PDA

View Full Version : Hayatın İçinden


Pages : 1 2 [3]

kantar
08-11-2008, 19:52
1998´de bir Fransız oldukça karmaşık bi intihar girişiminde bulundu.

Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağladı, ipi de büyük bir kayaya bağladı. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti!

Ama devamı daha ilginç.

Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştügünde asılı kalmadı. Soguk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttugu zehri kusmasını sagladı.

Sudan bir balıkçı tarafından çıkarılıp hastahaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü...

kantar
08-11-2008, 20:22
Ramazan`ın hafızalara bıraktığı güzel hatıralardan biri de, cami avlularında kurulan kitap fuarları olsa gerektir. Yazarlarla okurlar bu fuarlarda buluşarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyor, sorular sorulup cevaplar alınıyor, sıkıntılar dile getirilip çözümler araştırılıyor. Hatta oldukça tebessüm ettiren tevafuklar da söz konusu olabiliyor bu yazar-okur sohbetlerinde. İzin verirseniz Sultanahmet Camii avlusundaki fuardan kalan bir okur-yazar sohbeti hatıramı paylaşayım sizlerle.
Bir hanımefendi masadaki kitapların içinden Yeni Aile İlmihali`ni alıp evire çevire inceledikten sonra beyi ile anlaşamadıkları bir konuyu şöyle anlatmaya başladı:
- Beyim büyük bir işletmede müdür. Kendisiyle her konuda anlaşıyoruz. Çok iyi bir insandır. Ancak bir konuyu bir türlü düzeltemedik. Akşam eve gelince işiyle ilgili dosyalar getirip açar, erken bitirirse bu defa da televizyona kilitlenir, benimle konuşmaya fırsat bulamadan da uykusu gelir, gidip yatağına uzanır. Böylece ben gündüz de yalnızım, akşam da yalnızım evde. Bunu bir türlü düzeltemedik. Kendisine sizin Aile İlmihali`nizi anlattım, Peygamberimizin aile hayatından örnekler çok net anlatılmış, bize de ışık tutabilir, alalım dedim. İtirazlı cevaplar verdi:
- Bizim sorunlarımız dedi bu asra ait. O çözümler ise o asra ait. `Televizyon asrının sorunlarına o asrın çözümleri çare olabilir mi?` diye de soru sordu. İşte kendisi de geliyor, bu konuda size de soru sorabilir.
Az sonra hürmetli, saygılı bir beyefendi geldi karşıma, selam ve saygıdan sonra, hemen konuya girdi.
- Sizin Yeni Aile İlmihali`nizi tavsiye ettiler, onu almak için geldik, ancak şöyle bir sorum olacak size. "Aile içi anlaşmazlıklara gösterilen çözümler geçmiş asra ait çözümlerdir. Biz ise şimdi televizyon devrinin aile sorunlarını yaşıyoruz. Bunlara çözüm getirebilir mi o devrin örnekleri? Bunu merak ediyorum doğrusu," dedi.
- İsterseniz dedim o devirden bir örnek arz edeyim televizyon devrinin aile reisine. Bakalım bir ölçü verir mi, bir çözüm sunar mı bu asrın insanlarına bir görelim.
- Buyurun merakla dinleyeceğim sizi, dedi.
- Peygamberimiz dedim, gün boyunca mescidinde ashabının işleriyle meşgul oluyor, çoğu zaman yatsıdan sonra evine dönebiliyordu.
Bir gün yine yatsı namazından sonra evine geldi, şöyle bir müddet dinlendikten sonra ailesinden izin isteyerek dedi ki:
- Aişe! İzin verir misin, Rabb`imle baş başa kalıp biraz namaz kılayım?
Aişe validemiz (r.anha):
- Ya Resulallah dedi, akşama kadar seninle konuşmayı çok özlüyorum. Birlikte sohbeti hiçbir şeye feda etmem. Ancak Rabb`imle baş başa olayım diyorsunuz, öyle ise namazınıza mani olamam. Buyurun namazınızı kılın. Ben bekleyeyim.
Burada dikkatinize arz etmek istediğim husus şudur:
- Resulullah (sas) Hazretleri, namaz kılmak için neden hanımından izin istiyor? Namaz için de hanımdan izin istenir mi? Siz ne diyorsunuz bu izin isteme olayına?
- Sahi neden namaz için izin istedi acaba? Ben de merak etmeye başladım doğrusu.
- Çünkü yatsıdan sonraki saatler ailesine ayıracağı saatlerdir. Ailesinin saatlerini kullanmak ancak yine ailenin izniyle mümkün olmaktadır. İzin vermeseydi demek ki nafile namaza dahi durmayacak, onunla oturup konuşmayı tercih edecekti. Ne dersiniz bu örneğe? Geçmişten gelen bu örnek, yatsıdan sonra ailesini ihmal ederek televizyona kilitlenen çağdaş aile reislerine bir sınır çiziyor, bir ölçü veriyor mu? Hakları var mı bu aile reislerinin hanımlarına ait vakti saatlerce televizyona kilitlenerek harcamaya? Sonra da konuşmadan yatıp uyumaya? Hanımı gündüz de gecede yapayalnız bırakmaya?
Bu sorulardan sonra ayaklarının ucuna bakarak düşünmeye başlayan müdür bey, neden sonra başını kaldırıp hanımına şöyle seslendi:
- Hanım! Hocamızın keşfi açık galiba! Akşamları seni ihmal ederek televizyona kilitlenişimi keşfetmiş olacak ki itirazı mümkün olmayan çarpıcı bir örnekle beni uyardı. Aile İlmihali`ni al da akşamları birlikte okuyalım. Galiba, günümüzdeki yanlışları düzeltecek yegâne örnekler de bunlar olsa gerektir. Şimdiye kadar biz farkına varmamış olsak da.
Kitap fuarındaki okur-yazar sohbetinden bir hatıra arz etmiş oldum. Bilmem size de bir mesajı var mı bu olayın?
(alıntı)

ırmak
11-11-2008, 10:11
**Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı
olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü,
hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm
tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz
karşılayacağız.

Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim telefonumu
verin.
*
*SEMA ONAY** (Rektör Asistanı)
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü
Cep Tel: 0543 291 65 65
-- 0532 504
02 22 */

Bumail sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama,
belki de ulaştıracağınız bir kişinin vasıtasıyla bile hiç
tanımadığınız birçocuğun umudu, zor dünyasında bir ses
olabilirsiniz, elimizden geldiği kadar çok kişiye iletelim

XTRADERX
11-11-2008, 13:47
**Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı
olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü,
hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm
tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz
karşılayacağız.

Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim telefonumu
verin.
*
*SEMA ONAY** (Rektör Asistanı)
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü
Cep Tel: 0543 291 65 65
-- 0532 504
02 22 */

Bumail sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama,
belki de ulaştıracağınız bir kişinin vasıtasıyla bile hiç
tanımadığınız birçocuğun umudu, zor dünyasında bir ses
olabilirsiniz, elimizden geldiği kadar çok kişiye iletelim

ben sahsım adına o numarayı arıyıp elımden gelenı yapacagım....degerlı arkadasım ırmak.........

herkezı duyarlı olmaya davet edıyoruz

sahinsukru
11-11-2008, 14:45
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=329628

**Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı
olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü,
hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm
tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz
karşılayacağız.

Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim telefonumu
verin.
*
*SEMA ONAY** (Rektör Asistanı)
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü
Cep Tel: 0543 291 65 65
-- 0532 504
02 22 */

Bumail sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama,
belki de ulaştıracağınız bir kişinin vasıtasıyla bile hiç
tanımadığınız birçocuğun umudu, zor dünyasında bir ses
olabilirsiniz, elimizden geldiği kadar çok kişiye iletelim

XTRADERX
11-11-2008, 14:57
ılgınc sahınsukru bılgı ıcın tesekkurler...........

arastıralım o zaman...

EDY
11-11-2008, 15:15
Hmmm... Yaziyi oldugu gibi kendi sitemdeki foruma eklemistim... silip beklemeye aldim simdilik.. Umarim kisa zamanda dogruluk derecesini ögreniriz...

Ki, devlet parasiz yatili okulunda okurken yeterli ihtimam gösterilmedigi ve zamaninda müdahale edilmedigi icin su an % 47lik bir isitme kaybim var...

Dilerim bu haber yalan cikmasin....

progism
11-11-2008, 16:06
**Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı
olarak 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü,
hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm
tedavisini ve kullandıkları işitme cihazını ücretsiz
karşılayacağız.

Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim telefonumu
verin.
*
*SEMA ONAY** (Rektör Asistanı)
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yurtiçi Yayın Koordinatörü
Cep Tel: 0543 291 65 65
-- 0532 504
02 22 */

Bumail sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ama,
belki de ulaştıracağınız bir kişinin vasıtasıyla bile hiç
tanımadığınız birçocuğun umudu, zor dünyasında bir ses
olabilirsiniz, elimizden geldiği kadar çok kişiye iletelim

Bu çok eski bir hikaye ve yalanlarla dolu bir haber. Daha öncede günlerce konu olmuştu. Biraz araştırıp, bilgi paylaşımı yapsanız daha iyi olmaz mı? :frown:

XTRADERX
11-11-2008, 16:16
svg ırmak bu maılın nerden geldıgı kaynagına ulasman gerekıyor baksana arakdaslar dogru bılgıyı verıyolar....yalanmıs :(

sahınsukru ve progısm 'e tesekkurler

JoNaThAn
24-11-2008, 00:26
Artık öyle bir hale geldik ki; yolda ölen birini görsek, yalan diye yardım etmeyeceğiz..

Zaman, biz insanlığımızı kaybedeliyi çok geçiyor..

Ben her gün aynı bahane ile dilenen insanlar görüyorum.. Bazen çıkarıp tek kelime etmeden para veriyorum.. Neden verdiğimi de umursamıyorum.. Bazen cevap vermeden yanlarından geçiyorum..

Ben en çok şarapçıları seviyorum aslında.. Onlar en dürüstleri.. Şarap parası istiyor.. Ve çıkarıp istediğim kadar veriyorum.. "Yolda kaldım"dan daha inandırıcı geliyor bana.. Özellikle o kişi her gün aynı yerde yolda kalıyorsa..

DELL
24-11-2008, 21:52
Date: Sun, 23 Nov 2008 09:01:13 -0800
From: valehhuseynov@yahoo.com
Subject: ERZAK YARDIMI



Degerli Ogrencilerimiz,

Istanbul'da ogrenim goren ve evde kalan tum ogrencilerimize ERZAK YARDIMI planlamaktayiz.
Erzak yardimi almak isteyen ogrencilerimizden asagidaki belgelerle birlikte Istanbul Valiligi Turk Dunyasi ve Akraba Topluluklari Koordinatorlugu'ne basvurmalari rica olunur.
Gerekli Belgeler:
1) Ogrenci Belgesi
2) Ikamet Tezkeresi
3) Kira Kontrati
4) Dilekce
Adres: Eminonu Kaymakamlıgı Hizmet Binası, Zemin Kat, Cagaloglu, Istanbul





*** Bu maili tanidiginiz butun arkadaslariniza ve ogrenci mail gruplarina atmaginiz onemle rica olunur.





Saygilarimla,
Valeh HUSEYNOV
Istanbul Valiligi Yabanci Uyruklu


Ogrenci Meclis Baskani

MIHNANA
11-12-2008, 02:19
Kerime Nine'nin yürek burkan dramı!

98 yaşındaki Kerime Nine'nin öyküsü yürek sızlattı. Geçimini uzun süre tartıcılık yaparak sürdüren Kerime Budakoğlu, 'ekmek parası' mücadelesini bakın nasıl anlatıyor?

Hayrabolu'da 98 yaşındaki Kerime Budakoğlu, tartıcılık yaparak geçimini sağlıyor.

Budakoğlu, yaptığı açıklamada, Alpullu Caddesi Doğanbey İlköğretim Okulu karşısında yaklaşık 42 yıldır tartıcılık yaptığını belirtti.

Eskiden tartıcılık yaparak iyi para kazandığını anlatan Budakoğlu şunları söyledi:

''Geçimimi uzun yıllar tartıcılık yaparak sağladım, evime destek oldum. Ama artık eskisi gibi işe çıkamıyorum. Havalar soğuyunca artık dayanamıyorum. Çabuk hastalanıyorum. Geçmişte iyi para kazandım ama artık sadece bir iki insan yüzü görmek için çıkıyorum. Beklerken de para kazanıyorum. Ne yapacaksınız ekmek parası. Zaten artık gözlerim de iyi görmüyor. Yine de tartı işine çıktığımda 5-6 YTL kazanıyorum.'

AA / haber7.com

sen@senibil
15-12-2008, 10:32
Fransız Havva'nın duası kabul oldu
Mesnevi'yi okuduktan sonra İslamı'ı seçip Havva adını alan ve Mevlana'nın yanında gömülmek isteyen Fransız yazar Eva de Vitray Meyerovitch'in duası geç de olsa kabul oldu ve ölümünden 10 yıl sonra naaşı Konya'ya getirildi.

Mevlana hayranı olan ve Müslüman olduktan sonra Konya'ya gömülmek istediğini vasiyet eden Fransız profesör Eva De Vitray Meyerovitch'in cenazesi, uçakla Konya'ya getirildi. Cenazeyi havaalanında, Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Abdullah Öztürk ve Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi Başkanı Ercan Uslu ile belediye yetkilileri karşıladı. Doç. Dr. Abdullah Öztürk, havaalanında gazetecilere yaptığı açıklamada, Meyerovitch'in hayattayken 2 duası olduğunu, bu dualarının da Mesnevi'nin Fransızca'ya çevrilmesi ve Konya'da Mevlana'nın yakınlarında mütevazı bir mezara gömülmek olduğunu söyledi.

http://yenisafak.com.tr/Aktuel/?t=15.12.2008&c=5&i=156201

bizlerde korkunç bir batı hayranlığı ve kendi değerlerimize yabancılaşmak durumu sözkonusu,belki bu gibi haberler biraz bizi silkeler,kendimize getirir,kendi iç dünyamıza bakmamıza sebep olur,ne dersiniz?

cengaver
20-12-2008, 17:09
Filmi büyük çoğunluk beğendi. Belki başımızdan geçen belkide geçtiğini sandığımız basit bir hikaye güzel müzik ,güzel mekan ,güzel oyun ile kısacası güzel bir şekilde anlatılmış.
Çok yorumu yapıldı.
Ancak bir tarafı bana daha önemli geldi.
Müzik neydi ? Bir zamanların star olamamışlarının söylediği parçalar.Çok sonralar görmedikleri ilgiyi gördüler ve hemen bütün kanallara davetliler.
Demekki zorlama değilde bu filimde olduğu gibi uygun yere konulmaları çok daha önemli.
İlgisiz gibi gözükse de Avrupa kültür başkenti zorlamalarındansa uygun zamanda ve mekanda uygun perfonmansı göstermemiz gerekmez mi şayet öyle bir potansiyelimiz varsa.

cengaver
01-01-2009, 11:00
Lütfen girin net e ve ne olup olmadığını görün.Neredeyse avrupada bu ünvanı almayan şehir kalmamış.Bizdeki heyecana abartıya bakın.
Nedir bu Avrupa ezikliğimiz.Neden atamayız üzerimizde.Biraz tepeden bakacaksınki sana değer versinler.