PDA

View Full Version : Haftanın Fıkrası...



Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 [36] 37 38 39 40 41

nilay0787
22-04-2011, 11:20
Karadenizli'lerle Kayserili'ler karşılıklı siperlere yatmış kıran kırana savaşıyolarmış ama birbirlerine üstünlük sağlayamıyolarmış derken Kayserili'ler aralarında toplanıp: Bu böyle olmaz bişeler düşünüp yenmeliyiz şunları demişler içlerinden biri bunların çoğunun adı Temel'dir Dursun'dur demiş herkes siperine dönmüş nişan almış bu Kayserili ''Ula Temel sen misun?'' diye seslenmiş karşı taraftaki Temeller ''Ula benim benim'' diye ayağa kalkınca Kayserili'ler hepsini vurmuş ardından ''Ula Dursun sen misun?'' diye seslenip ayağa kalkan Dursun'ları da vurmuşlar!
Bu kez sayıları azalan Karadenizli'ler toplanıp plan yapmışlar siperlerine dönüp nişan almışlar içlerinden biri iki siper arasına 20 lira atmış ''Ula bu para kimindur?'' diye seslenmiş karşıya Kayserili'ler hepbirden ''Benimdir benimdir'' diye ayağa kalkınca Karadenizli'ler Kayserili'lerin hepsini vurmuş!

nilay0787
22-04-2011, 11:22
Kadın doğum uzmanı bir doktor yaptığı işten zevk almamaya başlamış. Yıllardır doğum yaptırmak artık doktora eğlenceli gelmiyormuş ve sonunda işini değiştirmeye karar vermiş. Bir takım araştırmalar sonucunda motorcu olmaya, bu işin çok eğlenceli olduğuna karar vermiş. Hemen bir eğitim kurumuna başvurarak kurs almaya başlamış.
Nihayet kurs bitmiş ve usta öğretici kursiyerleri sınava almış ve sonuçları bakanlığa yollamış. Bakanlık sonuçları incelerken bi bakmışlar bizim doktor 100 puanlık sınavdan 150 almış. "Nasıl olur bu. Bu işte torpil var muhakkak" deyip hemen iki müfettişi göndermişler kurs merkezine. Usta öğreticiyi bulup sormuşlar:
- Ne iş bu, ne sordun sınavda?
- Müfettiş bey ne sorayım klasik şeyler işte, yağı değiştir, bujileri temizle, yağ filtresini sök değiştir, radyatörün suyu falan işte...
- İyide kardeşim bu adam nasıl aldı bu notu?
- Valla müfettiş bey adam ne dersem hepsini yaptı.
- Tamam anladık kardeşim onu niye 100 değilde 150 onu soruyorum.
- Haa!!... İyide müfettiş bey adam bütün dediklerimi ekzos deliğinden yaptı, kaç verseydim!

nilay0787
22-04-2011, 19:52
Bir müfettiş,İlköğretim okulu 2. sınıflardan birine teftiş için girer.Arka sıralarda oturan mahçup bir öğrenci müfettişin dikkatini çeker.
-Kalk bakalım evladım.Alfabemizde kaç harf var söyler misin?
-Öğrenci 25 der ve başlar harflerin adını söylemeye.Yalnız 4 harfi söylemeden geçer.
-Müfettiş olmadı,29 harf olması lazım der ve harfleri yeniden söylemesini ister.
-Öğrenci harfleri tekrar söyler ,sonuç yine aynı.......25...
-Bu sırada uyanık bir öğrenci söz alır.
-Öğretmenim o Fenerlidir....U.E.F.A yı bilemez..
hehehe

kantar
23-04-2011, 15:43
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları yazar:
Sevgi.........lim,Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum.
Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü.
Haberin olsun dedim.
Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım.
ÖptümBiricik eşin

Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:
Sevgili anneciğim,Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için birsütanne tuıtmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve buyüzden bebeğimizin renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor.
Bundan eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .
Selam ve sevgilerimle
Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:
Sevgili oğlumAslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı.
Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp onun yerine seni
inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki,
senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.
Seni seven annen

tdogan
26-04-2011, 23:16
Bölük komutanının yanına koşarak gelip çakı gibi bir selam verdikten sonra heyecanla "Beni arzu etmişsiniz komutanım" diyen ve yüzbaşının "Seni ne arzu edecem lan!" kükremesiyle yollara düşen Mehmetçik için kocaman bir alkış lütfen...


İlk genelev deneyiminde heyecandan ne yapacağını şaşırıp, kadına; ''Bakire misiniz?'' diye soran ben mi, yoksa; ''Evet bakireyim, kendimi sana sakladım.'' diye cevap veren hayat kadını mı alkışı haketti karar veremedim....


Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı?


İşyerime arkadaşım ziyarete geldi. Ne içmek istediğini sorduğumda çay cevabı ile 5-6 metre uzakta olan askerime, 2 işareti yapıp çay karıştırma hareketini yaptım. Asker olduğu yerde 2 kere döndü. Bir an arkadaş koptu, ben şaşkın...


Fazla kilolarından şikayet edip, akupunktura gitmeye karar veren tombik anneme babamın yorumu: "Sana bu saatten sonra inşaat çivisi çaksak fayda etmez hanım..." O günden beri küsler, barışmalarını bekliyoruz.


Geçen akşam bozuk olan laptopla uğraşırken, babamın; "Hadi artık bitmedi mi?" lafını her 5 dakikada bir tekrarlaması, annemin; "Sana ne be adam, fişi senin g.tüne mi takılı?" sorusu ile son bulmuştur.


Annem babamın içki içmesine tepki gösterir her zaman. Babam arkadaşlarıyla içerken bir gün arkadaşı "Maydonoz al, yenge anlamaz." demiş. Ve gecenin bir yarısı bizi gülme krizine sokan son. Ayakta zar zor duran bir baba ve elinde bir demet maydonoz...


Ağrıyan dizim için devlet hastanesine gidip gelirken, sıraydı, randevuydu, röntgendi, MR'dı, kan tahliliydi koştururken günler geçti ve ben sonuçları doktora gösteremeden dizimin ağrısının geçtiğini farkettim. Tıp ilerledi dedikleri bu olsa gerek!


Everest’in eteklerinde İrlanda ikinci lig takımlarının flama ve bayraklarının dahil olduğu bara, bizden de olsun, Türk dokusu bulunsun diye astığım Fenerbahçe formamın üzerine “.......... Fener!” yazan eleman, Allah belanı versin.


Hayatımda ilk kez, bugün kaşlarımı düzelttirmek için berberime, "Ali Abi, bu kaşları düzeltebilir misin?" dedim. "Ne demek, bütün ibnelerinkini ben düzeltiyorum zaten." dedi. Peki ben kaşları düzelttirdim mi? Düzelttirdim. Bahşiş de bıraktım mı? Bıraktım. Bir daha Ali Abi'ye gider miyim? İbnelik değil mi, gitmem artık!


Babamın karşı komşusu hakkında yorumu: "Bu adam da çok kılıbık. Ben ne zaman balkonu yıkasam, o da çamaşır asıyor." Canım babam, eski kazak erkeklerden kim kaldı senden başka!


Haftanın 5 günü dışarıdan yemek isteyen, geri kalan iki günde de makarna ve tavuk dışında bir şey yapmayı beceremeyen karım, dün akşam Yemekteyiz programına başvuracağını söyledi. Hala gülüyorum...

nilay0787
27-04-2011, 09:01
Türk Olmak;
- Ev telefonunu arayıp ‘evdemisin?’ diye sorabilmektir,
- Kavgadan sonra ‘teker teker gelin’ diyebilmektir,
- Arabanın arkasına ‘hatalıysam ara’yazıp numarayı vermemektir,
- Şampuan kutusu bitmek üzereyken kutuya su doldurup şampuanı çoğaltabilmektir,
- Sıkışınca CTRL+ALT+DEL yapabilmektir,
- Google Earth’de kendi evini bulmaya çalışmaktır,
- Gaz kaçaklarını ‘çakmak’ ile kontrol etmektir,
- Maaş’ının 2 katı değerindeki cep telefonuna sahip olabilmektir,
- Ambulansların hasta taşıdığına inanmamaktır,
- Televizyon yada bilgisayarın üstünü dantelli örgü ile örtmektir,
- Her güneş tutulmasını siyah camla izlemektir,
- Çizgili pijama giyebilmektir,
- Gelen misafirlerin kapı önündeki ayakkabılarını düz çevirmektir,
- Mirc’e bayan nickiyle girip erkekleri kandırmaktır,
- Bulmacalardaki resimlere bıyık,sakal çizebilmektir,
- Kitapların ön sözlerini okumamaktır,
- Nuri Alço’yu halk kahramanı yapabilmektir,
- Ayda bir altın günü yapmaktır,
- Her canlı yayında ’70 Milyon Bizi İzliyor’diyebilmekir,
- Her güneş tutulmasını siyah camla izlemektir,
- Faturaları son gün ödemektir,
- Elindeki silahla şaka yapabilmektir,
- Bu yazıları okuyup ‘harbiden de böyle oluyo’ diyebilmektir :):):D:D:D

nilay0787
27-04-2011, 09:03
Bilim adamları 3 fare üstünde 3 ülkenin içkilerinin etkisini test ediyorlarmış,
Fransız içkisini içen fare küt düşmüş.
İngiliz içkisini içen fare küt düşmüş.
En son fareye Türk rakısını içirmişler fare biraz sallanmış sonrada bağırmış ve
” O kedi buraya geleceeek! “

nilay0787
27-04-2011, 09:07
Kirmizi baslikli kiz ninesine kurabiye götürüyormus. Yolda yürürken bi…r agacin arkasindan kurdun burnunu görmüs :
- Kurt çik ordan gördüm seni…
Kurt :
- Hay Aksi, demis ve ortaya çikmis.
Kirmizi baslikli kiz yürümeye devam etmis. Az sonra bir çalinin arkasindan kurdun kulaklarini görmüs :
- Kurt çik ordan gördüm seni…
Kurt :
- Hay Aksi, demis ve yine ortaya çikmis.
Kirmizi baslikli kiz yürümeye devam etmis. Biraz sonra bir kütügün arkasindan kurdun kuyrugunu görmüs :
- Kurt çik ordan gördüm seni…
Kurt sinirlenip bagirmaya baslamis :
- Ulan gördüysen gördün, rahat rahat bi tuvaletimizi de mi yapamiycaz bee!..

nilay0787
27-04-2011, 09:09
Üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. İçlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet alm…ış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman olduğunu sormuş. – Bir saat on beş dakika… Arkadaşlarına dönmüş: – Daha çok var, hadi gidip şu karşıki kafede çay içelim… Oradan buradan derken lâf lâfı açmış… Birden tren düdüğüyle kendilerine gelmişler. Koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile… Tren kaçmış..Sormuşlar: – Sonraki tren ne zaman? – Bir buçuk saat sonra… Yine dönmüşer kafeye. Yine çay, yine lâf ve derken yine düdük sesi… Koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. Bir saat sonra bir tren daha varmış. Dönmüşler kafeye… Ama bu kez uyanık duruyorlar. Trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar. İçlerinden ikisi; biri bir vagona, diğeri baska vagona zar zor yetişmiş… Üçüncü ise geride kalmış ve yetişememiş… Bir süre dövündükten sonra başlamış katıla katıla gülmeye. Durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş: – Hem treni kaçırdın hem gülüyorsun! – Ulan nası gülmeyeyim Onlar beni uğurlamaya gelmişti
:D:D:D:D

nilay0787
27-04-2011, 09:10
‎14 şubat sabahı kadın uyanır uyanmaz;
— Kocacığım! Rüyamda ne gördüm biliyor musun, akşam eve elinde çok güzel bir paketle geliyorsun…
—Eee
— Ben de paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor biliyor musun?
— Eeeee!!!
…— Bir inci kolye! Sence bunun anlamı ne olabilir?
Adam gülümser:
— Bu akşam öğrenirsin sevgilim, der.
Akşam olur adam elinde güzel bir paketle eve gelir.. Kadın gözlerine inanamaz; çok heyecanlanır:
- Kocacığım sen bir harikasın!..
Kadın paketi aceleyle açar.. Kutunun içinden bir kitap çıkar. Üzerinde;
“RÜYA TABİRLERİ” yazmaktadır!!

nilay0787
27-04-2011, 18:57
Bu fıkraları kimse görmüyor mu ?ben boşunamı yazıyorum :)

emrek83
27-04-2011, 19:15
Bu fıkraları kimse görmüyor mu ?ben boşunamı yazıyorum :)

Takipteyiz...:cool:

YILMAZ
27-04-2011, 22:53
Bu fıkraları kimse görmüyor mu ?ben boşunamı yazıyorum :)

Yok boşuna yazmıyorsun... Valla billa fıkralarını her gün okuyoruz. Teşekkürler.

Damgacı Abi
27-04-2011, 22:54
Bu fıkraları kimse görmüyor mu ?ben boşunamı yazıyorum :)

ben okuyorum. hemde 10 numara bozuk gözlerle .. yanmasına rağmen. bu kıyağımı da unutma... hahahahahaha

shelby07
28-04-2011, 01:07
merhabalar, aranıza yeni katıldım.

temel nakliyecidir. ve altında eski model bi kamyon. akşam iş bitişi evine dönerken önünde son model bi bmw kırmızı ışıklarda durur. tabi bizim temel duramaz ve arkadan bmw ye dalar. her ikiside arabadan inerler ve temel adamın eline yapışır. abicim ben ettim sen etme. akşam vakti eve ekmek parası götürüyoruz. sen bilirsin affet der. adamcağız dayanamaz ve tamam hadi önemi yok der. 250 mt ilerde ışıklarda bmw yine durur. arkada bizim temel. duramaz ve bmw ye yine dalar. adam bu sefer sinirli bi şekilde iner arabadan. temel yine adamın eline yapışır. abicim frenler tutmadı. malum araba eski. bak akşam vakti çocuklara ekmek götürüyoruz. sen bilirsin, zenginsin sana koymaz falan diyerek adamı yine ikna eder. 300 mt ilerde yine kırmızı ışıklarda bmw durur. tabi yine bizim temel adama arkadan dalar. adam tam arabadan inecekken, temel camdan kafayı uzatır ve der ki:
- abi benim ben, devam et ....

osman
28-04-2011, 11:34
Adamın biri pejo marka bi minibüs alır.
Sonraki gün yolcuya çıkar minibüs tıklım, tıklım
tutar kasabanın yolunu, minibüs gittikçe hızlanır. Yolculardan biri;
- kaptan yavaş bir yere çarpacaz der.
Şoför;
...Sen pejo'yu biliyon mu? der.
Yolcu;
-hayır der.
Şoför;
-O zaman susacan der ve devam eder.
Minibüs hızlanmaya devam eder bi yolcu daha seslenir..
-Oğlum ben hastayım biraz yavaş der.
Şoför yine sorar; :-
Sen pejo'yu biliyonmu?
amca ne bilsin hayır der o zaman susacan der şoför,
bu kez bi kadın seslenir;
-Hamileyim lütfen biraz yavaş çocuğumu düşürcem. Şoför yine sorar;
-Sen pejoyu biliyonmu?
Kadın;
-yok der.
Şoför yine aynı cevabı verir.
Arkadan kızgın bi ses tonuyla bi genç seslenir;
-Yavaş git kardeşim öldürcen bizi
Şoför yine sorar;
-Sen pejo'yu biliyonmu?
Genç; biliyorum lan ne olacak? Der
Şoför:

-O zaman çabuk söyle bunun freni nerde

ayhan53
28-04-2011, 16:09
Adamin biri arabasiyla yola cikmis.

Bir gölün kenarindan gecerken kirmizi elbiseli bir adam elini kaldirmis,durmasini isaret etmis. Adam arabasini durdurmus. Kirmizi elbiseli adam:"Merhaba, ben ormanin kirmizili ibn.siyim, Karnim cok aç. Bana yiyecek bir seyler verir misin" demis. Adam bir parca ekmek vermis tesekkurleri kabul edip yola cikmis.

Daglik bir bolgeden gecerken karsisina sarilar icinde bir adam cikmis. Elini kaldirip adama durmasini isaret etmis. "Ben bu dagin sarili ibn..siyim. cok susadim. Suyun var mi?" demis Adam bir sise su vermis yola devam etmis.

Yol asfalta cikmis. Bir zaman gectikten sonra mavi elbiseler icinde bir adam el kaldirmis, durmasini isaret etmis. Adam artik sinirlenmis:"Soyle bakalim asfaltin mavili ibn.si, Sen ne istiyorsun"

"Ehliyet ve ruhsat".

kutatku
28-04-2011, 17:09
Yeni evliler gerdeğe girmişler..
Erkek pantolonunu dikkatle çıkarmış, geline uzatmış..
"Giy bunu" diye.. Kız denemiş.. Bel iki misli.. Düşmüş ayaklarına pantolon..
"Senin pantolonunu giyemem" demiş, gelin..
"Tamam" demiş, erkek..
"Bunu aklından hiç çıkarma.. Bu evde pantolonu ben giyerim.. Yani benim borum öter!."
Gelin o sırada soyunmuş. Üzerinde kalan son parçayı da sıyırmış paçasından ve erkeğe uzatmış..
"Sen de bunu dene.." Denemiş erkek.. Minnacık tanga ancak dizlerine kadar gelebilmiş adamın..
"Olmuyor" demiş, erkek.. "Senin tanganın içine giremiyorum.." "Tamam" demiş, yeni gelin..
"Bu tavrın devam ettiği sürece, hayat boyu da giremezsin.. Hiç aklından çıkarma.."

baygandalf
28-04-2011, 19:34
Karın mı, Devletin mi?
Birgün büyük bir oluşum her milletten ajan seçmek üzere daha önceden belirlenmiş kişileri görüşmeye çağırmış..

Önce Amerikan'ı odaya almışlar ve sormuşlar, "Karın mı, devletin mi??"
"Devletim" demiş Amerikan hiç düşünmeden..
"İyi" demişler.. "O zaman al şu silahı ve yan odadaki karını öldür"
Amerikan silahı almış.. Sonra birden durmuş ve "Yapamayacağım" demiş..

Fransız'ı almışlar odaya, "Karın mı, devletin mi??" "Devletim" demiş..
"İyi" demişler.. "Al şu silahı.. Karın yan odada.. Git ve onu öldür.."
Fransız silahı almış, kapıya gitmiş.. Sonra birden durmuş "Yapamayacağım" demiş..

Temel'i çağırmışlar.. "Karın mı, devletin mi?"
Temel hemen yanıtlamış, "Devletim"
"Al şu silahı, yan odadaki karını vur"
Temel silahı almış, yan odaya geçmiş..
Odadan önce bir silah sesi ardından da kırılan camın sesi gelmiş..
Temel odadan çıkınca sormuşlar "Ne oldu?"
Temel yanıtlamış, "Verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı... Ben de karıyı camdan attım.."

baygandalf
28-04-2011, 19:38
MİLYONER BAKİRE
Amerikalı milyoner bir bayan, genç ve yakışıklı avukatı çağırır ve der ki:
- Artık yetmiş yaşına geldim ve biliyorum ki artık bu dünyada misafirim. Bugün yarın demeye kalmaz ruhu teslim ederiz... Onun içindir ki sana vasiyetimi yazdırmak istiyorum

Avukatı da;
- Tabi hanımefendi, diyerek hemen kağıt ve kaleme sarılır.

Kadın başlar saymaya...
- Benim bildiğin gibi hiç kimsem yok bugüne kadar hep tek başıma mücadele ettim ve çalışmaktan ince işlere bile zamanım olmadı.. Kendimi bildim bileli iş hayatının içindeyim. Sadece iki dileğim olacak... Biliyorsun servetimin tamamı 100 milyon dolar... Bana öldüğümde 99 milyon dolar harcanarak öyle görkemli bir cenaze töreni hazırlansın ve yapılsın ki; bütün ülke bunu günlerce konuşsun der...

Avukat:
- Evet efendim anladım, der ve 'İkinci dileğiniz ne' diye sorar.

Yaşlı ve zengin kadın biraz utanarak biraz da sıkılarak genç ve yakışıklı avukatına,:
- Bugüne kadar hiç kimseyle beraber olmadım ve hala bakireyim. Dediğim gibi bugün yarın göçüp gideceğim bu fani dünyadan... Bu zevki tatmadan ayrılmak istemiyorum ve benimle iş tutmayı kabul edecek kişiye de geri kalan 1 milyon doları vereceğim der.

Avukatın gözleri açılır ve:
- Anladım efendim, diyerek kendisine bu konuda yardımcı olabileceğini söyler.
Genç avukat akşam eve geldiğinde kara kara düşünmektedir... Karısı bir şeyler olduğunu anlamıştır ve konuyu avukatın açmasını bekler... en sonunda adam karısına açılır ve o günkü yaşlı milyonerle aralarında geçen konuşmayı anlatır... Eşi de 1 milyon dolara bu işi yapacak birilerini bulabileceğini söyler ve bunu problem yapmamasını söyler....

Avukat en sonunda ağzındaki baklayı çıkarır ve:
- Hayatım biliyorsun bugünlerde benim de işlerim pek yolunda gitmiyor ve 1 milyon dolar da çok iyi para hani diyorum eğer sen de kabul edersen bir kereden bir şey olmaz... Hem ihtiyarın hayrını alırız hem de iyi bir para kazanmış oluruz ne dersin diye sorar...

Genç kadın biraz düşündükten sonra;
- Haklısın hayatım zaten yolun sonuna gelmiş durumda hem 1 milyon dolar da çok iyi para bence bir mahsuru yok der....

Genç avukat gelişmelerden son derece memnun ve sabahı zor eder doğru yaşlı milyonerin yanına...
- Efendim, eğer sizin için de bir sakıncası yoksa 1 milyon dolarlık vasiyetinizi yerine getirmek için talibim..

Zaten milyoner bakirenin arayıp da bulamadığı bir olay...
Peki o zaman yarın sabah saat 10:00 da malikaneye gelirsin ve bu işi bitiririz der...

Akşam avukat son derece neşeli evine gider ve eşine milyoner bakireyi razı ettiğini ertesi gün bu iş için saat on'da evine gideceğini söyler..

Eşi de;
- Peki o zaman yarın seni ben bırakırım tahmini yarım saat sürse ben seni 10:30 gibi yine oradan alırım, diyerek anlaşırlar...

Aynen planlandığı gibi ertesi sabah kadın avukatı malikaneye 10 da bırakır ve gider..10:30 civarında evin önüne gelir ve beklemeye başlar... Evde hiç kıpırtı yok..

- Neyse, der kadın 5-10 dakika uzayabilir önemli değil diye düşünür...Saat 11'e doğru artık dayanamaz ve başlar dıt dıt kornaya basmaya... evden hala ses yok.. Birkaç dakika sonra tekrar dıt dıt... Gene çıt yok.... Artık kadın iyice sinirlenmeye başlar ve hiç aralıksız kornaya basar..... Daaaaaattttttt !!!!! daaaatttttt...!!!!!!

Derken pencereden yarı çıplak vaziyet de genç avukat çıkar ve eşine seslenir :
- Sevgilim sen bugün git benim ne zaman geleceğim belli değil...
Kadın fikrini değiştirdi Cenazemi belediye kaldırsın diyoooor.......:))))

Serenler
29-04-2011, 00:33
Remzi, şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir adam görmüş v...e yanına giderek "Afedersiniz, siz Laz mısınız?" diye sormuş..
Adam, "Evet, neden sordun?" demiş..
Remzi, "Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da.. Kaşımak için şapkayı çıkartmanız lazım.." demiş..
Laz gayet sakin ve bilgiç bir tavırla demiş ki "Ne olmuş yani? Sen kıçın kaşınınca pantolonunu mu çıkarıyorsun?"

Stern
29-04-2011, 00:44
Remzi, şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir adam görmüş v...e yanına giderek "Afedersiniz, siz Laz mısınız?" diye sormuş..
Adam, "Evet, neden sordun?" demiş..
Remzi, "Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da.. Kaşımak için şapkayı çıkartmanız lazım.." demiş..
Laz gayet sakin ve bilgiç bir tavırla demiş ki "Ne olmuş yani? Sen kıçın kaşınınca pantolonunu mu çıkarıyorsun?"

habu fıkrayı çok tuttum :)

Serenler
29-04-2011, 15:33
Amerikalı bir hükümet yetkilisi Şili'deki darbenin hemen sonrasında ülke hapishanelerini incelemek için Şili'ye gitmiş..
Bir hapishanede bir süre inceleme yapan yetkili infaz yerlerini merak etmiş ve hep birlikte hapishanenin mahzenine inmişler..
İner inmez çığlıklar duyan misafir yetkili görevlilere bunun nedenini sormuş.. Görevliler de ölüm cezalarını uyguladıklarını söylemiş..
Amerikalı yetkili, kendi ülkelerinde elektrikli sandalye kullandıklarını ve bu konuyu daha kolay hallettiklerini söylemiş, aynı uygulamayı yapabileceklerini uyarıcı bir dille ifade etmiş..
Hapishane görevlisi yanıtlamış "Efendim, biz de elektrik kullanıyoruz ama elektrikler kesik olduğu için şimdilik mumla idare ediyoruz.."

nilay0787
30-04-2011, 09:54
Temel ile Dursun Trabzon'da iş bulamamışlar.
Çalışmak için Amerika'ya gitmişler.
Amerika'da bir anaokulunda ikisi beraber
iş bulmuşlar.Anaokulunda beyazlarla zenciler
beraber eğitim görüyorlarmış.Bir gün
anaokulunda yangın çıkmış.
Temel Dursun'a:
-"Ben çatıya çıkayım.Çocukları sana atayım.
Sen yakala ve yere bırak" demiş.
Temel çatıya çıkmış.Başlamış çocukları aşağıya
atmaya.Dursun da Temel'in attığı çocukları
yakalayıp yere bırakıyormuş.
Dursun zenci çocukları yakalamıyormuş.
Bu durum Temel'in dikkatini çekmiş.
"Dursun bazı çocukları neden yakalamıyorsun?"
Dursun aşağıdan bağırmış:
" Yanmış çocukları aşağıya atma da.("bu fıkra orjınali)

TNT-2
30-04-2011, 10:04
Bu fıkraları kimse görmüyor mu ?ben boşunamı yazıyorum :)

bende bendee okuyom tsk.ler nilay

nilay0787
30-04-2011, 11:29
kadın çocuguyla tarlaya gider. karnı acıkan cocuga annesi sütün içine ekmek doğrar ve işine bakar. o arada sütün kokusuna gelen yılan sütü içmeye başlar. çocuk kaşığı aldığı gibi yılanın kafasına vurarak ekmektende yeseneeee der:)

nilay0787
30-04-2011, 11:29
öğretmen öğrenci diyaloğu:
_öğretmen:oğlum canlı varlıklara örnek ver.
_öğrenci: kedi, köpek, kuş öğretmenim.
-aferin çocuğum, peki cansız varlıklara örnek ver oğlum.
-ölü kedi, ölü köpek, ölü kuş öğretmenim...xD

nilay0787
30-04-2011, 11:34
online olan kac kişiyiz bakalım? kişi sayımız yeterli olursa daha fazla paylaşım yapıcam...hadi bakaloop begenin göreyim:)

nilay0787
30-04-2011, 11:35
‎3 kişi inşaat yapmaya karar verir. inşaat ertesi gün yıkılır. 1.ci adam gitti demirim diye ağlar. 2.ci adam gitti tuğlam diye ağlarken 3.cü gülerek iyiki çimento koymamışım yoksa benim malzemede boşa gidecekti...:)))

nilay0787
30-04-2011, 11:36
Temel alacaklılarından kaçmak için kapısının üzerine "¡stanbul'dayım" yazmış ve her kapı çaldığında tavan arasına kaçıyormuş.
Yine kapı çaldıktan sonra bu kez büyük bir gürültü ile kapı kırılmış ve eve giren birkaç kişi temel'in eşyalarını dışarıya taşımaya başlamışlar.

Bu durumu tavan arasından seyreden temel söylenir;
-Ula ben şimdi istanbul'da olmasaydım size gösterirdim

nilay0787
30-04-2011, 11:38
Adamın biri nerede bir karış lastik bulsa hemen sapan yapıp, evlerin camlarına atıyomuş.

Sonunda adamı akıl hastanesne yatırmışlr.
Uzun zaman sonra, adam birgün başhekimn odasna girmş.

...-Ben artık akıllandm.Beni çıkarn. demş.
-Peki çıkartırsk ne yapacaksn?
-Evlenecm.
-Evlenince ne yapacaksn?
-Gelini alıp gerdek odasna getircm.
-Sonra?
-Önce duvağı sonra gelinliğni çıkartıcm.
Doktor heyecnlanmş.
-Sonra sonra?
-Sonra donunun lastiğni çıkartp sapan yapacm

nilay0787
30-04-2011, 11:40
Birgün temelin annesi ölmüş. ölmeden önce vasiyeti de şöyleymiş;

-oğlum temel ben öldüğüm zaman, bana mezar taşı yaptır.

Temel vasiyeti yerine getirecek ama parası yoktur. Aklına bir fikir gelmiş.
...
Başka bir yerden mezar taşı çalmış ve annesinin mezarına dikmiş.

Bunu durumu gören dursun;

-Temel bunda annenin ismi yoktur ?

Temel;

-Boşver dursun zaten annemin okuması da yoktur

nilay0787
30-04-2011, 11:42
nasrettin hocanin bi arkadasina borcu varmis. ama kendisi dara dusmus odeyemiyecegini dusunmekten başina ağrilar girmiş geceleri gozune uyku girmiyormuş. bi gece yatakta dönmüş dönmüş en sonunda kalkıp arkadaşının kapisini çalmış. arkadaşına: ben senden su kadar borç almıştım odemeyemicem bu zamana kadar benim başım ağrıdı. bundan sonra sen düşün senin başin ağrısın...:)))

nilay0787
30-04-2011, 11:43
Çok kıymetli bi köpek evden kaçmş.Sahibi yerel bir gazetye ilan gönderp bulana 1000'usd amerikan doları:) ödül vaat etmiş.Fakat gönderdği ilan gazetde çıkmamş,öfkelenen adam doğruca gazetye gitmş.
-ilan servisi şefiyle görüşmk istiyorm"demş.
Danışmada duran kişi"dışarda"diye cevp vermş.
-ya yardımcsı ?
-o da yok
...-o halde yazı işleri müdüryle konuşaym?
-o da dışarda
-peki,gazetenin sahibi?
-o da burada deil
-inanılr gibi deil, nerde bu adamlr?
-köpeğinzi aramaya gittilr xD

nilay0787
30-04-2011, 11:48
once normal okuyunuz. sonra büyük harfle yazılı olanları okuyunuz) BABA GÖNDERDIĞIN PARA ILE gül gibi geçiniyorum fazlasını NE YAPABİLİRİM? HİÇ DÜŞÜN'me beni. şikayet ettiğimi GÖRDÜNMÜ? BU ŞARTLARDA daha fazlasını isteyemem BU PARA ILE OKUMANIN çaresi var ama fazla göndermenin ZORLUĞUNU BILMELISINIZ İHTİYAÇLARIMI kısmen aldım noksanlarımı TAMAMLAMAK İÇİNDE YETERİ KADAR PARA var. para değil bol mektup GÖNDERİN BANA. UNUTMAYIN DÖRT GÖZLE mektuplarınızı güzel haberlerinizi BEKLIYORUM SELAMLAR...XD

nilay0787
30-04-2011, 11:50
surucu dikiz aynasindan kendisini izleyen polisi gorunce kacabilecegini dusunup basmis gaza. ancak polisi atlatamayacagini anlayinca, pes edip cekmis kenarı. polis arabasindan inmis (bezgin kızgın vede küskün bir sesle)
-bana bak cok yorgunum ustelik keyfimde kacik mantikli bir ozur soyle yoksa yaktim cirani. kisa bi ara ve surucu
-karim gecen ay bir polisle kacti aynada sizin aracinizi gorunce kactigi polis onu bana geri getiriyor sandım..:))hahahahahahahaha

nilay0787
30-04-2011, 11:52
Kadın biri, bir gece eve gelmemis ve ertesi gün kocası sormus
-Nerdeydin ? diye, Kadın da 'arkadasmdaydm' dems.
Kocası, kadının en yakın 10 arkadasını arayıp sormus fakat hicbiri bende kaldı dememis.
Aynı şekilde bir gece eve adam gelmemis kadın sorunca kocası 'arkadasmdaydm' demis. Kadın adamın en yakın 10 arkadasnı arayıp sormus. 5 arkadası burda kaldı dems, diğer 5 arkadas hala yanımda dems. xD erkek milleti işte :)

nilay0787
30-04-2011, 11:53
Genç adam evlenmişti. ertesi gün arkadaşlarından birine rastladı, arkadaşı-nasıl geçti" die sordu.
-sorma birader dedi. feci birşey oldu
~ne oldu.
...gece gayet iyi geçti. sabahleyin kalkınca nerde olduğumu hatirlayamadimbekarlıktan kalma alışkanlıkla karımın eline para tutuşturup gitmeye kalktım.
~Deme be ! peki karın ne yaptı ?
oda uyku sersemligiyle kalkıp paranın üzerini geri verdi.:D:D:Dohhaaaaaaaaaaaaaa XD

nilay0787
30-04-2011, 11:55
İki sarhoş mezarlıkta içiyorlarmış, o
sırada bir cenaze alayı gelmiş.
Sarhoşlardan biri , ben bir bakayım
kimmiş diye cenazenin yanına
sokulmuş.. Hayrola arkadaş neden öldü
...acaba demiş... Cenaze sahibi, meftamız
çok içerdi alkol yüzünden oldü demiş...
Buna canı sıkılan sarhoş arkadaşının
yanına gelmiş ve artık içmeyelim
adam , alkolden ölmüş der... 5 dakika
sonra bir cenaze daha gelir... bizim
sarhoş merakla, bu da mı alkolden öldü
diye sorar... Cenaze sahibi hayır,
rahmetli sağlığında hiç içmezdi, alkolden
nefret ederdi der, sarhoş koşa koşa,
arkadaşının yanına gelir ve, hadi içelim
arkadaşım der, içenle içmeyen arasında
5 dakika var..xD

nilay0787
30-04-2011, 11:56
Soyguncunun biri bir bankaya girmiş.
Çekmiş silahını havaya ateşetmiş.
Herkesin yere yatmasını...
istemiş.Kasalardaki paraları toplamış ve
kapıya doğru yönelmiş.Tam çıkacakken
...oradaki bir adama sormuş:”Beni gördün
mü?”......Adam şaşkınlıkla ”Evet
gördüm.” deyince çekmiş tabancasını
adamıalnından vurmuş.Tam tekrar
kapıya hamle etmiş ki; kapının yanında
bir karı koca duruyor.Adama
sormuş:”Beni gördün mü?”Adam gayet
soğukkanlı bir şekilde yanıtlamış:”Valla
ben hiçbir şey görmedim, ama benim
hanım gördü sanıyorum? xD :D:D

TNT-2
01-05-2011, 10:38
nilay0787

http://www.gozorenkoyu.com/images/news/tesekkur.jpg

MERT4633
01-05-2011, 16:48
Adam kaldığı otelden çıkarken eline tutuşturulan faturada ‘TV için tahsil edilen’ bölümde ciddi bir ücret eklendiğini görünce “Bu ne?..” diye bağırmış, “Odada TV bile yoktu ki..!” Resepsiyon memuru “Biliyorum kardeşim” diye cevap vermiş sinirlenerek, “Zaten biz de odalara TV alabilmek için bu tutarı müşterilerimizden tahsil ediyoruz ya.. Tövbe tövbe..! ”

symn
01-05-2011, 17:16
öğretmen öğrenci diyaloğu:
_öğretmen:oğlum canlı varlıklara örnek ver.
_öğrenci: kedi, köpek, kuş öğretmenim.
-aferin çocuğum, peki cansız varlıklara örnek ver oğlum.
-ölü kedi, ölü köpek, ölü kuş öğretmenim...xD

:) :) :)

symn
01-05-2011, 17:47
Bir tane de ben yazayım
Temelin hiç evlenmemiş Döne adında ki kızı ölmüş
Temel mezar taşına şunların yazılmasını istemiş:
Bakire doğdu bir Döne
Bakire yaşadı çok sene
Bakire öldü fakire
Temel kızı Döne
Mezarcı bu yazıyı uzun bulmuş ve uğraşmamak için şunları yazmış:
Temel kızı Döne açılmadan iade

Serenler
01-05-2011, 23:10
Bir kayın validenin üç damadı varmış. Birgün bunlar tatile denize gitmişler.
Kayınvalide "bakayım damatlarım beni ne kadar seviyor" deyip atlamış denize ve boğulma taklidi yapmaya başlamış.
"Büyük damadım boğuluyorum ne olur kurtar beni" demiş. Büyük damatta hemen kurtarmış.
Ertesi sabah büyük damadın kapısında bi reno laguna üzerinde de bir not "sevgili damadım hayatımı kurtardın kayınvaliden".
Ertesi Gün ortanca damadı denemiş aynı şekilde oda hayatını kurtarmış onunda kapısında bi reno safrane ve üzerinde bi not: "sevgili damadım hayatımı kurtardın kayınvaliden".
Sıra küçük damadı denemeye gelmiş. Ertesi gün yine denize girmiş. "Damadım boğuluyorum ne olur kurtar beni" demiş.
Küçük damat "hadi lan boğulursan boğul demiş. kadında oracıkta boğulup ölmüş.
Ertesi gün küçük damadın kapısının önünde bi ferrari üzerinde de bi not;
"Sevgili damadım hayatımı kurtardın imza kayınpederin."

Stern
01-05-2011, 23:27
Temel ile Dursun çocukluk arkadasıdır…
60lı yaslarda birgün Dursun Temele akşam yemeğine gitmiş.
Temel karısıyla hep aşkım hayatım gibi sözlerle hitap ediyormuş…
Dursun ise bu yıllardır süren aşkı hayretle izliyormus.
Temelin eşinin olmadığı bi ara dursun temelin kulağına eğilerek :
- ya Temel demiş yaş 60 küsür yıldır hala karına aşkım canım diyorsun ne güzel anlasıyorsunuz demiş… Temelde Dursuna dönerek :
- ula çaktırma karımın adını unuttum demiş.

osman
02-05-2011, 15:37
Karınca ile Ağustos Böceği

Çin yazımı
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder.
Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir...
Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, ağustos böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür.
* * *
Fransa yazımı
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder.
Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, Vur patlasın çal oynasın yazı geçirir.. Ve kış gelir...
Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde sıcacık kışı geçirmeye hazırlanırken kapı çalar.
Bakar elinde bavulu ağustos böceği;
- N'aber aptal komşum?, Ben kışı geçirmek için Karaib Adaları'na gidiyorum da, bir isteğin var mı sorayım dedim.
Hadi bana eyvallah.
* * *
Türkiye yazımı
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder.
Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın, çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir...
Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, ağustos böceği bir basın toplantısı düzenleyerek,
-"Etrafta onca aç ve üşüyen varken, karıncalar nasıl bir vurdum duymazlıkla sıcacık yuvalarında yaşayabiliyorlar"
diye olayı kamuoyunun vicdanına sunar.
ATV, KANAL D, STAR, HABERTÜK, SHOW ve bir çok gazete zavallı aç ve açıktaki ağustos böceği ile karnı tok
sırtı pek karıncanın resimlerini yan yana yayınlayarak tarafları tartışmaya davet eder. Türkiye olayın sokunu yasamaktadır.
Nerededir bu devlet?
YBKD (Yeşil Böcekleri Koruma Derneği)' nden bir temsilci VAKİT, AKİT, ZAMAN, YENİŞAFAK, SAMANYOLU, 24,
ÜLKE TV'ye giderek 30 yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin sırf yeşil renkli olmalarından kaynaklandığını anlatır.

Dünyanın en tanınmış Nobel adayı, yazarımız Orhan PAMUK ve tanınmış aydınlarımız olayı Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye'yi kınarlar.
Konu Bakanlar Kurulu'nda tartışmaya açılır ve Başbakan TGRT VE SAMANYOLU TV'ye verdiği özel demecinde;
-"Daha önceki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları göz ardı edilen değerli ağustos böceği kardeşlerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yaşamaları için gerekenler yapılacaktır" der.
Diğer yandan Reha MUHTAR karıncayı canlı yayına çıkararak,
-"Ey karınca!, kendi reklamını yapmak için zavallı bir ağustos böceğinin içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun?" diye bir güzel haşlar.
Ertesi akşam TEKE TEK'te ise,
-"Ağustos böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nerede akladın, öt çabuk" diye Fatih ALTAYLI' dan bir güzel dayak yer.
TARAF bundan talimat üzerine bir haber yapar.
"Bunun tek suçlusu TSK...", "... belgeli Böcek Harekâtı / Senaryosu / Sendromu / Fiyaskosu / Cuntası / İhtilali / Planı /..." diye, balon uçurur.
En sonunda karıncayı içeri tıkarlar...
Ve Ağustos Böceği onun evine yerleşir, yiyeceklerine konar, eşyalarının üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider...

hamdido
02-05-2011, 21:07
Karı koca bir barda oturuyorlar.
Önlerindeki ickileri yudumlarken bardan
içeri hoş bir hatun girer.
Bizimkilerin yanına gelir, adama sarılarak öper. Karısına aldırmadan:
- Nasılsın hayatım? Epey oldu görüşemedik…
Diyerek başka bir masaya gidip oturur.
Adamın karısı dayanamayarak sorar:
- Kim bu kadın?
Adam sakin bir sesle yanıtlar:
- Senden saklayacak değilim. Metresim!
Kadın çıldırır:
- Ne bu ne cüret! Bu ne ahlâksızlk!.. Ben buna katlanamam.
Derhal boşanıyoruz! Sen ne ******** adammışsın meğer.
Bir de utanmadan metresim diyorsun… Her şey bitti anlıyor musun, boşanıyoruz! Hem de derhal!.. Adam gayet sakin bir tavırla karısına bakar:
- Dur bakalım hele bir sakin ol. Ne yani sevgilim Etiler'deki dubleksi, Akmerkez'deki daireyi, Bodrum'daki tripleksi, 24 metre yatı,altındaki son model jeepi, kımızı spor arabayı, Maldiv adalarındaki devre mülkü, mücevher ve takı kolleksiyonlarını falan bırakıp boşanmak mı istiyorsun?
Alt tarafı bir metres için bütün bunlardan vazgeçmeye değer mi bir tanem…Kadın bunları duyunca sakinleşir. Çevresine bakınmaya başlar.Biraz ilerideki masada oturan bir çift dikkatini çeker. Kocasına sorar:
- Şurada oturan bizim Suat degil mi?
Kocası yanıtlar:
- Evet
- Peki yanındaki kim?
Kocası gayet sogukkanlılıkla yanıtlar:
- Kim olacak canım, metresi…
Kadın önce duraksar. Sonra burnunu kıvırarak kocasına sokulur:
- Aaaa ! Bizimkisi daha güzel valla!.

hamdido
02-05-2011, 21:08
Bir gün yüzbaşı askerlerin hepsine ceza verir,
> > "10 şınav çekeceksiniz." der :
> > 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 derken yüzbaşı 9, 9, 9, 9, 9 diye devam eder.
> > Epeyce bir süre geçer, yüzbaşı bir türlü 10 demez...
> > Sonra yüzbaşı gülerek:
> > "Biliyorum şimdi bana küfür ediyorsunuz ama üniforma küfür geçirmez." der.
> > Arkadan cılız bir ses:
> > Anan da mı üniforma giyiyor?

MertUluhaN
02-05-2011, 22:35
Ezberden hatırladıgım kadarıyla...
Öğretmen öğrencilerine sormuş, bir dalda 20 tane kuş var.Ateş ettin ve 3 tanesini vurdun kac tane kalır ?
Ali cevaplamış;
-Hiç kalmaz hocam! Öğretmen olur mu öyle şey demiş ? Ali de ; Hocam diğer kuşlarda korkar kaçar ,dalda hiç kuş kalmaz demiş.
Öğretmen de hımmm, yanlıs ama tarzını sevdim demiş.
Ali- Hocam ben de bir soru sorabilir miyim ? Evet sor demiş öğretmen. Yolda 3 bayan var üçünde de birer dondurma.Biri dondurmayı ısırarak yiyiyor,diğeri yalarak bir diğeri emerek. Sizce bunlardan hangisi evlidir ?
Öğretmen düşünür tasınır.Isırarak yüyen herhalde demiş.
Ali;
Hayır hocam parmağında yüzük olan evlidir. AMa tarzınızı sevdim ...

Serenler
03-05-2011, 16:52
Telefondaki ses…

- Alo buyrun ?
- Emel hanım ?
- Evet efendim, buyrun!
......- Emel Karakaş di mi?!
- Evet efendimm!
- Hanfendi, burası sağlık laboratuvarı.
- Eşinizin test sonucu geldi.
- Oh, çok şükür.. dinliyorum.
- Ancak aynı isimde birinin daha test sonucu var elimde. Yanlışlık yapmaktan korkuyoruz.. Açık konuşmak gerekirse hangisi daha kötü bilemiyorum !!!
- Ne demek istiyorsunuz ?
- Valla biri Alzaymer diğeri Aids!
- Bi daha yaptırsak testi?
- Hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalı testler, sigorta ödemez ikinci testi.
- Ne yapmalı o zaman?
- Bakın biz burada düşündük şöyle bi fikir geldi aklımıza:
Kocanızı bindirin arabaya, şehrin ortasında biyerde bırakın…
Evi bulursa sakın bi daha onla yatmayın!!!

emrek83
04-05-2011, 19:59
polis, diyarbakır'da bir öğrenci evini basmış, bir sürü kitap toplamış. ögrenciler bir köşede sinmiş oturuyor, ama öyle pek de tehlikeli bir şey yok bulunanlar arasında. çocukları asıl endişelendiren, arkalarındaki duvarda asılı karl marx'ın resmi.
bir ara, polislerden biri sormuş:
- ula bu kimin resmidir?
hah, demiş çocuk içinden, şimdi mıçtık.
- dedemin resmi abi.
polis sinirle dişlerini sıkmış, öğrencinin ensesine bir şaplak atmış:
- ua utanmisan puştogli, bele nur yüzlü, bele ak sakallı bir deden vardir, kakmişsen komonistlik yapisen.

emrek83
04-05-2011, 20:02
Bir rus yahudi'si israil'e göç müsaadesi alır.
çıkışta ruslar bagajını kontrol ederken elbiseleri arasında lenin in büstünü bulurlar, sorarlar:
-bu nedir?
yahudi:
bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi... bu ulu önder lenin'dir, sosyalizmin temellerini atan, rus halkına iyilikler getiren... ben de bunu bereketli günlerin hatırası için yanıma aldım.
-tamam, ruslar bırakır ve geçer.
tel aviv havaalanında gümrük memurları büstü görür ve sorar:
-bu nedir?
yahudi: bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi... bu lenin'dir. bu deli cani yüzünden rusya'yı terk etmek zorunda kaldım! yanıma aldım ki her gün bakıp lanet okuyayım!
-tamam, bırakırlar ve geçer...
adam evine gider, büstü büfenin üstüne koyar, gelişi sebebiyle akrabalarına davet verir.
yeğenlerden biri sorar:
-bu kimdir?
yahudi cevap verir:
-bu kimdir değil, bu nedir diye sorman gerekirdi... cevap da, on kilogram yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, kdv'siz...

emrek83
04-05-2011, 20:03
imam birgün namazda gaz kacırır çok utanır hemen karısını alıp
köyü terk eder. aradan 20 yıl geçer
imam köyünü özler kalk hanım
gidelim benm olayı herkez unutmuştur
söyle bi yoklarız unutmamışlarsa geri
geliriz der. köye yaklaşırken çobanı
görüp sorar bu köylümüsün. he der çoban. kaç yaşındasın evladım, bilmiyorum amca ama
imamın ossurduğu sene doğmuşum deyince
imam karısına döner kalk hanım kalk.
bizim g*t tarih olmuş.

emrek83
04-05-2011, 20:12
temel ile dursun bir gün sinemaya gider. izledikleri filmin bir sahnesinde at yarışı başlar.

temel : varmisun iddiaya dursun. 5 numaralı at piruncu gelecek.
dursun : varum ula, 8 numara piruncu gelecek.

film biter, dursun'un 8 numara birinci gelir.

temel : ula dursun tebruk ederum, kazandun. ama ben bu filmu izlemiştum önceden, bileydum zaten 8 numaranın piruncu gelceğunu.

dursun : ula ne diye 8'e iddiaya girmedun o zaman.
temel : supriz oynadum.

Bear_Bull
04-05-2011, 20:59
Şarap fabrikasının emektar çeşnicisi ölür.Yenisi için ilan verirler.
Derken perişan kılıklı belli ki ayyaş birisi başvurur.
Fabrika müdürü biraz da bu ayyaşı başından savmak düşüncesi ile test için ona bir kadeh şarap verir.Adam şarabı içer ve ;
“Kırmızı bir Muscatel, 3 yıllık, kuzey yamaçta yetişmiş, çelik varillerde yıllanmış “ cevabın...ı verir.Müdür şaşkınlıkla “doğru” der.
Bir başka şarabı tattırrır Kırmızı, Cabarnet, 8 yıllık, güneybatı yamaç mahsulü ve meşe fıçılarda yıllanmış”
doğru cevabı üzerine iyice şaşıran müdür beyimiz,sekreterinin yanına gider ve ona bir bardak suya biraz idrarından karıştırarak getirmesini söyler ve adama bunu beyaz şarap niyetine içirir.Adamın yanıtı:
“Sarışın, 26 yaşında, 3 aylık hamile, eğer beni işe... almazsan babasını da söylerim :he:

Bear_Bull
04-05-2011, 21:06
:) :) :) Koptum buna :)
‎3 kadına araba çarpar ve ölürler. Tam cennete gireceklerken Cebrail gelir ve de...rki;
— İçerisi ördek dolu; sakın ördeklere basmayın cezalandırılırsınız.
— Tamam. diyerek içeri girerler.
İçerisi gerçekten ördek doludur. Ama o kadar çoklardır ki üzerine basmamak mümkün değildir.Nitekim biri basar üzerine ördeğin. Hemen Cebrail görünür ve yanında da çirkin bir erkek getirir, kadının koluna kelepçeler.
— Bundan sonra bu adamla yaşayacaksın! denir.
Diğerleri;
— Yandık hiç çekilmez bu herif! Bari dikkat edelim. derler.
Ama bir kaç gün sonra diğeri de basar bir ördeğin üzerine.Onun da koluna çirkin bir erkek kelepçeler Cebrail.
3.cüsü;
— Yooo! Ben kesinlikle basmamalıyım!
O kadar dikkat eder ki, hiç bir ördeği çiğnemez.
Bir yıl sonra Cebrail elinde yakışıklı bir erkekle görünür. Kadının koluna kelepçeler adamı.
Kadın adama döner;
— Yaşasın! Ördeğe basmadım diye seni bana ödül olarak yolladılar!
Adam döner kadına ve:
— Salak kadın, ördeğe ben bastım :kahkah:

nilay0787
05-05-2011, 10:37
tavuk la horoz karı kocadır kümeslerinde uyurken güneşin doğmasının yaklaştıgını anlayan horoz kümesten cıkar ve ötmeye başlar bunun üzerine kümesteki tavuk homurdanır ...bi sabahta öperek uyandır be adam,,,:d:d

OnurGururSeref
05-05-2011, 18:19
polis, diyarbakır'da bir öğrenci evini basmış, bir sürü kitap toplamış. ögrenciler bir köşede sinmiş oturuyor, ama öyle pek de tehlikeli bir şey yok bulunanlar arasında. çocukları asıl endişelendiren, arkalarındaki duvarda asılı karl marx'ın resmi.
bir ara, polislerden biri sormuş:
- ula bu kimin resmidir?
hah, demiş çocuk içinden, şimdi mıçtık.
- dedemin resmi abi.
polis sinirle dişlerini sıkmış, öğrencinin ensesine bir şaplak atmış:
- ua utanmisan puştogli, bele nur yüzlü, bele ak sakallı bir deden vardir, kakmişsen komonistlik yapisen.:)))))))))))))))))))))))))) Gardaş, polis Diyarbokkir'de gorev yapii deye mi Dogi aksaniyla konişiiii he gurban?

OnurGururSeref
05-05-2011, 18:21
Şarap fabrikasının emektar çeşnicisi ölür.Yenisi için ilan verirler.
Derken perişan kılıklı belli ki ayyaş birisi başvurur.
Fabrika müdürü biraz da bu ayyaşı başından savmak düşüncesi ile test için ona bir kadeh şarap verir.Adam şarabı içer ve ;
“Kırmızı bir Muscatel, 3 yıllık, kuzey yamaçta yetişmiş, çelik varillerde yıllanmış “ cevabın...ı verir.Müdür şaşkınlıkla “doğru” der.
Bir başka şarabı tattırrır Kırmızı, Cabarnet, 8 yıllık, güneybatı yamaç mahsulü ve meşe fıçılarda yıllanmış”
doğru cevabı üzerine iyice şaşıran müdür beyimiz,sekreterinin yanına gider ve ona bir bardak suya biraz idrarından karıştırarak getirmesini söyler ve adama bunu beyaz şarap niyetine içirir.Adamın yanıtı:
“Sarışın, 26 yaşında, 3 aylık hamile, eğer beni işe... almazsan babasını da söylerim :he:Evet bu cok guzeldi...

emrek83
07-05-2011, 18:54
Namazın ortasinda Temel Dursun'a;
namazda konusulmaz ama bir araba satayrum Dursun... demiş,..
Dursun, namazda konusulmaz ama ne kadar isteysun demiş;
Temel, namaz da konuşulmaz ama 15 bin demiş;
Dursun, namazda konuşulmaz ama 13 vereyim demiş ..
Temel, ben secdede dusuneyim demiş;
secdeden kalkmislar Dursun, tamam mı ula veruymisun arabayı demiş;
Temel'de, kusura kalma Dursun, ben rükuda 14 bin e İdrise sattim arabayu; demiş.

emrek83
07-05-2011, 19:09
padişahın biri,
- bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!
demiş....... yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- bunun neresi yalan?.. kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. kaptı mı götürür tabii!..
- komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. altı ay sonra geri döndü!
- senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. ama bir gün bir kayserili gelmiş;
- padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. şimdi geri almaya geldim. yalandır dersen ödülümü ver. yalan değil dersen borcunu öde!.

emrek83
07-05-2011, 19:16
bir gün pamuk prenses, süpermen
ve pinokyo yürüyüşe çıkmışlar...
yürürlerken önlerine
bir tabela çıkmış. "dünyanın en güzel kadını" yarışması...
yazıyormuş üstünde.
- bu yarışmaya katılıyorum, demiş pamuk prenses.. yarım
saat sonra arkadaşlarının yanına dönen pamuk prenses'e sormuş süpermen
ve pinokyo:
-eeee, nasıl gitti?
birinci oldum, demiş pamuk
prenses. yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha, "dünyanın
en güçlü adamı" yarışması... yazıyormuş üstünde. bu yarışmaya
katılıyorum, demiş süpermen. yarım saat sonra arkadaşlarının yanına
dönen süpermen'e sormuş pinokyo ve pamuk prenses:
-eeee, nasıl gitti?
-şüpheniz mi vardı? demiş süpermen. yürüyüşlerine devam
ederken önlerine bir tabela daha çıkmış. "dünyanın en yalancı insanı"
yarışması... yazıyormuş üstünde... bu yarışmaya katılıyorum, demiş
pinokyo. yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde
dönen pinokyo'ya sormuş süpermen ve pamuk prenses:
-ne oldu?
pinokyo; kim ulan bu tayyip denen adam ! ..

emrek83
07-05-2011, 19:37
babaanne torununu ziyarete gider. torunu giyinmeye üşendiği için kapıyı çıplak olarak açar.
babaanne: bu ne hal kızım üstüne niye bir şey giymedin deyince
torunu : babannecim görmüyormusun üstümde aşkın elbisesi var der.
torunun bu cevabı babannenin hoşuna gider..
eve gidince babanne de kocasına kapıyı çıplak olarak açar kocası :
karıcım bu ne hal diye sorunca
babaannede : görmüyormusun hayatım üstümde aşkın elbisesi var der.
kocası biraz durakladıktan sonra
cevap verir : keşke ütüleseydin..

emrek83
07-05-2011, 19:38
üç zengin yahudi kardeş annelerine doğum gününde birer hediye almaya karar vemişler.
hediyelerini yolladıktan sonra aralarında sohbet etmeye başlamışlar.
birincisi demiş ki;
- ben anneme kocaman bir ev aldım.
ikincisi,
- ben bir limuzin aldım ve bir de şoför tutum.
üçüncüsü de,
- benim hediyem hepinizinkinden güzel. annemin tevratı okumayı ne kadar sevdiğini ve gözlerinin iyi görmediği için artık eskisi gibi okuyamadığını biliyorsunuz. ona bütün tevratı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim. onu eğitmek için 12 haham 12 yıl boyunca uğraşmış. tevratı ezberletmişler. bu papağan için havraya 20 yıl boyunca 1 milyon dolar bağışlayacağım, ama buna değer. annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak.

öbür kardeşler biz niye bunu düşünemedik diye hayıflanmışlar ve kıskanmışlarsa da bir şey dememişler. kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış.
birinciye,
"abraham, bu ev bana çok büyük geliyor. tek bir odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum."
ikinciye,
"mişon, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba."
üçüncüye,
"solomoncuğum, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin. her şeyin büyük maddi hediyeler olmadığını gösterdin. gönderdiğin tavuk çok lezzetliydi. teşekkür ederim."

spacestar
07-05-2011, 19:40
Temel in koyunu..

Ciftci Temel'in bir koyunu varmis. Butun gayrete

ragmen koyun gebe kalamiyormus.

Temel dusunmus tasinmis ve nam salan kocun sahibi

Idris ile konusmaya karar vermis.

Idris: -Tamam koyunun kocum ile ciftlesebilir ama 5

YTL alirim... der.

Bunu seve seve kabul eder Temel ve ertesi sabah

koyununu el arabasina oturtur Idris`in yolunu tutar.

Koyun ile Koc ciftlesir. Ama Temel

tedirgindir
ya hamile kalmazsa diye sorar: -Koyunumun hamile

oldugunu nereden anlayacagim?

Idris: -Sabah kalktiginda eger ayakta ise hamile

degil... eger yatiyorsa hamiledir... der.

Sabah olur Temel kosarak gider ahira ama koyun

ayaktadir. Oflayip yine el arabasina koyunu koyup

Idris in ahirina gider.

Bu sefer 3 YTL alir. Ayni seyi söyler Idris, ayakta

ise degil,yatiyorsa hamile...

Sabah olur ancak yine koyun ayaktadir. Yine gider

Idris in ahirina ve bu sefer ona aciyan Idris 1 YTL

alir ve hayvanlar yine ciftlesir.

Takip eden gün Temel in cani hic ahira gitmek istemez

ve karisi Fadime ye seslenir: -Su ahira bi baksana

koyun ne alemde ayakta mi, yatiyor mu?

Fadime gider bir zaman sonra gelir. Temel sorar:

-Ee koyun ne durumda, ayakta mi yatiyor mu?

Kadin gülerek cevap verir:
-Ne ayakta ne de yatıyor,el arabasına binmis seni bekliyor.

emrek83
07-05-2011, 20:01
Ali babasına sormuş;
- ''baba ben nasıl dünyaya geldim?''.
- ''gece annenle yatmaya gittiğimizde yatağın çevresine şeker koyduk sabah kalktığımızda sen gelmiştin''.
bu fikir ali'nin ilgisini çekmiş ve denemeye karar vermiş. yatarken yatağının çevresine şeker koymuş. sabah bütün karınca, böcekler, vs yatağın çevresindeymiş.
ali;
- ''ulan şimdi size elimin tersiyle bir korum ama baba yüreği işte dayanamaz ki.

casua1801
07-05-2011, 22:25
Ünlü bir haber kanalı, ülkenin en yaşlı adamını bulmuş canlı yayında konuk ediyo...rlarmış.Spiker bir kaç sorudan sonra muhabbeti ısıtmak için "Eeee dede şöyle gençliğinden güzel bir anı anlatırmısın"demiş. dede"Anlatayım , daha gençtik günlerden birgün muhtarın kızı koyunları otlatırken yolunu bulamamış ve kaybolmuştu. bütün köyün erkek...leri ayrı ayrı yerlere dağıldık muhtarın kızını aramaya başladık. derken kızı ben buldum ve kız o sevinçle boynuma atladı, birbirimize sarıldık derken kaynaştık ve... Spiker canlı yayın olduğu için biraz bozulmuş ve dede demiş "başka güzel bir anı daha anlatırmısın?" . dede "anlatayım"demiş. "yine bir gün bakkalın kızı koyunları otlatırkenyolunu bulamamış ve kaybolmuştu.bütün köyün erkekleri ayrı ayrı yerlere dağıldık bakkalın kızını aramaya başladık. derken kızı ben buldum ve kız o sevinçle boynuma atladı, birbirimize sarıldık derken kaynaştık ve birbirimizin olduk"demiş.spiker bunun üzerine"Eee dede bunlar güzel anılar bir de kötü bir anını anlatırmısın?". Dede başını öne eğmiş ve kısık bir sesle"BİRGÜN DE BEN KAYBOLDUM"... :

nilay0787
09-05-2011, 09:31
Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak
karşılamış onu.

'Temel'um harika bir haberim var. Bir ay geciktim.

Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı.

Sonucunu alana kadar lütfen kimseye öylemeyelim!'
demiş heyecanla.

Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:

'Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık
gecikmeniz var.'

'Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?' demiş Fadime hayretle.

'Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.'

'Ne? Dosyalarınızda mı?'

'Kesinlikle!'

'Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!' demiş.

Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel'e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi

Trabzon Elektrik idaresine dalmış:

'Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti.

Aylık gecikmesi ile

ilgili!' diye bağırmış Temel.

'Sakin olun. Ciddi birşey değil!' demiş memur.

'Bu gecikme için bize borçlusunuz!'

'Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?'

'O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!'

'Ama o zaman Fadime neyapacak?'

'Bilmiyorum!' demiş memur. 'Hanımefendi artik mumla falan idare eder:D:D

nilay0787
09-05-2011, 12:24
ŞARAPCI hocaya sormuş;
-şarap günah mı?
HOCA;
-günahtır
ŞARAPCI;
....................................-Peki üzümün pekmezini yiyisen, suyunu içisen kendisini yiyisen peki şarabını niye içmisen?
HOCA karşılık verir,
-peki sen inegin etini yiyisen, sütünü içisen, yoğurdunu yiyisen peki gübresini niye yemisen :)

nilay0787
09-05-2011, 12:26
‎1.Çok büyük bir sır bilmek istıyorsan 5 e bak
2.Sır numara 11 de
3.Lütfen deli ...olma 15 e bak
4.Havalı ol 13 e bak
5.Ama önce 2 ye bak
6.Kızma ama şimdi 12 ye bak
7.Ben sadece merhaba demek istemiştim
8.Söylemek istediğim şey 14 de yazıyor
9.Lütfen 4 e bakar mısın??
10.Bu son 7 ye bakarmısın?
11.İnsan deli olmasın 6 ya bak
12.Ay pardon 8'e bak
13.Hiç kızma 10 a bak
14.Nasıl söyliyeceğimi bilmıyorum 3e bak
15.Deli olmaya baslıyorsun ama 9 a bakDevamını Gör

asityanığı
09-05-2011, 17:06
Bir Fransiz turist kafilesi Erzurum'a gelir. sehri gezerler. Oradan Aziziye Tabyalari Palandöken Daglari derken dönüs vakti gelir.

Herkez otobüslere biner ancak bir Fransiz kadinin eksik oldugu anlasilir. Ararlar ve sonunda Palandöken daginda kadini bir çobanla birlikte bulurlar. Çoban kadini iyice becermistir. Her ikisinide yakalayip karakola götürürler ve kadina sikayetçi olup olmadigini sorarlar. Kadin da:

-"Ne sikayeti ben bugüne kadar böylesini görmedim. Yanliz benimle birlikte Fransa'ya gelirse sikayetçi olmam" der. Durumu çobana söylerler çoban da :

-"Nasil gelirem kari burda, çoluk çocuk burda, sürü burda" der ve ekler :

-"Benim biraderim var askerdedir. Teskeresine az kaldi eger olursa o gitsin" der .Durumu kadina söylerler.Kadin da:

-"Eger kardesi de onun kadar iyiyse gelsin" der.K adinin bu sözünü çobana iletirler.

Çoban:

-"Valla bilemem ama askere evvel önce bizim birader bir ayı ........ serefsizem ayi ona hala bal getirir"

asityanığı
09-05-2011, 17:42
FERDİNAND PORSCHE rahmetli olur. Kendisini bir melek karşılar ve büyük icadından dolayı bir dilek hak ettiğini söyleyerek, ne istediğini sorar. Ferdinand Porsche kısaca düşündükten sonra
" Tanrı ile bir saat konuşmak isterdim" der.

Melek bu isteği derhal yerine getirir ve kendisini bir salona götürür. Biraz sonra tanrı odaya girer ve sohbet başlar.
Porsche Tanrıya sorar;

"Kadını yaratırken düşüncelerin neredeydi?"
Tanrı;
" Ne demek istiyorsun?"
Porsche;

"Çok hatalı yaratmışsın."
1- Ön tarafı aerodinamik değil,
2- Çok ses yapıyor,
3- Bakım masrafları yüksek
4- Ayda 5-6 gün tamamen kullanılmaz durumda,
5- Sürekli boyanması ve yenilenmesi gerekiyor,
6- Arka tarafı çok sarkık duruyor,
7- Egsoz, emisyona çok yakın,
8- Farlar genellikle küçük,
9- Yakıtı da extrem yüksek,

Tanrı kısaca düşünüp yanıt verir;

"FERDİNAND, FERDİNAND BUNLARIN HEPSİ DOĞRU OLABİLİR AMA İSTATİSTİKLERE GÖRE BİRÇOK ERKEK BENİM İCADIMA SENİN İCADINDAN DAHA FAZLA BİNİYOR." ...................................

baygandalf
10-05-2011, 16:03
Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.
Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış.
Brioni gömlek, Prada ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve Stefano Ricci kravatlı bir sürücü, aşağıya inip, çobana sormuş.
— Kaç tane koyunun olduğunu bilirsem, bana onlardan bir tanesini verir misin?

Çoban, bir adama bir de koyunlarına bakmış;
- "Tamam" diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş.
Telefonunu bilgisayarına bağlayıp, bir NASA sitesine girmiş, GPS'ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş.
60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış.
Ardından, çobana dönerek;

-"Tam 983 adet koyunun var" demiş.

Çoban da "Doğru" diye cevap vermiş, "Koyununu alabilirsin".
Genç adam koyunu almış ve jeep'inin arkasına koymuş.
Bu kez çoban genç adama dönüp;

-"Peki... Senin nerede ve ne iş yaptığını bilirsem, koyunumu geri verir misin?" diye sormuş.
Adam da "Evet neden olmasın" diye yanıtlamış.
Bunun üzerine çoban;

-"Sen IMF uzmanısın" demiş.

Adam hayretle sormuş;
-"Nasıl oldu da bildin?"

Çoban "Çok basit" diye cevap vermiş.
"Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.
İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.
Üçüncüsüne gelince, bir ..oktan anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!!!

casua1801
11-05-2011, 11:46
çok güzel bir fıkra anlayana


Dağda özgürce yaşayan bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların arasına... karışarak ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.

Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.

Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.

Beygir sordu: “Nedir bu halin inek?..”

Inek iç çekerek anlattı:

“Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş…”

Sonra beygir anlattı:

“Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi… Binmedikleri zamanlar zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş…”

*

Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu.

Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.

Inek ile beygir, “Nedir bu halin, neler oldu” diye merakla sordular, eşek anlattı:

“Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım…”

“Sonra?..”

“Sonra beni başkan seçtiler…”

“Yani sen başkan mı oldun?..”

“Evet… Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar ‘Memleket seninle gurur duyuyor’ diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…”

“Pekiii… Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…”

Eşek yanıtladı:

“Valla yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadılar…”

osman
11-05-2011, 12:53
Acayip yakışıklı bir zenci Amerika'da çok lüks bir otelden içeriye girmis.
> Bir elinde Bond çanta, omuzunda bir papağan.
>
> Resepsiyondan odasına çıkarken
> akşam yemeği için 100 kişilik yemek servisi istediğini söylemiş.
> Akşam restoranın kapısından yine elinde Bond çanta, omuzunda kuşu, tek başına girmiş.
>
> Oturmuş yemeğini yerken, papağan masaları dolaşıp geri kalan 99 yemeği birer birer yiyip bitirmiş.
> Otel personeli toplanmış,faltaşı gibi açılmış gözleriyle olayı izlerlerken şef garson dayanamamış,
> "..Bu ne iştir?,," diye sormuş.
>
> Zenci anlatmaya başlamış:
> " -Bir tarihte Istanbul'a tatile gittim.
> Kapalıçarşı'da gezerken eski bir lamba buldum,
> Beğendim aldım. Döndüğümde lambayı silip temizlerken içinden bir cin çıktı,
> " ..Dile benden ne dilersen, 3 dilek hakkın var,..." dedi.
>
> İlk dilek olarak, bir çanta param olsun, harcadıkça içi tekrar parayla dolsun istedim. İşte bu çanta, yıllardır harcarım, her açışta yine doludur.
> İkinci olarak dünyanın en yakışıklı zencisi olayım dedim,
>
> İşte görüyorsunuz..
>
> ..Eh, bir erkek hem paralı, hem de yakışıklı olursa başka ne ister;
>
> "...Kuşum hiç doymasın..." dedim,
>
> yanlış anladı deyyus...''

baygandalf
12-05-2011, 10:38
TEMEL

Temel TCDD sınavına girmiş.
Aşamaları geçip makas sınavı bölümüne gelmiş.
Sınav görevlisi soruyu sormuş:
- Aynı hat üstünde iki tren birbirine doğru hızla yaklaşmaktadır. Ne yaparsın?
Temel cevap vermiş:
- Hemen fadimeyi çağırırım.
Görevli:
-Fadime mi? Ne alaka?
Temel:
- Gümbürtüyü kaçırmasın. O da seyretsin!!! :)

nilay0787
12-05-2011, 12:29
KAV KIBRIT

Ünlü Kav kibritlerinin satışı müthiş derecede düşmüş. Firma artık zarar etmeye başlamış. Ne yaparlarsa yapsınlar satışı arttıramıyorlarmış. Sabah akşam toplantılar yapıp bir çıkış yolu arıyorlarmış.

Satış departmanında işe yeni başlayan, üniversiteden yeni mezun bir genç, "Ben bunu hallederim. Hatta kâra bile geçersiniz" demiş. Ciddiye almamışlar tabii. Aralarında, "Yeni yetme bir çocuk mu bizi kurtaracak?" diye konuşmuşlar.

Ama işler daha da kötüye gidince başka çareleri kalmamış. Mecburen kabul etmişler. Çocuk hemen işe koyulmuş. Ve bir ay sonra satışlar gerçekten de dörde katlanmış!

Genç satışçı bunu şöyle bir numarayla başarmış: İmalatta, kibritlerin durduğu kısmı (yani çekmeceyi) ters yerleştirtmiş. Böylelikle kutu Kav yazan yer yukarıda tutularak açıldığında çekmecenin içindeki tüm kibritler yere saçılıyomuş! İnsanlar da dağılan kibritleri eğilip tek tek toplamak yerine zaten ucuz olan kibritten bir tane daha alıyormuş.:D

nilay0787
12-05-2011, 12:30
COCA COLA

Coca Cola'yı bulan şahıs bu işe başlarken tüm dünyanın tadını seveceği bir şerbet yapmayı kafasına takmış. Tüm servetini buna yatırmış. Sonunda da ünlü Coca Cola formülünü hazırlayıp piyasaya sürmüş. Ama sonuç tam bir fiyasko olmuş. Yılların emeği boşa gitmiş. Fakat daha sonra şirketin bir ortağı formülde hiç değişiklik yapmadan Coca Cola'yı bugünkü satış rakamlarına ulaştırmış. Ne mi yapmış? Sadece şerbeti soğutup satışa sunmuş! Bu nedenle tüm Coca Cola şişelerinin üzerinde "Soğuk içiniz" yazıyormuş :D

nilay0787
12-05-2011, 18:54
İYİ AKŞAMLAR Serenler hocam fıkralarınızı özledik ,,,,

aro
12-05-2011, 22:56
1. Ne düşünüyorsun?
2. Beni seviyor musun?
3. Şişman mı görünüyorum?
4. O kız benden daha mı hoş?
5. Ölürsem ne yaparsın?

Bu soruların kazık olmasının nedeni, yanlış cevap verilirse (yani doğru cevap verilirse) her birinin garantili büyük bir kavga sebebi olmasıdır. Dolayısıyla, bir amme hizmeti olaraktan bu soruları tek tek analiz ettim ve muhtemel cevapları sizin için bulmaya çalıştım.

Soru 1. Ne düşünüyorsun?

Tabii ki uygun cevap "Çok düşünceli göründüysem kusura bakma hayatım. Sadece ne kadar sıcak, harika, düşünceli, ilgili, zeki bir kız olduğunu ve seninle karşılaştığım için ne kadar şanslı olduğumu düşünüyordum." Bu cevabın gerçekle hiç bir alakası olmadığı bariz. Doğrusu büyük ihtimalle şunlardan biri:

a. Borsa.
b. Futbol.
c. Ne kadar şişman olduğunu.
d. O kızın senden ne kadar daha hoş olduğunu.
e. Ölürsen sigortadan gelecek parayı nasıl yiyeceğimi.

(Belki de en iyisi, Ali Rıza'nın Şebnem'e verdiği cevaptır: "Ne düşündüğümü bilmeni istiyor olsaydım, seninle bunu konuşuyor olurdum!")

Soru 2. Beni seviyor musun?

Uygun cevap "EVET!", veya daha detaylı bir cevap vermek istiyorsanız "Evet hayatım!"
Uygunsuz cevaplar ise:

a. Sanırım.
b. Evet dersem daha iyi mi hissedeceksin kendini?
c. Sevgi ile neyi kastettiğine bağlı.
d. Farkeder mi?
e. Kim, ben mi?

Soru 3. Şişman mı görünüyorum?

Doğru cevap, samimi bir "Tabii ki hayır!" Uygunsuz cevaplardan bazıları:

a. Neye kıyasla?
b. Şişmansın diyemem, ama çok ince olmadığın da belli.
c. Biraz fazla kilo sana yakışıyor.
d. Daha şişmanı da var.
e. Soruyu tekrarlar mısın? Ölürsen sigortadan gelecek parayı nasıl yiyeceğimi düşünüyordum da...

Soru 4. O kız benden daha mı hoş?

Burada da doğru cevap, samimi bir "Tabii ki hayır!" Uygunsuz cevaplardan bazıları:

a. Evet ama senin iç güzelliğin ve kişiliğin daha üstün.
b. Daha hoş değil ama kesinlikle daha ince.
c. Senin o yaştaki halinden daha hoş değil.
d. "Hoş" kelimesini tanımlayabilir misin?
e. Soruyu tekrarlar mısın? Ölürsen sigortadan gelecek parayı nasıl yiyeceğimi düşünüyordum da...

Soru 5. Ölürsem ne yaparsın?

Bu, kesinlikle kaybetmeye mahkum olduğunuz bir soru. (Doğru cevap tabii ki, "Yat alırım.")
Bu soruyu nasıl cevaplarsanız cevaplayın, en az bir saat sürecek peşi sıra gelen sorulara hazır olun. Bunlar yaklaşık aşağıdaki minvalde olur...

Kız ... Tekrar evlenir miydin?
Oğlan - Kesinlikle hayır!
Kız ... Neden hayır? Evlilik hoşuna gitmiyor mu?
Oğlan - Tabii ki hoşuma gidiyor.
Kız ... O zaman niçin tekrar evlenmeyecekmişsin?
Oğlan - Peki, tamam. Tekrar evlenirdim o zaman.
Kız ... Gerçekten mi?? (kızın yüzünde kırgın ve acılı bir ifade belirir)
Oğlan - Evet, evlenirdim.
Kız ... Onunla bizim yatağımızda mı yatardın?
Oğlan - Başka nerede yatabiliriz ki?
Kız ... Benim resimlerimi kaldırıp, yerine onun resimlerini mi koyardın?
Oğlan - Nezaketen öyle yapmam gerekir sanırım.
Kız ... Golf sopalarımı da kullanmasına izin verir miydin?
Oğlan - Senin golf sopalarını kullanamaz ki. Solak o.

Not: Alıntıdır (http://2spare.com/item_64766.aspx)

aro
13-05-2011, 20:58
Soru:
Tracey diyor ki: "(√2+√8) irrasyonel sayıdır. Oysa (√2+√8)^2 = 18 rasyonel sayıdır. Dolayısıyla, irrasyonel bir sayının karesini alırsanız daima rasyonel bir sayı elde edersiniz."

Tracey'nin yanıldığını bir örnek kullanarak gösterin.

Cevap: Tracey bir kadındır.

-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-

Soru: Fosfor triklorid'in (PCl3) neden polar olduğunu izah edin.

Cevap: Tanrı o şekilde yarattığından.

-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-

Soru: (a+b)^n ifadesini genişletin (açın).

Cevap:


(a+b)^n

( a + b ) ^ n

( a + b ) ^ n

( a + b ) ^ n
vs...

-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-

Soru: Okyanuslar büyük miktarda ısı enerjisi barındırır. Bir mühendis, bir transatlantik dizayn etmiş ve geminin yakıtsız gitmesini sağlamak üzere şöyle bir sistem geliştirmiştir. Gemi, 10C (283K) sıcaklığındaki okyanus suyundan ısı pompasıyla enerji çekerek hareket edecek, bu prosesten ortaya çıkan rezidü (kalıntı) enerjiyi ise 20C (293K) sıcaklığındaki atmosfere geri salacaktır. Mühendis başarılı bir sistem geliştirdiğini düşünürken, patronu onu işten kovmuştur. Sebebini açıklayın.

Cevap: Çünkü mühendis patronunun karısıyla yatmıştır.

-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-=+=-

Soru: X'i bulun.
Cevap: İşte burada.
http://i51.tinypic.com/1zxv40l.jpg

ereglili
13-05-2011, 21:37
Padişah köylüye bakmaları için bir fil vermiş.
Köylüye emir etmiş, file güzel bakıla..
Köylüde emiri alınca ne varsa; yemesi için file veriyorlarmış.. Fil de devasa hayvan doymak bilmiyormuş. Bu durum neyi var neyi yok yiyeceğini file veren köylünün canına tak etmiş..

Nasrettin Hoca’ya gitmişler hep birlikten
Demişler:
-Hocam sen kemale ermiş,yaşlı-başlı bir insansın bize önderlik etsen de hünkarımızın yanına gitsek, bir konuşsan da bu hayvanı bizden alsa demişler..

Nasrettin Hoca köylüleri kıramamış hazırlığını yapmış çıkmış yola..Ama bir taraftan da düşünüyormuş. Hünkar isteğimize kızıp ta kellemizi isterse diye.
Ama Hoca ;Hünkar bu kadar köylünün de kellesini alacak değil ya demiş kendi kendine..
Neyse uzatmayalım..
Hoca köylüyle cümbür cemaat çıkmış yola,yoldayken Hünkarla nasıl konuşacaklarını,sızlanacaklarını birbirlerine tavsiye ediyorlarmış ama kalabalıkta,kelle gidecek tasasında olanlar ekipten olanlar sıvışıyorlarmış..Tabi Nasrettin Hocanın yanında hep birileri olduğu için Hoca bu durumu fark edemiyormuş…

Nasrettin Hoca sonunda birde ne görsün
Hünkarın karşısına çıkacak ama köyden kimsecikler kalmamış yanında…
Hünkar sormuş: Ne istersün bre Hoca?
Nasrettin Hoca nerdeyse dizlerinin bağı çözülecek,dili tutulmuş?!
Hünkar tekrar sormuş: Hoca beni duymaz mısın,ne istersin?

Hoca kibar bir tonla;
İlahi Hünkarım hiç şanınıza yakışır mı. Bize verdiğiniz fil erkekmiş. Hayvancağız üzgün,yemiyor içmiyor,hastalandı.. Bu hayvanın yanına bir de dişisini verseniz diye geldiydim demiş....

Bear_Bull
13-05-2011, 23:54
Şu çocuk kimse bulun :he: PALA'ya dua etsin :kahkah:

fıkra
Çocuk sabah uyanmış ve ailesine durduk yere allah amcama uzun ömür versin demiş..
Ailesi anlamamış tabi bu bizim salak oğlan ne diyo diye.
Akşam bir telefon , çocuğun amcasının öldüğü haberi gelmiş..
Allah allah demişler , bizim oğlandakide ne şans..
Ertesi gün çocuk yine sabah kalkar kalkmaz ailesine
"allah teyzeme uzun ömür versin" demiş.. Ve bu sefer de teyzesi ölmüş.. Aile şaşkın!! Ertesi sabah çocuk kalkmış.

.Aile doğal olarak çocuğun ağzına bakar vaziyette. "Babacım allah sana uzun ömür versin" demiş.
. Baba perişan olmuş..! Napıcam ben şimdi demiş.. iş yerine binbir dikkatle gitmiş.
Bütün gün odasından çıkmamış. Eve de sağ salim dönmüş..

Eve gelince karısının yüzünden düşen bin parça..!
Karıcım ne oldu nedne bu kadar üzgünsün demiş..
Karısı:"Bizim yılların tüpçüsü hayri varya , O öldü bugün" demiş...

Bear_Bull
14-05-2011, 00:29
Sarıkız Meselesi:)

Yaşlı bir çiftçi trafik kazasında mağdur olduğu gerekçesiyle, mahkemede savunma yapmaytaydı.

Kazaya sebep olan nakliye firmasının avukatı sordu:

-Kaza yerine gelen polis ekibine “İyiyim” demediniz mi?

Çiftçi ifadesine başladı:

-Traktörümün arkasında besili ineğim sarıkız ile birlikte giderken, bu nakliye şirketinin kamyonu……

Avukat sözünü kesti;

-Ayrıntıları sormuyorum, yalnızca şu soruya cevap verin. Kaza yerine gelen polis ekibine
“İyiyim” Dediniz mi? Demediniz mi?

-Şimdi efendim, biz sarıkız ile birlikte giderken……..

Avukat yine çiftçinin sözünü kesti ve hakime dönerek:

-Efendim, Bu adam kaza yerine gelen polis ekibine, kendisine durumunu sorduğu zaman
“Çok iyiyim” demişti. Şimdi aradan 3-4 hafta geçtikten sonra mağduriyetini öne sürerek,
müvekkilimi dava ediyor. Lütfen kaza sırasında iyi olduğunu söyleyip söylemediği konusunda ki
soruma doğrudan cevap vermesini söyler misiniz?

Hakim:

-Bir dakika. Önce şu sarıkız hikayesini duymak istiyorum.

Çiftçi hakime teşekkür edip, ifadesini sürdürür:

-Bu nakliye şirketinin kamyonu traktörüme çarptığında, ben bir hendeğe, sarıkız başka bir
hendeğe savrulduk. Sersemlemiş bir halde yatarken, diğer taraftan sarıkızın yanık yanık
böğürmelerini duyabiliyordum. Belli ki çok acı çekiyordu. O sırada hemen ordan geçmekte
olan polis ekibi durdu ve memurlardan birisi gidip diğer hendekte yatan sarıkıza baktı.
1 - 2 dakika sonra da tabancasını çıkarttı ve inlemekte olan sarıkızı iki kaşının ortasından vurdu.
Ardından elinde dumanı tüten tabancası ile yanıma geldi ve bana “Sen nasılsın Amca” diye sordu.

Siz olsanız ne cevap verirdiniz? :) :he:

nilay0787
14-05-2011, 12:10
Bir albay, bir er, bir yaşlı kadın ve de genç kız trende aynı kompartımanda yolculuk etmektedir: Tren bir tünele girip kompartman karardığı zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardından ŞIIRRRAAAK! diye bir tokat sesi duyulur.

Tünelden çıktıktan sonra yaşlı kadın "Aferin genç kıza. Nasıl yapıştırdı tokadı" diye düşünmekte ve kafasını sallamaktadır.

Genç kız da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki, bir de öpmeye kalktı ama kadın da iyi yapıştırdı" diye düşünür.

Albay ise "Ulan bizim eşoğlusu er, kızı öptü. Tokadı biz yedik" diye yanarken er de içinden şöyle düşünmektedir:

"Hehe. Aferin lan bana. Elimi öpüp nasıl yapıştırdım tokadı albaya... :D:D:D:D gülmeyen itibar vermesin hehe

nilay0787
14-05-2011, 12:12
Komutan, askerleri sıraya dizmiş. Tek tek çağırıp "Nerelisin" demiş. Ve "Sizin memlekette ne yetişir?.. Doğduğun toprağın nesi meşhur" diye sormuş... Emret Komutanım...

Biri "memleketini" söylemiş ve:

- Portakalı meşhurdur komutanım!

Diğeri:

- Falanca şehirdenim, baklavası meşhur komutanım!

Öteki:

- Şu şehirdenim... Elması meşhurdur komutamı!

Bir başkası:

- Şehrim şudur... Mermer çıkar komutanım!

Ve sıra "bizimkine" gelmiş.

- Kemaliyeliyim komutanım!

- Kemaliyeli, sizden ne çıkar?

- Adam çıkar komutanım!

nilay0787
14-05-2011, 12:13
Temel askere gitmiş. Mutfakta çalışmaya başlamış. Mutfağa her girdiğinde buzdolabına selam veriyormuş. Bir gün komutan sormuş:

- Niye buzdolabına selam veriyorsun?

Temel cevap vermiş:

- General Electric:D

nilay0787
14-05-2011, 12:16
Karacı, havacı ve denizci komutanlar kendi aralarında konuşurken konu cesaretten açılır. Komutanlar cesaret testi yapmaya karar verirler ve sıra karacıdan başlar. Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker

- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.

Komutan diğerlerine dönerek

-"İşte cesaret" demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine

- "Emret komutanım" diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş.

Komutan da diğeri gibi dönerek

- "İşte cesaret" demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.

Asker çakı gibi hazır ola geçmiş ve

-"Emret komutanım" demiş. Komutan

- "Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma" demiş.

Asker;

- "Hadi be" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek

- "İşte asıl cesaret bu" demiş. :D

neon06
15-05-2011, 12:24
Hasan el Sabbah isimli Cezayirli mülteci ailesinin çocuğu Fransa'daki okulunda sınıfa girdiğinde öğretmen sordu
- "Adın ne"
- "Hasan el Sabbah" diye cevapladı çocuk.
- "Fransa'da Hasan el Sabbah ismini kullanmayız bundan sonra senin adın Jean-François" dedi öğretmen.
Akşam eve döndüğünde annesi Hasan el Sabbah'a sordu
- " Günün nasıl geçti Hasan"
- "Benim adım Hasan el Sabbah değil, artık Fransa'da yaşıyorum ve artık adım Jean-François" dedi.
- "Sen isminden, ailenden, kültüründen ve dininden utanıyor ve yadsıyorsun öyle mi?" diyen annesi Hasan el Sabbahı dövdü. Sonra olanları Hasan el Sabbah'ın babasına anlattı.
Babası Hasan'ı daha kötü dövdü. Ertesi gün okula gittiğinde öğretmen Hasan el Sabbah'ın yüzündeki çürükleri gördü ve sordu
- "Benim küçük Jean-François'ma ne oldu?"
- "Hiç sormayın Madam, iki tane Arap'ın saldırısına uğradım"

neon06
15-05-2011, 12:26
Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında görev yaparken, kansızlık nedeniyle başvuran bir hastamı muayene ediyordum.
Konjoktiva dediğimiz alt göz kapağının içine bakarken, bir yandan da : 'Amca sende basur mu var?' dedim.
Kansızlığın baş sebeplerinden biridir ve Karadeniz'de bu duruma sık sık rastlanır.
Amcanın dışarı çıkarken yanındaki arkadaşına söylediğini hâlâ hatırlarım...
"Ne doktormuş be, helal olsun..! Gözümden baktı, *ötümdekini gördü :he:

ceozbay
15-05-2011, 17:18
Temel ile Dursun kumarda her ikisi de kaybetmiş gece yarısı yolda yürüyorlarmış.
Temel çıplak, Dursun ise yalnız donla.
Temel Dursun'a demiş ki;
"Dursun,senun neyini seviyrum piliyimisun ?
Dursun:Neyumi seviyısun?
Temel: Kumarda nerde duracağuni piliyısun

ceozbay
15-05-2011, 17:24
Adamin birine sayisaldan buyuk ikramiye cikiyor.
Karisina bile soylemiyor.
Sabaha karsi ikramiyeyi almak için yola cikiyor.
Tam yari yola gelmisken bir telefon.
Arayan kayinbiraderi...
- Nerdesin eniste ?
- Disaridayim hayirdir ?
- Cabuk eve gel
- N 'oldu ? Cok mu acil
- Hemen gel !... Ablam !...
- Yoksa hasta mi ?
- Yok sizlere omur!... Basimiz sagolsun....
Telefonu kapattiktan sonra adam bulunduğu yere cokuyor....
Ve gulmekten kendini alamıyor ,
'Ey guzel Allah'im, verdikce veriyorsun‘ ! ! !

nilay0787
16-05-2011, 15:40
‎80 Yaşında Dede Eşine ;

Dede: Gençliğimizdeki flört günlerimizi hatırlıyormusun ?
Nine: Evet çok özledim.
Dede: Yarın ilk buluştuğumuz yerde buluşup sevgiliyken yaptığımız şeyleri yapalım mı ?
...
Dede süslenmiş, püslenmiş buluşma yerinde saatlerce beklemiş,
Ama bakmış nine yok. Eve gelince bakmış Nine ağlıyor.

Dede: Ne oldu ?
Nine: Ne olacak aşkım, Annem yollamadı. :)

internetgezgini
17-05-2011, 07:36
Bir yıldır hiç konusmadığı karısından ayrılmak isteyen adama hakim sorar:
-Neden karına bir yıldır tek bir söz bile söylemedin?
- Lafını kesmek istemedim, hakim bey .. :))

MERT4633
21-05-2011, 00:44
‎1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye'ye.. Kayseri'de bir kısım imar çalışmalarına rehberlik edeceklermiş.. Türkiye'de o zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet ve eleman yokmuş..
Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyor, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.. Bunu gören Amerikalı mühendis pratiği kavrayamamış ve sormuş,
- Ne yapıyorlar böyle?
Türk mühendis cevap vermiş,
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Anlayamadım?
- Eşek rampayı en uygun yoldan çıkar, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz..
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.. Yatışınca da sormuş,
- Peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Türk mühendis bozuntuya vermeden cevap vermiş,
- Amerika'dan mühendis getirtiyoruz..:super::super:

metin ankara 55
23-05-2011, 10:52
piyas böle olunca ekrana bakmamak ve burada vakit gecirmek ve uzaklaşma inanılmaz keyifli
sagolun dostlarım

MERT4633
23-05-2011, 19:55
Hocanın iki kızı varmış. Bunlardan birinin kocası çifçi, diğerinin ki ise kiremitçiymiş. Hoca kızlarının ziyaretine gidince hatırlarını sorup, para durumlarını öğrenmek istemiş.
Kocası çifçi olan:
Bu yaz yağışlı geçerse bol bol ekin alırız. Ekini satınca elimi çok para geçer ve zengin oluruz, demiş.
Kocası kiremitçi olan:
Bu yaz yağmur yağmazsa, yaptığımız kiremitler kurur. Onları satar çok para kazanırız. Böylece zengin oluruz demiş.
Hoca başlamış düşünmeye. Böyle düşüne düşüne evine varmış. Karısı Hocayı düşünceli görünce:
Hayrola Hoca kızlardan bir hayırsızlık mı gördün ki böyle düşüncelisin? diye sormuş.
Hoca ağır ağır başını kaldırarak::super::super:
Kızlardan biri ayvayı yiyecek ama hangisi bilmiyorum, demiş.

MERT4633
23-05-2011, 19:58
Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere :
- Tamam demiş. İddiayı kazandım.
- Ne oldu ne yaptın demişler.
- Bekledim sabaha kadar demiş.
- Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.
- Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş :
- Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!...

spacestar
23-05-2011, 20:17
Yaşlı borsacı ile genç borsacı parkta sohbet ederek dolaşıyorlar. Yaşlı, gence mesleğin puf noktalarını anlatıyor:
- Bak evladım. Bu meslekte başarılı olmak için sadece fırsatları değerlendirmek yetmez. Zaman zaman fırsatları da senin yaratman gerekir. Bunun için sürekli dikkatli olman gerekir. Uygun bir yorumla hiç umulmadık olaylar bile, çok büyük fırsatlara dönüşebilir. Bak mesela, su karşıda gördüğün taze köpek pisliği sana sadece iğrenç bir şey olarak geliyordur. Ama ben eğer, "su pislikten bir lokma alıp ağzına atarsan sana 1 milyar lira veririm" dersem, olay senin acından nasıl da büyük bir fırsata dönüşüverir, değil mi? Yapar misin?
Genç borsacı 'Tabi efendim' der. Parmağını pisliğe daldırır, bir lokma alır yutar. Yaşlı borsacı cebinden bir milyarı çıkartır, gence verir. Bir süre yürürler, genç dayanamaz sorar:
- Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydım kabul eder miydiniz ? Bakın ileride de başka bir pislik var. Bir milyar karşılığı dener miydiniz?
Yaşlı borsacı 'tabi ki' der. O da bir lokma alıp yutar. Genç borsacı da çıkartır, biraz önce kazandığı 1 milyarı iade eder. Bir sure sessiz sessiz yürürler. genç yine dayanamaz sorar:
- Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktarı değişti. Ne de benim cebimdeki. Söyler misiniz, biz bu boku niye yedik ?
Kurt borsacı cevap verir:
- Öyle deme evladım. 2 milyarlık işlem hacmi yarattık!!!

spacestar
23-05-2011, 20:21
Eşek Borsası

Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus,
- "Mehmet 50 milyon liralik esege niye 100 milyon lira verdi?" diye. ici rahat etmeyince ertesi gun esegini geri almaya karar vermis. Pazara gittiginde Mehmet'in esegi 200 milyon liradan satisa cikardigini gormus. Sonunda 200 milyon liraya almak zorunda kalmis. Ayni olay bu kez Mehmet'in basina gelmis.
O da ertesi gun esegi geri almaya karar vermis. Bu alisveris hergun fiyat arta arta devam etmis. Birkac gun sonra pazara bir baska koyden Huseyin gelmis. Huseyin pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun:
- "Al, al, al, sat, sat , sat" bagrismalari arasinda bir yasli esek ve bu esegin 1 milyar liralik satis fiyati....!
Yanindakine sormus
- "Hemserim, bu yasli esek 1 milyar lira eder mi yahu?"
Adam hemen yanitlamis;
- "Valla grafikler ortada. Bu esegin fiyati 50 milyon liradan basladi, 950 milyon liraya geldi. Soyle bir teknigine bakarsan gorursun. Esegin fiyati 1 milyardaki direncini kirarsa, 1.5 milyara kadar yolu var. "

spacestar
23-05-2011, 20:24
ÇOCUĞUMUZUN ADI NE OLSUN?

Aracı kurumda çalışmaya başlayan bir kız hayatında ilk defa bir partiye gidecekmiş, annesi o aksam kızına öğüt veriyormuş. -Kızım bak sen bu partileri bilmezsin burada çapkın erkekler olur seninle yatmak için her şeyi yaparlar eğer böyle bir şey olursa ona çocuğumuzun adı ne olsun diye sor hemen telaşlanır ve senden uzaklaşır.
--------------------------------------------------------------------------------

Neyse kız partiye gitmiş biraz sonra bir genç kızı dansa kaldırmış, dans ederlerken genç kızı okşamaya sarkıntılık yapmaya başlamış. Kız hemen "çocuğumuzun adı ne olsun" demiş, genç tırsmış ve gitmiş. Bir sure sonra başka bir genç gelmiş yine aynı sarkıntılıklar başlamış kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş ve genç yine panik bir şekilde kaçmış, biraz sonra bir genç daha gelmiş, dansetmeler falan derken yine aynı sarkıntılıklar başlamış, kız yine "çocuğumuzun adı ne olsun demiş ama değişen bir şey yok daha sonra dışarı çıkıp ıssız bir yer bulmuşlar kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş gençte yine bir şey yok biraz sonra genç kızın elbiselerini çıkarmış kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" gençte yine bir şey yok genç kızla sevişmeye başlamış kız "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş genç yine sessiz bir süre sonra genç işini bitirmiş kız yine "Çocuğumuzun adı ne olsun" demiş. Genç kalkmış prezervatifi çıkarıp bir düğüm atmış "Buradan çıkabilirse David Cooperfield olsun"

spacestar
23-05-2011, 20:26
Huzur Evİnde Uykudan Önce Vİagra
Her gün seansa gitmek zorunda olan gömlekçi, 80 yaşına gelmiş olan babasını huzur evine bırakır. Bir hafta sonra da gidip ziyaret eder.
--------------------------------------------------------------------------------

Halini, hatırını sorar: "Nasılsın, baba? Iyi bakıyorlar mı sana burada? Bir şeye ihtiyacın varmı?" "Oğlum, bu huzurevi çok güzel. Bana burada çok iyi bakıyorlar, her akşam yatmadan önce bir bardak sütlü kakao bir de viagra veriyorlar. Allahrazı olsun, çok memnunum, hiç bir şeye ihtiyacım yok." der babası. Ziyaret sonunda gömlekçi hemen hemşireyi bulur. "Hemşire hanım" der, "Babam birşeyler anlatıyor. Yatarken bir bardak sütlü kakao bir de viagra veriyormussunuz, doğru mu?" "Doğru" der hemşire. "Doktor beyin talimati. Sütlü kakao çabucak uyutuyor, viagra da yuvarlanıp yataktan düşmelerine engel oluyor."

spacestar
23-05-2011, 20:33
Şirkette eski genel müdür kovulmuş, yeni bir genel müdür atanmıştı. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmıştı. Eski müdür yenisine ileride her başı sıkıştığında bir zarfı açmasını söyledi. Ve yeni müdür işe başladı. Altı ay işler yolunda gitti. Fakat sonra satışlar birdenbire düştü. Ne yapacağını bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfı açtı. Zarfta şöyle yazıyordu:
— Kendinden önceki müdürü suçla... Yeni müdür hemen bir basın toplantısı ayarladı ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçladı. Basın ve borsa bu açıklamalara olumlu baktı, şirket hisseleri toparlandı, bu arada da satışlar düzeldi... İşler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunları çıktı. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfı açtı. Zarfta şu yazıyordu:
— Şirketi yeniden organize et. Yeni müdür de organizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra işler yine bozuldu. Yeni müdür koşa koşa gitti ve 3. zarfı açtı:
— 3 zarf hazırla...

spacestar
23-05-2011, 20:34
Temel ile İdris borsanın çok kazandırdığı sıralar, borsada oynamaya karar verirler. Borsayı hiç bilmeyen iki kafadar önce bir iki tanıdığa sorarak işi öğrenmeye koyulurlar. Öğrendikleri kadarıyla ufak ufak oynamaya başlarlar. Kısa sürede ikisi de zengin olur, İstanbul'a taşınırlar.
Köylerini pahalı giysiler ve lüks arabalarla ziyaret ederler. Herkes onları konuşmaktadır. Yeterince hava attıktan sonra yine İstanbul'a dönerler.
Çok geçmeden soluğu yine köylerinde aldıklarında perişan bir haldedirler. Eski kılıklarında ve yayadırlar.
Tanıyanlar sorar
- Ula uşaklar ne oldi size böyle?
Temel ile İdris cevap verir
- Ula seanslari çift ettiler.
Köylüler heyecanla sormaya devam eder
- Eeee?
- Haçan onikiye kadar kazanduk, onikiden sonra kaybettuk!

spacestar
23-05-2011, 20:41
Hızlı trader evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasını görür. Bir bakar ki 30 milyar küsur lira fatura. Beyninden vurulmuşa döner. Hemen ayrıntılı fatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamın arkadaşlarına ve dostlarına aittir. Trader, "Bu nasıl olur? Ödeyeceğiz mecburen" der.. O sırada gözü papağanına takılır. Bir an tereddüt eder. Gece papağanı gözlemeye karar verir. Papağan kafesinden çıkar ve telefonun basına gidip rehberi açar, adamın arkadaşlarını tek tek arayıp saatlerce konuşmaya baslar. Hızlı trader sinirden çıldırmış bir şekilde papağanı yakalar ve kanatlarından duvara çiviler. Papağan çarmıha gerilmiş bir vaziyette duvarda asili kalmıştır. Trader, sinirle papağanı azarlar; "Bir hafta burada asili kal da aklin başına gelsin. Çek bakalım cezanı." Trader gider. Papağan bir bakar karşı duvarda çarmıha gerilmiş İsa durmakta. Hemen muhabbet koyulur; "Birader sen ne kadardır buradasın?" "2000 yıldır buradayım" der İsa. Papağan hayretler içinde kalır; "Ohaaaa! Nereyi aradın lan öyle?"

baygandalf
24-05-2011, 20:46
Temel mac hastasi, vari yogu mac, ancak olurse cok sevdigi mac zevkinden mahrum kalacak.
Kafayi buna takmis vaziyette.
Bir gun haber geliyor, Dursun cok hasta, olum döseginde..
Kosup ziyaretine gidiyor. Bakiyor Dursun'un da durumu kötü.
-Ula Tursun biliysun ben mac hastasiyum, maçsiz yapamayrum. Allautala sana
sihat fersun ama sen benden onca öbur yana göcersen orada mac var mi yok mi
paha pi haper veriy misun sena zahmet der.
Dursun Senu neten kirayum,daaa. Pi haper yollama imkan farisa tapii haper
verirum der.
Dursun bi sure sonra ölür.
Aradan bi kac ay gecer, bi gece Temel uyurken kulagina bir ses Ulaa Temal, ula Temal diye fisildar.
Temel Ya pismillah diye firlar.
Ses devam eder Temel ben Dursun…
Tursun ne edeysun ?
Hani sen pena sormisitun ya purada mac far mi yok mi deyyy..
He ya..
Sena pi iyu, pi da kotu haperum varitur
Eeee...?
Iyisi su ki purada mac far ..
E peki kotusu?
Yarun ki maca seni kaleye koymisular hazirlan usagum….

baygandalf
24-05-2011, 21:32
GECIRDIGI cok kotu bir kaza sonrasi komaya giren kadini yasama dondurmekte
zorlanan doktorlar son care kocasini cagirmislar. Kadinin yataginin basinda
doktor uzucu durumu anlatmis;
Uyandiramiyoruz onu.. demis, Onunla konusmaya calisin.. Cevap vermezse
yapacak bir seyimiz kalmiyor..
Bir seyler yapin doktor.. demis kocasi, O daha 43 yasinda!..
Kadindan miriltilarla hemen cevap gelmis;
35!..
GECIRDIGI cok kotu bir kaza sonrasi komaya giren kadini yasama dondurmekte
zorlanan doktorlar son care kocasini cagirmislar. Kadinin yataginin basinda
doktor uzucu durumu anlatmis;
Uyandiramiyoruz onu.. demis, Onunla konusmaya calisin.. Cevap vermezse
yapacak bir seyimiz kalmiyor..
Bir seyler yapin doktor.. demis kocasi, O daha 43 yasinda!..
Kadindan miriltilarla hemen cevap gelmis;
35!..

bikmisbroker
24-05-2011, 21:35
Hasan amcanın hanımı, dayak yiyip memleketteki anasının yanına gitmiş ve epey zamandır gelmemiştir.
Cep teflonuyla yaptığı çağırma istemlerine cevap alamayan Hasan amcanın;çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik ve çocuklarla uğraşmaktan takadı tükenmiştir. Kadınını son kez çağırmak için telefona sarılmış, ancak anasının yanından gelmek istemeyen kadın, telefona cevap bile vermemiştir.
Bunun üzerine Hasan amca mesaj atmaya karar vermiştir.Mesajdan 1 saat sonra evin kadını kapıda yeşermişdir..
İşte o mesaj;
>

> Kadınım bu sağa son mesajım.
> Bebelerinen evde oturup ağlarım.
> Çamaşır, bulaşık tarih yaptı.
> Kadınım ben bu işlerden ne ağnarım.
>
> Bi tokat salladım değmedi bile,
> La bok mu var babağan evinde.
> Ula ne bilinmez bir avradmışşın,
> Bebelerinen beni mevlam gayırsın.
>
> Arkadaşın Hatçe yan yan bakıyo.
> Üzelme Hasan abi deyiveriyo,
> Bebelerin başını okşayaraktan,
> Kendi düşen ağlamaz deyip gülüveriyo.
>
> Bugün geliverdi zabahın köründe,
> Vallaha bi gecelik vardı zillinin üzerinde.
> Bulaşığa daldı, çamaşırı yıkadı,
> La kadınım bak göğnüm çok daraldı.
>
> Bebeleri banyoya sokup yıkayıverdi.
> Hashasanan abi sende gir, keseleyim diyiverdi.
> Bende büğün olmaz yarın diyiverdim,
> La kadınım sağa bir şans daha verdim.
>
> Zabaha kadar geliyosan gel eve,
> Vallahi gelmezsen böyük tehlike.
> Hatçe bekliyor elinde kese,
> Vallah keseynen kalsa keşke.

merlin
24-05-2011, 21:53
Temel kaza geçirmiş.Kol bacak kırılmış...Hastanede..Başucunda Fadime...

-Fadime, vuruldum, başımda sen vardın....Hasta oldum başımda sen vardın....Kaza geçirdim ,başımda sen vardın...Ölümden döndüm, başımda sen vardın.
Ulan , ne mendebur, ne uğursuz karısın sen be !


:D :D

baygandalf
25-05-2011, 10:18
Istanbulun en meshur randevu evinin kapisi caldi. Sahibesi olan Madam
kapiyi acti ve agirbasli, efendi gorunumlu, yakisikli ve 48 ile 52 oldugunu
dusundugu bir beyefendi ile karsilasti.

-Buyrun beyefendi, size nasil yardimci olabilirim diye sordu Madam.

-Ben Selma ile gorusmek istiyorum dedi adam.

-Beyefendi, Selma bizim en pahali kizlarimizdan birisidir. Belki de kizlarimizdan bir baskasini tercih edersiniz dedi Madam.

-Hayir, kesinlikle Selma ile gorusmek istiyorum dedi adam.

-O anda Selma geldi ve adama 1 saatlik vizitesinin $25.000 (Yirmibesbin Amerikan Dolari) oldugunu belirtti.

-Hic duraksamadan ve tereddutsuz adam cebinden $25.000 nakit parayi cikarip Selmaya uzatti. Selma parayi alip cebine atti ve birlikte yukari ciktilar. Bir saat sonra da adam memnun ve sakin bir sekilde mekani terk etti.

*Ertesi gun adam yine geldi ve tekrarSelmayi gormek istedigini soyledi.
Selma adama, ucretinin asiri derecede pahali oldugundan dolayi hicbir kimsenin ust uste iki gun gelmedigini ve de herhangi bir indirim olamayacagini belirtti.. Ve yine adam Selmaya $25.000 nakit parayi cikarip teslim etti ve tekrar yukari ciktilar. Takriben 1 saat
sonra adam yine mekani mutlu bir sekilde terk etti.*

*Ucuncu gun adam yine gelmisti. Herkes sasirmisti, cunku hicbir kimse 3 gun ust uste gelmemisti. Ama adam yine $25.000 nakit parayi odedi ve yukari ciktilar. Birliktelikleri bittikten sonra ve ustlerini giyinirken Selma adama;

-Hicbir kimse benimle 3 gun ust uste olamadi. Siz ne is yaparsiniz ve de nerelisiniz diye sordu.

-BALIKESIR diye cevap verdi adam.

-Gercekten mi? Aslen ben de BALIKESIRliyim ve ailem hala orada yasiyor diye haykirdi Selma.

-Biliyorum diye yanit verdi adam ve devam etti; Gecen hafta ablaniz vefat
etti ve ben onun avukatiyim. Vergi kesintileri sonrasi payiniza miras olarak
kalan net $75.000 parayi size bizzat elden teslim etmem icin bana aileniz
tarafindan talimat verildi.

-Bu hikayeden alinacak ders, hayatimizda 3 seyin kesinlikle kacinilmaz oldugu;

*1: Ölüm
*2: Vergiler
*3: Avukatlar tarafindan duzulmek


Not: Avukat arkadaşlar üzerine alınmasın lütfen!!!

kantar
27-05-2011, 14:07
Dursun iş için müracaatta bulunmuş.
İşe alınması için bazı evraklarla birlikte 8 ......adet de vesikalık fotoğraf istemişler.
Ancak Dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmiyormuş.
Hemen akıl hocası Temelin yanına koşmuş.
Durumu anlatmış.
Temel: Bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı çekilen fotoğraftır.
Sen şuraya çukur kaz içine gir.
Bende fotoğraf makinesi getireyim.
Fotoğrafını çeker veririz demiş.
Dursun başlamış çukur kazmaya, temel fotoğraf makinesi getirmeye gitmiş.
Temel bir de gelmiş ne görsün.
Dursun 8 tane çukur kazmış.
Temel: Ula Dursun niye 8 çukur kazdın demiş.
Dursun: 8 vesikalık lazım ya..
Temel: Ula salak ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim...

PARK
28-05-2011, 23:24
YARIŞMA

[FONT="Georgia"]Odanın birine 1 kadın, 1 ütü ve 1 gömlek koymuşlar.
5 dakika içinde gömleği ütüleyip, kadınla beraber olan kişi
büyük ödülü kazanacakmış.

Japon almış ütüyü eline, gömleği bir güzel ütülemiş.
Kadına sıra gelince süre bitmiş.
Çıkışta: "Bizde prensip budur, önce iş gelir" demiş.

Fransız girmiş ve hemen kadına saldırmış.
Ütüye sıra gelince süre bitmiş.
Çıkışta: "Bizde prensip budur, önce aşk gelir" demiş.

Türk girmiş odaya. Girer girmez vermiş kadına ütüyle gömleği,

o ütülerken kadının işini bitirmiş ve yarışmayı kazanmış.
Çıkışta: "Bizde prensip budur çalışanı si..erler."

kantar
01-06-2011, 18:46
Şarapçı hocaya sormuş;
-şarap günah mı?
Hoca;
-günahtır
Şarapçı;
-Peki üzümün pekmezini yiyisen, suyunu içisen peki şarabını niye içmisen?
Hoca karşılık verir;
-peki sen inegin etini yiyisen, sütünü içisen,
yoğurdunu yiyisen peki bokuni niye yemisen..?

casua1801
01-06-2011, 21:34
Temel Dursun'a arabasının öyküsünü anlatıyordu: 'Bir gün otostop yapiyordum ki ö...nümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarini ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim. Dursun : İyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi

KUPA
02-06-2011, 17:51
Okula gitmek istemiyorum:))
Sabah anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı
"Haydi oğlum, uyan artık Okul...a geç kalacaksın"
Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir
sesle :
"Fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum" dedi
Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı
"Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım?" dedi
"İki ciddi neden söyle bana"
Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini
yanıtladı :
"Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar,
bir
Tüm öğrenciler de benden nefret ediyorlar, iki
Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?"
Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı :
"Bunlar okula gitmemen için neden olamaz" dedi
"Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan"
Bu kez oğul annesine :
"Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek
iki ciddi neden
gösterebilir misin, anne ? " dedi
Sabri tükenme noktasina gelen anne, oğlunun üstündeki
yorganı hızla
çekti ve
oğlunun istediği iki ciddi nedeni açıkladı :
" Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca adamsın
İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün":)

KUPA
02-06-2011, 18:34
Pamuk Prenses, Süpermen ve Pinokyo, bir yolculuğa çıkmışlar... Giderlerken, bir şehirde “güzellik kraliçesi” seçimi yapılıyormuş... Pamuk Prenses; “Ben bu yarışmaya katılacağım” demiş ve yol arkadaşlarından beklemelerini rica edip, gitmiş ve katılmış ya...rışmaya... Döndüğünde, arkadaşları; “Ne oldu?” diye sorunca, “Şüpheniz mi vardı” demiş Pamuk Prenses; “Elbette birinci seçildim!” Sevinçle yollarına devam ederlerken, bir başka şehirde; “Dünyanın en güçlü erkeği” yarışmasının yapıldığını öğrenmişler... Süpermen demiş ki; “Ben bu yarışmaya katılmak istiyorum... Siz, beni burada bekleyin!” Döndüğünde; “Ne oldu?” demişler... O da, tıpkı Pamuk Prenses gibi, “Şüpheniz mi vardı” demiş; “Elbette birinciliği ben kazandım!” Bir süre sonra; aralarında “kukla”ların da bulunduğu “Yalancılar Kralı Yarışması”nın yapıldığı bir şehre gelmişler. Kim “en büyük” ve “en iyi yalan”ı söylerse, ödülü o alacak!.. Kukla Pinokyo, “Şansımı bir deneyeyim” demiş ve gitmiş, katılmış yarışmaya!.. Döndüğünde, yüzü al al, mor mormuş!.. Üstelik; iki gözü iki çeşme, hüngür hüngür ağlıyormuş!.. “Ne oldu?” demiş arkadaşları; “Yoksa kazanamadın mı?” Cevap vermiş Pinokyo; “Kim ulan bu Kemal K.. :):):)

lukas
03-06-2011, 13:35
YARIŞMA

[FONT="Georgia"]Odanın birine 1 kadın, 1 ütü ve 1 gömlek koymuşlar.
5 dakika içinde gömleği ütüleyip, kadınla beraber olan kişi
büyük ödülü kazanacakmış.

Japon almış ütüyü eline, gömleği bir güzel ütülemiş.
Kadına sıra gelince süre bitmiş.
Çıkışta: "Bizde prensip budur, önce iş gelir" demiş.

Fransız girmiş ve hemen kadına saldırmış.
Ütüye sıra gelince süre bitmiş.
Çıkışta: "Bizde prensip budur, önce aşk gelir" demiş.

Türk girmiş odaya. Girer girmez vermiş kadına ütüyle gömleği,

o ütülerken kadının işini bitirmiş ve yarışmayı kazanmış.
Çıkışta: "Bizde prensip budur çalışanı si..erler."


süper. gülmekten katıldım:kahkah:.teşekkürler..

Che Big
04-06-2011, 13:04
Kadın Kazandıklarını Kocasına Yedirir mi ?/Yedirmez :D:D
Kadının biri bir gün golf oynarken topu ormana kaçmış. Topunu aramaya koyulmuş ve tuzağa yakalanmış bir kurbağa görmüş.
Kurbağa ona,
"Beni bu tuzaktan kurtarırsan, sana 3 dilek hakkı tanıyacağım".
Kadın onu kurtarmış, kurbağa da
"Teşekkür ederim, ama sana dileklerinle ilgili bir koşulu söylemeyi unuttum. Ne dilersen dile, kocan 10 kat iyisine veya fazlasına sahip olacak!"
Kadın
"Tamam" demiş.
İlk dilek olarak dünyadaki en güzel kadını olmak istemiş. Kurbağa onu uyarmış, "Bu dilek, senin kocanı da dünyanın en yakışıklı adamı yapacak ve kadınlar onun başına üşüşecek"
Kadın,
"Bu önemli değil, çünkü ben en güzel kadın olacağım, onun gözü benden başkasını görmeyecek".
Kadın dünyadaki en güzel kadın olmuş.
İkinci dilek olarak, dünyadaki en zengin kadın olmak istemiş. Kurbağa da,
"Bu kocanı dünyadaki en zengin adam yapacak, senden de 10 kat zengin olacak"
demiş. Kadın,
"Bu da önemli değil, çünkü benim olan onun, onun olan da benimdir",
Kadın dünyadaki en zengin kadın oluvermiş.
Kurbağa, üçüncü dileğini sorduğunda, kadın
"Hafif bir kalp krizi geçirmek istiyorum" demiş...

yağmur
04-06-2011, 13:26
Almanya'da bir trafik polisi ceza yazma işini o denli takıntı haline getirmiş ki, yazın zincir sorup yok diyene basıyormuş cezayı, lastik basıncın düşük kes ceza... Böyle böyle vatandaşı yıldırmış, şikayet şikayet üstüne. Müdürleri bakmışlar ki ne deseler, ne yapsalar boş, en iyisi bunu ceza yazamayacağı bir yere gönderelim diyorlar ve tek aracın Belediye başkanının makam arabası olduğu fakir bir dağ beldesine sürüyorlar bizimkini. Peki akıllanıyor mu? Nerdeeee..Ama kuduruyor da... Çünki ceza yazılacak bir durum yok. Bir akşam cezasız geçen mutsuz bir günün ardından bakıyor ki beldenin papazı bisikletle yukarıdan geliyor, hemen yolunu kesiyor: "Dur bakalım aziz peder! Ehliyet ve ruhsat lütfen!" Aziz peder temkinli, çıkarıp veriyor belgeleri. Bizimki bakıyor, belgeler tamam:"Ya lastiklerin hava basıncı?" Onlar da tamam."Sele yüksekliği,gidon ayarı, vs?" Hepsi tastamam. Bizimki kuduracak ama çaktırmıyor, işi sohbete vuruyor:"Bu akşam saatinde nereye böyle, aziz peder?""Komşu köydeki rahip arkadaşlar bir ayin tertip etmişler, oraya gidiyorum." diyor rahip."Gecenin bir vakti, yalnız başına..Korkmuyor musunuz?" diyor bizimki. Rahip:"Niye korkayım a oğul" diyor"Önümde Hz. İsa Babamız, arkamda Hz. Musa peygamberimiz varken" Bizimki hemen saldırıyor."Vay vay vay...Bir bisiklete üç kişi binilmeyeceğini bilmiyor musun? Sökül bakalım cezayı..."

yağmur
04-06-2011, 13:30
Amerika'da koyu dindar dört kadın,bir yandan kahve içiyorlar;bir yandan da sohbet ediyorlardı. Birinci kadın,oğlundan söz açtı; "Benim oğlum rahiptir" dedi."bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Peder' der." İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti. "Benim oğlum ise papazdır"dedi."Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Aziz Peder' der." Üçüncü kadın da oğluyla övündü: "Benim oğlum ise kardinaldir" dedi."Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der." Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadını dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler,beklemeye başladılar.Fakat dördüncü kadın konuşmuyor,büyük bir keyifle kahvesini yudumluyordu.... İlk üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya senin oğlun?" dediler."Sen de söz etsene oğlundan...." Dördüncü kadın,kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı, yeşil gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece şık giyinen ve 27 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve "AMAN TANRIM! " derler..

yağmur
04-06-2011, 13:38
Adamın birine sayısaldan büyük ikramiye çıkıyor.Karısına bile
söylemiyor sabaha karşı ikramiyeyi almak için Ankara'ya yola
çıkıyor . Tam Elmadağ'a gelmişken bir telefon. Arayan kayınbiraderi
-Nerdesin enişte ?
-dışarıdayım hayırdır.
-Çabuk eve gel
- n'oldu ? çok mu acil
- hemen gel ablam
- yoksa hasta mı ?
- yok sizlere ömür
telefonu kapattıktan sonra Adam koltuğa yaslanıp demiş ki
" Ey güzel Allah'ım, verdikçe veriyor, verdikçe veriyor

baygandalf
04-06-2011, 18:29
Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş karşısına çıkan kaplumbağa
-'Tilki kardeş ne bu telaş?'
- Ormana maliyeciler gelmiş' demiş tilki. 'şimdi bir bakarlar bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, dünyanın vergisini yazarlar....'

Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış.
Onu telaşlı gören leylek:
-'Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş?' diye sormuş.
-'Maliyeciler ormanda' demiş kaplumbağa. 'Bende ev,hanımda ev,çocuklarda ev,
yakalanırsak dünya vergi alırlar.'

Leylek de hemen uçuşa geçmiş. Ağaçların üzerinden maymun seslenmiş:
-'Leylek kardeş, ne iş? Bu ne acele?'
-'Vergi memurları herkese ceza yazıyormuş. Bende yazlık,hanımda yazlık, çocuklarda
yazlık, vergi borcundan batarız...'

Maymun bunu duyar duymaz koşarak ağaçtan ağaca atlamaya başlamış. Papağan sormuş,
- Neden ve kimden kaçıyorsun? diye.
-''Maliyeciler ormanda' demiş Maymun,
'Benim kıçım açık, hanımın kıçı açık, çocukların kıçı açık...Alacak bir şey bulamayınca
bunların ne yapacağı belli olmaz.

Erasure
04-06-2011, 19:21
Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis.
Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis.

En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen
doktorlara sormus:
-"Bunlar neden böyle zipliyorlar?"
-"Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis

Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus.
Hemen ona yaklasarak sormus.
-"Sen neden ziplamiyorsun?"
-"Ben tavaya yapistim..."

uzay44
04-06-2011, 22:01
http://img4.imageshack.us/img4/9431/52891796.jpg

guneysu
05-06-2011, 04:10
OSMAN AMCA....
Osman Amca evden kacan karısını nasıl geri döndürmüş.
Osman amcanın hanımı, memleketteki anasının yanına gitmiş ve epey zaman gelmemiştir.
Cep telefonuyla yaptığı çağırma istemlerine cevap alamayan Osman amcanın; çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik ve çocuklarla uğraşmaktan takadı tükenmiştir.
Osman amca mesaj atmaya karar vermiştir.
İşte o mesaj;
Kadınım bu sağa son mesajım.
Bebelerinen evde oturup ağlarım.
Çamaşır, bulaşık tarih yaptı.
Kadınım ben bu işlerden ne ağnarım.
Bi tokat salladım değmedi bile,
La bok mu var babağan evinde.
Ula ne bilinmez bir avradmışşın,
Bebelerinen beni mevlam gayırsın.
Arkadaşın Hatçe yan yan bakıyo.
Üzelme Osman abi deyiveriyo,
Bebelerin başını okşayarakatan,
Kendi düşen ağlamaz deyip gülüveriyo.
Bugün geliverdi zabahın köründe,
Vallahi gecelik vardı zillinin üzerinde.
Bulaşığa daldı, çamaşırı yıkadı,
La kadınım bak göğnüm çok daraldı.
Bebeleri banyoya sokup yıkayıverdi.
Osman abi sende gir, keseleyim diyiverdi.
Bende büğün olmaz yarın diyiverdim,
La kadınım sağa bir şans daha verdim.
Zabaha kadar geliyosan gel eve,
Vallahi gelmezsen böyük tehlike.
Hatçe bekliyor elinde kese,
Vallah keseynen kalsa keşke.

“ hadi bakalım gelmesinde göreyim.” diye söylenerek mesajını gönderen Osman amca; mızıldanmakta olan çocuğuna; “meraklanma yavrum anan ağşama evde” diyordu.

mr. neco
05-06-2011, 10:18
Japon' un biri, Rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmuş.
- 'Var mı ? Ar...anızda delikanlı ? Varsa ? Çıksın dışarı...'

Temel kapıya doğru yürümüş,
- 'Çıkıyorum ulan ! Görelim bakalım erkekliğini...'

Birkaç dakika sonra, Temel ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette kahveye geri dönmüş...
Peşinden de, Japon kasılarak içeri girmiş ve kahvedekilere Temel'i göstererek :
- 'Ona, 'Toyokumi' ustanın, 'Katakori' tekniğiyle vurdum.'

Ertesi gün Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine Temel' den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine, ağzı-burnu dağılmış bir Temel.
Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan Japon :
- 'Ona,'Kuyotomi' ustanın,'Kihotomi' tekniğiyle vurdum.'

Ertesi gün yine aynı hikaye. Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve hergün değişik bir stil kullanan JAPON :
- 'Ona, 'Toyohama' ustanın, 'Kimanto' tekniğiyle vurdum.'
- 'Ona, 'Tiyotoki' ustanın, 'Kohimato' tekniğiyle vurdum.'

derken,

Bu böyle bir hafta devam etmiş.

Ve sekizinci gün ! Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.
Japon' un restini gören yine Temel olmuş tabi...
Birkaç dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir Temel beklerken,
Bu kez Japon ağız-burun dağılmış, hoşaf ! Kanlar içinde kapı da belirmiş ? ? ?

Temel' de hemen arkasından girmiş içeriye, Japon' u göstererek :

- 'Ona, 'Toyota' nın 'Krikosuyla' vurdum' demiş...:)

mr. neco
05-06-2011, 10:23
BROKER haftasonu yürüyüşü için gittiği ormanda kaybolmuş akşam olmuş korkudan ne yapacağını şaşırırken uzaktan bir işık görmüş kapıyı tıkladığında afet gibi bir hatun kusura bakmayın bayan yolumu kaybettim bu gece kalabilirmiyim nedemek efendim güzel bir akşam yemeği şarap hatun ben yukarı odama çıkıyorum duş alı seni bekliyorum broker'cim yok efendim ben burda kanepede uzanırım hatun ne yaptıysa boş sabah horoz sesiyle uyanır bizim broker afet kahvaltıyı hazırlarken pardon 4 horoz bir tavuk nasıl oluyor afet gülümseyerek onların 3 TANESİ BROKER 1 TANESİ HOROZ :)))))

mr. neco
05-06-2011, 10:26
Temel, televizyonda film izlerken telefon acı acı çalar. Telefona bakan Fadime, ...kısa bir görüşmeden sonra telefonu kapatıp Temel'e seslenir:
-Cemal'in karısı ölmüş. Seni cenazeye çağırıyor.
Temel üzgün bir ifadeyle:
-Bu sefer gitmem.
-Olur mu Temel? O senin en iyi arkadaşın.
...Temel biraz düşünmüş ve demiş ki:
-Adam, üçüncü kez karısının cenazesine çağırıyor Fadime. Ben onu bir kez davet edemedim.
Ne yüzle cenazeye gideyum :D..

mr. neco
05-06-2011, 10:28
Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atisla...ri duyulmaktaymis. Merak edip sormus. Hemserum haçan habu top atislari neyin nesidur? diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis. Aradan yarim saat geçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine sormus bir baskasina Bu top atislari neyin nesidur hemşerum? diye. Ayni cevabi alinca söylenmis: Ula, yarim saattir bir kariyi vuramadular )

mr. neco
05-06-2011, 10:28
Temel'le Dursun, İstanbul'da minibüste birlikte giderken şoför arada
bir arkasına... dönüp "Levent", "Fatih", "Eyüp" diye sesleniyormuş... Olanları pür dikkat izleyen ve artık sıkılan Dursun, Temel’e dönmüş;
— Ula Temel, ne zaman ineceuk?
Temel de;

- Patlama uşağum!! Sabirli ol, ismimuz okunsun ineruk

mr. neco
05-06-2011, 10:29
Başbakan Erdoğan, açılışına gittiği pekçok üniversitede protesto edildi. Bu prot......estolarda polisin sert tavrı eleştirildi.
Son olarak ise
Erdoğan'ı protesto eden 18 İTÜ öğrencisi 15'er ay hapis cezasına çarptırıldı.

İşte günlerdir kamuoyunda konuşulan bu olaylardan sonra üniversite öğrencileri arasında bir fıkra kulaktan kulağa yayılıyor.

İşte o fıkra:

"Başbakan, Karadeniz gezisinde bir üniversiteyi ziyaret etmiş.
Sınıfın birinde öğrencilerle tanışmış.
O karizmatik duruşuyla beden dilini de kullanarak bir konuşma yapmış.
Etkili konuştuğunu düşünerek "Sorusu olan var mı?" demiş.
TEMEL; "Ben size 3 soru soracağım." demiş;

"1-Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl oldu da arttı?
2-Özelleştirme adı altında bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı?

3-Bu paralar nerede?"
Tam bu sırada zil çalmış. Başbakan, "2.derste devam ederiz" deyip çıkmış.
Derse yeniden girince "nerede kalmıştık" diye sormuş.
Bu sefer DURSUN ayağa kalkmış; "Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız" deyince,
Başbakan "iyi tekrar sorun bakalım" demiş.
DURSUN, "Size 5 sorum olacak" :
"1-İktidarda yıpranmış olmanıza rağmen oylarınızı nasıl artırdınız?

2-Bütün önemli kurumlarımızı sattınız? ne kadar para kazanıldı?

3-Bu paralar nerde?

4-Tenefüs zili neden yarım saat erken çaldı?

5-TEMEL nerede?"

..............................

mr. neco
05-06-2011, 10:30
Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre son...ra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalyaya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister. Hemşire, "Bebeğin doğdugunu sana nasıl haber vereceğim?" diye sorar. Doktor da; "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına "spagetti" diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok" der. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalyaya gider... Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora: - "Sevgilim, bugun postadan senin adına İtalyadan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım..." der. - "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım" der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar... "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti... İkisi sosisli; ikisi sade

mr. neco
05-06-2011, 10:32
Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili önemli bir a...rızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir.

Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi "Alo" der.
...
Patron sorar "Baban evde mi?"

Çocuk fısıldayarak cevap verir "Evet"

Patron sorar "Onunla konuşabilirmiyim?"

Çocuk fısıldayarak cevap verir "Hayır"

Patron şaşırarak "Peki annen evde mi?"

Çocuk fısıldayarak "Evet"

Patron , "Peki onunla konuşabilirmiyim?"

Çocuk yine fısıldayarak "Hayır"

Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar,

"Orada başka kimse var mı?"

"Evet" der çocuk fısıldayarak , "Bir polis memuru var"

Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar

"Memur beyle konuşabilir miyim?"

"Hayır" der ufaklık, "Şu anda meşgul"

İyice meraklanan patron: "Neyle meşgul?"

Çocuk fısıldayarak cevaplar: " Annemle babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor"

Meraklanan ve endişelenen patron , telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar "Bu ses de ne? Diye sorar.

"Bir helikopter" der çocuk, hala fısıldayarak.

Panikleyen patron: "Neler oluyor orada" diye sorar

Çocuk hala fısıldayarak: "Arama kurtarma timi geldi"

Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde: "İyide neyi arıyorlar"

Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir "Beniiiii" :)))

mr. neco
05-06-2011, 10:32
Temel çok hastadır. Derdini yakın arkadaşı Dursun'a açar:

"Çok kötüyüm Dursun. Ki...me gittiysem çare olmadı."

"Ya Temel, benim bi doktor tanıdığım var. İyi edemediği hasta yoktur. Hem de ikinci gidişte yarı ücret alır."

Ertesi gün Temel, doktorun muayenehanesinden içeri girer ve:

"Merhaba doktor bey. Yine ben geldim!":)

mr. neco
05-06-2011, 10:33
Kızlar 20-25 yaşındayken futbol topu gibidir peşinden 22 kişi koşar,,
25-30 yaşın...dayken basketbol topu gibidir peşinden 10 kişi koşar,,
30-35 yaşındayken tenis topu gibidir peşinden 2 kişi koşar,,
ama 40 yaşından sonra yakar top gibidir atarsın herkes kaçar :)))

mr. neco
05-06-2011, 10:37
Adam evlenir, 10 sene geçer çocuğu olmaz. Yurtdışına göreve gider. Hanımından ge...len mektupta hamile olduğu yazılıdır. Yurda döndüğünde ise hanımı doğurmuştur ama çocuk zencidir. Hanımına sorar: "Hanım ne sizin sülâlede ne de bizim sülâlede zenci değil, esmer bile yok; bu iş nasıl oldu?" Hanım: "Çocuğu doğurduktan sonra sütüm gelmedi m...ecburen bir sütannesi tuttuk, onun sütünü emdi. Sütanne zenciydi herhalde bu yüzden böyle oldu" der. Adam ikna olmuşa benzer ama içinde yine de ufak bir kuşku vardır ve "bunu bilse bilse annem bilir" düşüncesiyle annesine sorar. Anne: "Olmaz olur mu oğlum, tabii ki olur. Seni doğurduğumda benim de sütüm gelmemişti ve inek sütüyle beslemiştim. Bak boynuzların çıkmaya başlamış bile!" :)

mr. neco
05-06-2011, 10:38
Temel ile Dursun dertleşiyormuş.
- Oofffff Of.
- Hanımdan hiç Elektruk Alamiyrum ......be Dursun .
- Uyyy evlendiyundan beri mi alamiysun, yoksa yaşlandın mu.
- Evlendiyumdan beridur. - Eeeee nasıl dayandın bu vakte kadar Temelum.
...- Ula uşağum kaçak Elektrik kullanayirum daaa :)

mr. neco
05-06-2011, 10:39
Bi adam yalan dedektörü almış.

Akşam yemeğinde denemek istemiş.
Oğluna bugün nerde...ydin demiş.
Oğlu da "okuldaydım" diyince dedektör ötmüş.
...Sonra oğlu itiraf etmiş, erotik bi filme gitmiş sinemada.

Babası da kızmış, oğluna
"ben senin yaşındayken erotik nedir bilmezdim bile" demiş.
Dedektör yine ötmüş.

Bunu duyan anne gülmüş ve
"al işte senin oğlun" demiş.
Dedektör yine ötmüş :D

mr. neco
05-06-2011, 10:39
kadın çocuguyla tarlaya gider. karnı acıkan cocuga annesi sütün içine ekmek doğrar ve işine bakar. o arada sütün kokusuna gelen yılan sütü içmeye başlar. çocuk kaşığı aldığı gibi yılanın kafasına vurarak ekmektende yeseneeee der

mr. neco
05-06-2011, 10:40
Genç kız, sevgilisine telefon açmış...

- 'Tankut,' demiş, 'seni çok arzuluyorum, ...geceleri uyku uyuyamıyorum. Ne olur bu hafta sonu bize yemeğe gel. Seni annem-babamla tanıştırayım. Sonra benim odamda ders çalışıyor gibi yaparız.

Tankut ömründe hiçbir kızla yan yana gelmemiş , toy bir delikanlı... Bir eczaneye gitmiş... Babacan eczacıya;

- 'Bu hafta sonu önce bir aile yemeği, peşinden ateşli bir aşk yaşayacağım' demiş, 'Bu yüzden iyisinden bir kutu gerekenden istiyorum...'

Babacan eczacı kutuları vermiş, oğlanın sırtını sıvazlayıp yolcu etmiş... Tankut hafta sonunda bir büyük buket çiçekle kızın evinin kapısını çalmış... Genç kız kapıyı açmış. Tankut'u doğrudan yemeğe almış... Delikanlı çok mahçup biçimde masaya oturmuş. Kızın ana-babasının yüzüne şöyle bir baktıktan sonra başını önüne eğmiş... Başlamış dua etmeye... Ancak dua bir türlü bitmiyor... Kız sonunda dayanamamış, fısıltıyla:

- 'Ben senin bu kadar dindar olduğunu hiç bilmiyordum Tankut,' demiş...

Tankut adeta inlemiş:

- 'Ben de babanın eczacı olduğunu!

mr. neco
05-06-2011, 10:41
Bilardo Topu...:)

Adamın biri evcil maymunu ile bir bara gitmiş. Bir içki ısmarla...mış, o sırada da maymunu ortalıkda dolaşıp eline ne geçirirse ağızına atıyomuş. Son olarak bilardo masasındaki bir topu mideye indirince barmen bağırmaya başlamış.
-"Yav naapo bu hayvan bilardo topumu yedi". Adam da
-"Ya o yer ,parası neyse veririm." demiş. Parayı verip çıkmışlar. Aradan bir hafta geçtikten sonra maymunlu eleman yine gelmiş. Yine bir içki ısmarlamış. Bu arada maymun da barda duran eriklere elini uzatmış. Barmende bir yandan seyrediyomuş. Maymun önce erigi götüne sokmuş sonra çıkarıp aazına atmış. Barmen adama dönüp
-"Bu ne yaptı şimdi" demiş.
- Adam: "Senin şu bilardo topu olayından sonra herşeyi ölçüp de yiyor."

mr. neco
05-06-2011, 10:41
Çocuğun biri babasına sormuş :

-Baba biz nasıl olduk?

Baba cevap vermiş:
...
-Maymunlar türeye türeye biz olduk demiş...

Tabi çocuk babasının lafına inanmamış.Annesine biz nasıl olduk demiş?

Annesi:

-ALLAH Adem babayla Havva annemizi yaratmış nesilden nesile biz olmuşuz demiş.

Cocuk:

-Ama babam maymunlar türeye türeye biz olduk dedi

Anne cevap verir:

-O babanın sülalesi, bizi ilgilendirmez :)

mr. neco
05-06-2011, 10:42
New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal goru...nuslu bir hanim yany...ana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor:

-Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz s...oracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.

Ve ilk soruyu soruyor:

-Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?

Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.

Soru sorma sirasi sarisina gelmis:

-Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?

Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:

-Cevap ne?

Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis...

mr. neco
05-06-2011, 10:42
Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene:

-Bun...lar Hitler ve Stalin değil mi” diye sorar.

Barmen:

-Evet, onlar" der.Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar:

-Selam, ne yapıyorsunuz?" Hitler cevaplar:

-3. Dünya savaşını planlıyoruz." Adam sorar:

-Gerçekten mi? Neler olacak?" Hitler :

-Bu sefer 14 milyon Yahudi’yi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz" der. Adam sorar:

-Bir bisiklet tamircisi mi?" Hitler Stalin e döner ve der ki:

-Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon Yahudi’yi takmayacağını söylemiştim...

mr. neco
05-06-2011, 10:43
Paranin Gücü...

18 yaşındaki kız, annesine iki aydır hastalanmadigini söyler. Ann...esi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuçlar kizin hamile oldugunu gösterir. Anne çildirmistir, bagirir çagirir ve bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum' der. Kiz telefon açar ve yarim saat içinde bir Ferrari evin önünde durur, içinden hafif kirlasmis saçlari ve çok pahali bir elbisenin içinde manyak yakisikli biri iner ve kapidan içeri girer. Anne baba ve kizla beraber otururlar. Adam:

-Kiziniz durumu anlatti' der. 'Kisisel durumumdan dolayi kizinizla evlenemem.' der, ' Ancak tüm sorumlulugu aliyorum' der. ´Eğer bir kiz çocugu dogarsa; Annesine bir ev, bir yazlik villa ve 1 milyon dolarlik bir banka hesabi, Eger bir erkek çocuk olursa; Birkaç fabrika ve bir milyon dolarlik bir hesap, Eger ikiz dogarsa; Her ikisine de 500 bin dolarlik hesap ve birer fabrika verecegim' der. 'Ancak düsük olursa....´ 'O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamin omuzuna koyar ve:

-´O zaman tekrar denersiniz evladım' der...:D:D:D:D

mr. neco
05-06-2011, 10:44
Hayatım harika bir haberim var.. Bir ay geciktim.. Herhalde bir bebeği...miz olacak, Doktor bu sabah test yaptı.. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!" demiş heyecanla.. Ertesi sabah elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapı çalmış,


- Siz bayan Smith misiniz? Biliyor musunuz bir aylik gecikmeniz var..!"

- "Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?" demiş kadın hayretle..

- Bayan, dosyalarımızda açıkca görülüyor..!"

- "Nee?, Dosyalarınızda mı?"

- "Kesinlikle!"

- "Beyefendi, lütfen bu gece eşimle görüşmeliyim!" demiş kadın ve korkuyla olanı biteni eşine anlatmış.. Kocası ertesi sabah kızgın bir boğa gibi elektrik idaresine gidip:

- "Ne oluyor burada?. Karım bir dosyadan bahsetti.. Aylık gecikmesi ile ilgili!" diye bağırmış adam..

- "Sakin olun.. Ciddi birşey değil!" demiş memur.. "Bu gecikme için bize borçlusunuz!"

- "Size mi borçluyum? Ya ödemezsem??"

- "O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!"

- "Ama o zaman karım ne yapacak?"

- "Bilmiyorum!" demiş, memur.. "Hanımefendi artık mumla falan idare eder!"

mr. neco
05-06-2011, 10:45
Penguen...:)

Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişl...er. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek:

- " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş,
- Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş.
- "Peki siyah kadın var mi?"
- "Eh bir kaç tane var bu civarda"
- "Pekİ siyah beyaz kadın var mı" rehber son derece şaşkın bir şekilde
- "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde rastlamadım böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel Dursun'a dönerek
- " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen miydi?????".

mr. neco
05-06-2011, 10:46
SATISIN SIRRI

Atesli bir köy çocugu sehrin en büyük marketinde ise basvurur. Düny...anin bu en büyük alisveris merkezinde her sey ama her sey satilmaktadir. Patron sorar :

- Daha önce hiç saticilik yaptin mi?

- Evet köyümde bu isi yaptim. Patronun gözü çocugu tutar :

- Iyi, yarin basliyorsun.

Ertesi gün aksam olur ve patron çocugu karsisina alir ;

- Evet, bugün kaç satis yaptin??

- Bir!

- Ne bir mi? Digerleri 20-30 satis yaptilar, Nasil bir? Kaç dolar tuttu peki?

- 320.334 USD dolari. Patron sasirir ve sorar:

- Nasil becerdin bunu?

- Adama basta küçük boy bir olta, sonra orta boy ve sonra da büyük boy bir olta sattim. Adama nerede balik tutacagini sordum. Kiyida diyince bir tekneye ihtiyaci oldugunu söyledim. Tekne bölümüne indik ve çift motorlu, yelkenli, lüks bir yat sattim. Vosvosuyla bunu çekemeyecegini söyleyince son model 4x4 bir jeep sattim. Patron kendinden geçer:

- Ne diyorsun, bütün bunlari bir küçük olta almaya gelen adama mi sattin? Genç çocuk cevap verir :

- Yoo aslinda karisi için bir tane orkid istemisti... Ben de ona söyle dedim:
" Hafta sonun mahvolmus, sen en iyisi baliga git..."

mr. neco
05-06-2011, 10:47
Barmen ve Temel :)

Temel bir gün Avrupaya gider.Temelin kötü bir alışkanlığı vard...ır,sürekli içki içer.

Birgün bir bara gidip barmenden 3 bira ister ve hepsini içer.3-5 defa böyle yapınca barmen merak eder ve sorar;

-Niye hep 3 tane bira içiyorsunuz?

Temel cevap verir;

-Ben, Dursun ve Hamdi üçüzüz.Hepimiz dünyanın farklı yerlerindeyiz.Hepimizde bara girdiğimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki 2 birayı o yüzden içiyorum der.

Yine günlerden bir gün Temel bara gelir ve 2 bira ister,Barmen verir.

Temel biraları içtikten sonra tam kalkarken Barmen sorar;

-Allah rahmet eylesin efendim, kardeşinizin biri öldü herhalde? deyince Temel cevap verir;

-Hayır ben içkiyi bıraktım da :)

casua1801
05-06-2011, 19:33
Disi aslan bir agacin altinda uyurken tilki gizlice gelip disi aslana tecavüz ed...er. Aslan uyanınca erkek aslanin yanina gider ve erkek aslan duruma çok sinirlenir
Erkek aslan hemen emir verir :

- "Bütün hayvanlari toplayın, suçluyu bulup onu mahfedecegim"

Bütün hayvanlar toplanır,
aslan "kim yaptiysa bunu elini kaldirip öne ciksin" diye kükrer ama hiçbiri ses çikarmaz.

Derken toplantiya geciken çakal kosarak gelip arka siralara yerlesir ve tilkiye "ne oluyor" diye sorar.

Tilki de:

-"Aslan kral ormana bir müdür ariyor talip olan elini kaldirip öne çiksin diyor" deyince zavalli çakal hemen elini kaldirip öne çikar.

Aslan herkesi gönderir ve akabinde çakala sabaha kadar tecavüz eder. Çakal sabah perisan halde yalpalaya yalpalaya yürürken tilkiyle karsilasir.

Tilki hafif gülümser ve ekler:

- "Ulan, aksam müdür oldun sabaha yürüyüsün degisti......[B]

kaucuk
06-06-2011, 07:48
Woman asks:
If I sleep with 3 men, everyone calls me a slut.
But when a man sleeps with 10 girls, everyone calls him a real man.
How come?


Man replies:
It's very simple.
Confucius say 'When one lock can be opened by 3 different keys, it's a bad lock.
But when one key can open 10 different locks, we call it a master key!'.

nilay0787
06-06-2011, 09:16
Eczaneye giren adam “Eroin istiyorum, kokain istiyorum...” Eczacı bulunmadığını söyler. Günler haftalar boyu aynı adam gelip, eroin, kokain ister. Canına tak eden eczacı el attından uyuşturucu bulup adama verir. Adam silahını çıkarır; “Biliyordum bur’da uyuşturucu olduğunu, benimle geliyorsun; narkotik!..”

nilay0787
06-06-2011, 09:17
Yavru penguenleri taşıyan bir minibüs devrilir ve tüm penguenler açılan kapıdan yola saçılır. Bir süre şaşkın şaşkın etrafa bakarak annelerini arayan yavru penguenler yolda tek başına yürüyen Keiko'yu annelerine benzeterek peşine takılırlar. Keiko önde, yavru penguenler arkada kalabalık caddede yürümeye başlarlar. Durumu gören bir polis Keiko'yu durdurur ve "Bu penguenler sokak ortasında ne geziyor. Çabuk onları hayvanat bahçesine götür!" der. Keiko, biraz itiraz edecek gibi olur ama bakar polisin şakası yok çaresiz hayvanat bahçesinin yolunu tutar. Aradan daha birkaç saat geçmeden Keiko'nun peşindeki penguenlerle caddede yürüdüğünü gören polis büyük bir hışımla Keiko'nun yanına yaklaşır ve "Ben sana bu penguenleri hayvanat bahçesine götür demedim mi?" diye çıkışır. Keiko biraz utangaç, "Tamam söylediğiniz gibi hayvanat bahçesine götürdüm. Çok eğlendiler. Şimdi de Disneyland'a götürüyorum!.." :D

mavrox
06-06-2011, 13:44
very good :)

Woman asks:
If I sleep with 3 men, everyone calls me a slut.
But when a man sleeps with 10 girls, everyone calls him a real man.
How come?


Man replies:
It's very simple.
Confucius say 'When one lock can be opened by 3 different keys, it's a bad lock.
But when one key can open 10 different locks, we call it a master key!'.

gaysarorak
06-06-2011, 13:58
Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça?
-10 Milyon lira...
-Ben onmilyon değil, tam yüzmilyon lira veririm...
-Gerçekten mi?
-Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzmilyon lira... Ama döverim ben ...
-Amaaaaan. Yüzmilyonu verde döv... Otele doğru yürüdükleri sırada adam yineledi :
- Bak söyleyeyim fena döverim ben ...
-Döv canım, yüzmilyonu ver de... Soyundukları sırada adam :
-Son defa söylüyorum fena döverim.
-Amaaaaan be!... Dövermiş.... Ne kadar döversin yani?
-Vallaaa parayı geri alıncaya kadar döverim...

gaysarorak
06-06-2011, 14:01
İlginç Bir Dava


Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken önlerinde iyi giyinmiş,
şık ve alımlı bir hanımın yürüdüğünü farkederler. Erkeklerden birisi diğerine ,
-"Bu hanımla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm" der.
Bu sözleri işiten genç hanım başını çevirir ve
-"Teklifinizi kabul ediyorum" der.
Teklifi yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu bulurlar.Ertesi sabah apartmanı terkederken, adam kadına 250 dolar verir.
Hanım pazarlık bakiyesi parayı ister ve "250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der.
Adam güler,
-"Bunu nasıl ve hangi esaslara göre yapacağınızı görmek isterdim" deyip apartmanı terkeder.Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulası adamı şaşıtır.Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatmış.
Avukat,
-"Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum.Ancak davanın nasıl sunulup savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum" der.Dava başlamış ve ön soruşturmadan sonra hanımın avukatı mahkemeye dava konusunu aşağıdaki şekilde arzetmiş:

-"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilem, bu hanımefendi, itina ile yetiştirilmiş çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadır.Bu arazi parçasını belli bir süre için davalı beyefendiye 500 dolar karşılığında kiralamıştır.Davalı gayrimenkulu kira amacına uygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin yarısı olan 250 doları ödememiştir.Kira tutarı yüksek bir bedel değildir, kaldı ki kiralanan yer özel ve yasal bir bölgedir.Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının muvekkileme anlaşmanın bakiyesi olan meblağı ödemesidir."

Davalının avukatı bu beklenmedik savunma karşısında şaşırmış fakat bir avukat olarak işin enteresanlığından haz duymuş ve
hemen daha önce hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı söyle savunmuş:

-"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilim bu genç beyefendinin, bu genç hanımdan sahibi olduğu gayrimenkulu bir süre için kiraladığı doğrudur ve muvekkilim bu anlaşmadan son derece memnun kalmıştır.Bununla beraber muvekkilim arazide bir kuyu bulmuş ve kuyuyu örgü taşlarıyla donatmış,kuyuya boru indirmiş ve pompa yerleştirmiştir.Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını muvekkilim üstlenmiştir.
İnancımıza göre bütün bu arazi geliştirme çalışmaları ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın düşmesini talep ediyoruz."
Genç hanımın avukatı tekrar söz almış:

-"Muhterem hakim bey, muvekkilem, davalının beyan ettiği gibi arazi üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli gelişmeleri yaptığını kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor.Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydı davalı muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı.
Ayrıca arazi tahliye edildiğinde davalı söz konusu ettiği taşları, boruyu ve pompayı sökerek beraberinde götürmüştür.Bu bakımdan davamızda israr ediyor ve vereceğiniz kararın adalete uygun olmasını diliyoruz."

gaysarorak
06-06-2011, 14:08
İki yahudi kumaş tüccarı çok sağlam bir kaynaktan gelecek sezon haki rengin moda olacağı duyumunu almışlar ve bütün sermayelerini piyasada haki kumaş bitene kadar sarfetmişler..
Sezon geldiği vakit hiç de beklemedikleri bir şekilde başka kumaşlar gözde olunca iflas bayrağını çekecekleri sırada mağazaya bir Albay girmiş..
-Her yerde aradım haki kumaş yalnızca sizde varmış elinizdekiler ilk dikimlerimiz için ihtiyacımızı karşılar ama daha sonra devamı gelmesi lazım mümkün mü?
Yahudiler parıldayan gözlerle Albaya..- Tabi pasam olur demişler..
Yalnız benim üstlerime danışmam lazım yarın size cevabımızı bildiririm.. Olumsuz olursa bir özür telgrafı çekerim telgraf gelmezse çok acil bir şekilde bu adrese gönderin kumaşları..
Albay gidince yahudiler sevinçlerinden ne yapacaklarını şaşırmış.. Ertesi gün telgrafı beklemeden kumaşları gönderilmek üzere paketlemeye başlamışlar.. Postacı sokağın başında görününce pek önemsememişler komşulardan birine gelmiştir diye ama kendi kapılarından içeri girince kanları donmuş kalakalmışlar.. Buyrun acil telgraf var demiş postacı..Korkarak açmış bir tanesi okumasıyla bağırması bir olmuş..
--Müjde Salamon müjde... Baban ölmüş..

casua1801
10-06-2011, 01:02
kısa bir fikra

DOKTORLAR DELILERI TEST YAPIYORMUS DUVARA BIR OTOBUS CIZMIZLER
VE
DELILERE BININ DEMISLER
DELILER TEKER TEKER SIRAYA GEÇMİŞLER
BIRI HARIC DOKTOR SEN NIYE SIRAYA GİRMİYORSUN DEMIS
DELI COK KALABALIK OLDU

BEN TAKSI ILE GIDERIM DEMIS

keyness
10-06-2011, 23:04
Mail
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görürür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Şubat 2010
Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.

kaucuk
11-06-2011, 15:05
Soru : Yüce rabbimiz hisse ve piyasa analizcilerini neden yarattı ???
Cevap : Hava tahmincileri o kadar da kötü görünmesin diye :)

kaucuk
11-06-2011, 15:10
İki hanımefendi yolda yürürken bir kurbağa görürler. Kurbağa,

- Lütfen yardım edin, ben brokerım, tanrı beni lanetledi ve kurbağaya dönüştüm. Eğer beni öperseniz eski halime geleceğim.

Hanımlardan biri, kurbağayı alır, sıkıca kavrar ve çantasının içine atar. Diğeri bağırarak,

- Duymadın mı ? Eğer öpersen broker olacakmış...

Öbürü hiç bozuntuya vermeden;

- Elbette ancak bu günlerde konuşan kurbağa, brokerden çok daha değerli :)

kaucuk
11-06-2011, 15:16
Yatırımcı ve Analist

Önce yatırımcının parası vardır, analistin ise deneyimi.
Sonra analistin parası vardır, yatırımcının ise deneyimi :)

merlin
11-06-2011, 15:24
Başbakanın yolu Trabzon'a düşer. Bir okula gider, öğrencilerle konuşur, bir derse girer, konuşma yapar.
Sonra der ki , ''sorusu olan var mı ? Son 20 dakika soruları yanıtlayayım.''

Temel söz alır. ''Beni 3 sorum var''
1-Bu kadar özelleştirmeyi kim aldı?
2-Özelleştirme gelirleri ne oldu ?
3-Apo ile görüşüyor mu hükümet?

tam bu sırada tenefüs zili 20 dakika erken çalar. İkinci ders devam ederiz der başbakan .

İkinci ders bu sefer Dursun söz alır.
Benim 5 sorum var der.

1-Bu kadar özelleştirmeyi kim aldı?
2-Özelleştirme gelirleri ne oldu ?
3-Apo ile görüşüyor mu hükümet?
4-Demin zil neden 20 dakika erken çaldı?
5-Temel nerede?
:D :D

kaucuk
12-06-2011, 10:47
Borsaci Duasi, aksam yatmadan once ozellikle silkeleme sonrasi uc kere makbuldur :)

Bismillahirrahmanirrahim.
Ya rabbim!
Yatırımcının parasını iç etmek için, hisseye göstermelik bir tavan çektiren, ardından hisseyi bazen günlerce, bazen haftalarca, bazen aylarca hatta bazen de yıllarca yatay trende duhül ettiren, gözü dönmüş speklerden, insider ve patronun adamlarından sen bizi muhafaza eyle.

Speklerin, insiderların kazandıkları parayı harcayamadan cehennem ateşiyle yanmalarını nasip eyle ya rabbim! Onların iki yakasını bir araya getirme ya rabbim!

Ey kerem sahibi Rabbim! Beni ve benim beraberimdekileri muhafaza et! Benim ve beraberimdekilerin doğru zamanda, doğru kağıtta, doğru hedefte olmalarını sağla!

Allahım! Şu güzelim ülkemizin gariban borsasını sen yabancıların hakimiyetinden kurtar ya rabbim! Yabancı payını yüzde sıfırlara indir ya rabbim! Dow’la, Bov’la, Japonla, Rusla velhasılı tüm kefere borsalarıyla olan korelasyonunu sen bitir ya rabbi!

Ya rabbim, sana tevbe ettim, sana sarıldım, temettüleri bana azık olarak ver, kağıtlarımı her seans tavan et, sen bize mağfiret et, hangi hisseye yönelirsem onu en iyi formasyonlarla yükselt!

Ey yüceler yücesi Allahım! Açığa satıp satıp borsayı düşüren uyanıkların ayağını kaydır, düştükleri İSKİ çukurlarında ebediyete kadar kalmalarını nasip eyle ya rabbim!

Bu sitenin yapımında emeği geçen ve üye olan herkesin kazançlarını daim eyle ya rabbim!

Boğa piyasasının 4 gün, ayı piyasasının 1 gün sürmesi için, dualarımızın kabulü için, borsamızın 6 rakamlı endekslere ulaşması için, Allah rızası için el Fatiha!

Che Big
13-06-2011, 15:14
Seçime Doğru :))
Dağda özgürce yaşayan bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların arasına karışarak ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.

Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.

Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.

Beygir sordu: “Nedir bu halin inek?..”

Inek iç çekerek anlattı:

“Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş…”

Sonra beygir anlattı:

“Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi… Binmedikleri zamanlar zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş…”

*

Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu.

Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.

Inek ile beygir, “Nedir bu halin, neler oldu” diye merakla sordular, eşek anlattı:

“Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım…”

“Sonra?..”

“Sonra beni başkan seçtiler…”

“Yani sen başkan mı oldun?..”

“Evet… Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar ‘Memleket seninle gurur duyuyor’ diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…”

“Pekiii… Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…”

Eşek yanıtladı: “Valla yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadılar…”

hamdido
13-06-2011, 22:49
Yüzü gözü mosmor bir kadın doktora gider.

Doktor: Ne oldu size?
...
...Kadın: Doktor bey, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş
dönse beni gebertene kadar dövüyor.
Doktor: Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi.
Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve
kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağızınız içinde
sürekli dolaştırın....
İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder.
Kadın: Evet doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her
seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi
ağzımda dolaştırdım; ve kocam bana hiç dokunmadı.

Doktor: Gördünüz mü, çeneni kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor... :)))))

hamdido
13-06-2011, 22:55
Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler.

Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar.

Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır.

Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır.

Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? der.

Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.

casua1801
14-06-2011, 22:20
Baba çocuğuna :
- "Oğlum, Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi." demi...ş.
Çocuk da babasına :
- "Senin yaşındayken de Cumhurbaskanıydı. Biz bişey diyormuyuz :))))

Psihalive
17-06-2011, 14:28
Din öğretmeni sözlüye kaldırdığı genç kıza "İlk erkek kimdi .." diye sormuş,

- "Rica ederim..!" diye cevap vermiş kız sinirlenerek,

- "Özel hayatım bana aittir..!"

Psihalive
17-06-2011, 14:30
Anne

Süper markette alışveriş yapmakta olan genç adam, kendisini takip etmekte olan yaşlıca bir hanımı fark eder. Kadını görmezlikten gelse de, Kadın dik dik bakmaya devam eder. Nihayet kasa önünde kuyruğa gelirler. Kadın Adamın bir kaç sıra önüne düşmüştür.

"Özür dilerim" der Kadın". Böyle dik dik bakmam sizi rahatsız etmiş olmalı. Üzgünüm. Ama geçenlerde ölen oğluma o kadar benziyorsunuz ki..."

"Bunu duyduğuma çok üzüldüm," diye cevap verir genç adam "Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?" "Evet," der Kadın, Şimdi ben dışarı çıkarken "Güle güle, anne!" diye seslenebilir misiniz bana? Bu bana iyi gelecek."

"Tabii ki," diye cevap verir genç adam. Yaşlı Kadın çıkarken genç adam ona el sallar ve ’Güle güle , anne!." diye bağırır.

Birisini mutlu etmenin derin hazzı içinde kendi kendine gülümser. Kendini çok iyi hisseder. Ödeme sırası kendine gelince kasanın 127 dolar yazdığını görür. "Bu nasıl olur?" diye sorar kasiyere "alt tarafı üç parça bir şey aldım!

" Kasiyer gayet sakin "Anneniz, onun hesabını da sizin ödeyeceğinizi söyledi.."

Psihalive
17-06-2011, 14:31
40.Evlilik Yıldönümü

*..... Kırkıncı evlilik yıldönümleriydi... Güzel bir
akşam yemegi ve
ardından güzel ve romantik bir film ve gece olmuştu.
Beraber yine aynı yastığa başlarını koyarak
uyudular...*

*Gece sabaha karşı uyanan kadın eşini yanında
göremedi. Mutfaktan hafif
bir ışık geldiğini farketti. eşi mutfakta masada
oturuyor ;
yanıbaşında içinde çok az kalmış bir şişe viski,
bir elinde bardak
diğerinde sönmek üzere bir sigara,
gözleri küllüğün içindeki küllere ve izmaritlere
dalmış derin derin düşünüyor.
- ' Hayırdır tatlım uykun mu kaçtı? Bu saatte ne yapıyosun burda?'*
*Adam irkilerek kendine geldi ve eşine baktı, sonra yine dalgın dalgın
konuşmaya başladı;*

*- 'Hatırlıyor musun kırk yıl önceydi. Annenlerin
evde olmadığı birgece beni eve almıştın. Üzerinde çiçek motifli kırmızı bir elbise
vardı, çok hoş bir parfüm sürmüştün. O gece çok eğlenmiştik...'*
*Aradan onca uzun zaman geçmesine rağmen eşinin o geceyi en ince
detaylarına kadar hatırlaması karşısında kadın çokmutlu olmuş yüzündetatlı bir tebessüm ve sevgi ifadesiyle kocasının omzuna başını koymuş her tavrıyla ' hadi devam et ' havasına girmişti.*
*Adam yüzünde hafif acı ve kahreder bir ifade ile devam
etti :
-' Sonra annen bizi yarı çıplak yakalamıştı ve
bana bu rezilliği,
seninle evlenerek temizlemezsem beni hapislerde kırk yıl
süründüreceğini söylemişti...'* *Biten sigarasını küllüge bırakıp yeni bir tane yaktı ve deriiiin bir
nefes çekerken kadın dayanamadı;*

*-' Evet , Devam et'*

*-' Bu gün çıkmış olacaktım'

Psihalive
17-06-2011, 14:32
Temel'e sormuşlar;

'Dünyada ne olmak en güzel şey

-'Tava!' demis.

-Nedenini sormuslar?

-Bilgece cevaplamıs;

'İçinde sürekli yiyecek bir şeyler var, yani karnın hep tok. altın sürekli sıcak.. Sapın da devamlı dik ve sürekli bir kadının elinde!'...

Psihalive
17-06-2011, 14:33
Berber ve Adam

Adam en yoğun saattte berbere girip sorar:

'- Ne zaman bana sıra gelir?'

Berber, '- İki saat sonra' der.

Adam çıkar, gider. Üç gün sonra aynı adam berbere girip sorar:

'- Ne zaman bana sıra gelir?'

Berber, '- Bir buçuk saat kadar' der...

Adam çıkar, gider. Bir hafta sonra yine aynı manzara:

'- Ne zaman bana sıra gelir?'

Berber: '- En az bir saat.'

Adam çıkar, gider. Son seferinde berber dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:

'- Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?'

Bir süre sonra çırak döner:

'- Adamı izledim usta.'

Berber merakla sorar:

'- Eeee, nereye gidiyor buradan çıkınca?..'

Çırak Ali, yanıt verir:

'- Sizin eve usta!..'

Psihalive
17-06-2011, 14:36
Hastaneye giden temel kapının önünde ağlayan bir yaşlı adamı görmüş
-Ula emice niçün ağlaysun ?

-Kan tahlili için geldüm parmağumi kestuler ona ağlayrum..

Bunu duyan temel başlamış daha yüksek sesle ağlamaya adam kendi ağlamasını kesmiş merakla temele dönmüş

- Ula uşağum sen neden ağlaysın?

-Emice bende idrar tahliline geldiydim ona ağlayrum

Psihalive
17-06-2011, 14:47
Kadinin biri bir pet shop a girmis.
Papaganlardan birini çok begenmis ve tezgahtara fiyatini sormus.
Adam: '10 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden geldi.
Agzi çok bozuktur.' demis.
Kadin bosver, cok begendim bunu diyip papagani satin almis.
Eve getirmis, salonun bir kosesine yerlestirmis.
Papaganin ortüsünü acmasiyla papagan baslamis:
'Oooo..yeni ev,yeni mama..'
Kadin bozuntuya vermemis.
Sonra kadinin kizlari eve gelmis.Papagan:
'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..' demis.
Kadin biraz bozulmus. Sonra kadinin erkek çocuklari eve gelmis.
Papagan:'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müsteriler'
demis. Kadin bu sefer bayagi bozulmus.Sonra kadinin kocasi gelmis.
Papagan yine baslamis:
'Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..eski müsteriler.. OOOOO..... BAHATTİN ABI .....HOSGELDIN....!

kantar
26-06-2011, 08:15
Evvel zaman içinde iki şair ve edip ahbap Mehmet Celâl ile Faik Esad, Beylerbeyi’nde bir dostun iftar davetine icabet için yola koyulup karşıya geçiyorlar; fakat vakti iyi hesap edememişlerdir ve iftara daha saatler vardır. Bunun üzerine iki ahbap, - Camiye gidelim, vaaz dinleriz, vakit geçer, fikriyle Beylerbeyi Camii’ne girip bir tarafa ilişiyorlar. Vaiz kürsüye çıkmış cehennemden bahsetmekte, diliyle etrafa yıldırımlar savurup şimşekler çaktırmakta, “zebânileer, alevleer, katran kuyularıı” dedikçe cemaat dehşetle tir tir titremektedir. Bizimkiler vaizin tehditlerine pek kulak asmamaktadır ama ahalinin çoğu kapıldığı haşyetle hüngür hüngür ağlıyor. Ağlayanlardan biri, gözyaşlarını silerek Faik Esad’ın sırtına dokunuyor, kısık sesle, - Siz vaizi dinlemiyor musunuz? diye soruyor. “Dinlenmez olur mu, dinliyoruz elbet” diye cevap veriyor bizimki, “Peki ne dediğini anlıyor musunuz?” “Anlıyoruz elbette, niçin soruyorsun peki?” Adam hayretle devam ediyor, - Yahu bizim ağlamaktan ciğerimiz sökülüyor, gözümüz dışarıya uğruyor sizde ise hiçbir elem işareti yoktur, nasıl oluyor bu? Şair cevap veriyor: - Efendim biz bu mahalleden değiliz, yabancıyız, misafirliğe geldik de!.

kantar
26-06-2011, 08:19
Allah’ın sıcak bir gününde, Hoca merhum susuzluktan öyle bir yanmış, öyle bir yanmış ki, adeta dili dışarı düşmüş. Senli benli görüştüğü biri görmüş: “Hoca efendi, bizimki akşama soğukluk yapmışı; her halde şimdiye kadar buz kesilmiştir. Az-buçuk harareti keser, buyur da, iki kaşık içelim!” demiş; götürmüş Hoca’yı evine, dayamış bir tencere hoşafı önüne. Ne var ki, kendisi bir kepçe almış; Hoca’nın da bir kaşık vermiş eline. Rahmetlinin kaşığı dolu gidip, boş gelirken, adam kepçe kepçe gövdeye indiriyormuş. Her indirişte de: “Of öldüm!” deyip duruyormuş. Bir, iki derken, hoca dayanamamış: “Yahu, Allah rızası için, ver şu kepçeyi de, biraz da biz ölelim!” demiş

dserci
28-06-2011, 12:12
tskler güzel fikralar varya

Bear_Bull
28-06-2011, 20:00
tskler güzel fikralar varya

745*12 tüm hepsini okudun mu yoksa :notr:

. . . . . . . . . . . . . . . . . ..
gönderi boşa gitmesin. :yes:

Temel bir kıza çok aşık olmuş ve onun için şiir yazmış:

Kahvaltı yapamıyorum çünkü seni düşünüyorum.

Öğlen yemek yiyemiorum çünkü seni düşünüyorum.
...
Akşam yemek yiyemiorum çünkü seni düşünüyorum.

Gece uyuyamıyorum çünkü AÇIMM.. :) :he:

nilay0787
30-06-2011, 20:05
Yüzü gözü mosmor bir
kadın doktora gider.

Doktor: Ne oldu size?

.........Kadın: Doktor bey, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş
dönse beni gebertene kadar dövüyor.

Doktor: Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi.
Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve
kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağızınız içinde
sürekli dolaştırın....

İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder.

Kadın: Evet doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her
seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi
ağzımda dolaştırdım; ve kocam bana hiç dokunmadı.

Doktor: Gördünüz mü, ağzınızı kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor... :)))))

Akçalı
01-07-2011, 16:50
Türk Aydını !
Kriz yüzünden işten çıkarılan bir akademisyen ile bir gazeteci yurt
dışına çıkmışlar. Bir süre yiyip-içip eğlenmişler.
Doğal olarak paraları çabucak tükenmiş. İş aramışlar ve bir çitlikte
hayvan pisliklerini ahırdan kürekle kazıyıp çöp römorkuna atma işi
bulmuşlar. Bir süre çalışmışlar, başarılı olmuşlar, çiftlik kahyası
da onları sevmiş ve hallerine acıyarak
"Size daha kolay bir iş vereceğim" diyerek onları yumurta paketleme
işinde görevlendirmiş.
"Bunların irilerini ve iyilerini bu taraftaki kutulara, küçük ve
kötülerini bu taraftaki kutuya koyacaksınız" demiş.
Fakat bizimkiler çok yavaş çıkmışlar, "Bu iyidir, değildir, küçüktür,
büyüktür" tartışmaları ile işleri aksatmışlar.
Onları gözleyen kahya yanlarına gelmiş, "Siz Türkiye'de ne iş
yapıyordunuz?" diye sormuş. Bizimkiler "Gazeteci" ve "Akademisyen" diye cevaplamışlar.
Kahya, "Belli belli, sizin Türk aydını olduğunuz belli" demiş.
"Çok iyi bok atıyorsunuz ama iyi ve kötüyü ayırt etmeyi bir türlü
beceremiyorsunuz!.."

Akçalı
01-07-2011, 16:53
Huzurevi ve Azrail
Huzurevinde arka arkaya gelen ölümlerden moralleri bozuk üç arkadaş
aralarında dertleşiyorlarmış.
Biri "Azrail'i kandırmak lazım." demiş. Öbürleri nasıl, diye sorunca
tezini açıklamış.
"Bu Azrail can almaya geliyor ya! Onunla göz göze geldiğimizde bebek
taklidi yapalım. Bunların yaşı küçük, bir yanlışlık olmalı der, çekip
gider."
Aradan zaman geçmiş. Bir gece Azrail, aynı odayı paylaşan üç kafadarı
gece yarısı ziyaret edivermiş.
Orağını yere tak tak tak diye vurduğunda kafadarların üçünün birden
gözleri açılmış..
Bakmışlar ki Azrail hazır.. Birinden birini, belki de üçünü
götürecek. Hemen belirledikleri A plânını uygulamaya geçmişler.. Üçü
birden bebek taklidi yapmaya başlamış..
Biri "Aguuu." sesleri çıkarırken öbürü parmak emiyor, üçüncüsü de
"Mama. Mama." sesi çıkarıyor. Azrail bir süre seyretmiş hallerini. Sonra
elini gülerek başına vurmaya başlamış:
"HADİ BAKALIM ATTAA

kantar
04-07-2011, 20:39
Aslan ile kurt arkadaş olmuşlar... Açlıktan kıvrandıkları bir gün, ovada otlayan bir at görmüşler. Tepenin üstünde atı seyreden aslan, kurda dönüp sıra ile sormuş:- Gözlerim kızardı mı?- Evet, demiş kurt.- Kuyruğum dikildi mi?- Evet...- Tüylerim diken diken oldu mu?..Kurt, yine; "Evet" deyince aslan yıldırım gibi ata saldırmış ve yere devirmiş... İki arkadaş, kendilerine güzel bir ziyafet çekmiş.Bir zaman sonra aynı kurt tilkiyle dolaşmaya çıkmış. Karınları iyice acıkmış. Tam o sırada ovada otlayan bir at görmüşler ve kurdun aklına önceki olay gelip, tilkiye sormuş:- Gözlerim kızardı mı?..- Yooo, demiş tilki.- Kuyruğum dikildi mi?- Hayır!- Peki tüylerim diken diken oldu mu?..- Olmadı, diyerek gördüğü gerçeği söylemiş tilki... Ama duyduklarına bozulmuş olan kurt;- Evet, desene!.. diye kükremiş.Tilki bakmış ki pabuç pahalı... Çaresiz;- Evet... Evet, evet, demiş.Marifetin, tilkiden duyacağı "evet"lerde olduğunu sanan kurt bir hışımla atın üzerine saldırmış... Saldırmış saldırmasına da, ömrünün en sıkı ve en güçlü çiftesini yemiş!..Tilki, cansız bir halde ve pestil gibi önüne yığılmış olan kurdun başında ona uzun uzun bakmış ve demiş ki:-Hah işte. Şimdi gözlerin kızardı, kuyruğun dikildi ve tüylerin diken diken oldu!..

kantar
04-07-2011, 20:43
Üç bayan ve üç erkek is icabı trenle bir seyahate çıkmaları gerekir. Tren garına giderler. Üç bayan 3 bilet aldığı halde erkekler tek bilet alır. Bayanlar bunun sebebini sorduklarında erkekler "bekleyin ve görün" derler. Trene binerler ve tren hareket ettikten bir sure sonra üç erkek kalkıp hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra kondüktör gelir ve üç bayandan üç bileti alır. Tuvaletin önünden geçerken kapıyı tıklatıp, bilet lütfen, der. Kapı açılır ve bir el bileti uzatır. Bayanlar bunu görürler. Taktiği kapmışlardır. Dönüş yolculuğu için yine gara giderler. Bayanlar bu sefer tek bilet almışlardır. Erkekler ise hiç bilet almaz. Bayanlar yine şaşırıp sebebini sorduklarında Erkekler yine bekleyip görmelerini söylerler. Bir sure sonra yolculuk baslar. Önce bayanlar kalkıp tuvalete girer. Ardından da erkekler karşısındaki tuvalete. Kondüktörün gelmesine yakin bir erkek çıkıp karşı kapıyı tıklar ve bilet lütfen, der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan erkek diğer tuvalete geri girer!..

kantar
04-07-2011, 20:45
Ticaret için o şehir senin bu şehir benim dolaşan çirkin ve köse bir adam anlatıyor :Vaktiyle Isfahan'daydım. Bir gün bir sokaktan geçerken süslü püslü bir kadın yanıma gelip "Nerelisin kardeş?" diye sordu. "Kaşanlıyım; ticaretle uğraşırım" dedim."Kaşan'dan güzel ve akıllı delikanlılar çıkar " dedi ve "siz evli misiniz?" diye sordu.Kadının bana aşık olduğunu sandım. Çünkü şimdiye kadar hiç nasibim çıkmamıştı. Hoşuma gitti ve "Hayır, evlenmedim. Bu ilginizin sebebini sorabilir miyim?" diye sordum.Kadın "Maksadım Allah'a hizmet. Şimdiye kadar evlenmedinse, Allah aşkına sakın evlenirim deme!" dedi."Neden?" diye sorduğumda " Aman yeryüzünde neslin kalmasın! Çünkü bu halinle senden doğacak nesil adama benzemez de ondan !" diye cevap verdi.

albatros.01
05-07-2011, 00:02
Temel akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.
'Temel'um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!' demiş heyecanla.
Ertesi sabah Trabzon Elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış:
'Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.'
'Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?' demiş Fadime hayretle.
'Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.'
'Ne? Dosyalarınızda mı?'
'Kesinlikle!'
'Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!' demiş.
Fadime korkuyla ve akşam olanı biteni Temel'e anlatmış. Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik idaresine dalmış:
'Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili!' diye bağırmış Temel.
'Sakin olun. Ciddi birşey değil!' demiş memur. 'Bu gecikme için bize borçlusunuz!'
'Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?'
'O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!'
'Ama o zaman Fadime ne yapacak?'
'Bilmiyorum!' demiş memur. 'Hanımefendi artik mumla falan idare eder... :)

casua1801
07-07-2011, 21:59
80 Yaşında Dede Eşine
Dede: Gençliğimizdeki flört günlerimizi hatırlıyormusun
Nine: Evet çok özledim.
Dede: Yarın ilk buluştuğumuz yerde buluşup sevgiliyken yaptığımız şeyleri yapalım mı
...Dede süslenmiş, püslenmiş buluşma yerinde saatlerce beklemiş,
...Ama bakmış nine yok. Eve gelince bakmış Nine ağlıyor
Ne oldu
NineNe olacak aşkım, her zaman ki gibi Annem yollamadı.........

casua1801
07-07-2011, 22:06
TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR
KITAP HEDIYE... EDILIR. KITABIN ADI DA DUZ MANTIK TIR.
TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mi mesela
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir?
-evet var...
-içinde su varsa balik da vardir....
-evet var...
-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var
-yasli gorunuyon o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak gordun mu?...

temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken
dursun'u gorur... dursun'a sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisiy bu anlat bakiim...
-bak simdi;
-sizin evde akvaryum var mi?
-yook!
o zaman sen ibnesin........

BORA YAŞAR
08-07-2011, 21:59
"Basit düşün!" diyor








Üç zengin yahudi kardeş , annelerine birer hediye almaya karar vemişler.

Hediyelerini yolladıktan sonra aralarında sohbet etmeye başlamışlar.

Birincisi demiş ki;

- Ben anneme kocaman bir ev aldım.

İkincisi;

-Ben bir limuzin aldım ve bir de şöför tutum.

Üçüncüsü;

- Benim hediyem hepinizinkinden güzel. Annemin Tevratı okumayı ne kadar sevdiğini ve gözleri iyi görmediği için artık eskisi gibi okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim.

Onu eğitmek için 12 Haha m 12 yıl boyunca uğraşmış. Tevratı ezberletmişler. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca 1 milyon dolar bağışlayacağım ama buna değer. Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak.

Öbür kardeşler biz niye bunu düşünemedik diye hayıflanmışlar ve kıskanmışlarsa da bir şey dememişler.
.................
Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış. Birinciye;
'Abraham, bu ev bana çok büyük gelıyor. Tek bir oda sı yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum.'

İkinciye; 'Mişon, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmiyorum ve şöför çok kaba.'

Üçüncüye; 'Solomoncuğum, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin. Herşeyin büyük maddi hediyeler olmadığını gösterdin. Gönderdiğin tavuk çok lezzetliydi. Teşekkür ederim!...'



kıssadan hisse:

cok da derinlere dalmadan yaşamak,

yaşamı bazen daha keyifli yapabilir ...

asityanığı
11-07-2011, 18:08
Aslan ile tilki beraber yürüyorlarmış.iki metrelik uçurumun kenarına gelmişler ve karşıya geçmeleri gerekiyormuş. Tilki aslana;
-Sen uzan ben üzerinden geçeyim daha sonra seni tutarım sen de geçersin demiş ve aslan kabul etmiş. tilki aslanın üzerinden geçerken aslanın kıçına bakmış çok hoş duruyor.
Aslanı bir güzel düzmüş ve kaçmaya başlamış. aslan zar zor kendini toparlamış uçurumdan karşıya geçmiş başlamış tilkiyi kovalamaya.
Tilki bölgede safariye çıkan bir avcı grubunun karavanının yanındaki şezlonga uzanmış kafasına bir kep geçirmiş ve gazeteyi alıp okuyor gibi yüzünü gizlemiş.
Aslan bakmış bir kişi gazete okuyor demiş buradan kaçan bir tilki gördün mü? Tilki;
-Hani şu aslanı s..ken tilki mi diye sormuş. aslan içini geçirerek vay ..mına kodumun basını ne çabuk haber yapmışlar demiş."

asityanığı
11-07-2011, 18:10
Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın orta yerine, külhanbeyliği yapıyor.
O sırada zürafa ordan geçiyormuş, sormuş:
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?"
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum."
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gülüm hep aynı; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum."
Zebra da uzaklaşmış ordan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş:
- "Maymun ya naber?"
"İyilik koçum içiyorum içiyorum Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!"
Köstebek de sıvışmış.
Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına:
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum

asityanığı
11-07-2011, 18:11
Nam-ı Kemal günün birinde Afrika'da yamyam bir kabilenin eline düşer. Kabile reisi Namık Kemal'e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten başarıyla geçmesi olduğunu söyler. Bunun üzerine Namık Kemal ölmektense testi kabul eder.
Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar. Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır. Birinci kulübede bir kasa viski, ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan, üçüncü kulübede ise kabilenin en azgın hatunu. Nam-ı Kemal önce bir kasa viskiyi içecek sonra aslanın dişini çekecek en son olarakta kadını mutlu edecek. Derken test başlar ve Nam-ı Kemal birinci kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok derken 6-7 saat sonra yalpalayarak dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır. Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle birlikte kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir, aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder. Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Nam-ı Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek "dişi çekilecek o....... nerde" diye sorar.

baygandalf
14-07-2011, 16:35
Mahkümlar
Üç mahkum cezaevi yolundadır.
Her birine, hapiste geçirecekleri günler için bir eşya getirmelerine izin verilmiştir. ,
Otobüste, biri diğerine döner ve sorar:
- Eeee sen ne getirdin ?
Diğer mahkum bir boya kutusu çıkarır ve :
- Bununla her şeyi boyayabileceğim der,
İkinci mahkum bir deste iskambil kağıdı çıkarır.
- Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kağıt oyunu oynayabilirim.
Üçüncü mahkuma merakla sorarlar:
- Sen ne getirdin ?
Üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve:
- Bu orkidleri getirdim der.
Diğer iki mahkumun kafası karışmıştır.Merakla sorarlar:
- Bunlarla ne yapabilirsin ki ?
Üçüncü elindeki kutuyu göstererek :
- Kutuda yazdığına göre, bunlarla ata binebilir, yüzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim.

casua1801
19-07-2011, 00:13
Adamın birisinin,

Arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar.

Adam arabayı ...kenara zor yanaştırır.
...
Sonraki işlem malum...
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.

Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.

Mazgal açılır gibi değil,

Bijonlar görünmüyor bile.

Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,

çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
- Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.

Seni, lastikçiye kadar idare eder.


Adam hemern denileni yapar.
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?

Cevap müthiştir....
- Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil........

casua1801
19-07-2011, 00:14
Genç damat adayı, ailesiyle kız istemeye dünür giderler.
Kızın babası damat adayını şöyle bir süzdükten sonra,

- Evladım sigara alışkanlığın var mı ?

...Damat adayı: - Yok efendim.

- Alkol kullanırmısın ?

Damat adayı: - Yok efendim.

- Kumar alışkanlığın var mı?

Damat adayı: - Hayır efendim.

- Çapkınlık gibi bir durumlar var mı?

Damat adayı: - Yok efendim.

- İyide her insanın mutlaka bir kötü alışkanlığı vardır. Senin hiçmi kötü bir alışkanlığın yok?

Damat adayı: - Var efendim. Ben çok yalan söylerim........

casua1801
19-07-2011, 00:15
Adamın biri işten döndükten sonra arabasını kaldırıma parketmiş.
Arabanın aynasına şöyle yazmış ; '' hırsız kardeşler arabamda teyp yok '' diye.
Sabah işe gitmek için arabanın yanına geldiğinde, sprey boyayla yere şöyle yazılmıştır.
'' Kafana takma, biz taktırırız

casua1801
19-07-2011, 00:16
Çocuk dua eder........
Allah'ım lütfen yarın babaannem ölsün....
Bunu babası işitir ama seslenmez ve ertesi gün babaannesi ölür..
Çocuk yine yarın dedem ölsün der.....
Aynen babası tekrar duyar ve ertesi gün ölür.
...Çocuk bu seferde babam ölsün diye dua eder.
Adam bunu da duyar ve bir korku sarar sabaha kadar uyuyamaz..
Ertesi günde ölümü bekler fakat ölmez...
Akşam eve geldiğinde hanımını ağlamaklı bulur hanım ne oldu.
Ne olacak bey bizim kapıcı ölmüş......

casua1801
19-07-2011, 00:17
Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetlerken yakalanmışlar. olayı öğrenen Padişah çok sinirlenerek hepsinin mesleğine göre hadım edilmesine karar vermiş. İngilize mesleğini sormuşlar;
- Terziyim...
- Kesin makasla,
Fransıza sormuşlar;
- Oduncuyum...
...- Kesin baltayla,
Bu sırada Türk gülmekten katılıyormuş. merakla sormuşlar;
- Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadım olacaksın...
- Ben dondurmacıyım, benimkini nasıl bitireceksiniz onu merak ediyorum

casua1801
19-07-2011, 00:19
Temel ölmüs. Öteki dünyada görevliler listeye bakmis ve Temel’e:
- Ya senin adin listede yok sen bugün ölmeyecektin
yanlislikla ölmüssün. Seni tekrar dünyaya gönderecegiz. Ama kurallara göre insan olarak
gönderilemezsin. Ancak istedigin bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin.
Ne olmak istersin?
...Temel biraz düşündükten onra “Yunus olayım”, demis.
Ve aninda yunus olarak dünyaya isinlanmis. Aradan 3 dakika gecmis ki Temel tekrar öteki dünyaya dönmüs. Görevli sormus:
- Ne oldu ya?.. Biz seni şimdi gönderdik niye geldin?
Temel masum bir sekilde cevaplamis:
- Yüzme bilmiyorum, boguldum…

casua1801
19-07-2011, 00:20
Temel hastaneye gider. Giriste birinin agladigini görür.
- Yaklasir ve sorar:
- "Hayrola hemserim? Neden agliyorsun?"
- Adam:
- "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der
...- demez bu sefer de Temel hüngür hüngür aglamaya baslar. Ne
- oldugunu anlayamayan adam Temel'e sorar:
- "Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin simdi?"
- Temel cevap verir:
- "Ben idrar tahlili yaptirmaya geldim

cengaver
01-08-2011, 11:21
Süperstar' a YAŞ krizini sormuşlar.Evet krizin içindeyim.Ama bu kadar salak varken etrafta estetik,
makyaj,kıyafet hepsine yedirip keyfime bakarım demiş.

yağmur
02-08-2011, 10:44
Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asılı bir

geyik budu görür.

Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye başlar ve görür ki bu

bir tuzak.

Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.

Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak

yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilki

yi de tabi…

Tilkiye sorar ‘ne yapıyorsun dostum’

Tilki cevap verir ‘hiç… yatıyorum’

-Burada bir but var

-Evet var

-Neden yemedin

Tilki sakince cevap verir ;

‘BU GÜN ORUCUM’

Kurt kendinden emin ;

‘Ben yiyeyim o zaman’

Tilki ‘Buyur afiyet olsun’ der.

Kurt but `a uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman kurt yaralı

hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu

yemeye başlar.

Bunu gören kurt ;

‘ HANİ SEN ORUÇTUN’

Tilki pişkin pişkin ;

‘Biraz önce top patladı duymadın mı ?’

baygandalf
02-08-2011, 12:27
Bir davada taniklik etmesi icin kursuye yasli bir teyzeyi cagirirlar.
Kadin yerine oturur ve davalinin avukati kadina yaklasir...
- Bayan Jones... Beni taniyor musunuz?
Yasli teyze cevap verir :
- Ah evet Bay Williams sizi cocuklugunuzdan beri taniyorum.
Siz taa o zamanlar bile aileniz icin tam bir bas belasiydiniz. Surekli yalan
soyluyorsunuz, karinizi komsunuzla aldatiyorsunuz, en yakinim dediginiz
insanlarin arkasindan konusuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak icin herkesi satarsiniz...

Davalinin avukati basta olmak uzere butun salon sok olur.
Adam ne yapacagini bilemez bir halde kadina tekrar sorar :
- Peki Bayan Williams, ya karsi tarafin avukatini taniyor musunuz?

Kadin yine cevaplar :
- Elbette taniyorum.
Cocuklugunda ona dadilik yapmistim.. Tembel, odlek ve alkolik adamin tekidir..
Etrafinda bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altina kacirdigini soyluyor..

Yine herkes sokta.. Butun salonu bir ugultu kaplar..
Hakim kursuye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafin avukatini da kursuye cagirir
ve ikisine de egilmelerini soyleyerek kulaklarina sunu fisildar...

- Eger bu kadina beni taniyip tanimadigini sorarsaniz ikinizi de harcarim...

baygandalf
05-08-2011, 18:43
Annemin Meslekleri

-Başım agrıyor...
- Saçını ıslak ıslak kurutmadan çıktın, ondan.
- Başım dönüyor...
- E bi şey yemiyorsun, açlıktan.

Benim annem doktordur.

- Kıçıma fitil sokan tek kadın.

-Ne gülüyorsunuz...
- Siz çok mu masumsunuz?

- Eczacıdır aynı zamanda...
- Gözüm morardı.
- Gel, patates basayım.
- Kepeklerim azdı yaaa...
- Zeytinyagı süreyim.
- Arpacık çıktı.
- Sarmısak degdireyim.

Hemşiredir...
- Öf, terledim be.
- Gel, sırtına havlu koyayım.

Röntgen mütehassısıdır...
- Öhhöeöö!
- İçme şu zıkkımı, cigerlerin doldu.

- Ben henüz bebekken, anestezi uzmanıydı...
- Dandini dandini dastaaana.

- Bi ara sünnetçiydi...
- Çıkar, pansuman yapıcam.

- Ürologdur...
- Senin çişin niye bu kadar sarı bakiim?

-Fizyoterapisttir...
- Dizim ağrıyor.
- Benim de belim agrıyor, geçer.

-Diyetisyendir...
- Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta hamburger filan yiyip gelme.
- Ama anne...
- Aması maması yok, cola da içme!

-Cildiyecidir...
- Sırtımda sivilce çıktı.
- Çikolata yeme.

- Laboranttır...
- Burnum akıyor.
- Üşütmüşsün sen... Şimdi ben sana bi ada çayı kaynatayım, rezene,
- bal, limon, tarçınla zencefili de ılık ılık iç,
-sırtına da rakıyla aspirini karıştırıp sürdüm mü, sabaha bi şeycigin kalmaz.

-Psikiyatrdır...
- Nen var oglum?
- Bi şeyim yok.
- Var var...
-Canın sıkkın senin.
- Ya bırak, iyiyim ben.
- Yok yok, bilirim ben...
- Bi şeyin var.
- Anne delirtme beni!
- Bak, gördün mü...
- Neyi gördüm mü?
- Bi şey var sende.
- Kendimi jiletliycem şimdi...
- Sinirlerin bozuk senin.

-Genetikçidir...
- Abinle sen babanıza çekmişiniz zaten, o da sinirli...
-Bütün kötü huylarınızı ondan almışınız.

-Veterinerdir...
- Anne bu sene, Babalar Günü'nde babama Nataşa hediye edebilir miyim?
- Defol! Hayvan!

Hastayım ona... Hastasıyım ben annemin... :)

baygandalf
05-08-2011, 19:40
Adam, avlanmanın son derece yasak olduğu, yakalanınca çok yüklü para cezalarının
kesin uygulandığı milli parkta, göl kenarında, kucağında kocamanbir balık ile parkın polis müdürüne yakalanmış..

'Avlanma izniniz var mı?..' diye sormuş, polis müdürü..

'Yok..' demiş adam, 'Gerek de yok çünkü bu balığı ben evimde besliyorum.
Her gün buraya gelip gölde bir müddet yüzdürüyorum, ıslık çalıyorum dönüp geliyor, alıp eve götürüyorum..'

'Tamamen palavra..!' demiş polis müdürü, 'Balıklar bu dediğinizi yapamaz..'

'İnanın bu gerçek efendim.. İsterseniz göstereyim..'

'Tamam.. Görelim bakalım..'

Adam balığı gölün derin sularına bırakmış, aradan birkaç dakika geçmiş,

Polis müdürü adama dönüp 'Evet?' demiş

'Evet ne?'

'Ne zaman geri çağıracaksın?'

'Neyi?'

'Balığı..'

'Hangi balığı?..'

kantar
07-08-2011, 09:35
Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın dalında asili bir geyik budu görür.
Açtır a...ma şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.
Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi…
Tilkiye sorar ‘ne yapıyorsun dostum’
Tilki cevap verir ‘hiç Yatıyorum’
Burada bir but var
-Evet var
-Neden yemedin
Tilki sakince cevap verir;
‘BU GÜN ORUCUM’
Kurt kendinden emin;
‘Ben yiyeyim o zaman’
Tilki ‘Buyur afiyet olsun’ der.
Kurt buta uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman, kurt yaralı, hareketsiz, 10 metre uzakta, perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar.
Bunu gören kurt;
LAN SEREFSIZ HANI ORUCTUN’
Tilki pişkin pişkin;
‘Biraz önce top patladı duymadın mı ?

Bumerang
07-08-2011, 10:42
[QUOTE=kantar;6234418]Tilki ormanda gezmektedir. Bir ağacın dalında asili bir geyik budu görür.
Açtır a...ma şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.
Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi…
Tilkiye sorar ‘ne yapıyorsun dostum’
Tilki cevap verir ‘hiç Yatıyorum’
Burada bir but var
-Evet var
-Neden yemedin
Tilki sakince cevap verir;
‘BU GÜN ORUCUM’
Kurt kendinden emin;
‘Ben yiyeyim o zaman’
Tilki ‘Buyur afiyet olsun’ der.
Kurt buta uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman, kurt yaralı, hareketsiz, 10 metre uzakta, perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar.
Bunu gören kurt;
LAN SEREFSIZ HANI ORUCTUN’
Tilki pişkin pişkin;
‘Biraz önce top patladı duymadın mı ?[/QUO


tek kelime ile harika

hgarip
10-08-2011, 12:00
Çıplak Gösteren Gözlük!!!

Temel Uzak Dogu'ya gider. 250 $ verip bakinca insanlari çiplak gösteren gözlüklerden alir. Takar
bakar çiplak, çikarir bakar giyinik. Çok hosuna gider. Ikide bir takip, çikarir. Eve gözünde gözlük
gider, bakar Fadime'yle sütçü çiplak. Gözlügü çikarir bakar çiplak. Takar bakar çiplak. Müthis cani
sıkılır ve Fadime'ye der ki:
-Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu..!!!!

MERT4633
11-08-2011, 21:03
Trabzon'da bir uşak yoldan geçerken, polis kolundan tutar, kırmızı ışıkta geçtin der. Çocuk; Motorum yok arabam yok ne kırmızı ışığı diye cevap verir.
Polis; Artık yasalar değişti, yayalara da ceza var der. Ordan geçen yaşlı bir teyze çocuğun kulağına fısıldar..
'Oğlum arkanda plaka mı var kaçsana! :)

bikmisbroker
11-08-2011, 21:05
No English dictionary has been able to explain the difference between the two words
COMPLETE and FINISHED, in a way that's easy to understand.

Some people say there is no difference between COMPLETE and FINISHED.

I beg to differ because there is.

When you marry the right woman, you are "COMPLETE".
And when you marry the wrong one, you are "FINISHED"!
And when the right one catches you with the wrong one you are "COMPLETELY FINISHED"!

bikmisbroker
11-08-2011, 21:07
Sevgili Gencler (erkeklere ithaf olunur)
Azeri Omeopatik viagra

AZERBAYCAN VİAGRASININ TANTIMI..

EĞER İHTİYARSAZ; ŞEREET DÖŞEĞİNDE MAHÇUPSAZ****
Saf zeytinyağının içine guvvet eksüklüğüze göre on veyahut daha fazla guru
inciri atın. Bi hafta gavanozun içinde zeytinyağı galmayana gadar incirler
beklesin. Sona her sabah aç garnına bi inciri çeynemeden yudun. ****
****
Eğerki mıh gibi olmazsaz boşuna da uğraşmayın sizi teneşür pekler.
****

bikmisbroker
11-08-2011, 21:09
JEWISH DIVORCE...
A Jewish daughter says to her mother, "I'm divorcing Irv."
All he Wants is sex, sex and more sex.
My vagina is now the size of a 50-cent piece
When it used to be the size of a nickel.

Her mother says;
"You're married to a multi-millionaire businessman, You live in an 8 Bedroom mansion You drive a $250,000 Ferrari, You get $2,000 a week allowance, You take 6 vacations a year and You want to throw all that away? Over 45 cents?"

bikmisbroker
11-08-2011, 21:10
100 öpücük
Yurt dışınnda yaşayan adam karısına bir mail gonderiyor: Sevgili karıcığım, bu ay maaşımdan sana para gönderemiyorum, onun yerine 100 öpücük gönderiyorum. Sen benim bir tanemsin. Kocan Allen

Karisi da ona cevap veriyor,

Sevgili askim,
Gonderdigin 100 öpücük için tesekkür ederim. Masraflar söyle;
1- Sütçü bir aylik süt için 2 öpücügü kabul etti,
2- Elektrikçi 7 öpücükten sonra anlasmaya razi oldu,
3- Evsahibi kira için hergün 2-3 defa ugruyor,
4- Bakkal sadece öpücüge razi olmadi, ona ilave baska seyler de verdim,
5- Diger masraflar toplam 40 öpücük...

Beni lütfen merak etme, daha 35 öpücük bakiyem var ve bu ayi
çikarabilirim.
Gelecek ay için de ayni yönde mi plan yapmaliyim? Lütfen bilgi ver.

Sevgili karin Josephine

bikmisbroker
11-08-2011, 21:11
Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama:

- 'Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum'...

Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;

- 'Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur'...

Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....:

- 'Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!

bikmisbroker
11-08-2011, 21:11
Camii hocası hanımlara vaaz veriyormuş. Kadınlardan biri sormuş -Hocam bir muhendisle beraber olursam onun cezası ne kadar hoca - 3 sene demiş

- avukatla olursam?

- 5 sene

- doktorla olursam?

- 4 sene

- peki hocam hocayla olursam?

Hoca :
- seni gidi seniii .. sen cennete gitmek istiyorsun galiba...

bikmisbroker
11-08-2011, 21:12
Aldatıyorsam Sebebi Var
Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
"..Şöyle aciklayabilirim. .." der..
"Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım.
Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak uzereyken bana "Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..'

bikmisbroker
11-08-2011, 21:12
Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
"Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?"
Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?"
Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin"
Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet"
"İçlerinden bir tek onu sevmedim"

bikmisbroker
11-08-2011, 21:12
Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami ve sekreteri
arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yuruyusten sonra usumus
ve islanmis durumdayken bir kulube bulurlar.
Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir suru battaniye bulunmaktadir.
Geceyi gecirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmen olarak, yatagi
sekreterine verir,
"Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatagina yatar, adam uyku
tulumunun icine girerek fermuari ceker. Bir sure sonra tam uyumak
uzereyken, sekreterinin sesini duyar;
"Efendim, ben cok usuyorum." Adam fermuari acar, uyku tulumundan cikar, bir
battaniye alip kadinin uzerine orter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak
uzereyken yine sekreterinin sesini duyar;
"Efendim, ben hala cok usuyorum." Adam yine fermuari indirir, tulumdan
cikar, bir battaniye daha alip kadinin ustune orter, uyku tulumuna girerek
fermuari ceker. Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar;
"Ben yine coooook usuyorum". Adam yattigi yerden;
"Bir fikrim var." der,
"Burasi issiz bir yer. Neler oldugunu kimse goremez, istersen evliymisiz
gibi davranabiliriz. " Genc kadin kikirdar;
"Tamam, bana gore hava hos." Adam yattigi yerden avazi ciktigi kadar
bagirir;
"OYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL!!!!!"

KUTERO
15-08-2011, 22:18
Amerikalı bir adam karisinin kendisini aldattigindan suphe

ediyormus. Fazla masraf olmamasi icin en ucuzundan bir

Cinli dedektif tutmus..

Dedektiften gelen rapor asagidadir:



Most honorable sir,

You leave house. I watch house.

He come house. I watch house.

He and she leave house. I follow.

He and she go hotel.

I climb tree. I look window.

He kiss she. She kiss he.

He strip she. She strip he.

He play with she. She play with he.

I play with me. I fall off tree.

I no see. No fee,



Cheng Lee

erhanaxe
15-08-2011, 23:09
Chicken translation: Piliç çevirme

Leave the door december:Kapıyı aralık

bırak

Clean family girl: Temiz aile kızı.

Your hand is on the job your eye

is on playing: Elin işte gözün oynaşta

Sensitive meat ball: içli

köfte.

Urinate quickly,satan mixes: Acele ise şeytan karışır

There is no saturation to her observations: Onun gözlemelerine doyum olmaz

Man doesn t become from you: Senden adam olmaz

Enter the desk: Sıraya gir

Look my ram,I m an Anatolian child, if I put, you sit.: Bak koçum ben Anadolu çocu uyum bir koyarsam oturursun

Aeroplane out of the fart, say hi to that

sweetheart: Osuruktan tayyare,selam söyle o yare

I**going my circle : daireye gidiyorum

Master do something burning-turning in the middle: Usta Ortaya yanardöner bisi yapsana

Exploded egypt has escaped to my bosphorus:

Bo azıma patlamış mısır kaçtı

In every job there is a no: Her işte bir

hayır vardır

She is such a mother s eye girl: Çok anasının gözü bir kız

Don t die my donkey, don t die: Ölme eşe im ölme

Don t make me number: Bana numara yapma

I will sew fig tree to your January! :Oca ına incir a acı dikece im

JAKO
16-08-2011, 02:20
Evlenirken neredeydin :))

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses:
- "Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:
- Uçak düştü kurtulan olmadı.
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında:
- "Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş:
- Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses:
- "Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, sormuş:
- "Sen kimsin yahu?"
- "Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış:
- Ulan evlenirken neredeydin?! :))

trusty
16-08-2011, 22:39
Naciye Hanım, kendisine “İnek karı..” diye hakaret eden komşusunu dava eder...

Mahkeme tarafları dinler, hâkim kadını haklı bulup “İnek karı..” sözcüklerini kullanan adamı beş bin lira para cezasına mahkûm eder..

Adam sorar: “Ben artık Naciye Hanım’a inek kari diyemem öyle mi?”

“Evet diyemezsiniz..”

“Peki bir ineğe Naciye Hanım diye hitap etsem o da hakaret olur mu?”

“Olmaz.. Yasada boyle bir sey yok..”

Adam bunun üzerine davayı kazanan kadına döner ve seslenir:

“Kazandığınız tazminatı güle güle harcayın Naciye Hanım..”

Ozetle, agzindan cikanla kulaginin duydugu bir olacak..! :)

trusty
16-08-2011, 22:52
Amerikalı bir adam karisinin kendisini aldattigindan suphe

ediyormus. Fazla masraf olmamasi icin en ucuzundan bir

Cinli dedektif tutmus..

Dedektiften gelen rapor asagidadir:



Most honorable sir,

You leave house. I watch house.

He come house. I watch house.

He and she leave house. I follow.

He and she go hotel.

I climb tree. I look window.

He kiss she. She kiss he.

He strip she. She strip he.

He play with she. She play with he.

I play with me. I fall off tree.

I no see. No fee,



Cheng Lee



Bu fikrayi okuyunca, aha dedim, bizim Babo Ingilizceyi söktü..:)

Bir de baktim Sn.Kutero yazmis..

Sagolasin, kaptan, gercekten cok guldum...:)

trusty
18-08-2011, 00:22
Vestel ' e yazilmis gerçek bir tüketici mektubudur:


Vestel onyx flat 82 ekran 16:9 100 hz pip marka televizyonu 5 sene
önce 2.100 ytl vererek satin aldim. bu süreç (1 yil önce) içerisinde
ilk önce konjektörü bozuldu. sebep olarak stand by konumunda
biraktiginiz için bozuldu dediler. 260 ytl ücret aldiktan sonra tamir
ettiler. ya sabir olur böyle seyler dedim sineye çektim. bu arizanin
üzerinden 1 yil geçti. bu kez renkler gitmeye basladi. servis
çagirdim. renk tüpü bitmis 600 ytl dediler. bu durum, yenisi 1000 ytl
civari olan bir televizyonun, tüpü 600 ytl olunca çöpe at yenisini al
demek. 82 yilinda amcamin almanya ' dan getiridigi itt schaub lorenz
marka televizyon hala takir takir çalisirken vestel üretimi 2.100 ytl
' lik televizyon çöp oluyor. avukat olsam sizinle ugrasirim. ama ben
bu dünya da olmasa da öbür dünyada kesin çözüm yaratan baska bir yol
seçiyorum.

simdi..bu televizyonu üretenin, yapim asamasinda çalisanin, kamyona
koyup istanbul ' a getirenin, magazasina koyup müsterisine satanin,
eve getirip kuran teknik servisinin, vestel reklamin da oynayan
sanatçisinin, o fabrikayi yapan mimar ve mühendisinin bu firmanin
sahibi mehmet nazif zorlu olmak üzere ölü - diri tüm zorlu ailesinin
allah bin türlü belasini versin... iki yakalari bir araya gelmesin..
fabrikalari yansin, ocaklari batsin... kuru ekmege muhtaç kalsin...
kestigi kurbanlar ettigi dualar kabul olmasin. mezarlarina bir tas su
döküp, fatiha okuyan olmasin... cehennemin en dibinde cayir cayir
yansin... vatandasta sattigi çürük malin parasiyla satin aldigi uçagi
düssün, yati batsin... soyu kurusun.. arayani sorani olmasin..

amentü birsin ve billahi nursun. bütün müsibetlerin vestel ' in üzerinde dursun.

eveet. simdi rahatladim.

gelelim benim gibi ' yerli mali yurdun mali herkes bunu kullanmali '
düsüncesi ile yasayan ulusalci öküzlere....

arastirmadan sormadan, en azindan www.sikayetvar. com
http://www.sikayetv/ ar.com/ ' da ki vestel hakkinda yazilanlari
okumadan 2.100 yytl verip bu televizyonu alan birisi olarak, öküz
oldugumu kabul ediyorum.

ama günün birinde bu aile ' ye (zorlu) mensup birisiyle karsilasirsam,
burnunun üzerine kafayi koyacagimi buradan taahüt eder, simdiden
yaptigim bu açik tehdit ' i yetkili savciliklara bildiririm. ayrica
allah kismet ederse bu yaz tatilinde çesme ' ye giderken, üsenmezsem
arabanin bagajina televizyonu koyup vestel fabrikasinin kapisinin
önüne atacagim. o fabrika da bu televizyonu üreten herkesin münasip
bir yerine sokacaklari kadar un ufak edip hediye olarak birakacagim.
tabii en büyük parça mehmet nazif zorlu ' y a.. vestel kullanicisi bir
müsterisinden hatira olarak.

bu yazdiklarima ilaveten yok biz doymadik bi de küfür ve dayak yemek
istiyoruz diyorsaniz adresim de telefonum da gerçektir. yiyorsa
arasiniz. sizden bu durumu düzeltmeniz için birsey de istemiyorum.
zira firma olarak zaten böyle bir vizyonunuz yok. mali satana kadar
sizin isiniz. allahin babadagli basmacisindan elektronik devi olursa
bu kadar olur zaten...
saygilarimla!


Bir ulusalci öküz olarak, bu yaziyi bir omur boyu unutmayacagim.

Bundan sonra da, " Yerli mali yurdun mali,herkes onu kullanmali " cumlesini asla kullanmayacagim.

Hanim arkadasimin, " Bir erkegin, burcu ne olursa olsun,yukseleni öküz'dür " sozlerini, nasilsa hepimiz ayniyiz diye cem'ilestirip sulandirmayacagima, buyuk turk milleti onunde soz veririm.

osman
23-08-2011, 09:53
4 yönetim ilkesi... :) :)




Ders 1.
&nb sp; Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış olarak kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili çalar. Kapıya kimin bakacağıkonusunda ufak bir
tartışma sonrasında kadın pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri aşağı iner ve kapıyı açar. Gelen eşinin arkadaşı x'tir. Kadın daha selam veremeden x "havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 Euro veririm" der. Kadın bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak havlunun düşmesini sağlar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:
"Antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlık için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal" der.
Önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağıpara ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul eder.
Yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş olduğu ufak servetin heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya geri döner.
Hala duşta olan eşi ona kimin geldiğini sorar. "Arkadaşın x" diye cevap verir kadın.
"Çok iyi, ona borç verdiğim 800 Euro'yu getireceğini söylemişti, onu getirdi o zaman."

1. hikayeden çıkartılacak ders :
Eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. Kararmekanizmasında belirleyici olabilir. Böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü
duruma düşmenin önüne geçebilirsiniz.

Hikaye 2 Ders 2 :

Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur vekiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği ortaya çıkar. Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağelini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der : "Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?"
Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar. Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : "Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?"
Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve "af edersin kardeşim insanoğlu zayıf düşebiliyor" der.
Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelimesöylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur.
Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak 129. ayeti açar okumak için. 129. ayet şöyle demektedir : İleriye gidiniz, daha yukarlarda arayınız.
Orada güzellikler bulacaksınız.
2. hikayeden çıkartılacak ders :
Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde fırsatları kaçırabilirsiniz.

Hikaye 3 Ders 3.

Pazarlamacı, şef sekreter ve şirket müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir
lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar."Aslında kişiye 3 dilek hakkı veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım" der cin. Şef sekreter arsızca atılarak "önce ben" diyerek sıranın önüne yerleşir. "Bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç
bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin" diye dileğini ifade eder.
Ve hoop, ortadan kaybolur.
Şimdi de pazarlamacı atılır ve "şimdi sıra bende" der.
"Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan kaybolur.
"Şimdi sıra sende" der cin şirket Müdürüne. "bu iki salağı öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum" der müdür.

3. Hikayeden çıkartılacak ders :
Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin.

HİKAYE 4

BRANDA

Bir mafya babası evli bir kadınla ilişki kurmuş. Bir gece kocası yok diye kadının evine gitmeye karar vermiş ve adamlarına "Ben içeri girdikten sonra hemen büyük bir branda ayarlayın ve pencerenin hemen altına dört ucundan gerin" demiş.Sonra da ne yapacaklarının talimatını vermiş: "Kadının kocası gelirse kapıyı bir kere çaldırın, ben aşağıya atlayacağım, yakalanıp karizmayı çizdirmeyelim... Tamam mı?" Adamları, "Başüstüne patron" demişler. Mafya babası kadının evine girmiş, tam yatağa uzandığı anda evin kapısı çalınca bizimki kendini tereddütsüz pencereden donla 4. kattan aşağı fırlatmış. Kadın üzerine alelacele bir şey alıp kapıyı açmış ki karşısında patronun
adamlarından biri...
"Yenge" demiş adam mahcup bir şekilde önüne bakarak,
"Patrona söyle branda bulamadık!"

DÖRDÜNCÜ HİKAYEDEN ÇIKARTILACAK DERS :
"EKİBİNİ BECERİKLİ VEDE ÇÖZÜM ÜRETEBİLEN BİLGİLİ İNSANLARDAN KURACAKSIN"

hamdido
23-08-2011, 23:16
Mühendis

Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:
"İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?"
Papaz cevap verir:
"Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur."
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:
"Bi saniye! Bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım."

NOT: Ben de o mühendislerden biriyim.

hamdido
23-08-2011, 23:18
Mykanos Adasinin Papaz efendisi pazar vaazinda cehenneme gitmemek icin islenmemesi gereken gunahlari anlatiyor...
Birincisi oldurmeyeceksin, calmayacaksin, zina etmeyeceksin...
-En buyuk gunah ise, oglanciliktir- diyor... -Yunanli-nin zaten bu konuda adi cikmis... Bu gunahi zinhar islemeyin. Eger islerseniz bilin ki... Bir nefes alip anlatiyor papaz efendi bu gunahin kefaretini...
-Obur dunyada Sirat Koprusu var ya, Sirat koprusu. Iste bu kopruyu gecerken becerdiginiz butun erkekleri sirtinizda karsi tarafa tasiyacaksiniz. Ona gore...
-Yandik ki ne yandik. Bugune dek en az yuz erkek becerdim ben- diye mirildaniyor Todori, yanindaki arkadasinin kulagina.
-O kopruden gecerken sirtimda yuz adami nasil tasirim?..
-Dusundugun seye bak- diyor, arkadasi.
-Olmeye yakin verirsin birine, binersiniz hep beraber onun sirtina...

ayhan53
24-08-2011, 13:20
ANNE BABALARIN SAÇLARI NEDEN BEYAZLAR

Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir.
Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi "Alo" der.
Patron sorar "Baban evde mi?"
Çocuk fısıldayarak cevap verir "Evet"
Patron sorar "Onunla konuşabilirmiyim?"
Çocuk fısıldayarak cevap verir "Hayır"
Patron şaşırarak "Peki annen evde mi?"
Çocuk fısıldayarak "Evet"
Patron , "Peki onunla konuşabilirmiyim?"
Çocuk yine fısıldayarak "Hayır"
Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar,
"Orada başka kimse var mı?"
"Evet" der çocuk fısıldayarak , "Bir polis memuru var"
Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar "Memur beyle konuşabilir miyim?"
"Hayır" der ufaklık, "Şu anda meşgul"
İyice meraklanan patron: "Neyle meşgul?"
Çocuk fısıldayarak cevaplar: " Annemle babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor"
Meraklanan ve endişelenen patron , telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar "Bu ses de ne? Diye sorar.
"Bir helikopter" der çocuk, hala fısıldayarak.
Panikleyen patron: "Neler oluyor orada" diye sorar,
Çocuk hala fısıldayarak: "Arama kurtarma timi geldi"
Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde: "İyide neyi arıyorlar"
Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir "Beniiiii"

ayhan53
24-08-2011, 13:29
Temel bir gun hamama gider Herkesin uzerinde peştemal vardır ama temelin

uzerinde bir gazete kagıdı sarılıdır .... Temel e sorarlar

- Temel hayırdır niye peştemal degilde gazete kagıdı

Temel cevap verir:

-Oglum medya herseyi büyütüyor..

hayalım
24-08-2011, 15:48
Orta yaslarda bir adam kendisine yaslilik maasi baglanmasi icin sosyal yardim merkezinin ofisine gider.Gorevli kadin memure sorar "Adiniz?"
-Jack.
"Yasiniz?"
-65 den gun aldim.
"Yaninizda yasinizin 65 oldugunu ispatlayan herhangi bir belge varmidir?"
-Hayir.Ama yarin getirebilirim.
"Sizi yormayayim.Gomleginizin birkac dugmesini acip gogus killarini gosterirseniz yeterli olabilir."
Adam biraz saskinlik icinde denileni yapar ve basvuru islemini tamamlar.Eve dondugunde karisi sorar.
*Nasil,isini hallentin mi?*
-Sagolsun memure iyi biriydi de beni eve kadar yormadi.
*Nasil yani?*
-Nasil olacak.Gomlegimin yakasini acinca kanaat getirdi bana yaslilik ayligi baglanabilirmis.
Karisi buyuk hayiflikla,
*Ben olsam,pantolon dugmelerinden birkacini acar sakatlik maasi talep ederdim.*

MERT4633
27-08-2011, 16:16
https://fbcdn-photos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc7/316281_167107043364018_123009521107104_374714_6986 020_s.jpg
Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş...
İki üç sokak ileride oturan yarıbuçuk... tanıdığı bir kadın gelmiş zeytinin iyi mi...???
Diye sormuş...Hoca da tadına bak demiş...Kadın ben orucum demiş...
Hoca da madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver demiş....
Hocanın birdenbire aklına düşmüş...
Ramazanlık değilmiş çünkü...
Tuttuğun oruç ne orucu ki...????
Kadın cevap vermiş=Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum demiş...
Hoca tam zeytinleri veriyormuş vazgeçmiş...
Kadın biraz önce algit dedin nolduda vazgeçtin HOCA deyince...
Nasrettin Hoca =Get anam get...Allaha olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu nezaman getirirsin kimbilir...:)

MERT4633
28-08-2011, 16:26
Temel, yıllar sonra kavustugu elden düsme Murat 124
arabasıyla yolculuk yaparken bir anda araba arıza yapar.
Yolun kenarına çeker. Motor kapagını açar, ne oldugunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanına yanasır. "Hemserim, arabanın nesi var?
Istersen senin arabayı benimkine baglayalım, çekeyim seni ilk tamirciye kadar...." der.
Çok sevinir Temel bu teklife. Hemen Murat'ı kalınca bir halatla Ferrari' nin arkasına baglarlar. Ferrari' nin sahibi genç uyarır, "Ben hız yapmayı çok severim. Eger farkında olmadan asırı hız yaparsam, sen selektor yapar beni uyarırsın!"
Temel "Tamam!" der ve yola koyulurlar.Bir sure sonra Ferrari gaza basmaya başlar, 60,80, 100... derken
Murat124 arkadan selektor yapar.
Ferrari durumu hatırlar ve yavaslar, bir sure sonra Ferrari tekrar gaza basar, 70, 80,100... Murat tekrar hatırlatar.
Ferrari yavaslar.Yollarına böyle devam ederlerken bir Lamborghini Ferrari' ye yaklasır ve ''Kapısalım mı?" der.Ferrari yanıtlar,
-"Nesine?"
-Lamborghini "340 km. otedeki benzinlige ikinci varan, ilk varanın deposunu doldurur."
Ferrari kabul eder ve yarısa baslarlar. 120, 140, 180, 220... Gaza basmaktadırlar.O arada trafigi kontrol eden polis helikopterinde görevli polis Genel merkeze bilgi vermektedir:
"Komiserim, sehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenligi tehdit altında!!! 3 araç yarıs yapıyor.
Bir Ferrari ile bir Lamborghini saatte 300 km hızla yanyana gidiyorlar, arkadan da bir Murat 124 onları geçmek için 10 dakkadır selektör yapıyor!"....:)
http://external.ak.fbcdn.net/safe_image.php?d=AQCe8k-nE-f1J21s&url=http%3A%2F%2Fimg115.imageshack.us%2Fimg115%2F8 45%2Fgt88hs8wdsh7.jpg

DİEGO
28-08-2011, 16:59
YAŞLI iki kadın yolda karşılaşmışlar. Hal hatır sormuşlar, sıra çocuklarına gelmiş...
“Senin oğlan nasıl, evlendi mi?”
“Evlendi ama ah, sorma, öyle bir gelin çıktı ki, felaket!.. Oğluma yemek pişirttiriyor, sabah kahvaltısını bile oğlum hazırlıyor. Hanımefendi bir kadın bulmuş, bütün işi ona yaptırtıyor. Evde prensesler gibi oturuyor, çok üzgünüm, çoook...”
“Vah vah”demiş arkadaşı, “Peki kızın nasıl, o da evlendi mi?”
“O da evlendi” demiş arkadaşı, “Ama o çok mutlu, öyle iyi bir damadım var ki, kızımın elini sıcak sudan soğuk suya sokturmuyor. Çoğu akşam, yemekleri beraber pişiriyorlar, hatta bazen damadım hazırlıyor. Öyle iyi bir çocuk ki tatil günlerinde kahvaltısını kızımın yatağına götürüyor. Bir kadın bulmuşlar, evin bütün işlerini o yapıyor, kızım prensesler gibi oturuyor, kocası da ondan iş beklemiyor, çok memnunum, çoook...”

kantar
31-08-2011, 12:36
Einstein konferanslarına hep özel soförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün soförü Einstein'a;
-" Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" demiş. Einstein gülmseyerek ona bir teklifte bulunmuş:
- " Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıy...orlar... O halde bugün palto ve sapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinlerim." Soför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş. Soför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:
-" Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" demiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein'i işaret ederek söyle devam etmiş:
-" Şimdi size arka sırada oturan soförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak."

kantar
04-09-2011, 11:58
Adam oglunun odasinin onunden gecerken hayretle bakakaldi.. Yatagi
guzelce toplanmisti ve odasi hic olmadigi kadar derli toplu
gorunuyordu. Sonra adam yastigin uzerine birakilmis mektup zarfini
fark etti. Uzerinde ‘Babama’ yaziyordu.
Aklindan gecen bin bir kotu dusunceyle mektup zarfini acti ve titreyen...
elleriyle mektubu okudu:
Sevgili baba;
Sana bu satirlari derin bir pismanlik ve uzuntu icinde yaziyorum.
Kiz arkadasimla kacmak zorundaydim cunku seni ve annemi yasanacak
rezaletten uzak tutmak istedim.
Gercek tutku ve aski ben Sedef’le buldum ve o oyle tatli ki anlatamam…
Sunu biliyordum siz onun vucudunun her yerine taktigi kupeleri,
derisine islettigi dovmeleri, kendine has o cilgin giyim tarzini asla
ama asla onaylamayacaktiniz ve tabi benden cok buyuk olmasi da bir sorundu.
Fakat benim icin bunlar degildi gercek tutku ve gercek ask…
Baba Sedef hamile!
Sedef’in dedigine gore cok mutlu olacagiz. Ormanda kendine ait bir
karavani ve tum kis yetecek kadarda yakacagi var. Bir suru cocuga sahip
olma dusuncesi ruyalarimizi susluyor.
Sedef benim gozlerimi esrar gercegine acti ve artik biliyorum ki esrar
kimseye zarar vermez. Esrar yetistirecek ve insanlara pazarlayacagiz ve
yine bu sayede ihtiyacimiz olan kokain ve extacy’ye ulasacagiz.
Artik tam anlamiyla bilime yalvariyoruz dualar ediyoruz su AIDSin
caresi bulunsun ve Sedef sagligina kavussun diye… O kesinlikle
iyilesmeyi hak ediyor.
Endiselenmeyi birak baba ben 15 yasindayim ve kendi basimin caresine
bakabilirim. Eminim birgun geri donecegiz ve sen kendi torunlarini
taniyacak, seveceksin.
Oglun Cahit

NOT: Baba yazdigim mektubun tek kelimesi bile dogru degil. Ben
Fatih’lerdeyim. Sadece sana; masamin uzerinde seni bekleyen karneden
daha kotu seylerin oldugunu hatirlatmak istedim :)

trusty
04-09-2011, 15:19
Hollywood yıldız adayı sarışın bayan, Nevada çölünde Vegas yolunda ilerlerken son model arabası bozulur. Otostop yapmak ister ama hiçbir araba geçmez.


Uzaktan bir atlının geldiğini görür. Bu bir Navajo
kızılderili savaşçıdır. Çaresiz kızılderiliden rica eder,

"Beni en yakın servis istasyonuna kadar götürür müsünüz?"der.


Kızılderilinin atının terkisine atlar. Yolculuk gayet olaysız geçer.

Yalnız, kızılderili her beş dakikada bir

"YAHOOOOO!" diye bir çığlık atmaktadır. Bu öyle bir çığlık ki,
bu çığlıklar çölü aşıp karşıki kayalık dağlardan yankılanır.

Nihayet önlerine çıkan ilk servis istasyonuna varırlar. Kızılderili sarışını orada
atından indirir ve gene dağı taşı inleten "YAHOOOO!" çığlığını atarak atını dörtnala sürer.

İstasyon görevlisi kızılderilinin arkasından bakarken sarışın bayana sorar:

" Bu kızılderiliyi bukadar heyecanlandıran şey nedir, ne yaptınız ada ma ? "

" Ben mi? Hiçbir şey yapmadım. Sadece arkasına oturdum ve kollarımı belinin iki yanından sardım, düşmemek için de eyerinin boynuzundan tuttum."

Servis istasyon görevlisi:

" İyi de kızılderililer eyer kullanmazlar ki! ... "

PARK
04-09-2011, 21:17
Padişah huzuruna bir bektaşi ve birde imam çıkar..

Padişah bektaşiye sorar: Naparsın ne edersin günlerin nasıl geçer?

Bektaşi: Napiim sultanım yerim..içerim...gezerim tozarım..diye cevap verir

Bu cevap karşısında Padişah cebinden bir kese altın çıkarmış bektaşiye vermiş...

Sıra İmam'a gelmiş..

Padişah: İmam efendi anlat bakalım senin günlerin nasıl geçer?

İmam: Sultanım sabahtan akşama kadar allahıma dua eder..Namaz kılarım demiş.

Padişah cebinden sadece bir tek altın çıkarıp İmam'a verince İmam artık dayanamaz ve Sultanım bu beynamaz yer içer gezer tozar ona bir kese altın veriyorsunuz benim gibi tüm gününü allaha İbadet ile geçen birine ise sadece tek bi altın veriyorsunuz diye sitem edince...

Padişah gayet sakin bir ton'da ''Tamamda hoca onun masrafı ağır'' der..:)

erhanaxe
04-09-2011, 22:27
Temel`e sormuslar
Yariın dünyaya dev bir meteor çarpacak. Okyanuslar taşacak,
dünya nüfusunun yarıs‎ı o anda ölecek. Havaya yükselen tozlar
dünyayı‎ karanl‎ığa gömecek. Buzul çağı başlayacak, kalanlar da bu
çağda ortadan kalkacaklar. İnsanl‎arın sonu gelecek. Böyle bir
felaketi önceden haber alsan ne yapars‎ın?Temel hiç düşünmeden
yan‎ıtlam‎‏ış:
"Bütün paramla dolar al‎ır‎ım"
:kahkah:

MERT4633
07-09-2011, 15:12
Adamın Biri Pejo Marka Bir Minibüs Alır. Sonraki Gün Yolcuya Çıkar Minibüs Tıklım Tıklım, Tutar Kasabanın Yolunu, Minibüs Gittikçe Hızlanır. Yolculardan Biri Kaptan Yavaş Bir Yere Çarpacaz Der,
-Şoför: Sen Pejo'yu Biliyon Mu Der
-Yolcu: ‘Hayır Der Şoför O Zaman Susacan Der’ ve Devam Eder Minibüs Hızlanmaya Devam Eder Bir Yolcu... Daha Seslenir
-‘Olum Ben Hastayım Biraz Yavaş ‘
-Şoför Yine Sorar Sen Pejo'yu Biliyonmu Amca? Ne Bilsin Hayır Der O Zaman Susacan Der Şoför,
-Bu Kez Bir Kadın Seslenir Hamileyim Lütfen Biraz Yavaş Çocuğumu Düşürcem
-Şoför Yine Sorar Sen Pejoyu Biliyonmu?
-Kadın Yok Der Şoför Yine Aynı Cevabı Veriri Arkadan Kızgın Bir Ses Tonuyla Bir Genç Seslenir Yavaş Git Kardeşim Öldürcen Bizi
-Şoför Yine Sorar Sen Pejo'yu Biliyonmu? Genç Biliyorum Lan Ne Olacak Der Şoför:

-O Zaman Çabuk Söyle Bunun Freni Nerde :)

yağmur
13-09-2011, 18:51
Daha önce bu fıkra verilmişti bi de ben yazayım dedim aslında delilik güzel şeydir...


Adamın birisinin,

Arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar.

Adam arabayı kenara zor yanaştırır.

Sonraki işlem malum...
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.

Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.

Mazgal açılır gibi değil,

Bijonlar görünmüyor bile.

Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,

çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
- Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma birader,lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.

Seni, lastikçiye kadar idare eder.


Adam hemen denileni yapar.
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?

Cevap müthiştir....
- Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil...!

JAKO
14-09-2011, 22:26
KERE...!=)

Ukrayna’da öğretmen öğrencilere para birimlerini sormaktadır. Öğretmen : "Almanya" der. Öğrenciler hep bir ağızdan: "Euro" der. Öğretmen : "Amerika" der. Öğrenciler hep bir ağızdan: "Dolar" der. Öğretmen : "İngiltere" der. Öğrenciler hep bir ağızdan "Sterlin" der. Öğretmen : "Türkiye" der. Öğrencilerden ses çıkmaz. Öğretmen bir daha sorar. Bu sefer öğrencilerden biri "Kere" der. Öğretmen şaşırır: "Oğlum nereden çıkardın onu" der. Öğrenci: "Geçen sene ablam tatile Türkiye'ye gitti ve geldiğinde "İki "KERE" verdim palto aldım, Bir "KERE" verdim çanta aldım, Bir "KERE" verdim pantolon aldım, Dört "KERE" verdim dönüş bileti aldım" diyordu...!=)

ikiondokuz
15-09-2011, 02:30
süpermiş, yazanlara teşekkür olarak bir fıkra da benden...

adam karısının kendisini aldattığından çok şüpheleniyormuş.
hemen bir dedektif tutmuş ve her gün kendisine karısını takip etmesini, her ayrıntıyı not alıp bildirmesini istemiş.
bir kaç gün sonra dedektifle adam arasında aşağıdaki konuşmalar geçmiş
dedektif- karınız bu gün saat 19.48 de evden çıktı, x plakalı bir taksiye bindi
adam- sonra?
d- sonra x oteline gitti
a-sonra?
d-sonra lobide bir adamla buluştu, restoranda yemek yediler
a-sonra?
d-sonra birlikte şarap içtiler,
a-sonra?
d-sonra 608 numaralı otel odasına geçtiler
a- eee sonra sonra?
d- ben hemen dışarı çıkıp pencereden içeriyi gözetlemeye başladım
a-ondan sonra?
d-ayakta iken soyundular
a-ondan sonra? ondan sonra ne oldu, çabuk anlat!
d-sonra ışıkları söndürdüler, içerde ne olduğunu göremedim.
a-ulan işte bu şüphe var ya! beni mahvediyor arkadaş!

acdc
15-09-2011, 14:31
cuma namazından sonra kalan cemaat ile hoca muhabbet edıyor..cennetten konu acılıyor...işte nehirler ballar corekler serbetler derken adamın bırı soruyor hocam baska neler var diye..
hoca: işte anlattık ya her guzellık orda..ayrıca huriler de var
hoca bıraz daha cemaatle daha cıddı konuları gorsururken yıne aynı adam : hocam bızım kadınlara neler var diye soruyor..
sinirlenen hoca da: onlara da nuriler var deyince
adam bırden kalkıyor ayakkabıları gıyıp kosa kosa eve gidiyor.
karısı secdede ike bır tekme atıyor ve eklıyor: kalk kız ordan benı mı boynuzlatacan yoksa.....
***********

iki gey aralarında konusuyorlar.ama ikiside baya zor durumda...
akıllı olan dıyor kı: bak bır soru sorcam bılırsen sen beni bilemezsen ben seni severim anlastıkmı...
digeri: tamam sor sor...
akıllı: dam ustunde gezer mıyav mıyav der...
digeri. buldum.....TİMSAH TİMSAH...
akıllı: bildinnnn bildinnnnn.... seni capkın bildinnnnnn .....

yağmur
15-09-2011, 20:58
GERÇEK AKIL
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:

- Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?

Doktor:

- Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?

Adam:

- Ooo ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.

- Hayır, der doktor. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

Gerçek Akıl, Sadece Bize Sunulan Çözümleri Seçmek Değil, En Uygun Çözümü Bulabilmektir.

yağmur
15-09-2011, 22:19
TRAFİK POLİSİ Temelin kullandığı arabayı durdurur:"Tebrik ederim beyefendi!Bugünki kontrollerimizde tek emniyet kemeri takan sizsiniz.500 Tl ödül kazandınız.Ne yapmayı düşünüyorsunuz?"
Temel:"Hemen gidip ehliyet alacağım" der.
Polis:"Ne senin ehliyetin yok mu?"demeye kalmaz.Fadime:"Siz ona bakmayın memur bey, içince sapıtıyor."
Polis iyice sinirlenmeye başlamış.Derken arkadan Dursun:"Ula ben size demedim mi çalıntı arabayla yola çıkmayun, başımuza iş gelir diye."
Polis iyice zıvanadan çıkmış.Bagajdan İdris:"Noldu uşaklar.Geçtik mi sınırı?"

erhanaxe
15-09-2011, 22:20
Adamın biri Afrikada safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri toplarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.
''Şimdi başım dertte!'' diye düşünmüşminik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri yemeye başlamış, bu arada arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş:
''Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mıdır ki?'' diye sormuş. Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış.
''Tam zamanında kurtuldum yoksa bu köpeğe yem olacaktım.''diye düşünmüş leopar. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Öğrendiklerini kullanarak leopardan kurtulacağını düşünmüş . Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna:
''Atla sırtıma gidip şunu yakalayalım.'' demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte yaklaştığını fark etmiş.
''Şimdi ne yapacağım?'' diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dünerek kemiklerini yemeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş:
''Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok.'' ...... :)



Sevgiler Tüm Dostlara...

ikiondokuz
16-09-2011, 02:21
Genç aslan yeni kral olmuş, ormanda ilk gün havalı havalı dolaşıyormuş.
kendisine büyük saygı gösterildiğini farkedince biraz daha havaya girmiş
gördüğü bir maymunu sertçe çağırmış "gel lan buraya" demiş "kim bu ormanın kralı?
"sensin yüce kralım" demiş maymun, "tamam" demiş aslan "çekilebilirsin"
sonra bir çakal görmüş, onu da çağırmış aynı şekilde "çakal, gel buraya bakim, kim bu ormanın kralı?"
"tabi ki sensin devletlum" demiş çakal, aslan aynı şekilde "tamam, yıkıl şimdi" demiş
bu şekilde sırtlandı, akbabaydı,domuzdu bir sürü hayvana sormuş, aldığı cevaplardan dört köşe olmuş.
tam bu sırada arkasını dönmüş ağacın yapraklarını yiyen bir fil görmüş.
"aha" demiş "şu file de çoktandır gıcığım zaten, o da yaltaklansın, ormanda hükmüm yürüsün, efsane olurum"
çağırmış fili "hışt ulan fil! gel buraya çabuk!" fil yan gözle bakmış ama pek te tınmamış.
aslan "duymadı heralde" diyerek filin yanına gidip tekrar seslenmiş "huop, sana diyorum fil, kim bu ormanın kralı?"
fil bu sefer de aslanı pek kaale almamış, yine arkasını dönmüş
aslanın karizma yerle bir olmak üzere tabi, hayvanlar bakıyor bir taraftan. :)
aslan tekrar koşmuş filin önüne "ulan sana söylüyorum, cevap versene hayvan, kim bu ormanın kralı?"
fil bu hakaretin üzerine bir kızmış. hortumuyla kavradığı gibi aslanı yerden yere vurmuş, vurmuş sonra da kaldırıp çalıların, dikenlerin içine fırlatmış.
biraz sonra aslan gelmiş, gayet ezik ve pejmurde bir vaziyette, yüz göz yara bere içinde
"tamam fil abi ya" demiş "bilmiyosan bilmiyorum dersin, ne diye kızıyosun ki"

MERT4633
16-09-2011, 16:37
İki yaşlı kadın otobüste konuşuyorlardı. Biri sordu:
- Sahi kardeş, kaç yaşındasın sen?
- Biliyorsun işte, otuz. Peki sen kaç yaşındasın?
- Ben de yirmi yedi.
Sonra ikisi de yanlarında ayakta duran ve konuşmalarına kulak misafiri olan genç kıza sordular:
...- Kızım sen kaç yaşındasın?
- Sizin hesaba göre daha doğmadım ben :)

İvmecİ
16-09-2011, 17:14
Kadinin biri bir pet magazasindan papagan alir. Satici almadan once hanfendi der bu papagan genelevdeydi daha once ve oyuzden bayanlara o...pu demektedir. Ama kadin da muzur oldugu icin bunu dert etmez hatta hosuna gider. Alir papagini evine goturur.

Papagan eve gelir ooooo yeni ev yeni caca(O...pu basi) ne guzel der.

Kadinin en kucuk kizi eve gelir. Ooo yeni ev yeni caca yeni o...pu…

Ortanca kiz gelir…yeni ev , yeni caca , 2 yeni o...pu

En buyuk gelir , yeni ev yeni caca, 3 yeni o...pu

Kadinin kocasi gelir,,, ooooo “yeni ev , yeni caca , 3 yeni orosbu ve eski musterimiz Ahmet abi ne guzel”