PDA

View Full Version : Tekel işçilerine yapılan müdahale



Pages : [1] 2

stocksin
17-12-2009, 15:07
NTV de canlı olarak devam ediyor

asagir
17-12-2009, 15:37
Mesele insanları diri diri yakan pkk itleri olunca insan hakları ve demokrasiden bahsedenler, işçiler sözkonusu olunca gaz bombasını layık görüyorlar nedense... Ne diyelim... "Demokrasi"...
"Emperyalist, etnik ve dinci amaçlar ile yakacaksın, yıkacaksın, kıyacaksın. Her türlü sahtekarlığa ve dalaveraya başvuracaksın. Ama; yasaların tanıdığı bireysel haklarını istemeyeceksin. Sorgusuz-sualsiz şıhların, toprak/tarikat/rantiye ağalarının, Sorosların emrinde olacaksın. Ama anayasal hakların dahilinde onurluca bir yaşamı talep etmeyeceksin". İşte, bizim böyük demokratların demokrasi anlayışı...
Herkese hayırlı uğurlu olsun...

kozalak_1
17-12-2009, 15:43
Umarım umduklarımız olmaz.
Umarım bu memur kıyımının, bir başlangıcı da olmaz.
Pis kokular var gibi..

balaban
17-12-2009, 16:01
Umarım umduklarımız olmaz.
Umarım bu memur kıyımının, bir başlangıcı da olmaz.
Pis kokular var gibi..

Daha önce de oldu o yüzden bu seferki başlangıç değil.

yosun
17-12-2009, 16:33
HER OLAY PROVAKASYON!

Ankara Valisi açıklama yapıyor ve diyor ki;
Duyum aldık,bu işçilerin eylemi provakasyonmuş Bu nedenle mdahale ettik!!!

İnsanın maşallah diyesi geliyor hani...
Son günlerde meydana gelen ve ülke gündemine bomba gibi düşen her toplumsal olay provokasyon olarak değerlendiriliyor.

Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde nerede ise tüm il ve ilçelerde pkk sempatizanlarının yaptıkları provokasyon!

Muş Bulanık'ta malına zarar verilen esnafın pkk sempatizanlarını öldürmesi ve yaralaması provokasyon!

İstanbul Dolapdere'de meydana gelen olay provakasyon!

Reşadiye'de 7 fidanın alçakça şehit edilmesi provakasyon!

Tekel işçilerinin hak aramak için 3 gündür eylem yapıyor olması provakasyon!

Demiryolu çalışanlarının grevleri,

Eczanelerin bir günlük kepenk indirmeleri,

Sağlık çalışanlarının bir günlük iş bırakmaları,

İstanbul İtfaiyesi çalışanlarının eylemleri...

herşey provokasyon!!!

arkalarında derin güçler olan provakasyon!!!

Bu provakatörler olmasa ülke güllük glistanlık.

Her şey süt liman, her kesin karnı tok, sırtı pek...

Pesss vallahi! :bad:

brc@brk
17-12-2009, 16:46
Sn İçişleri Bakanı Beşir Atalay bey demokrasi insan hakları kavramınız da devletin çalışanını emekçisini coplamak gaz bombası atmak var mı?

Sokak çetelerine uyguluyamadığınız şiddeti hakkını arayanlara göstermek demokrasimi?

İnanın sadece kendinize ve yandaşlarınıza istediğiniz demokrasi kavramı bir gün ciddi biçimde sizlere lazım olacak.

Lütfen 70 milyonun hükümeti olalım!

yosun
17-12-2009, 16:48
Provokatif Tekel İşçilerine polis müdahale etti.

Resimleri görmek için aşağıdaki linke tıklayınız. :bad:

http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=12585&resimno=1

balaban
17-12-2009, 16:51
Provokatif Tekel İşçilerine polis müdahale etti.

Resimleri görmek için aşağıdaki linke tıklayınız. :bad:

http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=12585&resimno=1

Bunlar neden provokasyon neyin yapıyolarki
geçen sene de işçiler o provokasyondan yaptılardı, yediler sopayı, soludular gazları.....

reha kaya
17-12-2009, 17:00
Müstehaktır, ikişer cop fazla ekleştirmeleri lazım, işçilerin yarısı A.K. partisine üye çıkıyor. :oley:

.................................................. .....................................

Adıyaman Demokrasi Parkı önünde toplanan yaklaşık 500 işçi adına açıklama yapan Tek Gıda-İş Adıyaman Şube Başkanı Mikdat Yoldaş, Adıyaman’da 750 TEKEL işçisinin çalıştığını, ...................

Hâlâ AKP üyesi olan yaklaşık 350 işçi, daha önceden hazırladıkları istifa dilekçelerini imzalayarak AKP İl Başkanlığı’na verilmek üzere sendika yöneticilerine teslim etti.

yosun
17-12-2009, 17:01
Bunlar neden provokasyon neyin yapıyolarki
geçen sene de işçiler o provokasyondan yaptılardı, yediler sopayı, soludular gazları.....

hee... hatırlıyom.
Şimdi de aynından olmuş. Yemişler sopayı, yemişler gazı, birde suya atılmışlar.
Bunların arkalarında derin güçler varmış, ondan böyle ediyorlarmış. :bad:
Yoksa işleri var!!!
Aşları var!!!

kozalak_1
17-12-2009, 17:11
Daha önce de oldu o yüzden bu seferki başlangıç değil.

Evet daha önce de oldu.
Ama artık olanlar' ın iş bulması o kadar kolay değil.
Asıl ürkütücü olan; açıkları' ın kapatılması için; bir memur kıyımına gidilecek mi?
Vergiler, harçlar, pullar v.b de bir yere kadar değil mi?

BORA YAŞAR
17-12-2009, 17:16
Bence de işçi falan değil bunlar.

Mağdur insanlar..

İşçi dediğinin işçi/emekçi bilinci olacak. Yoksa gelene ağam gidene paşamla olacak budur..

Fazlası için aşağıdaki linke bakınız..

http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=3829912&postcount=1108

yosun
17-12-2009, 17:19
Bence de işçi falan değil bunlar.

Mağdur insanlar..

İşçi dediğinin işçi/emekçi bilinci olacak. Yoksa gelene ağam gidene paşamla olacak budur..

Fazlası için aşağıdaki linke bakınız..

http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=3829912&postcount=1108

Arkalarında derin güçler olan mağdur provakatörler mi ağabey bunlar? :bad:

balaban
17-12-2009, 17:24
Evet daha önce de oldu.
Ama artık olanlar' ın iş bulması o kadar kolay değil.
Asıl ürkütücü olan; açıkları' ın kapatılması için; bir memur kıyımına gidilecek mi?
Vergiler, harçlar, pullar v.b de bir yere kadar değil mi?

Neden kıyım olsun. Ülkede kriz yok, teğet geçmiş, takın pembe gözlükleri görün bakın herşey harika:)


Hem özelleştirilecek bazı yerler var daha, onlar satılmadı.

Hatta notumuzu bile yükselttiler. Bankalar (yabancıya satmıştık ama olsun) kar etmişler ne işten çıkarması.

reha kaya
17-12-2009, 17:25
Arkalarında derin güçler olan mağdur provakatörler mi ağabey bunlar? :bad:

Copu yiyinceye kadar, adım gibi eminim ki, mahalle kahvesinde ''Oy verecek, daha iyisimi var?'' diye naralanıyorlardı, hemen hepsi. :yes:

Cop iyidir, copu yiyen çabuk ayar. Keşke, ulusal cop günleri düzenlense, ayan kesimler, hızla çoğalsa. :he:

BORA YAŞAR
17-12-2009, 17:27
Genel çizgi olarak, kendi güçlerine değil de yönetime kim geçerse ona güvenme kolaylığına düşmüş, mağdur edilmiş aslında zincirlerinden başka kaybedecek birşeyleri olmadığını zamanla anlayacak bizden insanlar..

Bizim insanlarımız..

Bize benzeyen, bizden farkı olmayan insanlar..

Oysa bizim 68 kuşağının gözünde işçi çok farklı bir yer tutar..

Bilirsin yosun..

Benimki kahır sadece..

Benimki sitem..

Neyse..

Öğreneceğiz.. Öğrenecekler..

Bilinç kolay değil..

Kaybetmek lazım..

Kazanmak için çaba lazım..

yosun
17-12-2009, 17:35
Copu yiyinceye kadar, adım gibi eminim ki, mahalle kahvesinde ''Oy verecek, daha iyisimi var?'' diye naralanıyorlardı, hemen hepsi. :yes:

Cop iyidir, copu yiyen çabuk ayar. Keşke, ulusal cop günleri düzenlense, ayan kesimler, hızla çoğalsa. :he:

İlahi Reha Bey... Çok yaşayın, eksik olmayın. Gülüyorum ağlanacak halimize... :)
Laf aramızda son cümleniz oldukça yaratıcı ve etkili bir yol :he:

yosun
17-12-2009, 17:39
Genel çizgi olarak, kendi güçlerine değil de yönetime kim geçerse ona güvenme kolaylığına düşmüş, mağdur edilmiş aslında zincirlerinden başka kaybedecek birşeyleri olmadığını zamanla anlayacak bizden insanlar..

Bizim insanlarımız..

Bize benzeyen, bizden farkı olmayan insanlar..

Oysa bizim 68 kuşağının gözünde işçi çok farklı bir yer tutar..

Bilirsin yosun..

Benimki kahır sadece..

Benimki sitem..
Neyse..

Öğreneceğiz.. Öğrenecekler..

Bilinç kolay değil..

Kaybetmek lazım..

Kazanmak için çaba lazım..

Bilirim elbette ağabey... Benim durumum farklı değil ki...

Koskoca Vali tv ye çıktı ve dedi ki;

Bunların arkalarında derin güçler olduğu ve provokasyon yaptıkları ihbarı aldık, bu nedenle müdahale ettik! :bad:

Yok böyle bir şey!!!

reha kaya
17-12-2009, 17:46
Sade cop, aymalarına yetmez diye, göle atmışlar. :he:

Yaratıcılığın sınırı yok, göldeyken su sıkmak benim bile aklıma gelmezdi, doğrusu. :oley:

---------------------------------------------------------------------------

Ankara'daki eylemlerinin üçüncü gününde polisle Tekel işçileri arasında olaylar çıktı. Üzerlerine gaz sıkılan işçiler soğuk havaya bakmadan göle kaçtı. Gölde iken bile üzerilerine su sıkılması şaşkınlık yarattı. Polisin kullandığı biber gazı işçiler kadar onlara destek vermek için Abdi İpekçi Parkı’na gelen milletvekillerini de etkiledi.

http://img237.imageshack.us/img237/9929/adszori.png

keyness
17-12-2009, 17:47
valla reha abi copla düzelmez bunlar deveye diken taktiği lazım bunlara.şu forumdaki anket sonuçlarına bir baksanıza çoook cop lazım çoook.

yosun
17-12-2009, 18:07
Sade cop, aymalarına yetmez diye, göle atmışlar. :he:

Yaratıcılığın sınırı yok, göldeyken su sıkmak benim bile aklıma gelmezdi, doğrusu. :oley:



Bu durumda sizin biraz daha beyin cimnastiği yapmanız gerekiyor sanırım :he:

Örneğin şu anda tv de izliyorum, yabancı bir ajansın muhabiri içişleri bakanına soru modunda "hiç gereği yokken yakın mesafeden gözüme gaz sıkıldı, neden?" diyerekten derdini anlatıyordu. :wink:

Eminim ki bu yöntemde aklınıza gelmemiştir. :ley:

yosun
17-12-2009, 18:09
Grev yapan demiryolu çalışanlarının işlerine son veriliyor! :bad:

stocksin
17-12-2009, 18:21
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...

Bugünkü kadar hiç üzülmedim..Ama bugün oradaki insanları akrabam olarak gördüm.. Oradaki insanlar gerçekti. Başkalarının bilmemne davasına hizmet etmiyorlardı. Tek amaçları hak aramaktı. Ülkesini seven insanlardı. Şiddet yapmadılar. Kimse burda ard niyet aramasın..

ae1
17-12-2009, 18:23
tek kelime ile utanç verici.hemde ıraktan geçen ay gelen pekeke teröristlerinin karşılanış törenlerinden sonra.

tanker
17-12-2009, 18:29
PKK'lıya, yobaza, kol kanat geriliyor. Uluslararası teröristler himaye ediliyor, (3 örneği var, biri başbakanın yakın arkadaşı, biri sudan devlet başkanı, ötekinin önünde diz çökmüştü) PKK teröristlerini barış elçisi diye ortalığa salınıyor, kendi işçimize copla panzerle saldırılıyor.

Türk hükümeti Türkleri yok etmeye yeminli mi diye düşünüyorum bazen.

yosun
17-12-2009, 18:30
Grev yapan demiryolu çalışanlarının işlerine son veriliyor! :bad:

4 Aralık'da kepenk kapatma eylemine katıldıkları için SGK eczaneler ile protokolünü iptal etti...

yosun
17-12-2009, 18:33
tek kelime ile utanç verici.hemde ıraktan geçen ay gelen pekeke teröristlerinin karşılanış törenlerinden sonra.

:super:

En fazla zoruma giden konu bu...
İnsanlar ekmek derdinde cop yiyor. İnsanlar terörist olduklarını ilan ediyor, ayaklarına kırmızı halı seriliyor...

HaYaBuSa
17-12-2009, 18:37
Oğlunun ismini tayip erdoğan koyacak kadar damardan akp ye bağlanmış bir tekel işçisi yediği joplar ve gaz bombalarından sonra oy veren bileğini kesmeye çalışmış.işçi arkadaşlarının müdahalesi ile bu eyleminden vaz geçirilmiş.tamam sen ne ekti isen onu biçiyosun demek düşenede bi tekme de sen vur demek olabilir ama yaşadığınız bu zulmü etrafınızda henüz yaşamamış ve mutlaka bir yerde yaşayacak olanlarada ders olsun diye anlatmanız ülke ve insanın insan gibi yaşaması açısından önem arz ediyor.duymayana duyurmak görmeyene göstermek anlamayana anlatmak her türk vatandaşının görevidir.

balaban
17-12-2009, 18:56
4 Aralık'da kepenk kapatma eylemine katıldıkları için SGK eczaneler ile protokolünü iptal etti...

Eczanelerle uğraşma sebepleri var.

Zapsu d"rugstore" getiriyor Türkiye'ye ilaç işini ona verecekler ama önce ön hazırlık gerekiyor. İşte bunlar ön hazırlıklar.

reha kaya
17-12-2009, 19:13
Oğlunun ismini tayip erdoğan koyacak kadar damardan akp ye bağlanmış bir tekel işçisi yediği joplar ve gaz bombalarından sonra oy veren bileğini kesmeye çalışmış.

Copu, gazı yedikten sonra, akıllanmışa benziyor. :yes:

Tanışıp, konuşmak isterdim, doğrusu. Akıllanmak, nasıl bir duygu, birinci elden öğrenmiş olurduk. :oley:

kozalak_1
17-12-2009, 19:14
Hem özelleştirilecek bazı yerler var daha, onlar satılmadı.

Hatta notumuzu bile yükselttiler. Bankalar (yabancıya satmıştık ama olsun) kar etmişler ne işten çıkarması.

Demek ki; özel sektör de, istendiği zaman özelleştirilebiliyormuş:he:
Kimse huzurlu olamayacak mı?
Huzurlu yatamayacak mI?
Bundan gayrı her gün, bir diğer günü düşünerek mi yatacağız?
Töbeee.. Töbe ki töbeler olsun..


Eczanelerle uğraşma sebepleri var.

Zapsu d"rugstore" getiriyor Türkiye'ye ilaç işini ona verecekler ama önce ön hazırlık gerekiyor. İşte bunlar ön hazırlıklar.

reha kaya
17-12-2009, 19:30
Eczanelerle uğraşma sebepleri var.

Zapsu ''drugstore" getiriyor Türkiye'ye ilaç işini ona verecekler ama önce ön hazırlık gerekiyor. İşte bunlar ön hazırlıklar.


Eczahanelere, şirketleşme izni verdikleri gün, 24.000 Eczacının 23.000 kadarı kendine dönercilik, loto bayiliği, su satıcılığı, ayakkabı boyacılığı gibi, bir iş beğenmeye başlasınlar, bence. :yes:

Pek çoğu, Zaman gazetesi abonesiydi zaten, okuyacak bol bol vakit bulurlar, artık. :oley:

BORA YAŞAR
17-12-2009, 19:36
Eczahanelere, şirketleşme izni verdikleri gün, 24.000 Eczacının 23.000 kadarı kendine dönercilik, loto bayiliği, su satıcılığı, ayakkabı boyacılığı gibi, bir iş beğenmeye başlasınlar, bence. :yes:

Pek çoğu, Zaman gazetesi abonesiydi zaten, okuyacak bol bol vakit bulurlar, artık. :oley:

Müteşebbis ruhu olmayanlar için de bir formül var:

Uygun ücretle ilaç şirketlerinin her şehre her semte açacağı şubelerde tezgahtarlık yapabilirler..


Ben emekli bir vatandaş olarak bu hükümetin hemen tüm sektörlerde çalışanlara, doktorlara, eczacılara, işçiye, çiftçiye..vs..yaklaşımını çok takdir ediyorum..

Onların sayesinde belki bu insanlar uyanacaklar.. Bilinç sahibi olacaklar..

PKK nın bize birçok zararı yanında milli bilinç sahibi olmamızda büyük rolünü kim inkar edebilir.

PKK nın zorlamasıyla İstiklal marşımızı öğrendik, her eve bir bayrak girdi..

Hükümetin polisi de yanına alarak, uyanmayana su sıkarak, olmadı sopalayarak açtığı bu dosyaya ben "Demokratik uyandırma açılımı" adını uygun gördüm..

Sağolasın Tayyip Bey..Ömrün uzun olsun..


Bu millet böyle de uyanmazsa, yapacak birşey yok..

Zaten ölmüş demektir..

HaYaBuSa
17-12-2009, 19:41
Eczahanelere, şirketleşme izni verdikleri gün, 24.000 Eczacının 23.000 kadarı kendine dönercilik, loto bayiliği, su satıcılığı, ayakkabı boyacılığı gibi, bir iş beğenmeye başlasınlar, bence. :yes:

Pek çoğu, Zaman gazetesi abonesiydi zaten, okuyacak bol bol vakit bulurlar, artık. :oley:

keşke dediğiniz işlerde kendilerine yer bulabilseler.umarım sscb dağıldıktan sonra yaşanılanlar o fuhuş batağına mahkum edilmiş doktor mühendis öğretmenlerin düşdüğü durumlara düşmezler.bu hükümetle sanırım erkekler dönme kadınlar fuhuş batağında savrulup gidecekler.

reha kaya
17-12-2009, 19:41
Müteşebbis ruhu olmayanlar için de bir formül var:

Uygun ücretle ilaç şirketlerinin her şehre her semte açacağı şubelerde tezgahtarlık yapabilirler..

1.000 Kişiyi, o nedenle ayırdıydım, efendim.

cautionary
17-12-2009, 19:46
keşke dediğiniz işlerde kendilerine yer bulabilseler.umarım sscb dağıldıktan sonra yaşanılanlar o fuhuş batağına mahkum edilmiş doktor mühendis öğretmenlerin düşdüğü durumlara düşmezler.bu hükümetle sanırım erkekler dönme kadınlar fuhuş batağında savrulup gidecekler.

Sanırım herkese bir özür borcunuz var. Bu milletin %99 u açlıktan ölse yine de namusundan taviz vermez.

reha kaya
17-12-2009, 19:48
Ben emekli bir vatandaş olarak bu hükümetin hemen tüm sektörlerde çalışanlara, doktorlara, eczacılara, işçiye, çiftçiye..vs..yaklaşımını çok takdir ediyorum..

Onların sayesinde belki bu insanlar uyanacaklar.. Bilinç sahibi olacaklar..

Sağolasın Tayyip Bey..Ömrün uzun olsun..

Bu millet böyle de uyanmazsa, yapacak birşey yok..

Zaten ölmüş demektir..

''Yiğidi öldür, hakkını ver.'' demiş atalarımız.

Joseph Goebbels, niye bu devirde ve Türkiyede dünyaya gelmedim diye, mezarında ters dönüyordur, şimdi.

Not: Cesedi yakılmıştır, onun için mezarı yoktur. :he:

cautionary
17-12-2009, 19:51
Demokratik açılımmış...bu açılımın artık pkk açılımı olduğu kesinleşti...terör bile demiyorum, sadece pkk.

Yahu elinde fırsat olsa tüm gazetecileri susturacaki tüm tv ve radyoları kapatacak bir başbakan....ve demokratik açılım....çiftçinin serzenişine ananı al git diyecek kadar tahammülsüz bir başbakandan, demokratik açılım.

acı bir tebessüm...başka bir şey gelmiyor elden.

Demokrasi=hoşgörü=tahammül......ama ayrım yapmadan, herkese hoşgörü.

BATE13
17-12-2009, 20:08
salla başı al maaşı alamazsan hükümeti tehdit et geçti o günler geçti.milyonlarca insan özel sektörde çalışıyor birazda onlar çalışsınlar merak etmeyin 1 yıllık işsizlik sigortasıda var daha ne olacak şimdiye kadar zaten asgari ücretlinin üç misli kazandılar

yosun
17-12-2009, 20:10
Sanırım herkese bir özür borcunuz var. Bu milletin %99 u açlıktan ölse yine de namusundan taviz vermez.

"60 bin kadın, hayat kadını olmak için sırada"

http://www.haberx.com/Gundem-Haberleri/Agustos-2009/60-bin-kadin-hayat-kadini-olmak-icin-sirada.aspx

60 bin kadın bedenini satmak için sırada

http://www.ensonhaber.com/politika/221551/60-bin-kadin-bedenini-satmak-icin-sirada.html

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=253610

Achiles
17-12-2009, 20:11
Gösteriye katılan 2 kişiden biri, AKP ye oy vermiş...(istatistiki olarak)

Ama polis verene de vermiş, vermeyene de..Allah ne verdiyse..

Polisimiz çok enteresan..memur, işçi gördü mü coşuyo:)

cautionary
17-12-2009, 20:17
"60 bin kadın, hayat kadını olmak için sırada"

http://www.haberx.com/Gundem-Haberleri/Agustos-2009/60-bin-kadin-hayat-kadini-olmak-icin-sirada.aspx

60 bin kadın bedenini satmak için sırada

http://www.ensonhaber.com/politika/221551/60-bin-kadin-bedenini-satmak-icin-sirada.html

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=253610

Ne yani...%100 değil, %99 demişiz işte...Refah içinde yüzsede, bir sürü iş alternatifi olsa da, her zaman birileri kolay para kazanmak için onursuzluk yapacaktır. Ama kimi toplumlarda %5 olur, kimisisnde %1.

Ha şunu da belirteyim..benim nazarımda çalan çırpan, yetimin, fakir, fukaranın hakkını yiyen, vücudunu satanlardan daha aşağılık, daha onursuzdur.

reha kaya
17-12-2009, 20:22
Gösteriye katılan 2 kişiden biri, AKP ye oy vermiş...(istatistiki olarak)

Ama polis verene de vermiş, vermeyene de..Allah ne verdiyse..

Polisimiz çok enteresan..memur, işçi gördü mü coşuyo:)

Yalnız efendim, bir ayrım yapılamazmı? :notr:

İstatistiğin oy veren kanadına, bir misli sopa gibi. :yes:

Eminim onlar da memnun olacaklardır, akılları başlarına geldiği için. :he:

Bir tanesi aymış, oğlunun ismini Tayyip Erdoğan koyan. Oy veren elini, kesmeye kalkmış. :D

Achiles
17-12-2009, 20:28
Yalnız efendim, bir ayrım yapılamazmı? :notr:

İstatistiğin oy veren kanadına, bir misli sopa gibi. :yes:

Eminim onlar da memnun olacaklardır, akılları başlarına geldiği için. :he:

Bir tanesi aymış, oğlunun ismini Tayyip Erdoğan koyan. Oy veren elini, kesmeye kalkmış. :D

O jop zaten AKP'ye oy verenin canını bir misli daha fazla acıtmıştır..

Zira göstericilerin içinde ağlayanlar vardı..Hiç zannetmem ki can acısından ağlıyor olsunlar..Biraz onur kırıklığı, biraz pişmanlık, biraz yazıklar olsun..duygusal birçok şeyler vardı koca koca adamlarda..

Dipteki not parantez arası (Unakıtanın adamları Karacabey-Bandırma ovasında satın alınmadık tarla ve arazi bırakmadılar..binlerce dönüm, trilyonlarca para..)

TUNCAY
17-12-2009, 20:29
Yazıklar olsun.......

Öncelikle tüm emekçi kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum ve tüm kalbimizle onların yanında olduğumuzu belirtmek isterim...

Herzaman söylerim bu ülkede ya terörist olucan,ya mafya yada ağlayan kuklanın müritlerinden olucan....Bunlardan biri olupta yürüyüş,basın açıklaması yapsalardı eylem yapılan yere işçiler üşümesin diye seyyar ısıtıcılar kurarlardı!!!!!!!! Ama eylem yapanlar halktan olunca verin odunu,verin gazı, sıkın suyu.....................

Pkk şerefsizlerini karşıladıkları özenin yüzde birini işçi kardeşlerimize gösterseler hiçbir sorun çıkmazdı.....

Buradan tekrar emekçi kardeşlerimize sergilenen tutumu şiddetle kınıyorum....Diyecek başka laf bulamıyorum....Gerçekten çok acı bir olay...

BORA YAŞAR
17-12-2009, 20:36
Bu olay ve bunun gibi toplumun bir kesimi ilgilendiren sosyal hadiseler ne kadar rahatsız edici olurlarsa olsunlar aslında hayırlı hadiselerdir..

10 sene okutsan öğretemeyeceğin özü bir sopayla öğretirler.

Başka türlü gelişimi sağlayamazsın..

Hani bizim bir arkadaşın imzasında Nietzsche'nin bir lafı vardır: "bir şeyi güzel olarak mı algılıyorsunuz? demek ki yanlış algılıyorsunuz."..diye..

Bunu ters çevirin ..

O da doğrudur..

balaban
17-12-2009, 20:39
Sanırım herkese bir özür borcunuz var. Bu milletin %99 u açlıktan ölse yine de namusundan taviz vermez.

İnan hiç bu dediğin gibi değil.

Fuhuşta patlama yaşanıyor.

akepe geylere her kolaylığı yaptı, gey açılımı, gey barları...vs. (AB uyumu-)

Bunları geçelim; hırsızlık, tecavüz, yolsuzlukta dünyada ilk sıralardayız.

Achiles
17-12-2009, 20:41
-Kriz teğet geçti..

-Memurlar ayaklandı..Grev sonrası işten atıldılar..

-Eczacılar ayaklandı..Sözleşmeleri fesih edildi..

-İşçi ayaklandı joplandı..(ya da coplandı)

-Medya ses çıkartacak oldu, 3 milyar dolarlık borcu dayayıverdiler gırtlağına..

-Çiftçi aç...açlıktan sesi çıkmıyor artık..

-Esnaf ikinci iş olarak mahallesinde polislik yapmakta teröriste karşı..

-Asker yazıyor da, defter bitmek üzere..

Adnan Menderes te böyleydi..

iNdiKaTÖr
17-12-2009, 20:51
Ergenekon davası, katsayı haksızlığı ,darbe girişimleri için yazı yazan arkadaşların burayada Polisin "orantısız güç kullanımına" bir şeyler yazması doğru bir iş olurdu.

Daha saat erken belki haberleri olmamıştır...bende az evvel izledim korkarak... darısı PKK lilerin başına "orantısız güç" kullanımının.

BORA YAŞAR
17-12-2009, 20:54
Orantısız bir güç kullanımını biz görmedik..

Sadece havuza düşüp de yeterince ıslanamayanlara polisimizin su sıkmak suretiyle yardım edişi vardı..Ben çok takdir ettim..

Gene olanı biteni bugüne kadar görmeyen bir milletvekilinin gözünü açmak için gözünün içine bişi sıktılar..

Ayrıca hala çocuğunun adını TE olarak koyacak kadar uyuyan bir kaç işçiyi de kendine gelsin diye sopaladılar..

O kadar..

Demokratik yardım paketinden.. Bedava..

Achiles
17-12-2009, 20:57
Eskiden bi tabir vardı. artık nedense pek duymaz oldum..:

-Karakola çekip, ıslatıp ıslatıp dövmüşler...derlerdi..:)

Ya da iyice bi ıslatmışlar denirdi..

balaban
17-12-2009, 20:57
Ergenekon davası, katsayı haksızlığı ,darbe girişimleri için yazı yazan arkadaşların burayada Polisin "orantısız güç kullanımına" bir şeyler yazması doğru bir iş olurdu.

Daha saat erken belki haberleri olmamıştır...bende az evvel izledim korkarak... darısı PKK lilerin başına "orantısız güç" kullanımının.


Yazmazlar, yazamazlar çünkü adalet anlayışları budur.

Yargı onlar aleyhine bir karar verdiyse; yargıya demedikleri kalmaz
Eğer yargı onların lehine bir karar verdiyse yargıya güvenleri sonsuzdur ve yargı kararlarına daima saygılıdırlar.

Adaletsizlik ve körü körüne taraftarlık böyle bir şey.

Yani tartaklanan işçilere bakarken insanın yüreği sızlıyor ama bunlarda sızlama falan yok. Yeri gelince mangalda kül bırakmazlar, hep gördüğümüz şeyler.

Achiles
17-12-2009, 21:08
Yargı onlar aleyhine bir karar verdiyse; yargıya demedikleri kalmaz
Eğer yargı onların lehine bir karar verdiyse yargıya güvenleri sonsuzdur ve yargı kararlarına daima saygılıdırlar.

Onlar için herşey, devletin her organı ele geçirilinceye kadar, bir araç..

Amaç...amacı zaten biliyoruz..

Hani dedi ya Başbakan CHP Grup Başkanvekiline bütçe görüşmelerinde;-Biz senin geçmişini de biliriz, diye..

Ee..biz de Başbakanın geçmişini biliyoruz...gerçi o değiştim deyip sıyrılmaya çalışıyor ya..

BORA YAŞAR
17-12-2009, 21:15
BU arada ilgilenenlere bir son dakika haberi:

YARSAV'a rakip olarak, Anayasa Mahkemesinin meşhur raportörü Osman Can'ın da kurucusu olduğu bir oluşum geldi..

Adını ben MÜSYARSAV olarak onlara bedava önermekteyim..

Müs'ü görünce aklınıza fesatlık gelmesin..

"Müstakil" canım..

gazel
17-12-2009, 21:40
Copu, gazı yedikten sonra, akıllanmışa benziyor. :yes:

Tanışıp, konuşmak isterdim, doğrusu. Akıllanmak, nasıl bir duygu, birinci elden öğrenmiş olurduk. :oley:

:) milletimiz gazla çalışır oldu. :he:
eeee keser döner sap döner osap elbet birgün döner döner döner bunlarada gi.... :yes:

Pit
17-12-2009, 22:01
Müstehaktır, ikişer cop fazla ekleştirmeleri lazım, işçilerin yarısı A.K. partisine üye çıkıyor. :oley:

.................................................. .....................................

Adıyaman Demokrasi Parkı önünde toplanan yaklaşık 500 işçi adına açıklama yapan Tek Gıda-İş Adıyaman Şube Başkanı Mikdat Yoldaş, Adıyaman’da 750 TEKEL işçisinin çalıştığını, ...................

Hâlâ AKP üyesi olan yaklaşık 350 işçi, daha önceden hazırladıkları istifa dilekçelerini imzalayarak AKP İl Başkanlığı’na verilmek üzere sendika yöneticilerine teslim etti.
ilginçtir A.K partisine üye olmuşlar, halbuki bilmelilerdiki A.K partisi işçinin emekçinin partisi değilki...

C.ÜNLÜ
17-12-2009, 22:08
salla başı al maaşı alamazsan hükümeti tehdit et geçti o günler geçti.milyonlarca insan özel sektörde çalışıyor birazda onlar çalışsınlar merak etmeyin 1 yıllık işsizlik sigortasıda var daha ne olacak şimdiye kadar zaten asgari ücretlinin üç misli kazandılar

Forumdaşın görüşüne hiç değer vermemişsiniz,kınıyorum sizleri.. :)

istavrit
17-12-2009, 22:08
Yukarıda yazılanların hepsini okudum, konu işçilerin nasıl dayak yedikleri ve iktidarın ne kadar kötü olduğu konusuna odaklanmış, ama sorun başka, olayın dayak değilde insanca yaşamak için neden mücadele ettiklerine dair tek bir satır geçmemiş,

Kısaca anlatalım, insanlar neden eylemci oluyorlar


Eylem yapan işçilerin derdi büyük, kurumları özelleştiği takdirde Devlet tarafından 4/C sözleşmeli işçi kapsamında kamu kurumlarına liyakatına bile bakılmadan temizlikçi, bahçevan ıvır zıvır ayak işlerine verilecek, oda senede 10 ay çalışacaklar, 2 ayda işsiz kalacaklar, o boşlukta maaş filan yok,
Üniversite mezunu ise 830
Lise Mezunu ise 750
İlköğretim ise 670 TL maaş alacaklar ,
Not: Daha önceden özelleştirilen kurumlardaki işçiler tazminatı verilip kapı önüne konulıyordu, 2004 yılında çıkarılan bakanlar kurulu kararı ile Özelleştirme Mağduru 4/C adı altında geçmişte yapılan özelleştirmeleride kapsayan işi olmayan yaklaşık 20 bin insan Kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirildi.
Bu kararnameyi mevcut iktidar çıkarmış olup, 5-10 yıl sokakta işsiz gezen insanlara dört dörtlük olmasada bir ekmek kapısı açmıştır.
Ancak eylemci arkadaşlar son derece haklı olarak;
Kadroları ve özlük hakları ile birlikte kamuda daimi işçi olarak çalışmak istiyorlar,

Peki aynı kurumda çalışan ve Memur statünde ise ne oluyor onuda anlatayım, Memur olduğu için kamuda aynı özlük haklarıyla başka bir kurumda görevine devam ediyor,

Peki bunu kim sağlıyor, tabiki bürokratik elitler,
bürokratik elitler sayesinde Devletin işçisi ve memuru farklı muamele görüyor görmeye devam ediyor,
asıl tartışılması gereken konu bence bu olmalı,

asagir
17-12-2009, 22:39
Peki aynı kurumda çalışan ve Memur statünde ise ne oluyor onuda anlatayım, Memur olduğu için kamuda aynı özlük haklarıyla başka bir kurumda görevine devam ediyor,

Peki bunu kim sağlıyor, tabiki bürokratik elitler, bürokratik elitler sayesinde Devletin işçisi ve memuru farklı muamele görüyor görmeye devam ediyor,
asıl tartışılması gereken konu bence bu olmalı,

Kısaca;
memurlar da aynı muameleyi görmeli diyorsunuz/istiyorsunuz(Yanlış anlıyorsam; affola).
Bu muameleyi görmemelerinin nedeni olarak da;
"bürokratik elitler"i adres gösteriyorsunuz(Tıpkı AKP'nin yaptığı gibi.).
Size "bürokratik elitler"in kim olduğunu sormayacağım.
Fakat;
memurlara aynı muameleyi yapamamalarının önünde bazı yasal engellerin olduğunu vurgulamadan geçmenin, AKP'nin de sıkça vurguladığı "bürokratik engel" masalına katılma anlamına geleceğinden, hatırlatmak istedim.
Haa...
Fetullah-Menzil devşirmesi ve akp silahşörü bürokratlarsa bahis konusu; ne ala...
Çünkü;
o konuyu AKP'liler daha iyi bilir, yorum yapmak biz fakirlere düşmez.

Ayrıca;
memurun benzer muameleyi görmemesine bu kadar üzülmenize gerek yok.
İşçiyi hallettikten sonra sıra memura da gelecek nasıl olsa.
Hele önce, bu yolda kendilerine engel olan yasaları değiştiriversinler...
Bu kadar sabırsız olmayın.
O günler de yakındır.
Kutlarsınız bolcana...

bridgea
17-12-2009, 22:44
:he:
Forumdaşın görüşüne hiç değer vermemişsiniz,kınıyorum sizleri.. :)

Şimdi ''yürü Ankara'ya'' desem, ooo ''20 sene önceydi o'' dersin bana :cry:

http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://addantalyagenclik.sitemynet.com/mynet_resimlerim/aksoy.jpg&imgrefurl=http://site.mynet.com/addantalyagenclik/site/id8.htm&usg=__6AP5xHK_SI7hiNG79XTvkMPsaEY=&h=195&w=139&sz=8&hl=tr&start=15&tbnid=zqVe46ZUpQGSEM:&tbnh=104&tbnw=74&prev=/images%3Fq%3DMuammer%2BAksoy%2Bcenazesi%2Bolay%26g bv%3D2%26hl%3Dtr%26sa%3DG

REST
17-12-2009, 22:46
Yakında tüm kamu kuruluşlarında partililer kalacak.
Hepsini Polis yapacak kadro yok.
Eczanelerde bir kapansa..Zapsu mekanları açtı..market/eczaneler hazır.
AKP ye gönülden bağlanan arkadaşlar bu konularda fazla konuşmuyorlar..
Haklılar..belkide kardeşleri/babaları/amcaları COP yiyordur..
Bu işler böyledir...
AKreP ..her zaman AKrePtir..
Bilirsiniz...bir defa daha yazmıştım..tekrarında zarar yok..
Orman yanıyor..Bir AKreP ve TAVŞAN kaçmaya çalışıyorlarmış..
Etrafları tamamen ateşle sarılmış...
Ölecekler artık...
AKreP..TAVŞANa İĞNEsini batırmış..
TAVŞAN can çekişirken sormuş..
Zaten yanıp öleceğiz..neden zehirledin beni..
AKreP..cevap vermiş.
Ben AKrePim.:bad:
Selamlar..REST

yosun
17-12-2009, 22:46
Forumdaşın görüşüne hiç değer vermemişsiniz,kınıyorum sizleri.. :)

Forumdaş kısaca; şimdiye kadar çok kazandılar, yesinler sopayı ödesinler bedeli diyor. :he:
Süper bir yorum olmuş bence.
İşte adalet anlayışı diye buna derim ben.:bad:

reha kaya
17-12-2009, 22:51
Forumdaş kısaca; şimdiye kadar çok kazandılar, yesinler sopayı ödesinler bedeli diyor. :he:
Süper bir yorum olmuş bence.
İşte adalet anlayışı diye buna derim ben.

Ama PKK'lı itler dövülecek oldumu, pek yufka yürekli oluyor, aynı kişi. :he:

yosun
17-12-2009, 22:59
Ama PKK'lı itler dövülecek oldumu, pek yufka yürekli oluyor, aynı kişi. :he:

pekekeli itler asgari ücretin 3 katını mı kazandılar ki dayak yesinler? :bad:

istavrit
17-12-2009, 23:12
[/B]

Kısaca, memurlar da aynı muameleyi görmeli diyorsunuz/istiyorsunuz. Bu muameleyi görmemelerinin nedeni olarak da; "bürokratik elitler"i adres gösteriyorsunuz(Tıpkı AKP'nin yaptığı gibi.). Size "bürokratik elitler"in kim olduğunu sormayacağım. Fakat; memurlara aynı muameleyi yapamamalarının önünde bazı yasal engellerin olduğunu vurgulamadan geçmenin, AKP'nin de sıkça vurguladığı "bürokratik engel" masalına katılma anlamına geleceğinden, hatırlatmak istedim. Haa Fetullah-menzil devşirmesi ve akp silahşörü bürokratlarsa bahis konusu, ne ala... Çünkü; o konuyu AKP'liler daha iyi bilir, yorum yapmak biz fakirlere düşmez.
Ayrıca; memurun benzer muameleyi görmemesine bu kadar üzülmenize gerek yok. İşçiyi hallettikten sonra sıra memura da gelecek nasıl olsa. Hele önce, bu yolda kendilerine engel olan yasaları değiştiriversinler... Bu kadar sabırsız olmayın. O günler de yakındır. Kutlarsınız bolcana...

sn.asagir
Siz anlamak istediğiniz gibi anlamışsınız,işçi ve memur farklı muamele görüyor demek ikiside eziyet çeksin demek değildir,aynı kurumda çalışıpta özelleştirme sonucu memur ve işçiler arasındaki farkı anlattım,(tek bir satırda) iyi şartlarda yaşamak istisnasız her bireyin hakkıdır.

Bürokratik elit kısmına gelince kamunun her kesminde var,1970'li yıllarında bu durumu ortaya çıkaran zatlar türemişlerdir.Koltuklar babalarından kalmış gibi davranmış hiç hakları olmaığı halde , siyasi istikrarsızlıklardan yararlanarak bürokrasinin her kanadına yerleşmişler, 657 sayılı Devlet memurları kanununa göre çalışan tüm personel haberleri bile olmadan koruma altına alınmıştır.

Aslında korumak istedikleri öğretmen, vergi memuru,müfettiş, hizmetli,şube müdürü,şefi,şöförü değildir.
Kendilerini ulaşılmaz yapmak için, sizin dediğiniz gibi yasal engeller çıkarmışlardır.
Nedenine gelince haketmedikleri koltuklardan kalkmaları mümkün olmasın diye,

Yukarıda koyu renkle belirttiğim yer ise beni hiç mi hiç ilgilendirmemektedir,
siyasi görüşünüz size aittir.

JAKO
17-12-2009, 23:17
Nasıl bir f tipi yobaz insan tipi ile karşı karşıya olduğumuzu somut olarak, reel hayatta gördükçe ve konuşmanın hiç bir işe yaramadığını gördükçe, hipnoza girmiş, afyonu patlamış, ya da kokain yutmuş da kontrolden çıkmış gibi insan tipini gördükçe, bitkisel hayat tanımını genişletmenin gerekli olduğunu, konuya katkı sağlamak açısından....
Biraz daha konuşursak sana küfredeceğim, daha da konuşursak, ben sakin insanım, ama sana fiziki olarak zarar vereceğim, şimdi ikile dediğimi ve günü bitirdiğimi yazarak cümlemi bitiriyorum.
Günaydın diyordum, hayırlı günler diyordu, iyi akşamlar diyordum, hayırlı akşamlar diyordu, bu bitti.

balaban
17-12-2009, 23:19
Yukarıda yazılanların hepsini okudum, konu işçilerin nasıl dayak yedikleri ve iktidarın ne kadar kötü olduğu konusuna odaklanmış, ama sorun başka, olayın dayak değilde insanca yaşamak için neden mücadele ettiklerine dair tek bir satır geçmemiş,

Kısaca anlatalım, insanlar neden eylemci oluyorlar


asıl tartışılması gereken konu bence bu olmalı,

Sn.İstavrit,

Eylem yapmak bu insanların hakları değil mi?. Grev yasal hak değil mi? Çok demokrat olan yönetciler bunu biliyorlar.

Konumuz neden grev yaptıkları değil, işçileri DAĞIT emrini verirken orantısız güç kullanımına nasıl izin veridiği, bu insanların terörist muamelesini hak etmediği.

İnsanlara insan gibi davranmak gerektiği konusunda sanırım hemfikiriz.

Teröriste nazlı insan muamelesi yapılan başka bir ülke örneği de yoktur.

Konumuz bu tezatlardır.

X..
17-12-2009, 23:24
F tipi polis cumhuriyetinin adımları bunlar.Sıra size de gelecek!!!!!

reha kaya
17-12-2009, 23:35
Günaydın diyordum, hayırlı günler diyordu, iyi akşamlar diyordum, hayırlı akşamlar diyordu, bu bitti.

Valla; çok entresandır.

Hipnoz, beyin yıkama, tek tip insan, bunlara inanmazdım, böyle insanları görünce inandım.

Teybin oynat/PLAY tuşuna basarsınız çalmaya başlar, aynen öyle. Tek düze ses, yorum yok, ne anlatılmışsa kelime sekmeden çalıyorlar.

Arada sözünü kesseniz bile durdur/PAUSE tuşu gibi, siz ne derseniz deyin, isterseniz sövün, kaldıkları yerden devam edebiliyorlar.

istavrit
17-12-2009, 23:36
Sn.İstavrit,

Eylem yapmak bu insanların hakları değil mi?. Grev yasal hak değil mi? Çok demokrat olan yönetciler bunu biliyorlar.

Konumuz neden grev yaptıkları değil, işçileri DAĞIT emrini verirken orantısız güç kullanımına nasıl izin veridiği, bu insanların terörist muamelesini hak etmediği.

İnsanlara insan gibi davranmak gerektiği konusunda sanırım hemfikiriz.

Teröriste nazlı insan muamelesi yapılan başka bir ülke örneği de yoktur.

Konumuz bu tezatlardır.
Sn. Balaban Hanım;
Eylem yapmasalar nerden haberimiz olacaktı bu garibanlardan, görüntülerin tamamını bitiremedim,
Bu insanların neler yaşadığı çok önemli benim için, orantısız güç konusunda zaten haklısınız, sudaki adama bir daha su sıkmak, ahmaklık, aptallık değildir, kindir nefretir,
Teröristlerle bu insanların eylemlerini aynı sayfalarda yazmak bile onur kırıcı,

Emin olun teröristlere nazlı insan muamelesi yapılmıyor , ama polise taş atan
çocukları ön plana çıkıyor,attıranlar değil,
O teröristler için tek kelime etmeye değmez, aklıma bilge köyü ve makinalı tüfekle yola ateş açan insanlar geliyor.

İnsani vicdanımız rahatsız, yaralı orası ayrı konu,:arf:
iyi geceler

istavrit
18-12-2009, 00:24
Çok uzun zamandan beri görüyorum bu tip insanları,
İnsanların direk yüzüne konuşmadan kaba saba laf sokmaya çalışanları,
Kendilerini Türkiye'nin sigortası görenleri, ah birde kendilerine faydası olsa
Bağlandıkları değerlerin çürümüş bağnazlıkları olduğunu anlamayacak kadar gözleri kapalı,
Aslında onları rahatsız eden tezlerinin karşı tez karşısında hükmünün kalmamış olduğudur .
Ama yapacakları fazla bir şey yoktur, fikirlerde zaten onların değildir aşılanmıştır,
Aslında aşıda tutmamıştır, çünkü düşünmek zordur...
Sonunda en kısa yol zaten kaba kuvvettir, küfürdür,
Herkes kendine yakışanı yapar,

Beyfendice İnceden inceye, anlayana anlatana:cool:

JAKO
18-12-2009, 06:22
Valla; çok entresandır.

Hipnoz, beyin yıkama, tek tip insan, bunlara inanmazdım, böyle insanları görünce inandım.

Teybin oynat/PLAY tuşuna basarsınız çalmaya başlar, aynen öyle. Tek düze ses, yorum yok, ne anlatılmışsa kelime sekmeden çalıyorlar.

Arada sözünü kesseniz bile durdur/PAUSE tuşu gibi, siz ne derseniz deyin, isterseniz sövün, kaldıkları yerden devam edebiliyorlar.

Banu Avar, abd'nin din ve dinci programını çok iyi anlatan yapımlara imza attı.
Çok başarılı, yürekli, cesur, aydınlık yapımlara imza attı. Hayranlıkla izlerim.
İsteyen youtube'den bulur izler.
Youtube açılmıyor diyen, dns ayarlarında birinci satıra 8888, ikinci satıra 8844 yazar her yasaklı siteyi izler.

balaban
18-12-2009, 12:46
Karikatör dün çizilmedi. Daha önce görmeyen olabilir ama yıl başındaki olaydan sonra çizilmişti.

http://img17.imageshack.us/img17/6175/000uc.jpg (http://img17.imageshack.us/my.php?image=000uc.jpg)

C.ÜNLÜ
18-12-2009, 12:59
:he:

Şimdi ''yürü Ankara'ya'' desem, ooo ''20 sene önceydi o'' dersin bana :cry:

http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://addantalyagenclik.sitemynet.com/mynet_resimlerim/aksoy.jpg&imgrefurl=http://site.mynet.com/addantalyagenclik/site/id8.htm&usg=__6AP5xHK_SI7hiNG79XTvkMPsaEY=&h=195&w=139&sz=8&hl=tr&start=15&tbnid=zqVe46ZUpQGSEM:&tbnh=104&tbnw=74&prev=/images%3Fq%3DMuammer%2BAksoy%2Bcenazesi%2Bolay%26g bv%3D2%26hl%3Dtr%26sa%3DG

Merak etme demem,cevahiri solduramadılar daha...:)

ooz
18-12-2009, 13:06
Emniyet güçlerimizin hala kontrolü elinde tuttuğunu gösteren bir müdahaleydi..Ben çok mutlu oldum..polisin elinde copu görünce vur vur vur diye bağırdım izlerken..

Kesin kameralara yansımayan bir kışkırtma vardır polise karşı..bazı çevreler ellerde Türk bayrağı olduğu ve istiklal marşı okunduğunu söyledi..ben inanmadım..o kadar da ileri gitmemiştir işçiler..

Bu emniyet ki kendine taş atılan, linç edilmek istenen eylemlerde bile hoşgörüyü elden bırakmamış..arabalar yanarken işyerlerinin camları indirilirken sağduyusunu korumuş..

Başkentin ortasında işcileri mi dövecek yani..yapmayın lütfen..

Tüm suç işçilerde..Abdi ipekci parkına gidip bağırarak eylem mi olur..4 tarafı açık o parkın..polis nerden istese girer..

e tüm katılımcılar yaşlı başlı adamlar..koş desen koşamaz..e polisi alelen tahrik etmişsniz işte..fırsatı kaçırır mı bizim polisimiz..

sanki bu ülkede tekel işçilerinden daha rahat yaşam konforuna sahip birileri varmış gibi birde utanmadan eylem yapmaya kalkışıyorlar..

ayıp ayıp..

CycLone
18-12-2009, 19:50
kafasına cop yer
işsizlikten kıvranır
açlıktan ölür
gider oyunu verir.
boşverin kendinize bakın gerisini sallaa...

ATTİLA HAN
18-12-2009, 20:31
http://img695.imageshack.us/img695/4894/enerji.jpg

Çelebi, Asil Çelik grevi için Hükümeti görevi çağırdı
2009-08

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 8 aydır grevde bulunan Asil Çelik için Hükümeti görevi çağırdı. Çelebi,

"başta Başbakan ve Çalışma Bakanı’nı olmak üzere, bu ülkeyi yönetme iddiasında olan hükümeti ve sorumlu olan herkesi göreve çağırıyoruz" dedi.
"Özelleştirilmeden önce 500 büyük firma sıralamasında 71. sırada yer alan bu fabrikanın özelleştirilmesi
de aynı diğer birçok özelleştirmede olduğu gibi ülke ekonomisi açısından büyük bir kayıp olmuştur.
Ayrıca greve çıkıldığı günden bu yana fabrikanın grevde olmasından doğan boşluğu ithal ürünlerle

giderilmektedir. Bu durum ülke ekonomi açısından başka bir sıkıntıya yol açmaktadır. 8 aydır onurlu
bir yaşam ve insanca yaşamaya yetecek bir ücret için grev yapan Asil Çelik işçileri şimdi de hayatlarını
ortaya koyarak direnişlerine devam etmektedir. Bu konuda başta Başbakan ve Çalışma Bakanı’nı olmak üzere,
bu ülkeyi yönetme iddiasında olan hükümeti ve sorumlu olan herkesi göreve çağırıyoruz." (
20 Ağustos bu yana, Asil Çelik işyerindeki greve kamuoyunun dikkatini çekmek için açlık grevine gittiklerini hatırlattı.


http://www.haberx.com/Gundem-Haberleri/Agustos-2009/Celebi-Asil-Celik-grevi-icin-Hukumeti-gorevi-cagirdi.aspx

-----------------------------

Asil çelik dayanışma;

Kendisine 9 trilyon kar, işçiye 0 zam!
İşçilere ücretlerde 0 zam, sosyal haklarda ise yüzde 3 ile 9 arası artış öneren Asil Çelik hakkındaki rakamlar patronların ağzından çıkanların aksini söylüyor. Türkiye’nin en büyük 101., Bursa’nın ise en büyük 3. fabrikası

olan Asil Çelik, otomotiv, otomotiv yan sanayi ve makine imalat sanayii için alaşımlı, alaşımsız, haddelenmiş ve ısıl işlem görmüş çelik üretimi yapıyor

http://asilcelik.toplumsal.org/2009/07/07/asil-celik-grevinde-160li-gunler/

--------------------------------------------------------------------------------

Aylarca grev sürmüştü,takip edilen tek şey ise
İMKB'de iştitaki PARSAN'DI....Yani HİSSE..

Figo
18-12-2009, 21:36
BBE6D9kKqJs

yosun
18-12-2009, 23:02
Emniyet güçlerimizin hala kontrolü elinde tuttuğunu gösteren bir müdahaleydi..Ben çok mutlu oldum..polisin elinde copu görünce vur vur vur diye bağırdım izlerken..

Kesin kameralara yansımayan bir kışkırtma vardır polise karşı..
ayıp ayıp..

Ben de öyle yaptım, müthiş bir keyif aldım izlerken, sadist duygularım tatmin oldu dövenler ile birlikte...:seyt: :oley:

Kameralara yansıyan bir görüntü vardı. Genç bir kadın bağırıyordu, namusumuzu, malımızı, canımızı emanet ettiğimiz polisimiz de ona "sus o....pu" diye bağırıyordu...!!!
Kendi kendime dedim ki... Namusumuz emin ellerde!!! :bad:

JAKO
19-12-2009, 17:24
F tipi polis, gücünü deniyor.
Eczaneleri devre dışı bırakarak, ilaç marketleri zinciri açmayı planlıyor yobaz cenah.
İşsizler partisi bir numara.
Ekonomik nedenlerle başlayan homurdanmaları da, müslüman hitler, lan lan lan diye susturabilecek gücü, gözü açılmamış yandaşla bir süre daha sürdürebilir.
Kadın tekel işçileri, başbakanın karısına, ABDullah gülün karısına mektup yazıp göndermişler, sizde karı yüreği vardır belki, sizde ana yüreği vardır belki, merhamet edin v.s.., şanslarını denemişler akıllarınca, görecekler bakalım, var mı, yok mu?

çaydanlık
19-12-2009, 17:32
Ben de öyle yaptım, müthiş bir keyif aldım izlerken, sadist duygularım tatmin oldu dövenler ile birlikte...:seyt: :oley:

Kameralara yansıyan bir görüntü vardı. Genç bir kadın bağırıyordu, namusumuzu, malımızı, canımızı emanet ettiğimiz polisimiz de ona "sus o....pu" diye bağırıyordu...!!!
Kendi kendime dedim ki... Namusumuz emin ellerde!!! :bad:


:seyt::seyt::seyt: :oley:

reha kaya
19-12-2009, 17:41
F tipi polis, gücünü deniyor.
Eczaneleri devre dışı bırakarak, ilaç marketleri zinciri açmayı planlıyor yobaz cenah.
İşsizler partisi bir numara.
Ekonomik nedenlerle başlayan homurdanmaları da, müslüman hitler, lan lan lan diye susturabilecek gücü, gözü açılmamış yandaşla bir süre daha sürdürebilir.
Kadın tekel işçileri, başbakanın karısına, ABDullah gülün karısına mektup yazıp göndermişler, sizde karı yüreği vardır belki, sizde ana yüreği vardır belki, merhamet edin v.s.., şanslarını denemişler akıllarınca, görecekler bakalım, var mı, yok mu?


Bu eczane ve Tekel işi hoşuma gidiyor, ne yalan söyleyeyim.

Kazığı yiyen bağırmaya başlıyor ve diğerleri sıranın hiç kendilerine gelmeyeceğini, sanıyorlar.

Gavur papazın biri, bunu çok iyi ifade etmiş de, biz de bunu anlayacak kafa yok, maalesef.

Önce sosyalistleri götürdüler. Sesimi çıkartmadım, zira sosyalist değildim. Sonra sendikacıları götürdüler. Sesimi çıkartmadım, zira sendikacı da değildim. Sonra yahudileri götürdüler. Ona da sesimi çıkartmadım. Yahudi de değildim. Sonra benim için geldiler. Bağırdım. Ama sesimi duyacak kimse kalmamıştı.”

Martin Niemoeller

1933 yılında seçimle iktidara geldi Naziler. Niemoeller’in de dahil olduğu toplumun hatırı sayılır bir bölümü, Hitler’i kurtarıcı olarak görmekteydi. Bugün tüm dünyanın kabul ettiği gerçeğin Martin Niemoeller tarafından da görülmesi için ise Nazilerin, Protestan kilisesi hakkında bir karar almaları gerekti, Ari ırktan olmayan papazların kiliseden ayrılmaları isteniyordu.

Buna rağmen kendini “nasyonal-sosyalist” olarak tanımlamayı sürdüren Niemöller, bir hata olarak gördüğü bu karara karşı mücadele etmeye çalıştıysa da 1935 yılında tutuklandı ve hapse atıldı. 1937 yılında da Dachau toplama kampına gönderildi ve 1945’te burada öldürülmek üzereyken kurtarıldı.

SALESMAN
19-12-2009, 18:07
Devletin işçisi olmamalı... bu sistem içinde tekel işçisi diye bir kavramın olması başlı başına bir saçmalık.
devletin sigara içki üretiminden çıktığı bir alanda bu insanları neden halen faaliyet sürüdürülen başka işlere aktarmadıklarını da bilmiyorum , yada bilen varsa bu tekel işçileri şu an hangi üretimdeler ?

Polisin cehaletinin giderilmesine harcanması gereken paralar yıllardır her seçim öncesi devlete kadrolu adam almaya harcandığından elde ne yapacağımızı bilemediğimiz bir sürü kamu işçisi ve insanlıktan nasibini almamış cahil polislerden oluşan yığınlarımız var...

balaban
20-12-2009, 00:30
Eskiden de böyleydiler

Kavramların içini boşaltıp, anlamını esnetmekte mahir bu adamların sicilini nereden okumak gerek?

Amerika’nın Irak işgalinden...
Tezkerenin tartışıldığı günlerde köşelerinden Amerika lehine avaz avaz bağıran bu ’muhafazakar’ kalemler Irak’ta bir milyon insanın öldürülmesi karşısında aynı şeyi yapmadılar mı?
Hemen kör oldular.

Dün Tekel işçilerinin maruz kaldığı saldırıyı göstermemeleri de aynı sebepten ötürü...
Körlük... Kasıtlı bir körlük bu... Artan bu körlüğün nedeni çok açık. Vicdansızlık ve ahlaksızlık... l Serdar Akinan / Akşam

balaban
20-12-2009, 00:36
Allah korkusu olan vurmaz
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun TEKEL’le ilgili “Hizmete Özel” raporlarını ve bu raporların ışığında “MECLİS’te milletvekillerinin yaptığı tartışma kayıtlarını” okuyan kim olursa olsun şu sonuca varır: Tekel işçisini havuzun içinde ya da dışında dövmek, polise emir verip gözüne, yüzüne biber gazı sıktırmak, su püskürtüp aşağılamak kalpsizliktir. Tek kelimeyle vicdansızlık. İnsanın eli kırılır. TEKEL işçisi çalışmak istiyor. Ona biber gazı sıkıyorsun. Polis dayağı çekiyorsun. Ücretinden kesinti yapıyorsun.
Devletin kendi müfettişlerinin bütün olayları, gelişmeleri, kayıtları, bilançoları inceleyerek yazdıkları ve okusunlar, hakikati öğrensinler diye milletvekillerine verdikleri raporlardan şu gerçeği çıkartıyorum: Yüreğinde Allah korkusu olan, Tekel işçisine vurmaz, vuramaz. Vicdanı olanın vicdanı sızlar. Tekel işçisini döveni de, dövdüreni de, seyredeni de Allah çarpar!
Ayda 1.690 lira ücret alıyorken onlara “Artık size TEKEL fabrikalarında iş yok, gelin ayda 570 liraya düzensiz, örgütsüz, güvencesiz, düşük ücretle (4-C statüsü) çalışın” diyorlar. İşçiler de biz eski maaşlarımız olan 1.600 liraya çalışmak istiyoruz dedikleri için onlara; “Siz yan gelip yatmak istiyorsunuz” diye çamur atıyorlar.
l Necati Doğru / Vatan

KARADENIZ
20-12-2009, 00:38
Hata Tekel Iscilerin de..

Islanmamak icin neden posetlere sarilirsiniz.
Onun yerine Trafik Lambalari gibi "yesil sari kirmizi renklerin harmonisinde bir seyler giysenize.. :grrr:

Hatta karanlik olacagi ve karanlikta bile Abdi Ipekci parkinda kalacaginiz icin "aydinlatma ve isinma amacli" bir kac "farfar" ( Benim koyumde yani Ordu da ici benzin yada gaz yagi dolu bir cam sisenin ucuna pacavra takilarak yakilir, bu el feneri olmadigi yerlerde lamba olarak kullanilir, gerci bunu bilmeyen bir cok kisi su an bizim FARFAR dedigimiz seyi TV lerde molotof olarak izliyor ) alsaydiniz..
Hatta isinmak icinde kol kola girip narey narey narey diye halay cekseydiniz...

Bakin o zaman kolluk gucleri size bir sey yapiyor muydu!!! usumeyesiniz diye battaniye bile verirdi..

Ahhh ahh.. bilmemezlik kotu bir sey...

stocksin
20-12-2009, 00:50
Unutmayalımki Orhan TAŞANLAR daha sonra İstanbul Emniyet Müdürü olmuştur:))



http://www.gazeteport.com.tr/SIYASET/NEWS/GP_603396

İkinci 'Orhan Müdür' vakası
19.12.2009 - 22:21


İçişleri Bakanı Atalay, gözüne biber gazı sıkılan CHP’li Soysal’a ‘’‘Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir hakkında gereği yapılacak’’ dedi. 1994’de de SHP milletvekili Kaya’nın polis tarafından dövülmesinin ardından Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar görevden alınmıştı.

İkinci 'Orhan Müdür' vakası


ANKARA - İçişleri Bakanı Beşir Atalay, TEKEL işçilerinin eylemi sırasında, polis tarafından gözüne biber gazı sıkılan CHP milletvekili Çetin Soysal ile görüştü. Atalay, ‘’Müfettiş görevlendirdim, üzgünüm. Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir hakkında gereği yapılacak’’ dedi.

Atalay’ın bu sözleri Özdemir’in ‘’Soruşturma sonuna kadar görevden alınabileceği’’ biçiminde yorumlandı. 1994 yılında da SHP milletvekili Salman Kaya’nın polis tarafından dövülmesinin ardından Ankara Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, 16 gün süreyle görevden alınmıştı.

MHP ARAŞTIRMA İSTEDİ

Bu arada MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, olaylarla ilgili Meclis Araştırma önergesi hazırladıklarını bildirdi. Vural, Ankara’da yaşanan olayları kınadı ve ‘’Başbakan’ın talimatıyla bu insanlar acımasızca bir muameleye tabi tutulmuşlardır. Başbakan eliyle, copuyla karşı karşıya kalmışlardır. Bir tane hükümet temsilcisi işçilerin yanına gitme cesareti gösterememiştir. İmralı’ya genel müdür gönderiyorsun da işçilere niye göndermiyorsun” dedi.

TAŞANLAR DA ALINMIŞTI

1 Mayıs 1994 günü Ankara’daki 1 Mayıs yürüyüşü sırasında SHP milletvekili Salman Kaya polislerce copla dövülmüş ve hastaneye kaldırılmıştı. SHP’nin hükümet ortağı olduğu dönemde meydana gelen olay üzerine, Başbakan Tansu Çiller’in talimatıyla Ankara Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, İçişleri Bakanlığı'nca soruşturma süresince görevinden alınmıştı. Taşanlar, soruşturmanın ardından 16 gün sonra görevine iade edilmişti. Daha önce Kayseri Emniyet Müdürü olan Orhan Özdemir yaklaşık 6 ay önce Ankara Emniyet Müdürlüğü görevine atanmıştı.

yosun
20-12-2009, 11:58
YARADILANI SEVERİZ. YARADANA SIĞINIR, FIRSAT BULDUKÇA COPLARIZ!!! :seyt: :oley:

yosun
20-12-2009, 22:40
Tekel işçileri herşeye rağmen eylemlerine devam ediyorlar.

Yedikleri cop, biber gazı, tazyikli su az geldi zahir... :seyt:

Bayılıyorum ülkem demokrasisine :he:

gizemliduygular
20-12-2009, 22:48
Tekel işçileri herşeye rağmen eylemlerine devam ediyorlar.

Yedikleri cop, biber gazı, tazyikli su az geldi zahir... :seyt:

Bayılıyorum ülkem demokrasisine :he:

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın mı diyorlar?

yosun
20-12-2009, 22:55
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın mı diyorlar?

"Hiç kimseye bir tek çakıl taşı bile atmadık. Demokratik yollardan hakkımızı arıyoruz, ekmek derdindeyiz" diyorlar...

balaban
20-12-2009, 23:02
"Hiç kimseye bir tek çakıl taşı bile atmadık. Demokratik yollardan hakkımızı arıyoruz, ekmek derdindeyiz" diyorlar...

Onların ekmek derdi kimseyi germiyor ama. Taş atma diyen mi olmuş, atsalarmış.:notr:

gizemliduygular
20-12-2009, 23:03
"Hiç kimseye bir tek çakıl taşı bile atmadık. Demokratik yollardan hakkımızı arıyoruz, ekmek derdindeyiz" diyorlar...

İşte olay da bu ya. Bu tekel işçileri de rakı şişelemekten, sigara sarmaktan kafayı bulmuşlar canım.:he::he: Senin ne işine gelmiş arkadaş demokratik eylem yapmak. Al eline molotof kokteylini yak belediye otobüsünü, taşla polis panzerini, kaldırım taşını sök, camları kır, Türk Bayrağı gördüğün ev ve iş yerlerini taşla. Böyle şeyler yap canımı ye. Böyle yaparsan avrupa'dan sana sahip çıkacak abilerin ablaların çok olur.

BATE13
20-12-2009, 23:07
asgari ücret 570 bunların maaşı 1690 şu dengeye bakın gelişmiş dünya ülkerinin hangisinde böyle gelir eşitsizligi var maden ocaklarında ölen insanların maaşının iki katı.diyorlarki biz çalımayı çok seviyoruz dogru çogu emekliligi doldugu halde emekli olmadılar ulkede o kadar genç işsız iş beklerken.

balaban
20-12-2009, 23:09
asgari ücret 570 bunların maaşı 1690 şu dengeye bakın gelişmiş dünya ülkerinin hangisinde böyle gelir eşitsizligi var maden ocaklarında ölen insanların maaşının iki katı.diyorlarki biz çalımayı çok seviyoruz dogru çogu emekliligi doldugu halde emekli olmadılar ulkede o kadar genç işsız iş beklerken.

Başlamışken şu vekillerin de maaşlarını yazıverin.

yosun
20-12-2009, 23:11
Onların ekmek derdi kimseyi germiyor ama. Taş atma diyen mi olmuş, atsalarmış.:notr:

Tabi canım, hala yanlışlarının farkında değiller. :)

yosun
20-12-2009, 23:14
İşte olay da bu ya. Bu tekel işçileri de rakı şişelemekten, sigara sarmaktan kafayı bulmuşlar canım.:he::he: Senin ne işine gelmiş arkadaş demokratik eylem yapmak. Al eline molotof kokteylini yak belediye otobüsünü, taşla polis panzerini, kaldırım taşını sök, camları kır, Türk Bayrağı gördüğün ev ve iş yerlerini taşla. Böyle şeyler yap canımı ye. Böyle yaparsan avrupa'dan sana sahip çıkacak abilerin ablaların çok olur.

Bu üstün görüşe kesinlikle katılıyor ve yürekten destekliyorum.
Hatta önce kendilerini dağlara vurup, sonra Habur'dan giriş yapsalardı istediklerini kesinlikle alırlardı.
Ayrıca açılıma da destek vermiş olurlardı...
Zerre kadar acımıyorum bu işçilere. :bad:

BATE13
20-12-2009, 23:16
Başlamışken şu vekillerin de maaşlarını yazıverin.

unutmuşum bu arkadaşlarda vekildi.ben işçi maaşlarındaki eşitsizlikten bahsediyorum

gizemliduygular
20-12-2009, 23:16
Başlamışken şu vekillerin de maaşlarını yazıverin.

Evet, kilometre başına alınan harcırahları, mecliste bir milletvekiline düşen hizmetli sayısının ortalamasını, meclis lokantasında çorbadan kebaba kadar yenilen yemeklerin ne kadar hesap tuttuğunu, milletvekili bölü devletin harcadığı yakıt, bakım onarım giderleri, karşılama ağırlama giderleri, milletvekili yakınlarının masraflarının faturalandırılması gibi yüzlerce konuyu filan da yazsın değerli forumdaşımız.

balaban
20-12-2009, 23:20
unutmuşum bu arkadaşlarda vekildi.ben işçi maaşlarındaki eşitsizlikten bahsediyorum

Adam işi bıraksın çalışmayan gençler işe girsin demişsiniz ve adaletsizlikten sözetmişsiniz. Ben de başka biradaletsizlikten söz etttim. Üstelik kaç işçinin maaşını alıyor bir veklil.

balaban
20-12-2009, 23:25
Evet, kilometre başına alınan harcırahları, mecliste bir milletvekiline düşen hizmetli sayısının ortalamasını, meclis lokantasında çorbadan kebaba kadar yenilen yemeklerin ne kadar hesap tuttuğunu, milletvekili bölü devletin harcadığı yakıt, bakım onarım giderleri, karşılama ağırlama giderleri, milletvekili yakınlarının masraflarının faturalandırılması gibi yüzlerce konuyu filan da yazsın değerli forumdaşımız.

Zavallı vekillerin durumu içler acısı.

Kira bedelleri eşitlendi
“Kira miktarları ile ilgili düzenlemenin yapıldığı 18 Ekim 2007 tarihli Üst Kurul’un toplantısında alınan kararda lojman kira bedelleri, Üst Kurul Başkanı için 4 bin TL, Üst Kurul Başkanvekili ve üyeleri için 3 bin 500 TL olarak belirlenmişti. Bu düzenlemenin yapıldığı tarihten 17 Eylül 2009 tarihine kadar geçen yaklaşık 2 yıllık süre içerisinde yıllık TÜFE’de meydana gelen artışlar da göz önünde bulundurularak Üst Kurul Başkanvekili ve üyeleri için de lojman kira bedelleri Üst Kurul Başkanı’nın kira bedeli olan 4 bin TL’ye eşitlenmiştir. Uygulamamızda Üst Kurul Başkanı, Başkanvekili ve üyeler arasında faklılık bulunmamaktadır. Lojman tahsisi ilgililerin talebi üzerine kendi evlerinin olup olmadığına bakılmaksızın yapılmaktadır. Üst Kurulumuzca yapılan uygulama kira yardımı değil lojman tahsisidir.”

REST
20-12-2009, 23:26
Tekel işçileri dinenişlerine devam ederler..
Sonra..
Tazminata ilave para alırlar..susarlar..hep böyle oluyor.
Fındıkçılar bağırdı çağırdı..gidip oylarını paşa paşa verdiler.
Yurdum insanının en kötü olayı...başına taş düşmeden harekete geçmemesi..
Çorba davasında >>''ergenekon'' içeride savunmalarını bile yapma şansı olmayan 100 lerce kişi yatıyor..
Adeta..unutuldular...unutturdular...
Başka bir ülkede olsaydı bu durum..
Yer yerinden oynardı.
Cem Uzan bile beraat etti...
A.Doğan bazı gazete ve TV leri satacak..onay bekliyor..onay gelsin..sus pus olur...
Habertürk..ve karamehmet..bekliyor..A.Doğan çöksün diye...
Sıra sonra kendilerine gelecek...o zaman bağırırlar..
Bu örnekler çoğaltılabilir..
YILAN sokmadan bağırmak yok..yurdum insanı felsefesi.:bad:
Biraz GAZ..SOPA..COP...arada lazım.:notr:
REST

yosun
20-12-2009, 23:27
Adam işi bıraksın çalışmayan gençler işe girsin demişsiniz ve adaletsizlikten sözetmişsiniz. Ben de başka biradaletsizlikten söz etttim. Üstelik kaç işçinin maaşını alıyor bir veklil.

Ama öyle demeyin Sayın balaban, adamlar ağır işçi sayılır. Siz kolay mı sanıyorsunuz ne için olduğunu bilmeden elini kaldırıp, indirmeyi... :he:

BATE13
20-12-2009, 23:28
Adam işi bıraksın çalışmayan gençler işe girsin demişsiniz ve adaletsizlikten sözetmişsiniz. Ben de başka biradaletsizlikten söz etttim. Üstelik kaç işçinin maaşını alıyor bir veklil.

alacak tabiki.özel sektörde bir yöneticiye işciylen aynı maaşı alacaksın diyebilirmisin biraz gerçekci olalım.

yosun
20-12-2009, 23:28
YILAN sokmadan bağırmak yok..yurdum insanı felsefesi.:bad:
Biraz GAZ..SOPA..COP...arada lazım.:notr:
REST

Evetttttttttt. Hatta sık sık olmalı. Arayı fazla uzatmamak gerek. :bad:

gizemliduygular
20-12-2009, 23:30
Ama öyle demeyin Sayın balaban, adamlar ağır işçi sayılır. Siz kolay mı sanıyorsunuz ne için olduğunu bilmeden elini kaldırıp, indirmeyi... :he:

Tabi sayın balaban, sayın yosun doğru söylüyor. Meclis kayıtlarında var halen. Konya'ya idi sanırım. Liman yapılmasını bile isteyen olmuş.

yosun
20-12-2009, 23:32
alacak tabiki.özel sektörde bir yöneticiye işciylen aynı maaşı alacaksın diyebilirmisin biraz gerçekci olalım.

Çok doğru...... :he:

Adamlar bu güne bu gün yönetici sayılırlar. Bir kişi onları yönetiyor. Onlarda parmaklarını kaldırıp, indiriyorlar...
Fazlasıyla hakediyorlar aldıkları milyarcıkları... :bad:
O milyarcıklarda zopa yiyen tekel işçilerinin maaşlarından vergi olarak kesiliyor zaten... :he:

balaban
20-12-2009, 23:33
alacak tabiki.özel sektörde bir yöneticiye işciylen aynı maaşı alacaksın diyebilirmisin biraz gerçekci olalım.

Tabii gerçekçi olalım.

Burada konu bazı insanların hak arayışlarında sopa yemeleri, insanlık dışı davranışa maruz kalmaları.

Siz kalkıp falan işçi maaşından sözediyorsunuz.

O zaman gerçekçi olun.

Ya oh olsun sopa yemişler ne diye hak arıyorlar deyin veya bu muamele iyi olmadı deyin. Bunları dışında yorumlar gerçekçi olmuyor. Kılıf aramadan öteye geçmiyor.


Bu arada, Forumda epey faşist olduğunu da öğrenmiş olduk.

BATE13
20-12-2009, 23:40
ben şiddete maruz kalmalarını tabiki onaylamıyorum.

BATE13
20-12-2009, 23:52
gemiş hükümetler oylan tehdit edildigi için kamu işçileri ne istediyse verdi asgari ücretliynen işsizler susturuldu sonuç ne oldu eşitsilik 570-1690

bridgea
20-12-2009, 23:53
Kamu işçisini sülük gibi gösteren anlayışı kınıyorum buradan.

Her türlü yasal düzenlemeyi yapma imkanı/gücü elinde iken yapmayan,işsizliği bir yönetim modeli çalıştırma anlayışı kabul eden iktidarı da aynen.

Ellerinde kaynak mı süre mi yoktu? Yarın ''ya şu işler yarım kaldı, bi daha oy verin ''derler mi? derler.

BATE13
21-12-2009, 00:18
kamu işçisi bir gün çıkıpta ya biz bu yıl zam istemiyoruz asgari ücretlinin hali malum birazda asgari ücretliye zam yapın dedilermi emekliligi dolanlar ülkede o kadar işsiz var biz emekli olalım birazda genç nesil çalışsın dendimi.

reha kaya
21-12-2009, 00:24
kamu işçisi bir gün çıkıpta ya biz bu yıl zam istemiyoruz asgari ücretlinin hali malum birazda asgari ücretliye zam yapın dedilermi emekliligi dolanlar ülkede o kadar işsiz var biz emekli olalım birazda genç nesil çalışsın dendimi.

Kıskanma ne olur, çalış senin de olur. :kahkah:

BATE13
21-12-2009, 00:30
bu gün özelleştirmeye karşı kaç kişi yürüyüş yapıyor halbuki yukarıda yazdıklarım uygulansaydı milyonca insan özelleştirmeye karşı yürüyüşlere katılırdı.

BATE13
21-12-2009, 00:42
Kıskanma ne olur, çalış senin de olur. :kahkah:

ben kıskanacak degilim gelirimde çok iyi halimde ama bencilligi kabul etmem

bridgea
21-12-2009, 00:52
bu gün özelleştirmeye karşı kaç kişi yürüyüş yapıyor halbuki yukarıda yazdıklarım uygulansaydı milyonca insan özelleştirmeye karşı yürüyüşlere katılırdı.

25 senedir milletin kafasını yıkadınız özelleştirmenin nimetlerini anlata anlata.

İki torba kömüre oyunu satan adam ne anlar,hoş size de anlatabileceğimi sanmam.

Sizin maliye politikası,para politikası gibi kavramlardan haberiniz vardır. İşsizliğin bir politika olduğunu neden kabul edemiyorsunuz? Size zarar veren,sizi daha düşük ücrete razı eden,dışarıda işsiz dolaşan insancıkların varlığı değil mi.

Böyle bir ortamda nasıl hak aranabilir?Nasıl yürünebilir? nasıl işbarışı sağlanabilir?

İLO sözleşmelerine karşı (imzaladığı halde) hak arama,örgütlenme cezaları neyin nesi? Biraz bilgi sahibi olup öyle yazalım.Yoksa boş ve yanlış yazmış oluruz!

BATE13
21-12-2009, 01:18
25 senedir milletin kafasını yıkadınız özelleştirmenin nimetlerini anlata anlata.

İki torba kömüre oyunu satan adam ne anlar,hoş size de anlatabileceğimi sanmam.

Sizin maliye politikası,para politikası gibi kavramlardan haberiniz vardır. İşsizliğin bir politika olduğunu neden kabul edemiyorsunuz? Size zarar veren,sizi daha düşük ücrete razı eden,dışarıda işsiz dolaşan insancıkların varlığı değil mi.

Böyle bir ortamda nasıl hak aranabilir?Nasıl yürünebilir? nasıl işbarışı sağlanabilir?

İLO sözleşmelerine karşı (imzaladığı halde) hak arama,örgütlenme cezaları neyin nesi? Biraz bilgi sahibi olup öyle yazalım.Yoksa boş ve yanlış yazmış oluruz!

gerçekten dogruları yazmışsınız. 25 yıldır uygulanan politikalar sayesinde özelleştirme yanlısı olduk çok dogru .kömür karşılıgı oya gelince bu onların suçu degil onları bu hale düşmesine yol açan geçmiş hükümetler suçlu digerlerine aynen katılıyorum

utkuran
21-12-2009, 01:18
asgari ücret 570 bunların maaşı 1690 şu dengeye bakın gelişmiş dünya ülkerinin hangisinde böyle gelir eşitsizligi var maden ocaklarında ölen insanların maaşının iki katı.diyorlarki biz çalımayı çok seviyoruz dogru çogu emekliligi doldugu halde emekli olmadılar ulkede o kadar genç işsız iş beklerken.

"o kadar genç işsiz iş beklerken"
Özürlü ve muhtaç olmadığı halde,özürlü raporu alarak (doğu ve g.doğu illerinde bir bardak su içmekten daha kolaydır bu raporu almak, renginiz sarı kırmızı yeşil ise)2022 Sayılı Yasa kapsamında maaş bağlanan kaç onbinkişi var acep?

"o kadar genç işsiz iş beklerken"
Kamu İhale Kanununa tabi olmayan, Sayıştay denetimine tabi olmayan
"Köylere hizmet Götürme Birlikleri" bütçelerindeki yüz milyonlar(yüz trilyonların) nerelere harcanır ve yüzde kaçı askere,polise atılan kurşun olarak döner acaba?

Gelişmiş dünya ülkelerinin gelir eşitsizliği nasıl ölçülüyor, "üretim faktörleri" yok mu artık?

reha kaya
21-12-2009, 01:24
İki torba kömüre oyunu satan adam ne anlar,hoş size de anlatabileceğimi sanmam.

Sizin maliye politikası,para politikası gibi kavramlardan haberiniz vardır. İşsizliğin bir politika olduğunu neden kabul edemiyorsunuz? Size zarar veren,sizi daha düşük ücrete razı eden,dışarıda işsiz dolaşan insancıkların varlığı değil mi.


Çok güzel bir anlatım, teşekkürler Sn. Bridgea.

''Stalinin Tavuğu'' Bir hikaye bile olsa, bu memlekette uygulanmaktadır.

Tüyü yolunana, bir de ''Allah razı olsun.'' dedirttirebilmek, çok büyük başarıdır.

BATE13
21-12-2009, 01:37
"o kadar genç işsiz iş beklerken"
Özürlü ve muhtaç olmadığı halde,özürlü raporu alarak (doğu ve g.doğu illerinde bir bardak su içmekten daha kolaydır bu raporu almak, renginiz sarı kırmızı yeşil ise)2022 Sayılı Yasa kapsamında maaş bağlanan kaç onbinkişi var acep?

"o kadar genç işsiz iş beklerken"
Kamu İhale Kanununa tabi olmayan, Sayıştay denetimine tabi olmayan
"Köylere hizmet Götürme Birlikleri" bütçelerindeki yüz milyonlar(yüz trilyonların) nerelere harcanır ve yüzde kaçı askere,polise atılan kurşun olarak döner acaba?

Gelişmiş dünya ülkelerinin gelir eşitsizliği nasıl ölçülüyor, "üretim faktörleri" yok mu artık?

özürlü ve sakatlara maaş baglamak çok iyidir.bazıları bu yasayı kullanıyor diye o yasa kaldırılmamalı.gelişmiş ülkelere gelince çok kazanan çok vergi ödüyor az kazananda vergi ödemez alır yıl sonunda kazancı geçim standartlarının altındaysa para alır

utkuran
21-12-2009, 09:44
özürlü ve sakatlara maaş baglamak çok iyidir.bazıları bu yasayı kullanıyor diye o yasa kaldırılmamalı.gelişmiş ülkelere gelince çok kazanan çok vergi ödüyor az kazananda vergi ödemez alır yıl sonunda kazancı geçim standartlarının altındaysa para alır

Özürlü ve muhtaç olan vatandaşlara maaş bağlanması sosyal devlet olmanın gereğidir de haketmeden bağlanan aylıklar ise, hakeden özürlü ve muhtaçların payından çalma çırpma değil midir?
Ülkede o kadar yolsuzluk,usulsüzlük vs varken, kamu kaynakları birilerine /bir kesime transfer edilirken, gelir dağılımındaki eşitsizliği üretim faktörlerinin(sermaye,emek,doğal kaynaklar,girişimci)milli gelirden aldığı payları pas geçip A işçisinin B işçisinden fazla aldığı ücretle açıklamak ne kadar doğru ve adil !?

utkuran
21-12-2009, 09:51
Çok güzel bir anlatım, teşekkürler Sn. Bridgea.

''Stalinin Tavuğu'' Bir hikaye bile olsa, bu memlekette uygulanmaktadır.

Tüyü yolunana, bir de ''Allah razı olsun.'' dedirttirebilmek, çok büyük başarıdır.

Bu "çok büyük başarıda" Mao'un kurbağasının da payı büyüktür...

metkon
21-12-2009, 10:38
Her özelleştirmede bu tür eski haklarını kaybeden kişiler olabiliyor...Özel sektör ile kamu farkından dolayı...

SALESMAN
21-12-2009, 13:55
Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik model devletçilik yada karma ekonomi değil.
net şekilde serbest piyasa ekonomisi uygulayan bir ülkede yaşamaktayız, durum böyleyken olayları değil sistemleri tartışmak lazım, bütün işçiler devlet işçisi olsun denilebilir tamamen tum üretim araçlarının devlete ait olduğu bir sistem savunulabilir. ama bir sürü insan yürülükteki iş kanunlarına göre işe alınıp çıkarılabiliyorsa kamu işçilleride aynı kanunlara göre işe alınıp çıkarılabilmeli , işten çıkarılan kamu işçisinede özel sektördeki işçinin hakkı neyse aynısı (ne çok ne az) verilmelidir.

kamu işçisi diye işçi tipi stratejik alanlar varsa belki ama bunun dışında bu sistemde yeri olan bir figur değil ,
devletin üretim yaptığı alanlardan çıkması sonucu işsiz kalanlar varsa bunlara iyi niyetli çözüm devletin başka işlerinde işçi kadrosuna alınmaları , yada tazminatlarının verilip işten çıkarılmaları ,
ama fabrikası kapatılmış bir işçinin kendisini aktardıkları yerdeki işi beğenmeyip temizlik işçiliği yapmam ben deme durumu yok o takdirde tazminatınızı alıp ayrılacaksınız,
tazminatını alamayan işçinin her eylemi yapma hakkı vardır ,bunlara şiddet uygulamaya kimsenin hakkı yoktur.

reha kaya
27-12-2009, 13:54
Sopalıyacağız diye, baştan haber vermiş, daha ne yapsın?

Hiç değilse, % 65'lik kesime, iki sopa fazla bassaydınız.

Oy vermeyen öbürlerine, hak geçmemiş olurdu.

TEKEL İŞÇİLERİNE ELEŞTİRİ

- Tekel’in onbinlerce elemanı vardı ama özelleştirmeyle bunlar ayrıldı.
- Maalesef iki yıldır biz bunlara katlandık. İp mi yapıyorlar hayır. Sadece tütün depolarında duruyor. Aylık maliyeti 40 trilyon. Kimin parasını ödüyoruz bunlara halkın parasını ödüyoruz.
- Biz ne yaptık iki yıl önce dedik ki biz buraları kapatıyoruz hazırlıklarınızı yapın.
- Buna rağmen son zamanlardaki hareketleri gördünüz. Bu ideolojik değil de nedir.
- Kimin gönlü işçinin havuza atlamasını ister.
- Ama kusura bakmasınlar ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını da kimseye yediremem.

- Bunun bedeli ne olursa olsun diyorlar ki eylemi yapanın yüzde 65’i Ak Parti’ye oy verdi.

- O zaman biz doğru olanı yapıyoruz demek ki. İhbar ve kıdem tazminatını da verdik.

balaban
27-12-2009, 14:25
- Ama kusura bakmasınlar ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını da kimseye yediremem.

.[/COLOR][/B][/SIZE][/FONT]


Bunbu hep söylüyor ama hiç bukar kadar yiyen de olmamıştı.

gizemliduygular
27-12-2009, 18:35
Geçen gün baktım Tekel işçilerine destek için eylem yapılıyor Osmangazi İstasyonunda. Destek eyleminde genelde sol ve sola yakın sivil toplum örgütleri var. Aklıma her zorda kalanın eylemine koşturan mazlumder, insan hakları hareketi, kimse yokmu, insan hakları derneği filan geldi. Ama bunların Tekel işçilerinin eylemine neden destek vermediklerini anlamam uzun sürmedi.:wink::wink:

Birincisi Tekel işçileri asgari ücretin epey üstünde aylık alıyorlar mazlum olamazlar.

İkincisi sayın başbakanımız Tekel işçilerinin bu eylemine karşı, başbakanımızın karşı olduğu eylemci gruba destek verilmez.

Üçüncüsü bu Tekel işçileri ve onlara destek verenler eylem için yanlış mesken seçilyorlar. Mesela cami avlularında yapın eyleminizi, ne bileyim avrupa ülkelerinin veya amerikanya elçiliklerinin önlerinde yapın. Türkiye Cumhuriyeti'ni ''AHİM'e abime şikayet ederim'' diye sologan atsanızya kardeşim.

Dördüncüsü ise bu Tekel'cilerde kafa çalışmıyor. Havaya fişek, molotof cocktaill atın, polis aracı taşlayın, bankalara saldırın, kaldırım taşlarını sökün (elbette dördüncü madde espri gerçek vatansever haklarını bu şekilde aramaz).

alpertunga
27-12-2009, 19:00
Bedavadan para veriyoruz deyip konuyu saptırmak ne kadar kolay. Özelleştirmenin nasıl yapılması gerektiğini aşağıdaki linkden Yavuz Semercinin yazısını okuyarak öğrenin.

http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=6613

pinky
28-12-2009, 22:27
Tekel’i satarken soyduranlar şimdi işçisini polise dövdürüyor!


Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun “temiz süt emmiş, yüksek vicdanlı müfettişinin” binbir emekle, hak gözetir sağlam bir dikkatle hazırladığı “Hizmete Özel” raporundan aktarıyorum.

Herkes anlasın istiyorum.

Özetleyerek.

Netleştirerek.

Basitleştirerek yazıyorum.

Tekel’i satarken soydurdular, şimdi Ankara’ya kadar gelip, “Biz çalışmak istiyoruz, fabrikalarımızda emeğimizle insanca var olmak istiyoruz” diye gösteri yaparak kendilerini demokratik olarak ifade eden işçileri polise dövdürüyorlar.

Biber gazı sıkıyorlar.

Su fışkırtıyorlar.

Bu vicdansızlıktır.

İnsanın eli kırılır.

Denetleme Kurulu’nun “Hizmete Özel” raporundan özet bilgi: Tekel’in içki bölümündeki 17 fabrikanın özelleştirme ihalesi, 292 milyon dolarla en yüksek fiyatı veren LİMAK-NUROL-ÖZALTIN ortaklığında kaldı.

Fabrikalar yenilenmişti.

İleri teknolojiye geçmişti.

Sadece Bilecik’teki rakı fabrikası 100 milyon dolar ediyordu ve Avrupa’nın teknolojisi en yeni işletmesi olduğu biliniyordu. Bilecik dahil 17 fabrikanın yanı sıra kuru üzüm, suma (üzüm alkolü) şişe, etiket, anason stokları da 141 milyon YTL (100 milyon dolardan fazla) tutuyordu. Yine ayrıca Tekel’in Türkiye’de 81 ilindeki başmüdürlüklerinin depolarındaki 30-35 milyon dolarlık içki stoku da bulunuyordu. Yine ayrıca Tekel’in içki bölümünü de satma kararı alan iktidar (Özelleştirme İdaresi ve Maliye Bakanlığı) bu fabrikalarda çalışan işçinin kıdem tazminatlarını da ödedi, sıfırladı.

Ballı börek pişirdi

Alan kazansın yaptı.

Tekel’in yenilenmiş 17 fabrikası, kıdem tazminatları sıfırlanmış, yetişmiş, çok kalifiye işçileri, 100 milyon dolarlık hammadde stoku, 30 milyon dolarlık içki stoku, toplam 292 milyon dolara satılmıştı. Satın alanlar, bir kaç ay sonra onu Amerikan firmasına 950 milyon dolara sattı.

Devlet’ten 292’ye alış.

950’ye Amerikalıya satış.

Aradaki fark korkunçtu.

İktidar bunu ikram etmişti.

İktidarda AKP vardı.

Başbakan Tayyip Erdoğan’dı. Başbakan Tayyip Erdoğan döneminde 2008 yılında da Tekel’in 6 sigara fabrikası (Samsun, Tokat, Malatya, Adana, Maltepe, Bitlis) başka bir İngiliz-Amerikan Şirketi BAT’a 1 milyar 720 milyon dolara satıldı. Temiz süt emmiş denetleme kurulu müfettişinin hazırladığı “Hizmete Özel” raporda sigara fabrikalarının satışı da şöyle anlatılıyor.

Özetliyorum:

Tekel’in sadece 2 sigara fabrikasının (Tokat ve Ballıca) 3 yılda yapacağı kâra denk düşen bir para karşılığı 6 şehirdeki fabrika satıldı. Bu fabrikaların arsaları Tokat’ta şehrin merkezinde, Adana’da şehrin en kıymetli yerinde, Malatya’da kentin merkezinde, Samsun’da denizin kıyısında çok değerli ve Tekel’i alan yabancı şirketin yarın bunların üzerine konut yapılmak üzere en az 2-3 milyar dolara satacağı mülkler.... Buna ilaveten ayrıca satılmayan ve Tekel’in elinde kalan Yaprak Tütün İşleme Fabrikalarındaki tütünler içinden en kaliteli olanlarından 25 milyon kiloyu seçtirdiler. Bu tütün çok değerli. 125 milyon dolar değerindeki tütünü de İngiliz-Amerikan şirketi BAT’a hediye olarak sundular.

Şimdi işçiyi dövdürüyorlar.

İşçilere; “Artık size Tekel fabrikalarında iş yok, gelin ayda 570 milyon liraya düzensiz, örgütsüz, güvencesiz, düşük ücretli (4-C statüsü) çalışın” diyorlar. İşçiler de biz eski maaşlarımızla çalışmak istiyoruz dedikleri için onlara; “Siz yan gelip yatmak istiyorsunuz” diye çamur atıyorlar.

Necati Doğru - Vatan

balaban
28-12-2009, 22:50
Tekel’i satarken soyduranlar şimdi işçisini polise dövdürüyor!



Şimdi işçiyi dövdürüyorlar.

İşçilere; “Artık size Tekel fabrikalarında iş yok, gelin ayda 570 milyon liraya düzensiz, örgütsüz, güvencesiz, düşük ücretli (4-C statüsü) çalışın” diyorlar. İşçiler de biz eski maaşlarımızla çalışmak istiyoruz dedikleri için onlara; “Siz yan gelip yatmak istiyorsunuz” diye çamur atıyorlar.




Haklarını ararken dövülüyor olmalarına üzülüyorum fakat diğer yandan dövülüyor olmaları iyi oluyor.

Bu iktidarın döveceği daha seçimden önce belliydi ama illa "müslüman! hükümet" dediler.

nasıl ceplerini doldururken sizin cebinize para girmiyorsa onlar cennete! giderken de siz de gitmiş olmayacaksınız. Yinede anladıklarını sanmıyorum.

reha kaya
28-12-2009, 22:59
Haklarını ararken dövülüyor olmalarına üzülüyorum fakat diğer yandan dövülüyor olmaları iyi oluyor.

Bu iktidarın döveceği daha seçimden önce belliydi ama illa "müslüman! hükümet" dediler.

nasıl ceplerini doldururken sizin cebinize para girmiyorsa onlar cennete! giderken de siz de gitmiş olmayacaksınız. Yinede anladıklarını sanmıyorum.

RTE söyledi zaten, bunların % 65'lik oranı bize oy verdi, diye.

İki sopa fazlası haklarıydı aslında da, takdiri ilahi der, geçer bunlar.

Aç çocukları da, dağdaki çapulcu kadar, ileride ekmek bulamaz.

yosun
28-12-2009, 23:04
Diğer dövülecekler sıralarını beklesinler, acele etmesinler... :wink:
Çok yakında sıra hepsine gelecek! :bad:

balaban
29-12-2009, 22:26
'Yetimin hakkını sana karşı korumak lazım!'

CHP lideri Baykal, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve beraberindeki TEKEL işçilerini kabulünde Başbakan Erdoğan’a yüklendi:

900 milyon dolarlık işletmeyi, 292’ye vererek yediğin yetim hakkının hesabını ver önce!

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=28882

yosun
02-01-2010, 23:46
Tekel işçilerinin eylemleri 19. gününe girdi. Yağmura, soğuğa, copa rağmen direniyorlar.

Şimdi de ölüm orucuna hazırlanıyorlarmış!

Acaba diyorum bu Tekel İşçileri heryerekonun sivil uzantısı olabilirler mi? :bad:

reha kaya
03-01-2010, 00:16
Tekel işçilerinin eylemleri 19. gününe girdi. Yağmura, soğuğa, copa rağmen direniyorlar.

Şimdi de ölüm orucuna hazırlanıyorlarmış!

Acaba diyorum bu Tekel İşçileri heryerekonun sivil uzantısı olabilirler mi? :bad:

RTE ne dedi, bunların % 65'lik kesimi, bize oy verdi.

Onlara şimdi vazife olan ''Ölüm orucu'' filan değil ''Tefekkür orucu'' tutmaktır.

Aileleri ile, vazifelerini yerine getirsinler ve binlerce kere, şükretsinler.

yosun
03-01-2010, 13:28
RTE ne dedi, bunların % 65'lik kesimi, bize oy verdi.



Hımm... oy verip iktidara taşıyanlara teşekkür niteliği taşıyor demek ki bu yapılanlar. :bad:
Nede olsa benim aklım ermiyor bu tür işlere... :notr:

trusty
03-01-2010, 16:02
Hımm... oy verip iktidara taşıyanlara teşekkür niteliği taşıyor demek ki bu yapılanlar. :bad:
Nede olsa benim aklım ermiyor bu tür işlere... :notr:

Valla benim de aklim ermiyor.

Ben Ankara'nin sogugunda eli ayagi donmus bu insanlarimizin yuzune 15 santimden biber gazi sIkan polisi anlamakta gucluk cekiyorum.

Bu nasil bir yaratiktir, bu nasil vicdandir.

Isciler is guvencemiz olsun diyorlar, bizi isten atmayin.

Yok diyorlar size su kadar zam yapacagiz 4C'ye devam.

Ama isci biliyor bunlarin yalan soyledigini, takkiye ustasi oldugunu,

Kabul etsek 2 ay sonra bunlar bizi isten atacak, coluk cocugum ne olur, ne yaparim..

Bunlara oy verenler, gorsun istiyorum.

Bu insanlar bizim insanlarimiz desin istiyorum.

Onlara, sokaklari atese veren, vatandasin evini arabasini yakanlara gosterilen kadar hosgoru gosterilsin istiyorum.

Vatandasimiza biraz insan muamelesi gosterilsin istiyorum.

Cok seymi bu istediklerim.

Emekli yurttaslari zengin et demiyorum, aclikla basbasa birakma , yaslilar, calisacak gucleri yok bu insanlarimizin diyorum.

Cok seymi istiyorum ?

Kostur kostur Cuma namazina gidiyorsun,

Alnini secdeye koydugunde hic aklina gelmiyormu bu insanlarimiz.

Onlar pazar yerine gec saatlerde gelip, utanarak atilan sebzeleri topluyorlar.

Yazik degilmi onlara..

Yediklerin nasil geciyor girtlagindan,

Nasil...

danoby
05-01-2010, 14:18
Başbakan bugün açıklama yaptı.
Tekel işçileri aslında 300-400 kişiymiş. Onlarda ideolojik amaçla oradalarmış.
Onlara zenginleştirilmiş konsatre 4-c önerdik nankörler kabul etmiyorlar demeye getirdi.
Bu ülkenin emeklilerine de el attı.
Ve müjdeyi verdi.
Bundan sonra en düşük emekli aylığı 601 TL den 680 TL çıkmıştır.
Artık bu saatten sonra açız diyen emekli ergenekon kapsmaında değerlendirilecektir.
Huzuru ve güveni bozmaya kalkmak suçlaması ile.
Elbette ya huzur ve güveni bozmamak lazım.
Büyük kentlerin büyük caddelerinde molotof atan, cam kıran araba yakan vatandaşlarımıza engel oluyorlar o caddeleri doldurarak.
Olacak olacak olacak o kadar.
Levent Kırcanın absürt tipleri gerçek oldu ve bizleri yönetiyorlar.

trusty
05-01-2010, 20:15
Erdoğan, işsizlikte de aynı durumun yaşandığına işaret ederek, ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya'nın, işsizlikte tarihi seviyede yüksek oranlara ulaşırken, Türkiye'de aldıkları önlemler sonucunda işsizliğin en son yüzde 13.4 seviyesinde kaldığını söyledi. 7 yıl önce göreve geldiklerinde bu oranın yüzde 10.7 olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

''Türkiye'de bugün kötümserler, hala karanlık bir tablo çizmekte. Krizi istismar etmekte ısrar ederken; dünya otoriteleri, Türkiye'nin krizden en hızlı çıkan ülke olduğunu teyit ediyorlar zaten.

Adam goz gore-gore yalan soyluyor.

ABD, Avrupa ve Japonya'da issizler sosyal yardim aliyor, fiziki aclik icinde degiller.

Issizlik orani % 13.4 seviyesinde degil, cok daha yuksek, bu rakam Iskur'e muracaat eden yurttaslarin orani, basvurmayan milyonlar var.

Turkiye krizden en hizli cikan degil, asla cikamayacak olan ulkedir, Dunya otoritelerinin onune takkiye yapar, farkli rakam koyarsaniz, oyle derler.

Turkiye'deki sosyal problemler patlama noktasina geldigi icin yer yer olaylar cikiyor, kaybedecek hicbir seyi olmayan milyonlar var.

En az 3 cocuk yapin derken 72 Milyona nasil is as bulacak onu aciklamali.

Gecen gun Antalya'da bir ozel hastanede isten cikarilan yurttasin hungur hungur agladigini izlemedinizmi, simdiye kadar isini kaybettigi icin aglayan kac yetiskin gordunuz ?

Bugun issiz kalmak, olum demek, o aglayan yurttas, kendine degil yavrulari icin agliyor.

Ben bu kadar samimiyetten uzak, bu kadar gaddar bir devlet adami gormedim.

reha kaya
05-01-2010, 20:26
Gecen gun Antalya'da bir ozel hastanede isten cikarilan yurttasin hungur hungur agladigini izlemedinizmi, simdiye kadar isini kaybettigi icin aglayan kac yetiskin gordunuz ?

Bugun issiz kalmak, olum demek, o aglayan yurttas, kendine degil yavrulari icin agliyor.

Ben bu kadar samimiyetten uzak, bu kadar gaddar bir devlet adami gormedim.

Maalesef ''Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın.'' düşüncesi, ülkemizde kol gezmekte.

Küsküyü yiyen ''Yandım anam'' diye bağırıyor, iş işten geçtikten sonra.

Kör topal şimdilik gidiyor ülke, en ufak bir ekonomik olumsuzlukta, 1994 ve 2001 krizlerini mumla ararız.

Gerekse, şimdi bile aynı çorba tasına ailece kaşık sallayan milyonlar olmasa, çoktan bu memlekette kan çıkardı, Allah muhafaza.

Gaddarlık konusunda haklısınız, öfkelendiği zaman gözlerine bakmak bile yeterli, gerçek yüzü o an çıkıyor.

yosun
05-01-2010, 23:02
[B]
Adam goz gore-gore yalan soyluyor.
...
Bugun issiz kalmak, olum demek, o aglayan yurttas, kendine degil yavrulari icin agliyor.

Ben bu kadar samimiyetten uzak, bu kadar gaddar bir devlet adami gormedim.

Yerel seçimin hemen öncesi Bursa'da 100 bine yakın insan işten çıkarıldı. Kabataslak hesapla 400 bin kişi mağdur durumda kaldı.
Bu insanların verdikleri oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına % 65 oranında oy alarak AKP li aday oturdu.
O insanlar aldıkları tazminat ve üç kuruş işsizlik maaşı ile bu güne kadar idare ettiler.
Mevsim yaz idi...
Şimdi kara kış bastırdı
Hepsi hala işsiz ve yenileri eklendi...
Tazminatlar bitti, işsizlik maaşı kesildi...
Şimdi adamın göz göre göre yalan söylediğini görüyorlar mıdır? Bilinmez!
Üzülüyor muyum?
HAYIR!
İmza ıslak mı, kuru mu? Darbe mi, değil mi? gibi uydurma gündem ile uğraşacaklarına kendilerini düşünselerdi...

pinky
05-01-2010, 23:07
Her millet icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortaktır.

yosun
05-01-2010, 23:36
Her millet icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortaktır.

Her fırsatta ortaya çıkan, sokaklara dökülen," Kimse Yokmu", "Mazlum-Der", "Genç Siviller" neredeler???

Niye hiç bir yerde eylem yapmıyorlar? Neden sus puslar?

Yoksa bunların hak hukuk arayışı sadece türban serbestisi veya ordu, yargı karşıtlığı konularında mı nükseder?

HaYaBuSa
05-01-2010, 23:53
erdoğanın demesiyle o işçiler boş depolarda çalışmadan mağaş alıyorlarmış.madem boş depolarda çalışmadan devletten mağaş alarak devlete ek yük getiriyorlar,o zamn işçileri sözleşmeli yapsanız dahi gene boş depolarda çalışmadan mağaş alacaklar gerçeğini ,değiştirmez..o sebeptendirki iddanız yersizdir.tavsiyem inandırıcılığı açısından sözleşmeli hale sokmak yerine çalışabilecekleri diğer devlet kurumlarında boş olan açık olan yerlere kaydırmaları durumunda ne devlete yük olurlar nede ankaranın -5 derece ayazında ölüme terkedilmemiş olurlar.

gaysarorak
06-01-2010, 10:21
Yerel seçimin hemen öncesi Bursa'da 100 bine yakın insan işten çıkarıldı. Kabataslak hesapla 400 bin kişi mağdur durumda kaldı.
Bu insanların verdikleri oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına % 65 oranında oy alarak AKP li aday oturdu.
O insanlar aldıkları tazminat ve üç kuruş işsizlik maaşı ile bu güne kadar idare ettiler.
Mevsim yaz idi...
Şimdi kara kış bastırdı
Hepsi hala işsiz ve yenileri eklendi...
Tazminatlar bitti, işsizlik maaşı kesildi...
Şimdi adamın göz göre göre yalan söylediğini görüyorlar mıdır? Bilinmez!
Üzülüyor muyum?
HAYIR!
İmza ıslak mı, kuru mu? Darbe mi, değil mi? gibi uydurma gündem ile uğraşacaklarına kendilerini düşünselerdi...


Zaten ıslak, kuru, darbe, kozmik vs ler sayesinde memleket ahvalini milletin gözünden kaçırıyorlar ...


Güzel ülkemin, güzel insanları da akıllı olsun, gelmesin bu "TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM" operasyonuna ...

yosun
06-01-2010, 14:47
erdoğanın demesiyle o işçiler boş depolarda çalışmadan mağaş alıyorlarmış.madem boş depolarda çalışmadan devletten mağaş alarak devlete ek yük getiriyorlar,o zamn işçileri sözleşmeli yapsanız dahi gene boş depolarda çalışmadan mağaş alacaklar gerçeğini ,değiştirmez..o sebeptendirki iddanız yersizdir.tavsiyem inandırıcılığı açısından sözleşmeli hale sokmak yerine çalışabilecekleri diğer devlet kurumlarında boş olan açık olan yerlere kaydırmaları durumunda ne devlete yük olurlar nede ankaranın -5 derece ayazında ölüme terkedilmemiş olurlar.

Tekel'i amerikalıya satarlarken akılları neredeymiş? Hiç düşünmemişler mi bunca işçi ne olacak, boşta kalacak diye?
Boş boş depolarda oturup, maaş almak bu işçilerin kendi tercihleri miymiş?
Laf olsun torba dolsun misali...
Nasılsa oy deposu olan halk ağzından ne çıksa inanıyor!

SALESMAN
06-01-2010, 14:55
Tekel'i amerikalıya satarlarken akılları neredeymiş? Hiç düşünmemişler mi bunca işçi ne olacak, boşta kalacak diye?
Boş boş depolarda oturup, maaş almak bu işçilerin kendi tercihleri miymiş?
Laf olsun torba dolsun misali...
Nasılsa oy deposu olan halk ağzından ne çıksa inanıyor!

1 milyar dolarlık tekeli 300 milyona sattılar yandaşlara, asıl sorun orada zaten , ilerde bu işler yuzunden yuce divanlık olacaklar.. ama sonuçta bugun o işçileri tüm haklarını verip işten çıkarmaları lazım ..

yosun
06-01-2010, 15:03
Her fırsatta ortaya çıkan, sokaklara dökülen," Kimse Yokmu", "Mazlum-Der", "Genç Siviller" neredeler???

Niye hiç bir yerde eylem yapmıyorlar? Neden sus puslar?

Yoksa bunların hak hukuk arayışı sadece türban serbestisi veya ordu, yargı karşıtlığı konularında mı nükseder?

Ekmek kavgası veren mazlum, mağdur, kimsesiz olmuyor.

Ekmek kavgası vermek demokratik saylanmıyor...

anlaşılan...! :wink:

balaban
06-01-2010, 15:22
Ekmek kavgası veren mazlum, mağdur, kimsesiz olmuyor.

Ekmek kavgası vermek demokratik saylanmıyor...

anlaşılan...! :wink:


Basit çünkü adaletle işleri yok. Onların derdi DİN adı altında İŞ GÖTÜRMEK.

balaban
06-01-2010, 15:23
akıllı olsun,...

Sorun da burada zaten. Çok akıllıyız çooook:)

deep
06-01-2010, 15:59
Hic mutlu degilim son zamanlarda... Kizim 3 gun sonra 1 yasina basiyor... İnsallah yaşayabilecegi bir ülke birakırlar ona :(

HaYaBuSa
06-01-2010, 21:18
Ekmek kavgası veren mazlum, mağdur, kimsesiz olmuyor.

Ekmek kavgası vermek demokratik saylanmıyor...

anlaşılan...! :wink:

sıkıysa çıksınlar bakalım ,enselerinde bitecek jopların herkez bilincinde.üzüldüğüm tek nokta ,gariban halkçı ecevit,sırf abd nin türkiye üzerinden kuzey ,ırak,a saldırmasına karşı çıktığı için,bir günde 5 milyar dolar dışarı kaçırarak savaş ekonomik stratejisi sopasını gösteren abd güdümlü 2002 kırızinde .esnafın durumu, bundan dahamı kötüydüde,sokaklara çıkıp,sağı solu yıkıp,yazar kasayı başbakanlık kapısında ,parçalayacak kadar özgür ve hakkını arıyor idi.şimdi herkez kuzu ,ya intihar ediyo ,ya başkasını dolandırıyo.bu ülkede doları kaldırırsan kıriz olur.2002 de olan bu idi.bankaların hortumlanması filan hikaye.bankalarda dahil özel sektörün dış dolar borcu 100 milyar dolar iken dolar tl paritesi 2 ye katlaması sebebi ile borçluluk oranının 2 ye katlanması sonucu ,bankaların artırdığı faiz oranları neticesinde bir kıriz yaratıldı.ardından kemal derviş postalandı.ecevit devrildi ,ve onların istediği seçim sonucu ihtidar değişti.abd dolaylı yollardan kuzey güney,hava ,kara yada deniz'den ırak'a girdi.yeterki abd nin istediği olsun da bu ülkede kıriz olmasın politikaları geçerliliğini koruyor.

balaban
06-01-2010, 23:33
Arınç'da diğerleri gibi dönmüş:)

Dün söylüyor bugün inkar ediyor hatta tersini yapıyorlar.


TEKRAR...
Erdoğan ve Arınç dünü ve bugünü böyle inkar ediyor!

Başbakan Tayyip Erdoğan dün partisinin grup toplantısında hak arayan TEKEL işçilerini ziyaret eden Deniz Baykal’a akıl almayacak hücumlarda bulundu. Neymiş efendim bir muhalefet partisi bu konuyu nasıl siyasete malzeme yaparmış! Birileri Tayyip Bey’e siyasetin aslında bunun için var olduğunu anlatmalı.. Aslına bakarsanız Başbakan bunları bilmesine biliyor da, bu aralar bunalmış durumda, ne dediğini bilmiyor. Öyle olmasa yakın geçmişte kendi yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptıklarının tekrarına bu tepkiyi vermezdi..

Takvimler 2002’yi gösterirken Arınç o zaman yeni kurulan AKP’nin mebusudur ve salon toplantısı yapan TEKEL işçilerinin toplantısında işçilere şunları söylemektedir: “Salonları bırakın, hakkınızı meydanlarda arayın. Ben de sizinle beraber cop yiyeceğim ve hakkınızı beraber arayacağım...” Dün bunları söyleyen Arınç, bugün TEKEL işçileri için ne yapıyor acaba?Görüyorsunuz bunların her şeyi istismar olduğu şekilde görüldüğü gibi sabit değil midir?

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11537

trusty
07-01-2010, 00:31
erdoğanın demesiyle o işçiler boş depolarda çalışmadan mağaş alıyorlarmış.

madem boş depolarda çalışmadan devletten mağaş alarak devlete ek yük getiriyorlar,o zamn işçileri sözleşmeli yapsanız dahi gene boş depolarda çalışmadan mağaş alacaklar gerçeğini ,değiştirmez..o sebeptendirki iddanız yersizdir.tavsiyem inandırıcılığı açısından sözleşmeli hale sokmak yerine çalışabilecekleri diğer devlet kurumlarında boş olan açık olan yerlere kaydırmaları durumunda ne devlete yük olurlar nede ankaranın -5 derece ayazında ölüme terkedilmemiş olurlar.



Devletteki bos kadrolari imamlara ayirdi bunlar...

1991'de Turkiye'de 70.000 cami vardi, simdi bu rakamin 150.000 oldugunu okuyorum gazetelerden.

Her cami icin 2 gorevli imam oldugunu dusunurseniz 300.000 imam eder.

Imam Hatip Okullarindan gelenlerin hepsi Basbakan olamiyor maalesef, yenilere yer acmak lazim, imamlari devlet memuru olduklari icin,
diger bakanliklara tayin ediyorlar.

Zaten bu Tekel emekcileri solcuya benziyor, bu nedenle tekel emekcilerine diger bakanliklarda yer yok.

Ha bu arada unutmadan, sakin Muftulere ve diger din adamlarina Turkiye'de kac tane cami var diye sormayin, cok kiziyorlar.

gizemliduygular
07-01-2010, 10:28
Devletteki bos kadrolari imamlara ayirdi bunlar...

1991'de Turkiye'de 70.000 cami vardi, simdi bu rakamin 150.000 oldugunu okuyorum gazetelerden.

Her cami icin 2 gorevli imam oldugunu dusunurseniz 300.000 imam eder.

Imam Hatip Okullarindan gelenlerin hepsi Basbakan olamiyor maalesef, yenilere yer acmak lazim, imamlari devlet memuru olduklari icin,
diger bakanliklara tayin ediyorlar.

Zaten bu Tekel emekcileri solcuya benziyor, bu nedenle tekel emekcilerine diger bakanliklarda yer yok.

Ha bu arada unutmadan, sakin Muftulere ve diger din adamlarina Turkiye'de kac tane cami var diye sormayin, cok kiziyorlar.

Bu açmazın ve aymazlığın tek sebebi 100-150 hanelik köylere Selimiye Camii büyüklüğünde camiler yaparak içini gerçek dindarlarla dolduramamaktadır. Şimdiye kadar hükümet eden tüm siyasetçiler de biliyorlar gerçek GERÇEK DİNDARLAR çoğalırsa rahatlıkla güdebilecekleri halk kitleleri etraflarında olmaz.

Gerçek dindarlıkta kadın erkek eşit söz hakkına sahiptir. Dinler tarihinden hatırlarsınız, Hz Muhammed döneminde pek çok kadın sahabi (başta Hz fatma, Hz Aişe olmak üzere) devleti ilgilendiren yönetim toplantılarında söz sahibiydiler ve eşit oy hakları vardı. Aynı şekilde Osmanlı'nın ilk zamanlarında ve devlet kurulmazdan önce, Hayme Ana'lar, Gökçe Hatun'lar obalarda, çadırlarda devletin dirliği ve birliği hakkında söz sahibi idiler.

Çakırkeyf
07-01-2010, 11:38
bu topikte din, siyaset üzerine.. ne ararsan... :yes:
"Tekel işçilerine yapılan müdahale" üzerinden konuşulanlara da bakın:he:
Bence topik artık amacını aşmış...

JAKO
07-01-2010, 14:12
Arınç'da diğerleri gibi dönmüş:)

Dün söylüyor bugün inkar ediyor hatta tersini yapıyorlar.


TEKRAR...
Erdoğan ve Arınç dünü ve bugünü böyle inkar ediyor!

Başbakan Tayyip Erdoğan dün partisinin grup toplantısında hak arayan TEKEL işçilerini ziyaret eden Deniz Baykal’a akıl almayacak hücumlarda bulundu. Neymiş efendim bir muhalefet partisi bu konuyu nasıl siyasete malzeme yaparmış! Birileri Tayyip Bey’e siyasetin aslında bunun için var olduğunu anlatmalı.. Aslına bakarsanız Başbakan bunları bilmesine biliyor da, bu aralar bunalmış durumda, ne dediğini bilmiyor. Öyle olmasa yakın geçmişte kendi yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptıklarının tekrarına bu tepkiyi vermezdi..

Takvimler 2002’yi gösterirken Arınç o zaman yeni kurulan AKP’nin mebusudur ve salon toplantısı yapan TEKEL işçilerinin toplantısında işçilere şunları söylemektedir: “Salonları bırakın, hakkınızı meydanlarda arayın. Ben de sizinle beraber cop yiyeceğim ve hakkınızı beraber arayacağım...” Dün bunları söyleyen Arınç, bugün TEKEL işçileri için ne yapıyor acaba?Görüyorsunuz bunların her şeyi istismar olduğu şekilde görüldüğü gibi sabit değil midir?

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11537
Bu mesajı okuyup da hala kendi söylediğini dinleyen koyuna küfür etsen, enerjine yazık.
Nasıl koyunlaştınız, nasıl koyunlaştırıldınız sayın mübarek koyunlar?

The Ozz
07-01-2010, 15:36
Kimse kusura bakmasın ama ben bu tekel olayında ortada ne içşi görüyorum nede gerçek bir işçi mücadelesi. Düzene biat eden üçretlilerin eylemi sadece kendi çıkarları için, sınıfsal mücadele yapılmadıkca bugün tekel olur yarın thy yada bilmem neresi... Olup biten sadece sistemin parçası olmuş ücretlilerin kendi kuyruklarına basıldığında ses çıkarmasıdır. Tevekkeli bunların %65'inin akepeye oy verdiği boşuna söylenmiyor. Ağızlarına bi parmak bal çalarlar yarın hepsi padişahım çok yaşa! der...Dün olduğu gibi...

trusty
07-01-2010, 16:35
Kimse kusura bakmasın ama ben bu tekel olayında ortada ne içşi görüyorum nede gerçek bir işçi mücadelesi. Düzene biat eden üçretlilerin eylemi sadece kendi çıkarları için, sınıfsal mücadele yapılmadıkca bugün tekel olur yarın thy yada bilmem neresi... Olup biten sadece sistemin parçası olmuş ücretlilerin kendi kuyruklarına basıldığında ses çıkarmasıdır. Tevekkeli bunların %65'inin akepeye oy verdiği boşuna söylenmiyor. Ağızlarına bi parmak bal çalarlar yarın hepsi padişahım çok yaşa! der...Dün olduğu gibi...

Cok dogru Sn.Ozz,

Basta SSK emeklileri olmak uzere tum emeklilerde boyle..

Sayilari 9 milyonu buluyor emeklilerin, isteseler yani tek bir oy'da birlesebilseler, onlarin onayini almadan kimse iktidar olamaz.

Belki bunlarin 8 Milyonu AKP'ye oy verdi gecen secimlerde.

Bunca yasanana ragmen, bugun bir anket yapsaniz, bunlarin yine en az yarisi AKP'ye oy verir.

O yuzden ben artik acimiyorum bu insanlara.

Hele sinif bilincinden filan soz etseniz, komunist bunlar diye iyice dusman olurlar size.

Cahil toplumlarda Demokrasi sadece sermayenin isine geliyor.

trusty
07-01-2010, 16:50
Buyrun ;

Kemal Kılıçdaroğlu, emekli aylıklarına yapılacak zam için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a çiçek veren Türkiye İşçi Emeklileri Derneği yöneticilerini de eleştirerek, “Artık Türkiye İşçi Emeklileri derneğine üye olan emeklilerimiz yaz tatillerini Kanarya adalarında geçirebilir!” diye konuştu.

yosun
08-01-2010, 00:06
Bu mesajı okuyup da hala kendi söylediğini dinleyen koyuna küfür etsen, enerjine yazık.
Nasıl koyunlaştınız, nasıl koyunlaştırıldınız sayın mübarek koyunlar?

:he::he::he:

50'li yıllardan itibaren uygulanan politikalar sayesinde...

12 Eylül'de tuğ dikti :he:

trusty
08-01-2010, 00:13
:he::he::he:

50'li yıllardan itibaren uygulanan politikalar sayesinde...

12 Eylül'de tuğ dikti :he:



Aslinda 1946'da basladi o politikalar,

DP'nin Beyaz Ihtilal dedigi secimle.

O politikalarin en azili militani, bugun Guniz Sokak'ta yasayan, her devrin adamidir.

Hala yasiyor.

O da Evren gibi can veremiyor...

reha kaya
08-01-2010, 13:23
Müstehaktır bunlara, kendilerini çapulcular gibi dokunulmaz zannedip, eylem yapmaya kalkmışlar.

Sizl önce vatan haini olacaksınız ki, plastik kelepçe kimilerine takıldığında bas bas bağıranlar, arkanızda olacaklar.

Yine de % 65 lik oy oranı, hiç aklımdan çıkmıyor. :he:

42 Tekel işçisi gözaltında

A.A 8 Ocak 2010

AK Parti Genel Merkezi önünde kendini zincirlemek isteyen 42 Tekel işçisi gözaltına alındı.

Türk-İş Genel Merkezi önünde eylem yapan TEKEL işçilerinin bir kısmı teker teker buradan ayrılarak Tek Gıda-İş Sendikası önünde toplandı.

Eylemciler buradan dolmuşlarla Ak Parti Genel Merkezine gitti. Genel Merkez önünde kendilerini zincirlemek isteyen beyaz kefen giymiş işçilere polis tarafından “Eylemin yasal olmadığı, devam edilmesi durumunda müdahalede bulunulacağı” uyarısında bulunuldu.

Uyarıyı dikkate almayan 10'u kadın 42 eylemci polis tarafından gözaltına alındı. İşçilerin ellerine plastik kelepçeler takıldı.

trusty
10-01-2010, 15:08
‘KAYMAKAMDAN FIRÇAYI YEDİ Mİ, KIBLEYİ ŞAŞIRIRLAR’

Abdurrahman Dilipak, konferansta en önde oturan ve Bodrum camilerinde görev yapan imamlara da uyarılarda bulunurken şunları söyledi:

“Tüm Müslümanlar gibi siz de haklarınızı ve görevlerinizi bilmelisiniz. Sabah akşam 24 saat namaz kıldırıyorsunuz. Namaz memuru olmayın.

‘Yatsı namazı fazla mesaiye girer’ diyerek ücret isteyebilir, verilmezse greve gidebilirsiniz, bu sizin en temel hakkınız, merak etmeyin siz greve gidince namazı kim kıldıracak diye düşünmeyin, beni çağırın ben kıldırırım.

Siz hakkınızı arayıp alacaksınız ki vatandaş da sizden bunu öğrenip hakkının peşine düşecek. Eğer hakkınız peşinden gitmezseniz kurduğunuz bu sendika da sendikacılık da bir işe yaramaz.

Ama görüyorum ki imamlar sendikacılık yapmaktan korkuyor. Hatta gölgelerinden korkuyorlar. Bunlar mı sizin hakkınızı savunacak. Çünkü bunlar kaymakamdan fırçayı yedi mi kıbleyi bile şaşırırlar.”

Yaklaşık üç saat süren konferans sonunda sendika şube başkanı Bilgin, Dilipak ve Bulut’a çiçek vererek teşekkür etti. Her iki yazar daha sonra kitaplarını imzaladı.

Milliyet

Goruyormusunuz gazeteci yazari..

Yatsi namazini kildirmak fazla mesaiye girermis.

Bunlar icin verdik 265.000 sehidi Canakkale'de.

Bunlar icin verdik Ogretmen Kubilay'i..

Bunlar icin.

CycLone
10-01-2010, 15:35
komik bunlar açlık grevi yapar günlerce rezilkepaze yaşar işinden atılır am agenede oyunu vereceği yer bellidir. o yüzden tayyibin elini kıpırdatmaması biraz manidar.. 3 kuruşa i oyunu satan adam geleceğini düşünmüyorsa ben mi düşünevereceğim .

balaban
12-01-2010, 23:03
PARAN ÇOK MU...

İşçiye vermiyor, ama dışarıya haraç veriyor!


Hatırlayın geçen yıl Türkiye hiç kullanmadığı doğal gazın karşılığı olarak, taahhütte bulundu diye İran’a yüzlerce milyon dolar açıktan para ödemişti. Aynı şey bugün Rusya için geçerli. Türkiye yine kullanmadığı doğal gaz için Rusya’ya da tamı tamına 1 milyar dolar ödeyecek.. Botaş’la Gazprom bu konuda iki ayrı görüşme yaptı, lakin Rus kurumu geri adım atmadı.. Sorarım size böyle devlet yönetimi mi olur? Bir devlet açıktan nasıl haraç öder? Hayır hayır, Rusya ya da İran’ı suçlamıyorum, sorumlu olan Türkiye ve onu yöneten AKP iktidarıdır.. Siz önceden taahhütte bulunur iseniz, karşı taraf elbette parayı ister. Bu nasıl devlet yönetmektir ki, kullanacağınız doğal gazı bile tahmin edemiyorsunuz? Her sene aynı rezillik. Türkiye aşiret devleti midir ki bu kadarlık bir öngörüde bile bulunamasın? Tekel işçisini, müktesep hakkını vermeyip, bu kışın soğuğunda havuza dökeceksin ama öbür tarafta milyar dolarları boş yere ödeyeceksin! Rezillik değil de nedir bu?

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11615

reha kaya
12-01-2010, 23:17
‘KAYMAKAMDAN FIRÇAYI YEDİ Mİ, KIBLEYİ ŞAŞIRIRLAR’


“Tüm Müslümanlar gibi siz de haklarınızı ve görevlerinizi bilmelisiniz. Sabah akşam 24 saat namaz kıldırıyorsunuz. Namaz memuru olmayın.

‘Yatsı namazı fazla mesaiye girer’ diyerek ücret isteyebilir, verilmezse greve gidebilirsiniz, bu sizin en temel hakkınız, merak etmeyin siz greve gidince namazı kim kıldıracak diye düşünmeyin, beni çağırın ben kıldırırım.

-----------------------------------------
Goruyormusunuz gazeteci yazari..

Yatsi namazini kildirmak fazla mesaiye girermis.

Bunlar icin verdik 265.000 sehidi Canakkale'de.

Bunlar icin verdik Ogretmen Kubilay'i..

Bunlar icin.

Günde 5 vakitti, 24 saate çıkmış demekki.

Allah rızası için değil, maaş için kılınıyormuş.

Babam 83 yaşında, zamanında yetişiyor da namaza, memur imamın cübbesini kaamet getirilirken, vaktinde gelemediğinden zor giydiriyorlar, her gün.

balaban
18-01-2010, 23:22
İşimizi alırlar rızkımızı alamazlar sanırdık

Evet, bu cümle, Tekel direnişindeki bir işçi tarafından söylendi.

İşçinin çalışırken geleceğine ait tasarımlarında ne kadar yanıldığını ve acı gerçekler ile karşılaştığında ne kadar geç kaldığının ifadesi olarak alınabilir.
Ulusal pazarlarımızı ele geçiren işbirlikçi sermayenin nasıl da sinsi planlar ile yol aldığının, işçi dili ile dile getirilmesidir.
Önce, Sümerbank ile başladılar. Devlet çaputla mı uğraşacak dediler. O zamanlar kendilerini solcu diye tanıtan liberaller; üretim kaynağının kimin elinde olduğu önemli değil, üretmesi önemli dediler. Sahte sol işçiye bu aklı verirken, kendisine istikbal hazırladığı içindeydi.
Sermaye tabana yayılacak dediler. Yeni iş alanları açılacak dediler. Cumhuriyetin birikimlerini yağmaladılar. Yağmalattırdılar.
Yani dostlar şimdi dönek dediklerimiz, özelleştirmeler başlarken kendileri için çalışmaya çoktan başlamıştı.
Şimdi işçinin yanında olduğunu söyleyen sosyal demokratlar, parti programlarına özelleştirmenin nimetlerini yazmakla meşguldüler.
Gene de şimdi işçinin yanındayız demeleri önemli bir adımdır.
Milli kaygı da var
TEKEL direnişinin arka planına bakıldığında, arkada yatan şu duyguyu iyi anlamak, bu direnişin diğerlerinden çok farlı olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
AKP iktidarının halka söylediği yalanların, artık işçiler tarafından inanılır tarafının kalmadığı anlaşılmıştır. İşçi başka bir gerçeği daha anlamıştır. O da birlik olmadan, birlikte olmadan sürdürülen mücadelelerin başarısızlıkla sonuçlanacağıdır. TEKEL işçisinin sürekli diğer sendikaları (Bilhassa da Şeker işçilerini) ve işçileri yanına katmak istemesi, genel grev çağrıları yapması bundandır. Bunlar önemli kazanımlardır.
Ama bu direnişin çok daha önemli olan bir tarafı vardır.
Eskiden direnişler sadece işçi özlük haklarını düzeltme ve işinin devamlı olup olmaması kaygısını taşırdı. Bu kez işçinin yüreğinde, vatan kaygısı ile iş ve gelecek kaygısı birlikte duyuluyor.
Yurtsever aydınlar ile işte burada bütünleşiyorlar. Yurtsever aydının kaygısı vatan, işçinin kaygısı hem iş hem vatandır.
* Bülent Esinoğlu

alpertunga
21-01-2010, 08:35
Ümit Alan/BİRGÜN

Köşelerde işçilere yer yok mu?

Medyadan nasıl umudu kestiysem, Ankara’daki TEKEL işçilerine destek mitingini yerinde görmeden rahat edemeyecektim. Arkadaşım Tuna Kiremitçi de “hadi gidelim” deyiverince hiç ikiletmedim. “İki kişi iki kişidir” diye gittik, heyecanlandık, umuda kapıldık ama bunların hiçbirini anaakım medyada göremedik. Genel olarak iç sayfalarda birer ufak haber ve birer manipülatif başlıkla geçiştiriverdiler konuyu.
Köşe yazarlarımızın gündeminde ise hemen hemen hiç yok gibiydi TEKEL işçileri. Nitekim ‘çok daha önemli’ meşgaleleri vardı kendilerinin. Ağırlıklı olarak hemen mitingten sonraki günün gazetelerinden ve köşelerinden hareketle, medyanın TEKEL işçilerine destek mitingini nasıl gördüğünü bir incelemek istedim bu hafta. Üstelik eyleme katılıp, yaşananları gözlerimle gördüğümden, içim çok rahat bunları yazarken.
İŞGALCİ İLAN EDİLDİLER
On binler bir araya geldi, haklı taleplerini aktardılar ama anaakım medyamız mitingi Türk-İş işgali olarak görmekte ısrarcıydı. Zaman, Yeni Şafak, Sabah triosu başta olmak üzere pek çok gazete; ‘işgal, baskın’ gibi ifadelerle bu tavrı iyice keskinleştirdi, Haberi 8. sayfadan veren Zaman gazetesinin “işçiler kendilerini 34 gündür Ankara’da misafir eden Türk-İş’in genel merkezine yürüdü” ifadesi de dikkat çekiciydi. Bu ifade üzerine, “kimin parasıyla kimi misafir ettiler, yoksa Türk-İş’i de Deniz Feneri gibi bir yardım kuruluşu mu zannediyorsunuz?” diye sormadan duramıyorum. Ey Zaman gazetesi yazıişleri, bilmem farkında mısınız ama işçilerin maaşlarından kesilen parayla ayakta duruyor o sendikalar. Başkanı suya sabuna dokunmayan bir konuşma yapıp, işçilerin talep ettiği genel grevden hiç bahsetmesin diye değil yani. İçiniz rahat olsun, Türk-İş’in kuruluş amacı zaten oradaki işçilere sahip çıkmak.
MİTİNGDEN KİMLER BAHSETTİ?
Ertesi gün anaakım gazetelerin köşelerinde on binlerin son derece gerçek taleplerle bir araya geldiği miting, hemen hemen hiç yer bulmadı. Halihazırda mitinge beraber gittiğim Tuna Kiremitçi, böyle konuları hiç atlamayan Umur Talu, mitingi Twitter’dan dakika dakika bildiren ve Akşam gazetesinde işleyen Serdar Akinan haricinde konuya değinen yoktu. Dün de Ahmet Hakan, kendi gazetesi başta olmak üzere bu konuda diğer gazetelerin neden suskun kaldığını sorarak şaşırtıyordu; ona da haksızlık etmeyelim.
KÖŞELERDE NELER VARDI?
Onun yerine Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’na övgüler, Mustafa Sarıgül hareketine dikkat çekmeler, ‘sivil dikta yok efendim’ diye Başbakan’ı ve hükümeti canhıraş savunmalar vardı. Tabii, Mehmet Ali Ağca’nın tahliyesini konu alanlar ve katledilmesinin üçüncü yılında kardeşimiz Hrant Dink’i ananlar da vardı. Ama insan, köşelerinde bolca “demokratikleşmeden” söz edilen bir ülkede, on binlerce işçinin bir araya gelip en demokratik haklarını talep etmesinin de coşkuyla karşılanmasını bekliyor. Haksız mıyım, bu sene herhalde tarihinde hiç edilmediği kadar demokrasiden bahsedilmiştir bu ülkede? Sembolik değer taşıyan ve bir şeylerin başlangıcı gibi görünen bir işçi hareketinin bunca tepkisizlikle karşılanması çelişkinin boyutunu gösteriyor öte yandan. Elbette mitinge daha önce değinmiş ve pazartesi yazı günü olmadığı için sonra değinecek istisna kabilinden yazarları hariç tutuyorum bu eleştiriden.
SOSYAL MEDYA ÖNEMLİ
Mitingi yerinde görmüş biri olarak diyebilirim ki, bu defa medyaya rağmen bir şeyler olacak gibi. İşçiler bu kez fevkalade kararlı. Pazartesi günü Vatan gazetesindeki köşesinde Tuna Kiremitçi’nin de yazdığı gibi yakından bu kadar haklı insanı bir arada görmemiştik. Orada gerçek bir şeyler vardı. Ancak medya bu gerçeği eğip bükmeyi ya da hiç görmemeyi tercih ediyor. O yüzden gelecekte köşe yazarlığını bitireceğini düşündüğüm sosyal medyayı (Twitter, Facebook, Friendfeed bloglar vs) etkili bir şekilde kullanmanın günleri bu günler. Tanık olduğum kadarıyla kullanılıyor ve kullanılacak da.
BU KONULARA GİRMEYELİM
Köşe yazarları ve medya varsın tepkisiz kalsın. Varsın köşe bucak kaçsınlar işçilerden. Bir gün işsiz kalırlarsa onların yerine de bağırabilecek bir kalabalık vardı Ankara’da. İşçiler, türkü dinlemeye değil, hakkımızı aramaya geldik diye, Türk-İş’in düzenlediği Alişan konserini yaptırmadılar mesela. Alişan da, “Bu konulara girmeyelim / olay bitmiştir büyütmeyelim” sözlerini içeren şarkısını köşe yazarlarına söyleyip konser açığını kapatsın artık.

nedensiz
21-01-2010, 12:53
2000 den sonra ülkede yeni bir dönem başladı verilen hakların alınması dönemi emeklilikle ilgili hakların sözüm ona kademeli birşekilde alınmasıyla yavaş yavaş tüm hakları ya sınırlıyorlar yada elimizden alıyorlar böyle bir yönetim şeklinede bana göre parlamenter faşizmden başka birşey demek düşmüyor.sayın başbakan ilk secimde bana1yıl verin diyordu herşeyi düzeltecekti diyerlerine benzemiyecekti 7yıl sonunda bu ülkenin tek hakimi gibi davranıyor ses cıkaranlar diyerleri cıkarmayanlar tek tip ve yandaşları ülke yönetmek bildiğimiz gecmiş hükümetlerin aynı yap sigaraya benzine zam, koy tv ye dizi bide hafta sonu futbol ara sırada senaristleri bile şaşkına ceviren seneryolarlar devam et ne yapmaya calışıyosan biz böyle görmedik verilen hak geri alınmaz.bunlar günlük yada acele kararlarla günü kurtaracak kararlar alıyorlar zamanla yanlışsa sen ben cezasını cekiyoruz onlara birşey olmuyorki.gecmiş hükümetlere laf atan başbakan unutmasın ki gecmiş hükümetlerin yaptığı bankacılık sistemiyle işi yırttı yoksa bilmem kac banka kalırdı yada millet faiz indiriyorken faizleri kaca cıkarırdı var daha cok yazacak şey hakkını savunan insanların hak yardımcıcı olsun gönlümüz onlarla.....

JAKO
21-01-2010, 19:56
ACİL!!!TEKEL İŞÇİSİNE YARDIM!
ŞİMDİ TEKEL İŞÇİLERİNE YARDIM ZAMANI!

HERKES ELİNDEN GELENİ YAPSIN. İLAÇ, BATTANİYE, KARAVANA DAĞITIMI, BİNLERCE ÇİFT ÇORAP İÇ ÇAMAŞIRI, ATKI, ELDİVEN BRANDA BEZİ GEREKLİ.

KARIN ALTINDA HAKKINI ARAYAN TEKEL İŞÇİSİNE YARDIM İÇİN Tek gıda-iş-Ankara 0312 433 4955.
Nakit yardım için tek gıda İş'in Tekel işçileri adına açtığı ve yeminli müşavirler kontrolünde olan ve işçi heyetlerince denetimli aşağıdaki hesap numaraları ilan edilmiştir.
TL hesabı:
TR250001 5001 5800 7296862516
EURO hesabı:
TR750001 50015 5804 8012361938
Dolar hesabı:
TR270001 5001 5804 8012361929

İçinden geçtiğimiz tünelde ışığı taşıyanlar TEKEL İŞÇİLERİDİR! ŞEKER İŞÇİLERİDİR. İtfaiyecilerdir. Eczacılardır. Ulaştırma işçileri, belediye çalışanlarıdır. Öğretmenler, çiftçiler, gazeteciler, işsizlerdir!

Aydın demek öncü güç demektir . Öncü gücün yeri öncü sınıfın yanıdır. Öncü sınıf İşçilerdir. Bugün her türlü hakkı elinden alınan TEKEL İŞÇİLERİDİR ..

Aydınlar, sanatçılar gazeteciler 7 Ocakta 1230 da Ziraat Mühendisleri Odası başkanı Gökhan Günaydın ile beraber Ankara Türk İş genel merkezi önünde Tekel işçilerile yanyana geldik. Bu direniş Türkiye için yeni bir başlangıçtır!
14 ocakta 1230da İstanbul Cevizli Tekel önünde Yine Tekel işçisinin yanındaydık.gerçek aydınlar Rıza Zelyut, Arslan Bulut, Can Ataklı, halil nebiler Hüseyin Özbek, de oradaydı. 15 ocakta Ankara Türk iş önünde yine beraber olduk. Hergün kalbimiz onlarla çarpıyor..

Banu AVAR

KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI

TEKEL işçilerinin iş – aş – ekmek mücadelesi, Ankara’nın dondurucu soğuğunda devam ediyor. Bu onurlu direniş kimi çevreler tarafından “ideolojik” bulunuyor, işçi kardeşlerimiz “yetimin hakkını yemeye çalışanlar” olarak niteleniyorlar…

Anadolu’nun can damarları fabrikalarımız yabancılaştırıldığı ve kapatıldığı için TEKEL işçileri Ankara’dalar… Başka bir deyişle, yetimin yenen hakkının mücadelesidir sokaklarda süren… Konu ile ilgili birkaç satırbaşı şöyle verilebilir;

• TEKEL’in İçki Bölümü, 2004 yılında kasasındaki 348,4 trilyon TL ve 70 milyon YTL değerindeki içkiyle beraber, 292 Milyon ABD dolarına bir konsorsiyuma devredilmiştir.

• Sözü edilen konsorsiyum, 2006 yılında, TEKEL’in içki bölümünün % 92 hissesini, Amerikan Teksas Pacific Group’a 3 katı fiyatla, 810 milyon dolara satmıştır.

• Özelleştirme çalışmaları kapsamında 2 fabrika (Şanlıurfa ve Kırıkkale), ihale sonrası ise 8 fabrika (Ankara, Çanakkale, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Ürgüp, Yozgat ve Acıpayam) kapatılmış olup, bugün yalnızca 9 fabrika faaliyettedir. Böylece işçi işini kaybetmekte, üzüm üreticisi üzümünü satacak fabrika bulamamaktadır…

• TEKEL’in Sigara Bölümü, 2008 yılında 1 milyar 720 milyon dolara British American Tobacco’ya satılmıştır. Satış sonrası İstanbul, Adana, Bitlis, Malatya ve Tokat sigara fabrikaları kapatılmış olup, yalnızca Ballıca Fabrikası çalışır durumdadır. Tütün üretici sayımız 477 binden 194 bine düşmüş, üretimimiz 200 bin ton’dan 93 bin ton’a gerilemiş, köylü ve işçi üretim alanlarını yitirmiş, piyasa yabancılaştırılmıştır. Böylece Reji İdaresi boyunduruğundan sonra, şimdi de piyasa, yabancı tekelin insafına bırakılmıştır.

• Son olarak, Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), Türkiye geneline yayılmış 60 Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü’nün kapatılmasına karar vermiştir. Bu işletmelerde çalışan 12 bin işçiye, 4-C statüsü dayatılmaktadır.

• Bu dayatmaya karşı çıkan, fabrikalarını ve üretimlerini savunan işçiler, biber gazı, basınçlı su ve orantısız güç kullanımı ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

• Bu arada, altı şeker fabrikamız, sessiz sedasız, iki yıllık karına karşılık gelen bir bedelle, 606 milyon dolara satılmış bulunuyor. Danıştay’ın bu alandaki yürütmeyi durdurma kararı umut vericidir. Özelleştirme sürerse, tütün çiftçisi ve işçisinden sonra, sırada şeker pancarı çiftçisi ve şeker işçileri var.

Süreç, Anadolu’nun can damarlarının kesilmesi sürecidir. Kapatılan fabrikalar, boş kalan tarlalar, işsiz kalan – yoksullaştırılan halkımız, Türkiye’nin bağımlılaştırılmasının fotoğraflarını oluşturmaktadır.

“SIRADA HEPİMİZ VARIZ, İŞÇİYE SIKILAN BİBER GAZI HEPİMİZE SIKILMIŞTIR” diyen ve aşağıda imzaları olan bizler, sürecin sembolü olan TEKEL işçileri ile dayanışmamızı göstermek için, 7 Ocak 2010 günü Ankara Kızılay’da; 14 Ocak 2010 günü ise İstanbul Cevizli’de, saat 12:30’da işçi kardeşlerimizle beraber olma kararı aldık. Tüm halkımızı bu dayanışmaya katılmaya çağırıyoruz.

BU DAVET HEPİMİZİNDİR…


Abdullah AYSU , Afet ILGAZ, Ali ÇOLAK , Ali Ekber YILDIRIM, Ali SİRMEN, Alpaslan IŞIKLI, Altemur KILIÇ, Aslan BULUT,Aziz KONUKMA,
Banu AVAR, Berhan ŞİMŞEK, Birgül AYMAN GÜLER, Can Ataklı, Cem SOMEL , Enver AYSEVER, Emin ÇÖLAŞAN,Erinç YELDAN,
Ferhan ŞENSOY, Gökhan GÜNAYDIN , Halil NEBİLER, Hüseyin Özbek, İlter ERTUĞRUL, İzzet ÇETİN, İzzettin ÖNDER ,Kandemir KONDUK,
Kaya GÜVENÇ,Kenan DEMİRKOL, Korkut BORATAV, Levent KIRCA, Müjdat GEZEN, Nihat GENÇ , Oğuz OYAN, Oktay EKİNCİ ,Özcan YENİÇERİ,
Rıza ZELYUT, Sabahattin ÖNKİBAR ,Selcan TAŞÇI, Serdar AKİNAN, Şükran SONER, Tuncay MOLLAVEİSOĞLU, Turan ÖZLÜ, Ümit ÖZDAĞ,
Ümit ZİLELİ ,Yıldırım KOÇ, Zafer FORTACI..

JoNaThAn
21-01-2010, 20:24
komik bunlar açlık grevi yapar günlerce rezilkepaze yaşar işinden atılır am agenede oyunu vereceği yer bellidir. o yüzden tayyibin elini kıpırdatmaması biraz manidar.. 3 kuruşa i oyunu satan adam geleceğini düşünmüyorsa ben mi düşünevereceğim .

Aynen öyle sevgili CycLone.. Bir siyasi irade belirli bir güçle gelir. Ve geldiği güç oranında haklıdır. %10 ile kimse tek başına iktidar olmaz, sözünü de rahatça geçiremez..

Ama %47 ile herkes iktidar olur. Ve sözünü de rahatça geçirir..

Orada bulunanların, eylem içinde olanların yarısı değil; bence en az %70'i AKP'ye oylarını vermiştir..

Son söz: 2 sevgili arasındaki anlaşmazlığa karışılmaz..

Ha bir de.. Bizim küçük kuzenlerin aralarında argo atışmaları vardır.. Lakin bu durumu çok güzel açıklar..

Biri sokak lehçesi ve çarpık ağzıyla der ki:

-Seversin pırasayı..

Diğeri aynı ayarda karşılık verir:

-Ooo.. Yoğurtlu kebaplı...

Fazla söze gerek yok:) Oruca falan hiç gerek yok; Ramazan yeni bitti :) Bu oyları veren ben değilim valla .. :) Şov daha yeni başlıyor.

alpertunga
22-01-2010, 12:45
...
Senlik-benlik bitip de kuruldu muydu bizlik
Asgari ücret değil; hür ve günlük güneşlik
bir Türkiye olacak aldığın son gündelik
Halk kalacak geride bitince bu zalım sel
Hava döndü, işçiden, işçiden esiyor yel
...
Can Yücel
Bir kadın. Başörtüsünün kenarından bakıyor kendine çevrilen kameraya. Hava soğuk, hava beter. Göz göze gelince kamerayla, kaldırıyor yumruğunu yukarı. Yumruğu alışık değil havaya kalkmaya, sesi bilmiyor daha bağıra bağıra bağıran diğer sesler arasında kaybolmayı. Utanıyor önce. Görüyorum yüzünden, kavga ediyor kendiyle. Sonra bırakıyor terbiyesini, hanımcıklığını, çatıyor kaşlarını, bileğinin kırılır gibi sallanması, devrilmesi geçiyor, sıkıyor yumruğunu kaldırıyor kolunu sesiyle birlikte yukarı:
“İşçiyiz! Haklıyız! Kazanacağız!”
Bağırdıkça alışıyor sesine. “Tuhaf şey” diyor belki içinden, “İnsandan daha çok bağırdıkça daha az tırmalıyor kulağımı kendi sesim. İnsanlar daha çok bağırdıkça...” :
“Ölmek var! Dönmek yok!”
TEKEL işçilerinin nefeslerinin buğusu Ankara’nın üzerinde birikiyor gece soğuğunda. Ankara’nın üzerinde bir hayalet dolaşıyor... Hükümetteki adamların ve kadınların vicdanına musallat olacak bir hayalet bu.

Dirisi 500, ölüsü 1500
Dirisi 500 lira, ölüsü 1500 lira ettiği için bu insanların, ağızlarına bir bant kapatıp Ankara’nın sokaklarına oturdular. Soğuğun karnına oturdular. Donarak çocuklarıyla birlikte, onlara iki yıldır yapılan haksızlığın, söylenen yalanların, pişkin pişkin sürüp giden yok saymanın yok olmasını bekliyorlar. Ölüm ve hatta intihar orucu başlattılar ki yapılmış şey değildir Türkiye’de.

Vicdan işgali
Şimdi siz onlara bakıyorsunuz. Belki içinizden Başbakan’ın “Yan gelip yatıyorlar” lafı geçiyor. “Belki de” diyorsunuz, “Hakikaten yan gelip yatıyorlar.” İnsan çünkü çaresizliğe dayanamaz. Bitsin, gitsin, vicdanını rahatsız etmesin ister. Otuz saniye düşünün. Hangimiz, hangi insan hakikaten haksızlığa uğramamışsa gidip Ankara’nın soğuğunda gece gündüz, aç bi-ilaç bekler? Bıçak kemiğe dayanmamış olsa insan nasıl böyle otuz sekiz gün boyunca sokaklarda yaşamayı, bağırmayı göze alır? İnsan kendi hakkını savunacağına güvendiği sendikadan bile kazık yerse, o sendika insanlar orada işkence çekerken Alişan’ı şarkıcı olarak getirmeyi düşünecek kadar, onu da geçtim, insanların derdini hükümete anlatmayacak kadar basiretsizleşmişse ne yapacak? Çoluk çocuk vicdanımızı işgal edecek elbette. Bu, bir vicdan işgali hareketidir. Sakınmayın vicdanlarınızı, açın kapılarınızı, çünkü işçiler, açlar ve çaresizler girecek.

Daha çok nefes
Televizyonlar onları gösteriyor nihayet. Soğukta üşüyen, üşüdüğünü haklı olduğunu hatırlayarak unutmaya çalışan insanları gösteriyor beyazcam. Nihayet. Gazetelerde birinci sayfalarda görünüyor yüzleri. Çoktan yapmış olmalıydık bunu. Çoktan... TEKEL işçilerine destek vermeye giden yazar Tuna Kiremitçi’nin yazısında söylediği gibi, nicedir bu kadar haklı, bu kadar kalabalık, bu kadar inanmış, bu kadar ferah feza kalplerle destekleyecek insanları görmemiştik. Rahat olun ve destekleyin. Sevginizi ve desteğinizi, öfkenizi ve sesini koyun onlar için ortaya. Çünkü Can Yücel’in dediği gibi, hava döndü. Ve ısınmak için bu soğukta daha kalabalık bizlere ihtiyacımız var. Muktedir vicdanına musallat olacak hayaletleri güçlendirmek için daha çok nefes buğusuna. TEKEL işçilerine selamla...
Ece TEMELKURAN

trusty
22-01-2010, 13:39
...

Senlik-benlik bitip de kuruldu muydu bizlik
Asgari ücret değil; hür ve günlük güneşlik
bir Türkiye olacak aldığın son gündelik
Halk kalacak geride bitince bu zalım sel
Hava döndü, işçiden, işçiden esiyor yel

Can Yücel

...kaldırıyor yumruğunu yukarı. Yumruğu alışık değil havaya kalkmaya, sesi bilmiyor daha bağıra bağıra bağıran diğer sesler arasında kaybolmayı. Utanıyor önce. Görüyorum yüzünden, kavga ediyor kendiyle.

Hangimiz, hangi insan hakikaten haksızlığa uğramamışsa gidip Ankara’nın soğuğunda gece gündüz, aç bi-ilaç bekler? Bıçak kemiğe dayanmamış olsa insan nasıl böyle otuz sekiz gün boyunca sokaklarda yaşamayı, bağırmayı göze alır?

bu kadar ferah feza kalplerle destekleyecek insanları görmemiştik.



Hava dondu gercekten,

Neden biliyormusunuz,

Milletin yureginde yer etti Tekel Iscisi.

Cok usuduler, cok aci cektiler.

Yavrulari adina birakamiyorlar direnisi,

81 vilayetteki diger anneler izliyor tv'lerden.

Benim es'imin tek izledigi haber bu, gunlerdir.

Olmaz diyor, bu kadar gaddarlik olmaz.

Bazilari yavrularina sarilmis,

Usuyorlar.

Anneler izliyor.

yosun
22-01-2010, 22:40
Hava dondu gercekten,

Neden biliyormusunuz,

Milletin yureginde yer etti Tekel Iscisi.

Cok usuduler, cok aci cektiler.


Milletin yüreği nasır tutmuş. Kimsenin umurunda olduğunu sanmıyorum. Bir avuç duyarlı kalabilenler dışında...
Bu milleti ancak ucunda cennet gitme vaadi varsa ya da cehennem ile korkutursan kıpırdatabilirsin.
Bunun dışında hiç bir etik kural, hiç bir ahlak anlayışı, hiç bir acıma duygusu taşımıyor artık bu millet!

yosun
22-01-2010, 22:51
ACİL!!!TEKEL İŞÇİSİNE YARDIM!
ŞİMDİ TEKEL İŞÇİLERİNE YARDIM ZAMANI!

HERKES ELİNDEN GELENİ YAPSIN. İLAÇ, BATTANİYE, KARAVANA DAĞITIMI, BİNLERCE ÇİFT ÇORAP İÇ ÇAMAŞIRI, ATKI, ELDİVEN BRANDA BEZİ GEREKLİ.

KARIN ALTINDA HAKKINI ARAYAN TEKEL İŞÇİSİNE YARDIM İÇİN Tek gıda-iş-Ankara 0312 433 4955.
Nakit yardım için tek gıda İş'in Tekel işçileri adına açtığı ve yeminli müşavirler kontrolünde olan ve işçi heyetlerince denetimli aşağıdaki hesap numaraları ilan edilmiştir.
TL hesabı:
TR250001 5001 5800 7296862516
EURO hesabı:
TR750001 50015 5804 8012361938
Dolar hesabı:
TR270001 5001 5804 8012361929

İçinden geçtiğimiz tünelde ışığı taşıyanlar TEKEL İŞÇİLERİDİR! ŞEKER İŞÇİLERİDİR. İtfaiyecilerdir. Eczacılardır. Ulaştırma işçileri, belediye çalışanlarıdır. Öğretmenler, çiftçiler, gazeteciler, işsizlerdir!

Aydın demek öncü güç demektir . Öncü gücün yeri öncü sınıfın yanıdır. Öncü sınıf İşçilerdir. Bugün her türlü hakkı elinden alınan TEKEL İŞÇİLERİDİR ..



İşçileri bu duruma düşürüp, yardıma muhtaç hale getiren zihniyetin bulgur, nohut, kömür,makarnadan oluşan üstelik bizim ödediğimiz vergilerden karşılanan sadakayı dağıtarak, kendi yarattığı mağduriyeti oya çevirmesine izin verilmemeli...
Birlik olma zamanıdır.

yosun
27-01-2010, 00:13
Başbakan Tekel işçilerine Perşembe günü saat 18.00'e randevu verdi.

Ne görüşeceğini, ne diyeceğini merak ediyorum doğrusu...

alpertunga
29-01-2010, 13:00
Bekir Coşkun

TEKEL'in nesi var, iki elin sesi var...
29.01.2010 10:59:43
TEKEL’li olmak iyi bir şey değil...
Oysa “iki elin sesi var” derler...
Partinin sıcak salonunda, beyefendi daha “Sen kimsin ya direniyorsun?..” der demez, tombul parmaklı iki el kalkar:
Şak, şak, şak...
Senin durumun ne:
TEKEL...

İyi şeylerin başında hep “çift” vardır:
Çift dikiş...
Çifte kavrulmuş...
Çiftleşmek...
Çift kat...
Çift (biri metres, biri nikâhlı) eş...
Çift (biri ödenek, biri yolluk) maaş...
Çiftetelli...
Başbakan’ı üzerinden atan ve tarihe geçen o muhterem atın vurma stilinin adı neydi:
Çifte...
Senin haline bakıyorum, bu devirde işe yaramıyorsun...
TEKEL’sin usta...

Bak:
Senin çalıştığın o TEKEL’i 292 milyon dolara sattılar. Alanlar çok beklemeden bunu 920 milyon dolara başkasına devrettiler.
Böylece yoksulların hakkı 628 milyon doları ceplerine indirdiler mi?..
Bunun adı; çifte vurgun...
Ya sadece eski işini isteyen yoksul işçilere “Yağma yok, kolay kazanma devri bitti” demek ne:
Çifte standart...
Sen ise; tek maaş, tek göz oda, tekdüze...
Tek gelirin alın teri...
Ve karlı bir Ankara gecesindesin...
Tek başına...

keyness
29-01-2010, 20:56
http://i1001.hizliresim.com/2010/1/29/8099.jpg


yorumsuz...

trusty
29-01-2010, 21:17
http://i1001.hizliresim.com/2010/1/29/8099.jpg


yorumsuz...



Keske bir isim koysaydiniz Sn.Keyness,

Iste deseydiniz, Turk Demokrasi-sini kurtaracak olanlar.

Sevki YILMAZ yakisirdi bu isme.

karaboğa
29-01-2010, 21:33
http://i1001.hizliresim.com/2010/1/29/8099.jpg


yorumsuz...

tiplere bak beşi bi yerde :) Kendilerine gelince demokrasi isterük derler Mazlum edebiyatına geçerler, başkası hakkını isteyince ananıda al git.. allahtan belanızı mı istiyorsunuz derler.

Demokrasiyi kendileri için zırh başkaları için silah olarak kullanmaktan kaçınmazlar..

yusufusta
29-01-2010, 21:55
http://i1001.hizliresim.com/2010/1/29/8099.jpg


yorumsuz...

Demekki zihniyet değişmiyor.Muhalefette işçi ile dost iktidara gelince vur copu.Tekel işçilerinin eylemine katılan CHP milletvekilleri Buca Belediyesinin işten çıkardığı emekçilere niye duyarsız kaldılar acaba?

karaboğa
29-01-2010, 22:23
Demekki zihniyet değişmiyor.Muhalefette işçi ile dost iktidara gelince vur copu.Tekel işçilerinin eylemine katılan CHP milletvekilleri Buca Belediyesinin işten çıkardığı emekçilere niye duyarsız kaldılar acaba?

akp izmiri alacağım derken elindeki buca belediyesinide CHP ye kaptırdı.. herhalde onun kuyruk acısından buca belediye işçilerini bu kadar sahiplendi.
aslında işin gerçeği eski buca belediye başkanı akpli şebboy seçimi kaybedeceğini anlayınca giderayak belediyeye ihtiyacın çok üzerinde sırf akpli diye bir sürü işçi almıştır.
Yeni belediyede gereğinden fazla işçinin belediyeye yani buca halkına olan maddi zararının önüne geçebilmek için bu çıkarmaları yapmak zorunda kalmıştır.

BOZKIR
29-01-2010, 22:29
Tekel işcileri ortalama 3100 Tl maaş alıyorlarmış.(Medyadan öğrendiğim rakam bu).Bir defa özel sektörde bu kadar maaş olabilen bir işci yok.Bir çok yönetici bu rakamın yanına bile yaklaşamıyor.
Bu işcilerin hemen hepsi sendika üyesi.Bir günlük maaşları sendika aidatı olarak kesiliyor.100 tl yapar ayda ortalama.8000 işciden 80000 TL eder.

Ranta bak.Bir çok işletme aylık bu kadar bile ciro yapamıyor.

Hesap var kitap var.Bende isterim 3100 Tl mayış :D O maaş için değil parkın soğuk suyuna Kuzey buz denizine bile girerim :D

: D işaretinin eski simgesi daha güzeldi:(

balaban
29-01-2010, 22:33
Merhamet
Yazmaya bile değmezdi ama görülmemiş bir siyasi anlayışın örneğidir diye vazgeçemedim. Kapitalizmin kralı ülkelerde bile bir maliye bakanı “Biz merhametten onların aylıklarını arttırdık” demez. Diyemez. Çünkü bir devlet adamının işi hukuk iledir. Merhamet kölelere belki duyulur belki duyulmaz. Merhamet sıcak bir duygudur, size uygun düşmüyor. Ayrıca çok insani duygudur. Allah’ın “rahim” isminin insanda tecellisidir. Bu kadar büyük laf etmeyin. Hatta bu “kibir” den dolayı, bence tevbe edin!
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11826

balaban
29-01-2010, 22:35
Demekki zihniyet değişmiyor.Muhalefette işçi ile dost iktidara gelince vur copu.Tekel işçilerinin eylemine katılan CHP milletvekilleri Buca Belediyesinin işten çıkardığı emekçilere niye duyarsız kaldılar acaba?

CHP'de mi buzlu havuza atıp, üstlerine buzlu su ve biber gazı püskürttü? Hızını alamayıp bir de dövdürttü herhalde.

yusufusta
29-01-2010, 22:43
akp izmiri alacağım derken elindeki buca belediyesinide CHP ye kaptırdı.. herhalde onun kuyruk acısından buca belediye işçilerini bu kadar sahiplendi.
aslında işin gerçeği eski buca belediye başkanı akpli şebboy seçimi kaybedeceğini anlayınca giderayak belediyeye ihtiyacın çok üzerinde sırf akpli diye bir sürü işçi almıştır.
Yeni belediyede gereğinden fazla işçinin belediyeye yani buca halkına olan maddi zararının önüne geçebilmek için bu çıkarmaları yapmak zorunda kalmıştır.

Kelalaka bir cevap olmuş.Bir defa ben AKP'li değilim.Herhalde siz CHPlisiniz ki CHP'yi büyük harfle Akp ve eski başkanını küçük harfle yazmışsınız.
Akp'nin mantığı da aynı.Eski iktidarlar tarafından çiftiğe çevirildiği çin Tekel'i özelleştirdiklerini söylüyorlar.CHP'li belediye de aynı mantıkla işçileri çıkarmış.Sonuçta olan işçilere oluyor.Partizanlık hakim geliyor muhalefette emekçi görünenler iktidarda o emekçilere acımıyor
.http://www.emekdunyasi.net/tr/article.asp?ID=7108

yusufusta
29-01-2010, 22:46
CHP'de mi buzlu havuza atıp, üstlerine buzlu su ve biber gazı püskürttü? Hızını alamayıp bir de dövdürttü herhalde.

Sn Balaban ben Tekel işçilerine yapılanları savunduğumu ya da CHP'nin işçilere tazyikli su sıktığını yazmadımki.Böyle bir mantığı nasıl çıkardınız size yakıştıramadım doğrusu.

balaban
29-01-2010, 22:52
Sn Balaban ben Tekel işçilerine yapılanları savunduğumu ya da CHP'nin işçilere tazyikli su sıktığını yazmadımki.Böyle bir mantığı nasıl çıkardınız size yakıştıramadım doğrusu.


Siz dediniz demiyorum, lütfen rekrar okuyun. CHP'de bunları yaptı mı diye soruyorum sadece. İnanın yapıp yapmadığını bilmiyorum. Eğer böyle yaptıysa akepeye tepkim neyse onlara da aynısı olur.

balaban
29-01-2010, 22:54
Yurdum insanı gerçekten çok yaratıcı.

Bu pankartun üzerine pankart tanımam:)

Allah bazılarına yürü ya kulum der. Onlar yürümez koşar.

http://img32.imageshack.us/img32/4183/000sz.jpg (http://img32.imageshack.us/my.php?image=000sz.jpg)

karaboğa
29-01-2010, 22:54
Kelalaka bir cevap olmuş.Bir defa ben AKP'li değilim.Herhalde siz CHPlisiniz ki CHP'yi büyük harfle Akp ve eski başkanını küçük harfle yazmışsınız.
Akp'nin mantığı da aynı.Eski iktidarlar tarafından çiftiğe çevirildiği çin Tekel'i özelleştirdiklerini söylüyorlar.CHP'li belediye de aynı mantıkla işçileri çıkarmış.Sonuçta olan işçilere oluyor.Partizanlık hakim geliyor muhalefette emekçi görünenler iktidarda o emekçilere acımıyor
.http://www.emekdunyasi.net/tr/article.asp?ID=7108

Alakası yok bende CHP li değilim sonunda korkarım aynı noktada buluşacağız :) akpnin kendine yapılan her eleştiride ee chpde bunu yapıyor demesi ile savunduğunuz argümanın parelelliğinden yazdım öyle. Yanşlış varsa yanlışı değerlendirmek yerine bunu karşı cephedikilerin yanlışıyla örtmeye çalışmak asıl bana bu kelalaka geliyor..

trusty
30-01-2010, 01:14
Tekel işcileri ortalama 3100 Tl maaş alıyorlarmış.(Medyadan öğrendiğim rakam bu).

Bir defa özel sektörde bu kadar maaş olabilen bir işci yok.Bir çok yönetici bu rakamın yanına bile yaklaşamıyor.

Bu işcilerin hemen hepsi sendika üyesi.Bir günlük maaşları sendika aidatı olarak kesiliyor.

100 tl yapar ayda ortalama.8000 işciden 80000 TL eder.

Ranta bak.

Bir çok işletme aylık bu kadar bile ciro yapamıyor.

Hesap var kitap var.Bende isterim 3100 Tl mayış, O maaş için değil parkın soğuk suyuna Kuzey buz denizine bile girerim.



Hangi medyadan ogrendiniz ?

Bu yazdiklarinizi ispat edin !

Yoksa mufteri durumuna duser, nickinizi degistirmek zorunda kalirsiniz.

Bekliyorum.

keyness
30-01-2010, 08:57
http://i1001.hizliresim.com/2010/1/30/1929.jpg

:kahkah: :yes: :yes: :yes: :kahkah: :kahkah:

yusufusta
30-01-2010, 21:17
Erdoğan 4-C gerçeğini sendikacılardan öğrendi
http://www9.gazetevatan.com/Erdogan_4C_gercegini_sendikacilardan_ogrendi/284401/1/Manset

Tekel işçileri illa 47 gün eylem yapıp dayak mı yemeliydi?Niye bunu iki yıldır halledemediniz?Başbalan kadar sendika da suçlu bu işte.Sadece işçilerden aidat almakla olmuyor,şimdiye kadar bu işi Başbakan'a anlatmaları lazımdı.

reha kaya
30-01-2010, 21:50
Bir ''Megolamana'' laf anlatmak imkansızdır, diye biliyorum.

yosun
30-01-2010, 22:13
Dedi ki!

Geçen yazıyı yazdığımda ben ülkenin dört bir yanından çıkıp gelmiş arkadaşlarıyla birlikte “kendini ifade etme protestosu yaptığı” çadıra gitmiş, onu dinlemiştim. Bu sefer o beni telefonla aradı. Sesinde “işinin ve ekmeğinin hakkını” savunmanın yüksek soyluluğu, kararlı diklenişi, yıkılmaz asaleti vardı.

Dedi ki yaz:

Başbakan “Devletin kasasını TEKEL işçisine soydurmayız” diyor ya aslında “Devletin kasasını TEKEL işçisine soydurmayız, biz soyarız” demek istiyor.

Sana belge sıralıyorum.

Dedi ki yaz:

Belge 1:

TEKEL’in alkol fabrikalarının sahibi Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin bilançosunda borç olarak görünen 300 milyon lira, devirden bir hafta önce silindi. Bu borç TEKEL Genel Müdürlüğü hesabına aktarıldı. Yani borç devlette kaldı, fabrikalar borçsuz satıldı. 300 milyon lira, o dönemin kurlarına göre yaklaşık 250 milyon dolar eder. Yüksek Denetleme Kurulu Başdenetçisi Şenol Sarrafi, 300 milyon liralık borcu satıştan bir hafta önce silip, alıcıya değil devletin sırtına yüklemenin hukuka aykırı olduğunu 2004 yılı raporlarında yazdı. Meclis KİT Komisyonu’na taşıdı. 35 milletvekilinin, Başbakan’ın ve Maliye Bakanı’nın haberi oldu ama soygun önlenemedi.



***


Dedi ki yaz:

Belge 2:

TEKEL’in rakı ve şarap fabrikaları 2004 yılında 292 milyon dolara özel bir yerli şirkete satıldı. Fabrikaları 292 milyon dolara alanlar, bunları 2006 yılında 950 milyon dolara bir Amerikan şirketine sattılar. TEKEL’in fabrikalarının “daha satılırken soydurulduğunu” bütün gazeteler yazdı, milletvekillerinin, Başbakan’ın ve Maliye Bakanı’nın haberi vardı ama soygun yapılmış oldu.


***


Dedi ki yaz:

Belge 3:

TEKEL’in 5 sigara fabrikası, kentin merkezinde (Adana-Malatya-Tokat-Bitlis-Samsun) kalmış geniş, değerli arsalarıyla 1 milyar 720 milyon dolara yabancı şirkete satıldı. Bu fabrikalardan sadece Samsun Ballıca’nın yıllık faaliyet kârı 600 milyon TL idi. Sadece Samsun Ballıca fabrikasının 4 yıllık kârı karşılığı, 5 fabrika arsalarıyla yabancıya verilmiş oldu. Bu bilgiler Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında yer aldı ve Meclis KİT Komisyonu’na getirilerek Başbakan, Maliye Bakanı, 35 milletvekili haberdar edildi ama sonuç değişmedi.


***


Dedi ki yaz:

Belge 4:

Sigara fabrikaları satılırken; toplumun bilgisinden kaçırılarak alıcıya kınalı kıyak yapıldı. İşlenmiş A grad ve B grad tütünlerden 25 bin ton (25 milyon kilo) tütün hediye edildi. Bu tütünün kilosu ortalama 5 dolar olduğuna göre, fabrikaların yeni alıcısına devletin deposundan 125 milyon dolar soydurulmuş oldu. Bunun hukuka uygun olmadığı Denetleme Kurulu raporlarında yer aldı, Meclis’te 35 milletvekili ile Başbakan ve Maliye Bakanı’na bildirildi.


***


Dedi ki yaz:

Belge 5:

Dünyanın en iyi tütünü işlenmiş A grad Türk tütünüdür. TEKEL, bu tütünleri Türk tütün üreticisinden kilosu ortalama 2.5 dolar ile 3 dolar arasında bir fiyata alır, kilo başına 50 cent işleme masrafı yapar ve elini öpene 7 dolara satardı. TEKEL özelleştirilme aşamasına girince bu tütünleri yine üreticiden 3 dolara almaya devam etti fakat kendisi 18-20 milyon dolar harcayarak teknolojilerini yenilediği kendi Yaprak Tütün Fabrikaları’nda işlemek yerine sayısı 25-30 olan tüccara kilosu 1 dolara satmaya başladı. Yani şu anda bile kilosunu 3 dolara üreticiden aldığı tütünü 1 dolara tüccara veriyor, tüccar TEKEL’den 1 dolara aldığı tütünü 50 cent işleme masrafı yaparak 7 dolara yabancıya elini öptürerek satıyor. Bu bilgiler de Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında yer aldığı için 35 milletvekili ile Başbakan ve Maliye Bakanı tarafından biliniyor.

Dedi ki belgelere bak.

Ve halk uyansın diye otur yaz: Belgeler, “Devletin kasasını Tekel işçisine soydurmuyorlar fakat kendileri soyuyorlar” diye bağırıyor.

Necati Doğru

asagir
30-01-2010, 23:00
Boş bu işler.

İktidarın politikaları belli.
Hem de yıllardır belli.
Yeni değil.
Tekel işçileri kış ayazında betonda yatıyormuş.
Peah...
Yatıyor da ne oluyor?
Aynı tekel işçileri değil midir bu iktidarın politikalarını destekleyen?
Uygulaması için oy veren?
Desteğe, oy vermeye devam edecek olan?

Aynı fındıkçılar gibi.
Onlar da cırlıyorlardı.
Hala da cırlıyorlar.
Ama, cırlamalarına neden olan politikaları uygulaması için de iktidara oy/yetki vermekten geri durmadılar.
Yeniden seçim olsun, yine desteğe devam edecekler.
Eminim.

Esnaf farklı mı?
Onlardan da aynı politikalara tam destek var.
Ama onlar da cırlamaya devam ediyorlar.
Desteğe de...

Ya emekliler?
On milyon civarında emekli olduğu söyleniyor.
Sayıya bakacak olursak; istediklerini götürür, istediklerini getirirler.
Getiriyorlar da.
Ama cırlamaktan da geri durmuyorlar.
Orta sınıfın en eğitimlileri oluyor kendileri...
Ama kendilerini cırlatan politikaların sahiplerine, o politikaları uygulamaları için yetki veren de kendileri.
Demek cırlamak iyi bir şey...

Dedim ya;
Boş bu işler.

Zırlamayı seven bir toplumuz.
Cırlamaz/zırlamazsak olmaz.
Bizi zırlatmayan filmleri bile izlemeyiz.
Zırlamak için para veririz.
Hal bu iken;
Oy vermek için, cırlatmayacak/zırlatmayacak kişiler mi arayalım... destekleyelim...
Peh...

Cırlatıcıların efendileri çok yaşayın!
Başımızdan eksik olmayın!
Türkiye sizinle grur duyuyor!

Çok yaşaaaa!

gizemliduygular
30-01-2010, 23:18
Zırlamayı seven bir toplumuz.
Cırlamaz/zırlamazsak olmaz.
Bizi zırlatmayan filmleri bile izlemeyiz.
Hal bu iken;
Oy vermek için, cırlatmayacak/zırlatmayacak kişiler mi arayalım... destekleyelim...
Peh...

Cırlatıcıların efendileri çok yaşayın!
Başımızdan eksik olmayın!
Türkiye sizinle grur duyuyor!

Çok yaşaaaa!

Bu yazı bana bir seminerde konuşmacı arkadaşın anlattığı bir fıkrayı anımsattı. Ciyaklatmadan kaz yolma fıkrası bilirsiniz.:):) Sizin tabirinizle henüz cırlıyorlar, ilerde cırlamaktan öte acabetli ve garabetli sesler çıkaracaklarının farkında değiller, çünkü ciyaklamalarına fırsat verilmeden yolundular.:he::he:


Bir kış günü, kullarının nasıl yaşadığını yakından görmek isteyen bir padişah kılık değiştirerek sadrazamıyla birlikte dolaşmaya çıkmış şehirde.
Bir dere kıyısında, ham pöstekileri sularda tokaçlaya çitileye kullanılır bir deri haline getirmeye uğraşan yaşlı bir debağa rastlamış:
- Esselamü aleyküm ya pir-i peder, demiş.
Yaşlı adam başını kaldırıp kendisini selamlayana şöyle bir bakmış:
- Ve selamü aleyküm ey cihana server, demiş.
Garip bir konuşma başlamış kılık değiştirmiş padişahla, deri debağı arasında.
Padişah sormuş:
- Altılarda ne yaptın?
Yanıt şöyle gelmiş:
- Altıya altıyı katmadan, otuz ikiye yetiştiremiyoruz.
Padişah yine sormuş:
- Geceleri kalkmadın mı?
Yanıt:
- Kalktık ama ellere yaradı.
- Sana bir kaz göndersem yolar mısın?
- Cıyaklatmadan.
***
Padişahla sadrazamı saraya geri dönerlerken, sadrazam:
- Sultanımız efendimiz, demiş; o yaşlı deri debağcısıyla ne konuştunuz öyle?
Padişah:
- Anlamadın mı, demiş.
- Hiçbir şey anlamadım.
- Git öğren öyleyse; öğrenemezsen de bir daha gözüme gözükme...
***
Sadrazam koşa koşa yaşlı dericinin yanına dönmüş:
- Hey buraya bak, demiş; nereden anladın sen yanımdaki kişinin padişah olduğunu da, kendisinin selamına "Ve selamü aleyküm ey cihana server" diye yanıt verdin?
İhtiyar derici:
- Sorunuzu, demiş; yüz altından aşağı yanıtlayamam.
Sadrazam hemen saymış yüz altını. Derici:
- Efendim, demiş; kendisinin sırtındaki samur kürk, sadece bir hünkârın giyebileceği bir kaliteydi. Üstelik selamı da çok üst düzeydeydi. Bana başka kim hitap edebilir öyle ki, "ey pir-i peder" diye...
- Padişahımız, altılarda ne yaptın diye de sordu?
- Yüz altından aşağı yanıt veremiyorum, biliyorsunuz...
Sadrazam yüz altını daha saymış. Derici sürdürmüş açıklamasını:
- Altı ay yaz çalışmadın mı demek istedi.
- Sen de, altıya altıyı katmadan, otuz ikiye yetiştiremiyoruz, dedin. Ne demek istedin?
- Yüz altın daha rica edeyim.
Yüz altın daha inmiş dericinin cebine.
- Efendim, altı ay yaza, altı ay kışı eklemeden, otuz iki dişimize yetiştiremiyoruz demek istedim.
- Geceleri kalkmadın mı, diye de sordu.
- Yüz altın daha lütfen...
Yüz altından sonra gelen yanıt:
- Çocukların olmadı mı, demek istedi.
- Ellere yaradı, diye cevap verdin. Ne demek istemiştin? Hemen al yüz altını...
- Çocuklarım oldu ama, hepsi kız oldu; evlenip gittiler, demek istedim.
- Sana bir kaz göndersem yolar mısın, diye de sordu; sen de cıyaklatmadan, dedin...
***
Yaşlı derici, gülümseyerek şöyle bir bakmış sadrazamın yüzüne:
- Onun da yanıtını artık kendiniz bulun, demiş.
***

yosun
30-01-2010, 23:22
Hangi medyadan ogrendiniz ?



Yandaş medya sürekli bu yalanı pompalıyor...
Bizim insanımız ise parmak kaldırıp indirmekten öte görevi olmayan vekil maaşlarını kıskanmak, sorgulamak yerine emekçinin ücretini kıskanıyor!
İşte bir örnek;

Cemaat Yazarı Şok Etti!

Zaman Gazetesi yazarı Ahmet Turan Alkan, Tekel işçilerinin eylemiyle ilgili olarak da şu yorumu yaptı: “Onlar eyleme başlayınca araştırdım, benim Yrd. Doç.’lik maaşımdan daha fazla maaş alıyorlar. Ve tabii ki haklı olarak bundan vazgeçmek istemiyorlar. Ama bu ülkede çok daha az paraya çalışan insanlar var sonuçta.” Balçiçek Pamir’in “Ama hiç kimse hayat standardının düşmesini istemez ve bunda haklıdır, siz de böyle düşünmüyor musunuz?” sorusuna Alkan şu cevabı verdi: “Olabilir ama açıkçası ben Tekel eylemine hoş bakmıyorum.” Alkan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in işçi eylemiyle ilgili olarak söylediği “Hatamız merhamettir” cümlesine de aynen katıldığını ifade etti ve “Bakanla aynı şekilde düşünüyorum” dedi.

http://www.internetajans.com/default.asp?nid=89844

balaban
30-01-2010, 23:31
Erdoğan 4-C gerçeğini sendikacılardan öğrendi
http://www9.gazetevatan.com/Erdogan_4C_gercegini_sendikacilardan_ogrendi/284401/1/Manset

Tekel işçileri illa 47 gün eylem yapıp dayak mı yemeliydi?Niye bunu iki yıldır halledemediniz?Başbalan kadar sendika da suçlu bu işte.Sadece işçilerden aidat almakla olmuyor,şimdiye kadar bu işi Başbakan'a anlatmaları lazımdı.



Siz Başbakanın bunları bilmediğine inandımnız mı?

Ben inanmadım. başından beri biliyor, bilmez olur mu? Bir suçlu bulup oy potansiyeli olanları tekrar kendisine döndürmesi lazım. Bu kadar basit.

gizemliduygular
30-01-2010, 23:36
Siz Başbakanın bunları bilmediğine inandımnız mı?

Ben inanmadım. başından beri biliyor, bilmez olur mu? Bir suçlu bulup oy potansiyeli olanları tekrar kendisine döndürmesi lazım. Bu kadar basit.

Bir başbakan, bir büyüğün dediği gibi ''kara kuzunun ak yavrusunun hesabı benden sorulmalı'' sözü misali her şeyden haberdardır.

Raif
31-01-2010, 02:35
Tekel çalışanlarına yapılan müdahale başka ve başbakanın toplantıda kurumu tehdit etmesi başka..

Bu hükümetin yatacak yeri yok..

ozberehu
01-02-2010, 07:09
http://i1001.hizliresim.com/2010/1/29/8099.jpg


yorumsuz...


Yurdum insanı gerçekten çok yaratıcı.

Bu pankartun üzerine pankart tanımam:)

Allah bazılarına yürü ya kulum der. Onlar yürümez koşar.

http://img32.imageshack.us/img32/4183/000sz.jpg (http://img32.imageshack.us/my.php?image=000sz.jpg)

1988’de Refah Partisi İstanbul İl Başkanı iken Darphane işçilerinin grevine destek vermek için gitmiş ve “Zulme son verene kadar haklı ve kararlı mücadelelerin yanında olmayı inancımız gereği görev telakki ederiz” demişti.

1988 yılında Basın-İş Sendikasına bağlı Darphane işçilerinin grevinin 27’nci gününde Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olarak ziyaret eden Tayyip Erdoğan işçilere destek için “grev gözcüsü” önlüğünü üzerine giyerek fotoğraf çektirmişti.

Erdoğan, işçileri ziyareti sırasında yaptığı açıklamada “Ülkemizde özellikle 1980 sonrası hükümetler işçi haklarına insan onuruna yakışmayacak şekilde ilgisiz kalmaktadır. Alın teri kutsallığını yitirmiştir. Ülkemizde işçilerimiz kira ücretlerini dahi ödeyemeyecek zorluklar içerisindedir. Bu zulme son verene kadar haklı ve kararlı mücadelelerin yanında olmayı inancımız gereği görev telakki ederiz” demişti.

Fotoğraf karesinde yer alan isimlerden biri olan Gazeteci Hasan Tufan, Başbakan Erdoğan’ın bugün işçilere ve emeğe bakışının kendisini şaşırttığını söylüyor.

Dönemin Basın İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı olan Hasan Tufan ise, “Grev yerine gitmeden önce Erdoğan’la çalışma hayatı üzerine sendika merkezinde uzun uzun sohbet etmiştik. Kendisi grev yerine gelerek emekçiden yana tavır göstermişti. 20 yıl önce grev önlüğünü üstüne giyen bir siyasetçinin 20 yıl sonra böyle açıklamalar yapması bizleri üzdü. Keşke Başbakan 1 Mayıs’ta Taksim’de hak arayacak işçilere ‘ayak’ demeseydi. Türk siyasi tarihi bunu not düşecektir” diye konuştu...

....

HOŞHAN
01-02-2010, 21:41
ulen....... tekel işçilerine verilen maaşta gözünüz mü kaldı bırakın da bu ülke de adam gibi maaş alan insanlar olsun.....
onlardan kıstığınız maaşla mı.. ülke ekonomisi düzeltilecek ... ..
gidin de devleti soyan şu hastaneleri bi hizaya getirin kardeşim .. adamlar nerdeyse erkeği hamile gösterip devletten para koparacak......
siz gidinde yardım toplama adı altında milletimizin manevi duygularından faydalananları ; para yı ceplerine iç edenleri kenara sıkıştırın....günahtır .....

alpertunga
02-02-2010, 14:09
'Tekel direnişi'yle neler kazandık...

ORAL
ÇALIŞLAR

Politika
02/02/2010
oralcalislar@gmail.com

Tekel işçilerinin Ankara’da kara soğuğa, kötü koşullara aldırmadan yürüttükleri direnişin (Türkiye yakın tarihinin ne yazık ki işçi hakları, işçi örgütlenmesi ve başarılı direnişler açısından pek parlak bir görüntü çizmediğini de göz önünde bulundurursak) şimdiden önemli bir başarı olarak tarihe geçtiğini söyleyebiliriz.
Uzun zamandan beri ilk kez, geniş bir toplumsal arka plandan destek alabilmiş olan bir direnişle karşı karşıyayız. İşçiler bu büyük desteği görünce daha dirençli davranabildiler. Bu tür direnişlerde toplumsal desteğin ve kamuoyunun sahip çıkmasının son derece önemli ve tayin edici olduğunu biliyoruz.
Tekel işçilerinin direnişi, ilk başlarda, hükümet tarafından da muhalefet tarafından da çok önemsenmedi. Çünkü bugüne kadarki deneyimlerde bu tür talepler, istekler bir süre sonra sönümleniyor, işçiler bir şey elde edemedikleri gibi dağılıp gidiyorlardı.
Bu kez öyle olmadı. Tekel işçileri direnerek bir mevzi yarattılar. Bu mevzi giderek genişledi. Sonuç alacak kadar etkili oldu. Tabii bunun işçilerin direnişinin ötesinde de önemli nedenleri var.
***
AK Parti iktidardaki 8. yılına giriyor.
Bu kadar uzun süre işbaşında kalmak kaçınılmaz olarak bir yorgunluğa yol açıyor. İktidar partisi son dönemde karşılaştığı ağır sorunlarla başetmekte zorlanıyor. Örneğin önce ‘Kürt açılımı’ adıyla başlayan, sonra ‘Demokratik açılım’ adını alan kritik projede, hükümetin bir kilitlenme yaşadığını net bir şekilde gördük.
Güneydoğu’dan umut verici sesler gelmiyor. AK Parti, daha önceki kendine güvenen tutumunu terk etmiş gibi görünüyor. O bölgede, daha önce de olduğu gibi, ‘asayiş kuvvetleri’ hüküm sürüyor. Polis, asker yöredeki siyasetçileri, belediye başkanlarını gözaltına alıp operasyon yapıyor, ‘yargı’ kurumu da kitle tutuklamalarıyla onlara destek veriyor.
Ordu-siyaset ilişkisindeyse durumlar ‘gri’ renkte görünüyor. Her gün ordu içinden darbe hazırlıklarına ilişkin belgeler ortalığa dökülüyor. Darbecilerin üstünde çalıştıkları ‘eşsiz’ senaryolar birer birer gün yüzüne çıkıyor.
Hükümet, orduyla ‘bir küskün, bir barışık’ şekilde ilişkileri götürmeye gayret ediyor. Hatta ortaya çıkan son belgelerden, darbe planlarının ortaya dökülmesinden rahatsızlık duyulduğu yönünde mesajlarla bile karşılaşıyoruz. Başbakan Tayyip Erdoğan, ‘bizi gaza getirmeyin’ diyerek, frene bastıklarına ilişkin çıkışlar yapıyor.
İktidarın yorgunluğu, muhalefeti daha canlı hale getiriyor. Uzun süreden beri ilk kez muhalefet güçleri, Tekel işçilerinin direnişinden bir enerji elde ettiler. İlk başta dikkat çekmeyen direniş önce toplumsal katmanlarda, sendikalarda, sivil toplum örgütlenmelerinde hareketlenmeye neden oldu. Ardından muhalefet de bu dalgaya
destek vermeye başladı.
***
Tekel işçilerinin direnişi, içeriğinin çok ötesinde bir anlam kazandı. Öyle olduğu için de, geniş bir destek buldu. Bu direnişin etrafında AK Parti’ye kızan tüm çevrelerin toplanmakta olduğu göze çarpıyor. Örneğin Talasemi hastalığından çocuğunu kaybeden işçi Batmanlı. O yöreden direnişe epeyce geniş bir destek olduğu anlaşılıyor.
Ezcacılar, mühendisler, avukatlar, doktorlar, kamu emekçileri hükümetle kıyasıya bir mücadele içindeler. Hak kaybına uğradıklarını söylüyorlar. Bunun için kitlesel gösteriler yapıyorlar.
İşte böyle bir ortamda Tekel işçileri canlarını dişlerine takıp direnince, bir güç odağı ve birleşme noktası haline geldiler.
Tekel işçileri taleplerinin ne kadarını elde edebilirler, ne kadarını elde edemezler onu kestirmek kolay değil. Ayrıca Tekel işçilerini desteklediğini söyleyenlerin ne kadarının onların talepleriyle samimi olarak ilgilendiğini, ne kadarının sırf AK Parti’ye öfkeleri nedeniyle bu desteği verdiğini kestirmek oldukça zor.
Tekel işçilerinin direnişi, hak arama konusunda, örgütlü mücadele konusunda son yıllarda artan umutsuzluğa karşı bir işaret fişeği gibi oldu. Toplum ve siyasetteki derin kamplaşma nedeniyle, düşündüklerinin çok ötesinde bir etki yaptılar. Uzun zamandan beri görmediğimiz, hissetmediğimiz şeyleri gösterdiler, hissettirdiler. Tekel işçilerine başarılar diliyorum. Teşekkür ediyorum.

reha kaya
02-02-2010, 14:20
Kısaca Türkçe meali, bundan sonra sopa var. :he:


Erdoğan TEKEL işçisine resti çekti!

TEKEL işçilerinin eylemi amacını aşmıştır.

- Amaç hak arayışı değil, hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüştü. Bakın pankartlara. Şahsımı hedef alan edep dışı bir kampanya yürütülüyor.

- Kullanılıyorsunuz. Memurların, emeklilerin, tüyü bitmemiş yetimin vebali var.

- 4C işçilerine teklif ettiğimiz ücretle çalışacak milyonlarca asgari ücretli var.

- TEKEL’de çalışan tüm işçi kardeşlerime hatırlatıyorum. Kamuda çalışmaya devam etmek isteyen arkadaşlarımızı gitsinler sözleşmelerini imzalasınlar. Eylemdeki arkadaşlarımız da evlerine dönsünler. Hazinemizdeki her bir kuruş milletimizin bize emaneti.

Şu anda yapılan eylem, yasal değildir.

- Biz şu anda bu demokratik davranışımızı bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu ay sonu 4C ile ilgili işlem bittikten sonra artık yasal olan adım neyse bu adımı biz atacağız. Bu ülke yolgeçen hanı değil. Bu ülkenin sahipleri var.

trusty
02-02-2010, 15:24
Kısaca Türkçe meali, bundan sonra sopa var. :he:



Olsun varsin, sopa hep vardi..

reha kaya
02-02-2010, 16:45
Olsun varsin, sopa hep vardi..


Olsun da efendim, bu sefer hak geçmesin. :notr:

Oy veren % 65'lik bir kesim var, bir de oy vermeyenler var. :yes:

Bunların ayrılıp, iki misli sopalanması lazım ki, akılları başlarına sağlam gelsin. :he:

ozberehu
02-02-2010, 18:24
Kısaca Türkçe meali, bundan sonra sopa var. :he:


Erdoğan TEKEL işçisine resti çekti!

TEKEL işçilerinin eylemi amacını aşmıştır.

- Amaç hak arayışı değil, hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüştü. Bakın pankartlara. Şahsımı hedef alan edep dışı bir kampanya yürütülüyor.

- Kullanılıyorsunuz. Memurların, emeklilerin, tüyü bitmemiş yetimin vebali var.

- 4C işçilerine teklif ettiğimiz ücretle çalışacak milyonlarca asgari ücretli var.

- TEKEL’de çalışan tüm işçi kardeşlerime hatırlatıyorum. Kamuda çalışmaya devam etmek isteyen arkadaşlarımızı gitsinler sözleşmelerini imzalasınlar. Eylemdeki arkadaşlarımız da evlerine dönsünler. Hazinemizdeki her bir kuruş milletimizin bize emaneti.

Şu anda yapılan eylem, yasal değildir.

- Biz şu anda bu demokratik davranışımızı bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu ay sonu 4C ile ilgili işlem bittikten sonra artık yasal olan adım neyse bu adımı biz atacağız. Bu ülke yolgeçen hanı değil. Bu ülkenin sahipleri var.


nisyan ile malul hafiza-i beser....

bugunlerde gecer...

sahipsiz kalmismi ki bu ulke onceleri...

bak bakalim tarihine...kimlermis sahipleri...

yosun
03-02-2010, 00:10
HÜKÜMETİN TEKEL’DEKİ SİNSİ TAKTİĞİ


Tekel işçileri adına pazarlık eden Türk – İş ile Hükümet anlaşmadı.

Yani uzlaşma yok.

Peki, bu sonuç neden 2 Şubat’ta belli oldu?

Bir gazetenin başlığıyla “Tekel’de acı son” neden eylemin 49’uncu gününde ortaya çıktı.

****

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan haftalarca işçileri suçladı, itham etti.

“Yetim hakkı yiyorsunuz” dedi. “Eyleminiz ideolojik” dedi. “Kendinizi acındırıyorsunuz” dedi. “Ben sizden değil milletten oy alıyorum” dedi. (Böylece ümmet – i müslim arasında Tekel işçilerinin yer almadığını öğrendik.)

Sonuçta…

Başbakan, Tekel işçileriyle görüşme talebine “olumlu baktığını” ne zaman söyledi?

26 Ocak Salı günü…
Yani direnişin 43. gününde…

Ama hemen görüşelim demedi. “Üç gün sonra gelin” dedi.

28 Ocak Perşembe akşamı…

Başbakan’la görüşmeler sıcacık makam odalarında gerçekleşirken işçiler halen Ankara ayazına, soğuna rağmen direnişteydi…

Görüşme oldu. Çıkan sonuç tahmin edilebilir bir sonuçtu. Başbakan, bakanlarına ara formül için çalışma yapın talimatını verdi.

Bu talimatı Hükümetin geri adım attığı şeklinde yorumlayan da oldu, “oyalama” diyen de…

Araya hafta sonu girdi.

Hafta sonu Bakanlar, güya yeni formülü belirlediler ve Başbakan Erdoğan’a sundular…

****

Ve geldik 2 Şubat Pazartesi tarihine…

TÜRK-İŞ yöneticileri iki defa Başbakanlığa gelip gittiler. Sonuçta uzlaşma çıkmadı.

Çünkü işçiler, “Biz işçi kalalım. Başka bir kamu kuruluşunda çalışalım” diyor. Haklılar, devlet işçi alımına devam ediyor. Yani devlette imkan var. Mesela halen Devlet Demiryolları işçi alım ilanları veriyor.

Ama hükümet “Sizi istemiyoruz. Biz başkalarını alacağız” dedi. Kaldı ki bu başkalarının kimler olduğunu tahmin edersiniz. Referans kağıtları ya tarikat liderlerinden ya da AKP teşkilatlarından alınıyor. Örnekler çok. En basitini İstanbul’un itfaiyecileri yaşadı.

Hükümet Tekel işçilerinin memur statüsünde ama geçici olarak çalıştırmak istiyor. Yılda “11 ay çalışırsınız, 22 günde izin yaparsınız” diyor.

Sosyal güvencelerden söz eden yok. Mesela işçi hastalandı. Doktor rapor verdi. İşçi işe gidemedi. Ne olur? Tabi ki ücretinden kesinti yapılır. Öte yandan 1.300 lira alan işçinin ücreti de bir hamlede 770 liraya düşer.

Nasıl teklif ama?

****

Tekrar soralım, 2 Şubat 2009 yani “uzlaşma yok” denilen tarihin önemi ne?

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in verdiği bilgiye göre Tekel işçilerinin kıdem tazminatları 2 Şubat saat 15.00’da banka hesaplarına yatırıldı.

Yani, tam da Türk- İş’le bakanlar arasındaki pazarlıklar sürdüğü saatlerde…

Öte yandan Tekel işçilerinin 4 – c sözleşmeleri de 1 Şubat’ta son buldu. Yani 1 Şubat’ta zaten fiilen işsiz kaldılar.

Hükümet, 7 haftadır sokakları işgal eden Tekel işçileri yorulduğunu, ellerine bir miktar para sıkıştırılırsa memleketlerine döneceklerini hesapladı.

İşçiler ise “Direnişe devam” diyor.

Bakalım, bu sinsi plan, işçilere dağıtılan üç beş kuruş para hükümeti kurtaracak mı?

(Odatv’nin notu: Başbakan işçilere ortalama 41 bin lira kıdem ve ihbar tazminatı dağıtılacağını söyledi. Bu rakam doğru değildir. İşçilerin ortalama brüt ücretleri 2 bin 200 lira (net ücretleri 1.300 lira) civarındadır. 40 bin lira tazminat alabilecek işçinin en az 18 – 20 yıl kıdeminin bulunması gerekiyor.)


Odatv.com

alpertunga
03-02-2010, 07:54
Tekel'i en çok parayı verene satmadıklarını anladınız değil mi?

TEKEL işçileri için üzgünüm. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın görüşü değişmiyor maalesef. Keşke özelleştirme sırasında bürokratlar ve hükümet öngörülü olabilseydi. Bugün bu direniş, bu sıkıntı olmazdı. Farklı bir hesap daha yapalım.
BAT, 1 milyar 720 milyon dolar ile ihaleyi kazandı. İkinci sıradaki Cinven (Strand Investmen) 1 milyar 700 milyon dolarda kalmıştı. BAT'ın iş planında bin işçi, Cinven'in iş planında ise 3 bin işçi istihdam edilecekti. Hükümet, Tekel'i en yüksek parayı verene sattığını sandı ve "Daha çok istihdam yaratacağından ihaleyi Cinven kazanmıştır" diyemedi. Ve çok yanıldı!
O gün, BAT'tan 1 milyar 720 milyon dolar alan Hazine, elde kalan işçilere (iki bin kişi için bu hesabı yapıyorum) neredeyse 2 yılda (brüt ücretler üzerinden ve tazminatlarıyla birlikte) yaklaşık 100 milyon dolar ödedi. Yani devlet basit hesapla Tekel'i 1 milyar 720 milyon dolara değil, 1 milyar 620 milyon dolara satmış oldu. Halbuki ikinci gelen firma, ekstra iki bin işçiyi çalıştırmanın yanında 1 milyar 700 milyon dolar (neredeyse 80 milyon dolar fazla) teklif etmişti. O gün bu hesapları yapamayanların, bugün işçileri anlaması mümkün mü?

Yavuz SEMERCİ

yosun
03-02-2010, 10:21
Bakan Çiçek’in oğluna var TEKEL işçisine yok!

...
Geçen gün bir duyum aldım; Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı da yapmış, Hükümet Sözcüsü Sayın “Cemil Çiçek’in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek’in devlet şirketi olan Sigara Sanayii İşletmeleri ve Ticaret A. Ş’de Yönetim Kurulu’na atandığını” haber veriyordu.

Doğru mu bu duyum?

Nasıl olur!

TEKEL işçileri Ankara’da “Bizi işimizden atmayın, aynı maaşımızla, aynı haklarımızla devletin başka kadrolarında çalışmaya devam edelim; çoluğumuz-çocuğumuz var...” diyerek “ölüm oruçlarına” yatıyorlar. Başbakan da “devletin kasasını size soydurmam” diye onları horluyor, aşağılıyor, ötekileştiriyor. Bakan’ın oğlu ise Sigara Sanayii İşletmeleri ve Ticaret A.Ş’nin Yönetim Kurulu’na üye olarak atanıyor.

Hiç olacak iş mi?

Şüphelenmek gerekli.

Doğru olamaz, babasının iktidarı TEKEL işçilerine “fabrikaları yabancıya sattık, size iş kalmadı, alın kıdem tazminatını ve ihbar tazminatını çekin gidin... Özel iş kurun... Koç gibi, Sabancı gibi siz de birer holding olun...” diye dalga geçer gibi öğütler verirken Bakan’ın oğlu devlet şirketinde yönetim kurulu üyesi olmayı kabul etmez.

Babasından utanır.

Kabul edemez, değil mi?

Ben de şüphelendim.

Araştırdım.

Allahım, büyüksün!

Duyum doğru çıktı.

Bakan Cemil Çiçek’in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek; kıymetli arsalarıyla birlikte fabrikaları İngiliz-Amerikan sigara şirketine satıldığı için yani varlıklarının tamamı özelleştirildiği için yapacağı hiçbir şey kalmayan ve “tabela şirketine” dönüşen devletin şirketinin yönetim kuruluna atanmış.

Göreve başlamış.

Tarih: 14 Temmuz 2009.

Bakan’ın oğlu “tabela şirketine” dönüştüğü için tamamen iktidar yanlılarının arpalığı gibi kullanılan Sigara Sanayii’nde yönetim kurulu üyeliği kapmış.

Ayda ne alıyor?

Araştırıyorum yazacağım.

Yazmalıyım; Çünkü Bakan’ın oğlu Ahmet Çağrı Çiçek, önce “Meclis’te memur kadrosuna” alınarak iş hayatına başlamış, sonra Tekel’i Amerikan şirketine satan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda “Başkan Müşaviri” olarak daha iyi bir işe geçmiş. Sonra da yapacak hiçbir işi kalmamış fakat varlığı arpalık olsun diye devam ettirilen devletin Sigara Sanayii’inde yönetim kurulu üyesi yapılmış.

Necati Doğru

tamamı için;
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Bakan_Cicekin_ogluna_var_TEKE L_iscisine_yok&tarih=03.02.2010&Newsid=285028&Categoryid=4&wid=108

Serenler
03-02-2010, 19:00
(4/B) STATÜSÜNDE ÇALIŞAN SÖZLEŞMELİ ZİRAAT MÜHENDİSLERİNDEN GELEN BİR İLETİYİ BURAYA ALIYORUM:




Bizler 4/B statüsünde çalışan ziraat mühendisleriyiz. Sorunlarımız var. Bunlar çözülmeden bizlerden başarı beklemek oldukça zordur.

Bizler “TARIMSAL YAYIMI GELİŞTİRME PROJESİ” kapsamında çalışmaktayız. Öncelikle bu projenin adı var, kendisi, projenin etüdü, fizibilitesi, bütçesi ve kaynağı da yoktur.

Bizim ücretlerimiz İlçe Müdürü belirler. İlçe Müdürü inisiyatifinde olan performans puanı ile belirler. Aynen 657 / A kapsamındaki sicil notları gibidir. Kimi hakkıyla puan verir. Kimi yağcığa, yalakaya, kaytarana ve ispiyoncuya iyi puan verir.

Müdürün performansımızı beğenmemesi ve 5 üzerinden 2 nin altında not vermesi ile hizmet sözleşmemiz risk altına girmektedir. Performans notu 5 tam puan ile 4 arasındaki yıllık fark, 1 maaşa yakın bir tutara denk gelir. Müdürler bu konuyu bildiklerinden bizleri işyerinde yasal olmasa da (Kaymakamlık Oluru almadan ve hiçbir harcırah ödemeden) istediği gibi çalıştırmaktadır.

Bizler yaşadığımız sorunları; performans puanını, sözleşmesini, eşini ve çocuğunu düşünerek İl Müdürlüğüne veya Bakanlığa yazılı olarak bildiremeyiz ve anlatamayız.

Burada yargılanması gereken bir konuda İlçe Müdürlerine kimse performans puanı vermez. Kimse hesap sormaz.

Bizim iş verimlerimiz düşer, yaratıcı ve düşüncelerden uzaklaşırız. Sözleşmemizi ve performans puanımızı düşünürüz. Ruh sağlığımız, haksızlıklardan, olumsuzlardan tehlikeye girer.

Ödeme kaynaklarımız yoktur. Bu nedenle internete bağlanamayız, bilgisayarlarımız, yazıcılarımız yoktur. Telefon sorunlarımız vardır. Ofis giderlerimiz karşılanmaz, araçlarımız yoktur. İnternet ve telefon olmadığından bilgiye ulaşımımız da zordur. Ofiste ısınma sorunlarımız vardır. Elektrik faturalarımız ödenemez. Kaynak için muhtarlar gösterilir. Gelen elektrik faturaları artık muhtarlığa yük olmaktadır. Muhtarlar bizleri Bakanlığın görevlendirdiği yük olarak görürler. Bizlerin muhtarlıklarla köylülerimizle iletişim kurmaları her gün zorlaşmaktadır.

Harcırah ödemelerimiz ilçelerde yapılamaktadır. 2008 yılında alacaklarımız bulunmaktadır.

Aracımız olmadığından sorumlu olunan diğer köylere gidilememekte ve çiftçi ziyaretleri azalmaktadır. Bazılarımız “JANDARMANIN” aracı ile köye gideriz.

Bizim sözleşmedeki sorunlarımız çoktur. Sosyal haklarımız yönünden birçok eksiklikler bulunmaktadır. Sürekli köyde kalmak zorundayız. Bazı meslektaşlarımız bu sorunlarından dolayı evlenemezler, yuva bile kuramazlar, kuranlarda bazı ailevi sorunlar yaşarlar.

Sözleşme sürelerimiz Bütçe Yılı ile sınırlıdır. İşe girişlerimiz 1 Ocakta işten çıkışlarımız 31 Aralıkta yapıldığında kıdem tazminatlarımız olmaz, bu nedenle emekli ikramiyemiz yoktur.

Giyim yardımı gibi memurların aldığı sosyal haklarımız da yoktur.

Hastalandığımızda rapor süresi sıkıntılıdır (sözleşmesi gereği 30 günden fazla rapor alamayız, köyde ayağımız kırılsa çalışmak zorundayız) ayrıca sigortamızda yıpranma payı yoktur.

Bizim sözleşmemizde; yapılacak olan eğitimlere katılmak zorundadır ibaresi yer almaktadır. Ödenek olmadığından 4/B’li cebimizden para harcayarak ya da kredi kartından ödeme yaparak eğitimlere katılırız.

Bazı meslektaşlarımız bu sorunlarından dolayı evlenemezler, yuva bile kuramazlar.

Bakanlık bizimle ilgili yaptırdığı ankette bizim %47-50 oranında mutlu olduğumuz ortaya çıktığı söylenir.

Patron yani işveren bir anket yaptırdığında, anket sorularını kendi hazırlar, anketi kendi elemanlarına yaptırır ve anket sonuçları kendisi değerlendirirse yani patron kendi şirketinde, personeline kendisinin yaptırdığı ankette bu proje başarılı çıkabilir. Böyle bir ankette yapıldığında da bizim özgür cevap vermemiz mümkün müdür? Mutlaka verenlerde vardır. Ama hiçbir patron anketimde ben başarısız çıktım veya bu projem başarısızdır demez.

Ancak yukarıdaki sorunlardan bu projenin başarılı olması mümkün değildir. Bu nedenlerle; bu projeye son verilmeli bizim de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A statüsüne geçirilmesi gerekmektedir.

======================================

Yukarıda yazılı olaylara inanılır gibi değil.
Ülkenin işçilerinin yanında üniversite tahsili yapmış mühendislerine de yapılan kölelik muamelesidir, utanç vericidir.
Söyleyecek söz bulamıyorum....

UNYELI CONAN
03-02-2010, 19:20
HÜKÜMETİN TEKEL’DEKİ SİNSİ TAKTİĞİ



“Yetim hakkı yiyorsunuz” dedi. “Eyleminiz ideolojik” dedi. “Kendinizi acındırıyorsunuz” dedi. “Ben sizden değil milletten oy alıyorum” dedi. (Böylece ümmet – i müslim arasında Tekel işçilerinin yer almadığını öğrendik.)[/B]

Odatv.com

arkadaslar su makam koltuk mal mülk insani nasilda firavunlastiriyor, adalete kör hale getirtiyor... kendine , es dostlara, tosuncuklarina milletin parasini yedirmek haram degil.. islerini kaybedenlere gelince milletin hakkini yedirmem..

ah bu ülke insani kendine bunu layik görüyor ben ne yapayim :cry: :(

kumralada
04-02-2010, 09:36
Fotoğraflarla tekel işçilerinin direnişi.

http://www.fotoritim.com/yazi/huseyin-turk--2010-direnisin-baskenti-ankara

UNYELI CONAN
04-02-2010, 09:52
varya milletvekili olmak varmis :arf:

trusty
04-02-2010, 14:33
varya milletvekili olmak varmis



Bunlardan biri olmaktan oteye gidemezdin emin ol.

Hedeflerin buyuyecek cevren genisleyecekti, bir dahaki donemin derdine dusup, Genel Baskan'in kolesi olacaktin.

Bunlar 550 kisi, bir kisi cikmazmi icinden.

Cikmiyor iste.

The Ozz
04-02-2010, 17:04
Kime sordumsa seni dogru cevap vermediler
Kimi alçak, kimi hirsiz, kimi deyus dediler.
Künyeni almak için partiye ettim telefon,
Bizdeki kayda göre, simdi o mebus dediler.

vebacan
04-02-2010, 21:02
BU ÜLKEDE NELER OLMUYOR Kİ?

Bu ülkede cami avlusu kafası var diyorum da yok artık diyorlar.Geçen bir cami avlusunda oturyordum.Az ileride oturan ihtiyarlar Başbakanın tekel işçilerine ülkenin kaynaklarını peşkeş çekmediği için Başbakana saldırıldığından ve tekel işçilerinin milyarlarca maaş aldıklarından bahsediyorlardı.Onlara göre Başbakan bir kahramandı , haklarını koruyan dini bütün bir önderleriydi.Vaktim olsaydı onlara kapıldıkları büyüden uyandırmak isterdim, tabi dikkate alacaklar mıydı o başka konu...Onlara nasıl anlatabilirdim:
1. Gerçekte tekel işçilerinin eline geçen aylık paranın 1.300 civarı olduğunu ve bu ücretin peşkeş olamayacağını,
2.Anayasaya göre kazanılan hakların geri alınamayacağını,
3.Ne yazık 292 milyon dolara özelleştirilen Tekel'in içki bölümünü alan grubun, yüzde 90 hisseyi bu yıl 810 milyon dolara satışını
4. Kasadaki 348 milyon YTL ile özelleştirildiğini
5. MAğduru oynamadaki becerileri sadece akıllıların güleceği durumlar.YAZIK

KAHRAMANLIK BÖYLE BİR ŞEY İŞTE!AH BİZ GENÇLER AKIL SIR ERDİREMİYORUZ BÜYÜKLERİN İŞLERİNE.UFACIK AKLIMIZLA ASİ OLUP ÇIKIVERİYORUZ KARŞILARINA!..

ATATÜRK'ÜM hüngür hüngür ağlıyor mezarında.Ben size demedim mi: 'GENÇLİK MÜKEMMEL BİR ŞEYDİR ANCAK BÜTÜN AĞAÇLARIN DERİN KÖKLERİ OLMALIDIR.'diye. Halbuki benim üniversite bitirmiş gençlerim AKIL , BİLİM ve HAK ARAMA PEŞİNDE DEĞİL hocaefendilerin önünde eğilmekte ve sohbetleriyle yanısıra bas bas bağırmakta. Büyük İslam düşünürü GAZALİ demiyor muydu 'İnsanların dini duygularını galeyana getirerek onları bağırtan gafildir.' diye...
Peki bağıranlar nedir? MEDENİYET TARİKATININ MAHRUMLARI!..

yosun
05-02-2010, 00:40
"Siyaset Meyda"nında Tekel konusu tartışılıyor.
Daltonların küçüğü de var... :)

BATE13
06-02-2010, 02:32
yeter bu nankör tekel işcilerinden çektigimiz bu ne ya bıktık bunlardan sallabaşı al maaşı alışmış asalaklar.helal sana tayyip şanyajlara boyun eymeyen başbakan

BATE13
06-02-2010, 03:07
tekel işçisine halk destegi yok aksine halkın çogu bunlara kızıyor bunların maaşı bizim cebimzde çıkıyor oturdukları yerde 3 misli maaş istiyor bunlar ondan sonrada kalkıp kendilerini acındırıyorlar askgari ücretlinin acınacak durumu yokda bunlarınmı var bunların çogunun arabasıda evide var 900lirayı begenmiyorlar peki 500 lira alanlar ne yapsın kamu işçi sayısı çok hızlı şekilde düşürülmeli

alpertunga
06-02-2010, 11:42
Yavuz SEMERCİ

2003 yılında yapılan ilk ihaleyi hatırlayanınız var mı? O gün Tekel'e ait Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ pazarlama ve yurtdışı şirketi satışa çıktı. Şartnamede yaklaşık 4500 işçinin iş akitlerinin feshedileceği, tazminatları ödeneceği ve alıcının da bu işçileri istihdam etmek zorunda olduğu yazıyordu. İhaleye JTI (Japon Tobacco) ve BAT (British American Tobacco) firmaları teklif verdi. En yüksek teklif, 1 milyar 150 milyon dolarla JTI'den geldi.
Peki bu ihale, neden fiyat düşük denilerek iptal edildi? ÖİB'nin (yolladığı açıklamada yazan) tespiti şu: "Çalışanlar başta olmak üzere şirket hisselerinin tüm aktif ve pasif ile birlikte alıcıya devredilecek olması ve diğer risklerin alıcı tarafından ödenmek zorunda kalacağı için düşük fiyat önerdiler."
Şimdi düşünün. O gün düşük denilen fiyat gerçekten düşük müydü? Bu kez toplama çıkarma işlemini siz yapın. 4500 işçi için o günden bugüne kadar devletin yüklendiği maliyeti, ihalede teklif edilen 1 milyar 150 milyon dolara ekleyin ve sonuca varın.

*

2005 sonunda ikinci bir ihale açıldı. ÖİB ders almıştı. Bu kez satışa konu mal ve varlıklar tanımlandı ve 4000 işçinin (emeklilik gibi nedenlerle işçi sayısı giderek azalıyor) çalıştırılma zorunluluğu kaldırıldı. İhaleye tek bir firma bile katılmadı. Neden? ÖİB açıklıyor: "Vergi rejiminde yapılan değişiklikler, kaçakla mücadelenin yetersizliği ve çok eski üretim teknolojisine sahip ve verimsiz çalışan Adana, Bitlis ve Malatya fabrikalarının da ihale kapsamında olması..."
Ve son ihale:
Şartname, alınan derslerle dolu!
Bu kez hata(!) yapılmadı. Önce sendikayla anlaşıldı. Tekel'de çalışan 3 bin 200 işçinin alıcı tarafından istihdam edilmeyen kısmının iş akitleri feshedilmeyerek Tekel'in uygun olan diğer birimlerinde istihdam edileceği şartnameye girdi. Temiz bir ayıklanma yapıldı. Marka ve bazı varlıklar satışa çıktı. Ve BAT, 1 milyar 700 milyon dolar ödedi. İşçilere kamuda istihdam garantisi verildiğinden sendika tepki göstermedi. İşçiler sessiz kaldı.

*

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bu süreci iyi okumadığından eminim. Öyle olsaydı, "Bu işçiler ile özelleştirme arasında bir ilişki yoktur" demezdi. Siz Tekel'in içki bölümünü, sigara bölümünü sapsız üzüm tarzında satarsanız, her bölümden işçiler Tekel'in bünyesinde kalır. Bu nedenle işçilerin istihdam edildiği mevcut kamu şirketini tasfiye etmek, Tekel'in özelleştirme sürecinin bir parçasıdır. Özetle, Tekel'in her bölümünü yüksek fiyata satmak için işçiler kurban edilmiş, tepkileri yumuşatmak için kandırılmıştır.

yosun
06-02-2010, 12:09
Eczacılar, doktorlar, yargı mensupları, itfaiye içşileri, demiryolu çalışanları derken gündemde, uzun yıllardır ilk kez sınıf bilinci içinde davranan,takdire şayan haklı direnişleri ile tekel işçileri var.

Bu gün bu olup bitenlere "bana ne" ya da "oh olsun" diyenlere de sıra gelecek.

Ve o sıranın gelmesi çok uzakta değil...!

gizemliduygular
06-02-2010, 17:13
yeter bu nankör tekel işcilerinden çektigimiz bu ne ya bıktık bunlardan sallabaşı al maaşı alışmış asalaklar.helal sana tayyip şanyajlara boyun eymeyen başbakan

has duuurr.
Bütün yeniçeriler kılıçlarını çeke, hep bir ağızdan halk ile beraber üç tekrar söylene!

Padişahım çok yaşa...padişahım çok yaşa...padişahım çok yaşa...

Ol kullarımdan alkışlayamayı ilk kim kese ol kulumun başı taksim meydanında gövdesinden ayrıla

REST
07-02-2010, 13:43
TEKEL İşçileri AÇLIK GREVİ yapıyor..
BAŞBAKAN...kimseyi aldatmasınlar..ne açlık grevi ..diyerek..olayı hem küçümsüyor....hemde gizliden yemek yiyorlar..demek istiyor...:bad:
BAŞBAKANın İKNA olması için 3-5 kişinin ÖLMESİmi gerekiyor....:cry:
İnsanları kışkırtan bir yaklaşım sergiliyor..Zaten her konuda yaklaşımı bu şekilde.:yes:
Bugün Tekel işçilerinden 3 kişi hastahaneye kaldırılmış...bu da yalandandır.:notr:
Her ülke hak ettiği şekilde yönetilirmiş...
Yurdum insanı aslında yönetenlerin bu davranışını hak ediyor..ama..bu kadarı da fazla doğrusu.:notr:
TEKEL İşçilerinin direnişi bakalım nasıl sonuçlanacak...
REST

yosun
07-02-2010, 15:00
TEKEL İşçileri AÇLIK GREVİ yapıyor..
BAŞBAKAN...kimseyi aldatmasınlar..ne açlık grevi ..diyerek..olayı hem küçümsüyor....hemde gizliden yemek yiyorlar..demek istiyor...:bad:
BAŞBAKANın İKNA olması için 3-5 kişinin ÖLMESİmi gerekiyor....:cry:
İnsanları kışkırtan bir yaklaşım sergiliyor..Zaten her konuda yaklaşımı bu şekilde.:yes:


Umarım ve dilerim böyle bir şey olmaz. Ancak, açlık grevi neticesinde 3-5 kişi ölse de ne başbakan ne destekçileri zerre kadar hicap duymayacaklardır.

"Açlık grevi yapmasalardı" deyip geçeceklerdir.

Ümraniye soruşturmasında içeriye tıkılıp, suçunun ne olduğunu bile öğrenemeden bir deri bir kemik hale gelinceye kadar hastaneye kaldırılmıyan ve hastaneye kaldırıldıktan çok kısa bir süre sonra ölen, sözde örgütün kasası ama cenazesi belediye tarafından kaldırılan, Kuddusi Okkır için en ufak bir üzüntü ve hicap duymayan,

Kanser hastası olan dünyaca ünlü Prof. Türkan Saylan'ın evine baskın yapılmasına ve ölümünün hızlandırılmasına göz yuman,
bir zihniyetten söz ediyoruz...

Filistin halkı için göz yaşı dökenler, kendi insanına zulmediyor... :bad:

alpertunga
07-02-2010, 22:23
Yuh artık......................

TEKEL işçilerine yardım edenlere soruşturma
Ankara Emniyet Müdürlüğü, resmi araçlarla Tekel işçilerine erzak ve yakacak taşıyan bazı belediyeler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Tekel işçileri eylemlerini 55. günde de sürdürürken, Ankara polisinin Çankaya Belediyesi ile İstanbul’daki 2 ayrı belediye hakkında tutanak düzenlediği öğrenildi.

Söz konusu belediyeler hakkında düzenlediği tutanağı, İçişleri Bakanlığına gönderen Ankara Polisi, belediyelerin Tekel işçilerine yaptıkları odun, bank, çadır, naylon, çadır kurmakta kullanılan profil demir gibi yardımların belediyeye ait araçlarla yapıldığını tespit etti.

Tespit doğrultusunda, 237 sayılı Taşıt Kanunu gereğince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi. Kanuna göre, kamuya ait araçları amacı dışında kullananlar ve kullandırtanlar hakkında bir yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor.

Bu arada Ankara polisi, Tekel işçilerinin eylemlerini sürdürdüğü Bayındır Sokak’ta, "Dayanışma Çadırı" adı altında kurulan çadırda yaptığı inceleme sonucu, söz konusu çadıra Çankaya Belediyesine ait direkten kaçak elektrik çekildiği belirlenerek, konuyla ilgili tutanak düzenlendi. Çadırda bulunan yetkililer hakkında da kaçak elektrik kullandıkları ve izinsiz çadır kurdukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulacağı öğre

yosun
07-02-2010, 22:41
Yuh artık......................

TEKEL işçilerine yardım edenlere soruşturma
Ankara Emniyet Müdürlüğü, resmi araçlarla Tekel işçilerine erzak ve yakacak taşıyan bazı belediyeler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.



Çok normal...
Bu bilinçli ve haklı direniş bunların sonunu hazırlıyor!
Ne kadar iftira ederlerse etsinler, bu defa sağduyulu halkı kandıramayacaklar!
Birazda resmi araçlarla kömür, çekyat, çamaşır makinesi dağıtan valiler hakkında suç duyurusu bekliyoruz seçmen olarak! :wink:

trusty
07-02-2010, 22:44
Ankara Emniyet Müdürlüğü, resmi araçlarla Tekel işçilerine erzak ve yakacak taşıyan bazı belediyeler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Çankaya Belediyesine ait direkten kaçak elektrik çekildiği belirlenerek, konuyla ilgili tutanak düzenlendi. Çadırda bulunan yetkililer hakkında da kaçak elektrik kullandıkları ve izinsiz çadır kurdukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulacağı öğrenildi.


Icisleri Bakanligi, zaman zaman beyan eder, topluma polisi sevdirecegiz diye.

Biz seviyoruz zaten bu polisi (!)

Aslan Polislerimiz (!).

Memleketi sizler kurtaracaksiniz (!)

Iskenceden, rusvetten, adam kayirmadan,yolsuzluktan, evlilik disi iliskilerden basinizi alabilseniz, bayagi ise yarayacaksiniz.

Donan Tekel iscillerinin kesin elektrigini, helal olsun size (!)

Donsun reziller.

Bolucu teror yandaslarina karsi ne kadar kibar, ne kadar da bey-efendiydiniz.

Afferim Valiye, afferim size.

yosun
07-02-2010, 22:52
SANATÇILAR ANKARA’DA

Seyhan Müzik’in sahibi Bülent Seyhan ile birlikte Seyhan Müzik’in sanatçıları Yavuz Bingöl, Onur Akın, Ege, Mazlum Çimen, Edip Akbayram, Derya Köroğlu, şarkıcı-manken Tuba Özay ve oyuncu Tarık Akan ile Rutkay Aziz’in de aralarında bulunduğu 20 sanatçı TEKEL eylemine destek için Ankara’ya gitti.

Sanatçılar Suavi, Onur Akın, Yavuz Bingöl ve Edip Akbayram’ın da aralarında bulunduğu bir grup, Tekel işçilerini ziyaret ederek destek verdi.

Tekel işçilerinin eylemine destek vermek üzere Kızılay’a gelen Suavi, Onur Akın, Yavuz Bingöl, Edip Akbayram, Grup Gündoğarken, Mazlum Çimen, Nebil Özgentürk, Tuğba Özay ve Ataol Behramoğlu’nun da yer aldığı grup, Sakarya Caddesi girişinde Tekel işçileri tarafından karşılandı.

Ellerindeki karanfilleri Tekel işçileriyle vatandaşlara dağıtan sanatçılar daha sonra atılan sloganlar eşliğinde Türk-İş Genel Merkezi önüne geldiler. Burada işçilere seslenen sanatçılar, ’’Tekel işçilerinin yanlarında olduklarını ve eylemlerini desteklediklerini’’ ifade ettiler.

tamamı için;
http://www.haberinyeri.net/Guncel/TEKEL’e-sanatci-destegi_75474.html

Hani nerede her platformada demokrat geçinen, özgürlüklerden yana olduğunu söyleyen, haktan hukuktan dem vuran Hale Soygazi, Nur Sürer, Lale Mansur???
Bunlar kimlerin haklarından, hukularından yanalar?
Konu TSK'ya belden aşağı vurmak olsaydı kesinlikle meydanlarda olurlardı!

ASPİRİN
08-02-2010, 12:09
Birbirini protesto eden edene ...:he:

Biz De Tekel İşçilerini Protesto Ediyoruz!

Mezunuz - İşsiziz – 4/C'ye Razıyız

7 Şubat Pazar, Saat 11.00

Eski Tekel Fabrikası Önü – Mecidiyeköy/İstanbul

Son günlerde özelleştirme mağduru olarak topluma lanse edilen Tekel işçilerinin devletten talepleri ve yaptıkları eylemler gündemde sıklıkla yer bulmaktadır. Biz 3H Hareketi olarak topluma oldukça yüzeysel bir biçimde özelleştirme mağduru sıfatıyla sunulan işçilerin, aslında ezilen değil ne yazık ki ezen konumunda olduğu görüşündeyiz.

Ülkemiz ekonomik kriz nedeniyle oldukça zor bir dönemden geçmektedir. Bu ortamda eğitim düzeyi yüksek birçok gencimiz oldukça düşük ücretlere çalışmaya razı olduğu halde iş bulamamakta iken, ülkemizde sırtını devletin sağladığı olanaklara dayayarak yaşamaya alışmış bir kesimin varlığı çok acı vericidir.

Tabi bu durumun tek suçlusu asla tekel işçileri olamaz. Bu çarpık durum için geçmiş popülist hükümetlerden mutlaka hesap sormalıyız. Zira onlar, devlet memurlarına yıllarca yüksek ücretler ve işten çıkarılmama garantisi vaad ettiler. İnsanları akıl dışı bir düzene inandırdılar. Bu sakat düzenin cefasını, yüksek vergiler ve düşük büyüme oranlarıyla, işçisi, memuru, esnafı, emeklisi, öğrencisi, hep beraber biz çektik.

Biliyoruz ki, yılların getirdiği populist politikalar sonucu tekel işçilerinin kanıksamış olduğu bu “bedavacılık” afyonundan bir anda kurtulması imkansız; bu tatlı rüyadan uyanmak biraz zaman alacak. Ancak biliyoruz ki acı ilaçlar içilmeden, kronikleşmiş hastalıklar iyileşmez. Duygularımızla hareket edersek ileride çok daha büyük acılarla karşılaşırız. Bir azınlık uğruna çoğunluğun ödediği maliyet; ve bunun getirdiği fakirlik ve sefalet hiç bitmez.

Ve yine biliyoruz ki, bu ülkede, “mağdur“ TEKEL işçilerinin beğenmediği şartlarda çalışmak isteyen milyonlarca vatandaşımız var. Biz üniversite mezunu gençler olarak da, burada o milyonları temsil ediyoruz. Eğer, bu şartlarda bizleri işe almak isteyen varsa hemen işe başlamaya hazırız. Kısacası "MEZUNUZ-İŞSİZİZ-RAZIYIZ" diyoruz.

Unutmayın, bu çarpık sistem, tek tek hepimizin cüzdanından çıkan 1 liralarla dönmektedir! Bizi vicdansızlıkla suçlayacak olanlara da lafımız şudur: Esas vicdansızlık, devlete sırtını dayayıp çalışmadan para kazananı savunmak ve bu uğurda belki de daha fakir bir çoğunluğu zorla vergi ödetmeye mahkum etmektir.

Sen de bu yolda 3H’ ye destek vermek istersen, 7 Şubat Pazar Günü saat 11.00’de Mecidiyeköy’de eski Tekel Fabrikası Önünde bizimle buluş, bu haksızlığa, sahtekarlığa ve vicdansızlığa dur de.

trusty
08-02-2010, 14:47
Iskenceden, rusvetten, adam kayirmadan,yolsuzluktan, evlilik disi iliskilerden basinizi alabilseniz, bayagi ise yarayacaksiniz.



İzmir’in Aliağa ilçesinde fuhuş yaptıkları mahkeme kararıyla kesinleşen 2 polis memuru meslekten ihraç edildi.

Aliağa Kaymakamı İbrahim Keklik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl fuhuş yaptıkları iddiasıyla haklarında adli ve idari soruşturma açılan polis memurları İ.A. ve A.D’nin mahkeme kararıyla meslekten ihraç edildiklerini bildirdi.

http://www.milliyet.com.tr/haber-turu/turkiye/galerihaber/08.02.2010/1196190/default.htm?ver=60

yosun
09-02-2010, 16:46
http://img.mynet.com/ho/finans/6172.jpg

TEKEL fabrikası el altından satışa çıktı

TEKEL işçileri, Ankara’da kamuoyuna seslerini duyurmak için açlık grevi dahil eylem üstüne eylem yaparken, kurumun özelleştirilen bir fabrikasının el altından satışa çıkarıldığı bildirildi.

TEKEL işçileri, geçen Kurban Bayramı’ndan bu yana Ankara’da hak mücadelesi veredursun, piyasada, TEKEL’in özelleştirme yoluyla satılan fabrikalarından birine ilişkin bir satış haberi konuşuluyor.

TEKEL'in Paşabahçe'deki içki fabrikasını geçen sene 303 milyon liraya alan As-Asya'nın, henüz bu parayı bile ödemeden fabrikayı el altından 375 milyon liraya (250 milyon dolar) satışa çıkardığı iddia ediliyor.

Eğer satış gerçekleşirse As-Asya Gayrimenkul, cebinden bir kuruş para çıkmadan 7 ayda 72 milyon lirayı cebine indirmiş olacak.

Şirket, satış iddialarını kabul etmezken, müteahhit Ali Ağaoğlu, arazi için 'evet aracılar vasıtası ile bize teklif ettiler' dedi.

As-Asya Gayrimenkul, Haziran ayında yapılan ihalede Beykoz Paşabahçe'de ve tam deniz kenarında bulunan fabrika arsası için 303 milyon liralık teklif vermişti. Ancak şirket ve sahibi Mümin Gökalp'ın adı daha önce iş çevrelerinde hiç duyulmadığı için ihale ile ilgili büyük soru işaretleri oluşmuştu.

As-Asya'nın parasını ödemediği arsayı satışa çıkarması ile ilgili haberi Ekonomist Dergisi'nden Okhan Şentürk yaptı.

EL ALTINDAN SATIŞ

Tekel’in Beykoz Paşabahçe’deki içki fabrikasını 15 Haziran 2009 tarihinde düzenlenen ihalede 303 milyon 100 bin lira gibi rekor fiyatla satın alan Adana merkezli As-Asya Gayrimenkul’ün patronu Mümin Gökalp’in, burayı el altından satışa çıkardığı iddia ediliyor.

"3 MİLYONU BİLE BULAMAZ"

Gökalp’in aracılar vasıtasıyla satışa çıkardığı Paşabahçe içki fabrikası için 250 milyon dolar talep ettiği belirtiliyor. Burada belirtmekte fayda var. Gökalp’in 15 Haziran 2009’da özelleştirmeden 303 milyon liraya satın aldığı Paşabahçe içki fabrikasının değeri, o günün döviz kuruyla 197.5 milyon dolara denk gelmekteydi. Gökalp, fabrikayı talep ettiği 250 milyon dolara satmayı başarabilirse bir yılda buradan 52.5 milyon dolar kâr etmiş olacak.
Mümin Gökalp’in eski ortağı emlakçı Mesut Yurter ise geçen temmuz ayında Doğan Haber Ajansı’na birlikte çalıştığı Mümin Gökalp için, “Bırakın 303 milyonu, 3 milyon lirayı bulamaz” şeklinde bir yorumu yapmıştı.


ÖZELLEŞTİRME BEDELİNİ HENÜZ YATIRMADI

Peki özelleştirme karanının üzerinden henüz bir yıl bile geçmemişken Paşabahçe içki fabrikası satılabilir mi? Bu soruyu, konunun en önemli tarafı olan ÖİB yetkilerine sorduk. Bunun ÖİB yasası gereği mümkün olamayacağını belirten ÖİB yetkilileri, bu konuda şu bilgileri veriyor:

“As-Asya Gayrimenkul, idaremize 50 bin liralık teminat tutarı haricinde henüz bir bedel yatırmamıştır. Özelleştirme bedelini Kasım 2009’da yatırması gerekirken, ek süre talebinde bulunarak ödemeyi 2010’un Mart ayında yapacağını belirtmiştir. Özelleştirme bedeli olan 303 milyon TL’yi peşin veya taksitle ödeyip ödeyemeyeceği, ödeme tarihi geldiğinde belli olacak.”

http://finans.mynet.com/haber/AnaSayfaHaberler/09Subat2010/O1265725980952/0/TEKEL-fabrikasi-el-altindan-satisa-cikti

JAKO
09-02-2010, 17:26
grev gözcüsü tayyip, tekelin grevci işcilerine karşı.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/eklenti//GREV-.jpg

reha kaya
09-02-2010, 18:53
Birbirini protesto eden edene ...:he:

Biz De Tekel İşçilerini Protesto Ediyoruz!

Mezunuz - İşsiziz – 4/C'ye Razıyız

7 Şubat Pazar, Saat 11.00

Eski Tekel Fabrikası Önü – Mecidiyeköy/İstanbul

Ve yine biliyoruz ki, bu ülkede, “mağdur“ TEKEL işçilerinin beğenmediği şartlarda çalışmak isteyen milyonlarca vatandaşımız var. Biz üniversite mezunu gençler olarak da, burada o milyonları temsil ediyoruz. Eğer, bu şartlarda bizleri işe almak isteyen varsa hemen işe başlamaya hazırız. Kısacası "MEZUNUZ-İŞSİZİZ-RAZIYIZ" diyoruz.

Unutmayın, bu çarpık sistem, tek tek hepimizin cüzdanından çıkan 1 liralarla dönmektedir! Bizi vicdansızlıkla suçlayacak olanlara da lafımız şudur: Esas vicdansızlık, devlete sırtını dayayıp çalışmadan para kazananı savunmak ve bu uğurda belki de daha fakir bir çoğunluğu zorla vergi ödetmeye mahkum etmektir.

Sen de bu yolda 3H’ ye destek vermek istersen, 7 Şubat Pazar Günü saat 11.00’de Mecidiyeköy’de eski Tekel Fabrikası Önünde bizimle buluş, bu haksızlığa, sahtekarlığa ve vicdansızlığa dur de.

Valilikten, derhal izin almışlardır bu gösteri için, belediyenin tahsis otobüsler ile ve polis korumasında, güzel bir nümayiş olur. :he:

reha kaya
09-02-2010, 18:59
grev gözcüsü tayyip, tekelin grevci işcilerine karşı.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/eklenti//GREV-.jpg

Dünya durdukça, başımızdan eksik olmayasıca Demirel, ne demiştir? :notr:

Dün dündür, bugün bugündür. :he:

Dün grev gözcüsüydük, bu gün grev kırıcıyız, varmı diyeceğiniz? :halayci:

ooz
09-02-2010, 19:08
Dün kızılayda işcilerin yanındaydım..arkadaşımla beraber gittik..

beklediğimden çok farklı bir ortamdı..sanki festival alanı gibi..

Ankara'yı bilmeyen arkadaşlar için bahsedeyim kısaca, eylemin yapıldığı yer zaten yaya bölgesi ve Ankara'nın en hareketli yerlerinden birisi normalde..

şimdi de hareket haliyle biraz daha artmış..çadırlar kurulmuş..her şehrin ayrı çadırı var..

asıl önemli noktaya gelirsek; bu eylem bir halk hareketine yavaş yavaş dönüşmeye başlamış..

başbakan da bunu farketmiş olacak ki son günlerde iyice tonunu yükseltti.."bunların amacı farklı" dedi..hatta bir bakan "pkk da işin içinde" diyerek, içinde bulunduğu çaresizliği bana göre gözler önüne serdi..

halk desteği inanılmaz yüksek..sürekli yemek geliyor..kıyafet geliyor..yakacak geliyor..erzaklar geliyor..

yerleşik esnaf da halinden memnun..

hükümetin bu hareketi bitirmesi için vermesi gerekenler gün geçtikce artıyor..benden söylemesi..elini çabuk tutusun:)

balaban
09-02-2010, 23:15
Birbirini protesto eden edene ...:he:

[B]Biz De Tekel İşçilerini Protesto Ediyoruz!

Mezunuz - İşsiziz – 4/C'ye Razıyız

.


Cehennemde Türklerin bulunduğu b... çukurunun başında zebani yokmuş çünkü zaten Türkler birbirlerini b... çı,ukuruna çekiyorlarmış. Bu yüzden Çukurdan çıkmayı başaran olmuyormuş.

Tekel işçilerinden değil, hükümetten istihdam isteyecekler. İşsizlerse bunun sorumlusu işsizlik oranına rekorlar kırdıranlardır, tekel işçileri değil.

balaban
09-02-2010, 23:41
.........
http://img42.imageshack.us/img42/575/000mw.jpg (http://img42.imageshack.us/my.php?image=000mw.jpg)..

balaban
09-02-2010, 23:42
Birbirini protesto eden edene ...:he:

[B]Biz De Tekel İşçilerini Protesto Ediyoruz!

Mezunuz - İşsiziz – 4/C'ye Razıyız




Protesto edenleri sevsinler:)

http://img41.imageshack.us/img41/2263/000xt.jpg (http://img41.imageshack.us/my.php?image=000xt.jpg)

balaban
09-02-2010, 23:44
:):)
..........

http://img20.imageshack.us/img20/5555/000vf.jpg (http://img20.imageshack.us/my.php?image=000vf.jpg)

yosun
09-02-2010, 23:56
Protesto edenleri sevsinler:)

http://img41.imageshack.us/img41/2263/000xt.jpg (http://img41.imageshack.us/my.php?image=000xt.jpg)

Kendilerini kullandıran bindirilmiş kıtalar bunlar...

Yokluktan, yoksulluktan, açlıktan anlamazlar.

Bunlar sadece biat etmeyi bilirler. Kullanılmayı hizmet etmek sanan yeni elit kitle mensuplarıdır bu güruh. :he:

Binbir türlü baskıyla, zulümle, işten el çektirme, görevden alma ile boşaltılan kadroları doldurmaya aday, özel yetiştirilmiş tiplerdir bunlar!

Bunların kalpleri sadece hoca efendileri için atar. Yürekleri sadece hoca efendileri salya sümük gözyaşı döktüğünde acır.
İnsan sevgisi, vatan sevgisi yoktur bu yüreklerde!

gizemliduygular
10-02-2010, 09:12
Icisleri Bakanligi, zaman zaman beyan eder, topluma polisi sevdirecegiz diye.

Biz seviyoruz zaten bu polisi (!)

Aslan Polislerimiz (!).

Memleketi sizler kurtaracaksiniz (!)

Iskenceden, rusvetten, adam kayirmadan,yolsuzluktan, evlilik disi iliskilerden basinizi alabilseniz, bayagi ise yarayacaksiniz.

Donan Tekel iscillerinin kesin elektrigini, helal olsun size (!)

Donsun reziller.

Bolucu teror yandaslarina karsi ne kadar kibar, ne kadar da bey-efendiydiniz.

Afferim Valiye, afferim size.

Koskoca şanlı emniyet teşkilatını lekelemeye kimsenin hakkı yoktur.

Bunları yapanlar sadece benim kucağımda rütbelerin en yücesine ulaşanlardan ve daha binlercesinden utanmıyorlarsa yapsınlar.

BORA YAŞAR
10-02-2010, 14:47
Emine Erdoğan'dan sonra bir de Tayyip Beyi ziyaret..

Onların ellerini öpüş..

Ve mutlu son..

Ne ideolojisi sayın başbakan? Ödünüzün koptuğu gibi değil hiçbir şey.

Bunlar işçi sınıfından olduğuna inanan, o nedenle çalışanların siyasi olarak güçlenmesi için eylem yapan birileri falan değil..

Bunlar, son seçimde çoğu AKP ye oy vermiş, al gülüm ver gülüm giderken, özelleştirme manevrası içinde unutulmuş mağdur edilmiş zavallı insanlar..

Ülkemizin tüm çalışanları gibi..

Biraz daha fazla verin birşeyleri kalmaz..

Ha bu arada..

Beyaz eşyalarını ve kömür torbalarını da unutmayın..

Kavgalar aşkları tazeler..

Bakın gelecek seçimde bu insanların tamamı AKP ye oy verecektir..

Hele sizleri de tanıma onuruna eriştiler ya..

reha kaya
10-02-2010, 17:17
Bakın gelecek seçimde bu insanların tamamı AKP ye oy verecektir..

Hele sizleri de tanıma onuruna eriştiler ya..

Tekelcilerin oyu çantada keklik zaten, fındık yörelerini gördükten sonra.

Fındıkçı da önce AKP' ye oy verir, sonra da “Ellerim kırılsaydı” der ve ilk seçimde yine AKP' ye oy verir, biz de millet olarak bu potansiyel var.

Rahmetli Aziz Nesinin, ruhu şad olsun.

REST
10-02-2010, 19:46
TEKEL İŞÇİLERİ...para/gelecek peşinde...doğal.
Doğal olmayan...eve ziyaret..rica minnet..neredeyse yalvarma.
Tüm TEKEL işçileri aynı durumda olmasa bile..amaç aynı.
İnsanları öyle bir hale getirdilerki..
Ülke altlarından çekilip alınsa...umurlarında değil.
Varsa yoksa geçim..ve gelecek kaygısı.
Ülke genelinde ortak tavır bu.
Tehlikeli olan durum bu.
Bilinçli bir çalışmanın sonucudur..
Kötü.:bad:
REST

reha kaya
10-02-2010, 21:22
TEKEL İŞÇİLERİ...para/gelecek peşinde...doğal.
Doğal olmayan...eve ziyaret..rica minnet..neredeyse yalvarma.
REST

Aslında yedikleri sopa az geldi, dayak cennetten çıkmadır deyip, RTE bir ton daha sopa attırsa makbüle geçerdi.

Ay sonunda, o da olacak, inşaallah.

Dövüldükçe, sövüldükçe, soyuldukça haz alan, enteresan bir milletiz biz.

keyness
10-02-2010, 21:30
Aslında yedikleri sopa az geldi, dayak cennetten çıkmadır deyip, RTE bir ton daha sopa attırsa makbüle geçerdi.

Ay sonunda, o da olacak, inşaallah.

Dövüldükçe, sövüldükçe, soyuldukça haz alan, enteresan bir milletiz biz.

deveyle dikeninin hikayesi misali...

gizemliduygular
10-02-2010, 21:36
deveyle dikeninin hikayesi misali...

Kusuruma bakmayın ben olayı pek anlayamadım deveye diken mi batmış acaba hendekten atlarken? :notr::notr: