View Full Version : Anlayamadığım(ız) Sözler
selçuk efendi
08-09-2007, 14:34
Birkaç haftadır düşünüyordum böyle bir topik açmayı da aslında; genel sohbete mi açsam diye kararsızdım ama aklıma gelen iki şey vardı. Onlar da şarkı sözleriydi. O yüzden buraya açtım.
Bazen bir şarkıyı ilk dinlediğimizde, beynimize öyle saçmasapan bir şekilde kodlarız ki ileride bir bakarız, ne biçim anlamışım yahu deriz. Yani, benim öyle dediğim oluyor.:) Mesela bir grup vitamin şarkısı var ki, seneler sonra anladım asıl demek istediği şeyi: 'Öpücem gözlerinden de, öpemem göz korkusu' sözlerindeki göz'ün anlamını anladığımda yuh dedim kendime.
Türkçe müzik yapan kişiler arasında kafa yormaya değmez, anlamsız sözlü şarkılar yok mu? Var, tabii ki. Benim bahsettiğim de bunlar değil zaten. Günlerce kafama takılıp da bir türlü anlayamadığım ama bir anlamı olması gerektiğini düşündüğüm sözler var.
İşte bunları buraya yazıp kafamı bu dertten kurtarmak istiyorum, anlayan arkadaşların yardımıyla. Sorular az sonra geliyor...
Not: Serdar Ortaç'ın şarkıları bu topiğin konusu değildir. Çünkü onları dinlersin, geçersin. Sonra tekrar dinler, geçersin. Bu kadardır. Kafayı takmaya değmez. Zaten kafaya da takılmaz, akar gider iki kulağın arasındaki hava boşluğundan. En azından benimkine takılmaz, öyle söyleyeyim.:D:p
selçuk efendi
08-09-2007, 14:45
Gözlerin nemli nemli,
Başını hiç öne eğme
Ayrılık onur değil ki ah,
Benim için üzülme...
Bundan sonra adını
Kırk yılda bir anarım
Sende kaybettiğimi
Başkasında ararım.
Benim için üzülme
Benim için üzülme
Sevgim yaşamaz hiç,
Ağlamak bana düşer
Bir ömür harap oldu ah,
Ağlamak bana düşer
Söz-Müzik: Ali Tekin Türe
Bergen ve Funda Arar'ın ikisinin de çok güzel söylediği bir şarkı. Yalnız, buradaki onur kelimesi öyle anlamsız geliyor ki bana. Ayrılınan sevgilinin başını öne eğdiği ya da öne eğmesi beklendiği için deniyor ki, ayrılık onur değil ki benim için üzülme.
Ben de nasıl ya diyorum. hani; 'başın dik dik gezme ulan, ayrılık onur olur mu, salak mısın sen' dese tamam ama böyle tuhaf yani. Veya başını öne eğ, sen ayrılığı onur sayabilirsin ama millet öyle demez, arkandan 'şu giden var ya, üzülüp başını öne eğeceği yerde ayrılığı onur sanıyor dümbelek' demezler mi adama demesini ben beklerim.
Varsa anlayan, mantıklı bulan buyursun.
selçuk efendi
08-09-2007, 14:49
İkinci bir anlayamadığım söz vardı, şimdi sözlerine bakarken anladım vallahi. Bu topik, çok aydınlatıcı olacak bence:)
Hande Yener'in Kelepçe şarkısında
Gönül su bende yazı yazılamaz
Unutulan aşkın yası tutulamaz
Ne git dedim ne de kal
Sevene kelepçe vurulamaz
diye bir nakaratı var. Ben ilk satırı bende değil, benle anladığım için bir mana veremiyormuşum meğer. Böyle gayet anlamlı işte. Süpermiş, çok takdir ettim bak (hem kendimi, hem Hande Yener'i)...
cok guzel bır topc hayırlı olsun . bence erman -sansal 2 lemesını koysak topc bayagı bı zengınlesır
patates22
08-09-2007, 14:59
Ben de imzamda yazan sözü anlayamıyorum.
"Türk şoförü en asil duygunun insanıdır" Mustafa Kemal Atatürk
Bu sözü ilk defa bir kamyonun arkasında görmüştüm, bir anlam veremediğim için "Uydurmuşlar, Atatürk'e maletmişler" diye düşünmüştüm.
Ancak daha sonra Şoförler Derneği'nde de görünce şaşkınlığım arttı. Hala Atatürk'ün böyle bir söz söylediğine inanmıyorum.
Eğer anlayan varsa açıklasın lütfen. Işık, sinyal, emniyet kemeri, saygı gibi kavramlardan bihaber kişiler hangi asil duygunun insanıdır?
* Sayın patates (izmir in ilçelerinde miyiz acep? :) ) geçen yüzyılın başında ışık, sinyal, emniyet kemeri, araç, yol vs. olmadığı veya çok az olduğu için kazaya, hataya, sollamaya fazla rastlanmazmış ve saygısızlık etmeye de gerek kalmazmış.
selçuk efendi
08-09-2007, 15:19
Konumuz şarkı sözleri ama madem ki sormuşsunuz, nette şöyle bir baktım. Bunun Atatürk'ün sözü olup olmadığı belli değil, bir. İkincisi o sözün aslının 'Türk şoförü, yüksek seciyenin insanıdır.' şeklinde olduğu iddia ediliyor. Bu ikincisi, diğer çeviri versiyonunun arabeskliğinden daha güzel bence ve gerçek olması mümkündür diyorum ben.
Ben de imzamda yazan sözü anlayamıyorum.
"Türk şoförü en asil duygunun insanıdır" Mustafa Kemal Atatürk
Bu sözü ilk defa bir kamyonun arkasında görmüştüm, bir anlam veremediğim için "Uydurmuşlar, Atatürk'e maletmişler" diye düşünmüştüm.
Ancak daha sonra Şoförler Derneği'nde de görünce şaşkınlığım arttı. Hala Atatürk'ün böyle bir söz söylediğine inanmıyorum.
Eğer anlayan varsa açıklasın lütfen. Işık, sinyal, emniyet kemeri, saygı gibi kavramlardan bihaber kişiler hangi asil duygunun insanıdır?
malum o tarihlerde araba yok denecek kadar az.
okumuş aristokrat elit kesim ehliyet ve araç sahibi olmakta.
şimdiki gibi elini sallasan şoföre değmiyorsun.
ayrıca kapitalizmin gelişmesi için olmazsa olmazı yolların araçların vs.gelişmesi özendirici olsun düşüncesi ..
diye düşünmekteyim.
Honki ponki torino
Calona bimbo boriro
Muşi muşi popozo kozizo
Çıkı çıkı şayne tikitak tok
Demedim demedim
Derdimi kimselere söylemedim
Hiçbir anlamı yok bu sözlerin
Sadece rahatlamak için söyledim
Sen de mi öğrendin
.............
Henüz aşılamamıştır. :)
BEDESTENLİ
08-09-2007, 16:31
Honki ponki torino
Calona bimbo boriro
Muşi muşi popozo kozizo
Çıkı çıkı şayne tikitak tok
Demedim demedim
Derdimi kimselere söylemedim
Hiçbir anlamı yok bu sözlerin
Sadece rahatlamak için söyledim
Sen de mi öğrendin
.............
Henüz aşılamamıştır. :)
anlaşılmayanlara ilgi çok oluyor,demek onun için yazmışlar,şarkıları radyodan dinletiyorlar , bazen derim; öyle de olsa böylede, nasıl olsa dinleyen var, anlamsızda olsa anlamasanda birileri dinletiyor işte..:grrr::notr:
NIETZSCHE
08-09-2007, 22:43
how one becomes what one is?
ben biliyorum da tahminleri alayım.
selçuk efendi
08-09-2007, 23:10
Nasıl yani? Çeviri mi lazımdı?:)
"İnsan, olduğu hale nasıl ulaşır?" diyorum ben. Bakalım cevap neymiş...
cevizkiran
08-09-2007, 23:16
Manda yuva yapmış söğüt dalına
yavrusunu sinek kapmış gördün mü
(kompozisyon yarışmasın da sorulmuş)
Manda yuva yapmış söğüt dalına
yavrusunu sinek kapmış gördün mü
(kompozisyon yarışmasın da sorulmuş)
Türküde anlatılmak istenilenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için hem türkünün çıkış nedeni hem de yöresel özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Yöre dili ve anlatımı yöresel kültür çok önemlidir. Bizce çok bilinen bir kelime yörede farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Örneğin :”Handan” Hoş neşeli, güler yüzlü anlamında bir bayan ismi olarak bilinmesine rağmen ,handan yörede aşağılayıcı küfür niteliğinde bir sözdür. Mayıs bir ay adı olmasına rağmen yörede taze tezek için kullanılır.V.b
Türkünün hikayesine gelince:
Dönemin beyi tarafından halk ozanlarının yönetim aleyhine söz söylemeleri yasaklanmıştır. Bu yasağın yanı sıra saz çalıp türkü söyleyen ozan a bir eğlencede kendilerine türkü çalması emrivakisi yapılmış,bir kenara da önüne kuru ekmeklerden oluşan yemek konmuştur. Bu ortam da bu türkü nün çıktığı söylenmektedir.
Ozan da kendisine yapılan bu haksızlığı onlarla dalga geçerek dile getirmiştir.
Şöyle ki:
Tosya bilindiği gibi pirinci ile ünlüdür.çeltik tarlalarının sürülmesinde kullanılan Manda yazın sıcağında göletlere yatarak az kıllı olan derisini hem serinletmek hem sineklerden korumak amacıyla çamura bular. Bunun içinde göletlerin ve çeltik tarlalarının kenarlarında bulunan ve dalları da suyun içine kadar uzanan salkım söğütlerin dalları üzerine ,gölgesine yatar .İşte mandanın söğüt dalına yuva yapması budur. Yavrusunu Sinek Kapması da yavrunun sinek tarafından ısırılmasıdır.çünkü yörede kapmak sözü ısırmak anlamındadır. "Köpek kapar" gibi.
Ayrıca “cız tutmak” diye bir deyim vardır. Bir tür sineğin hayvanların kuyruk altlarına girip ısırması ile oluşan ve hayvanı delirten oradan oraya sıçratan bir olaydır.
Ardından “gördünmü” sözcüğü ile türküye devam edip akıl almaz olayların olduğunu vurgulayıp alay etmektedir.
İkinci kıtadaki “Öküzün torbadan düşmesi ise:Öküzlerin hem yemlenmesi , ekine zarar vermemesi hemde zaman kazanmak için boyunlarına takılan yem torbasının öküzün boynundan çıması ve öküzün yemeden içmeden kesilmesi anlamını taşır.
Üçüncü kıtadaki müezzinin minareden uçması da erenlere karışması ermesi anlamındadır.
Bağlantı bölümünde de tirit yemeğini emeği karşılığı hak ettiğini anlatıyor. Tirit: kuru ekmekleri sıcak su ile ıslatılarak yapılan bir yöre yemeğidir.durumu iyi olanlar et suyu soğan ve kıymada ilave edebilirler.
Türkü baştan sona içinde doğruları anlatan fakat ilk bakışta anlamsız gibi görünen
Bir ifade taşımaktadır. Ozanın ince zekası hiciv sanatının çok güzel bir örneğini sunmuştur. Özellikle farklı anlam taşıyan kelimeler seçilmiş ;kendine yapılan haksızlığa onlarla alay ederek “eylenerek” dalga geçerek cevap verilmiştir.
Ayrıca Türkü melodik açıdan da çok zengindir. Hoş ritmik bir yapısı vardır .Bu nedenle üç kuşak Halk Müziği sanatçıları tarafından Repertuarlarına alınmışlar ve kasetlere okumuşlardır. Zehra Bilir, Belkıs Akkale ve Kubat bu sanatçılara örnektir.
türküler.com
selçuk efendi
14-09-2007, 22:15
Bir de beğendiğim bir şarkıdan güzel bir kelime oyununu buraya aktarayım:
Bu gece başımdan geçenlere değil,
kafamdan geçenler içtim..
Aynı anlama gelen iki kelime aynı kelimeyle oluşturulmuş deyimlerin içinde kullanılıp farklı şeyler kastedilmiş. Şahane bir kelime oyunu... Bir de tabii, bir dilbilim kuralını bize hatırlatıyor: Hiç bir kelime diğerinin yerini tutmaz...
Bir de beğendiğim bir şarkıdan güzel bir kelime oyununu buraya aktarayım:
Bu gece başımdan geçenlere değil,
kafamdan geçenler içtim..
Aynı anlama gelen iki kelime aynı kelimeyle oluşturulmuş deyimlerin içinde kullanılıp farklı şeyler kastedilmiş. Şahane bir kelime oyunu... Bir de tabii, bir dilbilim kuralını bize hatırlatıyor: Hiç bir kelime diğerinin yerini tutmaz...Hep dinlerim lâkin hiç dikkat etmemişim.Çok iyi yakalamışsınız.:cool:
Gözlerin nemli nemli,
Başını hiç öne eğme
Ayrılık onur değil ki ah,
Benim için üzülme...
....
Gözleri nemli nemli
Başını hiç öne eğmez
Ayrılık olur değil ki (ah)
Benim için üzülmez...
Şiiri böylemi idi acaba?.Melodiye döndüğünde kolaylık olsun diye değiştirmiş olabilirler...:)
tahmin.
selçuk efendi
18-02-2008, 00:54
Bu duvar diye bir şarkı var ya, şindi sözlerini veriyorum:
Seninle bir daha aynı yolda yürümem
Seninle yürüyene yolda tuzakların var
Bir daha asla dokunmam tenine
Senin teninden önce duvarların var
Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum,
Ağlaya ağlaya yosun tuttum...
Derin bir nefes alır gibi batıyoruz
Yükümüz ağır
Yeni bir söz söylemek için
Ölmek mi gerekir?
Hadi bir cesaret sende taşın altına koy elini
İnadına inadına sevişmeli bağır çağır...
Koyulttuğum yeri anlayan varsa beri gelsin...
Detayın Kardeşi
24-02-2008, 20:43
varlıkta duyulmayan sozlerı sevdıgın ınsan öldugunde soylenmesı sanırım..cunku yasarken duyduklarını hep aynı olarak algılıyor olabılır
"dört buçuk milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka, gafletten daha kaşar!" ne anlama gelebilir?
selçuk efendi
24-02-2008, 23:23
"dört buçuk milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka, gafletten daha kaşar!" ne anlama gelebilir?
Aslında bağlamı ve kimin söylediği verilse daha anlaşılabilir olurdu ama:
Kaşar'ın anlamı argoda tecrübeli olarak geçiyor fakat hangi konuda onu bilemiyorum:)
selçuk efendi
16-07-2008, 01:42
belki bir gün özlersin
Belki bir gün özlersin
Başka adamlarla
Başka şehirlerde
Yürürken
Okuduğun ilk roman
Sevdiğin ilk adam
Yasal acılarından
Hatta yalnızlıktan
Belki dolar gözlerin
Başka adamlara
Başka şehirlerde
Belli etmezsin
Belki bir gün özlersin
Sil gözünün yalnızlıklarını
O an fısılda duvarlara adımı
Bin bıçak var sırtımda
Biniyle de adaşsın
Her biri hayran sana
İmdi; müzik muhteşem, konu da güzel ama derin söz yazacağım diye bokunu çıkarınca buradaki gibi bir tuhaflık ortaya çıkabiliyor bazen. Altı çizili yerlerden benim anladığım, söz yazarı bin kez sırtından vurulmuş, vuran da belli; şarkı sözünün yazıldığı kişi ama bu bıçaklar vurana niye hayran? bizi o adam etti, o vurmasa bizi bu sırta, bizim esamemiz okunmazdı mı demek bu sözler? Hele bir yardım, eğer ben yanlış anlamışsam.
Bir de 'yasal acı' hafif bir anarşistlik; gençleri, kanları deli akan muhalifleri yakalamak için mi kullanılmış orada? Hafif bir Ahmet Kaya kokusu geldi. Eğer öyleyse bu aralar Beyaz'ın bir reklam kampanyasına dahil olduğunu gördüm de pek komik duruyor yasal olarak Emre orada.
Tarzında değil de arabeskte daha çok kullanılan söze girmeden önce çıkartılan o 'nın' sesi de bir acayip durmuş sanki (sil gözünün...' demeden önce.).
Sonuç olarak; Emre Aydın hakkındaki fikrim 15 ila 22 yaş arasına hitap eden bir şarkıcı olduğu yönünde. Ergen şarkıcısı diyorum ben ona. Ama hakkını da verelim: Bu şarkının müziği muhteşem.
Powered by vBulletin™ Version 4.0.5 Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.