PDA

View Full Version : Umut Çocukları



balaban
05-08-2005, 22:59
Çocuklar için sokakta varolmanın yolu tiner kullanmaktan geçiyor çünkü o her şeyi unutturuyor.

balaban
05-08-2005, 23:01
Hasan birazdan uyanacak Mahmut'u bekliyor.

balaban
05-08-2005, 23:02
Kadir vücudunu jiletle kestikten sonra hastanede tedaviyi reddediyor.

balaban
05-08-2005, 23:03
Köpekler hayatlarının vazgeçilmez parçası.

gzmnc
05-08-2005, 23:04
bu çocukları biz de unutmuş olabilir miyiz?

balaban
05-08-2005, 23:05
Onur'a çamaşırhanede düzenlenen sürpriz doğum günü partisi

gzmnc
05-08-2005, 23:07
bir de ısıtmasını bekledikleri gazeteleri var

balaban
05-08-2005, 23:08
bu çocukları biz de unutmuş olabilir miyiz?


Biz unutmuyoruz çünkü onlar kendilerini hatırlatıyorlar. Hem onlar için üzülüp-hem de korkuyoruz onlardan.

balaban
05-08-2005, 23:09
Özkan yaptığı resimleri müdavimi olduğu İmam Adnan sokakta satmaya çalışıyor.

balaban
05-08-2005, 23:11
Sokakta toplu halde yaşamak dışardan gelecek tehlikeleri biraz da olsa azaltıyor

gzmnc
05-08-2005, 23:11
ama keşke birşeyler yapabilsek. onları belli bir yaşa geldikten sonra kurtaramayız belki çünkü alştıkları şeylerden vazgeçemezler. geçmişleri izin vermez ama ya çok daha küçükler için?

balaban
05-08-2005, 23:12
Sokakta yaşamak sürekli olarak şiddeti de beraberinde getiriyor

hexedemical
05-08-2005, 23:12
sokak çocukları tabiri çok tartışılmıştır bu tabir kulllanılmamalı kanatindeyim .

balaban
05-08-2005, 23:14
ama keşke birşeyler yapabilsek. onları belli bir yaşa geldikten sonra kurtaramayız belki çünkü alştıkları şeylerden vazgeçemezler. geçmişleri izin vermez ama ya çok daha küçükler için?


Büyükler için de sığınma evleri-barınaklar var ama orada kalmak istemiyorlar. Kimsede zorla orada tutamaz insan haklarına aykırı. Belki küçükler için bir umut olabilir.

balaban
05-08-2005, 23:16
sokak çocukları tabiri çok tartışılmıştır bu tabir kulllanılmamalı kanatindeyim .

Tamam söyleyin değiştirelim.

gzmnc
05-08-2005, 23:17
sokaklarda aileleri yakınları tarafından dilendirilen çocuklar da ayrı bir sorun. onlar içinse yapılacak neredeyse hiçbirşey yok. çünkü ülkemizde sosyal güvence -koruyucu aile gibi kavramlar daha çok yeni.

balaban
05-08-2005, 23:18
Beyoğlu her şeye rağmen çocukların vazgeçemediği mekan. (Bakırköy'de de çok var)

bourbon
05-08-2005, 23:19
Son resimin bana anlattigi bazilarimizin kopekler kadar bile olamadigidir.Ulkemizin kanayan yarasi bunlar.Arkadaslar size ilginc bir sey anlaticam.Benim eniste 12 yasindan beri anasiz babasiz Sirkecide gumruk komisyoncularinin yaninda yetismis biri.Su anda kendi sirketi var 25 yildir Karakoy tophanede.Oralari taniyanlar bilir gece tek yuruyemessin.85senesinde gece bize yakin firmaya bayagi yuklu ampul indirmemiz gerekiyor'bizde oranin yerlilerini cagirdik.Cogu hapci tinerciydi,ama o gece sabaha kadar butun mali bir tek kirik vermeden indirdiler,Ertesi gun enistem birini ise aldi,cocuk gizlice esrar icerdi.Zamanla hepsini birakti bu cocuk' geceleri ihracat ithalat 'tarife calismaya basladi.Su anda belki inanmayacaksiniz ama bu cocuk cok onemli lojistik sirketlerinin birinde cok iyi pozisyonda've her gordugumuzde gozleri nemlenerek ellerimize sariliyor.Demek istedigim herkim olursa olsun hayatta sadece kendisine bir sans verilmeyi bile haketmiyormu.Saygilar

balaban
05-08-2005, 23:20
Can

İçim sızlıyor bu çocuğa bakınca.

gzmnc
05-08-2005, 23:22
Son resimin bana anlattigi bazilarimizin kopekler kadar bile olamadigidir.Ulkemizin kanayan yarasi bunlar.Arkadaslar size ilginc bir sey anlaticam.Benim eniste 12 yasindan beri anasiz babasiz Sirkecide gumruk komisyoncularinin yaninda yetismis biri.Su anda kendi sirketi var 25 yildir Karakoy tophanede.Oralari taniyanlar bilir gece tek yuruyemessin.85senesinde gece bize yakin firmaya bayagi yuklu ampul indirmemiz gerekiyor'bizde oranin yerlilerini cagirdik.Cogu hapci tinerciydi,ama o gece sabaha kadar butun mali bir tek kirik vermeden indirdiler,Ertesi gun enistem birini ise aldi,cocuk gizlice esrar icerdi.Zamanla hepsini birakti bu cocuk' geceleri ihracat ithalat 'tarife calismaya basladi.Su anda belki inanmayacaksiniz ama bu cocuk cok onemli lojistik sirketlerinin birinde cok iyi pozisyonda've her gordugumuzde gozleri nemlenerek ellerimize sariliyor.Demek istedigim herkim olursa olsun hayatta sadece kendisine bir sans verilmeyi bile haketmiyormu.Saygilar

bence bu çocuklar herkesten daha çok ikinci-üçüncü ... şansları hakediyorlar. çünkü şuanki durumları onların suçu değil... aslında onlara imkanlar sunarak biz onlardan ikinci bir şans istemeliyiz.

balaban
05-08-2005, 23:25
Hacı

balaban
05-08-2005, 23:28
Kendi aralarında geliştirdikleri hiyerarşide son söz hep büyüklerin

balaban
05-08-2005, 23:30
Maykıl

balaban
05-08-2005, 23:31
Topi ve köpeği Arap, Cihangir'de

gzmnc
05-08-2005, 23:31
"Nefretle, kinle, şiddetle ama aynı zamanda gelir dağılımındaki uçurumla beslenen bir toplumun elinden gelen tek şey , cezalandırmaktı. Mc Donald's'ın Müdürü de, kendisini ve müşterileri rahatsız eden çocukları cezalandırma yolu olarak buzluğa kapatmak gibi bir yol bulmuştu. "

balaban
05-08-2005, 23:32
Uyumak için yeter ki insanlardan uzak bir yer olsun

gzmnc
05-08-2005, 23:34
Devlet İstatistik Enstitüsü'nün verilerine göre Türkiye'de 6-14 yaş arasındaki toplam 11 milyon 889 bin çocuğun 3 milyon 848 bini çalışıyor. Ancak kayıt dışı çalışanları da eklediğimizde bu sayı ikiyle çarpılıyor. Çalışan çocukların yarısından çoğu okuma yazma bilmiyor . (Türkiye'de, çalışan ya da çalışmayan, her yüz çocuktan yirmi birinin okuması yazması yok!)

Çocuk Vakfı "Türkiye'de Hakları Çalınmış Çocuklar" raporuna göre yirmi bin çocuk sokakta yaşıyor.

balaban
05-08-2005, 23:34
Yağmurdan korunmanın en iyi yolu telefon kulübeleri

balaban
05-08-2005, 23:39
Umut Çocukları Derneği

http://www.umutcocuklari.org.tr/

balaban
05-08-2005, 23:41
Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı çocuk ve gençlik merkezlerinin kurulmasıyla, sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocukların kurtarılması hız kazandı. Sadece İstanbul’da 2005 yılının ilk 6 ayında ailesine teslim edilen çocuk sayısı 686.

Yeni uygulamayla bir yılda Türkiye genelinde bin 893 sokak çocuğu ilk kez okul yüzü gördü, 6 bin 902 çocuk tekrar okula döndü. Madde bağımlısı 3 bin 475 çocuk ise tedavi merkezlerine yönlendirildi.

Sadece İstanbul’da 2005 Ocak ayından Temmuz’a kadar ulaşılan çocuk sayısı bin 442. Bu çocukların 686’sı ailelerine teslim edildi. Kurumun yeni hedefi, sokakta çalıştırılan çocuklar. Bu çocuklar için de Uluslararası Çalışma Örgütü ile işbirliğine başlandı.

gzmnc
05-08-2005, 23:44
Tamam söyleyin değiştirelim.
"Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar"

lutas
05-08-2005, 23:45
Çocuklardan daha çok
onların orada olmalarına neden olan

anne ve babalara

birşeyler söylemek gerek...

gzmnc
05-08-2005, 23:46
Bir Sokak Çocuğunun Kısa Yaşam Hikayesi

Benim evden kaçmamın sebebi, ben doğduktan 27 gün sonra benim babam vefat etmiş ve ben 3 aylıkken annem beni babaanneme ve dedeme bırakıp babasının evine gitmiş, bunun üzerine tabii beni de amcalarım sabah ilkokula, öğleden sonra sakız satmaya veya boyacılığa gönderiyordu ve akşam eve bazen parayla gelmediğim zaman dayak yiyor ve o da yetmiyormuş gibi birde tüm akrabalara kötülüyorlardı ve bazen babaannem ablamı dövdüğü için dövme dedim diye defalarca dayak yediğimi bilirim. Zaten ağabeyim dayanamayıp evden kaçmıştı bile ve ben de azda olsa ondan etkilenerek kaçmaya karar verdim.İstanbul’a geldiğim zaman ağabeyimi bulur çalışırız diye düşündüm, meğer ağabeyim benden önce batmışta benim haberim yokmuş.Tabii haliyle ben de sokakta kalmaya başladım ve yapmak istediğim şeylerin hepsini yapamadım belki ama beni en çok mutlu eden olay sokakta geldi başıma.Yani geldiğim bu yaşa kadar beni en çok mutlu eden sevindiren olay bir gün sokakta geldi başıma ;
kaldığım süreç içerisinde İzmir’e gitmeye karar verdim ve İzmir’e gittiğim zaman ne bir tanıdık ne bir arkadaşım vardı. Ve orda bir halk topluluğu gördüm ve oraya doğru yürümeye başladım. Orada bulunan birine sordum ve oranın bir sirk olduğunu öğrendim, herkes kuyruğa girmiş bilet alıyordu ve ben de o kuyruğu takip ederek ilerledim.Sıra bana gelince cebimdeki paranın kısıtlı olduğu aklıma geldi ve adama sordum,’kaç para ağabey bilet?’ Bir buçuk milyon dedi, ve ben de bir bilet istedim, ‘ön taraftan olsun lütfen’ dedim.ve adam da ‘sana o fiyata bilet veremem’ deyince haliyle ‘ön taraf kaç para’ dedim ve söylediği fiyat benim
işime gelmiyordu.ve birden arkamdan biri ‘bir dakika yeğenim’ dedi ve bana hafiften gülerek gişedeki adama ‘iki tane bilet verir misin ? , biri ön taraftan olsun lütfen’ dedi ve beni çağırarak bana o bileti verdi ve o adama sorduğum zaman 6 senedir ceza evindeymiş ve o gün cezası İzmir Buca cezaevinde bitmiş, o da benim gibi topluluğu görüp gelmiş ve bana söylediği her üç laftan biri (BELA OLMA, SANA GELEN BELADAN UZAK DUR) ve anladım ki o adam hayattan az veya çok,bilemem ama, bir ders almış.

Yunus BARAN
Kendi kaleminden

gzmnc
09-08-2005, 23:44
Hayata dair el kitabı" ında derki,""Çocuk satıcılardan bir şeyler satın alın..Yüzündeki gülümsemeyi görmek herşeye değer..""
Yıllardır hep, çocuklardan bir şeyler alırdım. Dilenmek yerine, çalışmaya teşvik etmek amacıyla..
Şimdiyse bunu yaptığımda 6 ay hapis cezası ile karşı karşıya kalacağımı biliyorum. Yeni yasa böyle diyor..
Sizce bu sokak çocuklarını korumak mı oluyor?
Elbette ki hayır!
Onları sokaklardan toplayıp, yatacak yer verebiliyormuyuz?
Tinerci cocuklarla nasıl mücadele ediliyor? Istanbulda her yerde bu cocuklara rastlamak mümkün. Ben görebiliyorsam, niye yetkililer göremiyor?
Veya gördüklerini ne yapıyorlar, yakalayıp cezalandırmak yerine onlara sıcak yemek, barınacak yuva temin edebiliyorlar mı?
Hayır!

En basitinden depremde evsiz,annesiz ve babasız kalan çocuklara ne kadar sahip çıkıldı?
Depremin hemen sonrasında, Psikolog Jülide Sevim'in tv de yaptigi konusmayi dinlerken çok üzülmüştüm..
Her zaman soğukkanlı oluşu ile tanıdığım Dr. Sevim olaydan o kadar etkilenmiş ki, anlatırken elleri titriyordu.
Şöyle diyordu Dr Sevim;
""Orasi ölüm kokuyor! Döndüğümde yıkandım, yıkandım, yıkandım.. hala üzerimdeki kokuyu atamadım gibi.. Sanki bu koku üstüme sindi..
Değil çocuklar, biz büyüklerin bile ruh sağlığı tehlikede.
Çocukların felaket bölgesinden derhal uzaklaştırılması gerektirtiğini, maddi yardımın yanı sıra ruh sağlıklarının düzelmesi ve bu felaketin onlara mümkün olduğunca çabuk unutturulması gerektiğini anlatıyordu..

Aradan bir yıl geçti.
Ne yapıldı?
Bütün çocuklar mutlu mu?
Elbette ki Hayır.
Onlar hala yiyecek ekmek bulmakta zorlanıyorlar.
Kimi evsiz, kimi okulsuz, kimi aç..

Biz geleceğimizi ellerine teslim edeceğimiz bu çocukları şimdi koruyamazsak, mutlu olmalarını sağlayamazsak, onlardan ne bekleyebiliriz ki?

Ne yapıyoruz onlar için?
Hiç birşey..
Sedece yasalar koyuyoruz onları korumak adına..
Derin dondurucu içine çocuk kapatan insanlara ceza vermek yerine, o küçük ellerin; bir lokma ekmek parası kazanmak amacıyla sattıklarını alanlara "6 ay hapis cezası" koyan yasalar..

"deniz akbulut"

pinky
17-08-2005, 17:20
Umut Çocukları

onkel 3
17-08-2005, 17:32
[QUOTE=gzmnc]Hayata dair el kitabı" ında derki,""Çocuk satıcılardan bir şeyler satın alın..Yüzündeki gülümsemeyi görmek herşeye değer..""
Yıllardır hep, çocuklardan bir şeyler alırdım. Dilenmek yerine, çalışmaya teşvik etmek amacıyla..
Şimdiyse bunu yaptığımda 6 ay hapis cezası ile karşı karşıya kalacağımı biliyorum. Yeni yasa böyle diyor..
Sizce bu sokak çocuklarını korumak mı oluyor?


Mualesef her seyi yasaklarla halletmeyi allskanllk edinmis bir toplumuz .Asllnda heryerde her konuda hep aynl sorunlar ve aynl yaklaslmlar var . Yani yasaklar, en kolay olanl .

data
31-08-2006, 13:51
Sn Balaban
Bizler zaman zaman kenimizi unutuyoruz
bunu bir ikaz olarak algılanmalıyız ve yapabildiğimiz kadarı ile yardım etmeliyiz.
Hassasiyetinizden dolayı kutlarım.

karadereli
01-09-2006, 10:24
sayin balabani kutlarim,yalniz yardim edelim derken dernekleri vakiflari cok iyi secelim
www.ozturkler.com/forum da pusatli-s arkadisimiz basinda cikan bir konuyu kopyalamis bir ornek olarak bende buraya kopyaliyorum

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği PKK'ya yardım ediyormuş..

--------------------------------------------------------------------------------

Basından seçme haber:



Asuman Özdemir, bir sivil toplum gönüllüsü. Banka emeklisi Özdemir, uzun bir süre Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Üsküdar Şubesi başkan yardımcılığı yaptı.

ADD adına Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) projelerinde aktif çalışmalarda bulundu. ÇYDD üyesi olan Özdemir, derneğin tespit ettiği öğrencilere burs da veriyordu. Özdemir, geçtiğimiz günlerde ÇYDD’den istifa etti. Özdemir ‘ÇYDD’nin bölücü terör örgütü PKK’ya destek mahiyetindeki çalışmaları’ yüzünden istifa ettiğini söylüyor. Özdemir, yıllarca samimi duygularla çalıştığı ÇYDD’nin PKK’nın siyasallaşmasına katkı sağladığını düşünüyor. Ona göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan “Kardelenler Projesi” adı altında İstanbul’a getirilen kız öğrenciler, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kadro açığını karşılıyor. Yine Özdemir’e göre ÇYDD’nin Kandilli Kız Lisesi gibi yerlerde okuttuğu kızlardan bazılarının akrabaları hâlâ dağlarda Türk askerine kurşun sıkıyor.

Asuman Özdemir, Dünya Türkleri ve Akraba Toplulukları Hizmet Derneği’nin muhasip üyesi olarak görev yapıyor. Ufuk Ötesi gazetesinde yazılar kaleme alan Özdemir, emekli olduktan sonra topluma faydalı olmak için önce ADD’de sonra da ÇYDD içinde çalışmaya başlamış. Zamanla samimi duygular içinde aktivitelerine katıldığı ÇYDD’nin projeleri hakkında zihninde soru işaretleri oluşmaya başladığını kaydeden Özdemir, o günleri şöyle anlatıyor: “ÇYDD, İstanbul’a sadece Güney ve Doğu Anadolu’dan kız öğrenci getirip okutuyordu. Neden Edirne ve Muğla gibi diğer illerden kız öğrenci getirmediğimizi yönetime soruyorduk. Çünkü oralarda daha zor şartlarda okuyamayan kızlarımız vardı. Ama sorularımıza yanıt alamıyorduk. Zamanla ÇYDD içinde bazı şeyler açıktan açığa konuşulmaya başlandı. İstanbul’a getirilen öğrenciler içinde yakınları dağlarda terörist olanlar olduğu konuşuluyordu. Bütün bunlar beni rahatsız etmeye başladı. Burs verdiğimiz öğrencileri niçin sıkı bir elemeden geçirmiyorduk?”

Benzer soruları ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’a ilettiklerini; ancak ya yanıt alamadıklarını ya da kendilerine, “Onları burada eğiteceğiz.” denildiğini anlatan Özdemir, ileri sürülen gerekçeleri gerçekçi bulmuyor. Hatırlanacağı gibi ÇYDD son birkaç yıldır “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları-Kardelenler Projesi” kapsamında Doğu ve Güneydoğu’daki kız öğrencilere eğitim desteği veriyordu. Bazı öğrenciler, İstanbul’a getirilerek Kandilli Kız Lisesi gibi okullarda her türlü maddi ihtiyaçları karşılanarak okutuluyordu.

Özdemir, İstanbul’a getirilen kız öğrencilerin çok şımartıldığını ve bu yüzden okul arkadaşları ile aralarında kavgalar yaşandığını da belirtiyor. ÇYDD’nin bu projesinin başarısızlıkla sonuçlandığını hatta Güneydoğu’da bölücü hareketlerin güçlenmesine yol açtığını ileri süren Özdemir, “Bu projeyi şöyle tarif edebiliriz. Güneydoğu’da saksıdaki çiçeği söküp İstanbul’a getiriyoruz. Ama burada toprağa ekmiyoruz. Pamuğa koyup her gün su veriyoruz. Sonra çiçeği mezun olduktan sonra ait olduğu saksısına koyuyoruz. Başlanılan yere dönülüyor. Devleti onlara sevdiremiyoruz.” diyor.

Özdemir, kopuş sürecinde Saylan’ın, yardımcılığına, tartışmalara yol açan Azınlık Raporu’nu hazırlayan Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nu getirmesinin ise bardağı taşıran son damla olduğunu kaydediyor.

Kızlar Kürtçü oldu

ÇYDD’nin İstanbul’a getirerek okuttuğu öğrencilerin mezun olduktan sonra gittikleri yerlerde bölücü hareketlere destek olduğu görüşünü ileri süren Özdemir, şöyle konuştu: “Bugün DTP binalarında erkek üyeden çok genç kızlar var. Orada bilgisayar başında genç kızları görürsünüz. Nereden öğrendiler bunları? Son birkaç yıldır bölücü örgütün Güneydoğu’da düzenlediği eylemlere iyi bakın. Kadınlar, özellikle genç kızların ön sıralarda olduğunu görürsünüz. Hakkari gibi illerde, İstanbul’da okumuş kızlara daha büyük değer verilir. ÇYDD’nin yetiştirdiği kızlar İstanbul’daki okullarından mezun olunca orada kendi talebelerini yetiştirmeye başladı. Bu nedenle ÇYDD’nin yetiştirdiği kızlar Güneydoğu’da Kürtçülüğün, PKK’nın daha çok sivilleşmesine hizmet eder hale geldi.”

Bu nasıl Atatürkçülük?

Asuman Özdemir, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Doğu’da hiç kadın okutulmadığı izlenimi vermeye gayret eden KADER ile ortak çalışmalar yaptığını da hatırlatıyor. Özdemir: “ÇYDD de KADER’in bu çalışmalarına destek veriyor. İyi de burada atlanılan bir ayrıntı vardı. KADER’in çalıştığı ya da diğer bir deyişle koruyup kolladığı aileler çoğunlukla terörist ailelerdi. Her zaman eylemlerde başrolde gördüklerimizdi. Bunun en güzel örneğini geçen yıl Avrupa Konseyi Nobel Barış Ödülü projesine destek verince Türkiye’den gösterilen adaylarda gördük. Başta KADER olmak üzere kadın derneklerinin desteği ile dört kadın aday belirlediler. Leyla Zana, Ayşe Düzkan, Müyesser Güneş ve Pervin Buldan... Bunların kim olduğunu anlatmama gerek yok. Hepsini biliyorsunuz. Bu nasıl Atatürkçülük?”diye konuşuyor.

_________________