PDA

View Full Version : Hisse.net ŞİİR


Pages : 1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11

yosun
07-05-2006, 00:28
Bir Gün Kaldı Bize


Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı

Bir bugün kaldı bize birlikte yaşanacak
Bir bugün öyle güzel ve dopdolu özlemli
Dalından yeni kopmuş tomurcuk güller gibi
Bir bugün herşeyiyle taptaze ve sımsıcak

Ümit Yaşar Oğuzcan

baron11
07-05-2006, 00:37
YALANCI ŞAHİDİM

yalan yalan gözlerimdeki inan
beni senden ayırır bu yürek
ben aşkı gizlediğim gibi serden

bir an dalıp kendini unutup
gün gibi anılarla avunup
biraz daha kopuyorum senden

durup düşünmek yetmiyor artık
seni istiyor hergece bu beden
kaçıp gitsek çok uzaklara
sen ve ben

yalancı şahidimdir ay benim
her gece denize vurur yakamoz
ben aşkı senle yaşayamazsam
varsın olmasın

yalan değil sözlerimdeki inan
eli mahkum susuyor bu yürek
ben ahımı çekiyorum derinden

biran kızıp herşeye küsüyor
alıp kendini yollara vuruyor
biraz daha soğuyorum senden

durup düşünmek yetmiyor artık
seni istiyor hergece bu beden
kaçıp gitsek çok uzaklara
sen ve ben

yalancı şahidimdir ay benim
her gece denize vurur yakamoz
ben aşkı senle yaşayamazsam
varsın olmasın


Rafet El ROMAN

yosun
07-05-2006, 01:21
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM


Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akşam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar


Ataol Behramoğlu

yosun
07-05-2006, 01:31
KIŞLADA BAHAR


Kara gözlüm, efkarlanma gül gayrı!
İbibikler, öter ötmez ordayım.
Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayrı!'
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

Ah çekerim resmine her bakışta!
Bir mahzunluk var o boyun büküşte.
Emin ol ki, her sigara yakışta,
Sanki, duman tüter tütmez ordayım...

Mor dağlara, karargahlar kurulur;
Eteğinde bölük bölük durulur...
On dakika istirahat verilir;
Tüfekleri çatar çatmaz ordayım!..

Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde;
Sabır, sebat etmez gönül yurdunda!
Akşam olur, tepelerin ardında,
Daha güneş batar batmaz ordayım...

Aramıza dağlar girmiş koskoca!
Meraklanma, gönlüm dağlardan yüce...
Bir gün değil, beş gün değil, her gece,
Yatağıma yatar yatmaz ordayıı...

Bahar geldi; koyun, kuzu koklaştı,
İki aşık, senelerdir bekleşti...
Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı;
Vatan borcu biter bitmez ordayım!..


Bekir Sıtkı Erdoğan

baron11
07-05-2006, 01:43
SOR KENDİNE BENİ


Sor sevdiğim,
Sonra kağıttan gemiler yap,
Yelkenleri olmayan,
Direkleri mavi bildiğim,
Sor beni gördüğün her buluta,
Sevdalıların hatırına,
Geceleri yıldızlarda parlayan,
Denizlerin suskunluğuna bırak beni,
Ve çek gökyüzümü üzerine,
Dalıp git hayallerin sonsuzluğuna,
Çocuklar çıkarsa karşına,
Gülümse, uzat ellerini,
Ceplerinden çıkarıp verirler sana,
Tenimde gizlenen dudak izlerini,
Şaşırma,
Sabah olacak birazdan,
Sor beni yağmurlarına,
Sor sevdiğim
Ve pencereden bak bakabildiğin kadar,
Gördüğün son noktada,
Seni seyretmekteyim...



Birkan ASKAN

yosun
07-05-2006, 01:46
MEMLEKET İSTERİM


Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.


Cahit Sıtkı Tarancı

yosun
07-05-2006, 01:57
Anladın Mı?


Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla'sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.

Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,
Senin aradığın zevk, sefa düğün.
Tutacağın işi önceden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.

Sevdanın oduna pek güvenilmez,
Tutuşurşan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.

İyi bak kabına, olmasın delik,
Boşuna taşırsın ,gider gündelik.
Anında olmalı, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.

Kabe'den maksadın varmaktır yara,
Kör gibi tapınma, kara duvara,
Hızır'ı ararsan kendinde ara,
Bulamadım gibi rezalet etme.

Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hıyanet etme.

Şen şatır gönlüne hicran dolmasın,
Gençliğin gülşeni gamla solmasın.
Neyzen gibi aklın yarda olmasın,
Özründen çok büyük kabahat etme.


Neyzen Tevfik

TaNGo
07-05-2006, 01:57
Akrostiş denemeleri :D

Ereğli'deki nazlı kuzu
Resmedilen tabloya aldanmam
Eski şaşalı devirlere döneceksin
Gözlerini bana doğru süzeceksin
Leylek gibi süzüleceksin

Sahil gezintisi yapar gibi salınırsın
Aşıklar gibi nazlanırsın
Hiç mi güldürmeyeceksin yüzümü?
Ortada her şey, her an yiyebilecekken üzümünü
Lastik gibi, bir oradasın, bir burada..

yosun
07-05-2006, 02:01
Akrostiş denemeleri :D

Ereğli'deki nazlı kuzu
Resmedilen tabloya aldanmam
Eski şaşalı devirlere döneceksin
Gözlerini bana doğru süzeceksin
Leylek gibi süzüleceksin

Sahil gezintisi yapar gibi salınırsın
Aşıklar gibi nazlanırsın
Hiç mi güldürmeyeceksin yüzümü?
Ortada her şey, her an yiyebilecekken üzümünü
Lastik gibi, bir oradasın, bir burada..


:confused: :confused: :confused:

Akrostiş nerde? Bağışlayın göremedim.

baron11
07-05-2006, 03:33
SANA SEVMEYİ ÖĞRETECEĞİM

Sen varsın;
Aç kaldığım sofralarda,
Öptüğüm dudaklarda.
Sen varsın günün her saatinde.
Seni sevmek var,
Unutmam gerektiği halde.

Bir de ben varım;
Deli, divane.
Ne yaptığımı anlatmaya utanırım.
Nasıl derim unutamadım seni,
Özledim çocuksu gözlerini,
/ ki.. onlar çıldırtan /
Anlamalısın beni,
Hiç böylesine,
Duygularımı gizleyecek kadar aciz,
Dönmektense,
Ölmeyi isteyecek kadar cesur,
Olmamıştım ki
Hiç böylesine,
Çaresiz kalmamıştım ki.

Aklımı karıştıran bir bilmece gibisin.
Ve
Her bilmece gibi
Çözülmeye mahkum.
Bu gün değilse bile,
Bir gün mutlaka çözeceğim.

Biliyorum, özlediğini,
Özlediğini biliyorum.
Ancak,
Vakit çok erken.
Sana, seni anlayabildiğim gün
Geleceğim.
Çaresizlik ve pişmanlık
Seni boğarken.
Çarelerle geleceğim,
Sevgimle geleceğim.
Ayrılığa bir nokta koyup,
Sana sevmeyi öğreteceğim.

BAHAR Ş. GÜLŞEN

TaNGo
07-05-2006, 13:40
:confused: :confused: :confused:

Akrostiş nerde? Bağışlayın göremedim.
Burası hisse.net forumu değil mi? Tekrar bak hocam :)

yosun
07-05-2006, 14:29
Burası hisse.net forumu değil mi? Tekrar bak hocam :)

Aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamazmış değil mi? :gulen: :gulen:
Şimdi oldu... :roll:

yosun
07-05-2006, 15:44
BEN BU KÖYÜN DELİSİYİM

Beni bilen böyle bilsin
Ben dostluğun delisiyim
Akıl irfan sizde kalsın
Ben bu köyün delisiyim

Bu acılar bitene dek
Ağlayanlar gülene dek
Bu can bende ölene dek
Ben bu köyün delisiyim

Sesi çıkmaz kırık sazın
Tadı olmaz susuz yazın
Mezarıma öyle yazın
Ben bu köyün delisiyim

Ne köleyim ne de bir kul
Vicdan bir borç hayat okul
Alın sizin olsun akıl
Ben bu köyün delisiyim

Benim yolum aşkın yolu
Benim yolum hakkın yolu
Bir tek derdim Anadolu
Ben bu köyün delisiyim

Sizde para sizde banka
Sizde silah sizde bomba
Bende dostluk bende sevda
Ben bu köyün delisiyim

Haydi koşun savaşmaya
Bu dünyayı paylaşmaya
Ben bakarım çocuklara
Ben bu köyün delisiyin

Aşk okurum aşk yazarım
Aşktır benim tek pınarım
Size değmesin nazarım
Ben bu köyün delisiyim

Yaşayın siz aklı selim
Boşverin siz benim halim
Siz bir dahi siz bir alim
Ben bu köyün delisiyim

Benim yolum gönül yolu
Benim yolum sevda yolu
Bir tek derdim Anadolu
Ben bu köyün delisiyim
Ben bu yurdun delisiyim...

AHMET SELÇUK İLKAN

baron11
07-05-2006, 23:56
KORKARAK YAŞIYORSAN



Öyle bir hayat yaşadım ki;
Cenneti de gördüm cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki;
Okudum, okudum anlamadım.

Öyle bir hayat yaşadım ki;
Son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan anladım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım, hem güldüm halime.

Sonra dedim ki,
Söz ver kendine!

Denizleri seviyorsan,
Dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan,
Önce sevmeyi bileceksin.

Uçmayı seviyorsan,
düşmeyi de bileceksin

Korkarak yaşıyorsan,
Yalnızca; hayatı seyredersin...




Şebnem Ferah

baron11
08-05-2006, 02:08
İNADINA SEVİYORUM

burada beklemek yasakmış.
çiçek açan kadınların gölgesinde,
bir kervan bekliyorum.
ipekten bir sevginin berisinde,
belki inadına seviyorum.
kime ne?

"YASAK" yazılı bir tabelanın,
altında sevişiyorum.
inat ya!
tel örgülerin hemen altında,
bir günah işliyorum.
yasak ya!
töre ve geleneklerle döşenmiş
sınır köyünde,
inadına geziyorum, mayınların üzerinde.
ben yasağımı seviyorum.
kime ne?

n’olur gelse ölüm?
belki bir anlık ayrılık...
ruhumu satmaktansa,
ölürüm !
sevmek ayıpsa,
inadına seviyorum.
yasaksa sevişmek,
o yasağı deliyorum.
ve inadına seviyor,
inadına sevişiyorum.
kime ne?

kızgın gözler bana bakan,
hiddetli yüzler görüyorum.
üstüme gelen bir dünya,
beni kınayan bir güruh görüyorum.
olsun!
ben yasağımı seviyorum.
ve inadına sevişiyorum.
kime ne?

BAHAR Ş. GÜLŞEN

baron11
08-05-2006, 02:31
SENSİZLİK VE GECE

Sokak sokak dolaştım
Dün gece bütün şehri
Gözyaşlarım yağmura karıştı
Yokuşlar nefesimi daralttı
Ve sensizlik
Bende derman bırakmadı

Sokak sokak dolaştım
Dün gece bütün şehri
Adını yazdım her köşebaşına
Sensizliği her içime çekişimde
Tekrar tekrar öldüm
Aşk ölümle kol kola
Ve dayanmış enseme
Bırakmıyor yakamı

Sokak sokak dolaştım
Dün gece bütün şehri
Seni sordum hiç tanımadığım kimselere
Sensizlik ve gece
Tarifi imkansız bir hüzün düştü içime

Sen ve sensizlik
Bu ikilem arasında
Seni aradım
Sokaklarda da yoktu.

AYŞEGÜL BULUT

adnanfd
08-05-2006, 04:29
Çay bardaginda
Birakilan dudak payi
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine

Yakin olsun isterim
Ellerime ellerin
Yanindaki beton binaya
Yaslanmasi gibi
Köhne bir evin

Seni bir çivi
Gibi çaktim
Çünkü beynime
Ve toplayip
Bütün kerpetenleri
Attim denize
.
Sunay Akin

kantar
08-05-2006, 07:13
GÖZYAŞI

Tutulmuşuz yürekten, bir kara sevdaya
Göz yaşlarımız, halimizi arzdır arşı alâya

Ondan başkasına secdeye, gitmedi başımız
Gerçek kul olamamaktandır gözyaşımız

Hep çekmek istediler, içlerinde ki kavgaya
Açtık elimizi, şerlilerden sığındık Mevla’ya

Tohum saçtık, sitem ettik mahşeri vicdana
Bekledik belki bir gün gelirler diye imana

Öz yurdumuz da öksüz olduk, yetim kaldık
Hiç kurşun sıkmadık, hiç baş kaldırmadık

Şehit kardeşlerimizin kanları bayrak oldu
Kavgamız, örtü oldu, iman oldu, toprak oldu

Baykuş tünemiş mabedimin minaresine
Güldüm demokrasi diyorlar memleketin idaresine

Konuşmayıp sustuksa, korktu sanmasınlar
Suskunluğumuz edeptendir aldanmasınlar

kantar
08-05-2006, 07:14
YAŞAM İLE ÖLÜM...

Ender günlerdir
Çaresizlik vurur bir anda
Hani gitmek istersin gidemessin
Kalmak istersin kalamassın
Bişileri değiştirmek ister
Ama o gücü kendinde bulamassın
Yanlışları görürsün,doğrusunu bilirsin
Ama olduğun yerde dönüp durursun
Kendi çevrende bir daire çizer gibi
Daireyi büyütmek istersin
Yapamassın büyüttüğünü sanırsın
Büyük bir yanılgıyla aynıdır daire
Yaşam ile ölüm arasındaki o ince
Hassas çizgi gibidir bazen çaresizlik
Ölüm acılarını simgeler çoğu zaman
Yaşamsa umudunu
Yani ne umudun biter nede acıların
YAŞAM İLE ÖLÜM GİBİ...

kantar
08-05-2006, 07:15
AYNI

Dönüp bir baktım arkama
Geride ne bıraktım diye
Ama gördüğüm şey şaşırttı beni
Çünkü gördüğüm şey kendim oldum
Renkler hep aynıdır
Farklı olan tek şey
Bakış açısıdır
Bakışlar hep aynıdır
Ama farklı olan yapıdır
İnsanlar hep aynıdır
Ama farklı olan kişiliktir
Yürekler hep aynıdır
Farklı olan sığdığdıklarımızdır
Aslında aşk hep aynı aşktır
Sadece yaşananlar farklıdır
Zaman hep aynıdır
Farklı olan sadece geçen zamandır
Giden hep aynı gider
Ama gidenler farklıdır
Gülüşler hep aynıdır
Ama gülenler farklıdır
Günler hep aynıdır
Ama yaşantılar farklıdır
Aldırma yaşam hep aynı yaşamdır

yosun
08-05-2006, 10:36
Meryem Aşkı


çocuk yüreği,
çırpınan / çılgın deniz /
dalga dalga
gözlerinde bir
güneş parçası var.
daha bir aşık şimdi
kuş kanadında umutlar.
enginle öpüşen
bir gökyüzü,
bülbülün burnunda,
gülün kokusu var.
kilise çanında,
büyülü bir ses,
/ o’nu cezbeden /
ve İsa’nın sofrasında,
bir yudum şarabı var.
kadının gözünde
bir damla yaş
ve dudağında / tanrıyla sonsuz /
bir savaş var.
parmaklarında terden bir pırlanta,
sırtında ardan bir urba,
bir aşkın sırrı var.
çocukça,
yüreği taze henüz,
kirden uzakça,
kadının / temiz günahı /
bir aşkı var...

Bahar Ş. Gülşen

baron11
08-05-2006, 11:32
BAHARA DOĞRU

Günaydın gelincik, nasılsın?
Neden boynun bükük yaprakların sarı
Seni vuran yağmur mu yoksa soğuk mu?
Yoksa toprakların mı kurak
Ya da adını bilmediğin diyarlardan
Hüzün mü saldılar damarlarına?
Ağlama be gelincik
Kanatma yüreğimi
Ben, sonbaharken yeterince yağıyorum
Sen bari gökyüzüme umut ol.
Yapraklarına can gelsin
Hayatımıza neşe
Ben sonbaharken,
Sen hep o narin gelincik kal
Yapraklarında gülücük,
Mevsiminde hep bahar olsun.



Tunahan Ermihan

yosun
08-05-2006, 12:40
Umut Yaprakları


Öyle bir ilk yaz ol ki korkut yaprakları,
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.


Özdemir Asaf

yosun
08-05-2006, 12:45
GÜLLER AĞLAR İÇİMDE


Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman,
Seni çağıran sesi uzaklardan...

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden degişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgârın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın.

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir firtına çıkmışcasına, büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım...


Ümit Yaşar OĞUZCAN

baron11
08-05-2006, 15:12
MAVİLERİNDE OLDUM ALABORA

Enginlerinde bir güneş battı önce yüreğimin.
Fırtına öncesi sessizlik ya!
Dingindi sular, durgun,
yüreğim solgundu.
Sonra ılık bir lodos esti yelkenlere,
ve güller tomurcuğa durdu,
zemheri bahara gebe..

Bülbüller güle hasretti,
bakır rengi bir akşamın oyunu sahnede.
Rüya dengi hayatların romanı okunurdu,
türkü söyleyen gözlerde..

Sazlara rastlardım ozansız / sessiz sularda.
Agora Meyhanesine çok gittim bu aralar,
kadehlerin dibine baktım.
Ve..
Seni aradım arnavut kaldırımlarında.
Salkım söğütlere dostluk ettim.
Küstüm, sustum, umutsuzdum.
Ama bekledim / yağmurlarda / rüzgarlarda
Aradım..
Çöldeki mecnunu aratmadan / yıllarca
vaha vaha seni aradım.
Bulduğum bir damla suda,
oltama takılan her balığa seni sordum.
Umut yükledim lodosa / saldım / sulara
şişelere sevda yazdım..

Türbedar gibi bekledim eski feneri,
sahile yanaşan her kayığa seni sordum..

Bir boran esti sonra,
deli fırtınalar koptu yüreğimde,
Ve..
mavilerinde oldum alabora...

BAHAR Ş. GÜLŞEN

kantar
08-05-2006, 15:52
http://www.galeriturk.net/getimg/siirperisiguller0058pm.th.jpg
Bir Gülü Sevdim

Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belki de bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız
Bir gülü sevdim
Bir seni sevdim
Bir mevsimlikmiş senle aşkımız
Gel gitme desem, kal etme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız
Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız

Ahmet Selçuk İlkan

kantar
08-05-2006, 15:54
Beni Anneme Götürün

Dudaklarımda yaşayamadığım
Çocukluğumun, gençliğimin şiiri
Dört yanım hüsran
Dört yanım yalan
Dört yanım hüzün
Dört yanım isyan!

Yanık bir şarkıda dolar bakışlarım
Annemin ellerini arıyor avuçlarım

Beni anneme götürün
Ağlamak istiyorum dizlerinde
Beni anneme götürün
Anlarsa beni bir o anlar
Beni anneme götürün

Vazgeçtim bütün saltanatından,
Sevdalarından köhne dünyanın
Ne dostta vefa
Ne aşkta huzur
Her gün bir kahpelik
Kalbimden vurur!

Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda
Önümde dağ gibi bir yalnızlık
İçimde yıllanmış yorgunluklar
Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım
Çayımın ilk yudumunda o
Sigaramın son nefesinde o
Anlarsa beni bir o anlar
Beni anneme götürün!


Ahmet Selçuk İlkan

baron11
08-05-2006, 22:50
tanıdım seni hüzün
yine mi döndün
tenha sokaklarıma
hazırım
karşı koymam tuzaklarına
savur beni yollarına
gir içeri
yürek korkmaz
deliye döner
akıl kalmaz
çiçeği gonca sevdam
sana gül açar solmaz
yine mi geldin
hüzün kapılarıma
hadi giyin kuşan
gir odalarıma
yabancı değil
tanırsın beni
her
veda
sonrasında


Şehrazat

yosun
08-05-2006, 23:06
Yüreğe Sesleniş


turkuaz bakışlardan süzülen,
ay ışığında yıkandın,
ey yüreğim yeniden.
ve soyundun çırılçıplak,
aşka karşı.
yetmişlik rakı etkisindeki
sözlere kanıp,
bir tatlı sarhoşluğa daldın.
yıllar var ki yaşadığın,
med- cezirler son buldu
/sevdaya inanıp/
yeniden yandın.
yazık ki...
sadece aldandın.

Bahar Ş. Gülşen

baron11
09-05-2006, 12:05
ÖZLEDİM
Her gece düşünüyorum seni
Düşüncemin en ıssız yerlerine bile, serpiştiriyorum hayalini
Henüz tanışmamış olsa da tenin tenimle
Kapattığımda gözlerimi karşımdasın
Rüyalarıma giriyorsun, uyanıkken bile
Hani her kışın ardından, baharı özlersin ya
İşte öyle özledim seni

Sigaramın dumanı odama resmini çiziyor, bana inat
Yatağım yorgun bedenimle buluşmayalı çok oluyor
Sabahlara kadar geziyorum
Bazen güneş doğuyor üzerime
Daha önce hiç gitmediğim, yabancı bir yerlerde
Hani her uykusuzluğun ardından, uykuyu özlersin ya
İşte öyle özledim seni

Düşüncen beni kocaman şehirlerden, küçücük odalara hapsediyor
Anahtarına ulaşamıyorum
Ben bu kadar özgürlüğüme düşkünken
Sana karşı koyamıyorum
Hani her kayboluşun ardından, tanıdık bir ses ararsın ya
İşte öyle özledim seni

Hayat olanca gerçekliğini yüklerken omuzlarıma, bir yandan
Bir yandan da uzaklaştırmaya çalışıyor beni senden.
Hayatın karmaşık oyunlarına yenilecekken, hayalin güç veriyor bana
Hani insan kendini aradığı uzun seyahatlerin ardından
Doğduğu şehirleri özler ya
İşte öyle, memleketim gibi özledim seni

ÖZLEM TAŞAĞAL

yosun
09-05-2006, 13:04
BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Orhan Veli Kanık

baron11
09-05-2006, 15:20
GİDERSEN

varlığında;
hesapsız açar hercailer baharıma
boyanır yer ve gök mavi kızıla
ıtırlanır dağlarım / nisan yağmurlarıyla /
ırmaklarım çağıldar, bereket taşır ovalarıma
toylar kurulur yaylalarıma
davullar çalar....
gidersen eğer;
figan düşer dağlarıma
doğmaz bir daha gün, zifiri karanlığıma
yedi rengim birden küser / hazan rüzgarlarıyla /
türkülerim susar, savrulur umutlar
/ ardından /
arsız sarmaşıktır hüzün, yamacımda
yedi renkte açar...

BAHAR Ş. GÜLŞEN

baron11
09-05-2006, 18:05
BİR HASRET HİKAYESİ

"sevdası yollarca bölünenlere"


Yakamozlu bir akşamın,
Serinliği var üstümde.

Taze güneşin tadı,
Ayın son selamı,
Bir yıldızın yorgun bakışı,
Çöl sabahının kızgın,
Belki biraz kırgın...
Ve biraz da bitkin,
Doğuşu var üstümde.

Dalgalara binmiş bir aşk hikayesi,
Kumsalda yarışan kum tanesinin sesi,
Vuslata demir atan,
Garip denizcinin hikayesi,
Bir de oltasına şarkı takan kemanın,
Hüzünlü sesi var üstümde.

Henüz başlayan hasretin H’si,
Mahcup fenerin göz edişi,
El sallayan çocuğun mahzun gözleri,
Bir de insafsız ayrılığın,
Tarifsiz sitemi var üstümde.


BAHAR Ş. GÜLŞEN

baron11
09-05-2006, 23:07
YALANCI BAHAR

Mutluluk sıkışmışken zamanın çıkmazlarında,
Saatim hep aynı kedere ayarlıyken,
Hüzün aşıkken bakışlarıma,
Yalancı baharlar, gözyaşı getiriyorlar kapıma,
Aldanıyorum umut maskesi takmış, hıçkırıklara.

Yıllar umursamaz ve hovardayken,
Yaşadığım her aşk bir savaş, her savaş bir yıkımken,
Yorgun bedenimin ayrılığa daha borcu bitmemişken,
Düşüncen tüm benliğime sinmişken,
Hayat, dikenli tellerini örüyor üzerimde,
Kurtulmaya çalıştıkça sensizlik kanıyorum,
Kanadıkça kurtulmaya çalışıyorum.

Kalbimi sökerken yerinden, ellerinle,
Nefessiz bırakırken, karanlık dar odalarda,
Savururken bedenimi acımasızca, rüzgarınla,
Bakışların sabır olup çıkıyor karşıma,
Kızamıyorum, azar azar yok olmama rağmen sana

ÖZLEM TAŞAĞAL

yosun
10-05-2006, 01:45
ADIN BAHARDI


Kente yalnızlık gelirdi sen uyuyunca
Yüzümde mevsim değişirdi uyandığında
Bilmezdin gizliden seni sevdiğimi
Aşkın içimde solardı adın bahardı

Eteğini koştururdun sokağımızda
Sokak sus pus olur sana bakardı
Bilmezdin gizliden izlediğimi
Gözlerim gözlerinden korkardı
Hatırlıyorum adın Bahar’dı

Sokakta bir bayramdı durakta bekleyişin
Sanki sonsuz bir ayrılıktı okula gidişin
Bilmezdin her sabah seni yolcu ettiğimi
Yüreğim yol boyu ardından ağlardı
Hatırlıyorum adın Bahar’dı.

YILMAZ ERDOĞAN

yosun
10-05-2006, 01:58
Barış Ölmesin


Yine savaş rüzgarları esiyor,
kan, barut kokusu sarmış havayı,
ölüm korkusu kaplamış dört bir yanı!!!

BARIŞ yalınayak, sırtı da çıplak,
BARIŞ aç,
BARIŞ okul yerine
sığınağa gidiyor.

Analar çaresiz, babalar perişan,
Yıl 1991
Hastaneler tıka basa,
ilaç yok,
bebeler aç, mama yok!
İnsanlar sefil, insanlık sefil,
yaşadığımız dünya,
sersefil!

Yıl 2003
Değişen bir şey yok!!
BARIŞ yine okul yerine,
sığınağa gidiyor.
Yine havada barut kokusu,
kan kokusu!
Dört bir yanda ölüm korkusu!!!
Analar, babalar unutmamış,
Çocuklar?
Hiç unutmamış!

Kurtarın artık sefil dünyanın
kokuşmuş düzeninden kendinizi.
BARIŞ ölmesin!!!
analar ağlamasın, karalar bağlamasın.
N’olur bebeler aç kalmasın!!!

Bahar Ş. Gülşen

baron11
10-05-2006, 12:55
YAĞMUR
Hava birden karardı,
Gökyüzü siyah bulutları yatağına aldı.
Bu da yetmezmiş gibi, çocuklarını sokağa saldı.
Güzelim gün ıslanacak yine.
Modada sevgilileri, kıyı köşe tinercileri,
Pazar kahvesi içen emeklileri,
Dışarıda yakaladığı herkesi
Zengin, fakir, güzel, çirkin
Fark nerede?
Herkes aynı yağmurda ıslanmadı mı bir kere?
Sen damlalara bedenini teslim etmesen de,
Zaman bizi taşımak için mecburiyete, beklemede
Zaman istinasız ıslananların, aynı gökyüzünden
Aynı sona gideceğini bilmekte.

ÖZLEM TAŞAĞAL

naylon vicdan
10-05-2006, 13:49
horul horul uyuyordu bir halk
ensesindeki bozaya tarçın serperek
halk, hak ile yeksan ve noksandı hukuktan
vergisi allahtan, aklı samandan bir korkuluktu zaman
zaman namzetti ertelenen simsiyah düğüne düğümlü
düğümü düğmeyle ilikleyen acemi hırsızdı trabzan
zan altında kayardı azman bir oğlan
godot out olmuş, trend anlık şöhretlerle parlarken
kafka'nın kafası karışık, milena bulaşık yıkarken
baki kalan bu kubbede habbeden tuğ yaptı borazan
sur üfledi uykusunda sürur içinde delişmen zaman
zaman akıyordu paçalarımızdan zaman zaman
azman bir uykuydu büyütülen o koca yalan!

baron11
11-05-2006, 01:34
TESADÜFEN

Hatırlar mısın bilmem, bir zamanlar seninle ben
Buluşurduk tesadüfen, hayatın tesadüfler koridorunda
Sen utangaçlık pelerinine sarılmış, bakışlarım kilitlenmişken üzerine
Kaçamak bakışlarını savururdun, gözlerimin içine

Hatırlar mısın bilmem, bir zamanlar seninle ben
Tanıştık tesadüfen, hayatın tesadüfler koridorunda
Sen, dokunsam tuzla buz olacak kadar heyecanlıydın
Benim soğukkanlılığımın, ezikliği altında

Hatırlar mısın bilmem, bir zamanlar seninle ben
Yemek yedik tesadüfen, hayatın tesadüfler koridorunda
Mutluluğunun, gözlerinde ışıl ışıl çocukların kahkahalarıydı
Benim buz gibi bakışlarım karşısında

Hatırlar mısın bilmem, bir zamanlar ben
Ayrıldım senden tesadüfen, hayatın tesadüfler koridorunda
Yaşadıklarımız adına tek kelime etmeden, sen fark etmeden

Sen hatırlamazsın, senden yıllar sonra ben
Aşık oldum, tesadüfen
Benim gözlerime kondu, kaçamak bakışların
Ben devraldım senden utangaçlık pelerinini
Şimdi gölgemde, geçmişin ağır yükü
Korkuyorum
Ya o da ben olursa…


ÖZLEM TAŞAĞAL

yosun
11-05-2006, 01:56
Cemre Düştü


Kırlaşan umutlarıma
Bahar filizleri ektim
Mimozalarla süsledim semaları
Müjganlarında çiğ tanesiydi sevdam
Bahar kokusuydu
Kuğuran kelebekte rengarenk dolaştım
Güneşten kopardığım portakal çiçeğiydi dudakları
Tenin ateşi...terinin tuzu
Gecenin siyahında kızıla boyardı rüyaları
Sahili okşayan beyaz köpükler misali saçları
Meltemlere yansıtır en güzel aşk şarkısını
Düşen son cemre den yüreğim
Kendine düşen payı aldı


Arzu Altınçiçek / Desire

naylon vicdan
11-05-2006, 10:40
İsminle başlardım geceye
Lakin ele ele verdin bir kelimeyle
İmkansız bir heceye
Hikmetinden sual olunurdu onurun
İkmale kalmışken emek
Kimse kaldırmadı yerdeki bulutu
Mazisi tozluyken ekmek
Erguvan bir akşam törpülüyor şimdi ismini
Tarihe fiske atarken haylaz bir melek

naylon vicdan
11-05-2006, 13:12
horul horul çalışıyordu bir halk
ensesindeki bozaya tarçın yetiştirerek
halk, hak ile yeksan ve noksandı hukuktan
vergisi allahtan, aklı samandan bir korkuluktu zaman
zaman azmettirdi simsiyah bir gülü ölüme
düğümü hızarla çözen acemi hırsızdı trabzan
zan altında kayardı azman bir oğlan buzdan
godot out olmuş, trend anlık şöhretlerle parlarken
kafka'nın kafası karışık, milena bulaşık yıkarken
baki kalan bu kubbede habbeden tuğ yaptı borazan
sur üfledi uykusunda sürur içinde delişmen zaman
zaman akıyordu paçalarımızdan zaman zaman
azman bir uykuydu büyütülen o koca yalan!

baron11
11-05-2006, 15:48
LİMON ÇİÇEKLERİ



Sen, benim Akdeniz’in limon bahçelerinde
büyüdüğümü bilirsin.
Limon ağaçları narindir.
Çiçekleri de öyle.
Minicik beyaz yaprakları vardır umut dolu.
Emek verirsen yeterince, meyveye dönüşeceklerdir.
Seversin onları, sularsın.
İlaçlar, gübrelersin.
Gözün gibi, kızın gibi bakarsın onlara.
Senin benim gibi konuşmazlar.
Ama onların da dilleri vardır anlayana.
Çok su verirsen çürür, suyu esirgersen kururlar.
Korumazsan böcekten, haşarattan hastalanır hatta ölürler.
Onyedisinde bir gelin gibi ürkektir onlar.
Üstelik savunmasız.
Bir o kadar da vermeye hazır.

Ama dedim ya...
Emek ister, sabır ister,
yürek ister, en önemlisi sevgi ister onlar.

Bir fidanın meyveye dönmesi yıllarını alır insanın.
Çocuğun gibidirler.
Kuruyan yaprakları yüzünden korkular kaplar yüreğini.
Her sabah bir bir kucaklarsın ağaçları adeta.
Onları görmeden geçen bir tek günün bile tadı yoktur.

Bir de Güney’in dolusu vardır. Denk geldin mi bilmem.
Verirsin emeği,sabrı,yüreği..
Çiçeklenir bahçen bir gelin kadar beyaz.
Ve bir gün bakarsın gökyüzü kararır.
Hiddetlenir, öfke bağırır gümbür, gümbür.
Gelin kız korkar. Sen korkarsın ama ne çare.
Dolu taneleri vurur da vurur küçük, beyaz çiçeklere.
Sabrın meyveleri ölür.. Sen ölürsün ardı sıra.

İŞTE SEN; BENİM VURGUNUMSUM BİRTANEM.
YAĞAN ACIMASIZ DOLU TANELERİ KADAR AĞIR,
ÖLÜM KADAR HAFİF.

Doludan sonra umut kalır
gözlerinden yüreğine giden uzun yolda.
Yeniden başlarsın yitirdiklerini unutmak için.
“Bir yıl daha” dersin.
“Bir yıl daha. Seneye kadar biraz daha sabırdan ne çıkar.”
Ağaçlar hâlâ dimdik, sımsıkı toprağa sarılmış
gelecek mevsimi bekler korkulardan arınıp.
Sen de öyle...

Daha beteri de vardır güney’in gecelerinde.
Sana umudu da çok görür, bilir misin?
Dona çeker havası.
Toprak sıkışır, sıkışır, sıkışır...
Nefes aldırmaz emeğine, sevgine.
O yıl meyveye dönecektir yüreğin belki de
yıllar sonra ilk kez.
Ah...
Ne çaresizliktir o...
Eğer bilememişsen doğanın ne söylediğini,
anlamamışsan iklimin dilinden ve
ısıtmaya koşmamışsan bahçeni,
ateşler yakıp toprağı gevşetmeyi akıl etmemişsen...
Kan çekilmeye başlar yüreğinden damla damla...
Hem onun hem senin.
Kararır kökler, dallar.
Karasından anlarsın olan biteni ve karalar bağlarsın.

İşte güney'in donu vurdu mu artık umut yoktur.
Bu gerçekten de ölmektir.

Sen benim sevgimdin emek verdiğim..
Sabrımdın.
Yüreğimdin.
Ben doğanın dilini bilemedim.
Dinlemedi beni hiç... Anlatamadım.
Konuşmadı benimle. Anlayamadım.

Don vurdu 23. yılında emeğimi
Kan çekildi sevgimden
Durdu sabrım..
Yüreğim vurgun yemişten beter..

İŞTE SEN; BENİM FELAKETİMSİN,
YOK OLUŞUM BİRTANEM.

Bu yüzden gitmeni istedim.
Şimdi bende kalan ne varsa; serpiştirili ardın sıra.
Gözyaşlarını görürsen dönüp ardına baktığında
Yüreğinde dizeler sıralanırsa kendiliğinden, sevgiye dair.
Rüzgârın sessizliğinde hüznü duyarsan
Beni hatırla ne olur.
Çünkü artık, sendeki sevgi, hüzün, gözyaşı ve sevgiyim ben.

Bir tek limon çiçeği var sende olmayan
Eğer bir gün onlarla tanışırsan
Benim için topla olur mu?

Benim sana veremediğim ne varsa
mutluluk adına, huzur adına
tümünü senin için diliyorum.
Birtanem.
Yolun açık olsun!

Gülsüm Güven

baron11
11-05-2006, 18:12
BAHAR SARHOŞLUĞU

İlk sevgilimin gülüşüne benzer
Bir Nisan havası değil mi esen?
Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allahaısmarladık kaldırımlar.

Giyenler düşünsün dar elbiseyi;
Ölçülü sözü, hesaplı adımı
Ben kurtuldum kafeste kuş olmaktan;
Saltanat sürer gibi uçuyorum,
Erk ağacı gelin olduğu gün.

Hayranım bu şehrin bacalarına.
İrili ufaklı, hep bir ağızdan,
Nasıl derinden gökyüzüne doğru
Bir türkü söylüyorar öyle sessiz!
Dumanı daim olsun güzel baca!

Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yuvası dallara emanet serçe.
Derken camiler üstünde güvercin,
Minareler katında geçiyorum,
Gökyüzü mahallesi istanbul'un.

Süt beyaz bir martıyım açıklarda.
Gemilere ben yol gösteriyorum,
Buğday ve ilaç yüklü gemilere.
Bir kanat vuruşta bulutlardayım;
Bir süzülüşte vatanım dalgalar!

CAHİT SITKI TARANCI

yosun
12-05-2006, 00:37
GİZLİ SEVDA


Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün yolda rastladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan,
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan.

Seni sordu
Hiç değişmedi, dedim,
Bildiğin gibi...
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş,
Kendilerininmiş evleri..
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selâm söyledi.


BEHÇET NECATİGİL

baron11
12-05-2006, 01:00
KAHROLACAKSIN

Unutamayacaksın beni...
Etrafına baktıkça hatırlayacaksın,
yalnız uyuduğun her gecenin sabahında,
düşündükçe beni,
kahrolacaksın!..

Her geçişinde geçtiğimiz sokaklardan/
yıldızlı gecelerde/
denizin kıyıyı dövmelerini duydukça,
yokluğumu hatırlayacak,
kahrolacaksın!..

Unutamayacaksın beni.
Yalnızlığına yanacaksın / çaresizce/
isyan edeceksin...
Unutmaya çalışacaksın, olmayacak.
Kahrolacaksın!..

Hatıralar kemirdikçe beynini,
şakakların zonklayacak,
Ve.. eşlik edecek titreyen dudakların,
gözyaşlarını tutamayacak,
kahrolacaksın!..

Unutamayacaksın beni.
hatırlayacaksın yaşananları an be an.
Benden kalan son öpücüğü okşayacaksın,
Dudaklarında / yanarak yeniden/
çılgınca sevişmelerimizi düşleyecek,
kahrolacaksın!..

Unutamayacaksın beni...
Düşledikçe gözlerimi / yeniden /
ardında ki mana belirecek,
gerçeği geç de olsa anlayacaksın.
Farkedeceksin geçip gittiğini baharın,
bir kez daha kahrolacaksın!..


Bahar Ş GÜLŞEN

uzunvadeci
12-05-2006, 01:01
ŞU BİR BARDAK ŞARAPTA XVI

Etrafım tekmil harap, taş üstünde taş ancak
Bedenim bütün bitap, Rabb’le sohbette Serap
Şu bir bardak şarapta, manna’yı buldu ruhum
Sen ki ey Kenan’daki, taptığım altın put’sun

Tinim içimde henüz, Hades’in ülkesinde
Kaldım içinde tutsak,Persephone elinde
Şu bir bardak şarapta, Tamu’yu duydu ruhum
Sen ki ey kuyumdaki, kadim çölümde tomursun

Sevilen, sevildikçe ulaşırmış, ölümsüzlüğe
Seven, verirmiş ömründen, tükenircesine
Şu bir bardak şarapta, nida’yı duydu ruhum
Sen ki ey ömür çelen, omzumda kara nur’sun

baron11
12-05-2006, 01:09
BİR YÜREK EKTİM

Bir yürek ektim bahçeme,
demirden duvarı, tunçtan tavanı vardı.
Tuğlaları bembeyaz bir kandı.
Toprağı Paris’ten,
gerisi bir sevişmeden kaldı.

Tırnaklarımla kazdım toprağı,
Ve bir yürek ektim,
tohumunda ayrılık vardı.
Filizinde gözyaşı, sancı...
Meyvesi tam bir romandı.

Ektim o yüreği işte! ..
Can suyunu kanımdan kattım.
Gübresini yasak bir aşktan attım.
Bir asırlık çınarın gölgesini,
güneş avından dönen avcının sesini,
bir de yasak bir aşkın son demini,
bıraktım..

Yalnızlıkla büyüttüm yüreği,
susuzlukla...
Zaman zaman imkansızlıkla,
sabırla büyüttüm yüreği.
Bir kış, bir yaz, bir de sonbahar gördü,
bir yaprak açtı,
bir çiçek...
Çiçeğinde bir terkin tohumu vardı.
Bir ana rahminde isyanın sesi,
bakıra çalan gök yüzünde karın esamesi...
İlk bahar gelmeden,
bir bahar görmeden soldu yürek.
Ve... bir daha açmadı çiçek...


Bahar Ş GÜLŞEN

baron11
12-05-2006, 01:38
GEL ARTIK

Vakit gece yarısını çoktan geçmiş,
ayın şavkı vururken pencereme,
hatıralar yine canlandı / usumun kıyısında,
gümüşi yakamozlar oynaşmakta,
özlemin hale hale....

Önce gidişin geliyor aklıma,
sondan başlayan bir romanı okurcasına,
eğilip öpüyorsun alnımdan,
yakında.. çok yakında geleceğim diyorsun.

Tıpkı o gün gibi içim sızlıyor...
Gözlerimden süzülen bir damla,
kor alev olup,
yakıyor.....

Aradan geçen zamanı kestiremiyorum,
Bir ömür mü?
Bir gün mü? Bilemiyorum.
Seninle dört mevsimi,
bir günde yaşadığım günden beri,
zamana dair tüm kavramlar karıştı.
Artık hiçbir şeyden emin değilim,
aşkım ve sonsuz özlemim dışında...
Ne olur, gel artık.....

Bahar Ş GÜLŞEN

yosun
12-05-2006, 20:12
Anne Sevdası

Anne, bahar geliyor uyansana
Çık altın eşikte bekle beni,
En güzel tılsımları buldum sana
Koklayabilmek için nefesini.

Yeni açmış şu erik hatırlatır
Bana ağaçları çok sevdiğimi,
Sevginle mi ıslanmış şu sonsuz kır,
O kara bırakmışsın gözlerini.

Gül güzel annem benim, benim rüyam
İçimden çiçekli bir yol var sana,
Senin yerine biraz ben uyusam
Anne bahar geliyor uyansana.

Ceyhun Atuf KANSU

kantar
13-05-2006, 19:19
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz417.JPG

Islak Gül

Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra
Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara
Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları

Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm çekersen ellerini avuçlarımdan

Dönsün başım tutuşsun damarlarımda kanım
Gel otur yanıbaşıma erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini
Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini

Sana en muhtaç olduğum şu anda gel
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.

Ümit Yaşar Oğuzcan

baron11
13-05-2006, 21:52
ZOR SEVGİ

Bugün başka güzelsin
Yarınsa başka güzel
Oysa ben bugün
Başıboş sokakların
Karamsar yolcusuyum
Yarınsa değişmeyecek kaderim

Mecburi istikametler yorgunuyum
Kurşun gibiyim hedef seçmekteyim
Kaybedilmiş bir gençliğin
Olmayan bir geleceğin sahibiyim
Oysa sen bu günde gençsin
Yarında gençsin
Bu halimle seni nasıl seveyim

Delikanlı sevdalarım hiç olmadı
Usulca başımı koyacağım
Derin denizlerde kaybolacağım
Bir sevdaya tutulmadım
Sıradan ve basit bir hayat
Gerisi koca bir heyhat

Benki kendi dünyasının garip şari
Okunmamış şiirlerin
Hiçbirzaman sevgiliye ulaşmamış
Yastık altı mektuplarının sahibi
O kadar boşumki
Sen ise bir o kadar dolusunki
Söyle söyle seni nasıl seveyim


Emre ERANIL

yosun
14-05-2006, 00:54
Çıkar Beni Ne Olur Anne

Günlerdir göremediğim yüzünün
Sıcağını sindiremediğim kucağının
Özlemini duyuyorum anne…

Bir boşlukta gibiyim sensiz
Akıp gidiyor zaman avuçlarımdan
Bendini dinlemez ırmaklar gibi
Durduramıyorum anne…

Düşlerimde görüyorum seni, saçların bulutlar kadar ak,
Gökyüzü kadar sonsuz sevgiler yüreğinde
Şevkatle bakıyor gözlerin, herzamanki gibi
Küçücük bir bebeğim ellerinde anne…

Bu ne sıcak bir kucak!…
Can verdiğin bedeninden bedenime
Tükenmez sevgin, sabrınla, yüreğime
Yüreğinin atışları karışıyor anne…

Şimdi uzaklardayım…
Hangi rüzgâr attı beni gurbet ellere…
Yüreğimdeki evlat sevgisi mi, ne?
Susma! …Ne olur söyle anne…

Sakınırken gözlerdeki nurdan
Bir yarım orda kaldı, bir yarım burda…
Bir soluk kadar yakınımdayken
Daha, daha sarıp da koklayamadım anne…

Yaşamın kuralı mı böyle? …
Kaybetmeden bilinmiyor kıymeti
Koşulsuz sevgi, ilgi nerde?
Bulamadım yerine koyacak birini anne…

Kaç mevsim geçti sensiz.
Boynu bükük çiçeklerin...
Gönül bahçende bensiz
Biliyorum, özlüyorsun sen de, özlüyorsun beni anne…

Zaman nasıl geçiyor, yanındayken bilemedim
Seni ne çok özledim…
Seni ne çok sevdim de söyleyemedim
Söyleyemedim anne…

Her gün bir fırtına esiyor yüreğimde
Çığlık çığlığa kopan
Kuşların kanatlarında türkülerim
Ne olur dinle, dinle anne…

Kimi gün sızı oluyorsun yüreğimde
Kimi gün içime düşen top ateş,
Sanki gökyüzünün bütün bulutları gözlerimde
Sağnak sağnak yağmur oluyorum anne…

Düşününce yaşanmadan geçen günlerimi
Yalnızlık korkutuyor beni…
Sanki ölüm tutmuş eteğimi
Yaşamak istiyorum, yaşamak anne…

Esirgemeyip sevgini, uzat o güzel ellerini
Bir yanımla cocuğum hâlâ, anla!…
Kaybolmadan yaşam labirentinden
Çıkar beni ne olur, çıkar anne…


Leyla Işık

UmutEr
15-05-2006, 00:10
CUMHURİYET

Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmiş köy halkı,
"ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar:
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş
çocuklarını...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmuş kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde bıçağıyla,
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
"Yaşasın Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardı

Korkarım bu, sade Gölköylülerin değil, tümümüzün
Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de
Düştüğü bir tarihsel yanılgı
Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet
Can Yücel

yosun
15-05-2006, 15:21
Cumhuriyet Şiiri




Çocuk:
-Dedeciğim pekçok söz edildi ondan
Cumhuriyet denerek dün okulda
Lütfen anlatır mısın bana
Düşünüp durdum gelirken yolda.

Öğretmenim sevinçle ışıltarak yüzünü
'Cumhuriyet insanlıktır' demişti.
İnsanın duyumsaması özgürlüğünü
Ve yasaların güvencesini.

Gazi Dede:
-Pek de güzel anlatmış öğretmen sizlere
Daha büyük zaferdir cephedeki zaferden
Öyle bir yol açtı ki bizlere
Adına Çağdaş Uygarlık denen.

Unutma ki güzel yavrum Cumhuriyet
Ona bağlı aydın kuşaklar ister
Ata'mız demişti ki 'O'nu bizler kurduk
Koruyup yaşatın sonsuza değin sizler'.

Ali Hallaç

UmutEr
16-05-2006, 12:56
KIRIK KANATLI KUŞ

İpi elime dolanmış
Uzak anıların uçurtması
Hava kanım gibi ılık
Salınır durur karşımda zehir-zıkkım
Sanki oltamın ucunda
bir belalı balık

Sildikçe yayılan bir leke gibi
O en
gönülden
unutmak istediklerim
Acıların şamdanında tutuşmuş kirpiklerim
Baktıkça aydınlanır kirli gecem
Ki üflesem
yangına dönüşür

Kanayan bir kuştur yüreğim nicedir
En aydınlık sabahlarımda
simsiyah ötüşür

AYHAN KIRDAR

Kanarya
16-05-2006, 19:23
Simdi senden kalan geriye,avuclarimdaki birkac silik kelime...

Avuclarimiza yazmistik askimizi ifade eden isimlerimizi..

Askimizin zor zamanlarinda bakariz, kopya cekeriz diye..

Nitekim oyle de yapmistik..

Ne zaman yorulsa sevgimiz, ne zaman islansa gozlerimiz avuclarimiza bakmistik..

Kendi ask kopyalarimizi cekmistik, kendimizden..

Oysa ki,

Kendi avuclarimiza bakarken kaybetmisiz biz birbirimizi..

Zor zamanlarda avuclarimiz birbirine dokunmaliymis meger..

Bilemedik..

yosun
17-05-2006, 00:26
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

Ahmet Arif

baron11
17-05-2006, 02:08
SANA GELDİM

geçiyordum öylesine;
rüzgarınla açılan kapına düştüm!
bir dolu bahar gülüş,
bir dolu çiçek getirdim...
yollarında tükenen derman,
yollarında yorulan ayak getirdim...

geçiyordum öylesine;
sabahınla ışıyan kapına düştüm!
bir dolu hüzünlü bakış,
bir dolu zindan getirdim...
dağlarında üşüyen beden,
dağlarında kuruyan ot getirdim...

geçiyordum öylesine;
gecenle kapanan kapına düştüm!
bir dolu ışık göz,
bir dolu şafak getirdim...
kollarında küllenen ateş,
kollarında serilen yatak getirdim...
geçiyordum öylesine;
yalnızlığınla ağlayan kapına düştüm!
bir dolu cıvıldayan kuş,
bir dolu dudak getirdim...
ellerinde büyüyen sevgi,
ellerinde örülen saç getirdim...



geçiyordum öylesine;
ateşinle yanan kapına düştüm!
bir dolu bulutlu göz,
bir dolu rahmet getirdim...
kuytularında fışkıran kaynak,
kuytularında kıvrılan ırmak getirdim...


geçiyordum öylesine,
öfkenle kırılan kapına düştüm!
bir dolu mahzun yüz,
bir dolu dingin deniz getirdim...
korkularında soyunan kin,
korkularında giyinen kın getirdim...

geçiyordum öylesine;
yazlarınla kavrulan kapına düştüm!
bir dolu pala kar,
bir dolu ayaz getirdim...
zemherinde açan kardelen,
zemherinde titreyen yaprak getirdim...

geçiyordum öylesine;
yokluğunla acıkan kapına düştüm!
bir dolu sevdalı gönül,
bir dolu ekmek getirdim...
ovalarında nazlanan başak,
ovalarında yatan toprak getirdim...

geçiyordum öylesine;
açıklaması yok!
sana geldim!...


Tayyibe ATAY

yosun
17-05-2006, 10:58
Hoşgeldin Masumiyet


Biliyorum kapıdasın, uzun yoldan geldin;biraz yorgun, biraz aç,kapıyı çalmak üzeresin.
En son gecen yüzyıl, bir Eylül sabahı görmüştüm seni; çok özlemişim, nerelerdeydin?

Sen gitmeden önce de azdı kazancımız ama daha mutluydu yuvamız. Sayısallaşmamıştı henüz sevdamız, umutlarımız. Doğum – dershane - ölüm diye üçe bölünmemişti hayatimiz.

Daha basitti sözlerimiz, küçüktü hesaplarımız;kursun kalemle çizgili sayfalara yazılırdı borçlarımız.

Eski, siyah beyaz bir Türk filmi; sıradan, kıt kanaat geçinen ama birbirine son derece düşkün aileleri, delikanlı taksi şoförleri, bomboş Boğaz sırtları, kabarık saçlı mahcup kızları, kotu ama yeri geldiğinde son derece vicdanlı adamları, çekimden sonra evlerine belki de hep ayni koltukta otobüsle donen "zengin" anaları, hep masumiyet, hep masumiyet...

Film bittiğinde ve sen karelerini, beyaz perdeni toplayıp gittiğinde, bizler derin uykudaydık. Gözlerimizi açtığımızda, filmin ikinci yarısında değil, bambaşka bir filmin tam ortasında, on sekiz yaşından küçüklerin girebildiği ancak masumiyetin alınmadığı, kara camlı bir salondaydık.

Ayrı ayrı oturtulmuştuk. Bizim mahalleden olmayanlarla, rengarenk başka senaryoları, başka hayatları, başka aşkları, başka kahkahaları izliyorduk.

Hoş geldin masumiyet; nicedir özlemişim seni.
İyi ki geldin.

İyi ki kapının önünde, biraz yorgun, biraz aç, yanında bembeyaz perden, kapıyı çalmak üzeresin; iyi ki dışarıda duyduğum tıkırtı sensin...

Yalçın Ergir/Düş Hekimi

baron11
18-05-2006, 00:35
YOKLUĞUN İÇİMDE ÇOCUK

varlığında,
\koş\ diyorum içimdeki çocuğa
durma!
topla çiçekleri,çayırlarım yok ama
yeter dağımda yaban güller.
sende kalsın istersen,
tak saçlarına.

tokluğunda,
\gül\ diyorum içimdeki çocuğa
kendini tutma!
söyle türkülerini,sesim yok ama
al oyalı yazmamı!
sende kalsın istersen,
dola boynuna...

açlığında,
\ye\ diyorum içimdeki çocuğa
acıkma!
aç avuçlarını,ekmeğim yok ama
doldur içine sevdamı!
sende kalsın istersen,
ekmek yap katığına.

yokluğunda,
\sus\ diyorum içimdeki çocuğa
ağlama!
sil gözlerini, mendilim yok ama
tut elimin tersini!
sende kalsın istersen,
sakla koynuna.

Tayyibe ATAY

yosun
18-05-2006, 01:21
Gözleri Siyah Kadın

gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki
çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben,
koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
bir dakika göğsünün üstünde olsaydım
ömrümü bir yudumda ellerinden içerdim
gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.

Nazım Hikmet RAN

yosun
18-05-2006, 01:25
SANA YAKIN



Bir dostun sıcaklığına

öylesine

yaslamak istiyorum ki başımı

ya omuzunu uzat sevgilim

ya da telleri kopuk

bir kemanı



Kanadının altına sığınacak

bir kuş arayan

eskimiş saçak gibiyim sensiz

ya da bütün balinaların

kıyıya vurup

intihar ettiği

bir deniz



Bir hitit çanağıyım

toprağa gömülü

ve sen

ilk kazısını yapan

bir arkeolog ürkekliğiyle

ellerinin arasına

al beni



Tek dileğimdir çünkü benim

sana yakın bir Sunay Akın


Sunay Akın

UmutEr
18-05-2006, 01:39
göz karanfil el

ellerimdi uzanan ak ak umuta
gözlerini ellerim biçimlemişti
sevinden yeşermişti ellerim
gözlerinden çiçekler toplamıştı

sonra ölümü tuttu ellerim
gözlerinden iki damla yaş aktı
seni gözlerinden astım
ellerim öldü

şimdi bir kara karanfildir çoğalan gözlerinde ellerim

ümit erışık

kantar
18-05-2006, 09:31
çocukluğum

Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..

bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı... ama çok sıkı
sarılmak sana..
göz yaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !

kantar
18-05-2006, 09:32
Aşksız prenses

Daralıyor yine içim
Yokluğunda çok mutsuzum

Ardından bakıyorum,
Gözlerim yollarda,
Aklım hatıralarda,
Kalbim seninle.

Bilmiyorum ve korkuyorum
Yenilmekten,kırılmaktan...
Mutsuz ve sensiz olmaktan
İnan bana bir tanem çok korkuyorum...

Delilik dedikleri bu olmalı.
Niye bilmiyorum,
Niye ben seni seviyorum bulamıyorum.

Nerden çıktın ki karşıma
Yenik bitirilmiş bir savaşın ardından
Daha yaralarım bile yeni iyileşmişken
Kaybetmeye tahammülüm,gücüm,yüreğim yok artık.

Seni düşünmemeye çalışıyorum
Keşke bunları sende duyabilsen
Ama boşver duyma
Yapamıyorum seni düşünmeden yapamıyorum

Baksana cümlelerime hep bir yenilmişlik
Yapamıyorum,edemiyorum
Korkuyorum,bilmiyorum
Ama seni seviyorum.

Bu benim kendi hikayem
Benim hikayelerim hep kırık dökük
Bu benim kendi resmim
Benim resimlerime hep siyah hakim
Bu benim filmim başrollerde ben ve hayali sen...

turkishwarrior
19-05-2006, 22:38
Gel Beraber Ağlayalım

Gel beraber ağlayalım sabah olmadan
Damla damla bir zehir karışsın kanımıza
İnsanları affedelim, yaşamayı sevelim
Sonra insan yaratıldığımıza zavallılığımıza
Gel beraber ağlayalım

Hatırla tekrarı, bir ömre bedel dakikaları
Gerçek olmayan hayallerimizi düşün
Biz de bir yerde insanız neyleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlayalım

O ayrılığın kederin hüküm sürdüğü
O zamanın ilerlemediği gecelerde
Söyle kime yalvaralım, kimi bekleyelim
Hep böyle bıçağın kemiğe dayandığı gün
Gel beraber ağlayalım

Ne aradık, ne bulduk bu yeryüzünde
İnan sevdiğim bizi aldattılar
Sonunda yapayalnız kaldık neyleyim
Gel, dünya duruncaya kadar, ölünceye kadar
Gel beraber ağlayalım

yosun
20-05-2006, 01:03
Söz /de sararır


Olur, aramam seni ve kimseyi
Anıları pas tadında bırakırım
Konuşacak ne kaldıysa kalsın
Susmaktır birşeylere saygılı kılan

Ayrılık da bir olanaktır bilirsin
İnce bir sis, bir hüzün örtüsü
Dumanlı bir ıslık yakışır şimdi
Dudaklarıma, bırakıp giderim

Söz / de sararır biterken bir aşk
Kediye iyi bak çiçekleri sula
Diyorsam da aldırma sözlerime
Alışkanlık işte başka birşey değil

Söz / de sararır biterken bir aşk


Ahmet Telli

Sarı
20-05-2006, 01:54
Çaldı mı...?
Davullar yetmemişti kalbinin sesini bastırmaya,
Sazlar yetişmemişti öykünü anlatmaya...
Ve kanunlar ağlamıştı henüz yapamadıklarına
Gürültüde kendinden geçenler
Sessizlikte korkup kaçtı mı?Bir ses verin ne olur
Ecel kapıyı çaldı mı?

Sarı
20-05-2006, 01:55
Gül, gül ki dudağın pembe bir güldür dikensiz.
Gittin, beni, güller bile güldürmedi sensiz..
Gül, gül ki dudağın bana sevgi versin.
Acaba, ismim dudaklarında kaldı mı dersin?"

Gözler ki, birer parçasıdır sende ilahın,
Gözler ki, senin en katı zulmün ve silahın.
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin,
Sen öldürüyorkende, vururkende güzelsin.

baron11
20-05-2006, 16:03
GÖZLERİN KAL DİYOR

Bu nasıl ayrılık,bu nasıl sevda,
Gözlerin kal diyor dudakların git.
Bakışın anahtar sözlerin kilit
Ellerin aç diyor, dudakların git.

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenileceğim,
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal, diyor dudakların git...

Ayrılık dönüşü olmayan bir nehir
Yanlızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda,kaç sevda böyle kül oldu kim bilir
Göz yaşın kal,diyor dudakların git....

Duvardan insinmi resimlerimiz.
yabancı olsunmu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor ,dudakların git....

Bu romanda biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan,
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Anılar kal diyor,dudakların git...

Gidersem bir daha dönmeyeceğim,
Kalırsam kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor dudakların git...

Ahmet Selçuk İLKAN

yosun
21-05-2006, 01:01
BAHARIN İLK SABAHLARI



Tüyden hafif olurum böyle sabahlar

Karsı damda bir güneş parçası,

İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;

Bağıra çağıra düşerim yollara;

Döner döner durur basım havalarda.



Sanırım ki günler hep güzel gidecek;

Her sabah böyle bahar;

Ne is güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.

Derim ki: 'Sıkıntılar durdursun!'

Sairliğimle yetinir,

Avunurum.

Orhan Veli Kanık

UmutEr
21-05-2006, 01:36
Derim ki: "Sıkıntılar duradursun!"

Kanarya
21-05-2006, 18:02
Hayat 90 Dakika

Hayatta hep sahsi oynadim ben ve birileri bana hep "Pas at, sahsi oynama" dedi.

Ben de sahsi oynamak istemiyorum ki, hep sana pas vermek istiyorum ama sen hep ileri kacip beni defansta yalniz birakiyorsun…

Boyuna deparlar atiyorum sana dogru. Biraksalar sana yakin olmak icin karsi takimin kalecisi bile olmaya raziyim.

Sen biraz gayret etsen, soyle orta sahadan yaklassan yanima dogru, topsuz alanlarda fauller yapsak birbirimize… Devre aralarinda ayni pet siseden su icsek… Birbirimizin kramponlarini baglasak, hatta birbirine baglasak 90 dakika hep yanyana kossak…

Ben de sahsi oynamak istemiyorum hep pas vermek istiyorum sana… Ama senin derdin gol yollarinda etkili olmak hic geriye donup bakmiyorsun… Bazen cok sıkılıyorum ceza sahasinda uzun toplar cikarmaya calisiyorum sana ama ikili sikistirmalarla etkisiz kaliyorum…

Biliyormusun hayat 90 dakika, ben defanstayim sense gol yollarinda…

Peki, madem gol oldugunda birbirimizin uzerine atlamiyoruz bari yedek kulubesinde yan yana oturalim! Hafif bir yagmur yagsin stada…

Dakika 89…

Birazdan hakem acimasizca calacak dudugunu ve sen polis korumasi altinda kosarak soyunma odasina gideceksin…

Haftaya deplasmanda…

Deplasman maclarindan korkmuyorum da…

Beni yesil sahalarda yapayalniz birakip gidivermenden korkuyorum onumuzdeki transfer sezonunda.

UmutEr
21-05-2006, 18:22
LO


Gökler yıldızlarla bezenmiş salkım saçak
Yaprak yaprakken sevimlidir ağaçlar
Denizler dalgalarla duygulu
Şu evren insanlarla güzel

Yaşamak sevdayla mânalı Lo

Bir çiftçi gibi sana sevgimi serptim kucak kucak
Verimli kıl topraklarını beyazlığınca
Ki göklere dek yeşersin mutluluğumuz

Ben ormanları andıran gözlerinde doğdum
Günlerce dolaştım gözbebeklerinde Lo günlerce
Oysa ağlasan boğulacaktım

Balıklar gibiyim denizinde
-Ben sende yaşıyorum
Sen bende hüküm sürmektesin-
Sende dinecek susuzluğu avuçlarımın
Bunu yediğim ekmek gibi biliyorum

Nuhun Gemisini düşün bir kez
Çifter çifter girmiş girenler
Gün gelmiş çifter çifter doğurmuş analar
Yalnızlık Tanrınındır Lo
Çifter çifter yaşamak içindir şu dünya
Ellerim ellerinle yüce
Ellerim ellerinle güçlü
Yıllanmış bir sevgiyle yüklü yüreğim
Kırk gün kırk gece sarhoş dolaşacaksın
sıcaklığımdan
Sonra bana âşık olacaksın biliyorum.

Nasıl eskiyorsa elbiselerimiz üstümüzde
Öylesine eskiyor insan
Zaman iri bir kalburun deliklerinden akıp durmada
Bir şarkı çalar durur plâğında kaderin
Hangi makama geçecek bilinmez
Bilinmez neler yüklü yarınlar
Yankı vermedi yıllar yılı şu gök
Şu toprağın oburluğu dinmedi Lo

Ömür ağacında buruk meyveler gibi günlerimiz
Oysa bir çivi gibi çakılı kaderine kaderim
Uzat ellerini bir kez uzat ki tüm umutlar sende Lo
Al avuçlarına dünyamı
Bir elma soyar gibi soy
Dört yanımı saran karanlıklarımı

Gökler yıldızlarla bezenmiş salkım saçak
Yaprak yaprakken sevimlidir ağaçlar
Denizler dalgalarla duygulu
Şu evren insanlarla güzel

Yaşamak sevdayla mânalı Lo...

AYHAN KIRDAR

seabıscuıt
21-05-2006, 23:37
ACIYI BAL EYLEDİK
Bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde

kör olmasın demiyorum
kör olma da
gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktıkmı karıncaya
kırdıkmı kanadını serçenin
vurdukmu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmazsan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bu güne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bu güne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

yosun
23-05-2006, 00:44
Sevmek


Saçak altına sığınmış
göçmen kuşun
kar tanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de
görebilmek

İşte
sevmek...

Sunay Akın

baron11
23-05-2006, 01:19
YENİDEN

Seni giyiyorum
Her gün yeniden
Seni içiyorum
Her yemekte yeniden
Seni özlüyorum
Her kaçışında yeniden
Seni saklıyorum
Yüreğimin içinde
Her gün yokluyorum
Yerinde misin diye
Bulunca,
Seni yeniden keşfediyorum.
Yeniden seviyor,
Yeniden özlüyorum

Tülay ÇELLEK

yosun
23-05-2006, 12:54
Güz Gelmeden


Sırtında taşıdığın kıl heybe
dağ rüzgarı ve lor peyniri
gibi doluysa kır çiçekleriyle
sesler türkülere dönecektir
üzünçse ışıklı bir sevince

Dudaklarında özlem türküleri
ve gözlerinin menevşesinde aşk
çağıldıyorsa çavlanlar gibi
usulca bir umudun menziline
hüznü gerilerde bırak

Türküler paylaşıyorsa eğer
dağ rüzgarları paylaşıyorsa
sevinç de dahildir buna
ve o zaman bütün bir yaşam
paylaşılacak kadar güzeldir artık

Heybendeki kır çiçekleri
bir yangındır güze doğru
tutuşturur yüreğinde
uzak özlemlerin külünü
hiç beklemediğin bir anda

Güz gelip de yangın başlamadan
tutmalısın doğanın yelesinden
yüreğindeki sabah olmadan
gül bahçesine sevda hevengine

Ahmet Telli

yosun
23-05-2006, 13:09
TEĞET

herkes kırılamaz
bazen ipince dal olmak gerekir
kırılmak için
Ama dünya kütüklerin...

ağlayamaz herkes
ağlayabilecek kadar büyümek gerekir
Dünya ise küçüklerin...

sevemez herkes
bir orman olmak gerekir sevmek için
Bak ki dünya çöllerin...

Ve vakur bir damla olmak
dalga için
katılmak okyanusa aşk için, isyan için!


Yılmaz Odabaşı

baron11
23-05-2006, 18:02
KÜÇÜK MUTLULUKLAR
Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar;
Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul

Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen

Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Hamdi'nin hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil t-shirtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin

Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk

Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların

Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde
*
*
*
*
(Gerisini ve milyonlarca satırı boş bırakıyorum kendi küçük
mutluluklarını yazman bundan da küçücük bir mutluluk duyman dileğiyle)



Yalçın ERGİR

yosun
23-05-2006, 18:14
Sen ve Ben


Sen;
Bir minik serçe.
Bedeni dev,
yüreği minik serçe.
Özgürsün.
Uç uçabildiğince /
Umarsızca /
Çırp kanatlarını,
uçsuz bucaksız mavilere.
Henüz ermeden mevsim kışa.

Uç serçe uç.
Yüreği minik serçe.
Korkma!
Sakın! dönüp bakma ardına,
orada boynu bükük bir
morsalkım bıraktın ya!

Ben;
Taze bahar çiçeği,
kendine has.
Başdöndüren kokulardan,
albeniden uzakça.
Her bahar yeniden açarım,
taç olurum sevdalıların başına.
Hep özgür, bir başıma.
Hani bilirsin,
koparıldıkça çoğalırım ya!


Bahar Ş. Gülşen

baron11
23-05-2006, 18:33
CADDELERDE RÜZGÂR, AKLIMDA AŞK...

Caddelerde sisli, puslu bir kış ikindisi.
Ağaçlarda salkım salkım eski zamanlardan kalma anılar...
Yapraklarda yere düşmeye hazırlanan yağmur damlaları...
Bir yaprak kıpırdıyor işte, gümüşi bir damla usulca yere düşüyor.
Sen sanki, yaprakların arasından bana müzipçe gülüyorsun.
Beni her zaman şaşırtırsın zaten. Beni her zaman güldürmeyi bilirsin.
Farkına bile varmadan bir şarkı dökülüyor dudaklarımdan
"Caddelerde rüzgâr, aklımda aşk var."

Rüzgâr keskin ıslığı ile şarkıma eşlik ediyor.
İstasyon Caddesi'nin tenhalığı nedense ilk defa içime dokunuyor.
Arabaya binsem ve birlikte gezdiğimiz yerlere gitsem,
evimde şiirler okuyarak telefonunu beklesem,
telefonunun gelmediği zaman seni başka yerlerde arasam.
Sonra sen gelsen yanıma, yine "seviyorum" desen,
ben yine senin gözlerinde sorsuzluğa mahkum edilen aşkımı görsem.
Ayrıca şarkılar gerçek oldu bu kez.
Caddelerde rüzgâr, aklımda aşk var.

Yalnızım, üşüyorum, özlediğimse çok uzaklarda.
Bahçeme melekler yağıyor, hepsi de tanıdık.
Senden doğan, gözlerinde hayat bulan, bizi koruyan,
kollayan ve en önemlisi ikimizi bir araya getiren melekler...
Son kez yine seninle gezmiştik oraları.
Sen kimbilir belki de, uzak bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi.

Benimse herşeyim aynı.
Geceleri bodrum katlarına yağmur daha çok yağıyormuş,
bugünlerde bir tek bunu ögrendim.
Bir de geceleri daha uzun sanki, bitmek bilmiyor.
Bana anlatmak için neler biriktirdin içinde?
Benim sana anlatacağım yeni birşeyler yok.
Dedim ya, her şey aynı.
Ama sanki biraz mahsunluk çöktü üzerime,
bir de gülüşlerim sanki biraz azaldı.
Sen olsaydın hemen anlardın. Sen benim herşeyimdin.
Arkadaşım, dostum, öğretmenim, talebem, sevdiğim.

Koşulsuz bir sevgiyle sevdim seni, bağlandım.
Sen kimbilir belki de, uzak bir kıtanın,
Uzak bir şehrindesin şimdi.
Benimse içimde kocaman bir boşluk var. Hayır,
Üzülmüyorum, içimdeki boşlukta birtek özlemin yankılanıyor.
Hayır, sana anlatmak için yeni şeyler biriktirmiyorum içimde,
çok istesen hikayeler uydururum.
Ama hikayelerimden önce itiraflarım olacak.
Kendimden bile gizlediğim duygularımın itirafları.
Sana aşık olmaktan delice korktuğumu,
sana bakarken içimin titrediğini.
Daha pek çok, sırrımı anlatacağım sana.

Gerçi anlatmama gerek yok,
sen zaten hepsinin çoktan farkındasın... Sen kimbilir,
belki de uzak bir kıtanın, uzak bir şehrindesin şimdi.
Bense odamda senden uzak.
Hayır beni merak etme, üzülmüyorum.
Biliyorum, ikimizde yoktuk bu aşk başladığında
ve çok iyi biliyorum,
sonsuzluğa mahkum edildi bizim aşkımız.
Dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum.
Yalnızca biraz, biraz üşüyorum...


Y. Bilinmiyor

yosun
24-05-2006, 01:46
Aşk Yağmuru


Sen geçiyordun yollarımdan,
Yollarıma hep aşk yağıyordu.
Güller açıyordu bahçelerde,
Güllerin gölgesinde gözlerin gülüyordu.
Gök yüzü ağlıyordu seherlerde,
Gül yapraklarına çiy düşüyordu.
Yüreğime hep sen düşüyordun.
Günler geçiyor, ömrüm bitiyordu,
Aşk bahçemde hep sen bitiyordun.
Aşkı ben senle biliyordum.
Seni anlatıyor, seni dinliyordum.
Hangi yola girsem sana çıkıyordum.
Kaç pınar başında nefeslensem,
Kana kana seni içiyordum.
Yüreğimde sen yollarda ben,
Aşk yağmurunda ıslanıp sana yürüyordum.
Baktığım güllerde seni görüyordum.
Sen bana geliyordun, ben sana koşuyordum.
Yollarımıza hep aşk yağıyordu.


İbrahim Kilik

baron11
24-05-2006, 02:09
GELEMİYORUM YANINA

Gelemiyorum yanına !
O kadar çok engel var ki arada
Bir uçurtmanın kuyruğuna takılıp
gelmek istedim;
Çekmedi yorgun bedenimi.
Bulutlara takılmayı denedim;
Bir yıldırımla attı üzerinden.
Dalgalara bıraktım kendimi
kıyılarına vurmak için
Kağıttan bir gemi kesti yolumu
Koparılan takvim yapraklarıyla
gitgide tüketiyor zaman beni
Gün geceye gömdü gözlerimi
Gece güne savurdu yüreğimi
Küle dönen kor tenimde
İzi kaldı dokunuşlarının.
Üşüyorum...
Sıcaklığını bulmak için
vurdum kendimi sahranın göbeğine.
Güneşin ortasına attım
ip merdivenimin ucunu.
İp tutuştu...
Ben yanamadım.
O kadar nasırlaştı ki sensiz can
Öylesine mahsun kaldı ki duygular
Sevda nerdedir,
Özlem ne tarafa düşer?
Ne yönüm kaldı, ne mevsimim
Sana çıkan yolu bulamadım...
Tuttuğum nefeste kaldı,
Bir boğum daha ukte sevdam.



Arzu Altınçiçek

yosun
24-05-2006, 02:32
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili


Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir
Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili


Cezmi Ersöz

baron11
24-05-2006, 03:25
BU GECE UYUYAMAZSIN SEN


Bu gece uyuyamazsın sen!
Çetin bir sızı sarar odanı,
sen şimdi ağlarsın da...
Umutsuzca akıtırsın göz yaşlarını.

Radyonu açmış şiirler dinliyorsun,
elinde kalem... Kadere sitem ederek
yalnızlığına dizeler arıyorsun
şarkımızı söyleyerek...

Bu gece üşüyeceksin biraz
anılar gelip seni vuracak, üzüleceksin.
Isınmak için güneşi bekle
bazı geceler soğuk eserim ben, bilirsin.

Gece sana emanet...
Bu şehri bir kez daha terk ediyorum,
gelemediğin bir yer vardı hani
İşte oraya. Yine gurbete düştü yolum...

Ve bu gece seni uyku tutmaz
Biliyorum....

Okan Savcı

baron11
24-05-2006, 17:04
BİR GÜN

Bir gün seni anlatacağım.
Gidişi gelişinden çabuk oldu,
Bitişi, başlamasından kolaydı
“Bir sevda rüzgârıydı
Esti, geçti.” diyeceğim.

Bir gün seni unutacağım.
Ellerini, gözlerini,
Dokunuşunu, öpüşünü
Ve sana ait herşeyi...
“Biri vardı bir zamanlar
Yıktı, geçti.” diyeceğim.

Bir gün seni
tekrar yaşayacağım.
Gözlerim kapanırken
Son kez hatırlayacağım...
“Birini sevmiştim bir zamanlar
Hâlâ seviyorum.” diyeceğim...



Eser Aslanlı

Sarı
24-05-2006, 18:16
Hayat HerŞeyİ ÖĞrettİ
Acisiz ,bÜyÜnmedİĞİnİ,
Sevgİsİz, YeŞermeyİ
Saygisiz, ArkadaŞlari
Vefasiz, Dostlari
Parasiz, Bİrazda Olsa MutluĞu
Yalan Bakan GÖzlere İnanmayi
AĞizdan Çikan Her SÖze Kanmayi ÖĞrettİ
ÖĞrettİ Ama
İnsanlari OlduĞundan Daha Fazla DeĞer Vermemeyİ ÖĞretemedİ

Hayatta HerŞeyİ ÖĞrendİm
GÜneŞİn, Batmadan DoĞmaadiĞini
ŞİmŞeklerİn, Çakamdan, YaĞmurun YaĞmadiĞi
Bahar Gelmeden, ÇİÇeklerİn AÇmadiĞi
Sonbahar Gelmeden,yapraklarin DÖkÜlmedİĞİ
En KÖtÜsÜde Yaz Aylarindayken, KiŞ YaŞamayi ÖĞdrendİm


Hayat HerŞeyİ ÖĞrettİ
DÜnyadakİ HerŞeyİ Hep Sevmeyİ,
İlkbaharda AÇan ÇİÇeĞİ,
KiŞin YaĞan Kari, ÜŞÜtsede
YaĞmur, Sirilsiklam Etsede,
YaĞmurdan Sonra, GÖkkuŞaĞimdakİ TÜm Renklerİ,
GÖkyÜzÜndekİ KuŞleri GÖrÜnce,ÖzgÜrlÜĞÜ Seyretmeyİ,
Hayatta Sevdİm, HerŞeyİ Sevdİm, Ama Bİr AyriliĞi Sevemedİm.

Evet Hayatta HerŞeyİ Sevdİm.
Merhaba Dİyerek BİrleŞen Ellerİ,
HerŞeye Ve Herkese Sevgİyle Bakan GÖzlerİmİ,
YaŞama BaĞlayan Kalbİmİ,
Sevgİye Hasret KaldiĞimda, Yalniz Birakmayan YÜreĞİmİ.
HerŞeye RaĞmen, Kendİnİ Koruyan BenlİĞİmİ,
Hayatta HerŞeyİ Sevdİm, Sevdİm,
Merhaba Dİyerek BİrleŞen Ellerİn Elvada Dİyerek Ayrilmadini
HİÇ Sevmedİm


Hayat HerŞeyİ ÖĞrettİ
YaŞitlarim, GenÇlİklerİnİ YaŞarken
Çİleler İÇİnde YaŞamayi
GenÇler, Sevda Yolunda Ayak Eskİtİrken
Ben GÖzyaŞlarimla, YaŞam Pinarimi Doldurmayi ÖĞrendİm.


YaŞim GenÇ Olsada,
GÖrÜntÜm Ve GÖnlÜn YaŞlandi,
Hayat İŞte YaŞam SavaŞi,
Sonsuz Sevgİme
Sevende, Sevmeyende KarŞilik Vermedİ
Bende KarŞiliksiz AŞklarda BÖyleyİm
Sevdalar, Sevgİler Uzak Olsada,
Sevgİ Ve Sevgİsİzlİk Bu Hale Getİrdİ
Hayatta HerŞeyİ ÖĞrendİm
Sevİpde Sevİlmemek Dahİl.

UmutEr
24-05-2006, 18:49
ŞAİR AYRILIĞI

İsmet Yazgan’a
Sevgi ile:

Yorgun, şikâyetsiz acımalarda
Hiç bir hüzün bu kadar güzel ağlıyamazdı,
Sallandı mendil uçlarında duygularımız
Gözlerimizde gün ışıkları anlamsızlaştı..
Ilık, günbatısı ikindilerde
Kapandı dostluklara avuçlarımız
Korkular içinde sarıldı ürkek
Anılara yanan parmaklarımız
Bir damla titreşim gibi sulara düştü
Umutlar yaprak yaprak döküldü boşluğa
Ve durdu, zaman içinde mutluluklar
Soluksuz iç çekmelerde gonk vurdu..
Kadife gözlerinde ince yaşlarla
Ağlayan kadınların en güzeliydi
Akmamış gözyaşlarında gülümseyen erkek
Zamanlara hükmedecek şairdi..
Boş yere sallandı ellerimiz uzaklardan
Ne ağırdan aldı ufukta günbatımı
Ne pembe umutlar güldürdü “Hayâl Kadın’ı”
Gök kubbede bildiğimiz masaldı söylenen
Dağlarda, kıyılarda, sularda dinlenen
Mutluluk çözüldü ayrılık türkülerinde
Kimbilir uzaklaşan geminin hangi yerinde
Şaşkın ve kararsız mı elleriniz hâlâ?
Hâlâ, o ılık sevgiye mısra mısra
Acaba yaş mı döker gözleriniz?.
Bilinmez hangi uzak sabahlarda
Özlem tüten akşamlarda bir daha dönersiniz
Unutulur bir gün elbet gittiğiniz
Bu gün alışılmış vedalara
Benzer ayrılıklar gibiyse de bu ayrılık
Bize bilinmemiş, görülmemiş,
Yaşanmamış hüzünleri uzatıp gittiniz...

MÜBECCEL İZMİRLİ

baron11
25-05-2006, 00:41
GERÇEKTEN SEVMEK

O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;

O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.

Elindeki içki kadehinde,
Dudağındaki sigarada ,
Okuduğun kitapta,
Mırıldandığın şarkıda,
Söylediğin şiirde,
Gördüğün rüyada
Ve yaşaman icin
Ciğerlerine doldurduğun havada
O yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Renkler onunla değerlenmiyorsa,
Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının,
Mavi maviliğinin farkında değilse,
Beyaz yalnız o giydiği zaman
Güzelliğini haykırmıyorsa,
Sabahları onu görünceye kadar
Güneş doğmuyorsa
Ve onsuz gökyüzü geceleri
Aya, yıldızlara hasret değilse
Onu sevmiyorsun demektir.

Sokakta gördüğün her yüzde
Ondan birşeyler aramıyorsan,
Güzel bir manzara,
Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
Uykudan uyandığın zaman
Yaşamakta olduğundan önce
Onu hatırlamıyorsan,
Omuzlarına dökülmüş saçları,
Bir sis perdesinin ardında
Her zaman gülen,
Işık sacan gözleri
Aklına gelmiyorsa,
Durup durup avuçlarının
Sıcaklığını özlemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Dünyada yaşıyan öteki insanların
Senin için hâlâ bir değeri varsa ,
Ona karşı tutumunu
Toplumun köhne ve manasız
Kurallarına göre ayarlıyorsan
Ve açık açık
Sanki var olduğunu haykırırcasına
Sevgini söylemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Yok o senin icin
Herşeyden değerliyse,
Gözünü yumduğun anda
Onu görebiliyorsan,
O bütün şarkılarda,
Bütün şiirlerde,
Bütün resimlerde ise,
Ona muhtaç olduğunu
Söylemekten utanmıyorsan,
Senin içten ve büyük sevgine
Karşılık vermiyeceğinden
Korkmuyorsan,
Bütün bencil duygularından
Sıyrılabilmişsen
Onun için herşeyi,
Ama herşeyi yapacak gücü
Kendinde buluyorsan,
Her hali sana
Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
Karşıisında kendini
Bir çocuk gibi hissediyorsan,
İstediği anda onun için
Ölebileceksen,
Onun için yaşıyorsan
Ve yine onun için
Bildiğin bilmediğin
Bütün düşmanlıklara
Karşı koyabileceksen,
O her geçen dakika
Sende biraz daha büyüyorsa
Ve kendi kendine bile
Çok sevdiğini bütün
Samimiyetinle,
İnanmışlığınla
İtiraf edebiliyorsan,
Bir gün o seni hiç,
Ama hic sevmediğini söylese bile ,
Senin sevginde azalma olmayacaksa
Ve ölünceye kadar onu aşkların
En olumsuzu ile sevebileceksen;
İşte o zaman
Onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
Gercek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O , hiç sen olmasan bile,
Seni bir parça sevmese bile....




Ümit Yaşar OĞUZCAN

yosun
25-05-2006, 12:32
Sevdam ve ben

Ey SEVDAM! Nerede kucaklaştık seninle,
Ne zaman dolduk, ne zaman taştık seninle?
Beklediğimiz sabahları görmeden
Bak.. Bak işte mezara yaklaştık seninle.

Abdurrahim Karakoç

baron11
25-05-2006, 13:43
VAROLUŞA SON DOKUNUŞ

Kenarında hayatın zorlukla yürüyorum,
Birazcık sendelesem, cennete uçacağım
Artık bu hayatı da, pek öyle sevmiyorum,
Gitsem ne değişecek, kalsam ne yapacağım...
En kara bulutlardan umarsız yağıyorum,
Bütün güzellikleri her an ıslatacağım,
Damlayıp da göl olmak, durmak istemiyorum
Ben tüm gücümle gelip, okyanus olacağım...

Her sabah ışığımı göklere saçıyorum
Canlı cansız herşeyi, her an ısıtacağım
Baktığınız her yere gelmeyi istiyorum,
Gün aydın olsun diye, kendimi yakacağım...

Bütün bunlar benimle başlayıp son bulacak,
Gülüp geçecek herkes, ya da hep ağlayacak,
Gün gelip benim adım, son bir kez anılacak
İşte bu; varoluşa son dokunuş olacak...

Özgür Öztürk,

yosun
25-05-2006, 19:54
Sevgilimsin


Sevgilimsin, kim olduğunu düşünmeye vaktin yok, yapacak
işleri düşünmekten
Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Sevgilimsin, ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden

Sevgilimsin, boğuk aşkım, kanayan gençliğim
Uçuruyorum seni çocukluğuna doğru
Kanatların yorulur, ter içinde kalıyorsun
Gece yanıbaşımda bağırarak uyanıyorsun
Her sabah el sallıyorum metalle karışmana

Sevgilimsin, arasıra bir kağıt koyup erteliyoruz aşkı
Otobüslerde ve trende kaçamak yaşanan
Ve bedenlerimiz kana kana kanayamadan yan yana

Ataol Behramoğlu

baron11
25-05-2006, 21:11
SENİ SEVİYORUM

Ne güzel şey; SENİ SEVİYORUM demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece-gündüz
Her saniye
SENİ SEVİYORUM!
SENİ SEVİYORUM!
SEVİYORUM SENİ!
Diyebilmek ne güzel...

Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM!

Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM!

Daha bir güzelleştim son günlerde,
Gözlerimin içi parlıyor,
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden,
Sokaklarda koşar adım yürümek,
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
SİZİ de SEVİYORUM!

Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları.
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM!

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı...
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
Türkülerini memleketin,
feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
SENİ SEVİYORUM!

İyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!

Şebnem Kısaparmak

yosun
26-05-2006, 10:29
Çöl Daha İyi!


Çöle kıyısı olan kentlerin
limanları sıkıcı olur
kuş uçar gemi geçmez,
kervan zaman içinde.
böyle kentlerde insan
fırtına gibi sever,
sevdiği için ağlamayı.

hangi türküde sevmekten bahsedilse
ben hicaz olurum
elimi ıslatır elinin teri
ziyan olurum

seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım
hangi türküde sevmekten bahsedilse
bu çölde ben
'şair burada yaşadığı kenti çöle benzetiyor'da
bahsedilen şair olurum

Yılmaz Erdoğan

yosun
26-05-2006, 23:00
Bir Aşk Şarkısı

Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
Unutulmasın ebediyete kadar
Sensiz geçen anılarım gibi hazin
Ve aşkımızla yüklü olsun mısralar.

Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
Sığdırsın içine bütün güzellikleri
Semanın maviliğini ve sonsuzluğunu sevgimizin
Ve bitsin "Seni Seviyorum"la cümleleri.

Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için
Yalnız söleyebilelim sen ve ben
O şarkıdır ki ılık bakışlarında gözlerini
Gölgeler halinde dile gelir.

Bir aşk şarkısı yazmak isterdim senin için

Arif Damar

yosun
27-05-2006, 13:38
AĞLAYALIM ATATÜRK'E

Ağlayalım Atatürk'e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel, can ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman tanrı bu nasıl hal
Atatürk'e erdi zeval
Memur mebusan ağladı

Atatürk'ün eserleri
Söyleyecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti, vatan ağladı

Fabrikalar icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türke terketti
Döndü çarh devran ağladı

Bu ne kuvvet, bu ne kudret
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnön'İsmet
Gözlerimiz kan ağladı

Tren hattı tayyareler
Tükler giydi hep kareler
Semerkantla Buharalar
İşitti her yan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşalin askerleri
Ordular tümen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalnız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil, düşman ağladı

Aşık Veysel

yosun
27-05-2006, 13:40
MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

Tükenir elbet
Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün göçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın kasımlarda
Fatihler, Kanuniler ölmez
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

Halim Yağcıoğlu

yosun
27-05-2006, 13:46
NÖBETÇİ MİLLET

Yaradan hey Yaradan!
Dört yıl değil bin yıl geçse aradan
Sensin ateş diye kanımızdaki
Sesin ışık diye önümüzdeki!
Ey yanımızdaki
Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan
Sınırsız mavi umman hey!
Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın
Sen her köpürüp taşmanda;
Her konuşmanda
Milletin alın yazısını yeniden yazardın.
Bakışların inanmayanı ezerdi
Sağ kolun bir tırpana benzerdi:
Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı.
Cümlelerin ya örsten kalkardı
Ya çıkardı kından.
Başak saçların sarkardı harman alnından:
Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.
Milyonlar katılırdı sözlerine
Mıknatısa koşan zerreler gibi.
Köhne kanaatler, köhne küreler gibi
Sözünde çarpışıp düşerdi.
Tam sustuğun gün kıyamet oldu
Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi:
Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine;
Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;
Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:
Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.
Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine
Tamamlayabilmek için tavafını
Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını
Tutuyor nöbet.
Bu millet:
Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan
Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan
Bu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'u
Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u
Bu, seni yetiştiren ulu millet.
Vakar ve haysiyetle dimdik
Uyanık, tetik
Anıtkabrinde tutuyor nöbet.
Dünya dönüp dolaşıp
Boğazlaşıp dalaşıp
Ergeç ve ancak
Milli misaklarda karar kılacak.
Ey en büyük usta!
Düşünen olmadı bu hususta
Senden evvel ve senden ileri.
İlk müjdeyi, ilk haberi
Senden almıştı cihan
Ta o zamandan
Anlayamadığına yansın.
Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği
Uğrunda milyonların seve seve öleceği
En büyük maksat için
Dünyaya ilk karşı koyansın.
Nasıl içimizdeysen bütün varınla
İşte öylece dünya davalarındasın!
O ışık saçların, o alev sözlerinle
O gök gözlerinle sen.
Ey ıssız geceler içinden
Bize eşsiz sabahı getiren!
Ey asırlardır dul bayrağın eşi
Ey geceyarılarımızın güneşi
Ey ışık saçlar
Ey yele kaşlar
Ey çekilmiş hançer bakışlar
Ey fikri döven şakaklar
Ey kalem parmaklar
Ey ay-yıldızlı el
Ey en güzel
Ey en büyük
Ey Atatürk!
Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy
Dağlansın ateşinle bu soy.
Oy Atatürk oy...
İrkilmez Ata çocuğu irkilmez:
Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez
Biz varken senin hisarının burçları:
Bakışlarımız kılıç uçları
Bekliyoruz devrimini biz.
Çökmeyeceğiz diz
İsterse hayat zehrolsun
İsterse refah kahrolsun
İsterse kurşun düşsün yanımıza belimize
İsterse geçinmek için bir dilim
Kuru ekmek geçmesin elimize.
Halel gelmez bizim ateşimize;
Dünya düşse peşimize
Yer sarsılsa yerinden
Ne senden geçeriz, ne senin eserinden.

Behçet Kemal Çağlar

yosun
28-05-2006, 22:18
SEN

özlediğim, beklediğim,
umudumsun sen.
buz tutan yüreğimde açan,
nadide çiçeğimsin,
/ kardelen /
ahh! Sen var ya sen..
yaşadığım en deli aşksın
sen!

Bahar Ş. Gülşen

yosun
28-05-2006, 22:19
SEN II ( Sevdalım )

Sen,
Çalamadığım türkümsün sazımda,
Okuyamadığım şiir,
Sahip çıkamadığım davam,
Yasaklımsın sen.
Vazgeçip de unutamadığım,
Zamansız yiten yoldaşım,
Kazanıp da kaybettiğim,
Bitmeyen kavgamsın sen.

Sen,
Hücre evimin duvarında,
Pankart pankart slogansın.
Kolumda kelepçem,
Zindan duvarıma çentik çentik kazdığım,
Özlemim,
Bir türlü sökmek bilmeyen,
Şafağımsın sen.

Sen,
Yalnızlık bağımda çiçek,
Sigaramdan çektiğim nefes,
Kadehimde yudumsun.
Son baharım, son demim,
Boynumdaki ilmekte,
Son arzumsun sen.

Bahar Ş. Gülşen

UmutEr
29-05-2006, 00:37
Çocuk ve Hüzün

I
Nezaman bir çocuk ölse
gözü evlerinde
annesinin kavurduğu
helvada
kalır

II
Yoksul bir çocuk görsem
yağmur altında üşüyen
köprü olmak geçer
hiç değilse
içimden

III
Her akşamüstü oyuncakçı
camekanından
çocuk ellerinin
izlerini
siler

Sunay Akın

UmutEr
29-05-2006, 01:09
AŞI

1

tarla hazırdı
koyu esmer eti anadan doğma çırılçıplak
tarla hazırdı
şişkin ıslak dudaklarını açmıştı yarı yarıya
uzun sürmedi bekleyiş
sabah aydınlığında canlı küçük kurtlar gibi yukardan saçılıp aktı tohum
hazla ürperdi toprak
içine çekti akanı
açılıp kapanarak
açılıp kapanarak
sonra da mahmur
bir kat daha güzel
terli kabarık
gerindi
Ben ölümden kuvvetliyim diyebilirdi
gebeydi artık


2
arılar fırladı güneşe doğru
en önde kızoğlankız yeni beyarı
nazlı bir vızıltıdır zar gibi ince şeffaf kanatları
beli koptu kopacak
altın tüylü süzme karnında da üç kızıl kuşak
yetişip önledi onu erkeklerin en güçlüsü
sonra yukarda boşlukta güneşin orda
dikenli incecik bacaklar karıştı birbirine
bir saniye sürdü aşı
silkinip kurtuldu dişi
düştü erkek
içinden kopan etleriyle toprağa

3

odalarının penceresi ormana açık
ağır yaz bulutlarının altında orman
bir yumurtalık gibi de nemli ılık
erkeğin yüzünde aşağıdan
kadının gözlerinden vuran ışık
ormanın üstüne yağmur boşandı ansızın
yeşil elâ gözlerini yumdu kadın
yarı açık ağzında ıslak dişleri berrak duru
içinde taa yüreğinin kökünde sıcak sıcak duydu yağmuru

4

atan bir damar gibi akıyor nehir
acı yemişleri dikenli dallarıyla duruyor ağaç
duruyor kıraç yabani
güneşte bir şarkı gibi parladı balta
kesildi ağacın gövdesi orta yerinden
ihtiyardı esmerdi ıslaktı makta
kanayacaktı da adeta
aşı bıçağıyla açıldı yarık
sokuldu ucu kalemin
bu kesik
bu yabani gövdede müjdesi vardı artık
dikensiz dalları
ince kabuklu tatlı yemişleri
geniş yapraklarıyla gelecek olan
yepyeni bir âlemin.

NAZIM HİKMET

taita-x
02-06-2006, 03:31
BÜTÜN YAZ

Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede...
Sen zambaklar kadar beyaz
Ve ürkek bir düşüncede,
Sanki mehtaplı gecede,
Hülyan. eşiği aşılmaz
Bir saray olmuştu bize;
Hapsolmuş gibiydim bense,
Bir çözülmez bilmecede.
Ne güzel geçti bütün yaz,
Geceler küçük bahçede

Ahmet Hamdi Tampınar
(1901-24 Ocak 1962)

kantar
03-06-2006, 12:39
Son Nefes

çal gitarcı inlesin
senmi dertli benmi dertli
herkes dinlesin
akan sularmı hızlı göz yaşlarımmı
herkes seyretsin
günahımız varsa akan sular temizlesin
çal hızlı çal bir ahtım vardı sende
yarım kalan sevgim alevlensin
içimdeki dert saklı kalsın
bir avuç toprak muradım olsun
suçum varsa bu yolda
kollarıma zincirler vurulsun
sana giydirilen beyaz gelinlik
benim kefenim olsun
sana harcadığım her nefesim
son nefsim olsun

baron11
06-06-2006, 02:15
YALNIZLIK MACERASI



Öyle yalnız kaldım ki hayatımda

Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum

Çok zaman annemin dizlerine hasret

Koydum başımı kendi dizlerime

Doya doya ağladım

Paylaşırsa dost paylaşırmış

İnsanın derdini sevincini

Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör

Hangi kapıyı çalsan kimseler yok

Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar

Aşık mı olmadım taparcasına

Bir Mecnun geçti o çöllerden bir de ben

Diz mi çektirmedim alemde Kerem gibi

Ferhat gibi gürz mü sallamadım dağlara

Ne Leyla yar oldu bana ne Aslı ne Şirin

O gün bugün sırtımı kendim sıvazlıyorum

Sabahları sokağa çıkmadan evvel

Cesaret şairim, cesaret

Kendi saçlarımı okşuyorum geceleri

Sevgilimin saçları niyetine.


CAHİT SITKI TARANCI

baron11
08-06-2006, 22:19
MAVİ MAVİ SEVDİM SENİ


Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki, sabahı eksik şiirlerimin.
Sanki, gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki, artık hep kanayacak...
Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
Çare yok, ağlayacak.
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım..
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım.
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım,
En çok da sensiz...
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben..
Sana uyumak,
Sana uyanmaktı hayat.
Sıratını geçtim yaşarken korkmadan
Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle
Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile
Tek sen gitme diye
Sonbahar oldum yaprak yaprak
Ağaç oldum köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi