PDA

View Full Version : FLORYA,YEŞİLKÖY,YEŞİLYURTTA gayrimenkul alırken dikkat edilmesi gerekenler



Pages : 1 2 3 [4]

PURPLELAKE
28-01-2010, 18:40
Kapıcılar için çaycılardaki yüklü bahşiş mantığı Sn. Rasputinin söylediği gibi geçerli değil.
Evin bir an önce dolması portföylerini büyüteceğinden sır vermiyorlar.

Ev boş değilse, ev sahibinin kalmak için izin vermesi de hayal..

Sanırım evi sevmek için şans da lazım:) Ya da biraz zorlayıp, komşuları tanımaya çalışmak..

rasputin46-2
04-02-2010, 12:24
APTAL DOSTUN OLACAĞINA ,AKILLI DÜŞMANIN OLSUN....siyasetteki gelişmeler...ekonomiyide etkilediğinden...son gelişmelerle ilgili olarak..ak partinin başarısı partiye değil ,başbakan tayyip erdoğana dayanmaktadır...partinin içinde adam yokluğundan ismail hakkı eser gibileri belli noktalara gelebilmektedir...bu adamın ettiği lafı din adamlarına sorsanız...dini açıdan küfürdür...dinden çıkmasına neden olur....tövbe gerekir...ve malesef durmuş gibi seviye düşüklüğü olan izansız...çiğ adamlar tarafındanda kullanılıp siyasi malzeme yapılır...ak parti siyasi başarısını sürdürmek....partisinin kurumsallaşmasını istiyorsa yeniden yapılanmaya reorganizasyona gitmeli.eş dost hısım akraba vasıtasıyla girmiş alt yapısı olmayan kişilerden temizlenmeli..liderlik kapasitesine sahip....lafını sözünü bilen...adam gibi adamları bulmak...yetiştirmek zorundadır..kim ne derse desin türkiyede ekonomik krizin dünyadaki büyüklükte yaşanmaması ,teğet geçmesi..başbakan tayyip erdoğanın başarısıdır.bunun devam etmeside parti içinde yeniden yapılanmaya bağlıdır......selam ve saygılar....

rasputin46-2
05-02-2010, 11:55
abd...dünyadaki yönlendirici aktör olarak..planladığı para politikası nedeniyle..doların ...euro karşısında fazla değer kazanmasını istemeyebilir...burada yer alan görüş al...sat ...tut yatırım tavsiyesi değildir.....herkes kendi yatırımlarından kendisi sorumludur...

rasputin46-2
06-02-2010, 19:58
hürriyetten şükrü kızılotun yazısını buraya kopyalayalım...kaybolmasın......belki birimize ....birilerine lazım olabilir...Evinizi satarken perişan olabilirsiniz


AMAN dikkat!..


Sadece evinizi değil büro ya da dükkanınızı veya arsanızı satarken de perişan olabilirsiniz.


Hayır.. paranızı kapıp kaçarlar ya da sahte para verirler demek istemiyoruz.


Farklı bir konuya dikkatinizi çekmek istiyoruz.


Bu yazıyı dikkatle okuyun.


Hatta hafızanıza güvenmeyip, kesip saklayın.

OLAY NE?


Olay, 2010 yılı bina ve arsa metrekare birim değerleri ile ilgili..


Türkiye’nin dört bir yanından şikayetler yağıyor.


Biri diyor ki “Evimin değeri yüzde 100 artmış!”


Biri de diyor ki “Evimin değeri yüzde 250 artmış!”


Bir başkası da diyor ki “Evimin değeri yüzde 400 artmış!”


Hangi birisi.. O kadar çok ki!..


Vatandaş, 2010 yılı emlak vergisine esas değer takdirinden şikayetçi.


Olay tek başına emlak vergisini ilgilendirmiyor.


Evini satacak olanları da yüzde 35’i bulan gelir vergisi yönüyle ilgilendiriyor.


Evini, dükkanını, mağazasını ya da arsasını, 2010 yılında satacak olanlar, tapu işlemleri sırasında, gayrimenkulün değerini 2010 yılı için belirlenen emlak vergisi asgari değerinin altında beyan edemiyorlar.


Örneğin, 2008 yılında 120 bin liraya aldıkları evin, 2010 yılı emlak vergisi asgari değeri 300 bin lira ise, satış yaparken gerçekte 150 bin liraya sattıkları bu evi, asgari 300 bin lira göstermek zorundalar.


Böyle olunca, evi 5 yıl içinde sattıkları için “değer artışı kazancı” elde etmiş sayılacaklar ve yüklü bir gelir vergisi ödeyecekler.


Özetle olay ciddi..

ÇÖZÜM NE?

Halk arasında sık sık kullanılan “Demokraside çözüm yolu tükenmez” sözünde olduğu gibi, bu konuda da çözüm var.


Maliye Bakanlığı’nın yıllar önce Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bir özelge (idari görüş) var. Buna göre;


“.. gerçek satış bedelinin, emlak vergisi değerinden düşük olması durumunda, ilgililerin (satıcıların) talebi üzerine, gerçek satış bedelinin tapu senedinde ayrıca gösterilmesi mümkün bulunmaktadır (Maliye Bakanlığı Özelgesi, 24 Şubat 1999 tarih ve 6604 sayılı).”


Yukarıdaki özelgeden de fark edileceği üzere, 2010 ya da izleyen yıllarda gayrimenkulünü satacak olanların, “değer artışı kazancı” yönünden sorun yaşamamaları için, emlak vergisi değeri satış bedelinin üzerinde ise, tapu senedine gerçek satış bedelini yazdırmalarında yarar var.


Aksi halde hiç elde etmedikleri bir kazancı elde etmiş gibi gözükürler ve ciddi tutarda vergi ve ceza ile karşılaşabilirler.


Aman dikkat!..

m_atill
08-02-2010, 13:12
evt tapu masrafları oldukça artmış,
değeri 260 bin liralık bir evin tapu masrafı 12-13 milyar dediler,
bu durumun düzeltileceğini duydum,doğrumudur sayın Rasputin.
şimdilik evi almaktan vazgeçtim.
insafsızlık.

rasputin46-2
08-02-2010, 14:22
belediye raiç değerlerinde normalin çok üstünde artışlar olmuştur...bu da tapu satışlarını olumsuz yönde etkiler...raiç değerleri değişiklik...düzeltmeler geçmiş dönemlerde olmuştu...ama şu an için net bir bilgi yok...selam ve saygılar...

rasputin46-2
12-02-2010, 14:38
İstanbul'un nüfusu 118 ülkeyi geçiyorÜLKELER (Milyon)
------- ------
Zambia 12,9
Senegal 12,5
Zimbabve 12,5
Çad 11,2
Küba 11,2
Yunanistan 11,2
Portekiz 10,7
Belçika 10,6
Çek Cumhuriyeti 10,4
Tunus 10,3
Dominik Cumhuriyeti 10,1
Gine 10,1
Haiti 10,0
Macaristan 10,0
Ruanda 10,0
Bolivya 9,9
Sırbistan 9,9
Belarus 9,6
İsveç 9,2
Somali 9,1
Benin 8,9
Azerbaycan 8,8
Molinezya 8,6
Avusturya 8,4
Burundi 8,3
İsviçre 7,6
Bulgaristan 7,5
Honduras 7,5
İsrail 7,2
Hong Kong 7,0
Tacikistan 7,0
Papua Yeni Gine 6,7
Togo 6,6
Libya 6,4
Ürdün 6,3
Laos 6,3
Paraguay 6,3
El Salvador 6,2
Nikaragua 5,7
Sierra Leone 5,7
Danimarka 5,5
Kırgızistan 5,5
Slovakya 5,4
Finlandiya 5,3
Eritre 5,1
Türkmenistan 5,1
Norveç 4,8
Singapur 4,7
Kosta Rika 4,6
Birleşik Arap Emir. 4,6
İrlanda 4,5
Orta Afrika Cumhur. 4,4
Hırvatistan 4,4
Gürcistan 4,3
Yeni Zelanda 4,3
Filistin 4,3
Lübnan 4,2
Liberya 4,0
Puerto Riko 4,0
ÜLKELER (Milyon)
------- ------
Bosna Hersek 3,8
Kongo Cum. 3,7
Moldova 3,6
Panama 3,5
Uruguay 3,4
Litvanya 3,3
Moritanya 3,3
Arnavutluk 3,2
Ermenistan 3,1
Kuveyt 3,0
Umman 2,8
Jamaika 2,7
Moğolistan 2,7
Letonya 2,2
Namibya 2,2
Lesotho 2,1
Botsvana 2,0
Slovenya 2,0
Makedonya 2,0
Gambiya 1,7
Gine Bissau 1,6
Gabon 1,5
Katar 1,4
Estonya 1,3
Trinidad ve Tobago 1,3
Mauritus 1,3
Swaziland 1,2
Timor-Leste Dem. Cum.1,1
Kıbrıs Rum Kesimi 0,9
Cibuti 0,9
Bahreyn 0,8
Fiji 0,8
Guyana 0,8
Reunion 0,8
Bhutan 0,7
Komor Adaları 0,7
Ekvator Ginesi 0,7
Polinezya 0,7
Mikronezya 0,6
Karadağ 0,6
Yeşil Burun Adaları 0,5
Surinam 0,5
Guadaloupe 0,5
Lüksemburg 0,5
Solomon Adaları 0,5
Brunei 0,4
Malta 0,4
Martinik 0,4
Bahamalar 0,3
Barbados 0,3
Belize 0,3
Fransız Polinezyası 0,3
İzlanda 0,3
Maldiv Adaları 0,3
Yeni Kaledonya 0,3
Guam 0,2
Hollanda Antilleri 0,2
Samoa 0,2
Vanuatu 0,2
İstanbul yıllık nüfus artışıyla nüfusuna her 4 ayda bir Bayburt, 4,5 ayda bir Tunceli, 6 ayda bir Ardahan ve 7 ayda bir Gümüşhane ve Kilis ekliyor.

rasputin46-2
15-02-2010, 13:44
Türkiye, 1980-2010 başı arasında 2 trilyon dolardan fazla kaynak elde etti. Bu
kaynağın 1.4 trilyon dolardan fazlası iç ve dış borçlanma ile elde edildi..son 30 yıl içinde 500 milyar dolardan fazla, sadece faiz
ödedik.
500 milyar faiz ödediğimiz dönemde sadece 120-150 milyar dolar arası değişen bir
yatırım yaparken, 300 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu- 2010 yılına kadar Türkiye 1984 başından başlayarak 330 milyar dolar üstünde "silah
faturası" ödedi! Bu paranın % 10'undan fazlası "aracılara" ödendi!- Türk halkı "birikimleri" bankalara "mevduat güvencesi" altında yatırırken, birkaç
aileye siyasiler tarafından "verilen" banka ruhsatlı "kurumlar"aracılığıyla, Türk halkının
birikimlerini çaldılar! Ve en kötüsü faturasını BDDK-TMSF yoluyla bize bıraktılar!murat demirelin egebank aracılığıyla hortumladığı para 4 milyar dolardır....banka borcu devlet tarafından kapatılmış..türk halkından vergi ve iç,dış borçlanmayla karşılanmıştır.bunun karşılığı murat demirel bulgaristana kaçarken sahil güvenlik tarafından yakalanmış ,bir yıl hapis yattıktan sonra çıkmıştır..sonrasında paralardan ve murat demirelden haber alınamamıştır....kendisi bu ülkeye hizmetlerini esirgememiş süleyman demirelin yeğeni olur..sayın süleyman demirel ülkenin her sorunuyla ilgili yorum yaparken ,genelde bu konulara girmez..kimsede kendisine bu konuyla ilgili soru sormayı akıl etmez...bilgiler yiğit bulutun yazısından alınmıştır...murat demirelle ilgili yorum şahsıma aittir...

rasputin46-2
15-02-2010, 18:37
21 Aralık 1999 tarihinde el konulan Egebank’ta tam 10 yıl 1 ay sonra bilirkişi raporu çıktı. 67 sanığın yargılandığı davada bilirkişi raporunda sanıklara isnat edilen zimmet suçunun gerçekleşmediği kanısına ulaşıldı...İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi araştırma görevlisi Erkan Danış, Yrd. Doç. Dr. Ali Hakan Evik ve emekli banka müdürü Selçuk Arpat’ın hazırladığı bilirkişi raporunda, davanın açılmasına neden olan iddianame ile birleşen davaların dayanağı olan iddianameler nedeniyle yargılanmakta olan sanıklara isnat edilen zimmet suçunun gerçekleşmediği belirtildi....TMSF avukatlarının duruşmalara gelmeyen sanık Yahya Murat Demirel’in duruşmalara gelmemesi sebebiyle talep ettikleri tutuklama talebini reddeden mahkeme heyeti, avukatların son verilen bilirkişi raporunu inceleyip yazılı beyanda bulunmaları için duruşmayı erteledi. ...TMSF’nin tespitlerine göre, Egebank’ta buharlaşan miktar 1.2 milyar dolardı. Faizi ile 4 milyar doları bulan bu faturayı tahsil edebilmek için tüm şirketlere el koyan TMSF, sorumlu olarak görünen Şevket Demirel’e ait Göltaş başta olmak üzere 9 şirkete de el koymuştu. Ancak Danıştay 13. Dairesi daha sonra bu kararın yürütmesini durdurmuştu.Şu ana kadar el konulan 22 banka arasında protokol yapılmayan tek banka olan Egebank’ta tek sorumlu olarak üzerinde kayıtlı hiçbir mal bulunmayan Yahya Murat Demirel görünüyor...Danıştay’ın Göltaş kararından sonra TMSF Başkanı Ahmet Ertürk “Biz el koyma kararı ile hiç olmazsa grup şirketlerine kullandırılan 500 milyon doları tahsil edebiliriz diye düşünüyorduk. Ancak Egebank en düşük tahsilat yapabildiğimiz banka oldu. Göltaş’tan son yaptığımız 58 milyon TL’lik tahsilat teselli ikramiyesi oldu. Bu kararla biz tahsilat yapma imkanımızı kaybederken, faiziyle birlikte 4 milyar doları bulan Egebank zararı Türk toplumunun sırtına yıkılmıştır” diye konuşmuştu.

ali desidero
18-02-2010, 00:52
21 Aralık 1999 tarihinde el konulan Egebank’ta tam 10 yıl 1 ay sonra bilirkişi raporu çıktı. 67 sanığın yargılandığı davada bilirkişi raporunda sanıklara isnat edilen zimmet suçunun gerçekleşmediği kanısına ulaşıldı...İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi araştırma görevlisi Erkan Danış, Yrd. Doç. Dr. Ali Hakan Evik ve emekli banka müdürü Selçuk Arpat’ın hazırladığı bilirkişi raporunda, davanın açılmasına neden olan iddianame ile birleşen davaların dayanağı olan iddianameler nedeniyle yargılanmakta olan sanıklara isnat edilen zimmet suçunun gerçekleşmediği belirtildi....TMSF avukatlarının duruşmalara gelmeyen sanık Yahya Murat Demirel’in duruşmalara gelmemesi sebebiyle talep ettikleri tutuklama talebini reddeden mahkeme heyeti, avukatların son verilen bilirkişi raporunu inceleyip yazılı beyanda bulunmaları için duruşmayı erteledi. ...TMSF’nin tespitlerine göre, Egebank’ta buharlaşan miktar 1.2 milyar dolardı. Faizi ile 4 milyar doları bulan bu faturayı tahsil edebilmek için tüm şirketlere el koyan TMSF, sorumlu olarak görünen Şevket Demirel’e ait Göltaş başta olmak üzere 9 şirkete de el koymuştu. Ancak Danıştay 13. Dairesi daha sonra bu kararın yürütmesini durdurmuştu.Şu ana kadar el konulan 22 banka arasında protokol yapılmayan tek banka olan Egebank’ta tek sorumlu olarak üzerinde kayıtlı hiçbir mal bulunmayan Yahya Murat Demirel görünüyor...Danıştay’ın Göltaş kararından sonra TMSF Başkanı Ahmet Ertürk “Biz el koyma kararı ile hiç olmazsa grup şirketlerine kullandırılan 500 milyon doları tahsil edebiliriz diye düşünüyorduk. Ancak Egebank en düşük tahsilat yapabildiğimiz banka oldu. Göltaş’tan son yaptığımız 58 milyon TL’lik tahsilat teselli ikramiyesi oldu. Bu kararla biz tahsilat yapma imkanımızı kaybederken, faiziyle birlikte 4 milyar doları bulan Egebank zararı Türk toplumunun sırtına yıkılmıştır” diye konuşmuştu.

Lanetliyorum, bilirkişide iyi, eski garibanlardan oluşmuş, çaycı, mübaşir filanda olsaydı yakışırdı 4 milyarlık davada.

Türkiyede malesef adeletin durumu içler acısı, komodite gibi alınıp satılıyor. Eh adeletin bu seviyede olduğu yerde tabi yaşam şartlarıda böyle oluyor. İlk düzenlenmesi gereken şey bu sistem bozukluğu

rasputin46-2
19-02-2010, 10:25
euro-dolar paritesi....usd-tl fiyatı...nın emlak sektörünü doğrudan ilgilendirdiği ve etki ettiğini düşündüğümden...gelecek dönemde şahsen kontrol etmek maksadıyla ufak notlar almaktayım.......euro -dolar paritesinde usd lehine gelişmeler yaşamaktayız.....AB çok başlı yapısı en büyük dezavantajıydı...ancak bu toplulukta... ileri sanayi devleti almanya...abd aksine para basma ve borç verme...yunanistanın borcunu üstlenme yerine...tipik bir alman disiplini ve iş ahlakıyla...sağlam bir mali güçle ....muhasebeyle hareket etmektedir...bundan dolayıda yunanistan imf borç para almayı seçeneklerinden biri olarak gözönünde tutmaktadır...abd krizden beri...almanyanın tam aksine para basarak ....durumu kotarmaya çalışmaktadır....bunların hepsini...ardarda topladığımızda....ileriki aylarda 3-6 ay arasında paritenin euro lehine gelişeceğini düşünmekteyim....burada yer alan görüşler al-sat-tut tavsiyesi-yatırım danışmanlığı değildir..bankalar ve aracı kurumlar bu işi yapmaktadır...her yatırım sahibi kendi bilgi-birikimine ve aklına göre parasını değerlendirmelidir....

ali desidero
19-02-2010, 13:55
euro-dolar paritesi....usd-tl fiyatı...nın emlak sektörünü doğrudan ilgilendirdiği ve etki ettiğini düşündüğümden...gelecek dönemde şahsen kontrol etmek maksadıyla ufak notlar almaktayım.......euro -dolar paritesinde usd lehine gelişmeler yaşamaktayız.....AB çok başlı yapısı en büyük dezavantajıydı...ancak bu toplulukta... ileri sanayi devleti almanya...abd aksine para basma ve borç verme...yunanistanın borcunu üstlenme yerine...tipik bir alman disiplini ve iş ahlakıyla...sağlam bir mali güçle ....muhasebeyle hareket etmektedir...bundan dolayıda yunanistan imf borç para almayı seçeneklerinden biri olarak gözönünde tutmaktadır...abd krizden beri...almanyanın tam aksine para basarak ....durumu kotarmaya çalışmaktadır....bunların hepsini...ardarda topladığımızda....ileriki aylarda 3-6 ay arasında paritenin euro lehine gelişeceğini düşünmekteyim....burada yer alan görüşler al-sat-tut tavsiyesi-yatırım danışmanlığı değildir..bankalar ve aracı kurumlar bu işi yapmaktadır...her yatırım sahibi kendi bilgi-birikimine ve aklına göre parasını değerlendirmelidir....

yuro konusundaki en büyük endişe, ülkelerin devlet borçları. Aşağıda durumu görebileceğiniz linki veriyorum:

http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=32807&p=1&rid=4369



İrlanda

Dış borcun GSYİH’ye oranı: Yüzde 1,352
Toplam dış borç: 2.39 trilyon dolar (2009, 3’üncü çeyrek)
2009 GSYİH (tahmini): 177.3 milyar dolar
Euro bölgesi üyesi

kimdirki irlanda 2,39 trilyon borç yapmış. görüldüğü gibi avrupa bol keseden tatlı tatlı yemiş, şimdi acı acı yellenmektedir. Bu borcun ödenmeyeceği ihtimali ilk kez kafalarda canlandı. Yunanistanı mecburen kurtaracaklar, alacaklılara renk vermemek için. Ama borç al harca devri bitmiştir. Onlarda yuro basıcak mecburen, nasıl abd dolar basıyosa. İşin kötüsü, abd yıldırım hızıyla karar verip basıyor. Orda bile buşun son döneminde zorluklar çıkmıştı. Şimdi önce ciddi bi kavga edicekler, sora basacaklar. Ama bunun yarttığı moral çöküntü, canını al, malını alma avrupalılar üzerindeki etkileri derin olacak ve hiçbir zaman eskisi kadar yakın olamayacaklardır. Birlikteki en cidi yarık açılmış, içine su dolmaktadır.


Peki bu kadar kağıt para nolucak. Halen dünyada kağıt para bolluğu yaşanmakta. O kadr çok varki, faiz seviyeleri neredeyse sıfıra dayanmış durumda. Paramı lazım, derhal! bu ortamda, dolar ucaklar dolusu, yuro tırlar dolusu, gelişmekte olan devletlerin paralrı, dolara endeksli yuana endekslenmiş durumda, hisselerde fiyat kaznc oranları rekorlar kırıyor, evlerin fk ları all time high.... Bence geriye sadece altın kalıyor, altında 1500 e kadr gidecek yer var diye düşünüyorum. Zaten bu yüzden, imf baskılamaya çalışıyor ama, altın nedense hep takip ettiği yuroyu izlemiyor bu sefer

rasputin46-2
19-02-2010, 18:39
sevgili ali desidero....çok farklı bir yerden yola çıkacağım...bir ürünün pazarlanması...tanıtım ve reklamı...bu ürünü pazarlamadan önce hedef kitleniz kim ise onun belirlenmesi...hedef kitlenin grup psikolojisi...sosyolojısi...istatistiki olarak ürüne karşı tepkileri...pavlovun köpeğinde olduğu gibi şartlı refleksleri....bunların iyice tahlil ve etütleri yapıldıktan sonra...ürünün reklamı...kitlelerin yönlendirilmesi....son olarak ürünün pazarlanması. kapitalist sistemde..... ürün yerine coca colayıda koyabilirsiniz...dolarıda...euroyuda...hisse senetlerinide...altınıda...bakırıda...petrolüde... .ürünün reklamını medyayla ekonomi programlarıyla yaparsınız....grup psikolojisiyle...şartlı refleksle kitleleri etkilersiniz...elinizdeki ürünü yüksek fiyattan satarsınız...düşük fiyata yerine koyarsınız....tamamiyle atıyorum...sakın inanmayın..pozisyon almayın...euro-dolar paritesine Allah ömür verirse 3-6 ay sonra tekrar bakalım...yukarıdaki tezimde haklımıyız değilmiyiz beraber görelim...sonucu bende çok merak ediyorum..briç poker ve santranç oyununda olduğu gibi rakibin yerine kendimizi koyalım ve hamleleri tahmin edelim...(not,dünyanın en değerli, madeni elmastır...üreticileri ve stoklayanları yahudilerdir....fiyatlarında spekülatif hareketler görülmüşmüdür...)ikinci not...spekler her zaman kitlelerin tersine pozisyon alırlar...yüksek kazanç elde ederler...selam ve saygılar...tarih 19 şubat 2010...euro dolar paritesi 1.3562 ,usd-tl 1.5173...bakılacak tarih 19 mayıs 2010 ,19 ağustos 2010....

ali desidero
19-02-2010, 21:15
sevgili ali desidero....çok farklı bir yerden yola çıkacağım...bir ürünün pazarlanması...tanıtım ve reklamı...bu ürünü pazarlamadan önce hedef kitleniz kim ise onun belirlenmesi...hedef kitlenin grup psikolojisi...sosyolojısi...istatistiki olarak ürüne karşı tepkileri...pavlovun köpeğinde olduğu gibi şartlı refleksleri....bunların iyice tahlil ve etütleri yapıldıktan sonra...ürünün reklamı...kitlelerin yönlendirilmesi....son olarak ürünün pazarlanması. kapitalist sistemde..... ürün yerine coca colayıda koyabilirsiniz...dolarıda...euroyuda...hisse senetlerinide...altınıda...bakırıda...petrolüde... .ürünün reklamını medyayla ekonomi programlarıyla yaparsınız....grup psikolojisiyle...şartlı refleksle kitleleri etkilersiniz...elinizdeki ürünü yüksek fiyattan satarsınız...düşük fiyata yerine koyarsınız....tamamiyle atıyorum...sakın inanmayın..pozisyon almayın...euro-dolar paritesine Allah ömür verirse 3-6 ay sonra tekrar bakalım...yukarıdaki tezimde haklımıyız değilmiyiz beraber görelim...sonucu bende çok merak ediyorum..briç poker ve santranç oyununda olduğu gibi rakibin yerine kendimizi koyalım ve hamleleri tahmin edelim...(not,dünyanın en değerli, madeni elmastır...üreticileri ve stoklayanları yahudilerdir....fiyatlarında spekülatif hareketler görülmüşmüdür...)ikinci not...spekler her zaman kitlelerin tersine pozisyon alırlar...yüksek kazanç elde ederler...selam ve saygılar...tarih 19 şubat 2010...euro dolar paritesi 1.3562 ,usd-tl 1.5173...bakılacak tarih 19 mayıs 2010 ,19 ağustos 2010....

Altınada bakalım: 1120 $/ons

rasputin46-2
20-02-2010, 09:57
siz altını takip edin...kitlenin ...grubun beklentisi altının artacağı yönünde...bende tam tersine kimsenin beklentisinin olmadığı euroyu takip edeyim...

rasputin46-2
28-02-2010, 14:16
Balyoz operasyonuyla ilgili tartışmalar devam ederken, spekülatörler sahneye çıktılar ve kontrol ettikleri haber kaynakları sayesinde "çarşamba sabahından" itibaren panik havasını pompalamaya başladılar! Bazı televizyonlar sürekli son dakika haberleri geçti: "Dolar şöyle oldu, borsa böyle düştü!" Panik havası katlandı, borsa "aşırı sert bir tepki verdi, dolar bırakın kırmayı test dahi etmediği" 1.55 üstüne çıktı. yiğit bulutun 27-2-2010 tarihli yazısı tezimizi kanıtlar niteliktedir....
..bir ürünün pazarlanması...tanıtım ve reklamı...bu ürünü pazarlamadan önce hedef kitleniz kim ise onun belirlenmesi...hedef kitlenin grup psikolojisi...sosyolojısi...istatistiki olarak ürüne karşı tepkileri...pavlovun köpeğinde olduğu gibi şartlı refleksleri....bunların iyice tahlil ve etütleri yapıldıktan sonra...ürünün reklamı...kitlelerin yönlendirilmesi....son olarak ürünün pazarlanması. kapitalist sistemde..... ürün yerine coca colayıda koyabilirsiniz...dolarıda...euroyuda...hisse senetlerinide...altınıda...bakırıda...petrolüde... .ürünün reklamını medyayla ekonomi programlarıyla yaparsınız....grup psikolojisiyle...şartlı refleksle kitleleri etkilersiniz...elinizdeki ürünü yüksek fiyattan satarsınız...düşük fiyata yerine koyarsınız....tamamiyle atıyorum...sakın inanmayın..pozisyon almayın...euro-dolar paritesine Allah ömür verirse 3-6 ay sonra tekrar bakalım...yukarıdaki tezimde haklımıyız değilmiyiz beraber görelim...sonucu bende çok merak ediyorum..briç poker ve santranç oyununda olduğu gibi rakibin yerine kendimizi koyalım ve hamleleri tahmin edelim...(not,dünyanın en değerli, madeni elmastır...üreticileri ve stoklayanları yahudilerdir....fiyatlarında spekülatif hareketler görülmüşmüdür...)ikinci not...spekler her zaman kitlelerin tersine pozisyon alırlar...yüksek kazanç elde ederler...selam ve saygılar...tarih 19 şubat 2010...euro dolar paritesi 1.3562 ,usd-tl 1.5173...bakılacak tarih 19 mayıs 2010 ,19 ağustos 2010....

rasputin46-2
28-02-2010, 14:28
gazi erçel kimdir...2001 senesinde ekonomik kriz olarak bilinen devalüasyonun yapılacağını günler öncesinden bilen, buna rağmen cebini doldurmak için 5 milyar dolarlık döviz satışına izin verdiği (türkiye'nin döviz rezervlerinin yaklaşık %25'ine denk gelen bir meblağdır bu) , devalüasyonun açıklanmasından sonra da doların kurunu serbest piyasa fiyatlarının üzerinde belirlediği iddia edilen adam..

"..... erçel'in, 19 şubat 2001'de halk bankası'ndaki şahsi birikimi olan 52 milyar tl'yi dolara çevirttiği, ‘‘yakınlarını da bilgilendirmiş olduğu, gizli devlet bilgilerini açıklayarak kendi menfaaatine kullandığı, böylece görevini suistimal ettiğinin’’ öğrenildiği belirtildi.".yargıtay tarafından görevi kötüye kullanma nedeniyle aldığı 11 aylık hapis cezası onaylanmış eski merkez bankası başkanı.
sabit görülen suçu, devalüasyonu bildiği halde bir önceki gün 5 milyar dolar satmak ve kişisel birikimini (halka aksini tavsiye ettiği halde) dövize çevirmek.
yargıtay tarafından onaylanan cezası kesinleşmiş, ama nedense hapis yatmayacakmış.
o günkü krizde dolar neredeyse iki katlandığından pratikte devleti (bizi) 2 milyar dolar (2000 milyon dolar) zarara uğrattığı için 1500 yeni türk lirası para cezasını ödeyecekmiş.
21 şubat 2001 krizinden iki gün önce mevduat hesabındaki ciddi miktarda bir parayı dövize çevirdikten sonraki gün, yani devalüasyondan bir gün önce televizyonlara çıkıp halka devalüasyon olmayacağı, dolayısıyla döviz almanın gereksiz olduğu yönünde demeçler vermiştir.

devalüasyonun hemen öncesinde yaptığı bu ahlakdışı hareketler kamuoyuna sızmasına, üstelik bu konuyla ilgili ceza da olmasına rağmen medya ve büyük sermaye kendisinin itibarının sarsılmaması için elinden geleni yapmış, görevi bırakmasından sonra önemli gazetelerde ekonomi yazarlığı yapmıştır.

.devletin verdiği makam ve mevkiyi şahsi çıkarlarına ve çıkar çevrelerine kullanmış kullandırmış birisi...bloomberg tv de günlük ekonomik yorumlarda bulunmakta...bu şahsın ekonomi yorumlarına ....nasıl güvenebilirsiniz....bu yorumlar ne derece sağlıklı olabilir....hafızanız zayıfsa uyumaya devam edin....

rasputin46-2
01-03-2010, 22:09
21 Şubat zenginleri ve 2001 krizinin arkasında kimler vardı...
Meclis Araştırma Komisyonu'nun raporlarına göre bu krizden bazı kişiler ve çokuluslu şirketler ciddi menfaat sağladı.
Doların 630 bin liradan 960 bin liraya fırlamasına sebep olan bu karar ülkedeki tüm siyasi ve ekonomik dengeleri yerinden oynattı.

--------------------------------------------------------------------------------
. Gizli belgelere göre 21 Şubat krizinin perde arkasında biri yerli diğeri yabancı iki önemli bürokrat yer alıyor. Hükümeti önce 'sabit kur sistemi'ne ardından da 'dalgalı kur'a geçmeye ikna eden bu iki bürokrat, dönemin IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer ile Merkez Bankası Başkanı Süleyman Gazi Erçel. Devlet kayıtlarına göre şubat krizinin bu iki başrol oyuncusu aldıkları kararlarla sadece Türkiye'yi iflasın eşiğine getirmekle kalmadılar, bu krizden ciddi menfaat de elde ettiler.

Kriz gecesi vurgun yapan bankalar

TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca 19-21 Şubat Tarihlerinde Eski Kurlar Üzerinden Yapılan Döviz Satışları" başlıklı özel rapora göre, krizin baş gösterdiği 19, 20 ve 21 Şubat günlerinde Merkez Bankası kasasından 84 kuruluşa 5,2 milyar dolarlık döviz satışı yapıldı. Bu rakam o tarihte Merkez Bankası’nın elinde bulundurduğu uluslararası rezervlerin beşte birine tekabül ediyordu. Büyük miktarda döviz satılması kadar satış sırasında uygulanan yöntemler de olağandışı bir durum olduğunun bir göstergesi.

Krizden sadece iki gün önce 630 bin liradan 5 milyar 188 milyon dolar alan ve bir gecede dolar bazında yüzde 50 kâr edenlerin büyük bir bölümü bankalardan oluşuyor. Rapora göre, satılan dövizin yüzde 55'ini tek başına yedi yabancı banka satın aldı. Komisyon'a ulaşan ancak raporda bahsedilmeyen "gizli" ibareli belgelere göre döviz satışında aslan payını Citibank, Deutsche Bank, Chase Manhattan, HSBC, WLB, ABN Ambro ve CSFB almış. Eski kur üzerinden 1 milyar 63 milyon dolar alarak bir gecede 304 milyon dolar kazanan Citibank tarihi bir kazanç elde eder.
Ticari öngörü olarak da izah edilebilecek bu olayda birçok ilginç nokta bulunuyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) üyesi Servet Taşdelen tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre, bankaların bilanço büyüklüklerine, sermaye tutarları ve işlem hacimleri gibi kriterler dikkate alınarak yapılması gereken döviz satışından yabancı bankalara ciddi bir avantaj sağlandığına dair güçlü kanıtlar var. Yine devalüasyon kararının alınmasında etkin rol oynayan bir bürokratın krizden hemen sonra Citibank'ta göreve başlaması da son derece ilginç. Bu kişi dönemin IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'dan başkası değil.

Kur politikaları konusundaki uzmanlığı ile tanınan Fischer, 1999 yılında Türkiye ile imzalanan stand-by düzenlemesinde 'kur çıpası' modelini öneren kişiydi. Uzun zamandır uygulanmayan ve kırılgan ekonomiler için büyük riskler içeren bu sistemin uygulanması için direten Fischer, programı sarsan Kasım 2000 krizi sırasında, kamuoyuna çok yansımayan bir öneride bulunuyor: "Program darbe aldı. Dalgalı kura geçmekten başka seçeneğiniz yok!" Hükümetin kararlı tutumu ve Demirbank'ın fona alınmasıyla atlatılan Kasım Krizi'nden sonra, New York'ta, Türk ekonomi kurmayları ile görüşen Fischer, şubat ayındaki senaryosunun ipuçlarını da veriyordu: "Köpek balıkları bir kere kan kokusunu aldı. Bundan sonra sizi rahat bırakmazlar. Bu işi birincisinde halletmek lâzımdı!"

Stanley Fischer ve Gazi Erçel'in kesişen yolları Fischer'ın bu krizdeki rolünü Gazi Erçel 26 Nisan 2001 günü Başbakanlık müfettişlerine şöyle anlatıyor: "IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, IMF Avrupa Bölüm Başkanı Micahel Deppler ve IMF Türkiye sorumlusu Carlo Cottarelli ile 19 Şubat günü Merkez Bankası Sosyal Tesisleri ve Başbakanlık’ta gece 02.30'a kadar süren bir toplantı yapılmış ve dalgalı kura geçme kararı alınmıştır."

Fischer'ın o dönemdeki en büyük destekçisi Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel olur. 1943 doğumlu Stanley Fischer ile 1945 doğumlu Süleyman Gazi Erçel pek çok ortak özelliğe sahip. Fischer gibi Erçel de 1982-1986 yılları arasında IMF İcra Direktör Yardımcısı olarak görev yaptı. Fischer, 'Dünya hükümeti' olarak bilinen Bilderberg toplantılarına son 15 yıl içinde Uluslararası Para Fonu'nu (IMF) temsilen üç kere katıldı. 1996, 1998 ve 1999 yıllarında toplantılarda boy gösteren Fischer'le Erçel'in yolları bir kere daha kesişir. Bilderberg toplantılarına dört defa katılarak 'katılım rekorunu' elinde bulunduran Erçel, 1996 ve 1999 yıllarında düzenlenen toplantılarda Fischer'le karşılaşır. İkilinin yollarının kesişmediği tek nokta ise 21 Şubat krizi sonrasındaki kariyerleri olur.

Şubat krizi bu ikiliden birinin önünü açarken diğerinin sonunu hazırlar. Fischer krizden sonra Citibank'ın içinde bulunduğu Citigroup Inc'nin başkanlığına getirilir. Türkiye dâhil, 100'ü aşkın ülkede faaliyet gösteren, net aktif değerleri toplamı 1.05 trilyon doları aşan Citigroup'un sahibi, Bilderberg toplantılarının organizatörü David Rockefeller'den başkası değil. Fischer'in başarılı kariyerinin son halkası 2005 Mayıs'ında İsrail Merkez Bankası Başkanlığına atanması olur.
Şubat krizinin bir diğer önemli aktörü Süleyman Gazi Erçel, Fischer kadar şanslı değildir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 18. merkez bankası başkanı olarak göreve başlayan Erçel, koalisyon hükümetleri döneminde bile koltuğunu korumayı başaran başarılı bir bankacı olarak başladığı kariyerini Türkbank ve Şubat krizi ile bitirir. Kriz sonrasında görevinden istifa eden Erçel, dalgalı kura geçildiği dönemde 'görevini kötüye kullandığı' gerekçesiyle mahkemeye verilir. Suçlamalar son derece ağırdır: "Merkez Bankası’nın döviz gişelerinden mesai saatleri dışında 124 milyon dolar satılmasını sağlamak ve Halk Bankası'ndaki 57 milyar 879 milyon liralık şahsi mevduatını 19 Şubat 2001 tarihinde 83 bin 952 dolara çevirmek suretiyle görevini kötüye kullanmak."

9 gün

TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu raporunda bu konuya şu sözlerle dikkat çekilir: "Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, T. Halk Bankası Posta Caddesi Şubesi'nde bulunan kendi TL hesaplarını 19 Şubat 2001 tarihinde dolara çevirmiştir. Bu hesaplardan birinin vadesi 9 gün önceden bozdurulmak suretiyle dolara çevrilmiş olması dikkat çekicidir. Gazi Erçel'in kendi şahsi hesaplarının dolara çevrilme süreciyle ve bu işlemin gerçekleşmesiyle ilgili açıklamaları ise tatmin edici değildir. Konunun bu yönüyle ilgili bulgulardan Gazi Erçel'in 19 Şubat tarihinde kendi şahsi hesaplarını dolara çevirirken resmi görevi dolayısıyla öğrenmiş olduğu dalgalı kura geçileceği bilgisiyle ve düşük kurdan döviz satın alarak kendisine menfaat sağlamak amacıyla hareket ettiği kanaatine ulaşılmıştır."

Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarının da bu konudaki yolsuzluğu açıkça ortaya koymasıyla Erçel mahkûm olur. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada eski TCK'nın 80. maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis, 164 YTL adli para cezası ve 3 ay 15 gün memuriyetten men cezası alır. Eski başkan Gazi Erçel'in ifadelerini hafifletici neden görerek cezada 6'da 1 oranında indirim yapan mahkeme, Erçel'e 11 ay 20 gün hapis, 136 YTL adli para cezası ve 2 ay 27 gün memuriyetten yoksun kalma cezası verir.

rasputin46-2
08-03-2010, 08:29
komşii....adaları satışa çıkarırsa...almanlardan önce davranıp....almak lazım.....hem kıta ve hava sahası problemi aramızda çözülür...hemde egedeki zengin petrol yataklarından....petrol çıkartmaya başlanır....artık karşılıklı sırtaki yapıp...samimiyeti ilerletiriz.....ah komşii ah...seni AB bile kotaramaz...

mors
08-03-2010, 13:54
komşii....adaları satışa çıkarırsa...almanlardan önce davranıp....almak lazım.....hem kıta ve hava sahası problemi aramızda çözülür...hemde egedeki zengin petrol yataklarından....petrol çıkartmaya başlanır....artık karşılıklı sırtaki yapıp...samimiyeti ilerletiriz.....ah komşii ah...seni AB bile kotaramaz...

Ege'deki adalar nereden Yunanistan'ın oluyormuş?
Üzerinde insan yaşamayan 800'den fazla adanın mülkiyeti konusunda anlaşmazlık vardır.
Kimin malını kime satacaklar.

rasputin46-2
08-03-2010, 14:47
her türlü uyuşmazlığı...anlaşarak sulh yoluyla çözmek...tarafların menffati icabıdır....

rasputin46-2
12-03-2010, 09:48
imf anlaşmasının yapılmaması...buna ihtiyaç ve gerek olmadığını gösterir...bu da emlak piyasası için olumludur...doları dikkatli takip ettiğimizde verdiği tepki olumsuz değil...nötrdür...komşii ile kıyaslandığımızda...tayyip erdoğanın teğet geçicek sözünde ne kadarda haklı olduğu aşikardır....aklın yolu birdir...bakan değil...gören...gözler için....

ahmetd76
12-03-2010, 11:09
imf anlaşmasının yapılmaması...buna ihtiyaç ve gerek olmadığını gösterir...bu da emlak piyasası için olumludur...doları dikkatli takip ettiğimizde verdiği tepki olumsuz değil...nötrdür...komşii ile kıyaslandığımızda...tayyip erdoğanın teğet geçicek sözünde ne kadarda haklı olduğu aşikardır....aklın yolu birdir...bakan değil...gören...gözler için....

Peki ama ihtiyaç yoksa, o zaman 1 senedir neden gündemde tutulup sürekli görüşüyoruz her an imzalarız muhabbetleri çevrildi? Bence ihtiyacımız olmasa IMF'nin kapısında işimiz olmazdı. Şimdi o kapıda değilse ya bizi kapıdan kovdular, ya da başka kapı bulduk.

rasputin46-2
12-03-2010, 11:18
zamanlamayla alakalı...bir sene öncesi global kriz daha şiddetli....ilersini görmek daha zordu....bu zaman zarfında olumlu gelişmeler yaşandı....korkulduğu kadar olmadığı görüldü..ayrıca imf şartları tayyip erdoğanın istediği gibi olmadı.. (amacı düşük faizle kredi almaktı.imf nin şartları bize uyarsa alırız..uymazsa almayız...diye çok beyanları var...)...imf nin elinde nakit fazlası var....bunu vermek..kredilendirmek istiyor....kapıdan kovması fikrine katılmıyorum...

rasputin46-2
12-03-2010, 13:57
..bir ürünün pazarlanması...tanıtım ve reklamı...bu ürünü pazarlamadan önce hedef kitleniz kim ise onun belirlenmesi...hedef kitlenin grup psikolojisi...sosyolojısi...istatistiki olarak ürüne karşı tepkileri...pavlovun köpeğinde olduğu gibi şartlı refleksleri....bunların iyice tahlil ve etütleri yapıldıktan sonra...ürünün reklamı...kitlelerin yönlendirilmesi....son olarak ürünün pazarlanması. kapitalist sistemde..... ürün yerine coca colayıda koyabilirsiniz...dolarıda...euroyuda...hisse senetlerinide...altınıda...bakırıda...petrolüde... .ürünün reklamını medyayla ekonomi programlarıyla yaparsınız....grup psikolojisiyle...şartlı refleksle kitleleri etkilersiniz...elinizdeki ürünü yüksek fiyattan satarsınız...düşük fiyata yerine koyarsınız....tamamiyle atıyorum...sakın inanmayın..pozisyon almayın...euro-dolar paritesine Allah ömür verirse 3-6 ay sonra tekrar bakalım...yukarıdaki tezimde haklımıyız değilmiyiz beraber görelim...sonucu bende çok merak ediyorum..briç poker ve santranç oyununda olduğu gibi rakibin yerine kendimizi koyalım ve hamleleri tahmin edelim...(not,dünyanın en değerli, madeni elmastır...üreticileri ve stoklayanları yahudilerdir....fiyatlarında spekülatif hareketler görülmüşmüdür...)ikinci not...spekler her zaman kitlelerin tersine pozisyon alırlar...yüksek kazanç elde ederler...selam ve saygılar...tarih 19 şubat 2010...euro dolar paritesi 1.3562 ,usd-tl 1.5173...bakılacak tarih 19 mayıs 2010 ,19 ağustos 2010.... bugünkü pariteye dikkat....12 mart 2010.parite.1.3780

Fulu
12-03-2010, 18:28
imf anlaşmasının yapılmaması...buna ihtiyaç ve gerek olmadığını gösterir...bu da emlak piyasası için olumludur...doları dikkatli takip ettiğimizde verdiği tepki olumsuz değil...nötrdür...komşii ile kıyaslandığımızda...tayyip erdoğanın teğet geçicek sözünde ne kadarda haklı olduğu aşikardır....aklın yolu birdir...bakan değil...gören...gözler için....

Tamamen zıt düşünüyorum.
Aynı fikirde olmamamız benim kör olduğum anlamına veya akılsız olduğum anlamına gelmemeli sanırım Sn. Rasputin.
Ama gerçek bir trend arıyorsanız söyleyeyim, aynı fikirde olmayanları ötekileştirmek. Ya bizdensin,ya da düşman. Aynı fikirde olmayanlara tahammül edememek. Özür dilerim ama bu anlayış hükümetimizden size de bulaşmış.Hükümet %47 şımarıklığından bu hallerde.
Ben hükümetimiz imf ile anlaşmayarak doğru veya yanlış yaptı demiyorum. Kararın isabetliliğini bundan sonra karşılaşacağımız ekonomik dalgalanmalar gösterecek. Hükümetimiz ama seçimleri düşünerek ama ülkenin borç sarmalından(kolay para) kurtulması gerektiğini düşünerrek bir karar almıştır.Bize bundan sonra ekonomilerin yeni krizlerle karşı karşıya kalmaması için dua etmek kalıyor ülkemiz adına. Dolar/Tl nin nötr kalıp kalmadığını zamanla göreceğiz.
Krizde kıyaslama yapmak isterseniz batak Yunanistan'la değil, diğer gelişmekte olan ülkelerle yapılan kıyaslamalara bakınız lütfen. Kriz öncesi ,kriz dönemi ve sonrası büyüme oranları, gsmh gibi rakamları kıyaslayalım. Sonra işsizlik rakamlarına bakalım, tekrar düşünelim kriz bizi teğet mi geçmiş.

Lütfen açarmısınız imf anlaşmasının olmaması emlak sektörünü için nasıl olumlu bir haberdir.

Karşıt görüşlere daha açık olmanız dileğiyle.
Saygılarımla.

ZzeusS
13-03-2010, 09:43
[QUOTE=rasputin46-2;4156456]imf anlaşmasının yapılmaması...buna ihtiyaç ve gerek olmadığını gösterir...bu da emlak piyasası için olumludur...doları dikkatli takip ettiğimizde verdiği tepki olumsuz değil...nötrdür...komşii ile kıyaslandığımızda...tayyip erdoğanın teğet geçicek sözünde ne kadarda haklı olduğu aşikardır....aklın yolu birdir...bakan değil...gören...gözler için....[/QUOTTAM

Tam tersini düşünüyorum.

İMF anlaşmamasının yapılmaması demek zaten dünyada ve ülkemizde artması beklenen faiz oranlarının bizde dahada fazla artacağı demektir. Dünya piyasalarında veya bizim piyasamızda olabilecek bozulmalara karşı korumasız kalmak demektir. Buda TL'nin değer kaybetme ihtimalini çok güçlendirir. Sıcak paranın risk iştahının çok azaldığı hatta yavaş yavaş geri gitmeye başladığı bir ortamda cari açığı 2010 yılında 30 milyar dolar beklenen bir ülkede TL enstrumanların şansı azalacaktır. Dolayısıyla konut fiyatlarında artış olması bence çok zor , biraz daha geri çekilme olur diye düşünüyorum. Son söz olarak kriz sadece bankaları teğet geçti demek daha doğru olur . Üreten bu millete asıl faydası olan reel sektörü kriz teğet geçmemiştir.

Saygılar

rasputin46-2
13-03-2010, 14:02
sizin devlet olarak ekonomik durumunuz iyi değilse ....imf den borç para alırsınız...bu borcu alırken ödiyeceğiniz kredi faizi yüksekte olsa....imf şartları ne ise kabul edersiniz...ama mali durumunuz güçlüyse imf nin şartları size uygunsa anlaşmaya varırsınız...imf nin istediği faiz oranı 3.26...bizimkilerin 1.26 pazarlığını yaptılar....faiz oranı yüksekse....sizinde bu yüksek faiz oranında borçlanmaya ihtiyacınız yoksa...bu sizin mali yapınızın güçlü ve sağlam olduğunu gösterir...dolayısıyla sağlam bir mali yapı içindeyseniz...emlak piyasasının canlanması kaçınılmazdır...tam tersine bu yüksek faiz oranından hükümet borçlansaydı...ekonomik durumun iyi olmadığı düşünülebilirdi...dolayısıyla kriz ortamlarındada emlak fiyatlarının düşmesi kaçınılmazdı...ayrıca iki ünlü kuruluşunun yorumlarıda bu konuda önemlidir...Standard and Poors’tan (Değerlendirmemiz değişmeyecek. Hükümet sözlerini zaten tutmuş durumda. Mali kural yararlı ama tamamen buna bağlı değiliz) açıklama, gerekse uluslararası yatırım bankası JP Morgan’ın, (Türk ekonomisinin IMF’siz de ayakta kalabileceğini ispat ettiği zor bir dönemden geçmiş olduğunu ve böyle bir programa ihtiyaç duyulmadığının netleştiğini) Devlet Bakanı Ali Babacan (IMF ile bir anlaşma yapma konusunda mecburiyetimiz yok. Bu acil bir ihtiyaç değil. Türkiye’nin kısa vadede acil bir kaynağa ihtiyacı yok. .. yorumlarınada dikkat edilmelidir....selam ...saygı ve sevgi bizden size olsun...

rasputin46-2
13-03-2010, 14:17
sayın fulu...gereksiz bir alınganlık göstermiş...yazının şehvetiyle (bu lafı birisi önceden söylemişti...)..yazılmış kelimelere farklı ters anlamlar yükliyerek...olmadık yorumlar çıkartmış...samimiyetime güveniyorsa ...bunu kastedmediğime inansın....ötekileştirmek gibi bir kastım olamaz...biraz önyargılı davranmış...şunu öğrendim..insanları ırk din dil mezhebine bölgesine siyasi görüşüne... göre ayırmıyacaksın...her yerden iyiside çıkar..kötüsüde...dostum arkadaşım aynı görüşteniz dediğin insanlar olmadık zamanda kazık atar...hiç tahmin etmiyeceklerindende insanlık görebilirsin...önemli olan adam gibi adam olmaktır..insanı sevebilmektir...sevgi ve saygı çerçevesi içerisinde her türlü görüş tartışılabilir...paylaşılabilir....selam ve saygılar...

rasputin46-2
24-03-2010, 11:21
sürdürülebilir mimari (ekolojik ,çevre dostu ve geri dönüşümlü mimari );ev fiyatlarının ineceği ,çıkacağı ve emlak dışında bir çok şeyin hararetli ,sayfalarca tartışıldığı bir forumda...ekolojik mimarinin tartışılmaması büyük eksiklik ve kayıp...bakış açımızı göstermekte....aylık giderlerimizin önemli bölümünü ev giderlerine harcamaktayız...ekolojik mimari nedir...tarihsel gelişimi...nasıl kurulur...dünyada ve türkiyede örnekleri nelerir....70’lerin ‘hippi’ yaşam tarzı geri mi dönüyor?

Aslında “birleşik konut” yeni bir fikir, yeni bir kavram değil. 70’li yıllarda, hippiliğin, sosyalizmin ve özyönetimin moda olduğu günlerde (özellikle de İsrail’deki kibbutz modelinden esinlenen) bu tür ortak yaşam modelleri denenmişti. Ama, 1980’lerde esen bireyselcilik rüzgarlarıyla modası çabuk geçmişti.
Ancak, 20.yy’ın sonlarına gelindiğinde, doğal kaynakların hızla tükenmesi, sanayileşmenin olumsuz etkileri, hızlı nüfus artışı, çevre kirliliği ve küresel ısınmanın yarattığı tahribe karşı çevre bilincinin öne çıkması ve özellikle de metropollerde yaşayan insanların hissettiği sosyal iletişim eksikliği ve şehirden kaçma arzusu ‘doğayla uyumlu ve daha insani boyutlarda yerleşim birimleri’nin önemini tekrar hissettirdi.

BİRLİKTE AMA TEK TEK
Herkes kendi evinde, ama birlikte yaşadığı ‘birleşik konut’ konsepti Batı ülkelerinde yeni bir trend olarak ortaya çıkıyor. Bu yeni ve “çağın ruhuna ve günün şartlarına uygun” konsepti benimseyenler, ideal yaşam ortamını “çevreye saygı, dayanışma, sosyal çevreler ve nesiller arası saygılı birliktelik” şeklinde tanımlıyorlar. 2007’den beri, Fransa’nın Toulouse şehrinde böyle iki proje yürütülüyor. “Ortak yönetilen ekolojik konutlarda yaşamak” arzusuyla bir araya gelen ve aralarında işsizler, emekliler, mühendisler, bir sıhhi tesisatçı, bir taksi şoförü olan bir grup La Jeune Pousse (Genç Tomurcuk) adlı bir dernek çatısı altında bir araya geldi. Özetle, herkes kendi dairesinin sahibi olurken, çamaşırhane, tamir atölyesi, çok kullanımlı toplantı odası, misafir odası, kapalı spor salonu gibi ortak alanlar birlikte yönetilecek ve ortaklaşa kullanılacak.

KÖYE DÖNÜŞ HAYALİ
Bu tip projelerde, tek tek çok pahalıya gelecek çevre dostu malzeme, güneş-rüzgar enerjisi kullanımı gibi yatırımlar, 20-30 ailenin bir araya gelmesiyle mümkün oluyor. Akaryakıt tüketimini (ve yol masraflarını) azaltacak şekilde araç paylaşımı da bu yaşam tarzının bir artısı. Tabii inşaat maliyeti dahil, bir çok genel gideri paylaşmak da hesaba dahil.
Ama birleşik konut taraftarları, asıl motivasyonlarının, daha sosyal, daha sıcak, paylaşımcı bir ortamda ve ortak değerler etrafında yaşamak olduğunu söylüyorlar. Bir anlamda bir “pastoral hayal”. Büyük şehirlerde doğup büyümüş insanların hayatlarında hiç görmedikleri kırsal yaşama yahut “köye dönüş” hayali. Ama 1970’lerden farklı olarak, bazı ortak değerleri (çevreye saygı, nesiller arası iletişim, çoğulculuk, paylaşım), mekanları (bahçe, garaj, çamaşırhane, atölye) ve imkanları (otomobil, jeneratör) paylaşırken... herkesin “kendi evinde” yaşaması şartıyla.
Özetle, “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...”

Olumsuzluklara dikkat
Genelde birbirini tanıyan insanları ve heveslileri bir araya getirse de, bu tip konut-yaşam tarzının olumsuzlukları da var.

(1) Projenin hayata geçme süresinin ortalama 4-5 yılı bulması, yani “hemen başını sokacak” bir yer arayanlara uygun olmaması;


(2) Yerel yönetim mevzuatının ve sair mevzuatın bu tür yatırım ve yaşam alanlarını öngörmemesi;


(3) Ortak yaşam, birbirine saygı ve paylaşım kültürünün zayıf olduğu Türkiye gibi ülkelerde daha proje safhasında ortaya çıkan sorunların, ileriki yıllarda dayanılmaz hale gelme tehlikesi;


(4) Ve böyle bir durumda, sosyal-ortaklardan (yani mal sahiplerinden) birinin konutunu ve ortak alanlardaki payını satmasının zorluğu ve getirebileceği (istenmeyen bir komşu gibi) ciddi sorunlar.

KOLLEKTİF VE ÇEVRECİ YAŞAM

Küreselleşmenin etkisiyle, Türkiye’de de pek çok insan aynı çevre duyarlılığına sahip olduğu, aynı sosyalleşme ihtiyacını hissettiği için, benzer bir eğilim ülkemizde de ortaya çıkıyor. Bunun en yaygın şekillerinden biri, doğayla barış içinde yaşamın önemsendiği ‘ekolojik yerleşim alanları’.
Bugün 30’u Avrupa’da, dünyanın çeşitli ülkelerinde 70 kadar ekolojik köy var. Kollektif ve çevreci yaşam örneklerini Türkiye’de de görüyoruz. Türkiye’de, dünya üzerindeki ‘ekoköy’leri buluşturan Küresel Ekoköy Ağı’na üye beş ekolojik yerleşim bulunuyor: Ankara’da Güneş-Köy, İzmir’de Eko Foça, Antalya’da Hermes Projesi, Çanakkale ve Menemen’deki İmece Evi... Türkiye’deki ekoköyler çoğunlukla kırsal alanlarda, az nüfuslu yerleşimler olarak planlanıyor. Ekolojik tarım, eğitim faaliyetleri ve turizmle ekonomik olarak kendi kendine yetebilen bir döngü sistemine sahip olmaları hedefleniyor. Ayrıca, ekoköylerde yerel kültür ve yörenin geleneksel mimari özellikleri ön plana çıkıyor. Yapılarda ahşap, taş, kerpiç ve saman balyası gibi yerel, doğal ve geridönüşümlü malzemelerin kullanımı tercih ediliyor.

Şehirde imece yaşam projesi

KAZDAĞLARI ve Dumanlıdağ’da hayata geçrilen ‘imece evi’ kurucularından İsmail Yenigün, aynı yaşam tarzını İstanbul’un göbeğinde de kurup alternatif bir yaşam tarzı yaratabilmenin çalışmalarını sürdürdüklerini söylerken, şöyle anlatıyor: “Burada kendi temizlik malzemelerimizi kendimiz hazırlıyoruz. Çöp ürettiği ve kaynakları tükettiği için peçete kullanmıyoruz. İnsanların kışın da barınabilmeleri için sobalı kulübeler bulunduruyoruz. Salon ve mutfaklar ortak mekanlar olarak kullanılıyor.”

‘Doğanın kan dolaşımındaki ev’

EKOLOJİK evi ‘doğanın kan dolaşımdaki ev’ olarak tanımlayan dünyaca ünlü Mimar Cengiz Bektaş, ‘kirletmekten çok doğayı temizleyen, enerji tüketmekten çok tasarruf eden, tükettiğinden fazla üreten doğaya uyumlu ev’ler üretilmesi gerektiğini söylüyor. “Yakın tarihe kadar yapılarımız doğanın kan dolaşamı içindeydi, ekolojik inşaat yapıyorduk” diyen Bektaş şöyle devam ediyor: “Bu dönemde Amerikalılar, Osmanlı dönemine ait mimari anlayışımızı kullanırken, biz inşaatlarımızda batıdan gelen zehirli boya ve gereçleri kullanıyoruz. Önce bu malzemeler ve yanlış tekniklerle inşaa edip çevremizi kirletiyor, sonrada bu yapıları ekolojik kılmaya çalışıyoruz. Eski Türk Evleri’nin biçimleri taklit ediliyor, oysa oradaki inşaat tekniğinin incelenip, uygulanması gerekiyor. Artık bu zehirli şehir yaşamından kaçıp gruplar halinde köylerde yaşayan insanlar var.”

Ekolojik köy düşüncesini hayata geçirmede belli mesafeler alınabilir

EKOLOJİK köy düşüncesi ve uygulamasının yeni olmasına rağmen dünyanın muhtelif köşelerinde kurulmuş köyler bulunduğuna değinen Yardımcı Doçent Doktor Eriman Topbaş, “Ekolojik köylerin küresel düzeyde örgütlenme çabalarına bakıldığında kısa sürede olmasa bile uzun vadede belli bir gelişme gösterebileceği söylenebilir. şehir ortamında, benzer dünya görüşüne sahip kişilerin siteler kurmak suretiyle bir arada bulunma çabaları da bir anlamda bir ekolojik köyleşme eğilimi olarak yorumlanabilir. Bu eğilim bir müddet sonra daha doğal ortamlara doğru yönelebilir. Nitekim büyük şehirlerin yakınlarında benzer yapılanmalara rastlamak mümkün. Bu ve benzer hareketler ekolojik köy ölçütleri çerçevesinde düzenlenebilirse, ekolojik köy düşüncesini hayata geçirmede belli mesafeler alınabilir” diyor.



Doğadan almayı değil vermeyi düşünen yaşam

* Dünyada ekolojik yerleşim olarak tanımlanan girişimler, genellikle şehir merkezlerinde yaşayanların kırsal kesimde başlattıkları, doğal dengeler gözetilerek üretimlerin yapıldığı, insanın yaşam kalitesini artırmak üzere geliştiriliyor.
* Hızla çoğalmaya başlayan ‘Ekolojik Köyler’in genel ortak özelliği, yaşayanların birlikte üretip, birlikte doydukları, üretim fazlasını satıp, diğer üreticilerle takasa giden, doğadan almaktan çok vermeyi düşünen bir anlayışın hakim olması.
* Kendine yeten ortak tesislere sahip, berberinden marangozuna, etüd-eğitim salonundan acil sağlık birimine, yemekhanesinden kıraathanesine, sanatsal üretimde bulunabilecek atölyeleri, doğal ve geleneksel ürünler dükkanı, spor alanları, hayvansal ve bitkisel mamulleri üreten imalathaneleriyle, atıklarının dönüştürüldüğü bir yaşam sürülüyor.

Daha büyük çaplı ‘ekolojik köyler’

BİREYSEL veya küçük gruplar halinde yapılan bu girişimlerin yanısıra, ‘ekolojik köy’ konseptini uygulamayı hedefleyen büyük çaplı projeler de görülüyor.
Mesela Silivri, Ömerli, Kemerburgaz ve Büyükçekmece’de ekolojik yaşam koşullarının yaratıldığı Sunflower adı verilen konut projeleri bunlardan biri. Toplam 450 konutun yer aldığı bu projeler ABD, Kanada ve Japonya gibi ülkelerde insan sağlığı ve çevreye dost olduğu için tercih edilen ahşap sistem depreme karşı güvenilir yapılardan oluşuyor. Konut sahipleri şehir merkezinde çalışıp, doğa dostu bir ortamda yaşama imkanı buluyorlar.
Ünal İnşaat’ın projesi Sincap Evler Istranca’da ise, 300 metrekarelik bahçeler içinde 63 metrekare kapalı yaşam alanı ve 28 metrekare veranda bulunan ahşap konutlar yer alıyor. Çocuk parkları, gezi yolları, geniş yeşil alanları, çocuk çiftlik evi, kır kahveleri, restoran, sanat ve hobi evi ve bir doğal göletin yanı sıra yüzme, fitness, yoga, Spa ve sauna, binicilik gibi birçok aktivitenin yapılabildiği Sincap Evler’de yaşayanların ‘işleyebileceği’ organik tarım bahçeleri de mevcut.

LÜKS KONUTTA EKOLOJİK DÖNÜŞÜM

‘EKOLOJİ’ modası, tabii ki şehir merkezindeki konutları da etkiledi. Sektörde faaliyet gösteren şirketler, çevre duyarlılığı artan ve şehirden kaçma eğilimleri gösteren tüketicinin beklentilerine ve enerji tasarrufu gereksinimine cevap verecek adımları atmaya başladılar. Mesela:

* Toplu Konut İdaresi (TOKİ), İstanbul Kayabaşı’ndaki Kayabaşı Konutları’nda güneş enerjisinden elektrik elde edecek, yağmur sularını depolarda toplayacak, rüzgar enerjisinden yararlanacak.

* Otopark çatısı solar panellerle kaplanan Aydınlı Grup’un tasarladığı Solarkent projesinde, güneşten elektrik üretilecek, ürettilen elektrik kazanca dönüştürülecek. Sağlanan kazanç, site aidatlarında tasarruf olarak site sakinlerine geri dönecek.

* Tulip Gayrimenkul tarafından Bahçeşehir Ispartakule’de inşa edilen TulipTurkuaz projesi, güneş panelleri ve tam biyolojik arıtma sistemleriyle enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü kendi karşılıyor.

* Varyap’ın Batı Ataşehir’deki Varyap Meridian projesinde solar paneller ve rüzgar tribünleriyle ortak alanların enerjisinin bir kısmı üretilebilecek. Yağmur suları toplanacak ve yeşil alanların sulanmasında kullanılacak. Rezervuarlarda yüzde 50 su tasarrufu olacak.

* Regnum’un Haramidere’deki Astrum Towers projesinde yağmur sularının geri dönüşümü sağlanırken,
A-Z Yapı’nın Meritlife Kent’inde evsel atıklar ayrı ayrı toplanıyor.

rasputin46-2
26-03-2010, 14:39
Suudi Arabistan Kralı Abdullah, küresel kriz sonrasında yatırım yapılacak en iyi ülke olarak Türkiye'yi seçerek, gözünü buraya dikti. Suudiler, İstanbul'a yapılacak 3. Boğaz Köprüsü başta olmak üzere, lüks otel, gıda, tarım ve gayrimenkul gibi alanlarda Türkiye'ye yatırım yapacak...işler yolunda giderse...kimsenin beklemediği gerçekleşebilir...başta boğaz bölgesi olmak üzere ciddi fiyat artışları yaşanabilir...kendi bölgem dışında...bağdat caddesi civarıyla ilgilenmeye başladım...fiyatlar daha ucuz...bakırköye göre imar sorunu yok...iki üç katlı 20 -30 yıllık binalarda müteahhitlerin girebileceği daireler aramaktayım...

rasputin46-2
30-03-2010, 07:51
caddede uzun yıllar emlakçılık yapmış bir abimizin.....350....tl fazla etmez...ben üzerinde çalışıyım....mal sahibini bir şekilde ikna ederim ...zaten kredi çıkartılmasını istemiyor zooor satar dediği yer... suadiyede olur....mal sahibi geçen cuma 410 tl den bir günde sattı...satana maliyeti 300... tl idi....ondan evvelkinede 250...tl idi....kimse kimseyi kandırmasın...boş hayallerle oyalanmasın....lokasyonu iyi olan...tapon olmayan...evler....karlı satılmaktadır...fiyatlar artmaktadır....burayı satan remaksın suadiye şubesine... ikna olmayanlar sorabilir....bina az katlı 30 yıllık binaydı satılan yer...tren yolu alt geçidinin hemen arkasında...80 +40 m teraslı çatı katıydı..en büyük etken banka faizinin düşük olması nedeniyle lokasyonu iyi olan bölgelerde elinde hazır parası olanların yer aramasıdır...aynı şey yeşilyurt yeşilköy florya içinde geçerlidir.....bundan sonra düştü...düşecek diyenede şaşarım...ben gördüğümü...bildiğimi söylüyorum...

rasputin46-2
31-03-2010, 10:00
Feng ShuiFeng Shui bulunduğumuz ortamda (bu iç ya da dış mekan olabilir) uyum içinde yaşama bilimidir ve bu uyumu sağlamak için de her ortam için değişik teknikler kullanılır. Sözlük anlamı "rüzgar" ve "su" dur. Rüzgar ve su, doğayı etkileyen iki akıcı elementtir.


Chi yaşam enerjisi nedir? Yaşadığımız mekanda , çevremizde bizi etkileyen ve devamlı hareket eden kozmik, metafiziksel enerjiler vardır. Bu enerjinin adı "Chi"'dir. Chi atmosferde sessizce ve görünmeden sürekli dolaşır, çok güçlüdür. Çin'liler bu gücü "Ejderha'nın kozmik nefesi" olarak tanımlarlar. Feng Shui'nin amacı bu enerjiyi bize en faydalı olacak şekilde yakalamaktır.

Pozitif ve negatik enerjiler nelerdir?Pozitif Enerji (Sheng Chi)
Chi yaşam enerjisi toprakta, havada, vücudumuzda, kısacası her yerde vardır. Önemli olan, bu enerji akışını bloke etmemek ve akışın dik bir hat üzerinde olmamasını sağlamaktır. Bunu yaptığımızda enerjiyi pozitif enerjiye dönüştürürür.
Negatif Enerji (Shar Chi) Dik bir hat üzerinden bize yansıyan enerjinin akışı hızlı olur ve bu negatif enerjidir. Feng Shui, negatif enerjiyi önleyici yöntemler içerir.

Neden Feng Shui? Çinliler, pozitif ve negatif enerjilerin insanların hayatını olumlu ve olumsuz etkilediğine inanırlar. Feng Shui doğru olarak uygulandığı takdirde olumlu sonuçları hem insanın kendisi için hem de ailenin diğer bireyleri için görülür.
Feng Shui bize yaşadığımız mekanı, iş yerimizi yani bütün çevremizi en akıllı şekilde nasıl kullanacağımızı öğretir.

Feng Shui ve yaşadığımız mekan Yaşadığımız mekanda enerji (Chi) akışının yavaş ve yumuşak dolaşarak hareket etmesini sağlamamız gerekir. Evimizde bu açıdan iki önemli yer vardır:

Pozitif enerji akışını sağlamak için dikkat edilmesi gereken noktalar:

1. Giriş Kapısı: Evin giriş (sokak) kapısının baktığı yön çok önemlidir. Ayrıca kapıdan girişte, pozitif enerji sağlamak için şu noktalara dikkat edilmelidir:
Giriş kapısının karşısında tuvalet olması ya da iki katlı müstakil evlerde giriş kapısının üzerinde tuvalet olması, size gelen misafirler, tıpkı sifonun çekilişi gibi akıp gideceğinden uygun değildir.
Giriş kapısının karşısında merdiven ya da başka kapı olmamalıdır. Çünkü enerjinin akışı hızlı, dik olarak gelir ve diğer kapıdan çıkar.
Giriş kapısının karşısında ayna da olmamalıdır. İçeri giren enerji aynadan yansıyarak tekrar dışarı çıkacaktır. Ayrıca, giriş kapısı ile aynı hat üzerinde üç veya daha fazla kapının olmaması gerekir. Bu kural koridorlar için de geçerlidir. Eğer üç tane kapı birbiri üzerine açılıyorsa o mekanda her zaman kavga, münakaşa problemi olacaktır.
Giriş kapısının karşısında sivri köşe ve kolon bulunmamalıdır. Yine giriş kapısı karşısında cam olmamalıdır. Aksi takdirde içeri giren enerjinin eve yayılma şansı olmayacak, tekrar dışarı çıkacaktır.

2. Yatak Odası Hayatımızın üçte birini uyuyarak geçirdiğimizden, enerjimizi tekrar şarj etmemiz ve iyi dinlenebilmemiz için yatak odasının yerleştirme düzeni çok önemlidir.

Burada dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Ayaklar kapıya doğru uyunmamalıdır.
Yatak odasında kullanılan çarşaf ve örtüler düz renklerde seçilmeli, eğer desenli ise geometrik şekiller tercih edilmemelidir. Çünkü bu şekiller negatif enerji yayarlar ve dinlenmemizi engellerler.
Yatakbaşı pencereye dayalı veya pencerenin altında olmamalıdır.
Kiriş altında uyumak sakıncalıdır, çünkü kirişler ayrılığı sembolize eder ve bunların altında uyuyan kişilerin sağlık problemleri olur. Bu kural oturma mekanları için de geçerlidir.

Evli çiftlerin, tek kişilik iki ayrı yatağı yanyana koyup kullanması ayrılığı sembolize eder.

Ebeveyn yatak odasının güneybatı yönünde olması evlilik ilişkilerinde mutluluğu getirir. Yatak odasında mümkün olduğu kadar yang renkleri, (kırmızı, altın rengi) kullanmalıdır. Çünkü uyku yin (-) bir aktivitedir ve bu renkler enerjiyi canlandırır ve fazla uykuyu önler.
Yatak odanızda TV, müzik seti, bilgisayar gibi elektronik aletler bulundurulmamalıdır. Çünkü bu tip aletler elektromanyetik enerjiyi yansıtır ve sağlığınız için zararlıdır.

Odada canlı bitki olmamalıdır. Canlı bitki sadece hasta olan insanların yatak odasında pozitif enerji akışı sağlamak için kullanılır.
Odada akvaryum gibi su ile ilgili hiçbirşey bulunmamalıdır.

Feng Shui ve arazi seçimi
Feng Shui'de ev içi yerleşim planı ve dekorasyon kadar, evin konumu ve bulunduğu arazi de çok önemlidir. Yaşadığımız mekanın arkası kuzeye bakıyorsa, bu arkamızı sağlama almak gibi destekleyici bir güç demektir. Mekanın girişi güneye bakıyorsa, bu da pozitif ve olumlu fırsatlar yakalayacağımızı gösterir. Çıkış kapısının sağ tarafı batı ise, bunun mekana koruyucu etkisi olacaktır. Sol taraf doğuya bakıyorsa, maddi gücünüz kuvvetli olacaktır. Düz ve eğimi olmayan araziler Feng Shui açısından iyi değildir. Çünkü enerji akışı diktir ve dolayısıyla negatiftir ve sizi koruyacak hiç bir eğim ya da engebe bulunmamaktadır.

rasputin46-2
31-03-2010, 10:21
Feng Shui'de neler yapılmalı, neler yapılmamalı bahsinde çok kesin formüller vermek zor, ama kilit meselenin Chi enerjisini en iyi biçimde kullanmak olduğu söylenebilir. Chi enerjisinin evinize girişini sağlamak için kapının çok dar ya da çok geniş olmaması gerekiyor. Evinizin Feng Shui'sini anlamak açısından çevredeki dağlar, su kaynakları, mesela mezbaha, mezarlık gibi alanlar önemli. Mezarlığa yakın bir evde Chi hüzün enerjisini taşıyor, mezbaya yakın bir eve acı taşınıyor. Ama bunlar engellenemez etkiler değil. Ayna Chi enerjisinin yönlendirilmesinde çok etkili. Eğer dışarıda güzel bir manzara varsa bir aynayla bunu evin içine taşımak mümkün. Aynı şekilde dışarıdan kötü enerji alınıyorsa, bunu pencer eye konan çiçek gibi unsurlarla yumuşatabilirsiniz. Ama aynaların kullanımında bazı kurallar var; mesela kesinlikle kişileri kesik göstermemesi gerekiyor. Özellikle de başları. Sofrayı yansıtan bir ayna sofranın bereketini arttırıyor ama yatak odasında, yatağı yansıtan bir ayna ayrılık getirebiliyor. Bir restorandaki aynalar ise müşteri çekmekte birebir.
İlk ve tek Türkçe Feng Shui kitabı, "Feng Shui, yaşamla uyum ve denge sanatı"nın yazarı Miraç Atuna da kişisel bir ilgiyle başlayan Feng Shui macerasını evini bütünüyle bu felsefeye göre döşeyecek kadar geliştirmiş. Sanat tarihi okumuş, bir şirkette iletişim danışmanlığı yapıyor ama kalan zamanının çoğunda Feng Shui felsefesiyle ilgili bilgileniyor; yeni bir kitap projesi üzerinde çalışıyor. Pekçok arkadaşının evini Feng Shui'ye göre yeniden düzenlemiş.
"Daha önce bana rahatlatıcı veya rahatsız edici gelen mekânların neden öyle olduğunu artık biliyorum" diyor. "Feng Shui prensipleri doğanın enerji akışına göre belirlenmiştir." Feng Shui ile yaşamaya başladığından beri yaşam tarzında, yaşamı algılayışında önemli bir değişim yaşadığını söylüyor. Hayatında iyiye doğru giden pekçok şey var; arkadaşları bunu tesadüflere bağlıyor. "Ama ben bunun bilinçle yaptığım değişikliklerin sonucu olduğunu biliyorum" diyor....

CUTTER71
31-03-2010, 15:51
florya - yeşilköy arasında çocukların okuluna yakınlığından dolayı yer arıyorum
biraz deprem korkusundan birazda bütçem nedeniyle emin olamıyorum
300 bin tl ye düzgün bir yer bulunabilir mi ?

rasputin46-2
02-04-2010, 07:41
florya - yeşilköy arasında çocukların okuluna yakınlığından dolayı yer arıyorum
biraz deprem korkusundan birazda bütçem nedeniyle emin olamıyorum
300 bin tl ye düzgün bir yer bulunabilir mi ?yeterli sayıda yer var....hürriyet emlaktan ve bölgedeki emlakçılardan bulabilirsiniz...bina hasar durumları...her bir bina için belediyede mevcut...ayrıca tecrübeli bir inşaat mühendisine satın almadan evvel gösterin....tapu durumu ve imar durumlarına bakın...basınköy nispeten daha ucuzdur....

rasputin46-2
02-04-2010, 18:44
kibbutz(ekolojik köylere örnek olarak...)Kibbutz İbranice’de topluluk anlamına gelir,birlikte diyen de var.Gerçi “beraber” kelimesi daha bir kapsayıcı..
Kibbutz köylere verilen addır,köy topluluğudur..Bu köyler komünizmin söylediğini harfiyen yerine getiren köylerdir.
Sosyalist ve komünist yaşam burada var.
İlk Kibbuta köyü 1909 da kurulmuş ve bugün binlerce köy var.Burada yaşayan insanlar var.
Aslında İsrail için çok büyük bir deney.Gün itibari ile başarıya ulaşmış meyvelerini fazlasıyla vermiş bir çalışma.
Bu kibbutz köyleri olmasa İsrail’in varlığı da bir anlamda olmayacaktı.
Espri şu: İsrailliler zamanında Arapların sadece çöl dediği yerlere gidip toprak satın alıyorlar ve o çöllerde tarım yapmak için çiftlikler kuruyorlar…
Tüm mesele bu..
O çiftlikler işte belki de dünya tarihinin en anlamlı sosyalist-komünist yaşamının da tek örneği.SSCB deneyimi bile bunlar kadar etkili olmamıştır…
Bu çitliklerdeki Kibutzların yaşamı hakkında biraz bilgi vermek gerekirse..
Çok ilginç olan bir uygulama var.Örneğin yeni doğan çocuğun anne babası herkestir.Onu doğuran annesi süt evresini atlattıktan sonra yanında tutmaz.Başka anne babalar bakar.
Çocuk ortak bir toplumda büyür.Bir çocuk ortaktır,herkesindir ve herkes onu büyütür.Böylece bencillikten,bireyselcilikten uzak dayanışma ve başkasına yardım etme güdüsü ile hareket eder.Ben toplum,toplumda ben vurgusu yapılır.
Her şey ortaklaşadır.Üretim topluca yapılır.Bu üretim her şeyinde temeli olarak kendini gösterir.Örneğin daha sağlıklı bir yaşam için,daha iyi bir İsrail için,daha iyi bir ekonomi için buradaki üretimler çok mühimdir..
Hemen hemen her alanda üretim vardır.
Burada kimse maaş almaz.Üretim yapılır elde edilen gelir herkese eşit dağıtılır.Yemekler hep beraber yenilir.Yemeklere para ödenmez..
Özel mülkiyet yoktur..
Cumartesi günleri kutsal saydıkları için o gün tatildir.Diğer 6 gün çalışırlar.
Kullanılan eşyalar ortaktır.Örneğin bir otomobil garajı var,orada 20-30 tane araba.İşi olan gidip alır kullanır ve tekrar yerine bırakır.
Eğitim sistemi titiz işliyor ve mecburidir..
Kimse zengin olamaz..
Özellikleri hakkında K. Bartölk’e ise şunları yazmış;
-Kibbutzlar çoğunlukla birincil (ana) ve ikincil (tali) sektörleri birleştirirler ve açıkça bir sürtüşmeye girmeksizin üretimin farklı tarzlarına uyum sağlarlar.
-Ekonomik araçlar üyelerin ihtiyaçlarına; eğitim, kültür ve sosyal konumuna göre kollektif tarzda tesbit edilir.
-Her üyesi için herhangi bir iktisadi teşvik olmaksızın görev yapar.
-Sosyal farklılaşmanın açıkça görüldüğü yerlerde bile çevreye bağlı olmalarına rağmen üyeleri arasındaki maddi eşitliği korumaya çalışırlar.
-Topluluk içinde yüksek dayanışma sosyal güvenliği tamamlamayı gerçekleştirir.
-Üyelik, kişilerin kendi iradesine dayanır ve istediğinde de topluluğu terk edebilir.
-Üyelerin katılmasıyla sosyal ve ekonomik planlamayı birleştiren hiyerarşik yapılar olmaksızın karar vermeyi ve yönetmeyi denetlerler.




Kibbutz çiftlikleri şuan da Yahudilere açık ve gidip orada hayatın farklı bir yüzü öğrenilebiliyor.Buradan öğrendikleri ile metropollere gidildiğinde daha kolay uyum sağlanabiliyor..

rasputin46-2
02-04-2010, 19:42
hippie hareketi.

...Bizler yıldız tohumlarıyız, bizler altın olanlarız; kendimizi bahçeye geri götürmeliyiz." ~Joni Mitchell....Dünya üzerinde pek çok yerde sürekli toplanan binlerce insan, her an dünya barışı ve sevgi için çalışmalar yapıyor. Aslına bakarsanız 60'ların tarzında, lakin aynı zamanda da pek çok yandan daha değişik bir dönemde bulunuyoruz. Pek çok genç, içlerindeki "60 ruhu"nu barındırıyor sanıyorum. "Psychedelic trance" müziğin de o zamanların "psychedelic rock"ının takipçisi göz önünde bulundurur ve daha pek çok yönden "çiçek çocuklar"ı aratmayacak felsefeleri ile tüm evren için çalışmalarına bakarsak, şu anda yeni bir hippi akımı içerisinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Peki bu hippiler kimlerdi? Nasıl bir araya geldiler ve neler yaşandı



Sevgi, kendilerini ifade edebilmeleri için bireylere özgürlük vererek ve kendi görünüşlerini yargılamaksızın diğerlerini oldukları gibi kabul etmektir. Bu, hippi felsefesinin özüdür." ~Skip Stone~ Hipster" veya "hippie", 'hip' kökünden türemiş olup, asıl anlamı bilinmemektedir (Oxford İngilizce Sözlük). Malcolm X, 1964'te yayınlanan otobiyografisinde hippy kelimesini, Afrikalı Amerikalıların, "zencilerden daha zenci davranan" beyaz adamı tasvir etmek için kullandıkları sözcük olarak kullanmaktadır. Tam olarak ilk defa 5 Eylül 1965 yılında San Franciscolu gazeteci Michael Fallon tarafından "A New Haven for Beatniks" makalesinde kullanıldı. "Hippie", 1960'ların başında Amerika'da görülmeye başlayan ve 1965'e kadar kurulu sosyal bir grup halini alarak 1970 ortalarında diğer pek çok ülkeye de yayılmış olan kültür-karşıtı alt grup üyelerine verilen ad oldu. Amerika'dan başlayarak Avrupa, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Japonya, Meksika, Brezilya ve daha pek çok ülkeye de yayıldı.



Türkiye’de Hippie akımı

Türkiye de hippilerin favori merkezleri arasındaydı. Hala "Gökkuşağı Savaşçıları"nın toplanma merkezleri arasında yer alan Olimpos ve Kelebekler Vadisi, 60'lardaki Sirkeci taraflarındaki pansiyon ve otellerde kalan hippileri kendisine çekmekte. Hippiler, bohem ve beatniklerden geleneksel kültürü miras alan 15-25 yaş arası gençlerin oluşturduğu bir gençlik hareketi halini aldı. Kurulu olan düzeni ve Amerika hükümetini reddettiler, orta-sınıf değerlerini eleştirdiler, nükleer silah kullanımına karşı çıktılar, Vietnam Savaşı'nın karşısında durdular ve bu dönemde savaşa gönderilmeye zorlanan gençler bir direniş oluşturdu. Aynı zamanda doğu dinlerini kabul etti ve cinsel özgürlüğü desteklediler. . Alternatif sanatları, sokak tiyatrosunu, folk ve psychedelic rock müziğini yaşamlarının parçası haline getirdiler ve bunları, kendilerini, protesto ettikleri değerleri, yaşam ve dünya vizyonlarını yansıtmanın bir yolu olarak kullandılar. Barış, sevgi ve bireysel özgürlük ideolojisi doğrultusunda, politik ve sosyal ortodoksluğun karşısında durdular. Hippi kültürü, rock müzik, folk, blues ve psychedelic rock aracılığı ile yayıldı; edebiyat, sahne sanatları, moda, film, poster ve konserler gibi görsel sanatlarda da kendisini gösterdi. Hippilerin çoğu kendilerini pagan olarak düşünürlerdi. Paganizm doğanın kendi içerisinde, yaşamın en önemli sorularına yanıtlara sahip olduğu inancını barındırmaktadır. Bu inanç, dünya üzerinde sahip olduğumuz doğal cennete duyulan saygıyı göstermenin bir yoludur. Her birimizin bastırmakta olduğu hayvani iç güdüleriyle iletişim içerisine sokar, ve bu sağlığımız ve yaşamımızı devam ettirebilmemiz için bir anahtardır. Doğa Ana'nın her şeyin en iyisini biliyor olduğu düşüncesi, Ekoloji Hareketi'nin temelidir. Kişisel kazanımlar uğruna doğayı küçümsemek, uzun vadede (ki şu an için kısa vade diyebiliriz) umulmadık(!) sonuçlar doğurmaya başlar.


Gezegenin yaşayan bir varlık olduğu düşüncesi

"Hippies from A to Z" (A'dan Z'ye Hippiler) kitabının yazarı Skip Stone hippi felsefesi için ek olarak şunları söylüyor: "Felsefemizden doğan diğer inançlar şöyledir: Gaia inancı (gezegenin yaşayan bir varlık olduğu düşüncesi), Yeşiller hareketi (The Greens Movement), şamanizm ve vejetaryenlik. Bu felsefi ve politik görüşler, doğaya saygıyı içerir ve gezegeni bütün olarak görürler, ki bunlar kapitalist ve materyalist toplumumuzda olmayan kavramlardır. Dünya, köklü sisteme alternatifler yaratmak ve yaşam tarzlarımızı değiştirmediğimiz takdirde olması yakın felaketleri göstermeleri için hippilere ihtiyaç duymaktadır."
1967'de Time dergisinde yayınlanan bir makalede, hippi hareketinin temellerinin Eski Yunan'a, Sinoplu Diyojen ve Cynics'e kadar dayandığı öne sürüldü. Ayrıca hippilerin, İsa, Buda, Assisili Aziz Francis, Henry David Thoreau ve Gandhi'den etkilendikleri de yazıldı. Aslında, 1896-1908 yılları arasında Almanya'da "Der Wandervagel" olarak bilinen bir akım yaşanmıştı. Bu akıma dahil olan gençler, sosyal ve kültürel klüplere karşı durmuş, amatör müzikleri, yaratıcı kıyafetleri ve kamp yaparak seyahat etmeleriyle tanınmışlardı. Nietzsche, Goethe, Hermann Hess ve Eduard Baltzer'den etkilenen bu akımın öncüleri, binlerce Alman gencin ilgisini çekmiş, ve doğaya dönüş ve spiritüel yaşamı baz alarak yeni bir yaşam biçimi oluşturmuşlardı. 20.yy'ın başlarında Amerika'ya göç eden Almanlar, bu akımı da beraberlerinde götürerek inançlarını ve yaşam tarzlarını Amerika gençliğine tanıtmış oldular. "Nature Boys" olarak tanınan bir grup, Kaliforniya çölünde organik sebze ve meyve yetiştirip doğaya dönüş felsefesini yaymaya başladılar. İçlerinde Gypsy Boots'un da bulunduğu bu gruptan bazıları 1967'de Kuzey Kaliforniya'ya doğru yol aldı.



The Beat" jenerasyonu 60'lar kültürüne yol verdi. Beatnik, "beat" kökünden türemişti ve beatnikler hippilerin ataları sayıldılar. Bu "kabile", Allen Ginsberg, Jack Kerouac, William S. Burroughs gibi yaşamın özünün tutkuları takip etmede barındığına ve yaşamı deneyimlemenin var olması gerektiğine inananlardan oluşuyordu. Beat müziği caz, folk ve rock müziği içinde barındırıyordu. "Beatnik" terimi "hippie" kelimesine geçiş yaptı ve Allen Ginsberg gibi beatniklerin çoğu aktif olarak bu grupta devam ettiler. Beatnik teriminin hippie'ye dönüşümü tahminen 1967'de San Francisco Golden Gate Parkı'ndaki "Human Be-In" adlı etkinlikten sonra oldu. Beat'lerden sonra hippilerde oluşan fark: beatler siyaset karşıtı iken hippiler sivil haklar ve savaş karşıtı hareketlerde yer aldırlar. 60'lar boyunca Amerikan folk müziği Cambridge, Massachusetts, New York, Berkeley ve Kaliforniya'da yayılmaya başladı. Nisan 1963'te, Chandler A. Laughlin III, tüm gece boyunca yerli Amerikan peyote (sanrılaştırıcı bir tür kaktüs) ayinine katılan 50 kişilik bir kabile grubu kurdu. Bu ayin, yerli Amerikan spiritüel değerlerini içeren "psychedelic" bir deneyimden oluşmaktaydı. Bu grup, "The Red Dog Saloon" olarak bilinen, Nevada'da bir mekanda çıkmaya başladı. Bu mekanda, dinleyici ve sanatçılar birlikte deneyimlere katılıyorlardı. Bu olay, "Red Dog (Kırmızı Köpek) Deneyimi" olarak anılmaya başlandı. Grupta yer alan George Hunter ve Laughlin, uzun saçları, botları ve farklı giysileriyle ilk hippiler olarak bilindiler. . 1965 yazı bitince, "red dog" deneyimine katılanlar San Francisco'ya döndü ve bu yeni akımı yaymaya başladı. 21-23 Ocak 1966'da, San Francisco'nun Long Shoreman alanında "The Trips Festival" düzenlendi. Bu organizasyona 100.000 kişi katıldı. 1966 Şubatı'na kadar San Francisco psychedelic müziği herkesin kanına girmişti bile! Her yerde organizasyonlar, konserler yapılmaya başlanmışSavaş karşıtı yürüyüşler

Nisan 1965'te, SDS (Demokratik Toplum için Öğrenciler) Washington'da, içlerinde Phil Ochs, Joan Baez ve Judy Collins'in de bulunduğu 25.000 kişilik bir savaş karşıtı yürüyüş düzenledi. 16 Ekim 1965'te, ülke çapında 80 şehirde 100.000 kişi savaşı protesto etti. 1967'ye kadar savaş karşıtı hareket son hıza ulaşmıştı. 10 Nisan Vietnam Haftası'nda ülke çapında bir protesto başladı. 15 Nisan'da ise New York'ta 400.000 kişi bir araya gelerek Vietnam Savaşı'nı protesto etti; ki bu sayı o zamanki Vietnam'da bulunan asker sayısına eşitti. Yürüyüşte Martin Luther King, Stokely Carmichael ve Dr. Benjamin Spock konuşma yaptı.



Erken San Francisco hippilerinden bazıları San Francisco Eyalet Üniversitesi öğrencileri idi. Amerika gençliği San Francisco'ya akın etmeye başlamıştı ve 1966 Haziranı'na kadar 15.000 hippi Haight'e yerleşmişti bile. Haight'teki hippi hareketi "The Diggers" çevresinde yoğunlaşmıştı. Bu getto sokak tiyatrosu grubu, anarşist hareket ve sanat olaylarını özgür şehir yaratmak amacıyla birleştirmişti. 1966 sonuna kadar Digger'lar ücretsiz yiyecek, sağlık ürünleri dağıtan, bedava ulaşım ve barınak sağlayan merkezler açtılar. Bunların yanısıra ücretsiz konserler ve siyasi sanat olayları düzenlediler.
Tarihi buluşma

1967'de, 14 Ocak'ta Amerika Golden Gate Parkı'nda 20.000 hippi bir araya geldi. Monteney Pop Festivali, 16-18 Haziran arasında rock müziğini geniş bir kitleye tanıtarak bu yazı, "Summer of Love" (Sevgi Yazı) ilan etti. Scott McKenzie'nin 'San Francisco' şarkısı tüm Amerika ve Avrupa'da bir numara oldu. Şarkının sözleriyse o dönemin enerjisini yansıtacak ve "Çiçek Çocuklar" ismini tarihe yazdıracaklara yol gösterecekti: "San Francisco'ya gidiyorsan saçına çiçek takmayı unutma..." Binlerce genç saçlarında çiçekler, yollarda insanlara çiçekler dağıtarak San Francisco'ya doğru yollara düştü. Hippiler San Francisco'da "Sevgi Yazı"nı kutlarlarken, Amerika gettolarında "İsyan Yazı" yaşanıyordu. Siyahlar Chicago, Brooklyn, Cleveland, Baltimore, Nevark ve Detroit sokaklarını kapatmıştı ve bu sokaklarda 43 kişi yaşamını yitirmişti. Bu, "Uzun Sıcak Yaz"ın sadece başlangıcı olacaktı. "Sevgi Yazı" sona erdiğinde binlerce hippi San Francisco'dan ayrıldı ve farklı yerlere dağılarak gittikleri her yere alternatif yerleşim yerleri kurarak siyasal ve sosyal eşitlik içerisinde komün yaşam sürmeye başladı. 1970'lerin başında 750.000 kişi, 10.000'in üzerinde komünde yaşamaya başlamıştı. Çervesel etkinliklerde, hippiler ayrıca Greenpeace(Yeşilbarış), Earth First! (Önce Dünya!), Friends of the Earth (Dünya Dostları) gibi organizasyonlar kurdular ve bunları devam ettirdiler.



"Zorunlu askerliğe hayır"

21-22 Ekim 1967'de 35.000 savaş karşıtı Pentagon'da toplandı. Göz yaşartıcı gazlarla geri püskürtülmeye çalışıldılar. Göstericiler Pentagon'un önünde, yüzlerce askerin önünde oturma eylemi yaptılar. Aralık 1967'de "Zorunlu askerliği durdurun" (Stop the Draft) hareketi düzenlendi. 40 ayrı savaş karşıtı grup bu harekete katıldı, ve ülke çapında protestolar düzenlendi. 5 Aralık 1967'de 1000 savaş karşıtı New York memur merkezini kapamaya çalıştı. İçlerinde Allen Ginsberg ve Dr. Benjamin Spock'ın da bulunduğu 585 kişi tutuklandı.

7 Temmuz 1967'de Time dergisi, "Hippiler: Felsefe ve Altkültürleri" adlı bir makale yayınladı. Makalede şunlara yer verilmişti: "Kendine ait olanı yap, nerede ve ne zaman istersen. Her şeyi bırak, terk et. Bildiğin toplumu terk et. Ulaşabildiğin her insanın zihnini değiştir." Skip Stone, bu konu hakkında kendi ideaları için şöyle diyor: "Özgürlük, bu sistemdeki en hakiki erdemdir. Akış seni nereye götürürse oraya git, ve yeni deneyimlere açık ol. Bu, kişisel büyümeyi en üst seviyeye yükseltir."

.

rasputin46-2
02-04-2010, 21:39
EKOLOJİK yapı, sağlıklı bir yapı; doğal malzemelerin kullanıldığı, az enerji tüketen ve bu enerjiyi de doğal güneş ışığı ile elde eden, bakımı kolay ve ekonomik olan yapıdır. Bu yapı bulunduğu ortamın/habitatın özelliğine ve kullanıcının koşullarına göre düşünülmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------


Konstrüksiyonun ve kullanılan malzemenin, toksik maddeler içeren endüstriyel konstrüksiyon malzemeleriyle değil, insanın doğasına uygun sağlıklı malzemelerle yapılması esasına dayanır. Sentetik katkısı olmayan veya minimumda olan doğal malzemeler; doğal taş, ahşap ve ahşap lifi, kil, saman, hasır, keten, kenevir, saz; tamamen yeniden dönüşebilir/kullanılabilir malzemeler kullanılır. Saman balyalarından üretilen konstrüksiyon panoları veya termik izolasyon panoları gibi malzemeler, enerji tüketimini ekonomik düzeyde tutarken, yan ürün ve toksik ürün kullanılmadığından tamamen sağlıklıdırlar.



Duvar havalandırmasının ve izolasyonunun toprak, saman, mantar karışımı gibi doğal bir malzemeyle yapılması, duvar nemlenmelerinin önüne geçer. Selülozla hafifletilmiş silikat panolar da bina içi izolasyonlarda kullanılabilir. Yumuşak ahşap lifleriyle yapılmış panolar, üç kat yerleştirildiklerinde termik izolasyonda başarılı olmaktadır, balmumu ise ahşap yüzeylerin korunması için ekolojik bir çözüm oluşturur. Üretimi oldukça kolay olan keten tohumundan elde edilen keten yağı ise doğal boyaların ana bileşenidir.

Doğal boyaların üretiminde, bitkisel yağlar, reçineler, kireçle birleştirilen balmumları ve doğal pigmentler kullanılır. Bu karışıma bazen turunçgil kabukları da eklenebilir. Aynı şekilde kenevir, kaliteli lif yapısıyla doğal malzeme üretiminde kullanılabilir.

Malzeme seçiminin yanısıra planlamada ele alınması gereken önemli noktalardan biri de “havalandırma” ve “gün ışığı”dır. Hijyen bir ortamın ışığı, havayı ve güneşi içeri alması gerekir.

Pasif güneş ışığından yararlanabilmek için çatılar doğu-batı yönünde konumlandırılmalı, yapının en geniş cephesi güneye yönlendirilmelidir. Kuzeye yönlenmiş bir yapı, güneye yönlendirilmiş bir yapıya oranla yüzde 30 daha fazla enerji tüketir. Tam güneye yönlendirmenin mümkün olmadığı durumlarda, güneye 20° ye kadar bir açı uygun olabilir.
Güney cephesindeki cam alan ise, cephe alanının minimum yüzde 40’ını, maksimum yüzde 60’ını oluşturmalı. Güneye yönlenme, sadece daha az termik enerji tüketimi için değil, aynı zamanda “gün ışığı” alması açısından da önemli. Doğal gün ışığı hormon düzenleyici olduğundan, insan psişizminde direk etkileri vardır.
Ekolojik mimaride geri dönüşümlü karton, ahşap ve izolasyon malzemeleri, cam, ses izolasyonunda geri dönüşümlü kauçuk plaklar, kağıt ve pamuk atıklarından yapılan karton panolar, kullanılmış yünden yapılan keçeli izolasyon bantları kullanılır..

Ekolojik yapılarda temiz enerji/doğal enerji kullanımı da çok önem taşır. Sera etkisinden sorumlu CO2 gazı üreten ısıtma ve enerji teknikleri değil, bu etkiyi en az yüzde 70 azaltan ve aynı zamanda ekonomik olan güneş enerjisi tekniği kullanılır. Buna paralel olarak yapı, güçlendirilmiş termik izolasyonla donatılır ve konstrüksiyon teknikleri de enerji tasarrufu bağlamında düşünülür. Güneş enerjisi sayesinde eko-yapılar, “enerji tüketicisi” durumundan “enerji toplayıcısı” durumuna dönüşür.

Uzun vadeli bir perspektifte yapı yapmak kuşkusuz eko-mimarinin asıl konsepti/amacıdır. “Sürdürülebilir gelişme” amacına sahip ekolojik mimari için “sürdürülebilir yapı”lar oluşturmak önemlidir.

Yeryüzünün yakın gelecekte tükenecek olan sınırlı doğal kaynaklarının geri döndürülmesi felsefesiyle ve bunun, öncelikle “yaşam tarzı” olarak benimsenmesi görüşüyle yola çıkılmalıdır.

Ekolojik mimari bugün tek ev, eko-siteler veya eko-kentler bağlamında tartışılmaktadır. Doğal ortamda, bahçeler içinde bir ekolojik ev ile, mevcut yapı dokusunun oluşturduğu ve sürekli nüfus artışının yaşandığı kent ortamlarındaki ekolojik mimari farklılık taşır. Ekolojik yapı ve doğa arasındaki ilişkiler ağı, ekolojik tarımda veya ekolojik bahçelerde, bitkilerin doğa ile ilişkilerini “permakültür” bilgi ve felsefesiyle kurmuş olmasına benzer. Permakültürde bitkilerin yaşamları boyunca, hem doğayla, hem doğa olaylarıyla, hem de çevrelerindeki bitkilerle, “ortaklık”, “çeşitlilik” yoluyla kurdukları “symbiotic”(1) ilişki sayesinde “adil bir döngü” oluşur. Aynen bitki, hayvan, böcek, kuş, güneş ve ay hareketlerinin permakültürdeki uyumu gibi, eko-mimari için de böyle bir felsefe söz konusudur.

Ekolojik mimari, ekolojik çevre ve ekolojik yaşamın bulunduğu ortam koşullarında aynı “adil döngü”yü sağlayabilecek şekilde oluşturulmalıdır.

Eko-kentler
Ekolojik mimaride binaların bulunduğu ortamdaki (köy, kasaba, şehir, vs.) dokunun sağlıklı nefes alıp vermesi için, binaların ve dış mekanların ekolojik yapılanmasının yeniden düşünülmesi gerekliliği vardır. Doğal enerji tüketen, atıklarını ve atıksuyunu değerlendiren, doğal malzeme ile tasarlanmış bir binanın çevresine katkısı tabii ki olacaktır; ancak aynı binanın, diyelim ekolojik yaşam koşulları oluşmadığı mevcut bir dokuda; dış kapısının önünden başlayarak, diğer binalarla ve dış mekânlarla uyumu, ilginç bir biçimde “mümkün” olamayacaktır.

“Yaşanabilir” bir çevre ve “yaşanabilir” barınaklardan tam anlamıyla verim elde edebilmek için bu iki olgunun permakültür felsefesine (2) uygun bir ilişki türü geliştirmesi gerekiyor.

Ekolojik bir kent oluşumu örneği geliştirmek istediğimizde karşımıza çıkan peyzajda bazı noktaları farkedebilmeliyiz:

• Kentte bisiklet/yaya/toplu taşımacılık planlamalarının ağırlık kazandırılması ve motorlu taşıt/otopark sorununun tersten başlayarak en aza çekilmesi,

• Resmi ve özel tüm binaların ve yerleşim birimlerinin doğal enerjilerle bağlantılarının sağlanması ve katı atık ile atık sularının dönüşüm mekanizmalarının organizasyonu,

• İklime, topoğrafyaya ve çevreye uygun ağaçlandırma, biyolojik kent alanları, ekolojik park ve semt bahçelerinin planlanması, okul avlu ve bahçelerinin ekolojik düzenlemelerinin yapılması,

• Okul ve eğitim/öğretim birimlerinde ekolojik yaşam ve ekolojik çevre ile permakültür felsefe öğretilerinin organizasyonu,

• Tüketim alışkanlıkları konusunda doğayla uyumlu alış-veriş: her türlü ikinci el pazarının oluşturulması, (mimari, sokak, meydan, park, malzeme, giysi, ev eşyaları, kitap, oyuncak, bisiklet, vs.),

• “Yeniden dönüşüm” projelerinin geliştirilmesi ve kâğıt, cam, metal, plastik maddelerin organik çöplerden ayrışmasının, yeniden kazanımının sağlanması,

• Kompost yapımının semt ve bina ölçeklerinde çözülmesi,

• Ortak semt alanlarının yaratılması (çamaşırhane, dükkân, atölyeler, rekreasyon ve çok amaçlı alanlar, okul, hastane ve kurum binalarının ekolojik çevre ve ekolojik yaşam planlaması içinde aktif katılımlarının sağlanması...)

Ekoloji, sınır tanımayan evrensel bir kavram, ancak ekolojik yaşam, ait olunan coğrafyanın koşullarına göre oluşuyor ve böylece kendi kendini doğrulayarak bioçeşitliliği sağlıyor. Bu farklılıkların arasındaki ortak payda ekolojik duyarlılık, kabul edilmeyen ise savurganlık, durağanlık ve hayal gücü eksikliği...



1. Symbiotic : ortakyaşama değin

2. Doğadaki her elemanın/canlının tüm ihtiyaçlarının doğal sistem içinde karşılanması permakültür felsefe, “doğa”nın model alınarak, ona bakıp gözlemleyip her eylemin mevcut doğal döngüyü izlemesi esasına dayanır.

Kaynaklar

Éco-logis « la maison à vivre », Thomas Schmitz-Günther

rasputin46-2
02-04-2010, 21:57
Ekolojik mimariye göre dikkat edilecek en önemli noktalar ise, evin yapılacağı konum ile yapım sırasında kullanılan malzeme. Bugün yazın kavrulan ve kışın ise ısıtmak için küçük bir servet ödediğimiz evler yerine daha yaşanabilir bir ev yapmak aslında düşünüldüğü kadar zor değil. Yapacak olduğumuz evin yeri ve konumu çok önemli. Çevremizde bulunan eski yerleşimleri incelediğimizde, onların bugünkü düz alanları n aksine, hep yamaçlarda yapıldığını görürüz. Bunun sebebi, kış aylarında soğuk hava kütlesinin, yaz aylarındaysa sıcak hava kütlesinin çukur ve düz alanlarda toplanmasından kaynaklanıyor. Eğer eski insanlar gibi şehirlerimizi düz ovalar yerine yamaçlarda kurmuş olsaydık, rüzgarlar nedeniyle yaşadığımız alanlarda devamlı bir hava akımı olacağı için çok sıcak ve çok soğuk iklim şartlarında bile evimiz daha serin ve ılık olacaktı.



Evlerin yeri ile ilgili ikinci önemli noktaysa bakı. Günümüzde evlerimizi inşa ederken yaptığımız en büyük hatalardan birisi de evin bakısı. Çünkü bizler şimdilerde evlerimizi ışığın ve rüzgarın geliş yönünü dikkate almadan genellikle manzara yönünde yapıyoruz. Böylece yakınında bulunduğumuz denizi, ormanı veya doğal bir güzelliği görmek için kapı ve pencerelerimizi bazen soğuk havanın geldiği kuzey yönünde bile yapabiliyoruz. Böylece evimiz kış aylarında soğuk oluyor ve onu ısıtmamız güçleşiyor. Evlerin konumunun iyi ayarlanması dışında ikinci bir özellikte evin kapı ve pencerelerin büyüklüğü. Öncelikle evimizin kapı ve pencerelerinin kuzeye bakmaması gerekiyor. Güneye bakan kapı ve pencereler bu yönden esen ılık rüzgarlar nedeniyle evin kışın ılık yazın ise serin olmasını sağlıyor. Pencerelerin büyüklüğü ve yerden yüksekliği de çok önemli. Özellikle pencerelerin boyutlarının küçük olması ve yerden yüksekliğinin gelen güneş ışınlarına göre ayarlanması gerekiyor. Özel bir yükseklikte yapılan pencereler, yaz aylarında dik açıyla gelen ışığın içeri girmesine engel olarak, kışınsa eğik gelen ışınların içeri girmesine imkan vererek ısınmayı sağlayabiliyor. Evi yaparken kullanacağımız malzeme de oldukça önemli. Günümüzden 2000 yıl önce çimento olmadığı için, taşlar çamur ile birbirlerine yapıştırılıyordu. Bu yapıştırıcıyı kuvvetlendirmek içinse, çamurun içine keçi kılı ve yumurta ekleniyordu. Böylece elde edilen harç daha sağlam, daha uzun ömürlü ve yalıtım gücü daha yüksek oluyordu. Bugünse bu karışımın yerine çeşitli gözenekli maddeler kullanarak ısı yalıtımı ve dayanıklılık artırılıyor. Taştan yapılan evlerin bir avantajıysa taşın yazın serin olması ve kışın sıcak olması.



Doğal klimalı bir evi tamamlayan en önemli özellik, iyi düzenlenmiş bir bahçe. Evimizi kışın kuzeyden gelen soğuk rüzgarlardan korumamız için onun kuzey bölümüne herdem yeşil, yani yaprak dökmeyen çam, selvi, göknar, sedir gibi ağaçlar dikmemiz gerekiyor. Bu herdem yeşil ağaçlar evimizin arkasında bir bariyer görevi yaparak evi kışın kuzeyden esen soğuk rüzgarlara karşı koruyor. Evimizin güney kısmınaysa meşe, ceviz, incir, dut gibi yaprak döken ağaçlar dikerek yazın gelen kuvvetli ışınları keserek evimizin önünün gölge ve serin olmasını, kışın ise yapraklarını dökerek güneş ışınlarının eve ulaşmasını ve evin ısınmasını sağlayabiliriz. Tüm bunlara ek olarak evlerimizin dış cephesini beyaza boyayarak yazın dik gelen ışınların yansıtılmasını sağlayarak daha serin kalmasını başarabiliriz.

rasputin46-2
02-04-2010, 22:03
Daha 10 yıl öncesine kadar ekolojik binaların getirdiği ek maliyet % 20 seviyesinde iken, günümüzde bu oran % 1- 9 arasında seyretmeye başladı. Bunun en önemli nedenleri arasında, yükselen enerji maliyetleri ve ekolojik binaların işletme verimliliğinin geliştirilmesi yer alıyor. Alışılagelmiş sistemlere göre ekolojik binaların ilk yatırım maliyetleri biraz daha yüksek olsa da, uygun bir seçenek olarak ortaya çıkıyor.

Ekolojik binalarla geleneksel binalar arasındaki farkın azalması, ekolojik binaların devrinin yaklaştığının bir işaretçisi. Ekolojik malzeme pazarının genişlemesi, bu alanda eğitimli tasarımcı sayısının ve ekolojik yapılar üzerine uzmanlaşan yatırımcı ve müteahhit sayısının artmasıyla ekolojik yapıların maliyetleri düşmeye başladı.

ABD’de ‘ekolojik yapı malzemeleri’ pazarında, Amerikan Ekolojik Yapılar Konseyi (USGBC) verilerine göre 7 milyar dolar ile geçtiğimiz yıla göre % 37’lik bir büyüme gerçekleşti. Sektörün büyümesi ve uzmanlık alanının derinleşmesiyle birlikte yapıların maliyetleri de düşmeye başladı.

Ekolojik bir binayı tasarlarken önemli olan tasarım elemanlarını birbiriyle bütünsel bir biçimde kullanabilmek. Örneğin ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme sistemlerine yapılan yatırımı, yerel bitkiler kullanarak yapılmış peyzaj düzenlemesi ve biriktirilen yağmur suyundan sağlanan sulama gibi önlemlerle dengelemek olası.

İşletme giderleri açısından bakıldığında ise, bir binada inşaat maliyetini artırıcı unsurlar olarak görülen birinci sınıf giydirme cephe ve ekstra izolasyonun, kullanım sırasında kışın sıcak havayı içeride tutması, yazın da güneş ışınlarını yansıtması nedeniyle, daha küçük bir ısıtma ve soğutma sistemi kullanmaya olanak tanıması örnek olarak gösterilebilir. Binanın ömrü boyunca kullanım maliyetleri hesaplandığında, enerji tasarrufunun yanısıra işletme giderlerinin de düşeceği görülebilmektedir.

Madalyonun diğer yüzünde ise ekolojik binaları kiralayanların elde edebileceği kazanımlar bulunuyor. Şirketler, çalışanlarında başağrıları ve solunum yolu hastalıklarına neden olan sağlığa zararlı yapı malzemelerini içermeyen ekolojik yapıları, daha sağlıklı ortamlarda çalışmaktan kaynaklanacak verim artışı nedeniyle tercih ediyorlar. Amerikan Çevre Koruma Ajansı tarafından yapılan bir araştırma, sağlıksız binaların neden olduğu hastalıklar ve verim kaybı nedeniyle meydana gelen işgücü kaybının maliyetinin yılda 180 milyar doları bulduğunu ortaya çıkardı.

Bu verilere dayanarak, 1970’lerde hizmete açılmasının üstünden henüz beş yıl geçmeden ‘sağlıksız bina’ olarak etiketlenen Texas Üniversitesi Hemşirelik Okulu, 2004 yılında 42 milyon dolarlık yatırımla, ekolojik bina prensipleriyle yeniden inşa edildi. Yaklaşık 18 bin metrekarelik alanıyla 8 katlı olan bina ülkenin en büyük ekolojik binalarından biri olurken, geleneksel metotlarla yapılmış bir projeye göre sadece % 4 daha pahalıya maloldu. Ancak aynı bina işletme ve bakım giderlerinde % 65’lik bir avantaj sağladı. İnsanlara çalışmayı tercih edecekleri yeşil ve güzel mekânlar sunmak da işverenler tarafından çalışanlarına karşı güzel bir yaklaşım.

Ekolojik binaların tercih edilmesinin bir diğer nedeni de sürdürülebilirlik kriterlerinin etkin olması nedeniyle finansal kiralamaya (leasing) uygunluğu. Bu eğilimin devam etmesi durumunda, sürdürülebilir binalar alışılagelmiş binalara oranla daha çabuk ve daha yüksek fiyatlara kiralanabilecek. Ayrıca 20 yıllık bir binaya metrekaresi 15 dolardan yerleşip, ek olarak elektrik giderlerine 5 dolar ödemek yerine, ekolojik bir binanın metrekaresine 16 dolar ödeyip elektrik giderleri için 1 dolar ödemek herkese daha mantıklı gelecektir. Çalışanların da sağlıklı bir binaya yerleşmesi bu durumun bir diğer avantajı.

rasputin46-2
08-04-2010, 07:54
geleceğe fantastik bakış...vergi barışı kapsamında 7.1 milyar usd gelişinin usd tl etkisi görülmeye başlandı...bu daha başlangıç ...ilk adım...daha çok sermaye gelicek....dönem dönem büyük sermaye kendine merkez olarak büyük şehirleri seçiyor ...ve geliştiriyor...londra...new york...hong kong... sıra istanbulda....yeni başlıyoruz...şu anki konjoktür bozulmazsa...önümüzdeki yıllar emlak sektörü açısından çok olumlu gelişmelere gebe...yeni yapılmış dediğiniz binalar ve projeler yıkılacak ve yeniden yapılacak...şehir planlamaları tamamiyle değişecek...istanbul şantiye ve yap boz tahtasına dönücek...büyük semaye sahipleri....kendi ülkelerinde yaşamak yerine istanbulda yaşamayı tercih edicek...iyi lokasyonlarda yerler ..kimsenin tahmin edemiyeceği şekilde değerlenicek...bu bölgelerde oturanlar fiyat artışları nedeniyle yer değiştirecek...türkiye bölgede ve dünyada güvenli bir liman olucak...bunun hukuki zemini hazırlanıcak.... değişim ve gelişim bu nedenle....

rasputin46-2
11-04-2010, 09:57
her ne kadar gayrimenkul fiyatlarının artacağından bahsetsekte ....hala bir çok satılık ev var.....tapon olmıyanlar hızlı satılmakta ama diğerleri malesef....seçiçi olun....emlakçıların dolduruşuna gelmeyin....fiyat şişikliğine aldanmayın.....önemli olan size maliyeti uygun....iyi bir ev almak....yoksa gidin iş c alın daha akıllıca....fiyatlar artacak diye içinize sinmeyen bir evi almak zorunda değilsiniz ...bunu unutmayın.....bölgelere dikkat....arsanın bol...yeni bir çok projenin yapıldığı ...yapılacağı bölgelerde fiyatlar artmamış...nispeten düşmüştür....örnek bahçeşehir.....ancak florya...yeşilyurt ...yeşilköy gibi arsanın sınırlı olduğu bölgelerde fiyatlar katlıyarak artmıştır....bundan sonrada artıp artmıyacağını konjektur ve deprem belirliyecektir....kemerburgazda hızlı prim yapan bölgemizdir....ancak eskiden istanbul çöplüğü olduğu için...deprem kadar tehlikeli çöplük patlaması riski var....patladıktan sonra gündeme medya tarafından getirilir....

rasputin46-2
12-04-2010, 07:40
kemerburgaz ...gökturk...aytek evleri....göktürk beldesini dolaşırken aytek evlerine uğradım...şirketin hala elinde satışta 3-4 adet evi var...emlakçı aracılığıyla gitmeyin...satış ofisine aracısız gidin..gereksiz komisyon ödemeyin...ünlü mimar han tumertekinin imzası var...hissetiklerim....feng shu ve zen felsefesinin izlerini taşıyor....bahçe alanı büyük...2+1 ve üst dubleksler gezdim....bahçe dublekslerinde kendinize ait bahçeniz var....salonlar küçük...dış cephe boyaları sitenin dökülmeye başlamış...bahçe peyzajı iyi...fiyatlar üst dublekslerde 550 usd..,.2+1 350...usd....ofiste alıcılar ve ikinci elde satışlar gördüm...satış elamanları güleryüzlü ve profesyoneldi....fiyatları eurodan usd çektiklerini ve düşürdüklerini söyledi....normal daireli bloklar ve alt ve üst dubleksli binalardan oluşmakta..site sakinleri profili eğitim düzeyi yüksek ve üst düzey yönetici..ancak siteyi ve evlerin iç mimarisini çok beğenmedim...daha uygun fiyata daha yeni...farklı mimarili siteler var...site hakkında teknik ve genel bilgiler...

Kemerburgaz Ay-Tek Evleri'nin temel özelliği dizi evler halinde oluşu. Daha fazla açık alan oluşturmak amacıyla sıra evler yapılaşması tercih edildi. Yapılar ve yeşil alan birebir oranda, 25.000 m2lik yapı alanına karşın 24.000 m2 yeşil alan var.

Ay-Tek Evleri'nde yakındaki ve uzaktaki yeşillikle İçice bir yaşam sürülüyor. Sıra evler tarzı mimariyle bir arada yaşayan ancak birbirinin içine düşmeyen evlerle, uygar komşuluk birimleri oluşturuluyor...

Kemerburgaz - Göktürk Beldesindeki Kemerburgaz Ay-Tek Evleri, Türkiye'nin ünlü mimarlarından Han Tümertekin'in imzasını taşıyor. Ay-Tek Evleri, modern ve sade çizgileri yansıtan minimalist mimarisi nedeniyle doğallığı ön planda tutan, ferah ve aydınlık mekanlarıyla dikkat çekiyor. Yere kadar uzanan doğramalar, geniş pencereler, Fransız balkonlar ve alışılmışın üzerindeki tavan yüksekliği mimari tasarımın ilk bakışta dikkat çeken özelliklen arasında.

Ay-Tek Evleri Teknik Bilgiler

Ay-Tek Evleri'nde hiçbir detay rastlantı değil...

Ay-Tek Evleri'nde çelik çatı estetik ve hatif : Ay-Tek Evleri'nin her noktası en ince ayrıntısına kadar hesaplandı. Kullanılan çelik çatı sistemi, çatılarınızı çok daha dayanıklı bir hale getirirken aynı zamanda daha estetik bir görüntü sergiliyor. Eğri çatı stili, üst kat tavanlarında yumuşak geçişler sağlıyor. Çatıda kullanılan çeliğin hafifliği dolayısıyla binaya düşen yük azalıyor... Odalar daha geniş ve ferah, evler daha güvenli hale geliyor.

Tüm riskler kontrol altında...

Ay-Tek Evleri'nde deprem güvenliği : Betonarme karkas sistemi ve entegre çelik konstruksiyonlarla yapılan Ay-Tek Evleri'nin her noktası depreme dayanıklıdır. Evlerde, hazır beton üretiminde dünya lideri olan Latarge firmasının beton ürünü kullanılmıştır. Betonarme hesaplan Göktürk Beldesi'nin 3. derece deprem bölgesi olmasına rağmen, 1. derece deprem bölgesine göre yapılmıştır.

Ay-Tek Evleri'nde 24 saat güvenlik : Yaşanacak her evde olması gereken her şey Ay-Tek Evleri'nde standart. 24 Saat site güvenliği, kontrollü giriş-çıkışlar ve her evde standart alarm sistemiyle Ay-Tek Evleri'nde içiniz her zaman rahat olacak.

Ay-Tek Evleri'nde elektrik güvenliği : Ay-Tek Evleri'nde olabilecek elektrik kesintilerinde evlerin tüm enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere ithal ABB marka jeneratör bulunmaktadır. Ayrıca ana trafo da ithal ABB markadır. Elektrik panosu ve anahtarlı otomatik sigortalar ithal Merlin Gerin markadır. Evlerde koruma topraklaması tesisatı ve herhangi bir arızada gerilim altında kalmasına karşı bütün madeni aksamlar topraklanmıştır. Aynca tüm ıslak hacim priz hatları pano içerisine koyulmuştur. Kaçak akım röleleriyle tüm evler, kaçak akımlara karşı korunmuştur. Ay-Tek Evlerinde yıldırıma karşı paratoner sistemi kurulmuştur.


Ay-Tek Evleri'nde ses ve ısı izolasyonu : Ay-Tek Evleri'nde daire içi katlar arası ses ve ısı izolasyonu sağlamak için yüzer şap uygulanmıştır. Yüzer şap; yer kaplaması ile betonarmenin özel sytrapor ile birbirinden ilişkisinin kesilmesidir. Sytrapor şapın altına konularak ısı ve ses geçirimsizliği sağlanır. Böylelikle komşu daireler arasındaki ses problemi de ortadan kalkmış olur. Yurt dışında yüksek kalitedeki yapılarda kullanılan yüzer şap uygulaması. Ay-Tek Evleri'nde standart...

Dış ve iç duvarlar YTONG marka gazbelon malzeme ile özel yapıştırıcı kullanılarak inşa edilmiştir. Dış cephede ve iç mekanlarda Latarge Entegre çimento ve alçı esaslı hazır sıvaları kullanılmıştır. Isı kaybı hesaplan yapılarak gerek duyulan dış duvarlara 3 cm ekstrude styrapor kaplanarak ısı yönetmelik hükümleri sağlanmıştır. Bodrum dış duvarları betonarme perdedir. Duvariann su izolasyonu binayı temelin altından itibaren iki (3+2mmJ) Yalteks marka membran kullanılarak yapılmıştır.

Ay-Tek Evleri İletişim Bilgisi

Adres : Merkez Mah. Şen Sok. Göktürk Beldesi / Kemerburgaz /İstanbul
Tel.: 0 212 322 20 15
Faks: 0 212 356 43 91
Web Sitesi : www.aytek.com
E-Posta : irtibat@aytek.com

rasputin46-2
12-04-2010, 07:57
kemerburgaz göktürk beldesinde yatırımcı profili...ulus , etiler nişantaşından gelenler çoğunlukta...yarısı musevi kökenli...enterasandır ankaradan gelenlerde çok fazla...%30 ankaralı....büyük bir ihtimalle siyasi ve bürokrattır....

rasputin46-2
13-04-2010, 15:03
doğa meşe park evleri ; bizim kokoyla beraber göktürk beldesinde dolaşırken....dikkatimizi çeken şeylerden birisi göktürk beldesinin ıssızlığıydı...sokaklarda pek insan gözükmüyor...kafeleri alış veriş merkezleri boş.... pazar günü dahi olsa bahçeşehirde kafeler geç saatlere kadar doludur....dikkatimi bir emlak şirketi çekti...STIRLING ACKROYD....beraber içeri girdik...ingiliz menşeyli bir şirketmiş....büyükmüdür...ufak bir köyün ,kasabanın şirketimidir bilmiyorum....neyse yüksel beyin elinde olan doğa meşe park sitesinde çatı dubleks bir daire görmeye gittik.....270-300 m2 büyüklüğünde bir daire ....çatı kullanımıda size ait olduğundan 100 m2 bir terası var...bu arada komşular hakkında yüksel beyden bilgi aldık...musevi cemaatinin tercih ettiği bir siteymiş.yaz geceleri ortak büyük bahçede parti organizasyonu yapılıyormuş.....kıyasladığımızda aytek sitesinden daha güzel.... daire toplam alanı ve salonu kıyaslanmıyacak şekilde büyük...daha düzgün mimariye sahip bir siteydi...fiyatlarda aytekle aynıydı...gördüğümüz oturacağımız ...oturmak isteyeceğimiz bir daireydi....mal sahibi acil paraya ihtiyacı olduğundan..benzerlerine nispetle daha uygun fiyata satılığa çıkarmış....göktürk beldesini araştırmaya devam edeceğiz...

rasputin46-2
15-04-2010, 14:38
kemerlife21 dünyaca tanınmış mimarımız EMRE AROLAT a ait...bir çok uluslararası alanda ödül sahibi hocamızın projesi...aynı zamanda kemerlife 22 imzası var...2+1 lerin fiyatları aytek göre daha düşük..dairelerin iç kullanımı iyi...feng shu gözetilmiş....mimari konsept çok farklı...her zaman için kolay satılabilir ve paranızın değerini korur....prim yapabilir...ayrıca kemerlife22 ve emre arolatın imzasını taşıyan projeleri tavsiye edebilirim...bu projelerde konuta bakış açınızın değişeceğine eminim....şimdiye kadar mağara devrinde yaşamışız...

rasputin46-2
15-04-2010, 23:00
bir sene önce görüp....söylemiştik...bugünkü hürriyetin haberi...Bir zamanlar ev sahipliği yaptığı mezbaha nedeniyle kimsenin geçmek dahi istemediği Sütlüce, şimdi gayrimenkul yatırımcılarının en gözde mekanlarından biri oldu. Ardı ardına yükselen otel, iş merkezi ve konut projeleri ile son birkaç yılda çehresi bir anda değişen İstanbul’un bu tarihi mekanına, iş dünyası ve sanat camiası yatırım için koşuyor. Bölgede arsa toplayan gruplar arasında Koç, Demirören ve Ulusoy gibi devler de bulunuyor.

rasputin46-2
22-04-2010, 15:57
ben bunu söylemiştim demekten ...sıkıldım ama....bunu da bir sene önce dolar 1.75 deyken söylemiştim... dün bloomberg haberine gözüm takıldı ...imf gelişmiş ülkelerin paralarını değerini düşük tutmalarının ihracatları için uygun olduğunu söylemekte....olayın bütününü görmek...detay uzmanlarının yaptığı gibi ....detaylara takılmamak....yapılacak yatırım stratejisinde her şeyi kabak gibi ortaya çıkartmakta....

rasputin46-2
22-04-2010, 16:22
cnbc-e...bu saatlerde eli cebinde...takım elbiseli...muhtemelen yaptığı her yorumda yanıldığı halde ...ekrana çıktığına göre torpilli...soyadı şahinözmüş...ben bu adam çıktığı zaman tv sesini kısıyorum...tek eli cebinde yorum yapıp... yırtınmasına ...kasılmasına hasta oluyorum...sesi kısınca daha faydalı oluyor...dolar 1.55 deyken 1.70 çığırkanlığını yapıyordu...salla....evladım salla...gören biliyor desin...

murcomas
23-04-2010, 01:58
florya meneksenin imar durumu hakkinda bilgiye sahipmisiniz ileriye donuk sizce yatirim yapilabilinirmi.yazilariniz icin tesekkurler

rasputin46-2
23-04-2010, 08:52
....menekşede yerinizmi var yada almayımı düşünüyorsunuz bilmiyorum....halihazırdaki imar durumunu belediyeden öğrenebilirsiniz...geleceğe ait durumuda...İBB sorabilirsiniz..1.100.000 lik planlarda şehrin gelişiminin nerelere olacağı öngörülüyor...hedeflenen nedir...yoğunluk nerelere olacak...genel bir bilgiye sahip olabilirsiniz....menekşe olarak değil...ancak küçükçekmece gölü olarak baktığımızda...ciddi projeler hayata geçirilecek...menekşede gölün ...denizle birleştiği yer olarak etkilenecektir... (Küçükçekmece için Ken Yeangın projesi seçildi ve onaylandı. Ken Yeangın projesinde Küçükçekmeceye yapılacak plan, ekoloji ile şehir hayatı arasında denge kurarak,eko sisteme zarar vermeden bir şehir ortamı yaratmayı hedefliyor. Trafik ekosistemin dışında tutuluyor. Daha fazla geçirgen yaya geçişlerinin öngörüldüğü,sakin bir şehir hayatı planlanıyor. Parklar ve servis yolları ağırlıkta olacak.Karayolları gizlenecek. Proje doğaya ve yayaya değer veriyor. Yeşil donatıalanları, otopark, park alanları, marina, 7 yıldızlı bir otel ve aquapark yeralacak.

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında ise gölün güneyinde oluşturulacak iç ve dış kumsallar ile turizm ve rekreasyon alanları oluşturulacak. Kayabaşı, Ispartakule, Altınşehir,Yarımburgaz, Ayazma, Güvercintepe ve Şahintepe konut gelişme alanları. Yanitoplu konut inşa edilecek bölgeler. Özellikle Kayabaşı bölgesine uydukentkurulacak. Küçükçekmece gölünün ekolojisi korunacak. Olimpiyat koyunungüneyinde yeşil alan bölgesi oluşturulacak.)

rasputin46-2
26-04-2010, 13:42
çukurcumada gizemli ev...galata civarına yoğun talep sebebiyle...pazar günü....koko ve pek muhterem hacı tayfun abimizle beraber rotayı bu yöne çevirdik...sabah kahvaltıyı karaköyde güllüoğlunda yapıp...tünelden.......galataya çıktık...istiklalde bir süre dolaştıktan sonra.....çukurcumaya inmeye karar verdik...çukurcuma antikacılarıyla meşhurdur...bu sokaktaki binalar...el değiştirip yeni sahipleri tarafından restore edilmekte...tarihi binalar bulunmakta...burada dolaşıp binaları incelerken...bir taraftan antika eşyaların ...eski sahiplerinin enerjilerini üstünde yansıtıp yansıtmadığını tartışıyorduk....bir binanın önüne geldiğimizde satılık ilanı gördük....tam ilanın üzerindeki numarayı ararken...sonradan isminin halil bey olduğunu öğrendiğimiz...mesleği antikacıymış...yaşlı bir abimiz kapıyı açtı...satılık daireyemi bakıyorsunuz dedi...evet deyince...mal sahibi bayan içeride görmek isterseniz buyurun dedi...100-120 yıllık bina....birinci dünya savaşını...ingiliz işgalini görmüş ....... taş basamaklardan dördüncü kata çıktık...binanın girişindeki boyalar silince ...altından 100 yıllık resimler ortaya çıkmış...buram buram tarih kokan içinde geçmiş dönemlerde yaşanmışlıkları saklıyan gizemli bir yer burası....mal sahibi bayan...sattığı daire kadar gizemliydi...daire 200 m2..balkonlar hariç...içeride çok kıymetli...fiyatları ciddi rakamlar edebilecek antika eşyalar vardı...dairede altı oda vardı...tavan yüksekliği 3 metre...tavanlara eski ingiliz sahibinin yaptığı resimler vardı..yerlerde döşeme meşe ve çam ağacıydı..binadaki komşular mimar ...ressam ve italyan leventenlermiş..mal sahibi bayanın baba tarafı macar...anne tarafı rus kökenliydi...kendisi mimar ve feng shu uzmanıymış...hayat çok garip..biz mimaride feng shu incelerken...bir hafta sonra feng shu uzmanıyla karşılaştık...halil beyde antika uzmanı ve tamircisiydi aynı zamanda bu bayanın yanında çalışmaktaydı....böylece yeni ve tesadüfen tanıştığımız insanlarla yaklaşık üç saat kesintiz süren..hoş..keyifli bir sohbete daldık...feng shu da.. eve feng shu pusulasıyla bakılıyormuş...yanlarında olmadığı için gösteremedi...ancak kolye gibi bir şey çıkardı....iyi enerjinin olduğu yerlerde kolye dairesel dönmeye...kötü enerjının oldu yerlerde...sağa sola zig zag çizmeye başladı...bayan aynı zamanda astrojide okumuş...hafif başım ağrıdığını söyleyince ..hiç üşenmeden ,sıkılmadan ..20 dakika başıma ...masaj yaptı...biz ne için gelmiştik...bir de masaj yaptırdık...birbirlerimize telefon vererek...bir daha görüşmek üzere o gizemli evden ayrıldık...evden etkilenmiştim ama o evde ve binada geceyi geçirmek biraz yürek ister...

rasputin46-2
30-04-2010, 13:06
Pekin Belediyesi, artan emlak fiyatlarına
önlem amacıyla her aileye yalnızca bir ev satın alma hakkı tanıyarak, emlak
alımını sınırlandırdı.
Çin Haber Ajansı'ndaki habere göre, emlak sektöründeki yükselen fiyatları
durdurmak için Pekin Belediyesi sert tedbirler alacağını açıkladı ve kendi
bölgesinde her aileye yalnızca bir ev satın alma izni vereceğini bildirdi.
Çin medyasında yer alan haberlere göre, belediye ayrıca, bankalardan üç
veya daha fazla emlak sahibi olan ya da Pekin'de ikamet etmeyen ve en az son bir
yıldır vergilerini ödediğini ispatlayamayan kişilerle yapılan kredi anlaşmalarını
durdurmalarını istedi.

AA

rasputin46-2
03-05-2010, 09:46
cmts günü bizim kokoyla beraber...sinpaşın küçükçekmece gölü sonundaki bosphorus city projesine gittik..etraf gecekondu ve çirkin yapılaşmalar vardı....projenin ortasında suni uzun ince gölet...hemen etrafında villalar ve kısa katlı binalar ...arkalarında yüksek binalar....çakma boğaziçi yapmaya çalışmışlar....projeyi bogazdaki semtlere göre isimlendirmişler...inşaat devam ediyor....şantiyeye sokmuyorlar...kağıt üzerinden pazarlıyorlar...fiyatlar yüksek...satış ofisi kalabalıktı...satış ofisini tepeye kurduklarından....projeyi kuşbakışı görebilirsiniz.....projeyi değerlendirmem...ana girişin sol tarafında yüksek binalarda...en üst katlardan...2+1 ,1 +1 alınabilir...böylece hem güney cepheniz olur...deniz ve küçükçekmece gölünü görebilirsiniz...hemde projeye hakim konumda olursunuz...villaları...yalıları kesinlikle tavsiye etmiyorum....yüksek binalar nedeniyle güneş ışınlarını alamıyacaksınız...cepheleri yüksek binalarla çevrili....o kadar paranız varsa..ve villada yaşamak istiyorsanız..alkent 2000 ve toskana vadisini tercih edin....daha az paranız varsa eston deniz...ardıçlı evler ve bahçeşehirdeki.(.1.kısım..)..tercih edilebilir..sinpaş projesine eksi not veriyorum...bu benim tercihim...ama satış ofisi çok kalabalık olduğuna göre...herkesin bildiği...benimde bilmediğim bir özelliği var demekki...

rasputin46-2
03-05-2010, 11:24
...projeden veya banka kredisiyle girenler....total fiyattan ziyade...aylık ödiyecekleri taksitlere bakıyorlar....böylece baştan ödiyecekleri %20-25 nakitle çok uzun yıllara yayılan büyük bir borcun altına imza atılıyor....bu borca girenlerin psikolojisi şöyle....benim veya eşimin aylık geliri....ödiyeceğimiz aylık taksidin çok çok üzeri..gereksiz şeylerlere paramızı harcıyacağımıza..biraz yediklerimizden giydiklerimizden kısarız...... bu borca rahatlıkla gireriz..nasıl olsa her ay maaşlarımız geliyor...elimizde büyük bir para olmadanda alabiliriz....gayrimenkulun fiyatı önemli değil......aslında hayatlarıyla oynayacak şekilde ciddi yanılıyorlar....binlerce icradan satışlar oluyor...bunların hepside bu psikolojiyle girmişlerdi...ellerinde büyük paralar olmadan...aylık gelirlerine güvenerek...çeşmenin hep böyle akacağını düşünerek...total fiyata bakmadan.......sonuç ortada.....fiyatlar böylece gereksiz şişti....bu bilinçsiz mikro seviyede davranış... makro seviyede ...piyasanın genelinide fiyatların artışına yol açtı...hepimiz bundan etkilendik....unutmayın çeşme hep böyle akmaz...gereksiz...önünüzü görmeden....hareket etmeyin ..ailenizi etkileyecek maceraya atımayın.... projeden satanların...bittiğinde fiyatlar %40 artar dolduruşuna gelmeyin...belkide dahada düşer...:clown:

rasputin46-2
05-05-2010, 13:37
sinpaşın bosforundan çıkıp, büyükçekmecedeki toscana vadisi projesine gittik.....dört çeşit villanın.... en ucuzunun.... örneğini gezdik..sonra aynı villanın satıştakine baktık....m2 ve aynı villa olmasına rağmen.... iki villa arasındaki hava çok farklıydı..FENG SHU...... başka ne denebilirki..proje tamamlanmamış...ancak oturum var...fiyatlar oldukça yüksek...ikiz dublekslerin fiyatları nispeten daha ucuz...aidatlar dolar bazında ...ortalamanın çok üzeri....emaar yaptığı proje....sinpaşın bosforunda yaptığı villa fiyatlarına göre düşük....arada tercih yapılacaksa burayı tavsiye edebilirim....projenin özelliği dış cephesi taş malzeme kullanımış.....çiftlik havası verilmiş......projenin girişi oldukça etkileyici...italyanvari....havayı değiştirmeye çalışmışlar....ordan çıkıp....alkent 2000 gittik...10 sene önce bitmiş projeydi...bahçe peyzajı oturmuş durumda...caddeler çok geniş...bahçeler çok bakımlı....kurulu alan oldukça büyük....büyük bir kasaba olmuş....giriş çıkışlarda güvenlik kaldırılmış....birde 10 seneyi geçtiği için villaların genel bakım ihtiyacı hissedilebilir....bu iki dezavantajı durumunda tavsiye ederim....fiyat artış-azalışı ,projeler konusunda gördüklerimizi...hissetiklerimizi söylüyoruz.....alkent 2000 çıkarken köpekler yolumuzu çevirip...havlamaya başladı... (koko baya tırsar köpeklerden ).... gaza basıp, yola devam ettik. ....

MAKİNİST
11-05-2010, 21:54
Sn rasputin 46-2...

Parayla satın alınamayacak derecede değerli bilgiler veriyorsunuz...
Her ne kadar param olmadığından faydalanamasam bile yine de çok çok teşekkürler...
Allah razı olsun,karşılıksız paylaşımınızdan ötürü...
İyi çalışmalar...

ayhan53
11-05-2010, 22:29
Sn rasputin 46-2...

Parayla satın alınamayacak derecede değerli bilgiler veriyorsunuz...
Her ne kadar param olmadığından faydalanamasam bile yine de çok çok teşekkürler...
Allah razı olsun,karşılıksız paylaşımınızdan ötürü...
İyi çalışmalar...
ana sayfada nikini görünce çalı dibinde malı götürdü de ev bakıyor herhalde dedim:)

MAKİNİST
12-05-2010, 09:24
ana sayfada nikini görünce çalı dibinde malı götürdü de ev bakıyor herhalde dedim:)



Nerdeee...Çalı dibinde çöp ve izmaritten başka birşey yok...:he:

rasputin46-2
12-05-2010, 10:24
Sn rasputin 46-2...

Parayla satın alınamayacak derecede değerli bilgiler veriyorsunuz...
Her ne kadar param olmadığından faydalanamasam bile yine de çok çok teşekkürler...
Allah razı olsun,karşılıksız paylaşımınızdan ötürü...
İyi çalışmalar...dostum...desteğiniz için çok teşekkür ediyorum...sağolun varolun...Allah inşallah gönülden isteyen....herkesi ev sahibi yapar.....konut faiz oranlarının düşmesi...piyasada dışarıya nazaran...kötü gelişmelerin olmaması....bekliyen talebi canlandırdı....burda tehlikeli olan şu....total fiyata bakılmadan.....toplam maliyet hesaplanmadan....sadece aylık ödenecek tutara bakılarak....evlerin satın alınması...fiyatların akılalmaz şekilde şişmesine neden oluyor...o değeri kesinlikle etmeyecek gayrimenkuller rahatlıkla satılıyor...kredi çekilirken hesapsız bir şekilde çekiliyor....sonu düşünülmüyor....bunun iki etkisi olacak...bir fiyatlar gereksiz şekilde şişecek..iki ani piyasa krizlerinde ve şahsi krizlerde çok icradan satışlarla karşılaşacağız ...emlak piyasa fiyatlarında dengesizlik ve dalgalanmalar yaşanacaktır..(en iyi örnek mashattın projesi 1+1 fiyatı 230-400 arasında değişmekte..aynı projede aynı m2 daireler arasındaki fark sadece manzara ve konumla açıklanamaz...)..garanti bankası müşteri temsilcisiyle geçen hafta konuşmamda...avrupa konutları için çok fazla kredi çekildiğini ve fiyatlamalarında yüksek olduğundan bahsetmişti...bunlar tamamiyle bilinçsiz...önünü görmeden yapılan yatırımlar.....bu tip yatırımı yapanların tek dikkat ettikleri aylık ödeme tutarı...eskiden yerli beyaz eşya üreticisi...kalitesiz mallarını alman beyaz eşyasıyla rekabet edebilmek ve aynı fiyata satabilmek için aylık taksitleri düşük tutardı...bizim milletimiz taksit ödemeyi sever...aldığı malın fiyatına bakmaz...aynı taktik şimdide işlemekte....neticeyi hep birlikte göreceğiz...selam ve saygılar diliyorum....

rasputin46-2
13-05-2010, 14:17
büyükdere caddesi ..yüksek yapılar....1850 itibaren amerikada..bugünkü güvenli asansörün yapılmasıyla...chicago ve new york ta yüksek yapılar yapılmaya başlandı...ekonomik gelişmeler..nufus artışı...şehir merkezlerinin kalabalıklaşması...imardaki değişiklikler...arsa fiyatlarının artışı.... sebebleridir..(yüksek yapılarla ilgili planlama ,yaşanan sorunlar.vb bilgiler tafsilatlı olarak yeri geldikçe anlatılacaktır...).türkiyede maslaktan itibaren....barbaros bulvarına kadar olan....büyükdere cad.sağlı sollu çevresi...yüksek yapıların oluştuğu...ve oluşacağı alandır... (iş bankası kuleleri..garanti...akbank...safir..kanyon...)..gl obal büyük sermayenin istanbula gelmesi ve yatırım yapması için için siyasi istikrarın olduğu...darbesiz...cuntasız...seçimle iş başına gelen hükümetlerin kurulduğu...vatandaşın devlete hizmet için değil...devletin vatandaşa hizmet için var olduğu....tepeden inmeci jacoben bürokrasi krallığının olmadığı..insan hakları evrensel beyannamesinin sözde değil... özde yaşandığı..ortamın hazırlanması....bunun için anayasal ve hukuki zeminin yapılması...bunlar gerçekleştiğinde istanbul şehri...uluslararası yatırımcıların geldiği bir şehir olacaktır...rusya...arab devletleriyle olan ilişkiler...türkiyenin bölgede güçlü ve güvenli lider ülke olması bu yatırımları hızlandıracaktır....benim gördüğüm ...değerini devamlı katlıyacak olan...alanın zarar etmiyeceği..burada ederse her yerde edeceği ...büyükdere caddesidir...bu caddede incelediğim levent loft 1 ve 2dir...bu öngirişten sonra levent loft hakkında detaylı değerlendirmede bulunacağım...

rasputin46-2
18-05-2010, 18:29
levent loft 1 ve 2....büyükdere caddesinde olan levent loft... kanyonla komşu...diğer tarafındada yeni yapılan safir( şu anda türkiyenin ve avrupanın en uzun gökdeleni )...levent loftun bunlar arasında lokasyon farkı yok....levent loft fabrika binası yıkılmadan elden geçirilerek yapılmış...loft2 onun hemen arkasında yeni yapılmış loft birden daha yüksek bir bina....1+1 , 2 +1 ve dubleksler var...dairelerin m2 100 ve 120 başlıyor...iki dairenin birleştirilmesiyle ...özel olanlar mevcut....üst katların ...yol ve kanyon cepheli olanların fiyatı daha yüksek...ancak kanyonla arasındaki araziye 30 katlı alış veriş merkezi ve rezidans yapılıyor...arada cephe fazla olmadığı için bunların değerlerinde düşme olabilir...kuzey cephe( fabrika ile komşu olan cephenin )fiyatı daha düşük...loft 2 arkadaki uzun blok.ikisi arasındaki fark..loft 2 de daha fazla sayıda ve m2 teras ve balkon var...fiyatlar safir ve kanyonla karşılaştırıldığına ikinci ve üçüncü katlardan bahsediyorum...üçte bir veya yarı yarıya gibi (arsa değeri aynı... daha az daire var.... ve fiyat daha düşük...)...ancak bu fiyat yola cephe ve üst katlara çıktıkça katlıyor....büyükdere caddesi yüksek katlı binaların odağı...imar buna müsait..alt yapıda önceleri kaldıramamasına rağmen ona göre büyütüldü.(elektirik ,su,kanalizasyonu kastediyorum)...levent loft komşularına göre çok uyguna alınabilir...akıllıca bir yatırım olur...ancak çocuklu aileyle oturmaya çok uygun olmadığını düşünüyorum...bu arada cem yılmaz loft1 den iki tane..loft 2 dende üç tane yatırımlık daire yeni almış...

rasputin46-2
24-05-2010, 08:48
büyükdere caddesi...kanyon..kanyon midpoind oturup...kahvemi içerken...partagasımı dumanlandırıyordum...çakma burjuvazinin üstüne başına ne giydiğini...nelerin moda olduğunu inceliyordum...(tamamiyle iş icabı...)...hemen arka masamda iki bayan hararetli bir şekilde emlak üzerine konuştuklarını görünce istemeden kulak misafiri oldum....muhtemelen emlakçıydılar...tanışarak muhabbete girdim....kanyonda ofisleri varmış...sara ezkinazi ve begüm hanım...kanyonda iç cepheye ...avluya bakan satılıkları varmış...beraber dolaştık...70 m2...fiyatı benim duyduklarımın çok altındaydı..iç avluya bakan tamamiyle kanyonun silüetine hakim olan.....levent loftla karşılaştırdığımda...levent lofta on basar.aradaki fiyat farkıda çok mantıklı...cephesi geniş...m2 çok iyi kullanılmış...levent lofta göre cephenin kapanma tehlikesi olmayan .(levent loftun cephesi kapanırsa...güneş ışığını dahi göremiyecekler..)..on numara bir daireydi....:super:

rasputin46-2
24-05-2010, 14:01
neden büyükdere caddesi....?
1.imar durumu ve alt yapısı yüksek binaların yapımına elverişli bir bölge...2.türkiyenin ve avrupanın en yüksek gökdelenleri bu cadde üzerinde sıralanmış durumda...3.maslak,sarıyer,beşiktaş ,ulus,levent,şişli, bağlantı yolları burada...4.boğaz köprüsü ve fatih sultan mehmet köprüsüne bu cadde üzerinden geçersiniz.dolayısıyla tem ve D100 geçersiniz..5.finans merkezi..6.koç,itü ,boğaziçi,ytü bu cadde üzerinden gidersiniz...

rasputin46-2
28-05-2010, 13:09
sağlıklı doğal bir çevrede yaşamak için greenpeace destekliyoruz....Greenpeace Avrupa, Amerika, Asya ve Pasifik'te 40 ülkedeki varlığıyla kar amacı gütmeyen bir çevre kuruluşudur.

1971'den bu yana dünyanın dört bir yanında çevre katliamlarına karşı güçlü bir mücadele veren Greenpeace, çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmek için devletlerden, şirketlerden ya da siyasi partilerden bağış ve sponsorluk kabul etmez; tüm çalışmalarının kaynağını sadece bireylerden aldığı maddi ve manevi destek oluşturur.
Greenpeace, gezegenimizi yaşanmaz hale getiren çevre suçlarına şiddet içermeyen doğrudan eylemlerle tanıklık eder ve bunları basın aracılığıyla gündeme getirir.

Çevre mücadelesi sabır ve kararlılık ister. Hedefler genellikle uzun vadede gerçekleştirilebilecek türdendir ve ancak kamuoyu desteğiyle başarıya ulaşabilir. Greenpeace eylemcilerini arada bir ortaya çıkıp ortalığı karıştıran bir grup maceracı olarak görenler de vardır kuşkusuz. Oysa her eylem, uzun ve yoğun araştırmalara ve çalışmalara dayanır.

Greenpeace, bilimsel verilere dayanan kampanyalar yürütür.

Çevreye karşı işlenen bir suça tanıklık etmek, kamuoyunun dikkatini çekerek suçu işleyenler üzerinde baskı oluşturmak amacıyla yapılan barışçıl eylemler; sabırla yapılan analizler, raporlar, basın açıklamaları, yetkililerle görüşmeleri içeren tüm çalışmaların 'vitrini'dir yalnızca...

Greenpeace ayrıca, uluslararası anlaşmalara lobi etkinlikleriyle ağırlığını koyan, taslaklar öneren ve kabul ettirebilen az sayıdaki yetkin çevre örgütünden birisidir.

Greenpeace'in şu anda 24 ulusal ve 4 bölgesel ofisi ve bu ofislerin yaptığı çalışmaları olanaklı kılan 101 ülkede 2 milyon 800 bin destekçisi vardır.

Küresel bir örgüt olarak Greenpeace, dünya üzerindeki en kritik konular üzerinde çalışmalar yürütüyor:

- Okyanuslar ve yaşlı ormanların korunması,
- İklim değişikliğini durdurabilmek için fosil yakıtların kademeli olarak sonlandırılması ve yenilenebilir enerjilerin teşvik edilmesi,
- Nükleer silahlanma ve nükleer kirliliğe son verilmesi,
- Zehirli kimyasalların ortadan kaldırılması,
- Genleri ile oynanmış organizmaların doğaya bırakılmasının önlenmesi.

rasputin46-2
01-06-2010, 00:31
http://www.dailymotion.com/video/xcwhew_dr-norman-finkelstein_lifestyle

camsoy
01-06-2010, 02:20
http://www.dailymotion.com/video/xcwhew_dr-norman-finkelstein_lifestyle


Dr. Norman Finkelstein duygularımıza tercüman olmuş.

Web sitesi çok güzel.

İlgimi çeken bir kaç paragraf:

Like Keegstra, Finkelstein denies that six-million Jews died in the Holocaust. He calls it The Holocaust Industry — indeed, that’s the title of his book — and he claims that Jews trump up the Holocaust for profit, and as moral cover to be Nazi-like themselves.

No talk of “Palestine.” No talk of Israel. Just talk about those damn Jews, Jews, Jews, and how they lie, lie, lie


George W. Bush'un 2002'de yaptığı ulusa sesleniş programında kullandığı 'Axes of Evil' sonradan çok meşhur oldu, hatırlaranız en son Chavez Aralık 2009'da Kopenhagen'da düzenlenen İklim Değişimi Konferansında Birleşmiş Milletler kurulunda Başkan Obama'ya bakmış vede 2006'da George W. Bush'a dediği gibi 'devil' demişti. Dr. Finkelstein Bush'un ortaya attığı ' axes of Evil' i esas normlarına çevirip Real Axes of Evil' dan bahsediyor.....:yes:

http://www.normanfinkelstein.com/the-real-axis-of-evil/
http://www.normanfinkelstein.com/category/the-holocaust-industry/

ali desidero
01-06-2010, 12:31
Konut fiyatlarının geleceği ile ilgili 2 haber:

s&p avrupadaki konut fiyatlarını balon buluyor:

1.
http://ekonomi.haberturk.com/finans-borsa/haber/519569-avrupanin-yeni-kabusu-s-p

çindekininde balon olduğu heryerde soylenmekte zaten, bir patlarsa tam bir felaket olur. 2007 dede borsa çılgınlığında kazığa oturtmuşlardı çinlilelri, emekli, ogretmen işçi ayakkabı boyacısı borsa oynuyordu.

2.
Türkiye genelinde konut satışları geriledi

http://www.milliyet.com.tr/turkiye-genelinde-konut-satislari-geriledi/ekonomi/sondakika/27.05.2010/1243297/default.htm?ref=haberici

Türkiye’de 2010 yılının ilk çeyreğinde (ocak-şubat-mart) satılan konut sayısı, bir önceki döneme göre yüzde 26,13 düşüşle 85 bin 857 olarak gerçekleşti.

fiyat balon, hacim düşüyor bilin bakalım yolculuk nereye :wink: . Ev alacak arkadaşlar bir kez daha düşünsünler.

dunyada son 1 senedir süren operasyon tamamlanmış olablir. krizde yahudi malda yakalnmış idi. bu malların kağıt olsun emlak olsun paraya çevrilip yuvaya dönmesi gerekiyordu. Naptılar? bastılar parayı verdiler piyasaya. herkes moneterisazyon kaygısıylşa mallara saldırdı. yahudi sahibi olduğu fedin sagladığı likidite ve trend sayesinde malı en tepelerden verdi, veya veriyor. peki verilen malı aynı fiyata veya ustune alırmı? dunyadaki şeytanın motoru fed ve abd doları. bunlar vasıtasıyla herkesi oynatıyorlar. Allah bunların oyunlarını bozacak ama, once herkesin bilinçlenmesi lazım

rasputin46-2
02-06-2010, 14:28
mashattın projesinin hemen yanında yüksek gerilim hattı merkezi var...yüksek gerilim hattının yayacağı radyasyon...başta kanser olmak üzere bir çok hastalığı tetikleyecektir...mashattın projesinin yanında kimsenin farketmediği...pazarlanırken söylenmiyen bir gerçek....yeni farkettim...meraklısına askeri birlikle oto yan sanayinin kesisme noktası...

rasputin46-2
02-06-2010, 14:32
altunizade mesa avrupa sitesine gittim gördüm....uygun zamanda detaylı şekilde anlatacağım...

rasputin46-2
04-06-2010, 16:48
...altunizade mesa koru ve avrupa siteleri....capitole gittiğimde...mesa avrupa sitesi hep dikkatimi çekmiştir....ama önce kokoyla beraber.... iki sokak aşagıda mesa koru sitesine gittik....çok geniş bir araziye yayımış.Altunizade Veysi Paşa Korusu içinde yer alan 25.000 m2 yeşil alan ...binalar beş katlı...7-8 blok...bloklar bir bölgeye toplanmış....geri kalan çok büyük bir alan tarihi büyük ağaçlarla çevrelenmiş ...kendinizi belgrat ormanında hissedebilirsiniz...kimsenin bilmediği gizli bahçe gibi..bu koruluk türkiye devlet demir yollarından kiralanmış...aidatlar bu nedenle yüksek...biz nispeten sitenin en ucuz evine baktık...dairelerin içi etkileyici değil....ama o korunun içinde yaşamak....her şeye değer...daha sonra capitolün yanındaki mesa avrupa sitesindeki ....satılığa baktık...çok büyük bir alana kurulmuş...bloklar korudaki gibi bir arada değil...serpiştirilmiş....blokların dışındaki büyük alan belediyeden kiralandığı için aidatları yüksek...mal sahibi meltem ve alev inan kardeşlerle tanıştık.....meltem inan atv de gezi programları yapan...habercinin bayan olanı...54 ülkeyi gezmiş...bunlarla ilgili kitap yazmış...alev inan yazar.....mucize isimli kitabını yayınlamış..kitabı yazarken dinler tarihi ve dinleri incelemiş...ev bakarken keyifli hoş bir sohbet yaptık....gördüğüm ideal sitelerden biriydi...fiyatlar altunizadenin çok üzerinde...ulus ve etiler ayarındaydı...aidatlar yüksek...ancak ulus ve etilerdeki sarı konaklardan..alkent etilerden.. daha güzel yeşillik ve koruluk içerisinde bir siteydi...

rasputin46-2
16-06-2010, 09:03
http://www.dailymotion.com/video/xd4cb8_james-brown-pavarotti-its-a-mans-wo_music....sabah uykumuz açılsın.....3-4 sene önce james brown park ormanda konseri vardı...bu adamın yaşı var...ölmeden önce dinleyelim dedik...konser iyiydi...ertesi sene öldü...toprağı bol olsun....

rasputin46-2
16-06-2010, 09:12
http://www.dailymotion.com/video/x1vps3_mick-jagger-god-gave-me-everything_music....mick jagger da gelsede konserine gitsek...

aLLoFFs
16-06-2010, 09:32
Bu bölgede yatırım için konut alacaksanız benim düştüğüm hataya düşmeyin !

Orijinal planım şöyle idi ;

1. SATIN ALMA : Yeşilköy, Yeşilyurt bölgesinde 130-180 m2, arakat, kuLLanılmış, boş ve kelepir daire bulunması.
2. YENİLEME : Bakım ihtiyacı varsa (ki çoğunda var) boya, mutfak, banyo rönevasyonu.
3. SATIŞ : Alınan gayrimenkulün 3 ay içinde ortalama %20 vergi öncesi karla elden çıkarılması, yılda dört ev alınıp satılması.
4. EMLAKÇI KOMİSYONU : Emlakçıyla yaptığım anlaşmaya göre, daireyi alırken hiçbir komisyon ödemeyip, satışta elde edilen karın %10'unu sermaye karı olarak ayrıldıktan sonra arta kalan karı emLakçıyLa eşit olarak paylaşmak

Bu yöntemle ilk aldığım daireyi iki ay gibi kısa süre içinde hedeflenen kar marjı ile sattım. Emlakçıda toplamda %6 gibi bir kazanç elde etti. Genelde bu oranlar zikredilse de çok az kişi bu miktarları komisyon olarak ödüyor. Benim bu ve bazı durumlarda %8 - %10 a varan komisyon teklif etme nedenim, emlakçının bulduğu en kelepir daireyi önce bana getirmesini sağlamaktı.

Ne kadar ucuz alırsak, emlakçı satışı o kadar rahat yapıyor ve komisyonu o derece yüksek oluyor. Örneğin ikinci dairede hedeflediğimiz satış rakamına satabilirse %7,5 komisyon alacak.


Hemen ikinci dairede plan dışında, en üst katta bir daire aldım. Ev sahibi oturuyordu. Söz verdiği sürede evi boşaltmadı. Halihazırda 3 aylık süreyi aşmış bulnuyorum. YıLLık dört daire zor olacak.

rasputin46-2
17-06-2010, 12:48
yaptığınız iş kendi içerisinde son derece mantıklı...tutarlı....dikkat etmeniz gereken....bir evin alış satışından elde edeceğiniz kar...eve koyduğunuz total paranın....bir senelik banka mevduat faizi getirisinden ....fazla olmalı....çünkü evin alım satımı...stresli....yorucu..maliyetli...zor ve zaman isteyen bir iştir........girdiğiniz riske deymeli... sizin sermayenizle emlakçılar sıfır riskle sizden daha fazla para kazanırlar ..mal sahibinin zamanında çıkması için...sözleşmeye maddi cezai şart koyarsanız....mal sahibinin zamanında çıkmama sorununu minimize edersiniz.....kanuni olarak iki ay olduğunu biliyorum....al -satlarda kiracılı evlere girmemenizi tavsiye ederim.....

rasputin46-2
18-06-2010, 12:12
sabah ayılırken bir sıcak kahve iyi gelir..güne emlak piyasasına piyasaya başlıyalım
http://www.dailymotion.com/video/x8kz37_bob-dylan-one-more-cup-of-coffee_music...yanında bu parçayla beraber....

emfur
18-06-2010, 12:29
Sn rasputin46-2
Öncelikle topiğinizin eskiye oranla ilerlemesi beni çok mutlu etti burası önemli bir kaynak olmuş.
Başarılarınızın devamını dilerim.

rasputin46-2
18-06-2010, 12:54
arkadaşım...hoşgeldin...özlettin kendini...çok enterasan bugün aklımdan geçiyordun...nerdedir...uzun süredir yoktur napıyor diye.....güzel temennilerin için teşekkür ediyorum.....

rasputin46-2
19-06-2010, 14:12
krizin başladığı aylarda....abd para basarak...krizden çıkacağını söylemiştik....bu topikte o dönemki ...o aylardaki ....yazılara bakılırsa bunların kayıtlı olduğu görülür....bunun etkisiyle doların düşeceği...gayrimenkul fiyatlarının yükseleceğini aynı yazılarda ifade etmiştik.....çokta tepki almıştık...çoğunluk gayrimenkul fiyatların %50 düşeceğinden çok emindi.....insanları yönlendirip yanlış kararlar aldırıp....bayağı maddi zarara uğrattılar.....stratejı belirlerken...her kafadan çıkan sese inanmamak....beyni bulandırmamak temel esastır....doğru adamlarınızı bulmak....onları dikkatle takip etmek gerekir.....çoğunluk yanılır....ve ağzı olan herkeste konuşur..bilip bilmeden..kasıtlı veya değil....paniğe.... düşünmeden hareket ettirmeye sebeb olur....elbette yararlandığım ...bana yol gösteren yazarlar olmuştur...birisi ataşan aybarstır....bilgisini ...sağlam bir mantık süzgeçinden geçirir.....diğeride yiğit buluttur....yaptığı analizlerde şimdiye kadar yanıldığını görmedim.....euro /dolar ,dolar/tl paritelerinde sıkı takipçisiyim....

rasputin46-2
26-06-2010, 14:44
bubi tuzağı....elektrik trafoları.....ev satın alırken veya kiralarken....lokasyon...konum...fiyat...depreme dayanıklılık...manzara..vs..vs...bir sürü şeye bakarız...elektrik trafolarına...yüksek gerilim hatlarına bakıyormuyuz...kaç kişi fiyatı kadar..elektrik trafosunun yanında ev almamaya veya tutmamaya özen gösteriyor...elektrik trafosu yüksek derecede radyasyon yaymakta....normalin çok çok üzeri....yapılan ölçümlerle kanıtlanmış durumda....elektrik trafosu yakınında oturanlarda kanser hastalıkları çok sık görülmekte....etrafındaki evlerde değil yarı fiyatına...üstüne para verseler...kendinizin ve ailenizin sağlığını tehlikeye atmayın...oturum mahallerinden elektrik trafolarının kalkması için...adli ve idari makamlara başvurulması...bununla ilgili her türlü çalışmanın yapılması gerekmektedir...çernobil yanıbaşınızda.....sokağınızda....

rasputin46-2
12-07-2010, 19:43
internetten bebek civarının fiyat araştırmasını yaparken......fiyatların epey....şiştiğini...hatta roketleme yaptığını gördüm.....emlakçının teki buna kızmış olacakki....mayamiden bir malikane ilanı vermiş....eğer ilan fayk değilse....oldukça muhteşem.....bebekteki 250 m2 evlerin yarı fiyatı...1.500 ....usd...,tabi karşılaştırma yapılacaksa miamiyle değil...roma ,paris ,londra ....hiç değilse atina şehir merkezleriyle yapılmalı.....doğru olan budur....miamiyle karşılaştırma yapan new york...manhattınla niye yapmaz onuda anlamış değilim...miami abd geri bölgelerinden biridir....otelleri dışında .....çoğunlukla kübalılar...meksikalılar yaşar.....sokakta konuşulan dilde..ispanyolcadır....

rasputin46-2
17-07-2010, 09:34
neden kira çarpanı ....ev fiyatlarını belirlemez ?....1.lokasyonu iyi bölgelerde...20-30 yıllık ,yıkılıp yeniden kat karşılığı inşaat yapmaya müsait binalarda..daire fiyatları yatırımlık olduğundan (örn..yeşilyurtta 8 daireli 4 katlı eski binalarda...imar 10 daireli 5 katlı bina yapılmasına müsade etmekte ) fiyatlar raicin üzerindedir...ancak bu dairelerin içi 30 yıllık olduğundan dökülmektedir...dolayısıyla kira raiçleri düşüktür..kiracıların rağbet etmeyeceği dairelerdir.. satın almaya kalktığınızda kira çarpanı hesaba katılmaz... arsa değeri ve imara uygun ...yeni daire yapılmaya müsait olması kriterdir... (sakinleri anlaşırsa ...müteahhite verilip...müteahhidin burdan iki dubleks çıkartma şansı vardır...)...2.bu benim tezimdir...yaşadıklarımızı ve ileriye yönelik değerlendirmemdir...konut kredilerinin olmadığı ve faizlerin yüksek olduğu dönemlerde...ev fiyatları düşüktü....piyasa ancak elinde nakit ...hazırda parası olan az sayıda oyuncuyla dönüyordu.(fiyat ve kira endeksi arasında belli bir oran vardı)..konut kredilerinin çıkması... bunların faizlerinin düşmesi...piyasaya yeni oyuncuları ...alıcıları getirdi... kredilerle insanların alım gücü yükseldi...bu da talepte canlılığa.... dolayısıyla fiyatların yükselmesine yol açtı...bir evin satış fiyatından ziyade...aylık ödenecek taksit tutarı önem kazandı....(aynı araba satışlarında olduğu gibi )....kiralar neden artmadı ?...ev fiyatı artışı ..kiradan bağımsız çalışır...aslolan kirada oturmak değil..ev sahibi olmak psikolojisi...ev satın almak kolaylaştığı için ....kiralamaya talep olmayışı sayılabilir...gayrimenkul fiyatları nereye kadar artar...piyasanın doygunluk noktası neresidir..gayrimenkul fiyatları ..tüm kiracılar ev sahibi olana kadar artar...tüm kiracıların ev sahibi olduğu ..çoluğuna çocuğuna gelecek endişesi taşıyarak ev sahibi yaptığı nokta...piyasanın doygunluk noktasıdır...bundan sonra fiyatlar artmaz....bu süreç içerisinde kiralar artmayacaktır..çünkü kiralamaya talep olmayacaktır....eğer varsaki kira çarpanı ve gayrimenkul fiyatı arasındaki fark gittikçe açılacaktır...gayrimenkul kira yatırımı olmaktan çıkacaktır.....(işyerleri hariç )....çünkü herkesin ev sahibi olması kolaylaşacaktır ....gayrimenkul alınırken...fiyatından ziyade aylık ödenecek taksit tutarı önem kazanacaktır.....

serheat
17-07-2010, 09:52
Günaydın arkadaşlar 1. leventi bileniniz var mı bilmiyorum orada bir dükkanım var fakat kira bedelinin çok düşük olduğunu düşünüyorum ama orada ki kiralardan da pek haberim yok yardımcı olabilcek birisi var ise sevinirim kanatımca düşük bir kira bedeli alıyorum ve hakkımı almak istiyorum ama hakkım ne kadar bilmiyorum:D

rasputin46-2
17-07-2010, 10:04
1.levetteki bir kaç emlakçıyı dolaşın..sanki bu bölgede kiralık yer arıyormuş gibi yapıp kira fiyatlarını öğrenebilirsiniz....selam ve saygılar...

serheat
17-07-2010, 10:12
Aklıma gelen bir yöntem fakat çalışıyor olmamdan dolayı zor ama bugün bir deneyeyim teşekkür ederim. Peki net bir fiyat belirlemek için ne yapmalıyım o kadar bilgisiszim ki bu konuda o yüzden soruyorum ayrıca hukuki işlerle bilginiz varsa özelden bir kaç soru sormak isterim

rasputin46-2
17-07-2010, 12:12
sokaklar arasında bile fiyat farkı vardır....emsal fiyatlarla yola çıkılabilir...hiç bir gayrimenkulun (kirada veya satılıkta )net fiyatı yoktur...gayrimenkul mevzuunda her avukat bilgi ve tecrübe sahibi değildir...ancak bilen bilmeyen hepsi mevzuya atlar...beşiktaş kulubünün avukatı mesut seçkin gayrimenkul konusunda uzman ve tecrübeli avukattır....tel.0(212)2449801...adres inönü cd.hacıhanım sk.derya ap. no:8/6 gümüşsuyu beyoğlu ist.

rasputin46-2
21-07-2010, 17:47
tatil için....evdegistokusu....sitesini keşfettim....incelemenizi tavsiye edebilirim...Ev Değiş Tokuşu iki ailenin tatil yapmak üzere evlerini takas ettikleri bir seyahat seçeneğidir... roma..paris..milano..bağdat...kabil gibi seçenekler mevcut...
"Ben sizin evinizde kalırken, siz de benim evimde kalıyorsunuz."

rasputin46-2
22-07-2010, 14:55
bmw tek geçerim...ama bu parçayıda ...bayıla bayıla dinlerim....http://www.dailymotion.com/video/xbubbn_janis-joplin-mercedes-benz-medicine_music......parçada materyalist dünya görüşüne eleştrisel yaklaşılmıştır...ağır bir joplin görüşünü yansıtır...para ve eşya ile mutlu olmaya çalışmak eleştrilmiştir...kalite ve markayı simgeleyen .... mercedes benz araba ana tema olarak kullanılmıştır...joplin şarkıyı micheal mcclure ve bob neuwirt le birlikte yazdı...

rasputin46-2
26-07-2010, 07:40
stratejı belirlerken... yapılan mantık hataları....1.bir malın (gayrimenkulun )fiyatını ne belirler?...o malın maliyetimi....o mala olan talep mi.....eğer malın maliyeti derseniz...bu kar ve zarar noktanızdır...bu maliyet üzerinden yaptığınız satış...sizin karınızdır...iş -c hissesini 4.00 aldınız...şu anki fiyatıda 5.75....siz iş -c ...5.75 altında satmazsınız...burda fiyatı ...aldığınız maliyet üzeri kar değil....arz talep dengesi belirlemiştir....(.eğer iş-c piyasada satış fiyatı 5.75 altı örn. 4.80 satarsanız görünürde kar etseniz dahi...sattığınız malı yerine koyamazsınız..)...dolayısıyla bir gayrimenkulun fiyatını inşaat m2 maliyeti değil...o gayrimenkulun bulunduğu bölgeye yatırımcı talebi belirler....eğer israrla benim için inşaat m2 maliyeti ....önemli derseniz...strateji belirlerken mantık hataları yapmış olursunuz... bu mantık hatalarına düşenler için.... sıradaki parçayı armağan ediyorum..http://www.dailymotion.com/video/xaxaz9_yeliz-yalan_music florya yeşilyurtta ...kat karşılığı inşaatlarda.....müteahhitler %50 değil...%25 razı olmaktalar....geri kalan %75 inşaat maliyeti olarak sırtlarına binmekte...bu da kendilerine düşen dairelerin satış maliyetlerine yansımaktadır....

aLLoFFs
26-07-2010, 07:55
Rasputin46-2 Günaydın,

Daha önce de bahsetmiştim. Ben de yeşilyurt, yeşilköy bölgesinde konut alım satımı yapıyorum. Hedefim yılda 4 konut alıp satmak. Ancak bu yılı (ilk yıl) 3 konutla kapatacağım gibi görünüyor. Her işlemde %20 hedef kar rakamım var. Ama ortalamada %15 gibi gidiyor şu anda.

Bu şekilde 10-15 yıl devam ederse, ciddi sermaye birikimi oLabiLir.

Yazılarınızın tamamını okudum.

Yeşilköy, Yeşilyurt'ta dubleks daire talebi nedir? İnsanlar daha çok dubleks dairede mi oturmak isterler. (Ben 4 yıl oturdum. Bir daha oturmam diye düşünüyorum)

Şimdiden teşekkürler.

rasputin46-2
26-07-2010, 08:14
sayın alloffs...günaydın...her satıştan elde ettiğiniz kar marjı oldukça tatminkar...Allah bol kazançlar versin...yeşilyurt...yeşilköydeki daire m2 ..floryaya göre daha küçüktür...kalabalık aileler..daha büyük m2 daireleri tercih etmektedir....florya ile yeşilköy ve yeşilyurtaki yatırımcı profilinde...sosyal ve siyasal alt yapı...etnik kökenlerde farklılıklar gözlemlenmektedir...bu farklılıklar daire tercihlerinde,m2 ,büyüklük , bölge seçiminde etkili olmaktadır...her iki bölgede kötü mimarisi ,m2 kayıpları olan dubleksler gördüm....dolayısıyla bana sorarsanız insanlar düzgün.... alan kayıpları az olan...m2 büyük dairelerde oturmak isterler...selam ve saygılar ...işlerinizde bol kazançlar dilerim....

rasputin46-2
26-07-2010, 13:11
novus residence ataköy...yapım taşyapı...1+1....4+1 e kadar.......farklı büyüklüklerde 1+1 gezdim....ataköyün içerisinde....fiyat aralığı 374000 tl ile 593000 tl arasında..içeride kullanılan malzemeler vasatın altı...büyük m2 olanı beğendim...ancak bu fiyat aralığı yine taşyapının mashattın (250000 usd ) projesinden yüksekki proje yeri ve büyüklüğü olarak mashattın tercih edilebilir.......levent loftun fiyatını yakalamış durumda.... levent loftun m2 büyüklüğü ve kullanımı konumu çok çok iyi...novus projesinden bir kaç gömlek üstün...ikide penthouse gezdim...14. ve 15.katlar...katta tekler...15.kat .(.kulenin en üst katı.)....içm2 net 200 +dış teras 125 m2...plan dairesel...3+1.....salon 57m2 net...mutfak 21 m2...manzara dairesel olarak dört bir tarafa hakim.......salon ( güney ve güney batı cephe)....marmara denizi...havaalanı yeşilköy yeşilyurt florya....mutfak güney cephe marmara denizi..odalar kuzey ve kuzey doğu cephe...bakırköy,zeytinburnu ,incirli ,bahçelievler,şirinevler ,yenibosna ,teras dairenin etrafını çevirmekte...onun altında 14. katta teras yok...teras alanı daireye eklenmiş...m2 büyümüş...plan yine dairesel..toplam alan 376m2...salon 104 m2...4+1bu katta mutfakta ufak balkon dışında...teras ve balkon yok....pethouselarda salonda kullanılan pvc çok basit ve zevksiz...fiyat aralığı ataköy konaklarına yakın...ataköy konakları yerine burası tercih edilebilir...bakırköy ilçesinde bu yükseklikte ve bu m2 manzarada başka yer yoktur dolayısıyla kupondur...ataköy konakları yerine bu penthouseları kesinlikle tercih ederim...

rasputin46-2
26-07-2010, 14:25
ortaköy one ve lotus (ulus )...lotus projesini tamamlama aşamasında.... 2008 senesinde görmüştüm...o zamandan bu zamana fiyatını katlamıştır..biraz iç içe bir projeydi...ermeni patrikliğinin arazisine yapılmıştı...bir çok proje o tarihten bu tarihe fiyat artışı yaşamamışken...burası prim yapmıştır...aynı müteahhit firmanın..ortaköy one projesine gittim...1+1 ...3+1 farklı daireler var...mimaride... gaudiden esinlenmiş...musevi mezarlığıyla...ermeni mezarlığı arasına yapılmış...yani manzaranız mezarlık...proje satışında melek sevgi hanım bakıyor....melek sevgi hanımdan ....yapılan projeye göre...fiyatları duyunca bir bardak soğuk su..bir içim su.. içtim...(..fiyatı projenin kalitesi ve kıyas yapacağımız diğer projelere göre yüksek...kanyonun yanına yaklaşamaz...neredeyse fiyat aralığı aynı...).bakılan projelerdeki 1+1 kıyaslama....tabiki kanyon ....açık adres vermene gerek yok..kanyondayım de ....dünyanın her yanından seni bulurlar....hepsini...her yönüyle...tek tek geçer..satışın hepsine göre kolay olur...kiralamanda öyle....penthouse olarakta fiyat...manzara... m2....novus diyebilirim....

rasputin46-2
02-08-2010, 14:41
izlenimler.....haftanın en az 3 günü kapalıçarşının sahaflar kapısından girip...nurosmaniye üzerinden ayasofya ve sultanahmet yaparım...turist yoğunluğunu anlatamam.. gelip görmeniz lazım...iğne atsanız yere düşmez...öğle sıcağı saat 1-2......her milletten insan var..italyan..ispanyol..fransız..rus..alman..ingil iz..japon..faslısı tunuslusu..iranlısı..suudlusu..böyle bir yoğunluk şimdiye kadar görmedim...bu ne demektir biliyormusunuz...daha fazla satış...daha fazla üretim...daha fazla istihdam..bizi yurtdışına mal satmak ...ihracat kurtarır.....mevcut konjektür devam ettiği ve geliştiği sürece türkiye güçlenerek çıkacaktır...bulunduğumuz bölge norveç,isveç kanada gibi kıyıda köşede değil.... dünyanın merkezindedir...tarihten öğreniyoruz ki....bu bölgede kurulan devletlerin kaderleri...ya dünyaya hakim olmak...yada yok olup gitmektir...rüzgar hedeflerimiz doğrultusunda esiyor.....öyleyse iskele alabanda ...yelkenler fora...tam yol ileri....

rasputin46-2
02-08-2010, 17:19
..çok farklı bir yerden yola çıkacağım...bir ürünün pazarlanması...tanıtım ve reklamı...bu ürünü pazarlamadan önce hedef kitleniz kim ise onun belirlenmesi...hedef kitlenin grup psikolojisi...sosyolojısi...istatistiki olarak ürüne karşı tepkileri...pavlovun köpeğinde olduğu gibi şartlı refleksleri....bunların iyice tahlil ve etütleri yapıldıktan sonra...ürünün reklamı...kitlelerin yönlendirilmesi....son olarak ürünün pazarlanması. kapitalist sistemde..... ürün yerine coca colayıda koyabilirsiniz...dolarıda...euroyuda...hisse senetlerinide...altınıda...bakırıda...petrolüde... .ürünün reklamını medyayla ekonomi programlarıyla yaparsınız....grup psikolojisiyle...şartlı refleksle kitleleri etkilersiniz...elinizdeki ürünü yüksek fiyattan satarsınız...düşük fiyata yerine koyarsınız....tamamiyle atıyorum...sakın inanmayın..pozisyon almayın...euro-dolar paritesine Allah ömür verirse 3-6 ay sonra tekrar bakalım...yukarıdaki tezimde haklımıyız değilmiyiz beraber görelim...sonucu bende çok merak ediyorum..briç poker ve santranç oyununda olduğu gibi rakibin yerine kendimizi koyalım ve hamleleri tahmin edelim...(not,dünyanın en değerli, madeni elmastır...üreticileri ve stoklayanları yahudilerdir....fiyatlarında spekülatif hareketler görülmüşmüdür...)ikinci not...spekler her zaman kitlelerin tersine pozisyon alırlar...yüksek kazanç elde ederler...selam ve saygılar...tarih 19 şubat 2010...euro dolar paritesi 1.3562 ,usd-tl 1.5173...bakılacak tarih 19 mayıs 2010...19 ağustos 2010....19 şubat 2010 tarihli yazı.....takipteyiz.....

rasputin46-2
04-08-2010, 07:28
6 aylık periyotta......euro-dolar parite hedefinin...1.30 altını gördükten sonra... yine..1.35 olduğunu.......dolar-tl 1.62 sonra...1.50 altını gördüğünü....bunun bir pazarlama satış....dünyadaki ağa babaların bu spekülatif hareketten ciddi kazançlar elde ettiğini....3 aylık değil ama....bunun 6 aylık bir süreçte ...360 derecelik bir dönüm yaptığını gördük...tezimizin hedefleri tutmuştur...tezimizin amacı...paritedeki hareketler tamamiyle spekülatif..olup olmaması idi....süre net 6 aydır....bu harekete bumerang etkisi diyoruz....bundan sonra..ekonomi programlarına çıkan konuşmacıların...ismini daha önce saydığımız bir..ikisi hariç....diğerleri pazarlama elemanı...çalıştıkları holding ve kuruluşların çığırtkanı olduğunuda görmüş olduk...

rasputin46-2
04-08-2010, 07:38
euro-dolar paritesi....usd-tl fiyatı...nın emlak sektörünü doğrudan ilgilendirdiği ve etki ettiğini düşündüğümden...gelecek dönemde şahsen kontrol etmek maksadıyla ufak notlar almaktayım.......euro -dolar paritesinde usd lehine gelişmeler yaşamaktayız.....AB çok başlı yapısı en büyük dezavantajıydı...ancak bu toplulukta... ileri sanayi devleti almanya...abd aksine para basma ve borç verme...yunanistanın borcunu üstlenme yerine...tipik bir alman disiplini ve iş ahlakıyla...sağlam bir mali güçle ....muhasebeyle hareket etmektedir...bundan dolayıda yunanistan imf borç para almayı seçeneklerinden biri olarak gözönünde tutmaktadır...abd krizden beri...almanyanın tam aksine para basarak ....durumu kotarmaya çalışmaktadır....bunların hepsini...ardarda topladığımızda....ileriki aylarda 3-6 ay arasında paritenin euro lehine gelişeceğini düşünmekteyim....19-2-2010 tarih....

rasputin46-2
04-08-2010, 07:41
.... spekülatörler sahneye çıktılar ve kontrol ettikleri haber kaynakları sayesinde "çarşamba sabahından" itibaren panik havasını pompalamaya başladılar! Bazı televizyonlar sürekli son dakika haberleri geçti: "Dolar şöyle oldu, borsa böyle düştü!" Panik havası katlandı, borsa "aşırı sert bir tepki verdi, dolar bırakın kırmayı test dahi etmediği" 1.55 üstüne çıktı. yiğit bulutun 27-2-2010 tarihli yazısı tezimizi kanıtlar niteliktedir....28-2-2010 tarih....

rasputin46-2
04-08-2010, 10:21
gerçi yeri burası olmamalı..ama çok önemli.belki her yer olmalı.. bu beni ve hepimizi rahatsız eden..etkileyen bir sorun....seyrettikten sonra günlerdir kendime gelemedim...birileri bundan sorumlu olmalı...böyle bir ihmal olamaz...bu ihmal olamaz...bunun sorumluluğu üslenilmeli ve hesabı sorulmalı...sessiz kalamayız...görmemezlikten duymamazlıktan gelemeyiz...yeter artık...http://www.dailymotion.com/video/xe8s6o_generaller-askerlerin-olumunu-mac-i_news

rasputin46-2
09-08-2010, 07:46
buraya aldığım notları....çoğu mali müşavir bilmez....emlak işiyle uğraşmadığından...daha önce böyle işlem yapmadığından..aklına o an gelmediğinden.vs...vs...emlakçı.... yatırım danışmanıda bilmez....vergi mevzuatını bilmediğinden.çoğu avukat çek senet tahsilatı yapabildiğinden gayrimenkul hukuku hele bununla ilintili vergi hukukunu zaten bilmez....şükrü kızılotun önemli gördüğm 5-10-2010 tarihli yazısı....ileride lazım olabilir.... faydası olabilir diyerekten buraya not düştüm.....Tapudaki düşük değer, sonradan nasıl yükseltilir
GAYRİMENKUL alım-satımı sırasında, bedelin düşük gösterilmesi, ileride ciddi sorunlara neden olabilir.

Öncelikle, çok kişinin özellikle sade vatandaşın farkında olmadığı sorunları açıklayalım. Ardından da çözüm yolunu gösterelim.
SORUNLAR NE?
1) Alıcı Yönünden Sorunlar:
a) Harç Bedeli Yönünden: Düşük değer üzerinden ödenen harç, sonradan tespit edilen gerçek satış bedeli üzerinden, cezalı olarak istenebilir.
b) Beş Yıl İçinde Satış Yönünden: Gayrimenkulün, edinme tarihinden itibaren, beş yıl (1 Ocak 2007'den önce edinilen gayrimenkullerin dört yıl) içinde elden çıkartılmasından doğan kazanç “değer artış kazancı” olarak vergiye tabi (Gelir Vergisi Kanunu Mükerrer Md. 80/6). Alış bedeli düşük gösterilince, satış kazancı da gerçeğin üzerinde çıkar. Sonuçta, daha çok vergi ödenir.c) Şuf'a Hakkı Yönünden: Hisseli gayrimenkullerde, özellikle gayrimenkullerde, diğer hissedar, tapuda yazılı bedel üzerinden şuf'a (önalım) hakkını kullanıp, gayrimenkulü düşük bedelle alabilir. Bu riski, her zaman gözönünde bulundurmak lazım. Mahkemeler ve davalarla uğraşmamak için, olayı ciddiye almakta yarar var.
2) Satıcı Yönünden Sorunlar :
a) Harç Bedeli Yönünden: Düşük değer üzerinden ödenen harç, sonradan tespit edilen gerçek satış bedeli üzerinden, cezalı olarak istenebilir.
b) KDV Yönünden: Satışı yapan inşaat firması ise, gerçek satış bedeli üzerinden, KDV hesaplanıp, aradaki farkın KDV'si cezalı olarak istenebilir.
c) Gelir ya da Kurumlar Vergisi Yönünden : Satıştan doğan kazancın beyan edilmediğinin saptanması durumunda; vergi cezalı olarak, gecikme faiziyle birlikte alınır.
DEĞERİ YÜKSELTME
Yukarıdaki yaptırımlar, bu konulara karşı hassas olan bir insanın, vücudunun kimyasını bozacak cinsten!..
“Peki ne yapılabilir?” diye soranlar için, açıklayalım.
Maliye Bakanlığı'nın, bu durumda olanlarla ilgili 1989/7 sayılı Vergi Usul Kanunu İç Genelgesi var. Genelge ile yapılan açıklamaya göre;
Gayrimenkulün alım-satım bedelinin düşük gösterildiği durumlarda, gerçek değerin, Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesine göre pişmanlıkla beyan edilmesi mümkündür. Bu durumda, zamanında ödenmeyen tapu harcı ile tahakkuk eden pişmanlık zammını, dilekçe ile haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödeyenler, gayrimenkulün tapu harcına esas olan değerini yükseltmiş olurlar.
Gelir ya da kurumlar vergisi yönünden de yine pişmanlık dilekçesi ile beyanda bulunulup, ileride gelebilecek vergi ve cezadan kurtulmak mümkün.
Vergide zamanaşımı süresi beş yıl. Maliye bu süre içinde, gayrimenkul alıp-satanların her an kapısını çalabilir. Huzursuz olmak ve cezalı vergi ödemek istemeyenlerin, pişmanlıkla beyanda bulunmaları, en sağlıklı yol olarak gözüküyor.

rasputin46-2
14-08-2010, 18:44
kriz başından beri ...gayrimenkul fiyatlarında düşme olmayacağını bildik... ......bunu... reel piyasa içinde olduğumuzdan yaptığımız gözlemlerle .(..kapalıçarşı civarında işyerim dolayısıyla..piyasayı çok iyi bilirim ve takip ederim ..burada türkiyeye gelen turist yoğunluğunu yaşarsınız...canlılığıda görürsünüz..türkiyedeki reel piyasanın nabzıdır burası..tıpkı döviz piyasasının nabzı olduğu gibi..)..farklı bölgelerdeki emlakçı...gayrimenkul sektöründeki dostlarla..(bahçeşehir...beylikdüzü ,çatalca,büyükçekmece ,hadımköyde eski emlakçı yeni arsa spekülatörü hasan çiftçibaşı(kendisi bu işe memuriyetten emekli olup sıfırdan başlamış şu anda hadımköy ana caddesi üzerinde dev bir alışveriş merkezi ..ufuk plaza...sahibidir..) ,yeşilyurt ,yeşilköy ,florya ,levent ,ulus ,etiler,kemerburgaz,göktürk beldesi ,bağdat caddesi etrafındaki semtlerdeki irili ufaklı emlakçılar..büyüklü küçüklü emlak şirketi yöneticileri ...remax,realty ,century acenta sahipleri ,izak hasonla tanışıklığım dolayısıyla sık sık görüşmelerim..bölgemdeki bankaların konut kredisine başvuranların sayısını belli zaman dilimleri içerisinde takip etmem.... istanbuldaki emlak piyasasındaki neredeyse tüm bölgeleri.... bizzat araştırmam....güvendiğim birkaç ekonomisti her gün takip etmem ...en büyük etkendir...

rasputin46-2
14-08-2010, 18:51
ikinci bir kriz olursa ne olur...şu anda beklenti çift v şeklinde bir krizin gelebileceği ihtimali konuşulmakta...böyle bir olasılıktan söz edilmekte....olasılık ve ihtimal hesaplarına...güvenerek hareket edemeyiz...ayrıca böyle birşey olsa bile...tayyip erdoğanın iktidarı müddetince...bunun 2001 de yaşadığımız büyüklükte olacağını düşünmüyorum...böyle bir şey olursa bunun 2008 dalgalanmadan farkı olmıyacaktır...dünyadaki mevcut konjektür buna izin vermiyecektir....ancak alternatif bir koalisyon hükümetinde 2001 deki ağır tabloyu yaşayabiliriz...

rasputin46-2
14-08-2010, 19:00
fiyatlar piyasa genelinde düşmeyecekse ne yapabiliriz...türkiyede her nekadar büyük çaplı bir kriz yaşanmıyacağını düşünsemde....ayağını yorganına göre uzatmayanlar...kredi alımının kolaylığı nedeniyle...bireysel olarak krize yakalananlar olacaktır...acil paraya sıkışıklıktan dolayı..piyasanın altında satışlar görülmektedir...bunun için ..baktığınız bölgedeki emlakçılarla dirsek temasınızı koparmamanız....haftada bir yanlarına uğramanız gerekmektedir...kendinizi unutturmayınız...devamlı gittiğiniz..çalıştığınız emlakçılar dışındakilerede gidiniz....

rasputin46-2
14-08-2010, 19:19
istediğiniz bölgede piyasa fiyatı altında yerler mutlaka çıkacaktır israrcı ve sabırlı olun..yeşilköy toplu konutlarından örnek olay anlatmak istiyorum..burasını her nekadar yapılış tarihi eski olsada...alarkonun yaptığı..sitenin ortasında bir dönümlük çam ağaçlarıyla kaplı parkı..tenis kortları havuzu olan...daire ve salon m2 büyük.(sitede.iki tip dublex daire var bu baktığımız amerikan dubleks.piyasa fiyatı 350-400 usd arası.)farklı mimarisiyle her zaman tutulan bir yer olması sebebiyle....ilgimi çeken bir yerdi...6-7 ay önce burda yer almak için araştırma yapmaya başladım...ters dubleks...parka bakan büyük salonlu satılık daire buldum...dairenin içerisi bakımsız ve dökülüyor...50... kaba hesabımıza göre masraf ister....arada iki emlakçı var...mal sahibi kadın 430..usd istiyor..hesap yaptık...tüm masraflar ..karımızı hesaplayıp....emlakçıya 330...usd teklif edin dedim...emlakçının iki gün sonra verdiği cevap...kadın çok kızdı...400....usd aşağı kesinlikle olmaz demiş..üzerinde durmadık...bizim emlakçı 2 ay sonra aradı..mal sahibi kadın 400..satmış dedi...bu olaydan bir süre sonra..toplu konutların yanındaki başka bir emlakçıya uğradım..ya dedim burda bu yer 400...satıldımı..yok öyle bir şey...330...usd satıldı dedi...bunun üzerine bana aracılık eden emlakçıyı aradım..330 satılmış niye böyle söyledin ..nasıl emlakçısınız...size emlakçılığı bizmi öğreticez dedim...mırın kırın etti...kısmetiniz yokmuş dedi..evet kısmetim..sen devreye girdiğin için yokmuş dedim...burda benim hatam şuydu mal sahibiyle tanıştıktan sonra..emlakçıyı devreden çıkarıp bizzat benim fiyat teklifinde bulunmam ve tel.. vermem lazımdı...beğendiğiniz yerlerde fiyatı mal sahibine bizzat söyleyin..tel verin..yoksa araya zaman girer..emlakçının umurunda olmaz..vs vs.mal sahibi.... daha sonra... fiyat kafaSına yatsa bile sizi bulamayacağı için ilk gördüğüne verir...siz sadece malın fiyatını tespit etmiş olursunuz...

rasputin46-2
21-08-2010, 23:47
kafesteki başrol için...savaştaki sıradan rolü değiştinmi....biz sadece.... balık kabında yüzen iki kayıp ruhuz yıllar boyunca..... hep aynı yüzeyde koşan.... ne buldun eski korkularınımı.... keşke burada olsaydın.....http://www.dailymotion.com/video/xjewy_pink-floyd-wish-you-were-here_fun

rasputin46-2
25-08-2010, 00:49
yeşilyurtta ....ilgilendiğim sitelerden biride ...maya sitesidir...iki satılık görmüştüm...ikiside bahçe dubleksi..metrekareler 200 ama bence daha ufak 160 gibi daire m2 pek yanılmam..birini remakstan dursun beyle....diğerini mayanın kapıcısının söylemesiyle....dursun beyin gösterdiği garaj yanı...tek cephe ...içi yapılı...fiyatı 425 usd idi...diğeri iki cepheyi görür....köşe daire ..içi bakım ister...460 usd...,geçen hafta everestten fikret bey aradı....kapıcının bana gösterdiği daire ile ilgili...460 lık daireyi 400 e hatta zorlarsak....390 bitirebileceğini....kendisinin bu dairenin satışıyla ilgilendiğini görüşebileceğimizi söyledi...bugünde dursun bey aradı....425 lik dairey 375 değilde ..380 bitirebileceğini belirtti(birisi benim baktığım sırada ..bu teklifi yapmışmış...ancak teklifi yapan kişi şu anda arazi almışmış )dikkat etmemiz gereken şey....mal sahipleri tarafından piyasaya sunulan ilk fiyatların subjektif olduğudur....3-4 aylık bekleme sürecinden sonra....fiyatlarda indirime gidildiğidir.aslında olması gerekenlerde bu fiyatlardı..ısrarla üzerinde durduğum....fiyat verin ve geri çekilin.....şu anda bu iki daireye 350 bile teklif edilebilir......günün sözü..çok bildiğini zanneden çok yanılır..(kitap yüklü eşeklerden uzak durulması gerekir..)...kabın içinde ne varsa...dışarıyada o sızar....

rasputin46-2
25-08-2010, 16:28
arsa spekülatörü....hadımköy ve çatalcada yatırım uzmanı hasan çiftçibaşıyla (ufuk plaza sahibi ) haftaya görüşmelerim olacak...nereler prim yapar...nerelere yatırım yaparsak elimizdeki parayı 2 -5 -10 katlayabiliriz...görüşlerini alacağım....tüm tüyoları burada açıklayacağım....takip etmenizde yarar var...bakıyosun attığı zaman mangalda kül bırakmıyor...her şeyi biliyor..ama bildiği yanıldığına yetmiyor.hodbinlik...mantık hataları gırla gidiyor....zamanlar tutmayınca ...tarihler hep ileri atılıyor..kardeşim bizim ömrümüz yetmez...alt yapısı , zeka seviyesi nedir diye baktım..herhalde bu kadar şeyi bildiğine göre...ezik... odtü...boğaziçi...bilkent mezunu..mastırını doktarasını yapmıştır diye...Allah müstahakını versin...sıradan anadolu üniversitesinin...sıradan bir bölümünün mezunuymuş...

rasputin46-2
26-08-2010, 10:38
doç.dr. murat soygeniş.kendisiyle dört ay atölye çalışmasında bulunduğum...amerikada hocalık ve mimarlık yapmış murat soygeniş mimarlığı sevme bilgi anlamında çok faydalandığım...mimariye bakış açımı geliştiren.benim için önemli bir şahsiyettir.. atölye çalışmalarımız sırasında ...dünyada mimari gelişmelerin neler olduğu çok zengin bir bilgi dağarcığı içinde gördük.tasarım ve uygulamalarını atölye ortamında yaptık....murat soygeniş türkiyenin ve dünyanın tanıdığı ...uluslararası yarışmalarda ödüller almış...sayılı mimarlarımızdandır...ayrıca bu bilgi birikimi yanında....mütevazi ve istanbul beyefendisi kişiliğiyle hepimizin gönlünde yer etmiştir.... 1982'de İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde lisans, 1985'te New York Eyalet Üniversitesi-Buffalo'da lisansüstü eğitimini tamamlamıştır. 1985-1990 yılları arasında Amerika'da mimar olarak çalışmış. 1990'da kendi mimarlık stüdyosunu oluşturmuştur. İstanbul'da mimarlık çalışmalarına devam eden Murat Soygeniş, halen Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde öğretim üyesidir. 1982'den başlayarak düzenli olarak gerçekleştirdiği projelerin ve yapıların bir bölümü, mimarlık ve tasarım ödülleri aldı, yurtiçi ve yurtdışında sergilendi, çeşitli kaynaklarda yayınlandı. Mimarlığa yaklaşımı, Middle East Journal tarafından “…mimarlığın amacını, işlevine uygun mekan yaratmak olarak tanımlayan Sema ve Murat Soygeniş iç ve dış mekanları, sade ve yenilikçi detaylandırmayı, kalite ve işlevselliğe ulaşmayı sorguluyorlar” şeklinde yorumlanmıştır. Çeşitli mesleki üyelikleri arasında TMMOB-MO, AIA (amerikan mimarlar enstitüsü )üyelikleri bulunmaktadır.

rasputin46-2
27-08-2010, 13:03
geçen sene yeşilköyde isim hakkını almak için görüşmelerim ve emlak piyasası hakkında değerlendirmelerimiz olmuştu..ancak daha sonra işyeri açmanın olumsuz etkilerini düşündüğümden ,kendisinede bunu bahsettim tam tersine beni ikna etmeye çalıştı ancak son durumda doğru karar verdiğimi düşünüyorum..
dün izak hasonla tanıştım...yaklaşık bir saat görüşme ,sohbet etme imkanı buldum...kendisi boğazda istanbul sosyetesine ve tanınmış sanatçılara daire ve yalı satmakla meşhur olmuştur...portföyünde 15-20 milyon dolara kadar gayrimenkuller mevcut...şahsen tanımayanlar kendisini 50-60 yaşında 30 senelik emlakçı zannediyorlar...sanılanın aksine çok genç ve emlakçılık geçmişi 10-15 senelik...dikkatimi çeken şey yaptığı işi iyi bilen detaylandıran duygu ve düşüncelerini kolay ifade edebilen pratik zekalı hoş sohbet güler yüzlü birisi...sohbetin genel konusu franchising ve pazarlama teknikleriydi...kısaca konuşmada enterasan gelebilecek bir kaç cümleyi yazacağım...ben bu noktaya gelene kadar bir çok sorunla karşılaştım ve çok da hata yaptım...ama bunların hepsini yazılı dökümana döktüm...istifade edilsin şahsa ait hatalar ve bundan doğacak maddi kayıplar minimize edilsin diye....lokasyonda dükkan seçimi çok önemli...işlek caddede 5 metrekarelik yer olsun tut...ama ara sokakta veya nişantaşının en işlek caddeside olsa üçüncü katta kesinlikle yer tutma zarar edersin.istinyede 5 m karelik işlek yerde çok güzel para kazanmış ama nişantaşı teşvikiyede 3.katta zarar etmiş kapatmış....tuttuğun yerin kirası 2.5- 3 bin ytl geçmesin..tabelanın...afişin dikkat çekiciliği çok önemli....abisi hollywoodda menejermiş abisinin sözü...mutlaka müşteriye sözleşme imzalat...eğer sözleşme imzalamak istemiyorsa...senin hizmetinin karşılığını ya vermiyecektir veya dilediği kadarını gönlünden ne geçerse onu verecektir...müşteri evine bir fiyat biçmişse sence değeri daha düşükse...bunu söylediğin anda müşteri sana kapıyı gösterecektir ...bir daha çalışmak istemiyecektir...onların bir sözü varmış beraber yola çıkalım yolda konuşuruz...müşteri evine ne değer isterse istesin itiraz etme ..kabul et...fikrini sorarsa uygun bir lisanla rencide etmeden söyle...zamanla uzlaşırsın...sorun emlakçı komisyonlarında çok çıkıyormuş...müşteriyi ikna etmek için onla ilgili birkaç pazarlama taktiği söyledi...o an müşteri psikolojisini yakalamak...son noktaya kadar komisyondan taviz vermemek o noktaya gelindiğini hissettiğinde cüzi fedakarlıklar yapmak vs...yanınızda çalışanlarla mutlaka her sabah toplantı ve eğitim yapmak...iş yerinde çalışan her ortağın ne alacağının çok önceden belirlenmesi ve bunu imzalaması tartışmayı önler...yararlı istifade edici bir sohbet oldu...beni yeterince tanımayan ,benle sabah akşam beraber olup ne yaptığımı bilmeyen,... bilgi beceri..bağlantılarım hakkında suızan edip iftira atabilecek aptallıkta olanlar müfteridir.yaptıkları mantık hatalarına cevap yerine hakaret edenler seviye ,zeka , aşağılık kompleksleri gözler önüne sermektedir.. bu eziklere acıdığım için...hazımsızlıklarına karşı soda içmelerini...rahatlamaları için zanaks kullanmalarını tavsiye ederim...http://www.dailymotion.com/video/x98j7o_mfo-psikopatym_music

aLLoFFs
27-08-2010, 13:11
yeşilyurtta ....ilgilendiğim sitelerden biride ...maya sitesidir...iki satılık görmüştüm...ikiside bahçe dubleksi..metrekareler 200 ama bence daha ufak 160 gibi daire m2 pek yanılmam..birini remakstan dursun beyle....diğerini mayanın kapıcısının söylemesiyle....dursun beyin gösterdiği garaj yanı...tek cephe ...içi yapılı...fiyatı 425 usd idi...diğeri iki cepheyi görür....köşe daire ..içi bakım ister...460 usd...,geçen hafta everestten fikret bey aradı....kapıcının bana gösterdiği daire ile ilgili...460 lık daireyi 400 e hatta zorlarsak....390 bitirebileceğini....kendisinin bu dairenin satışıyla ilgilendiğini görüşebileceğimizi söyledi...bugünde dursun bey aradı....425 lik dairey 375 değilde ..380 bitirebileceğini belirtti(birisi benim baktığım sırada ..bu teklifi yapmışmış...ancak teklifi yapan kişi şu anda arazi almışmış )dikkat etmemiz gereken şey....mal sahipleri tarafından piyasaya sunulan ilk fiyatların subjektif olduğudur....3-4 aylık bekleme sürecinden sonra....fiyatlarda indirime gidildiğidir.aslında olması gerekenlerde bu fiyatlardı..ısrarla üzerinde durduğum....fiyat verin ve geri çekilin.....şu anda bu iki daireye 350 bile teklif edilebilir......günün sözü..çok bildiğini zanneden çok yanılır..(kitap yüklü eşeklerden uzak durulması gerekir..)...kabın içinde ne varsa...dışarıyada o sızar....

Yeşilköy - Yeşilyurt ve hatta genelde emlak piyasası çok durgun gibi görünüyor..

rasputin46-2
27-08-2010, 14:05
fiyatı çok uygun yerler gelmeye başladı..ilk çıktıkları fiyatın %10-15 altında....

MAKİNİST
27-08-2010, 17:39
Merhaba rasputin46-2 dostum...
Hep Avrupa Yakasından haberler veriyorsunuz...
Acaba Anadolu Yakasında ilgilenmeye değer gördüğünüz proje yok mu?
Yanlış anlaşılmasın,incelemelerinizi zevkle okuyorum...Sadece merak ettim...

rasputin46-2
27-08-2010, 19:15
merhaba makinist dostum....anadolu yakasına pek adım atamadığımdan..işyerim evim avrupa yakasında olduğundan....çocukluğum gençliğim bu bölgede geçtiğinden buraya daha hakimim....anadolu yakasında yanılma ve yanıltma payım olabilir...zaman zaman o yakada bir kaç emlakçı dostla görüşüyorum( polonezköy ilgi alanım içerisinde..burayı merak ediyorum Allah nasip ederse burada detaylı bir araştırma yapmak isterim tabi bu sıcaklarda değil ekim ayı gibi.... )..keşke sevgili detox anadolu yakası ile ilgili yorumlar yapsa bizle paylaşsa.kendisi bölgeye çok hakimdi.ayrıca ilgi ve alakanıza teşekkür ediyorum...burada bana her zaman moral ve destek verdin..dostluğunu gösterdin...

rasputin46-2
28-08-2010, 13:49
.öğretim görevlisi mimar ayhan böyür...akademisyen...yeni türkü solistinede ,einstainada benzetebilirsiniz...kabarık beyaz saçları...açık mavi gözleri..dış görünüşünde ilk dikkatinizi çeken özellikleridir...bıkmadan usanmadan size birşeyler öğretebilmek için saatlerce anlatır...istanbul ve osmanlı mimarisi hayranıdır...balyan tarafından yapılan yıldız caminin yanındaki saat kulesinin eskizlerini defalarca yaptırmıştır..artık ...saat kulesini gözün kapalı yap deseler rahatlıkla yapabiliriz...yanlışınızı gördüğü zaman olmamış kelimesi yerine ,acaba şunu şöyle yapsaydık nasıl olurdu...ne dersin diyerek düzeltilmesini ister...jürilerde sıkı eleştirir...detaya çok dikkat eder..bol ödev verir..yapmayınca kızmaz...daha sonra tamamlayıp getirin der...ortaköy ve emirgan safsaf sok plan ve maketleriyle bıktırmıştır..artık bu bölgelerde nerede ne var kaç katlı hepsi ezberimizdedir....ama bu sayede çok iyi öğretir...kat planlarında merdiveni defalarca bıkmadan anlatabilir..yeterki size öğrettiğine ikna olsun...sınıfta bıraktığı görülmemiştir...çok iyi bir mimar...iyi bir sanatkar...iyi bir eğitici...hocaların hocasıdır....yaptığı iştende acayip keyif alır..bunuda bulunduğu ortama yansıtır...bazen güneşli havalarda hep beraber dersi kırıp boğaza inmeyide önerebilir...

rasputin46-2
31-08-2010, 07:20
kapitalizm eleştrisi... denemeler...veya aylaklığa övgü 1 ...kapitalizm sermayenin belirli ellerde toplanmasıdır....tekelleşmedir.....daha çok üretim ve daha çok tüketimdir...üretilen malların ömrünün kısa olması... dayanıklı olmaması gerekir...tekrar tekrar satılabilmesi için...satış pazarlamada moda en önemli aracıdır...modanın yanında teknolojik yenileşmelerlede pazarlama sağlanır...kullanılan araçlardan biri reklamdır...reklamlarda hipnoz yoluyla satılacak ürün bilinç altına yerleştirilir...tüketim için ihtiyaç önemli faktördür...ihtiyaç yoksa pazara giren yeni ürünlerle sağlanır...30 sene önce cep telefonu yokken...şu anda 3g-4g telefonlar ihtiyaç olmuştur...ihtiyaçlar üretilebilir ve insanların beynine kazınabilir...daha çok üretim ve daha çok tüketim nereye kadardır...doğal kaynakların sınırlı olduğu dünyada daha çok üretim ve daha çok tüketim dünyadaki doğal dengeyi yok edecektir.....dünyadaki bütün yeraltı ve yerüstü kaynakları ..tüm insanlığın...temel insani yaşamlarını belirli standartlarda sürdürebilecek kadar vardır...insanların çoğunluğunun fakir...açlıkla mücadele etmesi...azınlık bir zümrenin çoğunluğu sömürmesi nedeniyledir...ülke sınırları insanların kaderlerini ve yaşam kalitesini belirleyen faktördür...afrikada veya hindistanda yaşayan insanla...hollandada yaşayan insanların yaşam kalitesi farklıdır...maddi zenginlik refah getirdiği halde...mutluluk getirirmi...satın alınan bir ürün geçici bir mutluluk getirir...daha sonra bıkılır..yeni bir ürün alınarak geçiçi mutlulukların devam etmesi sağlanır..buna ürünün afyon etkisi denir...zenginliğin ikinci aşaması iktidar ve güçtür..sermayenin büyümesiyle bu iktidar ve güç pekişir ..insanlığa hükmetmeye kalkar..bu firavunlaşma sürecidir..bu sürece girenler... alacakları nefesin.. sınırlı olduğunu bildiklerinden en büyük korkuları ölüm korkusudur.ölümle ellerindeki herşey yok olup gidecektir....tarihte bu sürece girenlerde ölümsüzlük arayışında olduklarını görüyoruz ..insanlığın mutluluğu nasıl sağlanır....insanların mutluluğu ....sosyal adalet ve dengeyle..dünyadaki tüm insanlığın...belli kalitede yaşamalarıyla sağlanabilir...bunun için daha çok üretim ve tüketim değil..rasyonel üretim ve tüketim şarttır...sermayenin belirli ellerde birikmesi ve toplanması...bunun sürkülasyonunun olmaması...insanlığa fakirlik ve yoksulluk getirir..bu kapitalizm açmazıdır...kapitalizm açgözlülük hırs sömürme ...iktidar mücadelesi olduğu için dünyadaki savaşlarında nedenidir...

rasputin46-2
08-09-2010, 15:19
herkese iyi bayramlar...hasan çiftçibaşıyla bugün görüştüm...tekirdağ muratlıyı önerdi...lojisti bölgesi olacakmış...dönümü 20-30000 tl en az 10 dönüm 15 dönüm alınmalı...kar beklentisi %30...hadımköy yassıören ....yoğun konut projesi...dönümü 50-60 tl en az 20 dönüm...hadımköyde haliç yapı kooparatifinden acil al sat yapılacak satılıklar çıkıyormuş...raiç fiyatı 160-200 arasında değişiyormuş...parseller 360-600 m2 arasında..izzettinde 4 sene önce satışına şahit olduğum 12 dönümlük yer....m2 10 tl idi...imar yeni geçti m2 100 tl...bu para başka bir yerde yok....bayramdan sonra kendisiyle irtibata geçip..acil sıkışıklıktan kısa vadeli al satlara beraber bakacağız...hemen al satlarda %10 kazandırmazsam...%10 üzerine kendisinin alacağını vadetti...daha sonra mimarobada pera emlak tan adnan kurtulun yanına gittim...(kendisi abim olur...)...kamilobada 18. madde uygulamasına giren iki dönümlük yerlere baktık...mevki tem gişeler...geleceği parlak...18 alındığına göre imar geçicek demektir...fiyat aralığı 80-100000 tl ...ister imar geçmesi beklenir...isterse al sat yapılabilir...tem gişelerdeki yeri beğendim...gelişmeler oldukça buradan aktaracağım...hasan çiftçibaşı ufuk plaza hadımköy tem -e5 bağlantı yolu üzeri...tel.05322140833...adnan kurtul mimaroba pera emlak.05337276854.....

rasputin46-2
09-09-2010, 01:11
bayram şekeri...http://www.dailymotion.com/video/xe1p8_pavarotti-friends_music

tosbaga
09-09-2010, 03:01
topik başlığını görünce yazim dedim... Florya Yeşilköy gibi yerlerden ev alacak kadar paran varsa, dikkat edecek bişeyin yok demektir.. Senin yerine dikkat edecek olan gayrimenkul danışmanı gibi bişeyin vardır o halleder zaten :D:D

rasputin46-2
09-09-2010, 08:12
topik başlığını görünce yazim dedim... Florya Yeşilköy gibi yerlerden ev alacak kadar paran varsa, dikkat edecek bişeyin yok demektir.. Senin yerine dikkat edecek olan gayrimenkul danışmanı gibi bişeyin vardır o halleder zaten :D:Dsağol gözüm ..engin zeka ve bilgi seviyenle bizleri ihya edip aydınlattın...sen fikrini beyan edip...ortalığa saçmasaydın naapardık ...kimbilir....:cool:

rasputin46-2
12-09-2010, 20:18
Yeni anayasa. yuzde 60 oyla kabul edildi...vatana millete hayirli olsun ...bundan sonra ne olur ... Turkiyeye daha guclu sekilde para girisi olur ...endeks yukselir ,dolar duser,gayrimenkul fiyatlari artar ,isin ironik yani kilictaroglunun yeni anayasaya hayir oyu vermemesidir...bundan sonra daha ozgur ,daha demokrat,daha guclu bir turkiye icin elele... 12.09.2010 bodrum...

rasputin46-2
16-09-2010, 09:24
bodrum yalıkavakta...fiyatlar...istanbulun lüx semtlerini geçiyor...bu fiyatların şişmesinde yabancıların..ingilizlerin payı büyük.(uyanık ingiliz yunanistandaki ve adalardaki fiyatları karşılaştırınca burayı tercih etmiş...)..britanyanın patlamasıyla...bizim yerli yatırımcı müteahhitlerinde...ellerinde mallar patlamış durumda...heryerde satılık ilanları var.....fiyatlar astronomik..gerçek fiyatı öğrenmek için ,sunulan fiyatın %60 teklif edin.....müteahhitler gölgede siesta yapıp...sinek kovalıyor....ancak tilkilik koyunda manzara rahatsız edici şekilde muhteşem...bon appetit...

emfur
16-09-2010, 10:32
herkese iyi bayramlar...hasan çiftçibaşıyla bugün görüştüm...tekirdağ muratlıyı önerdi...lojisti bölgesi olacakmış...dönümü 20-30000 tl en az 10 dönüm 15 dönüm alınmalı...kar beklentisi %30...hadımköy yassıören ....yoğun konut projesi...dönümü 50-60 tl en az 20 dönüm...hadımköyde haliç yapı kooparatifinden acil al sat yapılacak satılıklar çıkıyormuş...raiç fiyatı 160-200 arasında değişiyormuş...parseller 360-600 m2 arasında..izzettinde 4 sene önce satışına şahit olduğum 12 dönümlük yer....m2 10 tl idi...imar yeni geçti m2 100 tl...bu para başka bir yerde yok....bayramdan sonra kendisiyle irtibata geçip..acil sıkışıklıktan kısa vadeli al satlara beraber bakacağız...hemen al satlarda %10 kazandırmazsam...%10 üzerine kendisinin alacağını vadetti...daha sonra mimarobada pera emlak tan adnan kurtulun yanına gittim...(kendisi abim olur...)...kamilobada 18. madde uygulamasına giren iki dönümlük yerlere baktık...mevki tem gişeler...geleceği parlak...18 alındığına göre imar geçicek demektir...fiyat aralığı 80-100000 tl ...ister imar geçmesi beklenir...isterse al sat yapılabilir...tem gişelerdeki yeri beğendim...gelişmeler oldukça buradan aktaracağım...hasan çiftçibaşı ufuk plaza hadımköy tem -e5 bağlantı yolu üzeri...tel.05322140833...adnan kurtul mimaroba pera emlak.05337276854.....

Bu Silivri civarında bir çok konut yapılıyor.
Oralarda bir Havaalanı yapılacağı yönünde beklentiler vardı.
O civarı nasıl görüyorsunuz ?

rasputin46-2
16-09-2010, 13:04
sevgili emfur...havaalanı ertelenmiş durumda..ancak 18. maddeye giren tarlalardan...imar çıkacağı için alım yapılabilir... (iyi bir ekspertiz ve ciddi bir çalışma ile )....burası ile ilgileniyorum...araştırıyorum....yeri geldikçe....bilgi aktarımında...bulunacağım...şu anki görüşüm sahilde imarı çıkan yerler yerine ...e-5 ile tem arasında kalan...18.maddeye giren...imarsız tarlalar....selam ve saygılar....

rasputin46-2
19-09-2010, 10:38
denemeler...berlisconiyi nasıl tanırız...hafif çapkın ...yaşamayı seven birisi....komplo teorisi üretiyorum...berlisconi...şu anda dünyadaki en güçlü liderlerden birisidir... etki ve yetki sahibidir...dünyadaki en üst noktadaki...derecesi en yüksek...üstadı azamdır....çapkınlığı ve yaşamı sevmesi onun kamulfajıdır....putin ve tayyip erdoğanın yakın dostudur...üçlü saç ayağını oluştururlar....bu üçlünün gücünü ve etkisini....dünya...önümüzdeki 10 senede çok daha fazla hissedecektir....britanya almanya ve abd dünyaya yön verecek...karizmatik lider yoktur....tayyip erdoğanında bazı sert çıkışları ...israil tarafından tepkisiz kalması....bu nedenledir...anayasa oylamasının kabul edilmesi....ufukta koalisyonun olmaması...dünyada ikinci bir kriz çıksa dahi...türkiyede bunun etkisi 2001 büyük kriz kadar değil ...olsa olsa 2008 dalgalanma kadar olacaktır...(kılıçtaroğlunun arkasında rüzgar değil...vantratör olduğunu..chp lider olmadığını gördük...(.oy atmasını dahi beceremeyen insanlar lider olamaz..olsa olsa teknokrat olur)....önder sav derseniz..o gün ışığına çıkmayı pek sevmez...gün ışığınca lahtine geri döner...öngörüm baykal teşkilattaki gücünü yeniden toplayıp..chp başına gelebilir...)bu gelişmeler ışığında santranç taşlarını yerine koyduğumuzda..taşlarda kimin neyi ifade ettiğini...oyunun nasıl oynandığını...ileriki hamlelerin neler olacağını ...cam sürahinin içindeki suyu görme netliğinde görebiliriz... artık ...açık ve net bir şekilde gayrimenkul piyasasında neler olacağınıda sizler tahmin edebilirsiniz..

yatirimci81
19-09-2010, 12:00
sevgili emfur...havaalanı ertelenmiş durumda..ancak 18. maddeye giren tarlalardan...imar çıkacağı için alım yapılabilir... (iyi bir ekspertiz ve ciddi bir çalışma ile )....burası ile ilgileniyorum...araştırıyorum....yeri geldikçe....bilgi aktarımında...bulunacağım...şu anki görüşüm sahilde imarı çıkan yerler yerine ...e-5 ile tem arasında kalan...18.maddeye giren...imarsız tarlalar....selam ve saygılar....

sayin rasputin 18. maddeye giren tarlalar tam olarak hangi bölgede?

rasputin46-2
20-09-2010, 10:57
herkese iyi bayramlar...hasan çiftçibaşıyla bugün görüştüm...tekirdağ muratlıyı önerdi...lojisti bölgesi olacakmış...dönümü 20-30000 tl en az 10 dönüm 15 dönüm alınmalı...kar beklentisi %30...hadımköy yassıören ....yoğun konut projesi...dönümü 50-60 tl en az 20 dönüm...hadımköyde haliç yapı kooparatifinden acil al sat yapılacak satılıklar çıkıyormuş...raiç fiyatı 160-200 arasında değişiyormuş...parseller 360-600 m2 arasında..izzettinde 4 sene önce satışına şahit olduğum 12 dönümlük yer....m2 10 tl idi...imar yeni geçti m2 100 tl...bu para başka bir yerde yok....bayramdan sonra kendisiyle irtibata geçip..acil sıkışıklıktan kısa vadeli al satlara beraber bakacağız...hemen al satlarda %10 kazandırmazsam...%10 üzerine kendisinin alacağını vadetti...daha sonra mimarobada pera emlak tan adnan kurtulun yanına gittim...(kendisi abim olur...)...kamilobada 18. madde uygulamasına giren iki dönümlük yerlere baktık...mevki tem gişeler...geleceği parlak...18 alındığına göre imar geçicek demektir...fiyat aralığı 80-100000 tl ...ister imar geçmesi beklenir...isterse al sat yapılabilir...tem gişelerdeki yeri beğendim...gelişmeler oldukça buradan aktaracağım...hasan çiftçibaşı ufuk plaza hadımköy tem -e5 bağlantı yolu üzeri...tel.05322140833...adnan kurtul mimaroba pera emlak.05337276854.....sayın yatırımcı81...kırmızıyla geçtiğim yerlere baktık..kamilobada 2 dönümünün toplam satışı 80-100000 tl...tem gişeleri civarı....bunların fiyat durumu ve ileride ne olabileceği...sahil kesimindeki imar geçmiş yerlerle karşılaştırılıp tahmin edilebilir...bana %100 artış olabilir gibi geldi...ancak bunlar benim için ön ve sağlıksız bilgiler...araştırmaya ve paylaşmaya devam edeceğim...

Poizer
21-09-2010, 11:16
Merhaba,

Çok fazla nakitim yok. 20-25 bin tl aralığında 2-3 yıla fiyatını arttırabilecek arsalar araştırıyorum. Bana tavsiyeleriniz nereler olur?

rasputin46-2
21-09-2010, 12:36
sayın poizer...üç ,dört arkadaş hisseli ortak almaya bakın....yine de isimlerini ve tel. yukarıda verdiğim kişilerlede irtibata geçebilirsiniz...olmadı iş -c... garanti... gibi imkb 30 daki işlem hacmi yüksek..derinliği olan....bedelsiz ve kar payı dağıtan.....hisse senetlerini... alabilirsiniz......(hisse senetlerinin fiyatları şu an yüksek...acele etmeyin )

rasputin46-2
22-09-2010, 09:28
Yeni anayasa. yuzde 60 oyla kabul edildi...vatana millete hayirli olsun ...bundan sonra ne olur ... Turkiyeye daha guclu sekilde para girisi olur ...endeks yukselir ,dolar duser,gayrimenkul fiyatlari artar ,isin ironik yani kilictaroglunun yeni anayasaya hayir oyu vermemesidir...bundan sonra daha ozgur ,daha demokrat,daha guclu bir turkiye icin elele... 12.09.2010 bodrum...ra...ra...rasputin....

5kurt
22-09-2010, 10:55
Biraz daha uzun vadeli düşünenler tarım arazilerini de listeye alabilirler. Önümüzdeki dönemde arzda ki azalma yüzünden gıda fiyatlarının hızla artmasi kesin gibi.

Suyu olan, iklimi müsait tarım arazileri bence iyi bir yatırım olarak görünüyor. Önümüzdeki dönem su petrolden daha değerli hale gelecektir.

rasputin46-2
05-10-2010, 00:43
Basbakanin istanbul projesinde neler var acaba? Atakoy ayamama deresi girisinden kanallar acilip ...ikitelli basin ekspres yoluna devam eden kanallar icinde toplu tasimacilik yapan hovercraflar ..mi acaba... Adalarin bogaza bakan kisminda deniz uzerine kurulacak platolar uzerinde oteller limanlar havaalanlarimi acaba.. Not duselim.. Dolar daha asagi dusermi ..dolar tl karsisinda daha asagi duserse..turkiyede ihracatci kalmaz .kapanan fabrikalar .. Iflaslar.. Artan issizlik..zincirleme reaksiyonla etkilenen diger kollar .odenmeyen cekler.bunlar gozardi edildiyse dolar dahada duser.kaos ortami istenmiyorsa dolar belli seviyelerde tutulmasi lazim eger reel sektor onemli ise .. Abd avrupanin kendi paralarini dusuk tutup mallarini satmaya issizligi onlemeye calistigi donemde ..asil olan paranin rakamsal degeri degi dunyanin her yaninda konvertibil gecerliligi olmasidir degerli para budur.. Digeri elma sekeridir. Eger boyle dusunursek dolar artarmi acaba .bekleyip gorecegiz...yatirim tavsiyesi degil .fikir cimlastigidir ... 5.10.2010.

5kurt
05-10-2010, 11:39
Dünyada ki ($ ve € dahil) para birimlerinin aslında hiçbirinin bir değeri yoktur. "fiat money" denen üçkağıt sisteminin son günlerini yaşıyoruz.
http://www.thedailybell.com/803/Fiat-Money.html

Bankada olduğunu ve bir değerinin bulunduğunu zannettiğimiz paralarımızın/hisse senetlerimizin/kıymetli madenlerimizin vs. aslında sadece bilgisayarlar arasında gidip gelen elektronlar olduğunu anlamamıza çok az kaldı. Biri bilgisayarların şalterini indirince neler olacağını da yakın zamanda yaşayarak göreceğiz.

Çözüm birikimlerimizi gözümüzün gördüğü ve elimizle dokunabildiğimiz gerçek değerlere yöneltmektir. Gerisi ise hayal dünyasıdır.

Gerçeklerle yüzleşmeye az kaldı!!!

rasputin46-2
06-10-2010, 01:46
Garip ama gercek...su bil klintin turkiyeye ne zaman gelse... Bizim borsa cosar.pesinden kimler geliyorsa.. Kim tutar seni...

rasputin46-2
07-10-2010, 00:12
Dolar tl karsisinda daha dusermi ...dolar tl karsisinda daha dusermi cikarmi bilmem ama ... Daha duserse kriz cikacagini soyleyebilirim...isin garibi tv yorumculari bunu gormuyor ..paramiz degerleniyor diye seviniyor ...elma sekerini yalamaya devam edin..yakinda 25usd mal ettiginiz urunu ,40 usd mal ettiginizde dunya pazarinda rekabet edemeyip fabrikalarinizi kapattiginizda odenmeyen borclar ile diger is kollarina zincirleme reaksiyon ile yayildiginda... Artan issizlikleri yasadiginizda ben sizi gorurum .cin ,japonya,rusya euro ve usd karsisinda paralarinin degerini yeniden revize edip kendilerini bosunami koruyorlar .bu kadarmi gercekleri gorebilmekten uzaksiniz...

rasputin46-2
09-10-2010, 12:03
Lutfen dikkat...abd nin krizden g.tunu kurtarabilmek icin diger devletlere yaptigi operasyonla karsi karsiyayiz.rezerv para usd diledigi gibi basip devletlerin kaynaklarini patlatma operasyonu ..buna karsi brezilya cin rusya japonya tedbir alip .paralariin degerini dusurmekte..abd de buna fena halde bozulmakta .MB.tarafindan degeri dusuk dolara karsi tedbir alinmazsa ulkemiz ciddi kriz tehdidiyle karsi karsiya ..

ZzeusS
10-10-2010, 13:14
Lutfen dikkat...abd nin krizden g.tunu kurtarabilmek icin diger devletlere yaptigi operasyonla karsi karsiyayiz.rezerv para usd diledigi gibi basip devletlerin kaynaklarini patlatma operasyonu ..buna karsi brezilya cin rusya japonya tedbir alip .paralariin degerini dusurmekte..abd de buna fena halde bozulmakta .MB.tarafindan degeri dusuk dolara karsi tedbir alinmazsa ulkemiz ciddi kriz tehdidiyle karsi karsiya ..

Sn rasputin46-2
TL'nin değerlenmesi konusunda görüşlerinize sonuna kadar katılıyorum fakat sıcak paranın büyüklüğüne bakınca MB ne kadar döviz alsada sonunda TL yinede değerlenecektir. MB gelen doların 1450 yerine 1400 TL ye dönmesini tercih ediyor. Bu şekilde TR yatırım araçlarının biraz daha pahalı görünmesini sağlamaya çalışıyor diye düşünüyorum. Sanırım en iyisi yüksek oranlı bir sıcak para vergisi koymak ama değerli TL onurumuzdur diyen bir Başbakanımız varken buda çok zor ayrıca kapalı kapılar arkasında yabancı yatırımcıyada TL'nin değeri konusunda sözler verildiğini düşünüyorum. Ancak bu şekilde üretemeyen,satamayan ve satın alma gücü düşen ülkemizde işler tozpembe görünür.

Bu arada Beylikdüzü tarafında yeni yapılan alışveriş merkezlerinde dükkan satın alma konusunda görüşünüzü merak ediyorum. Örnek olarak Beyazcity,Beycity vs. tarzda ufak çapta m2 fiyatı 5000-6000 TL arası fiyatlara satışlar var. Sürekli gelişen ve nufusu artan ilçede 1-1.5 milyon TL ye alınacak dukkanlar para kazandırırmı?

Selamlar,Saygılar

rasputin46-2
10-10-2010, 16:49
uyandırma sevisi..gayrimenkul piyasasında fiyat artışından bahsederken...sağlıklı bir fiyat artışından bahsediyorduk...abd operasyonuyla dengeler altüst olacaktır...tahminim fiyatların şimdiki seviyesinden çok çok üzerinde olacağı .. şişeceğidir....sonrada patlama ve kriz yaşıyacağız....klintın 99 depreminden sonra türkiyeyi ziyaretinde...borsada üst üste rekorlar yaşanmıştı..çok iyi hatırlıyorum..1 tl etmeyen tofaş fabrika 14-15 tl bulduydu. daha sonrada 2001 kriziyle herkesin eline hisse senetlerini verdiler..dolar hızla arttı..devaliasyon yaşandı bunları hepimiz yaşadık.şimdi tesadüflere ve zamanlamaya dikkat edin..klintin yine geldi..peşrevci niyetiyle...sanki peşinden gelecek spekülatörlere kapıyı açtı...aynı zaman dilimi içerisinde borsaya giren çıkan para miktarı ve alıcı ve satıcıların kimliğinin belirlenmesi kanuni düzenlemeyle kalktı..görüyorum..cam surahinin içindeki suyu görme netliğinde...abd operasyonununu ve neler olacağını...(sayın bıkmışbroker...mustafa abi yazısında çok güzel ve net bir şekilde açıklamış..)1.70 bozulan usd turkiyeye giren sıcak para borsayı coşturacak....1 tl ve 1.25 çıkarkende hem ihracatçıyı ve sanayiyi bitirmiş ...işsizliği artırmış olacaklar...hemde pahalı bozdurdukları doları ucuza alıp.... borsadan kimse varketmeden çıkacaklar....bu arada sayın zzeuss sorusuna da yanıt olacak gayrimenkul fiyatları beklenmedik ölçüde şişecek..bu sağlıksız şişmenin ardından patlama ve icradan satışlar yaşanacak...gerekli tedbirler alınmazsa önce ihracatcılar krizi yaşıyacak...üretim riski ve maliyeti yerine ihracatçı parasını başka yerlere yatıracak...emek yoğun olan bu sektör...işsizliğin artışına neden olacak...bu sektörde çalışan yeni işsizler....kredi ile aldıkları ev ve arabaların taksitlerini ödeyemediklerinden...icradan satışlara tanık olacağız..aynı zamanlama içerisinde adamlar operasyonunu tamamlayıp..sıcak paralarını türkiyeden çıkaracaklar...başbakanı suçlamamak lazım..bence reel ekonomiyi bilmeyen..ekonomi akedemisyenleri ve burokratları tarafından yanlış yönlendiriliyor...ne demek istediğimi tv çıkan akademisyenleri seyredenler çok iyi bilecekler...isminin önünde akademisyen titri olan..bilgi ve ze.. özürlü zat..mevduat sahipleriyle ihracatçıları aynı kefeye koyabiliyor...neymiş mevduat sahipleride ..faizlerin düşmesiyle zor durumdaymış..şimdide biraz ihracatçılar zor duruma düşsünmüş...beyler bilmiyorsanız öğrenin...ihracatçı ..her gün boğayı boynuzlarından tutup yere çalan adamdır..işi tekstilse..her sene ve bir sonrası yaz ve kış modayı ve piyasayi takip etmek zorundadır...dünyanın dört bir tarafında ...malını pazarlamak için mücadele eden akıncı beyidir...hammaddeyi en uygun fiyata almak stoklamak satmak zorundadır...emek yoğun sektörde istihdam sağlar...işsizliği önler....kazancını yurt içinden değil..dışardan sağladığı için ülkeye ciddi anlamda katma değer sağlar...sanayinin gelişmesini teşvik eder..mevduat sahibi ise oturduğu yerden ay sonunun gelmesini bekler...siz doların düşmesini seyrederek ihracatçının..belkemiğini kırıyorsunuz...rekabet şansını ortadan kaldırıyorsunuz...dolar yerine euro kullanılsın bilgisizliğine (eski merkez bankası gazi erçel ve diğerlerine cevap)...euro sadece avrupada kullanılır...rusya..ukrayna..kazakistan..azarbeyca n..iran..ırak...suriye..ermenistan...suudi...cezay ir..tunus ...fas..ta kullanılan para birimi dolardır..arternatifi yoktur....ikili anlaşmalarında yuan tl gibi pratikte sadece göz boyar ..ihracatta %80 usd kullanılır...abd operasyonuna karşı yapılması gerekenler..brezilyanın yaptığı gibi vergi...faiz oranlarının düşürülmesi..para basılması.(obamama buna bozulacaktır ).mutlaka ama mutlaka ihracatçıyı ve reel ekonomiyi çok iyi bilen..bu konuda uzmanın diyen akademisyenleri cebinden çıkartacak olan..tim başkanı büyükekşi gibi ato başkanı gibi değerlerimizin sözlerinin can kulağıyla dinlenmesi ve bakanlık verilmesi...selam ve saygılar...(elinde dolar olan arkadaşlar..fiyatlar uygunken gayrimenkul almanız yararlı olacaktır..usd 1.5 ... 400.000 usd eden yer.. 1tl olursa 600.000 usd olacaktır..eğer tedbir alınmazsa...bence....)

rasputin46-2
14-10-2010, 11:22
1637 yılından bir katalogda görülen ve "Viceroy" olarak da bilinen lale. Boyutuna göre değişmekle beraber soğanı 3000 ila 4200 Hollanda Florini arasındadır. O devirde yetenekli bir zanaatkar yılda 300 florin kazanmaktaydı.Lale çılgınlığı, diğer adlarıyla Lale balonu, Lale spekülasyonu (Felemenkçe adıyla; Tulpenmanie, diğer adlarıyla Tulpomanie, Tulpenwoede, Tulpengekte ve Bollengekte) Hollanda Altın Çağı'nda lale (Tulipa) soğanlarının fiyatlarının aniden aşırı derecede yükselip çöküşe geçtiği döneme verilen isim. Şubat 1637’de Lale Çılgınlığı’nın doruk noktasında laleye dayalı sözleşmeler yetenekli bir zanaatkarın yıllık gelirinin 10 katına satılmıştır. Bu olay genelde tarihteki ilk spekülatif balon (veya ekonomik balon) olarak bilinir. Lale çılgınlığı terimi günümüzde varlık fiyatlarının gerçek fiyatlarından sapmasını ifade eden bir benzetme olarak kullanılmaktadır.

Olay, 1841 yılında İngiliz gazeteci Charles Mackay’ın Olağanüstü Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı (Extraordinary Popular Delusions and the Madness of Crowds) adlı kitabıyla popülerleştirilmiştir. Mackay’a göre bir noktada tek bir Semper Augustus soğanı için 12 akre (5 hektar) arazi teklif edilmiştir. Mackay, fiyatlardaki ani düşüşten dolayı bu tür yatırımcıların battığını ve Hollanda piyasalarının ciddi bir sarsıntı geçirdiğini iddia etmektedir. .şimdide ...kasapların vitrinlerine koydukları ...kesilmiş hayvanların arkalarında..(milletin göz zevkini bozmasın diye) laleler vardır...

5kurt
14-10-2010, 12:36
Lale çılgınlığı konusuna vizyonda ki "Wall Street 2" filminde de değinilmiş. Hatta Gordon Gekko'nun evinde "ultimate bubble" dediği lale çılgınlığının grafiği de var. Seyrederseniz göreceksiniz.

Yavaş yavaş basketbolde "crunch time " dediğimiz maç sonuna yaklaşıyoruz. neler olacak yaşayıp göreceğiz.

Birikimlerini banka bilgisayarlarında ki gidip gelen elektronlardan kurtarıp gerçek elle tutulabilir, gözle görülebilir değerlere yatıranlar "crunch time"ı nispeten az hasarla atlatacaktır.

5kurt
14-10-2010, 13:00
2001 yılında Arjantin'deki kriz bence yakın gelecekte küresel çapta olacakların bir denemesiydi.

Ingilizce altyazılı 1:43 saatlik çok güzel bir video. Müsait bir zamanınızda izleyin. Hatta benim gibi indirip arşivinize atın. Ibretlik bir film.

linki: http://www.youtube.com/watch?v=7yerKMQc7-w

madenci1
14-10-2010, 18:29
kısa bir özet yapabilirmisiniz, video açılmıyor, siteye sansür uygulanmış...

5kurt
14-10-2010, 19:20
Konu çok uzun ve detaylı ama kısaca özetleyeyim.

Bir sabah Arjantinliler uyanır ve haberlerde bankaların kapatıldığını duyarlar.

Herkes bankalara koşar ama kapı duvardır. Bankalar bir hafta kapalı kalır. Bu arada sıkı bir devalüasyon gelir ve herkesin paralarının değeri yarıya iner.

Bankalar açılır herkes yine parasını çekmeye koşar. Aldıkları cevap "hop dedik, tamam paranız var ama çekemezsiniz, transfer edemezsiniz, size ancak cep harçlığı verebiliriz."

Bu zamanda halkın parası büyük ölçüde erir ve korkunç bir fakirlik oluşur. Eskinin orta sınıfı sokaklarda fare avına çıkar. 2001 öncesi Güney Amerika'nın Isviçresi denen Arjantin göçer ve bugün bile kendini toparlayamaz.

Çok çok kısaca özetledim. Tabii videoda çok daha ayrıntılı anlatılıyor. Link çalışıyor, bilen bir arkadaşınızdan youtube'a nasıl girileceğini öğrenin.

Bir daha 11/Eylül türü bir düzmece olay olur mu, eğer olursa bu bahane edilip ana bilgisayarların şalterleri indirilir mi? Küresel ölçekte bankalar kapatılır mı? Son çıkan "Stux" tipi bir virüs banka bilgisayarlarını kapattırabilir mi, hatta kayıtları silebilir mi? vs.vs.

Bakalım yaşadıkça daha neler göreceğiz!!!

rasputin46-2
15-10-2010, 07:34
şah...mat...abd operasyonuna karşı ne yapılabilir...abd bastığı paralarla...devletlerin kaynaklarına saldırıyormu...dolar basıp tl alıyormu...sizde tl basın ...bastığınız tl ile ..o dolarları alın....abd kaynaklarını satın alın....ne kadar şirketi...yeraltı ..yerüstü kaynağı....gayrimenkulu varsa.....çin aynen dediğimi yapıyor...kendi silahıyla vuruyor.....abd buna fena halde bozuluyor..buna yapacak abd hiçbir şeyi yoktur..iki tarafı keskin bıçaktır..kendi tuzağına kendi düşer...anladığım kadarıyla ..hükümet tarafında.....kura.... ciddi tedbirler alınmamakta..yanlız zafer çağlayana helal olsun.çok güzel ve net olarak sorunları anlatmakta.....tv yine aynı yorumcular.... bozuk plak gibi yapılacak bir şey olmadığını tekrarlamaktalar..bu kadarmı boşsunuz?. tl basılıp ....dolar alınmalı... bu dolarlarla abd şirketleri ve kaynakları satın alınmalı...nostalji http://www.dailymotion.com/video/xek7ok_led-zeppelin-stairway-to-heaven-liv_music....led[/url] zeppelin orhan gencebaydan etkilendiklerini..bazı notalarını kullandıklarını ..orhan gencebayın büyük usta bir sanatçı olduğunu...hayranı olduklarını belirtmişti..dailymotionda bulamadım...ancak bendeki kayıtlarda..bir parçasında...tamamıyla aynı riffler kullanılmış .....http://www.dailymotion.com/video/xdu1n9_orhan-gencebay-seven-affeder_music

5kurt
15-10-2010, 11:03
şah...mat...abd operasyonuna karşı ne yapılabilir...abd bastığı paralarla...devletlerin kaynaklarına saldırıyormu...dolar basıp tl alıyormu...sizde tl basın ...bastığınız tl ile ..o dolarları alın....abd kaynaklarını satın alın....ne kadar şirketi...yeraltı ..yerüstü kaynağı....gayrimenkulu varsa.....çin aynen dediğimi yapıyor...kendi silahıyla vuruyor.....abd buna fena halde bozuluyor..buna yapacak abd hiçbir şeyi yoktur..iki tarafı keskin bıçaktır..kendi tuzağına kendi düşer

Dün "Currency Wars, 1914 all over again" adlı güzel bir yazı okudum. Sonu çok tehlikeli olabilecek bir süreç.

http://www.321gold.com/editorials/guest/coumans101410.html

rasputin46-2
15-10-2010, 12:48
sn.5kurt oturup operasyonu seyretmek bence daha tehlikelidir....ayrıca ben ekteki... yazıdan farklı olarak...parayı elde tutmamayı..... abd varlık değerlerinin satın alınmasını savunuyorum..böylece içeride paranın dolaşımı olmaz..aynı parayı abd pompalamış ... ikinci olarak menkul gayrimenkul varlıklarını satın alarak artı değer elde etmiş olursunuz....selamlar...

5kurt
15-10-2010, 14:33
Bu dönemde seyreden zaten intihar etmiş demektir.

ABD benim gözümde herşeyiyle bitti. AB'de öyle. Şu anda son 200 senedir dünyanın kanını emen "batı medeniyeti" denen meretin son günlerini yaşıyoruz.

Bir boşluk süreci (savaş) sonunda doğu merkezli yeni dengelerin kurulması büyük ihtimal görünüyor. Tabii bu süreç çok kanlı ve acılı geçecektir.

Global mali sistemlerin de uzun süredir batık (insolvent) olması ve suni teneffüsle (elektronik para pompalanması) ayakta durabilmesi beni bankada para tutmaktan alıkoyuyor.

Bence önümüzdeki dönemde iki sağlam yatırım stratejisi var:

1. Altın ve gümüş. Comex altın/gümüşü (paper gold/silver) değil sistem dışında tutabileceğimiz fiziki madenler.

2. Tarım arazisi. Içinde suyu olan araziler. Önümüzdeki dönemde gıda en fazla değer artışının olacağı sektördür. Domatesin kilosu 6 tl olmuş bu arada.

Bunların dışında olan araçlar bana çok riskli geliyor. Işte Arjantin örneği önümüzde, mali sisteme güvenenlerin başına neler geldi.

Tabii olur mu olmaz mı %100 bilemeyiz ama benim düşüncelerim kısaca böyle. Mali piyasaları uzaktan seyrediyorum.

rasputin46-2
15-10-2010, 21:16
led zeppelin... vanity fair dergisine verdiği röportajda..biz yıllarca bir türk müzik adamının ritm alt yapılarını inceliyerek..bu ritm alt yapılarını kendi müziğimizde kullandık..bunuda ilk defa burada söylüyoruz..o türkün adıda orhan gencebaydır...bu derginin bir nüshası orhan gencebayda bulunmaktadır...zamanında jımmy page in arabesk ritmlerinden etkilendiği bir gerçektir..orhan gencebayda direk arabesk ritimlerinin babasıdır..http://www.dailymotion.com/video/x6wzox_led-zeppelin-nobody-s-fault-but-min_music bas gitar solosuna dikkat...orhan babanın etkisi çok fazla hissedilmekte...parçanın sözleri tam anlamıyla arabesk...ikinci parçanın girişide öyle....http://www.dailymotion.com/video/x1cill_led-zep-kasmir_music.. orhan babaya rockın kurucu babasıda diyebiliriz...

5kurt
16-10-2010, 14:08
Tarımdan bahsederken pamuk fiyatları son üç ayda %56 artmış. Gardrobunuzdan birşey atmayın, seneye lazım olabilir!!

WSJ'ın yazdığına göre pamuk 140 senenin en yüksek fiyatını görmüş. Söylenen neden de kötü bir hasat ve Çin'in yüksek talebiymiş.

http://online.wsj.com/article/SB10001424052748704300604575554210569885910.html?m od=WSJ_hpp_LEFTWhatsNewsCollection

Yazıyı eski bir köle şarkısı olan "Pick a Bale of Cotton" videosuyla bitireyim. :)

http://www.youtube.com/watch?v=kSJZ12iMzvQ&feature=player_embedded#!

ZzeusS
19-10-2010, 11:39
Bu haber önümüzdeki dönemde konut fiyatlamalarını , özellikle yeni büyüyen bölgelerdeki fiyatları ( beylikdüzü,ıspartakule vs.. ) etkiyecek diye düşünüyorum.

http://www.haberler.com/istanbul-tamamen-yenilenecek-2326338-haberi/

rasputin46-2
28-10-2010, 15:24
ÇILGIN İSTANBUL PROJESİ 1 KASIMDA AÇIKLANIYOR....İstanbul 1 Kasım'da dünyanın 50 ülkesinden, 250 proje dehasına ev sahipliği yapacak. 3 günlük organizasyonun açılışını yapacak olan Başbakan Erdoğan'ın da projelerini burada açıklaması planlanıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'a ilişkin büyük merak uyandıran 'çılgın projesi'ni açıklayacağı tarih belli oldu. SABAH'ın konuya yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre Erdoğan, 1 Kasım'da proje yönetimi alanında dünyanın en önemli organizasyonu kabul edilen 24. International Project Management Association (IPMA) Dünya Kongresi'nin açılışında kendi projelerini kamuoyuna açıklayacak. İstanbul'daki Kongre'ye 50 ülkeden, 100 üniversite ve 250'ye yakın bilim adamına katılacak. 3 günlük organizasyonda 350'den fazla dünya çapında bilimsel proje ve makale ortaya konulacak.

PROJE BAŞKENTİ
IPMA dünyadaki en eski uluslararası proje yönetim kuruluşu olarak biliniyor. Şu ana kadar Avrupa, Asya ve Amerika kıtasından 47 üye ülke ve 100 binden fazla sertifikalı proje yönetim profesyoneliyle dünya çapında kabul gören bir kurum. Proje Yönetimi alanında küresel standartları oluşturmayı hedefleyen IPMA yeni projelerin de açıklandığı bir organizasyon olarak biliniyor. Bu kapsamda Kongre'de dünyada ilk kez hayata geçecek projeler de açıklanacak. 24. IPMA Dünya Kongresi düzenleme komitesi başkanlığını yürüten Prof. Dr. Çetin Elmas, Başbakan Erdoğan'ın kongre açılışında çok önemli açıklamalar yapacağını söyledi. Bu kapsamda Türkiye'ye ait birçok projenin ilk kez burada açıklanacağını söyleyen Elmas, "Dünyanın en iyi proje yöneticileri 3 gün boyunca İstanbul'da olacak. Türkiye 2010 Avrupa Kültür Başkenti'nin yanı sıra bu organizasyonla Dünya Proje Başkenti oluyor. Türk projelerinin dünyaya tanıtımı açısından da önemli olacak" dedi.

rasputin46-2
29-10-2010, 12:52
beni unutmayınız...http://www.dailymotion.com/video/xf8252_mustafa-kemal-ataturk-ve-guneyin-as_music nezaket....zerafet..komşu bir devlet başkanını hipnotize eder gibi etkileme gücü...seni ..senden sonra oluşturulan kuru ,skolastik tarih kitaplarından değil..kendi yazdığın hatıratınla...yakın çevrenin ...yardımcılarının...arkadaşlarının hatıratlarıyla tanıyıp ...öğreneceğiz...http://www.dailymotion.com/video/xfeuwq_yyte-ataturk-un-gercek-sesi_news cumhuriyet bayramı kutlu olsun.....

mancurya
29-10-2010, 13:19
2b seçimden önce çıkacakmı...?

Çıkarsa fiyatlar etkilenirmi...?

5kurt
03-11-2010, 11:06
Sugar Baby!!

Birkaç mesaj öncesinde tarım arazileri alımı ve pamuk fiyatlarının yüksekliğinden bahsetmiştim. Meğerse şeker fiyatları da 30 senenin en yükseğindeymiş.

Gıda önümüzdeki dönemin en stratejik emtiası olacak, yakında gıda masraflarımızı azaltmak için arka bahçelerimizi ekim yapacak hale getireceğiz galiba!!

http://www.businessinsider.com/sugar-reaches-30-year-high-2010-11

rasputin46-2
05-11-2010, 14:26
Bu haber önümüzdeki dönemde konut fiyatlamalarını , özellikle yeni büyüyen bölgelerdeki fiyatları ( beylikdüzü,ıspartakule vs.. ) etkiyecek diye düşünüyorum.

http://www.haberler.com/istanbul-tamamen-yenilenecek-2326338-haberi/..her binaya bir kat çıkma izni vermeleri...florya..yeşilyurt yeşilköydeki...20-30 senelik..hasarlı...az hasarlı binalara talebi artırır...bu bölgede fiyatları tetikler.. ayrıca topbaş...mahalle olarak birleşilirse... daha fazla imar verileceğini söylemiştir..ancak bu...gerek mahalle sakinlerinin biraraya gelerek...aynı şartlara razı olmasının zorluğu...gerekse müteahhitlerin (hangi müteahhit iyidir ..şartlar nasıl olucak...vadedilen yerine getirilmezse ne olacak?gibi hukuki sorunlar nedeniyle)insafına terk edilmesi nedeniyle biraz zor...ağaoğlu...kadir topbaşa teklif götürmüş...ben hazırım demiş..(ben yaptım ...olacak...haahaahaa ).bazı sokaklar kaldırılıp..gökdelen tarzı binaların yapılması gibi projeleri var..ancak tüm mahalle sakininin biraraya gelip anlaşması...müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapması pratikte çok kolay değildir....(bunun iyi bir örneği mashattın projesidir ..taş yapıyla oto sanayi kooperatifinin biraraya gelmesi...)

rasputin46-2
05-11-2010, 16:58
usd tl -hakkında...tl nin dolar karşısında değer kazanması...ihracatçıyı ...sanayiciyi bitireceğini söylemiştik..bunun etkisi önümüzdeki sene daha reel hissedeceğiz...şu anda bu mamul fiyatlarına yansımadı...örnekle anlatmak daha kolay..ayakkabı üreticisi ve ihracatcısı bir firma..ayakkabı tabanını ve derisini ..iç piyasadaki taban imalatçısından ve deri fabrikalarından..dolarla almakta..taban fiyatı...3.2 dolarsa... bu gelecek yıl ... fiyatı 5 usd olacaktır....bu farklar ... ..üretilen malın maliyeti ve fiyatını yükseleceğinden..dünya pazarında rekabet edemez hale gelecektir...yapması gereken nedir...aynı tabanı çinden almasıdır..maliyeti 1 dolardır...böylece ayakkabı sektöründeki taban üreticileri ve dericiler piyasadan çekilecektir...ayakkabı üretimindeki tüm malzemeler..deri..taban..ilaç vs..yurt dışından ithal edilmeye başlıyacaktır..içerideki ara sektörde üretim yapanlar ...fabrikalarını kapatacaklar..işsizlik artışı yaşanacaktır..hatta ayakkabıyı çinde üretmek...fason iş yaptırmak..daha mantıklı hale gelecektir...tim başkanı büyükekşiden umutluydum..ancak çok pasif davrandığına şahit oldum..nedenini araştırdığımda...bunların ihracatçı değil..ithalatçı olduğunu ..kendi firmalarında ayakkabının sayasını ve ayakkabıyı çinden ithal edip..mağazalarında (FLO ) iç piyasaya sattıklarını gördüm..garip bir ülkedeyiz...ihracat birliğinin başında...bir ithalatçı bulunmakta...tabiki doların değer kaybıyla..karlarını maksimize etmekte... sanayi bakanı zafer çağlayan gerçekleri tüm çıplaklığıyla görüp ...dile getirmekte..keşke MB bürokratlarımızda görebilse...

5kurt
08-11-2010, 12:10
Kakao fiyatlarıda uçmuş gitmiş. Tarım ürünlerindeki artış kalıcı olursa (ki olması çok muhtemel) yakında giyimden gıdaya çok ciddi fiyat artışları göreceğiz.

Bilhassa gıda harcamaları bütçemizin en acıtan kalemi olacaktır.

http://www.icco.org/statistics/monthly.aspx?AD=2006&MD=1&AH=2010&MH=1&Tipo=Grafico&Datos=USD

rasputin46-2
09-11-2010, 17:37
YENİ KAPİTALİZM ELEŞTRİSİ ;...(alıntıdır)...Bugünkü haliyle kapitalizm, küresel ısınmaya neden olan, dünyadaki yaşamın ve insanlığın geleceğini tehdit eden çok somut bir tehlike. Kapitalizmin tehdidi altındaki insanlar/kesimler, (Marx'ın deyimiyle) sadece “sömürülenler” değil. “Sömürenler” de kapitalizmin tehdidi altında. Buradan, yeni kapitalizm eleştirisinin ilk ilkesini çıkarıyoruz: Günümüz kapitalizmi, ayrım yapmadan bütün insanları ve dünyadaki yaşamı tehdit etmektedir. Hatta şunu söylemek mümkün: Kapitalizm, şimdiki haliyle, insan soyuna karşı olabilecek en büyük tehdittir, çünkü bütün insanlar (kapitalisti ve proleteriyle ve onlardan çok daha önemli hale gelmiş beyaz yakalılarıyla birlikte) kendilerini bu sisteme hapsetmişlerdir. (Ya da sistem onları kendi içine hapsetmiştir.) İnsanların bu sisteme hapsolmalarının ilk önemli nedeni, kendi zaafları idiyse; ikincisi, yaşam koşullarının artık onları sisteme mecbur etmesidir. Sistemin içine doğdular ve onun yarattığı koşullara bağımlılar. (Büyük bir çoğunluğu, bundan daha farklı bir yaşam tarzı olabileceğini düşünemiyorlar)

Böyle bir sistemi değiştirmek için -Marx!ın önerdiği gibi- "işçi sınıfı" itici kuvvet değildir. Çünkü işçi sınıfı ("sınıf"lığının derecesi/türü de tartışmalıdır) sistemin içinde, onun en önemli/vazgeçilmez başlıca bileşkenlerinden biridir. Hal-i hazırda sistemin değişimini dayatacak/zorlayacak iki temel kuvvet bulunmaktadır: Bunlardan birincisi, sistemin/ekonominin/sosyalin dışına itilmiş olan daimi işsizler, yani "sınıfsızlar sınıfı"dır. İkincisi, toplumların bütünüdür. Yani toplumların akıllarını başlarına devşirerek topyekün bir değişim için birlikte tedbirler almaya başlamaları ve bu çabaları ısrarla sürdürmeleri olayıdır. Eğer sürdürmezlerse, "sınıfsızlar sınıfı", toplumun"sınıflılar sınıfı"nın tepesine binecektir. Bu da bir tür kaos ve ayaklanma olacaktır. Bunu -eski usul- “devrim” diye nitelemiyoruz, çünkü hiç bir dişe dokunur ambisyona sahip olmayan bir lümpenliğe/yağmacılığa tekabül etmektedir. Bunlar, sistemin insanlara sunduğu tek temel kimliklerini /ekonomik kimliklerini) yitirmişlerdir ve öfkelilerdir, çünkü sistem, parası olmayana yaşama hakkı tanımamaktadır ve onların sosyal hayata katılımlarını bile engellemektedir.

rasputin46-2
22-11-2010, 12:41
budapeşte; renkli ...ışıltılı...dişil bir şehir...tuna şehri iki kısma ayırmakta...peşte tarafı sanki daha güzel...düz bir alana kurulmuş....buda daha tepelik...sekiz köprüyle birbirine bağlanmış...en güzeli aslanlı köprü...şehir merkezindeki binalar gotik yapılmış....binaların dış cephelerinde insan ve hayvan heykelleri bulunmakta...şehrin son halinin kuruluş tarihi 1850 lerden sonra...geniş caddeler ve sokaklar süslü binalar..mimarlar yurt dışından getirilmiş ve özel siparişe göre planlı yapılmış.yüzlerce kilise..katedral bulunmakta....(cami sayısından rahatsız olanlar...) .halk dindar..pazarları çoluk çocuk temiz kıyafetleriyle kiliseye gitmekte..ayrıca müzeler tiyatro ve opera binaları oldukça fazla...insanı güzel..bizde %10 oranındaysa...bunlarda %90 civarında..çiçek bahçesine girmiş gibi hissediyorsun..kızlarının yüzlerinde soylu..asil bir güzellik var...tolkinin orta dünyasındaki elflere benziyorlar. aşık olunası nitelikte..ilk gün tur rehberiyle tarihi yerleri gezdikten sonra..tura katımayıp halkın içerisine karışmaya ..halkın ve şehrin yaşantısını tanımaya karar verdim..önce euro bozdurup forint almanız lazım..100 euro-27.300 forint...şehri dolaşmak için..bir şehir haritası..ulaşım için metro..tramvay...otobüs emrinize amade...tek seferlik bilet yerine günlük veya iki günlük bilet almak daha mantıklı..tek seferlik bilet..280 ft. günlük 1550 ft....(metro otobuslerde bilet kontrolu var..tramvaylarda yok..bedava şehir turu yapabilirsiniz..halkıda bunu yapıyor.tramvayda bilet kullanmıyor ).yemeklert ortalama.900-1500 ft arasında..domuz eti oldukça yaygın..mc ve burgerde %70 karışımlar yapılmakta..pork konusunda garsonları uyarın..tüm sokakları dolaşın..sokaklarda kaybolun..girmediğiniz cadde ve sokak..mekan kalmasın...halkla ve esnafla tanışın..samimiyet kurmak için alakalı alakasız sorular sorun. şakalaın.gideceğiniz adresi bilseniz dahi sorun..halkı barışcıl güleryüzlü ve samimi..kaldırımdan yola adımınızı attığınızda araçlar durup..sizin geçmenizi beklemekte...bizde olduğu gibi..keko..maganda yok..inanın sinirlerinizi bozacak..kavga çıkabilecek bir ortam yok..bir mekanda sesini yükseltip konuşan varsa..ya türktür..ya italyan..rus veya çinli..yaşlılara adres sormayın saç..baş yoldururlar...kahramanlarına..dinlerine ..vatanlarına...önem veriyorlar..ancak tepeden bakma..faşizm yok..şehrin merkezinde çok güzel birbirinden farklı..birbirini tamamlayan ..doğal fotograf stüdyosu olabilecek binalar var..48 saat uymadan ve sıkılmadan geçirdiğim zaman oldu..tur rehberleri dahi bana mekan sormaya başladı..pal sokağı çocukları..çocukluğumda okuduğum ve uzun süre etkisinde kaldığım kitabın ..konusunun geçtiği sokağa uğramadan olmaz..boka..nemecek..onlar gibi olmaya...onların yaşadıklarını yaşamaya heves ettik.. o günlerin ve kitabın yazarı felenç molnarın anısına http://www.dailymotion.com/video/x8gpjq_child-in-time-deep-purple_music kendilerini hun kabul ediyorlar..yüzlerce ortak kelimeyi kullanıyoruz..fin..türk..alman karışımı bir millet...ancak bize göre daha barışcıl..sakin ve hırsları yok.. bayram günü gül baba türbesini ziyaretim esnasında (çok dik yokuşu var ) chpli onur öymenle karşılaştım..reklamını yapmadan ziyaret etmesi ...samimiyetini gösterir.. orda yaşarmısın diye sorsanız..çok güzel zaman geçirdim..şehirleşme ve kentlileşme bilincini yaşamış bir halkın arasında..güzel bir kentte..arkama dönüp bakmam bile..adamlar logar kapaklarını bile süslemeler ..işlemeler yapmışlar..buda bizdeki belediye başkanlarına kapak olsun...bu yazıyı gitmeden önce okumuştum...uygulamaya çalıştım ve buraya alıntıladım...tek tavsiye edebileceğim önyargısız gidin, görün, yadırgamayın, peşte'den girin buda'dan çıkın ve eğlenmenize bakın. macarlar soğuktur diye, sokaktaki insanlarla sebepsiz yere konuşmaktan çekinmeyin. hedef kitleniz öğrenciler-gençler olsun. cevabını bildiğiniz soruları bile bile sorun, saat sorun, hal hatır sorun, gece nerde eğlenilir diye sorun, kızların arkasından "csajok" diye laf atın, ev yapımı palinka nerden bulabilirim diye sorun, macarca bir yazı görüp bu ne demek diye sorun, macarca küfür öğretir misiniz diye sorun, genç kalabalıklara gidip tankcsapda nasıl bir müzik grubudur diye sorun, ateş isteyin ama sigara istemeyin, bunların size gelişi kaç para fönök diye sorun, sizin de işiniz zor be hacı diyin, toplu taşımada hangi durakta ineceğinizi bilseniz bile sorun, çekilmez bir adam olun kısacası ama o adres falan sorduğunuz insanlarla ömür boyu unutamayacağınız hâtıralar paylaşabileceğinizi de unutmayın. macarlar buna müsait. etkinlik manyağı macarlar, hemen arkadaşlık kurabiliyorlar. bunları ingilizce de yapabilirsiniz.

rasputin46-2
13-12-2010, 15:28
İstanbul neden Avrupa Kültür Başkenti seçildi?



İstanbul, coğrafi konumu ve binlerce yıllık kültürel mirasıyla, dünya metropolleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Genç ve dinamik nüfusu, yaratıcı bir enerji oluşturarak, Türkiye’nin bir aynası olan İstanbul'u dünyanın en dinamik kentlerinden biri haline getirmektedir. İstanbul’da özellikle son yirmi yılda gelişen kültür bilinci, kültür yaşamına da yansımaktadır.



İstanbul, her geçen gün, yalnız İstanbullular için değil, tüm dünya için bir çekim alanı, bir kültür ve sanat merkezi niteliği kazanmaktadır. 21. yüzyıl, kentlerin yüzyılı olacaktır. Kentler; kimliklerini canlandırarak, kültürlerini ileriye taşıyarak ve birikimlerini paylaşarak, küresel kültürü oluşturmaktadır(ist.avrupa kültür başkentinden alıntıdır).son 20 yılda gelişen kültür ve sanat bilincini...kültür ve sanat merkezi olmasııyla ...HAYDARPAŞA GARININ yanmasını nasıl bağdaştıracağız..haydarpaşa garını koruyamadan...istanbul avrupa kültür başkenti nasıl olucak..böylemi kültür başkenti olacağız(buna benzer binlercesi ve daha iyileri avrupada varken ve korunurken..biz bir tane olan binayı koruyamıyoruz).yangının çıkış sebebi elektrik kontağı...sorumlusu yok...sorumsuz sorumlular var....tarihi yapıların yanlarında çirkin..ucube binalar mevcut..(bknz..kapalıçarşı..)..istanbulda ,kaç tane tarihi bina var..turistlerin gezebileceği(sultanahmet çevresi turistler için son derece tehlikelidir..her türlü it kopuk var..bir tane görünürde polis yok..)...şehirleşme ve kent planlaması..1850 den itibaren istanbulda neden yapılmadı (haydarpaşa garı..taşkışla..kuleli..yıldız ve dolmabahçe sarayları.teşvikiye ve istiklal cad.dışında..)neden plansız .çirkin.hiçbir sanat ve esnetik değeri olmayan yapılaşmaya izin verildi..sadece rant ve oy içinmi. çirkin binaların oluşturduğu şehirlerde yaşıyan insanlar nasıl mutlu huzurlu kendisiyle barışık bir şekilde yaşıyacak.birbirlerine sevgi ve saygı içerisinde davranabilecek .böyle bir şehirden..üreten düşünen insanlar çıkacak ve bilim ve sanatta ilerleyecek.........avrupa şehirlerinin kentlileşme süreci 1850 başlarken... biz ne yapıyorduk...zenginlikleri sanayi devrimi ve sömürge devletlerden geldiyse...macaristanın sömürgesimi vardı...iki dünya savaşına girmiş..her ikisindede yenilmiş ve parçalanmış bir devlet (avusturya macaristan imparatorluğu 1.dünya savaşı sonunda ikiye bölündü ve topraklarının büyük çoğunluğu komşu devletlere verildi.ağır tazminat ödemek zorunda bırakıldı...2.dünya savaşı sonunda rus işgalini gördü..)...eğer istanbulu 1850 itibaren budapeşte ve prag gibi yapabilseydik...istanbulun içinde şimdi yaşıyan güruh ....o istanbulu ne hale getirecekti...yada budapeştede veya pragda yaşasaydınız...istanbulda yaşıyanları şehrinizde istermiydiniz....niye vizemi var veya niye avrupa topluluğuna almıyorlar... tamamiyle bu sebeble zihniyet meselesi...(bu noktada din,dil ,ırk faktörünün önemli olduğuna inanmıyorum..tamamiyle zihniyet ,kültürel yozlaşma ve dejenerasyonla alakalıdır..).istanbul avrupa kültür başkentimi....peeh...şakamı bu...

rasputin46-2
18-12-2010, 22:04
murat bardakçının cuma günkü yazısı...son yazımızın üzerine cuk oturdu...bu arada merkez bankasının ve hükümetin parite savaşlarına karşı aldığı tedbirleri yürekten destekliyoruz..bizimde bu konuda ,eleştrilerimizin ... etkisinin olduğuna inanıyoruz...:yes:.İstanbul ve Ruhr
17 Aralık 2010 Cuma, 12:11:01

RUHR havzası, Almanya'nın yüzlerce senelik kömür ve sanayi bölgesidir. Özellikle iki dünya savaşı öncesinde parlayan askerî üretimin ihtiyaçları başta olmak üzere ısınmadan sanayie kadar hemen her alanda gereken kömür buradan karşılanmıştır.
Bölge başta Essen ile Duisburg, Dortmund ve Gelsenkirchen olmak üzere 53 şehir ve kasabadan meydana gelir. "Ruhr" demek "kömür" demektir ve günlük hayatın kömür ve sanayi ağırlıklı olması yüzünden havza 19. asırdan buyana "erkek" ve "erkeklikle özdeşleşmiş bölge" kabul edilir.
"Edilir" değil, "edilirdi" demem daha doğru olacak; zira Ruhr artık sanayi değil, sadece bir sanat ve kültür bölgesi... Bütün madenler kapatıldı, bu sektördekiler başka iş alanlarına yönlendirildiler.
Almanlar, Ruhr'u kömür havzası olmaktan çıkartıp kültür ve sanat bölgesi haline getirmek için birkaç seneden buyana çaba sarfediyorlardı ve aldıkları örnek de, Birleşik Amerika'nın Pittsburgh şehriydi. Bundan çeyrek asır öncesine kadar Amerika'nın en büyük çelik merkezi olan Pittsburgh'daki tesisler yavaş yavaş kapatılıp başka yerlere taşınmış, şehrin ortasından geçen Ohio ve Manongahela Nehirleri'nin iki tarafındaki büyük fabrika binaları da sanat merkezi, sergi salonu ve müze haline getirilmişti.
PITTSBURGH'UN İLHAMI
Pittsburgh'un ilhamıyla, Ruhr'da da değişim yaşandı. Eski fabrika mekânları şimdi kültür merkezi ve müze olarak kullanılıyor, bir zamanlar kömür taşımacılığının en vazgeçilmez güzergâhı olan nehirlerde artık kültür turları yapılıyor. Nehirlerin kolları arasında açılan kanallar vasıtasıyla ulaşım daha da kolaylaşıyor ve kültür faaliyetinin alanları genişliyor.
Bütün bunlardan sonra Essen ve Dortmund'daki madenlerde çalışan Türk işçilerinin meslekleri de değişti, şimdi başka alanlarda çalışıyorlar. Gelinlik yapıp bütün Avrupa'ya ihraç ediyor, seracılıkla, ince mobilya yapımıyla yahut elektronik ile uğraşıyorlar.
Almanlar'a göre, başarının elde edilmesini 2010 Projesi sağladı! Biliyorsunuz, 2010 senesi için İstanbul ile beraber Macaristan'ın minyatür şehri Peç ve Almanya'nın merkesi Essen olan Ruhr bölgesi "Avrupa Başkenti" ilân edilmişlerdi. Ruhr'da hazırlıkları önceden yapılan faaliyetler 2010 projeleri kapsamında tamamlandı ve yine onların ifadesi ile "taçlandı!".
Ruhr'u, 2010 Ajansı'nın Başkanı Şekip Avdagiç'in dün yaptığı açıklamayı okuyunca hatırladım. Şekip Bey, projeler için 2008'den bugüne kadar 320 milyon lira harcadıklarını söylüyordu.
ŞÜKÜR Kİ PARA YOKMUŞ!
Defalarca yazdım ve söyledim, şimdi tekrar edeceğim: Bu 320 milyon liranın en az 310 milyonu hiçbir kalıcılığı olmayan gereksiz sergilere, ucuz festivallere, bilmemkaçıncı sınıf konserlere ve gelecekte kaynak kabul edilmeleri ihtimali bulunmayan yayınlara harcanmış, kalıcı hiçbir şey yapılmamıştır! Ortada bundan elli yahut yüz sene sonra "Şu gördüğünüz bina İstanbul'un 2010'da Avrupa Başkenti ilân edilmesi sırasında yapılmıştı" denecek tek bir eser maalesef yoktur!Bunun böyle olmasında sadece Ajans'ın şimdiki yönetimini suçlamak aslında hatadır. İstanbul'un Kültür Başkenti ilân edileceğinin duyulmasından önce bazı kişiler musallat olmuşlar, birçok iş zaten o zaman olup bitmiş, musallat olanlar çekip gitmişlerdir ama yeni gelenler de İstanbul gibi bir şehir için gereken entellektüel hassasiyeti maalesef gösterememişlerdir!
Ruhr'u, işte bu yüzden örnek verdim. Adamlar koskoca bir sanayi havzasını kültür bölgesi haline getiriyorlar, biz kalıcı bir iş yapmamamız bir yana, Üçüncü Selim'in Aynalıkavak Kasrı'na alüminyum oluk takıyoruz!
Şekip Bey "İstanbul'un büyüklüğüne göre biz mütevazi bir bütçeyle hareket ettik" diyor...
Hiç üzülmeyin Şekip Beyciğim, Allah'tan öyle olmuş! Yoksa o bütçe sizden önce zaten bir güzel halledilirdi ve yeni ekip de kalıcı ve farklı bir şeyler yapamazdı!

rasputin46-2
19-12-2010, 12:35
hayalimdeki sultanahmed ve süleymaniye....süleymaniye kapalıçarşı sultanahmed ve ayasofya etrafındaki sanatsal ve tarihi değeri olmayan çirkin yapılardan temizlenmiş...bu temizlik işlemi süleymaniye kapalıçarşıdan sirkeciye kadar olan bölge..sultanahmedde adalet sarayı...ve cankurtaran kısmı...yerlerine bizans ait yapılar varsa ortaya çıkartılması saraylar vs. yoksa osmanlı mimarisi veya 1850 avrupanın barok mimarisine uygun (haydarpaşa garı yapıldığına göre bu tarz yapılarla karma bir mimari yapılabilir..)bu bölgenin kendine ait dokusu ve mimarisi (işyerleri..oteller..müzeler)böylece oluşacaktır..yollar ve kaldırımlar .... bunların üzerindeki sokak lambaları..logar kapakları ....mutlaka avrupadan getirilecek uzman kişiler tarafından yapılmalı..bizdeki ihaleyi kazanan firmaların.. yaptığı yol ve kaldırımlar iki seneyi geçmeden dağılmakta..(bu ya işçilik ve malzeme kalitesinin zayıflığı..becerememekten ..yada daha kötüsü kasıtlı olarak tekrar iş çıksın para kazanalım diye yapılmakta.).ayrıca logar kapağıyla ...mazgallar...yolu aynı seviyeye getirememektirler..çok kötü bir görüntü sergilemektedir..bu bölgede turist konusunda uzman..en az birkaç dil bilen.türkiyenin iyi üniversitelerini bitirmiş...prezentabl..iyi ahlaklı ve güler yüzlü vatanını ve milletini seven.(polisliği seçme nedeni zengin olmak ve belinde silah taşımak olmayan.). polisler görev almalıdır..sultanahmedde çirkin görüntü sergileyen adalet sarayı kesinlikle yıkılmalıdır..ayrıca bu bölgenin yeşil dokusu artırılmalı...parklar yapılmalıdır..ramazanlarda sultanahmed meydanına kurulan..barakalar köy panayırı curcunasını oluşturmaktadır..zaten o barakalar..belediyedeki etkili mühim şahıslara peşkeş çekilmekte..onlarda yüksek kira karşılığı devir etmekteler..tarihi yapıların olduğu yerde tam bir mezbelelik...

rasputin46-2
23-12-2010, 13:15
yoldaki işaretler ; taa 2008-2009 krizin dipten geri dönüşünümünü hangi faktörlerle hissetmiştik (ve o noktada gayrimenkul fiyatlarının artacağını söylemiştik...)..1.elimizdeki faktörler konut kredi faizlerinin düşmesi ve tamamına yakınına kredi çıkması..2.doların tl karşısında tekrar değer kaybetmesinin fiyatların artışına yansıyacağı 3.bu faktörlerin neticesinde bekleyen talebin hareketini hissetmemiz..şu andan itibaren bu faktörler ve yoldaki işaretler değişmeye başlamıştır..ama bu olumlu ve sağlıklı değişmedir..gayrimenkul fiyatlarının şişmesini engelliyecektir...artık eskisi gibi bankaların rahat ve kolay bir şekilde kredi vermesi istenmemektedir..(kolay kredi hem fiyatların şişmesine hem bankacılık sektörünün riske girmesine hemde bu krediyi gelirlerinin hesabını yapmadan düşüncesizce alanların kendilerini.. tüm sektörleri tehlikeye atmalarına neden olmaktaydı..).bundan sonra konut kredi oranlarıda yükselecektir... piyasadaki.. banka kredisine güvenen oyuncular masadan kalkacaklardır.... 2.dolar karşısında aşırı değerli tl politikasından vazgeçilmiştir..bu talebi veya fiyat şişmesini engelliyecektir (şöyleki bir ay önce 200000 usd olan yer dolar kuru 1.4 olduğundan 280.000 tl yaparken..şimdi aynı yer 200000x1.55=310.000 tl yapacağından...evini 200.000 usd satmaya kalkan vatandaş ya fiyatını 170.000 usd çekecek (170.000x1.55=279.000 ) ...yada satamayacak paşa paşa bekliyecektir ..o yere daha önce talip olanlar almaktan vazgeçecektir..bu dolar ve konut kredisindeki değişimler talebi düşürecek ..fiyatların şişmesini engelliyecektir.doğru olanda budur..yoldaki işaretler değişmiştir..bundan sonra .şu tezi ortaya atıyorum fiyatlar bundan sonra şişmeyecektir..dur bakalım nolcek 23.aralık.2010

rasputin46-2
01-01-2011, 14:58
kaldırımlardan başlar medeniyet...kaldırım yüksekliğiyle ters orantılıdır medeniyet...kaldırımlar ne kadar yüksekse..o kadar az medenisinizdir..yüksek kaldırımlar yapan..bunu onaylıyan belediye başkanları..ibni haldunun mukaddimesindeki bedevi zihniyetini temsil etmektedir..bedevi zihniyet...medeni zihniyeti kanserli bir hücre gibi yok eder...(14. yüzyılın büyük Arap tarihçisi İbn Haldun Doğu'da ve Batı'da ilk tarih filozofu, hatta bazen sosyolojinin habercisi olarak tanınmıştır.En önemli eseri de Mukaddime'dir. modern tarih filozoflarına ve sosyologlara yaklaştıran tarih kuramı yaptı. Mukaddime önce Paris'te Quatremere tarafından, Kahire'de (Bulak) Mustafa Fethi tarafından bastırıldı. İlk çeviriler, Türkiye'de Pirizade, Cevdet Paşa tarafından yapıldı. 18. yüzyıla kadar Batı, bu filozofu tanımıyordu. 19. yüzyıl başında Sylvestre de Sacy onun önemini gördü. Garcin de Tassy İbn Haldun'un eserinden birkaç bölümü çevirdi. Quatremere eseri Prolegomenes adıyla yayınlamıştı. Özet halinde Fransızca'ya çevirdi. Fakat bitiremedi. İlk defa tam çevirisini Baron de Slane yaptı (1862-1886). O zamandan beri batı memleketlerinde İbn Haldun'dan çok bahsedilmektedir.Özgün bir tarih kuramcısı, kültür, siyaset, felsefecisi ve toplumbilimci olan İbni Haldun, tarihsel olayları toplumsal, etnik, kültürel, siyasal, ekonomik, hatta coğrafi ve biyolojik koşullarla bağlantıları içinde değerlendiren ilk düşünürdür. Birçok bilim adamı, tarih felsefesinin ve sosyolojinin çağdaş anlamda birer bilim olarak ortaya çıkmasını İbni Haldun’la başlatmışlardır. İbni Haldun’un başka bir özelliği de İslam dünyasında bilimsel ve düşünsel durgunluğun yaşandığı bir dönemde gözlemci ve eleştirici bir düşünür olmasıdır.)

rasputin46-2
02-01-2011, 12:57
ibni halduna göre devletlerin kuruluşundan çöküşüne kadar beş aşama vardır.. 1)zafer(galibiyet): eski sistemin çöküşüyle yeni sistemin kurulması arasında geçen çalkantılı dönemdir.
2)baskı dönemi(istibdat): devlet kurucuları kendi yönetim biçimlerini yerleştirmek amacıyla halka baskı uygular, muhalifler acımasızca cezalandırılır..

3)rahatlık ve temkinlilik(ferağ ve ziyağ): devlet otoritesi tümüyle yerleşmiştir ve insanlar otoriteyi kabullenmiştir.
4)gelişme ve refah(kunu ve müsamelet): sistem tıkır tıkır çalışmaktadır, ticaret artar, insanlar zenginleşir, sanat üretimi artar vs. .

5)israf ve abartı(israf ve tebzir): sistem çökmeye başlamıştır, yolsuzluk ve rüşvet had safhadadır, insanların yönetimdekilere güveni kalmamıştır... ibni haldun...... ümran teorisini... bedevi ümran (göçebe-ilkel tuplum) ve hazeri ümran (medeni toplum) olmak üzere iki bölümde ortaya koymaktadır.
bedevi ümran:göçebeler yerleşik bir hayata sahip olmadıklarından işbölümü yoktur.bu nedenle ekonomik faaliyetleri ancak karınlarını doyurmaya yetmektedir.böyle bir toplumda ekonomik etkinlik yok...
hazeri ümran:iş bölümünün ortaya çıkması ile yerleşik hayata geçilecek,nüfus artmaya başlayacak dolayısıyla üretim artacak .gelirlerin artması ile yöneten ve yönetilenler...zengin ve fakir ayırımı..rüşvet ve yolsuzluk...ahlaki çöküş..gelir dağılımında dengesizlik başlar..işte bu noktada ibni haldunun devletlerin doğup büyümesi ve yok olmasını dile getirdiğini ve çöküşün başladığını görmekteyiz..cemil meriç, "karl marx das kapital i yazmadan önce mutlaka mukaddime'yi okumuştur" şeklinde bir tespitte de bulunmuştur.
..vergi konusundaki görüşü...“vergi konuları üzerine düşük oranlı vergiler konulduğunda, bu vatandaşların çalışma arzularını geliştirir. düşük oranlı vergiler sonucunda teşebbüsler büyür ve gelişir. teşebbüslerin büyümesi ile birlikte, yükümlülere tarhedilen vergi matrahı genişler. netice olarak , düşük oranlı vergilerle vergi gelirleri artmış olur.”

rasputin46-2
06-01-2011, 12:17
bedevi zihniyet medeni zihniyet : İBB ye bağlı kültür aş tarafından kitap haline getirilip yayınlanan ,(II.Abdülhamid hanın dünya şehirlerinin ...fotograf kolleksiyonunu )inceledim..avrupa ve amerikadaki şehirleşme hareketi bu fotograflarda net olarak gözükmekte..resimler o ülkenin fotografçıları tarafından çekilmiş..önemli mimariye sahip binalar..köprüler..sultanın bunlardan etkilenip haydarpaşa garını yaptırdığı belli..kitab a4 formunda kuşe kağıda basılmış...kitabın ön sayfasına II.Abdülhamid hanın ufak resmi konmuş...2cm 2cm...hemen arka sayfada a4 formunda ..tam sayfa...renkli..başkan kadir topbaşın sırıtır vaziyette resmi konmuş...editör ve yayıncı arkadaşlar kitaba çok fazla katkıları olmadığından ..başkana yağ çekme ihtiyacı hissetmiş olabilirler.(.her nedense ?...velinimetlerine.)..başkana tavsiyem tepelerde hafif açılmalar var..transmedden melike hanım bu sorunu çözebilir..iyi bir ortodontistte daha beyaz ve daha düzgün dişler yapabilir..böylece yayıncı ve editör arkadaşlar..bu tip tarihi belge niteliğindeki kitaplara..daha janti..sırıtır vaziyette fotograflarınızı koyabilirler..hürmetler sayın başkanım..müşteri velinimetimizdir...

aydino
06-01-2011, 23:16
Sayin Rasputin

Atakoy konaklarinin fiyat seviyesi hakkinda yorumunuzu rica edecektim, mevcut fiyat seviyelerinden asagi gelme durumu olabilirmi ? yoksa bu fiyatlardan yatirim icin bile alinabilirmi ?

rasputin46-2
07-01-2011, 18:40
sayın aydino....genel olarak sektöre baktığımızda..hükümetin bankaları uyarmasıyla..kredi kullanımına sınırlandırma getirildi..ayrıca kur politikasındada değişme oldu..bunlar fiyatların şişmesini..olası krizlerde kredilerin ödenmemesi durumunu..domino etkisini ortadan kaldırdı.. bu tedbirlerle ben fiyatlarda şişme olmayacağını düşünüyorum .....bahsettiğiniz yerle ilgili olarak...olumlu ve olumsuz yönlerine bakalım..site ve güvenliğinin olması..çocukların yeşil alan içerisinde (trafikten uzak ) oynayabilmeleri..hemen yanında avm olması..şehrin içerisinde her yere yakın olması olumlu yanıdır..bu çocuklu tipik türk ailesinin talebine yol açar..olumsuz yönü..zemin zayıftır..deprem bölgesinde..ayamama deresinin alivyonları üzerine kurulmuştur...her ne kadar fore kazık sistemi olsada...ayamama deresinin kokusunu ve yazın sivrisinekleri buranın bonusudur...inşaat firması..yan yola cepheli blokları satarken ...bu blokların cephesi genişti...önlerindeki boş alana avm yapılacağını söylememişti..bu cepheler şu anda avm duvarına ve garajına bakmaktadır..mahkemeliktirler..bu cepheler değer kaybetmiştir..bildiğim kadarıyla site içi fiyatlar..başlangıç fiyatlarının en az üç katıdır ...ancak site olması nedeniyle fiyatlar emsal dairelerde aynı olması gerektiğinden..aldanmazsınız..burda hem otururum..hemde canım istediği zaman rahat bir şekilde satarım derseniz..birazda alırken uygun alabilirseniz..zarar etmiyeceğinizi söyleyebilirim..paran olsa...sen alıp otururmusun diye sorarsanız..ben almam...aynı ve yakın fiyatlara ulus..etilerde.daha elit sitelerde... veya bebekte boğaz manzaralı yerleri gayet rahat bulabilirim.. floryalı müteahhitlerin..(floryayı adam ettiklerini söylerlerki tam tersine florya onları adam etmiştir)(florya,yeşilköy,yeşilyurt,beylikdüzü,büy ükçekmecede binlercesini yaptılar..ataköy konaklarında uyguladıkları aynı plan..proje ..malzemeyi kullandılar.. hatta binaların dış cepheleri bile aynı )projelerine girmektense emre arolat gibi dünya çapında tanınan mimar sanatçıların...üstadların....projelerini tercih ederim....ayamamanın kokusunu çekmem..ama buradan yer alsan zarar etmezsin diye düşünüyorum...(olağanüstü şartlar dışında..bunlar deprem ve çok büyük ekonomik kriz..bunuda kimse bilemez..)

rasputin46-2
20-01-2011, 18:53
medeni -bedevi -ibni haldun....ibni haldun amca ....sen ne mübarek adamsın...yüzyıllar öncesinden ..geleceği görmüşsün...toplumsal gidişatı çözmüzsün...hani zaman makinası olsada..gitsem yanına..o mübarek ellerine sarıp öpsem..neyse...şu toki başkanı vardı..arenada fitili ateşleyen..galatasaray kulubunu ve camiasını ..vefat eden başkanını ezik duruma düşürmeye kalkan...bir kaç gün bekledim ..sesi sedası çıkıcakmı.....ortalıktan kayboldu..olayın asıl müsebbibinden ses seda yok...bu şahıs dünya habitat ödüllü bahçeşehiri...esenyurt-esenkent haline getiren kişidir...o locayı..(loca istanbul projesini) ucube bir heykel gibi bahçeşehirin ortasına chpli son belediye başkanı kemal aydın ve floryayı adam eden müteahhitlerle diken ..bunda pay sahibi olan kişidir..evvel zaman içinde ..bahçeşehir belediye olmadan ...içeriye kimlikle girilen güvenlikli emlak bankasının yaptığı..site olduğu dönemde... dik yamacın tepesine..villalar yapıldı..bu villalardan panaromik olarak gölet..göl ve deniz manzarasını seyretmekteydiniz ..bahçeşehirin en güzel yeriydi...villaların hemen önünde oldukça dik kayalık bir yamaç vardı..burası emlak bankası tarafından satılırken..yeşil alan olarak gözükmekteydi..loca istanbul gibi proje yapılacağı kimsenin aklına dahi gelmiyordu..sonra devir değişti..bahçeşehir belediye oldu..kemal aydın belediye başkanı oldu..toki kuruldu..bu zat başına geldi..o kimsenin aklına dahi gelmiyen başına geldi..villaların hemen önünde..çin seddi gibi..20 katlı..ucube loca yükseldi..o manzaralı villalar güneş yüzü göremez..bahçesinde ot bitmez...24 saat beton manzaralı ve her daim gölgeli bir hale geldi..mübarek olsun...o kemal aydının gider ayak imzaladığı proje için..ben oranın alışveriş merkezi olacağını zannediyordum..20 katlı bina çıkacaklarını bilmiyordum dediği rivayet edilir..paranın karşısında medeniyetin..ideolojik görüşün önemi yoktur..ibni haldun sen ne mübarek ak sakallı bir dedesin..ver şu elini öpeyim..ey muhiddin arabi..ey mübarek insan.velilerin velisi..insanı kamil...batın ilminin üstadı..o ham paragözlere... ne güzel söyledin..sizin taptıklarınız..benim ayağımın altındadır....

rasputin46-2
28-01-2011, 16:44
genel seçimler 12 haziran 2011 pazar..kaç gün var...4 ay..15 gün...usd 1.60 aştı..her türlü ekonomik dengesizlik ve belirsizlik iktidar partisinin aleyhine sonuçlanır..öyleyse strateji ...dolar 1.63 seviyesini aşmamalı bu seviyenin üzerinin psikolojik etkisi vardır..hedeflenen bu zaman içerisinde 1.50-1.60 seviyeleri ve borsada coşku olmalı..şu saatteki durumun... işin doğası gereği ...arizi..geçiçi olması gerekir diye düşünüyorum..bakalım görelim..hiç bir şekilde yatırım danışmanlığı değildir..

rasputin46-2
06-02-2011, 15:02
istanbulun simge anıtlarından sultanahmeddeki ALMAN ÇEŞMESİ belediye tarafından ,kaldırım temizler gibi ,basınçlı su ile temizlenmeye kalkınca ,tavanındaki altın varak mozaikler ve derz dolguları döküldü..hee bana bak ..getir hortumu..şu kuş pisliklerini ıslayalım...hee tamam ..tamam...vanayı aç...hee açttım...doğru tut beni ıslattın...hee tamam tamam...oğlum bunlar dökülüyoo..napcaz şimdi...kapat vanayı..kimse gördümü...yok yok kimse bakmıyoo...hadi sıvışalım...amma zayıf yapmışlar...birisi görse üzerimize kalıcak..hee valla doğru.hah haha iyi yırttık..başka yerde diğer konuşma...yaa başkanım şuraya alışveriş merkezi yapsak yaa...bende çok istiyorum..beni gizli ortak yaparsınız...ama arsa ... ahmed beyin üzerine...ondan kolay ne var...sayın başkanım..önce yeşil alan yaparız...sonra üzerine avm yi koyarız...yüzdeleri nasıl yapıcaz.kolay başkanım ..yeni bi mekan keşfettim... akşam orda detayları.. konuşuruz...güzel kimse farketmezse iyi yırtarız hahhaha..konuşmalar arasında benzer yanlar nedir...bedevi zihniyet...aralarında bir fark yok...belediyelerden... belediye başkanlarından... imarı... imar iznini almalı..her bölge için üniversitelerden mimarlar..şehir planlamacıları..sanat tarihçilerinden oluşan bir kurul oluşturulmalı.. (frank gehry ...emre arolat ...prof.dr.murat soygeniş kendisini yakından tanırım..çok değerli..uluslararası çapta saygın mimarımızdır..bu üstadlar elimizin altında niye istifade edilmez anlamış değilim) bunların... o bölgede inşaa edilecek..binaların..kaldırımların...yeşil alanların ve sosyal tesislerin yapılmasına karar verecek merci olması gerektiğini düşünüyordum...belediye başkanları sadece çöp toplama işine ve çiçekleri sulama işine bakmalı diyordum..(sulama işinide yapmamalı ) yaav kardeşim...sen hasbelkader belediye başkanı olmuşsun...ama kusura bakma..senin ne alt yapın...ne kültür ve zeka seviyen...nede tarih ve sanat bilincin buna yeterli..senin tek kaygın var..rant ve çarpık..çirkin..kaçak yapılaşmadan alacağın oylar...bunların dışında bir kaygın yok...bundan dolayıda sizlerden imar yetkisinin alınması lazım...yaptığınız ve izin verdiğiniz o zevksizlik anıtı...bedevice ucubelerle..hem gereksiz masraflara harcama kalemlerine yol açıyorsunuz...hemde toplumun ruhunu kirletiyorsunuz...ben...hastaya teşhisi koydum ve tedavi yolunu gösterdim...bundan sonrası bu toplumun ..ortak akıl ve bilincinin hareketiyle olacaktır....oturduğumuz bölge ve semtlerde ..dernekler kuralım..hiç bir siyasal amaç gözetmeden el birliğiyle bu çirkin yapılaşmalara..belediye başkanlarına..belediyelere karşı baskı grupları oluşturalım..(eskiden habitat ödüllü bahçeşehirin..(iyi bir planlanan bölgenin nasıl belediye başkanı..müteahhit ve toki üçgeni tarafından bozulacağına dair) .son hali tezimiz için bulunmaz örnektir..ayrıca bu bölgede oturanların ücretsiz olarak dağıtılan cadde gazetesini okumalarını...takip etmelerini...şiddetle tavsiye ediyorum...)

rasputin46-2
14-02-2011, 18:48
inşaatlar için fon ve garantör kurum kurulması 99 depreminden...günümüze kadar 11 yıl geçti....olası depremde istanbuldaki binaların yarısının yıkılacağı...tahmin edilmekte....bu süre aslında..yeniden...depreme karşı..daha sağlam binaların yapılabilmesi için yeterli bir zamandı...ancak kamu binalarının..viyadüklerin ..sağlamlaştırılmasına rağmen...yaşamlarımızı sürdürdüğümüz evlerimiz için bir çalışma yapılmadı..aslında bu süreç içinde yapılması gereken çok basitti...istanbulun.. yeniden imarının düzenlenmesi...artırılması...bölgelere göre..bir...iki ...beş kat daha fazla..imar izni verilerek...eski binaların..yıkılıp..yeniden yapılması...müteahhitlerin kat karşılığı bu işe girmesi...ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde...müteahhite karşı zayıf tarafın daire sahipleri olacağından bunların.. (inşaatların sözleşmeye uygun yapılmaması...eksik yapılması...müteahhidin işi yarım bırakması gibi olası durumlara) karşı kollanması... mahkeme ve yargıtay aşaması oldukça uzun sürdüğünden en az 6-8 yıl...devletin garantör bir kurum ve sigorta fonu kurması gerekmektedir...müteahhit vatandaşla kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığında..bu fon devreye girecek...iş alan her müteahhit buraya belli bir ödeme yapacak..eksik..kusurlu veya yarım bırakma gibi durumlarda...fon devreye girip..işi daha güvenilir bir müteahhide devredip..akit yerine getirilecek..kusurlu müteahhit..mahkeme sürecinden evvel..bu fon tarafından..ağır cezai yaptırımlarla cezalandırılacak...fon bir sigorta şirketi görevini görecek...iş alacak müteahhitler bu fonun denetiminde..çalışacaktır...sayın yetkililer..size karşılığı olmadan.. bir öneri sunuyorum...kendi fikriniz gibi uygulayabilirsiniz..zaman kaybetmeyede gerek yoktur..bir tasarıyla hemen başlanabilir...(ayrıca biz sizi yerinizden edelim..olmadık yerde daire verelim..sizin yerinizide biz değerlendirelim fikri..kimse tarafından kabul görmeyeceğini düşünüyorum..lokasyonu değerli yeri daha az değerli yerle kimse değiştirmek istemez..halk tarafından kabul görmez..böyle bir teklifin yapılması..bunda ısrarla diretilmesi art niyetlidir..insan hayatıyla... üç kuruş menfaat için... kimseninde oynamaya hakkı yoktur..)

ZzeusS
17-02-2011, 09:43
Sn. Rasputin46-2
Dediklerinize aynen katılıyorum. Belediye'nin müteahhitlerin ilgisini çekecek bir imar düzenlemesi yapması yanında , eski binalarında , kat maliklerinin çoğunun mutabakatı ile yıkılıp yapılmasının önü açılmalı. Bir apartman çıkacak kıl veya aşırı uyanık geçinen 1-2 malik yüzünden kaderine mahkum olmamalı. Bence % 50 üzeri karar verirse uygulamaya geçilmeli diye düşünüyorum.

saygılar

rasputin46-2
02-03-2011, 23:33
genel seçimler 12 haziran 2011 pazar..kaç gün var...4 ay..15 gün...usd 1.60 aştı..her türlü ekonomik dengesizlik ve belirsizlik iktidar partisinin aleyhine sonuçlanır..öyleyse strateji ...dolar 1.63 seviyesini aşmamalı bu seviyenin üzerinin psikolojik etkisi vardır..hedeflenen bu zaman içerisinde 1.50-1.60 seviyeleri ve borsada coşku olmalı..şu saatteki durumun... işin doğası gereği ...arizi..geçiçi olması gerekir diye düşünüyorum..bakalım görelim..hiç bir şekilde yatırım danışmanlığı değildir.....seçime az zaman kala.....borsanın dipte patlamadığı...doların fırlamadığı..ekonomide belirsizliğin olmadığı bir ortam ...iktidar partisinin oylarının artırır...hiç bir iktidar ekonomik verilerin kötü ortamında seçime gitmek istemez...Akp memnun olmayan devletlerde...teşkilatlarda..servislerde..tam tersini ister...benim tahminim bu sadece beni bağlar...başbakanın bu belirsizliklere müsade etmiyeceği yönündedir...dünyadaki son gelişmeler..firavunların devrilmesi...türkiyenin lider ve etkin devlet konumuna gelmesine yol açacaktır..tarih ve konjektür istesekte..istemesekte bu misyonu üzerimize vermektedir...

syracusa
06-03-2011, 22:43
Sn Rasputin

Floryalı müttahitler floryada e 5 kenarında toki tarafından 100 kusur donumluk yerı nıye almadılar merak edıyorum. ( Ataturk ormanının e5 bakan tarafı) şu anda alısverış merkezı ve konutların yapılacağı soylenıyor. ama bakıldıgında hafriyat fln yok.. esas soru bu oluşum, o bolgeyi size göre nasıl etkiler.

saygılar..

rasputin46-2
07-03-2011, 11:06
sn syracusa...basınköydeki araziyle ilgili...sizinde bahsettiğiniz söylentinin dışında bilgim yok...yapılacak projenin detayları önemli...bölgeyi etkilemesi derken... basınköyde raic değerlenmeden bahsediyorsanız...etkisi olacağını zannetmiyorum..(civardaki işyerleri dışında)..floryayada benim gözümde...raiç olarak en değerli arazi..hat boyu (florya tren istasyonundan..yeşilköye uzanan hat )...adakale bölgesi...(özellikle otlukbeli -adakale sok. arası),beytiden deniz tarafına olan yerler...basınköyde yine benim gözümle...merkezindeki geniş caddede yer alan binalar...menekşe sahili manzarası olan (basınköy cami civarı) yerler...ayrıca çevresi prim yapmadığı halde...site olarak yatırımcısına kazandıran yerler...flyinn 1-flyinn 2 ,alke sitesi...(bu siteler şu anda primini yapmıştır)..bundanda anlıyoruzki ..yeni yapılan..site ve belli bir mimari özelliği olan yerler..prim yapmasına rağmen..içinde bulunduğu bölgeye çok faydası yoktur...birde daha önce bu bölgede oturmamış...buraya yeni taşınacaklar tarafından rağbet gören..ancak buranın eski sakinleri tarafından tutulmayan yerler varki..o da ayrı bir mevzudur..(.deniz manzaramız yok ..size havaalanı manzarası verelim...kalkış ve inişleri seyredersiniz...uçak gürültüsüyle beraber...)selam ve saygılar..

rasputin46-2
15-03-2011, 18:40
inşaatlar için fon ve garantör kurum kurulması 99 depreminden...günümüze kadar 11 yıl geçti....olası depremde istanbuldaki binaların yarısının yıkılacağı...tahmin edilmekte....bu süre aslında..yeniden...depreme karşı..daha sağlam binaların yapılabilmesi için yeterli bir zamandı...ancak kamu binalarının..viyadüklerin ..sağlamlaştırılmasına rağmen...yaşamlarımızı sürdürdüğümüz evlerimiz için bir çalışma yapılmadı..aslında bu süreç içinde yapılması gereken çok basitti...istanbulun.. yeniden imarının düzenlenmesi...artırılması...bölgelere göre..bir...iki ...beş kat daha fazla..imar izni verilerek...eski binaların..yıkılıp..yeniden yapılması...müteahhitlerin kat karşılığı bu işe girmesi...ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde...müteahhite karşı zayıf tarafın daire sahipleri olacağından bunların.. (inşaatların sözleşmeye uygun yapılmaması...eksik yapılması...müteahhidin işi yarım bırakması gibi olası durumlara) karşı kollanması... mahkeme ve yargıtay aşaması oldukça uzun sürdüğünden en az 6-8 yıl...devletin garantör bir kurum ve sigorta fonu kurması gerekmektedir...müteahhit vatandaşla kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığında..bu fon devreye girecek...iş alan her müteahhit buraya belli bir ödeme yapacak..eksik..kusurlu veya yarım bırakma gibi durumlarda...fon devreye girip..işi daha güvenilir bir müteahhide devredip..akit yerine getirilecek..kusurlu müteahhit..mahkeme sürecinden evvel..bu fon tarafından..ağır cezai yaptırımlarla cezalandırılacak...fon bir sigorta şirketi görevini görecek...iş alacak müteahhitler bu fonun denetiminde..çalışacaktır...sayın yetkililer..size karşılığı olmadan.. bir öneri sunuyorum...kendi fikriniz gibi uygulayabilirsiniz..zaman kaybetmeyede gerek yoktur..bir tasarıyla hemen başlanabilir...(ayrıca biz sizi yerinizden edelim..olmadık yerde daire verelim..sizin yerinizide biz değerlendirelim fikri..kimse tarafından kabul görmeyeceğini düşünüyorum..lokasyonu değerli yeri daha az değerli yerle kimse değiştirmek istemez..halk tarafından kabul görmez..böyle bir teklifin yapılması..bunda ısrarla diretilmesi art niyetlidir..insan hayatıyla... üç kuruş menfaat için... kimseninde oynamaya hakkı yoktur..) japonya depremi 9.00 şiddetinde..felaketler karşısına ileri teknolojiye sahip olmanızda çok bir şey ifade etmiyor..10.000-30.000 arası ölü veya kayıp...bu tip felaketlerin bundan sonra dünyanın her yerinde daha sık ve benzer şiddette olacağını düşünüyorum...yeryüzünde güvenilir bir yer yok..istanbulda aynı şiddette deprem olsaydı ne olurdu...japon mühendisliği ve müteahhit şirketleri bizde olmadığı için yapılar hakkında bir şey diyemiyorum..tsunaminin dalgaları TEM e kadar ulaşırdı...küçükçekmecede nükleer araştırma merkezi var..olası sızıntı çevresini ciddi şekilde etkilerdi..en olmayı istemeyeceğim yerde marmaray projesinin bogazı birbirine denizaltından bağlıyacak olan tünelin içinde olmaktır...

rasputin46-2
15-03-2011, 20:14
kısa kısa ; bahçeşehirdeki doğa park evlerini yapan ve halen geçici olarak siteyi yöneten emlak paz. proje yön. mustafa bayraktarla, toki başkanı ve milletvekili adayı erdoğan bayraktarın bir akrabalığı ..hısımlığı varmıdır..veya aynı köylümüdür..soyadı benzerliği varda..merak ettim..birde eski bahçeşehir belediye başkanı (önce anaplı sonra chp li )kemal aydın..başkanlığı öncesi bahçeşehir üniversitenin sahibinin yanında çalışan özel şöförümüydü..sadece meraktan soruyorum...başka bir kötü niyetim yok...

rasputin46-2
30-03-2011, 15:49
Etiler Uçaksavar Sitesi’nde yaşayan 342 kat maliki siteyi dönüştürme kararı aldı. Projeyi gerçekleştirecek isim ise dört devin arasında yer alan isimlerden biri olan Teknik Yapı olarak belirlendi
Etiler’de yer alan Uçaksavar Sitesi, kentsel dönüşüm kararını alan ilk sivil oluşum olarak ön plana çıktı. Site sakinleri sahip oldukları konutların yenilenmesi ve depreme dayanıklı hale getirilmesi için genel kurul toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda ömrünü tamamlamış binaların yıkılarak yerlerine yenilerinin yapılması yönünde karar alındı. Yapılan oylamada ise siteyi yenilemesi gereken isim olarak Teknik Yapı seçildi. 342 kat malikinin katıldığı toplantıda, finale kalan Teknik Yapı, Ağaoğlu, Varyap ve Tekfen arasında seçim yapan ve oy kullanan 337 kat malikinin 276’sı (yüzde 82) Uçaksavar Sitesi’nin yenilenmesi için Teknik Yapı’yı tercih etti. Uçaksavar sakinlerinin Teknik Yapı’yı tercih etmesinden memnuniyet duygunu açıklayan Teknik Yapı Başkanı Nazmi Durbakayım, “Alınan karar, müşteri seçiciliğinde tam olarak cevap veren bir marka olmamızdır. Karardan çıkan bir diğer önemli nokta ise Uçaksavar Sitesi için yapmak istediklerimizi tam olarak anlatabildiğimizdir” açıklamasında bulundu.

rasputin46-2
14-04-2011, 18:38
inşaatlar için fon ve garantör kurum kurulması 99 depreminden...günümüze kadar 11 yıl geçti....olası depremde istanbuldaki binaların yarısının yıkılacağı...tahmin edilmekte....bu süre aslında..yeniden...depreme karşı..daha sağlam binaların yapılabilmesi için yeterli bir zamandı...ancak kamu binalarının..viyadüklerin ..sağlamlaştırılmasına rağmen...yaşamlarımızı sürdürdüğümüz evlerimiz için bir çalışma yapılmadı..aslında bu süreç içinde yapılması gereken çok basitti...istanbulun.. yeniden imarının düzenlenmesi...artırılması...bölgelere göre..bir...iki ...beş kat daha fazla..imar izni verilerek...eski binaların..yıkılıp..yeniden yapılması...müteahhitlerin kat karşılığı bu işe girmesi...ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde...müteahhite karşı zayıf tarafın daire sahipleri olacağından bunların.. (inşaatların sözleşmeye uygun yapılmaması...eksik yapılması...müteahhidin işi yarım bırakması gibi olası durumlara) karşı kollanması... mahkeme ve yargıtay aşaması oldukça uzun sürdüğünden en az 6-8 yıl...devletin garantör bir kurum ve sigorta fonu kurması gerekmektedir...müteahhit vatandaşla kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığında..bu fon devreye girecek...iş alan her müteahhit buraya belli bir ödeme yapacak..eksik..kusurlu veya yarım bırakma gibi durumlarda...fon devreye girip..işi daha güvenilir bir müteahhide devredip..akit yerine getirilecek..kusurlu müteahhit..mahkeme sürecinden evvel..bu fon tarafından..ağır cezai yaptırımlarla cezalandırılacak...fon bir sigorta şirketi görevini görecek...iş alacak müteahhitler bu fonun denetiminde..çalışacaktır...sayın yetkililer..size karşılığı olmadan.. bir öneri sunuyorum...kendi fikriniz gibi uygulayabilirsiniz..zaman kaybetmeyede gerek yoktur..bir tasarıyla hemen başlanabilir...(ayrıca biz sizi yerinizden edelim..olmadık yerde daire verelim..sizin yerinizide biz değerlendirelim fikri..kimse tarafından kabul görmeyeceğini düşünüyorum..lokasyonu değerli yeri daha az değerli yerle kimse değiştirmek istemez..halk tarafından kabul görmez..böyle bir teklifin yapılması..bunda ısrarla diretilmesi art niyetlidir..insan hayatıyla... üç kuruş menfaat için... kimseninde oynamaya hakkı yoktur..)takip edip ,kazançlı çıkanlar için......geriye sayım başladı....

rasputin46-2
08-05-2011, 13:56
kanal projesinde ...karadenizin dibindeki sülfürlü gazların..marmaraya akması durumuna... yetkililerin önlem alması gerekmektedir...yeni bir çevre felaketi olabilir...

rasputin46-2
31-05-2011, 11:47
Sn Rasputin

Floryalı müttahitler floryada e 5 kenarında toki tarafından 100 kusur donumluk yerı nıye almadılar merak edıyorum. ( Ataturk ormanının e5 bakan tarafı) şu anda alısverış merkezı ve konutların yapılacağı soylenıyor. ama bakıldıgında hafriyat fln yok.. esas soru bu oluşum, o bolgeyi size göre nasıl etkiler.

saygılar..burada iki proje var...bir avrupa konakları..diğeri aydınlı ve iki floryalı müteahhidin ortaklığındaki proje..alt kat otopark..üzeri avm ve konut....avrupa konaklaırnda bir sorun yok....yer floryanın en kötü yeri olmasına rağmen.. fiyatları oldukça fahiş...alternatif bir çok yer var...bunu söyleyip sebebini sorduğumda...araziyi alış ve toki ortaklık maliyetlerinin yüksek olduğunu söylediler...ikinci projenin satış fiyatları daha uygun ve prim yapma şansı yüksek..ancak önünde hukuki sorunlar var ve henüz her şey için erken..

rasputin46-2
03-06-2011, 13:00
şimdi bloomberg de inanlar inşaattan serdar inan gözleri parıldıyarak konuşmakta....depreme karşı yeni istanbul projesinden bahsetmekte..karadeniz kıyısına kurulacak iki şehir projesi....önce bu şehirler kurulacak..sonra eski şehir...ya raiç bedellerinden satın alınarak..yada yeni istanbul projesinden yer verilerek boşaltılacak...boşaltılan yerlerde eski şehir yeniden projelendirilip yapılacak...yaav kardeşim..eski şehir boşaltılmadan..milletin elindeki malı raiç bedelle alınmadan..imar izni verilerek tekrar yapılamazmı..serdar inan... karadenizdeki projeye girmeye çalışman... yetmiyormu..az mı geliyor..eski istanbula göz dikiyorsun...mülk sahibinin elindeki mala...hevesleniyorsun...

ZzeusS
06-06-2011, 12:52
şimdi bloomberg de inanlar inşaattan serdar inan gözleri parıldıyarak konuşmakta....depreme karşı yeni istanbul projesinden bahsetmekte..karadeniz kıyısına kurulacak iki şehir projesi....önce bu şehirler kurulacak..sonra eski şehir...ya raiç bedellerinden satın alınarak..yada yeni istanbul projesinden yer verilerek boşaltılacak...boşaltılan yerlerde eski şehir yeniden projelendirilip yapılacak...yaav kardeşim..eski şehir boşaltılmadan..milletin elindeki malı raiç bedelle alınmadan..imar izni verilerek tekrar yapılamazmı..serdar inan... karadenizdeki projeye girmeye çalışman... yetmiyormu..az mı geliyor..eski istanbula göz dikiyorsun...mülk sahibinin elindeki mala...hevesleniyorsun...

Bence orda demek istediği rayiç istimlak bedelidir :) onlar çok kazanmaya alıştılar son yıllarda .

rasputin46-2
06-07-2011, 12:36
praha....kominizmden sonra..vahşi kapitalistler tarafından..3...30 paraya ele geçirilmiş şehir...budapeste kadar güzel olmasada.(praha dikkati çeken 16.yy kalma saat kulesi ve köprüleri )..reklamizasyonu iyi yapıldığından...yoğun bir turist kalabalığı mevcut...eski şehirdeki binaların sahipleri almanlar..ruslar ve yahudiler....gece hayatı ve kumarhaneleri meşhur...bunlarda... buraya mafyanın hakim olduğunun işareti...döviz büroları ve taksiler soyguncu...asıl mesele gayrimenkul fiyatları..alabildiğine uçmuş durumda...m2 düşük...bizle karşılaştırıldığında...yabancıların neden galata ve eski istanbul bölgesine talep ettikleri ve fiyatların nerelere kadar çıkabileceğinin işareti...ama bu şehir kontrolsüz bir kapitalizmin işgaline uğramış o ayrı...güzel tarafı türklerin ana caddelerde..turistlerin yoğun olduğu yerlerde..işyeri açmış olmaları..her biri türkiyenin elçileri ve bayrağı...gururlandırıcı...budapeşteyle kıyasladığımda bana göre budapeşte gerek şehir planlaması ve sokak düzenlemesi gerek halkının sakinliğiyle praha göre çok daha güzel bir şehir....

rasputin46-2
05-09-2011, 12:36
Galataport ihalesiyle yatırımların merkezi haline gelmesi planlanan, ancak iptal sonrası beklemeye geçildiği düşünülen Karaköy'de önemli gelişmeler var. Büyük gayrimenkulcüler, yeni bir ihaleyi daha beklemeden Karaköy'ü butik otel merkezi haline getirme kararlılığını ortaya koydu.
Son yıllarda merkezden uzaklaşılarak yeni yaşam alanlarının yaratıldığı İstanbul'da yatırımcıların yeni planları, şehir merkezine yeniden dönüşün önemli bir sinyali gibi görünüyor. Özellikle yapı stoğu eskimiş bölgelerde görülen bu dönüş hareketinin en önemli noktalarından biri de Karaköy. İstanbul'un en gözde semtlerinden Beşiktaş, Eminönü ve Taksim üçgeninin ortasında son derece stratejik bir noktada yer alan Karaköy, dar sokakları ve kısıtlı otopark imkânına rağmen sahip olduğu özel tarih ve merkezi konumuyla başta otel yatırımcıları olmak üzere pek çok yatırımcının hedef noktası. Bu noktada ihalesi iptal edilen Galataport projesinin başlatılması, her ne kadar yatırımlar için en önemli motivasyon olarak görülse de aralarında Yılmaz Ulusoy Holding, Torunlar Holding ve Hakan Madencilik'in de bulunduğu pek çok yatırımcı otel planlarını harekete geçirmeye başladı bile.

rasputin46-2
05-09-2011, 12:44
Bu durumda ilk göze çarpan yerleşim alanı, hem rakipsiz deniz manzarası ve tarihi dokusu hem de stratejik konumu ile Karaköy oluyor. Bölgeye yakın konumda yer alan Şişhane ve Galata bölgelerinde, butik, rezidans tarzı otel ve apart otel yerleşimleri son yıllarda artan bir ivmeyle gelişti. Söz konusu bölgeler turistler tarafından konaklama amaçlı en çok tercih edilen alanlar haline geldi. Karaköy'de mevcuttaki eğilimin de bu yönde olduğu ve gelecekte bu şekilde gelişeceği öngörülüyor. İstanbul'un giderek azalan arsa rezervinin merkezi bölgelerdeki yenilenmeye açık tüm bölgeleri etkileyeceği açık. Ancak Karaköy belki de bu pastadan en büyük dilimlerden birini alacaktır

rasputin46-2
14-09-2011, 20:09
hatırlatma..25.1.2009..tarihli yazı...mashattandaki işyerlerinden elde edilecek işletme gelirinin ,daire sahiplerine tek avantajı site aidatının benzer rezidanslara göre düşük gelmesini sağlamasıdır...m2 ye 2ytl...site yönetiminin ,site tam faaliyete geçene kadar inşaat firması ve arsa ortağı ,site tam faal olduktan sonrada daire sahipleri tarafından seçilmesi gerektiğini düşünüyorum...(ardıçlı evlerinde böyle oldu....)aksi bir sözleşme ve karar alınmadıysa....trump kulelerinde farklı bir durum var ...isim ve işletme hakkı ,trump emlakta...burdaki amaç trump ismini verdiği yerin ,kötü yönetilmesini istemiyor isme ,markaya zarar verebileceğinden dolayı....uluslararası standart ve kaliteyi burda sürdürmek zorunda...aynı şey mashattan içinde geçerli ,kötü yönetim markayı kamuoyunda oluşan imajını yerlebir eder...herhalde buraya böyle bir yatırım yapan şirket buna izin vermez buna karşı ciddi tedbir ve önlem almıştır....

rasputin46-2
14-09-2011, 20:17
mashattın yer ve konum itibariyle favori bir projeydi....site yönetimi... önceden örgütlü...koop..yöneticileri tarafından..ele geçirilince..ne hale gelebilir..ibretlik bir durum...

rasputin46-2
20-09-2011, 15:31
yeni projeler neden 3-4 ay içinde %20 ile %50 arasında prim yapıyor..bu yer konum proje firma gibi değişken sebebler olsada...müteahhit firmaların satış politikalarındanda kaynaklanmaktadır..satışlarda.. belli bir daire sayıına kadar artmamakta..veya her daire satışından sonra tedrici artmakta...belli bir satış noktası..firma için başabaş..maliyet noktası...tüm inşaat maliyetlerinin karşılandığı..kara geçildiği nokta olmakta...bu seviyeden sonra..fiyatlar % sel olarak artmaktadır..bunun yapılmasının sebebi..elde kalan daireler için daha fazla kar maksimize etmek..ilk giren yatırımcıyı kazandırıp...yeni başlıyacak projelerde hazır kıta yapmak..ayrıca yeni girecek olanlarada falan firmanın projeleri devamlı kazandırıyormuş reklamını yapmak içindir...(piramit..kazan kazan..sonda kalanın canı çıksın hesaabııı..)

rasputin46-2
26-09-2011, 21:29
4.11.10 usd 1.39 ....... 26.09.11 usd 1.86.......... iyi develüe olmuş.... iyi uçuşlar....

rasputin46-2
04-10-2011, 12:19
zafer abi...bırakalım dere yatağında aksın dedi...su akar güldür güldür...gel biraz beni güldür...yanlız zafer abi...su ..dere yatağından taşarsa...sel olur..köyü basar....hani burası..emlak ve gayrimenkul forumu ya..ekonomi...doların çıkması ...ne alaka...bizim konumuzla...sorusu akla gelebilir..üretim faktörleri emek..sermaye..girişimci..TOPRAK sa...çok alaka...enflasyonun tek haneli rakamlarda olacağını söyledi sayın şimşek..bende iddia ediyorum ..doğalgaz..elektrik..%10..15 zam .tl %35 develüe edildiği ortamda..üretim maliyetleri..yüzde 30, 35 artar...önümüzdeki sene enflasyon %30 hedeftedir....doların artışı gayrimenkul piyasasına nasıl yansır..ilk etapta dolar fiyatlı yerlerin satışı düşer...ikinci olarak...kötü senaryo..dolar borçlu şirketlerde kriz yaşanabilir.. çalışanlar işten çıkartılabilir...bunların ödiyemedikleri kredi borçları ev..araba gibi...zincirleme reaksiyonla genele yayılabilir..biz bunun olmasını istemeyiz....ne tl aşırı değerlenmesini..ihracat ve üretim açısından son derece tehlikelidir...ne de develüe edilmesini...enflasyon doğuracaktır..yani iki tarafı keskin bıcaktır...denge idealidir...1.50 ,1.60 gibi...sorum olacak..koyverin doları gitsin diyenlere... madem tl yi develüe edilmesi kontrollü tercih ise..neden 10 senedir..değerli tl politikası izlendi...neden tl den sıfır atıldı.?

madenci1
04-10-2011, 14:08
gayrimenkul fiyatları çökerse enflasyon artmaz...

rasputin46-2
05-10-2011, 10:39
olaya tersten bakarsan..analizide yanlış yaparsın....2003 senesinden günümüze..iyi bölgelerde...gayrimenkul fiyatları 3..4..e katladı...fiyatlar üçe..dörde katlarken...enflasyon oranı üçe..dörde katladımı...hayır...tek haneli rakamlardaydı...peki üçe ..dörte katlamasının sebebi neydi...yüzde yüze varan..ana para dahi aranmayan düşük kredili faiz oranları...peki...ecevit krizinde para develüe oldu...enflasyon ciddi boyutlardaydı...gayrimenkul fiyatlarıda yerlerde sürünüyordu..(.tabi öncesinde yaşanan deprem faktörüde vardı...ikinci olarakta herkesin satın alma gücünüde artıran..düşük faizli konut kredisi yoktu..).yani demem o ki...konut fiyat artışının enflasyonu artıran direk etkisi yoktur..(.enflasyon.... para basılması..paranın dolar karşısında develüe edilmesi..bazı üretim hammadde girdisi ve ihtiyaç olan enerji kaynaklarının yabancı para ile alınmasıyla artar)...enflasyonun doğurduğu ani kriz ortamlarında ve afetlerdede gördükki gayrimenkul fiyatları düşer....insan psikolojisi para kazanılan..rahat ortamlarda harcama yaparsın..kriz ortamlarında kısarsın...

Nightrain
21-10-2011, 02:33
Sevgili Rasputin. yeşilköylü hemşerinim...ama yeşilköyde yaşayamıyorum fiyatlar düşse eski bi binadan bi tane alırım..neyse asıl paylaşmak istediğim düşüncem başka...sulukule kentsel dönüşümle ilgili hak sahiplerine yakında teslim edilcek demiş gap inşaat-çarmıklı grup. hak sahibi dediği tabiiki gerçek sulukuleliler değil - onlar tayakadın ve kayabaşında şu anda- sanırım trilyon döküp alanlar..şimdi sıra tarlabaşı-süleymaniye-fener-balat diyorlar. ne hikmetse bütün dönüşümleri çarmıklı gap inşaat alıyor-onların deyimiyle sıfır kar-sosyal sorumluluk hizmetiymiş dönüşüm işleri..bilemem. neyse, bu fener balatta da sulukule hesabı yapılmak istenmiş ama sanırım sahile paralel en yakın 2 cadde adalarından sonra yerlisi uyanmış sanırım..ama ilk 2 paralel şeritte yeter zaten bütün manzara o binalarda..geri kalan binalarda oturum 30-50m2 ortlama ve bakımsızlarda çok komik fiyatlar var bence (200-250 civarı bi ton cumbalı tarihi bina var) yani bunları bina olarak değil de şehrin göbeğinde azda olsa bi arsam var demek için bile alınır sanki..risk durumu var mı sence? yar ederler mi? yoksa ciddi anlamda bu yabancı satışı - dönüşüm hikayelerinden sonra orta vadede prim vaad eder mi? etse de alır mıyım? ben yeşilköyde daire alma hevesindeyim.. ama sen yetkili bir abimize benziyorsun, görüşlerin ufuk açan nitelikte..paylaşırsan çok memnun olurum..

rasputin46-2
21-10-2011, 11:57
sevgili hemşerim nightrain...süleymaniye fener ve balat kesinlikle ilgilenmen ve araştırman gereken yerler.. ekmek çıkar diye düşünüyorum.değişim süreci yaşanırsa istanbulun göbeğinde paha biçilemez.. .çok güzel projeler yapılabilir... hayal edebiliyorum ..bilgi birikimini burda paylaşırsan sevinirim.....ama yar ederlermi bilemem...sigortası gerçek satış fiyatını tapuda birebir göstermen..seninde bildiğin gibi yeşilyurt yeşilköy yatırımcısına kaybettirmedi (deprem ve 2001 krizi dışında ) .selam ve saygılar...

Nightrain
24-10-2011, 14:33
bence oradaki mantık ada bazında yer alacaksan alacaksan, cunku dönüşüm icin projeler ada ada hazırlanmıs. yani senin tek binanın bir anlamı yok, rayiç bedeli eline verip çık git diyebilirler. ada bazında iyi bir lokasyon icinde herhalde bikaç trilyon lazım. alıp bekleteceksin..kiraya verme diye bir şansın yok..10 trilyon ve uzeri boşta birikimin olsa alır tutarsın..görünen köy kılavuz istemez, bu şekilde yüzdeyüz kar diyorum...bide sayısını unuttum bu tip işler icin sanırım bikac sene önce belediyelerin eline müthiş kozlar veren bir yasa cıkarılmıs, kentsel donusume giren yerlerele ilgili, mal sahiplerine bariz bir sekilde bu rantı size yedirmeyiz diyor..o yuzden mevcut siyaset rantı ve mütahitliği güc odağı gördüğü icin bizim gibi şahsi yatırımcılara getirisi de riski de maximum noktalarda dolaştığı bir lokasyondur diye özetliyorum..bu arada millet kafayı yemiş, yeşilköy ve benzeri yüzüktaşları duruken dağbaşında 300-500-700...gibi rakamlara brütü neti arasında müthiş farklar olan, 2-3 sene sonra teslim yerlere pirana gibi saldırıyorlar..amaç nedendir, gerçekten göremediğimiz bisey mi var diye bazen dusunuyorum..

rasputin46-2
24-10-2011, 22:58
..bu arada millet kafayı yemiş, yeşilköy ve benzeri yüzüktaşları duruken dağbaşında 300-500-700...gibi rakamlara brütü neti arasında müthiş farklar olan, 2-3 sene sonra teslim yerlere pirana gibi saldırıyorlar..amaç nedendir, gerçekten göremediğimiz bisey mi var diye bazen dusunuyorum.. ...etkisi yeşilyurt yeşilköydeki ..bu dağbaşları bu fiyat ediyorsa...benim yerim daha fazla etmeli..düşüncesine kapılıyor..fiyatlar şişiyor..ters taklada...ilk düşecek fiyatlar ..bu dağ başları olucak...mantık yeni proje...prim yapar hesabı..fiyat önemli değil..aylık ödenecek taksit miktarı önemli...yarısını ben..yarısını içine girecek kiracı öder...mantık bu...ben almıyım..alanada karışmıyım...

Nightrain
24-10-2011, 23:44
yarısını içine giricek kiracı ödiycekse gene iyi..o kerizi bulup içine koyabilirsen :)

rasputin46-2
01-11-2011, 13:12
...güvenmiyorum...habitat ödüllü örnek şehir bahçeşehiri...toki başkanlığı döneminde...ne kadar yeşil alan varsa...satıp.zevksiz beton bloklar dikip..gecekondulaştıran şehir ve çevre bakanına....güvenmiyorum...evladı fatihanız deyip...sur diplerine 3 bloklu gökdelenler dikilmesine göz yuman bbb güvenmiyorum....şu anda istanbulda deprem olucak propagandası yapıp...yasal düzenlemelerle..özel mülkün kamu tarafından yeşil alan yaparız tehdidiyle..mülk sahibinden alınıp..bir yerlere..birilerine transferi söz konusudur...bunun yasal zemini için hazırlık yapılmaktadır...tüm bunlara güvenmiyorum..son söz..adalet mülkün temelidir..hazreti Ömer (R.A.)

rasputin46-2
02-11-2011, 12:17
ünlü türk büyüğü ali ağaoğlu hangi binaları çürük yaptıysa...teker teker açıklasın...onları yıkıp tekrar sağlam olarak yapsın..bunla ilgili toplumsal kampanyalar dahi yapılabilir..bu açıklamaları itiraf olarak değerlendirilmeli..bentley...

rasputin46-2
06-12-2011, 21:15
8 aralık 2011 perşembe saat 14.00 bahçeşehir 3.caddede işyeri müzayedesi olacak..VE..uphillcourt bahçeşehir de varyaptan son daireler 7 aralık 2011 saat 13.00..müracat eskidji....

rasputin46-2
20-12-2011, 13:35
ESKİDJİ MÜZAYEDESİNDEN SONRA YAPILAN ANALİZ....ÖNEMLİ....uphhillcourt baçeşehir ve 3.cadde işyerleri satışını internetten canlı olarak izledim...uphill de satılık 40 küsür daire vardı...3.caddedede satılık işyerleri bir o kadardı...eskidji habertürk ..hürriyet gibi gazetelere tam sayfa ilan vermesine karşılık....ve piyasa satış fiyatının altında(al satta kar edilebilir..) 4 adet daire...3.caddedede 1 adet işyeri starbucks satabildi...uphillde sattığı dairelerin 3 tanesi çıkış fiyatıyla...bir tanesi artırma olmasına rağmen piyasa raicinin altında satıldı..kaçan giden bir şey yok...önümüz 2012 zorlu geçeceğe benziyor...fırsatlar çıkacaktır...

rasputin46-2
20-12-2011, 13:41
şimdi bir takım aklı evvel uyanıklar...tereciye tere satmaya çalışıyorlar....florya yeşilyurt..yeşilköyde..kesinlikle etmemesi gereken rakamlara...ellerindeki krediye uygun olmayan...yıkım kararlı..hasarlı..alt komşuyla ortak tapulu..(adam düzgün tapu bile veremiyor..alt komşuya icra satışı gelirse otomatikman senin daireyede geliyor..sonra mahkemelerde uğraş dur..) binalardaki daireleri satmaya çalışıyorlar..imar artışı ve 2b çıkacak diye...madem imar artışı olacaksa..bu fiyatlara satmalarına gerek yok...biraz daha beklesinler...artış olduktan sonra satsınlar....istenilen rakamlara katılıyorum...ama gülmekten katılıyorum...

rasputin46-2
20-12-2011, 13:45
görünen şu ..yanılıyor olabilirim....hata payı bırakarak söylüyorum.yatırım tavsiyesi değildir..fiyatlarda şişme var ...2012 dengelenecektir...fırsatlar çıkacaktır..her gün 3-4 yeni projeden mesajlar.. telefonla arayan pazarlama elemanları var.en sonunda beni rahatsız etmeyin demek zorunda kalıyorum... .sakin bir şekilde beklemekte yarar var....

rasputin46-2
27-12-2011, 20:54
yukarıdaki görüşlerimi doğrulayan hem etilerde....hemde floryada bir kaç örnek gelişme oldu..fazla detay veremiyorum..çünkü yakın takipteyim...

Shades
27-12-2011, 21:02
Ev fiyatlarinda 2012 ekim ayina kadar yuzde 30 civari bir gevseme olacagi kanaatindeyim. Balon var, arz var, talep sinirli.

pingu
27-12-2011, 21:38
yukarıdaki görüşlerimi doğrulayan hem etilerde....hemde floryada bir kaç örnek gelişme oldu..fazla detay veremiyorum..çünkü yakın takipteyim...

Sn. Rasputin,

Yaklaşık 2 aydır hisse.net'e uyeyim. Ancak sizi uye olmadan evvel de ilgiyle okuyup takip ediyordum. Doğma büyüme Yeşilyurt'lu olmam, halen burada ikamet etmem ve ev fiyatlarını yakın takip eden biri olarak paylasimda bulunmak istedim. Son zamanlarda ozellikle Yesilyurt'ta satilik 40 yıllık binaların satış fiyatları inanılmaz boyutlarda 500bin USD den ucuzuna rastlamadım. Yıkıldığında en azından 800-900 bin USD olacağı söyleniyor. Bunu da şöyle teyit ettim. Yeni yapılan binalardan emlakçı veya sahibinden satılıklarda hakikaten 900bin - 1milyon USD fiyatlar isteniyor. Bunları şunun için yazdım; siz de bilirsiniz Yeşilyurt'ta oturan insanlar genellikle üst düzey ama eğitimli yani nezih tabakadan insanlar...Ancak genellikle yaşlı nüfus olduğundan ya satıp gidiyor ya da mirasçıları satıyor. Bir şekilde evler yeni sahipleriyle el değiştirecek ki bu kaçınılmaz. Beni asıl korkutan bu kadar yüksek paraları verebilecek insanların Yeşilyurt'un eski havasını, nezihliğini, oturmuşluğunu bozabilecek olması. Kim vereilir bu kadar yüksek paraları...15-20 sene sonra ölmez de görürsek inşallah haklı çıkmam. Saygılarımla,

ZzeusS
28-12-2011, 11:10
Bende Yeşilköy sakini olarak şunu söyleyebilirimki ev fiyatları sahiden bu bölgede çok yüksek nedeni bence arzın az oluşu olabilir ama bu fiyatlara çok az işlem gerçekleştiğini tahmin ediyorum. Dediğiniz gibi herkesin ağzında eski bina yıkılınca sıfır daire verecekler onunda fiyatı ..... olacak muhabbeti var. Fakat artık faizler yükseliyor , dünya ekonomisi durdunluğa gidiyor ve bizde sürekli inşaat yapılıyor yani arz fazlası oluşuyor..Bu nedenle önümüzdeki yıl fiyatların düşeceğini tahmin ediyorum.. Yeni imar yasası ile eski binaların yıkılmasının önü açılsada, mütahitler binayı yenileme karşılığında daire sahibi olacağından , başka projelere başlamak ve nakte geçmek için ellerindeki daireleri hızla satmak isteyecektir. Buda yeni bir arz furyasını ortaya çıkartacaktır. Unutulmamalıdırki iş dünyasında eski işler yok ve ekonomistler sürekli tasarruf yapılması gerektiğini ön plana çıkartıyor. Bu nedenle daire alımı konusunda acele edilmemesi gerektiğini , daha uygun fiyatların bulunabileceğini düşünüyorum.
saygılarımla,

djoz
28-12-2011, 14:03
Dediğiniz gibi herkesin ağzında eski bina yıkılınca sıfır daire verecekler onunda fiyatı ..... olacak muhabbeti var.

Yetkililerin ağzındaki muhabbetle daire satanlarınki uyuşmuyor..

Başbakan diyor.. "Tamam kaç dairen varsa aynı sayıda verelim.. Ama bedeli karşılığında(!).. Seninkinin değeri şu kadar, bizimkinin bu kadar.. aradaki farkı ödersin.."

İlçe belediyelerinin ve şehircilik bakanının da stratejisinde "daire küçültme" var..

"insanımız olaya rant yönünden bakarsa bu iş olmaz.. Deprem ve hayati tehlike yönünden bakılmalı.."
"İnanın depreme dayanıklı 50 metrekarelik bir daire, eski ve çürük 150 metrekareden daha değerlidir.."
"Halkımız fazla beklenti içine girmemeli.. Küçük fakat sağlam dairelere kendini şimdiden alıştırmalı.."

Beklentiler yüksek.. Gerçekler acı..

rasputin46-2
05-01-2012, 20:31
TİMSAH....hayvanlar aleminin güzide bir temsilcisidir...avlanma
taktikleriyle...incelenmesi gereken...hayranlık uyandıran...vatan evladıdır....timsah taktiği nedir ?sabırla...usanmadan...beklemek...içinde bulunduğu ortamı iyi gözlemlemek...avına sezdirmeden yaklaşmak...ani ve kesin bir darbeyle işi bitirmektir....diğer güzide hayvanlar aleminin temsilcileri olan...köpekbalıkları ve akbaba ların taktiklerini hizmet amaçlı bir dahaki sefere anlatıcam...av mevsimi başlamıştır...hastasıyım şu timsahların...bütün yaptığın beklemek olsun...av ayağına gelsin...andersenden büyüklere masallar...

rasputin46-2
11-01-2012, 12:35
köpekbalıkları...akbabalar...timsahlar...aralarınd aki farklar...köpekbalıkları açık denizlerin....derin okyanusların avcılarıdır...kan kokusunu (para kokusu )iyi alırlar...timsahların aksine devamlı dolaşırlar..her daim açtırlar..hiç doymazlar...soğuk ve derin denizlerin adamı olmalarına rağmen..sıcak sulara...sahile kadarda gelirler...uluslararası avcılardır...timsahlar dar bir alanda kendilerine ait sazlıkta avlanırlar.(yani bölgesel avcıdır)..akbabalar leş yiyici olarak anılır...kurbanının iyice zayıf düşmesini...başında sırıtarak bekler...ben akbaba yerine baykuş ve kargaları daha çok severim...baykuş avcıdır..gecelerin adamıdır..yalnız takılır.kargalar kendilerine has komik yürüyüşleri ve ani hareketleriyle gönlümü çelerler..kargalarda...aile..komin..cemaat (cemaat kelimesi yanlış anlaşılmasın...sosyalojik anlamda.sosyoloji biliminde kullanılır.ortak bir gaye etrafında toplanmış insan toplumunun gelişimi.cemaat.. cemiyet..millet...bakınız..prof.dr.mustafa erkal sosyoloji ders kitabı cemaat kültürü ve Atatürkün fikriyatından etkilendiği ...ziya gökalp, cemaat ve cemiyet arasındaki farklar..bu tanımdan yola çıkarak..kültür dernekleride mason localarıda.. cemaattir) özellikleri kuvvetlidir..birbirlerini çok tutarlar..birinin başına bir şey gelirse..hep birlikte hareket ederler...birimiz hepimiz..hepimiz birimiz için..artos..portos..aramis hesabı...bütün avcıların ortak özellikleri herbirinin çok iyi gözlem yapması(piyasayı koklaması) ve tayminglerinin kuvvetli olmasıdır...RAST GELE...... :))

rasputin46-2
17-01-2012, 18:42
sn.pingu...uygun fiyatlı yerler çıkacaktır...çıkmaktadır..acele etmeyin derim...ama iyi takip edin...saygılarımla..(nufus popilasyonunda bozulma..yeşilyurda göre floryada daha fazla hissedilmektedir:yes:)

rasputin46-2
17-01-2012, 18:59
sn.zzeuss ve sn.djoz....kentsel dönüşüm projesi...müteahhitlere dönüşüm projesi..olacaksa...öyle görünüyor....ak parti bundan yara alır...partileri iktidara ve belediyelere...konuşmasını bilmeyen..müteahhitler değil...halk getirir...müteahhite dönüşüm...rantsal dönüşümdür...bizim şehirlerimizi.dünyaca ünlü.maestro üstad olan.mimarlar ..şehir planlamacıları değil...rant peşinde koşan...müteahhitler ve belediye başkanları şekillendirmiştir...not;bakırköy belediyesi imar müdürlüğüne gittim..görevli mühendislerle görüşmemde..2008 yılında(ak partinin.. belediye bşk seçiminde ...seçim vaadi olan imar artışı dolayısıyla)bakırköy bld tarafından... büyükşehir belediyesine .... bakırköy merkezi için imar artışı için dilekçe verilmiş..ve ret yazısı büyükşehirden gönderilmiştir.panoda asılı..herkes gidip bakabilir..bu dilekçeye yeşilyurt,yeşilköy ve florya dahil edilmemiş..bakırköy merkezi dahil edilmiştir...şu an itibariyle imar artışıyla ilgili bir gelişme yoktur..artış olmadan çözüm arıyor olabilirler..saygılarımla...

krishazel
22-04-2012, 22:08
Yesilkoy Yesilyurtta deprem sonrasi ozellikle 2005 sonrasi daire fiyatlari nekadardan basliyor ?

ZzeusS
07-05-2012, 11:21
Sn. rasputin
Yeşilköy'de imar artışı olduğuna dair bir söylenti kulağıma geldi. Size böyle bir bilgi geldimi?
saygılar

rasputin46-2
11-05-2012, 11:10
sevgili zzeuss...ateş olmayan yerden duman çıkmaz ama her duyduğuna inanma...çoğu şişirme....tanığın...birebir görüştüğün.. burokrat veya partili varsa...söylediğine inan...sağdan soldan duyduğuna inanma....benim ciddi kaynaklardan duyduğum bir haber yok...fikrimi sorarsan tam tersini düşünüyorum...selamlar....

rasputin46-2
11-05-2012, 15:22
sayın krishazel...sokaklara göre....cepheye göre...katta göre...fiyatlar değişiklik arzedebilir...ayrıca m2 net değil..brüttür...dolayısıyla m2 fiyatlarını hiç merak etmedim..ama kafandaki sorunun cevabını iki üç emlakçı dolaşarak bulabilirsin...selamlar...

krishazel
14-05-2012, 23:43
sayın krishazel...sokaklara göre....cepheye göre...katta göre...fiyatlar değişiklik arzedebilir...ayrıca m2 net değil..brüttür...dolayısıyla m2 fiyatlarını hiç merak etmedim..ama kafandaki sorunun cevabını iki üç emlakçı dolaşarak bulabilirsin...selamlar...

Cok tesekkur ediyorum

Peki Floryadaki krediye uygun olmayan daireler hakkinda ne dusunuyorsunuz? Sizce uzak mi durmaliyiz?

DOMEL
15-05-2012, 16:13
invest CDN$800,000 for a period of five years at no interest (%0) under the Immigrant Investor Program. HSBC Global Investor Immigration Services offers attractive financing packages to assist you in completing this requirement.

5 sene icin 800kCND nizi 0 faizle HSBC'ye vermeye hazirsaniz tabiki :)


Emlak yatırımıyla olmasa da minimum 800.000CAD ile kanada'da 1.000.000GBP ile ingiltere'de; iş kurmak, devlet tahvillerine yatırım yapmak ve sürekli ikamet etmek gibi şartlarla oturma izni ve ileride vatandaşlık verilebiliyor.

https://www.hsbc-immigration.com/

rasputin46-2
15-05-2012, 16:27
sayın krishazel...floryadaki olay...90 yıllarında anaplı belediye başkanı ahmet bahadırlı döneminde yapılan binalar..bölgedeki imar mevzuatına aykırı olarak yapılmış...belediye başkanı göz yummuş...sadece yıkım kararı alınarak ceza kesilmiş..ama o imara aykırı yapılara günümüze kadar dokunulmamıştır...o yapıları yapan müteahhitlerde..şimdi tv reklamlarını seyrettiğiniz projeleri..avm leri...ataköy konaklarını yapmış..toki ihalelerine katılmıştır.... daireleri alanlarda.. kredi çıkmaması durumu dışında..olumsuz bir gelişmeyle karşılaşmamıştır...her bir imara aykırı yapılan..binaların tapuları birbirinden farklı olduğundan...tapu durumuna göre tercih yapılabilir...bazı tapularda altaki üsteki komşuyla tapuda ortaksınız...yani belediyede..tapuda..resmiyette tek daire gözükmekte...ama gerçekte iki daire var...bu resmiyette hisselendirilmiş...soru..sorun şu..sizin tapunuzda bir ortağınız var..bu yarın..öbürgün öldü..veya battı...tapusu haciz edildi..icraya gitti...ne olacak...işlem kanuna aykırı olduğu için..sonuçlarının kesin neticeside kanunda yok..sonuç olarak..yıkım kararlı..imara aykırı bir binadan daire alsanız bile(mustakil tapusu olmak şartıyla belki olabilir)..komşuyla hisseli ortak tapulu bir yer almayın...floryalı emlakçıların..biz hep böyle satıyoruz...böyle alıyorlar..bir şey olmuyor..palavralarınada kulak asmayın...

rasputin46-2
16-05-2012, 11:23
semtlerde oturanların...insan profillerini...o semtte emlakçılık yapan ...insanların profillerinden anlayabilirmiyiz...enteresandır..gördüğüm örneklerden genelleme yapıyorum..evet anlarız...mesela floryalı emlakçı profilinden (yeşilyurt,yeşilköyü katmıyorum) floryada yaşayanların sosyo kültürel düzeylerini...etiler,nişantaşında emlakçılık yapanlardan...o bölgelerin sosyo kültürel düzeylerini anlayabiliriz..çok merak eden..bir floryada emlakçılık yapanla..bir etilerdeki emlakçıyı kıyaslasın..aradaki uçurumu..bariz farkı görsün...

MAKİNİST
16-05-2012, 12:50
Hoşgeldin dostum...İyi ki geldin...Değerli yorumlarını özlemiştim...:)

rasputin46-2
17-05-2012, 09:48
sevgili makinist...desteklerin için teşekkürler...sağolasın varolasın...

nhlvc
19-05-2012, 12:03
Merhaba,

Sayin Rasputin, size bir mesaj gondermek istedim sanirim mesaj kutunuz dolu oldugu icin mesaji gonderemedim.

nhlvc
19-05-2012, 12:37
Florya Flyinn Residence II hakkinda fikirlerinizi sormak istiyorum. Oradaki ev fiyatlari hakkinda ne dusunuyorsunuz ?

rasputin46-2
21-05-2012, 09:47
merhaba nhlvc...site olduğu için...fiyatlar aşağı yukarı bellidir..yanılma payınız azdır...geçen sene raicinin altında bir bahçe katı aciliyetten satılığa çıkmıştı..tapuları sorunludur...aidatları yüksektir...ev planları ve kullanılan malzeme tipik floryalı müteahhit işi...ismi olduğu için satışı daha rahattır...bulabiliyorsanız 1 de bulun...ama benim şahsi tercihim...ısınamadığım..sevemediğim siteler...

nhlvc
21-05-2012, 12:30
ben de sitedeki evimi satmak istedigim icin fikir almak istemistim.

rasputin46-2
21-05-2012, 14:54
isminden dolayı rahat satabileceğiniz yer...kendiniz satın veya emlakçı konusunda seçici olun...emlakçılarla çalışıcaksanız tek bir emlakçıyla çalışın...piyasaya düşürmeyin.fazla emlakçının eve girip çıkması satışı zorlaştırır hemde sizi yorar....tavsiye edebileceğim emlakçı yeşilyurt remaks vizyon Dursun Ören dir... piyasa raiç değeri ileriki yıllarda artarmı derseniz...fiyatları yeni yapılan sitelerin(florya konakları)...etkisiyle...ileriki yıllarda artabilir...

nhlvc
21-05-2012, 15:41
tesekkur ederim.

rasputin46-2
22-05-2012, 10:53
rica ederim...hayırlısı olsun..kentsel dönüşüm pek de gayrimenkul sahiplerinin istediği gibi çıkmadı...anladığım kadarıyla imar artışı ancak tokinin gözetiminde olacak..bireysel hareketlerde olmayacak...zaten bu yapılıyor şu anda....binanız sağlam dahi olsa..yeni planlama konseptine uymadığı için yıkılabilecek..bu konsepti kim tayin edicek...kanunda hasarlı binaların yıkılması için süre var...bu süreye uyulmassa kamulaştırılacak...halk hareketlerine karşı hapis cezası var...meclisten mal sahiplerini değil...müteahhitlerin kulisleriyle...müteahhitleri ciddi rant sağlıyacak kanun çıkmıştır...mimarlar odasıda sesini çıkarmamıştır.(MUHALEFETTE..BASINDA..MEDYADA ..SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIDA..ADETA DESTEKLEMİŞTİR...).kanunun içeriğindede boşluklar vardır..kötü niyetli müteahhitin eline düşerseniz 3 birinide alabilir..eldekinden de olabilirsiniz...müteahhit adı altında at hırsızlarıda piyasada oldukça yoğun çalışmaktadır...inanmayana floryada yarım kalmış..çok sayıda binayı..mahkeme kararlarını gösterebilirim...yıllarca mahkemelik olanları..dolandırılanları..kahrından ölenleri.son söz..kanun bu haliyle mal sahibinin aleyhine..müteahhitlerin meclis kulisleri başarısıyla lehinedir..bu arada eski dökülen evleri..yatırımlık diye satmaya çalışanlar avuçlarını yalasın..ama çok doğru..o evler adamı..2.80 yere yatırır...

rasputin46-2
23-05-2012, 12:37
Ortak bir deklarasyon hazırlayan sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri, 16 Mayıs Çarşamba günü TBMM tarafından kabul edilerek yasalaşan 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun' tasarısının toplumun ilgili kesimlerinin onayı ve görüşü alınmadan onaylandığını savunarak, söz konusu yasayla toplumsal adalet ve kamu vicdanının göz ardı edildiğini açıkladı. İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü binası önünde yapılan basın açıklamasıyla duyurulan deklarasyonda, önemli bir bölümü afet riski altındaki yerleşim bölgelerinden oluşan Türkiye'de acil bir önlem ve düzenleme gerekliliğinin kaçınılmaz olduğu, ancak yasanın kamuoyuna yansıtıldığı gibi ülkemizin gerçek ihtiyacı olan kentlerin afetlere karşı duyarlı sakınım içerikli planlanmasını, denetimsiz ve mühendislik hizmeti almamış yapılaşmanın engellenmesini sağlayacak bir düzenleme olmaktan uzak olduğu kaydediliyor.



Deklarasyonun tam metni şöyle:

Yaklaşık 10 yıldır Türkiye`de, özellikle büyük kentlerin gündeminde olan "kentsel dönüşüm"; "afet ve deprem riski" adı altında meşrulaştırılarak, son derece anti-demokratik, merkeziyetçi, bilimsel temelden yoksun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı bir yasa ile uygulamaya konulmuştur. Nitekim bu kadar hayati bir konuda, toplumun ilgili kesimlerinin görüşü ve onayı dahi alınmadan Meclis`ten geçirilen bu yasa ile ilgili toplumsal meşruiyet, görsel medya ve radyolarda, "depreme karşı seferberlik" şeklinde yayınlanan tanıtım ve reklam kampanyalarıyla sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu süreçte, toplumsal adalet ve kamu vicdanı göz ardı edilirken, insanlar özellikle deprem gerçeği ile korkutulmaktadır.

Karşımızdaki yasa artık bir yol ayrımıdır. Ülkemizde kentleşme konusunda izlenen "ikiyüzlü" politikalar, bir yandan riskli yapı ilan edilen yapıların yıkıldığı, diğer yandan yeni riskli yapıların üretiminin sürdüğü, afet riski gerekçe gösterilerek tüm kentlerimizin bir getirim aktarım alanı haline dönüştürüldüğü bir gerçekliğe doğru yol almaktadır. Biz aşağıda imzası bulunan kurum, Kuruluş, Dernek ve Platformlar, birlikte oluşturduğumuz ve ortak kullanıcısı olduğumuz şehirlerimizde bizlere "insanca yaşama hakkı" tanımayacak boyutlarda, özellikle inşaat sektörünün gelişmesini amaç edinerek hazırlanan bu yasa ve uygulamalarına karşı çıkıyor ve meşruiyetini sorguluyoruz. Görünen odur ki, bugüne kadar afet ve kentsel dönüşüm konusunda yapılmış olan bütün bilimsel çalışmalar, depremle ilgili alınması gereken gerçek tedbirler ve ilgili alanlarda yaşayan nüfusların talepleri rant hırsı ve açgözlülükle göz ardı edilmiştir. Yasa ile birlikte, kamunun elinde kalan son araziler, orman, tarım, mera, kıyı ve koruma alanlarının dahi elden çıkarılması söz konusudur. Çıkarılan yasada şehirlerimizin son derece önemli bir sorunu olan "afet"e yönelik neredeyse hiçbir şey yer almaz iken; keyfi uygulamaların önünü açan, insanların hak arama yönündeki hukuki kanallarını tamamen ortadan kaldıran birtakım hükümler de yer almıştır.

Bugüne kadar "kentsel dönüşüm" adı altında yapılan tüm uygulamalar; Dikmen`de, Sulukule`de, Ayazma`da, Tarlabaşı`nda? ve daha birçok yerde, bölge halkının yıllardır yaşadıkları yerlerden zorla tahliye edilmelerine, işlerini kaybetmelerine, borçlandırılmalarına, sosyal, ekonomik ve kültürel hak ihlallerine maruz kalmalarına ve insan hakları mağduriyetlerine yol açarak, yıllarca kurdukları ilişkilerinin yok olmasına yol açmıştır. Boşaltılan tüm bu yerlerin rantı, lüks konut ve alışveriş merkezleri yapılarak; inşaat şirketleri, yerel ve merkezi idareler tarafından paylaşılmıştır. Diğer taraftan, bugün afet riski adına seferberlik ilan edilen yasayı çıkarmadan önce deprem adı altında yıllarca toplanan vergilerin duble yollara harcandığı görülmüştür. İşin özüne gelinirse bugüne kadar görülen "kentsel dönüşüm" projelerinin toplumun çok küçük bir kısmının aşırı derecede zenginleşmesine yol açarken toplumun büyük çoğunluğunun yoksullaşmasına, evsizleşmesine, kent çeperlerine sürgün edilmesine neden olduğu gözlemlenmektedir.

Yasa ile planlama kararlarına yönelik "özel" standart belirleme yetkisi, sosyal ve teknik altyapı standartlarının düşürülmesinin önünü açan, yenilenen alanların yaşanabilir alanlar olmaktan uzaklaşmasına neden olabilecek bir düzenlemedir. Ayrıca kentsel, arkeolojik ve tarihi sit alanlarında yapılacak tespitlerde hangi bilimsel kriterler çerçevesinde değerlendirme yapılacağı ile ilgili açıklayıcı ifadelerin yer almadığı bu tasarı; kültürel ve tarihi varlıkların korunmasını amaçlayan bütün kanun, yönetmelik, ilke kararları ile çelişmektedir. Tasarı, yeraltı ve yerüstü kültür varlıklarını göz ardı etmekte, sahip olunan kültürel birikimin yok olmasına yardımcı olmaktadır. Yeterli tanımlamalar yapılmadan; koruma kavramı ve korumacı yasalar devreden çıkarılarak hazırlanan bu tasarı, arkeolojik ve kültürel mirasın yitip gitmesine sebep olacaktır. Yine tasarıda öne çıkan deprem riski gerekçesiyle yapılacak yıkımlarla şehirlerin tarih içinde oluşan mekansal dokularının ortadan kaldırılması söz konusudur. TOKİnin yıkılan binaların yerine inşa edeceği tek tip ve kimliksiz apartmanları bu şehirlerin kimliklerini de tek tipleştirecektir.

"Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" ile birlikte, devletin üzerinde şekillenmesi gereken "toplumsal adalet ve eşitlik zemini" afete maruz kalmıştır. Anayasa`nın 56. maddesinde yer verilen "Konut Hakkı"nı göz ardı eden yasa, yerinde dönüşüm, kiracıların durumu, geçici barınma sorunu, kaynak temini, toplumsal adalet ve eşitliğe uygun finansman modelleri ve tüm paydaşların dâhil olduğu uygulama ortaklıklarının kurulmasına yönelik ülkemizin gerçek ihtiyacı olan yasal boşluğu doldurmaktan, bu anlamda kentlerin afetlere dirençli hale getirilmesi hedefinden oldukça uzaktır.

Tekrar belirtiyoruz, bu bir yol ayrımıdır! Bizler evlerimizi, mahallelerimizi, ormanlarımızı, suyumuzu kısaca yaşamımızı, rayiç bedeller üzerinden satışa sunmayacağımızı deklere ediyor, bundan sonraki süreçte de; gerek Anayasa, gerekse imzacısı olduğumuz Uluslararası Sözleşmeler ile garanti altına alınmış olan haklarımızın takipçisi olacağımızı açıklıyoruz. Tüm bu risklerin, mevcut imar ve yapılaşma düzeninin yaratıcısı olan siyasi idarenin işlediği suçun vebalini çekmeyeceğiz.

Bizler, "insanca, güvenilir, sağlıklı, kimlikli alanlarda barınma hakkımızı" sonuna kadar savunmaya devam edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyor, bu mücadelede rant hırsına karşı "yaşamdan, adaletten, dayanışmadan ve eşitlikten" yana olan herkesi bir arada durmaya çağırıyoruz.

İmzacılar

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Mimarları Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu, ADANA Barınma Hakkı Meclisi, Ankara Dikmen-Mamak-Altındağ Barınma Hakkı Meclisleri, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, Arnavutköy Derneği, Ataşehir Mahalle Derneği, Ayazma Mağdurları, Bakırköy Çevre Dostları Derneği, Bebekliler Derneği, Beylerbeyililer Derneği, Beyoğlu Bedrettin Mahallesi Derneği, Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Devrimci Sendikal Birlik, Doğal ve Kültürel Çevre İçin Yaşam Girişimi, Ekoloji Kolektifi, Emirganı Sevenler Derneği, Engelli Hakları Atölyesi, Eşitlik İzleme Grubu (EŞİTİZ), Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahiplerinin ve Kiracıların Haklarını Koruma ve Sosyal Dayanışma Derneği, Halkevleri Barınma Hakkı Meclisi, İMECE-Toplumun Şehircilik Hareketi, İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği, İstanbul S.O.S, İzmir Kuruçeşme Halk Girişimi, Kadınlarla Dayanışma Vakfı, Kandilli Derneği, Kamusal Sanat Laboratuarı, Kartal Hürriyet Mahallesi Güzelleştirme ve Koruma Derneği, Maltepe Başıbüyük Doğayı ve Çevreyi Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Kent Hareketleri, Konut Hakkı Koordinasyonu, Kuzguncuklular Derneği, Küçükçekmece İç-Dış Kumsalı Koruma Ve Yaşatma Sivil Toplumu Destekleme Derneği, Küçükçekmece Kanarya Derneği, Maltepe Gülsuyu-Gülensu Yaşam ve Dayanışma Merkezi, Mayısta Yaşam Kooperatifi, Mersin Akdeniz Belediyesi, Mersin Çay Mahallesi Muhtarlığı, Mersin Çilek Mahallesi Muhtarlığı, Mersin Özgürlük Mahallesi Muhtarlığı, ODTÜ Mezunları Derneği, Örnektepe Dayanışma ve Kültür Evi, Okmeydanı Çevre Güzelleştirme Derneği, Pendik Sağanbağları, Yeşilbağlar ve Yenimahalle Çevre Koruma Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği, Politeknik, Sarıyer Derbent Mahallesi Derneği, Sarıyer Büyükdere Çevre, Kültür ve Güzelleştirme Derneği, Sarıyer Kazım Karabekir Mahallesi Yaşam Savunucuları, Sarıyer Maden Mahallesi Çevre Kor. Güzelleştirme Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Sarıyer Pınar Mahallesini Koruma, Yaşatma ve Sosyal dayanışma Derneği, Sarıyer Reşitpaşa Koruma ve Dayanışma Derneği, Sarıyer Rumeli Hisarı Güzelleştirme Derneği, Sarıyer Yaşam Platformu, Sosyal Haklar Derneği, Sulukule Platformu, Tarlabaşı Mülk Sahiplerinin ve Kiracıların Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Tozkoparan Derneği (Toz-Der), Tüm Restoratörler ve Konservatörler Derneği, Türkiye Kas Hastalıkları Derneği, Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi, Türkiye Sakatlar Derneği, Validebağ Gönüllüleri Derneği, Yalı Mahallesi Derneği

rasputin46-2
23-05-2012, 12:54
'İstanbul Finans Merkezi' için Gensler tarafından hazırlanan master plan onaylandı. Merkezin kurulacağı 690 bin metrekarelik arazi, Boğaz'ın Anadolu yakasındaki stratejik yerleşimiyle Türkiye’nin ekonomik kapasitesinin belirgin şekilde genişlemesini sağlama ve dünya ticaretinin güçlü bir ekonomik dinamosu olarak Türkiye’nin lider konumunu bir kez daha vurgulama iddiasını taşıyor. Gensler'den yapılan yazılı açıklamaya göre kurulacak yeni finans merkezi, İstanbul’un bölgesel bir ticaret ve iş merkezi olarak tarihsel rolünü pekiştirmeyi amaçlıyor.

Gensler’in Londra ve Los Angeles merkezli planlama ekibinin Emlak Konut için geliştirdiği vizyonun esin kaynağı ise Topkapı Sarayı. Özgüven Mimarlık ve İnşaat ile İmar Planlama ve Proje Danışmanlığı Ltd. Şti’nin yerel mimar ve planlayıcılarla birlikte çalışarak geliştirdikleri konsept, duvarlarla bölünmüş sıra sütunlu avluları ve açık alanları ile eski İstanbul’a atıflarda bulunuyor. Avluları birbirine bağlayan ardışık kapılar, bir yandan güvenliğin altını çizen bir yandan da topluluk hissini pekiştiren, hem şık hem de güvenli bir mimari altyapı sağlıyor. İstanbul’un tarihi silüeti ve yeni finans merkezi binalarının uzaktan görünümü arasındaki simetri, İstanbul’a 21. yüzyılın Türkiye’sini işaret eden kendine has mimari bir ufuk kazandıracak.



Ian Mulcahey: Bölgenin zengin tarihine ve kültürüne saygı gösterdik

"Bölgenin zengin tarihine ve kültürüne saygı gösterdik" diyen Gensler Londra ofisi Planlama ve Kentsel Tasarım Müdürü Ian Mulcahey, Uluslararası Finans Merkezi deneyimlerinden öğrendiklerini, mevcut ulaşım yollarının çevresine inşaat yapmak, yakınlığı ve manzarayı mümkün olan en iyi şekilde ayarlamak, dinamik açık alanlar yaratmak gibi planlama, tasarım ve sürdürülebilirlik konusundaki en iyi uygulamalarla biraraya getirdiklerini söyledi.

Başlangıçta sadece ofis kullanımına ilişkin bir proje hazırlamak üzere görevlendirilmiş olmasına rağmen Gensler, ana planı canlı bir finans ortamının enerjisini yansıtacak ve farklı kullanımları da içine alacak şekilde genişletti. Yeni toplu taşıma hatları, ulaşım bağlantıları ve alışveriş noktalarının eklenmesiyle birlikte proje, hem yer altından hem de yer üstünden birbirine bağlandı. Yeni şantiyede, ofis, mağaza, konut amaçlı apartman daireleri, 2.000 kişi kapasiteli konferans salonu, 300 odalı bir otel, 2 cami, bir okul ve kreş bulunacak. Ayrıca polis ve itfaiye gibi kamu hizmetleri binaları da yapılacak.

İstanbul'un iki önemli ana planlama projesinde 'Gensler' imzası var

Bölgede öncülüğünü yaptığı diğer imar projesi City of Seven Gardens İstanbul Tema Parkı'yla birlikte Gensler, İstanbul'un en büyük şehir planlama projelerinden ikisini gerçekleştiriyor. İstanbul Tema Parkı, konut amaçlı tesisler, bir AVM, bir fuar merkezi, 400 bin metrekare açık alan, park ve projenin merkezinde bir eğlence ve dinlence ortamı sunan bölgenin ilk tema parkının yer aldığı bir master plan. Atatürk Havalimanı'nın hemen kuzeyinde gerçekleştirilen projede, İstanbul 2015’e yetişecek yaklaşık 200 bin metrekareye yayılmış bir kapalı sergi alanı da yer alıyor. Bu sergi alanı, Expo planlayıcılarına ve ziyaretçilerine yepyeni seçenekler sunarak, bölgeye ekonomik anlamda önemli fırsatlar kazandıracak. Sergi alanının yenilikçi tasarımı, Anadolu’da yan yana dizili tarlaları birbirine bağlayan köy yollarını andıracak şekilde merkezi bir koridorda birleşen sergi alanlarından oluşuyor.

Gensler’in Karma Kullanım ve Eğlence Uygulamaları Müdürü Marty Borko, proje için şunları söyledi:

“Türkiye dünya ekonomisinde bir lider olarak yeniden uyanıyor. Ayrıca İstanbul’un benzersiz tarihi mirasına sıkı sıkı bağlı kalmak konusunda da derin bir isteklilik görülüyor. Bizim bu kültürel içeriğe ve karmaşık ve katmanlı bir geçmişe sahip bir toplumun kendine has taleplerine gösterdiğimiz saygı Gensler’in Türkiye vizyonuna katkıda bulunmasını ve bu önemli bölgenin geleceğine olumlu bir etki yapmasını olanaklı kılıyor”.

Gensler’in bazı referansları

Dubai International Financial Centre, Dubai
King Abdullah Financial District, Riyad
Iskander International Financial District, Johor
Baku Financial District, Azerbaycan
St Petersburg Vasielvskiy Island, Rusya
Abu Dhabi Financial Centre, Abu Dabi

rasputin46-2
25-05-2012, 14:53
Saraçhane Belediye Sarayı’nda gazetecilerin Kentsel Dönüşüm Kanunu ile ilgili sorularını cevaplandıran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, bu düzenlemede vatandaşın rızasının önemli olduğunu ve insanların mağdur edilmeyeceğini söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın da ‘Bir gecekondu bölgesinde bile önce biz binaları yapar gösterir onları sonra taşırız. Kimseyi yerinden etmeyeceğiz’ açıklamasını hatırlatan Kadir Topbaş, “Bizim de prensibimiz bu. Burada her şeyden önce, riskli alanlarda tehdidi ortadan kaldırıcı adım atma, yerinden dönüştürmek. Birileri alıp da, bir yerlere sürüp birilerine peşkeş çekmek değil” dedi.

Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun riskli yapılarda yaşayan vatandaşlardan menfaat hesapları fazla yapanlar ve bu sürece katılmayanlar olursa devreye gireceğini kaydeden Başkan Topbaş, “Yani ben katılmıyorum diyenler için böyle bir düzenleme yapıldı. Esasında vatandaşın rızası ve beraber olmak önemli. Aslında bir konsensus sağlandı vatandaş buna varım diyor. Biz vatandaşa rağmen farklı bir adım da atmak istemiyoruz” diye konuştu.

Dönüşüm istihdam ve büyüme getirecek

Kentsel dönüşüm yasasında kimseyi yerinden etmeyeceklerinin altını çizen Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Burada her şeyden önce, riskli alanlarda tehdidi ortadan kaldırıcı adım atma yerinden dönüştürmek amacındayız. Ancak birileri diyorlar ki, ‘Sosyal vaka ortaya çıkacak. Yaşam alanları tarumar ediliyor, yaşam alanları taziz edilecek.’ Böyle bir niyetimiz yok. Sayın Başbakanımız TOKİ vasıtasıyla 100 liraya konut vermeyi istiyor. TOKi vasıtasıyla bunu veren bir anlayış kalkıp da insanı mağdur eder mi? Etmez.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak birçok ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarını başlattıklarına dikkat çeken Topbaş, “Adım attık ve atmaya devam ediyoruz. Maltepe’de, Esenlerde, Zeytinburnu, Beyoğlu’nda yaptıklarımız var. Bu kanun daha yoğun bir faaliyet ve kentin her yerinde bir şantiye anlamına gelmekte. Bu da ekonomik hareketlilik, istihdam oluşturmak ve kendi ekonomisini kendi içinde üretmek demek. Kimseyi, mağdur etmeden şehrin, hele dünyanın şu anki ekonomik krizini de dikkate alırsanız, kendi yağımızla kavrulurken, kendimizi yenileme anlamı taşımakta. Birileri mağdur etme anlamı taşımıyor. Süreç başladı. Hazırlıklar yapılıyor. İlçe belediye başkanlarımız da bu konuda gayet kararlı, vatandaşımız istekli. Beraberce bu alanları, özel proje alanları ve düzenleme alanlarını birlikte kurgulayacağız” şeklinde konuştu.

rasputin46-2
27-05-2012, 18:14
Cunta tarafından şehit edilen...Adnan Menderes...Hasan Polatkan...Fatin Rüştü Zorlu'yu Rahmetle anıyoruz...

rasputin46-2
13-09-2012, 11:30
başbakakanın rüyasında göremeyeceği rüyayı gördüm...yıl 2027...hala akp iktidarda...tayyip erdoğan lider....muhalefet liderleri değişmiş..15 yıl sonra..yurt dışından dönüyorum...istanbul aksaraydayım...her taraf metro istasyonları...metrobüs...otobüs..tramvay durakları...elimde bir adres var..soruyorum...kimse bilmiyor...ordan oraya koşturuyorum...birbirinden farklı 4 ayrı metro line yapılmış...başlangıç ve kesişim yerleri aksaray...aksaray yol..ray.duraktan geçilmiyor...ordu caddesiyle vatan caddesine paralel yeni bir cadde açılmış...aksaraydaki bir gökdelen otelin en üst katına çıkıyorum...tüm istanbul..pardon tüm marmara ayaklarımın altında...TEM in dışında dışında dört tane daha otoban yapılmış...boğaz köprülerini siz hayal edin...her taraf toki...ağaoğlu...floryalı müteahhitlerin binalarıyla dopdolu...istanbul bulgaristan sınırına dayanmış...hatta bulgarlarla ortak anlaşmanın sonucu..aramızdaki gümrük ve sınırlar kalkmış...istanbul bulgaristanı içine almış...bulgaristandaki araziler değerlenmiş...ben hala aradığım adresi sora sora bulamıyorum...

MAKİNİST
23-10-2012, 00:55
Hah ha ha...Harikasınız sevgili dostum...Siz çok yaşayın emi...:)

Se7en*
05-11-2012, 17:13
Florya için, imar durumu hakkında hala bir bilgi yok değilmi

rasputin46-2
08-03-2013, 17:49
da.da.da.....

kemal.erdem
07-04-2013, 16:46
ustad, yukarda bahsettiginiz ruyada kanal istanbulun yerinide gorebildiniz mi?
saka bir yana kanal projesinin guzergahi ile ilgili basbakan ilk aciklamayi yaparken silivri catalca uzarinden demisti. su aralar kucukcekmece arnavutkoy uzerinden gececek deniyor, bu isin dogrusu nedir paylasabilirmisiniz?

ozbek1
08-04-2013, 08:10
başbakakanın rüyasında göremeyeceği rüyayı gördüm...yıl 2027...hala akp iktidarda...tayyip erdoğan lider....muhalefet liderleri değişmiş..15 yıl sonra..yurt dışından dönüyorum...istanbul aksaraydayım...her taraf metro istasyonları...metrobüs...otobüs..tramvay durakları...elimde bir adres var..soruyorum...kimse bilmiyor...ordan oraya koşturuyorum...birbirinden farklı 4 ayrı metro line yapılmış...başlangıç ve kesişim yerleri aksaray...aksaray yol..ray.duraktan geçilmiyor...ordu caddesiyle vatan caddesine paralel yeni bir cadde açılmış...aksaraydaki bir gökdelen otelin en üst katına çıkıyorum...tüm istanbul..pardon tüm marmara ayaklarımın altında...TEM in dışında dışında dört tane daha otoban yapılmış...boğaz köprülerini siz hayal edin...her taraf toki...ağaoğlu...floryalı müteahhitlerin binalarıyla dopdolu...istanbul bulgaristan sınırına dayanmış...hatta bulgarlarla ortak anlaşmanın sonucu..aramızdaki gümrük ve sınırlar kalkmış...istanbul bulgaristanı içine almış...bulgaristandaki araziler değerlenmiş...ben hala aradığım adresi sora sora bulamıyorum...

aman dikkat ruyanın sonunda namık kemal çıkmasında

isis
27-11-2014, 12:48
Arkadaşlar Yeşilköy köyiçi 1/5000 yeni plan hakkında bilgisi olan varmı . köyiçinde 150 m2 arsaya sahip bir binam var denize yakın balıkcı lokantaları civarı tarihi eser değil şu an imar izni yok diyorlar.bilgi edinmek istiyorum mütahit o civarda % kaç ile çalışıyor. ve yeni planda kaç mt irtifa veriyor köyiçi turistik tesis alanı diye geçiyor şu an görünen kimine göre 9,5 mt kimine göre 12,5 mt. irtifa.

burkutburkut
10-12-2014, 13:46
da.da.da.....


Sayın rasputin46-2

yazılarınızı baştan sona okudum. Ama siz uzun zamandan beri yazmıyorsunuz. En son " da.da.da" demişsiniz. Eeeee devamı yokmu? hala Florya-Yeşilköy-Yeşilyurt emlak ticaretine devam ediyor musunuz? Sizinle ortak iş yapmak isterim. Elimde nakit 12.000,00.-TL var. :wink:

isis
17-12-2014, 16:40
Forumda Kimse Yok Galiba Herhalde Kapalı Konu Halbuki Yeşilköy (http://www.isisgumus.com) Köyiçi 1/5000 NİP İBB Tarafından Geçen Hafta Onaylandı Diye Okudum.Eski İtfatenin Oradaki Gecekondu Mahallesi Hakkında Birşeyler Yazıyordu 1ve 3. parseller ama anlayamadım.