PDA

View Full Version : Gulelim Guldurelim, Komik, Ilginc Fikra ve Hikayeler



Pages : 1 2 3 4 [5] 6

FNT
06-01-2008, 02:44
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır.Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- Hayatim, evde misin?
- Evet kocacığım.
- İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım.Kadın sevinç dolu bir çığlık atar:
- Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?
Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Güney Amerika?...
Adam cevap verir:
- Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.

FNT
06-01-2008, 02:46
Bir gün Temel'in babası eve bir 'robot' getirmiş.. Robotun özelliği, bir yalan söylendiği zaman hemen fark etmesi ve söyleyenin suratına anında bir tokat yapıştırması.. O gün Temel okuldan evine geç dönmüş, "Nerde kaldın oğlum?.." diye merakla sormuş babası..
"Bugün öğretmen 2 saat fazla ders yaptı baba.." demiş Temel ve robot anında fırlayıp Temel'in suratına patlatmış bir tokat..
"Bana bak.." demiş babası, "Bu robot yalan söyleyeni anında tokatlar.. Bana hemen doğruyu söyle bakayım!"
"Baba, arkadaşlarla sinemaya gittik!"
"Hangisine?.."
"İkinci Dünya Savaşı ile ilgili.."
"Şrrakkk!" diye bir tokat daha inmiş Temel'in yüzüne robottan..
"Pardon baba.. Pardon.. 'Seks Meleği' adlı filme gittik!"
"Utanmalısın oğlum.." diye cevap vermiş baba, "Ben senin yaşındayken böyle filmlere asla gitmezdim..!"
"Şrrakkk" diye bir tokat da babaya inmiş. Adam halının üzerinde sırtüstü yatarken sesleri duyan anne koşmuş içeri..
"Hemen bu robotu aldığın yere götürüyorsun!" demiş kocasına, "Oğluna ne kadar kötü örnek olduğunu görmüyor musun?.."
Anında "Şrraakkk" diye bir Osmanlı tokadı da kadının suratında patlamış!.

FNT
06-01-2008, 02:48
Temel'e sormuşlar "Aşkı neye benzetirsin?.."
"Mektuba.." demiş Temel..
"Mektup mu? Niye?.."
"Niye olacak?.." demiş Temel, "Önce yazarsın, sonra yalarsın, işi bitince de postalarsın gider..!"

FNT
06-01-2008, 02:50
Temel'in 3 tane sevgilisi vardIr.Biri öğretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat öğretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadaşı sorar "Niye
öğretmen de diğerleri değil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarın gel" der, santralci de "şu an
meşgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama öğretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarlayalım...

FNT
06-01-2008, 02:59
Taksinin yokuşta frenleri patlamış, müthiş bir hızla aşağı iniyor.
Kayserili müşteri bağırmış..
- "Durdur şu arabayı.."
Şoför panik içinde haykırmış..
- "Durduramıyorum!.."
- "O zaman taksimetreyi durdur hiç değilse" demiş, Kayserili.

FNT
06-01-2008, 03:26
Paris'in ünlü müzikholüne gitti, müdürün karşısına çıktı:
- Efendim ben, masaj uzmanıyım. Bu alanda benim gibi bir uzman daha bulamazsınız.
- Memnun oldum. Bize niye geldiniz?
- Ayda onikibin frank karşılığında, müzikholünüzde çalışan bayan sanatçılara masaj yapmayı öneriyorum.
Müdür gülümsedi:
- Onikibin frankı peşin verirseniz, hemen başlayabilirsiniz!

bikmisbroker
07-01-2008, 16:15
süperrrrrrrrrrrr

Üç top model, Claudia, Cindy ve Naomi, Uzakdoğu'da bir defileye katılmak üzere uçaga binmisler..
Yol saatler sürecek..
Uçak havalanır havalanmaz,Cindy makyaj kutusunu açmış,başlamış süslenmeye..
Ötekiler bakmışlar, bakmışlar.. 'Kız şaşırdın mı?..Uçakta seni kim görecek?..
Bu aşırı makyaj niye..
Yüzüne yazık' diyecek olmuşlar.
'Allah göstermesin'demiş Cindy, 'şimdi bu uçak düşerse, kurtarma ekipleri gelir..
Bakarlar burada dünya güzeli bir yüz..
Önce beni kurtarırlar!..
' Beş on dakika uçmuşlar..Claudia, büyük bir dikkatle bluzunu çıkarmış... Ardından sütyenini.. Belden yukarısı anadan doğma. 'Üsüttün galiba' demişler, ötekiler..
'Uçakta böyle seyahat edilir mi?..'
'Yoo' demiş Claudia..
'Tersine aklım çok başımda.Şimdi bir kaza olsa, düşsek..Kurtarma ekipleri gelse, en evvel bu harika memelere takılmaz, en evvel beni kurtarmazlar mı?..
'Biraz daha uçmuşlar..Bu defa Naomi, hafif doğrulmuş yerinden.. Pantolonunu zarif bir hareketle çıkarmış.. Ardından külotunu indirmiş.. Cindy ile Claudia, dehşet içinde bakmışlar Naomi'ye...
'Sen çıldırmış olmalısın?.. Bu ne rezalet' diye bağırmışlar..
Naomi gülmüş..
'Siz ikiniz de gerzeksiniz kızlar' demiş..
'Bu uçak düşerse gelecek ekiplerin ilk arayıp bulacakları şey ne?.. Kara Kutu!..' :)))))

istanbul 000
07-01-2008, 17:42
Adamın teki barda içmiş, içmiş sonra eve dönme vaktinin geldiğine karar vermiş. Eve gitmek için ayağa kalkması ile yüz üstü yere kapaklanması bir olmuş. Tekrar zor bela ayağa kalmayı denemiş ama tam kalkmışken gene yere yapışmış. Napsın, sürünerek çıkmış bardan. Kendini sürükleye sürükleye evin kapısına kadar gelmiş ve orada sızmış.

Ertesi sabah kapıyı açan karısı adamı bulmuş ve uyandırıp "Dün gece gene çok içtin değil mi?" diye sormuş. Adam "Evet, ama nereden anladın?" demiş. Kadın da cevap vermiş:

"Tekerlekli sandalyeni gene barda unutmuşsun!" :)

ÇAKAL
08-01-2008, 17:50
Kadın, adama;
“-Elimi bir kere tutarsan ömür boyu senin olurum” demiş...
Adam cevaplamış,
“-Uyarın için teşekkürler”...:):)))

DUVAR USTASI
09-01-2008, 20:28
* Sabah jimnastigimizi yapmak için "Çalistir" komutuna tiklamak yetse...

* Isten güçten bunaldigimizda ESC'ye basarak herseyden kaçabilsek, biraz rahatladiktan sonra "Herhangi bir tusa basarak" geri dönebilsek...

* "EKLE/KALDIR"a girerek görmek istedigimiz herkesi hayatimiza dahil etsek, sevmedigimiz insanlari sonsuza kadar hayatimizdan çikarabilsek...

* Kafamizda binbir gürültü ugultu bizi allak bullak ettiginde hoparlörlerimizi kapatabilsek...

* Görünüsümüzde degisiklik yapmak istedigimiz zaman,"Görünüm Ayarlari"ndan istedigimiz renkleri, inceligi,büyüklügü, uzunlugu seçebilsek...

* Esyalarimizi kaybettigimizde "BUL" komutuna
tiklayarak evin her tarafini arayiversek..

* Ev isleri için de bir tiklamayla "YARDIM"a
ulasabilsek.. .

* Sigorta yaptirmaya ihtiyacimiz olmasa, kendi
kendimizin Backup'ini alabilsek ve yaralandigimizda hasar gören yerlerimizi yenileyebilsek...

DUVAR USTASI
09-01-2008, 21:29
Tüketici haklari konusunda Müsteri her zaman hakli mi? sorusunu
irdelerken çesitli ülkelerdeki mahkemelik olaylari arastirmislar ve bulduklari belgelerden birisi.
Olay gerçek...
WorldPerfect (Bilmeyenler için yaziyorum, bilgisayari -elektrikli- daktilo gibi yapan bir programin yapimcisi)...
Bu Sirketin müsteriye yardim hattinda banda alinmis bir telefon
konusmasini okuyacaksiniz.
Bu konusma sonrasi WorldPerfect gorevlisi isinden kovuluyor.
Kovulan gorevli WorldPerfecti kendisini "Gerekçesiz" isten çikardigi
için mahkemeye veriyor.
Iste bu konusmanin desifresi.
-WorldPerfect yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim.
-WorldPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasil bir sorun?
-Yazi yaziyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
-Hic bir sey.
-Hic bir sey mi?
-Yazdigim hiç bir şey ekrana çikmiyor.
-Hala WorldPerfect programinda misiniz yoksa programdan çikitiniz mi?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir "C" harfi görüyormusunuz?
-Bir "hece" mi..
-Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?
-Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
-Monitor ne?
-Ekrani olan yer, televizyon gibi... Çalistiginizi gösteren kücük bir
lamba var mi?
-Bilmiyorum.
-Monitorün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olmasi
lazim. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige baglimi bana soyleyin.
-Bagli.
-Harika. Monitorün arkasina bakinca bagli olan tek kablo mu gördünüz,
yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonunda bagli olmasi lazim.
-Evet buldum.
-Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.
-Kabloya ulasamiyorum.
-Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz...
-Egilmek dert degil, karanlik oldugu için bakamiyorum.
-Karanlik?
-Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.
-Ofisin isiklarini yakin.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrim..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarin
kutusu, kitaplari herseyi
duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdaki gibi paketleyin ve
aldiginiz dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarim öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyecegim?
-"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalim" diyeceksiniz...

Pit
10-01-2008, 08:14
Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon açar, bahçıvana sorar:
Nasıl her şey yolunda mı?
Bahçıvan hemen soruyu cevaplar.
Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum.
Neden kırıldı?
Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı.
- Nee! Köpeğime öldü mu?
Havuza düştü öldü.
Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda ölür?
Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti.
Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız?
Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için ilâve suya ihtiyaç duydular.
Evde yangın mı çıktı?
Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi. Bir sigara izmaritinden kâğıtlar, ardından da perde tutuşmuş. O kalabalıkta farkına varamadık.
Annem nasıl öldü? Sapasağlamdı.
Haklısınız. Biz de şaşırdık ama sizin yatak odanıza bir şey bakmaya girmiş. Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş.
Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım.
Olmaz olur mu? Var. Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya. İste onun neticesi pozitif çıktı

Pit
10-01-2008, 12:15
Bir Mahallede yeni komşularıyla çay sohbeti yapan kadına
komşuları ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir
yaşantın var. Kocanın BİR dediğini İKİ etmiyorsun. Bunun
mutluluğunun sırrını bizede anlat '' derler. ''Kısaca
anlatayım''
der kadın.
''Düğünümüz bittikten sonra kocam kendi atında , bende kendi
atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı
takıldı ve sendeledi. kocam arkasına döndü ve benim atıma
'BİR'dedi.
Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp
tökezlediği zaman eşim tekrar arkasına
dönüp atıma 'İKİ' dedi. Az sonra atım takrar aynı şekilde tökezleyince
eşim arkasını
döndü
ve at'a ''ÜÇ'' dedi ve belinden
tabancasını çıkartıp atımı
anlından
vurdu.
Ben şok olmuştum ve at'a çok üzüldüm.
Eşime bir hışımla çıkıştım '' Yazık
değilmi at'a neden
vurdun!!?''
Eşim arkasını döndü ve bana '' BİR ''
dedi.
Ve o günden sonra kocamın bir dediğini
iki etmedim .........

ÇAKAL
11-01-2008, 01:06
Adam, karısına doğum günü hediyesi olarak bir etek alacakmış...
“Bel ölçüsü nedir” diye sormuş tezgahtar...
“Bilmem” diye cevap vermiş adam;
“-Ama ellialtı ekran bir televizyonumuz var, onun önünden geçerken bütün görüntü kayboluyor...”:):))))

cubane
11-01-2008, 01:13
Temel bi gün lokantaya girmiş, içeride ingiliz, alman ve fransızı görmüş.
"Yine mi siz?" demiş. :he:

UNYELI CONAN
11-01-2008, 12:18
Aşağıda anlatılanlar gerçekten olmuş. Saf
Anadolu çocuğu mu, yoksa çarıklı erkan mı bilinmez..
Boyunun ölçüsü
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül birligin
teftisini bitirmis, erlerin genel kültür bilgilerini degerlendirmeye başlamıştı. Mesafe tahmini, ölçü, ölçü birimleri soruluyordu. Abdullah Gül, Bolu'lu
bir ere sordu:
-Benim boyum tahminen kaç santimdir?
-Tipa tip 180 cm efendim.

Gül, dogrulugunu görünce, erin karsisindaki diğer
bakanların da boylarinin ne kadar oldugunu sorar,
hayret bir sekilde hepsi dogru çikar.
Durumu izleyen Recep Tayyip Erdoğan, merakini
yenemez, o da sorar. Er cevaplar:
-Sayin Başbakanım, sizin de boyunuz 185 cm'dir.
Erdoğan, kendi boyunu da tipa tip bildigini görünce
tekrar sorar:
-Sen, hiç yanilmadin. Nasil tahmin ediyorsun?
-Başbakanım, ben kereste uzmaniyim, sivilken, Bolu'daki kereste fabrikasinda kesilen bütün keresteleri uzunluguna göre ben tasnif ederdim...

ÇAKAL
13-01-2008, 02:05
Adam, yaşı iyice ilerleyen annesini kucaklayıp öptükten sonra
“Anacığım...” deyip sormuş:
“-Sana sakız mı alayım, koca mı alayım doğum gününde?...”
Torun torba sahibi yaşlı ana boynunu büküp “Oğul...” demiş:
“-Bende sakız çiğneyecek diş mi kaldı?...”
:oley::oley:

bikmisbroker
13-01-2008, 12:32
Yıl: 1965
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir
edâ takınacağıma
hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet
sonra
kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir
tebessüm
vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle
'akşam-ı
şerifleriniz hayrolsun' dedim.."

Yıl: 1975
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma
karar veremedim,
heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi
oldum,
yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki
düzen verdim,
kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.."

Yıl: 1985
"Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne
yapacağıma hükûm
veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir
süre sonra
kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir
tebessüm
vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle
'hayırlı
akşamlar' dedim.."

Yıl: 1995
"Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal
geldi yâni.. Ama
bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır
dedim..
Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm'
dedim.."

Yıl: 2006
"Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum
bu iş bizi
kasar
dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon
muyum ki ben,
baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin..
'Hav ar yu
yavrum?'"

Yıl: 2028
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont
nov âbi
yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay
beybi..'"

athena
13-01-2008, 13:23
Derdini karınla paylaş,
sonra...
Hem derdinle hem karınla uğraş... :)

ÇAKAL
13-01-2008, 13:31
Derdini karınla paylaş,
sonra...
Hem derdinle hem karınla uğraş... :):super::he::super::he::super:

bikmisbroker
13-01-2008, 21:17
Vergi İdaresinin genç ve işgüzar müfettişlerinden biri Büyük Paris Sinagogunda denetim yapıyor. Hahambaşına acımasız bir tavırla sorular yöneltiyor:
- Kandil yağları ve mumlardan arta kalanları ne yapıyorsunuz?
- Biriktirip yılda bir kez tedarikçimize gönderiyoruz. O da bize bir paket mum gönderiyor, diye cevaplıyor hahambaşı.
- Peki, baget ekmeklerden kalan artıklar?
- Toplayıp yılda bir kez fırıncımıza gönderiyoruz; o da bize ekstra bir paket baget hediye ediyor.
Müfettiş biraz da alaycı bir tavırla tekrar soruyor:
- Ya sünnet artıkları... yani kesilen uzuvdan kalan şu deri parçaları... onları ne yapıyorsunuz?
- Benzer şekilde, diyor hahambaşı, onları da biriktirip Vergi İdaresine gönderiyoruz; onlar da bize yılda bir kez bir daly...k gönderiyorlar !!

doruca
13-01-2008, 21:33
:D
Babo puan veremedik.
:):)

doruca
13-01-2008, 21:41
...Yıl: 2028
"Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont
nov âbi
yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay
beybi..'"
Tanıdık bi kaç kelime var gene canım.Anlaşırız herhalde...:beurk::)

asbest38
14-01-2008, 13:32
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi.":he::he::he:

pinky
15-01-2008, 11:54
http://img211.imageshack.us/img211/5655/image0011lq1.jpg (http://img211.imageshack.us/my.php?image=image0011lq1.jpg)

bikmisbroker
17-01-2008, 17:20
Bebekler
Iki bebek süpermarketin sebze bölümünde pusetlerinde sohbet ediyorlarmis.
"Ay" demis biraz büyük olani, "Annem kereviz aldi. Pisince kokusu berbat!..

Sen ne güzel hala meme emiyorsun... Keske ben de meme emseydim!.."
"Geç kardesim! her seygöründügü gibi degil." demis öteki...

"Günde iki paket sigara içen bir adamla ayni memeyi paylasmak ne demek biliyor musun?..

pasinler
17-01-2008, 23:28
Bu GÜn Cok İlgİnc Bİr İlan GÖrdÜm "satilik Zaman Makİnesİ"
Tabi merakla girdim nedir bu ilanın içeriği diye bir baktım gercekten bir zaman zaman makinesi hemde 130ytl cok fonk siyonlu bir masa saatiymiş:he::he::he:

DUVAR USTASI
19-01-2008, 13:52
http://img442.imageshack.us/img442/282/pinponfs7.jpg

http://img442.imageshack.us/img442/7808/monalizaja8.jpg

http://img442.imageshack.us/img442/7510/zebrafv6.jpg

dent
19-01-2008, 22:48
Derdini karınla paylaş,
sonra...
Hem derdinle hem karınla uğraş... :)
süpperrrr!

kantar
21-01-2008, 20:28
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler... Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:

- “ Selamünaleykum ey pir’i fani...”

- “ Aleykümselam ey serdar’ı cihan...”

Padişah sormuş:

- “ Altılarda ne yaptın ?”

- “ Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor...”

Padişah gene sormuş:

- “ Geceleri kalkmadın mı ?”

- “ Kalktık...Lakin, ellere yaradı...”

Padişah gülmüş:

- “ Bir kaz göndersem yolar mısın ?”

- “ Hem de ciyaklatmadan...”

Padişahla başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah başvezire dönmüş:

- “ Ne konuştuğumuzu anladın mı ?”

- “ Hayır Padişahım...”

Padişah sinirlenmiş.

- “ Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.”

Korkuya kapılan başvezir, Padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor ...

- “ Ne konuştunuz siz Padişahla...”

Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:

- “ Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim..”

Başvezir, yüz altın vermiş.

- “ Sen Padişahı, serdar’ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın Padişah olduğunu..”

- “ Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü Padişahtan başkası giyemezdi..”

Vezir kafasını kaşımış.

- “ Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek...”

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

- “ Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.”

Vezir bir soru daha sormuş...

- “ Geceleri kalkmadın mı ne demek ?” Adam bir yüz altın daha almış.

- “ Çocukların yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim...”

Vezir gene kafasını sallamış.

- “ Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek...” Adam gülmüş:

- “ Onu da sen bul...”

kantar
21-01-2008, 20:33
Borsada bilindik bir hikaye vardır..Hikayenin kahramanı tüm tavukları kümese almaya çalışan biridir. Aslında kümes sahibinin 2 tavuğu vardır. Ama ortada sahipsiz gezen tavukları kendi kümesine almak istemektedir. Gerekli düzeni hazırlayan kümes sahibi tavukların kümese girmesini bekler. Tuzaktan habersiz tavuklar kümese girmeye başlar: 1,2,3,4,5,6,7,8,9 ve..Allah kahretsin son tavuk bir türlü kümese girmez. Kümes sahibi bekler. Son tavuk da girince kümesin kapısını kapayacaktır. Ama son tavuk direnir. O esnada kümesteki tavuklardan biri kaçmaz mı?? Kümes sahibi sinirlenir. Ama içerde hala 10 tavuk vardır (önceki 2+ sonraki 8=10). "Neyse" der "son çıkan girdiğinde kapıyı kapatacağım". Aaaaa o da ne 2 tavuk daha çıkar kümesten.

Bizimki hiddetlenir ve panikler. "Kahretsin 11'den 8'e düştük. Ama hala 6 tane kardayım. Bari şimdi kapatayım" derken 1 tanesi daha kaçar. Panik artar. İçerideki tavuklar dışarı çıkmaya devam eder. Kümes sahibi bir türlü kümesin kapısını kapayamaz. Hisse yatırımcıların çoğu bu hikayeyi 2,000 yılının başından beri yaşamakta.

20,000 endekste 30,000' i bekleyen yatırımcı... 13,000' i görünce şoka girdi. Yine de borsa, yatırımcısına 2,000 Mayıs' ında son bir şans verdi ve tekrar 20,000' e yaklaştı. Ama kümesin dışında tavuklar kalmıştı ve herkes o son tavuğun peşindeydi.

Mayıs 2,000' den beri tavuklar hep dışarı çıkmakta ve yatırımcı hep panikte. Endeks 3,80 centlerden 0,60 centlere geriledi. Ve şimdi işler değişmekte...Dışarıdaki tavuklardan birkaçı kümese yaklaşmakta ...

Yatırımcının eli ise kapıda. "İki tanesi kümese girse de hemen kapıyı kapasam" diye. 2,000 yılının başında o son tavuğu beklemek biraz acemiceydi. Ama şimdi dışarıda onlarca tavuk varken 2 tavuk girdi diye kümesin kapısını hemen kapayacak mıyız??

Bence asıl şimdi kümesin kapısını açık bırakma zamanı. Zaten kaybedeceğimiz birşey yok ki?? İçeride hiç tavuk kalmadı çünkü !!!!

Tarih tekürrür'den ibarettir derler acaba yine aynısı mı olacak ?

asbest38
24-01-2008, 00:00
Bilgi İşlem Bedduaları

Mouse'un kırıla.
Tıklayamayasıca...
Hatların kopa da hiç bir yere bağlanamayasın.
Disk'lerin "crash" ola...
File'larına virüs bulaşa...
Networklerden atılasın.
Database'in patlaya...
Security key'lerin deşifre ola.
Back-upların bozulsun da geçmişe dönemeyesin.
Kartuşun bite

Ekonomik Beddualar

Repo'da açığa düşesin, faiz sana zarar yaza.
İMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya.
Uygun kur bulmaya, pozisyon açığına düşesin
Reuters'in arızalana, rate'leri izleyemeyesin.
Paran aracı kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasın.
"Zede"lenesin Merkez Bankası para piyasalarına müdahale ede.
O sırada sen de orada olasın, halden anlamayan bireysel danışmana denk düşesin
Sabah seansında endeks hızla düşe sen panik olup kağıt çıkarasın, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama iş işten geçmiş ola.
İMF'nin gazabına gelesin...
Aldığın dolarlar sahte çıka..

Diğer Beddualar

Araba kullanırken cep telefonuyla konuşasın sonrada trafik polisine yakalanasın
Ucuza aldım diye sevindiğin araban çalıntı çıka.
Marti'yi okuyup ruhi bunalıma giresin.
Silikonların patlaya inşallah...
Hem fikir, hem zikir suçlusu olasın.
Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" çiklet bulamayasın.
Kapsama alanı dışında kalasın.
Susurluk Skandalı'na adın karışa.
Medyalara gelesin inşallah Talk showlara, reality showlara çıkasın imajın sarsıla.
Tam otomatik çamaşır makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasın.
Önce Reha Muhtar'la İtiraf'a sonrada Karar Anı'na çıkasın...
Televolelere çıkasın, özel hayatın kalmaya...
Dağın başında araban bozula, kontörün bite
Hazır Kart'ın Özgür kızı gibi bi karıya düşesin...
BBG'ye katılasın, sonuncu olasın..

KUTERO
24-01-2008, 17:33
Daha önceleri yer almıştır sanırım bu fıkra..


YATAK ODASI KONUŞMALARI

- Hıdır... Hıdıııırrrr...

- Hıııı??! Ne vaaarr??

- Uyuyon mu?

- Yok böğrülce ayıklıyom... Soru mu lan bu Hacer? Uyuyom tabii ya ne edecem... Yat sen de zıbar hade...

- Senin işin bitti tabii, devirip gıçını yatabiliyon... Şipşak yap,sonra horul da horul uyu... Bir kere de geç gelsen dişimi kırıcam...

- Gecen gece eve geç geliyon diye dırdır ettiydin de, ben senin dişini kırdıydım ya daha ne istiyon?
- Ben o geç gelmekten bahsetmiyom... Birlikte gelmekten bahsediyom...

- Beraber mi gelecen? Kız o saatte dışarda senin ne işin var ki eve benimle gelecen lan?

- Off be Hıdıır off beee Hıdııırr. Sen beni anlamıyon...

- Ya sabıııırrr... Uykumu gaçırdın gene bak, de hele ne istiyon...

- Orgazm neyin istiyom tamam mı? Orgazm olmak benim de hakkım...

- Orgazm da ne lan?

- Hıdır... Bazen diyom ki kendi kendime acaba ben de zoofili mi var?

- Ne fili? Ne diyon ya?

- Zoofili... Yani hayvanlarla ilişkiye giren dimek. Eh ben de senin gibi bir öküzle her gece yatağa girdiğime göre...

- Sen bana öküz mü dedin?

- Bildiğin kelimelerden konuşunca anlıyon bakıyom...

- Ya Hacer yat diyom sana... Orgazmmış... Yok bilmemne filiymiş...

- Ne fili be cahil ay... Zoofili...

- Hacer yarından tezi yok o kadının evine temizliğe gitmiyon tamam mı?

- O kadın dediğin koskoca bir yazar tamam mı? Doğru konuş. Femisnistlerin başı... Lideri... İdolüm o benim.

- Ne dol ne dol?
- İdolüm deyyom... Onun evini temizlemek benim için şerefdir tamam mı? Bütün kitaplarını, dergilerini okuyom ben onun...

- Sonra da yalan yanlış öğrenip benim uykumu kaçırıyon... Sana ne lazım orgazm... Onlar zengin garıları için...

- Heç de bile... O fizyolojik bir ihtiyaç...

- Fiz...yo...ne?

- Milletin kocaları evrim geçirdi metroseksüel oldu... Sen daha bir insan olamadın be Hıdır... Evrim... evrim... eviluşın...

- Haceeeeerrr...

- Neeee?

- Gız bu deminden beri dediklerini tekrar etsene peş peşe...

- Ne oldun lan Hıdır, yanakların al al oldu...

- Dediğimi yap seeennn.

- Eviluşın... Orgazm... Metroseksüel... Zoofili... Fizyolojik... İdol... İstersen apurçunist de diyem... Ne olcaksa...

- De Hacer deee... Bir daha söyleee...

- Ne yapıyon Hıdır... Kudurdun mu len?

- Sen bu gavurca lafları edince gözüme yabancı avratlar gibi göründün de bir an...
- İstemiyom Hıdır... Kendimi şu an ilişkiye hazır hissetmiyom..

- Ama ben hissediyom... Gel buraya...

- Bu bir konsantrasyon meselesi Hıdır...

- Gonsontrosponon diyen dilerini yirin... Gel buraya Helga...

- Ne Helgası be? Adım var benim... Bireyim ben..Bıraaaak... Yetiiiişiiiin... Aile içi şiddete maruz kalıyom... Heeeellppp...Heeellllpp

PARK
24-01-2008, 23:09
OKUNAN DUA ÖLÜ RUHUNA GİDER Mİ ?

İzmirli bir avukat dava için Trabzon'a gelmiş. Sohbet esnasında, okunan duaların ölünün ruhuna gidip gitmeyeceği tartışılmış. Avukat, okunan duaların ölülerin ruhuna gitmeyeceğine inanıyormuş.

"Seni ancak Cansız Hoca ikna edebilir" demişler.
Hocanın tavla oynadığı kahveye gidilmiş.
Adam sorusunu yineleyince, aralarında şu diyalog geçmiş.

- Elbette gider.
- Peki nasıl gider?
- Senin anan, eşin, kızın var mı ?
- Var.
- Nerede oturuyorlar?
- İzmir'de.
- Senin ananı, avradını, kızını ......
- (Adam sinirlenerek hocanın üzerine yürümüş) Ne biçim konuşuyorsun sen ?
- Niye sinirleniyorsun? Duaların buradan ahirete gittiğine inanmıyorsun da, küfürlerin buradan İzmir'e gittiğine niye inanıyorsun ? :):):)

ÇAKAL
24-01-2008, 23:25
Bugün Merter'den geçtim.Demirciler sitesinin E5'e bakan yüzüne koca tabela asmış.
PIÇALDI jeans.:düsün::düsün:
Çok cahil kalmışım ne markalar türemiş haberim yok.:beurk::beurk:

bikmisbroker
25-01-2008, 00:22
Liseye kayit icin gelen cocuga mudur sorar,
-Adin ne yavrum?
-Mememeht Yayayakut
-Kekeme misin evladim?
-Hayir
-Pekiyi, adin neden boyle konmus ?
-Efendim, babam kekemeydi ama nufus memuru da artık ne cocuguymus...

PARK
25-01-2008, 01:38
"Evet Mehmet sana dönüyorum!!!" Bu da Karadeniz işi canlı yayın kazası!!!

Yer: Rize Tv

http://www.medyafaresi.com/?hid=10620&cid=3

:):):):)

ÇAKAL
25-01-2008, 07:21
Temel’le Dursun, “Uzun yaşama ilacı” uydurması ile milleti dolandırıyormuş...
Kalabalık bir yere tezgahı açmışlar... Temel bağırarak ilacı methetmiş ve;
“-Bakın işte, ispatı benim... Ben 350 yaşındayım” demiş...
Oradan geçen ihtiyar bir kadın, Temel’in yardımcısı Dursun’a sokularak usulca sormuş;
-Evladım, dedikleri doğru mu acaba?...
“-Valla teyze, tam bilemeyeceğim... Çünkü ben yanına yeni girdim... 120 senedir çalışıyorum...”:D:D:D:D:D:D

PARK
25-01-2008, 17:38
EDİSON CENNETE GİRECEK Mİ?

Cansız Hoca'nin bulunduğu bir yerde kimlerin çennete gireceği konusu tartışılıyormuş. Mollalardan biri Cansız Hoca'ya:

- Hocam, Edison bütün dünyayı aydınlatan buluşu gerçekleştirdi ama yine cehenneme gidecek.
- Sen Edison'un cehenneme gideceğini nereden biliyorsun?
- O bizim Peygamber'e inanmadı. Onun için cennete giremez.
Bunun üzerine Cansız Hoca, cevap verir:
- Bakara Suresinin 62. ayetinde şöyle der:
Şüphesiz iman edenlerle, Yahudiler, Hıristiyanlar ve sabilerden kimler Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih ameller işlerlerse onların ecirleri Allah katındadır. Onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de. Yani, bu ayette Allah insanlara "Allah'a ve ahiret gününe inanıp hayırlı işler yapmaları " şartını getiriyor. Ayni ayet Maide Suresinin 69. ayetinde de tekrar edilmektedir. Sonra büyük alimlerin ekseriyetinin iman sahibi oldukları bilinen bir husustur. Ayrıca Edison'un son nefesinde nasıl gittiğini ne biliyorsun?"

Ancak adam ikna olmamış. İlla cehenneme gidecek, diye israr edince
Cansız Hoca sinirlenmiş :

"Allah, senin gibi beş milyon eşşeoğlueşşeği cennetine koyacağına bir Edison'u koysun daha karlıdır.":):):):)

ÇAKAL
26-01-2008, 12:25
Liseye kayit icin gelen cocuga mudur sorar,
-Adin ne yavrum?
-Mememeht Yayayakut
-Kekeme misin evladim?
-Hayir
-Pekiyi, adin neden boyle konmus ?
-Efendim, babam kekemeydi ama nufus memuru da ****** cocuguymus...
Sevgili babo tesadüf mü bilmem ama senin fıkrayı biri köşesine taşımış taşımasına da yarım bırakmış fıkrayı.:D:D:D:D:D:D

http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=363972
Temel liseye kaydını yaptırırken;
Müdür sormuş: Oğlum adın ne?...
Temel: Tetetemel Yayayakut...
Müdür: Oğlum kekeme misin sen?...
Temel: Hayır hocam... Babam kekemeydi, nüfus
memuru da...

PARK
27-01-2008, 22:24
KURAN SAYFALARI

Cansız Hoca'ya yerli yersiz herkes dini sorular soruyormuş.

- Hocam, yeryüzünün her tarafına Kuran sayfaları serilse ve büyük abdest ihtiyacın gelse bu ihtiyacı nerede gidereceksin?
Cansız Hoca çok sinirlenerek şu cevabı vermiş:

- İhtiyaç giderecek yer kalmadığına göre, senin ağzına sıçmaktan başka çare yok.:):):):):):):):)

asbest38
27-01-2008, 23:42
KURAN SAYFALARI

Cansız Hoca'ya yerli yersiz herkes dini sorular soruyormuş.

- Hocam, yeryüzünün her tarafına Kuran sayfaları serilse ve büyük abdest ihtiyacın gelse bu ihtiyacı nerede gidereceksin?
Cansız Hoca çok sinirlenerek şu cevabı vermiş:

- İhtiyaç giderecek yer kalmadığına göre, senin ağzına sıçmaktan başka çare yok.:):):):):):):):)

Sn park kuran sayfalari ile buyuk abdestin ayni yazida (fikra bile olsa) yakismadigini dusunuyorum..

saygilar

PARK
27-01-2008, 23:46
Sn park kuran sayfalari ile buyuk abdestin ayni yazida (fikra bile olsa) yakismadigini dusunuyorum..

saygilar



Hassasiyetinize saygı duyarım sevgili asbest38...

bikmisbroker
29-01-2008, 10:29
Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi kendine düsünmüs 'Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir özelligi yok'. Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar altindanmis ve piril piril parliyormus; 'Demek buranin özelligi buymus...' demis. Geri dönüp içkisini içmis.

Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete gitmis ki altin pisuvar orada
yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene çatmis : 'Hani buranin altin
pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok simdi'.
Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : 'Sadullah abi gel dün aksam
senin saksafona iseyen adami buldum'.

bikmisbroker
29-01-2008, 10:40
Bir rahibe taksi cevirmis ve yola cikmislar..ama taksi surucu aynadan surekli rahibeye bakiyormus, rahibe neden oyle baktigini sorunca adam, "cok ozur dilerim rahibe,size bisey soylemek istiyorum ama kizarsiniz diye de cok korkuyorum"demis..rahibe gulumsemis:
"Sevgili oglum,benim yasimda ustelik de rahibe olan birine ne soylersen soyle hosgorulu davranacagina emin olabilirsin..bana her istedigini soyleyebilirsin..." Bunun uzerine taksi soforu "o zaman..."demis.."benim en buyuk fantezim bir rahibeyle sevismekti de...."
Rahibe yine gulumsemis: "Ah bu muydu sevgili oglum...bakalim bunu nasil halledebiliriz.. oncelikle bekar ve katolik olman gerekiyor..."
"Evet evet ben bekarim ve Katoligim!!" "O zaman surdan ormanlik yola sapalim.." ve ormana gelmisler,adam orada en buyuk fantezisini gerceklestirmis hersey bittikten sonra rahibe bir bakmis adam agliyor... "Neyin var sevgili oglum??" "Rahibe..beni bagislayin..ben size yalan soyledim,ben aslinda evliyim ve Yahudiyim"... Bunu duyan rahibe gulmus : "Ah sevgili oglum kendini uzme...aslinda benim de ismim Kevin, i..eyim ve kiyafet balosuna gidiyorum"...

bikmisbroker
29-01-2008, 10:41
İsvicre Çin`e savaş ilan etmiş. Bir şekilde Çine kadar gelmişler.
Haber Çin başbakanına geç ulaşmış.
- Başbakanım İsviçreliler saldırdı Pekine girdiler
- İsvicre de ne?
- Avrupada bir ülke
- Kaç kişi bunlar?
- 5 milyon
- Peki hangi otelde kalıyorlar?

ÇAKAL
29-01-2008, 23:47
Temel ve Dursun, kumsalda gezerken, bir de bakmışlar Önlerinde
Alaaddin'in Sihirli Lambası durumu.. Almışlar ellerine lambayı söyle bir
dokunup okşamışlar. Fııııııııııısssssssss... Cin dışarıda.Cin, bir Temel'e
bakmış, bir Dursun'a. Sonra dile gelmiş:


- Kusura bakmayın ben sizinle uğraşamam.. Alin size üçer
yumurta, her kırdığınız yumurta için bir dilek tutun. İstekleriniz yerine
gelsin... Cin uçup dönmüş lambasına, Temel ile Dursun ellerinde yumurta
ayrılmışlar kumsaldan. Aradan yıllar geçmiş. Olaydan sonra birbirlerini
görmeyen iki kafadar karsılaşmışlar. Temel, Dursun'a sormuş:
- Ula Tursin, ne ettin yimirtalari?
- Valla Temel, ilkini kirdim, çok para istedim, bitmeyen bir param var..
- Eeee! İkincisu...- Onu da kirdim, çok güzel bir hatun istedim. Simdi
dünyalar güzeli bir karim var..
- Üçüncüsünü neettin? - Onu kirdum, sağlık istedim.. Hiç hastalanmadan
yasayıp gideyrum.. Peki sen ne ettin yimirtalari?
- Sorma senden ayrıldım eve geldim, tam eşikten girerken ayağım
takıldı, yimirtanin biri yere düştü kirildi...

- Ben de, hassittir be, dedim.. Demez olaydım, evin içi sit
doldi..

- Eeee! Sonra?
- Bir ev dolusu sitle ne yapayım, dedim, kirdim ikincuyu, bütün sitleri
götürmesini istedim.
- Yaaa! Peki sonunciyi ne ettun?
- Ne edeyim? Kirdim sonuncuyu da, benimkini geri getir, dedim...
:D:D:D:D:D:D

bikmisbroker
30-01-2008, 16:19
Temel çok güzel bir rus kadınıyla evlenen dursunun karısına kafayı takmış.Ne yapsamda bu kadınla birlikte olsam diye içi içini yiyormuş.Bir gün temel dayanamayıp Eva'nın yanına gitmiş;
-Temel: Senden çok hoşlandım seninle birlikte olmak istiyorum der :
-Eva Hay hay neden olmasın ama 100 dolarını alırım.
-Temel: Tamam o zaman ben hemen para ayarlayayım der
-Eva:Müsait olunca ben seni ararım gelirsin der. Ertesi gün Eva,dursun işe gittikten sonra temeli aramış;
- Eva: Temele 100 doların hazırsa hemen gel der:
-Temel, Hazır hazır hemen geliyorum Temel 100 doları Evaya verdikten sonra işi bitirmişler ve temel evden çıkıp gitmiş.
-Akşam Dursun eve geldiğinde;
-Dursun: Hanım temel bugün buraya geldimi ?
-Eva: Şeyyyy...geldiiii dursunnnn.....
-Dursun, Peki sana 100 dolar verdimi.
-Eva: Şeyyy dursunnnn beni dinleee...şeyyyy verdiiiii...... Dursun:
-Dursun; Temel sabah koştur koştur yanıma geldi,dursun bana acil 100 dolar lazım öğleden sonra size uğrar yengeye bırakırım dedi....
-Ula bu temel çok dürüst adam ya...

ÇAKAL
30-01-2008, 18:32
Sarısı tamam da!

Askerde acemilik devresi tamamlanmış kura çekiliyor. İstanbullu bir er 'Ben Sarıyerliyim, inşallah Sarıyer Orduevi'ni çekerim' diye dua edip duruyor.
Elini torbaya daldırmış, bir kağıt yakalamış, kura işine nezaret eden subay sormuş 'Tamam mı oğlum? Çektin mi kuranı?'

Genç tereddüt etmiş 'Hayır komutanım, hissediyorum ki bu Sarıyer değil, bu kağıdı bırakıp başkasını alacağım' kağıdı açmadan torbaya bırakmış. Torbayı karıştırmış, karıştırmış ve nihayet bir kağıt çekip subaya vermiş.

Subay sormuş 'Kuran bu mudur?'

Çocuk cevap vermiş 'Evet budur komutanım. Biliyorum ki bu Sarıyer'dir'

Komutan kağıdı açıp okumuş ve çocuğa 'Tamam oğlum' demiş 'Sarıyı tutturdun ama Kamışı nerene sokacaksın onu bilemem!':D:D:D:D:D:D

ÇAKAL
30-01-2008, 18:34
Annem bana dedi ki...
Murat, aylardan beri buluşmak istediği kızı, nihayet yemeğe çıkmaya razı etmiş. Masaya oturmuşlar ve kız ilk cümlesinde 'Annem benden erkeklerin her dediklerine hayır dememi istedi' demiş.
Yemek bitmiş, bir bara gitmişler, Murat, kızın yanına oturmuş, kolunu kızın beline sarmış ve sormuş 'Seni böyle tutmamın bir mahzuru var mı?'
Kız 'Hayır' demiş. Biraz sonra Murat, bir elini kızın dizinin üstüne koymuş ve sormuş 'Elimin burada durmasında bir mahzur var mı?' Kız, anasının sözünü hatırlayarak yine 'Hayır' demiş.
Biraz sonra Murat, kızın gömleğinin düğmelerini çözmeye başlamış ve yine somuş 'Bunları çözmemin bir mahzuru var mı?' Tabii ana sözü dinleyen kız yine 'Hayır' demiş.
Bunun üzerine Murat ellerini oğuşturarak kıza 'Aferin kızım' demiş 'İnsan hep anasının sözünü dinlemeli.':oley::oley:

FNT
31-01-2008, 02:29
Temel yol kenarında otostop yapar. Bir mercedes durur ve Temel'i alır. Temel de adama bir şeyler sormaya başlar. Abi ben pu arabanun önündekü yildizun ne işe yaradiini merak edeyrum, der. Şöför onunla geçen yayalara nişan alıp çarpıyorum böylece kurtulamıyorlar, der. Beş dakika sonra yayaların yanından geçerken arkadan bir ses gelir ve şöför arkaya dönerek Temel'e sorar ne oldu o ses neydi? Temelde abicium sen hedefu kaçirdun ama merak etme ben kapiyla vurdim oniii

FNT
31-01-2008, 02:32
Oldukça seçkin görünüşlü bir bayan uçakla İsviçre'den dönmekteydi.
Yanında oturmakta olan rahibe "Özür dilerim peder, sizden bir iyilik
isteyebilir miyim?" diye sordu. Rahip "Elbette kızım, senin için ne
yapabilirim?" diye cevapladı.
Kadın açıkladı: "İşte problemim; kendime yeni bir epilasyon aleti
aldım ve buna oldukça yüklü bir para saydım. Sanırım limitlerin
oldukça üzerine çıktı ve gümrükte elimden alırlar diye korkuyorum.
Acaba gümrükten geçişte bunu cübbenizin altına saklayabilir misiniz?"
Rahip "Tabi ki yapabilirim evladım ama biliyorsunuz ki ben yalan
söyleyemem." diye yanıtladı.
Kadın "Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki
size soru filan sormazlar" dedi ve pahalı epilasyon aletini pedere verdi.
Uçak havaalanına vardı. Peder gümrükten geçeceği sırada görevli
"Peder, bildireceğiniz herhangi bir yükünüz var mı?" diye sordu.
Bunun üzerine Peder
"Başımdan kuşağıma kadarki bölümde açıklayacağım herhangi birşey
yok, evladım" dedi
Bu yanıtı garip bulan görevli "Peki kuşağınızın altında kalan
bölümde neyiniz var?" diye sordu.
Peder yanıtladı:
"Kadınların kullanımı için dizayn edilmiş mükemmel, küçük bir alet
var, ancak şimdiye kadar hiç kullanılmadı!!"
Görevli kahkahadan kırılarak:
"Tamam peder geçebilirsin, sıradaki!.."

FNT
31-01-2008, 02:44
Çok güzel bir kızıl doktorun ofisine girer ve her
yerinin ağrıdığını söyler.

"İmkansız" der doktor "Gösterin lütfen bana"
Kızıl parmağını uzatır sol göğsüne bastırır ve
çığlık atar, sonra dirseğine bastırır bu sefer daha fazla acıyla bağırır.
Dizine bastırır ve çığlık atar, ayak bileğine bastırır aynı şekilde.
Neresine dokunsa çığlık atmaktadır.
Doktor, "Gerçek kızıl değilsiniz değil mi" der.
"Eee, değilim" der kızıl, "Aslında sarışınım"
"Tahmin etmiştim" der doktor, "Sadece parmağınız kırık"

PARK
31-01-2008, 12:57
“Temel için kız istemeye giderler.
Temel'in babası kızı istedikten sonra kız babası sorar:
- Oğlunizun sigara , içki , kumari var midur?
Temel'in babası cevap verir :
- Hepsi var, bir tek karı eksik!”:):):):)

PARK
01-02-2008, 18:29
Kanguru "Anam..!" diye acı içinde zıplamış ve sonra, "Bana bak..!" diye bağırmış kesesindeki oğluna "Sana kaç kere 'Yatakta sigara içme' diye tembih ettim ya?..":):):)

bikmisbroker
01-02-2008, 19:59
TARLAN VARSA; İÇİNDE OL
TEKNEN VARSA; KIÇINDA OL
İŞİN VARSA; BAŞINDA OL


ÜÇ ÇEŞİT İNSAN VARDIR

1- EKMEK GİBİDİR HERGÜN ARANIR
2- İLAÇ GİBİDİR LAZIM OLUNCA ARANIR
3- MİKROP GİBİDİR SİZ ARAMAYIN O SİZİ BULUR

bikmisbroker
01-02-2008, 20:30
ARITMETIK DELI
Delinin biri yolun kenarindaki uçurumda durmus asagiya bakarak "13, 13, 13...."
diye soyleniyormus. Oradan gecen biri, delinin ne yaptigini merak etmis, yanasarak
" ne yapi...." diyemeden deli ADAMI birden uçurumdan asagiya ativermis ve devam etmis
"14, 14, 14......"

bikmisbroker
01-02-2008, 20:34
Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde raket, gözünü pencere camina konmus çiftlesmekte olan sineklere dikmis..
- "Anneee!!" diye cagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?"
Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi için "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis
- "Peki sinegin disisi olur mu?"
Kadin o zaman sorularin çetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan çizmis
- "Olmaz evladim.."
Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki raketi hirsla sineklerin üzerine yapistirmis.
"Ibneler!"

bikmisbroker
01-02-2008, 20:38
Nasa, 1966 yili civarinda aya gidecek Apollo astronotlarini egitmek için kizilderili rezervasyonu sinirlarinda bulunan ve ortami ay yüzeyine çok benzeyen Tuba City e götürmüs. Astronotlar çalismaya baslamis. Acayip görünümlü kamyonlarin arasinda sadece 2 uzay giysili astronot görünüyormus uzaktan.

Yakinlarda da yasli bir Navajo çobani ile oglu koyun otlatiyormus. E iki astronot dikkatlerini çekmis izlemeye baslamislar. Bu arada da bazi Nasa personeli onlari farketmis ve yanlarina gelmis. Çoban ingilizce bilmedigi için oglu araciligiyla o iki acaip adamin ne oldugunu sormus.
Nasa personeli de "O adamlar aya gidecek astronotlar, egitim yapiyorlar" deyince Çoban çok heyecanlanmis ve astronotlarla aya bir mesaj yollamasi mümkün mü diye sordurmus ogluna.
Nasa personeli bunun çok orijinal bir sey olacagini düsünüp bir kosu teyp getirmisler ve adamin mesajini Navajoca teybe kaydetmisler.
Mesaj kayidi bitince Nasa personeli çocuktan babasinin mesajini tercüme etmesini istemis ama çocuk reddetmis.
Daha sonra Kizilderili rezervasyonunda birçok kisiye yanasmislar, her biri önce "Cik cik cik" demis sonra da mesaji tercüme etmeyi reddetmis.

Ama en sonunda eline para sikistirilinca bir genç yasli adamin mesajini tercüme etmis:
- Bu heriflere dikkat edin, topraklarinizi çalmaya geldiler

BOSNA
01-02-2008, 20:52
Akşehirde otururken,Nasrettin Hoca'nın evine,dostlarından biri konuk olarak gelmiş.
Nasrettin Hoca bu konuğuna çeşitli yemekler hazırlatarak ikramlarda bulunmuştu. Tam yatacakları sırada, durmaksızın yemek yiyen bu obur konuk,bir mâni söylemeye başlamıştı:
"Bizim iller,bizim iller,
Yatarken üzüm yerler..."
Nasrettin Hoca,konuğun ne demek istediğini hemen anlamıştı. Ona bu saatte üzüm ikram etmeyi uygun bulmadığı için, hemen bir karşı mâni söyledi:
"Bizde böyle adet yoktur,
Saklarlar da güzün yerler..."

asbest38
01-02-2008, 20:52
Ev iş ya da umumi tuvaletlerde hep
başımıza gelir, bu tür konuşmalar.
Tuvaletin dolu olduğunu görerek sorulur hep?

Ev Hali

- Kim var tuvalette ?\"
- Kimi isterdin, Ajda Pekkan mı Cem Yılmaz mı ?\"
Ne salaksın ya bu evde iki kişiyiz.Sen dışarıda olduğuna göre burada kim olabilir?
- Aman aman iyi ki bir soru sorduk sanada.Ukala şey Tuvalette misin?
- Evet.Nasıl anladın,Nasadan mi bildirdiler?
- Ne yapıyorsun orada ?
- Hep tüketici olduğumdan şikayet ederdin ya. Üretime katkıda bulunuyorum.

- Tuvaletten ne zaman çıkarsın?
- Niye ülkenin bana mı ihtiyacı var?
- Ya ne zaman çıkarsın?
- Trafiğe bağlı.

İş ve Umumi Yerler

- Tuvalet boş mu?
- Hı hı boştu şimdi ben dolduruyorum

- Tuvalet dolumu?
- Evet
- Kim var içeride ?
- Hüseyin abi,Hayri amca birde ben varım okeye dördüncü bekliyorduk,gelsene içeri


- Abi mesai saati bitti artık çıksan
- Dur be koçum ben fazla mesaiye kalıyorum

- Turhan abi kahveni tazeleyim mi ?
- Ne kahvesi lan tuvaletteyiz be
- Girerken elinde gazete vardı.Bilirim gazete okurken hep kahve içersin sen ondan didiydim he he he
- Git ulan işine

- Bunca saat ne yapıyon ya tuvalette?
- Borsadaki durumu inceliyom salak, kabız olmuşuz dimi. Gümrükte takıldı.


- Tıktık. Tuvalet dolu mu?
- Aradığınız tuvalet kapsamı alanı dışında yada kapalı..
:he::wink::)

BOSNA
01-02-2008, 20:55
Üniversitede dönemin ilk gününde Rektör yeni gelenleri toplamış, üniversite kurallarını anlatırken sıra yurt olayına gelmiş. Rektor
demiş ki:

"- Kız yurtları erkek öğrenciler için yasak bölge. Erkek yurtları da
kız öğrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kişiye para cezası verilecektir. ilk seferinde 20$ , ikinci seferinde 25$...

Arka taraftan bir erkek öğrenci sesi:
- Sezonluk bilet ne kadar?

BOSNA
01-02-2008, 21:00
Adamın biri kılıbık. Yani 1 kalorilik. Canı kurufasulye ister fakat
karısından çekinir. Akşam eve gelince önce karısına onu sinemaya
götüreceğini söyler. Bir süre sonra canının kurufasulye çektiğini
söyler.
Tabi karısı her ne kadar istediği her zaman sinemaya gidebileceğini
bilmesine rağmen kocasından teklif gelince memnun olur ve akşam
yemeğini onun istediği şekilde hazırlar ve yemeği yerler. Sıra gelir
sinemaya gitmeye. Giderler ve yerlerine otururlar. Film başlar.
Kuru adamı sıkıştırır ve adam karısına eğilir ve:
- "Hanım bir kuş uçurabilir miyim?"
der.
Karısı :
- "Hadi uçur bakalım"
der.
Adam "ZOOORT" yapar.
Bir süre sonra yine kuru sıkıştırır. Ve adam biraz sallandıktan sonra
karısına eğilir ve:
- "Hanım bir kuş daha uçurabilir miyim?"
der.
Karısı :
- "Hadi uçur bakalım"
der.
Adam "ZOOORT" yapar.
Filmin yarısına gelindiğinde kuru yine sıkıştırır. Adam biraz sabreder
fakat nafile. Karısına eğilir ve :
- "Hanım son bir kuş daha uçurabilir miyim?"
der.
Karısı :
- "Neyse hadi uçur bakalım"
der.
Bu esnada arkadaki adam elini adamın omzuna koyar ve
- " Eğer bir kuş daha uçur anam avradım olsun yuvasını dağıtmazsam".

Layoti
01-02-2008, 21:25
Agop ile Eleni evlenmisler ve cicim aylari bittikten sonra Agop eve gelip
koltuguna kurulur kurulmaz, gazeteyi yüzüne çekip Eleni'yle hiç ilgilenmez
olmus.Günlerden bir gün Eleni Agop'tan ilgi beklentisi ile;- "Bre Agoppp!
Mutfagin penceresi bozuldu, yaparsiinn...?"Agop, gazeteyi yüzünden
indirmis, gayet sinirli bir sekilde; - "Niye, ben pencereciiii...?"Ertesi
gün Eleni yine ilgi görmek umuduyla, *- "Bre Agoppp, mutfakin muslugu
bozuldu yaparsiinnn...?" - "Niye, ben muslukçiii...?"Bir sonraki gün- " Bre
Agoppp, tuvaletin sifoni bozuldu, yaparsiinn...?"- "Niye, ben
pokçii...?"Ertesi gün eve gelen Agop bi bakar hersey tamir edilmis ! - "
Kuzum Eleni bunlari sen yaptinn..?"- "Yoo..."- "Ee, kim yapti peki ?" -
"Bilirisin, kapici Abdurrezzak'in bende gözi vardir, ’yaparsin?’dedim, o da
dedi ‘yaparim, ama bi sartla..." Agop merak icinde sorar, - " Neymis..?"- "
E,dedi bana, ya benimle yatarsin, yada bi pasta yaparsin !!!"Agop
rahatlar,- " Peki kuzum, ne pastasi yaptin?"Eleni sinirlenir; - "Niye, ben
pastaciii...?:bad::bad::bad:

Layoti
01-02-2008, 21:31
Aldatma !!!

' İzmirde maçta yanıma süzme Karadenizli müthiş çenebaz bir vatandaşımız düştü.

Günün olayi idi Nataşa konusu. Evli idi, Onun DA ilgisi vardi Nataşalara..

Dayanamadım sordum. 'Karınızı aldatmak nasıl bir duygu ' diye acaba? Suçluluk duymuyor muydu?
Verdiği cevap şu oldu:
- Onlar da Kari diye yillarca bizi aldatmişlardur! '

ayyan
02-02-2008, 00:24
Daha önce yayınlanmış mıydı, bilemiyorum :

Adam oglunun odasinin onunden gecerken hayretle bakakaldi..

Yatagi guzelce toplanmisti ve odasi hic olmadigi kadar derli toplu gorunuyordu.

Sonra adam yastigin uzerine birakilmis mektup zarfini fark etti. Uzerinde "Babama" yaziyordu.

Aklindan gecen bin bir kotu dusunceyle mektup zarfini acti ve titreyen elleriyle mektubu okudu:

Sevgili baba;

Sana bu satirlari derin bir pismanlik ve uzuntu icinde yaziyorum.Kiz arkadasimla kacmak zorundaydim cunku seni ve annemi yasanacak rezaletten uzak tutmak istedim.

Gercek tutku ve aski ben Sedef'le buldum ve o oyle tatli ki anlatamam...

Sunu biliyordum siz onun vucudunun her yerine taktigi kupeleri, derisine islettigi dovmeleri, kendine has o cilgin giyim tarzini asla ama asla onaylamayacaktiniz ve tabi benden cok buyuk olmasi da bir sorundu.

Fakat benim icin bunlar degildi gercek tutku ve gercek ask...

Baba Sedef hamile!

Sedef'in dedigine gore cok mutlu olacagiz. Ormanda kendine ait bir karavani ve tum kis yetecek kadarda yakacagi var. Bir suru cocuga sahip olma dusuncesi ruyalarimizi susluyor.

Sedef benim gozlerimi esrar gercegine acti ve artik biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar yetistirecek ve insanlara pazarlayacagiz ve yine bu sayede ihtiyacimiz olan kokain ve extasieye ulasacagiz.

Artik tam anlamiyla bilime yalvariyoruz dualar ediyoruz su AIDSin caresi bulunsun ve Sedef sagligina kavussun diye...

O kesinlikle iyilesmeyi hak ediyor.
Endiselenmeyi birak baba ben 15 yasindayim ve kendi basimin caresine bakabilirim. Eminim birgun geri donecegiz ve sen kendi torunlarini taniyacak, seveceksin.

> Oglun Cahit

NOT: Baba yazdigim mektubun tek kelimesi bile dogru degil. Ben Fatih'lerdeyim. Sadece sana; masamin uzerinde seni bekleyen karneden daha kotu seylerin oldugunu hatirlatmak istedim. :D

PARK
04-02-2008, 16:10
Borsacının Duası


Ya Rabbiii!!

Biz vikingzede kullarını kol kesmek zorunda bırakmaaaa...

Ya Rabbii!!
Bizlere global krizler, resesyonlar, şelaler verme, tahtamızı her türlü hasta speklerin şerrinden koru, bizlere yuksek hacim ver Yaaa Rabbbiiii!!

Ya Rabbii!
Alt kademelerimizi dolu eyle, alıcılarımızı bol, satıcıları defeyle, bizlere üst üste tavanlar nasip eyle Ya Rabbiii..

Ya Rabbii!
Ellerini sana açıp yalvaran bu aciz kullarını geri çevirme, bizleri kaybedenlerden eyleme, dualarımız kabul eyle Yüce Rabbi'miz...

Amin


Eee borsacının duası da böyle olur işte...:):):):):)

asbest38
04-02-2008, 18:13
Beyaz karayı, sinek yarayı, zengin parayı,
Yemek tuzu, rakı buzu, maymun muzu,
Ördek kazı, güzel nazı, aşık sazı sever...


Kuş darıyı, çiçek arıyı, erkek karıyı,
Ana çocuğu, çoban gocuğu, yumurta sucuğu,
Ocak közü, kirpik gözü, ozan sözü sever...


Garip sılayı, yiğit halayı, tencere kalayı,
Davul zurnayı, avcı turnayı, deve hurmayı,
Alın kelini, cömert elini, cimri dilini sever...


Çöl yağmuru, çizme çamuru, oklava hamuru,
Tembel yatmayı, geveze atmayı, pazarcı satmayı,
Şişe tıpayı, şarap kupayı, eşek sopayı sever...

Ebe bebeği, kahve dibeği, çengi göbeği,
Memur masayı, ermiş asayı, hakim yasayı,
Haylaz döveni, dalkavuk öveni, hergele söveni sever...

Sarhoş dostunu, ayı postunu, yaşlı bastonu,
Hatip lafı, suçlu affı, açıkgöz safı,
Orman çamı, kedi damı, işçi zammı sever...
Mektup pulu, zampara dulu,

Allah kulu sever de..
Sen?

asbest38
04-02-2008, 19:14
Ayna

Adıyamanın bir köyünde, ne köylü, ne de köyün Muhtarı o günekadar ayna görmemistir.Adamin biri, ilk rastladiginda, aynayi alip bakmayabaslar.Ardindan ,aynada gördügü surati ölen kardesi zannedip aglamaya baslar: 'Vay benim zavalli gardasim, vay benim zavalli gardasim.' Diyerek Aynayi koynuna alip yatar.Hanimi, esinin,ayna koynunda yattigini görünce süphelenir.Uyandirmadan adami, aynayi alip bakar. Öfkeden kudurmustur. 'Vay !' der heyacanla'Herifim, beni bir kariyla aldatir.'Aynayi alip, köyün muhtarına gider. Aynayi göstererek' Muhtar,'der.'Benim herif beni bir kariyla aldatir.'Aynayi alir, Muhtar... Yüzüne tutar...'Bacim,' der. 'Bu, bir karidan ziyade, gavata benziir.:D

asbest38
05-02-2008, 17:53
Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar.

Arkadasi bagirir,

-Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli!..

Temel sakin,

-Merak etme içime çekmeyrum.

Lilyum
06-02-2008, 00:19
Alo , efendim?
- Pardon , galiba yanlis numarayi cevirdim...
- Dikkat etsene gerizekali !
- Gerizekali sensin , üstüne bir de bit beyinlisin!
- Ne?! sen kiminle konustugunun biliyor musun??
- Hayir , n' olacak
- Ben emniyet müdürüyüm!
(Biraz sessizlikten sonra)
- Sen kiminle konustugunu biliyor musun?
- Hayir ?
- Ohhh , cok sükür !!

PARK
07-02-2008, 00:23
Kıssadan hisse...

Çoban ile banka danışmanı

Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar
giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş.

- Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?

Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış,

- Tamam diye cevap vermiş. Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş, GPŚini kullanarak yeri
taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş,

- Tam olarak 1586 adet koyunun var demiş.

Çoban:

- Doğru diye cevap vermiş,

- Koyununu alabilirsin. Genç adam koyunu almış ve jeeṕinin arkasına koymuş.

Bu sefer çoban genç adama dönmüş.

- Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?

Adam,

- Evet neden olmasın diye yanıtlamış.

- Sen Dunya Bankasínda Danışmansın demiş çoban.

Adam sormuş,

- Nasıl oldu da bildin?.

Çoban:


- Çok basit diye cevap vermiş.

- Buraya çağrılmadan geldin, bu bir..

- İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.

- Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!




Sizce çoban haksızmı?:wink:

Lilyum
11-02-2008, 00:42
Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş.
Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar.
Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, 'bu mikroskaplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak'
Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.
Hoca arkasından seslenmiş "kimsin sen, kim oluyorsunda kapıyı çarpıp çıkıyorsun?' Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış 'tanısana hadi ,tanısana kim olduğumu'

PARK
11-02-2008, 02:13
Amerikan ordusunda subay fazlası birikince bir kısmını emekli etmek istemişler.. Erken emekliliği cazip hale getirmek için de " Adayların gösterecekleri iki uzuvları arası ölçülerek santimetresine 1000 dolar ödenecektir" diye bir ikramiye şekli oluşturmuşlar.. Başvurular Washington'da sıraya alınmış. Birinci subay "Başımın üzerinden ayak parmaklarıma kadar ölçün" demiş, 172 santim gelmiş. Hemen 172 bin dolar ödemişler.. İkinci, biraz daha zeki, ellerini havaya kaldırmış, parmak uçlarından tabanına kadar ölçtürmüş, 250 santim gelmiş ve 250 bin dolar almış.. Üçüncü subay asık yüzlü, mutsuz bir tip.. "Nereden nereye ölçülecek" diye sormuşlar ona da..
"Penisimin ucundan testislerime kadar" demiş tereddüt etmeden.. Kabul heyeti başkanı, subayın durumu anlamadığını düşünmüş, önceki iki subayı örnek vererek, her şeyi yeniden izah etmiş ama asık yüzlü subayımız kararını değiştirmemiş.. Bunun üzerine odaya askeri bir doktor çağrılmış. Doktor elinde şerit metre gelmiş, "Pantolonunuzu indirin..!"
demiş.. Metrenin ucunu penisin başlangıcına özenle yerleştirmiş, ölçüm yapmak için aşağıya doğru uzanmış,
"Aaa.." demiş hayretle.. "Testisleriniz nerde?.."
Soğuk soğuk gülmüş subay..
"Irak'ta!.." :):):):):):)

1903
11-02-2008, 03:23
Uyku gelmedi (maldayım ondandır:eek:)şimdi okudum koptum ya :D(umarım müstehcen bulunmaz) "Kızlık zarı kaç kez diktirilir?"
Haydar Dümen'e gelen mektuplarda olmadık sorular olmadık cevaplar olabiliyor. İşte onlardan bazıları..

10.02.2008 19:41
1. YÜZÜK VAJİNAMDA KALDI

Haydar Hocam yardım edin. 29 yaşında evli kadınım, önceki gün evde tek başıma mastürbasyon yaptım. Sonra fark ettim yüzüğüm parmağımda değil. Akşam sancı başladı. Eşim ilişki istiyor, ben kaçıyorum. Şimdi ne yapacağım?

CEVAP: Sevgili okurum. kesinlikle vajinada kaldı. Ilık su ile çıkar. Gerekirse sıcak su dolu leğenin içine otur. İçine vazelin sık, biraz ıkın, zıpla, o kendiliğinden düşer. (17 Aralık)

2. PREZERVATİF YERİNE ÇORAP KULLANDIK

Sevgilimle cinsel ilişkiye girdik ama o anda prezervatif bulamayınca çorap kullandık. Yine de hamile kalır mı?

CEVAP: Ne biçim şey bu? Yaşadıklarınız gerçekten tehlikeli ve psikolojik açıdan yıpratıcı. Çoraplarını her gün yıkıyor musun, bari oradan teselli bulayım. Sorduğun soruya ben değil yukarıdaki karışır. Çünkü çorabın gözenekleri fazla. Nasıl bir çoraptı? Yün çorap mı, naylon mu, pamuklu mu?

3. EŞİM KENDİNİNKİNE BENZER BİR ALET GETİRDİ

40 yaşında kadınım. Eşim 15 yıldır Almanya’da çalışıyor ayda-yılda bir görüşüyoruz. Geçen yıl ona dert yanınca, Almanya’dan bana kendininkine benzer bir alet getirdi. Eskiden hareket ediyordu, şimdi etmiyor. Eşime soramıyorum, bunu nasıl tamir ettirebilirim?

CEVAP: Değerli okuyucum bu vibratör konusuna ben sıcak bakıyorum. Kimseye bir zararı olmayan bu tatmin yoluna evet diyorum. Gelelim çalışmamasına. Önce pilini değiştir. Yine çalışmıyorsa miadı dolmuştur. Ola ki Çin malıysa! Eşine yaz, yenisini yollasın.

4. SÜPÜRGENİN SAPI ZARIMI BOZMUŞ MUDUR?

23 yaşında genç kızım. Akşam eve gelirken otobüse bindim. Yer olmadığı için ayaktaydım. Birinin elinde saplı süpürge vardı. Otobüs sallanınca sapı sert bir şekilde cinsel organıma denk geldi. İç çamaşırımda kan vardı. Acaba kızlığım bozulmuş mudur?

CEVAP: Sevgili yavrum, senin süpürge sapını literatürüme ekledim. Süpürge sapıyla olanını ilk defa görüyorum. Korkma, kızlık zarın duruyor. O kanama başka nedendendir.

5. VAJİNAMA RAKI YERLEŞTİRECEKLER

8 yıllık evliyim, çocuğumuz olmuyor. Gitmediğimiz doktor kalmadı, en sonunda bir yaşlı teyze bulduk. 150 çifti çocuk sahibi yapmış. Özel bir iksirle vajinama rakı koyacakmış. 300 lira alıyor. Ne dersiniz?

CEVAP: Yanar, yavrum yanar. Rakıda yüzde 45 alkol var. Sevgili okurum onun aklı var da sizinkisi nerede? Sen kadına şart koş: Sana yok yakmaz derse, önce sende deneyelim, eğer yakmazsa ben sana 500 vereyim de.

6. AYAĞINA BOŞALDIM HAMİLE KALIR MI?

15 yaşında gencim, kız arkadaşımın ayağına boşaldım. İç çamaşırını çekerken spermler bulaştı. İkimiz de çok korkuyoruz, sizce kız arkadaşım hamile kalmış olabilir mi?

CEVAP: Değerli okurum, kızın ayağında ne işin vardı? Her yer bitti de bula bula ayağını mı buldun? Ayak fetişisti misin, yoksa tepişiyor muydunuz? Bakalım daha neler duyacağız. Kızım şimdi sözüm sana: Madem ayağına boşaldı git yıka, sonra giysene kıyafetlerini.

7. ELLERİM MASTÜRBASYONDAN MORARIYOR

Hocam, ben günde 4-5 kez mastürbasyon yapıyorum. Sonrasında ellerimin derisi kupkuru oluyor, morarıyor. Acaba mastürbasyonla mı ilgili?

CEVAP: Yavrum morarmaz mı? Sen böyle gidersen yaşlandığında derin saydamlaşır. Sen söz dinle, elinin de, damarının da ruhunun da rengini bozma. Morartma, mastürbasyonu haftada ikiye indiriver.

8. EVLİLİK YILDÖNÜMÜM İÇİN ZARIMI DİKTİRMEK İSTİYORUM

28 yaşındayım, evliyim. Geçen yıl evlilik yıldönünümüzde kızlık zarımı diktirmiştim. Eşimin çok hoşuna gitmişti. Bu yıl yine istiyor. Bunun bir zararı var mı? En fazla kaç kez yaptırabiliriz?

CEVAP: Sevgili okurum, sen ittir ittir, sonra git diktir. İttir ittir git diktir. O diktirdiğin yer ince bir zar. Kocana ne oluyor? Sen tecrübe tahtası mısın? İleride şımarır vajinayı da darattıralım derse ne yapacaksın?

9. ALTI BARDAK BALLI SÜT İÇİYORUM

Hocam turizm bölgesinde tezgahtarım. Günde 6 bardak ballı süt içiyorum. Güzel müşteri gördüğüm zaman kendimi tuvalete zor atıyorum. Ama kadınlarla ilişkiye giremiyorum. Ne olur bana yardımcı olun

CEVAP: Değerli okurum afiyet olsun be! Delik bi su kabına benzedin, yukarıdan giriyor, aşağıdan çıkıyor. Olan Türkiye’nin ekonomisine oluyor. Tüketiyorsun, üretemiyorsun. Ben ne yapayım be oğlum. Allah herkese akıl fikir versin. Elimizden bir şey gelmiyor.

10. İKİ KEZ KAN GELMEMİŞTİ

22 yaşında bir kızım. Erkek arkadaşımla daha önce iki kez ilişkiye girmeme rağmen üçüncü sefer benden bir miktar kan geldi. Bu fiziksel bir sorun mu?

CEVAP: Gitti yavrum gitti, galiba gitti. Kızlık zarın sana veda etti. Cinsel birleşmenin yolu açıldığından sağlık açısından yararlı bir durum. Ama doğayla, toplumun değerleri bazen ters düşüyor. Evlenmeyecekseniz biraz daha dikkat ve önlem!

YILIN EN İNANILMAZ 5 SORUSU

5. Bir arkadaşım fazla mastürbasyonun sağırlığa neden olduğunu söyledi. Haftada 4 yapıyorum, hocam sizce sağır olur muyum?

4. Kendimi tutamayıp sevgilimin yüzüne boşaldım. Kulağına sperm kaçtı. İki gündür duyamıyor, kulak zarı yırtılmış olabilir mi?

3. Cinsel organı limon suyuyla yıkamanın faydalı olduğunu duydum. Daha gergin ve pürüzsüz yapıyormuş. Doğru mu, bir aydınlatın

2. Bizim köyde prezervatif satılmıyor. Oğlanın sünnet düğününden kalan balonları kullanıyoruz. Acaba bir zararı olur mu?

1. Erkek arkadaşımla yeni tanıştık. Bana bir hap verdi ve hamile kalmazsın dedi. Adet görmüyorum. Hamile olma riskim var mı?

NE DERTLER, NE SIKINTILAR VAR

18 yaşında genç kızım, mastürbasyon yapınca sesim kısılıyor.

İlişkiye girmediğim zaman nereye dokunsam elektrik çarpıyor.

Penisim giderek küçülüyor ve inceliyor.

Şu anda 22 santim, cinsel organım gün geçtikçe uzuyor.

Sevgilim bakire, birlikte olacağız ama beni kan tutuyor.

İddia oynuyorum, kazandığım günlerde performansım düşüyor.

Sevgilimle ayakta alıştık. Yatınca tatmin olamıyoruz.

23 yıllık evliyim, her boşalmamda sol gözüme ağrı giriyor.

Her boşalacağım sırada kahkaha atıyorum, bir açıklaması var mı.

Otobüs sarsıldıkça ereksiyon oluyorum. Yolculuklar ıstıraba dönüştü.

HÜRRİYET

ÇAKAL
13-02-2008, 23:30
Ünlü kabadayı kahveden içeri girmiş, silahını çekmiş ve “Canlı bir hedef istiyorum” demiş...
Kimse cesaret edemeyince Temel’i parmağıyla gösterip, “Sen gel” diye gürlemiş...
Temel ister istemez kalkıp, kabadayının karşısına dikilmiş...
Nişan alıp ateş etmiş, kurşun Temel’in şapkasını uçurmuş...
İkinci kurşun ceketin eteğini delip geçmiş...
Üçüncüsü pantolonun paçasını havalandırmış...
Oldukça eğlenen kabadayı adamlarına dönüp; bir ceket, bir pantolon, bir de şapka verilmesini emretmiş...
Temel bir de don isteyince kabadayı, “Donuna zarar vermedim” demiş...
Temel şu açıklamayı yapmış;
“-Ona da ben zarar verdim...”:oley:

FNT
15-02-2008, 09:11
Yeni evlenen bir çift ilk gecelerini geçirmek için bir otele gitmişler. Adam kadına:
- "Sen hazırlan ben geliyorum" demiş.
Adam banyoya girmiş ve kahkaha atmaya başlamış. Kadın şaşırmış:
- "Bu daha ilk gece, şimdi sormayayım daha sonra sorarım" demiş.
Aradan yıllar geçmiş, çift evlilik yıl dönümlerini kutlamak için ilk gecelerini geçirdikleri otele gitmeye karar vermişler. Adam yine banyoya girmiş. Kahkaha atmaya başlamış.
Kadın "bu sefer sorucam" demiş.
- "Sen ilk gecemizde de böyle gülmüştün, ne oluyor içerde?" demiş. Adam:
- "Yirmi sene önce gravatıma işemiştim şimdi paçama işedim", demiş.

FNT
15-02-2008, 09:13
Komutan Emir erini çağırmış :
-" Bana derhal bir lazer yazıcı bul!
-"Emredersiniz komutanım"
deyip fırlamış emir eri...Ve üç dakika sonra yanında başka bir erle beraber komutanın karşısına dikilmiş...
-"Komutanım ! Bu hem Laz, hem de er...Ayrıca okuması yazması da var. Size yazıcılık yapar..."
Komutan: ( burnundan soluyarak )"

-İyi ki scanner istememişim! ...

FNT
15-02-2008, 09:22
Bir Fransız, Bir İngiliz, Bir Alman, Bir Rus, Bir İranlı, Bir
Hollandalı, bir de bizim Türk barda sohbet ederlerken sıra gelmiş
memleketlerini övmeğe..
İngiliz, "Arkadaşlar.." demiş "Bizim biramız çok meşhurdur..Harika biralar üretiriz içmeye doyamazsınız.."
Fransız hemen girmiş konuya "Bizim kızlarımız meşhurdur.." demiş, "Öpmeye kıyamazsınız"
Alman içini çekip " Hey gidi memleketim.." demiş, "Biz öyle arabalar üretiriz ki binmeye doyamazsınız.."
Hollandalı hemen atılmış, "Evlerimiz.." demiş, "Bizim dünya şirini evlerimiz meşhurdur.."
Bizim en meşhur şeyimiz övüncümüz KGB'dir.." demiş Rus, "Dünyanın bir ucunda sinek havalansa haberdardır!.." Söz ona gelince İranlı "Halılarımız.." demiş, "Yumuşacıktır ve çok
meşhurdur.."
Sonra hepsi birden suskun oturan Türke dönmüşler.. bizimki sakin sakin bakmış onlara ve gülerek baslamış söze ;
"Arkadaşlar bizim delikanlılarımız çook meşhurdur!.." demiş.. "Öyle ki, alir Fransızın kızını, içer İngilizin birasını, atar Almanın arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İran halısının üzerine, evire çevire çatır çatır götürür.. değil kocasının, KGB'nin bile ruhu duymaz.!! ."

guneysu
15-02-2008, 21:45
Son model bir spor arabaya kayserili Temel arkadan murat 124'ü ile kırmızı ışıkta arkadan çarpar. Her iki kişi de araçtan inerler. kayserili Temel yalvarmaktadır.
+ Abi n'olursun. Affet penu. Kendi arapamu satsam ödeyemem ben bu hasaru.
- Önemli değil. size bir şey olmadı ya. ödemeniz gereken bir şey yok. ben hallederim.
- çok sağolasun. Teşekkür edeyrum.
neyse yola koyulurlar ve bir sonraki kırmızı ışıkta kayserili Temel murat 124 ile arkadan tekrar çarpar aynı adama. Ve temel el sallayarak;
+ penum pen, devam et. :):)

kemal.erdem
19-02-2008, 05:09
Sığır/Sosis



Yüksek teknolojiyle yapılmış bir fabrika sahibinin aptal bir oğlu varmış.

Adam, tek varisi olan oğluna fabrikasını gezdirirken bilgi veriyormuş:

- Bak oğlum, fabrikanın burasından sığırları makinelere sokuyoruz, öbür tarafından sosis olarak çıkıyor!

Çocuk saf saf baktıktan sonra, babasını çıldırtan soruyu yöneltmiş:

- Baba, bunun tersi olamaz mı?

Adam saç baş yolarken oğluna dönüp “bak evladım” demiş:

- O teknoloji sadece annende var!

gizemliduygular
21-02-2008, 12:44
Bedirhan Gökçe arkadaşımızın Doktor Bey isimli güzel bir şiirsel yapıtı. Saf kalpli masum Anadolu insanımızın doktoruna kendini anlatması.


http://www.youtube.com/watch?v=ukqUKqE5-_g

gizemliduygular
21-02-2008, 12:58
Yine Bedirhan Gökçe'den Alamanya Mektubu


http://www.youtube.com/watch?v=rEGs4JFfbpQ&NR=1

kantar
21-02-2008, 21:08
Yeni evli çift balayı zamanında golf oynamaya karar verirler. Otellerindeki golf sahasına inip golf oynamaya başlarlar. Adam topa bir vurur, top direk çalılıkların arasında kaybolup beraberinde bir şeylerin kırıldığına dair ses getirir. Sesi takip eden çift topun harabe bir kulübenin camını kırdığını anlarlar. İçeri girdiklerinde iri kıyım bir adam koltukta oturmaktadır. Çift üzgün bir vaziyette,

- Kusura bakmayın beyefendi bilerek olmadı çok özür dileriz zararınızı ödemeye de razıyız, diyerek af dilerler.

Bunu gören adam:

- Hayır hayır esas ben size çok teşekkür ederim. Ben bir cinim ve 300 yıldır bu lambadaydım. Topunuz lambayı kırarak benim serbest kalmama neden oldu. Bu yüzden ne isterseniz yapacağım, ikinizin de birer hakkı var, der.

Kadın:

- Benim içinde hizmetçileri olan kapısında son model arabalar duran bir villam olsun, der.

Cin:

-İsteginiz yerine getirildi bayan, der.

Adam ise düşünür. Ev var araba var ben de 1 milyon dolar istiyeyim diyerek hemen söze girişir:

- Cin bende hesabımda 1 milyon dolar istiyorum.

- Beyefendi sizin de isteğiniz yerine getirildi.

Fakat benim de bir isteğim var biliyorsunuz 300 senedir bir lambada kapalıyım ve canım acaip kadın çekiyor. Bu isteklerinizin karşısında ben de hanımınızla beraber olmak istiyorum, der. Adam bu istek karşısında sinirlense de cinin yaptıklarından dolayı biraz yumuşar ve cin olduğunu düşünüp bir daha karşılarına çıkmayacağını düşününce karısına bakar. Karısı da yakışıklı cinle bir beraberliğin zararlı olmayacağını düşünüp kabul eder. Kadınla cin arka odada işlerini bitirmişler kadın giyinmektedir. Cin yatakta uzanırken kadına:

- Kocanız çok saf birisi.

- Neden?

- Bu yaşa gelmiş, hala cinlere inanıyor.

ÇAKAL
21-02-2008, 23:36
Temel’le Dursun otobüs beklerken tanışmışlar... Nihayetinde Temel sormuş;
-Sen kaç numaraya bineceksin?...
“-8 numara... Ya sen?...”
Dursun 7 numara ile gideceğini söylemiş... Sonra karşıdan gelen otobüsü görünce ikisi birden söylenmiş;
“-Aaa... Bak 87 numara geliyor... Hadi ikimiz birden binelim...”:oley::oley:

cubane
22-02-2008, 00:41
Geçen sene Hava Harp Okulunun sınavı'na gitmek için Bursa Terminali'nde otobüsümü bekliyordum.
Bu arada ilginç bir olaya tanık oldum. Adamın teki karısını İstanbul'a yollamak için bir otobüs firmasından bilet almıştı. Fakat otobüs firması adama ayırdığı bileti başkasına satmış.
Adamda bu sinirle gişede görevli olan memura şu şekilde bağırıyordu:
- 'Hepinizi şikayet ederim ben onu bunu anlamam. Karımı .ike .ike götüreceksiniz Istanbulaaaaa...'

(alıntı)

:he: :he: :he: :he: :he:

kantar
22-02-2008, 20:37
Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta (başkente) yakın yerleşim merkezlerinde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kıyısında dinlenme molası verdiler Olgunlaşmış, tam kıvamını bulmuş olan narlar insanın iştahını kabartıyordu Padişah bahçe içinde çalışmakta olan yaşlı bir adamı yanına çağırdı sordu:

- Bu güzel nar bahçesi kimin?

- Bu nar bahçesi benimdir efendim, babamdan miras kaldı

- Oğlun, uşağın var mı?

- Allah bize oğul uşak vermedi efendim, bir karı kocadan ibaret iki kişilik bir aileyiz


- Peki ben de bu ülkenin hükümdarıyım, şuradan bir nar şerbeti sıksan da içsek

İhtiyar "başüstüne" dedi ve hemen gidip bah çe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı İki nar tam bir tası doldurdu Padişah içti ve

çok beğendi Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı İhtiyar çif çi padişahın beraberindeki herkese sırayla nar şerbeti ikram etti Padişah ve adamları bedenlerinin kazandığı bu zindelikle biraz yol almak için ihtiyara veda edip yola koyuldular Yolda şeytan padişahın kafasını karıştırmaya başladı "Madem birer ayakları çukurda olan bu yaşlı karı-kocanın mirasçıları yok, ne yapacaklar böyle güzel nar bahçesini, karşılığında bir kaç kuruş verip de bu bahçeyi ellerinden alayım" diye düşündü Padişah ve adamları akşama doğru geri dönerlerken aynı bahçenin yanında yine konakladılar Padişah ihtiyardan bir tas daha nar şerbeti yapmasını istedi İhtiyar sabahki kadar candan ve gönülden olmasa da bir tas nar şerbeti yapıp sundu Fakat padişah bu defa nar şerbetinin tadını pek beğenmedi Sabahkine hiç benzemiyordu Sordu:

- Baba ne oldu böyle, bu nar şerbeti sabahki ile aynı nardan değil mi? Bunun tadı hiç de hoş değil

- Aynı nardan evlat, aslında tadında da bir değişiklik yok, asıl değişen sizin kalbiniz Tebaanızın malına göz koydunuz, bunun için de narların tadı değişti.

Lilyum
22-02-2008, 22:28
Masallardan neler öğrendik?

Sinderella:Hâtun kısmısının gece 12'den sonra sokakta işi yoktur.

Uyuyan Güzel: Bir kız kendisini öpen ilk erkekle evlenir ve onunla sonsuza kadar mutlu yaşar.

Hansel ile Gretel: Masal kahramanlarının sayısı arttıkca IQ'ları düşer... Çukulatadan evler yenmemelidir.

Kırmızı Başlıklı Hanımkız: Sokakta her gördüğün zibidiyle konuşma.

Çirkin Ördek Yavrusu: Ortaokulda size imâlı bakışlar atan gözlüklü tombul kızla/çocukla dalga geçip aşağılamayın, bir beş sene sonra âfet olur ağzınız açık kalır ağlarsınız.

Ali Baba ve Kırk Harâmiler: Password'ler iyi saklanmalı onun bunun yanında bağırarak söylenmemelidir.

Alice Hârikalar Diyârında: Her bulduğunu ağzına sokma

Heidi: Akıllı kızlar patikalarda keçi kovalamazlar.

Allâaddin: Sokakta her bulduğunu karıştırma!

Pamuk Prenses: Hiç tanımadığınız biri size elma verirse sakın yemeyin!

Rapunzel: Bir kuleye kapatıldıysanız kaçmak için saç uzatmayın, uçmayı öğrenmek daha kısa sürer.

Pinokyo: Baban marangozsa asla yalan sölemiceksin

bikmisbroker
22-02-2008, 23:05
Laz konuşuyor kendi kendine
- yarabbim her şeyin doğrusunu bilirsin, ama 3 şeye aklim ermiy.

1- Neden bu kadar çeşitli içki yarattın bizi kararsız birakaysun
2- Neden kadını ay gibi yaratmadun gece gelecek gündüz kaybolacaktu
3- En önemlisi bütün vucudumuzda 200 küsur kemik koydunda neden en lüzümlü yere bir tane bile koymadin.

kay66
22-02-2008, 23:21
temel avukatlık bürosu açmış daha ilk günü tabela falan asılmış bakmış biri geliyor
hemen telefonu alıp eline demiş ben şöyle dava kazandım tursunu ben kurtardım
çevremde dava kaybetmez derler falan sonra adama dönüp sizin ne davanız vardı
buyrun der adam benim bir davam yok telefonunzu tamir için geldim der

ÇAKAL
23-02-2008, 08:50
Uydu Rize'ye düşebilir!

2 muhtarın işgüzarlığı vatandaşı nasıl paniğe sevketti?



Pasifik Okyanusu üzerinde imha edilen ABD uydusunun, toksin madde içerdiği belirtilen parçalarının dünya üzerine düşebileceğinin açıklanmasının ardından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, bütün valiliklere, vatandaşların duyarlı olması yönünde bir uyarı yazısı gönderdi.Bu yazı Rize Valiliği'ne de ulaştı. 2 muhtar, uydunun parçalarının Rize'ye düşeceğini sanarak anons yaptırdı.:he::he::he:
Köylüler anons sonrası büyük paniğe kapılarak sağa sola koşuştu.

Durum anlaşılınca bu kez Sakin olun, konu yanlış anlaşılmıştır" anonsu yapıldı. Rize Valisi Kasım Esen, ''Muhtarlar, sağlık yetkililerinin kendi aralarındaki konuşmaları duymuş. Kulaktan dolma anlayınca sonuç böyle olmuş'' diye konuştu.

bikmisbroker
23-02-2008, 19:15
Temel ile Tursun her gün mendirekte balık tutarlarmış..

Bi gün Tursun, "Ula Temel", demiş,

"Haçan sen boyle paluk tutarken, pen senun eve sızsam, senin Fadimeyla aşna-fişna edup, hamile piraksam, penden çocuğu olsa, senle pen ne olurduk?"
..............
............
........
.....
....
...
..
.



Temel sakin, yanıtlamış;

...........
..........
........
......
....
...
..
.

"Odeşmiş olurduk..."

BORA YAŞAR
24-02-2008, 09:58
Harika denklem.



( insan ) = ( yemek ) + ( uyumak ) + ( para kazanmak için çalismak ) + ( eğlenmek )
( Eşek ) = ( yemek ) + ( uyumak )
olduguna göre ilk denklemde ( yemek + uyumak ) yerine ( eşek ) koyabiliriz...
( insan ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( eğlenmek )
bu yeni denklemde her iki taraftan ( eğlenmek ) çıkartılırsa:
( insan ) - ( Eglenmek ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak )

Sonuç: Eğlenmesini bilmeyen insan, sadece para kazanmak için çalışan eşekten baska bir sey degildir.

Lilyum
24-02-2008, 15:54
ÜÇ HEYKEL

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar,ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi.
Doğum günleri,bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından,birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı.

Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komsu ülke hükümdarına gönderildi.
Heykellerin yanına bir de mektup konmustu şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar:
'Dogum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.'

Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymustu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr oldugu için zindana attırdıgı bir genç haber gönderdi.
İyi okumus,akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karsı çıktığı için zindana atılmıstı.Baska çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı.

Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.
Teli birinci heykelcigin kulağından soktu, tel heykelin agzından çıktı.
İkinci heykele de aynı islemi yaptı. Tel bu kez diger kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dısarı çıkmadı Ancak telin sıgabilecegi bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:

'Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul degildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim.

Lilyum
24-02-2008, 15:56
Güzel bir ders..

Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görününmlü hoca kapıda beliriyor ve kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir 1 rakamı çiziyor:
_Bakın, bu kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey.
Sonra 1'in yanına 0 koyuyor:
_Bu başarıdır. Başarılı bir kişilik 1'i 10 yapar. Bir 0 daha bu tecrübedir 10 iken 100 olursunuz.
Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor:Yetenek, Disiplin, Sevgi, eklenen her yeni 0'ın kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca. Sonra eline silgiyi alıp en baştaki 1'i siliyor. geriye bir sürü 0 kalıyor.
Ve hocanın yorumu:
_KİŞİLİĞİNİZ YOKSA DİĞERLERİ HİÇTİR!

Layoti
24-02-2008, 21:48
Evli bir çiftin ilk günki konuşmaları:


Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!
Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?
Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!
Gelin: Sen.. Bana aşıkmısın?
Damat: Taaaabiki.
Gelin: Beni terketmeyi düşünür müsün?
Damat: Tabiki hayır.
Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?
Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne.
Gelin: Peki bana bir gün vuracakmısın?
Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.
Gelin: Sana güvenebilir miyim?
Damat: Evet.
Gelin: AŞKIM.


Ve aradan bir sene geçtikten sonra yine aralarında aynı söyleşi döner
ancak
ters bir şekilde ( Metni aşağıdan yukarıya okuyun!)

okkesyilmaz
26-02-2008, 00:35
Temel çocukluk arkadaşı Dursun’dan hep geride imiş. Derslerde, koşmada , oyunda hep Dursun’a yenilirmiş. Tahsil hayatları bitmiş. Dursun ikinci bir yabancı dil diye Standart Çinceye başlamış ve bir yıl sonra ana dili gibi öğrenmiş. Temel durur mu, daha İngilizceyi bile öğrenememişken bir yıl içinde artı iki yabancı dil daha öğrenmeye kalkmış.

Dursun ve Temel bir yıllık kurs sonunda buluşmuşlar.

Dursun sormuş;

- Hangi dilleri öğrendin Temel, galiba geçtin beni.

Temel gururlana gururlanana;

- Azerice ve Irak Türkmencesini öğrendum. Fakat aksanı Karadeniz ağzuyla konuşuyorum.

Lilyum
03-03-2008, 12:26
Dünyaca ünlü bir bilişim toplantısı yapılmaktadır ve telekominikasyon alanında en çok başarısı olan ülke seçilecektir. İngilizler ortaya atılır:

- Biz toprağın 20 metre altını kazdık ve orada çok eski kablolar bulduk. demek ki bizim dedelerimiz yüzlerce yıl önce telefon kullanıyormuş.

Bütün salonda bir alkış tufanı kopar. Bu sefer amerikalılar kürsüye gelir:

- Biz toprağın 50 metre altını kazdık ve orada çok eski kablolar bulduk. demek ki bizim dedelerimiz daha önce telefon kullanıyormuş.

Salondaki herkes alkışlamak için ayağa kalkar. Bu çok büyük bir başarıdır. Sonra kürsüye temel gelir:

- Biz toprağın 100 metre altını kazdık ve hiçbir şey bulamadık. Demek ki bizim dedelerimiz cep telefonu kullanıyormuş.

Lilyum
03-03-2008, 14:56
Kırmızı Bisiklet


Afacan çocuğun doğum günüdür ve annesinden bir kırmızı bisiklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmediğini ve hazreti İsa'ya günahlarını itiraf ettiği bir mektup yazmasını söyler.

Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya...
'Mukaddes isa hazretleri, hep yalan söylediğim için affedin. Söz veriyorum bir daha olmayacak. Bugün benim doğum günüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum'.
Çocuk yazmayı bırakır ve sonra mektubu yırtar atar. Çünkü günahları o kadarcık değildir, ikinci mektubu yazmaya karar verir.
'Mukaddes İsa hep yalan söylediğim ve annemi dinlemediğim için beni affedin. Bu bir daha olmayacak. Söz veriyorum. Bu gün benim doğum günüm. Sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum.'
Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlarda işlediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba. Yine olmaz ve afacan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alır ve kiliseye gider.
Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını sanar. Küçük çocuk kilisede küçük Meryem Ana heykelinin yanına gider ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar ve eve götürür.
Evde yine odasına çıkar ve İsa'ya son mektubunu yazar, 'Bana kırmızı bisikleti al. Anan elimde rehin.'

Lilyum
04-03-2008, 20:23
Iki boyaci olan Temel (kisa boylu) ile Idris (uzun boylu), bir bayrak diregi boyama işini almislar. Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi ölçmeye calismislar.
Çapını ölçmek kolay olmuş ama yuksekliği?? Onu ölçmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris; 'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc...
Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iri-yari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus. Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis. Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler:
'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.'

Lilyum
04-03-2008, 20:25
Aldatma

Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanın çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormuş.
Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız?
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise şöyle olmuş:
İsveçli : Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus : Evi terk ederim.
Fransız : Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
İtalyan : Kadını vururum.
İspanyol: Kocamı vururum.
Yunanlı : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!

TCM
05-03-2008, 03:04
Verdiğin perhize budur gayratım,
Bundan başka uyameyom dohtur bey!
Üç sepet yumurta sabah kahvaltım,
Teker teker sayameyom dohtur bey!
İki leğen pilav bir yayık ayran,
İster yaşlı olsun isterse yavan,
Yanına kesiyom beş kilo sovan,
Yeyom yeyom doyameyom dohtur bey!
Üç tencere bamya yerim birinci,
Yirmi tas su içip biraz koşinci,
Her yanım sökülür karnım şişinci,
Sağlam göynek giyemeyom dohtur bey!
Şinciye acımdan çoktan ölürdüm,
Sağolsun komşular gönderir dürüm,
Bir guzudan çok yiyemem, var sözüm,
Ayıp olur cayameyom dohtur bey!
Bazı az geliyo beş kasa hurma,
Yedi lahanadan yapıyoz sarma,
Onu da mı yedin diye hiç sorma,
Utanıyom deyemeyom dohtur bey!
Günde iki çuval unum gidiyo,
Avradım her sabah ekmek ediyo,
Bir gazan fasille gönül ye deyo,
Artırmaya gıyameyom dohtur bey!
Senede gırk dönüm bostan ekerim,
Benden başka kimse yemesin derim,
Gavunu, garpuzu gabuklu yerim,
Aceleden soyameyom dohtur bey!
Bilmem bu işin sonu nere gider,
Buyumuş gısmetim, buyumuş gader,
Bir günde yediğim işte bu gader,
Daha fazla yiyemeyom dohtur bey!

exittance
05-03-2008, 03:27
80'li yılların başında Amanyada'ki bir ileri teknoloji firması, kendi teknolojisini ispatlamak ve tescil ettirmek için gözle görülemeyecek incelikte altın tel imal ederek bunu Japonyadaki rakip teknoloji firmasına gönderir.

Beklentileri Japonlardan övgü dolu sözler duymaktır.

İki hafta sonra övgü falan gelmez ama Japonya'dan bir kargo gelmiştir. Almanlar heves ve merakla kutuyu açtıklarında, altın telin geri gönderilmiş olduğunu anlarlar. Yanında da bir not vardır. "Değerli meslektaşlarımız, hünerli çalışmanız için sizi tebrik ederiz. Göndermiş olduğunuz numunenin ortasından boylu boyunca bir delik açtık, iyi günlerde kullanmanızı dileriz":he:

exittance
05-03-2008, 03:32
Almanlar sırf Japonları zor durumda bırakıp kendi alanlarında küçük düşürmek için, Japon teknoloji firmasından 10.000 adet transistör ısmarlar.

Teknik şartnamesine hatalı ürün toleransını onbinde üç olarak tanımlarlar. Bu tolerans o günlerde yerine getirilmesi güç bir toleranstır.

Yine iki hafta sonra Japonya'dan kargo gelir. Kargodan 10.000 adet küçük paketler içinde transistör gelir. Üç tanesinin üzerinde şöyle yazmaktadır. "Dikkat isteğiniz üzerine ARIZALIDIR"

DUVAR USTASI
09-03-2008, 23:07
Internet
Abi resimler var, yazılar var, aradığın herşeyi buluyormuşsun. Yani ben daha bulamıyorum ama söylüyorum buluyorlar. Manita resimleri desem offff, offff. Tofaş'ın bile sayfası var. Bi de bunun denizde yapılası varmış, sörf, mörf bişi, onu da araştırıyorum.

* www
Bunlar her gördükleri yere www yazıyorlar. Bir bilgisayar görür görmez hemen bu ecnebi harfe 3 kere basın. Beni utandırmayın.

* Nikneym
Alemde bi yamukluk olmasın diye kendilerine takma isim alıyolar.
Gazoz Ömer'in gazoz'u, Patinaj Ali'nin patinajı gibi.Bize yakışmazzz, ben "Davut".

* Çet
Şimdi burada bir sürü aklı evel birbiriyle tanışıp saatlerce geyik
yapıyorlar, yengelerle tanışıyorlar, bi nevi muhallebici yani.

* Site
Bildiğiniz site işte uzatmayın.

* Tıklamak
Abi laf bana çok ters geliyo. Ne o öyle oraya tıkla, buraya tıkla.
Erkek adam tıklamaz . Ne öyle tık tık.

* Aysikü
Çet'te tanıştığımız yengelerimizle özel durumlarda konuşmak için
icad edilmiş. İyi alet de, ne o öyle papatya ayağı?

* Davlod (indirmek)
Bakmayın kızıyorum ama habire "şunu indirdim, bunu indirdim" diyip duruyolar. Henüz bi vukuatlarına şahit olmadım ama..

* imeyl
Posta kutusu gibi bir yer. Ama pek işe yaramıyo. 10 gün önce bizim memlekete bi mektup attım bununla hala almamışlar.

* Hit
Bu kesin İngilizce'dir dedim. Açtım sözlüğü baktım. Bu herifler
dövüldükçe seviniyorlar.

Lilyum
12-03-2008, 23:51
Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler.. Bavullarini gosteriyorlar.
Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus. Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler...
Yolcular fena halde sasirmislar.
Nasil sasirmasinlar. . Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston.
Kolunda uc noktali bant.. Yardimci pilotun elinde bir kopek tasmasi..Tasmanin ucunda bir kopek..
Saga sola carparak oylece ilerliyorlar ucaga..

Gunlerden 1 Nisan degil ama, "Saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar ucaga..Ucak pistte hizla
ilerlemeye baslamis. Yolcularin gozleri camda. Ucak hizlanmis..
Yolcular endiselenmeye baslamislar. Ucak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis..Ucak iyice hizlanmis..
Bazi yolcular paniklemis, dua etmeye baslamislar. Ucak son hiza ulasmis.
Bu arada pistin sonuna da ulasmis.
100 metre ileriden sonra betonun bitip cimlerin basladigini goren yolcular dehset icinde cigligi basmislar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar cekmis... Ucak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis.

Kaptan pilot arkasina yaslanmis derin bir nefes almis ve yardimci pilotadonmus:
- Biliyor musun? Bir gun ciglik atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gidecegiz!.. "

sezi
13-03-2008, 00:07
Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler.. Bavullarini gosteriyorlar.
Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus. Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler...
- Biliyor musun? Bir gun ciglik atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gidecegiz!.. "

:he::he::he:Daha önce de okudum ama her okuduğumda çok gülüyorum.Siz de hep gülün sevgili Liyum.

KARADENIZ
13-03-2008, 10:14
http://i30.tinypic.com/98xbop.jpg

kantar
15-03-2008, 22:33
Bir köye tavşanlar musallat olmuş. Köylülerin bostanlarında ekili bulunan tura sebzeleri yemeğe başlamışlar. Zarar gören köylülerde tavşanları yakalayarak onları zarar veremez hale getirmeyi düşünmüşler.
Köyde hemen hemen herkes tavşanların peşine düşmüş.
Bir gün köye bir yabancı gelmiş. Köy kahvesinde soluklanmış. Bir de bakmış ki bazı köylülerin elinde ayaklarından tutulmuş başaşağı götürülen tavşanlar var. Merakla kahveciye "Bu tavşanları ne yapıyorsunuz" diye sormuş.
Kahvecide büyük bir üzüntü ile "Sorma arkadaş, tarlalarımızı tavşanlar istila etti, bostanlarımızı yiyip bitiriyorlar. Biz de onları yakalayıp köy meydanındaki ahıra kapatıyoruz, zararsız hale getiriyoruz. Ancak onlar yine bir yolunu bulup oradan kaçıyorlar" diye yabancıya dertlenmişler.
Yabancı birden bire kahveciye "Ahırda kaç tane tavşan varsa tanesini beş liradan satın almak istiyorum" demiş. Kahveci hayretle "Sen tavşanları ne yapacaksın" diye sormuş.
"Ben tavşanları severim" diye yanıt vermiş yabancı.
Haberi alan köylüler ellerindeki tavşanlarla yabancının yanına gelmişler. Yabancı da "Yine geleceğim. Köyde herkes yakalayabildiği kadar tavşan yakalasın" demiş ve bir süre sonrada tavşanları doldurmuş bulunduğu iki çuvalı atına yükleyerek köyden uzaklaşmış.
Bu durum bir kaç gün ara ile bir kaç defa tekrar etmiş. Ancak bu arada tarlalara zarar veren tavşan sayısı azalmış.
Yabancı bir süre sonra tavşan başına 10 lira veretek satın almış ve bir süre sonra da tavşanları 15 YTL'den satın alacağını duyurmuş.
Ancak bir ay sonra köylüler yakalayıp satacak tavşan bulamaz hale gelmişler.
Yabancı ise köye bir kaç hafta; daha uğramış, son uğradığında bir işi için belli bir süre köye gelemeyeceğini ancak bir-bir buçuk ay sonra geldiğinde tavşanın tanesini 50 YTL'den alacağını söylemiş ve bir süre köylülerle konuştuktan sonra onlara "Ha unutmayın ben geldiğimde elinizdeki tavşanları tanesi 50 YTL'den alacağım" diyerek köyden ayrılmış.
Köylüler tüm uğraşlarına rağmen bir hafta içersinde ancak beş on tavşan yakalayabilmişler.
Aradan bir hafta daha geçtikten sonra köye iki yabancı daha gelmiş, onları köye getiren atların üzerinde ikişer adet heybe varmış.
Köy kahvesinde dinlenirken kahveciye heybelerinde tavşan olduğunu ve tanesini 30 YTL'den satmak istediklerini söylemişler. Haber hemen köye yayılmış, köylüler kısa bir süre sonra iki yabancının önünde "Bana beş tane tavşan ver, bana on tane tavşan ver" diye sıraya girmişler.
Köylüler iki yabancıya yine köye gelmelerini gelirken tavşan getirmelerini söylemişler. İki yabancı tavşanların tümünü sattıktan sonra köyden uzaklaşmışlar.
Aradan iki ayı aşkın zaman geçmiş, tavşanların tanesini elli liradan almayı taahhüt eden yabancı ile köylülere tavşan satan iki yabancı bir daha görünmez olmuşlar.
Bir gün köy muhtarı köylüleri toplamış. ne kadar tavşan sattıklarını ve ne kadar tavşan satın aldıklarını sormuş. Köylüler bir süre sonra hesaplarını yapmışlar bir de bakmışlar ki sattıkları tavşanların iki katı kadar tavşan satın almışlar. Bu arada da nerden geldikleri belli olmayan tavşanlar yine köylülerin tarlalarında görünmeye başlamışlar, köylülerde satmak üzere satın aldıkları tavşanları serbest bırakmışlar. Bunun sonucunda köy tavşanlı köy olmuş.

DUVAR USTASI
16-03-2008, 23:37
Ankara Rotary Club, bir konferans düzenler.

Bu konferansa konuşmacı olarak ünlü bir Amerikalıbilim adamını da davet ederler.

Amerikalı bilim adamı bir hafta erken gelir, hemtatil yapar, hem de Türkleri yakından tanıma fırsatı bulur.

Rotaryenler ile Amerikalı bilim adamı hemen herkonuda anlaşırlar, uyum içinde konferansı bitirirler.

Ayrılık günü gelir, Rotaryenleri alır bir düşünce Biz bu değerli bilim adamına ne hediye alalım?

Aralarında toplanırlar, başkan konunun öneminivurgulamak için der ki

- Biz bu Türk dostu, değerli bilim adamına nasıl birhediye alalım ki bizi unutmasın?

Kullanışlı bir şey olsun, her eline aldığında bizihatırlasın?

Salonda kısa bir sessizlik olur, arka sıralardan biriayağa kalkar ve der ki

- Sünnet ettirelim !...

DUVAR USTASI
16-03-2008, 23:45
Türk Yönetim Felsefesi

Türk ve Japon şirketleri arasında bir kürek yarışı düzenlenmesine karar verildi. Her iki takım da performanslarının en üst düzeyine varabilmek için uzun ve zorlu bir hazırlık devresinden geçti. Büyük gün geldiğinde, iki taraf da kendini hazır hissediyordu.

Japonlar yarışı bir kilometre farkla kazandılar.

Yarış sonrasında Türk takımı çok sarsılmıştı. Türk Şirketi yönetimi yarışın açık farkla kaybedilmesinin nedeninin bulunmasına karar verdi. Sorunu araştırarak, çözüm yollarını önermesi için Mc Kinsey ve Arthur Andersen ve bir dizi diğer yabancı danışmanlık şirketiyle anlaşıldı.

Bir yıl süren ve milyonlarca dolara mal olan çalışmalar, analizler, araştırmalar sonucu yabancı danışmanlık şirketleri hatayı buldu ve çözüm önerisi getirdi :

Japonlar'ın takımında sekiz kişi kürek çekiyor, bir kişi dümencilik yapıyordu... Türk takımında ise bir kişi kürek çekiyor, sekiz kişi dümeni kullaniyordu.......

9 Kişilik Türk Takımı Japonlarla bir yarış daha yapmak üzere yeniden yapılandı. Yeni yapıda :

Dört Dümen Müdürü

Üç Bölgesel Dümen Müdürü

Kürek çekmekle görevli kişinin performansından sorumlu bir Dümen Yöneticisi...

ve Kürek Çekme elemanı

İkinci yarışı Japonlar iki kilometre arayla kazandılar.

Tepesi atan Türk Şirketi Yönetim Kurulu hemen aksiyon aldı :

Yarışın kaybedilmesinden sorumlu tutulan Kürekçiyi kovdu ve Müdürlere sorunun çözümüne olan katkılarından ötürü ikramiye verdi.

İşte canım Türkiye'min gerçegi.......

DUVAR USTASI
23-03-2008, 19:51
Dün yapılan bir operasyonla Ajda Pekkan'ın alnı sonunda ensesine ulaştı.

Bak Barbie'ciğim,sen daha TOY sun.

Türkiye'de en demokratik olay, trafik kazaları; herkes eziliyor...

Tüh!.. Amortiyi tek rakamla kaçırdım yine...

Oğlum, senin zayıflaman için daha 40 fırın ekmek yemen lazım..

Suçlu ayağa kalk!..Çocuklu bayana yer ver!..

Daha son kullanma tarihine çok var, Yavaş iç şu meyve suyunu...

Ödümü patlattın.. 80 yıla kadar ölürsem sebebi sensin.

Her hakkı saklıymış. Bende de bunca Hakkı nerede diyordum.

Maaş 250 milyon mu? Aaa başlarım böyle işe haa..

Atı alan Üsküdar'ı geçti. Biz takibe devam ediyorum merkez. Tamam!..

Şu çocuğu doğuramadım yaaa!..İçimde kaldı.

Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der. Ondan sonra "Konuşan kedi" olarak çok meşhur olur.

Kızımı ne doktorlar, ne mühendisler istedi. Bizde baktık evde kalacak,size verelim dedik, berber bey oğlum!..

Çorbamdan kıl çıktı.. Beni kimle aldatıyosunuz garson bey?..

Beni deniz tutar, Ali tutar, Cem tutae.. Severler beni..

Bayram değil, seyran değil.. Allah Alah!... Bir türlü çıkartamadım sizi..

Hava korsanı uçağı kaçıracaktı,yapamadı.. Çünkü; uçağı kaçırdı...

Çingeneler Amerikayı nasıl okur? ABE DE..

Rüyalar da hormonlu artık, akşam aksakallı nine gördüm...

Avrupadan gelen soğuk hava dalgası, ülkemizi etkisi altına aldı.. Yok abi, Avrupa bizi sevmiyor işte, kabul edelim artık!..

Uzun lafın kısası : U.L.

Oyunu ayakta alkışladım.. Ay yok şekerim, oturacak yer yoktu...

Cinayet masası, idam sehpası, elektrikli sandalye, ölüm döşeği... Bu ev pek tekin değil hanım.. Yürü gidelim...

Zencinin biri denize düşerse ne olur? Tabii ki ıslanır..

Dün kazı kazandan kaz kazandım :))

Yumurtanı sahanda mı yersin? Yoksa deplasmanda mı?

Alfabe artık 28 harf, "O" şimdi asker! (Ultra ultra İğrenç)

Ağrı kesicin varda, Erciyes kesicin var mı?

Volkswagen Pass-at , Şahsi oynama !

Oğlum Geldin mi? Hayır, daha gelmedim!

1 , 2 , 3 TIP!.. Hayır!?! 1, 2, 3 Mühendislik !

Hakan Şükür sahada sakatlanmış. Kim taşımış? Hakan Taşıyan...

Sigaraya ayrı, içkiye ayrı paramı veriyorsun. Tütün kolonyası iç...

Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark.

Kadın hakkı diye bir şey yokur. Çünkü Hakkı erkek ismidir...

Ağlarsa anam ağlar gerisi playback yapar...

Kendim için bir şey istiyorsam namerdin Allah'ım anneme güzel bir gelin nasip et!! Aminnnnnn...

Yıkanan Ton'a ne denir? Washington!

Geçen gün bir taksi çevirdim, hala dönüyor!

Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur? Blue Jean.

Sen kimi kandırıyorsun, bu söylediklerine kim inanir? Kadir İnanır...

Kitabım evde kaldı. Aaa ben kitabını evli sanıyordum!

Mevlana neden çok dönüyormuş? Çift okey gelmişte ondan...

Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır...

Seven unutmaz, eight unutur...

İyi ki Italya'da doğmamışız! Neden? Çünkü İtalyan'ca bilmiyoruz!

Sizin araba ne malı? Alman malı! Bizimki de klimalı!

Yangın dolabını açarsan ne olur? Yang kızar...

Adamın biri yarın ölücem demış. Yarmışlar hakkaten ölmüş...

İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar? Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.

Köfteyle möfte arasında ne fark vardır? Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan...

Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci...

Fransızların nesi eksiktir? "Fran"ları tabii ki!

Çok iyi göbek atan kazana ne denir? İyi oynayan kazansın!

Tem otoyoluna muz düşerse ne olur? Temmuz...

Yerin kulağı war benim de kulağım war. Ben yer miyim? Hayır yemem...

Bir adam karısını dövüyormuş, kapı calmış karısını dövmeye bırakmış, neden? Eşek sudan gelmiş.

Tomi'nin annesi kimdir? Anatomi

Adam bilgisayar başında uyuyakalmış. Ertesi gün nezle olmuş. Neden? Windows açık kalmış.

kelaynak
23-03-2008, 19:59
Arkadaşlar
bu dosyayı Hayvan Sevgisi topiğine eklemiştim, buraya da eklemek istedim.
bana çok komik geldi.. baya güldüm... mutlaka izleyin... :he::he::he:

cengiz007
26-03-2008, 15:41
ÇAY

Bir Dost'tan ...Çayı çok sevdiğimi söyleyince, yaslı bir teyze anlattı.
>>geçenlerde, bak diye başladı söze ...Çayın alt demliği evdeki kaynanadır;
>>devamlı kaynar durur..Üst demlik evdeki gelindir; alt demlik kaynadıkça o
>>olgunlaşır, demlenir...Gelinin kocası ise bardaktır; biraz kaynana doldurur
>>onu biraz da gelin...Çocuklar çayın sekeridir; tat verir...Görümce ise çay
>>kasığıdır; arada bir gelir ve karıştırır gider...Kaynataya gelince; o da
>>bardak altıdır; dökülenleri bir araya toplar...Çay deyip de geçmemek lazım
>>demek ki... bi durmak, düşünmek lazım ..

Cengiz (Operasyon)

Bear_Bull
26-03-2008, 20:37
http://freedom.kucukresim.com/uploads/ikizkule85a1c.gif (http://www.kucukresim.com)

Bear_Bull
26-03-2008, 23:34
BEDEVİ,
Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen,
susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış.
Adam bedeviyi görünce su istemiş.
Devesinden inmiş ona su vermiş.
Suyu içen adam birden bedeCiyi iterek deveye atladığı gibi
kaçmaya başlamış Bedevi arkasından
bağırmış: “Tamam, deveyi al git ama senden bir ricam var.
Sakın bu olayı kimseye anlatma!” Bu isteği
tuhaf bulan hırsız biraz duraklayıp, nedenini sormuş:“Eğer anlatırsan, demiş bedevi,
Bu her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler.” Bedevi gibi derdimiz deve değil de, kötülüğün yayılmaması olsaydı, Millet olarak
şimdiye dek çok şeyi halletmiş olacaktık. Ufkumuzda
şafak türküleri tütüyor olacaktı.
Kardelenlerimiz çoktan yeşermiş olacaktı?.. Menfaatimize göre değil, vicdanımıza göre yaşayacağımız bir hayat dileğiyle, HERŞEY gönlünüzce olsun dostlarım...

balaban
26-03-2008, 23:42
BEDEVİ,
Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen,
susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış.
Adam bedeviyi görünce su istemiş.
Devesinden inmiş ona su vermiş.
Suyu içen adam birden bedeCiyi iterek deveye atladığı gibi
kaçmaya başlamış Bedevi arkasından
bağırmış: “Tamam, deveyi al git ama senden bir ricam var.
Sakın bu olayı kimseye anlatma!” Bu isteği
tuhaf bulan hırsız biraz duraklayıp, nedenini sormuş:“Eğer anlatırsan, demiş bedevi,
Bu her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler.” Bedevi gibi derdimiz deve değil de, kötülüğün yayılmaması olsaydı, Millet olarak
şimdiye dek çok şeyi halletmiş olacaktık. Ufkumuzda
şafak türküleri tütüyor olacaktı.
Kardelenlerimiz çoktan yeşermiş olacaktı?.. Menfaatimize göre değil, vicdanımıza göre yaşayacağımız bir hayat dileğiyle, HERŞEY gönlünüzce olsun dostlarım...

Çok güzelmiş, amin diyelim.

ÇAKAL
27-03-2008, 18:42
Dümen'i şoke eden soru

Mustafa Yaşar'ın sorusu şöyle:

Haydar Bey, ben cezaevinden yazıyorum bu mektubu. Bizim iki muhabbet kuşumuz var. Bunlara hiçbir masraftan kaçınmadığımız halde ön sevişmeyi yapıyorlar ama ilişkiye girmiyorlar. Dişi erkekten 2-3 ay kadar dolgun. Dişi her türlü cilveyi yaptığı halde erkekte bir yaklaşım göremiyoruz. Tecrübenize dayanarak bizi bilgilendirirseniz çok memnun kalırız. Saygılarımızla...

Dr. Haydar Dümen'in bu soruya verdiği yanıt ise şöyle:

Değerli okurum, bence kuşlar sizlerden utanıyor! Onca insanın arasında bu işi yapmak kolay mı? Etraf röntgenci dolu ve siz sevişeceksiniz? Yapabilir miydiniz? Zor! Bu arada siz de kuşların halinden biraz anlayın be evladım. Ön sevişmeye başladıklarında çevrelerinden çekilin de işlerini görsünler. Hepsi bir yana, ben insan doktoruyum. Kuştan da muhabbetten de çok iyi anlarım ama muhabbet kuşundan değil!:D :D :D
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8557394.asp?gid=229&sz=45784

DUVAR USTASI
28-03-2008, 19:24
Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar nerede yanlış yapıyorlar?

Süper yapıştırıcı herşeyi yapıştırdığı halde niçin içinde bulunduğu tüpün iç çıdarlarını yapıştırmamaktadır?

Niçin yanlış çevrilen telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz?

Niçin falcıya gitmeden evvel randevu almak gereklidir? Geleceğimizi bilemez mi?

Eğer bugün hava sıcaklığı 0 derece ise ve yarın iki kat daha soğuk olacaksa, yarın hava kaç derece olacaktır?

Niçin "tek heceli" kelimesini diyebilmek için dört hece kullanmaktayız?

Neden insanlar gökyüzünde 400 Milyon yıldız var denildiğinde inandıkları halde, yeni boyalı yazan yüzeyi elleriyle yoklarlar?

Niçin limonlu gazozların içerisinde bir sürü suni tatlandırıcı varken bulaşık deterjanında gerçek limon suyu kullanılmaktadır?

Işık 300.000 km/sn hızla yayıldıgına göre karanlık hangi hızla çökmektedir?

Işık hızında giden bir arabada oturduğumuzu varsayarsak, farları yakınca ne olur?

Niçin fare kokulu kedi maması yok?

Teflona hiçbir sey yapışmadığı halde teflon tavaya nasıl yapışmıştır?

Niçin uçaklarda paraşüt yerine can yeleği vardır? Eğer uçağın karakutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır?

Eğer bir şizofren diğer kişiliğini ölümle tehdit ediyorsa, bir rehinelik durumundan söz edilebilir mi?

Tabelacılar greve giderlerse, ellerindeki pankartlara birşey yazabilirler mi?

Soyu tükenmekte olan bir hayvan, soyu tükenmekte olan bir bitkiyle besleniyorsa ne yapmalı?

Neden koyunlar yağmur yağdığında çekmezler?

Eğer bir kaplumbağanın kabuğu yoksa çıplak mıdır yoksa evsiz mi?

Vejetaryenler hayvan şeklinde krakerlerden yiyebilirler mi?

Eğer bir işi başaramayı seçip de, başarılı olursanız, aslında hangisini yapmış olursunuz?

Sağır ve dilsiz bir insan küfür ederse, annesi ellerini yıkamasını mı söylemeli?

Eğer trafik kazalarının çoğu evden çıktıktan 5 km sonra oluyorsa, insanlar neden 10 km öteye taşınmazlar?

Eğer dünya bir sahneyse, seyirciler nerede oturuyor?

Eğer polis bir mim sanatçısını tutuklarsa, ona da susma hakkını kullanabileceğini söylerler mi?

Eğer onları avlayamıyorsak bir turist mevsiminden nasıl sözedilebilir?

Eğer bir uçağın karakutusuna bir kazada hiçbirşey olmuyorsa, tüm uçak neden bu maddeden yapılmaz?

Eğer bir adam bir ormanın ortasında tekbaşına konuşuyorsa söylediklerinin yanlış olduğundan sözedilebilir mi?

Bunların tamamını akılcı bir şekilde cevaplayabilen kaç deli vardır?

mitli
28-03-2008, 22:47
Adamın birine sayısaldan büyük ikramiye çıkıyor.Karısına bile
söylemiyor sabaha karşı ikramiyeyi almak için Ankara'ya yola
çıkıyor . Tam Elmadağ'a gelmişken bir telefon. Arayan kayınbiraderi
-Nerdesin enişte ?
-dışarıdayım hayırdır.
-Çabuk eve gel
- n'oldu ? çok mu acil
- hemen gel ablam
- yoksa hasta mı ?
- yok sizlere ömür
telefonu kapattıktan sonra adam koltuğa yaslanıp demiş ki

" <Ey güzel Allah'ım, verdikçe veriyor, verdikçe veriyor "

DUVAR USTASI
30-03-2008, 00:09
- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

özyengec
30-03-2008, 00:55
iyi geceler bir fıkrada benden: unutulmaz hatira

Karadenizliler, bir konferans düzenlerler.
Bu konferansa konuşmacı olarak ünlü bir Amerikalı bilim adamı da
davet edilir.

Amerikalı konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil yapar hem de
Türkleri yakından tanıma fırsatı bulur, halkla kaynaşır, kendini sevdirir.
Karadenizliler ile Amerikalı bilim adamı hemen her konuda anlaşırlar,
uyum içinde konferans biter.



Ayrılık günü gelir, Karadenizlileri alır bir düşünce. Biz bu değerli
bilim adamına nasıl teşekkür edelim?


Aralarında toplanırlar, başkan konunun önemini vurgulamak iç in derki:
"Biz bu Türk dostu, değerli bilim adamına nasıl bir hediye alalım ki
bizi unutmasın?

Hem kullanışlı bir şey olsun, hem her eline aldığında bizi
hatırlasın?"


Salonda kısa bir sessizlik olur,
arka sıralardan Temel elini kaldırır:
"Sünnet etturelum..! "

bikmisbroker
31-03-2008, 03:20
Sevgilim Asibe


Te bu aşam zamanlarıda epten akılcımı alır, gözümü göğnümü bi oş edersin beyav.abe Allah belacımı versin seni cuk severim. Ne derim sana bu aşk beni canımdan etmezse gene iyi. Yatmazmıyım yatacıma abe bi direm uyku girmez güzlerime. Dün o yanı dün bu yanı ep gene silinmez senin ayalin beya.

Günlerdir ekimekten sudan kesildim artıkım. Tarlada elim çapa tutmaz, gayfide
desen ne bi laf iderim akıdeşleynen ne 66 uynarım. Düşün bubam düşün. Tayir aganın sıpası gibi önüme baka baka solurum. Aşamları sizin maallede sülerim 'yârim sende vifa yokmu' şarkısını. Duyarsın elbet, ümmüş ninem bilem diğner. Anlarım kızanım seni anlarım der.Ama üzmeyesin boşuna datlı canını unda u buba varken vermez asibeyi sana der ep. İşte u zaman çeltik
tarlasına döner galbim ehpten gene vıcık vıcık. Şu buban olucak gapçık ağızlıyı yola getiremezmisin beya.
Âşıklık çekeriz bilirsin işte. Eriye eriye gündendi sapına döndük anacını satımının. Az çok zanatimiz de var. Yaparız fıtımış'ın bağçade bi dügün. Daktırırım bej tane cumuriyet, alırım uzun tülü mantu, alırım kul çantası, alırım içine allık bilem. Süle anana aşama bunları çıtlatsın bubana. Yoğsam atar em vallahi em billahi damarları biynimin. Buzmayasın adamın aklini.

Yarın gecem alil'le rasim'i yanıma gatıp senide ısmayılın taligaya atıp, çıktıkmı keşan yoluna bokumu yetişirler arkamıza. Te ben adamı büle severim kal sağlıcakla.

Seni seven sevgilin;
Yolsuzların Sarı Mümün

bikmisbroker
02-04-2008, 23:15
Adamın biri hayatında hiç bir işte
çalışmamasına rağmen inanılmaz
zenginmiş..Birgün polisler evinden adamı alıp başsavcı nın
karşısına
çıkartmışlar. Savcı sormuş:
-Olum sen bukadar parayı nasıl buldun.Hiç çalışmamıssın.
Bu paranın , bu
evlerin arabaların kaynağı nedir?
Adam: Vallahi savcı bey ben herkesle iddiaya girerim,
hepde
kazanırım.Bukadar parayı öyle aldım.
Savcı şaşırmış ve adama inanmamış.Nasıl iddialar diye sormuş.
Adam:"Savcı bey ben sol gözümü ısırırım" demiş. Savcı
şaşırmış.İmkansızdemiş. 100 dolarına bahse
girmişler.
Adamın sol gözü
takmaymış, çıkartmış
ağzına atmış.
Adam:"Savcı bey, ben sağ gözümüde ısırırım" demiş.
Savcı düşünmüş, 2 gözüde
takma olsa bu adam göremez demiş.200 dolarına bahse girmişler.
Adam takma
dişlerini çıkartıp sağ gözünü ısırmış. Savcı iyice kaptırmış
kendini.
Yokmubaşka iddia demiş.
Adam: Savcı bey, benim penisimin büyüklüğü bu odadaki herkesin penisinin
toplamından daha büyüktür demiş.
Savcı bakmış , oda da 15 kişi var. her birinin 10 ar santimden olsa,
150
santim imkansız demiş. 1000 dolarına bahse girmişler.
Adam donunu indirmiş, savcı bakmış küçücük
birşey. Ben kazandım diye
bağırmış...
Adam:"Hayır savcı bey, siz bunu çekin, çekince uzuyor" demiş.
Savcı adamın penisini eline almış.çekmeye başlamış. Adam o anda cebinden cep
telefonunu çıkartmış.
"Ulan Alii, 20.000 doları hazırla, Baş Savcı'nın eline verdim!!"

guneysu
03-04-2008, 23:42
" KADININ ZEKİSİ DE HİÇ ÇEKİLMİYOR BE :)






Erkek: Bana isminizi bağışlar mısınız?
Kadın: Neden? Sizin yok mu?

Erkek: Ben bir fotografçıyım ve ne zamandır sizinki gibi bir yüz arıyordum.
Kadın: Ben de estetik cerrahım ve ne zamandır sizinki gibi bir yüz arıyordum.

Erkek: Sanırım sizinle daha önce bir kez çıkmıstık ya da iki kez?
Kadın: Sadece bir kez çıkmış olabiliriz, çünkü aynı hatayı ikinci kez yapmam.

Erkek: Nasıl bu kadar güzel olabiliyorsunuz!
Kadın: Sanırım doğarken sizin payınızı da ben almışım.

Erkek: Bu cumartesi benimle çikar mısınız?
Kadın: Üzgünüm, bu cumartesi başım ağrıyacak.

Erkek: Birçok erkeğin başını döndürüyor olmalısınız.
Kadın: Siz de birçok kadının midesini bulandırıyor olmalısınız.

Erkek: Sizi çok mutlu edebilirim.
Kadın: Nasıl? Gidiyor musunuz?

Erkek: Size evlenme teklif etsem, ne cevap verirdiniz?
Kadın: Bir sey diyemezdim muhtemelen, çünkü gülerken konuşamam.

Erkek: Sizi sinemaya davet edebilir miyim?
Kadyn: Ben o filmi gördüm.

Erkek: Hayatım boyunca neredeydiniz?
Kadın: Sizden saklanıyordum.

Erkek: Hayatım boyunca neredeydiniz?
Kadın: Hayatınızın geri kalanında da olacagım yerde,rüyaları nızda.

Erkek: Sizi daha önce bir yerde görmüş gibiyim...
Kadın: Evet, o yüzden artık oraya gitmiyorum.

Erkek: Bu koltuk bos mu?
Kadın: Evet, ama oturursanız bu bosalacak.

Erkek: Ne isle mesgulsünüz?
Kadın: Kadın taklidi yapıyorum

bikmisbroker
07-04-2008, 01:56
Kars tren garında İstanbul'a hareket etmek

üzere Doğu Ekspresi hazır beklemektedir.

Kayseri'li iş için geldiği Kars'tan dönmek

üzere trene biner ve kompartmanını bulur.

İçeride iki tane 45-50 yaşlarında Adam ve

birde 20 yaşlarında genç vardır.

-"Selamun Aleyküm" diyerek Kayseri'li içeri

girer.İçerdekiler;

-"Aleyküm Selam" derler.

Kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren

Hareket eder.Yolculuğun başında hiç kimse

konuşmamaktadır.Yalnız genç çocuk biraz

sıkıntılıdır.Orta yaşlılardan birisi

çocuğun bu halini görür ve laf atar.



-"Hayrola genç senin bir derdin MI var?"



Çocuk dayanamaz başlar anlatmaya:



-"Ya abi ben İstanbul Üniversitesinde öğrenciyim.

Yarı yıl tatili için köyüme geldim. Zavallı

Anam beni okutabilmek için kötü yola düsmüş.

Kadını o halde görünce çok canım sıkıldı. Üzüldüm" der.

Bu sefer soruyu soran Adam çocugu teselli etmek

için söze başlar.



-"Bak aslanım ananla iftihar et kadıncağız seni

Okutabilmek için nelere katlanıyor. Ben falanca

Yerin genel müdürüyüm. Anacığım beni okutabilmek

için her gece pavyonlarda konsomatrislik yapardı.

Üzülme" der.Bu sefer öteki orta yaşlı Adam lafa karışır.



-"Yavrum gördün işte analık hakkı ödenmez.

Beyefendi doğru söylüyor ben ki filanca şirketin

Patronuyum anam beni okutabilmek için her gece

Kendini satardı. Boşver" der.



Tabiki Kayseri'nin de konuşması lazım. Elini

Cebine atar ve bir uzun Samsun paketi çıkartır.

Diğerlerine ikram ederek şöyle der:



-"Yakın LAN ****** çocukları birer tane...."

bikmisbroker
07-04-2008, 15:54
> İlkokul 3. 4. 5 sınıf öğrencileri iki bayan öğretmenleri eşliğinde
> derslerinde yer alan
> 'At yarışlarının ülke ekonomisine katkılarını yerinde gözlemlemek'
> amacıyla
> at yarışlarına gitmişler..
>
> Bir müddet sonra da çocukların tuvalet ihtiyaçlarını karşılamak için
> toplu
> olarak tuvaleti ziyaret etmişler..
>
> Bir öğretmen kızların, diğer öğretmen erkeklerin kapısında beklerken
> erkek
> öğrencilerin küçük boylarından dolayı
>
> 'Pisuvara yetişememe' sorunu nedeniyle onlara mecburen yardım etme
> durumu
> ortaya çıkmış..
>
> Çocuklar fermuarlarını açıyor, bayan öğretmenleri onları kucağına
> alıyor,
>
> üstlerini ıslatmamaları için pipilerini tutup çişlerini yaptırıyormuş..
> Teker teker yaptırdıktan sonra aralarından bir tanesi pipisinindigerlerine gore daha buyuk
> olması bayan öğretmenin dikkatini çekmiş..
>
> 'Sen 5. sınıf olmalısın' demiş öğretmen çişini bitiren çocuğun pipisini
> sallarken..
>
> 'Hayır efendim' diye cevap gelmiş. 'Ben altıncı yarıştaki 'KARAMURAT' in
> Jokeyi'yim. Teşekkürler!..'

Lilyum
07-04-2008, 22:04
Paraşütçü Temel

Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- 'Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz.'
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin yanindan geçerken sorar:
- 'Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?'

asbest38
11-04-2008, 00:23
Erkeklerin Ayrıldıktan Sonra İlk 60 Saniyeleri

1-acaba
2-yanlış
3-mı
4-yaptım
5-yoksa
6-doğru
7-mu
8-ulan
9-güzel
10-kızdı
11-allah
12-için
13-iyi de
14-kızdı
15-ama
16-çok
17-kıskançtı
18-yahu
19-her
20-şeyime
21-karışıyordu
22-bir rahat
23-haraket
24-edemiyordum
25-ama
26-gözleri
27-masmaviydi
28-deniz
29-gibi
30-gözleri
31-vardı
32-içinde
33-kayboluyordum
34-huzur
35-buluyordum
36-saçları ipek gibi
37-her dokunuş
38-ayrı mutluluktu
39-simsiyahtı
40-offf
41-kafana s.ç.m olm
42-kaçırdın canım hatunu
43-bunun gibisini bir daha
44-zor bulursun
45-köşeyi dönmeden seslensem
46-seni seviyorum desem
47-inanır mı acaba
48-hadi olm de işte deli gibi seviyorsun
49-nerde sende o cesaret olm
50-senden bir b.k olmaz
51-hadi olm bırak şu inadı
52-bağır avazın çıktığı kadar
53-ya beni terslerse
54-rezil olurum
55-niye terslesin ki ya
56-seni seviyorum derdi bana hep
57-bağır hadi bağır
58-köşeyi döndü hatun allah belamı versin
59- hasss.. ulan maç vardı maçı kaçırıyorum
60-taksiiiiiiii:he::he:

Lilyum
12-04-2008, 01:13
Ne Olucak Halimiz?

Hans ve Peter merak içerisindeymisler,
- Bizim birahanelerdeki insanlar öyle koyu muhabbete dalmaz. Halbuki beyaz içki içen Türkler in uzun uzun çene çalinan meyhaneleri var.
Denemek için raki içmisler, birinci dubleden sonra Hans arkadasina dönmüs,
- N olucak bu Almanya nin hali?..

FNT
13-04-2008, 22:02
Cennetin kapısında görevli melek yeni vefat etmiş adama: - "Üzgünüm ama seni içeri alabilmem için bana hayattayken yaptığın iyi bir şeyi anlatmalısın." Adam biraz düşünmüş ve: - "Bir grup serserinin yaşlı bir kadının çantasını almak istediklerini gördüm. Ben de kadını kurtarmak için yanlarına gittim. Başlarındaki çocuğun motorunu devirip, çocuğun yüzüne tükürdüm. Yanındakilere de yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu söyledim." - "Ya bu ne zaman olmuştu?" - "Yaklaşık üç dakika önce.."

FNT
13-04-2008, 22:05
Bir gün bir çocuk dua ediyormuş.Duasında Allah'ım beni,annemi,ablamı,babamı,ninemi koru demiş.Ve bunu babası duymuş.Ve dedesini söylemediğini farketmiş çocuğun.Ertesi günde çocuğun dedesi ölmüş.Ve çocuk akşam duasında beni,annemi,ablamı,babamı, koru demiş ve ertesi gün ninesi ölmüş.Yine bi başka gün çocuk dua ederken babası onu gizlice dinlemiş ama bu sefer duasında beni annemi ablamı koru demiş ve babasını söylememiş bunun üstüne adam korka korka geçirmiş gününü ama ölmemiş.Akşam eve dönünce ise karısına sormuş:
-Bugün olağanüstü bir olay oldu mu demiş ve karısı
-Bizim sevdiğimiz Sütçü İbrahim öldü demiş.

PARK
16-04-2008, 13:52
Afacan çocuğun doğum günüdür ve annesinden bir kırmızı bisiklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmediğini ve hazreti İsa'ya günahlarını itiraf ettiği bir mektup yazmasını söyler.
Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya...
'Mukaddes isa hazretleri, hep yalan söylediğim için affedin. Söz veriyorum bir daha olmayacak. Bugün benim doğum günüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum.Çocuk yazmayı bırakır ve sonra mektubu yırtar atar. Çünkü günahları o kadarcık değildir. ikinci mektubu yazmaya karar verir.
Mukaddes İsa hep yalan söylediğim ve annemi dinlemediğim için beni affedin. Bu bir daha olmayacak. Söz veriyorum. Bu gün benim doğum günüm. Sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlarda işlediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba. Yine olmaz ve afacan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alır ve kiliseye gider.
Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını sanır. Küçük çocuk kilisede küçük Meryem Ana heykelinin yanına gider ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar ve eve götürür .Evde yine odasına çıkar ve İsa'ya son mektubunu yazar,

'Bana kırmızı bisikleti al. Anan elimde rehin.:):)

DUVAR USTASI
16-04-2008, 22:22
http://holiday.kucukresim.com/uploads/16577b.bmp (http://www.kucukresim.com)

http://micro.kucukresim.com/uploads/2ba0c0.bmp (http://www.kucukresim.com)

http://holiday.kucukresim.com/uploads/305af2.bmp (http://www.kucukresim.com)

http://micro.kucukresim.com/uploads/464def.bmp (http://www.kucukresim.com)

http://lost.kucukresim.com/uploads/553d74.bmp (http://www.kucukresim.com)

alkan1965
18-04-2008, 00:06
arkadaşlar işte size gıcır 0 km bir anz fıkrası.. fırından bugün çıktı..

adamın biri kumsalda gezinirken ayağına birşey takılmış almış bakmış bir lamba kumlarını ovalarken içinden bir cin çıkmış cin adama demişki tek bir istek iste ne istersen yapacağım adam düşünmüş cinden ne istiyeyim diye ve kararını vermiş istanbulun ortasında 100 katlı bir gökdelen istemiş cinden cin demişki ya şimdi inşaat mevsimi değil uzun sürer kule yapımı sen başka birşey iste adam cinden ikinci istek olarak vestelin patronu ahmet nazif beyi insafa getirmesini küçük yatırımcılara ettiği zulmü sona erdirmesini sağlamasını istemiş cin bayağı bir süre düşündükten sonra adama dönüp demişki gökdelen hangi tarafta olsun anadolu yakasındamı avrupa yakasındamı?
__________________

ÇAKAL
19-04-2008, 14:36
Temel TRT 1 de bir yarışmaya katılır ve kazanır. Kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın adı da 'düz mantık' tır. Temel hediyeyi alırken sorar;
-Bu kitapta ne yazıyor?
-Okuyunca öğrenirsin...
-Ben onunla uğraşamam, anlat bakayım sen bana.
-Ok bak şimdi; senin evinde akvaryum var mı mesela?
-Evet var...
-O zaman içinde su da vardır?
-Evet var...
-İçinde su varsa balık da vardır....
-Evet var...
-Balık varsa hayvanları da seviyorsundur sen?
-Evet....
-Hayvanları seviyorsan insanları da seversin her halde?
-Evet...
-O zaman senin sevgilin de vardır?
-Evet var.
-Yaşlı görünüyorsun o zaman sen evlisindir?
-Evet.
-E karın olduğuna göre de, homoseksüel değilsindir?
-Evet.
-Bak gördün mü?...
Temel çok etkilenir. Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken Dursun'u görür.
Dursun sorar;
-Temel o ne?
-Düz mantık kitabı!
-Nasıl bir şey anlat bakiiim.
-Bak şimdi; sizin evde akvaryum var mı?
-Yook!
-O zaman sen i*nesin....:he::he::he:

guneysu
21-04-2008, 02:35
Hastane santralinin telefonu caldi. Arayan yasli bir buyukanne idi. Cekingen
bir sesle sordu:

- Bir hastanin durumu hakkinda bilgi verebilecek biriyle gorusmem mumkun mu?

- Ben size yardimci olayim tatli teyzecim. Hastanin adi ve oda numarasi
nedir?

Buyukanne yorgun ve titrek sesiyle soyledi:

- Halime Kaya. Oda numarasi 302.

- Siz birkac dakika hatta kalin, ben hemsiresinden durumunu ogreneyim.

Birkac dakika sonra operator telefona geldi:

- Haberler iyi teyzecim. Hemsire bana Halime hanimin durumunun gayet iyi
oldugunu soyledi. Tansiyonu ve kalbi cok iyiymis ve doktoru Sami

bey onu sali gunu

taburcu etmeyi dusunuyormus.

- Sagolun, ne guzel haberler verdiniz. Oyle endiseleniyordum ki! Allah razi
olsun evladim.

- Bir sey degil teyzecim. Halime hanim kiziniz mi?

- Yok evladim, Halime Kaya benim... Hickimse bana birsey soylemiyor ki...

guneysu
21-04-2008, 02:37
İSA SENİ İZLİYOR!

Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar, 'İSA SENİ İZLİYOR!' Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli şeyleri aramaya devam eder. Tekrar ayni sesi duyar, 'İSA SENİ İZLİYOR!' Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye baslar ve bir papağan görür. 'Bunu sen mi söyledin?' diye papağana sorar. Papağan, 'Evet, yalnızca seni uyarmak için' der. Hırsız, 'Ne! beni uyarmak mı! kimsin sen? Adın ne senin?' Papağan, 'Musa' diye cevap verir. 'Musa !' der hırsız, 'Hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki !?' Papağan cevap verir, 'Bilmiyorum ama arkanda duran Dobermana 'isa' adını veren salak olabilir...

guneysu
21-04-2008, 03:23
Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış.
O kadar zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış.
Bir gün kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir doktor bey atanmış.
Genç doktor, hem yakışıklı, hem de çok parlak kız gibi birşeymiş.
Doktoru gören bekçi ile imam, birbiriyle iddiaya girmişler.
Doktoru önce kim be..rirse , iddiayi o kazanacakmış.
Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi doktorun
muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlandığını söylemiş.
Doktor, bekçinin üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş.
Bekçiyi muayene etmeye baslamış. Elini bekçinin sırtına ve göğsüne
sürerken bekçi doktorun elini nazikçe tutmuş:
BEKÇİ: 'Doktor bey sana birşey söylemek istiyorum'
DOKTOR:'Söyle bakalım'
BEKÇİ:'Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni bir kere ..pmak
istiyorum'
DOKTOR:'Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü
ihtiyacını karşılamak için görev yapıyoruz. Yalnız, şimdi akşam
üzeridir, insanlar işten çıkmıştır, muayenehaneme uğrayabilirler,
sen şu pencereden bir bak bakayım sokak sakin mi,
yakalanmayalım.' der.
Pencereler yukarıya doğru açılıp alttan mandallanan pencerelerdenmiş.
Bekçi pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dışarı çıkartıp sokağa bakmaya başlamış.
Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek
pencereyi kapatmış ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış.
Doktor bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış icraata .
Doktor icraatta iken bekçinin ağzındaki düdük
'düüürt
düüürt' diye ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi:
İMAM: 'Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var?'
BEKÇİ: 'Bakıyorum asayiş berkemal mi?'
İMAM: 'Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha
kadar o pencerede ezan okudum' demiş.

ÖZDOĞAN77
21-04-2008, 13:05
Aksi kadın



Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen saga çekmiş ve polis gelmiş:

- Buyrun memur bey?

- Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz.

- Yok efendim sadece bip yaptı, ben de sarji mi bitiyor diye baktım.

Karısı lafa atlamış:

- Aaa yapma hayatım.. yarım saattir ortagınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda. Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:

- Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???

- Memur bey takmıştım ama sizin geldiginizi görünce durduktan sonra çözdüm Karısı yine atlamış:

- Aman şekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba....

Adam kadına bi tane patlatmamak için kendini zor tutarken; polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee...

- Beyefendi bakar mısınız, sag sinyaliniz de kırık

- Aaaa.. kırık mı?? sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi...yolda oldu galiba, hiç de farketmedik

Krısı çenesini tutamamis yine:

- Amma da attın kocacıım, sana 3 haftadır söylüyorum artık şu kırık sinyalin icabına baktır diye.....
Adam en sonunda dayanamamış bagırmış:

- Bana bak sen susucak mısın çakıcam şimdi suratının ortasına!!

Polis kadına sormuş:

- Hanımefendi eşiniz size hep böyle mi davranır? Kadın cevap vermiş:
- Yok canım....sadece alkollu oldugu zaman.....

ÖZDOĞAN77
21-04-2008, 13:09
Anlamsız Evlilik



Çocuk babasına:
- Babacığım, annem ile nasıl evlendin?

Adam eşine dönüp:

- Görüyormusun, çocuk bile anlam veremiyor!

mehmet1997
21-04-2008, 14:22
BEDEVİ,
Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen,
susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış.
Adam bedeviyi görünce su istemiş.
Devesinden inmiş ona su vermiş.
Suyu içen adam birden bedeCiyi iterek deveye atladığı gibi
kaçmaya başlamış Bedevi arkasından
bağırmış: “Tamam, deveyi al git ama senden bir ricam var.
Sakın bu olayı kimseye anlatma!” Bu isteği
tuhaf bulan hırsız biraz duraklayıp, nedenini sormuş:“Eğer anlatırsan, demiş bedevi,
Bu her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler.” Bedevi gibi derdimiz deve değil de, kötülüğün yayılmaması olsaydı, Millet olarak
şimdiye dek çok şeyi halletmiş olacaktık. Ufkumuzda
şafak türküleri tütüyor olacaktı.
Kardelenlerimiz çoktan yeşermiş olacaktı?.. Menfaatimize göre değil, vicdanımıza göre yaşayacağımız bir hayat dileğiyle, HERŞEY gönlünüzce olsun dostlarım...


Hakikaten ders ve güzellik dolu teşekkürler

alkan1965
22-04-2008, 12:41
Erzurumlu Teyo emi Umumi Wc de küçük abdestini yapıyormuş.Ayakta duruyor. Ellerini arkadan bağlamış pantolonunu açmış ve ayakta işiyormuş. Gencin biri demişki
- Teyo Emi *ikiniz ucunu elinizle tutsanız iyi olur.Çünkü heryere sıçratıyorsun.
Teyo Emi:
- Bende biliyorum evladım ama dohtor dediki; Teyo emi sakın ağır kaldırmayasın.

alkan1965
22-04-2008, 12:42
Erzurumlu işi bitmiş ihtiyar dede sobanın yanında ısınırken, sıcaktan olacak şeyi sertleşmiş.
Buna sevinen ihtiyar karısıyla belki son kez ilişkide bulunmak istemiş ancak karısı uzakta imiş oraya gidene kadar şeyinin yumuşasından korkan dede, sobanın tavasına yanan kömürden köz koymuş şeyinin altına getirmiş yola koyulmuş.
Yolda giderken şunu demiş; "düş düş te göreyim, hem kendini yak, hem de beni yak"
__________________

alkan1965
22-04-2008, 13:02
Erzurum'da ermenilerin olduğu dönemde, kurban bayramı. Erzurumlular kurban kesiyorlar, bunu gören ermeninin biri arkadaşına;

- Ben de kurban kesmek istiyorum, der.

- Olur mu saçmalama. Sen müslüman değilsin, kurbanı niye keseceksin ki? diye karşı çıkar arkadaşı.

Tabi ermeni kararlı, gidip bir inek satın alır ve eline bıçağı alıp ineğin başına gelir. Elindeki bıçakla ineği ve kendini kan revan içinde bırakır ama bir türlü ineğin canı çıkmaz. Bunun üzerine ermeninin arkadaşı yanına gelip;

- Ya bu kadar işkence çekeceğine git şu karşıdaki müslüman kahvesine bir tanesinden rica et gelip kessin, der.

Ermeni elinde bıçak üstü başı kan içinde kahveye girer.

- Bir müslüman arıyorum, der.

Kahve halkından biri korkudan "Ca..ca..camiye gittiler, burada müslüman yok" der.

Adam camiye gelir ve içeri girip, " Müslümanlar buradaymış, öyle mi?" der. Cemaatte çıt yok. Sonunda dayanamayıp arkası dönük olan hocayı gösterirler. Ermeni hocanın karşısına dikilir; "Burada tek müslüman sensin heralde". Hoca kanlı bıçağa bakar ve "Çim? Ben?... Bene müslüman diyenin celmişini ceşmişini...."

asbest38
22-04-2008, 18:52
Nebraska'da yaşlı bir adam yaşardı. Patates ekimi için bahçeyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu çok zor bir işti.
Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi, fakat o da hapisteydi. Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşk ülatını izah etti.

Sevgili David,
Patates bahçemi belleyemeyeceğimden, kendimi çok kötü hissediyorum.
Bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım. Burada olsan bütün derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahçeyi benim için hallederdin.
Sevgiler
Baban


Bir kaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
Babacığım,
Allah aşkına bahçeyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüşt üm.
Sevgil er
David

Ertesi gün sabaha karşı saat 04:00' de FBI ve yerel polis çıka geldi ve tüm sahayı kazdılar, lakin hiç bir cesede rastlamadılar.
Yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.
Ayni gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
Babacığım,
Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım.:wink::wink:
Sevgiler
David

asbest38
22-04-2008, 18:54
Padisahin kizini yigit birisiyle evlendirmek ister cünkü kendisi yaslanmistir ve kendinden sonra tahta gececek babacan yigit ve bilegine kuvvetli bir delikanli arar ama bir türlü bu sartlara uyan bir delikanli bulamaz. ensonun da sadrazami cagirir ve ona düsüncelerini anlatir. sadrazamda ; kolayi var efendim bir yarisma düzenleyelim kim kazanirsa o kizinizla evlensin ; bu fikir padisahin hosuna gider. büyük bir havuz yaparlar ve icine en azilisindan 5 tane timsah atarlar. yarismanin kurali cok basittir bir kiyidan diger kiyiya kim timsahlara yem olmadan gecerse o padisahin kiziyla evlenecetir. ve yarisma günü catar gelir, birinci gen suya atlar 4-5 kulac atar timsahlar isini bitirir. ikinci genc suya atlar 9-10 kulac atar timsahlar onunda isini bitirir. bu böyle devam eder bir sürü genc timsahlara yem olur. artik suya atlamaya kimsenin cesareti kalmamistir, derken aniden suya pacoz,ciliz,celimsiz bir delikanli atlar.1-2 kulac atar etrafini timsahlar cevirir. genc can havliyle timsahlarla cebellesmeye baslar suyun ici kan revan olmustur bagrismalar,cigliklar,kavga ,gürüttü tekmeler derken genc karsi kiyiya kan revan icinde varir.ve hemen karsi kiyiya insanlarin icine dogru kosar ;nerde o nerde o ; der. yarismacilardan biri ;kardesim ne acele ediyosun yarismayi sen kazandin zevkini cikar padisahin kiziyla sen evleneceksin; der. genc : yok ben padisahin kizini sormuyorum, beni suya iten serefsizi ariyorum.:D

Lilyum
23-04-2008, 00:16
Tatbikat

Temel ile Dursun bir gün parasüt tatbikatina katilmislar. Diger paraşütçüler
gibi onlarinda uçaktan atlama siralari gelmis ve kendilerini bosluga
salıvermisler. Temel in paraşütü açilmis ancak Dursun un ki açilmamis.
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu meret açılmayi da!..
Temel :
- Ula Tursin yardimci parasüti aç usagum!..
Dursun yardimci parasütü açmaya çalismis fakat o da açılmamis ve
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu merette açilmayi.
Temel :
- Bos ver usagum nasul olsa tatbikattayiz...

relief
23-04-2008, 00:55
Erzurum'da ermenilerin olduğu dönemde, kurban bayramı. Erzurumlular kurban kesiyorlar, bunu gören ermeninin biri arkadaşına;

- Ben de kurban kesmek istiyorum, der.

- Olur mu saçmalama. Sen müslüman değilsin, kurbanı niye keseceksin ki? diye karşı çıkar arkadaşı.

Tabi ermeni kararlı, gidip bir inek satın alır ve eline bıçağı alıp ineğin başına gelir. Elindeki bıçakla ineği ve kendini kan revan içinde bırakır ama bir türlü ineğin canı çıkmaz. Bunun üzerine ermeninin arkadaşı yanına gelip;

- Ya bu kadar işkence çekeceğine git şu karşıdaki müslüman kahvesine bir tanesinden rica et gelip kessin, der.

Ermeni elinde bıçak üstü başı kan içinde kahveye girer.

- Bir müslüman arıyorum, der.

Kahve halkından biri korkudan "Ca..ca..camiye gittiler, burada müslüman yok" der.

Adam camiye gelir ve içeri girip, " Müslümanlar buradaymış, öyle mi?" der. Cemaatte çıt yok. Sonunda dayanamayıp arkası dönük olan hocayı gösterirler. Ermeni hocanın karşısına dikilir; "Burada tek müslüman sensin heralde". Hoca kanlı bıçağa bakar ve "Çim? Ben?... Bene müslüman diyenin celmişini ceşmişini...."
iyi güzelde bu fıkranın! nesine gülmeliyiz? verilmek istenen mesaj nedir?

bikmisbroker
25-04-2008, 19:35
AIDS ile mücadele dernekleri halkı bilinçlendirmek adına bazı etkinlikler düzenlemiş ve bu kapsamda bir önceki sene halka bedava kondom dağıtmışlardı.





Bu yıl da ödüllü bir yarışma düzenlemişler.

Konu şu:

'Kondom'u bilinen adlarının dışında halkın anlayabileceği en açık şekliyle nasıl ifade edebilirsiniz?'








Ödülü alan cevabı merak ettiniz mi ??????????












Kuşakabin

alkan1965
28-04-2008, 17:58
Anne ve baba çocukları anlamasın diye sevişmeye "çamaşır yıkama" demişler. Yani sevişmek istediklerinde çamaşır yıkayalım mı diyorlarmış.

Bir gün baba oğlunu çağırmış ve "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacakmıymış" demiş. Oğluda gitmiş ve sormuş. Annesi "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş.

Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş.
Anne yine aynı cevabı vermiş.

Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış. "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş. Oğulda gitmiş babasına sormuş.

Babası "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim" demiş.

guneysu
29-04-2008, 02:51
Bim'e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. Annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat şimdi bağcık bağlayacak. Ama olgun bir erkekte eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar, ben bunu anladım.Bim her zamanki gibi sakindi. klima çalışıyor ama soğutmuyordu. Nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. ama görevli beni balici sandı,çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum."abi bu klima üflemiyor galiba" dedim.

Ama cevap vermedi, işine döndü. tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. pek bir tanıdık. sanki bir zamanlar kulağıma "aşkım" ,"seni seviyorum" diyen bir ses. yavaşça arkamı döndüm. Evet, eski sevgilimdi bu. bir zamanlar sevdiğim kadındı. bir zamanlar elele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. şimdi nişanlısıyla bim'e gelmiş alışveriş yapıyordu. bir zamanlar aşık olduğum kadındı bu. Evet bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu. ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim ama lanet olası bim'de raf diye bir şey yok ki. tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen bim sayesinde saklanamadım.peki size sorarım. siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle sıçar gibi çömelmiş ve kıç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? işte onlar da öyle yaptılar. bastılar kahkahayı.

Yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. gözlerine baktım. bana baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. ayaklarıma bakıyordu. anne terliği giymiş,parmakları ucundan çıkmış bir ayak. buydum işte. sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. şimdiki sevgilin çok iyi giyinmiş ama bir bak bakayım ona.bim'de bu şıklık? sence de biraz samimiyetsiz değil mi? ben en azından yakışıyorum buraya. içimden geldiği gibiyim.böyle düşündüm ama sonra has..tr dedim. adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. kim naapsın lan beni."nasılsın görüşmeyeli?" dedim. "iyiyim" dedi. "ne güzel" dedim. "hıhı"dedi. gittikçe gerginleşiyordu ortam. yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez" düşüncesi hasıl olduğundan zerre umrunda değildim herifin. adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldu."niye böyle olduk biz?" der gibi baktım. "ne diyorsun?" der gibi baktı bana. "niye böyle olduk diyorum?" der gibi tekrar baktım.ne diyorsun anlamıyorum" der gibi tekrar baktı bana. "neyse s..tir et"der gibi baktım. s..tir etti alışverişe devam etti. bir güle güle demeden.

Gözyaşlarımı saklayarak elimden düşürdüklerimi aldım ve kasaya gittim.bir de peçete aldım, gözyaşlarımı silmek için. kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, "paran var mı" der gibi baktı bana,bana bakmasın artık kimse. al lan paranı der gibi uzattım,para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü.tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. dönüp onu da aldım. bir romantizm de yaşayamadık be.eve giderken serkan geldi yavaşça yanıma. tek dostum,yoldaşım,üzgün olduğumu anlayabilen tek insan. "abi bir şey diycem. pijamanın kıçında delik var,kıçın gözüküyor,baya da büyük" o günden beri evdeyim. bim'e de kapıcıyı yolluyorum.

ayyan
30-04-2008, 11:24
FENA HALDE MUTSUZ ADAM

Bir zamanlar bir tepenin üzerindeki villada bir oğlan çocuğu yaşarmış.
İyi de yaşarmış..
Köpekleri ve atları, otomobilleri ve müziği severmiş.
Yüzmeye gider, futbol oynar, güzel kızlara bayılırmış.
Bir gün Tanrı'ya 'Büyüdüğüm zaman neler isteğimi buldum, uzun uzun düşünüp' demiş...'Neler' demiş Tanrı'da...
'Bir büyük evde yaşamak isterim. Ön kapısında heykeller olsun. Arka kapısında iki St. Bernard köpeği... Uçsuz bucaksız bir bahçe içinde... Uzun, çok güzel ve çok müşfik bir kadınla evlenmek isterim. Siyah saçlı, mavi gözlü, gitar çalan ve tatlı tatlı şarkılar söyleyen... 'Üç güçlü oğlum olsun isterim ki, onlarla futbol oynayabileyim. Büyüdüklerinde birisi büyük bir bilim adamı, öteki senatör, üçüncüsü, milli santrfor olsun.'Ben bir seyyah olayım... Okyanuslara yelken açayım, dağların zirvelerine tırmanayım, insanları kurtarayım. Bir Ferrari kullanayım, yollarda...
'Ne güzel bir hayal bu' demiş, Tanrı... 'Mutlu olmanı dilerim...' Bir gün oğlan futbol oynarken ayağını incitmiş. Ondan sonra değil dağlara, ağaçlara bile tırmanamaz olmuş. Okyanuslara yelken açmak da hayal olmuş tabii. Bunun üzerine pazarlama okuyup, tıbbi malzemeler dağıtan bir şirket kurmuş.
Bir kızla evlenmiş, çok güzel ve çok müşfik. Ama uzun değil, kısaymış. Saçları siyahmış ama, gözleri mavi değil, ela imiş. Gitar çalamaz, şarkı söyleyemezmiş ama, harika yemek pişirir, olağanüstü güzel kuş resimleri yaparmış.
İşi dolayısı ile, kent dışında bir villada değil, kentte bir apartmanın teras katında oturmak zorunda kalmış, ama evinin deniz manzarası gene harikaymış.
iki St. Bernard besleyecek bahçesi yokmuş ama, evinde harika tüylü bir Ankara kedisi varmış.
Üç kızı olmuş. En küçükleri tekerlekli sandalyede yaşamak zorundaymış, ama en güzelleriymiş. Üç kız da babalarını çok severlermiş. Onunla futbol oynayamazlarmış ama birlikte denize, parklara giderlermiş. Uçurtma uçurdukları da olurmuş, bazen. En küçükleri hariç tabii. O gölgede bir ağacın altında oturur, gitarı ile şarkılar söylermiş.
İyi para kazanmış ama, Öyle kırmızı bir Ferrari'si olmamış. Bir sabah uykudan üzüntü içinde uyanmış ve en iyi arkadaşına koşmuş...
'Ben' demiş, 'Hiç mutlu değilim...' 'Neden' demiş, arkadaşı... 'Çocukken siyah saçlı, uzun boylu, mavi gözlü, gitar çalıp şarkı söyleyen bir kızla evlenmek isterdim. Oysa karım uzun değil, ela gözlü, gitar da çalamıyor.'
'Karın çok güzel' demiş, arkadaşı... 'Harika resimler yapıyor, enfes yemekler pişiriyor üstelik.'
Adam dinlememiş bile onu...
Bir gün karısına 'Hiç mutlu değilim' diye dökmüş içini... 'Neden' demiş karısı... 'Çünkü büyük bir bahçe içinde bir villada yaşamayı düşlerdim, oysa 47'nci katta bir apartman dairesine tıkıldım. İki St. Bernard'ın yaşayacağı bir bahçem olsun isterdim, hani nerede...'
'Konforlu bir apartmanda yaşıyoruz' demiş karısı... 'Oturduğumuz yerden okyanus görünüyor. Gülüyor, eğleniyor, birbirimizi seviyoruz. Kedimizi okşuyor, güzel kuşların resimlerini yapıyoruz... Üç de harika çocuğumuz var..'
Adam dinlemiyormuş bile...
Ruh doktoruna koşmuş bir gün... 'Ben mutlu değilim' diye... 'Niye' demiş, doktor... 'Çünkü ben bir gezginci olmak, okyanuslara açılmak, dağlara tırmanmak, insanları kurtarmak isterdim. Oysa masa başı işim ve sakat bir dizim var şimdi... 'Ama sattığım tıbbi malzemeler yığınla hayat kurtarıyor' demiş, doktor...
Adam dinlememiş bile...
Doktor da ona 100 dolar vizite yazıp yollamış.
Bir gün muhasebecisine 'Ben çok mutsuzum' demiş...'Neden' demiş, muhasebeci... 'Bir kırmızı Ferrarim olsun isterdim hep... Ve dünya umurumda olmasın. Oysa işe metro ile gidip geliyorum. Bir yığın da sorunum var.' 'İyi giyiniyor, en iyi restauranlara gidiyorsun. Bütün Avrupa'yı, Amerika'yı gezdin' demiş, muhasebeci.
Ama adam dinlemiyormuş bile...
Muhasebeci adama 100 dolar danışma ücreti fatura edip yollamış. Onun da hayalinde kırmızı Ferrari varmış çünkü.
Adam, rahibe 'Çok mutsuzum' demiş.'Neden' demiş, rahip...'Üç oğlum olsun isterdim. Biri bilim adamı, biri politikacı, biri sporcu. Oysa üç kızım oldu. Birisi yürüyemiyor bile..' 'Ama çok güzel ve çok zeki üç kızın var' demiş rahip... 'Seni çok seviyorlar. Başarılı da oldular. Biri hemşire, biri sanatçı, biri de müzik hocası..'
Ama adam dinlemiyormuş bile...
Öyle mutsuzmuş ki hasta olmuş sonunda. Bir beyaz hastane odasında, etrafı beyaz giyinmiş hemşirelerle dolu yatıyormuş. Vücuduna bağlı teller hastaneye kendi sattığı kalp cihazına gidiyor, kollarına bağlı serumlarla besleniyormuş. Fena halde mutsuzmuş adam şimdi.
Ailesi, dostları, ve rahibi yatağının başına toplanmışlar. Onlar da üzüntü içindeymiş. Mutlu olanlar sadece ruh doktoru ve muhasebecisi imiş.
Bir gece adam hastane odasında Tanrı ile yalnız kaldığında 'Tanrım' demiş... 'Hatırlar mısın, çocukken sana yalvarmış ve istediklerimi sıralamıştım.' 'Hatırladım' demiş, Tanrı... 'Güzel bir hayaldi.' 'Peki, niye onların hiçbirini vermedin bana' demiş, adam...
'Verebilirdim' demiş Tanrı.. 'Ama sana istemediğin şeyleri vererek bir sürpriz yapmak istedim.'
'Bak neler verdim sana...
Bir güzel, sevecen eş, iyi bir iş, yaşanacak güzel bir ev. Üç tatlı kız evlat.. Bir araya getirdiğim en güzel yaşam paketlerinden biriydi bu.' 'Evet' demiş, adam...
'Ama bana benim gerçekten istediklerimi vereceksin sandım.'
'Ben de senin, benim gerçekten istediğimi vereceğini sandım' demiş, Tanrı...'
Sen ne istedin ki' demiş, adam hayretle..
Tanrı'nın da bazı şeyler isteyeceğini hiç düşünmemiş hayatında. 'Sana verdiklerimle mutlu olmanı istemiştim' demiş Tanrı...
Adam karanlık odasında sabaha kadar düşünmüş. Sonunda yeni bir hayal kurmaya karar vermiş. Yıllar önce kurduğu hayalin yerine 'Keşke bunu hayal etseydim' dediği bir hayal...
Bu defaki hayalinde, zaten sahip olduğu şeyler varmış hep.Adam kısa zamanda iyileşmiş, 47'nci kattaki dairesinde çok mutlu yaşamış. Kızların şen şakrak sesleri, eşinin derin ela gözleri ve harika kuş resimleri arasında mutlu olduğunu hissedermiş bütün gün...Geceleri de okyanusa yansıyan kentin ışıklarının dalgalar üzerinde oynaşmasına bakar, gülümsermiş...
Sınır tanımadan büyük düşünmek... Hayal gücünü sonuna kadar zorlamak... Ama elde ettikleri ile de mutlu olmayı bilebilmek... Tanrı'nın insana verebileceği en büyük iki nimet bu olmalı...
Bakın bakalım, size neler vermiş Tanrı...?

cengaver
30-04-2008, 12:41
Dün M United maçını seyir ediyorum.Maçı anlatanın yanında birde yorumcu.
Yorumcu azarlar gibi şöyle diyor.
Bu Ferguson 4_2-4 le ne yapmaya çalışyor böyle.Şunu ortayaya bunu sağa öbürünüde bilmem nereye hemen alması gerek.
Ferguson denen senelerdir takımının başında başarıdan başarıya koşan bir gariban.
Her konuda çok bilmişlerimiz böyle değilmi.

FNT
30-04-2008, 21:07
Bir profesör üç kız ögrencisinin "durum degerlendirmesi" yeteneklerini sınamak istemiş... Durumu anlatmış üçüne de ..

"Denizde bir salın üzerinde yarı çıplak ve yapayalnızsınız. Birden içi
erkek dolu bir teknenin size dogru geldigini görüyorsunuz. Hallerinden belli, bu balıkçı teknesi aylardır denizde ve hiçbiri
aylardır kadın yüzü görmemiş. Hepsi aç kurt gibi size bakıyor. Sorunu çözmek için ne yaparsınız?"

Kumral kız yanıt vermiş...
" Salın yönünü akıntıya dogru çevirir, kaçmaya çalışırım..."

Esmer olan daha kabadayı çıkmış... " Yanımda bir rambo bıçağı var.. Ona sıkı sıkı sarılır, bakalım sala atlayacak erkek kimmişbeklerim..."

Sarışın başını iki yana sallamış...
" Durumu anladık hocam da, sorun ne?"

FNT
02-05-2008, 09:03
Adamın biri yolda ilerlerken bir bayanı arabasının lastiği patlamış bir şekilde görür ve yardım etmek için durur. Uğraşır uğraşır ama bijonları bir türlü sökemez. Sonra kadın bijon anahtarını alır ve hepsini takır takır söker. Adam ise şaşkınlıkla: "Aaa nasıl yaptınız?" der. Kadın ise kalın bir sesle: "Ayy beni Merter E5'te bulabilirsin" der.

kantar
02-05-2008, 18:07
Ferdinand Porsche, rahmetli oluyor ve öbür dünyada melekler tarafından karşılanıyor. Melekler kendisinin olağanüstü otomobil tasarımından dolayı bir dilek hak ettiğini söyleyerek, isteğini soruyor... Porsche;
— Tanrı ile 1 saat konuşmak isterdim.
Melek derhal isteğini yerine getirmek üzere Ferdinand Porsche'yi bir salona alıyorlar. Porsche Tanrıya soruyor:
— Kadını yaratırken düşüncelerin nerdeydi?
Tanrı:
— Ne demek istiyorsun?"
Porsche:
— Çok hatalı yaratmışsın! Şöyle ki:
1.Ön taraf aerodinamik değil.
2.çok ses yapıyor.
3.Bakım masrafları yüksek.
4.Ayda 5 – 6 gün, tamamen kullanılmaz durumda.
5.Arka taraf çok sarkık duruyor.
6.Sürekli boyanması ve yenilenmesi gerekiyor.
7.Egzoz, emisyona çok yakın.
8.Farlar genellikle küçük.
9.Yakıt da son derece pahalı.
Tanrı kısaca düşündükten sonra cevap veriyor:
— Ferdinand, bunların hepsi doğru olabilir!! Ama istatistiklere göre; bir çok erkek benim icadıma senin icadından daha fazla biniyor!!.

alkan1965
06-05-2008, 23:14
Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
Bana bir fahişe bulup gönderin.
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:
Demin gelen müşteri kadın istiyor...
Otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:
Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müşteriye ağzının payını ver...
Otel sahibi, müşteriye ağzının payını verme fikrini pek tutmamış:
Adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım derde girer...
Kadın çok sinirliymiş:
Sen gitmezsen, ben gider söylerim...
Ve, hışımla merdivenleri çıkıp Temel in ağzının payını vermeye gitmiş. Kocası da aşağıda bekliyormuş. Yukardan gürültüler gelmeye başlamış.
Onbeş yirmi dakika sonra Temel aşağıya inmiş. Üstü başı yırtılmış, yüzü tırmıklanmış...
Otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:
Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene kadar anam ağladı.

alkan1965
06-05-2008, 23:18
Erzurumlu işi bitmiş ihtiyar dede sobanın yanında ısınırken, sıcaktan olacak pipisi sertleşmiş.

Buna sevinen ihtiyar karısıyla belki son kez ilişkide bulunmak istemiş ancak karısı uzakta imiş oraya gidene kadar pipisinin yumuşasından korkan dede, sobanın tavasına yanan kömürden köz koymuş pipisinin altına getirmiş yola koyulmuş.

Yolda giderken şunu demiş; "düş düş te göreyim, hem kendini yak, hem de beni yak"

bikmisbroker
15-05-2008, 21:52
Papaz bakar şaraplar eksiliyor, takip eder ve Zangoç'un yaptığını
öğrenir. Seslenir..
- Zangoç efendi, uzun zamandır günah çıkartmıyorsun.
- Doğrudur sayın peder işler işte der.
Papaz
- Olmaz öyle, gel bakalım kafese.
Papaz sorar:
- Papazın şaraplarını kim içoor?
- Duyulmoor.
- Yahu nasıl duyulmaz?
- Duyulmoor işte.
Papaz daha yüksek sesle:
- Zangooooç, papazın şarapları kim içooor.
- Duyulmooor.
- Nasıl duyulmaz aramızda bir karış yok.
- Buradan duyulmoor işte
-Peki yer değiştirelim sen seslen bir de bakalım.
Zangoç ve papaz yer değiştirirler. Zangoç ses denemesi için sorar:
- Papaz efendi Zangoç'un karısını kim götüroor?
Papaz cevap verir
- Hakket duyulmoor .. !!

Bear_Bull
15-05-2008, 22:16
Genç kadının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir. Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür.

Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir sure sonra genç kadın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak, "senin arkadaşın olmamı ister mısın ?" diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte "tamam" der.

İlerleme kaydettiğini düşünen genç öğretmen "Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?" diye sorar. Afallayan çocuk hayretle cevap verir : "Çünkü.. ben kaleciyim!!!"

pinky
15-05-2008, 23:59
Kanuni Sultan Süleyman, adamlarıyla birlikte avlanmaya çıkmıştı. Bir ceylanın peşinden koşarlarken zamanın nasıl geçtiğinin ayırdına varamadılar.

'Biz nerelere geldik böyle?' diyerek çevrelerine bakındıklarında hava kararmaya yüz tutmuştu.

Gök kararmakla kalmamış, şiddetli bir rüzgar ve ardından da savruntulu bir yağmur bastırmıştı. Hünkar ve adamları, bu dağ başında bulabildikleri bir kulübeye kendilerini zor attılar.

Sığındıkları kulübede, geçimini odunculuk yaparak sağlayan yoksul bir köylü yaşıyordu. Adamcağız bu Tanrı konuklarını içeri aldı, onlara elinden geldiğince yardımcı olmaya başladı.

Padişah kendini özellikle tanıtmak istememişti; ama yoksul oduncu onun kim olduğunu anlamakta gecikmedi. O nedenle ocağa büyük büyük odunlar atıp kulübeyi iyice ısıttı.Bir de sıcacık çorba ikram etti.

Dışarıda hem ıslanıp hem üşüyen padişah ve adamları bu durumdan pek memnun kalmışlardı. Geceyi orada rahatça geçirdiler. Hatta padişah bir ara çevresindekilere, 'Doğrusu şu ateş bin altın eder' diye de söylendi.

Ertesi gün yola çıkmadan önce padişah oduncuya önce memnuniyetini bildirdi:

'Efendi! Bizi ihya ettin. Harlı ateşin sayesinde geceyi pek rahat geçirdik' dedi ve sordu:

'Söyle bakalım borcumuz ne kadar?'

Oduncu, kırk yılda bir eline geçen bu olanağı değerlendi ve parayı biraz yüksek söyledi:

'Bin bir altın yeter, beyzadem' dedi.
'Çok fazla istemedin mi?'diye soran padişaha.
'Yemek ve yatak bedeli bir altın,ateşin bin altın ettiğini de zaten siz söylediniz.'dedi.

Padişah adamın kıvrak zekası karşısında gülümsedi ve bin altını ödedi.

ATEŞ PAHASI sözü buradan gelir.

alkan1965
16-05-2008, 00:18
Temel'le Dursun gezerlerken bir kilisenin önünden geçerler. Temel, Dursun'a "Ula Dursun 5 dakika bekle bi günah çıkartayım". Temel Kiliseye girer Papaz gelir. "Söyle evladım ne günah işiledin?" Temel: "Zina işledim".
Papaz: "Kiminle".
Temel: "Sanane ya çıkar günahımı gideyim".
Papaz: "Ha felanca adreste bir karı var onunlamı zina ettin".
Temel: "Yoo".
Papaz: "Ha felanca yerde bi karı var onunlamı iş tutuyon".
Temel: "Yoo"
Papaz: "Felanca adreste bir kumarbaz var eve gitmiyo onun karıyımı beceriyon".
Temel: "Yok ya sanane çıkarsana günahımı gideyim".
Papaz:" Çıkarmıyom lan yürü git"
Temel'i görünce Dursun: Uyy Temel kardeşum tertemiz oldun günahlarından kurtuldun değilmu."
Temel:" Yok ula günahlarumdan kurtulmadum ama çok sağlam 3 tane adres aldum"..

serdar72
23-05-2008, 16:47
Hande mi yener,
Funda mi arar
hayir Seray sever.
Bu üçüne önce Nejat isler sonra da Ahmet çakar.
Bu geyik Celal'i bayar,
bu geyige dayanamayan Ferhat göcer,
yillar sonra bunlar tarih olur, o tarihi de Gönül yazar, Mehmet okur.
Bu mesaji 10 kisiye gönderirsen dileklerin kabul olur.
Buna da anca Kadir inanir.

:) :)

relief
26-05-2008, 12:51
Kaşıntı...

Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına giderek:
- Afedersiniz, siz Laz mısınız?:notr:
- Evet,:yes: neden sordun?:mut:
- Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da...:ayy:
- Ne olmuş yani?! Sen kıçın kaşınınca pantalonunu mu çıkarıyorsun?:wink::D:D

relief
26-05-2008, 13:03
OTOBÜS
Kadının biri dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır marangoz bakar ama bir sorun bulamaz dolap gıcırdamıyordur ve sorar
-Abla bu dolabın bir şeyi yok ne yapayım?
Kadın:
-Normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın. der
-Adamda tamam der başlar beklemeye.
Bir müdedt sonra kadının kocası eve gelir üzerini değiştirmek için dolabın kapağını açınca birde ne görsün içinde bir adam hemen sorar.
-Ne işin var senin benim dolabımda...
Adam:
-Abi nedesen haklısın şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın...

irasare
31-05-2008, 01:24
6. hafta: Seni seviyorum
6. ay: Tabii ki, seni seviyorum
6. yıl: Seni sevmesem çoktan çeker giderdim

6. hafta: Aşkım, ben geldim
6. ay: Selam!
6. yıl: Annen ne yemek yapmış?

6. hafta: Zahmet etme, ben açarım
6. ay: Ben açayım mı kapıyı?
6. yıl: Yahu şu kapıya baksanıza!

6. hafta: Sevgilim, Ayşe telefonda
6. ay: Seni arıyorlar
6. yıl: Telefoooon!

6. hafta: Zor bir çocukluk geçirmişsin
6. ay: Senin anan da cins ha!
6. yıl: Ulan tam da anana çekmişsin

6. hafta: Bu yaz seni Venedik'e götüreceğim
6. ay: Tatilde Ankara'ya gitsek ne olur?
6. yıl: Niye, evin suyu mu çıktı?

6. hafta: Bu yüzüğü inşallah seversin
6. ay: Resim çerçevesi aldım, her zaman lazım
6. yıl: Şu parayla kendine bir şey al

6. hafta: Hangi filmi görmek istersin?
6. ay: Evita'ya gidelim mi?
6. yıl: Evita'yi gör, ben çok beğendim

6. hafta: Üzülme sevgilim, leke yapmaz
6. ay: Dikkat etsene yahu!
6. yıl: Amma da sakarsın be kadın!

6. hafta: Ben pek bu fikirde değilim
6. ay: Bu konuda yanlış düşünüyorsun
6. yıl: Saçma sapan konuşma, Alla'sen

6. hafta: Yaptığın yemeklere de bayılıyorum
6. ay: Bu akşam ne yiyoruz?
6. yıl: Gene mi makarna!

6. hafta: Bir sey içer misin?
6. ay: Bir martini içerim
6. yıl: Gene buz koymayı unutmuşsun

6. hafta: Bu elbise sana çok yakışmış
6. ay: Bir elbise daha mı aldın?
6. yıl: Kaç para verdin buna?

6. hafta: Özür dileyecek bir sey yapmadın ki
6. ay: Biraz dikkat etsene be kızım
6. yıl: Hay senin eline... ……………

FNT
02-06-2008, 13:38
Gündemi iyi yakalamak lazım...


Bir CHP Milletvekili, otobüste cep telefonuyla konuşuyormuş. Yolcular uyarmış:

-Otobüste cep telefonuyla konuşmak yasaktır...

Milletvekili telefonun öbür ucundaki arkadaşını uyarır:

-Duydun mu? Otobüsün içinde konuşmam yasakmış, sen konuş ben dinleyeyim...
http://img377.imageshack.us/img377/7271/fikratp0.th.jpg (http://img377.imageshack.us/my.php?image=fikratp0.jpg)

Bear_Bull
04-06-2008, 23:27
Bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.
Öğrenci: Siz beni cezalandırıyorsunuz. Bunu hiç anlıyor musunuz?
Profesör: Evet tabi ki.Yoksa nasıl profesör olabilirdim?
Öğrenci: İyi o zaman. Size birşey sormak istiyorum. Eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. Fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.
Prof: Anlaşıldı tamam. Sor bakalım.
Öğrenci:Yasal olupta mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?
Profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. Ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. Daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor. Öğrenci hemen cevap veriyor:
"Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. Bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil. Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. Bu ise ne mantıklı ne de yasal."

Bear_Bull
04-06-2008, 23:30
Temel doktora gitmis.

- Hastayim doktor, cok hastayim, vucudumun her yeri agriyor, nereme dokunsam sizim sizim sizliyor, dokuluyor...

Doktor:

- Nasil hastalik o, tum vucudunu saran, agritan?

Temel parmaginin ucuyla kafasina dokunmus.

- Ay ay ay...

Sonra gogsune parmagini basmis ve yine aciyla bagirmis. Sonra beline, yine acidan allak bullak olmus, sonra bacaklarina... Temel parmagini neresine dokundursa agriyla irkiliyormus... Doktor daha fazla dayanamamis.

- Ver bakayim su elini, demis; Bak oglum senin parmagin kirik...

efedere
05-06-2008, 15:07
- Yalan söyleyene...

Padişahın biri: - 'Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altınvereceğim!'demiş.
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;

1.Yalancı: - 'Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
'Padişah: - 'Bunun neresi yalan?..'- 'Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götü rür tabii!..'

2.Yalancı: - 'Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..'Padişah:- 'Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacı nı düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral o'dur tabii!..'

3.Yalancı: - 'Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!'
Padişah:- 'Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir. 'Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.Ama bir gün bir

Kayserili gelmiş;
- 'Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..'

Bear_Bull
05-06-2008, 19:28
Adam kafayı yemiş ortalığı dağıtıyor. Gülmek istiyorsanız 3 dk.nızı ayırın. :)

http://www.glumbert.com/media/crazyoffice

asbest38
12-06-2008, 09:03
Mükemmmmmmeeeeelll....................... Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden
> >>Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:
> >>
> >> -'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin
> >>rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir
> >>gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı
> >>görmesini sağla.'
> >>
> >>Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah
> >>, karısının bedeninde uyanıyor.
> >>
> >>§ Hemen yataktan fırlıyor.
> >>§ Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
> >>§ Çocuklarını uyandırıyor.
> >>§ Elbiselerini hazırlıyor.
> >>§ Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
> >>§ Beslenme çantalarını hazırlıyor.
> >>§ Çocukları okula götürüyor.
> >>§ Eve d önüp, evi toparlıyor.
> >>§ Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
> >>§ Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon
> >>faturasını ödemek
> >>§ için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve
> >>temizlikçiye
> >>§ uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
> >>§ Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
> >>
> >> Bu arada öğlen oluyor.
> >>
> >>§ Evi süpürmeye başlıyor.
> >>§ Eşyaların tozunu alıyor.
> >>§ Mutfağı siliyor.
> >>§ Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
> >>§ Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
> >>§ Yolda onlarla sohbet ediyor.
> >>§ Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
> >>§ Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma
> >>masalarına oturmalarını
> >>§ sağlıyor.
> >>§ Süt ve kek getiriyor.
> >>§ Bu arada yıkadığı çamaşırl arı ütülemesi gerekiyor.
> >>§ Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar
> >>vaktinin kaldığını
> >>§ fark ediyor.
> >>§ Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
> >>§ Salata malzemelerini yıkıyor.
> >>§ Pilav için pirinci ıslatıyor.
> >>§ Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
> >>§ Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları
> >>yerleştirirken buluyor.
> >>§ Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
> >>§ Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
> >>§ Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri
> >>kontrol ettikten
> >>§ sonra çocukları yatırıyor.
> >>§ Onlara hikaye okuyor.
> >>§ Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona
> >>dönüyor ki, eşi onu
> >>§ yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün
> >>gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevş emesi
> >>gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.
> >>
> >> Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :
> >>
> >> -'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın
> >>hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen
> >>beni eski halime döndür.'
> >>
> >> Allah cevap veriyor :
> >>
> >> -'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama
> >>maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın.':he::he:

Layoti
15-06-2008, 21:02
Acı kaybımız

3 ay önce ailemize katılan, Necmi ismini verdiğimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine gömdük.

Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip Necmi'yi aldığımız dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ''Abi onlar kış uykusuna yatar'' cevabını almış bulunmaktayız, hepimizin başı sağolsun. Bu vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.:aglayan::aglayan::aglayan:

Layoti
15-06-2008, 21:07
Alman yazar

Lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp 'Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır' diyen hocaya,
Öğrencinin cevabı;'Niye, kağıt bulamamış mı?':oley::oley::oley:

Layoti
15-06-2008, 21:25
Düz mantık

Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız...:bad::bad:

Layoti
15-06-2008, 21:31
Lamba

Dün gece evine giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçen bayan'ın ardından yurdum polisinin alkışı hak ettiricek anonsu: 'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.':kahkah::kahkah:

kantar
24-06-2008, 19:57
2 hayat dersi :)

Hikaye 1:

Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış olarak
kabinden çıkmaktadır ki, kapının zili çalar.

Kapıya kimin bakacağı konusunda ufak bir tartışma sonrasında kadın pes
eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri aşagı iner ve kapıyı açar.

Gelen eşinin arkadaşı X'tir. Kadın daha selam veremeden;
'havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 Euro veririm' der.

kadın bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak havlunun
düşmesini saglar.

X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:

'Antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlaşma için size 500 Euro daha
verebilirim, hem de derhal' der.

Önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para
ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul
eder.

Yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir süre içerisinde edinmiş olduğu ufak
servetin heyecanıyla merdivenleri yukarı çıkarak banyoya geri döner.

Hala duşta olan eşi ona kimin geldiğini sorar.

'Arkadaşın X' diye cevap verir kadın.

'Çok iyi, ona borç verdiğim 800 Euro'yu getireceğini söylemişti, onu
getirdi o zaman.'


1.hikayeden çıkartılacak ders :
Eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. Karar
mekanizmasında belirleyici olabilir.

Böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü duruma düşmenin önüne
geçebilirsiniz.


Hikaye 2:

Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda
yürümekte olan bir rahibeye rastlar.

Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini
sorar.

Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının güzelliği
ortaya çıkar.

Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü
kaybeder.

Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin bacağı
üstüne koyar.

Rahibe ona bakar ve söyle der : 'Rahip,129. ayeti hatırlıyor musunuz ?
'Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini
sıralar.

Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur
vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir :

'Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ? 'Utancından yine kızaran rahip
elini çeker ve 'afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor' der.

Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin,
ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur.
Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak
için. 129. ayet şöyle demektedir : 'Ileriye gidiniz, daha yukarlarda
arayınız.
Orada güzellikler bulacaksınız...'


2.hikayeden çıkartılacak ders

Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde firsatları
kaçırabilirsiniz

ayhan53
25-06-2008, 13:06
İki arkadas yıllar sonra karşılaşır. Birinin saç sakalı
birbirine karışmış. Gözlerinin feri sönmüş. Bitkin halde..
"Bu ne hal" der öteki..
"Sorma" diye dertli dertli baslar, bitkin olani.. "Uyku sorunum var.."

"Erken yat.."
"Sorun da orda basliyor zaten.. Saat sekizde uykum geliyor.
Yataga yatiyorum. Hemen gozlerim kapaniyor. Kapanir kapanmaz
da kendimi koca bir TIR'in direksiyonunda buluyorum. Zeytinburnu'nundan

yükü
sariyorum.. Edirne.. Gec Bulgaristan, Sofya'da mal indiriyorum.
Yeni mali yukluyorum, ayni hizla,gene Zeytinburnu'na geliyorum ki sabah
olmus.
Tursu gibi kalkiyorum yataktan.. Bu her gece boyle.."

"Aaaa" der arkadasi.. "Benim bir ruh doktoru arkadasim var.
Kartini vereyim. Bir dene, belki faydasi olur.."
Adam doktora gider son bir umitle.. Doktor uzun uzun dinler..
Sonra anlatir: "Bu gece Zeytinburnu'ndan ciktiginda, Florya'daki Shell

istasyonunda seni bekleyecegim, sorunu da cozecegim, merak etme.."
Adamin pek akli basmaz ama, uykuya dalar dalmaz, mali yukleyip yola
cikinca,
Florya benzin istasyonunda doktora sahiden rastlamaz mi?..
Durdurur TIR'i.. Doktor yanina gelir.. "Tamam" der, "Senin yolun bu kadar..

Bundan otesi bana ait. Hadi in.."
Adam TIR'dan iner.. Ondan sonra ve o gunden sonra, artik
rahat rahat uyur, sagligina kavusur..
Birkac hafta sonra, bu defa, uzun zamandir gormedigi
baska bir arkadasina rastlar.. Bakar tipki kendi eski hali.. Bitkin

zavalli..
"Hayrola" der..
"Vallahi uyku sorunum var" der, oteki.. "Gece sekizde uykum geliyor.
Yatiyorum.. Bes cilgin kadin.. Sharon, Claudia, Cindy, Naomi, Laetitia!..
Sabaha kadar nasil saldiriyorlar bana...adeta parçalıyorlar beni.

Yani keyifli de, bittim birader.. Bittim.. Cildirmak üzereyim.."
"Tesadüfe bak" der, bizimki.. "Benim de benzeri bir sorunum vardi..
Bir doktor tavsiye ettiler. Gittim. Bir seansta cozdu.. Iste

karti,bir de sen ugra.."
Bir hafta sonra iki arkadas tekrar karsilasir. Bitkin adamin hali
eskisinden beter.
"Ne oldu yahu.. Gitmedin mi benim doktora" der, bizimki..
"Gittim.. Gitmez olur muyum?.. Bu halimin sebebi o..

Senin de, doktorunun da Allah belanızı versin.."
"Ne oldu yahu, anlatsana.."
"Daha ne olacak?.. Senin doktor benden kadınları aldı.
Altıma bir TIR verdi.
Her gece Florya - Sofya gidip geliyorum...

HAŞAT
26-06-2008, 11:43
Odanin birine 1 kadin, 1 utu ve 1 gomlek koymuslar.
5 dakika icinde gomlegi utuleyip, kadinla beraber olan
kisi kazanacakmis.


Japon, almis utuyu eline gomlegi bir guzel utulemis.
Kadina sira gelince sure bitmis.
Cikista :Bizde prensip budur demis: Once is gelir.
Fransiz girmis ve hemen kadina saldirmis. Utuye sira
gelince sure bitmis.
Cikista:Bizde prensip budur demis:Once ask gelir.
Turk girmis.Girer girmez vermis kadina utuyle
gomlegi,o utulerken kadinin isini bitirmis ve
kazanmis.
Cikista: Bizde prensip budur demis: Calisani becerirler..

pinky
26-06-2008, 16:11
İki arkadas yıllar sonra karşılaşır. Birinin saç sakalı birbirine karışmış. Gözlerinin feri sönmüş. Bitkin halde..
"Bu ne hal" der öteki..
"Sorma" diye dertli dertli baslar, bitkin olani.. "Uyku sorunum var.."
"Erken yat.."
"Sorun da orda basliyor zaten.. Saat sekizde uykum geliyor.
Yataga yatiyorum. Hemen gozlerim kapaniyor. Kapanir kapanmaz da kendimi koca bir TIR'in direksiyonunda buluyorum. Zeytinburnu'nundan yükü sariyorum.. Edirne.. Gec Bulgaristan, Sofya'da mal indiriyorum.Yeni mali yukluyorum, ayni hizla,gene Zeytinburnu'na geliyorum ki sabah olmus.Tursu gibi kalkiyorum yataktan.. Bu her gece boyle.."
"Aaaa" der arkadasi.. "Benim bir ruh doktoru arkadasim var.Kartini vereyim. Bir dene, belki faydasi olur.."
Adam doktora gider son bir umitle.. Doktor uzun uzun dinler.. Sonra anlatir: "Bu gece Zeytinburnu'ndan ciktiginda, Florya'daki Shell istasyonunda seni bekleyecegim, sorunu da cozecegim, merak etme.."
Adamin pek akli basmaz ama, uykuya dalar dalmaz, mali yukleyip yola
cikinca, Florya benzin istasyonunda doktora sahiden rastlamaz mi?..
Durdurur TIR'i.. Doktor yanina gelir.. "Tamam" der, "Senin yolun bu kadar..
Bundan otesi bana ait. Hadi in.."
Adam TIR'dan iner.. Ondan sonra ve o gunden sonra, artik
rahat rahat uyur, sagligina kavusur..
Birkac hafta sonra, bu defa, uzun zamandir gormedigi
baska bir arkadasina rastlar.. Bakar tipki kendi eski hali.. Bitkin
zavalli..
"Hayrola" der..
"Vallahi uyku sorunum var" der, oteki.. "Gece sekizde uykum geliyor. Yatiyorum.. Bes cilgin kadin.. Sharon, Claudia, Cindy, Naomi, Laetitia!..
Sabaha kadar nasil saldiriyorlar bana...adeta parçalıyorlar beni.
Yani keyifli de, bittim birader.. Bittim.. Cildirmak üzereyim.."
"Tesadüfe bak" der, bizimki.. "Benim de benzeri bir sorunum vardi..Bir doktor tavsiye ettiler. Gittim. Bir seansta cozdu.. Iste karti,bir de sen ugra.."
Bir hafta sonra iki arkadas tekrar karsilasir. Bitkin adamin hali eskisinden beter.
"Ne oldu yahu.. Gitmedin mi benim doktora" der, bizimki..
"Gittim.. Gitmez olur muyum?.. Bu halimin sebebi o..Senin de, doktorunun da Allah belanızı versin.."
"Ne oldu yahu, anlatsana.."
"Daha ne olacak?.. Senin doktor benden kadınları aldı.
Altıma bir TIR verdi. Her gece Florya - Sofya gidip geliyorum....

Evvelce yollanmışsa affola

KARADENIZ
26-06-2008, 16:39
İki ....

Evvelce yollanmışsa affola

pinky abi..
2 yazi ustte ustelik..
bence bu daha komik:he::he::he:

irasare
26-06-2008, 18:27
İki arkadas yıllar sonra karşılaşır. Birinin saç sakalı
birbirine karışmış. Gözlerinin feri sönmüş. Bitkin halde..
"Bu ne hal" der öteki..
"Sorma" diye dertli dertli baslar, bitkin olani.. "Uyku sorunum var.."
"Erken yat.."
"Sorun da orda basliyor zaten.. Saat sekizde uykum geliyor.
Yataga yatiyorum. Hemen gozlerim kapaniyor. Kapanir kapanmaz
da kendimi koca bir TIR'in direksiyonunda buluyorum. Zeytinburnu'nundan
yükü
sariyorum.. Edirne.. Gec Bulgaristan, Sofya'da mal indiriyorum.
Yeni mali yukluyorum, ayni hizla,gene Zeytinburnu'na geliyorum ki sabah
olmus.
Tursu gibi kalkiyorum yataktan.. Bu her gece boyle.."
"Aaaa" der arkadasi.. "Benim bir ruh doktoru arkadasim var.
Kartini vereyim. Bir dene, belki faydasi olur.."
Adam doktora gider son bir umitle.. Doktor uzun uzun dinler..
Sonra anlatir: "Bu gece Zeytinburnu'ndan ciktiginda, Florya'daki Shell
istasyonunda seni bekleyecegim, sorunu da cozecegim, merak etme.."
Adamin pek akli basmaz ama, uykuya dalar dalmaz, mali yukleyip yola
cikinca,
Florya benzin istasyonunda doktora sahiden rastlamaz mi?..
Durdurur TIR'i.. Doktor yanina gelir.. "Tamam" der, "Senin yolun bu kadar..
Bundan otesi bana ait. Hadi in.."
Adam TIR'dan iner.. Ondan sonra ve o gunden sonra, artik
rahat rahat uyur, sagligina kavusur..
Birkac hafta sonra, bu defa, uzun zamandir gormedigi
baska bir arkadasina rastlar.. Bakar tipki kendi eski hali.. Bitkin
zavalli..
"Hayrola" der..
"Vallahi uyku sorunum var" der, oteki.. "Gece sekizde uykum geliyor.
Yatiyorum.. Bes cilgin kadin.. Sharon, Claudia, Cindy, Naomi, Laetitia!..
Sabaha kadar nasil saldiriyorlar bana...adeta parçalıyorlar beni.
Yani keyifli de, bittim birader.. Bittim.. Cildirmak üzereyim.."
"Tesadüfe bak" der, bizimki.. "Benim de benzeri bir sorunum vardi..
Bir doktor tavsiye ettiler. Gittim. Bir seansta cozdu.. Iste
karti,bir de sen ugra.."
Bir hafta sonra iki arkadas tekrar karsilasir. Bitkin adamin hali
eskisinden beter.
"Ne oldu yahu.. Gitmedin mi benim doktora" der, bizimki..
"Gittim.. Gitmez olur muyum?.. Bu halimin sebebi o..
Senin de, doktorunun da Allah belanızı versin.."
"Ne oldu yahu, anlatsana.."
"Daha ne olacak?.. Senin doktor benden kadınları aldı.
Altıma bir TIR verdi.
Her gece Florya - Sofya gidip geliyorum....

Bear_Bull
26-06-2008, 18:40
pinky abi..
2 yazi ustte ustelik..
bence bu daha komik:he::he::he:

3 olmuş buna :kahkah: ama gerçekten güzel fıkra :yes:

ayhan53
02-07-2008, 13:03
Forumdaki Gıcık Uye Ne Yapar

üye-şşşş admin senmi oluyon
admin-evet ne oldu
ü-beni mod yapsana
a-la git canın sıkılıyosa kumda oyna
ü-yapsana ya
a-la git başımdan kilitlencek konular war
ü-beni mod yapmassan gerksiz konu açarım
a-üffff senlemi uğraşcaz
ü-mod yap kurtul
a-ban



ü-admin bey bakarmısınız
a-ne war
ü-elinin körü war
a-şşşşş fb liysen sus adam sansınlar gs liysen söle örnek alsınlar
ü-o ne bea
a-pardon karıştı



ü-admin senmisin
a-evet
ü-beni banlasana
a-nden
ü-beni mod yapmassan komik şeyler bölümünde senin çıplak photolarını yayınlarım
a-tamam lem sus banlıcam
ü-iii hep böle ol
a-ama o fotoğrafları yayınlamıcan demi?
ü-banlamassan değil senin bütün sülaleninkini banlarım
a-ok be abanladık



gs li bir admine
ü-kadıköyü hatırlıyonmu
a-lagit işine malmısın ne b*ksun
ü-nasıl çakmıştık 6 tane
a-üfff senlemi uğraşcam
ü-mod yap beni kurtul
a-seni sınırsız banlıcam banın açıldığı zaman mod yapıcam
ü-tamam abi elini ayağını öpüm banlama 5-1 likyenilgi aklıma geldi
a-ha şöle şimdi gözüme görünme ..

JAKO
12-07-2008, 12:19
Edilen yeminlerden karakter analizi

İnsanlarin inandırıcı olmakta kullandığı cümleye göre, kişiliklerinden ipucu edinme..

vallayi dabrukaya gerileyimde vurulaa vurula delineyim be ablam be, gecligimi yasamak nasib olmaya ya [cingene]

alllllah canimi alsin, surdan suraya gitmek nasip olmasin ki [mahalle guzeli]

alllah belami versin, anam avradim olsun abi, yeminle abi, abi? [l sayisina oranla delikanli]

iki gozum onume aksin ki ben yapmadim [ilkokul cocugu]

cennet yuzu gormeyeyim [kofti imam]

cocugumu keserim [gecekondu sahibi]

bana da ahmet demesinler [mehmet]

(u.. yasak kelime) ********im be bu borcumu ödemezsem [********]

bak yalansa dünya alem şeyetsin. [motor] yada [Nonoş]

allah kur'an çarpsın ki [abdestsiz namaz kılıcı]

gelmişini geçmişini... [tarihçi profesör]

ölümü öp bak [nekrofili]

anam babam ölsün ki.... [Hain Evlat Ökkeş]

davul olayım e mi [zurna]

kutuplara düşeyim bak [bedevi, bahtsız olamayanı]

klavyem parçalansın ki... [yazılımcı]

yalanım varsa şeyetsinle [hayat kadını]

yalan söylüyosam zincirleme kaza yapiim [demir bükey]

microsoft batsın ki... [bill gates]

erkek olayım ki... [duygu asena]

tepegözüm önüme aksın ki ya valla bak!.. [cyclops]

ekmek kuran carpsin [din dersinden cikmis ilkokul cocugu]

********im bah..[kro]

yeminle [duzenbaz]

kantar
23-07-2008, 15:24
Ideal eş :)

Hanımım ne söylerse çıkmam onun sözünden

Ne arzu ettiğini keşfederim gözünden


Saygı gösterip ona sabah erken kalkarım

Ortalığı süpürür sobamızı yakarım


Çayımızı hazırlar soframızı kurarım

Bu arada uyanır sultanlar gibi hanım


İbriği tası alıp eline su dökerim

Hizmetimi beğenir takdir eder şekerim


Evi badana eder duvarları sıvarım

Elimden her iş gelir tahtaları ovarım


Sinirliyim titizim terstir biraz damarım

Yırtık sökük gördümmü hemen alır yamarım


Sporu çok severim salıncağı sallarım

Çocuk doğdu doğalı idmanlıdır kollarım


Biraz müşkülpesendim her yemeği yiyemem

Gururluyum hanıma şunu pişir diyemem


Ev işine karışmam herkes gibi aşırı

Haftada bir yıkarım biriken çamaşırı


Kimseye boyun eğmem temizlerin ocağı

Misafir günümüzde toplarım dört bucağı


Hanıma fincan cezve getirdim kahire den

Kahve pişirmem için çağırır daireden


Dalar karıştırırsam şekerliyle sadeyi

Oklavanın altında veririm ifadeyi


Allah herkese böyLe bi eş nasip etsin kızlar... :)

krokodil
23-07-2008, 23:00
-Okul=işte kuzu kuzu geldim..

2-Öğrenci=ben bir ceviz ağacıyım yunus emre parkında

3-Öğretmen=kapı açık arkanı dön ve çık

4-Müdür=endamın yeter

5-Sınıf=mecburen mecburen mecburen

6-Sıra=dostum can dostum

7-Ders=güneş kadar sıcak yıldızlar kadar uzak

8-Tahta=yaz tahtaya bır daha

9-Zil=sen gelmez oldun

10-Tenefüs=seninle bir dakıka umutlandırıyor beni

11-Kantin=domates biber batlıcan

12-Merdiven=hoplayıver çekirge zıplayıver çekirge bıdı bıdı bıdı çekirge

13-Tuvalet=içine ata ata ne hala düştün tuta tuta patlıyacaksın

14-Sözlü=kadere bak

15-Yazılı=gel sen ne çektiğimizi birde bana sor

16-Kopya=sus sus sus kimseler duymasın

17-Sınav soruları=ALLAH ALLAH ALLAH (bu nasıl sevmek)

18-Not=o beni sırtımdan vurdu

19-Not defteri=yanıyor yüreğim

20-Disiplin=hasretinden ölsem kapını çalan olmazdım

21-Forma=sen aldırma giderim buralardan bir pantolan bir cekett

22-Rehberlik servisi=dipteyim sondayım depresyondayım

23-Geç kağıdı=sensiz sabah olmuyor

24-İzin kağıdı=ellerımde çicekler kapında sırılsıklam gorursen bırgın şaşırma

25-Okul çıkışı=sen yookken ne dogan gun ne batan gun umrummda

26-Hafta sonu =dön çarem

27-Yaz tatili=seni sevmeyen ölsün

28-Test kitabı=ben mecburum sana

29-Üniversite=uzun ince bir yoldayım

30-Mezunlar=yolcudur abbas bağlasan durmaz

krokodil
23-07-2008, 23:03
İş kuyruğu...

Adamın biri iş bulmak için İstanbul'da İşçi Bulma Kurumu'na müracaat etmiş.

- Evet bir iş var... demiş ilgili memur. Rus dans grubu birini

arıyor.Tüm yapılacak iş kızların soyunmasına,giyinmesine

yardım etmek, günde iki kez vücutlarını bebek yağı ile

yağlamak, göğüslerinin ucuna parlak küçük yıldızlar

yapıştırmak falan...

Sevinçten gözleri parlamış adamın;

- Ohhh çok iyi, hemen başlayabilirim, demiş.

- Tamam.. O zaman yarın sabah yedide Adapazarı'nda olabilir misiniz?

- Neden? İş Adapazarı'nda mı?

- Hayır, iş İstanbul'da.. Fakat başvuru kuyruğunun sonu şu anda orada!

krokodil
23-07-2008, 23:04
Yaşlı ve zengin bir adamın hepsi birbirinden zeki 3 oğlu varmış.
Birgün
>amansız bir hastalıkla yatağa düşen yaşlı adam verasetini açıklamak
>için oğullarını yanına çağırmış.
>- 'Oğullarım benim vaktim geldi artık, ecel kapıda. Ben ölünce tabi ki
>mallarımın hepsi sizin
>ve siz çok zekisiniz, ama siz mallarımı bölüşeceksiniz diye,
birbirinize
>düşmemeniz için şehrin kadısına gidin. O kadıya benim selamımı
söyleyin, o
>size mirası bölüştürür.'
>
>Ve adam ölüüür...Oğulları da babalarının isteği üzerine, kadıya gitmek
>için
>yola düşerler.
>Tabi yeşillik yerlerden, gölden, yağmurdan, çamurdan falan geçerler.
>Derken önlerine bir adam çıkar ve bizim 3 biradere sorar;
>- ' Efendiler ben devemi kaybettim siz yolda bir deve gördünüz mü?'
der.
>Büyük kardeş sorar;
>- 'Tek gözü kör müydü?'
>Adam ' Evet ' der.
>Ortanca kardeş sorar;
>- ' Kuyruğu kesik miydi?'
>Adam ' Evet ' der.
>Küçük kardeş sorar;
>- ' Bir ayağı topal miydi? '
>Adam ona da ' Evet ' der.
>Bu sorulardan sonra 3 birader devesini kaybeden adama;
>- ' Biz senin deveni görmedik ' derler.
>Adam birden sinirlenir.
>- ' Yaa nasıl olur. Hem bütün özelliklerini bildiniz, hem de görmedik
>diyorsunuz.
>Bende sizinle beraber gideceğim ve gittiğiniz yerdeki kadıya sizi
şikayet
>edeceğim' der.
>Biraderler de ' Olur gel' derler.
>
>Ve sonunda kadının yanına varırlar, huzuruna çıkarlar. 3 birader der
>ki;
>- ' Efendim bizim babamız vefat etmeden önce mirası bölüşmemiz için
size
>gelmemizi söylemişti. Biz de bu yüzden geldik. '
>Kadı devesini kaybeden adama döner ve;
>- ' Sen niye geldin.' der. Adam da;
>- ' Efendim ben devemi kaybettim. Yolda bunları gördüm. Onlara devemi
>gördünüz mü dedim ,
>onlar da devemin bütün özelliklerini bildikleri halde görmedik
dediler.
Ben
>bunlardan şüpheliyim' der.
>Kadı biraderlere döner ve sorar:
>- ' Sen nerden bildin tek gözünün kör olduğunu.'
>- ' Efendim, yolda gelirken yeşillik yerden geçtik. Baktım ki
yeşillikler
>hep bir tarafından yenilmiş, öbür tarafına yanaşılmamış bile. Tek
gözünün
>kör olduğunu oradan anladım.'
>- ' Peki sen nerden bildin kuyruğunun kesik olduğunu.'
>- ' Efendim, yolda gelirken deve pisliği gördüm. Devenin pislikleri
hep
>dağınık düşmüş.
>Halbuki kuyruğu olsaydı hep toplu düşerdi. Oradan bildim kuyruğunun
>olmadığını.'
>- ' Peki sen nerden bildin bir ayağının topal olduğunu.'
>- ' Efendim, gelirken gölden geçtik. Baktım ki devenin 3 ayağının tam
izi,
>bir de yarım ayak izi var. Tek ayağının topal olduğunu oradan
anladım.'
>Kadı devesini kaybeden adama döner ve ;
>- ' Kardeşim bunlar senin deveni görmemişler' der.
>Kad ı o adamı gönderir ve düşünür;
>- ' Ulan bunlar benden zeki, ben bunlara nasıl miras bölüştüreceğim.
>Neyse ben bunlara bi ziyafet vereyim, sonra da kapı arkasından
dinleyeyim
>bakalım ne konuşuyorlar'
>diye düşünür ve bizim 3 biraderi evine götürür. Hanımına güzel bi
ziyafet
>hazırlattırır,
>yemek gelir ve kadı;
>- ' Siz yemeğinizi yiyin, ben bi yere varıp geleceğim' der ve kapı
arkasına
>geçer.
>Büyük kardeş der ki;
>- ' Yaa, kuzu çok iyiymiş de, keşke köpek emmeseydi.'
>Kadı şaşırır. Ortanca kardeş der ki;
>- ' Yaa, şarap iyiymiş de, keşke mezar toprağından yapmasalardı.'
>Kadı iyice şaşırır. Küçük kardeş de der ki;
>- ' Yaa, kadı iyiymiş de, keşke ibne olmasaydı.'
>Kadı bu lafı duyar duymaz, gelenlerin zeki olduğunu düşünerek hemen
>araştırmaya gider.
>Kuzuyu aldığı adama;
>- ' Bu kuzu ne emdi' diye sor ar. Adamda;
>- ' Kuzunun annesi öldüydü, ben de kapının önünde yatan köpeğe
emzirttim'
>der.
>Daha sonra şarabı aldığı adama gider ve
>- ' Bu şarabın toprağı nerden' diye sorar. Adamda;
>- ' Valla bizim burada en güzel toprak mezarlıkta var, ben de mezar
>toprağından yaptım' der.
>Kadı;
>- ' Ulan bunlar ikisini de bildi' diye düşünerekten annesinin yanına
gider
>ve
>- ' Anne ben ibne miyim ' diye sorar. Annesi de;
>- ' Oğlum hatırlamazsın, sen küçükken ormanda sana oduncu tecavüz
etmişti'
>der.
>Kadı bu şaşkınlıklar içinde bizim 3 biraderin yanına gider ve baslar
>sormaya.
>Büyük kardeşe;
>- ' Söyle bakalım, kuzunun köpek emdiğini nerden bildin.'
>- ' Nerden olacak. Bak kuzunun budunun bu kenarında yağ olmaz.
>Ama köpeği emdiği için burada yağ var.'
>Ortanca kardeşe;
>- ' Söyle bakalım, şarabın mezar toprağından olduğunu nerden bildin.'
>- ' Nerden olacak. İçiyorum içiyorum zevk yerine keder ve riyor.'

>Ve küçük kardeşe sorar;
>- ' Söyle bakalım, sen benim ibne olduğumu nerden bildin.'
>- ' Nerden olacak, ibne olmasan girişe patagonya bayrağı asmazdın.'

ayhan53
28-07-2008, 12:36
mesleklere göre aşk ilanları


Ayakkabıcı: ah sevdiceğim sensiz hayat bana bi numara küçük geldi, kalbimi vurdu, su toplattı hop hop hoplattı, canım yanıyor ne olur dön..

Bilgisayarcı: açtım kapadım kendimi yine de düzelemedim sensiz.. printerım ol yaz beni yarım yarım..

Kabzımal: mevsimlik sebzeler geldi, hormonsuz domates geldi, kütür kütür hıyar geldi sen gelmez oldunnn..


Terzi: beli sıkıyorsa sevdanın, don lastiği gibi süneyim sana.. paçalarını kısaltma sevdiğim, selvi boylum al yazmalım benim..

Müzisyen: kalbimin sol anahtarı, yarımlık notam, bu porte var ya.. sana feda olsun

Kasap: senin o bakışların yarim, iki kere çekilmiş kıyma gibi lap diye yapıştırır tezgaha beni.. sinirlerim ayıklanır sesini duyunca.. ben seninim artık, ister inegöl köfte yap beni ister cızbız..

Minibüsçü: stepnemi kaybettim sen benden gittin gideli.......

Avukat:i tiraz ediyorum sayın aşkım.....böğrüm müvekkil misali yanmakta sana tutulalı.....

Manav: domates yanaklım....patlıcan dudaklım......enginar kılıklım......3 kilosu bir milyonluk bir aşk değil benimki......

Milletvekili: bizim kasabaya yapılcak köprünün inşaatına başladık...15 sene sonra....beni ööle değiştirdin ki vaadettiklerimi yapmaya başladım.....

Doktor: öksür sevdiğim, ciğer filmin pırıl pırıl, gönlünce öksür sevdiğim... hapşur sevdiğim grip aşısı gibi senin aşkın, beni mikroplardan korur sevdiğim

Haber Spikeri: iyi aksamlar..Evdeki telefondan bildiriyorum.Dun aksam beynime ulasan sinyale gore, sana asigim ve seviyorum.Bir dahaki konusmamiza kadar hoscakal
Çiftçi: buğday başağı gibi sarı saçların, rüzgarda mağrur boynunu büker güzeller güzeli.. gel de aşık olma

Benzinci: sulandırılmış mazot gibi motoru bozan adamlardan değilim ben.....petrol rafinerisine döndüm seni seveli.....

Bodyguard: seni çok pis döverim benim asabımı bozma.....seviyoz dedik ya.....şimdi kaybol.....

slck
02-08-2008, 00:25
DÜnyanin en tuhaf İnsanlari kİmlerdİr?
Cevap:tuhafİyecİler

slck
02-08-2008, 00:25
77 neden ikiye bölünmez?
-Çünkü "seven"ler ayrılmaz.

slck
02-08-2008, 00:27
AŞk ve para arasindaki tek fark aŞk bİr anda baslar para İse zamanla ortaya Çikar

slck
02-08-2008, 00:28
aşk sevmeyi bilenlere para ise gözü doymamışlara aittir

slck
02-08-2008, 00:31
Ayda 200 mİlyon kazanmak İstermİsİnİz?o zaman aya gİdİn.

ayhan53
04-08-2008, 12:42
Mesaj Sayısını Yükseltmenin Altın Yolları :)



1. Yeni üyelerimiz kategorisine girin ve her gelene "hoşgelmişsen ağam", "we aleykumesselam we rahmetullahi we berakatuhu", "Misyona sadakat konusunda elinden geleni ardına koyma ulan!", "Tüh, geleceğinizi bilseydik kurban keserdik ama haberimiz olmadı, niye haber vermediniz kıymettar efendim?", "Geldiğin gibi gidersin!" mealinde sözler yazın. Bu mesajları istisnasız her başlığa yazarsanız mesaj sayınızı epeyce yükseltmiş olursunuz. Ayrıca "yeni üyelerimiz"in sempatisine de mazhar olabilirsiniz. Fakat mevzubahis "yeni üyemiz", aynı şeyi başkasının başlığına da yazdığınızı görürse hakkınızda pek müsbet şeyler düşünmeyecektir, benden söylemesi. Neyse, bizim amacımız mesaj sayımızı uçurmak olduğu için bunların hiçbir önemi yok. Elalemin ağzı torba değil ki büzesin, değil mi azizim?
2. yeni acılan konu gördüğünüzde affetmeyin. "Eline sağlık", "ellerine sağlık", "beynine sağlık", "efsane geri döndü korksun lamerler", "abi var ya senin üstüne tanımıyorum, defacelerine hastayım yahu, beni de deface eder misin bi zahmet?", "Helal olsun usta, üstad büyüksün" gibi mesajlar atın. Bunu da her başlığa atın ki takdir bekleyen gövde göstericisi sevinsin, garibim, o kadar uğraştı değil mi? O sevinirken sizin mesaj sayınız da yükselmiş olacak, ne güzel, alan memnun, satan memnun.
3. Birisi sual mi etmiş bir başlıkta? "aha şimdi yandık" demeyin, onun da bir yöntemi var. Soru başlıklarına girin ve şunu istisnasız hepsine yazın. "Daha önce verildi kardeşim, arama yapmadan konu açıyosunuz! forumu kirletiyorsunuz! Allah belanızı.. vermesin!"... Muhattabınızı şok edecek, forumun temizliğine çok önem veren bir şahsiyet gibi görünecek, mesaj sayınızın uçuş sırasında büyük irtifa kazanmasını sağlayacaksınız böylelikle.
4. Birisi bir döküman mı yazmış? İşimiz çok basit. Girin başlığa, "eline sağlık" veya "keşke alıntıdır yazsaydın" deyin. Bu kadar...
5. Eğlence bölümünde de bir format vardır tabii. Burası aslında mesaj patlatmak için oluşturulmuştur. Her başlığa "", "höhöhöhöhöhö", "çok komik", "eline sağlık ya nerden buluyosunuz böyle şeyleri", "ağa sağolasın bu günde bile beni güldürdün ya, Allah da seni güldürsün", "yok bölle bi şii yaaaa!", "daha önceden açılmıştı kardeşim arama yap, adamı hasta etme!" mealinde mesajlar gönderin. Mal bulmuş mağribi gibi sevinebilirsiniz, zira bu mesaj sayınıza inanılmaz bir katkı yapacaktır. Fakat çok kötü bir örnek var halihazırda, eğlence mizah geyik bölümünde ve sırf bu örneğin diğerleri tarafından örnek alınması, ibret alınması için silmediğimi belirteyim. Şöyle ki konunun ilk mesajında bir vatandaş şifreli bir dosya yayınlar rapidsharede... Onun hemen ardından ilk sıradan mesaj kapma gayretindeki kanı kaynayan, azimli bir arkadaşımız "yaa çok güzel, eline sağlık, koçumsun, süper bi şey" mealinde bir mesaj yazar. Fakat ardından gelen mesajlarda dosyanın rar şifresi olduğu anlaşılır ve arkadaş fena halde rezil-kepaze edilir. Hoş, mesaj sayısının yükseltilmesi gibi mukaddes bir amaç uğrunda rezil de olunur, kepaze de...
6. Haber başlıkları genelde yorum ve dolayısıyla zeka isteyen başlıklardır, aman diyim, onlardan kaçının. Veya hepsine sırasıyla "güzel çalışma" veya "daha önce verilmişti galiba" şeklinde mesaj atın ve ardınıza bile bakmadan kaçın.
7. Başlıklarda uzun uzadıya mesaj yazmayın. Ufak bir smiley herşeyi ifade ederken niye klavyenin tuşlarında parmak gezdiresiniz ki? Hem kalorilerinize yazık, hem de -daha önemlisi- mesaj sayınızı patlatabilmeniz için pek değerli olan zamanınıza... Smiley’lerden vazgeçmeyin.
8. Geri dönüşüme taşınan başlıklara mesaj yazmayın. Onlar nasıl olsa silinecek. Vakit kaybetmeye ne gerek var?
9. İğneli başlıklara dadanın. bu yazdığınız mesajların uzun süre silinmeyeceğine dalalet eder, çünkü iğneli başlık önemlidir ve mevcudiyetini uzun müddet muhafaza ve müdafa etmekle meşgûldür.
10. Arada sırada birinin açtığı konunun içeriğini ful kopyalayın ve yeni konu olarak açın. Birileri size "daha önce verilmişti gardaşım" derse cevap verirsiniz, belki konu gözden kaçarsa mesaj sayınızı epeyce yükseltmiş olursunuz.
11. Exploits/vulnerabilities başlığında konu açıp bu işi bir türlü anlayamadığınızı söyleyin. Bir daha dönüp bakmayın, zaten anlamazsınız. Veya başlığı izlemeye ve "anlamıyomki" diye mesaj yazmaya devam edin, işe yarayabilir.
12. Kavgaya girip "arkadaşlar polemik çıkabilir"vari kehanetlerde bulunun. Faydası olacak, emin olun.
13. Zeka sorusu varsa hemen atlayın. Zaten sizden önce birileri o soruyu çözmüş ve cevabı yazmıştır. Siz de ondan cevabı öğrenin ve mümkün olduğunca az kelime kullanarak yazın. "Zeka sorusu" deyip geçmeyin, bir konuda aynı cevabın 30 kere tekrarlandığına şahit oldum an itibarıyla, çileden çıktım.
14. Bir başlıkta resim varsa, resim çıksın-çıkmasın, "resim çıkmamış abi" deyin, şamatayı izleyin.

HAŞAT
04-08-2008, 13:20
' Nerden olacak, ibne olmasan girişe patagonya bayrağı asmazdın.'

Sn. Krokodil gerçekten de Patogonya bayrağı mıydı? :düsün:

son_azrail
04-08-2008, 20:59
sayın krokodil olay patagonyaya kadar çok can alııydı ama son nokta iyi konmamış kapımızı dinlemezdin dese daha hoş dururdu:)

kar
21-08-2008, 01:27
Mesaj Sayısını Yükseltmenin Altın Yolları :)



1. Yeni üyelerimiz kategorisine girin ve her gelene "hoşgelmişsen ağam", "we aleykumesselam we rahmetullahi we berakatuhu", "Misyona sadakat konusunda elinden geleni ardına koyma ulan!", "Tüh, geleceğinizi bilseydik kurban keserdik ama haberimiz olmadı, niye haber vermediniz kıymettar efendim?", "Geldiğin gibi gidersin!" mealinde sözler yazın. Bu mesajları istisnasız her başlığa yazarsanız mesaj sayınızı epeyce yükseltmiş olursunuz. Ayrıca "yeni üyelerimiz"in sempatisine de mazhar olabilirsiniz. Fakat mevzubahis "yeni üyemiz", aynı şeyi başkasının başlığına da yazdığınızı görürse hakkınızda pek müsbet şeyler düşünmeyecektir, benden söylemesi. Neyse, bizim amacımız mesaj sayımızı uçurmak olduğu için bunların hiçbir önemi yok. Elalemin ağzı torba değil ki büzesin, değil mi azizim?
2. yeni acılan konu gördüğünüzde affetmeyin. "Eline sağlık", "ellerine sağlık", "beynine sağlık", "efsane geri döndü korksun lamerler", "abi var ya senin üstüne tanımıyorum, defacelerine hastayım yahu, beni de deface eder misin bi zahmet?", "Helal olsun usta, üstad büyüksün" gibi mesajlar atın. Bunu da her başlığa atın ki takdir bekleyen gövde göstericisi sevinsin, garibim, o kadar uğraştı değil mi? O sevinirken sizin mesaj sayınız da yükselmiş olacak, ne güzel, alan memnun, satan memnun.
3. Birisi sual mi etmiş bir başlıkta? "aha şimdi yandık" demeyin, onun da bir yöntemi var. Soru başlıklarına girin ve şunu istisnasız hepsine yazın. "Daha önce verildi kardeşim, arama yapmadan konu açıyosunuz! forumu kirletiyorsunuz! Allah belanızı.. vermesin!"... Muhattabınızı şok edecek, forumun temizliğine çok önem veren bir şahsiyet gibi görünecek, mesaj sayınızın uçuş sırasında büyük irtifa kazanmasını sağlayacaksınız böylelikle.
4. Birisi bir döküman mı yazmış? İşimiz çok basit. Girin başlığa, "eline sağlık" veya "keşke alıntıdır yazsaydın" deyin. Bu kadar...
5. Eğlence bölümünde de bir format vardır tabii. Burası aslında mesaj patlatmak için oluşturulmuştur. Her başlığa "", "höhöhöhöhöhö", "çok komik", "eline sağlık ya nerden buluyosunuz böyle şeyleri", "ağa sağolasın bu günde bile beni güldürdün ya, Allah da seni güldürsün", "yok bölle bi şii yaaaa!", "daha önceden açılmıştı kardeşim arama yap, adamı hasta etme!" mealinde mesajlar gönderin. Mal bulmuş mağribi gibi sevinebilirsiniz, zira bu mesaj sayınıza inanılmaz bir katkı yapacaktır. Fakat çok kötü bir örnek var halihazırda, eğlence mizah geyik bölümünde ve sırf bu örneğin diğerleri tarafından örnek alınması, ibret alınması için silmediğimi belirteyim. Şöyle ki konunun ilk mesajında bir vatandaş şifreli bir dosya yayınlar rapidsharede... Onun hemen ardından ilk sıradan mesaj kapma gayretindeki kanı kaynayan, azimli bir arkadaşımız "yaa çok güzel, eline sağlık, koçumsun, süper bi şey" mealinde bir mesaj yazar. Fakat ardından gelen mesajlarda dosyanın rar şifresi olduğu anlaşılır ve arkadaş fena halde rezil-kepaze edilir. Hoş, mesaj sayısının yükseltilmesi gibi mukaddes bir amaç uğrunda rezil de olunur, kepaze de...
6. Haber başlıkları genelde yorum ve dolayısıyla zeka isteyen başlıklardır, aman diyim, onlardan kaçının. Veya hepsine sırasıyla "güzel çalışma" veya "daha önce verilmişti galiba" şeklinde mesaj atın ve ardınıza bile bakmadan kaçın.
7. Başlıklarda uzun uzadıya mesaj yazmayın. Ufak bir smiley herşeyi ifade ederken niye klavyenin tuşlarında parmak gezdiresiniz ki? Hem kalorilerinize yazık, hem de -daha önemlisi- mesaj sayınızı patlatabilmeniz için pek değerli olan zamanınıza... Smiley’lerden vazgeçmeyin.
8. Geri dönüşüme taşınan başlıklara mesaj yazmayın. Onlar nasıl olsa silinecek. Vakit kaybetmeye ne gerek var?
9. İğneli başlıklara dadanın. bu yazdığınız mesajların uzun süre silinmeyeceğine dalalet eder, çünkü iğneli başlık önemlidir ve mevcudiyetini uzun müddet muhafaza ve müdafa etmekle meşgûldür.
10. Arada sırada birinin açtığı konunun içeriğini ful kopyalayın ve yeni konu olarak açın. Birileri size "daha önce verilmişti gardaşım" derse cevap verirsiniz, belki konu gözden kaçarsa mesaj sayınızı epeyce yükseltmiş olursunuz.
11. Exploits/vulnerabilities başlığında konu açıp bu işi bir türlü anlayamadığınızı söyleyin. Bir daha dönüp bakmayın, zaten anlamazsınız. Veya başlığı izlemeye ve "anlamıyomki" diye mesaj yazmaya devam edin, işe yarayabilir.
12. Kavgaya girip "arkadaşlar polemik çıkabilir"vari kehanetlerde bulunun. Faydası olacak, emin olun.
13. Zeka sorusu varsa hemen atlayın. Zaten sizden önce birileri o soruyu çözmüş ve cevabı yazmıştır. Siz de ondan cevabı öğrenin ve mümkün olduğunca az kelime kullanarak yazın. "Zeka sorusu" deyip geçmeyin, bir konuda aynı cevabın 30 kere tekrarlandığına şahit oldum an itibarıyla, çileden çıktım.
14. Bir başlıkta resim varsa, resim çıksın-çıkmasın, "resim çıkmamış abi" deyin, şamatayı izleyin.,Doğru söze ne denir.:super:

asbest38
01-09-2008, 18:06
1 - Temel yere bir daire cizip bu dairenin içinde horon tepmeye baslamis. Nicin?
Kendi capinda eglenmek için.

2 - Temel sigarasini bir metre uzunlugundaki agizliga takip iciyormus. Nicin?
Doktoru sigaradan uzak durmasini soyledigi icin.

3 - Temel her gece yatmadan once ayaklarina bocek ilaci sikiyormus. Nicin?
Ayaklarinda karincalanma oldugu için.

4 - Temel esinin yas gününde ne almis?
Kurulanmasi için bir havlu.

5 - Temel hamile karisinin cok su içmesine izin vermiyormus. Nicin?
Bebek yuzme bilmiyordur diye...

6 - Temel her yemekten sonra cebine bir kasik koyuyormus. Nicin?
Doktoru yemeklerden sonra bir kasik almasini söyledigi için.....

7 - Temel hasmina tehdit mektuplari yazarken eldiven giymis. Neden?
El yazisi taninmasin diye.

8 - Milyarder Temel'in cocuklari, derslerini villalarinin bahçesinde yapiyorlarmis. Nicin?
Temel'e 'zengin adamsin, cocuklarini disarida okut' dedikleri için

9 - Temel dolmakalemiyle mektup yazarken birden cok hizli yazmaya baslamis Neden?
Dolma kalemin mürekkebi bitmek uzereymis

10 - Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fici ile gitmis. Nicin?
Doktoru alti ay sonra idrarinla birlikte gel demis.

11 - Temel sacini islatmadan sampuanliyormus. Nicin?
Sampuanin etiketinde 'kuru saçlar içindir' diye yazdigi için.

12 - Atletizim sampiyonasina katilan Temel, doping yapmasina ragmen sonuncu olmus. Neden?
Doping yaptigi anlasilmasin diye.

13 - Temel yeni satin aldigi arabasini kullanirken kahkahalarla guluyormus Nicin?
Dostlari gule gule kullan demis.

14 - Temel yeni aldigi ayakkabisini bir hafta giymemis Neden?
Satici bir hafta kadar ayaginizi sikabilir dedigi için.

ayhan53
01-09-2008, 21:03
İngilterede bilmemiz gereken ingilizce cümleler


My mother to be my wife
(Anam Avradım olsun )

Come wh ball my brother Come wh ball
(Topla Gel Abicim Topla gel)

Chicken translation
(Piliç çevirme)

Leave the door december
(Kapıyı aralık bırak)

Where is this waer who I put
(Nerede bu kodumun garsonu!...)

Clean family girl
(Temiz aile kızı.)

Your hand is on the job your eye is on playing
(Elin işte gözün oynaşta)

Sensive meat ball
(içli köfte.)

Urinate quickly, satan mixes
(Acele ise şeytan karışır)

There is no saturation to her observations
(Onun Gözlemelerine doyum olmaz)

Man doesn't become from you
(Senden adam olmaz)

Enter the desk
(Sıraya gir)

Look my ram, I'm an Anatolian child,If I put, you s.
(Bak koçum ben Anadolu çocuğuyum bir koyarsam oturursun)

Airpe out of the fart, say hi to that sweetheart:
(Osuruktan tayyare, Selam söyle o yare)

Master !! do something burning-turning in the middle
(Usta !!Ortaya yanardöner bişi yapsana)

Exploded egypt has escaped to my bosphorus
(Boğazıma patlamış mısır kaçtı)

In every job there is a no
(Her iste bir hayır vardır)

She is such a mother's eye girl
(Çok anasının gözü bir kız)

ayhan53
01-09-2008, 21:04
Can Yücel' in diyalogları fıkra gibidir. İşte bir tanesi...

Bir sergide ortada dolanırken, alımlı bir kadın heyecanla yanına gelir:

- Can bey, tanıştığımıza ne kadar memnun oldum anlatamam. Sizin en büyük hayranınızım.

Can Baba sırıtır:

- Demek öyle, yatalım o halde?

Kadın küskün bir ifadeyle bozuk atar:

- Aşk olsun Can bey!!

Can Baba cevaplar:

- Aşk da olacak elbet...

Bear_Bull
02-09-2008, 00:27
İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar,
- Sen gitmek istemiyor musun?
- İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü...
------------

Doktor akıl hastasına sorar :
- Neden 12 ile 14 arası çölü geçemezsin ?
- Çünkü gökten fil düşer ...
- Peki değiştirelim konuyu, neden timsahlar yassıdır ?
- Çünkü 12 ile 14 arası çölü geçmeye kalkmışlardır.

-----------
Milletvekilinin biri bir köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.
Yanındaki köylüye sormuş:
-Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ?
-Efendim, demiş köylü. O zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum. Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.
-Akıllıca ,demiş vekil. Peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?
-Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda...

------------------
Bir gün padişah Nasreddin Hoca'ya sormuş :
-Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş.
Hoca padişahtan korkmadan :
-Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş.
Padişahın sinirden sakalları titremiş. Bu durumu gören Hoca :
-Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış. Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş.

-----------------------------
Birgün Naim Hoca'ya sormuşlar; `denize girersek orucumuz bozulur mu?´ diye.

Naim Hoca şöyle cevap vermiş;
- Ula uşahlar, Remazanda siz denize girersez orucuz bozulmaz. Amma deniz size girerse orucuz bozilir. Ona göre...

tdogan
02-09-2008, 22:47
Urfalının Biri Mezarında Yatan Babasını Ziyaret ediyor:

Babo nasısan, eyimisen?
Gene Fatihayı gaptın, keyfin yerinde.
Oraları bilmem amma...
Buraları bura olmaktan çıhmış gayri.
Mezarıydan galksan,gafayı yersen.
Öldüğüye sevinirsen.. .

Sıra geceleri bitti artık.
Şindi Bitliste beş minare de yok.
Hasangalasında caketim de galmamış.
Hem Urfa dağlarında ceylanlar da gezmiy.
Herkes: Şak-şuka, şaka da - şuka söylüy...

Ne mırranın, ne de gayfenin dadı galdı,
Gayfenin neslisi çıkmış, südü de içinde.
Gaçak çay da hepden gaçak olmuş,
Sallama içiyler..
Ahhh.. Şu gavur icadı televizyon yokmu?
Tam üç tene eve aldım,gene de acans dinliyemiyem.
Gumasının yüzünden gocasından ayrılan böyük gız,
Yaseminin penceresinden bakmazsa göremiymiş.
Öbür oğlan Gurtlar Vadisi.
Hele o güççüğü yokmu ? Sen görmedin.
Saçını hep Amerikan kesdiren,
Gözü , gulağı oynuy namıssızın.
Acun Firarda diy, başka bişey demiy
Turizm dersine eyi geliymiş.
Valla yalan,
Mahsadı çıbıldak garılara baha...

Torunun Şehmuzla iftihar etmelisen,
Aletirik Mehendisi çıktı.
İş bulamadı, galdırım mehendisiyem diy.
Galdırım da yok ya, çamırlarda debeleniy, duruy...
Babo bi de telefon çıkmış,minnacık.
Şalvarın cebine on tene sığar ********im.
Tele-fon amma teli,meli yok.
Eyi bişey de çok yalan söylüy.
Ben Siloyu tarlada görüyem,
Aradığın gişiye ulaşılmıy diy.
Ancaaa foturaf bilem çekiy vallaha...

Bu cümma rühuya hatim indirecektik;
Mevlüt Hoca nazlanıy,boğazı ağrıymış.
Yoh gendini üçaylara hazırlıymış...
Eve iki tene CD göndermiş,
Bunuyla gırk hatim iner demiş.
Eh..Sen de bunuyla idare edersiy.
Dünya işleri bitmiy.
Şindi bana müsade;
Aşağı kepir tarlaya gidiyim.
Golf oynuyacağım da...

TraderTR
04-09-2008, 12:35
Arkadaşlarla yemek yiyecektik. Lokantaya gittiğimde henüz kimse yoktu.. Bir süre sonra kalabalık bir grup halinde geldiler. Öpme faslında o sırada sipariş almak üzere bekleyen garsonu da öpmüştüm! Tabii kahkaha tufanı kopmuştu. İşte o an benim bittiğim andı.


Gece otobüsle İstanbul'dan İzmir'e gidiyordum. Yanımda oturan da benim gibi iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde, ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu birden sıçradı. Karımdan alışık olduğum için, 'Geçti bitanem. Ben yanındayım, yok bir şey' deyiverdim! Adam gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an benim bittiğim andı.


Üniversite yıllarım. Kulak rahatsızlığımdan dolayı hastaneye gitmiştim. Doktor muayene esnasında rahat olmam için benimle sohbete başladı. 'Ögrenci misin?' 'Evet.' 'Hangi üniversite?' 'Uludağ.' 'Ben de oradan mezun oldum. Hangi bölümde okuyorsun?' 'İşletme' dedim ve bombayı patlattım: 'Siz hangi bölümden mezun oldunuz?' 'Sence?' İşte o an benim bittiğim andı.


Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu omuzumla başımın arasına sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu, diğerinde poğaça vardı. Cep telefonumu şarj etmek isterken şarj aletinin ucunu birden poğaçaya soktum! Gören oldu mu diye kafam? çevirince de müdürümle göz göze geldim. Sırıtıyordu. İşte o an benim bittiğim andı.


Lise 1. sınıftaydım. Kimya dersinde "Isınan maddeler genleşir" konusunu anlatan hocamız, 'Örneğin pirinç' deyince atladım: 'Haklısınız hocam yaa! 2 bardak pirinci ısıtinca koca bir tencere pirinç pilavı oluyor.' Hoca, 'Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç' deyince bütün sınıf gülmekten yerlere yatmıştı. İşte o an benim bittiğim andı.


Eve gitmek üzere Bakirköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp, 'Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, 'Abi bu Bakirköy'e gider' diye cevap verdi! İşte o an benim bittiğim andı.

kelaynak
04-09-2008, 13:28
18 li yaşlarımda bir arkadaş ile bir spor ayakkabısı mağazasına gitmiştim.
O anda orada yaşlı, kılık kıyafeti düzgün olmayan birisi vardı.
Ondan başka da çalışan olmadığı için direk yanına gittik.
Nike' ın bir modelini beğenmiştim.
Bu gariban amca Nike'ın ingilizce okunuşunu bilmeyebilir diye NAYK yerine türkçe NI-KE var mı dedim.O da suratıma bakıp, "Ona NI-KE denmez, NAYK denir." deyince yerin dibine geçtim.
Arkadaş bir hayli gülmüştü bana... :)

ayhan53
04-09-2008, 13:58
Erzuruma gelen bir kadın bir dükkanda aynasını unutmuş.
Ve böylece tarihte ilk kez erzuruma ayna girmiş olmuş!

Kadın gittikten sonra dükkan sahibi aynayı görüp eline almış...

Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş
karşısındakini.

- Ey gidi gardaşımm, seni bi daha görmek nasipte varmış !

Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine.
Karısı bakmış, adam bişeye sarılıp uyuyor !
Almış aynayı bir bakmış bir kadın !

- Allah belanı vireee. Bu karı da kim ?

Bi boka da benzese diyerek feryat figan evden çıkmış kadıya gitmiş.

- Kadı efendi adam beni bu çirkin karıyla aldatiiii

Kadı aynaya bakmış ve şöyle demiş :'Yav bu karıdan çok kavata benziir'

Layoti
04-09-2008, 22:17
:eek::eek::eek:
Küçük kız annesine 'İlk insan nasıl
dünyaya geldi' diye sormuş, 'Tanrı
Adem ve Havva'yı yarattı, çocukları oldu
ve insanoğlu yeryüzüne
yayılmaya başladı yavrum' diye izah etmiş
annesi..

Birkaç gün sonra küçük kız aynı soruyu
babasına sormuş.. 'Binlerce yıl
önce maymunlar vardı' demiş babası,
'Bizler de evrim geçirerek
onlardan türedik..'

Farklı iki cevaptan aklı karışan kız
annesine gidip 'Nasıl olur anne'
demiş 'Sen bana insanın Tanrı tarafından
yaratıldığını, babam da
maymunlardan geldiğini söylüyor..
Karıştırıyorum..'

'Karıştıracak bir şey yok' demiş
annesi gülerek, 'Ben sana kendi
ailemin geçmişini anlattım. Baban da kendi ailesininkini anlatmış, bir
tanem..!'

Layoti
04-09-2008, 22:21
:oley::oley::oley:

Anne dışarıda alış-verişteydi. İki buçuk yaşındaki bebeğe babası göz kulak oluyordu.
Aslında bu pek de zor bir şey değildi. Yavrucak halının üzerinde 'çay seti' oyuncağıyla oynarken baba da koltuğunda gazetesini okuyor, ara sıra da bebeğinin kendisine -çay seti oyuncağının minik plastik fincanlarıyla- ikram ettiği suları çay niyetine içerek oyuna iştirak ediyordu.

Derken anne eve geldi. Baba anneye sus işareti yapıp, bebeği izlemesini istedi. Bu çok şirin hareketini annenin de görmesini istiyordu.
Anne, bebeğin elinde çay fincanıyla salondan çıkıp, biraz sonra içi su dolu olarak babasına getirmesini ve babanın da onu çaymış gibi içmesini seyretti.
Sonra gayet sakin bir tavırla elindekilerle mutfağa geçerken eşine seslendi:

'Uzanabildiği tek su kaynağının klozet olduğunu biliyorsun, değil mi?'

:aglayan::aglayan::aglayan:

Sonuç-1: Anneler evlatlarını çok sever ve onlara dair her şeyi bilir.
Sonuç-2: Babalar evlatlarına dair bir çok şeyi bilmez ama onları çok sever: 'Babalar en son duyar' boşuna söylenmemiştir.

Bear_Bull
05-09-2008, 18:21
Kıssadan Hisse - Kabağında Bir Sahibi Vardır...

Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir.Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir.. .Saç, sakal, bıyık, kas, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.- Vur usturayı berber efendi, der.Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa baslar.Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:'Kabak aşağı, kabak yukarı.'Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki,gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır.Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağında bir sahibi vardi elbet !. O gücenmiş olmalı!

Hikâye böyle...Ama hayat da böyle...Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, kabağın da bir sahibi olduğunu, bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğunu unutmaya başlayanlar bir gün anlayacaklardır ... Gününüz , ömrünüz güzel olsun...

asbest38
22-09-2008, 23:14
Karadenizli bir babanın Almanya'da çalışan oğluna gönderdiği mektuptan:

Uy sevgili uşağum, Allah'un selami tabiidur. Mektubumu çok yavaş yazayirum, Çünkim bilirumki, okuman zayuftur, çabuk okuyamazsun... Benden sana sual edersan, Allahuma pin şükür iyiyum, yeni pir iş buldum. Emrumde 1500'e yakın adam var, hepside sessuz sedasuz, kendi hallerinde... Ne iş pulduğumu soraysan söyleyeceğum patlama, mezarluk pekçisi oldum...

Geçtuğumuz hafta puraya iki tefa yağmur yağdi... Piri pazartesinden persembeye öbirida persembeden pazara...

Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkekmidur, kizmidur pelli değil, haçan o yüzden sağa dayi mi oldun, teyzemi oldun söyleyemeyrum.

Pahriyede askerluk yapan 10 usağida kaybettuk. Pindukleri denizalti pozulmis, motori turmis, inmis asaği, denizaltiyi itekleyip, motorunu çalisturmak istemisler...

Temel emicenda tükkan açti, o da 30'a alduğuni 25'e verur, sürümden kazaniyormuş, öyle dedi... Bizim köye findukçilarun Temel'i muhtar seçtuk, akilli uşakta... Geçen gün hepimuzi zelzeleye karşi aşi etturdi. Temel hem akillidur, hemda dürüsttür... Geçenlerde bir taksinun şoföri köye varmiş, muhtari ariyor, meğer yolda bir tavuk ezmiş sahibini soraymiş. Muhtar Temel tavuğa pakmiş, ha bu pizden değildur pizum köyde yassi tavuk yoktur demiş...

Senin küçüğün Ergin çok akilli uşak çikti. Geçen gün tepeye varmiş, elinde bir ip sallayip duriy. Anan uy usağum ne edeysun orada demiş. O da heva durumina bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşima,anlat bakayim şu hava turumi işini dedum. Anlatti, meğer ip sallaninca havanin rüzgarli olduğuni; ip islaninca da yağmur yağduğuni anlayimiş. Çok akilli uşak vesselam. Sen o yaşta böyle akilli değildun.

Senun gönderdiğun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif pir yaninda pir Alman karisi var, ortada da sen. İyiki resmun arkasina ortadaki penum diye yazmişsun yoksam tanimayacaktuk.

Yaa işte böyle uşağum. Memleçetten sağa pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazarum. Baki hüdaya emanet ol. Baban.

NOT: Mektupa para koyacaktum, ama geç akluma geldi, zarfi kapatmişum:)

TraderTR
10-10-2008, 16:15
Amerikalı yatırım uzmanı Dr. Marc Faber bu ayki köşe yazısını şu şekilde

bitirmiş:

"Federal hükümet bize $600 değerinde bir geri ödeme yapıyor. Eğer bunu Wal-Mart'da harcarsak para Çin'e gidecek. Benzin alırsak ise Araplara. Bir bilgisayar alırsak Hindistana. Sebze ve meyve alırsak Meksika, Honduras(?) ve Guatemala'ya gidecek. Düzgün bir araba alırsak Almanyaya. Gereksiz çerçöpe yatırsak Tayvana gidecek ve bunların hiç biri Amerikan ekonomisine fayda sağlamayacak. Parayı ülkemizde tutmanın tek yolu hayat kadınlarına ve biraya harcamak, çünkü artık ABD'de üretilen tek şey bunlar. Ben üzerime düşeni yapıyorum."

DUVAR USTASI
11-10-2008, 21:41
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş : -Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi? Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış : -Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim. Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu!Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?

DUVAR USTASI
11-10-2008, 22:04
- Türk pilotlar araçlarının bagajlarında mangal bulunduramayacak.

- Otomobilde teyp ve anfi teşkilatı varsa söktürülecek, mini vantilatör, kafasını sallayan köpek ve dikiz aynalarında boş CD bulunduran pilotlar yarışa alınmayacak.

- Araçların arkasında yazılı bulunan "Canısı, Var Ya, Deli Yürek, Bir Doyamadım Bir de Sabah Uykusuna, Günahkar Sokakların Tövbekar Çocuğu Muhittin; O Şimdi Asker, Tertip İdris, Anan da sollardı" gibi ibareler acilen çıkartılacak.

- Pitstop anında (tamir bakım amaçlı kısa mola) teknik ekipten, "Usta gelmişken bir karbüratöre bakıver", ya da Diferansiyelden ses geliyor, alt takımlara el atıver" gibi taleplerde bulunulmayacak.

- Ülkemize gelen hiçbir yabancı pilotun arabasına yaklaşıp, "Usta kaç yapıyo bu?", "Bizim Almanya´daki kayınçoda bunun aynısından vardı", Bunların ikinci elleri kaça gidiyo hoca" gibi sorular sorulmayacak.

- Start verildiği anda arkadan Daaaaat" diye kornayla uyarı yapılmayacak.

- Yarış sırasında yabancı pilotlarla çarpışmak suretiyle kaza yapan pilotlarımızın, "Trafik gelmeden yerinden kıpırdatmam arabayı", ya da "Sana sanayiden tanıdık bi ustanın kartını vereyim, git ona yaptır, faturayı ben hallederim" gibi yaklaşımlar göstermelerine kati surette izin verilmeyecek.

- Yabancı sigara reklamlarıyla birlikte, milli menfaatler uyarınca, sigara ve içkilerin yanı sıra Vefa Bozacısı gibi reklamlar alınabilecek. Ancak, yarış sırasında kesinlikle çay sigara içilmeyecek.

- Cam silici çocuklar pistten uzak tutulacak.

- Yine startta bekleyen arabaların arasına, trafik tıkalı zanneden sucu, kağıt helvacı, simitçi gibi seyyar satıcıların girerek sürücülere satış yapması engellenecek.

- Piste kati surette hız engelleyici tümsek konmayacak.

- Pistin çevresinde büyük veya küçük baş hayvanların, sürücülerle virajı aldığında karşı karşıya gelmesine engel olunacak.

- Seyircilerin bir kaza anında piste fırlayıp, kazma, kürek ve levyelerle sürücüyü yaka paça arabadan çıkarmalarına engel olunacak.

- Pitstoplarda duran otomobillere kapkaççıların yaklaşmasına izin verilmeyecek.

- Starttan önce otomobillerin başında bekleyen Pit Bebeklerine "Yavrum hepsi senin mi?", "Bebek akşam musun?" gibi tacizlerde bulunanlar kesin diskalifiye edilecek.

- Otopark mafyasının, pistin etrafındaki 10 kilometre çapındaki alana girmesine kolluk kuvvetleri engel olacak.

DUVAR USTASI
12-10-2008, 09:34
Talipp:
Slm...

KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.

Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.

KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten

Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek

KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.

Talipp:
Ok...

Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı

Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.

ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı

Oğlananası:
Slm...

KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi

Kaynana34:
Slm...

Oğlananası:
Hoş bulduk efendim

ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.

Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.

Kaynana34:
Nasılsınız? İyi misiniz? Ben Hacer. Burcu´nun annesiyim.

Talipp:
İyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.

KızEvy:
İyiyiz çok şükür.

Kaynana34:
Sizler Mersin´denmişsiniz değil mi?

Talipp:
Evet efendim. Sizler de İstanbul´dan

Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin´e Çok güzel bir yer.

Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.

KızEvy:
İnşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten

Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...

Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.

KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.

Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allah´ın emri Peygamber´in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat´a kızımız BirEvinBirKızı´nı istiyoruz.

KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.

Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.

Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. İstanbul´da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.

Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı´da oturuyorlar.

Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılar´dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.

Oğlananası:
İnşallah diyelim o zaman.

Kaynana34:
İnşallah efendim. Kızım! Hadisene.

BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!

BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)

Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.

KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.

Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.

KızEvy:
OK . Byeee!

Talipp:
Bye!

Oğlananası:
Bye..

Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı

Kaynana34:
Bye

BirEvinBirKızı:
Bye

Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı

ÇılgınDamat:
Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw :-)

BirEvinBirKızı:
Hepsi gitti mi?

ÇılgınDamat:
Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?

BirEvinBirKızı:
Ay! Ölüyorum zannettim :-(

ÇılgınDamat:
Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu :-)

DUVAR USTASI
12-10-2008, 10:02
Damlaya damlaya göl olur. / Taşıma suyla değirmen dönmez.
İyi insan lafın üstüne gelir. / İti an çomağı hazırla…
Bir elin nesi var iki elin sesi var. / Nerde çokluk orda …luk.
Fazla mal göz çıkarmaz. / Azıcık aşım ağrısız başım…
Kervan yolda düzelir. / Balık baştan kokar.
Söz gümüşse,sükut altındır. / Sükut ikrardan gelir.
Harama uçkur çözülmez. / Güzele bakmak sevaptır.
İki gönül bir olunca samanlık seyran olur. / İki çıplak bir hamama yakışır.
Bülbülün çektiği dili belası… / Bilmemek ayıp değil öğrenmemek (sormamak) ayıp.
Eşeğe altın semer vursan, eşek yine eşektir. / Ye kürküm ye…
Eğri otur doğru konuş… / Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Düşenin dostu olmaz. / Dost kara günde belli olur.
Ava giden avlanır. / Atın ölümü arpadan olsun.
Erken kalkan yol alır. / Acele işe şeytan karışır.
Birlikten kuvvet doğar. / Körler, sağırlar; birbirlerini ağırlar.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. / Lafla peynir gemisi yürümez.
Gün ola harman ola… / Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. / Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma.
İyilik yap denize at. / Merhametten maraz doğar.
Zararın neresinden dönülse kardır. / Gelen gideni aratır.
Yüzü güzel olanın huyu da güzel olur. / Yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev.
Akıl akıldan üstündür. / Aklın yolu birdir.
El elden üstündür. / Alet işler el övünür.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz. / Kurunun yanında yaş da yanar.
Zorla güzellik olmaz. / Zora dağlar dayanmaz.
Öfke baldan tatlıdır. / Öfke ile kalkan zararla oturur.
İşleyen demir ışıldar. / İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur.
Fazla mal göz çıkarmaz. / Azı karar çoğu zarar.
İnsanın kıymetini insan bilir. / İnsanoğlu çiğ süt emmiş.
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. / Beş parmağın beşi birbirine benzemez.
Olmaz olmaz deme… / İş olacağına varır.
Eski dost düşman olmaz. / Güvenme dostuna saman doldurur postuna..
Harama el uzatılmaz. / Üzümü ye bağını sorma…

e-fulya
12-10-2008, 11:26
Adam sabah kahvesini yudumlarken karısı yumuşak bir ses tonu ile “Aşkım...” demiş, “Geçen nisanda bir hafta sonu balığa gitmiştin ya...”

“Evet...” demiş adam, okumakta olduğu gazeteyi heyecanla indirip bütün dikkatini karısına vererek, “Dün gece o balık seni aradı bitanem, hamileymiş tatlım...”


***


Broker sabah müşterisini arayıp “Sizi 65 yaşında emekli eder diye aldırdığım hisse senetlerini hatırlıyor musunuz?” diye sormuş.

Adam “Evet?” diye karşılık verince broker konuşmasını sürdürmüş: “İyi. Bu ABD’deki son ekonomik kriz nedeniyle emeklilik yaşınız 108 oldu.”


***


Anne mutfakta iki küçük oğluna kek pişirirken ikisi de “İlk dilimi ben yiyeceğim” kavgasına başlamış. Anne, çocuklarına ders vermek için “Bakın çocuklar” deyip şöyle sürdürmüş: “Eğer burada İsa peygamberimiz olsaydı ‘Anne keki önce siz kardeşime verin, ben beklerim’ derdi.”

“Hmmm...” demiş dersi alan ağabey ve kardeşine dönüp, “Tamam... Sen İsa ol!”


***


Karı koca kavga ederlerken kadın “Bana aptal cadı dedin haa?” diye bağıra bağıra ağlamaya başlamış...

“Tamam hayatım sözümü geri alıyorum...” diye onu yumuşatmaya çalışmış adam, “Hadi artık şu sihirli kelimeyi hatırla da kurbağaya çevirdiğin annemi eski haline getir... Tamam mı tatlım?”


***


- Doktor soğuk algınlığımı önlemek için harika bir şey verdi.

- Ne verdi?

- Paltosunu...


***


İşe girmek için müracaat eden sarışına personel müdürü onun kültür seviyesini daha iyi anlayabilmek için sormuş: “Bir ünlü ile görüşme fırsatınız var, bu şahıs ölmüş veya günümüzde yaşayan biri olabilir, kim olurdu sizce?”

“Bırrrr.... Canlısı tabii!”


***


Adamın biri denizaşırı bir ülkeye iş seyahatine giderken en iyi arkadaşını yeni evlendiği genç karısına göz kulak olması için görevlendirmiş. “Normalin dışında bir durum olursa hemen bana haber ver” diye sıkı sıkı tembihlemiş.

Aradan iki hafta geçmiş en ufak bir haber yok, ama 3’üncü hafta iş adamı tek cümlelik bir telgraf almış: “Karınla her gece kalmaya gelen o adam dün gece gelmedi..!”


***


Kadın psikiyatra gidip, “Çok sıkıntıdayım doktor” demiş, “Geçen gün kızımı komşunun oğluyla birlikte çırılçıplak buldum. Birbirlerinin vücuduna bakıp bakıp kıkırdıyorlardı.”

“Önemsenecek bir şey değil bu hanımefendi” demiş doktor gülümseyerek, “Hatta çok normal bir şey bu. Karşı cinsi keşfetmeye çalışıyorlar...”

“Bilemiyorum doktor” demiş kadın, “Ama cidden çok endişeleniyorum. Kızımın kocası da öyle...”


***


Kadın evlilik danışmanına “Kocamın beni sürekli aldatması inanın umurumda degil” demiş, “Ama sıkıntım şu ki aynı yatakta 3 kişi birden yatınca uyuyamıyorum!”


***


Evin hanımı göz yaşları içinde hizmetçisine koşup, “Kocam sekreteriyle beni aldatıyor” demiş. “İnanmıyorum” diye haykırmış hizmetçi, “Sırf beni kıskandırıp sinir etmek için söylüyorsunuz.”


***


Hâkim sanık sandalyesinde oturan adama “Karınızı çekiçle öldüresiye dövmekle itham ediliyorsunuz” deyince mahkeme salonunun arka taraflarından “Seni ******** herif!” diye bir ses gelmiş. Hâkim sertçe arka sıralara bakıp devam etmiş: “Aynı zamanda kayınvalidenizi de çekiçle öldürdüğünüz ileri sürülüyor.” Aynı ses yine “Şerefsizz..!” diye bağırmış. Hâkim arkadan küfreden adamı tespit edip, “Bana bakın, mahkemeyi engelleme suçundan şimdi sizi içeri attıracağım” deyince, “Özür dilerim efendim” demiş arka sıradaki adam ayağa kalkarak, “Ben bu ********in 10 yıllık kapı komşusuyum, ne zaman bana çekiç lazım olsa ‘Valla bizde yok’ deyip hayatta vermezdi efendim!”


***


Kızın babası damat adayına, “Demek kızımla evlenmek istiyorsun” demiş, “Pekii bir aileyi geçindirebilecek maddi durumun var mı?”

“Yok, yok, yok bir dakikaa...” diye ayağa fırlamış oğlan, “Ben sadece kızınızı geçindirebilirim, siz artık kendi çarenize kendiniz bakacaksınız... Olur mu ya?”


***


Şehirde büyümüş delikanlı köyün birine gidip avlanmak istemiş, köylü ona tüfeğini verirken “Aman dikkat et” demiş, “Çiftlik hayvanlarına ateş etme!”

Delikanlı tüfeği alıp ağaçların arasında yürürken bir keçiye rastlamış ve onu vurmuş, ancak hayvanlar hakkında herhangi bir bilgisi olmadığı için köylüye koşup vurduğu hayvanı tarif etmiş, “Kapkara bir şey” diye başlamış tarife, “Sarkık 2 memesi var, sakalı var sakalı... Leş gibi de kokuyor...”

“Kahretsin!” demiş köylü, “Ulan sen bizim karıyı vurmuş olmayasın?”



***



Sinir bozan espriler

Giray Ertuğrul göndermiş. Ama okurken gerçekten insanın sinirleri bozuluyor. Söylemedi demeyin...

- Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkûmu son isteğinde ne istemiş?

Çok korkuyorum elimi tutar mısın?

- Arkadaşlar telefonlar dinleniyormuş.

İyi iyi, dinlensinler, zaten çok yorulmuşlardı.

- Saatin çalışıyor mu?

Evet.

Benimkine de iş bulsana...

- Eli olmayan babaya ne denir?

No-el baba...

- Bir gökdelenin üzerinde kırmızı bir ışık yanıp sönüyormuş, neden?

Çünkü binanın şarjı bitiyormuş...

- Size bir kıllık yapayım:

İçine kıllarınızı koyarsınız.

- Viyana kuşatması neden bitmiş?

Etrafta atacak kuş kalmadığı için.

- Tem otoyoluna muz düşersen ne olur?

Temmuz...

- Rıdvan’ın bir büyüğü nedir?

Rıdtwo...

- Allah bana ‘Yürü ya kulum’ dedi.

Arabayı sattım!

- Sen terlemişsindir.

Sana terlik getireyim...

- Bir adam karısını dövüyormuş, kapı çalmış karısını dövmeyi bırakmış, neden?

Eşek sudan gelmiş!

- Tomi’nin annesi kimdir?

Anatomi...

- Bol keseden atmış,

Dar keseden eşek.

- Bozuk paran var mı?

Var.

İyi, ver de tamire götüreyim.

CAN ATAKLI-VATAN gazetesi
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Toplu_fikralar_gunu_203097_4&tarih=12.10.2008&Newsid=203097&Categoryid=4&wid=142

DUVAR USTASI
12-10-2008, 17:13
Osmanlı zamanında, Bizans donanması ile Osmanlı donanması savaşacaklar. Bizans 10 gemilik muhteşem bir donanma hazırlar ve denize açılır. Donanmanın başında Andropolos vardır. Andropolos en öndeki geminin burcunda elleri göğsünde heybetli bir heykel gibi durmaktadır ve hemen arkasında yaverleri vardır. Hep birlikte Osmanlı donanmasını beklemektedirler. Yukarıdan gözcü bağırır:
"Komutanım, Osmanlı donanması 3 gemiyle göründü".
Komutan yaverine döner ve:
"Bana kırmızı gömleğimi getirin eğer savaşta yaralanırsam kanım belli olup da askerlerin morali bozulmasın."der.
Hemen kırmızı gömleği giyer ve aynı ihtişamıyle yerinde durur. Gözcü yine bağırır:
"Komutanım, o 3 geminin ardından 30 gemi daha göründü."
Andropolos tekrar yaverine döner ve hafifce mirildanir :
"Bana kahverengi pantolonumu getirin." :he:

DUVAR USTASI
12-10-2008, 17:16
Bir Çiftin Günlüğü
Kadının Günlüğü
Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum.

Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.

Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor.Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız.. Eve geldi sonunda. Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. Aman Tanrım, yoksa? Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler Geveledi. Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş.

Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?

Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım "neyin var?" diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. "Yok birşeyim" diye geçiştirdi.

O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu. Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.Belki de kilo alıyorum.

Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak uçları soğuk... Stepe başlasam?

Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.

Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.


Erkeğin Günlüğü :
Öff be, FENERBAHÇE YİNE yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi...

DUVAR USTASI
12-10-2008, 22:03
Ehliyet sınavlarında bugüne kadar sorulmuş sorular. Maalesef Yüzde yüz gerçektir. Yorum yapmıyorum!


1 - Aşağıdaki işlemlerden hangisi ilkyardımdır?
a) Yaralanan kişiyi dövmek
b) İtfaiye çağırmak
c) Komşuları yardıma çağırmak
d) Kanamayı durdurmak

2 - İlkyardım çantası aracın neresinde bulunmalıdır?
a) Arka sağ tekerin içinde
b) Aracın içinde arka sağ tarafta.
c) Motor kaputu içerisinde
d) Ön torpido gözünde

3 - Shock pozisyonu aşağıdakilerden hangisidir?
a) Sırt üstü yatış, ayaklar biraz yukarıda, üstü örtülü
b) Sandalyede oturma, kolları yukarı kaldırma
c) Diz üstü oturarak kafa sallama
d) Masanın üzerine çıkıp kitap okuma

4 - Derin yanıklara olay yerinde aşağıdakilerden hangisi uygulanır?
a) Baş ağrısı hapı
b) Mantar merhemi
c) Şampuan
d) Soğuk su-buz

5 - Güneş çarpması sonucunda hastaya aşağıdakilerden hangisi uygulanır?
a) Güneş çarpınca denize atılır.
b) Bele kadar kuma gömülür
c) Vücut sıcaklığı yavaşça düşürülür
d) Kendi kendine iyilişmesi beklenir

6 - Donma sonucu uyku durumunda olan kimseye aşağıdakilerden hangisi uygulanır?
a) Uyumaması sağlanır
b) Yatağa yatırılır ve uyuması beklenir
c) Beraber uykuya yatılır
d) Hiçbiri?

7 - Burun kanaması olan bir kazazadeye aşağıdakilerden hangisi yapılır?
a) Saçları yolunur
b) Saçlarına masaj yapılır
c) Sıcak küvet içine oturtulur
d) Buruna tampon konulur

8 - Bilinci kaybolmuş kazazedenin soluk yolunun tıkanmaması için aşağıdakilerden hangi pozisyon verilir?
a) Amuda kalkacak şekilde
b) Sırt üstü yatacak şekilde
c) Sırtüstü yatırılır
d) Sabit yan pozisyona alınır

9 - Açık karın yaralanmalarında organlar dışarı sarkmışsa ne yapılır?
a) Dışarıdaki organlar poşet içerisine konur
b) Organlar yara üzerine toplanarak ıslak bezle örtülür
c) Dışarıya çıkan organlar kesilir
d) Hiç dokunulmaz

10 - Sıcak vurması sonucu bayılan kimseye aşağıdakilerden hangisi önce uygulanmalıdır?
a) Derhal kuvvet içerisine yatırılmalıdır
b) İlaç içirilmelidir
c) Fıkra anlatılmalıdır
d) Serin bir yerde shock pozisyonuna alınır

11 - Solunum zorluğu olan kişiye ilk iş olarak ne yapılır?
a) Başı okşanır
b) Ağız boşluğu temizlenir, sonra baş arkaya bükülür
c) Ağzı kapatılır, hastaneye nakledilir.
d) Yapay diş takılır

12 - Yanık yarası olan bir kazazedenin yarası üzerine aşağıdakilerden hangisi uygulanır?
a) Saç jölesi sürülerek
b) Yoğurt sürülerek
c) Zeytinyağı sürülür
d) Temiz, ıslak bez örtülebilir

13 - Kırıklar neden tespit edilmelidir?
a) Kazazedenin rahat kahvaltı yapması için
b) Kazazedenin rahat uyuması için
c) Kırık kemik uçlarının komşu organlara batarak büyük yara açmaması için
d) Kırığın tespitinin önemi yoktur.

14 - Aşağıdaki vakalardan hangisinde yaralı yan yatış pozisyonuna alınır?
a) Boğulan kişilerde göğüs kemiği kırık olan yaralılar
b) Önemli değil
c) Egzoz gazı ile zehirlenenler
d) Karnından yaralanmış olanlar

15 - İki ayağı olmayan sürücü adayı ortopedi hekiminin vereceği karara göre hangi sınıf sürücü belgesi alabilir?
a) Böyle şey olmaz
b) A sınıfı alabilir
c) E sınıfı alabilir
d) H sınıfı belgesi alabilir

16 - İlkyardım çantası ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?b) Deniz araçlarında ilkyardım çantası bulunur ve uygulanmaz
c) Herhangi bir trafik kazasında kullanmak için bulundurulur
d) İnsan hayatının önemi yoktur

17 - Yanık yarası olan bir kazazedenin yarası üzerine aşağıdakilerden hangisi uygulanır?
a) Tuzlu su dökülür
b) Ayran sürülür
c) Salça içirilir
d) Temiz ıslak bez örtülür

18 - Omurga yaralanması olan kazazede oturtulursa ne olur?
a) Vücut sıcaklığı artar
b) Yara mikrop kapar
c) Felç olur
d) Saçları dökülür

19 - İlaçla henüz intihar ettiği fark edilen kimseye ne yapılır?
a) Kusturulur
b) Su içirilir
c) Asit içirilir
d) Denize oturulur

DUVAR USTASI
12-10-2008, 22:09
Sevgili Aslı... Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları unzip etmenin zamanı geldi. Seni raminin alamayacağı kadar çok seviyorum. Sana karşı bütün protectlerim disable durumda. Seni ilk gördüğüm anda formatlandım. Bütün cache´lerim durdu, shadow ramlarla ayakta duruyorum. Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz. Senden başka her şey benim için bad command or file name. Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabileceğimi biliyorum. Senin megahertz´in beni de ateşliyor. Bakışların beni taa derinden scan ediyor.
Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasına forward etmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ben, seninle evlenmek istiyorum Aslı. Seninle mutlu bir ağ yapılandırması oluşturmak istiyorum. TCP/IP netBEUI, IPX/SPX her türlü protokolde uyuşuyoruz seninle, istediğin zaman ağ yapılandırmamıza Microsoft ağları için istemci ekleyebiliriz. Biliyorum sen benden oldukça gençsin ama tanıdığım iyi bir donanımcı var, kendimi senin için upgrade ettirebilirim.
Evlenmeden önce DR NORTON ´dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virüs taramasından geçeceğiz. Merak etme hiç bilmediğim lisanssız software´lerle ilişkim olmadı. Senin için hardware´ı taş gibi diyorlar, ancak biliyorsun ki benim için software güzelliği hardware güzelliğinden önde gelir. Aslı, seninle biz çok dvd´ler seyredeceğiz. Sana evlilik yıl dönümünde 24 hızlı rewritable dvd alacağım. Pembe slotlu kasamız, içinde nur topu gibi hard disklerimiz olacak. Tatillerimizde ikimiz de birer windows gezgini olacağız. Daha sonra da ver elini internet. Sana güzel görünmek için öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karşına yirmi bir inch plazma ekran gibi çıkacağım. Ondan sonra istersen beni duvarına bile asabilirsin. Akşamları dizlerinin üzerinde bir laptop gibi yatacağım. Asla uyku moduna geçmeyeceğim Aslı. Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara kadar chat yapacağız. Ancak ilk yıllarda senden biraz tasarruflu olmanı isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs. anlarsın ya acık dikkatli olmanı isteyeceğim. Salonumuzun bas kösesine babamın eski 8 MHz 10 megabaytlik 8088 bilgisayarını koyacağım, malum şark köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler... O biçim nostalji olacak. Hatta yılbaşı aksamları tetris falan oynayabiliriz. Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram´i gerektiriyorsa uygulayacağız. Birbirimizden fikir download´unu bir gurur meselesi yapmayacağız. Aramızda ayrı gayri olmayacak, bu ağın server´i benim demeyeceğiz hiçbir zaman. Herkes birbirinin sörfüne saygı duyacak. Hadi gel, önümüzde paylaşıma açılmış bir hayat var. Seni istemek için Server ını gönderen o herifin sitesini crack ettim. Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker Aslıcığım. TV kartını kız tarafı alırmış. Seni, çeyiz sandığındaki emek emek doldurduğun cd-rom´larla bekliyorum. Ben de sana amazon.com dan beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile... Nikahımızda da real player çalacak... Home page´indekilere de çok selam, her baytını öpüyorum, CPU´m daima seninle.
Not: CPU´umdaki bu ateşi hiç bir fan söndüremez. Eğer connection isteğime reply etmessen partitionumu silip boot uma virüs bulaştıracağım.

DUVAR USTASI
12-10-2008, 22:12
Aynı konunun 3 değişik versiyonu: 1-Kadın/Erkek, 2-Kadın/Kadın, 3-Erkek/Erkek

1.Versiyon: Kadın / Erkek: Bir erkeğin hayatı nasıl karartılır?
Kadın: Saçımı kestireyim mi?

Erkek: Olur.

Kadın: Ama kıyamıyorum.

Erkek: Öyleyse kestirme.

Kadın: Canım değişiklik istiyor...

Erkek: O halde kestir.

Kadın: Bana akıl vermeyi bırak, delilere verir gibi.

Erkek: Eger nasıl hoşuma gittiğini bilmek istiyorsan, sana derim ki uzun saçlı. Bunu biliyorsun.

Kadın: Beni tanıdığında kısaydı..

Erkek: Ve sana tam olarak ne dediğimi hatırlıyorum:"Ne güzel olurdun uzun saçla"

Kadın: Ama herkes kesmemi söylüyor.

Erkek: Bu durumda kuafore git, ve bırak uyuyayım lütfen. Bunu senden Allah rızası için istiyorum.

Kadın: Peki nasıl kestireyim? Kat kat mı yoksa perçemli mi?

Erkek: Kat kat.

Kadın: Bana yakışacağını sanmıyorum, çünkü saçım çok düz.

Erkek: Bırak perçemli olsun öyleyse.

Kadın: Çok yorucu.

Erkek: Yorduğu zaman tekrar kestirirsin.

Kadın: O zaman asla uzatamam.
Erkek: Uzatmak istiyorsan kestirme güzelim.

Kadın: Bana guzelim deme!!!

Erkek:?!?!?!?!!!



2.Versiyon: Kadın / Kadın:

1.Kadın: Ah şekerim sacını mi kestirdin? Ne kadar güzel olmuşsun!

2.Kadın: Ay sahi mi söylüyorsun? Ben pek emin olamıyorum. Ay çok mu kısa oldu acaba...?

1.Kadın: Amaaan ne alakası var. Benim yüzüm bu kadar geniş olmasa, aynı kesimi ben de
denerdim. Benim şu saçım klasik oldu artık, yeni bir modele hiç cesaret edemiyorum.

2.Kadın: Ay yapma Allah aşkına nesi varmış yüzünün... Bak şöyle suralarından kat verdirsen, harika olur! Benim de boynum uzun olmasa aynı seninki gibi bir model yaptırırdım.

1.Kadın: Ah şekerim sen de bir alemsin. Keşke benim de boynum seninki gibi olsa. En
azından şu çökük omuzlarımın dikkat çekmesini engellemiş olurdum.

2.Kadın: Ayol sen ne diyorsun? Senin gibi omuzları olmasını isteyen bir sürü kız var...
Giydigin her şey sana öyle yakışıyor ki... Bir de benim şu kısa kollarıma bak. Omuzlarım seninkiler gibi olsaydı, giydiğim bluzlar üstümde emanet gibi durur muydu?

Vır vır vır, dır dır dır...



3.Versiyon: Erkek / Erkek:

1.Adam: Saçını mı kestirdin?
2.Adam: Evet
1.Adam: Sıhhatler olsun abi!..
2.Adam: Sağol...

DUVAR USTASI
12-10-2008, 22:18
HARD-DISK tipi kadın: Her şeyi hafızasında saklar, devamlı...

RAM tipi kadın :
İşiniz bittiği anda sizi de unutur.

WINDOWS tipi kadın:
Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse de kimse onsuz yaşayamaz.

EXCEL tipi kadın:
Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen kimse özelliklerini bilmez, herkes basit ihtiyaçlar için kullanır.

SCREENSAVER tipi kadın:
Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.

INTERNET tipi kadın:
Erişilmesi zorlu olan tiptir.

SERVER tipi kadın:
İhtiyacınız olduğundan her zaman meşguldür.

MULTIMEDIA tipi kadın:
Korkunç şeylerin güzel gözükmesini sağlar.

CD-ROM tipi kadın:
Hızlanır, Daha hızlanır Gittikçe de hızlanmaya devam eder.

E-MAIL tipi kadın:
Her 10 sözünden 8'i anlamsızdır.

VIRUS tipi kadın:
Bir başka ismi de "EŞ" dir. Hiç beklemediğiniz bir anda gelir kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar.Kurtulmaya çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız her şeyinizi kaybedersiniz:he::he::he:

Layoti
13-10-2008, 18:06
MENAPOZ NEDIR ?


Aslinda menapoz, kadinlarin tahmin ettigi gibi korkulacak bir sey olmayip, vucudun kendi diliyle konusmasidir diyebiliriz.
Soyle ki: Normal zamanda *basim agriyor, bu gece olmaz*lari yutmak zorunda kalan erkekler, zamani gelip de tahammul sinirlari zorlaninca dogal olarak karsi savunmaya gecerler. ;
Bu noktada, kadin vucudunun dogasi geregi vermis oldugu bir tepkiyi dogurur: MENAPOZ Simdi sozcugu birazcik acalim...
Menapoz, Ingilizceden dilimize gecmis bir sozcuk olup 'Menapause' seklinde yazilir.
Sozcugu hecelere ayirdigimiz zaman karsimiza soyle bir sey cikar:

MEN A & PAUSE Yani...
Tercumesi....
- ADAM! BI DUR!


Ya da;
- DUR! BE ADAM!
Ya da;
- YA DUR BI ALLAHINI SEVERSEN, ALLAH ALLAH . . . .:vurkafa::vurkafa::vurkafa:

alkan1965
13-10-2008, 19:08
çok iyi bir fıkra biliyorum fakat şu anda milletin gülecek hali kalmadı moraller tabanda moraller yerine geldiğinde yazacağım..

DUVAR USTASI
13-10-2008, 23:39
Menekşe moru gözlüm, al yanaklım, seni bir daha dövmeyeceğim. Lütfen artık eve dön. Bak Yaşar halıya kustu, kusmuk seni bekliyor. Ayaklarım bugün de hep seni aradı, yıkanmak için. Seni çok arıyorum, bir haftadır akşam rakılarının tadı tuzu yok... Ev sensiz çok ıssız. Gerçi nasıl, nerede yattığımı, kime nasıl çaktığımı falan hiç hatırlamıyorum ama onun sen olmadığını bir büyük rakının sonunda dahi hissedebiliyorum.
Kezban, ben sana aşığım. Eve döndüğün gün, bunu arkadaşlarla kutlayacağım. Sen, kanlar içerisinde evden kaçarken nasıl duygulandığımı bilemezsin. Elimdeki şişeyi, hırsımdan ananın fotoğrafına fırlattım. (Artık duvarları gelince silersin.) Kezban bir de gelirken 2 paket kısa Maltepe getirebilir misin?
Dün Zeynep okula gitmeyip dolma sardı, ben de okeye dönerken dikkatleri dağıtmak için habire dolma yiyip,"yiyin yiyin nefis olmuş" dedim. Nasıl zeka ama.. Zeynep´in tezkeresinde okul ve sınıf kısmını boş bıraktım. Onu da mı ben dolduracağım?
Bu sabah seni kaçırışım aklıma geldi, efkarlanıp bir cıgara yaktım. On dört yaşlarında taş gibi kızdın. Nasıl; Mehmet, Abidin, Ramazan, Yusuf gelip seni döve döve taksiye atmıştık? Peki, seni piknik tüpü ile dövüşümü hatırlıyor musun? Yeni evliydik, bir boğaz gezisi dönüşüydü. Mehmetgiller kapıda bekliyorlardı, sen daha roka bile hazırlamamıştın ve Ramazan içeriden "ROKA!" diye bağırmıştı. Mutfağın kapısını içeriden nasıl kilitlediğimi, ocağın oradan tüpü nasıl kaptığımı falan hiç hatırlamıyorum. O gece Ramazan ´lar gidince sen Yaşar ‘ı doğurdun. Huysuz mu huysuz, koca burunlu Yaşarımı... Bu arada son maaşınla Yaşar ’a don falan aldım...
Artık yuvana dön, asabımı bozma!

Kocan Haydar

DUVAR USTASI
13-10-2008, 23:42
Elinin mürekkebiyle kadın işine soyunan, kısaca yalnız yaşayan erkeklere beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için yemek yapmayı öğreten birkaç bilgi :


Yemekleri daima tencerenin içinden yiyin. Böylelikle tabak kirletmemiş olursunuz asla sade pilav yapmayın. Domatesli pilav yaptığınızda altını tuttursanız bile renginden anlaşılmaz...
Soğanlı bir yemek yapacaksanız asla soğana dokunmayın. Özellikle rendelediğinizde elleriniz çok kötü kokuyor. Bunun yerine soğana ekmek tahtasıyla beş altı kez vurmayı deneyin. Aynı işi görür.
Patates kızartacaksanız soyduğunuz patatesleri asla yıkamayın. Kızgın yağa attığınızda çok kötü patlıyorlar.
Yemekler asla kendi başlarına hareket etmezler. Şayet geçen ay yaptığınız tavuk kendi kendine kımıldamaya başladıysa kurtlanmış demektir. Çok zor durumda kalmadıkça yememeniz tavsiyemizdir.
Sebzeleri pişirdikçe vitamin değerleri düşer. Mümkün olduğunca çiğ tüketin.
Karpuz tabağa koyulmaması gereken bir meyvedir. İkiye ayırıp ortasından kaşıkla yiyebilirsiniz.
Tencere kapağı en mükemmel tabaktır.
Buzdolabının sebzelik olarak adlandırılan kısmı yemeyi düşünmediğiniz şeylerin saklanması için idealdir. Bu bölüme konan şeyler nasıl olsa bir süre sonra unutulur. Sebzeliğin kapağını sıkı kapatırsanız çürüyen şeylerin kokusu dolaba daha az yayılır.
Makarna paketini açmak için paketi ortasından sıkıca kavrayın ve altını tüm gücünüzle fayansa vurun.paketin üst tarafı yırtılacaktır. Belki bu işlem sırasında makarna un ufak olabilir ama risk almaya değer. Özellikle misafirlerin yanında yapmanızı tavsiye ediyorum. Bu size maço bir hava verir.

DUVAR USTASI
13-10-2008, 23:47
Kişinin kurduğu iletişimlerde, onun kişiliğinin ve iletişim bilgisinin etkisi kadar, hangi rolü oynadığının, hangi değerleri benimsediğinin de önemi vardır. Diyelim ki Ahmet Bey kuyrukta bekliyor ve kuyruğun ön tarafına birisi kaynak yapıyor. Ahmet Bey bu münasebetsizi nasıl uyarır? Şüphesiz ki Ahmet Bey ait olduğu ekol ve dünya görüşüne uygun bir dil kullanacaktır. Şimdi bu tipleri bir görelim:

Klasik Tepki : Sıraya geç kardeşim!
Neoklasik Tepki : Şeker kardeşim sıraya geçiver.
Realist Tepki : Sıra var!
Sürrealist Tepki : Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay´da bak bir daha yapabiliyorlar mı!
Romantik Tepki : Beyefendi galiba sırayı görmediniz.
Natüralist Tepki : Sırana geç!
Modern Tepki : Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa’da...
Post-Modern Tepki : Sırana geç lan ayı!
Uzlaştırıcı Tepki : Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi...
Devrimci Tepki : Alt yapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek.
Kaderci Tepki : İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür.
Septik – Kuşkucu Tepki : Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir.
Kant’cı Tepki : Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur.
Kötümser Varoluşçu Tepki : Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek...
İyimser Varoluşçu Tepki : Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor.
Hümanist Tepki : İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için... Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz.

DUVAR USTASI
14-10-2008, 01:08
Hamdolsun...
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "Evrim ne özellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest oluyormus. Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütün gücüyle kaçiyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu farkediyormus. Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam "TANRIM!!!" diye bagirmis.
Bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik hüzmesi adamin üzerine parlamis. Çok derinden gelen ilahi "Yillarca bana inanmadin,yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?" demis.
Adam utanç içinde: Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayiistemem haksizlik,ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: Peki." diye karsilik vermis ve isik kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis.dönmüs. Ayi pençesini indirmis, iki pençesini de göge dogru çevirmis, ve konusmaya baslamis:
"Tanrim, senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere."

ayhan53
14-10-2008, 12:31
1-)Admin in yaşı yoktur.. öleceği günü kimse bilmez.
2-)Admin her zaman her koşulda haklidir.
3-)Admin söylediği sözün arkasındadır
4-)Admin kati ve disiplinlidir.
5-)Admin diğerlerinden farklidir öyle olmak zorundadir.
6-)Admin OnuR u ilkeleri ve karizmasi için yaşar
7-)Herkes admine karşida olsa o bildiğini yapar
8-)Admin yalan sölemez sölemişse mutlaka bir bildiği vardır veya yanliş anlaşilmiştir.
9-)Admin haksizlik yapmaz yapsada herkese yapmıştir.
10-)Admin çok iyi çok tatlı bir insan değildir.
11-)Admin polistir hırsızlar oldukça ortaya çıkar.
12-)Adminin amaci hapse atmak değil; dişarda olanları korumaktir.
13-)Admin sivilken en sevdiği arkadaşi olan birine,gerçekten haketmiyorsa görevdeyken ona yetki vermez.
14-)Admin haksiz olduğunu anlasada bunu kabul etmez
15-)Kabul etse bile bunu doğrudan söylemez.
16-)Admin rezil olmaz.Bir şekilde olayı çevirir.
17-)Adminin dediği dediktir asla kararından asla dönmez.
18-)Adminin cevaplayamacağı soru olmaz.
19-)Bilmediği bir soru varsa boş bırakmaz.Bir şekilde yanitlar.
20-)Admin her durumda lafi çok iyi çeviren lehine döndüren kişidir.
21-)Admin çok konuşmaz.
22-)Admin lüzümsüz muhabbetler içine girmez
23-)Admin karizma sahibidir bunu korumalidir.
24-)Admin kısa ve net konuşur
25-)Admin kurallar dahilindede olsa kendine laf söyletmez
26-)Admin kuralları kendine göre değiştirir.
27-)Adminin bulunduğu yerde kanun o dur.
28-)Admin başka bir yere normal kullanici olarak gitmez.
29-)Admin ona ihtiyaç duyulduğu için vardır.
30-)Admin bir samuray gibi onuru için ve bir asker gibi başkaları için yaşar.
31-)Admin için zaman ve yer kavramı yoktur.
32-)Admin kendi karizmasina yakişmaycak başliklar açmaz
33-)Admin sırnaşmaz gayri ciddi eylemler yapmaz.
34-)Admin kim olursa olsun herkesi kullanici olarak görür
35-)Admin başkaları bir şey istedi diye bir şey yapmaz kendisi istediği için yapar.
36-)Admin asla görevini bırakmaz.Mücadelesini sürdürür.
37-)Admin resmi ve diplomatik bir dil kullanir...
38-)Admin aşik olmayan aşik olunan adamdir.
39-)Admin gizlidir saklidir içini kimse bilmez.
40-)Admin dişarıya kendini anlatmaz.
41-)Gücü otoriteyi simgelediği için Adminin rengi siyahtir.
42-)Admin alay konusu olamaz.Gülünür ve dalgaya alinirsa admin yaptırım uygular.
43-)Admin dün kabul etmediği bir şeyi bugün etmişse o şimdi uygun olduğu içindir.
44-)Admin gerekirse herkesin önünde kullanıcıyı azarlar.
45-)Admin geldiğinde herkes hazır ol vaziyetinde olmalidir
46-)Admin karşisinda laubali olunmaz bacak bacak üstüne atilmaz sakız çiğnenmez.
47-)Adminin resmi,fotografı yoktur o gizlidir.
48-)Admine özel soru sorulmaz
49-)Admin magazinden nefret eden adamdır
50-)Admin güç sahibidir.bunu uygulamaktan çekinmez.
51-)Admin gerekirse pire için yorgan yakar herkesi bir kişi için karsisina alir.
52-)Admin tartişmalarda her zaman üstündür.Ezilir veya sıkışırsa yetkisini kullanır
53-)Admin gizli olarak siteye gelmez.Aleni olarak gelir; herkes onu görür.
54-)Admin varken onun adına kimse konuşamaz.
55-)Admin kardeşini arkadaşini kayırmaz
56-)Admin hiç bilmesede bir bilene danişmaz.
57-)Admin kullanicidan yardim istemez.Soru sormaz.
58-)Admin rica etmez emreder.
59-)Admini harbi insandır doğrudan dobra dobra konuşur.
60-)Admin yetenekleri olanların olduğu bir görevdir yetenek yoksa asla olunmaz.
61-)Adminler özel insanlardır herkes admin olamaz
62-)Gerçek bir admin yetki tutkunu insandır.
63-)Yönetilmeyi sevmeyen yönetmek isteyenler admin olabilir
64-)Adminlik bir sanattır.
65-)Admin herkese yetki vermez.Verirse değeri azalir
66-)Bir modluğu bin kişi ister bir kişi alır.O bir kişide adminin zorlu testinden geçer onayını alır
67-)Admin sevgiliside olsa haketmiyosa ona yetki vermez.
68-)Admin işle arkadaşliği birbirine kariştirmayan insandır
69-)Admin profosyoneldir amatörce hareket etmez
70-)Admin gülmez ağlamaz heyecenlanmaz sakin ve temkinlidir
71-)Admin ileri görüşlüdür.Geleceği düşünür
72-)Admin hazırlıksız yakalanmaz.
73-)Admin stratejiktir her zaman bir B planı vardır.İstisnai durumlarda var gibi davranır.
74-)Adminin haberi olmadığı bir olay veya gelişme yoktur
75-)Admin herşeyi herkesden önce bilendir.
76-)Admin sölenmeden sölenmek istenileni anlayan ve çoktan çözmüş olan insandır
77-)Admin pes etmez.Pes etmeme gibi çabasi olduğunuda belli etmez.
78-)Admin statukocudur.
79-)Admin Yenilik yapsa bile bunu kendi kişiliği için yapmaz.Sadece site için yapar. 80-)Adminin her zaman bir bildiği vardır.
81-)Admin unutmaz sadece hatırlamak istemez.
82-)Admin yanliş anlamaz.Karşi taraf yanliş anlatıyordur.
83-)Admin gürültü kavga sevmez.
84-)Admin herkesin fikrini dinler yine bildiğini yapar.
85-)Admine iki sor sorulmuş ve eğer bir tanesinin yanitini bilmiyosa bildiği soruyu cevaplayıp diğerini unutturur.
86-)Admin sıkışmaz.Sıkıştırılırsa ordan kurtulmayı becerir.
87-)Admin polemiğe gimez.Girdi gibi görünmüşse olayı bitirmek içindir.
8Admin hep son sözü söler.
89-)Son gülen hep admindir ama bunun nedeni adminin geç anlamasi değil otoritesidir.
90-)Admin bir gece sessiz sedasiz kimseye sormadan yetkileri alan insandır.
91)Admin duygusal konuşmalar yapmaz.
92-)admin asla bu işaretleri kullanmaz
93-)Admin idealisttir.
94-)Admine göz yaşlarina boğulmuş bir kızın sözleri bile tesir etmez.
95-)Bir admin modunu herkesin içinde azarlamaz.BU MOD için değil kendisi içindir.Bu durum kendisine zarar verir.
96-)Bir admin başka bir adminle herkesin önünde tartişmaz.
97-)Adminin kendisi gibi admin olanlarla girdiği özel bir yönetim odasi vardır.
98-)Admin ani ve radikal kararlar alan insandır.
99-)Admin gelene hoşgeldin gidene güle güle der.Kimseye taviz vermez
100-)Admin olunmaz Admin doğulur...

torpeo
14-10-2008, 13:23
çok iyi bir fıkra biliyorum fakat şu anda milletin gülecek hali kalmadı moraller tabanda moraller yerine geldiğinde yazacağım..

Bence fıkraya gerek kalmamış :) Umarım yanlış anlamazsınız ama bu yazınız fıkra gibi değil mi sizce de :)

alkan1965
14-10-2008, 18:54
1-)Admin in yaşı yoktur.. öleceği günü kimse bilmez.
2-)Admin her zaman her koşulda haklidir.
3-)Admin söylediği sözün arkasındadır
4-)Admin kati ve disiplinlidir.
5-)Admin diğerlerinden farklidir öyle olmak zorundadir.
6-)Admin OnuR u ilkeleri ve karizmasi için yaşar
7-)Herkes admine karşida olsa o bildiğini yapar
8-)Admin yalan sölemez sölemişse mutlaka bir bildiği vardır veya yanliş anlaşilmiştir.
9-)Admin haksizlik yapmaz yapsada herkese yapmıştir.
10-)Admin çok iyi çok tatlı bir insan değildir.
11-)Admin polistir hırsızlar oldukça ortaya çıkar.
12-)Adminin amaci hapse atmak değil; dişarda olanları korumaktir.
13-)Admin sivilken en sevdiği arkadaşi olan birine,gerçekten haketmiyorsa görevdeyken ona yetki vermez.
14-)Admin haksiz olduğunu anlasada bunu kabul etmez
15-)Kabul etse bile bunu doğrudan söylemez.
16-)Admin rezil olmaz.Bir şekilde olayı çevirir.
17-)Adminin dediği dediktir asla kararından asla dönmez.
18-)Adminin cevaplayamacağı soru olmaz.
19-)Bilmediği bir soru varsa boş bırakmaz.Bir şekilde yanitlar.
20-)Admin her durumda lafi çok iyi çeviren lehine döndüren kişidir.
21-)Admin çok konuşmaz.
22-)Admin lüzümsüz muhabbetler içine girmez
23-)Admin karizma sahibidir bunu korumalidir.
24-)Admin kısa ve net konuşur
25-)Admin kurallar dahilindede olsa kendine laf söyletmez
26-)Admin kuralları kendine göre değiştirir.
27-)Adminin bulunduğu yerde kanun o dur.
28-)Admin başka bir yere normal kullanici olarak gitmez.
29-)Admin ona ihtiyaç duyulduğu için vardır.
30-)Admin bir samuray gibi onuru için ve bir asker gibi başkaları için yaşar.
31-)Admin için zaman ve yer kavramı yoktur.
32-)Admin kendi karizmasina yakişmaycak başliklar açmaz
33-)Admin sırnaşmaz gayri ciddi eylemler yapmaz.
34-)Admin kim olursa olsun herkesi kullanici olarak görür
35-)Admin başkaları bir şey istedi diye bir şey yapmaz kendisi istediği için yapar.
36-)Admin asla görevini bırakmaz.Mücadelesini sürdürür.
37-)Admin resmi ve diplomatik bir dil kullanir...
38-)Admin aşik olmayan aşik olunan adamdir.
39-)Admin gizlidir saklidir içini kimse bilmez.
40-)Admin dişarıya kendini anlatmaz.
41-)Gücü otoriteyi simgelediği için Adminin rengi siyahtir.
42-)Admin alay konusu olamaz.Gülünür ve dalgaya alinirsa admin yaptırım uygular.
43-)Admin dün kabul etmediği bir şeyi bugün etmişse o şimdi uygun olduğu içindir.
44-)Admin gerekirse herkesin önünde kullanıcıyı azarlar.
45-)Admin geldiğinde herkes hazır ol vaziyetinde olmalidir
46-)Admin karşisinda laubali olunmaz bacak bacak üstüne atilmaz sakız çiğnenmez.
47-)Adminin resmi,fotografı yoktur o gizlidir.
48-)Admine özel soru sorulmaz
49-)Admin magazinden nefret eden adamdır
50-)Admin güç sahibidir.bunu uygulamaktan çekinmez.
51-)Admin gerekirse pire için yorgan yakar herkesi bir kişi için karsisina alir.
52-)Admin tartişmalarda her zaman üstündür.Ezilir veya sıkışırsa yetkisini kullanır
53-)Admin gizli olarak siteye gelmez.Aleni olarak gelir; herkes onu görür.
54-)Admin varken onun adına kimse konuşamaz.
55-)Admin kardeşini arkadaşini kayırmaz
56-)Admin hiç bilmesede bir bilene danişmaz.
57-)Admin kullanicidan yardim istemez.Soru sormaz.
58-)Admin rica etmez emreder.
59-)Admini harbi insandır doğrudan dobra dobra konuşur.
60-)Admin yetenekleri olanların olduğu bir görevdir yetenek yoksa asla olunmaz.
61-)Adminler özel insanlardır herkes admin olamaz
62-)Gerçek bir admin yetki tutkunu insandır.
63-)Yönetilmeyi sevmeyen yönetmek isteyenler admin olabilir
64-)Adminlik bir sanattır.
65-)Admin herkese yetki vermez.Verirse değeri azalir
66-)Bir modluğu bin kişi ister bir kişi alır.O bir kişide adminin zorlu testinden geçer onayını alır
67-)Admin sevgiliside olsa haketmiyosa ona yetki vermez.
68-)Admin işle arkadaşliği birbirine kariştirmayan insandır
69-)Admin profosyoneldir amatörce hareket etmez
70-)Admin gülmez ağlamaz heyecenlanmaz sakin ve temkinlidir
71-)Admin ileri görüşlüdür.Geleceği düşünür
72-)Admin hazırlıksız yakalanmaz.
73-)Admin stratejiktir her zaman bir B planı vardır.İstisnai durumlarda var gibi davranır.
74-)Adminin haberi olmadığı bir olay veya gelişme yoktur
75-)Admin herşeyi herkesden önce bilendir.
76-)Admin sölenmeden sölenmek istenileni anlayan ve çoktan çözmüş olan insandır
77-)Admin pes etmez.Pes etmeme gibi çabasi olduğunuda belli etmez.
78-)Admin statukocudur.
79-)Admin Yenilik yapsa bile bunu kendi kişiliği için yapmaz.Sadece site için yapar. 80-)Adminin her zaman bir bildiği vardır.
81-)Admin unutmaz sadece hatırlamak istemez.
82-)Admin yanliş anlamaz.Karşi taraf yanliş anlatıyordur.
83-)Admin gürültü kavga sevmez.
84-)Admin herkesin fikrini dinler yine bildiğini yapar.
85-)Admine iki sor sorulmuş ve eğer bir tanesinin yanitini bilmiyosa bildiği soruyu cevaplayıp diğerini unutturur.
86-)Admin sıkışmaz.Sıkıştırılırsa ordan kurtulmayı becerir.
87-)Admin polemiğe gimez.Girdi gibi görünmüşse olayı bitirmek içindir.
8Admin hep son sözü söler.
89-)Son gülen hep admindir ama bunun nedeni adminin geç anlamasi değil otoritesidir.
90-)Admin bir gece sessiz sedasiz kimseye sormadan yetkileri alan insandır.
91)Admin duygusal konuşmalar yapmaz.
92-)admin asla bu işaretleri kullanmaz
93-)Admin idealisttir.
94-)Admine göz yaşlarina boğulmuş bir kızın sözleri bile tesir etmez.
95-)Bir admin modunu herkesin içinde azarlamaz.BU MOD için değil kendisi içindir.Bu durum kendisine zarar verir.
96-)Bir admin başka bir adminle herkesin önünde tartişmaz.
97-)Adminin kendisi gibi admin olanlarla girdiği özel bir yönetim odasi vardır.
98-)Admin ani ve radikal kararlar alan insandır.
99-)Admin gelene hoşgeldin gidene güle güle der.Kimseye taviz vermez
100-)Admin olunmaz Admin doğulur...


arkadaşım sen tam ahmet nazıf zorluyu yazmışsın ellerine sağlık...:super::super::super::

pinky
20-10-2008, 13:10
Kasabanın birinde bir papaz ve

onun iki tane papağanı varmış.

Papağanlar da
papaz gibi oldukça inançlı ve dindarlarmış.

Sabah-akşam kafeslerinde oturup
incil okuyup dua ederlermiş.

Papazın cemaatinden bir kadının da 2 tane dişi
papağanı varmış,

papazın erkek papağanları ne kadar ahlaklı ise kadının dişi
papağanları da o kadar ahlaksızmış.

Eve gelen misafirlerin önünde 'erkek
istiyoruz!' diye bağırırlarmış.

Kadın sonunda dayanamamış ve
papaza akıl danışmaya gitmiş. papaz da;
- Sen getir onları bana benim papağanların kafesine koyalım da ahlak
öğrensinler biraz, benim papağanlar sürekli dua eder' demiş.'
Kadın da almış papağanları getirmiş papazın evine... Kafese girer girmez dişi
papağanlardan birisi;
- Hey yakışıklılar, iki tane ucuz fahişe ister misiniz kafesinizde?' demiş.
Erkek papağanlardan biri ötekine dönüp
- Oğlum bütün dualarımız kabul oldu lan sonunda.....':)))))))))

FNT
20-10-2008, 13:51
Evli bir çiftin çocukları olmuş. Adam, yeni doğan çocuğuna bakarak karısına demiş ki:
-Hayatım bu çocuk kime benziyor? Bir türlü kimseye benzetemedim...
Kadın kocasına dönmüş şöyle demiş:
-Boşver sen tanımazsın!

FNT
20-10-2008, 13:53
Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komşuları yardıma koşmayıp olayı
seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının
içerisinden çıkarıp dışarıda beklemesini söylemiş. Dalmış tekrar duman
ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karısını, sonra
köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha
içeri girmiş çıkmış. Onu seyreden komşularından biri sormuş:
- "Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?"
diye.
- "Kayınvalidem içeride!" demiş adam; "arada bir girip çeviriyorum!"

DUVAR USTASI
22-10-2008, 21:41
Ölü helvasıyla pasta savaşı yapmak,ölüye saygısızlıktır.
Tek katlı eve asansör yapmak israftır.
Ön tekerleği dönmeyen bisikletin,arka tekerleği dönüyor mu diye bakmaya gerek yoktur.
Tüp bebek yapacak kadın aşeriyorsa,canı dayak istiyordur.
Hapşıran düşmana çok yaşa denmez.
Gezici kütüphane otobüsünde hamilelere yer verilmez.
Arabaların kelebek camlarına,önceden tırtıl camdın denirse arabaya saygısızlık olur.
Su tabancasını şeytan doldurmaz.
At nalı uğur getirseydi eşekler yük taşımazdı...
Saatli bombaya rolex takılmaz.
Yanlış tabela günde bir kere bile doğru göstermez.
Evine Güneş giren doktorun diploması sahtedir.
İyi bir insan nuoğoğuouoooğ diye gülmez.
Her üçüncü Murat ile beşinci Murat arasında, bir dördüncü Murat vardır.
Sağırla yatan kepçe kalkar.
4X4 teleferik olmaz. Hele rallisi hiç olmaz.
Sağ ayağı 42 numara olanın, sol ayağı 38 numara olmaz.
Yanağın içini traş etmekle sakalların kökü kazınmaz.
Horlayan köpek ısırmaz. Havlayan tavşan da ısırmaz.
Yürüyen merdivende basamak sayılmaz.
Görünen köy kılavuz istemez olur mu hiç..(Turist rehberi Osman)

HAŞAT
23-10-2008, 23:29
Amerikalı yatırım uzmanı Dr. Marc Faber bu ayki köşe yazısını şu şekilde bitirmiş:

'Federal hükümet bize $600 değerinde bir geri ödeme yapıyor. Eğer bunu Wal-Mart'da harcarsak para Çin'e gidecek. Benzin alırsak ise Araplara. Bir bilgisayar alırsak Hindistan'a. Sebze ve meyve alırsak Meksika, Honduras(?) ve Guatemala'ya gidecek. Düzgün bir araba alırsak Almanya'ya. Gereksiz çerçöpe yatırsak Tayvan'a gidecek ve bunların hiç biri Amerikan ekonomisine fayda sağlamayacak. Parayı ülkemizde tutmanın tek yolu hayat kadınlarına ve biraya harcamak, çünkü artık ABD'de üretilen tek şey bunlar.

Ben üzerime düşeni yapıyorum.'

FNT
27-10-2008, 11:42
Fakir bir adam sürekli olarak dua edip bol para istiyormuş. Bir gece rüyasına ak sakallı dede girip demişki:
- Ey oğul sana yarınki at yarışlarında ikili bahis için iki numara vereceğim, bu iki numaradaki atlar yarışı kazanacak.
Adam sevinçle tamam demiş söyle numaraları.
- Numaralar sende saklı demiş dede ayakkabı numarandaki rakamlara oyna kazanacaksın.
Adam ertesi sabah rüyasını arkadaşlarına anlatmış. Arkadaşları bir denemesini önermişler. Adam ganyan bayisine gitmiş 4 ve 2 numaralı atlara yatırmış parasını. Ve dedenin söylediği çıkmış adam kazanmış. O gece dede tekrar rüyasına girip;
- Ey oğul yarınki yarışlarda yaşını oluşturan rakamlara oyna.
Adam söyleneni yapıp 3 ve 2 numaralı atlara oynamış ve iyi para kazanmış. Bunu duyan arkadaşları sabırsızlıkla bir sonraki günü beklemeye başlamışlar. Dede o gece demişki;
- Oğul yarın cinsel organının uzunluğunu oluşturan rakamlara oyna.
Adam sabah koşa koşa arkadaşlarına gitmiş hemen bütün paralarını 2 ve 1 numaralı atlara yatırmışlar. Ancak yarış sonucu 1 ve 1 numaralı atlar kazanmışlar. Tüm paralarını kaybeden arkadaşları adamın üzerine yürüyünce garip kendisini şöyle savunmuş:
- Ne yapayım arkadaşlar gururumun kurbanı oldum...

FNT
27-10-2008, 11:58
Temel, Amerikanın durduk yerde Irak'a saldırmasından rahatsız olmuştur.

Bir yolunu bulup başkan Bush'a telefon eder:

- Alooo! Ben, Temel olarak size savaş açayrum haberunuz olsun!

Bush, gülerek yanıtlar:

- Hehehe...kaç kişilik bir ordun var ki?

Temel düsünür:
- Hmmm... kayınpirader İdrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaşlar...

ve yanıt verir:
- 9 kisidur daa!

Bush içinden kıs kıs güler ve ciddi olmaya çalışarak:

- Temel bey, sizin 9 kişilik ordunuza karşılık Amerikan ordusu tam 2 milyon
askerden oluşmaktadır!"

"Hmmm..." der Temel; "Sizu pir süre sonra arayacağum."

Aradan birkaç gün geçer ve Temel, Bush'u yeniden arar:

- Başkan, savaş ilanimuz geçerlidur. Bir miktar ekipman hazırladuk size karşı!..

Bush, ilgiyle sorar:

- Neymiş bunlar?

- Hacan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim çakaralmaz tüfek, bi de

kavedeki arkadaşlardan birinin biçerdöveri...
Bush güler:

- İyi ama benim tam 150 bin tankım, 30 bin uçağım ve 10 bin askeri
gemim var! Haaa, ayrıca bu arada askerlerimizin sayısı da 3 milyon oldu!

Temel yeni gelişme karşısında biraz sıkılmıştır:

- Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacagum.

Birkaç hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar:

- Başkan, savaş ilanumuzu ceri alayrum.

Bush merakla sorar:

- Neden?

Temel, moralsiz biçimde yanıtlar:

- Cenevre anlaşmasinu incelemişuzdur. 3 milyon savaş esirini barınduracak yerimiz yoktur!

DUVAR USTASI
29-10-2008, 18:06
Hamdolsun...
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus. "Evrim ne özellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest oluyormus. Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütün gücüyle kaçiyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu farkediyormus. Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam "TANRIM!!!" diye bagirmis.
Bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik hüzmesi adamin üzerine parlamis. Çok derinden gelen ilahi "Yillarca bana inanmadin,yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?" demis.
Adam utanç içinde: Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayiistemem haksizlik,ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: Peki." diye karsilik vermis ve isik kaybolmus. Nehir tekrar akmaya baslamis.dönmüs. Ayi pençesini indirmis, iki pençesini de göge dogru çevirmis, ve konusmaya baslamis:
"Tanrim, senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere."

ÖZDOĞAN77
29-10-2008, 18:33
Biz bunu böyle bilmiyorduk, ama...
:)



HİNT MİTOLOJİSİNDE KADININ YARADILIŞI:

Tanrı, yaprağın hafifliğini,

Ceylanın bakışını,

Güneş ışığının kıvancını,

Sisin gözyaşını aldı,

Rüzgarın kararsızlığını,

Tavşanın ürkekliğini buna ekledi.

Onların üzerine taşların sertliğini,

Balın tadını,

Kaplanın yırtıcılığını,

Ateşin yakıcılığını,

Kışın soğuğunu,

Saksağanın gevezeliğini,

Kumrunun sevgisini kattı,

Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı.

YARATTIĞI KADINI, ERKEĞE ARMAĞAN ETTİ

HİNT MİTOLOJİSİNDE ERKEĞİN YARATILIŞI:
Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını,
Boğanın bakışını,
Fırtına bulutlarının kasvetini,
Tilkinin kurnazlığını,
Boranın dehşetini aldı,
Sülüğün yapışkanlığını,
Kedinin yaramazlığını,
Hindinin kabarışını,
Gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi.

Bunların üzerine ayının kabalığını,
Bukalemunun şıpsevdiliğini,
Sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı.
YARATTIĞI ERKEĞİ, ADAM ETSİN DİYE KADINA VERDİ

krokodil
29-10-2008, 21:43
Yasli bir cift lokantada aksam yemegi yiyordu, erkek karisina dogru egildi...

Hatirliyormusun? 60 sene once bu lokantanin arkasindaki citin
kenarina gitmistik ve cilginlar gibi sevismistik.'
'Evet, gayet iyi hatirliyorum' dedi kadin.
'Pekala, gelmisken anisina oraya gidip tekrar sevismeye ne dersin' dedi adam,
'Oooooooh , seni seytan, bu kulaga cok hos geliyor,' diye cevapladi, kadin.

Yan masada butun konusulanlari dinleyen bir polis vardi, kendi kendine
gulumsedi.
'Bunu mutlaka gormeliyim, bu iki ihtiyar citin dibinde sex
yapacaklar, herhangi bir problem cikmamasi icin gozlerimi onlarin
uzerinden ayirmamaliyim.'
Ve onlari caktirmadan takip etti...

Yasli cift bastonlarina ve birbirlerine dayanarak yavas yavas arka
bahceye dogru yurumeye basladilar.
Arka bahceye gelince cite dogru ilerlediler.
Yasli kadin bluzunu ve kilotunu cikardi, adam da pantolonunu indirdi,
kadini yakaladi ve polisin daha once hic tanik olmadigi bir sekilde
vahsice sevismeye basladilar.
18 lik gencler gibi alt alta ust uste cilginca sevisiyorlardi. Bu is
neredeyse 40 dakika devam etti! Kadin 'Aman tanrim' diye cigliklar
atiyor, erkekse butun ciddiyetiyle isini yapiyordu.

Sonunda,nefes nefese birbirlerinden zorlukla ayrildilar. Polis
buyulenmisti, ve henuz hayat hakkinda bilmedigi cok seyler oldugunu
ogrenmisti.
Yerde yaklasik yarim saat dinlendikten sonra,yasli cift nefes nefese
ayaga kalkip giyindiler.Polis hala olani biteni izliyordu, 'cok
ilgincti, adam motorlu tren gibiydi.
Sirrinin ne oldugunu ogrenmem lazim' diye dusundu polis.
Yasli cift yanindan gecerken onlari durdurdu,
Afedersiniz dedi. 'simdiye kadar gormedigim bir seydi, yaklasik 40
dakika sex yaptiniz. Bunu bu yasta nasil becerdiniz? 60 sene onceki
gibi sevistiniz, bu kadar senede degisen hic bir sey olmadi mi ??...
Sirriniz nedir?

'Yo, sirrimiz falan yok',dedi yasli adam titreyerek. 'yanlizca or...pu
cocuklari cite elektrik vermisler

hisseci_32
29-10-2008, 22:12
tengiz abi cok guzeldi.

BUSHIDO
30-10-2008, 02:37
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakıyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına baktıgında, ayının daha yaklaşmış olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam; "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
"Yıllarca bana inanmadın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?" demiş. Adam utanç icinde:
"Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş. Ses: "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya baslamış. Herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, adama bakmış. Sonra iki pençesini de göğe doğru çevirip:
"Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere.":he:


Temel ile Dursun ayı avı için bir uçak kiralarlar
ve uçsuz bucaksız ormana doğru yola çıkarlar. Av çok
iyi gider ve altı tane ayı avlarlar. Kamp
yaptıkları yere avların taşınmasından sonra pilotla
aralarında pazarlık başlar:


-Bu altı ayıyı da uçağa alamam. Olanaksız birşey.
Uçağın kapasitesi belli.
-Bunları burada bırakamayız pilotcuğum, avlayana
kadar neler çektik.
-Temel Bey size söyledim. En fazla dört tanesini
alabilirim.ikisini bırakmanız lazım.
-Biz önceki sene de geldik. Yine altı ayı vurmustuk
ve pilot o zaman hiç itiraz etmedi. Uçak da aynı
modeldi üstelik.
Sonuçta pilot baskıya boyun eğer ve uçak havalanır.
Ama tam vadi üzerinden geçerken uçakta çatırtılar
duyulur ve uçak ormanın üzerine düşer. Tesadüfen
ağacın üzerine düşerek asılı kalan Temel bir
başka ağaca takılan Dursun'a seslenir.
-Ula Dursun, burası yabancı gelmiyor, önceki sene de
mi uçak bu bölgede düşmüştü??


Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus,
- "Mehmet 50 milyon liralik esege niye 100 milyon lira verdi?" diye. ici rahat etmeyince ertesi gun esegini geri almaya karar vermis. Pazara gittiginde Mehmet'in esegi 200 milyon liradan satisa cikardigini gormus. Sonunda 200 milyon liraya almak zorunda kalmis. Ayni olay bu kez Mehmet'in basina gelmis.
O da ertesi gun esegi geri almaya karar vermis. Bu alisveris hergun fiyat arta arta devam etmis. Birkac gun sonra pazara bir baska koyden Huseyin gelmis. Huseyin pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun:
- "Al, al, al, sat, sat , sat" bagrismalari arasinda bir yasli esek ve bu esegin 1 milyar liralik satis fiyati....!
Yanindakine sormus
- "Hemserim, bu yasli esek 1 milyar lira eder mi yahu?"
Adam hemen yanitlamis;
- "Valla grafikler ortada. Bu esegin fiyati 50 milyon liradan basladi, 950 milyon liraya geldi. Soyle bir teknigine bakarsan gorursun. Esegin fiyati 1 milyardaki direncini kirarsa, 1.5 milyara kadar yolu var. "


Ayıların ayağı kaymasında. :wink::he:

-"Ben dağa çıkmıştım.Önüme bir anda kocaman bir ayı çıktı.Ben kaçmaya başladım.Ayı beni kovalıyor ve bana daha çok yaklaşıyordu.Ayı tam pençeyi yapıştırcak , kayıp düşüyordu.Bu 2-3 kez oldu böyle."
Kahve de oturan adamlardan biri şöyle dedi:
"Abi ben olsam altıma yapardım.
Adam cevap verir.
-"Lan ayıoğluayı, ayı neye basıpta düşüyor sanıyorsun!!!"

Diger topiklerden tasinmistir...

DUVAR USTASI
30-10-2008, 12:39
Eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesine -Okula hokkabaz geldi, burnumdan üç tane 1 YTL çıkardı Ama hokkabaz göz aldatır burun kanatmazki...-Zaten burnumu hokkabaz kanatmadıki, başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım yaptı

Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer.- Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar.Satici - Hangisi beyim ? ve devam eder :- Barbie spora gidiyor 19.95 usd- Barbie alisverisde 19.95 usd- Barbie discoda 19.95 usd- Barbie plajda 19.95 usd- Barbie bosandi 265 usdAdam sasirir.-Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ?Satici cevaplar :- Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz.

Hans Kim?
Büyük bir savas çikmis. Bütün dünya bizim Trabzonlular’a karsi… Derken herkes kendilerine siper kazmis. Trabzonlular ayri bütün dünya ayri. Ve savas baslamis. Trabzonlular bir bir öldürülüyormus bu ise bir çare bulalim demisler. Temel:
-Usaklar herkes egilirse de bizi vuramazlar. Derken herkes egilmis. Diger taraftan da düsman kuvvetleri bir buna çare olarak plan yapmis ve baslamislar:
-Temel kim? oradan bir ses:
- Benim ula… baamm Temel ölmüs!
Bir ses daha gelmis:
-Dursun kim?
- O da benim ula…. bammm Dursun da ölmüs!!
Neyse Trabzonlular da akillanmis ve bu sefer onlar baslamis:
-Hans kim? Ses yok!
-Maykil kim? Yine ses yok! Derken bir ses:
-Hans’a kim seslendi?
-Ben ula… BAAAMM!

DUVAR USTASI
30-10-2008, 18:11
Nezleyimde...
Timurlenk, Akşehir'de karargah kurulunca şehir halkı adına Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş :
- Karargahımı nasıl buldunuz?
Beylerden biri cevap vermiş :
- Çok güzel ama fena bir koku var!
Timur fena halde kızmış, yanındakilere " Alın şu adamı, boynunu vurun" demiş ve öteki beye dönmüş :
- Koku var mı?
Adam korkusundan :
- Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış :
- Neresi misk kokuyor dalkavuk herif! Alın şununda boynunu vurun!
Sonra aynı soruyu Hoca'ya sormuş. Hoca bakmış pabuç pahalı yapıştırmış cevabını :
- Vallahi hükümdarım ne diyeyim, nezleyim burnum koku almıyor.

DUVAR USTASI
30-10-2008, 18:11
Adam, hayatında hiç ayna görmemiştir. İlk rastladığında, aynayı alıp bakmaya başlar, ardından aynada gördüğü suratı ölen kardeşi zannedip ağlar
“Vay benim zavallı gardaşım, vay benim zavallı gardaşım”
Aynayı koynuna alıp yatar. Hanımı eşinin ayna koynunda yattığını görünce şüphelenir. Uyandırmadan adamı, aynayı alıp bakar.Öfkeden kudurmuştur.
“Vay” der heyacanla “Herifim beni bir karıyla aldatır.”
Aynayı alıp, köyün şıhına gider.Aynayı göstererek “Şıh Efendi” der.”Benim herif beni bir karıyla aldatır.” Aynayı alır şıh...Yüzüne tutar.
“Bacım” der.
“Bu bir karıdan ziyade gavata benzir.”

DUVAR USTASI
30-10-2008, 18:30
Bir gün çocuk eve gelir ve babasına
- Bize politika nedir diye ödev veriler, der. Baba yanıt verir:
- Bak oğlum ben kapitalizm, hizmetçimiz işçi sınıfı, annen devlet, sen halk, kardeşin ise gelecek.
Gece oluyor ve kardeşi ağlıyor. Bakıyor ki kardeşi altına doldurmuş. Babasının odasına gidiyor babası hizmetçiyle yatıyor, annesinin odasına gidiyor ve annesi uyuyor. Çocuk gidip yatıyor sabah kalkıyor ve babasına diyor ki; baba ben politikanın ne olduğunu öğrendim. Kapitalizm işçi sınıfını kullanıyor, devlet uyuyor, halk kimsenin umrunda değil ve gelecek bok içinde...

DUVAR USTASI
30-10-2008, 19:37
Kadın Ve Erkek Için Mükemmel Gün

KADIN IÇIN MÜKEMMEL GÜN :
08:15 Öpücüklerle uyandirilma...
08:30 Dünden beri 1,5 kilo vermis oldugunu görme... ))))
08:45 Yatakta kahvalti, portakal suyu, kepekli ekmek...
09.15 Sicak bir banyo.
10:00 Rahat bir tenis maçi.... (tabiiki kazanilanindan)
10:30 Yüz bakimi, manikür, sampuan ve masaj....
12:00 En iyi arkadasla disarida ögle yemegi..
12:45 Eski sevgilinin karisinin 5 kilo aldigi haberi
geldi....)))))))))
13:00 Arkadaslarla alisveris....
15:00 Ögle uykusu, sessiz, serin ve los....
16:00 Gizli bir hayrandan gelen bir düzine gül...
16:15 Aerobik, ardindan masaj...
17:30 Aksam yemegi için kiyafet seçimi...
19:30 Mum isiginda romantik bir aksam yemegi...
22:00 Sicak dus... (Ama, yalniz)
22:30 Sevisme...
23:00 Sarilma ve tatli konusmalar... (mir, mir vaziyeti!)
23:15 Onun kuvvetli kollarinda uykuya dalma...


ERKEK IÇIN MÜKEMMEL GÜN:
06:00 Saat alarmi...
06:15 Kariyla sex...
06:30 Tuvalet ve otururken gazete okuma.
07:00 Kahvalti, sucuklu yumurta.
07:30 Söförün gelisi...
07:45 Havaalanina yolunda koyu kahve....
08:15 Antalya ya giden özel jet....
09:30 Kemer e giderken limuzinde kestirmek....
09:45 Denizde muhtelif sporlar, su kayagi, jet ski vs..
11:45 Ögle yemegi, istiridye, balik, soguk-serin beyaz sarap...
12:15 Sekreterle sex...
12:30 Tekrar deniz sporlari...
14:15 Limuzinle havaalanina dönüs, yolda bir hafif kokteyl...
14:30 Özel jetle Dalaman a gidis...
15:15 Göcek den üstsüz kizlarin tayfa oldugu tekne ile denize
açilis...))))))
16:30 Tekne ile gezinti, aksam üzeri rakisi ve balik.
17:00 Özel jetle istanbul a dönüs, yolda ünlü bir mankenden
masaj...
19:00 Haberler... Borsa yükseliyor..
19:30 Aksam yemegi, istakoz, lüfer ve raki...
21:00 Yemek sonrasi Napolyon konyak ve Davidoff puro ile dinlenme.
22:00 19 yasinda bir çitirla sex....
23:00 Masaj ve jakuzi...
23:45 Yatak vakti....
23:50 Uyumadan önce kuvvetli bir oKsuruk... )))))))