ben kendi bakış açımdan sorunlara çözüm arıyorum ve benim yaklaşımım kesin doğrudur demiyorum,bazı konularda yanılmış olabilirim ve siz yapıcı eleştirilerinizle beni ikna edbilirsiniz ve ettiğinizde oluyor,,,ama her konuda aynı fikri paylaşacağız diye bir olguda yoktur,,,ancak önemli olan, aynı kaide nin üzerinde heykel traş olmamız
ve hepimizin amacı, daha güzel şekil vermektir,,,önyargıya sebep vermeden , ben sizden ,sizde benden çok şeyler kazanabiliriz,,,hatamız varsa birlikte düzeltelim, herkes herşeyi doğru algılayamaya bilir ve bende burada yazan arkadaşlardan çok şey öğrendim,,,
hepimiz aynı geminin yolcularıyız, ben geminin altına bir gedik açıyorsam, yada siz,, bu gemi batarsa üst katındakilerde batar,,,yani hepimiz fikirlerimizi,yapıcı bir şekilde ortaya koyalım ve doğruyu birlikte bulalım,,,çünkü, doğru tektir, ve aklın yolu birdir,,,
birbirimize sahip çıkalım ve birbirimizi doğruya sevk edelim,,,herkes, birbirini ikna etmek için doğrularını ortaya koysun ve doğru neyse herkes o konuda birleşsin,,,amaç karşıt görüş değil, doğruda kenetlenmektir,,,
ben yazdım, eğer yanlış yazdıysam,doğruları yazın ve bende doğruyu bulayım,doğruları inkar edip, at gözlüğüyle bakmak, ahmaklıktır,,,burada yazan herkes, bu sorunun çözümü için yazıyor, ve ben doğruların kölesi olma taraftarıyım,herkes ayrımcılığa ve siyasete izin vermeden doğrularını yazsın ve hep birlikte mantıklı olanları, not edelim,,karşı tezlerle, gerçeği bulmak için yazışalım,,,,mesela sosyal, teknolojik,ve eğitim konularında , hem fikir olduk,,,ortak nokta ve paydalarımızı araştırmaya devam efendim,,,,saygılarımla

Red Kit
13-06-2007, 14:59
Sevgili borsa78 ve ghetto,

Yazışmalarınıza lütfen http://www.siyasiturk.com adresinde devam eder misiniz ?

hissenet'in siyasi platformudur orası.

borsa78
13-06-2007, 15:16
http://www.konya.pol.tr/teror.htm#5

terör konusunda bu linki okuyarak, daha geniş bilgi sahibi olabiliriz,,,,,saygılarımla,,,,

ÖZDOĞAN77
13-06-2007, 16:48
http://img443.imageshack.us/img443/7493/ozelharekattimi2bh7.jpg


Doğu ve Güneydoğu'ya özel harekat timi


İçişleri Bakanı Osman Güneş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde ihtiyaç duyulan yerlere özel harekat timi göndereceklerini söyledi.

Gaziantep, Osmaniye, Adana, Kahramanmaraş, Mersin, Hatay, Adıyaman, Niğde, Antalya ve Karaman valileriyle Bölge Seçim Güvenliği Toplantısı yapmak üzere Adana'ya gelen İçişleri Bakanı Osman Güneş, Adana Valiliği'ni ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Güneş, artan terör olaylarından sonra Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde Özel Hareket Timlerinin sayısının artırılıp artırılmayacağıyla ilgili bir soru üzerine, "Seçimlerin güvenliğiyle ilgili ne gerekiyorsa yapacağız. Valilerle yapacağımız toplantılar sonucunda vardığımız sonuca göre alınması icap eden tüm ek tedbirleri alacağız. Birlikte karar verip tüm önlemleri alacağız" dedi.

Bakan Güneş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine 123 Özel Harekat Timi'nin gönderileceğine ilişkin bir soru üzerine de, "Değerli valilerle görüşüp karara varıyoruz. Eğer bölgenin ilgili valilikleri ihtiyaç gösterirlerse ihtiyaç olan yerlere her türlü tedbiri alarak takviye yapacağız" diye konuştu.

Olumlu bir gelişme...

ÖZDOĞAN77
13-06-2007, 17:59
D'Allama: PKK'da İtalyan silahları olabilir


ANKA

İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D’Alema, PKK’nın elinde İtalyan silahları da olabileceğini söyledi. Ankara'da temaslarda bulunan bakan, 1998 yılında İtalya Başbakanıyken Öcalan’ı Türkiye’ye iade etmemesiyle ilgili olarak da kendisini suçlu hissetmediğini belirtti.


Massimo D’Alema, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında, habercilerin terör örgütü PKK’ya ilişkin sorularını yanıtladı. Son dönemde gerek sivil gerekse askeri hedeflere saldırılarını arttıran PKK’nın elinde İtalyan yapımı mayınlar olduğu eleştirilerinin hatırlatılması üzerine D’Alema, “Kullanılan silahların bazıların İtalyan yapımı olması mümkündür çünkü Irak’a yıllardan beri satılan silahlar var. İtalya bir dönem silah da üretmiştir. Irak’a giden silahlar olmuştur. İtalyan malı silahların orada olması mümkündür” dedi.

MAŞAYI TUTAN ELLER KIRILIR

10 AĞUSTOS BİNDOKUZYÜZYİRMİ,
ELLERİNİ OVUŞTURDU SEVR'İN KÖPEKLERİ,
FRANSIZ,İNGİLİZ,YUNAN,ERMENİ,
YUTMAK İSTİYORDU TÜRK'ÜN BEDENİNİ.

AÇ ÇAKAL'IN ELİNDEN ALIRSAN AVINI,
O HEP SALYA AKITARAK DÜŞÜNÜR YARINI,
GAFİL AVLAMAK İÇİN HASMINI,
DİŞ BİLER UYUMAZ GECE YARILARI.

EY TÜRK'ÜM KARDEŞİM,KADERDAŞIM,
DÖRT BİR TARAF DÜŞMAN DİNMEZ BU HIŞIM,
UYANIK OLMAK BİZE GÖREVDİR ARKADAŞIM,
KİMSE DEMEZ YOKSA BİZE,GÖZÜN ÜSTÜNDE KAŞIN.

SOLDUKÇA SULA,YEŞERDİKÇE BUDA,
YILLARDIR ÜSTÜMÜZE OYNANAN POLİTİKA,
KEMİRMEK İÇİN BU GÜZEL VATANA ,
SALDILAR ÖNCE ASALA,SONRA PKK.

TARİHTE VARDIR ONALTI TÜRK DEVLETİ,
PEKAKA MAYINI MADE İN İTALİ,
DIŞARDAN YIKAMAZLAR TÜRK'Ü BESBELLİ,
AMAÇLARI İÇTEN KIRDIRMAK BİZLERİ.

UCUZ SENARYOLARA KANAN BAZI KÜRTLER,
DEDELERİMİZ ÇANAKKALE'DE ŞEHİT DÜŞTÜLER,
BU KADAR KOLAY SATILMA YETER,
EKMEK YEDİĞİ YERE PİSLEYENE KÖPEK DERLER.

EŞKİYA DAĞDAN İN,NANKÖR GELME,BİTLERİNİ AYIKLAT,
PİŞMANIM DE,ÇEK CEZANI,VİCDANINI RAHATLAT,
KURDA KUŞA YEM OLMA,İSTİKBALİNİ PARLAT,
KENDİNİ TÜRK'ÜN YÜCE ADALETİNE BIRAK.

BOŞUNA ÖLÜYOR,ÖLDÜRÜYORSUN,
BOŞUNA BİR SÜRÜ OCAKLAR SÖNDÜRÜYORSUN,
MİLYONLARCA LANETİ KENDİNE DÖNDÜRÜYORSUN,
KENDİ ELİNLE GELECEĞİNİ YOKEDİYORSUN.

LİDERİN BİLE ACİZ VE KORKAK,
KORKUDAN BİRKAÇ AYDA OLMUŞ BİR HORTLAK,
AĞZINDAN DÖKÜLEN TEK BİR SÖZ 'YAŞAMAK',
GÜZEL Mİ SATILMIŞ BİRİNİN MALI OLMAK.

ÇARE YOK KÖKÜNÜZ KAZINACAK,
YOKMUYDU BAŞKA İŞİN MAŞA OLACAK,
AMA MAŞAYI TUTAN ELLER VE MAŞALAR KIRILACAK,
BUNU ŞANLI TARİHİM SONSUZA DEK YAZACAK.

Hep diyoruz,bu işler üç-beş çapulcu işi değil.Yukarıdaki şiirimde,yıllar öncesi yazdığım gibi belirtmiştim.grrr::grrr::grrr::grrr:

borsa78
13-06-2007, 18:42
http://img443.imageshack.us/img443/7493/ozelharekattimi2bh7.jpg


Doğu ve Güneydoğu'ya özel harekat timi


İçişleri Bakanı Osman Güneş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde ihtiyaç duyulan yerlere özel harekat timi göndereceklerini söyledi.

Gaziantep, Osmaniye, Adana, Kahramanmaraş, Mersin, Hatay, Adıyaman, Niğde, Antalya ve Karaman valileriyle Bölge Seçim Güvenliği Toplantısı yapmak üzere Adana'ya gelen İçişleri Bakanı Osman Güneş, Adana Valiliği'ni ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Güneş, artan terör olaylarından sonra Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde Özel Hareket Timlerinin sayısının artırılıp artırılmayacağıyla ilgili bir soru üzerine, "Seçimlerin güvenliğiyle ilgili ne gerekiyorsa yapacağız. Valilerle yapacağımız toplantılar sonucunda vardığımız sonuca göre alınması icap eden tüm ek tedbirleri alacağız. Birlikte karar verip tüm önlemleri alacağız" dedi.

Bakan Güneş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine 123 Özel Harekat Timi'nin gönderileceğine ilişkin bir soru üzerine de, "Değerli valilerle görüşüp karara varıyoruz. Eğer bölgenin ilgili valilikleri ihtiyaç gösterirlerse ihtiyaç olan yerlere her türlü tedbiri alarak takviye yapacağız" diye konuştu.

Olumlu bir gelişme...


sayın özdağan 77, bu haber gerçekten çok olumlu gelişme, ,,,çünkü doğuda görev yaptığım sırada ,pkk ile ne zaman sıcak temasa girilse, pkk telsizlerinden hep şu anaons duyulurdu,,,
bölgede özel harekatçılar var,eğer karşılaşacak olursanız,dağlara çekilin, merkez saklanma yerimize sakın gelmeyin,bizide bulmasınlar,,,
ilk özel harekatla karşılaştığımda, şoka girmiştim,,,şeytan kayalıklarına helikopter ile gelmişlerdi ve üzerlerindeki teçhizatı ,daha önce hiç görmemiştim,,elleri ve yüzleri boyalıydı,hiç konuşmuyorlardı,sert bakıyorlardı ve ürkütücüydüler,,,4 gündür uyumadıklarını ve yemek yemediklerini duymuştum, bunlar insanmı acaba diye sordum, ve komutanım şu cevabı verdi;
onlar yemezler ,içmezler ve uyumazlar,onlar yalnız kurt gibi dağda yaşarlar, 1 ay bırak orada, sonra gel al, hiç bir erzağa ihtiyaçları yok,,,adamların üstüne benzin döküp yaksan ,gıkları çıkmaz, kendi yaralarını kendileri narkozsuz dikiyor,bunlar insan azmanı, ,,,,
ve yine bir gün bolu dağ komandonun çocuklarıyla birlikte operasyondaydık ve 100 kişilik terörist grubuyla krşılaştık, biz kalabalıktık ama teröristler kafa tutuyordu,sonra telsizden özel harekatçıların helikopterle geleceği anonsu duyuldu,ve 13 kişilik bir timdi, anonsu duyan teröristler, arkalarına bakmadan,katırlarını bile bırakıp kaçtılar,,,
gerçekten ben bu habere çok sevindim,,,şimdi pkk nın dağ kadrosu toplanmıştır ve örgütten kaçışları nasıl durduracaklarını düşünüyordur,,,bizim zamanımızda, kaçanları, kendileri infaz edip,hızarla parçalayıp zap a atarlardı,,,
kandırılan gençler,örgüt içindeki fuhuş ve elebaşlarının lüksünü görünce,ve sabah akşam kölelik yaşayınca ,anlıyorlar ki, dava mava hikaye, birileri cebini dolduruyor ve örgütteki kızlarla harem hayatı yaşıyor, bu gerçekleri anlayan hemen firar ediyordu ve bize sığındıklarında, asker abi bizi koruyun, pkk lılar firarımızı anlayıp bizi öldürecek diye yalvarıyorlardı,,,
hadi kaç diyorduk, asker abi kaçarsak onlar bizi bulur öldürür, diyorlardı,,,çoğuda zaten evladı yada hanımı rehin olup şantaj yapıldığı için ,dağa çıkmaya zorlanmıştı ve verilen sözün tutulmadığını görünce ,hemen firar ediyordu,,,bu adamların bir davası falan yok,,,devletin tüm imkanlarından, bütün vatandaşlar zaten faydalanıyor,ama bazı kimseler eroine yada esrara alıştırıldığı için, mal bulmak için dağa çıkıyordu,,,çoğu teröristin üzerinden,roche2, ve apranax ın en ağır dozu çıkardı,,,yani çocukları hapçı yapmışlardı,,,ve çatışmalrının ücreti,ya haptı yada eroin-esrardı,,,,hepsi bitli ve pislik içindeydi,,,çoğunu dağa bırakmış aç susuz gitmişlerdi, ve askeri yolunu gözlüyorlardı,asker gelsede bizi esir alsa karnımızı doyursakta, soğukta donmasak diye,,,cahil adam hepsi,akıllı adam zaten namusuna sahip çıkar ,helalinden evine barkına bakar,,,bu teröristlerin alayı,it-kopuk tayfası zaten,,,bu pkk terörü sona erecek, özel harekat, sonrada özel kuvvetler, sonra teknolojik üstünlük, sonra sosyal yaralar-eğitim-iktisadi yatırımlar derken bu iş bitecek arkadaşlar,,,,
benim kürt yurttaşım akıllıdır,,,çakalın-çukalın peşinden, boş bir dava için yürümez,,,,ekmeğine bakar, namusunu korur,,,bu ülkede çalışan kazanır, bunu herkes biliyor,,,,ırk üstünlüğü diye bir şey yok,,,ekmek aslanın ağzında, bu terör işi sözde kurdistan işi, boş şeyler,,,oku doktor ol,çalış işadamı ol,,,kim engel arkadaş,,,,aklı olan zaten teslim oluyor, aklı olmayan ise zaten geberip ... yoluna gidiyor,,,ölenin ,,arkada kalan kızını karısını satıyor bu vicdansızlar,,,
bu vatan üzerine bir ağaç bile dikenindir,,,ne mutlu bunu yapabilene ,,,,,saygılarımla

ibrahimbjk
13-06-2007, 18:57
Örgüte elaman bulmakta örgüt türkiyede zorlanmaya başladı son günlerde yakalanan veya ölü ele geçirilenler... genelde yabancı uyruklu çıkmaya başladı güzelim türkiyemin dogusunda batısında yaşayan kürt kökenli vatandaşlarımızda sag duyu oluşmakta.... bu tür gelişmeler ülkemizin birligi için çok önemli... bir konu olmaya başladı...

borsa78
13-06-2007, 19:13
sayın ibrahim bjk, kilis öncüpınardan suriye ye 2 kez geçmiştim ve ordaki evlerin çoğunda aponun resmi asılıydı, ve oradaki suriyeli köylülerin çocukları, para karşılığında, ücretli pkk teröristi oluyorlardı,,,dedim ya dava -mava yok,,,aylık 300 usd para aldıklarını söylüyorlardı, ve bunlar suriye vatandaşıydı,,,bizim kürt yurttaşlarımız bu kadar salak olabilirmi hiç,
gidip gencecik fidanlara kıyabilirmi hiç,,,bunlar teröristten ziyade paralı katil,,,,

topaz
13-06-2007, 21:24
Sn borsa78,
Bu pkk'lı ahlaksızlar, ölenlerin karısını kızını satıyorlar. Bunu o bölgedekiler biliyorlar.
Bazen bu yüzden de "tavuk" gibi domalıp bekliyorlar.
Öyle bekleyip de karısnın kızının satılmasına sebep olacak adam zaten adam değildir.
Aynı olay Avrupa'da da yapılıyor pkk tarafından!
Bunu özellikle siyasi canbazları çok iyi biliyor, fuhuş bataklıklarında Gavurlara pazarlanan kürt kızlarını davanın geleceği olarak görüyorlar.
Gelelim peröergedeki ahlaksızlıklara.
Arkadaşı ölüyor çatışmada, köye koşturup onun karısı benimdir, ben beğeniyordum deyip, çocuklarınn önünde tecavüz edenler var. (o zaman Türk askeri ile beraber pkk'ya karşı çatışmaya falan da girme durumları oluyordu bunlardan bazıları)
Sonra da köye çıkıp havasını atıyor, bu karıya ben sahip oldum diye.
Yalansa biri de çıksın yazsın burda.
Bunun ne bir dinle, ne bir yerleşik kültürle, ne kürtlükle alakası var.
Düpedüz ahlaksızlık.
Ve hepsi de kendisi ölürse karısına içlerinden birirnin tecavüz edeceğini biliyor.
O yüzden fırsat kolluyorlardı, çatışmalarda, çatışmayı bırakıp mermi bulutunun içinden koşa koşa geçiorlardı, bu ahlaksızlığa bir an önce ulaşabilmek için.
Yaralanan arkadaşını sırtlayacağı yerde, bu tip pisliği yaşabilmek için onu hemen öldürüyorlardı. Sonra da çatışma zaiyatı diyorlardı köylerinde.

Neyse bunu zaten o bölgeyi yakından bilenler iyi biliyorlar, bizim burada fazla anlatmamıza bile gerek yok.

Pkk tarafından zorla kaçırılıp veya kandırılarak götürülen bir çok terörist "örgütten nasıl kaçacağını bilmiyor"
Çünkü "onlar bizi mutlaka yakalar ve öldürür" diye düşünüyorlar.
Sanki orada pkk'da kalsalar yaşabilecekler.
Ya pisi pisine askerle çatışırken ölecekler veya örgüt içi infaza kurban gidecekler.
Yaşamı bunun haricinde bir şekilde biten olmuş mu şimdiye kadar?
Bir tek teslim olan veya asker tarafından yakalananlar hariç.
Bu teslim olup yakalanların neredeyse tamamı hapishane yaşamını, dağdaki mağara yaşamına tercih ediyorlar.

Hatta bunlardan cezasını çekip, mapus çıkışında evlenenler bile var.
Bir aile hayatı sürdürebilmenin çabası içersindeler.
İsimleri tabi saklı tutuluyor, çoğu da esas memleketlerin de yaşamıyor, yaşayamıyor.
Hem utançlarından hem de pkk tehdidinden.
Ortamdan uzaklaşıp yeni bir hayat kurmak istiyorlar.

Malesef dağlarda mağaralarda yaşayan, sıcak yatak yüzü görmeden pisi pisine ölcek olan pkk'lıların internete ulaşma imkanları olmadığından bunlardan da haberleri olmuyor.

katre
14-06-2007, 04:11
özel ajanlar yetiştirip.
pkk lıların hepsini teker teker tespit edip alacaksın.
dağdakileri ise bombardımanla... boşaltacaksın dağları. sivil kalmayacak. cudideler deniyor. karış karış bombala.

çatışmaya 2 aylık askeri - eri göndermeyecksin. gerilla tipi savaş bu. özel timden aşağısı kurtarmaz.

içeriyi temizle. sınırlara ise koy tedbirini. elektrikli tel mi çekecen, kamerayla mı kontrol edecen. ama şu anki yöntemlerle çözülmesi imkan dışı.

ÇAKAL
14-06-2007, 07:07
özel ajanlar yetiştirip.
pkk lıların hepsini teker teker tespit edip alacaksın.
dağdakileri ise bombardımanla... boşaltacaksın dağları. sivil kalmayacak. cudideler deniyor. karış karış bombala.

çatışmaya 2 aylık askeri - eri göndermeyecksin. gerilla tipi savaş bu. özel timden aşağısı kurtarmaz.

içeriyi temizle. sınırlara ise koy tedbirini. elektrikli tel mi çekecen, kamerayla mı kontrol edecen. ama şu anki yöntemlerle çözülmesi imkan dışı.Alıp ta napacaksın.Başımızda var zaten bi öküz,adada besliyoruz hıyarı.Sorgulayıp bırakacaksın,kaçarken indireceksin.Kaçtı ,furdum :wink: olayı yani.

ÇAKAL
14-06-2007, 07:13
Terör zirvesi, Ankara'daki gergin havayı yumuşattı
Son dönemde tırmanan bölücü terörün ele alındığı güvenlik zirvesi, toplumda oluşturulmaya çalışılan gergin havayı yumuşattı.


Erdoğan ve Büyükanıt'ın katıldığı zirveden kararlılık ve uyum mesajı çıktı.

Önceki gün Ankara'da sivil ve askeri kanadın temsilcilerinin bir araya geldiği zirvede, sorunun demokrasi zemininde çözüleceğine dikkat çekilirken, hükümet ile Genelkurmay arasında tam bir uyum olduğunun altı çizildi. Toplantının sonuçlarını değerlendiren terör uzmanları, akademisyen ve stratejistler, sonucu normalleşme sürecinin başlangıcı olarak görüyor. Hükümetin konuları en ince ayrıntısına kadar askerle görüştüğünün somutlaşmasının herkesi rahatlattığını belirten Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Başkanı Sedat Laçiner, birlik ve beraberlik mesajı verilmesinin önemine işaret ediyor. Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş, alınan kararların hükümetin inisiyatifi ele aldığını gösterdiğini belirtirken, terör bahanesiyle Türkiye'yi demokrasiden ve hukuktan uzaklaştırmak isteyenlere iyi bir cevap verildiğini düşünüyor. Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu da, devletin zirvesinin psikolojik harekâtın tuzağına düşmediğinin altını çiziyor.

Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, güvenlik zirvesinde alınan kararların ülkenin doğusundan batısına birleştirici, bütünleştirici bir hava estireceğini belirtiyor. Orakoğlu, "Bir süredir karanlık güçler Türkiye'de psikolojik harekât yürütüyordu. Devletin zirvesi bu tuzağa düşmedi. Dikkat edin. Zirveye Başbakan, Genelkurmay Başkanı, İçişleri Bakanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı katılıyor. Çok önemli konuların ele alındığını düşünüyorum. Ve Başbakan'ın bunu basının, medyanın önünde konuşmaması son derece olumlu." diyor. Avrasya Stratejik Araştırma Merkezi (ASAM) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ise olması gerekenlerin dile getirildiğini vurguluyor. Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) uzmanlarından Prof. Dr. Mahir Kaynak, terör zirvesinden birlik mesajı çıkmasını "terörü bahane ederek Türkiye'yi demokrasiden ve hukuktan uzaklaştırmak isteyenlere bir cevap" olarak yorumluyor. Görüşler özetle şöyle:

Mahir Kaynak (Eski MİT Mensubu): Demokrasi karşıtlarına güzel bir cevap oldu
Bizi birbirimize düşüren güç dışımızdaki güçtür. Bu nedenle askerlerle siyasileri karşı karşıyaymış gibi göstermek yanlıştır. Bu bakımdan terör zirvesinden birlik mesajı çıkması son derece olumludur. İnanıyorum ki toplantı salonunda da fikir birliği yaşanmıştır. Taraflardan birisi diğerini kötü duruma düşürmek için herhangi bir tavır sergilememiştir. Problemi askerle siyasetin birlikte çözme iradesini görüyorum ben. Bu bildiriden onu anlıyorum. Demokrasi içinde yapılacak olması büyük önem taşıyor. Terörü bahane ederek Türkiye'yi demokrasiden ve hukuktan uzaklaştırmak isteyenlere bir cevaptır. Zirve aynı zamanda asker ile hükümet ilişkilerinin normale döndüğünün göstergesidir.

Ümit Özdağ (ASAM Kurucu Başkanı): Olması gereken bir durum
Hükümet ile Genelkurmay arasında bir anlaşmazlık olmadığı yönündeki açıklama sonuç değildir. Terörle demokratik hukuk devleti çerçevesinde mücadele edileceği vurgusu da olması gereken bir durumdur. Türkiye'nin, Kuzey Irak'a yönelik olarak kültürel, ekonomik, sosyal ve siyasi baskı imkanlarını kullanmadan Türk Silahlı Kuvvetleri'ni öne sürmek de yanlıştır.

Ömer Lütfi Mete (Gazeteci-yazar): Kamu önünde konuşulmamalı
Zirveden yansıyan beyanları devlet kültürü içinde mantıklı bulmuyorum. Bu işler kamunun önünde konuşulmamalıydı. Konuşulanlar paylaşılmamalıydı. 'Uyum içindeyiz' demek 'uyum içinde değiliz' demekten daha beter. Bu cevap iki dedikoduya üç dedikoduyla cevap vermek gibi bir şey. Ordu ile hükümet arasını kim açmaya çalışıyor? Askerle hükümetin arası ara sıra açılır kapanır. Ama bunların tartışılması yanlış. Terörle ilgili bir uyumsuzluk olduğunu düşünmüyorum.

Hasan Köni (Uluslararası ilişkiler uzmanı): Geleneksel çizgi sürüyor
Açıklama çok genel. Tansu Çiller'in başbakan olduğu günden beri benzer toplantılarda yapılan açıklamaların bir benzeri. Zirvenin arka planını analiz ettiğimde Başbakan'ın açıklamalarına bakıyorum. Öncelikle yurtiçindeki terör unsurları ile mücadele ile ilgili görüşünü içeride de seslendirdiğini düşünüyorum. Hükümet ile asker arasında ana strateji hâlâ oluşturulmadı.

Doç. Dr. Sedat Laçiner (USAK Başkanı): Normalleşme göstergesi
Hükümetin hemen hemen her konuyu en ince ayrıntısına kadar askerle görüştüğünün somutlaşması herkesi rahatlattı. Başbakan'dan açıklama bekleniyordu, beklenen açıklama da gelmiş oldu. Zirvede sınır bölgesinde tampon bölge oluşturma konuşuldu. Olağanüstü hal ve sıkı yönetim gibi bir sürece gidildiği gibi haberlerin bilinçli olarak pompalandığı bir dönemde demokrasiye vurgu yapılması büyük önem taşıyor. Bu nedenle zirveden terörle mücadelenin demokratik kurallar çerçevesinde yapılacağının çıkması, insanları rahatlattı. Bu, aynı zamanda normalleşmenin göstergesidir ve hayati bir mesajdır.

Ümit Kardaş (Emekli Hakim Albay): Hükümet inisiyatif aldı
Hükümetin inisiyatif alması olarak değerlendiriyorum. Terörün demokrasi ve hukuk içerisinde çözüleceği mesajı önemli. Asker, fiili durumlar yaratarak kamuoyu oluşturmuştu. Dünden itibaren Başbakan, hem yaptığı açıklamalar hem zirveden çıkan kararlarla tekrar inisiyatifi eline aldı. Yapılması gereken buydu. Terör, Türkiye'nin bir iç sorunudur. Dışarıdan gelip-gitmeler varsa sınır güvenliği konusunda komşu ülkeyle temas yapılır. Türkiye, diplomatik yolları kullanarak oradan da sonuç alabilir. Terörün bütün boyutlarıyla çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bu, demokrasi içinde yapılabilecek bir şey. İç güvenlikte böyle bir sorunun çözümünde asker kullanmak hatalıdır.

Bülent Orakoğlu (Eski Em. İstihbarat Daire Bşk.): Devlet oyuna gelmedi
Güvenlik zirvesinde alınan kararlar ülkenin doğusundan batısına birleştirici, bütünleştirici bir hava estirecek. Bir süredir karanlık güçler Türkiye'de psikolojik harekât yürütüyordu. Devletin zirvesi bu tuzağa düşmedi. Bazı kesimler ısrarla ülkeyi gerilim politikalarının içine çekmeye çalışıyordu. Başbakan'ın tavrı bu odakların planlarını suya düşürdü. Zirveden çıkması gereken karar çıktı. Dikkat edin. Zirveye Başbakan, Genelkurmay Başkanı, İçişleri Bakanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı katılıyor. Çok önemli konuların ele alındığını düşünüyorum. Ve Başbakan'ın bunu basının, medyanın önünde konuşmaması son derece olumlu.


14 Haziran 2007, Perşembe

borsa78
14-06-2007, 09:55
İbrahim Karagül'ün köşe yazısı

Kan üzerinden iktidar ve savaşla yüzleşmek

Önceki akşam yapılan güvenlik zirvesinde alınan kararlar, zirve sonrası yapılan açıklamalar kadar mıydı? Terörle mücadelede tam uyum, terörle mücadelenin bütün siyasi hesapların üstünde oluşu, mücadelenin demokrasi ekseninde yapılması, bütün kurumların ve halkın işbirliği ile yürütülmesi şeklinde özetlenebilecek açıklama, cumhurbaşkanı seçimiyle başlayan iç iktidar krizini sona erdirecek bir uzlaşma görüntüsü veriyor.

O zaman, bundan sonra hükümetle Genelkurmay arasında medya üzerinden bir iletişim türü görmeyeceğiz demektir. O zaman, şehid cenazeleri üzerindeki siyasi tartışma bitecek demektir. O zaman kan üzerinden iktidar mücadelesi yürütme gibi çirkinlikler sona erecek demektir. O zaman, toplumun bir kesimini bir başka kesime karşı sokağa çağırma basiretsizliğine son verilecek demektir.

Terör Türkiye'nin en önemli konusu değil mi? Türkiye, haftalardır bu sorun üzerinden gerilmiyor mu? Madem bu yapılabiliyor, şimdiye kadar bir toplantı yapsalardı ve bu iş bitseydi. Bu kadar gürültüye hiç gerek kalmazdı. Ama acaba öyle mi?

Açıklama, kamuoyunun beklentilerine göre kaleme alınmış. Herkesin evet diyebileceği cümleler kurulmuş. Ama gerçekten neler tartışıldığı, ne kararlar alındığı ya da ne tür hedefler belirlendiği yok. Gerçekten terör üzerinden şekillenen iç iktidar mücadelesinin seyrine ilişkin hiçbir veri yok. Buradan bakıp da, “aslında hiçbir sorun yokmuş. Türkiye boşuna paniklemiş” diyesi geliyor insanın. Ne olacağını önümüzdeki günlerde yaşayacağımız somut gelişmelere göre anlayacağız.

Bakalım nerelerde yeni saldırılar olacak, seçime kadar daha ne sürprizler göreceğiz? Uyum görüntüsü verenler dışarıda ne tür bir tavır izleyecek? Dar anlamda terörle mücadele operasyonları mı yoksa savaş kavramı ile ifade edilecek gelişmeler mi göreceğiz? Yeni bir tezkere ile mi karşılaşacağız? Bir seferberlik havası mı estirilecek?

Bir an, konuyu iç iktidar kavgasının dışına çıkaralım. Alınan güvenlik önlemleri, yoğun operasyonlar, neredeyse olağanüstü hale varan tedbirler ne kadar başarılı olabilir? Oluşturulacak tampon bölge, krizi bir süre erteleyebilir. Ama sadece erteleyici bir çözüm olacak. Ayrıca sadece bir başlangıç. O zaman ne yapılacak? Günü kurtarmanın ötesinde kimse gerçekle yüzleşmek istemiyor.

ABD, İsrail ve İngiltere Kuzey Irak'ta bir proje uyguluyor mu? Evet uyguluyor. Türkiye'ye yönelik tehdit bu ülkelerin uygulamalarından kaynaklanmıyor mu? Elbette öyle. Alınan tedbirler bunu sona erdirecek mi? Tabii ki hayır? Bu ülkeler Türkiye ile işbirliği yapıyor mu? Kesinlikle yapmıyor, yapmayacaklar da. O zaman sadece PKK'ya odaklanmak, sadece güvenlik tedbirleri almak neyi değiştirecek? Bunu biz görüyoruz da bu ülkenin siyasi ve askeri elitleri görmüyor mu? Görüyordur herhalde. Peki nasıl bir çözüm öneriyorlar? Bilmiyoruz…

Mesele PKK değil. Mesele sadece Barzani de değil. Mesele iç iktidar kavgası kadar dar bir alana hapsedilemez. Yeni Ortadoğu dizaynı Türkiye'yi de dönüştürüyor. Rejimini, muhalefetini, toplumsal yapısını sarsıyor. Çok boyutlu biçimde tartışmaya açıyor. Bütün bunlar karşısında bu şey söylemek, bir çözüm üretmek gerekiyor. Terörle mücadele söyleminin bir anlamı kalmadı. Bütün boyutlarıyla bir pozisyon belirlemek gerekiyor. Bu da ancak radikal, can yakan kararlarla mümkün.

Beş yolda çok şey değişti. Tehdit, çözüm, söylem, strateji yeniden belirlenmek zorunda. PKK'yı tasfiye, terörle mücadele yöntemlerinin bir anlamı yok artık. Daha önce Saddam vardı, işbirliği yapan. ABD Türkiye ile işbirliği yapıyordu. NATO destek veriyordu. Kürt liderler Ankara'ya yakındı. Irak dünyanın merkezinde değildi. O zaman PKK'ya operasyon anlamlıydı.

Şimdi bunların hiç biri yok. Bağdat'ta işe yaramaz bir hükümet var. Kürt milliyetçiliği kontrolden çıkmış durumda. Kürt liderler Ankara'dan çok uzak ve PKK ile dayanışma içinde. Kuzey Irak'ta ABD /İsrail destekli başka bir devlet var. Ve ABD'nin Soğuk Savaş dönemi çıkarları çoktan değişti.

Bu değişiklikleri görmeyerek terörle mücadele adı altında yıllardır uyguladığınız politikaya devam edemezsiniz. Ederseniz, Türkiye'yi kandırırsınız. Bunları görür, iyi hesap yapmadan bir savaşın içine girerseniz sonu gelmez etnik savaşların, bölgesel savaşın, Irak bataklığının içine çekilirsiniz. Bütün bunlara karşı neler tartışıyoruz biz?

Bağdat yönetimi merkezi otoriteyi güçlendirme, Şii devletine destek karşılığında Kerkük'ü Barzani'ye sattı. Güney-Kuzey Irak dayanışması Türkiye'nin önünde yeni bir direnç oluşturuyor. Kürtlerle Sünni Araplar arasında gerilim tırmanıyor? Sünni örgütler Kerkük üzerindeki Şii-Kürt dayanışmasına karşı çıkıyor? ABD'nin Irak için bir B planı hala yok. Bunlar, Türkiye için hem bir fırsat hem de tehlike içeriyor. Etnik çatışmaların, iç savaşın hatta bölgesel savaşın içine çekilebilir. Yada bu ayrışmaları dikkatle izler pozisyon belirler.

İşaretler krizin tırmanacağı, yaygınlaşacağı yönünde. Endişe, “operasyon”un yerini “savaş”ın alacağı şeklinde. Korku, hiç istemese de savaşın Türkiye'ye
dayatılacağı

Serenler
14-06-2007, 12:38
BOP’UN ANKARA KALESİ DÜŞÜRÜLMELİDİR.

Fahrettin ALİŞAR
falisar@mynet.com

Hastalığı doğru teşhis edemeyen doktorun yazacağı reçete, hastayı iyileştirmez. İyice kötüleştirir. Bunu niçin söylüyoruz? Müslüman Türk Milleti’nin ocağına ateş düşüren PKK konusunda, öncelikle bizim yöneticilerimizin iyi teşhis koyması zorunlu. Bu sıradan bir terör örgütü değildir. Bu güya bir etnik grubun sosyal ve kültürel haklarına elde etmeye yönelik kurulan bir örgüt değildir. PKK; AB(D)’nin Türkiye’yi zayıflatma, BOP çerçevesi içerisinde Türkiye’yi ufalama adına kurduğu, zamana mekâna göre kullandığı bir maşadır.
Son günlerde Mehmetçiklerimizin şehit olmasına neden olan C4 mayınları, AB(D) yapımıdır.
Kuzey Irak’ta MOSSAD ajanları; “tarım uzmanı” ve “mühendis” kılığında cirit atmakta ve İsrail güdümlü Yahudi Barzani peşmergelerini eğitmektedir. Özel operasyon timleri oluşturmaktadır. MOSSAD; başta Nasıriye şehrinin Zeytun bölgesi olmak üzere, Irak’ta muhtelif üsler kurmuştur.
Yani MOSSAD; binlerce peşmergeyi her türlü saldıralara karşı eğitti, İsrail ve Amerikan savaş teknolojilerini nasıl kullanacaklarını öğretti.
PKK militanları ile eğitilen bu peşmergeleri birbirinden zaten ayıramazsınız. PKK yöneticilerini ve militanlarını eğiten de aynı devlet ve örgüttür.
ABD; 500 tankını Irak’ın kuzeyine geçirdi ve peşmerge destekli bir zırhlı tugay kurdu.
ABD’nin uydu teknolojisi, peşmerge ve PKK’nın emrinde.
Kısacası terörün arkasında; AB(D) var, İsrail var. CIA/MOSSAD ve İngiliz İstihbarat elemanları var.
ABD’nin Adana ve Ankara’daki elçileri Güneydoğu’yu mekân tuttu. Bu elçiler Güneydoğu’ya gidip; “Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı ayaklanın!” propagandası yapıyor.
AB(D)’nin bu sinsi plânı yeni değil. Türkiye’yi bölmek istediklerini, ortalıkta uçuşan ve NATO toplantılarına kadar sızan haritalardan ve Avrupa Birliği organlarında alınan kararlarla ayan beyan ortadadır.
Türkiye bu konuda her adımını çok dikkatlice atmak zorundadır. Yani yöneticilerimiz, hastalığa teşhisi iyi koymak durumundadır. Yanlış teşhis netice vermez. Durumu iyice kötüleştirir.
Biz bu sorundan kaçarak, ülkemizde sivri sinek avlayarak kurtulamayız. Sorundan kaçamayız. İstesek de kaçamayızz. Söz konusu olan kendi vatanımızın bölünmesidir. ABD/İsrail ve İngiltere’nin sinsice bir saldırısı söz konusudur. BOP çerçevesi içerisinde bölünme ile karşı karşıyayız.
Bir bakıma, 2007’nin 1919’u ile karşı karşıyayız. Bir sonraki hamle “Sevr” dir.
1920’lerde Anadolu’dan yükselen ses neydi?

“Sâlâlar verildi camilerden,
Mehmet Âkif Bey gelmiş Anadolu’ya.
Henüz inmiş İnebolu’da gemiden.
Vaaz edecekmiş Nasrullah’ta.
Ve anlatacakmış, kurtuluşun “namus” olduğunu, “ar” olduğunu.
Yer yarıldı, gök karıldı,
Daha o gün emperyalizmin son dişi de kırıldı.
Konuştu Mehmet Akif, vatan konuştu,
Dedi ki: YA BİZ, YA ONLAR!”

Adını iyi koyalım. Süpürülüp deliğe atılma korkusu yaşamak, Sevr’i getirir. Bunlarla mücadeleye girişmek; İngiltere’nin 1920’lerden sonra başına geleni, 2007’de ABD’nin başına getirir.
Amerikan İmparatorluğu; kabuğuna çekilmek zorundadır. Başka türlü bu coğrafyaya huzur gelmez.
Tabiî ki bunlar; süpürülüp deliğe atılma korkusu yaşayanlarla olmaz. Bunu yapacak olanda bazı özelliklerin olması gerekir. Bu özellik: “Hidayet, feraset ve dirayet Allah vergisidir. Bu sizde varsa, ne yapacağınızı sezebilirsiniz, görebilirsiz, yolunuzu aydınlatabilirsiniz. Bu yoksa şaşırıp kalırsınız. Gözü bağlı bir insana benzersiniz. Bir o duvara vurursunuz, bir şu duvara!”
Türk insanının öncelikli yapması gereken iş; BOP’un Ankara’daki kalesini düşürmektir.

NOT:Gayri millî görüntülü medyanın; AB(D) yapımı C4 mayınları ile şehit düşen Mehmetçiklerimizin, Müslüman Türk Milleti’nin ocağına ateş düştüğü saatlerde, sanki memleket güllük gülistanlık havası ile programlar yapmasını kınıyorum.
Ülkenin fotoğrafına bakın:

Kimin sevgilisini kimin kaptığı anlatılıyor.
Gelin kaynana hırlaşmaları izletiliyor.
Kaset çıkaran karga sesler millete dinletiliyor.
Dansözlerin kıvrak figürleri sahneleniyor.
Eğlence programları “en çok izlenme” rekoru kırıyor.
Kimin elinin kimin cebinde olduğu, kimin daha iyi dans ettiği yarışmaları yapılıyor.
Kimin daha iyi şarkı söylediği tespit ediliyor.
Kimin daha iyi cambazlık yaptığı testi yapılıyor.

Bu kanallara “millî refleks”imizi gösterelim.

borsa78
14-06-2007, 15:37
http://www.youtube.com/watch?v=cVRgH1z1UE0

bu liki tekrar izlemek gereği hissettim,,,sebebi ise, şu anda ülkemizde ahlaki terör yaşandığını hissediyorum.her terörün sebeplerinden biride,ahlaki ve töresel dejeneredir,,,,,

borsa78
14-06-2007, 16:30
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=248213

atbeyler,sauna çetesi ,danıştay saldırısı derken,şimdi de ümraniye silah deposu,,,,bazılarına emeklilik yaramamış ve kovboyculuk peşindeler gibi sanki,,,
yangına körükle gidilmez usta,,,amacınız her ne ise ,bu işler şiddetle olmaz,durumdan vazife çıkartmak, kimsenin harcı değildir,,,bu tarz güçler ve eylemleri ,her zaman kaos ortamı doğurur,,,terörün ekmeğine yağ sürenler,ya maşadırlar yada maceraperesttirler,,,
bu tip örgütlenmeler deşifre olmalıdır,,,bu ülkenin,askeri-polisi var arkadaş,,,ecevit e çiğli havalimanında suikast yapanlar ve rahmetli özal a mecliste kurşun sıkanlar,,,,hep aynı güdümün komutasındalar ve bu ülkeye gözyaşından ve istikrarsızlıktan başka hiçbir şey vermemişlerdir,,,
bence derin devletin şifresi çözülüyor ve bu örgütle bağlantısı olan,stk lar gün yüzüne çıkıyor,,,bakalım daha neler göreceğiz,,,amaçları belli ama,görmek isterseniz,,,,saygılarımla

zum
14-06-2007, 17:21
2008 Yılı,RusyadaTürkiye yılı İlan edildi. Bu kültürel etkinliklere bir de İrandan bir spor ekibi davet edilmeli ABD mesajı almış olur.ABD bu bölgede dayanışmadan rahatsız olacaktır.Arada bir Nato nun öneminin kalmadığını basında vurgulamalıyız.HİÇ OLMAZSA YAĞMASAK BİLE GÜRLEMELİYİZ.:yes:

'' Ahmet Altanın Türkiye,Rusya ve İran ın bir blok oluşturması dünyadaki bütün dengeleri değiştirecektir.'' Sözleri 07. 05 .2007 e Monde gazetesinde yayınlanan yazısı içinde yer almaktadır.Gerçekten ABD nin Iraktaki işgali ve İranı işgal etmek istemesi en korktuğu bu muhtemel bloku önleme çabalarıdır.

borsa78
14-06-2007, 17:37
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=89305

sayın zum,ab devletlerinin yeni başbakanları dikkat ederseniz hep aşırı hristiyan partilerden ve türk düşmanlarından ,seçilmeye başladı,,,ab den dost olmaz,bunun örneklerini daha önce görmüştük ve barzani nin babasını yıllarca besleyen rusy,ve kafkaslardaki türklere eziyet edip soykırım uygulayan rusya ya ,asla güven olmaz,,,rusların yıllardır ,boğazlar konusunda, hain emelleri vardır,,,,
ruslar fırsat kolluyorlar,defalarca bize savaş açan bu moskov gavuruna asla güvenmemeliyiz,,,,iran zaten sünni ülkeler için bir kabustur,,,osmanlı ne zaman sefere çıksa ,hep bizi sırtımızdan hançerlemişlerdir,,,,hizbullah ı ülkemize onlar transfer ettiler,,,ve onlar abd ile savaşmaz,onlar sadece sünnilere düşmandır,,coni lere hoş geldin yaptılar,hergün sünnileri öldürüyorlar,,,,
suriye zaten aponun eski mekanı,,,
puin çok kurnaz bir adam,,yukarıdaki linkte bakın,sarkozy i nasıl madara etmiş,,,
eğer dersenizki,çıkarlaımız doğrultusunda,günlük politika yapalım ve hep arkamızı kollayalım,,,, o zaman dediğiniz olabilir,ama sırtımızı asla dönemeyiz,yoksa, bu adamlar bizi mahvedebilir,,,,,,,,,

UNYELI CONAN
14-06-2007, 17:48
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=89305

sayın zum,ab devletlerinin yeni başbakanları dikkat ederseniz hep aşırı hristiyan partilerden ve türk düşmanlarından ,seçilmeye başladı,,,ab den dost olmaz,bunun örneklerini daha önce görmüştük ve barzani nin babasını yıllarca besleyen rusy,ve kafkaslardaki türklere eziyet edip soykırım uygulayan rusya ya ,asla güven olmaz,,,rusların yıllardır ,boğazlar konusunda, hain emelleri vardır,,,,
ruslar fırsat kolluyorlar,defalarca bize savaş açan bu moskov gavuruna asla güvenmemeliyiz,,,,iran zaten sünni ülkeler için bir kabustur,,,osmanlı ne zaman sefere çıksa ,hep bizi sırtımızdan hançerlemişlerdir,,,,hizbullah ı ülkemize onlar transfer ettiler,,,ve onlar abd ile savaşmaz,onlar sadece sünnilere düşmandır,,coni lere hoş geldin yaptılar,hergün sünnileri öldürüyorlar,,,,
suriye zaten aponun eski mekanı,,,
puin çok kurnaz bir adam,,yukarıdaki linkte bakın,sarkozy i nasıl madara etmiş,,,
eğer dersenizki,çıkarlaımız doğrultusunda,günlük politika yapalım ve hep arkamızı kollayalım,,,, o zaman dediğiniz olabilir,ama sırtımızı asla dönemeyiz,yoksa, bu adamlar bizi mahvedebilir,,,,,,,,,

bence rusyaya yaklinlasarak abd'ye sinyal verilmeliki tekrar hesaplarini yapsinlar..

rusya kallesde ab(d) ondan daha mi az kalles ?

ama su var ki politika mesaj verme isidir.. birakalim ab(d) düsünsün kendisi icin rusya, iran türkiye yakinlasmasi ne gibi riskler icerir..

eger bu sekilde onlarin fino köpegi olmaya devam edersek sevr kapida !

topaz
14-06-2007, 23:34
Bugüne kadar pkk HİÇ'lerinin siyasi sözcülerinin demokratik ortamda tartışmaya yanaşmadığı çok önemli bir konuyu burada gündeme getirmek istiyorum.
"Nonoşluk pkk HİÇ'lerinde yaygın mı değil mi?"
Buyrun tartışalım hodri meydan!

Nonoşluk belirtisi gösteren veya (artık) nonoş olduğunu kamplarda ilan eden var mı?
Bu pkk HİÇ'lerine ne yapıldı?
Eşşek mi depti?

Lafa gelince mangalda kül bırakmayan pkk HİÇ'lerinin siyasi sözcüleri niye bu sorunlara eğilmiyorlar?
"Tabanımızın bu durumdan haberi olmasın, bizi de nonoş yaparlar" diye mi korkuyorlar?

http://www.youtube.com/watch?v=5fKyc3uRfnM&mode=related&search=

İspatlar pkk'nın HİÇ'lerinin ağzından.

hexedemical
16-06-2007, 13:47
Pkklıya ambulans,vekile mercedes,şehide kamyon kasası


Tayin beklerken ölüm haberi geldi Hakkaride şehit düşen binbaşının bayrağa sarılı cenazesi Vandan askeri törenle uğurlandı. Ancak İstanbulda kısa süre de olsa aynı hassasiyet gösterilmeyince ortaya bu acı fotoğraf çıktı.

Alanda yakınlarının yardımıyla ayakta duran Serap Özyalçın, şehit eşinin naaşını ilk kez beyaz bir kamyenitin kasasında gördü.

TAYİN HABERİ BEKLİYORLARDI

Hakkari’de uzaktan kumandalı mayının patlaması sonucu şehit olan Binbaşı Murat Özyalçın’ın ailesi tayin haberini beklerken acı haberle yıkıldı.

Hakkari’de uzaktan kumandalı mayının patlatılması sonucu şehit olan Binbaşı Murat Özyalçın’ın Kadıköy’de oturan babası da aynı acıyı yaşadı. Oğullarının askerlerinin hep önünde operasyonlara katıldığını söyleyen emekli astsubay baba Nurettin Özyalçın, tayin haberini beklerken şehit olduğunu öğrenerek yıkıldıklarını söyledi. Murat Binbaşı’nın tayininin İstanbul Küçükyalı’daki Kenan Evren Kışlası’na çıktığını ve Ağustos ayı içinde beklediklerini söyleyen baba Nurettin Özyalçın, şehit haberi ile yıkıldıklarını söyledi. Özyalçın, "Oğlumun 7 askeri daha önce şehit olmuştu. Askerlerinin şehit olmasında çok içerlemiş ve üzülmüştü. Operasyonlarda hep önde olurdu. Baba ben önde olacağım ki askerlerim arkamdan gelsin derdi. Birliğinin hep önünde giderdi, askerlerini düşünürdü" diye konuştu.
Sabah

http://img175.imageshack.us/img175/5274/sehittabutsq4.jpg[/

doruca
16-06-2007, 14:37
Soruya cevap verebilecek yokmu,kopyala yapıştır yapmaktan başka...

Serenler
20-06-2007, 09:16
Yaralı PKK’lı teröristi linçten polis kurtardı
Hürriyet
20 Haziran 2007

Erzincan'daki çatışmada yaralı olarak ele geçen Tunceli doğumlu PKK’lı terörist Hasan Metin’i (42) öfkeli kalabalık tarafından linç edilmekten polis havaya ateş açarak kurtardı.

Ayağından vurularak yakalanan terörist, ilk tedavisi için Erzincan’daki 13 Şubat Devlet Hastanesi’ne getirildi. PKK’lının hastaneye getirildiğini duyan vatandaşlar, sloganlar atarak teröristin kendilerine teslim edilmesini istedi. Güvenlik güçleri kalabalığa engel olurken, Çevik Kuvvet önlem aldı. Terörist, Erzurum’a götürülmek üzere hastaneden sedyeyle çıkarılarak ambulansa konulmak istenirken, vatandaşların saldırısına uğradı. Güvenlik çemberini yaran öfkeli vatandaşlar sedyedeki teröriste tekme ve yumruk savurmaya çalıştı. Sivil bir polis havaya ateş açarak kalabalığı dağıttı. Yaralı terörist, binbir güçlükle ambulansa konuldu. Öfkeli grup bu kez ambulansa saldırarak camlarını kırdı. Zorlukla hareket eden ambulans Erzurum’a gitti.

Erzincan’daki benzer protestolar teröristin getirildiği Erzurum’da da yaşandı. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi önünde toplanan öfkeli kalabalığı durdurmak için güvenlik güçleri etten duvar ördü. Sloganlar atan öfkeli kalabalık, güvenlik görevlileriyle tartıştı. Türk bayrağı açan kalabalık hastanenin önünde bekledi. Morgun kapısında toplanan 5 kişi, üzerlerine benzin dökerek kendilerini yakmak istedi. Bir kişi hastane camına benzin dökerek ateşe verdi. Kalabalığın giderek artması üzerine zırhlı bir araca bindirilen terörist, Erzurum H Tipi Cezaevi revirine götürüldü.
-------------------
------------------------


Haber böyle de, altında çok güzel bir yorumlar yapılmış:

"Terörist bu ülkenin evlatlarına kurşun sıkıyor. Ne kadar garip bir tezat ki yine bu ülkenin evlatları(polisler) tarafından, belkide içleri kan ağlayarak,vatandaşa karşı linçten korunuyorlar. EYYY DEVLET, EYY HÜKÜMET şu pkklıları, apoyu vatandaştan koruduğunuz kadar vatandaşları onlardan korusaydınız bu terör örgütü 25 yıl yaşamazdı. PKK'yı apo ve dış güçler kurdu yöneticilerimiz yaşatıyor!! "

"BİR KAÇ ÜLKE ŞİMDİ TÜRKLER BARBAR DIYE BAGIRMAYA BAŞLAR."

"Barbar biri olduğumu sanmıyorum..ama bunca şehit cenazesinden sonra..ben olsaydım orda ne yapardım inanın şu an çok emin değilim."

"TERÖRİST ASKER VURUR.AH VAH DERLER. TERÖRİSTİ LİNÇ EDERLERSE TÜRKLER BARBAR VAHŞİ OLUR."

"Vatan evlatlarina kursun sikan satilmislar , iste gorun, Turk insanini hala olmeyin diye sizleri tedavi ettiriyor , uyanin artik ,cok daha gec olmadan, hainligi birakin tarihinize donup bir bakin sizin dedelerinizde bu vatan icin canakkalede ve anadoluda dusmana karsi omuz omuza savasti ve sehit dustu, Allah sizlere akil fikir versin, zararin neresinden donerseniz kardir. Usak olacaginiza,ac kalin ama bu ulkenin ferdi olun ,NE MUTLU TURK'UM DIYENE."

ÖZDOĞAN77
20-06-2007, 13:37
http://img259.imageshack.us/img259/7888/bayrakuf1.png


" MEHMETÇİĞE BİR MEKTUP, BİR BAYRAK"


"Ne Mutlu Türküm" diyen sevgili kardeşlerim,

Ben bir TSK mensubuyum, son günlerde artan terör olayları hepimizi etkilediği gibi bizleri de çok derinden etkiliyor. Özellikle mevcut hükümetin duyarsız davranışları, gerekli yasal düzenlemeleri muhtemelen bilinçli olarak yapmamaları, yeterli ve organize bir kamuoyu desteğinin olmaması, İç Güvenlik Harekatında halen görev yapan Mehmetçikleri bizlerden daha fazla etkiliyordur. Buna eminim. Çünkü benzer duyguları yıllar önce bizler de yaşadık.



Bizler sıcak evlerimizde oturup siyasi tartışmalar, seçim hazırlıkları ile meşgul olurken;

onbinlerce Mehmetçik, gecenin karanlığı ve soğuğunda, karlı buzlu dağlarda, tepelerde, daracık keçi yolarında, sırtlarında ortalama 30-35 kg. teçhizatla, elleri tetikte, dağ bayır demeden, her an ölüme hazır olarak, emperyalistlerin, "vatanımızı bölmekle görevlendirdiğ i" teröristlerin peşinde koşuyor.


Bu çocukların manevi desteğe şiddetle ihtiyaçları var. Her şehidin; ailesine şehit olmadan önce söylediği, yazdığı,

"şehit olma ihtimali"nden bahseden konuşmalar… şiirler… helalleşmeler… Aslında bölgedeki hemen hemen bütün mehmetçiklerin bu manevi desteği; hiç olmazsa kendi yakınlarından sağlama ihtiyacının,

manevi destek arayışının tezahürleridir.



İç Güvenlik Harekat alanında görev yapan hemen her askerin ; bir şiir defteri, bir günlüğü, evlerine yazılan mektuplarda bazen hayali çatışma anıları… vardı.


O zamanlar biz genç subaylara bunlar garip gelir, bazen de kızardık… Ama şimdi bunun sebebini çok daha iyi anlıyorum:

Mehmetçik Türk Milletini yanında görmek için, desteğini hissetmek için, manevi gücünü arttırmak için,

kendince bir yöntem geliştirmiş...


Mehmedimiz aslında çok mütevazıdır.


Komutanlarının yazıp evlerine gönderdiği bir takdir yazısı, silah arkadaşları ve komutanları ile birlikte çektirdiği bir fotoğraf,

bir komando andı içmek, "sen Türk komandosusun !" denmesi bile onlara çok büyük bir güç vermekteydi.


Bu gün işleri daha zor, kendilerine destek olmayan bir hükümet ve bu hükümet yanlıları tarafından oluşturulmuş bir medya var.

Türk Halkının sağlayacağı manevi desteğin iyi bir organizasyon ile gerçekleştirilebileceğ ini düşünüyorum.

Böyle bir organizasyonun; ancak sizin gibi vatanını milletini seven kişiler tarafından yapılabileceğine inanıyorum.

Mevcut durumda TSK tarafından terhis olan askerlere sadece yasal mevzuat çerçevesinde bir terhis veya üstün başarı terhis belgesi verilir ve bu yoğunluk içersinde birlik komutanları yapabilirler ise ailelere çeşitli takdir, teşekkür belgeleri gönderirler.


Bu kapsamda bizler ne yapabiliriz.

1. Her Mehmetçiğe bir mektup

2. Her Mehmetçiğe bir Türk Bayrağı

Oturalım, elimize kağıt kalemi alalım; oğlumuza, kardeşimize, sevdiğimize neler söylemek istiyor isek, duygularımızı kağıda dökelim, ekine bir bayrak koyalım ve askeri birlik adreslerine gönderelim.

"MEHMETÇİĞE BİR MEKTUP, BİR BAYRAK !"

Kampanyamızın adı bu olabilir.

Bildiğimiz askeri birlik adreslerine ,

askerlik şubelerine,

il jandarma komutanlıkları na,

yakınlarımıza,

tanıdıklarımıza

hiç olmazsa bir mektup gönderelim.

"MEHMEDİM ! BAYRAĞIM SANA EMANET... " diyelim.

Zarfın üzerine adres olarak sadece "MEHMETÇİK" yazacagiz.

Altına da adresini ilâve edeceğiz.

Gittiği adreste, mektuplarımız sıra ile komutanları tarafından askerlere dağıtılsın. Eminim ki dağıtılacaktır da… Ben bazı adresleri aşağıda vereceğim. Değişik adresleri bilenler, herkesin katılmasını isteyenler, bildikleri başkaca "birlik, kıta, bölük" vb. adresleri eklesin ve bu çağrıyı birbirlerine iletsin.
Türk Milletini yaninda gormek isteyen Mehmetciğe bundan güzel manevi destek olmaz.
EMPERYALİZME KARŞI İLK KURTULUŞ SAVAŞINI BAŞARIYA ULAŞTIRAN BÜYÜK MİLLETİME MİNNET DUYGULARI İLE SAYGILARIMI SUNUYORUM.
Gün; Yüce Türk Milletinin birlik ve beraberliğini kanItlama günüdür…

İşte bazı adresler !

Komando Tugay Komutanligi Zincidere/ Kayseri

Komando Tugay Komutanligi Bolu

Komando Tugay Komutanligi Siirt

Komando Tugay Komutanligi Tunceli

Dag ve Komando Tug. K.ligi Hakkari

23 .J.Sinir Tumen K.ligi Sirnak

J.Komd . Tb. K.ligi Hozat/Tunceli

J.Ozel Hrk. Grp. K.ligi K.ligi Tunceli

51.Mot . P.Tug.K.ligi Hozat/Tunceli

Ic Guvenlik A.K.ligi Kiği/Bingol

Ic Guv. Tug. K.ligi Şırnak

P.Tug . K.ligi Ercis/Van

Dag. Komd. Tug. Ic. Guv. Tb. K.ligi Yuksekova/Hakkari

Mot. P.Tug. Bingol

Ic Guv. Tug. K.ligi Adakli/Bingol

Mot. P.Tug. Lice

Mot. P.Tug. Silopi

Mot. P.Tug. Sarikamis


Dostlar,

Sırtında 30 kiloluk yük, elinde silahıyla, gece gündüz dağlarda nöbet tutan, emperyalistlerin sinsi ve hain planlarına karşı, ölümü göze alan bu evlatlar hepimizin...

Bu günlerde yanlarında olmayacağız da, ne zaman olacağız.

Onlar bizim çocuklarımız !

Gencecik… fidan gibi… kıyamadığımız...

Bizler için,

bu vatan için,

gecenin ayazında,

güneşin kavurucu sıcağında,

sınır boylarında görevdeler.

Adını bilmediğimiz, yüzünü görmediğimiz çocuklarımıza, dinlenme anlarında, mektuplarımızla yoldaş olalım, destek olalım, moral verelim, yazdığımız cümlelerin içine sevgimizi, minnetlerimizi, dualarımızı yerleştirelim. ..

Sevgili dostlar bu güzel çağrıyı ulaşabildiğim her yere yollamaya çalışacağım. Lütfen sizlerde destek veriniz ve bir Mehmedimize mektup yazınız:

"Mehmedim ! Bayrağım Sana Emanet !..."

ONLARA CANIMIZ FEDA


Ben yazdım,birerde bayrak koydum içlerine,okusunlar,yalnız değiller,bilsinler.Biraz emek ve zamanla çok mutlu olmak isterseniz yapın.

Pit
21-06-2007, 14:29
"Eğer böyle giderse dağa çıkarız" 21 Haziran 2007


SAYGI ÖZTÜRK / sozturk@hurriyet.com.tr

Özel harpçi, MİT’çi, polis terörle mücadele timlerininin ilk hocası, operasyonların taktikçisi Korkut Eken, Güneydoğu’da gelinen durumun endişe verici olduğunu söyledi. Eken, "Eğer böyle giderse biz Güneydoğu'yu kaybederiz. O zaman ülkemizi kurtarmak için biz dağa çıkarız" dedi. Eken, şu aşamada Kuzey Irak'a yapılacak harekattan da istenilen sonucun alınmasının mümkün olmadığını, kampların ve köylerin boşaltıldığını söyledi.


TEMPO


Terörle mücadelenin simge isimlerinden, özel harpçi, MİT'çi, polis özel timlerinin ilk hocası, yurtiçi ve dışındaki bir çok örtülü operasyonların yöneticisi emekli yarbay Korkut Eken, "bir köydeki evinin bahçesinde çiçekleri sularken, aklı Güneyldoğu’daydı. Yetiştirdiği subayların, özel harekatçı polislerin bir bölümü Güneydoğu’daydı. Onlarla sık sık konuşuyor, danıştıkları konularla ilgili görüşlerini bildiriyor. Ancak, hükümetin Kuzey Irak ve PKK’ya karşı politikasını da hiç beğenmiyor. Çünkü, izlenen politikanın Güneydoğu halkını Devletten uzaklaşmaya başlattığının da farkında. Bilmem ne aşiretinin reisi, ne mezrasındaki çoban onun dostu. Haberi doğrudan onlardan alıyor.



Korkut Eken, “Onca emek, onca çaba, onca şehidimiz boşuna mı?” diyor. Güneydoğu’dan edindiği bilgileri aktarırken gözleri yaşarıyor. Neredeyse nefes almadan TEMPO dergisine konuşuyor:



HALK DESTEĞİ: Güneydoğu'da halkın desteğini Devletin yanına çekebilmek için yaklaşık 15 yıl uğraştık. Ancak bugün o destek kayboluyor. Örneğin, döşenen mayınların yerini önceden hep yöre halkından öğreniyorduk. Bugün, bu ihbarlar yeteri kadar yapılmıyor. Eğer bu anlayışla devam edersek, yöre halkını yeniden kazanmamız için en az 25 yıl geçmesi gerekecek. Halk, kim kuvvetliyse onun yanında yer alıyor.



Saygı Öztürk, Korkut Eken'in hikayesini kitaplaştırdı.


BARZANİ ETKİSİ: Örgüte yardımların artmasında özellikle Barzani'nin büyük etkisi var. Halk gönüllü olarak teröristlere yardımcı oluyor. Bazı belediye başkanlarının konuşmalarına rağmen haklarında bir şey yapılmazsa, bu mücadeleyi kazanmanın imkanı yoktur. Yasal yetkileri alınan güvenlik güçlerinin terörle mücadelesi de zorlaştı.



500-5000 TARTIŞMASI: Başbakanın 'Türkiye'deki 5 bin teröristle mücadele bitti mi ki, Kuzey Irak'taki 500 kişiyle uğraşma safahatine gelinecek' diyor. Bu tür açıklamayı yapan Başbakanımız harp şeklini bilmiyor. Bu mücadelede sivrisinekler önemli değil. Sivrisinek her zaman temizlenir. Önemli olan bataklığı kurutmaktır. Bataklık neresi? Kuzey Irak. Sivrisinekle mücadele edelemi, bataklık öylece dursun. Tabii ki içerde de mücadelenizi etkili bir biçimde yapacaksınız. Ama esaslı olan bataklıktır, dış desteği kesmektir.



ŞİMDİ BOŞUNA: Dış desteği kesmeden içerde istediğiniz kadar mücadele edin sonuç değişmez. Yurtiçinde 500 kişiyi saf dışı bırakın dışardan 500 kişi gelecek. Bin kişiyi saf dışı edin,dıyardan bin kişi gelecek. Dışarı önemli. Bir devletin Genelkurmay Başkanı 'Kuzey Irak'a müdahale etmeliyiz' diye boş yere mi söylüyor. 'Kuzey Irak'a müdahale edelim' derken Musul'a, Kerkük'e kadar gidelim' denilmiyor. Gidilmesi gereken bu adamların barındıkları sınırımıza yakın bölgeler. Şimdi Irak'a 40 kilometre bile girseniz her taraf boşaltıldı. Bu kadar yazılan-çizilenden sonra Irak'a girilmez. Bırakın orada PKK'nın kalmasını, Peşmerge köyleri bile boşaltıldı. Kalmaları harp şeklinin ruhuna aykırı.



AYRI TELDEN ÇALINIRSA: İki desteği vardır. İç ve dış destek. İç desteği kesemedik. Bu mücadele topyekün olmalıdır. Bunun askeri, sivili, siyasisi olmaz. Hükümet, asker, devletin diğer kurumları bir fikir birliği içinde topyekün mücadele etmelidir. Herkes ayrı telden çalarsa sbu mücadelenin kazanılması mümkün olmaz.



İTİBAR EDİLİNCE: Talabani ve Barzani bu mücadele bize destek veriyor mu? Hayır. O kişilerin iç çamaşırını bile biz veriyorduk. Bugün ihanet ediyorlar. İhanet edeceği de belliydi. Alt rütbedeki subaylarla ancak görüşebilen, hatta kapılarında esas duruşta bekleyen bu kişiler, ne zaman siyasetçilerle, yüksek bürokratlarla görüşmeye başladı, işte o zaman kaybetmeye başladık.Şimdi onlar meydan okuyorlar.



MGK STRATEJİSİ: İlk yıllarda etkili bir mücadele başlarken Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından belirlenmiş bir mücadele stratejisi vardı. Bu starateji devam etmeliydi. Bu strateji hükümetlerle kaim değil. Siyasi iktidarlar değişebilir ama çizilen strateji devam etmeliydi. Etmediği için vatandaş desteğini de, herşeyi de kaybederiz. Siyasi iktidarların görüşüne göre bu mücadele yürütülmez.



BU ŞEKİLDE GİDERSEK: Şunu açıkça söylemek gerekiyor. Mücadele giderek zorlaşıyor. Bu şekilde devam ederkse önümüzde iki yol var. Ya biz oraları kaybederiz, ya da bu ülkede bir iç harp çıkar. Bu mücadele eskisi gibi kararlılıkla sürdürülmez, bu şekilde sürdürülürse bizi çok kötü günler bekliyor. Bugünkü durumun tersi olur. Biz bu kez memleketimizi kurtarmak için dağa çıkarız.



Korkut Eken bunları söyledikten sonra, bir sigara daha yakıyor. Gözlerinin önünde şehitleri, gazileri, o kuş uçmaz, kervan geçmez dağlar canlanıyor. PKK’nın 15 Ağustos 1984’de Eruh ve Şemdinli ilçesi basmasından sonra “özel birliği” ile Güneydoğu’ya giden, PKK’ya ilk darbeyi indiren komutan, devletten ayrılıncaya kadar oralarla bağını hiç kesmedi. Şimdi de hep içi yanıyor. Bazen öfkeleniyor, bazen derin bir sessizliğe gömülüyor. O sessizliği şu sorum bozuyor:

- “Terörle mücadelede bölücü örgütün taktiklerinin uygulanmaması hep eksiklik olarak gösteriliyor. Benzer yöntemlerle mücadele niçin yapılmıyor?

Terörle mücadele siyasi iktidar, silahlı kuvvetler, emniyet güçleri ve diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının içte ve dışta tek vücut halinde kararlı ve azimli mücadelesi, bu mücadelenin aynı kararlılıkla süreklilik arzetmesi ile uzun soluklu nihayetlendirilebilecek sabır ve özveri gerektiren bir iştir. Terörle mücadelede temel prensip terör örgütü ile aynı şekilde eğitilmiş, teşkilatlandırılmış, aynı taktik ve teknikleri kullanan unsurlar da kullanmaktır. Bu da saydığımız kurumların aynı görüş ve düşünceyi paylaşması ile gerçekleşebilecek bir olaydır.

- Devletin ilgili kuruluşları arasında görüş birliği yok mu?

- Bugün bakıldığında karar verici kurum ve kuruluşlar arasında birbirinden farklı görüş ve düşüncelerin olduğu açıktır. Silahlı Kuvvetler ve Emniyet güçleri, her türlü imkansızlığa rağmen, canlarını vererek devletin bekasına yönelik her türlü tehdidi defetmek azmi ve çabası içindedir. Ancak, benzer kararlılık siyaseten gösterilmezse terörle mücadeleden kesin sonuç almak imkansız.

- Bu durumda ülkemizi daha da sıkıntılı günler mi bekliyor?

- Bugün ülkemizde yaşanan terör içten ve dıştan desteklenen, belirlenmiş bir plan ve programa göre yürütülen, organize bir oyundur. Bu oyuna müdahale edilmemesi durumunda nasıl gelişeceği ve nereye varacağı bilinmesine rağmen uyutularak Avrupa Birliği rüyasına dalanlar tarafından rahatça oynanmasına izin verilmiş ve küllenmekte olan PKK terörü bugün şehir merkezlerine kadar girmiştir.

- Nedir yani, terörle mücadelede nerede hatalar yapılıyor?

Terörle mücadele konusunda geçmişte çok etkili çalışmalar yapıldı. Ancak, son 5 yılda yaşanan gelişmeler hep ülkemizin aleyhine, bölücü örgütün lehine oldu. Son 5 yıla neler olup bittiğine bir bakalım:

- Terörist başı kaldığı yerden rahatça emirler vererek örgütünü yönetebiliyor.

- Ankara’nın göbeğinde teröristbaşının serbest kalması için miting yapılabiliyor,

- İşlenen cinayetler milli vicdan ve hafızalardan silinmeden eli kanlı bu caniler için “eve dönüş” adıyla özel yasalar çıkartılarak tekrar dağa çıkmaları sağlanıyor.

- “vatana ihanet ve devletin bölünmez bütünlüğünü bozmak” fiilinden dolayı bağımsız Türk Mahkemelerince mahkum edilen DEP milletvekilleri tekrar meydanlara salınıyor.

- Kıbrıs AB’ye peşkeş çekiliyor.

- Çapulcu takımlarına liderlik edenlerin, teröristlerle işbirliği yapanların bugün Devlet Başkanı olmasına göz yumuluyor, bu çapulcuların Türkiye Cumhuriyeti’ne kafa tutmasına seyirci kalınıyor.

- AB’ye uyum ve kültürel zenginlik saçmalığı arkasına sığınılarak PKK’nın AB tarafından dile getirilen taleplerini karşılamak üzere yöresel ağızları Kürtçe adı altında devlet televizyonlarında yayınlamaya, bu maksatla kurslar açılmasına, dolayısıyla bölge halkının asimilasyonuna zemin hazırlanıyor,

- Tarihlerinde emperyalist güçlere maşalık etmenin ötesinde hiçbir zaman devlet olamamış aşiretlere devlet kurdurulmasına göz yumuluyor.

- Kerkük Türkleri kaderleri ile başbaşa bırakılıyor, bölgedeki sayısal çoğunluğun Kürtlerin eline geçmesine önlem alınmayarak yerel yönetim kaybediliyor.

- Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dayanağı olan Lozan Antlaşması batının bölücü mantığı ile yorumlanarak devletimizin dayanak noktaları çökertilmeye, Rum ve ermeni patrikhanelerine Lozan Antlaşmasında yer almayan nitelikler kazandırılmaya ve ruhban okulu açılmaya çalışılıyor.

- Adli, idari, siyasi ve ekonomik kapitülasyonlar yeniden tesis edilmeye çalışılıyor.

- Türk Devleti ve Türk Milleti düşmanlarının belediye başkanlığı yapmalarına, fütursuzca konuşmalarına, Kahraman Mehmetçiğe kurşun sıkan teröristlerin cenazelerini, Türk Milletinin ödediği vergiler ile, kaldırmalarına ve terörist ailelerine başsağlığı dilemelerine müsaade ediliyor.

- Çağdaş Türkiye’nin yegane kaynağı olan Atatürkçülük milletin gönlünden ve beyninden silinmeye çalışılıyor.

- Canını verme pahasına görev yapmaya çalışan kahraman askerlerimiz, terörist oyunları ile yargılanıyor.

- Bütün bunların yapılmasına yönelik önlerindeki en büyük engel olarak görülen kahraman ordumuz yıpratılmaya ve pasifize edilmeye çalışılıyor.

- Yani olayların yoğunlaşmasının nedeni verilen tavizler mi?

Teröristbaşının yakalanmasından sonra eylemlerin azalması, örgütsel faaliyetlerin en aza indirilmesi net bir şekilde görülmesine rağmen demin bahsettiğim konularda verilen tavizler dolayısı ile teröristler yeniden cesaretlendi ve toparlandı.

- Mücadelenin geçmişini de bilen bir kişi olarak bugün gelinen durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- 1982 yılından itibaren Emniyet kadrolarından titizlikle seçilerek belirli bir program çerçevesinde yüksek seviyede eğitim verilen ve Silahlı Kuvvetler ile birlikte teröristlerin korkulu rüyası olan Özel Harekat Timlerinin bölgede terörün azaltılmasında ve kontrol altına alınmasındaki büyük yararlılıkları göz ardı edilemez. Ancak bu timlerin, içlerinde yanlış yapan birkaçı bahane edilerek, pasifize edilmesi ve bölgedeki etkinliğinin azaltılması da bu cesaretlenmede önemli rol oynamıştır. Bunların tamamı planlı ve organize şekilde gerçekleştirilen işlerdir ve kesinlikle bir tesadüften ibaret değildir.

- Son dönemde, eylemlerin artışının özel bir anlamı var mı?

- Örgütü yönlendirdiği çok aleni olan teröristbaşının şu anda örgüte liderlik eden alt kadroları önceden belirledikleri örgütsel faaliyetleri aynen planlandığı şekilde devam ettiriyor. Düşman yavaş yavaş da olsa hedefine ulaşmak için son derece kararlı, azimli bir şekilde ilerliyor. Ülke içerisinde siyasi örgütlenmenin yanı sıra silahlı propaganda eylemlerini şu günlerde askeri hedefler üzerinde yoğunlaştırarak dış güçlerin Türkiye’ye “istersem seni terörle terbiye ederim” mesajını iletiyor.

- Bu olaylarda Barzani ve Talabani’nin rolleri de var mı?

- Malum dış güçlerin ülkemiz üzerindeki emellerini gerçekleştirmeye yönelik taktik ve lojistik desteğini arkasına alan Kuzey Irak’taki çapulcu takımı ve PKK kadroları ülkemiz içindeki siyasi boşluktan da faydalanarak iyice gemi azıya aldılar. Öyle ki, daha önce sınırdaki Karakol Komutanlarımızın karşısında başı öne eğik esas duruşta duran Barzani, Talabani ne yazık ki bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Silahlı Kuvvetlerini tehdit edecek küstahlığı gösterebiliyor.

- Gelinen duruma bakıldığında “artık geç kaldık” diyebilir miyiz?

- Hiçbir şey için geç kalınmış değil. Oyunun bundan sonraki aşamaları biliniyor. Bunların bertaraf edilmesine yönelik her türlü tedbir Kahraman Türk Ordusu ve Emniyet Teşkilatı tarafından zaten alınıyor. Ancak, AB uyum yasaları çerçevesinde askerin ve emniyet güçlerinin elinin kolunun bağlandığı da dikkate alınırsa, sadece askeri tedbirler ile bu işin çözülemeyeceği açıktır. Siyasi kararlılık ve siyasi otoritenin yaklaşımı konunun çözülmesinde kilit rol oynayacak etkendir. Bu sağlandığı takdirde, teröre yönelik lojistik ve mali desteğin nasıl engelleneceği, teröristlerin ve yandaşlarının nasıl etkisiz hale getirileceği, PKK terörünün nasıl yok edileceği ile ilgili taktik ve stratejiler uygulamaya hazırdır

elektrik-çi
21-06-2007, 14:52
arkadaşlar gazete lerden başka sizin yazacagınız bir görüşünüz yokmu kopyacılıga alışmışız kopyala yapıştır kendimiz ne düşünüyorruz bu önemli
konuda söylenecek birşeyler yokmu .
bana göre dışarda ve içerde saygı duyulacak askeriyle siyasetiyle ve halkıyla
bütünleşecek politikalarla başarılabilir.

doruca
28-06-2007, 00:18
K.K.K. nın açıklamaları ilginç.Komando birliklerinin tamamen profesyonellerden oluşturulacağı,eski özel harekat birliklerinin yeri doldurulacağı anlaşılıyor.Vurucu gücün hızını artırması açısından önemli.Bu durumda askerlik süresinin biraz daha azalacağı ve kısa dönem diye bir kavramın biteceği de beklenebilir.
Eninde sonunda herşey paraya dayanıyor.Parasız adam gereksiz adam derler ya.
Bence Amerikan organizasyonunu şaşırtarak mücadele başlamalı.Yüksek zekalar yüksek fikirlerle birleşmeli.
Kızıl Elma artık Amerikan kıtasındadır.Bu uzun yolda çok kişinin istemediği Fars ülkesi yeni mütteğimiz olacak gibi.Ne dersiniz...?

ÖZDOĞAN77
29-06-2007, 15:46
ASILSIZ ERMENi iDDiALARI iLE MUCADELE FEDERASYONU
www.asef.org.tr

ANADOLU TURKLERiNE UYGULANAN KATLiAMLARI ARASTIRMA DERNEGi
www.atukad.org.tr

ERMENi SORUNU
www.ermenisorunu.gen.tr

LUTFEN DESTEK OLALIM! CEVREMiZE DUYURALIM!

gencalp
29-06-2007, 22:12
Teröre destek verdiler, sonra yüzlerine karşı gerçeği haykırınca salondan kaçtılar!.. Cenevre'de Baykal konuşmaya başlayınca Talabani ve Barzani salondan kaçtı...

Baykal kürsüye çıktığında Talabani ve Barzani'nin salonu terk etmesine tepki gösterildi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Irak'ın kuzeyindeki Mesut Barzani yönetiminin terör örgütlerine verdiği desteği anımsatarak, "Hiçbir hükümet toprakları üzerinde teröre müsamaha göstermez. Bunun tek istisnası Kuzey Irak'tır" dedi.

Sosyalist Enternasyonal konsey toplantısının bugünkü oturumunda konuşan Baykal, Irak'ın kuzeyinde 3 bin 500 kadar PKK'lı teröristin bulunduğuna işaret ederek, "Bu teröristler burada eğitilmekte ve Türkiye'ye saldırılara hazırlanmaktadır. Irak'taki hiçbir güvenlik gücü, bu terörist saldırıları durdurmak, etkisiz hale getirmek veya bertaraf etmek sorumluluğunu almamaktadır" diye konuştu.

Baykal, Irak hükümetinin toprakları üzerindeki terörist örgütlerle mücadele etmek ve komşu ülkelere saldırıları önlemekle yükümlü olduğuna işaret etti ve bu konuda BM Güvenlik Konseyinde alınan 1373 ve 1514 sayılı kararların içeriğini anımsattı.

"Irak hükümeti de, BM kararları uyarınca, Irak'taki herhangi bir terörist grubun sınırı geçerek komşu ülkelere saldırılarını önleyecek şekilde sınırlarının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür" diyen Baykal, "Irak anayasasının da Irak hükümetinin toprakları üzerindeki terör örgütleriyle mücadele yükümlülüğüne değindiğine" dikkati çekti.

Baykal, Irak hükümetinin uluslararası ve iç hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu durumun sadece Irak hükümetinin güvenlik güçlerinin yetersizliğiyle izah edilemeyeceğini söyledi.

Konuşmasında Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve kuzeydeki yerel yönetimin lideri Mesut Barzani'yi isim vermeden eleştiren Baykal, "Bizim izlenimimiz Irak hükümetinin PKK gibi terörist örgütleri meşrulaştırma niyetine sahip olduğu ve bu örgütleri Irak'ın komşularını tehdit eden terör örgütü olarak görmediği yolundadır" dedi.

Irak'ta terör ve şiddet eylemlerinin her geçen gün tırmandığına işaret eden Baykal, Irak'taki gelişmelere ilişkin sözlerini söyle sürdürdü:

"Irak'ta iç savaş tehlikesi artık bir gerçek halini aldı. İç güvenlik, demokratikleşme, ekonomik kalkınma beklentileri ortadan kaybolmuştur. Irak'ta yaşayan herkesin can güvenliğini tehdit eden yaygın şiddet eylemleri görülmektedir. Sadece yabancı işgale tepkiyle açıklanamayacak olan bu büyük insani felaketin sebepleri üzerinde ciddi şekilde düşünmeliyiz."

Koalisyon güçleri tarafından doğrudan kabul ettirilen hükümet modelinin de Irak halkı için gerekli güvenlik koşullarını yaratamadığını ifade eden Baykal, "Ancak bu üzüntü verici durum, Irak'ın komşu bir ülkeye terör ihraç eden bir ülke haline gelmesini haklı gösteremez" dedi.

Baykal, konuşmasında, "Bağdat'ın caddelerinde güvenlik olmamasının, Irak'ın başka yerlerinde de terörle mücadelede sergilenen başarısızlığı haklı gösteremeyeceğine" işaret ederek, "Bu başarısızlık sadece geçen ay Türkiye'de 50 kişinin hayatını yitirmesine neden olmuştur" diye konuştu.

"IRAK'IN KUZEYİ PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÜSSÜ HALİNE GELDİ"

Konuşmasında Irak'taki güvenlik boşluğunu örneklerle anlatan Baykal, "Irak'ta nispeten istikrarlı bir bölge sayılan kuzeyin, Türkiye'ye teröristler, silahlar ve patlayıcı maddeler gönderen ve çok sayıda sivilin ve güvenlik görevlisinin ölmesine neden olan PKK terör örgütünün bir merkezi ve üssü haline geldiğini" kaydetti.

Baykal, "Irak'ta konuşlanmış teröristler tarafından yapılan Ankara'daki intihar saldırısında sekiz vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve çok sayıda vatandaşımız yaralanmıştır" diyen Baykal, sözlerini, "Kuzey Irak'ta ortaya çıkan durumun muhtemelen dünyada bir başka örneği yoktur" diye sürdürdü.

"Gerçekte terör grupların bulunduğu ülkelerde bu teröristlerle mücadele eden bir güvenlik gücünün de var olduğunu" belirten Baykal, "Hiçbir hükümet toprakları üzerinde teröre müsamaha göstermez. Bunun tek istisnası Kuzey Irak'tır" diye konuştu.

Baykal, Suriye'nin de bir dönem terör örgütlerine destek verdiğini anımsatarak, Türkiye'nin 1998 yılındaki kararlı tavrı üzerine teröre verilen bu desteğin kesildiğini ve Türkiye'nin terörist saldırılara karşı uzun süre nefes aldığını söyledi.

CHP lideri Baykal'ın konuşmasında Suriye'deki gelişmeleri örnek göstermesi, "Talabani ve Barzani'ye uyarı" olarak değerlendirildi.

Bu arada, Talabani ve Barzani'nin peş peşe yaptıkları konuşmaları dinleyen Baykal'ın sırası geldiğinde konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada önce Talabani, ardından Barzani'nin salonu terk etmesine salondakiler tepki gösterdi.

AVCI06
29-06-2007, 23:22
Allah tan bu Baykal ın yediği herzelerin %10 nu bile yiyemiyor mevcut Başbakan
Yese ,Yüregi yetse %55 le iktidar olacak memlekete..Allah Muhafaza..:(

-Utanıyorum Vallahi...

-Yahu AVCI sen ne utanıyorsun ? seni Baykal la ilgili bu methiye yazılarını yazmak durumunda bırakanlar utansın..

AVCI06
30-06-2007, 01:09
Sevgili asagir;

aradaki farkı kendim bizzat yaşadım ve bu yaşımda emekli olmak zorunda kaldım.Tam bir ''cüzzamlıymışım''gibi muameleye maruz kaldım.
Şu kadarını söyleyeyim detayına girmeyeyim.Çünkü Cumhurbaşkanlıgı seçimin de taça çıkan zat ı muhteremle mahkemem devam ediyor..Gerçi o başlattı Başbakan ken ama ve meselem şu andaki Başbakanla tabi...Neyse..
Ugradığım linç i anlamanız için yazıyorum..
-Çalışırkenki maaşım 610 ytl idi.(akepe li lerin beni kızaga çekip uyguladıkları)
-Emekli oldum..maaşımın düşmesi lazım degilmi ? :) 1.090 ytl oldu...!!
Bazıları bu forumda işkem i kübra dan atmaya devam etsinler..
Adalet bir gün onlara da lazım olmaz inşallahh..genede..böyle diyim..Yazıkki yazık bu ülke ye bu Millet te ..Sevgiler,Saygılar

asagir
30-06-2007, 01:24
sevgili avcı06;
önceki yazılarınızdan yaşadıklarınızın çok küçük bölümünü biliyordum. zaten size hitap etmemin nedeni bunları bilmediğinizi düşünmem değil. aksine ayrıntılar konusunda teferruatlı yaşantılara ve bilgiye sahip olduğunuzu tahmin ediyordum. ancak; siz de biliyorsunuz ki, insan sevdikleri ve anlayanları ile muhabbet etmeyi sever.
bu yaptıkları için ne söylenebilir ki. insanları "bizden ve bizden olmayanlar" olarak sınıflandırdılar. bir de utanmadan birlik ve beraberlikten bahsediyorlar.
insanların içinde ki insan sevgisini öldürdüler.
hoşgörüyü öldürdüler.
adalet duygusunu öldürdüler.
güven duygusunu öldürdüler.
aidiyet duygusunu öldürdüler.
herşeyden önemlisi;
insanların birbirinden nefret etmesine neden oldular.

utanmadan,
"biz doğuya gidebiliyoruz, fakat başkaları oraya gidemiyor" anlamında cümleler sarfediyorlar ve bununla övünüyorlar.(cümle tam olarak şöyle; "Şu süre içerisinde de Türkiye'de acaba kaç ile gidecek? Her yere gidemez.")
bunu söyleyenler ülkeyi yönetiyor. "ülkede güvenliği sağladık, artık herkes her yere gidebiliyor" demesi gerekenlerin övündükleri icraata bakın.
evet, doğru söylüyorlar. kendileri iktidara gelmeden önce yüksekovayı gezmeye gidiyorduk. şimdi ise; batı illerinde bile dolaşmaya korkuyoruz.

..........

sevgi ve saygılarımla.

doruca
01-07-2007, 11:42
Terörle mücadele
"
.....
Müttefiklerimizin örgütü desteklemesi bu ülkelerle siyasi amaçlarımızın farklılaştığını gösteriyor ama bu farklılığın hangi boyutta olduğu, bunların ülkemizin bölünmesinden yana mı olduğu yoksa başka bir hesap için de mi olduğu kestirilemiyor. Üstelik tüm müttefiklerimizin aynı çizgide mi yoksa her birinin farklı hedefleri mi olduğu bilinmiyor. Bu durumda iki farklı değerlendirme yapmak zorunda kalıyoruz: Ya tüm bu kesimlerin, yani dindarların, egemenlerin, müttefiklerimizden her birinin ayrı bir PKK’sı olduğunu ya da herkesin tek bir örgüt içinde yuvalandıklarını söylemek zorunda kalıyoruz. Herkesin ilişebildiği bu kalabalıkta bir tek bizim bir sandalye bulamadığımız gözleniyor.

Terörle mücadelede profesyonel kadroların kullanılması çok doğru bir karar. Bu konuda 1987 yılında yaptığım bir söyleşide aynı şeyleri söylediğimi hatırlıyorum. Ancak geçmişte Emniyet Teşkilatı içinde oluşturulan benzer kadroların tasfiye edilmesi ve yenilerinin TSK bünyesinde kurulmasının sebepleri araştırılırsa sorunumuzun sıradan bir terör olayı olmadığı, arka planda bir güç mücadelesinin yattığı anlaşılır. Bu noktada tercihimi belirtiyorum ve yeni yapılanmanın TSK içinde olmasının daha doğru olduğunu, çatışan güçler yaratmak yerine yetkinin tek elde toplanmasının ve eğer yanlış uygulamalar varsa bunun o örgüt içinde düzeltilmesinin daha doğru olacağına inanıyorum.

Bazıları öküz altında buzağı aradığımı, komplo teorileri ürettiğimi söyleseler bile Türkiye’nin terör macerasının bir çok boyutları olduğunu, hem iç hem de uluslararası siyasette kullanıldığını gözlemledim. Bu konunun tartışılmasının engellenmesinin ve her değişik sesin teröre destek verdiği iddiasıyla baskı altına alınmasını ve susturulmasının mücadelenin kamuoyunun bilgisi dışına taşımak amacında olduğunu gördüm. Teröre karşı verdiği mücadeleyle anılan bir başbakanın ABD’ye yakın politikalar izlediğinin ama daha sonra ABD’nin bu örgütü desteklediğinin söylenmesinin bir tezat olduğu gözden kaçtı.

Bana göre terör örgütü ömrünü doldurdu ve son görevi olan terörle mücadele birliklerini kurulması için gerekçe oldu. Bu birlikler çok değerli ve ülkemize önümüzdeki dönemde büyük katkılar sağlayacak. Örgütün de artık sahneden çekileceği anlaşılıyor. Bu zaferin ödülünü kimin alacağını da siz bulun. Stargazete.Mahir Kaynak
30.06.2007 "

Hep bir plan var.Bu planlar demokrasiden soğutuyor.Yansıyanlar,gerçekler,yanılsamalar için demokrasi çare bulabiliyor mu?
İslam peygamberi (s.a.s.) "MÜMİNİN FERASETİ" ne dikkat çekiyor.

Feraset "düşünerek anlamak ve bakmak" , keşfetme, sezme ve ileri görüşlülük, diğer varlık ve olayların iç yüzünü keşfetme, gelecek hakkında doğru tahminlerde bulunma melekesi anlamına geliyor.Feraset daha çok kişiseldir.Fakat toplumda çoğalacak kendini bilme ve ileri görüşlülük total de ne kadar yararlı olur.Bu bir yeniden hamur yuğurma anlamına da gelir.
Terörün bitmesi- yenilerine (-ki beklememek saflık olur) set ve barışın bütün bölgeye yeniden gelmesi için bu hamurun gerek olduğunu düşünüyorum.

ÇAKAL
01-07-2007, 13:45
Teslim olan teröristlerden çarpıcı itiraflar

1 Temmuz 2007


A.A.

Irak'ın kuzeyindeki terör örgütü kamplarından kaçarak önceki gün güvenlik güçlerine teslim olan PKK mensubu 4 terörist, terör örgütüyle ilgili çarpıcı itiraflarda bulundu.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6812381.asp?gid=180

ÖZDOĞAN77
01-07-2007, 14:09
Teslim olan teröristlerden çarpıcı itiraflar

1 Temmuz 2007


A.A.

Irak'ın kuzeyindeki terör örgütü kamplarından kaçarak önceki gün güvenlik güçlerine teslim olan PKK mensubu 4 terörist, terör örgütüyle ilgili çarpıcı itiraflarda bulundu.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6812381.asp?gid=180



Türk halkının %83'ü ABD'yi sevmiyormuş...
%17'yi kimlerin oluşturduğu belli oldu.

ENGINEER68
02-07-2007, 14:31
Mini etekli ve göğüs dekolteli bombacı Antalya’yı kana bulayacaktı
Serhat ALAATTİNOĞLU DHA

ANTALYA'ya yeni bir bombalama eylemi yapmaya giderken Esenler Otogarı’nda yakalanan kadın bombacı 27 yaşındaki Beyaz Yakut'un üzerinde 2 kilo 150 gram A- 4 patlayıcı bulundu. Yakalandığında dikkat çekmemek mini etek giyen ve göğüs dekolteli giysiyi tercih eden makyajlı Yakut, Bakırköy’de 17 kişinin yaralandığı bombayı yerleştiren kişi olarak kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda tespit edildi.
Geçen 10 Haziran'da Bakırköy Ebuzziya Caddesi’nde bir taş saksının altına konulan bombanın patlaması sonucu 17 kişi yaralanmıştı. Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucu Küçükçekmece’de bulunan bir eve yapılan operasyonda terör örgütü üyesi Serdar Ö. İle Mehmet Ali D. yakalanırken, MOBESE kameralarından tespit edilen kadın bombacı Beyaz Yakut da Esenler Otogar’ında Antalya'ya gitmek üzereyken ele geçirildi.
Evde yapılan aramalarda 2 kilo 650 gram plastik patlayıcı madde, 17 elektrikli fünye, 1 boru tipi bomba dış kabı, patlayıcı madde yapımında kullanılan malzemeler 5 düzenekli cep telefonu, 1 sahte nüfus cüzdanı, ve bol miktarda örgütsel doküman elde edildi.

GÖĞÜS DEKOLTELİ BOMBACI
Beyaz Yakut’un örgüte 1999 yılında girdiği Mardin kırsalında birçok silahlı eyleme katıldıktan sonra Kandil Dağı’nda bombalama, sabotaj ve suikast eğitimi aldığı ve bir ay önce sansasyonel eylemler yapmak için Türkiye’ye giriş yaptığı anlaşıldı. Emniyette sorgusu tamamlanan 3 kişi adliyeye sevk edildi.


O patlatmayı düşündüğü bombayı onun ve yandaşlarının kucağına koyup kırsal bir yerde patlacaksın bir şeye benzesin.

JoNaThAn
02-07-2007, 14:55
merak ediyorum yakalanmış ama 3 ay sonramı serbest bırakılacak 2 yıl sonramı
:)

takip etmek lazım..

bu kişinin daha pkkya yataklık suçundan 2. kez, 3. kez tutuklanması lazım ki..

asagir
02-07-2007, 22:56
O patlatmayı düşündüğü bombayı onun ve yandaşlarının kucağına koyup kırsal bir yerde patlacaksın bir şeye benzesin.

patlatmayacaksın. yakalanan bütün teröristlerin işkembesine cerrahi operasyonla monte edeceksin, sonra da kumandalarını şehit ailelerine dağıtacaksın ki; stresten gebersinler ve insan hakları savunucuları "siz geberttiniz" diyemesinler. en fazla strese sokduğumuz için dava açarlar.

ÖZDOĞAN77
03-07-2007, 15:09
03.07.2007 14:46:38 ABD BÜYÜKELÇİSİ WİLSON,"ABD PKK'YA SİLAH SAĞLAMIYOR, PKK İLE MÜZAKERE ETMEDİK VE ETMEYECEĞİZ"

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ABD'nin terör örgütü
PKK'ya silah sağlamadığını söyledi.
ABD Büyükelçiliği'nin internet sitesinde bir soruya yanıt
veren Wilson,"Amerika Birleşik Devletleri’nin politikası PKK ile
hiçbir temas kurmamaktır. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’den
sonra PKK’yı terörist örgüt ilan eden ilk ülkedir." dedi.
Wilson şöyle devam etti:
"ABD, PKK’yı bu şekilde sınıflandırmaya devam etmektedir ve
bundan ötürü PKK ile ya da liderleriyle müzakere etmesi, örgüte
ya da örgüt personeline silah sağlaması asla sözkonusu olamaz
PKK ile hiçbir şekilde müzakere etmedik ve etmeyeceğiz. Amerika
Birleşik Devletleri PKK ile, PKK terörüyle ve çıkarlarımızı tehdit
eden diğer terörist gruplarla mücadelede Türkiye’yi kuvvetle
desteklemekte ve Türkiye ile işbirliği yapmaktadır. Uzun vadede
Irak’ın Türkiye’nin dostu olduğunu ve Türkiye’ye yönelik terörist
ya da başka türlü saldırılar için bir üs olarak kullanılamayacağını
garanti edecek olan Irak’ın birliği, güvenliği ve istikrarı adına da
Türk yetkilileriyle birlikte çalışmaktayız."

Foreks Haber Merkezi




Bu açıklamalar bana,yıllar önce ''Görevimiz Tehlike'' dizisini hatırlattı.
Dizi başlarken,ajanlara görev verilir,görevi veren şefleri;yakalanmanız veya deşifre olmanız halinde,bizi tanımıyorsunuz veya ilişkiniz yok,diye talimat verirdi.Ne komik,gerçekler dizi gibi...:notr:
ABD deşifre olmuştur,elindeki kanla,inkarcılık yapmaktadır.Her şehidimizde onlarında direk veya dolaylı parmağı vardır.Çünkü yüksek amerikan menfaatleri herşeyden üstündür.Onlar için her yol mübahtır....

özgün
04-07-2007, 14:44
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/04/son/sonsiy15.asp

böyle bir anlaşmayı imzalayan hükümet ile terör sona ermez, daha da artar bence

gencalp
04-07-2007, 17:10
'ABDullah Gül Colin Powell'la yaptığı K.Irak anlaşmasını kendi ağzıyla itiraf etti'

'Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı açıklayamam ki…'

İşçi Partisi Genel başkan yardımcısı Ferit İlsever; yazılı açıklamada bulunarak, CHP Lideri Baykal'ın ortaya çıkardığı 'gizli anlaşma' belgesine 'iftira' diyen Abdullah Gül'ün 2003'te Colin Powell'a yaptığı iddia edilen gizli anlaşmayı tekrar gündeme taşıdı. İlsever açıklamasında şöyle dedi.:

"Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kayseri’de gazetecilerin Kuzey Irak konusunda ABD ile gizli anlaşma yapıldığı iddialarına ilişkin sorularını yanıtlarken şöyle demiştir:

“Bunların hepsi yalandır, aslı yoktur. ABD ile gizli bir anlaşma yapacağız, böyle şey olur mu? ABD ile anlaşma yaparsak bunların hepsi devletin kayıtlarında olur. Bunların hepsi devletin zabıtlarında olur ve bunların hepsi devletin ilgili makamları tarafından bilinir. Bunlar bu kadar açıktır. Bunların dışında söylenenlerin hepsi, milli menfaatlerimizi, çıkarlarımızı bile politikaya alet etmeye çalışan insanların yaptığı iftiralardır, yalanlardır. Çok üzücüdür.”

Oysa Gül, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’la gizli bir anlaşma yaptığını kendi ağzıyla itiraf etmiştir. Gül’ün bu itirafı, Vatan gazetesi yazarı Sedat Sertoğlu’nun köşesinde yer almıştır. Gül’ün, Sedat Sertoğlu’nun köşesinde yer alan sözleri şöyledir:

“Ben bu gezileri yapmadan önce şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı açıklayamam ki… Powell Suriye’ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var.” (Vatan, Sedat Sertoğlu’nun köşe yazısı, 24 Mayıs 2005)

Aydınlık dergisi de 29 Nisan 2007 tarihli sayısında Sedat Sertoğlu’na Gül’ün bu sözlerini sordu. Sertoğlu’nun yanıtları şöyle:

Aydınlık- Gül size 2 sayfa 9 madde olarak belirttiği Powell’la yaptığı anlaşmanın maddelerinin içeriği hakkında bilgi verdi mi?
Sertoğlu- Hayır. Devlet sırrı olduğunu söyledi.

Aydınlık- Bir açıklamasında Powell’la bölgedeki gelişmeler üzerine görüştüklerini belirtmişti.
Sertoğlu- Zaten benimle görüşmesinde de Oktadoğu’da bütün rejimlerin değişeceğini söylemişti.

Aydınlık- Sizin yazınızın ardından Abdullah Gül’e sizin yazınızdaki 2 sayfalık 9 maddelik anlaşmayı sorduk. Böyle bir şey hatırlamadığını söyledi.
Sertoğlu- Görüşmede iki kişi değildik, danışmanı da vardı. Benim aldığım notların aynısını o da almıştır.

Abdullah Gül, bu kanıtlara rağmen şimdi, “Bunların hepsi yalandır, aslı yoktur. ABD ile gizli bir anlaşma yapacağız, böyle şey olur mu?” demektedir.

Oysa Abdullah Gül, Colin Powell’la gizli bir anlaşma yapmış ve bu uygulanmıştır. Aydınlık, 29 Nisan 2007 tarihli sayısında bu anlaşmanın maddelerine de yer vermiştir. Anlaşma tamamen Kuzey Irak üzerinedir. Maddeleri şunlardır:

1. Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son verilecek ve PKK’ya askerî harekât için ABD’den izin alınacak.

2. Türkiye’ye ambargo ve askerî yaptırım tehdidi.

3. ABD’nin İran ve Ortadoğu harekâtlarına aktif destek ve katılım.

4. Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim.

5. Irak’ın kuzeyinde kurulan kukla devlet Türkiye tarafından resmen tanınacak.

6. PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af ve PKK’nın yasallaştırılması.

7. Güneydoğu belediyelerine özerklik ve federasyona geçiş.

8. Kıbrıs’ta Denktaş devredışı bırakılacak ve Annan Planı küçük değişikliklerle uygulanacak ve Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esnek tavır alınacak.

9. Ermenistan’a yönelik kısıtlamaların kaldırılması


Çivi çiviyi söker,işci partisi boş durmuyor :cool:

senay
04-07-2007, 21:42
Bence terörle mücadelede çok yönlü çalışılmalı. Ne sadece Kuzey Irak'a girmek çözüm, ne de sadece içeriyi temizlemek. Önce etkili bir siyaset, sonra içerdeki teröristleri temizlemek. Onların işbirlikçilerini deşifre etmek ve cezalandırmak eğer yeterli olmuyorsa terörün yoğun yaşandığı yerlerde didik didik evleri aramak ve bunları sınırdışı etmek. Madem rahat bunlara batıyor güzel ülkemizin rahat ve huzurunu bozuyorlar onlara destek olan ülkelere gitsinler bakalım aynı eylemleri oralardada sürdürünce alınlarının ortasından vururlar mı vurmazlar mı? Doğuda sadece özel eğitimli askerlerin olması yani profesyonellerin görev yapması erlerin daha geri planda görev alması lazım. Hergün şehit haberleri dinlemeye artık insanın yüreği dayanmıyor. Amerika nasıl Saddam ı insanlık suçu işledi diye alelacele astı kimseye sormadan hemde bayramda bizde apoyu kimseye sormadan asabilmeliydik. Ne demek apoyu bize asmamak şartıyla teslim ettiler. İnsanı ençok üzen de ülkemizin topraklarında barınıyor, yiyor, içiyor hapishaneden talimatlarla katilliğe devam ediyor bizlerde olan biteni öylece seyrediyoruz. Hükümetimiz ve bundan sonraki gelecek hükümetler kararlı olmalı bu konuda. Biz Amerikanın idam cezası alan sanıklarının beyinlerini elektrik vererek kızartmasına müdahele edemiyorsak oda aponun asılmasına karışamaz. Bence kuzey Irak tam bir bataklık. Sınırlarımızda tam kontrolü sağlayabilirsek oraya girmeden de belki bu iş çözülebilir. Allah vatanımızı, asker ve polisimizi ve milletimizi tüm düşmanlardan korusun.

asagir
08-07-2007, 19:44
şimdi haberlerde pkk cenazesinden görüntüler vardı. pkk slogonları atıp bir kişiyi de linç etmeye kalkmışlar. sloganların liderliğini de bir belediye başkanı yapıyor. herkesin izlemesini diliyorum ve şehit cenazesine anında müdahale edenlerin burada görevini yapıp bizi yanıltmalarını ve yanlış düşündüğümüzü ortaya koymalarını umut ediyorum. umut dünyası işte.

asagir
09-07-2007, 21:10
Kadın teröristin cenazesinde gerginlik
Tunceli’de güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen teröristin cenazesinin götürüldüğü Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde bir grup, "cenazeye saygısızlık yaptığı" iddiasıyla yoldan geçen bir otomobili yumrukladı.
Terör örgütü PKK üyesi "Dicle" kod adlı Fidan Sıcak’ın (25) cenazesi, yakınları tarafından özel bir araçla Tunceli’den alınarak, akşam saatlerinde Viranşehir’e getirildi.
Şehir girişinde terör örgütü lehine slogan atan bir grup tarafından karşılanan cenaze, daha sonra ailesinin oturduğu Demirel Mahallesindeki evine götürüldü.
Bu esnada kalabalığın bulunduğu güzergahtan geçen ve ismi henüz öğrenilemeyen bir kişinin kullandığı otomobil, "cenazeye saygısızlık yaptığı" iddiasıyla, grupta bulunan bazı kişiler tarafından yumruklandı.


Çevredekilerin müdahalesiyle yatıştırılan olayda, otomobil sürücüsü kaçarak olay yerinden uzaklaştı. Araçta maddi hasar oluştuğu bildirildi.
Daha sonra Selahattin Eyyubi Mahallesindeki Yeni Mezarlığa kadar omuzlarda taşınan teröristin cenazesi, burada kılınan namazın ardından defnedildi.
Cenazenin defnedilişi sırasında Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin, Belediye Başkan Yardımcısı Nayif Aslan ve DTP İlçe Başkanı Kadri Özkan da mezarlığa geldi.
alıntı:milliyet

dün bahsi geçen haber.
şimdi;
"5 yıl önce bu leşleri gizlice gömenleri neyin bu kadar cesaretlendirdiği" sorusunu soracağım.
pek çok kişi de bu soruma "abd ve batı" cevabını verecek.
ben de diyeceğim ki; "beş yıl önce abd ve batı yine vardı."
"o zaman neden bu kadar cesur olamıyorlardı"
"asıl değişen ne"

doruca
09-07-2007, 21:56
Herkes soru soruyor.:)Cevaplayan çok az ...

balaban
09-07-2007, 22:22
Kadın teröristin cenazesinde gerginlik
Tunceli’de güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen teröristin cenazesinin götürüldüğü Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde bir grup, "cenazeye saygısızlık yaptığı" iddiasıyla yoldan geçen bir otomobili yumrukladı.
Terör örgütü PKK üyesi "Dicle" kod adlı Fidan Sıcak’ın (25) cenazesi, yakınları tarafından özel bir araçla Tunceli’den alınarak, akşam saatlerinde Viranşehir’e getirildi.
Şehir girişinde terör örgütü lehine slogan atan bir grup tarafından karşılanan cenaze, daha sonra ailesinin oturduğu Demirel Mahallesindeki evine götürüldü.
Bu esnada kalabalığın bulunduğu güzergahtan geçen ve ismi henüz öğrenilemeyen bir kişinin kullandığı otomobil, "cenazeye saygısızlık yaptığı" iddiasıyla, grupta bulunan bazı kişiler tarafından yumruklandı.


Çevredekilerin müdahalesiyle yatıştırılan olayda, otomobil sürücüsü kaçarak olay yerinden uzaklaştı. Araçta maddi hasar oluştuğu bildirildi.
Daha sonra Selahattin Eyyubi Mahallesindeki Yeni Mezarlığa kadar omuzlarda taşınan teröristin cenazesi, burada kılınan namazın ardından defnedildi.
Cenazenin defnedilişi sırasında Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin, Belediye Başkan Yardımcısı Nayif Aslan ve DTP İlçe Başkanı Kadri Özkan da mezarlığa geldi.
alıntı:milliyet

dün bahsi geçen haber.
şimdi;
"5 yıl önce bu leşleri gizlice gömenleri neyin bu kadar cesaretlendirdiği" sorusunu soracağım.
pek çok kişi de bu soruma "abd ve batı" cevabını verecek.
ben de diyeceğim ki; "beş yıl önce abd ve batı yine vardı."
"o zaman neden bu kadar cesur olamıyorlardı"
"asıl değişen ne"


Dışarıdan aldıkları destek arttı, içeriden eskiden gizlice desteklenirlerdi şimdi herşey alenen yapılıyor. pkk cenazesine pkk aleyhine slogan atmayın diyenler yeterince cesaret vermiyor mu?

JoNaThAn
09-07-2007, 22:25
Kadın teröristin cenazesinde gerginlik
Tunceli’de güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen teröristin cenazesinin götürüldüğü Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde bir grup, "cenazeye saygısızlık yaptığı" iddiasıyla yoldan geçen bir otomobili yumrukladı.
Terör örgütü PKK üyesi "Dicle" kod adlı Fidan Sıcak’ın (25) cenazesi, yakınları tarafından özel bir araçla Tunceli’den alınarak, akşam saatlerinde Viranşehir’e getirildi.
Şehir girişinde terör örgütü lehine slogan atan bir grup tarafından karşılanan cenaze, daha sonra ailesinin oturduğu Demirel Mahallesindeki evine götürüldü.
Bu esnada kalabalığın bulunduğu güzergahtan geçen ve ismi henüz öğrenilemeyen bir kişinin kullandığı otomobil, "cenazeye saygısızlık yaptığı" iddiasıyla, grupta bulunan bazı kişiler tarafından yumruklandı.


Çevredekilerin müdahalesiyle yatıştırılan olayda, otomobil sürücüsü kaçarak olay yerinden uzaklaştı. Araçta maddi hasar oluştuğu bildirildi.
Daha sonra Selahattin Eyyubi Mahallesindeki Yeni Mezarlığa kadar omuzlarda taşınan teröristin cenazesi, burada kılınan namazın ardından defnedildi.
Cenazenin defnedilişi sırasında Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin, Belediye Başkan Yardımcısı Nayif Aslan ve DTP İlçe Başkanı Kadri Özkan da mezarlığa geldi.
alıntı:milliyet

dün bahsi geçen haber.
şimdi;
"5 yıl önce bu leşleri gizlice gömenleri neyin bu kadar cesaretlendirdiği" sorusunu soracağım.
pek çok kişi de bu soruma "abd ve batı" cevabını verecek.
ben de diyeceğim ki; "beş yıl önce abd ve batı yine vardı."
"o zaman neden bu kadar cesur olamıyorlardı"
"asıl değişen ne"

bende bu haberi yapıştıracaktım, "pkk terörü nasıl sona erer" topiğini görünce..

ermez diyecektim..ama saol benim yerime sen yapıştırmışsın..

peki neden ermez:) ben şimdi ermez dedim ya, bana ceza verebilirler.. ama cenazeyi kaldıranlara, cenazeyi kaldırırken pkk lehine slogan atanlara (bunun anlamı şudur: askerimiz yani -pkklımız-, bizim için savaşanımız, T.C nin düşmanı, TSK nın düşmanı, bütünlüğün ve bayrağın düşmanı öldürüldü. milletiniz ve bayrağınız kahrolsun, yaşasın pkk, bunların öcü alınacaktır, pkklı bir savaşçıyı öldürmeniz bizi yıldırmayacak, görüyorsunuz ya burada toplanmışız ve bizim için size karşı savaşan pkklı askerimizin yanında sesimizi duyuruyoruz. bu ilk değil, son olmayacaktır.devamı gelecektir.) ceza verilmez.veremezler:)vermezler.canları istemez.üstelik adamlar alenen bu seçimlere giriyorlar.hem size ne oluyor?devlet bunların önünü alenen açmışken? dağa niye çıkıyorsun pkk lı öldü,rmeye..aha işte pkklılar toplanmış, apaçık slogan atıp cenazelerini defnediyorlar.."sevelim" onların cenazelerini.bugün pkk lehine slogan atan adamın, dağda askerimize kurşun sıkan,mayın patlatan,pusu kuran vatansız ... dan ne farkı var?

onu da geçtim:

Cenazenin defnedilişi sırasında Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin, Belediye Başkan Yardımcısı Nayif Aslan ve DTP İlçe Başkanı Kadri Özkan da mezarlığa geldi.

bunlarda cenazeye katılıyor? kim bunlar kardeşim? birisi devletin adamı, diğeri devletin resmi varsaydığı bir partinin ilçe başkanı, diğeride devletin adamının yardımcısı.. pkk cenazesine geliyorlar..TSK ya karşı savaşan pkk lının cenazesine????? ne için geliyorlar? heralde lanet yağdırmaya değil.. baş sağlığı dilemeye..kendilerince dua etmeye, belkide "biz buradayız" demeye..(biz buradayız..belediye başkanı olarak..belediye başkanı yardımıcısı olarak ve bu seçimlerde resmi olarak işlem görüp yasal sayılan bir partinin ilçe başkanı olarak buradayız.bir pkk lı öldürüldü..bir özgürlük savaşçısı öldürüldü ama biz buradayız.savunmak,sesimizi duyurmak ve haklı olduğumuzu belirtmek için buradayız.)

bunların bir diğer anlamı ne?dtp li biri bu cenazeye katılıyorsa,bu seçimlerde pkk direk olarak meclise girmeye hak kazanmış demek..

2 seçenek var arkadaşlar..en azından benim için: ya devletimize küseceğiz..bu adamların sesini haklıymışçasına yükseltmesine izin verdiği, her türlü olanağı sağladığı için..ya da pkk yı seveceğiz:) yavaş yavaş..

yuh artık!bir de arabaya saldırmışlar.. e hakları..pkklı savaşçının değerli cenazesi yanında saygısızlık yapmak..haddini aşmış..iyi yine anlayışlı davranmışlar saolsunlar..kaçmasına izin vermişler..

baron11
09-07-2007, 23:21
TÜRKİYE’NİN (http://www.globalstrateji.org/TUR/Icerik_Detay.ASP?Icerik=923) ÖNEMLİ SORUNU pkk TERÖRÜ VE MÜCADELE YÖNTEMİ

Terör, bir siyasi amaca ulaşmak için devlet otoritesini zafiyete uğratmak maksadıyla başvurulan şiddet olayıdır. Terörün amacı; şiddet ve silahla halk üzerinde korku, bezginlik, baskı yaratmak suretiyle devlet otoritesini sarsmak, tartışılır hale getirmek, kendi siyasi amacının propagandasını yapmak, şartların uygun hale gelmesini sağlayarak tavizler almaktır pkk terör örgütünün siyasi maksadı da, etnik esasa dayalı bir devlet kurmaya yönelik hedefin silahlı propaganda faaliyetini oluşturmaktır.

Yazı biraz uzun ama...

baron11
09-07-2007, 23:36
Milliyetin çok bariz vasıflarından biri dildir.
Türk milletindenim diyen insan, herşeyden evvel ve mutlaka
Türkçe konuşmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk

Büyük önder yolu göstermiş,benim güneydoğulu etnik kökeni Kürt olan okadar çok arkadaşım varki hepsi Türkçe konuşur.Ben tutki o üçbeş çapulcunun densizlik yaptığı bölgelere 25-30 bin kişi götürüp yerleştirsem ne olur?Sonunda olacağına bak..

baron11
10-07-2007, 00:59
Zebari: Sınırımızda 140 bin Türk (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6858247.asp) askeri var

Irak Dışişleri Bakanı Zebari, sınır ötesi harekata hazırlıklı 140 bin Türk askerinin Irak sınırında olduğunu söyledi.

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Türkiye'nin bölücü terör örgütü pkk'nın faaliyetleri konusundaki haklı endişelerini anladıklarını ve bu konunun müzakere edilebileceğini, "Irak ile ABD ve Türkiye arasındaki güvenlik komitesine ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını" söyledi.
Zebari, "güvenlik ve istihbarat birimlerinin tahminlerine göre, Türk ordusunun Irak'ın kuzeyindeki sınırda 140 bin askeri olduğunu ve sınırda büyük bir seferberlik bulunduğunu" savundu.

Hoşyar Zebari, Bağdat'ta gazetecilere yaptığı açıklamada, Irak'ın sorunun çözümü için diyalog istediğini belirtti. Zebari, "Hükümetin tavrı açık. Komşu devletlerden Irak'ın egemenliğinin ihlal edilmesine ya da her türlü müdahaleye karşıyız" dedi.

Bölücü terör örgütü pkk'nın faaliyetleri konusunda Türkiye'nin haklı endişelerini anladıklarını ve bu konunun müzakere edilebilir olduğu görüşünü taşıdıklarını belirten Zebari, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ortak bir Türkiye-Irak-ABD güvenlik komitesi var ve bu, iki ülke arasındaki tüm konu ve sorunların çözümü için uygun bir organ. Bağdat'ta bu komitenin faaliyetlerine ev sahipliği yapmaya hazırız."

Ben 25-30 bin demiştim zebari 140 bin demiş,artık daha özgür dolaşırsınız oralarda pardon çakal gibi ulursunuz demek istemiştim...:yes:

bourbon
10-07-2007, 01:32
jonathan aynen katılıyorum...

ertan
10-07-2007, 09:54
dün bahsi geçen haber.
şimdi;
"5 yıl önce bu leşleri gizlice gömenleri neyin bu kadar cesaretlendirdiği" sorusunu soracağım.
pek çok kişi de bu soruma "abd ve batı" cevabını verecek.
ben de diyeceğim ki; "beş yıl önce abd ve batı yine vardı."
"o zaman neden bu kadar cesur olamıyorlardı"
"asıl değişen ne"

değişen, kararlılık...

UNYELI CONAN
10-07-2007, 10:01
su lesleri teslim etmelerine'de acayip gicik oluyorum.. ya niye teslim ediyorlar?

amaclari zaten gergin ortami daha mi germek . ya askeriyeden biraz daha akil beklerdim.. neden, nasil teslim edilir ya .. vurun gömün ya ..

cok hatali cok .. ülkemde "akil tutulmasi" var herhalde :grrr:

ertan
10-07-2007, 10:17
su lesleri teslim etmelerine'de acayip gicik oluyorum.. ya niye teslim ediyorlar?

amaclari zaten gergin ortami daha mi germek . ya askeriyeden biraz daha akil beklerdim.. neden, nasil teslim edilir ya .. vurun gömün ya ..

cok hatali cok .. ülkemde "akil tutulmasi" var herhalde :grrr:

kısaca yasalar diyebilirim...

sulzer
10-07-2007, 10:31
bu pkk terör sorunu zor biter dostum daha çok teröris yok edecegiz ve daha şehitler verecegiz terör sona erdirmek için önce bu kandan beslenen bundan nemalanan burdan büyük menfat saglayan kişi veya kuruluşların karşısında dik durmakla yatar kısasa kısas uygulayacaksın gerkli yerde masaya yumrugunu vuracaksın terörün geldigi yeri gerekirse nokta vuruşlarla yok edecen sana karşı duran kimseyi afetmeyeceksin gerkirse idam yeniden yasaya koyacaksın yakalanan teröris atatürk meydanlarında halkın gözü önünde yargılayıp suçlu bulunursa asacaksın sana 1 şehit verirsen bunun karşılıgı 1000 dieceksin ya düşmanını sindireceksin yada kara osman paşanın dedigi gibi (kan uykusu) programında kahveni için yan gelip yatacaksın bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyeceksin...fakat bu yılan bugün dokunmaz ama yarın mutlaka dokunacaktır yılanın başını küçükken ezeceksin...bu iradeyi hükümet devlet ve asker ve halk olarak tek yumruk olmassak daha çok hikayeler dinleyip çok ocaklar sönecek allah askerlerimize her zaman yardım ettsin...kara kuvetleri komutanı bir sözleri vardı komondo olacaklar 2008 tarihinde profosniyel asker olacak erbaş ve uzman ve assubaylardan kurulacak..dogru bir tez önemli olan devamlılık...saygı ve selamlar allah şehitlerimize gani gani rahmet eylesin mekanlarını cennet ettsin....birde yine kan uykusu prgranında bir askerin söyledigi sözler cepede ne kıbrız ne doguda görev yaparken gördügüm askerlerin hepsi hep fakir ve gariban ve orta halli insanların çocukları ...?
bu söz çok düşündürmeli bizleri yani verdigimiz şehitler hep yoksul halkın insanları çocuları nerde zengin çocuları geri hizmette veya çok lüks bir askerlik veya çürük raporumu alıyorlar eger böyle ise insallah degildir söylenecek tek cevap var yazıklar olsun allah bildigi gibi yapsın...?

borsa78
10-07-2007, 11:14
pkk terörürün sona ermesi için, milli bütünlüğün sağlanması ve kişisel siyasi kamplaşmaların bitirilmesi şarttır,,,olaylara, partizan olarak değil,yurttaş olarak yaklaşırsak,bu sorunu halletmiş oluruz,,,
siyasiler, birbirinin ipliğini pazara çıkarmak yerine ,ortak irade sergilemeliler,,,bu şekilde, sempatizanların provakasyonu ve kişilerin örgüte yardımları,psikolojik olarak engellenmiş olur,,,

senay
10-07-2007, 12:14
su lesleri teslim etmelerine'de acayip gicik oluyorum.. ya niye teslim ediyorlar?

amaclari zaten gergin ortami daha mi germek . ya askeriyeden biraz daha akil beklerdim.. neden, nasil teslim edilir ya .. vurun gömün ya ..

cok hatali cok .. ülkemde "akil tutulmasi" var herhalde :grrr:

Hatta gömmelerine bile gerek yok. Türk askerinin başka işi yok bir de leşmi taşıyacaklar. Ben birde bu dtp lilerin meclise girmeleri durumunda nasıl davranacaklarını merak ediyorum. Mesela İstiklal Marşı okunduğu zaman ve yemin töreninde. Onların mecliste barınma, maaş alma ve tüm olanaklardan faydalanmaları beni çok rahatsız eder. Vatan hainlerini kendi ellerimizle besliyecez onlarda her fırsatta askerimize kurşun sıkılmasına sonsuz destek verecek. İşin garibi Türklere düşman olan zihniyetin Türk meclisinde ne işi var. Neresinden bakarsak bakalım ben hainlikten başka birşey sezemiyorum.

ertan
10-07-2007, 13:45
İşin garibi Türklere düşman olan zihniyetin Türk meclisinde ne işi .

dtp başkanının ismi Ahmet TÜRK...

güler misin, ağlar mısın ?

ENGINEER68
10-07-2007, 16:52
Mesut Yılmaz: Öcalan'ın idam edilmemesi doğru bir çözümdü
Rize'den bağımsız milletvekili adayı olan Mesut Yılmaz, Abdullah Öcalan'ın idam cezasının uygulanmamasının Türkiye için doğru bir çözüm olduğunu düşündüğünü söyledi.
Rize'de seçim çalışmalarını sürdüren Yılmaz, Esnaf Odaları'nı ziyaret etti.
Bir gazetecinin, "Bazı gazete ve internet sitelerinde Abdullah Öcalan'ın idam edilmemesiyle ilgili imzalanan mutabakatta kendisinin de imzasının yer aldığı" haberlerini hatırlatması üzerine Yılmaz, Abdullah Öcalan için idam cezasının uygulanmamasının Türkiye için doğru bir çözüm olduğunu düşündüğünü söyledi.
Yılmaz, son günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında yaşanan "ip tartışması ve Öcalan'ın idamını durdurduğu iddia edilen ve altında kendisinin de imzasının bulunduğu mutabakat metni" ile ilgili tartışmaları çağ dışı bulduğunu ifade etti.
Mesut Yılmaz, "İlkel buluyorum. Bizim koalisyon hükümeti döneminde yaptığımız mutabakat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararına kadar bu infazı ertelemektir. Bildiğiniz gibi AİHM, kararı daha sonra, bu hükümet zamanında vermiştir. Dolayısıyla, ondan sonra bu kararın gereğini yapmak, ya infazı uygulamak, veyahut da arada gerçekleşen Anayasa değişikliği gereğince infazı uygulamamak tamamen bu hükümetin inisiyatifindeydi. Bu hükümet taktirini o yönde kullanmıştır. Bunun da Türkiye için doğru bir çözüm olduğunu düşünüyorum. Ben çektiğimiz bütün acılara rağmen, ölüm cezasının Türkiye'de artık uygulanmaması gerektiğine inanıyorum" diye konuştu.
Türkiye'de ölüm cezası yerine uygulanan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının var olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Aslında şu anda uygulanması gereken ceza da budur. Tabii bölücübaşına bu cezanın ne ölçüde uygulandığı tartışmaya açıktır. Yani, kanunda öngörülen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile şu anda İmralı'da uygulanan şartların ne kadar birbirine uygun olduğu tartışılabilir. Ama ben ölüm cezasının kaldırılmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Nitekim adli istatistikler de ölüm cezasının kaldırılmasından sonra Türkiye'de ölüm cezasına tabi suçlarda herhangi bir artışın olmadığını göstermektedir" ifadesini kullandı.


İşte bizi batıran maalesef bu zihniyet.Sırf AB'ye şirin gözükelim diye (buna .... öpmek denir) asamadık onlarda bu kozu Türkiye aleyhine çok güzel kullandılar.Kalleşce askerlerimizi öldürürken bu ilkellik olmıyacak ama biz o leş kargasını asarken ilkellik olacak .vay be ne anlayış bu bee.
Yazıklar olsun.

zum
17-07-2007, 18:15
2008 Yılı,RusyadaTürkiye yılı İlan edildi. Bu kültürel etkinliklere bir de İrandan bir spor ekibi davet edilmeli ABD mesajı almış olur.ABD bu bölgede dayanışmadan rahatsız olacaktır.Arada bir Nato nun öneminin kalmadığını basında vurgulamalıyız.HİÇ OLMAZSA YAĞMASAK BİLE GÜRLEMELİYİZ.:yes:

12.06.2007 de yazıldı.Biz de kendimize bazı kozlar yaratmalıyız.

bourbon
23-07-2007, 02:14
Turkıye eyaletlere bolunmelı ve Kurt eyaletı kurulmalı dıyen zananın arkadasları meclıste..
Umarım anayasa degısıklıgı ve cbaba secımı ıcın bunlarla akp masaya oturmaz...

asagir
23-07-2007, 06:43
sona ermez. halk istiyor.

balaban
23-07-2007, 11:54
Bundan sonra hayırsever basınımıza iş düşüyor.Yeni fikirlere yer vermek,tartışmaya açmak görevleri var.


Bu ülkede terör bitmez. Bundan sonra azıtırlar ancak.
Hayırsever basın benim-senin hayrını düşünmediği için öyle bir görevi de yoktur. Onun görevi bu halkı uyutmaktır ve bunu üstün başarıyla yerine getirmektedir.

Alisutcu
23-07-2007, 11:59
Parasini kestin mi kimse bedavaya daga cikmaz. Paranin kaynagi belli, sebepler belli. Turkiye kartlarini duzgun oynarsa ve onyargilardan siyrilip once benim menfaatlerim derse kisa surede bu sorun biter. Ama asil is ondan sonra baslar. Baris ortaminda hizli bir kalkinma hamlesi, yatirim ve egitim ile bolge insaninin is ve asa kavusturulmasi ile teror tarih olur...

doruca
23-07-2007, 12:34
Palmet o yazıyı hakaret olsun diye yazmadım.
Görünen o.Yazını geri al.
Özür de dileyebilirsin.

doruca
23-07-2007, 12:53
Bu ülkede terör bitmez. Bundan sonra azıtırlar ancak.
Hayırsever basın benim-senin hayrını düşünmediği için öyle bir görevi de yoktur. Onun görevi bu halkı uyutmaktır ve bunu üstün başarıyla yerine getirmektedir.
Bence farklılık var.Konya ve İç Anadolunun bazı illerinde yıllardan beri Hadep e % 20 kemik oy çıkardı.Bu sefer bu yok oldu.Kürt milliyetçisi bağımsızların aldığı oran da düşmüş.Hükümet bu oyları kendine çevirmede başarılı oldu.
Bu arada benim yazı da uçtu.:arf:Anlatmaya çalıştığım bir mücadele olacaksa sadece K.ırak la değil Amerikan yönetimiyle de olacak.
Düşünüyorum ki: Amerika büyük bir ihtimalle Iran a atmak istediği çalım için K.Irak ta Türkiye yi söz sahibi yapmak isteyecektir.Türkiye nin tavrına göre terör örgütünün hareketliliği yavaşlayacaktır.Hoş Iran da aynı şeyi yapıyor.

koza
23-07-2007, 12:53
Hayırsever basın benim-senin hayrını düşünmediği için öyle bir görevi de yoktur. Onun görevi bu halkı uyutmaktır ve bunu üstün başarıyla yerine getirmektedir.

Haklısınız sayın Balaban. Basında azımsanmayacak sayıda pkk sempatizanı veya mensubu, masonlar , özetle dış güçler diyebilecegim ülkemizi bölmek kardeşi kardeşe vurdurmak için çalışan,fırsat bekleyenler olduguda şahsi düsüncemdir.

asagir
23-07-2007, 17:30
halk seçti

http://www.milliyet.com.tr/2007/07/23/son/sonabh07.asp

asi
25-07-2007, 21:05
bombacılar sehit katilleri ve teröristler meclise giriyo. ysk neden adaylıklarını kabul ediyoki bu ********lerin.

baron11
28-07-2007, 11:08
Bir Asker ne için ölür? Peki, bir Asker,ne için ölmek ister?Bu Millet neden Asker?Peki,düşmanlar neden düşman?

Bu Sorulara yanıt bulmadan,sadece Güneydoğu'daki bölücü terörü değil,Türk Milletinin bin yıldır yaptığı savaşları da anlamak mümkün değildir;Bundan sonra yapacağı savaşları da,nasıl savaşılacağını da…

asagir
28-07-2007, 18:08
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/28/son/sontur04.asp

ÖZDOĞAN77
30-07-2007, 15:36
30.07.2007 15:19:10 ABD'NİN ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİ SÖZCÜSÜ SCHALLOW, "PKK TEHDİDİNİ CİDDİYE ALMAYA DEVAM EDİYORUZ"

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, terör örgütü
PKK tehdidini ciddiye almaya devam ettiklerini ve bu tehditle mücadele
için Türk ve Iraklı yetkililerle birlikte çalışmayı sürdürdüklerini
bildirdi.
Büyükelçilik Sözcüsü Kathy Schallow, A.A muhabirinin, Amerikan
yönetiminin terör örgütü PKK'ya karşı Türkiye ile birlikte Irak'ın
kuzeyinde bir askeri operasyon düzenlenmesini planladığı şeklinde
Washington Post gazetesinde yayımlanan iddiaya ilişkin sorusunu
yanıtladı.
Bu tür haberlere doğrudan bir yorum getirmeyeceğini ifade eden Schallow,
"Ancak şunu söyleyeceğim biz açıkça PKK tehdidini ciddiye almaya devam
ediyoruz. Bu tehditle mücadele amacıyla Türk ve Iraklı yetkililerle
birlikte çalışmayı sürdürüyoruz" dedi.
ABD'nin en önemli ve kıdemli köşe yazarları arasında yer alan Robert
Novak, ABD'de yayımlanan Washington Post gazetesinde yazdığı
makalesinde, ABD Başkanı George Bush yönetiminin, terör örgütü PKK'ya
karşı Türkiye ile birlikte Irak'ın kuzeyinde gizli bir askeri operasyon
düzenlenmesini planladığını ileri sürmüştü.

AA


Oyalama,boyalama...:grrr::grrr::grrr:

balaban
30-07-2007, 15:44
30.07.2007 15:19:10 ABD'NİN ANKARA BÜYÜKELÇİLİĞİ SÖZCÜSÜ SCHALLOW, "PKK TEHDİDİNİ CİDDİYE ALMAYA DEVAM EDİYORUZ"

Oyalama,boyalama...:grrr::grrr::grrr:

Ciddiye alıyorlarmış işte:grrr: almaya da devam ediyorlar:grrr:

demas
30-07-2007, 17:19
Ya o bölgelere devlet batının eşit şartlarını sağlatır eğitim sağlık ve iş alanı bakımından ve uzun süreli iyileşme süreci izlenir yada ufak bölükler halinde dağlara çıkacağımıza ciddi bir ordu ve tam yetkiyle hepsi (faturası kabarıkta olsa)kısa zamanda temizlenir.

balaban
31-07-2007, 13:38
Güngör Mengi gmengi@gazetevatan.com 31.07.2007

Yüz karası!


Amerika’nın PKK konusundaki tutumuna vurulacak kalite damgası şudur: Yüz karası!

Çünkü kendisini vuran terörü cezalandırmak için doğru bir hedef tespiti bile yapmadan okyanusları aşıp yüz binlerce günahsız insanı öldüren, kurtaracağını söylediği ülkeleri terör örgütlerinin av sahası haline getiren Amerika, şu anda Irak’ta yarım asırlık müttefiki Türkiye’yi tehdit eden PKK’ya fiili olarak ev sahipliği yapıyor.

Adalet ve özgürlüğü temsil eden Amerika artık anılarda kaldı. Zaman zaman onu hatırlayanlar çıkıyor ama yaptıkları fazilet çağrıları Kongre’nin duvarlarını aşamıyor.

Geçen ay Senato Dışilişkiler Komitesi’nde Orta Doğu uzmanı sıfatıyla konuşan Neo-Con’ların tanınmış temsilcisi Michael Rubin şunu dedi:

“Ankara ile aramızda ne görüş farklılığı olursa olsun ABD, bu kadar önemli bir NATO müttefikine karşı yöneltilen teröre göz yummamalı ve bu terörü destekleyenleri korumamalıdır!”

Sabır sınavı gibi

Bölücü katiller Kuzey Irak’ta besleniyor. Dolaylı veya dolaysız Amerikan silâhları ile destekleniyor. Amerika ve Barzani yönetimi tarafından korunuyor.

Galiba Türk Milleti’nin ulusal onurunu sınamaya kalkışmak anlamına gelecek kadar zıvanadan çıkmış bu destek ve ahlâki iflâs noktasına gelmiş iki yüzlülük Washington’a bir şeyler yapmak mecburiyeti duyurdu.

Dünkü The Washington Post gazetesinde yayınlanan bir makalede verilen haber bu mecburiyetin ürünü olmalıdır.

Gazete Bush yönetiminin Ankara ile PKK’ya karşı gizli bir ortak operasyon planladığını, eski ABD Ankara Büyükelçisi Edelman’ın bu operasyon konusunda Kongre üyelerini bilgilendirdiğini yazıyor.

Senatörler operasyon deşifre olursa büyük risk doğacağını söyleyince Edelman şu sözlerle yüreklere su serpiyor:

“İş gizli kalacak. Açığa çıkması ihtimali karşısında Amerika’nın rolü inkâr edilecek!”

Uyutma taktiği mi?

Bu ayrıntılar Amerika’nın, savunuyor göründüğü değerlere ne kadar sahte bir bağlılık içinde olduğunu kanıtlıyor.

ABD’nin amacı, örgüt elebaşılarının yakalanarak PKK’nın başsız bırakılmasını ve böylelikle Türk ordusunun Irak’a girme ihtiyacının ortadan kaldırılmasını sağlamaktır.

Dünyada özgürlük ve adaletin bayraktarı olma iddiasına sahip Amerika, bir terör örgütüne karşı büyük bir müttefiki ile planladığı ortak operasyondaki rolünü günah gibi gizlemeyi düşünebiliyorsa samimiyetine nasıl güveniriz?

Washington Post’un yayını şimdi bu gizli ortak operasyonu gündemden düşürecektir.

Yazılanlar doğruysa Beyaz Saray, gerektiğinde iş bittikten sonra başvuracağı inkâr hakkını (!) şimdi PKK elebaşıları yakalanıp teslim edilmeden kullanacaktır.

ABD yönetimi “Operasyonun deşifre olması büyük şanssızlık. Biraz daha beklemek gerekecek” diyecektir.

Ankara hükümeti bu bile bile lâdes oyununa boyun eğebilir.

Ama operasyonun Washington Post’a kasten sızdırıldığı şüphesini Türk halkının zihninden kimse silemez.