PDA

View Full Version : Yanlıs bilinen veya bilinmeyen hastalık.. EPİLEPSİ


EnergY
15-06-2008, 01:59
Bence inasanlığın sonunu teknoloji getirecek...
Cep telefonları, tv radyo frekansları, etrafımızda ucusan ama göremediğimiz elektro magnetik dalgalar..
Buna ne vücut dayanır.. Ne de beyin..
Beyinler tehlikede kesinlikle..
Benim kendi tahminim, beyinlerdeki bu etkilesimlere maruz kalınma sonucunda epileptik rahatsızlıklar cok artacak teknolojik gelişimle paralel olarak..
TVde bir haber vardı. 3-4 cep telefonunun arasına mısır koyup telefonları caldırmıslar.. Telefonların yaydıgı EM dalgalar mısırları patlatmıs..
Beyin buna nasıl dayansın..
Yakında dünya balta girmemiş Afrika ormanlarına tasınmaya baslarsa şaşmam..:))
Tabi telefon ve TV lerini götürmeden..
Borsadan da uzakta hem..:)
Bu nedenle Epilepsi konulu bir baslıkta ben actım..
Selamlar

EnergY
15-06-2008, 02:01
Beynimiz duyusal ve bilişsel merkezimiz, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımızdır. 100 milyar hücreden oluşan beyin herhagi bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir.

Bilim ve teknoloji alanında atılan önemli adımlara rağmen insan beyni hala birçok sır barındırmaktadır. Bu sırlardan birisi olan ve halk arasında “sara hastalığı” olarak da bilinen epilepsi, kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkar.

Epilepsi, dünya nüfusunun yaklaşık %1’ini etkileyen bir hastalıktır. Hastalık, erkek ve kadınlarda ırk ayrımı olmaksızın eşit olarak görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ama sıklıkla en gençler ile en yaşlılar etkilenir.

Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Fakat temelde akılda tutulması gereken, nöbetlerin iki çeşit olduğudur: Parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak olarak başlayanlar).

Ancak burada kullanılan yaygın terimi daha kötü ve şiddetli bir nöbet tipi anlamına gelmez. Kullanılan bu isimlendirme, farklı nedenlere bağlı oluşan epilepsi nöbetlerini tanımlamak üzere kullanılmaktadır.

EnergY
15-06-2008, 02:06
Ünlü Epilepsi Hastaları
Epilepsinın, akıl hastalıkları veya zekâ geriliği ile hiçbir ilgisi yoktur. Epilepsi nöbetleri geçirmelerine rağmen, epilepsi hastaları dahiyane işler becermişlerdir.

Aşağıdaki listede isimleri geçen bu değerli insanlar ya bütün hayatları boyunca veya hayatlarının belli bir döneminde kronik epilepsiye yakalanmışlardır. Tanınmış, “prominent epilepsi” hastaları arasında, hanımların erkeklere oranla daha az temsil edilmeleri (istatistiki bilgilere göre epilepsiye, hanımlarda erkeklere oranla biraz daha az rastlanır [48/52]), daha çok sayısal eşitsizlikten kaynaklanır. Hanımlar eski yüzyıllarda yüksek mevkilere, erkeklere oranla daha az erişebilirlerdi.

Bu nedenle; hanımların yaşam tarzı, erkeklere oranla daha enteresandı ve dolayısıyla literatürde daha az yer tutabilirlerdi.

Bazı meshurlar:

1- Vincent van Gogh.. Hollandalı Ressam
2- G. Julius Caesar.. Romalı Devlet Adamı
3- Gustave Flaubert.. Fransız Yazar
4- F.M. Dostoyevsky.. Rus Yazar
5- Saint Paul.. Misyoner
6- Heracles.. Yunan Kahraman
7- Napoleon Bonaparte.. Fransa İmparatoru
8- Arch Duke Charles.. Avusturyalı Kumandan
9- Pius IX.. Papa
10- Ludwig II.. Württemberg Dükü
11- Alfred Nobel.. İsveçli Kimyager
12- Lord Byron..İngiliz Şair
13- Alexander the Great (B.İskender)..Makedonya Kralı
14- Hermann von Helmholtz..Alman Fizikçi
15- Hermann von Helmholtz.. Alman Fizikçi
16- Molière.. Fransız Oyun Yazarı
17- Karl V.. Avustralya İmparatoru
18- Rudi Dutschke..Alman Lider
19- Vladimir Ilyich Lenin.. Rus Devrimci
20- Socrates.. Yunan Filozof
21- Cardinal Richelieu.. Fransız Devlet Adamı
22- Margaux Hemingway.. Amerikan Aktris

Meşhurlar galerisi hakkında açıklamalar

Literatürde, saralılar listesinde ismi geçen şahısların bir kısmında, sonradan yapılan etütlerde, epilepsi teşhisi tam bir kesinlik kazanmıştır (Örneğin; Caesar, Erzherzog, Karl, Papa Pius 1X, Flaubert, Dostoyevski). Diğer bir kısmında ise, epilepsi olduğu şüphesi vardır (Örneğin; Kral Saul, Napoleon, van Gogh, Paulus).

Geri kalanlarda ise, kronik bir epilepsinin olmadığı, fakat hayatlarının bazı bölümlerinde epileptik nöbetler geçirmiş oldukları kanıtlanmıştır (Örneğin; Lord Byron, Nobel).

Tanınmış epilepsi hastaları hakkındaki çalışmalar, bize şunu tekrar gösterdi ki; kronik bir hastalık olan epilepsi ve ara sıra ortaya çıkan epileptik nöbetler, dahiyane becerilerin yapılmasına engel olmuyor ve üstün zekâlı insanlarda da görülebiliyor.

Epilepsi hakkındaki tecrübe hazinemizden bildiğimiz gibi. Tek bir “Grand mal” büyük nöbet, veya tekrarlanan büyük nöbetler; eğer seri halinde yada epilepsi koması da denilen “status epilipticus” şeklide cereyan etmiyorsa, beyin hücrelerine zarar vermez. Dolayısı ile de, zekâ geriliğine sebep olmaz.

Nöbet geçiren hasta ve onun yakınları, daima endişe ile nöbetin beyne vereceği zararı sorarlar ve bu konuda bilgisi olmayan şahıslardan da korkulan desteği bulurlar.

Epilepsiyi tedavi eden doktorlar; yalnız kendi tecrübelerinin yanı sıra, ayrıca meşhur saralı şahısları da kastederek bu korkuyu yok etmeye çalışırlar.
................................
Not: Bu ve Önceki Yazılar Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, Epilepsi ve Toplum Derneği, Epilepsi ve Ben Web Sayfalarından alıntıdır.

EnergY
15-06-2008, 02:08
Bir kişi yanınızda nöbet geçirirse neler yapmalısınız?
Öncelikle sakin olun, hastanın yanından ayrılmayın, yardıma gerek varsa başkasını gönderin

Hastanın hareketlerini durdurmaya VE/VEYA engellemeye çalışmayın!
Hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın!
Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyalardan (Sivri köşeler vb.) hastayı uzaklaştırarak veya bunları hastanın yanından uzaklaştırarak hastayı koruyun!
Sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin (kravat, kemer gibi), şayet takıyorsa gözlüğünü çıkartın!
Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun!
Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin, dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye ) çalışmayın!
Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler zararlıdır!
Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın! Soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın!
Epilepsi krizi olduğu bilinen bir kişi ise yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur!
Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve/veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart, veya sağlık karnesi olup olmadığına bakın!
Nöbetinin bitmesini bekleyin!
Unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında kişi yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun! Engellemeler olumuz olabilir ama açık bir cama veya yola doğru gitme vb hareketlere yumuşakça engel olun!
Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem hastaya, hem de doktora yardımcı olacağını unutmayınız!
Ne zaman ambulansa gerek vardır?
Aşağıdaki durumlardan herhangi birisi ile karşı karşıya iseniz ambulans çağırın:

Hasta suda nöbet geçirdiyse (örneğin yüzerken)
Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa veya hastanın bu nöbetinin bir epilepsi hastalığı nedeniyle geçirilip geçirilmediğini bilmiyorsanız
Kişi yaralanmışsa, gebe ise veya diyabetik ise
Nöbet 5 dakikadan daha uzun süredir devam ediyorsa
İkinci nöbet, ilk nöbet bittikten çok kısa bir süre sonra başlıyorsa
Kasılmalar bittikten sonra kişinin bilinci açılmıyorsa
....................
Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, Epilepsi ve Toplum Derneği, Epilepsi ve Ben Web Sayfalarından alıntıdır