PDA

View Full Version : Hızlı Tren Raydan Çıktı..



Objektif
22-07-2004, 19:59
Çok sayıda ölü ve yaralı var.

Vatan gazetesinde 7 Temmuz'da yayınlanan yazı'ya ait link aşağıda...

http://www.vatanim.com.tr/cat/haber_detay.asp?arsiv=true&gun=19&ay=07&yil=2004&Newsid=31232&Categoryid=1&aranan=tren

dreissena
22-07-2004, 20:06
Yakın bir tarihde bu trenlerin güvenli olmadığı, rayların hızlı trenler için uygun olmadığı tartışıyordu. Gene ihmal gene aynı senaryo. Depremlerdeki facia da yine böyle göz göre göre gelmişti. Ne yazık ki biz adam olmayız. Herkesin başı sağolsun, ölenlere Allah' dan rahmet, kalanlara şifa diliyorum.

CERİTKALE
22-07-2004, 20:07
TCDD Gn md yardımcısı;

"Kazanın olduğu yerde, hızlı tren normal trenlerin hızına düşüyor,

teknik olarak tedbirimizi almıştık, maalesef her şey allahtan!?"

manishing
22-07-2004, 20:11
yazık ne diyiyim başka yani başka bi yere adam gibi ray yapsalar olmazmıydı hep tedbirsizlik yok kardeşim yok yazık diğilmi ölenlere yakınlarının başı sağolsun dicek bişey yok

markus
22-07-2004, 20:15
Kırolugun şark kurnazlığının, bilime saygı göstermemenin sonucudur.
Buna hızlı tren degil kıroların son sürat sürdürdüğü tren denir.

CERİTKALE
22-07-2004, 20:20
Haber Turk

70 ölü

murat_78
22-07-2004, 20:23
Ateş düştüğü yeri yakar, Türkiyenin başı sağolsun!!!

bikmisbroker
22-07-2004, 20:23
Ben internetten birsey bulup okuyamiyorum? Bana LINK vermeniz mumkunmu acaba?

CERİTKALE
22-07-2004, 20:31
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~2@nvid~443914,00.asp

CERİTKALE
22-07-2004, 20:32
Maalesef ölü sayısı 100

murat_78
22-07-2004, 20:35
Maalesef ölü sayısı 100
Pamukova Belediye başkanı 100 den fazla ölü olduğunu bildirdi.Çok yazık!!

krokodil
22-07-2004, 20:57
milletçe başımız sağolsun ölenlere rahmet yaralılara şifa yakınlarına sabırlar olsun..maalesef hep kötü ve üzücü olaylarda rekor kırıyoruz.bu son olsun diyeceğim ama...inşaallah son olur...

alihoca
22-07-2004, 21:06
Ölenlerimize Allahtan Rahmet Diliyorum.
Kayıplarımızın çok ve büyük olmamasına duacıyım.

supersonic
22-07-2004, 21:24
Daha geçenlerde biryerlerde okumuştum bu trenyolu ile ilgili bir eleştri yazısı. "Bu yolda kaza olabilir şeklinde". Şu an arıyorum, bulursam gönderirim.

Ölenlere Allah rahmet eylesin. :( :( :(

murat_78
22-07-2004, 21:34
Sağlık bakanlığı müsteşarı 128 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

shorunmu
22-07-2004, 21:34
O haber ile ilgili linki sn Objektif en başta vermiş.

Ne denilebilir ki... Türkiye tarihinde böyle bir kaza var mı ben hatırlamıyorum. Sonra kalkıp açıklama yapıyorlar "Hızdan olmadı" diye. Çünkü korktukları o malesef. Ama onlar sadece "Allah rahmet eylesin" diyor. Yazık vallahi bu ülkenin insanına.

Geride kalanlara sabır... Acaba istifa eden bir bakan olur mu? Yok canım şaka mı ediyorum, burası Türkiye. Hemen olay yerine gider incelemelerde bulunurlar.

markus
22-07-2004, 21:37
Orda cok basmiyordu, Hizdan olmadi aciklamasi bile cahillik dolu, metallerde stres altında malzeme yorgunlugundan habersiz oldugunu gosteriyor onların yaptigi bu aciklama...

San Francisco
22-07-2004, 21:44
Yazık hem de çok yazık........
Olabilecek kaza için önceden uyarı bile yapılmış. Ama tedbir yok... Giden gitti... Ateş düştüğü yeri yaktı.. Peki olayın sorumluları?... yavaş trenler için döşenmiş rayda hızlı treni kullanmaya çalışmışlar. Gidenler için çok üzgünüm...
Sn objektifin verdiği linki okuyunca nasılda üzülüyor insan ...

tifosiferre
22-07-2004, 21:48
Yine üzücü,yine ihmalkarlık dolu bir olay,inşallah bu sonuncusudur,ölenlere Allah'tan rahmet yaralılara da acil şifa diliyorum...

omer guclu
22-07-2004, 21:55
Saglik bakanligi Mustesarina gore 128 kisi olmus. O insanlar icin yarin endex'in ne olacaginin hicbir onemi kalmadi(((( Dogrusu bu olay beni de cok etkiledi; bu hizli tren isine cok sevinmistim, okul kapansin da Istanbul'a kardesimin yanina gideyim diyordum, kayin ailem ameliyat oldu ailecek ve haftalardir bizde kaldilar, dolayisiyla gidememistim, bugun yarin gidecektim, kimbilir belki de su anda iki oglum da yetimdiler.. Cok aci cok.. Olenlere ( insaallah buradan kimsenin yakini yoktur, gerci ne farkeder ) Allah'tan rahmet ve yakinlarina sabir diliyorum. Yaralilara ise acil sifalar dilerim. Uzuntum cok buyuk..

Omer Guclu

son_azrail
22-07-2004, 21:55
önceliklere kalanlara acil şifalar ve tüm türkyeye de allah sabır versin...ama bence öncelikle kazanın nedenini bir ortaya çıkmasını bekleyerek infaz yapsak?hızlı değil hızlandırlmış trendeki bu kaza büyük ihtimal dediğiniz gibi vagonlardan birinin demir rraylarındaki aşınma neden olmuş olabilir...çünkü ondan öncekiler yoldan çıkmış değil ama yinede uzman görüşünü beklesekk...
ama şunu gördüm KAN evet kan çok önemli yarn inşallah gidip kan bağışlıyacağım hepinizdende aynısını yapmanızı bir vatandaş ahmet olarak istiyorum....

burberrys
22-07-2004, 22:02
başımız sağolsun

Salacaklı
22-07-2004, 22:06
Ne Diyecegimi bilemiyorum...

yine yazik oldu insanlaramiza....ALLAH RAHMET EYLESIN...

ILERIDEKI TARIHLERDE BU KONU ILE iLGILi YAZACAGIM..

COK YAZIK OLDU INSANLARIMIZA.HEMDE COK


:hayır: :confused: :hayır:

yalı
22-07-2004, 22:07
başımız sağolsun yaralananlara da allah şifa versin

Dragon!
22-07-2004, 22:13
Hızlı (!) Tren Faciası = Popülist Politikalar ve Sonucu

Sizce sorumlusu kim ? Asıl sorumlular yerine sizce fatura kime çıkacak? Bir kaç demiryolu işçisi ve bir iki mühendise. 70 yıldır çivi çakmayanlara ne olacak ? Bugüne kadar ne oldu ise o olacak ? Yani ;

Hiçbirşey !

Kazada vefat edenlere ALLAH'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum ve şu an dua ediyorum ölenler için.

Bakan vs istifa edecek mi ? Hayır arkadaşım. Burası Japonya değil. Malesef üstüne bile alınmayacak kimse.

nature
22-07-2004, 22:40
Hepimizin başı sağolsun..Ölenlere Allah'tan rahmet,yakınlarına sabır,yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum..

RAINBOW
22-07-2004, 22:43
Ülkemizdeki tren yolu ağının Cumhuriyet'imizin yaşı kadar eski olması sebebi ile şahit olduğumuz müessif olay ile karşı karşıya kaldık..

Biz kim AB'ye girmek kim.. :mad:

AB'ye tarih verilmesi hakkında...; AB üyesi ülkeler hakkımızda ne kadar olumsuz konuşurlar ise konuşsunlar haklarıdır bundan sonra.. :rolleyes:

Öncelikle insan hayatına değer vermiyoruz insan.......pes yani.. :mad:

chem73
22-07-2004, 22:56
Allah rahmet etsin diyelimde... ne olacak sonuç? sorumlular kim? kim verecek 139 ölü nün hesabını? insanın içi ürperiyor. sorumlular ne durumda acaba? Allah sabır versin herkese. Türkiye nin başı sağolsun.

selam
22-07-2004, 22:57
Resmi ölü sayısı 34 olarak bildiriliyor,inşallah bu rakam doğrudur.Sonuç olarak ihmal sonucu yine canlar yandı.İhmal THY da devam ediyor,turizm mevsimi nedeniyle bakımda olan uçakların sefere konulduğunu biliyormusunuz.

markus
22-07-2004, 23:00
Ben bu yonetimdeki ne trene ne THY ucaklarina binerim, isteyen uzman raporu beklesin.

Salacaklı
22-07-2004, 23:03
Resmi ölü sayısı 34 olarak bildiriliyor,inşallah bu rakam doğrudur.Sonuç olarak ihmal sonucu yine canlar yandı.İhmal THY da devam ediyor,turizm mevsimi nedeniyle bakımda olan uçakların sefere konulduğunu biliyormusunuz.

Hukuku Normal Calisan bir ülkede sizin yazdiginiz..Savciliklara bir suc Duyurusudur...

savcilarimiz THY Hakkinda hemen sorusturma Baslatmalilar...

iyiki yazdiniz sayin Selam hemsehrim..

:hayır:

OCEANS
22-07-2004, 23:05
sayın RAINBOW olay gerçekten çok üzüntü verici. ölenlere allahtan rahmet, yakınlarına da başsalığı ve sabır diliyorum, umarım yaralılar daen kısa zamanda sağlığına kavuşur.
ancak bir tren kazası ile hemen tüm köprüleri yıkıp biz kim ab kim, ya da ab üyes ülkleler hakkımızda ne söylese yeridir gibi kendimiz küçük ve aciz düşürmekten başka hiç bir işe yaramayacak düşüncelerin de fevkalade işe yaramaz ve şevk kırıcı olduğu kanaatindeyim.
ayrıca zannetmeyin ki ab de de herşey güllük gülistanlık. örneğin yanıbaşımızda ki ab üyesi yunanistan da sigorta hastahanelerin de ki ameliyat kuyrukları ve hastalar dan alınan bıçak parası uygulamaları türkiye yi aratacak cinsten.. bu ufak bir örnek..
ayrıca bu tür kazalar pek çok ülkede çeşitli tarihlerde meydana gelebiliyor. tabi bunları söylerken sakın kazayı önemsemediğim, ya da kazanın sıradanlığı gibi algılanmasın.
kazaya gerçekten çok üzüldüm. ama her felaketten sonra yandık bittik kül olduk şeklindeki düşüncelere pek sıcak bakmıyorum. çünkü bu tür düşüncelerin ne bu tür de yaşanabilecek kazaları önleme de bir işe yarayacağını ne de bu tür düşüncelerle görünenin ardındaki temel dinamiklere ulaşmada bir işe yaramayacağını düşünüyorum.
asıl üstünde durulması gerekenin bu tür kazaların olmaması neler yapılması gerektiği üzerinde durulmalı. yine bu tren kazası bizi demiryollarından uzaklaştırmamalı. bilhassa yakınlaştırmalı ve sorunları çözerek en güvenilir ve ucuz ulaşım şekli olan demiryoluna gereken önemi bir an önce vermeliyiz. çünkü hemen hemen hergün bir otobüs kazası oluyor ama kimse yine otobüsle yolculuk etmekten vazgeçmiyor.
son olarak şunu söyliyeyim: yurdu yine çelik ağlarla saralım ama eskilerinden medet ummadan, bunu günümüz teknolojisini kullanarak yapalım.
tüm milletimize geçmiş olsun.
saygılar.

omer guclu
22-07-2004, 23:11
Off! Allah'im! 36 tane can.. Can bu can! Insan cani... Tavuk olsa insanin yuregi kanar be! Sanki ucak dusmus gibi... Yoo, merak etmeyin cok uzun surmez, yarin, yarin degilse obur gun unutuluuuuuur gider. Endex onemli endex.. Bakalim bilmem ne kaadi ne kadar prim yapacak, dov ne kadar dusecek, Grinsipan ne diyecek, shirak olur verecek mi, bunlar onemli.. Oysa simdi o 36 insanin evinde agizlari bicak acmiyor, yurekler yaniyor, surada 4 saat sonra gelecegi umutla beklenen babalar, anneler, kadinlar, erkekler, kizlar, ogullar... Artik hic gelemeyecekler.. Artik onlar hizli bir sefere ciktilar mechule dogru.. Hem de cok ucuza.. Aglamak istiyorum... Bagira bagira...

Omer Guclu

marea
22-07-2004, 23:25
Başımız saolsun.Tarifsiz bir üzüntü içindeyim.

korhan
22-07-2004, 23:46
Aman Allahim :eek: Olenlere Allahtan rahmet dilerim, herkesin basisagolsun.
Tarifsiz uzuntu icine dustum daha gecen gun ben de bu trenlerin tehlikeli oldugu hakkinda bir haber okumustum, maalesef ulkemizde hayat bu kadar UCUZ!
Hizli tren (!) mis!!! :mad: Turkiye de yetkili bulursun, sorumlu bulamazsin iste :mad:

selam
23-07-2004, 00:50
Deveye sormuşlarya niye boynun eğri diye,aynı örnek işte.Sağlık Bakanlığı ölü sayısını 139 Ulaştırma Bakanlığı ise 36 olarak bildiriyor.Neyseki Ulaştırmanın rakamı doğru çıktı.

MUSTİS
23-07-2004, 00:51
Simdi geldim Televizyon da haberi duydum...........Olmaz ya olmaz.
Kaza da hayatini kaybedenere Allah Rahmet eylesin.Yakinlarina bas sagligi dilerim.
Cok canim acidi cok.......
Bir sey yapiyoruz onu bile beceremiyoruz.Birakin kardesim boyle aldatmacalari arastirma
yok,teknik yok,bir muhendisin bile yaptigi aciklamalari dikkate almiyoruz.Ayni seyler yapa
cagiz,arastiracagiz,olacak ayni seyler ayni seyler,durdurun seferleri arastirin emin olun
getirdin diger ulkelerden bu isler hakkinda tebrubelilere gostertin onay alin,yaptiginiz isin
gercekten saglam oldugunu,bu Tren in karpuz degil CAN tasidigini bilmiyormusunuz.
Tabii lafa gelince burnumuzdan kil aldirmayiz.
Yazik cok yazik oldu.
Rahmetli olan butun ulkem insanlari icin avatarimi karartiyorum. NUR ICINDE YATSINLAR.

include
23-07-2004, 01:34
ya sabotajsa ?

include
23-07-2004, 01:35
kılım ya ben bu seferde AKP taraftarı oldum ...

camarors
23-07-2004, 01:49
Ølenlere Allahtan rahmet, yaralananlara acil sifalar diliyorum. umarim bøyle bir olay tekrar yasanmaz.

Zülfü Aşkın
23-07-2004, 06:50
Hızlandırılmış tren faciasına neden olan ekspresin hızı dün gece boyunca tartışma konusu oldu. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın 80 kilometre olması gerektiğini söylediği hızın daha yüksek olduğu hesaplanıyor. Trenlerin hızının merkezi olarak saptanabilmesine karşın Ulaştırma Bakanlığı ile TCDD dün gece yarısına kadar YKK Ekspresi'nin kaza anındaki hızını açıklayamadı. Karaman, hızlandırılmış trenlerin kazanın meydana geldiği bölgede diğer trenlerle aynı hızda seyrettiğini belirterek "Bu hızla bu kazanın olmaması lazım" dedi. Lokomotifin kaza sırasında raydan çıkmadığına dikkat çeken Karaman "Bu kaza normal bir durum olamaz" diye konuştu. Karaman, ekspresi kullanan makinistlerin "Normal hızımızla gidiyorduk. Birden ne olduğunu anlayamadık" dediklerini vurguladı. Karaman, gece Milliyet'e yaptığı açıklamada ise, trenin bölgede hızlandırılmış olabileceğini söyledi. Kazazedelerden Muhittin Anık ise, tren raydan çıkmadan 5 dakika kadar önceki hızının 136 kilometre olduğunu söyledi. Anık şunları kaydetti: "Kazadan 5 dakika kadar önce tuvalete çıktım. Ayakta durmak mümkün değildi, ellerimi bile silemedim. Ben göstergede 136'yı gördüm. Ben bu trende iki hafta önce de 145'i gördüm." Bir başka kazazede Abdulkadir Çağrıgüler ise, trenin kazadan önce 132 km. hızla gittiğini söyledi. Hız hesabı ortada... Hızlandırılmış tren dün saat 18.00'de İstanbul'dan yola çıktı. Saat 19.45 sıralarında kaza meydana geldi. Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Vekili Muammer Türker, kazanın 183. kilometrede yaşandığını bildirdi. Yani tren 1 saat 45 dakikada 183 kilometre yol kat etti. Bu durumda trenin saatteki hızı ortalama 104.4 kilometre olarak hesaplandı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ekspresi geçen ay da Adapazarı'nda Tunahan Gümüş'e (8) çarparak ölümüne neden olmuştu. İstanbul'dan Ankara'ya giden tren, 7 Haziran'da da, Sapanca geçidinde 6 yaşındaki Merve Yıldırım'a çarparak ölümüne neden olmuştu. TCDD: Limiti aşılmış olabilir TCDD Genel Müdür Yardımcısı Ali Kemal Ergüleç, kazanın hız limitinin aşılmasından kaynaklanmış olabileceğini belirterek, "Eğer bu olmazsa sabotaj ihtimali bizi en korkutan olay. İnşallah bu düşüncemiz olmaz" dedi. Trenin karakutusunun açıldığını kaydeden Ergüleç, "Verilen hızla karakutuda makinistin yaptığı hız arasındaki fark ortaya çıkacak. Makinist hatası olup olmadığı belirlenecek. Makinistin yüzde 5 - 10 hız artırıp eksiltmesi inisiyatifine bağlıdır. Bu da olayı etkilemez" diye konuştu.

www.haberturk.com dan alinmistir

Zülfü Aşkın
23-07-2004, 06:55
1981'den bu yana meydana gelen büyük tren kazaları şöyle:


6 Haziran 1981: Büyük can kaybına yol açan Hindistan'daki kazada, kasırga nedeniyle trenin nehre yuvarlanması sonucu yaklaşık 800 kişi hayatını kaybetti.

13 Ocak 1985: Etiyopya'da, bir geçitte raydan çıktıktan sonra devrilen trende 392 kişi öldü.

4 Haziran 1989: Ural Dağlarında, doğalgaz hattındaki sızıntı nedeniyle 2 yolcu treni havaya uçtu, 575 kişi yaşamını yitirdi.

3 Ocak 1990: Pakistan'ın güneyinde meydana gelen tren kazasında
307 kişi öldü.

22 Eylül 1994: Angola'da bir trenin raylardan çıkması sonucu yaklaşık 300 kişi öldü.

20 Ağustos 1995: Hindistan'da 2 trenin çarpışması sonucu 350 kişi öldü.

28 Ekim 1995: Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, metroda çıkan yangın sonucu, trendeki 300 kişi öldü.

2 Ağustos 1999: Hindistan'da 2 trenin çarpışması sonucu 285 kişi öldü.

20 Şubat 2002: Mısır'da aşırı kalabalık bir trende çıkan yangında
361 kişi öldü.

24 Haziran 2002: Tanzanya'daki tren kazasında 281 kişi öldü.

18 Şubat 2003: Güney Kore'de yeraltı treninde yangın nedeniyle 130 kişi öldü.

18 Şubat 2004: İran'da, akaryakıt ve kimyasal madde yüklü bir trenin raydan çıkarak infilak etmesiyle 300 kişi öldü, 450 kişi yaralandı.

22 Nisan 2004: Kuzey Kore'de bir trendeki patlayıcıların infilak etmesiyle 161 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.




www.haberturk.com dan alintidir

SunShine
23-07-2004, 07:44
Dün sabah saatlerinde bir kaç arkadaş sohbet ederken konu bu topiğin ilk yazısındaki gazete haberine geldi.

Hızlı trenin her an kaza yapabileceği, altyapının yetersiz olduğu falan fikirleri beyan edildi arkadaşlar tarafından.

Ben de,

Sanki karayollarımızın alt yapısı çok mu iyi. Karayollarındaki araçlara da biniyoruz. Olacak varsa oluyor. Takmayın kafanızı böyle şeylere.

Dediydim.


Şimdi çok üzgünüm.

Milletimizin başı sağolsun.


Saygılarmla.

preatoria
23-07-2004, 08:06
Başımız Sağolsun

gamlıbaykus
23-07-2004, 08:06
akp nin is bitirici kadroları hizmete basladı... :mad:

sıra tecrubeli kadroları darmadagın edilen thy de mi?

haberi okuyun.....

(8 temmuz 2004 tarihli miliyetten)

'Kimsenin keyfi için tren durduramam' :hayır:

Istanbul - Ankara seyahatini 5 saate düsüren hizlandirilmis trenin basarisini "güvenlik sorunu" gölgeledi.
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman,
"Hizlandirilmis tren seferleri kalkmali, tren yoldan çikabilir"
diyen Yildiz Teknik Üniversitesi Insaat Mühendisligi Bölümü
Ögetim Üyesi Prof. Dr. Aydin Erel'e tepki gösterdi.
Karaman, "Kimsenin keyfi için tren durduramam. Hizli trenin hiçbir tehlikesi yok" dedi.
Karaman, "Kullanilan vagon ve lokomotifler yola, yapilan hiza uygun.
Yolu hem kis, hem yaz sartlarina uygun hale getirdik
. Hizin, rayi bozmasi söz konusu bile degil" diye konustu. :hmm:

serdarkus
23-07-2004, 08:06
Birkaç aydır, evden her sahil yoluna doğru gidişimde, tren rayları üzerinde hoplaya zıplaya geçmeye çalışırken, yanımdakilere, “şimdi buradan saatte 100 km .nin üzerinde tren mi geçecek.. nasıl olacak.. trenin bir kavşaktan görünmesiyle üzerinizden geçmesi anlık olay.. bunun çocuğu var, yaşlısı var, ağır işiteni var… her gün tren kazaları göreceğiz” derdim.

Aklımdadır, hiç unutmam. Görevi ülke için savaşmak olan askerlerimizden birinin bile ölmesi –haklı olarak bu da tartışılacaktı ama asıl konu olan ülke bütünlüğü ve savunmasının tartışılmasının perdelemede kullanıldı- hesabının nasıl verileceğinin tartışıldığı günlerde, Kartal ‘da düğün dönüşü,sarhoş sürücüsünün aşırı hızdan frenini patlatıp karşı şeride geçerek minübüslerini biçmesi sonucu 15 tane kadın ve çocuğun ölmesi olayı vak’a-i adiyeden sayıldı.

Bu tür olaylar hep üzücüdür, ama her seferinde de bilinçaltıma yerleşmiş bir cümle yüzeye çıkar, “hak ettiğin neyse onunla karşılaşırsın..”

Şimdi kimi ne diye ve neyle suçlayacaksın ki.. bu olay da klasik şark kurnazlığının tilkimsi suratlara şamar olarak çarpması. Arada yine olan suçsuz masum halkımıza oldu.

Karadeniz yolunda bir otobüs kazası sonucu otuz küsur insan ölmesi neticesinde bakanlar kurulu acil toplanmıştı. Dört saati aşan toplantı sonucu alınması karar açıklandı,” Gündüzleri de far yanacak!.. “ Şimdi o ekibin adamları yüce divan yolunda yargılanıyorlar, suçlama ise, maddi… pehh!..

Başımız sağolsun. Ölenlere rahmet, yakınlarına sabır dilerim.

leviathan
23-07-2004, 08:08
sayın RAINBOW olay gerçekten çok üzüntü verici. ölenlere allahtan rahmet, yakınlarına da başsalığı ve sabır diliyorum, umarım yaralılar daen kısa zamanda sağlığına kavuşur.
ancak bir tren kazası ile hemen tüm köprüleri yıkıp biz kim ab kim, ya da ab üyes ülkleler hakkımızda ne söylese yeridir gibi kendimiz küçük ve aciz düşürmekten başka hiç bir işe yaramayacak düşüncelerin de fevkalade işe yaramaz ve şevk kırıcı olduğu kanaatindeyim.
ayrıca zannetmeyin ki ab de de herşey güllük gülistanlık. örneğin yanıbaşımızda ki ab üyesi yunanistan da sigorta hastahanelerin de ki ameliyat kuyrukları ve hastalar dan alınan bıçak parası uygulamaları türkiye yi aratacak cinsten.. bu ufak bir örnek..
ayrıca bu tür kazalar pek çok ülkede çeşitli tarihlerde meydana gelebiliyor. tabi bunları söylerken sakın kazayı önemsemediğim, ya da kazanın sıradanlığı gibi algılanmasın.
kazaya gerçekten çok üzüldüm. ama her felaketten sonra yandık bittik kül olduk şeklindeki düşüncelere pek sıcak bakmıyorum. çünkü bu tür düşüncelerin ne bu tür de yaşanabilecek kazaları önleme de bir işe yarayacağını ne de bu tür düşüncelerle görünenin ardındaki temel dinamiklere ulaşmada bir işe yaramayacağını düşünüyorum.
asıl üstünde durulması gerekenin bu tür kazaların olmaması neler yapılması gerektiği üzerinde durulmalı. yine bu tren kazası bizi demiryollarından uzaklaştırmamalı. bilhassa yakınlaştırmalı ve sorunları çözerek en güvenilir ve ucuz ulaşım şekli olan demiryoluna gereken önemi bir an önce vermeliyiz. çünkü hemen hemen hergün bir otobüs kazası oluyor ama kimse yine otobüsle yolculuk etmekten vazgeçmiyor.
son olarak şunu söyliyeyim: yurdu yine çelik ağlarla saralım ama eskilerinden medet ummadan, bunu günümüz teknolojisini kullanarak yapalım.
tüm milletimize geçmiş olsun.
saygılar.

Peki sayın okyanus yunanistanda aşağıdaki gibi bir olay gördün mü? TBMM ye bunları yapanlar ssk ya emekli sangına ve bağkura ne yapar meclis anca kendinin masrafını düşünüyor çünkü bütçesinin buralara harcamak yerine başka şeylere harcanmasını istemiyor ama sosyal gücenlik kuruluşlarında noolursa olsun

TBMM’de 8,9 trilyonluk "şişirme fatura" skandalı

23.07.2004


TBMM Başkanlığı, sağlık harcamaları bütçenin dörtte birine yakın bir tutara ulaşınca ‘fatura kontrol özel ekibi’ kurdu. Ekip bu yasama döneminde 7.7 trilyon liralık ‘şişirilmiş’, 1.2 trilyon liralık ‘usulsüz’ fatura tespit etti. Faturaları ödemeyen TBMM, 8.9 trilyonluk tasarruf sağladı.

Personel ve Muhasebe Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan fatura kontrol gurubu, Sağlık Harcamaları Bilgi Sistemi programına bu yasama döneminde giren 94 bin 810 adet tedavi faturasını tek tek inceledi. Parasal değeri 39 trilyon 757 milyar olan faturalar üzerindeki ön incelemede bazı usulsüzlükler saptandı.

Türk Tabipler Birliği ücret tarifesini standart alan ekibin titiz çalışması, bazı faturaların ‘abartıldığını’ ortaya çıkardı. Abartılan 7 trilyon 743 milyar liranın ödemesi yapılmadı.

Fatura ekibi ayrıca bin 173 faturanın da yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını saptadı. Parasal değeri 1.2 trilyon olan bu faturalar da hak sahipleri ile ilgili sağlık kuruluşlarına iade edildi.

Başkanlık ayrıca yeni tedavi yönetmeliğine de standart getirdi. Buna göre her hastalık için ilaç sınırlaması getiriliyor. Uluslararası standartlar ve Türk Tabipler Birliği standartlarını baz alan Meclis bu uygulamadan da 4 trilyon tasarruf sağlamayı hedefliyor.

Bu arada gelen faturalardan bazılarının çalışma ruhsatı olmayan sağlık kuruluşlarına ait olduğu saptandı. Bu faturalar da ödenmezken, ruhsatsız sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığı’na ihbar edildi.

hürriyet

AKBABA
23-07-2004, 08:38
kazada hayatini kaybedenlere allahtan rahmet, yaralilara acil sifa ve yakinlarina sabir diliyorum...cok uzucu..

gamlıbaykus
23-07-2004, 09:43
Ne bereketli belediyeymis be kardesim...

turkıyenin butun kurulusları buradan toplama kadrolarla yonetilmeye baslandı... :hayır:

basbakanımızın ufku belediyeyle sınırlı...

bakalım bu sıyası atanmıs iş bilmeyen kadrolar dsaha nerelerde faciaya neden alacaklar... :mad:

bunlar gorunenleri birde ekonomi ve turkıyenin geleceginde olan uzun vadeli etkilerini dusunun..

kimse darılmasın insanlar hak edildikleri gibi yonetilirler...

eskilere kızıp tepkiyle karar verenlere duyurulur...

bunlar daha iyi gunler :hmm:

ercan
23-07-2004, 11:21
İçi boş olan herşey balondur ve içi doldurulmazsa patlamaya mahkumdur. Bilim adamlarının tüm uyarılarına hatta ben bu trene binmem yakınlarımı da bindirmem açıklamalarına dahi kulak tıkayan zihniyetin içi havayla doldurulmuş balonu dün akşam patlarken maalesef sayısına hala emin olamadığımız miktardaki yurttaşımızıda yanında götürmüştür.
Tayyip efendi " Demir ağlarla ördük ana yurdu demekle demir ağlarla örülmüyor yurt " buyurmuştu. Demek kafaya konduktör şapkası geçirip ben yaptım oldu zihniyetiyle davranmaklada olmuyormuş.
Saat şu anda yaklaşık 12,00 hala olayın sorumluluğunu üstlenmiş kimse yoktur, TCDD Müdür Vekili olayın sorumlusu olarak "Herşey Allah'dan" diyerek Allah'ı göstermiştir. Ne hükümetten, ne ulaştırma bakanlığı kadrosundan bir kişi bile hala istifa etmemiştir. İleride soruşturulacağı ve suçluların en azından bazılarının hapis cezaları alacağı neredeyse kesin olan bir olayda, olayla ilgili dosyaları dolayısıyla delileri elinin altında tutan bakan ve kadrosu hala koltuğunda oturmaktadır. Nitekim televizyonlar olay yerinden delillerin yok edildiğinin haberlerini vermeye başlamışlardır.
Peki bilimle dalga geçercesine tüm uyarılara kulak tıkayarak faciaya yol açan bu sorumsuz hükümetin Kıbrıs, AB, Ege, Anayasa değişiklikleri konularında konunun uzmanlarının dediklerine kulak tıkamaları hatta tartışmaya dahi yanaşmamalarının Türkiye Cumhuriyetini raydan çıkarmayacağını nereden bileceğiz!!!

OCEANS
23-07-2004, 11:54
Peki sayın okyanus yunanistanda aşağıdaki gibi bir olay gördün mü? TBMM ye bunları yapanlar ssk ya emekli sangına ve bağkura ne yapar meclis anca kendinin masrafını düşünüyor çünkü bütçesinin buralara harcamak yerine başka şeylere harcanmasını istemiyor ama sosyal gücenlik kuruluşlarında noolursa olsun

TBMM’de 8,9 trilyonluk "şişirme fatura" skandalı

23.07.2004


TBMM Başkanlığı, sağlık harcamaları bütçenin dörtte birine yakın bir tutara ulaşınca ‘fatura kontrol özel ekibi’ kurdu. Ekip bu yasama döneminde 7.7 trilyon liralık ‘şişirilmiş’, 1.2 trilyon liralık ‘usulsüz’ fatura tespit etti. Faturaları ödemeyen TBMM, 8.9 trilyonluk tasarruf sağladı.

Personel ve Muhasebe Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan fatura kontrol gurubu, Sağlık Harcamaları Bilgi Sistemi programına bu yasama döneminde giren 94 bin 810 adet tedavi faturasını tek tek inceledi. Parasal değeri 39 trilyon 757 milyar olan faturalar üzerindeki ön incelemede bazı usulsüzlükler saptandı.

Türk Tabipler Birliği ücret tarifesini standart alan ekibin titiz çalışması, bazı faturaların ‘abartıldığını’ ortaya çıkardı. Abartılan 7 trilyon 743 milyar liranın ödemesi yapılmadı.

Fatura ekibi ayrıca bin 173 faturanın da yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını saptadı. Parasal değeri 1.2 trilyon olan bu faturalar da hak sahipleri ile ilgili sağlık kuruluşlarına iade edildi.

Başkanlık ayrıca yeni tedavi yönetmeliğine de standart getirdi. Buna göre her hastalık için ilaç sınırlaması getiriliyor. Uluslararası standartlar ve Türk Tabipler Birliği standartlarını baz alan Meclis bu uygulamadan da 4 trilyon tasarruf sağlamayı hedefliyor.

Bu arada gelen faturalardan bazılarının çalışma ruhsatı olmayan sağlık kuruluşlarına ait olduğu saptandı. Bu faturalar da ödenmezken, ruhsatsız sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığı’na ihbar edildi.

hürriyet


Sayın leviathan benim demek istediğim şu: herhangi bir felaket karşısında hemen “yandık bittik kül olduk” edebiyatı yapıp, üstüne bir de o an aklımıza kim gelirse daha deliller dahi ortaya çıkmadan yargısız infaz yapıp olayı sonuca bağlıyoruz. Sonuçta genelde hep “bizden hiçbir şey olmaz, diğer devletler bize ne dese yeridir” oluyor. Ancak yaşanan olayı hem millet olarak, hem de devlet olarak hemen unutuyoruz. Halbuki yaşananlar ardından bilinçsizce, panik içinde bela okuyup ağıt yakmak yerine soğuk kanlı olup olayın bir daha tekrarlanmaması için gerekenlerin neler olduğu ve bunları uygulamak için gösterilecek iradenin sağlamlığı üzerinde durmamızın daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Tabi sizinde TBMM ile ilgili haberiniz de gerçekten ülkemizdeki bazı kişilerin ne kadar sorumsuz davrandığını ortaya koyuyor. Ama bu haberde bile ince bir nokta var. O da şu bazıları sahte raporlar düzenletmiş, ama meclis yönetimi de bunların önüne geçmek için bir aksiyon göstermiş. Şimdi eğer biz tüm meclistekileri sahtekar deyip aforoz etse idik, onların bu sahtekarlığının önüne geçmek için aksiyon gösteren meclis yönetimindeki ve diğer olayla bir ilgisi olmayan kişilere haksızlık yapmış olmayacak mıydık?? Demem o ki sapla samanı bir birine karıştırmayalım.
Mesela geçtiğimiz yıllarda yanılmıyorsam isveç miydi isviçre demiydi, ünlü bir kayak merkezine giden bir tren tünel içinde kaza yapmış ve bir çok kişi çıkan yangının dumanından zehirlenerek ölmüştü. Ama ne o ülkenin basını, ne de o ülkenin vatandaşları bizden bir şey olmaz, biz hiçbir şeyi başaramayız diye baştan yenilgiyi kabul etmemişti.
Yenilgiyi hiçbir zaman kabul etmemeliyiz, başka ülkeleri bizden çok üstün mükemmel her şeye gücü yeter görüp kendimizi aciz görmemeliyiz. Çünkü inanıyorum ki hem devlet hem de millet olarak üstesinden gelemeyeceğimiz iş yok.
Son olarak Osman Pamukoğlu’ nun bir sözü nü hem milletimize hem de develetimize hatırlatmak istiyorum:
“Herkes kadar yaparsanız;
Hiç bir şey yapmamışsınızdır.”

Saygılar..

MUSTİS
23-07-2004, 11:55
Sn ercan.
Boyle bir topik dun acilmisti yazilarimizi orda devam ettirsek diyorum.ne dersiniz.
cunku bizler icin iki tarafi takip etmek zor oluyor dun bircok arkadas oraya gorusunu
yazmisti.yoksa her iki topiktede yazilan konulari gozden kacirabiliriz.Tesekkurler.
Saygilarimla.

selam
23-07-2004, 12:31
Turkiye Komunist Partisi (tkp) Turk Hava Yollari'nda (thy) Gereken Onlemler
Alinmadigi Takdirde Kazalarin Kacinilmaz Oldugunu Bildirdi. Tkp'den Yapilan
Aciklamada Hizli Tren Konusunda Cok Sayida Uyari Yapilmasina Ragmen
Yetkililerin Bu Uyarilari Dikkate Almadigi Savunuldu. Aciklamada, "aylardir
Bilim Insanlari, Uzmanlar 'hizli Trenin' Bu Kosullarda Buyuk Bir Tehlike
Yarattigini Vurguluyorlardi" Denildi. Aciklamada, Haftalardir Parti
Yayinlarinda Hizli Tren Konusunun Islendigi Belirtilirken, Parti Olarak Bu
Konuyu Sonuna Kadar Takip Edecekleri Vurgulandi. Tkp Aciklamasinda,
Turkiye'deki Ucaklara Gereken Bakimin Yapilmadigi Iddia Edilirken, Kaza
Olasiligina Dikkat Cekildi. Aciklamada, "basbakan Ab'ye Girmek Icin Fransa'dan
Ucak Almayi Biliyor Ama, Thy Ve Diger Ozel Sirketlerin Ucaklarinin Bakimi Icin
Para Vermiyor. Teknik Serviste Calisanlar 'bu Ucaklar Guvensiz' Diyorlar,
Pilotlar Hem Bakim Sorunlari Hem De Fazla Ucmak Zorunda Kaldiklari Icin
Ucaklara Binmek Istemiyorlar" Denildi. Akp Iktidarinin "bir Sey Olmaz" Tavri
Takindigi Belirtilen Tkp Aciklamasi Soyle: "akp Ve Thy Yonetimini Uyariyoruz.
Yeni Bir Trajedi Yasanir Ve Bir Kez Daha 'allah'in Dedigi Olur, Kaderde Bu
Yaziliymis' Gibi Aciklamalar Yapilirsa Dunyayi Baslarina Yikariz. Erdogan Bir
Keyfiyet Sembolu Haline Gelmistir. Bu Sembolun Bir Cinayet Makinesine
Donusmesine Izin Verilmeyecektir."


-anka-

leviathan
23-07-2004, 12:54
SAYIN OCEANS

size bir alıntıyla cevap verip bir daha yorum yapmıycam bu konuda benim tepkim sizin beklemek lazım yorumunuza sayın OCEANS neyi bekliycaz kaza geliyor diye yer gök inledi be yav! hala neyi bekliycez sadece gariban tren çalışanlarının tutuklanmasınımı ? AŞAGIDA BİR ALINTI var sizinle paylaşmak isterim 70 yılda nelerin değiştiğini gösteriyor

Cumhuriyet'in Kaçıncı Yılında…

Cumhuriyetin 10.yılında ne idik, bugün ne
olduk?..Laforizmal bir gözle gelin bakalım bir
durumumuza:

Dün: Göğsümüz tunç siperiydi...
Bugün:Göğüslerimiz artık silikonlu!..

Dün: Demir ağlarla örmüştük anayurdu...
Bugün: Çetelerle başına çorap ördük!..

Dün: Türk’e durmak yaraşmazdı...
Bugün: Türk’e dürüstlük yaraşmaz oldu!..

Dün: Canımızı vermiştik bu vatan için...
Bugün:Naylon fatura verir olduk vatanı soymak için!..

Dün:Elimizde üretkenliğin nasırı var...
Bugün: Elimizde tembelliğin cep telefonu!..

Dün: Kağnılarla cepheye silah taşırdık...
Bugün: Son model mersedeslerle tetikçi taşıyoruz!..

Dün: Güzellik kraliçemizin adı : Keriman Halis’ti...
Bugün: Jüri uyelerinin adlarını daha iyi biliyoruz!..

Dün:Karanlığın üzerine bir güneş gibi doğuyorduk...
Bugün: Yeni zenginlerimiz çocuklarını artık Amerika’da doğuruyor!..

Dün: İstikbal göklerdeydi...
Bugün: İstikbal gökkafeslerde!..

Dün: Ümmet imparatorluğunu, cumhuriyetle değiştirdik...
Bugün: Bir gecede 700 trilyon kara para el değiştiriyor!..

Dün: Yüreğimiz coşkulu, gönlümüz zengindi...
Bugün: Yüreğimiz organ tacirinde...

Dün: Çıkmıştık açık alınla 10 yılda her savaştan...
Bugün: Çetelerle savaşmayı bile beceremiyoruz!

Dün: Herşeyi onurumuza bırakmıştık...
Bugün: Herşeyi oluruna bıraktık!..

Dün: 10. yıl marşımız vardı...
Bugün: Hala 10.yıl marşımız var ama kaybımız 70 yıla yakın!..

OCEANS
23-07-2004, 13:50
sayın leviathan dediğimi anlamamakta ısrarcısınız. ayrıca yazdığınız metin demogoji yeteneğinizin ne kadar gelişmiş olduğunun da bir göstergesi.
ben kazanın bağıra bağıra gelmediğini mi söyledim, ya da kaza da sadece makinistelerin mi suçlu olduğunu yazdım. kesinlikle hayır.!!
evet kazada bir çok majör etken sözkonusu ama bunlar hangileri olduğunu henüz tam olarak bilmiyor ve donkişotluk yapıp yeldeğirmenlerine saldırıyoruz.
en büyük üzüntüm ise her felaketten sonra bizden hiç bir şey olmaz edebiyatının yapılması.. buna çok kızıyorum. çünkü bu ülkeyi en azından benim gibi düşünenler bir gün çok daha iyi yerlere getireceğine olan inancım çok ama çok büyük..
saygılar...

trusty
23-07-2004, 14:46
Acilar icindeyim,kabullenemiyorum....

Ustelik, "Hersey Allah'dan" aciklamasi beni kahretti...

Lanet olsun size, Lanet olsun yurekleri bu kadar acimasizca yakanlara...

Ey Bakan, hangi vicdanla makaminda oturuyorsun....

Kalk ordan....

ercan
23-07-2004, 15:52
İçi boş olan herşey balondur ve içi doldurulmazsa patlamaya mahkumdur. Bilim adamlarının tüm uyarılarına hatta ben bu trene binmem yakınlarımı da bindirmem açıklamalarına dahi kulak tıkayan zihniyetin içi havayla doldurulmuş balonu dün akşam patlarken maalesef sayısına hala emin olamadığımız miktardaki yurttaşımızıda yanında götürmüştür.
Tayyip efendi " Demir ağlarla ördük ana yurdu demekle demir ağlarla örülmüyor yurt " buyurmuştu. Demek kafaya konduktör şapkası geçirip ben yaptım oldu zihniyetiyle davranmaklada olmuyormuş.
Saat şu anda yaklaşık 12,00 hala olayın sorumluluğunu üstlenmiş kimse yoktur, TCDD Müdür Vekili olayın sorumlusu olarak "Herşey Allah'dan" diyerek Allah'ı göstermiştir. Ne hükümetten, ne ulaştırma bakanlığı kadrosundan bir kişi bile hala istifa etmemiştir. İleride soruşturulacağı ve suçluların en azından bazılarının hapis cezaları alacağı neredeyse kesin olan bir olayda, olayla ilgili dosyaları dolayısıyla delileri elinin altında tutan bakan ve kadrosu hala koltuğunda oturmaktadır. Nitekim televizyonlar olay yerinden delillerin yok edildiğinin haberlerini vermeye başlamışlardır.
Peki bilimle dalga geçercesine tüm uyarılara kulak tıkayarak faciaya yol açan bu sorumsuz hükümetin Kıbrıs, AB, Ege, Anayasa değişiklikleri konularında konunun uzmanlarının dediklerine kulak tıkamaları hatta tartışmaya dahi yanaşmamalarının Türkiye Cumhuriyetini raydan çıkarmayacağını nereden bileceğiz!!!

OCEANS
23-07-2004, 16:13
bence ulaştırma bakanı basın toplantısında son derece mantıklı bir şekilde konuşmuştur. denildiği gibi de şerefini falan kaybetmiş değildir.
Ulaştırma bakanının da dediği gibi "eğer hiç bir şey yapmazsanız hiç bir sorumluluğunuz da olmaz"
ayrıca ytü den bir öğretim görevlisi hızlandırılmış trenin tehlikeli olduğunu söylerken 14 üniversiteden oluşan öğretim görevlileri bu proje onay vermiştir. siz olsanız hangisine inanırdınız.
ayrıca hükümet demir yollarına önem vererek geliştirmeye çalışarak suç mu işlemiştir.
ayrıca kazanın olduğu virajda maksimum süratin 86km olması gerekirken süratin 106 olduğu uzmanlarca tespit edilmiştir. tüm bu süratlerinde önceden uzmanlarca belirlendiği ve trenle asıldığı da ayrı bir gerçek.
bu nedenle iş yapan, risk alan insanlara şerefsiz gibi son derce ağır ve haksız ithamlarda bulunulmasına gönlüm el vermiyor.
ayrıca yazacak ve yorumda bulunacak arkadaşlar lütfen rakamlarla, istatistiklerle görüşlerini dile getirsinki daha nesnel bir ortak sentez oluşsun.
saygılar...

leviathan
23-07-2004, 16:21
Prof. Dr. Aydın Erel'in tren kazasına ilişkin görüşleri

23.07.2004


Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Demiryolu Çalışma Grubu üyesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Erel, Sakarya'daki tren kazasıyla ilgili olarak ''Bu olay 'kaza' tanımına girmez'' dedi.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası'nın Beyoğlu'ndaki İstanbul Şubesi'nde bir basın toplantısı düzenleyen Prof. Dr. Aydın Erel, 33 yıldır Yıldız Teknik Üniversitesi'nde görevli olduğunu belirterek, ''Benim uzmanlık konum demiryolu üst ve alt yapısıdır. Demiryollarının nasıl olması gerekir? konusunda tezim var. Ben 1980 yılında Devlet Demir Yolları'na başvurdum ve 'beraber çalışalım' dedim. O günden bu yana Devlet Demiryolları Genel Müdürlükleri ile yakın ilişkiler içindeyim. Uzun yıllar seminerler verdim. Seminerler yaklaşık 3-4 yıldır yapılmıyordu. 2 yıl önce seminer vermeyi önerdim, kendileri gerekli görmedi. Sorunları olan birinci bölge İstanbul'dur. Burada yetkililerin bilmediği bazı sorunları ben biliyordum. Alt kademede çalışanlar, bu sorunları her zaman daha iyi bilirler fakat üst kademeler yetiştiremezler'' dedi.

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ı yıllardan beri tanıdığını belirten Aydın Erel, ''Kendisine ve yaptığı çalışmalara son derece saygım var. Genel Müdürümüz Karaman Aralık ayında yurt dışında bir seyahat yapıp, hızlı trene binmişler. 'Onlar hız yapabilirse, biz neden yapmayalım' diye düşünerek, 'trenleri hızlandıralım' şeklinde emir vermişler. TCDD'de çalışan öğrencilerim, 'hocam genel müdürümüz böyle bir emir verdi ne yapabiliriz' şeklinde sorularla bana geldi. Ben de Süleyman Bey'e Aralık ayında telefon açtım. Bu işlerin bilgi, teknik ve ilim dahilinde yapılması gerektiğini söyledim. Kendisi memnuniyetle karşıladı. Daha sonra birlikte çalışmayı önermek için bir telefon daha açtım. Konuşmalarımız gerçekleşme aşamasına kadar geldi. Fakat artık genel müdürlükten bir ses çıkmadı ve hızlı tren sefere başladı. Ben Karaman'ı tekrar arayarak, kaygılarımı dile getirdim. Oluşabilecek kaza risklerini ve yolun işletme maliyetinin en az iki katına çıkabileceğini kendilerine aktardım. En sonunda 'ben vicdanen bunu açıklamak zorundayım, bunu bir basın bildirisiyle açıklayacağım' dedim'' diye konuştu.

Hızlı tren konusunda hiç bir çalışma yapılmadan sefere konulduğunu aktaran Prof. Dr. Aydın Erel, ''5 Temmuz tarihinde bakanımıza 'istirham ediyorum bu trenleri seferden kaldırın' dedim. Ayın 14'ünde TCDD Genel Müdürlüğü beni ve 14 profesör arkadaşımı Ankara'da toplantıya çağırdılar. Gelen öğretim görevlisi sayısı 7 idi. O toplantıda önce bize bir brifing sunuldu. Yapılan ön çalışmalar açıklandı. Daha sonra öğretim üyeleri söz alıp beni desteklediklerini söylediler. Ben etüt yapılmadan hızlandırılmış trenin sefere konulmasın sakıncalı olduğunu bir kere daha söyledim. Bırakın hızlandırılmış treni, zaten bizim demiryollarımız eski trenler için de sorunludur. Daha öncede kaza riski vardı ama hızlandırılmış trenden sonra bu oran yüzde yüz arttı. Daha sonra yetkililer, 'Aydın Hoca'nın dediği çıkacak, basının karşısına çıkıp 'ben demiştim' diyecek' dediler. Ben de, 'size söz veriyorum demeyeceğim' dedim. Şu anda da böyle bir şey söylemiyorum. Toplantının bitiminde bizi trene bindirmek istediler. 'Ben o trene binmem' demiştim ve binmedim. Trene binen diğer 2 arkadaşlar trenin iyi olduğunu söylemişler. Hatta makinist kabininde binip gelerek yolu uygun bulmuşlar'' ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, kazanın sebebine de değinen Erel, ''Bu kaza treni raydan çıkarak devrilmesi sonucu oluşan bir kazadır. Yalnızca taşıtın yetersiz olması, taşıt ve yolun yetersiz olması, yalnızca yol kusurları, işletmesel nedenler ve hız yüzünden tren raydan çıkabilir. Yüksek hız, bazı durumlarda treni raydan çıkarır, bazı durumlarda ise hiç çıkarmaz. O taşıtı kullanan makinistlerin hızlanma ve yavaşlama biçimlerinden de olabilir. Bu kazada lokomotif geçmiş ardından vagon devrilmiş. Amerika'da 10 yıldır meydana gelen raydan çıkma olaylarında, yüksek hız oranı azdır. Yol, taşıt ve işletme koşullarından ötürü kazalar olabilir. Benim amacım, dün akşam olay yerine gitmekti. TCDD'nin beni oraya götürmesini istedim ama şu ana kadar da arayan olmadı. Taşıtla yol evli bir çift gibidir. Genellikle yol iyi olsun taşıt önemli değil, ya da taşıt iyi olsun yol önemli değil düşüncesi vardır. Oysa ikisi de çok önemlidir'' dedi.

Erel, ''Rayın ömrü 50 yıldır, biz de bazı raylar 3 yılda bir değişir. Tekerleğin ömrü de uzundur, ama biz de tekerlekler de sık sık değişir. Hatta tekerleğe dolgu kaynağını yaparlar ama taşlamazlar. 'O yolda kendi kendine taşlanır' derler. İşte böyle bir zihniyet söz konusu. Böyle bir yolda bırakın hızlandırılmış treni, hızlandırılmamış tren bile gitmez'' diye konuştu.

Basın mensuplarının, ''Bu trenin seferlerine başlamasını kim istedi, olayın sorumlusu kim?'' sorusuna Prof. Dr. Aydın Erel, ''Bu olaya ben hiç bir şekilde onay vermedim. Bu konu kimseye sorulmadı. Daha önce de söylediğim gibi, 14 Temmuz'da Ankara'da yapılan toplantıda, hızlandırılmış trenin hayata geçirilmemesini istedim. Herkes de bana hak verdi. Bu konuyla ilgili kimse rapor sunmadı. Toplantıdan sonra ismini söylemek istemediğim iki tane öğretim görevlisi arkadaşım trene binerek, yolun durumunun iyi olduğunu söyleyerek onay vermiş. İstanbul-Ankara demiryollarındaki virajlar en az 300 metre civarındadır. Burada en yüksek hızın 60 kilometre olması gerekiyor'' açıklamalarında bulundu.

Toplantıdan sonra, İstanbul Barosu Başkanlığı'na bağlı Avukat Filiz Saraç, Muammer Aydın, Okan Bengisu suç duyurusunda bulunmak üzere Pamukova'ya doğru yola çıktı. Avukatlar, Pamukova Cumhuriyet Savcısı'na ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'na soruşturmanın hızlandırılması için ve bir an önce sorumluların bulunması için suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

aa

kalkedon
23-07-2004, 16:58
İlk günün kızgınlığı ile tepkisel sözler söylemek bu gibi durumlar da en sık rastladığımız olaylar, hakikaten birileri bu tip olaylarda siyasi rant ta sağlamak istiyor ama bu olayda sadece ulaştırma bakanı suçlu değil.
50 yıldır bu ülkede DEMİRYOLLARI İHMAL EDİLDİ.
En büyük suç 50 YILDIR demiryollarını bazı büyük patronlar daha çok araba satsın diye ihmal eden devlet yöneticilerinde, siyasilerde.
Bu olaydan DEMİRYOLLARI KÖTÜDÜR gibi bir sonuç çıkmamasını diliyorum.Ülkemizde hergün onlarca insanımızı karayollarında kaybediyoruz.Kimsenin sesi çıkmıyor.
Daha vahim şeylerde var.
Hergün TÜRKİYE de 3 uçak düşüyor.!
Heryıl 100000 kişilik bir şehrimize atom bombası atılıyor.Ve o şehir yok oluyor.
Her gün 20 otobüs uçurumdan uçuyor ve içinden kimse sağ çıkmıyor.

Bunlar da nereden çıktı diyeceksiniz.

Her yıl tütün ve tütün mamüllerine bağlı hastalıklardan bu kadar insanı kaybediyoruz.

Sigara reklamları güya yasak ama gençler MARLBORO MAN olmaya özendiriliyor.Bunun için F1 RACING gibi yarış sporları kullanılıyor. Sigara gençliğin, dinçliğin, maceranın simgesiymiş havası gençlerin bilinçaltına konuyor. Sigara kullanma ve başlama yaşları ülkemizde ilkokul seviyelerine düştü.TRİLYONLARCA lira ülke kaynağımız sigara firmaları tarafından sömürülüyor.Parası bir yana sağlıksız bir nesil geliyor.

Bütün bu SİGARA TERÖRÜNE hiç kimse ses çıkarmıyor. Basın susuyor.Susmayı bırakın gizli reklamlarla hatta televizyonlarda en sevilen tiplerin eline SİGARA vererek körüklüyor.Bir yerde bir kaza oldumu ortalığı ayağa kaldırıyor.

Bu olayı basite aldığımı sanmayın.Mutlaka 36 insanın ölmesine neden olanlar cezalarını bulmalı ama, çok daha büyük bir terör olan SİGARA TERÖRÜNE de DUR demeliyiz.

Bu vesile ile ölenlere ALLAH tan rahmet diliyorum.Milletimizin başı sağolsun.Saygılarımla.

trusty
23-07-2004, 17:31
Imam kilikli zat, gecmis kameralarin karsisina konusuyor,

" Bu kazanin niye buyutuldugunu anlamiyorum "

Irem'in Annesi bu ifadeyi anlamaya calisiyor, gozu yasli, acilar icinde....

Diger belki de 20 milyon Irem'in, Selin'in, Ilayda'nin Anne'si dikkatle izliyor....

" Bu kazayi siyasi istismar konusu yapanlari ayipliyorum "

Anneler bu konuyu siyasi istismar konusu yapmiyor, gozbebekleri gibi yetistirdikleri yavrularinin, sag salim eve donmelerini istiyorlar....

Cinayetlere, facialara kaza adi verilsin istemiyorlar...

Elinde, devletin her turlu imkaniyla, gercekleri,vicdanlari sizlamadan carpitanlari dikkatle izliyorlar...

Elinde devletin butun imkanlariyla....

Annelerin ise kimseleri yok, bir Mithat KUTANOGLU....

Cumhuriyet Savcisi KUTANOGLU.....

Naparsin....

Irem'in Annesi, caresiz....

Agliyor....

Irem'im parcalanarak olmus....

Acaba cok aci cektimi....

Yavrum.....

Irem'in, Annesi agliyor, acilar icinde....

Hicbirseyi siyasi istismar konusu yapmiyor....

Agliyor......

tent
23-07-2004, 17:44
anlayamıyorum vallahi! gazeteci sormuş "ulaytırma bakanı istifa edecek mi?" (o bu soruyu sorarken "mi"yi bitişik de söylemiştir hatta) demokratik tüm ülke liderlerinin övgüsünü kazanmış, pek değerli sayın ve de sevgili başbakanımız recep tayyip erdoğan beyefendi gereken yanıtı vermiş: "haddinizi bilin" bilmezler sayın başbakanım bilmezler. yalçın doğan nam köşe yazarı için buyurduğunuz gibi, "bunlar nasıl gizeteci olmuş?", vallahi ben de şaşıyorum. neyse siz sıkmayın tatlı canınızı, ertuğrul özkök ilglenir onunla. gerçi bugünkü yazısı gözünden kaçmış sanırım. 10 tane başbakan görmüşmüş. acaba sizin gibisini görmüş mü?

neyse sadede geleyim, asıl sorumlu "bu tren kaza yapacak" diyen prof. aydın erel'dir. nazar değirdi gül gibi trene... :mad:

asıl onun istifa etmesi gerekir...

Salacaklı
23-07-2004, 17:56
Suclular burada


Fondaki bankalara servet aktı
23 Temmuz 2004 16:11
--------------------------------------------------------------------------------

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankaların maliyeti açıklandı. 1997'den bu yana bankalara aktarılan kaynakların toplamı bir servet ediyor.



Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Fon'a devredilen
bankaların maliyetinin 46 milyar dolar olduğunu bildirdi.

TMSF'den yapılan açıklamada, 30 Haziran itibariyle oluşturulan raporda, 1997 yılından bu yana TMSF bünyesinde çözümlenmiş ve çözümlenmekte olan bankalara aktardığı kaynakların brüt toplamının tarihi değerlerle 27.8 milyar dolar, fon alternatif maliyetleri ile
borçlanma faizleri dikkate alındığında 46 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi.

Raporda, TMSF tarafından bugüne kadar yapılan tahsilatlar dikkate alındığında Fon bankalarına aktarılan net kaynak tutarının, faizlendirilmemiş tarihi değerlerle 26 milyar dolar, faizlendirilmiş
değerlerle ise 43.8 milyar dolar olduğu belirtildi.

--------------------------------------------------------------------------

Ülkemin Alin Teri Bu sekilde veba edilmistir...

Tcdd larinin Yenilenmesi icin gereken Para 20 milyar $ dir..Bu Para ile Su andaki yollar yenilenecek..ve bunlara ilavetende...

Trabzon--Erzincan Demiryolu trabzonu iskenderuna baglayacaktir
izmir-Ankara-istanbul Demiryolu (hizli Tern saatde 240 km )
Ankara--Konya--Antalya demiryolu (hizli Tern saatde 240 km )

Projeleri icin gerekli olan Para elimizden alinmistir..Milletimize "Sana gerek Degil insanca yasamak " diyerek Hainlik yapilmistir...

bu soygunlari yapanlar ve onlara olanak saglayanlarin Hepsi Birer VATAN HAiNi dirler..Bu kisilerde hala ortadir...hem isadami Maskesi Altinda Hemde Siyasetci ve Bürokrat teknokrat olarak.

Bir Milletin Gelecegini Calmak en Büyük suctur. insanlik Sucudur

:hayır:

tent
23-07-2004, 17:57
Boyle bir topik dun acilmisti yazilarimizi orda devam ettirsek diyorum.

demişsiniz ama, konu başlığını yazmamışsınız!

Dragon!
23-07-2004, 18:38
Ne bereketli belediyeymis be kardesim...

turkıyenin butun kurulusları buradan toplama kadrolarla yonetilmeye baslandı... :hayır:

basbakanımızın ufku belediyeyle sınırlı...

bakalım bu sıyası atanmıs iş bilmeyen kadrolar dsaha nerelerde faciaya neden alacaklar... :mad:

bunlar gorunenleri birde ekonomi ve turkıyenin geleceginde olan uzun vadeli etkilerini dusunun..

kimse darılmasın insanlar hak edildikleri gibi yonetilirler...

eskilere kızıp tepkiyle karar verenlere duyurulur...

bunlar daha iyi gunler :hmm:

İyi bir konuya parmak bastınız. Devam etmek istiyorum bir kaç husus ilavesi ile.

Sn.Erdoğan ilk günden bugüne hep ülke yönetimi Belediye yönetimine benzemez, başaramayacak şeklinde eleştirildi. O ne yaptı? Merkezi sistemi son Kamu Yönetimi reform yasası ile kaldırdı ve Yerel yönetim, ombudsman, halk Denetçisi gibi kavramları kanunlaştırarak,

"Madem benim tecrübemle mevcut yönetim anlayışı uyuşmuyor, o zaman bende mevcut yönetim anlayışını kendi tecrübemle uyumlu hale getiririm" dedi (kendisi böyle demedi ancak ben öyle düşündüğünü varsayıyorum) ve Yerel yönetimler son kamu Yönetimi Reform Yasası ile kuvvetlendirildi.

Madem öyle , işte böyle hesabı.

Artık koca ülke Belediyeler nasıl yönetiliyorsa öyle yönetilecek bir nevi. Belediye Başkanları ve İl Özel İdare Müdürleri artık elleri çok kuvvetli insanlar.

Yaaa, işte böyle. Belediye tecrübeli kamu yöneticilerimiz hayırlı olsun.

janus
23-07-2004, 19:22
Imam kilikli zat, gecmis kameralarin karsisina konusuyor,

" Bu kazanin niye buyutuldugunu anlamiyorum "



Elinde silahla, bıçakla adam öldüren bile pişman oluyor.. Çünkü içinde bir damla da olsa insanlık var. Ve insanlığı bizim katil dediğimize hesap sorabiliyor....

Ya politikacının içinde insanlık var mı? Ayıptır söylemesi, kızını oğlunu devlet yönetiminde iken evlendirmek zorunda mı idi bu zat. Bu devleti, makamı suistimal değilmidir?

15 yaşındaki çocuğumu direksiyona oturtup araba kullandırırsam, kaza yapıp başına bir şey geldiğinde çocuk mu suçlu olur?

Elinde denetim, kontrol, planlama ve yönetme gücü var sa, senin altında çalışan bir hata yaptıysa sen suçlusundur.. Özelde de Kamu da da böyle olmalıdır. Yukardaki çocuk örneğinde de....

Suçlu ne makinisttir. Ne de o trende olan başka birisi... O trenin o raylarda gitmesine göz yuman, 2 günde delinen duble yolları bize iş yaptım diye gösterme arzusunda olandır...

Bana göre RTE'de, adı her ne ise ulaştırmacı da direkt sorumludur. :mad:

Yapılanları sineye çektiğimiz, hesabını sandıkta sorarız diye düşünüp,hemen unuttuğumuz, bu tip insanlara yol açtığımız içinde aslında suç bizdedir... :hayır:

Yani şirket batınca eleman iyi çalışmadığından batar, yoksa patronda yönetici de işini mükemmel yapmıştır ama elemanlar onları kandırmışlardır... :D

saygılarımla

yimds
23-07-2004, 19:25
TCDD müdürü Kazayla ilgili olarak her şey allahtan dedi ,
başbakan bakan istifa edecek mi diye soranlara haddinizi bilin dedi (ki girmek için yırtındığı AB de bu durumda hükümet ne yapardı hiç düşünmeden) :mad: :mad:

Ey bu şarlatanları seçen Koyun sürüsü, Bekir Çoşkun'un 20 Temmuz 2004 tarihli köşe yazısını okuyun ve biraz olsun sizi hayvanlardan ayıran organınızı çalıştırın :mad: :mad:

http://www.hurriyetim.com.tr/archive_articledisplay/0,,authorid~2@sid~9@nvid~442541,00.asp

yimds
23-07-2004, 19:35
Fatura
DOKTOR bulamayıp, hastane kapısında ağlaşan köylüler, aslında yıllarca şarlatanları alkışlamanın faturasını ödediklerini nereden bilecekler.

Değişik bir faturadır bu.

Kimi zaman gözyaşıdır.

İnsanlar dizlerine vurduklarında, yıllardır kötü tercihlerinin ve suskunluklarının faturasını ödediklerini bilmezler.

Fatura er-geç gelir.

Kimi zaman fatura işsizliktir, kimi zaman açlık oluverir.

Kimi zaman gelmeyen ambulanstır.

Kimi zaman yarı fiyatına giden alın teri.

Kimi zaman ucuz ekmek fırınının önünde alacakaranlıkta beklemek olur fatura.

*

Demokrasi bir fatura sistemidir.

Fatura öyle eve gelmez.

Önünüze ‘Oy verdiğiniz, alkışladığınız, zıpladığınız o sahtekár politikacılar yüzünden şahsınıza tahakkuk eden miktar şu kadardır’ diye káğıt koymazlar.

Ama fatura gelir.

yimds
23-07-2004, 19:39
Bir gün emekli maaşı kuyruğunda beklemekten ayaklarınız ağrıdığında, işte o faturadır.

İş bulamayan çocuğunuz sızlandığında, fatura ‘Seni boşuna mı okuttum?’ diye bir acı cümle olmuştur.

Kimi zaman fatura akmayan su, kesilen elektriktir.

Kimi zaman çirkin-kirli-havasız-pis-beton yığını bir kentte yaşama mahkûmiyeti.

Fatura mutlaka gelir. Size ‘Öde’ demezler. Kendiniz ödersiniz. Unutmamalısınız:

O acılar, o gözyaşları, o mutsuzluk, o kahır, o iç çekmeler, o çıkmaz, o umutsuzluk, birer faturadır.

Ve bir gün; bir yabancı havaalanında, ya bir turistik kıyı kentinde, ya da ayaklarınızı uzatıp izlediğiniz televizyonda, size laik-çağdaş-özgür bir ülkenin vatandaşı gibi değil...

Bir İran mollası, bir Suudi Arap’ı, bir kimliksiz üçüncü dünya ülkesi vatandaşı gibi davranırlarsa ve yüreğinizde bir acı hissederseniz...

Bugünlerin faturasıdır. Faturasız olmaz...

Rebik
23-07-2004, 21:38
bence ulaştırma bakanı basın toplantısında son derece mantıklı bir şekilde konuşmuştur. denildiği gibi de şerefini falan kaybetmiş değildir.
Ulaştırma bakanının da dediği gibi "eğer hiç bir şey yapmazsanız hiç bir sorumluluğunuz da olmaz"
ayrıca ytü den bir öğretim görevlisi hızlandırılmış trenin tehlikeli olduğunu söylerken 14 üniversiteden oluşan öğretim görevlileri bu proje onay vermiştir. siz olsanız hangisine inanırdınız.
ayrıca hükümet demir yollarına önem vererek geliştirmeye çalışarak suç mu işlemiştir.
ayrıca kazanın olduğu virajda maksimum süratin 86km olması gerekirken süratin 106 olduğu uzmanlarca tespit edilmiştir. tüm bu süratlerinde önceden uzmanlarca belirlendiği ve trenle asıldığı da ayrı bir gerçek.
bu nedenle iş yapan, risk alan insanlara şerefsiz gibi son derce ağır ve haksız ithamlarda bulunulmasına gönlüm el vermiyor.
ayrıca yazacak ve yorumda bulunacak arkadaşlar lütfen rakamlarla, istatistiklerle görüşlerini dile getirsinki daha nesnel bir ortak sentez oluşsun.
saygılar...

Sayin oceans, anladigim kadariyla konuya genel kaninin tersine, bakani destekleyici olarak yaklasmissiniz. Degisik bir bakis acisi getirdiginiz icin oncelikle size kendi adima tesekkur etmek istiyorum. Ayrica ben de kendi dusuncemi yazmak istiyorum.

Kazanin sonucu hakikaten korkunc ve cok ama cok uzucu. Ancak hayat devam ediyor. Bence su anda yapilmasi gereken bundan sonra bu tip olaylar nasil engellenir onu dusunmek. Mesela bu forumda su anda bu dusunceleri yan yana diziyoruz, umarim bir sonuca ulasilir.

Bu giristen sonra, ilk oarak kafamda kazayla ilgili olusan sorulari siralayacagim sonra da bu noktalara bakis acisi ne olmaliydi kendi bilimsel bakis acima gore dile getirecegim (amma bos konusuyorum ya, okuyan varsa kusura bakmasin, baktim da simdiye kadarki bolum sirf geyik olmus). Ilk anlamadigim sey hizli tren uygulamasina gecilmeden once toplanan bilimsel komite ile ilgili. Ben yurtdisinda yasiyorum, turk televizyonum yok, haberleri sadece internetden takip ediyorum, o yuzden assagida yazacaklarim da eksik ya da yanlis bilgilenmis olabilirim simdiden soyleyeyim. Haberlerden anladigim hizli tren uygulamasinin oncesi soyle gelismis. Bakanlik bu uygulamayi baslatmaya karar vermis, fizibilitesini yapmis, bu calismalar olurken profesorlerden bir demiski, yanlis yapiyorsunuz, yaptiginiz cok tehlikeli. Bakan da dogru bir yaklasimla konuyal ilgili proflari Ankara ya davet etmis, onlara bir brifing vermis, yapilan calismalari anlatmis. Bu anlatimdan sonra bilimsel kuruldan bircok prof hizli trene onay vermis (ben boyle anladim) ancak bir profumuz haric. Buna ragmen uygulamaya gecilmis. Benim takildigim nokta burasi. Karsi cikan professor herhalde belli hesaplara, kriterlere gore karsi cikiyor, bir antitezi var yani. Bu durumda bu antitezi curutmeden bakanlik nasil emin olabilirki hizli trenin guvenilir olduguna. Isterse dunyanin butun profesorleri onay versin, bir prof (veya x kisi) cikip hayir yaniliyorsunuz sebepleri de sunlar sunlar derse ve o dunyanin butun proflari da buna cevap veremezse benim bilimsel anlayisima gore ne dunyanin tum profesorlerinin soyledigi dogrudur ne de tek basina olan profesorun, bu durumda bence konu tartismaya acik kalmistir. Bir uygulama yapilacaksa da ancak tek profun antitezi curutuldukten, bilimsel consensus olustuktan sonar yapilir. Ozellikle bu konuda oldugu gibi uzerinde tartisilan konu insane hayatini ilgilendiriyorsa olabilecek tum gorusler alinir, bunlara cevaplar verilir, ustune bir de emniyet katsayilari eklenir her ihtimale karsi, uygulamaya ancak ondan sonra gecilir. Sadece bir prof karsiydi diger herkes onayladi demek bence olaya bilimsel yaklasilmadigini gostermek icin fazlasiyla yeterlidir. Bilimsel bakis acisi “Sinek kucuktur ama mide bulandirir” yaklasimidir. Tum ihtimalleri degerlendirmedigi icin bakanlik, dolayisiyla bakan alenen sucludur. Sorun profesorun dinlenmemis olmasi degil, bir gorusun es gecilmesidir. Bu gorus bir makinistden de gelebilirdi, ray doseyen bir yer iscisinden de, japonya veya Uganda daki baska bir konuyla ilgili kisiden de, gorus bildiren kisinin bilmsel gecmisi olup olmamasi da onemli degildir, sen de kimsin sana ne oluyor yaklasimi insan guvenligi soz konusu oldugunda asla ve asla kabul edilmemeli her goruse ayni ciddiyetle yaklasilmalidir.


Aklima takilan ikinci bir husus da kazaya makinistin fazla hizli gitmesinin yol actigi ile ilgili. Bir kere burada sunu belirtmek istiyorum, insallah yaniliyorumdur veya kacirmisimdir, neden makinist de makinistler degil. Ihtimal vermiyorum ama eger dogruysa cok buyuk ihmal, yani eger treni sadece bir makinist kullaniyorsa. Butun sorumluluk sadece bir kisiye yuklendiyse. Baska bir konu, tren eger gerektiginden hizli gidiyorsa bu nasil kontrol edilmez, nasil makinist uyarilmaz, su anda arabalarda bile var gprs denen alet, hizli gidiyorsa ya trenin icindeki bilgisayar ses ile veya otomatik olarak devreye girecek bir fren sistemiyle veya uzaktaki bir kuleden bir sekilde hizi yavaslatilir, bu yeni birsey de degil dunyada, benim bildigim en az on yildir uygulaniyor bunlar.

Ya yine cok uzun yazdim kusura bakmayin. Bitirecegim burada.

son_azrail
23-07-2004, 22:02
ben 2 nci sorunuza cevap wereyim yanılmıyorsam diyeyim gene 2 makinist tutuklandı....tv görüntülerinde en azından 2 kişi war ama o sırada biri dahs suçlu durumda.... 1 nci konusunda ise türkiye bili yapılırken bile siyasi görüş ön plandadır .....bazen cidden sinek olmak için krşı görüş ileri atılabiliyor...belki bu nedenle çok üstünde durulmamış olabilir....ama bakanlığa yapılan saldırıyıda yersiz buluyorum...hemen istifa ne kadar basit ya....istifa edince ölenler gelimi gelecek....bakana fırsat tanınmalı ve yaptığı varsa tabii hataları düzeltmesi için fırsat tanınmalı....BENCE...

Salacaklı
23-07-2004, 22:25
suclu Araniyorsa Suclu cok

sayalim

Basta Tcdd olmaz üzre Bu Kurum yillarca siyasi Partlerin Rüsvet yatagi olmustur...Degisen Her Hükümette ve koalisyonlarda Partiler Hesapda Taraftarlarini Bu kurumlara yigmistir..Aylik veren bir Kurum olmustur..salla basini al maasini misali...Binlerce insana Para ödeyen Bu kurum Türkiyedeki demiryolu Bakimina insaasina ,modernasyonuna Para ayiramamistir...

TCDD nin Web sitesine girip Bakanligin ve Kurumun Planlarini inceleyebilirsiniz..Para yoklugundan,sikintisindan Bu Projelerin cogu Beklemededir...

1950 lerden Baslayan Araba sevdasi Türkülerimize bile girmistir..
Yallah Söför yallah gibi...

Bu kaza yillarin cürümüslügünü otaya cikarmistir...Bütün Topluma Katil sizler siniz Dercesine...Gecmisde Bu Bakanlik Koltuguna Oturanlarin hicmi suclari yok..?

Ortaya cikan sonuc Türkiyenin Ulasiminda Can Güvenligi yoktur, gercegi ortaya cikiyor...Karayollarinda Canini Kaybeden Binlerce insan bunun yaninda Binlerce Sakat insanlar Aramizda yasiyor...

Yukardaki yazimda Bankalara ödenen Parayla 2 kere Kara ve Demiryollarimiz Dünyada Parmakla gösterilebilirdi..Paraciklarimiz Buharlasti yok oldu...

Birde buna ilavaten yilda 40 milyar $ Faiz ödüyoruz..Gelecegimizin nesillerinden Calarak ve Gelecek nesillere Bu borclarida sirtlarina yükleyerek...

sözün kisacasi DERT BiR DEGiL ELVAN ELVAN..

CERİTKALE
23-07-2004, 22:38
ben 2 nci sorunuza cevap wereyim yanılmıyorsam diyeyim gene 2 makinist tutuklandı....tv görüntülerinde en azından 2 kişi war ama o sırada biri dahs suçlu durumda.... 1 nci konusunda ise türkiye bili yapılırken bile siyasi görüş ön plandadır .....bazen cidden sinek olmak için krşı görüş ileri atılabiliyor...belki bu nedenle çok üstünde durulmamış olabilir....ama bakanlığa yapılan saldırıyıda yersiz buluyorum...hemen istifa ne kadar basit ya....istifa edince ölenler gelimi gelecek....bakana fırsat tanınmalı ve yaptığı varsa tabii hataları düzeltmesi için fırsat tanınmalı....BENCE...

Yapmayın sevgili dostum,

şu kaza Japonya' da olsaydı, bırakın Gn. müdürü, bakanı bile harakiri yapardı.

Lütfen bu tür olaylara da siyasi gözle bakmayalım, sorumlular cezasını çekmeli, bunların başında da Ulaştırma Bakanı geliyor, derhal istifa etmeli, bakanlıktan değil sadece, milletvekilliğinden de.

son_azrail
23-07-2004, 22:46
CERİTKALE eğer kitapta 86 yla gidilir yazan yerden 116 ile gecerseniz...BAKAN değil AZRAİL bile kurtaramaz sizi..isterseniz yawaş tren le olsun isterseniz en iyi teknoloji olsun....tamam bakan hatalıdır ama hatası bu kazadan değil bir kişiyi tam olarak dinlememesindedir....ikinci bir senaryoda var bu bir kişi dinlenip onay veren üni.es geçilseydi bizim basın bürokrasi işte 14 kurumun onay veridği işi yapmıyolar diye yine bakanı asardı....

CERİTKALE
23-07-2004, 22:53
Bir işi yarım yamalak yaparlarsa olacağı bu, yolun bir kısmı 130 bir kısmı 80, olmaz öyle şey! Dünyanın hiç bir gelişmiş ülkesinde böyle salakça kazalar olmuyor, neden çünkü oralarda hiç bir yerde 86 ile gidilir yazmıyor herhalde, bu tür alternatifleri insanın eline verirsen bizdeki gibi olacağı bu!

MUSTİS
23-07-2004, 23:01
demişsiniz ama, konu başlığını yazmamışsınız!
Ozur dilerim haklisiniz.
""Hizli Tren raydan cikti"" basligi olacakti.
Ama farketmez gonderiler cogalmis.Buradan da takip ederiz.
Salamlar.

RAINBOW
23-07-2004, 23:06
Aslında dünkü manzarayı görür görmez canhıraş bir vaziyette ve tazyikli halde oluşan duygu selimden sonra şöyle bir "aklı selim" düşündükten sonra "olacağı varmış" demek geliyor içimden..

Hiçbirimizin hayatı daim değil şu dünyada..aniden bir kalp krizi geçirebilip göç edebiliriz bu dünyadan..

Her nasılsa takdir-i ilahi işte...Tren raydan çıkıp elim kaza vuku buldu...

Hayatını kaybedenlerin ruhunun şad olmasını dileyip Biraz da pollyannacılık oynayarak....; iyi ki çok daha fazla canını kaybeden olmamış diyerek şükretmeliyiz aslında..

Dilerim bu ve buna benzer bir vaka bir daha yaşamayız..

Saygılarımla...

ercan
23-07-2004, 23:17
Lütfen elmalarla armutları birbirine karıştırmayalım. Şu an dahil herhangi bir anda Türkiye'nin herhangi bir yerinde meydana gelebilecek olan bir depremden meydana gelebilecek olan kayıpların sorumlusu geçmişte,eski politikacılarda, mütaahitlerde,belediyelerde aranabilir.Bunun gibi pek çok örnekte verilebilir. Oysa burada durum çok farklı. Burada "ben yaptım oldu" zihniyeti sonucunda hayatını kaybetmiş olan 36 vatandaşımız vardır. Sadece popularite arttırmak için, ilk olmak,övgü almak için yapılan bir uygulama vardır. Bilimsel olarak karşı çıkmalara rağmen dayatmayla yapılmış olan bir uygulama vardır. Bu olan medeni bir ülkede olsaydı savcılar çoktan ilgili bakan ve onu kandıranlar hakkında adam öldürmekten davalar açmış olurlardı. Tabii ki davalara ait delillere ulaşabilecek olan isimlerden tek bir tanesi bile yerlerinde oturuyor olamazdı.
Lütfen balık hafızalı olmayalım. Bu zihniyet Gölcük depreminden sonra "7.4 yetmedi mi?" diye pankart açtı. Hatta cemaatlerinin en önde gelenlerinden birisi hemde kızı goldenshot(altınvuruş) ile hayatını kaybetmiş olmasına rağmen Allah layık olana layık olduğu cezayı her zaman verecektir benzeri bir açıklama yaptı. Belli ki Tayyip Efendi'nin beğenmediği her sorudan sonra fırça atmak suretiyle yazılı görsel basının muhalefetini engellemesi, hükümete gebe holding patronlarının sesinin kısılmasının etkisi buralara kadar varmış durumda.
İsmet İnönü'nün dediği gibi-"Bu memlekette namuslularda namussuzlar kadar cesur olmazsa bu memleket kurtulmaz.

NOT= Bu arada üzülerek de olsa önümüzdeki bir iki hafta içerisinde hisse.net üyeliğimin iptal edilmesini isteyeceğim. Hemen şimdi iptal etmiyor olma sebebim ise bir hisse.net üyesinin diğer üyelere yalan söylüyor olduğuna inanmam. Sanıyorum bir hafta çok fazla buralarda olmayacağım. Sonrasında eğer istediğim süratte cevapları alabilirsem en fazla bir iki gün içerisinde üyelikten bir daha girmemek üzere çıkacağım.

Rebik
23-07-2004, 23:19
ben 2 nci sorunuza cevap wereyim yanılmıyorsam diyeyim gene 2 makinist tutuklandı....tv görüntülerinde en azından 2 kişi war ama o sırada biri dahs suçlu durumda.... 1 nci konusunda ise türkiye bili yapılırken bile siyasi görüş ön plandadır .....bazen cidden sinek olmak için krşı görüş ileri atılabiliyor...belki bu nedenle çok üstünde durulmamış olabilir....ama bakanlığa yapılan saldırıyıda yersiz buluyorum...hemen istifa ne kadar basit ya....istifa edince ölenler gelimi gelecek....bakana fırsat tanınmalı ve yaptığı varsa tabii hataları düzeltmesi için fırsat tanınmalı....BENCE...

Tek makiniste ihtimal verememistim zaten, tv seyredemedigim icin internetden takip ettigim kadariyla yazmistim. Bakanliga yapilan saldiriyi ben normal karsiliyorum sayin sonazrail, insanlar tabiki eger bir ihmal varsa hemen ihmalkar kisiyi bulup cezalandirmak isteyeceklerdir, o yuzden kimseyi suclamamak gerekir diye dusunuyorum. Istifa et saldirilarini sizin gibi ben de yersiz buluyorum. Duzgun demokrasilerde (hangi ulkedekiyse artik) boyle durumlarda bakan istifa eder, o da etsin deniyor. Ne alakasi var hicbir zaman analayamamisimdir. Bir insan ne zaman istifa eder, ya baska bir is bulur, bu isinden ayrilir istifa eder obur ise gecer, ya da bu isinde basarisiz oldugunu dusunuyordur, ben bu isi yapamiyacagim der istifa eder. Benim aklima istifa etmek icin baska bir sebep gelmiyor (baskasi dedi diye istifa edilmez, bence edilmemeli, onun icin bu durumu saymiyorum). Bakanin durumu birinci sikka uymuyor-baska bir is bulmamis oldugunu farzediyorum-, demekki olsa olsa ikinci sik, ben bu isi yapamiyorum demesi lazim. Birinin bir isi yapip yapamadigina ya kendisi karar verir, ya da kendisi haricindekiler, yani toplum. Bazi durumlarda toplum ne kadar kisinin yaptigi isten memnun olsa da kisi kendi yaptigi isten memnun degildir (bilinen ornekler vardir sanatda olsun sporda olsun herhangi bir konuda olsun ama su anda gelmedi aklima) istifa eder. Bakanin durumunda ise tam tersi, anlasilan toplum ondan memnun degil, ancak kisi yaptigi isten memnunsa kendisini, sizin de dediginiz gibi, yaptigi isi iyi yaptigina dair topluma kendisini ispat etme firsati verilmemlidir, aksi tabiki yargisiz infaz olur. Ancak bakan bu olaydan makinist gaza cok bastiydi, profesorler bindiydi, ooo super dedilerdi, pusurdu diyip tereyagdan kil ceker gibi siyrilmaya calisirsa (ki ilk izlenimler bunu gosteriyor) buna kimse inanmaz haliyle. Bu durumda bence istifa etmesi gerekir, istifa etmenin yaninda tabiki kazada sucu varsa her vatandas gibi mahkemesi yapilir, cezasini ceker. Bu dediklerim Turkiye'de olur mu? Bu konuda ben optimistim, belki simdi olmuyordur ancak hepimiz elele verirsek bu gibi seylerin ustune gidersek, hakkimizi ararsak, olaylara objektif bakarsak, bu soylediklerimi de toplumun geneline yayarsak -ki ben yayabilecegimize inaniyorum- bizim ulkemiz de duzgun bir sekilde hayatina devam eder. Bu tip seyler sirf bizim ulkemizde olmuyor, gelismis dedigimiz ulkelerde de ayni olaylar degisik sekillerde oluyor (iki referans vereyim, iki belgesel film, Fahrenheit (ABD) ve In the name of the father (ingiltere), dilerimki bu ulkeler de bu etik sorunlari cozerler).

Daha cok sey yazilacaktir bu konuda herhalde, ben kendim cok yararlaniyorum acikcasi, umarim diger arkadalsar icin de faydali oluyordur.

iyi aksamlar

ercan
23-07-2004, 23:39
Lütfen elmalarla armutları birbirine karıştırmayalım. Şu an dahil herhangi bir anda Türkiye'nin herhangi bir yerinde meydana gelebilecek olan bir depremden meydana gelebilecek olan kayıpların sorumlusu geçmişte,eski politikacılarda, mütaahitlerde,belediyelerde aranabilir.Bunun gibi pek çok örnekte verilebilir. Oysa burada durum çok farklı. Burada "ben yaptım oldu" zihniyeti sonucunda hayatını kaybetmiş olan 36 vatandaşımız vardır. Sadece popularite arttırmak için, ilk olmak,övgü almak için yapılan bir uygulama vardır. Bilimsel olarak karşı çıkmalara rağmen dayatmayla yapılmış olan bir uygulama vardır. Bu olan medeni bir ülkede olsaydı savcılar çoktan ilgili bakan ve onu kandıranlar hakkında adam öldürmekten davalar açmış olurlardı. Tabii ki davalara ait delillere ulaşabilecek olan isimlerden tek bir tanesi bile yerlerinde oturuyor olamazdı.
Lütfen balık hafızalı olmayalım. Bu zihniyet Gölcük depreminden sonra "7.4 yetmedi mi?" diye pankart açtı. Hatta cemaatlerinin en önde gelenlerinden birisi hemde kızı goldenshot(altınvuruş) ile hayatını kaybetmiş olmasına rağmen Allah layık olana layık olduğu cezayı her zaman verecektir benzeri bir açıklama yaptı. Belli ki Tayyip Efendi'nin beğenmediği her sorudan sonra fırça atmak suretiyle yazılı görsel basının muhalefetini engellemesi, hükümete gebe holding patronlarının sesinin kısılmasının etkisi buralara kadar varmış durumda.
İsmet İnönü'nün dediği gibi-"Bu memlekette namuslularda namussuzlar kadar cesur olmazsa bu memleket kurtulmaz.

NOT= Bu arada üzülerek de olsa önümüzdeki bir iki hafta içerisinde hisse.net üyeliğimin iptal edilmesini isteyeceğim. Hemen şimdi iptal etmiyor olma sebebim ise bir hisse.net üyesinin diğer üyelere yalan söylüyor olduğuna inanmam. Sanıyorum bir hafta çok fazla buralarda olmayacağım. Sonrasında eğer istediğim süratte cevapları alabilirsem en fazla bir iki gün içerisinde üyelikten bir daha girmemek üzere çıkacağım.

bgali
23-07-2004, 23:58
Yutkunup yutkunup kendimi tutmaya devam ediyorum!

Hissenet forumun siyasi olduğunu düşündüğüm tartışmalarına girmedim,girmemeye devam edeceğim inşallah!

Burası çok değerli bir ortam ve hepimizin sorumlu davranma zorunluluğumuz var.Düşüncelerimin küçük bir kısmını dahi aktarsam zarar vereceğimden endişe ederim.(Bitmek bilmez tartışmalar,huzurun çabucak bozulma riski,yasal engeller vd.)
Yalnızca 16.07.2004'te Komünist gazetesinde yayınlanmış bir değerlendirmeyi aktarıyorum.

----------------------------------------------------------

Hızlı trende amaç hizmet değil...
Tren hızlandı kaçııın!
İnsanların daha ucuz, çabuk ve güvenlikli bir yolculuk yapmasına yaraması gereken "hızlı tren", karadaki trafik anarşisiyle rekabet edecek bir dizi teknik sorunla hizmete girdi. TCDD'yi özelleştirme kaygısının ürünü olan "hızlı tren"in maceralarına önümüzdeki haftalarda da yer vermeye devam edeceğiz.

19. yüzyılda en ileri teknolojilerin uygulama alanı olan demiryollarının Türkiye topraklarına çok geç girmesi ve bununla kalınmayarak demiryolu inşaatının günümüze kadar son derece sınırlı kalması, 1950'lere kadar olan dönem için "teknik bir yetersizlik" olarak kabul edilebilir. Ancak 1950'lerin, yani soğuk savaşın başlangıç yıllarının siyasi tercihleri bu sorunu teknik bir yetersizlik olmaktan çıkarmış, bilinçli bir şekilde karayolları lehine yapılan tercih, demiryollarının ülkemiz için ciddi bir ulaşım alternatifi olma olasılığını ortadan kaldırmıştır. Özellikle geri bıra-kılan, teknolojisi ve altyapısı yenilenmeyen, hizmet niteliği yükseltilmeyen demiryolları, şehirlerarası yolcu taşımasında da ikincil bir rol oynadı. Buna rağmen, halkın bir kesimi demiryolu ulaşımına rağbet edegeldi.
Derken, kamu yararı gözetmekten uzak kalma konusunda kendisinden önceki hükümetlerden geride kalmayan AKP hükümeti döneminde aniden verilen ve halka doğru dürüst duyurulmayan bir kararla İstanbul ile Ankara arasında yüksek hızlı yolcu treni işletilmesine başlandı.
Doğal olarak, bu tür bir karar alınırken, gerekli bütün teknik etüdlerin yapılması, hızlı trenin işletmeye girmesinin mümkün olup olmadığının araştırılmış olması gerekirdi.
Ancak, kapitalizmin bilimsellikten uzak, kâr güdülü gelişmesine uygun olarak bu örnekte de hiçbir teknik ön çalışma yapılmadı. İstanbul ile Ankara arasındaki hattın boş tutulduğu bir zaman aralığında bir tren deneme seferi yaptı. Herhangi bir "ciddi" sorun yaşanmadığı görülünce hızlı tren seferlerinin başlamasına karar verildi. "Gaza bastık, baktık bir şey olmadı; demek ki yapılabiliyormuş" benzeri ifadelerle teknik açıklamaları yapılan bu seferlerin altyapısının, bir yılı aşkın bir süredir hat üzerinde yapılan elden geçirme çalışmaları ile hazırlandığı da açıklandı.
Deneme seferine katılan ve düzenli seferlerin başlayacağını müjdeleyen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hızını alamayarak bu seferlerin iki saat aralıkla yapılacağını dahi belirtmekten geri durmamıştı.
Uygar bir demiryolu işletmesinin açlığını çeken halk ise, bu seferleri doğal olarak son derece olumlu karşıladı. Ancak başlamasının ardından doluluk sıkıntısı çekilmeyen seferlerde önemli bazı sorunlar hemen kendisini göstermeye başladı.
İlk önemli sorun, trenlerin bu denli hızlı geçmesine alışık olunmayan bazı yerleşimlerdeki kazaların yaşanmasıyla ortaya çıktı. Özellikle demiryolu ile karayolunun kesiştiği hemzemin geçitlerde meydana gelen kazalarda çok sayıda insan hayatını kaybetti. Güvenlik önlemlerinin zaten yetersiz olduğu bu noktalarda hızlı tren geçişleri için hiçbir ek önlem alınmamıştı. Bir diğer sorun, yapılan yüksek hız için tasarlanmamış olan taşıtlardaki savrulmanın artması ve buna bağlı olarak güvenlik ve konfor oranlarında yaşanan düşüş oldu. Bu ise ancak lokanta vagonlarında masa üstünde ne varsa yerlere saçılması ile gündeme girebildi.
Seferlere başlamadan önce herhangi bir teknik çalışma yapılmadığından şikayetçi olan konunun uzmanları ise görüşlerini dile getirdiklerinde bürokratların umursamaz tutumlarıyla karşılaştılar.
Ancak önceki hafta içerisinde İstanbul'da düzenlenen uluslararası bir kongrede İstanbul Teknik ve Yıldız Teknik Üniversitesinden uzmanların görüşlerini medya mensupları önünde dile getirmeleri, bürokratların konuyu hasır altı etme çabalarını boşa çıkarmış oldu.
Uzmanların ortak görüşü, gerek altyapıda gerekse kullanılan taşıtlarda yeterli iyileştirmeler yapılmadan yüksek hız yapılmasının, kaza riskini büyük ölçüde artırdığı, virajlar, makaslar gibi belirli bir hız kısıtı bulunan kesimlerde tasarım hızlarının üstünde seyredilmesinin trenin raydan çıkma olasılığını yükselteceği yönünde idi. İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek, seferlerin başlamasının ardından inceleme kararı alınmasını eleştirdi ve "trenlerin hızlandırılması için hattın uygun yapıya sahip olması gerekir" dedi. Aynı bölümden Prof. Dr. Güngör Evren de, uyarıları haklı bulduğunu ve konunun çok detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi. "Bunların hepsi can güvenliği açısından önemli. Önce tüm ayrıntılarıyla incelenmeli, sonra uygulamaya geçilmeliydi" diye konuştu. Yıldız Teknik Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Erel de, seferlerin altyapı ve modern araçlar olmadan yapılmasının büyük hata olduğunu belirterek, seferlerin durdurulmasını istedi. Eleştirilerini Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a da ileten Erel, hızlı trenin bu haliyle hem işletmeye ek maliyet getireceğini hem de kaza olasılığını artıracağını söyledi. Geçtiğimiz ay başlayan hızlı tren seferlerinin, "ara durak sayılarının azaltılması", "makasların iyileştirilmesi", "doğru yol kesimlerinde makinistlere en yüksek hızla seyir izni verilmesi", "bu trenlerin seyri sırasında seferdeki tüm diğer trenlerin bekletilmesi" gibi düzenlemelerle hayata geçirildiğini belirten Erel, şunları söyledi:
"Mevcut altyapıda hiçbir iyileştirme yapılmadan hız artırılırsa, alt ve üstyapıdaki hasarlar ve yol bozuklukları, uygulanan hızları ile orantılı olarak artar, taşıtlar hasarlanır ve taşıtları yol üzerinde tutmak zorlaşır. Üstyapı elemanları olan raylar, traversler, bağlantı elemanları zaman zaman yenilense de bunların özellikleri ve yolun imalat kalitesi yüksek hızlara uygun değil. Demiryollarımızda kaynaklı uzun rayların gerekli teknik bilgi kullanılmadan uygulanması, yaz aylarında yolun eğrilmesi sonucu raydan çıkma olaylarına ve kış aylarındaki ray kırılmalarına davetiye çıkarmaktadır."

Siz çok anlarsınız!
Konunun bu şekilde kamuya yansıması, basit bir oldu bitti ile kendilerini halka hizmet sunar konumda göstermeye çalışan hükümet yanlısı bürokratları rahatsız etti ve TCDD'den eleştirilere yanıt gelmekte gecikmedi. Özellikle Aydın Erel'in söylediklerine cevaben yapılan açıklamada, toplumsal sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan bir akademisyen için "işten anlamaz" anlamına gelen sözler sarfedilmesinden de geri durulmadı.
Yapılan eleştiriler yine de sonuç verdi ve TCDD, konunun incelenmesi için, bazı öğretim üyelerini de içeren bir inceleme ekibi kurulmasına karar verdi. Çalışmalarına yeni başlayan bu ekipte öğretim üyelerinin uyarılarının ne ölçüde dikkate alınacağı, ekip olumsuz bir sonuca ulaştığında TCDD'nin ve Ulaştırma Bakanlığı'nın geri adım atıp atmayacağı meçhul.
Hızlı tren ile ilgili olarak yaşanan gelişmelerin TCDD üzerindeki planlar ile bağlantılı olduğunu akıldan çıkarmamak gerekiyor. Özelleştrilmesi için yıllardır uğraşılan bu kurumun elden çıkarılması için AKP hükümeti daha fazla çaba harcayacak gibi gözüküyor. Kâr getirmesi umulan hızlı tren uygulamasının TCDD'yi özel sermaye için daha çekici kılacağını düşünüyorlar.
Bozz Allen & Hamilton isimli bir Amerikan firması tarafından hazırlanan rapor çerçevesinde "demiryollarının bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılması" ön şartıyla hareket eden hükümet, iktidara gelişinin hemen ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir ortaklığı olan İstanbul Ulaşım A.Ş.'nin yönetimini TCDD'nin yönetim kademesine getirerek ve ardından izlediği ulaştırma politikalarıyla özelleştirme programından taviz vermeyeceğini açıkça gösterdi.
Son olarak, yolcu ve yük trenlerinin işletmesini birbirinden ayıran TCDD yönetimi, basından "Lokomotifini Al Gel" çağrısıyla duyurduğu düzenlemelerle özel tren işletmeciliğinin önünü açmış bulunuyor.
Tren üstünde çalışan, makinist, kondüktör, tren şefi gibi personel de bu ayrıştırmadan son derece olumsuz yönde etkilenmiş durumda. Personelin bir kısmı, 24 saati geçen gayrı insani ağır koşullarda çalışmak zorunda bırakılarak, emekliliğe yönlendiriliyor. Çalışanların haftalık dinlenme, yıllık izin gibi hakları işletme gereği bahane edilerek gasp ediliyor. Kadrolaşma çalışmalarını hızlandırmak için emeklilik hakkını elde etmiş idareciler sürgünle tehdit edilip emekli edilmeye çalışılıyor. Bu çalışma koşullarını ve idari baskıyı dayatan yönetim aynı zamanda yolcuların ve TCDD çalışanlarının can güvenliğini bilerek tehlikeye atıyor.
HEKULA (Hızlı Ekonomik Kaliteli Ulaşım) gibi bir isim konulan yeni taşımacılık anlayışı yöneticilere birebir eğitimle, çalışanlara ise çeşitli yayın ve anketler yoluyla benimsettirilmeye çalışılıyor.
Teknik yönden ve işletme yöntemi bakımından birçok risk barındıran hızlı tren bu haliyle bile sermayenin ağzını sulandırmaya yetiyor. Ulusoy ve Varan gibi taşımacılık sermayeleri bu trenleri işletmek için sıraya girmiş durumda. Allanıp pullanıp sunulan Boğaz Tüp Geçidi ise, sadece kent içi taşımacılığa hizmet edecek, Demiryolu Taşımacılığı bakımından eksik ve yetersiz bir proje görüntüsü veriyor.
Demiryollarının elindeki taşınmaz malların satışını kolaylaştıracak bir kanun tasarısı hazırlanmış durumda. Ordudan sonra en büyük taşınmaz mülk sahibi olan TCDD'nin elindeki araziler mafyanın ve sermayedarların ellerini ovuşturmasına neden oluyor.
Demiryolu ulaştırmasının ve bunun en ileri uygulamalarından biri olan hızlı trenin, insanlığın ulaşım gereksinimini karşılamak açısından en güvenli ve en konforlu seçenek olduğunu kapitalistler de biliyor. Ancak Türkiye kapitalizminin yapısı bunun, tam da yaşanan örnekte olduğu gibi göstermelik olmaktan öteye geçmesine izin vermiyor. Bütün bunlar demiryolunun gerçekten "komünist işi" olduğunu kanıtlamıyor mu?

yunus
24-07-2004, 00:03
[QUOTE=ercan]Lütfen elmalarla armutları birbirine karıştırmayalım. Şu an dahil herhangi bir anda Türkiye'nin herhangi bir yerinde meydana gelebilecek olan bir depremden meydana gelebilecek olan kayıpların sorumlusu geçmişte,eski politikacılarda, mütaahitlerde,belediyelerde aranabilir.Bunun gibi pek çok örnekte verilebilir. Oysa burada durum çok farklı. Burada "ben yaptım oldu" zihniyeti sonucunda hayatını kaybetmiş olan 36 vatandaşımız vardır. Sadece popularite arttırmak için, ilk olmak,övgü almak için yapılan bir uygulama vardır. Bilimsel olarak karşı çıkmalara rağmen dayatmayla yapılmış olan bir uygulama vardır. Bu olan medeni bir ülkede olsaydı savcılar çoktan ilgili bakan ve onu kandıranlar hakkında adam öldürmekten davalar açmış olurlardı. Tabii ki davalara ait delillere ulaşabilecek olan isimlerden tek bir tanesi bile yerlerinde oturuyor olamazdı.
Lütfen balık hafızalı olmayalım. Bu zihniyet Gölcük depreminden sonra "7.4 yetmedi mi?" diye pankart açtı. Hatta cemaatlerinin en önde gelenlerinden birisi hemde kızı goldenshot(altınvuruş) ile hayatını kaybetmiş olmasına rağmen Allah layık olana layık olduğu cezayı her zaman verecektir benzeri bir açıklama yaptı. Belli ki Tayyip Efendi'nin beğenmediği her sorudan sonra fırça atmak suretiyle yazılı görsel basının muhalefetini engellemesi, hükümete gebe holding patronlarının sesinin kısılmasının etkisi buralara kadar varmış durumda.
İsmet İnönü'nün dediği gibi-"Bu memlekette namuslularda namussuzlar kadar cesur olmazsa bu memleket kurtulmaz.
BU YAZINIZA TAMAMİYLE KATILIYORUM.Bu yazılanların daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdim.ARMUT+ELMA=AYVA OLUYOR.(mecazi anlamda)(Bu ayvayı yiyenlerde çoğunlukla halk oluyor)

zeplin
24-07-2004, 01:52
Öncelikle Allahtan rahmet diliyorum ölen vatandaşlarımıza.
birçok arkadaşımı, tanıdığımı trafik kazasında kaybettiğimden dolayı bu kazanın sonucunda nasıl ocakların söndüğünü, nasıl toplumun hafızasında silinmez yaralar oluştuğunuda iyi biliyorum.Allah geride kalanlara sabırlar versin.

umarım bu kaza demiryollarına yapılan yatırımların azalmasına değil tam tersine artmasına vesile olur.hızlı - hızlandırılmış trenler yurdumuzun büyük bölümüne yayılır herkes bundan kazasız belasız faydalanır..
---

bu kaza vesilesiyle şunuda anlıyoruzki komünist kardeşlerimizin yıllardır amacı meğer ülkemizi rus boyunduruğuna sokmak, orak-çekiç bayrağı kafamızda dalgalandırmak değilde meğer demiryollarımızı ıslah etmek, hiç bir şekilde kaza olmaması için önlem almakmış..bir arkadaşımız TKP nin kaza hakkındaki yorumunu göndermiş foruma saolsun. zaten kaza olur olmaz acaba TKP ne açıklama yapacak diye meraklanmıştık ulusca.

arkadaşlar böylesi elim bir kaza sonucunda sorumluların bulunması ve cezalandırılmasını istemek başkadır, fırsat bu fırsat diye rahmetli kazazedeler üzerinden siyaset yapmak başkadır. böylesi ulusal bir acıyı malzeme yapmayalım diye düşünüyorum.

Matematikçi
24-07-2004, 08:46
Hürriyet'in haberine göre Mekece'de olması gereken hız 130'muş, yani makinistler suçsuz...

Ulaştırma Bakanı gözümüzün içine baka baka yalan söyledi yani...

Yazık...

Bu milleti daha ne kadar uyutmaya çalışacaklar...

Aynı yalan dolan Telekom'un %80 indiriminin aslında %50 zam oldugu noktasında da karşımıza çıkıyor...

leviathan
24-07-2004, 10:29
Aslında dünkü manzarayı görür görmez canhıraş bir vaziyette ve tazyikli halde oluşan duygu selimden sonra şöyle bir "aklı selim" düşündükten sonra "olacağı varmış" demek geliyor içimden..

Hiçbirimizin hayatı daim değil şu dünyada..aniden bir kalp krizi geçirebilip göç edebiliriz bu dünyadan..

Her nasılsa takdir-i ilahi işte...Tren raydan çıkıp elim kaza vuku buldu...

Hayatını kaybedenlerin ruhunun şad olmasını dileyip Biraz da pollyannacılık oynayarak....; iyi ki çok daha fazla canını kaybeden olmamış diyerek şükretmeliyiz aslında..



Saygılarımla...

sayın rainbow bu yazınıza çok üzüldüm,
çok şey yazmak geliyor içimden ancak aklıma mevlanın "ÖFKEDE ÖLÜ GİBİ OL" sözü geldi.
Hayatta ilahi taktire dayanmayan hiç bir husus varmı Allah aşkına, adam göz göre göre senin kafana silahı dayayıp veya kızılayın göbeğinde kırmızı ışıga 120 km hızla girsin 37 kişiyi öldürsün adı taktiri ilahi olsun sonra bizde dönüp bu durumda pollyannacılık oynayıp iyiki 38 kişi ölmedi diye sevinecek yer arayalım. Her elim kazadan sonra ülkemizdeki usul haline gelmiş uyuşturucu cümle "Dilerim bu ve buna benzer bir vaka bir daha yaşamayız.." dilemekle olmuyor işte bi dilemekle olmuyor yapılan her fiilin eylemin bir cezası ve sorumlusu olmalı ve bu sorumlu varsa yanlışı cezasını çekmeli benil amacım siyaset yapmak ve siyasi otoriteyi eleştirmek değil
toplumumuzda oluşmuş yanlış kanaatlerin yanlışlığını ortaya koymaya çalışmak. Bugün X siyaset yarın Y farketmez bu felaketlere sizin gibi düşünenlerin çokluğu sebep oluyor demeye dilim varmıyor ancak maalesef öyle,

Bu gibi durumlar karşısında pollyannacılık oynamaya devam edildiği sürece idareci Fütursuzca kararlarını uygulamaya devam eder korozyon var deyip hangara çektiği uçakları vatandaşın gözüne girebilmek ve kısa vadeli tepkilerden korktuğu için tekrar sefere koyar bu uçaklardan biri yarın düşerse noolur. efendim teknik arıza

İstifaya karşı savunmaya bakın efendim bu hatta 50 yıldır 10 kaza olmuş eeeee?
hiç kimse istifa etmemiş her kazada birilerinin istifa mı etmesi gerekiyor. Tabiki etmesi gerekmiyor. ancak bu kaza öyle bir kaza değil ki bu kaza biliniyordu maaalesef biliniyordu. Can kaybı iyiki daha fazla değil PEKİ FAZLA CAN KAYBI KAÇ SAYIN RAİNBOW 100 mü 1000 mi, 10000 mi KAÇ sizin fazla sayınız ne? benimki 1
Derin saygılarımla

Nezaman adam oluruz; Bir hususta fikri olanı bu fikirleri ortaya koyduğundax demagoji yapmakla itham etmedigimiz zaman

yimds
24-07-2004, 10:38
TCDD müdürü kendini hızlı tren konusunda uyaran Alman Demiryolları müdürüne

bunlar bir boktan anlamıyor demiş

yimds
24-07-2004, 10:40
TCDD müdürü kendini hızlı tren konusunda uyaran Alman Demiryolları müdürüne

bunlar bir boktan anlamıyor demiş

adamdaki aymazlığa bakarmısınız !

Demirel barajlarla , özal otoyollarla anılıyor bende demir yollarıyla anılacağım diyen, 10. yıl marşındaki demir ağlarla ördük anayurdu mısraları için neyi ördün asıl biz örüyoruz diyen Tayyip siyasal hırsı yüzünden 37 kişinin KATİLİ olmuştur.

leviathan
24-07-2004, 10:44
Bir yakınımız hatta biz bu trende olabilirdik bunu asla unutmayın arkadaşlar zira uzaktan benim ve bizim gibi konuşmak çok kolay yaşamak lazım. hayat güzel şey ama sevdiklerinizle birlikteyse sevdiklerinz derken canınızı uğurlarında feda edebileceğiniz sevdiklerinizden bahsediyorum. ŞU HİKAYENİN GÜZELLİĞİNİ SİZDE TADIN İSTEDİM E-MAİLİME GELMİŞ

Önemli olan vermektir...
Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız
getirdiler. Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi.
Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o
hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu beş
yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük
çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve "Eğer kurtulacaksa,
veririm kanımı" dedi. Kan nakli ilerlerken, ablasının gözlerinin içine bakıyor
ve gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu... Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir
sesle doktora sordu:
" Hemen mi öleceğim?.."

Küçük, doktoru yanlış anlamış, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini sanmıştı.

RAINBOW
24-07-2004, 10:54
sayın rainbow bu yazınıza çok üzüldüm,


Sevgili leviathan

Yorumumun "göreceli olarak" ; "negatif eleştiriye" bariz açık olduğunu zaten biliyordum....

Benimkisi sadece kendimi o şekilde düşünmeye güdümleyip, hislerimde sağladığım otokontrol ile müessif olaya duyduğum acıyı biraz olsun hafifletmek idi..

Saygılarımla..

son_azrail
24-07-2004, 14:32
eve tbakan 80 dediği yer için makinistlerin avukatı 130 diye yazıyor kitapta dedi sanırsam artık suçlu matbacı yanlış basmış.....biraz daha kurcalarsak neden trene bindiniz diye trene binenler suçlanacak gibi...Rebik kardeş bakan bence karayolları açısından önemli işler yaptı....bilmiyorum ilk bakanlar açıklandığı zaman buda kim demiştim ama aralarında en çalışkan onu gördüğümü söylemek isterim...bakanın gözümüze bakarak yalan söylediğine inanmak istemiyorum ama şunu yine hatırlatnmak istiyorum bir popülist uygulama sonucu yapılmadı hızlı tren kaç senedir rafta duran her fırsatta basının pişirerek insanların önüne attığı bir uygulama....ve bence türkiyede özelikle kaza bölgesinde o dağlar oldukça hızlı tren olmaz....bence orda yinede her halukarda hız düşer....düşmeli....arkadaşlar bence site üyeleri olarak kan vermeliyiz.....neyin ne zaman olacağı belli olmuyor....cuma günü okula gitmem nedeniyle sözümde duramadım ama ptesi günü için gidiyorum...kesin....sizlerinde artık suçluyu yargının aramasına izin vermenizi ve bizim şu an için yapabileceğimiz en hayırlısı olan insaniyet için kan wermenizi rica ediyorum...

Salacaklı
24-07-2004, 20:47
TCDD 20 YILLIK OTOMOBİLE PORSCHE MOTORU TAKMIŞ !!!
İŞTE PAMUKOVA'DAKİ TREN FACİASININ GERÇEK SEBEBİ !!!





Sakarya'nın Pamukova ilçesinde meydana gelen tren kazası, TCDD'de hızlandırılmış trenle ilgili skandallar zincirini ortaya çıkardı. Son tablo sadece Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ekspresi'nin değil, TCDD'nin de rayından çıktığını gösterdi.


Hızlandırılmış ilk seferden 48 gün sonra kaza yapan elektrikli tren, Hırvatistan'daki Konkar isimli fabrikada üretildi. Koncar'ın www.koncar.hr internet adresindeki bilgilere göre TCDD'ye verilen E52500 serisi trenin maksimum seyahat hızı 120 km/saat. Demiryolu uzmanlarına göre TCDD bu trenlerin hızını 6-7 ay önce Bosna Hersek'te yaptırdığı bir vites dişlisi sistemi değişikliğiyle 160 kilometreye çıkardı.


Yani TCDD, 20 yıllık bir otomobile Porsche motor taktı. Bir başka deyişle devlet eliyle hiç de uygun olmayan bir 'hız tecavüzü' yapıldı. Otobüslerde illegal takograf modifikasyonlarına yüz milyonlarca ceza veren devlet, TCDD'nin bu dişli değişikliğini yerinde buldu.

(REFERANS)
www.jurnalturk.com

24.7.2004 20:15

dideban
24-07-2004, 21:08
TMMOB: Kaza siyasal rantın bir sonucu

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Soğancı bugün Birlik Genel Merkezi'nde Sakarya-Pamukova yakınında dün meydana gelen hızlı tren kazasıyla ilgili olarak Yönetim Kurulu üyeleri ve kaza yerinde incelemelerde bulunan TMMOB heyetiyle birlikte basın toplantısı düzenledi.

Soğancı, 4 Haziran 2004'te sefere başlayan hızlındırılmış trenin, siyasal iktidar tarafından 100 yılı aşkın süredir kullanımda olan normal tren rayları ve güzergahı üzerinde uygulamaya konulduğunu ifade etti.

Yaşanan facianın, bilimsel çalışmalara, teknik elemanların uyarılarına kulak tıkayan ve siyasal rantı insan yaşamından, can ve mal güvenliğinden önde tutan yaklaşımların kaçınılmaz bir sonucu olduğunu belirten Soğancı, kaza öncesinde Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD'ye iletilen teknik raporlarda demiryolu hattının alt ve üst yapısının hızlandırılmış trene uygun olmadığı ve kaza riskinin çok yüksek olduğunun net bir biçimde belirtilmesine rağmen uyarıların dikkate alınmadığını söyledi.

Mevcut alt ve üst yapıda, raporlarda belirtilen gerekli iyileştirmeler yapılmadan işletmeye geçilerek siyasi rant uğruna kazaya neden olunduğunu savunan Soğancı, diğer yandan demiryollarının yeniden yapılandırılması adı altında TCDD'de uzun yıllardır kamu girişimciliğini yok eden politikalarla personel azaltılmasına gidilmesinin, TCDD'ye yönelik yatırımların azaltılmasını, demiryolu meslek okullarının lağvedilmesinin ve deneyimli kadroların sorumluluk noktalarından uzaklaştırılmasının, kazaya neden olan diğer etkenler olduğunu ifade etti.

Kaza ile ilgili tespit çalışmalarında bulunacak ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından oluşturulması gereken teknik heyetlerde TMMOB'ye bağlı meslek okullarından ve bilim adamlarından oluşan teknik uzmanlara mutlaka yer verilmesi gerektiğini vurgulayan Soğancı, aksi takdirce inceleme heyetinin TMMOB tarafından tarafsız olarak görülmeyeceğini dile getirdi.

Kaza yerinde incelemede bulunmak isteyen TMMOB heyetinin, kazanın ardından Başbakan'ın bölgeye geleceği gerekçesiyle olay yerine alınmadığını, ertesi gün ise rayların yenilenmesi nedeniyle sağlıklı inceleme yapılamadığını anlatan Soğancı, hazırlanan tespit tutanağında şu ifadelerin yer aldığını söyledi:

"Çok yoğun tren trafiği olan İstanbul-Ankara demiryolu güzergahında yol kontrollerinin ve bakımının sağlıklı bir şekilde yapılmadığı tespit edilmiştir. Raylarda ve traverslerde oluşabilecek kılcal çatlaklıkların ve kırılmaların tespiti raylar ve traverslerin olay mahallinden götürülmesi nedeniyle yapılamamıştır. Olay mahallinden götürülen rayların yerine takriben 150 metre yeni ray döşenmiştir. Lokomotif ve birinci vagonun kaza sonrası bilirkişi heyeti gelmeden olay mahallinden götürülmesi nedeniyle kazanın oluş nedenine ilişkin sağlıklı inceleme ve değerlendirme yapılamamıştır".

TCDD GENEL MÜDÜRÜ VE ULAŞTIRMA BAKANI'NA İSTİFA ÇAĞRISI

Türkiye'de bu tür kaza olaylarında hemen her zaman kurumsal sorumluluklar gözardı edilerek sorumluluğun bir şahsa veya bur unsura yıkıldığını kaydeden Soğancı, bu olayda uygulamaya konulan hızlandırılmış tren projesinin bu şekilde uygulanmasına karar alanların siyasal sorumluluklarının, sadece makinistin üzerine yıkılamayacağını ifade etti. Soğancı şöyle konuştu:

"Sayın Ulaştırma Bakanı, sayın Genel Müdür halkın vicdanını rahatsız eden boş açıklamalarda bulunmasınlar. Derhal siyasi sorumluluklarının bilincinde olarak görevlerini bıraksınlar. Makamlarını terketsinler. Kaza nedenlerinin ortaya çıkarılmasındaki en önemli husus da bu olacaktır. Bilimden, teknikten, mühendislikten ve bunların yol göstericiliğinden uzaklaşarak kaderci bir anlayışın yol göstericiliğine sığınmak bu kazanın ana nedenlerindendir. Herkes bilmelidir ki bu şekilde hızlandırılmış tren, bir toplu taşımacılık uygulaması değil aksine bir toplu katliam uygulamasıdır. Siyasal iktidarı uyarıyoruz. Bu kaza bahanesi ile ve bu kazanın arkasına sığınarak ülkemizin geleceğinde çok önemli bir unsur olarak gördüğümüz demiryolu taşımacığı üzerine yapılacak yatırımlar engellenmemeli, bilim ve tekniğin gerekleri yerine getirilerek akine geliştirilmelidir".

Soğancı, bilimin ve tekniğin gerekleri yerine getirilene kadar siyasal iktidarca hızlandırılmış tren olarak isimlendirilen ancak adı artık ölüm treni olan bu seferlerin seferden kaldırılmasını, bu düzenlemelerin yapılmaması halinde trenlerin vatandaşlar tarafından kullanılmamasını istedi.

Soğancı ve beraberindekiler daha sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Makine Mühendisleri Odası Başkanı Emin Koramaz, aynı güzergahta bundan sonra yapılacak seferlerin güvenli olup olmadığı yönündeki soru üzerine bu tür kazaların her an yaşanabileceği uyarısında bulundu. Güzergahın altyapı ve geometrik özelliklerinin yetersiz olduğunu belirten Koramaz, "O bölge stabil bir zemine sahip değil. İyileşktirilmezse daha vahim kazalar meydana gelebilir. Hızlandırılmış trenler raylar üzerinde hasara yol açmıştır. Türkiye'deki tüm raylar denetimden geçirilmelidir" diye konuştu.

Koramaz, hükümete proje hakkında olumlu görüş bildiren mühendislerle ilgili bir girişimde bulunup bulunmayacakları sorusu üzerine, projeye ilişkin olumlu görüş bildiren 4 makine mühendisinin, Oda'nın üyesi olduğunu hatırlatarak bunlarla ilgili disiplin kovuşturması yapılacağını açıkladı. Oda haysiyet divanının gerekli işlemleri yapacağını kaydeden Koramaz, buna karşın bu mühendisler kamu görevlisi olduğu için uygulamada siyasi iradenin söz sahibi olduğunu ve Oda'nın meslekten uzaklaştırılmalarına karar veremeyeceğini ifade etti.

İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyesi Selçuk Uygun ise trenin makinistlerine verilen seyrüsefer talimatnamesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yakup Kadri Karaosmanoğlu treni için kazanın meydana geldiği Mekece bölgesinde hız limitinin 130 kilometre olarak verildiğini kaydeden Uygun, Başkent Ekspresi içinse aynı bölgede hız limitinin 120 kilometre olduğunu ifade etti.

Uygun, yetkililerin 80-90'la gidilmesi gerektiğini belirterek makinisti suçladıkları bölge için Devlet Demiryollarının, trenin makinistine 130 kilometreye kadar hız yapma yetkisi verdiğini söyledi. Bölgede iki adet kurp bulunduğuna işaret eden Uygun, trenin bu bölgede 80 kilometre hızla gitmesi gerektiğini, buna karşın kurplarda iyileştirme yapılmadığı halde tren operatörüne 120-130 kilometre hız limiti verildiğini anlattı.

24.07.04 17:00




Ne oldu konya da çöken binanın sorumluları kim nerelerdeler şimdi?..
Ne oldu gölcükte deniz kumuyla demirsiz bina yapanlar?..
Ne oldu Bingöl de gencecik çocuklara mezar olan çöken DEVLET okulunun sorumluları?..
ve diğerleri...
hepsi aramızda dolaşıyorlar...
tabi TANRI takdidriydi bunlar canım günü gelen gitmeli...
tepki olmadıkça bu örnekler sürüp gidecek...belki şu anda ateş düştüğü yeri yakıyor ama birgün unutmayalım ki o ateş bizede sıçrayabilir...

son_azrail
24-07-2004, 21:59
bugün br tren kazası daha oldu fakat yük treni olduğu içinmidir nedir pek dikkat çekmedi?bilgisi olan warmı_?

Ke$i$
25-07-2004, 12:13
Eminim Avrupalilar Turkiye'de ne olup bittigini en az bizim kadar yakindan izliyorlar. ABD de teror saldirisi oluyor ve medya elinden geldigince Amerika nin ne kadar guclu oldugunu ve bu olaydan etkilenmedigini gostermeye calisiyor. TV lerde tek bir olu gormuyorsunuz. Aglayan uzulen elbette var ama moral cok onemli imaj cok onemli. Bizde deprem olur sevgili kameramanimiz en vahsi goruntuleri bulmaya calisir. Hatirlarim (o siralar Turkiye de idim) bir vatandasin vucudu sikismis. Kendini kurtaramiyor ve o sirada basi yaniyor. Simdi ben size soruyorum bu goruntunun bize ne faydasi var? Bu habercilikmi? insanlikmi?

AB oncesi ne yazdigimiza ne cizdigimize cok dikkat etmemiz lazim. Kafamizi elbette kuma gomecek degiliz ama zavalli bir millet de degiliz. Insallah aramizdaki bu tiplere ragmen olumlu bir karar alinir...

bgali
25-07-2004, 13:22
bir arkadaşımız TKP nin kaza hakkındaki yorumunu göndermiş foruma saolsun. zaten kaza olur olmaz acaba TKP ne açıklama yapacak diye meraklanmıştık ulusca.

arkadaşlar böylesi elim bir kaza sonucunda sorumluların bulunması ve cezalandırılmasını istemek başkadır, fırsat bu fırsat diye rahmetli kazazedeler üzerinden siyaset yapmak başkadır. böylesi ulusal bir acıyı malzeme yapmayalım diye düşünüyorum.



Sn.Zeplin

Okuduğunuzu anlamamışsınız.

Aktardığım yazı kaza sonrası bir yorum değil, kazadan 6 gün önce yayınlanmış bir değerlendirme.

Saygılarımla






16.07.2004'te

northwind
25-07-2004, 15:19
Kaza haberini tatildeyken ogrendim,hemen hic seyretmedigim televizyondan altyazi geciyordu,resmi makamlardan alinan bilgilere gore 136 vatandasimizin hayatini kaybettigi,trenin raydan cikma nedeninin henuz bilinmedigi soyleniyordu,bir kac dakika sonra BBC world ve CNN de ilk haber olmustu bile.
Canim ulkem bir kez daha kaza ve felaket haberiyle gundeme geliyordu.Once tarifsiz bir uzuntu hemen ardindan da muthis bir kizginlik kapladi her yanimi.Benzer gorusler topicte fazlasiyla dile getirildiginden ayni seyleri yazmayacagim ama bir kac kelimeyle dusuncelerimi paylasmak isterim:
Denizyollarina ve demiryollarina onem verilmesi bence hukumetin en dogru uygulamalarindan biridir belki de ulkemizin geleceginde donum noktalarindan biri olacaktir
zaten en buyuk suclu bugune kadar bunun onemini anlamayan gecmis hukumetlerdir,nedeni de bitmek bilmeyen cikar iliskileridir,yillarca bize KARTON otomobilleri fahis fiattan sattilar,defalarca sokulup yeniden yapilan yollarla nicelerini zengin ettiler.
Aslinda o sasali otogarlarimiz bizim utanc kaynagimiz olmalidir,dunyanin gelismis hic bir ulkesinde baska bir ornegi yoktur.
Eger zamaninda ulke kaynaklari kullanilrken deniz ve demiryollari ihmal edilmeseydi Turkiye nin simdi ulasim diye bir sorunu olmayacakti.......
Peki bu kadar olumlu bir dusunceyi niye yuzumuze gozumuze bulastirdik.
Cevap cok basit.SARK KURNAZLIGI
Maalesef genlerimizde var,cok cabuk sonuca ulasmak istiyoruz,yurumeyi tam ogrenmeden kosmaya calisiyoruz.
Bizim daha hizli trenin gececegi birak altyapiyi ,
etrafini telle cevirecek kadar paramiz yok(aslinda var da yok)
O halde ne yapalim eski demiryoluna cekiduzen verip hizli treni orda kullanalim.
Ya bunun muhakkak bir yerde patlak verecegini dusunmek icin muhendis olmaya gerek
var mi?
Oyle bir milletiz ki vesselam her bi seyi yapabiliriz ama ayni zamanda hic bi b.k da yapamayiz.
sonuc bence sil bastan yapmaliyiz buna hukumetin ne gucu ne parasi yetmez ama bir yerden baslamamiz lazim,yavas yavas;
ama 5 yilda biter ama 10 yilda bilemem,
hizli trenin altyapisina sifirdan baslamamiz lazim,belki biz goremeyiz
ama hic olmazsa
cocuklarimiz icin...

zeplin
25-07-2004, 22:33
sn.Bgali sanıyorum esas siz okuduğunuzu anlamamışsınız. benim bahsettiğim sizin kaza vesilesiyle komünizm ve kapitalizm mukayesesi hakkındaki gazete haberi alıntısını yolladığınız mesajınız değil, bu topicteki 53 numaralı mesajla ilgiliydi.

sizin sandığınız mesajınızı o zaman çok üstünkörü okumuştum.madem konu yeniden açıldı sizin göndermiş olduğunuz mesajıda hemen hemen aynı kategoride değerlendirdiğimide söylemek isterim.

yaşadığımız soruna çözüm KAPİTALİZM VE KOMÜNİZMİN arasındaki farkı irdeleyerek KOMÜNİZM'i ön plana çıkartmak meselesi değil ihmal, (sn. Nortwind.2in dediği gibi)şark kurnazlığı, aymazlık yada felakete davetiye çıkarma olarak nitelenebilecek bir meselenin sorumlularının belirlenerek böyle bir olayın tekrar yaşanmaması için gerçekleştirilecek faaliyetleri düzenlemekten geçiyor.

saygılar..

Salacaklı
25-07-2004, 22:51
TREN MİNİBÜSÜ, EZDİ GEÇTİ

Aydın'da, yolcu treninin hemzemin geçitte minibüse çarpmasıyla meydana gelen kazada ölü sayısının 14'e çıktığı, 6 kişinin yaralandığı bildirildi.

Ölenlerin ve yaralananların minibüs yolcusu olduğu, kimliklerinin belirlenmesine çalışıldığı belirtildi.

Yaralıların SSK, Devlet ve Adnan Menderes Üniversitesi hastanelerinde tedavi altına alındığı kaydedildi.

İzmir'den Aydın'a giden yolcu treni, Bayındırlık Kavşağı'ndaki hemzemin geçitte, sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 09 VE 136 plakalı minibüse çarpmıştı.

"Kazada minibüs sürücüsü hatalı"

Aydın Vali Vekili Ömer Eru, hemzemin geçitte meydana gelen kazanın minibüs sürücüsünün hatasından kaynaklandığını bildirdi.

Vali Vekili Ömer Eru, Aydın Devlet Hastanesi'ne gelerek, yaralılar hakkında hastane yetkililerinden bilgi aldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Eru, kazada ölenlerin 2'sinin SSK, 5'inin Devlet, 4'ünün Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi ve 3'ünün de özel hastaneye kaldırıldığını söyledi.

Eru, "Trenin geçtiği bölgede kontrollü hemzemin geçit var. Minibüs sürücüsü kapatılan bariyerin arasından geçmeye çalışmış. Kaza tamamen sürücü hatasından kaynaklanıyor" dedi.

Eru, ölü ve yaralıların kimlik tespiti ve demiryolunu ulaşıma açma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ke$i$
05-08-2004, 07:26
Yurtdışından gelen 4 farklı bilirkişi heyeti, TCDD’yi kazada suçsuz buldu

Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım, Sakarya'nın Pamukova ilçesinde yaşanan ve 38 kişinin öldüğü 81 kişinin de yaralandığı tren kazası sonrası, muhalefet partisi CHP tarafından bugün Meclis'te görüşülmek üzere verilen gensoruya 4 farklı ülkeden gelen heyet raporlarıyla yanıt verecek.

Alman, İspanyol, Hollanda ve Güney Kore'den gelen bilirkişi heyetlerince hazırlanan raporların ortak görüşü 'Hız sınırı aşıldı, ani fren treni raydan çıkardı.' yönünde.

Kaza bölgesinde tarafsız 4 ülkenin uzman kişilerince yapılan inceleme neticesinde, kazaya altyapı eksikliğinin değil, hız sınırının aşılmasının neden olduğu kaydedilerek şu ifadelere yer verildi: “Zemin ve altyapının livrede belirlenen hıza uygun olduğu görülmüştür. Ancak hız sınırının aşıldığı, kurpun son parabolündeki ani fren nedeniyle üç, dört ve beşinci vagonların raydan çıkarak yana yattığı, birinci ve ikinci vagonların da birbirine girdiği tespit edilmiştir.”

Yıldırım, kaza sonrası basında çıkan haberler ile ortaya atılan iddialara elindeki 4 ayrı raporu Meclis kürsüsünden tek tek okuyarak cevap verecek. Edinilen bilgilere göre Binali Yıldırım, kazayla ilgili yapılan açıklamalar ile haberlerdeki çelişkilere dikkat çekecek. Öte yandan kazayı incelemek için bakanlık tarafından kurulan ‘bilim kurulu’nun başkanı Prof. Dr. Sıddık Yarman, hızlandırılmış tren projesinin durdurulmadığını, bilim kurulu üyelerinin kazaya ilişkin incelemelerinin devam ettiğini belirtti. Prof. Yarman, kaza bölgesi geçilirken, bu kazaya ilişkin inceleme sonuçları açıklanıncaya kadar trenlerin yavaş şekilde seyredeceğini belirtti ve bu bölgede hızın 20-30 kilometre dolayında olacağını kaydetti.


Zaman

skinnypuppy
05-08-2004, 08:31
Yurtdışından gelen 4 farklı bilirkişi heyeti, TCDD’yi kazada suçsuz buldu

Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım, Sakarya'nın Pamukova ilçesinde yaşanan ve 38 kişinin öldüğü 81 kişinin de yaralandığı tren kazası sonrası, muhalefet partisi CHP tarafından bugün Meclis'te görüşülmek üzere verilen gensoruya 4 farklı ülkeden gelen heyet raporlarıyla yanıt verecek.

Alman, İspanyol, Hollanda ve Güney Kore'den gelen bilirkişi heyetlerince hazırlanan raporların ortak görüşü 'Hız sınırı aşıldı, ani fren treni raydan çıkardı.' yönünde.

Kaza bölgesinde tarafsız 4 ülkenin uzman kişilerince yapılan inceleme neticesinde, kazaya altyapı eksikliğinin değil, hız sınırının aşılmasının neden olduğu kaydedilerek şu ifadelere yer verildi: “Zemin ve altyapının livrede belirlenen hıza uygun olduğu görülmüştür. Ancak hız sınırının aşıldığı, kurpun son parabolündeki ani fren nedeniyle üç, dört ve beşinci vagonların raydan çıkarak yana yattığı, birinci ve ikinci vagonların da birbirine girdiği tespit edilmiştir.”

Yıldırım, kaza sonrası basında çıkan haberler ile ortaya atılan iddialara elindeki 4 ayrı raporu Meclis kürsüsünden tek tek okuyarak cevap verecek. Edinilen bilgilere göre Binali Yıldırım, kazayla ilgili yapılan açıklamalar ile haberlerdeki çelişkilere dikkat çekecek. Öte yandan kazayı incelemek için bakanlık tarafından kurulan ‘bilim kurulu’nun başkanı Prof. Dr. Sıddık Yarman, hızlandırılmış tren projesinin durdurulmadığını, bilim kurulu üyelerinin kazaya ilişkin incelemelerinin devam ettiğini belirtti. Prof. Yarman, kaza bölgesi geçilirken, bu kazaya ilişkin inceleme sonuçları açıklanıncaya kadar trenlerin yavaş şekilde seyredeceğini belirtti ve bu bölgede hızın 20-30 kilometre dolayında olacağını kaydetti.


Zaman


Hangi altyapıyı inceliyorlar ya? İncelencek birşey yok ki orda. Kazadan sonra ilk yapılan iş delillerin süpürülmesi olmuştur.

Çünkü süpürülmeseydi deliller şunu tartışmasız ispat edecekti:

100 yıllık tren raylarında gidip gelen trenlere gaza basın biz de şapka takıp resim çektirelim deyince bu hızlı tren olmuyor, ihmal sonucu ölüme sebebiyet oluyor, ki bununda tck'daki yeri açıktır.

Ke$i$
05-08-2004, 09:07
Hangi altyapıyı inceliyorlar ya? İncelencek birşey yok ki orda. Kazadan sonra ilk yapılan iş delillerin süpürülmesi olmuştur.

Çünkü süpürülmeseydi deliller şunu tartışmasız ispat edecekti:

100 yıllık tren raylarında gidip gelen trenlere gaza basın biz de şapka takıp resim çektirelim deyince bu hızlı tren olmuyor, ihmal sonucu ölüme sebebiyet oluyor, ki bununda tck'daki yeri açıktır.

Ray eger 100 yillik ise yerine gicir gicir ray takinca farki anlasilmiyormuymus? Delillerin supuruldugunu ilk hangi gazete yada grup yazmis? ispati elbette yoktur. Eminim "Bir yetkiliden alinan bilgidir yada bildirilmistir". Bu adamlar belli bir politik gorusun yada cikar grubunun savunucusumu degil mi? Adamlar herseyi zaten bastan bulandirmadi mi? Peki her turlu uyduruk haberle milletin beyinlerini yikayan bu arkadaslar niye bu bilimsel calisma yapan gruplarin ne sonuca ulastiklarini en azindan kisaca vermiyorlar? Yapilan yorumlarin kaynagi belli oldugu icinmi yazilmaya deger bulunmuyor. Sen haberi yaz ben kendim gerekli yorumu yapayim.

Almanlar ve G.Koreliler bilimde bizim kac basamak onumuzde? Senin evden simiska citletirken yaptigin yoruma yada kaynaksiz uydurma haberleremi inaniyim yoksa bu adamlari biraz olsun ciddiye alma hakkim yokmu?

Anladik birader AK partiye karsisinizda yarin birgun dogruya sizinde ihtiyaciniz olur. Emin ol bu adamlarin gazetelerine manset olursunuz. :D

Salacaklı
05-08-2004, 14:53
Bu ne tesadüf

TCDD'nin, "Pamukova faciası sizden değil, hızdan" raporu veren heyetlerin geldiği ülkelerin hepsiyle esaslı ticaret bağlantıları var.

Hızlandırılmış tren faciasından sonra Devlet Demiryolları'nın isteğiyle araştırma yapıp kazada makinist hatası bulan heyetlerin "bağımsızlığı" tartışma yarattı. TCDD heyet gönderen ülkelerle sıkı fıkı.

Ortak projeler
Nitekim heyet gönderen İspanya TCDD ile Ankara-İstanbul "hızlı tren" projesini yürütüyor. G.Kore ve Almanya'yla fabrika kurmak üzere işbirliği yapılıyor. Vagonlardaki "petek kâğıt" ise Hollanda'dan.



***

İlişkiler de hızlandırılmış

TCDD'nin, kazadan sonra 'bilirkişi' olarak çağırdığı ve "Kaza nedeni aşırı hız" raporu veren İspanya, Güney Kore, Almanya ve Hollanda ile tren, metro ve hafif raylı sistemle ilgili ortak iş yaptığı ortaya çıktı.

Devlet Demiryolları'nın "hızlandırılmış tren" faciasını araştırmak üzere Türkiye'ye davet ettiği ve "Öngörülen hız aşıldı, tren raydan çıktı" ortak paydasında buluşan raporlar veren İspanya, Güney Kore, Almanya ve Hollanda ile güçlü ticari ilişkilerinin bulunduğu belirlendi. Bu durum, Pamukova'da 38 kişinin yaşamını yitirdiği, 81 kişinin de yaralandığı kazayla ilgili CHP'nin verdiği gensoru önergesine karşı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın savunmasına dayanak olarak açıkladığı 'yabancı bilirkişi' raporlarının objektifliği konusunda tartışma yarattı. TCDD ile 4 ülke ortaklığı şöyle:

*İSPANYA'DAN HIZLI TREN
TCDD, Ankara-Eskişehir arasında yapımı sürdürülen ve saatte 250- 300 kilometre hız yapacak olan hızlı tren projesi kapsamında Alarko ve bir İspanyol şirketiyle çalışıyor. Ankaraİstanbul arasını 2.5 saate düşürecek proje, 2005 yılının aralık ayında tamamlanacak.

* GÜNEY KORE'YLE VAGON ŞİRKETİ
TCDD, Güney Kore ile "elektrikli diziler, yüksek hızlı tren, hafif raylı sistemler ve metro" üretmek üzere şirket kurmaya hazırlanıyor. Kurulacak şirketin yüzde 15'ine TCDD'nin bağlı ortaklığı Türkiye Vagon Sanayii A.Ş. (TÜVASAŞ), yüzde 85'ine Güney Kore ile yerli ortağı ASAŞ Otomotiv ortak olacak.

* ALMANYA'YLA GENİŞ İŞBİRLİĞİ
TCDD'nin, Alman Demiryolları ile özel bir hukuku bulunuyor. TCDD, AB'ye uyum ve yeniden yapılandırma kapsamında model olarak Alman Demiryolları'nı aldı. TCDD, bir Alman firmasıyla da Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın memleketi olan Erzincan'da ortak bir fabrika kurmak üzere çalışma yürütüyor.

* HOLLANDA'DAN MALZEME
Hollanda'dan ise tren malzemeleri alınıyor. TCDD'nin, vagonlarda kullanılan reçine emdirilmiş "petek kağıt" alımlarını Hollanda'dan gerçekleştiriliyor. $

05/08/2004 sabah

markus
05-08-2004, 21:30
Maden hersey anlaşıldı, makinist çok basmış sadece, neden hat açılmıyor hızlı olarak? Biliyorlar gene devirleceğini. Madem 2 hafta hiç sefer yapılmayacaktı neden o gece, hat yenilendi?
Olayı yıkmak istedikeleri makinist hatasi gene kendi sorumluluklari altindadir.
Makinisteri yolcular mi eğitecek? bir 130 basacakmis adam birkac km de de 80 e düşecekmiş ve hatta ilk kez gidiyor. Parayi bastirip F1 den pilot getirsinler o belki becerir.

bgali
02-09-2004, 17:22
Sayın Ulaştırma Bakanı: Verdiğiniz sözü tutun!

Pamukova'da meydana gelen ve 38 kişinin ölümüne neden olan tren kazasına ilişkin bilirkişi raporu açıklandı... Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü (TCDD) sekizde 4 kusurlu bulundu.

Adalete bakın:

Sekizde 3 suçlu bulunan birinci makinist içeride...

Sekizde 1 suçlu bulunan ikinci makinist de içeride...

Ama sekizde 4 suçlu bulunan TCDD'nin Genel Müdürü, Genel Müdür Yardımcıları ve diğer sorumlu müdürleri hem dışarıda, hem de görevlerinin başında!

Ulaştırma Bakanı Binalı
Yıldırım, hakkında açılması istenen gensoru görüşmeleri sırasında Meclis'te "Suçlu bulunursak, gereğini yaparız" demişti...

Gün bugündür Sayın Bakan!

Ben bu satırları yazarken saatler 17.30'u gösteriyor. Yani raporun açıklanmasının üzerinden yaklaşık sekiz saat geçti.

Ama hâlâ ne sizden, ne de TCDD yönetiminden en ufak bir tepki geldi.

Haydi: Şu işi daha fazla uzatmayın...

"Suçlu bulunursak" demiştiniz; bulundunuz...

Gereğini yapın!
(...)
http://www.vatanim.com.tr/cat/haber_detay.asp?arsiv=true&gun=02&ay=09&yil=2004&Newsid=35077&wid=102&Categoryid=4

gemici
02-09-2004, 17:27
Meclis'te "Suçlu bulunursak'' dikkatini çekerim....................

bahriyeli
02-09-2004, 18:42
Erdoğan'a İsrail tehdidi mi?



İsrail'in, Başbakan Erdoğan'ı, "Marmaray projesini bize vermezseniz demiryollarını kontrol edemezsiniz" diye tehdit ettiği öne sürüldü.... İşte SESAR'ın iddia ve analizleri:

Demiryolları Tehdidi

İsrail Neye Hazırlanıyor?

ABD ile Türk Devleti Eşzamanlı Ayrışırken

Jeo-Kritik'in yeni sayısı Türk kamuoyunun dikkatine son gelişmelere dair aşağıdaki bilgi ve analizleri sunuyor :

a) Hangi devletin başkanı Erdoğan'a "Marmaray projesini bize vermezseniz demiryollarını kontrol edemezsiniz?" tehdidini savurdu?

b) İsrail'e "dayılanma" mizansenleri ile tabanlarını ve kamuoyunu kandırmaya çalışan kurum ve siyasilere; İsrail'in neye hazırlandığını görmeleri için bir soru ve cevabı : İsrail 2006'da neye; nasıl hazırlanıyor?


c) ABD ile Türk devletinin aynı anda ayrışması tesadüf mü; yoksa kuklaların küresel, kuklacıların ise yerel boyutta giriştiği narko-iktidar kavgasının göstergesi mi?



Son günlerde AKP iktidarının bir dizi tren kazası karşısında afalladığını ve ne yapacağını bilmez bir halde ; yaratılan medya fırtınası ile oradan buraya sürüklendiğini görüyoruz.

Ulaştırma Bakanı'ndan başlayarak alt kadrolara kadar bir çok isim yoğun bir medya taarruzu altında istifaya davet ediliyor.

Medyamızın çıkarı olduğu noktada; en ölümcül felaketlerden sonra bile hükümetleri ve bakanları istifaya çağırmadığını bildiğimizden; şimdi bazı grupların bu kadar yoğun ve sistematik bir "istifa" çağrısında bulunması fazlası ile dikkat çekiyor. Ve işin ilginci; medyanın elinde, demiryollarındaki traversen ihalesinin ilgi çekici bir şekilde Başbakan Erdoğan'ın akrabasına verildiği ve bunların kalitesiz olduğu yönünde bilgi ve belge mevcutken; konuya bu açıdan yaklaşmak kimsenin işine gelmiyor.

Ulaştırma Bakanı'nın kabotaj yasasında yapılacak bir değişiklikle; Turk sularını yabancı bandıralı gemilere açmaya hazırlandığı da bu günlerde bizim önümüze düşüyor. Bunu ; tren kazalarından hemen önce Radikal'in ana sayfasına taşınan; "Haydarpaşa Limanı'nı ile ilgili proje belediye yerine hantal merkezi bürokrasinin insafına bırakıldı" şeklindeki hayli sitemkar haber ile yanyana koyduğumuzda; Ulaştırma Bakanı'nın kurtlar sofrasında rantı herkesi tatmin edecek şekilde dağıtmak konusunda ciddi sıkıntılar içinde olduğunu görüyoruz.

Bütün bu arka plan dinamikleri; zamanında, ihale patronuna verilmedi diye telefonda bakana küfrettiği deşifre olan "yazar-kasaların" samimiyetsiz "ahlak" ve "erdem" çağrıları ile perdeleniyor.

Zannedersiniz ki; Türkiye bir ahlak testinden geçiyor.

Halbuki yaşananlar; Türkiye üzerindeki ulaşım ana arterlerinin kontrolü yolunda uluslararası boyutta yaşanan bir çatışmanın dışa vurumundan ve bu yolları kontrol etmek isteyen dış güçler ve onların iç uzantılarının sürekli kart açmasından başka bir şey değil.




Tehdidi kim savurdu?


Bu yazıyı yazdığımız sıralarda; Bingöl'ün Genç ilçesinde demiryoluna döşenen mayının patlaması sonucu yük treninin beş vagonunun raydan çıktığı ve makinistin yaralandığı haberi geldi.

Sakarya'nın Pamukova ilçesinde meydana gelen kazadan bu yana; yukarıdaki kazayı saymazsak, 20 gün içinde 6 tane demiryolu kazası gerçekleşti.

Bu rakama; TCDD'nin zamanında keşfettiği veya tren kazasına yol açmayan sinyalizasyon hatası, v.s. gibi onlarca "ufak" kazayı dahil etmiyoruz.

Sonuçta; Türkiye'nin demiryolları üzerinde yaşanan olayların basit bir "tesadüfler zinciri" veya "beceriksiz AKP yönetimi" açıklaması ile geçiştirilmesi inandırıcı olmaktan hayli uzak.

AKP yönetiminin gerektiğinde ne kadar "becerikli" olabildiğini; Ulaştırma Bakanı'nı "yetersizlikle" suçlayan medya yöneticileri fazlası ile biliyor. Sorun; beceriksizliğin ve hatta "rant paylaşımında anlaşmazlığın" çok ötesinde.

Gerçekleştirilen "sabotaj" temelli operasyonun arka planına dair biri açıkta, biri gizli iki gösterge var elimizde.

Bir tanesini geçenlerde gazetede okudunuz;

"Üsküdar'da Marmaray için başlatılan kazılarda ana meydanın altının tarihi eser dolu olduğu ortaya çıkmış ve bunun projeyi geciktirebileceğinden endişe ediliyormuş."

Türkiye'de Anıtlar Kurulu'nun tarihi eserleri korumaktan çok, uluslararası ihale savaşlarında her zaman ortaya sürülebilecek bir koz olarak kullanıldığını bu haberden daha net ne ortaya konabilir.

Proje aşamasında Marmaray projesine hiç ses çıkarılmazken; nedense projenin 400 milyon dolarlık ilk etabına start verilmesinin ardından Üsküdar'da "tarihi eser dokusu" ortaya çıkıyor. MarmaRay projesinin; "tarihi doku" bahanesi ile makas değiştirmesinin ilk işareti trenyolu kazaları serisinin sona ermesi ile eşzamanlı olarak gerçekleşiyor


Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçenlerde karşı karşıya kaldığı ve ilk defa Jeo-Kritik'ten okuyacağınız bir tehdit ise "demiryolu operasyonunun" arkasındaki temel gerçeği ortaya çıkarıyor.


"Marmaray Projesi'ni bize vermezseniz; demiryollarını kontrol etmekte zorlanırsınız"

Tehdidi savuran kişi; ikili bir görüşme sırasında bir yabancı devletin başkanı.

Türkiye'nin çevresinde gittikçe daralan ateş çemberini ve iktidardaki geleceğini ihaleleri paylaştırarak idare edebileceğini düşünen bir Başbakan'ın suratına söylenmiş bu açık tehdit; Türkiye'deki "trenyolu kazalarından" kısa bir süre önce gerçekleşiyor.

Medyanın; "beceriksiz genel müdür", "basiretsiz Bakan" imajı ile perdelediği ve asla gerçek sebeplerine inmediği operasyonun nasıl sonuçlanacağı belirsiz.

SESAR olarak; bu tehditi savuran devleti ve dolayısı ile Türkiye'nin demiryollarına yönelik bu sabotaj serisini gerçekleştiren Türkiye'deki elemanlarını biliyoruz.

Son günlerde; 3 köprü projesinin yeniden gündeme getirilmesinin arkasında Başbakan'ın; bu tehdidi bertaraf etmek için; Marmaray projesini Japonlar'dan alıp, 3. Köprüye Japonları ortak etmek düşüncesi olduğunun da farkındayız.

Sonuçta; hükümet Marmaray projesi ile 3. Köprü projesini birbiri ile çarpıştırmadan makas değiştirmeye çalışıyor. Tehdit eden devletin öfkesini dindirirken; Japonları üzmeden.





Yapılması gereken?



Aslında Türkiye'deki devletin ortak bir stratejik ve taktik aklı bulunsaydı; böyle bir küstahça girişim karşısında yapılacak çok şey olabilirdi.

Fakat maalesef; iç iktidar savaşlarını, dış güçlerle mücadele etmeye tercih eden devlet birimlerinin, takındıkları tavır, sadece kendi insanımızı bir "koyun sürüsü" yerine koymakla kalmıyor; "düşmanımım düşmanı dostumdur" gibi basit ve sığ bir felsefe güdüyor.

Herkes sözkonusu sabotaj eylemlerinin AKP iktidarının toplum nezdindeki imajının altını nasıl oyduğunun farkında. Tayyip Erdoğan'ın o kendine güvenli havası yerine "kaygılı ve endişeli", "her an nereden ne geleceğinin korkusunun yaşayan" insan psikolojisinin kokusu kahvedeki vatandaş tarafından bile sezilmeye başladı.

Bu durumda; AKP iktidarını tehdit olarak görenler açısından; AKP iktidarının altını oyan her girişim, bir yabancı devlet tarafından gerçekleştirilse ve onlarca insanımızın canına malolsa dahi "izleniyor".

Filler savaşırken; olan yine çimlere oluyor.

Türkiye'ye göz koyan güçler; Türkiye'deki devlet birimlerinin bu sığ ve basit anlayışından; MİT-Yargıtay çekişmesi ile devletin bütün bağırsakları ortaya dökülürken nasıl yararlandıysa, bu noktada da fazlası ile faydalanmayı biliyor.


Fakat biz de; bu ülkenin altını oyan güçleri ve onların oynadıkları oyunları biliyoruz. Yapılması gerekeni de.




2004-09-02 17:59:41
http://www.haberbank.com'dan alınmıştır.

alihoca
02-09-2004, 19:37
//"Marmaray Projesi'ni bize vermezseniz; demiryollarını kontrol etmekte zorlanırsınız"
Tehdidi savuran kişi; ikili bir görüşme sırasında bir yabancı devletin başkanı.//

Her zaman şunu bilir,şunu söylerim.
Allah İsrail Devletinden,Milletinden ve dahi Diasporasından razı olsun.

Onlar da olmasa beceriksizliğimiz,çözümsüzlüğümüz gibi nice nice SUÇLARIMIZI kime yıkıp kurtuluverirdik.

Allah eksikliklerini göstermesin.

Thesecret
02-09-2004, 21:22
//"Marmaray Projesi'ni bize vermezseniz; demiryollarını kontrol etmekte zorlanırsınız"
Tehdidi savuran kişi; ikili bir görüşme sırasında bir yabancı devletin başkanı.//

Her zaman şunu bilir,şunu söylerim.
Allah İsrail Devletinden,Milletinden ve dahi Diasporasından razı olsun.

Onlar da olmasa beceriksizliğimiz,çözümsüzlüğümüz gibi nice nice SUÇLARIMIZI kime yıkıp kurtuluverirdik.

Allah eksikliklerini göstermesin.
Aman aman eksik olsunlar da bizim beceriksizliklerimiz dahada ayyuka çıksın razıyım...

simerenyalım
02-09-2004, 22:03
Adamım sen işine bak burası siyaset meydanı diil buraya gelenler üç beş kuruş kazanmak için geliyor.Senin vaveylanı dinlemek için diil.Bu ülkede % 100 suçlu olanlara DEVLET ÜSTÜN MADALYASI veriliyor.Bırak hamaset nutuklarını.Elbette hiçbirimiz istemezdik böyle bir ölümü ancak bir musibet bin nasihat misali 38 can gitti ama inşallah ders alınırsa 70 milyon nun kurtuluşuna sebep olurlar.Bu Vesileyle tekrardan Allahtan ölenlere rahmet kalanlara sabırlar dilerim.

alihoca
02-09-2004, 22:09
Bir de,

Biri çıksa da şu kötü,kaka İsrail ve Musevilerin,Türk ile Ezeli-Ebedi Düşmanlıklarının,
Bin yıllık Anadolu Tarihinde;

Hangi çıkar çatışmalarına,hangi ayaklanmalara,sırtımızda saplı hançerlerinden sızan kanların nedeni olan hangi ihanetlere,hangi savaşlara dayandığını,

Komplo teorilerine başvurmadan,tahminlere dayalı akıl yüretmelere sapmadan,dediydi,yapacaktı,edecekti yi de bir kenara koyarak,

Şöyle tarihi,kanıtlı,bilgili,belgeli olay ve gelişmeleri bir yazsa da anlasak.İyi olurdu.

Thesecret
02-09-2004, 22:10
Adamım sen işine bak burası siyaset meydanı diil buraya gelenler üç beş kuruş kazanmak için geliyor.Senin vaveylanı dinlemek için diil.Bu ülkede % 100 suçlu olanlara DEVLET ÜSTÜN MADALYASI veriliyor.Bırak hamaset nutuklarını.Elbette hiçbirimiz istemezdik böyle bir ölümü ancak bir musibet bin nasihat misali 38 can gitti ama inşallah ders alınırsa 70 milyon nun kurtuluşuna sebep olurlar.Bu Vesileyle tekrardan Allahtan ölenlere rahmet kalanlara sabırlar dilerim.
Ne kadar ucuz bir tarz böyle, Hissenet'in forum yapısıyla taban tabana zıtsın. Burda para dağıtılmıyor arkadaş, yazdığın yer de OFF TOPIC. vaveyla dinlemek istemiyorsan ilgili bölümlere geçersin, ilgisiz bölümlerde ilgisiz kelimeler kullanmak sana bir artı getirmeyeceği gibi tepki getirir. Tarzınızı ve tavrınızı biraz daha ölçülü kullanmanızı rica ederim.

bgali
10-09-2004, 02:07
Hızlandırılmış trenin makinistleri 5’er yılla yargılanacak

Sakarya'nın Pamukova ilçesinde meydana gelen hızlandırılmış tren kazasıyla ilgili olarak makinistler hakkında 5'er yıla kadar hapis cezası istendi.

Sakarya Cumhuriyet Savcılığı'ndan alınan bilgiye göre, 22 Temmuz 2004 tarihinde meydana gelen ve 38 kişinin yaşamını yitirdiği hızlandırılmış tren kazasıyla ilgili olarak hazırlanan fezleke doğrultusunda iddianame hazırlandığı belirtildi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şef Köksal Coşkun, birinci makinist Fikret Karabulut ve ikinci makinist Recep Sönmez hakkında 5'er yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamenin savcılık tarafından Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi'ne verildiği, davanın hangi mahkemede görüleceğinin ise yarın belli olacağı kaydedildi.

Başsavcılık, bilirkişi raporunda gerekli altyapıyı ve güvenli bir seyir sistemini oluşturmadığı gerekçesiyle 8'de 4 oranında kusurlu bulunan TCDD Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında da Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Salih Hamurcu, Sakarya, Cihan

http://www.zaman.com.tr/?hn=89657&bl=haberler&trh=20040910

bgali
16-09-2004, 17:22
38 kişinin yaşamını yitirdiği Pamukova'daki tren kazasından 55 gün sonra TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ve kazalar için "Allah'ın işi diyerek" kamuoyundan büyük tepki çeken yardımcısı Ali Kemal Ergüleç, dün üçlü kararnameyle görevden alındı

16/09/2004


Ankara-Pamukova ve Tavşancıl'daki tren kazalarının faturası iki bürokrata kesildi. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile yardımcısı Ali Kemal Ergüleç, görevden alındı. Pamukova'da 22 Temmuz'daki "hızlandırılmış tren" kazasında 38 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından 12 Ağustos'ta Tavşancıl'da bir kaza daha oldu ve 9 kişi öldü. Her iki kazaya TCDD'nin tedbirsizlik ve yatırım eksikliğinin neden olduğunun tespit edilmesi üzerine gözler hükümet ve TCDD'ye çevrilmişti. Bilirkişi raporlarına göre TCDD'nin de kusurlu olduğu belirlenince hükümet, Karaman için soruşturma izni verileceğini açıklamıştı. Açıklamadan sonra savunmaya geçen TCDD de hukukçuları aracılığıyla bilirkişi raporlarına itiraza hazırlanıyordu.

Yıldırım'ın sözleri
İddialara göre Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın Devlet Bakanı Ali Babacan'ın oğlunun önceki akşamki sünnet düğünündeki sözleri sürecin hızlanmasında etkili oldu. Konuyla ilgili soruları yanıtlayan Yıldırım "Genel Müdür'ün istifa etmesi gerektiğini düşünmüyor musunuz" sorusuna şu yanıtı verdi: "Adam ederse eyvallah. Etmezse ne diyeyim? İstifa et diye zorlama gerektiren hukuki sonuç çıkmadan ne diyeyim. Soruşturma sonuçlanıncaya kadar açığa alınması olabilirdi ama bunlar varsayımla oluyor."

Şok etkisi yarattı
Karaman ve yardımcısının görevden alınmasına ilişkin üçlü kararname dün akşam saatlerinde imzalandı. Yıldırım, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Sezer'in imzaladığı kararname, Ankara kulislerine göre Başbakan'ın isteği doğrultusunda gündeme geldi. Görevden alma işlemlerinin yapıldığı saatlerde gelişmelerden habersiz olan Karaman'ın ise rutin toplantılarını sürdürdüğü, hatta yakın çevresiyle TCDD'nin imajının düzeltilmesi için görüşmeler yaptığı öğrenildi. Kararın şok etkisi yarattığı TCDD'de yetkililer, şu yorumu yaptı: "Bugün böyle bir gelişme olacağına dair hiçbir emare yoktu. Rutin görüşmeler yapılıyor, bilirkişi raporlarına nasıl itiraz edileceği üzerine İstanbul'dan gelen hukukçularla görüşmeler yapılıyordu. Hepimizde şok etkisi yarattı."

Yıldırım'ın akrabası
Süleyman Karaman, 1956 Erzincan doğumlu. Eski İETT Genel Müdürü olan Karaman, aynı zamanda Bakan Yıldırım'ın akrabası. Başbakan Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Yıldırım İDO Genel Müdürü, Karaman da İETT Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Karaman, 11 Mart 2003'te üçlü kararnameyle TCDD Genel Müdür Yardımcısı ardından da Genel Müdür oldu. 1949 Samsun doğumlu olan Yardımcısı Ergüleç de eski İETT daire başkanlarından. Ergüleç, kazaların ardından "Her şey Allah'tan" sözüyle tepki çekmişti.

http://www.vatanim.com.tr/cat/haber_detay.asp?Newsid=36060&Categoryid=1

bgali
16-10-2004, 01:35
Makinistin itirafı: İlk kez kullandım
(...)
Sakarya Pamukova'da 22 Temmuz'da 39 kişinin ölümüyle sonuçlanan hızlı tren kazasıyla ilgili davanın ilk duruşmasında 5'er yıl hapis istemiyle tutuklu yargılanan sanıklardan birinci makinist Recep Sönmez tahliye edildi. Mahkeme, ikinci makinist Fikret Karabulut'un tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Sakarya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın ilk duruşmasında tutuksuz yargılanan tren şefi Köksal Coşkun, 'Defterimde birinci makinist olarak Recep Sönmez'i yazmıştım, ancak kaza anında trenin kontrolü Fikret Karabulut'taydı. 19:42'de Mekece istasyonundan geçtik. 183+100 kilometreye kadar hızımız 130, sonra 80 olmalıydı. 150 metre geçmişiz. Suçsuzum'' diye konuştu.

'HIZLI TREN EĞİTİMİ ALMADIK'

İkinci makinist Fikret Karabulut ise, 'Normal hızdaydım. 183+100'e gelmeden fren yaptım. Virajı normal şekilde geçtim. Aynada ikinci vagonun birinci vagondan koparak yan yattığını gördüm. Freni çektim. İlk kez hızlı tren kullanıyordum. Hızlandırılmış tren konusunda ayrıca bir eğitim almamıştık. Hızlı trenle normal tren arasında sık sık değişen hız farkları vardı'' dedi.
(...)
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/10/14/gundem/gundem9.html

bgali
11-11-2004, 02:10
Pamukova'da suç 'hız'ınmış

Kazadan sonra hız nedeniyle suçlanan makinistler "Talimata uyduk" demişti.

Bağımsız Bilim Kurulu: 39 hayata mal olan hızlandırılmış tren kazasının nedeni 'aşırı hız'. Avrupa ve Japonya'da kaza riski milyarda 1 iken, Türkiye'de 100 binde 1'e kadar çıkıyor

(214 kişi okudu)

RADİKAL - İSTANBUL - Pamukova'da 39 kişinin ölümüyle sonuçlanan hızlandırılmış tren kazası ile ilgili Bağımsız Bilim Kurulu raporu açıklandı. Merakla beklenen rapora göre kaza nedeni aşırı hız. Kaza sırasında hızın saatte 132 km. olduğunu belirleyen kurul, makinistlerin iddialarının aksine, frenin hiç çekilmediğini saptadı.
Prof. Dr. Sıddık Binboğa Yarman başkanlığında Prof. Dr. İnal Seçkin, Prof. Dr. Aydın Erel, Prof. Dr. Mustafa Karaşahin ve Doç. Dr. Metin Başaran tarafından oluşan Bağımsız Bilim Kurulu üç aylık çalışmanın ardından 400 sayfalık raporu tamamladı. Kurul, raporun özetini dün Fenerbahçe Devlet Demiryolu Tesisleri'nde açıkladı.


Sol tekerlek hattan çıktı
Rapora göre; Yakup Kadri Karaosmanoğlu treni, Mekece İstasyonu'nu geçtikten sonra livredeki belirlemeye uymayarak hızını saatte 80 km. düşürmedi ve 345 metre yarıçapındaki dönemece 132 km. hızla girdi. Kaza ikinci yolcu vagonunun sol tekerleğinin hattan çıkmasıyla meydana geldi, trenin dengesi etki-tepkiye bağlı darbelenme sonucu bozuldu. Kaza yerinin şu an saatte 80 km. hızla geçmeye engel teşkil etmediği ancak üstyapı bakımının ihmal edilmesi durumunda, bu hızdaki bir trenin de kaza riski taşıyacağı belirlendi. Kaza yerindeki raylarda, lokomotif ve birinci vagonun geçişleri sırasında meydana gelen burkulma tespit edildi.


Kaza 'aynen' tekrarlandı
Kurum demiryolcuların kullandığı 'Adams Rail' isimli simülasyon programını da kullandı. Bilgisayara kaza yeriyle ilgili tüm bilgiler girildikten sonra biri saatte 132 diğeri 130 km hızla giden iki tren olay yerinden geçirildi. Saatte 132 km. hızla giden tren raydan çıkarken, diğerinin yoluna devam ettiği görüldü.
Hız bandı incelemelerinde raydan çıkma yerine kadar fren belirtisine rastlanılmadığına dikkat çekilerek, "Fren çekilmesi kaza nedeni değil" denildi. Makinistler ise ifadelerinde kaza öncesi fren yaptıklarını söylemişti.
Prof. Dr. Yarman, Avrupa'da ve Japonya'da kaza riski milyarda 1 iken Türkiye'de 100 binde 1 olduğunu söyledi. Raporda, Uluslararası Demiryolları Birliği Standartları'na göre saatte 140 km. hıza kadar ATS ve ATP gibi güvenlik için önemli elektronik aletlerin olmasının şart olmadığı hatırlatılarak "Trenin denetim ve yönetim fonksiyonlarının yerine getirilmesinde, insan faktörü payının yüksek olduğunu görüyoruz. Bu da, tren sisteminin güvenilirliğini neredeyse tamamen makinistlere bağlı kılmaktadır" denildi.


Makinist ne yapsın!
Raporda İstanbul-Ankara arasının livrede belirtildiği gibi 5 saat 15 dakikada aşılmasının mümkün olmadığı, bu sürenin 6 saat olabileceği açıklandı. Ayrıca makinistlerin livreyi takip etmeleri için yol kenarlarına konulan levhaların birçoğunun görülemediği tespit edildi. Kurul, "Sistemin yol, taşıt, işletme öğelerindeki yetersizliklere ilave olarak, insanda meydana gelebilecek dalgınlık, yorgunluk, ani hastalık gibi geçici özellikler de, beklenmedik sistem hatalarına neden olabilir. Kanaatimize göre Pamukova kazası böylesi bir talihsiz kazadır" dedi.


Son söz: Projeye devam
Raporda İstanbul-Ankara arası hızlandırılmış tren uygulamasının yararlı olacağı vurgulandı ve projenin devamı için gerekli tüm tedbirlerin alınıp projenin TCDD dışında oluşturulacak bir sertifikasyon kuruluna onaylatılıp denetletilmesi önerildi.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=133857

bgali
22-11-2004, 03:15
Trende fren yokmuş!

Pamukova'daki hızlandırılmış tren faciasına ilişkin bilirkişi raporu: Kazanın temel nedeni, trenin çatlak fren diskiyle sefere çıkması...

NAZMİ BELGE (Arşivi)

İSTANBUL - Sakarya'nın Pamukova ilçesinin Mekece Köyü çıkışında 22 Temmuz'da meydana gelen hızlı tren kazasının, trenin 'çatlak fren diski'yle sefere çıkmasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Hazırlanan 'Teknik Bilirkişi Raporu'nda, 39 kişinin ölümüne 80 kişinin yaralanmasına yol açan kazanın temelinde ise, TCDD'nin işletme felsefesindeki yanlışlıkların yattığına vurgu yapıldı.
İstanbul Barosu'nun talebi üzerine, Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24 Temmuz'da oluşturduğu bilirkişi heyeti raporunu tamamladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Ulaştırma Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Zerrin Bayraktar, jeoloji yüksek mühendisi Tahir Öngür, makine yüksek mühendisi Levent Serhan'dan oluşan heyet, kazaya ilişkin 'teknik raporu' mahkemeye sundu.

Güvenliğe ticari yaklaşım
Kazalara yol açma olasılığı bulunan işletme felsefesindeki yaklaşımların öncelikle ele alındığı belirtilen raporda, bu konudaki önemli bir belgenin 1996'da, 'Yeniden yapılanma çalışması' kapsamında ABD'li bir firmaya yaptırılan çalışma olduğu kaydedildi. Bu çalışmada, "Ankara-İstanbul arasında bir grup prestij servisi işletilecektir. Bu trenler, saatte 160 km. azami hızla işletilebilir" görüşüne yer verilerek, 'hızlandırılmış tren seferleri' projesinin öngörüldüğü anlatıldı.
Bu çalışmanın güvenliği, teknikten çok ticari ele aldığı vurgulanan raporda, 'işletme bakım ve kontrol yaklaşımının mühendislik kriterlerinden ticari kriterlere dönüştürüldüğü, tren hızının saatte 150 km.'ye yükseltilirken makinistlerin çalışma koşullarının dikkate alınmadığı, işaretleme eksikliklerinin giderilmediğinin anlaşıldığı' ifade edildi.


Kaza nasıl oldu?
Rapora göre tren, saat 18:02'de Haydarpaşa'dan ayrıldı. Bilirkişi heyetinin incelemelerine göre, tren istasyondan ayrılırken ikinci vagonun ön dingil takımı, ön dingil sol tekerlek fren diskinde iki taraflı çatlak vardı. Buna rağmen, 576.6 km.'lik İstanbul-Ankara demiryolu mesafesi 'hızlı tren projesi' gereği 5 saat 15 dakikada alınmak zorundaydı. Trenin 23:15'te Ankara'da olabilmesi için, saatte ortalama 119.3 km hız gerekiyordu. Kaza noktasına gelirken trenin 80 km olması gereken hızı ise 129.2-121.8 km. arasında idi.
Rapora göre kaza anı şöyle gerçekleşti: Mekece çıkışında ikinci vagon ön dingil sol tekerleğin çatlak olan fren diski, bu noktadaki yol geometrisi bozukluğu sonucu oluşan fleş dövmesi darbesiyle kırıldı. Kırık disk, fren balata grubu taşıyıcı konsolunu kopardı. Bu durum dingil arabasını raydan çıkararak, tekerleği sol rayın dışına düşürdü.


80 km.'yi niye aştı?
'Kazanın ana nedeni trenin bu bölgedeki saatte 80 km. hızı aşması değilse de, aşırı hız kazanın gelişimi ve boyutlarının büyük olmasını belirleyen unsurdur' görüşüne yer verilen raporda, trenin 80 km.'yi aşmasına gerekçe olarak, 'hız sınırı ve yaklaşım levhalarının olmaması, personelin fiziki ve ruhsal durumu, livre değerleri tutarsızlığı gibi işletmeden kaynaklanan nedenler' gösterildi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=134926

bgali
08-12-2004, 11:32
'Hızlı tren' itirafı

SAKARYA - TCDD, 39 kişinin ölümüyle sonuçlanan tren kazasında Yakup Kadri Karaosmanoğlu Ekspresi'ni kullanan iki makinist ve bir tren şefinin, hızlandırılmış tren kullanımıyla ilgili eğitim görmediklerini
itiraf etti. Bu konudaki belge mahkemeye gönderildi.

22 Temmuz'de meydana gelen facia sonrasında, yetkililerin "Her türlü hazırlık yapılmıştı" açıklamasına karşın, makinistler hızlandırılmış tren konusunda eğitim görmediklerini açıklamıştı. Makinistlerden Fikret Karabulut, "İlk kez kullanıyorum" demişti. Adapazarı 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanık vekilleri, hızlandırılmış treni kullanan makinistlerin hızlandırılmış trenle ilgili aldıkları hizmetiçi eğitim kurslarına ait belgelerinin gönderilmesini istemişti.
Mahkeme, TCDD'den tutuklu olan birinci makinist Fikret Karabulut, tutuksuz sanıklar ikinci makinist Recep Sönmez ile tren şefi Köksal Coşkun'un bugüne kadar aldığı hizmet içi eğitim ve kursların listesini gönderilmesini talep etti. TCDD Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kut ile Genel Müdürvekili Talat Aydın imzasıyla 9 Kasım tarihinde iki makinist ve tren şefinin meslek yaşantıları boyunca aldığı kursların listesi gönderildi. Buna göre, üç görevlinin de, hızlandırılmış tren kullanımıyla ilgili olarak kurs almadıkları ortaya çıktı. Makinistlerin avukatı Mustafa Kıvanç, "TCDD hızlı tren kullanan makinistlere, 'Piskoteknik eğitimi, hızlı sürüş tekniği ve similatörde tren kullanma' gibi kurslar vermeliydi. Makinistlere son kurs 1996'da verilmiş" dedi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=136364

bgali
10-01-2005, 12:38
Pamukova davasında makiniste tahliye

Pamukova'da geçen yıl temmuz ayında meydana gelen hızlandırılmış tren kazasıyla ilgili davanın tek tutuklu sanığı olan makinist Fikret Karabulut tahliye edildi. Adapazarı 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen
duruşmaya tutuklu Karabulut ile tutuksuz yargılanan tren şefi Köksal Coşkun ve
makinist Recep Sönmez hazır bulundu. Makinistlerin avukatları, kazanın tren
disklerinin kırılmasından kaynaklandığını, ancak buna ilişkin delillerin
karartıldığını öne sürerek, yargılamanın sonlandırılmasını istedi. Mahkeme
heyeti, eylemin tüm kusurunun sanıkta kabul edilmesi halinde bile en fazla beş
yıl ağır hapis cezası alacağını, dava hazırlık raporlarında başka kusurlu kişi
ve kuruluşların olabileceğinin belirtilmesini, devlet memuru olduğu için kaçma olasılığının bulunmamasını, delillerin karartılmasının söz konusu olmadığını ve Tavşancıl'da meydana gelen tren kazasında tutuklu makinistin bir ay sonra tahliye edilmesini göz önünde tutarak Karabulut'un tutuksuz yargılanmasına
karar verdi.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=139459

Boeing
02-03-2005, 11:35
Yahu ne oldu ?

hani bütün suç makinistindi ?

Hani TCDD 'de hiç suç yoktu. Raylar mükemmel, trenler mükemmeldi ?

Hani Ulaştırma Bakanı'nın hiç suçu günahı vebali yoktu.

Hani bütün suç bir tek hıyar makinistindi de trenler hemen ve derhal seyrüsefere çıkacaktı, tekrar hızlı hızlı yolcu taşıyacaktı ?

Yemedi değil mi ?

Ey yalancı sürüsü, kurnaz görünümlü takiyyeciler ner'desiniz?

markus
02-03-2005, 18:40
Kaç üç ay oldu, psikolojimiz de düzeldi, Hızlı trenle dolaşmak istiyoruz sefer yok.
Herhalde hamurla beslenen insanların hafızası üç ay olur, unutur diye bir üç ay ortaya attılar.. Üç ay sonra tren seferde deyip kırmızı ışık yakan azrail hu hu hu? Orda mısın?

son_azrail
02-03-2005, 19:52
sefer çıkmaya başladılarmıki...ben,m neden haberim yok:) ben almanyadan ekip geldi deetliolar die duyduydum...

markus
02-03-2005, 19:58
Peki sağol cevap için, düzgün hatlar yapılıyor, işallah onlarla sağlıklı seferler yapılacak hızlı biçimde, ölenlerede buradan bir daha Allah rahmet eylesin diyelim ne diyelim

son_azrail
02-03-2005, 22:03
düzgün hat yaparlarmı bilmem de....bu sefer üni ler icraattan memnun bildiğim kadarı ile...

turkishwarrior
16-03-2005, 22:12
hızlı tren raydan çıktı ama yavaş tren yoluna devam ediyor...