PDA

View Full Version : ekonometrist



Pages : 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9

MIHNANA
10-08-2009, 23:53
5 senedir ekonometri okudum da ne oldu diye düşünürken birde ben başlık açayım kendimi meydana sunayım,tartayım,geliştireyim şu ekonometri denilen illetin ne faydası olmuş bir bakayım diye açılmış bir alandır....
öle üstad falan değilim tamamen acemiyim kendi çapımda küçük işlerin büyük adamıyım ..

kendim çalıp kendim oynamayı yeglerim...:oley:

umarım kimselere rahatsızlık vermem verecek olursam da eleştirilere açıgız..

kendimce yaptıgım teknik analiz çalışmalarını,gerekli gündemleri,borsayla ilgili gelişmeleri, eger altından kalkabilirsem zaman serilerinin hisse analizlerinde nasıl kullanıldıgını burada beraber araştırarak paylaşarak öğrenmek isterim..:yes:

biraz zor olacak yol uzun ama yürüdükçe güzel bilgiler ortaya çıkacagına eminim....:super::super:

:super::super::super::super::super:

Öncelikle böyle bir başlığın varlığından yeni haberdar olduğum için kendime kızgınım. Gerçekten forum'un üstadlarının övgüyle bahsettiği faydalı bir başlık olmuş.

Başarılarınızın devamını diliyorum.

Bu arada konuya abone oldum ve ***** verdim.:he:

karahisarlı
11-08-2009, 00:43
ya usta sen bu işi bir sanat gibi icra ediyorsun elerine sağlık :super:

borsasihirbazı
11-08-2009, 02:20
bu forumlarda bazen iyi şeyler normal hızda kendi seyrinde giderken...

ters ve gereksiz sorunlu muhabbetler ışık hızında gerçekleşiyor...

ve çoğu zamanda yıkıp geçiyor...haybeden yere....

can dostlarım Karahan ve sida gerekeni söylemişler....

bende ek olarak diyorumki....daha yeni başladık kardeşim Rogdopsink ....

bu kadar güzel üretirken dur durduğun yerde... :)

söyleyecek...paylaşacak...öğrenecek ve öğretecek daha çokkk şeyler var....

sevgilerimle

rogdopsink
11-08-2009, 07:31
:super::super::super::super::super:

Öncelikle böyle bir başlığın varlığından yeni haberdar olduğum için kendime kızgınım. Gerçekten forum'un üstadlarının övgüyle bahsettiği faydalı bir başlık olmuş.

Başarılarınızın devamını diliyorum.

Bu arada konuya abone oldum ve ***** verdim.:he:




ya usta sen bu işi bir sanat gibi icra ediyorsun elerine sağlık :super:


bu forumlarda bazen iyi şeyler normal hızda kendi seyrinde giderken...

ters ve gereksiz sorunlu muhabbetler ışık hızında gerçekleşiyor...

ve çoğu zamanda yıkıp geçiyor...haybeden yere....

can dostlarım Karahan ve sida gerekeni söylemişler....

bende ek olarak diyorumki....daha yeni başladık kardeşim Rogdopsink ....

bu kadar güzel üretirken dur durduğun yerde... :)

söyleyecek...paylaşacak...öğrenecek ve öğretecek daha çokkk şeyler var....

sevgilerimle

teşekkürler...büyük sözü dinlemek iyidir bazen..sizler oldugunuz sürece

gerçekten yapacagım daha çok şey var...

henüz 40 fırın ekmek yeme aşamasındayımççç:):):)

sizlerin bana ışık olması dileğiyle....


Tüketimde ÖTV rüzgarı kısa sürdü

Vergi indirimlerinin etkisiyle yükselişte olan CNBC-e Tüketim Endeksi Temmuz'da bir önceki aya yüzde 11.78 düştü.

http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ekonomi/CNBC-e%20Endeksleri/090810-cnbctkt.widec.jpg


Endeksin detayına bakıldığında düşüşe en büyük katkı iki öncü sektör, otomobil ve dayanıklı tüketim mallarını da içeren ev eşyasından geldi. Otomobil satışları aylık 40 bin civarındaki seviyelerden 16 bin civarına geriledi. Bu sadece son ayların değil son yılların en düşük Temmuz ayı satış rakamı oldu.

http://img6.imageshack.us/img6/8576/16157418.jpg


2007 2009 kobi strateji ve eylem planına göre kobilerin derin bir sessizlik içinde

üretimlerinin ve hizmetlerinin keskin bir şekilde düşmesinden sonra yine bu plan

çerçevesinde yaptıkları düzenlemeler ile sanayi üretimine baglı olarak bazı

alanlarda en çokda reklamlarının ve haberlerin etkisiyle küçük bir düzeltme yaşandı...

ama bu düzeltme hastaya yine küçük bir serum etkisi yaptı...dikkatimi çeken en önemli sektör olarak otomotiv ciddi kriz içinde ve dünya genelinde bundan kurtulması pek mümkün görünmüyor...

wolkswogen porche birleşmesi gibi birleşmelerin yeniden gündeme gelmesi yada

sonuçlanması beklenecektir bana göre zamanı gelince...çinin hala yükselen

yıldız olması hindistanın çok çok ucuz ve çevreci arabalar üretmeye başlamsı fordist üretimin ana kaynagı olan otomovin yine kriz içine sürükleneceğine işaret olmal


classic vw beetle commercial

http://www.youtube.com/watch?v=TaG53jO2Djk&eurl
http://www.youtube.com/watch?v=lMl8x2qFPrc&eurl
artık üretim ve finansmanını saglayan sermayenin yönü özellikle bu iki ülkeye akarken üretim planlamalarını krize uyduramayan gelişmiş ülkeler gm ile birlikte batmaya hala sürüklenir diye bekliyorum...

borsamız nerelere kadar artsada reel ekonomiyi düşündükçe iyileşme ve durgunluk arasındaki makasın nasılda kötümser bir şekilde bozuldugu ortada...

sanayi kan aglamakta ötvlerle destek olmaya çalıştılar ancak devletin en büyük geliri olan vergi asıl kan damarı düştüğü için devlet zorlandıkça bunu topluma yıkacaktır..

toplumun üzerinden kapatmaya çalışacagı bütçe açıkları hisarcıklıoglunun dediği gibi kriz varsa çarenin de var olmadıgını gösterecek yada çare olsada bu çarenin bu ekonomi politik ile olmadıgını önümüzdeki ay ve sene içinde göreceklerdir...

son sözü ajda pekkana bırakıyorum....:):):))))))

*****

dert bende, derman sende
aşk bende, ferman sende
öldüren, güldüren,
her gün ağlatan kalp sende...

*****

ne kadar teknik olarak gitmeye çalışsakda haberlere pek itibar etmesemde...

yeni gelecek dalgaları tetikleyebilecek gelişmeleri takip etmeden durmak bizlerin yine algılarının gec çalışmasına sebebiyet verecektir...

herkese bol kazançlar mutlu günler....:yes:

rogdopsink
11-08-2009, 09:53
PETKİM


svg sidabumi abi 3 saattir petkim karşısında olmama ragmen benden çıkan analiz budur....:yes:

biraz aceleye geldi...yarın yokum o yüzden hemen elimden geleni yapmak istedim..

jackie ye söylemiiştim ne kadar yavaş oldugumu...:)

ilk grafiğimizde periyodu büyük tuttuk trendlerimi net görebilmek için..

logaritmik grafikte regresyon çizgileri arasındaki açının eşit olması ve kesişmeleri aynı noktada önümüzdeki günlerde haftalarda yada ayda bir trend değişiminin habercisi olabilir diye düşündüm...

8,30 civarlarındaki yatay direncin kuvvetli olabileceğini düşünüyorum..


http://img382.imageshack.us/img382/2638/petkim1.jpg (http://img382.imageshack.us/i/petkim1.jpg/)

bir sonraki periyodu aylık dolar bazda ve lineer olarak aldım...

sarı bölge arası savaşın yaşanacagı zaman aralıgı olmalı olarak gözüküyor..bu sarı bölgede işaretlediğim açık mavi alanda fiyat değişkenliğinin yaşanacagı bölge olmalı...

neden savaş kelimesini kullandım diye soracak olursanız eger bu savaştan galip çıkma ihtimali yüksek olursa yeni bir fractal yapı içinde döngüsel alana gireceğini yeşil bölgeyle işaretledim..

yukardaki tepeden inen üçgen 45 derecelik fibonacci kenarı ve yelpazesinden oluşan ikizkenar bir üçgendir..

bu tepe noktası aşırı sapmış bir fiyat olarak gözüksede hisseningeleceğini kontrol eden bir merkez gibi bence..

http://img200.imageshack.us/img200/365/aylkdolarbazlpetkimmavi.jpg (http://img200.imageshack.us/i/aylkdolarbazlpetkimmavi.jpg/)

periyotumuzu gittikçe daraltıyoruz ve haftalık grafikte h.o lara bakarsak ve petkim stop olmazda yukarı harekete devam ederse nasıl sert hareket edebileceğini düşünemiyorum..

h.o larda er meydanına çıkmış..her ne kadar 21 haftalık biraz aşagıdada kalsa..

kırkpınar yaglı güreşleri başlayabilir....:)))

http://img382.imageshack.us/img382/5681/petkimhaftalkho.jpg (http://img382.imageshack.us/i/petkimhaftalkho.jpg/)

zaman hedefi konusunda çok başarılı değilim bu tarz çizgileri çekmeği henüz yeni deniyorum sayılır..

ancak birkaç sefer sıg olmayan hisselerde başarılı olabildiklerini gördüm ve yatırım yaparken bunlarar baglı kalarak pozisyonda olmak çok güven verici..

günlük grafikte 10 agustos 2009 akadar 8,3-8,50 fiyat hedefiyle dirençler mavi yatat bantlar halinde tartılı olarak gösterildi...:yes:


http://img198.imageshack.us/img198/1742/petkimgnlk.jpg (http://img198.imageshack.us/i/petkimgnlk.jpg/)

ve son olarak hep yukarı yönlü algılarımızı alıştırmamak için birazda aşagı bakmak faydalı diye düşünüyorum..

çok yüksekte korku yaratır ama yinede stopploss can kurtarır..

ancak en iyi stopp loss benim için herkesin uygulayabildiği psikolojik sınır noktası olan stoplosstur..
aşagıdaki grafikte seanslık dolar bazlı son tepesinden itibaren oluşabilecek bir kırılmada varsayım olarak çekilen bir fibonacci çizgisiyle destek göörebilecek noktalar ve trendler vardırr..

http://img194.imageshack.us/img194/4233/seanslkdolar.jpg (http://img194.imageshack.us/i/seanslkdolar.jpg/)

hoş zaten bunda grafiğin üstüne yazmışım..:)))

yorgunluktan yazılarda hiç bir düzeltme yapamıyorum..

umarım hatalarımı affedersiniz..

herkese iyi geceler..:yes:


petkimi inceleyeli bir ay olmuş 10 agustos demiştim en çok merak ettiğim ve emek verdiğim kagıttı analiz olarak bir gün geciktik..

ama hafta sonları mum oluşmadıgı için 5 tane ile 8 mum arasında hedefe direnci kırdıgı için yükselirmi diye bakıoyorum hala...

gerçekten çok merak ediyorum..:yes::yes:

yakkır
11-08-2009, 10:12
Ekonomi, İş Dünyası ve Politika Dergisi

Ekonometri Dergisi Türkiye’yi Yazıyor

Türkiye’nin en saygın ekonomi, iş dünyası ve politika yayınlarından Ekonometri dergisinde her sayısında birbirinden ilgi çekici konulara değinmeye devam ediyor.

Her sayısında gündemdeki gelişmeleri objektif olarak okuyacağınız Ekonometri dergisinin en çok okunan sayfalarının başında iş dünyası röportajları geliyor. Birbirinden farklı sektörlerdeki başarı hikâyelerini, deneyimleri ve fikirleri okuyabildiğiniz Ekonometri dergisi iş dünyası sayfaları, aynı zamanda yolun başındakilere ışık tutma özelliği de taşıyor.

http://dijimecmua.com/index.php?c=sw&v=18&s=416

Üstelikde ücretsiz daha ne bekliyonuz

Okumaya özen gösteriyorum,ilgisini çekenler için oldukça güzel bencede

yakkır
11-08-2009, 10:21
Petkime gelince fiyatlar indikatörlerin yolunu izler der bir dostum.

Nasılsa piyasayı biz yapmıyoruz ama önümüzü biraz daha rahat görmemizinde bir zararı yok,bu nedenle siz yazmaya devam edin lütfen.
Yolunuz hep açık olsun

rogdopsink
11-08-2009, 10:31
Petkime gelince fiyatlar indikatörlerin yolunu izler der bir dostum.

Nasılsa piyasayı biz yapmıyoruz ama önümüzü biraz daha rahat görmemizinde bir zararı yok,bu nedenle siz yazmaya devam edin lütfen.
Yolunuz hep açık olsun

selamlar teşekkür ederim...

ben tam tersini düşünüyorum indikatörlerin fiyatları takip ettiğini yani...
:):)
bana göre aslolan fiyat ardından zaman..zaman nedenmi önemli çünkü en önemli maliyetin zaman maliyeti oldugunu düşünüyorum ve bunu min tutmak için ne yapmak gerekli diye düşünüyorum düşünüyorum şimdilik aklıma bişey gelmiyor ama zamanı gelince oda gelir aklıma heralde..

marjinal fayda diye birşey vardı iktisatta

Tüketicinin belirli bir dönemde kullandığı mal miktarı arttıkça, elde ettiği (her ilave birim için) fayda azalır. Marjinal faydanın bu giderek azalması durumuna azalan marjinal fayda ilkesi adı verilir..

işte her ilave birim için biz doyum noktasına ulaştıgımız için sabırsızlanıyoruz hep...:):)

yazmaya düşünmeye üretmeye hep beraber devam katkılarınız için teşekkürler tekrar...

bol kazançlar herkese...

yakkır
11-08-2009, 10:46
selamlar teşekkür ederim...

ben tam tersini düşünüyorum indikatörlerin fiyatları takip ettiğini yani...
:):)
bana göre aslolan fiyat ardından zaman..zaman nedenmi önemli çünkü en önemli maliyetin zaman maliyeti oldugunu düşünüyorum ve bunu min tutmak için ne yapmak gerekli diye düşünüyorum düşünüyorum şimdilik aklıma bişey gelmiyor ama zamanı gelince oda gelir aklıma heralde..

marjinal fayda diye birşey vardı iktisatta

Tüketicinin belirli bir dönemde kullandığı mal miktarı arttıkça, elde ettiği (her ilave birim için) fayda azalır. Marjinal faydanın bu giderek azalması durumuna azalan marjinal fayda ilkesi adı verilir..

işte her ilave birim için biz doyum noktasına ulaştıgımız için sabırsızlanıyoruz hep...:):)

yazmaya düşünmeye üretmeye hep beraber devam katkılarınız için teşekkürler tekrar...

bol kazançlar herkese...

İktisat çok geniş bir alan ve bakış açılarınında oldukça değişik olması normal zaten.Belki gidilecek hedef aynıdır aslında ama yöntem farklılığından kaynaklanan başarı ve başarısızlıklar çıkar ortaya sonuçta.Çünkü yukarda değindiğiniz gibi zaman,maliyet,fiyatlar ,beklentiler araya girince durum dahada karışık bir hal alır.
Ülke ekonomilerinde alınan kararların uygulamaların tartışılmasıda bundandır zaten,tartışanların hepside aynı eğitimden geçmiş olsada.(Tabi alınan kararların ülke ve halkın yararına , hür iradeyle olup olmadığı başka bir tartışma)

rogdopsink
11-08-2009, 16:17
[COLOR="Red"]J P Morgan Chase Caught Speculating with Customer Money

Why the surprise? This is what the Wall Street banks do, even under a 'reform' administration. They use their customer money and public funds, for which they pay a pittance, to wildly speculate in markets, distorting prices and taking enormous risks, in order to pay themselves outrageous bonuses. They buy politicial influence to enable regulatory capture and support their financial schemes. And when their bets go wrong, the public absorbs the losses. This is the model of US gangster banking in the 21st century.

The Obama Administration cannot energize their health care reform because the public demands reform in the financial sector, and quite frankly Obama has lost the 'high ground' of the reformer by his inability to free his administration from the growing taint of scandal.

So it remains for the rest of the world to begin to rein in the outrageous behaviour of the US financial institutions that treat the world's bourses as their private casinos.

For a party that spent eight years on the sidelines, the American Democrats have proven themselves to be particularly inept at doing anything to promote their agenda once presented with a solid majority by the voting public.

The banks must be restrained, and the financial system reformed, before there can be any sustainable recovery.

Daily Mail




JP Morgan managers in London discovered last month that client and bank money used for trading futures and options - a way of speculating on movements in currencies, share prices and commodities - had apparently been put into a single pool.

They raised the alarm and notified the FSA. The scale of case is unprecedented, say City insiders. The FSA has penalised small firms in the past for mixing funds owned by clients and the banks themselves.

But this is thought to be the first case involving such a large household name.
JP Morgan Chase faces the threat of an unlimited fine if the watchdog decides enforcement action is necessary.

News of the FSA investigation will come as a huge embarrassment for the bank, which is valued on Wall Street at £100billion.

It is thought that the JP Morgan Chase problem dates back to late 2002. This followed the takeover of JP Morgan by Chase Manhattan two years earlier.

Assets were not segregated to protect clients as FSA rules demand, insiders believe.

When the issue first came to light last month and the FSA was told, the authority called in specialists from leading accountancy firm KPMG to investigate.

The cost of the probe - known as a section 166 review - will be met by the bank.

Sources say that KPMG's team of investigators has been working at JP Morgan Chase's offices on London Wall in the City, combing through records and e-mails and interviewing staff.

Bank employees who were involved in handling client funds in 2002 as well as those still responsible have been questioned. The KPMG team has been asked to find out what checks, if any, were made to ensure that clients' money has been kept safe and segregated.

The accountants have also been asked to calculate if clients lost out because they were not paid any interest they might have been due.

Senior figures at the bank could be reprimanded or even barred from working in the City if the FSA concludes that they were slack in setting up systems for separating customers' funds.

The accountants have been asked to deliver their preliminary findings to the FSA by the end of this month. A final report is due by the end of September. These reports will not be made public - unless the FSA subsequently decides that the bank should be punished.

JP Morgan Chase has been regarded as one of the more robust of the banks to emerge from last year's meltdown in the global financial system. Among the six largest U.S. banks, it is the only one to have stayed consistently in the black since the recession began in 2007.

But it still took £15billion last year under the U.S. government's programme to prop up the financial system. The money has since been repaid.

Last month, the bank reported quarterly earnings of £1.64billion, which was a major factor in spurring the recovery in its shares and in Wall Street prices as a whole.

A report last week showed that last year, the firm paid bonuses of £600,000 ($1m) or more to 1,626 employees. Of those, more than 200 received at least £1.8m. The top four earners received a total of nearly £45million between them.

JP Morgan Chase said: 'We have no comment.'

The FSA said: 'We wouldn't comment on whether we are doing an investigation.'

KPMG also declined to comment.



müşterilerin paralarının nasıl piyasaları speküle etmekte kullanıldıgını anlatan ve onaylattıran bir yazı...

http://jessescrossroadscafe.blogspot.com/2009/08/j-p-morgan-under-investigation-for.html

rogdopsink
11-08-2009, 20:49
DOW JONES....

yine herkesin gözü dowda....
bakalım neler olacak...:)))dxy petrol ve altınıda takip etmek lazım beraber ...

dowda önümüzdeki senelerde amma garip şeyler yaşanacak gibi bakıyorum şu grafiklere...

gelecek karanlık valla ben korkuyorum çok...

bu 3 aylık
http://img134.imageshack.us/img134/127/51947804.jpg

buda aylık doıw....

http://img220.imageshack.us/img220/1073/20818639.jpg

serkanozden
11-08-2009, 21:31
Önümüzdeki senelerde Dow'un çok yükseleceğinden mi korkuyorsunuz, anlamadım?

Dalyan
11-08-2009, 23:40
PETKIM konusunda / analizlerinizde hakli cikmanizi canigönülden arzu ediyorum...

LaSt_HoPe
12-08-2009, 14:39
evet dostum geç oldu burayı görmem ama hayırlı ugurlu olsun gördügüm kadarıyla da geliştirmeye başlamışşsın işi :)) bende uludag ekonometriyi bölüm 3.lügü ile bitirdim zaman serileri konusunda eviews programını mı kullanıyorsun ?? bilgi paylaşımda bulunursak sevinirim ...

rogdopsink
14-08-2009, 18:43
XU100,,,,,

http://img151.imageshack.us/img151/9214/u100.jpg (http://img151.imageshack.us/i/u100.jpg/)

yukarıdaki grafik logaritmiktir...

aşagıya lineer olarak yatay destek ve trend çizgilerini koymaya çalıştım...

http://img190.imageshack.us/img190/7028/u1002.jpg (http://img190.imageshack.us/i/u1002.jpg/)

HBICE
14-08-2009, 20:30
Yok DJI'da 7500... Bir daha görülmez...

İroni şu ki demokratlara denk geldi 7500...

Clinton+Clinton, Obama ve Biden... Bir de Al Gore olsa... İnanılmaz bir takım olurdu...

7500 bana kalırsa tarihte tuhaf bir noktadır... 6500 şu anda Fransa ve Almanya'nın büyüme verileri ile iyice şapşallaşmış global ayuların "eski güzel günleridir". 900-1000 USD altın da aynı anlama gelecektir... Bu sevgili global ayular için:) Tarih oldular... 2 Çeyrek son şanslarıydı....

rogdopsink
15-08-2009, 09:45
NETHOL

uzun vadeli grafikte trendler ve trade aralıgım...(eylül sonu ekime kadar....)

http://img193.imageshack.us/img193/5893/nethol.jpg

haftalık grafikte destekler dirençler ve hedef fiyatlar...

http://img442.imageshack.us/img442/2049/netholhaftalk.jpg

günlük grafikte siyah trendler takip edilebilir gözüküyor trendin kırılması yada sarı bölgeye düşme stop-loss olmayı gerektirebilir...

kırmızı bölgede dönüş sinyali almadan durmamak gerekli...

yeşil bölge yukarıdaki eylül sonu ekim balına kadar izleyeceği normal trend olabilir...

açık mavi alanda yukarı olası kopuşlarda takip edilebilcek destek ve dirençlerin nası krıldıgınız izleriz...

herkese bol kazançlar....:yes:
http://img21.imageshack.us/img21/1523/netholgnlk.jpg

rogdopsink
15-08-2009, 10:46
http://3.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SoWxxIWTSbI/AAAAAAAAJkk/L2Oktm_kaXo/s1600/bankcredit.PNG

rogdopsink
15-08-2009, 16:51
GLOBAL YATIRIM HOLDİNG



http://img132.imageshack.us/img132/3631/globalyatirim.jpg (http://img132.imageshack.us/i/globalyatirim.jpg/)

global bu hafta yada önümüzdeki hafta bana göre 1,03 gösterilip geri basılabilir...

tarih tekerrür edermi bilinmez ama benzerlik uzun vadede globalin uzayacagını gösteriyor bana göre...

özellikle 1,20 leri güçlü bir şekilde geçtikten sonra...

hisse düşmeyecekmi elbette realize olacak ama yükseliş bana göre daha agır basıyor..

son yeşil yükselen regresyon trendi etrafında sarmaşık gibi dolanarak

uzamasını bekliyorum mavi ile yeşilin önümüzdeki aylarda kesişmesini görene kadar....

0,82 ve 1,03 arasında fibolara görece mevcut açık mavi alanda olan boşluk yüzünden bu hafta ya önmüzdeki hafta endekste rezlize olmadan son hareketini yapabilir...

zira global şu ana kadar günlük hareketlerinde hep piyasaya uyumlu hareket etti..

ayrışması yaşanıncaya kadarda piyasanın yönü önemli olacaktır kanımca...


NOT:0,82 kırılırsa 0,70 e kadar geçen ayın a.o kadar gevşeyip geri dönebilir...

rogdopsink
16-08-2009, 10:11
KUTPO

http://img231.imageshack.us/img231/9858/kutpo.jpg


EGPRO

http://img231.imageshack.us/img231/3152/adszqmn.jpg

VAKIF YATIRIM

http://img299.imageshack.us/img299/5229/vakfyatrmortraklg.jpg

rogdopsink
16-08-2009, 11:07
blowback

http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/Sobji7gRqJI/AAAAAAAAJk8/egyJbg05uIQ/s400/most_wanted_home_part_2.jpg

rogdopsink
16-08-2009, 11:22
SPX
First, the 30-min chart with 3/10 Oscillator “Momentum” Divergences and Arc Pattern:
http://farm3.static.flickr.com/2447/3823774789_19375d0889_o.jpg

Here is a 30-min chart of internal “Breadth”:
http://farm3.static.flickr.com/2595/3824588942_ea4714bb7d_o.jpg

rogdopsink
16-08-2009, 11:37
KASIM 2000 KRİZİNİN ANATOMİSİ...


http://img151.imageshack.us/img151/1448/69667663.jpg
http://img151.imageshack.us/img151/9241/27255776.jpg

http://idari.cu.edu.tr/mahir/mahir_dosyalar/kim.htm


ŞUBAT 2001 KRİZİNİN ANATOMİSİ....



İkinci Krizin Anatomisi

21 Şubat krizi başladığında MB'nin rezervleri 28 milyar dolara yakındı. Ancak döviz kuru artışının sabitlendiği bir ortamda rezerv miktarının büyüklüğünden ziyade, rezervlerin, olası bir dövize hücum anında ne kadar dayanıklı olacağı daha önemlidir. Dövize hücum sadece bankalar veya yabancılardan gelmez, bu hücuma, halk da katılabilir. Bu durumda ise rezervler ne kadar büyük olursa olsun, dayanması mümkün olmayabilir.

21 Şubat günü yapılan "örtülü devalüasyon", anlaşıldığı kadarı ile ve yukarıda da belirtildiği gibi, IMF tarafından en az son üç-dört aydır öneriliyordu. Hatta bu noktada, Temmuz 2001'de açılacağı bilinen kur bandının önceye çekilmesinin bile anlamı kalmıyordu. Hükümet de sanki bu değişikliği istiyordu, çünkü, özellikle reel kesim temsilcileri ile yapılan toplantıda hem şikayetlerin dozu artmıştı, hem de, hükümet bazı değişikliklerin yapılabileceği işaretini vermişti. İstikrar Programının en zayıf tarafı, enflasyondaki düşme eğilimine karşılık yüksek seyreden faizlerdi. Hazine 3.2 Katrilyon liralık (4.5 milyar dolar) yeniden borçlanmaya çalışıyordu. Geri ödenecek iç borç ise 4 katrilyon lira (5.8 milyar dolar) idi. Ancak siyasi olarak, Türkiye'nin önünde bir başka sorun vardı: Olaylı MGK toplantısında, AB'ye girişle ilgili "Ulusal Plan"ın görüşüleceği biliniyordu ve bu planda yer alması AB tarafından talep edilen bazı noktalar üzerinde anlaşma olamadığı biliniyordu. (26 Şubat günü yapılan aynı toplantıda bu noktaların "yuvarlak" kelimelerle geçiştirildiği ve ağırlığın ekonomiye verileceğinin belirtilmesi ile bu krizin çıkması arasında bir ilişki olabilir mi acaba? Böylece Türkiye, herkes tarafından haklı görünecek bir konuya yönelip, diğer noktaları geri atmış oluyordu. Bu şekilde bir zaman kazanmak için belki fazla maliyetli bir durum ama, Türkiye şimdilik, AB tarafından talep edilen noktaları "geleceğe" bırakmış oluyor). Olaylı MGK sırasında, 19 Şubat Pazartesi günü, ABD'de resmi tatil (Presidential Day- Başkanlık Günü) vardı, bankalar kapalı idi ve Türkiye'nin rezervlerinin büyük kısmı ABD bankalarında tutuluyordu. Böylece, krizin başlaması ile Türkiye değerli bir 24 saat kazandı ve herkesin bildiği gibi, MB döviz talep edenden Türk lirası, Türk lirası talep edenden de döviz isteyerek ilk dalgayı atlatmayı başardı. Arkasından dalgalı kur sistemine geçilen o uzun toplantı geldi ve döviz fiyatının oluşamadığı günler yaşandı. Ancak yüzde 30 civarında olduğu tahmin edilen örtülü devalüasyon (mutlaka İMF izni ile yapılması gerekir) yapıldı. (Bir saygın işadamı servetinin yüzde 40'ını kaybettiğini açıkladı).

Krizle birlikte, iç borç geri ödemesi için yapılan yeni iç borçlanma, siyasi istikrarsızlığın yarattığı yüksek faizlerin ağır yükünden korunmak için, bir ay vade ve 2.6 milyar dolarla (her şey yolunda gitse idi 4.5 milyar dolar olarak planlanmıştı) sınırlı tutuldu. Yukarıda konu edilen 24 saat içinde, faizler bilinen olağanüstü boyutlara ulaşınca (bu yüksek faizden ne kadar para işlem gördü acaba?) ve Türk lirası sıkışıklığı nedeni ile, 5 milyar dolar olarak talep edilen döviz çıkışının önemli bir kısmı (tahminen 4.3 milyar doları) ülkede kaldı. (MB gerçekten kritik kararlarından birisini alarak, dolar almak isteyenden lira, lira almak isteyenden dolar talep ederek Türk lirası yaratmadı). Böylece 4 katrilyon lira (5.8 milyar dolar) civarındaki iç borç geri ödemesi yeni para basılmaksızın, ancak faizi de yüzde 144 olarak gerçekleşti. Sonuç olarak, bu yıl "çevrilmesi" gereken 40 milyar dolarlık iç borcun en önemli kısmı, en azından, para basma sorunu ile karşılaşılmadan bitirilebildi. Ancak, bu başarılı operasyonlar bile devalüasyon beklentilerinin güçlenmesini önleyemedi. (20 Mart günü 2.8 katrilyon lira -MB yeni kurlarına göre 3.5 milyar dolar- iç borçlanma, daha yüksek faizlerden gerçekleşecek).

Sonuçta dalgalı kurun kabul edilmesi ile, döviz piyasası iyice karıştı. (Bu sırada, yedekte tutulan bir "kriz planı" olmadığı da anlaşıldı. Kriz çıktıktan sonra, krizin seyrine göre hareket edildi). Sadece dalgalı kurun sıkı para politikası ile uygulanacağı, döviz kurlarının aşırı dalgalanmasına izin verilmeyeceği açıklandı. Doların "gerçek fiyatının" ne olacağı bilinemediği için (uzun zamandan beri dolar fiyatı piyasada oluşamadığı için), alım-satım arasındaki fark çok arttı. Doların aşırı değerlenmesi hesabının fazla bir anlamı yok. O halde döviz kurunun "gerçek fiyatını bulması ve alım-satım arasındaki farkın daralması zaman alacak. Artık o ana kadar uygulanan politikaların uygulanma olanağı kalmamıştı. Aksi halde döviz rezervlerinin tükenmesi kaçınılmaz olacaktı.

Ancak örtülü devalüasyon, enflasyonu kısa sürede de olsa, hedefin üstüne çıkaracaktır. Bunun nedeni, örtülü devalüasyon sırasında enflasyon oranının düşük olmamasıdır. Bunlardan dolayı sıkı para politikası uygulanmak durumundadır. Ayrıca Türkiye'nin bir "şansı", özel kesimin bankalara büyük oranlarda kredi borcu olmaması (yine de bireysel kredileri ve bireylerin birbirleri arasındaki borçlanmaları bile dövizle yaptıklarını hatırlayalım) ve bankaların döviz yükümlülüklerinin "yönetilebilir" olmasıdır. Bu da Güneydoğu Asya Krizi sırasında olan durumların Türkiye'de olmayacağını gösterir. Bu sırada, enflasyonun düşürülmesinde mesafe alındığına, mali disipline uyulduğuna ve her şeye rağmen yapısal reformların yapılması yönünde adımlar atıldığını da unutmamak gerekir. İhracata dönük büyüme programının uygulanması hala mümkün görünmektedir.

Burada IMF'in "kredibilitesi" konusu da kamuoyunda tartışmaya açıldı. Zaten son yıllarda dünyada birbiri arkasına çıkan krizlerde hep bu kredibilite konusu gündeme gelmişti. Bu tartışmalar sırasında, IMF'in Türkiye'ye "yanlış" politikalar önerdiği ve kendi hatalarının faturasının Türk halkı tarafından ödendiği tartışıldı. Burada IMF savunulması yapılmayacaktır, ancak, Programda Türkiye'nin zamanında yerine getirmediği noktaları da göz önüne almak gerekir. Programın bütünlüğü dikkate alınmadan, bazı hükümleri yerine getirip (döviz çapasının başarılı uygulaması, bütçe disiplini ve faiz sonrası fazla veren bir bütçe gibi) bazı hükümleri yerine getirmede ayak sürüme (özelleştirme, bankacılık reformu gibi), Programın başarısızlığını getirmektedir. (Özelleştirme ve bankacılık reformunda atılacak adımlar hem iç piyasaya, hem de dış piyasalara güven verirdi). Ayrıca IMF tarafından, döviz çapası uygulamasından çıkılması gerektiğinin Kasım 2000 krizi sonrası, en azından, ima edildiği; fakat, Türkiye'nin, o zaman bu Programdan çıkma riskini göze alamadığı da anlaşılıyor. Kasım 2000'de Programdan çıkılsa idi, bu günkü kadar tahrip edici sonuçlarla karşılaşılmayacaktık. (Son tahlilde, döviz rezervleri yüksek olan bir ülkenin, Programdan çıkmanın maliyetlerini karşılayacak kadar dövizi "gözden çıkarması" fazla sorun yaratmazdı). O zaman şu soru sorulabilir: IMF, hem de kendi kredibilitesini tehlikeye sokacak şekilde, niçin Türkiye'nin arkasında durmaya devam ediyor? Cevabı yine Stanley Fischer verdi:" Türkiye, sıradan bir ülke değil. Karşımızda Tayland yok. Karşımızda ciddi ve büyük bir NATO ülkesi var". Herhalde vurgulamak istediği, Türkiye'nin stratejik önemi idi ve Türkiye'nin bir ekonomik kaos içinde boğuşmasına izin verilemeyeceğinin altını çiziyordu. Ayrıca, özellikle ABD'nin, Türkiye'deki krizlere karşı duyarlı davrandığı da bir gerçek. Kanımca, politikacılarımız da bu basit gerçeğin farkındalar ve bu gerçeği, her kriz sırasında sonuna kadar kullanmayı biliyorlar. Yukarıda belirtilen Programın bir kısmının uygulanıp bir kısmında ayak sürümenin temel nedenlerinden birisi de bu.

IMF'in buradaki ciddi hatası ise şudur: Türk mali sisteminin bankacılıkla ilgili bölümündeki sorunların ciddiyetini tam olarak anlayamadılar. Bunu, üzerinden "kolaylıkla" gelinebilecek bir "ders kitabı" konusu olarak gördüler ve bankacılık reformu ile ilgili önlemlerin yavaş ve "yumuşak geçişi" gerektiren bir süreç içinde olması gerektiğini düşünemediler. Aksine, radikal önlemler alındı. Gerek kamu bankalarının içinde bulunduğu durum, gerekse özel bankaların durumu, bankacılık ilkelerinin çok dışına çıkmıştı, (durum yukarıda ele alınmıştı), buna karşılık radikal önlemler, bu sistemde çöküntü ve paniği hızlandırdı. Gerek Kasım'daki, gerekse Şubat'taki krizlerde, MB'nın elini- kolunu bağlı tutarak (ilk anda müdahale etmesini engelleyerek) krizin büyümesine yol açtı.

Örtülü devalüasyon sonrası, zamlar arka arkaya gelmeye başladı, Şimdilik temel ürünlere (akaryakıt, telefon haberleşmesi, elektrik gibi) gelen zamlar, bunları kullanan sektörlere, yani hemen her ürüne yansıyacak. Özel kesim de fiyatlarını ayarlamak zorunda kalacak. Ancak bir noktaya dikkat: Alım gücünün bu kadar düştüğü ve hükümete güvenin en alt düzeylerde olduğu bir ortamda, özellikle özel kesim zamları geri tepebilir. Hele örtülü devalüasyon oranı civarındaki zamlar, daha da dikkat çekici; çünkü, zamma konu olan girdilerin, o ürün içindeki ağırlıkları ile zam oranlarının uyumlu olmaması, tepkiye yol açar. Talebin fiyat esnekliği dikkate alındığında, esnek olmayan (price- inelastic) ürünlerde döviz maliyetleri nedeni ile fiyatlar artacak ama, fırsatçılık şeklindeki zamların, bu dönemde fazla şansı yok. Dolayısı ile, maliyetlerini ayarlamada güçlük çeken firmalar, bir de yaptıkları zam oranları yüzünden sıkıntı çekecekler.

Örtülü devalüasyonun ihracatı ve turizm gelirlerini arttıracağı şeklindeki beklentiler, haksız değil. Ancak ihracatın hemen artması beklenmemelidir. Şu anda, daha önceki dönemde alınan sipariş ve anlaşmalara göre ihracat yapılıyor. Yeni siparişler ise, özellikle ucuz işgücü avantajını yansıtacak ve ihracatta artış daha sonra olacaktır. (Bu ne kadar sürer? Acaba firmalar ihracat bağlantılarını 30 Haziran 2001 tarihine kadar sürmesi planlanmış olan döviz kurlarına göre yaptılar ve eğer öyle ise, fiyatlarını değiştirebilirler mi?) Önemli ihraç ürünümüz olan tekstilde ne olacağının durumunu ise rakiplerimizin ne yapacağı belirleyecek. Onlar da, Türkiye'deki devalüasyona cevap verirlerse, bizim krizimiz onlara da bulaşmış olur. Asıl izlenmesi gereken ülke, Çin. Yuan (Çin Lirası), uzun süredir değer kazanmış bir paradır ve Çin önemli bir tekstil ihracatçısıdır. Liranın örtülü devalüasyonu, özellikle Yuan üzerinde olmak üzere, benzer paraları da baskı altına alacaktır. Zaten, küresel ekonominin bir sonucu olarak, Türkiye'deki krizin bazı ülkeleri (Arjantin gibi) etkilediği de biliniyor.

Kriz sırasında uzun bir tatil yaşamanın hemen arkasından piyasaların sakinleşeceği ve bazı parametrelerin daha net olarak belirleneceği düşünülebilir. Ancak bu tatil sırasında, Türkiye'nin ne döviz kurları belli, ne para politikası, ne faizleri, ne de enflasyon hedefi belli. Dış dünyada ise, ekonomik yaşam bütün hızı ile sürüyor. Özellikle döviz kurları açısından, MB'nin belirlediği kurlara karşılık; tatil sonrası, bankaların ve serbest piyasanın (kısaca "Tahtakale" diyelim) verdiği kurlar farklı farklı olabilecek. Bu üç piyasada oluşacak marjlar birbirlerinden çok farklı olabilir. Görülen odur ki, önümüzdeki iki-üç ay enflasyon yüksek çıkacak. Bu yıl için hedeflenen yüzde 12 oranını, yılın ilk üç- dört ayında geçebiliriz. Bunun sonucu, bütçe hedeflerinin tutmaması ve ek bütçe yapılması gerekecektir. Sıkı para politikası izleneceğine göre (ancak MB'nin öncelikleri de değişeceğine göre) faizler yine yüksek kalacaktır. Kriz başlarken yüksek faizimiz, düşmekte olan bir enflasyon oranımız ve oldukça istikrarlı seyreden döviz kurlarımız vardı. İstikrar Programı da uygulanabiliyordu. Kriz sonrası ise, faizler, kurlar ve enflasyon oranının hepsi birden yükseldi.

Şimdi yeni bir Program hazırlığı var. Şimdiye kadar uygulanan Program'dan kazandıklarımızı kısaca hatırlayarak bir kenara yazalım: Mali disiplin, sıkı para politikası,yapısal reformlar yönünde bazı adımlar. Ayrıca, özel kesimin bankalara olan borçlarının, örneğin, Güneydoğu Asya ülkelerindekiler kadar yüksek olmadığını da hatırlayalım. (Bununla birlikte, dövizle borçlanma ve bireysel kredilerde döviz payını da unutmayalım). O halde yeni program bu unsurları devam ettirmek durumunda. Bunlara ek olarak, gerçekçi bir enflasyon hedefi belirlenmek zorunda. Bankacılık reformu artık daha dramatik şekilde yapılmak durumunda. Gelirler politikası, ciddi sıkıntılar ve çalışan kesimlerle çiftçi ve esnaf kesiminden yükselecek şikayetleri karşılamaya yönelik olması gerekirken, hükümetin, ciddi kaynak sıkıntıları nedeni ile fazla bir hareket alanı yoktur. Ayrıca, bu Programın amaçları ve getireceği zorluklarla, halka açık bir şekilde anlatılması gerekir.

http://idari.cu.edu.tr/mahir/subat2001.htm

rogdopsink
16-08-2009, 12:48
Nodes on the $VIX


http://1.bp.blogspot.com/_SxZuN3tlxbQ/Soby5KTU_8I/AAAAAAAABr0/6axlhff9nW4/s1600/%24VIX.png

rogdopsink
16-08-2009, 15:03
ilk defa dolar inceledim...

aylık olarak baktım o yüzden..

bu ay iiçinde 1,51 geçersek 1,54 ara direnciyle karşılaştıktan sonra max 1,62 görebiliriz gibi duruyor...

bu ayın en düşüğü destek noktasından trendden dönmüş...

1,77 kırıldıktan sonra bu sefer bizde yeni diplerden bahsedebiliriz belki...

ancak süre olarak bu senenin sonu yada 2010 başları gözükmekte...

kırmızı trendler arasında kalmamız bizim için biraz daha zman açısından daha olumlu gözüküyor...

sonuç olarak dolarda yükseliş kaçılmaz gözüküyor...

NOT:en kötü için ihtimaller var olmakla beraber en iyi içinde ihtimaller var ama ben oyumu en kötüden ytana kullanıyorum ve kaçınılmaz yukarı yönlü dolarda şahsi yorumumu YUKARIDAKİ gibi yapıyorum...


http://img149.imageshack.us/img149/3752/adszpyz.jpg (http://img149.imageshack.us/i/adszpyz.jpg/)

rogdopsink
16-08-2009, 21:03
okumayı sevenlere....:D:D

ben bilgisayardan okuyamadıgım için buraya kayıt altına alıyorum bazı yazıları...

sonra fırsat bulursam çıkartıp okumaya çalışıyorum...yoksa benimde ingilizcem mükemmel değil.. araştırmaların ve makalelerin çogunun ingilizce olması maalesef buna zorluyor...

Understanding Deflation
http://www.elliottwave.com/club/protected/pdf/deflation/deflation_full.pdf

http://img91.imageshack.us/img91/5572/adszqlf.jpg (http://img91.imageshack.us/i/adszqlf.jpg/)

sidabumi
16-08-2009, 21:14
Sevgili rogdopsink,

Tatilden yenice geldim, gelir gelmezde benim arslan kardesim neler paylasmis diye okudum topic'i hemencecik... Senden ogrenmek istedigim bir nokta var kafama takilan. Neden, analizlerindeki cizgilerinde 45 derece egime ehemmiyet veriyorsun, - eger 45 derece egim onemli ise muhakkak ekonometri'nin getirecegi bir aciklama vardir diye tahmin ediyorum-, ?

Sevgiler ve selamlar...:)

rogdopsink
16-08-2009, 23:36
Sevgili rogdopsink,

Tatilden yenice geldim, gelir gelmezde benim arslan kardesim neler paylasmis diye okudum topic'i hemencecik... Senden ogrenmek istedigim bir nokta var kafama takilan. Neden, analizlerindeki cizgilerinde 45 derece egime ehemmiyet veriyorsun, - eger 45 derece egim onemli ise muhakkak ekonometri'nin getirecegi bir aciklama vardir diye tahmin ediyorum-, ?

Sevgiler ve selamlar...:)

sevgili sidabumi abi öncelikle hoşgeldin umarım mükemmel bir tatil geçirmişsindir...:yes:


Neden, analizlerindeki cizgilerinde 45 derece egime ehemmiyet veriyorsun, - eger 45 derece egim onemli ise muhakkak ekonometri'nin getirecegi bir aciklama vardir diye tahmin ediyorum-, ?

bu soru gerçekten beni çok terletiyor iki saattir...deli divane gibi her tarafa bakınıyorum çünkü bir cevabının oldugunu biliyorum ama nasıl açıklyacagımı bilemiyorum tam olarak...yinede ya allah diyip elimden geldiğince yanlışlarımla beraber açıklamaya çalışacagım...


ama önce 45 derece olayına açıklık getirmek istiyorum.45 dereceye önem verdiğim analiz endeks analizim idi...düşüş trendlerini nerden çizdiğimi hatırlayamadıgım ancak önem verdiğim bir zirve seviyesinden çektiğim regresyon trendine paralel çizgilerle buldum ve çizdim diye hatırlıyorum...

ilk sayfalarda yaptıgım analizdede açılı çizgilerle sondan başa 45 derecelik krılmamalarla geri gelmiş ve görebildğim merkezleri dörtgenler içine alarak benzerlikleri bulmaya çalışmıştım..

o yüzden son gann karelerini kullandıgım analizi yaparkende yeni bir dörtgen kutu içinde olmalıyız diye gann karelerini kullandım...


hatta 45 dereceye göre 41200 hedefi önemli demiştim kendimce patladı ve yukar trendin cazibesinden dolayı baya bir savruldu..:D
şu anda o düşüş trendine geri döner mi dönmez mi merak ettiğim o..

kısaca 45 derece olayım budur...:)

ama endeks analizlerim dışında derin olsun olmasın bazı hisselerdede 45 derecelik olmasada buna yakın düşüş trend açıları oldugu mevcut...

uzun vadede hisselerin genel olarak endeksi takip etme egilimli olmasının anlamlı olabileceğini düşünürsek düşüş trendelerinin de benzeşmeye çalııtıgını söyleyebilirmiyim acaba...??

analizlerde üçgenlere verdiğim önem ve gördüğüm fiboların desteklemesi biraz açılara bakmaya mecbur bırakıyor beni...

belkide bunların hiç bir önemi yoktur bilemiyorum ..:)))

ekonometrik olarak bir anlamı varmı yokmu sorusunu ise araştırdım ve

hatırlayabilidğim konular kadarı ile kendimce şöyşe yorumladım...

eğim ekonometri de b2 katsayısıdır...

bagımlı değişkeni açıklarken x2 katsayısının y üzerinde ortalama yüzde kaç etkide bulundugunu açıklamaya yarar...

mesela y tüketim olsun x gelir...

bize gelir ve tüketim olan 100000 örnek versinler türkiyeden...

işte şu hanenin geliri bu tüketimi bu falan diye

100bin tane y 100bin tane x verimiz olacaktır..

üç beş denklemle y=b1+b2x+u

olan ekonometrinin regresyon denklemini buluruz...

yani b1 ve b2 leri...

bunların yorumu ;;

b1 sabittir herşey sabitken yani gelir yokken ve hiç bir hata yokken yukardaki örnege göre türkiyedeki tüketimi verir...

b2 eğimdir regresyonun eğimini verir..gelirdeki bir brimlik değişmenin tüketim üzerindeki etkisini verir...


u hata terimidir...ekonometirnin asıl ilgilendiği olay budur...hatta ekonometri için yalan bilimi denilir..:D maalesef hatasız bir dünya olmadıgı bu veriler toplanırken ankötürün güzel bir kız görüp elini kaydırarak yanlış yeri işaretlemsi yüzünden bile ortaya çıkabilir..yada bizim modellemede yaptıgımız bir hata yüzündende vs...:))))

biz bu hatanın minum olmasını isteriz ekonometride...

farklı varyans otokorelasyon gibi durumların önlenmesini isteriz...

kısaca ekonometrik olan yapılan analizlerin temeli bunlara dayanıyor...

notlara bakarken bu sorunun cevabı olabilecek yer
aşagıdaki sayfa gibi geldi...

http://img188.imageshack.us/img188/6987/adszdrr.jpg (http://img188.imageshack.us/i/adszdrr.jpg/)

burada b2 nin beklenen değerinin B2 değerine eşit..

yani sapmasız dogrusal ve minumun varyanslı özelliğini koruması için

önceki oluşan x2 noktası ve oluşacak olan x3 noktası y ye aynı etkiyi yapmak istemekte...

buda etki=tepki olayından dolayı ortaya ikizkenar bir üçgen olmaya zorlamakta...

kısaca eğimler ve dogrular birbirine benzeşmeye çalışıyr diye düşünüyorum...

beni cidden aşan bir soru ama böyle olmalı diye düşünüyorum....

aşagıya topiğin başlarındada bahsettiğim zaman serileri analiziyle ilgili bir sunu var...

hatta is bankasının zaman serileri ile nasıl analiz edildği bile anltaılmış ayrıntılı inceleyemedim anlaşılcak gibide durmuyor gerçi ama onuda paylaşmak istedim...:D:D

şimdilk bu kadar bende sevgilerimi iletiyorum sidabumi abi...

jackie yi bize unutturmaya çalışma onuda özledik...:))))


saygılar...önümüzdeki hafta herkese bol kazançlar...





http://kisi.deu.edu.tr//vedat.pazarlioglu/Ongorusunusu.ppt

rogdopsink
17-08-2009, 16:25
vobda kapanış itibariyle saatlik grafiğim...

http://img44.imageshack.us/img44/2569/adszppt.jpg

mystified
17-08-2009, 16:50
Yurtdışı: NYSE

http://img188.imageshack.us/img188/8804/leaders.png (http://img188.imageshack.us/i/leaders.png/)

rogdopsink
17-08-2009, 20:09
dow jones saatlik durum

bugün bizdeki gibi dip mi yapmaya çalışıyor acaba....???

http://img178.imageshack.us/img178/7619/adszstv.jpg

madencix
17-08-2009, 20:21
selammmmmmmmmmmmmmmmmm
hocam dip yapan bir hisse varsa o da AFMAS

karahisarlı
17-08-2009, 23:31
Tam Açık mavi desteğine dayandı buradan da koyu mavinin dikdörtgenin sağ üst köşeye doğru gitmeye çalışır mı acaba ?? kırmızı hat önemli bir destek gibi duruyor hemen üstünde kapattı bana sanki bir daha tepecem der gibi bakıyo :) benden grafik yorumu işte bu kadar olur ancak :oley:

rogdopsink
17-08-2009, 23:57
bugün şu ana kadar okudugum en iyi yazılardfan belkide en iyisini okumuş bulunuyorum...

tuncer şengözün üstün bilgisi ve yorumları karşısında söyleyecek bir söz bulamıyorum bu yazıyı bir defa değil bir kaç defa daha okuyacagımı söyleyebilirim...

tuncer hocanın bu yazısını paylaşarak görevimi yerine getirmek ve üstüne düşünmek istiyorum bir süre cidden...

yazının içinde okadar çok bilgi okadar çok güzel yorum varki...

sadece okuyun diyorum...:super: :super:

bu yazıyla ufkumu genişlettiği için svg tuncer şengöze burdan saygılarımı iletiyorum...

Olasılık Teorisi ve bir düşünme turu

Aşağıdaki yazı, sitemiz Borsanaliz.com’da yayınlanan 2009 Temmuz ve Ağustos Aylık Strateji Raporlarında ifade edilen görüşlerin bir devamı olarak tasarlandı. Bu yazılarda fizik bilimleri ve matematikten hareketle, genelde insan etkinliklerinin, özelde ise finansal değişimin dinamiği üzerine bir sorgulama yer alıyor. Toplamı 70 sayfaya ulaşan bu yazılara, sadece sitemize abone olarak ulaşabilirsiniz. Aşağıdaki yazı, yukarıda adı geçen iki makalenin çizdiği sınırları biraz daha genişletiyor. Okuyucunun abonelik esasına göre yayın yapan bir sitede bu ölçekte ayrıntıya ve felsefi sorgulamaya girmeyi sıkıcı ve gereksiz bulabileceği düşüncesiyle bu yazıyı herkesin okumasına açık olan blogda yayınlıyorum. Yazının teorik çerçevesini, bu yazıda örnek olarak verilen bazı ayrıntıları gereksiz ve sıkıcı bulan okuyucuya, bir “tık”la siteden uzaklaşma ve daha güncel ve magazin içerikli sitelere doğru yolculuk yapma imkanını vermeyi daha doğru buluyorum. Finansal ve sosyonomik analizin etraflı bir düşünme ve teorik sorgulama boyutu ile ilgileniyorsanız, yazıyı baştan sona okumanızı öneririm. Yazının ana çerçevesini oluşturmak üzere, daha basit ve özel ilgi alanlarının dışındaki örnekleri seçmeyi isterdim. Ancak yazının kurgusunun en iyi, bu örnekler üzerinden anlaşılabileceğini düşündüğüm için, okuyucuyu sıkma pahasına örnekleri değiştirmedim. Sonuç olarak, okuyucuyu da en az yazar kadar zorlayan bir makale ortaya çıktı. Bu yazıdaki fikirler ve etraflı düşünmeden yararlanmayı arzu eden okuyucunun da bu zorluğu maruz göreceğini umuyorum.

Bu uzun girizgaha bir ilave daha yapmam gerekiyor. İçinde yaşadığımız tarih kesiti, insanoğlunun düşünsel evriminin oldukça ileri ve iddialı bir aşaması. Bu aşamada, hele ki finansal sistemler gibi karmaşık ve dinamik sistemlerin analizinin, ortaçağın durağan ve basit mantıksal önermeleri ile yapılabileceğine inanmıyorum. İnsanlığın zihinsel evrimi son bir kaç yüzyıl içinde olağanüstü bir sıçrama yaptı ve evrenin hareket dinamiği ile ilgili bilgilerimiz anormal ölçekte değişmeye ve karmaşıklaşmaya başladı. Bu değişim içinde bilimsel teorilerin de anlaşılması güçleşti. Bu yazıda gönderme yaptığım bilimsel teorilerden bazıları ile ilgili temel bilgileri, olabildiğince basit bir şekilde, 2009 Temmuz ve Ağustos Strateji Raporu’nda anlatmaya çalıştım. Aşağıdaki yazıda hiç bir ayrıntısına girmeden bazı göndermelerle karşılaşacaksınız. Konunun detayları ile ilgilenenler için, yazının en sonunda bir de okuma listesi oluşturdum. Bu yazının –ve bu yazının öncülü olan 2009 Temmuz ve Ağustos strateji raporlarının - finansal piyasalardaki değişim dinamiğinin nasıl gerçekleştiği ve bu değişimin hangi zorluk ve sorunları beraberinde getirdiği ile ilgili bir düşünce ufku açmasını ve yeni düşünceleri tetiklemesini umuyorum. Yazıyı baştan sona okuyacaklara şimdiden kolay gelsin.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/elliott-wave-theory-image2.jpg

Haziran ayında, bir e-magazin olan Outlook profit, Robert Prechter’la söyleşi yaptı. Söyleşi, “Yarını gören Adam” başlığı ile yayınlandı. Bu yazıya, içerik ortağımız EWI’nin sitesinden Club EWI’ye ücretsiz üye olarak ulaşabilirsiniz. Söyleşide Prechter, önümüzdeki aylarla ilgili iddialı tahminlerinin yanısıra, EDP’ne yönelik bazı eleştirilere de yanıt veriyor. Önce bu söyeşiden kısa bir alıntı yapalım:

“Soru: Dalgayı doğru değerlendirip değerlendirmediğimizi anlamanın bir yolu var mı?
R.P.: Eğer dalga hareket ilkelerini düzgün bir şekilde uyguluyorsanız, doğru yoldasınız. Ancak doğru yoldayken bile, pek çok kez hata yapacaksınız demektir. Bazen, en muhtemel sonuç gerçekleşmeyecektir, zaten olasılık da bu anlama gelir. Varsayalım ki, en muhtemel sonucun ihtimali %70’tir; Bu durumda tıpatıp aynı tahminleri yaptığınız diğer aynı durumlara göre üçte bir oranında hatalı olacağınızın istatistik garantisi vardır. Sanırım, bu durumlarda en iyisi, uygulayıcının bizim ikinci en iyi tahmin, ya da alternatif sayım dediğimiz yöntemi kullanmasıdır. İkinci tahmininize dönmeniz gerekmediği sürece doğru yoldasınız. Piyasa hareketi ile ilgili ana tahmininizdeki beklentileriniz gerçekleşiyorsa, belirli bir özgüvenle doğru yolda olduğunuzu varsayabilirsiniz, ta ki alternatif sayımınıza dönmeniz gerektiğini hissedene kadar.”

Matematik teorileri ile doğrudan ilgili olmayanlar, istatistiğin ve olasılık yasalarının en iyi kaçış yolu olduğunu düşünürler. Her ne kadar Outlook Profit, Robert Prechter’i “yarını gören adam” başlığı ile tanıtsa da, ne Prechter, ne de başka herhangi bir Elliottisyen yarını gördüğünü iddia etmiyor. Yukarıdaki alıntı da, bizzat Bay Prechter’in yarını görme iddiasında olmadığını açıkça gösteriyor. Bunun yerine, diğer pek çok Elliottisyen gibi Bay Prechter da bilimsel çalışmanın bir gereği olarak, EDP analizleri ile yapılan tahminlerin olasılık yasalarının sınırları içinde olduğunu açıkça ifade ediyor.

Olasılık yasalarının sınırları içinde olmak ne demek? Daha ileri gidelim ve şu soruyu soralım: Olasılık teorisini de içeren matematik nedir? Fiziksel evreni anlama ve yorumlama çabamızda matematik ne işe yarar?

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/mathlogo.gif

Wikipedia’da matematik miktar, yapı, uzay ve değişimin incelendiği bilim olarak tanımlanıyor. Devamında matematikçilerin desenleri ya da kalıpları araştırdığına vurgu yapılıyor. Bir başka tanıma göre matematik, fiziksel evrenin zihnimizdeki bir soyutlaması ve çözümüdür. Başka bazı tanımlara göre, matematik, doğayı anlama çabamızdır, evrenin değişmez dilidir, vs.

Bu tanımların her biri, bize gündelik hayatın basit bir işlevi gibi algıladığımız matematiğin, sandığımızdan da derin ve felsefi bir anlam taşıdığını hatırlatıyor. En basit matematik işlemini göz önüne alalım: Birle biri toplayıp ikiyi elde etmek, hele ki 21. yüzyıl insanı için çocuk oyuncağı gibi bir şey. Peki “bir” ve “bir” nedir? Peki ya sonuç olarak ulaştığımız iki? Aslında doğada bir veya iki yok. Sayılar, sadece doğadaki varlıkları eşleştirmek için kullandığımız soyutlamalardır. Bu varlıkları zihnimizde sayı dediğimiz bir kavramla eşleştirir ve bu eşleştirmeye dayalı işlemler yaparız. Matematik, en basitinden en karmaşığına, bu işlemlerin tümünü ele alırken kullandığımız disipline verdiğimiz isimdir.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/isaac_newton_1.jpg

Isaac Newton’un hareket yasalarını keşfettiği 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar doğanın şaşmaz bir kesinlikle devindiği görüşü hakim olmuştu. Dünyanın her yerinde bütün cisimler, serbest düşüşe bırakıldıkları zaman, atmosferdeki sürtünme ihmal edildiğinde aynı dinamikle yere düşüyordu ve bu düşüşün dinamiğini şaşmaz bir kesinlikle öngörmek mümkündü. Cisimler daha büyük ölçeklerde de aynı şekilde deviniyordu. Gezegenler, yıldızlar, galaksiler birbirlerini evrensel çekim yasasına göre etkiliyor, bu etkileşim sonucunda da tahmin edilebilir bir hareket dinamiği oluşuyordu. O halde, evrendeki tüm bilgilere sahip olabilirsek, geleceği kusursuz bir şekilde bilmek de mümkün olmalıydı. Teknolojik gelişim de Newton determinizmini destekler biçimde ilerliyordu. Newton’un hareket yasaları sayesinde, bu yasalara uygun olarak devinen oldukça karmaşık makinalar yapmak, sistemler kurmak, binalar dikmek mümkün olmuştu. 20. yüzyılın başında, önce Einstein’ın görelilik yasalarının, daha sonra da atomik ölçeklerdeki devinim yasalarının Newton yasaları ile çeliştiğinin farkedilmesiyle, Newton determinizmi ağır bir darbe aldı. Yavaş yavaş bir yüzyıla yakın bir zaman boyunca zannettiğimiz kadar tahmin edilebilir bir evrende yaşamadığımızı öğrenmeye başlamıştık. Einstein’ın özel görelilik teorisi, zamanın değişmez bir şekilde akıp giden bir boyut olmadığını, gözlemcinin hızına bağlı olarak değiştiğini öğretti. Genel görelilik ise, düz ve değişmez bir evrende yaşamadığımızı, kütlenin uzay-zamanı büktüğünü gösteriyordu. Kuantum alanındaki çalışmalar ise daha da kafa karıştırmaya başlamıştı. Atomik düzeyde, çok büyük hızların egemen olduğu bir evrende ne Newton, ne de Einstein’ın yasaları söz konusuydu. Kesinlik ve öngörülebilirlik bir yana, kuantum düzeyinde sonsuz bir kaos ve olasılıklar işin içine giriyordu.

Fiziksel evreni kavrayışımız bulanmaya başlamıştı. Kaos araştırmaları, kara delikler, Calabi-Yau uzayı, M kuramı, sicim teorisi, 11 boyutlu evren derken, fizik bilimlerindeki keşifler, sıradan insan kavrayışını mislilerce aştı. Türkçeye Rastlantı ve Kaos ismiyle çevrilen kitabında Belçikalı fizikçi David Ruelle, “beynimizin geçirdiği doğal evrim bize karmaşık matematik problemlerini çözmekten çok, avlanmak, yiyecek toplamak, savaşmak ve toplumsal ilişkilerimizi sürdürmek gibi alanlarda yardımcı olmaya yöneliktir”, diyor. Türkçeye İnsanın En Güzel Tarihi ismiyle çevrilen kitabın editörü Dominique Simonnet ise, kitabın önsözünde “medeni insan elbiselerimizin altında ilk zamanların karanlıklarından gelen kurumuş bir deri saklanmaktadır: İlkel maymun adam içimizde uyuklamaktadır. Unutmamak lazım; Hala tarihöncesindeyiz”, diyor.

Şimdi, geniş ufuk turumuzu biraz daraltarak, “kurumuş derimizin üzerindeki medeni insan elbiselerimiz” ve “avcı-toplayıcı-savaşçı karakterimizle” kavrayışımızı fersah fersah aşan fiziksel evrenin zihnimizdeki soyutlaması olan matematiğin özel bir alanı olan olasılık teorisini kavramaya doğru bir adım atalım:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/pascal_ucgeni.gif

“Pascal üçgenine şöyle bir baktığımızda, daha ilk anda çok sayıda kalıp gözümüze çarpar, ancak temeldeki yapı yeterince basittir. Her sayı, bir üst sırada sağında ve solunda yer alan iki sayının toplamına eşittir.

Olasılık analizi, belli bir olayın gerçekleşebileceği farklı yolların sayısını bulmakla başlar. Bu üçgende alt alta dizili giderek genişleyen satırlarda sıralanan sayılar da bu farklı yolları bulmak için tasarlanmıştır. En üst sıra, gerçekleşmemesi imkansız bir olayın olasılığını gösterir. Burada mümkün olan tek bir sonuç vardır, belirsizlik sıfırdır; bu sıranın olasılık analizi açısından hiç bir önemi yoktur. İkinci sıra, olasılık analizinde önem taşıyan ilk sıradır. Gerçekleşme oranı %50-50 olan bir durumu gösterir: Tek çocuk sahibi olmayı planlayan bir ailede bu çocuğun kız veya erkek olması ya da yazı tura attığımızda tek atışta yazı veya tura gelmesi gibi sonuçların olasılığıyla ilgilidir. Devam edelim; Sadece iki muhtemel sonuç vardır, ya biridir, ya da diğeri: Bir kız veya bir erkek, yazı ya da tura. Kız yerine erkek, yazı yerine tura gelme olasılığı %50’dir.

Üçgende aşağıya doğru inildikçe aynı işlem devam eder. Üçüncü sıra, iki çocuklu bir ailede kız veya erkek çocukların kombinasyonlarını gösterir. Devam ettiğimizde dört muhtemel sonuç olduğunu görürüz. İki erkek için bir şans, iki kız için bir şans ve bir kız bir erkek için iki şans; İlk çocuk kız, ikincisi erkek ya da ilk çocuk erkek, ikincisi kız. Burada dört sonuçtan üçünde en azından bir kız (ya da bir erkek) çocuk bulunma olasılığı %75, bir kız bir erkek bulunma olasılığı ise %50’dir. Süreç, …, gayet açık bir şekilde sayı kombinasyonlarına bağlıdır…” (Tanrılara Karşı, Riskin Olağanüstü Tarihi, Peter L. Bernstein, Scala Yayıncılık, 1. Baskı, S. 82-83)

Evet ne yazık ki, böyle bir evrende yaşıyoruz. Miktar, yapı, uzay, değişim karmaşıklaştıkça, bu evreni kavrama çabamızdaki en önemli araç olan matematik serileri de karmaşıklaşıyor. Olasılık yelpazemiz büyüyor, avcı-toplayıcı-savaşçı zihnimizin kavrayışının ötesinde bir etkileşimler denizine doğru yelken açmaya başlıyoruz. Ancak her şeye rağmen, ne kadar uçsuz bucaksız görünse de, evren bizi en azından küçük ölçekli ve gündelik hayatımızın alanı içinde sınırlıyor; Öyle ya, dünyaya çocuk getirmek durumunda kaldığımız zaman, doğacak çocuğun ya erkek, ya da kız olacağını biliyoruz. Havaya para attığımızda da, para yere ya yazı ya da tura olarak düşecek. Newton determinizmi, eğer evrendeki bilgilerin tümüne sahip olsaydık, şaşmaz bir kesinlikle Pascal üçgeninin en tepesindeki 1, yani %100 olasılık kesinliği ile geleceği tahmin edebileceğimizi iddia ediyordu. Bu aşırı özgüven, Heisenberg, Schrödinger gibi haylaz bilim adamlarının buluşlarıyla bir miktar sarsıldı. Gene de, elimizde olasılık teorisi diye bir araç var ve bu araç sayesinde, ortaçağ kumarbazlarından daha iyi durumda olduğumuzu söyleyebiliriz.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/playing_cards__.jpg

Olasılık teorisi, bize herhangi bir olayın ya da durumun bir sonraki biçimi hakkında bir fikir veriyor. Şimdi, bizim fikir yürütme ve gerçekliği kavrama yöntemlerimizle ilgili bir sorgulama yapalım. Örneğimiz, 52 kartlık bir iskambil destesi ile toplam dört kişi arasında oynanan briç oyunundan. Bu oyunda, bir masanın etrafına dört kişi oturur, destenin tamamı, her bir oyuncuya 13 kart gelecek şekilde dağıtılır ve karşılıklı oturan oyuncular, birbirinin eşidir. Olasılık yasalarının en çok kullanıldığı oyunlardan biridir briç.

Çok büyük (ancak sonlu) bir olasılık yelpazesi içinden kartların, masadaki oyunculara aşağıdaki dağılımda geldiğini varsayalım:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/bric.jpg

Bu dağılım, bol sıfırlı, oldukça büyük bir olasılık yelpazesi içinden seçilmiş bir dağılımdır. Herhangi bir oyuncunun bütün yaşamı boyunca, yukarıdaki dağılımın tıpatıp aynısını görme şansı, yeryüzünde bugüne kadar yaşayan bütün insanlardan herhangi birinin başına meteor düşme olasılığından daha azdır. Ancak kartlar dağıtılmış ve dağılım tam da bu şekilde gerçekleşmiştir. Kartların renkleri ve değerleri ihmal edilip sadece dağılımları dikkate alındığında, Kuzey’de oturan oyuncunun elinde tuttuğu 5-3-1-4 dağılımının olasılığı %12.9’dur. Başka bir deyişle, deste 1000 defa karıştırılıp dağıtılsa, herhangi bir oyuncuya 129 keresinde kartlar, muhtemelen 5-4-3-1 dağılımla gelecektir. Doğuda oturan oyuncu, daha da özel bir duruma tanıklık etmektedir; Çünkü elinde tuttuğu 7-5-1-0 dağılımın ihtimali sadece binde birdir. Devam edelim: Güneydeki oyuncunun 5-4-2-2 dağılımının ihtimali %10.6 ve Batıdaki oyuncunun 6-4-2-1 dağılımının ihtimali ise %4.7. Bu kartların karo ya da kupa (briçteki adıyla kör) olmasıyla ilgilenmediğimizi, ikili, beşli ya da vale olmasını ise hiç dikkate almadığımızı tekrar hatırlatıyorum. Güneydeki oyuncuya bu kartlar gelirken, diğerlerine tam da yukarıdaki resimde görülen kartların gelme ihtimalinin ne kadar az olduğunu ise önceki satırlarda vurgulamıştık. Ama, işte masada oyuncular bu kartları tutuyorlar ve o çok büyük olasılık yelpazesi içinde gerçekleşen bu.

Oyunun belli bir safhasında, oyunculardan biri elini yere açar ve eşi her iki elden birden oynar. Başka bir deyişle, her oyuncu biri kendi elinde tuttuğu, diğeri de yere açılan olmak üzere iki eli ve toplam 26 kartı görür. Her bir tur oynandıkça, oynanmamış kart sayısı azalır ve her bir oyuncu kartların en başta nasıl dağıldığını aşama aşama çözer.

Elini yere açan oyuncunun kartları göründüğü anda – ki bu oyuncunun Kuzey olduğunu varsayalım – eğer başka hiç bir bilgi yoksa, her bir oyuncunun neler düşündüğünü anlamaya çalışalım. Güneydeki oyuncu, ikisi kendi elinde ve beşi de yerde olmak üzere toplam 7 maçayı (briç dilindeki adıyla piki) görmektedir. Ona göre görmediği 6 maçanın diğer oyunculara dağılım ihtimali şu şekildedir: 4-2 (oyunculardan birinde 4 maça, diğerinde iki maça) : %48.5, 3-3 : %35.5, 5-1 : %14.5 ve 6-0: %1.5.

Oyuncu, bu olasılıklar içinde bir oyun planı yapar ve ona göre oynar. 4-2 ve 3-3 dağılımların toplam olasılığı %84 olduğu için, en mantıklı oyun tarzı, “dengeli” dağılıma göre oynamaktır. Ancak nihayetinde masadaki özgün dağılım 6-0, yani %1.5 ihtimali olan dağılımdır. Oyuncu planını en yüksek ihtimale göre yapmış, ancak başarısız olmuştur.

Aslında, aşama aşama düşünürsek, oyuncu her bir kartı oynadıktan sonra, özgün dağılımı çözeceği bilgileri elde edecektir. Örneğin ilk maçayı oynadığında, Doğu’daki oyuncu renge “uymayacak”, böylece Güney’deki oyuncu, ihtimali %1.5 olan dağılımla karşı karşıya olduğunu anlayacaktır. (İlginç bir not daha; Eğer elinde hiç bir bilgi yoksa, Doğudaki oyuncu için dağılım bilgisi mevcut değildir. O sadece yerdeki 5 maçayı ve ilk tur dönüşünde diğerlerinin verdiği birer maçayı görmüştür. Kartların aslında nasıl dağıldığı bilgisine bu oyuncu çok daha geç erişecektir.)

Yukarıdaki örnekten hangi sonuçları çıkartabiliriz:

1. Kartlar dağıtıldığı anda çok büyük bir olasılık yüzdesi içindeki bir dağılım gerçekleşmiştir. Bu dağılım, artık bir olasılığın konusu değildir.

2. Ancak bu bilgiye masadaki oyuncular ancak bütün kartlar oynandıktan sonra erişecektir.

3. Oyunda her bir tur döndüğünde, yani oyuncular kartları birer birer attığında, olasılık yelpazesi her bir oyuncu için farklıdır.

4. Uzun vadede kazanmak isteyen bir oyuncu masadaki “gerçek” dağılımı öğrenebileceği herhangi bir ipucuna sahip değilse, en yüksek olasılıklara göre oyun planı yaparak kazanabilir.

5. “Gerçek” dağılımın olasılık tablosunda görünen yüksek ihtimalli dağılım değil, çok özel bir dağılım olduğu bilgisine sahip olan oyuncu, diğerlerinden daha avantajlıdır. Bu da ona, (avcı-toplayıcı-savaşçı beynini dikkate alırsak) diğer oyunculara üstünlük kurma şansını verecektir.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/confusion.jpg

azının bu bölümüne gelebildiyseniz, hele ki briç bilmiyor ve gene de sabırla okuma inadınızı sürdürdüyseniz sizi tebrik etmeme izin verin. Fakat sizi uyarıyorum; makalenin en zor okunan bölümlerini geride bıraktığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hala bu yazıyı yarıda bırakıp bir tavla sunucusuna bağlanarak tavla oynama şansınız var. Ama yazıyı bitirme ısrarını sürdüreceksiniz, sizi zorlayıcı bir düşünme ufkunun beklediğini de bilme hakkınız olduğunu söylemek zorundayım.

Pekala… Karmaşık bir evrende olasılıklar zinciri içinde yaşayıp gidiyoruz. Bazen en yüksek olasılığa göre pozisyon alıyor, ancak kaybetmekten kurtulamıyoruz. Acaba neler yapabiliriz?

Uzak Asya kaplanlarının üretim ve kalite paradigmalarına en büyük katkısı, “sıfır hata” kavramını öne çıkartmaları olmuştu. Düşünce şuna dayanıyordu: Bir cerrah olduğunuzu düşünün. Ameliyatlarda başarı yüzdeniz 99. Başka bir anlatımla, gerçekleştirdiğiniz her yüz ameliyattan 99’unda hastanız sağlığına kavuşuyor, sadece birinde ölüyor. Oldukça başarılı bir cerrah olduğunuzu iddia edebilirsiniz. Ancak ya gerçekleştirdiğiniz 100 ameliyattan başarısız olan bir tanesi benim ameliyatımsa? Ben öleceğim ve sizin parlak kariyeriniz de yaslı yakınlarımın hiç umurunda olmayacak. O halde, sonuçları dramatik olsun olmasın, bütün uygulamalarda hedef “sıfır hata” olmalıydı. Hiç kaza yapmayan tren, hiç düşmeyen uçak, hiç ıskartaya çıkmayan vida, hiç kırılmayan dikiş iğnesi,… Ne yazık ki bu tip amaçlar ideal olsa da pratik değil. Çünkü her zaman öngöremediğiniz bir etken var ve olasılık tablosu bir çan eğrisi gibi ortaya yığılsa da, düşük olasılık seviyelerine doğru bir dağılım her zaman var. Milyonlarca ışık yılı ötedeki bir foton taneciği, milyonlarca yıl önce, sizin tahmin edemediğiniz ve hiç bir zaman öngöremeyeceğiniz bir “durum değişikliğine” uğrayabilir ve bu değişiklik sizin yaşadığınız tarih kesitinde sizin yaşamınızı kökten değiştirebilecek bir sonuç yaratabilir. İşte kaos teorisinin özünü oluşturan “kelebek etkisi” böyle bir şey. Bu nedenle de Newton determinizmi hoş bir fantezi olsa da gerçekçi değil. Ancak yaşadığınız her anda bir foton taneciği, durum değişikliğine de uğramıyor. Sanıldığı gibi, hiç bir şekilde öngörülemez, tahmin edilemez bir evrende de yaşamıyoruz. Kelebek kanat çırptığında değişim göz açıp kapayıncaya kadar olmuyor ve dahası, kelebek her zaman “kanat çırpmıyor”. Bu duygu ile yaşanamayacağına göre, siz gene de olasılık yasalarını kullanarak “risk”i azaltabilir ve pekala da kaliteli bir yaşam sürdürebilirseniz. Doğrudur, kumarhanelerde büyük ikramiyenin gelmesi ve kumarhane işletmecisinin size bu ikramiye bedelini ödemek zorunda kalması bir ihtimaldir ve eğer bu gerçekleşirse, olasılık yasaları işletmecinin umurunda bile olmayacaktır. Ama unutmayın, olasılık yasalarına göre kumar oynayanlar değil, kumarhane işletmecileri en büyük parayı kazanmaktadır ve bu gerçek, insanların binlerce yıldan beri en önemli zaaflarından biri olan kumar oynama tutkusunu kullanarak sayısız işletmeciyi zengin etmektedir. Keza, kırmızı ışıkta geçtiğinizde kaza yapma olasılığınız, kabul edilemeyecek kadar yüksek değildir, ya da siz kırmızı ışıkta durduğunuzda pekala hızını alamayan bir araç gelip size vurabilir ve arabanızı hurdaya çevirebilir. Ancak olasılık yasalarına meydan okuyarak sadece riskinizi büyütmüş olursunuz.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/thinking.jpg

Bütün bu düşünme pratiğinden finans dünyasının büyülü evrenine geçmeden önce son bir fikir kırıntısı daha: Fizikçiler ve filozoflar yüzyıllardır şu soruya yanıt arıyorlar: Neden o sonsuz olasılık dağılımı içinde şu durum değil de bu durum? Neden iskambil kartlarının dağılımı içinde filanca dağılım değil de falanca dağılım? Sonuçta olasılık teorisi, geleceğe dönük bir teoridir. Geçmiş için olasılıklar değil, “gerçekleşen” durumlar söz konusudur. Bir kumsaldaki kum tanelerinin sayısı kadar olasılık içinden bir teki gerçekleşmiş ve oyun masasında sizin yaşadığınız gerçeklik, bu “durum” olmuştur. Dönüp geriye baktığınızda olasılık dağılımı içinde yüz milyarlarca durumdan şu veya bu değil, sizin “yaşadığınız” durum gerçekleşmiştir ve bu durumun gerçekleşme ihtimali ne olursa olsun, matematik değeri sonuçta, Pascal üçgeninin üzerindeki “1”dir. Buna geçmiş, ya da tarih diyoruz. Olup biteni sorgusuz sualsiz kabul ediyor ve yaşamaya devam ediyoruz. Çünkü beynimiz ancak bu şekilde yaşamaya devam edebiliyor. Diğer taraftan soru da olduğu yerde duruyor: O sonsuz olasılık yelpazeleri içinde bütün “durum”ların bileşkesi olan bu “mucize” neden gerçekleşiyor?

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/neo_bullets_matrix-1.jpg

Artık, bu uçsuz bucaksız felsefe turundan finans dünyasının sarsıcı gerçeklerine dönebiliriz.

Prechter, dalga analisti için “doğru yoldayken bile hata yapması kaçınılmazdır” demişti. Çünkü analist, matematik disiplinin sınırları içinde kalarak “en yüksek yüzde”ye göre tahminler yapmıştı. Bu tahminler eninde sonunda bir olasılık yelpazesi içine düştüğü için de, analist yüksek ihtimalli olasılık üzerinde giderken, birdenbire düşük olasılıklı “gerçek”le yüzyüze kalabilirdi. Bu sorunun üstesinden gelmek için, alternatif sayımları tutmak ve izlemek zorundaydı. Bu işin analitik tarafı. Uygulama tarafına ise risk yönetimi diyoruz. Sizi oyunun tamamen dışına savurmayacak, gerekirse ricat ederek ve bir miktar kaybı göze alarak oyunun içinde tutacak bir yöntemdir risk yönetimi. Uygulaması sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü ne de olsa medeni insan elbisesi içindeki bir ilkel insanız ve ne kadar öngörmeye, doğru hesaplamaya ve doğru yönetmeye çalışsak da, bir birey olarak olasılık yelpazesini oluşturan elemanlardan biriyiz. Televizyonlarda istatistik rakamları duyduğumuz zaman bu rakamların hep bizim dışımızdaki birilerini anlattığını düşünsek de, aslında o rakamları oluşturan bireyler bizleriz.

Bir zamanlar, her gün piyasa ile “savaşmaya” giden alsatçılara kaynak olarak gösterilen kitaplar listesinde antik çağlarda yaşamış Çin’li general ve savaş teorisyeni Sun Tsu’nun strateji ilkelerini anlatan kitaplar önerilirdi. Al-satçılar da, savaşa giden askerler gibi, Sun Tsu ilkeleri ile donanarak seans günlerine başlardı. Hala böyleleri var. Ancak sanırım, Sun Tsu hatmedenlerin, bu antik çağ savaş teorisyenini okurken ısrarla gözden kaçırdığı bir de öneri var; Şöyle diyor: “Küçük hasımlar, güçlü bir pozisyona sahip olsalar bile, büyük hasımlar tarafından zapt edilirler.”

Okunabilirlik sınırlarını aşmamak için, bu yazıya bir nokta koyma zamanı geldi. Aslında makaleyi tasarlarken, entropi, geri dönülmezlik , başlangıç durumuna bağlılık, tarih felsefesi, High Frequency trading, makinalar, algoritmalar, lotaryalar ve bahis gibi konularda da bir şeyler karalamayı planlıyordum. Hızımı alamayıp sayfalar dolusu yazdığım zamanlarda empati kurarak okuyucuyu da düşünmem gerektiğini sık sık kendime hatırlatıyorum. Öyle ya, kimse yazdığı satırların hiç okunmadan internet çöplüğünde kaybolup gitmesini istemez. Temmuz ve Ağustos 2009 Aylık Strateji Raporu ile başlayan, ve bu yazıyla devam eden düşünme partiği kelimelere döküldükçe zenginleşiyor. Bakalım bu macera nerede bitecek?

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/edvard-munch-scream.jpg

Aşağıda, bu yazının içeriğini oluşturan kavramları daha geniş sorgulamaya yardımcı olacağını düşündüğüm bir okuma listesi veriyorum. Borsa bugün kaç kapattı? Acaba yarın döviz yükselir mi? Amerika’dan vıttırızıttık verisi kaçta geliyor? gibi soruların ötesinde sorulara ilgi duyanlar, bu kaynaklardan yararlanabilirler.

Referans:

1. Elliott Wave Principle, Frost & Prechter
2. Market Analysis for the New Millennium, Edited by Robert Prechter
3. R. N. Elliott’s Masterworks, Edited by Robert Prechter
4. Evrenin Zerafeti, Brian Greene
5. Rastlantı ve Kaos, David Ruelle
6. Tanrılara Karşı, Riskin Olağanüstü Tarihi, Peter L. Bernstein
7. İnsanın En Güzel Tarihi, Edited by Dominique Simonnet
8. 10 Derste Briç, Jacques Delorme
9. A’dan Z’ye Briç, Terence Reese, Albert Dormer
10. Strateji Sanatı, R.L. Wing

rogdopsink
18-08-2009, 00:33
http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-15_crash.png

rogdopsink
18-08-2009, 00:36
SPX

http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SollC_lW1BI/AAAAAAAAJlk/lNUcl0HaXnY/s1600/sphourly2.PNG

http://4.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/Som8Wkm-u3I/AAAAAAAAJl0/abVc6CQ1X38/s1600/spweekly.PNG

rogdopsink
18-08-2009, 00:38
http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SollC_lW1BI/AAAAAAAAJlk/lNUcl0HaXnY/s400/sphourly2.PNG

rogdopsink
18-08-2009, 00:52
ÇİN VE DOWUN AYRIŞMASINDAKİ FAKTÖRLER NELER OLABİLİR....???

çinde balon bir süre daha şişebilirmi..???

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a4f5f7b8970b-320wi

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a4fe3fd3970b-800wi

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a5426e05970c-800wi

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a5426f50970c-800wi

borsasihirbazı
18-08-2009, 07:24
burda bu topicte sevgili rogdopsink kardeşim çok güzel tespitler ve analizler veriyor.

eline emeğine sağlık kardeşim...keyifle ve faydalanarak izliyoruz.

rogdopsink
18-08-2009, 13:23
xu100

http://img268.imageshack.us/img268/9214/u100.jpg

rogdopsink
18-08-2009, 14:19
ANEL TELEKOM....

http://img17.imageshack.us/img17/5493/adszdqk.jpg (http://img17.imageshack.us/i/adszdqk.jpg/)

BezginB
18-08-2009, 14:43
sayın rogdopsink;
hisseleri nasıl seçiyor sunuz bilmiyorum ama bir de ülker yorumu alabilirmiyiz:)?

bir de koyduğunuz grafiklerde çizgilerin anlamları ve yorumlanması ile ilgili arada öğretici mahiyette kısa bilgiler verirseniz daha fazla arkadaş daha iyi seviyede faydalanabilir diye düşünüyorum. tabii sizin takdiriniz
çok teşekkürler.:cool:

tabor
18-08-2009, 17:12
sayın rogdopsink,

benzer grafigi vanet icin de yorumuyla beraber verebilir misiniz ?

krdg
18-08-2009, 20:13
tüm hisselerin geçmiiş yılllardaki günlük kapanış fiyatlarını bulabileceğim bi sayfa varmı yardımcı olabilirmisiniz?

Gözetmen
18-08-2009, 20:31
tüm hisselerin geçmiiş yılllardaki günlük kapanış fiyatlarını bulabileceğim bi sayfa varmı yardımcı olabilirmisiniz?

Bigpara.com dan yararlanabilirsiniz . Hisseler bölümünde geçmiş kapanışlar

rogdopsink
19-08-2009, 20:40
svg bezginb tabor ve krdg ve gözetmen topiğe ilginizden dolayı ve yardımlaşmanızdan dolayı teşekkür ederim.

rogdopsink
19-08-2009, 20:41
BİR BAŞKA SENARYO BİR BAŞKA U100 DERLEMESİ


NOT:deneme amaçlıdır lütfen evde kullanmayınız..:D:D

biraz sesli düşünüp yazıştırdım yine geçmişteki analizlerimi ve bilgisyarda ugraştıklarımı burda daha derli toplu durdugu içinde buraya koyuyorum...

faydası olursa ne ala olmazsa da sonrasında hatalarımızı görürüz en azından..

o yüzden varsa eksiklerim yada abarttıklarım yada biraz fazla bagırarak düşündüklerim affediniz...:D:D

en baştada söylediğim gibi kendim çaldım kendim oynadım...

bir japon atasözü derki müzik durmadan dansda bitmez..

ve bir matematikçde derki iki nokta arasından bir dogru geçer...

tek noktadan ise sonsuz dogru.....:))))

saygılar aşagıda bugün için öylesine karaladıklarım var afiyet olsun....:yes:

saygılar bol kazançlar...




bu mayısdan önce 32000lere gelmeden önce yaptıgım ilk endeks grafiği idi..

28400de deli gibi korkuyordum..

globalin 33 bin ve 35bin aralgında dagıtım dönemi dediği raporu dün gibi hatırlıyorrum....:D

http://img44.imageshack.us/img44/1097/aaasrc.jpg (http://img44.imageshack.us/i/aaasrc.jpg/)


burda da yukardaki grafiğin haftalık bazda yakınlaşmış hali var..

aynı psikloloji ile burdada yeşil yatay direnç piyasada fazla önemsendi bende direnci oraya koymuştum...

g8 zirvesinden sonra yalancı bahardiye güzelim baharı ekran başında geçirdik...

ve 35000 hedefine öle yada böle 7 mmayısta o kanlı güne kadar geldik...


http://img12.imageshack.us/img12/6712/kutuo.jpg (http://img12.imageshack.us/i/kutuo.jpg/)


hatta hazirandan önce mayıs ortalarında 7 mayısı ertesi günlerde atlattıktan sonra böyle bir yorum yapmışım...


not:diğer ew ci ustalarda dikkat çekmişti...


benim endeksteki tahminim 12 temmuza yada haziran sonuna kadar diyelim marjın gittikçe azalarak endeksin artmasıydı...

ancak haftalık grafikte 12 haftadır soluksuz yükselmek ne kadar korkutsada...

aslan kafesin dışına çıkmadıktan sonra panik yapacak bir durum olmadıgını düşünüyorum..

kazanılacak karlar endeks kagıtlarında artık doyuma ulaşmış olmalı ama sindire sindire servis yapılacaktır...

hedef 12 temmuz olarak gözükmekte grafikte ama..

haftaya 13 hafta olursa ugursuz 13 rakamının gizemini araştırırız...

http://img195.imageshack.us/img195/2205/adszlog.jpg (http://img195.imageshack.us/my.php?image=adszlog.jpg)


13 temmuzdan önce 26 hazirana da dikkat çekiliyorduki piyasa zaten bunun öncesi ve sonrası haftada çok kişiyi çarptı yine...

takip ettiğğim bu yükselen üçgende dışına çıkarak stopp olurmuş gibi yapıp kanal içinde kapamıştı diye hatırlıyorum..

sonuç olarak para kazanılamayan iki üç hafta işe haziran da işler kesat gitmişti..

13 temmuza dogru yaklaşırken..

bu tarhie ve üçgenin kesişim noktasına olan inancımızdan dolayı ben şahsen yetti gayri düşecek bu diyordum...

ama anladım ki paraya sual olunmaz teknk çalışıyorsan neden hiç aranmaz işimiz para kazanmak ve dolayısıyla işin yönüne bakıp pozisyona konmak...

sonuç olarak bu önem atfettiğim nokta krtik bir yerdi ama düşeceği anlamına gelmiyormuş ...:(((

http://img218.imageshack.us/img218/3273/adszfap.jpg

sonra bir ara uzak kaldım sınav mınav derdi derken...

13 temmuzda baktımki bizim endeks yukarı dogru üçgeni kırarak sert bir şekilde ,

patladı ve ayılar yine hüsrana ugradı...

ve sidabumi nin endeks analizini güncelleyebilirmisin sorusu üzerine fibonaccilerle ve trendlerle ilgili uzun bir analiz yapıp ekonometriste koymuştum..
artık kabaca 37000 ler üstü tamamen uçarı geliyordu hareket olursa spekülatig olur diyordum...

nitekim bankalarla biraz taşıdılar ama zaten yön yukarı idi..
o analizde41200 de 0,618 fibonacci altın oranını görmüştüm(kendimce tabi)
neyse piyasa oraya dogruda gitti gitmesi normal çünkü trend yükseliş trendi...

yinede burdan belki döner ama dönmez isede artık kalıcı bir yükselş olabilir diye yükseklik korkumla da beraber birazcık bogalaşmaya başladım...

bu arada piyasa yeni gelen yatırımcılar oldu..

shortlar yine çarpıldı..hep takip edilen efg mal kaçmaya başladı...

bende bu 41200 üstünde üç beş ilk işlemimi yaparken vobda saglam bir çarpılmıştım hatta...:D:D
http://img140.imageshack.us/img140/2476/haftalk100.jpg

http://img29.imageshack.us/img29/7521/u100b.jpg

rogdopsink
19-08-2009, 20:43
]DEVAM,,,,,,,,,,,,


yukardaki grafiklerde strateji belirlerken hatalarda bulundum çogu zman...

bu yazılarım birazda özeleştiri olsun istiyorum kendime bazen gün içi hareketler yüzünden dirençlere ve desteklere aşık olma durumu oluyor insanda..

ancak yüzde 1 yanılma payının bile ne kadar önemli oldugunu anlamalıyız bence bu borsda..

tuncer hcanın dediği gibi..yüzde 90 dogruyu bilse kim kazanacak..borsada dogruyu bilen değil olasılıgı düşük olan çogu zman kazanıyor..

afaki bir yorum benimki ama tuncer şengözün son olasılık üzerine yazısında herşeyi net birşekilde açıklıyor...

o yüzden son düşüş resmine bakmaya karar verdim son olarak ve uzun zamndır unuttugum gann box ı kullanmak istedim.

bu resimde geen hafta koydygynda yine artık herkes zirveyi gördük derken( bu hep böyle olacak galiba...:))) bu sefer k. y mantıgım yükselişe inanmaya başlıyor yavaş yavaş...

diyorumki 60 dakikalıklarda gün içi bir sürü gönderdiğim vob grafiklerindede gözüktüğü üzere o üç tane zirvecik bugün diktörtgenleri bize ezberletirken diplere ve zirvelere malları yıgdırırken çatır çatır yukarı kırıldı...:

bu arada anladımki yükselen piyasada yatay kalan anların hepsi yukarı kırılıyor 5 dakikalık grafiklerden tutun günlüklere kadar kendi içlerinde benzer yatay kırılmalara sahipler...

neyse bunları kendime söylüyorum bazen sesli düşünüyorum delimiyim neyim..::D


ne diyordum işte en son şu aşagıdaki grafikte...

dedimki güney mart dibi orda 7 mayısta yaşanan o ani gün orda...

zaten bu önceden gördüüğümüz ileri hedefti ve regresyonun 7 mayısta fibonacci 0,382 oranıyla kesiştiği nnoktaydı...

işte burayı bir yükseliş trendi diye alıyor ve 7 mayısda düşüş bekleyenlerin çoklugundan kaynaklı piyasa yukarı değişime zorlandı...

sonuç olarak bakıyorum ve aynı şekilde 7 mayısdan sonra 13 temmuzunda aşılacagı bir nevi belli oldugu için aynı oranda yükselecek gibi duruyor veyüksellmiş..

tam anlatamadım ama kısaca şöyle benim çiziğimde
mart dibi ve 7 mayıs arası bir süreç ve haziran başlarından itibaren bu sürrecin yukarı benzeri iki tane aynı regresyon etmekte olarak düşünüyorum...

sonuç olarak yeşil trend içinde iki tane uzayan mumlar...
http://img151.imageshack.us/img151/9214/u100.jpg

bu yine bir zirve geöildiği için gittim yine grafik baktım...


çünkü bir üstteki grafie inanabilmem için pazartesi söylediğim gibi eger geçen haftanın en yükseği 100 puanla dahi geçilirse inanacagım stratejiyi belirledim diye..

çünkü yukarıdaki grafikte ikinci bir kırmızı mum salmaları hem mum analizi yapanları hem ew cileri hemde teknikçilieri uyandırıp düşüşün itkisel olmasına sebep olabilir..

ew yi çok bilmiyorum ama yukarda yeşil trend dışında oyalanan birendeks güven verici durmazdı...

ve yatırımcıların profili değişmekte ..
stopp loss denizen olay iyi kötü zorla öğrtilmekte ki zaten psikolojiler hala krizin etkisinde...
yani 2000 üç bin puanlık bir düşüşte insanlar dogal afet oldu sanabilir ve pozisyonlarını bir tıkla değiştirebilir artık...
bu yükseliş ya kötü bir haberin müjdesi bize yada güzel günlerin ilk zmanları...:

bence kötü habere hazırlık yapılıyor ama öyle gecelerimizi uykusuz geçircek günler için henüz erken gibi...
biraz daha servis biraz daha yükselişe inanç ve borsacıların yatırımcı haline dönmes beklenecek kanımca...

şimdi bugünkü grafiğe göre...

yakınlaşarak bakmak istiyorum diye farklı fraklı üç beş resmini çektim...

sag taraf karışık gözüküyor ama soldan açıklamaya başalrım yavaş yavaş ..

sag tarafı unutun yani orası tamamen deneysel

urda 2001 şubattan başlayan yani geçen krizden bugüne kadar gelen en soldaki trend bir regresyon çizgisidr...

regresyon nedir ne oldugu pek önemli değil..
sadece sarmaşık gibi düşünün uzun vedede işleyen bu trendler simetrik verilerle yaklaşık olarak sarmaşık gibi bu trendin etrafında belli hata payları ile dolanırlar...

o yüzden bu regresyonun yani en soldaki kırmızı ile 50000 lere giden çizginin etrfında dolanmalı veriler...

bu yüzden 49000 lere denk gelmekte ve 49000 leri önemsiyorum...

http://img205.imageshack.us/img205/5336/u100aaa.jpg

burda yukardaki grafiği yavaş yavaş yakınlaştırdım...

ve regresyon etrafında yada regresyona dokunuşlarını verilerin belli bir düzen içinde görebiliyorum ve sag tarafa hala bakmıyorum çünkü karışık oldugunu kabul ediyorum...

http://img195.imageshack.us/img195/9898/u100bbbb.jpg (http://img195.imageshack.us/i/u100bbbb.jpg/)

bu grafiktede sag tarafa bakıyorum ve

iki fibo yani birbirini tamamlayan iki fibo arasında 38,20 ve 61,80 arasında bir dörtgen görüyorum yada paralael kenar...

benzerliğe çok önem vermeden açık mavi alanı kendime önemli olarak seçiyorum

ve büyük düşen kırmızı iki tane kalın trendin orta noktalarına tekabül ettiğini

sag tarafta iki tane fioboların üzerinde ve bir tanede 49000 ler seviyesindeki yatay çizgilerin bbirine eşit oldugunu 10000 puan farkla görüyorum....

49000den geçen ve kesişen o kadar trendin ve regrsyonun çizginin her ne olursaolsun bir kerameti olmalı diyorum...:D:D

http://img88.imageshack.us/img88/9135/u100xxx.jpg

başa dönüp 33000 lerdeki o yükselen üçgeni yani 13 temmuza kadar öngörülen ve daralarak çıkan üçgeni görüyorum...

ve aynısını sarı ile boyayarak ekiim sonuna belkide kasım başlarına kadar49000e dogru işaretliyorum...

,,http://img195.imageshack.us/img195/4344/u100gney.jpg

http://img195.imageshack.us/img195/3613/u100son.jpg

son olarak öngördüğüm hareket böyle yine daralarak giden ve hareket alanı darlan marjı düşen bir piyasa görebiliriz bana göre ekim sonuna kadar...

sonrası malum olur...

belkide aşagıdaki önemli kesişim yerlerini es geçiyoruz belkide regresyondan sapabileceğini varsaymıyoruz...
ama bu koşullar altında bu piyasa yarın ve yarından sonra biraz realize olursa ve haftaya da aynı hareketleri çizerse keskin bir düşüş bekleyerek en azından şu an için çokda fazla heycan yapmamayı ama buna ragmen aşgı sarkmalarda hisselerin daha fazla realize oldugunudu bildiğiim için stopp uygulayaark ertesi gün için sakin kafayla işlem yapmayı strateji olarak kendime yansıtmaya çalışacagım...

grafik olarak daha yukarıları elbette mevcut olasılık var...

ama en olası senaryom bu gibi geldi bana....:(((

49000 sonrası nereye gideceğini daha zor tahmin edeceğimiz bir endeksimiz olacak ama bakalım...

http://img88.imageshack.us/img88/3572/ngrdmhareketinalan.jpg[

rogdopsink
19-08-2009, 22:25
http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/Sow4LB2KDEI/AAAAAAAAJmE/0U8BxMrRgP8/s1600/sphourly2.PNG

HBICE
19-08-2009, 22:28
Ekim ortası:) Tam da ayular uyumuşkene ralli başlar...

sidabumi
20-08-2009, 00:51
Sevgili rogdopsink,

Emek harcadigin ve bence ongorulerinde tutarli oldugun analizlerin icin, - gormeyen ama bakan gozler neresi basarili, ahada burada bitebilir demis ama piyasa yinede yukari gitmis diye elestirenlere ragmen -, ve Allah vergisi analiz yetenegini DINAMIK analizlerin ile paylastigin icin, - DINAMIK olmak kivirmak degil ama bilakis takintili olmamak yani pozisyonuna asik olmamak anlamina gelir bende , - kendi adima tesekkur ediyorum...

Ve tekrarliyorum, seni takip etmek ile gercekten yeni yeni seyler ogrenebiliyorum paylasimlarindan... Hele su 45 dereceyi bir cozelim:)

Ha niye yazdim bu kadar dersen, Eylul ortalarina gitmeden 31 Agustos-2 Eylul tarihlerine dikkat edin demek icindi... Niye bu topikte bunu dedim dersen, cunku sen emek harciyorsun ve senden ben birseyler ogreniyorum, ve sana bana olan bu katkindan dolayi tesekkur edebilme babinda olsa dahi cam sakizi coban armagini hediye vermeye calisiyorum... Insallah, hediyenin zamani geldiginde bir anlami olurda, bende mutlu olurum...

Selamlar ve kocaman sevgilerrr...

LaSt_HoPe
20-08-2009, 01:00
Zaman serisi analizi ancak duragan (stable) sistemlerde basariyla kullanilabilir,


Muhterem dostum affına sıgınarak bir düzeltme yapmak istedim, duragan olmayan zaman serileride vardır bunlar rassal yürüyüş, kayan rassal yürüyüş, pür rassal yürüyüş olarak adlandırılır ... borsa verileri duragan veriler degillerdir bu sebebten ötürü bu veriler üzerinde işlem yapmadan evvel bu veriler duraganlaştırılır.

peki bunlar nasıl duraganlaştırılır ??

bu konuyu biraz açar mısın dostum :)) bende ekonometri mezunuyum paslaşalım seninle biraz beyin fırtınası olsun :)) borsa bataklıgınada üniversiteden mezun oldum bu sene yeni düştüm :)) 2 hafta önce ...

rogdopsink
20-08-2009, 09:48
Sevgili rogdopsink,

Emek harcadigin ve bence ongorulerinde tutarli oldugun analizlerin icin, - gormeyen ama bakan gozler neresi basarili, ahada burada bitebilir demis ama piyasa yinede yukari gitmis diye elestirenlere ragmen -, ve Allah vergisi analiz yetenegini DINAMIK analizlerin ile paylastigin icin, - DINAMIK olmak kivirmak degil ama bilakis takintili olmamak yani pozisyonuna asik olmamak anlamina gelir bende , - kendi adima tesekkur ediyorum...

Ve tekrarliyorum, seni takip etmek ile gercekten yeni yeni seyler ogrenebiliyorum paylasimlarindan... Hele su 45 dereceyi bir cozelim:)

Ha niye yazdim bu kadar dersen,Eylul ortalarina gitmeden 31 Agustos-2 Eylul tarihlerine dikkat edin demek icindi... Niye bu topikte bunu dedim dersen, cunku sen emek harciyorsun ve senden ben birseyler ogreniyorum, ve sana bana olan bu katkindan dolayi tesekkur edebilme babinda olsa dahi cam sakizi coban armagini hediye vermeye calisiyorum... Insallah, hediyenin zamani geldiginde bir anlami olurda, bende mutlu olurum...

Selamlar ve kocaman sevgilerrr...

abi çok saol seni tanımak. takip etmek ve seni okudukça kendimi geliştirdğimi görmek ve

değerli görüşlerini benimle paylaşman en büyük armaganın zaten...

tek birşey söylüyorum ilk linboxını gördüğüm ve analizlerini okuduktan sonra bende resmen ayrı bir çıgır açtın....:yes:

sana ne kadar teşekkür etsem boş..ama daha yol uzun..

saygılarımla bendende kocaman sevgiler...



Zaman serisi analizi ancak duragan (stable) sistemlerde basariyla kullanilabilir,


Muhterem dostum affına sıgınarak bir düzeltme yapmak istedim, duragan olmayan zaman serileride vardır bunlar rassal yürüyüş, kayan rassal yürüyüş, pür rassal yürüyüş olarak adlandırılır ... borsa verileri duragan veriler degillerdir bu sebebten ötürü bu veriler üzerinde işlem yapmadan evvel bu veriler duraganlaştırılır.

peki bunlar nasıl duraganlaştırılır ??

bu konuyu biraz açar mısın dostum :)) bende ekonometri mezunuyum paslaşalım seninle biraz beyin fırtınası olsun :)) borsa bataklıgınada üniversiteden mezun oldum bu sene yeni düştüm :)) 2 hafta önce ...

topiğin ilk sayfalarında aynı soruyu bende sormuştum sevgili think ile(bu arada uzun süredir foruma ugramıyor) bir kaç karşılıklı yazışmıştık...

sordugun soru gerçekten çok önemli hatta bende ilave yapmak istiyorum soruna borsa verileri gerçekten rassalmı ..??

bir başka sorumda duraganlaştırmaya gerek varmı....:))))

üstüne düşünmek ve biraz araştırmak lazım...

ekonometricileri burda görmek beni sevindiriyor..

okurken ne küfürler edilen bir bölüme azcık işlerlik kazandırarak biraz olsun teselli bulmak

bizimkisi...:he:

gerçekten ekonometri üstüne yazılmış bilimsel makale ve bir kaç köşe yazısı dışında (hatta ilk bölümü kazandıgımda tek köşe yazısı yaşar erdinçin ekonometriyi ingilterede nasıl öğrendiğiyle ilgiliydi...:) )) çok fazla bir kaynaga rastlamak zor...


o yüzden ekonometricilerin bir gün buraya sıklıkla fikirlerini paylaşmak ve sorularınının çözümlerini bulmak için ugrayacagını aynı zamnda değerli ustalarla yeni fikirler bulacagını hayal ve ümit ediyorum...

saygılarımla......

herkese bol kazançlar...

probit
20-08-2009, 10:12
hayal ve ümidine ben de katılıyorum. nickimden de anlasilacagi üzere ben de ekonometri mezunuyum (deu) ;) saygılar

rogdopsink
20-08-2009, 12:53
http://img24.imageshack.us/img24/7247/adszqyn.jpg (http://img24.imageshack.us/i/adszqyn.jpg/)

serkanozden
20-08-2009, 13:16
Üstad resİmİ gÖremİyorum. Kutu İÇİnde kirmizi bİr Çarpi var?

rogdopsink
20-08-2009, 14:09
Üstad resİmİ gÖremİyorum. Kutu İÇİnde kirmizi bİr Çarpi var?

sanırım bazı resim aldıgım sitelerden kaynaklı bir sorun...

bazen bende göremediğim halde sonra görüyorum anlayamıyorum...:notr:

saygılar...

rogdopsink
20-08-2009, 14:41
dokuzuncu kalkınma planı çerçecesinde 2007***2013,

yatırım planlamasında 2009 senesi yatırım kararlarına bakıyorumda...

açıklamanın son kısmı dikkatimi çekti....

karar 18 ekimde alınıyor endeks 27000

ve bakıyorum dolar 1,22**1,20

devlet hesapları yaparken bunları hesaplamış olmalı sanırsam...

şu an 2009 yılı itibariyle agırlıklı ortalamamız 1,5019...

son cümleye bakınca ortalamanın tutması için 1,30 larda bir süre doların oylanıp dönmesi lazım diyorum..

burdan birşey çıkarmı bilmem ama devlet bütçe açıgı vermeye devam ederken zaten çok önemli olmasa gerek...:)

ne zman dogru tahminler yaptılarki..

şu ana kadar en istikrarlısı durmuş yılmaz gözüküyor..

ancak o faiz indirimlerinin olması sevindirici değil önemli olan merkez bankasınında bildiği gibi fiyat istikrarıdır...

istikrar yoksa dibe insede bu ekonomiden bir halt olmaz...

2007**2013 dokuzuncu kalkınma planı içinde önümüzdeki süreçlerde yapılacak projler 2009 yılı için incelenmiş..

belki tamamlanmayan projelere iştirak etmek isteyenler vardır yada bunara göre yatırım yapmak isteyenler...

bellimi olur yol geçmez yerden bir on sene sonra yol geçiyordur yada hava alanı yapılacaktır..:D:D

alın size rant kapısı....:peah:

bu kalkınma ve yatırım planları dünya bankalrı ab uyumluluk kriterleri imf programları vs gibi çerçevelere göre düzenleniyor hep...

yıl yıl yapacaklarını zaten reçete gibi yazmışlar ülkelerin...

bizim siyasetçilerde bunları uygulayan aktörlermi oluyor acaba....:???

umarım o kurda öngördükleri ortalama tutarda daha fazla açık vermeyi bırakırlar....

bizde endeks olarak yeni zirvelere gideriz...


2009 Yılı Yatırım Programı
18 Ekim 2008 Gün ve 27039 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan
13 Ekim 2008 Gün ve 2008/14200 Sayılı 2009 Yılı Programının
Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair
Bakanlar Kurulu Kararı Ekidir

2009 Yılı Yatırım Programı, Dokuzuncu Kalkınma Planında, 2009-2011
Orta Vadeli Programında ve 2009 Yılı Programında öngörülen hedefler
doğrultusunda hazırlanmıştır.

2009 Yılı Yatırım Programında; Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri,
Özel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar,
kamu payı yüzde 50’nin üzerindeki İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi
Kuruluşları ile bunların bağlı ortaklıkları, Özelleştirme Kapsamına Alınan
Kuruluşlar, Sosyal Güvenlik Kurumları, Döner Sermayeli Kuruluşlar, İller Bankası,
dış proje kredisi kullanan Büyükşehir Belediyeleri ile diğer belediyeler tarafından
gerçekleştirilecek yatırım projeleri sektörel bazda düzenlenmiştir.
Yatırım projeleri; “etüd proje işleri”, “devam eden projeler” ve “yeni projeler”
olarak tasnif edilmiştir. Her proje için; proje numarası, adı, yeri, karakteristiği,
başlama ve bitiş tarihi, proje tutarı, 2008 sonuna kadar tahmini harcama miktarı ve
2009 yılı ödeneği ayrı ayrı gösterilmiştir.


1999 yılı içinde yaşanan deprem felaketi neticesinde ortaya çıkan
hasarların telafisine yönelik olarak programa alınan projeler, proje adının sonuna
Marmara Depremi ifadesine karşılık gelmek üzere “MD” kısaltması eklenerek,
diğer doğal afet projeleri ise “DA” kısaltmasıyla gösterilmeye devam edilmiştir.
Ayrıca, Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı ve GAP Eylem Planı, Doğu
Anadolu Projesi Ana Planı, Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı, Yeşilırmak
Havzası Gelişim Projesi ve Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme
Raporları kapsamındaki projeler ile Konya ve Karaman illerinde su kaynaklarının
yönetimiyle ilgili projeler, proje adlarının sonlarına sırasıyla “GAP”, “DAP”,
“DOKAP”, “YHGP” ve “ZBK” ve “KOP” kısaltmaları eklenerek gösterilmiştir.
Avrupa Birliği fonlarından desteklenecek projelere “AB” kısaltması eklenmiş veya
“AB Müktesebatına Uyum” projesi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, e-Dönüşüm Türkiye
Projesi kapsamına giren yatırım projeleri “e-DTR”, Bilgi Toplumu Stratejisi
kapsamına giren yatırım projeleri “BTS” kısaltması ile gösterilmiştir.
2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının yasalaşması
sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından bazı kuruluşların
yatırım ödeneklerine ilaveler veya ödenek tavanlarını değiştirmeyecek şekilde
bütçe tertipleri arasında aktarmalar yapılmış, T-Cetveline muhtelif kaynaklardan
karşılanmak üzere çeşitli taşıtlar ilave edilmiştir. Ayrıca, 31.12.2008 tarihli ve
27097 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi
Yönetim Bütçe Kanununda yer alan bazı kuruluşların ödeneklerinden aynı
Kanunun 12 nci maddesi hükmü çerçevesinde yüzde 16,5 oranında kesinti yapılmıştır. Yapılan bütün bu değişiklikler, 2009 Yılı Yatırım Programı ile
ilişkilendirilmiş olup, Yatırım Programında yer alan projelerin parametreleri söz
konusu değişiklikleri kapsamaktadır.

Kuruluşların 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda yer alan sermaye
transferi ödeneklerinden sadece kamu yatırımı niteliğini taşıyanlar kuruluş ve
sektör yatırım ödeneği toplamına dahil edilerek, kamu yatırımı niteliğinde olmayıp
kamu sektörü dışına transfer niteliğinde olan ödeneklerin bir kısmı ise kuruluş ve
sektör yatırım toplamına dahil edilmeden 2009 Yılı Yatırım Programı ile
ilişkilendirilmiştir. Genel ve Özel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerinin yatırım
ödeneklerine yatırımlarla ilgili personel giderleri ile gayrimenkul alımı ve
kamulaştırma ödenekleri dahil değildir.


Düzenleyici ve Denetleyici Kurumların gayrimenkul alımı ve kamulaştırma
ödenekleri hariç olmak üzere, yatırım nitelikli projelerine bilgi amacıyla 2009 Yılı
Yatırım Programında yer verilmiştir.

5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda; Köylerin
Altyapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) kapsamında köylerin altyapı
ihtiyaçları için il özel idareleri ve/veya köylere hizmet götürme birliklerine
kullandırılmak üzere Maliye Bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-06.1.0.08-1-07.1
tertibinde 500 Milyon TL ödenek tahsis edilmiştir. Söz konusu ödenekler Yatırım
Programı toplamlarına dahil olmayıp, kullanımı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilecektir. Bu
ödeneklerin il bazında dağılımı, kullandırılması, izlenmesi ve denetimine ilişkin
esas ve usûller, Yüksek Planlama Kurulu tarafından karara bağlanacaktır. Söz
konusu ödeneklerde yıl içinde ihtiyaç duyulacak revizyonlar, 2008/14200 sayılı
2009 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar
Kurulu Kararındaki hükümlere tabi değildir.

2009 Yılı Yatırım Programında bütün nakdi yatırım değerleri program
yılı fiyatlarıyla (2009 yılı fiyatlarıyla) ve “Bin TL” bazında verilmiştir. 2009 yılı
ortalama program kuru; 1 ABD Doları = 1,4098 TL ve 1 Euro = 2,1145 TL
olarak dikkate alınmıştır.

rogdopsink
20-08-2009, 15:51
bu calısmaların hepsı cok degerlı kardesım bu sekılde arsıvlemen ıse ayrı bır guzellık

senı ızlıyoruz..........emegıne saglık

teşekküler abi...

sizlerin destegi oldukça daha güzel olur umarım birgün...

sevgiler...

1938 ler vE DOW JONES.

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef01156f70c618970b-800wi

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a50507cd970b-800wi

rogdopsink
20-08-2009, 21:09
Benzerlikler, fractal yapılar, DJIA

Gazetelerin haftasonu eklerinde “iki resim arasındaki farkı bulun” bilmeceleri vardır. Biz de benzer bir oyun oynayalım, ama soruyu tersinden sorarak: İki resim arasındaki benzerlikleri bulun.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/a_200809_1.jpg

Bulabildiniz mi? Peki bir de şu resmi deneyin:
http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/b_200809_1.jpg

Şaşırtıcı değil mi? Bu yapılara, “self identical fractal” diyoruz. Yani küçük yapının, büyük yapının kopyası olduğu düzenli yapılar.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/sierpinski_triangle.png

Sierpinski üçgeni denen bu yapıda, nasıl ki bir eşkenar üçgeni, büyük resmin kopyası olan küçük üçgenlere sonsuza kadar bölmek mümkünse, insan etkinliklerinin fractal yapısını da en büyük vadeden en küçük vadeye, sonsuza kadar bölmek mümkün; Ya da tersinden ifade edersek, küçük kalıplar, büyük kalıplarda kendilerinin bir derece daha büyük kopyalarını oluşturma eğilimindedir.

Akademisyenlerimiz, ısrarla ve inatla ne kadar bunun aksini iddia etseler ve başta piyasalar, insan etkinliklerinin tümünün herhangi bir kalıbı izlemeyip rastgele oluştuğunu düşünseler de bu böyle. Yukarıdaki grafikler bunun açık kanıtı.

Gelelim bu grafiklerin neye ve hangi döneme ait olduğuna. Her iki grafiğin de sağında gördüğünüz, Dow Jones Sanayi Endeksinin 2007-2009 dönemine ait değişimi. Solunda gördükleriniz ise, 1929 yılına ait. İlki bir, ikincisi 4 ay süren bu dalgaların 2007-2009 döneminde iki yıl süren dalgaların kopyası olduğunu tekrar hatırlatıyorum. Bu benzerliği oluşturan dalgalar ilerlerken yeryüzünde bambaşka insanlar yaşıyordu. Bambaşka düşünceleri ve hayalleri vardı. Gündelik yaşamlarında kullandıkları aletler bambaşkaydı. Değer yargıları da bugünle hiç bir benzerlik göstermiyordu. Ancak toplu davranışları aynı kalıbı izlemişti. Bu nedenle diyoruz ki, Elliott Dalga Prensibi, bir doğa yasasının analitik ifadesinden başka bir şey değildir.

Bu işin felsefi ve teorik yanı. Gelelim bizim gündelik yaşamlarımız ve finansal hayallerimizle ilgili kısmına. Ekim-Kasım aylarında, 1929 çöküşü ile benzerlikler olduğunu söyleyen iktisatçıları hatırlıyor musunuz? Çoğu, şimdi “en kötü”nün geride kaldığını ve krizin bittiğini söylüyor. Elliottisyenler, 2008 çöküşü ile 1929 arasındaki benzerliğe şu pencereden itiraz ediyorlardı: “Bu dalga, 1929 çöküşüyle benzerdir, ancak ikisi arasında çok temel bir fark var: Bu kez ilerleyen dalga 1929′dan bir derece daha büyüktür.” Başka bir deyişle, bu krizi 1929′a benzetenler, Elliottisyenler’e göre iyimser tarafta kalıyorlardı.

Bugünlerde Elliottisyenler bir kez daha yapayalnız kaldılar. Peki Elliottisyenleri bu kadar “korkutan” nedir? 2007-2009 dalgası ile 1929′un 1 ve 4 aylık benzerliklerini yukarıdaki grafiklerde göstermiştim. Gelin bir de bu dalgaların 1929 yılındaki dalga kalıbında nereye ait olduğuna bakalım:
http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/c_200809_1.jpg

Sanırım bu resim, neden “korktuğumuzu” gösteriyor. Vallahi billahi kimseyi korkutma gibi bir niyetimiz yok. Bu grafiklere baka baka biz kendi kendimize “korkuyoruz” sadece. İlk resimde görülen o küçücük bölgede DJI ilk düşüş dalgasının %50’sini geri almış ve ikinci (ve daha keskin açılı) düşüş gelmişti. Bir büyük derecede aynı desen oluştuktan sonra, piyasa bu ikinci ve daha büyük dalgayı iki seferde yaptığı ataklarla gene %50 geri alış yaparak düzeltmişti. İkinci resmin solunda gördüğünüz grafik, bu iki seferlik düzeltme yükselişinin ilk seferini gösteriyor.

Bugüne gelirsek; DJI ilk resimdeki gibi bir tek seferlik bir yükselişle düzeltmesini tamamlayabileceği gibi, iki seferde de tamamlayabilir. (Bu tip çifte, ya da üçlü yapılara karmaşık zigzag kalıplar diyoruz.) Neticede düzeltme kalıpları içinde bu tip olasılıklar var. Nihai durum ise üçüncü grafiktekine dönecek -hadi dönebilir diyelim - diye tahmin ediyoruz.

Sanırım bu yazı, orta vadeli yükseliş dalgalarının Elliottisyende neden heyecan uyandırmadığını açıkça anlatıyor. 1929-32 dalgasında endeks ilki Ekim, ikincisi 1929 Kasım-1930 Nisan arasında iki fırsat vermişti. İlkinde zayıf, ikincisinde çok güçlü bir şekilde “en kötü geride kaldı” çığlıkları atıldığını, okuduğumuz kitaplardan öğreniyoruz. Bu heyecanları, piyasa nihai hareketiyle onaylamamış ve 1932 Temmuz’una kadar devam eden bir düşüş dalgasıyla da tamamen süpürmüştü. 1929-1932 dalgası üç yıl sürmüştü. 2007-? dalgası ne kadar sürecek bilmiyoruz. Bu konuda şimdilik sadece tahminlerimiz var.

Şimdi 2009 yılının Ağustos ayındayız. Bu tahminlerimizden hiç mi vazgeçmeyeceğiz? Israrımız kişisel tercihlerimizden kaynaklanmıyor. Eğer kalıp, bize vazgeçmemiz gerektiğini söylerse tabi ki vazgeçeceğiz. Bizi ekonomistlerin bir yıldan bir yıla değişen tahminleri hiç ilgilendirmiyor. Biz ekonomistleri değil, doğanın yasasını takip ediyoruz

http://blog.borsanaliz.com/?p=1700

rogdopsink
20-08-2009, 21:12
Dolar-TL’de neler oluyor?

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/usd_200809.jpg

USD-TL’de ilerleyen dalga, izlediğimiz sayımda bizi biraz daha yüksek bir özgüven noktasına taşıdı. Özellikle de borsadaki ralliye ve bono/tahvil piyasasındaki hızlı faiz düşüşüne Dolar’ın tepki vermemesi çok dikkat çekici.

Birbirinin fiyat bölgelerine sarkan dalgalar, ilerleyen kalıbın düzeltme niteliğini fazlasıyla gösteriyor. Bu nedenle 1.82 zirvesinden itibaren daha da derinlere gidecek bir dalga değil, ikili zigzag ilerlediğini düşünmek daha doğru. Her ne kadar son etiketleri koymuş olsak da bu sayımın henüz teyit edilmediğini hatırlatmak istiyorum. Ancak teyit, önümüzdeki bir kaç güç içinde gelebilir, çünkü USD sıkışmanın üst bandından ayrılmıyor. 1.51-1.52 bölgesi çok belirgin bir dirence dönüştü. Ortalamalar, A dibi, alçalan takozun üst bandı bu bölgede çakışıyor. Yeniden toplanmaya başlayan 20-50-100 günlük ortalamalar da yeni bir trendin başlamak üzere olduğunu gösteriyor.

1.51-1.52 bölgesinin kırılması, 1.56-1.58 bölgesinin deneneceğini gösterecek. Bu bölge geçildiğinde ise C dalgasının tümü geri alınmış olacak. Muhtemel böyle bir dalga, 1.64-1.66 bölgesine gidişin sinyalidir. 1.70′ler yeniden denendiğinde orta-uzun vade için de karar aşamasına gelinmiş olacak.

Aşağıda 1.46-1.48 bölgesi önemli. Bu bölge kırılırsa, toparlanma çabaları başarısız kalmış olacak. Bu durumda 1.40 denenebilir. Kalıbı ikili zigzag saydığımız için, Dolar’da düşüşün bitmiş olma ihtimalini oldukça yüksek görüyorum. Bu kalıba aşağıya doğru en fazla bir zigzag daha eklenebilir ve yapı üçlü zigzaga dönüşebilir, ancak üçlü zigzag çok nadir görülen bir kalıptır. Herşeye rağmen, kalıbın teyidini beklememiz gerekiyor. Daha önceki yorumda belirtmiştim; En önemli sinyal, yukarıya doğru uzun bir gün çubuğu olacaktır.

http://blog.borsanaliz.com/?p=1700

rogdopsink
20-08-2009, 21:59
US KİŞİSEL GELİR...

http://img44.imageshack.us/img44/8729/adszfop.jpg (http://img44.imageshack.us/i/adszfop.jpg/)

rogdopsink
20-08-2009, 23:12
u100 güncel...

http://img215.imageshack.us/img215/4601/adszo.jpg (http://img215.imageshack.us/i/adszo.jpg/)

yakkır
20-08-2009, 23:17
Sağolun sayın Rogdopsink,bu saatte emeğinize sağlık

ayalp
20-08-2009, 23:26
sn Rogdopsink çok ince bir detay... yakaladığınız için tebrikler ve de teşekkürler.... düşüşün şiddeti siyah mumun üst kuyruğunda gizli galiba.....

sidabumi
20-08-2009, 23:43
Sevgili rogdopsink,

Seninle beraber soyle bir calisma yapmak istiyorum,ve bu calisma sonrasi eminimki 45 derece acinin gizemini cozebilmemize biraz daha yakin olacagiz... Bu calismamizin adi southbox olsun.:yes: ve bu calismanin devamini buradan takip edelim hep beraber.

Amacimiz, danasi ile degil ama anasi ile ugrasmak oldugu icin, oncelikle calisacagimiz grafik haftalik periyot olacak, bu durumda tavsiyem southbox'un min ve yeter olarak haftalik periyotda calismasi olacak...

Eger sende uygun gorur isen, birazdan cok basit bir sekilde tarifleyecegim southbox calismasini grafik ile ask yasamadan buraya ekler isen ben amacima erismis olurum...

Linear fiyat hareketlerinde, en yuksek fiyat degil bir sonraki yuksek fiyatdan - XU100@58.XXX-, 17 Kasim haftasindaki dip fiyat seviyesine, sanirim XU100@20.XXX, FIBONACCI INTERNAL DUZELTME seviyelerini atalim, o XU100@20.XXX dibindeki her bir FIBONACCI DUZELTME SEVIYESINDEN asagi yonlu 45 derecelik acili cizgileri atalim, ve bununda adina southbox diyelim, ve sonrasi tekrar seninle konusalim...

Ama, O FIBONACCI DUZELTME SEVIYELERININ icinde, % 78.6'da olsun please...

Kolay gelsin....:)

rogdopsink
21-08-2009, 00:16
Sevgili rogdopsink,

Seninle beraber soyle bir calisma yapmak istiyorum,ve bu calisma sonrasi eminimki 45 derece acinin gizemini cozebilmemize biraz daha yakin olacagiz... Bu calismamizin adi southbox olsun.:yes: ve bu calismanin devamini buradan takip edelim hep beraber.

Amacimiz, danasi ile degil ama anasi ile ugrasmak oldugu icin, oncelikle calisacagimiz grafik haftalik periyot olacak, bu durumda tavsiyem southbox'un min ve yeter olarak haftalik periyotda calismasi olacak...

Eger sende uygun gorur isen, birazdan cok basit bir sekilde tarifleyecegim southbox calismasini grafik ile ask yasamadan buraya ekler isen ben amacima erismis olurum...

Linear fiyat hareketlerinde, en yuksek fiyat degil bir sonraki yuksek fiyatdan - XU100@58.XXX-, 17 Kasim haftasindaki dip fiyat seviyesine, sanirim XU100@20.XXX, FIBONACCI INTERNAL DUZELTME seviyelerini atalim, o XU100@20.XXX dibindeki her bir FIBONACCI DUZELTME SEVIYESINDEN asagi yonlu 45 derecelik acili cizgileri atalim, ve bununda adina southbox diyelim, ve sonrasi tekrar seninle konusalim...

Ama, O FIBONACCI DUZELTME SEVIYELERININ icinde, % 78.6'da olsun please...

Kolay gelsin....:)


abi çok saol:super:

isim pek güzel oldu çalışmanın ama çokda kolay değilmiş...:peah:

abi sende hep en zor yerinden soruyorsun......:))

oldumu bilmiyorum bence olmadı gibi...


email]XU100@58.XXX[/email]-, 17 Kasim haftasindaki dip fiyat seviyesine, sanirim XU100@20.XXX, FIBONACCI INTERNAL DUZELTME seviyelerini atalim,

bunu yaptım ama 45 derecelikler ve 78,6 olayında takıldım galiba nere koyacagımı bilemedim..

ben göndereyim yinede...:D:Dama dalga geçmek yok söyleyeyim...

sevgiler....

http://img198.imageshack.us/img198/4836/adszqhp.jpg (http://img198.imageshack.us/i/adszqhp.jpg/)

rogdopsink
21-08-2009, 00:33
svg sidabumi abicim sanırım biraz geç farkkettim aşık olmasamda

ancak çıktı grafik....: (

78,6 seviyesini nasıl koyacagım acaba...

kutu olacaksa böyle devam etmeli diye düşündüm..:notr:

http://img269.imageshack.us/img269/4962/southbox.jpg (http://img269.imageshack.us/i/southbox.jpg/)

rogdopsink
21-08-2009, 02:01
burda tamamladım yukardakinden farklı biraz...

45 derecelerin başlangıç yerleri..
fibonacci zaman serilerini kaldırdım 2001şubattan bu yana gelen regresyonu koymadan duramadım illa şeytan dürttü...

78,6 yı bulamıyorum birtürlü çıldıracagım

help me please....:)))

yine ekonometrideki e/s dagılma diyagramları aklıma geldi...

e standar hatalar...yani gerçek verilerle beklenen değerler arasındaki farklar...

s de varyans...

e/s de dagılma diyaramında noktaların yerini veriyor yani verileri..

bunları unutmayayım diye yazdım belki alakası vardır diye..(hafızam çok kuvvetli değil)

sonuç olarak ne denir bilemedim daha başka...:notr:

sahur vakti yaklaşıyor en iyisi herkesin ramazanının hayılara vesile olmasını d,leyerek kaçayım yoksa yine sabah olacak..:)))

sevgiler...

http://img198.imageshack.us/img198/7025/adszdna.jpg (http://img198.imageshack.us/i/adszdna.jpg/)

dede2
21-08-2009, 03:01
Eskiden biz çocukken sahuru uyumadan davulla karşılardık..dostlarımızda analizlerle karşılamış..elinize yüreğinize sağlık...iyi sahurlar...

sidabumi
21-08-2009, 12:00
Sevgili rogdopsink kardesim,

Kanli,canli vede heyecanli gordum seni...:cool:

Asagidaki grafikteki isaretledigim kutucuklara asagi 45 derece egimli cizgileri atalim once. Orada ne gordugumuze bakalim, sonrasi adim adim ilerleyelim...

Bu calismayi ben hic denemedim, 45 egimli cizgi kullandigim programlarda yok, sen bir sekilde 45 dereceli cizgiyi hallediyorsun.

%78.6 ve %127.2'yi eger Matriks kullaniyorsan, Degistirilebilir Fibonacci Duzeltme Seviyeleri kismina manuel olarak ekleyip, sonrasinda olusturabilirsin.

Eger bu calisma basarili olursa, hepimize cok faydali olur. Neden dersen, bendeki linbox calismasinda Linear Regression Line kullandigim icin ancak Linear grafiklerde uygulaqyabiliyorum. Ancak, senin southbox basarili olursa LOG grafigide uygulayabiliriz, dahada yanisi uzun vadeli analizlerdede kullanabiliriz...

Sevgiler ve bol kazanclarrr...

http://img193.imageshack.us/img193/5784/southbox.gif (http://img193.imageshack.us/i/southbox.gif/)

rogdopsink
21-08-2009, 12:21
Sevgili rogdopsink kardesim,

Kanli,canli vede heyecanli gordum seni...:cool:

Asagidaki grafikteki isaretledigim kutucuklara asagi 45 derece egimli cizgileri atalim once. Orada ne gordugumuze bakalim, sonrasi adim adim ilerleyelim...

Bu calismayi ben hic denemedim, 45 egimli cizgi kullandigim programlarda yok, sen bir sekilde 45 dereceli cizgiyi hallediyorsun.

%78.6 ve %127.2'yi eger Matriks kullaniyorsan, Degistirilebilir Fibonacci Duzeltme Seviyeleri kismina manuel olarak ekleyip, sonrasinda olusturabilirsin.

Eger bu calisma basarili olursa, hepimize cok faydali olur. Neden dersen, bendeki linbox calismasinda Linear Regression Line kullandigim icin ancak Linear grafiklerde uygulaqyabiliyorum. Ancak, senin southbox basarili olursa LOG grafigide uygulayabiliriz, dahada yanisi uzun vadeli analizlerdede kullanabiliriz...

Sevgiler ve bol kazanclarrr...
,

tamamdr abi adım aadım gitmek daha iyi olacak...:super:

matriks gold olmadıgı için bendeki matirksle pek birşey yapılamıyor abi..

ama 78,6 seviyesxine yatay bir çizgi atarak işimi göreceğini düşündüm senin grafikten kopya ederek..

ve 45*lik açıları kıtucuklardan itibaren indirdim...


http://img200.imageshack.us/img200/3839/adszyle.jpg (http://img200.imageshack.us/i/adszyle.jpg/)

rogdopsink
21-08-2009, 21:55
İHEVA

http://img199.imageshack.us/img199/4388/ihevax.jpg (http://img199.imageshack.us/i/ihevax.jpg/)

dede2
21-08-2009, 22:04
sn rogdopsink iheva analizi güzel..teknik görüntüde güzelde...kağıdın içi boş kağıt bedelli arz etmekten anası ağladı..bizim anamızı ağlatmasında kimin anasını ağlatırsa ağlatsın..ben alsam sabaha kadar paranoya olurum herhalde...sevgiler.

yemekçi
21-08-2009, 22:21
Burası bir okula
veya bir atelye ye dönmüş
Çok ciddi çalışmalar yapılacak anlaşılan
40 indan sonra bende cizgi atmaya başlamiştim
Şimdi bu gidişle birde ew öğreneceğiz galıba
Teşekkürler Sn rogdopsink ve Sn sidabumi

rogdopsink
21-08-2009, 22:48
sn rogdopsink iheva analizi güzel..teknik görüntüde güzelde...kağıdın içi boş kağıt bedelli arz etmekten anası ağladı..bizim anamızı ağlatmasında kimin anasını ağlatırsa ağlatsın..ben alsam sabaha kadar paranoya olurum herhalde...sevgiler.

ben çok anlamıyorum abi temel olayından bazı hisselerin şirketlerin kodlarından başka ne iş yaptıgını cidden bildiğim yok...

o yüzden çok hisseler hakkında yorum yapıp yanlış olsun istemem...

bazısı işte burdan açık yapılır ne güzel diye bakıyor grafiğe bazısı ooo üçgen varmış kırarsa coşar diye...

herkesin kendi portföy durumu ve risk anlayışına göre bir stratejisi ve algılayış tarzı oluyor haliyle..

ben sadece teknik olarak gördüğümü koydum kimse etkilensin istemem...en çok ben üzülürüm sebep olursam böyle birşeye.. :yes:

haliyle rakam alıp satıyoruz yeri gelince...:he: yinede uyarınız için teşekkürler aklımın bir köşesine yazdım...:wink

bende sevgilerimi sunuyorum....:super:


Burası bir okula
veya bir atelye ye dönmüş
Çok ciddi çalışmalar yapılacak anlaşılan
40 indan sonra bende cizgi atmaya başlamiştim
Şimdi bu gidişle birde ew öğreneceğiz galıba
Teşekkürler Sn rogdopsink ve Sn sidabumi


yemekçi abicim nasılsın..

sidabumi abimin şu kısacık zmanda bende çok emeği var...

ufkumu açtı ve açmaya devam ediyor ne kadar methiye düzsem boş...sözle anlatılmaz gerçekten..

çalıştıkça yanıldıkça en güzeline yaklaşacaz..

tek dogru olmayacagız ama olasılıklarımız bize en azından yönümüzü gösterecek zamanla..

öğrenmenin yaşı yok abi..40 yaşta yaşmı allah aşkına...:yes:

saygılarımı sunuyorum..

rogdopsink
21-08-2009, 23:29
spx de yeni hedefler...

http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/So7JoK3UnzI/AAAAAAAAJnA/m7k5mgl18wA/s1600/sphourly2.PNG

rogdopsink
21-08-2009, 23:39
DOW JONES........

http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-21_dow_1.png

http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-21_dji_2.png

http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-21_dji_3.png

rogdopsink
21-08-2009, 23:45
SP500
http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-21_spx_large.png

1453_fatih
21-08-2009, 23:49
Sn. Rogdopsink tüm paylaşımlarınız çok yararlı... Yararlanıp teşekkür etmemek olmaz...

Devamı dileğiyle.

Saygılar.

rogdopsink
22-08-2009, 00:28
Sn. Rogdopsink tüm paylaşımlarınız çok yararlı... Yararlanıp teşekkür etmemek olmaz...

Devamı dileğiyle.

Saygılar.

teşekkürler svg 1453_fatih...:super:

VİX


http://1.bp.blogspot.com/_SxZuN3tlxbQ/So7t3I4EzMI/AAAAAAAABsk/P4B9tRsVaCM/s1600/%24VIX.png

http://4.bp.blogspot.com/_SxZuN3tlxbQ/So7t2YPO7iI/AAAAAAAABsc/PYHftmk5p1I/s1600/vix.gif

dede2
22-08-2009, 10:19
dow ve sp grafiğinin yanında yakışır herhalde...

http://i31.tinypic.com/fck0w6.png

.................................................. ............

http://i28.tinypic.com/xgf60n.png

alıntıdır...

GetLost
22-08-2009, 12:58
Sn. Rogdopsink Merhaba,
Öncelikle çalışmalarınız için kendi payıma düşen teşekkürü etmeliyim.
Yukarıdaki SP grafiğine bakıyorum da...
Dğn akşamki kapanışı 1026. Sizin kesik mavi çizgilerle işaretlediğiniz dönüş noktasını yeri ise 1050 civarında. Yani uçurumun kenarı gibi bir yerdeyiz.
Ama piyasalara bakınca bir coşku var ki "tadından" yenmiyor:)
Neyse, sizce SP'nin hangi zaman aralığında geri dönüş yolculuğuna başlamaması yukarıdaki grafiği revize etme nedenidir?
Bir de hangi zaman aralığında hangi seviyeye ulaşması bir revize gerektirir?
Yoksa kurşun namludan çıktı mı artık?
Cevap için şimdiden teşekkürler...

sidabumi
22-08-2009, 17:46
,

tamamdr abi adım aadım gitmek daha iyi olacak...:super:

matriks gold olmadıgı için bendeki matirksle pek birşey yapılamıyor abi..

ama 78,6 seviyesxine yatay bir çizgi atarak işimi göreceğini düşündüm senin grafikten kopya ederek..

ve 45*lik açıları kıtucuklardan itibaren indirdim...


http://img200.imageshack.us/img200/3839/adszyle.jpg (http://img200.imageshack.us/i/adszyle.jpg/)

Sevgili rogdopsink,

Asagidaki log haftalik grafikte ve ayni kutucuklardan bu sefer yukari yonlu 45 derece egimli cizgiler ve kesisimleri. Bakalim onumuzdeki hafta icin anlamli bir sonuc verecek mi?

http://img194.imageshack.us/img194/5784/southbox.gif (http://img194.imageshack.us/i/southbox.gif/)

rogdopsink
23-08-2009, 21:26
dow ve sp grafiğinin yanında yakışır herhalde..

alıntıdır...


sevgili dede2 teşekkürler paylaşım için..



Sn. Rogdopsink Merhaba,
Öncelikle çalışmalarınız için kendi payıma düşen teşekkürü etmeliyim.
Yukarıdaki SP grafiğine bakıyorum da...
Dğn akşamki kapanışı 1026. Sizin kesik mavi çizgilerle işaretlediğiniz dönüş noktasını yeri ise 1050 civarında. Yani uçurumun kenarı gibi bir yerdeyiz.
Ama piyasalara bakınca bir coşku var ki "tadından" yenmiyor:)
Neyse, sizce SP'nin hangi zaman aralığında geri dönüş yolculuğuna başlamaması yukarıdaki grafiği revize etme nedenidir?
Bir de hangi zaman aralığında hangi seviyeye ulaşması bir revize gerektirir?
Yoksa kurşun namludan çıktı mı artık?
Cevap için şimdiden teşekkürler...

svg getlost bende teşekkür ederim...

sanırım ew sayımı olan sp500 grafiğindeki 1050 hedefinden bahsediyorsunuz..

ben daha öncede söylediğim gibi ew yi acemice görebilmeme ragmen anlatamadgım için '''geri dönüş yolculuguna başlamaması '' durumunda revize olarak nasıl bir alternatif sayım olmalı bir fikir yürütemiyorum...

http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/So7JoK3UnzI/AAAAAAAAJnA/m7k5mgl18wA/s1600-h/sphourly2.PNG

adresindeki grafik benim daha ilgimi çekmekte ve dow yerinede güncel olarak bu sp500 grafiğini takip etmeye çalışıyorum...

uzun vadeli bir projeksiyon sunmamasına ragmen 1015 seviyesinin kırılması ile birlikte 1034 ekadar olan hareketi izlemek isteyeceğim..

zaman aralıkları konusunda da mermi konusundada henüz fikir için erken ama silahlar çekilmiş taraflar düelloya hazır bir şekilde bekliyoruz...




Sevgili rogdopsink,

Asagidaki log haftalik grafikte ve ayni kutucuklardan bu sefer yukari yonlu 45 derece egimli cizgiler ve kesisimleri. Bakalim onumuzdeki hafta icin anlamli bir sonuc verecek mi?
[/IMG]


ellerine saglık sidabumi abi...

ilgiyle izleyeceğim...

rogdopsink
23-08-2009, 23:02
svg sidabumi ...

yapmaya çalıştıgımız bu çalışmaya eger seninde görüşlerin olumlu olur ise bir kaç ekleme yapmak istiyorum...

ama öncelikle şimdiye kadar yaptıklarımızı sıralama açısından bir özet geçsekmi acaba...

gören gözler neler diyor merak ediyorum...:yes:

1) zirve noktamızdan son dibimize kadar fibomuzu çekerek düzeltme seviyelerimizi belirginleştirdik..

2)önem atfetttiğimiz 45 dereceyi fiboların başlangıç noktlarından itibaren aşagı çektik...

3)aynı şekilde 45lik açıları yukarı çekerek bu haffta için denemede bulunuyoruz...


şu ana kadar kısaca burada kaldık ve izleme aşamasındayız...

ancak izleme aşamasında bir kaç ekleme yapılabilirmi diye birazda üzerinde çalışmak istedim...

sonuç olarark 45 derecelik açıları sol tarafı temizleyerek saga dogru uzattım...

ve daha öncede yaptıgım şekilde zirveden tabana çizdiğimiz fibonun bir aynısını yine önem atfettiğimiz 45 derece ile bu sefer yukarı uzattım...

yukarıdaki nokta 18 aralık 2009 tarhine tekabül ediyor...

sonuç olarak karşımıza ortadan kasım dibinden itibaren bölünmüş bir kutu çıkıyor...

ve sag tarafına 45 derecelik açılarla dolduruyoruz...

içimden bir ses bunun bir döngü olabileceğini söylediği için anlamlı olup olmadıgını cidden bilmiyorum..

saat yönün tersinde her köşede logarirmik spirallerle dolandım...

milimetrik çalışamadıgım için bazı çizgiler grafikte oynarken kayabiliyor...

ancak sonuç olarak yaptıgımız southbox çalışması 18 aralıkta tamamlnması zorunlu ve yeni

boxın açılmasını zorunlu kılar gözüküyor...

bende şimdilik bu kadarlık gördüklerimle bırakmak istiyorum...

herkese sevgiler ve önümzdeki hafta için bol kazançlı haftalar...

http://img15.imageshack.us/img15/4213/southboxcalmas.jpg (http://img15.imageshack.us/i/southboxcalmas.jpg/)

rogdopsink
24-08-2009, 01:13
The recession probabilities

http://www.nowandfutures.com/images/predict_recession.png

sidabumi
24-08-2009, 07:34
:-o)))

Sevgili rogdopsink, 45 derece egimli cizgiyi kafamiza sokan sen oldugun icin, calismaya sen dahaf fazla vakifsin... Takip ediyoruz, insallah anlamli birseyler cikar sonrasi icin...

Hayirli haftalarrrr....


svg sidabumi ...

yapmaya çalıştıgımız bu çalışmaya eger seninde görüşlerin olumlu olur ise bir kaç ekleme yapmak istiyorum...

ama öncelikle şimdiye kadar yaptıklarımızı sıralama açısından bir özet geçsekmi acaba...

gören gözler neler diyor merak ediyorum...:yes:

1) zirve noktamızdan son dibimize kadar fibomuzu çekerek düzeltme seviyelerimizi belirginleştirdik..

2)önem atfetttiğimiz 45 dereceyi fiboların başlangıç noktlarından itibaren aşagı çektik...

3)aynı şekilde 45lik açıları yukarı çekerek bu haffta için denemede bulunuyoruz...


şu ana kadar kısaca burada kaldık ve izleme aşamasındayız...

ancak izleme aşamasında bir kaç ekleme yapılabilirmi diye birazda üzerinde çalışmak istedim...

sonuç olarark 45 derecelik açıları sol tarafı temizleyerek saga dogru uzattım...

ve daha öncede yaptıgım şekilde zirveden tabana çizdiğimiz fibonun bir aynısını yine önem atfettiğimiz 45 derece ile bu sefer yukarı uzattım...

yukarıdaki nokta 18 aralık 2009 tarhine tekabül ediyor...

sonuç olarak karşımıza ortadan kasım dibinden itibaren bölünmüş bir kutu çıkıyor...

ve sag tarafına 45 derecelik açılarla dolduruyoruz...

içimden bir ses bunun bir döngü olabileceğini söylediği için anlamlı olup olmadıgını cidden bilmiyorum..

saat yönün tersinde her köşede logarirmik spirallerle dolandım...

milimetrik çalışamadıgım için bazı çizgiler grafikte oynarken kayabiliyor...

ancak sonuç olarak yaptıgımız southbox çalışması 18 aralıkta tamamlnması zorunlu ve yeni

boxın açılmasını zorunlu kılar gözüküyor...

bende şimdilik bu kadarlık gördüklerimle bırakmak istiyorum...

herkese sevgiler ve önümzdeki hafta için bol kazançlı haftalar...

http://img15.imageshack.us/img15/4213/southboxcalmas.jpg (http://img15.imageshack.us/i/southboxcalmas.jpg/)

rogdopsink
24-08-2009, 08:17
geçen gün kabaca incelediğimiz 2009 yılı programının satır aralarına bakmaya devam etmek istiyorum...

2009 un başlarından bugüne dogru yapacagımız bu ara değerlendirme umarım zihinlerimizi ve önümüzdeki süreci biraz daha belirginleştirir bir hale gelir..

http://img220.imageshack.us/img220/5755/adszlgg.jpg (http://img220.imageshack.us/i/adszlgg.jpg/)

marxında bahsettiği üretimin sermayenin belli güçlerinin elinde bulundugu ekonomilerde yani kapitalizmde bu ekonomlier için onar yıllık dalgalanmalar öngörüyordu..

marx tarihin bir döneminde kaçınılmaz olarak kapitalizmin bu kendi mezar kazıcılıgının son bulacagını öngörür...

ancak 19.yy taylorist ve fordist üretim şekilleri bu dönemsellerin keynesgil politikalarla(devletin piyasa işleyişine kritik durumlarda müdahalesi) değişmesine sebep olmuştur...

buna ragmen kabaca görünür olarak 1929 dan beri içine girilen onar yıllık kriz dönemleri bu savın geçerliliğini korumakta...ve her seferinde daha agır bir darbe ve daha agır bir narkoz gerekmekte...buna ragmen çark işleyip gitmekte...

altı çizili cümleler artık narkozun etkisinin daha az hissedildiğini ve piyasa ekonomisi ile örtüşmeyen kararlar aldıklarının güzel bir itirafı hemde 2009 yılı programına girer girmez...
bizde degerlendirmemizi bu kriter altında yaparız...:)))

http://img200.imageshack.us/img200/5632/adszpuy.jpg (http://img200.imageshack.us/i/adszpuy.jpg/)

burada makro olarak ne kadar hedeflere uymaya çalışıyoruz algılarımızı açık tutalım şimdilik ve bu güzel hedefi irdelemeye devam edelim..
http://img188.imageshack.us/img188/4498/adszrtb.jpg (http://img188.imageshack.us/i/adszrtb.jpg/)

keynesyen ekonominin temel taşları programlar arasına bu kadar kolay sıkıştırılabiliyor...buraya kadar yine sorun yok ortada bir uygulama görmediğimiz için şu ana kadar...baştaki altı çizili piyasa ekonomisinden saptıgımız kararların nelere olabileceğini bulmaya ve araştırmaya devam....:))

C. ÖDEMELER DENGESİ
İhracatımızın; katma değeri yüksek, sermaye ve bilgi yoğun, ileri teknolojili
sektörlerin ağırlıklı olduğu bir yapıya dönüşümünün sağlanmasını teminen
uygulanan destek sistemlerinde, DTÖ ve AB normları çerçevesinde gerekli
düzenlemeler yapılacak ve yeni programlar oluşturulacaktır.

D. MALİYE POLİTİKASI
8. Kamu kesiminde ücret ve maaşlar hedeflenen enflasyon oranında
artırılacaktır.
9. Kamu kurum ve kuruluşlarında yeni personel istihdamına yönelik sınırlamalara
devam edilecektir.
10. İlaç ve tedavi harcamalarından kaynaklanan mali yükleri kontrol altına almaya
yönelik tedbirlere devam edilecektir

burdada mali politikaların devletten halka bir fayda yartamaya değil..halktan devlete nasıl bir kaynak aktarırırım politkasının içyüzünü görmekteyiz...vergi namus borcudur..kemerlerinizi sıkın uyarısının maddeleri bunlar olsa gerek...

E. KAMU YATIRIMLARI

Eğitim, sağlık, teknolojik araştırma, ulaştırma, içme suyu ile bilgi ve iletişim
teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik altyapı yatırımlarına öncelik verilecektir.
İstanbul Bilişim Vadisi Projesi bu çerçevede özel önem taşımaktadır.

Kamu yatırımları, yenilenebilir enerji ve tarımsal altyapıyı güçlendirmeye
odaklı başta Güneydoğu Anadolu Projesi olmak üzere, Doğu Anadolu Projesi,
Konya Ovası Projesi ve diğer tüm bölgelerdeki bölgesel ekonomik kalkınma ve
sosyal gelişme ile bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasında etkili bir
araç olarak kullanılacaktır.


yıllardır bitirelemiyen projelere hala dünyanın kaynagı akmakta...


F. KİT VE SOSYAL GÜVENLİK



şimdi yukardaki lafla peynir gemisi yürümez cümleleri bırakalım verilere bakalım..

Temel Ekonomik Büyüklükler
http://img22.imageshack.us/img22/6546/adszmar.jpg (http://img22.imageshack.us/i/adszmar.jpg/)

burada benim için en önemeli gösterge 6 yıldır düzenli olarak kamu ve özel kesimin tüketiminin düşüş egiliminde olmasıdır..

tüketim resesyona giden yolun tabelası olarak gözükebilir benim açımdan...

diğer kalemleri biraz incelersek durumun 2003 den buayan nasıl bozulmaya yüz tuttugunu anlarız..

bir diğer önemli stok değişimlerinn dalgalı artış eğilimi büyümenin nasıl ne şekilde olacagına olan güvensizlikten kaynaklıdır bana göre...

en kötü göstergemiz ise her zamanki gibi dış ticaret dengemiz...

kürşad tüzmenin ihracat rekoru kırıyoruz diye denizde yüzme rekoru kırdıgını sanması gibi...dış ticarette algıların sadece ihracata odaklı olması ve bu farkın gözardı edilmesi ileride büyük sorunlar doguracaktır belkide doguruyordur...

açık büyüyor devlet gelirleri azalıyor ki vergi teşvikleri yüzünden yeni rakamı merak ediyorum..bu sene devlet pek bir gelir elde edemedi ihracat yok ve açıklar büyüyor..sonuç kaçınılmaz olarak maliye politikası....:(((

şimdide devletin krize ve öncesine genel bir bakışını izleyelim..

aşagıda söylenenler ve yukardaki tablo bana göre bir çelişkidir..

birisi alınan nefestir diğeri ise üflenen nefes sonuç şişen balonlar....

http://img508.imageshack.us/img508/1055/adszlsz.jpg (http://img508.imageshack.us/i/adszlsz.jpg/)

ancak bu üretimin ucuz işgücü bulunan ve monte etmek üzere kurulu bir sistemin güçlendiğini görmemizi engellemez...


Finans kesiminde 2007 yılı ortalarından itibaren işaretleri belirmeye başlayan sıkıntı
ve sıkışıklıklar 2008 yılında çok büyük bir krize dönüşmüştür. Bunun başlıca nedenleri


ABD konut piyasasında tutsat (mortgage) uygulamasının geri ödeme olanağı
zayıf olan geniş bir kesime de yaygınlaştırılması; buna ek olarak tutsatın ödenmesine
ilişkin güvencelerin ölçüsüz şekilde varlık olarak kullanılması yoluyla olağanüstü büyüklükte ve giderek sanal bir nitelik kazanan finansal kaynaklar yaratılması; genelde bu ve benzeri sağlıksız ve karmaşık bir dizi türev ürünün yaygınlaşması; risk yönetiminin gözardı edilmesi; serbest yatırım (hedge) fonlarının yeterince sağlıklı karşılıklar
sağlamadan yaptıkları yatırımların büyük boyutlara varması; finans kesiminin büyük bir bölümünün giderek bu sürece katılması; bu alanda düzenleme eksikliği ve denetim yetersizliği; uluslararası düzeyde düzenleme ve gözetim mekanizmalarının zayıflığı; önlem almada gecikilmesi ile ahlaki alanda güven istismarı gibi çeşitli ama birbirleriyle
ilişkili unsurlar yer almaktadır.


2008 yılında gelişmiş ülkelerde büyük finans şirketi ve bankaların önce birkaçı, Eylül ayından itibaren de birçoğu iflas konumuna gelmiş veya büyük sıkıntılarla karşıkarşıya kalmıştır. Krizin bu şekilde patlak verdiği noktada ticari kredi faaliyeti durmuş, dünya kredi piyasası tıkanmıştır. Dünya borsaları olağanüstü düşüşler kaydetmiştir.


Kriz karşısında gelişmiş ülkelerden başlayarak bir dizi köklü ve geniş çapta kamu kaynaklarına dayalı önlem alınmıştır. Toplam mali çerçevesi birkaç trilyon ABD dolarını bulan bu önlemler arasında; bankalara çok büyük çapta likidite ve sermaye sağlanması,
bankaların hisselerinin satın alınması, mevduat ve kredilerin güvence altına alınması,belirli borç kağıtlarının devralınması, büyük şirketlerin kamu desteğiyle birleştirilmesi,güç durumda olan şirketlerin bir bölümüne destek verilmesi, Merkez Bankalarının eşgüdümlü faiz indirimine gidilmesi, AB çerçevesinde finans alanında eşgüdümlü bir
yaklaşımın belirlenmesi, finansal ürünlerde açığa satışın belirli bir süre yasaklanması ve tüketicilere destek paketleri verilmesi yer almaktadır. Gelişmiş ülke finans kuruluşlarının önemli bir bölümü geçici olarak kamu denetimine geçmiş durumdadır. Alınan önlemlerin
büyük bölümü başka bir dönemde gündeme gelmeleri dahi beklenemeyecek niteliktedir.
Kriz, önce gelişmiş ülkeleri etkilemiş, sonra gelişmekte olan ülkelere yayılmıştır. Çin ve Hindistan gibi ülkeler de krizden etkilenmekle birlikte bugüne kadar bu ülkeler üzerindeki etki, göreli olarak daha az olmuştur. Özellikle makroekonomik dengeleri,
finansal sektörü ve dış ödeme olanakları zayıf olan birçok gelişmekte olan ülke kriz
karşısında güç durumda kalmaktadır. Bir dizi yükselen ekonomi, IMF ile anlaşma imzalayarak mali destek sağlama sürecine girmiştir. Ekim 2008 itibarıyla küçük bir gelişmiş ülke olan ve ödemelerini yapamayacak konuma düşmüş olan İzlanda, yükselen
ekonomilerden Ukrayna ve AB üyesi de olan Macaristan ile IMF arasında kapsamlı
anlaşmalar imzalanması kararlaştırılmıştır.
Kriz aynı zamanda reel sektöre de bulaşmaya başlamış olup bu bulaşmanın derecesi dünya ekonomisinin gelişme perspektifi açısından çok kritik bir rol oynayacaktır.
Alınan son derece geniş çaplı önlemler ilk başlarda LIBOR oranlarında düşüş ve kurumsal kredilerde hafif bir kıpırdanma dışında önemli bir etki yapmamış olmakla birlikte beklenen etkinin belirli bir süre içinde ortaya çıkacağı öngörülmektedir.
Bu önlemlere ek olarak, dünya finans sisteminin uluslararası düzeyde yeniden yapılanmasına ve bu yapılanmada Çin ve Hindistan ile Brezilya ve Türkiye gibi ülkelerin,
dolayısıyla G20 ülkelerinin yanı sıra gelişmekte olan ülkelerin genelinin de söz sahibi olmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Alınacak önlemler ve yapılanma

konusunda başarı sağlandığı takdirde, krizin aşılması ve yeni dönemin başlamasının bir
buçuk-iki yıl kadar bir zaman alması beklenmektedir.



OECD ekonomilerinin yüzde 2 oranında büyümesiyle toparlanma 2010
yılında başlamış olacaktır.


2009 yılında
ABD’de yüzde -1,5, Euro bölgesinde de yüzde -1 oranında ekonomik büyümeyle
karşılaşılması şaşırtıcı olmayacaktır


IMF’nin 2008 yılı Ekim ayındaki
Ekonomik Görünüm başlıklı yayınında yer alan büyüme ve diğer alanlardaki tahminleri
genelde iyimser kalmış ve bunların bir bölümü ulaşılabilecek azami düzeyler haline
gelmiş bulunmaktadır.
TABLO: II. 2- Dünya Ekonomisinde Temel Göstergeler(bahsedilen iyimser tablo....))

http://img508.imageshack.us/img508/9862/adsztog.jpg (http://img508.imageshack.us/i/adsztog.jpg/)



şimdilik incelemeye burada ara verelim ve daha uygun bir vakitte...

kaldıgımız yerden


II. TÜRKİYE EKONOMİSİNDE GELİŞMELER VE HEDEFLER

devam edelim....:)))bakalım nereye varacagız biryere varamasakta bu sene tamamlanmayanlar seneye kalacaktır..çünkü bu programlar 2007**2013 kalkınma planı 2009**2011 yatırım planı çerçevesinde yapılmış..

öncelik 2009 olmasına ragmen plan 2011e kadar..

acelemiz yok....:)))hiç olmadı okumuş oluyoruz...

buyrun sizde okuyun...:yes:

http://www.sp.gov.tr/documents/P2009.pdf


herkese bol kazançlar...

http://www.tutunamayanlar.net/UserFiles/modern-times1.jpg

rogdopsink
24-08-2009, 10:02
http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-23_spx.png

rogdopsink
24-08-2009, 10:33
http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/08/2009-08-15_crash.png

rogdopsink
24-08-2009, 11:01
http://etfstocks.typepad.com/.a/6a010535da87f8970c0120a56af222970c-500wi

rogdopsink
24-08-2009, 17:25
It's a Gas Gas Gas



http://slopeofhope.typepad.com/.a/6a00e00989822288330120a56e1fcb970c-800wi

mahmut1
24-08-2009, 17:35
Sayın rogdopsink genç yaşta bu başarı teşekkürler yüreğinize sağlık.

dede2
24-08-2009, 17:39
bu neyin grafiği dostum...

teşekkürler dostum...

rogdopsink
24-08-2009, 18:02
bu neyin grafiği dostum...

gaz fiyatlarını gösteren bir grafik svg dede..

bugünlerde petrol fiyatları sıkça konuşulmaya başlanmışken petrol fiyatlarındaki değişimin nasıl olabileceğini gösterebilir belki diye paylaştım..

alttaki destek kırılabilirde ancak trend hoşuma gitti...

şimdiden evlere tüpleri alsakmı acaba...:) :)

sevgiler..

serkanozden
24-08-2009, 18:04
Üstadlar bugÜn altin ve dÖvİz fİyatlarida yÜkselmİŞ bu demek acaba.

WaX
24-08-2009, 18:15
Ben bi ford 3210 fargo kamyon aldim icine 150 buyuk bas tup koyddum nolur nolmaz... Bu grafik cokerse bende cokerim hem senin ustine hem maddi hem manevi...

Grafik dedik once bagrimiza sonra cebimize bastik haberin ola :D

:kahkah: :kahkah:

rogdopsink
24-08-2009, 19:33
Üstadlar bugÜn altin ve dÖvİz fİyatlarida yÜkselmİŞ bu demek acaba.

ben ekranımda takip etmiyorum ikisinide düzenli olarak...her ne kadar farklı olasılıkla üzerinde dursakta..sadece bugüne dair bir yükselmeyi baz almak yanıltıcı olabilir bana göre..


Ben bi ford 3210 fargo kamyon aldim icine 150 buyuk bas tup koyddum nolur nolmaz... Bu grafik cokerse bende cokerim hem senin ustine hem maddi hem manevi...

Grafik dedik once bagrimiza sonra cebimize bastik haberin ola :D

:kahkah: :kahkah:

hayırlı olsun abi alırsın ford olursun lord....:)))

hem bak rusya borsası ile ham petrol çok bir içli dışlı olmuş..

o grafik çökerse sende kamyona atlar gidersin rusların yanına....:he:

bir kaç senedir enerji politikiları ve rusyanın ekonomisinin enerji üzerine kurulu olması ülke endeksinin korele olmasına sebep olmuş olmalı...

http://1.bp.blogspot.com/_uiHxRADP9U4/So8agbDeYtI/AAAAAAAAAmA/fp7E85MchCg/s1600/RSX.jpg

rogdopsink
24-08-2009, 20:56
Benzerlikler, fractal yapılar, U-100
http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/c1.jpg

Benzerlikleri bulun bulmacalarımız devam ediyor. Bu resimde, yol güzergahları biraz farklı olsa da, aynı rotayı izleyen iki grafik görüyoruz. Resmin sağındaki grafik, 21 Ağustos 2009 kapanışıyla USD bazlı Ulusal 100 endeksini gösteriyor; Resmin solundaki grafik ise, bugünlerde yaşanan tarzda manik bir rallinin İMKB tarihinde ilk kez görülmediğini, benzer pek çok örnekte olduğu gibi, bunun da fractal tekrarlardan sadece biri olduğunu. Sağdakini neyin beklediğine geleceğiz. Önce soldakinin başına neler geldiğine bakalım:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/u100_1990-1992_ayi.jpg

990 yılında, Ortadoğu’da savaş tamtamları çalmaya başlayıp, Irak orduları Kuveyt’i işgal ettiğinde başlayan sert düşüş, endeksi Dolar bazında 21,500′lerden 10,400′e çektikten sonra başlayan manik ralli de bugünlerdeki gibi “en kötü geride kaldı” çığlıklarıyla başlamıştı. Piyasanın sadece iki ayın içinde Dolar bazında %60 getiri sağlayan rallisi, bugünlerde yaşanandan daha az heyecan verici değildi. Ralli, düşüş dalgasının %60′ına yakınını geri aldıktan sonra sona erdi. Ardından gelen dalga, iki sene sürdü ve endeksi Dolar bazında önce 5,210′a, sonra 4,560′a ve nihai olarak da 4,330′a çekti. Endeksin, manik düzeltme rallisini takip eden ayı piyasasının daha sonraki aşamalarında, Ocak-Şubat 1991 iyimserliği tamamen süpürüldü. 1992 Kasım’ında son diplere vurulurken, bir borsacı nesli oyunun tamamen dışında kalmıştı. Dalga, yeni bir boğa piyasası başlatırken, 1991 Ocak-Şubat iyimserliği tarihin derinliklerinde hoş bir anı olarak kaldı.

USD bazlı endeksteki bu çöküş, TL bazlı endekse aynı ölçekte yansımamıştı:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/u100_1990-1992_ayi_tl.jpg

Dalga, TL bazlı grafikte bir ikili zigzag olarak sayılıyordu. Zaman ekseninde ise ikinci döngü, tam ilk döngü kadar süren bir zaman kesitinde tamamlanmıştı.

Daha küçük ölçekli başka örnekler de var: Örneğin 1995 yılındaki ayı piyasası:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/u100_1995_ayi_tl.jpg

TL bazlı grafikte, ilk düşüş dalgasının tamamına yakınını geri alan bir düzeltme rallisi görüyoruz. Bu ilk döngü 1,5 ayda tamamlanmış. Ardından ayı piyasası 6 ay daha sürmüş. Kalıp, çok nadir görülen bir üçlü zigzagla tamamlanmış. İlk (X) dalgasının manik karakteri, o günlerde borsaya yatırım yapanları, ayı piyasasının kesin olarak sona erdiğine iyice ikna etmişti. Ne yazık ki, kendilerini bekleyen, ilk düşüş dalgasından da derine gidecek ikinci ve üçüncü zigzag geri çekilmelerdi.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/u100_2007-20xx_ayi_tl.jpg

Şimdi görüntü bu. Yükseliş dalgası çok keskin bir açıda ilerledikçe daha fazla insanı yeni bir boğanın doğduğuna ikna ediyor. 45,000 seviyesi de kolayca geçildikten sonra, artık endeksin yeni tarihi zirvelere ulaşıp ulaşmayacağı konuşuluyor. 20. yüzyılın başında yaşayan ünlü borsa spekülatörü Larry Livingstone, “küçük yaşta öğrendiğim bir ders de, borsada her zaman her şeyin aynı oluşudur; Aynıdır, çünkü spekülasyon dünya kadar eski bir şeydir. Borsada bugün gerçekleşen bir şey, daha önce de olmuştur ve mutlaka gelecekte de olacaktır“, diyor.

Aynısı mı olacak? Bilmiyoruz… Çünkü geleceği görmüyor, sadece olasılıklar içinde kendimize yol bulmaya çalışıyoruz. Belki de aynısı olmayacak; Ya da belki, daha önce olanlar, bir derece daha büyük bir dalga ile tekrar yaşanacak. 1990-1991 ayı piyasası 7 aylık, 1995 ayı piyasası 1,5 aylık döngülerle başlamıştı. İlki iki yıl, ikincisi sekiz ay sürdü. 2007-20XX ayı piyasası 1 yıllık bir düşüşle başladı ve bitti mi acaba? Yoksa bu döngü ile daha büyük dereceli bir düşüş dalgası mı tetiklendi?

Yaşarsak göreceğiz.
http://blog.borsanaliz.com/?p=1709

tancan
25-08-2009, 14:05
ARÇELİK

http://img266.imageshack.us/img266/8016/adsztwe.jpg (http://img266.imageshack.us/i/adsztwe.jpg/)

standart ünlü dikkatimi çekti yine...:super:

Değerli kardeşim analizinden dolayı tebrik eder başarılarının devamını dilerim.:super:

rogdopsink
25-08-2009, 14:35
Değerli kardeşim analizinden dolayı tebrik eder başarılarının devamını dilerim.:super:

teşekkür ederim....:super:

bernanke rallisi devam ediyor...:)))

http://4.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SpK6Leb2nXI/AAAAAAAAJoI/wdNPP6a9-4Y/s1600/zimbabweben.JPG

“Our forecast is for moderate but positive growth going into next year. We think that by the spring, early next year, that as these credit problems resolve and, as we hope, the housing market begins to find a bottom, that the broader resiliency of the economy, which we are seeing in other areas outside of housing, will take control and will help the economy recover to a more reasonable growth pace.”
Ben Bernanke, Federal Reserve Chairman



Everything's Coming Up Roses

http://slopeofhope.typepad.com/.a/6a00e00989822288330120a519037e970b-500wi

Not to put too fine a point on it (......say I'm the only bee in your bonnet.......), investors are now even more doe-eyed optimistic about the prospects for equities than they were when the S&P peaked at 1576! All this crap about tons of cash on the sidelines and people waiting to pile into the market is just that: a load of crap. They're already in! And they're expecting things to keep soaring! (Just like, ummm, in October 2007).

The "cash on the sidelines" thing drives me nuts. The "cash" was destroyed in the 58% decline - remember? The notion that people:

Sold at the top
Tucked their "cash" away somewhere really, really safe
Now have all that cash at-the-ready to buy stocks
is.......that's right!............utter crap.

rogdopsink
25-08-2009, 15:32
Fractal Yapılar, Dalgalar, Elliott Dalga Prensibi

Bir kaç ay önce, yeni kitabımın Haziran ya da Temmuz ayı içinde yayınlanacağını duyurmuştum. Yayın konusundaki sorunların hala üstesinden gelemediğimiz için, kitabın baskısı gecikti. Bu gecikmeyi fırsat haline döştürmek üzere, eserin içeriğini yazdığım yeni yazılarla genişletmeye karar verdim. Her genişletme eserin hacmini daha da büyütüyor. Umuyorum ki, yayınlandığında sosyonomi konusunda, bugüne kadar yazılmış en kapsamlı eserlerden biri Türk okuyucusunun bilgisine sunulmuş olacak.

Kitabın ilk bölümünü sabit sayfalar bölümüne ekledim. Tarihe Sosyonomik Bakış - Bölüm I: Fractal Yapılar, Dalgalar, Elliott Dalga Prensibi başlıklı bu yazıyı dilediğiniz zaman blog’u ziyaret ederek okuyabilir, konuyla ilgilenenlere tavsiye edebilir, isim ve kaynak göstermek koşuluyla kendi çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Özen gösterilmesini rica ettiğim konu, bu yazının telif haklarına saygı gösterilmesi ve yayınlanması planlanan bir kitaba ait bir bölüm olduğunun göz ardı edilmemesidir.

bu güzel bilgileri paylaşmadan ve okumadan durmak zor tuncer hoca bir haftadır bu konu üstüne eğilerek çok güzel bir derleme yapmış oldu..

henüz kitabını okuma şansına erişemedğim için bu yazılar benim için hazine değerinde kendisine teşekkürlerimi iletiyorum gerçekten üreten bir insan oldugu için..:super:


Fractal Yapılar, Dalgalar, Elliott Dalga Prensibi

“Bizler temelde kuşkucu olmadığımıza göre, çeşitli inançlarımızın arkasında yatan güdüleri birbirimize açıkça itiraf edebiliriz. Ben kendiminkini açıkça itiraf ediyor ve bütün güdülerimin mantıksal değil, estetik türden olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. İnceden inceye detaylı olan evren, yanılmaz ve kusursuz enginliğiyle sanki nefesimi kesiyor. Olanakları olmayan gerekliliği, özneleri olmayan ilişkileri sanki bana hiçbir çekince hakkı bırakmayan bir anlaşma yapmışım, veya daha doğrusu sanki diğer konuklardan kaçarak sığınabileceğim kişisel bir odası olmayan büyük bir sahil pansiyonunda yaşamak zorunda kalmışım hissini veriyor.” (William James,1884)
Dalga gelecek herşeyi yutacak!

Semantik, ya da öztürkçe karşılığı ile anlambilim, karşılıklı iletişimde anlamları inceleyen disipline verilen isimdir. Anlambilim, kavramları, sembolleri, ifadeleri felsefi, mantıksal, dilbilimsel ya da psikolojik boyutlarıyla inceler. Böylece toplumsal iletişimin kodlarını ortaya çıkartmaya yarar.

Son birkaç yıldır, gündelik finans çevrelerinde fiyat hareketini tarif etmek için kullanılan bir sözcük var: Dalga. Çoğunlukla negatif fiyat hareketini ve olumsuzlukları kastederek kullanılıyor. Örneğin; “küresel krizde ikinci dalga” deniyor. Bu ifadeyi duyan biri de, krizin yeni bir evresine geçildiğini anlıyor. “Amerika’da başlayan kriz dalgası Avrupa’ya sıçrıyor” dendiğinde de, Atlantik okyanusunun bir yakasında harekete geçen dalganın, diğer yakaya yaklaştığı anlaşılıyor. Dalga sözcüğünü kullananlar, Hollywood sinemasının bilinçaltlarında yarattığı çağrışımlara gönderme yaptıkları için, bu sözcüğü duyanların zihninde “dalgaların altında kalmak” imgesi oluşuyor. Aynı, The Day After Tomorrow, ya da Flood filmlerindeki gibi…


http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st1.jpg

Dalga gelecek, herşey dalganın altında kalacak… Bilinçaltındaki imge bu olunca, Hollywood filmlerindeki şablonlarla düşünen bir geniş kitleye, bu şablonlara gönderme yapan kavramlarla hitap etmek kolaylaşıyor. Dalga sözcüğünün etkisi nedeniyle, her finans krizinde “dalga” hatırlanıyor, sonra işler düzelir gibi olunca da unutuluyor.Peki, acaba dalga sözcüğü Hollywood şablonları dışında bir anlam taşıyor mu? Sözcüğü ilk kez ve kapsamlı olarak 1940’lı yıllarda Ralph Nelson Elliott kullanmıştı. Piyasa hareketinin dinamiğini tarif ederken kullandığı dalga sözcüğü ile Elliott, günümüz sığ iletişiminin çok ötesinde bir teknik yaklaşıma ve felsefeye işaret ediyordu.

Fractal geometri ve dalga teorisi

Ralph Nelson Elliott’ın dalga teorisini anlayabilmek için, 1970’li yıllardan beri pek çok matematikçinin üzerinde çalıştığı kaos teorisini ve bu teorinin bilgisayar uygulamaları sonucunda keşfedilen fractal’lerin ne olduğunu gözden geçirelim. Fractal sözcüğü, Latince kırık, parçalı anlamlarına gelen fractus sözcüğünden türetilmiş ve her biri bütünün kopyası olan, parçalanabilir geometrik yapıları tanımlamak üzere kullanılıyor.Fractal’lere verilebilecek en tipik örneklerden biri, Sierpinski üçgeni olarak bilinen geometrik şekildir:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st13.jpg

Bir eşkenar üçgeni, her biri ana şeklin kopyası olan sonsuz sayıda üçgene bölmek mümkündür. 1915 yılında Polonyalı matematikçi Wacław Franciszek Sierpiński’nin yaptığı da bu. Ortaya çıkan yapıların her biri ise, sonsuz sayıda, ancak her seferinde daha küçük boyutlarda parçalanabilen üçgenler. 1970’lerden itibaren gelişen bilgisayar teknolojisi ile, daha karmaşık yapılardaki fractal’ler keşfedilmiş. Bunlardan en iyi bilineni de, Mandelbrot seti:
http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st2.jpg

Zamanla, fractal geometri üzerine çalışıldıkça, değişik setler ortaya çıkartılmış. Bu setler, doğanın sonsuz çeşitliliğini bir görsel şölen biçiminde gözler önüne seren etkileyici fractal’leri içeriyor.

Fractal’ler, matematik dizgelerle oluşturuluyor. Pek çoğununun özünde, belirli sabitler ve basit matematiksel denklemler var. Fractal’lerin insan zihninde yaratılan hayali yapılar olduğu düşünülmesin; Çünkü doğada farklı ölçeklerde ve sonsuz sayıda fractal yapılar var. Kar kristalleri, kan damarları, dağ sıraları, şimşek, sahiller, ırmak ağları, yaprak dizilimleri gibi pek çok oluşum ve yapı, bilgisayarların değil, doğanın ürettiği fractal’lere örnek olarak verilebilir.

Fractal geometri üzerindeki çalışmalar yoğunlaştıkça, kaotik sistemlerin özünde kusursuz bir düzenlilik olduğu da ortaya çıkıyor.

Hisse senedi piyasalarındaki fiyat değişimini grafiklere yansıttığımızda karşımıza çıkan görüntülerdeki düzenlilik, kaçınılmaz olarak borsadaki fiyat hareketlerinin de fractal yapılar olup olmadığı sorusunu akla getiriyor. Matematikçi Benoit B. Mandelbrot da bu soruya bir yanıt arayışıyla, 1999 yılında Scientific American dergisinde yayınlanan A Multifractal Walk Down Wall Street isimli makalesini kaleme almış. Makalenin ismi rastgele seçilmiş değil; Çünkü yıllardır okullarda finans öğrencilerine fiyatların nasıl değiştiğini anlatmak için, Burton Malkiel’in 1973 yılında yayımlanan A Random Walk Down Wall Street isimli kitabı okutuluyor. Bu kitapta ekonomist Malkiel yatırım tekniklerini inceleyerek, fiyat değişimlerinin herhangi bir kalıbı izlemediği ve tamamen rastgele olduğu sonucuna varıyor. Malkiel’e göre, piyasayı yenemezsiniz, çünkü piyasa herhangi bir tahminde bulunabileceğiniz bir kalıbı izlemez.

Mandelbrot’un Malkiel’e yanıtı ise şöyle:

“Bir fractal, her biri bütünün küçültülmüş ölçekteki bir versiyonu olan parçalara ayrılabilir bir geometrik şekildir. Finansta, bu kavram temelsiz bir soyutlama değil, piyasa inanışının ayakları yere basan teorik yeniden formülasyonudur. Daha açıkça ifade etmek gerekirse, bir hisse senedi ya da kurun hareketleri, fiyat grafiği büyütülerek ya da küçültülerek, aynı fiyat-zaman skalasına getirilirse, hep birbirine benzer görünür. Gözlemci, hangi verinin haftadan haftaya, günden güne, ya da saatten saate olduğunu söyleyemez. Bu özellik, grafikleri fractal eğriler olarak tanımlar ve pek çok güçlü matematiksel araç ve bilgisayarla, analiz edilmelerini mümkün kılar.” (A Multifractal Walk Down Wall Street, Benoit B. Mandelbrot, 1999)

Makalenin devamında Mandelbrot, bu değişmezlere istatistikçinin fazla değer vermediğini, oysa fizikçilerin ve kendisi gibi matematikçilerin bu değişmezlere (invariance) mutlulukla yaklaştığını, çünkü bunun bir modelleme fırsatı verdiğini belirtiyor.

Mandelbrot’un modelinde, dikey eksen fiyatı, yatay eksen de zamanı gösteriyor. Zamanın büyüklüğü önemli değil. Bir saat, bir gün ya da bir hafta olabilir. Bu süre zarfında fiyat değişimi gerçekleşiyor. Gerçek piyasa hareketinden biliyoruz ki, fiyat dalgalanıyor. Mandelbrot, dalgalanan fiyatın en az üç hareket yaptığını belirtiyor. Matematikçinin de dikkat çektiği üzere, üçten az parça gerçek bir fiyat hareketini yansıtmaz, çünkü fiyat ilerlediği yönde aşağıya doğru geriledikten sonra yeniden yukarı döndüğünde en az üç parçalı bir hareket oluşur. Mandelbrot, bu üç parçalı hareketi generator olarak tanımladıktan sonra, kendi içlerinde üçer parçalık hareketlere bölerek bir fractal yapı oluşturuyor. Teorik olarak süreçler bu şekilde ve sonsuz bir şekilde devam ederken, en küçük fractal’i, gerçek alım-satım zamanından daha küçük bir zaman aralığına indirgemenin mümkün olmadığına işaret ediyor. Asıl dikkat çektiği konu ise şu: Küçük fractal, parçası olduğu büyük fractal’e benziyor. Mandelbrot bunu ölçek değişmezliği olarak tanımlıyor. Gerçekten de ölçek büyüdükçe, fractalin görüntüsü değişmiyor. Buradan hareketle matematikçi, bu yapıların fractal geometrinin ve kaos teorisinin alanına girdiğini söylüyor. Ancak unifractal olarak tanımladığı bu yapıların, gerçek piyasa hareketine modellenmesinde bir sorun var: Fiyatlar hep aynı hızla hareket etmezler. Dönem dönem hızlanır, dönem dönem de yavaşlarlar. Bu duruma piyasa oynaklığı (volatility) denir. Matematikçinin bu pratik soruna çözümü, multifractal yapıların oluşturulması. Multifractal yapıyı ise şu şekilde tanımlıyor: fractal generator’ın ilk parçasının grafik üzerinde gerilmesi, ya da sıkıştırılması, bir sonraki fractalin hareket alanını etkiler. Yani ilk hareket, bir sonraki parçanın hareket alanını daraltır ya da genişletir. Başka bir ifadeyle, fractal yapının bir parçasının yapısı, bir başka parçasının yapısını da belirler. Mandelbrot’a göre, ilk hareket ne kadar kısa zamanda oluşursa, sonraki hareketlerde oynaklık o kadar artacaktır.

Pratikte bu varsayımların ancak tarihsel veri üzerine kurulacak bir modelle yararlı olduğunu belirttikten sonra Mandelbrot makalesini şu sözlerle bitiriyor:

“Bu teknikler, geçmiş kayıtlar bazında belirli bir gündeki düşüş ya da yükselişleri tahmin etmeye yaramaz. Ancak piyasanın nasıl hareket edeceğine dair olasılıkları kestirmeyi ve kaçınılmaz değişimlere hazırlanmayı mümkün kılar.”

Mandelbrot’un ne anlatmaya çalıştığını, görsel uygulama üzerinde aşama aşama inceleyelim:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st3.jpg

Fiyatın, zaman ekseninin başlangıç noktasında belirli bir konumda olduğunu, zaman ilerledikçe fiyatın yükseldiğini ve T zamanına gelindiğinde fiyat ekseninde X büyüklüğü kadar mesafe katettiğini varsayalım. Fiyatın ilk ve ikinci konumu, fiyat-zaman eksenindeki parametrelerce bu şekilde tespit edilebilir. İki nokta bu şekilde belirlendikten sonra, bir doğru ile birleştirilir ve böylece fiyat değişimi, grafik üzerinde gösterilmiş olur. Ancak, doğada hiçbir hareket doğrusal değildir. Gerçek piyasa hareketi, yükseliş ve düşüşlerden oluşur ve fiyat değişimi aşağı-yukarı salınımlarla gerçekleşir.

Gerçek bir piyasa modeli oluşturmak için, fiyatın aşağı yukarı salınımlarını da grafiğe yansıtmak gerekir. O halde, yukarıdaki grafikte tek parça olarak görünen çizgiyi parçalamak, aşağı ve yukarı salınımlarla gerçeğe yaklaştırmak zorunluluğu vardır.

İki nokta arasındaki mesafenin, salınımlar dikkate alınarak birleştirilebilmesi için, en az üç parçaya bölünmesi gerekir: İlk parçada fiyat yukarı gidecek, ikinci parçada aşağı dönecek, üçüncü harekette ise yeniden yukarıya doğru gidecek ve ilk noktadan ikincisine bu şekilde ulaşabilecektir:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st4.jpg

Bu durumda, gerçek bir piyasa modelinin en az üç hareketten oluşması gerekiyor. Mandelbrot, bu temel piyasa hareketine fractal generator adını veriyor; Yani, daha karmaşık deseni oluşturan temel fractal, en az üç parçadan oluşan en küçük harekettir. Fractal’ler, daha küçük parçalara bölündükçe de aynı karakteristiği göstereceğinden, T1 zamanında X1, T2 zamanında Y ve T3 zamanında X2 mesafelerini kateden parçalar da doğrusal olamaz. Bu parçalar da bir büyük modelde olduğu gibi, üçer parçaya bölünmelidir:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st5.jpg

Her bir parça, kendi içinde daha küçük parçalara bölündükçe, daha gerçekçi piyasa modeline benzer bir kalıbın şekillendiği görülecektir. Burada alt sınır, Mandelbrot’a göre, alım satımın gerçekleştiği “an”dır. Üst sınır ise sonsuza kadar uzanır gider.

Bu şekilde oluşan fractaller’de değişkenler T ve X, yani zaman ve fiyat mesafeleridir. Bu değişkenler büyüyüp küçüldükçe, oynaklık oluşur:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st6.jpg

En basit modelde, yani bir noktadan diğerine gidişte bir tek yol vardı. Çünkü iki noktayı birleştiren en kısa yol, bir “doğru”ydu. Oysa piyasa hareketi aşağı yukarı salınımlardan oluştuğu için, bir noktadan diğerine gidişte sonsuz sayıda yol söz konusudur. Bu da, piyasadaki oynaklığın nedenidir. Bir örnekten hareket etmek gerekirse; 2 Ocak 1997 günü İMKB Ulusal 100 endeksinin kapanış değeri 995 idi. 9 Temmuz 2007 günü, İMKB endeksi seans içinde 50,000 seviyesini geçti ve 51,281’de kapanış yaptı. 10 sene ve 6 ay içinde kabaca 1,000’den 50,000’e gelindi. Grafiğimiz üzerindeki bütün ara değerleri silip, iki tarih arasındaki değeri birleştirseydik, 1,000’den 50,000’e uzanan bir doğru görürdük. Eğer gerçek piyasa hareketi böyle olsaydı, herhalde hayat herkes için çok kolay ve güzel olurdu. Basit bir birinci derece denklemi ile piyasa takip edilir ve tatlı tatlı para kazanılırdı. Oysa gerçek piyasa hareketinden biliyoruz ki, bu süre içinde onlarca ve yüzlerce ralli ve çöküş oldu. Piyasa iki nokta arasındaki mesafeyi aşağı yukarı salına salına aldı.

Daha ileri gidelim: 1997 Ocak’ı ile 2007 Temmuz’u arasında borsa endeksinin 1,000’den 50,000’e yükseleceği herkes tarafından biliniyor bile olsaydı, hareket doğrusal olmayacaktı. Arada defalarca piyasa çöküşü yaşanacaktı. Şimdi bu perspektifle yukarıdaki grafiğe bakarsak, piyasanın bir seviyeden başka bir seviyeye, sabit bir T zamanı içinde gidişinin çok değişik yolları olabileceğini ve her bir yolda yaşanan salınımların da aslında kaçınılmaz olan piyasa oynaklığına neden olduğunu kolayca görebiliyoruz.

Acaba daha gerçekçi bir piyasa modeli olabilir mi?

Mandelbrot’un üç parçalı fractal yapısına göz atalım: Bu yapıda toplam üç salınım görüyoruz: 2 yukarı ve 1 aşağı. Aşağı ve yukarı salınımların birbirine oranı = ½ = %50.

Bu üç salınımı oluşturan doğruları da üçe parçaladığımızda, bu kez de 9 salınım görüyoruz: Bu 9 salınımın, 6’sı yukarı giden parçalara, 3’ü ise aşağı giden parçalara aittir. Aşağı salınım sayısının, yukarı salınım sayısına oranı = 3/6 = %50

Fractal’i bir derece daha küçülttüğümüzde, bu kez de 27 salınım görüyoruz. Aşağı salınıma ait parça sayısı 9 ve yukarı salınıma ait parça sayısı 18. 9/18 = %50

Mandelbrot’un modelinde fractal yapılar kendi kopyaları olan üçer parçalara bölündükçe, salınım sayısının hareketin ilerleme yönünde hep iki kat fazla, salınım oranının da %50’ye eşit olduğu görülüyor.

Şimdi bunun ne anlama geldiğini sorgulayalım: Bu modelde, piyasa hareketi ilerlediği yönde hep iki kat fazla salınım yapacak, salınımlar oranlandığında bu oran hep %50’ye eşit olacaktır. Bu model gerçekçi olabilir mi? Muhtemelen hayır; Çünkü bu, hep aynı tempoda bir ilerleme anlamına gelecektir. Gerçek kalıp bu olsaydı, piyasa bir aşağıya, bir yukarıya kıvrıla kıvrıla ve dahası, aşağı ve yukarı yönde giderken hep aynı kalıpta hareket edecekti. Bu, piyasanın aşağıya giderken de, yukarıya giderken de ritminin aynı olduğu anlamına gelir. Yukarı salınım sayısının, aşağı salınım sayısının hep iki katı olması da, iki yapı arasında sürekli ½ gibi bir oran olduğunu gösterir ki, bu oran rasyonal bir sayıyı verir.

Gerçek piyasa deneyimlerimizden de biliyoruz ki, model bu değildir, mantıken de olamaz. Çünkü şunu sorabiliriz: Piyasa hareketinin ana doğrultusundaki ritmi ile aksi yöndeki ritmi birbirinin aynı ise, yani üç salınımda yukarı gidip, üç salınımda aşağı geliyorsa, neden mesafe katedilsin ki? Üç yukarı, üç aşağı salınımla mesafe katediliyorsa, bu durumda aşağı salınıma ait parçalar, yukarı salınıma ait parçalara göre her zaman daha küçük boyutta olacak demektir. Ancak bu şekilde mesafe katedilebilir. Oysa biliyoruz ki, çöküşler, yükselişlerden daha güçlüdür, çünkü korku hırstan daha baskın bir duygudur. Piyasa genellikle uzun zamanda aldığı mesafeyi kısa zamanda geri verir. Belirli bir yönde mesafe katedilmesinin gerçek nedeni, salınımların daha küçük olması değil, salınım sayısının daha az olmasıdır. Bu nedenle, matematikçinin 3 yukarı - 3 aşağı, daha sonra tekrar 3 yukarı modeli gerçekçi değildir.

İşte burada matematikçi Mandelbrot’un doğru gözlemleyip yanlış modellediği piyasa hareketinin daha doğru tarifi ile karşılaşıyoruz: Ralph Nelson Elliott’ın matematikçiden 60 sene önce oluşturduğu Dalga Prensibi.

Dalga Prensibi

Elliott, matematikçinin fractal generator dediği yapılara dalga adını veriyor. Öncelikle, Hollywood etkilerinden arınarak dalganın ne demek olduğunu iyice kavrayalım:

Webster sözlüğüne göre, dalga (wave) ileri geri ve aşağı yukarı salınımdır (swing); Yani dalga, sadece aşağı dönüş, düşüş, kriz değil, farklı yönlerdeki salınımdır. TDK sözlüğüne göre -ki fizikteki kullanım anlamı da budur- dalga, titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketidir. Bu tanımdaki titreşim ve yayılma sözcüklerine dikkat edelim: Dalga hareketi hem kendi içinde salınımı, ya da titreşimi ifade eder, hem de yayılmayı.

Piyasa hareketinde dalga, hem hareket ettiği yönde mutlak bir doğrusallığı değil salınımı anlatmak için kullanılır, hem de bireylerin birbirlerini etkileyerek yaydığı genel davranış biçimini. Başka bir anlatımla dalga, hem kendi içinde dalgalanır, hem de yayılarak hareket eder. Dalgalanma, en küçük birim olan birey için bile söz konusudur, çünkü herkes kendi deneyimleri ile bilir ki, bir pozisyon alırken birey, farklı duygular ve tereddütler içinde gider gelir. Bireyin bu duygusal dalgalanması, diğer bireyleri de etkiler ve onlar da farklı duygular içinde gider gelirler. Sonuçta ortaya çıkan fiyat grafikleri, sürekli bir teredüt halindeymiş gibi aşağı yukarı salınan, ancak herhangi bir dönem dikkate alındığında belirli yönlere doğru ilerleyen “dalgalar”dan oluşur. Bu dalgaların Hollywood filmlerinde koskoca kentleri yutan tsunamiler olmadığı açık.

Elliott’ın modelinde ana piyasa hareketi üç değil, beş dalgadan oluşur:
http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st7.jpg


Bu modelde piyasanın ana hareket yönündeki dalga sayısı 3, bu dalgalara aksi yönde ilerleyen dalga sayısı ise 2’dir. Bu iki sayıyı birbirine oranladığımızda: 2/3 = %66,66… oranına ulaşıyoruz ki, bu bize daha gerçekçi bir model kurmak bakımından da fikir veriyor. Çünkü 2/3 oranı, bize bir tam sayıyı vermez. İki üçe tam olarak bölünmez, başka bir ifadeyle, yukarı ve aşağı salınımdaki oran bir kesin ölçülebilirlik sabiti değildir. Bu da, kaotik piyasa yapısı ile uyumludur.

Mandelbrot’un fractal yapısından farklı olarak, Elliott’ın ana dalga kalıbında, aşağı ve yukarı salınımların ritmi aynı değildir. Yukarı dalga toplam beş salınımda gerçekleşirken, aksi yönde ilerleyen dalganın ritmi üç salınımdır. Başka bir deyişle, yukarıya doğru mesafe kateden dalgalar kendi içlerinde beş alt dalgaya, aksi yönde ilerleyen dalgalar ise kendi içlerinde üç alt dalgaya bölünürler. Farklı yönlerde hareket eden dalgaların salınım ritmi birbirinden farklı olduğu için, piyasanın ana hareket yönündeki dalga sayısı daha fazladır. Bu nedenle de “ilerleme” olur. Elliott’ın modeline göre, düzeltme dalgası olarak isimlendirilen dalgalar, piyasanın ana hareket yönündeki dalgaların tamamını geri alamazlar.

Mandelbrot’un fractal modelindeki, “küçük yapı büyük yapının kopyasıdır” ilkesi, matematikçiden yıllarca önce R.N. Elliott tarafından dile getirilmişti. Dalganın ana yönündeki atakları beşe, aksi yönündeki düzeltmeleri de üçe bölünce, gerçek piyasa hareketine yakın bir görüntü oluşturmaya başlıyoruz:

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st8.jpg

lliott’ın modelinde hareketin ana yönündeki 5 ve aksi yöndeki 3 dalganın kendi içindeki bölünmeler 5-3-5-3-5 ve 5-3-5 salınımında oluşur. Ana doğrultudaki salınım sayısı 21, düzeltme bölümündeki salınım sayısı ise 13’tür. 13/21 = %61.9…

Yukarıdaki resimde küçük dalgalar, daha da küçük parçalara ayrılırsa, bu kez ana yöndeki salınım sayısı 89, düzeltme yönündeki salınım sayısı 55 olacaktır. 55/89 = %61.8…

Görüldüğü gibi, Elliott’ın modelindeki salınım sayısı, Fibonacci sayı serisindeki sayıları izlemektedir ve ana yöndeki salınım sayısının, aksi yöneki salınım sayısına oranı Altın Oran olarak bilinen %61.8’e yakınsamaktadır.

Bu model, doğadaki büyüme, genleşme, çoğalma ve nüfus artışı modellerine daha uygundur.

Dahası, Altın Oran olarak bilinen 0.618…irrasyonal bir sayıdır ve Fibonacci sayı serisindeki sayıların birbirine oranı, Altın Oran’a sadece yaklaşık eşittir. İrrasyonal sayı ile ifade edilen bir model, çok doğaldır ki, kaotik bir sistemin özünü daha iyi tarif etmektedir.

Böylece, bir piyasa modelinin, doğadaki diğer süreçler ve oluşumlar gibi, fractallerden oluştuğunu ve bu fractallerin de daha küçük ve daha büyük boyutlarda sürekli kendisini tekrar eden bir ritmde ilerlediğini varsaydık. Model gerek matematiksel, gerekse mantıksal olarak tutarlı görünüyor. Peki, acaba gerçek piyasa hareketi, ideal modele ne kadar uygun?

Bu soruya bir yanıt bulabilmek için, düzenli olarak kaydedilen ve olabildiğince çok veriden oluşan bir piyasaya bakıp modelimizi test etmemiz gerekiyor. Bu piyasa, mesela, kayıtları bir yüzyıldan fazla bir zamandır tutulan Dow Jones Sanayi Endeksi olabilir:


http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st9.jpg

Yukarıdaki grafikler, Dow Jones Sanayi Endeksi’nin soldan sağa sırasıyla onyıllık, yıllık ve aylık periyotlarla çizilmiş grafikleridir. İlk grafikte, fractal modeli oluşturmaya başladığımızda çizdiğimiz tek doğrultulu hareket gibi bir hareket görüyoruz. Endeks sürekli yükseliyor gibi görünüyor. Grafik veri sıklığını yıllığa çevirdiğimizde, yönün sadece yukarıya doğru olmadığını, dönem dönem, aşağı salınımlar da olduğunu farkediyoruz ve beş dalgalık kalıp belirginleşiyor. Veri sıklığını arttırıp, aylık olarak çizdiğimizde, daha küçük salınımları da görüyoruz ve bunların da beş dalgalık fractaller olduğunu tespit ediyoruz. Grafiğimizi aylıktan haftalığa, haftalıktan günlüğe, günlükten saatliğe ve saatlikten dakikalığa kadar çevirdikçe, her fractalin, aslında bir büyük desenin küçük kopyaları biçiminde sürekli tekrarlandığını görüyoruz.

Bu görüntüdeki asıl dramatik gerçek, bir yüzyıl tamamlanmışken ve önümüzde onbinlerce kayıttan oluşan gerçek bir piyasa resmi oluştuğu halde, hala okullarda piyasa hareketinin hiçbir kalıbı izlemediği ve dolayısıyla da piyasa hareketinin gelecekteki yönü ve değerinin tahmin edilemeyeceğinin okutuluyor olmasıdır. Oysa piyasa hareketinin nasıl geliştiği, ortadaki grafiğin ilk küçük fractal yapısı tamamlandığında keşfedilmişti. Bu keşfin, aradan 60 yıldan fazla zaman geçtiği halde hala akademik çevrelerde bilinmiyor olması gerçekten trajik.

Piyasa hareketinin modelini bu şekilde oluşturduktan sonra, fractal yapıların süreleri ve büyüklükleri bakımından ne şekilde isimlendirildiğine göz atalım: R.N. Elliott, Dalga Prensibi’ni keşfettiğinde fractalleri, derece adını verdiği ölçeklere göre şu şekilde sınıflandırmıştı: Grandsupercycle, Supercycle, Cycle, Primary, Intermediate, Minor, Minute, Minuette ve Subminuette.

GSC birkaç yüzyıllık ve subminuette de birkaç saatlik olmak üzere, farklı ölçeklerde, ancak sürekli kendisini tekrarlayan fractaller oluşturan dalgalardır. Şimdi yeni bir soru ile karşı karşıyayız: Bu dalgalar nasıl oluşur ve neden önemlidir?

Felsefe

En küçük ölçekli dalgadan başlayalım: Birkaç saatin içinde, fiyatlar yükselir, düşer. Bu yükseliş ve düşüşler, fiyatları en küçük zaman ölçeğinde bir seviyeden başka bir seviyeye taşırken, alıcı ve satıcı arasında alışverişler olur. Alıcının neden alıcı, satıcının neden satıcı olduğuna dair, bugüne kadar yüzbinlerce sayfayı bulan araştırma yapılmış, alış ve satış gerekçeleri farklı nedenlerle izah edilmeye çalışılmıştır. Şüphesiz ki, her alıcı ve satıcının kendince nedenleri vardır. Bu nedenler içinde rasyonel gerekçeler aranmış, neden-sonuç ilişkileri bulunmaya çalışılmıştır. Şimdiye kadar bulunan gerekçelerin hemen hepsi, klasik neden-sonuç şemalarına dayandırılmaya çalışılmış, bu işlemlerin arkasında, “akıl” ve “mantık” bulunmaya çalışılmıştır. Bütün bu işlemlerde neden akıl ve mantık olması gerektiği sorusu ise havadadır. Örneğin, borsa işlemi yapanların neden bir gün önce almak yönünde büyük bir ağırlık göstermediği hisse senetlerini ertesi gün kapış kapış satın aldığı, bir gün sonra da gerisin geri satmaya çalıştığı sorusuna, rasyonal mantıkla tatmin edici bir cevap bulunmuş değildir. Eğer sözkonusu olan “akıl” ve “mantık”sa, akıl ve mantık günden güne niye bu kadar büyük değişkenlik gösterir? Dahası, bu değişkenlik neden bir düzensizlik biçiminde değil de, dalgalar halinde ve ritmik salınımlarla grafiklere yansır?

Eğer değişim mekanizması, mantıklı gerekçelere dayanmıyorsa, bu düzenliliğin nedeni nedir?

Grafiklerdeki piyasa modellemesine uygun hareket, alım-satım yapanların iradelerinin dışında bir doğa yasasının işlediğini düşündürüyor. Bu yasa, ritmik salınımlar halinde grafiklerimizde görünür hale geliyorsa, tek tek bireyleri harekete geçiren bir kuvvet olmalı. Ancak bu kuvvet bireyleri rastgele değil, diğerlerinin eylemlerine tepkiler biçiminde harekete geçirmekte gibi görünüyor, çünkü etki-tepkiler sınırsız ve ölçüsüz değil; Bunu farklı ölçeklerdeki fractallerin yapılarının aynılığından tespit edebiliyoruz. O halde zamanın sonsuz akışı içindeki herhangi bir anda alım ya da satım yapan bireyler, onların kollektif davranışlarını yöneten bir doğa yasasının zorladığı bir davranış modeline uygun olarak hareket etmektedirler diyebiliriz. Başka bir anlatımla birey, deseni tamamlamak üzere, herhangi bir rolü üstlenmektedir. Bu rol, şu veya bu birey tarafından üstlenilecektir, ancak resmin tamamı, düzenliliği ve standart kalıbı oluşturmak üzere şekillenecektir.

Burada sözkonusu olan, sadece borsadaki fiyat değişimleri de olamaz. Başka bir alandan örnek vermek gerekirse, milyonlarca seçmenin oy kullandığı bir seçimde, toplam seçmenin çok küçük bir örnekleminin eğilimlerini tespit ederek seçim sonuçlarını %1-2 ölçeğinde bir yanılma ile tespit etmek mümkünse, bu teker teker bireylerin iradi tercihleri ile davranmadığını, sadece büyük ölçekteki deseni tamamlamak üzere genel eğilimlere uygun davrandıklarını göstermez mi? Aksi sözkonusu olsaydı, filanca şahsına yöneltilen bir soruyla sizin tercihinizi tespit etmek nasıl sözkonusu olabilirdi?

Sosyal psikoloji ve davranışsal finans alanında çalışanların genel davranış kalıplarına uyma eğilimlerine getirdikleri açıklama, taklit ve sürü davranışları ile ilgili gözlemlere dayanıyor. Ancak taklit ve sürü davranışları ile izahta da havada kalan bir soru var: Finans piyasalarında her alıcının karşılığında satıcı olduğuna, kamuoyu eğilimlerinde de belirli yüzdelerle ayrışsalar bile, birbirinden farklı davranan bireyler olduğuna göre, ortada tek bir “sürü” ve tek bir “taklit” dinamiği olduğu söylenebilir mi?

Elliott’ın minor ve altındaki dalga derecelerinde süre, saatlerden birkaç aya kadar uzanıyor. Bu süreler boyunca, belirli insanların, ya da belirli bir neslin sözkonusu olduğunu düşünebiliriz. Peki ya tüm 20. yüzyılı kapsayan dalga? Bu dalga boyunca en az üç nesil gelip geçti ve üç neslin standart bir ana kalıbı oluşturmak üzere ritmik ve birbiriyle uyumlu hareket etmesini nasıl izah edeceğiz?

Bu sorular bizi, finans dünyasının sınırlı çerçevesinin ötesine, insan etkinliklerinin diğer alanlarına taşıyor. Borsada alım satım yaparken, ya da seçimlerde oy kullanırken belirli bir fractal yapıyı oluşturmak üzere davranıyorsak, aynı kalıpları savaşlarda, eğlence ve moda tercihlerinde, şehirler kurar ve bu şehirleri yıkarken de, teknolojik keşifler yapar ve karanlık çağlarda bu keşifleri unuturken de tekrarlıyor olmalıyız. Piyasa modellerinin insan kitlelerinin davranış modellerine uygulanma alanına sosyonomi diyoruz. Sosyonomi, yeni bir disiplin ve muhafazakâr akademik çevrelerde henüz bilim sıfatını taşımaya layık görülmeyen deneysel bir alan. Daha büyük dalga derecelerindeki oluşumları, bu oluşumların kitlesel davranışlarda nasıl ortaya çıktığını ve sonuçlarını inceleyen bu disiplin, klasik tarih, sosyoloji ve ekonomi şemalarının neden-sonuç ilişkilerini kökten yadsıyan bir yaklaşım. Bu yaklaşıma göre süreçler, neden-sonuç ilişkileri ile değil, fractal yapıyı tamamlamak üzere şekilleniyor. Somut bir örnek vermek gerekirse, örneğin savaşlar neden-sonuç ilişkileri ile değil, fractal yapının belirli bir evresinin kaçınılmaz sonuçları olarak ortaya çıkıyor.

Sosyonomik yaklaşımı daha iyi kavrayabilmek için, daha büyük ölçeklerde oluşan kalıpları anlamaya çalışalım.

Tarih

3 Eylül 1929’la 13 Kasım 1929 arasında geçen iki ayı biraz aşkın bir zaman boyunca Wall Street’de hisse senetleri büyük bir korkuya kapılmış yatırımcılar tarafından panik halinde satıldı. Bu süre zarfında Dow Jones Sanayi Endeksi, 381 seviyesinden 198 seviyesine kadar geriledi. Sadece iki ay içindeki kayıp %48 idi. Sonra, Nisan ayının ortalarına kadar borsa toparlandı ve endeks 293 seviyesine kadar yükseldi. Kayıpların %23’ü telafi edilmişti. Ancak tepki uzun sürmedi, Nisan ayının ortalarından itibaren yeni bir düşüş dalgası geldi. Bu dalgada endeks, 1932 yılının Temmuz ayında 41 seviyesine kadar geriledi. Düşüşün başladığı 1929 Eylül’üne göre toplam kayıp %90’a yaklaşmıştı.

Wallstreet’de borsa çöküşünün başladığı 1929 yılından tam 10 sene sonra, gene bir Eylül ayında Alman orduları dört haftanın içinde Polonya’yı baştanbaşa işgal etti. Tarihin II. Dünya Savaşı olarak kaydettiği büyük savaş da böylece başlamış oldu. 1940’dan başlayarak, Almanya ve müttefikleri olan İtalya ile Japonya, büyük zaferler kazanarak ilerledikçe ilerlediler. Sadece iki senenin içinde Fransa, Belçika, Hollanda, Yugoslavya ve Yunanistan Alman tanklarıyla ezildi. Alman orduları Moskova sınırlarına kadar yaklaştı.

Büyük savaş kısa zamanda dünyanın hemen hemen bütün coğrafyalarına sıçradı. Afrika çöllerinde, okyanuslarda, Rusya steplerinde ordular karşı karşıya geldiler. Savaş, 1945 yılında Almanya ve müttefikleri teslim olana kadar sürdü. Savaş sona erdiğinde tüm Avrupa harabeye dönmüştü. Hava akınlarında pek çok başkent yerle bir olmuş, ulaştırma sistemleri ağır hasara uğramış, ekonomik alanda her yer felce uğramıştı.

ABD II. Dünya savaşına 1941 yılının Aralık ayında Pearl Harbor’da Japonya’nın saldırısı üzerine katılmış, sonuçta savaştan en karlı çıkan ülke olmuştu.

Klasik neden-sonuç şemalarına göre savaşın, hele ki II. Dünya savaşı gibi insanlık tarihinin en yıkıcı savaşının borsada düşüşe neden olması gerekirdi. Çünkü borsalar neden-sonuç ilişkilerine göre hareket ediyor olsalardı, borsada düşüş için bundan daha iyi bir gerekçe olamazdı. Savaş, kaynakların kıtlaşması, eldeki güçlerin savaşın finansmanı ve desteği için kullanılması demekti. Savaş, milyonlarca insanın ölmesi, sakat kalması, ağır psikolojik travmalar geçirmesi demekti. Savaş, serbest ticaretin duraklaması, yerel kaynaklara dönüş demekti. Savaş tüketimin azalması, korumacı önlemlerin alınması demekti. Kısacası, eğer borsa düşüşleri için “neden” aranıyorsa, bu ölçekte bir savaştan daha geçerli nasıl bir neden olabilirdi ki?

Oysa ABD borsa endeksleri savaşa 1929-32 ölçeğinde bir düşüşle cevap vermedi. 1939 yılında savaş başladığında Dow Jones Sanayi Endeksi 140 seviyelerindeydi ve 1932 yılındaki 41 dibinin %250 üzerinde seyrediyordu. 1939’la ABD’nin savaşa girdiği 1941 Aralık ayı arasındaki dönemde endeks 110’a doğru geriledi. Bu dönemde savaş, Almanya ve müttefiklerinin müthiş zaferleri ile devam ediyordu. Wall Street’teki kayıp ise iki senenin içinde sadece %20 ölçeğinde olmuştu. Bu ölçekte bir gerileme makul düzeltme sınırları içinde kabul edilebilir. Ancak asıl ilginç olan, ABD’nin savaşa girmesiyle borsa endeksinin yükselmeye başlamasıydı.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st10.jpg

ABD’nin savaşa girmesiyle, Almanya’nın teslim olmasına kadar geçen 4,5 sene içinde Dow Jones Sanayi Endeksi 100 seviyelerinden 150 seviyelerine kadar yükseldi. Başka bir deyişle, savaş borsaya düşüş değil, yükseliş getirdi.

Şimdi geriye dönüp neden-sonuç şemalarını tekrar inceleyelim: Savaş gibi dramatik bir olay, borsa için olumlu bir gelişme midir? İlk 1-2 aydaki panik satışları dikkate almazsak, II. Dünya Savaşı’na girdikten sonra ABD borsasının hep yükseldiğini görüyoruz. Bu örneğe bakarak, savaş borsaları ateşler mi demeliyiz? Yoksa neden-sonuç ilişkisi tam ters yönde mi kurulmalıdır? Yani borsa hareketlerinin nedeni savaş değil de savaşın çıkma nedeni borsa grafiklerinde gördüğümüz fractal yapının tamamlanması mıdır?

Sosyonomik yaklaşım, insan etkinliklerinin neden-sonuç ilişkileri ile değil, bir fractal desenin oluşumuna bağlı olarak ortaya çıktığını varsayar. Savaş, hastalık salgınları, yıkımlar, iflaslar, siyasal gerginlikler gibi dramatik olaylar, bu yaklaşıma göre, büyük dereceli düzeltmelerin son ya da geç aşamalarında ortaya çıkar. Çünkü yıkıcı güçler aslında yükseliş dönemlerinde birikmeye, yükseliş kalıbı bitip de düşüş başladığında etkilerini göstermeye başlamıştır. En dramatik olaylar, yani yıkıcı güçlerin en dramatik sonuçları, düşüş kalıbının en sonunda ya da geç aşamalarında ortaya çıkar. Bu nedenle de, dramatik olaylar birer neden değil, tamamlanmakta olan bir fractal yapının oldukça geç evrelerindeki sonuçlardır.

Başka bir örnek vermek gerekirse, veba salgını tüm dünyayı 14. yüzyılda kasıp kavurmuştu. O dönem kayıtlarına bakarak, Çin hariç Asya’da veba nedeniyle ölenlerin sayısı 25 milyon, Avrupa’da 24 milyon olarak tahmin ediliyor. Bu rakamlara dünyanın diğer coğrafyalarındaki kayıpları da ekleyerek, 70 ila 100 milyon civarında insanın veba nedeniyle hayatını kaybettiğini varsayabiliriz. Dünyada vebanın yarattığı yıkımın hemen ardından yüzyıllarca sürecek bir yükseliş döneminin başladığını görüyoruz. Elimizde düzenli kayıtlar olmadığı için bu yükselişin sayısal ölçeklerini tespit edemiyoruz, ancak olaylar ve gelişmelere baktığımızda günümüze kadar gelen dalganın o tarihler civarında başladığını tahmin edebiliyoruz. 14. yüzyıldan sonra büyük keşifler ve icatlar dönemi açılıyor. Avrupa’da Rönesans, üretim ve nüfusun artışı, sanatta, bilimde, kentleşmede, teknolojide gelişmeler bu yüzyıldan sonra başlıyor. Dünya ticareti bu tarihten sonra hareketleniyor.

Veba salgınının öncesine baktığımızda ise Avrupa tarihinin bin yıl süren Karanlık Çağı’nın bu dönemde yaşandığını tespit ediyoruz. 4. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesi ve Batı Roma İmparatorluğu’nun 5. yüzyılda kuzeyden gelen kavimlerin yağması ile yıkılmasından sonra tam bin yıl süren bir karanlık çağın en sonunda yaşanan veba salgınının, çok büyük dereceli bir fractal yapının tamamlanmasının ardından yaşanan dramatik bir final olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bütün bu karanlık çağın, bitmek tükenmek bilmez iç ve dış savaşlarla geçtiğini, üretimin, tüketimin, ticaretin iyice daraldığını, madenlerin kapandığını, tarlaların ekilmediğini, ağır bir din baskısını, hukuksuzluğu, feodallerin toprak köylüsünü köleleştirdiğini gözönüne aldığımızda, bu dönemin tarihsel ölçekte bir düzeltme dalgası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Şu anda neredeyiz?

Tarihe Elliott Dalga Prensipleri ile baktığımızda aynı, borsa grafiklerine yansıyan salınımlar gibi, dalgaların yükselip çöktüğü irili ufaklı salınımların yaşandığını kolayca tespit edebiliyoruz. Bu tespit bizi, tarihsel olarak nerelerde olduğumuzu tahmin etme cesaretini göstermeye teşvik ediyor. Çünkü eğer dalgalar en küçük ölçekte de, en büyük ölçekte de hep benzer fractal yapılar içinde yükselip çöküyorsa, şu anda durduğumuz yerin büyük fractal desen içindeki bir yerler olması gerekir. Bu yer acaba neresi olabilir?

Roma’nın çöküşü ile veba salgını arasında geçen bin yıllık dönemin çok büyük dereceli bir düzeltme dalgası olduğu çok açık. Bu dalga muhtemelen Mısır ve Mezopotamya’da ortaya çıkan ve binlerce yıl süren bir dönemin ardından gelen düzeltmeydi. Bu dönemin, borsa grafiklerinde gördüğümüze benzer beş dalgalık bir yükseliş fractali olduğunu varsayarsak, başlangıcından itibaren iki düzeltme dönemi ile kesintiye uğramış, üç büyük yükseliş döneminden oluşması gerektiği sonucuna varabiliriz. Bu yükseliş dönemlerinden ilki, Mezopotamya, Mısır ve İndüs vadilerinde ortaya çıkan uygarlıkların hüküm sürdüğü dönemdir. Nehirler etrafındaki tarıma dayalı kent devletlerinin ve krallıkların kuruluşu ile yazının icadı, büyük taş anıtların dikildiği, zamanla büyüyerek Akdeniz havzasına yayılan bu yükseliş döneminin İ.Ö. 17. yüzyılda çöküntüye uğradığını görüyoruz. Doğu’dan gelen Hiksoslar’ın Mısır’da yönetimi ele geçirdiği, Mezopotamya uygarlıklarının birer birer yıkıldığı, Anadolu’nun derin bir sessizliğe büründüğü bu dönem, ilk büyük yükseliş dalgasının düzeltmesiydi diye varsayabiliriz. İkinci yükseliş dalgasının İ.Ö. 15. yüzyılda parlayan ve 12. yüzyılda zirveye çıkan Miken uygarlığı ile başladığını ve antik Yunan uygarlığı ile devam ettiğini düşünebiliriz. Bu dönemde ticaret kolonilerinin Akdeniz’in her tarafına yayıldığını, para kullanımının genişlediğini, görkemli kentlerin kurulduğunu, felsefe, sanat ve bilimde ciddi aşamalar kaydedildiğini görüyoruz. İkinci yükseliş dalgası, Yunanistan’da Dor istilası ve Miken Uygarlığı’nın çöküşü ile sona erdi. Son yükseliş dalgasının Roma İmparatorluğu dönemi olduğu açık. Böylece Mısır ve Mezopotamya’da ortaya çıkıp, Roma’nın yıkılışına kadar geçen 3,500 –4,000 yıllık dalganın beş dalgalık yükseliş, Karanlık Çağ denen 500 ila bin yıl süren bir dönemin ise beş dalgalık yükselişi izleyen büyük bir çöküş dönemi olduğunu kolayca tespit edebiliyoruz.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st11.jpg

Bu durumda kabaca 11. yüzyılda başlayıp günümüze kadar gelen dalganın, İ.Ö. 3,500 – İ.S. 400 döneminden sonraki ikinci tarihsel yükseliş dalgası olduğunu söyleyebiliriz.

İlk dalga 3,500 - 4,000 ve bu dalganın düzeltmesi de 500 - 1,000 yıl sürdüğüne göre, içinde bulunduğumuz 600- 1000 yıllık yükseliş dalgasının bir final olduğunu düşünemeyiz. Çünkü mantıken bu dalganın da birkaç bin yıl sürmesi gerekir.

Son 1,000 yıllık dalgaya baktığımızda, bu dalganın ilk evresinin veba salgınının öncesinde 300-350 yıl süren ticaret devrimi olduğunu görüyoruz. Akdeniz’de ticaretin yeniden canlandığı, uygarlığın Doğu’dan batıya taşındığı, Roma sayı sistemi yerine Hint-Arap sayı sisteminin yayıldığı bir evre bu: Avrupa’nın kıyısında Anadolu’da kargaşanın sona erdiği, Osmanlı’nın düzeni yeniden sağladığı bir dönem. Veba salgını, karanlık çağın ardından gelen son önemli düzeltme gibi görünüyor. (Aynı, daha küçük derecede II. Dünya Savaşı başlamadan önce ABD’de düzeltmenin sona ermesi ve asıl dramatik olayın ilk yükseliş dalgası tamamlandıktan sonra yaşanması gibi)

Veba salgınının ardından gelen yeni yükseliş döneminin yaklaşık 350 yıl sürdüğünü ve 18. yüzyılın başlarında zirve yaptığını görüyoruz. Finansal kayıtları dalgaları izlemek için bir veri kabul edersek, finansal coşku patlamalarının dalga zirveleri olduğu sonucuna varabiliriz. Çünkü finansal veriler, insan kitlelerinin kendi ürünlerini nasıl değerlediklerini gösterir. Tarihsel deneyimimizle biliyoruz ki, insanı diğer tüm türlerden ayıran özellik, doğayı yeniden dönüştürebilme kabiliyeti, yani üretimdir. Doğaya hakim olabilmek için yarattığı tüm ürünlere verdiği değer, aynı zamanda insan kitlelerinin hangi gelişim evresinde olduğuna da işaret eder. İnsan, kendi ürünlerini yıkmaya ve yok etmeye başladığında, uygarlığın duraklama ve gerileme evresine girilmiş demektir. Yükselirken kentler kuran, üretim ve uygarlık araçları oluşturan insan, düşüşe geçtiğinde bu ürünleri tahrip etmeye başlar; Bir sonraki yükseliş evresinde yeniden kurmak üzere. Bu ürünlere verdiği değer ise en iyi, finansal piyasalarda ve borsalarda görülür. Bir ürünün çok değerli olduğu varsayılıyorsa, o ürünü elde edebilmek için pek çok araç da oluşturuluyor demektir. Bu araçların toplamına kabaca uygarlık diyoruz. Bu ürün tarımsal bir meta, değerli maden, arazi, üretim aracı, silah, mal, para ya da başka herhangi bir şey olabilir.

17. yüzyılın başında Hollanda lale pazarında insan kitleleri en değerli metanın lale soğanları olduğunu düşünmüş olsalar gerek ki, bu pazarda müthiş bir spekülatif patlama yaşanmış. Ev, arazi, altın, vb pek çok mülk satılarak oluk oluk lale soğanlarına yatırılmış. 1630’larda lale pazarı çökmüş, ancak bu çöküşün büyük dereceli bir dalga dönüşü olmadığı kesin, çünkü kısa zaman sonra ikinci bir spekülatif patlama bu kez Fransa ve İngiltere’de yaşanmış. Manş denizinin iki yakasında aynı zamanda patlak veren bu spekülatif coşku, bu kez kaynakların oluk oluk hisse senetlerine akıtılmasına neden olmuş. Manş’ın kara Avrupa’sı tarafında yaşananlar daha da önemli, çünkü kağıt para ekonomisinin ilk deneyleri o tarihlerde Fransa’da yapılmış. Köpük patlayıp, çöküş gelince uzun süren bir durgunluk dönemi yaşanmış. Böylece veba salgınını izleyen orta ölçekli genişleme dönemi, finansal çöküşle yaklaşık 80 yıl süren bir durgunluğa girmiş.

İşte kabaca 18. yüzyılın sonlarından başlayan ve günümüze kadar uzanan 230 yıllık dönem, karanlık çağın ardından gelen bin yıllık dalganın üçüncü ve son yükseliş dönemi. Bu dönemin tüm insanlık tarihi bakımından da önem taşıyan bir adı ve özelliği var: Bu döneme Sanayi Çağı diyoruz. İnsan türünün doğaya neredeyse kesin bir hakimiyet kurduğu, nüfusunun müthiş bir şekilde arttığı, üretimin mislilerce katlandığı bir dönem bu. Bu dönemde kentler devasa boyutlara ulaşırken, kıtalararası ulaşım ve iletişim hızlandı, para, mal ve insan transferleri olağanüstü boyutlara yükseldi. İnsanlık tarihinde ilk kez geniş kitlelere dayalı temsili demokrasi bu dönemde kuruldu. Ortalama insan ömrü 70 yıla yükseldi. Ortaçağ’da insan kitlelerini kırıp geçiren hastalıklara çare bulundu. İnsan uzaya bu dönemde açıldı. Mimarlık ve mühendislik gelişti, kanalizasyon, su, elektrik şebekeleri kuruldu. Dalganın son evrelerinde teknoloji devrimi yaşandı. Önce radyo, sonra telefon ve televizyon, daha sonra uydu haberleşmesi ve internet, insanlık tarihinin en büyük buluşları olarak kaydedildi.

Ancak bütün bu süreçte başka şeyler de oldu: Gelişen savaş teknolojileri insan türünün geleceğini tehdit eder boyutlara ulaştı. Fosil temelli yakıtlara aşırı bağımlılık arttı, ortalama dünya sıcaklığı, bilinen zamanlardaki en yüksek değerlere tırmandı. Atmosferdeki değişim hem insan sağlığını, hem de tarımsal üretimi tehdit eder boyutlara çıktı. Belki de bütün bunlardan daha vahim olmak üzere, parasal gücü eline geçiren finans elitleri, ulus devletleri ve demokrasileri tehdit etmeye başladılar. Aşırı finansal spekülasyon nedeniyle yerel ya da küresel ölçekte gelir uçurumları oluştu. Dünyanın yoksulları temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Çevre tahribatı büyüdü, ormanlar, göller, su havzaları yok olmaya, ovalar çölleşmeye, denizler, nehirler kirlenmeye başladı.

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/ts_st12.jpg

Bütün bunlar olup biterken, finansal grafiklere yansıyan fractal kalıpların da tamamlanmak üzere olduğuna dair sinyaller arttı. Bu sinyaller, 1980’lerde başlayıp günümüze kadar devam eden küresel varlık spekülasyonunun sonlarına gelindiğini gösteriyor. Küresel varlık spekülasyonu, hisse senedi borsalarından arazi ve emlak sektörüne, mal piyasalarından borçlanma piyasalarına, yabancı para birimlerinden türev piyasalarına kadar geniş bir alanda aşırı spekülasyonla, tarihsel ölçekte balonlar oluşturdu. Bütün bu balonların patlamasıyla yaşanacak finansal çöküntünün bu kez çok büyük dereceli bir dalga dönüşünü tetiklemesi oldukça muhtemel görünüyor.

Şüphe yok ki, fractal yapı tamamlandığında, dönüş uzun sürecek ve oldukça sancılı olacaktır.



http://blog.borsanaliz.com/?page_id=1716

rogdopsink
25-08-2009, 15:45
DOAŞ

http://img339.imageshack.us/img339/2290/adszlae.jpg (http://img339.imageshack.us/i/adszlae.jpg/)

rogdopsink
25-08-2009, 18:45
bugün yazıyı yeni okuma şansım oldu...

tuncer hocayı bu topiğin sokratesi olarak seçiyorum...:)))

söylemeden duramıyorum bu nasıl bir bilgi zenginliği onuda geçiyorum nasıl bir diyalektik düşünme sistematiği inanılmaz derecede takdir edilesi...

bu piyasa gibi bende geç farkettiğim için kendime kızıyorum...:yes:

daha öğreneceğimiz çok şey var...okulda okutulanlar konusunda çok haklı...:super:


asıl dramatik gerçek, bir yüzyıl tamamlanmışken ve önümüzde onbinlerce kayıttan oluşan gerçek bir piyasa resmi oluştuğu halde, hala okullarda piyasa hareketinin hiçbir kalıbı izlemediği ve dolayısıyla da piyasa hareketinin gelecekteki yönü ve değerinin tahmin edilemeyeceğinin okutuluyor olmasıdır. Oysa piyasa hareketinin nasıl geliştiği, ortadaki grafiğin ilk küçük fractal yapısı tamamlandığında keşfedilmişti. Bu keşfin, aradan 60 yıldan fazla zaman geçtiği halde hala akademik çevrelerde bilinmiyor olması gerçekten trajik.


gerçekten traji-komik bir durum ..eğitim sisteminin ve iktasıdın kendini yeni baştan gözden geçirmeye ihtiyacı var..

marksistler bu yüzyılda kendilerini sorgulamaya başladıılar negri derida zizek gibi adamlar bunu yapıyorlar..

marksizmi marksizm temelinde eleştirip geliştirmeye çalışıyorlar..

elbette marksizm bir ekonomi olarak algılanamaz sadece..ekonomi politiktir diyalektiktir...

marksiizmin zıddı kapitalizm de sermayeyi sadece para olarak algılalamalı bizler gibi.. ekonomi sadece tek bir fiyat hareketliliğinden oluşmamakta...

dalgaların içindeki dinamikleri keşfetmek lazım...sosyonomi yazıları bunlara örnek olabilir...

kapitalizmde kendini sorgulayıp geliştirecektir.. tıpkı keynesin 1929 da çıkıp bu sisteme çareyi bulması gibi..

sonuç diyaalektiğin kendisi olacaktır ismide kaos..



aynı kalıpları savaşlarda, eğlence ve moda tercihlerinde, şehirler kurar ve bu şehirleri yıkarken de, teknolojik keşifler yapar ve karanlık çağlarda bu keşifleri unuturken de tekrarlıyor olmalıyız

küçük ama arka planında çok şey anlatan bir cümle yukardaki...

düşünüyorumda bireyler otoriteler hükümetler krallar vs.. bu dalgaların farkında olsalar da dünya tarihinde hatta evrende küçük egolarının ne kadar önemsiz olduklarınıın farkına varsalar...

tuncer hoca gerçekten adından çok çok daha söz ettirmeyi hakediyor...

takip etmeye ve emek verenin emeğine saygı göstermeye devam....

rogdopsink
25-08-2009, 19:59
The Case Shiller index shows an uptick in nearly every market. Prof. Case is quoted on the newswires today that the housing ‘boat is turning.’



http://carolan.org/wp-content/uploads/2009/08/shilchart.gif

rogdopsink
25-08-2009, 21:54
bir kitap paylaşmak istiyorum...
güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim....

ŞİBUMİ

Trevanian'ın ünlü romanı Şibumi, gizemli, modası geçmeyecek şaşırtıcı bir roman ve şaşırtıcı bir kahramandan söz ediyor.
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şangay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından Go oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki yakın algılama yani DDA (Duyular Dışı Algılama) yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörist, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek filozof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımaz bir serüvene katılıyo...Sonra neler mi oluyor? Pek çok şey... Gizemli dünyaları sevenlerin satırların ardındaki gizemli derinliği fark edip büyülenmemesi pek mümkün değil...

Go oyunu ve adını taşıyan Şibumi Japon yaşam felsefesi, öğretmeni ile olan sohbetleri, çok sevdiği kiraz ağaçları ve bir yaşam sanatı olarak Şibumi'yi günlük yaşamında uygulamaya çalışması romana özgünlük katıyor. Şibumi'nin ne anlama geldiğini roman kahramanlarımız sayfa 84'te şöyle anlatıyor;
"...herhalde belirsiz bir anlamda, üstelik yanlış olarak kullanıyorum. Ya da bana öyle geliyor. Anlatılmayacak bir niteliği tarif etme çabası. Bildiğin gibi şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün; O kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllülük demek. Sanatta Şibumi zarif bir basitliği ifade eder. Buna sabi denir. Felsefeyse kendini wabi olarak gösterir. Büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir. Bir insanın kişiliğindeyse...nasıl söylemeli... Hakimiyet peşinde olmayan otorite mi? Onun gibi bir şey..."

Nicholai'nin hayal dünyası bir anda Şibumi kavramıyla doluvermişti. Başka hiçbir ideal onu bu derece etkilememişti ömründe.
"İnsan Şibumi'yi nasıl elde eder, efendim?"
"İnsan Şibumi'yi elde etmez. Ancak onu...keşfeder. Bunu yapabilecek pek az sayıda üstün nitelikli insan vardır. Dostum Otake-san gibi."
"Yani insan Şibum'i düzeyine gelmek için çok şey mi öğrenmeli?"
"Daha çok, bilgilerden geçip basitliğe varmak gerek."

O andan başlayarak Nicholai'nin hayattaki en büyük amacı, Şibumi düzeyinde bir insan olmaktı. Son derece sakin bir kişilik. Bu alan ona açıktı. Kökenleri, eğitimi ve ruhsal yapısı nedeniyle diğer birçok meslek ve alan ona kapalı olduğu halde, bu açıktı. Şibumi'ye varmaya çalışırken hiç göze gözükmeden gelişecek, zorba kalabalığın dikkatini ve öfkesini çekmeyecekti.

Kişikava-san çalışma masasının altından küçük bir tahta kutu çıkardı. Kutu bir beze sarılıydı. Bunu Nicholai2nin eline verdi. "Bir veda armağanı. Küçük bir şey." Nicholai başını eğerek armağanı kabul etti, paketi avuçlarının içinde şefkatle tuttu. Şükranını yetersiz kelimelerle ifade etmeye kalkışmadı. Bu onun Şibumi yolunda ilk denemesiydi. Birlikte geçirdikleri bu son gecenin geç saatlerine kadar Şibumi'nin ne demek olduğu, ya da ne demek olabileceği konusunda konuştular ama aslında temelde birbirlerini anlamıyorlardı. Generale göre Şibumi bir teslim oluştu. Nicholai'nin gözünde ise bir tür kuvveti. Her ikisi de kendi kuşaklarının kölesiydiler.

Teslim oluşla güce sahip olmanın aynı anlama geldiğini anlayabilmek adı ne olursa olsun, bilgiden, tüm detaylardan sonra elde edilen bir varoluş biçimini gerektirir ki, sözcüklerle ifadesi asla mümkün değildir. Sessiz-sözsüz, iddiasız, teslim olmuş ama teslimiyeti gücü getiren bir hal bu. Anla anlayabilirsen, uygula uygulayabilirsen...


http://img26.imageshack.us/img26/2220/adszbit.jpg

kitabın girş bölümünde şibuminin oyun planı altı sahnede anlatılır...

bölüm 1 FUSEKİ oyunun açılış bölümüdür,üzerinde oynanılan tahtanın tümü gözönüne alınır.....

bölüm 2 SABAKİ güç bir durumdan çabuk ve esnek bir manevrayla kurtulma çabasıdır...

bölüm 3 SEKİ nötr bir durum olup taraflardan hiçbirinin avantajı yoktur..

bölüm 4 UTTEGAE bir özveri hamlesidrir.rizikoludur..

bölüm 5 SCİCHO hızlı bir saldırıdır...

bölüm 6 -Tsuru no sugomori- taşların kendi yuvalarına çekilmesidr.rakip taşların zarif bir manevrayla ele geçirilmesi demektir..

rogdopsink
26-08-2009, 07:34
bütün yurtdışı sitelerdeki analistler iyimser..

ve ben kısa vadede korkmaya başlıyorum....:yes: :yes:

bernanke rallisi olacakmı göreceğiz..

http://2.bp.blogspot.com/_cUX_NXQPA-s/SpH2Kcnt33I/AAAAAAAAAlY/KLSFDVr_znc/s1600/Bubble-Psychology%2BSOURCE%2Bthefinancialhelpcenter%2Bdot com.jpg

ÇAKAL
26-08-2009, 07:47
bernanke rallisi olacakmı göreceğiz..


Sakallı ve kıllı adam bernanke tekrar seçilebilmek için tribüne oynadı ve kazandı.Asıl bundan sonra '' hayvan terli , fazla yüklenmeyin '' açıklaması yapar.O açıklama gelene dek devam.

rogdopsink
26-08-2009, 07:58
buda başka bir çevrim....

http://1.bp.blogspot.com/_Wt9bhJccdPw/Sk4HPijWrRI/AAAAAAAAJ0s/tP8EGE7kMro/s1600/1.png

ÇAKAL
26-08-2009, 08:00
http://2.bp.blogspot.com/_cUX_NXQPA-s/SpH2Kcnt33I/AAAAAAAAAlY/KLSFDVr_znc/s1600/Bubble-Psychology%2BSOURCE%2Bthefinancialhelpcenter%2Bdot com.jpg


buda başka bir çevrim....

http://1.bp.blogspot.com/_Wt9bhJccdPw/Sk4HPijWrRI/AAAAAAAAJ0s/tP8EGE7kMro/s1600/1.png

Kuzen 2 grafiği de göremiyorum.:cry:Sorun benim b.sayarda mı ki?:grrr:

WaX
26-08-2009, 08:11
ne tesadur bende grafık goremıyorum

1 kac kısı kral cıplak dese ınancam :D

rogdopsink
26-08-2009, 08:12
bernanke de büyük değişim....:scratch::scratch:

izleyin...

:)))))) :kahkah:

http://www.bnet.com/2422-17910_23-279733.html

rogdopsink
26-08-2009, 08:20
Kuzen 2 grafiği de göremiyorum.:cry:Sorun benim b.sayarda mı ki?:grrr:


ne tesadur bende grafık goremıyorum

1 kac kısı kral cıplak dese ınancam :D

bazen oluo abi bendede misal şimdi görüyorum...sonra düzeliyor..alıntı yaptıgım sitelerden kaynaklı olsa gerek...uyarınca kendim yüklemeye çalışıyorum tekrar..

tarayıcılarda önemli olabilir..ben google choreme kullanıyorum rahat açıyor...:yes:

http://img213.imageshack.us/img213/3076/adsztxt.jpg (http://img213.imageshack.us/i/adsztxt.jpg/)

rogdopsink
26-08-2009, 08:23
resesyondan çıkıyormuyuz acaba bir kaç yurtdışı sitede resesyon dip yaptı söylentileri mevcut..

ancak bu pekala bir dipçik olabilir...:)))

en kötüye her zaman hazırlıklı olmakta fayda var...:yes:

http://img220.imageshack.us/img220/3/adszmoc.jpg (http://img220.imageshack.us/i/adszmoc.jpg/)

rogdopsink
26-08-2009, 08:34
vobda son günlük grafiğim...

65000e kadar hala bir hareket görüyorum kabaca..

ama pür dikkat artık.. aman şu yükselişte kazananlar paralarını bir çırpıda savuurup atmayınız..

herkese bol kazançlar...

http://img526.imageshack.us/img526/513/adszbrb.jpg (http://img526.imageshack.us/i/adszbrb.jpg/)

rogdopsink
26-08-2009, 10:34
şimdide ihracatçılar sesini yükseltmeye başlayacak bu dolarla bizden cacık olmaz diye..

ihracat lazım yoksa sıkın kemerleri...:kahkah:

:))))



TEPAV:”İhracatın Desteklenmesinde Rakiplerimizin Gerisinde Kaldık”
Dünya ticaretinin hızlı bir şekilde daralmasıyla pek çok ülkede ihracat desteklerinin gündeme geldiği belirlendi


Tarih: 25 Ağustos 2009



ANKARA- TEPAV, dünya ticaretinin hızlı bir şekilde daralmasıyla pek çok ülkede ihracat desteklerinin gündeme geldiğini, Türkiye’de ise ihracatın geliştirilmesi yönünde alınan tedbirlerin büyük ölçüde yetersiz kaldığını açıkladı.

TEPAV Ekonomi Politikaları Analisti Sarp Kalkan ve Araştırmacı Ülkem Başdaş tarafından hazırlanan “İhracatın Desteklenmesine Yönelik Türkiye’nin Rakiplerinin Uyguladıkları Kamu Politikaları” başlıklı politika notu yayımlandı.

Not’ta rekabetçi olduğu ve en fazla ihracat yaptığı sektörlerde dahi Türkiye’nin ihracatının AB’nin toplam ithalatından daha hızlı daraldığı hatırlatılarak, “Bu dönemde ABD, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Kore, Romanya, Çin ve Hindistan karşısında Türkiye pazar payı kaybetmiştir” denildi. Not’ta şu ifadelere yer verildi:

“Bu ülkelerin ihracat performansının Türkiye’den daha iyi gerçekleşmesinde şirketlerinin bireysel başarısı, içinde bulundukları tedarik zincirinin durumu, kur rejimi ve buna bağlı kur hareketleri etkili olabileceği gibi, uygulanan kamu politikalarının da ihracat performansını olumlu yönde etkileyebileceği unutulmamalıdır. Bu notun amacı incelenen ülkelerde ihracat performansını etkileme potansiyeline sahip kamu politikalarının özet bir dökümünü çıkararak olası politika alternatiflerine bir baz oluşturmaktır.”

Değerlendirme’de dünya ticaretinin hızlı bir şekilde daralmasıyla pek çok ülkede ihracat desteklerinin gündeme geldiğine dikkat çekilerek, desteklerin genel olarak “Mevcut kredilerin arttırılması (veya yeni fonların yaratılması)”, “İhracat sigorta mekanizmalarına yönelik tedbirler”, “İhracatta vergi iadelerinin arttırılması” ve “Ticaret engellerinin arttırılması” olarak dört farklı türde ortaya çıktığı açıklandı.

Sektörlere özel ihracat destekleri de yaygın olarak kullanılmakta…

TEPAV’ın Not’unda sektörlere özel ihracat desteklerinin de yaygın olarak kullaıldığına dikkat çekilerek gemi sektörü örnek verildi. Çin’de gemi sektörüne yönelik yüksek tutarda krediler verildiği bildirilen Not’ta, Çin’in yanısıra Kore ve Norveç’in de sektörü desteklediği açıklandı.

“Dünyada uygulanan başarılı örnekler derinlemesine incelenmelidir”

İhracat desteklerinin ülkelerin ihracatı üzerinde ne derece etkili olduğuyla ilgili kapsamlı bir çalışma bulunmadığına dikkat çekilen Not’ta ,” Ancak, bazı ülkelerin diğerlerinden çok daha iyi performans göstermeleri başarılı uygulamaların olduğu yönünde bir sinyal olarak değerlendirilebilecektir” denildi.

rogdopsink
26-08-2009, 11:52
yurtdışı dikkatle takip edilmeli bence..

her ne kadar yeni gelecek dalga beklense ve yükseklerde oldugumuza kanaat getirsekte bizim piyasa algılayıncaya kadar iş işten geçmiş olabiliyor...

beklentiler alınır gerçekler satılır...

bernanke helikoptere binmeye devam edip paracıkları ortalıga saçmaya devam edecekmi yoksa artık biraz durun bakalım size bu kadar güzellik yeter diyecekmi..

hep soru işaretleri var..ihtimaller dünyası yersek işte...

bankaların kurumların müşteri hesaplarını kullandıgından bahsediliyordu..

fonlardamı yetersiz geldi bu artış için yoksa..??

7 mayısta fonlar çıkıyor denmişti müşteri çagrılarından dolayı her üç ayda bir oldugu söylendi..benim yaşaım yetmez dogrulugunu bilmeye lütfen dogrulugunu teyit edin...

eger öyle ise müşteriler güvenleri arttıkça resesyon söylentileri bittikçe artık paralarını harcamak istedikçe yada borsaların düşeceğine inanıp başka yatırımlr yapmak istedikçe bu para artık geri çekilmeli..

bu kurumlar fonlar bir muhasebye girişmeli işte o zman bu para yara alacakmı izlemk lazım..

temkinli olmak lazım...

stoplara inanmak lazım...görünce uygulamak lazım...birsürü kural hergün kendimizze hatırlatmamız gereken şeyler var...

şöyle bir grafk var elimde amerikada net yabancı sermaye grişini gösteren

2007 de başlamış çıkış...

The sad truth is that US collateralized debt packages and their derivatives have become toxic in the minds of the rest of the world, and there is little being done to change that, except an orderly winding down of the bubble, with the remaining assets being divided largely by insiders.


http://1.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SpTG9COOpZI/AAAAAAAAJpY/3XCjz0_nIlM/s1600/netinflow2.png

diyorki
anladıgım kadarıyla abd teminat borç paketleri ve türev piyasaları dünyanın gözünde toksik hale geldi..
ve insiderlar tarafından bu bir şekilde balon yaratılmaya çalışılarak düzeltilmeye çalışılıyor..

bahsettiğim üç aylık mevzuu bu olsa gerek...diyorki yazının gerisinde veri girişleri üç aylık dönemlere tabi...

sp500 ile karşılaştırmışlar.. düşüşle uyumlu olmuş...yabancılar ucuz buldugu ülkelere saldırdılar ama amerika ucuzladıkça orayada saldırırlar yavaş yavaş ama endeks düşerken bu hep öyle olmadımı..

şimdi mal dagıtanlar endeks düşerken mal alanlar..


f that inflow does not return, if the median wage of Americans does not increase, if the financial system is not reformed, if the economy is not brought back into balance between the service and manufacturing sectors, exports and imports, then there can be no sustained recovery in the real, productive economy.


ve bu düşüş geri dönmezse amerikalıların ücret artışı olmazsa finansal sistem reforme edilmezse ithalat ihracat dengesi sorun olmaya devam ederse reel ekonomedie sarsılmaz etkileri oalcaktır diyor..

resesyon grafikelrini takip etmek laazım...philledalppiha işsizlik endeksini görmüştüm geçen gün...paylaştımda galiba..dipten bir dönüş mevcut ama iş verenlerin ne koşulda işe aldıkalrı önemli..

sonra çıkıyorlar mevsimsel falan filan kıvırıyorlar..kayıtlı ekonomi ve kayıtsız ekonomi arasında daglar kadar uçurum var..

buzdagınına arkası sakat kolları açıp titaniğe binmeye benzemiyor...:D:D

oraya çarpınca anlarlar kim leonardo kim bernanke...:))

rogdopsink
26-08-2009, 13:50
bir başka U100 çalışması...


http://img233.imageshack.us/img233/9214/u100.jpg (http://img233.imageshack.us/i/u100.jpg/)

ÇAKAL
26-08-2009, 16:53
bazen oluo abi bendede misal şimdi görüyorum...sonra düzeliyor..alıntı yaptıgım sitelerden kaynaklı olsa gerek...uyarınca kendim yüklemeye çalışıyorum tekrar..


Biz ihtiyarık gogılın kromunu filan bilmek.:he:
Sağolasın hemşom.Gördüm şimdi.
Ellerine sağlık.:cool:

rogdopsink
26-08-2009, 18:02
Biz ihtiyarık gogılın kromunu filan bilmek.:he:
Sağolasın hemşom.Gördüm şimdi.
Ellerine sağlık.:cool:

eyvallah abi...:super::super::super:


I am enjoying these annotated charts, via David, who asks:

“Why has copper advanced more than oil in the latest bounce? Where might copper be going from here, and why? And lastly, Where is oil going from here (and why)?”

http://www.ritholtz.com/blog/wp-content/uploads/2009/08/copper.png

rogdopsink
26-08-2009, 18:04
Daily Baltic Dry Index Volatility

http://www.ritholtz.com/blog/wp-content/uploads/2009/08/8-21-09-daily-baltic-dry-index-2.gif

rogdopsink
26-08-2009, 18:11
:))))SOUTHBOX.....:))))

http://img32.imageshack.us/img32/9214/u100.jpg (http://img32.imageshack.us/i/u100.jpg/)

Efsane_
26-08-2009, 18:13
aboww..... çok kritik yerdeyiz be üstad...

rogdopsink
26-08-2009, 20:44
tarihteki en yüksek enflasyon liginde ilk sıradakiler...
http://paul.kedrosky.com/WindowsLiveWriter/InflationRatesinHistoryLeagueTables_93C4/inflation-historical_2.jpg

Saglik,Para,...
26-08-2009, 21:45
sayin rogdopsink

hisse analizi de yapiyorsaniz TSKYO analizi alabilirmiyim tsklr.

Dalyan
26-08-2009, 23:53
Sv. genc arkadasim,
Rogdopsink,

gecen ay ortasinda hepimizden ( özelliklede bilgili & deneyimli arkadaslarimizdan ) cok takdir gören bir Petkim analiziniz vardi...
10 Agustos tarihli zaman ve 8,30 - 8,60 fiyat öngörüsüyle...
Elbette negatif gelismeler icinde "stop loss " tahminide yapmistiniz...
ancak gecen süre icinde endex yukari hareketine devam etti...
hatta hatirliyorum sizin 11 Agustos tarihinde, 1 gün gecikmeyle hareket basliyor,tarzi yorumunuza "mal sahibi" izin vermemisti...
benim bu arada size yönelttigim, - bu cok takdir gören - yorumunuzla ilgili soru & niyetlerime, "muhtemelen" musait olmadiginizdan net cevap verememistiniz...

Acaba 26. Agustos itibariyle analizinizi güncellemek isteydiniz, neler söylerdiniz...

Tabii sizin gibi iyi yetismis arkadaslarimizin yorumlari önem arz ediyor..o yüzden sizde nerede ne dediginizin arkasindasinizdir diye düsünüyorum...

Basarilarinizin devamini dilerim...

rogdopsink
27-08-2009, 07:26
petkimi inceleyeli bir ay olmuş 10 agustos demiştim en çok merak ettiğim ve emek verdiğim kagıttı analiz olarak bir gün geciktik..

ama hafta sonları mum oluşmadıgı için 5 tane ile 8 mum arasında hedefe direnci kırdıgı için yükselirmi diye bakıoyorum hala...

gerçekten çok merak ediyorum..:yes::yes:

merakım geçti..

tüm grafikler gibi bende hata payımı kullandım....:he:

itibar etmeyiniz demiştim..:yes:

ancak.....?????


sayin rogdopsink

hisse analizi de yapiyorsaniz TSKYO analizi alabilirmiyim tsklr.


Sv. genc arkadasim,
Rogdopsink,

gecen ay ortasinda hepimizden ( özelliklede bilgili & deneyimli arkadaslarimizdan ) cok takdir gören bir Petkim analiziniz vardi...
10 Agustos tarihli zaman ve 8,30 - 8,60 fiyat öngörüsüyle...
Elbette negatif gelismeler icinde "stop loss " tahminide yapmistiniz...
ancak gecen süre icinde endex yukari hareketine devam etti...
hatta hatirliyorum sizin 11 Agustos tarihinde, 1 gün gecikmeyle hareket basliyor,tarzi yorumunuza "mal sahibi" izin vermemisti...
benim bu arada size yönelttigim, - bu cok takdir gören - yorumunuzla ilgili soru & niyetlerime, "muhtemelen" musait olmadiginizdan net cevap verememistiniz...

Acaba 26. Agustos itibariyle analizinizi güncellemek isteydiniz, neler söylerdiniz...

Tabii sizin gibi iyi yetismis arkadaslarimizin yorumlari önem arz ediyor..o yüzden sizde nerede ne dediginizin arkasindasinizdir diye düsünüyorum...

Basarilarinizin devamini dilerim...

öncelkle teşekkür ederim hatırlattgınız için grafikte ısrarcı olmadıgımı en azından stop loss olduktan sonra yeni bir güncelleme gerektirebileceğini yazmıştı..

her gün oluşan mumu güncelleyip buraya atma şansım yok maalesef petkim için

çünkü çizdiğim petkim grafği 20 senelik bir graik ve aylık ve diğer uzun periyotlarda baktıklarımda daha kaçıncı mum oluşuo bir mi ikimi..::))

endeksin çıkışı ile petkimin aynı oranda bir etkisi olmalımı bilmiyorum ben şirket analizi yapamam hisse olarak alın satın da değil amacım..

ancak hoşuma giden grafikleri paylaşıyorum dediğim gibi gören gözler bunları degerlendiriyorsa ben bunun uzagındayım..

kimisi o grafiklerde stoppa önem verir e stop kırılırken dünya kadar malı açıg satar...
kimisi uzun vadeli düşünür yaff orda 1999--2001 krizinde anayasa fırlatılırken neden bu petkim fırladı acaba diye düşünürr..

kimisi son krizden bu yana alacagı düzeltmeye bakar..

bu sizlerin portföy anlayışına kalmış..yok eger benimkine kalırsa yandınız zaten...::):)

o analizdeki yorumlarımın çogu karşıt yorumları ile yapılmaya çalışıldı..çift tarflı düşünebilme ve yanlış bir cümle kurmamak adına...

ancak grafiklerdir önemli olan söz uçar grafik kalır...:D:D

8,30yada 45 her ne ise ben oraya önem veriyorum ama ben veriyorum sadece..:D


8,30 un petkimde uzun vadede öemli bir kesişim ve fractal alana geldiğini söylemiştim yanılmıyorsam..

son güncel haliyle zaman analizlerine çok takmadan(çünkü o konu benim için cidden deneysel) grafiğğimde pekde bir değişiklikl göremiyorum...

çok milimetrik olamam o kadr...

galipdir bu yolda maglup olanlar der ve petkimin bendeki son güncel hal ini i zaman analizi mevzunu geçerek yorumlarımın arkasında oldugunu belirtiririm..
yanılıp yanılmayacagımızı tarih gösterir...

yanılırsakda yukardakiler ışıgında hatamız nerde onu araştırırız başkada yapacagımız bişey yok...:yes:

günlük olarak önceki grafikelrde 8,30 seviyesine dogru giderken 7,50 direncin düzeltme geldiğini..

uzun vadeli grafikte bunun 6,95 e kadar olabileceğini max..

(bu demek değildir ki 6,95 olacak) sadece 6,95e gitme isteğinin daha kuvvetli olabilceğini..

ama aynı zamanda günlüklerdeki düzeltmenin tamamlanması ve günlüük grafikteki gbi sarı alan içinden çıkmasıyla saga dogru genşleyerek gidebileceğini

kendimce görüyorum sizler ne görürsünüz bilmem herkesin gördüğü nokta farklı..

uyguladıkları nokta farklı...:cool:

sonuç olarak bu dogrultuda son petkim grafiklerim aşagıdaki şekillderde..

uzun vadeki trendlere bakmayı ihmal etmeyin derim kısa vadede önemli bakış açılaarı yakalatabilir..

bol kazançlar...

http://img132.imageshack.us/img132/8002/petkim.jpg


http://img37.imageshack.us/img37/8669/petkim2.jpg

WaX
27-08-2009, 07:32
guneyım gunaydın

WaX
27-08-2009, 07:33
bu grafıkler ne boyle? deprem mı oldu? :D
yada sende sısmograf cıhazımı var? :D

rogdopsink
27-08-2009, 07:55
guneyım gunaydın


sanada günaydın abi..:cool::cool:

bu grafıkler ne boyle? deprem mı oldu? :D
yada sende sısmograf cıhazımı var? :D

artçı deprem onlar bişey olmaz..:mut::mut:

kalp var abi bende kalp grafiğim onlar benim...:wink:

heycan yapınca böle sarsılıo grafikler düzeltcem diye çubuk koyuyorum sonra oraya buraya...:he::he:

rogdopsink
27-08-2009, 13:17
u100/USD

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/08/u100_260809.jpg

Dolar bazlı endekste C=A hedefine ulaşıldı ve zigzagın iki itkisel atağı zaman ekseninde, bu iki zigzagı bölen üçgenin (b) zirvesi ile tam eşit olarak bölündü. Böylece zaman ve fiyat eksenlerinde kusursuz bir simetri oluşurken, 2007 Ekim zirvesinden başlayan düşüş dalgasının da tam %50’si geri alındı.

Grafik daha fazla yorum gerektirmiyor. Doğanın kusursuz fractal yapısı her şeyi anlatıyor. Bundan sonra hem kısa, hem de orta vadede bu sayımın teyit edilip edilmediğine bakacağız.

rogdopsink
27-08-2009, 13:42
abd de gerçek işsizlik oranı yüzde 16 mı????

http://4.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SpXyZVFTxzI/AAAAAAAAJpg/GARQIshNink/s1600/sgs-emp.gif

Dennis Lockhart may be expressing his own views, but the figure of 16% he quotes is nothing more than the Bureau of Labor Statistics "U-6" measure of unemployment.

U-6 Total unemployed, plus all marginally attached workers, plus total employed part time for economic reasons,economic reasons, as a percent of the civilian labor force plus all marginally attached workers.
Here is a chart showing the 'official' U3 measure of unemployment and the U6 alternate measure. The chart also includes the unofficial unemployment rate projection done by John Williams of Shadowstats.com.

http://2.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SpX2GVtBL5I/AAAAAAAAJpo/8ZUMvIK48tM/s1600/learn-to-be-a-serf.png

rogdopsink
27-08-2009, 22:57
BİRAZ DA EKONOMİ POLİTİK...


GÖRECELİ AŞIRI ÜRETİM KRİZLERİ...


kapitalizmde hüküm süren anarşi bitmek tükenmek bilmeyen bir savurganlıga ve çözülmeye yol açar,modern sanayinin karmaşşık agını oluşturan üretimin çeşitli dalları arasındakli duyarlı dengeler,ancak ürünlerin değerlerinin(daha dogrusu üretim fiyatlarının) altında yada üstünde satılmasına neden olan oransızlıklar var oldugu sürece eksik olmayan sermaye dalgalanmalarında (gelgitlerinde) kurulur.

bununla birlikte kapitalizminm tarihsel deneyimnlerinin gösterdiği gibi meydana gelen krizler kısmi krizler olmaktan çok öte birşeydir.yani bazı saanyi dallarında fazla üretim işsizlik ve kullanılmamaış kapasitenin ve başka bazılarında kıt ve eksik üretimin yanısıra sıksık ve tekrar bütün sanayi dallarını etkileyen genel krizler meydana gelir ve bunlar saçma ve olanaksız görünen ama pratikte sık sık rastlanan olaya yani aşagı yukarı bütün sanayi dallarında üretim fazlasına ve işsizliğe yol açarlar.bu saçmalık bir yoksulluk dünyasında mevcut servet üretme arçlarını genel olarak kullanamama durumu nasıl meydana gelmektedir.

aşagıda ekonominin bir kesimindeki gerilemenin nasıl yayılarak öteki kesimlerde de gerileme yarattıgını göreceğiz ama daha önce ekonomiyi bir tüm olarak ekonomiyi bunalıma sürükleyen kapitalizmin temel bir yönü üzerinde duracagız..

önce göreli aşırı üretimin yani bütün dallarda talebi aşan üretimin nasıl mümkün oldugunu ele almak gerekir..

geçen yüzyılın başlarında marxın vülger ekonomistler dediği fransız j.b say gibi iktisatçılar aşrırı üretimin olanaksız oldugunu çünkü her satışın bir alışa ve her alışın bir satışa karşılık düştüğünü ileri sürmüşlerdir..(bunlar alış ile satış arasındaki bilgiyi görmüşler ama ikisi arasında aynı zmaanda mevcut olan ilişkiyi görememişlerdir...)

burjuva ekonomi teorisinde sık saık rastlanan bu düşünce tarzı genellikle şu çizgiyi izler her satıcı için gelir yaratır oda hasılatı ücret kar faiz rant ve benzeri olarak dagıtır ve bunlarda da talebi oluşturan satın alma gücünü temsil ederler.bu nedenle toplam üretim zorunlu olarak toplam talebe eşittir..

bu düşünce tarzı kapitalist ekonomik teoride öyle kök salmıştırki 1930 larda keynes (yine modern kapitalist teorinin temel varsayımları çerçevesi içinde kalarak)pazar ve para güçlerinin kendi başlarına bırakıldıkları takdirde mutlaka ekonomik kaynaklarının tam ve optimum kullanımına yol açmalarının şart olmadıgını ileri sürdüğü zaman görüşleri başka kapitalist kuramcılar tarfaından yıllarca tehlikeli bir sapıklık olarak kabul edilmiş ve keynesin teorileri ancak ikinci dünya savaşından sonra yeni ortodoksluk sayılarak saglam bir biçimde yerleşebilmiştir..


sayı'ın teorik olaak çürütülmesi zor değildir..


bu teorinin akla yakınlıgı şurdan ileri geliyor birisi bir mal sattıgı zaman birine mutlaka bu malın karşılıgı ödenmektedir. eger ödeme aynen yapılmış oılsa idi yani mal karşılıgında mal değişimi demek olan trampa hüküm sürse idi trampda verilen bütün mallara karşılık aynı miktarda malların trampada alındıgı kuşkusuz apaçık gerçek olurdu burada isterseniz arz talebe eşit olmak zorundadır diyebiliriz..ama işin içine para girince talebin arza eşit olması yada her satışın mutlaka başka bir malın alımını temsil etmesi hiçde şart değildir..

marx bu konuda şunları yazmıştır.

her satış bir satın alma ve her satın alma bir satıştır diye meta dolşımının zorunlu olarak satış ve satın almalr arasında bir denge gerketirdiğini ileri süren dogma kadar çocukça birşey olamaz eger bununla satışların sayısı alımların sayınsa eşittir denilmek isteniyorsa bı bir totoloji(gereksiz yenilem) den başka bir şey değildir.ama nasıl amaç her satıcının alıcısınıda beraberinde pazara getirdiğini kanıtlamaktır..

bu asla dogru değildir..alım ve satım tek bir eylemdir... aralarında tambir aynıyet vardır..bir mal sahibi bir para sahibi arasında bir mıknatısın iki kutbu gibi birbirlerine karşıt iki kimse arasında bir değişimdir....hiç kimse satın alacak biri olmadıkça malını satamaz...ama hiç kimsede biraz önce sattı diye hemen satın olmak zorunda değildir.dolaşım dogrdudan trampanın dayattıgı zaman yer ve bireylerle ilgili bütün sınırları deler geçer ve bunu trampada birisinin kendi ürününün elden çıkarılması ve bir başkasının ürününün edinilmesi arasında mevcut olan aynıyeti bir alım ve satım ilişkisine dönüştürmekle yapar...



eger alım ile satım arasındaki ayrılık çok açık ve belli bir hale gelecek olursa aralrındaki yakın ilişki aralarındaki birlik bir bunalım yaratarak ortaya çıkar (kapitaL)

meta değişimin gelişmiş oldugu her yerde üretiklen metaların alıcı bulamaması olanagı vardır..üretilen degerler paraya çevrilemeyebilir.kapitalizm geliştiği zaman bu sadece mümkün olmakla kalmaz kaçınılmaz hale gelir..gelişmiş kapitalist ancak yendien yatırımın karlı görünmesi halinde mal ve işgücü satın alır..ürünlerinin satışından para biçimde geri aldıgı sermayae ve artı değeri yendiden yatırır....

rogdopsink
27-08-2009, 23:48
spde temettü oranları...

nereye kadar temettü vererek daha yatırımcı çekmeye çalışılacak...????

hep sorular hep sorular...

kar payları kazançlar düşmeye başladıkça azalacaktır ve eski haline dönecektir..

tersinden düşünürsek kar payları düşecekse kazançlarda azalacaktır..

http://img148.imageshack.us/img148/9471/adszqvd.jpg (http://img148.imageshack.us/i/adszqvd.jpg/)

rogdopsink
28-08-2009, 11:00
VOB EKİM VADE...

http://img200.imageshack.us/img200/8418/adszpmrdpt.jpg (http://img200.imageshack.us/i/adszpmrdpt.jpg/)

rogdopsink
28-08-2009, 15:07
HONEST BEN...:)))

http://www.ritholtz.com/blog/wp-content/uploads/2009/08/bernanke-money.jpg

WaX
28-08-2009, 15:13
benım bıyıklı halımı nerden buldun :D

rogdopsink
28-08-2009, 15:23
http://img43.imageshack.us/img43/6456/adszjim.jpg (http://img43.imageshack.us/i/adszjim.jpg/)

rogdopsink
28-08-2009, 15:29
A Shocking Fall 2009 Economic and Monetary Collapse?



http://socioecohistory.wordpress.com/


http://socioecohistory.files.wordpress.com/2009/08/us_tax_receiptsandoutlays1.jpg

http://socioecohistory.files.wordpress.com/2009/08/longtermsecuritiespurchases.jpg

WaX
29-08-2009, 09:51
guneyım suraya bı
netas grafıgı koysana yenı halı ıle

bakalım nereye gelmısız :)

rogdopsink
29-08-2009, 10:32
DOW JONES....

dowda çeyreklik verilerle trendler ve üçgenler...

http://img269.imageshack.us/img269/6924/adszhkt.jpg (http://img269.imageshack.us/i/adszhkt.jpg/)

rogdopsink
29-08-2009, 11:02
ABD'de 3 banka daha kapandı


ABD'de üç banka daha kapanırken bu yıl el konan banka toplamı 84'e ulaştı.

FDIC tarafından yapılan açıklamaya göre kapanan bankalar şunlar: California'dan Affinity Bank, Baltimore'dan Bradford Bank ve Minnesota'dan Mainstreet Bank.

FDIC üç bankaya el konmasının maliyetini 446 milyon dolar olarak açıkladı.

bunlarda dünyanın en iyi ilk 50 bankası imiş...:))

http://www.gfmag.com/tools/bank-rankings/2341-words-50-safest-banks-2009.htm



1. KFW (Germany)
2. Caisse des Depots et Consignations (CDC) (France)
3. Bank Nederlands Gemeenten (BNG) (Netherlands)
4. Landwirtschaftliche Rentenbank (Germany
5. Zuercher Kantonalbank (Switzerland)
6. Rabobank Group (Netherlands)
7. Landeskreditbank Baden-Wuerttemberg-Foerderbank (Germany)
8. NRW. Bank (Germany)
9. BNP Paribas (France)
10. Royal Bank of Canada (Canada)
11. National Australia Bank (Australia)
12. Commonwealth Bank of Australia (Australia)
13. Banco Santander (Spain)
14. Toronto-Dominion Bank (Canada)
15. Australia & New Zealand Banking Group (Australia)
16. Westpac Banking Corporation (Australia)
17. ASB Bank Limited (New Zealand)
18. HSBC Holdings plc (United Kingdom)
19. Credit Agricole S.A. (France)
20. Banco Bilbao Vizcaya Argentaria (BBVA) (Spain)
21. Nordea Bank AB (publ) (Sweden)
22. Scotiabank (Canada)
23. Svenska Handelsbanken (Sweden)
24. DBS Bank (Singapore)
25. Banco Espanol de Credito S.A. (Banesto) (Spain)
26. Caisse centrale Desjardins (Canada)
27. Pohjola Bank (Finland)
28. Deutsche Bank AG (Germany)
29. Intesa Sanpaolo (Italy)
30. Caja de Ahorros y Pensiones de Barcelona (la Caixa) (Spain)
31. Bank of Montreal (Canada)
32. The Bank of New York Mellon Corporation (United States)

tughan
29-08-2009, 11:06
ABD de amma banka varmıs bakkal dukkanı gibi adım bası bir tane hergun biri kapanıyor :P:):)

rogdopsink
29-08-2009, 11:29
svg imf den haber var tren gelir hoş gelir...ley ley lümü lümü ley...:))))

yanlış okumadı isem g8 de alınan kararlar dün itibariyle yürürlüğe girdi..

sdr oranları imf sitesinde mevcut aynı şekilde açıklamda..

yorum size kalmış...:yes:



IMF Injecting $283 Billion in SDRs into Global Economy, Boosting Reserves


SDR tahsisi, IMF üyelerinin döviz rezervleri tamamlamak için
SDR Olağanüstü stok artırmak için yaklaşık on katı
Düşük gelirli ülkelerin önemli ölçüde yararlanması için

250 milyara ek olarak 30 milyar civarıda 9 eylülde ek olarak kaynak saglanacak..


With much of the world still mired in recession, the IMF took action to bolster its members’ reserves through an allocation of SDRs, or Special Drawing Rights.
The allocation, equivalent to $250 billion, was made on August 28 and will be followed by an additional, albeit much smaller, allocation of $33 billion on September 9. With the two allocations totaling roughly $283 billion, the outstanding stock of SDRs would increase nearly ten-fold to total about $316 billion.
There are no notes or coins denominated in SDRs, nonetheless the SDR does play a role as an interest-bearing international reserve asset. The allocation of SDRs by the IMF boosts member countries’ reserves because SDRs can be turned into usable currencies. Once the SDRs have been added to a member country’s official reserves, the country can voluntarily exchange its SDRs for hard currencies, such as the U.S. dollar, euro, yen, or pound sterling, through voluntary trading arrangements with other IMF member countries.
Some countries have already volunteered to set up trading arrangements that will facilitate the buying and selling of SDRs.
SDR allocations respond to G-20’s call
It was at its April summit in London that the Group of Twenty (G-20) industrial and emerging market countries called for an SDR allocation of $250 billion. The proposed general allocation was approved by the IMF’s Board of Governors on August 7, 2009, and came into effect on August 28. The allocation is based on a long-term global need to supplement IMF members’ existing reserve assets and it provides liquidity to the global economic system.
The G-20 had also called for urgent ratification of a long-pending amendment to the IMF’s Articles of Agreement. This so-called Fourth Amendment was proposed to enable all Fund members to participate in the SDR system on an equitable basis and correct for the fact that countries that ****ed the Fund after 1981—now more than one-fifth of the current IMF membership—have never received an SDR allocation.
The amendment to the Articles had originally been set in motion over ten years ago, but it needed to then pass successfully through the legislatures of three-fifths of the Fund’s members, having 85 percent of the total voting power. Recently amended U.S. legislation paved the way for making the amendment effective in August.
The amendment provides for a special one-time allocation that will be separate and additional to any SDRs allocated to members under the general allocation of SDRs. The special one-time allocation of about $33 billion, will be made on September 9, 2009.
Mechanics of SDR allocations
General allocations of SDRs are made as a percentage of a member’s quota with all participants receiving the same percentage—a member’s quota is based broadly on its relative size in the world economy and determines both its subscription to the capital of the IMF and voting rights in the organization; a member’s quota has a bearing on its access to IMF financing.
Allocations under the special amendment to the Articles of Agreement would not be made in proportion to quotas but rather pursuant to a methodology that would bring participants’ net cumulative allocations-to-quota ratio to a specific common benchmark.
SDR allocations provide each member with a costless asset. If a member’s SDR holdings rise above its allocation (for example, if it purchases SDRs from another member), it earns interest on the excess; on the other hand, if it holds fewer SDRs than allocated, it pays interest on the shortfall at the official SDR interest rate.
Low-income countries to benefit significantly
While an allocation of SDRs increases the international reserves held by each IMF member, it will not increase the Fund’s resources available for lending. It will, however, provide members with an additional method to obtain hard currencies. This can be a way for countries to augment their reserves in times of need, and also a means for countries to obtain other currencies that they may use in international transactions.
About $110 billion of the combined allocations will go to emerging market and developing countries, including over $20 billion to low-income countries. Many of these countries currently face difficult spending decisions as they decide how to address the fallout from the global crisis. For them, the SDR allocation means potential access to unconditional financial resources that could limit the need for adjustment through contractionary policies and allow greater scope for countercyclical policies in the face of recession and rising unemployment.
“The general SDR allocation is a key part of our response to the global crisis, demonstrating the value of a cooperative multilateral approach,” IMF External Relations Director Caroline Atkinson said. “The Fund’s low-income members will benefit significantly,” she added. Despite a smaller number of SDRs going to the IMF’s low-income members, the allocation will result—in most cases—in a proportionately bigger increase in reserves for them than it will for the advanced economies, which already have a substantial cushion of reserves.
Exchange of SDRs expected to rely on voluntary trading arrangements
Once the SDRs have been allocated, members can decide to keep them it their reserves or exchange them for hard currencies as their individual situations dictate. In order to accommodate the expected increase in the volume of SDR transactions, the IMF has called for expanding the capacity of voluntary trading arrangements.
Under the voluntary trading arrangements, individual Fund members stand ready to buy and sell SDRs within certain limits, thereby effectively establishing an SDR market. The IMF acts as a broker and arranges transactions between prospective buyers and sellers of SDRs at no cost. These voluntary arrangements have ensured the liquidity of the SDR for more than two decades.
A number of members with sufficiently strong external positions have already stepped forward, saying they will establish a new voluntary arrangement or expand the capacity of their existing arrangements in light of the new allocations.
In the event that there is insufficient capacity under the voluntary trading arrangements, the IMF can activate a designation mechanism to guarantee the liquidity of the SDR. Under this mechanism, members with sufficiently strong external positions are designated by the Fund to buy SDRs with freely usable currencies up to certain amounts from members with weak external positions. This arrangement serves as a backstop to guarantee the liquidity and the reserve asset character of the SDR.

rogdopsink
29-08-2009, 18:12
HAZİNEDEN BAZI GÖSTERGELER...

sdr oranları ile ilgili grafiklere dikkatle bakmanızı tavsiye ederim...devletin ekonomi birimlerinin bulundugu bu sitelerde herşey ne kadarda ortada..

ekonomi teğet geçti derken borsa fiyatları dikkata alınıyor genelde ama bizim borsamızın fiyatı 100 tane şirketin hatta bunun 30 tanesinin yönlendirmesyle oluşuyor...

gerçek ekonomi apayrı...burdaki ilişkiler ve grafikler genelin yani toplumun yani devletin ekonomik karar alma psikolojileirni göstermekte..

maastricht kriteri diye dayamışlar bütün ülkelere sayfalarca exel verilerinii puanlı performans tablolarını...

http://img193.imageshack.us/img193/7436/88418752.jpg

http://img193.imageshack.us/img193/156/40039676.jpg

http://img149.imageshack.us/img149/9084/78916364.jpg

http://img408.imageshack.us/img408/1416/14524953.jpg

http://img408.imageshack.us/img408/3271/74317842.jpg

http://img40.imageshack.us/img40/6116/29693825.jpg
http://img193.imageshack.us/img193/7008/47251785.jpg


http://img195.imageshack.us/img195/975/72191176.jpg


bu aşagıdaki tablo...

sabah gönderdiğim imf nin sitesinde geçen ve yürürlülğe giren kararın ..

önümüzdeki dönemde belirleyicisi mi olacak acaba..

2001 de yüzde 8 kullanmışız şimdi biraz daha verirlermi acaba...:hehe:

http://img195.imageshack.us/img195/9898/51249045.jpg

burda da sdr cinsinden imf ye olan borç stogumuz mevcut

daha öce 2013 yılına kadar 2009 yatrım planları çerçevesinde incelemeye çalıştım kendimce..

2013 uzun vadeli programında imf ile bagların kopması mı planlanıyor yoksa imf kendinimi fes edecek..neden 2013 de ödüyorlar ödettiriyorlar neden....:)))


2013 de imf ye borcumuz sıfır olmalı buraya göre hiç sdr kullanmazsak ama kullanmadan yapabilirmiyiz acaba...:notr:

http://img149.imageshack.us/img149/1174/32333313.jpg

2011 e kadar kaynak ihtiyacında öle çok bir değişiklik yok gibi..


http://img340.imageshack.us/img340/8691/40297645.jpg
hayırlısı olsun bakalım nereye varacak sonumuz...

herkese bol kazançlar...

rogdopsink
29-08-2009, 18:57
yukadaki son gönderilere ilişkin benim kendi öznel yorumlarım..


kritik günlere dogru yaklışırken önümzdeki depremin kaç şiddetinde olacagını hesaplamak için biraz uzun vadeli kafa patlatmak gerekli gibi..


çünkü acısı uzun vadeli hissedilecğe bezner..bu resesyon denilen ilet öle iki günde geçecek bir hastalık değil maalesef..
en son bugün imf nin sitesinde sdr ile ilgili g8 de alınani bu rallinin en saglam aragazının yürürlüğe girdiğini 28 agstos tarihyile ilan etmişler...

beklentiler alınır gerçekler satılır...

bizim piyasadaki artık en acemi yatırımcının dahi öğrendiği bu altın kural.. ama belki uygulayamadıgı bu altın kural yukardaki haberdede gerçekleşme safhasına geldiğini gösteriyor...

yani, imf haberinde..peki nedir bu sdr nedir bu haber.. ben açıkçası öle dibine kadar inceleyemedim benimde anlayamadıgım yerler var bu haber açısından yakında zaten başbakanın imf ile anlaşacaz demesi ve gündemin yine imf ye dönecek olması yeteri kadar bu haberi konuşturacaga benzer..:scratch::scratch:

şimdi ben olaya şöyle bakmak istiyorum sdr nedir???



SDR nedir?
SDR nedir? Özel çekme hakları anlamına gelen SDR (special drawing rights) 1969 yılında Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından oluşturulan uluslararası bir ödeme ve rezerv aracıdır. Fiziki para varlığı değil, bir hesap birimi olan SDR'ye göre altın veya döviz gibi bir karşılık bulundurmaya gerek yok. SDR, üye ülkelere IMF'deki kotaları oranında dağıtılıyor, başka bir deyişle Fon'daki hesaplarına kaydediliyor. Bir ülke dış rezerve ihtiyaç duyar ve SDR'sini kullanmak isterse, hangi ülkenin parasını elde edecekse SDR'sini o ülkeye devrediyor. Böylece SDR'sini kullanan ülke dövize, karşı ülkede de SDR'ye kavuşuyor. Değeri sepet para tekniğine göre oluşturuluyor. SDR sepetinin bileşimine yönelik en son karar 1 Ocak 2001 tarihinde alınmış ve bu kapsamda SDR sepetinin, 0.4260 Euro , 21 Japon Yeni, 0.0984 İngiliz Sterlini ve 0.577 ABD Doları'ndan oluşmasına karar verilmiştir.

sdr ın tanımı ne imiş bunuda yulardıaki açıklama ile öğrenmiş oldum..:)))

türkiyenin 2001 yüzde 8 e varan sdr kullnımın ardından ülke cidden borçlanması ne yapıp edip ki bunda özelleştirmelerin hatta (petkimin satışının bana göre )çok büyük etkisi vardır..

http://img195.imageshack.us/img195/9898/51249045.jpg

bu tablo bizi ilgilendiren boyutu herkes kendi oranında kullanacak bir şekilde...

ben öngörülen den daha fazla olagını tahmin ediyorum..

yani yüzde6**7 ler oranıında..

birde olayın ab ve global boyutru var.. gelişmiş ülkelerdeki realizasyonla beraber gelişmekte olan ülkelere aktarılacak bu para ile yaratılacak suni denge bizi bir süre daha oyalayacaga benzer...

ekonomi poltikteki göreceli aşırı üretim krizlerni paylaşmıştım.. burdaki önemle dikkat çekmek isteiğim nokta...

fransız ekonomist sayın her alıcının bir satıcı vardır her alıcının bir satıcı vardır...
tezine karşı marxın bunn böyle olmaddıgı yani her satanın karşısında o değerden bir alıcı bulamayabileceği yada her alıcının o fiyattan bir satıcı iile karşılaşamayabileceğini ileri sürmesi idi...

burda haklı olan marx bu durumda en azından reel ekonomide bizi krize sürükleyen sanal sebebi ortaya koyuyor..değişim miktarları eşit ama degerler devamlı değişmekte..

şimdi bu bilgiler ışıgında ortada bir dengesizlik oldugu belli dünyada ki arz fazlasının tüketilemediği yani alıcı bulamadıgı bell..

resesyonda olmamızdan kaynaklı fiyatların aşagıya düştüğü belli..
imf nin hekikopter benin bunlara ragmen çuvalla tedavüle para sokması belli...:))

son serumun hastaya verilemeye başlandıgı belli..

peki bu dengesizlik sizce nereye kadar sürecek..bence bu sistem bu sebeplerden bile 29 daki krizden daha büyük bir krizin içinde oldugumuzu gösteriyor..

dikkat edin 29 daki krizden daha büyük bir krizin geleceğinden bahsetmiyorum zaten biz bu krize zirve noktamızda ulaştık ve balonumuz globalcek patladı...

şimdi içindeki hava boşalıyor her ne kadar yırtık dondan çıkar gibi böyle kararlarla o yırtık balona hava vermeye çalışsalarda ..:))(

rogdopsink
29-08-2009, 19:59
U100


http://img55.imageshack.us/img55/9214/u100.jpg (http://img55.imageshack.us/i/u100.jpg/)

rogdopsink
29-08-2009, 21:04
u100 aylık...


http://img76.imageshack.us/img76/9214/u100.jpg

rogdopsink
30-08-2009, 09:03
FFKRL[/I]


http://img377.imageshack.us/img377/5817/ffkrl.jpg

http://img405.imageshack.us/img405/6668/ffkrl2.jpg


BRİSA...



http://img502.imageshack.us/img502/1900/adszlvc.jpg (http://img502.imageshack.us/i/adszlvc.jpg/) -

http://img268.imageshack.us/img268/9320/adsz2ihq.jpg


KOZAA


http://img42.imageshack.us/img42/6352/adszdnh.jpg (http://img42.imageshack.us/i/adszdnh.jpg/)


http://img141.imageshack.us/img141/1328/adszoym.jpg (http://img141.imageshack.us/i/adszoym.jpg/)

AKSU İPLİK..

http://img391.imageshack.us/img391/4099/adszlok.jpg (http://img391.imageshack.us/i/adszlok.jpg/)


PARSAN
http://img444.imageshack.us/img444/764/adszobe.jpg


yukarıdaki grafikler sadece teknik olarak bakılmıştır..

Burada yer alan ve paylaşılan bilgi, yorum ve tavsiyeler, yatırım danışmanlığı kapsamında degildir! Bu sebeple, yatırım tavsiyesi olarak dikkate alınmaması gerekmektedir

arada bir elimden geldiğince hisselere bakmaya çalışıyorum..

grafiklere bazen yorum yapmıyorum çünkü grafiklerde farklı ihtimallere karşı trendler mevcut...
belkide bazıları mevcut değil.bunlar benim önemsedeğim trendler hisselerin beklentileri hangi trendle kavuşmak isterse onlar çalışır yada çalışmaz..

herkese bol kazançlar....

WaX
30-08-2009, 09:12
Guneyim mesajini aldim tsk ederim
Hadi AGA(benden) dan izinlisin pazar tatili yap :D

rogdopsink
31-08-2009, 07:02
Too Bigger to Fail


http://media3.washingtonpost.com/wp-dyn/content/graphic/2009/08/28/GR2009082800426.gif


http://dshort.com/charts/bears/mega-bear-2000-extended.gif

rogdopsink
31-08-2009, 07:16
Have Physicists Cracked the Stock Market?


New Scientist is reporting that physicists have largely figured out how to predict the end of bull markets:

A team of physicists and financiers have ... successfully predict[ed] a steep fall in the Shanghai Stock Exchange.

Their model, which employs concepts from the physics of complex atomic systems, was developed by Didier Sornette of the Financial Crisis Observatory in Zurich, Switzerland, and Wei-Xing Zhou of the East China University of Science and Technology in Shanghai. The idea is that if a plot of the logarithm of the market's value over time deviates upwards from a straight line, it's a clear warning that people are investing simply because the market is rising rather than paying heed to the intrinsic worth of companies. By projecting the trend, the team can predict when growth will become unsustainable and the market will crash.

Sornette, Zhou and colleagues applied their model to the Shanghai Composite Index, which tracks the combined worth of all companies listed on the Shanghai Stock Exchange, the world's second largest.

Early this year, the index gained 50 per cent in just four months. In July, the
team predicted that the index would start to fall sharply by 10 August (www.arxiv.org/abs/0907.1827). The index duly began to slide
on 4 August, falling almost 20 per cent in the subsequent two weeks.

So we can all predict the stock market and make a ton of cash, right?


Not so fast:
"If enough investors take action based on our predictions, the evolution of prices will probably be affected," says Zhou.

In other words, everyone will start factoring in the predicative power of the model, and selling out of late-stage bull markets earlier.

Asya ekside, Şanghay çakıldı

Japonya'da 54 yıl sonra iktidarın el değiştirmesinin ardından hisseler gerilerken Şanghay'da hisseler sert satışlarla geriledi.

Japonya'da genel seçimlerde Demokrat Parti'nin zaferinin ardından yen değer kazandı, hisseler ilk tepki yükselişinin ardından eksiye geçti. Nikkei 225 Endeksi önce % 2 arttıktan sonra yenin değer kazanması, sanayi üretiminin dört ayın en düşük hızında artması ve perakende satışların gerilemesiyle eksiye geçti.

Japonya'da sanayi üretimi Ağustos'ta % 1.9 arttı ancak bir yıl öncesine göre % 22.9 düşüş var. Euro-yen paritesi 132'ye doğru indi.

Şanghay'da % 5'in üzerinde düşüş gelirken Ağustos'ta banka kredilerinin azalması ve sermaye arttırımlarının likiditeyi emeceği kaygılarıyla geriledi. Şirket karlarının düük gelmesi de satışlarda rol oynadı.

Şanghay'daki sert düşüş Hong Kong'a % 2 gerileme olarak yansıdı.

Endeksler Seul'de % 2, Sidney'de hafif ekside.

ABD'DE İŞSİZLİK HAFTASI

ABD'de bu hafta işsizlik verileri açıklanacak. Beklentiler tarım dışı istihdamın 200-250 bin arasında azalması ve işsizlik oranının % 9.5-9.6'ya çıkması.

Hafta boyunca da yoğun veri akışı sürecek. Pazartesi Chicago satınalma yöneticileri endeksi (PMI) açıklanacak.

Salı günü ISM imalat sanayi endeksi, bekleyen ev satışları endeksi, inşaat harcamaları ve otomobil satışları gelecek. ISM endeksinin geçen ayki 48.9 seviyesinden 50'nin üzerine çıkması bekleniyor.

Çarşamba ADP özel sektör istihdam verisi ve fabrika siparişleri gelecek.

Perşembe haftalık işsizlik başvurularının yanı sıra ISM imalat-dışı endeksi açıklanacak.

Cuma günü açıklanacak işsizlik verilerinin yanı sıra salı günü gelecek ISM verisinin piyasalarda etki yaratması bekleniyor.

İÇERİDE ENFLASYON

Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu Merkez Bankası'nın faiz politikasını ışık tutacak.

Bugün Temmuz ayı dış ticaret dengesi verileri gelecek.

rogdopsink
31-08-2009, 07:37
http://2.bp.blogspot.com/_ym8Q9yxUg34/Spg96RgefcI/AAAAAAAALpc/ITzUZlqyU2o/s1600/speculators.jpg

Benzerliğe devammı yoksa ayrışacakmıyız izlemeye devam..

diplerden hisse satanlarında buralarda iyimser olmaya başlaması bir başka düşünürürücü konu....???


http://2.bp.blogspot.com/_ym8Q9yxUg34/Spg-dGwbmiI/AAAAAAAALps/hdponzUcsgs/s1600/GB082809.jpg

Efsane_
31-08-2009, 07:59
günaydın üstadım.. bir altınyıldız teknik alsak ? Allah razı olsun derim

rogdopsink
31-08-2009, 21:01
u30

ulusal otuzda zirve tarihimiz kasım dibimiz ve mart dibimiz olan tarihlerin önemli zaman bölgelerinde ortaya çıkan muhtemel kanal çizgileri (düşen ve yükselen )ne bakınca ..

çok kritik bir zaman trendlerinin yogunlaştıgı yerden(yani yogunluk bölgesinin biraz önem arz ettiği) yerden döndüğümüzü görüyorum...

ha bu seviye geçilirmi geçilebilir elbette o zmanda bir sonraki hedef 17 yda 28eylül gözüküyor

17 eylül den sonraki bu yogun düşüş trendleri içinde kalmamız bizi aralık ortalarına kadar bu trendler dahilinde oyalayacaga benzer..

56735 0,618 bölgesinin aşagı kırılması pek hoş bir durum olmayacak..stoplara önem verilmesi gereken bir dönem..

yanlış hatırlamıyorsam 17 eylül dow vadelilerin uzlaşma tarihi yada o aralar...??

o yüzden bu tarih gözüme bir kez daha çarpıyor...

kırılmanın sertliği ve zirveden itibaren düşüş trendinde oluşacak regresyon bize yeni dipler yada destekler konusunda destekçi olur umarım..

şu durumda bende gözükenler bunlar...herkse bol kazançlar...


http://img513.imageshack.us/img513/5936/u30rogdopsink.jpg (http://img513.imageshack.us/i/u30rogdopsink.jpg/)

rogdopsink
01-09-2009, 08:46
U100--LOGRAİTMİK SPİRALLER..

BU salyangoz kabuklarını endekse koyacak olsam böyle koyardım heralde...:)

önemli gördüğüm zaman aralıklarının yatay ve dikey eksenlerinin kesşitiği yönlere koymaya çalıştım...

aralık ayı içi ve sonrası yine önemli bir alan olarak gözüküyor...

fazla estetik ve milimetrik bir çalışma değildir sadece genel bakışa birşeyler ifade edermi
onun için çalıştım ve paylaşmayı uygun gördüm herkse bol kazançlar...

http://img199.imageshack.us/img199/9982/logaritmikspiraller.jpg (http://img199.imageshack.us/i/logaritmikspiraller.jpg/)

mystified
01-09-2009, 12:24
Nearest Neighbor Analysis

I've borrowed concepts from statistics, such as serial dependency and significance testing, and demonstrated their application to trading. This month I'm going to introduce another idea from statistics. The nearest neighbor concept can be found in nonlinear modeling, chaos research, and statistical pattern recognition. While these topics can be complex, the basic idea of nearest neighbor analysis is not difficult to understand.



In one respect, the nearest neighbor concept is a data analysis technique. It's a way to focus an analysis on the data that are closest in some sense to the conditions of interest. In statistical pattern recognition, for example, the objective is to design a "classifier," which discriminates between the patterns you're trying to identify and all other patterns encountered by the classifier. The classifier is obtained by fitting a probability density function to a set of data samples. The "k nearest neighbor" technique estimates the probability density function for the classifier point by point using the k data samples nearest to each point [see reference 1]. The alternative would be to use a mathematical equation to represent the classifier. If an equation were available, the classifier would be fit simultaneously to all available data samples, rather than just the k samples nearest the evaluation point. So called "nonparametric" methods, like k nearest neighbor, are typically used when a parametric method -- an equation -- is not available. In trading the markets, viable parametric methods are rare.



In a simple sense, the nearest neighbor approach is analogous to an N-period moving average. The moving average is calculated on each bar using the N bars nearest to the current bar. Similarly, the k nearest neighbor estimate is calculated from the k "neighbors" nearest to the point of interest. Nearest neighbor estimates are local estimates, like a simple moving average, centered around the point of interest and recalculated using different neighbors at every other point of interest. One advantage of this localization approach for trading is that it tends to adapt the results to current market conditions.



There are several ways in which nearest neighbor analysis can be applied to trading, including the following:

Use the nearest neighbor estimate as a price prediction, and incorporate the prediction into a trading system.

Use the nearest neighbor price prediction as an indicator or guide to trading.

Use a nearest neighbor search to increase the computational efficiency of data intensive market modeling methods, such as neural networks or kernel regression; see reference 2.

Optimize a trading system's parameters over the N nearest neighbors to adapt the parameter values to current market conditions.

Optimize a system's position sizing parameters over the N nearest neighbors to adapt the position sizing to current market conditions.

I'll develop idea #1 below, but before I do that, I want to briefly discuss the last two ideas. The usual approach to tailor system parameter values to current market conditions is to use "walk-forward" optimization. The idea of walk-forward optimization is that you optimize the parameter values on a past segment of market data, then test the system forward in time on data following the optimization segment. You evaluate the system based on how well it performs on the test data, not the data it was optimized on. The process can be repeated by moving the optimization and test segments forward in time. The premise of walk-forward optimization is that the recent past is a better foundation for selecting system parameter values than the distant past. The hope is that the parameter values chosen on the optimization segment will be well suited to the market conditions that immediately follow. The problem with this approach is that when market conditions change -- say, from bull market to bear market -- you may find yourself optimizing on one set of market conditions while trading a completely different set of conditions. In this case, there's no good reason to expect that the walk-forward results will be similar to the optimized results.



Nearest neighbor analysis provides an alternative to this approach. Instead of optimizing over all data in the recent past, you can select a sampling of trades over a longer period of time based on how close the trades are in the nearest neighbor sense to the current market conditions. For example, choose a set of indicators, such as momentum, ADX, moving averages, etc. Evaluate the indicators on the current bar. Then evaluate the indicators on the bar preceding each past trade. Select the N (say, 30 or so) trades with indicator values closest to those on the current bar. Optimize the system parameter values over these 30 trades. As the parameter values are varied during the optimization, different trades may be produced, so the 30 trades chosen to evaluate the system may change from optimization iteration to iteration.



Once the optimal parameter values are found, the profit/loss from the next trade can be recorded. As in walk forward optimization, this trade will be out-of-sample, meaning it is generated without the benefit of hindsight. After each trade is complete, the process can be repeated for each new trade. This means that new parameter values will be generated for each trade. If the purpose is to evaluate a trading system, you would use the out-of-sample trade results to evaluate the system, rather than the optimized results on the N nearest neighbors. While this procedure is more complex than traditional walk forward optimization, the nearest neighbor approach may provide a more reliable way to determine system parameter values that adapt to current market conditions.



The same idea can be applied to position sizing. Let's say you're using a fixed fractional position sizing technique, in which a percentage of the account equity is risked on each trade. Typically, one would use all available trade profit/loss data to compute the best fixed fraction for future trading. However, instead of using all trades, why not use the N nearest neighbors; i.e., the N trades that are closest to current market conditions as determined by a set of indicator values? The procedure is the same as described above, except that you're optimizing on the fixed fraction (or whatever position sizing parameter you want) rather than on the system parameter values. In this way, you adapt the fixed fraction to current market conditions.



A Nearest Neighbor Trading System

I may have more to say on these techniques in a later newsletter, but for now, I want to demonstrate how nearest neighbor prediction can be used to develop a trading system. The basic idea is to define a pattern using trading indicators and find the N patterns that are closest to the pattern on the current bar. You then decide to buy or sell based on whether the average market move following the N patterns is up or down [reference 3]. For example, consider the following momentum indicators:



I1 = (C - C[1])/I1Max

I2 = (C - C[2])/I2Max

I3 = (C - C[3])/I3Max

I4 = (C - C[5])/I4Max



where C is the closing price on the current bar, C[i] is the close i bars ago, and I1Max - I4Max are the maximum values of I1 - I4. The momentum values are normalized by the maximum values so that each indicator will be in the range [-1, +1]. The first step is to evaluate I1 - I4 on the current bar. The indicators are then evaluated on each prior bar, and the following error values are calculated:



Ei = (I1 - I1[i])^2 + (I2 - I2[i])^2 + (I3 - I3[i])^2 + (I4 - I4[i])^2



where Ei is the error on the bar i bars ago, and I1[i] - I4[i] are the indicator values i bars ago. The N nearest neighbors are the i's (that is, the bars) that provide the smallest error values, Ei.



As a result, we end up with a set of N bars with indicator patterns similar to the pattern we have on the current bar. The final step is to see which way the market moved following each of the N patterns. If, for example, the average move following the N patterns is 10 points up in two days, then we might want to buy the market and hold for two days in expectation of a similar move.

rogdopsink
01-09-2009, 21:05
VİX....

teşekkürler paylaşım için svg mystified :super:

vix 24 agustosta dipten dönmüş duruyor..
bollinger bandının üstünde..çok şey anlam ifade etmesede takip edilmesi geren bir gösterge....

http://2.bp.blogspot.com/_SxZuN3tlxbQ/Sp1iCfFVrnI/AAAAAAAABus/Gel9daZx_x0/s1600/vixbreakout.png

rogdopsink
01-09-2009, 21:09
http://s.wsj.net/public/resources/MWimages/MW-AB657_septem_MJ_20090831145730.jpg

dede2
01-09-2009, 21:30
vix 24 agustosta dipten dönmüş duruyor..
bollinger bandının üstünde..çok şey anlam ifade etmesede takip edilmesi geren bir gösterge....



http://i29.tinypic.com/4qinq0.jpg

rogdopsink
01-09-2009, 21:36
Do Or Die!

:))


http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/09/2009-09-01_dollar.png

rogdopsink
01-09-2009, 21:47
SPX 15 DAKİKALIK....


http://img44.imageshack.us/img44/2662/65437801.png (http://img44.imageshack.us/i/65437801.png/)

rogdopsink
01-09-2009, 21:59
DOW JONES....


http://img228.imageshack.us/img228/955/dowz.png

rogdopsink
01-09-2009, 22:21
EURUSD ...

alıntıdır...

http://slopeofhope.typepad.com/.a/6a00e00989822288330120a5391fc2970b-800wi

rogdopsink
03-09-2009, 00:49
u100

grafiğe göre 44366 seviyesinden aşagı sarkılmamalı...

24 eylüle dogru giderken karşılaşacagımız ilk düşen ve yükselen trendlerin kesişim noktasına dogru bir sakinleşme yaşanabilir..

kırılmaları halinde stop lossları uygulamak önemli olacaktır...

herkese bol dikkatli günler diliyorum..

iyi geceler...
http://img27.imageshack.us/img27/9214/u100.jpg (http://img27.imageshack.us/i/u100.jpg/)

rogdopsink
03-09-2009, 09:31
VOB...

Vdeli piyasalarda kasım dipten bu yana düzenli olan trendde saatlik olarak duruma bakarsak..

mart dibinin 0,50 oranındaki zaman bölgesine 3 eylüle geldiğimizi görürüz..

buralar bana göre yukardaki endeks grafiğine görede karar alma ve yatay kalma yerlerimiz..

bir süre sonra ihtimaller dahilinde yukarı yada aşagı sertlikler başlar diye düşünüyorum...

yeşil düşen trendlerin içi dolabileceği gibi yukarı trendin korunma ihtimalide var...

ama şu aralar bu düşen trend korunacak gibi çünkü zirveden regresyonel bir kırlma yaşandı yaşanıyor...

58375 seviyeli önemli destek gözüküyor ..ordaki yogunluk bir süre burda yatay kalarak atılabilir..

yurt dışındaki bozulmayı yeni başlayan dalgayı özelliklede çin endeksinin çok bariz bir şekilde destek dinlemeden geriledğini düşünürsek ...


henüz yolun başındamıyız diye düünmeden duramıyorum...??

58375 altında 56350 seviyeleri mevcut...

herkese bol kazançlar...

http://img232.imageshack.us/img232/8158/vobekim.jpg (http://img232.imageshack.us/i/vobekim.jpg/)

rogdopsink
03-09-2009, 10:26
GOLD..

altına güvenli yatırım diye bir süre geri geride durmak izleyenler için degerlendirme fırsatı olurmu acaba..

üçgen dışına çıkmış yukarı kırılma yaşanmışa benziyor...

1058 ve 1142 seviyeleri görülebilir gözükmekte...

http://img188.imageshack.us/img188/4628/goldp.jpg (http://img188.imageshack.us/i/goldp.jpg/)

rogdopsink
03-09-2009, 13:33
dow jones shangai ve altın üçgeni...


bir kaç gündür piyasalar satış yemeye başladıgından beri altın döviz gibi alternatif yatırım araçları konuşulmaya hatta speküle edilmeye başlandı..

özellikle altın için olan yorumlar şaşırtıcı altının çok daha yukarılara tırmanmasından bahsediliyor..hikayesi nedir diye perdenin arkasına bakınca..

çinin 6 aydır altın stoklamaya devam etmesi haberi bir süredir altının sessiz kalması kriz dönemlerinde güvenli yatırım olarak algılanması vs gibi algılar altının sıkça adının kullanılmasına yol açıyor...

altın bana göre bir yatırım aracı değil....al verdiği yada sat verdiği zaman aralıkları ile marjının düşük olması oynaklıgının çok olmaması..güvenli liman algısının sebeplerindne olmalı..

zirveden itibaren cin ve dow jones taki benzerlik özellikle dipten itibaren gelen birebir korelasyon çinin 6 aydır da altın stoklamış olması söylentisi yüzünden beni üçlü bir denklem kurmaya yöneltiyor..


http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a4fe3fd3970b-800wi

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a598768b970c-800wi

rogdopsink
03-09-2009, 15:55
BRENT PETROL....


http://img228.imageshack.us/img228/3330/brent.jpg (http://img228.imageshack.us/i/brent.jpg/)

rogdopsink
03-09-2009, 17:32
BRENT PETROL....

Brent petrole birazda uzaktan bakınca (2003 yıllarından bu yana oluşan trendin korundugunu görebiliyoruz..

zirveden düşüşten sonra ki yükseliş görevini tamamlamış gözüküyor büyük olasılıkla ama küçük olasılıkların daha güçlü olabileceğinide unutmamak lazım..

brent 16 eylül ve 21 aralık tarihleri nokta zaman atışı olmasada önemli tarihlere tekabül etmekte...

brent 2010 ilk yarısına kadar 50 li seviyelerin altına test ederse ki dünyadaki resesyona baglı böyle bir beklentim var...

hatta 50 li seviyeler altında trend dibini kırması durumunda petrolü daha kötü günler mi bekleyecek acaba...

kırmaz demeyin şansınınızı deneyin diyorlar...örnek olarak gaz endeksine bakabilirsiniz...

4 sefer uzun vadeli denenen trend kırıldı ve yeni diplerine dogru gidiyor..

brent petrolün bizim endekse olan benzerliğide dikkatimi çekmedi değil...

:yes:


http://img227.imageshack.us/img227/3330/brent.jpg (http://img227.imageshack.us/i/brent.jpg/)

sidabumi
03-09-2009, 18:49
Kontrol edelim demisiz zamaninda...

http://img228.imageshack.us/img228/5784/southbox.th.gif (http://img228.imageshack.us/i/southbox.gif/)

rogdopsink
03-09-2009, 21:19
Kontrol edelim demisiz zamaninda...


http://img228.imageshack.us/img228/5784/southbox.gif

selamlar sidabumi abi....:cool:

hedefe ulaşmış gözüküyor....:super::super:

bu durumda bir sonraki zman hedefi için ne diyebiliriz acaba bende bir önceki sayfada 24 eylül tarihi karşıma çıkmıştı..

24 eyllüle dogru giderken 44366 önemli bir seviye gözüküyordu..

grafiği güncelleyince 14 eylül tarihinde aradaki kesişim noktasına dogru daralarak gidiyoruz gibi gözüküyor....

aşagıdaki grafik günlüktür ve yukarıdaki çaılşmanın devamı niteliğinde kırmızı düşen trendler hemen hemen 45** ye yakındır..

diğer çizgileri koymadım çok karışıklık olmasın diye ama yukarıdaki ana çalışmaya ek olarak sadece '' önümüzdek''i süreçteki karşılaşacagımız 45* kesşimleirni dikkatle günlüklerde izlesek...???

haftalıktaki bu arada ( yani 44366 ya kadar olan boşlukta) bir süre(14 eylül-24eylül) aşagı yukarı salınımlar yapabilirmiyiz....?????

bir bakmak istedim...:yes:

http://img136.imageshack.us/img136/1193/endeksn.gif

rogdopsink
04-09-2009, 09:28
vadeli dolar....


18 eylül tarih ve 1,57 fiyatını önemle izliyorum....

http://img143.imageshack.us/img143/56/doaler.gif

rogdopsink
04-09-2009, 23:04
öylesine bir çalışma....

aşagıdaki grafik hiçbirşeyin grafiği can sıkıntısından çizdim bir amacı hedefi yoktur..

benzerlikler ve üç boyutlu olması bana anlamlı geldi..

paylaşmak istedim....:yes:

iyi haftasonları herkese...

http://img136.imageshack.us/img136/1249/adszwv.jpg

sidabumi
04-09-2009, 23:13
öylesine bir çalışma....

aşagıdaki grafik hiçbirşeyin grafiği can sıkıntısından çizdim bir amacı hedefi yoktur..

benzerlikler ve üç boyutlu olması bana anlamlı geldi..

paylaşmak istedim....:yes:

iyi haftasonları herkese...

http://img136.imageshack.us/img136/1249/adszwv.jpg

Hicbirsey, herseydir!

rogdopsink
05-09-2009, 09:24
Hicbirsey, herseydir!

sadece iki kelime ama okadar dolu iki kelime ki anlatılmaz yaşanır....

teşekkürler abi...


buyuk zen ustadi rinzai ögrencilerinin dikkatini zamandan uzaklastirmak icin sık sık şöyle sorarmış: "şu anda eksik olan nedir?"

bu zihin duzeyinde bir yanıt gerektirmeyen guclu bir sorudur; dikkatin şimdiye cekilmesi icin tasarlanmistir.

zen gelenegindeki benzer bir soru da şu: "şimdi degilse ne zaman?"....:))


bir kaç zen hikayesi buldum paylaşayım dedim tekrar bu topic ilgi çeksin diye...:yes:


http://67.15.188.3/~hyasar/forum/showthread.php?p=3544345

****
bir zen ogrencisi zen ustadina gitmis:
"ustadim, cok calisip aydinlanmak istiyorum. ne yapmam gerekir aydinlanabilmem icin? bana yol gosterin."
bunu duyan ustad ogrencisine sormus:
"yemegini yedin mi?"
"evet" demis ogrenci.
"o zaman git tabagini temizle ve bulasiklari yika."

******

zen bir dunya gorusudur. bir cirak ile ustasi arasindaki gunumuz ve eski batinin -mantik dogrultusunda- anlayamayacagi bir dusunce ve hayata yaklasimdir. neden, cunku bati aristo mantigi ile gelismis bir kulturdur. dusunurleri bir odada toplanip, disarida yagmur yagip yagmadiginin hararetle tartisip, yagmurun neden yagdigi ve neden yagmur yaginca islanildigini inceleyebilir. bir zen’ciye ise soruldugunda “yagmur yagiyor.”- “islaniyorum.“ der. bir odada ise, disarida yagmur yagiyor ise, yagiyordur: “ben kuruyum.” der.

zen konusunda bir soz vardir: “normal, siradan biri her seyi oldugu gibi gorur. zen ogrenen biri her seyi farkli gorur. aydinlanmis biri her seyi oldugu gibi gorur.” bu soz ilginc bir dongudur; insanin basladigi noktaya dondugu gozlenir. zen aslinda her seyi oldugu gibi gorebilmenin egitimidir. siradan biri farkinda olmadan her seyi, ayni oldugu gibi gorur. yani, bir butun olarak etkilenmeden, hissetmeden. bir usta ise ayni seviyeye ulasmaya calisir. ama bilerek....


bir dovus sanatlari ogrencisi hocasina gitmis ve sormus:
"dovus sanatlarindaki yeteneklerimi arttirmak, sizin ogrettikleriniz yaninda, bana ders verecek baska bir hocadan da yardim almak istiyorum. bu konuda sizin dusunceniz nedir ustad?"
"iki tane tavsanin arkasindan kosan avci," demis ustad, "eve eli bos doner."


öğrenci ustasına sorar:
"ego nedir?"
usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp,
"bu ne kadar aptalca bir soru. bunu sadece bir aptal sorabilir." der.

öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir.
usta gülümser ve şöyle der:
"işte ego budur!"

yemekçi
05-09-2009, 09:27
Hafta sonu gelde bulmaca çöz
Bu bulmaca çözmeyide hiç sevmiyorum

ÇAKAL
05-09-2009, 10:12
Hafta sonu gelde bulmaca çöz
Bu bulmaca çözmeyide hiç sevmiyorum
Sevgili Ganesh vardı önceleri,ceng ile cenk yaparlardı bu zen muhabbeti ile.Şimdilerde pek göremiyorum.Yerlerini hemşom aldı.Hayırlı işler hemşom.Kolay gelsin.:cool:

rogdopsink
05-09-2009, 20:17
svg yemekçi abi asıl bulmaca aşagıda...:mut::mut::mut:




DOW JONES....

dowda çeyreklik verilerle trendler ve üçgenler...

http://img269.imageshack.us/img269/6924/adszhkt.jpg (http://img269.imageshack.us/i/adszhkt.jpg/)


sanırım alttaki trend çizgisi yanlış olmuş...

yani açık mavi olan son dibi trend dibi olarak algılamam gerek beni mantıgıma göre çünkü hala teyit aşamasında ha o trende gelir döneriz o zman taam derim..

peki nasıl olmalı bence 90 lardan itibaren egimi biraz daha az ve 30 lara uzanan bir trend içindeyiz..

şimdilik zirveyi gördük ama şimdilik diyorum çünkü ben kararsız kaldım...

her ne kadar yaptıkları uyguladıkları sistem hata vermeye başlasada ve makinenin dişlileri tek tek kırılsada bu sistemin gücü aklıma geldikçe yeni dipler kadar yeni zirvelerde mümkün gözüküyor....

http://3.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SqCi6JG0BSI/AAAAAAAAJvc/_qwH_hqWMyE/s400/bendrivingmizpaulson.jpg

bernanke çalışmaya devam eder muhtemelen merkez bankalarıda faiz indirmeye devam eder...

para basma makineleri az gelişmişlere kredileri sunar yani anlayacagınız işin bu kısmı bambaşka düşününce...

arkadadaki gizli güçler ne derse o oluyor...bize de onları izlemek düşüyor...

sırf bu altını çizdiklerimle dahi bütün dünya haberler veriler seminerler vs herşeyle hergün güne yeniden başlıyorlar..


http://4.bp.blogspot.com/_H2DePAZe2gA/SqCifqfbXOI/AAAAAAAAJvU/PSVG3Ml7U2U/s400/1101990215_400.jpg

güç çok büyük o yüzden uzun vadede iyimser olmak tezine katıldıgım için ayıların neslinin tükenecek olması yavaş yavaş aklıma geliyor...:)

ayılar direniyor direnmelerine izin veriliyor belkide..ne bileyim beni aşıyor cidden o konular artı ben haber bile izlemem çogunlukla..

arada bir internette denk gelirse okuyorum işte..

artık umrumdada olmamaya başladı haberler...yukardaki saçma aforizmaları geçip ben işin teknik yönüne bakmak istiyorum..

geçen günlerde fraktallardan bahsetmiştik arka sayfalarda tuncer hocanın bu konular üzerine yazdıgı çok güzel yazılar var ki sitesini takip etmenizi her zaman öneririm...

müzik bloguda harika cidden...:super::he::he:

ne diyorduk fraktallar..bazen gün içinde seans izleyenleriniz oluşan verilerde ya ben bunu bir yerden hatırlıyorum ya bu macd da kesişince geçen sefer al vermişti..

yok yok ikili dip oluyor olunca da artıyor hemde nasıl..yada tobo yada obo yada o şu bu...

hergün işlem yapan bu kitleler daha önce gördükleri bu benzerliklere kalıplara vs inandıkları için ona göre pozisyon almıyorlarmı...

inandıkları için diyorum çünkü işin içine inancın içine birazda psikolojik etkenlerde giriyor bu kalıplara inanmalarının arkasındaki sosyonomik toplumsal portföysel veya diğer şeysellerden dolayı işlemler olanca hızıyla tüm dünyada en akıl almaz piyasalarda devam ediyor..

ne kadar farklı grafikler ne kadar ilginç grafikler görebilirizki o kadarınıda bilmem ama sayılabilir oldugu kesin....

nereye gelecektim fraktallar demiştim...az evvel bu lanet dowa yeniden baktım..yine bir çizgiden birsürü çizgi enikledi...:clown:

görünmesi için biraz boya badana yaptım yoksa çizgileri unutuyorum çizerken düşündüklerim uçuyor sonuç olarakta burda paylaşıyorum...

aşagıdaki grafik aylık dow grafiğidir..

1**bizim günlüklerde gördüğümüğüz dibin aylıklarda yeni tamamlandıgını düşünüyorum...

2**biz günlüklerde kasım dibinden küçük bir zirve görüp mart dibi yapmıştık.

dowun aylıklarda yaşayacagı düşüşün buna uygun olacagını düşünüyorum..

3**ikinci maddede düşündüğüm yeni dip yok anlamına gelmekte...

4**üçüncü maddede düşündüğümü çürütmek için 16 eylül 2011 e kadar yada nisan 2013 e kadar yeni diplerin de ihtimal dahilinde oldugunu görüyorum..

5**peki zirveden söz etmek istiyorum...zirve şu an için zor ama bir ihtimalde 2010 unun yarısına dogru piyasalar yatay kalırda açık mavi alandan yukarı yaparsa en azından eski zirvelere dogru bir hareket görüyorum..

6**18 eylül ve 11 aralıkları önemli bir dönüm noktası bana göre...

7*benim kafamdaki kaılba göre altıncı maddedeki tarihler arasında 8676 ya kadar bir geri gelme (eger şu aralar son bir yukarı yapıyorsak) 8676 nın kırılarak 7233 a kadar gelmesi..

ve burdan trend dibinden yukarı fırlaması var..7233 e gelirse de kırılıp kırılmayacagına göre duruma bakarız nasıl olsa aylık grafik ..

8** bitmedi daha bitmedi...:he: hani piyasa buralarda direnirse diye az daha yukarı bu geri almayı yaşıyorsak 10340 ve 11200 seviyeleri bu düzetlmenin makul sonları..

9*neden sekizdeki makul son kavramını kullandım..çünkü baştada dedik ya hani fraktalsak bu çıkışında benzeyeceği bir düzeltme olacakda ondan..:wink:

10** maddeler sıralandı bununla beraber on madde n-1 kuralı uyguladık bazılarında madem dengeyi kuracaz bir daha eklemeliyiz n+1 için

sonuç n=0

bugün sabah çok güzel bir topic bende güzel bir ışık yaktı...bende büyük yeri olan Schapenhaur ve nietzsche aklıma geldi her ikiside gerçek bilginin dogunun gizeminde saklı oldugunu söylerler ve bir çok yazıp devirdikleri kitaplardada ana konuları hep bunlar üzerinde şekillenmişlerdir...

batının bize yunan mitolojosinden itibaren vermeye çalıştıgı eğitim 1 cidir herşey bir rakamıyla başlar.. başlangıç birdir...hiçlik ise sıfırdır batıya göre..

ama yunan mitolojisinin de etkilendiği kaynagın dogu olması ve budadan itibaren kendine göre şekillendirmesi uygarlıgı hiçliği kötülük olarak algılamamıza sebep olmuştur..

hiçlik güzeldir evet sida abimin dediği gibi hiçlik herşeydir..:super:

on madde dışında eksik olan madde sıfırdır... ve

0** madde aşagıdaki tahminlerin hepsi aslında önemsizdir çünkü bu madde zaten yoktur bu madde için grafik de yoktur borsada parada kapitalizm de yoktur yada başka sistemlerde yoktur..ancak unutmayın bu madde olmazsada 10 a kadar saymak imkansızdır...

benden bu kadar bugünlükte yine saçmalıklar için affola..:)

aşagıda dow grafiği kendinize hangi maddeyi uygun görürseniz artık. benim sıfırdan sonra sıralayabildiklerim bunlar varsa eklerseniz memnun olurum..

olmazsa önemli değil çünkü ben saymaya sondan başladım...:he::he:

herkese bolca sevgiler saygılar...

okuyun....

http://www.hisse.net/forum/showthread.php?p=3544833

dinleyin

santur sesi nerde nasıl bulursanız ama mutlaka dinleyin..

izlemeyin

okuyup dinledikten sonra zaten gözlerinizi kapayıp hayal kurmaya başlıyorsunuz benim gibi...:he::he:

hayde hoşçalın..

http://img2.imageshack.us/img2/8083/dowjonesaylk.jpg (http://img2.imageshack.us/i/dowjonesaylk.jpg/)

kumralada
05-09-2009, 22:36
Sn. Rogdopsink, grafiklerinize baktıça, size analiz grafiklerinin Picasso'su diyesim geliyor. Yüzüklerin efendisi demek gibi birşey mi oldu ne?! :)

Grafiklerden çok fazla anladığımdan değil de olaya sanatsal açıdan bakıyorum sanırım.

rogdopsink
06-09-2009, 20:01
Sn. Rogdopsink, grafiklerinize baktıça, size analiz grafiklerinin Picasso'su diyesim geliyor. Yüzüklerin efendisi demek gibi birşey mi oldu ne?! :)

Grafiklerden çok fazla anladığımdan değil de olaya sanatsal açıdan bakıyorum sanırım.

estafurullah...

sadece bir kaç denediğim birşey var onun üzerinde çalışıyorum...

uzun vadeli oldugu içinde hem büyük resme katkısı olsun hemde maksat kayıt altına alınsın..

çünkü sonra ya çizgileri unutuyorum yada çizerken düşündüklerimi...

saygılarımı sunarım...


U**100

şimdilik yorumsuz....

grafik haftalık log grafiğidir...
http://img228.imageshack.us/img228/1761/u100.gif

http://img246.imageshack.us/img246/9214/u100.jpg

http://img42.imageshack.us/img42/5336/u100aaa.jpg

http://img407.imageshack.us/img407/7680/u100bb.jpg

rogdopsink
07-09-2009, 07:22
http://www.mebanefaber.com/wp-content/uploads/2009/09/concentrate.jpg

rogdopsink
07-09-2009, 09:49
UÇAK


http://img171.imageshack.us/img171/6983/uak.jpg (http://img171.imageshack.us/i/uak.jpg/)

cano
07-09-2009, 10:43
sayın rogdopsink sizin görüşlerinizi hayranlıkla izliyoruz yalnız grafiklerin yanına açıklamalar yazabilirmisiniz.biraz ekmeğin üzerine kaymak ister gibi oldu ama teknik cahilliğimize verin.tşk.

süleyman
07-09-2009, 10:51
Sayin roqdopsİnk grafİklerİnİz nasil bİrsey Öyle yaw:)

rogdopsink
07-09-2009, 13:24
sayın rogdopsink sizin görüşlerinizi hayranlıkla izliyoruz yalnız grafiklerin yanına açıklamalar yazabilirmisiniz.biraz ekmeğin üzerine kaymak ister gibi oldu ama teknik cahilliğimize verin.tşk.


Sayin roqdopsİnk grafİklerİnİz nasil bİrsey Öyle yaw:)


hisseler hakkında çok yorum yapmak istemiyorum burda ama yeri gelince yapıyorum yinede grafiklerde tarihler ve önemli degerler zaten kendiliğinden bulunuyor..

uçak için soruyorsanız 1,,24 destegide gözüküyor yukarda

1,95 geçerse 2,11 trend direncide gözüküyor...

diğer grafikler uzun vadeli zaten yeri gelince açıklama yapacam ama daha çok vakti var onların hemde çok belkide gereksiz grafikler ama şimdilik bir dursun...:mut::mut:

aşagıda u**100 için saatlik hedeflerim 45133 destek olmak üzere..

geçen mesajlarımızdaki 44366 ve önümüzdeki haftayı önemsiyorum..

tam nokta atışı yapamıyorum çünkü bazıların 14 bazıların 17 bazıların 24 eylül tarihleri karşıma çıkıyor..

bu süre içinde aşagı bir kırılma bekliyorum hala...

yinede kafamdaki soru işaratleri grafiktede var ..

yukarı yaparak mı aşagı kırarız yoksa aşagı yapıta orda dinlene dinlene mi düşeriz...:notr::notr:

..:)

u**100

http://img134.imageshack.us/img134/1879/u100saat.gif (http://img134.imageshack.us/i/u100saat.gif/)

rogdopsink
08-09-2009, 00:35
http://img268.imageshack.us/img268/1983/adszww.jpg (http://img268.imageshack.us/i/adszww.jpg/)

rogdopsink
08-09-2009, 01:38
yok artık daha neler...:))))

http://www.wavechart.com/super.gif



Excerpt from October 17, 2008 update...Once PRIMARY wave C (and CYCLE wave B) is complete, CYCLE wave C will begin. CYCLE wave C will be the final wave of the current SUPERCYCLE. Given the various time relationships within the SUPERCYCLE wave, it is likely that it will last until 2016. Pricewise, it may seem laughable now with the current market in turmoil, but 8 years from now we could see the DJIA at 37484 or even 60650. Why? Because the gain in the next CYCLE wave C should have a mathematical relationship (1:1 or a Fibonacci multiple) to the first CYCLE wave A. CYCLE wave A rallied from 40.56 to 195.59, a multiple of 4.822x. If the recent low holds for PRIMARY wave C, then 7773.71 x 4.822 = 37484...4.822 x 1.618 x 7773.71 = 60650. These numbers do seem incredible now, but the percentage gains are not unusual for CYCLE wave bull markets...especially bull markets that follow bear market flat patterns (flat corrective patterns imply great strength in the succeeding wave). The United States, its economy and the stock market have undergone turbulence and great difficulty many times during the current SUPERCYCLE, but they have always managed to rebound. I don't think this time will be any different. The time to worry will be when the SUPERCYCLE comes to an end.
March 2009 supplement...With the March 9th new intraday low, the calculations are slightly revised as follows: 6440.08 x 4.822 = 31054...6440.08 x 4.822 x 1.618 = 50245. Fibonacci time relationships suggest that the SUPERCYLE will last until 2016 or 2021.

bridgea
08-09-2009, 01:47
Gönderiler/çalışmalar için teşekkürler Sn.Rogdopsink.

Ben paraları saymaya başladım bile:)

Arap Sukru
08-09-2009, 02:33
aman tanrım?

TUNABEN10
08-09-2009, 03:08
aman tanrım?

Neler oluyor.:)

rogdopsink
09-09-2009, 00:22
u100**gannbox

http://img402.imageshack.us/img402/5628/adszcm.jpg

rogdopsink
09-09-2009, 00:41
u100 saatlik..

http://img233.imageshack.us/img233/1761/u100.gif

rogdopsink
09-09-2009, 07:17
DXY

sonlanan diyagonel...

http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/09/ending_diagonal.gif


An ending diagonal occurs primarily in the fifth wave position at times when the preceding move has gone ‘too far too fast’, as Elliott put it. A very small percentage of diagonals appear in the C-wave position of A-B-C formations. In double or triple three cases, they are found at the termination points of larger patterns, indicating exhaustion of the larger movement.
A contracting diagonal takes a wedge shape within to converging lines (check).

The rules also state that:

A diagonal always subdivides into five waves.
An ending diagonal always appears as wave 5 of an impulse or wave C of a zigzag or flat.
Waves 1, 2, 3, 4, and 5 of an ending diagonal always subdivide into zigzags.
Wave 2 never goes beyond the start of wave 1.
Wave 3 never goes beyond the end of wave1.
Wave 4 never moves beyond the end of wave 2.
wave 4 always end within the price territory of wave 1.
With an contracting diagonal wave 3 is always shorter than wave 1, wave 4 is always shorter than wave 2, and wave 5 is always shorter than wave 3.
In a contracting diagonal wave 5 usually ends beyond the end of wave 3 (failure to do so is called a truncation).
In an contracting diagonal wave 5 usually ends at or slightly beyond a line that connects the ends of waves 1 and 3. (Ending beyond that line is called a throw over).


dolar endeksi dün desteğiini kırmış gibi olsada herşey kuralına göre devam edecekmiş gibi bir hal var...

http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/09/2009-09-08_dollar_wedgie.png

rogdopsink
09-09-2009, 09:48
burdan tepki gelmeli 44316 çalıştı...

okları takip etmeye devam..

bu düşüşün 0,618 kadarının geri alınmasını bekliyorum ben...

http://img231.imageshack.us/img231/1761/u100.gif

cano
09-09-2009, 15:03
abi 0.618 nasıl hesaplnıyor endeks kaçı gösteriyor ne olur cahilliğimi maruz görün.

rogdopsink
09-09-2009, 15:12
abi 0.618 nasıl hesaplnıyor endeks kaçı gösteriyor ne olur cahilliğimi maruz görün.

estafurullah...

44366 önemli bir destek seviyesi oldugu ve varsayımım olarak burasının destek görevi göreceği..

ve bu düşüşün düzeltmesi olmalı diye düşündüğüm için zirveden bugün gördüğümüz en düşük seviyeye çekilecek olan bir fibonacci düzeltme seviyelrinde 0,618 oranına karşılık grafikte sag tarafta gözüken rakamlardan 46227 hedefidir 0,618 oranının karşılıgı bende..

ha varsayım tutmazsa ne olur bilmiyorum grafiği günceleyemedim henüz...ama bir tepki bekliyorum açıkçası...

son bir mal boşaltma tepkisi..

herşeye ragmen yön aşagı...saygılar...

dede2
09-09-2009, 15:14
http://i26.tinypic.com/e8sx7d.jpg

cano
09-09-2009, 15:19
estafurullah...

44366 önemli bir destek seviyesi oldugu ve varsayımım olarak burasının destek görevi göreceği..

ve bu düşüşün düzeltmesi olmalı diye düşündüğüm için zirveden bugün gördüğümüz en düşük seviyeye çekilecek olan bir fibonacci düzeltme seviyelrinde 0,618 oranına karşılık grafikte sag tarafta gözüken rakamlardan 46227 hedefidir 0,618 oranının karşılıgı bende..

ha varsayım tutmazsa ne olur bilmiyorum grafiği günceleyemedim henüz...ama bir tepki bekliyorum açıkçası...

son bir mal boşaltma tepkisi..

herşeye ragmen yön aşagı...saygılar...

teşekkür ederim iyi ki varsınız.görüşlerinizden çok yarlanıyoruz .

cano
09-09-2009, 15:22
abi grafikde varmış valla biz okulda öğrencilere bile bazen böyle hoşgörülü olamıyoruz.tşk.

rogdopsink
09-09-2009, 15:27
http://i26.tinypic.com/e8sx7d.jpg

bence olur abi yada olmaz ben bilmiom..:):)

ama olur gibi duruyor hani orda sonlanan diyagoneldeki tanıma göre...

yok yok taam sustum beni aşar henüz ew yanlış söylemek istemiyorum...:cool:

svgilerimle

rogdopsink
09-09-2009, 15:43
sabahki dolar grafiğim böyle idi ekim vade için...

dolar yükselen trend yaratıyor yavaş yavaş..
düzeltmesi bitmek üzere..

dxy de bu kalıpta yukarı kırılırsa tadından yenmez...dip avcılıgı yapmaya gerek yok okadarda..

ama stopları uygulamakta fayda var tabi yeri gelince...

http://img197.imageshack.us/img197/4577/dolar.gif

rogdopsink
10-09-2009, 07:09
http://www.ritholtz.com/blog/wp-content/uploads/2009/09/1926-47-UE.png


buda tarihteki 14 büyük balonun karikatürize edilmiş şekli...

http://www.ritholtz.com/blog/wp-content/uploads/2009/09/14-bubbles-090909.JPG

1. Tulip Mania
2. South Sea /Mississippi Company Bubbles
3. Railway Mania
4. Florida Speculative Building Mania
5. Roaring 1920s/1929
6. Poseidon Bubble
7. Gold
8. Japanese Asset Bubble
9. Dot Com/Tech/Telecoms
10. Global Real Estate/Credit Bubble
11. China/Shanghai Index Stock Bubble
12. Commodity Bubble
13. Oil Bubble
14. Leverage/Derivative/Financial Bubble

rogdopsink
11-09-2009, 18:52
DOW JONES...

http://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/09/2009-09-11_dji.png

rogdopsink
11-09-2009, 19:02
spy

arka sayfalarda benimde karşıma çıkan ve dikkat çekmeye çalıştıgım 16 eylül haftası bu sayımcınında karşına çıkmış gözüküyor..

bir önceki sayfalarda şu anda ki dalganın önceden tahmini mevcuttu ve şu an birebir uymuş gözüküyorlar...

o yüzden spyde 3 nolu dalganın az biraz daha yukarda tamamlanmasını bekliyorumhttp://evilspeculator.com/wp-content/uploads/2009/09/2009-09-11_spx.png

rogdopsink
11-09-2009, 20:50
burdan tepki gelmeli 44316 çalıştı...

okları takip etmeye devam..

bu düşüşün 0,618 kadarının geri alınmasını bekliyorum ben...

http://img231.imageshack.us/img231/1761/u100.gif


şimdi yukardaki grafiğe göre en düşügümüz 200 puan civarında saptıgı için sag taraftaki degerlerde üç aşagı beş yukarı fibo analizi yüzünden değişti....

ben sayımdan anlamam biraz takip ettiklerim ve diğer grafiklere göre olmalı dediklerim üzerinden ...birazda kalıp hırsızlıgı yapmam yüzünden öngörülerimi aşagıdaki gibi sıralıyorum...

birincisi biz uzun süre artık yeni zirve görmeyeceğiz..ilk kabulüm bu 1 eylülden önce zirveyi gördüğmüz gün görmüş olabilirz diyede imzaya yazmıştım...sebebinide gönderdiğim üç boyutlu u100 de benim de açıklayamadıgım ama gördüğüm ve çizdiğim sebepten dolayı diye kendime demiştim..

ikincisi ew ciler görse aşagıdaki sayıma küfürü basabilirler açıkçası haklılarda çünkü işi kuralına göre yapmayınca ugraşanlara ve bilenlere en büyük saygısızlık olmakta...

aşagıdaki sayım hatalıdır bana göre çünkü öncesini say deseniz sayamam...

velhasıl gelelim 16 eylül tarihine 16 eylül dediğim tarih burdada karşıma çıktı...

pazartesi açılışla 46720 civarlarında bir satış bakısı bekliyorum...

yani son düşüşümüzün 0,618 kadarındandan...

daha sonra üstüme vazife olmadan oklara biraz anlam kazandırmak için kendimce sayabildiklerimi koyuyorum...

ve beklentim 24 eylül tarihine dogru 42794 hedefli bir rota oluyor...

oraya gelelim o zaman yine bakarız yada oklardan bir sapma olursa yine güncellerim...

yukardada söylediğim gibi ew cilerin bunu bir acemi sayımı olarak algılmasını isterim...:wink:

amaç sadece kafamdakini biraz daha görünür kılmaktı...

söz uçar yazı kalır derler...

bu borsada da yorumlar uçar grafikler kalır diyesim geliyor...:)

o yüzden yorumladıklarım yada yorumlayabildiklerim bu yönde..

ama görülenler ise grafikte çok çok fazlasıyla var...


biraz uzaktan içinde bulundugumuz trend

ve zaman bölgeleri..

http://img9.imageshack.us/img9/1761/u100.gif

buda yakından yorumumda bahsettiğim beklediğim yada ismi herneyse olan olan beklentim..

kırılma noktalarına göre pozisyonum değişr ama nihai hedefim bu taki 24 eylüle kadar...

saygısızlık varsa affola

herkese iyi hafta sonları...
http://img141.imageshack.us/img141/9636/u100saatlik.gif

hbilgin
11-09-2009, 21:02
07 Eylül 09 Pazartesi'den 10 Eylül 09 Perşembe gününe kadar olan kayıbı 11 Eylül 09 Cuma günü geri alarak haftayı 59213 puandan kapattık. Artık IMKB030 TL bazında 58150'in destek olarak çalışmasını bekleyebiliriz. 53935'in altına inilmesinin tüm sayımları ve yükseliş tahminlerini yeniden gözden geçirmemize neden olacağını düşünebiliriz.

http://img197.imageshack.us/img197/6804/911200992402pm.jpg (http://img197.imageshack.us/i/911200992402pm.jpg/)


http://img3.imageshack.us/img3/1552/911200994530pm.jpg (http://img3.imageshack.us/i/911200994530pm.jpg/)

rogdopsink
12-09-2009, 17:18
[QUOTE=hbilgin;3562514]07 Eylül 09 Pazartesi'den 10 Eylül 09 Perşembe gününe kadar olan kayıbı 11 Eylül 09 Cuma günü geri alarak haftayı 59213 puandan kapattık. Artık IMKB030 TL bazında 58150'in destek olarak çalışmasını bekleyebiliriz. 53935'in altına inilmesinin tüm sayımları ve yükseliş tahminlerini yeniden gözden geçirmemize neden olacağını düşünebiliriz.

svg hbilgin farklı bir bakış açısı ile yaklaştıgınız için ve emeğinizi paylaştıgınız için teşekkür ederim...

ben hakemin düdüğü bu hafta çalacagını 16 eylül tarihine verdiğim önemi bir kez daha vurgulamak gerektirebileceğini düşünüyorum..

yukardaki tarih aralıklarındada 16 eylül 24 eylül ve sonrasında aralık ortası diye uzun süredir söyleniyorum kendi kendime..

bunlar benim görebildiğim önemli tarihler..bu önemli tarihler bence dönüşümün simgeleri asla bu tarihlerde kesinlikle düşecek yada kesinlikle yükselecek diye beklentim yok...

ancak yükseliş ve düşüş kararım arasında belli ihtimaller dahilinde beklentilerim var..

ben sürecin yükselişi öngördüğünü düşünmüyorum artık...üstüne üstlük hava bu kadar iyimserken düşüşe olan inancım daha çok artıyor...

yinede son bir şans için bu haftayı kendime karar haftası olarak seçiyorum bendeki çıkan zaman analizlerinden dolayı...

bir nevi 13 temmuz benzeri bir psikoloji içindeyiz(M)..

eger bu hafta da sarı alan içinde kalırsak karar haftam bir sonraki haftaya ertelenir...

önceki mesajımdada dediğim gibi ben zirveyi gördüğümüze inanıyorum aynı zamanda uzun bir süre o zirveyi birdaha göremeyeceğimizede inanıyorum..

47170 üstünde inancım değişir..bir süre daha iyimser kalırız...

ama yukarı marj benim için 49000 den önce yok...49000 üstünde yeterli marj olacaktır ve buralarda kendimi koruduguma değecektir diye düşünüyorum...

aşagıda u100 gann box çalışması bulunmakta ve geçmeye zorlandıgı çizgi bu hafta çalışacakmı merak ediyorum..

iki hafta önce zirvesini yaparken endekste o çizgi geçildi ve nasıl şaşkına dönmüş bir şekilde havada kalmış oluşan mum...:):)

bu saatten sonra veriler değil şehir efsaneleri çıkacak ortaya gün içi hareketlerde...

bilinçsizce gelenler ve stoplarını uygulamayanlarda bu şehir efsanelerini torunlarına anlatıp bu masal böyle devam edip gidecek işte...

herkese saygılar iyi hafta sonları...

http://img6.imageshack.us/img6/4964/adszkn.jpg (http://img6.imageshack.us/i/adszkn.jpg/)

rogdopsink
13-09-2009, 10:38
hazine müsteşarlıgının 7 eylülde güncellemiş oldugu ekonomi sunumu...

reel tarafta ekonomiyi teget geçecem derken koca bir delik açıpta geçen bu kriz ve o delici alet aşagıdaki ]ekonomi sunumunun ]içinde...

gerek dünya ve gerek ab ülkelerine göre ne kadar gerilerde oldugumuza sizde bakın...:yes:

http://www.hazine.gov.tr/irj/go/km/docs/documents/Treasury%20Web/Statistics/Economic%20Indicators/egosterge/Sunumlar/Ekonomi_Sunumu_TR.pdf

rogdopsink
13-09-2009, 11:38
http://www.contrahour.com/contrahour/2009/04/martin-armstrong-using-the-scientific-method-to-model-the-economy.html

***Economic Confidence Model Turn Date Is At Hand

***Why Models Are Our Only Hope?

Should we create a model to manage our social-economy?

http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef0115702030b5970b-500pi

*/*The Importance of Experience


**Understanding there is a Business Cycle

http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef01156f29b88a970c-320pi



As I have stated many times, there is always a cycle within everything, and that includes the boom and bust swings within our economy that have caused so much political unrest, that it has fueled even the birth of Communism & effected the lives of mankind throughout recorded history. Economic swings have led to wars when a king’s finances were running low, and caused dreams of utopia that influenced Karl Marx (1818-1883) whose ideas have cost the lives of many millions of people.

Cycles may come in different patterns and are at times driven by a convergence of many individual events each functioning separately according to its own cyclical nature. This is simple the very essence of how everything functions throughout life and the entire universe. It is the cyclical nature of life from the beating rhythm of your heart, the cyclical events of the seasons, weather, movement of planets, to even how artificial gravity is created by the cyclical spin. Even the music we listen to must have a cycle or rhythm. Our social interaction we call our economy, is no different.

What Eric Jensen points out is critical to our understanding of our very ability to learn and advance as individuals. This method of acquiring knowledge applies to us as a society. Jensen explains there are differences between how our brain processes either "verbal or spatial information." When we process written or verbal words in an 8 hour session there was an 80 minutes cycle for cognitive performance while the spatial task of locating points cycled at 96 minutes on average, id./pg. 49.

While there is a genetic foundation for being smart, this accounts only for about half of our intelligence. In fact, part of the brain that deals with discrepancies and is automatically activated when the outcome differs from our expectation. This is known as the anterior cingulate and is the hard-wiring that enables us to learn from trial and error. Jensen also makes it clear that we learn through social interaction. The case in point is the nut-case who is a loner and becomes the serial killer. Social isolation is devastating to one's health as well, id./pg 95. Even in prisons, solitary confinement absent the social contacts is intended to inflict punishment that is devastating and mentally forces the subject to comply with the demands of the jailer. We are also familiar with the problem of mob behavior that can take the form of peer pressure upon the youths in school or among adults as Communism demanded - turn in your neighbor if he says anything derogatory against the government. These are forms of mental torture imposed by all forms of governments to varying degrees.

Applying Experience to Managing GovernmentAs I have stated many times, there is always a cycle within everything, and that includes the boom and bust swings within our economy that have caused so much political unrest, that it has fueled even the birth of Communism & effected the lives of mankind throughout recorded history. Economic swings have led to wars when a king’s finances were running low, and caused dreams of utopia that influenced Karl Marx (1818-1883) whose ideas have cost the lives of many millions of people.

Cycles may come in different patterns and are at times driven by a convergence of many individual events each functioning separately according to its own cyclical nature. This is simple the very essence of how everything functions throughout life and the entire universe. It is the cyclical nature of life from the beating rhythm of your heart, the cyclical events of the seasons, weather, movement of planets, to even how artificial gravity is created by the cyclical spin. Even the music we listen to must have a cycle or rhythm. Our social interaction we call our economy, is no different.

What Eric Jensen points out is critical to our understanding of our very ability to learn and advance as individuals. This method of acquiring knowledge applies to us as a society. Jensen explains there are differences between how our brain processes either "verbal or spatial information." When we process written or verbal words in an 8 hour session there was an 80 minutes cycle for cognitive performance while the spatial task of locating points cycled at 96 minutes on average, id./pg. 49.

While there is a genetic foundation for being smart, this accounts only for about half of our intelligence. In fact, part of the brain that deals with discrepancies and is automatically activated when the outcome differs from our expectation. This is known as the anterior cingulate and is the hard-wiring that enables us to learn from trial and error. Jensen also makes it clear that we learn through social interaction. The case in point is the nut-case who is a loner and becomes the serial killer. Social isolation is devastating to one's health as well, id./pg 95. Even in prisons, solitary confinement absent the social contacts is intended to inflict punishment that is devastating and mentally forces the subject to comply with the demands of the jailer. We are also familiar with the problem of mob behavior that can take the form of peer pressure upon the youths in school or among adults as Communism demanded - turn in your neighbor if he says anything derogatory against the government. These are forms of mental torture imposed by all forms of governments to varying degrees.

***Applying Experience to Managing Government

http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef011570203294970b-500pi

***We have no idea what we are doing


We call upon professional politicians who have learned only in a semantic manner lacking the episodic real world experience. Worse still, we reach back in time to drag forward the Work Progress Administration as a self-serving answer as a solution today, ignoring the context in which it was created, and with no model to see what is the "more-likely-than-not" outcome.


***Why Models Fail

There are those who are genuinely interested in acquiring real knowledge

there are others who need to boost their ego and argue that someone is wrong and therefore less intelligent than them, but have no practical experience to offer empirical evidence to support their argument.

There is a third reason why models fail - (3) the economic evolution process.

**Designing the Model


For example, the US panic of 1857 was also not a local event. It was an outcome attributed to several local developments, including the defaults of railroads on their bonds that led to the collapse in their stock prices. Many banks had invested money in railroads and subsequently failed. The analogy is not so different than investment banks today. This was one reason that led to the separation between commercial and investment banks. As the railroad bonds were hit, the stocks fell sharply. This caused assets of banks to decline, and people lost their trust in private banks causing runs and widespread bank failures. This led to the first real sharp increase in unemployment that was a rather new product of the age known as the Industrial Revolution. Where under the pure agrarian model, labor was typically slave, indentured servants, or serfs, the Industrial Revolution caused a cycle in employment.

http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef01156f29b9ed970c-320pi
The Scope
http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef011570203430970b-500pi

http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef011570203474970b-320pi


**Manipulating the Cycle
http://www.contrahour.com/.a/6a00d8341d7ef253ef01156f29c110970c-500pi

rogdopsink
13-09-2009, 11:57
Recreating Another New York Times Chart


http://media.juiceanalytics.com/images/turning_a_corner.png

Turning a Corner?
A chart of industrial production — the output of manufacturers, miners and utility companies — suggests that the economy is poised to turn around, but that the climb out of the current downturn will be a long one.

data serisi...

http://media.juiceanalytics.com/downloads/business_cycle_chart.xls

ve çevrimin flas çizimi...

http://www.nytimes.com/interactive/2009/07/02/business/economy/20090705-cycles-graphic.html

rogdopsink
13-09-2009, 12:19
Ne beklerken ne oldu?

MAHFİ
EĞİLMEZ

http://i.radikal.com.tr/150x113/2009/09/12/fft16_mf247061.Jpeg

Geçtiğimiz hafta peş peşe birçok önemli ekonomik veri açıklandı. Bu haftayı veri yağmuru haftası olarak tanımlamıştık. Ne yazık ki sellere yol açan yağmurlar da verilere eşlik etti. Salı günü sanayi üretimi endeksi ve Hazine nakit dengesiyle birlikte başlayan veri yağmuruna sonraki günlerde beklenti anketlerinin sonuçları, GSYH büyümesi, ödemeler dengesi verileri ve dış ticaret endeksleri eklendi. Hafta içinde açıklanan verilerle ilgili olarak yeniden bir şeyler yazmak yerine beklentilerle gerçekleşmeleri yan yana koyarak bir tablo yapmayı ve onu değerlendirmeyi tercih ediyorum.
Aşağıda sunduğum tabloda ilk sütun söz konusu verinin açıklanmış son durumunu gösteriyor. İlk sütunun ilk sırasında yer alan eksi 5.5’luk büyüme oranı ilk yarı ortalamasını, ikinci sıradaki enflasyon oranı ağustos ayı itibarıyla 12 aylık TÜFE’yi, dolar kuru bu yazının yazıldığı tarihte geçerli kuru, cari açık ise temmuz ayı itibarıyla 12 aylık birikimli cari açığı veriyor. Tablonun ikinci sütunundaki oran ve sayılar hafta içinde yayımlanan TCMB Beklenti Anketi’ndeki yılsonu tahminlerini, üçüncü sütundaki oran ve sayılar ise aynı ankete bir yıl önce 2009 yılsonu için verilen yanıtlara göre oluşan tahminleri ortaya koyuyor. Tablonun son sütununda hükümetin katılım öncesi ekonomik program ile revize etiği yılsonu tahminleri yer alıyor.
Eylül 2008’de büyüme beklentisi artı 4.1 iken Eylül 2009’da beklenti eksi 5.2’ye dönmüş. Bu son derecede doğal çünkü ilk altı ayın ortalaması eksi 5.5 olmuş. Buna karşın hükümetin tahminlerinde henüz bir değişiklik yok. Ekonomiden sorumlu bakanlar yüzde 5 ve 6 küçülmeyi telaffuz etmiş olsalar da bunlar henüz resmi tahminlere yansımış değil. Hükümetin tahminleriyle TCMB anketinin tahminleri arasındaki tek benzerlik cari açık tahmini.
Hükümetin cari açık tahmininin diğer hiçbir tahminiyle tutarlı olmadığı en fazla dikkati çeken konu olarak öne çıkıyor. Oysa tahminlerin birbiriyle iyi kötü tutarlı olması gerek. Hükümetin henüz değiştirmediği tahminlerinden birisi enflasyondaki yüzde 7.5’luk tahmin. Bu, aslında TCMB’nın enflasyon hedefi olarak koyduğu oran. TCMB bu oranı hedef olarak koyduğu ve değiştirmediği halde tahminlerini değiştirmiş ve yılsonunda hedeflenenden daha düşük bir enflasyon gerçekleşmesi olacağını (yüzde 6) açıklamıştı.
Tabloya bakılırsa bir yıl önceki beklentilerin bugünkü beklentilerden ciddi sapmalar gösterdiği ortaya çıkmaktadır. Hükümetin beklentilerinde son altı ayda bir değişiklik olmamakla birlikte gerçekleşmeden sapma giderek artmaktadır. Bunun temel nedeni yeni tahminlerin yer alacağı orta vadeli programın bir türlü açıklanamamasıdır. Doğal olarak bu tür revizyonlar zamanında yapılamadığında kredibilite kaybı en üst düzeylere tırmanmaktadır.
Veri yağmurunun da sellere yol açan yağmurlar gibi felakete neden olmaması için biran önce orta vadeli programın açıklanması ve yeni veri setinin piyasa aktörleri ve uluslar arası yatırımcıların önüne konması gerekiyor.

rogdopsink
13-09-2009, 12:33
yukarıdaki çevrimlere ek olarak..

şunuda ekleyelim..

http://panzner.typepad.com/.a/6a00d83451591e69e20120a5bf1adc970c-pi

burda da nerde olabilceğimiz sorgulanıyor...

resmin açıklamasında finansal krizle başlayan (lehmanın batışının bir sebepmi sonuçmu sorusu ile

yapılan bir girizgahla,.ardından çevrimin ekonomik sosyal ve cografi boyutları ile tamamlanacagı tezi var))

rogdopsink
13-09-2009, 12:56
Back to the Future: 1938 Again

http://datacore.sciflicks.com/back_to_the_future/images/back_to_the_future_large_01.jpg

http://www.hhcc.com/wp-content/uploads/2006/04/Back_to_the_Future.jpg

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a5beba03970c-800wi

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef01156f70c618970b-800wi

rogdopsink
14-09-2009, 06:51
THE DOORS AND THE END...

:super: :super::super::super::super::super:

:))....:)))...:)))
http://starophileimages2.free.fr/wallpapers/the_doors_002.jpg

Amerikalı efsanevi rock grubu The Doors, 1965 senesinde UCLA Sinema Okulu öğrencileri Jim Morrison ve Ray Manzarek tarafından kuruldu. Adını Aldous Huxley’in “The Doors Of Perception” (Algının Kapıları) kitabından alan The Doors, Psychedelic Rangers grubundan gitarist Robby Krieger ile davulcu John Densmore’un da katılımıyla orijinal kadrosunu oluşturdu. Zamanın diğer rock gruplarından farklı bir şekilde konserlerinde bas gitar kullanmadan sahne alan grup, bu ihtiyacını Ray Manzarek’in Fender Rhodes bas klavyesiyle kapatıyordu. 1966 senesinde ‘Whisky A Go Go’ adlı mekanda verdikleri performans sırasında Elektra Records’un sahibi Jac Holzman ve prodüktör Paul Rothchild’in dikkatini çeken dörtlü, Ağustos ayında Elektra Records ile anlaşarak prodüktörler Rothchild ve Bruce Botnick ile uzun seneler sürecek beraberliğe başladı.

1967 senesinde kendi adlarıyla aynı ilk albümünü yayınlayan The Doors, tüm müzik dünyasına eşi benzeri olmayan bir kayıt sundu. Kayıtları sadece birkaç gün süren ve canlı olarak performe edilen “The Doors” albümünde, “The End”, “Break On Through (To The Other Side)” ve “Light My Fire” gibi parçalar yer alırken, albüm özellikle karanlık altyapısı ve Jim Morrison’ın karizmasıyla rock n’ roll tarihinde çok önemli bir noktada bulunuyor. Albüm, grubu Amerika listelerinde 2 numara yaparken, Morrison ve Manzarek’in “Break On Through (To The Other Side)” parçasına çektikleri video klip, video klip kültüründe bir ilk olarak kabul ediliyor.

The Jefferson Airplane ve The Grateful Dead ile beraber zamanın en önemli rock grupları arasında kabul edilen The Doors, Jim Morrison’ın sahnedeki asi ve kendine güvenli tavrıyla da müzik severleri kendisine daha çok çekiyordu. Grup, 1967 senesinde Ed Sullivan’ın programında sahne alarak “Light My Fire”ın tartışmalı sözlerini uyarılara rağmen açık ve net bir şekilde dile getirirken, sansür organizasyonu grubu bir daha ekranlara çıkarmamaya karar verdi. Karizmasıyla seks sembolü haline gelen Jim Morrison, New Haven’daki bir konserde polis ile kavgaya girişip tutuklanırken, The Doors Amerika’da isyankar bir topluluğun simgesi haline geldi.

1967 Ekim ayında “Strange Days” adlı 2. albümünü piyasaya süren The Doors, bu albümle daha gizemli bir atmosferi dinleyicilerine sundu. Albüm içerisinde “People Are Strange”, “Love Me Two Times”, “Moonlight Drive” ve “When The Music’s Over” gibi parçalar yer aldı ve grup bu albümle Amerika listelerinde 3 numara oldu. Medyadan özellikle Jim Morrison’ın sahnedeki tavrıyla tepki toplayan The Doors, birçok kişi tarafından ‘yeraltı kahramanları’ olarak nitelendirilirken, grubun 1968 yılında Chicago’da gerçekleştirdiği bir konserde seyircisiyle arasında polis bulunuyordu.

Jim Morrison’ın alkol tüketimi grup içerisinde gerilimi artırırken, The Doors 1968 Temmuz ayında Amerika listelerinde 1 numara olacak “Waiting For The Sun” adlı 3. albümünü yayınladı. Albüm, önceki iki albümden müzikal olarak daha yumuşak dursa da, içerisinde bulundurduğu şiirsel sözleriyle hayranlık uyandırdı. “Hello, I Love You” single’ı Amerika listelerinde 1 numaraya yerleşirken, grup “The Unknown Soldier” parçasına kendi istekleri çerçevesinde bir video klip çekti.
“Waiting For The Sun” albümü sonrası İngiltere’ye geçen The Doors, burada gerçekleştirdikleri birkaç performans sonrası Amsterdam’da sahne aldı. Bu konserde Jim Morrison uyuşturucu problemleri yüzünden grupla birlikte sahneye çıkamazken, grup Amerika’ya geri dönerek burada da birkaç konser gerçekleştirdi. Jim Morrison, insanların kendisini ‘The Doors’ olarak görmesinden dolayı rahatsızlık çekmeye başladı, bunu uyuşturucu ve alkolle kapatmaya çalıştı. ‘The Lizard King’ olarak isimleştirilen Morrison, kilo almaya başladı ve kaba bir sakal bıraktı. Konserlerde dinleyicilerine hitap ederken özgürlüğün anlamını irdeleyen Morrison, artık kendi özgürlüğü için savaşıyordu.

1969 senesinde “The Soft Parade” adlı 4. albümünü yayınlayan The Doors, bu albümle daha çok blues’a yönelik parçalara imza attı. Diğer albümlerden farklı olarak gitarist Robbie Krieger’ın da söz yazdığı albüm, grubun birçok fanı tarafından klişe olarak kabul edildi. Amerika listelerinde 6 numara olan “The Soft Parade”, grubun belki de en ‘pop’a yönelik albümü olarak kabul ediliyor.

Şubat 1970’de “Morrison Hotel” adlı 5. albümünü çıkartan The Doors, bu albümle köklerine geri dönerek oldukça başarılı bir kaydı hayranlarına ulaştırdı. Yine blues melodilerini kullanan grup, bu albümle Amerika listelerinde 4 numara oldu. Albüm içerisinde “Roadhouse Blues” ve “Waiting For The Sun” gibi parçalar yer alırken, The Doors aynı sene The Who, Jimi Hendrix, Miles Davis ve Sly & The Family Stone gibi sanatçılarla Isle Of Wight Festivali’ne katıldı.

1970 Temmuz ayında “Absolutely Live” adlı ilk konser albümünü yayınlayan The Doors, aynı sene “13” adındaki ilk derleme albümünü çıkardı. The Doors, 1971 yılında “L.A. Woman” adlı 6. albümü piyasaya sürerken, albüm, grubun blues kökenlerini en çok hissettirdiği albüm olarak kabul ediliyor. Albüm içerisinde “L.A. Woman” ve “Riders On The Storm” gibi parçalar yer alıyordu ve aynı sene Jim Morrison kızarkadaşı Pamela Courson ile beraber Paris’e dinlemeye çekildi.

Paris’de yine alkol tüketimine geçen Jim Morrison, burada iki müzisyen ile birlikte stüdyoya girerek bazı kayıtlar gerçekleştirdi. Bu kayıtlar 1994 senesinde “The Lost Paris Tapes” adıyla yayınlanırken, Morrison 27 yaşındayken 3 Temmuz 1971’de otelindeki küvetinde ölü olarak bulundu. Morrison’ın ölümü günümüzde hala gizemini korurken, konu ile olan ortak düşünce, Morrison’ın yüksek dozda uyuşturucudan öldüğüydü.

Ray Manzarek ve Robby Krieger, Jim Morrison’ın vokalistliğini üstlenirlerken, The Doors 1971 senesinin sonuna doğru “Other Voices” adlı albümü yayınladı. Grup 1972 senesinde “Weird Scenes Inside The Gold Mine” adlı konser albümünü çıkarttı ve bu albümde hiçbir albümde yer almayan “Who Scared You” ve “(You Need Meat) Don’t Go No Further” adlı iki parçaya yer verdi. Aynı sene Manzarek, Krieger ve Densmore “Full Circle” adlı bir başka albüme imza atarlarken, albümde bulunan “The Mosquito” büyük beğeni topladı.

“Other Voices” ve “Full Circle” albümlerinden sonra birbirlerinden kopan Manzarek, Krieger ve Densmore, 1978 senesinde bir araya gelerek “An American Prayer” adlı yeni bir albüm çıkarttı. Albümü Jim Morrison’ın 1970 yılında yazdığı şiirlerinin üzerine besteler yaparak yayınlayan üçlü, bu albümle Morrison’ın ruhunu yaşatmış oldu.

The Doors’un plak şirketi Elektra Records 1983 senesinde “Alive, She Cried” adlı konser albümünü yayınlarken, 1985 yılında “The Best Of the Doors” adlı derleme albüm yayınlandı. 1991’deki “In Concert” adlı konser albümüyle birlikte 1997 senesinde “Box Set” adlı derleme albüm piyasaya sürüldü. 2002’de “Bright Midnight: Live In America” ile “Live In Hollywood” konser albümlerinin ardından 2003’de “Legacy: the Absolute Best” ve “The Very Best Of The Doors” albümleri yine grubun şirketi tarafından grubun hayranlarına sunuldu.


the end


http://www.youtube.com/watch?v=NfI59dfqftc

HBICE
14-09-2009, 07:21
Doors.. İyidir...Klavyeyi es geçmemek lazım... O olmasa solist karizması yetmezdi... Doors benim için asla Jim Morrison değildir... Bana bir yer de Doors, Morrison ilişkisi, Annie Lennox and Dave Stewart ilişkisini hatırlatıyor... Korelasyon bile kurdum sabahın köründe...

hasbi
14-09-2009, 17:24
Sayın Rodopsink

Gercekten bugun bahsettıgınız gıbı 46700 den cok satıs yedı endeks.

Bakalım yarın ve 16 sında neler olacak.


İyi günler dileklerimle

hbilgin
15-09-2009, 20:10
İki yeni çalışma


IMKB100



http://img197.imageshack.us/img197/6052/915200990117pm.jpg (http://img197.imageshack.us/i/915200990117pm.jpg/)
By hbilgin (http://profile.imageshack.us/user/hbilgin)



IMKB030



http://img43.imageshack.us/img43/5051/915200990153pm.jpg (http://img43.imageshack.us/i/915200990153pm.jpg/)
By hbilgin (http://profile.imageshack.us/user/hbilgin)

hbilgin
15-09-2009, 20:33
Bir dolar grafiği çalışması

http://img38.imageshack.us/img38/185/915200992808pm.jpg (http://img38.imageshack.us/i/915200992808pm.jpg/)
By hbilgin (http://profile.imageshack.us/user/hbilgin)

alıkadam
15-09-2009, 20:47
sn.hbilgin,

USD grafiğinizde zirveden aşağı 5 dalgalık İTKİ sayıyorsunuz anladığım kadarıyla yanlız anlayamadığım bunun alt dereceli 3.dalgasını naslı İTKİ sayabiliyorsunuz.GÜNLÜK gibi yüksek periyotlu bir grafikte bu kadar OVERLAPPING barındıran bir grüntüyü nasıl İTKİ saydınız ben anlayamadım.

grafiğinizde zirveden düşüşün 3.dalga olarak etiketlediğiniz kısmı kendi içinde 5 dalga sayabilmek bana fazlasıyla zorlama gibi geldi.

malum İTKİ dediğimiz zaman temiz kılçıksız iniş/çıkış akla gelir.sadece 1. ve 5. dalgaları LD/ED olduğunda o dalgalar biraz gürültülü olur.

fakat burada alt dereceli 3.dalgada tüm barlar neredeyse birbirinin içine girmiş.göze pek hoş gelmiyor.

ne dersiniz?

hbilgin
15-09-2009, 21:50
Sayın alıkadam,
Belki haklısınız, biraz zorlama oldu. Ama hangisinin doğru olduğunu kim bilebilir?
Kuralları önümüze aldığımızda, o kurallara uygun çok farklı sayımlar ortaya koyabiliriz.
Saygılarımla.

http://img33.imageshack.us/img33/8716/9152009104726pm.jpg (http://img33.imageshack.us/i/9152009104726pm.jpg/)
By hbilgin (http://profile.imageshack.us/user/hbilgin)

rogdopsink
16-09-2009, 22:24
GANNBOX VE BİR BAŞKA U100 ÇALIŞMASI..

http://img38.imageshack.us/img38/461/gannbox.jpg

http://img246.imageshack.us/img246/6035/adszee.jpg

rogdopsink
18-09-2009, 00:45
biraz beyin fırtınası....

bu konuda cidden eksiğim var anlamaya çalışıyorum...

fazla yorum yapmadan...şu faiz indimleri not artırımları falan en tepede bu kadar iyimser psikoloji garip gelmeye başladı bana...

prechterin yazısı güzel bir yazı gayette açık bir şekilde açıklamış...

alıntı yapmadan duramadım...:))

bu gece gelen haber...


S&P Türkiye'nin görünümünü Durağan'a yükseltti
FİNANSTREND....

http://img504.imageshack.us/img504/3754/adszmp.jpg

yorumum..


bence olayın perde arkası aşagıdaki sunumda yatıyor zaten ama çözmek işte zor...)

beni aşıyor..babacanda burdan kopyala yapıştır yapmış tembel öğrenciler gibi bize orta vadeli program diye yutturuyor..:he:

yeni olan ne var merak ediyorum...kredi notuna sevinenleride anlamıyorum filifinler mogolistan ve ve venezuella ile aynı ligde imişiz..eksi iken

http://www.hazine.gov.tr/irj/go/km/docs/documents/Treasury%20Web/Statistics/Economic%20Indicators/egosterge/Sunumlar/Ekonomi_Sunumu_TR.pdf



http://img504.imageshack.us/img504/6869/adsz2ix.jpg


ve en önemlisi bugün mb sının geçen aylardada yaptıgı gibi faiz indiriyorumuna devam etmesi..

bu faiz oranları ile ilgili yazıyı dikkatlice okuyunuz bence...


Interest Rates: Think Central Banks in Control? Think Again.
What do the Fed, European Central Bank and Reserve Bank of Australia have in common? Answer: They don't control interest rates.



The conventional wisdom says low interest rates are key to boosting economic growth. Conversely, higher rates make borrowing more expensive and supposedly slow down an "overheating economy."

To raise or lower interest rates is the single most important tool through which central banks' "potent directors" are said to control our economic future. They carefully watch economic indicators, goes the thinking, and deftly adjust interest rates accordingly.

If you believe that, what you will read next will come as a shock: Central banks are no more in control of interest rates than they are of the weather. Three examples prove this point.

Before the European Central Bank started raising rates in late 2005, rumors that a hike was coming had been flying for months. No one knew exactly when it would happen. Neither did we here at Elliott Wave International. But we did know it was imminent -- because of one indicator with a long history of predicting central banks’ interest rates decisions: bond yields.

Bond yields change daily, and central banks don’t control them: Yields (and prices) are set by the bond market. And if you observe the timing of central banks’ interest rates decisions, you will notice that usually, bankers don't lead the bond market -- they only react to what it dictates.

Here is a chart of the Euro Schatz, Germany's 2-year bond, Europe's U.S. Treasury Note equivalent. (Copied from EWI's intensive Interest Rate Specialty Service; chart modified for this article.) See the vertical red line? That's the point when the Schatz price topped (yields bottomed and began to rise). As you can see, German bonds topped in July 2005, but the ECB only began raising interest rates several months later:
http://www.elliottwave.com/images/marketwatch/emw%208-18-09.gif



Below is a chart our Mon.-Wed-Fri. Short Term Update subscribers will recognize. It compares the timing of the U.S. Federal Reserve Bank’s interest rates decisions with the U.S. Treasury Bills yields. Again, it's clear that the bank follows the bond market:

http://www.elliottwave.com/images/marketwatch/When%20will%20fed%20stop%20raising%20rates.GIF

Finally, here is a chart of the 3-month Australian Treasury Bills our Asian-Pacific Financial Forecast subscribers saw in the April issue, with the editor's note:
http://www.elliottwave.com/images/marketwatch/emw%208-18-09-3.GIF

"...the cash target rate set by Australia’s central bank, the Reserve Bank of Australia (RBA), appear to follow those in 3-month Australian Treasury Bills. After decisive moves up in T-bills from 2006 to early 2008, for example, the RBA faithfully raised its target. T-bills have since led the RBA during the financial crisis of the past year. In fact, the record indicates that the RBA almost always follows T-bills over time."

Now that you know that the Fed and its overseas counterparts are a step behind the markets, is it really a surprise that they came up powerless against the 58% drop in the DJIA and other global stock indexes?

And more importantly: Do you really believe central bankers can prevent another crash?

To find out where global markets are likely headed next, read Elliott Wave International's latest key reports today, risk-free:
Bob Prechter's latest Elliott Wave Theorist: Do Any Bullish Opportunities Remain?
August European Financial Forecast: Our Long-Term Forecast Has Precedent
August Asian-Pacific Financial Forecast: The Great Irony of the Stock Market


http://www.elliottwave.com/freeupdates/archives/printer/2009/08/18/Interest-Rates-Think-Central-Banks-in-Control-Think-Again.aspx


herkese bol kazançlar....

cano
18-09-2009, 01:07
sayın rogdopsink bizdeki imkb de bunların nasıl yansımasını bekliyorsunuz.

rogdopsink
19-09-2009, 22:05
sayın rogdopsink bizdeki imkb de bunların nasıl yansımasını bekliyorsunuz.

ah bir bilsem sayın cano...:):)

birsüre daha izliyoruz gibi...ama önümüzdeki süreçte faiz tarafı önemli olmaya başlayacak gibi artık...

tüm herkesin bayramını kutluyorum...sevdikleriyle güzel günler geçirmesini diliyorum...

rogdopsink
19-09-2009, 22:06
PINSU...

http://img142.imageshack.us/img142/5711/pnsu.gif

cano
20-09-2009, 00:02
ah bir bilsem sayın cano...:):)

birsüre daha izliyoruz gibi...ama önümüzdeki süreçte faiz tarafı önemli olmaya başlayacak gibi artık...

tüm herkesin bayramını kutluyorum...sevdikleriyle güzel günler geçirmesini diliyorum...

teşekkür ederim. sizin öngörülerize güveniyorum. tabiki tam olarak kimse bilmiyor. bayramınızı kutlar saygılar sunarım.

rogdopsink
21-09-2009, 20:33
ISCTR

http://img508.imageshack.us/img508/1179/sctr.jpg

rogdopsink
21-09-2009, 20:58
ALKİM HAFTALIK..

6,65 stoploss...

8,10 ilk fibonacci hedefi...


http://img230.imageshack.us/img230/9544/adszpw.jpg (http://img230.imageshack.us/i/adszpw.jpg/)

rogdopsink
21-09-2009, 21:51
dow JONES

http://img97.imageshack.us/img97/2152/adszg.jpg (http://img97.imageshack.us/i/adszg.jpg/)

rogdopsink
22-09-2009, 10:03
başkanlık seçimleri ve dow jones

http://i222.photobucket.com/albums/dd10/tagblog/dow-drop-since-election-meant-rally.png

rogdopsink
22-09-2009, 11:12
A look at the Dow Jones Industrial Average and Sunspots

80 yıllık veri tarihinde güneş lekeleri endeksi ve dow jones arasında bariz bir şekilde korelasyon oldugu gözlemlenmiş..



A correlation has been observed between the US GDP and the number of sunspots as well as between the Dow Jones Industrial Average and the number of sunspots. The data cover 80 years of history. The observed correlations permit forecasts for the GDP and for the stock market in America with a future horizon of 10 years. Both being above their long-term trend they are forecasted to go over a peak around Jun-2008.

http://wattsupwiththat.files.wordpress.com/2008/11/djia-sunspots.png


The paper concludes:

…..If one accepts that there must be some correlation between GDP growth and stock-market growth as displayed in Fig. 5, then one cannot use the lack of scientific proof as an argument against the existence of correlation between the stock market and sunspots (Fig. 2), or between GDP and sunspots (Fig. 4). On the other hand, if these correlations are real, then we can venture long-range forecasts for the DJIA and the GDP….

….The levels forecasted here for the DJIA of 13908 in mid 2008 and 7919 in early 2014….

While there may be some correlation between sunspots and the DJIA and GDP, there’s also much larger drivers, such as panic and bad loans in the banking industry. Sir William Herschel discovered a correlation between wheat prices and sunspots. In 1801 he published two papers that, in part because of Herschel’s reputation as England’s “Kings Astronmer”, effectively launched the field of solar influences on Earth’s weather. It is in the first of these papers that Herschel discusses an anticorrelation between the price of wheat and the number of sunspots visible on the Sun.

So, I suppose DJIA/GDP links aren’t that far fetched. I remember well when Carl Sagan said in his famous 1980’s PBS special COSMOS that “we are all made of star-stuff”. Thus is doesn’t seem that unplausible that the ebb and flow of our existence continues to be linked to our nearest star.



tuncer hocanında buna benzer bir çalışması vardı sanırsam...

blogunda mayıs ayına ait yaptıgı güzel analizde sayımlarıyla beraber analizi görmek mümkün..

http://blog.borsanaliz.com/?p=1533

bu analizdeki güncelllemeyi yapmak gerekli diye düşündüm bugün araştırırken bu kadar korelasyonun olacagını görmek beni şaşkına düşürdü..

zaman serileri analizindede yukardaki döngüler gibi döngülerle bir dünya formül içinden çıkıp bir sonraki dalga boyutları birşekilde taminlenebiliyor..

ve korele olan grafikler bana bunları hatırlattı...

siteden konu dışı olmasına ragmen tahvil ve bono sayımınıda önemli oldugunu düşündüğüm için resim olarak alıntılıyorum...

http://blog.borsanaliz.com/wp-content/uploads/2009/05/tahvl_050509.jpg

güneş lekelerindeki uzun vadeli döngüler aşagıdaki grafiklerde net olarak gözükmekte...

http://science.nasa.gov/headlines/y2008/images/solarcycleupdate/ssn_predict_l_strip.gif

http://science.nasa.gov/headlines/y2006/images/longrange/predictions3_strip.jpg

http://files.myopera.com/wickedlizard/blog/Sunspot_graphic_2009.gif

konuyla ilgili gerekli teorik bilgiler nasanın sitesinde mevcut...

http://search.nasa.gov/search/search.jsp?nasaInclude=sunspot#

aşagıdaki grafiğe bakarsak anladıgım kadarıyla ocak itibariyle güneş lekeleri endeksi min görmüş vaziyette...

http://www.warwickhughes.com/agri/da31oct08a.gif

24 *25 eylül de yapılacak olan g20 zirvesinde en önemli başlıklardan birinin küresel iklim değişiklikleri ve bu yüzyılın en önemli sorunlarından birisi oldugunu düşünürsek..

güneşin sadece baharda hormonları değiştirmediğini plajda güneşlenmeye yaramadıgını anlarız...:))

http://www.roanokeslant.org/Sun-CO2-Temp.jpg

Küresel ısınmayla mücadele olasılığı uzaklaşıyor[/COLOR][/B]



Küresel ısınma ile mücadelenin dönüm noktası olması beklenen Kopenhag Zirvesi'ne haftalar kaldı. Aralık ortasında yapılacak zirve öncesinde son pazarlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki görüş ayrılığı küresel ısınma faturasının kime kesileceği konusundan kaynaklanıyor.

Gelişmekte olan ülkeler, başta Hindistan, Brezilya ve Çin olmak üzere ekonomik kalkınmalarını daha az karbondioksit emisyonu taahhüdüyle yavaşlatmak istemiyorlar. Ayrıca, bugüne kadar çevreyi kirleterek gelişmiş ülkelerin geçmişteki emisyonlarının sorumluluğunu ve temiz teknolojilerin gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşmasının getireceği maliyeti üstlenmeleri için bastırıyorlar.

Gelişmiş ülkeler küresel ısınmanın etkilerinin azaltılması için gelişmekte olan ülkelere bir bedel ödeme ilkesine sıcak bakıyorlar. İş uygulamaya gelince karışıyor. Kişi başına gelir düzeyi düşük olmasına rağmen, ekonomisi hızla büyüyen ve yeni teknolojileri üretebilen ve geliştirebilen Çin, bu denklemde Afrika ülkeleri ile aynı kategoriye konulabilir mi? Temiz teknolojilerin benimsenmesinin bedeli ne kadardır? Amerika ve Avrupa Birliği'nin başını çektiği gelişmiş ülkeler ekonomik olarak bu maliyeti kaldırabilirler mi?

Geçtiğimiz hafta Londra'da toplanan G-20 maliye bakanları küresel ısınmanın maliyetinin paylaşımı konusu ele aldılar. Avrupa Birliği'ni temsil eden İsveçli bakan Anders Borg, görüşmelerde bir ilerleme sağlanamadığını açıkça belirtti. Neden olarak, Hindistan ve Çin'in iklim görüşmelerine genel olarak karşı çıkması ve Rusya ile Brezilya'nın maliyet konusunu G-20 yerine Birleşmiş Milletler çerçevesinde çözümlenmesi isteği yatıyor.

G-20 ülkelerinin liderleri 24-25 Eylül'de Amerika'nın Pittsburgh şehrinde bir araya gelecek. Gündemin en önemli maddesi küresel ısınma. 2012 sonrası karbondioksit emisyonlarının sınırlandırılma taahhütlerinin belirleneceği Kopenhag Zirvesi'nden bir uzlaştı çıkıp çıkmama olasılığı daha da belirginleşecek.

Avrupa Birliği'nin bastırmalarına rağmen, uzlaşma beklentisi giderek azalıyor. 2009-2014 döneminde Avrupa Komisyonu'nun başkanlığına talip olan Jose Manuel Barroso, iklim ve enerji ikilemini birliğin gelecekteki en önemli politikası olarak tanıttı. Buna rağmen, Barroso bu günlerde Avrupa Parlamentosu'ndan ikinci bir görev dönemi için oy toplamaya çalışıyor.

Avrupa Birliği'nin çevre politikalarının genel hatlarını ve hedeflerini belirleyen iklim ve enerji paketinde 2020 yılına kadar sera gazı emisyonlarının birlik genelinde yüzde 20 azaltılması, toplam enerji ihtiyacının yüzde 20'sinin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi ile tasarruf ve etkin enerji kullanımıyla tüketimin yüzde 20 azaltılması hedefleniyor. Ulaştırmada kullanılan yakıtın da yüzde 10'unun yenilenebilir enerjilerden elde edilmesi de bulunuyor.

Komisyonun iklim ve enerji paketini yasama sürecinden geçirme çabalarına paralel olarak, AB içinden pakete yönelik eleştiriler de yükseliyor. Yüzde 20'lik hedefin gerçekçilikten uzak olduğu, tüketim yerine karbon üretimine odaklandığı ve üretimi gelişmekte olan ülkelere kaydırarak sorunu ihraç ettiği en sık duyulan eleştiriler arasında yer alıyor.



http://www.dunyagazetesi.com.tr/haber.asp?id=60212

bilim adamları bu konuyu daha ayrıntılı işleyeceklerdir muhtemelen boyumuzu

aşan işlere girişmektense güneş lekelerinin davranışlarımızda karar alışlarımızda

ne kadar etkili oldugunu göz ardı etmemek lazım...:yes:

eger alaskada olanınız varsa bize erken haber verebilir belkide ışınlar çogaldıgı zaman ...:)

bu arada aşagıdaki fotoda hoşuma gitti ve aklıma Amantes del Círculo Polar, Los (kutup çizgisi aşıkları isimli film geldi bu konuyla ilgili yazı yazarken)...

harika ötesi bir film izlemezseniz üzülürsünüz...özellikle son sahnelerde donup kalacaksanız...:he::he:

Julio Médem tarafından yazılarak, yönetilen, başrollerinde Najwa Nimri ve Fele Martínez'in yeraldığı, 1998 yapımı, iki Goya ödülü kazanmış bir film...

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kutup_Çizgisi_Aşıkları

herkese sevgiler...

http://www.glengreen.com/images/wv_news/2003/oct/aurora_borealis.jpg

bridgea
22-09-2009, 12:09
Sevgili Rogdopsink,(niye kolay bi nick seçmedin kendine her defasında doğru yazdım mı diye geri dönüp bakıyorum)

Minimum Maunder,Solar Minimum konularıTuncer hoca'nında takip ettiği güncelliğini kaybetmeyecek önemde.

Yalnız aklımda Kyoto Protokolünü kabul etmeyen ABD'nin yeni anlaşma zemini aradığı bu g20 zirvesini kendi pazarlıkları için kullanacağı. Uluslararası ticaret (Çin ve Avrupa) için koz elde ediyor,sonuç ne olur bilemem ama ümitli değilim.

rogdopsink
22-09-2009, 20:32
Sevgili Rogdopsink,(niye kolay bi nick seçmedin kendine her defasında doğru yazdım mı diye geri dönüp bakıyorum)

Minimum Maunder,Solar Minimum konularıTuncer hoca'nında takip ettiği güncelliğini kaybetmeyecek önemde.

Yalnız aklımda Kyoto Protokolünü kabul etmeyen ABD'nin yeni anlaşma zemini aradığı bu g20 zirvesini kendi pazarlıkları için kullanacağı. Uluslararası ticaret (Çin ve Avrupa) için koz elde ediyor,sonuç ne olur bilemem ama ümitli değilim.

Pireler berber iken, develer tellal iken.:he:

kulagıma isim olarak bu fısıldandı...:)

dostoyevski yi pek sevdiğimden raskolnikov karamozovlardan nedense bir çagrışım yaptıgı için ( ne alakası varsa) pek bir sevdim zamanında...

saygılar..:super:

dow jones sonbahar zirvesini zorlar iken( her mum üç aylıgı temsil ediyor ) ben dowun gözünü nedense topraga dikmeye başladını düşünüyorum...:wink:

http://img42.imageshack.us/img42/5728/dow11.jpg

nadan23
22-09-2009, 20:51
Sayın Rogdopsink
ilk önce geçmiş bayramınız kutluyorum

eğer mümkünse
selec denta fener ve sagyo şirketlerin teknik görünümlerini bizimle paylaşır mısınız
eğer zamanınız müsait olursa tabi ki
çalışmalarınız ve emeğinizi şimdiden teşekkürler

rogdopsink
22-09-2009, 21:16
Sayın Rogdopsink
ilk önce geçmiş bayramınız kutluyorum

eğer mümkünse
selec denta fener ve sagyo şirketlerin teknik görünümlerini bizimle paylaşır mısınız
eğer zamanınız müsait olursa tabi ki
çalışmalarınız ve emeğinizi şimdiden teşekkürler

teşekkürlar sizinde geçmiş bayramınız kutlu olsun..

aselsana bakmıştım onu paylaşayım....

ASELSAN

Sarı bölgede kalabileceği gibi direncini kırması halinde 11 aralık ve 8,50 civarları önemli hale gelmiş gözüküyor..

ama bu arada bir satış yemeside muhtemel..yönün yukarı olabileceğini düşünüyorum ama yinede stop seviyelerini belirlemek önemli gibi..

5,55 altında satış baskısı artabilir...

herkese bol kazançlar...

http://img2.imageshack.us/img2/9016/aselsan.jpg (http://img2.imageshack.us/i/aselsan.jpg/)

rogdopsink
23-09-2009, 10:01
dolar bazlı endeks grafikleri..

bu yabancılar bizim endeksimize bakarken tl üzerinden mi bakıolar acaba hiç sanmam ..

dolar bazlı grafik daha 0,618 oranınana bile gelmemiş..

yani hala ucuz duruyoruz trendler bu hafta al beni diye bagırmaya başladı..


http://img85.imageshack.us/img85/8923/u100usd.jpg

bu öylesine bir çalışma tamamlayamadım...

dikeyler önemli bölgeler buralardan birbirlerine çekilen çizgilen grafiğe derinlik kazandırırken

neutral çalışmalar var biraz onlara özendin olacakmı diye..trendler ise geçmiş sayfalarda çalıştıgımız southbox çalışmasının zaman bölgelerinden itibaren çekilmiş halleri...

yine dolar bazlıdır..

pek dikakte almayınız sarı yolda ilerlemesini bekliyorum..

bu kadar karışıga gerek yok diosanız haklısınız yinede...

http://img85.imageshack.us/img85/8871/adsznu.jpg

dolar bazlıda grafiğim bu şekilde...

brsbaz
23-09-2009, 11:04
:cool:grafikler ilginç topikte.....elinize sağlık

baskan
23-09-2009, 11:55
Sevgili Güney kardeşim. Öncelikle emeklerine sağlık. Tüm formdaşların geçmiş bayramı mubarek olsun. Müthiş bir araştırmacılığın ve sabrın var. Vestl tespitin süperdi.

rogdopsink
24-09-2009, 00:01
:cool:grafikler ilginç topikte.....elinize sağlık


Sevgili Güney kardeşim. Öncelikle emeklerine sağlık. Tüm formdaşların geçmiş bayramı mubarek olsun. Müthiş bir araştırmacılığın ve sabrın var. Vestl tespitin süperdi.

teşekkürler...:cool::cool:


yarın önemli bir gün olacaga benzer geçmiş mesajlarda 16 eylül ve 24 eylül tarihlerine dikkat çekmiştik...

yarınki harekete göre yeni bir rota çizmek farz olacak gibi..:)


SP500


http://img121.imageshack.us/img121/4774/adszza.jpg (http://img121.imageshack.us/i/adszza.jpg/)



U100

http://img233.imageshack.us/img233/835/u100s.gif (http://img233.imageshack.us/i/u100s.gif/)

rogdopsink
26-09-2009, 16:28
Sevgili rogdopsink,

Tatilden yenice geldim, gelir gelmezde benim arslan kardesim neler paylasmis diye okudum topic'i hemencecik... Senden ogrenmek istedigim bir nokta var kafama takilan. Neden, analizlerindeki cizgilerinde 45 derece egime ehemmiyet veriyorsun, - eger 45 derece egim onemli ise muhakkak ekonometri'nin getirecegi bir aciklama vardir diye tahmin ediyorum-, ?

Sevgiler ve selamlar...:)


sevgili sidabumi abi öncelikle hoşgeldin umarım mükemmel bir tatil geçirmişsindir...:yes:



bu soru gerçekten beni çok terletiyor iki saattir...deli divane gibi her tarafa bakınıyorum çünkü bir cevabının oldugunu biliyorum ama nasıl açıklyacagımı bilemiyorum tam olarak...yinede ya allah diyip elimden geldiğince yanlışlarımla beraber açıklamaya çalışacagım...


ama önce 45 derece olayına açıklık getirmek istiyorum.45 dereceye önem verdiğim analiz endeks analizim idi...düşüş trendlerini nerden çizdiğimi hatırlayamadıgım ancak önem verdiğim bir zirve seviyesinden çektiğim regresyon trendine paralel çizgilerle buldum ve çizdim diye hatırlıyorum...

ilk sayfalarda yaptıgım analizdede açılı çizgilerle sondan başa 45 derecelik krılmamalarla geri gelmiş ve görebildğim merkezleri dörtgenler içine alarak benzerlikleri bulmaya çalışmıştım..

o yüzden son gann karelerini kullandıgım analizi yaparkende yeni bir dörtgen kutu içinde olmalıyız diye gann karelerini kullandım...


hatta 45 dereceye göre 41200 hedefi önemli demiştim kendimce patladı ve yukar trendin cazibesinden dolayı baya bir savruldu..:D
şu anda o düşüş trendine geri döner mi dönmez mi merak ettiğim o..

kısaca 45 derece olayım budur...:)

ama endeks analizlerim dışında derin olsun olmasın bazı hisselerdede 45 derecelik olmasada buna yakın düşüş trend açıları oldugu mevcut...

uzun vadede hisselerin genel olarak endeksi takip etme egilimli olmasının anlamlı olabileceğini düşünürsek düşüş trendelerinin de benzeşmeye çalııtıgını söyleyebilirmiyim acaba...??

analizlerde üçgenlere verdiğim önem ve gördüğüm fiboların desteklemesi biraz açılara bakmaya mecbur bırakıyor beni...

belkide bunların hiç bir önemi yoktur bilemiyorum ..:)))

ekonometrik olarak bir anlamı varmı yokmu sorusunu ise araştırdım ve

hatırlayabilidğim konular kadarı ile kendimce şöyşe yorumladım...

eğim ekonometri de b2 katsayısıdır...

bagımlı değişkeni açıklarken x2 katsayısının y üzerinde ortalama yüzde kaç etkide bulundugunu açıklamaya yarar...

mesela y tüketim olsun x gelir...

bize gelir ve tüketim olan 100000 örnek versinler türkiyeden...

işte şu hanenin geliri bu tüketimi bu falan diye

100bin tane y 100bin tane x verimiz olacaktır..

üç beş denklemle y=b1+b2x+u

olan ekonometrinin regresyon denklemini buluruz...

yani b1 ve b2 leri...

bunların yorumu ;;

b1 sabittir herşey sabitken yani gelir yokken ve hiç bir hata yokken yukardaki örnege göre türkiyedeki tüketimi verir...

b2 eğimdir regresyonun eğimini verir..gelirdeki bir brimlik değişmenin tüketim üzerindeki etkisini verir...


u hata terimidir...ekonometirnin asıl ilgilendiği olay budur...hatta ekonometri için yalan bilimi denilir..:D maalesef hatasız bir dünya olmadıgı bu veriler toplanırken ankötürün güzel bir kız görüp elini kaydırarak yanlış yeri işaretlemsi yüzünden bile ortaya çıkabilir..yada bizim modellemede yaptıgımız bir hata yüzündende vs...:))))

biz bu hatanın minum olmasını isteriz ekonometride...

farklı varyans otokorelasyon gibi durumların önlenmesini isteriz...

kısaca ekonometrik olan yapılan analizlerin temeli bunlara dayanıyor...

notlara bakarken bu sorunun cevabı olabilecek yer
aşagıdaki sayfa gibi geldi...

http://img188.imageshack.us/img188/6987/adszdrr.jpg (http://img188.imageshack.us/i/adszdrr.jpg/)

burada b2 nin beklenen değerinin B2 değerine eşit..

yani sapmasız dogrusal ve minumun varyanslı özelliğini koruması için

önceki oluşan x2 noktası ve oluşacak olan x3 noktası y ye aynı etkiyi yapmak istemekte...

buda etki=tepki olayından dolayı ortaya ikizkenar bir üçgen olmaya zorlamakta...

kısaca eğimler ve dogrular birbirine benzeşmeye çalışıyr diye düşünüyorum...

beni cidden aşan bir soru ama böyle olmalı diye düşünüyorum....

aşagıya topiğin başlarındada bahsettiğim zaman serileri analiziyle ilgili bir sunu var...

hatta is bankasının zaman serileri ile nasıl analiz edildği bile anltaılmış ayrıntılı inceleyemedim anlaşılcak gibide durmuyor gerçi ama onuda paylaşmak istedim...:D:D

şimdilk bu kadar bende sevgilerimi iletiyorum sidabumi abi...

jackie yi bize unutturmaya çalışma onuda özledik...:))))


saygılar...önümüzdeki hafta herkese bol kazançlar...





http://kisi.deu.edu.tr//vedat.pazarlioglu/Ongorusunusu.ppt


Sevgili rogdopsink,

Seninle beraber soyle bir calisma yapmak istiyorum,ve bu calisma sonrasi eminimki 45 derece acinin gizemini cozebilmemize biraz daha yakin olacagiz... Bu calismamizin adi southbox olsun.:yes: ve bu calismanin devamini buradan takip edelim hep beraber.

Amacimiz, danasi ile degil ama anasi ile ugrasmak oldugu icin, oncelikle calisacagimiz grafik haftalik periyot olacak, bu durumda tavsiyem southbox'un min ve yeter olarak haftalik periyotda calismasi olacak...

Eger sende uygun gorur isen, birazdan cok basit bir sekilde tarifleyecegim southbox calismasini grafik ile ask yasamadan buraya ekler isen ben amacima erismis olurum...

Linear fiyat hareketlerinde, en yuksek fiyat degil bir sonraki yuksek fiyatdan - XU100@58.XXX-, 17 Kasim haftasindaki dip fiyat seviyesine, sanirim XU100@20.XXX, FIBONACCI INTERNAL DUZELTME seviyelerini atalim, o XU100@20.XXX dibindeki her bir FIBONACCI DUZELTME SEVIYESINDEN asagi yonlu 45 derecelik acili cizgileri atalim, ve bununda adina southbox diyelim, ve sonrasi tekrar seninle konusalim...

Ama, O FIBONACCI DUZELTME SEVIYELERININ icinde, % 78.6'da olsun please...

Kolay gelsin....:)


sevgili sidabuminin 45* ile ilgili bir sorusu vardı ...

hatta ardından 45*lerle ilgili southbox çalışması yapmaya başlamıştık...

grafiklerimde 45* ile fazla karşılaşmamdan dolayı konuyu yaklaşık bir buçuk aydır elimden geldiğince araştırıyordum..

ancak yukardaki cevaplar dışında kafamda netleştiremeğim için öylece kalakaldım cevapsız olarak...

ancak aşagıdaki yazı okunduktan sonra şuna karar verdim tesadüfi olarak 45* ile karşılaştık ve yaptıgımız çalışma zaten bizi biryerde gannboxa götürecek...

oyüzden tekrar yeni birşey keşfedememiş olmanın verdiği hüzünle southbox muhtemelen sıfır alarak sınıfta kaldı....:cry:

çünkü William D. (W.D.) Gann (1878-1955), zaten yapacagını yapmış...:yes:
:)))))

herkese bolca sevgiler..iyi hafta sonları...



GANN GEOMETRİK AÇILARI...

William D. (W.D.) Gann (1878-1955), yüzyılımızın ilk yarısında efsanevi bir hisse senedi işlemcisiydi. Elli yıllık iş yaşamında, işlemlerinde başarıyla kullandığı matematiksel ve geometrik ilkelerin kusursuz ve benzersiz bir bileşimini geliştirdi. İş yaşamının ikinci yarısında, kendi yöntemini yazmaya ve öğretmeye başladı.

Gann’in yaklaşımı fazlasıyla karmaşıktır ve kavranabilmesi de çok kolay değildir. Gann’in çalışmalarının büyük bölümü geleneksel grafik kavramlarına dayanır. O, gelecekteki direnç ve destek bölgeleri olarak tarihsel zirvelere ve tabanlara büyük önem veriyordu. Kırılan bir direncin destek ve kırılan bir desteğin de direnç haline dönüştüğünü özellikle vurguluyordu. %50 geri-çekilmeye çok fazla inananlardandı. Orijinal düşüncelerinden bazıları; kardinal kareler, fiyat ve zamanın karelerinin alınması ve geometrik açılar, idi.

Kardinal kare, bütün zamanlar içinde işlem görülen en düşük fiyattan ileriye doğru sayım yapılarak gelecekteki destek ya da direnç seviyelerine ulaşabilme yöntemiydi. Başlangıç fiyatı karenin merkezine yerleştirilir ve her bir yükselen fiyat saat yönünde olacak şekilde kareye yerleştirilir. Karenin "kardinal-haçı" bölümüne düşen sayılar (merkezde birleşen düşey ve yatay çizgiler), gelecekte muhtemelen destek ya da direnç seviyeleri olacaklardır.

Çember, üçgen ve kare Gann’i çok etkileyen geometrik biçimlerdi. Bir çember yüzeyini oluşturan 360 derece onun çalışmalarında belirgin olarak yer aldı. Gann, piyasanın gelecekteki dönüş noktalarının zaman hedeflerine ulaşabilmek için 360 dereceye uyumu kullandı.

Piyasanın gelecekteki dönüşü için Gann’in takvim günü sayımına ulaşabilmenin bir yolu, önemli zirvelerden ve tabanlardan ileriye doğru 30,90,120,180 ve 360 sayılarıyla sayım yapmaktır. Bu ileriye doğru olan takvim günleri, piyasanın gelecekteki dönüşlerini önceden belirleyebilir. Belirgin bir tabandan ya da zirveden bir yıl sonraki gün, fiyat hedefi olarak önemli potansiyel taşıyan bir gündür. Gann, 7 sayısıyla uyuşan zaman hedeflerine özel bir önem veriyordu.

Gann, kuramının temellerinin önemli bir bölümünü oluşturan zaman ve fiyat biçimlerinin birleştirilmesinde, bu her ikisi arasında belirli bir oransal ilişki görüyordu. Zirveleri ya da tabanları bulabilmek için kullandığı yöntemlerden biri, fiyat ve zamanın karelerinin alınmasına dayanıyordu -bu da, bir birim fiyatın bir birim zamana ne zaman eşitleneceğidir-.

Örneğin Gann, bir piyasada belirgin bir zirveyi alır, bu zirvedeki fiyatı bir takvim birimine (gün, hafta, ay ya da yıl) dönüştürür ve bu zaman dönemini ileriye doğru ölçerdi. Bu zaman dönemine ulaşıldığı zaman, fiyat ve zaman karesel olarak eşitlenmiş olur ve piyasanın dönmesi gerekirdi. Bir örnek olarak, piyasa eğer 100 birim seviyesinde belirgin bir zirveye ulaşmışsa Gann, ileriye doğru 100 gün, hafta, ay ya da yıl sayardı. Gelecekteki bu günler, muhtemel dönüş noktaları olarak belirlenirdi. Gann’in, fiyat ve zaman arasındaki oransal ilişkisi, bu tartışmada bizim de asıl ilgi alanımız olan, onun geometrik açılar kuramının temelidir.

GEOMETRİK AÇILAR ve YÜZDELER

Amacımız, Gann’in daha basit ve önde gelen ve bazı Gann kullanıcılarına göre de onun en değerli tekniklerinden birini, geometrik açıları tartışmaktır. Açı çizgileriyle bağlantı içinde, göreceli olarak basit olan bir başka kavramı, yüzde geri-çekilmeleri de tartışmamız içine sokacağız.

Tartışmamıza Gann yüzdeleriyle başlayalım. Gann fiyat hareketini sekize böler: 1/8, 2/8, 3/8, 4/8, 5/8, 6/8, 7/8, 8/8. Gann aynı zamanda fiyat hareketini de üçe böler: 1/3 ve 2/3. Aşağıdaki tablo, yukarıdaki kesitlerin yüzde eşdeğerlerini veriyor. 1/3 ve 2/3 yüzde parametrelerinin, sekize bölünmeler listesi içinde kendilerine ait yerlere sokulmuş olduklarına dikkat edelim.

1/8 = %12.5
2/8 = %25
1/3 = %33
3/8 = %37.5
4/8 = %50
5/8 = %62.5
2/3 = %67
6/8 = %75
7/8 = %87.5
8/8 = %100

Hemen farkedeceksiniz ki, ortadaki beş sayı -%33, %37.5, %50 ve %67- bize yabancı olmayan sayılardır. Gann’e göre %50 geri-çekilme en önemli olan yüzdeydi. Bu beş yüzde geri-çekilme aynı zamanda yüzde geri-çekilmeler içinde en ünlü olanlarıdır. %50’lik geri-çekilmeyi biraz genişletirsek, Fibonacci geri-çekilmelerinin de eşdeğeri olan, önem sırasına göre %37.5 ve %62.5’lik geri-çekilmeler sıradaki iki yeni yüzdedir. Dolayısıyla biz şimdi, Gann ve Elliott Dalga Kuramı’nı birleştirerek yolumuza devam ediyor oluyoruz. Bunlardan sonraki iki yüzde, Dow Kuramı’nın minimum ve maksimum geri-çekilme değerleri olan %33 ve %67 yüzdeleridir.

Gann, diğer yüzdelerin de piyasanın içinde olduklarına ancak daha az önemli olduklarına inanıyordu. Gann yelpazesi, piyasanın muhtemel dönüş noktaları olarak %75 ve %87.5’luk geri-çekilmeleri de belirler. %12.5 ve %25 gibi daha küçük geri-çekilmeler de piyasada bir rol oynayabilir. Ancak bu son dört sayı, bütün piyasa teknikçilerinin genel olarak kullandıkları %33 ve %67’lik geri-çekilmelerin sınırları dışındadır.

Gann’in geometrik açıları, bazı belirli açılarda, belirgin zirve ya da tabanlardan çizilen trend çizgileridir. Bu açılar, fiyat ve zaman arasındaki ilişki ile belirlenir. Gann’in en önemli açısı 45 derecelik açıdır. Bir yukarı-trend’de geometrik açı çizgileri, bir piyasa tabanından sağa ve yukarıya doğru çizilir. Bir aşağı-trendde bu çizgi, piyasanın bir zirvesinden sağ aşağıya doğru çizilir. Geometrik açı çizgisi, fiyat ve zaman birimleri arasındaki birebir ilişkiye dayanır. Diğer bir deyişle fiyatlar, her bir zaman birimi için (günlük çubuk grafik üzerinde genellikle bir hafta) bir fiyat birimi oranında yükselirler ya da düşerler.

45 DERECE ÇİZGİSİNİN ÖNEMİ


]45 derece çizgisi, Gann’in ana yukarı ve aşağı trend-çizgilerini temsil eder. Fiyatlar yükselen çizginin üzerinde kaldığı sürece, bir boğa piyasası yürürlülüğünü sürdürüyor demektir. Fiyatlar alçalan çizginin altında kaldığı sürece de, bir ayı piyasası yürürlülüğünü sürdürüyor demektir. 45 derece çizgisinin kırılması genellikle, ana bir trendin tersine dönüşünün sinyali olur.

45 derece çizgisinin, fiyat ve zamanın kusursuz bir dengesini temsil ettiği görülebilir. Bir yukarı-trend’de eğer fiyatlar 45 derece çizgisine kadar düşerlerse bu durum, fiyatın ve zamanın kusursuz bir dengeye gelmiş olmaları anlamına gelir. Bu nedenle trend çizgisinin kırılması, bu ilişkideki ve trenddeki muhtemel bir değişikliğe işaret eder. 45 derece açıları kullanılarak, esas trend çizgisine paralel olacak şekilde, belirgin zirve ve tabanlardan kanal çizgileri de çizilebilir.

2’nin çarpanları olacak şekilde fiyat ve zaman birimleri birleştirilerek daha dik ya da daha düz olan geometrik trend çizgileri çizilebilir. 1x1 çizgisi 45 derece çizgisidir. 1x2 çizgisi, her bir zaman birimi için iki fiyat birimi artışı gösteren, 45 derece çizgisi üzerindeki bir sonraki daha dik olan çizgi olacaktır. Bu durum, zamana göre fiyatların iki kat arttığını gösterir. Bir sonraki daha dik çizgi, bir birim zamanda fiyatların dört kat arttığını gösteren 1x4 çizgisi olacaktır. Daha dik sayılar genel olarak kullanılmasa da, giderek dikleşen bu çizgiler 1x8’e kadar sürdürülebilir. (Bkz. Şekil 13.1)

45 derecelik yukarı-trend çizgisinin altındaki ilk düz çizgi, iki birim zamanda fiyatın bir birim ilerlediğini gösteren 2x1 çizgisidir. Daha da düz bir çizgi, fiyatın bir birim değişmesi için dört birim zamanı gösteren 4x1 çizgisi olacaktır. Aşağıdaki tablo, derece eşdeğerleriyle birlikte, azalan bir sıralamada çeşitli açı çizgilerini gösteriyor. İlk rakam zamanı ve ikinci rakam da fiyatı temsil ediyor. Bu, zaman x fiyat şeklinde de okunabilir.

1 x 8 = 82 1/2 derece
1 x 4 = 75 derece
1 x 3 = 71 1/4 derece
1 x 2 = 63 3/4 derece
1 x 1 = 45 derece
2 x 1 = 26 1/4 derece
3 x 1 = 18 3/4 derece
4 x 1 = 15 derece
8 x 1 = 7 1/2 derece

1x3 ve 3x1 çizgilerinin tabloda yer aldığına dikkat edelim. Gann, fiyat hareketini üçe bölen bu çizgilerin haftalık ve aylık grafiklerde daha yararlı olduklarını açıkça hissetmişti. Gann’in geometrik çizgileri, hız çizgileri ve Fibonacci yelpaze çizgilerine çok benzer biçimde kullanılır.

Bir yukarı-trend’de bu çizgiler destek, bir aşağı-trend’de ise direnç çizgileridir. Bir yukarı-trend sırasında bu çizgilerden birinin kırılması, bir aşağıdaki çizgiye kadar fiyatların düşebileceğine işaret eder. Bunun tersi olarak, fiyatların yukarıdaki bir çizgiyi kırmaları durumunda bir sonraki yüksek çizgiye kadar yükselmeleri beklenir. (Bkz. Şekil 13.2).

http://www.maximumbilgi.com/resimler/image357.gif


Şekil 13.1 Gann’in, zaman X fiyat geometrik açıları görülüyor. 45 derece çizgisi, zamanın ve fiyatın kusursuz bir uyum içinde olduğu en önemli trend çizgisidir. Böyle bir durum çoğunlukla bir trend dönüşünü belirler. Bu trend çizgileri destek ve direnç seviyelerine işaret eder. Çizgilerden biri kırıldığı zaman fiyatlar bir sonraki çizgiye kadar ilerlerler.


http://www.maximumbilgi.com/resimler/image358.gif

Şekil 13.2 İMKB Endeksi’nin grafiğine uygulanmış olan Gann trend çizgileri görülüyor. Grafiği sol tarafından çizilmiş olan yukarı-trend çizgilerinden 45 derecelik çizginin Mayıs ayında kırılmasından sonra fiyatların bir alt çizgiye kadar gerilemiş ve o çizgide destek görmüş olduklarına dikkat edelim. Yine fiyatların Temmuz ayındaki zirveden çizilen aşağı-trend çizgilerine doğru yükselmelerinde bu çizgilerde nasıl duraksadığına ve en yukarıdaki çizginin de kırılmasından sonra yukarı-trend’in nasıl hızlanmış olduğuna dikkat edelim.

GEOMETRİK AÇI ÇİZGİLERİNİN ve YÜZDE GERİ-ÇEKİLMELERİN BİRLEŞTİRİLMESİ

Bu iki teknik birlikte kullanıldıkları zaman daha etkilidirler. Önemli bir piyasa hareketi ortaya çıktıktan sonra, tüm fiyat dizisi sekize bölünebilir. Bu işlem, yerinde yüzde noktalarına sekiz yatay çizgi çizilerek yapılabilir. Bir yukarı-trend’de bu çizgiler trendin dip noktalarında destek sağlarlar. Bir aşağı-trend’de bu çizgiler muhtemel dirençleri temsil eder.

Gann kullanıcıları bu çizgileri grafik üzerine yerleştirmekle, önemli yüzde geri çekilmelerin gelecekte tam olarak nerede olduklarını bilebilirler. Gann sekiz değişik sayı kullanmış olsa da en önemlileri merkezin yanına, 3/8, 4/8 ve 5/8 noktalarına yerleşmiş olanlardır. Bu sayılar, %50 geri-çekilmeyi ve iki Fibonacci sayısını da kapsarlar. Geriye kalan parametrelerin önemi daha azdır ancak işlemci, bunların nerede olduklarını da en azından bilmelidir.

rogdopsink
26-09-2009, 20:24
BÜTÇE AÇIKLARI,BORÇLULUK,PARA ARZLARI,FAİZLER..........

uzun vadeli bir bakışla önümüzdeki dönemde borçlulugun ne seviyede olacagı sanırsam cbo dedikleri parlamento nun tahminleri ile en sagdaki balonda gözüküyor..

fiscal yazan tepe mali yıl bütçesi geçmişe bakınca 1, dünya savaşı düzeyinde açıga ve borçluluga sahip diye yorumladım grafiği..

http://img.skitch.com/20090611-k1j2cibxe95g8xxp5yh51wdi6k.png

burda grafiğin biraz daha yakından hali mevcut..

bu seviyenin 2010 akadar zirve yapması beklenior galiaba cbo tarafından...

2010dan sonraki grafikte gözüken daire obama dönemi için tahminlenmiş...

http://img.skitch.com/20090611-d363s96t66qux4ap4tk38prb5b.png

bir diğer dikkatimi çekende yukarıdaki grafiklerden bagımsız olarak dünyanın ikinci büyük ekonomisi japonyanın para stokları oldu...


http://img87.imageshack.us/img87/3765/japonyaparaarzlar.jpg (http://img87.imageshack.us/i/japonyaparaarzlar.jpg/)

bir ülkenin ekonomisi için para stogunun ne kadar önemli oldugu ve bu paranın içinde buşlundugu süreç bütünsel olarak varolan sistemin kenidisini oluşturmaktadır..

grafiği yorumlamdan önce M1 M2 M3 VE Likitide tanımlarını yapalım...

m1 para arzını nakit ve vadesiz mevduatlar oluşturmaktadır..

m2 para arzı tasarruf mevduat hesapları küçük vadeli hesaplar repolar ve eurodoalrların m1 para arzına eklenmesi ile hesaplanır..

kişilerin harcama yapma arzuları toplam likitidelerine baglıdır bu yüzden m1 e göre m2 daha likittir..sadece para değil para benzerlerinide içermektedir..

m3 para arzı ise büyük rakamlı vadeli mevduatlar ve vadeli repoların m2 para arzına eklanmesinden oluşur...

yani formüle edersek...

M1=nakit para + vadesiz mevduat

M2=M1+PARA BENZERLERİ(tasarruf hesapları vadeli hesaplar birgeceleik repo ve eurodolarlar)

M3=M2+büyük rakamlı mevduat hesapları+vadeli repo..

likitide=abd merkez bankası L ile göstermekte hazine tahvilleri bonolar vs nin m3 PARA ARZINA EKLENMESİ İLE BULUNUYOR..

yani, totalde mb larının para hesaplamada kullandıkları değişkeNleri böyle hesaplayabiliyoruz..

şimdi gelelim japonyanın 10 yıllık para stoklarının değişimine grafik olarak bir yorumda bulunmaya çalışalım...

yukarda dediğimiz gibi m2 kişilerin harcama yapma arzuları toplam likitidelerine baglıdır..

grafiğe bakarsak toplam likitide(L) (kesikli çizgi) 2007 sonlarına dogru zirvesine ulaşmış...

m1 ise yani nakit para ve vadesiz mevduat hesapları olarak çok sert olmamak üzere düşüş eğiliminde bulunmuş...ve bu aralar L(klikitide )ile hemen hemen aynı düzeyde..

ancak burda ters giden birşeyler var...m2 ve m3 eğim ve trend olarak toplam likitide 2007 de zirvesinden düşmeden önce 2006 civarlarından itibaren bir yükseliş trendine girmiş...

benim tanımlardan ve denklemden çıkardıgım sonuç...en azından japonya ekonmomisi açısından nakit ve vadesiz mevduatlarda bulunan paralar vadeli hesaplara geçerek bir 2007 yılına kadar bir likitide bollogunu yaratmış...

2007 yılından sonra likitide azalmış dip yapmış ve nakit para ve vadesiz mevudatların toplamaına kadar gerilemiş..

peki bu durumda nasıl oluyorda m2 ve m3 yani vadeli hesapların eğilimi artmaya devam ediyor..?

bu soruya vereceğim yanıt krediler sayesinde paralar gecelik repolara vadeli mevduatlara vadeli repolara akmaya devam etmiş...

belkide vadesiz mevduatlar bankalar tarafından vadeli piyasalarda değerlendirilmiş ve degerlendiriliyor (trende bakarsaK)

sonuç olarak toparlamaya kalkarsak bunları neden anlattım...önümüzde sebebinin ne olacagını bilmedeğimiz bir kriz beklentisi haliyeti ruhiyesi piyasadaki çogu kişide mevcut..

iktisat yazınında paranın özelliklerinden biriside belirsizlik kavramıdır..zaman kavramı ve para belirsizliği ortaya çıkarabilir..

belirsizlikleri azaltmak gerekli...

2 şubatta abd de hazineye sunulan şu raporda vadeli tahvillerinin likitidesinin artırılması öneri olarak sunulmuş...(en azında öyle anladım özet olarak)

http://www.ustreas.gov/press/releases/tg10.html

kabaca toplarsak burdan çıkaracagım sonuç kriz dibinden itibaren yaratılmaya çalışılan bir likitide süreci var..bu kısmen başarılı oldu ancak arz edilen paralar daha çok kredi piyasaları ve finansal piyasaları şişirdi...

aynı zamanda bu kredi bollugunun akışı faizleride geri çekmeye zorladı piyasayı...

faizlerdeki bu baskının ki g20 dede faizlerin önümzdeki dönemde yüzde1 ile 4 arasında dengede olması kararı faizlerde daha statik bir dengenin kurulmaya mb ları tarafından itilmesi anlamına gelEcektir..

ancak faizlerdeki bu düşüş eğilimi kredi miktarının aşırı liikitide olmasından dolayı biryere kadar baskılanabilir gibi geliyor..işte bu eşik değeri yukarı kırıldıgı an zaten çok daha büyük bir kredi krizi artı emlak sektörü mü olur başka bir sektör mü olur orasını bilemem ama bir şekilde kendini daha kötü bir şekilde hissettirecektir...

muhakkak yanlış yorumladıgım bildiğim yada gözlemlediğim yerler vardır bu yazıda o yüzden fazlasıyla eleştiriye açıktır..

sadece konu üzerine kafamdakileri daha net sorgulama açısından burda yazarak toparlamak istedim..

herkese saygılar...

rogdopsink
27-09-2009, 10:50
EREGLİ

6,30 stoploss.

6,85 direnç..düzeltme yapıyor yada yapacak gibi.. yatay kalması beklentim..

6,30 kırılması durumunda 5,90 seviyeleri önemli destek...

http://img197.imageshack.us/img197/3664/ereglignlk.jpg

sidabumi
27-09-2009, 11:44
Sevgili rogdopsink,

45 derece egimli trend cizgileri icin verdigin bilgilerden dolayi tesekkurlerrr...

Sevgilerrrr...

karahisarlı
27-09-2009, 13:33
Teşekkürler tüm paylaşımların için sevgili rogdopsink :), sayende bazı konulardaki cehaletimiz aydınlanıyor tüm bu verdiklerini kendimiz araştırıp bulmaya kalksak nerden başlayacağımızı bilmediğimiz için çuvallardık gibi :)

ali desidero
27-09-2009, 14:10
metastockta gann ayarları nasıl yapılır, otomatik cizgiler uymuyor, grafik veya parametreleriyle oynandığında keyfe keder değişiyor, gunlukmu bakmalı, haftalıkmı? 45 dereceyi nasıl belirlemeliyiz?

rogdopsink
27-09-2009, 15:20
Sevgili rogdopsink,

45 derece egimli trend cizgileri icin verdigin bilgilerden dolayi tesekkurlerrr...

Sevgilerrrr...


Teşekkürler tüm paylaşımların için sevgili rogdopsink :), sayende bazı konulardaki cehaletimiz aydınlanıyor tüm bu verdiklerini kendimiz araştırıp bulmaya kalksak nerden başlayacağımızı bilmediğimiz için çuvallardık gibi :)


metastockta gann ayarları nasıl yapılır, otomatik cizgiler uymuyor, grafik veya parametreleriyle oynandığında keyfe keder değişiyor, gunlukmu bakmalı, haftalıkmı? 45 dereceyi nasıl belirlemeliyiz?


teşekkürler bendende sevgiler selamlar...:cool::cool:

svg alidesidero metastockta nasıl olacagına dair en ufak bir fikrim yok..ama gann çizgilerinde yukardaki yazıda 45* olan açılı çizgiyi görmek mümkün...

ben haftalık olarak gann karelerini kullanıyorum çogunlukla...




G-20’ye şikeli not resti


Dünya ekonomisinin yeni patronu G-20'nin zirvesinde konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin notunu Surinam ve Papua'yla aynı seviyede tutan sıfırcı kredi derecelendirme şirketlerine el atılmasını istedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kredi notunu batık İzlanda'nın bile beş basamak altında tutan kredi derecelendirme kuruluşlarının bu tutumunu G-20 gündemine taşıdı. Erdoğan “Finans sektörünün sihhati için kredi derecelendirme kuruluşları şeffaf hale getirilmeli” dedi.

Başbakan Erdoğan'ın gündeme getirdiği ve kamuoyunda 'sıfırcı hocalar' olarak bilinen uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, küresel krizde Kanada'yla birlikte tek banka batırmayan ülke olan Türkiye'nin kredi notunu 4 yıldır aynı düzeyde tutuyor. Söz konusu kuruluşların Türkiye'ye verdiği not Surinam, Papua Yeni Gine, Cooke Adaları ve Gabon gibi dünya ekonomisinde sözü dahi edilmeyen ülkelerle aynı seviyede bulunuyor. Türkiye'ye karşı tutumları OECD'nin bile gözünden kaçmayan söz konusu kredi derecelendirme kuruluşları küresel kriz sırasında tamamı değersiz parçasına dönüşen türev tahviller, iflasını açıklayan Lehman Brothers ve batık hale gelen İzlanda gibi ülkelere verdikleri çok yüksek notlar nedeniyle dünyada da büyük tepki çekiyor. Son olarak bu kuruluşlardan Moody's'in eski analisti ABD'li Sylvain Raynes geçen hafta yaptığı itiraflarda kriz öncesi batacağını bilmelerine rağmen pekçok kuruluşa para karşılığı yüksek kredi notları verdiklerini açıklamıştı.

Kredi notları ne anlama geliyor?

Kredibilitesi yüksek ülkeler arasına girmek, 'Buraya güvenle yatırım yapılabilir' vizesini almakla eş anlamlı. Genellikle AAA veya Aaa gibi üç tane A en güvenilir olan, Baa3 ya da BBB- olanlar ise alt derece de olsa, 'güvenle yatırım yapılabilir' anlamına geliyor. Türkiye halen bu seviyelerin altında bulunuyor.

http://www.patronlardunyasi.com/news_detail.php?id=70741&interstitial=true


matematik dersinde öğretmen;

-çocuklar matematik sayılara dayanan bir bilim dalıdır.Sayılar insanı hiç aldatmaz.Mesela bir adam bir garajı 12 günde bitirirse onki aynı adam aynı garajı bir günde tamamlayabilir..

O sırada mustafa hemen atılmış;

-Öğretmenim öyleyse bu orantı hesabına göre. bir gemi okyanusu sekiz günde geçerse,sekiz gemi okyanusu birgünde geçebilirmi????

:)))

buyrun birde siz karşılaştırın kiminle hangi notu almak istediğinize siz karar verin hatta ilerideki senelerede bakın...

http://buttonwood.economist.com/content/gdc

http://img23.imageshack.us/img23/8132/adszvv.jpg (http://img23.imageshack.us/i/adszvv.jpg/)


tembel bir öğrenci olarak çalışkan öğrenciye yakın olmanın verdiği avantajı hepimiz biliriz...ama ya çalışkan sandıklarımızda o sorunun yanıtını bilmiyorsa...:yes::yes:


iyi haftasonları

rogdopsink
27-09-2009, 19:39
dow JONES

http://img97.imageshack.us/img97/2152/adszg.jpg (http://img97.imageshack.us/i/adszg.jpg/)

sayıma göre ew ciler son bir yukarı bekliyorlar...

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a5f27b89970c-800wi

29 eylül tarhili 9825 hedefi olarak algılıyorum hedefi aşagıdaki graiğe göre..

son bir yukarı olacak demelerinin sebebi sanırsam bu 60 dakikalık ve 5 dakikalıklardaki görüntüler..

http://yelnick.typepad.com/.a/6a00d8341c563953ef0120a5f27f52970c-800wi


bendeki günlük grafiği güncelleyince uzun süredir ilk defa sarı bölge dışına çıktıgını görüyorum..

önceki analizlerimizde 16 eylül ve 24 eylül tarihleri tepe olabilir demiştik..

son görüntü bu şekilde...

http://img524.imageshack.us/img524/8084/dowjonesss.jpg (http://img524.imageshack.us/i/dowjonesss.jpg/)

rogdopsink
27-09-2009, 20:35
PARA REZEVRLERİ VE PARANIN TARİHİNE KÜÇÜK BİR BAKIŞ...

mark faber dolar düşecek demiyor dolar sıfır olacak..

kapitalizm bitecek diyor son görüşlerinde..haklımı haksızmı zaman zaten gösterecektir..

ancak benim takıldıgım nokta altın ve ve para kavramı...biliyoruzki altınpara daha bir önceki yüzyılda sıklıkla kullanılan bir değişim aracı idi...

bildiğim kadarıyla mb ları rezervlerinde bulunan para oranında altın karşılıgı ayırmak zorundalar...

1944 te alınan bretton woods kararları ile ikinci dünya savaşından sonra altınpara kavramı terkedilerek kagıt para yani günümüz parası çok daha likit hale getirildi...

iyi para kötü parayı kovar mantıgı üzerinden mbları para rezervlerini devamlı artırdılar..

grafiğe bakınca 71 den bu yana olan büyük sıçramayı görmemk elde değil...

bugünlerde bu grafiğe bakınca çinin altın alımları iranın dolar satması yeni para birimi üzerine söylentiler belkide anlamlı bir temele oturtulabilir..

80lerden sonra özellikle sermaye piyasalarındaki ve para banka finans piyasalarındaki farklı kurumlar alternatif yatırım alanları ile bu rezervlerde bulunan para krediler ile fazlasıyla dolanımda bulunuyor...

http://socioecohistory.files.wordpress.com/2009/09/paper_reserves_in_central_banks.jpg

bu baglamda aşagıya bizimde tarihimizde paranın ilk geliimini aktaran küçük bir anektod paylaşmak istiyorum...




TARİHTE KAGIT PARA...

kagıt paranın(kaime) da altın ve gümüş paralar gibi ödeme aracı olarak kullanılabileceğini ilk düşünen çinlilier olmuştur..avrupada kagıt paranın kullanıldıgı çeşitli zamanlar vardır.fransada emisyon bankasının yöneticisi sıfatıylas john law kagıt para emisyonuyla tarihin en büyük finansmanını yürütmüştür.fransada 1789 da dpşaiıma çıkarılan kagıt paralara assignat adı verilmiştir.İngilteede de 1877 den 1919 a kadar sterlinin konvertibilitsesi kaldırılmıştır..böylece ingiltere bankasının banknotları kagıt para niteliğine bürünmüştür..

Osmanlılarda tanzimattan önce kagıt para çıkarıldıgına dair bir kayıt yoktur.Tanzimat yönetiminin 1840 da çıkardıgı kagıt paraya kaime-i mutebere-i nakdiye denilmiştir.Tanzimat kaimeleri geçici bir zamn için ve yalnız istanbulda dolaşıma sunulmuştur.kaimeler yüzde 8 faiz getirili ve sekiz yıl vadeliydi.Bu anlamda başlangıçta Tanzimat kaimeleri bir borç senedi gibiydi ve elle yazılmıştı..1845 yılında ilk kez basılı kaimeler dolaşıma sürülmüştür.Kırım savaşı hazinenin mali güçlüklerini artırdıgından askeri birliklerin bulundugu yerlerde geçerli olmak üzere ORDU KAİMESİ adı verilen kagıt parala da çıkartılmıştır.kaimelerin bollaşması fiyatların yükselmesine sebep oldugundan 1850-1860yılları arasında kaimelerin yaklaşık yarısı toplanmış ve yakılmıştır.1860 yılında sultan azizizin tahta çıkmasıyla kaime enflasyonu birdenbire şiddetlenmiştir.1862 yılında fuat paşa osmanlı bankası yardımıyla dolaşımdaki tüm kagıt parayı geri çekmiştir.bu sırada osmanlı bankasına banknot ihraç yetkisi verilmiştir.

osmanlı hükümeti kendi kagıt parasının piyasada dolaşması için iki girişimde daha bulunmuştur,1875 de 2, abdulhamit fransa ve almanyadan özel baskı makineleri ve kagıt ithal etmiştir.bununla birlikte yeni para değerinde büyük dalgalanmalar olmuş ve kaimeler piyasadan geri çekilmiştir.

hükümetin kagıt para basma konusunda son girişimide 1, dünya savaşı sırasında olmuştur.düyunu umumiye idaresinin garantisi altında yedi kez evrakı nakdiye emsiyonuna gidilmiştir.(yaklaşık 158 milyon liralaık)bu paralar 1931 yılında tcbm nin banknotlarıyla değiştirilinceye kadar piyasada kalmıştır.bu süre zarfından ve sonrasında tcmb kendi banknotlarını piyasaya sürmüştür...


alıntı ilker parasızın parabanka ve finans piyasaları adlı kitabından yapılmıştır..

http://images.gittigidiyor.com/194/1949616_0.jpg