PDA

View Full Version : Keops Piramitinin Gizemi



soros74
17-08-2008, 12:55
Gerçekten çok ilginç bir durum.

XTRADERX
25-08-2008, 22:34
Keops piramiti
Gize’de antik Memfis mezar kentinde bulunan üç piramitten biridir. Bugün Mısır’ın başkenti Kahire’nin bir parçasıdır. Dünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eserdir.

Binlerce yıl boyunca Keops piramidinin bir mezar olduğuna inanılmıştır. Keops piramidinin 30 yılda yapıldığı düşünülmektedir. Önce bir kent yapılmış taş bloklar taşınmış ve yığılmıştır. Yüzeyin düzleştirilmesi için uzun zaman çalışıldığı sanılıyor. Taş blokların nasıl yerleştirildiği henüz anlaşılmış değil çeşitli kuramlar üretilmektedir. Bir kurama göre yapılan spiral bir rampadan çıkarılan taş bloklar üst üste konuyordu.Rampa çamur kaplanıyor sulanıyor ve taş bloklar itilerek kaydırılabiliyordu. Diğer bir kurama göre taş bloklar dev manivelalarla kaldırılıyordu.Tarihçi Herodot'a göre, ağır granit blokları, piramidin üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmıştır. Sadece bu rampanın yapılması bile 10 yıl sürmüştür.

İlk yapıldığında 145,75 metre olduğu düşünülen Keops piramidinin bu güne kadar 10 metresini kaybettiği düşünülmektedir.43 yüzyıl boyunca dünyanın en yüksek yapısı olarak kalmış ancak 19. yüzyılda geçilebilmiştir.Eğimi 54 derece 54 dakikadır.Bir kenarı 227 metre olan dörtgen tabanı 50.524 metrekarelik bir alanı kaplar.Piramidin iç ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar yukarıda firavunun odası vardır. Firavunun mumyası, hazinesi ve özel eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6 metre yüksekliktedir. Buraya 50 metrelik bir dehlizden girilir. Biri kraliçeye ait olan iki oda daha vardır.


Piramidin her biri birkaç ton ağırlığında olan iki milyon taş bloktan yapıldığı sanılmaktadır.

Eski Mısırlıların neslinden gelen bir azınlık olan Kıptilerin inancına göre, bu piramit Tannların Çağına ait bilgilerin bir birleşimidir.

Büyük piramidin gizli bilgiler barındırması, ilk olarak Napolyon ordularının Mısır'ı işgali sırasında Fransız mühendislerinin çalışmalarıyla ciddiye alınmıştır. Bu mühendisler piramiti bir triangülasyon noktası olarak kullanmaya kalktıklarında, dört kenarının dört ana yöne dönük olduğunu ve boylam dairesinin de tam piramitin doruğundan geçtiğini fark etmişlerdir. Doruktan geçen diagonal çizgiler kuzeye doğru uzatıldığında Nil Deltası'nı iki eşit parçaya bölmektedir. Taban köşegenlerinin kesiştiği noktadan kuzeye uzatılacak bir doğru, kuzey kutbunun yalnızca dört mil uzağından geçmektedir (ki piramidin yapımından bu yana geçen uzun süre içinde kutup noktasının yer değiştirmiş olması da mümkündür)

Bugünün uzunluk ölçüsü olan metrik sistemin birimi metredir. Yani kutuptan ekvatora kadarki meridyen uzunluğunun on milyonda biridir. Bu ölçü Fransızlar tarafından, Mısır işgalinden kısa süre önce ortaya çıkarılmıştır. Piramidin ölçüsü olarak kullanılan kübit ise, eski Mısırlıların kullandığı ölçüdür ve Fransızlann biriminden binlerce yıl önce bulunmuş bir birimdir. Bir kübit'in uzunluğu bir metreye çok yakın olmakla birlikte, metreden daha dakik bir birimdir. Çünkü bu ölçü herhangi bir meridyen çevresine değil, kutup ekseninin uzunluğuna göre hesaplanmıştır. Meridyen uzunlukları, dünya çevresine göre değişebilmektedir.

Büyük Piramid'in Mısır kübit'ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir. Piramidin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını (365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator'da bir boylam derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan doruğa 'kadar olan uzunluk. bir paralel derecesinin altıyüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan 3.1416'yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlılann bulduğu pi sayısından, yani 3.1428'den çok daha gerçektir)

Piramidin ağırlığı 10 üzeri 15‘le çarpıldığında, dünyanın yaklaşık ağırlığını vermektedir. Dünyanın kutup ekseni, doğrultusunu günden güne değiştirmekte ve böylelikle her 2,200 yılda güneşin arkasına yeni bir burcun gelmesine olanak vermektedir. ilk durumuna ancak 25.827 yıl sonra varmaktadır. Bu sayı da, 25.826.6 olarak piramidde ortaya çıkmaktadır. Bu sayıyı veren, taban köşegenlerinin toplamıdır. Büyük piramidin içinde Firavun odasının boyutlan, iki temel Pisagor üçgeninin eşidir: 2.5:3. ve 3.4.5. Oysa piramit, Pisagor'dan binlerce yıl önce yapılmıştır. Bu verilen ölçülerin, piramidin ölçü rastlantılarından yalnızca küçük bir kısmıdır.

BOZOK
25-08-2008, 23:25
surayi ben tam anlayamiyorum bir bilen varsa aciklasin lutfen
hep soylenip geciliyor ama
;pramidin ustunden gecen merityenin karalari ve denizleri tam esit iki parcaya boldugu :deniliyor bu nasil oluyor yani karalar ve denizler bir pasta miki tam esit parcaya bolunsun nasil bolunuyor neye gore
2.si pramidin dunyanin agirlik merkezinin tam ortasinda bulunuyormus bu nasil oluyor nasirettin hocanin hesabi dunyanin ortasi bura dedigi gibi oda agirlik nok tasini mi tapulamis
bilmiyorum sn soros74 un verdigi dosyadaki 3. resimli anlatimdaki yazilari sormak istedim ben de cok merakliyim bu pramitlere ama herkes boyle deyip geciyor aciklmali bir yazi bulamadim
tesekkurler simdiden sagolun

XTRADERX
25-08-2008, 23:27
surayi ben tam anlayamiyorum bir bilen varsa aciklasin lutfen
hep soylenip geciliyor ama
;pramidin ustunden gecen merityenin karalari ve denizleri tam esit iki parcaya boldugu :deniliyor bu nasil oluyor yani karalar ve denizler bir pasta miki tam esit parcaya bolunsun nasil bolunuyor neye gore
2.si pramidin dunyanin agirlik merkezinin tam ortasinda bulunuyormus bu nasil oluyor nasirettin hocanin hesabi dunyanin ortasi bura dedigi gibi oda agirlik nok tasini mi tapulamis
bilmiyorum sn soros74 un verdigi dosyadaki 3. resimli anlatimdaki yazilari sormak istedim ben de cok merakliyim bu pramitlere ama herkes boyle deyip geciyor aciklmali bir yazi bulamadim
tesekkurler simdiden sagolun

Büyük Piramit'in Mısır kübit'ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir. Piramitin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını (365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator'da bir boylam derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan doruğa kadar olan uzunluk, bir paralel derecesinin altıyüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan 3.1416'yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlılann bulduğu pi sayısından, yani 3.1428'den çok daha gerçektir).

BOZOK
25-08-2008, 23:54
Büyük Piramit'in Mısır kübit'ine göre alınmış bazı ölçüleri, yerküre hakkında, dünyanın güneş sistemindeki yeri hakkında, sonradan, unutulup modern çağda yeniden keşfedilmiş bir hayli bilginin var olduğunu göstermektedir. Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir. Piramitin çevresi, bir yıl içindeki gün sayısını (365.24) göstermektedir. Bu çevrenin iki katı, Ekvator'da bir boylam derecesinin bir dakikasına eşittir. Eğik kenar üzerinden, tabandan doruğa kadar olan uzunluk, bir paralel derecesinin altıyüzde biridir. Çevreyi yüksekliğin iki katına böldüğümüz zaman, (pi) sayısı olan 3.1416'yı bulmaktayız (Bu rakam, eski Yunanlılann bulduğu pi sayısından, yani 3.1428'den çok daha gerçektir).

uzgunum sn xtraderx aradigim cevapbi sizin yazinizda bulamadim

JonDowes
26-08-2008, 00:14
surayi ben tam anlayamiyorum bir bilen varsa aciklasin lutfen
hep soylenip geciliyor ama
;pramidin ustunden gecen merityenin karalari ve denizleri tam esit iki parcaya boldugu :deniliyor bu nasil oluyor yani karalar ve denizler bir pasta miki tam esit parcaya bolunsun nasil bolunuyor neye gore
2.si pramidin dunyanin agirlik merkezinin tam ortasinda bulunuyormus bu nasil oluyor nasirettin hocanin hesabi dunyanin ortasi bura dedigi gibi oda agirlik nok tasini mi tapulamis
bilmiyorum sn soros74 un verdigi dosyadaki 3. resimli anlatimdaki yazilari sormak istedim ben de cok merakliyim bu pramitlere ama herkes boyle deyip geciyor aciklmali bir yazi bulamadim
tesekkurler simdiden sagolun

bu söylenenler gerçek mi bilmiyorum ama cümlelerden benim anladıgım şu:

diyelim ki dünyada 70 birim su var ve 30 birim kara var. piramitten çekilen dik çizginin dogusunda 35 birim su ve 15 birim kara kalıyor. keza batısında da. yani denizleri ve karaları tam 2ye bölüyor.

agırlık merkezinden kasıt şu olabilir. dünyayı tutup çok büyük bir masanın üzerine koysaydık ve bu piramit tam masaya degecek şekilde altta kalsaydı, dünya dengede kalırdı. yani dünyanın dikey olarak agırlık merkezi piramitten geçiyor. dünyanın içi homojen değil. yani aynı şeyi tutup da Everestle yapsaydık, onun üzerinde hiçbir yana kaymadan duramayabilirdi (orası agırlık merkezi olan yerlerden biri olmadıgı için).

bu sonuncu bana çok mantıklı gelmiyor. heterojen bir kürenin pek çok yerde agırlık merkezi olabilir ama dünyanın merkezine kadar inilmedikçe, veya uzaydan spektrosunu (yogunluk xray'i) çekip de neresinde kaç ton metal-sıvı vs var ve özkütle-hacimleri neler bilinmedikçe... dünyanın bu olası agırlık merkezleri hesaplanamaz. hesaplasanız bile o noktalardan birini Mısır ın sınırlı topraklarında bulmak ve bunu bir de dosyada belirtilen tüm o uyumlarla birlikte aynı noktaya inşa etmek... kulaga olası gelmiyor. sonuç: bunlar gerçekse, piramitler kesin uzaylı işi :)

BOZOK
30-08-2008, 05:56
bu söylenenler gerçek mi bilmiyorum ama cümlelerden benim anladıgım şu:

diyelim ki dünyada 70 birim su var ve 30 birim kara var. piramitten çekilen dik çizginin dogusunda 35 birim su ve 15 birim kara kalıyor. keza batısında da. yani denizleri ve karaları tam 2ye bölüyor.

agırlık merkezinden kasıt şu olabilir. dünyayı tutup çok büyük bir masanın üzerine koysaydık ve bu piramit tam masaya degecek şekilde altta kalsaydı, dünya dengede kalırdı. yani dünyanın dikey olarak agırlık merkezi piramitten geçiyor. dünyanın içi homojen değil. yani aynı şeyi tutup da Everestle yapsaydık, onun üzerinde hiçbir yana kaymadan duramayabilirdi (orası agırlık merkezi olan yerlerden biri olmadıgı için).

bu sonuncu bana çok mantıklı gelmiyor. heterojen bir kürenin pek çok yerde agırlık merkezi olabilir ama dünyanın merkezine kadar inilmedikçe, veya uzaydan spektrosunu (yogunluk xray'i) çekip de neresinde kaç ton metal-sıvı vs var ve özkütle-hacimleri neler bilinmedikçe... dünyanın bu olası agırlık merkezleri hesaplanamaz. hesaplasanız bile o noktalardan birini Mısır ın sınırlı topraklarında bulmak ve bunu bir de dosyada belirtilen tüm o uyumlarla birlikte aynı noktaya inşa etmek... kulaga olası gelmiyor. sonuç: bunlar gerçekse, piramitler kesin uzaylı işi :)

sn JonDowes tesekkurler guzel bir yaklasim di dogruluk payi var mi yok mu bilmiyorum !!!!
ikincisi de bana biraz abartili geliyor bu pramitler belkide gercek gozle gormedigim icindir
giden arkadaslar var olacaktirda pis suyun temizlenmesi her su durduk ca cozeltileri dibe coker ve iki uc gun durunca da temiz gozukur ,radar sonar gibi seyler calismiyor mus cep telefonu da calismiyor bir tunele girin ce bu tunelindemi bazi ozelligi var tabiki hayir ne bileyim sut yogur da donusuyor mus hic bir ornegi var mi gosterilmis mi belkide yalandir hepsi turis cekmek icin
yanlis anlasilmasin ben de cok seviyorum boyle eksantirik olaylari ama sonunda hep mantikli bir cevabi oluyor mesala gecen gun ufolarla ilgili bir belgesel izledim adamlar catir catir iddalari curuttu agzimm acik kaldi
http://www.direkizle.com/belgesel/dvd-dizi-divx-yabanci-yerli-national-geographic-ufo-gercegi-film-izle-indir.html
ne bileyim iste ilgin ceyler hep insanin merakini uyandiriyor insanin basinada ya meraktan ya ........... bela geliyor
**ANLATIM BOZUKLUGU VE IMLA HATALARI ICIN OZUR DILERIM***
klavye bozuk ve Q klavye olun ca anca bukadar ve gecenin bu saati:he:

BOZOK
31-08-2008, 23:12
Sual: Acaba size göre uzaylılar veya dünya dışında herhangi bir gezegende hayat var mıdır? UFO’lar ve Tanrıların Arabaları isimli kitap hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
UFO, Unidentifled Flying Objects kelimelerinin baş harfleridir. Buna meçhul uçan cisimler denmiştir. Yani, gökyüzünde görülüp de ne olduğu bilinmeyen şeylere bu isim verilmiştir. UFOlar, uzay gemisi, uçan daireler, uzaydan gelen insanlar zannedildi. Hâlâ da dinsizler bunu söylüyorlar. Amerikan Hava kuvvetleri bunların ne olduğunu araştırdı. Neticede, dağlarda görünen oval şeylerin, bulutların içindeki buz kristallerinden yansıyan ışık topları olduğu tesbit edildi. Dinsizler hâlâ, uzaydan gelen uçan dairelerden, UFOlardan bahsediyorlar. Biz de, UFO diye birşey yok, bunlar uydurma, aslı yok diyoruz.

Ayrıca, bazı savaş uçaklarının uçan daire şeklinde olduğu da bir gerçektir. Süper güçler, teknoloji savaşında yaptığı çalışmaları gizlemek için, gizli çalışmalarını UFO ile kamufle etmeye çalışıyorlar. Şuranın buranın insanları daire şeklinde bir şey görünce, (İşte UFO) diyorlar.

Kimisi de, (Aksaraylıların, Sivaslıların gördüğü de mi hayal?) diyor. Hayal değil efendim. Elbette Merih’ten gelen Müslüman kardeşlerimiz de değil! Çünkü bugünkü teknik, Merih’te hayat olmadığını tesbit etmiştir.

Dinsiz, tanrıya inanmaz. Fakat müslümanların itikadlarını bozmak için bir çok tanrının olduğunu söyler. Bunun için gök tanrıları derler. Tanrıların arabaları demeleri de inkârcılıklarından ileri gelmektedir. Cennetle, Cehennemle alay ederler. (Cehennemde dansözler var. Biz Cenneti değil, Cehennemi isteriz.) derler. Bunlar Cehenneme inandıkları için değil, inananlarla alay etmek için söylüyorlar. Çok tanrıdan bahsetmeleri de bundandır. (Tanrı göktedir) demek de kâfirliktir.

İnsan maymundan gelmiş diyen dinsizlere, yani evrim masalına, bilim havası vermek için antropolog demişlerdir. Aslında vicdanlı bir biyolog veya antropolog, ilme ihanet etmez. İnsan kafatasına maymun veya domuz dişi koyup ilmi adına ortaya sürmez. Biz şimdi evrime masal dediğimiz için başka bir dinsiz de (Hayır, evrim masal değil, tekamül ilmidir.) diyebilir. Tanrıların arabaları isimli kitap da, UFO da, benzerleri de birer masaldır. Hepsine ilim süsü verseler de hurafedir. Dinsizlerin hilesi çoktur. Oyunlarına gelmemelidir. “Tanrıların Arabaları” diye kurgu yazılar yazan Erich von Daniken bunlardan biri. Mısır Piramitleri gibi hârikaları görünce, (Bunları insan yapamaz. Tanrılar yapmış olabilir) düşüncesiyle hayaller üretmiştir. Gayri müslim kafası, tanrı çok olursa çok iş yapar sanıyor. Her şeye gücü yeten bir Allahı düşünemiyor.

Bu işleri dinsizler yürütürken, bazı müslümanların da UFO yalanına inanmaları, hele bazı müslümanların, (Merih’te Müslüman kardeşlerimiz var) demesi üzerine bu yazıyı yazmak bize vacip oldu. Bu yazıyı yazmaya karar verince, birkaç kişiye söyledim. İmanlı bir zat, (UFO’lar hakkında size bir brifing vereyim dedi. Üç arkadaşla birlikte bir saat kadar süren brifingi izledik. Bu da, Daniken’in etkisinde kalmış. UFO diye bize, kazılarda bulunmuş tarihi eserleri gösterdi. Diyelim ki o eserleri şimdi yapmak mümkün değil. Bu neyi gösterir? O devrin teknikte çok ileri olduğunu gösterir. Kazılarda medeniyetlere rastlanması, eski insanların tamamının vahşi olmadıklarını göstermektedir. Kazılarda ilkel toplumlara da rastlanması medeniyetlerin zirveye çıktığını, sonra çeşitli sebeplerle yıkıldığını göstermektedir. Medeniyetler zirvede iken, teknik çok ileri idi. Tıb da çok ilerlemişti, her hastalığın çaresi bulunuyordu. Bugünkü radarlar eskilerin yanında çok ilkel kalır. Bir âletle dünyanın her tarafını görmek mümkündü. Her medeniyet, zelzele, Hz. Nuh’un tufanı gibi bir sebeple yok olunca, yenisini kurmak için sıfırdan başlamak gerekir. Bu eski medeniyetleri kuranlara, tanrıların adamları veya UFO demek ne kadar mantıksız ve ilim dışıdır.

Konularında uzman 16 bilim adamı, konuyu bilimsel olarak incelemişler, UFO’ların aslı olmadığını bir kez daha isbat etmişler, (Daniken Duruşması) isimli eserlerinde, Daniken’e hak ettiği şamarı vurmuşlardır. Fakat buna rağmen, hâlâ ülkemizde, bilimsel teknolojiye karşı çıkan mutaassıp [bağnaz] kimselerin bulunmasına hayret ediyoruz.

Asırlardır, dinsizler, dinleri inkâr etmek için çeşitli yalanlar uydurmuşlardır. Meselâ, Hz. Âdem’i inkâr etmek için ilk insanların vahşi olduğunu, maymundan geldiğini, dil bilmediğini de söylerler. Hâlbuki Allahü teâlâ, bütün eşyanın ilmini, sanatını Hz. Âdem’e öğrettiğini bildiriyor. (Bekara 31)















Copyright © HuzuraDogru

BOZOK
31-08-2008, 23:55
***bu da turk yapimi pramitler peyaz pramit diye arama yapila bilir ***
İşte eski Türklerin dünyanın en gelişmiş uygarlıgı olduguna dair bir kanıt


http://www.earthquest.co.uk/china/china.html
http://www.lauralee.com/chi_pyr.htm
http://www.trilobia.com/pyramids.htm

Bu piramitleri araştırmak üzere 1994 yılında Şensi bölgesinde bir araştırma gezisi yapan Alman bilim adamı Hartwig Hausdof, kendi koleksiyonundan birkaç resmin halka açılmasına izin vermiştir. Hausdorf'a göre piramitlerin yapım tarihi en az M.Ö. 2500'ler civarındadır.

Bölge Çin Halk Cumhuriyeti tarafından yasak bölge ilan edilmiş olduğundan dolayı Piramitler içerisinde bulunan Mısır medeniyetinden çok ileri bir teknikle mumyalanmış olan cesetler ve Ön-Türkçe yazıtlar üzerinde araştırma yapılamamaktadır.

Türk Bilim adamı Kazım MİRŞAN yaptığı araştırmalarda Ön-Türk uygarlıkları tarafından OT-OĞ olarak isimlendirilen Ön-Mısıra M.Ö 3000 Yıllarında Doğu Anadolu'dan Isub-Ög yazısının gittiğini tespit etmiştir. Kazım MİRŞAN'ın bugüne kadar anlamı çözülemeyen 184 adet mısır hiyeroglifini Ön-Türkçe olarak okumuş olduğu ve mumyalama tekniklerinin yine M.Ö. 3000li yıllarda Altaylarda geliştirildiği düşünülürse Piramit inşa teknolojisinin Eski Mısır'a Ön-Türk Uygarlıkları tarafından öğretildiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Tüm İnsanlık tarihini değiştirerek; MEDENİYETİN ASIL YARATICISININ TÜRKLER OLDUĞU SONUCUNU DOĞURAN bu olağanüstü keşif batılı bilim adamları(!) tarafından ısrarla görmezlikten gelinmekte ve insanlığın bilgisinden daha uzun süre saklanması mümkün olmayan bu piramitleri başka bir uygarlığa mal etmeyi amaçlayan maksatlı çalışmalar yapılmaktadır.

Ayrıntılı bilgi için, Ön-Türk Uygarlığı Araştırmaları Merkezi ve Töre Yayın Grubu tarafından basımı yapılan Haluk TARCAN'ın Ön-Türk Uygarlığı  Resmi Tarihin Çöküşü (2. Baskı) adlı eserine bakılabilir.

BOZOK
31-08-2008, 23:57
bu turkis pramitlerin sirlari neler acaba
misirlilarin suyu sutu dunyani gunese uzakligi varsa bizimkinin neleri vardir ALLAH bilir
hayal gucumu bir calistirsam neler bulurum

BOZOK
01-09-2008, 00:10
http://www.trmilitary.com/forum/viewtopic.php?f=7&t=7432
http://www.itusozluk.com/goster.php/beyaz+piramit
buldugum bir kac yazi beyaz pramitlerle ilgili