PDA

View Full Version : Yahya kemal beyatlı.......



AUDİ+
16-05-2009, 01:28
vuslat

bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
omrun butun ikbalini vuslatta duyanlar,
bir hazzi tukenmez gece sanmakla zamani,
gormezler ufuklarda, safak soktugu ani...
gordukleri ru'ya ezeli bahcedir aska;
her mevsimi bir yaz ve esen ruzgari baska.
bulbulden o eglencede feryad isitilmez;
gul solmayi; mehtab, azalip gitmeyi bilmez...
gok kubbesi her lahza, butun gozlere mavi...
zenginler o cennettefakirlerle musavi;
sevdalari hulyali havuzlarda serinler,
sonsuz gibi, bir fiskiye ahengini dinler.
bir ruh, o derin bahcede bir defa yasarsa
boynunda o'nun kollari, koynunda o varsa,
dalmissa o'nun saclarinin rayihasiyle,
sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle.
yildizlari, boydan boya dogmus gibi, varlik
bir mucize halinde o gozlerdendir artik.
kanmaz, en uzun buseye, optukce susuzdur
zira, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur.
insan ne yaratmissa yaratmistir o tuzdan...
bir sir gibidir azcok ilah oldugumuzdan.
onlar ki bu guller tutusan bahcededirler.
bir gun nereden hangi tesadufle gelirler?
ask, onlari sevkettigi gunlerde, kaderden
ruzgar gibi bir sevk alir, olduklari yerden.
geldikleri yol, omrun isiktan yoludur o!
alemde bir aksam ne semavi kosudur o!
dort atli o gerdune, gelirken dolu dizgin,
sevmis iki ruh ufku gorurler daha engin,
simalari her lahza parildar bu zeferle;
gok, her tarafindan, donanir mes'alerle!
bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
varlikta butun zevki o cennette duyanlar
dunyayi unutmus bulunurken o sularda,
-zalim saat ihmal edilen vakti calar da-
bir an uyanirlarsa leziz uykulardan,
bastanbasa, heryer kesilir kapkara, zindan...
bir faciadir boyle bir alemde uyanmak...
gunden gune, hicranla bunalmis gibi, yanmak...
ey tali! olumden ne beterdir bu karanlik!
ey ask! o gonuller sana maloldular artik!
ey vuslat! o asiklari efsuna ramet!
ey tatli ve ulvi gece! yillarca devam et!

AUDİ+
16-05-2009, 01:30
DENİZ TÜRKÜSÜ



Dolu rüzgârla çıkıp ufka giden yelkenli!

Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli.

Ömrünün geçtiği sâhilden uzaklaştıkça

Ve hayâlinde doğan âleme yaklaştıkça,

Dalga kıvrımları ardında büyür tenhâlık

Başka bir çerçevedir, git gide, dünyâ artık.

Daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziyâ;

Mâvidir her taraf, üstün gece, altın deryâ...



Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala

O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla.

Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır;

Hilkatin gördüğü rü'yâ biter, etrâf ağarır.

Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri,

Tâ uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri...

Mûsıkîsiyle bir âlem kesilir çalkantı;

Ve nihâyet görünür gök ve deniz saltanatı.



Girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye,

Sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: "Yol nereye?"

Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan,

Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan!

Duy tabîatte biraz sen de ilâh olduğunu,

Rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu.



Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,

Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...



İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.

AUDİ+
16-05-2009, 01:31
GURBET



Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmiyen?

Ey gurbet, ey gurûbu ufuklarda bitmiyen

Ömrün derinliğinde süren kaygı günleri!

Yıllarca, fakr içinde, hayâtın hüzünleri.

Bir çöl çoraklığında hayâlin susuzluğu;

Hem uyku ihtiyaçları, hem uykusuzluğu.

En sinsi bir ezâ gibidir geçmiyen zaman;

Bin türlü başka cevri de vardır ki bî-aman;

Yalnızlığın azâbı her işkenceden beter;

Yalnız bu kahrı insanı tahrîb için yeter.