PDA

View Full Version : Haftanın Fıkrası...



Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 [27] 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41

asbest38
30-07-2008, 09:21
Yaslica bir bayan evindeki koltugunda oturup uzun gecmis hayatini gözden gecirirken birden bir peri karsisina cikiverir ve ona 3 dilekte bulunabilecegini söyler.Peki der yasli kadin "Zengin olmak istiyorum"Peri bir el hareketiyle kadinin koltugunu som altina ceviriverir."Ikinci olarak ta sanirim güzel ve genc bir prenses olmak istiyorum" der.Birden basinda paha bicilemez bir taci olan dünya güzeli bir prenses oluverir."Ücüncü ve son olarak olarak ne istersin ?" diye sorar peri. O sirada yasli köpegi agir bir sekilde kafasini kaldiriverir ve zayif bir "hav" sesi cikartir.Prenses cok sevdigi köpegine bakar ve söyle der "Köpegimi yakisikli bir prense dönüstürebilirmisin?"Tam o anda, simdi güzel bir prenses olan yasli kadinin Önünde dünyada hic kimsenin görmedigi kadar yakisikli bir prense dönüsür kopek. Hic kimsenin hayal bile edemeyecegi kadar yakisiklidir bu prens.Kadin ona büyük bir hayranlikla bakar ve o anda ona asik oluverir. Prens ona dogru yaklastiginda kadinin heyecandan dizleri titremeye baslar.Prens ona dogru egilir ve dudaklari neredeyse kadinin kulagina degecek sekilde söyle fisildar: - "Eminim simdi, zamaninda beni hadım ettirdigine cok pismansin."!! :D

e-fulya
30-07-2008, 10:46
Temel çok iyi eğitilmiş bir köpek satın almış, adı Bigi... Bigi, Temel’in her söylediğini anlıyor, hatta Temel eve telefon ettiğinde telefonun ilgili tuşuna basıp ahizenin karşısında havlayarak Temel’in sorularına cevap veriyormuş. Temel yine bir gün evi aramış, telefonu açan Bigi, “HAV...” demiş.

- Ula Bigi... Sen misin?

- HAV..!

- Fadime evde mi?..

- HAV..!

- Başka kimse var mı?..

- HAV...

- Ula kaç kişi var?..

- HAV, HAV...

- Ne yapıyorlar?...

- Hehehehehhhhhehhhh! (soluma sesi)

- Yahu ne zamandan beri?..

- UUUuuuuuuuuuuuuuuuuu..!
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=CumhurbaskaniBasbakan_gizli_g oruse_yapamaz_191418_4&tarih=30.07.2008&Newsid=191418&Categoryid=4&wid=142

ARMAND
30-07-2008, 18:27
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır.Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- Hayatim, evde misin?
- Evet kocacığım.
- İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım.Kadın sevinç dolu bir çığlık atar:
- Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?
Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Güney Amerika?...
Adam cevap verir:
- Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.

ARMAND
30-07-2008, 18:27
Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve:
-Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş.
Temel:
-Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis.
-Ne! senin ehliyetin yok mu?
demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis:
-Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi
Polis iyice sinirlenmeye baslamis.
Derken arkadan dursun:
-Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola
çikmayalim basimiza bi is gelir diye.
Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris
atlamis:
-Noldu usaklar geçtik mi siniri?

ARMAND
30-07-2008, 18:28
Birgün Temel'in abisi ölür.. Cenaze namazı kılınırken Temel namazı kılmaz bir köşede oturur.
Bunu gören Dursun Temele:
-Ula Temel sen niye cenaze namazı kılmaysun.der
Temel ise:
-Ben çenaze namazı kılmayi bilmeyrum der.Aradan 2 hafta gerçer ..Temelin kaynanası ölür..Cenaze namazında cemaat Temeli en ön safda görür namaz sonunda Dursun Temel'e:
-Ula Temel sen hani cenaze namazı kılmayı bilmeydun?
Temel ise şöyle der:
-Haçan habu cenaze namazı değuldur ki, bayram namazıdur da..

ARMAND
31-07-2008, 18:17
Günün birinde ABD baskanı Bush,Pakistan baskanı Müşerref ve Hindistan baskanı bir toplantı için uçakla seyahat ediyorlarmıs.Uçak bilinmeyen bir nedenden dolayı düşecekmiş.Kaptan pilot herkese uçaktan atlamaları gerektiğini soyleyip paraşütlerini vermiş.herkes atlamış.Bu üç başkan aynı yere inmişler.Orada bir bağ evi varmış.Gidip kapıyı çalmıslar.Ev sahibine olayı anlatmışlar.O da ev de benimle beraber iki kişinin daha yeri var, kalan bir kişi de ahırda yatabilir demiş.
-Müşerref ben yatarım demiş.
Gitmiş ahıra bakmış bi domuz var içerde.İki dakika sonra geri gelip;
-arkadaslar islam dinine göre domuz haram ben yatamam orda demiş.Hindistan başkanı gitmiş.O da iki dakka sonra gelmiş;
-ya ahırda inek var.bizim inançlarımıza göre inek kutsal bende
yatamam demiş.
-Bush,ne yapalım demiş, iş başa düştü deyip gitmiş o ahırda yatmaya.iki dakika sonra: o da ne.İnekle domuz gelmişler ve demişler:
-kusura bakmayın ama böyle bir *erefsizin yanında nasıl yatarız.

ARMAND
01-08-2008, 18:00
Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..
- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..

ARMAND
01-08-2008, 18:02
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl
belirliyorsunuz?

Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Siz NE yapardınız?

Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.

Hayır, der doktor.

Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

kantar
03-08-2008, 15:07
Adamın biri arabasıyla gidiyormuş. Derken tam bir manastırın yanından geçerken araba arızalanmış. Adam uğraşmış etmiş, ama bakmış ki olmayacak, hava da kararıyor, gidip manastırın kapısını çalmış: “Afedersiniz, arabam arızalandı. Gidebileceğim hiçbir yer yok. Geceyi burada geçirebilir miyim?” Rahipler memnuniyetle adamı içeri almışlar, ona yemek vermişler, arabasını da tamir etmişler. Derken uyku vakti gelmiş. Adam tam uykuya dalacağı sırada, koridordan gelen çok tuhaf bir uğultuyla irkilmiş. Birkaç dakika sonra uğultu kesilmiş ve adam uyumuş. Sabah uyanır uyanmaz rahiplere “O ses nedi?” diye sormuş. Rahipler “Ne olduğunu sana söyleyemeyiz. Çünkü sen bir rahip değilsin.” demişler. Adam biraz bozulmuş ama yine de rahiplere teşekkür etmiş, arabasına atlamış, yoluna devam etmiş. Aradan birkaç yıl geçmiş. Adam yine arabasıyla aynı yoldan geçerken yine arabası tam manastırın yakınında bozulmuş. Adam yine kapıyı çalmış, rahipler adamı içeri almışlar, arabasına bakmışlar ve gece olup da adam yatınca koridordan yine aynı tuhaf ses gelmiş. “Bunu mutlaka öğrenmeliyim!” diye sabahı zor etmiş. Sabah rahiplere sorduğunda rahipler yine aynı cevabı vermişler: “Sana söyleyemeyiz, çünkü sen bir rahip değilsin.” Adam bunun üzerine “Bakın o sesin ne olduğunu öğrenmek için deli oluyorum. Söylemenizin tek yolu benim bir rahip olmamsa, tamam olacağım. Bunun için ne yapmam gerekiyor?” Rahiplerden biri cevap vermiş: “Bunun için dünyayı baştan sona gezeceksin, yeryüzünde kaç çim tanesi ve kaç kum tanesi olduğunu bulacaksın. Buraya dönüp bize söylediğin zaman sen de artık bizdensin.” Adam 45 sene boyunca dünyayı gezmiş, görevini tamamlamış ve manastıra geri dönmüş. Hemen içeri dalmış: “Beni hatırladınız di’mi? O sesin ne olduğunu bana söylemeniz için bütün dünyayı dolaştım. Bütün çim ve kum tanelerini tek tek saydım. İşte istediğiniz sayılar: dünyada 145.236.284.232 çim tanesi, 231.281.219.999.129.382 kum tanesi var.” Rahipler “Bravo!..” demişler, “... artık sen de bizdensin. Gel bakalım, şimdi seni o sesin kaynağına götüreceğiz.” Adamı koridordan geçirip bir tahta kapının önüne getirmişler. Başrahip “İşte ses buradan gelir.” demiş. Başrahip anahtarları vermiş. Adam kapıyı açıp içeri girmiş. Karşısına bu kez taştan bir kapı çıkmış. Adam kapıyı açmış, bu kez karşısına yakut renkli bir kapı çıkmış. İçeri girmiş, bu kez de karşısına zümrüt kaplı bir kapı çıkmış. Derken adam bu şekilde tam 15 tane değişik kapıdan geçmiş. En sonunda karşısına altın renkli bir kapı çıkmış. Başrahip adama o kapının anahtarını verirken “İşte son kapının anahtarı.” demiş. Adam kilidi açmış, içeri girmiş. Ve en sonunda o tuhaf sesin kaynağı olarak karşısına...

Ne çıktığını maalesef size söyleyemeyiz, çünkü siz bir rahip değilsiniz!

kantar
03-08-2008, 15:15
Günün birinde üç adam ormanda yürürlerken karşılarına büyük ve vahşi bir nehir çıktı. Ama nehrin karşı kıyısına mutlaka geçmeleri gerekiyordu. Peki bunu nasıl başaracaklardı? Birinci adam, dizlerinin üstüne çöktü ve tanrıya dua etti: “Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver!” Tanrı ona uzun kollar ve güçlü bacaklar verdi. Böylece nehrin karşı kıyısına geçebildi. Ancak bunun için 2 saat boyunca dalgalarla boğuştu ve 3-4 kez boğulma tehlikesi geçirdi. Ama, başarmıştı! Bunu gören ikinci adam da tanrıya dua etti: “Tanrım lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ve gerekli aracı ver!” Tanrı ona bir tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi başardı. Ancak birkaç kez teknenin alabora olma tehlikesiyle karşılaştı. Tüm bu olan bitenleri izleyen üçüncü adam, dizlerinin üstüne çöktü ve tanrıya yalvardı: “Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç, araç ve zekayı ver!” Tanrı adamı bir kadına dönüştürdü... Kadın haritaya baktı.... Nehrin biraz yukarısına doğru yürüdü ve köprüden karşıya geçti.

kantar
03-08-2008, 15:16
Evin annesi ütü yaparken, evin küçük yaramazı da salonda oyuncak treniyle oynuyormuş. Bir ara çocuk bağırmaya başlamış: “Evet! Son durağa geldik! Duymadınız mı allahın cezaları? Hala ne oturuyorsunuz? Çabuk defolun, inin aşağı!” Bunları duyan anne neye uğradığını şaşırmış, doğru salona koşmuş: “Sen ner’den öğrendin bakayım böyle konuşmayı? Ne kadar ayıp... Şimdi doğru odana gidiyorsun, tam 2 saat cezalısın. Bir daha da ağzından öyle kötü sözler duymayayım!” 2 saat sonra küçük afacan tekrar salona dönmüş, treninin başına oturmuş. Annesi mutfakta yemek yapıyormuş. Derken yine oğlanın konuşmalarını duymuş: “Sayın yolcularımız, işte son durağa geldik. Umarız çok güzel bir yolculuk geçirmişsinizdir. Lütfen eşyalarınızı trende unutmamaya dikkat ediniz. Trene yeni binen yolcularımız, sizin de çok güzel bir yolculuk geçirmenizi diliyoruz. Küçük bagajlarınızı koltuklarınızın altına koyabilirsiniz. Bu arada unutmayın, yolculuk sırasında sigara içmek yasaktır.” Bunları duyan annesi cezanın işe yaradığından memnun gülümserken oğlan konuşmasına devam etmiş: “Ayrıca iki saatlik rötar yüzünden mutfaktaki cadaloz adına hepinizden özür dileriz!..”

kantar
03-08-2008, 15:20
Çok şık giyimli adamın biri New York’un en iyi bankalarından birine girer. Sırasını bekledikten sonra, müşteri temsilcisinin önündeki koltuğa oturur ve utangaç bir eda ile “Çok acele 5,000 dolara 3 haftalığına ihtiyacım var, bunu sizden hemen temin edebilir miyim?” diye sorar. Müşteri temsilcisi adamın giyiminden ve konuşmasından çok etkilenmesine rağmen, kendi bankaları ile daha önce hiç çalışıp çalışmadığı veya herhangi bir referansı olup olmadığı gibi beylik sorularını, ezberletildiği şekilde sorar. Adam, bunun üzerine kibarca ve ezilerek bunların aslında hepsini kendisine temin edebileceğini, fakat çok acelesinin olduğunu ve müşteri temsilcisinin temkinli yaklaşımını da gayet anlayışla karşıladığını anlatır ve sorar: “Benim aklıma bir çözüm yolu geliyor; kapınızın önünde 200.000 dolar değerinde Rolls Royce arabam var, bunu size teminat olarak bırakayım, 3 hafta sonra 5.000 doları ve faizini ödedikten sonra arabamı geri alırım, böyle bir çözüm sizce uygun mu?” Müşteri temsilcisi bunu hemen sevinçle kabul eder, adamın Rolls Royce’u bankanın garajına park edilir ve adam arzu ettiği 5.000 doları alıp gider. Adam 3 hafta sonra yine aynı müşteri temsilcisinin önüne gelir, borç aldığı 5.000 doları ve 3 haftalık süre için tahakkuk eden 15 dolar 42 cent faizi öder. Müşteri tam Rolls Royce’u ile bankanın önünden ayrılırken, müşteri temsilcisi biraz utanarak: “Kusura bakmayın ama, sizin gibi bir beyefendi nasıl olur da, kredi kartı ile çekebileceği 5.000 dolar için 200.000 dolar değerindeki Rolls Royce arabasını rehin bırakıp 5.000 dolar kredi alır?” diye sorar. Bunun üzerine müşteri: “Peki siz New York’da Rolls Royce’umun başına bir şey gelmeyeceğinden bu kadar emin olduğunuz ve 3 haftalık park ücretinin 15 dolar 42 cent tuttuğu başka bir park yeri biliyor musunuz?”

kantar
03-08-2008, 15:24
Adamın biri uzun ve yorucu bir iş gününün ardından bi kadeh içip rahatlamak istemiş. Yakınlardaki barın kapısına geldiğinde bir bakmış, kapının önünde bir rahibe oturuyor, elinde de bir teneke kutu. Adam kutuya birkaç bozuk para atmış, tam bara girecekken, rahibe ona içkinin zararlarından bahsetmeye başlamış; ‘içkinin dünyadaki bütün kötülüklerin tek sorumlusu olduğunu, şeytanın ta kendisi olduğunu’ söylemiş. Adam bunun üzerine sinirlenmiş: “İyi ama ben bütün gün stres altında deli gibi çalışıyorum. Mesai bittikten sonra bir kadeh birşey içmek beni kötü biri yapmaz ki? Evliyim, karıma ve çocuklarıma tapıyorum, çevremdeki herkesle iyi geçiniyorum, bazı yardım kuruluşlarında gönüllü çalışıyorum, her pazar kiliseye mutlaka gidiyorum. Şimdi ben 1 kadeh Scotch içeceğim diye şeytan mı oldum?” Rahibe ısrarla “Seni anlıyorum oğlum, bunları seni kızdırmak icin söylemedim...” demiş, “... ama içki öyle sinsi bir şeytandır ki onu içen herkes büyülenir, lanetlenir.” Adam; “İyi de, sen nasıl bu kadar emin konuşuyorsun? Hayatında bir yudum alkol aldın mı?” Rahibe; “Hayır, asla! Alkol denen şeytan benim dudaklarıma asla dokunmadı.” Adam; “Peki sence bir yudum içki senin gibi inançlı bir rahibeyi lanetli bir şeytana çevirebilir mi?” Rahibe; “Eee, bilmiyorum.” Adam “Bak ne diyeceğim. Şimdi birlikte bara girelim. Sana bir içki ısmarlıyacağım. Sadece 1 kadeh ve ondan sonra göreceksin ki, şeytan bardağın değil, insanın içindedir.” demiş. Bunu duyan rahibe “Ben bu şeytan yuvasına asla girmem!..” demiş, “... ama şeytanın bardakta değil, içimizde olduğunu söylemen ilgimi çekti. İtiraf etmeliyim ki meraklandım!” Adam; “Tamam o halde, gel benimle içeri.” Rahibe; “Hayır oğlum ben oraya giremem. Ama bak aklıma bir fikir geldi, sen benim şu teneke kutumu al, içeri gir ve o Scotch dediğin şeyi buna doldur, sonra da bana getir.” Adam “Tamam...” demiş, içeri girmiş. Barmene yaklaşmış: “Selam, 2 scotch istiyorum. Yalnız birini şu teneke kutuya doldurur musun?” Barmen adama ters ters bakmış: “O Allahın cezası şimdi de bizim kapıda mı duruyor?..”

kantar
03-08-2008, 15:31
Bir adam ormanda yürüyormuş. Birden uzaktan gelen garip sesler işitmiş: “Çan Lin Wang, Wung Çon Li...” Sesin geldiği yöne doğru yürümeye başlamış. Birkaç saniye sonra sesler yine duyulmuş: “Po Mang Fu, Wong Ton Çi...” Bu arada adam açık bir alana gelmiş, bir de bakmış ki mistik görünümlü bir göl var. Az ötede de bir Çinli duruyor. Hemen yanına gitmiş ve bu tuhaf seslerin ne olduğunu sormuş. “Haaa...” demiş çinli, “... bu göl büyülü. Eğer bir taş sektirirsen sana atalarının isimlerini söylüyor. Bak şimdi...” Bir taş sektirmiş. Büyülü ses yine duyulmuş: “Wu Lang Çing, Hung Wong Lu...” Çinli adama, “Haydi sen de dene...” demiş. Adam bir taş almış, sektirmiş, ses duyulmuş: “Şem Pan Ze!..”

KHANJAR
03-08-2008, 15:39
Temelin Sırrı
Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sora onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar.
Şöyle yazıyormuş: 'Sancak sağ, iskele sol.'

İstikamet
Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin,
- Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi, demiş.

Teknoloji
Temel Eskişehir'den Ankara'ya gidecek bir trene binmiş. Karşısındakine nereye gittiğini sormuş, İstanbul'a gittiğini öğrenince,
- Teçnoloji ne çadar celişti, pen purada oturayrum Ançara'ya, sen çarşumda oturaysun İstanbul'a cideysun.

N'oldi?
Temel ölmüş. Mezar taşında şunlar yazılıymış:
'Öleceğim dedum dedum Inanmadunuz.
N'oldi?'

KHANJAR
03-08-2008, 15:42
Temel ve Dursun bir otele gider. Oda isterler. Oda ama en üst kattadır. Yani 100. katta. Çıkmaya başlarlar. Dursun Temele bir şey sölicem der. 29. katta dersin diyor. 29. Uncu kata gelince diyorun temel der dursun. temel 68. katta söyle der. 68. inci kata gelince söylüyorum der. Dursun. 100. üncü katta söyle der temel. 100.katta Temel ha şimdi söyle. Dursun da anahtarı aşağıda unuttuk der...

KHANJAR
03-08-2008, 15:46
Nasreddin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.Ağaçta bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazımın kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış.
-Allahım sen namazımı kabul et.
Ağaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermiş.
Hoca şaşırmış.Tekrarlamış.
-Alahım sen kıldığım namazı kabul et.
-Etmem.
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış.Yine:
-Allahım sen namazımı kabul et demiş.
Ağaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmiş.
-Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım.

KHANJAR
03-08-2008, 15:47
Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler. Hava sıcak mı sıcak. Bakmışlar çevrede de kimse yok, soyunup göle girmişler. Çıktıklarında bir bakmışlar ki kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü bulamamışlar. Sonunda haham "Benim evim ormanın içinde, biraz ileride. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm" deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye başlamışlar. Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş. Kaçacak biryerde yok. Papaz hemen önünü kapatmış. Haham da hemen önünü kapatmış iki eli ile. İmam ise yüzünü kapatmış. Kadınlar geçtikten sonra hahamla papaz imama neden önünü kapamadığını sormuşlar. İmam "Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden tanırlar, demiş."

KHANJAR
03-08-2008, 15:49
İmamın ,tayini bi köye çıkar.imam gelmeden,imamın korkak oldugunu duyar köylüler.imama bi tuzak hazırlarlar.köylünün birinin öldüğünü ve yıkaması için hocaya,söylerler. hocaya mecbur yıkıycak.içeri girer köylüyü yıkar .ama,hocadan ses yok.merak ederler. bir zaman sonra hoca ter içinde çıkar,ve köylülere çok kızar.eyyyy cemaat;bi dahaki sefere ölmemiş mefta getirmeyin bana. öldürene kadar canım çıktı demişşş.

KHANJAR
03-08-2008, 15:50
dincinin biri sınıfa girmiş 1 çocuğu kaldırmış yavrum senin adın ne demiş çocuk FATİH demiş hocada o zaman sen bize fatih duasını oku demiş
diğer 1 öğrenciyi kaldırmış senin adın ne demiş çocuk KEVSER demiş hocada ozaman sen bize kevser duasını oku demiş sıranın en arkasında korkak bir çocuk varmış senin adın ne demiş çocuk adım YASİN ama arkadaşlar bana kısaca subhaneke derler demiş...:)

KHANJAR
03-08-2008, 15:51
bir gün imam camide vaaz veriyormuş.
kadının biri sormuş: hocam ben bir mühendisle yatsam kaç yıl cehennemde kalırım
imam: 5 yıl kalırsın demiş
peki doktorla yatsam
imam:4yıl demiş
avukatla yatsam
imam:7yıl
peki imam ile yatsam cezası ne kadar
imam:seni seni sen cennete gitmek istiyorsun

KHANJAR
03-08-2008, 15:51
birgün bir adam uçurumun kenarında dolaşırken ayağı kayıp düşmüş neyseki çalı varmış ve ona tutunmuş sonra bağırmaya başlamış
-kisme yokmi?
-kisme yokmi?
o anda Hızır as. çıkagelir
- seni bi şartla kurtarırım.
adam ne diye sorar.
-nnamaz kılacan, oruç tutucan, hacca gidicen, zekat verecen...........
adam bağırmaya başlar
-başka kisme yok mi?

KHANJAR
03-08-2008, 15:53
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

kantar
03-08-2008, 21:55
Gariban bir köylü şehre inmişti. Büyük bir mağazada iki kişinin karşılıklı oturup konuştuklarını gördü. İçerde bir masa ve üç dört koltuktan başka bir şey görünmüyordu. Merak etti ve içeri girdi: “Selamünaleyküm ağalar.” Adamlardan biri; “Aleykümselam dayı... Ne istiyorsun?” Köylü; “Merak ettim acaba burada ne satıyorsunuz?” Köylü ile dalga geçmek isteyen emlak komisyoncusu sırıtarak cevap verdi: “Eşek satıyoruz...” Köylü de taşı gediğine yerleştirdi; “Sadece ikiniz misiniz? Yoksa daha var mı?..”

kantar
03-08-2008, 21:58
Genç adam gördüğü yaşlı ama sevimli eşeği köy yerinde sahibinden 500 milyon liraya satın almak istedi. Köylü amca eşeği sattı ve parayı alırken “Yarın eşeği kasabaya getirip sana teslim ederim” dedi. Ertesi gün genç adam, amcayı kasaba meydanında buldu ve eşeği sordu. Amca “Çok üzgünüm, ama eşek sizlere ömür.” dedi. Genç adam “Peki, o zaman paramı iade edin.” dedi. Amca parayı alır almaz harcadığını ve iade edemeyeceğini söyledi. Genç adam biraz düşündü ve “O zaman bana eşeğin ölüsünü ver” dedi. Amca ölü eşeği ne yapacağını sorunca, “Görürsün...” dedi. Amca, genç adamı bir ay sonra şehirde gördü ve “Nasıl eşeğin ölüsü işine yaradı mı, bari?” diye sordu... Genç gülerek “Evet, büyük ödülün eşek olduğu piyangoda ikişer milyon liradan 500 bilet sattım. Toplam 498 milyon lira kar ettim” dedi. Amca “Peki ölü eşeğe kimse itiraz etmedi mi” diye sorunca genç adam gene güldü... “Bir tek piyangoyu kazanan itiraz etti; ona da iki milyonunu iade ettim.” Genç adam büyüdü ve bankanın genel müdürü oldu..

kantar
03-08-2008, 22:05
Büyük Tufan'dan sonra Nuh ve adamları yeni bitkileri dikiyor. Sıra "asma"nın dikimine gelmiş... Demiş ki Nuh: "Yarım metre derinliğinde bir çukur kazın ve asma tohumunu içine koyun. Üzerine iki kürek toprak attıktan sonra bir kuş kesip kanını akıtın. Üzerine dört kürek toprak daha.. Sonra bir aslan kesin, kanını akıtın. Üzerine dört kürek toprak daha.. Arkasından bir eşek kesip onun da kanını akıtın. Sonra çukuru örtün..." Çevredekiler bir anlam veremedikleri bu "merasim"in nedenini sormuşlar Nuh'a... O da açıklamış: "Bakın, bu ağacın meyvesiyle soyumuz ilerde içki yapacak. İçkiyi içenler ilk başta kuş gibi cıvıldaşacaklar. İçmeye devam edenler aslan gibi kükreyecekler. Durmayı bilmeyenlerse eşekleşecek..."

kantar
03-08-2008, 22:12
Eski çağlarda bir kral, hava durumunu öğrenmek amacıyla bir müneccim tutmuştu. Kral, günün birinde balığa çıkmaya karar verdi. Balık tutmak için en uygun yer, sevgilisinin oturduğu evin önündeki göl kenarıydı. Kral, sevgilisine güzel görünmek için yeni elbisesini giymek istiyordu. Ancak, yağmur yağar da elbise bozulur diye düşündü ve müneccime hava durumunu sordu. Müneccim: "Hayır, Majeste!" dedi. "Bir damla yağmur yağmayacak; merak etmeyin." Kral, içi rahat olarak giyindi ve yola çıktı. Bir süre sonra karşısına bir köylü çıktı. Yanında eşeği yürüyordu. Köylü, krala selam vererek: "Aman majeste!" dedi. "Güzel elbisenizin bozulmasını istemiyorsanız, hemen saraya dönün. Çünkü müthiş bir sağanak yağmur geliyor." Kral: "Nasıl olur? Az önce müneccime sordum. Bir damla yağmur yağmayacağını söyledi" dedi." Bu iş için keselerle altın verdiğim adama mı inanırım, yoksa sana mı?" Kral yoluna devam etti. Fakat çok geçmeden köylünün dediği çıktı. Yağmur, bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Zavallı kral sırılsıklam olmuştu. Onun bu halini gören sevgilisi de kahkahayla güldü. Kral, saraya döner dönmez ilk olarak müneccimi kovdu, sonra da köylüyü bulup getirmeleri için emir verdi. Köylü gelince, kral onu müneccimbaşı tayin ettiğini söyledi. Fakat köylü boynunu bükerek: "Ben müneccim değilim Efendimiz" dedi. "Yağmur yağacağı zaman eşeğim kulaklarını indirir. Bu sefer de o kadar indirmişti ki, yağmurun sağanak halinde yağacağını anladım."

kantar
03-08-2008, 22:13
Bir padişah oğlunu alim bir hocanın talim ve terbiyesine verir. Çocuk çok iyi yetişir. Bir gün, hocası "Oğlum seni istediğim gibi yetiştirdim. Artık gidiyorum. Sana edeceğim şu nasihatı tutabilirsen, hayatta daima rahat edersin. Mümkün olduğu kadar az konuş, gereksiz lafa girme, sorulmayan şeye cevap verme!" der. Çocuk hocasının bu önerisi üzerine hiç konusmamayı tercih eder, o günden itibaren konuşmaz. Şehzade dilsiz oldu diye etrafa haber yayılır. Padişah oğlunun bu halinden çok endişelenir. Her çareye başvurulur. Hekimler, hocalar gelir, fayda vermez. Bir gün babası bir av partisine oğlunu götürür. Avda gezerken ormandan bir sülün öter. "Susun şurada sülün ötüyor..." derler. Gidip ormanı araştırırlar, sülün uçar, vururlar. Biraz sonra bir dağın kuytusundan bir karaca bağırır. "Karaca bağırıyor! Karaca bağırıyor..." derler, köpekleri salıverirler. Karaca fırlar, onu da vururlar. Şehzade bunları görünce kendini tutamayarak "Yarabbi şükür!" der. Etrafındakiler "Şehzade konuştu! Şehzade konuştu! Padişahımıza haber verelim!.." diye bağırmaya başlarlar. Padişah haberi alınca, oğlunu çağırır. "Evladım, sen konuşmuşsun öyle mi?" Çocukta ses yok. "Aman oğlum ‘Yarabbi şükür’ demişsin. Yanındakiler hep duymuşlar." Çocukta yine ses yok. Padişah kızgın "Yıkın şu hayırsızı şuraya, çevirin şunun sırtını" deyip çocuğu yere yıktıktan sonra arkasına basar sopayı. Çocuk dayanamayacak hale gelince "Aman babacığım, yeter artık!" diye bağırmaya başlar. Padişah "Niçin bize bu azabı reva gördün? Yalandan dilsiz olmanda ne fayda vardı?" diye sorar. Çocuk cevap verir: "Babacığım bak, avda gezerken bir sülün öttü. ‘Burada sülün var’ dediler, uçurup vurdular. Sonra ‘bir karaca var’ diye köpeklere çıkartılıp öldürdüler. Susacağıma içimden gelerek bir kere şükretmek gafletinde bulundum. Bir araba dayak yedim. Susmak mı yoksa konuşmak mı gerek, siz söyleyin!.."

ayhan53
04-08-2008, 09:35
Temel, çok iyimsermiş... En kötü haberi bile verseniz:
“Daha kötüsü olabilirdi” diye hem kendisini, hem etrafını teselli edermiş...
Bir gün Temel’e Dursun’un dükkanının soyulduğunu söylemişler...
“-Yahu duydun mu?... Bizim Dursun dün dükkanı açtığında bütün mallarının çalındığını görmüş... Tabancayı çekip hırsızı vurmuş...”
Temel her zamanki tavrıyla:
“Daha da kötüsü olabilirdi” demiş...
-Yahu daha da kötüsü ne olabilirdi ki?...
“-Öyle demeyin... Bir saat önce gelse ben ölmüştüm...”

ayhan53
04-08-2008, 09:35
Temel, İstanbul’un sıkıcı atmosferi ve hava kirliliğinden bunalarak köye yerleşmeye ve çiftçilikle uğraşmaya karar vermiş...
Köyün pazarına gitmiş ve bir satıcıdan 100 tane civciv almış...
Ertesi hafta yeniden aynı satıcıya gitmiş ve 200 civciv daha istemiş...
Bir sonraki hafta 300 civciv daha...
Daha sonraki hafta satıcıdan 500 civciv istediğinde satıcı Temel’e takdirle karışık bir hayranlık ifadesiyle sormuş;
-Vay canına... İşler iyi gidiyor galiba?...
Temel, sıkkın bir ifadeyle omuzunu silkmiş;
“-Yok canım, berbat... Hiç verim alamadım... Onları ya çok derine ekiyorum, ya da çok seyrek...”

ayhan53
04-08-2008, 09:36
12 yaşında bir çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanıyormuş. Üstelik çocuğun avukatı da bayanmış. Mahkemede bayan avukat, çocuğun pipisini dışarı çıkarıp eline almış ve sallayarak: - “Hakim bey, bu çocuk bu ufacık pipisiyle bu kadına nasıl tecavüz edebilir?” Tam bu sırada çocuk avukatın kulağına eğilerek fısıldamış: - “Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedicez!”

ayhan53
04-08-2008, 09:36
Feminist kongresinde Amerikalı kadın söz alır: “Ben çok iyi bir şirketin genel müdürüyüm, bir gün alışveriş yapmaktan bıktım ve kocama dedim ki; ‘Bundan sonra alışverişi sen yapmalısın.’ Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, üçüncü gün yaptı…”
İngiliz kadın kürsüye gelir: “Ben uluslararası bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama dedim ki; ‘Bulaşık işlerine artık sen bakmalısın.’ Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, üçüncü gün baktım yaptı…”
Fadime çıkar kürsüye: “Ben de bir gün kocama dedim ki, ‘Ben bu çamaşır işinden bıktım. Bundan sonra çamaşırları sen yıka.’ Birinci gün görmedim, ikinci gün görmedim, üçüncü gün şişlik inmeye, gözüm yavaş yavaş görmeye başladı.”

ayhan53
04-08-2008, 09:37
İki bacaksız karşı karşıya geçmiş,kimin babası kimi döver,onu tartışıyorlarmış.
Bir tanesi bağırmış:
-”Bir kere benim babam senin babandan daha iyidir!”
Diğeri altta kalır mı, o da bağırmış:
-”Benim annem de senin annenden daha iyidir!”
Bunu duyunca bizimkisi duraklamış:
-”Hmmm… Sanırım haklısın. Çünkü benim babam da aynı şeyi söylemişti.”

ayhan53
04-08-2008, 12:27
Amerikada bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis.
Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
- Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi.
- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8'inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Yumurtadan çikmamis tavuklari sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içerken Ted Amcama bulasmayin...

ayhan53
04-08-2008, 12:28
Adamin biri, seks hayatindaki sorununa çare bulmak için doktora gider ve sikayetlerini anlatir:
- Doktor bey, bana bir seyler oluyor. Sevisirken bir sicak basiyor, terliyorum, bir soguk basiyor, üsüyorum.
Yapilan tahlillerde hiçbir sey çikmamasi üzerine, doktor kütüphanesindeki tüm tip kitaplarina bakar ve benzer bir olguya rastlayamaz. Adama hitaben:
- Beyefendi, bir de esinizi çagirip onunla konusalim...
Ertesi gün, adamin esi gelince doktor durumu kadina anlatir:
- Sevisirken esiniz bir terliyormus, bir üsüyormus.
Kadin:
- Aman körolasica herif, bir Agustosta sevisir, bir de Ocakta!!!

ayhan53
04-08-2008, 12:29
Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir:
- Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin.
Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur:
- Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz.

ayhan53
04-08-2008, 12:29
Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- diye çok şiddetli bir toktat sesi duyuluyor.
Tren tünelden çıkıyor. Ortalık aydınlanınca herkes şaşkın şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor.
Genç kız düşünüyor; (Salaklar benim yerime annemi öperlerse, işte böyle annemden şamarı yerler..)
Kızın annesi düşünüyor; (Aferin benim kızıma, askerlerden biri kızımı öptü ama, tokatıda hemen yedi..)
Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan bizdeki şansa bak, bizim asker kızı öptü, tokadı ben yedim..)
Ve Asker kıs kıs gülüyor; (Komutanım'dan intikamımı nasılda aldım Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir tokat!!)

ayhan53
04-08-2008, 12:30
Temel bir gün dağda giderken ayağı kayar ve uçuruma düşer. Başlar bağırmaya:
-"Kimse yok miduur? Kimse yokmiduur?"
Böyle bağırırken gece olur. Tanrı bakar kulu çok acı bağırıyor, kendi kendine:
-"Şu kulum düzelirim desin kurtaracağımm yahu."
Neyse gökten bir ses, Temel'e:
-"Ben tanrıyım, sen kulum! Ömrün boyunca içki içtin, kumar oynadın, zamparalık yaptın, bunları bırakacağına bana yemin et seni kurtaracağım" der
Temel düşünür ve başlar:
-"Başka biri yok miduur? Başka biri yokmiduur?"

ayhan53
04-08-2008, 12:30
Arkadaslari isadamini evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanim bulunuyor ve isadamina haber veriliyor.
"Ben isadamiyim", diyor adam, "Numune görmeden böyle bir ise karar veremem."
Genc kadina durumu iletiyorlar:
"Ben de is kadiniyim", diyor hos hanim, "Numune veremem ama istedigi kadar referans gösterebilirim

ayhan53
04-08-2008, 12:31
Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var.. damat rahibin yanina yaklasip isildiyor.. "Bakin.. size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum.. hani su bana soracaginiz sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz?" kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum... "
Rahip gulumseyerek basini salliyor ve damat rahibin avucuna $100 sıkıştırıp iceri donuyor...
Ve dugun basliyor... herkes yerini aliyor, gelin ve damat rahibin onunde bulusuyor ve yeminler okunmaya baslaniyor....
Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parliyor.. ve rahip damata soruyor: "....... esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize,her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize,ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz...?"
Tabi damat bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi aciliyor..saga sola bakiyor.. bi yutkunuyor.. ve kisik bir sesle:
"E..eee..evet efendim"...
Ve toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikiliyor:
"Bir anlasma yaptigimizi saniyordum!!!!"
Rahip gulumseyerek cevapliyor:
"Esiniz daha iyi para verdi.... "

ayhan53
04-08-2008, 12:32
Kasabanin birinde bir papaz ve onun iki tane papagani varmis.
Papaganlarda papaz gibi oldukca inancli ve dindarlarmis. Sabah aksam kafeslerinde oturup incil okuyup dua ederlermis. Papazin cemaatinden bir kadininda 2 tane disi papagani varmis, papazin erkek papaganlari ne kadar ahlakli,kadinin disi papaganlari da o kadar ahlaksizmis.
Eve gelen misafirlerin onunde 'erkek istiyozzz!'diye bagirirlarmis. Kadin sonunda dayanamamis ve papaza akil danismaya gitmis.
"Sen getir onlari bana benim papaganlarin kafesine koyalim da ahlak ogrensinler biraz" demis. Kadinda almis papaganlari getirmis, papazin evine daha kafese girer girmez disi papaganlaradan birisi
"hey yakisikli, iki tane ucuz fahise ister misiniz kafesinizde" diye sormus.
Erkek papaganlardan biri otekine donup haykırmış?:
"oglum butun dualarimiz kabul oldu lan sonunda!!!"

ayhan53
04-08-2008, 12:33
Ingiliz vampir, Fransiz vampir, bir de Laz Vampir gecenin kor karanliginda ucmaktalardi. Cok aciktigini sezinleyen ingiliz
vampir pike yapti ve asagi dogru suzuldu. Birkac dakika sonra agzi kan icinde geri dondu.
- Asagida bir agil vardi. 20-30 inegin kanini emdim, Nefisti.
Bir sure sonra Fransiz vampir de pike yaparak asagi suzuldu. Geri dondugunde agzi yuzu kan icindeydi. ingilize bakarak,
- Hani senin az once girdigin agil vardi ya...
- Evet..
- Onun yaninda bir ahir vardi, gordun mu?
- Evet gordum.
- iste orada en azindan 40 tane atin kanini emdim. Nefisti.
Bu konusmalar sonucunda tabii Laz vampirin de cani beslenmek istiyordu. O da pike yapti, suzuum suzum suzuldu. Aradan 5
dakika gecti, Laz vampir her yeri kan icinde geldi... Onun bu hali digerlerinin, muthis bir ziyafet cektigini dusunmelerine neden oldu.
Tabii oldukca meraklanmisti Ingiliz ve Fransiz vampirler...
- Eee? Nasildi?
- Ula usaklar, hacan asagUda pir agil vardi daa, gordinuz mu?
- Eveet, gorduk.
- Hacan onun yaninda da pir ahur vardi daa, oni da gordinuz mu?
- Eveet, gorduk.
- Hacan o ahurun yaninda da pir elektruk diregu vardi daa, oni da gordinuz mu?
- Eveet, gorduk.
- Hacan pen oni gormedum daa..

ayhan53
04-08-2008, 12:34
Kizilderililerin genç reisi 18 yasina geldiginde cani kadin ister.
Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- "Oturan Boga kadin ister." Büyücü:
- "Oturan Boga ormana gitsin, üzerinde delik olan bir agaç gövdesi bulsun ve onun üstünde egitim yapsin, hazir olunca gelsin. 15 gün sonra reis geri gelir.
Der ki:
- "Oturan Boga hazir." Büyücü de kabiledeki en güzel kizi ona verir. Reis alir kizi çadira girer.
- "90 derece egil" der. Kiz egilince, kiza bir tekme vurur. Kiz çiglik atarak bunu niçin yaptigini sorar.
Reis söyle cevap verir:
- "Oturan Boga akillandi, önce yaban arilarini kontrol!"

ayhan53
04-08-2008, 12:35
Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
"Peder, büyük günah işledim.."
"Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..."
"Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..."
"Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..."
"Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk."
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
"Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.."
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
"Peder???? Peder , neredesiniz?? '
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
"Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?"
"Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!"

ayhan53
04-08-2008, 12:35
Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorlugu birakir. Niyeti araba tamircisi olmaktir. Gider ve sendikanin sinavina girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alip gecer. Bunun üzerine bir sorusturma açilir.
Müfettisler hocaya sorarlar bu is nasil oldu diye.
Hoca;
- "Valla, yagi degistir dedim degistirdi. Filtreyi degistir dedim degistirdi. Bujileri temizle dedim temizledi.
Müfettis:
- "Iyi de neden 100 degil de 150 verdin?" Hoca:
- "Bunlarin hepsini egzozdan yapti

ayhan53
04-08-2008, 12:36
Genc bir kadin sol gozu mosmor bir halde evine gelmis.
- aman allahim kim yapti bunu kizim?
- kocam.
- peki ama o londra da degil miydi?
- bende oyle zannediyordum anne.

ayhan53
04-08-2008, 12:37
Adamin biri amerika ya gitmis ve orada cok guzel bir civciv gormus ve ulkesine goturmek istemis.
Ucaga binmis ve civcivi ceketinin ic cebine koymus. Yanina da bir rahibe oturmus. Civciv bir sure sonra adamin gomleginin icine girip pantolonuna dogru inmis ve fermuar seviyelerine geldiginde cani disari cikmak istemis.
Fermuarin azicik acik kalan yerinden disari bakmis ve hemen kafasini geri cekmis. Bu hareketi bir kac kez tekrarlamis. Civciv rahibenin dikkatini cekmis.
Rahibe utana sikila adama donmus:
'Beyefendi, ben bu islerden pek anlamam ama galiba yumurtalarinizdan biri catlamis !'

ayhan53
04-08-2008, 12:53
Temel şehirlerarası seyahatinde treni tercih etmiş ve yataklı olan kompartımana yerleşmis. Az sonra kompartmana çok güzel bir kadın gelmiş ve tanışmışlar. Kadın bankada çalışıyormuş. Uzun bir sohbetten sonra gece olmuş ve yatmak üzere kompartımandaki ranzayı açmışlar. Kadın üst
kata, Temelde alt kata yerleşmiş. Yatmalarından 10 dakika sonra kadın pijamasının üstünü çıkartıp yere atmış. Temel bunu görünce kadının kendisinden bir şeyler beklediğini düşünerek kadının yatağına alttan hafifçe vurarak:
- "Handan Hn"
- "Buyrun Temel Bey"
- "bankanın kapıları açıldı mı acaba?"
- "Ne münasebet Temel bey teessüf ederim, bu davranışınız çok çirkin"
- "Özür dilerim Handan Hn. ben sanmıştım ki ... !!!"
Yaklaşık on dakika sonra kadın pijamasının altını çıkarmış ve yeniden yere atmış. Temel bunu görünce çıldıracak gibi olmuş ve kendini tutamayarak yeniden kadının yatağına hafifçe vurmuş.
- "Handan Hn"
- "Buyrun Temel bey"
- "Bankanın kapıları açıldı mı acaba?"
- "Temel bey lütfen kendinize gelin, çok ayıp."
Temel olanlar karşısında çok zor durumdaymış ama dayanacak durumda da değilmiş. Yine de sabretmis ancak 5 dakika sonra kadın bu defa çamaşırının üstünü çıkarmış ve atmış. Sabredemeyecek durumda olan Temel yeniden ranzaya vurarak:
- "Handan Hn"
- "Buyrun Temel bey"
- " Bankanın kapıları açıldı mı acaba?"
- "Temel Bey bu son olsun lütfen, bir daha aynı şey olursa güvenliği çağıracağım."
Temel büyük bir hayalkırıklığı ile yeniden yatmış. 5 dakika sonra kadın, çamaşırının altını çıkartıp yere atmış ve bu defa kadında istekliymiş ama aradan 10 dakika geçmesine rağmen Temel'den ses gelmeyince uyuduğunu sanarak endişelenmiş ve dayanamayarak seslenmiş:
- "Temel Bey"
- "Buyrun Handan Hn"
- "Temel Bey Bankanın kapıları açıldı da !!!"
- "Gerek kalmadı Handan Hn, biz çeki elden bozdurduk

HAŞAT
04-08-2008, 13:04
Kadının, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde, güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek var. Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım' demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp
vermiş.

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek?' Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü
çıkarınca korkup kaçmaya başlamış...

Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş. Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının
peşine düşmüş.

Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak
kadının karşısına çıkarmışlar.
Kadı sırayla sormuş... Ördeğin sahibi, 'Bu adam ördeğimi hiç
etti' diye şikáyet etmiş.

Kadı, fırıncıya sormuş: 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?'

Fırıncı 'Uçtu' demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:

'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil' diyerek fırıncının beraatine karar vermiş.

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş... Onun şikáyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...'

Davacı 'Ne olacak?' diye sorunca kadı, 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.'

Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da kadı, 'Tamam' demiş,
'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.'

Böyle olunca fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi'ye: 'Senin şikáyetin ne?'
Yahudi ellerini açmış, 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa sen e mi?'

Bear_Bull
05-08-2008, 01:47
Temel'le bir adam parkta oturuyormuş.
Temel de sigara içiyormuş. Adam dumandan rahatsız olmuş.
Dönmüş Temel'e ve sormuş.
- Kaç yıldır sigara içiyorsun?
Temel cevap vermiş;
- 30 yıl?

Adam başlamış nasihata:
- Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen
şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba senin olabilirdi.

Temel dönmüş ve sormuş:
- Sen sigara içiy musun?

Adam cevaplamış:
- Ben hiç sigara içmedim.

Temel tekrar sormuş:
- Peçi şu villa ve lüks araba senin mu?
- Hayır !

Temel eklemiş:
- Fazla konuşma o zaman? onlar penum... :):)

alkan1965
06-08-2008, 12:13
birgün iki kafadar yolda gidiyormuş karşılarına iki tane fıstık gibi kadın gelmiş soldaki adam demişki
-mafoldum...
-soldaki karım, sağdaki sevgilim
diğer adam hiç uslubunu bozmadan
-ağzımdan aldın
-tam ben söyleyecektim ya...

alkan1965
06-08-2008, 12:14
Bİr genelge İle İstanbuldakİ bÜtÜn erzurumlular memleketlerİne gÖnderİlecekmİŞ. Polİs her yerde erzurumlu ariyormuŞ. Bİzİm erzurumlu arkadaŞlarina sİz memlekete gİdİn ben burada kalacaĞim demİŞ. Herkes gİtmİŞ bİzİmkİ kalmiŞ.

BoĞaz kÖprÜsÜnde polİs kontrol yapiyormuŞ. Bİzİmkİnİ durdurmuŞlar.

Kontrolden sonra polİs sormuŞ
-nerelİsİn sen?
-İstanbulluyam.
Polİs İnanmamiŞ tabİ...kendİnce ufak bİr sinava tabİ tutmuŞ vatandaŞi.
-madem İstanbullusun toprak de bakİm
-torpaaaak
-yaprak de bakİm
-yarpaaaak
-kÖprÜ de
-kÖrpÜÜÜÜÜÜÜ
demİŞ. YÜrÜ memlekete.

2 gÜn sonra kahvede arkadaŞlari bİzİmkİnİ gÖrÜr. Ula ne oldu dİye sorarlar.bİzİmkİ derkİ.

-bana dedİÇİ torpak de, dedİm
yarpak de, onuda dedİm
herhal o kÖrpÜ varya kÖrpÜ onu dİyemedİm

irasare
07-08-2008, 12:21
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına
aşağıdaki satırları yazar:
'Sevgilim,
Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz
oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek
amacıyla bir sütanne tuttum.
Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı
çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde
zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim.
Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin
umarım.

Öptüm,
Biricik eşin'

Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup
yazar:

'Sevgili anneciğim,
Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz
olduğu için bir sütanne tuıtmak zorunda kaldığını,
o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin
renginin de zamanla koyulaştığı
nı yazıyor. Bundan
eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .
Selam ve sevgilerimle'

Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:

'Sevgili oğlum,
Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de
yetersiz kalmıştı.
Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp
onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda
kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan
bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.
Seni seven annen'

FNT
07-08-2008, 12:56
İş adamı Temel, karısını evdeki divanın üzerinde muhasebecisiyle sevişirken yakalamış. Ertesi gün de konuyu arkadaşı Dursun'a açmış. Dursun:
- Peçi ne yapacaksun bu durumda, diye soruyor.
- Pen da oni düşüneyrum, der Temel...
Aradan bir kaç hafta geçer. Dursun yolda Temel'i görünce sorar:
- Ula ne ettun o meseleyi?
- Hallettum, der Temel...
- Kariyi mi boşadun?
- Ula fistuk cibi kari boşanur mi?
- Muhasebeciyi mi kovdun?
- Haçan bütün defterler herifun elinde, nasil kovayim oni!
- Peçi ne ettun?

- Divani sattum...

ayhan53
07-08-2008, 13:11
Temel, Mars’a gidecek ilk astronotmuş...
10 milyar dolarlık muhteşem bir uzay gemisi ile giden Temel’den dönüşe dek haber alınamayacakmış...
10 yıl sonra geri döndüğünde flaşlar patlamış, gazeteler, televizyonlar herkes merakla etrafını sarmış;
“-Mars’ta hayat var mı?...”
Temel omuzlarını silkmiş, “Yok...”
Bilim adamları, basın ve tüm dünya hayal kırıklığı içindeymiş...
Temel’i uçağa bindirip Trabzon’a uğurlamışlar... Akşam evinde ailesi ile kendi dönüşünü seyreden Temel’in oğlu sormuş;
“-Baba hakikaten hayat yok muydu acaba?...”
Temel yine omuzlarını silkmiş;
“-Saat 11 dedin miydi, bütün dükkanlar kapanıyor... Sen buna hayat mı diyorsun?...”

ayhan53
07-08-2008, 13:12
SAYIN MESAJI ALAN KİŞİ,
Su anda pir Laz Virüsü almış puluniysunuz...

Biz, Trabzon-Türkiye de henüz yeterli teknolojik imçanlara

sahip olmatuğumuzdan, pu pir MANUEL virüstür!!

Lütfen, çendi hard disçinizdeki püdün tosyalari çendinuz

silerek yok edinuz ve bu maili biltuğunuz herçese cönderinuz!!

Pize yardımci oltuğundan dolayi ı çok teşeççür ederuz.

Hackir Temel

ayhan53
07-08-2008, 13:13
Temel nisanlisi fadime ile
findik tarlalarini geziyormus. 'Bak Fadime' demis, 'butun bu tarlalar benim. ama bir tanecik findik koparirsan, seni oraya yatiririm ona gore.'
Bunu duyan Fadime' nin gozleri parlamis, hemen kosup bir tane findik kopartmis. Temel sozunun eri ya, fadimeyi findik agacinin altina yatirmis.
Bu cezadan memnun kalan Fadime, ustunu basini toparlayip, ayaga kalkar kalkmaz bir findik daha kopartmis. Temel bir kez daha .... Bir findik
daha..... Temel 5. Findiktan sonra perisan ayaga kalkmis. bitkin bir halde Fadimeye donup; 'bak Fadime ' demis eliyle tarlalari gostererek, 'burdan sonrasi Fiskobirligin'

ayhan53
07-08-2008, 13:14
Fadime Temele ;
Ula temel dursunun karisi elmiş seni cenazeye çağiriyi demiş
temel ;yok fadime ben cenazeye cidemem demiş
fadimede ;nasi cidemessun dursun senin en yakin arkadaşin değilmi
temel , ula fadime en yakin arkadaşumdur da o beni içidir karisinin cenazesine çağiriyi ben oni daha biçere bile çağiramadum yüzüm yok gitmeye daaaaaaa demiş

ayhan53
07-08-2008, 13:14
İdris'le Dursun, kahvede ayrı masalarda hafif sıkkın oturuyorlar.

İdris sesleniyor:
- Bana "ayran" desena...
- Ayran!
- Uyy, ben da senun karuna hayran!

Fena halde bozulan Dursun, biraz sonra Idris'e sesleniyor:
- Bana "gazoz" desena...
- Gazoz...
- Uyy, ben da senun karini öptum...

İdris'in dudakları bükülüyor:
- Bu söyledigunun kafiyesi yoktur...

Dursun söze noktayı koyuyor:
- Kafiyesi yoktur ama asli vardur!

ayhan53
07-08-2008, 13:15
Temelin ineği hastalanmış.. Hangi veterinere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş.
Temel biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp Allah'a yalvarmış..
-''Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım... ".
Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere rağmen inek iyileşmiş..
Bizim temel 15 gün oruç tutmuş. 16.gün inek ölmüş.
Temel ne yapacağını sasırmış.
İnek ölü, havadan 15 gün de oruç tutulmuş.....
Ellerini açmış :

-"Yarabbi sen saniyorsun ki Temel aptaldur, hiç itiraz kabul etmem, ineğu kurbana sayar, tuttiğum oruçlari da Ramazan'dan düşerum. Hiç kusura pakmayasun...''

ayhan53
07-08-2008, 13:16
Komutan; eğitimde erlere sormuş;
“-Bir ciple çölde gidiyorsunuz ve yukardan düşman uçağı sizi bombalıyor siz ne yaparsınız...”
İdris; “Ben cipi durdurup altına girerim...”
Dursun; “Ben cipi bırakır ve kaçarım...”
Temel; “Ben de sağa sinyal verip sola dönerim...”

ayhan53
07-08-2008, 13:16
Yaşlı Dursun’u hastaneye kaldırmışlar... Arkadaşı Temel de yardımım olur diye hastaneye gitmiş...
Temel ve aile efradı yatağın etrafında beklerken, Dursun’un durumu aniden kötüleşmiş...
Yatağından yarı doğrularak, el işaretleri ile yazacak bir şeyler
istemiş...
Temel anlayışlı bir şekilde Dursun’a kağıt ve kalem uzatmış...
Dursun titreyen elleri ile kağıda hızlı hızlı bir şeyler yazıp Temel’e uzatmış ve biraz sonra da ölmüş...
Temel böyle acılı bir anda yazılanları okumanın doğru olmayacağını düşünerek kağıdı cebine koymuş...
Ertesi gün Dursun’un cenazesi sırasında Temel bir adım öne çıkmış ve cemaate dönerek;
“-Sevgili dostum Dursun ölmeden önce benden kağıt-kalem isteyerek bir şeyler yazdı. Zamanı uygun olmadığından o an bakamadım, şimdi hepinizin önünde bu notu okumak istiyorum” demiş...
...Ve cebinden kağıdı çıkararak yüksek sesle okumuş;
“-Temel lütfen bir adım sola çekil... Oksijen hortumuma basıyorsun...”

ayhan53
07-08-2008, 13:17
Temel bir mezarın önünde diz çökmüş, bir yandan toprağa çiçek koyuyor, bir yandan da hıçkıra hıçkıra ağlıyormuş...
“-Aaah ah... Neden bizi bırakıp gittin... Neden... Neden....”
Bu durum o sırada annesinin mezarına çiçek koyan bir başka adamin dikkatini çekmiş...
-Rahatsız ettiğim için kusura bakmayın, ama çok etkilendim. Hiç böyle acı çeken birini görmemiştim... Burada yatan eşiniz veya aileden biri mi?...
“-Hayır... Karımın benden önceki kocası...”

ayhan53
07-08-2008, 13:17
Temel hastalanmış, hastanede yatıyor...
Profesör hastasını öğrencilerine göstererek anlatıyor:
“-İşte, bariz bir skrofuloz görüyorsunuz... Burun şiş, gözler çarpık ve dudaklar da sarkık...”
Temel bu kadarına dayanamaz:
“-Sanki kendisi dünya güzelidir...”

ayhan53
07-08-2008, 13:18
Bir gün stadyumda, “En çok kim tükürecek” diye yarışma düzenleniyor...
Önce Alman tükürüyor ve spiker stadyumdaki seyircilere “2 litre” diye söylüyor...
Sonra Fransız tükürüyor spiker “5 litre çıktı” diyor seyircilere...
Bizim Temel geliyor... Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor:
“-Lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin...”

ayhan53
07-08-2008, 13:18
Temel’le Dursun Trabzon’dan İstanbul’a geleceklermiş...
Ama o günlerde yol kenarında benzin bulmak oldukça zor...
“Ne olur ne olmaz” diye iki araba ile yola çıkmışlar...

ayhan53
07-08-2008, 13:18
Temel, yolda giderken Dursun’a rastlamış;
“-Önümüzdeki ay okyanusa balık avlamaya gidiyorum...”
-Ben seni hamsi avlar biliyordum?...
“-Doğrudur... Ama son günlerde gözlerim pek iyi görmüyor...”

ayhan53
07-08-2008, 13:19
Patron, karşısında zam isteyen işçisi Temel’e yüksekten şöyle bir bakmış;
-Neden zam istiyorsun bakayım?...
“-Valla beyefendi... Ben zam mam istemeyecektim ama, bizim çocuklar diğer ailelerin günde üç öğün yemek yediklerini fark etmişler de...”

asbest38
07-08-2008, 21:03
Bir tıp kongresinde doktorlar tıpta gerçekleştirdikleri son gelişmeleri anlatıyorlarmış.İngiliz cerrah çıkmış kürsüye anlatmaya başlamış;

-Bir trafik kazasında bir adamın sadece bir parmağı sağlam kalmıştı. Biz onu aldık. Ona vücut ekledik. Organlarını, kasları ekledik. O kadar mükemmel yaptıkkı çok çalışkan bir insan oldu. 50 kişinin yapacağı işi yaptı. 50 kişi işsiz kaldı.

Kürsüye Alman cerrah çıkmış;

- Biz bir kişinin sadece bir tel saçını bulduk. Ona organlarını ekledik.Kemik ekledik, kas giydirdik. O kadar muazzam yaptık ki çok birisi oldu. Çok çalışkandı. 100 kişinin yapacağı işi yapıyordu ve 100 kişiyi işsiz bıraktı.

Kürsüye Türk cerrah çıkmış;

- Siz var olan, elle tutulabilir şeylere vücut yapmışsınız. Biz daha zor olanı yaptık. Bir tik bulduk. Onu aldık, ona uzuvlar ekledik, kemik ekledik, kas yaptık.

Bu kişi o kadar çok çalıştı ki başbakan oldu.

Ve 2.000.000 kişiyi işsiz bıraktı).!! :)

irasare
08-08-2008, 10:34
Koca fazla bilgili olursa



Karı - koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.

Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir;

güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

'Ne oldu?Ne istiyorsun?' diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.' Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

-'Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar.Peki, bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

'Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.

Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.

Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.

Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.

Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana?

Sana neyi gösteriyor?

'Necati, çadırımızı çalmışlar!

ayhan53
08-08-2008, 13:30
Iki gazino krupyesi canlari sikkin, rulet masasi basinda musteri bekliyorlardi. Bu sirada cazibeli bir sarisin elinde USD 20.000 lik fisle masaya dogru yaklasti ve
- "Pardon oynayabilir miyiz?" dedi. "Ben kendimi ciplak olursam daha sansli hissediyorum" diye ilave etti ve ustundekileri bir cirpida cikardi. Bu sirada da rulet ¿arki da cevrildi.
- "Hadi bakalim, kazanacagiz, yeni elbiselere ihtiyacim var." dedi sarisin. Kisa bir aradan sonra bir ciglik duyuldu:
- "Evet, evet kazandim, kazandim." Elbiselerini ve paralari toplayip gozden kayboldu.
Krupiyeler birbirlerine bakakaldilar. Az sonra biri digerine sordu:
- "Fislerini hangi numaraya koymustu ki?"
- "Bilmiyorum, sen bakiyorsun diye dusunmustum."

ayhan53
08-08-2008, 13:42
Uçak New York'a yaklaşırken iki pilot konuşmaktadırlar. Ne var ki mikrofon açık kalmıştır ve konuşulanlar bütün yolcularca dinlenmektedir.
- New York'a iner inmez, önce ılık bir banyo yapacağım. Sonra buzlu bir duble viski içeceğim, sonra da o sarışın saçlı, uzun bacaklı hostesle...
Bunları duyan sarışın saçlıi uzun bacaklı hostes hemen pilot kabinine doğru koşmaya başlar. Yaşlı bir yolcu, hostesin yolunu keser:
- Acele etme kızım. Bırak da rahat rahat viskisini içsin.

ayhan53
08-08-2008, 13:45
Adam 80 yasina gelmis olan babasini huzurevine birakir. Bir hafta sonra da gidip ziyaret eder.
Halini, hatirini sorar:
"Nasilsin, baba? Iyi bakiyorlar mi sana burada? Bir seye ihtiyacin var mi?"
"Oglum, bu huzurevi cok guzel. Bana burada cok iyi bakiyorlar, her aksam yatmadan once bir bardak sutlu kakao bir de viagra veriyorlar. Allah razi olsun, cok memnunum, hic bir seye ihtiyacim yok." der babasi.
Ziyaret sonunda adam hemen hemsireyi bulur.
"Hemsire hanim" der, "Babam birseyler anlatiyor. Yatarken bir bardak sutlu kakao bir de viagra veriyormussunuz, dogru mu?"
"Dogru" der hemsire. "Doktor beyin talimati.Sutlu kakao cabucak uyutuyor, viagra da yuvarlanip yataktan dusmesine engel oluyor"

ayhan53
08-08-2008, 13:47
Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Bir kaç saat yol aldiktan sonra korkunç bir kar firtinasina yakalanmislar. Yakindaki bir çiftlik evine arabalarini çekmisler ve evin çekici hanimindan geceyi orada geçirmek için izin istemisler.
- "Dul bir kadinim ben" diye açiklamis hanim,
- "Eger evimde kalmaniza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar."
- "Endiselenmeyin" demis Jack, "ahirda da rahat edebiliriz."
Bir sene sonra Jack, dulun avukatindan bir mektup almis. Arkadasi Bob'u çagirarak sormus:
- "Bob, su çiftliginde kaldigimiz çekici dul kadini hatirliyor musun?"
- "Evet, hatirliyorum."
- "O gece geç vakit eve gidip, o kadinla yattin mi?"
- "Evet, itiraf etmeliyim ki bunu yaptim."
- "Ona kendi adin yerine benimkini verdin mi peki?"
Bob yüzü kizararak cevap verir:
- "Evet, korkarim öyle yaptim."
- "Eh, sana çok tesekkür borçluyum dostum. Kadin ölmüs ve çiftligini de bana birakmis."

TCM
08-08-2008, 14:19
Ne kadar şanssızım!
Üzgün ve pısırık görünüşlü bir Adam barda tünemiş oturuyormuş. Önünde bir türlü, içemediği bir içki bardağı, suratı asık.. O sırada barın kapısı açılmış. İri yarı, külhanbeyi tavırlı bir Adam, sert adımlarla barın tezgahına doğru yürümüş ve pısırık adamı iteleyerek tabureye oturmuş. Hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp başına dikmiş. Elinin tersiyle ağzını kuruladıktan sonra, 'Ne o, neden böyle surat asıyorsun, gemilerin mi battı?' diye sormuş. 'Sorma, ben çok talihsiz bir adamım' demiş pısırık. 'Neden?' diye sormuş adam tekrar. Şöyle cevaplamış pısırık, 'Bu sabah karımla kavga ettik, beni evden
Kovdu. O sinirle işe geç kaldım. Patronum zaten bahane arayıp duruyordu, beni işten attı. İşten çıktım, yolda yürürken araba çarptı. Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim, eve gittim ve karımı başka bir erkekle yatakta yakaladım. Bu kadarı da fazla artık dedim, kendimi öldürmeye karar verdim. Tabancayla vuracaktım, silah tutukluk yaptı. İple asmaya kalktım, ip koptu. Doğalgazla öleyim dedim, faturayı ödemediğim için gaz kesikti. Eczaneden fare zehiri aldım, buraya geldim, içki bardağıma koydum. Onu da geldin sen içtin. Off.. Offfff...

ayhan53
08-08-2008, 16:03
şarkaşvili ye adanmıştır bu fıkra

Kartal ile esek, uçak yolculugundadir..
Kartal hostesi cagirir ve :
- Bana bir bardak su
Hostes suyu getirince kartal:
- vazgectim, der ve suyu almaz
esek hemen sorar :
- neden boyle yaptin ?
- hiiiccc ib**lik olsun, der kartal
bes dakika sonra kartal hostesi cagirir ve yine su ister.. hostes suyu getirir yine, ve kartal tekrar vazgectim diyerek almaz suyu..
esek yine sorar niye böyle yaptin diye.. kartal cevap verir :
- hiicc ib**lik olsun
bu olaylar tekrar tekrar gerceklesir..
en sonunda bizim esek dayanamaz ve o da su ister hostesten.. su gelir ve esek vazgectim diye suyu geri gonderir..
artik daral gelen hostes durumu kaptana aciklayinca, kaptan ikisinin de ucaktan atilmasini soyler.. kartal ve esegi ucaktan atarlar.. havadayken kartal esege sorar :
- niye yaptin boyle ?
- ib**lik olsun diye
kartal sakince cevap verir :
- madem ucmayi bilmiyordun niye ibnelik yaparsin

Serenler
08-08-2008, 23:51
GAK GUK DERSİ

'Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar...
Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş.. .
Sonunda sabırlar tükenmiş...
Susturmak için başlamışlar horozu kovalamaya.. . Horoz önde.. Gençler peşinde...
Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen yaşlı dede, seslenmiş:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz? ..
- Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden başını keseceğiz!..
- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...
Gençler bunun üzerine kovalamayı bırakmışlar.
Ertesi sabah, hafif 'gak - guk' sesleri dışında horozdan kayda değer hiçbir ses çıkmadığını görünce de şaşırıp dedeye koşmuşlar:
- Yahu dede, ne yaptın da bu horozun sesini kestin?..
İhtiyar gülmüş:
- Kıçına zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsın... Ancak 'gak - guk' edebiliyor.. .
Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.
Arkan bir gevşemeye görsün, ancak 'gak-guk' edersin...

FNT
09-08-2008, 00:02
GAK GUK DERSİ

Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.
Arkan bir gevşemeye görsün, ancak 'gak-guk' edersin...


Çok güzel sn Serenler. Teşekkürler...

Fransa hükümet ricalinden biri, Napolyon’u bir muharebede tenkide
kalkışıp, parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini
zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

FNT
09-08-2008, 00:10
AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:
-Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?
AB Başkanı:
-Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe'yi yasaklıyorum.
-Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?
-O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
-Aman efendim, onu yemeyi 2005'te bıraktılar.
-Ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın.
-Ooooo. Beyefendi. Onu çoktan bıraktılar.
AB Başkanı düşünüp taşınmış ve;
-DAĞITIN LAN AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ...

FNT
09-08-2008, 00:12
Nasreddin Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana
girer, bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan
yiyecek birşeyler isterler. Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık
olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir. Bunun üzerine Hoca :
- Ben balığın sadece başını yiyeceğim der.
Hancı bunun nedenini sorar. Hoca da :
- Balık başı zekayı artırır, balık başı yiyen insan akıllı olur, der.
Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve Hoca'ya :
- Balık başını niye sen yiyeceksin, ben yemek istiyorum,der.
Hocada itiraz etmez. Balığın koca gövdesini Hoca yer ve bir güzel karnını
doyurur. Diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve Hoca'ya seslenir :
- Sen koca gövdeyi yedin, karnını doyurdun ; ben sadece kafayı yedim, aç
kaldım, der.Hoca da bunun üzerine şunu der :
- Bak nasıl akıllandın!

FNT
09-08-2008, 00:25
Sınav kağıdını boş veren bir öğrenci, kendisi gibi boş kağıt veren bir arkadaşına:
-Sen de boş kağıt veriyorsun, ben de. Sakın hoca bizi kopya çekti sanmasın?

KHANJAR
10-08-2008, 18:13
adamın biri askere gider .herkes birbirine ne iş yaptığını sorar.
sırasıyla terzi, bakkal, berber,bizimkine sıra geldiğinde ben:
-İDDACIYIM ve hayatımı bununla kazanıyorum der.
ve herkesle iddaya girişir. bütün bölüğü soyar soğana çevirir.

bölük komutanı bundan bıkar ve bunu başka bir bölüğe yollar.
diğer bölük komutanını arar uyarır. sana bir asker yolluyorum ama sakın onunla iddaya girişme der. ama diğer bölük komutanıda çok iddacıdır. askeri yanına çağırır.

hadi seninle iddaya girişelim ama soruyu ben sorarım der. asker hemen kabul eder. komutan askere benim karımın poposunda kaç ben var der. asker iki der. komutan üç der.kadına bakarlar gerçektende üç ben vardır .yeni komutan eski komutana telefon açar:
-hani senin asker çok iddacıydı onunla karmın poposundaki benlerin
sayısına iddaya giriştik ben kazandım der

eski komutan kahkaha atar.
-oda zaten bizim bölüğün tüm askerleriyle komutanın karısının poposunu görmek için iddaya girişmişti der.

asbest38
10-08-2008, 18:53
Bir Astsubay'la bir gözü takma Yüzbaşı aynı bekar lojmanında birlikte
kalıyorlardı. Yüzbaşı her gece yatmadan takma gözünü çıkartır su dolu bir
bardağa koyar sabah tekrar yerine takardı.

Sıcak bir Yaz akşamı gece yarısı Astsubay susadı,el yordamıyla sehpadaki
bardağı kaptı bir dikişte yuvarladı oda ne..suyla birlikte gözüde
yutmuştu.

Astsubay farkına vardı ama artık iş işten geçmişti.
Ertasi gün sabah sporundan sonra Astsubay tuvalete gitme ihtiyacı duydu .
Koşar adımla tuvate gitti pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya fakat
mümkün değildi bir türlü rahatlayamıyordu.

Onun ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetcisi er telaşlandı nazikçe kapıyı
tıklattı..
-Komutanım yardımcı olayım..
Astsubay can havliyle kapıyı açtı,
-Bak oğlum şurada ne var bir türlü
s...çamıyorum deyip er'e doğru döndü.

Er eğilip bakar bakmaz hazırola geçti ve selam durdu. Bunu gören Astsubay
sinirlendi,
- Ne selam durdun evladım diye bağırdı..

Asker yanıtladı;
-Nasıl selam durmayım Komutanım içeriden Yüzbaşım bakıyor......:D

FNT
11-08-2008, 17:17
Teyo pehlivan yine oturmuş döktürmektedir:
"Vola, Elizabet o gün beni aradı. Diyiremki bir at bulsamda getsem"
Sorarlar:
"Yav Teyo, heç Amerika'ya atla gidilir mi?"
Cevap verir: "Oğlum siz garıdaki güzelliği görsez anam avradım olsun yayan gidersiz."

FNT
12-08-2008, 00:03
Bir gün Teyo pehlivan manitasını bir restauranta götürmüş. Orada Orhan Gencebay da varmış. Teyo pehlivanın bütün sanatçılarla muhabbetti varmış ya, manitası lavaboya gidince, Teyo pehlivan da Orhan Gencabay’ın yanına gider, der ki :
-“Orhan abi kalktığın zaman benim masanın yanına gelip selam ver de manitaya havam olsun.”
Orhan Gencebay da kıramaz Teyo pehlivanı ve kabul eder. Teyo pehlivanın manitası yanına gelir biraz muhabbet ettikten sonra, Orhan Gencabay Teyo pehlivanın masasına gelir ve selam verir. Bizim Teyo pehlivan da hava atacak ya lafı hemen ağzında:
-“Hadi len dıllo sen de kimsin.”

FNT
12-08-2008, 00:36
Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun`u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel`e dönüp : - "Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık..."

pinky
12-08-2008, 14:55
Doktorun biri yeni bir muayene açmış. Kapıya yazmış...

'Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz...'

Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor...

Her gelen hasta iyileşip gidiyor...

Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş...

Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış...

'Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum...' ;

Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:'
Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin'

Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş
ve anında tükürmüş...

'Ama Bu bok!!!!!'

Doktor sakin, 'Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık...'

Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş...

Aradan birkaç ay geçmiş. büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun...

'Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!'

Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, 'Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?' demiş..

Adam, hemen itiraz etmiş, 'Ama, o kutuda bok var!'...

Doktor, 'Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!....'

Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...

Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra..'

Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum...'

Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, 'Hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin' diye seslenince, adam, tüm hırsıyla,

Seni de sekiz numaralı kutunu da...' diye bağırmış..

Doktor gayet sakin, 'Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz!!!!!!!!!'

paneraı
12-08-2008, 15:44
cok ıyıydı pınky dostum tesekkurler ;)

ARMAND
13-08-2008, 17:42
Uzun zamandır birbirlerini görmeyen Dursun ile Temel kahvede karşılaşmışlar.

Dursun başlamış anlatmaya

- Ula Temel artık yaşlanduk.Ayaklarum,kollarum,başum anlayacağun her tarafum ağriyi.
Bu yaşliluk ne kötü bişeydur.


-E sen nasilsun bakalum ?

Temel cevap verir,

-Eyiyum eyiyum. Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum.

Başumda saçum yok. Ağzumda dişum yok. Altuma yapayrum haberum yok.

ARMAND
13-08-2008, 17:46
Tokat

Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda
yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCCK
bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur.
Tünelden ciktiktan sonra yasli kadin :
- Aferin genc kiza, nasil yapistirdi tokadi, diye düsünmekte ve kafasini
sallamaktadir.Genc kiz da :
- Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi
yapistirdi, diye dusunmektedir.
- Albay ise :
- Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik, diye yanarken er de
icinden söyle düsünmektedir :
- Hehe. Aferin lan bana. Elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya...

HAŞAT
13-08-2008, 23:24
"Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar...

Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş...
Sonunda sabırlar tükenmiş...
Susturmak için başlamışlar horozu kovalamaya... Horoz önde.. Gençler peşinde...
Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen yaşlı dede, seslenmiş:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz?..
- Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden başını keseceğiz!..
- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...
Gençler bunun üzerine kovalamayı bırakmışlar.
Ertesi sabah, hafif "gak - guk" sesleri dışında horozdan kayda değer hiçbir ses çıkmadığını görünce de şaşırıp dedeye koşmuşlar:
- Yahu dede, ne yaptın da bu horozun sesini kestin?..
İhtiyar gülmüş:
- Kıçına zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsın... Ancak "gak - guk" edebiliyor...


Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.
Arkan bir gevşemeye görsün, ancak "gak-guk" edersin...

FNT
14-08-2008, 00:38
Cuma vaktidir herkes bir telaşla Cumayı kılmağa gitmektedir.
Kahve müdavimleri de cami yolunu tutarken, Teyo istifini bozmadan oturmaktadır.
Biri sorar:
''Pehlivan sen camiye gelmir misen?''
Teyo yanıt verir:
"Ula oğlum 40 sene gıldım bir randıman alamadım. Daha niye gılım ki"
************************************************
Teyo Pehlüvana takılmak için yol mu yok?
-Teyo bahasan bu Gargalar niye bele gara?
Teyo Pehlivan'ın cevabı cebinde:
-Güneşe yakın uçduhlari üçün.
************************************************
Teyo pehlivan, Hasankale’de düzenlenen resmi güreşe çıkar. Rakibi Maraş’lı biridir, Maraş’lı pehlivan bizimkini yener, hakem Hasankale’li olduğundan taraf tutar yenilgiyi saymaz.
Tekrar güreşirler Maraş’lı tekrar yener bu kez kule hakemleri kabul etmez. Maraş’lı pehlivan bu duruma kızar, güreş başlar başlamaz Maraşlı pehlivan bizimkini öyle bir yere çalar ki ,iki omuzu yerde olan Teyo pehlivanın göğsüne oturur ve derki:
-“Şimdide mi yenilmedin?”

Teyo gayet pişkin cevap verir:

-“Ben ne bilim onrara sor....”

FNT
14-08-2008, 01:04
Temel İngiltere'de oteldeymiş. Oda servisini arayıp :
- TU Tİ TU TU TU TU, demiş.

Oteldekiler bu mesajı çözmek için telaşa kapılmış. Oraya buraya haber salmışlar.
Sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuşlar ve Temel'in ne dediği
anlaşılmış:
- 2 çay, 222 ye…

FNT
14-08-2008, 01:09
Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş,
“Hımmm! Çok güzelmiş, ne kattın buna?”
Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış
“Sana koydum efendim!”
Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:
“Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar” :D:D

kemal.erdem
14-08-2008, 02:44
Kasabanin birinde bir sebepten adamin birini karakolun nezaretine atmislar.Adam aksam eve gelmeyince durumu ogrenen karisi karakolun komutaninin karsisina cikmis, ille herifimi birakin demis.Muzip bascavus ne yapacaksinki herifini diye sormus.
kadin herifimle yatmam lazim onun icin birakmalisin diye yanitlamis , bascavus
gozunu bir bezle baglayalim, karakoldakilerin cinsel organina elleyerek hangisinin esin oldugunu bilirsen onu hemen birakacagim diye soz vermis.
kadin gozleri bezle kapali halde duvar dibine dizili mahkum ve jandarmalari elleriyle tetkike baslamis:
aha bu deyel,
buda deyel
buda deyel
...........
aha bu hec bizim koyden deyel diye devam etmis.....

krokodil
15-08-2008, 05:24
NESLİ TÜKENEN AYI

Dünyada sadece bir çift kalan nadir bir ayı türünün erkeği
ölmüş. Bu ender hayvanın üreme ihtimali sıfır,bu yüzden soyu
tükenecek. Ne yapalım diye düşünmüşler;kurullar toplanmış,çözüm
yok. Kuruldaki bir Türk bilim adamı şöyle demiş: 'Bizim memlekette bir
Hayati abi var , söylemesi ayıptır aynen bu ayıya benziyor,hatta daha
kıllıdır,ondan rica edebiliriz, 100-200 dolarda ödül verirsek bu işi
yapar ve ayıların soyunu kurtarır herhalde' demiş.
Bakmışlar başka çare yok, Hayati abiye gitmişler ve durumun
önemini, yapacağı hizmetin büyüklüğünü anlatmışlar, birde
'Karşılığında 100 dolar söz konusu' demişler. Hayati abi düşünmüş ve
'Olur ama 3 şartım var.' demiş.
Herkes sevinç ve merakla 'Ne?' diye sormuş...
1. Öpüşmem...
2. Yavru erkek olursa rahmetli babamın adını koyarsınız.
3. 100 dolar çok,en fazla 50 dolar veririm.

ENGINEER68
15-08-2008, 08:36
Arabadan laf atmada son nokta :

Cenaze arabasi ŞÖfÖrÜ bİr kiza seslenmİŞ
-''ŞİİİİİİİŞt kiz gelsene arabayla gezelİm.'
kizda:
-'hadİ ordan be !!!! ' deyİnce adam :
-'sen ne dİyon be mİllet bu arabaya bİnmek İÇİn
ÖlÜyo ÖlÜyoooooo :))

foton
15-08-2008, 08:45
GAK GUK DERSİ

'Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar...
Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş.. .
Sonunda sabırlar tükenmiş...
Susturmak için başlamışlar horozu kovalamaya.. . Horoz önde.. Gençler peşinde...
Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen yaşlı dede, seslenmiş:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz? ..
- Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden başını keseceğiz!..
- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...
Gençler bunun üzerine kovalamayı bırakmışlar.
Ertesi sabah, hafif 'gak - guk' sesleri dışında horozdan kayda değer hiçbir ses çıkmadığını görünce de şaşırıp dedeye koşmuşlar:
- Yahu dede, ne yaptın da bu horozun sesini kestin?..
İhtiyar gülmüş:
- Kıçına zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsın... Ancak 'gak - guk' edebiliyor.. .
Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.
Arkan bir gevşemeye görsün, ancak 'gak-guk' edersin...


muhteşem bir kısa gerçekten teşekkürler

ARMAND
15-08-2008, 18:27
Bascavus

Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tüm bölüge söyle der :
- Sakin benim adimi unutmayin, benim adim Arslan Oglu Arslan...Eger adimi
unutursaniz geldigimde caniniza okurum...
Aradan haftalar geçer ve Basçavus gelir herkeze adini sorarve hepsi bilir.
Sira Temel e gelir... Temel :
- Bi hayvan oglu hayvandi ama haçen ismini bilemiyrum...

ARMAND
15-08-2008, 18:29
Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!



yaşasın.......:D:D:D:D:party::party:

alkan1965
15-08-2008, 18:35
Erzurumlu adamın biri istanbul sokaklarında gömleğinin üsten iki düğmesi açık şekilde yürüyormuş. ordan geçen bir bayan erzurumlunun göğsünde ki kılları görünce şaşırmış. Erzurumlunun yanına yaklaşarak göğsünüzden bir tane kıl alabilirmiyim demiş.Erzurumlu dur bacı vitrini bozma koltuk altını göstererek depo dan vereyim demiş.

alkan1965
16-08-2008, 12:18
Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum

alkan1965
16-08-2008, 12:19
Temel ve Dursun trenle yolculuk yaparken,bir sığır çiftliğinin önünden hızla geçiyormuş.Temel tahmin etmiş
-Dursun burada tam 397 sığır var..
-Ula Temel,nasıl saydın?Vızz diye geçtuk daa..
-Kolaydur..Ayaklarını sayıp dörde bölüyorum.

alkan1965
16-08-2008, 12:29
Adamın karısı hamileymiş.Bir gece yarısı sancılanmış.Çağırılan ebe tam doğuma başlarken elektrikler kesilmiş.Adamcağız mecburen fener tutarak doğuma yardımcı oluyormuş.
Nihayet bebek sağlıkla doğmuş.Ancak ebe bakmış bir bebek daha geliyor.Onu da doğurtmuş.
Bitmemiş ardından bir tane daha..
Adam derhal feneri söndürmüş.Ebe;
-Ne yaptın,yak şu feneri!..
-Olmaz ebe hanım,baksana ışığı gören geliyor!..

ARMAND
16-08-2008, 16:57
Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
"..Şöyle aciklayabilirim..." der..
"Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım.
Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak uzereyken bana "Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..'

ARMAND
16-08-2008, 16:58
Roger agir sartlar altinda calisan bir iscidir. Bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir. Karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz kulubune goturmeye karar verir. O aksam beraberce kulube giderler. Kapidaki bodyguard,
"Hey Roger! Seni gormek ne guzel!" der.
Karisi sasirir,
"Daha once buraya gelmismiydin Roger?"
Roger,
"Hayir hayir o adami bowlingten taniyorum..."
Iceri girerler ve bir masaya otururlar.
Garson gelir,
"Iyi aksamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
Karisi,
"Roger bana bak sen buraya daha once geldin degil mi?"
Hafif hafif ofkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur.
Roger,
"Ne alakasi var! Voleyboldan tanirim onu bir iki tek icmisligimiz var ordan yani..."
Karisi pek tatmin olmamistir ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir, stritipzci,
"Selam Roger! Yine ozel masa sovundan mi istersin?"
Roger boka batmistir... Karisi hisimla yerinden kalkar ve kulubu terk eder, Roger pesinden kosar, Kadin bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da yetisir, Karisi ofkeden patlayacak gibidir...
O sirada sofor arkaya doner ve soyle der,
"Bu geceki cok suratsizmis Roger!"

alkan1965
17-08-2008, 22:08
Adamın biri arabasıyla şehirler arası yolda seyahat ederken trafik polisi durdurur.
"İyi Günler beyefendi, ehliyet ruhsat lütfen", der.
Adam: "Buyrun" der ve uzatır.
Trafik polisi bakar: "Yangın söndürücünüz var mı?"
Adam: "Var" der, gösterir.
Polis: "İlkyardım çantası?"
Adam: "Var" der, yine gösterir.
Polis: "Zincir" diye sorar, adam gösterir.
"Takoz?"
"Var."
"Çekme halatı."
"Var."
Polis dayanamaz:
- Mezdekenin kaseti der var mı lan?" der.
Adam güler "O da var" der, kaseti gösterir.
Polis:
- Tak o zaman teybe.
Adam takar, polis oynamaya başlar. Adam gülerek: "Memur bey, napıyosunuz" der.
Polis adama döner:
- Eşşek diilsin, bi yirmilik takarsın artık!

ayhan53
19-08-2008, 15:14
Memur maaşlarına yapılan zammı yetersiz bulan Temel de, “Memur Eylemi”ne katılmış...
Ancak mesai saati bitiminde, arkadaşları evlerine gitmesine rağmen o, dairede kalmış...
Eve gitmek için geciken Temel’i merak eden Fadime, telefonla her arayışında:
“Eylem yapıyorum karıcığım” cevabını alıyormuş...
Kadıncağız sonunda sinirlenmiş:
“-Ula herif, heman eve gel... Gece yarısı oldu, hem eylem yapıyorum diyorsun, hem de harıl harıl çalışıyorsun... Bu ne biçim eylem?...”
“Kolay mı sanıyorsun Fadime” demiş Temel;
“-Bu, ‘işi yavaşlatma eylemidir’... Sekiz saatluk işi yavaşlatınca, en az on sekiz saatini alıyor adamın...”

ayhan53
19-08-2008, 15:14
İki asker arkadaşı Temel’le Dursun, şehrin büyük marketinde karşılaşmış...
Birbirlerinin hatırını sorduktan sonra Dursun, Temel’e karısının nasıl olduğunu sormuş...
“Sorma... Fadime öldü” demiş Temel;
“-Bahçeden öğle yemeği için kabak toplarken bir kalp krizi geçirdi sebzelerin üzerine düşüp öldü...”
- Çok üzüldüm Temel... Peki, ne yaptınız?...
“-Ne yapacaksın işte, ben de alelacele buraya geldim.. Bari konserve alayım da öğlene taze fasulye pişireyim diye...”

ayhan53
19-08-2008, 15:15
Dükkan açılışı yapan adam; gelen çiçeğin üzerindeki, “Üzüntünüzü paylaşıyorum” notuna anlam vermeye çalışırken, tam o sırada çiçeği getiren Temel aramış...
“-Çok özür dilerim efendim... Size gönderilen çiçeğinize yanlış kart takmışız...”
“Önemli değil” demiş adam, “Bu tip yanlışlıklar hep olabilir iş hayatında...”
“Ama efendim” demiş çiçekçi Temel,
“-Sizin kart da bir cenazeye gitmiş, ‘Yeni yeriniz hayırlı olsun’ diye...”

ayhan53
19-08-2008, 15:15
Adamın biri çocuğuyla birlikte yolda yürüyormuş...
Çocuk avazı çıktığı kadar bağırıyormuş...
Adam da durmadan “Sakin ol Temel... Sakin ol Temel” diyormuş...
Yoldan geçen bir kadın:
“-Aaa... Nesi varmış küçük Temel’in bakayım” diyerek çocuğa eğilmiş...
Adam bunun üzerine:
“-Temel onun adı değil... Benim adım hanımefendi...”

ARMAND
19-08-2008, 23:19
Adam işten eve erken gelir ve içeri girdiğinde yatak odasından sesler geldiğini duyar.. hemen odaya dalar ve karısını yatakta ter içinde ve çırılçıplak bulur:
"Neler oluyor???"diye sorar..
Kadın cılız bir sesle "kocacığım kalp krizi geçiriyorum" diye mırıldanır..
Adam hemen salona koşup ambulans cağıracağı sırada 4 yaşındaki oğlu koşa koşa gelir ve "Babaaaaaa!!! Mick amcam sizin gardropta saklanıyor ve çıplaaaaaak!!!!" diye bağırır..
Adam bunu duyunca hırsla telefonu fırlattığı gibi odaya koşar, gardrobun kapısını açar ve erkek kardeşi hakkaten de çıplak vaziyette oradadır..
Bunun üzerine adam hışımla bağırır:
"SENİ KALINKAFALI!!! BENİM KARIM IÇERDE KALP KRİZİ GEÇİRİYOR, SEN ETRAFTA ÇIPLAK DOLAŞARAK KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUĞU KORKUTMA PESİNDESİN!!"

ARMAND
19-08-2008, 23:19
Karisindan bosanmis olan bir adam, o gün annesini görecek olan kizina
- Al kizim bu zarfi. Sen artik 18 yasina bastin. Bu annene verecegim son nafaka çeki. Bunu annene ver, sonra 1 adım geri çekil ve annenin yüzündeki ifadeyi seyret demis.
Kiz annesine gitmis :
- Anne babam bu zarfi sana gönderdi. Ben artik 18 yasima bastigimdan sana gönderdigi son nafaka çekiymis. Zarfi sana verip sonra 1 adim geride durup senin yüzündeki ifadeyi seyretmemi söyledi.
Annesi :
- Peki kizim .simdi babana git. 18 seneden sonra O'na aslinda senin gerçek baban olmadigini söyle. Sonra 1 adim geri çekil ve yüzündeki ifadeyi seyret !

ARMAND
19-08-2008, 23:19
Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder.
Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir.
Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar.
- "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.."
Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar.
- "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin.
Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar.
- "Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.."

alkan1965
20-08-2008, 00:11
naim hocanın vaazı

Tamam işte o bankamatik var ya, ona gidir bir kart sohirsan. sonra birgaç numara yazirsan. Eğer daha önce para yatırmışsan maçina hemen istediğin parayı verir. Yoh daha önce para yatirmamişsan maçina sana deyir ki:-Ula gavat, sen ne parasi yatırdın ki şimdi benden isdirsen?İşte sevap da buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan, öbür dünyada garşan gelir. Yapmazsan, heç bir şey bekleme

alkan1965
20-08-2008, 00:12
Teravih namazı sırasında gürültü yapan ve hocadan evvel veya sonra secdeye varan; caminin mahfel denilen üst kısmındaki kadınları şöyle uyarır Hoca: Mahfildeki garılar. Ele tek tek yatıp galhmak yok. Bundan sonra bennen yatıp, bennen bereber galhacahsız!

alkan1965
20-08-2008, 00:13
Kurtuluş Savaşı yılları.. Doğu cephesi ile telefon görüşmesi birden kesilir. Arıza ekibi Erzurum'dan yola çıkar kontrol ede ede Teyo'nun tarlasına bir gelirler ki yüz elli telefon direği yerde, Teyo hışımla ekin biçiyor.-Pehlüvan kolay gelsin de.. Direkler?-Ola oğul cepheye gidecağam dedim ambu tarlayi da biçim ele gidim. Ferğinde degilem demah tırpana denk gelmiş!

ayhan53
20-08-2008, 12:27
Temel ile Dursun ilk kez İstanbula gelirler.
İndiklerinde çarşıda taramvaya binerler.
Duraklar sayılmaya başlamış
Fatih denmiş birkaçkişi inmiş
Sultan Ahmet demiş birkaç kişi daha inmiş.
Dursun Temele sormuş.
Temel ne zaman ineceğiz.
Temelin cevabı ise şöyledir.
muhakkak bizim adımız da okunacaktır işte o zaman ineceğiz.

ayhan53
20-08-2008, 12:28
Balık Tutuyorum


Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....

Yoldan geçen soruyor;

- Orada balık mı tutuyorsun sen?

- Hayır alık tutuyorum.

- Tutabildin mi bari ?

- çook ... Seninle 23 oldu !


Deli misin?

Deli adamın biri bir gün balkondan aşağı olta sarkıtmış yoldan geçen biriyse adama sormuş:

-"Kaç balık tuttun" demiş. Deli ise adama:

-"Delimisin be adam burada balık ne arar"


Nefes alamıyorum

Adamın biri birgün kendini asmak için ipin bir ucunu ağaca bağlamış diğer ucunuda beline dolamış, hasta bakıcı sormuş.
-Ne yapıyorsunun sen,
-Görmüyonmu kendimi asıyorum.
-İyide boğazına dolaman gerek ipi,
-Denedim ama o zamanda nefes alamıyorum.

ayhan53
20-08-2008, 12:29
Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye başlamış.
Niçin?
Kendi çapında eğlenmek için.
_____
Temel sigarasını bir metre uzunluğundaki ağızlığa takıp içiyormuş.
Niçin?
Doktoru sigaradan uzak durmasını söylediği için.
_____
Temel her gece yatmadan önce ayaklarına böcek ilacı sıkıyormuş.
Niçin?
Ayaklarında karıncalanma olduğu için.
_____
Temel hamile karısının çok su içmesine izin vermiyormuş.
Niçin?
Bebek yüzme bilmiyordur diye...
_____
Temel, her yemekten sonra cebine bir kaşık koyuyormuş.
Niçin?
Doktoru yemeklerden sonra bir kaşık almasını söylediği için......
____ _
Temel hasmına tehtid mektupları yazarken eldiven giymiş.
Neden?
El yazısı tanınmasın diye.
_____
Temel, Dolmakalemiyle mektup yazarken birden çok hızlı yazmaya başlamış
Neden?
Dolma kalemin mürekkebi bitmek üzereymiş.))))))
_____

Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fıçı ile gitmiş.
Niçin?
Doktoru altı ay sonra idrarınla birlikte gel demiş...
_____

Temel, saçını ıslatmadan şampuanlıyormuş.
Niçin?
Şampuanın etiketinde "kuru saçlar içindir" diye yazdığı için.
_____

Temel,yeni aldığı ayakkabısını bir hafta giymemiş
Neden?
Satıcı bir hafta kadar ayağınızı sıkabilir dediği için

ayhan53
20-08-2008, 12:32
Temel ile Fadime, tayinleri nedeniyle Erzurum'a taşınırlar. Malum, Erzurum bol kar yağan bir yer...Kar yağdığı bir gün akşam üzeri, Temel�le Fadime evde otururlarken Belediye hoparlöründen bir anons,
'Sayın sokak sakinleri, lütfen arabalarınızı sokağın sol tarafına park edin, sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir'.
Temel, evden çıkar ve arabasını sokağın sol tarafına park eder.Ertesi aksam, yine
Belediye hoparlöründen bir anons,
'Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın sağ tarafına park ediniz, sokağın boş bırakılan tarafındaki karlar temizlenecektir'.
Temel yine dışarı çıkar ve arabasını sokağın sağ tarafına park eder. Ancak bu arada kar yağmaya da devam etmektedir... Bunun sonucu olarak sokakların her gün temizlenmesi gerekmektedir.. Nitekim 3. günün akşamı yine bir anons,
'Sayın sokak sakinleri, lütfen arabalarınızı sokağın ....? tarafına park ediniz, sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir'.
Ancak anons sırasında ses de bir kopukluk olduğu için ne Temel ne de Fadime arabaların sokağın hangi tarafına park edileceğini anlayamamışlardır. Uzun bir süre sokağın hangi tarafına park edecekleri konusunda tartışırlar ve bir türlü bir karara varamazlar. En sonunda Fadime
'Ula Temel' der, 'Madem, arabanın sokağın hangi tarafına park edileceğini anlamadık, bugün de araba garajda kalsın, boş ver anonsu...'

ayhan53
20-08-2008, 12:33
Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaşır ve
- Afedersiniz hanımefendi biraz konuşabilir miyiz acaba? diye sorar.
Kız birden haykırır.
- Terbiyesiz ! Ben senin bildiğin kızlardan değilim !
Adam utancından yerin dibine girmiş, kıpkırmızı bir suratla yerine oturmuştur. Herkes ona bakmaktadır ve bu onu daha da rahatsız etmektedir. Bir süre sonra kız ona yaklaşır ve gülümseyerek..
- Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyorum.
Bu açıklama adamın canını daha fazla sıkar ve avaz avaz bağırarak cevap verir.
- Ne ? Gecesi 200 dolar mı ? Deli misin sen

ayhan53
20-08-2008, 12:36
Evin hanimi gece yarisi uyanir ve kocasinin yatakta olmadigini farkeder.Yataktan kalkar ve kocasini mutfakta bulur.Koca dalgin-dalgin kahve icmektedir ve akli cok uzaklardadir.Üstelikgözlerinden yas gelmektedir.
"Ne oldu sevgilim?" diye sorar kadin.
"20 yil önceki ilk bulusmamizi hatirliyor musun?" der adam.
"Tabi" der kadin.
"16 yasindaydin o zaman. Arka koltukta sevisirken baban basmisti bizi."
"Evet hatirliyorum."
"Babanin silahini yüzüme dayayip -ya kizimla evlenirsin ya da 20
sene hapiste yatarsin- demesini de hatirliyor musun?"
"Hatirlamaz miyim..."
Adam yanagindaki gözyaslarini silerek "Biliyor musun, bugün hapisten cikmis olacaktim..."

ayhan53
20-08-2008, 12:38
Beyaz bir rahip sadece zencilerin yaşadığı ve koyunların kutsal olduğuna inanıldığı bir köye görev yapmaya gider. Aradan bir zaman geçince kasabada melez bir çocuk doğar . Herkes bu duruma şaşırır . Kadının kocasıda rahipten şüphe ederek soluğu rahibin yanında alır. Rahibe durumu anlatıp Çıkışır . Rahip tırsar ve durumu kurtarmak için doğadan örnekler vermeye başlar .
- Bak oğlum der her taraf bu tür mucizelerle doludur . Mesela şu koyun sürüsüne bak . Bütün koyunlar beyazken şu arkadaki koyun neden siyah acaba ? der . Zenci adam bir müddet rahibin yüzüne bakar ve
- Tamam rahip ben çocuğu unuttum ama sen de koyunu unut yoksa gebertirler ikimizi.

ayhan53
20-08-2008, 12:40
Üç adam cennetin kapısında sorgu meleğinin karşısında duruyormuş (doğal olarak yeni ölmüş adamlar bunlar). İlk adama nasıl öldüğünü sormuş melek.

Adam anlatmış: "Uzun süredir karımın beni aldattığından şüpheleniyordum.İş seyahatine gitme bahanesiyle evden çıktım ve 2 saat sonra haber vermeden döndüm. Karım çıplaktı ve banyodan yeni çıktığını söyledi ama ben ona inanmadım çünkü saçları kuruydu. Hırsla evi aramaya başladım, kimse yoktu, fakat yatak odasının penceresinde iki el gördüm. Yarı çıplak ter içinde bir adamdı bu.. Ellerine vurarak onu aşağı düşürdüm ama çok şanslıymış, çiçek tarhının üzerine düştü ve ölmedi. Ben de buzdolabını üzerine attım. Adam öldü ama ben de kalp krizi geçirdim."

Sıra ikinci adamdaymış:
"Şortumu giymiş evimde günlük sporumu yapıyordum. Koşu bandını fazla hızlandırmış olmalıyım, birden şerit koptu ve beni üzerinden fırlattı, pencereden dışarı uçtum. Neyse ki alt katın penceresine tutunabildim. Ama manyağın biri beni ellerime vurarak aşağı düşürdü. Neyse ki çiçeklerin üzerine düşüp kurtuldum ama sapık herif bu sefer de üzerime buzdolabını attı ve burdayım işte..."

sıra üçüncü adamdaymıi:
"Ben buzdolabının içinde çıplak bir şekilde bekliyordum, kendimi burada buldum."

ayhan53
20-08-2008, 12:42
4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik
finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin
patladığını söylerler... Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin
yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.
Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı
köşelerine oturtur.
Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes
sınavı geçebilir... Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10'ar
puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır... Bunları kolayca çözerler.
Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: "Hangi lastik
patladı?"

TCM
20-08-2008, 16:00
Arabanın lastiği tam tımarhanenin önünde patlar. Adam arabayı kenara zar zor yanaştırır. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker. Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünmüyor bile. Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker. Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir: “Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?” Adam, “Sorma birader” der, “Lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.” Deli çözümü sunar: “Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder.” Adam hemen denileni yapar. Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir: “Senin ne işin var tımarhanede?” Cevap müthiştir: “Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil!”

kantar
20-08-2008, 16:44
65 yaşlarındaki bir bayan doğum yaptı. Hastaneden eve döndüğü gün eş dost ziyaretine gelmişti. Gelenler biraz sohbetten, hal hatır sorduktan sonra bebeği görmek istediler. Anne “Şimdi olmaz, belki birazdan!” dedi. Sohbet sürdü ve yarım saat kadar sonra misafirler tekrar bebeği görmek istediler. Anne, yine “Şimdi olmaz, belki biraz sonra’” diye yanıt verdi. Sohbet 10 dakika kadar daha sürdükten sonra misafirlerden biri bu kez sabırsızlıkla “Bebeği şimdi görebilir miyiz?” diye sordu. Anne, “Şimdi olmaz, bebek ağlayınca!” diye cevap verince misafirler meraklı ve şaşkın, “Neden ağlayınca?” diye sordular. Yaşlı anne, en doğal haliyle “Çünki bebeği nereye koyduğumu unuttum!” diye mırıldandı...

kantar
20-08-2008, 16:46
Ölümden sonra yeniden dirilişe inanan iki sevgili birbirlerine söz vermişlerdi. Hangisi önce ölürse, öteki tarafından "çağrıldığında" hemen gelecek ve kendisine sorulan her soruyu doğru olarak yanıtlayacaktı. John öldükten birkaç ay sonra sevgilisi Martha, birbirlerine verdikleri bu sözü anımsadı ve John'un ruhunu çağırdı, onunla konuşmaya başladı: "Birbirimize verdiğimiz sözü anımsıyorsun değil mi, John?" dedi. "Bana oralar hakkında biraz bilgi vereceksin, değil mi?" John tane tane anlatmaya başladı: "Burada bulut denen şey yok, gök her gün masmavi, güneş her zaman pırıl pırıl, öğleden sonraları tatlı bir meltem esiyor, geceler ise sımsıcak..." Martha, biraz daha ayrıntı öğrenmek istedi. John, herşeyi çekinmeden anlattı: "Sabahları saat onbirde uyanıyoruz... Nefis bir kahvaltıdan sonra plaja gidiyoruz... Önüm, arkam, sağım, solum, dünyanın en güzel kadınlarıyla dolu... Tümü üstsüz olarak dolaşıyor ya da yatıp güneşleniyor. İçlerinden gözüne çarptıklarım, kendilerini tutamıyorlar, ya başımı ya da vücudumun başka bir yerini okşuyorlar ve bana çok çok güzel şeyler söylüyorlar... Kimileri daha ileri gidip, bana sarılıyorlar, beni kucaklıyorlar... Öğle yemeğinden sonra özel odalara çekilip, bir iki saat şekerleme yapıyoruz... Sonra da harika bir gece yaşamına başlıyoruz. Gece de, gündüz de aşk ve eğlence içinde burası..." Martha bir yandan kendini frenleyip, kıskançlığını belli etmemeye çalışırken, bir yandan da hafif bir öfkeyle mırıldandı: "Bizim cennet diye bildiğimiz, meğer böyle bir yermiş, ha?" John birden sesini yükseltti: "Sana cennetten söz eden kim?" dedi. "Ben şimdi şirin bir fino köpeğiyim ve şu anda sahibim bayanla Miami'de tatildeyiz...”

kantar
20-08-2008, 16:47
Hastanede bir erkek bebek doğar. Bebeğin hiçbir fiziksel kusuru yoktur ama bir sorunu vardır; doğduğu andan beri sürekli kahkahalarla gülmektedir... Anne ve babası şaşkın şaşkın bakarlar. Hemşireler ve doktor da bir anlam veremezler. Bebek katıla katıla gülmektedir, gözlerinden yaşlar gelmektedir. Derken pediatriden biri gelir ve parmaklarının tam olup olmadığını görmek için bebeğin sımsıkı yumruk olmuş avucunu açar. Bebeğin neden bu kadar güldüğü ortaya çıkar...
Bebeğin avucunda bir doğum kontrol hapı vardır.

kantar
20-08-2008, 16:49
Katolik mahallenin papazı, o kiliseye gelişinin 25. yıldönümü şerefine verilen bir yemeğe davetliydi. Onuruna bir konuşma yapması için kasabanın ileri gelenlerinden bir politikacı seçilmişti. Aynı zamanda bir kongre üyesi olan politikacı trafik nedeniyle yemeğe geç kalmıştı. Herkes sıkıntıyla beklerken papaz bir konuşma yaparak sessizligi dağıtmak istedi. ”Bildiginiz gibi, günah çıkarırken söylenenler asla açıklanmaz...” diye başladı papaz, “... ancak size burada duyduğum ilk itirafi anlatmak istiyorum. Tabi kim olduğu hakkında bir ipucu vermeyeceğim, ama bu kasaba hakkındaki ilk izlenimlerimi anlatmak için bahsetmek istiyorum. 25 yıl önce buraya ilk geldiğimde bana günah çıkarmak için gelen ilk kişi yüzünden buranın korkunç bir yer olduğunu düşünmüştüm. Bu kişi bana bir TV çaldığını, yolda onu durduran polisi öldürdüğünü, zimmetine para geçirdiğini ve patronunun karısıyla ilişkisi olduğunu itiraf etmişti. Şaşkına dönmüştüm! Fakat zaman geçtikçe onun buradaki en kötü insan olduğunu ve kasabanın geri kalanının son derece iyi, namuslu ve dürüst insanlardan oluştuğunu anladım ve burada kaldığım için çok mutluyum.” Papaz konuşmasını tam bitirmişti ki, politikacı kan ter içinde yemeğe yetişti. Herkesten özür diledi ve hemen konuşmasına başladı; ”Sevgili papazımızın buraya ilk geldiği günü hiç unutmam. Aslına bakarsanız, kendisine ilk kez günah çıkarmak şerefi de 25 yıl önce bana ait olmuştu!..”

kantar
20-08-2008, 16:50
Bill kilisenin en geri zekalı görevlilerinden biriymiş. Papaz kovmadan önce son bir şans daha tanımak istemiş. "Bana bak!.." demiş, "... konuşmamın sonunda 'Melekler mumları yakınca mabet ışıldamış' dediğim anda arkamdaki bütün mumları yakacaksın ve koro başlayacak!.. Tamam mı?" Bill başını sallamış ve hata yapmamak için bütün gece dua etmiş. Ertesi gün kilise tamamen doluyken papaz konuşmasının sonunda sesini kalınlaştırıp "Melekler mumları yakınca, mabet ışıldamış!" demiş ve göz ucuyla bakmış ki mumlar yanmıyor... Tekrar sesini daha da yükseltip "Melekler mumları yakınca, mabet ışıldamış!" demiş... Arka taraftan Bill'in ince sesi duyulmuş, "Ama zangoçun köpeği de kibritlere işemiş!.."

ARMAND
20-08-2008, 18:59
Profesör, öğrencileri ile birlikte Karadenizli hastanın yatağının başına
gitmiş.. Onlara yeni bir hastalığn belirtilerini öğretecek.. Yatakta bitkin,
kendinden yarı geçmiş vaziyetteki hastayı göstererek konuşmaya başlamış:
"Bakın yüz rengi sarıya yakın.." "Gözler içeriye doğru çökmüş, o yüzden
burun daha sivri görünüyor.." "En fazla değişik kas yüzümüzdedir.. Bakın
kaslar tepki vermediğinden ifade anlamsız.. Çene aşağıya sarkmış duruyor..."
Hasta da öğrenciler gibi dikkat kesilmiş dinliyor..Profesör bu bir batın
sendromu belirtisidir diyecek, yerinden zorlukla dikilmeye çalışan hasta
fırsat vermemiş.. Zor bela mırıldanmış: ''Sen sanki dünya cüzelisun...":D:D:D

alkan1965
20-08-2008, 22:58
Türkiye den Rusya ya 3 tane ajan gidecekmiş.Türk komutanı ajanlara çuvallar içinde gideceksiniz.Rus komutanı yakalarsa bir başka şeyin taklitini yapın demiş.Ajanlar gitmiş.Rus komutanı ajan Ahmet in bulunduğu çuvala tekme atmış.Çuvaldan miyav miyav diye ses gelmiş.Komutan bunda birşey yok diye bırakmış.Ajan Ali nin çuvala tekme atmış.Çuvaldan hav hav diye ses gelmiş.Komutan bunu da bırakmış.Sıra ajan Mustafa ya gelmiş.Komutan vurmuş,ses yok.Bir daha vurmuş,yine ses yok.Birdaha vurmuş ;artık ajan dayanamamış patates lan patates

krokodil
21-08-2008, 11:19
Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetlerken yakalanmışlar. olayı öğrenen Padişah çok sinirlenerek hepsinin mesleğine göre hadım edilmesine karar vermiş. İngilize mesleğini sormuşlar;
-Terziyim...
-Kesin makasla,
Fransıza sormuşlar;
-Oduncuyum...
-Kesin baltayla,
Bu sırada Türk gülmekten katılıyormuş. merakla sormuşlar;



-Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadım olacaksın...

-ben dondurmacıyım, yalaya yalaya nasıl bitireceksiniz onu merak ediyorum...

mutlu
21-08-2008, 14:59
Kayserililer

Iki Kayserili kasabada bir tiyatro açmışlar, fakat Kayserili halkı malum çok cimri, kimse para vermek istemediginden her gün sıfır çekiyorlarmış. Bakmışlar olacak gibi degil, düşünmüşler ne yapalım ne edelim diye. En sonunda birinin aklına bir fikir gelmiş.Ertesi gün her tarafa ilanlar asılıyor.

"Cumartesi günü tiyatromuza giriş bedavadır."

Kasaba halkı bedavayı bulmuş kaçırır mı. Cumartesi günü. Tiyatro ful çekmiş, bizimkiler mükemmel bir oyun sergiliyorlar.
Herkes ayakta alkışlıyor. Oyun bittikten sonra kasaba halkı çıkışa doğru yönelmiş ama ne görsünler ?

Kapılar kilitli ve su yazı yazıyor :

"Çıkış 10 YTL"

mutlu
21-08-2008, 15:14
"Torun, çiftliginde yasayan 90 yasindaki dedesini ziyarete gitmis, hafta sonu..

Sabah kahvaltida dedesi ona sahanda yumurta yapmis..Adam bakmis tabakta yag ve yumurta disinda bazi seyler var..

-""Dede"" demis.. ""Bu tabak temiz mi?..""

-""Soguksu bu kadar temizler"" demis, dedesi..

-""Otur da kahvaltini yap..""

Ögleyin dedesi mangalda et yaparken, gene bakmis, tabakta siyah lekeler..

Gene sormus..

-""Dede, bu tabagin temiz oldugundan emin misin?..""

-""Soguksu bu kadar temizler"" demis, dedesi.. ""

ikide birde bana bunu sorup durma.. ""

Aksam yemege oturmuslar. Torun tabaga bakmis gene, tam agzini açacakken yutkunmus, susmus.. Yemis yemegini..Gece yarisina dogru, dedesine veda edip yola çikmak isterken, kapinin önünde

uyuklamakta olan köpek dikilmis ayaga..

Yolunu kesmis ve dislerini göstererek hirlamaya baslamis.Torun seslenmis..

-""Dede, köpegin beni birakmiyor..""

Televizyonda futbol maçi seyreden dede, kafasini bile çevirmeden bagirmis:

-""SOGžUKSU .. gel oğlum gel!..""

mutlu
21-08-2008, 15:14
Temel'i elinde tuttuğu penguenlerle beraber görünce,
- Bunu hayvanat bahçesine götür, diyorlar.
Bir müddet sonra Temel'le yolda dolaştığını görünce:
- Niye hayvanat bahçesine götürmedin?
- Hayvanat bahçesine götürdüm. Şimdi sinemaya cideyruz.

mutlu
21-08-2008, 15:16
+15

"Adamin biri bir Gün bankaya kredi çekmeye gitmis.Karsisinda müdürü görünce,

-""Müdür bey, benim acilen nakite ihtiyacim var."" demis. Müdür;

-""Bu parayi alabilmeniz için senden öncelikle gözünün ve götünün fotografini istiyoruz"" demis. Adam mecbur kalinca mecburen veksikalik fotografini çektirip götürmüs.Müdür resimleri alinca:

-""Bir hafta sonra gel"" demis.

Adam bir hafta sonra gitmis ve Müdür beye :

-""Benim isimi hallettiniz mi?"" demis.

Müdür bey :

-""Kurulumuzu toparladik resimleri inceledik. Açikça konusmak gerekirse sende bu parayi alacak göz var ama ödeyecek göt yok!.."""

mutlu
21-08-2008, 15:18
+18
(bu hikaye gercek hayattan alnmıştır)

trabzonun of ilçesinde yasıyan namazında niyazında 60 -65 yaslarında emine teyze carsıya gitmak için otobus durağına gelmiş .Ardından bir turbanlı ama eteği normaldan biraz kısa olan bi kız gelmiş .emine teyze kendini tutamamiş.ve...
KIZIM USTTEN DEĞİL ALTTAN YAPARLAR demiş.

Alıntıdır.

mutlu
21-08-2008, 15:22
cırcır böceği

Kızılderelinin Perspektifi Bir Gün New-Yorkta bir grup is arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar.Gruptan biri, Kızılderilidir. Yolda yürürken insan kalabalığı,siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına çırçır böceği sesinin geldiğini söyleyerek çırçır böceği aramaya baslar. Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da,onunla aramaya devam eder. Kızılderili , yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder.Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir çırçır böceği bulurlar. Arkadaşı, Kızılderiliye: "Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar. Kızılderili ise;bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder. Kızılderili, arkadaşına dönerek: **"Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin." der

alkan1965
21-08-2008, 19:58
Adamın biri eşiyle beraber doktora gitmiş ayağında bır ağrı oldugundan dolayı filmi çekilmiş derhal doktorun yanına gitmişler tabi filmler(sken)daha dokturun eline ulaşmamış.
Doktora filmi çektirdiğini söyler,doktorda hemşireye;
-'kızım nerede bunun skeni'diye sormuş.
Eşinin yanında durmakta olan erzurumlu;
- 'burdayım doktor bey'diye atılır.

alkan1965
21-08-2008, 20:13
Erzurmlunun biri adam yaralamaktan içeri girmiş arkadası buna teslim olmadan önce öğüt vermiş.
Maphusa girince kapıyı tekmele ve 4 leşim var diye bağır senden korksunlar demiş. Bununda aklına yatmış tabi.
Bizimki sivas ceza evine düşmüş ve koğuşunu belirlemişler. Gardiyan içeri sokacağı sırada kapıya bir asılmış tekmeyle
- ulennnn yedi leişim var gan gokiremmm diye bağırmış.
Koğuşun ağasıda yarma gibi gelmiş önüne dikilmiş
- ne gokiysen ne gokiysen.
Erzurumlu korkudan ne yapcağını şaşırmışşş.
- hiç şeyy abiii gelirken lagıma düştüm bog gokirem

alkan1965
21-08-2008, 20:14
Küçük kız sınıfta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldırıverdi:
"Öğretmenim bişey sormak istiyorum!!"
"Evet seni dinliyoruz..?"
"Benim anneannemin bebeği olur mu?"
Öğretmen tabi çok şaşırmış ama "anneanneler bebek yapmak için
biraz yaşlıdırlar" diye gülümsemiş.
Bizim bıdık yine sormuş:
"Peki annemin bebeği olur mu?"
Ögretmen cevaplamış:
"Annelerin bebeği olur ama yaşları ilerledikçe bebekleri olma ihtimali azalır"
Derken küçük kız:
"Peki öğretmenim. Ya benim bebeğim olur mu"
Öğretmen gülmüş:
"Senin yaşın daha çok küçük, olur mu
öyle şey?"
Bunun üzerine arka sıralardan erkek çocuklardan biri bağırmış:
"Baaak!! Ben sana bişey olmaz dememiş miydim?

alkan1965
21-08-2008, 20:36
Uçakta kapı açılmış acemi erler teker teker paraşütle aşagı atlıyorlardı.
Sıra temele geldiginde komutanına dönerek; komutanım dün gece rahmetli annem rüyama girdi; oğlum o paraşütle atlama açılmayacak dedi
komutan atla oglum inanma böyle boş rüyalara der, fakat askeri ikna edemez.
Bunun üzerine ver onu bana al benimkini der ve degiştirirler.
Asker atlar ve paraşütü açılır süzüle süzüle aşagı dogru inerken başını kardırırki ne görsün; komutan paraşütü açılmamış mermi gibi aşagı dogru geliyor.
Tam yanından geçerken bagırır; komutanım.. komutanımm nereyeee
komutan hışımla bagırır; ananı s..meyeeee

irasare
22-08-2008, 11:32
Bir mafya babasi evli bir kadinla iliski kurmus. Bir gece kocasi yok diye kadinin evine gitmeye karar vermis ve adamlarina 'Ben iceri girdikten sonra hemen buyuk bir branda ayarlayin ve pencerenin hemen altina dort ucundan gerin' demis.
Sonra da ne yapacaklarinin talimatini vermis: 'Kadinin kocasi gelirse kapiyi bir kere caldirin, ben asagiya atlayacagim, yakalanip raconu cizdirmeyelim... Tamam mi?'
Adamlari, 'Basustune patron' demisler. Mafya babasi kadinin evine girmis, tam soyunup yataga uzandigi anda evin kapisi calinca bizimki kendini tereddutsuz pencereden donla 4. kattan asagi firlatmis. Kadin uzerine alelacele bir sey alip kapiyi acmis ki karsisinda patronun adamlarindan biri... 'Yenge' demis adam mahcup bir sekilde onune bakarak, 'Patrona soyle her taraf kapali branda falan bulamadik!'

ARMAND
22-08-2008, 17:59
Canli maymun yakalama konusunda dünya çapinda ün yapmis olan Temel'i, Amerika'da katildigi bir av partisinde, bütün avcilar, "Bu adam bu isi nasil yapiyor acaba" diye dikkatle izliyorlardi. Temel tek kirma kötü bir tüfek ve uyuz köpegi ile agaçlarin arasindan ilerlerken, arkasinda yaklasik otuz kadar avci, otomatik tüfekleri ve son derece mükemmel yetistirilmis köpekleri ile takip ediyorlardi. Bir ara içlerinden biri, "Agaçta maymun var, agaçta maymun var" diye bagirmaya baslayinca, Temel tüfegini yere birakip agaci sallamaya basladi. Sarsintiya dayanamayan maymun biraz sonra yere düstü. Temel'in köpegi maymunun düstügünü görünce, yildirim hiziyla kosup, maymunun toparlanmasina firsat vermeden üzerine çikip, hayvana tecavüz etti. Tabiki bu durumda halsiz kalan maymunu Temel yerden kaldirip bir çuvalin içine koydu.
Amerikali avcilar gördüklerine inanamamislar, hayretler içinde kalmislardi. Bu sekilde birkaç maymun daha yakalamisti. Daha sonralari gördükleri bir maymun Temel ne yaparsa yapsin asagi düsmemisti. Bunun üzerine agaci yukari çikip ordan sallamayi düsünen Temel,
- Içinizde en iyi nisanci hanginiz ? diye sordu. Diger avcilarin gösterdigi en iyi nisanciya Temel,
- Pana bak usagum, ben agaca çikayrum, dali yukardan sallayacagum. Eger maymun asagi düserse hiçbir mesele yok. Ama bir tersluk olurda ben asagi düsersem, hiç beklemeden köpegi fur

ARMAND
22-08-2008, 17:59
Alman fizikciler yerin 100 metre altinda bakır tel bulduklarını,
bunun ise atalarının bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin
olduğunu kanıtladığını duyurdular.


Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.
Amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine
ait fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, Amerikan toplumunun
Almanlar'dan 1000 yil öncesinde gelismis dijital haberlesme sistemleri
oldugunu söylediler.


Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinde yeni bir manset. Türk bilim
adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey bulamadiklarini,
bunun ise atalarinin 5000 yil öncesinde mobil telefon ve kablosuz
iletisim sistemlerine sahip olduklari sonucuna vardilar....

:D:D:D

hgarip
22-08-2008, 20:00
temelin karısı fadime dursuna telefon açmış...
--tamal iş gezisine gitti....gel...
dursun heyecanla gelmiş....
tam soyunmuşlar.kapı çalmış.gelen temel...
fadime:
--gizlenirsen bulur,demiş.en iyisi sen salonun ortasında robot gibi dur.ben izah ederim.
fadime kapıyı açmış.
--ne oldu gitmedinmi demiş...
temel fadimeye
--yatak odasında cüzdanımı unutmuşum.onu getirirmisin demiş...
birden gözü dursuna ilişmiş.
--bu ne demiş.
fadime:
--yeni aldığım robot
fadime yatak odasına gidince temel dursunu çıplak görünce''gitmeden şu robotu bir becereyim ''demiş.
dursunun arkasına geçmiş.uğraşmış fakat dursun kendini sıktığı için başaramamış.
temel:
--galiba buna delik açmayı unutmuşlar.şu tornavida ile buna bir delik açayım demiş.
tornavida lafını duyan dursun tekrarlamaya başlamış:

--lütfen tekrar deneyiniz...lütfen takrar deneyiniz...

ÖZDOĞAN77
23-08-2008, 11:04
Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yülseliyor, sevişmeye
hazırlanıyorlar. Ancak kadın durup dururken :
'Dur, canım istemiyor, sadece bana sarıl' diyor. Adamcağız,
'Neden?' diyor. Karısı:
'Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarımı anlamıyorsun' diyor.

Adam, sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor. Ertesi gün
adam, karısını çok güzel bir mağazaya götürüp, alışveriş yapıyor. Kadın, 3
tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor. Adam, karısına hepsini
almasını söylüyor. Sonra, $200'dan 3 çift ayakkabı da alıyor.. Sonra,
pırlanta küpeler alıyor. Kadın heyecanlanıyor, mutlu oluyor.. Kocasının
delirdiğini düşünüyor ama umurunda değil, pırlanta kolye de alıyor. Kocası,
'Kolye sevmezsin sen ama bunu beğendiysen, alabilirsin' diyor. Kadın
zıplıyor, yerinde duramıyor mutluluktan.
'Hazırım, kasaya gidelim' diyor kadın. Kocası:
'Hayır hayır hayır bunları satın almayacağız ki' diyor. Karısının yüzü
bembeyaz oluyor. Kocası:
'Bunlara sadece sarılmanı istiyorum'

stoploss34
23-08-2008, 11:11
nerden buluyonuz bunları üstad

alkan1965
23-08-2008, 17:14
Başkası çarpar
Kadın doktora gittikten sonra eve geldi ve kocasına müjdeyi verdi:
- Hamileyim!
Adam şaşkınlık içerisinde:
- İmkansız!.. Ben hep dikkat ederim...

Emin olmak için doktoru ziyaret etti:
- Anlayamıyorum doktor, dikkat etmiştim.

- Bakın bayım... Bu araba kullanırken dikkat etmeye benzer. Siz dikkat edersiniz ama başkası gelip çarpar!..

ARMAND
24-08-2008, 14:59
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına
gider:
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve
beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz
mü?"
-"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek,
yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?"
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben
size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta
kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı
geçirteceksiniz. (Hocanın
keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.)
Ve öğrenci sorar:
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir?
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi
not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en
iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip
bilmediğini sorar.
Öğrenci hemen cevap verir:
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.
Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu
mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta
kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz.
Bu da ne mantıklı, ne de yasal."

anibal22
24-08-2008, 16:56
Afrika collerinde giden trenin birinde bir kompartimanda seyahat eden 3 adam ve 1 de kadin varmis. Tabii yolculuk uzun , bir sure gittikten sonra adamlarin cani sıkılıyor.. Kadin da tas gibi. Adamlardan birisi dayanamiyor:
"ben teklif edecegim" .Hemen gidiyor yanina teklif ediyor: "Benimle yatar misin?" diye.
Kadin da hemen "tabii, neden olmasin; fakat prezervatifin var mi? " diye soruyor.Adam da olmadigini soyleyince kadin "prezervatif olmazsa olmaz" diyor.Adam da ne yapsin kos kos oturuyor yerine. Neyse bir sure sonra bu sefer 2. adam ayni sekilde kalkiyor ve teklif ediyor. Fakat yine ayni hikaye, bu adamdan da prezervatif cikmayinca o da kos kos oturuyor yerine. Sonra 3.adam da ayni sekilde... Bir sure sonra tren bir istasyonda duruyor.Durunca kadin: "bakin, ileride bir kasaba var. Oradan prezervatif alin 3unuzle de yatacagaim" diyor. Bizimkiler hemen atesleniyor atliyorlartrenden hemen istasyon sefine kac dakika duracaklarini, kasabaya kac dakikada gidebileceklerini soruyorlar. Istasyon sefi de 15 dakika duracaklarini ve kasabanin da 10 dakikada varilacagini soyluyor.
Bunlar bir kosu 7.5 dakikada oradalar. Hemen giriyorlar eczanenin birin ebakiyorlar ayi gibi bir zenci duruyor. tabii dilini bilen kimse yok.Basliyorlar prezervatifi anlatmaya .Birisi balon sisirir gibi yapiyor,olmuyor. Birisi elindeki lastigi cekistirir gibi yapiyor , yine olmuyor.Tam bunlar kara kara dusunurken birisinin aklina bir fikir geliyor.
-Bakin arkadaslar, prezervatif dunyanin her yerinde 1$ dir . Simdi tezgahinustune 1er dolar koyacagiz yanlarina da cikari aletleri koyacagiz. Ve Digerleri de tamam diyor ve cikariyorlar 1er dolar, koyuyorlar tezgahinuzerine. Yanina da cikariyorlar aletlerini koyuyorlar. Bizim zenci bakiyorbakiyor... en sonunda o da cikariyor aletini TAAAAAAK! diye koyuyor aletini tezgahin uzerine ve butun paralari toplayip gidiyor.

ÖZDOĞAN77
25-08-2008, 10:12
Ayran ve kaymak

Iki arkadas bir kosede oturmus konusuyorlarmis; biri digerine :
- IMF hakkinda ne düsünüyorsun?
- Bir fikra ile anlatsam, olur mu?
- Olur.
- Birgün iki tane kurbaga ayran bakracina düsmüs.Çirpinmaya baslamislar.
Bir tanesi bir süre çirpindiktan sonra kurtulus olmayacagini
anlayip, kendini salivermis. Bogulup gitmis.Digeri ise
çirpinmaya devam etmis.
Çirpindikça, ayranin yagi üstte birikmeye baslamis.
Kurbaga, üzerine oturabilecegi kadar yag birikince, çikip yagin üzerine
oturmus.
- Kurtulmus mu?
- Hayir. Aksine o zaman yanmis...
Ayran sahibi kurbagayi diger bakraca atmis. Kurbaga çirpindikça ayranin
üzerinde yag tabakasi olusuyormus. Kurbaga tam kurtuldugunu
zannederken, ayran sahibi, biriken yaglari toplayip kurbagayi diger
bakraca atiyormus.Bu böylece sürüp gitmis.
- Eeee?
- Ee si su. Biz çirpindikça, IMF, 'sizi kurtariyorum' diye bizi aliyor
diger bakraca atiyor. Ve biriken yaglari topluyor.
Hepsi bu kadar.

ARMAND
25-08-2008, 14:51
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına
aşağıdaki satırları yazar:

'Sevgilim,
Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz
oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek
amacıyla bir sütanne tuttum.
Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı
çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde
zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim.
Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin
umarım.

Öptüm,
Biricik eşin'

Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup
yazar:

'Sevgili anneciğim,
Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz
olduğu için bir sütanne tuıtmak zorunda kaldığını,
o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin
renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan
eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .
Selam ve sevgilerimle'

Anne si ise oğluna şöyle bir cevap yazar:

'Sevgili oğlum,
Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de
yetersiz kalmıştı.
Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp
onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda
kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan
bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.
Seni seven annen'

TCM
25-08-2008, 15:31
Yildirim akbulut, demİr leydİ margaret thatcher'in davetİ Üzerİne İngİltere'ye gİdecektİr. Ancak İngİlİzce bİlmedİĞİnden panİĞe kapilmiŞtir. DaniŞmanini ÇaĞirarak ona ne yapmasi gerektİĞİ sorar.daniŞmani anlatir: "baŞbakanim, panİĞe mahal yok. Her Şey Çok kolay olacak. UÇaktan İnecek ve oradakİ en yaŞli gÖrÜnÜmlÜ bayanin elİnİ sikacaksiniz. Daha sonra sİzİn İÇİn serİlmİŞ olan kirmizi halinin Üzerİnde yÜrÜyerek askerİ karŞilama taburuna dÖnÜp selam vereceksİnİz. Askere sÖyleyeceklerİnİzİ kÜÇÜk bİr kaĞidin arkasina yazip kravatinizin arkasina İĞneleyİn. GerektİĞİnde bakarsiniz."
yildirim akbulut durumun bu kadar basİt olduĞunu duyunca neŞelenİr ve, "yaŞa be" dİyerek daniŞmanina sarilir.yola koyulurlar. Yildirim akbulut uÇaktan İndİkten sonra margaret thatcher'in elİnİ sikar ve askere dÖnerek ŞÖyle der: "hello soldİer. Polo giravatlari, made İn turkey."

TCM
25-08-2008, 15:38
Yildirim akbulut bİr gÜn taksİye bİnmİŞ. Trafİkten dolayi zaten sikintidan patlayan ŞofÖr bİraz sonra sormuŞ: "abİ sana bİr yildirim akbulut fikrasi anlatayim mi?"
yildirim akbulut, bozuk bİr sesle yanitlar: "ben yildirim akbulut'um."
ŞofÖr aynadan mÜŞterİsİnİ sÜzer ve ŞÖyle der: "olsun abİ, ben yavaŞ yavaŞ anlatirim."

FNT
25-08-2008, 17:32
"27 şubat 1 mart tarihleri arasında İran'a 6 günlük bir ziyaret yapacağım."

Yıldırım AKBULUT
Başbakan

FNT
25-08-2008, 17:43
Yıldırım Akbulut başbakan olduktan sonra Turgut Özal makamına ziyaretine gelir.. Yıldırım Akbulut'un ingilizce bilmedigini bilen Turgut Özal, Yıldırım Akbulut'a "Yıldırım şu ingilizceyi öğren artık bir dahaki ziyaretime kontrol edeceğim" der ve gider...
Aradan bir süre geçer Turgut Özal yine bir ziyaretinde Yıldırım Akbulut'a "ne yaptın Yıldırım İngilizce işleri nasıl gidiyor?" der..
Yıldırım Akbulut "gayet iyi" diye cevap verir. Turgut Özal "O zaman yaverini çağır bakalım içeriye" der.
Yıldırım Akbulut yavere dönerek "Mehmet kam hiyır" der. Yaver içeriye gelir...
Turgut Özal içinden "harbiden çözmüş ya" der ve akabinde "Tamam yaveri şimdi geri gönder" der...
Yıldırım Akbulut odadan dışarıya çıkar ve dışarıdan seslenir "Mehmet kam hiyır!!!"

alkan1965
25-08-2008, 19:31
Yıldırım Akbulut başbakan olduktan sonra Turgut Özal makamına ziyaretine gelir.. Yıldırım Akbulut'un ingilizce bilmedigini bilen Turgut Özal, Yıldırım Akbulut'a "Yıldırım şu ingilizceyi öğren artık bir dahaki ziyaretime kontrol edeceğim" der ve gider...
Aradan bir süre geçer Turgut Özal yine bir ziyaretinde Yıldırım Akbulut'a "ne yaptın Yıldırım İngilizce işleri nasıl gidiyor?" der..
Yıldırım Akbulut "gayet iyi" diye cevap verir. Turgut Özal "O zaman yaverini çağır bakalım içeriye" der.
Yıldırım Akbulut yavere dönerek "Mehmet kam hiyır" der. Yaver içeriye gelir...
Turgut Özal içinden "harbiden çözmüş ya" der ve akabinde "Tamam yaveri şimdi geri gönder" der...
Yıldırım Akbulut odadan dışarıya çıkar ve dışarıdan seslenir "Mehmet kam hiyır!!!"

harika..:kahkah::kahkah::kahkah::kahkah::kahkah:

irasare
26-08-2008, 00:52
Bir gün adamın biri evden işe döner posta kutusuna bir bakar normal halinden 4 kat fazla fatura merak eder telefon şirketini arar bir sorun olamadığını söylerler adam der çaresiz ödeyecez sonra gece yarısı kalkar bir bakar papağanı telefonu açmış konuşuyor çok kızar ve papağanı kanatlarından duvara çiviler 1 hafta boyunca orada kalacağını söyler 15-20 dakika geçer canı sıkılır orada asılı duran hz.isanın haça girilmiş heykelini görür der
- Eeee, birader sen ne zamandır burdasın
heykel der
- Ben 2000 yıldır buradayım
papağan,
- Ohaaa nereyi aradın lan öyle

irasare
26-08-2008, 00:56
Nasıl yağmur nasıl fırtına, adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur.. Adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak "ohoo orası çok yakın alamam seni" der ve gazlar gider.. Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi başarır.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi durağındadır ve üçüncü sıradadır.. Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanaşır:
- Ataköye kaça götürürsün ?"
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin.
- Hadi be sapık mısın, defol.. Adam bu cevabı alınca ikinci sıradaki taksiye yanaşır
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
- vay sapıkkk vayy defol sıra üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanaşır:
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartım var
- Nedir ?
- Giderken diğer taksicilere el sallıyacaksın
- Ayıbettin abi tabii...


ahauahuahaua :)))))))))))

irasare
26-08-2008, 01:06
Ciftcinin biri komsu barda otumus deli gibi icerken arkadasi
gelmis ve "Hey, bu guzel gunde niye sarhoslar gibi oturup icki iciyorsun ki?" demis..

Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
Adam : Bu kadar kotu olan sey ne?
Ciftci : Bugun oturmus bizim inegi sagiyordum. Kova tam dolmustu ki sol ayagiyla bir tekme atti ve kova devrildi.
Adam : Tamam ama buna bu kadar uzulmeye degmez...
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
Adam : Sonra ne oldu?
Ciftci : Bende bir ip aldim ve sol ayagini yandaki direge bagladim...
Adam : Sonra ?
Ciftci : Tekrar oturdum sagmaya devam ettim . Kova tam dolmustu
ki sag ayagiyla bir tekme daha atti ve kova yine devrildi.
Adam : Yine mi?
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
Adam : Sonra ?
Ciftci : Bende baska bir ip alip sag ayagini da yandaki direge
bagladim. Tekrar sagmaya basladim. Tam kova dolmustu ki aptal inek bu kez de kuyruguyla bir kova sutu devirdi..
Adam : Hmmm...
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...
Adam : Sonra ne yaptin peki?
Ciftci : Bende baska bir ip aradim bulamiyinca da kemerimle inegin kuyrugunu tavana bagladim. Ve tam o sirada pantolonum dustu ve
karim iceri girdi....

Bazi seyler vardir ki aciklanamaz...

irasare
26-08-2008, 01:07
Brejnev, Küba'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmış, bir hoşluk yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamına başvurmuşlar. Bir tablo yap. Adı "Brejnev Küba da" olsun diye.

Ressam: " - Hadi oradan" demiş. " - Ben adamı görmedim bile. Adam hayatında Küba'ya gelmedi. Şimdi ben nasıl "Brejnev Küba da" diye atmasyondan resim yaparım?"

Tesadüf bu ya. Bizim Temel, puro almaya Havana'ya gelmiş o sırada. Sıkıntıyı duymuş. " - Ben size istediğiniz tabloyu yaparım. Bana bir sandık puro verirseniz" diye. Vermişler. Temel bir hafta sonra, Kübalılar'ı çağırmış. " - İşte tablonuz" demiş.

Tuvalin üzerini örten bezi hızla aşağı çekivermiş. Kübalılar da donuvermişler. Tabloda, yatakta iki kişi, al takke ver külah.
" - Bu ne?" diye gürlemiş Turizm Bakanı.
" - Bu ne?.. Bu kadın kim?.."
" - Brejnev'in karısı!" demiş, Temel.
" - Peki bu üstündeki adam kim?"
" - Brejnev'in uşağı!.."
" - Peki Brejnev nerde ulan!.."
" - Brejnev Küba'da" demiş Temel!

:)))

irasare
26-08-2008, 01:21
Ögretmen sınıftaki ögrencilere sorar;
İstemeden hareket eden organımız nedir?
Sınıfta herkes düsünür.Süleyman parmak kaldırır,ögretmen evet oglum söyle der;
Süleyman tikimiz hocam der.Ögretmen aferin oglum adın ne;Tüleyman hocam.

:))))9

irasare
26-08-2008, 01:30
Osmanlı döneminde Arabistanda erkekler uzun bir entari giyer, içlerine de don giymezlermiş. Rüzgarda falan her yerleri gözükürmüş. Bunu duyan Osmanlı padişahı Arabistana elçi gönderir bu olayı kaldırmak için. Bir gün sokakta yine donsuz entari giymiş adam yakalarlar ve mahkemeye çıkartırlar. Hakim sorar.
-adın ne?
-abdulhamit
-babanın ismi?
-abdülaziz
-evli misin
5 karım var
-1.ciden 15 çocuk 2.ciden 20 3.den 12 4.den16 5.den 17..........der Hakimin kararı
-Abdülaziz oğlu Abdülmecitin don giymeye vakti olmadığından beraatine........


:))))))))))))))))))))))))

irasare
26-08-2008, 01:35
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: - "Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!" Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: - "Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni seviyorum :p

irasare
26-08-2008, 01:42
Bir gün stajyer hırsızlardan biri soygun yapmaya baş hırsızlarının yanına gitmiş.Herşeyi planladıktan sonra bir yerde bekleyip, soyacakları arabanın geçmesini beklemişler.En sonunnda bir araba görünmüş ve o arabanın yolunu kesmişler. Şef:
-Herkesi arabadan indirin. demiş.Stajyer hırsızın gözüne bir yaşlı nine gözükmüş ve hemen:
-Yaşlı nineyi de demi diye sormuş. Hemen o anda diğer hırsızlar:
-Sen sus şef ne derse o olur!!! demişler.Ve herkesi arabadan indirmişler.Şef yine:
-Herkesin paralarını alın demiş.O arada stjyer hırsız:
-Yaşlı nineyi de mi? diye sormuş.Diğer hırsızlar:
-Sen sus şef ne derse o olur!!! demişler.Ve şef atına binip giderken:
-Bütün herkese tecav.. edin demiş.O sırada yine stajyer hırsız:
-Yaşlı nineye de mi? die sormuş.Bu sefer yaşlı nine:
-Sen sus şef ne derse o olur! demiş.

irasare
26-08-2008, 01:45
Temel öksürükten Dursun'da kabızlıktan şikayetçidir. Beraber doktora giderler.
Doktor Temel'e öksürük şurubu Dursun'a da mushil verir. Bunlar ilaçları karıştırırlar.
Bir hafta sonra doktor Temel'e;
- ''Nasıl oldun? Hala öksürüyor musun?''.
- ''öksürmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey''...

:))

irasare
26-08-2008, 01:46
Bir gün genç bir kız kumsala inmiş .Tam denize girecekken üzerindeki mayosu kopmuş ve çırılçıplak kalmış.Genç kız o panikle kumsalın üzerinde duran bir levhayı almış ve kabine doğru yürümeye çalışmış fakat insanların tepki ve alaycı bakışlarını görmüş ve levhaya bakınca oradaki yazıyı okumuş:18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ Kıpkırmızı olan genç kız hemen levhayı ters çevirmiş fakat tepkiler ve alaycı bakışlar daha da artınca levhaya bakmış levhadaki yazı ise şöyleymiş DERİNLİĞİ 1800 METREDİR 1000 METREDEN AŞAĞI GİRERSENİZ BOĞULURSUNUZ...

irasare
26-08-2008, 01:50
Birgün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan
ağacın dallarını keserken baltasını suya düsürür.
-"Aman tanrım" diye bağırdığında bir peri belirir ve
-"Ne diye bağırıyorsun?" der.
Ormancı baltasinı suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.
Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir.
-"Baltan bu muydu?" diye sorar. Ormancı "hayır" diye cevaplar.
Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar.
-"Baltan bu muydu? "ormancı yine "hayır" diye cevaplar.
-Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar.
-"baltan bu muydu?" ormancı "evet" der.
Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.
Ormancı mutlu bir şekilde evine döner.
Bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düser.
Ormancı "aman tanrım" diye bağırır. peri yine belirir ve sorar.
-"ne diye bağırıyorsun?" Ormancı
-"karım suya düştü der.
Peri suya dalar ve jennifer lopez le birlikte geri döner.
"Senin karın bu mu?" diye sorar. ormancı "evet" der.
Peri sinirlenmiştir.
-"yalan söylüyorsun. gerçek bu değil" der.
Ormancı:
-"özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin, o na da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim:)

hgarip
26-08-2008, 10:56
adamın biri ''ben erkeklerin organlarını hayt deyince kaldırıyor,huyt deyince indiriyorum''demiş.

hadiya demişler.öyle şeymi olur?

deniyelim demiş...

kahveye gitmişler.18 yaşında bir genci çağırmışlar.

adam hayt demiş.gencin organı klakmış.huyt demiş inmiş.

18 yaşındaki gençte bunu yapmak kolay demişler.sıkıyorsa şu 80 yaşındaki dede de dene.

dedeyi çağırmışlar.adam hayt demiş.dedenin organı kalkmış.

dede silahını çekmiş ve:

--huyt diyeni gebertirim...demiş...

FNT
26-08-2008, 15:37
Nasa Mars'a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:
- 1 Milyon Dolar demiş ve eklemiş, kızılhaça bağışlayacağım.
İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:
- 2 Milyon Dolar demiş. Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım.
Üçüncü aday olan Temel aynı soruya
- 3 Milyon Dolar diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon dolar istediğini sormuşlar. Temel yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:
- 1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de
Mars'a göndeririz.

ARMAND
26-08-2008, 17:48
Bir İngiliz,bir Fransız ve Temel'e vatan sevgisi testi yapıyorlarmış.İngiliz'e sormuşlar:"Vatanını mı daha çok seviyorsun,karını mı?"İngiliz:"Tabi ki vatanımı."Bunun üzerine İngiliz'e bir silah vermişler ve vatanını karısından daha çok seviyorsa bununla karısını vurmasını söylemişler.İngiliz bir süre sonra gelmiş."Karımı vuramadım.Vatanımı da seviyorum ama karımı daha çok seviyorum."demiş.Fransız'a da sormuşlar:"Karını mı daha çok seviyorsun,vatanını mı?"Fransız:"Vatanımı tabi."Fransız'a da bir silah vermişler ve karısını vurmasını söylemişler.Fransız bir süre sonra gelmiş ve karısını vuramadığını söylemiş.Sıra Temel'e gelmiş.Temel'e de aynı soru sorulmuş ve aynı cevap alınmış.Ona da silah verip Fadime'yi vurmasını söylemişler.Temel gitmiş.Evinden şangır şungur sesler gelmiş.Bir süre sonra geri dönmüş.Sormuşlar o sesler neydi diye.Temel cevap vermiş:"Verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı.Ben de camdan aşağıya attım Fadime'yi...

ARMAND
26-08-2008, 17:48
Temel Amerikaya yerleşmiş. Bir müddet orada yaşadıktan sonra Amerikan vatandaşlığına kabul edilmiş. Her Amerikan vatandaşının bir mahkemede jüri üyeliği yapma hakkı olduğundan Temele de Amerikanın en azılı mafya babalarından birinin duruşmasında jüri başkanlığı denk gelmiş.Adı geçen mafya babası Amerikanın eroin ve silah kaçakçılığını elinde bulunduran biriymiş ve yakalandıında aleyhine çok fazla delil olduğu için otoriteler tarafından asılmasına kesin gözüyle bakılıyormuş.Mafya babasının adamları Temelin jüri başkanı olduğunu öğrendiklerinde hemen Temelin evine gitmişler."Babamızın cezasını müebbete indirirsen dile bizden ne dilersen, yok eğer indiremezsen kellen gider." diye tehdit savurmuşlar. Temelin seçme şansı yok mecburen kabul etmiş. Duruşma günleri gelmiş çatmış, Herşey mafya babasının aleyhine.Gazeteler "ASILACAK" diye yazıyor. Ve nihayet Hakim : "Jüri odasına çekilsin ve kararını versin" demiş. Jüri odaya girdiği gibi bir patırtı-gürültü başlamış.5 saat sonunda jüri üyeleri odadan kan revan içinde çıkmışlar. Jüri başkanı Temel kararı açıklamış : MÜEBBET . Ortalık übirden karışmış. Mafyanın adamlarında bir sevinç, çıkışta Temelin etrafını sarmışlar ona bişey olmasın diye.Mafya Babasının sağ kolu ; " dile bizden ne dilersen " demiş Temel'e. Temel ; " hiçbişey istemem demiş, sizin yüzünüzden başım belaya girdi.Öldürüyolardı beni.İstediğinizi aldınız beni rahat bırakın. " diye cevap vermiş. Mafya Babasının sağ kolu " ne oldu ki içerde? " diye sormuş. Temel cevap vermiş ; " Ulan adama BERAAT verdiler MÜEBBET' e çevirene kadar anam ağladı be.

ARMAND
27-08-2008, 12:13
Irgat koşa koşa ağasının yanına gelir;

-Ağam akşam rüyamda seni gördüm

-Hayırdır len nasıl gördün?

-İkimizde aynı uçakta seyahat ediyorduk.

-Eeee


-Sonra uçak arıza yaptı ve düştü.

-Hayırdır inşallah, ne oldu sonra?

-Ben bok çukuruna, sen de bal çukuruna düştün.

-Olacak di mi o kadar fark. Ağalığım rüyada bile belli olmuş.

-Eeeeeeeeeeee!

Irgat devam eder!

-Sonra birbirimizi yalaya yalaya temizledik

ÖZDOĞAN77
27-08-2008, 12:20
Basbakan saç tirasi olmak için berbere gitmis.
Berber sormus:

- Basbakanim laiklik hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Basbakan duymazdan gelmis.

Berber bes dakika sonra tekrar sormus:

- Laiklik hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Basbakan yine duymazdan gelmis.

Berber bes dakika sonra tekrar sorunca:

- Laiklik hakkinda ne düsünüyorsunuz? diye.
Basbakan sinirlenmis ve
- Sana ne ulan laiklikten . . . Artistlik yapma, isine bak
diye azarlamis adamcagizi...
O da gülerek karsilik vermis

- Öyle demeyin Basbakanim... Laiklik sözünü duyunca saçlariniz diken diken oluyor... Daha kolay kesiyorum.

ÖZDOĞAN77
27-08-2008, 12:24
Biri 95 yasinda biri 92 yasinda karikoca, bosanmak için hakimin karsisina çikmis.
hakim üzülmüs,
'yapmayin yahu' demis,
'yetmis yillik evlisiniz niye bosanacaksiniz? '
'yok' demis adam,
'biz çoktan bosanmaya karar verdik de çocuklar etkilenmesin diye,
ölmelerini bekledik.'

ÖZDOĞAN77
27-08-2008, 12:27
AHİRETTE İKİ KADIN


- Selam, benim adım Wanda .

- Selam, benimki de Slyvia, sen nasıl öldün?

- Donarak öldüm.

- Ne kadar korkunç.

- Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve

uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm.

- Peki sen nasıl öldün?

- Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu
yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına

televizyon seyreder halde buldum.

- Sonra ne oldu?

- Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, bütün evi aramaya başladım.

Çatıyı, yatakların altını her yeri aradım fakat bulamadım.
Ararken aşırı yorulmuşum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.

- Ah be güzelim bir de derin dondurucuya baksaydın, şu anda ikimiz de
yaşıyor olacaktık.

hgarip
27-08-2008, 18:40
titanik battığında 3 kişi kurtulur...
İngiliz,Fransız ve bizim Temel...
İngiliz sadece golf sopasını;
Fransız sadece golf topunu;
Bizim Temel'de sadece hamsi konservesini kurtarabilmiş...
Bunların canları çok sıkılmış...
Fransız hadi golf oynayalım demiş.İngilizde katılmış bu fikre...
Temelde çok sevinmiş.
--sonrada benim hamsiyi yeriz...demiş.
--ama ben nasıl oynanacığını bilmiyorum...deyince.
--çok kolay.sopa top ve delik lazım...demişler.
İngiliz:--bende sopa var.
Fransız:--bendede top var...deyince.
bizim Temel:
--ben oynamayrum...demiş.

alkan1965
27-08-2008, 21:52
Karadenizlinin biri cok sigara iciyormus .birgun bir doktor arkadasi : birak su sigarayi birader demis sigara adami yavas yavas oldurur.
Karadenizli:
Neden birakayim benimde zaten acelem yokki=))

alkan1965
27-08-2008, 21:53
Komutanın birisi emir erine olum şu lazer yazıcıyı kap gel demiş.emir eri koşmuş yazıcıyı getirmiş komutan demişki olum lazer yazıcı istedim bu ne demiş emir eride işte komutanım bu hem laz hem er hemde sizin yazıcı demiş komutanda yıkıl karşımdan demiş sonra kendi içinden allahtan scan er istemedik demiş...

alkan1965
27-08-2008, 21:55
Marketin birine bir turist gelmis, bir seyler almis, kasada ödeme yaparken,
Kasiyere cebinden 100$ çikartip vermis. kasiyer paranin sahte olmasindan
Süphelenerek paranin orasina burasina bakmaya baslamis ama bir türlü emin
Olamamis. bakmisböyle olmayacak parayi sirada bekleyen temel e uzatmis.
"bir de siz bakar misiniz? ben anlayamadim..." demis. temel paranin bir altina
Bir üstüne bakmis sonra tezgahin üzerine atmis ve "bu para sahte" demis.
Herkes sasirmis ve nasil anladinbu kadar çabuk demisler.
Temel de, çok kolay, bunun üstünde atatürk resmi yok. demis...

alkan1965
27-08-2008, 21:56
Cennetin kapısında görevli melek yeni vefat etmiş adama: - "üzgünüm ama seni içeri alabilmem için bana hayattayken yaptığın iyi bir şeyi anlatmalısın." adam biraz düşünmüş ve: - "bir grup serserinin yaşlı bir kadının çantasını almak istediklerini gördüm. ben de kadını kurtarmak için yanlarına gittim. başlarındaki çocuğun motorunu devirip, çocuğun yüzüne tükürdüm. yanındakilere de yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu söyledim." - "ya bu ne zaman olmuştu?" - "yaklaşık üç dakika önce.."

ARMAND
28-08-2008, 17:53
Bir gün bir tavşan keraneye gitmiş. içeri bi bakmış bütün
hepsi tavşan içerdekilerin. artık yeni arayışlar içine girmek istemiş.
Sonunda bi yılan bulmuş. anlaşmılar. Ama yılanın karnı acıkmış.
Tam icraata geçeceklerken yılan bizim tavşanı yemiş. sonra kendi
kendine düşünmüş "ulan ben bunu yedim ama ya yanlış anlaşılıp
kimse gelmezse bana" sonra pişman olup bizim tavşanı kusarak
çıkarmış. Tavşan sonra sormuş "Sen yenisin heralde",
Yılan "yoo nerden çıkardın?" tavşan "BÖYLE AĞIZA MI ALINIR
.mına koyyim? "

ARMAND
28-08-2008, 17:53
Kadının Poposu

Evleneli 15-20 sene geçmişti..Kadın bahçede eğilmiş fide ekerken kenardan izleyen kocası "Hanım hanım"diye seslendi."Ne kadar şişmanladığının farkındamısın ?İddiaya girerim ,popon şu bahçe ızgarasının altındaki mavi gaz tüpünden aşağı kalmıyor..."

Seslenmekle de kalmadı .İçerden mezurayı getirdi.Önce tüpü sonra karısının poposunu ölçtü.."Bak" dedi..."İkisi de nerdeyse aynı" Kadın sesini çıkarmadı . Bütün gün de somurttu oturdu.

Gece yatağa girdiklerinde adam kıkırdadı.
"Ne dersin bir sevişmeye.."
Kadın sırtını döndü kocasına,yatağın öbür ucuna yuvarlanırken ve de mırıldandı:

"Manyak mısın sen..Ufacık bir sosis için koca ızgara yakılır mı?..."

tdogan
29-08-2008, 00:10
Küçük kız annesine "İlk insan nasıl dünyaya geldi" diye sormuş, "Tanrı Adem ve Havva'yı yarattı, çocukları oldu ve insanoğlu yeryüzüne yayılmaya başladı yavrum" diye izah etmiş annesi..
Birkaç gün sonra küçük kız aynı soruyu babasına sormuş.. "Binlerce yıl önce maymunlar vardı" demiş babası, "Bizler de evrim geçirerek onlardan türedik.."
Farklı iki cevaptan aklı karışan kız annesine gidip "Nasıl olur anne" demiş "Sen bana insanın Tanrı tarafından yaratıldığını, babam da maymunlardan geldiğini söylüyor.. Karıştırıyorum.."
"Karıştırıcak bir şey yok" demiş annesi gülerek, "Ben sana kendi ailemin geçmişini anlattım. Baban da kendi ailesininkini anlatmış, bir tanem..!"

alkan1965
29-08-2008, 13:06
ANNELER VE KIZLARI
Bir kadinin uc tane kiz cocugu vardir. Tesadufen
ucune de ayni
zamanda talip cikar. Tek bir dugunle ucu de
evlenir ve
yuvadan ucuuup giderler. (Pirrrr diyerekten)
Kizlarin hepsi de farkli
sehirlere gitmislerdir... Anneleri, el bebek gul
bebek buyuttugu
kizlarinin
evlilik yasamlarini; ancak ozellikle ask
hayatlarini merak
etmektedir.
Ancak kizlari yatak olaylarini acik acik
anlatmaktan cekindikleri
icin bir
yontem gelistirirler:
Kizlar annelerine, o gunku Hurriyet gazetesinde
cikan gazete
ilanlarina
atifta bulunarak, ask hayatlari hakkinda, e-mail
yoluyla bilgi
vereceklerdir.
Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj
gelir. Mesajda
"RUFFLES"
yazmaktadir.
Kadin merakla Hurriyet gazetesini alir ve ilana
bakar:
"RUFFLES.
HEM EGLENCELI, HEM DE DOYURUCU"
Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye
baslar.
Bir sure sonra ortanca kizindan bir e-mail
mesaji
gelir:
Mesajda "MAXWELL COFFEE" yazmaktadir. Hemen
gazeteyi eline
alir ve ilani bulur:
"MAXWELL... HER DAMLADA BUYUK ZEVK"
Kadin yine cok mutlu olur ve bu kez kucuk
kizindan mesaj beklemeye
baslar.
Uzun sure mesaj gelmez; kadin tedirgin olur, ama
beklemeye devam
eder.
Bekleyen dervis misali, en sonunda kucuk
kizindan da bekledigi mesaj
gelir:
"BRITISH AIRWAYS"
Kadin merak ve heyecanla Hurriyet gazetesini
eline alir ve ilani
okuduktan
sonra dusup bayilir:
"BRITISH AIRWAYS. SUPERSONIC UCAKLARLA....
HAFTADA 7 GUN....
GUNDE 3 SEFER..... USTELIK HER TARAFA....."

alkan1965
29-08-2008, 13:08
KONUŞMAMAK
Kizilderinin teki kecilerini otlatiyormus. Derken bir cow-boy gelmis ve sormus:
- Senin kopegin mi?
- O kopek benim olmak!
- Onunla konusabilir miyim?
- Kopek konusamamak! Cow-boy kopege yaklasir.
- Nasilsin?
- Fena degil! (Kizilderili saskin...)
- Bu kizilderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana iyi davraniyor mu?
- Evet, cok iyi. Gunde iki kez tuvalet icin dolastiriyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor. (Kizilderili bu arada kafayi yemektedir)
Cow-Boy kizilderiliye sorar.
- Senin atin mi?
- O at benim olmak!
- Onunla konusabilir miyim?
- At konusamamak! Cow-boy ata yaklasir.
- Nasilsin?
- Fena degil! (Kizilderili daha da saskin...)
- Bu kizilderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana nasil davraniyor?
- Iyi. Bana hergun gerekli yurususleri yaptiriyor, fazla yuk bindirmiyor, gunde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve icinde yiyecek ve yataklik olan ufak bir ahir insa ediyor. (Kizilderili ne gozlerine ne de kulaklarina inanamamaktadir)
Cow-Boy tekrar kizilderilinin yanina gelir.
- Bu Disi Essek senin mi?
- Essek benim olmak, konusmak ama çok yalan soylemek .....

alkan1965
29-08-2008, 13:10
GURUR KAZAZEDESİTemel bir arkadasindan cok iyi tuyo veren bir adamin adini ogrenir.
Hemen kosar;
- " Bugun yapilacak yarista hangilerine oynamaliyim" der.
Adam soyle bir bakar;
- " Sen kac yasindasin?" diye sorar.
- " 28 " der Temel. Adam da;
- " Tamam, git 2 ve 8' e oyna."
Gercekten adamin verdigi tuyo yarislar sonunda tutmustur. Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru aynidir.
Adam:
- "Sen kac kilosun? " der.
Temel " 76 kiloyum." deyince;
- " Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna." der.
Bu yarisin sonuclarini da adam dogru tahmin etmistir. Arkadaslari da saskinlik icinde izlemektedirler. Bu kez Temel neyi var neyi yok satar.
Parasini cebine koyar, yine ayni adamin yolunu tutar.
Adam bu kez
- " Senin ....şeyin... uzunluğu ne kadar? der.
Temel saskinlik icinde
- " 25 cm. " deyince adam da
- "Bu sefer de 2 ve 5'e oynayacaksin" der.
Arkadaslari yarisin sonuclarini cok merak etmektedirler.
Ertesi gun hemen Temel' in yanina kosarlar ki bir bakarlar Temel' in yuzu cok kotudur. Hemen sorarlar ne oldu diye.
Temel' in verdigi yanit ise sudur:
- " Gururumun kurbani oldum. 1 ve 3 kazandi."

alkan1965
29-08-2008, 13:13
8 NUMARALI KUTU
Birgün doktorun biri kendine muayenehane açmış ve gazetelere ilan vermiş "Muayene ücreti 100$, iyileştiremediğimiz hastalıklarınızda muayene ücretinin 5 katını iade ediyoruz"
Gel zaman Git zaman adamın şöhreti almış yürümüş...
Bir gün uyanığın biri bu yoldan para kazanma düşüncesi ile doktorun yolunu tutmuş.Muayene ücretini ödemiş ve doktorun yanına girmiş.Doktor hastayı şöyle bir süzdükten sonra, ne rahatsızlığınız var beyfendi diye sormuş. Adam; "- Doktor bey sormayın benim ağzımın tadı kaçtı ne yersem yiyim tadını alamıyorum" demiş. Doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; Hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz" demiş. Hemşire getirmiş kutuyu, doktor kutunun içindeki şeyden 1 kaşık adama yedirmiş. Adam; "- Doktor bey ne yapıyorsunuz? bu bok!" demiş. Doktor gördünüz mü hastalığınızı hemen tedavi ettik demiş..
Aradan aylar geçmiş.Adam parasını geri almanın planlarını yapmış ve tekrar doktora gitmiş,Muayene ücretini ödemiş ve doktorun karşısına çıkmış. Doktor yine neyiniz var demiş, Adam "- Doktor bey sormayın, hafızam çok zayıfladı, hiçbirşeyi hatırlayamıyorum herşeyi çabucak unutuyorum " demiş. Doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; Hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz" demiş. Adam; "- Ama doktor bey 8 numaralı kutuda bok var" demiş. Doktor gördünüz mü bu hastalığınızıda hemen tedavi ettik demiş..
Aradan yine aylar geçmiş Adam paralarını geri almak için çıldırıyormuş. Tekrar doktora gitmiş, muayene ücretini ödemiş ve doktorun karşısına çıkmış. Doktor yine neyiniz var demiş, Adam "- Doktor bey sormayın, iktidarsızım" demiş. Doktor, hayhay demiş, hemşireye dönüp; "Hemşire hanım bana 8 numaralı kutuyu verir misiniz" demiş. Adam çok sinirlenmiş; "- Hay .ikecem şimdi 8 numaralı kutunu da seni de" demiş. Doktor "gördünüz mü bakın iktidarsızlığınızda sona erdi.." demis.

blackbull24
29-08-2008, 13:19
Dadas ya,kendi gonderdigin fikralari bile tekrar gonderiyorsun:)

anibal22
29-08-2008, 16:36
Hoca kazana ihtiyaç duyar ve komşusundan kazan ister.Komuşusu kazanı verir.Hoca evine gider ve ateşi yakar kazanı üstüne koyar, ateşe sürekli odun atan hoca sonun da kazanı yamultur.Sıcaktan yamulan kazanı komuşsuna vermeyi düşünür ama ayıp olmasın diye içine bir kazan daha koyup ertesi gün komşusuna;
-“Komşu komşu senin kazan doğurdu” diyerek verir. Kazanı gören komşu;
-A. koymuşun kazanın tabi doğurur...

ARMAND
29-08-2008, 18:06
Kızılderili

Temel ile Dursun parasız kalmışlar.
İş ilanlarına bakıp yapabilecekleri bir iş aramaya başlamışlar.
Bir ilanda Bir kızılderili kafa derisi getirene 100$ yazdığını görür görmez
Amerika'ya gidip kızIıderili aramaya başlamışlar.
Günler boyunca çölleri, dağları araştırmışlar ama nafile,
hiçbir kızIıderiliye rastlayamamışlar.
Sonunda yorgunluktan baygın düşüp bir yerde uyuya kalmışlar.
Temel sabaha karşı uyandığında çevrelerinde savaş boyaları sürünmüş
yüzlerce kızılderiliyi görünce Dursun'u dürtüp:
-Lan, Dursun! Kalk, kalk! Paranın ...na koyduk

ARMAND
29-08-2008, 18:06
SU AYGIRI

Okul müdürü suçlu çocuğa sormuş:
- Bu çocuğu niçin dövdün?
- Bana su aygırı dedi efendim.
- Ne zaman?
- Bir yıl önce.
- Ama sen onu yeni dövmüşsün.
- Su aygırının ne olduğunu ben de ilk kez bu hafta öğrendim...

hgarip
29-08-2008, 19:30
Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş.
hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş.
sahibine en azından parasını vermek istemiş.
almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş.
elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve:
--afedersiniz...demiş.ben köyün hemen dışında bu tavuğu ezdim.en azından parasını vereyim diye sahibini arıyorum.acaba bu tavuğun sahibi kim...
bunun üzerine hep beraber tavuğu bakan köylüler:
--hemşerin sen yanlış geldin.bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz...

hgarip
29-08-2008, 19:40
dört kişilik avcı grubu,tecrübeli Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler.
karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel:
--yatın yere tavşan deliği,
bütün avcılar yere yatarlar.
gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar.
avcılar hemen vururlar.
tekrar yürümeye başlarlar.
bir süre sonra büyükçe bir delikçıkar karşılarına.
Temel:
--yatın yere,tilki deliği...
yatarlar.biraz sonra tilki çıkar.onuda vururlar.
tekrar yola düşerler.
bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel:
--yatın yere.ayı ini...
yere yatarlar ve ayıyıda vururlar.
iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler.
kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar.
acemiler hep birden Temel'e bakarlar.
Temel:
--uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum.ama yatın yere ne çıkarsa bahtımıza...

ertesi gün gazetelerde:

''dört avcı tren altında can verdi...''

tdogan
01-09-2008, 14:12
Salaklar ve Zekiler

Çocuk bir gün öğretmenine sorar:
- Hocam salakla zeki arasındaki fark nedir.

Öğretmen yumuşak bir sesle yanıtlar:
- Salaklar her zaman kesin konuşur.
Zekiler ise daima "kuşkucudur" olasılıkları düşünürler.

Öğrenci:
- Emin misiniz hocam... ?

Öğretmen:
- Kesinlikle...!

[Ve.. öğretmen haklıydı...!]

ARMAND
01-09-2008, 18:12
Kızılderili

Temel ile Dursun parasız kalmışlar.
İş ilanlarına bakıp yapabilecekleri bir iş aramaya başlamışlar.
Bir ilanda Bir kızılderili kafa derisi getirene 100$ yazdığını görür görmez
Amerika'ya gidip kızIıderili aramaya başlamışlar.
Günler boyunca çölleri, dağları araştırmışlar ama nafile,
hiçbir kızIıderiliye rastlayamamışlar.
Sonunda yorgunluktan baygın düşüp bir yerde uyuya kalmışlar.
Temel sabaha karşı uyandığında çevrelerinde savaş boyaları sürünmüş
yüzlerce kızılderiliyi görünce Dursun'u dürtüp:
-Lan, Dursun! Kalk, kalk! Paranın ...na koyduk

ARMAND
01-09-2008, 18:12
Okul müdürü suçlu çocuğa sormuş:
- Bu çocuğu niçin dövdün?
- Bana su aygırı dedi efendim.
- Ne zaman?
- Bir yıl önce.
- Ama sen onu yeni dövmüşsün.
- Su aygırının ne olduğunu ben de ilk kez bu hafta öğrendim...

ARMAND
01-09-2008, 18:12
Evin hanımı hizmetçiye yakınır:
-"Dün beyin gömleğinde ruj izi vardı...
Sanırım sekreteriyle bir şeyler karıştırıyor..."

Hizmetçinin gözleri dolar, ve kendini tutamaz:
-"Yalan söylüyorsun yalan! Yapmaz o öyle şey, beni
kıskandırmak için yapıyorsun!"

TCM
03-09-2008, 16:23
Temel ile papağanı eczaneye girmişler.Papağan,-iyi günler, şu reçetedeki ilaçları istiyoruz. demiş.
Eczacı şaşkın, ama reçetedeki ilaçları hazırlamış. paket ederken
Papağan;- şey, ona bir de aspirin ilave edermisiniz demiş.
Eczacı neredeyse küçük dilini yutacak.
Papağan sormuş - aferedersiniz borcumuz ne kadar?
- 48 ytl
Papağan temelin omzunu ayağıyla dürtmüş;-eczacı beye 50-ytl ver iki ytl para üstü alacaksın. demiş
Eczacı iki lirayı verirken neredeyse ölecek,
- Allah aşkına bunu nereden buldun diye sormuş,
Cevabı papağan vermiş;- Bunlardan Karadenizde okadar çok var ki...

TCM
03-09-2008, 16:26
Adamın birini vergi dairesine çağırmışlar..Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.. sormuş:- vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?.
Mali danışman öğüt vermiş:
- en eski elbiseni giy.. yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş :- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş ..Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş..Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış..Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benimle ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder :
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

TCM
03-09-2008, 16:27
Adam gazete okurken bir ilan görmüş: "50 DOLARA SATILIK PORSCHE".
Adam gözlerine inanamamış "ne bu yaaa şaka mı yapıyolar" demiş,ilandaki adrese gidip öğrenmek istemiş... Evin kapısını çalmış, kapıyı bir kadın açmış, adam gazetedeki ilanı göstererek "arabayı görebilir miyim?" demiş..
Kadın "tabi ki" deyip adamı arabaya götürmüş.... Adam bir bakmış resmen gıcır gıcır muhteşem bir Porsche....
"Yaw insan böyle bir arabayı nasıl 50 dolara satar, acaba bir arızası falan mı var?" diye düşünmüş, bir test sürüşü yapmak istemiş..
Kadın ona da "tabii" demiş adam test sürüşünü bitirmiş, araba tek kelimeyle mükemmel..... adam sonunda dayanamamış ve kadına sormuş:
-Hanımefendi bu muhteşem arabayı 50 dolara satmak istediğinize emin misiniz..??? ??
- Elbette eminim...
- Kusura bakmayın ama çok merak ettim neden böyle bir arabayı bu kadar komik bir fiyata satıyorsunuz? ?
Kadın "anlatayım" demiş..." kocam dün sekreteriyle kaçtı... bana da şu notu bırakmış" diyerek adama bir kağıt uzatmış.... adam kağıda bakmış şöyle yazıyor..
"Karıcığım biliyorum bana çok kızacaksın ama sonunda gerçek aşkı buldum ve onunla buradan gidiyoruz... . hiç "ben nolucam" diye dırdır etmeye kalkma herseyi senin üzerine yaptım evi de eşyaları da istemiyorum, sadece Porsche mu sat ve parasını bana gönder."

TCM
03-09-2008, 16:29
Karadeniz'in doğusunda siyasi başarısından emin "politikacı" bir grup halkın nabzını tutarken.... Bir köy kahvehanesinde toplanan kalabalıktan bir yaşlı emice, "politikacılara":
- Uşşağum de pakayim baa, siz hiç içki içer misinuz?
- Yok dede, biz içkiyi ağzımıza bile sürmeyiz, günahtır.
- Sigaraniz var midur?
- Dede biz sigaraya karşıyız, her yerlerde yasakladık bile.
- Peki kumarinuz var midur?
- Yok dede, biz olduğumuz sürece memlekette kumar oynanmaz.
- Kari kiz işleriyle araniz nasildur?
- Dede hiç olur mu, o da örf adetlerimize aykırıdır. Sümme haşa.
- Peki la' uşşağum, sizin hiç masrafinuz yoktur...
Neden pu kadar çalaysunuz?

kelaynak
03-09-2008, 17:04
1 ay önce bir köye gitmiştim.
Bir çocuk bir fıkra anlatmıştı.

Turistik bir yerde bir otelde bir turist oda kiralar.
Odaya girer, girmesi ile çıkması bir olur.
Reception dan sorarlar "ne oldu odayı bagenmediniz mi?"
"Hayır, oda nın için karıncalarla dolu der."
İnanmazlar, sonra başka bir turist gelir, ona da aynı odayı verirler.
Oda aynı şekilde kaçar gider.
Artık otel sahipleri karıncaları kontrol eder ve bir türlü önlem alamaz.
Sonra Temel gelir, numarasını söyleyerek O odayı ister.
O na:"O oda da karınca sorunu var derler."
Temel de "olsun" der girer.
Saatler geçer Temel çıkmaz.

Sonra gidip sorarlar, nasıl kalıyorsun burada diye.
Temel: "karıncalardan birine bir vurdum olduğu yerde öldü, diğerleri de cenaze namazına gittiler der."
:)

ARMAND
03-09-2008, 18:14
Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.
Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der
temelde şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der
azrail : oglum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten

ARMAND
03-09-2008, 18:15
Kadinin biri pahali halilar satan bi dükkana girer ve ilk bakista çok begendigi bir iran halisina dogru yönelir. Haliya daha yakindan bakmak üzere yere dogru egildiginde istemeyek sesli bir sekilde gaz kaçirinca çok utanir ve hemen kimse duydumu diye etrafina bakinir.. ve arkasinda duran saticiyi görünce konuyu unutturmak için aceleyle adama :

-"Bu iran halisi kaç para?" diye sorar.

Satici gayet piskin söyle söyler:

-"Valla abla haliya sadece bakmakla o.urduguna göre fiyatini duysan sı.arsin....."

ARMAND
03-09-2008, 18:15
trafik polisi

Adamın biri arabasıyla şehirler arası yolda seyahat ederken trafik polisi durdurur.

"İyi Günler beyefendi, ehliyet ruhsat lütfen", der.

Adam: "Buyrun" der ve uzatır.

Trafik polisi bakar: "Yangın söndürücünüz var mı?"

Adam: "Var" der, gösterir.

Polis: "İlkyardım çantası?"

Adam: "Var" der, yine gösterir.

Polis: "Zincir" diye sorar, adam gösterir.

"Takoz?"

"Var."

"Çekme halatı."

"Var."

Polis dayanamaz: "Mezdekenin kaseti der var mı lan?" der.

Adam güler: "O da var" der, kaseti gösterir.

Polis: "Tak o zaman teybe" der.

Adam takar, polis oynamaya başlar.

Adam gülerek: "Memur bey, napıyosunuz" der.

Polis adama döner:

"Eşşek diilsin, bi 20 milyon takarsın artık!"

ayhan53
03-09-2008, 19:17
Kari koca 100 km hizla arabada gidiyorlarmis.. arabayi adam kullaniyormus ve karisi birden "Hayatim..."demis.. "seninle 15 yil boyunca guzel bir
beraberlik yasadik... ama artik ben bosanmak istiyorum" Adam birsey soylememis..bu arada hizi 105'e cikarmis.. derken karisi "neden diye soracagini biliyorum.."demis.. "bunu
nasil soyleyecegimi
bilemiyorum ama arkadasin Joe ile birkac aydir beraber oluyoruz.. ve uzgunum ama yatakta o senden daha iyi..." Adam yine hicbirsey soylememeye devam ederek hizi
110'a cikarmis... kadin devam etmis.. "Evi ben istiyorum..." Artik 120'yle gidiyorlarmis.. adam hicbirsey soylemiyormus.. kadin "ayrica.."demis...
"butun çeklerini,kredi kartlarini ,arabayi da istiyorum..." Ve adam hizi 130'a
cikartmis... hala birsey soylemiyormus... kadin sormus: "Hicbirsey
soylemeyecek misin?? Sen hicbirsey istemiyor musun??" Adam 140'a cikmis ve cevaplamis: "Hayir.. ben
ihtiyacim olan herseye sahibim...." Kadin sasirmis.. "Oyle mi??? Nedir o ????" Ve araba karsidaki duvara 150 km. hizla carpmadan once adam cevap vermis:
"AIRBAG BENDE!!!!!"

ayhan53
03-09-2008, 19:17
Padişah bir saray yaptıracak. İncili çavuş durur mu? hemen talip olmuş saray inşaatına.. Tez elden bitirmiş işleri. teslim edecek.
Padişah almış avanesini sarayı gezmekte.. sarayın tuvaletinin olmadığını farketmiş vezir. padişaha söyleyecek ama nasıl?
hemen söze başlamış..
-Hünkarım! Sayın ki çişiniz geldi.. nasıl gidereceksiniz? nereye edeceksiniz?
İncili fırsat verir mi? hemen atılmış söze..
Vezire dönerek;
-sana ne lan! koskoca padişah! sana mı soracak nereye edeceğini? nereye isterse oraya eder!

ayhan53
03-09-2008, 19:18
Yakışıklı bie Amerikalı çiftçi, kasabaya inmiş. Bir kova, bir çekiç,
iki tavuk, bir de horoz satın almış. Çiftçinin bütün bunları
taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş.
"Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk
altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı".
Çiftçi, adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye
başlamış.Yakışıklı çiftçinin yolunu sarışın bir kadın kesip,
"Afedersiniz" demiş, "Acaba Çılgın Boğa Çiftliğine nasıl giderim?"
Çiftçi, " Şansınız var" demiş."Benim çiftliğim Çılgın Boğa'ya çok
yakın. Atlayın kamyonetle sizi götüreyim."

Kadın, "Peki ama" demiş, "Sizin beni şimdi bir duvara yaslayıp,
öpmeyeceğinizi nereden bileyim?"
Çiftçi,"Hanımefendi insaf!" demiş, " Bir elimde içinde çekiç olan bir
kova, koltuklarımın altında birer tavuk, öteki elimde bir horoz
varken, ben sizi nasıl duvara yaslayıp, öpebilirim?"
"Çok basit. Horozu yere koy, üstüne kovayı geçir, çekici de kovanın
üstüne koy ki horoz kaçamasın. Ben de tavukları tutarım..."

ayhan53
03-09-2008, 19:20
Odadaki iki hastadan biri,gece yarısı feryat figan, yanındakini uyutmuyordu.
Adam hemşireyi çağırdı:
--Yahu şuna bir iğne yapın sakinleşsin, bağırıp duruyor, uyutmuyor.
Hemşire:
--Faydası yok efendim,komaya girmek üzeredir,dedi.
--Canım yok mu o halde bir ölüm odası? Götürün bu adamı oraya, gözüme uyku girmiyor.
Hemşire odadan çıkarken cevap verdi:
--Ölüm odası burasıdır efendim...

ayhan53
03-09-2008, 19:21
10 zenci çöldeki saraydan kaçarlar ve yolda bir lamba bulurlar ve hemen lambayı ovalamaya başlarlar ve lambadan bir cin çıkar ve hepinizin bir dileğini yerine getireceğim der.
Bunun üzerine zencilerden biri ben beyaz olmak istiyorum der. Herkes olmaz öyle şey derler ve hafiften gülümserler ve cin zencinin dileğini yerine getirir.
Bunun üzerine ikinci zencide beyaz olmak ister bu sefer herkes gülmeye başlar.
Üç' ncü dört' ncü beş' nci zencide beyaz olmak isteyince herkes katıla katıla gülmeye başlar.
altı' ncı yedi' nci sekiz' nci dokuz' uncu zencide beyaz olmak ister ve on' uncu zengi gülmekten konuşamaz durumdadır ve bir nefes aralağında isteğini söyler.
Hepsini zenci yap...

ayhan53
03-09-2008, 19:25
adamla karisi her zamanki gibi kilisede vaaz dinlemeye
gidiyorlarmis.. ancak adam her seferinde vaazin ortalarina dogru uyuklamaya
baslarmis,o yüzden yerlerine oturmadan önce karisi çantasindan
bir çengelli igne çikartmis, bana bak adam.." demis.. "bugün de yanimda
uyuklarsan su igneyi artik nerene rastgelirse batiricam"
derken kilise toplanmis, vaaz baslamis.
biraz sonra kadin yana dogru basini bir çevirmis, kocasi uyukluyor.. kadin;
"benden günah gitti" diye igneyi çikarirken, papaz; "bu evrenı yaratan
kımdır?" diye sormus. tam o anda kadin igneyi batiriverince adam;
"tanrımmm"
diye bagirmis.. papaz gülümsemis, "adami uyandirdim" diye kadin da
gülümsemis...
vaaz devam etmis.. 5-10 dakika sonra kadin yine basini çevirmis,
adam yine uyukluyor...
bu arada vaaz devam ediyor.. papaz; "allah'in sizi duymasi için
ona söyle seslenmeniz yeter" derken,
kadin yine adama igneyi
batirinca,adam; "ey yuce tanrım!!" diye bagirmis... papaz yine onlara bakip
gülümsemis, vaaz devam etmis... -5-10 dakika sonra kadin kocasina
bakmis,adamin yine uyukladigini görünce;
"pes yani pes" diye ignesini çikartmis.. papaz da bu sirada ; ". peki havva
ikinci kez hamile kaldigi zaman adem'e ne demistir? "diye sorarken kadin
bütün gücüyle igneyi adama batirmis ve adam can havliyle bagirmis:
"bana bak yettı artık.. o elindekini bana bır kez daha sokarsan
yemın edıyorum tuttugum gıbı koparacagım ..

ayhan53
03-09-2008, 19:27
Rahip okulunda öğretimini tamamlamış rahip adaylarının kiliselerine dağıtımı başlamıştır. Başrahip her aday'a sırasıyla pazar ayini sırasında vaaz verdirmekte, bu tecrübeyi de edinmiş olan rahip adayı tayin olduğu kilisesine yola çıkmaktadır. Okulun en çalışkan ve yetenekli öğrencisi ise biraz pısırıktır. Başrahibin pazar ayini sırasında vaaz verdirmesi onu çok heyecanlandırmakta, bu işi asla yapamayacağını tekrarlayıp durmaktadır. Başrahip öğrencisine dönerek;
- "Ben cemaat gelmeden senin vaaz vereceğin kürsünün altına saklanırım.
Sen kürsüye geldiğinde başımı dizlerinin arasına yerleştiririm. Sen vaaz'a başladığında takılırsan dizlerinle başımı hafifçe sıkıştırırsın, ben de sana kürsünün altından fısıldarım."
Düşüncelerini pazar günü uygulamaya koyarlar, başrahip kürsünün altına girer, cemaat gelir, yaprak gibi titreyen öğrenci kürsüye gelerek rahibin başını dizlerinin arasına alır. Aklına tek kelime gelmeyen vaiz başrahibin başını sıkar, başrahip fısıldar;
- "Ey cemaatim!" Vaiz halka doğru seslenir;
- "EY CEMAATİM !" Aklına birşey gelmeyen vaiz heyecanlanarak dizlerini biraz daha sıkar. Başrahip fısıldar;
- "Adem, Havva'ya dedi ki!" Vaiz halka doğru seslenir;
- "ADEM, HAVVA'YA DEDİ Kİ !" İyice heyecanlanan vaiz, başrahibin başını olanca gücüyle sıkar, canı yanan başrahip vaiz'e seslenir;
- "Sen bacaklarını bu kadar sıkarsan ben bu işi yapamam!" Vaiz halka doğru seslenir;
- "SEN BACAKLARINI BU KADAR SIKARSAN BEN BU İŞİ YAPAMAM...!"

irasare
03-09-2008, 20:36
Bir bahar günü adam ve karısı hayvanat bahçesine giderler. Kadın hoş bir
kolsuz pembe elbise giymiştir. Hayvanat bahçesinde fazla kimse yoktur.
Gezerlerken gorillerin olduğu bölümde oldukça kılli ve iri bir goril
görürler. Goril kadını görünce heyecanlanır ve çite tırmanıp tek eliyle
göğsünü dövmeye baslar. (Gorillerin kur yapma biçimi) Herhalde kadının açık
giysisinden etkilenmiştir. Adam bunun komik olduğunu düşünür ve karısına
gorili daha fazla tahrik etmesini önerir. Kadın elbisesinin omuzlarını
indirir ve goril çığlıklar atmaya başlar. Adam karısını biraz daha
teşhirciliğe ikna eder kadın elbisesinin eteğini biraz yukarı kaldırır ve
goril çıldırır, zıplamakta ve bağırmaktadır. O anda adam karısını yakalar,
gorilin kafesini açar ve karısını içeri atarak kapıyı kapatır.
- şimdi ona başının ağrıdığını söyle..

irasare
03-09-2008, 20:41
Adamcağız hayli alkollü ve de bitkin üstelik gecenin saat üçünde evine gelir. Karısı son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasını
sorgulamaya başlar.
- Söyle bakalım Süpermen. Neler yaptın bu akşam?
- Valla karıcım, patronla beraber müşterileri yemeğe çıkarttık.
- Eeee, sonra ne yaptınız süpermen?
- Oradan striptize gittik. . . Ben sadece seyrettim.
- Yani sen bir şeyler yapmadın değil mi, süpermen ?
- Ben hiç bir şey yapmadım, ama sen niye bana ikide bir süpermen diyorsun?
- Valla, ben donunu pantolonunun üstüne giyen bir seni bir de süpermeni gördüm.

bikmisbroker
03-09-2008, 21:41
Temel ile omuzundaki papağanı eczaneye girmişler.

Papağan:

-İyi günler, şu reçetedeki ilaçları istiyoruz, demiş.
Eczacı şaşkın ama, reçetedeki ilaçları hazırlamış.

Paket ederken papağan:
- Şey, ona bir de aspirin ilave eder misiniz, demiş.

Eczacı neredeyse küçük dilini yutacak.
Papağan sormuş:
- Affedersiniz borcumuz ne kadar?
- 48-ytl
Papağan temelin omuzunu ayağıyla dürtmüş:
- Eczacı beye 50-ytl ver, iki ytl para üstü alacaksın, demiş
Eczacı iki lirayı verirken neredeyse ölecek:
- Allah aşkına bunu nereden buldun, diye sormuş.
Cevabı papağan vermiş:
- Bunlardan Karadenizde o kadar çok var ki...

ARMAND
04-09-2008, 18:17
temel ile omuzundaki papağanı eczaneye girmişler.

Papağan:

-İyi günler, şu reçetedeki ilaçları istiyoruz, demiş.
Eczacı şaşkın ama, reçetedeki ilaçları hazırlamış.

Paket ederken papağan:
- Şey, ona bir de aspirin ilave eder misiniz, demiş.

Eczacı neredeyse küçük dilini yutacak.
Papağan sormuş:
- affedersiniz borcumuz ne kadar?
- 48-ytl
papağan temelin omuzunu ayağıyla dürtmüş:
- eczacı beye 50-ytl ver, iki ytl para üstü alacaksın, demiş
eczacı iki lirayı verirken neredeyse ölecek:
- allah aşkına bunu nereden buldun, diye sormuş.
Cevabı papağan vermiş:
- bunlardan karadenizde o kadar çok var ki...




:):):):)

ARMAND
04-09-2008, 18:18
Psikolog karşısındaki sinir hastası bir genci teste tabi tutmaktadır.Kağıt üstüne bir dikörtgen çizip :
-Bu size neyi hatırlatıyor?diye sorar.
Hasta :
-İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer.Hasta, bu kez :
-İçi kadın dolu bir oda, der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de :
-Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz :
-Tamam beyefendi, der.Siz bir kadın budalasısınız.
Ama psikolog daha lafını bitirmeden, hasta bağırır :

-Ne, ben mi?Aslında sen kadın budalasısın be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun...

ARMAND
04-09-2008, 18:20
Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.
- "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.
Ingiliz'e sormus
- "Titanik kaç yilinda batti?"
Ingiliz hemen cevap vermis
- "1912" diye.
Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez:
- "Titanik'te kaç kisi öldü?"
Fransiz cevap vermis
- "1050".
- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.
Ve Yahudi'ye dönmüs;
- "Say lan isimlerini!"

KHANJAR
05-09-2008, 02:46
Bizi de yedirirsin!


Eskiden toplu ramazan yemeklerinde,
iftar ziyaretlerinden artan yemekleri,
yemek masasına hizmet eden gençler
yermiş Yani artan yemekler onların
hakkı imiş Bir iftar yemeğinde çorba
içildikten sonra hoca cemaata
''Çorbayı arttırmayın israf haramdır
Yemeği bitirmek sünnettir'' der
Böylece çorba tamamen biter
Sıra sebze yemeğine gelir, hoca yine
''arttırmayın sünnettir'' der yemek biter
Sıra pilava gelir, tatlıya gelirHoca "sünnettir"
diyerek, her şeyi cemaata yedirir ve hizmet
yapan çocuklar aç kalırlar Yemekten sonra
hocanın ellerini yıkaması için su döken
hizmetli çocuklarla hoca şakalaşmak ister
''balam sizin adınız ne'' der
Çocuklar ''Farz hoca efendi'' derler
Hoca '' balam hiç farzdan ad olur mu?'' der
Çocuklar da ''olur ya, sünnet diyelim de
bizi de cemaata yediresin öylemi '' derler

KHANJAR
05-09-2008, 02:48
Temel köyde imamlık yapıyomuş İftar saati yaklaşmış Bütün
köylü de oturmuş iftar açmak ezanı bekliyomuş Temel çıkmış
minareye:
- Allahuekber Allahuekber
Köylü Temelin sesini duyunca bismillah deyip oruçlarını açmışlar
Biraz sonra minareden Temelin sesi gelmiş
- Allahuekber Allahuekber ses deneme 1-2-3 ses deneme!!!!!

KHANJAR
05-09-2008, 02:54
Tilki'nin Orucu

Tilki ormanda gezmektedir.Bir ağacın dalında bir geyik budunun asılı olduğunu görür.Açtır ama şüphelenir, kontrol edince tuzağı anlar. Çünkü geyik budu iple bir bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür.Tilkiye sorar:"Napıyorsun dostum?"
Tilki cevap verir:"Hiiçç...Yatıyorum."

-Burda bir but var.
-Evet var.
-Neden yemedin?

Tilki sakince cevap verir;"Bugün oruçluyum."
Kurt kendinden emin:"Ben yiyeyim o zaman."
Tilki; "Buyur afiyet olsun."der.
Kurt, buta uzanır uzanmaz bir patlama ile ortalık toz duman olur. Kurt yaralı, perişan halde yatarken, tilki sakince budu yemeye başlar.
Bunu gören kurt;"Hani sen oruçluydun?" deyince tilki pişkin pişkin; "Biraz önce top patladı duymadın mı?"

KHANJAR
05-09-2008, 02:55
Çömlek Hesabı

Ramazan günlerini hesaplamak için bir çömleğin içine her gün bir taş atar, Hoca. Bir avuç taş doldurur çömleğin içine Hoca'nın yaramaz oğlu, muziplik olsun diye.

Bir zaman sonra arkadaşları: "Bugün Ramazan'ın kaçı acaba? diye sorarlar Hoca'ya. Hoca'da: "Şimdi eve gider öğrenirim. Biraz sabredin." der ve evinin yolunu tutar.

Çömleği boşaltır; bir sayar, iki sayar... Taşların yüz yirmi beş tane olduğunu görür. Şaşkın bir halde döner arkadaşlarının yanına Hoca. "Arkadaşlar, bugün, Ramazan'ın kırk beşi" der.

Hoca'nın bu cevabına gülüşürler arkadaşları. Aralarından biri:

"Aman Hocam, bir ay otuz gündür. Hiç Ramazan'ın kırk beşi olur mu?" diye itiraz eder.

Hoca, biraz şaşkınlık biraz da kızgın bir ifadeyle: "Ben yine insaflı davrandım. Benim çömlek hesabına bakacak olursak; bugün Ramazan'ın yüz yirmi beşi!"der.

KHANJAR
05-09-2008, 02:56
Sen Ne İşe Yaradın?

Bektaşi ile Hacı Osmanlı, zamanında ramazanda içki içerken yakalanırlar. Kadı yaptıklarının cezasının ne olduğunu bilip bilmediklerini sorar bunlara. Hacı af diler "şeytana uyduk kadı efendi", der ve Haci'ya idam cezası verir. Bektaşiye sıra gelir ve der ki "Kadı efendi ben gayri-müslümüm, bana oruç farz değildir." Kadı Bektaşiyi serbest bırakır. Bektaşi kadıya sorar "kadı efendi ben de şehadet getirsem, müslüman olsam, arkadaşımı da bağışlar mısın?" Kadı efendi düşünür "gavuru müslüman yapmanın ona sağlayacağı sevabı hesap eder ve Hacı'yı da affeder. Kadının huzurundan ayrıldıktan sonra hacı şaşırararak Bektaşiye sorar: - "Sen ne biçim adamsin be, bir dinli oluyon bir dinsiz, sende iman yok mu bire münafık?" deyip azarlar. Bektaşi de - "Gavur oldum kendimi, müslüman oldum seni kurtardım be. Peki sen ne işe yaradın?"

KHANJAR
05-09-2008, 03:01
TEMEL'İN HESABI
Temelin ineği hastalanmış.. Hangi veterinere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş.

Temel biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp ALLAH'a yalvarmış..

-''Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım... ".

Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere rağmen inek iyileşmiş..

Bizim temel 15 gün oruç tutmuş. 16.gün inek ölmüş.

Temel ne yapacağını şaşırmış inek ölü, havadan 15 gün tutulan oruç.....

Ellerini açmış : -"Yarabbi sen sanıyorsun ki Temel aptaldır, hiç itiraz kabul etmem, ineği kurbana sayar, tuttuğum oruçları da Ramazan'dan düşerim hiç kusura bakma..'''

VOLVO
05-09-2008, 10:08
BENZINLI KEDI


Temel, sol kolunun üstüne güzel mi güzel pek hoş bir kedicik oturtmuş. Nereye gitse kedi kolundaymış.

Arkadaşları
- Nedeysun pütün gün kedi kolinda, kediyi rahat piraksana.

Temel:
- Pirakmasina pirakacagum ama, kedi disi basina bir halt kelir tiye endiseleneyrum. içlerinden bir tanesi Temel'e ilginç bir fikir önerir.

Kedinin belirli yerlerine pamukla benzin sürmesini, böylece erkek kedilerin hiç bir senin dişi kedine zarar veremez diye söyler.

Temel de söyleneni aynen uygular. Sonuç harika, erkek kediler degil yaklasmak, nerdeyse alt taraftaki yola kaçarlar.

Günlerden bir gün Temel'in kedisi kaybolur.

Temel perisan: - La, penum kediyi körtünüz mi? Diye, diye iki, üç gün dolasir.

Derken bir tanidigi - Senin kediyi gördüm der.
Temel: - Nerdeydi? Ne ediyirdi?

Arkadasi:
- Asagi mahalledeydi, sanirim penzinu bitmis arkadan itiylerdi.:beurk::beurk:

ARMAND
05-09-2008, 18:09
Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var.. damat rahibin yanina yaklasip isildiyor.. "Bakin.. size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum.. hani su bana soracaginiz sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz?" kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum... "
Rahip gulumseyerek basini salliyor ve damat rahibin avucuna $100 sıkıştırıp iceri donuyor...
Ve dugun basliyor... herkes yerini aliyor, gelin ve damat rahibin onunde bulusuyor ve yeminler okunmaya baslaniyor....
Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parliyor.. ve rahip damata soruyor: "....... esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize,her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize,ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz...?"
Tabi damat bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi aciliyor..saga sola bakiyor.. bi yutkunuyor.. ve kisik bir sesle:
"E..eee..evet efendim"...
Ve toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikiliyor:
"Bir anlasma yaptigimizi saniyordum!!!!"
Rahip gulumseyerek cevapliyor:
"Esiniz daha iyi para verdi.... "

ARMAND
05-09-2008, 18:09
Bir İngiliz doktor diyor ki :
-"Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz."
Alman doktor diyor ki :
-"Bu hiç birşey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada şavaşa hazır hale getiririz."
Amerikalı doktor da diyor ki ;

-"Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldık ve beyazsaraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor."

hgarip
05-09-2008, 23:35
adam can havliyle hamamdan fırlayıp hamamcının yanında soluğu aldı.
hamamcı merakla ''ne oldu ''diye sordu...
adam nefes nefese:
--valla içeride simsiyah dev gibi bir yılan gördüm.takunyayla kafasına vurdum.ama galiba orada bulunan zenciyi soktu.adam kıvrandı kaldı...

ozbek1
06-09-2008, 00:42
adam can havliyle hamamdan fırlayıp hamamcının yanında soluğu aldı.
hamamcı merakla ''ne oldu ''diye sordu...
adam nefes nefese:
--valla içeride simsiyah dev gibi bir yılan gördüm.takunyayla kafasına vurdum.ama galiba orada bulunan zenciyi soktu.adam kıvrandı kaldı...

gerçek anlamda iğrenç bir fıkra tum arkadaşlara anlatacağım, harbiden unutulmayacak iğrençlikte, yine de teşekkürler gönderinize

turist
06-09-2008, 13:17
İki sarhoş mezarlıkta içiyorlarmış...
O sırada bir cenaze alayı gelmiş.
Sarhoşlardan biri , ben bir bakayım kimmiş diye cenazenin yanına sokulmuş...
Hayrola arkadaş neden öldü acaba demiş...
Cenaze sahibi: Meftamız çok içerdi alkol yüzünden öldü, demiş...
Buna canı sıkılan sarhoş arkadaşının yanına gelmiş ve artık içmeyelim, adam alkolden ölmüş, demiş...
5 dakika sonra bir cenaze daha gelmiş...
Bizim sarhoş merakla, bu da mı alkolden öldü diye sormuş...
Cenaze sahibi: Hayır, rahmetli sağlığında hiç içmezdi, alkolden nefret ederdi,
demiş...
Sarhoş koşa koşa, arkadaşının yanına gelmiş ve: Hadi içelim arkadaşım demiş, içenle içmeyen arasında topu topu 5 dakika var...

ARMAND
08-09-2008, 17:58
Genç bir erkeğin
> >dört kız arkadaşı vardı ve bir türlü hangisiyle> evleneceğine karar
> >veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir> test yapmaya
> >karar> verdi. Her birine 1000$ verdi ve bu parayı istediğiniz gibi
> >harcayın" dedi..> Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve
> >ayakkabılar aldı, kuaföre> ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri
> >geldiğinde söyle dedi:Senin> için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni
> >seviyorum!" İkinci kız> arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın> iki
> >kombine biletini,en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay yetecek>
> >bira ile geri geldi ve söyle dedi: "Bunlar senin için aldığım hediyeler,>
> >eminim> seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacağım
> >Uçuncu kız> arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir sure
> >içersinde> para kendini ikiye katladı ve bu parayı da çeşitli yatırım
> >alanlarında> kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:"Bana verdiğin
> >parayı birlikte> yaşayacağımız mutlu bir gelecek> için çoğalttım, çünkü
> >seni seviyorum!"> Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir
> >suru> kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı.> Genç adama
> >geri gelerek söyle dedi: "Verdiğin> paranın bir kısmıyla sana layık
> >olabilmek için bir suru> kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına
> >fakirlere yemek> dağıttım Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından>
> >çok etkilenmişti. Karar vermek için epey bir sure> düşündü düşündü.....
> >düşündü.....> > >>>düşündü.....düşündü......> >>>> >>>ve sonunda >>>büyük
> >gögüslü olanla> > >>>> >>>evlenmeye karar verdi...:)))))))))> >

ayhan53
09-09-2008, 10:24
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister.
Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:

-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.
Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?

Deli:


-Niye atlayım ben deli miyim der?


Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar

Deli:

-Ya bardağı çekersen

ayhan53
09-09-2008, 10:25
Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi
olan Temel, çocuk kaçirip fidye istemeye karar vermis.
Sehrin büyük bir parkinda çocugun birini gözüne kestirmis
Önce bir not yazmis : Çocugunu kaçirdim.
Bunu yaptigim için üzgünüm ama kusura bakma
çünkü gerçekten paraya ihtiyacim var.
Yarin sabah saat 7'de
falanca parktaki filanca agacin altina bir siyah çantada 5 milyar getir
Imza: Laz
Çocugun yanina gitmis, notu çocugun ceketinin iç cebine koyup, dogruca
evine gitmesini ve notu babasina göstermesini söylemis.. Ertesi sabah
parka geldiginde söyledigi agacin altinda,söyledigi renkteki çantada
içinde 5 milyar olan emaneti bulmus.
Paralarin yaninda bir de not varmis :
"Paran purada ama bir Laz hemsehrisine nasil peyle bir sey yapar inanamayrum." inanamayrum."

ayhan53
09-09-2008, 10:26
Hakim temele sormuş: "davacıya borcunu bir türlü ödemiyorsun
neden?" Temel boynunu büker "vereceğum vermesinede, bana uc ay muhlet ver
diyorum vermiyor, uc yıldır beni oyaliyor."

ayhan53
09-09-2008, 10:26
Temel, Dursun'a misafirliğe gitmiş. Gece sağnak halde yağmur
başlayınca; Dursun konukseverlik göstermiş: "Temel çok fena yağmur
yağıyor, eve gitme, burada kal." Temel kabul etmiş, ama ansızın ortadan
kaybolmuş.Aradan epeyce zaman geçtikten sonra kapı çalmış, bakmışlar
kapıda sırılsıklam Temel: "Neredesun ula Temel merak ettik ?" "Eve cittum
pijamamu aldum da..."

ayhan53
09-09-2008, 10:29
Bir firmanin insan kaynakları müdürü vefat eder ve göge yükselir. Kapıda melek onu karşılar ve şöyle der:

- Size bir şans verecegiz. 24 saat boyunca cehenneme ve 24 saat boyunca da cennete gideceksiniz. Hangisini daha çok severseniz sonsuza kadar orada kalma şansınız olacak.

Ancak İnsan Kaynakları Müdürü bu fikri 'gereksiz' bulur ve şöyle der;

- Aslında ben seçimimi çoktan yaptım. Bu yola başvurmamıza gerek yok. Ben cennete gitmek istiyorum.

Melek bunun imkansız olduğunu söyler;

- Buranın da bazı kuralları var. Bu nedenle dediğimi yapmanız gerekir. Sonra seçim sizin...

Müdür çaresiz kabul eder. Bir asansöre biner ve yerin yedi kat altına iner. Kapıdan içeri girdiğinde bir bakar ki, yemyeşil bir golf sahasının üzerinde ve bütün sevdiği arkadaşları orada...

Şeytan bile çok sevimli ve ona iyi davranıyor. Bütün gün golf oynarlar, beraber yemek yiyip, içki içerler. Müdür çok eğlenir ve zamanın nasl geçtiğini anlamaz.

24 saat dolunca asansörle yukarı çıkar ve cennetin kapısından içeri girer.

Cennet de güzel, ama fazla sakin bir yerdir. Bütün gün bulutların üzerinde arp çalıp şarkı söyler. 24 saat dolunca tekrar meleğin karşısına çıkar.

Melek sorar;

- Evet, kararınız nedir?

Müdür cevap verir;

- Bunu söyleyeceğimi hiç sanmazdım, ama cehennemde daha iyi vakit geçirdim, oraya gitmek istiyorum.

Bunun üzerine asansörle yerin yedi kat altına iner. Bir de görür ki, her yer çöp dolu, pis koku sarmış etrafı. Dün çok eğlendiği arkadaşları da çöpleri topluyorlar.

Şeytana sorar:
- Dün burası bir golf sahasıydı, yemek yedik, içki içtik. Bugün ne oldu, durum neden böyle?

Şeytan cevap verir:
- Dün senle iş görüşmesi yapıyorduk. Bugün seni işe aldık.

ayhan53
09-09-2008, 10:30
Bir Amerikalı ile Japon safariye çıkmışlar.
Her ikisi de son teknolojik silahları da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar.
Derken uzakta bir aslan görünmüş.
Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş.
Ama karavana.
Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş.
Fakat o da karavana.
Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış.
Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış.
Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış.
Amerikalı sormuş:
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın? -Yoo, senden hızlı koşsam yeter.

ayhan53
09-09-2008, 10:30
Evli bir çiftin cocuklari olmus.Adam,yeni dogan çocuguna bakarak
karisina demis ki; hayatim bu cocuk kime benziyor.Bir türlü kimseye
benzetemedim...
kadin kocasina dönmüs söyle demis;
Bos ver sen tanimazsin

ayhan53
09-09-2008, 10:31
Temel silah satan bir dükkandan içeri girer:
-Ben tutukluk yapmayan seri bir silah ariyorum.
Satıcı sorar:
-Savunma amaçlı mı?
Temel: -Hayır... Savunmamı sonradan avukatım yapacak...

ayhan53
09-09-2008, 10:32
Temel yillarca çalistiktan sonra nihayet bir kawazaki sahibi olur motoru alir ve otoyolda denemeye çikar bir süre sonra gerekli hiza ciktinca önünde gitmekte olan mersedes otomobile yanasir cami tiklar söför cami acar ne var der temel abi sen kawazaki biliyonmu diye sorar adam git isine der basar gider temel hizla yetisir tekrar sorar abi sen kavazaki biliyonmu adam basar gider bu olay 3-4 kez devam eder mersedes söförü dayanamaz kenara ceker ve bekler bir süre gittikten sonra ileride bir kaza oldugunu görür iner arabasindan olay yerine yaklasir bide ne görsün temel kanlar içinde yerde yatar yanina yaklasir ne oldu der temel perisan hafif kafasini kaldirir abi sen kavazaki biliyonmu der kizgin adam biliyorum ne olmus der temel abi freninin yerini soracaktim der.

ayhan53
09-09-2008, 10:33
Adam, karısının kedisinden nefret etmektedir. Kadın evde
yokken arabaya attığı gibi uzak bir mahalleye bırakır hayvanı.. Eve
geri gelir bakar bizimki kanepenin üzerinde mışıl mışıl
uyuyor..

Ertesi hafta daha uzağa bırakır.. Geri gelir bizimki gene kanepenin
üzerinde!..

Bir hafta sonra daha da uzağa bırakır, geri gelir, gene evde!..

En sonunda alır hayvanı gider, gider, gider.. Akşam
evin telefonu çalar.. Karısı telefonu açar. Karşısında kocası.

"Alo? Necla kedi evde mi?"

"Evdeee.."

"Versene şu lavuğu bana yolu tarif etsin.."

ayhan53
09-09-2008, 10:34
Temel ismini degistirmek için mahkemeye basvurmus.

Hakim demis ki: "Ne var oglum niye ismini degistirmek istiyorsun? Hem

senin ismin ne bakalim ?"

Temel cevap vermit : "Temel Kıç".

Hakim : "Tamam o zaman degistirmekte haklisin, yeni ismin ne olsun

istiyorsun?"

Temel : "Dursun Kiç" olsun demis.

ayhan53
09-09-2008, 10:34
Temel otobüste cep telefonuyla konusuyormus,yolcular uyarmis:

-Otobüste cep telefonuyla konusmak yasaktir!Temel telefonun öbür ucundaki arkadasini uyarir:

-Ula Cemal,otobüsün içinde konusmam yasakmis,sen konus ben tinleyeyum!

Serenler
09-09-2008, 15:48
NESLİ TÜKENEN AYI‏!..
Dünyada sadece bir çift kalan nadir bir ayı türünün erkeği ölmüş. Bu ender hayvanın üreme ihtimali sıfır,bu yüzden soyu
tükenecek. Ne yapalım diye düşünmüşler;kurullartoplanmış,çözüm yok. Kuruldaki bir Türk bilim adamı şöyle demiş:
'Bizim memlekette bir Hayati abi var , söylemesi ayıptır aynen buayıya benziyor,hatta daha kıllıdır,ondan rica edebiliriz,
100-200 dolarda ödül verirsek bu işi yapar ve ayıların soyun ukurtarır herhalde' demiş.
Bakmışlar başka çare yok, Hayati abiye gitmişler ve durumunönemini, yapacağı hizmetin büyüklüğünü anlatmışlar,
birde 'Karşılığında 100 dolar söz konusu' demişler.
Hayati abi düşünmüş ve 'Olur ama 3 şartım var.' demiş.
Herkes sevinç ve merakla 'Ne?' diye sormuş...
1. Öpüşmem...
2. Yavru erkek olursa babamın adını koyarsınız.
3. 100 dolar çok,en fazla 50 dolar veririm.

ayhan53
09-09-2008, 15:54
NESLİ TÜKENEN AYI‏!..
Dünyada sadece bir çift kalan nadir bir ayı türünün erkeği ölmüş. Bu ender hayvanın üreme ihtimali sıfır,bu yüzden soyu
tükenecek. Ne yapalım diye düşünmüşler;kurullartoplanmış,çözüm yok. Kuruldaki bir Türk bilim adamı şöyle demiş:
'Bizim memlekette bir Hayati abi var , söylemesi ayıptır aynen buayıya benziyor,hatta daha kıllıdır,ondan rica edebiliriz,
100-200 dolarda ödül verirsek bu işi yapar ve ayıların soyun ukurtarır herhalde' demiş.
Bakmışlar başka çare yok, Hayati abiye gitmişler ve durumunönemini, yapacağı hizmetin büyüklüğünü anlatmışlar,
birde 'Karşılığında 100 dolar söz konusu' demişler.
Hayati abi düşünmüş ve 'Olur ama 3 şartım var.' demiş.
Herkes sevinç ve merakla 'Ne?' diye sormuş...
1. Öpüşmem...
2. Yavru erkek olursa babamın adını koyarsınız.
3. 100 dolar çok,en fazla 50 dolar veririm.
:he::he::he::he: