PDA

View Full Version : Tren Nerede



madenr
30-01-2004, 20:26
Borsa Treni 10500 Nolu istasyondan başladığı yolculuğuna, 20600 Nolu istasyona gelince Yakıtı bitti.Gerçekten yolu bittimi? Yoksa ara istasyonlardan kömürünü alıp ,daha yüksek nolu istasyonlara taşınacakmı?Benim kişisel görüşüm, hepimiz bu tren artık hurdaya ayrılmalı dediğimiz anda daha yüksek hızla yoluna devam edeceği şeklindedir.Sevgilerimle.

aritmik
30-01-2004, 21:51
Valla tren nerede bilmiyorum ama ben İÇİNDEYİM..... :D :D :D

Eno
30-01-2004, 22:22
Mizahi yaklaşılmış, öyle devam edelim. :)

10bin seviyeleri İzmir, 20bin seviyeleri de Konya olsun... 30bine de Van diyelim. :)

İzmirden kalkan trenin içindeydim. Konyaya gittik.. Aydın'da falan bir durulduk. Ben severim Aydın-Konya arasını. Düz yoldur. :) Sanırım bu yolda 1-2 defa gidip gelicez. Sonra ver elini Van :)

Tabi uzun sürecektir, ama olacak...

Unutmayın. Bu trenin hiçbir zaman benzini bitmez. Ancak ve ancak mekanik bir arıza nedeniyle geçici olarak durur. Geride birileri kaldıysa onların dostları makinisti tehdit eder ve bir önceki istasyona çekip orada kalan dostlarını aldırır...

Borsa'da her gün yeni bir risk, her gün yeni bir fırsat doğar...

Bol kazançlar

camarors
30-01-2004, 22:46
Bi vagon degistireyim dedim dun, yapiyla prkte'leri satip :( glmde aldim :( Glmde fazla indi ya :rolleyes: , bugun de glmde inmeye devam, sattiklarim da biliyorsunuz zaten :mad:.Ne diyeyim, ønemli olan can sagligi :)

slazenger
30-01-2004, 22:50
Eno benim bildiğim IMKB treni hala taşkömürü kullanıyor ama AB için tarih verilirse o zaman belki Paris-Brüksel arasındakiler gibi hızlı trenlerle Van'a değil Hakkari'ye bile gideriz hatta daha kısa sürede. :cool:

Ne yeri ne de zamanı ama benim endeks hedefim 16300-16500 aralığından başlayan hareketin 26-27 binde bitmesi, sonra 22-23 bine doğru düzeltme ve ver elini 46-47 bin aralığı. :D

Sinirlerine sahip olan kazanır.

trusty
31-01-2004, 00:02
Ben de Sn.Slazenger gibi dusunuyorum ve alisilmisin disinda umutluyum, bu olagandisi dusunceler ve umut beni tedirgin ediyor, cogu zaman acaba bir seyi kaciriyormuyum diye dusundugum oluyor,iste benim ifade etmekte zorluk cektigim bu tedirginlik noktasini Sn.Erol MANISALI yazisinda cok guzel dile getirmis...

Ekliyorum...


BIÇAK SIRTI

EROL MANİSALI

Ülkenin Üzerine Atılan Ağ
Konuşmaya başladığımda meseleyi insanların önüne nasıl sergileyeceğimi düşünüyordum. Hem düşünüyor hem de konuşuyordum.
Soğuk savaş sonrasının yeni yapılanmaları içinde önemli olanlar nelerdi? Sistemi gözleri önüne sermek istiyordum. İktisadi, siyasi, askeri ve kültürel boyutları ile elle tutulur bir açıklık içinde göstermek istedim.

- Türkiye'deki bir otomobil tesisi, sigara fabrikası veya bir televizyon kanalı ''adının bir köşesinde Türk sözcüğü bulunduğu için'' yerli (veya ulusal) sayılmazdı. Yerli şirket, ABD'deki, Almanya'daki veya İngiltere'deki esas şirketin Türkiye'deki bir uzantısı idi sadece.

Beyin dışarıdayken, çokuluslu şirketin ''adı çokuluslu olsa bile'' bağlı olduğu bir esas liman vardı. Philip Morris ABD'nin himayesindedir. Bayer Almanya'nın, Ericsson İsveç'in, Renault Fransa'nın kanatları altına alınmıştır.

ABD'deki, Batı Avrupa'daki şirketlerin dışarıdaki, üçüncü ülkelerdeki ortakları ve yerli ortak şirketleri ''bağımsız değildir'' . Esas şirketin güdümü (ve himayesi) altındadır. O çokuluslu şirket de ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ile bütünleşmiştir. Hem de ne bütünleşme! Bu çokuluslu şirketler devletleri ile adeta özdeşleşmişlerdir. Devletler (hükümetler) kendi şirketlerini dışarıda egemen kılmak için siyasi ve askeri güçlerini sonuna kadar kullanırlar. Berlusconi Ankara'ya geldiğinde kafasında hangi İtalyan şirketine ''Ankara'dan ne koparacağını'' tek hedef olarak düşünür. Onun için de, ''AB için arkandayım'' gibisinden her tarafa çekilebilecek trajikomik şeyler söylerler...

İçerideki güdümlü medya bu sakızı istediği tarafa çeker. Berlusconi'nin elde edeceği avantaj karşılığında medyaya sunulan bir malzemedir bu. Sonuçta Türkiye, Batı kapitalizmine biraz daha bağlanmış olur.

- Dışardaki çokuluslu şirketler ''yerlilerle'' kurdukları ortalıklar ile yalnız şirketleri değil ''Türkiye'deki iç sistemi de bağlarlar.'' Yerli ortak sadece Türkiye pazarındaki bir ticari aracı değildir artık.

Bürokrasiye, siyasete, medyaya, eğitime yani her alana bulaşmaya başlarlar. Amerikan çokuluslu şirketinin Türkiye'deki ortağı artık ''Bush yönetiminin denetimindedir.'' Alman şirketinin yerli ortağı ise Şansölye'ye kem gözle bakanların hakkından gelir. Washington'ın, Berlin'in, Londra'nın, Paris'in ''Türkiye siyasetleri'' artık yerli ortakların ayrılmaz bir parçasıdır.

Yerli gayri milliler...
Gerçekten iş, iki artı ikinin dört ettiği kadar basit ve tutarlıdır. ABD'nin ve Avrupa büyüklerinin şirketleri kendi devletleri ile bütünleşmişlerdir. Bu şirketler Türkiye'deki yerli şirketi tek yanlı bağlayınca artık ''elim sende'' veya ''kulaktan kulağa'' oyunundaki gibi işler tıkır tıkır yürümeye başlar:

- Washington ABD'nin büyük şirketlerini (tekellerini) Türkiye'deki yerli şirketle ilişkilerinde ''siyasi ve bürokratik bir maşa gibi'' kullanır, yerli şirketler artık Kıbrıs'ta, Ege'de, Fener Patrikhanesi'nde, kamu yönetimi kanununda, Güneydoğu'da sorunlara Washington'ın, Berlin'in, Londra'nın gözlüğü ile bakmaya başlarlar. Güdümlü medya da bu doğrultuda ''misyon üstlenir.''

- Bakmaktan da öteye ellerine alıp Batı kapitalizminin çıkarları doğrultusunda yürütmeye başlarlar. Kıbrıs uyuşmazlığı ve Fener Patrikhanesi meselesi ''bir doktora öğrencisine tez malzemesi olacak kadar'' işin cılkının nasıl çıkarıldığını gösterir. Kıbrıs'taki ''bazı siyasiler'' , bizim gayri milli sermayenin himayesine, 1996, 1997 yıllarında İstanbul'a alınmaya başlandı. Brüksel (ve Washington) Kıbrıs'tan Türkiye'yi tasfiye etmeye karar verince ''bu Türk siyasiler'' , gizliden gizliye İstanbul'a davet edilip görüşüldü.

Hatta bu görüşmeler Ankara'dan önce Brüksel'deki ve Washington'daki patronlara iletildi. Aynı Kıbrıslı siyasiler Brüksel'e de davet edildiler. Zaten kesişme noktası Brüksel ve Washington'dı. Ne Ankara, ne Türkiye, ne Türk halkı bu gayri millilerin umurunda bile değildi. Şebeke kurulmuştu, Annan Planı da İngilizler tarafından daha o zaman hazırlanmıştı.

Artık yeni dönemde Batı kapitalizminin sadece iktisadi uzantıları değil aynı zamanda siyasi, askeri, hatta dini uzantıları konumundaydılar. ''Maşaları'' demek galiba daha doğru olacaktır.

Hele, Aydınlık dergisinin 25 Ocak tarihli başyazısında, Paul Wolfowitz 'e Ankara'dan gönderilen çok özel mektubu okuduktan sonra yukarıda göstermeye çalıştığım ''şebekenin'' , işi nerelere kadar vardırdığını daha iyi anlıyoruz.

Türkiye bir yol ayrımındadır; gayrı milli sermaye ve köktendinci çevreler, iktisadi ve siyasi bir ağ örmeye başlamışlardır. Ya Türkiye yavaş yavaş örülen bu ağ sonucu çökertilecek; veya halk gerçekleri görerek, ulusal güçlerle birlikte çöküşü durduracaktır.

Bu iki yol, artık siyah ile beyaz gibi birbirinden ayrılmaktadır. Üçüncü bir yol kalmamıştır...
Bütün bunları beni izleyen kalabalığa iki saat boyunca anlatmak kolay değildi. İçim sızlasa da anlatmak zorundaydım.
Birileri bunları söylemeliydi. Sıra, bugün bendeydi... Evet, kral çıplaktı ve ben sadece bunu söyledim...

madenr
31-01-2004, 12:34
Erol Manisalı hocamıza katılmamak elde değil.Bu yazıyı okumamıştım.Teşekkür Trusty dostum.
30 ocak akşamı Ceviz Kabuğu Programında dinlediklerimi çağrıştırdı.ABD nin Kominist Rusya`nın önüne geçmek için müslüman ülkelerde oluşdurduğu yeşil sermayenin vizyon değiştirdiği artık başka işlere soyunduğu bir gerçek
Bu kesimi temsil eden ve Okuyucu kitlesi oldukca fazla olan bir dergi,Kapağını Mesih(İSA) gelecek insanlığı kurtaracak diye süsleyebiliyorsa nerelere kadar sızdıkları ortada.Dinimizin Hatta Birlikteliğimizin simgesi dilimizin hali ortada
Elbette bizim Kara Trenin.Yolunda sayızız engeller var.Etrafı dört bir yandan Daltonlarca kuşatılmış.Retkid Lerimizde Daltonlarla işbirliği içerisinde,onu yoluna devam ettirecek ,Çağdaş,yürekli Vatanını seven bir avuç yürekli insan bulunmalı.
Birçok gazetenin başsayfalarında yer alan İTÜ öğrencileri dışa kaçıyor.Beyin göçü yaşanıyor türü haberlerde,bizim trenin işini zorlaştırıyor.Gecikir belki hiç gelmez deme hakkımız yok gibi.Bir an önce trene enerji pompalayacak yüreklere gereksinim var gözüküyor.
Gözümüz yolda Gönlümüz darda,Türkünün dediği gibi.Ancak bu Tren yürümeli.Başka Türkiye yok.

slazenger
31-01-2004, 12:48
Eno benim bildiğim IMKB treni hala taşkömürü kullanıyor ama AB için tarih verilirse o zaman belki Paris-Brüksel arasındakiler gibi hızlı trenlerle Van'a değil Hakkari'ye bile gideriz hatta daha kısa sürede. :cool:

Ne yeri ne de zamanı ama benim endeks hedefim 16300-16500 aralığından başlayan hareketin 26-27 binde bitmesi, sonra 22-23 bine doğru düzeltme ve ver elini 46-47 bin aralığı. :D

Sinirlerine sahip olan kazanır.

Bu aralıklar için kişisel zaman tahminlerimdir.

16300: 5 Şubat 04

26-27 binler: En geç Mayıs 04 içerisinde

22-23 bin: Ağustoz 04 içerisinde

46-47 bin: Ocak 05 içerisinde :D

trusty
31-01-2004, 15:11
Hele, Aydınlık dergisinin 25 Ocak tarihli başyazısında, Paul Wolfowitz 'e Ankara'dan gönderilen çok özel mektubu okuduktan sonra yukarıda göstermeye çalıştığım ''şebekenin'' , işi nerelere kadar vardırdığını daha iyi anlıyoruz.

Arkadaslar,

Ben Sevgili Erol Hoca'nin bahsettigi AYDINLIK DERGI'sinin 25 Ocak tarihli nushasini Internette bulamadim, dergi yeni oldugu icin herhalde henuz koymadilar...

Zahmet olmazsa Forumdas'lardan biri bu yaziyi yayinlar yada ozelime gonderirse cok memnun olurum...

Saygilarimla...

Zülfü Aşkın
13-11-2004, 12:39
Mizahi yaklaşılmış, öyle devam edelim. :)

10bin seviyeleri İzmir, 20bin seviyeleri de Konya olsun... 30bine de Van diyelim. :)

İzmirden kalkan trenin içindeydim. Konyaya gittik.. Aydın'da falan bir durulduk. Ben severim Aydın-Konya arasını. Düz yoldur. :) Sanırım bu yolda 1-2 defa gidip gelicez. Sonra ver elini Van :)

Tabi uzun sürecektir, ama olacak...

Unutmayın. Bu trenin hiçbir zaman benzini bitmez. Ancak ve ancak mekanik bir arıza nedeniyle geçici olarak durur. Geride birileri kaldıysa onların dostları makinisti tehdit eder ve bir önceki istasyona çekip orada kalan dostlarını aldırır...

Borsa'da her gün yeni bir risk, her gün yeni bir fırsat doğar...

Bol kazançlar
Bu tren bu sene ulasamaz VAN'a artik 2005 de bekleriz.

LAZIO
13-11-2004, 13:59
17 Aralik'ta AB'nin verecegin kosulsuz uyelik icin muzakerelere baslama tarihine umitle bakiyoruz.....eger gerceklesirse;

8-12 sene arsi surecek....AB nin cesitli taleplerde bulunacagi....Bir cok odun istiyecegi.....Icislerimize karisacagi....Cogunlugun "Lanet olsun AB sine de uyeligine de" diyecegi.......Hukumeti veya hukumetleri iki arada bir derede birakacak.....Siyasi ve ekonomik dalgalanmalarin yasanacagi.....Bizi canimizdan bezdirecek...

Bir donem basliyacak........17 Aralik'da en iyi ihtimalle gerceklesecek beklenti bu...Bu tarihde gecici bir bahar yasansa bile sonrasinin manzarasini ben boyle goruyorum.....Onun icin bulutlarin uzerinde degilim,ayaklarim yere basiyor.....LAZIO

--------------------------------------------------------------------------

bikmisbroker
13-11-2004, 14:11
.................................................. ....
8-12 sene arsi surecek....AB nin cesitli taleplerde bulunacagi....Bir cok odun istiyecegi.....Icislerimize karisacagi....Cogunlugun "Lanet olsun AB sine de uyeligine de" diyecegi.......Hukumeti veya hukumetleri iki arada bir derede birakacak.....Siyasi ve ekonomik dalgalanmalarin yasanacagi.....Bizi canimizdan bezdirecek...

.....LAZIO



Eeee ZAPT-I RAPT altina girmek kolay degil? Yillarin aliskanliklari, Yillarin Kohnemis KANUNLARI degisecek, Kayit sistemi şeffaf ve Takip edilebilir hale gelicek? Adalet sistemi işlerlik kazanacak?

Saka bir yana Dunya devleti olma yolunda adimlar atilacak??
Haa arada yaş da yanmayacak mi?? yanacak elbette?? Ama yeni duzenlemeler cikar cevrelerinin donen cemberlerine COMAK sokuyor?? En başta bunun icin geciş sancili olacak??

Sonucta;Alişacagiz, alişacagiz... ama isteyerek ama istemiyerek??:D:D:D

LAZIO
13-11-2004, 14:31
Ayni fikirdeyim Sevgili Bikmisbroker,

Bu surece karsi degilim...Bu bizim secimimiz ve dogru olduguna inaniyorum....Ancak 17 Aralik'da hayat bayram olacak anlayisinin gercegi yansitmadigi kanaatindeyim.....LAZIO

--------------------------------------------------------------------------

LAZIO
13-11-2004, 14:46
Kucuk bir ornek....Kibris,Kurt sorunu,Yunanistan ile iliskiler,azinlik meslesinden falan vazgectim....

Muzakerelerde adamlar cikip "Bu emeklilik yasi Turkiye icin komiktir kesin degistirlmesi lazim"dediklerinde.....yuzbinlerce insan "Mezarda emeklilige hayir kahrolsun AB" diye sokaklara dokulmeyeceklermi?........

Bunun gibi statukoyu degistirecek,bir cok kisinin tekerine comak sokacak bir dolu talep gelecektir......Hukumet bunlara nesil karsi koyabilecek,gerekirse iktidardan vazgecmeyi goze alabilecekmi?

--------------------------------------------------------------------------

madenr
13-11-2004, 15:15
Vatandaşın gönlü AB a alınmamızdan yana.Ancak alırlarmı sorusuna zor görüşü hakim. AB liğinin ülkemize dönük siyasi davranışları,özellikle azınlık vb savlarla bölücü anlayışa pirim vermeleri.AB genel sekreterinin ayağının tozuyla Diyarbakıra gelip,burası kürtlerin başkenti vb sözler;samimi oldukları konusunda kuşkular yaratıyor.
Bizi alırlarmı? kişisel düşüncem onyıl diyorlar yirmi yıl zor.17 aralıktaki bu beklenti bizim kara trenin vagonları içindemi bilemiyorum.Fakat bu içindeyse 2005 de bizim trenin yolu engellerle kaplı demektir sevgilerimle

DrX
13-11-2004, 15:29
Bi vagon degistireyim dedim dun, yapiyla prkte'leri satip :( glmde aldim :( Glmde fazla indi ya :rolleyes: , bugun de glmde inmeye devam, sattiklarim da biliyorsunuz zaten :mad:.Ne diyeyim, ønemli olan can sagligi :)

1. Mevkiden yataklıya geçecem derken 2. mevkide bulmuş kendisini..... :D
Kondüktöre haber verin..Durum düzeltilsin.. :düsün:
Mazallah acil fren koluna asılırsa!!!!
Zaten uyuz uyuz gidiyor bu tren :mad:

madenr
13-11-2004, 16:58
Bu TRen gitmesine gidecek te,ehliyeti bakkaldan almış ayılar var.Sürekli hemzemin geçitlerde önümüze çıkıyorlar.Bir ara hızlandıralım dedik,sonuç malum.Bizim borsa Treninin önünde de kamp yapmış bugünlerde çok ayı var.O ayıları orda süsmeden trenin işi zor hadi kolay hele...

gemici
13-11-2004, 18:47
Tren Nerede ?
Haydarpaşa garında...................................

Alisutcu
13-11-2004, 19:12
belki de A noktasindan B noktasina giden tren analojisi yerine, borsayi atli karincaya benzetmek daha iyi bir analoji olabilir. Arada bir duruyor, inenler binenler oluyor, ama hep ayni nokta etrafinda donuyor, yukari asagi salinip duruyorsun, bazen gidip baska oyuncaklara binmek icin iniyorsun, bazen zevkli geliyor inmiyorsun ama basladigin noktaya geri geliyorsun vs. Bir de hic inemeyenler var, su anda da binmeye cok korkanlar var cunku 3-4 yildir cok mide bulandirdi.

trusty
13-11-2004, 21:13
...Vatandaşın gönlü AB a alınmamızdan yana.Ancak alırlarmı sorusuna zor görüşü hakim...

Bu konuda sorun bence cok daha farkli bir noktada...

Arkadasinizi ziyaret ediyorsunuz, evin icinde 24-26 yaslarinda bir delikanli, uzerinde atlet, altinda pijama, elinde Tv kumandasi...

Size bir hos geldin demeden, kalkip obur odaya gidiyor...

Bu cocuk muhendis...

Ilkokuldan beri, yaris ati gibi kosturdular...

O kadar ozen gosterdilerki, simdi o kendini farkli algiliyor...

Issiz, 2 saat santiye deneyimi yok...

Is begenmiyor, is bulamiyor...

Bos vakitlerinde, kosedeki kahvede okey masasinda yada Bric'te...

Mahalledeki en guzel kizi seviyor...

Is bulabilse, kizi isteyecek...

Bu yazdigim seneryoya uyan kac tane arkadasiniz var ???

Samimi olun, kac tane....

Kac tane Insaat Muhendisi, Iktisatci, Ziraat Muhendisi, ogretmen....vs..
taniyorsunuz issizlikten kivranan...

Simdi bunlar AB ye girdigimizde, bedenen calismak zorundalar...

Sanayide isci, oto tamirhanesinde cirak, hastahanede mustahdem, okulda temizlik hademesi...vs...

Iste ilk tepki, bu yanlis egitim politikamiz yuzunden, bizim aydinlarimizdan gelecek...

Bunlar bedenen calismayi kabul edeceklermi ??

Su anda hemsire olarak calisan hanim, hastanede mustahdem olmayi kabul edecekmi..?

Yoksa Tuvalet temizlemek onuruna mi dokunacak...

Burasi Kanada, yol insaatinda calisan bir suru Kanada'li hanim var...Hepsinin de anadili Ingilizce...

Bizim kadinimiz, bizim aydinimiz, bu sartlari kabul edecekmi ??

Ne dersiniz...??

Cemiyetten mail adresini bulup bana yazan genc bir arkadas vardi..

Buraya gelmek istedigini ifade etti...

Sartlari anlattim, artik mail filan atmiyor...

Gercekci olmak lazim..

Produktive'si yuksek olan ulkelerde iscilik cok zordur...

Ben Kanada'ya geldigimde, oldukca iyi Ingilizcem, uluslararasi is deneyimim vardi...

Dogrusu ben buraya Royal Bank'in Gnl.Md.Muavini olurum gibi hayallerle gelmistim...

Neler yasadigimi ben bilirim...

Birlikte Taksicilik yaptigimiz Yalcin diye bir arkadasim vardi,Tip Doktoruydu, 9 Eylul TIP'tan ikincilikle mezun olmustu ben basladigimda 4.5 yillik sofordu, gunda 40 mgr Valium alip,ancak oyle calisabiliyordu...

Bu AB konusunu iyice bir dusunun derim...

Egemenligin bir kismini Bruksel'e devrettikten sonra, hele Ingilize toprak sattiktan sonra cok pisman olmayin...

Herseye ragmen bir Cennet'te yasadiginizi ise hic unutmayin...

15 yildir Kanada'dayim...

Gonul isterdiki bu bayram sabahi daha guzel seyler yazayim...

Ancak kahredici gercekler bunlar...

Uyarmak gorevimiz...

Saygi ile..

Alisutcu
14-11-2004, 22:16
Trusty'ye katiliyorum. amerika ve avrupa'da degisik yerlerde calistim, kisa donemli kontratlarla bulundugum yerlerde bircok turkle tanistim. Turkiye'de sanildigi gibi kimse oyle para basmiyor, alim gucleri cok yuksek degil, kesinlikle cok ama cok calisiyorlar, cogu iki iste calisiyor. Ama toplumun genel hayat standardi yuksek oldugu icin Turkiye'ye goreceli iyi yasiyorlar, ev araba sahibi oluyorlar vs.
Turkiye hizla degisiyor, eger AB'nin katilim icin siraladigi sartlarin yarisini yerine getirsin, ben temelli Turkiye'ye donerim, AB'ye katilmaya da kesinlikle karsi cikarim, cunku Turkiye batidan daha yasanacak bir yer olur.
Gecenlerde gazetede bir haber okudum, Turkiye'de bir memur 150 gun tatil yapip 200kusur gun calisiyor diye. Bu verimsizlik ile yasanabilecek tek ulke Turkiye'dir. Batida bu miktar calisma ile aclik sinirinda bile yasayamaz, olursunuz, kimse de yardim etmez.

bikmisbroker
14-11-2004, 22:37
Trusty dokturmus gene, ama bir nokta var gozden kacan, buradaki sartlar ya da avrupadaki sartlar Turkiyede olsa Turkiye yine cennet olurmu? Bunu iyi dusunmek lazim??


Trusty'ye katiliyorum. amerika ve avrupa'da degisik yerlerde calistim, kisa donemli kontratlarla bulundugum yerlerde bircok turkle tanistim. Turkiye'de sanildigi gibi kimse oyle para basmiyor, alim gucleri cok yuksek degil, kesinlikle cok ama cok calisiyorlar, cogu iki iste calisiyor. Ama toplumun genel hayat standardi yuksek oldugu icin Turkiye'ye goreceli iyi yasiyorlar, ev araba sahibi oluyorlar vs.
Turkiye hizla degisiyor, eger AB'nin katilim icin siraladigi sartlarin yarisini yerine getirsin, ben temelli Turkiye'ye donerim, AB'ye katilmaya da kesinlikle karsi cikarim, cunku Turkiye batidan daha yasanacak bir yer olur.
Gecenlerde gazetede bir haber okudum, Turkiye'de bir memur 150 gun tatil yapip 200kusur gun calisiyor diye. Bu verimsizlik ile yasanabilecek tek ulke Turkiye'dir. Batida bu miktar calisma ile aclik sinirinda bile yasayamaz, olursunuz, kimse de yardim etmez.

Can alici nokta bu;
Turkiye hizla degisiyor, eger AB'nin katilim icin siraladigi sartlarin yarisini yerine getirsin, ben temelli Turkiye'ye donerim, AB'ye katilmaya da kesinlikle karsi cikarim, cunku Turkiye batidan daha yasanacak bir yer olur.
O standartlara erismis Turkiye ne durumda olur??
Faturasiz satislarin ya da Faturasiz ekonominin %3-5 lerde dolastigi bir Turkiyede pek cok kisi sikayetci olacaktir..(Su anki ekonomimizde faturali oran %10 degildir??)
Vergi vermeden yasamaya alismis bir toplumu, (komik emlak vergileri, KOMIK KOMIK Gelir vergileri) Vergi vermeye zorlayici Takip sistemi ve Kanunlari koymak ve bunlari uygulamak??
Bir diger husus da o degisikliklerin olmasi ile AB ye girmeye karsi cikmak arasindaki baglanti..1960 yilindan beri Turkiyenin rahatsizligi (ekonomik olarak) ve de o rahatsizligin recetesi belliydi?? Ama hicbir iktidar tarafindan degistirilmek istenmedi?? simdi degistirlmesininde sebebi belli..Borc yuku olmus 250 milyar dolar?? Bu sistem artik gitmiyor?? Bu degisiklikler bir sekilde bize dikte ettiriliyor, (adi IMF olsun baska birsey olsun) Bir sekilde bu uyum yasalari cikmazsa, bir sekilde Ulkemizde Kayit disi ekonomi ZAPT-I RAPT altina alinmazsa YOLUN SONUNA GELINDi artik..
Mesele budur, gerisi laf-i guzaf..

(Elindeki bu buyuk gucu uyum yasalari ile devretmeyi hangi iktidar-Hangi siyasi parti ister? Ve ne icin???)

Alisutcu
15-11-2004, 17:07
AKP ister cunku askerin ve burokratik yapinin egemen olmadigi bir yapi dini hassasiyetleri olan Islam referansli guclerin isine yarar. Bence amerikanin AKPyi yaratip desteklemesinin sebebi de bu. Rasyonel yonetimler amerikanin isine pek yaramiyor, cunku Amerika da seriat(din kaynakli kurallar) ile yonetiliyor, yani evangelist yapi ile islami seriatci yapi cok cok farkli degil.
Bugune kadar TRdeki kayitsiz, hesapsiz yapidan en cok oligarsik yapi, askerler, burokratlar yararlandi, hesapsiz paralar harcandi, basta halk icin kurulan cumhuriyet, sadece devlet ve onu yoneten bir grup zumre oldu. Ne zaman ki halk da uyanip tasradan kalkip gelip yagmaya katildi, ipin ucu kacti, cunku kaynaklar buna yetmedi. Eskiden ne guzel sadece yonetenler hazine arazisi cukkalardi, bankadan kredi alip vermezdi vs. ama once burjuva sonra lumpen olayin farkina varip Ozal donemi ile birlikte zincirleri kirdi. Buna ses cikarmayan sag partiler de hep iktidar oldu.
Sonuc deniz bitti, eller cebe gitti, ama cepte de yok. Simdi geri odeme vakti. Simdi bunca yildir yenmislerin faturasini ben mi odeyecegim, neden TRde mal edinip, hesap acip, para getirip vergi odeyeyim? Ben mi hazine arazisi isgal ettim, ben mi devlet kesesinden tedavi gordum, ben mi kredi alip geri odemedim? Kimler yediyse onlar odesin...
Fatura odensin, ulke normallessin(eger normallesirse) bircok kisi geri donecek. Vergisini de verecek, kanuna da uyacak ama once eski faturalar bir temizlensin.

trusty
15-11-2004, 18:37
Sonuc deniz bitti, eller cebe gitti, ama cepte de yok. Simdi geri odeme vakti. Simdi bunca yildir yenmislerin faturasini ben mi odeyecegim, neden TRde mal edinip, hesap acip, para getirip vergi odeyeyim?

Ben mi hazine arazisi isgal ettim, ben mi devlet kesesinden tedavi gordum, ben mi kredi alip geri odemedim? Kimler yediyse onlar odesin...

Sevgili Ali SUTCU Kardesim...

Yenmislerin faturasinin bir sekilde odenmesi gerekiyor...

Kanada'nin dis borcu 450 Milyar USD. Bunlar ikinci dunya harbinden buyana kalan borclar..Ama bize bunu odetiyorlar...Sade bize degil calisan herkese odetiyorlar...

Bilindigi uzere Kanada dunyanin 5. en buyuk petrol ureticisidir...

En buyuk musteri ABD.

Ancak gelin gorunki, Kanadali kamyoncular, Kanada'dan ihrac edilmis olan,mazotlarini ABD kentlerinden aliyorlar...

Ustelik Kanada'ya donuslerinde, Gumruk Polisi, ABD'den Mazot aldinmi diye soruyor, eger aldiysa, kamyonun deposundaki mazotun vergisini istiyorlar...

Yok Artik ! diyenleri duyar gibiyim...Ancak gercek bu...

Kimler yediyse onlar odesin fikrinize katilmamak mumkun degil ancak, bir yerden baslamak ve bu soygun ve yagmayi durdurmak gerek...

Politik tandans olarak karsi olmama ragmen,AKP yonetiminin bugune kadar ekonomide basardiklarini hayretle ve dikkatle takip ediyorum...

Bakin soygunu buyuk olcude durdurdular, sadece Gumruk ve Polisteki rusvet ile, Polis Degnekci isbirligi kaldi...

Eger bu adamlar bu basariyi Sosyal Guvenlik'te de surdururlerse , sen o zaman seyret memleketin halini...

Aydiniyla, demokratiyla millet AKP'yi 550 kisiyle iktidara tasir...

TC' miz, BENCE, onceki iktidarlara gore nisbi olarak cok daha iyi yonetiliyor...

Umarim, biraz daha ortanin sagina kayip, boyle devam ederler...

Kimse de Turk Halkini AB'nin kolesi haline getirip, Bulgarin, Yunan'in tuvaletini temizletemez....

DrX
15-11-2004, 22:01
Sonuc deniz bitti, eller cebe gitti, ama cepte de yok. Simdi geri odeme vakti. Simdi bunca yildir yenmislerin faturasini ben mi odeyecegim, neden TRde mal edinip, hesap acip, para getirip vergi odeyeyim?

Ben mi hazine arazisi isgal ettim, ben mi devlet kesesinden tedavi gordum, ben mi kredi alip geri odemedim? Kimler yediyse onlar odesin...

Sevgili Ali SUTCU Kardesim...

Yenmislerin faturasinin bir sekilde odenmesi gerekiyor...

Kanada'nin dis borcu 450 Milyar USD. Bunlar ikinci dunya harbinden buyana kalan borclar..Ama bize bunu odetiyorlar...Sade bize degil calisan herkese odetiyorlar...

Bilindigi uzere Kanada dunyanin 5. en buyuk petrol ureticisidir...

En buyuk musteri ABD.

Ancak gelin gorunki, Kanadali kamyoncular, Kanada'dan ihrac edilmis olan,mazotlarini ABD kentlerinden aliyorlar...

Ustelik Kanada'ya donuslerinde, Gumruk Polisi, ABD'den Mazot aldinmi diye soruyor, eger aldiysa, kamyonun deposundaki mazotun vergisini istiyorlar...

Yok Artik ! diyenleri duyar gibiyim...Ancak gercek bu...

Kimler yediyse onlar odesin fikrinize katilmamak mumkun degil ancak, bir yerden baslamak ve bu soygun ve yagmayi durdurmak gerek...

Politik tandans olarak karsi olmama ragmen,AKP yonetiminin bugune kadar ekonomide basardiklarini hayretle ve dikkatle takip ediyorum...

Bakin soygunu buyuk olcude durdurdular, sadece Gumruk ve Polisteki rusvet ile, Polis Degnekci isbirligi kaldi...

Eger bu adamlar bu basariyi Sosyal Guvenlik'te de surdururlerse , sen o zaman seyret memleketin halini...

Aydiniyla, demokratiyla millet AKP'yi 550 kisiyle iktidara tasir...

TC' miz, BENCE, onceki iktidarlara gore nisbi olarak cok daha iyi yonetiliyor...

Umarim, biraz daha ortanin sagina kayip, boyle devam ederler...

Kimse de Turk Halkini AB'nin kolesi haline getirip, Bulgarin, Yunan'in tuvaletini temizletemez....

Yazı muhtevasına tümü ile katılıyorum.İki noktanın altını çizdim..Çünkü çıkarılması gereken ders var.Siyasi, sosyal, ideolejik farklılıkların objektif bakışı engellememesi gereği..Herhangibir düşünce sistemini, ideolojiyi, siyasi akımı vb. değerlendirirken siyah beyaz mantığı ile hareket edilmemesi ve farklı tonların yakalanabilmesi çok önemlidir. Hatta sentez, sinerji, aranabilmelidir. Bu, hem toplumsal hoşgörü ve barışa hizmet eder, hemde ufkumuzu genişletir.
Kişisel olarak benim açımdan başarıyı hangi hükümetin yakaladığının hiçbir önemi yok. Yeterki yakalasınlar. Saygılar....

bikmisbroker
15-11-2004, 22:16
.................................................. .....................
Sonuc deniz bitti, eller cebe gitti, ama cepte de yok. Simdi geri odeme vakti. Simdi bunca yildir yenmislerin faturasini ben mi odeyecegim, neden TRde mal edinip, hesap acip, para getirip vergi odeyeyim? Ben mi hazine arazisi isgal ettim, ben mi devlet kesesinden tedavi gordum, ben mi kredi alip geri odemedim? Kimler yediyse onlar odesin...
Fatura odensin, ulke normallessin(eger normallesirse) bircok kisi geri donecek. Vergisini de verecek, kanuna da uyacak ama once eski faturalar bir temizlensin.

Faturanin odenmesini gormeye Omrumuz VEFA etmez, birak odenmesini gormeyi, o yolda yurunmesini bile Torunlarimizin ancak gorecegini zannediyorum..

Bir soru da Trusty'e;
Madem Bu AKP bu kadar guzel ekonomik kararlar aldi, uygulamalari baslatmak icin neden dugmeye basmiyor acaba? ???

Cevabi basit;17 aralik tarihinde alinacak karari ve de neticesini bekliyorlar cunki..

Duruma gore "ic guveysiden hallice" davranabilmek icin..
Yani POLiTiKA yapiyorlar...

SIN number benzeri uygulama (Vatandaslik numarasi) Uygulamaya/Devreye sokuldugu an, TC de pek cok kayit gun isigina cikacaktir, uygulamanin geciktirilmesi kimlerin ekmegine yag surer ??????

kemal
15-11-2004, 23:05
Yazı muhtevasına tümü ile katılıyorum.İki noktanın altını çizdim..Çünkü çıkarılması gereken ders var.Siyasi, sosyal, ideolejik farklılıkların objektif bakışı engellememesi gereği..Herhangibir düşünce sistemini, ideolojiyi, siyasi akımı vb. değerlendirirken siyah beyaz mantığı ile hareket edilmemesi ve farklı tonların yakalanabilmesi çok önemlidir. Hatta sentez, sinerji, aranabilmelidir. Bu, hem toplumsal hoşgörü ve barışa hizmet eder, hemde ufkumuzu genişletir.
Kişisel olarak benim açımdan başarıyı hangi hükümetin yakaladığının hiçbir önemi yok. Yeterki yakalasınlar. Saygılar....

Bunlar ne güzel ifadeler... DrX gerçekten çok içten ve iyi yazıyor... (Gerçi ben de fena değilimdir de...) :D :D :D :D

kemal
15-11-2004, 23:09
Faturanin odenmesini gormeye Omrumuz VEFA etmez, birak odenmesini gormeyi, o yolda yurunmesini bile Torunlarimizin ancak gorecegini zannediyorum..

Bir soru da Trusty'e;
Madem Bu AKP bu kadar guzel ekonomik kararlar aldi, uygulamalari baslatmak icin neden dugmeye basmiyor acaba? ???

Cevabi basit;17 aralik tarihinde alinacak karari ve de neticesini bekliyorlar cunki..

Duruma gore "ic guveysiden hallice" davranabilmek icin..
Yani POLiTiKA yapiyorlar...

SIN number benzeri uygulama (Vatandaslik numarasi) Uygulamaya/Devreye sokuldugu an, TC de pek cok kayit gun isigina cikacaktir, uygulamanin geciktirilmesi kimlerin ekmegine yag surer ??????

Mirim, o kadar ince siyasete aklım erik değil... Nerde bizde öyle kafa.. Bizim aklımız hissenin kelepirine, grafiğin dip noktasına, aşırı yükselen senetten tüymeye falan çalışır.. Hem bu kadar ciddiyet bizi bozar; kaçtım... :D :D :D

trusty
21-11-2004, 03:11
Calismadan,ogrenmeden,yorulmadan rahat yasamanin yollarini aliskanlik haline getirmis milletler,

evvela haysiyetlerini ,

sonra hurriyetlerini ve daha sonrada istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.

Mustafa Kemal


Muhterem Zevat,

Anladigim kadariyla, benim yazimda anlatmak istediklerim farkli bir mecraya suruklenmis...

Bizim bu yazidan maksadimiz, bir politik tefrikten ziyade, yeis ve yilginliga kapilmamak geregi, calinanlari odemek icin bir yerden baslanmasi gerektigi ile goreceli olarak Cumhuriyet Hukumeti'nin dikkate deger basarisina vurgu yapmakti...

Bu nedenle yukarida Gazi Pasamin ifadelerini arzettim...

Eger biz, ulkemiz icin gerekli Aliskanlik ve Deger degisimini basaramazsak, sonumuz Istiklalimizden olmaktir...

Biz bu yuzden AB'ye karsiyiz, ve hep olacagiz...

Dusunun, Istanbulun, Rum'u Ermeni'si, dikilip " Hooop hemserim, o gunler gecti artik " diye diklenirse ne yaparsiniz...

Tarihi okuyunuz, Anadolu Ihtilalinden once biz bunlari yasadik, ve hatta bir Ermeni'yi Disisleri Bakani bile yaptik...

Bunu hep yazdim, bizim millet iyidir, hostur da, asla ikinci sinif vatandas olmayi kabul etmez, tarihte de etmedi, bundan sonra da etmeyecektir...

Imparatorluk gecmisi olan bir ulus, dortyuz yil mustemlekesi olmus, bir Yunan'in emri altina girmez...

Bu nedenle hep yazdik cizdik, bir kere daha yaziyoruz, bizim Tam Bagimsiz, Laik bir Cumhuriyet olarak devam etmemiz gerekiyor...

250 Milyar Dolar dis borc var diye karalar baglayip,uzulmenin, yuzyillardir Turk topraklarina goz dikmis, avrupalinin oyununa gelmenin rasyonal bir tarafi yoktur...

O nedenle, calisacagiz, yorulacagiz, uretecegiz, vergimizi de bir tamam verip, bu guzel vatani ve BENCE dunyanin en guzel Milleti olan Turk Milleti'ni kole etmeyecegiz...

Sevgili DrX ve Kemal Bey'e katilimlari icin tesekkurler ederim...

Saygi ile...

skinnypuppy
21-11-2004, 19:05
Eger bu adamlar bu basariyi Sosyal Guvenlik'te de surdururlerse , sen o zaman seyret memleketin halini...


ssk harcamaları bütçeleştirilmediği için adı kara delik oluyor.. tam thatcher tipi beyin yıkama.. yaklaşık olarak her gelişmiş ülke sosyal güvenliğe bütçe ayırır.. zaten medeniyet dediğiniz de bir nevi budur.. insanları paraları olmadığı için ölüme terketmek emin olun ki medeniyet değildir.. bu ülkenin anayasasının değiştirilemeyecek maddelerinde de devletin sosyal devlet olduğu yazmaktadır.. düzduvar devlet yazmamaktadır.. sosyal devlet de sosyal güvenliğe para harcar.. zaten devletin para harcaması gereken dört kalem vardır: eğitim, sağlık, adalet, güvenlik..

madenr
21-11-2004, 19:31
Bu borcu kim öder sorusuna kısa yanıt halkımız diyebiliriz.Ancak halkın hangi parçası,ücretli çalışanlar,esnaf vb diye devam edebiliriz.Benim kişisel düşüncem herzaman bu işden ağzı yanan benim ücretli çalışanım yani memur işçi,özelde ki yada devlette ki,
19 yıllık memuriyet hayatımda hep yarın bugünden iyi olacak beklentisini taşıdık,Malesef beklenti olmaktan uzağa gitmedi.Bizim grafik hep düştü.Teknik ve temel analiz hep negatif gösteriyor.Bir Alllahın kuluda çıkıp yeter yav bu adamlar bu eksi trende ne kadar dayanır demiyor.2000 krizinde mali performans eksiye gitsede,bir işi olanların itibar puanları yüksek kaldı.tek sevincimiz bu oldu.Her ne kadar memurluk sınavlarına şu kadar kişi girdi şu kadar alınacak yazıları.Onları görüp karnımızın doyma sevinci.Sağlık hizmetlerinde işin kokusu çıktı.son yıllarda ssk yada bağkurlu ol,tedavi olmak çok zor.Malesef hastahanelerimizin ve sağlık sektörünün durumu vahim.Velhasıl bizim ücretli çalışanların takas dosyaları bozulmuş.Macd denen uyuz gösterge de hep sat veriyor.

madenr
15-12-2004, 21:08
Bizim çuç çuf onca yolları,engelleri aştı.Çok beklediği hedefi 17 aralık AB istasyonuna da az kaldı.Biz de bir köşesine kıvrılıp sabırla bekledik.Sağıma soluma bakıyorum.Tren dolu.Bunlar bıyıklı,bıyıksız yada bizim ky mi,kafam karıştı.Ara istasyonlarda inenler oldu,binenler oldu.Bunlar ky değilse,daha trenin yolu var diyorum.Hele hele bu gazla bu istasyondan da bir kaç vogon yolcu bulursak deymeyin keyfimize.Beynimin bir tarafıda diyorki.Herkesin beklediği istasyonu bekleme.Ordan bişey çıkmaz.Velhasıl ne zor işmiş şu doğru istasyonda binme ve inme işi.Bakalım Ne olacak.Zaman her derde ilaçmış.bekleyip göreceğiz.Bizim tren ky mi getirmiş yoksa ağalardan mı?