View Full Version : Bu kitabı okumadan durmayın dediklerimiz..
Okuyupta beğendiğiniz kitapları burada paylaşabiliriz...
OKTAY SİNANOĞLU ve OSMAN PAMUKOĞLUNUN kitaplarını okuyun derim...
orhan pakum u okumanızı önereyim bende
gencturk
11-01-2008, 23:43
orhan pakum u okumanızı önereyim bende
"Beni hisselerimle yalnız bırakın" adlı eser çıktı, mutlaka okuyun
Paul Ferrier--Ezilenlerin Pedagojisi
13 yıldır bu kitap yüzünden okumayı bıraktım:)
Ciddiyim
"Beni hisselerimle yalnız bırakın" adlı eser çıktı, mutlaka okuyun
hisse netten atılırsam okuyacağım ilk kitap olacak...
yoksa zaman bulamıyorum
F. Kafka "Dava" mutlaka okunmalı
Sevgiler
Richard DAWKINSın TANRI YANILGISI isimli kitabını tavsiye ederim. 1.5 ay oldu çıkalı.
naylon vicdan
11-02-2008, 16:56
orhan pakum u okumanızı önereyim bende
"orhan pakum"u henüz okumadım.
tabii, orhan pamuk'u okudum.
bu anagram meraklısı bir suret yazar mıdır?
yoksa, acele işe karışan şeytanın bir oyunu mu?
pekiyi, sağ köşedeki yemyeşil kutucuklara tesadüfen çarpan imlecin
ardından beliren "okuyanları hayrete düşürüyor, yazar olarak geleceği parlak"
ne demek?!
"pakum u" ve "bende" yazan bir kalem sevdalısının bu özensizliği beni
epey hayrete düşürdü hakikaten...
lütfen biraz itina...
dünya klasiklerinden ...SEFİLLER...
Charles BUKOWSKİ ve Knut HAMSUN' okumayı unutmayın.
Beşinciboyut
23-03-2008, 01:11
"Ziverbey Köşkü" İlhan SELÇUK
"Kimse Kızmasın, Kendimi Yazdım" Hasan CEMAL
"Güzel Amerikalı" İlhan SELÇUK
Kılıçarslan
23-03-2008, 08:32
"Kürtler" Hasan Cemal
Kitapları da mutlaka okuyun derim.
Hulki Cevizoğlu'nun Ankara'da İmza Günü
Yazarımız Hulki Cevizoğlu, Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kitap Fuarında, bugün saat 15.00-17.00 arasında CevizKabuğu Yayınları standında son çıkan “Yakın Zamanlar Tarihi” kitabı başta olmak üzere “İşgal ve Direniş” ve “1919’un Şifresi” adlı eserlerini imzalayacak.
Beşinciboyut
01-04-2008, 14:50
"Korku Kültürü" Doğan CÜCELOĞLU
mehmet_22
01-04-2008, 14:55
arkadaslar sadece bır tavsıye bence kıtap adı yazdıktan sonra ufak bıde ozetcık gecersek bence bu topıc cok daha yararlı olacaktır..
Wladimir Bartol
alamut
adlı kıtabı sıddetle onerırım...din in insanları yonlendırmede nasıl kullanıldıgı uzerıne muazzam bır öykü....akıcı ve hıc sıkmayan bır kıtap..
Haklısınız Sn.Mehmet22, bu Alamut Kalesi olabilirmi?
Ezilenlerin pedagojisinde Latin Ülkelerinde başarıları kanıtlanmış bir eğitimci konu ediliyor.
Ancak biyografik değil yapılan işlerden de yola çıkarak,özellikle ŞİDDET nasıl ortaya çıkar,nasıl devam eder ve sonlanır cevabını vermiş.
Özellikle bizdeki gibi sorunlarını demokratik yollarla çözemeyen ülkeler için güzel bir kaynak
Saygılar.
NUTUK
Mustafa Kemal Atatürk
Kendini Türk hisseden, Türkiye'den başka vatanı olmayan her bireyin mutlaka okuması, çocuklarına okutması gereken bir eser.
Hayal ürünü değil, gerçeğin ta kendisi...
Tarihi yapanın kendi kaleminden, tarihin yazılmasıdır NUTUK.
cocugu olan forumdaslar icin
Çocukların Sevdiği 365 Okul Dışı Etkinlik "Çocuklar İçin Tv ve Bilgisayar Dışı Faaliyetler"
Sheila Ellison Judith Gary
okumadim ama yararli olacagini dusundum
asla yalniz yeme
keith ferrazi
abd de bestseller olmus
is hayatinda cevrenin onemini kendi hayatindan ve alanlarinda basarili olmus kisilerin hayatlarindan orneklerle anlatiyor
bence bestseller olmayi haketmis bir kitap
reklam vs ile sadece satilmak uzere yazilmis diger piyasa kitaplarina benzemiyor
Anadolu’da yalnız bir aydın: Böcüzade
Böcüzade Süleyman Sami Osmanlı Devleti'nde uzun bir bürokratlık kariyerinden sonra, 1908-1912 Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda (emekliliğini istediği 1911'e kadar) Hamid-i Abad (Isparta) mebusluğu yapmış, emeklilik yıllarında da çok kapsamlı ve değerli bir "Isparta Tarihi" kaleme almış Türk yazar, bürokrat ve siyasetçisidir.
5 Ocak 1851'de Isparta'da doğmuştur. 14 yaşında hafız ve hattat oldu. Isparta Rüşdiyesi'ni ve İstanbul Hukuk Mektebi'ni bitirerek hakimlik icazeti aldı. 18 yaşında katip olarak girdiği devlet hizmetinde hep Isparta'da kalarak 10 yıl boyunca Isparta şehremini (belediye başkanı) oldu. II. Meşrutiyet'in ilanı ile Isparta mebusu seçilerek Meclis-i Mebusan'a girdi. 1911'de emekliliğini isteyerek ayrıldı. 1899'da İzmir Hizmet gazetesinde yayınlatmış olduğu Isparta Tarihi'ni yeniden elden geçirerek 1000 sayfaya yakın bir kaynak kitap haline getirdi.
30 Mayıs 1932'de Isparta'da vefat etti.
...Böcüzade'nin keskin bir gözlemci ve yaşadığı dönemin çalkantı ve kavgalarını iyi analiz eden bir düşünür olması, gelecekle ilgili düşüncelerini biçimlendirmiştir. Döneminin, içinde bulunduğu çaresizlik, teslimiyetçilik ve kadercilik anlayışına karşın, onun ayakları yere basan çözümlemeleri, bu gün için bile geçerliliğini korumaktadır.
.............................
Yerel tarih, folklör ve sosyal antropoloji ile ilgilenenler, çalışma alanları ile ilgili bilgi toplarken, alan çalışması, tarihsel süreçleri yaşayan tanıklarla görüşme/konuşma ve bunun gibi yöntemlerle çalışmalarını sürdürürken, en çok sıkıntı çektikleri durum, çalıştıkları konu veya bölge ile ilgili yazılı kaynakların az oluşu veya hiç olmamasıdır. Yazılı kültüre geçişimizin tarihsel boyutunun çok yeni olması ve bu konuda yazılı kaynakların genellikle sınırlı konularda bilgiler içermesi de bu tür çalışmaları kısırlaştıran, çerçevesini daraltan en büyük sorunlardan biridir.
Örnekleri az olsa da bu tür tarih çalışmalarına rastlamak halk adına, halkbilim adına umutlandırıcı gelişmelerin kapısını aralıyor. Çoğunlukla genel tarihi bilgilerin sınırları içerisinde algıladığımız bir çok olayın, kişinin yerel gözlerle incelendiği az sayıdaki çalışmadan biri de Böcüzade Süleyman Sami’ye ait. Böcüzade, genel bilgiler içerisinde geçiştirdiğimiz bir çok olayı, tarihi kişiliği birebir tanık olduğu durumlarla aktarıyor.
Dönemin karekteristik ruhuna işlemiş olan karabilisizlik ve hurafe, Böcüzade’nin nefretini toplar ve bu anlayışa örnek olarak aktardığı olaylar ve bu tür olayların günümüzde bile yaşayışını sürdürmesi insanı dehşete düşürür. Böcüzade’nin anlattığı “Çekirge” olayı çok sarsıcıdır. Büyük bir çekirge sürüsünün şehre yaklaşmakta olduğu, Denizli tarafından Isparta civarına doğru hareket ettiği haberi şehirde yayılır. Şehrin ileri gelenleri ve eşraftan ahali bu durum karşısında tedbir olarak baruthaneden ödenek ayrılmasını ve çekirgelerin ateşli silahlarla yok edilmesini önerirler. Fakat, iktidarla kurdukları ilişkiler bakımından ağırlıklarını her zaman hissettiren sofu güruhu; çekirgelerle ateşli silahlarla mücadele edilemeyeceğini, çekirgelerin kanatlarında Arami ve Arap harfleri ile Allah kelamı yazılı olduğunu, öldürülmeleri durumunda büyük günaha girmelerinin yanında, kıtlıkların ve türlü belaların şehre musallat olacağını ileri sürerek karşı çıkarlar. Çözüm olarak şehrin müftüsüne yazdırılan ve üzerinde Arap harfleri ile “Çekirgeler bu tarlaya giremez” yazılı olan levhaları halka ücret karşılığı dağıtırlar. Bu levhaların yazılması sırasında tekrarlanan ritüeller bile başlı başına trajik, hatta traji-komik sahneler içerir ve bir ortaçağ piyesini izliyormuş hissine kapılırsınız...
http://www.turksolu.org/72/yavuz72.htm
------------------------------------------------------------------------
Sevgili forumdaşlar,
Bu saf vatansever Anadolu çocuğunun çok isabetli gözlem ve tahlillerinin yer aldığı kitabını mutlaka okuyun derim..
Meşrutiyet yılları..Osmanlı idaresi..İnsanların yaşam tarzı..Yokluklar..Şatafatlar..Padişah oğulları..1908 lerdeki halkın hazin durumu..Hurafeler..
Çeteler..Ülkedeki yabancı subaylar..Halide Edip..Kurtuluş Savaşı yılları
İstiklal Mahkemeleri..İttihatçılar..Kuvay-ı Milliye yılları..
Bir Türk aydınının enfes analizleri..MÜTHİŞ,DUYGULANDIRAN FOTOĞRAFLAR..
Savaş yıllarında Isparta Belediye Başkanlığını 10 yıl yapmış ve eski bir Meclis-i Mebusan üyesinin birebir yaşadıklarından okuyacaksınız..Özellikle 305. sayfadan sonra..
Bu yüce insana Allahtan rahmet diliyorum..Mekanı cennet olsun..
PDF olarak:
http://www.ispartaya.com/kutuphane/bocuzade_isparta_tarihi_1922.pdf
Beşinciboyut
07-05-2008, 21:11
"Renkli Devrimlerin Sırrı, Yeni Soğuk Savaş" Mark MacKinnon
Çoğumuzun malumu "devrim" üreticileri gözünü hangi coğrafyaya çevirdi?
Yaşadığımız coğrafyada neler olup bittiğini merak edenleri aydınlatacak referans bir kitap.
Mor İneğin Akıllısı ----- Arman Kırım, özellikle iş dünyasındaki arkadaşlar için...
Şu Çılgın Türkler ------- Turgut Özakman, okumayan varsa hala, mutlaka okusun...
Diriliş, Turgut Özakman
Bir solukta okudum.Çanakkale destanının bilinmeyenleri.
Alman subayların verdiği saçma kararlarla verdiğimiz büyük kayıplar.
Mustafa Kemal'in tarih sahnesine adımını atışı ve sorumluluk alarak savasın kazanılmasında
sagladıgı büyük katkı.
kartal35
26-07-2008, 15:31
“Güneşe Bakmak-Ölümle Yüzleşmek”
Irvin Yalom
Çev: Zeliha İyidoğan
Babayiğit / Kabalcı Yayınevi
Fiyatı: 10 YTL
Dr. Irvin Yalom, yeni kitabında okurlarını ölümle yüzleşmeye çağırıyor. Ama bu yüzleşme hiç kasvetli değil.
Ölüm korkusu, binlerce yıl evvel “Gılgamış” destanına da konu olmuş, arkadaşı Enkidu ölünce Gılgamış şöyle haykırmıştı: “Yüreğim umutsuzluk içinde. Ölümden korkuyorum.” İktidarlar, insanlığın bu en derin korkusunu bir hükmetme aracı olarak kullanmaktan çekinmedi hiçbir zaman. Din adamları, felsefeciler, sanatçılar ölüm muammasıyla ilgilenerek insanların bu korkuyla başetmesini sağlayacak çareler aradılar. Şairler isyan etti ölüme ya da Wallace Stevens’ın “Ölüm güzelliğin anasıdır” dizesinde olduğu gibi yüceltebildi de onu.
Ama deneyimlenmemiş bir muamma olarak ölüm, her zaman insanın iç dünyasında kol gezdi ve kendini doğrudan ya da gizli bir biçimde hissettirerek, insanların kendi yaşamları ve başkalarıyla kurdukları bağı güçlendirdi ya da zayıflattı her zaman.
İnsan psikolojisini eksene koyduğu romanları, psikoterapi seanslarından derlediği kitapları ve herkesin anlayabileceği dilde yazılmış psikiyatriyle ilgili teorik çalışmaları bulunan Psikiyatrist Dr. Irvin Yalom bu defa okurlarını ölümle yüzleşmeye çağırıyor.
Güçlü bir uyanış
Kabalcı’dan çıkan “Güneşe Bakmak-Ölümle Yüzleşmek” adlı kitabını 76 yaşında yazan yazarın ölümle yüzleşmeyi istemesi oldukça anlamlı. Ama bu yüzleşme, sözkonusu ölüm olduğu için ister istemez bir gerilimi içinde barındırsa da, hiç kasvetli değil. Çünkü yazar, hem kendisinin hem de hastalarının deneyimlerinden ve edebiyat, felsefe gibi çok çeşitli alanlardan yakaladığı ipuçlarının izini sürerek, ölümle doğru bir biçimde yüzleşilirse, insanın yaşam kalitesini artırabileceği ve güçlü bir ‘uyanış’ yaşanacağı konusunda kendisinden çok emin.
Hatta bu uyanışa dair çeşitli klinik vakalardan ve edebiyattan verdiği örnekler, oldukça ilgi çekici. Örneğin Dostoyevski’nin idama mahkûm edilip tam kurşuna dizilecekken affedilmesinin, yani ölümle yüzleşip kendi uyanışını sağlayacak bir deneyim yaşama- sının, dünya edebiyatını etkileyecek o roman- ları yazabilmesinde ne kadar etkili olduğuna dikkat çekiyor.
Yalom’un ölümle ilgilenmesi, varoluşçu psikoterapi alanında çalışıyor olması açısından da anlamlı. Antik Çağ filozoflarından varoluşçu filozoflara kadar ölüm her zaman için felsefenin temel problemlerinden biri olmuş, hatta Platon “Felsefe yapmak, ölmeyi öğrenmektir” demiştir. Bir romancı ve varoluşçu psikoterapist olarak Yalom’un, Freud’un kendi teorisinde ölüme yeterince önem vermediğini iddia ederek, ruhsal sorunların kaynağı olarak bastırılmış cinselliği değil de, ölüm korkusunu öne sürmesi, verdiği örnekler ve yaptığı saptamalarla bir tutarlılık sergiliyor.
Kitap, yedi bölümden ve sonsöz dışında bir de okur kılavuzundan oluşan bir kurguya sahip. Yalom, kitabın ilk bölümünde felsefeden de faydalanarak kendi bakış açısını temellendiriyor ve tanımlanamayan tüm anksiye- telerin ölüm korkusuyla ilişkisi üzerine yoğunlaşıyor.
Tabuları sorguluyor
Kitabın ikinci bölümünde ise örtülü ölüm anksiyetesini tanıma yollarını araştıran yazar; edebiyattan, sinemadan ve klinik vakalardan örnekler vererek kendi geliştirdiği uygulamalardan bahsediyor. Sonraki bölümlerde filozofların, yazarların ve sanatçıların ölüm korkusuyla başetmeye dair etkileyici fikirlerini irdeleyerek, ele aldığı düşünür ve yazarlarla aramızda bir sinerji yaratmaya çalışıyor.
Ve ilerleyen bölümlerde yazarın kendi ölüm anksiyetisiyle mücadelesi, son bölümde de terapistlere tavsiyeleri yer alıyor.
Irvin Yalom önemli bir ihtiyaca cevap verdiği bu kitabıyla bazı tabuları sorgulamaya itecek gibi görünüyor.
BÜLENT USTA
karahisarlı
05-02-2009, 19:02
Bildiğimiz bazı gerçeklerin detayları okumanızı tavsiye ederim
Evanjelizm Dünya İmparatorluğu ve Türkiye
Ramazan Kağan Kurt, uzun çalışmaları sonucu hazırladığı kitabında, hangi görüşte olursa olsun herkesi ilgilendiren; Evanjelizm, Kabalistler, Hollywood ve Yahudilerin ilişkilerini anlatıyor.
Elinizdeki kitap, Evanjelistlerin kıyamet senaryolarını, Hollywood filmlerinin altında yatan gerçekleri, Yeni Dünya Düzeni ve Büyük Ortadoğu Projesinin altında yatan sırları açıklığa kavuştururken, dünyanın dört bir yanına yayılmış Evanjelistlerin etrafımıza ördüğü, her geçen gün bizi sıkıştıran ağı ve Ezoterik cemiyetlerin gözümüze çektiği perdeyi çekip alıyor.
Kitabın bazı ilginç başlıkları:
*Kıyametin Taşeronu Evanjelistlerj
*Hollywood'da Evanjelist-Kabalistik Kıyametçilik
*ABD Amerikan Yahudileri ve israil
*Amerikan Seçkinler Kulübü ve 'Skull And Bones'
*Yeni Dünya Düzeni ve Büyük Ortadoğu Projesi
*Armagedon savaşı ve Kıyamet
*Şiilere göre Mehdi inancı
*Gog ve Magog / Yecüc ve Mecüc Nedir?
*Bahailik ve isa Mesih
İstanbul Üniversitesi, The University of British Columbia-Vancouver-Kanada, University of California san Diego, University of Pennsylvania, Philadelphia, University of California'da İngilizce ve yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra, master ve doktora çalışmaları yapan Ramazan Kağan Kurt yoğun bir araştırma sürecinden sonra çarpıcı kitabıyla karşınızda... (Arka kapaktan)
hissemix
08-02-2009, 19:45
Ayşe Kulin'in kitaplarını öneriyorum, özellikle "Nefes Nefese" benim en beğendiğim romanı, Gece Sesleri, Veda, Umut okumanızı tavsiye ederim. Livanelinin Son Adası da son zamanlardaki en beğendiğim kitaplar arasında. "Ferrarisini Satan Bilge" ben çok geç okudum, daha önce okumadığım içinde pişman oldum.
Şimdi ise ne okusam diye düşünüp duruyorum. Daha çok yakın tarihimizde geçen romanlardan hoşlanıyorum, tavsiyesi olan varmı?
horus_sirius
08-02-2009, 20:24
Cemal Süreya...........GünLer :):)
jandarma
09-02-2009, 00:32
Herkesin anlattıklarından çok farklı bir şeyden bahsedeceğim bugün sizlere.
Sünger Bob’da; sevimli sincap Sandy binmek üzere olduğu otobüsün şoförüne sorar:
“Nereye gitmek istediğimi bilmesem de bu otobüs beni bir yere götürür mü?”
Şoförün cevabı:
“Elbette; yarım bırakanlar, yolda kalanlar ve başarısızların yerine.”
Sizce Türkiye nereye gitmek istediğini net olarak biliyor mu, bir hedefi var mı?
Bir hedef nasıl olmalı?
Kurumlararası eşgüdüm neden olmazsa olmaz bir konu?
Yazılım ve nanoteknoloji, Türkiye için neden bu kadar önemli?
Olmaması durumunda toplumların yok olmasına sebep olan, olduğu durumlarda da, onları büyük birer medeniyet haline getiren değerler neler?
Marsa Gitme Partisi basıldıktan birkaç ay sonra Cumhurbaşkanlığı himayesinde başlatılan ve Türkiye’nin 2023 vizyonunu belirlemeye çalışan projeden haberiniz var mı? Kitabı okuyanlar için böyle bir projenin devletin en üst kademesi tarafından himaye alınmasının anlamı gerçekten de anlatılamaz…
www.tsv2023.org
Daha detaylı fikir sahibi olabilmek için kitabı okuyabilirsiniz. Kitap hakkındaki yorumları okumak için kitapyurduna girebilirsiniz. (yorumlardan bazıları hisse.net in çok tanınmış ve sevilen simalarına aittir :he: )
KİTAP : MARSA GİTME PARTİSİ
YAZAR : CAN AVAR
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=441613&sa=39599623
Ayrıca kitabı okuyanların kurduğu bir grup facebookta her geçen gün giderek sayısını arttırıyor.
http://www.facebook.com/group.php?gid=40645836686&ref=mf
registan
09-02-2009, 10:50
Adam fever - olasılıksızlık (güzel ve akıcı )
Saygın ersin - zülfikarın hükmü ve erbain kuşatması
(Türk fantastik yazarı fantastik severlere)
"Beni hisselerimle yalnız bırakın" adlı eser çıktı, mutlaka okuyun
cok guldum bu espiriye
yesilay42
12-07-2009, 23:09
Çok Satanlar
1- Çivisi Çıkmış Dünya - Amin Maalouf - Yapı Kredi Yayınları
2- Aşk - Elif Şafak - Doğan Kitap
3- Devlet-i Aliyye - Halil İnalcık - İş Bankası Yayınları
4- Maraz - Hande Altaylı - Remzi Kitabevi
5- Katre-i Matem - İskender Pala - Kapı Yayınları
6- Varlık Ve Hiçlik - Jean Paul Sartre - İthaki Yayınları
7- Kuantum ve Kur'an - R. Şanal - Ladybirds
8- Truva'nın İntikamı - Erhan Afyoncu - Yeditepe Yayınevi
9- Şafak Vakti - Stephenie Meyer- Epsilon Yayınevi
10- Bizim Gizli Bahçemizden - Nermin Bezmen - Doğan Kitap
11- Her Şey Seninle Başlar 9 + Yaş Grubu İçin - Mümin Sekman - Alfa Yayınları
12- Yeşil - Cemalettin Emeç, Murat Yıldırım - Timaş Yayınları
13- İhaneti Yaşamak - Erdal Sarızeybek - Pozitif Yayıncılık
14- Koralin Ve Gizli Dünya - Neil Gaiman - İthaki Yayınları
15- Ölüm Korkusunu Yenmek - Irvin D. Yalom - Kabalcı Yayınevi
16- En Son Yürekler Ölür - Canan Tan - Altın Kitaplar
17- Gezi - Türkiye Tatil Rehberi 2009 - Kolektif - Ekin Yayın Grubu
18- İlişki Üzerine - Jiddhu Krishnamurti - Ayna Yayınevi
19- Çaylak - John Grisham - Remzi Kitabevi
20- Şifalı Bitkiler - Ahmet Maranki - Mozaik Yayınları
carcharias
13-07-2009, 10:41
orhan pakum u okumanızı önereyim bende
"orhan pakum"u henüz okumadım.
tabii, orhan pamuk'u okudum.
bu anagram meraklısı bir suret yazar mıdır?
yoksa, acele işe karışan şeytanın bir oyunu mu?
pekiyi, sağ köşedeki yemyeşil kutucuklara tesadüfen çarpan imlecin
ardından beliren "okuyanları hayrete düşürüyor, yazar olarak geleceği parlak"
ne demek?!
"pakum u" ve "bende" yazan bir kalem sevdalısının bu özensizliği beni
epey hayrete düşürdü hakikaten...
lütfen biraz itina...
bu başlığa yeni tesadüf ettim.birkaç gönderi olmuş ama bu yazışmaya takıldım daha çok. ben inanıyorum ki "pamuk" yazılacağına,klavye hatasıyla "pakum" yazılmış. Hadi bilerek yazıldı diyelim...Yani ne gerek var ki bu kadar eleştirmeye.sağ köşedeki yemyeşil kutucuklara dokundurup itibar puanına gönderme yapmaya?!
"pakum u" ve "bende" yazan bir kalem sevdalısının bu özensizliği beni
epey hayrete düşürdü hakikaten...
lütfen biraz itina...
diye cevap verilmiş ama;
illa ki maksat eleştirmekse, başlık hatalı!
"Bu kitabı okumadan durmayın"
"tamam, biz sürekli koşuyoruz,bu kitabı okuyunca duracağız" da diyebiliriz!
gerek yok bence bu tür iğneleyici şeylere.
bu vesileyle şuna değinmek istiyorum; çok kişi var konuştuğu gibi yazan. "yapçam,gitçen,edio,tutuo,gelio!" sinirleniyorum yeni nesilden biri böyle yazınca,mail atınca,sms gönderince ama bozmuyorum.olay bitmiş,moda tabiriyle yazalım: gençliğin "şaftı kaymış,ayarı bozulmuş"...
ben de yeni fark ettim. biraz canlanırsa guzel olur.
Ahmet Ümit ten Bab-ı Esrar ı okumanızı siddetle tavsisye ederim.
Türkçenin Sırları, Nihat Sami Banarlı.
Dilimizi daha çok seveceğiz bu kitabı okursak :)
Saygı ve selamlarımla Beyazıt üstadım.
Miyase'nin Kuzuları - Üstün Dökmen.
Powered by vBulletin™ Version 4.0.6 Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.