PDA

View Full Version : Muhteşem Yüzyıl



Pages : [1] 2

GaKKoS
05-01-2011, 21:26
http://www.muhtesem-yuzyil.net/wp-content/uploads/muhtesem-yuzyil-reyting.jpeg


Muhteşem Yüzyıl Konusu ;

Dizi, Yavuz Sultan Selim’in vefatı ve Kanuni’nin tahta geçişiyle başlıyor. Dizinin Pararlel Kurgusunda ise, Hürrem Sultanın, Yavuz Sultan Selim’e Kırım’dan getirilen cariyelerle birlikte istanbul’a gelişi canlandırılıyor. “Kanuni Sultan Süleyman, muhteşem yüzyılı yaratan adam, iktidar olarak çok başarılı ama kişisel hayatında Büyük trajediler yaşayan biridir. En değer verdiği şeyleri kendi eliyle yok etmek zorunda kalır. Dizi Sadece Kanuni ve Hürrem Sultanı değil, o dönemin, en bilinen karakterlerini de ekrana yansıtıyor. Mimar Sinan’ın da o dönem kalfalık dönemi. Baki, Fuzuli, hepsi diziye girecekler. Süleyman’ın çağdaşları Britanya’da Tudors hanedanlığı 8. Henry, olağanüstü bir iktidar savaşı var. Doğudan Avrupa’nın içine bir Müslüman imparator büyük bir güçle ilerliyor, onların içerisinden muhteşem Süleyman doğuyor...


Muhteşem Yüzyıl dizisinin oyuncuları:

Halit Ergenç’in Kanuni Sultan Süleyman‘ı canlandıracak,
Nebahat Çehre ise Valide Sultan rolünde olacak.

Senaryo : Meral Okay
Yapımcı : Tims Production Timur Savcı

Muhteşem Yüzyıl‘ın diğer oyuncuları; Okan Yalabık, Selma Ergeç, Nur Aysan, Arif Erkin, İlker Aksum, Sema Keçik Karabel, Merve Oflaz ve Filiz Ahmet.
Medyada uzun süreden beri Hürrem Sultan ile ilgili olarak haberler yapıldı. Sonunda Hürrem Sultan belli oldu. Meral Okay, Almanya’da keşfettiği bir oyuncuda karar kıldı. Adı Meryem olan bu güzel oyuncu, 2011 yılının en çok konuşulan isimlerinden biri olacak.

Halit Ergenç
Kanuni Sultan Süleyman

http://img88.imageshack.us/img88/778/3793.jpg



Nebahat Çehre
Valide Sultan

http://img33.imageshack.us/img33/2871/muhtesemyuzyil2.png


Okan Yalabık
İbrahim Paşa

http://img130.imageshack.us/img130/8144/okanyalabik.jpg


Selma Ergeç

http://img31.imageshack.us/img31/4918/semaergec.png

Nur Aysan

http://img46.imageshack.us/img46/8072/muhtesemyuzyil6.png

Arif Erkin

http://img217.imageshack.us/img217/9680/muhtesemyuzyil7.png

İlker Aksum

http://img214.imageshack.us/img214/244/28935725.png

Merve Oflaz

http://img214.imageshack.us/img214/3355/muhtesemyuzyil5.png


Sema Keçik Karabel

http://img826.imageshack.us/img826/2517/muhtesemyuzyil3.png

Filiz Ahmet

http://img837.imageshack.us/img837/7086/muhtesemyuzyil8.png

Cezve
05-01-2011, 21:35
Dizide Osmanlı İmparatoru,uçkuruna düşkün gösterilmiş...Kınıyorum...Hele eşinin, 'cariyelerin onun için hazırlanması ve onu eğlendirmesi' talimatı var.İki kere kınıyorum.

GaKKoS
05-01-2011, 22:22
3.5 milyon TL’lik hazırlık bütçesi ile Türkiye televizyon tarihinin en pahalı projesi olan ‘Muhteşem Yüzyıl’, ekranlarda boy göstermeye hazırlanıyor. Senaryosunu Meral Okay’ın yazdığı, yönetmenliğini Yağmur ve Durul Taylan’ın yaptığı ve yapımcılığını TMS Productions-Timur Savcı’nın üstlendiği dev proje, başrol oyuncularıyla da dikkat çekiyor. Halit Ergenç’in Kanuni Sultan Süleyman olarak kamera karşısına geçtiği dizide Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Valide Sultan’ı Nebahat Çehre, eşi Mahidevran Sultan’ı Nur Aysan, kardeşi Hatice Hatun’u Selma Ergeç ve sadrazam İbrahim’i Okan Yalabık canlandırıyor. Çekimleri altı haftadır süren ve 5 Ocak’ta seyircisiyle buluşmaya hazırlanan dizide Kanuni’nin büyük aşkla bağlı olduğu Hürrem’i ise Alman asıllı oyuncu Meryem Üzerli oynuyor.

2100 metrekarelik dev plato
Dizi için Topkapı Sarayı ve birçok tarihi mekanda yapılan çekimlerin yanı sıra, 2100 metrekare alan üzerine dev bir plato kuruldu. Altınyol, Harem, Hasoda, Arz Odası, Hünkar Sofası, Mutfak, Hamam gibi 12 farklı çekim alanı, gerçek mekanlardan yola çıkılarak tasarlandı.
Türkiye’de, bir dekorda yapılmış en büyük gerçek kubbelerin kullanıldığı ‘Muhteşem Yüzyıl’ın dekor tasarım ve uygulamasını Zafer Kanyılmaz, sanat yönetmenliğini Nilüfer Giritlioğlu, kostüm tasarımlarını Serdar Başbuğ üstleniyor.

http://www.muhtesemyuzyil.org/2010/12/muhtesem-yuzyil-en-pahali-dizi.html

GaKKoS
05-01-2011, 22:26
Show TV'nin iddialı dizisi "Muhteşem Yüzyıl"ın fragmanından yola çıkan iki televizyon yazarı ilk izlenimlerini yazdılar...

Sina Koloğlu/Milliyet Cadde

‘Muhteşem Yüzyıl’; bana ‘Kraliçe Elizabeth’i hatırlatıyor

Show TV’nin yeni dizisinin fragmanını izlerken batı menşeili saray entrika filmleri gözümün önüne geldi. İlk aklıma gelen de nedense ‘Kraliçe Elizabeth’ oldu. Hızlı sahneleri ve başarılı dublajıyla hemen dikkati çekiyor. “Kösem Sultan batılıların da pek seveceği kıvama gelir mi?” diye sormuştum. Sanki bu dizideki Meryem Uzerli bu havayı veriyor.
Müzik ise biraz bu havaya ‘yabancı’ geldi. Mehter marşından yola çıkılıp ‘senfonik rock’ havasında, görkemli bir müzik yapılsa dizinin görseline pek uyardı. ‘Muhteşem Yüzyıl’ ‘popüler kültür soslu’ başarılı bir tarihi dizi olması en büyük dileğim. Taylan Biraderleri severim, dizinin başarılı olmasını bu açıdan da istiyorum.

Mesut Yar/Posta

Süleyman öyle konuşmasın!

Deli Saraylı'nın aniden hayatımızdan çıktığı Show TV'de başka bir saray dizisinin başlıyor olması çok ironik. Ama bu işler böyle; gidenin yeri boş kalmıyor...

Muhteşem Yüzyıl hazırlığını aylar önce ilk bu köşeden okuduğunuz bir projeyken artık dizi aşamasına geldi. Etkileyici fragmanları birbiri ardına dönmeye başladı Show ekranında...

Çok uzun süre Hürrem Sultan’ın kim olacağı tartışıldı. Ve sonunda Almanya doğumlu bir Türk oyuncuya kaldı rol. Bu arada bir de bilinmeyeni açıklayalım; neredeyse Hürrem'in anavatanı Ukrayna'ya kadar gidecekti yapımcı TİMS şirketi. Neyse...

Fragmanlarda kulağı tırmalayan bir sesi var Halit Ergenç'in. İhtişam vermek için (Kanuni Sultan Süleyman'ı canlandırıyor) sesini kalınlaştırarak konuşmuş. Belki kulak tırmalamak ağır oldu ama sakil durduğu kesin...

Dilerim dizide de aynı hataya düşüp çizgi film izliyormuşuz hissine kapılmamıza neden olmaz. Şimdiden hayırlı olsun diyelim...


http://www.muhtesemyuzyil.org/2010/12/muhtesem-yuzyila-ilk-elestiriler.html

ayhan53
05-01-2011, 22:29
efendim hayırlı uğurlu olsun Allah utandırmasın
ben 5 yıllık yaprak dökümünden kurtuldum elimde bi vadi kaldı oda Allah bilir ne zaman biter bittimi dizi işini bırakacağım
Allah kurtarsın:)

trmcleod
05-01-2011, 22:33
dizi güzel gibi ancak afişleri bile "tudors" dizisiyle hemen hemen aynı..anne boleyn tarzında işler dönüyor... tudorstada kral dinde reform istiyordu eşi ve kızı ise tam katı bir katolikti..
suleymanın anneside katolik çıkarsa şaşırmayın gizli katolik :)
kopyalamasak iyidi ama olsun bukadarıda güzel bence

GaKKoS
05-01-2011, 23:39
Evet dizi daha ilk bölümünde eleştirilere maruz kaldı :)

Biraz haklılar biraz haksızlar diyebiliriz ,

Sonuç olarak ben hiçbir zaman bir diziyi ilk bölüm ile yargılamam en az 3 - 5 bölüm izlememiz lazım ,

Direk ilk bölümde haremler üzerine değil de , öngörüler ve nasıl bir yol izleyeceği konusuna değinip ilerleyen bölümler de haremleri kızları cıvıldakları işleselerdi daha olumlu puanlar alabilirlerdi... Ama dediğim hemen yargılamayalım , bu zamana kadar bu kadar emek yoğun bir dizi izlemedik..

GaKKoS
05-01-2011, 23:39
efendim hayırlı uğurlu olsun Allah utandırmasın
ben 5 yıllık yaprak dökümünden kurtuldum elimde bi vadi kaldı oda Allah bilir ne zaman biter bittimi dizi işini bırakacağım
Allah kurtarsın:)

Abi doğru diyorsun :) , aslında açmayacaktım daha doğrusu kesin açılmıştır dedim ama açılmamış , açayım dedim ..

Hayırlısı olsun ama ilk günden pek izleyici yakalayamadık :D

TIFIL
06-01-2011, 00:36
Evet dizi daha ilk bölümünde eleştirilere maruz kaldı :)

Biraz haklılar biraz haksızlar diyebiliriz ,

Sonuç olarak ben hiçbir zaman bir diziyi ilk bölüm ile yargılamam en az 3 - 5 bölüm izlememiz lazım ,

Direk ilk bölümde haremler üzerine değil de , öngörüler ve nasıl bir yol izleyeceği konusuna değinip ilerleyen bölümler de haremleri kızları cıvıldakları işleselerdi daha olumlu puanlar alabilirlerdi... Ama dediğim hemen yargılamayalım , bu zamana kadar bu kadar emek yoğun bir dizi izlemedik..

Halit ERGENÇ in daha oynadığı (yönetmeni hatırlayamıyorum.) 1001 gece dizisinde ''bir gece, 250.000'' ile başlamış ve alıp götürmüştü. bunda 250.000 akçe ile başlamayı yemediler, harem cariye muhabbetinden raytin yaptılar.

GaKKoS
06-01-2011, 07:43
Halit ERGENÇ in daha oynadığı (yönetmeni hatırlayamıyorum.) 1001 gece dizisinde ''bir gece, 250.000'' ile başlamış ve alıp götürmüştü. bunda 250.000 akçe ile başlamayı yemediler, harem cariye muhabbetinden raytin yaptılar.

reyting konusunda hemfikirim , ve bundan sonra da bu raytingleri gören yapımcıların konuyu sabit tutmalarından korkum ,

Ama 3. bölüm ile birlikte savaş sahneleri başlayacakmış , umarım dizinin adı gibi muhteşem yüzyıl ' ı güzel işlerler de , dizinin adını haremde muhteşem yüz hatun olarak algılatmazlar bize :)

ASPİRİN
06-01-2011, 08:02
Dizide Osmanlı İmparatoru,uçkuruna düşkün gösterilmiş...Kınıyorum...Hele eşinin, 'cariyelerin onun için hazırlanması ve onu eğlendirmesi' talimatı var.İki kere kınıyorum.

Zırvanın zirvesindeki bu zavallıları kınamaya dahi değmez ...

http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=474749

PROF. DR. EKREM BUĞRA EKİNCİ: KOMİK DURUMA DÜŞERLER
Prof. Dr. Ekrem Ekinci, Tudors dizisini daha önce yakından takip ettiğini belirterek, “İngiliz tarihini bire bir diziye aktaran tarihçiler ve sanat yönetmenleri 8. Henry dönemini başarıyla aktardı. Yerlerde sürünen İngiltere dönemiyle, zamanın en büyük devleti ve padişahını, Tudors dizisiyle örneklemeleri çok saçma. Tudors’un Osmanlı tarihiyle ne ilgisi var. Bir kere tarihi gerçeklere hiç uymuyor. Senaryoda ve fragmanda ‘Benim hasmım Şah İsmail değil, Kral Henry, Fransuva’ diyor. Ama Şah İsmail o dönemde ölmüştü. Ayrıca Fransuva Kanuni’nin valisi hüviyetindeydi. Kanuni’nin bir mektubuyla Fransa’da kararlar değişirdi. Fransa’da bile dans ve kadınlı erkekli eğlenceyi yasakladı. Ayrıca bütün padişahların ve Kanuni Sultan Süleyman’ın içki içtiğine dair bir belge bir vesika mı var?.. İçkiyi yasaklamış padişahın ve bütün Müslümanların Emiri’ni bu şekilde lanse etmek büyük ayıp ve rezalettir. Bir kere Osmanlı’da normal ev hayatında bile dekolte giymek ayıptı. Dizideki kostümlerin hiçbirinin Osmanlı hayatıyla ilgisi yoktur. Bu nasıl sanat yönetmenliği. Bu arkadaşlar müzeye de mi gitmediler. Bunlar Osmanlı lehçesiyle değil. Hamamcı gibi konuşuyorlar. Saray erkek ve kadınlarında Amerikan dizilerindeki davranışları görüyoruz. Osmanlı’ya uyarlanınca çok komik oluyor. Cariyeler Harem’de çalışırlar, öğrenirler, lisan, fen ve sanat ilimleri ile eğitilirler. Cariyeler fahişe değildir. Harem de hamam değildir. Hürrem Sultan’ı öfkeli, isyankâr ve hırslı bir kadın gibi göstermişler. Bağırmak çağırmak histeri kadın alametidir. Sarayda bir kızda serkeşlik, dikbaşlılık görülürse biriyle evlendirilir ve saraydan çıkarılır, saraydan def edilir” dedi.

--------------------------------------


http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=474691

http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=474868

Macarlar, araştırma yapmışlar. Peşinde oldukları cevap şudur? ‘Türkler, bu 152 sene içinde ne götürmüşler, ne getirmişler?’ Yapılan araştırmaya göre biz oraya 3 götürmüş, bir getirmişiz. Bu kadar da değil. Dillerine, örflerine, ananelerine dokunmamışız. Bu sebeple Macar yönetimi şu hükme varmış: ‘O gün Osmanlı Türkleri gelmeseydi, Almanlar gelecekti. Eğer, Almanlar gelse ve bir buçuk asır gibi bir zaman kalsalardı bizi asimile ederlerdi. O takdirde yeryüzünde Macar milleti diye bir millet ve Macar devleti diye bir devlet kalmazdı...’
Zira aynı millet, yirminci asrın üç çeyreğini SSCB boyunduruğunda geçirdi. Ufacık bir hürriyet isteği karşısında gençleri 1956’da Rus tankları tarafından hunharca katledildi. O tarihte Macar milliyetçileri dünyaya Macarca bir cümle öğrettiler ‘nem nem şu! Hayır hayır asla!..’
Yabancılara karşı ‘hayır hayır asla!’ diyenler, Sultan’ül Berreyn/Karaların Sultanı, Hakan’ül Bahreyn/Denizlerin Hakanı, Hulefa-yi Ruyi Zemin/Dünya Müslümanlarının Halifesi ve Zıllullahi Fi’lard/Allah’ın yerküredeki gölgesi unvanlarının sahibi Sultan ibni’s Sultan/Sultanoğlu Sultan bir Cihan Padişahı’na karşı böylesine bir asalet sergilemişti.
Macar gündeminin temel unsurlarından Kanuni’nin, onların dilindeki adı ‘Kahraman Düşman’dır.
Bu bir şanlı ifadedir...
‘Düşman!’ Diyenlerin hayran olduğu Padişah’ı üzerinde hakkı bulunan nesiller, sıradan bir film malzemesi, bir reyting sebebi gibi görüyorlar. Aynı zamanda ‘Muhibbi’ imalı bir koca divan sahibi olan büyük Padişah, şu günlerde bir dizi film dolayısıyla yoğun şekilde konuşulmakta.

GaKKoS
06-01-2011, 08:09
Evet eleştirilere katılmamak elde değil ,

İlk bölüm sadece ama sadece izleyicileri ( Tarihden habersiz olan kesimi ) ekran karşısında tutmak için çekmişler... Haremler hatunlar falan , Türk milleti sever böyle görüntüleri.. Ama ne yaparlarsa yapsınlar ortada bir gerçek tarih var..

Zaten RTUK ' e başvuranların sayısı epey fazlalaşmış , yakında yayından kalkarsa da şaşırmam :)

Bu kadar çarptırılan bir dizi olamaz sanırım... Senaristler bu yanlışlıkları nasıl değiştiririz diye epeydir düşünmeye başlamışlardır...

cash_is_king
06-01-2011, 12:23
Dizide Osmanlı İmparatoru,uçkuruna düşkün gösterilmiş...Kınıyorum...Hele eşinin, 'cariyelerin onun için hazırlanması ve onu eğlendirmesi' talimatı var.İki kere kınıyorum.

Arkadaşım birincisi diziyi ya izlememişsin, ya da bazı şeyleri kaçırmışsın..

Eğlence talimatını veren eşi değil, Annesi.... Eşi bu duruma çok içerliyor.. Ki ben dizinin içeriğinden ziyade başka şeylere takığım...

Neden Osmanlı tarihine ilişkin olarak yapılan her dizide, filmde "Padişah uçkuruna düşkün olarak gösterilmiş" eleştirisi yapılıyor, anlamak güç..

Topkapı Sarayını gezmediniz mi hiç hayatınızda? Harem Dairesi hayali bir yer mi? Cariyeler yok mu? Osmanlı Padişahları tek eşli mi? Nedir yani?

Ayrıca düşkün olmasının nesi kötü, yanlış? Adam Padişah.. 3 kıtada bir dolu ülkeye, insana hükmediyor.. Onun haremi olmasın da benim mi olsun?

Nasıl biz dizi yapılsın mesela? Osmanlı Padişahının sadece eşi olsun, çocukları olsun, mazbut bir hayat mı sürsün? Sarayda yaşıyor yahu adam.. Onlarca oda, hizmetçi, kul, köle vs...

Açıkası dizi umurumda değil.. Ama tarihinden bihaber Türk halkını az da olsa meraklandırıyorsa, yahu kimmiş bu Hürrem Sultan, Kanuni Süleyman gerçekte nasıl biriymiş, o dönemde neler olmuş diye meraklandrıyorsa, insanları okumaya itiyorsa, şu Topkapı Sarayını (yıllardır İstanbulda yaşayıp da bir ker bile görmemiş milyon tane insan çıkar) bir göreyim dedirtiyorsa, bence fazlasıyla faydalıdır.. Bu ülkenin büyük kısmı yakın tarihini Çemberimde Güloya, Hatırla Sevgili gibi dizilerle öğrendi.. Ha doğru mu öğrendi, orası tartışılır.. Ama en azından o dönemde neler olduğuna dairbir fikri oldu. Merak etti en kötü ihtimal...

Şimdi de uzak tarihini öğreniyor, öğrenecek.. Ama doğru ama yanlış.. İkna olmuyorsa açsın okusun. Gitsin görsün.. Onlarca kaynak var, mekan var.. Yabancılar bir dizi, film yaparken tarihi bire bir mi anlatıyorlar? Hayır.. Onların Kralları, kraliçeleri çok mu namuslu gösteriliyor filmlerde? Hayır.. Ama yine de tarihlerini biliyorlar, sahip çıkıyorlar.. Bizde bırak Kanuniyi, Kenan Evren'in (Buraya da nok düşeyim de, sonra Kanuniyle Kenan Evreni mi kıyaslıyorsun gibi saçma eleştirilere maruz kalmayayım. Örnekler zamansal açıdan verilmiştir, benzerlik değil) kim olduğunu bilmeyen gençler var..

Serdar Turgut yazmıştı sanırım.. Bir kafede otururken kızın birinin sevgilisine; "Canım Aşk-ı Memnu"nun kitabı çıkmış, bana alsanaaa" dediğini duymuş.. E yuh yani.. Halit Ziya Uşaklıgil mezarında ters dönmüştür herhalde..

Uzatmayalım.. Hal, durum buyken, koca yapımı daha ilk bölümden "kınamak" tam bize has bir durum olsa gerek... Hele ki böyle bir sebepten...

cash_is_king
06-01-2011, 12:33
Evet eleştirilere katılmamak elde değil ,

İlk bölüm sadece ama sadece izleyicileri ( Tarihden habersiz olan kesimi ) ekran karşısında tutmak için çekmişler... Haremler hatunlar falan , Türk milleti sever böyle görüntüleri.. Ama ne yaparlarsa yapsınlar ortada bir gerçek tarih var..

Zaten RTUK ' e başvuranların sayısı epey fazlalaşmış , yakında yayından kalkarsa da şaşırmam :)

Bu kadar çarptırılan bir dizi olamaz sanırım... Senaristler bu yanlışlıkları nasıl değiştiririz diye epeydir düşünmeye başlamışlardır...

Gerçek tarih nedir peki hocam?

Git Topkapı Sarayına, gir Harem Dairesine, sana devletin resmi rehberi anlatsın gerçeğin ne olduğunu...

Dizinin bir farkı varsa o zaman gel yaz...

Hayret yahu... Osmanlı'nın en büyük 3 padişahından birinin dönemine ilişkin bu kadar tantana kopuyorsa, mazallah 1700'lerden sonrasındaki padişahlarla ilgili dizi yapılsa, herhalde kıyamet kopar...

GaKKoS
06-01-2011, 12:52
Sayın cash_is_king ,

Bu konuyu açtı isem tarihi sevdiğimden ,

Merak etme sadece askerlik zamanında Topkapı Sarayına 10 kere gitmişimdir , en son ziyaretimi de 2010 yılı yaz ayında yapmıştım...

Ben haremlerdeki görüntüler olmasın demiyorum.. Tabiki anlattıklarınız doğru inkar etmiyoruz..

İlk bölüm olmasından ötürü yapılan eleştirilerinde doğru olduğunu söylüyoruz. Birçok kurgu hatası var yukarıda yapılan eleştirilerde de bu hatalar az da olsa belirtilmiş ,

İlk bölümde haremler yerine tarih vurgusunun yapılması daha uygun olacağını belirtmeye çalıştım.

Tabi eleştiriye açık bir konu , herkes kendi fikrini kendi penceresinden dizi hakkında görüşlerini belirtebilir , saygı çerçevesinde hiçbir sıkıntı yok burada ,

Fikirlerimizi paylaşarak kendi değerlerimize birşeyler katabiliriz.. Dizi için olumlu eleştiriler olduğu kadar olumsuz eleştiriler de olacaktır...

Selamlar

cash_is_king
06-01-2011, 13:02
Sayın cash_is_king ,

Bu konuyu açtı isem tarihi sevdiğimden ,

Merak etme sadece askerlik zamanında Topkapı Sarayına 10 kere gitmişimdir , en son ziyaretimi de 2010 yılı yaz ayında yapmıştım...

Ben haremlerdeki görüntüler olmasın demiyorum.. Tabiki anlattıklarınız doğru inkar etmiyoruz..

İlk bölüm olmasından ötürü yapılan eleştirilerinde doğru olduğunu söylüyoruz. Birçok kurgu hatası var yukarıda yapılan eleştirilerde de bu hatalar az da olsa belirtilmiş ,

İlk bölümde haremler yerine tarih vurgusunun yapılması daha uygun olacağını belirtmeye çalıştım.

Tabi eleştiriye açık bir konu , herkes kendi fikrini kendi penceresinden dizi hakkında görüşlerini belirtebilir , saygı çerçevesinde hiçbir sıkıntı yok burada ,

Fikirlerimizi paylaşarak kendi değerlerimize birşeyler katabiliriz.. Dizi için olumlu eleştiriler olduğu kadar olumsuz eleştiriler de olacaktır...

Selamlar

Biraz sinirli yazdım, kusuruma bakmayın.. Ama tarihi ve Osmanlı'yı çok seven birisi olarak, bu tip şeylere takınılmasını gereksiz buluyorum.

Sonuçta bu bir dizi.. Tarihin o dönemini, yapımcının, yönetmenin bakış açısından anlatıyor. Kaldı ki o döneme ait bilgilere, belgelere de çok büyük bir aykırılık görmedim ben.. Velev ki olsun, dediğim gibi onun da doğrusunu merak edip öğrensin insanlar bir zahmet.. Belgesel değil sonuçta bu, dizi...

Ha ille de cariyeler diyorsanız, benim yorumum şudur; Hürrem Sultan gerek Kanuni dönemine, gerekse ondan sonraki dönemlere çok büyük etkisi olmuş bir kişilik. Düşünsenize, 2 vezir-i azamın idamına neden olduğu iddia ediliyor. Şehzade Mustafanın ölümünde parmağı olduğu söyleniyor.. Resmen tarihin akışını değiştiriyor.. Böyle bir kişiliğin saraya gelişinin, cariyeler arasından sıyrılışının anlatılması normal değil mi? Yani konuya nasıl baktığınıza bağlı. Ben izleyince diyorum ki; "Hımm.. Hürrem Sultan Osmanlı Sarayına böyle gelmiş. Cariyelerin arasından sıyrılıp Sultan Süleymanın gözüne böyle girmiş".. Bir başkası da bakınca "Kanuni kadınlara düşkün gösterilmiş" diyor.. E şimdi hangisi mantıklı sizce?

Bırakalım böyle yorumları, kınamaları... Dikkat çekiyor mu o döneme, tarihe? Çekiyor.. Bence başarılı bir dizidir o halde..

GaKKoS
06-01-2011, 13:24
Senin bakış açından bakarsak doğru dediklerin ,

Hürrem Sultan'ın da etkisi yok demiyoruz var tabiki , ama yine aynı noktada kitlenip duruyoruz :)

Ben izleyince diyorum ki; "Hımm.. Hürrem Sultan Osmanlı Sarayına böyle gelmiş. Cariyelerin arasından sıyrılıp Sultan Süleymanın gözüne böyle girmiş".. Bir başkası da bakınca "Kanuni kadınlara düşkün gösterilmiş" diyor.. E şimdi hangisi mantıklı sizce?

Yukarıdaki ayrıntıları ilk bölümlerde değil de sonraki bölümlerde ele alsalardı...

Dizi zaten dikkatini çekmiş , yapım maliyeti Türk tarihinin en pahalı dizisi olmuş , ayrıntılar konusu çok güzel , sadece ilk bölüm için 3.000 parça kıyafet dikilmiş , başroldeki oyuncuların taktığı takıların hepsi gerçek vs.. Bu gibi ayrıtı örneklerini çoğaltabiliriz. Tabi bir de oyuncular çok iyi..

Eee o zaman zaten dikkat çekerdi ve dünkü kadar izlenirdi görüşünü savunuyorum ben.. Bu yüzden tüm tasam tüm kaygım...

Red Kit
06-01-2011, 13:25
Kınamak, tarihi çarpıtıyor demek bence biraz saçma.

Adamlar film yapıyor. Hepsi rol, hepsi senaryo. Belki tarihle biraz örtüşür belki örtüşmez bunlar önemli değil ki. Sonuçta resimli-sesli tarih kitabı yapmıyorlar. Beğenmezseniz izlemezsiniz olur biter ama rating alan diziyi kınamak, yayından kalkması için RTÜK iş başına diye çağırmak filan böyle demokrasi olmaz ki. Sonuçta izlediğiniz yönetmenin bakış açısı. Sizin açınıza uymuyorsa buyurun bir de siz film çekin yayınlayın.

Her şeye böyle ters gitmeyin arkadaşlar. Hayat böyle çekilmez.

Halil64
06-01-2011, 13:26
Hayırlı olsun Gakkoşum.

GaKKoS
06-01-2011, 13:33
Kınamak, tarihi çarpıtıyor demek bence biraz saçma.

Adamlar film yapıyor. Hepsi rol, hepsi senaryo. Belki tarihle biraz örtüşür belki örtüşmez bunlar önemli değil ki. Sonuçta resimli-sesli tarih kitabı yapmıyorlar. Beğenmezseniz izlemezsiniz olur biter ama rating alan diziyi kınamak, yayından kalkması için RTÜK iş başına diye çağırmak filan böyle demokrasi olmaz ki. Sonuçta izlediğiniz yönetmenin bakış açısı. Sizin açınıza uymuyorsa buyurun bir de siz film çekin yayınlayın.

Her şeye böyle ters gitmeyin arkadaşlar. Hayat böyle çekilmez.

Cümlenizin tamamına katılmak ile birlikte renklendirdiğim yerlere ise cani gönülden Katılıyorum sayın Red-Kit , ayrıntıların hepsi güzel , benim açımdan sadece ilk bölümdeki harem olayını keşke birkaç bölüm sonra yayınlasalardı.. Gerçi dönüp dolaşıp aynı şeyleri yazıyorum bu yüzden benim ne demek istediğimi anlatabildiğimi umuyorum :)


Hayırlı olsun Gakkoşum.

Sağolun Halil Hocam , teşekkür ederim :)

Her zaman değerli yorumlarınızı görmek isteriz..

BORA YAŞAR
06-01-2011, 14:51
Eleştiriye bakın..

"Dizide Osmanlı Padişahı uçkuruna düşkün biri olarak gösteriliyor"
:he::he::he:

Hay bin kunduz..

Harem dediğiniz kurum, sığınmacı kadınları korumak için kuruldu ellaam..

Tümüyle sosyal amaçlı..Kadınlar aralarında eğlenip, dedikodu yapsınlar, nakış işlesinler diye..

Osmanlı'yı korumaya soyunmuş insanların bilgi ve duyarlılık seviyesi insanı korkutuyor..

GaKKoS
06-01-2011, 14:56
Sayın Bora abim hoşgeldin ,

Saygılar

BORA YAŞAR
06-01-2011, 15:01
Saygı bizden gakkos kardeşim..

Malum Osmanlı padişahlarının hepsinin dini akideleri tamam, tamamı içkiye sefahata düşman, anneleri Türk kızı ve müselman....

Ne kavgalar yapıldı forumlarda zamanında bu konularda..

Hatırlıyorum da..

GaKKoS
06-01-2011, 15:15
Saygı bizden gakkos kardeşim..

Malum Osmanlı padişahlarının hepsinin dini akideleri tamam, tamamı içkiye sefahata düşman, anneleri Türk kızı ve müselman....

Ne kavgalar yapıldı forumlarda zamanında bu konularda..

Hatırlıyorum da..

Abicim az çok sizin kadar geçmişim olmasada hatırlayabiliyorum yazılanları çizilenleri tabi o zamanlar da misafir olarak takip ediyordum :)

cash_is_king
06-01-2011, 15:32
Saygı bizden gakkos kardeşim..

Malum Osmanlı padişahlarının hepsinin dini akideleri tamam, tamamı içkiye sefahata düşman, anneleri Türk kızı ve müselman....

Ne kavgalar yapıldı forumlarda zamanında bu konularda..

Hatırlıyorum da..

Ayrıca, Osmanlı başka bir ülke toprağını ele geçirdiğinde fetih, başka bir ülke aynı şeyi yaptığında işgal... :)

Tarihe ve olaylara bakış açımızda ciddi sorunlarımız var...

Osmanlıyı çok seven -bunu üstüne basarak tekrar ediyorum- birisi olarak söylüyorum...

Vobörsa
06-01-2011, 15:50
Selamlar,

Malesef reklamın iyisi kötüsü olmuyor..

Şimdi Osmanlının reklamı desek biz mirasçılarına bu diziden ne kalır elde),

yok dizi ve ticari ilintilileri desek burda reklamını yapmış oluyoruz iyi-kötü katkılarımızla..)

Nihayetinde tüm global görsel medya anlamında bakıncada kötülüğüde iyiliğide devede kulak malum..

adviser
06-01-2011, 16:00
reklamın iyisi kötüsü olmaz derler...

yoruma değmez ama linke uğrayınca bir şeyler yazayım yine de...

ecdadına söverek para kazanan tek millet biziz heralde...

kendi acdadını ve şanlı geçmişini karalamak kime ne kazandırır,

türk kanı taşıyan ve islam şerefine nail olmuş bir milletin türk-islam medeniyetine cephe almış Batı'nın oyuncağı haline gelmesi ve onlarla aynı safta olması ne kadar acı...

ben şanlı tarihimle ve İslam medeniyetimle gurur duyuyorum...

Bizim Deli İbrahim ismini verdiğimiz padişahımız bile tarihi süreçte Avrupalı liderlerden daha akıllı icraatlar yapabilmiştir,

Koca sultan II. Abdülhamit'e bile "kızıl sultan" yaftası vuran Avrupalıların peşine takılıp onların yaftalarını benimsemişiz,

46 yıl tahtta kalan bir Osmanlı Padişahını (Kanuni Sultan Süleyman) şehvet ve harem düşkünü biri olarak yansıtmışız,

hangi lider bu kadar tahtta kalmış tarihte?

padişah demek dini hassasiyetleri olan insan demektir,

Bu ve benzeri yaklaşımları şiddetle kınıyrum,

aynı şekilde adı gçen diziyi de kınıyorum,

rtük'e de şikayette bulundum zaten...

akcay
06-01-2011, 20:20
rtük telefon yağmuruna tutulmuş neymiş bu dizi böyle televizyon pek izlemem o yüzden burayı okuyunca biraz fikir sahibi oldum...bence bu tür konular kültür bakanlığı iznine tabi olmalı yoksa bu işin önü alınamaz anamıza atamıza söverler gider...anladığım kadarıyla kanuni şehvetine düşkün biri olarak tanıtılmış dizide başka konu işlenmiyormuş...bizim yapımcılardanda bu beklenir aklı başka şeye çalışmaz...

ihvan
07-01-2011, 10:07
Muhteşem Rezalet…

Show Tv’de yeni bir dizi yayına başladı.

Muhteşem Yüzyıl...

Basında yer alan haberlere göre daha ilk bölüm bile yayınlanmadan; yani sadece dizinin fragmanı kanalda dönmeye başlar başlamaz RTÜK’e rekor sayıda şikâyet yağmış.

RTÜK’de çalışan bir arkadaşımda bu bilgiyi teyit etti.

Fragmanın uyandırdığı izlenim gerçekten olumsuzdu.

“Geceyarısı Ekspresi” filminin yapımcıları bu filmi çekmiş olsalardı eminim daha olumsuz bir imaj çizemezlerdi.

Dizinin ilk bölümünü büyük bir merakla izledim. Fragmanda sadece dikkat çekmek için seçilmiş abartılı şeylerin dizi akışında çok yer tutmayacağını daha tarihe-kültüre uygun bir dizi ile karşılaşacağıma dair küçük de olsa bir umut içerisindeydim.

Ama yanılmışım.

Fragmanı bile gölgede bırakan bir senaryo ile karşı karşıya olduğumuzu üzülerek izledim.

Kanuni Sultan Süleyman:

Tahtı devraldığında Osmanlı Devleti 6.500.000 kilometre kare alana hükmederken vefat ettiğinde 15.000.000 kilometre kareye ulaşmıştı. Yani iki katından daha fazla büyümüştü.

Ömrü fetihlerde savaş meydanlarında geçti. Rodos, Belgrad, Bağdat, Tebriz, Macaristan...hep onun zamanında fethedildi. Akdeniz Türk gölü haline getirildi. Vefatı da Zigetvar’ın kuşatılması sırasında gerçekleşti. Yani savaş meydanlarında yaşadı ve orada öldü...

Deha seviyesinde bir devlet adamıydı. Devleti her şeyin bir esası olan “Hukuk Devleti” yapmaya kararlıydı. Kanunları yeniledi, eklemeler yaptı. “Kanuni” ismi oradan gelmekteydi...

Osmanlı’nın her alanda zirve yaptığı bir dönemin Sultanıydı. Bilim adamları, devlet adamları, din alimleri de bu dönemde şanına yakışır bir zirve noktadaydılar. (Mimar Sinan, Piri Reis, Sokullu, Zenbilli, Ebussuud...hep onun döneminde yaşayıp hizmet ettiler)

Muhibbi lakabıyla şiirler yazan başarılı bir şairdi. 3000’e yakın gazeli vardı.

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Saltanat didükleri ancak cihan kavgasıdır

Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi

Sözleriyle meşhur olan şiirde O’na aittir.

Bu şiirle bile duygu dünyası tahlil edilebilecek Kanuni maalesef dizide tabiri caiz ise “rezil” edilmiştir.

Koskoca Kanuni Sultan Süleyman’ı anlatan yapım konak-ağa dizisi kurgusu içerisinde hazırlanmış. Dekorlar ve kıyafetler tarihi.. Bunun dışında her şey aynı. Temel unsur yine entrika, kadın, seks...

Saray; Padişah tarafından seçilmeyi bekleyen kadınlar, eşcinsel görüntülü Hadım Ağaları, hamam görüntüleri ile ucuz bir “randevuevi” görüntüsünde tasvir edilmiş.

Divan-ı Hümayunu “Besmele” ile açan, namaz kılıp dua eden Kanuni Sultan Süleyman her gece için ayrı bir kadın seçen ve seçtiği kadını içki içerek bekleyen bir “çelişki yumağı”, zevkperest garip bir despot olarak tasvir edilmiş.

Pek çok problem içeren dekor, müzik, kostüm konularına hiç girmeyeceğim.

Allah akıl versin yapımcılara. Umarım sağduyulu tarihçilerimiz gereken tepkiyi acil ve gerektiği ölçüde verirler.

Bu arada dostlarımdan da bir ricam var. Bu yazıyı “reklamın kötüsü olmaz” algısı içerisinde değerlendirmesinler. Yani bir merak da ben uyandırmış olmayayım. Lütfen RTÜK’e şikâyetlerimizi yansıtalım ki hem mevcut olanın ıslahına zemin hazırlayalım. Hem de yenilerine aynı mantıkla heveslenemesinler. Geleceğimizi kurgulamaya çalışanlar hiç değilse tarihe yalan şahitlik yaptıramasınlar.

a-mail postamdan çıktı....ilgimi çekti

kayramayra
07-01-2011, 10:21
ben de rtük e şikayette bulundum .

ihvan
07-01-2011, 10:41
ben de rtük e şikayette bulundum .

Pazar günü saat 13.00 da Show tv binası önünde "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin protesto gösterisi yapılacak. MEHTER takımı eşliğinde, at üstünde KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN tiyatral protestomuzu gerçekleştireceğiz

balaban
07-01-2011, 10:55
İzlemedi

İzleyeceğim

Bir sorun olduğunu da zannetmiyorum.

haremin varlığı bir gerçek. Gocunacak bir şey yok.

Murat Bardakçı tarihi bilgilerin doğru olduğunu söyledi.

Zaten dizi, belgesel değil. Dizilerde beğenmeyeceğiniz veya abartılı bulabileceğiniz bölümlerin olması normal.


PKKlıların sevimli gösterildiği dizilerin neden şikayet konusu edilmediğini de çok merak ettim doğrusu.

ayhan53
07-01-2011, 10:58
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=58254

zaten topiği vardı:)

C.ÜNLÜ
07-01-2011, 10:58
"Şöyle bilmiş ol ey oğul ki, cima etmek dünyanın lezzetlerinden bir ulu lezzettir."

Kabusname 15.bölüm...

Merak eden devamına bakar...

İnternet derya....:)

ayhan53
07-01-2011, 11:02
"Şöyle bilmiş ol ey oğul ki, cima etmek dünyanın lezzetlerinden bir ulu lezzettir."

Kabusname 15.bölüm...

Merak eden devamına bakar...

İnternet derya....:)

kabus gibisin:he:

ihvan
07-01-2011, 11:15
İzlemedi

İzleyeceğim

Bir sorun olduğunu da zannetmiyorum.

haremin varlığı bir gerçek. Gocunacak bir şey yok.

Murat Bardakçı tarihi bilgilerin doğru olduğunu söyledi.

Zaten dizi, belgesel değil. Dizilerde beğenmeyeceğiniz veya abartılı bulabileceğiniz bölümlerin olması normal.


PKKlıların sevimli gösterildiği dizilerin neden şikayet konusu edilmediğini de çok merak ettim doğrusu.

koskoca cihan padişahından sadece aklımızda kalan haremler ise, vay bizim halimize


o bahsettiğiniz üç harfliyi muhattab bile almayı kendime hakaret sayarım

ihvan
07-01-2011, 11:17
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=58254

zaten topiği vardı:)



bu konuyu oraya aktarma imkanı varsa sevinirim

madem zaten duyarlı kardeşlerimiz açmış konuyu, bizde onlara destek verelim,,,,ayrı ayrı yerlerde cılız sesler bir iş e yaramaz, mümkünde forum yönetcileri bu topığide o topiğe katabilir mi???

teşekkür ederim

balaban
07-01-2011, 11:19
o üç harfliyi muhattab bile almayı kendime hakaret sayarım

Yazdığımda kişisel birşey yoktu. Siz-ben muhattab almıyoruz hükümetimiz alıyor ama konu bundan ayrı. Konu tamamen çok izlenen bir diziyle ilgiliydi.

ihvan
07-01-2011, 11:19
"Şöyle bilmiş ol ey oğul ki, cima etmek dünyanın lezzetlerinden bir ulu lezzettir."

Kabusname 15.bölüm...

Merak eden devamına bakar...

İnternet derya....:)

size asla cevap vermicem

:))))))

gönderilerinizi okudum

bu nedenle mesajlarıma hiç boşuna cevap yazmak için zahmet etmeyiniz

:))))))))))

C.ÜNLÜ
07-01-2011, 11:23
size asla cevap vermicem

:))))))

gönderilerinizi okudum

bu nedenle mesajlarıma hiç boşuna cevap yazmak için zahmet etmeyiniz

:))))))))))

Tarafımdan muhatap alınan konu başlığıdır...Şahsınıza yönelik algılamayın...

BORA YAŞAR
07-01-2011, 11:24
Ben de balaban gibi seyretmedim.. Diziler ilgi alanımda değil..

Ama seyreden birinin yazısı şöyle..Başlık da bana ait değil hani.. Alınganlık olmasın..



Kanuni'nin değil, esasen Hürrem Sultan'ın hayatı o gafiller...

Reha Muhtar -

Bir erkeğin hayatı, -Padişah ya da Kral- farketmez esasen çevresindeki kadınlar tarafından etkilenir, hatta belirlenir...

O kadar büyük fırtına koparttılar ki “Kanuni’yi rezil ediyor... Osmanlı’yı Harem’den ibaret gösteriyor...” diye hayatımda hiç dizi izlemeyen ben önceki gece oturdum “Muhteşem Yüzyıl”ı izledim ki bakayım nasıl “Kanuni’yi rezil etmektedir bu dizi?..”

Muhteşem Süleyman anlatılıyor gözüküyor ancak, esasen anlatılan Kanuni Sultan Süleyman’dan öte,
14 yaşında Tatar akıncılar tarafından Ukrayna Rohatayn’dan kaçırılan Roxelany’nin (Hürrem Sultan) hikayesiydi...

Annesi, babası, kardeşi ve nişanlısı Kırım akıncılarının baskınında öldürülen Roxelany, Kırım Hanı’nın himayesine giriyor...

14 yaşında güzeller güzeli bir genç kız...


http://haber.gazetevatan.com/Haber/351318/1/Gundem

JoNaThAn
07-01-2011, 11:45
Haremlerde abla sohbetleri yapıldığını mı zannediyorsunuz ey dostlar?

Saraya cariye olarak gelen Hürrem'in, sonradan Kanuni ile bu kadar yakın münasebet kurarak zaman içinde Sultan olmasının nedeni nedir ey dostlar? Madem padişahların haremle ilişkisi yok, Hürrem neden sultandır ey dostlar?

Kızmıyorum, kızamıyorum. Eğmişler başınızı aşağıya; efendileriniz, hazretleriniz zevk sefa içinde hayatın tüm nimetlerinden yararlanırken, size bunun böyle olmadığını kabul ettiriyorlar.

Yok ben bu cehaletten yararlanmadan gidersem, gözüm açık giderim. Ben bir mezhep veya kol kurmalıyım.

ihvan
07-01-2011, 11:58
Yazdığımda kişisel birşey yoktu. Siz-ben muhattab almıyoruz hükümetimiz alıyor ama konu bundan ayrı. Konu tamamen çok izlenen bir diziyle ilgiliydi.

hükümetler geçicidir

baki olan yalnızca ALLAH ....AZİZ MİLLETİMİZDE KIYAMETE KADAR VAR OLACAK...bu millet , hiç bir ideolojinin yada hükümetin -devletin esaretine asla girmez...özümüz bellidir----hedeflerimiz bellidir......ceddimiz bellidir------


konu nerelere kaydı(rıldı)....:)))))))

pazar günü gelmek isteyen varsa, show tv binası önünde olacağız

balaban
07-01-2011, 12:02
Haremlerde abla sohbetleri yapıldığını mı zannediyorsunuz ey dostlar?

Saraya cariye olarak gelen Hürrem'in, sonradan Kanuni ile bu kadar yakın münasebet kurarak zaman içinde Sultan olmasının nedeni nedir ey dostlar? Madem padişahların haremle ilişkisi yok, Hürrem neden sultandır ey dostlar?

Kızmıyorum, kızamıyorum. Eğmişler başınızı aşağıya; efendileriniz, hazretleriniz zevk sefa içinde hayatın tüm nimetlerinden yararlanırken, size bunun böyle olmadığını kabul ettiriyorlar.

Yok ben bu cehaletten yararlanmadan gidersem, gözüm açık giderim. Ben bir mezhep veya kol kurmalıyım.


haremde 400 (bu sayı yaklaşık +- olabilir) kadın vardır. Bu hanımların hepsi padişah eşi değildir. Padişah birkaçıyla evlidir. Zannedildiği gibi padişah 400 hanımla birlikte olmamaktadır.

JoNaThAn
07-01-2011, 12:03
STV'NİN şizofrenik yayınları da kaldırılmalı. Gerçekliği olmayan temalar üzerinden insanları kandırıyorlar. Gerçekliği kanıtlanmamış bir tanrı anlayışı, periler, cinler, olmayan bir ilahi adalet...

Bunlar için de bir grup oluşturulsun.

Bakın.. Bunların yakında önü alınamayacak. Bunlar yarın öbür gün diğer tv kanallarını da yasaklatmaya kalkacaklar. Daha ilerisinde, sokağa başı açık çıkan kadınlara karışmaya başlayacaklar; hastalıklı tarihlerine ve inançlarına ters düştüğü, ahlakı bozduğu için!

Bu gidiş iyi gidiş değildir.

cehane27
07-01-2011, 12:04
bu padişahların ne kadar da çok seveni var yav..

adamlar üç kıtayı soyup soğana çevirip
akılalmaz servet yapmışlar.

ardından bu serveti ve de kendilerini batırıp
üç beş avrupalı'ya muhtaç olup -ki sonunda avrupa'ya kaçtılar-

cumhuriyete kocaman bir enkaz ve borç bırakmışlar.

balaban
07-01-2011, 12:04
hükümetler geçicidir

baki olan yalnızca ALLAH ....AZİZ MİLLETİMİZDE KIYAMETE KADAR VAR OLACAK...bu millet , hiç bir ideolojinin yada hükümetin -devletin esaretine asla girmez...özümüz bellidir----hedeflerimiz bellidir......ceddimiz bellidir------




Amenna
İnşaallah

JoNaThAn
07-01-2011, 12:04
haremde 400 (bu sayı yaklaşık +- olabilir) kadın vardır. Bu hanımların hepsi padişah eşi değildir. Padişah birkaçıyla evlidir. Zannedildiği gibi padişah 400 hanımla birlikte olmamaktadır.

Padişah o kadınlar arasından gözüne kestirdiklerini seçer. O kadınlar ganimet olarak savaşlarda ele geçirilen veya satın alınan kadınlardan oluşur.

400 kadına zaten güç yetmez. İçlerinden en güzellerini seçmek varken.

balaban
07-01-2011, 12:06
STV'NİN şizofrenik yayınları da kaldırılmalı. Gerçekliği olmayan temalar üzerinden insanları kandırıyorlar. Gerçekliği kanıtlanmamış bir tanrı anlayışı, periler, cinler, olmayan bir ilahi adalet...

Bunlar için de bir grup oluşturulsun.

Bakın.. Bunların yakında önü alınamayacak. Bunlar yarın öbür gün diğer tv kanallarını da yasaklatmaya kalkacaklar. Daha ilerisinde, sokağa başı açık çıkan kadınlara karışmaya başlayacaklar; hastalıklı tarihlerine ve inançlarına ters düştüğü, ahlakı bozduğu için!

Bu gidiş iyi gidiş değildir.


Alkış alkış alkış. STV'nin her yayını kaldırılmalı hatta kanalın kendisi kapatılmalı. Ama Cumhuriyete düşman olduğu için kapatılması mümkün değil.
Hastalıklı beyinler hastalık saçıyorlar.

ihvan
07-01-2011, 12:08
Haremlerde abla sohbetleri yapıldığını mı zannediyorsunuz ey dostlar?

Saraya cariye olarak gelen Hürrem'in, sonradan Kanuni ile bu kadar yakın münasebet kurarak zaman içinde Sultan olmasının nedeni nedir ey dostlar? Madem padişahların haremle ilişkisi yok, Hürrem neden sultandır ey dostlar?

Kızmıyorum, kızamıyorum. Eğmişler başınızı aşağıya; efendileriniz, hazretleriniz zevk sefa içinde hayatın tüm nimetlerinden yararlanırken, size bunun böyle olmadığını kabul ettiriyorlar.

Yok ben bu cehaletten yararlanmadan gidersem, gözüm açık giderim. Ben bir mezhep veya kol kurmalıyım.

:)))))

onlar bizim hamile kadınlarımızı savaşlarda süngüyle şehit ederlermiş----tecavüz edip öldürürlermiş

bizde savaşlardan sonra, onların hanımlarını saraya hizmetçi ve cariye olarak alırmışız-------------tepe tepe kullanırmışız----bunun neresi kötü:))))



mezhepsizlikte bir mezheptir....takmayın kafanızı uhrevi meselelere,,,,nasılsa tüm soruların cevabı musalla taşında çözülecek--------bu nedenle sizin sorularınıza cevap vermek sadece vakit kaybıdır...musallaya yatınca, uyan bakalım ey dünyalı - şimdi anlat bakalım derdini nasılsa diyecekler....sorularımızı onlara saklayalım dicem ama- aslında onlar soracaklar.......


konu kaydırılmasın- başka merkezlere çekilmesin lütfen

::))))

süper yaaa.........nerden nereye bağlantılar kuruluyor

fiyuuuuu--------------tebrik etmek lazım

sabit odaklanma buna denir....


şaştım bu iş e

bu forumda moderatör olmak için- iyi bi sosyal analizci ve psikoloji eğitimi almak lazım

Allah moderatörlerin yardımcısı olsun

ayhan53
07-01-2011, 12:08
bu padişahların ne kadar da çok seveni var yav..

adamlar üç kıtayı soyup soğana çevirip
akılalmaz servet yapmışlar.

ardından bu serveti ve de kendilerini batırıp
üç beş avrupalı'ya muhtaç olup -ki sonunda avrupa'ya kaçtılar-

cumhuriyete kocaman bir enkaz ve borç bırakmışlar.

kimin söylediğini tam hatırlamıyorum googlede araştırsam bulurum ama önemide yok
osmanlıdan son kurtulan ulus türkler olmuştur diye bir sözü vardı

cehane27
07-01-2011, 12:10
kimin söylediğini tam hatırlamıyorum googlede araştırsam bulurum ama önemide yok
osmanlıdan son kurtulan ulus türkler olmuştur diye bir sözü vardıtepkilere bakılırsa henüz kurtulamadık galiba . :)

JoNaThAn
07-01-2011, 12:10
Ben hep uyarmıştım. Bu anlayışın ve kültün, özü ve referansı birdir, bellidir. Özgürlük anlayışı, kendi katı yasaları ve kanunları çerçevesinde oluşturulur. Anladığınız, algıladığınız bir özgürlük ve demokrasi anlayışları yoktur.

Yakın zamanda toplumsal olarak örgütlenmiş bir şekilde çıkacaklar karşımıza. Bunların radikalliğini hükümetler ve kanunlar da engelleyemeyecek. Bu anlayış, tarihi referanslarından örnekler alır. Bu referanslar sanıldığı gibi anlayış ve sevgi referansları değildir.

Bu gidiş çok kötü. Ok yaydan çıktı. Bunların kendilerinden olmayan hiçbir şeye tahammülü olmayacak. Diğer şeriat ülkelerinin eksenine doğru hızlıca kayacağız. Çok hızlıca. Görünen o.

JoNaThAn
07-01-2011, 12:16
:)))))

onlar bizim hamile kadınlarımızı savaşlarda süngüyle şehit ederlermiş----tecavüz edip öldürürlermiş

bizde savaşlardan sonra, onların hanımlarını saraya hizmetçi ve cariye olarak alırmışız-------------tepe tepe kullanırmışız----bunun neresi kötü:))))



mezhepsizlikte bir mezheptir....takmayın kafanızı uhrevi meselelere,,,,nasılsa tüm soruların cevabı musalla taşında çözülecek--------bu nedenle sizin sorularınıza cevap vermek sadece vakit kaybıdır...musallaya yatınca, uyan bakalım ey dünyalı - şimdi anlat bakalım derdini nasılsa diyecekler....sorularımızı onlara saklayalım dicem ama- aslında onlar soracaklar.......


Şu söylediğinin gerçekliği yok. Hiçbir kanıtı, belgesi yok. Akıllı adamların politikalarının bir öğretisi. Bu öğreti hiçbir şekilde tüm insanlığı kendi tekeline alamaz.

Ben de diyorum ki, bana inanmayan insanların tümü öldükleri zaman en sert şekilde yargılanacaklar. Sen de o kadar emin olma. Zeytinyağlı kazıklar hazır bekliyor.

Diğer devletlerin yaptığı zulümler de doğrudur. Onları savunduğumuz yok. Ancak bir bebeği leyleğin getirdiğine inanmak misali, OSM. padişahlarını haremle ilişkisiz kılmak ne demek oluyor? Tarihi gerçekler neden saklansın? İlkel kabilelerden farkı yok bu anlayışın. Medeniyeti görünce kaçarlar.

adviser
07-01-2011, 12:18
Ben hep uyarmıştım. Bu anlayışın ve kültün, özü ve referansı birdir, bellidir. Özgürlük anlayışı, kendi katı yasaları ve kanunları çerçevesinde oluşturulur. Anladığınız, algıladığınız bir özgürlük ve demokrasi anlayışları yoktur.

Yakın zamanda toplumsal olarak örgütlenmiş bir şekilde çıkacaklar karşımıza. Bunların radikalliğini hükümetler ve kanunlar da engelleyemeyecek. Bu anlayış, tarihi referanslarından örnekler alır. Bu referanslar sanıldığı gibi anlayış ve sevgi referansları değildir.

Bu gidiş çok kötü. Ok yaydan çıktı. Bunların kendilerinden olmayan hiçbir şeye tahammülü olmayacak. Diğer şeriat ülkelerinin eksenine doğru hızlıca kayacağız. Çok hızlıca. Görünen o.

ok yayından bayağı fırlamış belli:)

o kadar karamsar bir tablo çizmişssin ki, yayı çok gerdiğin ve var gücünle attığın anlaşılıyor bu söylediklerinden...

kendi kendimize korkular üretmek yerine bu ülkenin hukuk ve demokrasi yolundaki kararlı ilerleyişine katkıda bulunsak daha iyi olmaz mı?

aydınlık geleceğin farkında mısınız?

ihvan
07-01-2011, 12:18
Alkış alkış alkış. STV'nin her yayını kaldırılmalı hatta kanalın kendisi kapatılmalı. Ama Cumhuriyete düşman olduğu için kapatılması mümkün değil.
Hastalıklı beyinler hastalık saçıyorlar.

stv yi seyretmem bile

milleti uyutmaktan başka bir iş e yaramıyorlar

ha kanal7--ha stv---ikiside aynı

islamla alakası yok ikisininde

islami tv diye seyreden yanılır

öyle bir islam yok yaaa-----metooroloji raporu gibi ılıman - reformist ataklar---------peehhh-----dinini bilen düşmez o tuzaklara

şahsi kanaatim-------

adviser
07-01-2011, 12:19
"muhteşem rezalet":) sevdim bu sözü...

bu dizi hakkındaki fikirlerimi söylemiştim zaten başka topiklerde,

başka söze hacet de yok,

nihayetinde reklamın iyisi kötüsü olmazmış...

JoNaThAn
07-01-2011, 12:20
ok yayından bayağı fırlamış belli:)

o kadar karamsar bir tablo çizmişssin ki, yayı çok gerdiğin ve var gücünle attığın anlaşılıyor bu söylediklerinden...

kendi kendimize korkular üretmek yerine bu ülkenin hukuk ve demokrasi yolundaki kararlı ilerleyişine katkıda bulunsak daha iyi olmaz mı?

aydınlık geleceğin farkında mısınız?

Kendi tarihine özeleştiri yapamayan, insan ilişkilerini ahlaksızlık olarak algılayan bir anlayışın nesi özgürlük yahu? Nesi aydınlık? Sizin aydınlık dediğiniz, susmuş, kapatılmış kadınlarla, ortada karşıt görüş kalmamış bir toplum ortamı.

ihvan
07-01-2011, 12:22
Kendi tarihine özeleştiri yapamayan, insan ilişkilerini ahlaksızlık olarak algılayan bir anlayışın nesi özgürlük yahu? Nesi aydınlık? Sizin aydınlık dediğiniz, susmuş, kapatılmış kadınlarla, ortada karşıt görüş kalmamış bir toplum ortamı.

şiir gibisin:)))

kendi tarihinin gerçeklerini saklayıp- kendi tarihini karalamaya çalışanlara güzel bir cevap olmuş bu yazınız---teşekkür ederim

adviser
07-01-2011, 12:23
Sizin aydınlık dediğiniz, susmuş, kapatılmış kadınlarla, ortada karşıt görüş kalmamış bir toplum ortamı.

ben öyle bir şey demedim ki,

yine yayı bayağı gerip atmışsın:)

JoNaThAn
07-01-2011, 12:27
şiir gibisin:)))

kendi tarihinin gerçeklerini saklayıp- kendi tarihini karalamaya çalışanlara güzel bir cevap olmuş bu yazınız---teşekkür ederim

O padişahlar, elbette haremlerdeki kadınlarla münasebet içindeydiler. Münasebet içinde olmasalardı, Hürrem padişah ile nasıl diyalog kuracaktı? Bir padişahın, kendisine bakmadığı cariye ile işi ne? Önce buna cevap ver...

Sonra aynaya dön ve görmeyen gözlerinle bir bak; bunu dile getirmek, tarihini karalamak değildir. Bunlar doğanın parçalarıdır. Ancak efendileriniz rahata ermenizi, düşünmenizi, sorgulamanızı istemez. O nedenle kendi doğanızı bile reddeder, kişilik bölünmesi yaşarsınız. Doğanızı görmezden gelirsiniz.

Lale Devrini yaşamış bir OSM. yahu.. Yuh yani. Hiç eğlence yoktu OSM.'de..

JoNaThAn
07-01-2011, 12:28
ben öyle bir şey demedim ki,

yine yayı bayağı gerip atmışsın:)

Sen deme. Önünde el pençe divan durduğun anlayış diyor; merak etme. Orada sana söz hakkı yok. Sadece ezbere uygulaman gereken şeyler var. İçinden okuduklarının anlamını bilmene dahi gerek yok :)

BORA YAŞAR
07-01-2011, 12:29
Attır bir şiirimtrak kardeş, potansiyel yükselsin..:)

JoNaThAn
07-01-2011, 12:31
Bu tartışmaların sonu gelmez. Belli ki dizi yasaklanacak. Ama yetmeyecek, diğer TV kanallarına da sıra gelecek. Sonra bu da yetmeyecek.

Hizbullah mensuplarının serbest bırakıldığı bir ülkede, demokrasi kavramının hangi anlayış çerçevesinde şekillendiğini herkes görecek.

Tek çözüm var; bu ülke için artık geç. Ama dünya genelinde bu anlayışa karşı çok sert bir tepki ve abluka gelişecek yakın zaman içinde. Bilenler ve anlayanlar, bu tepkiye destek versin. Avrupa bu salgın hakkında bilgileniyor.

Tnaaa28
07-01-2011, 12:31
Jonathan yazıların hep hakaret içerikli... geçmiş sayfaları okudum...

İnançsız bir insan olarak niye hakaret içermiyen bir yorum yapmaya çalışmıyorsun...

bu kadar mı zor bu...

tabi tabi sıkılmadan yazın

yazın yazın

C.ÜNLÜ
07-01-2011, 12:32
Osmanlı padişahlarının anaları..
1- I.murat'in annesi bizanslı horofira yani nilüfer hatun.
2- yıldırım bayezid'in annesi bulgar marya yani gülçiçek hatun.
3- çelebi mehmet'in annesi bulgar olga hatun.
4- II.murat'ın annesi veronika.
5- fatih sultan'ın annesi sırp despina yani hüma hatun.
6- II.bayezid'in annesi kornelya.
7- yavuz selim'in annesi; ayşe takma adlı pontuslu bir rum.
8 -kanuninin annesi; polonya yahudisi helga yani hafza sultan.
9- II.selim 'in annesi yahudi kızı roksalan yani hürrem sultan.
10-III.murat 'ın annesi yahudi raşel yani nurbanu sultan.
11-III.mehmet'in annesi venedikli bafo yani safiye sultan.
12-I.ahmet'in annesi yunan helen yani handan sultan.
13-genç osman'ın annesi sırp evdoksiya yani mahfiruz sultan.
14-IV.murat'ın annesi sırp anastasya yani mahpeyker sultan.
15-IV. mehmet'in annesi rus nadya yani turhan sultan.
16-II.süleyman'ın annesi sırp katrin yani dilaşüb hatun.
17-II.ahmet'in annesi polonya yahudisi eva yani hatice sultan.
18-II.mustafa'nın annesi rum evemia yani emetullah sultan.
19-III.ahmet'in annesi de aynı yani ii.mustafa ile aynı anneden.
20-I.mahmut'un annesi aleksandra yani saliha sultan.
21-II.osman'ın annesi sırp mari yani şehsüvar sultan.
22-III.mustafa'nın annesi fransız janet yani mihrişah sultan.
23-I.abdülhamit 'in annesi fransız ida yani şermi sultan.
24-III.selim'in annesi cenevizli agnes yani mihrişah sultan.
25-IV.mustafa'nın annesi bulgar sonya yani sineperver sultan.
26-II.mahmut'un annesi fransız rivery yani nakşidil sultan.
27-I.abdülmecit'in annesi rus yahudisi suzi yani bezm-i alem valide sultan.
28-abdülaziz'in annesi roman besime yani pertevniyal sultan.
29-V.murat'in annesi fransız vilma yani şevkefza sultan.
30-II.abdülhamit 'in annesi ermeni virjin yani tirimüjgan sultan.
31-mehmet reşat'ın annesi arnavut sofi yani gülcemal sultan.
32-mehmet vahdettin'in annesi çerkes henriet yani gülistan sultan .

Yedi düveli döllemişler maşallah....

Global cima....:)

ihvan
07-01-2011, 12:32
O padişahlar, elbette haremlerdeki kadınlarla münasebet içindeydiler. Münasebet içinde olmasalardı, Hürrem padişah ile nasıl diyalog kuracaktı? Bir padişahın, kendisine bakmadığı cariye ile işi ne? Önce buna cevap ver...

Sonra aynaya dön ve görmeyen gözlerinle bir bak; bunu dile getirmek, tarihini karalamak değildir. Bunlar doğanın parçalarıdır. Ancak efendileriniz rahata ermenizi, düşünmenizi, sorgulamanızı istemez. O nedenle kendi doğanızı bile reddeder, kişilik bölünmesi yaşarsınız. Doğanızı görmezden gelirsiniz.

Lale Devrini yaşamış bir OSM. yahu.. Yuh yani. Hiç eğlence yoktu OSM.'de..

ruhsat verilmiş................ruhsatı sorgulamak bana düşmez

ruhsatı kim vermiş derseniz, alo fetva diyaneti arayınız

bana ne diyanetten derseniz

o zaman bendende siz ne:))))))))))


efendimi medine de ziyaret ettim ve kendisine yasin okurken- tüm insanlık aleminin hidayete ermesi içinde kabenin rabbine dua ettim

inşaallah tüm dünya bu duamızdan nasiplenir

valla sayın jonathan----------dini konularda asla tartışmaya girmem........çünkü benim dinim kimsenin ağzına dolayacağı bir din değildir

bu tür sorularınızı- devletimizin kurumu olan diyanete sorunuz

biz ne desek boş şimdi----------çünkü siz zaten kılıç kalkan ile girmişsiniz tartışmaya

siz kızdırmak- bana bi fayda sağlamaz

yaratılanı severim--yaratandan ötürü--------------yaratılmışları sevmeyen- yaradanı sevmemiş gibidir

BORA YAŞAR
07-01-2011, 12:36
Jonathan yazıların hep hakaret içerikli... geçmiş sayfaları okudum...

İnançsız bir insan olarak niye hakaret içermiyen bir yorum yapmaya çalışmıyorsun...

bu kadar mı zor bu...

Tnaaa ;

Herkes inançlı olacak diye bir kural yok..

İsteyen istediğine inanır..

Ya da inanmaz..

Sana hakaret gibi gelen durum, belki de bir insanın inançsız olması..

Ne dersin?

Bu durumun onu rahatsız etmesi gerektiğine inanman yanında, sen de acaip rahatsız oluyorsun böyle birinden gibi geliyor bana..


Herkesin inancı kendine..Herkes kendi hesabını verecek diyorum ama geçen gün de yazdığın gibi, sen kendini başkalarının inançsızlığından da sorumlu gördüğünden (dini öngörü) başka türlü davranamıyorsun..

Tnaaa28
07-01-2011, 12:38
BORA bey beni kimsenin inancı inançsızlığı ilgilendirmiyor...

ben kimseye sen niye inanmıyorsun demiyorum ki

niye hakaret ediyorsun diyorum...

ihvan
07-01-2011, 12:40
Tnaaa ;

Herkes inançlı olacak diye bir kural yok..

İsteyen istediğine inanır..

Ya da inanmaz..

Sana hakaret gibi gelen durum, belki de bir insanın inançsız olması..

Ne dersin?

Bu durumun onu rahatsız etmesi gerektiğine inanman yanında, sen de acaip rahatsız oluyorsun böyle birinden gibi geliyor bana..


Herkesin inancı kendine..Herkes kendi hesabını verecek diyorum ama geçen gün de yazdığın gibi, sen kendini başkalarının inançsızlığından da sorumlu gördüğünden (dini öngörü) başka türlü davranamazsın..

leküm diniküm veliyedin(senin dinin sana- benim dinim bana)--------diye ayet var-----------------sizin yazınızı onaylayan bir ayet---ancak hakaret edilmemeli inançlıya-

bu ayete bağlı kalıp----kimseyi zorlamamak lazım....biz hesap sorma yetkisine haiz değiliz....biz kendimizden sorumluyuz evvela....peygamber döneminde medine de yaşayan yahudi kabileler vardı---hiç birine dokunmadı peygamberimiz----fatih mehmed han da istanbul u fethettiğinde dokunmadı kimseye-----

hoşgörü , bizim mayamızda var

UNYELI CONAN
07-01-2011, 12:41
ok yayından bayağı fırlamış belli:)

o kadar karamsar bir tablo çizmişssin ki, yayı çok gerdiğin ve var gücünle attığın anlaşılıyor bu söylediklerinden...

kendi kendimize korkular üretmek yerine bu ülkenin hukuk ve demokrasi yolundaki kararlı ilerleyişine katkıda bulunsak daha iyi olmaz mı?

aydınlık geleceğin farkında mısınız?

sn. adviser bu ülkede hukuk ve demokrasinin sağlıklı ilerleme kaydettiği sonucuna nasıl vardınız merak ettim ???????????????????????????????

adviser
07-01-2011, 12:41
BORA bey beni kimsenin inancı inançsızlığı ilgilendirmiyor...

ben kimseye sen niye inanmıyorsun demiyorum ki

niye hakaret ediyorsun diyorum...

Kanayan yara gördüm mü yanar ta ciğerim.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mi hatta boğarım..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırmada geç git, diyemem, aldırırım
Çiğnerim, çiğnenirim, hakki tutar kaldırırım.

adviser
07-01-2011, 12:44
sn. adviser bu ülkede hukuk ve demokrasinin sağlıklı ilerleme kaydettiği sonucuna nasıl vardınız merak ettim ???????????????????????????????

rahatça konuşup tartışabiliyorsak başka göstergeler aramaya hacet var mı?

hatta o kadar rahat ki adam benim değerlerime ve kendi tarihsel özgeçmişime saldıracak, kin kusacak kadar serbest...

BORA YAŞAR
07-01-2011, 12:48
BORA bey beni kimsenin inancı inançsızlığı ilgilendirmiyor...

ben kimseye sen niye inanmıyorsun demiyorum ki

niye hakaret ediyorsun diyorum...

Ben untmamaya çalışırım.. Bak geçen gün aramızda geçen diyalog:



Kafirlere inanmadıkları ahiret aleminde
Var olan hastalığını aslen o kendisinde:yes:
Çok güzel tedavi edecekler cehennemde:yes:
Hemde çokta acıklııı bir azap şeklinde:super:

Kur'an da kafirleri müjdele diyor ya hani..:yes:

Ondan tüm keferelere benden armağan olsun:cool:


Din deyince kimilerinin aklına sadece kabir azabı/cehennem geliyor..

Ve kendinden olmayanları, kendi inancına sahip olmayanları Allah'la korkutma..

Oysa korkutmaya çalıştığı hüküm ancak kendi gibi inananlar için değil midir?

Demem o ki, kafir/gavur/şu/ bu sizin inanç hükümlerinizden zaten bihaber.

Onların bilmediği, inanmadığı ve bu nedenle kaale almadığı hükümlerle onları nasıl cezalandıracaksınız..


Yeni yılda inancı ne olursa olsun tüm insanlık için iyi, hayırlı şeyler dilemeli insan..

Dinin amacı iyi insanı yetiştirmektir.

Mütekamil insan dinen değil, ahlaken yetkin insan değil midir?


Korkutma yada müjdeleme sadece inananlara değildir.. İnanan ve inanmıyan bütün gelmiş geçmiş ve gelecek inasanların hepsinedir...

Bihaber kafir i şuyu buyu Allah cezalandıracak... Zaten bunu inanmadığı,bilmek istemediği,kaale almadığı için yapacağını vaad ediyor...

Dedim ya Kuran da söylüyor diye..

Bir insanın sadece ahlaken çok güzel olması yetmez... inanması ve inandığını yaşaması gerekir... Ahlakın zaten dinimizde önemini anlatmaya gerek var mı ?

Şimdi sen "herkes inanır ya da inanmaz kendi bileceğidir mi" diyorsun?


İslamda içinde yaşadığın toplumun inanç ve yaşamına müdahale yok mudur diyorsun?

JoNaThAn
07-01-2011, 12:49
rahatça konuşup tartışabiliyorsak başka göstergeler aramaya hacet var mı?

hatta o kadar rahat ki adam benim değerlerime ve kendi tarihsel özgeçmişime saldıracak, kin kusacak kadar serbest...

Hhahaha.. Yahu siz ilahi insanlarınız vesselam! Hahahahahaha....

Cevap vermeyin şunlara; kendileri çalıp kendileri oynasınlar.

Yazarların hapise atıldığı ülkede, rahatça tartışmak diyor yahu!! Hahahahahahaha.... Yahu kusura bakmayın; böyle resmi, uzun uzun cevap veremiyorum bunlara.

Bunların gözleri bağlanmış, kalpleri mühürlenmiş.. :)

Tnaaa28
07-01-2011, 12:52
BORA bey o yazılarda ve yine sizinle olan konuşmalarımızda hep yine bu hakaret muhabbeti ve sizin sorularınız üzerine benim vermiş olduğum cevaplardı...

Sizin düşüncelerinizi söylemenize benim bir lafım yok.. inanmıyan bir kişinin yorumunada lafım yok...
Hakaret vari bir tarz olmadığı zaman hiç tartışmaya gerek yok...

adviser
07-01-2011, 12:54
Bunların gözleri bağlanmış, kalpleri mühürlenmiş.. :)

onun aslı şudur:

"summun, bükmün, umyun, fehum la yerciûn..."

mevzu bahis olan ise senin söylemek istediğinin mefhumu muhalefetidir...

BORA YAŞAR
07-01-2011, 12:56
BORA bey o yazılarda ve yine sizinle olan konuşmalarımızda hep yine bu hakaret muhabbeti ve sizin sorularınız üzerine benim vermiş olduğum cevaplardı...

Sizin düşüncelerinizi söylemenize benim bir lafım yok.. inanmıyan bir kişinin yorumunada lafım yok...
Hakaret vari bir tarz olmadığı zaman hiç tartışmaya gerek yok...

Pes yani ..

Yazınızda aynen şöyle dediniz:


"Korkutma yada müjdeleme sadece inananlara değildir.. İnanan ve inanmıyan bütün gelmiş geçmiş ve gelecek inasanların hepsinedir...

Bihaber kafir i şuyu buyu Allah cezalandıracak... Zaten bunu inanmadığı,bilmek istemediği,kaale almadığı için yapacağını vaad ediyor...

Dedim ya Kuran da söylüyor diye..

Bir insanın sadece ahlaken çok güzel olması yetmez... inanması ve inandığını yaşaması gerekir... Ahlakın zaten dinimizde önemini anlatmaya gerek var mı ?"

Açıkçası:

Kafiri (yani müslüman olmayanı) bile korkutma hakkı olan bir vasatta, şimdi kalkmış nasıl "herkes istediğine inanır" diyebiliyorsunuz?


Biraz çelişki değil mi?

JoNaThAn
07-01-2011, 12:57
Şimdi sen "herkes inanır ya da inanmaz kendi bileceğidir mi" diyorsun?


İslamda içinde yaşadığın toplumun inanç ve yaşamına müdahale yok mudur diyorsun?

Sevgili Bora Yaşar; bunların tam olarak yaptığı bu. Tüm muhalif görüşleri yok eder, demokrasiden bahsederler. Anlayıştan, kişinin kendi haline bırakıldığından bahsederler.

Kendi davalarına ve hakimiyetlerine zarar verecek tüm olguları ortadan gerektiği şekilde kaldırır; demokrasiyi ağızdan düşürmezler. George Orwell'ın kitabındaki çiftdüşün yöntemleri gibi. Öyle ki; "özgürlük köleliktir, savaş barıştır" ifadeleri gibi. Bu ifadelerin anlamını bozduktan sonra, elbette özgürlük tanımı da değişecek ve anlamını yitirecek.

Yaptıkları tam olarak bu. Ama ne demişler; ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. İşe bakacaksınız; laf bol. Lafa geldi mi demokratik ifadelerinden geçilmez.

Sevgili Tnaa'ya güzel bir cevap vermiştim başka bir topicte. Gerektiği kadar sert ve cevap verilemez nitelikteydi. Ancak topic kaldırılmış, yönetime de hak veriyorum. İş öyle sarpa sarmış durumda ki; gerçekleri dile getirmek bile tehlikeli olmuş durumda.

Dünya bu radikalliğe tez zamanda cevap verecektir, bundan şüphe duymayın. Bunların tüm efendileri ve hazretleri kontrol altında. Dünyayı bunlara bırakacak halleri yok, zaman yaklaşıyor. Ancak Türkiye'ye yazık oldu.

Tartışmak istemiyorum; gerek de yok. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bunlar serbest yapımları, dizileri, filmleri de baskılamaya başladı. Diktatörlük mantığına dönüyoruz hızla. Bunu bir insan evladı hazmedemez. Bilip de susan omurgasızdır. Benden topiğe bu kadar; kalın sağlıcakla.

adviser
07-01-2011, 12:58
Hhahaha.. Yahu siz ilahi insanlarınız vesselam! Hahahahahaha....

Cevap vermeyin şunlara; kendileri çalıp kendileri oynasınlar.

Yazarların hapise atıldığı ülkede, rahatça tartışmak diyor yahu!! Hahahahahahaha.... Yahu kusura bakmayın; böyle resmi, uzun uzun cevap veremiyorum bunlara.

Bunların gözleri bağlanmış, kalpleri mühürlenmiş.. :)


ben gülmüyorum ki?

ŞEMS
07-01-2011, 12:58
Bende bu diziyi protesto ediyorum ve izlemiyorum:)

Işılay
07-01-2011, 12:58
Fragmanlarını beğenmedim filmi izlemedim.

Adını 'muhteşem yüzyıl' koydularsa bu o devri anlatan bir dönem filmi olmalıydı.

Saray duvarları arasında geçen aşk meşk entrika filmi değil.

ayhan53
07-01-2011, 12:59
sanırım ortason lise başlarında okumuştum bir kaç kitabıbı
abdullah ziya kozanoğlu adlı bir kişi
daha sonra kitapçılarda aradım bulamadım o dönemki eserlerini
barbaros hayrettinin hayatını anlatan bi kitabı vardı adını hatırlamıyorum
sonra turgut reisin hayatını anlatan sanırım kızıl kadırga idi
uluç ali reisin hayatını anlatan bi roman daha vardı
kanuni ve II. selim dönemini anlatan tarihi romanlardır
rumların sırpların cenevizlilerin ve venediklilerin entirikalrını ve hareme kız sokma taktiklerinide içeren güzel romanlardı bulabilirseniz okuyun:)

ihvan
07-01-2011, 12:59
aşk ve ceza dizisinde ki bazı objelerden dolayı hristiyan olan vatandaşlarımızın tepkisi nedeniyle- dizi rtük ten ceza almış ve uyarılmış


o hristiyanlar bizim bu yazılarımızı okusalardı- kıs kıs gülerlerdi-----hoşlarına giderdi


neyse ki- burda ki eleştiri yazanları- ülkemizin geneli olarak düşünmüyorum

foruma özgü olarak kabul ediyorum ve huzurlarınızdan sevgi ile ayrılıyorum

sizler yazışmaya devam ediniz

at bile ayarladık protesto için- mehter takımıda ayarladık--otobüsleride ayarladık--bir ton da para harcadık------helal hoş olsun

bu cevap yeter ceddime saldıranlara

umarım bu cevabımız tüm kanallara ders olur ve bir daha böyle kurnazlığa girişip- genç nesillerimizin zihnini- yalanlarla doldurmaya v bize şanlı tarihimizi unutturmaya çalışmazlar

byyy

adviser
07-01-2011, 13:00
okuyalım lütfen!

http://www.yeniumit.com.tr/yazdir.php?konu_id=1350

Tnaaa28
07-01-2011, 13:00
BORA bey ben buraya din tartışması yapmaya gelmedim.. ben dedim ki hakaret olmasa..

Bunda anlaşılmıyacak ne var anlamadım tamam kafirde korkutuluyor... Ama korkup korkmaması veya inanıp inanmamakta özgür...

burda anlaşılmıyan ne ki:notr:

zaten bu başlığında suyu ısındı bunca tartışmadan sonra buda çok yakında kaldırılır...

ama ben tartışma meraklısı değilim... tartışmaya ortam hazırlanmasa tartışma olmaz...

Yöneticilere saygım sevgim var... bu cihetle burada tartışılmasından dolayı yine kusurumuza bakmasınlar...

Yorum yapanlar biraz bişeylere az dikkat etseler böyle şeyler tartışmalar büyük ihtimalle olmayacaktır...

Aslında en güzeli ben daha şu gündem bölümüne gelip kim ne yazmış diye okumasam en güzeli olacak galiba...

Zaten burada yazılanlar tartışmalar ve sayre hep boşuna vakit kaybından başka bir şey değil...Hatta birbirimizi sinir etmekten başka bi işe yaramıyor gibi..

adviser
07-01-2011, 13:02
Hz. Peygamber (s.a.s.) İslâm’ı insanlara tebliğ ettikten sonra, onları vicdanlarıyla baş başa bırakmış, iman edenleri “din kardeşi” olarak kabul etmiş, İslâm’ı kabul etmeyip eski din ve inançlarında kalmak isteyenlere karşı herhangi bir olumsuz tavır içine girmemiş, onlara gereken hoşgörüyü ve saygıyı göstermiş, Ashabına da böyle yapmalarını emretmiştir (Apak 2003, 419). Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu uygulamasının temeli de yine Kur’ân’a dayanmaktadır. Zîrâ Kur’ân’da, Müslümanların gayrimüslimlere karşı nazik ve hoşgörülü olmaları öğütlenir: “İçlerinden zulmedenler hâriç, Ehl-i Kitapla ancak en güzel şekilde mücadele edin ve deyin ki: Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O’na teslim olanlardanız.” (Ankebût, 29/46). İman etmeyen insanlar, müsamahasız ve olumsuz bir tavır ve tutuma sahip olsalar da, Müslümanlar onlara karşı davranışlarını daha da iyileştirmeli, lütufkâr ve yumuşak davranmalıdır. Bu sebepten de İslâm, gayrimüslimlere düşmanlıkta ileri gidilmemesini, hoşgörülü ve adaletli davranılmasını, onların hikmetle ve güzel öğütle Hak dine davet edilmesini emreder (Nahl, 16/125). Bu olumlu tavır ve davranışlar neticesinde Müslüman olmayanlar, İslâm dini ve Müslümanlar hakkında olumlu kanaat edinecekler, belki de dost olacaklardır (Fussilet, 41/34; Mümtehine, 60/7).

Allah, bütün müminleri, gayrimüslimlerin inançlarını, kendilerince kutsal saydıkları değerlerini kötü bir şekilde anmamaları, onlara karşı hoşgörülü davranmaları noktasında uyarmıştır: “Onların Allah'tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret etmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah'a hakaret etmesinler.” (En’âm, 6/108).

Gayrimüslimlere tanınan din ve vicdan özgürlüğü, dinî ayin, ibadet, dinî eğitim-öğretim, ibadet yerlerini istedikleri gibi düzenleme ve idare etme gibi alanlarda kendini gösterir. İslâm dini, her şeyden önce gayrimüslimlere kendi inançlarını koruma ve dinlerini serbestçe yaşama izni vermiş, bunun neticesinde Müslümanlar ile gayrimüslimler asırlarca hoşgörü, huzur ve barış içerisinde “birarada yaşama tecrübesi”nin en güzel örneklerini vermişlerdir. Bu açıdan “Medine Vesikası/Medine Sözleşmesi” çok önemli bir örnektir. Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye hicret edince, şehri idarî, siyasî ve hukukî bir yapıya kavuşturmak için bir anayasa hazırlamıştır ki, bu anayasa dünya tarihinin ilk yazılı anayasasıdır. Bu anayasaya Medineli Yahudiler, Medineli müşrik Araplar ve Medineli Hıristiyan Araplar iştirak etmiştir. Bu anayasa/sözleşme, dinî hoşgörü, din ve inanç özgürlüğü bağlamında çok önemlidir. Yahudilere ve diğer dinî gruplara din ve inanç özgürlüğü verilmiş; inanç ve dinî ayinlerinde serbestlik tanınmıştır (Hamidullah 1990, 1: 197; Sarıçam 2005, 278; M. Akif Aydın 1991, 3: 153).

Hz. Peygamber (s.a.s.) Yahudileri Kur’ân’ın emriyle: “Allah’tan başkasına tapmayalım, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın.” (Âl-i İmrân, 3/64) şeklinde aralarında ortak bir söze çağırmıştır. Resûlullah (s.a.s.) başlangıçta namazlarında Beytü’l-Makdis’e yönelmiş, –Bakara Sûresi’nin 144. âyeti nâzil olunca kıble Mescid-i Haram olmuştur- Müslümanların Ehl-i Kitap tarafından Yahudiler ve Hıristiyanlar tarafından kesilen hayvanları yemelerine ve iffetli kadınlarıyla evlenmelerine izin vermiştir (Hamidullah 1: 586). Yine Resûlullah (s.a.s.), Yahudilerin cenazelerine insana saygı için ayağa kalkmış, bunu Ashabına da tavsiye etmiştir. Müşriklerin girmesini yasakladığı mescide, Ehl-i Kitap olan Yahudilerin girmesine izin vermiştir (Sarıçam, 222).

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Yahudilere uyguladığı bir diğer dinî hoşgörü örneği ise şu şekildedir: İslâm’dan önceki devirde, çocuğu olmayan Medineli Ensar ve Hazreçli aileler eğer çocukları olursa, onları Yahudi yapacaklarına dair söz vermişlerdi. Bunun sonucunda Medine’de bu yolla Yahudileşmiş bir miktar çocuk da bulunuyordu. İslâm gelince bu Ensarlı ve Hazreçli Müslüman aileler, bu yolla daha önceden Yahudileştirdikleri çocuklarını Müslüman olmaları için zorlamışlardı. Bunun üzerine Bakara Sûresi’nin 256. âyeti nâzil olmuştur: “Dinde zorlama yoktur, artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O hâlde kim tâğûtu reddedip Allah’a inanırsa, kopması asla mümkün olmayan bir kulpa yapışmıştır. Allah, her şeyi bilen ve işitendir.” (Yazır 1993, 2: 141). Yahudilerle yapılan Benî Nadîr Gazvesi sonrasında Benî Nadîr Yahudileri yanlarına –yukarıda bahsettiğimiz– Yahudileşmiş çocukları da almak istemişler, Müslüman anneleri ve babaları buna engel olmak istemişlerse de, Resûlullah (s.a.s.) Yahudileşmiş bu çocukların Benî Nadîr Yahudileriyle birlikte gitmelerine izin vermiştir (Hamidullah 1: 584).

İslâm Tarihi’nde Hz. Ömer (r.a) döneminde Yahudilere uygulanan dinî hoşgörüyle ilgili vereceğimiz şu örnek oldukça düşündürücüdür: Hz. Ömer (r.a) bir gün Yahudilere ait Beytü’l-Makdis’e girip ahalisiyle görüştükten sonra, dönüşte toprağa yarı hâlde gömülmüş bir heykel kafası gördü. Daha sonra bunun Romalıların gömdüğü bir Yahudi heykelinin kafası olduğunu öğrendi. Hz. Ömer (r.a) bu heykeli alarak eteğiyle sildi ve onu topraklarından temizledi (Sakallı 1996, 134).

İslâm’ın gayrimüslimlere tanıdığı din ve inanç özgürlüğü konusundaki ayrıntılı bilgileri Resûlullah’ın Necran Hıristiyanlarıyla ilgili uygulamalarında da görmekteyiz. Hz. Peygamber (s.a.s.), Necranlı Hıristiyanlara bir mektup göndermiş, mektubunda onları İslâm’a davet etmiş, şayet kabul etmezlerse haraç ve cizye ödemelerini bildirmiştir (Köksal 1987, 17: 197; Hamidullah 1: 619).

Resûlullah (s.a.s.) ile görüşmeye gelen altmış kişilik Hıristiyan Necran heyeti, bir ikindi vakti Medine’ye gelerek Mescid-i Nebevîde Resûlullah’ın (s.a.s.) huzuruna çıkmışlardı. Bu sırada ibadet vakitleri gelen Necranlı Hıristiyanlar bu durumu Resûlullah’a (s.a.s.) bildirmişler ve Resûlullah (s.a.s.) da onlara mescidi bırakmıştır. Ashab-ı Kirâm’dan bazıları Necranlı Hıristiyanlara müdahale etmek istemişlerse de Resûlullah, Ashabına onlara hiçbir şekilde dokunmamalarını emretmiş, Necranlı Hıristiyanlar doğuya doğru dönerek rahatça ibadetlerini yapmışlardır (Köksal 1987, 17: 198; Hamidullah 1: 620).

Necranlı Hıristiyanlar Resûlullah (s.a.s.) ile yaptıkları görüşmede, kendi dinlerinde kalarak haraç ve cizye ödemek istediklerini belirtmişler ve bir anlaşma imzalamışlardır. Anlaşmanın konumuzla ilgili kısmı şu şekildedir: “Onların mallarına, canlarına, dinî yaşam ve ayinlerine, hazır bulunanlarına bulunmayanlarına, ailelerine, mâbetlerine ve az olsun çok olsun onların mülkiyetinde bulunan her şeye şamil olmak üzere Allah’ın himayesi ve Resûlullah Muhammed’in zimmeti, Necranlılara ve onların bağlıları üzerine bir haktır. Hiçbir piskopos, kendi dinî vazife mahalli dışına, hiçbir papaz kendi vazifesini gördüğü kilisenin dışına, hiçbir rahip içinde yaşadığı manastırın dışında başka bir yere alınıp gönderilmeyecektir.” (Hamidullah 1: 622). Burada da görüldüğü gibi Necranlı Hıristiyanların can, mal ve inanç özgürlükleri garanti edildiği gibi, mâbetlerine ve din adamlarına tam bir dokunulmazlık ve özgürlük verilmiştir.
Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Necranlı Hıristiyan din adamlarına gönderdiği mektupta da, yukarıdaki anlaşmaya benzer ifadeler kullanmıştır:

“Rahmân ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Allah’ın Resûlü Muhammed’den (s.a.s.) piskopos Ebu’l-Hâris’e, Necranlıların diğer piskoposlarına, onların papazlarına, onların bağlılarına, aynı zamanda rahiplere. Ellerinde ne bulunduruyorlarsa, kiliseleri ve manastırları kendilerine aittir. Allah’ın ve Resûlü'nün (s.a.s.) zimmeti onlar üzerinedir. Hiçbir piskopos piskoposluk vazifesini gördüğü yerden, hiçbir rahip kendi manastırından, hiçbir papaz kendi kilisesinden alınıp başka bir yere gönderilmeyecektir. Onların ne hukuku ne de alışageldikleri hiçbir şey (örf, âdet) bir değişikliğe tâbi tutulmayacaktır.” (Hamidullah 1: 623).

Hz. Peygamberin (s.a.s.) Necran halkı ile yaptığı bu anlaşmadan sonra ülkesine dönen heyet başkanı ve heyetin din adamı, kısa bir süre sonra Medine’ye gelerek Resûlullah’a (s.a.s.) Müslüman olduklarını açıklamışlardır. (Hamidullah 1: 624).

İslâm, Müslüman erkeklerin Ehl-i Kitap olan Hıristiyan kadınlarıyla evlenmelerine, onların kestikleri hayvanların etini yemelerine izin vermiştir (Maide, 5/5). Bu da gösteriyor ki, İslâm diğer din ve inanç mensuplarına gereken hoşgörüyü ve saygıyı fazlasıyla göstermiştir.

Medine’ye gayrimüslim misafirler, temsilciler, delegeler geldiğinde Resûlullah, onları mescitte ağırlamış, onlara ikramda bulunmuş; gelen bu gayrimüslim misafirlerin, temsilcilerin, delegelerin ibadetlerini rahatça yapabilmeleri amacıyla mescidin bir köşesinde yer ayrılmıştır (Aslan, 215).

Resûlullah (s.a.s.) zamanında gayrimüslimler için gösterilen din ve inanç özgürlüğü ile ilgili örnek uygulamalar Hulefâ-i Râşidîn (Dört Halife) Dönemi, Endülüs Emevileri, Abbasiler, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar zamanında da devam etmiş, gayrimüslimlere kendi din ve inançlarında serbest olma, ibadetlerini ve ayinlerini büyük bir hoşgörü ortamında yerine getirebilme, kiliselerini, havralarını istedikleri gibi idare etme gibi haklar verilmiştir (Dere 2009, 13).

Hz. Ebû Bekir (r.a) döneminde İslâm orduları fetih hareketlerine başladığında, Hz. Ebû Bekir İslâm ordusuna şu konuşmayı yapmıştır: “Hiçbir kadını, çocuğu, yaşlıyı öldürmeyiniz. Hiçbir ağacı kesmeyiniz, hiçbir canlıya zarar vermeyiniz. Hiçbir koyunu, deveyi, sığırı yeme ihtiyacı dışında boğazlamayınız. Siz, kiliselerinde, havralarında kendilerini ibadete vermiş birtakım kimselerle karşılaşacaksınız, onlara dokunmayınız, onları kendi hâlleriyle baş başa bırakınız. İçinde çeşit çeşit yemekler bulunan kapları size getiren bazı kimselerle de karşılaşacaksınız, şayet bu yemeklerden yerseniz Besmele çekerek yiyiniz.” (Sakallı, 141).

Hz. Ömer (r.a) döneminde Kudüs fethedilince (637), Hz. Ömer Kudüslülere bir emannâme vermiştir. Bu emannâme din ve inanç özgürlüğü hususunda muhteşem bir manifestodur: “Rahmân ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bu, Eyle halkına verilen bir emandır. Onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, hastalarına ve bütün fertlerine verilen bir teminattır. Kiliseleri mesken yapılmayacak ve yıkılmayacaktır. İçindeki kutsal eşyaya dokunulmayacaktır. Kimse dinî inançlarından dolayı zorlanmayacak, kendilerine asla zarar verilmeyecektir. Buna karşılık Eyle halkı da diğer şehirlerin halkı gibi cizye verecektir.” (Komisyon 1989, 2: 93).

Din ve inanç özgürlüğünün ve birarada yaşama tecrübesinin en iyi örneklerinden biri de Endülüs Emevileridir. Kendi idarecilerinin baskısından ve zulmünden bıkan yerli Hıristiyan halk ile, İspanya Vizigot Krallığı idarecilerinin zorla Hıristiyanlaştırma politikasına maruz bırakılan Yahudiler, bu mağduriyetten kurtulmak için Müslümanları, ülkelerini fethetmeye davet etmişler, bunun üzerine İslâm fatihleri Endülüs’ü fetih hareketlerine girişmişler, yerli halktan da destek görmüşler, Lekke Vadisi Savaşı dışında ciddi bir direnişle karşılaşmamışlar, aksine yerli halkın desteği ve yerli halkla yapılan anlaşmalar vasıtasıyla Endülüs, İslâm hâkimiyetine girmiştir (Komisyon 4: 42; Özdemir 1995, 11: 211; Sakallı, 152).

Endülüs’ün fethi sonucunda yaklaşık sekiz asır süren (711-1492) Müslüman hâkimiyeti sırasında Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler birarada yaşama tecrübesinin en güzel örneğini sergilemişler; Müslümanlar hâkimiyeti altındaki Hıristiyanlara, Yahudilere başta din ve inanç özgürlüğü olmak üzere birçok hak ve özgürlükler vermişlerdir. Bunun neticesinde Hıristiyanlar ve Yahudiler yüzyıllarca büyük bir hoşgörü içerisinde, rahat ve huzurla yaşamışlardır (Komisyon 4: 467; Sakallı, 153).
Osmanlı Devleti, din ve inanç özgürlüğünün en iyi yaşandığı, farklı din, dil, etnik yapı, kimlik ve kültürlerin “birarada yaşama tecrübesi”ni gösterdiği devletlerden biridir. Öyle ki Osmanlı Devleti’nin adı hoşgörüyle, barışla, huzurla birlikte anılır olmuştur. Osmanlı Devleti himayesindeki gayrimüslimler yüzyıllarca huzur, güven ve büyük bir hoşgörü içerisinde yaşamışlar; kendilerine başta din ve inanç özgürlüğü olmak üzere birçok hak ve özgürlük verilmiştir (Dere, 14).

Osmanlı Devleti’nin bu hoşgörülü politikası sayesinde gayrimüslimler, kendi dindaşlarının zulmünden kurtulmak için Osmanlı Devleti’ne bir kurtarıcı gözüyle bakmışlardır. Nitekim İstanbul’un Fethi sırasında yerli Hıristiyan halk, dindaşları olan Lâtinlerin mezhep baskısı sebebiyle: “İstanbul’da Lâtin serpuşu görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz” diyerek Osmanlı’nın hoşgörüsüne ve adaletine vurgu yapmışlardır (Komisyon 10: 213; Ünlü 1994, 2: 83).

Vereceğimiz şu örnek Osmanlı Devleti’nin din ve inanç özgürlüğüne ne kadar büyük önem verdiğini çok iyi özetlemektedir: Amerika’nın Utah Bölgesi’nde Normanlara ait kilise defterinde şu dua yazılıdır: “Ey Tanrımız! Osmanlıların gücünü ve kuvvetini artır ki, gelip de bizi de kurtarsınlar. Bize din ve inanç özgürlüğü versinler, can ve mal güvenliğimizi sağlasınlar.” Vaktiyle Ukrayna’da yaşayan Normanlar dindaşları olan Rusların baskılarına dayanamayıp böyle dua etmişler ve duayı âdetleri üzere kilise defterlerine yazmışlardı. Bu baskılara dayanamayan Normanlar, 1800’lü yıllarda Amerika’ya göç ederken bu defteri de yanlarında götürmüşlerdi. Bugün bu defterdeki yazılı olan dua sayfası, Amerika’nın Utah Bölgesi’nde Normanlara ait kilise defterinde sergilenmektedir (Refik 1999, 142).

Sonuç olarak şunları söylemek gerekirse, hoşgörüsüzlüğün ve şiddetin kol gezdiği dünyamızda, insanlık İslâm’ın engin hoşgörüsüne ve adaletine, başta din ve inanç özgürlüğü olmak üzere birçok alanda hak ve özgürlüklere her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Tarihî tecrübeler de göstermiştir ki, Asr-ı Saadet, Hulefâ-i Râşidîn, Endülüs Emevileri, Abbasiler, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Devleti dönemlerinde gayrimüslimler yüzyıllarca huzur, güven ve hoşgörü içerisinde yaşamışlar, dinlerini ve inançlarını özgürce birarada yaşamanın en güzel örneğini sergilemişlerdir.

kazanib
07-01-2011, 13:04
Osmanlı padişahlarının anaları..
1- I.murat'in annesi bizanslı horofira yani nilüfer hatun.
2- yıldırım bayezid'in annesi bulgar marya yani gülçiçek hatun.
3- çelebi mehmet'in annesi bulgar olga hatun.
4- II.murat'ın annesi veronika.
5- fatih sultan'ın annesi sırp despina yani hüma hatun.
6- II.bayezid'in annesi kornelya.
7- yavuz selim'in annesi; ayşe takma adlı pontuslu bir rum.
8 -kanuninin annesi; polonya yahudisi helga yani hafza sultan.
9- II.selim 'in annesi yahudi kızı roksalan yani hürrem sultan.
10-III.murat 'ın annesi yahudi raşel yani nurbanu sultan.
11-III.mehmet'in annesi venedikli bafo yani safiye sultan.
12-I.ahmet'in annesi yunan helen yani handan sultan.
13-genç osman'ın annesi sırp evdoksiya yani mahfiruz sultan.
14-IV.murat'ın annesi sırp anastasya yani mahpeyker sultan.
15-IV. mehmet'in annesi rus nadya yani turhan sultan.
16-II.süleyman'ın annesi sırp katrin yani dilaşüb hatun.
17-II.ahmet'in annesi polonya yahudisi eva yani hatice sultan.
18-II.mustafa'nın annesi rum evemia yani emetullah sultan.
19-III.ahmet'in annesi de aynı yani ii.mustafa ile aynı anneden.
20-I.mahmut'un annesi aleksandra yani saliha sultan.
21-II.osman'ın annesi sırp mari yani şehsüvar sultan.
22-III.mustafa'nın annesi fransız janet yani mihrişah sultan.
23-I.abdülhamit 'in annesi fransız ida yani şermi sultan.
24-III.selim'in annesi cenevizli agnes yani mihrişah sultan.
25-IV.mustafa'nın annesi bulgar sonya yani sineperver sultan.
26-II.mahmut'un annesi fransız rivery yani nakşidil sultan.
27-I.abdülmecit'in annesi rus yahudisi suzi yani bezm-i alem valide sultan.
28-abdülaziz'in annesi roman besime yani pertevniyal sultan.
29-V.murat'in annesi fransız vilma yani şevkefza sultan.
30-II.abdülhamit 'in annesi ermeni virjin yani tirimüjgan sultan.
31-mehmet reşat'ın annesi arnavut sofi yani gülcemal sultan.
32-mehmet vahdettin'in annesi çerkes henriet yani gülistan sultan .

Yedi düveli döllemişler maşallah....

Global cima....:)



Birde Osmanlı paşalarının milliyetlerini yazsaydınız tam olacakmış.

Osmanlı aşığı arkadaşlar biraz araştırsınlar lutfen..

Annesi TÜRK olan kaç Osmanlı Padişahı var.?

Dahası Yüzlerce Osmanlı Paşaşı içinden Annesi TÜRK varmı?

****

Daha dizi yayınlanmadan 2 dk lık fragman için kıyametleri koparanların, Dizi yayınlandıktan sonra neler diyeceklerini az çok tahmin ediyordum da bu kadar tepkiyide anlayamadım. Kaldıkı bu belgesel değil dizi.. Daha ilk bölüm.

Ayrıca dizide 2-3 yerde şerbet ifadesi kullanılyor.

Niye bu kadar alınganlık yaptınızı anlamıyorum. (The Tudors diye bir dizi yayınlandı.. İngiltere'den tepki ne oldu?)

Osmanlı nın ilk kuruluşuna bakın. ilk önce hangi beyliklere saldırdılar??

Anadolu'da türk beyliği bırakmadılar..

Gerçi bunları araştırıp okusanızda,tek gıdım fikrinizin değişmeyeceğini blisemde.. yinede birde şuna bakın. Osmanlı dönemindeki İsyanları inceleyin..

BORA YAŞAR
07-01-2011, 13:06
Tnaaa;

Sadece güzel ahlak yetmez buyurmuştun..

Bunu anladım..

Herkesin inancı kendine derken..

Bu özgürlüğü tanırken..

İslamda "inananların tebliğ" görevinin, bu özgürlük anlayışı ile çelişip çelişmediği hakkındaki düşünceni de öğrenmek isterim..

ihvan
07-01-2011, 13:07
BORA bey ben buraya din tartışması yapmaya gelmedim.. ben dedim ki hakaret olmasa..

Bunda anlaşılmıyacak ne var anlamadım tamam kafirde korkutuluyor... Ama korkup korkmaması veya inanıp inanmamakta özgür...

burda anlaşılmıyan ne ki:notr:

zaten bu başlığında suyu ısındı bunca tartışmadan sonra buda çok yakında kaldırılır...

ama ben tartışma meraklısı değilim... tartışmaya ortam hazırlanmasa tartışma olmaz...

Yöneticilere saygım sevgim var... bu cihedele burada tartışılmasından dolayı yine kusurumuza bakmasınlar...

Yorum yapanlar biraz bişeylere az dikkat etseler böyle şeyler tartışmalar büyük ihtimalle olmayacaktır...

farketmediniz mi

nerede böyle bi başlık var

hemen altında eleştiri yazan klasik bir grup

ve sonra aynen başlık lav ediliyor

sizde düşmeyin bu tuzaklara


boşverin--------yorumsuz bırakın

siz cevap vermezseniz- mevzuda uzamaz--başlıkta lav edilmez

adviser
07-01-2011, 13:13
herkese hayırlı cumalar...

İslam'ın önderi Hz.Peygamber'in hadis-i şeriflerinden bir bölümünü aktarıp son vermek isterim.

"...Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun..."

ases
07-01-2011, 13:33
Birde Osmanlı paşalarının milliyetlerini yazsaydınız tam olacakmış.

Osmanlı aşığı arkadaşlar biraz araştırsınlar lutfen..

Annesi TÜRK olan kaç Osmanlı Padişahı var.?

Dahası Yüzlerce Osmanlı Paşaşı içinden Annesi TÜRK varmı?

****

Daha dizi yayınlanmadan 2 dk lık fragman için kıyametleri koparanların, Dizi yayınlandıktan sonra neler diyeceklerini az çok tahmin ediyordum da bu kadar tepkiyide anlayamadım. Kaldıkı bu belgesel değil dizi.. Daha ilk bölüm.

Ayrıca dizide 2-3 yerde şerbet ifadesi kullanılyor.

Niye bu kadar alınganlık yaptınızı anlamıyorum. (The Tudors diye bir dizi yayınlandı.. İngiltere'den tepki ne oldu?)

Osmanlı nın ilk kuruluşuna bakın. ilk önce hangi beyliklere saldırdılar??

Anadolu'da türk beyliği bırakmadılar..

Gerçi bunları araştırıp okusanızda,tek gıdım fikrinizin değişmeyeceğini blisemde.. yinede birde şuna bakın. Osmanlı dönemindeki İsyanları inceleyin..

tarihte türkçe yi resmi dil olarak kabul eden ilk türk devleti osmanlı dır (anadoluda türk beyliği bırakmamış lafı çok komik )

ayhan53
07-01-2011, 13:40
tarihte türkçe yi resmi dil olarak kabul eden ilk türk devleti osmanlı dır (anadoluda türk beyliği bırakmamış lafı çok komik )

komik ama öyle:)
doğanın kanununu uygulamıştır
güçlü olabilmek için çevresinde ne kadar türk beyliği varsa önce onları bir şekilde ortadan kaldırmıştır
bazılarını kız alarak bazılarını satın alarak bazılarını savaşarak yok etmiştir.
ondan sonra bizansa ve balkanlara yönelmiştir.
açın 7 inci sınıf sosyal bilgiler kitabına bakın isterseniz:)

uptrend
07-01-2011, 13:52
Bu ülkede elinde rakı bardağı alemci görüntüsü içinde Atatürk filmleri de yayınlandı. Sırf Atattürkü küçük düşürmek, yoketmek adına. ((( Ama başarıya ulaşamadı ATATÜRK daha da yüceldi halkın sevgisinde.

ases
07-01-2011, 13:56
komik ama öyle:)
doğanın kanununu uygulamıştır
güçlü olabilmek için çevresinde ne kadar türk beyliği varsa önce onları bir şekilde ortadan kaldırmıştır
bazılarını kız alarak bazılarını satın alarak bazılarını savaşarak yok etmiştir.
ondan sonra bizansa ve balkanlara yönelmiştir.
açın 7 inci sınıf sosyal bilgiler kitabına bakın isterseniz:)

hayır yazınıza katılıyorum komik tarafı (anadoluda türk beyliği bırakmamış ) burada ki komik dediğim zaten büyümek için anadolu da beylik bırakmaması gayet doğal olduğu için komik buldum. o devirde zaten fetih yapamıyorsan devleti ayakta tutamazsın fetihler durdu mu duraklama sonra da çöküş süreci başlar sonuç ta ada devleti değil

GaKKoS
07-01-2011, 14:02
:) Birinci sayfa da bırakmıştım, bir geldim 3 sayfa yazı yazılmış ,

Hepsini okuyacağım öyle yazacağım , ama az çok anladım ki yine tartışma çıkmış , normaldir , çünkü dizi'nin hitap ettiği kabullendiği kesimler çok farklı bana kalırsa,

bu dizi için bir çok tarihçiden tutun , bir çok yazara bir çok sanatçıya kadar ikileme düşmüş , yorumlarının dozunu kaçırmış yüzlerce "AYDIN" hitap ettiğimiz kişi var.

Eee o zaman burada farklı düşüncelerini paylaşan arkadaşlarımızın olmayacağını da kimse inkar edemez..

Zaten saygı olmak zorunda birbirimize karşı , burada yorum yapan herkesin bu konuda aksi bir düşünceye kapılacağını da zannetmiyorum ,

Bu yüzden de konunun kapatılması gibi bir durumunda olacağını hiç düşünmüyorum ,

Dediğim gibi ben bir geriye döneyim de şöyle bir okuyayım neler yazılıp çizilmiş :)

ayhan53
07-01-2011, 14:02
deminden beri yazıyorum yazıyorum yeni fark ettim konular birleşmiş

BORA YAŞAR
07-01-2011, 14:03
Padişahın çocukları polenle mi doğdu


Sadece fragmanları bile büyük gürültü koparan Muhteşem Yüzyıl dizisinin ilk bölümünün yayınlanmasının ardından tartışmalar alevlendi.


Dizinin tarih danışmanlığını yapan Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Afyoncu, gösterilen tepkilere bir anlam veremediğini söyledi.

“Bu nihayetinde bir televizyon dizisi. Herkes eleştirmeye konuşlanmış” diye konuşan Afyoncu, dizi hakkında eleştiri getirilen konular için şunları söyledi: “Dizide eşcinsel ilişki var diye tepki gösterildi. Ancak böyle bir durum yok. Bu bir tarihi dizi, bir belgesel değil. Tarihten ilham alınarak bir dizi senaryosu yazılmıştır. Harem dairesi o zamanlarda Topkapı Sarayı’na taşınmamış olabilir. Dizide Harem başka bir yerde saray başka bir yerde gösterilemezdi...”

http://www.hurriyet.com.tr/magazin/televizyon/16706901.asp?gid=380


Osmanlı sarayında eşcinsel ilişki de yoktu mutlaka..

Kimi padişahlar o şiirleri öylesine yazmışlardı..

Kimse benden istemesin bu şiir örneklerini..

Google orada..

Arayan bulur..


Bu başlıkta bizler ayrık otu gibi sadece Osmanlı'yı karalama amacında olan insanlar olarak algılanmamalıyız..

Osmanlı'yı bilmek ve değerlendirmek lazım..

Sadece övgü ya da yergi değil..

Bu ülkenin geçmişini teşkil ediyor Osmanlı.

Neden düşman olalım ki..

Osmanlı Padişahlarının Osmanlı'nın her insan her toplum gibi iyi yönleri vardı. Kusurları, hataları, günahları da vardı..

İnsanın olduğu her zaman diliminde, her yerde coğrafyada bu böyledir..

Günah da kötülük de, iyi de kötü de, güzel de çirkin de insana dairdir..

Kanuni büyük bir sultandır..

Ama babası da büyüktür.. ( Mustafa Koç'un işadamlığı/zenginliği gibi)

Kanuni'nin kendisinden sonrasını düşünmek gibi çok yaşamsal bir konuda yaptıkları ise bir nakısa değil midir?

Oğlu Mustafa'yı, oğlunun tüm yalvarmalarına kulağını tıkayıp öldürtmesi, hem kişisel bir zaaf ve günah hem de Osmanlı devleti için bir yanlış edim olmamış mıdır?

İnsanoğlu arasında tümüyle mükemmel biri var mıdır?

Kanuni muhteşemdir..

Ama hatadan, günahtan münehhez değildir..

Her insan gibi..

ayhan53
07-01-2011, 14:03
ihvan gündemde yeni başlık açmıştı gakkoş o buraya taşında ilk yazı o:)

GaKKoS
07-01-2011, 14:06
ihvan gündemde yeni başlık açmıştı gakkoş o buraya taşında ilk yazı o:)

Eyvallah abi , bende dedim ne olduk böyle :D baya bir yorum yazılmış çizilmiş , geriye döndüm okumaya başladım bile :he:

ases
07-01-2011, 14:08
devrinde ki diğer devletlere göre daha hoş görülü idi fethettiği yerlerdeki hiristiyan ve musevi lere hazinenin parasıyla ibadethane yapmış tebasına eziyet etmemiş neticede oğuz türklerinin kurduğu 3 büyük devletten (selçulular ,osmanlı , türkiye cumhuriyeti ) birisi tarihimize sahip çıkıp gelecek nesillere aktarmalıyız ki kimliğimizi ve benliğimizi kaybetmeyelim

BORA YAŞAR
07-01-2011, 21:37
Mehmet Tanrısever: 'Hür Adam' dünya sinemasında ilk 50'ye girer


Programda Hür Adam filminde Said Nursi ile Atatürk'ün karşı karşıya geldiği sahne üzerine açıklamalarda bulunan Mehmet Tanrısever, sadece iki dehanın karşı karşıya gelmesini filminde yer verdiğini söyledi. Tanrısever; "Filmde, Cumhuriyet'in inkılaplarına temas ettik. Atatürksüz de bir inkılap olmaz çünkü inkılapların başında o var siyasi bir deha Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Üstad'ımız da dini bir dehadır. İkisi yan yana gelmişler konuşmuşlar. Aralarında geçen diyalogları ve çatışmalarını da verdim. Üstad, değişimi Kur'an ahlakı boyutunda olmasını istiyor ben de Hür Adam'da yansıttım. İnsan bilmediği şeyin düşmanıdır. Tabularımızdan kurtulmalıyız. Aslında filmi izlemeyenler konuşuyor, izlendikten sonra bence tartışmalarında gereksiz olduğu ortaya çıkacak" açıklamasında bulundu.

..................

Programda Tanrısever, Kanuni Sultan Süleyman'ı şehvet düşkünü olarak gösteren Muhteşem Yüzyıl dizisinin yapılmış olmasının millete ihanet olduğunu belirtti. Yönetmen Mehmet Tanrısever konuyla ilgili oldukça sert konuştu: "İhanettir bunun adı. Kanuni'nin ruhu onları mahvedecek. Hür Adam'ı dışarıda protesto ediyorlar. O protesto edenler neden bu diziye tepkilerini ortaya koymuyor. Kesinlikle toplum olarak duyarlı olmamız lazım ve boykot etmeliyiz diziyi. En az 100 bin kişi e-mail yağmuruna tutsa kaldırırlar diziyi. Padişahımızın yatak odasını gösteriyorlar fragmanda. Utandım resmen!.. Bu millete ihanet edemezler Allah çok kötü cezalandırır" ifadelerini kullandı.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1075835&title=mehmet-tanrisever-hur-adam-dunya-sinemasinda-ilk-50ye-girer

++++++++++++++++++++++++++++++++


Nasıl bir özgürlük anlayışı ama..

Kendi filminde dokunduğu temalar için "tabularımızdan kurtulmalıyız"..

Ama başkasının yaptığı film için "İhanet" "Allah kötü cezalandırır" dan tutun " Kesinlikle toplum olarak duyarlı olmamız lazım ve boykot etmeliyiz diziyi. En az 100 bin kişi e-mail yağmuruna tutsa kaldırırlar diziyi. Padişahımızın yatak odasını gösteriyorlar fragmanda. "


Ne diyelim..

Allah insana önce izan sonra da utanma duygusu verecek..

Bu kadar çifte standardı ne farkediyorlar ne de farkedilebileceğini umuyorlar..

Kendi dilleriyle ..

Allah islah etsin..

ayhan53
07-01-2011, 22:17
yakında ulu isyancı büyük kürt şeyh saitin filmide gelecek

TUNABEN10
08-01-2011, 00:48
tarihte türkçe yi resmi dil olarak kabul eden ilk türk devleti osmanlı dır (anadoluda türk beyliği bırakmamış lafı çok komik )

Osmanlı döneminde, Türkçe halk arasında konuşulan bir dildir, bu Selçuklularda da böyle olmuştur.

Selçuklu ve Osmanlı dönemi edebiyatı edebi metinlerinde Türk kelimesini görmek neredeyse imkansızdır var mı onu da şu an hatırlayamadım.

Osmanlı'nın Türklüğe ve Türkçeye çok da sıcak olmadığını Türkçemizin 700 yıllık edebiyatında açıkça görmek mümkündür.

Baki’nin Kanuni Sultan Süeymann'a sunduğu bir beytinde:

‘’Her tac olmaz fahr-u fena ehline sertac
Türk ehlinüney hace başı biraz kabadır.’’

"Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olamaz. Ey hoca Türk toplumundan olanın başı kabadır. Türk, sultan olma yeteneğinden yoksundur." Yazılacak kadar hoşnutsuzluk görülür.


Selçuklulardan beri ne Türkçeye ne Türklüğe sahip çıkılmamıştır dersek yanlış olmayacaktır.

Osmanlılarda Türk sözcüğüne 1876 Anayasasına değin rastlanmamıştır.

İstanbul alındıktan sonra, Osmanlı yönetiminde, yürütme organları Türklere kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği
Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.

Tanzimat Edebiyatımıza kadar pek çok eserimiz malesef Arapça, Farsça yazılmıştır.

Milli kimliğimizi Ziya Gökalpler, Ömer Seyfettinler halkımıza tanıtmaya başlamışlardır.

TUNABEN10
08-01-2011, 01:09
Şunu da eklemek istiyorum Osmanlı İmparatorluğu malesef bir Türk devleti olamamıştır belki de olmak istememiştir.

Abdülhamit'in siyaset anlayışı Türkçülüğe, Türkçülere pek de sıcak olmamıştır. Onun zamanında "Türk’üm demek, Türk’ten söz etmek büyük suçtu". (Esat Kamil Erkut, a.g.y., s.63)

Bunun gibi pekçok bilgi tarihi ve edebi metinlerde mevcuttur.

BORA YAŞAR
08-01-2011, 10:40
Batılılar, "Osmanlı" sözcüğünü Türk Devleti'nin adı (özelliği, yüklemi) olaral algıladılar, o anlamda kullandılar. Kendisine İmparatorluk kimliği arayan Osmanlılar ise, Türk/Türkmen varlığını, İmparatorluğu oluşturan teba-milletlerden sadece birisi olarak gördüler. Öyle ki:

Türk Osmanlı idi ama
Osmanlı, Türk değildi!


(Türk Kimliği, Kültür Tarihinin Kaynakları, Bozkurt Güvenç, sayfa 169)

BORA YAŞAR
08-01-2011, 10:45
Kanuni Sultan Süleyman resmi tarih kitaplarımızda, fetihleri, devlet idaresi, çıkardığı yasalar vs yer alır. Ama aynı Süleyman 2 oğlunu, 5 torununu, ve çok sevdiği sadrazamı İbrahim paşayı boğdurmuştur.

Nedenleri tartışılır..

Ama öldürülme emrini vermiştir.

Sadece öldürme fiiline bakarak değerlendirmek de yanlıştır.. Ama öldürmedi demek ya da bu eylemi ilk defa duyarak tepki göstermek zararlıdır.

Bu dizide o olaylar da muhakkak yer alacak. O zaman ne olacak merak ediyorum doğrusu..

Sadece tepki göstermekle olmuyor..

Okumak ve bilmek gerekli..

Bilgi spontane davranışları ortadan kaldırır..

Bilgi, toplumun anlamsız ama zarar verici tepkilerini önlemede amortisör görevi görür..

celikbilek
08-01-2011, 11:11
Türkiye Neredeyse Bölünecek, Biz 400 Yıl Önce Yaşamış Padişah’ın Özel Hayatını Tartışıyoruz !

Aydın Özdalga yazıyor...

Türkiye çok enterasan bir ülke. Eskilerin deyimi ile, tam anlamıyla “Bindik bir alamete, Gidiyoruz kıyamete“.

Çok hızlı bir dönüşüm yaşayan ülkemizde, çok ciddi bir bölünme riski var. Türk – Kürt gerginliği Aysberg gibi suyun altında görünmeyen dev bir tehdit.

İşsizlik çok yüksek oranda. Çalışanların alım gücü düşük. Gelecek korkusu olan gençler, bu duygu nedeniyle kaYgılı.. Gözükara olan gençler önüne gelene yumurta atıp, duygularını yumuşak saldırılarla yansıtıyor. Yaşlanan nufus emekli olunca nasıl geçineceğini kara kara düşünüyor.

Rakamlar “Türkiye büyüyor“ dese de, bu geniş kitlelere yansımıyor. Yani ciddi bir milli gelir dağılımı sorunu var.

Modern toplumlarda insanlar refahı arttırmak için çalışır ve kafa yorarken, bizler sanal ve aptalca tartışmaların esiri olup, patinaj atıarak yerimizde sayıyoruz.

Şimdi, her şey bitmiş gibi, Show TV’de yayınlanan tarihi bir diziyi tartışıyoruz. Bir kısım aklıevvel daha dizi başlamadan RTÜK’e şikayet yağdırıyor. Anlı şanlı iktidar siyasetçileri devreye girip, “Padişahıma laf söyletmem abi“ diyor. Muhalefetin devreye girmesi an meselesi.

Yaşanan bu trajedinin, tek bir nedeni var.

Refah için mal ve hizmet üretemeyen gelişmemiş toplumların gelişmemiş insanları, sadece laf üretir !

Çünkü laf üretmek çok kolaydır.

Medyaya bakın, göreceğiniz bol miktarda “Dedim ki.. Dedin ki..“ haberi. Sadece laf salatası...

Söyleyecek yeni bir şeyi olmayan insanlar, bu tür aptalca tartışmaların üzerine balıklama atlayıp, bir televizyon dizisinden yola çıkarak, 400 yıl önce yaşamış Padişah’ın uçkuru üzerine laf üretiyor.

Boş yere, “Her toplum layık olduğuna kavuşur“ dememişler.

Aydın Özdalga

BORA YAŞAR
08-01-2011, 11:30
Abdülbaki Gölpınarlı'nın 1945 yılında yayımlanan "Divan Edebiyatı Beyanındadır" adlı eserinden iki yazı okudu kardeşim telefonda..

Bu eserin neden o kadar yankı yaptığı anlaşılıyor..

Osmanlı'yı hiç bilmediğimiz de..

Osmanlı'nın Türk'ü Türkmen'i ne kadar hakir gördüğünü de..


Ezbere ve cehalete dayanan toplumsal duruşumuzun ne kadar yanlış bilgiler üzerine kurulduğunu görmek eğitimli olduğumuzu öne süren bizim gibiler için şok edici..

Okumalı, öğrenmeliyiz.

Devletin eğitim sisteminin çizdiği çizgiler dışına da çıkarak..

C.ÜNLÜ
08-01-2011, 12:20
Muhteşem Yüzyıl'a rekor şikayet

Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) 2010 yılının dokuz aylık döneminde 64 bin 664 bin vatandaş bildirimi yapılırken, kamuoyunda tepkilere yol açan "Muhteşem Yüzyıl" dizisiyle ilgili 11 Aralık-6 Ocak tarihlerinde 74 bin 911 şikayet geldi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Davut Dursun, olağanüstü tepki üzerine 'Neticede bu bir belgesel değil bir dizi' dedi

http://www.milliyet.com.tr/muhtesem-yuzyil-a-rekor-sikayet/turkiye/sondakika/08.01.2011/1336682/default.htm

İyi demiş....

GaKKoS
08-01-2011, 12:29
Rtük başkanının açıklamalarını okudum ve yerinde buldum.

BORA YAŞAR
08-01-2011, 12:33
Yeni başlayanlar için padişahlar


- BİR: Padişahlar gökten inmiş melaike değillerdi. Öyle bir iddiaları da yoktu.

- İKİ: Padişahların iyisi de vardı, kötüsü de... Hatta şunu da söylemeliyim: İyisinin kötü tarafları vardı, kötüsünün iyi tarafları...
- ÜÇ: Padişahlık ile İslamlık arasında doğrudan bir bağ yoktur. Yani kardeş katlini ya da saltanatı din adına meşrulaştırma girişimleri nafile bir çabadır.
- DÖRT: Bunu bilhassa dindarlar için söylüyorum: “Ecdatla övünmek”, bir cahiliye geleneğidir.
- BEŞ: Padişahlar hep muhteşem zaferlere imza atmamışlardır. Bazen de muhteşem yenilgilere imza atmışlardır.
- ALTI: 2011 yılında “Dünyayı titreten cihan padişahı” rüyası görmek, bugünün acı gerçekliğinden acıklı bir kaçıştan başka bir şey değildir.
- YEDİ: Ekranlarda Atatürk’ün bile gayet sarih bir şekilde eleştirilebildiği bir dönemde, “Ecdadımıza sövdürmeyiz” denilerek “padişah tabusu” yaratılmasına göz yumulamaz.
- SEKİZ: Bir televizyon dizisinde ya da sinema filminde padişahlar arzu edildiği gibi yansıtılır. Mühim olan padişahın nasıl yansıtıldığı değil, televizyon dizisinin ya da sinema filminin kalitesidir.
- DOKUZ: Bir padişah, sadece “ulu hakan” ya da sadece “kızıl sultan” değildir. Belki biraz “ulu hakan”, biraz “kızıl sultan”dır.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16711193.asp?yazarid=131&gid=61

AUDİ+
08-01-2011, 12:37
Yahu bir Osmanlı sevdasıdır gidiyor tamam ceddimizdir fakat bu kadar da dokunulmaz,kutsal değildir o dönemde sarayda bin türlü rezillik vardı (oğlancılık,sübyancılık,rüşvet,entrika,taht savaşları,kardeş katli vs.vs....) fakat benim anlamadığım bu zamanda Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve bu ulusu bir bataklıktan çıkarmış Ulu önder M.Kemal.Atatürk'e tv'lerde sayısız hakaret,sinema filmi,tiyatro gösterimi vs. yapılırken sesi çıkmayan milletimin neden bu kadar Osmanlı hayranı kesildiğidir....

BORA YAŞAR
08-01-2011, 12:46
Kılıçla ayrılmış gibi ayrıldığımız bir konumuz daha var toplumumuzda:


- Bazı dindarlarla dinciler Osmanlı'yı tüm benliği ile savunur..Dokunulmaz, eleştirilmez, laf söylenmez bir konu olarak kabul eder ve edilmesini isterler.."Ecdadıma laf söyletmem arkadaş"la başlar savunmaları..

- Bunda temel etmen, Osmanlının görkemi yanında, hilafettir.

- Hiçbir Osmanlı padişahının hacca gitmediği gerçeği bile halel getirmez bu bakışı değiştirmeye.. Padişahların neden hacı olmadıklarına gerekçe bulmaya yarışırlar

- Osmanlı'nın imparatorluk anlayışı temelinde Türk'ü bir teba ve hatta daha da aşağıda bir pozisyona yerleştirmelerini de, dinciler İslamın "millet" değil "ümmet" yaklaşımı temelinde çok benimserler..

GaKKoS
08-01-2011, 12:50
Yahu bir Osmanlı sevdasıdır gidiyor tamam ceddimizdir fakat bu kadar da dokunulmaz,kutsal değildir o dönemde sarayda bin türlü rezillik vardı (oğlancılık,sübyancılık,rüşvet,entrika,taht savaşları,kardeş katli vs.vs....) fakat benim anlamadığım bu zamanda Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve bu ulusu bir bataklıktan çıkarmış Ulu önder M.Kemal.Atatürk'e tv'lerde sayısız hakaret,sinema filmi,tiyatro gösterimi vs. yapılırken sesi çıkmayan milletimin neden bu kadar Osmanlı hayranı kesildiğidir....


:) özet bu işte..

Acaba neden ? Bizim milletimizi nasıl kandıracaklarını , hangi planlar ile yakın geçmişini hafızalardan silerek çok daha eskiye , kaç kıtaya hükmetmiş bir imparatorluk benliğini oluşturup kolayca yıkabilecekleri planlar ile karşılaştırmayı çok iyi beceriyorlar...

Şu anda ülkemizde radyolardan tutun, televizyonlara bir çok medya kuruluşuna kadar hangisi %100 Türk ?

Bunların hepsi bir oyun , bu dizilerde bu oyunun görsel boyutta ve hafıza yıkama, boşaltma, duyguları körertmekte kullanılan en önemli objedir.

En çok izlediğim Kurtlar Vadisinden tutun , Muhteşem Yüzyıl'a kadar hepsi bana göre planlı ilerleyen yapımlar..

adviser
08-01-2011, 12:52
Muhteşem Yüzyıl'a rekor şikayet

Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) 2010 yılının dokuz aylık döneminde 64 bin 664 bin vatandaş bildirimi yapılırken, kamuoyunda tepkilere yol açan "Muhteşem Yüzyıl" dizisiyle ilgili 11 Aralık-6 Ocak tarihlerinde 74 bin 911 şikayet geldi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Davut Dursun, olağanüstü tepki üzerine 'Neticede bu bir belgesel değil bir dizi' dedi

http://www.milliyet.com.tr/muhtesem-yuzyil-a-rekor-sikayet/turkiye/sondakika/08.01.2011/1336682/default.htm

İyi demiş....

Batı toplumlarda cinsel içerikli yayınlar yapan dizileri ithal etsek de yayınlasak,

nihayetinde o da bir dizi değil mi?

belki de belgesel de olabilir...

sayın rtük üyeleri, milletin hassasiyetlerine saygı duymayı bilmelisiniz...

ayhan53
08-01-2011, 12:52
[B]Muhteşem Yüzyıl'a rekor şikayet

Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) 2010 yılının dokuz aylık döneminde 64 bin 664 bin vatandaş bildirimi yapılırken, kamuoyunda tepkilere yol açan "Muhteşem Yüzyıl" dizisiyle ilgili 11 Aralık-6 Ocak tarihlerinde 74 bin 911 şikayet geldi.
.

anlaşıldı dizi izlememe kararını bozup izleyeceğim bu kadar şikayetin üzerine. Bu örgütlü bi iş bi yerden düğmesine basmışlar herkesi tetiklemişler ateş ediyorlar. bide şikayet edenlerin kimli,klerini açıklasalar ne gülerim biliyonuzmu.
burada topiktede gördüm bir kaç kişi şikayet ettim diyorlardı .
eğer azcık uyanıklarsa ne gibi bi oyunun içine düştüklerini anlamışlardır sanırım

GaKKoS
08-01-2011, 12:55
anlaşıldı dizi izlememe kararını bozup izleyeceğim bu kadar şikayetin üzerine. Bu örgütlü bi iş bi yerden düğmesine basmışlar herkesi tetiklemişler ateş ediyorlar. bide şikayet edenlerin kimli,klerini açıklasalar ne gülerim biliyonuzmu.
burada topiktede gördüm bir kaç kişi şikayet ettim diyorlardı .
eğer azcık uyanıklarsa ne gibi bi oyunun içine düştüklerini anlamışlardır sanırım

Abi katılıyorum sana , çok büyük bir oyun var ve bu oyunu ne yazıkki biz bilemiyoruz.. ( Bilsek bile bilemiyoruz.. )

Şikayet edilse ne olacak ki ?

Yayından mı kaldırılacak , bu diziyi şikayet edenlerin amacı da bu diziyi izleyemenleri de izlettirip biraz daha farkındalııklarını arttırmak değil mi ?

Amaçlarına da ulaştılar zaten :D

Ne olursa olsun ben diziyi izlerim , gerek eleştirir gerek eleştirmem , hiç izlemediğim dizileri de izlerim ki azıcık da olsa bir fikir sahibi olayım , sadece okuduklarımla yazılıp çizilenlere göre yorum yapmayayım diye.

adviser
08-01-2011, 12:56
anlaşıldı dizi izlememe kararını bozup izleyeceğim bu kadar şikayetin üzerine. Bu örgütlü bi iş bi yerden düğmesine basmışlar herkesi tetiklemişler ateş ediyorlar. bide şikayet edenlerin kimli,klerini açıklasalar ne gülerim biliyonuzmu.
burada topiktede gördüm bir kaç kişi şikayet ettim diyorlardı .
eğer azcık uyanıklarsa ne gibi bi oyunun içine düştüklerini anlamışlardır sanırım

"ayy ne bileyim" şıkkını seçenler yoktur heralde bu şikayetçiler arasında:)

BUSHIDO
08-01-2011, 12:58
Ihtiyacimiz olan biraz tolerans ve yeteri kadar zaman. Toplumsal sorunlarin cozulmesinde bu iki unsur varsa korukulacak, cekinilecek bir durum oilmadigini dusunuyor ve yazilarinizi ilgi ile izliyorum.

ayhan53
08-01-2011, 12:58
bir şey daha bu dizi ne zaman yayına girdi birisi söylesin doğru hatırlıyorsam geçen hafta oynadı öyle değilmi topiğin açılış tarihine baktım 5 ocak demekki 5 yada 6 sında başlamış dizi peki birileri nereden haberdar oldular içeriğindende 11 aralıktan bu yana daha tv lerde oynamadan şikayet dilekçesi yolluyorlar

adviser
08-01-2011, 12:59
bir şey daha bu dizi ne zaman yayına girdi birisi söylesin doğru hatırlıyorsam geçen hafta oynadı öyle değilmi topiğin açılış tarihine baktım 5 ocak demekki 5 yada 6 sında başlamış dizi peki birileri nereden haberdar oldular içeriğindende 11 aralıktan bu yana daha tv lerde oynamadan şikayet dilekçesi yolluyorlar

basına yansıdı başkanım:)

haber izlememe kararını da boz bence sen:)

C.ÜNLÜ
08-01-2011, 13:00
Batı toplumlarda cinsel içerikli yayınlar yapan dizileri ithal etsek de yayınlasak,

nihayetinde o da bir dizi değil mi?

belki de belgesel de olabilir...

sayın rtük üyeleri, milletin hassasiyetlerine saygı duymayı bilmelisiniz...

İzleyip,arkadaş burası yanlış diyebilmek doğru olandır...

Senarist,peçeli içoğlanları da gösterebilecek mi....Bu kadar tepkiden sonra.

adviser
08-01-2011, 13:06
İzleyip,arkadaş burası yanlış diyebilmek doğru olandır...

Senarist,peçeli içoğlanları da gösterebilecek mi....Bu kadar tepkiden sonra.

ondan önce benim de dizi izlememe kararını bozmam lazım:)

ben ki ne yaprak dökümlerinden bihaber bir dünya kurgusuna sahip olmayı başarabildiysem bunu da başarabilirim,

tarihten haberdar olmak için dizi izlemek yerine kitap okumayı terih ederim,

hani raflarda tozlar içinde bekleyen kitaplar, arşivler var ya onlardan,

biz daha ozmanlı arşivlerinin %10'unu bile açmamışken nasıl ahkam kesebilriz ve kesin yargılarda bulunabiliriz altı asırlık bir tarih hakkında...

adviser
08-01-2011, 13:08
bu arada konsey üyesi olarak kurtlar vadisini bu genel karardan istisna tuttuğumu belirtmek isterim...:)

cengaver
08-01-2011, 13:13
İşte gerçek.Dizi konusunda medya birbirine girecek ki rating artsın.Kanal,yapımcı keyifle ellerini ovuşturuyordur.

GaKKoS
08-01-2011, 13:14
Fragman , show tv akşam haberlerinde 1 - 2 dakalık özet görüntüler , dizinin yapım maliyetlerinin aylar öncesinden dile getirmeler, hürrem sultan için aylar önceden elemeler yapıp uygun olan bayanı sultan seçmelerinin manşetleri derken ilk bölüm yayınlanmadan baya bir dikkat çekti :)

İlk bölümü izledikten sonra baktım konuyu açan olmamış dedim o zaman açayım bari :D

Yapımcılarda şu anda mutluluktan uçuyorlardır ,

Raytingleri artırdık :)

hansoylu
08-01-2011, 13:16
(Kanûnî Sultan Süleyman) Muhteşem Süleyman

Ailesi [değiştir]


Zevceleri;
Hürrem Sultan:Kanuni nikahla almıştır. Rus asıllıdır. 7 Şehzade ve 2 Kadın Sultan'ın annesi
Mahidevran Kadın: Şehzade Mustafa'nın annesi
Gülfem Hatun: Şehzade Murad'ın annesi
Adı bilinmeyen bir eşi daha var olduğu sanılır.

Çocukları:
Şehzade Mahmud
Şehzade Mustafa
Şehzade Murat
Şehzade Mehmet
Şehzade Abdullah
Mihrimah Sultan
II. Selim
Şehzade Bayezit
Fatma Sultan
Raziye Sultan
Şehzade Cihangir
Şehzade Orhan

bu kadar çocuğu tek eşten yapmadı herhalde birde padişahlarımızın anneleri var tabi yanlışım varsa düzeltin lütfen tek annesi türk olan padişah Ertuğrul gazi dir işte padişahlarımız ve anneleri

I.Murat'in annesi bizanslı Horofira yani Nilüfer Hatun.

Yıldırım Bayezıd'ın annesi bulgar Marya yani Gülçiçek Hatun.

Çelebi Mehmet'in annesi bulgar Olga Hatun.

II.Murat'ın annesi Veronika.

Fatih Sultan'ın annesi sırp Despina yani Hüma Hatun.

II.Bayezıd'ın annesi Kornelya.

Yavuz Selim'in annesi; Ayşe takma adlı pontuslu bir rum.

Kanuni'nin annesi; polonya yahudisi Helga yani Hafza Sultan.

II. Selim'in annesi yahudi kızı Roksalan yani Hürrem Sultan.

III.Murat'ın annesi yahudi Raşel yani Nurbanu Sultan.

III.Mehmet'in annesi Venedikli Bafo yani Safiye Sultan.

I.Ahmet'in annesi yunan Helen yani Handan Sultan.

Genç Osman'ın annesi sırp Evdoksiya yani Mahfiruz Sultan.

IV.Murat'ın annesi sırp anastasya yani Mahpeyker Sultan.

IV. Mehmet'in annesi rus Nadya yani Turhan Sultan.

II.Süleyman'ın annesi sırp Katrin yani Dilaşüb Hatun.

II.Ahmet'in annesi polonya yahudisi Eva yani Hatice Sultan.

II.Mustafa'nın annesi rum Evemia yani Emetullah Sultan.

III.Ahmet'in annesi de aynı yani

II.Mustafa ile aynı anneden.

I.Mahmut'un annesi Aleksandra yani Saliha Sultan.

II.Osman'ın annesi sırp Mari yani Şehsüvar Sultan.

III.Mustafa'nın annesi fransız Janet yani Mihrişah Sultan.

I.Abdülhamit'in annesi fransız İda yani Şermi Sultan.

III.Selim'in annesi cenevizli Agnes yani Mihrişah Sultan.

IV.Mustafa'nın annesi bulgar Sonya yani Sineperver Sultan.

II.Mahmut'un annesi fransız Rivery yani Nakşidil Sultan.

I.Abdülmecit'in annesi rus yahudisi Suzi yani Bezm-i Alem Valide Sultan.

Abdülaziz'in annesi roman Besime yani Pertevniyal Sultan.

V.Murat'ın annesi fransız Vilma yani Şevkefza Sultan.

II.Abdülhamit'in annesi ermeni Virjin yani Tirimüjgan Sultan.

Mehmet Reşat'ın annesi arnavut Sofi yani Gülcemal Sultan.

Mehmet Vahdettin'in annesi çerkes Henriet yani Gülistan Sultan.

TUNABEN10
08-01-2011, 13:17
Eleştiri olmadan doğruların ortaya çıkmayacağı kesindir, yanlış doğru her şey ortaya çıkarılmalıdır.

Milletimizin hassasiyet gösterdiği konulara saygı duyumak gerekir tabi ama bunun bie dizi olduğu ve kurmacadan oluştuğunu unutmadan izlenmeli, tarihi gerçekler kurmaca metinlerde bire bir anlatılmayacaktır.
Okuma oranınının az olduğu ülkemizde, ya bunlar var mıydı düşüncesiyle kimi insanlar doğruları öğrenmek, araştırmak isteyecektir.

Neden Batı uygarlığını yakalayamadığımız gayet açık: Ülkemizdeki temel sorun eleştirmeyi bilmediğimizden. Eleştirinin olmadığı yerde doğrular bulunmaz. Ne hikmetse eleştiri yaparken bize yakın olanı görmezden geliyoruz.

Her şey orataya çıksın hiç bir anlayış tertemiz değil elbette, fakat bazı durumları eleştirirken olayın yaşandığı dönemin şartlarını da göz ardı etmemek lazım.

Hassas olmak iyidir, hep hassas olunsun.

adviser
08-01-2011, 13:21
Eleştiri olmadan doğruların ortaya çıkmayacağı kesindir, yanlış doğru her şey ortaya çıkarılmalıdır.

Milletimizin hassasiyet gösterdiği konulara saygı duyumak gerekir tabi ama bunun bie dizi olduğu ve kurmacadan oluştuğunu unutmadan izlenmeli, tarihi gerçekler kurmaca metinlerde bire bir anlatılmayacaktır.
Okuma oranınının az olduğu ülkemizde, ya bunlar var mıydı düşüncesiyle kimi insanlar doğruları öğrenmek, araştırmak isteyecektir.

Neden Batı uygarlığını yakalayamadığımız gayet açık: Ülkemizdeki temel sorun eleştirmeyi bilmediğimizden. Eleştirinin olmadığı yerde doğrular bulunmaz. Ne hikmetse eleştiri yaparken bize yakın olanı görmezden geliyoruz.

Her şey orataya çıksın hiç bir anlayış tertemiz değil elbette, fakat bazı durumları eleştirirken olayın yaşandığı dönemin şartlarını da göz ardı etmemek lazım.

Hassas olmak iyidir, hep hassas olunsun.

:super::super::super:

AUDİ+
08-01-2011, 13:35
Konuya binaen;

‎"Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki padişah olan Kanuni bile bu dünyadan eli boş gitmiştir."

Kanuni S.Süleyman

GaKKoS
08-01-2011, 13:42
Kendi tarihimizi biz anlatacağız

Sultan 2. Abdülhamid’in dördüncü kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, “Muhteşem Yüzyıl”ı eleştirdi: “Aile olarak karar aldık, kendi tarihimizi kendimiz çekip yapılan bu yanlışlıklara bir son vereceğiz.”

OSMANLI padişahlarından Sultan 2. Abdülhamid’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, önceki gün Hopdedik Ayhan’ın Radyo Klas’taki programına katıldı. Osmanoğlu, Kanuni Sultan Süleyman’ı “şehvet ve içki” düşkünü olarak tanıttığı gerekçesiyle tepki gösterilen “Muhteşem Yüzyıl” dizisi hakkında konuştu. “Muhteşem Yüzyıl”ın ilk bölümünü ailesiyle birlikte izlediğini belirten Osmanoğlu, dizinin kendilerini rahatsız ettiğini söyledi:

Sadece harem anlatılmış

“Diziyi çekenler herkese danıştıklarını iddia ediyor ama anlaşılan bir tek bizim ailemize danışmamışlar. Artık bu durumdan sıkılmaya başladık. Her önüne gelen, bizlere danışmadan ya dizi, ya belgesel ya da film çekiyor. ‘Muhteşem Yüzyıl’ı tüm aile baştan sona dikkatle izledik. Ancak diziye ve anlatılanlara pek hoş gözle bakamadık. Bu dizide anlatılan bizim ecdadımız. Yani benim dedelerim, ailem. Dizinin genelinde harem anlatılmış. En çok bundan rahatsız olduk. Bunun yanı sıra, senaryo dahi olsa bazı diyaloglar baştan aşağı yanlış. Bunlar sadece dizide değil, yıllardır birçok yapımda yanlış aksettirildi. Aile olarak karar aldık, kendi tarihimizi kendimiz çekip yapılan bu yanlışlıklara bir son vereceğiz. Ecdat torunları olarak bunu Türkiye’ye anlatacağız ve gerçek Osmanlı tarihi ortaya çıkacak.”


http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/16708063.asp?gid=373

EZEL
08-01-2011, 13:43
İşte gerçek.Dizi konusunda medya birbirine girecek ki rating artsın.Kanal,yapımcı keyifle ellerini ovuşturuyordur.

süper yorum:cool:

sabır_kaldıysa
08-01-2011, 13:49
üzülerek söylemeliyim ki yayınlanan diziler programlar tamamen arz talep dengesiyle yayına devam ediyor.Allah aşkına şuan yayında olanların kaç tanesi bizim milli kültürümüze uygun?çok değil 10-15 sene önce dizilerde birisi dudak dudağa geldi mi ne tepkiler doğardı... mutlaka kanal değiştirilirdi ve aileler artık o programları izlemekten vazgeçerlerdi.şimdiyse görüyoruz işte... bence bize birey olarak düşen izlememek ve o programlara prim vermemek.hem eleştirip hemde izlemek onlara prim kazandırır.bir başka eleştirimde diziler dışında dans yarışmalarına ya bir insan nasıl eşinin veya sevgilisinin o yarışmalara katılmasına izin verir anlamış değilim.o kıyafetler yarışma esnasındaki yakınlaşmalar... sanat sanat diye diye... bu ülkede özgürlük var diye diye... bizi biz yapan bütün değerlerimizi aşındırmaya devam ediyorlar.
bence artık silkelenipte kendimize gelmeliyiz... bizi biz yapan değerleri kaybettikten sonra ülkemiz dünya ekonomisinde kaçıncı sırada,ihracat ithalat bilmem ne kadar,yok dış ticaret açığı değilde fazla vermeye başlamışız bunların bir anlamı yok bence... her şey bizi biz yapan değerlerle güzel.biz biz olmadıktan sonra ne durumda ne noktada olduğumuzun önemi var mıdır sizce? herkese selamlar saygılar.

sabır_kaldıysa
08-01-2011, 14:01
Bir devlet adamı düşünün ki, 46 yıl boyunca ülkesini dünyanın daima zirvede ülkesi olarak idare etmeyi başarmış olsun.
bir padişah düşünün ki, yarım asra yaklaşan idaresi süresince ülkesinde günümüze ışık tutacak hürriyet ve eşitlik prensiplerine uygun bir idare tatbik etsin.
işte bütün idaresi boyunca seferler, zaferler, adalet, eşitlik ve huzur dolu ülkesini uzun süre zirvede tutmayı başarmış bir devlet adamı:
Kanuni Sultan Süleyman.
Kanuni döneminde Avrupalılar gelip Osmanlı'nın adalet sistemini inceleyip kendi ülkelerinde tatbik etmeye çalışırlardı.şimdi biz napıyoruz? biz Avrupalıların yasalarını tatbik etmeye çalışıyoruz.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi çatısı altında her yıl ülkemize milyonlarca Euro cezalar kesiliyor.şimdi bizlerin Kanuniye hangi pencereden bakmamız gerek???

sabır_kaldıysa
08-01-2011, 14:05
bizi biz yapanları kaybetme pahasına, kazandığımız her ne olursa olsun,isterse kazandığımız şey bütün dünya olsun... kazanan biz değilizdir ;çünkü biz artık biz değilizdir.

EZEL
08-01-2011, 15:29
RTÜK'ten Muhteşem Yüzyıl açıklaması


Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) 2010 yılının dokuz aylık döneminde 64 bin 664 bin vatandaş bildirimi yapılırken, kamuoyunda tepkilere yol açan "Muhteşem Yüzyıl" dizisiyle ilgili 11 Aralık-6 Ocak tarihlerinde 74 bin 911 şikayet geldi.

'BELGESEL DEĞİL, DİZİ'
RTÜK ise konuyla ilgili; 'Bu bir belgesel değil, dizi' açıklamasını yaptı.

Dizinin fragmanlarının ekranda yayımlanmaya başladığı 11 Aralıktan, 6 Ocak akşamına kadar bütün program türlerinde gelen şikayetlerin yüzde 93'ü "Muhteşem Yüzyıl"la ilgili oldu.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Davut Dursun, AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

Dizi yayına girmeden önce ve sonrasında kamuoyunda oluşan tepkinin oldukça "büyük" olduğunu dile getiren Dursun, dizinin tanıtım görüntülerinin yayımlanmaya başladığı 11 Aralıktan itibaren kendilerine çağrı merkezinden ya da web sitelerinden izleyici tepkileri geldiğini belirtti.

Üst kurula 2009 ve 2010 yılında gelen toplam seyirci şikayetlerinin ortalamasının 65-70 bin olduğunu kaydeden Dursun, "Sadece bu program için gelen ve kısa bir süreyi kapsayan şikayetler 74 bin. Bir yıl içerisinde yapılmış olan ortalama şikayeti de aşan bir oranda bu programa yönelik şikayet var. Bunu önemsemek gerekir bu basit bir şey değildir" dedi.

NORMALİN ÖTESİNDE OLAĞANÜSTÜ BİR TEPKİ
Genel olarak şikayetlere bakıldığında bu tarihten itibaren giderek artan bir tepki yoğunluğu olduğuna değinen Dursun, "Şimdiye kadar çok az karşılaştığımız bir durum. 6 Ocak akşamına kadar gelen toplam şikayetin yüzde 93'ü diziyle ilgili. Burada normal tepkinin ötesinde olağanüstü bir tepki var" diye konuştu.

Tepkiyi, toplumun bu konudaki hassasiyeti bakımından önemsemek, ciddiye almak gerektiğini ifade eden Dursun, vatandaşın yanı sıra sivil toplum örgütleri, sendikalar, muhtelif örgütlerin de tepkilerini RTÜK'e ulaştırdığını bildirdi.

ŞİKAYETLER YAYINLANMADAN ÖNCE BAŞLADI
Dursun, dizinin ilk bölümünün 5 Ocakta yayınlandığını ancak şikayetlerin büyük bir bölümünün henüz program yayınlanmadan, tanıtımların dönmeye başladığı 11 Aralıktan itibaren başladığına dikkati çekerek, "Yani seyredilmeden, dizi henüz yayımlanmadan önce bir hassasiyet oluşmuştu" diye konuştu.

Bu dönemde izleyicilerden dizinin durdurulması yönünde talepler geldiğini kaydeden Dursun, RTÜK'ün yayımlanmamış bir programla ilgili tasarrufta bulunma ya da yayınlanan bir programı yayından kaldırma yetkisinin bulunmadığını belirtti.

UZMANLAR ÇALIŞIYOR
Dizinin ilk bölümünün 5 Ocakta yayımlandığını kaydeden Dursun, yayımlanan bir programın RTÜK uzmanlarınca, Üst Kurul kanunun 4. maddesindeki yayın ilkelerine uygun olup olmadığı yönünden denetlendiğini hatırlatarak, "Uzmanlarımız çalışıyorlar. Yayın ihlali olduğu yönünde rapor gelirse, konuyu öncelikli olarak kurul gündemine alırım. Üst Kurul değerlendirir eğer hatalı görürse kendi sistematiği içerisinde müeyyide uygulanır" şeklinde konuştu.

'NETİCEDE BU BİR BELGESEL DEĞİL DİZİ'
Türk toplumunun, tarihteki önemli şahsiyetlerin ve ünlü simaların takdimi konusunda hassasiyeti olduğuna işaret eden Dursun, "Osmanlı padişahlarının başarıları ve onları sahiplenmemiz konusunda bir hassasiyetimiz var. Ona uygun düşmediğini var saydığımız herhangi bir şey gördüğümüzde tepki gösteriyoruz. Unutmamak gerekir, Neticede bu bir belgesel değil, dizi. Burada bir kurgu söz konusudur" değerlendirmesinde bulundu.

Dizinin sonunda "tarihi gerçeklerden hareketle kurgulama yapılmıştır" şeklinde bir ifadenin yer aldığını hatırlatan Dursun, kurgu bile olsa yayıncıların da izleyicinin hassasiyetini gözeterek senaryoyu oluşturmasının önemine değindi.

RTÜK iletişim merkezine ve web sitesine dizi yayına girmeden önce ve sonra gelen şikayetlerden bazıları ise şöyle:

"Muhteşem Yüzyıl isimli dizide gerçeklerle ve tarihle alakası olmayan görüntülere yer verildiği için şikayetçiyim. Dizide, Osmanlı padişahlarının ahlak dışı yalan yanlış görüntüler içinde yer almasından rahatsız oldum ve şikayetçiyim. Lütfen bu dizi yayınlanmasın.

Asıl mesela kadınların yönetimdeki rolü mü yoksa?

Osmanlı Devleti'nin, milletimin tarihinin bir avuç kadının çekişmesinden ibaretmiş gibi gösterilmesini, saygı duyduğum insanların ülkeyi boş verip kadınlara odaklanmış şekilde lanse edilmesini, zalim, gaddar addedilmesini izlemek istemiyorum.

Kanuni Sultan Süleyman'ın kazandığı onca zafer, ordusunun kazandığı onca savaşın elin tersiyle itilip şaibesi bin kat artırılarak aktarılan şahsi ilişkilerini, evet, devlet yönetimini etkilemiş olsa da devletin sırf bundan ibaretmiş gibi gösterilmesinden hoşnutsuzluk duyuyorum.

Benim gibi düşünen onca insanın dikkate alınmasını, gereğinin yapılmasını talep ediyorum. Tarihimizi yalanlayan, atalarımızı ve Osmanlı devletini aşağılayan,
aldatıcı, halkı yanlış bilgilendiren yayın yapılıyor. Lütfen amacına ulaşmadan engellensin."

macdera
08-01-2011, 18:07
madem bu bir dizi dizinin adı da muhteşem yüzyıl olmasın. padişahın adı sultan süleyman olmasın. devletin adı osmanlı olmasın. at kafadan bir devlet at kafadan bir kral sultan ister fuhuş yapsın ister adam assın ister ne yaparsa yapsın. ben de bir dizi yapayım senaristi anlatan ama hayatında gerçek olmayan vir çok şey yazsam hırsızlık yaptığını senaryoya eklesem, hovardalık yaptığını senaryoya eklesem. sonra da desem ki bu belgesel değil ki dizi. o zaman ne diyeceksin sayın senaryocu...

geçmişine taşş atanın geleceğine gülle atarlar
b. vahapzade
zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem
gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
mehmet akif ersoy

ayhan53
08-01-2011, 18:18
bir şey daha hem okulda hem dershanede tüm sosyal öğretmenleri bu diziyi mutlaka izleyin demişler

GaKKoS
08-01-2011, 18:22
bir şey daha hem okulda hem dershanede tüm sosyal öğretmenleri bu diziyi mutlaka izleyin demişler

Abi senin cocukların hocalarida izleyin demişler mı ?

ayhan53
08-01-2011, 18:26
evet demişler oğlan bana dedi baba çarşambaları beraber izleyecek bi dizimiz oldu (malum yaprak dökümüm bitti:) ) öğretmenlerimiz izleyin dedi dedi bende de git işine saat 10 da yatmamak için bahane arıyon galiba dedim valla öğretmenlerimiz izleyin dedi diyince önce ben bi test edeyim diziyi duruma bakacağım:) dedim

ae1
08-01-2011, 18:31
keşke 1940 larda ülkemizde olanlar ile ilgili bir dizi de çekilse seyretsek.

ASPİRİN
08-01-2011, 19:12
Bir millet uyanıyor ...

Son 10 yılda üstelik her geçen yıl artarak devam eden tarih hakkında yazılıp çizilenleri görüyorum da, neleri saklayıp gizlemişler, neleri yalanlamışlar, inkar etmişler ,kötülemişler ...

Dizinin rating alması falan umrumda değil, hatta rating rekorları kırsın istiyorum ,köşe yazarları sürekli tartışsın ki konu ve kamuoyu sürekli canlı tutulsun , peki sonra ???

Kamuoyu / halk ne düşünecek ?

'' Bunlar doğru mu '' diyecek ?

Kamuoyu ilgisi arttıkça otoriteler Osmanlı tarihi hakkında belge sunacak, belge sunacak boru değil , yetmeyecek, mevcut arşivlere başvurulacak, yetmeyecek , açılmayan arşivler açılacak, paylaşılmayan bilgiler gün yüzüne çıkacak ,yetmeyecek , vagon vagon Yunanistana, Bulgaristana hurda kağıt niyetine sattığın yakın tarihinin asılları-kopyaları istenecek-açıklacak, son perde de İngiltereden de belge istenecek , seyreyle o zaman ki gümbürtüyü ...

Bu yukardaki süreç bu dizi ile olmasa başka bir dizi ile veya buna benzer kamuoyu oluşturacak bir olay-tartışma ile ama eninde sonunda inşallah başlayacak ...



Dizi, farkında olsa da olmasa da netice de '[B]'GERÇEKLERİN ÖĞRENİLMESİNE '' hizmet ediyor, edecek !!!

k.ç.k.y
08-01-2011, 19:32
vay be!! ne dizi imiş...:bad:
milletin işi gücü bitmiş...:yes:
diziye sarmış...:yes:
tv deki diziyi bırakın da gerçek hayatta yaşanan yaprak dökümüne bakın:he:

ayhan53
08-01-2011, 21:44
Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatını anlattığı ileri sürülen ve yayımlandığı gün tepkilere sebep olan "Muhteşem Yüzyıl" dizisine en sert eleştiri Osmanlı hanedanı üyelerinden geldi.
İlgili Haberler
'Muhteşem Yüzyıl'a kızan 'torunlardan' karşı dizi

Osmanlılar adına konuşan 2. Abdülhamid'in soyundan gelen Şehzade Kayıhan Osmanoğlu, diziden duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Diyalogların baştan aşağı yanlışlarla dolu olduğunu ve en çok da harem sahnelerinden rahatsızlık duyduklarını söyleyen Osmanoğlu "Ailecek karar aldık, kendi tarihimizi kendimiz çekip yanlışlıklara son vereceğiz. Ecdad torunları olarak bunu Türkiye'ye anlatacağız ve gerçek Osmanlı tarihi ortaya çıkacak." diyor.

Bir radyo programına konuk olan Kayıhan Osmanoğlu, Muhteşem Yüzyıl dizisiyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Muhteşem Yüzyıl'ı izledik. Ancak diziye ve anlatılanlara pek hoş gözle bakamadık." diyen Osmanoğlu, yapımcıların Osmanlı ile ilgili kendilerine danışmamalarını eleştiriyor.

Şehzade, "Diziyi çekenler herkese danıştıklarını iddia ediyorlar ama anlaşılan, bir tek bizim ailemize danışmamışlar. Artık bu durumdan sıkılmaya başladık. Her önüne gelen, üstelik bizlere danışmadan ya dizi ya belgesel ya da film çekiyor." diye konuşuyor.

BORA YAŞAR
08-01-2011, 21:49
Osmanlılar adına konuşan 2. Abdülhamid'in soyundan gelen Şehzade Kayıhan Osmanoğlu, diziden duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Diyalogların baştan aşağı yanlışlarla dolu olduğunu ve en çok da harem sahnelerinden rahatsızlık duyduklarını söyleyen Osmanoğlu "Ailecek karar aldık, kendi tarihimizi kendimiz çekip yanlışlıklara son vereceğiz. Ecdad torunları olarak bunu Türkiye'ye anlatacağız ve gerçek Osmanlı tarihi ortaya çıkacak." diyor.




Buna halk dilinde, "her boyayı boyadın, fıstıki yeşil kaldı" denebilir hani..

Onu da boyayın da seyredelim bakalım.:)

hotas
08-01-2011, 22:03
Tarihine hakaret edilmesine Türkiye'den başka bir yerde izin verilir mi? Bizdeki tarihi ABD'de olsa idi onların yapacağı filim ve diziler nasıl olurdu ? Adamların tarihi bizimkin yanında minyatür tarih ama yaptıkları filmlerde sürekli kendilerini gerçeklerden daha iyi konumda gösterme var. Niçin ? Çünkü bir ülkedeki birlik beraberliği sağlayan , gelecek nesilleri aynı hedefe koşturacak , diğer milletlerin bu ülkeye sempati duymasını sağlayacak doğru şey budur.
Onlar salak bizim senaristler/RTÜK akıllı mı? Burada bir hain plan var ve adım adım üzerinde çalışılıyor. Milleti bir arada tutan en önemli bağlardan birisi olan tarihi de kötüleyelim sonrasında bağlar zayıflasın esas amaçları.

Hem ilgili kanala hem RTÜK'e şikayetler yazdım. Çevremdeki herkese aynısını yapmalarını tavsiye ediyorum. Bu yazıdan sonra AKP'ye de şikayet yazısı göndereceğim. Ltf. Show tv'yi izlemeyin ki ratingleri hızla düşsün. Görsünler bakalım milletin saygı/sevgi duyduğu değerler ile oynayınca ne oluyormuş.

ihvan
08-01-2011, 22:04
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisiyle ilgili, ''endişe ve üzüntü içinde'' olduğunu belirterek, ''Şikayetleri süratle dikkate alacağız ve kanun çerçevesinde gereğini yapacağız'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda RTÜK Yasa Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere başlandı.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''Yandaş medyanın muhalefet milletvekillerinin şeref ve haysiyetiyle oynadığını, yalan haber yayınladığını'' ifade ederek, ''Müstehcen yayın nedir yasada tanımlayın. Hakimin takdir yetkisine bırakmayın. Bir hanımın elini öpmek ya da öpüşmek müstehcen mi?'' diye sordu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Manisa Celal Bayar Üniversitesini ziyarete gittiğini anımsatan Genç, ''Rektörün öğrencilere ne dediğini hep beraber gördük. Daha gençlerin ne söyleyeceği belli değil. Bu dikta rejimi mi? Bülent Bey gidip onu güzel güzel tebrik etti. Demokrasi ve insana değer veren bir zihniyeti taşıyan bakan, o rektör tebrik edebilir mi? Öğrencileri susturmaya çalışıyorsunuz. Ben ODTÜ'ye gittim, 500 öğrenci beni alkışladı. Öğrencilerin sevgisini kazanmak lazım'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da medyanın, seçimlerde yayın yasaklarının başlayacağı saate kadar siyasi parti ve adayların reklamlarını yayınlayabilmesine olanak sağlayan maddeyi eleştirdi.

-''MUHTEŞEM YÜZYIL'' DİZİSİ-

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, tasarının 2. bölümü üzerinde soruları yanıtladı.

Bir televizyon kanalında başlayan ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisiyle ilgili tepkiler olduğunun anımsatılması üzerine Arınç, bunun kamuoyunda da büyük bir yankı bulduğunu söyledi.

''Ben de şahsen endişe ve üzüntü içindeyim'' diyen Arınç, şunları kaydetti:

''Kanuni Sultan Süleyman gibi bütün dünyada ve Osmanlı döneminde büyüklüğü bilinen ve 'Muhteşem Süleyman' olarak tanıtılan bir insanın harem, içki düşkünü, hatta bazı sahnelerinde söylemeye dilim varmayan bir ilişki içerisinde göstermeye matuf... Fragmanlarından böyle anlaşıldığı düşünülebiliyor. Böyle büyük bir masraflarla dizinin çekilmiş olması ve gösterilmeye bir kaç gün önce başlanmış olmasından üzüntü duyuyorum. Ancak RTÜK yayına giren ve yayın sırasında yayın ilkelerine aykırı olduğu itirazıyla, şikayetiyle önüne gelen konular hakkında karar verebilmektedir. Önleyici bir imkanımız bulunmamaktadır. Önleyici imkanımız sadece tasarının 7. maddesinde kabul edilmiş olan milli menfaatler veya bu konudaki olağanüstü günlerde alınması gereken tedbirleri içermektedir. Kamuoyunun tepkilerini dikkate alarak televizyonun bunu kendiliğinden kaldırması belki düşünülebilir. Ancak bu tür yapımların reyting ve kar amacıyla yapıldığını hepimiz bilmekteyiz. Bu diziyi ilginç kılmak için senaryosunda farklı argümanlar kullanılmıştır. Sadece Atatürk ile ilgili hatırasına alenen hakareti suç sayan bir kanun yürürlüktedir. Bunu diğer tarihi şahsiyetler için de geçerli kılmak herhalde mümkün değil.

Ancak gönlümüzden geçen, aklımızdan düşünebildiğimiz, tarihimizin önemli şahsiyetlerini olduğundan başka türlü görerek küçültmeye, aşağılamaya çalışan ne olursa olsun karşılığını bulmalıdır. Diziyle ilgili şikayetleri süratle dikkate alacağımızı ve kanun çerçevesinde gereğini yapacağımızı söyleyebilirim.''Arınç, CHP Tunceli Milletvekili Genç'in bir sorusu üzerine de ''Sayın Genç'in bana yapıldığı iddia edilen suikast ile ilgili merak ve endişesini hayranlıkla karşılıyorum. Bu konu sanıyorum yakın zamanda bir şekilde doğru veya yanlış, olumlu veya olumsuz ortaya çıkar'' dedi.


Arınç, müstehcenliğin tanımının TCK ve Yargıtay içtihatlarında olduğunu ve hukukçu olan Kamer Genç'in bunu daha iyi bileceğini kaydetti.

-''GURUR DUYDUM''-

Genç'in, Manisa Celal Bayar Üniversitesi ziyaretinde, ''rektörünü tavrıyla'' ilgili soru üzerine Arınç, rektörün, kendisinin yanında öğrenci veya öğrenci kisvesiyle hareketi yapmaya çalışan kişilere bir tavır ya da davranış içerisinde bulunmadığını söyledi.

Arınç, ''Onu yorumlamak konusunda ben bir şey söylemeyeceğim. Size ODTÜ'lü öğrencilerin ne kadar sevgi gösterdiklerini gıptayla, imrenerek dinledim. Herkese aynı tavır gösterilmiyor olabilir. Ben sizin öğrenciler tarafında bu şekilde karşılanmanızdan bir milletvekili olarak gurur duydum'' diye konuştu.

Bazı raporlara göre basın özgürlüğü endeksinde Türkiye'nin geride olduğunun söylendiğini belirten Arınç, bunun ne kadar sağlıklı verilere dayandığı konusunda endişeli olduğunu ifade etti.

Arınç, ''Bunu ihtiyatla karşılayalım. Ola ki belli amaçlar doğrultusunda hazırlanmış olabilir'' dedi.




amaç belli-----------dünya da hiç bir milletin sahip olamadığı ulu hakanları karalamak ve muhteşem türk tarihini genç nesillere karalatı- geçmişimizi silip- bizi tarihi olmayan karman çorman abd gibi özerkleştirmek

ihvan
08-01-2011, 22:08
Şunu da eklemek istiyorum Osmanlı İmparatorluğu malesef bir Türk devleti olamamıştır belki de olmak istememiştir.

Abdülhamit'in siyaset anlayışı Türkçülüğe, Türkçülere pek de sıcak olmamıştır. Onun zamanında "Türk’üm demek, Türk’ten söz etmek büyük suçtu". (Esat Kamil Erkut, a.g.y., s.63)

Bunun gibi pekçok bilgi tarihi ve edebi metinlerde mevcuttur.

belgeleriniz yanlış kaynaktan beslenmiş

ingilizlerin yazdığı tarihimizi bize empoze etmek isteyenlere alet olmamak lazım

ingiliz casusun itiraflarını okoyunuz....o kitabı okumamak- büyük kayıptır---o kitabı okumayan- şu anda yaşanan sıkıntıların kaynağını asla bilemez

kitaı okuduğumuzda ,bazı şeyleri daha net kavrarız o zaman

ihvan
08-01-2011, 22:12
Türkiye Neredeyse Bölünecek, Biz 400 Yıl Önce Yaşamış Padişah’ın Özel Hayatını Tartışıyoruz !



geçmişine sahip çıkamayanların- asla bir geleceği olmaz

bugün kanuni ye yapılanlar---50 yıl sonra çanakkale şehitlerimize- sarıkamış şehitlerimize yapılır----------şimdiden önünü kesmek lazım

hiç bir türk büyüğüne kimsenin dil uzatmasına izin vermeyiz

nasıl youtube atamıza hakaret eden yazıları silmedi diye gece gündüz youtube yönetimini ve ulaştırma bakanlığımızı mail bombardımanına tuttu isek

aynı şekilde bunu ceddimizin diğer büyükleri içinde yapacağız


türk töresi- geçmişine sahip çıkar

ancak soyunu bilmeyen haramzadeler - atalarına sahip çıkmaz

çünkü onların atası ceddi- menfaattir

diğer bir husus ise- bu ülkeyi 1000 yıldır bölmeye çalışanlar her seferinde ağır yenilgiye uğradı---bundan sonra ki 5000 yılda aynı yenilgiye uğrayacaklar

mezopotamya- birilerinin vadedilmiş toprakları olması bizi bağlamaz----------biz ancak onlara cehennemi veririz------

bu ülkeyi kimse bölemedi-------------asla da bölemeyecek

toprağın üstündekiler değil- altındakiler buna asla izin vermez


onların hürmetine ve yazdıkları şanlı tarihin hatrına hepimiz yaşıyoruz

bu vatan bizim değil--------bu vatan- uğrunda can verenlerindir------

bu nedenle bölündü kelimelerini dillendirenleri ikaz ederiz----

söylenmesi bile hata bir kelime----------kelime haznemizden çıkaralım o kelimeyi------------

bu ülkede nice gakkoşlar- efeler- dadaşlar- muhacirler- anadolu evlatları var----------bu vatan piyangodan kazanılmadı- öyle tırı vırı muhabbetlerede asla pabuç bırakmaz

bu ülkeyi bölmeye abd nin bile gücü yetmez---bırakın çapultcu barzaniyi- kelle başı apo yu------onlar kimmiş yawww-------7 düvel ceddi bir araya gelse- vuruşmadan- son vatanseverimizin canını almadan- kimse bu topraklarda hüküm süremez


fantazi yapmasın kimse


bölünmek kelismesi- bir vatanseverin telafuz etmemesiz gereken kelimedir

öyle kolay mı bu işler

sırf muhalefeti beslemek için boşuna yaygaraya gerek yok

hakkaride 39 dikiş yedik--------gerekirse- 139 dikiş daha yeriz---devlet baba görev versin yeter


böyle ciddi meseleleri- günlük muhabbetmiş gibi konuşmak bile- birlerine cesaret verir


dikkatli olalım yorum yaparken lütfen


ne bölmesi yawww


kimin gücü yeter bu vatanı bölmeye


türkiye bile kendini bölemez

ihvan
08-01-2011, 22:28
arz-ı mevdud projeleri asla gerçekleşmeyecek

bu millet----ukab sancağının son temsilcisidir ve arz-ı mevdud un taşeronluğunu yapan tüm milletlerin kalbine o sancağı hançer gibi dikecektir


hayret yawww----------kendi tarihimize ve devletimize hakaret eden ve buna muhalif duygu diyen bir topluluğa ilk kez rastadım ve şaşkınlık içerisindeyim

geçmişi sövmek---özgürlük değildir

varsa hata----------kol kırılır , yen içinde kalır--------

ejnebilere kendimizi madara etmeyelim

kendimizle çelişirsek---- nasıl bir vücut olup- ülkemizi saran sırtlanlarla tek bir vücud olarak göğsümü siper edeceğiz


alevi- kürt -türk -sünni- laz- çerkez- muhacir------neysen neysin--------vatan hepimizin---------ata hepimizin---------düşman- hepimizin düşmanı


bunun adı- bu eleştirilerin adı özgürlük değil-------bu özeleştiri değil--------eleştiren- kendini eleştirsin-----------milyonlarca şehit vermiş bir milletiz------klavyenin başında şehitlerimizi incitecek kelimeler kullanmayalım

çok ama çok üzdü beni yazılanlar

benim kanım hakkari de akarken- ceddim için- milletim için- atalarım için- vatanım için- ezanım için aktı-------------ben orada demedim şu bu o--------ben orada vatan dedim-------ata dedim


ama şimdi - hayatımda ilk kez gördüm ki


benim ideallerim- entellerin ağzına sakız olmuş---senaristlerin dizilerine malzeme olmuş



çok üzüldüm çok

BORA YAŞAR
08-01-2011, 22:31
Çok yaşa sen ..

İçime su serptin.

Artık rahat rahat uyuyabiliriz..:)



Bu ne kadar klişe yahu..

Yok mu slogansız dölek lafın?

"Türkiye bile kendini bölemez" lafın ise çerçevelik..:)


Neyse..

Mesnetsiz laf kalabalığı bozar beni..

İyi geceler..

TUNABEN10
09-01-2011, 00:03
belgeleriniz yanlış kaynaktan beslenmiş

ingilizlerin yazdığı tarihimizi bize empoze etmek isteyenlere alet olmamak lazım

ingiliz casusun itiraflarını okoyunuz....o kitabı okumamak- büyük kayıptır---o kitabı okumayan- şu anda yaşanan sıkıntıların kaynağını asla bilemez

kitaı okuduğumuzda ,bazı şeyleri daha net kavrarız o zaman

Sn. ihvan yanlış anlaşılma olmasın, bir arkadaşın Osmanlıların Türkçe'ye karşı yaklaşımını yanlış değerlendirdiğini düşündüğümden dolayı açıklama yapma ihtiyacı hissettim. Daha önce yazmış olduğum gönderilerde düşüncelerimi yazmıştım.




Amacım ne Osmanlıyı ne de Osmanlıdaki harem yapısını değerlendirmek değil...Bunu özellikle bu aralar tarihçilerin değerlendireceğini düşünüyorum. İnsanımız için faydalı bir şeyler yapan dünyaya adımızı duyuran devlet ve ilim adamlarımızı şükranla anmak boynumun borcudur.

İngiliz edebiyatıı ya da İngiliz casundan bahsetmiyorum.

Benim savuduğum:

Türk edebiyatını bir belge olarak size sunuyorum... Belge olarak yedi yüz yıla yakın süren Osmanlı dönemindeki edebiyatımızı gösteriyorum ve bu dönem içinde yazılan eserlerimizde Türk kelimesinin neredeyse geçmediğini dile getiriyorum.



Büyük Selçuklu Devletinde yazışma dili Farsça, medresede eğitim dili ise Arapça idi. Anadolu Selçuklu Devletinde devlet kurumlarında resmi yazışma dili olarak yüz yıl kadar Arapça, yüz yıla yakında Farsça kullanılmıştır.

Osmanlıların kuruluşundan Fatih dönemine kadar medresede bilim dili Osmanlıca iken, daha sonra bunun yerini Arapça almıştır.


Selçuklu ve Osmanlı döneminde bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda şairimiz eserlerinde Türkçenin kullanılmadığı üzüntüsünü ifade etmişlerdir ve Milli Edebiyat Dönemi'ne kadar millet, Türk, Türklük kavramları ne yazık ki olgunlaşmamıştır.

Arapça ve Farsça edebiyatımızda uzun bir dönem ağırlığını hissettirmiştir ve bu yüzden toplumumuz bu dillerin ağırlığı ile yazılan edebi eserlerimizi okumaktan mahrum kalmıştır. Sanatlı ve süslü ağır bir dili olan divan, saray, yüksek zümre edebiyatı adına ne dersek toplumdan uzak bir edebiyatımız oluşmuştur.

Edebiyattan, yazışmalardan bihaber toplumun düşüncelerinin gelişmeyeceği ise tartışılmaz bir gerçektir. Belki de günümüzde yaşadığımız sorunların kaynağını kendi edebiyatını yeterince okuyamayan, gelişmelerden, matbaadan uzak kalan, özel gazetesine çok geç sahip olan toplumumuzun gelişememesine bağlayabiliriz...

Tüm yazdıklarımın kaynağı yedi yüz yıl boyunca yaşayan edebiyatımızda mevcuttur. Edebiyat tarihlere kaynak olur, kaynak arıyorsak edebiyat tarihimize bakmak yeterli olacaktır.

İyi geceler.

ihvan
09-01-2011, 01:19
sayın tunaben 10

osmanlı, içinde onlarca milleti 600 yıl boyunca barındıran bir devlet olmuştur

3 kıtaya hakim bir türk devletidir

bugün abd de nasıl gerçek amerikalı yok, hepsi toplama millet diyorsak, ama tek bir amaçta birleşip- dünya ya meydan okuyorsa

işte bugünkü abd, osmanlının eyalet yönetimini ve milletleri birarada tutma stratejisini kopyalamıştır diyebiliriz

bir çok tarihçiden ve arşivciden duyduk....osmanlının resmi arşiv belgelerini ve idari sistemini en çok inceleyen devlet- abd imiş---------ve dikkat edersek abd nin bir çok eyalet kanununa, osmanlının 400 sene önce yaptığı düzenlemelerden ibarettir...

70 milletin bir arada yaşadığı toplumda, milletler birbirinden etkilenirken- bizde tabi ki onlardan etkilendik

ama bu demek değil di, osmanlı türklüğü yoketti- yahutta türklüğü reddetti...benim size itirazım bu yönde idi-------osmanlı bir türk devleti olmadı dediniz-------ne idi peki- ingiliz devletimiydi-------global olan bir imparatorluk idi-------ama girdiği tüm seferlerde- türkler geliyor diye nam saldı-------hakim oldu tüm milletlere ve onları müttefik etti kendine...


osmanlı kalkıpta- türk olmayanı sürerim demedi--------türkten başkasına yaşamak haram deyipte kimseyi öldürmedi.........osmanlı globaldi--------milletlerin ve devletlerin reisi idi osmanlı

farsca- fransızca-ingilizce- yahutta almanca, şiirler olması- osmanlıyı türklükten beri koymaz

bugün sokağa inince- heryerde ejnebi tabelalar gördüm---------şimdi o dükkan sahiplerine- siz türk değilsiniz mi dicez--------

türklük nedir benim açımdan izah edeyim::::

kendini türk hisseden herkes benim için türktür..........hayır senin genlerinde ve kanında türklük yok demem asla kimseye-------olay zihinde biter-------

bulgarlar ve macarlar ve boşnaklar, cephede , osmanlı için en önde olüme koştular uzun yıllar boyunca---ha keza çerkesler-çeçenler,ve hatta araplar...filistin den gelen yardımları- pakistan dan gelen yardımları unutmadık 1918 lerde,,,,,,,


türk olmak için- illede türk anne babadan doğmak şart değil-----------benim için, türkiye cumhuriyetinin bayrağı altında yaşayan herkes türk tür------asla ötekileştirme yapmam- farklı bir dilde konuşuyor yada farklı bir coğrafyaya- kültüre sahip diye----------

bu topraklarda yaşayan herkes- türkiye cumhuriyetinin yasasına göre yaşayacak ve o yasanın verdiği tüm haklardan faydalanıp- adalet önünde de eşit yargılanacak.....yasayı beğenmeyende, valizini toplayacak ve beğendiği bir ülkeye gidip yaşayacak

gelene kapımız açık---------gidenede güle güle


osmanlıda işte böyle idi-----------her telden her dilden çalardı---------70 milleti barındırıyordu--------ancak hüküm koydu mu, tüm milletler buna uyardı...

balkanlarda ve ortadoğu da adaleti yüzyıllarca böyle sağladı

hatta almanya da bi müze var....osmanlı askeri kıyafetleri sergileniyor----frnsızarın aldığı vergiden bunalan alman imparatoru , padişahımızdan yardım istiyor ve bizi fransızın zulmünden koru diye mektup yazan alman imparatoruna, yeniçeri kıyafeti yollayıp- bunu askerlerine giydir- nehrin kenarında volta atsınlar- fransızlar görünce elbiseyi- daha sana uğramazlar diyor ---alman imparatoruda- ulu osmanlı padişahının elbet vardır bir bildiği diyor ve giydiriyor askerine yeni çeri kıyafeti-----yeni çeri kıyafetini gören fransız askerleri- sandalları ile son sürat uzaklaşıyor o kasabadan ve fransız imparatoruna durumu anlatıp- osmanlı orayada gelmiş diyorlar----fransız imparatoruda- osmanlı ile uğraşamayız- bir daha oradan vergi alınmasın diye emir veriyor...

böyle bir neslin torunlarıyız....


osmanlı türklükten uzaktı , çünkü türkçe şiir yazmazdı---------teziniz bana acımasızca geldi

osmanlıca- çok zengin bir dil idi----------3 dilin birleşmesi idi---------

osmanlıca birçok kelimenin daha türkçe karşılığını bulamadık---------ne kadar zngin olduğunu sanırım tahmin etmişsinizdir--------


söylemek istediğim şu:::


3 kıtaya , eşya piyangosu çekimi ile hakim olunmadı----------demek ki bu adamlar o devrin siyasi ve askeri ve sosyal dehası imiş---------osmanlının parlak döneminde ki bilimadamlarının kitapları- şu anda halen avrupa ve abd de onlarca üniversite kürsisind incelenip- ders kitabı olarak okutuluyor------mikrobu ilk bulan akşemsettin hazretlridir------farabi- harezmi- ali kuşçu- v. v.s------var mı şimdi öyle bilim adamları----------

cüzzam ı bile ibni battani hazretleri buldu asırlar önce- şimdi onada sahip çıkılmış

neyse , mevzu uzun

önce kendi tarihimizi bilelim-------21 yaşında istanbul nasıl fethedilmiş bi anlayalım---------şu anda şu saatte ise 21 yaşında ki gençlerimiz nerde diye kendimize soralım-----


bu ejdadı karalamaya kimsenin hakkı yok

hatalar elbette vardır

ama sadece hatayı konuşanlar, kötü niyet arzedenlerdir ve onlara şüphe ile yaklaşır- yaww bi tanede osmanlının iyi birşeyini yaz derim----------eğer yazamıyorsa, kendisi bu ceddin evladı değildir der ve bir dahada muhattap almam

hatasız kul olmaz---devlet olmaz---------cumhuriyetinde hataları var------hemde çok--------ama eleştirmek fayda sağlamaz----------kol kırılır- yen içinde kalır------bizim türkün devlet töresi bu dur



mevzu film idi--------konu taa nerelere uzandı

ama şunuda ifade edeyim

artık ekonomi dışı topıclerde tek satır yazımı göremezsiniz

bana ters bu topıcler--------yetişme tarzıma ve adabıma aykırı---------ideallerime ve ceddime aykırı----------yaralayan, kızdıran- üzen birçok yazı var;,,,

hatta kendini fetva makamı sanan birileri- oradan buradan ne bulduysa islamı ve osmanlıyı karalayan- doldurmuş gündem başlıklarına...ve bir tanede iyi birşey yazsa- dişimi kırarım.......

cevap vermek anlamsız----tartışmak anlamsız-----------kimse kimseyi değiştiremez,,,,,,,kendi aralarında kurmuşlar konseyi- boyuna kalaylamışlar .....

en iyisimi susmak....fitne çıkmaması, ortamın gerilmemesi için, birileri susmalı, bu birleri her zaman ki gibi- gerçekleri bilenler olacaktır



bu da gündem topıcine son yazım olsun


şu sözümüde asla unutmasın (ankaradan sonrasını yakalım diyen arkadaş), geçmi yazılarını incelediğim şahıs

bu vatanın her milim toprağı bizimdir--------diyarbakırın en ücra küyünde, edirnenin en ücra mezrasında türk bayrağı dalgalanıyor ve dalgalanacak...siz eğer şuraları yakalım- şu etnik köken yokolsun derseniz- kendiniz bu ülkeyi bölmüş olursunuz--------ötekileştirmenin bize bi faydası yok-------türkiye cumhuriyetinin anayasası ve bayrağı- vatanımın her karış toprağında payidardır-----birkaç isyancı ve cahil çapultcunun yaptıklarını- koskoca bi güneydoğu coğrafyasına asla maledilmemeli......parçala ve yoket isimli senrayo ya hizmet eden , gayri vatansever yazıların- milli bütünlüğümüze faydası yoktur...

siyaset ve din üzerine tartışmak yasak diye okudum foruma üye olurken-------bence yönetimin aldığı bu karar- tüm üyelere uygulanmalı

sağlıcakla kalın cümleten

saygılar- sevgiler

BORA YAŞAR
09-01-2011, 09:30
Hem padişahçı, hem İslamcı olursan


BAŞIN beladan kurtulmaz.

Mesela...
Sen tutar, “Padişahlarımız evliya gibi adamlardı” dersin...
Hemen “Kardeş katli” meselesini çıkarırlar karşına.
Hemen “Saltanat” meselesini çıkarırlar karşına.
Padişahların “evliya gibi” adamlar olmadığına dair bin türlü vesika dayarlar gözüne.
Zora düşersin.
Tevil üstüne tevil yapmak zorunda kalırsın.
¡¡¡
Apışıp kalırsın.
Mesela...
Sen tutar, “Padişahlarımıza iftira atılıyor. Onlar içki içmezlerdi. Damlasını ağızlarına koymazlardı” dersin...
Buna karşılık...
“Osmanlı’yı bize ne güzel anlatıyor” diyerek takdis ettiğin İlber hocan çıkar, “Saçmalamayın kardeşim... Padişahlar bal gibi içki içerlerdi. Hem de şarabın âlâsını içerlerdi” der.
Ne diyeceğini bilemez hale gelirsin.
İtiraz etmeye bile mecal bulamazsın.
¡¡¡
Zillete düşersin.
Mesela...
Sen tutar, “Hanedan mensuplarına çok büyük haksızlık yapıldı. Ah padişahlarımızın torunları ah” diye lügat paralarsın...
Sana Hanedan Ailesi’nin Paris’te yaşayan ve Fransızcayı anadilinden daha iyi konuşan son üyelerinden biri, “Benim dedelerim sizler gibi yobaz değildi. Siz kim oluyorsunuz da dedelerime sahip çıkmaya kalkıyorsunuz” diye fırçayı basar.
Mahcup olursunuz.
Verecek cevap bulamazsınız.
Utanırsınız.


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16718325.asp?yazarid=131

BORA YAŞAR
09-01-2011, 09:35
Sultan İkinci Abdülhamid’in dördüncü kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu efendimiz, “Muhteşem Yüzyıl” dizisiyle ilgili olarak şöyle diyor:
“Aile olarak karar aldık, kendi tarihimizi kendimiz çekip yapılan yanlışlıklara bir son vereceğiz”.
Şu yaklaşıma bakar mısınız?
Sanki koca bir devir, bu beyefendinin ailesinin özel tarihi...
Bu durumda Çaldıran Savaşı’ndan söz ettiğimizde bu beyefendi, “Ailemizin komşusu ile arasındaki özel bir mesele... Kurcalamayın” mı diyecek?
Neyse...
Galiba en iyisi saltanatı kaldıranlara dua etmekle yetinmek...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16718325.asp?yazarid=131

sabır_kaldıysa
09-01-2011, 09:38
bir şey daha hem okulda hem dershanede tüm sosyal öğretmenleri bu diziyi mutlaka izleyin demişler

çocuklarımız malesef dünyadan,ülkede olup bitenlerden uzak yetişiyor.bugün Ermenistanda bir ilköğretim öğrencisine örneğin sözde Ermeni soykırımının ne olduğuna dair bir soru sorsak inanıyorum ki söyleyecekleri çok şey vardır.ya bizim çocuklarımıza... bizim çocuklarımıza bir soralım bakalım kaç tanesinden kayda değer bir kaç cümle duyabileceğiz? malesef millet olarak tarihimizi yeteri kadar sahiplenmiyoruz araştırmıyoruz...okumuyoruz... dünyada en az okuyan milletlerden biriyiz malesef.üzülerek söylemeliyim ki dünyada en çok televizyon izleyen millette biziz... dolayısıyla televizyon yayınlarından en çok etkilenmeye açık millette biziz,işte bu yüzden izleyeceğimiz yayınlara çok ama çok dikkat etmeli,seçici davranmalıyız.
Diziye dönecek olursak izleyelim ama araştırarak izleyelim.hiçbir şey bilmeden izlersek,sadece izlediklerimize inanırız ama biraz bilgi sahibi olabilirsek yanlışları doğruları görüp gerektiğinde eleştiride bulunabiliriz veya doğruları takdir edebiliriz.
tarihimizi bilmek tarihimize değer vermek,sadece yaşadığımız çağda değil her çağda bir mecburiyet...herkese hayırlı pazarlar.

BORA YAŞAR
09-01-2011, 10:26
Muhteşem Yüzyıl

Murat Bardakçı

http://www.haberturk.com/yazarlar/589099-muhtesem-yuzyil

................

Kaldı ki, Muhteşem Yüzyıl’ın akademik danışmanlığını klasik dönem Osmanlı Tarihi’nin önde gelen uzmanlarından olan dostum Dr. Erhan Afyoncu yapmıştır, dizide konu edilen tarihî olaylar doğrudur.Senaryo ve sinema tekniği, konuları abartıp olduklarından daha hafif şekilde ortaya koymuş olabilirler ama Muhteşem Yüzyıl bir “belgesel” değil, “dizi”dir ve abartılar, gerçeklerin değişmemesi şartıyla normaldir.


Kanunî Sultan Süleyman dizide kadınlara düşkün bir kişi olarak gösterilmişmiş, harem kadın kaynıyormuş, bu kadınlar birbirleriyle didişiyorlarmış ve bütün bunlar Kanunî gibi mübarek bir zâta uygun görüntüler değilmiş, vesaire, vesaire...
Ayrıntılara girmeden kısaca söyleyeyim: Harem bir hakikattir ve Kanunî’nin hanımlarından bugün sadece üçü bilinmektedir: Mâhidevrân, Hurrem ve Gülfem... Hükümdarın kaydedilmiş çocuklarının sayısı ise, dokuzdur! Hurrem’den altı ve Mâhidevrân’dan bir çocuğu olmuş, Gülfem ise hükümdara evlâd verememiştir. Diğer iki çocuğunun annesi meçhuldür, yani haremdeki cariyelerden biri yahut ikisidir ve daha da önemlisi, Kanunî Sultan Süleyman iki oğlunu, hattâ torunlarını bile idam ettirmiş tek hükümdardır.
Ve en önemlisi: Sözkonusu mesele dinî yahut ilâhî bir konu değil, dünyevî hadiselerin teşkil ettiği “tarihtir”. İyi yahut kötü tarafı ile “bizim” tarihimizdir ve tarih ideoloji ile, inançla yahut saplantı ile değil, Erhan’ın yaptığı gibi belge, kaynak ve kayıt kullanılarak yazılır.

BORA YAŞAR
09-01-2011, 10:42
Bu arada NTV'de konuşan Hürrem Sultan'ın 4. göbekten torunu Roksan Kunter'i de atlamadık. Kızcağızın adı bile 'Atanine'sinden gelme. Çok güzel konuştu. Show TV'de yayınlanan dizi için 'Beğendim, hata yoktu'yu gayet net söyledi. 'Hiçbir yerinde ecdadıma hakaret görmedim'i ilave etmeyi unutmadı.

http://www.aksam.com.tr/roksan-ecdadima-hakaret-yok-658y.html


Torun bile ecdada hakaret görmüyor..

Belki de bilinçsiz bir torundur.:clown:

TUNABEN10
09-01-2011, 10:57
sayın tunaben 10

osmanlı, içinde onlarca milleti 600 yıl boyunca barındıran bir devlet olmuştur

3 kıtaya hakim bir türk devletidir




Değerli ihvan, benim dile getirmediğim hususlar hakkında bana cevap yazmışsınız, yazmış olduğunuz konularda fikrimi dile getirmedim. Başlığa genel cevabınız varsa bunu farklı iletilerde yazmanız gerekirdi ki yanlış anlaşılmalara sebep olmasın..

"osmanlı türklükten uzaktı , çünkü türkçe şiir yazmazdı--" Bunu ifade ettiğim bir cümlem olmadı. Türkçe şiir yazmazdı ne demek efendim? Asla bunu yazmadım.

"benim size itirazım bu yönde idi-------osmanlı bir türk devleti olmadı dediniz" Bu yazdıklarınızı söylemedim." olmadı ve olamadı" kelimelerindeki anlam farkını, masumane olarak, dikkatinizden kaçmış olduğunu düşünüyorum. Elinde olmadan yapamamaktan bahsediyorum…Osmanlı’nın etnik yapısı Türklüğü ön plana çıkaracak durumda değildir.

Hassas konularda kullandığım sözcüklerin ne anlama gelebileceğini iyi bilirim ve kullandığım kipleri özenle seçerim.

Aslında yazdıklarınızla dil konusunda benim düşüncelerimi desteklemişsiniz, üç kıtaya, yetmiş millete egemen olan Osmanlı'nın farklı dillerin etkisi altına gireceğini söylemişsiniz zaten, bunu düşünemeyen zaten buralarda yazı yazmasın. Ben de bunu söylüyorum, koca imparatorlukta milliyet kavramını öne çıkarmak Osmanlının yapısına uymamaktadır. Ümmetçilik anlayışıyla birlikte Türkçe belirli dönemlerde hem edebiyat hem de eğitim alanında geri planda kalmıştır.

Milli Edebiyat döneminden sonra Türkçe’ye özen gösterilmiş, bir dilin milli kimliği koruyabileceği düşüncesiyle eserler verilmeye başlanmıştır, Osmanlı’nın son dönem içinde bulunduğu zor şartlarda bazı siyaset akımları ortaya çıkmıştır. Türkçülük düşüncesi de bunlardan biridir. Bu düşünce ise Osmanlı Devleti tarafından benimsenmemiştir, bunun sebebi sizin de söylediğiniz gibi Osmanlı’nın içinde bulunduğu farklı etnik yapısını koruyabilme düşüncesidir.

Önceki iletilerime bakarsanız benzer konulardaki fikirlerimi görebilirsiniz. Türklüğü veya Türkçemizi kimsenin geri palanda bırakmaya gücü yetmemiştir, Anadolu güzel dilimiz sayesinde Türkleşmiştir; dilimize sahip çıkabildiğimiz oranda milli kimliğimizi koruyabileceğimiz de aşikardır...

Yazılanlar başlık dışı bir konuya dönüştü, yukarıdaki iletilerimde konuyla ilgili düşüncelerim var, tekrar yazmaya ihtiyaç duymuyorum.

Amacım fikir alış verişinde bulunmaktı; konuşabilen insanların birbirinden öğreneceği çok şey olduğunu düşünüyorum.

Hoş kalınız.

TUNABEN10
09-01-2011, 11:05
Muhteşem Yüzyıl

Murat Bardakçı

http://www.haberturk.com/yazarlar/589099-muhtesem-yuzyil

................


Ayrıntılara girmeden kısaca söyleyeyim: Harem bir hakikattir ve Kanunî’nin hanımlarından bugün sadece üçü bilinmektedir: Mâhidevrân, Hurrem ve Gülfem... Hükümdarın kaydedilmiş çocuklarının sayısı ise, dokuzdur! Hurrem’den altı ve Mâhidevrân’dan bir çocuğu olmuş, Gülfem ise hükümdara evlâd verememiştir. Diğer iki çocuğunun annesi meçhuldür, yani haremdeki cariyelerden biri yahut ikisidir ve daha da önemlisi, Kanunî Sultan Süleyman iki oğlunu, hattâ torunlarını bile idam ettirmiş tek hükümdardır.
Ve en önemlisi: Sözkonusu mesele dinî yahut ilâhî bir konu değil, dünyevî hadiselerin teşkil ettiği “tarihtir”. İyi yahut kötü tarafı ile “bizim” tarihimizdir ve tarih ideoloji ile, inançla yahut saplantı ile değil, Erhan’ın yaptığı gibi belge, kaynak ve kayıt kullanılarak yazılır.


Bir bilim adamı gözüyle değerlendirme okumak güzeldi...

Karatay
09-01-2011, 11:14
"Süleyman'ın tırnağı olamazsınız!

Teke Tek Özel’in geçmiş programlarında “Padişahlar içki içer miydi?” sorusuna yanıt vermiştik.
“Evet kardeşim. Padişahlar arasında içki içenler vardır. Hem de çoğunluktadır. İçmeyen padişah sayısı daha azdır” demiştik.
Sen misin diyen. Olmadık hakaret, olmadık küfür yedik.
“Padişahlar içmezdi” diye bağırmaya başladılar.
Kanıt sunduk. Sundukça küfürlerin dozu arttı.
Önceki akşam Prof. İlber Ortaylı konuğumuzdu.
Aynı soruyu “Muhteşem Yüzyıl” dizisinden bahsettiğimiz sırada bazı izleyiciler yönelttiler.
İlber Hoca açıkça anlattı:
“Evet, padişahlar içerdi.”
Ben de sordum, “Ne içerdi?” diye.
“Şarap içerdi. Hem de âlâsını içerdi. Adalardan gelen şarapları içerdi” dedi.
Rakı falan değil, doğrudan şarap içtiklerini anlattı. Sarayın satın alma listelerinden örneklerle anlattı.
Murat Bardakçı ise bazı padişahların şiirlerini okudu ve burada şarap içmekten bahsettikleri pasajları özellikle vurguladı.
Biz bunu dedik ama Eğitim-Bir- Sen dün bir açıklama yaparak Kanuni Sultan Süleyman’ın içki içmediğini, bunun bir karalama kampanyası, bizi kültürümüzden koparma çabası olduğunu iddia edip suç duyurusunda bulundu.
Bakın beyler, Kanuni içerdi.
Hem de şahane içerdi.
Adam gibi içerdi.
Ama bu millete yaptığı katkı, bu milleti bir “cihan devleti”nin halkı haline getirdi.
Acaba bu sendikanın ve benzeri düşünce sahiplerinin bu memlekete yaptıkları fayda ne?
Süleyman’ın kestiği tırnağı kadar var mı?"

Fatih Altaylı' nın yazısından bir alıntı..

http://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli/589315-verilmedi-sinirlandi

GaKKoS
09-01-2011, 11:25
Sayın Murat BARDAKÇI'nın yazısını okudum ve çok güzel yazmış aslında böyle profesörlerimiz durumu ne güzel özetliyor ama ben hala harem olaylarının keske bir kaç bölüm sonra anlatılsaydı diyorum :D

2. Bölüm fragman yayımlanmış birazdan paylaşacağım

BORA YAŞAR
09-01-2011, 11:29
Film falan bahane..

Her zaman olduğu gibi Muhteşem Yüzyıl dizisini üzerinde de, hemen her konu üzerinde olduğu gibi, siyaseten farklı düşünen iki ana grup, temeldeki farklılıktan feyz alarak tartışmakta..

Bu iki dünya görüşünün hemen herşeyi farklı..

Yemesi içmesi..

Yatması kalkması..

Giyinmesi soyunması..

Aile hayatı..

Okuduğu, seyrettiği..

Öncelikleri, sondalıkları..

vs vs


FARKLI..

Hatta taban tabana zıt..

Mesele burada..

Birinin ak dediği diğeri için KARA!


Konular geçici ve bahane..

Asıl sorun burada..

Bunun düzelmesi ise olanaksız..

İsterseniz Muhteşem Yüzyılı kaldırıp yerine Saidi Kürdi ile ilgili filmi koyalım..

Göreceksiniz ki burada tartışanlar yine ayrı iki grup oluşturacaklar.

O film lehinde konuşanlarla bu filmin aleyhine konuşanların aynı olduğunu herkes görecek..Ya da tam tersi..

Olayın özü budur..

Cumhuriyetçiler, ulusalcılar, Atatürkün getirdiği devrim ve ilkelerden yana olanlar, sosyalistler vbg bir yanda, muhafazakarlar, dinciler, milli görüşçüler, AKP liler vbg diğer yanda..

Konular değişecek..

Bu gerçek kolay kolay değişmeyecek..

GaKKoS
09-01-2011, 11:34
http://www.youtube.com/watch?v=6sMw9MNq8vQ&feature=player_detailpage

GaKKoS
09-01-2011, 11:39
Kılıçdaroğlu'ndan dizi açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu televizyon dizileriyle ilgili tepkileri değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu Kuşadası’nda gazetecilerin sorularını cevapladı. Kılıçdaroğlu bir gazetecinin, “Hükümet kanadında bazı bakanların bazı televizyon dizilerinin yayından kaldırılması yönündeki görüşleri hakkında ne düşünüyorsunuz” şeklindeki sorusunu şöyle cevapladı:

"Belli çevrelerin yaptıkları şikayetler var. Dizileri beğenir beğenmeyiz. Ama sonuçta bunların senaristleri vardır. Sonuçta bunlar televizyonlarda gösteriliyor. Bir kısmına biz de kızabiliriz. Bir kısmına AKP kızabilir. Bir kısmına toplumun belli çevreleri kızabilir.

Ama sonuçta bizim ülkemizde demokrasi var, hukuk var. Hakaret içermediği sürece her türlü düşünceye bizim saygı göstermemiz gerekir. Yasakçı anlayışla yola çıkmak doğru değildir. Hele hele ‘Biz yasaklarla mücadele edeceğiz’ diye iktidar olduktan sonra yasakları toplumun gündemine getirmenin hiçbir mantığı yoktur.

Sayın Başbakan’ın bazı televizyon kanallarını beğenmediği programlar dolayısıyla kapatmasını da bir yasakçı anlayışın ürünü olduğunun düşünüyorum."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16719764.asp?gid=373

PETRO
09-01-2011, 12:56
Kanuni

YILMAZ ÖZDİL

Hukuk hakkında ahkâm kesmek için, hukuktan önce aritmetikten bahsetmek gerekiyor sanırım.

Ortalama insan, ortalama hızla okuduğunda, okuduğunun yüzde 60’ı aklında kalır...Anlamayı, akılda tutmayı boşverip, sadece okursa, dakikada 120 kelime okur.

1 milyon
346 bin 857
1 milyon 346 bin 858
1 milyon 346 bin 859 gibi, kelime okumak yerine, çok haneli sayı saymaya başladığında,hızı yarı yarıya azalır... Dakikada ortalama 60’a düşer.

Yani?

Yargıtay’da bekleyen 1 milyon 800 bin dosya var. Bırak içini açıp okumayı, o dosyaları tektek saymaya kalksan bile, günde 8 saatten, hafta sonu tatilleri hariç...
3 ay tutuyor!

Çünkü...
10 kişiden 1’i mahkemelik.

Türkiye’de herkes birbirini “Seni mahkemelerde sürüm sürüm süründüreceğim” diye tehdit ediyor... Sonra herkes merak ediyor, bu mahkemelerde niye bu kadar davabirikiyor?

Memleketi satıyorlar, gıkın çıkmıyor, tarlana alt tarafı inek giriyor, bütün köye davaaçıyorsun emmioğlu!

Bayramda herkes birbirinin elini öpüyor, kucaklaşıyor, baba bi ölüyor, iki tane kıytırık halıiçin bütün sülale mahkemelik...
Ev mev kaldıysa, miras davası, kan davasına dönüyor.

“Bunak bu” diye anasını dava eden evlat mı ararsın, “Üç aylığımı çaldı” diye evladına davaaçan baba mı... Kayınçoyla kaçan yenge, baldızı düdükleyen enişte, gerdekten önce takılarla araziye uyan gelin, karanlıktı fark etmedim ayaklarıyla kayınvalideye takandamat meselesine hiç girmeyeyim... “Aile” ansiklopedisi yazmaya kalksan, 700 bin ciltçıkar Yargıtay’dan.

Klima aldım soğutmuyor, Yargıtay’a... Soba aldım ısıtmıyor, Yargıtay’a... Vay efendim tampon çizildi, doooğru Yargıtay’a... Sanırsın kaportacıdır Hasan Gerçeker.

Kalorifer az yandı çok yandı dalgasına, bütün apartman birbirini dava ediyor. Şahitlikyapan kapıcıyı işten attılar, Yargıtay’a gitti. Geçenlerde apartman yöneticisi komşuları vurdu mesela, ölenler mezarlık, kalanlar Yargıtay’lık...

Borcunu ödemedi bu adi herif, Yargıtay’a... Ödedim ben o ********e, Yargıtay’a.

Banka kredi kartı veriyor, herkes alıyor, kredi kartı için üç lira kesiliyor, bütün mudiler bankaya dava açıyor, banka bütün mudilere dava açıyor, hadi bakalım Yargıtay’a.

Adam çocuk peydahlıyor kadından, sonra salağa yatıyor, matizdim hatırlamıyorum diyor, çocuğun babasının kim olduğunu Yargıtay’a soruyorlar. Nafaka desen, kafadanYargıtay’a.

Bu memlekette, erkekken kadın olmak için cihazı kestirmen bile yetmiyor abi...Kestirmeden önce dava açıp, kazanman gerekiyor. Kazandın kazandın... Kazanamadın, Yargıtay’a intikal ediyor. Yok eğer, dava açmadan kestirdiysen, bu sefer dava açıp “delil”igöstermen gerekiyor. “Delil”i sakladın sakladın... Saklamadın, Yargıtay’a intikal ediyor.Yok eğer, kadınken erkek olmak istiyorsan, zaten Yargıtay’a intikal ediyor.

Beş kişinin gırtlağını kesip “Bi saniye izah edeyim hâkim bey” diyen adamı biliyorum ben... Katil bu kadar yüzsüz olunca, izah bi saniye sürüyor ama, dava 20 sene!

Bakın, 188 kişiyi domuz bağıyla katledip, oturma odasına gömenlerin avukatı televizyonaçıktı, “Velev ki, suçlu bile olsalar, mağdurdurlar” dedi. Bu pişkinlikle dava biter miarkadaş...

İşadamına dava açıyorlar, 78 milyar dolarlık... Hâkim alıyor, ayda 2 bin lira maaş... Hâkimin psikolojini düzeltip dosyaya hâkim olması zaten 6 ay sürüyor.

Gak dedi, hakaret davası, guk dedi, manevi tazminat davası.
İmam-cemaat misali... Bu ahalinin başbakanı, dünyanın en çok dava açan başbakanı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milli Kütüphanesi’nde sadece 1 milyon 200 bin kitap var, en kalını bin sayfa... Yargıtay’da 1 milyon 800 bin dosya var; bazıları 55 bin sayfa!

Uzatmayayım.
Beş dakka durun da...
Yargıtay nefes alsın birader.

NOT:
Diyebilirsiniz ki, başlıktaki “Kanuni” yazının içinde yok... Başlığa “kanun” yazsam,dangozlar okumaz. Belki Muhteşem Süleyman’ı yazdığımı sanıp, okurlar diye öyle yazdım.Allah bilir, tüketiciyi kandırıyor diye bi dava da bana patlatırlar şimdi.

:he: :he: :he:

BORA YAŞAR
09-01-2011, 18:17
Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanlığına bağlı bir grup, özel bir kanalda yayımlanan "Muhteşem Yüzyıl" adlı diziyi, dönemi sanal bir gerçeklikle yansıttığı gerekçesi ile protesto etti.

Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanlığı üyesi bir grup, Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Süleymaniye Camisi bahçesindeki türbesi önünde toplanarak bir süre tekbir getirdi.

http://haber.gazetevatan.com/dizi-setini-aratmadilar/351735/1/Manset

Diziyi protesto için tekbir getireceksin..

Ne alaka..

Korkutma amaçlı bir yaklaşım..

Yaradanın adını, bir kesimin dünyevi tercihlerine sokmak, günah değil midir?

GaKKoS
09-01-2011, 19:32
MUHTEŞEM YÜZYIL'A PROTESTO

Taner YENER/İSTANBUL,(DHA) 9 Ocak 2011
Muhteşem Yüzyıl'a protesto
MUHTEŞEM Yüzyıl adlı dizinin yayınlanmasını protesto eden bir grup D-100 karayolunu trafiğe kapattı.

MUHTEŞEM YÜZYIL'A PROTESTO

SAADET Partisi ve Anadolu Gençlik Derneği üyesi bir grup, geçtiğimiz çarşamba günü Show TV ekranlarında yayına giren "Muhteşem Yüzyıl" adlı diziyi düzenledikleri yürüyüş ve basın açıklamasıyla prostesto ettiler. Mehteran eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte bazı göstericiler, tarihi gerçekleri yansıtmadığını öne sürdükleri dizinin yol üzerinde gördükleri bilboard ve reklam panolarınındaki afişlerini yırtarak yumurta attılar.

BİLBOARD VE REKLAM PANOLARINA SALDIRDILAR

Levent Metro durağında saat 13.00 sıralarında toplanan Saadet Partisi ve Anadolu Gençlik Derneği üyesi yaklaşık 200 kişilik grup, protestoya İstanbul Mehteran takımının marşları eşliğinde başladılar. Göstericiler, sık sık tekbir getirerek "Hükümet uyuma tarihine sahip çık","Osmanlı’ya uzanan eller kırılsın" sloganları attı. Grup ayrıca "RTÜK uyuma, rezalete son ver","Davamız kuru bir cihangirlik davası değildir, davamız bilakis İslam davasıdır", "Bizansın çocukları, Osmanlı’dan rahatsız", "Ya sev ya sövme", "Kanunlar Kanuni’yi koruyamadı" şeklinde dövizler açtı. Grup daha sonra mehteran takımının marşları ve sloganlar eşliğinde Show TV binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında bazı göstericiler, yol üzerinde gördükleri dizinin bilboard ve reklam panolarınındaki afişlerini yırtarak yumurta attılar. Göstericiler bazı partililer tarafından sakinleştirildi.

KANUNİ’NİN TEMSİLİ FERMANI OKUNDU

ShowTV binasının önüne gelen gösteriler yanlarında getirdikleri yumurtaları binaya atarak "Show TV şaşırma sabrımızı taşırma", "Show TV diziyi yayından kaldır" şeklinde sloganlar attı. Bu orada özellikle Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı çok sayıda polis bina içinde ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alarak grubun yaklaşmasına izin vermedi. Kanalın karşısındaki parkta basın açıklaması öncesinde tellal kıyafetli bir kişi Kanuni’nin temsili ‘fermanı’nı okuyarak kanalı protesto etti. Grup adına basın açıklamasını Saadet Partisi İl Gençlik Kolları Başkanı İsmail Acar okudu. Dizinin tarihi gerçekleri çarpıtıtığını, ecdadın kemiklerini sızlattığını, rezaletler içerdiğini, büyük öfke ve tepkiye neden olduğunu belirterek diziyi, yayıncı ve yapımcı kuruluşu protesto etmek amacıyla toplandıklarını ifade etti.

ŞANLI TARİHİMİZ AŞAĞILANMAKTADIR

Yayına giren bu dizi ile ekran kirliliğinin üzerine, bir de, tarihi çarpıtma ve karalama boyutu eklendiğini belirten Açar, "Osmanlı devletinin en önemli padişahlarından biri olan Kanuni Sultan Süleyman’ı konu alan dizi, Osmanlı tarihiyle alakası olmayan, baştan sona uydurma olaylarla ve ilmi dayanağı olmayan, tarihi gerçeklerle bağdaşmayan, hayal mahsulü kurgusal, fantastik öykülerle seyircinin karşısına çıkıyor. Bu dizideki üzerine giydirilen imajla, cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman ve onun şahsında tüm Osmanlı padişahları, devlet adamları, toplum nezdinde itibarsızlaştırılmakta, şanlı tarihimiz aşağılanmakta ve toplumumuz geçmişine, tarihine yabancılaştırılmaktadır." dedi.

KİRLİ EKRAN İSTEMİYORUZ

TV ekranlarının aşırı derecede kirlendiğini söyleyen Acar, "Bu kirlenmişlik, gençliğimizi, dolayısıyla milletimizin ve ülkemizin geleceğini tehdit etmektedir. Bu yayınların bir kısmı, planlı olarak yapılırken, bir kısmı da reyting ve ticari kaygılarla yapılmakta, ancak millete verdiği zarar hesaba katılmamaktadır. Sağcısı solcusuyla, milliyetçisi ve muhafazakarıyla tüm halkımız TV yayınlarından muzdariptir. Televizyon kanalları kendilerine çeki düzen verinceye kadar, halkımızı, bu tür yayınlar yapan TV’leri izlemeyerek tepki göstermeye davet ediyoruz. Kirli ekran istemiyoruz." dedi.

KAMPANYALAR BAŞLATACAĞIZ

Basın açıklamasını Mehmet Akif Ersoy’un bir şiiriyle bitiren Acar, "Halkımızı başta cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, ilgili bakanlıklar, Radyo Televizyon Üst Kurulu ve diğer tüm ilgili kuruluşlara şikayetlerini telefon, faks ve e-posta yoluyla iletmeye davet ediyoruz. Eğer h?l? bu yanlıştan dönülmezse, kanalın seyredilmemesi için kampanyalar başlatacağız." dedi. Basın açıklamasının ardından sona eren eylemin sonunda bazı göstericiler yine kanalın bulunduğu binaya fırlattılar. Bu sırada polislerle bazı göstericiler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16720939.asp?gid=373

adviser
09-01-2011, 21:02
"Süleyman'ın tırnağı olamazsınız!

Teke Tek Özel’in geçmiş programlarında “Padişahlar içki içer miydi?” sorusuna yanıt vermiştik.
“Evet kardeşim. Padişahlar arasında içki içenler vardır. Hem de çoğunluktadır. İçmeyen padişah sayısı daha azdır” demiştik.
Sen misin diyen. Olmadık hakaret, olmadık küfür yedik.
“Padişahlar içmezdi” diye bağırmaya başladılar.
Kanıt sunduk. Sundukça küfürlerin dozu arttı.
Önceki akşam Prof. İlber Ortaylı konuğumuzdu.
Aynı soruyu “Muhteşem Yüzyıl” dizisinden bahsettiğimiz sırada bazı izleyiciler yönelttiler.
İlber Hoca açıkça anlattı:
“Evet, padişahlar içerdi.”
Ben de sordum, “Ne içerdi?” diye.
“Şarap içerdi. Hem de âlâsını içerdi. Adalardan gelen şarapları içerdi” dedi.
Rakı falan değil, doğrudan şarap içtiklerini anlattı. Sarayın satın alma listelerinden örneklerle anlattı.
Murat Bardakçı ise bazı padişahların şiirlerini okudu ve burada şarap içmekten bahsettikleri pasajları özellikle vurguladı.
Biz bunu dedik ama Eğitim-Bir- Sen dün bir açıklama yaparak Kanuni Sultan Süleyman’ın içki içmediğini, bunun bir karalama kampanyası, bizi kültürümüzden koparma çabası olduğunu iddia edip suç duyurusunda bulundu.
Bakın beyler, Kanuni içerdi.
Hem de şahane içerdi.
Adam gibi içerdi.
Ama bu millete yaptığı katkı, bu milleti bir “cihan devleti”nin halkı haline getirdi.
Acaba bu sendikanın ve benzeri düşünce sahiplerinin bu memlekete yaptıkları fayda ne?
Süleyman’ın kestiği tırnağı kadar var mı?"

Fatih Altaylı' nın yazısından bir alıntı..

http://www.haberturk.com/yazarlar/fatih-altayli/589315-verilmedi-sinirlandi


Türkler, Müslüman olur olmaz, İslâm'a aykırı tüm alışkanlıklarından hızla kurtuldular. İlk Müslüman Türk Devleti sayılan Karahanlılar devrinde (Onuncu Yüzyıl) kaleme alınan Kutadgu Bilig’de şöyle deniyor: “Bey içki içmemeli, fesatlık yapmamalıdır; bu iki hareket yüzünden, sonunda ikbâl elden gider. Dünya beyleri şarabın tadına ulaşırlarsa, memleketin ve halkın bundan çekeceği zahmet çok acı olur. Bey içki içer ve oyunla vakit geçirirse, memleket işini düşünmeğe ne zaman, ne fırsat kalır.”

öte yandan, Osmanlı hukukçuları, içki hakkında İslâm hukukçularının görüşlerini aynen benimsemişler, başta şarap (hamr) olmak üzere, sarhoşluk veren her türlü nesnenin her ölçüsünü haram (dinen yasak sayılan fiil) saymışlardır. Bu hüküm padişahları da bağlar. (Araştırmalar, Osmanlı Devleti’nin son on yılına kadar bu tatbikatın devam ettiğini göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti’nin son yıllarında kabul edilen “Men’-i Müskirât Kanunu”, içki içenlere verilen cezaları, alternatifli olarak düzenlemiş ve bunlardan birini de “hadd-i şer’î” olarak zikretmiştir. Bu kanun, devletin içinde ve dışında çok büyük tartışmalara yol açmıştır).

Bu fermanlardan biri de, içki içtiği iddia edilen padişahlarımızdan, Fatih’in oğlu Sultan İkinci Bayezid’e (Veli Bayezid) aittir. Sancakbeyine kısaca şöyle diyor:

“Sancağınıza bağlı şehir, kasaba ve köylerde, düğünlerde, toplantılarda ve benzeri yerlerde açıkça şarap içildiği, çeşitli sarhoş edici içkiler kullanıldığı, her türlü rezalet ve sefâhetin irtikâb edildiği, ayrıca İslâm'ın şe’âirine ri'âyet edilmeyerek fâsıkların bu gibi gayr-i meşrû fiillerinden, bütün Müslümanların ve özellikle de âlimlerin ve sâlihlerin rahatsız olduğu dergâhımıza arz olunmuştur… Emrim size ulaşınca, bu konuda tam ihtimam gösteresuz… Bundan sonra hiçbir yerde, fâsıklar toplanub açıkça günâh işleyemeyeler ve İslâm'ın şe’airine gereği gibi riâyet edeler...”

İnsaf edilsin: Padişahlar, bazı insanı zaaflarla, yasakları çiğnemek isteseler bile Osmanlı uleması buna izin verir mi? Eğer ulemanın buna mecbur olduğunu sanıyorsanız, Osmanlı âlimlerinin ve kadılarının kudreti hakkında bir fikriniz yok demektir. Yıldırım Bayezid döneminden, Osmanlı ulemasının yeki ve kudretine ilişkin tek örnek zikredeceğim…

Emir Sultan lâkabıyla meşhur Es-Seyyid Şemsüddin Mehmed bin Aliyyül Buhari’nin (Emir Sultân) Bursa Kadısı olduğu günlerde, Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’in mahkemede şahitlik etmesi icap etmiş. Ancak Padişah, Emir Sultan’ın sert tepkisiyle karşılaşmış:

“Terk-i cemaat eyledüğün şuyu’ bulmağılen, şahadetün caiz değildür."

Yani, “Namazlarını cemaatle kılmadığın söylendiğinden şahitliğini kabul etmiyorum.”

Padişah, boynu bükük bir vaziyette mahkemeden çıkmış ve tarihi kayıtlara göre, sarayının avlusuna hemen bir cami inşa etmiş ve namazlarını bu camide cemaatle kılmaya başlamış.

özetle demek istediğim şudur: Kılı kırk yaran Osmanlı uleması (âlimleri) tarafından böylesine aşırı bir hassasiyet ve dikkatle denetlenen padişahların, dinin en ağır yasağını çiğneyip içki içmeyi alışkanlık haline getirmeleri mümkün olabilir mi?

Bu arada, Fatih Sultan Mehmed’i gül koklarken (gül Peygamber Efendimiz’in simgesidir) gösteren meşhur minyatürü değiştirip, Fatih’in gül tutan eline armut tutuşturan ve bunu armut votkasına etiket yapan hamakat karşısında ise ne diyeceğimi bilemiyorum. Toplumsal değerlerimize hakaret etmenin bu kadar ucuz zannedenleri hizaya getirmek üzere savcılarımızı göreve çağırıyorum. Konuya ilişkin haberi 09.06.2007 tarihli Hürriyet’de bulabilirler...

Yavuz Bahadıroğlu'ndan bir alıntı: http://www.frmtr.com/guncel/1424319-padisahlar-icki-icer-miydi-yavuz-bahadiroglu.html

adviser
09-01-2011, 21:11
Günlük hayatı neredeyse saniyesi saniyesine malum bulunan Sultan Hamid"in içki, hatta rom içtiği bilinmiyor. Ama dinî hassasiyetinde hemen herkes müttefik. Zevcesi Behice Kadınefendi, padişahın helâdan çıkıp banyoya gidene kadar abdestsiz yere basmamak için teyemmüm edecek derecede dindar olduğunu söylemiştir. İttihatçılar, II. Meşrutiyet"i müteakip, Sultan Hamid"i halkın gözünden düşürmek için neler söylemediler. . Abdullah Cevdet, "Sultan Hamid hakkında yüz yalan uydurdum. Bazısına kendim de inandım" demekten kendisini alamamıştır.

Nevzuhur tarihçinin kaynağına göre, "Fatih Sultan Mehmed Han ve Sultan Bayezid-i Veli, komutanları ve vezirleriyle arada sırada ıyş ü nûş ederlerdi. Hatta Bayezid-i Veli, Sadrazam Gedik Ahmed Paşa"yı ışret sırasında katletmişti". Yazar ıyş ü nûş kelimesini içki âlemi; ışret kelimesini de içki diye tercüme etmiş. Sultan IV. Murad"ın şeyhülislâmı Zekeriyazâde Yahya Efendi"nin "Mescidde riyâmişler etsin ko riyayı/Meyhaneye gel kim ne riya var ne mürai" beytini yazarak "Eee, şimdi bu şiiri nasıl değerlendireceğ iz?" diyor. Divan edebiyatından ve tasavvuftan biraz anlayan, bunu değerlendirmekte zorluk çekmez. Şair ve tarihçilerin kullandığı ıyş ve ışret, sâki ve bâde gibi kelimeleri şahid gösterip de bu hükmü vermek tamamen hatâlıdır. Divan şiirinde meyhane tekkeyi; sâki sevgiliyi ve şeyhi; bâde ve şarap ise ilahî aşkı sembolize eder.

Iyş, yaşamak; ışret, eğlence ve cümbüş demektir. İkisi de arapçadır. Eğlenmek illâ içki içmekle mi olur? Eşi dostuyla dinin izin verdiği şekilde eğlenmek yasak değil ki. Buna da ıyş ü ışret deniyor. Nûş, farsça içmek demek. Su için de kullanılır, şerbet için de. Dôlu eski türkçede içine su karıştırılan su dışındaki içecekleri anlatır. Ayrana da dôlu denirdi. Hatta Bursa"da askere ayran yapıp verdiği için Dôlu baba diye bilinen bir evliyânın kabri vardır. Sâki yalnızca içki dolduran değil, su veren kimse için de kullanılır. Zaten sâki, arapça sulayan demektir. Arapçada da "şarap" şürb edilen, yani içilen şey demektir. Şerbet, çorba, meşrubat, şurup gibi kelimeler hep aynı köktendir. Kur"an-ı kerimde içilmesi yasak olan hamr"dır. Fermantasyona uğramış içki demektir. Biz bugün buna şarap diyoruz. Ama eski metinlerde "şarap" içilecek her şey için kullanılır. Lisanını ve kelimelerini bilmeden bir devir hakkında rastgele hüküm vermek ne kadar hatâlı!

Üstelik İslamiyette üzüm ve hurmadan yapılan şarap ve bundan elde edilen alkol kesinlikle haram olan bir içkidir. Bunun dışında bazı alkollü içkiler vardır ki kimi âlimler bunların ilaç ve ihtiyaç için sarhoş etmeyecek mikdarını içmeye cevaz vermiştir. Rom da bu kabildendir. O halde neyin ne için içildiğini bilmeden ahkâm kesmemek lâzım.

Peki bu iddiaların maksadı ne olabilir? Muhtemelen muhafazakâr çevrelere mesaj verilmek isteniyor. Nasıl bir mesaj? İki ihtimal var: Birincisi, "Sizin çok övdüğünüz Osmanlı padişahlarının hâline bakın! İçki içerlermiş. Demek ki iyi insanlar değilmiş. Dolayısıyla temsil ettikleri değerler de böyleymiş. Gerçeği öğrenin!". İkinci ihtimal, "Bakın, dindarlıkları herkesçe malum olan Osmanlı padişahları bile içki içmiş. O halde siz de inad etmeyin, yolunda olduğunuzu söylediğiniz padişahlar gibi yapın!" Görülüyor ki bunlar abesle iştigalden başka bir şey değil. Her şey biraz da Osmanlı padişahlarını her istediğini yapabilen Avrupa krallarına benzetmekten kaynaklanıyor. El-insaf!

Son devir ulemâsının büyüklerinden Seyyid Abdülhakim Efendi hazretleri dermiş ki: "Osmanlı padişahları, kendilerinden önceki hükümdarlar gibi değildir. Hepsi dindar insanlar idi. Dini muhafaza ettiler. Dinin direği idiler. İçlerinde bir tane kötü yoktur. Ama aralarında derece farkı vardır." Sevdiği ve büyük bildiği atalarına hakaret edilmesi, insanları incitmez mi? O halde müslümana düşen hüsnü zan etmektir. Kendilerini savunacak durumda olmayan tarihî şahsiyetler hakkında ileri geri konuşmak insana yakışmaz. Hele dedikodu ve iftirâdan kaçınmak, sadece dinî değil, herkesin uyması gereken ahlâkî bir vecibe olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak : Prof. Dr. Ekrem Ekinci (Marmara Ünv. Türk Hukuk Tarihi.)

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?/topic/6402-osmanli-padisahlari-icki-icer-miydi/

adviser
09-01-2011, 21:16
“İŞTE TANIKLAR
"Abdülhamid içki içmezdi"
Şadiye Osmanoğlu (kızı)
Babam içki içmez, içenleri hoş görmezdi. Saraya sokulmasını da yasak etmişti. Dindar, Allah'ına bağlı, büyük bir Müslüman idi. Abdestsiz yere basmazdı.
Ayşe Osmanoğlu (kızı)
Babam doğru ve tam dinî itikada sahip bir Müslüman'dan başka bir şey değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur'ân-ı Kerim okurdu. Herkesin namaz kılmasını, camilere devam edilmesini çok isterdi. Sarayın hususî bahçesinde beş vakit Ezân-ı Muhammedî okunurdu.
Celâleddin Velora Paşa (Avlonyalı Ferid Paşa'nın oğlu)
Az yer, içki içmez, kumar oynamaz, ibadetinde kusur göstermezdi. Çok defa; "Boş olan bu hayatı, Tanrı'ya teşekkür için ibadetle geçirmek gerekir." derdi.
Semih Mümtaz (Reşid Mümtaz Paşa'nın oğlu)
Şehzadeliğinde bilhassa açıklıklarda yemek yemeyi tercih eder, bu gibi âlemlerin içkisiz eğlencelerine iltifat eylerdi.
İbnülemin Mahmud Kemal İnal (alim)
Ayş ü işrete ve fuhş u rezîlete rağbet etmezdi. Salâbet-i diniyyesi müsellem bir Müslim idi. Ferâiz-i diniyyeyi edâda asla tekâsül [kusur] göstermezdi.”

Bunlar da kendi çocuk ve torunlarının diliyle Padişahlar hakkında söylenilenler...

BORA YAŞAR
09-01-2011, 21:18
Soner Yalçın geçmişten gelen bir polemiği yeniden alevlendirdi: "Hangi Osmanlı padişahları içki içerdi?" İşte nedeni ne olursa olsun, yasağa, cezaya rağmen, haram olduğunu bile bile içki içen padişahlar!




Soner Yalçın / Hürriyet

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Ulaştırma Bakanlığı bütçesi görüşülürken, şaraptan alınan yüksek vergi tartışma konusu oldu.

Bakan Binali Yıldırım, "İnsanların ayık gezmesi lazım" diyerek yeni bir içki tartışması başlattı. Bugün devletin üst sivil kadrolarında içki içen kimse yok; herkes ayık."Ayık olmak" bir devlet politikası haline geldi. Bu nedenle devlet seremonilerinde bile kadeh kaldırılmıyor. Bazı çevreler, "Osmanlı Devleti de böyleydi" diyor. Öyle miydi değil miydi; gelin bir göz atalım.

ADI: Osmanzade Taib Ahmed (1660-1724). Şairliği, padişah özel kátipliği ve tarihçiliği vardı. 11 kitap yazdı:

"Hadikatü'l-müluk" adlı eserinde; Sultan I. Osman'dan II. Mustafa'ya kadar 22 padişahın hayatını kaleme aldı.

"Hadikatü'l-vüzera" adlı kitabında ise, ilk Osmanlı veziri Alaaddin Paşa'dan, Rami Mehmed Paşa'ya kadar 108 sadrazamının hal tercümelerini yazdı.

Bizim yararlanacağımız kitabının adı ise "Telhisü Mehasini'l-adab".

Kitabın adından da anlaşıldığı gibi Taib Ahmed Efendi'nin bu eseri; meşhur Arap ilahiyatçı/edebiyatçı Cahiz'in (776-868) "Minhacü's-süluk" ile tarihçi Mustafa Ali Efendi'nin (1541-1600) "Mehasinü'l-adab" isimli kitaplarının sadeleştirilmiş bir özetiydi.

Sadrazam Damat İbrahim Paşa'ya takdim edilen bu eser 15 bölümden oluşuyordu. 3'üncü bölümde, İslam halifeleri ve Osmanlı padişahlarının özel hayatlarına ilişkin bilgiler mevcuttu.

BAYEZİD'İ İÇKİYE EŞİ ALIŞTIRIYOR

"Telhisü Mehasini'l-adab" adlı esere göre, Osmanlı'nın ilk sultanları ağızlarına içki koymamışlardı.

İlk padişah Osman Gazi, dini bütün Şeyh Edebali'nin damadı olduğundan "kadehin gül rengine rağbet etmemişti".

Ancak: Bu eserin aksine, bazı tarihçilere göre, Osman Gazi Bizanslı beylerle (tekfur) şarap içmişti. Taib Ahmed'e göre, Osman Gazi'nin oğlu Orhan da içkiden uzaktı.

Her iki padişah da içmiyordu ama toplantılarında komutanlarına iltifat etmek maksadıyla içki/"dolu" sunmuşlardı. Bu adet, Yıldırım Bayezid, Çelebi Sultan Mehmed ve Sultan I. ve II. Murad döneminde de devam etmişti.

Taib Ahmed'e göre, "Fatih Sultan Mehmed Han ve Sultan Bayezid-i Veli, komutanları ve vezirleriyle arada sırada iyşü nuş (içki álemi) ederlerdi. Hatta Bayezid-i Veli, Sadrazam Gedik Ahmed Paşa'yı işret (içki) sırasında katletmişti".

Yine kitabın aksine, bir iddiaya göre, Yıldırım Bayezid içki içiyordu. Padişahın içki ve bezm (içki meclisi) düşkünlüğünün sebebi, eşi Sırp prensesi Maria Despina (Olivera) idi.

LAKABI 'SARHOŞ' OLAN PADİŞAH

Dönelim tekrar Taib Ahmed Efendi'nin kitabına:

Yavuz Sultan Selim içki kadehine fazla iltifat etmezdi, ancak ara sıra içerdi. Heyhat, çabuk sarhoş olup şiir okurdu. Bir gün bir eğlence sırasında yine sarhoş oldu; ayağa kalktı; elindeki kadehi öne doğru uzattı ve üzümden ilk şarabı çıkardığı iddia edilen İran Şahı'nı anımsayıp şiir okudu:

"Bint-ül inebin bikrini Cem etti izale."

(Üzümün kızının bekáretini Cem yok etti!)

Kanuni Sultan Süleyman'ın, ilk zamanlarında musiki dinlerken içki içmişliği vardı. Ancak daha sonra içkiyi yasakladı.

"Osmanlı'nın yasağı üç gün sürer" deyimi doğruydu. Kısa bir zaman sonra içki yasağı unutuldu, meyhaneler yeniden açıldı.

Padişahlar arasında içkiye en düşkün isim II. Selim'di. Lakabı "Sarhoş" idi. Bu dönemde sınırsız içki serbestliği vardı.

İlginçtir, II. Selim içkiye düşkün olmasına rağmen, beş vakit namazını da kaçırmazdı. Ve sonra, Halvetiyye Şeyhi Süleyman Efendi'nin telkiniyle içki içmeye tövbe etti. Hatta bir gün hastalandığında hekimlerin iyileşmesi için verdiği ilacı, "içinde içki vardır" diye içmedi.

İçkiye karşı padişahlardan biri de III. Murad'dı. İçki içmediği gibi huzurunda lafının edilmesinden bile hoşlanmazdı. Bunun altında yatan sebep ise şuydu: Şehzadeliği sırasında babası II. Selim bir gün kendisini içki sofrasına çağırdı. İçki içmesine izin verdi. Ama padişah daha önce Harem Kethüdası Hekimbaşı Kurdoğlu'na, şarap kadehinin içine baş ağrısına neden olacak bazı maddeler koymasını istemişti. Şehzade bu oyundan habersiz şarap kadehini ardı ardına içince birkaç gün baş ağrısından duramadı ve içkiye tövbe etti.

Bir diğer padişah, III. Mehmed de babasının yolundan gitti; içki içmedi. Ama onun döneminde Osmanlı kötü bir alışkanlıkla tanıştı: Tütün.

Allah'tan tütün günah değildi!

Osmanlı padişahlarının içkiyle ilişkileri hep inişli çıkışlı oldu.

İçki yasağı bazen şiddetle uygulandı, bazen ise görmezden gelindi.

Bu uygulamalarda, padişahların kişisel yaşamlarının etkisi vardı:

Örneğin, I. Ahmed çok dindardı ve onun döneminde içki yasağı çok etkiliydi.

MEYHANEYİ ÖVEN ŞEYHÜLİSLAM

Osmanlı Devleti için 17. yüzyıl, "duraklama" dönemiydi.

Osmanlı savaş kaybettikçe gericileşti. İçki yasakları bu dönemde arttı. Tüm kötülüklerin sebebi bu uğursuz içkiydi!

IV. Murad kendisi içmesine rağmen halka alkol, sigara ve kahve kullanılmasını yasakladı. İçki içenler darağaçlarında sallandırılırken IV. Murad'ın Şeyhülislamı Zekeriyazade Yahya Efendi bakın şiirinde ne diyordu:

"Mescitte riyamişler etsin ko riyayı/ Meyhaneye gel kim ne riya var ne mürai..." (Bırak mescitte ikiyüzlüler devam etsin riyakárlığa/ Sen meyhaneye gel ki orada ne riya var ne riyakár.)

Eee, şimdi bu şiiri nasıl değerlendireceğiz?

Neyse devam edelim.

Sultan İbrahim döneminde yeni keyif verici maddeler ortaya çıktı: Bunların başında, burundan çekilen enfiye (burun otu) vardı.

Bir tür uyuşturucu olan enfiyeyi zamanla padişahlar ve sadrazamlar kullanacaktı.

Bir sonraki padişah IV. Mehmed, avcılığa ve eğlenceye çok düşkün olmasına rağmen içkiden uzak durdu. Hatta yasakları katılaştırdı.

Ve 17. yüzyıldaki içki yasağı, Osmanlı'yı yeni bir alkol çeşidiyle tanıştırdı: Rakı.

Rakı, -görünürde sudan farklı olmadığı için-, içki yasağını delmek maksadıyla Osmanlı'ya giriverdi.

Görüldüğü gibi, bize ait zannettiğimiz rakı maalesef "milli içkimiz" değildi. "Rakı" sözcüğü Türkçe değil Arapça'ydı. Arap ülkelerinde "arak" denilmekteydi.
Rakıyı Osmanlı Sarayı da pek sevdi. III. Ahmed, çoğunlukla geceleri hünkár sofasında, balkonda yumuşak yastıklar içinde yarı yatmış bir halde oturur, sadrazamı, şairleri ve dalkavuklarıyla rakı içerdi.

Bir sonraki padişah I. Mahmud da içkiyi seviyordu.

İçkinin seyri 18. yüzyılda da değişmedi. Bazen yasaklandı, bazen serbest bırakıldı.

Ne zaman paraya ihtiyaç duyuldu, içki içimi serbest bırakıldı. Çünkü alkolün alım satımından alınan "Zecriye Vergisi" hayli yüklüceydi!

Fındıklı Mehmed Ağa bu durumu "Silahdar Tarihi" adlı eserinde şöyle yazdı:

"Hazine çok sıkıntı içindeydi, içki yasağı kaldırıldı. Meyhanelere ve tütün içmeğe izin verildi. Tütüne de ayrıca gümrük kondu."

Aynen bugün gibi, ithal edilen içkiden alınan fon getirisi hayli iyiydi.

EN İÇKİCİ PADİŞAH: II. MAHMUD

Osmanlı Sarayı tarih boyunca ne trajedilere tanıklık etti: III. Mustafa, yemeğine zehir konularak öldürüleceği korkusu nedeniyle hep panzehirler kullandı ve bunun sonucu uyuşturucu bağımlısı oldu!

Osmanlı'da içkiye savaş açan son padişah, III. Selim oldu. Musikiye olan ilgisiyle bilinen bestekár padişah, ne kadar meyhane varsa hepsini kapattı. Yasağa rağmen içki içmekte ısrar edenleri astırdı.

Sonra ne oldu:

Son dönem Osmanlı padişahları arasında içkiye en düşkün kişi II. Mahmud, yasakları deliverdi.

Tarihçi Necdet Sakaoğlu'na göre, Abdülmecid içki bağımlısıydı; bazı geceler körkütük sarhoş durumda mabeyinciler tarafından arabasına konulup saraya götürülürdü.

II. Abdülhamid'in anılarına göre, kardeşi padişah V. Murad'ı içkiye alıştıran, geceleri sık sık buluştuğu şair Namık Kemal'di.

II. Abdülhamid'in de içtiği biliniyor. Ama o ne rakı, ne şarap içiyordu. O, "şeker suyu" rom içiyordu!

"Batıcı İttihadcılar'ın Padişahı" V. Mehmed Reşad, ağzına içki koymazdı.

"Hain olup olmadığına" henüz karar verilemeyen son padişah Sultan Vahideddin de içki kullanmayanlar arasındaydı.

Gelelim sonuca: Şimdi biz meseleyi "ayık kafa" sorununa indirgeyip padişahların, şehzadelerin içki içmelerindeki temel meselelere gözümüzü kapatıp, "Osmanlı'yı büyütenler, ayık kafa ile gezmiyordu, batıranlar ise hep ayıktı" gibi absürd bir değerlendirme yapabilir miyiz?

Ama ne yazık ki yapanlar var!

İÇKİ İÇEN HALİFELER!

OSMANZADE Taib Ahmed'in "Telhisü Mehasini'l-adab" kitabında İslam halifelerinin içkiyle ilişkileri de yer alıyor.

Halifeler fethettikleri topraklarda içkiyle tanışmışlardı. Oysa İslam'ın ilk yıllarında sert bir yasak vardı.

Hz. Ömer, hamamda vücudunu şaraplı suyla yıkayan Halid Bin Velid'e, "Şarabın içilmesi kadar vücuda sürülmesi de yasak" demişti.

Gelelim halifelere...

Tarihçi Taib Ahmed Efendi, halifeler hakkındaki bilgileri, İslam dünyasının önemli ilim adamları arasında gösterilen Cahiz'in (776-868) "Minhacü's-süluk" adlı kitabından almıştı.

Bu kitapta, içki içen Emevi ve Abbasi hükümdarları şunlardı:

"Müslümanlar arasında içkinin yayılmasının nedenlerinden biri de, Emevi halifelerinden Yezid Bin Muaviye, Abdulmülk Bin Mervan, Yezid Bin Abdulmülk, Velid Bin Yezid gibi kimselerin içki düşkünü olmalarıydı. Arap hükümdarlarından Numan ve Hişşam ile küçük emirliklerden çoğu haftada bir gün işret ederlerdi (içerlerdi).

(...) Emevi hükümdarlarından Yezid bin Velid ayyaş idi; vaktini sarhoş olup ayılmakla geçirirdi. Abdülmelik ayda bir kere; Velid Bin Abdülmelik haftada bir kere; Süleyman ve Merdan Bin Mehmed üç günde bir kere içerlerdi.

(...) Abbasiler'den zevkusefa sofralarına en ziyade rağbet eden halifeler; Hadi, Reşid, Emin, Me'mun, Mu'tasam, Vasık, Mütevekkil idi. Abbasi halifelerinden Ebul Abbas haftada bir kere salı gecesi içerdi. Hadi ve Mehdi iki günde bir kere; Harun ve Me'mun haftada iki kere içerdi. Bunlar nihayet giderek ayyaş olmuşlardır. Mu'tasım, perşembe ve cuma günlerinde ve toplantılarda içerdi. Ama Vasık, cuma gecesi ve toplantı günlerinde içmez, diğer geceler içmezse uyuyamaz, rahat edemezdi."

Emevi ve Abbasiler'den içki düşkünleri olduğu gibi içkiye karşı hükümdarlar da vardı. Örneğin, Emeviler'den Ömer Bin Abdülaziz ve Abbasilerden Muhtedi ile Mansur gibi birçok halife de içkiye karşı mücadele vermişlerdi.

Fatimiler'den Mustansır içki sofraları kurdurmasıyla bilinirken, Hakim Biemrillah tam tersine içkiye düşmandı.

İslam içkiye izin vermiyordu. (Maide Suresi 90-91 ve Bakara Suresi 219).

İslam inancına göre içkinin bir damlası bile haramdı. İçki murdardı. Bu nedenle içenlerin cezaya çaptırılması gerekiyordu.

Bin Harep, Velid Bin Akabe, Yezid Bin Muaviye, Ömer Bin Hattab vs. İslam'da içki cezası alan ilk isimlerdi. Aslında mazeretleri vardı: "Biraz ferahlamak" ve "türlü düşüncelerden kafalarını kurtarmak!" gibi.

Nedeni ne olursa olsun, yasağa, cezaya rağmen, bazı halifeler hem de konumlarını bile göz ardı ederek, haram olduğunu bile bile içki içmişlerdi.

Eh ne diyelim; günahları boyunlarına!

BUNLARI BiLiYOR MUYDUNUZ?

TÜRKLERİN milli içkisi, kısrak sütünden mayalanma yoluyla yapılan kımızdır. 1960'lı yıllarda bazı Türkçü/Bozkurtçu gençler rakı, şarap değil, "milli içki" diye kımız içerlerdi. Ülkücülüğe ne zaman "Türk-İslam Sentezi" yerleşti, bu hareket içinde kımız içme geleneği son buldu.

İçki yasağı hiçbir dönemde hiçbir ülkede tam olarak uygulanamaz. Ayrıca bazı İslam düşünürleri, kimi hadislere dayanarak İslam'ın içkiye izin verdiğini ispat etmeye çalışırlar. Bunlardan biri de Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un damadı, ilahiyatçı Ömer Rıza Doğrul'dur. İslamiyet ve dinler tarihi üzerine eserler vermiş Doğrul, iyi bir içiciydi. Sirkeci'deki Konyalı Lokantası'nda hem içkisini içer, hem de yazılarını kaleme alırdı. Kuran-ı Kerim'i "Tanrının Buyruğu" adıyla Türkçe'ye çevirdi. "Çeviri parasını içkiye yatırdı" diye çok eleştirildi.

Milli Şair Mehmet Akif Ersoy, 24 yaşına kadar içti, sonra bıraktı. Yakın arkadaşı Neyzen, Mehmet Akif'i içkiye başlatmak, Mehmet Akif ise Neyzen'e içkiyi bıraktırmak için çok uğraştı. İkisi de başarılı olamadı.

Türk ressamları arasında en çok içki içenlerden biri de Çallı İbrahim'di. Neyzen, bir akşam elinde rakı şişesi Çallı İbrahim'e giderken, Bakırköy Hastanesi'nin başhekimi Mazhar Osman'la karşılaştı. Mazhar Osman, daha hastaneden yeni çıkan Neyzen'i elinde şişe ile görünce çok kızdı. Hemen şişeyi kendisine vermesini istedi. Neyzen, içkinin yarısının Çallı İbrahim'e ait olduğunu söyledi. Mazhar Osman, "O halde hemen yarısını boşalt" dedi. Neyzen, "Boşaltamam, üstteki bölüm Çallı'nın" yanıtını verdi!

Türkiye'deki siyasal İslam'ın manevi lideri Necip Fazıl Kısakürek, uzun bir dönem içki içip kumar oynadı. Ama daha sonra ikisine de tövbe etti.

Şair Yahya Kemal, içki masasında en küçük bir münasebetsizliği bile hoş karşılamazdı. Yakın arkadaşı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan öğrendiği Bektaşilerin, "Masaya nasıl oturdunuz ise öyle kalkınız" sözünü pek severdi.

İslami temelde gelenekten kopmayan Batılı bir yaşamı savunan şair Namık Kemal, rakıya pek düşkündü. Babası, II. Abdülhamid'in Müneccimbaşısı Mustafa Asım her mektubunda adeta oğluna yalvarırdı: "N'olur şu içkiyi biraz azalt!"

Bülent Ecevit içki sevmezdi. Turgut Özal, Semra Hanım'ın ısrarıyla sadece bir kadeh konyağa hayır demezdi. Süleyman Demirel ise keyifli olduğunda bir iki kadeh içerdi.

http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=43293

BORA YAŞAR
09-01-2011, 21:27
Yukardaki yazı bir araştırmacının..

Soner Yalçın'ın..

İçki içmek inananlara göre günah.. Bir diyeceğimiz yok..

İslama göre idare edilen ülkelerde hem günah hem yasak..

Bizim gibi laik anlayışla idare edilen ülkelerde ise herkes kendi inancına göre içer ya da içmez..

Buraya kadar herkesin bildiği hususlar..

Bugün içki ve Osmanlı deyince ortalığı ayağa kaldıranlar, dindar da değil dinci düşüncedekiler.

Mahalle baskısını yaratan, yasakçı yaklaşımı sergileyen de onlar..

Laik düşüncedeki insanlar için Osmanlı'nın , Padişahların içki içmesi bir nakısa falan değil..

Padişahların bir kısmının içki içtiği de tarihçiler tarafından kabul ediliyor.

Bu gerçeği gizlemenin, Tanrı'nın da bildiği bir hususu yok saymanın kime ne faydası var..

Bana göre içki içmek bir eksiklik suç kabahat değil. Günahsa da o kişiyle Allah arasında..

Kimsenin işi değil bu konuda yasak koymak..

Alperenlerin Topkapı Sarayında, Asmalı'da, Tünel'de içki kullanıldığı gerekçesi ile bazı toplantıları, sergileri, konserleri protesto ettiğini de biliyoruz.

Yani demem o ki, içki konusu tümüyle dini bir yaklaşım temelinde değerlendiriliyor belirli bir kesim tarafından..

Kars'ta, Başbakanın ve Dışişleri Bakanının heykele karşı "ucube" ve "yıkılsın" yaklaşımının temelinde aynı dinsel gerekçeler ve düşünceler yatıyor..

Estetik kaygısı falan değil..

Sanattır..

Kimi beğenir kimi beğenmez..

Ama yıkılsın demek farklı birşey..

adviser
09-01-2011, 21:30
Soner Yalçın’ın yazısındaki hezeyanlar, hakiki manada dikkate şayan bir kafadan çıkmadığı ve sırf Osmanlı'yı karalamak ve oradan da aslında İslam'a bulaşmak gayesiyle ortaya atıldığı ve bir fikir mihrakı etrafında gelişmek yerine tanzimat kalıntısı olarak derin bir iç hesaplaşmaya ve nefs muhasebesine fersah fersah uzaklıkta şekillendiği için üstadın tabiriyle mide gurultusundan farksızdır. İslam dairesi içindeki bir yazar, Müslüman olduğunu söylediği halde içki içen birinin İslam nazarında nasıl bir konuma sahip olduğunu, bu türden şahısların bu fiiliyatları ile hakikatin hakikatinden uzaklaştığını ama tövbe kapısının da açık olduğunu, İslamdaki her kuralın insanın huzur ve rahatı için olduğu vs. nevinden bir örgü üzerine kurar yazısını. Ama S. Yalçın, kendine göre İslam tarihinde içki içenler çetelesini çıkararak Müslüman cenahın liderlerinin de ayık gezmediğini, günümüzdeki meclis içinde tartışılan içki mevzuundan yola çıkarak söylemiş oluyor kendine göre. Bu yazıya bakarsak, Anadolu’nun 3 tarafı denizlerle değil meyhanelerle, içki deryalarıyla, sarhoşlarla çevriliymiş demek durumunda kalırız. Ama yazıyı kale almıyoruz.
İnsan karşısındakini kendisi gibi zannedermiş. Bu klasikleşmiş tesbit, sanki bu zihniyet için söylenmiş. Bunlar kendi tapındıkları kişi –adına lüzum yok- rakıyı, içkiyi sevdiği için, Osmanlıyı ve hükümdarlarını da herhalde kendileri ve kendilerine ata kabul ettikleri kişi gibi zannediyorlar. Birtakım tarihi gerçekler bir yana, sırf, sizinkiler de içiyordu, demek için yazılmış değersiz bir yazı.

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?/topic/6402-osmanli-padisahlari-icki-icer-miydi/

C.ÜNLÜ
09-01-2011, 21:53
"Devr-i daldan beri şahım Eflak

Zem olur alem içinde Etrak

Vermemiş Türk'e Huda hiç idrak

Uktülü't Türk'e velev kane ebak"



Saray katibi Kadimi Hafız Çelebi yazmış....

Forum katibi yorumlasın...:he:

C.ÜNLÜ
09-01-2011, 21:59
Vermemiş Türk'e Huda hiç idrak


Bu mısrayı kesin olarak anladığımı açık seçik ifade edeyim...:yes:

GaKKoS
09-01-2011, 22:04
"Devr-i daldan beri şahım Eflak

Zem olur alem içinde Etrak
Vermemiş Türk'e Huda hiç idrak
Uktülü't Türk'e velev kane ebak"

Saray katibi Kadimi Hafız Çelebi yazmış....
Forum katibi yorumlasın...:he:

Sanyıroum Türkçe'si aşağıdaki gibi..


(Önceden beri benim şahım Tanrıdır.
(Bilirim ki) tüm dünyada kötülenir Türkler
(Çünkü) Tanrı Türk'e hiç bilinç vermemiştir
Hele birde ukala olursa tümden pis olurlar
Baban da olsa Türk'ü öldür)

ooz
09-01-2011, 22:11
ne kadar seviyoruz böyle ufacık ufacık şeylerle uğraşmayı..hayret..

halbuki ortaya bir emek konmuş..sanki o devirde yaşıyormuşuz gibi izliyoruz herşeyi..

ben diziyi heyecanla izledim..kılık kıyafetten tutun gündelik yaşamdaki rollere, devlet yönetiminden o devirdeki insanların eğlence anlayışlarına kadar herşeyi merakla takip ettim..çünkü bize ezberletilen padişahların çıktığı seferler, yaptığı savaşlar, alınan veya kaybedilen topraklar..peki ondan başka neler olmuş o zamanlarda? insanların yaşamdan anladıkları şey neymiş? televizyon,internet,borsa olmadan nasıl yaşanıyormuş? dünyaya hükmeden bir devletin vatandaşları olmak nasıl bir duyguymuş? dünyanın geri kalan ülkeleri ve insanları nasıl görünüyormuş?

bunları almaya çalışsak ya diziden..ama bunlar önemli değil tabi..

BORA YAŞAR
09-01-2011, 22:16
"Devr-i daldan beri şahım Eflak

Zem olur alem içinde Etrak

Vermemiş Türk'e Huda hiç idrak

Uktülü't Türk'e velev kane ebak"

Bu metin 4 mısra..

SEvgili gakkosun verdiği Türkçe meali ise 5..

Önceden beri benim şahım Tanrıdır.
(Bilirim ki) tüm dünyada kötülenir Türkler
(Çünkü) Tanrı Türk'e hiç bilinç vermemiştir
Hele birde ukala olursa tümden pis olurlar
Baban da olsa Türk'ü öldür)..


Sanırım bir mısra atlanmış..

İnternette dolaşan 5 mısra ise şöyle..Böylece Gakkosun tercümei hali yerine otursun.:)

Devr-i daldan beri şahım Eflak / Zem olur âlem içinde Etrak

Vermemiş Türk’e Huda hiç idrak / Akl-ı evvel de olursa bi idrak /

Uktülü’t Türk’e velev kane ebak

mancurya
09-01-2011, 22:19
Film falan bahane..

Her zaman olduğu gibi Muhteşem Yüzyıl dizisini üzerinde de, hemen her konu üzerinde olduğu gibi, siyaseten farklı düşünen iki ana grup, temeldeki farklılıktan feyz alarak tartışmakta..

Bu iki dünya görüşünün hemen herşeyi farklı..

Yemesi içmesi..

Yatması kalkması..

Giyinmesi soyunması..

Aile hayatı..

Okuduğu, seyrettiği..

Öncelikleri, sondalıkları..

vs vs


FARKLI..

Hatta taban tabana zıt..

Mesele burada..

Birinin ak dediği diğeri için KARA!


Konular geçici ve bahane..

Asıl sorun burada..

Bunun düzelmesi ise olanaksız..

İsterseniz Muhteşem Yüzyılı kaldırıp yerine Saidi Kürdi ile ilgili filmi koyalım..

Göreceksiniz ki burada tartışanlar yine ayrı iki grup oluşturacaklar.

O film lehinde konuşanlarla bu filmin aleyhine konuşanların aynı olduğunu herkes görecek..Ya da tam tersi..

Olayın özü budur..

Cumhuriyetçiler, ulusalcılar, Atatürkün getirdiği devrim ve ilkelerden yana olanlar, sosyalistler vbg bir yanda, muhafazakarlar, dinciler, milli görüşçüler, AKP liler vbg diğer yanda..

Konular değişecek..

Bu gerçek kolay kolay değişmeyecek..


:cool::cool::cool:

Doğru söze ne gerek...

bridgea
09-01-2011, 22:20
"Devr-i daldan beri şahım Eflak

Zem olur alem içinde Etrak

Vermemiş Türk'e Huda hiç idrak

Uktülü't Türk'e velev kane ebak"



Saray katibi Kadimi Hafız Çelebi yazmış....

Forum katibi yorumlasın...:he:


Osmanlıya vermiş ya Türk'e vermez tabii.

İkisinin ayrı şeyler olduğunu defalarca yazdık osmanlıcılara ,anlayamadılar.

GaKKoS
09-01-2011, 22:25
Bora Abi doğru diyorsun

Ben 5 mısralığın Türkçe karşılığını yazmışım ,

Doğrusunu yazmışsın teşekkür ederim , bir de bunun tamamı var onu da mı yazsak acaba diyorum ;



"Devr-i daldan beri şahım eflak
Zem olur alem içinde Etrak
Vermemiş Türk'e Hüda hiç idrak
Akl-ı evvel de olursa bi bak
Uktülü't-Türk'e velev kane ebak"

(Önceden beri benim şahım Tanrıdır.
(Bilirim ki) tüm dünyada kötülenir Türkler
(Çünkü) Tanrı Türk'e hiç bilinç vermemiştir
Hele birde ukala olursa tümden pis olurlar
Baban da olsa Türk'ü öldür)

"Dedi ol kan-i kerem şah-ı celal
Türk'ü katleyleyiniz kanı helal
Daim oldubunların işi dalal
Cümlesinden bunu ahzeyle misal
Uktülü't-Türk'e velev kane ebak"

(Bağışlar kaynağı ulular şahı olan Peygamber
Türk'ü öldürünüz onların kanı helal
(Çünkü) bunların işi sürekli kötülüktür
Bu yargı yalnız bir Türk için değil tüm Türkler için geçerlidir
Baban da olsa Türk'ü öldür)

"Türk'ü zannetme kim ola adem
Türk ile durma oturma bir dem
Şeker alsa eline Türk ola sem
Şer-i Etraki kesüb hiç yeme gam
Uktülü't-Türk'e velev kane ebak"

(Sakın Türk'ü insan sanma
Bir an bile olsa Türk'le birlikte olma
Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur
Türk'ün başını keserken sakın gam yeme
Baban da olsa Türk'ü öldür)

BORA YAŞAR
09-01-2011, 22:32
Ben Türk'üm..

Bu tanımlamanın ırksal olmadığını onlarca kez yazdım..

Türk'e ırksal yaklaşanlarla bir ilgim olmaz.

Bu ülkenin vatandaşıyım..

Cebimde bu ülke idaresinin verdiği kimliği, hüviyeti taşıyorum..

Bir yabancıya kendimi "Türk" olarak tanıtıyorum..

Dedemin 90 sene önce tercümei halinde belirttiği gibi "Türk olmakla müftehirim"

Bu kimliğimi kim aşağılarsa, kim Türk'e saldırırsa, kim küfreder yere vurursa tüm gücümle/aklımla/becerimle karşı koyarım..

Türk'ü sevmeyeni ben de sevmem..

Aksi kendimi inkardır..

Bu konuda aynı hassasiyeti tüm vatandaşlarımdan görmek mantıklı beklentimdir..

Bir başlık açmıştım:

"Türk Olmayı en büyük şeref sayarız" diye..

Kıytırık bir anketten, "naber " başlıklarının bir saatte aldıklarından daha az katılım aldı..

Kimliğimizi öncelikle bizler korumalıyız.

GaKKoS
09-01-2011, 22:45
Ben Türk'üm..

Bu tanımlamanın ırksal olmadığını onlarca kez yazdım..

Türk'e ırksal yaklaşanlarla bir ilgim olmaz.

Bu ülkenin vatandaşıyım..

Cebimde bu ülke idaresinin verdiği kimliği, hüviyeti taşıyorum..

Bir yabancıya kendimi "Türk" olarak tanıtıyorum..

Dedemin 90 sene önce tercümei halinde belirttiği gibi "Türk olmakla müftehirim"

Bu kimliğimi kim aşağılarsa, kim Türk'e saldırırsa, kim küfreder yere vurursa tüm gücümle/aklımla/becerimle karşı koyarım..

Türk'ü sevmeyeni ben de sevmem..

Aksi kendimi inkardır..

Bu konuda aynı hassasiyeti tüm vatandaşlarımdan görmek mantıklı beklentimdir..

Bir başlık açmıştım:

"Türk Olmayı en büyük şeref sayarız" diye..

Kıytırık bir anketten, "naber " başlıklarının bir saatte aldıklarından daha az katılım aldı..

Kimliğimizi öncelikle bizler korumalıyız.


Abi ne güzel yazmışsın... Yazdıklarının kelimesi kelimesine katılıyorum.. Eline sağlık

Yazılarının bazılarını koyu ile belirteyim diyorum ama her cümlenin ayrı bir güzelliği var... Gerçekten çok beğendim bu cümleyi.. İznin ile Bloguma gönderiyorum.

Saygılar.

BORA YAŞAR
09-01-2011, 22:59
"Ben Türk'üm" diyenin ırksal kökeni, inancı ya da inançsızlığı beni ilgilendirmiyor..

İşin bu kısmı onun kendisinin takdiridir..Sadece saygı duyarım..

Ama bu ülkede yaşayıp, nimetlerinden yararlanan, cebinde bu devletin verdiği kimlik ve pasaportla dolaşan birinin, ırksal özelliklerini/kimliğini ortaya koyup ayrılıkçılık yapmasına razı değilim/karşıyım..




(Sevgili Gakkos .. Yukardaki yazıya bunu da eklemek gerekir. Yoksa kanımca eksik ve güdük kalır..Bu forumda bugüne kadar yazdıklarımızı ise karşılar/tamamlar )

İyi geceler..

GaKKoS
09-01-2011, 23:04
Ben de yatıyorum herkese iyi geceler.

water
09-01-2011, 23:06
ne kadar seviyoruz böyle ufacık ufacık şeylerle uğraşmayı..hayret..

halbuki ortaya bir emek konmuş..sanki o devirde yaşıyormuşuz gibi izliyoruz herşeyi..

ben diziyi heyecanla izledim..kılık kıyafetten tutun gündelik yaşamdaki rollere, devlet yönetiminden o devirdeki insanların eğlence anlayışlarına kadar herşeyi merakla takip ettim..çünkü bize ezberletilen padişahların çıktığı seferler, yaptığı savaşlar, alınan veya kaybedilen topraklar..peki ondan başka neler olmuş o zamanlarda? insanların yaşamdan anladıkları şey neymiş? televizyon,internet,borsa olmadan nasıl yaşanıyormuş? dünyaya hükmeden bir devletin vatandaşları olmak nasıl bir duyguymuş? dünyanın geri kalan ülkeleri ve insanları nasıl görünüyormuş?

bunları almaya çalışsak ya diziden..ama bunlar önemli değil tabi..

adı üstünde dizi..yani süreli yapım.yapımcı para koyar,yönetmen çeker,senarist yazar-alıntılar...
dizi tutulsun diye ilk bölüm dikkat çekici yapılır.
bu dizi de ilk bölümde şerbet içen padişah ve haremi ve cariyeleri gösterildi diye dizi tümden böyle gidecek diye bir kanı var gibi.
bunlar tamamen pazarlama ve dizinin tanıtımını sağlama...

niye bu kadar konuşulduğu forumda olduğu gibi toplumdada henüz bazı şeyleri tartışmanın,kişilerin görüşlerine ters düştüğü için karşıt görüşlere empoze etme duygusu...
tv ve dizi seyrederim..Yaprak dökümü dizisinde yaşanan olaylar bizim örf ve ananelerimize örtüşüyormuydu?niye bu dizide olanlar bu kadar konuşulmadı..fark nedir sizce?

yapımcıda,tarihçilerde belirtti,bu dizi,belgesel değil.eğer belgesel,yani birebir örtüşen şekilde tavsir edilse idi,buyurun tartışın tarih ve Osmanlıyı.ama bu nihayetinde dizi..iyisi ile,kötüsü ile tarihimizi anlatıyor yönetmenin penceresinden..

önceki sayfalarda bazı arkadaşlar yazmıştı,eğer bu dizi de olmasa tarihinden bihaber olanlar,şimdi araştıracak-öğrenicek diye..

bu yorumumu sadece tv ve dizi izleyen birisi olarak yazdım.hiç bir görüş veya siyasi-dini yorum olarak algılanmasın lütfen...

C.ÜNLÜ
09-01-2011, 23:17
http://i51.tinypic.com/ux4sn.jpg

Genetik çaprazlama kodunu çözene.... 10 bonus....:he:

Vagator
09-01-2011, 23:41
Osmanlı bizim tarihimiz, gerçeğimiz, ama hakkında konuşulamayacak kötü(şu anki değerlere göre) yanları gösterilemeyecek bir tabu mudur bizim için? Bu diziyi The Tudors dizisine benzeten çok kişi var, bence de keşke benzeseydi ama izleyici kitlesi de benzeseydi sadece dizi değil, İngiltere'de hala sembolik olarak devam eden bir krallık var ve bu psikolojik bir etki herhalde; insanlar (halk) kendilerini üstün gören bu soylu tiplerden pek hazetmiyorlar, krallığı eleştiren yada farklı şekilde gösteren vs. pek çok film dizi yapıldı, kraliçe protesto etti (yani makam sahibi olarak) ama hiçbiri yasaklanmadı yayından kalkmadı çünkü halk izlemek istiyordu, bizde de tam tersi halk saltanatın savunucusu rolünde, acaba hala saltanat varolsaydı sembolik olarak şu andaki tepkiler nasıl olurdu merak ediyorum.

BORA YAŞAR
10-01-2011, 09:52
İçki tartışması

Osmanlı tarihinde de “Bayezd-i Veli”nin dışında hiç bir padişah “evliya” değildi; o da “veli” olduktan sonra içki içmemişti... Sultanların hepsi içer miydi bilmiyorum, az veya çok içenler az değildi. Molla Fenari çok içtiği için Yıldırım’ı azarlamış ama söz geçiremimişti. Ama bu Yıldırım’ın Anadolu birliği ve Balkanlara yerleşme konusundaki büyük hizmetlerini gözardı ettiremez.
Kanuni’nin içkici bir şöhreti yoktur ama oğlu “Sarhoş Selim”di... İçkiyi yasaklayan IV. Murat tam bir içkiciydi. Önekleri sayıp dökmeye gerek yok. Halil İnalcık Hocamız “işret” geleneğinin Doğu ve Osmanlı kültüründeki yerini, edebiyat ve sanata katkılarını anlatmıştır.
Atatürk’ün sofrası da bu “işret” geleneğinin bir devamıydı.
Sorun, sultanları da, Atatürk’ü de, “sofra” ya da “işret” ve “harem” faktörünü öne çıkararak anlatmaktır ve yanlıştır.

http://www.milliyet.com.tr/muhtesem-yuzyil/taha-akyol/siyaset/yazardetay/10.01.2011/1337183/default.htm


Taha Akyol yazıyor bunları..

BORA YAŞAR
10-01-2011, 09:55
C.Ünlü;

Daha 4. kuşakta damla Türk kanı kalmıyor diye anlıyorum yukardaki şemadan..

Doğru mu?

Ve sonuçta:

"A aaaaaaa! Şimdi buradaydı nereye gitti?" çıkıveriyor insanın ağzından..

ases
10-01-2011, 11:17
selçuklu zamanında da osmanlı zamanında da farsça bugünün ingilizcesi gibidir. sadece türkleri değil arapları da etkilemiştir. karamanoğlu mehmet paşa türkçe kullanılmasını emrettiği zaman karamanlı devletinde memurlar fars kökenli idi halk türk memur fars olunca vergi toplamada sorunlar çıktığı için memurlara türkçe öğrenmesini emretmiştir.
anlatmak istediğim osmanlıda selçuklu ve diğer anadolu beyliklerinde devlet dili farscadır o zamanlar zengin olanlar farsca şiir yazanları parasal anlamda destek veriyorlardı bu o dönemin zenginlik göstergesiydi büyük selçuklu da vezirler bile fars kökenli idi (nizamülmülk) osmanlı da özellikle fatih ten (çandarlı halil paşa olayı ) sonra yabancı kökenlidir amaç arkasına büyük türk aşiretlerini alarak devlete isyan etmelerini engellemek kardeş katliamı devletin bekası için zarurettir kardeşlerin birbirleriyle savaşarak onbinlerce insanın ölümüne sebeb olup devletin yıkılmasına sebeb olmaktansa kardeşelerin ölmesi daha iyidir

C.ÜNLÜ
10-01-2011, 16:40
C.Ünlü;

Daha 4. kuşakta damla Türk kanı kalmıyor diye anlıyorum yukardaki şemadan..

Doğru mu?

Ve sonuçta:

"A aaaaaaa! Şimdi buradaydı nereye gitti?" çıkıveriyor insanın ağzından..

Bora Bey..

Bilmem ki...

Tablo 4.kuşağa geldiğinde tümüyle şeffaf görüntü arzeder gibi durmakta.

Genetik bilen forumcu yardımcı olacaktır bizlere....:)

GaKKoS
10-01-2011, 22:58
'MUHTEŞEM YÜZYIL' TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanı Gül, bir televizyon kanalında yayınlanan Muhteşem Yüzyıl dizisi ile ilgili tartışmaların sorulması üzerine de, "Sevindiğim şey popüler tarih ilgi konusu oldu. Tarihçiler, üniversite hocaları ekranlarda tarih şuurunu canlı tutuyorlar. Bunlar güzel şeyler. Türkiye gibi büyük bir tarihi olan bir ülkede bunlar çok önemli." dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin "Peki efendim diziyle ilgili tartışmaları nasıl buluyorsunuz" sorusu üzerine, "Ben doğrusu dizi seyretmem. Çok ilgili değilim" dedi.

http://www.haberturk.com/gundem/haber/590174-hukumetin-ve-yarginin-sorunu

GaKKoS
10-01-2011, 22:59
Bora Bey..

Bilmem ki...

Tablo 4.kuşağa geldiğinde tümüyle şeffaf görüntü arzeder gibi durmakta.

Genetik bilen forumcu yardımcı olacaktır bizlere....:)

Desene işimiz genetik bilimcilere kaldı :)

C.ÜNLÜ
10-01-2011, 23:39
Desene işimiz genetik bilimcilere kaldı :)


Anlayan anladı...Smiles yok...

polkaad
11-01-2011, 00:28
''Reklamın iyisi kötüsü olmaz'' ben bu diziyi seyretmen şahsen ama diziyi seyretmek isteyenler zaten seyredecekler birde normalde seyretmeyecek lakin seyredeyimde eleştirebileyim diyenlerde izleyince rating tavan olur heralde...

Dizi üstünden ''izlerim arkadaş yobazlara tepki olsun diye izleyen mi ararsın...''
Bizim tarihimiz Cumhuriyetin kurulması ile başlar diyen mi ararsın...

Sözlük geyikleri başlamış...

tarihte sex olduğu için değil, türk insanı sex izlemek istediği için bu dizide sex var...:super:

koca sultan süleymanın hikayesini koruda, bahçede, hamamda 20 kişiyle nasıl aktaracaksın ? bir defa fikir ölü. tutmuşsun bir konak, yere uzun bir halı, bir padişah koltuğu, işte sana bir sultan süleyman efsanesi:super:

şu iki yorum herşeyi özetliyor...

GaKKoS
11-01-2011, 07:13
Anlayan anladı...Smiles yok...

Ağlanacak halimize gülmenin neresi kötü ?

ihvan
11-01-2011, 09:03
Desene işimiz genetik bilimcilere kaldı :)


kafatascı diye lakap taktığımız bi arkadaşımız vardı okuldayken,,,elinde mezro ile herkesin kafatasını ölçerdi ...

sen avrupalısın,,,,sen slavsın------sen türksün---sen afrika kıtasındansın------sen sarı ırksın,,,,sen pasifiklisin diye , her ölçümden sonrada bilgi verirdi kafatasını ölçtüğü arkadaşlara,,,,,,, senin ülken şurası burası v.s,,,,,,


mezro olayı 15 yıl önceymiş.... şimdi işi, genetiğe dökmüşler


hiç unutmam, şu meşhur coğrafyacı , belgeselci tv kanalı varya incilizlerin, çok uzun seneler önce onların dergisinde etnik kökenler diye bir yazı dizisi vardı, mezopotamya diye bir yazı dizisi oldu daha sonra, daha daha sonra da mezopotamya tarihiyle ilgili yapılan kazılarda bulunan kürt tabletleri, çömlekleri,vazoları diye bi çekim yapmışlardı kanallarına ve dergilerine....işte o zaman dedim ki: bunların niyeti ciddi, bunlar bölmeye gelecekler, ön hazırlık yapıyorlar... o programı izlerken, tarihin nasıl saptırıldığına şahit olmuştum... adam kazıda bi kama buluyor, bu kamada kürt sanatından izler var diyor ve anlatıyorda, anlatıyor,,, tv lere o dergi okunsun diye her dakika reklam verdiler,,,ve toplam 100.000 dergi bile satamadılar ama tv de zaten reklamda mevzuyu kafaya soktular izleyicilerin.....büyük para harcadılar bu etnik köken belgeseli için,,,gerlirler giderleri karşılamadı ama, k.ırak kurduruldu


insanları önce etiketlediler, sonrada ayırdılar,,,,,,,ve şimdide o ayrımcılıktan beslenip, siyasi ve ekonomik çıkarlar elde ediliyor,,,,

suçlu kim:::: sen ben o ,şu ,bu diyen herkes suçlu...

velhasıl kelam, ötekileştirdiğiniz herkes, sizin karşı cephenize geçer, sözüm asla unutulmasın

aslında böyle mesajların, forumun kıdemli siyasi analisti, bora bey tarafından verilmesi gerekir, ama ben kendisinin musadesi ile, bu seferlik bora bey in yerine mesajı vermek istedim

cümleten pozitif yazışmalar dilerim

BORA YAŞAR
11-01-2011, 10:18
Bizim ahali “tarih” neyim bilmez ama “tarih tartışmasına” bayılır.

Zaten bir konuya dair fikir sahibi olmadan o konu üzerine tartışma yeteneği yeryüzünde sadece bizim ahalide vardır..

Hiç bilmedikleri bir konuyu seç.. Rastgele seçtiğin insanlardan iki küme yap.. Ver konuyu ellerine.. Sabaha kadar “Ama.. Ama..” diyerek tartışsınlar..

Birinci Elizabeth’in sadece ismini duymuş bir İngiliz vatandaşını “Kraliyetin Altın Çağı” üzerine konuşturamazsınız..

“Sorry..” der.. “Bilmiyorum, fikrim yok..”

Bir Fransız, hakkında birkaç kitap okumamışsa “Paris Komünü” üzerine yapılan bir tartışma şurada dursun, sohbetine bile katılmakta tereddüt eder..

Bu işler bizde farklıdır.. Herhangi bir Osmanlı padişahı hakkında A-4 kâğıdını dolduramayacak kim varsa getir bir araya, günlerce tartıştır.. Üstelik sana o tartışmadan kan çıkarsınlar..

http://haber.gazetevatan.com/Haber/352008/1/Gundem

Chess
11-01-2011, 10:53
Cümleten merhaba arkadaşlar.

Bu miktarda tepkiyi görünce gece seyrettim ilk bölümü.
Son sözü önden söyleyeyim.
Bennce tepkiler haksız.
Hele fragmanlarda ne gösterdiler ki daha başlamadan 60 binden fazla tepki almış onu da merak ediyorum.
(toplam 90 bine çıkmış ilk bölümden sonra)

Bunlar kaç adet kağıda yazılıp fakslanmış şikayet.
Kaç tane spam mail halinde gönderilip forward edilmesi istenmiş birbirinin aynısı text.
Bu dağılım "toplumun hassasiyeti " konusunda belki bir fikir verir.
Şimdilik daha ileri gidip "rakip bir kanal toplumu kaşımak için bu mail tezgahını yaydı" DEMİYORUM ! :)
Abartı olur

Chess
11-01-2011, 11:06
KIRMIZI ile yazdım bu satırı.
Bu gönderiyi okuyup düşünmenizi istiyorum

Eşim geçen ay Ukrayna'daydı.
Kievlilerin anlattıkları aynen şöyle

Çok uzun süre Tatarların yağmasına uğramışlar.
Aynen dizide yansıtılan şekilde.
Saldır öldür kaçır.
Her türlü yiyecek hayvanlarını almış tatarlar.
Ama domuzlara dokunmamış.
Bu sebeple Ukrayanalılar ölümcül aç kalmamış.

Şimdi burada van minüt !
Tatar Allahtan korktuğu için domuzu yemiyor.
Ancak.
- soyuyor ..
- ateşe veriyor ..
- öldürüyor ..
- kaçırıyor ..
- satıyor ..

Burada sizce bir gariplik var mı yok mu ?

BORA YAŞAR
11-01-2011, 11:12
Şimdi tutup Kars'ta Başbakanın ve ardı sıra Dışişleri bakanının "ucube" diye niteleyip yıkılmasına fetva verdikleri heykeli konu alan bir başlık açsam, "Muhteşem Yüzyıl" başlığında ayrışan insanlar yeniden aynı kadro ile ayrışıp tartışacaklar..

Buna eminim..

Kadro hiç değişmeyecek..

Nedenini yukarıda yazmaya çalıştım..

Çünki bugün ülkemizde keskin bir kılıçla ayrılmış gibi ayrışan iki grup insanın yaşam ve dünya (hatta ahret) görüşü tümüyle ayrı. Hatta taban tabana zıt..

Birinin ak dediğine diğeri kara diyecek kadar..

Bir grup için heykel sanat. Diğer grup içinse hadi put demeyelim ama kökenini dini yaklaşımdan aldıkları bir karşıtlık var..Hangi eser olursa olsun farketmez..

Bir grup için resim sanat. Diğer grup içinse (heykel kadar karşı olmasalar da) tasvir..Ne gerek var. OLsa olur olmasa da..

Bir grup için içki içseler de içmeseler de kişinin özgürce kullanabileceği bir keyif verici.. Diğer grup içinse haram..

vs vs..

Bu ayrışmanın kökeninde ise dini inanç yatıyor..

Tartışanların tamamı müslüman olsa bile dine bakışları farklı..

Bu nedenle tartışma bitecek gibi değil..

Konu ne olursa olsun..


İsterseniz bir "Ucube" başlığı açayım da test edelim.

Chess
11-01-2011, 11:19
Yukarıdaki gönderiye devam ediyorum.

Gelin empati yapalım o Tatara.
Elinde kılıç-ok köye geliyor öldürüyor.
İşi bitince at buğday kadın vs alıyor.
Girdiği ağıldaki koyunu alıken yanındaki domuzu görüyor ve bırakıyor.

Domuzu olduğu yerde bıraktığı saniyede bile "can almaması gerektiğini" düşünmüyor.


Şimdi konu ile ne alaka diyebilirsiniz.

Ben dikkatinizi bu insan davranışına çekmek istiyorum.
Yüzlerce sene geçmesine rağmen bugün de aynı "şartlanma-düşünmeden kendine yontma" davranış biçimini konuşuyor olabilir miyiz ?

"Harem ve sultanların içkisi" yüzyıllarca böyle olduğu halde kabul etmek istemediğiz için mi tepki gösteriliyor ?

Chess
11-01-2011, 11:41
Sn Bora Yaşar'ın biraz önceki yazısına (bir noktada) değinmeden son noktayı paylaşmak istiyorum.
Diziyi harem ve içki yüzünden sevmeyenlere.

Şu anda başka hiç bir dış bilgi almadan ve araştırma yapmadan eski öğrendiklerinize göre düşünün.
- Haremde sizce ne oluyordu ?
Mesela 1530 yılının mart ayında 31 gün boyunca bu kızlar ne yaptı ?
"Şehzade yetiştirmek için eğitim alıyorlardı" gibi bir masum cevap verelim önce.
Peki rekor olarak 130 çocuğu olan bir padişah bu şehzadeleri/kerimeleri (diyelim 20 yılda) nasıl oluşturdu ?
Leylekle mi ?
Buyrun işin aritmetiğini siz yapın.
Dizideki harem sahneleri tamamen tarihi yansıtıyor.
"Sadece bir padişah böyledir diğerleri değildi" derseniz gerçeği değil temenninizi söylemiş olursunuz.

Çok padişahın içki içtiği bilgisini de bugüne kadar duyduk.

O zaman ortada olan bence şu.

"İçki içmeyen, hareminde yüzlerce kızı besleyen ama onlara dokunmamış padişah " kavramını yüceltmişiz bilinçaltımızda.
Osmanlı padişahlarını bu kavram ile özdeşleştirmişiz.
Gerçek hayat dizideki gibi yaşanmış olmasına rağmen bunu gösterilmesini istemiyor-kabul edemiyoruz.

O zaman orta çağda adam öldürüp yağmalayan ama domuza dokunmayan o adamlar gibi yapmış olmaz mıyız ?

ihvan
11-01-2011, 12:29
623 yıl dünya ya hükmetmiş olan bir imparatorluğu , 1 kadeh şarap ve 3.5 metrekarelik bi stres atma odası(harem) ile özetlediniz ya

bravooo diyorum...

yarında bize, topkapı sarayının bahçesinde ki üzüm bağlarından yapılan skoç viskisini anlatınız....onuda heyecanla bekliyoruz sayın chess

banane atatürk ün rakı sofrasından, banane beyazıd ın şarap fıçılarından,,,,,bi tarihe verdikleri yöne bakalım....ulusları nasıl yücelttiklerine bakalım...insanlık tarihine yaptıkları etkilere bakalım

tarih , kadehlerle ölçülmüyor.... avrupada ki muhteşem süleyman sergisini gezdiniz mi....yabancıların tarihe bakış açısı daha gerçekçi....

topkapı sarayında ki iran şahının tahtını gördünüz mü--------mıchael jackson o taht üzerinde klip çekmek istedi ama, izin verilmedi,,,,
yavuz selimin yamalı kaftan ile dolaştığını bilirmisiniz....yabancı konukları bu yamalı kaftan ile misafir etmeyelim dendi ve yavuz a gümüş sırmalı kaftan dikildi,,ama yavuz yinede giymedi,,,,ve elçilere soruldu- padişahımızı nasıl buldunuz::::

tahtın yanında ki kılıcın ışıltısı gözümüzü aldı, padişahınızın yüzüne bile bakamadık cevabı verildi elçilerce,,,,

bursa ulucami yapıldığında, emir sultan tüm caminin her bir direğinin dibine şarap fıçısı koydu------------beyazıt , açılışa geldiğinde fıçıları görünce kükredi ve dedi ki:: ALLAH IN evine şarap konur mu be mubarek adam.....emir sultan cevap verdi::: sen o rabbin eseri olan vücuda şarabı koydunda, insanın yaptığı mescide biz koysak ne olur--------ve beyazıt bu sözden dolayı bir daha ağzına içki sürmedi


v.s v.s v.s


yine bora bey in musadesi ile yazdım.....

içen kendine içer-------içmeyen kendine içmez...

herkesin özgü iradesi var....yargılamak bana düşmez

BORA YAŞAR
11-01-2011, 12:38
Efendim ne müsaadesi..

Sadece siz artık yazmam diyordunuz..

Bozmuş oldunuz ikidir sözünüzü..

Tüm derdim bu.:)


Herkese kurallar dahilinde özgürlük hissenet şiarı...

Devam ediniz..

ihvan
11-01-2011, 12:54
haklısınız efendim, sözümüzü bazı nedenlerden dolayı çiğnedik...güzel nedenlerden dolayı :)))

ben , bu diziyi yapanlara teşekkürü borç bilirim....

hep şikayet ederdik, yeni nesil neden tarihimizi bilmiyor , neden kimse müzelere bile gitmez diye....

şimdi bi baktım sağa sola, herkes harıl harıl osmanlıyı konuşuyor... bu mutlu etti beni

internetten en çok araştırılan konu tarih olmuş geçen hafta,,,,,memleket nihayet xxx siteleri araştırmaktan vazgeçip, geçmişini öğrenmeye başlamış

tabi bu durum bizleri çok memnun etti

bu mutluluğun vermş olduğu sarhoşluk ile, bende meyan şerbeti içmeye başladım.....padişahlar neden hep bu şerbeti içermiş diye merakımı gidermiş oldum....

dizi sayesinde meyan şerbetini keşfettim......saray mutfağında balığın hiç eksik olmadığını ve fatih in balığı çok yediğini öğrendim.....malum , içinde fosfor var ve beyni çalıştırıyor---ve her sabah bir yumurta sarısı yermiş-------malum, o da hafızayı kuvvetlendiriyor------6 yabancı dili olduğunuda öğrendim---------ve istanbul u nasıl 21 yaşında fethedecek kadar iyi bilim eğitimi aldığını, askeri stratejide nasıl yüksek lisans yaptığınıda okudum.....

dizi sayesinde öğreniyoruz işte bunları:))))

dizinin kaldırılmamasını ve yayınına devam etmesini istiyorum....dizi yayında kaldıkça, gençlerimiz tarihe biraz daha yaklaşacaklar,,,,nasılsa eninde sonunda gerçek tarihide farkedip- dizinin sadece ticari maksadlı bir yayın olduğunuda kavrarlar

Chess
11-01-2011, 12:58
Sayın ihvan,

Viski üzüm bağlantısı var mı bilmiyorum.
Topkapı sarayında içki üretildi mi onu hiç bilmiyorum.
O ikisi arasındaki bağlantı sizin hayal gücünüze kalmış gözüküyor.
Ama yarın Sultanahmet'te "bir daha sarayda içki üretilmesin" pankartı ile dolaşanlar olursa sizi mesul sayarım :D

Bu arada geçen hafta bir mesai arkadaşımıza "astroloji" nin nasılhurafele olduuğu hakkındaki görüşlerimi aktardım.
Ortak tanıdığımız olan bir kişiyi kasdederek "ona da anlatsana" dedi.
Ona verdiğim cevap size şu anda verebileceğim cevap ile aynı olacak.
"Kendisi arayışta olmadıkça, gerçeği kabul etmeye hazır olmadıkça kimse kimseye bir şey aktaramıyor".

Benim anlatmaya çalıştığımdan size tüm aktarabildiğim şu aşağıdaki satır ise

" 623 yıl dünya ya hükmetmiş olan bir imparatorluğu , 1 kadeh şarap ve 3.5 metrekarelik bi stres atma odası(harem) ile özetlediniz ya "

bravooo diyorum... ben de size

GaKKoS
11-01-2011, 13:02
Sayın chess ' e katkılarından dolayı teşekkür ederim

ihvan
11-01-2011, 13:09
Murat Bardakçı:::::
dünyaca ünlü yönetmen Steven Spielberg’ün Tom Cruise ile çekeceği Fatih filmi için Erhan Afyoncu’yu aradığını ve Afyoncu’ya danışmanlık teklif etti...

“Çok büyük bir mali grup bizi finanse etti. Önümüzdeki hafta Erhan’la beraber İkinci Abdülhamit dizisin çekimlerine başlıyoruz. “



ne güzel haberler bunlar

ihvan
11-01-2011, 13:11
Sayın chess ' e katkılarından dolayı teşekkür ederim

benim katkımı beğenmediniz mi:))))

canınız sağolsun

ben size, bu topıci açtığınız için teşekkür ederim

TNT-2
11-01-2011, 13:13
O günün şartlarını yaşamadan anlamamız zor olur.
Osmanlı imparatorlugu padisahları döneminin en adil, en merhametli, en dürüst insanlarıdır.
abdulhamit, abdulmecit'in dahi sonmüşde olsa damarlarında bu asalet vardı.
Ben diziyi izlemedim, senaristini v.s tanımıyorum. Bu konudaki genel kanım, aydın gecinen, solcular, türk kimlikli misyonerler, masonlar, baska devlet adına calısan ajanlar son yıllardada bölücü örgüt beslemeleri, yavşaklar hep birlikte sanki orta strajedi kurmuslar osmanlıya sövmek hakaret etmek milletinin gözünde düşürmek, bu yöntem çoktandır revaşta. Bu dizide böyle bir maksat tasıyor olabilir, yetkililer denetlesin yaptırım uygulasın her önüne gelen fırıldak cevirmesin.

Son nefesime kadar Osmanlının torunuyum, Her ne yaptıysa dogrusunu yapmıştır, vardır bir bildigi, ALLAH (c.c) cümlesinden razı olsun Fatih'alarımı kabul eyle yarabbi.

GaKKoS
11-01-2011, 13:16
benim katkımı beğenmediniz mi:))))

canınız sağolsun

ben size, bu topıci açtığınız için teşekkür ederim

Olur mu efendim , buraya yazı yazan herkese teşekkür ederim , sonuçta ben bir konu açtım ve bazı arkadaşlarımız farklı fikirleri ile katkı sağlıyorlar bazı arkadaşlarımız ise tam tersi düşünce ile ,

Sonuçta bilgiyi aktaran gerekli eksiklikler üzerinde konuşan ve gerçekten bilmediklerimizi öğrendiğimiz her türlü bilgiyi buraya yazan çizen ( saygı kapmasında ) herkese teşekkür ederim.

Ben şahsen , buraları okuyarak kendime çok şey katıyorum bilmediklerimi öğreniyorum , aaa bak gerçekten ben bunu bilmiyordum diyip , kendim de bir araştırma yapıp gerçekten doğru söylüyormuş dediğim zaman dünyalar benim oluyor ,

Çünkü hergün insan yep yeni şeyler öğrenebiliyor.. Bilginin sınırı yok , yeterli almasını isteyelim ,

Görüşlerde farklılıklar da çok normaldir , bana göre haram size göre helal misali yada tam tersi.. Bunu da engelleyemeyiz

C.ÜNLÜ
11-01-2011, 13:18
Osmanlıda kardeş katli ve gün yüzü görmeyen şehzadeler
1-(1298-1326) Osman Bey-Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu.Amcası Dündar Bey'i öldürttü.
2-(1326-1359) Orhan Bey-bilinen bir cinayeti kayıtlarda yok
3-(1359-1389) I.Murad (Hüdagendivar)-Sırpsındığı ,Kosova savaşlarını kazanan padişah.Oğlu Savcıbey ile kardeşleri Halil ile İbrahim'i öldürttü.
4-(1389-1402) I.Bayezid (Yıldırım)-Niğbolu savaşını kazandı.Kardeşi Yakub'u öldürdü.Ankara savaşında Timur'a yenilince tahttan indirildi.
5-(1402-1421) I.Mehmed-Kardeşi İsa Çelebi'yi boğdurttu,Şeyh Bedrettin'i idam ettirdi.
6-(1421-1451) II.Murad-Varna ve II.Kosova savaşları kahramanı.Kardeşi Mustafa'yı öldürttü.
7-(1451-1481) II.Mehmed (Fatih)-En çok övündüğümüz padişahlardan..1453 te İstanbul'u fethetti,1472 Otlukbeli savaşını kazandı. 2 yaşındaki kardeşi Ahmed'i, Sadrazamlar Çandarlı Halil Paşa ile Mahmut Paşa'yı öldürttü.
8-(1481-1512) II.Bayezid-Kardeşi Cem Sultan ile savaş yaptı.Cem Sultan Rodosta 13 yıl tutsak yaşadı. Veziri Gedik Ahmet Paşa'yı öldürttü.Kendiside , oğlu Selim tarafından öldürüldü.
9-(1512-1520) I.Selim (Yavuz)-Mısır fatihi bu padişahımız halifeliği İstanbul'a getirmiş,Mercidabık,Ridaniye savaşlarını yönetmiştir.Çaldıran seferine giderken 30bin Aleviyi kılıçtan geçirmiş,ayrıca..babasını,2 kardeşini ,3 yeğenini ,3 vezirini öldürterek tarihteki yerini almıştır.
10-(1520-1566) I.Süleyman (Kanuni)-En uzun süre tahtta kalan padişahtır..46 yıl. Belgrad,Rodos,Cezayir,Trablusgarp bu dönemde alınmış,Viyan kapılarına dayanılmış,Preveze Deniz Savaşı kazanılmıştır.Mimar Sinan,Barbaros hayrettin,Hürem Sultan bu dönemin ünlüleridir. Damat Rüstem Paşa,Lala Paşa çekişmesi ve dedikodular sonucu 2 oğlu ile torunlarını boğdurttu.Ayrıca Vezirleri Makbul İbrahim Paşa ile Kara Ahmet Paşa'yı öldürttü.
11-(1566-1574) II.Selim (Sarı/Sarhoş)-Bütün gün şarap içip sarhoş gezmesiyle tanınan bu padişahımızın döneminde imparatorluk geri vitesine takıyor. İnebahtı deniz savaşında tüm Osmanlı Donanması yakıldı.
12-(1574-1595) III.Murad-Kendisine rakip olmasın diye 5 kardeşini öldürttü.Kadınlara düşkünlüğü ile tanınan sultanımızın tam 110 çocuğu olmuştur. Karısı Safiye, Yeni Camii yaptırmıştır.
13-(1595-1603) III.Mehmed-Kardeş öldürme rekorunu elinde bulundurmaktadır.Tam 19 kardeşini ve bir oğlunu öldürmek zorunda kaldı.korktuğu için Haçova savaşından kaçmak istedi..Şeyhülislam tarafından zor ikna edildi.1597 de Tırnakçı Hasan Paşa'yıboğdurttu.O zamanlar hazine tamtakır olduğu için, Yemişçi Hasan Paşa'dan ,Tırnakçı Hasan Paşa'nın giysilerinin satılarak para bulunmasını istedi.
14-(1603-1617) I.Ahmed-Tahta çıktığında henüz sünnet olmamıştı.Avusturya'ya gereksiz savaş ilan etti..başarılı olamayınca 1606 Zitvatorok Anlaşması'nı imzaladı. Bu dönemde devam etmekte olan Celali İsyanları nı bastırmak için Kuyucu Murad Paşa ,doğuda 30bin kişiyi kılıçtan geçirerek kuyulara gömdü. Sultan Ahmet Camii,bu padişahın adını taşır
15-(1617-1618) (1622-1623) I.Mustafa-İki ayrı dönemde 2 yıl saltanat sürdü.Döneminde Abasa Paşa isyanı ile Sipahiler ayaklandı. Akıl hastası olduğundan tahttan erken indirildi.
16-(1618-1622) II.Osman (Genç)-12 yaşında tahta çıktı,kardeşini öldürttü.16 yaşında iken tahttan indirildi,yeniçeriler tarafından ırzına geçildikten sonra öldürüldü.
17-(1622-1639) IV.Murad-11 yaşında tahta çıkarken 3 kardeşini öldürttü.Tütün içenleri öldürtmesiyle bilinir.Ancak bu sıralarda Şeyhülislam Yahya Efendi,meyhane öven şiirler yazıyordu.1635 Revan,1638 Bağdat seferleri bu dönemde yapılmış olup, 17 yıllık iktidarında öldürttüğü 6 sadrazam şunlardır.Mere Hüseyin,Kemenkeş Kara ali,Gürcü Mehmed,Boşnak Hüsrev,Topal Recep,Tabanı Yassı Memed
18-(1639-1648) I.İbrahim (Deli)-Balıklara yem olarak altın atmasıyla bilinir.Askeri darbeyle tahttan indirildi,öldürüldü.
19-(1648-1687) IV. Mehmed (Avcı)-Tahta çıktığında sadece 5 yaşındaydı.Döneminde yeniçeri ve celali isyanları oldu. Köprülüler bu dönemin sadrazamlarıdır.Öldürttükleri ünlüler Kösem sultan ile Merzifonlu Kara Mustafa Paşadır.
20-(1687-1691) II.Süleyman-Padişah olduğu 46 yaşına kadar zindandaydı.Padişahlığı sırasında yeniçerililer İstanbulu yağmaladılar.Ünlü Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa bu dönemdendir.Olumlu olayı Eğriboz zaferidir.
21-(1691-1695) II.Ahmed-48 yaşına kadar hapisyattıktan sonra tahta çıktı.4 yıllık iktidarında ,Salkamen Bozgunu, Sakız Kalesi kaybı,Sadrazam Arabacı Ali Paşa'nın öldürülmesi önemli olaylardandır.
22-(1695-1703) II.Mustafa-1683 te Viyana'ya yürüdü,bozguna uğradı.1699 da imzaladığı Karlofça anlaşmasıyla Maceristan yitirildi. I.Edirne vakası,Şeyhülislam Feyzullah'ın öldürülmesi bu döneme rastlar.Askeri darbeyle tahttan indirilmiştir.
23-(1703-1730) III.Ahmed-1725 te Rus Çarı Deli Petro Tebriz'i aldı.Bir şeyler yapması gerekiyordu..fakat savaşa gitmeyi göze alamadı.İstanbul'dan orduları hazırlayıp savaşa gidiliyor süsü verip yarı yoldan dönerek halkını kandıran bir padişah olarak tarihte yerini aldı.Lale Devri diyede bilinen dönemin diğer unutulmayanları;1718 Pasarofça Anlaşması,icadından 3,5 asır sonra matbaanın getirilmesi, meşhur Baltacı-Katarina olayının yaşandığı Purut Savaşı dır.Halktan sallandırdıklarının sayısı bilinmemekle birlikte,Şehzade İbrahim ile Sadrazamlardan ;Hoca İbrahim Paşa,Damat İbrahim Paşa,Çorlulu Ali Paşa,Yusuf Paşa,Süleyman Paşa ..bilinen öldürttükleridir.Kendileri de Patrona Halil İsyanıyla tahttan indirilmiştir.
24-(1730-1754) I.Mahmud-İsyancılar tarafından tahta çıkarılmış,o da isyancıların her dediğini yapmıştır.
25-(1754-1757) III.Osman-3 yıllık iktidarı sırasında ki en önemli olay,Cezayir de ki egemenliğin bitmesidir.
26-(1757-1774) III.Mustafa-Ülkeyi yıldız falına bakarak yönetirdi. Kürkçüler çok para kazanıyor diye ülkede kürk satışlarını yasakladı.Kürkçüler haraç ödeyince satışlar tekrar serbestleşti.Sadece 2 sadrazamını öldürtmüştür
27-(1774-1789) I.Abdülhamid-Bilinen vukuatı, Küçük Kaynarca Anlaşması ile Kırım'ın verilmesidir.
28-(1789-1807) III.Selim-Kayıplarla dolu Ziştovi ve Yaş Anlaşmalarını imzaladı.Nizam-ı Cedid Reformlarını yapmak istediğinde,şeriatçıların başlattığı Kabakçı Mustafa İsyanı ile tahttan indirildi. IV. Mustafa tarafından öldürülmüştür.
29-(1807-1808) IV.Mustafa-Nizam-ı Cedidçilerden çok korktuğundan,taraftarlarının görüldüğü yerde öldürülmelerini emretmişti.Yinede ancak 1 yıl hükümdarlık yaptı,Alemdar Mustafa Paşa tarafından askeri darbeyle tahttan indirildi.
30-(1808-1839) II. Mahmud-Vukuatı en fazla olan padişahlardandır.İşe ,ağabeyi IV.Mustafa'yı öldürerek başladı. Dönemin diğer olayları;Mora,Sırp,Kavalalı İsyanları;donanmanın yakıldığı Novarin olayı;osmanlının , kendi valileri ile savaşıp,kaybetmeleri; Kaptan-ı Derya Ahmed Paşa'nın ,donanmayı olduğu gibi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya teslim etmesi;1826 yeniçeriliği kaldırma operasyonu sırasında kendi ordusundan 140bin kişinin kılıçtan geçirilmesi,olarak sayılabilir.II.Mahmud'un,Balkanlarda uyguladığı kanlı operasyonlar sonucunda Balkan Ayaklanması başladı.Dış baskılar gelince "Tanzimat Fermanı"ilan etmek zorunda bırakıldı.
31-(1839-1861) Abdülmecit-Dönemin önemli olayları..Tanzimat Fermanı,Islahat Fermanı,Kırım Savaşı..
32-(1861-1876) Abdülaziz-Karadağ İsyanı, 1875 Balkan Hareketlenmesi,Belgrad'ın kaybı bu döneme denk düşer. Vukela Heyeti tarafından tahttan indirilmiştir.
33-(1876-1876) V Murad-İki rekoru vardır.En kısa tahtta kalma rekoru..sadece 3 ay. Tahttan indikten sonra en uzun yaşayan padişah..28 yıl.. Tahtı elinden alınan padişahlarımızdandır.
34-(1876-1909) II. Abdülhamit-31 Mart olayı ,93 Harbi ,tam bir çöküntü olan Ayestefanos Anlaşması.. unutulmayanlar- dandır.Kıbrıs,Mısır,Tunus,Doğu Rumeli,Bosna,Girit kaybettikleridir.Zamanında ayaklanmaları önlemek için Filibe'de bolca katliamlar yapılmıştır. Batıya borçlar ödenmediğinden "Duyun-u Umumiye"ye kurmak zorunda kalmıştır.Mebusan kararıyla demokratik bir şekilde tahttan indirildi.
35-(1909-1918) Mehmed Reşad-bilinen bir cinayeti kayıtlarda yok
36-(1918-1922) Vahdettin-Vahdettin ,Osmanlının 36. , tahttan indirilende 14. Padişahıdır.Kendileri tatlı canlarını kurtarmak için İngilizlere sığınmıştır.

Merhamet.....Devletin bekası için askıya alınır mı....

ihvan
11-01-2011, 13:47
şapka kanununa muhalefetten idam edilen kişilerin 15 sayfalık bir liste görmüştüm...sırf şapka takmayı reddettikleri için

hatta şapka kanunu beğenmeyen iskilipli atıf ın frenk mukallitliği adlı eseri yazdığı için, ali çetinkaya tarafından nasıl istiklal mahkemesince savunması dahi alınmadan idam edildiği konusunda uzunca bir yazıda yazabilirim

yahutta, türkçe ezanı reddetti diye cezaevlerine atılan hocaların diyanetteki uzun uzun liste arşivinide buraya koyabiliriz....hatta tüm hocalar cezaevinde diye, 1 hafta boyunca camilerde cenaze namazı kılınamayınca, istanbul sokaklarının ceset kokusu ile dolması ile alakalı fotolarıda - videolarıda buradan paylaşabilirim

ama bi faydası yok

rejimlerin hepsi böyle kurulur----ve korunur--------ülkelerin hepsinin geçmişinde bi karanlık nokta vardır

başbakanlık arşivine girenleriniz bilir-------rıfat börekçinin yazışmalarını okusunlar resmi evraklarda-------------ama neye yarar şimdi bunlar

o günü yargılamanın- bugüne bi faydası yok

en güzel şey------güzellikleri paylaşmaktır


güzellikten nasibi olmayan, kötülüklerden medet umarmış


ben , geçmişimin yanlışlıklarından asla keyf almam,,,,,,,,,,,,,,doğruda olsa, kalkıp telaffuz etmemeye özen gösteririm................

çocuk değiliz.......takım tutar gibi , görüş tutacak yaşıda çoktan geçtik

dilerim..............sağduyu kazanır

umarım c.ünlü kardeşimizde bu yazımı okur ve şu liste kopyalama işinin bu memlekete bir faydası olmadığını anlar ve gereğini yapar:)))

sadece gerer------insanları gerer o yazınız ve radikal yapılanmalar doğurur-------------kendinize kendi elinizle muhalifler yaratmayınız

çekişmelerin bu ülkeye faydası olmadı----olmaz

yazınızdan rahatsız olanlar yazmaya başlarsa, forum moderatörlerini boşuna yormuş olursunuz

forumda sulh------forumda sağduyu :)))

GaKKoS
11-01-2011, 13:55
Geçmişini iyi bileceksin ki gelecekte düştüğün hatalara bir daha düşmeyeceksin ,

C.ÜNLÜ
11-01-2011, 13:58
Listeyi görelim....

Halkı şapka devrimine karşı ayaklanmaya teşvik eden bazı kişilerin asıldığı doğru....

ihvan
11-01-2011, 14:08
Listeyi görelim....

Halkı şapka devrimine karşı ayaklanmaya teşvik eden bazı kişilerin asıldığı doğru....

bora bey doğru söylemiş

boşuna vakit kaybı

nasılsa herkes kendi bildiğinin alimi

virgülü . noktası eksik diye, 6 aylık raporumu çöpe atanları gördüm---------(virgül bahane)

sonrada kurumun ödeneği kesildi ve kapatıldı.......

yazsaydık onların istediğini, işimize devam ederdik....

20 senedir işsizim,,,,,,,,,,,bu kafa ile iş bulamazsın diyenler haklı çıktı---------

üç maymun olamadım............ama en azından fitne çıkmasın diye- doğruları yutmasını ve saklamasını öğrendim.....çünkü anladım ki, bazen doğruları söylememek , doğruları söylemekten daha çok faydalıdır

adviser
11-01-2011, 18:57
NTV'de Ruşen Çakır'ın hazırlayıp sunduğu "Yazı İşleri" programının bugünkü konuğu Cumhuriyet Gazetesi yazarı Zeynep Oral'dı. 12 Eylül'deki anayasa değişikliği referandumunda "evet" oyu kullananları cahil olmakla itham eden Oral'ın "Evet, hayır oylarını bilime olan yakınlığı ya da cehalete olan yakınlığı ile ölçecek olursak, hala Türkiye'de çok cahil kitlelerin olduğunu kabul etmemiz gerekir" şeklindeki sözleri izleyenleri adeta şoke etti...

"No comment!..."

BORA YAŞAR
11-01-2011, 19:06
NTV'de Ruşen Çakır'ın hazırlayıp sunduğu "Yazı İşleri" programının bugünkü konuğu Cumhuriyet Gazetesi yazarı Zeynep Oral'dı. 12 Eylül'deki anayasa değişikliği referandumunda "evet" oyu kullananları cahil olmakla itham eden Oral'ın "Evet, hayır oylarını bilime olan yakınlığı ya da cehalete olan yakınlığı ile ölçecek olursak, hala Türkiye'de çok cahil kitlelerin olduğunu kabul etmemiz gerekir" şeklindeki sözleri izleyenleri adeta şoke etti...

"No comment!..."


Bu haberin bu başlıkla ilgisi nedir?

İnsanın şöyle diyeceği geliyor:

İyi de aklımdan çıkmıyor ki.:)

adviser
11-01-2011, 19:22
Bu haber bugün itibarıyla adı geçen tv kanalında ve programda cereyan ettiği için sıcağı sıcağına paylaşmak istedim,

hani diyorlar ya, iki grup zihniyet her konuda birbirleriyle hangi konuda olursa olsun tartışacaklar,

taban tabana ayrışmış iki grup arasında ortak bir mutabakatın sağlanması mümkün olmayacaktır vs. vs.

iki tarafın farklı düşünmesi her ikisinin de yanlış fikirde olacağı anlamına gelemeyeceğinden bir tarafın haklı diğer tarafın haksız olması kaçınılmaz olacaktır,

şimdi düşünüyorum da şu haberde;

hangi taraf haklı, hangi taraf haksız?...

hangi taraf cahil, hangi taraf bilgili?,

hangi taraf değerlere saygılı, hangi taraf saygısız? vs. vs.

idrak-ı ammeye sunmak istedim sadece,

yoksa bir cahillik mi ettik?...

BORA YAŞAR
11-01-2011, 19:27
Cahillik etmediniz..

Bırakalım bu tür önyargıları..

Biz şahıslarla değil yaptıklarıyla ilgileniyoruz..

İnsanları etiketlemek gibi bir merakımız yok..

Burada sürekli birarada olduğumuz birçok konuda kişilerin fikriyatını bildiğimiz için zaman zaman böyle davranıyoruz .

O kadar..

adviser
11-01-2011, 19:37
musademe-i efkardan barika-i hakikat doğarmış...

hakikatın doğması elbette mümkün de,

hakikata gözlerini kapayanlara ne demeli?...

GaKKoS
11-01-2011, 20:57
Sevgili adviser bu şimdi değilki bu zamana kadar hep böyle oldu , iki ayrı düşünen fikri ortak noktada buluşması zordur , bu demek değildir ki iki tarafın her söylediği doğrudur

ihvan
11-01-2011, 23:21
musademe-i efkardan barika-i hakikat doğarmış...

hakikatın doğması elbette mümkün de,

hakikata gözlerini kapayanlara ne demeli?...

bahsettiğiniz göz acaba kalp gözümü- yoksa bildiğimiz göz mü???

bildiğimiz göz ise, körler ancak göremez,,,,,fiziki bir özür olduğu içinde asla görmeyeni yadırgamayız.......elinden tutar, onun gözü olur ve ona yardım ederiz göremedikleri hususunda


ama bahsettiğiniz kalp gözü ise, onun anahtarı bizde değil...kalpteki perdeyi yalnizca, o kalbi yaratan rabbim kaldırabilir ve kalp gözü ancak o zaman görür hakikati...




aslında cevap uzun ama,,,,,,,,,,,sadece arifler için yazdım------bu nedenle kısa tuttum cevabı

GaKKoS
12-01-2011, 09:18
Evet bugün dizinin 2. bölümü yayınlanacak ,

Bakalım tekrar izleyenleri ekrana kilitleyebilecek mi ? Rayting rekoları kırabilecek mi ?

Ben şahsen dört gözle yayınlanmasını bekliyorum

cash_is_king
12-01-2011, 15:27
Mutlu musunuz?

Aslında Monarşiyi bu kadar seven bir millet olduğumuzu bilmiyorduk, bu vesileyle onu da öğrendik....

http://www.milliyet.com.tr/-muhtesem-yuzyil-a-ceza/turkiye/sondakika/12.01.2011/1338343/default.htm

SİNA KOLOĞLU YORUMLUYOR...

RTÜK bugün 'Muhteşem Yüzyıl'ı tartıştı. RTÜK diziye, 3984 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin, "Yayınların toplumun millî ve manevî değerlerine ve Türk aile yapısına aykırı olmaması"na ilişkin (e) bendine aykırılık gerekçesiyle uyarı cezası verildi.

RTÜK şöyle bir açıklama yaptı; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun bugünkü (12 Ocak 2011) haftalık toplantısında, Show TV’de geçen hafta yayımlanmaya başlanan ve tepkilere neden olan Muhteşem Yüzyıl adlı dizi filmle ilgili hazırlanan uzman raporu da gündeme alınarak değerlendirilmiştir.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda, söz konusu dizi filmde 3984 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin “Yayınların toplumun millî ve manevî değerlerine aykırı olmaması”na ilişkin (e) bendinin, tarihe mal olmuş bir şahsiyetin mahremiyeti konusunda gerekli hassasiyet gösterilmemek suretiyle ihlal edilmiş olduğuna ve ilgili yayın kuruluşunun 3984 Sayılı Yasanın 33. Maddesi gereğince uyarılmasına karar verilmiştir'.

polkaad
12-01-2011, 16:05
Dizi yayından kalkmadı merak etmeyin!Şahsımı mutlu edecek yegane olay bu dizinin Ratinglerinin yerlerde sürünmesidir(hoş rating cihazı yok evimde o oranlar nasıl ortaya çıkıyor oda ayrı bir tartışma...)Yoksa Rtük ceza vermiş hatta yayından kaldırmış beni mutlu etmez etikte olmaz...74 bin tane şikayet (25 günde) monarşi ile çekişiyor sanırsam...Bir de bunu muhafazakarlıkla bağdaştıranlara ne demeli arkadaşım muhafazakar uçkura bağlıda muhafazakar olmayan sen, sağa sola mı saldırıyorsun sapık mısın?:)

Meral Okay diyor ki; ''biz bir öncülük ettik üstümüze geliyorlar bizden sonrakiler rahat rahat çekerler böyle diziler''

Üç gün önce hardcore film çeken Şahin-k nın dün Ntv de canlı yayındaydı müzmin bir sanatçı olarak!dört vakte kadarda böyle tarihi bir filmde Harem ağası olur ne dedik ''hayatımızda sex olduğu için değil millet sex istediği için bunlar böyle prim yapıyorlar...

İçimizden geçmiyor değil eee o zaman millete istediğini verin niye karışırsın ki RTÜK?

Chess
12-01-2011, 16:05
Bakış açıları arasındaki fark yüzyıllarca daha devam edecektir.
Bu olay sadece yeni bir örnek.
"İstemezük" kod adı altında.

Hazerfan Çelebi uçtu diye sürgüne gönderilmişti.
İstanbul Kanatlarımın Altında filmi bu bilginin yayılmasına vesile oldu.
Ancak o filmde bile gözden kaçan Lagari Hasan Paşa'nın roket denemesi.
Bu konunun 10 yıldır gündeme geldiğini hiç duymadım.

Aslında Lagari o dönemin Von Braunu olurmuş.
O zaman V2 roketleri yerine Lagariden türeyen L2 roketlerinden bahsederdik bugün :D

Chess
12-01-2011, 16:07
Wikipedia'dan alıntı
-------------------------

Lagari Hasan Çelebi (17. yüzyıl), roketle dikey uçuşu başarıyla gerçekleştirmiş ilk insan olan bilgin.

Füzeciliğin atası olan ünlü Türk bilim adamı Lagari Hasan Çelebi[not 1], 17. yy'ın başlarında barut dolu haznesi bulunan bir basit hava roketi ile ilk kez havalanmayı başarmıştır. Uçuş 1633 yılında dönemin Osmanlı padişahı IV. Murat'ın kızının doğum günü kutlamalarında sergilenmiştir. Lagari Hasan Çelebi'nin yaklaşık 300 metre kadar havalandığı ve 20 saniye boyunca havada kaldığı ölçülmüştür. Kendisine bağlı bulunan kanatlar sayesinde boğaza oldukça yumuşak bir iniş yapmıştır. İlk önceleri sultan tarafından da desteklenen Hasan Çelebi, daha sonra ulemânın baskısı ile yargılanmış ve Kırım'a sürgüne[not 2] gönderilmiştir. İlginçtir ki modern anlamda ilk roket çalışmaları da bugün Kırım'ın içinde bulunduğu Ukrayna'da başlamıştır.


İşte istemezük diye bahsettiğim bakış açısı.
Aynı yüzyılda Avrupa'da da birçok yeniliğe karşı baskı vardı.
Ancak "suret şirktir" gibi bir kavram kargaşası olmadığı için matbaa ilerleyebildi.(Bugünkü fotğraf makinalarını o gün elinizde görseler herhalde idam edilirdiniz)
Sanayi devriminin(matbaadan 200 sene sonra) kuluçkası olarak düşündüğüm yazılı eserlerin önü matbaa sayesinde açılmıştı.

Dünya 1700 lerin ikinci yarısında buhar makinalrına geçtiğinde bizde maalesef matbaa daha 40-50 senelikti.
O 200 senelik açığı bir daha hiç kapatamadık.

polkaad
12-01-2011, 16:19
El Fenari: Yazmış olduğu mantık kitabıyla ünlü
Kadızade-i Rumi: Matematik ve astronomi bilgini
Taşköprülüzade: 16. yy da yaşamış tefsir kelam mantık biyografi ve metafizik üzerine çalışmalar yapmış ve eserler vermiş
Kemalpaşazade: 16. yy da yaşamış şair ve alimdir. Müderrislik, kadılık ve Kanuni Döneminde şeyhülislamlık yapmış.En önemli eserleri Haşiye ve Yusuf ile Züleyha
Ebussuud Efendi: Kanuni Döneminin ünlü şeyhülislamı olan Ebussuud,yönetim ve toprak hukuku alanlarında vermiş olduğu fetvalarla ün salmıştır.
Ali Kuşcu: Çağın önemli astronomlarındandır. Fatih tarafından Semerkant''tan getirilmiş ve Osmanlılarda matematik öğretiminin kurucusu olarak bilinmektedir.
Piri Reis: Büyük Türk coğrafyacısıdır.Kitabb-ı Bahriye en önemli eseridir.
Seydi Ali Reis: Astronomi konusunda bilgi sahibi olan deniz coğrafyacısıdır.Muhit ve Miratü''l Memalik adlı eserleri vardır.
Matrakçı Nasuh: Kanuni Döneminde yaşamış kara coğrafyacısıdır.
Takuyiddin Bin Mehmet: III. Murat döneminde yaşamış astronomi bilginidir.III. Murat''ın yaptırmış olduğu rasathanede çalışmalar yapmış,veba salgınında birçok insanın ölmesi üzerine şeyhülislamın isteği ile bu rasathane kapatılmıştır.
Katip Çelebi: tarih, coğrefya ve felsefe alanında çalışmalar yapmış.Keşfuzzunun arapça yazmış olduğu büyük bir bibliyografya sözlüğüdür.Cihannüma adlı eseri vardır.
Evliya Çelebi: 17. yy''ın ünlü türk gezgininin Seyahatname adlı esri vardır.
Erzurumlu İbrahim Hakkı: Önemli mutasavvıflarımızdandır. Anatomi,matmatik ve fizyoloji alanlarında bilgi veren Marifetname en önemli kitabıdır.
Legari Hasan Çelebi: IV. Murat döneminde yaşamış dünyada ilk roketli füze uçuşunu gerçekleştiren insandır

Seninde söylediğin Hasan Çelebide dahil gökten zembilli inmemiştir...Daha sayısız bilim adama peki sen bana istemezuk diyorsunda 100 yıl geriye git M.Kemal Atatürk haricinde büyük önder siyaset adamı,bilim adamı, var de(üniversitelerimiz malum hadi diyelim ki bu hükümette gerici,dinci,yasakçı,suçlu geriye git ve istemuzuk demiyenleri göster birlikte kızalım??????)ki şunlar şunu yaptıda bizde ''istemuzuk'' dedik onlarda bilim adamı oldu olamadı?

TREND şu ;o sağcı bu solcu o dinci bu dinsiz birbirimize yediriyorlar salya-sümük kavga bütün efor buna ve böyle abuk ,subuk konulara...

Yahu şunu da diyelimde rahatlayalım; Osmanlı kaka idi sex hat safada idi gericilik yobazlık hoşgörüsüzlük hat safada idi ,yakarlar yıkarlar doğrarlardı yeniçeriler aymazdı,haremler sapkınlık yatağıydı ohhhh rahatlayalımm

polkaad
12-01-2011, 16:24
Son olarak, böyle dizilerin artması dileğiyle!!! ters kolerasyon ile tarih bilinçini yeniden hatırlıyoruz içinde ne olursa olsun saygılar sevgiler arkadaşlar...

Chess
12-01-2011, 16:32
Bugün Kanuni baş tacı ediliyor.
Ana sebebi harem kavramı.
Ömrü boyunca adam harem kelimesini kullandı ama ne olduğunu düşünmezden geldi.
Şimdi ise ne olduğu gösterilincerahatsız oldu.

Ben size Kanuni hakkında bilinen ancak şu anda gündeme gelmeyen başka bir olayı aktarayım.
Sultan Süleyman çok sayıda kanun uygulamaya koyduğu için Kanuni lakabını almıştır.
Vezir (ya da din uleması bir şahıs) kendisine " Cenab-ı hakkın kuralları yerine kanunlar koydun bu caiz değildir" demiştir.
Üç beş sene yada üç beş on sene sonra aynı insanlar bu sefer Kanuni'yi yerlere batırma yarışına girerlerse hiç şaşırmayın.

Chess
12-01-2011, 17:07
Yahu şunu da diyelimde rahatlayalım; Osmanlı kaka idi sex hat safada idi gericilik yobazlık hoşgörüsüzlük hat safada idi ,yakarlar yıkarlar doğrarlardı yeniçeriler aymazdı,haremler sapkınlık yatağıydı ohhhh rahatlayalımm

polkaad,

Neden böyle söylememi yorumlamamı istersin ki ?

Tek konuda cevap vereyim bu topik ile ilgili olduğu için.
"Harem ve harem ilişkileri aynen bu dizideki gibi olmuştur" (yazılı belge ile sabit)
Buna "sapkınlık" yorumu yapıyorsan senin görüşündür dilediğin şekilde yorumlayabilirsin.
Bu olay tarihte böyle gerçekleşmiş diye bana kızma.
Söyledim diye de kızma.


Bu arada "marifetname " şu anda incelediğim bir eser.
O tarihte insanlar neyi düşünüyorlardı nasıl bakıyorlardı diye.
Oradan örnek bir paragraf aktarıyorum


"...Boyu orta olan, akıllı ve hoş huylu olur. Saçı sert olan akıllı ve atılgan

olur. Saçı yumuşak olan, ebleh ve arsız olur. Saçı sarı olan, kibirli

gazalı olur. Saçı kara olan, sabırlıdır, onu ara. Saçı kumral ise güzeldir

ve sahibi bedelsizdir. Sazı az olan lütüfkâr, bilgili ve nazik olur. Saçı

çok olan kadın, anlayışsız olur. Başı küçük olanın aklı azdır. ona sır

söyleme. Başı büyük olanın, aklı çok olur. Başının tepesi yassı ise, sahibi

kede çekmez. Başının derisi parlak olan, hayır yapar, ziyan vermez. kele

yaklaşma sakın, kötü huylu olur alnı dar olanın ahlakı da dar olur .... "



Tarihte kim ne yapmıştır, hangi sebeple haklı veya mazur görülmüştür gibi konular dönemin şartları altında düşünülmesi gerekir.
Yukarıdaki alıntıdaki saçmalıklar İbrahim Hakkı Efendi'nin o günkü değerini düşürmez. (Bugünkü değeri hakkında sana fikir verir)
o gün makbul bulunan görüşü aktarır.

" ..yakarlar yıkarlar doğrarlardı.. " diyorsun.
Doğru aslında.
Hunlardan Büyük İskendere, Roma İmparatorluğundan Napolyona hikaye hep aynıdır.
Karşıdakini ez ve hükmet.
Savaşlar yakma ve yıkma ile olur.
Sen Viyanayı fethedemedik diye üzülürsün, onlar Viyana yıkılmadı diye sevinir.
Osmanlı da hükmetmek için tabii ki kuvvet kullandı.
Ancak kendi döneminde daha "adil" olduğu için o zamanki daha barbar Avrupalılara tercih edildi.
Bu da tarihsel bir gerçek.

Şimdi ben sorayım.
Sefere çıkıldığında ne yapıldığını düşünüyorsun ?
Kosova'da yüzbinlerce insan birbirini kesip biçmedi mi ?
Sonra tekrar ana konumuza dönelim.
Haremde (dünyadaki her haremde olduğu gibi) sence neler oluyordu ?

O zaman asıl konu şuraya geliyor.
Hareme mi kızıyorsun ? (Padişahlara kız o zaman)
Yoksa ne olduğunu gösterdi diye diziye mi ?

Red Kit
12-01-2011, 17:17
Anayasaya evet oyu verip özgürlüklerimizi artıran herkese teşekkür ederiz. Artık birilerinin bizim örf ve adetlerimizin sınırlarını çizmesi serbest, bunlara uymayan dizilerin yasaklanması özgür kaldı, insanların içki içip ölmesi engellendi ve içki içenlerin içmemesini isteyenlere özgürlük geldi, kız ve erkeklerin birbirine 45 cm'den fazla yaklaşmamasını isteyen zihniyet özgür kaldı, heykellerin put olduğunu ve kaldırılmasını isteyen zihniyet özgür kaldı, gazetelerde hükümeti eleştiren tüm yazarların teker teker gazetelerden kovulması eylemi de tamamen özgür kaldı. Onlarca insanı öldürseler bile Hizbullah özgür, ergenekoncu olduğunu düşündüğümüz insanları ölene kadar hapiste tutma hakkı ise baki.

İleride gelecek tüm özgürlükleri merakla bekliyoruz çünkü anayasa değişti ve özgürlükler arttı.

celikbilek
12-01-2011, 17:22
Mutlu musunuz?

Aslında Monarşiyi bu kadar seven bir millet olduğumuzu bilmiyorduk, bu vesileyle onu da öğrendik....

http://www.milliyet.com.tr/-muhtesem-yuzyil-a-ceza/turkiye/sondakika/12.01.2011/1338343/default.htm

SİNA KOLOĞLU YORUMLUYOR...

RTÜK bugün 'Muhteşem Yüzyıl'ı tartıştı. RTÜK diziye, 3984 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin, "Yayınların toplumun millî ve manevî değerlerine ve Türk aile yapısına aykırı olmaması"na ilişkin (e) bendine aykırılık gerekçesiyle uyarı cezası verildi.

RTÜK şöyle bir açıklama yaptı; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun bugünkü (12 Ocak 2011) haftalık toplantısında, Show TV’de geçen hafta yayımlanmaya başlanan ve tepkilere neden olan Muhteşem Yüzyıl adlı dizi filmle ilgili hazırlanan uzman raporu da gündeme alınarak değerlendirilmiştir.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda, söz konusu dizi filmde 3984 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin “Yayınların toplumun millî ve manevî değerlerine aykırı olmaması”na ilişkin (e) bendinin, tarihe mal olmuş bir şahsiyetin mahremiyeti konusunda gerekli hassasiyet gösterilmemek suretiyle ihlal edilmiş olduğuna ve ilgili yayın kuruluşunun 3984 Sayılı Yasanın 33. Maddesi gereğince uyarılmasına karar verilmiştir'.

Bu gün bir prof ''türk aile yapısında saray hayatımı var, haremmi var'' dedi Evet yaaa bu iş aslında bu kadar basit. Hangimizin haremi varki Muhteşem Süleyman dan etkilenelim.
Daha özgür ve demokratik olacaktık yaaaa, işte ona binaen bu ceza.

ayhan53
12-01-2011, 17:24
Anayasaya evet oyu verip özgürlüklerimizi artıran herkese teşekkür ederiz. Artık birilerinin bizim örf ve adetlerimizin sınırlarını çizmesi serbest, bunlara uymayan dizilerin yasaklanması özgür kaldı, insanların içki içip ölmesi engellendi ve içki içenlerin içmemesini isteyenlere özgürlük geldi, kız ve erkeklerin birbirine 45 cm'den fazla yaklaşmamasını isteyen zihniyet özgür kaldı, heykellerin put olduğunu ve kaldırılmasını isteyen zihniyet özgür kaldı, gazetelerde hükümeti eleştiren tüm yazarların teker teker gazetelerden kovulması eylemi de tamamen özgür kaldı.

İleride gelecek tüm özgürlükleri merakla bekliyoruz çünkü anayasa değişti ve özgürlükler arttı.

2 tanede yapısal reform yapıldı hsyk nın ve anayasa mahkemesinin yapsı değiştirildi ve özgürlüklerimize ekstra fayda sağlandı:) sanırım 10-15 madde daha vardı referanduma sunulan onların akibetinden haberi olan varmıdır acaba

celikbilek
12-01-2011, 17:31
Artık şunu kendi çevremdende çok rahat görüyorum EVET verenlerin, muhalif(belgeli dahi olsa) görüşlere zerre kadar tahammülleri yok, ellerinden gelse o anda sizi boğacaklar, ama biraz daha zamana ihtiyacları var, sonrasında onuda yapacaklar.

ayhan53
12-01-2011, 18:03
Gülen Cemaati'nin lideri Fethullah Gülen son kitabı 'Çizgimizi Hecelerken'de, son günlerde çok tartışılan Osmanlı sarayındaki cariyeler konusuna da değindi.

Kitapta Gülen, "Muhteşem Yüzyıl" dizisyle başlayan cariyeler konusunda, "İnsan nikahlısıyla zifafa girdiği gibi, esir kadınla da zevciyet muamelesinde bulunabilir. Dünyaya gelen çocuk annesini cariyelikten kurtarır. Cariye meselesi mübalağa ile anlatılır ama bir kadını sokaktan kurtarma çaresi olarak bunun hiçbir zararı olmadığı açıktır" dedi.

"İSLAM ÖĞRETİLDİ"

Habertürk'ten Özlem Yılmaz'ın haberine göre Gülen, "Osmanlı güzel kadınları saraya alarak cariye yapmıştır. Bu sizce uygun mudur?" sorusunu, "Katiyyen doğru değildir. Ama savaş meydanında mağlup olan bir devletin bazen kadın ve çocukları da esir olabiliyordu. Osmanlı hanedanı, esirleri almış, onlara İslam edep ve terbiyesini öğretmişlerdir" diye yanıtlıyor.

kazanib
12-01-2011, 18:31
2 tanede yapısal reform yapıldı hsyk nın ve anayasa mahkemesinin yapsı değiştirildi ve özgürlüklerimize ekstra fayda sağlandı:) sanırım 10-15 madde daha vardı referanduma sunulan onların akibetinden haberi olan varmıdır acaba

Referanduma evet isteyenlerin, dahada kötüsü yetmez ama evet diyenlerin, isteği 12 Eylül darbecilerinin yargılanması idi.

Bunu tüm samimiyetimle soruyorum ? BU konuda birşey yapıldımı?

Red Kit
12-01-2011, 18:35
Referanduma evet isteyenlerin, dahada kötüsü yetmez ama evet diyenlerin, isteği 12 Eylül darbecilerinin yargılanması idi.

Bunu tüm samimiyetimle soruyorum ? BU konuda birşey yapıldımı?

yapıldı tabi... kenan evrenin maaşı arttı.

GaKKoS
12-01-2011, 18:40
RTÜK'ten Muhteşem Yüzyıl'a uyarı cezası

http://www.hurriyet.com.tr/_np/9167/12389167.jpg

Radyo Televizyon Üst Kurulu bugün yaptığı toplantıda tartışmalara neden olan “Muhteşem Yüzyıl” dizisini masaya yatırdı.

RTÜK uzmanları, hazırladıkları raporda dizinin, RTÜK Yasası’nın 4. maddesinin “e” fıkrasında düzenlenen, “Yayınların toplumun milli ve manevi değerlerine ve Türk aile yapısına aykırı olmaması” ilkesine ters düştüğünü belirtti.

Açıklamada şunlar kaydedildi:
“Yapılan değerlendirmeler sonucunda, söz konusu dizi filmde 3984 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin 'yayınların toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı olmaması'na ilişkin (e) bendinin, tarihe mal olmuş bir şahsiyetin mahremiyeti konusunda gerekli hassasiyet gösterilmemek suretiyle ihlal edilmiş olduğuna ve ilgili yayın kuruluşunun 3984 Sayılı Yasanın 33. Maddesi gereğince uyarılmasına karar verilmiştir.

3984 Sayılı Yasanın 33. Maddesine göre, Üst Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını ihlal eden, yayın ilkelerine ve bu Kanunda belirtilen diğer esaslara aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarını uyarır veya aynı yayın kuşağında açık şekilde özür dilemesini ister.”
Bu talebe uyulmaması veya aykırılığın tekrarı halinde ihlale konu olan programın yayınının, 1- 12 kez arasında durdurulacağı ifade edilen açıklamada, söz konusu programla ilgili olarak RTÜK'e 11 Aralık 2010 tarihinden itibaren pek çok şikayet geldiği bildirildi. Şikayetlerde genel olarak programın yayından kaldırılmasının talep edildiği belirtilen açıklamada, ancak RTÜK'ün programlara yayınlanmadan önce müdahale etme veya programları yayından kaldırma yetkisi bulunmadığı vurgulandı.

RTÜK’e 2010 yılının 9 aylık döneminde 64 bin 664 vatandaş bildirimi yapılırken yalnızca “Muhteşem Yüzyıl” dizisiyle ilgili 11 Aralık - 6 Ocak tarihlerinde 74 bin 911 şikâyet gelmişti.


http://www.hurriyet.com.tr/magazin/televizyon/16744569.asp?gid=373

celikbilek
12-01-2011, 18:47
Yakında internette muhalif sitelere girmekde yasaklanacak, sonra Türkiye C. Vatandaşlarının alkollü yerlerde alkol alması sırada, garson türk olmadınıza inanmazsa kimlik soracak, .........
Bu böyle ileri demokrasiye daha özgür bir ülkeye doğru yol alacak.

kazanib
12-01-2011, 19:23
Bu topiğe girmeden önce yazdığım mesaj


Sn. el-perito,

Kafama takılan 2 konu var..

1) Sizinki biraz dizilerdeki gibi oldu.. Az sonra az sonra moduna girdi. Hani diyorum 2 dk'lık fragman falan verseniz.:)
(Fragmandan ne olur demeyin yakın zamanda bir dizi fragmanı üzerine güzel ülkemde gündem değişti)



RTÜK'ten Muhteşem Yüzyıl'a uyarı cezası

söz konusu programla ilgili olarak RTÜK'e 11 Aralık 2010 tarihinden itibaren pek çok şikayet geldiği bildirildi.


Sorun ve cevabı RTÜK yazısında...(görmek isteyenler için)

Bu dizi 05 Ocak 2011 de yayınlandı.Şikayet edenler neyi izledide 11 Aralık 2010 tarihinde RTÜK'e mesaj yağdırdı..

Yıllardır çalışılmış,hazırlanılmış ve en önemlisi organize olmuş birileri, bu ülkeyi istedikleri noktaya götürüyorlar.

Gerçek acı ..

Çocuklarıma okuyun ve bu ülkede yaşamayın diyorum..

Benimde içimi yakan acı buuuuuu...

ayhan53
12-01-2011, 19:28
sanırım bu geçen haftaki bölümü şu ana kadar seyrettiğim kısımda tek kare abesle iştigal eden bir şey görmedim neyine bu kadar fırtına koptu

GaKKoS
12-01-2011, 19:30
sanırım bu geçen haftaki bölümü şu ana kadar seyrettiğim kısımda tek kare abesle iştigal eden bir şey görmedim neyine bu kadar fırtına koptu

:D Abi o sahnelerin hiçbiri gösterilmedi ki ,

Bence her ne olursa olsun dizi izlenmeli ve yayından kaldırılmamalı,

ayhan53
12-01-2011, 19:34
bir şey daha bu dizi ne zaman yayına girdi birisi söylesin doğru hatırlıyorsam geçen hafta oynadı öyle değilmi topiğin açılış tarihine baktım 5 ocak demekki 5 yada 6 sında başlamış dizi peki birileri nereden haberdar oldular içeriğindende 11 aralıktan bu yana daha tv lerde oynamadan şikayet dilekçesi yolluyorlar


basına yansıdı başkanım:)

haber izlememe kararını da boz bence sen:)

geçende de sormuştum
basına yansıyan haberlerle şikayet olurmu olurda dikkate alınırmı dikkate alınırda ceza verilirmi dersem saçma sapan bi soru olur herhalde

ayhan53
12-01-2011, 19:44
uzun uzun yazdım gönder dedim ve internet sunucu bulunamıyor dedi yazdığım uçtu gitti
kısaca yeniden yazayım
süleymanın akdeniz türk gölü olacak sözü çok çok önemlidir
barbaroslar uluçlar hızırlar tyrgutlar kel aliler süleymanın muhteşemliğini yaratan insanlardır