PDA

View Full Version : cukel,kepez neler oluyor.



Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 [12] 13 14 15 16 17 18 19

guerra
29-11-2010, 07:47
ÇEAŞ-Kepez’de kritik karar yarın
Uzanlar’ın ÇEAŞ ve Kepez’le ilgili açtığı davalarda kritik iki aya girildi. AİHM’e açılan mülkiyet hakkı ile ilgili davada yarın ilk karar verilecek. Libananco tarafından açılan tahkim davası ise ocak ayında görülmeye başlanacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 2003 yılında el konulan Uzanlar’a ait Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez’in ‘tazminat davaları’nda kritik sürece girildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 30 Kasım tarihinde yapacağı duruşmada, ‘mülkiyet hakkının ihlal edilip edilmediğine’ karar verecek. Mülkiyet hakkı ihlali yapıldığı yönünde bir karar çıkarsa, tazminat talepleri ele alınmaya başlanacak.

UZAN AİLESİ İKİ AYRI DAVA AÇTI

Baba Kemal Uzan, şirketin ortağı olarak, mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’de dava açmıştı. Dava sürecinde Uzan Ailesi, 100 milyar dolarlık tazminat talebinde bulundu.Halen firarda bulunan Uzan Ailesi, yedi yıl önce el konulan ÇEAŞ ve Kepez şirketleri ile ilgili iki ayrı dava açtı. Bu davalardan ilki, Merkezi Güney Kıbrıs’ta bulunan Libananco şirketi tarafından açıldı. Söz konusu dava Fransa’ya sığınan Cem Uzan tarafından takip ediliyor. ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili ikinci dava ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘nde açıldı. AİHM’de açılan dava da Baba Kemal Uzan ile Hakan Uzan tarafından kontrol ediliyor. • HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

Libananco ocak ayına ertelendi

Mahkeme sürecinde Cem Uzan’ın kurduğu paravan şirket olduğu tespit edilen Libananco’nun açtığı 10.1 milyar dolarlık tahkim davasında, sürpriz bir gelişme yaşandı. Tahkim heyeti, kasım ayının sonunda açıklamayı planladığı kararını, ocak ayına erteledi. Kararın açıklanmasının ertelenmesinde, teknik incelemelerin devam etmesi gerekçe gösterildi. Tahkim heyeti, Libananco davasının esastan görüşülüp görüşülmeyeceğini karara bağlayacak. Esastan görüşülmesine karar verirse, süreç iki-üç yıl daha uzayacak. Esastan görüşmeyi kabul etmezse, dosya kapanmış olacak. Davayı bugüne kadar yakından takip eden bir bakan, mahkemeye gerekli tüm bilgi ve belgelerin sunulduğunu ifade ederek, “Normal şartlar altında davayı Türkiye kazanır” dedi.

Star

clas
29-11-2010, 10:35
Aıhm, kemal uzan'ın basvurusunu yarın gorusecek

avrupa ınsan hakları mahkemesı (aıhm),
yarın kemal uzan'ın turkıye aleyhıne yaptıgı sıkayetle ılgılı olarak, turk
hukumetı ıle uzan'ın avukatlarını dınleyecek.
Uzan, 2003 yılında aıhm'e yaptıgı basvuruda, ceas ve kepez'ın ımtıyaz
sozlesmelerının ıptal edılmesını gerekce gostererek, turkıye'nın ınsan hakları
ıhlalınde bulundugunu ıddıa etmıstı.
Yapılan basvuruda, avrupa ınsan hakları sozlesmesı'nın mal ve mulkıyetın
korunması, adıl yargılanma ve etkılı basvuru haklarıyla ılgılı maddelerının
turkıye tarafından ıhlal edıldıgı ılerı surulmustu.
Aıhm'ın yarınkı durusmasında yalnızca uzan ve turk hukumetının
avukatlarının goruslerı dınlenecek, karar verılmeyecek.


-aa-

jet lee
29-11-2010, 11:04
Bakıyorum yine tüm haberlerde,gazetelerde,internette 30/10/2010 AİHM davasında "KÜÇÜK YATRIRMCININ MÜDAHİL "olduğuna dair tek haber yok "otosansür " bu olsa gerek

OIB:(ELEKTRIK DAGITIM BOLGELERI) ARALIK'IN 2.HAFTASINDA ACIK ARTIRMA ILE SON UC BOLGENIN IHALESINI TAMAMLARIZ

OIB:(ELEKTRIK DAGITIM BOLGELERI) ARALIK'IN 2.HAFTASINDA ACIK ARTIRMA ILE SON UC BOLGENIN IHALESINI TAMAMLARIZ

-MATRIKS-

clas
29-11-2010, 13:54
Oıb:(elektrık dagıtım bolgelerı) aralık'ın 2.haftasında acık artırma ıle son uc bolgenın ıhalesını tamamlarız

oıb:(elektrık dagıtım bolgelerı) aralık'ın 2.haftasında acık artırma ıle son uc bolgenın ıhalesını tamamlarız

-matrıks-

hissesiz
29-11-2010, 15:09
25000 mağdur 25 kardemir işçisi kadar olamadı

Sn Klas
Size sonuna kadar katılıyorum.hakikaten 25 mağdur işçi kadar olamadadık.Bazı milletler 10 kuruşluk hakları için dahi sonuna kadar mücadele eder biz ise hepimiz için nerdeyse servet sayılacak rakam için sabırla beklenmeyi tercih ederiz.Düşünüyorumda bir İtalyan ın başına böyle bir iş gelse acaba ne yapardı?Herhalde Vatikanı yakarlardı.Nasıl olsa giden gitti hiç değilse bir yüksek tirajlı gazeteye tam sayfa ilan versek ilana da daha önce devletin çukel i özelleştirirken verdiği gazete ilanlarını iliştirsek, bu konuya tüm sessiz kalanları suçlasak,belki hiç değilse bir ölçüde içimizi dökmüş oluruz.Sn Jet Lee önderliğinde böyle bir girişim olursa ben varım.

jet lee
29-11-2010, 15:22
Ben her şeye uyarım sayın Tiner ama daha öncede belirttiğim gibi el konulmadan hemen sonra,hükümet,bakanlar,milletvekilleri,basın,sivil toplum kuruluşlarına aklınıza gelen her yere ve her kese gidildi,Sayın Guerrada bazılarında bulunmuş biliyor,hatta gazeteyede ilan verilmişti,burada önemli olan neden bugün,onca yıldan sonra tekrar bugün,ben geçen yıl sonuydu sanırım son aşamaya gelindiğinde yazmıştımki tüm Avrupa gazetelerine bu Fransadaki toplantı esnasında yazı gönderelim demiştim kimseden ses gelmedi sadece bir arkadaş Rusyada bir gazeteye yazdığını söylemişti geçmiş yazılara bakıp görebilirsiniz,o zaman kimse uymadı şimdi Libenanco'nun sonucu belli olmadan bir hareket başladı sebebini bilmiyorum bir sonuç sağlayacağını sanmıyorum,çünkü Davalı olduğumuz tarafta ,toplumda bizi Uzanlarla beraber hareket etmiş ülkeye zarar vermiş kabul ediyor,bizi batmış bir şirketin ortağı sanıyor,bizi risk alıp kaybetmiş sanıyor,ben bunu bazı avukatlara,borsacılara anlatamadım 7 yıldır,ortalama vatandaşa, bu konuda bilgisiz gazeteciye,sivil kuruluşa nasıl anlatacaksınız, fikir güzel, daha önce denendi hemde konu sıcakken fakat netice alınamadı
bügünde alınacağını sanmıyorum,başarılar diliyorum
2010 başındaki yzaılardan alıntıdır
7 yıl önce her şey denendi

fatmanur
29-11-2010, 17:53
Tapusu artık patrikhanenin 29 Kasım 2010
Heybeliada'daki Rum Erkek Yetimhanesi'nin Fener Rum Patrikhanesi'ne iadesine ilişkin tapusu, patrikhanenin avukatı Cem Murat Sofuoğlu tarafından teslim alındı.

Avukat Sofuoğlu, Heybeliada'da bulunan Rum Erkek Yetimhanesi'nin Fener Rum Patrikhanesine iadesine ilişkin karar üzerine, tapu işlemlerini gerçekleştirmek üzere Büyükada Kaymakamlığı binası içindeki Tapu Müdürlüğüne geldi.

Sofuoğlu, tapuyu Fener Rum Patrikhanesine vermek üzere buradan teslim aldı.

SOFUOĞLU'NDAN AÇIKLAMA


Fener Rum Patrikhanesinin avukatı Cem Murat Sofuoğlu, Rum Erkek Yetimhanesinin Patrikhaneye iadesine ilişkin olarak, ''Yanılmıyorsam bu Avrupa'da da bir ilk. AİHM kararını ilk uygulayan, yargılama yoluyla mülkiyeti geri veren ülke olduk'' dedi.

Sofuoğlu, Rum Erkek Yetimhanesinin tapu devir teslim işlemlerini gerçekleştirmek üzere Büyükada'ya geçerken vapurda basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Bugüne ''tarihi'' demenin belki biraz abartılı olacağını, ancak önemli bir gün yaşandığını belirten Sofuoğlu, günün öneminin hukuk açısından, insan hakları açısından ileri geldiğini ifade etti.

Sofuoğlu, ''Süreç, önce tapuyu almaya çalışmamızla başlayacak. Mahkeme kararı tapuyu alabilmemiz için kesinleşti'' dedi.

Tapu Müdürlüğünün mahkeme kararı dışında kendisinden bir yetki belgesi istediğini dile getiren Sofuoğlu, kendilerinin yetimhaneyi satın almadıklarını, dolayısıyla mahkeme kararının işlemler için yeterli olacağını söylediklerini anlattı.

Mahkeme kararının uygulanması gerektiğini, burada tapunun yapacağı şeyin, mahkeme kararını uygulamak olduğunu kaydeden Sofuoğlu, işlemlerin bitmesinin ardından tapuyla birlikte Fener Rum Patrikhanesine geçeceğini belirtti.

Tapuyu asli sahibine takdim edeceğini söyleyen Sofuoğlu, şöyle dedi:

''Ben Bartholomeos ile bu süre içinde görüşme fırsatı bulamadım. Orada benim muhatabım ruhban sınıfından bir hukukçu var. Kendisiyle konuştuğumuzda, olaydan ötürü çok memnum olduklarını ve Tanrı'ya şükrettiklerini söyledi. Dün bir mail atmış. Bugünün hayırlı bir gün olacağını yazmış. Patrik hazretlerinin de bundan çok sevinçli ve mutlu olduğunu iletti.''

-''AZINLIKLARA SAYGI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR GELİŞME''-

Cem Murat Sofuoğlu, durumun insan hakları, hukuk, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve azınlıklara saygı açısından önemli bir gelişme olduğunu dile getirerek, ''Belki biraz abartıyorum, ama bu durumu bir dönüm noktası olarak görüyorum ve bunun burada kalmamasını diliyorum'' dedi.

Bugüne kadar devlet politikasının farklı olduğunu kaydeden Sofuoğlu, şöyle devam etti:

''Ancak burada politikanın keskin bir viraj olduğunu görüyorum. Artık bundan sonra demek ki insan haklarına daha fazla değer verilecek. Bildiğiniz gibi bir ilk yaşıyoruz. Yanılmıyorsam bu Avrupa'da da bir ilk. AİHM kararını ilk uygulayan, yargılamanın yoluyla mülkiyeti geri veren ülke olduk. Dışarıya da örnek olacak bir hareketin işlemini gerçekleştirdik. Bu açıdan Avrupa'nın da önüne geçmiş olduk. Bunu duyurmamız ve devamını getirmemiz lazım. ''

GÜNÜN BİRİNDE CEAŞI VE KEPEZİDE BÖYLE İADE EDERLER, BURASIDA GÜNÜN BİRİNDE KAMULAŞTIRILMIŞTI AMMA VELAKİN A H İ M HAKLIYI BULDU.

jet lee
29-11-2010, 22:08
ŞAFAK DOĞAN GÜNEŞ;

''Ancak burada politikanın keskin bir viraj olduğunu görüyorum. Artık bundan sonra demek ki insan haklarına daha fazla değer verilecek. Bildiğiniz gibi bir ilk yaşıyoruz. Yanılmıyorsam bu Avrupa'da da bir ilk. AİHM kararını ilk uygulayan, yargılamanın yoluyla mülkiyeti geri veren ülke olduk. Dışarıya da örnek olacak bir hareketin işlemini gerçekleştirdik. Bu açıdan Avrupa'nın da önüne geçmiş olduk. Bunu duyurmamız ve devamını getirmemiz lazım. ''

GÜNÜN BİRİNDE CEAŞI VE KEPEZİDE BÖYLE İADE EDERLER, BURASIDA GÜNÜN BİRİNDE KAMULAŞTIRILMIŞTI AMMA VELAKİN A H İ M HAKLIYI BULDU. (AMİN)

Yıllardır bir sonuç almak için beklemekte olan "KÜÇÜK YATIRIMCI" için umarım yarın sabahtan itibaren başlayacak, maratonun son kısmı mutlu sonla biter,yarınki dava KEMAL UZAN tarafından açılmıştır, ama tüm ÇEAŞ VE KEPEZ hissedarlarını içermektedir bunu size unutturmak veya hatırlatmak istemeyenler var,bu noktayı gözden kaçırmayınız.
Eninde sonunda artık bir hüküm verilecek noktaya başlıyoruz,ardından diğer "küçük yatırımcıların AIHM'de "açtığı davalar ve ICSID gelecek ve umarım bunların neticeleri hepimize kaybettiklerimizi,haksızca alınanları en azından maddi anlamda geri getirir,sağlık ve sabır diliyorum

idma
29-11-2010, 23:41
Uzan bugün AİHM’de, Libananco davası da Ocak’ta sonuçlanıyor
Ercan İnan - einan@gazetevatan.com
--------------------------------------------------------------------------------
Çukurova ve Kepez Elektrik’e haksız el konulduğunu belirterek mülkiyet hakkı ihlali gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’yi şikayet eden Cem Uzan bu sabah saat 9’da mahkeme karşısına çıkarak bir kez de burada ifade verecek. Hatırlanacağı üzere Cem Uzan firari kardeşi Hakan Uzan ile birlikte Paris’te de Libananco davası sürecinde Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Mahkemesi’nde (ICSID) ifade vermişti.

Cem Uzan ikinci hamlesi ile AİHM’e de başvurdu ve haksızlığa uğradığını iddia ederek Türkiye devletinden 100 milyar dolar istedi. ICSID’da süren dava değil ama AİHM’de bugün başlayacak Cem Uzan’ın hak arama mücadelesi İMKB’de Çukurova ve Kepez Elektrik hisse senedi alan binlerce hisse senedi mağduruna da emsal teşkil edecek.

ÇEAŞ ve Kepez’e el konulduğunda sadece Uzan Ailesi değil, binlerce İstanbul Borsası yatırımcısı da şok geçirmişti. Defalarca şikayetlerini dile getirdiler, zaman zaman Hükümet yetkililerinden ve SPK Başkanı’ndan mağduriyetlerinin giderileceğine dair sözler aldılar, yasa tasarıları hazırlandı ancak sonu bir türlü getirilemedi. Belki de İMKB’de canı yananlar arasında Hükümet kanadının kıramayacağı, üzülmesine dayanamayacağı cinsten birileri yoktu, tasarılar tozlu raflardan bir türlü inemedi.

Daha önce haklarını AİHM’e giderek aramak isteyen ÇEAŞ ve Kepez’deki küçük yatırımcılar, Cem Uzan’ın da dava açtığını öğrenince bu hamleden vazgeçmiş ve sözkonusu davanın sonuçlanmasını beklemeye karar vermişti.

AİHM’de bir ilk yaşanacak

Tarihin en büyük mülkiyet gaspı iddiası ile Türkiye aleyhine açılan dava rutin AİHM davalarını gölgede bırakacak şekilde gelişmesiyle de dikkat çekiyor. Normalde dosya üzerinden karar veren ve bir duruşma yapmayan AİHM, tazminatın büyüklüğü ve davanın önemini dikkate alarak istisnai bir durum olarak bu davaya özel duruşma yapacak.

Çukurova Elektrik ve Kepez’e haksız biçimde el konduğunu iddia eden Libananco’nun sahibi Cem Uzan, büyük bir avukat ordusu ile davanın görüleceği Strasbourg’a geldi. Türkiye tarafı da sözkonusu dava için ağır toplarını Strasbourg’a gönderdi.

Duruşmaya Cem Uzan ve ekibi, Didier Bollecker, Libananco’nun avukatı Stuart Newberger, Christina Kruger katılacak. Türkiye adına da Aydın Coşar, Mark Howard, John Gardner AİHM duruşma salonunda hazır bulunacak.

Tarihi duruşma saat 9’da AİHM’in en büyük salonunda görülecek. Duruşma aynı zamanda AİHM’in internet sitesinden de takip edilebilecek. AİHM bu davada Çeaş ve Kepez’e el konma sürecinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birinci protokolünün 1. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlali olup olmadığına bakacak.

Bu arada daha önceki yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır. ICSID nezdinde devam eden davanın yaz bitiminde Eylül gibi sonuçlanabileceğini yazmıştım. Ancak süreç enteresan bir şekilde uzadı. Aldığım son bilgilere göre Libananco davasında karar yüzde 100 diye yazmayayım ama yüzde 99.999 Ocak ayında çıkacak.

idma
30-11-2010, 05:52
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kemal Uzan’ın ÇEAŞ ve KEPEZ’in sözleşmelerinin 2003’te iptal edilmesi hakkında Türkiye aleyhine yaptığı dava başvurusunu kabul etti. Duruşma 30 Kasım’da…
GÜVEN ÖZALP’in haberi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kemal Uzan’ın, ÇEAŞ ve Kepez adlı şirketlerin imtiyaz sözleşmelerinin 2003’te Bakanlar Kurulu kararıyla iptal edilmesi hakkında Türkiye aleyhine yaptığı dava başvurusunu kabul etti.

AİHM, özel önem verdiği davalarda uyguladığı duruşma yöntemini Uzan Ailesi tarafından yapılan başvuru için de devreye sokma kararı aldı. Davayla ilgili tek celselik duruşma 30 Kasım’da Strasbourg’da yapılacak.

Davacı taraf, AİHM’ye yaptığı başvuruda, ÇEAŞ ve Kepez’in imtiyaz sözleşmelerinin devlet tarafından karşılık verilmeksizin iptal edilmiş olduğu tezini işliyor. Başvuru konusu olarak ise “elektriğin iletimini, üretimini, dağıtımını ve ticaretini ilgilendiren ikili anlaşmanın iptali” gösteriliyor.

Uzan, şirketlerinin sözleşmelerinin Bakanlar Kurulu kararıyla iptal edilmesinin ve şirketlere el konulmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) mülkiyetin korunmasıyla ilgili maddesine aykırı olduğunu savunuyor. Türk yargısının önüne gelen ÇEAŞ ve Kepez davalarında adil yargılanma hakkının ihlal edildiği de davacı tarafın iddiaları arasında yer alıyor. Yargı sürecinde “etkili başvuru hakkı tanınmadığı” da bir başka iddiayı oluşturuyor.

Yüklü tazminat talebi

ÇEAŞ ve Kepez’le imzalanan sözleşmelerin etki alanı Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Antalya ve Burdur’u kapsıyordu. AİHM’ye yapılan başvuruda, sözleşmelerin iptali nedeniyle uğranan maddi zararın karşılanması talep ediliyor.

Mahkeme kaynakları, Uzan’ın tazminat talebi konusunda resmi bilgi vermezken bu oranın “milyarlarca dolar” düzeyinde olduğu tahmin ediliyor. Bahsedilen rakam ise 12.5 milyar dolar civarında.

2007’de savunma

AİHM, başvurunun kabul edilebilirliği ve esastan incelemeyle ilgili çalışmaların yürütülmesi amacıyla Türkiye’den 2007’de savunma göndermesini talep etti. Türkiye’nin “oldukça kalın” olan savunmasının ana hatları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından belirlendi.

Enerji Bakanlığı ÇEAŞ ve KEPEZ’e 2003’te el koymuştu

Enerji Bakanlığı, Haziran 2003’te ÇEAŞ ve Kepez’in imtiyaz sözleşmesini “kanun ve yönetmeliklere uymadığı” gerekçesiyle iptal ederken iletim ve dağıtım tesislerine de el koymuştu. İptal kararları, 2004’te Danıştay tarafından da onaylandı. Sözleşmelerin iptaline giden süreçte ise bu iki şirketin, elektrik piyasasına yönelik düzenlemeleri içeren bir yönetmeliğe uymaması etkili oldu. Davaya konu olan iki şirket, 1998’de elektrik dağıtımı konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’yla 60 yıl süreli bir sözleşme imzaladı.

2002’de yayımlanan “Elektrik Piyasasında Birden Fazla Piyasa Faaliyetini Sürdürmekte Olan Tüzel Kişilerin Mevcut Sözleşmelerinde Yapılacak Tadillere ve İletim Faaliyeti ile Vazgeçilen Faaliyetlerin Devrine İlişkin Yönetmelik” kapsamında ÇEAŞ ve Kepez’in elektrik iletim faaliyetlerini Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’ne (TEİAŞ) devretmesi istendi. İki şirket bu genelgeye karşı çıkarak bakanlık ve Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) başvurarak kararın değiştirilmesini talep etti. Başvuru reddedilince konu, yönetmeliğin iptali istemiyle Danıştay’a taşındı ancak sonuç değişmedi. ÇEAŞ ve Kepez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ihtarına rağmen iletim faaliyetlerini devretmeyince sözleşmeleri feshedildi.

‘Dava daire aşamasındayken duruşma kararı dikkat çekici’

Uzanlar, Telsim davasını tahkime götürmüştü. Bu kez ÇEAŞ ve Kepez davalarının AİHM’e taşınması, “Neden tahkim değil de AİHM. AİHM ile tahkim arasındaki fark nedir?” sorularını gündeme getirdi. Eski AİHM Yargıcı, Milliyet yazarı Rıza Türmen bu konuya şöyle açıklık getirdi:

“Tahkim, tarafların kendi rızalarıyla kurdukları hakem mahkemesidir. İki taraf da kendi hakemini belirler, bu iki hakem üçüncü hakemi belirler ve dava görülür. AİHM’ye giden tarafın insan hakları açısından bir sorun olduğunu ortaya koyması, mahkemenin de bu konuyu incelemeye değer bulması gerekir. Burada mülkiyet hakkı şikâyeti var. Mahkeme, tarafların iradesi dışında kendi heyetini oluşturarak kararını verecek. Dikkat çekici olan, AİHM’nin dava, daire aşamasındayken duruşma yapılmasına karar vermesi. Bu durum, çok önemli davalarda olur ve ender görülür. Duruşmada iki tarafın avukatları sunum yapar. Hakim heyeti soru sorabilir. Sonra hakim heyeti görüşmeye çekilir. Karar yazılır. Bu karara göre davayı kaybeden taraf, bunu büyük daireye götürmeyi talep edebilir. Bunun için bir panel toplanır ve o panelin kararına göre dava büyük daireye götürür ya da götürülmez. Dava burada yeniden görülür.”

MİLLİYET

jet lee
30-11-2010, 08:18
Uzan bugün AİHM’de, Libananco davası da Ocak’ta sonuçlanıyor
Ercan İnan - einan@gazetevatan.com
--------------------------------------------------------------------------------
Çukurova ve Kepez Elektrik’e haksız el konulduğunu belirterek mülkiyet hakkı ihlali gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’yi şikayet eden Cem Uzan bu sabah saat 9’da mahkeme karşısına çıkarak bir kez de burada ifade verecek. Hatırlanacağı üzere Cem Uzan firari kardeşi Hakan Uzan ile birlikte Paris’te de Libananco davası sürecinde Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Mahkemesi’nde (ICSID) ifade vermişti.

Cem Uzan ikinci hamlesi ile AİHM’e de başvurdu ve haksızlığa uğradığını iddia ederek Türkiye devletinden 100 milyar dolar istedi. ICSID’da süren dava değil ama AİHM’de bugün başlayacak Cem Uzan’ın hak arama mücadelesi İMKB’de Çukurova ve Kepez Elektrik hisse senedi alan binlerce hisse senedi mağduruna da emsal teşkil edecek.

ÇEAŞ ve Kepez’e el konulduğunda sadece Uzan Ailesi değil, binlerce İstanbul Borsası yatırımcısı da şok geçirmişti. Defalarca şikayetlerini dile getirdiler, zaman zaman Hükümet yetkililerinden ve SPK Başkanı’ndan mağduriyetlerinin giderileceğine dair sözler aldılar, yasa tasarıları hazırlandı ancak sonu bir türlü getirilemedi. Belki de İMKB’de canı yananlar arasında Hükümet kanadının kıramayacağı, üzülmesine dayanamayacağı cinsten birileri yoktu, tasarılar tozlu raflardan bir türlü inemedi.

Daha önce haklarını AİHM’e giderek aramak isteyen ÇEAŞ ve Kepez’deki küçük yatırımcılar, Cem Uzan’ın da dava açtığını öğrenince bu hamleden vazgeçmiş ve sözkonusu davanın sonuçlanmasını beklemeye karar vermişti.

AİHM’de bir ilk yaşanacak

Tarihin en büyük mülkiyet gaspı iddiası ile Türkiye aleyhine açılan dava rutin AİHM davalarını gölgede bırakacak şekilde gelişmesiyle de dikkat çekiyor. Normalde dosya üzerinden karar veren ve bir duruşma yapmayan AİHM, tazminatın büyüklüğü ve davanın önemini dikkate alarak istisnai bir durum olarak bu davaya özel duruşma yapacak.

Çukurova Elektrik ve Kepez’e haksız biçimde el konduğunu iddia eden Libananco’nun sahibi Cem Uzan, büyük bir avukat ordusu ile davanın görüleceği Strasbourg’a geldi. Türkiye tarafı da sözkonusu dava için ağır toplarını Strasbourg’a gönderdi.

Duruşmaya Cem Uzan ve ekibi, Didier Bollecker, Libananco’nun avukatı Stuart Newberger, Christina Kruger katılacak. Türkiye adına da Aydın Coşar, Mark Howard, John Gardner AİHM duruşma salonunda hazır bulunacak.

Tarihi duruşma saat 9’da AİHM’in en büyük salonunda görülecek. Duruşma aynı zamanda AİHM’in internet sitesinden de takip edilebilecek. AİHM bu davada Çeaş ve Kepez’e el konma sürecinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birinci protokolünün 1. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlali olup olmadığına bakacak.

Bu arada daha önceki yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır. ICSID nezdinde devam eden davanın yaz bitiminde Eylül gibi sonuçlanabileceğini yazmıştım. Ancak süreç enteresan bir şekilde uzadı. Aldığım son bilgilere göre Libananco davasında karar yüzde 100 diye yazmayayım ama yüzde 99.999 Ocak ayında çıkacak.

ALLAH'A ŞÜKÜRLER OLSUN biriside TÜM KÜÇÜK YATIRIMCILARIN(istisnasız aihm'e başvursun veya başvurmasın) müdahil olduğunu positif etkileneceğini yazdı

jet lee
30-11-2010, 12:50
Aıhm, kemal uzan'ın turkıye aleyhıne yaptıgı sıkayet basvurusunu dınledı

avrupa ınsan hakları mahkemesı (aıhm),
bugun kemal uzan'ın turkıye aleyhıne yaptıgı sıkayetle ılgılı bır durusma
duzenledı.
Durusmayı, fransa'dan gecen yıl sıyası ıltıca talebınde bulunan ve
parıs'te yasayan cem uzan da ızledı.
Bugunku durusmada aıhm'ın ılgılı daıresı, yaklasık uc saat sureyle uzan
ve turk hukumetının avukatlarını dınledı.

-enaz 165 mılyar dolar-

kemal uzan'ın avukatları, ımtıyaz sozlesmelerının devlet tarafından
suresınden once usul ve prosedure aykırı bıcımde, ceas ve kepez sırketlerını
ortadan kaldırmak amacıyla ıptal edıldıgını ıddıa ettı.
Uzan'ın avukatları, sozlesmenın ıptalı uzerıne ıssız kalan calısanlara
tazmınat odemek zorunda kaldıkları ve borsada hısselerının dusmesı yuzunden
onemlı zarara ugradıkları gorusunu dıle getırdı.
Avukatlar, sozlesmelerın ıptalı ve daha sonrakı magdurıyetlerı yuzunden
turk devletınden enaz 165 mılyar dolar talep ettıklerını soyledıler.

-turk hukumetının avukatları-

turkıye'nın avukatlarıysa, soz konusu sırketlerın ımtıyaz
sozlesmelerınde belırtılen gorevlerı ve sorumlukları gerektıgı gıbı yerıne
getırmedıklerı gerekcesıyle sozlesmelerın ıptal edıldıgını'' bıldırdı.
Avukatlar, grubun taahhutlere uygun olarak sureklı enerjı arzı
saglayamadıgı ve yıne taahhutlere uygun olarak gereklı yatırımları yapmadıgı
gorusunu dıle getırdıler.
Turkıye'nın savunmasında, uzan aılesının sırketlerının cesıtlı
yolsuzluklar ve usulsuzlukler yaptıgı belırtılerek, bu konuda cesıtlı ornekler
verıldı.
Hakkında arama kararı bulunan kemal uzan, 2003 yılında aıhm'e yaptıgı
basvuruda, ceas ve kepez'ın ımtıyaz sozlesmelerının ıptal edılmesını gerekce
gostererek, turkıye'nın ınsan hakları ıhlalınde bulundugunu ıddıa etmıstı.
Yapılan basvuruda, avrupa ınsan hakları sozlesmesı'nın, mal ve mulkıyetın
korunması, adıl yargılanma ve etkılı basvuru haklarıyla ılgılı maddelerının
turkıye tarafından ıhlal edıldıgı ılerı surulmustu.
Uzan ve turk hukumetının avukatlarının goruslerını dınleyen aıhm,
kararını ılerı bır tarıhte verecek.

Matrıx

-aa-

sp500
30-11-2010, 12:56
hayırlısı olsun. umarım hakkkımız olanı cok gec olmadan alırız. cok ümitliyim

jet lee
30-11-2010, 14:34
Kılıcdaroglu:''akp ıle santaj hukuku donemı basladı''

chp genel baskanı kemal kılıcdaroglu, basbakan
recep tayyıp erdogan'a, ''bır adam hakkını arıyor dıye soylemedıgını
bırakmıyorsun, senın anlayısın ıle kenan evren'ın anlayısı arasında ne fark
var?'' dıye sordu.
Kılıcdaroglu, partısının tbmm grubunda, sabahları gazetelerı, ''bugun
ulkede ne oldu?'' deyıp, bıraz urkerek, bıraz korkarak aldıklarını soyledı.
Gazete mansetlerındekı buyuklugun bırer cekıc, balyoz gıbı onlerınde
durdugunu ıfade eden kılıcdaroglu, ''bunun temel nedenı; turkıye'dekı
yolsuzlukların, hukuksuzlukların, adaletsızlıklerın cok derınlesmıs olmasıdır.
Saglıklı bır gundem olusturma, normal bır yurttasın gundemını yakalama,
ıssızlıgını, yoksullugunu, beklentılerını gundeme getırme gıbı bır gelısme
maalesef olmuyor'' dıye konustu.
Kılıcdaroglu, ak partı'nın yapay gundem olusturmada cok basarılı oldugunu
ıddıa ederek, devlet bakanı ve basbakan yardımcısı bulent arınc'a yonelık suıkast
gırısımıne ılıskın haberlerı anımsattı, ''ne oldu, bır sey olmadı. Turkıye'nın
gundemını bu kadar sorumsuzca degıstırmek acaba kıme yarar?'' dıye sordu.
Kılıcdaroglu, halkın, ıcınde yasadıgı sorunları bır turlu sorgulamadıgını, haber
bombardımanıyla butun bılgılerın yanlıs sekılde genıs halk kıtlelerıne
yansıtıldıgını soyledı.

-''kurdum, kuzuyu yıyecegım''-

gecen haftanın gundemınde uc generalın acıga alınmasının yer aldıgına
ısaret eden kılıcdaroglu, cumhurbaskanı, basbakan, bazı bakanların bu konuyla
ılgılı demecler verdıgını, konusmayanın ıse sadece bu uc general oldugunu
belırttı.
Kılıcdaroglu, ''sız nasıl dava acarsınız, dava acma hakkını nereden
alıyorsunuz'' noktasına getırıldıgını ıfade ederek, ulkede demokrası, hukuk
varsa, kısılerın de hak arama ozgurlugunun bulundugunu vurguladı. Kılıcdaroglu,
anayasaya gore, ıdarenın her turlu eylem ve ıslemlerıne karsı yargı yolunun acık
oldugunu anımsattı. Kılıcdaroglu, bu hak arama ozgurlugunun cumhurbaskanı,
basbakan, sıyası partılerın lutfu olmadıgını, her vatandasın anayasal hakkı
oldugunu dıle getırdı. Kılıcdaroglu, sozlerını soyle surdurdu:
''basbakan, yuksek askerı sura kararları altında ımzasının olmadıgını
soyluyor. Senın ımzan yok ama karar cıkmıs. Yasalar, 'sayın basbakanın ımzasının
olmadıgı karar gecersızdır' dıyorsa, eyvallah ama boyle bır duzenleme de yok.
'ben kurdum, kuzuyu yıyecegım, suyu bulandırıyorsun arkadas. Cunku, benım
ıstedıgım gıbı davranmıyorsun. Benım ıcın hukuk, anayasa, yasalar yok. Benım bır
dusuncem var, onun geregı olarak, ben her seyı yaparım, yapma ozgurlugune
sahıbım. Ama sen konusamazsın, hak arayamazsın.'
dıyorlar kı bızım ımzamız yok ama o 3 subayın emeklı olması gerekır.
Hangı yasaya gore? Yok boyle bır yasa. Sızın keyfınıze gore davranan bır hukuk
sıstemı olabılır mı, hayır. Hadı bunları begenmıyorsunuz, bu vekalet
kararnamesını sız ımzalamadınız mı, resmı gazete'de yayımlamadınız mı?''

-''hukuk ayıbı''-

kılıcdaroglu, ''askerı yuksek ıdare mahkemesınden kararlar dogru cıkmaz''
denıldıgını ıfade ederek, ıstenılse de danıstaya ya da baska bır hukuk mercıne
basvurulamayacagını soyledı. Kılıcdaroglu, yapılanın, hukuku bılmemenın otesınde
kamuoyunu yanlıs yonlendırme oldugunu one surerek, suları soyledı:
''buna bazı hukukcuların, akp yandası hukukcuların canak tutması, destek
vermesı, hukuk adına en hafıf deyımle ayıptır. Bu ayıbı bır hukukcunun yapmasını,
hukukcu olmayan bır kısı olarak ıcıme sındıremıyorum.
Bu kısılere, 'nıye yargıya gıdıyorsunuz?' dıyorlar. Bunlar ne yapacak?
Bunlara bır tek gorev dusuyor; 'emredersınız padısahım, bu ulkede vatandasların
hak arama ozgurluklerının oldugunu sanıyorduk meger bu ozgurluk ve hak arama
bızım ıcın degılmıs. Sız, bu ulkede anayasanın ustunde bır organmıssınız, bız
bılmıyorduk.' bunu mu dıyecekler, dedıklerınde sayın basbakan tatmın mı olacak?
Yapılan ıs ayıptır, bu ayıbı surdurmek bır baska ayıptır, baska sekılde
gerekcelendırmek daha buyuk ayıptır. Akp, referandum sırasında bılboardlarda,
'ustunlerın hukuku degıl, hukukun ustunlugunu getırecegız' demıstı. Sayın
basbakan'a butun ıctenlıgımle soruyorum: Sızın bu yaptıgınız, soylemlerınız
hukukun ustunlugu mu yoksa ustunlerın hukuku mu? Akp, gızlı gundemının olmadıgını
soyluyor, yoksa, hukuka uyarsınız. Gorevden almıssınız, o da mahkemeye basvurmus.
Mahkeme kararını soyle ya da boyle verır, saygı duyar, geregını yaparsınız. Ama
'mahkeme bakalım nasıl karar verecek, benım ıstedıgım gıbı karar vermezse, yasa
cıkaracagım' dıyorlar. Bu su demektır: Parlamentoda benım askerlerım var, onlar
dusunmezler, ben dusunurum, onlar sadece benım soyledıklerımı yerıne getırır, el
kaldırır, ındırırler. Bu parlamentoya saygısızlıktır. 'yargıdan benım dusundugum
gıbı karar cıkmasın, ben yenı bır yasa cıkarırım, gosterırım ona' dıyorsunuz. Bu
santajdır. Akp ıle beraber santaj hukuku donemı basladı.''

-''2010 versıyonu''-

kılıcdaroglu, yapılan ıslemler sonucunda haksızlıga ugradıgına ınanan
kısının hak arama ozgurlugundekı engellerın kaldırılmasının, demokrası ve cagdas
uygarlık oldugunu soyledı.
''bır de turkıye'yı cagdas uygarlık duzeyının ustune cıkaracagını
soyluyorlar. Sız bununla turkıye'yı cagdas uygarlıga degıl, cagdısına ıtersınız
ve ıtıyorsunuz'' dıyen kılıcdaroglu, bunun; totalıter anlayıs, demokrası ayıbı,
hukuku ayaklar altına alıp, cıgneme anlayısı oldugunu one surdu. Kılıcdaroglu,
''bır kısının, butun parlamento grubuna her ıstedıgımı yaptırabılırım, ne dersem
ondan ayrılmayacaksınız denen anlayıstır. Bu anlayıs her ıstedıgını, hukuka
aykırı olsa bıle parlamentodan gecebılecegını dusunen anlayıstır. Bu anlayısı
kabul etmeyecegız. Bu anlayıs aynı zamanda 12 eylul anlayısıdır. Bu anlayıs kenan
evren pasa'nın 2010 versıyonudur'' dıye konustu.
Buna ornek olarak erdal eren'ın 16 yasındayken verılen kararla yası 18'e
cıkartılarak ıdam edılmesını gosteren kılıcdaroglu, ''sayın basbakan'a sormak
lazım: '12 eylul anayasasını degıstırıyoruz, demokrasıyı, hukukun ustunlugunu
getırıyoruz' dıye yola cıktın. Allah askına bır adam hakkını arıyor dıye
soylemedıgını bırakmıyorsun, senın anlayısın ıle kenan evren'ın anlayısı arasında
ne fark var?'' dedı.

-''acılarını somurduler''-

kılıcdaroglu, ordunun sıyasetın ıcınde olmaması, askerın onuruyla
gorevını kıslasında yapması, guncel sıyasetın ıcıne gırmemesı gerektıgını
belırterek, ''asker kıslada, sıyasetın emrınde olmalı ama asker sıyasetın
oyuncagı olmamalı'' gorusunu dıle getırdı.
Daha once, ''bunlar 12 eylul'un beslemelerıdır'' dedıgını anımsatan
kılıcdaroglu, ''onlar sızı buyuttuler, besledıler, ıktıdara getırdıler. 12
eylul'de bunlardan hıc magdur olan, ceza ceken, ıskence goren var mı? ıskence
gorenlerın acılarını somurduler, bedel odeyenlerın odedıklerı bedelı somurduler.
Halkı kandırdılar'' dedı.

-''kendısını ımparator ılan ettı''-

kılıcdaroglu, yasalarda var olan engeller, hukukun ustunluguyle
bagdasmıyorsa o engellerın kaldırılmasına katkı veren bır partı olduklarını, bunu
en ıyı basbakan erdogan'ın bılmesı gerektıgını soyledı. Kılıcdaroglu, ''o
secılıp, parlamentoya gelıyorsa, hukukun ustunlugune ınanan chp'nın varlıgına
sukretsın'' ıfadesını kullandı.
Erdogan'ın, ''gecmısını tamamen unuttugunu, onune gızlı gundemını
oturttugunu, parlamentodakı gucunden yararlanarak, kendısını ımparator ılan
ettıgını, 2010 yılının turkıye padısahı oldugunu'' ıddıa eden kılıcdaroglu, bu
anlayısı hukuk ve demokrası adına reddettıklerını, erdogan'ın da bunu bılmesı
gerektıgını soyledı.
Poyrazkoy ıddıanamesının 8 ayda tamamlandıgını, balyoz ıddıanamesının
hazırlık surecının 5-6 ay, kafes eylem planı sorusturmasının 4 ay surdugune
ısaret eden kılıcdaroglu, sozlerını, ''denız fenerı ıse tam 1,5 yıl surmus. 1,5
yıldır ne oldugu bellı degıl. Cunku, hukumetın orada korktugu alanlar, korudugu
kısıler var'' dıyerek tamamladı.
Matrıx

-aa-

erich fromm
30-11-2010, 19:47
Biraz evvel NTV 'de Strazburg 'dan bir spiker AİHM kararını 6 aydan evvel açıklanması beklenmiyor dedi.

jet lee
30-11-2010, 22:57
170 milyar dolarlık dava!
Kemal Uzan tarafından Türkiye'ye karşı açılan 170 milyar dolarlık tazminat davası AİHM’de başladı...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), dün Kemal Uzan’ın Türkiye aleyhine yaptığı şikayetle ilgili duruşmayı yaptı. Genel teamülün dışına çıkılarak davaya dosya üzerinden değil de bizzat tarafların katılımı ile duruşma düzeninde bakıldı. Duruşmayı, Fransa’dan geçen yıl siyasi iltica talebinde bulunan ve Paris’te yaşayan Cem Uzan da izledi. Cem Uzan duruşmada ifade vermek istedi ancak davanın taraflarından biri olmadığı gerekçesiyle söz almasına izin verilmedi. Baba Kemal Uzan’ın yerine avukatları şikayetlerini dile getirdi.
Rekor dava başladı
Foto galeri için tıklayın
Kemal Uzan’ın avukatları, sözleşme iptali ile 2058 yılına kadar ÇEAŞ ve Kepez’i işletememekten dolayı mağduriyetin 165 milyar dolar olarak hesaplandığını belirterek müvekkilleri adına bu rakamı Türkiye Hükümeti’nden talep ettiklerini söyledi. Bu arada Uzan’ın avukatları şirketlere el konmasının tamamen siyasi gerekçelere dayandığını da iddia etti. Türkiye tarafı ise “söz konusu şirketlerin imtiyaz sözleşmelerinde belirtilen görevleri ve sorumlukları gerektiği gibi yerine getirmedikleri gerekçesiyle sözleşmelerin iptal edildiğini” söyledi.

İki kritik soru

Türk tarafı avukatları grubun taahhütlere uygun olarak sürekli enerji arzı sağlayamadığı ve yine taahhütlere uygun olarak gerekli yatırımları yapmadığı görüşünü dile getirdi. Duruşmada AİHM yargıçlarının Türk tarafına yönelttikleri 2 kritik soru dikkat çekti. Türk Hükümeti’ni savunan avukatların “Şirketlerin imtiyaz sözleşmesi, sözleşme hükümlerini ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri için iptal edildi” savunmasının ardından AİHM yargıçları, benzer durumdaki şirketlere de aynı uygulamanın yapılıp yapılmadığını sordu. Bu arada AİHM yargıçlarının “Mesela benzer koşullarda çalışan Kayseri Elektrik için neden aynı hükümler uygulanmadı?” sorusuna Türk tarafı avukatları cevap veremedi.

Yine AİHM yargıçlarından gelen “Sözleşme hükümlerini yerine getirmediği için imtiyazı elinden alınan şirketlerin neden tüm malvarlığına da el konuldu. Şirkete ait otomobillerin, lojmanların da elinden alınması normal bir uygulama mı?’ sorusu Türkiye’yi savunan avukatlar tarafından cevaplandırılamadı.

Yukos gibi uzun sürer

AİHM öncelikle sözkonusu davanın esastan görüşülüp görüşülmemesine karar verecek. El konulan Yukos şirketi için Rusya Yönetimi’nden 98 milyar dolarlık tazminat isteyen Rus Oligark Khodorkovski’nin davasını örnek gösteren konuya yakın uzmanlar, “Bu dava Şubat ayında başladı ve hâlâ karar çıkmadı. Benzer şekilde Kemal Uzan’ın davasında da karar en az 6 aylık periyottan önce çıkmaz” dedi.


gazetevatan internet

omeniv
30-11-2010, 23:14
"Türk Hükümeti’ni savunan avukatların “Şirketlerin imtiyaz sözleşmesi, sözleşme hükümlerini ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri için iptal edildi” savunmasının ardından AİHM yargıçları, benzer durumdaki şirketlere de aynı uygulamanın yapılıp yapılmadığını sordu. Bu arada AİHM yargıçlarının “Mesela benzer koşullarda çalışan Kayseri Elektrik için neden aynı hükümler uygulanmadı?” sorusuna Türk tarafı avukatları cevap veremedi..."

Ne güzel değil mi... TC bir savunma hazırlıyor, boru değil 170 milyar dolar (kaç tane Burberry sıkma baş eşarbına denk gelir bilemedim), adamlar sorulabilecek en basit soruyu soruyor; başkalarına da bunu yaptınız mı diye, ve savunma dınk diye kalıyor. Bunun gösterdiği; biz dahil tüm memleket öyle bir "adamına göre muamele"ye alıştırıldı ki, bizim dışımızdaki dünyanın yalın ve genelleyen algısı bizi bile şaşırtıyor. Hukuk da bu değil mi aslında! Aksu, sübyancılıkla, eroin kaçakçılığıyla vs. itham altında. Hükümetten tık yok. "etekteki taşlarmış..." Bu bakan cacıktan sorumlu değil, taş gibi polisi, tam yetkisi vs ile bu ülkenin içişlerinin bakanı. Yuh demek istiyorum ama kibar kalacak, vazgeçtim. Herkese sevgi ve saygılarımla,

fatmanur
01-12-2010, 07:37
GÜVEN ÖZALP

Kemal Uzan’ın, ÇEAŞ ve Kepez şirketlerinde imtiyaz sözleşmelerinin 2003’te Bakanlar Kurulu kararıyla iptal edilmesi hakkında Türkiye aleyhine yaptığı dava başvurusunun duruşması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) yapıldı.
Fransa’dan siyasi sığınma isteyen ve halen Paris’te ikamet eden Cem Uzan’ın da katıldığı duruşma karşıt tezlerin savaşı havasında geçti. Uzan Ailesi’nin avukatlarından Didier Bollecker, iki şirkete el konulmasını, “Bu bir kan davasıdır ve intikam duygusuyla yapılmış bir eylemdir. Cem Uzan’la da bağlantılıdır. Siyasete girmiş ve Başbakan tarafından tehdit olarak algılanmıştır” sözleriyle değerlendirdi.

Şahsi çıkar vurgusu
Dava başvurusu henüz kabul edilebilir ilan edilmediği için tazminat konusu da teknik anlamda netleştirilmiş değil. Davacıların avukatlarından Vincent Delattre’nin, “ÇEAŞ’ın kaybı 144 milyar dolar, Kepez’inki ise 21 milyar dolar” ifadelerini kullanması ise AİHM’nin davayı esastan incelemeye karar vermesi durumunda gündeme gelebilecek tazminat talebinin 165 milyar dolardan az olmayacağını gösteriyor. Bu düzeyde bir rakamın resmiyete dökülmesi halinde ise bu AİHM için de bir rekor olacak.
Davacı tarafın duruşmada üzerinde ısrarla durduğu unsurlardan birini de “Sözleşme iptali ve el koyma süreçlerinde normalde izlenmesi gereken etapların atlandığı” iddiası oluşturdu. Delattre, şirketlere el koymadan önce bu yönde bir uyarı yapılmadığını belirterek, “İşlemlerin meşruluğu yoktur, keyfi işlemler söz konusudur” dedi.
Hükümet kanadı yapılan her işlemin kuralına uygun olduğunu, oysa ÇEAŞ ve KEPEZ yönetiminin imtiyaz sözleşmesinin her aşamasında ve çok sayıda ihlalde bulunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin avukatı Mark Howard, ÇEAŞ’ın 8, Kepez’in ise 6 kez ihlalde bulunduğunu belirterek, “Bir çok kez uyarıldılar ancak bunların gereklerini yerine getirmediler. Belirlenen ihlallerden bir tanesi bile fesih için yeterliydi” dedi.
Davacıların siyasi komplo teorisi üzerinden hareket ettiklerine dikkat çeken Howard, “Yalan beyanda bulunuyor ve iyi niyetle hareket etmiyorlar. Bu mahkemeyi ve diğer uluslararası mahkemeleri şahsi çıkarları uğruna kullanıyorlar” diyerek Motorola ile Nokia davalarında ABD mahkemelerinin Uzanlar aleyhine verdiği kararlara ve dolandırıcılık vurgusuna atıf yaptı. “Elektrik direkleri bulunan tarla parçalarına” ait 65 bin tapunun kendi üzerlerine tescil ettirilmesi, diğer şirketlerin dağıtım ağına bağlanmaması gibi ihlaller tespit edildiğini ileten Howard, mahkemeden başvuruyu geri çevirmesini istedi.

Aile kavgası etkilemez
Bollecker ise “Kemal ve Cem Uzan arasında aile kavgası var ama bu ÇEAŞ ve Kepez’in başvurusunu etkilemez. Küçük hissedarların tazminat alabilmesi için tek süreç AİHM’dir” diye konuştu. Aralarında Türk yargıç Işıl Karakaş’ın da bulunduğu AİHM’nin 7 yargıçtan oluşan 2. Dairesi, dosyanın esastan incelenip incelenmeyeceğiyle ilgili kararını önümüzdeki aylarda verecek.





Uzanların sözleşmelerin iptali ve daha sonraki mağduriyetleri yüzünden Türk devletinden talep ettiği 165 milyar dolar dünyanın en zengin üç işadamının toplam servetlerini aşıyor. Forbes dergisinin listesine göre dünyanın en zengin işadamları Carlos Slim, Bill Gates ve Warren Buffet’ın serveti toplamda 153.5 milyar dolar. Uzanların istediği rakam bu toplamın çok daha üzerine işaret ediyor. İstenilen tazminat 2010 Türkiye bütçesine karşılık gelen 190 milyar dolara da yakın bir rakam.



İstisnai durum
AİHM, Kemal Uzan tarafından açılan davada istisnai bir uygulamayı devreye soktu. Normalde daire aşamasında duruşma yapılmasına karar verilmiyor. Daire aşamasında duruşma yapılmasıyla ancak AİHM’nin büyük önem verdiği dosyalarda karşı karşıya kalınıyor.



Uzanların Türkiye’ye faturası 20 milyar TL
Usulsüz muhasebe yöntemleriyle, sahibi olduğu İmar Bankası’nın içini boşaltan Uzan ailesinin vergi ve sigorta borçlarıyla Türkiye’ye faturası 20 milyar dolara ulaşıyor. El konulan İmar Bankası ve Adabank’taki usulsüz mevduat hesapları tutulması nedeniyle bugüne kadar tahsil edilenler hariç Uzan grubunun toplam 7 milyar 812 milyon dolar anapara borcu bulunuyor.
TMSF, İmar Bankası mudilerine ödenen mevduatların stopajı olarak da 8.6 milyon lira ödeme yaptı. Hazine adına İmar Bankası mudilerine ödenmek üzere TMSF tarafından 5.6 milyar TL ödeme gerçekleştirildi. TMSF ayrıca 2009 yılı itibarıyla İmar Bankası nezdindeki karşılıksız Devlet İç Borçlanma Senedi hesaplarına 937 milyon lirayı da banka hesaplarına aktardı.



Paris’te lüks bir hayat sürüyor
Avrupa’nın en gözde kentlerinden Paris’te yaşayan Cem Uzan, geçmişteki lüks hayatını bu kez Fransa’da sürdürüyor. Eyfel Kulesi’nin hemen arkasında aylık kirası 170 bin doları bulan bir rezidansta yaşıyor. Rezidans şehrin en lüks bölgelerinden Trocadero’da yer alıyor.
Lüks otellere eşdeğer hizmet veren rezidansda ahçıbaşı, masaj, bakıcı servisleri bulunuyor. Son model bir Lexus kullandığı belirtilen Cem Uzan konuklarını Michelin yıldızlı, lüks restoran ve barlarda ağırlıyor. Paris’in en lüks otellerinden Ritz’de doğumgünü partisi düzenliyor.



Enerji Bakanlığı 2003 yılında el koymuştu
Enerji Bakanlığı, Haziran 2003’te ÇEAŞ ve Kepez’in imtiyaz sözleşmesini “kanun ve yönetmeliklere uymadığı” gerekçesiyle iptal ederken iletim ve dağıtım tesislerine de el koymuştu. İptal kararları, 2004’te Danıştay tarafından da onaylandı. Davaya konu olan iki şirket, 1998’de elektrik dağıtımı konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’yla 60 yıl süreli bir sözleşme imzalamıştı.



İZLENİM
Cem Uzan çok rahattı
Siyasi sığınma talebi nedeniyle Paris’te ikamet eden ve neredeyse attığı her adım medyanın yakın takibinde olan Cem Uzan, “kavgalı olduğu” babası Kemal Uzan tarafından Türkiye aleyhine açılan davanın duruşmasını izlemek için AİHM’deydi. Uzan’ın ruh halini anlatmak için “rahat, medyatik ve müdahil” kelimelerini kullanmak yanlış olmaz. Salona iki korumayla giren Uzan, gazetecilere konuşmama geleneğini bozmadı.
Oldukça rahat tavırlar sergileyen Uzan, savunma ekibiyle de sık sık şakalaştı. Uzan, Türkiye’nin avukatı yargıçlardan gelen soruları yanıtlarken oturduğu ilk sıradan eğilmiş şekilde kalkıp avukatlarına müdahale etmeyi de ihmal etmedi. Uzan, oturumun bitmesinin ardından ekibine Fransızca olarak “Haydi gidiyor muyuz?” dedi ve bir açıklama yapmadan AİHM binasından ayrıldı.
Duruşma 3 saat 10 dakika sürdü. Uzanları 11, Türkiye’yi 8 kişi temsil etti. Türkiye’nin ekibinde Adalet Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri vardı. Salona 9 klasörle gelen Uzan’ın ekibi 1 saatlik sunum yaparken Türkiye 53 dakikalık bir savunma yaptı.


Üç ihlal iddiası
Uzan Ailesi, “elektriğin iletimini, üretimini, dağıtımını ve ticaretini ilgilendiren ikili anlaşmanın iptali” konusuyla yaptığı başvuruda, şirketlerinin sözleşmelerinin Bakanlar Kurulu kararıyla iptal edilmesinin ve şirketlere el konulmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) mülkiyetin korunmasıyla ilgili maddesine aykırı olduğunu savunuyor. Türk yargısının önüne gelen ÇEAŞ ve Kepez davalarında adil yargılanma hakkının ihlal edildiği de davacı tarafın iddiaları arasında yer alıyor. Yargı sürecinde “etkili başvuru hakkı tanınmadığı” da bir başka iddiayı oluşturuyor.

fatmanur
01-12-2010, 07:43
Arzu ÇAKIR MORIN/STRASBOURG 1 Aralık 2010



Uzanlar tarafından Türkiye’ye karşı açılan 170 milyar dolarlık tazminat davası AİHM’de başladı. Cem Uzan’ın da bizzat izlediği duruşmada, avukat Didier Bollecker, Türkiye’yi kan davası gütmekle suçladı.

UZANLAR’ın ÇEAŞ ve Kepez’e el konulması nedeniyle, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkmesi’ne (AİHM) açtığı ve tazminatının 170 milyar doları bulacağı iddia edilen davanın ilk duruşması dün Strasbourg’da yapıldı. Davayı halen Fransa’da siyasi sığınmacı olarak yaşayan Uzan ailesinden Cem Uzan bizzat izledi. ÇEAŞ’ın ve Cem Uzan’ın avukatı olan Didier Bollecker, “Bu davanın tüm geri planı siyasidir, siyasi niteliklidir. Bu bir vendetta’dır (kan davasıdır), intikam duygusuyla yapılmıştır” dedi. Türkiye’nin avukatı Mark Howard ise bu davada karşı tarafın kötü niyetine dikkat çekti. Tarafları dinleyen 7 kişilik mahkeme heyeti, davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine önümüzdeki aylarda karar verecek.

Uzan şirketleri felç edildi

Duruşmada Baba Kemal Uzan’ın avukatı Vincent Delattre, “Kemal Uzan’ın şirketleri hükümet yetkilileri tarafından tamamen felç edilmişlerdir” dedi. Hükümetin “Libananco’da böyle bir dava zaten vardır. Burada mahkeme kötü niyetli olarak oyalanmak isteniyor” iddiasını reddeden Delattre, “İşlemlerin hiçbir meşruiyeti yoktur. Keyfidir. Kemal Uzan hem hisselerinin değerini, iki şirketini, mallarını ve Türkiye’deki statüsünü kaybetmiştir. Bir hükümetin tamamen yok etmek istediği bir kişidir” dedi.

İntikam duygusuyla yapıldı

ÇEAŞ’ın ve dolayısıyla Cem Uzan’ın avukatı olan Didier Bollecker de, “Bu davanın tüm geri planı siyasidir, siyasi niteliklidir” derken, şöyle konuştu: “Şirketlere ait 140 lojman, bürolar ve 150 arabaya sözleşmede olmadığı halde el konulmuştur. Türk Hükümeti olayları gizlemek ve bir sis perdesi arkasına saklamaya çalışmaktadır. Bu bir vendetta’dır (kan davasıdır), intikam duygusuyla yapılmıştır. Başbakan’ın Cem Uzan’a dediği ‘ya siyaseti ya ticareti bırak’ sözünü ispatlayamayız belki, ama Sabah Gazetesi’nde, ‘Bundan sonra bizim tek rakibimiz Genç Parti’dir” sözü her şeyi açıklıyor.”

Kayseri Elektrik’e uygulanmadı

Yargılamada görev alan Türk hakim Işıl Karakaş, ÇEAŞ ve Kepez’i etkileyen yasadan başka şirketlerinde etkilenip etkilenmediğine ilişkin sonusu üzerine, savunma avukatı Bollecker, “Şu andaki Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın eski Genel Müdür olduğu Kayseri Elektrik vardı. Her ne hikmetse Enerji Bakanı’nın eski Genel Müdür olduğu şirkete bu yasa uygulanmadı” diye yanıt vererek, bunun da siyasi bir karar olmasının en önemli göstergesi olduğunu vurguladı.Baba ve oğulu ayrı avukat savundu Cem Uzan konuşmadı

HÜKÜMETİN 2002’te ÇEAŞ ve Kepez’e el koymasının ardından yıllardır uluslararası mahkemelerde hükümet aleyhine dava açan Uzanlar’dan Kemal Uzan’ı, oğlu Cem Uzan’dan farklı bir hukuk ekibinin savunması dikkat çekti. Mahkeme Salonu’na yaklaşık yarım saat erken gelen tarafların stresli olduğu gözlenirken, Cem Uzan, kendisini görüntüleyen kameralara gülümsedi. “Libananco davasında hiç konuşmadınız, burada da mı konuşmayacak mısınız” sorusunu yönelttiğimiz Uzan’ın yanıtı, “Dava bitene kadar hiçbir açıklama yapmayacağım” oldu.

Uzanlar 65 bin tapuyu usulsüz ele geçirdi

HÜKÜMET adına son sözü alan Mark Howard, hükümetin tüm işlemi usulünce ve hukuka uygun şekilde gerçekleştirdiğini, Danıştay’ın bu konudaki kararlarının açık olduğunu belirtti. Howard, Uzanlar’ın elektrik direği diktiği 65 bin araziyi üzerine geçirerek, haksız şekilde 65 bin tapu elde ettiğini öne sürerek, şu açıklamayı yaptı:
Sizlere burada haksız el konduğunu göstermeye çalışıyorlar. Bu 65 bin tapu ÇEAŞ ve Kepez’in usulsüzce kendi adlarına tescil ettikleri elektrik direklerinin bulunduğu topraklardır. Bu da hukuki değildir.
2005’te Danıştay önündeki davaları kaybettiler. Yeniden dava açabilmek için yurt dışında paravan şirketler kurdular. Bir yanda Kemal Uzan’ın kontrol ettiği iki Polonya şirketi, diğer yanda Cem Uzan’ın kontrol ettiği Libananco. Başvuranlar mahkemeye yalan beyanda bulunmaktadırlar ve bu kötü niyetlidir. Bu şirketlerle hukuki gerekçe arayışındadırlar.
İmtiyaz sözleşmeleri 1988 yılında imzalandı ve şirketler şartlardan haberdarlardı. Hükümet bu şirketleri kusurlu oldukları konunda defalarca uyardı ama şirketler buna kulak asmadılar.
2001 yılında yeni çıkan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile elektrik dağıtımı alanını düzenlenmek istendi. Şirketler bakanlığın toplantı taleplerini sürekli reddetti. Bunun sonucu olarak şirketlere 2003’te el konuldu.
Motorola’da mahkemeyi nasıl oyalayabileceklerini de bakabilirsiniz.

8’e 8 hukuk timi

DURUŞMADA iddia makamından Kemal Uzan’ı Vincent Delattre, ÇEAŞ ve Kepez’i Didier Bollecker başkanlığındaki Christina Kruger, Eve-Marine Bollecker Sendegül Aras, Mehmet Uluç, Şaylan Çığgın ve Selahattin Sakarya’dan oluşan 8 kişilik avukat ekibi temsil etti. Mark Howard başkanlığında hükümeti temsil eden ekipte ise, Lucy Reed, Brian King, Patrick Doris, Utku Çoşar, Alper Aslan, Peirs Gardner yeraldı.

Çeşitli rakamlar telaffuz ediliyor

UZANLAR ile Türkiye Cumhuriyeti’ni karşı karşıya getiren davada 164 milyar, 170 milyar dolar gibi birçok farklı tazminat tutarından söz ediliyor. Tazminat tutarı hesaplanırken, Çeaş ve Kepez’le imzalanan sözleşme gereği 2058 yılına kadar geçerli olan sözleşme dikkate alınıyor. Ancak dava henüz esastan görüşülmeye geçilmediği için net bir rakam telaffuz edilmiyor.


Uzan, AİHM’de ‘kan davası’ kozu açtı, Türkiye’nin avukatı ‘kötü niyet’e dikkat çekti

Damgacı Abi
01-12-2010, 08:37
4 sene hukuk fakültesinde okuyup da , 10 üzerinden 5 le zor bitirenler,kendine güvenmeyenler
kendini devlet kapısına atan hakimlerimiz var ya..inanın yatacak yerleri yok
4 sene okumayla herşeyi bilirim diyen...4 sene her kararı vermeye yetiyor öyle mi....
siz gidin rüşvet filan alın kardeşim ne yapacaksınız...nasılsa kendinizi devlet kapısına atmışsınız..
bizi bir ı harfinden dolayı tam 1 yıl önümüzdeki ayın 15.ine diye süründüren hakime en sonunda yüzüne küfredince,atarım seni içeri diyen sonra da
sen bir avukat tut. gelsin bir haftada bitireceğim. dedi ve o zamanın parasıyla avukattan 200 milyon cukkalamış.hakikaten bir hafta sonra kararı verdi
ben yetkili olsam hakim olmak isteyenleri tam 10 sene okuturum. din iman vicdan derslerini de zorunlu okuturdum.
öyle siz imkb den hisse senedi aldınız kumar oynadınız ...el konulup herşeyi gasp edilmesine rağmen ,kar ederse iyi batarsa kötü öyle mi diyen
bizi kumarbaz imkb yi kumarhane yapan hakimlerimize saygılarımızla...
30 kasım ebeler gününüz kutlu olsun...

camlik20
01-12-2010, 09:13
Sayın Damgacı abi kutlama duygularınıza aynen katılıyorum.Ayrıca ben de son derece gösterişli binalarda çalışan ama onaylanmış zarflanmış bir belgeyi 21.yüzyılda 5 kilometre ötedeki bankaya iki ay boyunca postayla ulaştırmayı beceremeyen adliyelerin de sülaleler gününü kutluyorum.

camlik20
01-12-2010, 09:30
Bu nokta AİHM kararı etkilemesi açısından çok önemli.Hukuk herkes için aynı değilse adalet olmaz.
Türk Hükümeti’ni savunan avukatların “Şirketlerin imtiyaz sözleşmesi, sözleşme hükümlerini ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri için iptal edildi” savunmasının ardından AİHM yargıçları, benzer durumdaki şirketlere de aynı uygulamanın yapılıp yapılmadığını sordu. Bu arada AİHM yargıçlarının “Mesela benzer koşullarda çalışan Kayseri Elektrik için neden aynı hükümler uygulanmadı?” sorusuna Türk tarafı avukatları cevap veremedi. (gazetevatan)

yatırımcılık
01-12-2010, 10:32
Türk tarafı avukatları cevap veremezler.Çünkü Türkiyede çifte sıtandart var.Ortada kabak gibi cebri gasp var.Bunu yapanlar,buna sebep olanlar bedelini çok ağır ödeyecekler.Hiçkimsenin bundan kuşkusu olmasın.

Taner Yıldız – Abdullah Gül ilişkisi

Taner Yıldız’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çok yakın olduğu söylenir; doğrudur. Hatta öylesine yakındır ki; parti içinden Gül’e iletilen atama, tayin, terfi isteklerine bizzat Yıldız aracılık eder. Her ikisi de Kayseri milletvekilidir ama yakınlığın hemşerilikten öte olduğu iddia edilir.

Kayseri Elektrik’in yüzde 5 kadar hissesi gerçek kişilerin elinde bulunuyor. İddialara göre Abdullah Gül de, çok uzun yıllardır önemli miktarda Kayseri Elektrik hissesini elinde tutmaktadır. Yani Cumhurbaşkanı Kayseri Elektrik’e de, Yamula Barajı’na da ortaktır. Eski müdür ise Gül’ün imzasıyla bakan olmuştur.

Dokunulmaz şirket

Kayseri ve Civarı Türk A.Ş halen, Kayseri ve çevresinde elektrik enerjisi üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticaretini yapıyor. Faaliyetlerini 1926 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesine istinaden imzalanan “imtiyaz sözleşmesine” uygun olarak yürütüyor. Şirketin kuruluşu ise hicri 1326 (miladi 1910) tarihli “Menâfi-i Umumiye Müteallik İmtiyazat Hakkında Kanuna” dayanıyor.

Kayseri Elektrik bugün Türkiye’nin imtiyazlı tek şirketi. Kanun yasakladığı halde elektrik enerjisi üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticaretini bir arada yapabilen tek şirket Kayseri Elektrik. Çünkü imtiyaz hakları var.

Kayseri Elektrik’ten daha büyük ve imtiyazlı başka bir şirket daha vardı: Çukurova Elektrik (ÇEAŞ). Hükümet ÇEAŞ’a “hem üretim, hem iletim, hem de dağıtım yapamazsın” dedi ve imtiyazı kullanan Uzan ailesini bankalarıyla şirketleriyle birlikte çökertti. Kayseri ise halen hem üretim, hem iletim, hem de elektrik dağıtımı yapmaya devam ediyor.

Ama şirketin arkasında görünmeyen bir güç var.

Bu yüzden Kayseri Elektrik yıllardır devletle mahsuplaşmıyor. Devletten elektrik alıyor, satıyor ama elektriğin parasını ya eksik ödüyor ya da ödemiyor. Halen devletle Kayseri Elektrik arasındaki çok sayıda dava karar bekliyor. Sözünü ettiğimiz davaların büyüklüğü ise milyarlarca liradır.

Ne garip ülke değil mi?

Biri bakan oldu, diğeri mahpus….

Ahmet Erhan Çelik

Odatv.com

05.05.2009

idma
01-12-2010, 10:43
http://www.echr.coe.int/ECHR/EN/Header/Press/Multimedia/Webcasts+of+public+hearings/webcastEN_media?&p_url=20101130-1/en/ davanın videosu.

idma
01-12-2010, 10:44
http://cmiskp.echr.coe.int/tkp197/view.asp?key=84364&table=F69A27FD8FB86142BF01C1166DEA398649&portal=hbkm&action=html&source=external-click&highlight=&sessionid=62907527&skin=hudoc-en davanın dökümanları

mercek
01-12-2010, 13:57
eeee abd belgelerine girmiş bir padişahımız var isviçre bankalarında 8 hesap var da çocuklarının bilinmeyen kaç çalışmadan kazanılan hesapları var onu nerden ögrenecegiz acaba lübnanda çok yaşa padişahım diye haykırdılarsa vay halimize bu zat gerçekten kendisini padişah zannedebilir veeee nasıl olsa çeaş kepez sonuçlanana kadar ben bir takayla kaçar gemiciklerimle dünya turuna çıkabilirim diye düşünebilir mi ki benim asil makarnacı halkıma sormak lzım makarna yemeye ve pirzola yedirmeye devam mı acaba.

jet lee
01-12-2010, 16:24
Yıldız:uzanlar'ın yenı muvazaa alanları aramak ıstemelerını ve yenı tartısma alanı olusturmak ıstedıklerını bılıyoru

enerjı ve tabıı kaynaklar bakanı taner yıldız,
kemal uzan'ın, avrupa ınsan hakları mahkemesı'ne (aıhm) yaptıgı basvuruyla
ılgılı, ''uzanlar'ın yenı muvazaa alanları aramak ıstemelerını ve yenı tartısma
alanı olusturmak ıstedıklerını bılıyoruz, ama aıhm'de bu konunun turkıye'nın
lehıne sonuclanacagından hıcbır suphem ve endısem yok'' dedı.
Bakan yıldız, ''ulusal temız enerjı sempozyumu''na katılmak ıcın geldıgı
bursa'da, ak partı bursa ıl baskanlıgını zıyaret ettı.
ıl baskanı sedat yalcın ve yonetım kurulu uyelerıyle bır sure gorusen
yıldız, daha sonra gazetecılere yaptıgı acıklamada, son derece onemlı bır surec
ıcınde bulunduklarını, 2011 hazıran ayında yapılacak genel secımlerde bursa'nın
gosterecegı performansı dıkkatle ızleyeceklerını soyledı.
Yıldız, 8 yıl ıcınde ak partı'nın dogru yaptıkca daha cok guclenen,
guclendıkce daha fazla dogru yapan bır yapı ıcınde kaldıgının altını cızerek,
bunun devam edecegını bıldırdı.
Merkezı ve yerel yonetımlerle beraber bursa'nın daha ıyı durum ve
mekanlara gecme kabılıyetının oldugunu bıldıgını vurgulayan yıldız, ''bunun en
buyuk gostergesı de su ana kadar bursa'ya yapılan yatırımlardır. Hem kamu hem
ozel sektor yatırımlarıyla bursa, tarıhı, kulturel guzellıklerıyle, sanayısıyle
ve sportıf aktıvıtelerıyle beraber her zaman dıkkatı cekıcı bır ıl olmustur. En
son kayserıspor'u da yenmıstır'' dıye konustu.
Bır gazetecının, ''aıhm, dun strasbourg'da kemal uzan'ın turkıye aleyhıne
yaptıgı sıkayetle ılgılı bır durusma duzenledı. Bakanlıgınızın da yetkılılerı
durusmayı takıp ettı. Son durum nedır?'' yonundekı sorusuna bakan yıldız, su
yanıtı verdı:
''dun davadan hemen once ve sonra arkadaslarımla gorustum. Bu davayı
takıp eden bakanlıgımızda ılgılı arkadaslarımız var. Yıne hukuk buromuz var.
Onlar da sıcagı sıcagına bızzat ıcınde bunu takıp edıyorlar. Bır kere sunu
bılmemız lazım. Turkıye artık farklı bır turkıye'dır. 8 yıldan berı gosterılen
ulkenın ıdare edılmesı adına konan ıradenın ortaya koymus oldugu performans,
egrıyle dogruyu ayırt etmenın, bır hukuk kuralları ıcınde, bır hukuk cercevesı
ıcınde ayırt etmenın kurallarını ortaya koymustur. ıster uluslararası
mahkemelerde, ısterse yurtıcındekı mahkemelerde bunun ıstısnası yoktur. Yanı ne
demek ıstıyorum, eger kanunlar karsısında bırı yanlıs yapmıssa tabı kı onun
gereklerı yıne hukuk cercevesı ıcınde ortaya konacaktır. Dogru yapanlar da yıne
hukuk cercevesı ıcınde odullendırılecektır.
Ozellıkle bıldıgınız gıbı uzanlar'ın uluslararası tahkım heyetı'nde
actıkları 3 tane buyuk dava vardı. Bu davalardan ılk ıkısı uzanlar tarafından
kaybedıldı, enerjı bakanlıgı tarafından kazanıldı. Sımdı lıbananco ıle ılgılı bır
dava var. Bu davayla alakalı bızım yorumlarımız son derece sınırlı ve net. O da
sudur; bız uluslararası tahkım heyetı'nın verecegı goruse sımdıden saygılı
oldugumuzu belırtıyoruz ve dogrunun temsılcısı olacagından hıcbır endısemız ve
suphemız yoktur. Cunku bız burada, ulusal hukuk sıstemımızde kanunsuz davranılan
bır yapıyla alakalı bır tasarrufta bulunduk. Bahsedılen ceas ve kepez'ın ımtıyaz
sozlesmesıyle alakalı konudur ve orada kendılerı hılelı bır sekılde hısselerını
devrettıklerı sırket uzerınden tekrar bu haklarını gerı almak ıstemektedırler.
Bız de her zaman oldugu gıbı her vatandasımızın bu konu uzerınde hakkının
oldugunu bılıyoruz ve ınsallah onumuzdekı surecte bunun dogru bır sekılde
sonuclanacagına ınanıyoruz. Uzanlar'ın yenı muvazaa alanları aramak ıstemelerını
ve yenı tartısma alanı olusturmak ıstedıklerını bılıyoruz, ama aıhm'de bu konunun
turkıye'nın lehıne sonuclanacagından hıc bır suphem ve endısem yok.''

-wıkıleaks belgelerı-

bakan yıldız, ''wıkıleaks belgelerınde azerbaycan cmuhurbaskanı
alıyev'ın, turkıye'nın bolgede enerjı merkezı olmasını ıstemedıgı yonunde
acıklamaları oldugu bıldırıldı. Bununla ılgılı neler soyleyeceksınız'' yonundekı
soru uzerıne, soyle konustu:
''ben sayın alıyev'ın bu tarzda gorus belırttıgı kanaatınde degılım. Bız
kardes ulke azerbaycan ıle turkıye'nın cografyasından kaynaklanan avantajlarla
beraber, bolgede butun bolge ulkelerıyle beraber bır karsılıklı menfaatlerın
olustugu bır enerjı yapısı ortaya koyuyoruz. Sız dusunebılıyor musunuz herhangı
bır ulke kendı menfaatıne olmayan bır enerjı yapılanması ıcıne gırer. Turkıye de
tabı olarak mıllı menfaatlerını dusunerek ve cografyasından kaynaklanan
avantajları kullanarak tabı kı uluslararası enerjı arenasındakı yerını alacaktır
ve bırcok proje gelıstırecektır. Bunların bır tanesını gelıstırmek, dıgerıne manı
olmak anlamına gelmıyor. Turkıye'nın bugun olusan sıyası ıstıkrarıyla beraber
ekonomıdekı kazandırdıgı derınlıkle beraber rusya federasyonu, azerbaycan,
turkmenıstan ıle sartlar yerıne gelmesı halınde ıran, ırak ve bırcok bolge
ulkelerıyle beraber gelıstırebılecegı projeler soz konusudur ve mevcuttur. ıster
kuzey-guney aksında petrol ve dogalgaz hatlarıyla, ısterse dogu ve batı aksında
yıne petrol ve dogalgaz boru hatlarıyla beraber bu projelerı ınsallah
gelıstırecektır. Buradan hem ab uyesı ulkelerın kazancı olacaktır hem de kaynak
ulkelerın, yanı dogumuzda bulunan kaynak ulkelerın menfaatı olacaktır. O acıdan
ben turkıye'nın bu konuda cok dogru bır stratejı ızledıgıne ınanıyorum,
polıtıkalarının temellı ve kalıcı olduguna ınanıyorum.''
bır gazetecının, ''basbakan erdogan'ın bugun wıkıleaks ıle ılgılı sert
acıklamaları oldu. Sız nasıl degerlendırıyorsunuz?'' sorusunu ıse yıldız, ''sayın
basbakanımız mutlaka bır analız sonucu onu belırtmıstır. Aynı sekılde
katılıyorum'' dıye yanıtladı.
Bakan yıldız, daha sonra bursa valısı sahabettın harput'u makamında
zıyaret ettı. Valı harput, zıyarette bakan yıldız'a cını bır vazo hedıye ettı.
Yıldız, zıyaretın ardından, valılık bınasında duzenlenen ve bakanlıgına
baglı kurumların yonetıcılerının hazır bulundugu ıl koordınasyon toplantısına
katıldı.


-aa-

naim.tiner
01-12-2010, 18:56
yıldız:uzanlar'ın yenı muvazaa alanları aramak ıstemelerını ve yenı tartısma alanı olusturmak ıstedıklerını bılıyoru

enerjı ve tabıı kaynaklar bakanı taner yıldız,
kemal uzan'ın, avrupa ınsan hakları mahkemesı'ne (aıhm) yaptıgı basvuruyla
ılgılı, ''uzanlar'ın yenı muvazaa alanları aramak ıstemelerını ve yenı tartısma
alanı olusturmak ıstedıklerını bılıyoruz, ama aıhm'de bu konunun turkıye'nın
lehıne sonuclanacagından hıcbır suphem ve endısem yok'' dedı.
Bakan yıldız, ''ulusal temız enerjı sempozyumu''na katılmak ıcın geldıgı
bursa'da, ak partı bursa ıl baskanlıgını zıyaret ettı.
ıl baskanı sedat yalcın ve yonetım kurulu uyelerıyle bır sure gorusen
yıldız, daha sonra gazetecılere yaptıgı acıklamada, son derece onemlı bır surec
ıcınde bulunduklarını, 2011 hazıran ayında yapılacak genel secımlerde bursa'nın
gosterecegı performansı dıkkatle ızleyeceklerını soyledı.
Yıldız, 8 yıl ıcınde ak partı'nın dogru yaptıkca daha cok guclenen,
guclendıkce daha fazla dogru yapan bır yapı ıcınde kaldıgının altını cızerek,
bunun devam edecegını bıldırdı.
Merkezı ve yerel yonetımlerle beraber bursa'nın daha ıyı durum ve
mekanlara gecme kabılıyetının oldugunu bıldıgını vurgulayan yıldız, ''bunun en
buyuk gostergesı de su ana kadar bursa'ya yapılan yatırımlardır. Hem kamu hem
ozel sektor yatırımlarıyla bursa, tarıhı, kulturel guzellıklerıyle, sanayısıyle
ve sportıf aktıvıtelerıyle beraber her zaman dıkkatı cekıcı bır ıl olmustur. En
son kayserıspor'u da yenmıstır'' dıye konustu.
Bır gazetecının, ''aıhm, dun strasbourg'da kemal uzan'ın turkıye aleyhıne
yaptıgı sıkayetle ılgılı bır durusma duzenledı. Bakanlıgınızın da yetkılılerı
durusmayı takıp ettı. Son durum nedır?'' yonundekı sorusuna bakan yıldız, su
yanıtı verdı:
''dun davadan hemen once ve sonra arkadaslarımla gorustum. Bu davayı
takıp eden bakanlıgımızda ılgılı arkadaslarımız var. Yıne hukuk buromuz var.
Onlar da sıcagı sıcagına bızzat ıcınde bunu takıp edıyorlar. Bır kere sunu
bılmemız lazım. Turkıye artık farklı bır turkıye'dır. 8 yıldan berı gosterılen
ulkenın ıdare edılmesı adına konan ıradenın ortaya koymus oldugu performans,
egrıyle dogruyu ayırt etmenın, bır hukuk kuralları ıcınde, bır hukuk cercevesı
ıcınde ayırt etmenın kurallarını ortaya koymustur. ıster uluslararası
mahkemelerde, ısterse yurtıcındekı mahkemelerde bunun ıstısnası yoktur. Yanı ne
demek ıstıyorum, eger kanunlar karsısında bırı yanlıs yapmıssa tabı kı onun
gereklerı yıne hukuk cercevesı ıcınde ortaya konacaktır. Dogru yapanlar da yıne
hukuk cercevesı ıcınde odullendırılecektır.
Ozellıkle bıldıgınız gıbı uzanlar'ın uluslararası tahkım heyetı'nde
actıkları 3 tane buyuk dava vardı. Bu davalardan ılk ıkısı uzanlar tarafından
kaybedıldı, enerjı bakanlıgı tarafından kazanıldı. Sımdı lıbananco ıle ılgılı bır
dava var. Bu davayla alakalı bızım yorumlarımız son derece sınırlı ve net. O da
sudur; bız uluslararası tahkım heyetı'nın verecegı goruse sımdıden saygılı
oldugumuzu belırtıyoruz ve dogrunun temsılcısı olacagından hıcbır endısemız ve
suphemız yoktur. Cunku bız burada, ulusal hukuk sıstemımızde kanunsuz davranılan
bır yapıyla alakalı bır tasarrufta bulunduk. Bahsedılen ceas ve kepez'ın ımtıyaz
sozlesmesıyle alakalı konudur ve orada kendılerı hılelı bır sekılde hısselerını
devrettıklerı sırket uzerınden tekrar bu haklarını gerı almak ıstemektedırler.
Bız de her zaman oldugu gıbı her vatandasımızın bu konu uzerınde hakkının
oldugunu bılıyoruz ve ınsallah onumuzdekı surecte bunun dogru bır sekılde
sonuclanacagına ınanıyoruz. Uzanlar'ın yenı muvazaa alanları aramak ıstemelerını
ve yenı tartısma alanı olusturmak ıstedıklerını bılıyoruz, ama aıhm'de bu konunun
turkıye'nın lehıne sonuclanacagından hıc bır suphem ve endısem yok.''

-wıkıleaks belgelerı-

bakan yıldız, ''wıkıleaks belgelerınde azerbaycan cmuhurbaskanı
alıyev'ın, turkıye'nın bolgede enerjı merkezı olmasını ıstemedıgı yonunde
acıklamaları oldugu bıldırıldı. Bununla ılgılı neler soyleyeceksınız'' yonundekı
soru uzerıne, soyle konustu:
''ben sayın alıyev'ın bu tarzda gorus belırttıgı kanaatınde degılım. Bız
kardes ulke azerbaycan ıle turkıye'nın cografyasından kaynaklanan avantajlarla
beraber, bolgede butun bolge ulkelerıyle beraber bır karsılıklı menfaatlerın
olustugu bır enerjı yapısı ortaya koyuyoruz. Sız dusunebılıyor musunuz herhangı
bır ulke kendı menfaatıne olmayan bır enerjı yapılanması ıcıne gırer. Turkıye de
tabı olarak mıllı menfaatlerını dusunerek ve cografyasından kaynaklanan
avantajları kullanarak tabı kı uluslararası enerjı arenasındakı yerını alacaktır
ve bırcok proje gelıstırecektır. Bunların bır tanesını gelıstırmek, dıgerıne manı
olmak anlamına gelmıyor. Turkıye'nın bugun olusan sıyası ıstıkrarıyla beraber
ekonomıdekı kazandırdıgı derınlıkle beraber rusya federasyonu, azerbaycan,
turkmenıstan ıle sartlar yerıne gelmesı halınde ıran, ırak ve bırcok bolge
ulkelerıyle beraber gelıstırebılecegı projeler soz konusudur ve mevcuttur. ıster
kuzey-guney aksında petrol ve dogalgaz hatlarıyla, ısterse dogu ve batı aksında
yıne petrol ve dogalgaz boru hatlarıyla beraber bu projelerı ınsallah
gelıstırecektır. Buradan hem ab uyesı ulkelerın kazancı olacaktır hem de kaynak
ulkelerın, yanı dogumuzda bulunan kaynak ulkelerın menfaatı olacaktır. O acıdan
ben turkıye'nın bu konuda cok dogru bır stratejı ızledıgıne ınanıyorum,
polıtıkalarının temellı ve kalıcı olduguna ınanıyorum.''
bır gazetecının, ''basbakan erdogan'ın bugun wıkıleaks ıle ılgılı sert
acıklamaları oldu. Sız nasıl degerlendırıyorsunuz?'' sorusunu ıse yıldız, ''sayın
basbakanımız mutlaka bır analız sonucu onu belırtmıstır. Aynı sekılde
katılıyorum'' dıye yanıtladı.
Bakan yıldız, daha sonra bursa valısı sahabettın harput'u makamında
zıyaret ettı. Valı harput, zıyarette bakan yıldız'a cını bır vazo hedıye ettı.
Yıldız, zıyaretın ardından, valılık bınasında duzenlenen ve bakanlıgına
baglı kurumların yonetıcılerının hazır bulundugu ıl koordınasyon toplantısına
katıldı.


-aa-

ben bir türk vatandaşıyım sayın bakan.halkın menfaatlerini koruduğunuz için çeaş ve kepeze el koyduğunuzu söylüyorsunuz.halkın yanında ve menfaatlerini koruduk diye utanmadan yalan söylüyorsunuz.siz bizleri koruduğunuz için 17000 küçük yatırımcı vatandaşınız inin inim inliyor.ve bunun tek suçlusu sizin genel başkanınız.
Istediğiniz kadar kıvırtın sayın iktidar mensupları ve bakan bey,sonunuzu üç şey getirecek;1.ıscıd 2.aihm. 3.uzan'lar bu gidişle belki 2011 seçimlerinde oy pusulalarında esameniz bile okunmayacak......alma malumun ahını çıkar aheste aheste..........

jet lee
01-12-2010, 21:02
Sayın idma teşekkürler
davanın ingilizcesini canlı dinleyebildim UZAN'IN (genç olan çocuk) avukatı savunmada diyor ki;
iptal için 6 safha vardır uyarı, para cezası, üretime süreli ara verme,,,,,,,,,EL KOYMA davalı taraf direkt 6, safhadan başlıyor,
anayasanın en az 5 maddesini sayıyor el koymanın olmaması gerektiğini belirten(özellikle genel müsadere yasaktır)
el konulmaması gereken mallarınada el kounuluyor şirketlerin,
böylece hisseler değer kaybediyor tüm yatırımcı güveni kayboluyor
sonra yaşlı avukat geliyor ve diyorki;
12/06/2003 te borsanın yıldızları silindi ve BİNLERCE KÜÇÜK YATIRMCIDA HÜSRANA UĞRADI VE BİRİKİMLERİNİ KAYBETTİLER
BU DAVA MÜLKİYET İHLALLİNİN EN BÜYÜK ÖRNEKLERİNDEN BİRİDİR
bunların arkasındaki siyasi linçe daha sonra değineceğim
şirketin kısa geçmişini anlattı sonra ÜRETİM İLETİM DAĞITIMI AYIRAN KANUNA GELDİ,EPDK 3 FONKSİYONDAN İKİSİNİN DEVRİNİ hükümet hiçbir bedel ödemeden 2002 yılının sonuna kadar 3 fonksiyondan 2sini istedi danıştay süreci ve 12/06/2003 elkoyma özellikle devletin silahlı güçlerini kullanarak
şirketler yıllardan beri genel kurularını yapamıyor ticari komiser gelmediği için
çeaş ve kepezde alınan uygulanan kararların hiçbirinin altında kemal uzan imzası yoktur,yöneticilerin vardır(bu ilginç işte) hiçbir şeye karışmamıştır onuda hissedar gibi değerlendiriniz
kurulduğundan bugüne bu şirketler kanuna hep saygılı olmuştur
ıcsıdteki davada önümüzdeki OCAKTA karar verilecek oradada haklılığımız görülecektir
mahkeme heyeti bu iki olayı ayrı tutmalıdır çünkü libenanco rum,çeaş-kepez türk şirketidir ve ayrı konularda dava açmaktadır çünkü sizin mhkemeniz İNSAN HAKLARI İHLALİNİ İCSİD İSE ENERJİ ŞARTI ANTLAŞMASI İHLALALERİNİ yorumlar yine AIHM ADİL YARGILANMAYI yorumlar bu sebeple bu davalar BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZDIR , bu mahkeme MÜLKİYET İHLALİNE BAKAR,SON OLARAK BU MAHKEYE AÇILAN DAVA LİBENANCOYA HİSSE DEVRİNDEN SONRADIR buşirketler üretim için 100 milyonlarca dolarlık harama yapmıştır lisans, su bedelleri gibi
DAVALI TARAF ŞİRKETLERİN SÖZLEŞMEDEN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNİ GETİRMEDİĞNİ İDDİA EDİYOR ve2002 sonuna kadar iletim hatlarını bedelsiz istiyor(2000kmden fazla) hükümet bunu kamu yararına olduğunu söylüyor,bedelsiz istiyor, buna uymayan şirketin tüm malvarlığına el koyuyor ama uluslararsı yasalar uymadan hiç bir bedel ödemeden
imar bankasının veya uzanların diğer yükümlülükleriyle bu elkoymanın bağlantısı yoktur çünkü ilk hareket çeaş-kepezde başlamıştır daha öncedir aralarında finansal ilişki yoktur
olay tamamen siyasidir uzan seçimde %8e yakınaoy alınca kendisini rakip görmüştür

İLK 1 SAAT SONRA KARŞI TARAF GELDİ DAVALIYI TERCÜME ETMEYECEĞİM BUNCA OLAYDAN BU SAYGISIZLIĞIMI MAĞZUR GÖRSÜNLER
(HATALAR İÇİN AFFOLA 20 SENEDİR YAPMIYORUM BÖYLE ŞEYLERİ)

fatmanur
01-12-2010, 22:22
Uzan, AİHM’de ‘kan davası’ kozu açtı
02.12.2010 -
Uzanlar tarafından Türkiye’ye karşı açılan 170 milyar dolarlık tazminat davası AİHM’de başladı. Cem Uzan’ın da bizzat izlediği duruşmada, avukat Didier Bollecker, Türkiye’yi kan davası gütmekle suçladı.













Uzanlar’ın ÇEAŞ ve Kepez’e el konulması nedeniyle, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkmesi’ne (AİHM) açtığı ve tazminatının 170 milyar doları bulacağı iddia edilen davanın ilk duruşması dün Strasbourg’da yapıldı. Davayı halen Fransa’da siyasi sığınmacı olarak yaşayan Uzan ailesinden Cem Uzan bizzat izledi. ÇEAŞ’ın ve Cem Uzan’ın avukatı olan Didier Bollecker, “Bu davanın tüm geri planı siyasidir, siyasi niteliklidir. Bu bir vendetta’dır (kan davasıdır), intikam duygusuyla yapılmıştır” dedi. Türkiye’nin avukatı Mark Howard ise bu davada karşı tarafın kötü niyetine dikkat çekti. Tarafları dinleyen 7 kişilik mahkeme heyeti, davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine önümüzdeki aylarda karar verecek.
UZAN ŞİRKETLERİ FELÇ ETTİ
Duruşmada Baba Kemal Uzan’ın avukatı Vincent Delattre, “Kemal Uzan’ın şirketleri hükümet yetkilileri tarafından tamamen felç edilmişlerdir” dedi. Hükümetin “Libananco’da böyle bir dava zaten vardır. Burada mahkeme kötü niyetli olarak oyalanmak isteniyor” iddiasını reddeden Delattre, “İşlemlerin hiçbir meşruiyeti yoktur. Keyfidir. Kemal Uzan hem hisselerinin değerini, iki şirketini, mallarını ve Türkiye’deki statüsünü kaybetmiştir. Bir hükümetin tamamen yok etmek istediği bir kişidir” dedi.
İNTİKAM DUYGUSUYLA YAPILDI
ÇEAŞ’ın ve dolayısıyla Cem Uzan’ın avukatı olan Didier Bollecker de, “Bu davanın tüm geri planı siyasidir, siyasi niteliklidir” derken, şöyle konuştu: “Şirketlere ait 140 lojman, bürolar ve 150 arabaya sözleşmede olmadığı halde el konulmuştur. Türk Hükümeti olayları gizlemek ve bir sis perdesi arkasına saklamaya çalışmaktadır. Bu bir vendetta’dır (kan davasıdır), intikam duygusuyla yapılmıştır. Başbakan’ın Cem Uzan’a dediği ‘ya siyaseti ya ticareti bırak’ sözünü ispatlayamayız belki, ama Sabah Gazetesi’nde, ‘Bundan sonra bizim tek rakibimiz Genç Parti’dir” sözü her şeyi açıklıyor.”
KAYSERİ ELEKTRİĞE UYGULANMADI
Yargılamada görev alan Türk hakim Işıl Karakaş, ÇEAŞ ve Kepez’i etkileyen yasadan başka şirketlerinde etkilenip etkilenmediğine ilişkin sonusu üzerine, savunma avukatı Bollecker, “Şu andaki Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın eski Genel Müdür olduğu Kayseri Elektrik vardı. Her ne hikmetse Enerji Bakanı’nın eski Genel Müdür olduğu şirkete bu yasa uygulanmadı” diye yanıt vererek, bunun da siyasi bir karar olmasının en önemli göstergesi olduğunu vurguladı.
BABA VE OĞLU AYRI AVUKAT SAVUNDU CEM UZAN KONUŞMADI
Hükümetin 2002’te ÇEAŞ ve Kepez’e el koymasının ardından yıllardır uluslararası mahkemelerde hükümet aleyhine dava açan Uzanlar’dan Kemal Uzan’ı, oğlu Cem Uzan’dan farklı bir hukuk ekibinin savunması dikkat çekti. Mahkeme Salonu’na yaklaşık yarım saat erken gelen tarafların stresli olduğu gözlenirken, Cem Uzan, kendisini görüntüleyen kameralara gülümsedi. “Libananco davasında hiç konuşmadınız, burada da mı konuşmayacak mısınız” sorusunu yönelttiğimiz Uzan’ın yanıtı, “Dava bitene kadar hiçbir açıklama yapmayacağım” oldu.
UZANLAR 65 BİN TAPUYU USULSÜZ ELE GEÇRİDİ
Hükümet adına son sözü alan Mark Howard, hükümetin tüm işlemi usulünce ve hukuka uygun şekilde gerçekleştirdiğini, Danıştay’ın bu konudaki kararlarının açık olduğunu belirtti. Howard, Uzanlar’ın elektrik direği diktiği 65 bin araziyi üzerine geçirerek, haksız şekilde 65 bin tapu elde ettiğini öne sürerek, şu açıklamayı yaptı:
Sizlere burada haksız el konduğunu göstermeye çalışıyorlar. Bu 65 bin tapu ÇEAŞ ve Kepez’in usulsüzce kendi adlarına tescil ettikleri elektrik direklerinin bulunduğu topraklardır. Bu da hukuki değildir.

2005’te Danıştay önündeki davaları kaybettiler. Yeniden dava açabilmek için yurt dışında paravan şirketler kurdular. Bir yanda Kemal Uzan’ın kontrol ettiği iki Polonya şirketi, diğer yanda Cem Uzan’ın kontrol ettiği Libananco. Başvuranlar mahkemeye yalan beyanda bulunmaktadırlar ve bu kötü niyetlidir. Bu şirketlerle hukuki gerekçe arayışındadırlar.

İmtiyaz sözleşmeleri 1988 yılında imzalandı ve şirketler şartlardan haberdarlardı. Hükümet bu şirketleri kusurlu oldukları konunda defalarca uyardı ama şirketler buna kulak asmadılar.

2001 yılında yeni çıkan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile elektrik dağıtımı alanını düzenlenmek istendi. Şirketler bakanlığın toplantı taleplerini sürekli reddetti. Bunun sonucu olarak şirketlere 2003’te el konuldu.
Motorola’da mahkemeyi nasıl oyalayabileceklerini de bakabilirsiniz.
8’E 8 HUKUK TİMİ
Duruşmada iddia makamından Kemal Uzan’ı Vincent Delattre, ÇEAŞ ve Kepez’i Didier Bollecker başkanlığındaki Christina Kruger, Eve-Marine Bollecker Sendegül Aras, Mehmet Uluç, Şaylan Çığgın ve Selahattin Sakarya’dan oluşan 8 kişilik avukat ekibi temsil etti. Mark Howard başkanlığında hükümeti temsil eden ekipte ise, Lucy Reed, Brian King, Patrick Doris, Utku Çoşar, Alper Aslan, Peirs Gardner yeraldı.
ÇEŞİTLİ RAKAMLAR TELAFFUZ EDİLİYOR
Uzanlar ile Türkiye Cumhuriyeti’ni karşı karşıya getiren davada 164 milyar, 170 milyar dolar gibi birçok farklı tazminat tutarından söz ediliyor. Tazminat tutarı hesaplanırken, Çeaş ve Kepez’le imzalanan sözleşme gereği 2058 yılına kadar geçerli olan sözleşme dikkate alınıyor. Ancak dava henüz esastan görüşülmeye geçilmediği için net bir rakam telaffuz edilmiyor.

jet lee
01-12-2010, 22:50
soru cevap kısmınıda dinledim hakimlerin en çok ilgilendiği konular
bu işten etkilenen başka şirket varmı(kayseri elektrik dağıtım)
şirketlerin malları,lisansları ne oldu
birde çeaşta çift kepezde tek imza ile işlerin nasıl yürütüldüğü yönetim kurulunda
el koymanın dışında bir çözüm varmıydı
lisansların 3ünden ikisi verilince şirketin geliri nasıl etkilenmez(davalıya)

HERGEÇEN GÜN BİR GÜN DAHA AZ KALIYOR
BAKIYORUM BASININ TEK TESELLİSİ "KARAR HEMEN AÇIKLANMAYACAK"
ÖLECEK KÖPEK CAMİ DUVARINA İŞERMİŞ,ECELDEN KAÇAMAZSINIZ
ÖYLE VEYA BÖYLE HEPİMİZ HAKLARIMIZ ALACAGIZ,HEMDE KAT KAT ARTIK BELLİ OLDU
YA HEP YA HİÇ BU DAVADAN ORTA YOL ÇIKMAZ

ALLAH HAKKIMIZI ALMAMIZA YARDIM ETSİN

ALİ DAVARCI
02-12-2010, 00:54
Iyiki varsın hisse.net.Bu forumu açan ve bu forumdaki değerli 8 yıldır benim gibi cehennnem azabı çeken, çeaş ve kepez mağduru(tayyipzede) arkadaşlarım.Hiçbir yerden bulamadığımız bilgi ve belgeler konusunda emeği geçen tüm dostlara teşekkür ederim.Bu sayfalardaki haberler bizlerin umut kaynağı oluyor.Ayakta tutuyor.yoksa dayanma gücümüz artık tükenmek üzere.24 saat beddua etmekten,bize bu ızdırabı çektirenleri Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın demekten başka birşey yapamıyoruz.herşey umut ettiğimiz gibi yakın zamanda gerçekleşir inşallah.Çeaş ve Kepez bu hükümetin başını yiyecek yemesinede, o günleri görmek bize nasip olur inşallah.Herşey gönlünüzce olsun.Kalın sağlıcakla.

clas
02-12-2010, 07:10
Uzan Ailesi’nin Çeaş ve Kepez şirketleri için AİHM dışında üç ayrı davada talep ettiği tazminat 350 milyar doları, yani bugünkü kurlarla 500 milyar TL’yi buluyor

Halen firarda bulunan Uzan Ailesi’nin, 2003 yılında el konulan Çeaş ve Kepez Elektrik şirketleri için istediği tazminat tutarının 350 milyar dolara, bugünkü kurlar itibariyle 500 milyar liraya geçtiği hesaplandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) açılan davada talep edilen 165 milyar dolarlık tazminat dışında, üç ayrı davada da aynı şirketler için 185 milyar dolarlık tazminat talebi bulunuyor. Aynı şirketler için, Libananco şirketi ve Polonyalı iki şirket tarafından açılan tazminat davaları bulunuyor. Tüm şirketlerin istediği tazminat tutarları ise 350 milyar doları geçiyor. Uzan’ın Tazminat talepleri şöyle:

1- Libananco: Merkezi G. Kıbrıs’ta bulunan Libananco şirketi, Türkiye aleyhine 10.1 milyar dolarlık tazminat istemiyle tahkim davası açtı. Verilen dilekçelerle tazminat talebi 100 milyar dolara çıkarıldı. Kararın ocakta açıklanması bekleniyor.

2- AİHM: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açılan ve 30 Kasım’da duruşması yapılan davada 165 milyar dolarlık tazminat istendi. Dava, Kemal Uzan tarafından açıldı.

3- Nowa Huta davası: Polonya menşeli Nowa Huta şirketi tarafından açıldı. Şirket, Türkiye aleyhinde 4.6 milyar dolarlık tazminat davası açtı. Dava süresinde, tazminat talebi 50 milyar dolara yükseltildi. Türkiye lehine sonuçlandı.

4- Europe Cement davası: Yine Polonya menşeli Europe Cement Investment Türkiye aleyhinde 3.8 milyar dolarlık tazminat davası açtı. Dava Türkiye lehine sonuçlandı. Ancak, Polonyalı şirket de dava sürecinde, tazminat talebini 35 milyar dolara yükseldi. • HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

jet lee
02-12-2010, 13:16
Press contacts
echrpress@echr.coe.int | tel: +33 3 90 21 42 08
Nina Salomon (tel: + 33 3 90 21 49 79)
Emma Hellyer (tel: + 33 3 90 21 42 15)
Tracey Turner-Tretz (tel: + 33 3 88 41 35 30)
Kristina Pencheva-Malinowski (tel: + 33 3 88 41 35 70)
Céline Menu-Lange (tel: + 33 3 90 21 58 77)

AIHM BİZİM DAVALARA BAKAN BASINLA İLİŞKİLERİN NUMARALARI BİR YERLERE BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTEYEN VARSA ...................

Dow16
02-12-2010, 13:49
Ali kardeşimiz gibi, bizde bu sitede yıllardır emeği geçenlere ,bizi aydınlatanlara teşekkür eder ,hatta dahada önemlisi ''Allah razı olsun'' der saygılarımı sunarım.

mercek
02-12-2010, 13:59
Press contacts
echrpress@echr.coe.int | tel: +33 3 90 21 42 08
Nina Salomon (tel: + 33 3 90 21 49 79)
Emma Hellyer (tel: + 33 3 90 21 42 15)
Tracey Turner-Tretz (tel: + 33 3 88 41 35 30)
Kristina Pencheva-Malinowski (tel: + 33 3 88 41 35 70)
Céline Menu-Lange (tel: + 33 3 90 21 58 77)

AIHM BİZİM DAVALARA BAKAN BASINLA İLİŞKİLERİN NUMARALARI BİR YERLERE BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTEYEN VARSA ...................

sn jetlee numaralar için teşekkürler diyorum ve gazete manşetlerinde görüldügü üzere şu haberi bu numaralara geçsek yeter mi diye kendime soruyorum tayyip erdoganın bankalarda 1 milyar doları var diyen yazar şu sıralarda ergenokondan içerde yatıyor diye yazarları tehtit eden bu manşeti kullanan olup da işte bizdeki demokrasi bu demek yeterli gelir mi acaba herkes görüyor umarım uzanın avukatları da bu haberi mahkemeye sunarlar ve işte bizlere de bunu yaptılar derler daha büyük belge olmaz sanırım.

jet lee
02-12-2010, 15:21
BU MİLYAR$ MEVZUUNU İLK KONUŞANLARDAN BİRİDE SN. RAHMİ KOÇ'tur
"benimde isviçrede param yok,hesabım yok, ingilterede var" yalan söyleme veya gerçeği çarpıtma sanatı tavan yapmış

canberk
02-12-2010, 16:17
Gazteci dedigin ortaya yazi yazar,yazi yazarken birde magdur olan
binlerce kücük yatirimciyi düsünür ve savunur.Böyle yazarlarin suyu cabuk
cikar sonra herkes unutur.
Yorum yapayim derken böyle madara olma sana arkadas nasihati
Hükümeti savunmak kolay kücük yatirimci garib gurabayi savunmak
yürek ister böyle yazarlar türkiyede yok malesef avrupada böyle
delikanli yazar sürüyle. saygilarimla.

jet lee
02-12-2010, 18:33
sn jetlee numaralar için teşekkürler diyorum ve gazete manşetlerinde görüldügü üzere şu haberi bu numaralara geçsek yeter mi diye kendime soruyorum tayyip erdoganın bankalarda 1 milyar doları var diyen yazar şu sıralarda ergenokondan içerde yatıyor diye yazarları tehtit eden bu manşeti kullanan olup da işte bizdeki demokrasi bu demek yeterli gelir mi acaba herkes görüyor umarım uzanın avukatları da bu haberi mahkemeye sunarlar ve işte bizlere de bunu yaptılar derler daha büyük belge olmaz sanırım.

sayın mercek sanırım bizi okuyorlar bu KAYSERİ ELEKTRİK DAĞITIM "konusunu ilk bu sitede bir arkadaş dile getirmişti herkesin eline sağlık

jet lee
02-12-2010, 19:17
arkadaşlar aihm'e durumumuzu anlatan bir mail attım hemen cevap geldi ilgili davada dikkate alınacaktır diye isterseniz sizde daha önceki yazzımdaki adrese mail atabilirsiniz

naim.tiner
03-12-2010, 00:09
[QUOTE=jet lee;5125744]arkadaşlar aihm'e durumumuzu anlatan bir mail attım hemen cevap geldi ilgili davada dikkate alınacaktır diye isterseniz sizde daha önceki yazzımdaki adrese mail atabilirsiniz[/QUOT

Sayın jet lee,maili türkçe atsak oluyor mu? Yoksa İngilizcemi atılması gerek.Saygılarımla.

jet lee
03-12-2010, 07:04
bence ingilizcesi daha garantili olur

clas
03-12-2010, 07:12
5 milyar dolarlık özelleştirme
03.12.2010

AĞUSTOS ayında 4 dağıtım bölgesinden 5.8 milyar dolar rekor gelir elde eden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın Türkiye'nin elektrik tüketiminin yüzde 20'sini oluşturan Toroslar, Akdeniz ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgesi için 7 Aralık'ta ihaleye çıkıyor. 39 şirket ise gözde 3 şirketin peşinde. Özelleştirmeleri kazanan şirketler, dağıtım bölgelerinin sadece kullanım hakkını 2036 yılına kadar devralıyor. Yaptıkları yatırımlarda kamuya ait oluyor. Yetkililer, "İhalede oluşacak fiyatlar 5 milyar doları aşar" tahmini yapıyor. Hedeflerin tutması durumunda ise 13 bölgeden elde edilen gelir 16 milyar dolara ulaşacak.



k

clas
03-12-2010, 09:58
Sımsek:yenıden yapılandırmadan herkes yararlanacak. Tabıı kı dogan grubu da yararlanacak

malıye bakanı mehmet sımsek, wıkıleaks
belgelerınde ıddıa edıldıgı gıbı dogan grubu hısselerıyle ılgılı bır
acıklamasının olmadıgını yıneledı ve ''bunlar alcaklık. Boyle bır soz
kullandıgımı kanıtlasınlar, sıyasette 1 gun dahı durmam'' dedı.
Cnbc'ye konuk olan sımsek, londra'da yatırımcılara, ''dogan hısselerını
satın, onların sonu geldı'' dedıgını belırten wıkıleaks belgelerının ''yalan ve
dedıkodu''ya dayandıgını ıfade ettı.
Malıye bakanlıgında her yıl vergı ıncelemelerıyle ılgılı 70 ıle 90 bın
arasında rapor yazıldıgını, malıye bakanlarının da bu raporların ıcerıgını
bılmesının mumkun olmadıgını kaydeden sımsek, soyle konustu:
''ben, o donemde malıye bakanı bıle olsam bu raporlara vakıf olmam.
Benım, londra'da bır grup yatırımcıya (dogan hısselerını satın, onların sonu
geldı) seklınde bır ıfade kullandıgım kanıtlanırsa, 1 gun dahı sıyasette durmam.
Ben, bu ısı yıllarca profesyonel olarak yapmıs bır ınsanım. Hıcbır zaman
sırketler hakkında yorum yapmam. Hep makro ekonomıyle ılgılı yorum yaptım.
Bız, uluslararası yatırımcılarla sureklı bır araya gelırız. Onları hep
turkıye vızyonu konusunda bılgılendırırız. Turkıye, nereye gıdıyor, hangı
reformları yapıyor, onundekı fırsatlar nelerdır? Bu toplantılara malıye
bakanlıgından ve o ulkedekı buyukelcılıkten arkadaslar da katılır ve bu
toplantılar genel olarak butun yatırımcılara da acıktır. Ben, londra'da ıddıa
edıldıgı gıbı boyle bır ıfade kullanmıs olsaydım, mutlaka orada bulunanlar
arasında bırılerı cıkar ve derdı kı, (bakan sımsek boyle dedı). Ben, boyle bır
ıfade kullanmadım. Boyle bır ıfade kullandıgımı yazanlar alcaklık etmısler. Keske
mahkeme yolu acık olsaydı. Maalesef vıyana sozlesmesıyle bu alcaklar korunuyor.
Bu kanıtlansın, 1 gun dahı sıyasette durmam. Tamamen yalan ve dedıkodu uzerıne
yapılan bır alcaklık. Fakat en kotu sey, bazı akıllı sandıgımız kose yazarlarının
bunun uzerıne atlaması ve degerlendırme yapması.''

-''kontrollu sızdırma var''-

malıye bakanı sımsek, soz konusu belgelerle ılgılı su ana kadar kontrollu
bır sızdırmanın soz konusu oldugunu da belırttı. Belgelerde bellı bazı ısımler
karartılırken, bazı ısımlerın, bazı olay ve hususların on plana cıkartıldıgını
soyleyen sımsek, abd gıbı guclu bır ulkenın, ıstıhbaratıyla, kurumlarıyla koklu
bır bakanlıgın, bu kadar belgeyı kaptırmasının bıle dusunulmeye deger oldugunu
dıle getırdı.
Bu ısın arka planında hangı devletler ve kesımlerın bulundugunu zamanın
gosterecegını de ıfade eden sımsek, turkıye ıle ılgılı raporların da onemlı bır
kısmının dedıkodu oldugunu belırttı. Sımsek, ''dıploması, bır ulke hakkında tabıı
kı kendı ulkesıne bılgı vermeyı gerektırır. Ama dedıkodu uzerıne, basında bıle
cıkmayan cok asagılayıcı yorumlarla... Ben genel konusuyorum. Bu sadece turkıye
ıle ılgılı yapılmamıs, bır ıcın ulke ıcın de boyle. Alcakca yorumlar ve ıfadeler
var. Dıplomasıyle bagdasmayan seyler. Bu kustahlıgın bır sevıyesını gostermesı
bakımından da cok onemlı'' dedı.

-yenıden yapılandırma-

malıye bakanı sımsek, yenıden yapılandırmadan dogan grubunun yararlanıp,
yararlanamayacagı sorusunu yanıtlarken de, yenıden yapılandırmada herkese esıt ve
adıl davranıldıgını soyledı.
''bızım dogan grubuna karsı bır husumetımız yok'' dıyen sımsek,
turkıye'de ıs, as ureten, turkıye'ye katma deger saglayan herkesın kendılerı ıcın
onemlı oldugunu vurguladı.
Yenıden yapılandırmayı duzenlerken, ''su grup, bu grup'' ayrımına
gıtmedıklerını anlatan malıye bakanı, ''herkese ımkan actık. Yenıden
yapılandırmadan herkes yararlanacak. Tabıı kı, dogan grubu da bundan
yararlanacak'' acıklamasında bulundu.
Yenıden yapılandırmanın tam bır af olmadıgını, hatta duzenlemeye af
demenın bıle zor oldugunu kaydeden sımsek, soyle devam ettı:
''sız, ulkesını seven, kurallara uyan bır mukellefsınız. 2005 yılında
1.000 lıra gelır elde ettıgınız, dıyelım bunun vergısı 100 lıra, onu da odedınız.
Varsayalım, ben sızın kadar kurallara uymuyorum. 2005'de ben de 1.000 lıra
kazandım ama hıc beyanname vermedım. Normalde bunun vergısı olarak 100 lırayı
ıstıyoruz. Uzerıne 300 lıra ceza ıstıyoruz, ettı 400 lıra. 2005'ten ıtıbaren
uzerıne her yıl ıcın faız yukluyoruz, 100 lıralık vergı 500-600 lıra oluyor.
Kuresel krız var. Turkıye, bu krızden guclu cıktı ama bu, bazı sektorler,
fırmalar bundan etkılenmedı anlamına gelmıyor, etkılendıler. Ben de yenı
duzenlemede, 600 lırayı ıstemıyorum ama 100 lıra ıcın enflasyon kadar fark
ıstıyorum. Sızın odedıgınız 100 lıraya bedel bır para alıyorum. Hıcbır sekılde
vergıden feragat soz konusu degıl. Vergı, 73 mılyonun hakkı.''

-''alacaklarımız cok buyuk''-

bakan sımsek, duzenlemeden beklenen gelırle ılgılı bır soru uzerıne de,
vergı ve sosyal guvenlıkle ılgılı alacakların cok buyuk rakamlarda oldugunu, 50
mılyar lıraları bulundugunu belırttı. Ancak bunların bır kısmının tahsıl
ımkanının kalmadıgını anlatan sımsek, 2011 ve sonrakı yıl butcelerıne yenıden
yapılandırmaya donuk bır kurus gelır konulmadıgını bıldırdı.
Sımsek, yenıden yapılandırmadan gelecek paraların, butce ıcerısınde
ayrıca gosterılecegını de ıfade ettı.

-sıcak paraya kontrol-

malıye bakanı, sıcak paranın kontrol edılmesıne donuk degerlendırmeler de
yaptı.
Kuresel dogrudan yatırımlara taraftar oldugunu, bu yatırımların
artırılması ıcın de gece gunduz calıstıklarını belırten sımsek, soyle konustu:
''portfoy yatırımları ıse gelınen noktada mutlaka oturup
degerlendırılmesı gereken bır husus. Cunku dunyada yenı bır doneme gırıyoruz.
Dunyada, faızlerın sıfıra yakın oldugu bır donemdeyız. Dunyanın onde gelen ve
ozellıkle abd merkez bankasının buyuk olcude para bastıgı donemdeyız. Bu paralar,
dolarlar, abd'de durmuyor. Boyle bır ortamdayız. Turkıye, bu ortamda dunyadan
ayrıstı. Bır kere cok hızlı buyuyor. Hızlı buyuyen ulkeye para yatırılır. Hızlı
buyuyen ulkelerde karlar yuksektır. Bu ısın bır boyutu. ıkıncı boyutu, turkıye,
bu krızden tahrıbat yasamadan cıktı, kamu borc dınamıklerı, butce dengelerı
kalıcı olarak bozulmadı.
Oturup, merkez, bankası, bddk, hazıne, malıye ne yapabılır, bakmalıyız.
Bu ısın sadece vergı boyutu yok. Bırcok boyutu var. Ulkelerın alabılecegı bırcok
tedbır var. Bunların once hukumet tarafından tartısılıp, bır noktaya getırılmesı
gerekır. Ama ben ılke olarak, bu tur donemlerde, bu turden portfoy akıslarına
seyırcı kalınmaması gerektıgıne ınanan bır ınsanım. Bu ılla bır vergı anlamına
gelmıyor. Ama baska onlemler alınabılecegıne ınanıyorum. Vergı dahıl baska
tedbırler. Bunlar her zaman degerlendırılebılır. Ama su an bunlar soz konusu
degıl. Sayın basbakanın tespıtı son derece dogru. Ancak su an ıtıbarıyle yapılan
bır calısma yok. Bu konular, henuz hukumet ve ekonomık koordınasyon kurulu
duzeyınde tartısılmadı.''


-aa-

jet lee
03-12-2010, 10:23
Emo:akp hukuk devletını sona erdırmeye hazırlanıyor- basın acıklaması

kurulustan konuya ılıskın olarak yapılan basın acıklaması asagıda
yer alıyor:

" anayasa degısıklıgı, hsyk secımlerı ve anayasa mahkemesı‘nın ıslemez duruma
getırılmesı sureclerının ardından akp hukumetı‘nın hazırladıgı af tasarısı ıle
hukuk devletıne son noktanın konulacagı ortaya cıkmıstır. Tasarıyla
mahkemelerın ozellestırme davalarında verdıgı yurutmeyı durdurma ve ıptal
kararlarının uygulanmaması hukum altına alınmaktadır. Yanı mahkemelerın varlık
gerekcesı ortadan kaldırılmaktadır. Kamuoyuna "vergı, sıgorta affı" gıbı "sırın
gorunen" soylemlerle duyurulan tasarı, akp‘nın "kontrolsuz guc" dayatmasının
ornegı olarak tarıhe gececektır.
Elektrık muhendıslerı odası, referandum
surecınde anayasa degısıklıgıne "hayır" demıs; temel gerekcesını de
ozellestırme ıslemlerındekı yasa ve anayasa‘ya aykırılıklara karsı yargı
denetımının "yerındelık denetımı" bahanesıyle ortadan kaldırılmak ıstenmesıne
dayandırmıstır. Anayasa degısıklıgının ardından ıktıdar secım oncesınde
kendısını ve yandaslarını garantı altına alma gayretı ıcerısınde
pervasızlıgının boyutunu daha da oteye tasımıstır. Gelınen noktada akp,
demokrasının geregı olarak secmenlerden aldıgı yurutme yetkısını ıdeolojık ve
partızan bır anlayısla kullanmaktan cekınmedıgı gıbı yasamaya da sırayet eden
bu antıdemokratık yonetım yetkısıyle yetınmemektedır. Askerı vesayetı
kaldırmak, derın devletı yargılamak gıbı soylemler ıle tabular uzerınden
kendısıne zemın yaratan ve kendı ıktıdarının elestırılmesıne tahammulu olmayan
akp ıktıdarı, yenı tabular yaratmakta, ınsanların yargı yoluyla haklarını
aramasının bıle onune engel olusturmaktadır.
Halkın vergılerıyle kurulmus
kamu varlıklarının ozel ellere aktarımı olan ozellestırme karsı cıkılamaz bır
tabu halıne getırılmıs, ozellestırme uygulamalarındakı yandas cıkarlarının
korunmasına yonelık hukuka aykırı uygulamaları dıle getıren, yargıya basvuran
kurum ve kuruluslar yaftalanmıstır. Emo, ozellestırme ıslemlerıne dava actıgı
ıcın terorıst bıle ılan edılmıs, ayakbagı olmakla suclanmıstır. Bugun de hukuka
aykırı ozellestırmelere ılıskın mahkemelerın verdıgı ıptal kararlarının
uygulanmayacagı ılan edılmektedır. Soz konusu duzenleme ıle akp adeta kendısı
ve yandasları ıcın saltanatlık kurmaktadır.
Ozellestırme ıslemlerıne
ılıskın mahkeme kararıyla ılgılı ıdarenın ıslem tesıs etmemesını ve acılan
davalardan feragat edılmesını ongoren maddenın gerekcesınde akp, cok ulvı
nıyetlerını de "fıılen gerı donulemeyecek yapının ortaya cıkmıs olması",
"ozellestırme gelırınden daha fazla gerı alma bedelı odenme ıhtımalı ve kamunun
daha fazla zarara ugrayacagı", "ulusal ve uluslararası tıcarı cevrelerde
ozellestırme uygulamalarına olan guvenırlılık" olarak ortaya koymaktadır.
Oncelıkle gerekcedekı fıılen gerı donulemeyecek yapının olustugu ıddıası dogru
degıldır. Dogrusu, akp‘nın yasaya ve anayasa‘ya aykırı uygulamalarından gerı
donmeye nıyetı olmadıgı, yandaslarına sagladıgı cıkarları gerı almak
ıstemedıgıdır.
Gerekcede bırkac sermayedara teslım edılmıs olan kamu
varlıklarının yargı kararı geregı olarak gerı alınmasının yaratacagı malı
kulfetten soz edılmektedır. Terazının bır kefesı sermayedarlar lehıne
doldurulmus, kamu tarafındakı kefe ıse bos bırakılmaktadır. Boyle bır hesabın
yapılabılmesı ıcın oncelıkle soz konusu sırketlerın yasalara aykırı olarak kamu
varlıklarını elınde bulundurdugu donemde elde ettıgı kazanclar hesap
edılmelıdır. Ozellestırme uygulamalarına yonelık olarak ulusal ve uluslararası
cevrelerde guvenın sarsılacagı ıddıalarına gelınce, soz konusu sermaye
cevrelerı ulkedekı yasaların sanırız kı farkındadırlar, dolayısıyla malı bır
rıskı kendılerı bılerek, ısteyerek ustlenmıslerdır. Bır yurttas, kamu duzenı
ıcındekı bır kuralı bılmedıgı ıcın kucuk bır suc ısledıgınde, nasıl kı cezasını
odemek zorunda kalıyorsa, sermaye cevrelerı de ustlendıklerı rıske katlanmak
zorundadırlar.
Bır ornek uzerınden bu duzenlemenın yol acacagı sonucları
ırdeleyelım. Seydısehır etı alumınyum tesıslerı temmuz 2005‘de akp‘ye
yakınlıgıyla bılınen cengız ınsaat‘a (ce-ka) devredılmıstır. Ozellestırme
oncesınde etı alumınyum‘a elektrık saglayan oymapınar hes tesıse baglanarak,
bedavaya ce-ka‘ya verılmıstır. Danıstay 13. Daıresı 27 kasım 2007 tarıhınde
ozellestırme ıslemını ıptal etmıstır. Akp hukumetı yargı kararını sırkete
teblıg etmıs, tesısı gerı alamadıgı ıcın dostlar alısverıste gorsun mısalı
yenıden yargıya basvurdugunu acıklamıstır. Yanı askerı vesayetı kaldıran,
orduya kafa tutan akp hukumetı, bır yargı kararının uygulanmasında bır tanecık
sermaye sahıbıne soz gecırememıs, ıdarenın takdır yetkısını kullanmakla
sucladıgı yargının kapısını bır kere de ben calayım demıstır.
Yargı kararı
3 yıldır uygulanamazken, akp hukumetı sırket karına kar katsın dıye bakın neler
yapılmıstır. Epdk kararıyla ce-ka sırketı, oymapınar‘dan yuksek fıyata elektrık
satabılsın dıye otoproduktor lısansına sahıp olan santralların pıyasaya satıs
hakkı 2009 yılsonuna kadar yuzde 20‘den yuzde 50‘ye cıkarılmıstır. Sadece 1
yıllık kar olanagı da yeterlı gorunmemıs, kararın gerıye donuk olarak 2007 ve
2008 yılını da kapsaması saglanmıstır.
Sırket soz konusu santralın
yatırım malıyetını ustlenmemıs, hazır santrala hıc para odemeden sahıp
olmustur. Sırketın duy‘dakı ortalama satıs fıyatı uzerınden urettıgı elektrıgın
parasal karsılıgı hesaplandıgında, yalnızca 2 yıl ıcınde 326 mılyon tl (yuzde
50 satıs sınırını asan ve bedelı kamuya aktarılan satıs harıc) kazandıgı ortaya
cıkmaktadır. Hıdroelektrık santralları yatırım malıyetı yuksek, ancak yakıt
gıderı olmayan dolayısıyla ısletme malıyetı 0.065 sent gıbı oldukca dusuk olan
santral tıpıdır. Ustelık ce-ka‘nın 2006 ve 2007 yılındakı elektrık uretımınden
kazandıgı paralar ve etı alumınyum tesısıyle ılgılı verıler de bu hesaba dahıl
degıldır. Ce-ka sırketının etı alumınyum tesısı ıcın odedıgı para 305 mılyon
dolardır. Yanı sırket odedıgı parayı sadece elektrık satısıyla gerı almıs
bulunmaktadır. Ce-ka, santral uzerınden sagladıgı karları kamuya ıade ederse,
kamu da sırketın ıhalede verdıgı 305 mılyon doları zaten odeyebılecektır.

Yok, sırketın kazandıgı para da cebıne kalsın denıyorsa, o zaman oıb‘nın 19
grup hes ıhalelerınde toplam 141 megavatlık 52 santral ıcın 432.8 mılyon dolar
teklıf edıldıgını, oymapınar‘ın kurulu gucunun ıse 540 megavat oldugunu
hatırlatalım. Yanı sırketın bedavaya aldıgı hes‘ın bugunku ıhale sonuclarına
gore degerı 1 mılyar 657 mılyon dolardır. Ne yazık kı kamu zararının boyutu
yalnızca santralın degerıyle sınırlı degıldır. Ce-ka sırketının sahıbı oldugu
oymapınar santralı, turkıye‘nın elektrık sıstemının sıkıntıya gırdıgı 2006
yılında teıas‘ın yuk al talımatına uymamıs, elektrık vermeyı reddetmıstır.
Sıstem cokmus ve 13 ılımızde 6 saat gıbı uzun suren bır kesıntı yasanmıstır.
Yanı 6 saat boyunca sanayı uretımı durmus, turızm felc olmus, ınsanlar
evlerınde karanlıkta kalmıstır. Af tasarısında ozellestırme ıle ılgılı yargı
kararı geregı gerı alma ıslemının kamuya malı kulfet doguracagını ıddıa edenler
bunun zararını da hesaba katmıslar mıdır?
Hesap ortadadır. Halkın
hesabıyla akp‘nın hesabı bırbırını tutmamaktadır. Boyle bır yasal duzenlemenın
gundeme getırılmıs olabılmesı dahı derın kaygı ve uzuntu verıcıdır. Soz konusu
duzenleme kabul edılırse, sadece etı alumınyum ve oymapınar gıbı kamu
varlıkları degıl, henuz dava sureclerı sonuclanmamıs, ama sırketlere devır
ıslemlerı yapılmıs olan telekom, elektrık dagıtım kurulusları, santrallar gıbı
pek cok ozellestırme ıslemı ıcın acılan davalardan alınacak kararların da hukmu
kalmayacaktır. Akp, soz konusu duzenlemenın kabul edılecegı tarıhten gerıye
donuk olarak yapmıs oldugu tum ozellestırme ıslemlerındekı usulsuzluklerın,
yasa ve anayasa‘ya aykırılıkların uzerıne sunger cekecektır. Bu duzenleme,
anayasa‘nın "gorulmekte olan bır dava hakkında yasama meclısınde yargı
yetkısının kullanılması ıle ılgılı soru sorulamaz, gorusme yapılamaz veya
herhangı bır beyanda bulunulamaz. Yasama ve yurutme organları ıle ıdare,
mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve ıdare, mahkeme kararlarını
hıcbır suretle degıstıremez ve bunların yerıne getırılmesını gecıktıremez"
hukumlerıne acıkca aykırıdır. Boyle bır tasarının meclıs‘te gorusulmesı dahı
yuce dıvanlık bır suc olusturacaktır "



-matrıks-

clas
03-12-2010, 10:24
Emo:akp hukuk devletını sona erdırmeye hazırlanıyor- basın acıklaması

kurulustan konuya ılıskın olarak yapılan basın acıklaması asagıda
yer alıyor:

" anayasa degısıklıgı, hsyk secımlerı ve anayasa mahkemesı‘nın ıslemez duruma
getırılmesı sureclerının ardından akp hukumetı‘nın hazırladıgı af tasarısı ıle
hukuk devletıne son noktanın konulacagı ortaya cıkmıstır. Tasarıyla
mahkemelerın ozellestırme davalarında verdıgı yurutmeyı durdurma ve ıptal
kararlarının uygulanmaması hukum altına alınmaktadır. Yanı mahkemelerın varlık
gerekcesı ortadan kaldırılmaktadır. Kamuoyuna "vergı, sıgorta affı" gıbı "sırın
gorunen" soylemlerle duyurulan tasarı, akp‘nın "kontrolsuz guc" dayatmasının
ornegı olarak tarıhe gececektır.
Elektrık muhendıslerı odası, referandum
surecınde anayasa degısıklıgıne "hayır" demıs; temel gerekcesını de
ozellestırme ıslemlerındekı yasa ve anayasa‘ya aykırılıklara karsı yargı
denetımının "yerındelık denetımı" bahanesıyle ortadan kaldırılmak ıstenmesıne
dayandırmıstır. Anayasa degısıklıgının ardından ıktıdar secım oncesınde
kendısını ve yandaslarını garantı altına alma gayretı ıcerısınde
pervasızlıgının boyutunu daha da oteye tasımıstır. Gelınen noktada akp,
demokrasının geregı olarak secmenlerden aldıgı yurutme yetkısını ıdeolojık ve
partızan bır anlayısla kullanmaktan cekınmedıgı gıbı yasamaya da sırayet eden
bu antıdemokratık yonetım yetkısıyle yetınmemektedır. Askerı vesayetı
kaldırmak, derın devletı yargılamak gıbı soylemler ıle tabular uzerınden
kendısıne zemın yaratan ve kendı ıktıdarının elestırılmesıne tahammulu olmayan
akp ıktıdarı, yenı tabular yaratmakta, ınsanların yargı yoluyla haklarını
aramasının bıle onune engel olusturmaktadır.
Halkın vergılerıyle kurulmus
kamu varlıklarının ozel ellere aktarımı olan ozellestırme karsı cıkılamaz bır
tabu halıne getırılmıs, ozellestırme uygulamalarındakı yandas cıkarlarının
korunmasına yonelık hukuka aykırı uygulamaları dıle getıren, yargıya basvuran
kurum ve kuruluslar yaftalanmıstır. Emo, ozellestırme ıslemlerıne dava actıgı
ıcın terorıst bıle ılan edılmıs, ayakbagı olmakla suclanmıstır. Bugun de hukuka
aykırı ozellestırmelere ılıskın mahkemelerın verdıgı ıptal kararlarının
uygulanmayacagı ılan edılmektedır. Soz konusu duzenleme ıle akp adeta kendısı
ve yandasları ıcın saltanatlık kurmaktadır.
Ozellestırme ıslemlerıne
ılıskın mahkeme kararıyla ılgılı ıdarenın ıslem tesıs etmemesını ve acılan
davalardan feragat edılmesını ongoren maddenın gerekcesınde akp, cok ulvı
nıyetlerını de "fıılen gerı donulemeyecek yapının ortaya cıkmıs olması",
"ozellestırme gelırınden daha fazla gerı alma bedelı odenme ıhtımalı ve kamunun
daha fazla zarara ugrayacagı", "ulusal ve uluslararası tıcarı cevrelerde
ozellestırme uygulamalarına olan guvenırlılık" olarak ortaya koymaktadır.
Oncelıkle gerekcedekı fıılen gerı donulemeyecek yapının olustugu ıddıası dogru
degıldır. Dogrusu, akp‘nın yasaya ve anayasa‘ya aykırı uygulamalarından gerı
donmeye nıyetı olmadıgı, yandaslarına sagladıgı cıkarları gerı almak
ıstemedıgıdır.
Gerekcede bırkac sermayedara teslım edılmıs olan kamu
varlıklarının yargı kararı geregı olarak gerı alınmasının yaratacagı malı
kulfetten soz edılmektedır. Terazının bır kefesı sermayedarlar lehıne
doldurulmus, kamu tarafındakı kefe ıse bos bırakılmaktadır. Boyle bır hesabın
yapılabılmesı ıcın oncelıkle soz konusu sırketlerın yasalara aykırı olarak kamu
varlıklarını elınde bulundurdugu donemde elde ettıgı kazanclar hesap
edılmelıdır. Ozellestırme uygulamalarına yonelık olarak ulusal ve uluslararası
cevrelerde guvenın sarsılacagı ıddıalarına gelınce, soz konusu sermaye
cevrelerı ulkedekı yasaların sanırız kı farkındadırlar, dolayısıyla malı bır
rıskı kendılerı bılerek, ısteyerek ustlenmıslerdır. Bır yurttas, kamu duzenı
ıcındekı bır kuralı bılmedıgı ıcın kucuk bır suc ısledıgınde, nasıl kı cezasını
odemek zorunda kalıyorsa, sermaye cevrelerı de ustlendıklerı rıske katlanmak
zorundadırlar.
Bır ornek uzerınden bu duzenlemenın yol acacagı sonucları
ırdeleyelım. Seydısehır etı alumınyum tesıslerı temmuz 2005‘de akp‘ye
yakınlıgıyla bılınen cengız ınsaat‘a (ce-ka) devredılmıstır. Ozellestırme
oncesınde etı alumınyum‘a elektrık saglayan oymapınar hes tesıse baglanarak,
bedavaya ce-ka‘ya verılmıstır. Danıstay 13. Daıresı 27 kasım 2007 tarıhınde
ozellestırme ıslemını ıptal etmıstır. Akp hukumetı yargı kararını sırkete
teblıg etmıs, tesısı gerı alamadıgı ıcın dostlar alısverıste gorsun mısalı
yenıden yargıya basvurdugunu acıklamıstır. Yanı askerı vesayetı kaldıran,
orduya kafa tutan akp hukumetı, bır yargı kararının uygulanmasında bır tanecık
sermaye sahıbıne soz gecırememıs, ıdarenın takdır yetkısını kullanmakla
sucladıgı yargının kapısını bır kere de ben calayım demıstır.
Yargı kararı
3 yıldır uygulanamazken, akp hukumetı sırket karına kar katsın dıye bakın neler
yapılmıstır. Epdk kararıyla ce-ka sırketı, oymapınar‘dan yuksek fıyata elektrık
satabılsın dıye otoproduktor lısansına sahıp olan santralların pıyasaya satıs
hakkı 2009 yılsonuna kadar yuzde 20‘den yuzde 50‘ye cıkarılmıstır. Sadece 1
yıllık kar olanagı da yeterlı gorunmemıs, kararın gerıye donuk olarak 2007 ve
2008 yılını da kapsaması saglanmıstır.
Sırket soz konusu santralın
yatırım malıyetını ustlenmemıs, hazır santrala hıc para odemeden sahıp
olmustur. Sırketın duy‘dakı ortalama satıs fıyatı uzerınden urettıgı elektrıgın
parasal karsılıgı hesaplandıgında, yalnızca 2 yıl ıcınde 326 mılyon tl (yuzde
50 satıs sınırını asan ve bedelı kamuya aktarılan satıs harıc) kazandıgı ortaya
cıkmaktadır. Hıdroelektrık santralları yatırım malıyetı yuksek, ancak yakıt
gıderı olmayan dolayısıyla ısletme malıyetı 0.065 sent gıbı oldukca dusuk olan
santral tıpıdır. Ustelık ce-ka‘nın 2006 ve 2007 yılındakı elektrık uretımınden
kazandıgı paralar ve etı alumınyum tesısıyle ılgılı verıler de bu hesaba dahıl
degıldır. Ce-ka sırketının etı alumınyum tesısı ıcın odedıgı para 305 mılyon
dolardır. Yanı sırket odedıgı parayı sadece elektrık satısıyla gerı almıs
bulunmaktadır. Ce-ka, santral uzerınden sagladıgı karları kamuya ıade ederse,
kamu da sırketın ıhalede verdıgı 305 mılyon doları zaten odeyebılecektır.

Yok, sırketın kazandıgı para da cebıne kalsın denıyorsa, o zaman oıb‘nın 19
grup hes ıhalelerınde toplam 141 megavatlık 52 santral ıcın 432.8 mılyon dolar
teklıf edıldıgını, oymapınar‘ın kurulu gucunun ıse 540 megavat oldugunu
hatırlatalım. Yanı sırketın bedavaya aldıgı hes‘ın bugunku ıhale sonuclarına
gore degerı 1 mılyar 657 mılyon dolardır. Ne yazık kı kamu zararının boyutu
yalnızca santralın degerıyle sınırlı degıldır. Ce-ka sırketının sahıbı oldugu
oymapınar santralı, turkıye‘nın elektrık sıstemının sıkıntıya gırdıgı 2006
yılında teıas‘ın yuk al talımatına uymamıs, elektrık vermeyı reddetmıstır.
Sıstem cokmus ve 13 ılımızde 6 saat gıbı uzun suren bır kesıntı yasanmıstır.
Yanı 6 saat boyunca sanayı uretımı durmus, turızm felc olmus, ınsanlar
evlerınde karanlıkta kalmıstır. Af tasarısında ozellestırme ıle ılgılı yargı
kararı geregı gerı alma ıslemının kamuya malı kulfet doguracagını ıddıa edenler
bunun zararını da hesaba katmıslar mıdır?
Hesap ortadadır. Halkın
hesabıyla akp‘nın hesabı bırbırını tutmamaktadır. Boyle bır yasal duzenlemenın
gundeme getırılmıs olabılmesı dahı derın kaygı ve uzuntu verıcıdır. Soz konusu
duzenleme kabul edılırse, sadece etı alumınyum ve oymapınar gıbı kamu
varlıkları degıl, henuz dava sureclerı sonuclanmamıs, ama sırketlere devır
ıslemlerı yapılmıs olan telekom, elektrık dagıtım kurulusları, santrallar gıbı
pek cok ozellestırme ıslemı ıcın acılan davalardan alınacak kararların da hukmu
kalmayacaktır. Akp, soz konusu duzenlemenın kabul edılecegı tarıhten gerıye
donuk olarak yapmıs oldugu tum ozellestırme ıslemlerındekı usulsuzluklerın,
yasa ve anayasa‘ya aykırılıkların uzerıne sunger cekecektır. Bu duzenleme,
anayasa‘nın "gorulmekte olan bır dava hakkında yasama meclısınde yargı
yetkısının kullanılması ıle ılgılı soru sorulamaz, gorusme yapılamaz veya
herhangı bır beyanda bulunulamaz. Yasama ve yurutme organları ıle ıdare,
mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve ıdare, mahkeme kararlarını
hıcbır suretle degıstıremez ve bunların yerıne getırılmesını gecıktıremez"
hukumlerıne acıkca aykırıdır. Boyle bır tasarının meclıs‘te gorusulmesı dahı
yuce dıvanlık bır suc olusturacaktır "

-matrıks-

Damgacı Abi
03-12-2010, 11:50
inanın emonun bu uzun yazısını okumadım bile ..içimden okumak bile gelmiyor ..
ne oldun elek.müh.odası...bir yerine birşey mi battı.
zamanında zırt pırt dava açıyordun sağa sola. şimdi
aktaş kepez çeaş senin yüzünden avrupada davaları bekliyor.
senin politika hak hukuk neyine..sen git çizim mizim işlerini yap artiz.
memleketin elektrik yatırımcılarının anasını ağlattın.şimdi sen de ağlıyorsun.
zırlama defol git başımızdan.

jet lee
03-12-2010, 12:28
"Dava başvurusu henüz kabul edilebilir ilan edilmediği için tazminat konusu da teknik anlamda netleştirilmiş değil. Davacıların avukatlarından Vincent Delattre’nin, “ÇEAŞ’ın kaybı 144 milyar dolar, Kepez’inki ise 21 milyar dolar” ifadelerini kullanması ise AİHM’nin davayı esastan incelemeye karar vermesi durumunda gündeme gelebilecek tazminat talebinin 165 milyar dolardan az olmayacağını gösteriyor. Bu düzeyde bir rakamın resmiyete dökülmesi halinde ise bu AİHM için de bir rekor olacak" basından alıntı

BASINDA HİÇ BİR İLERLEME YOK TEK SÖYLEDİKLERİ "DAVADA KARAR AÇIKLANMASINA ZAMAN VAR"
halbuki AIHM de esastan görüşme ,kabul, falan geçildi DURUŞMA YAPILDI haberleri yok bundan sonrası aynı DANIŞTAY ,YARGITAY gibi yani bir daire buna bakıp karar açıklayacak,muhtemelen seçimden sonra,sonra kaybeden itiraz ederse bizdeki İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL kurulu gibi son bir toplantı yapılacak oda gerekli görülürse,zannettikleri gibi 100000000000000000000000 yıl falan sürmeyecek, SONRA ACI BİR SES:"HESAP KES" ..........
şerefli basın bunlarıda yazın

vedat77
03-12-2010, 13:17
bence ingilizcesi daha garantili olur

sizden rica etsem aihm mail adresi ve yolladıgınız maili bana akyolv@gmail.com adresine yollarmısınız? bende sizden farklı olacak sekilde bir mail yollamak istiyorum.

saygılarımla

jet lee
03-12-2010, 13:46
DİREKT BİR MAİL ADRESİ BULAMADIM AMA BASINLA İLİŞKİLER VAR
Echrpress@echr.coe.int

hissesiz
03-12-2010, 17:42
Arkadaşlar AIHM deki davanın videosunu izledim takip ettiğim kadarıyla ilk celse davacı lehine gelişiyor gibi geldi.Sizlerden benzeri intibayı alanınız oldumu yoksa benmi iyimserim.

clas
04-12-2010, 09:28
Enerjisa, son elektrik dağıtım özelleştirmesi kapsamında yapılacak 3 ihaleden eli boş dönmeme konusunda kararlı. Enerjisa Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Hakman, “3 bölgeden birini muhakkak almak istiyoruz” dedi. Başkent Elektrik Dağıtım özelleştirmesini aldıktan sonra öncelikle bu şirkete odaklandıklarını söyleyen Hakman, dağıtım faaliyetinde 6 milyonluk abone hedefleri bulunduğunu belirtti. Hakman, bu hedefe ulaşmak için de son ihalenin önemli olduğuna dikkat çekti.

Radikal’in sorularını cevaplandıran Hakman, Antalya, Adana, İstanbul’un Anadolu Yakası, Gaziantep gibi illerin dağıtım faaliyetinin özelleştirileceği 3 ihale ile ilgili olarak değerlendirmelerini yaptıklarını belirtti. Hakman, Akdeniz, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası olmak üzere 3 ihale için teklif sunacaklarını söyleyerek, “6 milyon abone hedefimize ulaşma iştahımızı da dahil ederek oluşturduğumuz bir değerlendirme var. Bizim değerlendirmemizin üzerinde fiyatlar olursa alamayabiliriz ama amacımız 3’ünden birini almak” dedi.



Özelleştirmede ciddiyiz

İstanbul’un Avrupa Yakası için çıkan yüksek fiyatlar ile ilgili olarak Selahattin Hakman, “Önceki ihaleye girdik ama başarılı olamadık. Kimsenin kendi iş planını değerlendirme durumunda değilim” diyerek, fiyatların kendi değerlendirmelerinin üzerinde çıktığını vurguladı.

Hakman, elektrik üretim özelleştirmesine ciddi olarak bakacaklarını belirterek, “Tek tek ihaleye çıkacak 4 tesis sonra portföyler var. Bunların hepsiyle tek tek ilgileneceğiz anlamına gelmiyor tabii. Bizim portföy yapımıza uyacak olanlarla ilgileneceğiz” dedi. 2015 yılına kadar belirledikleri hedefler olduğunu ancak bundan sonrası için de yeni hedefler ortaya koyacaklarını belirten Hakman, “Büyüme hedefimiz 2015 yılı ile kısıtlı değil” diye konuştu.



5.5 milyar euro yatırım yapılacak

2015 yılına kadar 5 bin MW’lik üretim yatırımı yapacaklarını kaydeden Hakman, “Şu anda 3.500 MW kurulu gücünde lisansımız var. Açılışını yaptığımız Bandırma 2’yi de katarsak lisanslı yatırım 4.500 MW’ye çıkıyor” dedi. Hakman, 2015 yılına kadar enerjideki toplam yatırımlarının vergiler hariç 5.5 milyar euro olacağını söyledi.



Piyasada fiyatlar rekabetçi olmalı Hakman, serbest piyasa yapısındaki fiyatların ve tarifeler yoluyla limitlenen fiyatların yatırım ihtiyaçlarını dikkate alan yapıda olması gerektiğini belirterek “Artan elektrik talebini karşılayacak yeni yatırımlar gerekiyor. Piyasayı düzenlerken bunlar da dikkate alınmalı” dedi. Hakman, serbestleşmede çok yol alındığını da söyledi.



Yerli kaynaklar için destek verilmeli Hakman, yenilenebilir enerji kaynaklarına verilecek teşvik oranlarını da değerlendirerek, “Rüzgârı çok bol olan bir yerde piyasa ile rekabet edecek üretim maliyetlerine ulaşabiliyorsunuz ama bunu bilinçli olarak daha fazla geliştirmek istiyorsa Türkiye, burada birtakım destekleri vermesi gerekiyor” dedi.



BEGÜM GÜRSOY KAYA - RADİKAL

Damgacı Abi
04-12-2010, 10:28
pek sayın Pac-Man demiş ki: Bizim değerlendirmemizin üzerinde fiyatlar olursa alamayabiliriz hahahahaha beleşçiler siziiiii..ama amacımız 3’ün birini almak” Özelleştirmede ciddiyiz ???? hahahahaha beleşçiler sizi.....İst.A.Yakası için çıkan yüksek fiyatlar ile ilgili olarak Pac-man, “Önceki ihaleye girdik ama başarılı olamadık. hahahahahaha niye ki yüksek çıkmış ya hatırınıza istinaden düşürelim bari beleşçiler siziiii
Kimsenin kendi iş planını değerlendirme durumunda değilim” diyerek, fiyatların kendi değerlendirmelerinin üzerinde çıktığını vurguladı. yahu pac-man demek ki hesabı yanlış yapıyorsunuz hep mi pahalı geliyor ya allah allah hahaha gene mi pahalı geldi
Pac-Man, elk. üretim özelleştirmesine artık ciddi olarak bakacaklarını belirterek, “Tek tek ihaleye çıkacak 4 tesis sonra portföyler var. özetle diyor ki bize de verin ama ucuza peşkeş çekin
Bunların hepsiyle tek tek ilgileneceğiz anlamına gelmiyor tabii. Bizim portföy yapımıza uyacak olanlarla ilgileneceğiz” dedi.yani tamam hiç olmazsa bi tanesini peşkeş çekin 2015 yılına kadar belirledikleri hedefler olduğunu ancak bundan sonrası için de yeni hedefler ortaya koyacaklarını belirten pac-man , “Büyüme hedefimiz 2015 yılı ile kısıtlı değil” diye konuştu.
5.5 milyar euro yatırım yapılacak.. ya bi tanesini verin de bari 5.5 milyar avro yatıralım niye ki neyi aldın ki almadan mı yatıracaksın aga
Piyasada fiy... pac-man, serbest piyasa yapısındaki fiyatların ve tarifeler yoluyla limitlenen fiyatların yatırım ihtiyaçlarını dikkate alan yapıda olması gerektiğini belirterek...
teşvik oranlarını da değerlendirerek,.. TC. birtakım destekleri vermesi gerekiyor” devlete hem akıl veriyosun,istek üstüne istek resmen dileniyorsun aga
velhasıl pac-man devlete demiş ki : bak bilader bana muhakkak bi tane ayarla, hem de çok çok ucuza ayarla,başkalarına da baskı maskı yap ,bize ucuza ayarlanan yere kimse ilişmesin, bu da yetmez teşvik meşvik her türlü kıyağı ayarla, ben de 5.5 milyar avro yatırayım
ne desteği istiyorsun devletten aga. biraz parana kıy herşeyi devletten bekleme.
sayın pac-man patronuna de ki, damgacı abimin selamı var diyor ki:
anamın börekleri dediniz vav vav deyip ky leri yediniz halen doymadınız
zamanın da da paranıza kıyamadınız çeaşı alamadınız
ondan sonra sabahlara kadar uyuyamadınız nasıl tekrar ele geçiririm hesapları yaptınız.
bi gecede 5 milyar doları kaptınız. afiyet olsun. siz yine ,en iyisimi, üçün birini almayınız,sizin gibi cimri davranmayıp, parasına kıyıp masaya atıp, alanlarla da uğraşmamayı artık öğreniniz. size bir müddet yiyecek yok.karbonat var
hatta lavman yapmak lazım size. ky lerin ahı var onların çıkması lazım.
bi hükümet de çeaş ve kepezden üçün birini bedavadan almak istedi TC yi şimdi avrupada mahkemelerde süründürüyor
üçün biri uğursuzluk getiriyor siz bulaşmayın bence

alper akçam
04-12-2010, 13:57
Çok doğru bir yorum yapmışsınız beleşciler onlar,ne geldiyse başımıza onların yüzünden geldi,parasına kıyamayan adam ticaret adamı olamaz.Cesaret yok ,çok ucuza peş keş çekilmek şartıyla alma inancı var adamda.Şimdiye kadar böyle bütün ihaleler işler verildiği için alışmış suçlamıyorum.Çeaşı almadı zamanında çok para vermeyeyim param sıcak yastığımın altında akbank kasasında kalsın istedi,Uzanlar papucunu pahalıya mal ettirdi.Pişman oldu da ne oldu rezil etti kendini son pişmanlık bir şey kazandırmaz.Pinti parasını çok seven insanla iş yapılmaz.Beleş mezar var deseler hemen ölüm de kaçırmayım der.Böyle zengin olmuşlar bankalar fabrikalar kurmuşlar.Uzandaki cesaret yok bunlarda.Sakıp ağa olmuş ama cesaret adamı olamamış.çeaş satıldığında Uzanın adını kaç kişi biliyordu Türkiyede.sen Sabancısın paranmı yoktu almadın boyun eğdin Uzanlara.Böyle bizide kendinide rezil etti ,bizleri mahkeme kapılarnda rezil etti mağdur etti.Şimdimi akılları başlarına gelmiş çeaşı almayı düşüyorlar boş versinler ilk önce cesaret satın alsınlar bakkaldan marketten onlar.Çok güzel market işletmecisi onlardan carfuer u büyütsünler.Ölmeden Sakıp Sabancının bir röpörtajını okumuştum,ZAMANINDA BİRİNCİSİ ENERJİ SEKTÖRÜNE GİRMEDİKLERİNE ,BİRDE CEP TELEFONU LİSANS İŞİNE GİRMEDİKLERİNE ÇOK PİŞMAN OLDUĞUNDAN BAHSEDİYORDU.Ticaret cesaret işidir yürekli adamların er meydanıdır ileri görüşlü parasına kıyan insanların işidir...
BELEŞE YOK KIY PARANA TORPİL BEKLEME ,DEVLETİN MALI DENİZ BELEŞE PEŞ KEŞ ÇEKERSENİZ HEPSİNİ ALMAYA ADAYIM DEMEK YOK....ALIRLAR ÜÇÜN BİRİNİ....KY OLARAK HEPİMİZN AHI VAR ONLARDA..kapalı kapılar ardında biranda elindeki bütün çeaş hisselerini Uzanlara devrettiler bizi mağdur ettiler..

jet lee
04-12-2010, 21:20
Sabancı gurubu TEŞVİK OLMADAN VERGİ RESİM HARÇ İSTİSNASI olmadan bu memlekete çivi çakmamıştır
DEMİRBANK'ı batırmak için ülkesini batırmayı göze almıştır,MİLYONLARCA insan işsiz kalmış,ONBİNLERCE işletme iflas etmiş,ülkedeki siyasi yapı değişmiştir
GÖZÜ HİÇ DOYMAZ ülkesini halkını sevdiğini söyler sigara satar,halkını zehirler,%7 ile bankasında para toplar %27 ile halkına krediyle gömer böyle faydalıdır saymakla bitmez
GÖZÜNÜZÜ TOPRAK DOYURSUN BİZİM PAYLARIMIZ SON HİSSESİNE KADAR HARAM OLSUN

naim.tiner
05-12-2010, 12:05
pek sayın Pac-Man demiş ki: Bizim değerlendirmemizin üzerinde fiyatlar olursa alamayabiliriz hahahahaha beleşçiler siziiiii..ama amacımız 3’ün birini almak” Özelleştirmede ciddiyiz ???? hahahahaha beleşçiler sizi.....İst.A.Yakası için çıkan yüksek fiyatlar ile ilgili olarak Pac-man, “Önceki ihaleye girdik ama başarılı olamadık. hahahahahaha niye ki yüksek çıkmış ya hatırınıza istinaden düşürelim bari beleşçiler siziiii
Kimsenin kendi iş planını değerlendirme durumunda değilim” diyerek, fiyatların kendi değerlendirmelerinin üzerinde çıktığını vurguladı. yahu pac-man demek ki hesabı yanlış yapıyorsunuz hep mi pahalı geliyor ya allah allah hahaha gene mi pahalı geldi
Pac-Man, elk. üretim özelleştirmesine artık ciddi olarak bakacaklarını belirterek, “Tek tek ihaleye çıkacak 4 tesis sonra portföyler var. özetle diyor ki bize de verin ama ucuza peşkeş çekin
Bunların hepsiyle tek tek ilgileneceğiz anlamına gelmiyor tabii. Bizim portföy yapımıza uyacak olanlarla ilgileneceğiz” dedi.yani tamam hiç olmazsa bi tanesini peşkeş çekin 2015 yılına kadar belirledikleri hedefler olduğunu ancak bundan sonrası için de yeni hedefler ortaya koyacaklarını belirten pac-man , “Büyüme hedefimiz 2015 yılı ile kısıtlı değil” diye konuştu.
5.5 milyar euro yatırım yapılacak.. ya bi tanesini verin de bari 5.5 milyar avro yatıralım niye ki neyi aldın ki almadan mı yatıracaksın aga
Piyasada fiy... pac-man, serbest piyasa yapısındaki fiyatların ve tarifeler yoluyla limitlenen fiyatların yatırım ihtiyaçlarını dikkate alan yapıda olması gerektiğini belirterek...
teşvik oranlarını da değerlendirerek,.. TC. birtakım destekleri vermesi gerekiyor” devlete hem akıl veriyosun,istek üstüne istek resmen dileniyorsun aga
velhasıl pac-man devlete demiş ki : bak bilader bana muhakkak bi tane ayarla, hem de çok çok ucuza ayarla,başkalarına da baskı maskı yap ,bize ucuza ayarlanan yere kimse ilişmesin, bu da yetmez teşvik meşvik her türlü kıyağı ayarla, ben de 5.5 milyar avro yatırayım
ne desteği istiyorsun devletten aga. biraz parana kıy herşeyi devletten bekleme.
sayın pac-man patronuna de ki, damgacı abimin selamı var diyor ki:
anamın börekleri dediniz vav vav deyip ky leri yediniz halen doymadınız
zamanın da da paranıza kıyamadınız çeaşı alamadınız
ondan sonra sabahlara kadar uyuyamadınız nasıl tekrar ele geçiririm hesapları yaptınız.
bi gecede 5 milyar doları kaptınız. afiyet olsun. siz yine ,en iyisimi, üçün birini almayınız,sizin gibi cimri davranmayıp, parasına kıyıp masaya atıp, alanlarla da uğraşmamayı artık öğreniniz. size bir müddet yiyecek yok.karbonat var
hatta lavman yapmak lazım size. ky lerin ahı var onların çıkması lazım.
bi hükümet de çeaş ve kepezden üçün birini bedavadan almak istedi TC yi şimdi avrupada mahkemelerde süründürüyor
üçün biri uğursuzluk getiriyor siz bulaşmayın bence

Hakikaten pac-man mısın çak-man mısın, cidden damgacı abiye kulak verin,almayın.O mal ahlı mal.Sonra acısı aheste aheste çıkar.Kimbilir ağanız mezarında fırıldak gibi dönüyordur.Onu daha fazla döndürmeyin.Biraz da ahireti düşünün........Ama gözünüz döndüyse bir şey diyemem....ben sizleri sevdiğim için bu uyarıyı yaptım....devlet bizlere AKP.sayesinde kazık attı sizede atabilir.....dikkatli olun....(bu uyarımı dikkate almayacaklarını biliyorum,bal alınacak çiçeğe arı konar,pisliğede sinek.)

naim.tiner
05-12-2010, 16:53
Ben sizleri sevdiğim için bu uyarıyı yaptım derken ironi yapıyordum,yoksa bu grubu sevdiğimden değil.Çünkü bu grubun nasıl servet sahibi olduğunu herkes biliyor !!!!!!!!..........onun için sonunda SA olan hiçbir yerden alışveriş yapmıyorum.....

Damgacı Abi
06-12-2010, 12:47
pac-man cım türkan ablana söyle bak thy satılıkmış madem 5.5 milyar avrosu varmış
gelsin havayolunu alsın. o alırsa en azından 450-500 trilyon arası kar eder her sene ...pegasusla beraber tekel oluştururlar
istediği fiyata uçururlar insanları. bu kıyağımı da unutmasın. elektrikle uğraşıp da ceryana çarpılma tehlikesi de olmaz.
hem daha fazla ah da almaz

guerra
06-12-2010, 13:02
Yarın Özelleştirme idaresi Toroslar,Akdeniz elektriğin aktiflerini satmaya başlıyorlar..Avrupanın en büyük Adalet sarayını yapıyoruz diye pankart asmışlar..En büyük adaletsizliği kim yaptı???

vedat77
06-12-2010, 14:06
yorumsuz

TEDAŞ'A BAĞLI 3 ELEKTRİK DAĞITIM İHALESİNİN NİHAİ PAZARLIK GÖRÜŞMELERİ YARIN YAPILACAK-ÖİB

Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin (TEDAŞ) bağlı şirketleri olan
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası Elektrik
Dağıtım A.Ş. ve Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'deki TEDAŞ'a ait %100
oranındaki hisselerinin özelleştirilmesi ihalelerinin nihai pazarlık
görüşmeleri yarın yapılacak.
ÖİB'den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Anadolu Y. Elektrik
Dağıtım A.Ş. ihalesi saat 11:00'de, Torosla Elektrik Dağıtım ihalesi
saat 14:00'de ve Akdeniz Elektrik Dağıtım ihalesi saat 16:30'da
yapılacak.

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com

clas
06-12-2010, 14:18
AHLARIMIZ,VAHLARIMIZ,ÇIĞLIKLARIMIZ ve de BEDDUALARIMIZ O SALONDA OLACAKTIR

vedat77
06-12-2010, 14:30
Allah (c.c.) sesimizi duyuyor supheniz olmasın...
Allah ' tan korkmayan kul hakkı yemekten niye korksun? dunya malına tamah edip ahireti hiçe sayanlar bunun sonuclarına ebedi dunyada katlanacaklardır.
Allah (c.c.) bizlere sabır ihsan eylesin. Dunya malı ile bir sınav verdigimizi dusunup kotulerden ve bunu bize yapanlar dan yine rabbime sıgınıyorum.
Allah bunları kendi mallarının ihtiraslarının icinde bogsun, colugu cocugu yedi ceddi yedi nesli bunların sebebiyle gün yüzü görmesin, yedikleri hicbir lokmanın tadını alamasınlar, bu dünya da yaşamak bunlara zulum gelsin. Bizleri helaliyle kazanıp haramdan uzak kılsın yarabbim... bundan sonra paramı odeselerde hissemi geri verselerde bunca yıllar boyunca cekilen sıkıntılardan dolayı hakkım her iki cihanda da buna sebep olanlara haram olsun...
amin
amin
amin

alper akçam
06-12-2010, 15:15
Allahımdan beddua edip her türlü kötülüklerin,felaketlerin başlarına gelmesini isterdim.Ama dönüp dolaşıyor beddua edene aks eder derler...yinede Allahımdan bulsunlar kimsenin hakkını yemedim ben ,benim hakkımı yiyenler kendilerini kendi çıkartıkları yasalara dayandırarak bu işlemleri kanunlara uygun yapıyoruz diyerek bir masum insan rolüne bürünüyorlar, kendi kendilerini kandırıyorlar.Yukarda Allah var onuda kandıramazsınız ya...
Yapılan bütün uygulamar kurallar satışlar el koymalar toplum ve devlet yararına diyorlar.Bizler devleti oluşturan vergi ödeyen TC vatandaşı değilmiyiz bizim hakkımız yokmu,hakkımız olmayan bir şeyimi istiyoruz...Benim hakkım parasını ödemiş olduğum bir şeye nasıl el koyarsınız,nasıl başka birilerine satarsınız...
ALLAH BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN ,HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR....

Damgacı Abi
06-12-2010, 15:34
öib nin başkanı dolayısıyla bağlı olduğu başbakanlık diyor ki:
ne olursa olsun ben bunu satacam. beni ne aihm ne de başka bir hukuk kurumu ilgilendirir.
siz çeaş ve kepezciler nasılsa dava açtınız. ha ordan alacağınız para da sizin olur
artık kaç lira alırsınız bilemem. şansınıza kalmış.ben buna da itiraz ederim. en son karar neyse uygularız.
size hisse yok para var o da tazminatınız diyor

Özlü1957
06-12-2010, 18:54
kul hakkı yemem dediler basanıza üç kuruşu olan işçi memur halka açık şirketleri nasıl el koyup istediğime satarım diyorlar bu zihniyetin adaleti yok allah korkusu hiç yok en büyük ha yiyiciler.sapı samana karıştırdılar haram zıkkım olsun

jet lee
06-12-2010, 20:24
Olaya iyimser bakarsak sırf dağıtım için AIHM'den kaç para alacağımızı yarım öğreneceğiz

clas
06-12-2010, 23:13
cidden çok üzülüyorum,burdaki arkadaşlar aihm'de hakkımızı alacağız diyorlar, ortada
25.000 mağdur var ancak aihm'ne başvuran,davası görülen toplam 156 kişiyiz.eğer herkes hakkını alamazsa hakkaten çok yazık olacak.sevgi ve saygıyla

erich fromm
07-12-2010, 08:06
Ben şimdi müracaat edebilirmiyim ?.İstanbul Kartal 'da oturuyorum.
Zamanı geçirdim sanıyorum.

Damgacı Abi
07-12-2010, 08:20
cidden çok üzülüyorum,burdaki arkadaşlar aihm'de hakkımızı alacağız diyorlar, ortada
25.000 mağdur var ancak aihm'ne başvuran,davası görülen toplam 156 kişiyiz.eğer herkes hakkını alamazsa hakkaten çok yazık olacak.sevgi ve saygıyla

clas kardeşim, kemal uzan şirketler adına müracaat etmedi mi. kendisi için mi etti. aihm ye dava açmayanlar kazananları emsal gösteremez mi tc de

jet lee
07-12-2010, 08:50
Kemal uzan tüm yatırımcılar adına aıhm davası açtı
YANİ TÜM YATIRIMCILAR KAZANMIŞ OLACAK EĞER KAZANIRSA
KİMSENİN TEKRAR BAŞVURMASINA GEREK OLMADAN

EĞER İŞ 156 KİŞYE KALACAKSA O ZAMANDA ONLAR KAZANINCA BİZLERE EMSAL OLACAK
BEN DAVALININ BU DURUMDA DAHA FAZLA GECİKME FAZİZİ YEMEDEN TÜM KÜÇÜK YATIRIMCILARA ÖDEME YAPACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

guerra
07-12-2010, 09:20
Bence bu olacak...


Emsal olur mu?

EĞER İŞ 156 KİŞYE KALACAKSA O ZAMANDA ONLAR KAZANINCA BİZLERE EMSAL OLACAK
BEN DAVALININ BU DURUMDA DAHA FAZLA GECİKME FAZİZİ YEMEDEN TÜM KÜÇÜK YATIRIMCILARA ÖDEME YAPACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

jet lee
07-12-2010, 10:26
Olaya iyimser bakmak lazım zaten en kötüsünü(finansal olarak) bize yaşatıyorlar,bundan sonra artık kafasına göre veya araya başka devletlerin girmesine göre bir takım siyasi örgütlerin ,oluşumların isteğine göre hareket edemeyecek" AIHM" ORTADA BELEGELİ BİR DEĞER OLACAK gerçek bilirkişi raporu "özelleştirme " fiyatı var ben hep bunlardan çekiniyordum,bu ortadan kalkıyor

TABİ ÖNCE AİHM'de birilirinin kazanması lazım bize sıra gelmesi için

clas
07-12-2010, 10:50
yaklaşık 8 yıldır sabah,akşam dua da ediyoruz ,beddua da ediyoruz ama nafile.ne dualarımız nede beddualarımız tutmadı,bir işe yaramadı.demek ki 25.000 kişi arasında duası kabul edilecek 1 kişi bile yokmuş.ilginçtir aklıma geldi yazayım dedim.sevgi ve saygıyla

Damgacı Abi
07-12-2010, 11:34
yaklaşık 8 yıldır sabah,akşam dua da ediyoruz ,beddua da ediyoruz ama nafile.ne dualarımız nede beddualarımız tutmadı,bir işe yaramadı.demek ki 25.000 kişi arasında duası kabul edilecek 1 kişi bile yokmuş.ilginçtir aklıma geldi yazayım dedim.sevgi ve saygıyla

daha nasıl kabul edilecek kardeşim.ohhh içim soğudu diyen. geberdi..şimdi daha da soğuk yerde yatıyor.mezarına klima mı koydular da haberimiz olmadı.
öbürlerini sorarsan birisinin nefesi daralıyor yarın birgün geberir. diğerinin suratı da meymenetini yitirdi bakma makyajla gezdiğine

clas
07-12-2010, 11:55
mağdur durumdaki aktaş hissedarlarının acısını paylaşıyorum.hakkaten yazık oldu,umarım aihm'ne başvuran olmuşturda emsalden kaybedilen haklarını alırlar,sebep olanları yüce rabbim istediğimiz gibi yapsın.amin

naim.tiner
07-12-2010, 12:03
Bugüne kadar Uzan'ların hep kötü reklamı yapıldı.Bir Allah'ın kulu çıkıpta K.Y. haklarından bahsetmedi.Üstüne üstlük hisse senedi alanlar kara da zarara da ortaktır diye bir söylem ortaya attılar.Bu söylemleri ortaya atanların iktisat bilgileri sıfır parayla tutulmuş uşaklar.Çoğu da basından.Şunun üstüne basa basa söylüyorum.ÇEAŞ ve KEPEZ zarar eden şirketler değil di ki zararına ortak olalım.Bu söylemlerde bulunan en alt düzeyden en üst düzeye kadar olanları lanetliyorum.Kemal Uzan AİHM.bütün ortaklar adına dava açtı.Şimdi kendi kendime soruyorum Uzan'lar mı kötü yoksa haklarımıza eşkiya gibi el koyanlar mı?.........Bu ahlı malı alanlara yaramayacak göreceksiniz.Ya kendinden ya da çocuğundan çıkacak.Allah suç işleyen birine ceza verirken en sevdiğine verirmiş o sevdiği inim inim inlerken suçu işleyen kişi hiçbir şey yapamamanın azabını çekermiş.Parayla alınamayacak şeylerde var hayatta.....bu onların aklıllarına gelmez ama ilahi adalet gerçekleştiğinde pişmanlık içinde kıvranırlar.....Ban göre AKP.nin sonu UZAN'ların elinden olacak.......

Damgacı Abi
07-12-2010, 12:07
aihm de aktaş da tc yi dava etmiş. elektrikçiler odası dava mava açmıştı .dağıtım iptal edilmişti.
bişeyler mi değişti de gene aynı olay oldu. gene özel sektöre veriliyor.gene dava edecek mi emo.???
gene iptal edilecek mi...
bu enerji işinde acayip avantalar dönüyor. en küçük rakam 400.000.lira benim gördüğüm
bu da allah bilir ya taksittir.
hani özelleştirmelerden yabancıya satışlar yapılacaktı. yabancılar gelip yatırım yapacaklardı. bu yabancıyı gören diğer yabancılar da gelecekti.
onlar da yatırım yapacakdı. istaihdam artacakdı..enerji özelleştirmelerine bakıyorum. bir tane yabancı yok. bizim yarı bataklar pastaları bölüşmüşler.
demekki çıkar birlikteliği var. yabancı filan yok. afiyet olsun kardeşim. yabancıya gitmemiş. bizimkiler yemiş. yiyin kuzum doyana kadar yiyin.

naim.tiner
07-12-2010, 12:30
Geçen gün mezarlığa gittim.Kalp gözüyle olanları görebilirmiyim diye.Gittiğime gideceğime bin pişman oldum.Mezarlıktan bağırış sesleri geliyordu yeter artık şu boynuma taktığınız ateşten çeaş-kepez hisselerini çıkarın diye.O insanlar gerçek alemde.Bizler ise yalancı alemdeyiz.Bu bağırış birilerine ders olurmu bilmem ama bu hisselere el koyanın,satanın,alanında sonu bu olsa gerek.Ebediyen boyunlarına asılı ateşten çeaş-kepez hisseleri...sadece bu mu dahası da vardır ama ben bilemiyorum en iyisini Allah bilir....

Damgacı Abi
07-12-2010, 12:39
naimim tinerim kardeşim. biz allah filan diyoruz. ama vikileas mıdır nedir onda tayyibin imanlı ancak iman ettiğine(allaha) güvenmeyen yapısı var diyormuş
bahçedeki vatandaş için de rüşvete açık diyormuş. onun için bahçedeki adam bu belgelere güvenmiyorum diyerek hemen sıyrıldı.
o yüzden kimseden fayda beklemiyorum. ve bende tayyipleşmeye başlıyorum.
imanım zedelenmeye başladı. bu gidişle ben de ahirette kepez kepez diye bağıracam galiba... gene de sonumu hayırlı etsin korkularımı yaşatmasın.

esmira
07-12-2010, 13:16
toros ve akdeniz -şuan ihaleler yapılıyor -ceas ve kepez değil mıdır?bilen varsa ,bugünden sonra süreç nasıl işleyecektir....kepez den ve ceastan sadece tabela kalıyor bu durumda....yanlış mıyım?yorum olan varmı?

jet lee
07-12-2010, 13:45
toros ve akdeniz -şuan ihaleler yapılıyor -ceas ve kepez değil mıdır?bilen varsa ,bugünden sonra süreç nasıl işleyecektir....kepez den ve ceastan sadece tabela kalıyor bu durumda....yanlış mıyım?yorum olan varmı?

geçmişe doğru 10 sayfa okuyunuz tüm sorularınızın cevapları hatta fazlası var

clas
07-12-2010, 14:01
Canımıza değsin.ohh olsun

guerra
07-12-2010, 14:21
07.12.2010 15:18:50 *toroslar elektrik dağıtım ihalesini 2 milyar 75 milyon dolar ile yıldızlar sss holding kazandı
*toroslar elektrik dağıtım ihalesini 2 milyar 75 milyon dolar ile yıldızlar sss holding kazandı

jet lee
07-12-2010, 14:24
Sabancı alamadıya, kim alırsa alsın, inşallah kepezide alamazlar

clas
07-12-2010, 14:31
(yenıleme)nıhaı pazarlık gorusmelerınde en yuksek teklıfı,2 mılyar 75 mılyon dolar ıle yıldızlar sss verdı

turkıye elektrık dagıtım a.s'ye (tedas) baglı
toroslar elektrık dagıtım a.s'nın ozellestırme ıhalesının nıhaı pazarlık
gorusmesınde en yuksek teklıfı, 2 mılyar 75 mılyon dolar ıle yıldızlar sss
holdıng verdı.
Ozellestırme ıdaresı baskan vekılı ahmet aksu'nun komısyon baskanlıgında
yapılan nıhaı pazarlık gorusmesınde, ılk olarak kapalı elemesız teklıfler alındı.
Bu turda en yuksek teklıf 1 mılyar 10 mılyon dolar oldu. Daha sonra elemelı
yazılı turlara gecıldı.
Toplam 6 tur olarak gerceklestırılen elemelı yazılı turların ılk turunda
en yuksek teklıf 1 mılyar 896 mılyon dolar oldu. Bu turda fernas ınsaat a.s.
Elendı.
ıkıncı elemelı turda akfen enerjı dagıtım ve tıcaret a.s. Elenırken, en
yuksek teklıf 1 mılyar 951 mılyon dolar oldu.
Ucuncu elemelı turda ıse ayen enerjı a.s. Elendı. Bu turda en yuksek
teklıf 2 mılyar 56 mılyon dolar olarak gerceklestı.
ıhalenın dorduncu eleme turunda da aksa elektrık perakende satıs a.s.
Elenırken, en yuksek tutar da 2 mılyar 62 mılyon dolara ulastı.
Besıncı elemelı turda ıse enerjısa elektrık dagıtım a.s. Elendı ve en
yuksek tutar 2 mılyar 65 mılyon dolar oldu.
Altıncı ve son elemelı turda en dusuk teklıfı veren ıc ıctas ınsaat
sanayı ve tıcaret a.s.-eren holdıng a.s. Ortak gırısım grubu oldu. Bu turun
ardından acık artırmaya gecıldı.

-acık artırma-

yedı fırma ıle baslayan acık artırmada baslangıc tutarı 2 mılyar 71
mılyon dolar, artırım aralıgı ıse 1 mılyon dolar olarak belırlendı.
Acık artırmanın ılk turunda elsan-bereket-karacay ogg, emkat ogg,
turkerler ınsaat turızm madencılık enerjı uretım tıcaret ve sanayı a.s. ıle
cengız-kolın-lımgaz ogg ıhaleden cekıldı.
Bu turda en yuksek teklıfı 2 mılyar 74 mılyon dolar ıle park holdıng a.s.
Verdı.
Acık artırmanın ıkıncı turunda, mmeka makıne ıthalat pazarlama ve tıcaret
a.s. ıle park holdıng a.s. Temsılcılerı ıhaleden cekıldı.
Boylece yıldız sss holdıng a.s. 2 mılyar 75 mılyon dolar ıle en yuksek
teklıfı veren fırma oldu.


-aa-

jet lee
07-12-2010, 14:34
Çeaş kapandığında 700 $ fiyatı vardı sırf" DAĞITIMI 8500 $" ettiği belgelendi,bizim mallara niçin el konduğuda ortaya çıktı

vedat77
07-12-2010, 14:42
Çeaş kapandığında 700 $ fiyatı vardı sırf" DAĞITIMI 8500 $" ettiği belgelendi,bizim mallara niçin el konduğuda ortaya çıktı

bunu biraz daha acarmısınız lutfen?

jet lee
07-12-2010, 14:51
değerli şeyleri yedirmemek için kurulmuş bir düzen var,onlardan olmazsan sıkıntı yaşanıyor ,mahkemelik oluyorsun

guerra
07-12-2010, 14:59
yıldız sss holdıng a.s KİMDİR..

Yönetim Kurulu Başkanı Sabahattin Yıldız,

... Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Koordinatörü Harun Güdeberg

Yıldızlar SSS Holding bünyemize bağlı NESKO MADEN A.Ş. İran'da ortağı olduğu Beroner A.Ş.'nin (Tahran)

Eti gümüş'ü Özelleştirmeden almıışlar..

1 milyonu çıkmadı 1.5 milyar verecek Osmangazi Elektrik Dağıtım'da en yüksek teklifi veren Yıldızlar'ın kömür santralı için 1 milyon TL teminat bulmakta zorlandığı öğrenildi KOMUR SANTRALI LİSANSI ALMIŞTI
¦ Cuma günü Osmangazi Elektrik Dağıtım ihalesinde en yüksek teklifi 485 milyon dolarla Yıldızlar 3S Holding verdi. Grup aynı zamanda Çankırı-Orta'da kömür santralı için lisans almıştı.
GRUP EPDK'YA BAŞVURU YAPTI

Google'da böyle haberler var..??

2 Milyar dolar veren şirketin web sayfası bomboş hiçbir bilgi yok..??www.yildizlarholding.com.tr

jet lee
07-12-2010, 15:11
demekki "ONLARDAN" biri ,yani paravan holding

omeniv
07-12-2010, 16:13
Sevgili Jet Lee, hesaplamayı biraz açabilir misiniz.. KY elinde toplam kaç lot vardır. Herkese sevgi ve saygılar.


Çeaş kapandığında 700 $ fiyatı vardı sırf" DAĞITIMI 8500 $" ettiği belgelendi,bizim mallara niçin el konduğuda ortaya çıktı

naim.tiner
07-12-2010, 16:27
naimim tinerim kardeşim. biz allah filan diyoruz. ama vikileas mıdır nedir onda tayyibin imanlı ancak iman ettiğine(allaha) güvenmeyen yapısı var diyormuş
bahçedeki vatandaş için de rüşvete açık diyormuş. onun için bahçedeki adam bu belgelere güvenmiyorum diyerek hemen sıyrıldı.
o yüzden kimseden fayda beklemiyorum. ve bende tayyipleşmeye başlıyorum.
imanım zedelenmeye başladı. bu gidişle ben de ahirette kepez kepez diye bağıracam galiba... gene de sonumu hayırlı etsin korkularımı yaşatmasın.

Aman Damgacı Abi ne olursan ol ama tayyipleşme,çünkü o, bu dünyada cehennemini hazırlıyor.Kıldığı namazlara bakma,o namazlar ve iyilikler(var olduğuna dair şüphelerim var) kul hakkı yediğinden dolayı ahirette hakkını yediği kullara ödeme olarak kullanılacak.Hepimize yeter mi bilmem?.....Sağda kim varsa hepsinde aynı nakarat.Bahçedeki adamda esip gürlüyor ama baston olmaktan henüz kendini kurtaramadı.

naim.tiner
07-12-2010, 17:03
Eski Kepez yeni Akdeniz Elektriği de Park Holding almış.......yani sa'lar aut.....

clas
07-12-2010, 17:32
8 yıldır bizim içimiz yanıyor,birazda onlarınki yansın.

clas
07-12-2010, 18:07
toroslar 2.075 milyar dolar, çeaş'ın sermayesi 520 idi
akdeniz 1.165 milyar dolar ,kepez'in sermayesi 120 idi
kıyasladığımızda kepez mağdurlarına dağıtımdan aihm'den daha çok para ödenecek görünüyor.ödedilerde iş hesaba kaldı.hey Allahım:)))

Dow16
07-12-2010, 18:46
toroslar 2.075 milyar dolar, çeaş'ın sermayesi 520 idi
akdeniz 1.165 milyar dolar ,kepez'in sermayesi 120 idi
kıyasladığımızda kepez mağdurlarına dağıtımdan aihm'den daha çok para ödenecek görünüyor.ödedilerde iş hesaba kaldı.hey Allahım:)))


Çeaş kapandığında 700 $ fiyatı vardı sırf" DAĞITIMI 8500 $" ettiği belgelendi,bizim mallara niçin el konduğuda ortaya çıktı

çukur kapandığında ''1.065 tl idi yani 500,000*1.065=532,500 tl/ dolar kuru 1,42=375 milyon$ eder.
çukurun sermayesi 500,000 tl idi yani(1/2 milyon tl)

jet lee
07-12-2010, 19:27
AİHM'deki davalar sonucu hakkımız olanları katkat fazlasıyla ALACAĞIZ,ama sabırlı olmak gerekiyor,şimdi mahkemeler ,UZANLAR ,DAVALI bizlerde dahil herkes belli bir fiyat üzerinden hesap yapacak,artık öyle bir noktaya doğru gidiliyorki,MALI geri alma veya verme şansı yok bundan sonra eğer kazanırsak MADDDİ TAZMİNAT kesinleşti umarım AIHM en kısa zamanda hakkımızdaki en hayırlı kararı açıklar,sabır ve sağlık diliyorum.

clas
07-12-2010, 20:08
çeaş 25 yıl için 2.075 milyar dolar,2003 yılında 55 yılı kalmıştı oranlarsak 4.565 milyar dolar.
aynı mantıktan hareketle;
dağıtım---4.500 dolar
iletim-----4.500
üretim----4.500(ki çeaş üretimi daha fazla eder)
toplam 13,500 +% 20 KDVmilyar dolar=16200/520(çeaş sermaye)=31.153 dolar
KEPEZ için aynı yolu takip edersek
dağıtım-2.563
iletim- 2.500
üretim- 750(kepezin üretimi düşüktü)
toplam-5.813 milyar dolar+%20 KDV=6.975/120(kepez sermaye)=58.125 dolar
bu değerler maliyet değerleridir,bunu alan kar etmek için almıştır.elde edilecek karın bir kısmınıda hesaba katmak gerekir.kar marjını bilmediğimden hesaplayamadım.elde edilecek kar'ı gelecekten günümüze uyarlayıp yeniden hesaplandığında çok daha yüksek rakamlar ortaya çıkacaktır.
çok değerli mağdur arkadaşlarım tam petrolun üzerindeymişiz ama çakmağı çok kötü çaktılar....sevgi ve saygıyla

jet lee
07-12-2010, 22:32
çeaş 25 yıl için 2.075 milyar dolar,2003 yılında 55 yılı kalmıştı oranlarsak 4.565 milyar dolar.
aynı mantıktan hareketle;
dağıtım---4.500 dolar
iletim-----4.500
üretim----4.500(ki çeaş üretimi daha fazla eder)
toplam 13,500 +% 20 KDVmilyar dolar=16200/520(çeaş sermaye)=31.153 dolar
KEPEZ için aynı yolu takip edersek
dağıtım-2.563
iletim- 2.500
üretim- 750(kepezin üretimi düşüktü)
toplam-5.813 milyar dolar+%20 KDV=6.975/120(kepez sermaye)=58.125 dolar
bu değerler maliyet değerleridir,bunu alan kar etmek için almıştır.elde edilecek karın bir kısmınıda hesaba katmak gerekir.kar marjını bilmediğimden hesaplayamadım.elde edilecek kar'ı gelecekten günümüze uyarlayıp yeniden hesaplandığında çok daha yüksek rakamlar ortaya çıkacaktır.
çok değerli mağdur arkadaşlarım tam petrolun üzerindeymişiz ama çakmağı çok kötü çaktılar....sevgi ve saygıyla


toroslar 2.075 milyar dolar, çeaş'ın sermayesi 520 idi
akdeniz 1.165 milyar dolar ,kepez'in sermayesi 120 idi
kıyasladığımızda kepez mağdurlarına dağıtımdan aihm'den daha çok para ödenecek görünüyor.ödedilerde iş hesaba kaldı.hey Allahım:)))


Sevgili Jet Lee, hesaplamayı biraz açabilir misiniz.. KY elinde toplam kaç lot vardır. Herkese sevgi ve saygılar.


KY 'nin elindeki malı bilemem ama hatırlarsan 10 sene önce kapanacağını söylemiştim ama el konacağını tahmin edememiştim ama riske girmek istemiyrorsan sat demiştim
şimdi ise kesinlikle AİHM'den parayı alacağız diyorum tespitlerime güvenmeni istiyorum KESİNLİKLE AIHM'DEN PARAYI ALACAĞIZ sabır ve sağlık diliyorum

omeniv
08-12-2010, 08:29
Sevgili Dostum Lee, tespitlerine, bilgine, analizlerine her zaman güveniyorum biliyorsun. O dönem ve öncesinde "devletin güvencesinden doğan güvenle" "adalet ve kalkınma partisinin adaletine ve kalkındıracağına inançla" binlercemiz satın aldık. Ne yazık ki bizlerin iradesi dışında, zaman içinde muhatap değişti; artık AİHM'İn adaletine ve hakettiğimiz kalkındırmasına (aslında kayıplarımızı karşılamasına) duacıyız. Sabır ve tevekkül sınavımızda, hepimize sağlık, umut ve aydınlık günler dilerim.

clas
08-12-2010, 08:41
merhaba jet lee sizi çıkaramadım,mkara30@hotmail.com e-mail adresine sizi tanıtıcı bir yazı yazarsanız sevinirim.sevgi ve saygı dileklerimle

jet lee
08-12-2010, 09:37
merhaba jet lee sizi çıkaramadım,mkara30@hotmail.com e-mail adresine sizi tanıtıcı bir yazı yazarsanız sevinirim.sevgi ve saygı dileklerimle

o mesaj omniv'in sorusuna ceavptı sizin analizi kullandım

idma
09-12-2010, 07:48
Borsa her zaman kumarhane olarak kalacak. Neden mi?
Ercan İnan - einan@gazetevatan.com
--------------------------------------------------------------------------------
Türkiye sermaye piyasasından yükselecek...

Bu sözü 1990’ların başında, tarzı, yöntemleri ve küçük yatırımcıyı keriz yerine koyan sistematiğinden dolayı çok eleştirdiğim Nasrullah Ayan söylemişti.

Türkiye sermaye piyasasından yükselmedi ancak birileri bu piyasa üzerinden her dönem yükselmeyi başardı.

Bugünlerde SPK Başkanı ısrarla şirketleri Borsa’ya davet ediyor. Son dönemde halka arz edilen şirketlerin genel profili ortada. Bakınca bu kez dönemin imkanlarını kullanma kabiliyetine sahip şirketlerin halka arz yöntemiyle yatırımcılardan kaynak topladıkları görülüyor.

Ancak şirket sayısı artsa da Borsa’ya ilgi duyan yatırımcı sayısı artmıyor. Çünkü İMKB kurulduğundan bu yana hep kumarhane mantığı ile çalıştı, çalışmaya devam ediyor.

Önceki gün elektrikte 3 dağıtım bölgesinin ihalesi yapıldı. Toroslar’a 2 milyar 75 milyon dolar, Akdeniz’e ise 1 milyar 165 milyon dolar teklif edildi. İkisi toplamda 3 milyar 240 milyon dolar değer yarattı. Ancak bu bölgeler ikinci kere satıldı ve ne yazık ki devlet bu iki bölgeyi satarken aslında binlerce küçük yatırımcının hakkını yedi.

Dünkü haberlerde bu ayrıntıya kimse yer vermedi.

Bu iki bölge de daha önce Çukurova ve Kepez Elektrik’e ait bölgelerdi. Bu bölgelerin dağıtım hakkı, Uzan Ailesi bu şirketlere sızmadan çok önce verilmiş, alan şirketler bu hakkı İMKB’de küçük yatırımcı ile paylaşmıştı.

Daha sonra yine devlet eliyle Çukurova ve Kepez’in kontrolü Uzanlar’a teslim edildi.

Uzanlar hortumcu çıktı. Kötü adamlardı.

Peki küçük yatırımcıların günahı neydi?

Çukurova ve Kepez Elektrik’in sadece dağıtımı 3.2 milyar dolar yaptı. Barajlar henüz hesaba katılmadı.

Bu şirketlerin yüzde 17 ortağı iken bir anda tuvalet kağıdına dönmüş hisselerle kala kalan Çukurova ve Kepez Elektrik küçük yatırımcıları önceki günkü ihaleleri muhtemelen içleri sızlaya sızlaya izledi.

Haklarını helal ettiklerini sanmıyorum. Borsa’ya girdikleri, hisse senedi aldıkları güne bir kez daha lanet etmişlerdir muhtemelen.

Devlete yakışan 3.2 milyar dolarlık gelirden yüzde 17 payı ayırıp, Çukurova ve Kepez’de mağduriyet yaşayan küçük yatırımcılara ödeme yapmaktır.

Olur mu, devlet bu ödemeyi yapar mı?

Ödemez, bu şıklığı göstermez muhtemelen ama biz yine de yazalım.

Tarihe not düşelim.

Yazalım da yazarken büyük risk aldığımın da farkındayım. Çünkü ‘Muhtemelen ya kendisinde ya da bir akrabasında Çukurova Kepez hissesi var’ diye çamur atmaya kalkanlar olabilir.

Olsun, benim o konuda içim son derece rahat, tek bir lot hissem olmadığı için dedikodulara aldırış etmeden bu konuya değinebiliyorum.

Çünkü aslında ben de Türkiye’nin sermaye piyasasından yükselebileceğine inanıyorum.

Ama bu evlere şenlik haliyle değil...

alper akçam
09-12-2010, 09:12
Arkadaşlar Türk basını biraz şefaf olsa ve yalaka olmasa bu yaşananları hakkaniyetle yazsa inanın bu hükümet bu kadar futursuzca davranamazdı.Görmezlikten gelindik bir kenara itilmiş kaderiyle başbaşa bırakılmış bir topluluk haline getirildik.Gözgöre göre malımızı sattılar şu kadar eder bu kadar eder ne olursa olsun bizlerin malı nasıl satarlar anlamadım gitti,ama bakıyorum bir gazete çıkıpta küçük yatırımcının hakkı ne olacak onlarında burada hakları var diyip başlık atmadı,einan a bakıyorum çekinerek yazdığını hakkında birşeyler söyleneceğini anlatmış tedirgin yani.T.E. herkesi sindirdi özgür basını bile .önceden hükümet yanlısı ve yanlısı omayan basın vardı şimdi neredyse yanlısı olmayan basın kalmadı gibi çünkü basın şirketleri artık korkuyorlar soruşturma yaşarız cezalar kesilir altından kalkamayız diye düşünüyorlar.Anlayacağımız bizim hakkımızı savunacak verecek 2 kurum kaldı AİHM VE TAHKİM ozaman hükümetin boynu kıldan ince onların vereceği kararı uygulayacaklarını bekleyeceğiz.ALACAĞIZ hiç kuşkum yok Ankarada geniş bir üst düzey çevrem var içinde hukuçu siyasetçiler bulunmakta konuşmalarımızda hep aynı yorumu yapıyorlar sonunda mutlaka öyle veya böyle haklarınızı alacaksınız diyorlar.Bende çok inanıyorum alacağımıza kulaklarını gözlerini kaaptarak yorum yapanlar birgün gelecek görecekler haklarımızı aldığımızı....

zede
09-12-2010, 09:13
Sayın Ercan İNAN da olmasa biz KY'ların sıkıntılarını yazacak,kamuyu aydınlatacak başka yazar olmadığından,bu yazıyı basınımızın değerli ekonomi yazarlarının da okumaları için mail olarak göndermekte yarar var diye düşünüyorum.Hatta İMKB'ye SPK'ya da yönlendirmeli...Teşekkürler Ercan Bey.

naim.tiner
09-12-2010, 09:25
Borsa her zaman kumarhane olarak kalacak. Neden mi?
Ercan İnan - einan@gazetevatan.com
--------------------------------------------------------------------------------
Türkiye sermaye piyasasından yükselecek...

Bu sözü 1990’ların başında, tarzı, yöntemleri ve küçük yatırımcıyı keriz yerine koyan sistematiğinden dolayı çok eleştirdiğim Nasrullah Ayan söylemişti.

Türkiye sermaye piyasasından yükselmedi ancak birileri bu piyasa üzerinden her dönem yükselmeyi başardı.

Bugünlerde SPK Başkanı ısrarla şirketleri Borsa’ya davet ediyor. Son dönemde halka arz edilen şirketlerin genel profili ortada. Bakınca bu kez dönemin imkanlarını kullanma kabiliyetine sahip şirketlerin halka arz yöntemiyle yatırımcılardan kaynak topladıkları görülüyor.

Ancak şirket sayısı artsa da Borsa’ya ilgi duyan yatırımcı sayısı artmıyor. Çünkü İMKB kurulduğundan bu yana hep kumarhane mantığı ile çalıştı, çalışmaya devam ediyor.

Önceki gün elektrikte 3 dağıtım bölgesinin ihalesi yapıldı. Toroslar’a 2 milyar 75 milyon dolar, Akdeniz’e ise 1 milyar 165 milyon dolar teklif edildi. İkisi toplamda 3 milyar 240 milyon dolar değer yarattı. Ancak bu bölgeler ikinci kere satıldı ve ne yazık ki devlet bu iki bölgeyi satarken aslında binlerce küçük yatırımcının hakkını yedi.

Dünkü haberlerde bu ayrıntıya kimse yer vermedi.

Bu iki bölge de daha önce Çukurova ve Kepez Elektrik’e ait bölgelerdi. Bu bölgelerin dağıtım hakkı, Uzan Ailesi bu şirketlere sızmadan çok önce verilmiş, alan şirketler bu hakkı İMKB’de küçük yatırımcı ile paylaşmıştı.

Daha sonra yine devlet eliyle Çukurova ve Kepez’in kontrolü Uzanlar’a teslim edildi.

Uzanlar hortumcu çıktı. Kötü adamlardı.

Peki küçük yatırımcıların günahı neydi?

Çukurova ve Kepez Elektrik’in sadece dağıtımı 3.2 milyar dolar yaptı. Barajlar henüz hesaba katılmadı.

Bu şirketlerin yüzde 17 ortağı iken bir anda tuvalet kağıdına dönmüş hisselerle kala kalan Çukurova ve Kepez Elektrik küçük yatırımcıları önceki günkü ihaleleri muhtemelen içleri sızlaya sızlaya izledi.

Haklarını helal ettiklerini sanmıyorum. Borsa’ya girdikleri, hisse senedi aldıkları güne bir kez daha lanet etmişlerdir muhtemelen.

Devlete yakışan 3.2 milyar dolarlık gelirden yüzde 17 payı ayırıp, Çukurova ve Kepez’de mağduriyet yaşayan küçük yatırımcılara ödeme yapmaktır.

Olur mu, devlet bu ödemeyi yapar mı?

Ödemez, bu şıklığı göstermez muhtemelen ama biz yine de yazalım.

Tarihe not düşelim.

Yazalım da yazarken büyük risk aldığımın da farkındayım. Çünkü ‘Muhtemelen ya kendisinde ya da bir akrabasında Çukurova Kepez hissesi var’ diye çamur atmaya kalkanlar olabilir.

Olsun, benim o konuda içim son derece rahat, tek bir lot hissem olmadığı için dedikodulara aldırış etmeden bu konuya değinebiliyorum.

Çünkü aslında ben de Türkiye’nin sermaye piyasasından yükselebileceğine inanıyorum.

Ama bu evlere şenlik haliyle değil...

Günaydın Sayın idma,
Bugünkü yazınızı okudum.Sizi kutlarım.Mesleğim iktisatçılık.ANAP 1983 seçimlerini kazandığında Türkiye'de borsa yoktu.Hisse senedi piyasasıda Sirkeci Vakıf hanlarından birinde birkaç kişinin elindeydi.Çoğu kimsenin hisse senedi denilen ek gelir elde edebileceği güzel bir yatırım enstrümanı olduğundan haberi yoktu.Gün geldi İMKB.kuruldu.İlk kurulduğunda Cağaloğlundaki Milli Eğitim Md.lüğü yanında bir katta faaliyet göstermeye başladı.Hisse senetleri konusu benim çok ilgi duyduğum bir konuydu.Hatta o günlerde piyasada broker denilen kişilere alım satım yetkisi veriliyordu ve bu yetki borsada sandalye adı ile anılıyordu.Bende brokerlık için müracaat ettiğimde bir teminat istemişlerdi.Bu o zamanın parası ile yanılabilirim 25 milyon Tl.civarında bir rakkamdı.O zamanlar 25 milyon Tl.çok büyük bir rakkamdı.Bu parayı bulamayacağımı söylediğimde aldığım cevap"bu parayı biz almıyoruz teminat olarak bize getirip altın,para,vs. gibi şeyleri bize fiilen göstermeniz yeterli demişlerdi.Neyse ben bu teminatı gösteremediğim için bu sandalyeye sahip olamadım.Sonraları bu sandalyeler prim yapmaya başladı.Hikaye uzun.Ben ülke kalkınmasına birinci derecede katkı sağlayacağına inandığım bu piyasaya yatırımcı olarak girdim.O zamanlar borsa ile ilgili kurulan A.Ş.lerden ve alım-satım yapan bankalardan hisse senedi almaya başladım.Dış piyasalarda borsanın nasıl işlediğini biliyordum.Mesela ABD.de insanların belli bir işleri vardı.Elde ettikleri kazançlarından artan kısımları kendi borsalarında değerlendiriyor hem kendilerine ek gelir sağlıyor hemde şirketlerin finans ihtiyaçlarını yatırımları ile karşılıyorlardı.ABD.nin ekonomik durumunu incelediğimde dünyada bir numara olmalarının sebeplerinden biride Amerikan halkının borsalarına güvenip yatırım yapmalarıydı.Ben bunun bizde de böyle olacağını düşünmüştüm.Alıcı olarak piyasa girince ne gibi dümenlerin döndüğünü gözlerimle görerek şahit oldum taaa o yıllarda.Sonra devlet eliyle satışlar başladı.Devlet bu ona güvenmeyeceksinde kime güveneceksin.Hiç unutmuyorum çeaş ve kepez halka açılırken devletin yaptığı reklamları.Halkım ve ben devletine güvenerek çocuklarımıza bir gelecek sağlar umuduyla bu hisselerden dişimizden tırnağımızdan arttırdığımız tasarruflarımızla aldık.Sonra sayın Tansu çiller zamanında çeaş ve kepez blok halinde uzan'lara satıldı.Sonrası herkesin malumu.Hisse senedi yatırımı kara ve zarara ortak olunduğundan dinen de mübah olan bir yatırım aracı idi.Faiz gibi değil di.O zamanlar devlet tahvil ihraç eder halkın çoğunluğuda bunlara itibar ederek beş yıllığına veya on yıllığına devlete tahvil karşılığı faiz alarak borç para verirdi.İşler gayet güzel bir şekilde de yürürdü.Hoş devletimiz halkına hep borçlu idi ya olsun ne gam ödemeye yakın bir sürü mala zam,dolaylı vergilerde artış ödenir gider.İtfa zamanı gelir tahviller itfa edilir vatandaşa ödemesi yapılır tekrar yeni bir tahvil ihracı ile devlet itfa ettiği tahvilleri halka yenide satar işini döndürür dururdu.Bu bir kısır döngüydü.Bu kısır döngü hisse senedi piyasası ile kırılabilirdi.Ama olmadı birileri devreye girdi borsa kumarhane oldu.100 kuruşa al aynı seans içinde 100.50 yapınca sat.Piyasanın bilinçli ellerde şişirilip sonra düşürülmesi sonucu bu kumarhane de para kazanağım diye nice bilgisiz aptallar hatırı sayılır paralar kaybetti.Neyse uzatmayayım.Ben bir K.Y.olarak her riski iktisatçı olmam ve bilanço okuyabilmem sebebiyle az veya çok tahminlerde bulunarak yatırım yapan bir kişi idim.Hesaba katmadığım tek şey devletin sattığı hisse senetlerine bedelsiz el koymasıydı.Böyle bir eşkiyalığı yapmaya kimse cesaret edemez sandım.Taaaa AKP.iktidar olana kadar.AKP.ve sayın RTE. ABD.nin Motorola davası ile devreye girmesi sonucu ki bunu ABD.AKP.hükümetinden önceki hükümetlerde de denemiş netice alamamış DSP.önderliğinde kurulan koalisyon hükümetini herkesin bildiği gibi dağılmıştı.Motorola davasıda başka bir konu.AKP.2022 de iktidar oldu,sevgili borsamız tavanlara fırladı amma kanaatimce baskılara daha fazla dayanamayıp çeaş -kepeze 13.6.2003 de el koydu hemde bir kuruş bedel ödemeden.Bunun adı gasptır.Dün yapılan ihalelerde adı değiştilen bu şirketlerin kimlere satıldığı incelendiğinde altından kimbilir neler çıkacaktır.Aldığım haberlere göre bizim yazılarımızı abilerimiz okuyormuş.Onlara da buradan sesleniyorum bu abiler kimlerse anlattıklarımın dahası bilgilere benden çok sahiptirler.Kefenin cebi yok.Bunca K.Y.kaz yerine koyarak yolan bu devlete biraz ağırlık koysunlar ve bu işin çözümüne katkıda bulunsunlar.Amacı kimseye hakaret veya üzme değildi sadece haksızlıklara maruz bırakılan bir K.Y.ların derdini sizlerle paylaşma idi.Teşekkür eder hepinize iyi ve kazançlı günler dilerim.

vedat77
09-12-2010, 09:38
Bu şirketlerin yüzde 17 ortağı iken bir anda tuvalet kağıdına dönmüş hisselerle kala kalan Çukurova ve Kepez Elektrik küçük yatırımcıları önceki günkü ihaleleri muhtemelen içleri sızlaya sızlaya izledi.

Haklarını helal ettiklerini sanmıyorum. Borsa’ya girdikleri, hisse senedi aldıkları güne bir kez daha lanet etmişlerdir muhtemelen.

Devlete yakışan 3.2 milyar dolarlık gelirden yüzde 17 payı ayırıp, Çukurova ve Kepez’de mağduriyet yaşayan küçük yatırımcılara ödeme yapmaktır.

Olur mu, devlet bu ödemeyi yapar mı?

Ödemez, bu şıklığı göstermez muhtemelen ama biz yine de yazalım.

Tarihe not düşelim.


bunlar tam olarak bizi anlatan cümleler...
ama birde güzel bir atasözümüz var.
"alma mazlumun ahını çıkar AHESTE AHESTE"

Aheste oldugu icin bazılarımız yada bir cogumuz belkide Dünya gözüyle bunun vebalini üzerlerinde taşıyanların ne duruma düşeceklerini göremeyeceğiz.
Ancak eninde sonunda ne kadar zamanda geçse ben biliyor ve inanıyorum ki bu çekilen ızdırabın ve mutsuzlıkların bedelini bunlara sebep olan ödeyecekler.
artık onların bizlere elleriyle birsey odemeyecekleri kesinleşti.
onlar ödemeyecekler ancak ELLER ödetecekler...
kimsenin süphesi olmasın...
saygılarımla

yatırımcılık
09-12-2010, 10:51
Ey akıldan yoksun ahmaklar,
Tasfiye edilmekte olduğunuzun farkında değilmisiniz.
Sağa sola saldırmanın,arayış içinde olmanın siz bir faydası yok.
Hata yaptınız.
Bedelini siyaseten ve hukuken ödeyeceksiniz.
Militan düşünceleriniz,ve davranışlarınızla bu cumhuriyeti koruyan nadide camı çatlattınız.
Türk çocuğu şimdi bu camı onaracak,eskisinden daha korunaklı ve sağlam hale getirecektir.
Millet sizden iğrenmektedir.Bunun bedeli çok ağır olacaktır.

naim.tiner
09-12-2010, 12:55
Ey akıldan yoksun ahmaklar,
Tasfiye edilmekte olduğunuzun farkında değilmisiniz.
Sağa sola saldırmanın,arayış içinde olmanın siz bir faydası yok.
Hata yaptınız.
Bedelini siyaseten ve hukuken ödeyeceksiniz.
Militan düşünceleriniz,ve davranışlarınızla bu cumhuriyeti koruyan nadide camı çatlattınız.
Türk çocuğu şimdi bu camı onaracak,eskisinden daha korunaklı ve sağlam hale getirecektir.
Millet sizden iğrenmektedir.Bunun bedeli çok ağır olacaktır.

Aynen.....sizi kutluyorum yazınızdan dolayı.Saygı ve sevgilerimle...

Dow16
09-12-2010, 18:46
Ercan İnan'a çukurova-kepez olayını yazdığı için sonsuz şükranlarımızı sunarız.Allah razı olsun.

naim.tiner
09-12-2010, 18:57
Evet Ercan İnan'a bende teşekkür ediyorum.....

Eta_Aquarus
09-12-2010, 18:58
Annem geçen gün bu şirketden ettiği zararı bana çok acı anımsatdı ..Hem de kanserine rağmen.. yerin dibine girdim...?!

guerra
09-12-2010, 18:59
Evet Ercan İnan'a bende teşekkür ediyorum.....

Teşekkürlerinizi e-posta yolu ile yapınız ltf.. einan@gazetevatan.com

fatmanur
09-12-2010, 22:35
hatırlarmısınız bilemem ama yeni şafak yazarı İBRAHİM KAHVECİ bizleri cok korumustu cesur yazılarınla bizlere ışık olmuştu T M S F ile ilgli son yazısından sonra ayagını kaydırıverdiler.helbet bir gün gün ışığı bizlerede uğrar konuşamadıklarımızı yazamadıklarımızı yazar konuşuruz o zaman a k p ve cevresi neler yapacak R T E nasıl savunma yapacak topluma derdini nasıl anlatacak cok merak ediyorum hep beraber yaşayıp göreceğiz ercan inan yazarımıza tesekkürlerimi sunarım mail attım sizlerde atarsanız sevinirim

sp500
10-12-2010, 09:56
Ben de uzun bir tesekkur email i attim . Ibrahim Kahveci su anda nerede yaziyor. Ona da gecikmis bir tesekkur emaili atmak istiyorum

clas
10-12-2010, 10:17
SAYIN İBRAHİM KAHVECİ HALA YENİ ŞAFAKTA AMA YAZILARINA ARA VERMİŞ DURUMDA.
aktif yazarlar kısmına tıklarsanız ismini göreceksinizdir. ikahveci@yenisafak.com.tr
sevgi ve saygıyla

omeniv
10-12-2010, 14:31
Yeni Şafak'ta İbrahim Kahveci ile yollar ayrıldı

03 Kasım 2010 Çarşamba 11:20

İSTANBUL - - Yeni Şafak gazetesinde çıkan yazar İbrahim Kahveci krizi mutsuz sonla noktalandı. Medyaradar sitesinde yer alan habere göre; iddialar şöyle...

Yeni Şafak ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, Akbank yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı'yı eleştiren bir yazıyı kaleme almış, gelen tepkiler üzerine yazısı gazetenin internet sitesinden kaldırılmıştı.. Bu olayın üzerinden iki gün geçtikten sonra Kahveci, bu kez Başbakan Erdoğan'ın emeklilere yapılacak zam oranını açıklamasının ardından "Gazetede o maaşla çalışan üniversite mezunu arkadaşlarım aklıma geliyor. Ne diyebilirim ki!" diye yazmıştı..
Kahveci'nin bu yazısı gazete yönetimini tamamen çileden çıkarmış "Sen nasıl kendi gazeteni ihbar edersin" diyerek savunması istenmişti.. İbrahim Kahveci, bunu reddetti.
Daha sonra Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert tarafından zorunlu izne çıkartılan İbrahim Kahveci, gazeteye döndüğü gün işten çıkarıldığını öğrendi. Cömert'in gazete yönetimiyle Kahveci arasında patlak veren krizi çözmek için uğraştığı ancak başarıya ulaşamadığı öğrenildi. http://www.netgazete.com/News/737087/yeni_safakta_%C4%B0brahim_kahveci_ile_yollar_ayril di.aspx




SAYIN İBRAHİM KAHVECİ HALA YENİ ŞAFAKTA AMA YAZILARINA ARA VERMİŞ DURUMDA.
aktif yazarlar kısmına tıklarsanız ismini göreceksinizdir. ikahveci@yenisafak.com.tr
sevgi ve saygıyla

alper akçam
11-12-2010, 01:00
Arkadaşlar evet böyle yazarlar bir elin parmakları kadar az kıymetini bilmeliyiz teşekkür etmek boynumuzun bir borcu en azından mail atarak onure edelim,bende mail attım herkesede tavsiye ederim...

naim.tiner
11-12-2010, 16:20
Yeni Şafak'ta İbrahim Kahveci ile yollar ayrıldı

03 Kasım 2010 Çarşamba 11:20

İSTANBUL - - Yeni Şafak gazetesinde çıkan yazar İbrahim Kahveci krizi mutsuz sonla noktalandı. Medyaradar sitesinde yer alan habere göre; iddialar şöyle...

Yeni Şafak ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, Akbank yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı'yı eleştiren bir yazıyı kaleme almış, gelen tepkiler üzerine yazısı gazetenin internet sitesinden kaldırılmıştı.. Bu olayın üzerinden iki gün geçtikten sonra Kahveci, bu kez Başbakan Erdoğan'ın emeklilere yapılacak zam oranını açıklamasının ardından "Gazetede o maaşla çalışan üniversite mezunu arkadaşlarım aklıma geliyor. Ne diyebilirim ki!" diye yazmıştı..
Kahveci'nin bu yazısı gazete yönetimini tamamen çileden çıkarmış "Sen nasıl kendi gazeteni ihbar edersin" diyerek savunması istenmişti.. İbrahim Kahveci, bunu reddetti.
Daha sonra Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert tarafından zorunlu izne çıkartılan İbrahim Kahveci, gazeteye döndüğü gün işten çıkarıldığını öğrendi. Cömert'in gazete yönetimiyle Kahveci arasında patlak veren krizi çözmek için uğraştığı ancak başarıya ulaşamadığı öğrenildi. http://www.netgazete.com/News/737087/yeni_safakta_%C4%B0brahim_kahveci_ile_yollar_ayril di.aspx

Sayın Kahveci Sözcü gazetesine geçse ve bunların ipliğini iyice pazara çıkarsa ne güzel olur yaaaa:yes::yes::yes:......

guerra
11-12-2010, 17:32
Habere bakınn!!

FLAŞ!.. Uzanlar'ın eski çiftliğinde 50 izci mahsur kaldı!

DHA
--------------------------------------------------------------------------------

SAKARYA'nın Pamukova İlçesi'ne bağlı Bakacak Köyü'nde TMSF tarafından el konulduktan sonra Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devredilerek izci kampı olarak kullanılan Uzanları'n eski çiftliğinde yaklaşık 50 izci yolların karla kapanması nedeniyle mahsur kaldı.

naim.tiner
12-12-2010, 00:16
Habere bakınn!!

FLAŞ!.. Uzanlar'ın eski çiftliğinde 50 izci mahsur kaldı!

DHA
--------------------------------------------------------------------------------

SAKARYA'nın Pamukova İlçesi'ne bağlı Bakacak Köyü'nde TMSF tarafından el konulduktan sonra Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devredilerek izci kampı olarak kullanılan Uzanları'n eski çiftliğinde yaklaşık 50 izci yolların karla kapanması nedeniyle mahsur kaldı.

Yakında Uzan'ların flaşı patlayınca şiddetinden bazı gözler kör olacak......

omeniv
13-12-2010, 22:52
İzninizle zamanınızı çalacağım 30 sn. Başka nereye gideyim içimi dökeyim. Habertürkte yiğit arkadaş program yapıyor, burhan bey kuzu kuzu (kurt) konuşuyor. "Bu gençler omlet yapmayı öğrenmeden önünü kesmek lazım" diyor, mazallah diyor, 80 darbesi öncesi diyor... Program bitiyor, haber merkezine bağlanıyorlar ve ilk haber her bireyin 5 adet silah ruhsatı alabilmesini, 18 yaşında ruhsat alınabilmesini sağlayan yasa taslağı... Nedir bu. Hepimiz biliyoruz da nutkumuz tutuk.

clas
14-12-2010, 06:17
başbakan burası çok para basacak demiş.YA ÇEAŞ-KEPEZ? Türkiye’nin beşinci, özel sektörün yaptığı en büyük baraj olan Alkumru’yu 36 ayda tamamlayan Limak Grubu, yılda 1 milyar kilovat saat enerji üretmeyi hedefliyor.
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “En az 5 yılda bitecek inşaatı 36 ayda tamamlayarak dünya rekoru kırdık. 90 megawatt gücünde 3 türbin var. Ocaktan marta kadar sırasıyla hepsini devreye alacağız. Marttan itibaren tam kapasite çalıştığında burada 1 milyar kilovatsaat enerji elde edilecek” dedi.
Enerjide sadece üretim değil dağıtım ayağında da faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Özdemir, önümüzdeki dönemde yatırıma devam sinyali verdi.
Özdemir yeni dönemle ilgili olarak şöyle konuştu:
“Biz hem Uludağ hem de Çamlıbel elektrik dağıtımını aldık. Bu yılda 15 milyar kilovatsaat elektrik dağıtımı anlamına geliyor. Bunu üretmek için enerji çeşitliliğine gitmemiz şart. Yani kömür, rüzgâr, doğalgaz ve güneş enerjisine yönelik araştırmalarımız devam ediyor. Bunu yeni projeler inşa ederek veya satın almalar yoluyla sağlayabiliriz. Bugüne kadar enerjiye 1 milyar dolar yatırdık. Bütün yatırımlarımızı 2015’e kadar tamamladığımızda bu rakam 3 milyar dolara çıkacak. Elazığ ile Tunceli arasında Tatar ve Pembelik Barajları var. Onlar devreye girdiğinde 1500 megavat’ı geçeceğiz.”




Borsaya geliyor
Limak Yatırım, Enerji Üretim İşletme Hizmetleri ve İnşaat adlı yeni bir şirket kurduklarını ve Mayıs 2011’de halka arz işlemine imza atacaklarını belirten Nihat Özdemir, “Turizm ve çimento haricinde, Sabiha Gökçen Havalimanı, enerji dağıtım ve ulaşım altyapısı ve yurtdışındaki yatırımlarımızdan oluşan bölüm halka arz edilecek. İleride çimento ve turizm grubunu da ayrı ayrı halka arz etmeyi planlıyoruz” dedi.



Elini çabuk tuttu ,barajı ucuza yaptı
Özel sektörün baraj inşa hızının ortalama 5 yıl Nihat Özdemir, “Alkumru Barajı’nı 36 ay sürede bitirdik. Bu sadece Türkiye değil bir dünya rekorudur. 24 saat iki vardiya, bayram tatilleri hariç 1.750 kişi bu baraj için çalıştı. Baraj bittikten sonra 150 kişi daha burada istihdam edeceğiz” dedi.
Bu bitirme hızının kendilerine maliyet düşüşü olarak yansıdığını ifade eden Özdemir, şöyle konuştu: “Alkumru Barajı 465 milyon dolara mal oldu. Normalde böyle bir baraj 750 milyon dolara mal oluyordu. Ama bu hızlı inşa bize karlılık getirdi. 465 milyon doların 350 milyon dolarını Yapı ve Kredi Bankası ile İş Bankası’ndan kredi aldık. Geri kalanını öz kaynakla tamamladık.”



İstanbul ve New York’ta otel açacak
Limak Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, Limak grubu olarak hedeflerinin Suriye, Irak, Mısır, Balkanlar, Rusya’da yatırım planları olduğunu belirterek, “Bölgenin büyük holdingi olma hedefimiz var. Yatırımlarımızın ağırlığı yurtdışı olmayacak Türkiye ve yurtdışı dengesi olacak” dedi.
Ebru Özdemir, mart ayında İstanbul Kavacık’a 250 odalı 5 yıldızlı bir otel açacaklarını belirterek, “İstanbul’daki bu yatırımla, toplam otel sayımız 9’a çıkacak. New York’ta otel bakıyoruz. O pazar çok farklı fiyatlar ve doluluk oranları çok yüksek. Otel almayı planlıyoruz. Kosova’da bir dağ otelinin ihalesine girmeye yeterlilik aldık. Bir de şehir oteli yapacağız” dedi.



ALKUMRU BARAJI NOTLARI
Erdoğan, Norveçlileri gördü, yatırımı öne çektirdi
- Siirt’e açılışlar yapmaya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da önceki gün Alkumru Barajı’nı ziyaret edip bilgi aldı.
- Başbakan, Nihat Özdemir’e “Baraj bitince bu bölgeyi yeşillendirirsiniz herhalde” dedi, “Evet, yeşillendireceğiz, bazı meyveleri yetiştireceğiz. Özellikle nar üzerine duruyoruz” dedi. Başbakan da “Burada üzüm de çok iyi oluyor. O konuya önem verin” diye cevap verdi.
- Erdoğan, Alkumru’yu gezerken, bölgede Çetin Barajı’nı yapacak olan Norveçli Statkraft grubunun Türkiye Genel Müdürü Steinar Bjornbet’i (Limak’ın davetlisi) gördü. Başbakan, Bjornbet’e, “Ne zaman işe başlıyorsunuz?” diye sordu. “Nisan-mayıs gibi” yanıtı üzerine, Erdoğan, “Olmaz martta başlayın” dedi. Sonra Nihat Özdemir’in kızı Ebru Özdemir’e dönerek, “Bu işi siz takip edin. Alkumru’nun açılışını yapacağız, Çetin’in de temel atmasını aynı anda yapacağız” dedi.
- Başbakan, Alkumru’yla ilgili olarak “Burası çok para basacak” yorumunda bulundu. milliyet 14.12.2010

clas
14-12-2010, 06:33
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Mayıs 2011'de havalimanı ve enerji şirketlerini halka açacaklarını söyledi ve ekledi: "Sırada çimento ve turizm şirketleri var"

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Siirt'te yaptıkları iki hidroelektrik (HES) santraliyle cari açığı artıran enerji ithalatının en azından 100 milyon dolar azaltacaklarını söyledi. Grubun enerji ve havalimanı gibi altyapı grubunu halka arzedeceği biliniyordu, Ancak ilk kez Mayıs 2011'i tarih olarak açıklandı. Limah Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, altyapının ardından çimento grubu ve ardından turizm grubunu da halka açacaklarını dile getirdi. Hafta sonu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da incelemelerde bulunduğu Siirt'teki Alkumru Barajı'nda bir toplantı yapan Özdemir, Limak Grubu'nun enerji yatırımları ve gelecek planlarıyla ilgili iki önemli konuda bilgi verdi. İlki enerji ile ilgiliydi. Özdemir, Siirt'te Botan Çayı üzerinde inşaatı bitmek üzere olan 270 MW kurulu güce sahip Alkumru Barajı'nın Türkiye'nin beşinci büyük barajı olduğunu belirtti ve üç üniteden oluşan barajın ilk ünitesinin ocak, ikincisinin şubat ve son ünitesinin de martta devreye alınacağını söyledi. Baraj enerji üretimine başladığında yılda 1 milyar kilovatsaat (kwh) elektrik üretecek. Özdemir bu her yıl 70 milyon dolar daha az doğalgaz ithal edilmesini sağlayacağına dikkat çekti. Alkumru'nun hemen altında inşaatına başlayacakları 45 megavatlık Kirazlık HES'i ile birlikte enerjide 100 milyon dolarlık bir yamanın kapatılması fırsatı yaratacaklarını söyledi.

BU DÜNYA REKORU
İnşaatın 36 ayda biten baraj için "Bu bir dünya rekorudur" iddiasında bulunan Özdemir, 700 milyon dolara yapılabilecek bir barajı daha kısa sürede ve 465 milyon dolara tamamladıklarını söyledi. İnşaat süresince bin 750 kişinin istihdam edildiğini kaydeden Özdemir, "Üretim sürecinde 150 kişi çalışacak. İnşaatın 60 milyon dolarlık kısmının bölgeden tedarik ederek bölge ekonomisine de katkıda bulunduk" dedi. Enerji dışında Özdemir'in dikkat çektiği ikinci konu ise halka arzlar... İhalesini kazandıkları Priştine Havalimanı'nın birkaç ay önce yapılan devir töreninde Limak Yönetim Kurulu Üyesi ve Nihat Özdemir'in kızı Ebru Özdemir, birkaç ay önce Limak'a bağlı Limak Yatırım Holding'in halka arzının yapılacağını söylemişti. Nihat Özdemir önceki gün halka arz tarihi olarak Mayıs 2011'i verdi.

YURTDIŞINDA HALKA ARZ
Limak Yatırım Holding'in içinde; yapılan ve yapılacak baraj ve altyapı projeleri ve havalimanları (Sabiha Gökçen) olacak. Sermaye Piyasası Kurulu'na başvurunun ocakta yapılacağını söyleyen Ebru Özdemir ise bu halka arzın yurtiçi değil daha çok yurtdışına yapılacağı söyledi. Hedef müşteri kitleleri ise halka açacakları Limak Yatırım gibi altyapı (havalimanı ve enerji) şirketleri. Özdemir, bu konuda ısrarcı olacaklarının altını çizdi. Limak'ta arz altyapıyla bitmeyecek. İlerleyen dönemde sıra çimentoda. Nihat Özdemir, bunun için hummalı bir çalışma başlatmış bile. Üstelik Irak ve Suriye pazarına çimento yetiştiremeyen Limak Gaziantep, Şanlıurfa'daki fabrikalarda kapasiteyi yüzed 150 artırmaya hazırlanıyor. Özdemir "Bu yıl Suriye ve Irak'a 1.3 milyon ton çimento sattık. Toplamda ise 4 milyon tonluk hedefimize ulaşıyoruz" dedi. Limak Yatırım yetkilileri ise çimentoda gelecek yıl kapasitenin 7 milyon tona çıkacağını belirtti. Son arz ise turizmde düşünülüyor. Nihat Özdemir turizm grubu şirketlerinin de tek çatı altına toparlama işleminin ardından onu da halka açmayı planladıklarını kaydetti.

'DEMEK Kİ BURASI PARA BASACAK'
ÖZDEMİR,üretim rakamlarını anlatırken Başbakan "Burası para basacak demek ki" yorumunda bulundu. Başbakan Erdoğan, "Baraj bitince bölgeyi yeşillendirirsiniz herhalde" dediği Özdemir "Meyve yetiştireceğiz. Nar gündemde" dedi. Başbakan da bunun üzerine "Burada üzüm çok iyi oluyor. O konuya önem verin" diye ekledi

clas
14-12-2010, 06:47
Emre amade’ HES’i 36 ayda bitirip dünya rekoru kırdı
Ercan İnan - einan@gazetevatan.com

LİMAK Holding’in Siirt’te inşa ettiği Alkumru Barajı su tutmaya başladı. 270 MW kapasitesi ile Türkiye’nin üretim lisanslı en büyük özel sektör hidroelektrik santrali olmaya aday Alkumru Barajı’nı 36 ayda tamamladıklarını söyleyen Limak Başkanı Nihat Özdemir, “Bu bir Türkiye rekoru değil, dünya rekoru oldu. 465 milyon dolarlık emsallerine göre daha düşük maliyeti ile ayrıca rekor kırdık” dedi.

Limak Holding Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir arayarak pazar günü Siirt’e gitmeyi, inşasını tamamladıkları Alkumru Barajı’nı yerinde görmeyi teklif etti. Pazar sabahı saat 6’da Sabiha Gökçen Havalimanı’nda buluştuk. Programa baktım, önce Ankara’ya uğrayıp sonra da Siirt’e gidip, 15.30’da da dönüşe geçeceğimizi gördüm. Belli ki Nihat Bey akşam oynanacak Ankaragücü-Fenerbahçe maçını kaçırmak istemiyordu.

Aralarında Mahmut Uslu, Ethem Sancak gibi işadamlarının da olduğu grubumuzla Borajet’ten kiralanan özel uçakla Siirt’e doğru yola çıktık. Ancak hava şartları izin vermeyince uçak mecburen Batman’a yöneldi. İndikten sonra, Kurtalan Çimento ve oradan da Alkumru Barajı’na uzanan yolculuk planlanandan çok daha uzun sürdü. Yollarda da Başbakan Erdoğan’ın gelişi nedeniyle sıkı güvenlik önlemleri alınmıştı.

Alkumru Barajı ile ilgili bilgi veren Nihat Özdemir, öncelikle söze 270 MW kurulu gücü, yıllık 1 milyar kilowatsaat elektrik üretimi ile bu barajın Türkiye’de üretim lisanslı olarak işletilen en büyük özel sektör HES’i olduğunu belirterek başladı. Ardından barajın yapımı ile ilgili bilgi verdi:

“1750 kişiyle, günde 2 vardiya çalışıldı. Hedefe kilitlendik, 2010 yılı sonunu hedef koyduk ve 500 milyon metreküp beton dökülen bu barajı 36 ayda tamamladık. Bu bir Türkiye rekoru değil, dünya rekorudur. Bunu normal şartlarda özel sektörde bir yatırımcı 5 yıldan önce bitiremezdi. Yatırımcı kamu olsa yapımı 7-10 yıl sürerdi. Burası yine Botan nehri üzerindeki Ilısu Barajı’nın yarısı kadar bir büyüklüğe sahip. Su tutan bir baraj olduğu için emre amade bir baraj. İstersek 3 dakikada devreden çıkarız. İstenirse 3 dakika içinde elektrik üretmeye başlarız”

Özdemir baraj ile ilgili bir başka rekorun ise maliyeti ile ilgili olduğunu söyledi. 270 MW’lık barajı 465 milyon dolara tamamladıklarını söyleyen Özdemir “Burası Limak’ın en ekonomik en kârlı yatırımlarından biri olmaya aday. Krizin ortasında Yapı Kredi Bankası ve İş Bankası’ndan 350 milyon dolar kredi aldık. Kalanını öz kaynakla tamamladık. Öyle umuyorum ki finansmanını 5 yıl içinde geri ödeyeceğiz.”

Özdemir, maliyetin düşük olmasında kendilerine ait Kurtalan Çimento’nun sinerjisinden yararlanmalarının önemli sebep olduğunu, barajda 150 bin ton çimento kullanıldığını söyledi. Özdemir, alımların 60 milyon dolarının da Siirt bölgesinden yapıldığına işaret ederek “Bölge ekonomisine bu kadarlık katkı yaptık. Ayrıca burada 23 köyden insan çalıştı. Her biri alanında uzmanlaştı. Bundan sonra yapacağımız barajlara da ekibimizi götüreceğiz” diye konuştu.

Yaptığım hesaba göre Alkumru’da 1 MW’lık yatırımın maliyeti 1.7 milyon doların biraz üzerinde oldu. Oysa bu tip yatırımlarda 1MW’lık yatırımı kolay kolay 2 milyon doların altına düşürmek mümkün değil. Yani Limak’ın bu yatırımda en az 75 milyon dolarlık bir tasarruf sağladığını söylemek mümkün. Bu arada eklemeliyim ki program uzadığı için dönüşümüz 15.30’u değil, 21.30’u buldu. Nihat Özdemir Ankara’ya uçak indiğinde Fenerbahçe’nin 2-1’lik yenilgi haberini aldı.

Özdemir: Cari açığı en az 100 milyon $ azaltacağız

Türkiye’de 40 milyar doları bulan cari açıkta enerji ithalatının büyük payı olduğunun altını çizen Nihat Özdemir, Alkumru Barajı ve hemen altında yapılan ve etek santrali olarak tanımlanan Kirazlık regülatörünün toplam kapasitesinin 315 MW olacağını bunun 100 milyon dolarlık daha az enerji ithalatı yapılacağı anlamına geldiğini belirtti. Alkumru Barajı su tutmaya başladı ve kapasitesi yüzde 20’ye ulaştı. Ocak’ta 90 MW gücündeki ilk türbinde üretime başlanması planlanıyor. Her biri 90 MW gücündeki türbinlerde ise üretim sırasıyla Şubat ve Mart’ta başlayacak. Özdemir, barajı gezen Başbakan Erdoğan’ın Mart’ta yapılacak açılışa da gelmek istediğini belirtti ve şöyle devam etti: Bize teşekkür etti. Güzel ülkemize müthiş bir hizmette bulunduğumuzu gerçek vatanseverlik örneği gösterdiğimizi söyledi.

Limak Yatırım halka açılıyor

Grubun bundan sonraki projeleri ile ilgili bilgi veren Limak Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, Limak Yatırım Holding’i 2011 yılı Mayıs ayında halka arz etmeyi planladıklarını söyledi. Özdemir, Ocak’ta SPK’ya başvuracaklarını halka açılacak şirkette enerji ve havaalanı faaliyetlerinin olacağını söyledi. Özdemir, çimento ve turizm gruplarını da daha sonra ayrı ayrı halka arz etmeyi düşündüklerini kaydetti.

Güneydoğu’nun en büyük yatırımcısı oldu

Limak Grubu şu an Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en önemli yatırımcı grubu olarak dikkati çekiyor. Enerjide şu ana kadar 1 milyar doların üzerinde yatırımla 600 MW’lık kurulu güce ulaşan Limak’ın hedefi 5 yıl içinde 1500 MW’lık kapasite ile Türkiye enerjisinin yüzde 2.5’ini üretmek. Grubun Doğu Anadolu’da, Tunceli ili sınırları içerisinde Munzur Çayı üzerinde 84 MW kurulu güce sahip Uzunçayır Barajı ve HES’i, Fırat Nehri’nin kolu Peri Suyu üzerinde Tunceli-Elazığ sınırında 52 MW kurulu güce sahip Seyrantepe Barajı ve Hidroelektrik Santrali bulunuyor. Ayrıca yine Elazığ’da 130 MW kapasiteli Tatar Barajı’nın 2012’de, 130 MW güce sahip Pembelik Barajı’nın 2013 yılında tamamlanması hedefleniyor. Erzincan sınırları içinde 170 MW güce sahip Eriç Barajı’nın da yapımı devam ediyor.

Grup biten ve yapımı süren bölgedeki 7 hidroelektrik santralin yanısıra ayrıca Kurtalan, Ergani, Gaziantep, Şanlıurfa, Bitlis ve Mardin çimento fabrikaları ile de bölgenin ekonomisine ve istihdamına çok önemli katkı yapıyor.

clas
14-12-2010, 07:05
Barajı 3 yılda bitirecek maliyeti 285 milyon dolar aşağı çekecek
Paylaş





Hülya GÜLER 14 Aralık 2010









Limak Grubu Başkanı Nihat Özdemir, Siirt’teki Türkiye’nin 5’inci büyük barajı Alkumru’yu 36 ayda bitirebileceklerini belirterek, “Bu dünya rekorudur. Kendi makinelerimizi kullandık, çimento yakındaki fabrikamızdan geldi. Normalde 5-7 yılda yapılacak barajı 3 yılda bitiriyoruz. Maliyeti 750 milyon dolardan 465 milyon dolara düşürmeyi başardık” dedi.


LİMAK Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türkiye’nin 5’inci büyük barajı niteliğindeki, Siirt’te Botan Çayı üzerinde 270 megavat kurulu güce sahip Alkumru Barajı’nı 36 ay gibi rekor bir sürede bitirdiklerini, ilk tirbünlerin ocak ayında işlemeye başlayacağını belirterek, “Bu sadece Türkiye değil, bir dünya rekorudur. Normalde bu büyüklükte bir baraj özel sektörün elinde olsa en az 5 yıl, devtlet yapsa 7 yılda biterdi” dedi. Alkumru Barajı’nı bu kadar erken bitirmelerinin maliyette de kendilerine büyük avantaj sağladığını kaydeden Özdemir, “Kendi makinelerimiz ve Siirt’deki çimento fabrikamızın yarattığı sinerji ile barajı bu kadar kısa sürede tamamladık. 750 milyon dolar olan maliyeti de 465 milyon dolara düşürmeyi başardık. Yani, maliyeti 285 milyon dolar aşağı çekmiş olduk” diye konuştu.
Alkumru Barajı’nın özel sektörün yaptığı en büyük barajlardan biri olduğunu kaydeden Özdemir maliyetleri nasıl düşürdükleri konusunda şunları anlattı: “Biz burada iki vardiya çalıştık. Bütün büyük makinalar kendimizin de bunda büyük bir avantaj sağladık. Ayrıca kendi çimento fabrikamızdan aldık çimentomuzu. Bekleme yada başka bir sorun olmadı. Buraya 500 bin metreküp beton döktük. 1500 ton çimento kullandık. Grup şirketlerimizin yarattığı sinerji ile zamandan kazandık. Alkumru, Ilısu Barajı’nın yarısı büyüklüğünde bir baraj. Böylesi büyüklükteki bir barajın maliyeti 750 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Biz ise tüm bu saydığım avantajlarımızla barajı 465 milyon dolara mal ettik.”
4’ü yurtdışında 16 santral
Limak Enerji Grubu’nun portföyünde 4’ü yurtdışında olmak üzere 16 adet santral projesi bulunduğunu kaydeden Özdemir, şöyle konuştu: “Bunlardan 4’ü işletmede, 12’sinin de yatırımının devam eduyor. Alkumru Barajı’nın projelendirilmesi, kamulaştırma çalışmaları, yol yapımı dahil tüm operasyonlar 36 ayda tamamlandı. Yakın zamanda yapımı iki yıl sürecek bir etek santral projesi olan Pembelik Barajı’nın inşaatına da başladık. Alkumru’nun yapımı yapımı nedeni ile Siirt-Pervari yolunun su altında kalan 19 kilometrelik kısmını yeniden yaptık, yine su altında kalan okullar ve sağlık ocağı vardı onları da yeniden yaptık. Bu süreye ve maliyete tüm bunlar da dahil. Şu anda baraj su tutmaya başladı, yüzde 20’sinde su birikti. Ocakta devreye girecek ilk türbinin ardından şubatta ikincisi ve martta da üçüncüsünü devreye alarak barajımızın resmi açılışını gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”

Baraj borcunu 5 yılda öder

FİNANSMAN konusunda Alkumru Barajı için Yapı Kredi ve İş Bankası’ndan 350 milyon dolar kredi aldıklarını hatırlatan Nihat Özdemir, “Biz barajın inşaatına başladıktan sonra kredi anlaşması yaptık. 465 milyon doların 350 milyon dolarını kredi aldık, geri kalanını da öz kaynaklarımızdan kullandık. 350 milyon dolarlık kredinin 5 yılda ödeneceğini hesaplıyoruz. Biz yenilenebilir enerjide kıymetli santral dediğimiz birikmeli barajlarla işe başladık. Bu santralın arkasında birikmiş suyu var” dedi.

2015’e kadar enerjiye 3 milyar dolar yatıracak

ENERJİ sektörüne şu ana kadar 1 milyar dolar yatırım yaptıklarını ve kapasitelerinin de 600 megavata ulaştığını hatırlatan Nihat Özdemir, gelecek planlarını şöyle anlattı: “2015 yılına kadar enerjideki toplam yatırımımız 3 milyar dolara tamamlanacak. Kapasite olarak da 1500 megavata ulaşacağız. Bu yılda 5 milyar kilowatsaat elektrik üretimi demek. Türkiye pazarının yüzde 2.5’ine denk geliyor. Ancak tabi bu kapasiteleri yakalamak için enerji üretiminde çeşitliliğe gidebiliriz.”

Barajlar doğalgaz alımını azaltacak

ALKUMRU Barajı’nın yıllık 1 milyar kilowat saat enerji üreteceğini belirten Nihat Özdemir, “Alkumru’nun tam devreye girmesi ile üretilecek enerji sayesinde enerji ithalatında yüzde 70 azalma olacağı hesaplanıyor. Bu barajın yakınlarında kurulacak diğer barajımız daha var. 2 yıl sonra da onu devreye alacağız. Bu iki barajın Türkiye’nin enerji ihtiyacına katkısı 100 milyon dolar daha az doğal gaz ithalatı anlamına geliyor” dedi.

Damgacı Abi
14-12-2010, 08:46
sayın şeytan bey ..ne de olsa bizden evvel yaratılmıştın...abimiz sayılırsın...
şeytan abicim Allah rızası için şu tayyip abimizin yakasından düş be artık....
bu nedir yaa...hırs..kin...nefret...öfke...şiddet...acıması zlık...merhametsizlik....
bencillik...haksızlık...onsuzlukkk...bunsuzluk...y eter yaaaa...adamın ahiretinin içine ettin..
selamlar şeytan abicim...damgacı abin....

naim.tiner
14-12-2010, 17:37
İzninizle zamanınızı çalacağım 30 sn. Başka nereye gideyim içimi dökeyim. Habertürkte yiğit arkadaş program yapıyor, burhan bey kuzu kuzu (kurt) konuşuyor. "Bu gençler omlet yapmayı öğrenmeden önünü kesmek lazım" diyor, mazallah diyor, 80 darbesi öncesi diyor... Program bitiyor, haber merkezine bağlanıyorlar ve ilk haber her bireyin 5 adet silah ruhsatı alabilmesini, 18 yaşında ruhsat alınabilmesini sağlayan yasa taslağı... Nedir bu. Hepimiz biliyoruz da nutkumuz tutuk.
Yasa çıkarsa ben obüs almayı düşünüyorum......yasa da buna izin var mı acaba ?....İşin şakasındayım...silahla işim olmaz...ama bu gidiş herkesin silahlanmasını gerektirecek duruma gelebilir......

jet lee
14-12-2010, 20:38
Rahmetli HİTLER'de böyle yapmıştı KAİSER'e ve Komünistlere karşı kendi silahlı örgütleri olan "SS =Schutz Staffel =koruma birliği" "ve gizli servis "GESTAPO =Gefahr Stadt Polizei"'ı oluşturmuştu
Allah sonumuzu hayretsin!

naim.tiner
14-12-2010, 23:44
Rahmetli HİTLER'de böyle yapmıştı KAİSER'e ve Komünistlere karşı kendi silahlı örgütleri olan "SS =Schutz Staffel =koruma birliği" "ve gizli servis "GESTAPO =Gefahr Stadt Polizei"'ı oluşturmuştu
Allah sonumuzu hayretsin!

Faşist liderlerin sonları tarihte hayırlı olmamış.Örnek;Hitler,Mussolini,Çavuşesku v.s. Bizim ülkemizde de faşizme özenenler var.Onları da hayırlı bir son beklemiyor.....haberleri ola.....

cehane27
15-12-2010, 10:55
l.mak ın adı geçen barajı dünya rekoru olacak süre ve fiyatta bitirmesi
sonra da halka açılacağını okuyunca aklıma bir şeyler geldi.

vakt-i zamanında, berke için de- kalitesiz beton kullanıldı,çökecek- demişlerdi.
peki el koyanlar berke'yi güçlendirdiler mi..

yoksa sıfır maliyetle ulaştıkları bu servetin keyfini mi sürdüler.

arkadaşlar ...türkiye'de 2003 den sonra 4-5 sene elektriğe zam gelmedi.

sırf berke sayesinde..
çeaş -kepez'e el konması sayesinde..

o kadar büyük firmalar yani....

clas
15-12-2010, 18:53
Yeniden demokrasi
Güngör Mengi - gmengi@gazetevatan.com

Başbakan ile CHP liderini karşı karşıya getiren yolsuzluk tartışması zaman kaybıdır.

İki lider birbirlerine ağızlarına geleni söylemişlerdir ama bu, Kayseri Belediyesi’nde cereyan ettiği öne sürülen yolsuzluk hakkında net bir bilgiye sahip olmamızı sağlamamıştır.

Çünkü olay “Da Vinci Şifresi”ni aratmayacak karmaşıklıkta bir hikâyedir.

Burada sorulması gereken soru belki şu olmalı:

Sekiz yıldır korkunç bir yağmanın doyumsuz bir azgınlıkla sürdüğünü anlatmak için meclis kürsüsüne çıkan ana muhalefet partisi lideri, iddiasına kanıt olarak bula bula bir belediye işçisinin işlediği dolandırıcılık suçunu mu buldu?

Pazartesi günkü bütçe görüşmelerinin medyaya olan yansımaları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun pek de doğru bir seçim yapmamış olduğunu düşündürüyor.

Asıl tartışılmaya muhtaç soru şu:

İktidarın yolsuzluklarını temel alan bir muhalefet stratejisinin bugünün Türkiyesi’nde iş yapma şansı var mı?

Şener ne biliyor?

Yolsuzluk iddialarının en ağırlarını Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener dile getiriyor. Birinci dönem AKP hükümetlerinde Başbakan Yardımcısı olduğu için, yani olayların tam ortasında yaşadığı için yaptığı tespitler güven duyulmayı hak ediyor.

Üstelik WikiLeaks belgeleri onun erdemli tercihini “yolsuzluklar istifa ettirdi” diye resmi kayıtlara geçirmiştir.

Başbakan ve AKP sözcüleri, yolsuzluk iddialarına karşı çok saldırgan bir savunma taktiği izliyorlar. Ama suçlayan Abdüllatif Şener olduğu zaman süt dökmüş kediye dönüyorlar. Kimsenin çıtı çıkmıyor. Niye?

Bu soruyu dün Abdüllatif Şener’in kendisine sordum.

“Belki beni kızdırmak istemiyorlardır” cevabını verdi.

Şener, WikiLeaks belgelerinin diplomatik dedikodu diye hafife alınamayacağını, doğru dürüst bir hukuk devletinde savcıların tezkere yazıp Meclis’e göndermelerini gerektirecek önemde ihbarlar olduğunu söyledi.

İktidarın özelleştirmelerle ilgili suçları ortadan kaldıran örtülü af düzenlemeleri yaptığını öne sürdü.

“İktidar zenginlerinin varlıkları yasallaştığı ve servetleri açığa çıktığı zaman TÜSİAD üyeleri onların yanında orta sınıfa dönecektir. Bu servetler ortaya çıkmadı. Orada burada saklanan var. Başka ülkelerde yatırımlar var” dedi.

Aklı durmuş toplum

Bir siyasetçi hoş tutulması karşılığında sahip olduğu değerli bilgileri kendine saklama hakkına sahip midir?

Elbette böyle bir hak savunulamaz.

O zaman AKP’nin Şener’i kızdırmamak suretiyle muhatap olmaktan kurtulduğu ne gibi suç isnatları var?

Abdüllatif Şener bu soruya net bir cevap vermedi ama önemsediğini söylediği bir tespit yaptı:

“Dünyanın en gürültülü bombasını patlatsanız Türkiye’de duyulmaz!”

Bu tespitte çok yazık ki büyük gerçeklik payı var.

Demokrasinin hayati uzuvları sivil toplum kuruluşları, sendikalar, odalar, vakıflar, üniversiteler susmuş, yani toplumun aklı durmuş vaziyettedir.

İletişim kanalları da tıkanmıştır.

Medyanın yarısı doğrudan iktidar kontrolünde, öteki yarısı korku ikliminde kendi kendini sansür etmektedir.

Başta CHP tüm muhalefet ve işlevlerinden uzaklaşmış olan sivil toplum unsurları, sil baştan bir demokrasi inşa etmeyi göze almanın yaratıcılığını ve fedakârlığını göstermek zorundalar.

Başka çare yok gibi!

clas
15-12-2010, 21:33
arkadaşlar ayı fikretin oğlu şu an yanımda bizden bütün mağdur dostlarımıza selam söyleyelim dedi.'arkadaşlar merak etmeyin rahmetli babamın dediği gibi biz çatır çatır paralarımızı alacağız,göreceksiniz.hakkımızı yemeleri mümküüünnnn değiiillll.herkese selam ve sevgiler'

Damgacı Abi
16-12-2010, 17:12
ayı fikret beye tanrıdan rahmet , oğluna da aleyküm selam
temenni ve dualarına amin,inşallah

clas
17-12-2010, 08:14
Epdk, elektrık dagıtım sırketlerı ıcın 2011-2012 yıllarında gecerlı brut kar marjı tavanını %2,33 olarak onayladı

enerjı pıyasası duzenleme kurumu'nun (epdk) kararı bugunku resmî gazete'de
yayımlandı.

Karar soyle:
"enerjı pıyasası duzenleme kurulunun 9/12/2010 tarıhlı toplantısında; elektrık
dagıtım sırketlerı ıcın ıkıncı uygulama donemının ılk ıkı yılı olan 2011-2012
yılları ıcın gecerlı olacak brut kar marjı tavanının; %2,33 olarak onaylanmasına,
karar verılmıstır."

-matrıks-

naim.tiner
18-12-2010, 14:55
Kadıköy Kozyatağı Carrefoursa'nın çatısı yanmış.Alma K.Y.nin ahını çıkar aheste aheste.Sırada ki gelsinnnnnnn.......

guerra
21-12-2010, 07:33
Cem Uzan’ın AİHM’de neden güldüğü belli oldu
Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi, 29 Kasım’da Uzanlar hakkındaki ÇEAŞ ve Kepez’le ilgili davaların zaman aşımına uğradığı kararı verdi. Cem Uzan, bir gün sonra AİHM’de gülerek objektiflere poz verdi

HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

Uzan Ailesi’nin davalarında sessiz sedasız şok gelişmeler yaşanıyor. Firarda bulunan baba Kemal Uzan ile çocukları Cem ve Hakan Uzan tarafından Türkiye aleyhine yaklaşık 350 milyar dolarlık açılan davaya konu olan ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili yargı sürecinde peş peşe skandal gelişmeler gerçekleşiyor. SPK’nın, ÇEAŞ ve Kepez ile ilgili yaptığı suç duyurusu üzerine açılan 7 dava, zamanaşımı nedeniyle ortadan kalktı. Birleştirilmiş 7 davaya bakan Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi, 29 Kasım tarihli duruşmasında, Cem Uzan, Hakan Uzan ve baba Kemal Uzan hakkındaki tutuklama kararlarını da kaldırdı. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi, Uzan Ailesi’ni kurtaran ‘zamanaşımı’ kararını 29 Kasım 2010 tarihindeki duruşmasında verdi.

ZORA SOKAN KARAR

Karardan bir gün sonra yani 30 Kasım’da da, Kemal Uzan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) ÇEAŞ ve Kepez’e el konulması nedeniyle açtığı davanın duruşması yapıldı. Kemal Uzan 160 milyar dolarlık tazminat talebinde bulunduğu duruşmaya katılan Cem Uzan’ın sürekli gülmesi herkesi şaşırtmıştı. Cem Uzan’ın niye güldüğü, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile kesinleşmiş oldu. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı, Türkiye aleyhine milyarlarca dolarlık dava açan Uzanları sevindirdi. Söz konusu kararı, Uzanlar’ın tahkim davalarında kullandığı öğrenildi. Cem Uzan başta olmak üzere Uzan Ailesi’nin bireyleri hakkında, İmarbank, Telsim şirketlerindeki usulsüzlüklerden dolayı verilmiş hapis cezaları bulunuyor.

7 davadan kurtuldular

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 2003 yılında el konulan ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketleriyle ilgili SPK uzmanlarının çok sayıda raporu bulunuyor. Bu raporlar doğrultusunda aralarında Kemal Uzan, Cem Uzan ve Hakan Uzan’ın da bulunduğu ÇEAŞ ve Kepez yöneticileri hakkında 7 ayrı suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyuruları doğrultusunda Uzan Ailesi’nin yöneticileri hakkında tam 7 ayrı dava açıldı. Davalar, aynı şirketlerde işlenen usulsüzlükleri içerdiği için, birleştirildi. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde E.2004-1282 sayılı dosyada birleştirilen davalarla ilgili karar 29 Kasım 2010 tarihinde verildi. Mahkeme, 7 ayrı davanın da zaman aşımına uğradığını belirterek, dava dosyalarının rafa kaldırılmasına karar verdi.

Star

jet lee
21-12-2010, 08:15
Uzanlar hakkındakı ceas ve kepez’le ılgılı davalar zaman asımına ugradı - star

star gazetesının haberıne gore; adana 9. Aslıye ceza mahkemesı, 29
kasım’da uzanlar hakkındakı ceas ve kepez’le ılgılı davaların zaman
asımına ugradıgı kararı verdı. Cem uzan, bır gun sonra aıhm’de gulerek
objektıflere poz verdı..

Gazetenın ınternet sıtesınde konuyla ılgılı olarak bugun yayınlanan
haber asagıda bulunuyor:

" uzan aılesı’nın davalarında sessız sedasız sok gelısmeler yasanıyor. Fırarda
bulunan baba kemal uzan ıle cocukları cem ve hakan uzan tarafından turkıye
aleyhıne yaklasık 350 mılyar dolarlık acılan davaya konu olan ceas ve kepez ıle
ılgılı yargı surecınde pes pese skandal gelısmeler gerceklesıyor. Spk’nın, ceas
ve kepez ıle ılgılı yaptıgı suc duyurusu uzerıne acılan 7 dava, zamanasımı
nedenıyle ortadan kalktı. Bırlestırılmıs 7 davaya bakan adana 9. Aslıye ceza
mahkemesı, 29 kasım tarıhlı durusmasında, cem uzan, hakan uzan ve baba kemal
uzan hakkındakı tutuklama kararlarını da kaldırdı. Adana 9. Aslıye ceza
mahkemesı, uzan aılesı’nı kurtaran ‘zamanasımı’ kararını 29 kasım 2010
tarıhındekı durusmasında verdı.
Karardan bır gun sonra yanı 30 kasım’da
da, kemal uzan’ın avrupa ınsan hakları mahkemesı’nde (aıhm) ceas ve kepez’e el
konulması nedenıyle actıgı davanın durusması yapıldı. Kemal uzan 160 mılyar
dolarlık tazmınat talebınde bulundugu durusmaya katılan cem uzan’ın sureklı
gulmesı herkesı sasırtmıstı. Cem uzan’ın nıye guldugu, adana 9. Aslıye ceza
mahkemesı’nın kararı ıle kesınlesmıs oldu. Adana 9. Aslıye ceza mahkemesı’nın
kararı, turkıye aleyhıne mılyarlarca dolarlık dava acan uzanları sevındırdı.
Soz konusu kararı, uzanlar’ın tahkım davalarında kullandıgı ogrenıldı. Cem uzan
basta olmak uzere uzan aılesı’nın bıreylerı hakkında, ımarbank, telsım
sırketlerındekı usulsuzluklerden dolayı verılmıs hapıs cezaları bulunuyor.

Enerjı ve tabıı kaynaklar bakanlıgı tarafından 2003 yılında el konulan ceas ve
kepez elektrık sırketlerıyle ılgılı spk uzmanlarının cok sayıda raporu
bulunuyor. Bu raporlar dogrultusunda aralarında kemal uzan, cem uzan ve hakan
uzan’ın da bulundugu ceas ve kepez yonetıcılerı hakkında 7 ayrı suc duyurusunda
bulunuldu. Suc duyuruları dogrultusunda uzan aılesı’nın yonetıcılerı hakkında
tam 7 ayrı dava acıldı. Davalar, aynı sırketlerde ıslenen usulsuzluklerı
ıcerdıgı ıcın, bırlestırıldı. Adana 9. Aslıye ceza mahkemesı nezdınde
e.2004-1282 sayılı dosyada bırlestırılen davalarla ılgılı karar 29 kasım 2010
tarıhınde verıldı. Mahkeme, 7 ayrı davanın da zaman asımına ugradıgını
belırterek, dava dosyalarının rafa kaldırılmasına karar verdı. "

-matrıks-

clas
26-12-2010, 11:11
Sıra elektrik üretim özelleştirmelerinde
yeni haberAAGiriş Saati : 26.12.2010 09:40
Güncelleme : 26.12.2010 09:42
Elektrik dağıtım özelleştirmelerinin tamamlanmasının ardından gözler elektrik üretim özelleştirmelerine çevrildi.
Üretim özelleştirmelerinde öncelikli 4 termik üretim tesisi portföy gruplarından ayrı olarak, 13 termik ve 28 hidroelektrik santral ise 9 portföye bölünerek özelleştirilecek.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, özelleştirilecek elektrik üretim tesislerinin toplam gücü 16 GW'ın üzerinde bulunuyor. Özelleştirilecek tesisler toplamı EÜAŞ kurulu gücünün yüzde 68'ini, Türkiye'deki kurulu gücün yüzde 39'unu oluşturuyor.

Termik santrallerin mülkiyet satışıyla, hidrolik santrallerin ise işletme hakkı yöntemiyle özelleştirilmesi öngörülüyor.

ÖZELLEŞTİRİLECEK ÜRETİM TESİSLERİ

EÜAŞ 2009 yılında tüketilen elektrik enerjisinin yüzde 46'sını üretirken, ürettiği elektriğin yüzde 68'ini, kurulu kapasitenin yüzde 52'sini oluşturan termik santrallerden üretti. Özelleştirilecek elektrik üretim tesislerinin toplam gücü 16 GW'ın üzerinde bulunurken, 28 hidrolik tesisin 12 tanesi 100 MW üzeri kurulu güce sahip bulunuyor.

Yüksek kapasiteli hidrolik santraller Türkiye'nin iç ve doğu bölgelerinde toplanmış bulunuyor. 18 termik santralin büyük çoğunluğu da Türkiye'nin batı bölgesinde yer alıyor. Termik santrallerin en büyükleri de doğal gaz kullanıyor.

ÜRETİM ÖZELLEŞTİRMELERİ

141 MW kapasiteye sahip ADÜAŞ üretim varlıkları 510 milyon dolar karşılığında özelleştirilirken, 52 adet akarsu santrali 19 gruba bölünerek ihaleleri tamamlandı.

Elektrik üretim tesislerinin özelleştirilmesine ise öncelikle 4 adet termik santral ile başlanacak. Bu santraller arasında, Hamitabat, Kangal, Seyitömer, Soma A-B santralleri yer alıyor. Kırklareli'nde bulunan Hamitabat santrali yakıt olarak doğal gaz kullanırken, Sivas'ta bulunan Kangal, Kütahya'da bulunan Seyitömer ve Manisa'da bulunan Soma A-B santrali linyit kullanıyor. Söz konusu 4 santral EÜAŞ toplam termik santraller brüt üretiminin yüzde 28,5'ini oluşturuyor.

Kapasite artırım potansiyeli olan santraller arasında Soma, Tunçbilek, Seyitömer ve Orhaneli termik santralleri bulunurken, bu termik santralleri besleyen havzalarda yeni kapasite için minimum 45 senelik linyit rezervi bulunuyor.

PORTFÖYLER GENİŞ YATIRIMCI YELPAZESİNE HİTAP EDECEK

Portföylerin farklı ilgi alanlarını kapsayacak ve geniş yatırımcı yelpazesine hitap edecek şekilde hazırlandığı ifade edilirken, portföyler oluşturulurken coğrafi konumlar dikkate alındı. Aynı akarsu üzerinde bulunan hidroelektrik santraller, ileride doğabilecek olası anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması ve operasyonel kolaylık sağlanması adına aynı portföyde yer aldı.

356 MW ile 2 bin 795 MW aralığında 9 portföy oluşturulurken, 3 adet sadece termik santralden oluşan portföy, 2 adet termik ve hidroelektrik santrali içeren karma portföy, 4 adet sadece hidroelektrik santralden oluşan portföy bulunuyor.

Bu arada, elektrik üretiminde özelleştirilecek porftöy grupları kapsamındaki santraller, yakıt tipleri ve kapasiteleri şöyle:

. Kapasite
Santral Yakıt Tipi Konum (MW)
---------------- ---------- -------------- -----
1- A. Elbistan A Linyit Afşin, Kahramanmaraş 1.355
A. Elbistan B Linyit Afşin, Kahramanmaraş 1.440
2- Ambarlı D.Gaz Doğalgaz Ambarlı, İstanbul 1.351
Ambarlı F.Oil Fuel-oil Ambarlı, İstanbul 630
3- Aliağa Doğalgaz Aliağa, İzmir 180
Kangal Linyit Kangal, Sivas 457
Tunçbilek Linyit Tunçbilek, Kütahya 365
Çatalağzı Taş Kömürü Işıkveren, Zonguldak 300
4- Bursa D.Gaz Doğalgaz Ovaakça, Bursa 1.432
Orhaneli Linyit Orhaneli, Bursa 210
Gökçekaya HES Sakarya 278
Sarıyar HES Sakarya 160
Yenice HES Sakarya 38
5- Kemerköy Linyit Milas, Muğla 630
Yatağan Linyit Yatağan, Muğla 630
Yeniköy Linyit Milas, Muğla 420
Demirköprü HES Gediz 69
Adıgüzel HES Büyük Menderes 62
Kemer HES Büyük Menderes 48
Karacaören-1 HES Aksu 32
Gezende HES Göksu, Ermenek 159
6- Altınkaya HES Kızılırmak 703
Derbent HES Kızılırmak 56
Hirfanlı HES Kızılırmak 128
Kesikköprü HES Kızılırmak 76
Kapulukaya HES Kızılırmak 54
7- Hasan Uğurlu HES Yeşilırmak 500
Suat Uğurlu HES Yeşilırmak 69
Almuş HES Yeşilırmak 27
Köklüce HES Yeşilırmak 90
Kılıçkaya HES Yeşilırmak-Kelkit 120
Çamlıgöze HES Yeşilırmak-Kelkit 32
8- Çatalan HES Seyhan 169
Aslantaş HES Ceyhan 138
Menzelet HES Ceyhan 124
Kısık HES Ceyhan-Tekir 189
Karkamış HES Fırat 10
9- Doğankent HES Harşit Çayı 75
Kürtün HES Harşit Çayı 85
Tortum HES Tortum Gölü 26
Özlüce HES Peri Suyu 170
Etiketler: elektrik 26.12.2010 sabah

clas
26-12-2010, 15:35
Abdüllatif
Şener, Sinop ve Akkuyu’daki nükleer santrallerin 20’şer milyar dolara
yapılacağını belirterek, "Hükümet nükleer enerjide 20 milyar dolara abone olmuş
gözüküyor" dedi.

Şener, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, iktidar ve
muhalefetteki düşünce anlayışının, sorunları çözmediğini, sürekli sorun
ürettiğini ileri sürdü.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın Japonya ziyaretine
değinen Şener, Sinop’ta yapılması planlanan nükleer santral için Japonya ile 20
milyar dolarlık mutabakat imzalandığını kaydetti. Taner Yıldız’ın "Japonya’da
beklediğinden fazla ilgi görmesine hayret ettiğini" belirttiğini dile getiren
Şener, "Biz de Sayın Bakan’ın hayretine hayret ediyoruz. Bu işlerin nasıl
döndüğünü bilmiyorsanız o koltukta niye oturuyorsunuz?" diye sordu.

Türkiye’nin enerji sorununu çözmedikçe küresel ekonomide rekabetçi
olamayacağını vurgulayan Şener, dünyanın en pahalı elektriğinin Türkiye’de
olduğunu ifade etti. Akkuyu ve Sinop’ta Rus ve Japon firmaları tarafından
yapılması öngörülen nükleer santrallere 20’şer milyar dolar ödeneceğini belirten
Şener, şöyle konuştu:
"Santralleri Rus ya da Japon firmalarının yapacak olması fark etmiyor.
Hükümet, nükleer enerjide 20 milyar dolara abone olmuş gözüküyor. Akkuyu’daki
santral için yüzde 100 Rus sermayeli şirket kurulacak; böyle alışveriş olmaz,
böyle ülke yönetilmez. 20 milyar dolarlık alışverişin yolsuzluktan arındığına,
ülke çıkarlarını gözettiğine inanıyor musunuz? Öyle olsa elektriğin fiyatı 15
cent olarak ilan edilmezdi, dünyada bu fiyata elektrik yok. Tüm bu işlemler Yüce
Divanlık’tır. Sorumlular, günü geldiğinde hesap vermek zorundadır."

Şener, Türkiye’nin, dünyanın en yüksek işsizlik oranına sahip
ülkelerinden biri olduğunu da dile getirerek, resmi rakamlara iş aramaktan
vazgeçenlerin de eklendiğinde bu oranın daha da artacağını söyledi. İşsizlik
oranının 2001 ve 1994 yıllarındaki kriz dönemlerinden daha fazla olduğunu
belirten Şener, "Başbakan, dünyanın en başarısız başbakanıdır" dedi.

Mavi Marmara gemisine İsrail tarafından düzenlenen baskının üzerinden 7
ay geçtiğini anımsatan Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın olaydan sonraki
tutumunu eleştirdi. Şener, "Bu milletin onurunu tamir etmek için ne yaptın? Özür
ve tazminat, durumun vahametini tamir edebilir mi?" diye sordu.
26.12.2010 vatan

naim.tiner
26-12-2010, 21:31
Abdüllatif
Şener, Sinop ve Akkuyu�daki nükleer santrallerin 20�şer milyar dolara
yapılacağını belirterek, "Hükümet nükleer enerjide 20 milyar dolara abone olmuş
gözüküyor" dedi.

Şener, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, iktidar ve
muhalefetteki düşünce anlayışının, sorunları çözmediğini, sürekli sorun
ürettiğini ileri sürdü.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız�ın Japonya ziyaretine
değinen Şener, Sinop�ta yapılması planlanan nükleer santral için Japonya ile 20
milyar dolarlık mutabakat imzalandığını kaydetti. Taner Yıldız�ın "Japonya�da
beklediğinden fazla ilgi görmesine hayret ettiğini" belirttiğini dile getiren
Şener, "Biz de Sayın Bakan�ın hayretine hayret ediyoruz. Bu işlerin nasıl
döndüğünü bilmiyorsanız o koltukta niye oturuyorsunuz?" diye sordu.

Türkiye�nin enerji sorununu çözmedikçe küresel ekonomide rekabetçi
olamayacağını vurgulayan Şener, dünyanın en pahalı elektriğinin Türkiye�de
olduğunu ifade etti. Akkuyu ve Sinop�ta Rus ve Japon firmaları tarafından
yapılması öngörülen nükleer santrallere 20�şer milyar dolar ödeneceğini belirten
Şener, şöyle konuştu:
"Santralleri Rus ya da Japon firmalarının yapacak olması fark etmiyor.
Hükümet, nükleer enerjide 20 milyar dolara abone olmuş gözüküyor. Akkuyu�daki
santral için yüzde 100 Rus sermayeli şirket kurulacak; böyle alışveriş olmaz,
böyle ülke yönetilmez. 20 milyar dolarlık alışverişin yolsuzluktan arındığına,
ülke çıkarlarını gözettiğine inanıyor musunuz? Öyle olsa elektriğin fiyatı 15
cent olarak ilan edilmezdi, dünyada bu fiyata elektrik yok. Tüm bu işlemler Yüce
Divanlık�tır. Sorumlular, günü geldiğinde hesap vermek zorundadır."

Şener, Türkiye�nin, dünyanın en yüksek işsizlik oranına sahip
ülkelerinden biri olduğunu da dile getirerek, resmi rakamlara iş aramaktan
vazgeçenlerin de eklendiğinde bu oranın daha da artacağını söyledi. İşsizlik
oranının 2001 ve 1994 yıllarındaki kriz dönemlerinden daha fazla olduğunu
belirten Şener, "Başbakan, dünyanın en başarısız başbakanıdır" dedi.

Mavi Marmara gemisine İsrail tarafından düzenlenen baskının üzerinden 7
ay geçtiğini anımsatan Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan�ın olaydan sonraki
tutumunu eleştirdi. Şener, "Bu milletin onurunu tamir etmek için ne yaptın? Özür
ve tazminat, durumun vahametini tamir edebilir mi?" diye sordu.
26.12.2010 vatan

Bu hükümetin sonu uçurum.Durmak yok yola devammmmm.....

clas
27-12-2010, 08:00
Ulus’taki Sunset Grill&Bar’ın sahibi Barış Tansever, TMSF’nin 2004’te açık artırmaya çıkardığı Uzanailesine ait dört bin şişe şarabın bin tanesini satın almıştı. İstanbul sosyetesi, beş yıldır Sunset’te, dünya jet-seti’nin bile diline dolanan bu kavın şaraplarını içiyor. Boğaz’a tepeden bakan mekânın şarap mönüsündeki Petrus’lar, Michelin yıldızlı restoranlarda bile çok zor bulunan La Tâche, Krug Clos du Mesnil ve eski rekolte Roederer Cristal’lerin gölgesinde kalıyor. Dünyanın en pahalı ve nadir şaraplarından 1945 yılına ait Chateau Mouton Rothschild, bir litrelik şişesi için belirlenen 35 bin TL’lik fiyatıyla el yakıyor. Tansever, mönüdeki 50 bin TL’lik La Tache için, “Satılırsa ağlarım” diyor.
“Hiç karşılaştınız mı, Uzan’la” diyorum. Gülüyor ve başlıyor anlatmaya; “Karşılaştım. Beni görünce ilk cümlesi, niye aldın şaraplarımı?’ oldu”diyor.
Tansever’in yüzü birden asılıyor. Çünkü kavdan geriye 90 şişe kalmış. Aynı şarapları temin etmesinin, yüksek vergiler nedeniyle neredeyse imkansız olduğunu söylüyor. Tansever’le, borsada batan küçük servetinden, ABD’de satın aldığı otele kadar her şeyi konuştuk...
Uzan kavından ne kadar kaldı?
Bin şişe vardı. 90 civarında kaldı.
Mönüdeki 50 bin TL’lik şarap bugüne kadar kalmış. Nasıl bir veda yakışır?
La Tache mathusalem (yani 6 litrelik bir şişe), satılırsa ağlarım. Ona veda etmek istemem. Van Gogh, Picasso gibi bir şey bu. Satılmaması için duacıyım. Biri açtırmak istedi, heyecandan ölüyordum. “Emin misin?” diye sorunca, adam vazgeçti. Yerine yenisini koymak mümkün değil ki. Chateau Mouton Rothschild 1945’in sırf etiketi 10 bin euro mesala.
Siz bu kadar bağlıysanız şaraplara, acaba Uzanlar ne hissediyordur?
Geçen yaz, Saint Tropez’de plajda karşılaştım. Beni görünce ilk sözü, ‘Niye aldın şaraplarımızı’ oldu. Fena mı oldu, tanıdığın bildiğin insanlar içiyor işte. Hakan’ın şarap koleksiyonunu artık bütün Türkiye tanıyor. 30 milyar dolarlık malınız satıldı. Benim aldığım 300 bin dolarlık şaraplara mı bozuluyorsun? deyince güldü. ‘Ama onların manevi değeri vardı dedi.”
‘Benim de Çukurova hisselerinin manevi değeri çoktu’ deyince, ‘Çukurova, Kepez davasını kazanacağım. Ve Türkiye’ye o parayı ödettireceğim. Senin hisselerin ne olur bilemem. Sen onu Ankara’ya sor’ dedi. Ne diyecegimi bilemedim, vedalaştık”
Kavı yerine koyabilecek misiniz?
Şarap AB’den ithal edilirse bile yüzde 50 vergi var. Şimdi bu kavı yenilemeye kalksam, yabancı müşteri, vergi nedeniyle dünya fiyatının üç katına içebilecek. Ne yapacağım, inanın ben de bilmiyorum. Kendi ülkelerinde içtikleri alelade bir şarabı, Türkiye’de bir restoran ya da otelde üç kat fiyatla gören turistlerin ağızları açık kalıyor.
Patronlar mı, profesyoneller mi? Hangisi daha rahat harcıyor?
Çok para harcadığının görülmesini isteyen müstesna bir iki kişi olabilir. Ama genelde gayet ölçülü ve hesabını kitabını biliyor artık patronlar. Ancak ikinci jenerasyon böyle değil. Patron, “150 liralık şarap içsem mi?” diye düşünürken, çocuğu o anda başka bir kulüpte 600 liraya votka açabiliyor.
Hava muhteşem, Boğaz ışıl ışıl uzanıyor. Fakat sadece 6-7 masanız dolu, neden?
Sunset’e akşam gidilir gibi bir algı var. Öğlenleri yüzde 20 indirimimiz var oysa. American Express kartı olanlara ilave yüzde 20 daha indirim yapıyoruz. Yani güzel bir öğle yemeği keyfi için 60 ile 100 lira arasında bir bedel ödüyorsunuz. Haa, bu indirimi kim değerlendiriyor derseniz. Valla en akıllılar, en az indirime ihtiyacı olanlar geliyor buraya öğle saatlerinde.
Sunset’te yenilmesi gereken üç şey?
Üç seçenekle sınırlarsanız, Miso soslu Black cod balığı, acı soslu karides tempura ve sushi derim.
Borsa yatırımlarını azalttınız mı?
Azalttım, gayrimenkule, enerjiye ve hayvancılığa bakıyorum. Ailemizin Bozcaada açıklarında üç adası var, Mavriya Adaları. Lozan Antlaşması’nda geçiyor bu adalar. Türkiye’de rüzgarın en yüksek olduğu yer. Rüzgar enerjisi için 270 MW’lık başvurum var. Toplamda, 500 MW’a yakın başvurum var. Çeşme’de lisansı alınmış 16 MW’lık rüzgar enerjisi yatırımı yapıyoruz. Fransa, nükleere 4.5 euro, rüzgar enerjisine ise 10 euro ödüyor. Bizde tam tersi. Yanlış anlaşılmasın nükleere karşı değilim ama rüzgarın, suyun bitti mi ki nükleeri yapıyorsun? Nükleere para buluyorsun da kendi yerli kaynağına niye bulamıyorsun? Hangisi daha verimli.



ABD’de icradan otel aldı
Gayrimenkul’de neler yapıyorsunuz?
ABD, Türkiye’den daha ucuz. Türkiye’de gayrimenkulu ıskalamış durumdayım ve fiyatlara inanamıyorum. Kız kardeşim ABD’de yaşıyor, UBS’de yatırım bankacısı. Ben de sık sık gidip geliyorum. Yine Amerika’da yaşayan Boğaziçili bir arkadaş grubumuzla beraber çeşitli yatırımlar yapmaya başlamışlar. Florida’da da bir alışveriş merkezi bir de marina almışlar. Ben de burada yaşayan birkaç arkadaşımla beraber onlara katıldım ve Orlando’da 200 odalı bir otel aldık. Amerika’da icraları takip eden bir ekip oluşturduk. Oteli 2007’de el değiştirdiği fiyatın dörtte birine ve İstanbul’da yeni bir daire fiyatına aldık. Manhattan, Times Square’deki bir bina için geçtiğimiz günlerde pazarlık ettim, metre karesi 4.000 dolara geliyor. Bizim 2000’li yılların başında düştüğümüz durumdalar, toparlanmaları zaman almakla beraber enteresan fırsatlar sunuyor Amerika.





Tansever’in, ‘Satılırsa ağlarım’ dediği 50 bin TL’lik şarap.



John McCain ile sohbet
Sunset’te sizi en çok şaşırtan konuk kimdi?
John McCain. Epeyce sohbet ettik. Kızı Colombia Üniversitesi’nde okuyormuş. Yurtta kalan kızlarını ziyarete gitmişler. Girişte şampanya kutusu gibi bir şey varmış ve ağzına kadar prezervatif doluymuş. McCain eşine, “Kızımızı lisede Alabama’da rahibe okuluna gönderdik, etek boyunu cetvelle ölçülüyorlardı. Şimdi kaldığı kız yurdunun girişine prezervatif yığmışlar. Ne oldu şimdi bizim muhafazakârlığımıza?” demiş. Katılarak güldüler. Durumla dalga geçmelerine bayıldım. Bu hikayeden üç ay sonra da McCain, ABD başkanlığına adaylığını ilan etti.



Borsa, mükemmel mutsuzluk makinesi
Çukurova ve Kepez’de 1 milyon dolar kaybettiğiniz söylendi hep. Borsa sizin için nedir?
Mükemmel mutsuzluk makinesi! Üniversite yıllarından beri borsa yatırımcısıyım. Rakamlara meraklıyımdır, şirket değerlerini doğru analiz etmeye çalışırım. Borsanın iyi müteşebbislere kaynak aktarma işlevine inanırım. En az bir yıl tutuyorum. Daha kısa sürede sattığım da oluyor ama alayım iki saat sonra satayım mantığında olmadım hiç. Bunu zamanında yaptım çok yoruldum, çok zor bir iş. Satarsın para kazanırsın, daha yukarı gider üzülürsün. Alırsın, düşer, yine üzülürsün. Her zaman üzülürsün borsada yani. Yüksek kar payı dağıtacağı beklentisiyle, çocuklarıma bile kalabilecek, evladiyelik Çukurova Elektrik ve Kepez hisseleri almıştım. Devlet iki şirkete el koyarken, bizim hisselerimizin de değerini sıfırladı. Ama barajlar hala devlete para basıyor. Devlet, yatırımcıya hiçbir şey vermediği gibi Çukurova ve Kepez’in dağıtım kısımlarının isimlerini değiştirerek, Akdeniz Dağıtım’la, Toros Dağıtım’ı geçenlerde 3.5 milyar dolara ikinci kez özelleştirdi. Devlet yıllarca vatandaşa hisse sattı. Daha sonra kontrol hissesini blok satışla Uzan’a sattı. Uzan’ı yönetime getirdi. Sonra Uzan’ın haklarına el koyarken, biz küçük yatırımcıların da ellerindeki hisseler duvar kağıdı oldu. İyi de kardeşim benim suçum ne? Ben Uzan’la ortak olmayı seçmedim ki, sen sattın devlet olarak Uzan’a. Haksızlık değil midir şimdi bu? Bakın oldu ya, Libananco davaları kazandı, Rum şirketine bile para ödenmek zorunda kalınacak. Devlet kendi vatandaşlarıyla ilgili ne düşünüyor acaba, çok merak ediyorum. On binlerce yatırımcının parası pul oldu bu hisselerde. Böyle şey olur mu? Paranın para olduğu zamandı. Patronları denetlemeyen bir borsa düzeni var bizde.




Uzan kavından kalan şaraplar
Sunset’te her fiyat aşağıda okuyacaklarınız gibi uçuk değil. Şarap listesinde 100 TL’den başlayan makul ithal markalar da var, Türk şarapları da. Uzanların ‘dillere destan’ kavından geriye kalan 90 şişe değerli şaraplar ise şunlar:
- Petrus (3 şişe kaldı) Fiyatı 6.500 - 8.500 TL. Fransa’nın Bordeaux bölgesinde bulunan Pomerol bölgesinin en ünlü ve prestijli şarabı. Adını İsa’nın havarilerinden Aziz Petrus’dan alıyor. Yılda 40 bin şişe civarında üretilebildiğinden çok nadir ve pahalı bir şarap.
- La Tache (Tek şişe) 1985 Mathusalem (6 litre). Fiyatı 50.000 TL. Fransa’nın Burgonya bölgesine ait en ünlü şarabı.
- La Tache (Tek şişe) 1957 d-magnum (3 litre). Fiyatı 32.000 TL
- Chateau Mouton Rothschild (Tek şişe ) 1945, fiyatı 35.000 TL. Yüzyılın en iyi şarabı, çok nadir bulunuyor. Fransa’nın Bordeaux bölgesini ait. Yıllanmış şaraplar uzmanı Michael Broadbent’e göre yüzyılın tartışmasız en muhteşem Bordeaux şarabı.
- Chateau d’ Yquem (Tek şişe) 1989 d-magnum, fiyatı 24.000 TL. Yıllanabilen beyaz şarap, yeryüzünün en uzun ömürlü şarabı. Gerçek büyüklüğünü çok uzun seneler yıllandıktan sonra ortaya koyan bir şarap. Müzeyedelerde 1700’lere ait rekolteleri hâlâ satışa konabiliyor.
- Chateau Pichon Longueville Comtes de Lalande (Tek şişe) 1929, fiyatı 12.000 TL. Bordeaux bölgesine ait 20. asrın en iyi rekoltelerinden birinin ürünü diye geçiyor.
- Chateau Mouton Rothschild (Tek şişe) 1994 Mathusalem, fiyatı 20.000 TL.
- Uzan kavından geriye ayrıca fiyatları 1.000 ile 6.500 TL arasında değişen Bordeaux ve Burgonya bölgesine ait 50 - 60 adet şato şarabı kaldı.milliyet-27.12.2010

jet lee
27-12-2010, 23:48
So what? (NE OLMUŞ YANİ ?)

clas
28-12-2010, 06:36
Kayıp kaçakta büyük iddia!

EPDK’nın haftasonu açıkladığı elektrikte kayıp kaçak hedef oranlarıyla ilgili EMO'dan büyük iddia
EPDK’nın haftasonu açıkladığı elektrikte kayıp kaçak hedef oranlarının 5 yıl önceki oranlardan bile yüksek olduğuna dikkat çeken Elektrik Mühendisleri Odası, amacın faturalara daha fazla kayıp kaçak elektrik bedeli yüklemek olduğunu öne sürdü.

Oranları yüksek tutup vatandaşın elektrik faturası şişirilecek...

Elektrik dağıtım faaliyetlerinde, 2011-2015 dönemi için belirlenen kayıp-kaçak hedef oranı, 15 bölgede, 2010 yılı hedefine göre artırıldı. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Cengiz Göltaş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK), elektrikteki kayıp-kaçak oranlarını, dağıtım şirketleri ile birlikte belirlediğini belirtirken, kayıp-kaçak oranının yüksek belirlenmesinin, dağıtım şirketlerinin vatandaşlara yansıtacağı kaçak elektrik bedeli tutarının artması anlamına geldiğine işaret etti.

2012’den tibaren kayıp-kaçak elektriğin bedelinin, bölgesel bazda faturalara yansıtılacağını hatırlatan Göltaş, kayıp-kaçak oranının fazla olduğu bölgelerde, vatandaşın faturasının daha fazla yükseleceğini vurguladı. Göltaş, geçiş dönemi tarifesi uyarınca, elektrikteki kayıp-kaçakların abonenelere genel olarak yansıtıldığını, 2012 yılına kadar bunun böyle devam edeceğini hatırlatırken, 2012 yılı itibariyle kayıp-kaçak bedellerinin bölgesel bazda faturalandırılacağını, bunun da kayıp kaçağın yüksek olduğu bölgelerde abonelerin faturalarının daha fazla artmasına yol açacağını bildirdi.

KKH oranlarının özellikle yüksek tutulduğunu öne süren Göltaş, “Faturalandırma yapılırken, kayıp kaçak oranı belirlehen hedef orandan yüksek olursa, bunun bedeli dağıtım şirketi tarafından ödenecek. Düşük olursa, vatandaşa daha az yansıtılacak. Ancak şirketler, kayıp-kaçak oranının yüksek çıkma ihtimaline karşı, kendileri bedel ödemek zorunda kalmamak için KKH oranını yüksek gösteriyor. kayıp kaçak oranı düşük çıksa bile bunun vatandaşa yansıtılacağını sanmıyorum, aradaki tutar da dağıtım şirketlerine kalacak “ dedi.

EPDK’nn belirlediği yeni kayıp kaçak hedefleri Cumartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. 2011-2015 dönemi için 15 dağıtım şirketleri bazında belirlenen elektrikte kayıp-kaçak hedefi (KKH) oranı, EBDK’nın geçiş dönemi olarak kabul ettiği 2006-2010 dönemi için belirlediği KKH oranının üzerinde oldu.

Örneğin kaçak oranı en yüksek bölge olan Dicle Elektrik Dağıtım AŞ’nin bölgesinde 2006 yılı itibariyle yüzde 54,77 olan dağıtımdaki kayıp kaçak oranının 2010 yılı itibariyle yüzde 36,83’e inmesi öngörülmüştü. Ancak Cumartesi günü yayınlanan yeni çizelgede Dicle Elektrik’te kayıp kaçak oranı yüzde 36.83’ten yüzde 60.96’ya çıkarıldı. Çoruh, Çamlıbel, Boğaziçi, Göksu ve Yeşilırmak dağıtım bölgelerinde KKH oranı düşürülürken, diğer dağıtım bölgelerinda 2010’a göre daha yüksek KKHO belirlendi.

naim.tiner
29-12-2010, 07:56
Kayıp kaçakta büyük iddia!

EPDK�nın haftasonu açıkladığı elektrikte kayıp kaçak hedef oranlarıyla ilgili EMO'dan büyük iddia
EPDK�nın haftasonu açıkladığı elektrikte kayıp kaçak hedef oranlarının 5 yıl önceki oranlardan bile yüksek olduğuna dikkat çeken Elektrik Mühendisleri Odası, amacın faturalara daha fazla kayıp kaçak elektrik bedeli yüklemek olduğunu öne sürdü.

Oranları yüksek tutup vatandaşın elektrik faturası şişirilecek...

Elektrik dağıtım faaliyetlerinde, 2011-2015 dönemi için belirlenen kayıp-kaçak hedef oranı, 15 bölgede, 2010 yılı hedefine göre artırıldı. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Cengiz Göltaş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu�nun (EPDK), elektrikteki kayıp-kaçak oranlarını, dağıtım şirketleri ile birlikte belirlediğini belirtirken, kayıp-kaçak oranının yüksek belirlenmesinin, dağıtım şirketlerinin vatandaşlara yansıtacağı kaçak elektrik bedeli tutarının artması anlamına geldiğine işaret etti.

2012�den tibaren kayıp-kaçak elektriğin bedelinin, bölgesel bazda faturalara yansıtılacağını hatırlatan Göltaş, kayıp-kaçak oranının fazla olduğu bölgelerde, vatandaşın faturasının daha fazla yükseleceğini vurguladı. Göltaş, geçiş dönemi tarifesi uyarınca, elektrikteki kayıp-kaçakların abonenelere genel olarak yansıtıldığını, 2012 yılına kadar bunun böyle devam edeceğini hatırlatırken, 2012 yılı itibariyle kayıp-kaçak bedellerinin bölgesel bazda faturalandırılacağını, bunun da kayıp kaçağın yüksek olduğu bölgelerde abonelerin faturalarının daha fazla artmasına yol açacağını bildirdi.

KKH oranlarının özellikle yüksek tutulduğunu öne süren Göltaş, �Faturalandırma yapılırken, kayıp kaçak oranı belirlehen hedef orandan yüksek olursa, bunun bedeli dağıtım şirketi tarafından ödenecek. Düşük olursa, vatandaşa daha az yansıtılacak. Ancak şirketler, kayıp-kaçak oranının yüksek çıkma ihtimaline karşı, kendileri bedel ödemek zorunda kalmamak için KKH oranını yüksek gösteriyor. kayıp kaçak oranı düşük çıksa bile bunun vatandaşa yansıtılacağını sanmıyorum, aradaki tutar da dağıtım şirketlerine kalacak � dedi.

EPDK�nn belirlediği yeni kayıp kaçak hedefleri Cumartesi günü Resmi Gazete�de yayınlanmıştı. 2011-2015 dönemi için 15 dağıtım şirketleri bazında belirlenen elektrikte kayıp-kaçak hedefi (KKH) oranı, EBDK�nın geçiş dönemi olarak kabul ettiği 2006-2010 dönemi için belirlediği KKH oranının üzerinde oldu.

Örneğin kaçak oranı en yüksek bölge olan Dicle Elektrik Dağıtım AŞ�nin bölgesinde 2006 yılı itibariyle yüzde 54,77 olan dağıtımdaki kayıp kaçak oranının 2010 yılı itibariyle yüzde 36,83�e inmesi öngörülmüştü. Ancak Cumartesi günü yayınlanan yeni çizelgede Dicle Elektrik�te kayıp kaçak oranı yüzde 36.83�ten yüzde 60.96�ya çıkarıldı. Çoruh, Çamlıbel, Boğaziçi, Göksu ve Yeşilırmak dağıtım bölgelerinde KKH oranı düşürülürken, diğer dağıtım bölgelerinda 2010�a göre daha yüksek KKHO belirlendi.

Bu hükümetin dağıtım bedeli % kaç acaba...?.....

clas
30-12-2010, 14:57
Spk/akgıray: (kapalı tahtalar) bazı hısse senetlerının tekrar kotasyona gırmesı sankı uygun gıbı gozukuyor



-matrıks-

Damgacı Abi
30-12-2010, 15:04
bizimle ilgisi yoktur. barajlar filan gitti. şirket filan da kalmadı ortada

guerra
30-12-2010, 22:33
İki satır yazmak isteyenlere..http://ekonomi.haberturk.com/finans-borsa/haber/586597-borsa-magdurlarina-mujde

jet lee
31-12-2010, 14:15
Sitedeki tüm dostlara sağlık ve mutluk dolu yeni bir yıl dilerim

Damgacı Abi
31-12-2010, 17:39
sağol kardeşim. tüm arkadaşlara benden de selamlar. iyi mutlu ve çeaş kepez yatırımcılarının zararlarının karşılanmış yıl diliyorum.

Dow16
31-12-2010, 18:45
Yusuf (12)suresi 87'inci ayette Allah ''''''''''''ALLAHIN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYİN,ÇÜNKÜ KAFİRLER TOPLULUĞUNDAN BAŞKASI ALLAHIN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEZ''''''''''''''''Buyuruyor.Yarabbi Çukel-Kepez'de umudumuz devam ediyor,İnşaallah hayırlısı ile gecikmeden önümüzdeki yılda sonuçlanır(milletimizede zarar gelmeden).Amin.

camlik20
31-12-2010, 22:28
2011 yılı inşallah kepez,çukel mağdurlarının haklarını aldığı yıl olarak takvimlerde yerini alır ve hep beraber bu konuyu geçmişimizde bırakırız.

guerra
04-01-2011, 07:39
2011 Hepimiz için hayırlı olur inşaallah...ilk haber...
Libananco'da karar ayı: Ya tamam ya devam

Uzan ailesinin Türkiye aleyhine açtığı 10.1 milyar $'lık Libananco davasında kritik viraja girildi. Kararın ay sonunda çıkması bekleniyor

Uzan ailesinin Türkiye aleyhine Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesi (ICSID) nezdinde açtığı 10.1 milyar dolarlık Libananco tahkim davasında son viraja girildi. Türk tarafı yetki aşamasına ilişkin yüzlerce sayfalık savunma dilekçesini 1 Haziran'da mahkemeye sunmasının ardından nihai karar bu ay çıkacak.

ABD SAHTEKAR DEDİ
Mahkeme ya "ÇEAŞ-Kepez'e el konulduğunda Libananco şirketi yoktu" diyerek davada yetkisizlik kararı verecek ya da "davayı esastan göreyim" diyecek. Böyle bir durumda ise dava sonuçlanması 10 yılı bile aşabilecek. Böylece Uzanlar çok daha uzun süre Türkiye'nin gündeminde yer edinecek. Enerji Bakanlığı yetkilileri Paris'te yapılan 2 günlük çapraz sorguda Uzan'ların ileri sürdüğü bir çok argümanın belgeleri ile çürütüldüğünü belirterek "Son olarak ekimde ABD'deki New York Güney Bölgesi Mahkemesi, Uzanların sahtekar olduğuna dair kararı da tahkim mahkemesine sunuldu. Uzanlar davanın esastan görüşülmesini sağlayarak gündemde kalmak istiyor. Mahkemenin davada yetkisizlik kararı vermesini bekliyoruz" dedi.


Sabah 04/01/2011

jet lee
04-01-2011, 08:06
"Enerji Bakanlığı yetkilileri:Böyle bir durumda ise dava sonuçlanması 10 yılı bile aşabilecek. Uzanlar davanın esastan görüşülmesini sağlayarak gündemde kalmak istiyor. Mahkemenin davada yetkisizlik kararı vermesini bekliyoruz" dedi." GERÇEKTEN OBJEKTİVE BİR BAKIŞ OLMUŞ hem bakanlığı hem basını kutlarım.............
daha önce milyarlarca ışık yılı sürer deniyordu süre kısalmış oldu hadi hayırlısı

canberk
04-01-2011, 10:51
Kimlerin gazetesi kimlerin oldugu yanli yayin yaptigi
herkesin malumu,bir gün kücük yatirimci icin bir sey yazdimi,
yazamaz cünkü yazacak adami oyarlar bizler bu habere
bakarak moralimizi bozmayalim.

saygilarimla.

guerra
04-01-2011, 12:53
Bence bizi en çok ilgilendiren dava Aihm'de küçük yatırımcıların açtığı dava bu dava mutlaka KAZANILACAK...Emsal olacak.. Moralinizi bozmayın:)

naim.tiner
04-01-2011, 20:03
Bence bizi en çok ilgilendiren dava Aihm'de küçük yatırımcıların açtığı dava bu dava mutlaka KAZANILACAK...Emsal olacak.. Moralinizi bozmayın:)

Moralimizi kimse bozamaz...bu dava AKP.nin RTE.nin gaspına karşılık kazanılacak.ABD.ve BATI'da Türkiye düşmanlığı var.AKP.ve RTE.yi kurtarmak isteseler bile tarihi kuyruk acıları olduğu için Türkiye'yi cezalandırmak için ellerine tarihi bir fırsat geçmiş,bunu kullanırlar ve tazminata mahkum ederler.Temennim tazminatın bedeli Türk halkına ödettirilmesin..... dolaylı veya dolaysız vergilerle,dış borçlanma yoluyla....

jet lee
04-01-2011, 21:22
2011 Hepimiz için hayırlı olur inşaallah...ilk haber...
Libananco'da karar ayı: Ya tamam ya devam

Uzan ailesinin Türkiye aleyhine açtığı 10.1 milyar $'lık Libananco davasında kritik viraja girildi. Kararın ay sonunda çıkması bekleniyor

Uzan ailesinin Türkiye aleyhine Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesi (ICSID) nezdinde açtığı 10.1 milyar dolarlık Libananco tahkim davasında son viraja girildi. Türk tarafı yetki aşamasına ilişkin yüzlerce sayfalık savunma dilekçesini 1 Haziran'da mahkemeye sunmasının ardından nihai karar bu ay çıkacak.

ABD SAHTEKAR DEDİ
Mahkeme ya "ÇEAŞ-Kepez'e el konulduğunda Libananco şirketi yoktu" diyerek davada yetkisizlik kararı verecek ya da "davayı esastan göreyim" diyecek. Böyle bir durumda ise dava sonuçlanması 10 yılı bile aşabilecek. Böylece Uzanlar çok daha uzun süre Türkiye'nin gündeminde yer edinecek. Enerji Bakanlığı yetkilileri Paris'te yapılan 2 günlük çapraz sorguda Uzan'ların ileri sürdüğü bir çok argümanın belgeleri ile çürütüldüğünü belirterek "Son olarak ekimde ABD'deki New York Güney Bölgesi Mahkemesi, Uzanların sahtekar olduğuna dair kararı da tahkim mahkemesine sunuldu. Uzanlar davanın esastan görüşülmesini sağlayarak gündemde kalmak istiyor. Mahkemenin davada yetkisizlik kararı vermesini bekliyoruz" dedi.


Sabah 04/01/2011

Yazık bu davalının durumu acınacak halde..Hele Türk basını nereye nasıl demeç vereceğini şaşırmış.Öyle bir yükümlülüğe girdiler ki nasıl paçayı sıyıracaklarını bulamıyorlar.İşte ava giden avlanır derler ya işte durumun önsözü başka söze gerek yok arkadaşlar..Bu kazancı bize sağlıyacak davalıya şimdiden teşekkür ederim.İyi günler de harcamaya arkadaşlar. Hepimize hayırlı olsun........

clas
04-01-2011, 22:32
1998 yılında özelleştirilmesi yapılan Göksu Elektrik Dağıtım A.Ş. (Göksu Edaş) 13 yıl sonra Akedaş'a devredildi. Devir Kurulu tarafından çalışmaların sona ermesinin ardından 1 Ocak 2011 itibariyle Göksu Edaş, Akedaş'a devredilerek çalışmalara başlandı. 1998 yılında özelleştirilen Göksu Edaş'ın özelleştirilmesi 2000 yılında mahkemeye taşınmıştı. Mahkeme, yapılan itirazı reddederek, devir işleminin gerçekleşmesi yönünde karar vermişti. Çalışmalar kapsamında bugün Göksu Edaş, Akedaş'a devredildi. Akedaş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Balduk, Kahramanmaraş ve Adıyaman'ı kapsayan elektrik dağıtım işleminin bundan sonra Akedaş tarafından yapılacağını ifade etti.
EN İYİ HİZMETİ SUNACAĞIZ

Akedaş'ın bölgenin önde gelen müteşebbisleri tarafından kurulduğunu ifade eden Balduk, 'Akedaş da aynı şekilde bölgemizin ekonomik hayatına en yüksek düzeyde katkı sağlayacak şekilde işletilecektir. Gerek enerji gerekse diğer alanlarda sağladığımız başarıyı elektrik dağıtımında da göstererek dünyadaki en başarılı dağıtım şirketleriyle yarışabilecek nitelikte hizmet sunlayı amaçlıyoruz' dedi. Elektrik enerjisini kaliteli, güvenli ve sürekli olarak müşterilerine sunmayı hedeflediklerini kaydeden Balduk, 'İşimizi müşterilerimizin memnuniyetini sağlayarak mümkün olan en iyi şekilde ve birlikte yapacağız'diye konuştu. Öte yandan Göksu Edaş Müdürü Muharrem Kalkan, 'Kahramanmaraşlı bir şirketin bu işi yapacağından dolayı çok mutluyuz. Bizler de kendilerine her türlü yardımı yapmaya hazırız' şeklinde konuştu.

yatırımcılık
04-01-2011, 23:07
Bu dava belirsiz bir tarihe kadar uzarmı?
Böyle düşünmemin sebebi şudur.
Şeytanın avukatlığını yapalım.
Biliyorsunuz Türkiye hariç hiç kimse özelliklede ABD, ermeni meselesini çözmek istemez.Bir vaka vardır ortada her yıl hortlatılır tazminat vesaire gündeme gelir bizimkiler alarm durumuna geçer, bu işi sonuçlandırmamak istiyenler tavizlerini koparırlar alacağını alırlar.Sonra geleceksene beklenir senaryolar yenilenir.Bu meseleyle kılıç hep Türkiye nin tepesinde.Malum Çeaş Kepezde tazminat çok büyük.Bu dava oldukça İMF krediside alınamıyor,kaybedilme durumunda krediye el konulma riski var.Bu gidişle bu kredi alınmadıkça da cari açığın azaltılması mümkün görünmüyor.Böyle giderse Türkiyede mali kriz çıkacak.Bu hükümete veya haziran seçimlerini kazanmaları durumunda AKP ye Uzan tazminatını gösterip istediklerini yaptırabilirler.Böylelikle ABD veya AB bir sürü taviz koparabilir.Eğer böyle bir plan varsa davanın sürümcemede bırakılması Hem akp ye hem ABD ve AB ye hemde kısmen korunup kollandığı için Uzan a yarar.Kaybeden Türkiye ve bizler oluruz.Bu süreçde artan ve önlenemeyen cari açıkla Türkiye ne zaman ekonomik krize girer eşek(akp) ölür.Ozaman dava sonuçlanır.
Sizce ihtimal dahilindemi bu senaryo ?
Nedersiniz.

clas
04-01-2011, 23:20
değerli arkadaşım paranın mevzubahis olduğu yerde herşey olur,herşey beklenebilir.ama inşallah yüce Allah biz mağdurlara acırda pek beklemeyiz.psikolojik ve madden insanlar tükendi,hergün ölmektense bir defa ölmek daha evladır.sevgi ve saygıyla

jet lee
04-01-2011, 23:59
Sevgili dostlar dava bugün 10 milyardan 100 milyar $ çııkmıştır(sabah gazetesinin düzeltmesi gerekir) ne olur ne biter bilinmez ama daha kötüsü (ekonomik olarak olmaz) sanırım olamaz
Uzanların "gündemde kalma gibi bir niyeti yoktur ,amaçları parayı almaktır" bunu anlamayan ahmaktır
bu dava binlerce ,onbinlerce yıl sürmez bunu ancak "TELSİZ "(alıcı -verici) olanlar ileri sürebilir.

clas
05-01-2011, 09:19
Fırat elektrık dagıtım'ın nıhaı pazarlık gorusmesınde aksa enerjı, 230 mılyon 250 bın dolarla en yuksek teklıfı verm

ozellestırme ıhalelerı
tamamlanan elektrık dagıtım bolgelerınde bırbırı ardına devırler surerken, fırat
elektrık dagıtım'da da aksa enerjı donemı baslayacak.
Aa muhabırının edındıgı bılgıye gore, elazıg, malatya, bıngol ve tuncelı
ıllerınde faalıyet gosteren fırat elektrık dagıtım, yarın devredılecek.
Fırat elektrık dagıtım a.s'nın nıhaı pazarlık gorusmesınde aksa enerjı,
230 mılyon 250 bın dolarla en yuksek teklıfı vermıstı.
Soz konusu bolge 2 mılyon 145 bın megavat elektrık tuketımıne ve 659 bın
497 aboneye sahıp bulunurken, kayıp kacak oranı da yuzde 10,5 duzeyınde
bulunuyor.
Bu arada, ozellestırılen elektrık dagıtım bolgelerınde kayıp kacakların
azaltılması, verımlılık ve tahsılat artısı gıbı amaclarla dagıtım ve perakende
satıs hızmetı ıcın epdk tarafından yatırım tutarları belırlenmıstı. Soz konusu
tutarlara gore, 2011-2015 yılları arasında fırat elektrık dagıtım a.s'ye 277
mılyon 968 bın lıra yatırım ongoruluyor.

-ozellestırme ıslemı bıtenler ve onay asamasında olanlar-

ote yandan ozellestırme ıslemı bıten dagıtım bolgelerı arasında baskent
elektrık dagıtım, meram elektrık dagıtım, sakarya elektrık dagıtım, osmangazı
elektrık dagıtım, camlıbel elektrık dagıtım, uludag elektrık dagıtım, coruh
elektrık dagıtım a.s. Ve gecen ay devrı gerceklestırılen yesılırmak elektrık
dagıtım a.s bulunuyor.
Sozlesme asamasında bulunan bolgeler arasında da vangolu elektrık dagıtım
yer alıyor. Onay asamasında bulunan bolgeler ıse aras elektrık dagıtım, bogazıcı
elektrık dagıtım, gedız elektrık dagıtım, trakya elektrık dagıtım ve dıcle
elektrık dagıtım bulunuyor.
Bu arada, ozellestırme programındakı elektrık dagıtım bolgelerı,
turkıye'nın dagıtım sebekesı, cografı yakınlık, yonetımsel yapı, enerjı talebı ve
dıger teknık malı etkenler dıkkate alınarak 21 dagıtım bolgesıne bolunmustu. Bu
dagıtım sırketlerınden baskent edas, sakarya edas ve meram edas 2009 yılında
ozellestırılmıstı. Kayserı ve cıvarı ıle aydın-denızlı-mugla bolgelerı 3069
sayılı kanun cercevesınde ozel sırketler tarafından ısletılıyordu. Goksu edas ıse
3096 sayılı kanun cercevesınde devredılebılmesı ıcın ozellestırme programından
cıkartılmıstı.


-aa-

yatırımcılık
05-01-2011, 11:41
Dostlar,
Bu dava uzarmı ,uzarsa nereye kadar uzar fikir cimnastiğindeki argümanlarım şunlar,
Türkiyenin hiçbir zaman arzu etmediği ama kesinlikle var olan yumuşak karınları var.
Bunlar,
Ermeni meselesi,
Kıbrıs sorunu
Cemaatler sorunu(Feto)
Kürt meselesi
Batı, bu sorunların Türkiyenin başını ağrıtmaya devam etmesini hatta mümkünse Türkiyenin taviz vermeye zorlanmasını istemektedir.ABD, Feto yu kendi ülkesinde himaye ederek Türkiyede kendi çıkarları doğrultusunda bir dönüşüm gerçekleştirmektedir.Bu dönüşümde akp bir araçtır.Fakat akp kontrolden çıkmıştır.Özellikle israil ile farklı siyasi politikalar izlemektedir.Ona dur denilmelidir.Bu yüzden aslında var olan ama 7 yıldır uyutulan bir yumuşak karnı vardır Tayyip in ,''Uzan meselesi''
Derhal Türkiyenin ilave bir yumuşak karnı oluşturulmalıdır.
Uzan muhakkakki parasını almak istemektedir.Fakat onun istemesi yetmez.Tahkim ABD de,AİHM ,Fransa dadır.Bu iki ülke, Tayyip in hırsıyla oluşan ,Türkiyenin yumuşak karnı haline gelmesine sebep olan bu davaları, istedikleri tavizleri alıncaya kadar istedikleri kadar uzatabilirler.''Uzan Meselesi'' ister itemez Türkiye için bir hassas yumuşak karın olmuştur.Bunun bir bacağını ABD, Washington da tutuyor, diğer bacağını Sarkozy, Fransada tutuyor.
Eğer meselelerini kendin çözmez ,başkalarının mahkemesinde çözüm ararsan,o mahkemelere hükmedenler senden max.tavizi almadan bu işi sonuçlandırmazlar.
Neden sonuçlandırsınki,ama uzatarak çok şey kazanabilirler bu Tayyip orada oturdukça.Ellerinde öyle bir koz varki,istedikleri anda Akp yi siyaseten yok edebilirler.
Harika bir sopa değilmi.
Kim böyle bir sopayı ucuza vermek ister?

Dolayısı ile önlerinde iki seçenek var.
1.Bu sopayı hükümeti devirmek için kullanacaklar.Bu davanın sonuçlanması demek.
2.Bu hükümet devam ettikçe Tayyip in sopayla uyumasını sağlamak.
Hangisinin avantajlı olduğuna karar vermeleri davanın neticesine direkt etki edecektir.

Mahkemeyi yönlendirenlerin zerre kadar ne Uzanı nede bizleri düşündüklerini sanmıyorum.
Mahkemenin hakkaniyetle sonuçlanması ile ilgilendiklerinide sanmıyorum.

clas
05-01-2011, 13:36
Elektrık tuketımı 2010'da yuzde 7,9 arttı

turkıye'de elektrık
tuketımı 2010 yılında yuzde 7,9 arttı.
Aa muhabırının turkıye elektrık ıletım a.s. (teıas) verılerınden
derledıgı bılgıye gore, kuresel ekonomık krızın etkısıyle 2009 yılında yuzde 2,4
dusen elektrık tuketımı gecen yıl yuzde 7,9 arttı.
2009 yılında 194 mılyar 79,1 mılyon kılovatsaat (kwh) duzeyınde olan
elektrık tuketımı, 2010 yılında 209 mılyar 389,5 mılyon kwh duzeyıne yukseldı.
Aylık bazda bakıldıgında ıse gecen yılın aralık ayında tuketım bır oncekı
yılın aynı ayına gore yuzde 8,3 artarak 19 mılyar 50,8 mılyon kwh duzeyınde
gerceklestı.
2010 yılı ocak ayında 17 mılyar 347,3 mılyon kwh, subat ayında 15 mılyar
720,5 mılyon kwh, mart ayında 17 mılyar 41,1 mılyon kwh, nısan ayında 16 mılyar
258,3 mılyon kwh, mayıs ayında 16 mılyar 569,8 mılyon kwh, hazıran ayında 17
mılyar 112,5 mılyon kwh, temmuz ayında 19 mılyar 343,5 mılyon kwh, agustos ayında
20 mılyar 367 mılyon kwh, eylul ayında 17 mılyar 115,8 mılyon kwh, ekım ayında 17
mılyar 153,6 mılyon kwh, kasım ayında da 16 mılyar 309,2 mılyon kwh elektrık
tuketılmıstı.
Gecen yılın rekor tuketımı agustos ayında gerceklestı. Agustos'ta
turkıye'nın elektrık tuketımı bır oncekı yılın aynı ayına gore yuzde 15 artarak
20 mılyar 367 mılyon kwh duzeyıne cıktı.


-serbest uretıcının uretımı arttı-

2010 yılında turkıye'de 210 bın 181,6 gwh elektrık uretıldı. Cesıtlı
anlasmalar cercevesınde ıran, gurcıstan, azerbaycan gıbı ulkelerden toplam bın
882,5 gwh elektrık alınırken, tuketıme sunulan enerjı 212 bın 64,1 gwh duzeyıne
ulastı. Dıs alım da dıkkate alındıgında tuketıme sunulan enerjıde bır oncekı yıla
gore yuzde 8,4 artıs meydana geldı.
Elektrık uretımının yaklasık yarısı dogalgazla karsılanırken, gecen yıl
yagısların bol olması ve barajların olması uzerıne elektrık talebının
karsılanmasında barajlara agırlık verıldı. Boylece uzun yıllar sonra dogalgazın
uretımdekı payı azaldı, suyun payı ıse cıddı duzeyde arttı.
Elektrık uretımınde gecıcı ısletme sonucları ıncelendıgınde, 2010'de
elektrık uretım anonım sırketı (euas) termık santrallerındekı uretım bır oncekı
yıla gore yuzde 10,7 azalarak 37 bın 901,5 gıgavatsaat (gwh), hıdrolık
santrallerdekı uretım ıse yuzde 45,4 artarak 41 bın 210,4 gwh oldu.
Euas'ye baglı ortaklıklarda elektrık uretımı yuzde 12,9 (16 bın 254,7
gwh), ısletme hakkı devrı santrallerındekı uretım yuzde 1,1 (4 bın 323,6 gwh),
otoproduktorlerdekı uretım yuzde 12,5 (11 bın 807,8 gwh), yap-ıslet-devret
santrallerınden uretım ıse bır oncekı yıla gore yuzde 2,2 (13 bın 557,8 gwh)
azaldı.
Serbest uretım santrallerınden elektrık uretımı ıse bır oncekı yıla gore
yuzde 33,6 artarak 39 bın 906,1 gwh duzeyınde gerceklestı. Gecen yıl 2 bın 674,6
gwh enerjı de yurt dısına satıldı.
2010 yılında elektrık tuketımı 2009 yılı ıle karsılastırmalı olarak ay ay
soyle:

Aylar 2009 (mılyon kwh) 2010 (mılyon kwh) artıs (yuzde)
ocak 16.851,4 17.347,3 2,9
subat 15.010,0 15.720,5 4,7
mart 15.983,7 17.041,1 6,6
nısan 14.849,1 16.258,3 9,5
mayıs 15.297,7 16.569,8 8,3
hazıran 15.899,6 17.112,5 7,6
temmuz 17.743,5 19.343,5 9,0
agustos 17.704,6 20.367,0 15,0
eylul 15.379,3 17.115,8 11,3
ekım 15.989,9 17.153,6 7,3
kasım 15.779,3 16.309,2 3,4
aralık 17.590,9 19.050,8 8,3
toplam: 194.079,1 209.389,5 7,9



-aa-

naim.tiner
05-01-2011, 15:28
Dostlar,
Bu dava uzarmı ,uzarsa nereye kadar uzar fikir cimnastiğindeki argümanlarım şunlar,
Türkiyenin hiçbir zaman arzu etmediği ama kesinlikle var olan yumuşak karınları var.
Bunlar,
Ermeni meselesi,
Kıbrıs sorunu
Cemaatler sorunu(Feto)
Kürt meselesi
Batı, bu sorunların Türkiyenin başını ağrıtmaya devam etmesini hatta mümkünse Türkiyenin taviz vermeye zorlanmasını istemektedir.ABD, Feto yu kendi ülkesinde himaye ederek Türkiyede kendi çıkarları doğrultusunda bir dönüşüm gerçekleştirmektedir.Bu dönüşümde akp bir araçtır.Fakat akp kontrolden çıkmıştır.Özellikle israil ile farklı siyasi politikalar izlemektedir.Ona dur denilmelidir.Bu yüzden aslında var olan ama 7 yıldır uyutulan bir yumuşak karnı vardır Tayyip in ,''Uzan meselesi''
Derhal Türkiyenin ilave bir yumuşak karnı oluşturulmalıdır.
Uzan muhakkakki parasını almak istemektedir.Fakat onun istemesi yetmez.Tahkim ABD de,AİHM ,Fransa dadır.Bu iki ülke, Tayyip in hırsıyla oluşan ,Türkiyenin yumuşak karnı haline gelmesine sebep olan bu davaları, istedikleri tavizleri alıncaya kadar istedikleri kadar uzatabilirler.''Uzan Meselesi'' ister itemez Türkiye için bir hassas yumuşak karın olmuştur.Bunun bir bacağını ABD, Washington da tutuyor, diğer bacağını Sarkozy, Fransada tutuyor.
Eğer meselelerini kendin çözmez ,başkalarının mahkemesinde çözüm ararsan,o mahkemelere hükmedenler senden max.tavizi almadan bu işi sonuçlandırmazlar.
Neden sonuçlandırsınki,ama uzatarak çok şey kazanabilirler bu Tayyip orada oturdukça.Ellerinde öyle bir koz varki,istedikleri anda Akp yi siyaseten yok edebilirler.
Harika bir sopa değilmi.
Kim böyle bir sopayı ucuza vermek ister?

Dolayısı ile önlerinde iki seçenek var.
1.Bu sopayı hükümeti devirmek için kullanacaklar.Bu davanın sonuçlanması demek.
2.Bu hükümet devam ettikçe Tayyip in sopayla uyumasını sağlamak.
Hangisinin avantajlı olduğuna karar vermeleri davanın neticesine direkt etki edecektir.

Mahkemeyi yönlendirenlerin zerre kadar ne Uzanı nede bizleri düşündüklerini sanmıyorum.
Mahkemenin hakkaniyetle sonuçlanması ile ilgilendiklerinide sanmıyorum.

O zaman yapılacak iş AKP.iktidarından kurtulmak bu hangi yolla olursa olsun.....

kucukortak
06-01-2011, 00:40
Selam,

cukel ve kepez icin 1 lot güncel fiyat tahmininiz nedir acaba?

teşekkürler..

camlik20
06-01-2011, 09:46
Sayın kucukortak sayfa 238deki mesajlara bakabilirsiniz.

clas
06-01-2011, 11:19
Aksa elektrık, fırat elektrık’ı devraldı - basın acıklaması

kurulustan konuya ılıskın olarak yapılan basın acıklaması asagıda
yer alıyor:

"yıllık 54 mılyon tl yatırım yapmayı planlıyor
aksa elektrık, fırat elektrık’ı devraldı
ozellestırme ıhalesını 230 mılyon 250 bın dolar
bedelle kazanan aksa elektrık, malatya, elazıg, tuncelı ve bıngol ıllerını
kapsayan bolgede faalıyet gosteren fırat elektrık dagıtım a.s.’yı devraldı.
Bolgede oncelıklı amaclarının mevcut personelın devamını saglamak oldugunu ve
bunu basardıklarını belırten aksa elektrık yonetım kurulu baskanı cemıl
kazancı, bolgeye yılda 54 mılyon lıralık yatırım yapmayı planladıklarını
acıkladı.

Kazancı holdıng kuruluslarından aksa elektrık perakende
satıs a.s., 2009 ve 2010 yıllarında ıhalesını kazandıgı elektrık dagıtım
sırketlerınden ıkıncısını de devraldı. Gectıgımız ekım ayında artvın, gıresun,
gumushane ve trabzon ıllerını kapsayan bolgede faalıyet gosteren coruh elektrık
dagıtım a.s.’yı alan aksa elektrık, ankara rıxos otel’de duzenlenen torenle
fırat elektrık dagıtım a.s.’nın de sahıbı oldu. Malatya, elazıg, tuncelı ve
bıngol ıllerı ıle bu ıllerın 41 ılcesını kapsayan bolgede faalıyet gosteren
fırat elektrık’ın devrı ıcın duzenlenen torene malıye bakanı mehmet sımsek,
enerjı ve tabıı kaynaklar bakanı taner yıldız, ozellestırme ıdaresı baskan
vekılı ahmet aksu ıle enerjı pıyasası duzenleme kurumu baskanı hasan koktas
basta olmak uzere cok sayıda burokrat ve enerjı sektorunun onde gelen
temsılcısı katıldı.

Dort ılde 680 bın abone var
devır torenınde konusan aksa elektrık perakende satıs a.s.yonetım kurulu baskanı
cemıl kazancı, dagıtım ıhalesını kazandıkları 4 sırketın faalıyet gosterdıgı
toplam 13 sehırde mılyonlarca aboneye hızmet vermeye hazırlandıklarını soyledı.
Uc ay once devraldıkları coruh elektrık’te kısa surede cok basarılı ısler
yaptıklarını anlatan kazancı, "bugun ıse fırat elektrık dagıtım a.s.’yı
devralıyoruz. Fırat elektrık dagıtım a.s.’nın faalıyet gosterdıgı dagıtım
bolgesınde yer alan malatya, elazıg, tuncelı ve bıngol ıllerı ıle bu ıllerın 41
ılcesınde hızmet verecegız. Sozkonusu dagıtım bolgesınde 2009 yılı sonu
rakamlarıyla yaklasık 680 bın abone, 2,32 mılyar kw/h elektrık tuketımı
gerceklestırmıstır" dedı.

‘once mevcut personelı kazandık’
fırat elektrık dagıtım a.s.’de oncelıklı calısmalarının mevcut personelı
kazanmaya donuk oldugunu acıklayan kazancı, "bızımle calısmak ısteyen her
personelın bıze katılmasını sagladık. Bu bızım ıcın en onemlı konuydu. Dagıtım
bolgemızde aynı yonetım ve aynı kadrolarla calısmaya devam edecegız" dıye
konustu.

‘kesıntısız, cabuk ve kalıtelı hızmet sunacagız’
yarından ıtıbaren bolgede yenı bır yatırım atagına baslayacaklarını acıklayan
cemıl kazancı, fırat elektrık dagıtım sırketını musterı odaklı bır yapıya
getırmek ıcın sureklı yatırım yapacaklarını soyledı. Kazancı, "bu bolgede her
yıl yaklasık 54 mılyon tl yatırım yapılmasını ongoruyoruz. Global standartları
yakalamak ıcın tamamlayıcı, gelıstırıcı anahtar teknolojıler uygulayacagız.
Butun cozumlerımız cevreye uyumlu ve musterı odaklı olacaktır" dedı.

‘en buyuk serbest enerjı uretıcısıyız’
kazancı holdıng’ın 1950’lı yıllarda
baslayan tıcarı hayatının 1968’de elektrık motor fabrıkasının kurulmasıyla
enerjı sektorunde devam ettıgını anlatan kazancı sunları soyledı: "1980’lerın
basında jenerator uretımıne, 1990’lı yılların sonuna dogru da enerjı sektorunun
ozel sektore acılmasıyla bırlıkte elektrık santrallerı kurmaya basladık.
1997’de turkıye’nın ılk bıyogaz santralını bursa’da faalıyete gecırdık. Bugun
turkıye’nın cesıtlı bolgelerınde bulunan 14 enerjı santralınde ulastıgımız 1500
megawatt’ı asan kurulu gucumuz ıle turkıye’dekı en buyuk serbest enerjı
uretıcısı konumundayız. Dogalgaz dagıtım faalıyetlerımız ıse 2003 sonunda
basladı. Bugun 20 lısans bolgesınde yatırımlarımız devam edıyor ve mılyonlarca
aboneye hızmet verıyoruz.""

-matrıks-

naim.tiner
06-01-2011, 13:20
Yazık bu davalının durumu acınacak halde..Hele Türk basını nereye nasıl demeç vereceğini şaşırmış.Öyle bir yükümlülüğe girdiler ki nasıl paçayı sıyıracaklarını bulamıyorlar.İşte ava giden avlanır derler ya işte durumun önsözü başka söze gerek yok arkadaşlar..Bu kazancı bize sağlıyacak davalıya şimdiden teşekkür ederim.İyi günler de harcamaya arkadaşlar. Hepimize hayırlı olsun........

Paraları alınca kendime güzel bir araba alacağım ve plakasının 34.RTE.3406 olması için gereken ne varsa yapacağım.Alamazsam 34.RT.de olabilir.Ve hergün arabamın üstüne bineceğim RTE.nin evlerinin önünden korna çalarak geçeceğim.........ha ha ha .....

Damgacı Abi
06-01-2011, 13:24
naimim tinerim kardeşim
Allah bana da nasip etsin sana da inşallah
hahahahahaha

jet lee
06-01-2011, 13:58
Bizler(ky) dava bitsin diye dua ediyoruz,"davalı ve basın" 10 yıl uzasın diye dua ediyor, saçma sapan açıklamalar yapıyor
kimin daha çok kazanmak istediği ve kazanacağı belli zaten
her gün bir gün daha az kalıyor............

naim.tiner
06-01-2011, 15:50
naimim tinerim kardeşim
Allah bana da nasip etsin sana da inşallah
hahahahahaha

Arabam var da plakası tutmuyor....yeni araba yeni plaka....hemde öküz gibi bağıran kornalı......villanın önünden geçerken .....mööööööööööööööööö......................

kucukortak
06-01-2011, 20:34
teşekkür ederim.. aaahhh ahhhh



Sayın kucukortak sayfa 238deki mesajlara bakabilirsiniz.

jet lee
06-01-2011, 21:28
teşekkür ederim.. aaahhh ahhhh

eğer ABD,AB,İSLAM BİRLİĞİ,HRİSTİYAN BİRLİĞİ,MUSEVİ OLUŞUMLAR,CIA,KGB,MOSSAD,ILLUMINATI...........vb güçler bu davayı manipule etmezse ÇEAŞ için söylüyorum "en az" bence 8 MİLYAR$'DAN yani hisse başı 16000$'dan bir tazminat sözkonusu olacak,AİHM'deki küçük yatırımcı davalarının%90'ı ise 30.000 EURO(40000$)dan açılmış durumda,UZANLAR ise hisse başı 200.000 EURO talep ediyor
sabır ve sağlık diliyorum

clas
07-01-2011, 10:05
ne açıdan bakılırsa bakılsın küçük yatırımcının istediği tazminat miktarlarının çok düşük yapıldığı öğrenildi ve görüldü.bu nedenle yapılan çalışmalar sonucunda 30 euro olan taleplerin çeaş için 94 euro,kepez için 136 euro'ya çıkarılması konusunda aihm'ne başvurulmasına avukatımızla beraber karar verdik.mağdur arkadaşların bilgisine.......

naim.tiner
07-01-2011, 10:24
eğer ABD,AB,İSLAM BİRLİĞİ,HRİSTİYAN BİRLİĞİ,MUSEVİ OLUŞUMLAR,CIA,KGB,MOSSAD,ILLUMINATI...........vb güçler bu davayı manipule etmezse ÇEAŞ için söylüyorum "en az" bence 8 MİLYAR$'DAN yani hisse başı 16000$'dan bir tazminat sözkonusu olacak,AİHM'deki küçük yatırımcı davalarının%90'ı ise 30.000 EURO(40000$)dan açılmış durumda,UZANLAR ise hisse başı 200.000 EURO talep ediyor
sabır ve sağlık diliyorum
Sayın jet lee söylediğiniz kuruluşlar bütün dünya,helal olsun bizlere yaaa...bütün dünyayı ilgilendiren bir davaya konu olmuşuz....milyar dolar versen böyle reklamı yapılamazdı ülkemin...ama tersten....RTE.nin ve AKP.nin sayesinde......

naim.tiner
07-01-2011, 10:28
eğer ABD,AB,İSLAM BİRLİĞİ,HRİSTİYAN BİRLİĞİ,MUSEVİ OLUŞUMLAR,CIA,KGB,MOSSAD,ILLUMINATI...........vb güçler bu davayı manipule etmezse ÇEAŞ için söylüyorum "en az" bence 8 MİLYAR$'DAN yani hisse başı 16000$'dan bir tazminat sözkonusu olacak,AİHM'deki küçük yatırımcı davalarının%90'ı ise 30.000 EURO(40000$)dan açılmış durumda,UZANLAR ise hisse başı 200.000 EURO talep ediyor
sabır ve sağlık diliyorum

Sayın jet lee sizce manipule ederler mi? Bence edemezler ederlerse ne ISCID in ne de AİHM.nin dünyada saygınlığı kalır.....saygınlıkları sıfıra iner.

jet lee
07-01-2011, 11:31
ne açıdan bakılırsa bakılsın küçük yatırımcının istediği tazminat miktarlarının çok düşük yapıldığı öğrenildi ve görüldü.bu nedenle yapılan çalışmalar sonucunda 30 euro olan taleplerin çeaş için 94 euro,kepez için 136 euro'ya çıkarılması konusunda aihm'ne başvurulmasına avukatımızla beraber karar verdik.mağdur arkadaşların bilgisine.......

30 değil 30000(otuzbin)
94 değil (94000) demek istediniz herhalde
arada 1000(bin) kat fark var

jet lee
07-01-2011, 11:32
Sayın jet lee sizce manipule ederler mi? Bence edemezler ederlerse ne ISCID in ne de AİHM.nin dünyada saygınlığı kalır.....saygınlıkları sıfıra iner.

bu kadarını tahmin edemeyiz sadece müdahale olmamasını umarım ,dilerim,olmasın diye dua ederim

clas
07-01-2011, 13:26
sayın jet lee 1 adet çeaş için 94 euro,1000 adet(1 lot) için ise 94*1000=94.000 euro
kepez 1 adet için 136 euro,1000 adet(1 lot) için 136*1000=136.000 euro

yatırımcılık
07-01-2011, 13:59
Değerli yatırımcılar,
Ortada militan bir ruhla ,Türkiyeyi dönüştürmeye ,kendi düşünce kalıplarına sokmaya yemin etmiş bir hükümetle karşı karşıyayız.Hal böyle olunca kendi menfaatleri için her türlü işbirliğini yapmaya uygun mantaliteye sahip bir hükümeti kullanan ,kullanmak istiyen güçlerin olması tabiidir.Hele hele bir davanın sonucu bu hükümetin bekasını tehlikeye atacak bir sonuç doğuracaksa,bu hükümetin 3. seçimi kazanmak uğruna akla hayale gelmedik işbirlikleri yapması ,Türkiye için hayati tavizler vermesi gayet doğaldır.Doğal olarakda bu mahkemenin manupile edilmesi ihtimal dahilindedir.Yazılarımda vurgulamak istediğim mevzu budur.
Şimdi,hizbullaha yapılan kıyağın İran ile yapılan bir işbirliği olamazmı?
Bu aralar davanın hükümet tarafından kaybedilmesi durumunda Türkiyede ekonomik bir kriz yaşanmaması için İran dan gönderilecek bir paranın karşılığı olamazmı.
Bana mümkün gibi geliyor.Bu hükümet herşeyi yapabilir.Çünkü gittikleri zaman birdaha asla gelemeyeceklerini biliyorlar.

naim.tiner
07-01-2011, 14:19
Değerli yatırımcılar,
Ortada militan bir ruhla ,Türkiyeyi dönüştürmeye ,kendi düşünce kalıplarına sokmaya yemin etmiş bir hükümetle karşı karşıyayız.Hal böyle olunca kendi menfaatleri için her türlü işbirliğini yapmaya uygun mantaliteye sahip bir hükümeti kullanan ,kullanmak istiyen güçlerin olması tabiidir.Hele hele bir davanın sonucu bu hükümetin bekasını tehlikeye atacak bir sonuç doğuracaksa,bu hükümetin 3. seçimi kazanmak uğruna akla hayale gelmedik işbirlikleri yapması ,Türkiye için hayati tavizler vermesi gayet doğaldır.Doğal olarakda bu mahkemenin manupile edilmesi ihtimal dahilindedir.Yazılarımda vurgulamak istediğim mevzu budur.
Şimdi,hizbullaha yapılan kıyağın İran ile yapılan bir işbirliği olamazmı?
Bu aralar davanın hükümet tarafından kaybedilmesi durumunda Türkiyede ekonomik bir kriz yaşanmaması için İran dan gönderilecek bir paranın karşılığı olamazmı.
Bana mümkün gibi geliyor.Bu hükümet herşeyi yapabilir.Çünkü gittikleri zaman birdaha asla gelemeyeceklerini biliyorlar.

sayın yatırımcılık,
buna seyirci kalınır mı?...kalınırsa bu sefer İran kucağına düşmezmiyiz?...zaten kucaktan kucağa dolaşıp duruyoruz....tıpkı pavyon çalışanları gibi....buna seyirci kalınır mı?....

yatırımcılık
07-01-2011, 14:42
Valla üstadım.Cumhuriyet tarihinin en tehlikeli hükümeti icranın başında.Bu adamların verdiği beyanatları ,yaptıklarını izleyin bu iş kime yarıyor diye düşünün bir sürü şeyin farkına varacaksınız.

mercek
07-01-2011, 14:46
arkadaşlar emegi geçen ve bizleri bu konuda aydınlatan tüm arkadaşlara teşekkür ederim devlette devamlılık esastır diye devlet tarafından özelleştirilen çeaş ve kepez de hepimiz yatırımcı olduk fakat akp tarafından kara günlere maruz bırakıldık birilerinden kin alıyorum hesabıyla uzanlar ile akp kapışmasından bizler madur edildik hak hukuk adalet diye yola çıkanların ne tür hak hukuk adalet uyguladıklarını sagır sultan duydu umarım iscid deki hakimler de duymuş tur da adaleti saglayıp biz ky leri bu maduriyetten kurtarırlar ve bu iktidardan bu seçimlerde tamamıyla kurtuluruz.

naim.tiner
07-01-2011, 14:59
Valla üstadım.Cumhuriyet tarihinin en tehlikeli hükümeti icranın başında.Bu adamların verdiği beyanatları ,yaptıklarını izleyin bu iş kime yarıyor diye düşünün bir sürü şeyin farkına varacaksınız.

Sayın yatırımcılık,
Teşekkürler.Bizler hepimiz birer satranç oyunu ustası olduk.Karşı tarafın yapacağı her hamleden sonrası için hep + 1 elimizde var.Az sayıda da olsak yapılanların ve yapılmak istenenlerin farkındayız.Önemli olan yığınların bunlardan haberdar olması.....

naim.tiner
07-01-2011, 15:02
arkadaşlar emegi geçen ve bizleri bu konuda aydınlatan tüm arkadaşlara teşekkür ederim devlette devamlılık esastır diye devlet tarafından özelleştirilen çeaş ve kepez de hepimiz yatırımcı olduk fakat akp tarafından kara günlere maruz bırakıldık birilerinden kin alıyorum hesabıyla uzanlar ile akp kapışmasından bizler madur edildik hak hukuk adalet diye yola çıkanların ne tür hak hukuk adalet uyguladıklarını sagır sultan duydu umarım iscid deki hakimler de duymuş tur da adaleti saglayıp biz ky leri bu maduriyetten kurtarırlar ve bu iktidardan bu seçimlerde tamamıyla kurtuluruz.

Beni en çok ne üzüyor biliyormusunuz?....hep övündüğümüz Hz.Ömer'in adaletini kendi adalet mekanizmalarımızda göremeyip adaleti haçlıdan beklemek...
...onlar da adil mi değil mi yakında göreceğiz......

jet lee
07-01-2011, 15:24
sayın jet lee 1 adet çeaş için 94 euro,1000 adet(1 lot) için ise 94*1000=94.000 euro
kepez 1 adet için 136 euro,1000 adet(1 lot) için 136*1000=136.000 euro

bende 1 lot anlamında söyledim artık 1lot 1 adet oldu

naim.tiner
07-01-2011, 16:04
bende 1 lot anlamında söyledim artık 1lot 1 adet oldu

1 lot için 94 euro az değil mi?.Yoksa 1 lot 94000 euro'mu?....

Damgacı Abi
08-01-2011, 11:22
Değerli yatırımcılar,
Ortada militan bir ruhla ,Türkiyeyi dönüştürmeye ,kendi düşünce kalıplarına sokmaya yemin etmiş bir hükümetle karşı karşıyayız.Hal böyle olunca kendi menfaatleri için her türlü işbirliğini yapmaya uygun mantaliteye sahip bir hükümeti kullanan ,kullanmak istiyen güçlerin olması tabiidir.Hele hele bir davanın sonucu bu hükümetin bekasını tehlikeye atacak bir sonuç doğuracaksa,bu hükümetin 3. seçimi kazanmak uğruna akla hayale gelmedik işbirlikleri yapması ,Türkiye için hayati tavizler vermesi gayet doğaldır.Doğal olarakda bu mahkemenin manupile edilmesi ihtimal dahilindedir.Yazılarımda vurgulamak istediğim mevzu budur.
Şimdi,hizbullaha yapılan kıyağın İran ile yapılan bir işbirliği olamazmı?
Bu aralar davanın hükümet tarafından kaybedilmesi durumunda Türkiyede ekonomik bir kriz yaşanmaması için İran dan gönderilecek bir paranın karşılığı olamazmı.
Bana mümkün gibi geliyor.Bu hükümet herşeyi yapabilir.Çünkü gittikleri zaman birdaha asla gelemeyeceklerini biliyorlar.

anayasa oylamasından önce vergi barışı kapsamında adı açıklanmayan bir türk tarafından iran dan 30 milyar dolar TC.ye gelmiş, iranda yer yerinden oynamış
öyle diyorlar ben aslını bilmiyorum.

Dow16
08-01-2011, 21:06
sayın jet lee 1 adet çeaş için 94 euro,1000 adet(1 lot) için ise 94*1000=94.000 euro
kepez 1 adet için 136 euro,1000 adet(1 lot) için 136*1000=136.000 euro

Kısaca kapanışın sırasıyla yaklaşık olarak çukur:188 katı/kepez:270 katı fiat eder.Yani bir(1) lot 188.000 tl çukur///270.000 tl kepez eder. Hayırlısı

The Shark
09-01-2011, 14:04
Ya arkadaşlar hani 15-25 TL lerde geziyorduk...Nerden çıktı şimdi bu 188 TL ler falan ya...Elimizde hesap makinesi evde tilki gibi dolaşmaya başladık..Olmaz ki böyle...bu kadar da heyecan yaratılmaz ki...ne yani atıyorum benim elimde 17 lot Çukel varsa 17 x 188 Milyar (eski parayla) = 3 trilyon 196 Milyar para mı geçecek elime...Birşey diyim mi..onda birine bile on takla atarım valla..Ama arkadaşlar gerçekten böyle yapmayın...tamam hayali bile keyifli ama sonra çöküntü, yıkım v.s yaşamayalım ...üstelik bu kadar işkenceden sonra..

The Shark
09-01-2011, 15:32
Bülent Arınç son günlerde kamuoyunu meşgul eden salıvermelerle ilgili konuşmu:

AİHM'ye müracaat eden pek çok insan, tutukluluk süresinin uzunluğuna Türkiye Cumhuriyeti'ni mahkum ettiriyor. Bu mahkum oluş açısından üzüntü verici bir olaydır. İkincisi de bir insan hakları ihlalidir. 'Geciken adalet adalet değildir' diye güzel bir söz var.''

Ulan bre imansız, bre vicdansız..Ne güzel söylemişsin "geciken adalet adalet değildir diye"..Acaba son sekiz yılda kaç tane mağdur küçük yatırımcı hayatını kaybetti ve daha kaçı ölüp gidecek bu davaların sonunu göremeden..

Gence
09-01-2011, 17:10
Elimizdeki Çukurova ve Kepez hisselerinin halihazır değeri sıfırdır.
Ancak, açılan davalar kazanıldığı takdirde, örneğin Çukurova Elektrik için 5 ila 10 milyar dolar, yani hisse başına 10-20 dolar gerçekçi bir değerdir. (Bugüne kadar elde edilen gelir hariç)
O nedenle hayale kapılmayalım.
Benim kanaatim, Motorola ve Nokia'nın alacaklarını başka türlü alamamaları ihtimali hariç, Libananco davasının kazanılma şansı da sıfırdır.
Uzanlar, AİHM'deki davayı, Kayseri Elektrik'te benzer ihlaller olduğunu ispatladığı takdirde büyük olasılıkla kazanır. Bir de, el koyma ve imtiyaz sözleşmelerini feshe gerekçe gösterilen iletim tesislerinin bedelsiz devrine ilişkin yasa hukuka tamamen aykırı olduğundan davacının elinde kuvvetli bir kozdur.
Küçük yatırımcıların AİHM'nde dava kazanma şansı Uzanlardan yüksektir. Zira küçük yatırımcıları hem Uzanlar hem de hükümet mağdur etmiştir.
Bugüne kadar, Danıştaydaki dava sürecini tamamlayıp AİHM'ne başvuran kaç yatırımcı var bilmiyorum. Benim açtığım dava 8. yılına girdi henüz sonuçlanmadı. Bu ülkede hukuk kimler için var merak ediyorum.

jet lee
09-01-2011, 17:15
Ya arkadaşlar hani 15-25 TL lerde geziyorduk...Nerden çıktı şimdi bu 188 TL ler falan ya...Elimizde hesap makinesi evde tilki gibi dolaşmaya başladık..Olmaz ki böyle...bu kadar da heyecan yaratılmaz ki...ne yani atıyorum benim elimde 17 lot Çukel varsa 17 x 188 Milyar (eski parayla) = 3 trilyon 196 Milyar para mı geçecek elime...Birşey diyim mi..onda birine bile on takla atarım valla..Ama arkadaşlar gerçekten böyle yapmayın...tamam hayali bile keyifli ama sonra çöküntü, yıkım v.s yaşamayalım ...üstelik bu kadar işkenceden sonra..

şirketlere el konulduğunda çeaşın piyasa değeri 400 milyon$ idi bugün açılan davalarda UZAN'lar 144 milyar$ istiyor sizin yani kapanışa göre yaklaşık 350 kat,(%350 DEĞİL),%35000 istiyor tekrar edeyim 350 katını var sen hesapla 17 lot ne olur şimdi

bu kadar alacak değil tabiki ama istenen budur aynı şekilde ky açtığı davalarda 15 miyar EURO üzerindendir(çeaş için)

inşallah bu sene bu iştede bir sonuca gelinecek ve AİHM bir bilirkişi incelemesi ve raporu yayınlayacak fiyatta belli olacaktır
sabır ve sağlık diliyorum

jet lee
09-01-2011, 17:27
Elimizdeki Çukurova ve Kepez hisselerinin halihazır değeri sıfırdır.
Ancak, açılan davalar kazanıldığı takdirde, örneğin Çukurova Elektrik için 5 ila 10 milyar dolar, yani hisse başına 10-20 dolar gerçekçi bir değerdir. (Bugüne kadar elde edilen gelir hariç)
O nedenle hayale kapılmayalım.
Benim kanaatim, Motorola ve Nokia'nın alacaklarını başka türlü alamamaları ihtimali hariç, Libananco davasının kazanılma şansı da sıfırdır.
Uzanlar, AİHM'deki davayı, Kayseri Elektrik'te benzer ihlaller olduğunu ispatladığı takdirde büyük olasılıkla kazanır. Bir de, el koyma ve imtiyaz sözleşmelerini feshe gerekçe gösterilen iletim tesislerinin bedelsiz devrine ilişkin yasa hukuka tamamen aykırı olduğundan davacının elinde kuvvetli bir kozdur.
Küçük yatırımcıların AİHM'nde dava kazanma şansı Uzanlardan yüksektir. Zira küçük yatırımcıları hem Uzanlar hem de hükümet mağdur etmiştir.
Bugüne kadar, Danıştaydaki dava sürecini tamamlayıp AİHM'ne başvuran kaç yatırımcı var bilmiyorum. Benim açtığım dava 8. yılına girdi henüz sonuçlanmadı. Bu ülkede hukuk kimler için var merak ediyorum.

tamamen katılıyorum,şu anda "davalının hakkında bilgi istediği" ,devam eden 155 kişinin davası vardır bu davalar birleştirildi ve tek dava gibi görülüyor

iiiskendert
09-01-2011, 18:13
Elimizdeki Çukurova ve Kepez hisselerinin halihazır değeri sıfırdır.
Ancak, açılan davalar kazanıldığı takdirde, örneğin Çukurova Elektrik için 5 ila 10 milyar dolar, yani hisse başına 10-20 dolar gerçekçi bir değerdir. (Bugüne kadar elde edilen gelir hariç)
O nedenle hayale kapılmayalım.
Benim kanaatim, Motorola ve Nokia'nın alacaklarını başka türlü alamamaları ihtimali hariç, Libananco davasının kazanılma şansı da sıfırdır.
Uzanlar, AİHM'deki davayı, Kayseri Elektrik'te benzer ihlaller olduğunu ispatladığı takdirde büyük olasılıkla kazanır. Bir de, el koyma ve imtiyaz sözleşmelerini feshe gerekçe gösterilen iletim tesislerinin bedelsiz devrine ilişkin yasa hukuka tamamen aykırı olduğundan davacının elinde kuvvetli bir kozdur.
Küçük yatırımcıların AİHM'nde dava kazanma şansı Uzanlardan yüksektir. Zira küçük yatırımcıları hem Uzanlar hem de hükümet mağdur etmiştir.
Bugüne kadar, Danıştaydaki dava sürecini tamamlayıp AİHM'ne başvuran kaç yatırımcı var bilmiyorum. Benim açtığım dava 8. yılına girdi henüz sonuçlanmadı. Bu ülkede hukuk kimler için var merak ediyorum.

uzun zamandır burayı takip ediyorum, gerçektende samimi ve doğru gördüğüm iletiyi gence arkadaşımız yapmış, kendisini tebrik ederim

kucukortak
09-01-2011, 18:54
merhaba,
iyi niyet çerçevesinde tahmin ettiğimiz lot fiyatları öngürüsünde korkunç farklılıklar mevcut.. bu konuda bir değerleme uzmanı/aracı kurum gibi bir yerden herhangi bir bilgi almış olanınız mevcut mudur?
tşk.

guerra
09-01-2011, 20:44
Küçük yatırımcıların AİHM'nde dava kazanma şansı Uzanlardan yüksektir. Zira küçük yatırımcıları hem Uzanlar hem de hükümet mağdur etmiştir.
:yes::cool:

jet lee
09-01-2011, 22:13
merhaba,
iyi niyet çerçevesinde tahmin ettiğimiz lot fiyatları öngürüsünde korkunç farklılıklar mevcut.. bu konuda bir değerleme uzmanı/aracı kurum gibi bir yerden herhangi bir bilgi almış olanınız mevcut mudur?
tşk.

bu siteden daha iyi uzman /değerlemeci/analizci olamaz,kimse daha objektive olamaz

yatırımcılık
09-01-2011, 23:19
Bu ay Libananco davası ile ilgili mahkemeden bir karar çıkacağı konusunda hemfikirmiyiz.Gazetelerden sona yaklaşıldığına dair yazılar okumuşduk.
AİHM dende yapılan duruşmadan sonra nekadar süre içinde bir karar çıkar veya çıkmalıdır.
Bu konuda düşünceniz nedir arkadaşlar.
Libananco davasının kazanılma şansı sıfırsa,
Uzan Fransa ya niye iltica etti veya ettirildi.
Mahkeme uzanların ayağına paris e niye gitti.
Kırmızı bültenli Hakan Uzan belirli sürede olsa özel muameleler niye yapıldı.
Devlet bu insanlara niye hiçbir şey yapamıyor.
Arkadaşlar bu olaylar kendi kendine spontane mi gelişdi.Bu olaylar bu kadar basitmi.Yıllarca yapılmadıda şimdi niye yapılıyor.
Hükümetin bu davayı kaybetmesi durumunda yalnız önümüzdeki seçimi değil.Siyasetende silineceklerini biliyoruz.
Bu dava hükümeti düşürmek veya pazarlık masasına çekmek için kullanılan bir araçtır.
Bana göre ,bizim için sonuç AİHM den gelecektir.

jet lee
09-01-2011, 23:28
Bu ay Libananco davası ile ilgili mahkemeden bir karar çıkacağı konusunda hemfikirmiyiz.Gazetelerden sona yaklaşıldığına dair yazılar okumuşduk.
AİHM dende yapılan duruşmadan sonra nekadar süre içinde bir karar çıkar veya çıkmalıdır.
Bu konuda düşünceniz nedir arkadaşlar.
Libananco davasının kazanılma şansı sıfırsa,
Uzan Fransa ya niye iltica etti veya ettirildi.
Mahkeme uzanların ayağına paris e niye gitti.
Kırmızı bültenli Hakan Uzan belirli sürede olsa özel muameleler niye yapıldı.
Devlet bu insanlara niye hiçbir şey yapamıyor.
Arkadaşlar bu olaylar kendi kendine spontane mi gelişdi.Bu olaylar bu kadar basitmi.Yıllarca yapılmadıda şimdi niye yapılıyor.
Hükümetin bu davayı kaybetmesi durumunda yalnız önümüzdeki seçimi değil.Siyasetende silineceklerini biliyoruz.
Bu dava hükümeti düşürmek veya pazarlık masasına çekmek için kullanılan bir araçtır.
Bana göre ,bizim için sonuç AİHM den gelecektir.

zaten siz kendi sorularınıza cevap vermişsiniz ama ila onay istiyorsanız şöyle diyebiliriz;"olmuşla ölmüşe çare yoktur",eninde sonunda bu davada karara bağlanacaktır,belki yarın belki yarından sonra,ama hergün bir gün daha az kalıyor,bu sebeple SAĞLIK VE SABIR DİLİYORUM

yatırımcılık
09-01-2011, 23:51
Libananco davasıyla Uzanlara büyük ayrıcalıklar tanınmıştır.Bunun bir sebebi ve sonucu olmalıdır diyorum.
Uluslararası güçler bu aileyi koruyup kolladığı aşikar ortada.Türkiye deki medya, davanın hükümet tarafından kaybedilmesi durumunda siyasi ve ekonomik sonuçlarının çok büyük boyutlarda olacağı bir olayda sus pus beklemesi inanılır gibi değil.Ya Uzanların, belirli bir çevrede bu ülkede tekrar ekonomik hayata dönmesi istenmiyor.Yada korku dağları aşmış vaziyette.
Bu hükümetin biletinin kesildiği kanatimi hala korumaktayım.Böylecede Türkiyede hiçkimse böyle elkoyma gibi olaylara sorumsuzca ,dangalakça yaklaşamayacak, tevesül edemeyecek.Bu işede hukuken bir çözüm bulunacak.Halka açık bir şirketin faaliyetini sürdürürken tahtasının kapatılamayacağı gerçeği beyinlere kazınacak.

yatırımcılık
10-01-2011, 10:23
''Elimizdeki Çukurova ve Kepez hisselerinin halihazır değeri sıfırdır.''
Evet bu realite bu hükümetin ömrü kadardır.
Adana baraj gölündeki çeaş tesislerinde tesis müdürü koltuğunda oturan o adamada aynı bu şekilde söyledim.''Bu hükümet devam ettiği müddetçe o koltukda oturabilirsiniz daha fazla değil.''
Bizler 40 yıl önce o medivenlerden çıkıp temettü kuponlarını götüren insanlarız.Ama bugün Çeaş ın binasının genel müdür odası kapısında silahlı korumayla oturan bir genel müdür bozuntusu bir adam var.İnsanın yüzüne tüküresi geliyor.Sonra bu sadece kukla diyor insan.
Hiç bir zulum sonsuza kadar sürmedi.Bunun bedelini size çok ağır ödeteceğiz.Bundan hiç kuşkunuz olmasın.

naim.tiner
10-01-2011, 12:39
''Elimizdeki Çukurova ve Kepez hisselerinin halihazır değeri sıfırdır.''
Evet bu realite bu hükümetin ömrü kadardır.
Adana baraj gölündeki çeaş tesislerinde tesis müdürü koltuğunda oturan o adamada aynı bu şekilde söyledim.''Bu hükümet devam ettiği müddetçe o koltukda oturabilirsiniz daha fazla değil.''
Bizler 40 yıl önce o medivenlerden çıkıp temettü kuponlarını götüren insanlarız.Ama bugün Çeaş ın binasının genel müdür odası kapısında silahlı korumayla oturan bir genel müdür bozuntusu bir adam var.İnsanın yüzüne tüküresi geliyor.Sonra bu sadece kukla diyor insan.
Hiç bir zulum sonsuza kadar sürmedi.Bunun bedelini size çok ağır ödeteceğiz.Bundan hiç kuşkunuz olmasın.

Selam,
Bak bunu bilmiyordum.Şimdiki genel müdürün kapısında silahlı muhafızlar olduğunu.Bu bile başlıbaşına gaspla ilgili bir mahkeme delilidir.Gasp olayından önce genel müdürün odasını silahlı muhafızlar koruyormuydu arkadaşlar....?...Bu,korkudan altlarına yapıyorlar demektir...ama korkunun ecele faydası olmayacağını hep beraber göreceğiz.....

hissesiz
10-01-2011, 18:12
Elimizdeki Çukurova ve Kepez hisselerinin halihazır değeri sıfırdır.
Ancak, açılan davalar kazanıldığı takdirde, örneğin Çukurova Elektrik için 5 ila 10 milyar dolar, yani hisse başına 10-20 dolar gerçekçi bir değerdir. (Bugüne kadar elde edilen gelir hariç)
O nedenle hayale kapılmayalım.
Benim kanaatim, Motorola ve Nokia'nın alacaklarını başka türlü alamamaları ihtimali hariç, Libananco davasının kazanılma şansı da sıfırdır.
Uzanlar, AİHM'deki davayı, Kayseri Elektrik'te benzer ihlaller olduğunu ispatladığı takdirde büyük olasılıkla kazanır. Bir de, el koyma ve imtiyaz sözleşmelerini feshe gerekçe gösterilen iletim tesislerinin bedelsiz devrine ilişkin yasa hukuka tamamen aykırı olduğundan davacının elinde kuvvetli bir kozdur.
Küçük yatırımcıların AİHM'nde dava kazanma şansı Uzanlardan yüksektir. Zira küçük yatırımcıları hem Uzanlar hem de hükümet mağdur etmiştir.
Bugüne kadar, Danıştaydaki dava sürecini tamamlayıp AİHM'ne başvuran kaç yatırımcı var bilmiyorum. Benim açtığım dava 8. yılına girdi henüz sonuçlanmadı. Bu ülkede hukuk kimler için var merak ediyorum.

Hisselerin değerlerini hesaplarken baraj maliyetlerini değilde tutulacak suyun üreteceği enerjiyi hesaba katarak hesaplamak gerektiğini düşünüyorum.Sadece dağıtım değeri 8.5 $ dolar olan çukel in değerinin 8 yıldır gaspedilen karlarla birlikte hesaplandığında ve bu düşük faiz ortamında 35$ dan pek aşağı olmaması gerekir derim.

baymetin
10-01-2011, 20:34
Bu tür el koymalar bu hükümete mahsus bir olay değil.Daha önceki koalisyon hükümetleri döneminde de aynı benzer şeyler yaşandı.Aktaş Elektrik örneğin,Bir bakanın talimatıyla işi bitirildi.Ky her zaman mağdur anladık,elinde hisse olan BY ler neden bir şey yapamıyor,onu anlamıyorum.Demekki yapılan işlemlerin yasal dayanağı var.

guerra
10-01-2011, 20:45
Bugün Epdk başkanı yabancıların özelleştirme ihalelerine katılmamasını hukuk sistemimize güvenleri olmadığından dolayı olduğunu söyledi..Bu cümle zaten herşeyi anlatıyor..Kimin hukuku?

naim.tiner
10-01-2011, 22:32
Bugün Epdk başkanı yabancıların özelleştirme ihalelerine katılmamasını hukuk sistemimize güvenleri olmadığından dolayı olduğunu söyledi..Bu cümle zaten herşeyi anlatıyor..Kimin hukuku?

AKP.bu kafayla giderse askere,alamaz dönüş için tezkere.......

yatırımcılık
10-01-2011, 22:48
Bu tür el koymalar bu hükümete mahsus bir olay değil.Daha önceki koalisyon hükümetleri döneminde de aynı benzer şeyler yaşandı.Aktaş Elektrik örneğin,Bir bakanın talimatıyla işi bitirildi.Ky her zaman mağdur anladık,elinde hisse olan BY ler neden bir şey yapamıyor,onu anlamıyorum.Demekki yapılan işlemlerin yasal dayanağı var.

Yatırımcılar ,Türkiyede hukukun tıkandığını görünce haklarını AİHM de arıyor.Yapacak başka bir şey yok çünkü.Oradan çıkacak sonuca bakacağız.Yasal dayanağı varmıymış yokmuymuş.

jet lee
11-01-2011, 07:56
baymetin :
"Bu tür el koymalar bu hükümete mahsus bir olay değil.Daha önceki koalisyon hükümetleri döneminde de aynı benzer şeyler yaşandı.Aktaş Elektrik örneğin,Bir bakanın talimatıyla işi bitirildi.Ky her zaman mağdur anladık,elinde hisse olan BY ler neden bir şey yapamıyor,onu anlamıyorum.Demekki yapılan işlemlerin yasal dayanağı var. "
**Alim ile sohbet etmek, lalü mercan incidir...
Cahil ile sohbet etmek, günde bin can incitir..**

camlik20
11-01-2011, 11:11
Bu tür el koymalar bu hükümete mahsus bir olay değil.Daha önceki koalisyon hükümetleri döneminde de aynı benzer şeyler yaşandı.Aktaş Elektrik örneğin,Bir bakanın talimatıyla işi bitirildi.Ky her zaman mağdur anladık,elinde hisse olan BY ler neden bir şey yapamıyor,onu anlamıyorum.Demekki yapılan işlemlerin yasal dayanağı var.

Evet, zaten bu yasal dayanak(!) nedeniyledir ki hiç bir yabancı yatırımcı firma enerji özelleştirme ihalelerine katılmadı aynen EPDK başkanının da itiraf ettiği gibi.

mercek
11-01-2011, 15:47
Bu tür el koymalar bu hükümete mahsus bir olay değil.Daha önceki koalisyon hükümetleri döneminde de aynı benzer şeyler yaşandı.Aktaş Elektrik örneğin,Bir bakanın talimatıyla işi bitirildi.Ky her zaman mağdur anladık,elinde hisse olan BY ler neden bir şey yapamıyor,onu anlamıyorum.Demekki yapılan işlemlerin yasal dayanağı var.

sevsinler senin yandaşlıgını ve puta tapar gibi biyat kültürünüzü yav bu adamlara bu kadar neden tapar da savunmaya kalkarsınız onu anlamış degilim aktaşla bunu nasıl kıyaslarsın bunu da anlamış degilim tabi aktaşa yapılan da aynı hikaye gibi ona yapılan da ky nin ahını mezarda bile ödeyemez ama bu çok daha farklı bunu bile anlamıyor veya işinize savunuculuk geliyorsa ne diyeyim tapın tapabildiginiz yere kadar.

naim.tiner
11-01-2011, 17:34
Bu tür el koymalar bu hükümete mahsus bir olay değil.Daha önceki koalisyon hükümetleri döneminde de aynı benzer şeyler yaşandı.Aktaş Elektrik örneğin,Bir bakanın talimatıyla işi bitirildi.Ky her zaman mağdur anladık,elinde hisse olan BY ler neden bir şey yapamıyor,onu anlamıyorum.Demekki yapılan işlemlerin yasal dayanağı var.

Evet baymetin,yasal dayanağı var.AKP.ve RTE.için orman yasaları geçerli.......

jet lee
11-01-2011, 21:01
Evet baymetin,yasal dayanağı var.AKP.ve RTE.için orman yasaları geçerli.......

sayın Tiner çok güzel yorumlamışsınız

camlik20
12-01-2011, 11:01
Bu forumdaki arkadaşlar aynı fikirde olmayabilir ama bence AKP de hükümet de Kepez,Çukele el koyma yönteminde yanlış yaptıklarının,tamamen siyasi davrandıklarının farkındalar.Ama tükürdüklerini de yalayamıyorlar.Bu konuda farkında olmaları gereken en büyük hata da bir insan hakkı olan "mülkiyet" hakkının çiğnenmesi.Yoksa devlet benim evime de arabama da el koyabilir ama bedelini ödemek kaydı ile.AİHMde davayı kazandıracak olan en önemli argüman da "mülkiyet hakkı" ihlali sanıyorum ve hükümetin bu konuda kendini savunacak bir dayanağı yok."Benim ülkemin kanunları böyle" demek kurtarmayacak çünkü Türkiye AİHM kararlarının bağlayıcılığını kabul etmiş bir ülke.Bence hükümet şu anda bu işin sonunda ödeyeceği bedelin hesabını kesinlikle yapıyordur.Korkunun ecele faydası yok çünkü.Malesef çok yanlış yaptılar bu işte ve en son yapılan özelleştirmelerden sonra bu işi düzeltme şansları da kalmadı.Son yanlış da bu oldu.AİHM kararı Demoklesin kılıcı gibi hükümetin üzerinde şu anda.Kendi düşen ağlamazmış.

hissesiz
12-01-2011, 15:01
Bende benzeri dedikoduları duydum.Hükümetin başı dahil (hiç güvenemiyorum ama)bir çok kişi olaya sıcak bakarken Bebecan ın şiddetle karşı çıktığı dedikoduları geldi kulağıma.ayrıca Kayseri elektrikteki olayla ilgili çok eski tarihlerde O Zaman Melikgazi belediye başkanı olan bir arkadaşım benden Rahmetli Enerji Bakanı Veysel Atasoydan Kayseri Elk. Genel müdürünün randevu talebiyle ilgili tavasutta bulunmamı istedi.Bakanda beni kırmayarak onunla görüştü.O gelen genel müdür şimdiki Enerji bakanı Taner Yıldız mı idi pek bilemiyorum ama hatırladığım randevu den sonra bakana işlerini halledip halledemediğini sorduğumda bana hangi birini halledeceksin demişti.

naim.tiner
12-01-2011, 21:56
Bu forumdaki arkadaşlar aynı fikirde olmayabilir ama bence AKP de hükümet de Kepez,Çukele el koyma yönteminde yanlış yaptıklarının,tamamen siyasi davrandıklarının farkındalar.Ama tükürdüklerini de yalayamıyorlar.Bu konuda farkında olmaları gereken en büyük hata da bir insan hakkı olan "mülkiyet" hakkının çiğnenmesi.Yoksa devlet benim evime de arabama da el koyabilir ama bedelini ödemek kaydı ile.AİHMde davayı kazandıracak olan en önemli argüman da "mülkiyet hakkı" ihlali sanıyorum ve hükümetin bu konuda kendini savunacak bir dayanağı yok."Benim ülkemin kanunları böyle" demek kurtarmayacak çünkü Türkiye AİHM kararlarının bağlayıcılığını kabul etmiş bir ülke.Bence hükümet şu anda bu işin sonunda ödeyeceği bedelin hesabını kesinlikle yapıyordur.Korkunun ecele faydası yok çünkü.Malesef çok yanlış yaptılar bu işte ve en son yapılan özelleştirmelerden sonra bu işi düzeltme şansları da kalmadı.Son yanlış da bu oldu.AİHM kararı Demoklesin kılıcı gibi hükümetin üzerinde şu anda.Kendi düşen ağlamazmış.

Veeeee.....son perde.....AKP.ve RTE.nin avenesi ile birlikte bal çukuruna düşüşleriiiiii........

camlik20
13-01-2011, 08:01
Veeeee.....son perde.....AKP.ve RTE.nin avenesi ile birlikte bal çukuruna düşüşleriiiiii........

Naim bey ifadenizi tam olarak çözemedim.Benimle ilgili bir yoru mu yaptınız yoksa başka bir kastınız mı vardı? Önyargılı olarak yanlış bir şey söylemek istemem.Lütfen son mesajınızı açıklarmısınız,teşekür ederim.

naim.tiner
13-01-2011, 11:15
Naim bey ifadenizi tam olarak çözemedim.Benimle ilgili bir yoru mu yaptınız yoksa başka bir kastınız mı vardı? Önyargılı olarak yanlış bir şey söylemek istemem.Lütfen son mesajınızı açıklarmısınız,teşekür ederim.

Kesinlikle hayır.Sizin hakkınızda yorum yapmadım.Forumdaki bütün arkadaşlarıma saygım sonsuz.Ve sizde saygı duyduğum bir arkadaşımsınız.Ayrıca yorumunuz tebrik edilecek bir yorum.Ben sadece bizlere haksızlık yapanların gelecekteki durumlarını yorumladım o kadar.Affınıza sığınarak yorumumu yorumunuza ek olarak kabul edin.Zaten bu böyledir.Kalbimin sizlerle beraber olduğunu bilin.Saygı ve sevgilerimle.Hoşçakalın.

camlik20
13-01-2011, 12:27
Kesinlikle hayır.Sizin hakkınızda yorum yapmadım.Forumdaki bütün arkadaşlarıma saygım sonsuz.Ve sizde saygı duyduğum bir arkadaşımsınız.Ayrıca yorumunuz tebrik edilecek bir yorum.Ben sadece bizlere haksızlık yapanların gelecekteki durumlarını yorumladım o kadar.Affınıza sığınarak yorumumu yorumunuza ek olarak kabul edin.Zaten bu böyledir.Kalbimin sizlerle beraber olduğunu bilin.Saygı ve sevgilerimle.Hoşçakalın.

Bilmukabele ederim.

Damgacı Abi
13-01-2011, 12:53
naimim tinerim kardeşim. yahu kardeşim sen de ki bu tiner kokusundan mı nedir bilmem
senin hergün yazını burda görmek istiyorum. alışkanlık yaptın tinercim
hatta müsaitsen her saat başı yaz. hem seni hem yazılarını koklayalım.

jet lee
13-01-2011, 13:42
"turkıye ınsan hakları kurumu'' kurulmasına ılıskın yasa tasarısı kabul edıldı

''turkıye ınsan hakları kurumu'' kurulmasına
ılıskın yasa tasarısı, tbmm anayasa komısyonunda kabul edıldı.
Ak partı ıstanbul mılletvekılı burhan kuzu baskanlıgında toplanan
komısyonda, tasarının maddelerı ele alındı. Kabul edılen tasarı, ınsan haklarının
korunması ve gelıstırılmesı amacıyla calısmalar yapmak uzere turkıye ınsan
hakları kurumu kurulmasını, teskılat, gorev ve yetkılerını duzenlıyor.
Kurum, kamu tuzel kısılıgıne haız, ıdarı ve malı ozerklıge sahıp ve ozel
butcelı olacak. Basbakanlık ıle ılıskılı olan kurumun merkezı ankara'da olacak.
Kurum, yurt ıcınde ve sayısı ıkıyı gecmemek uzere yurt dısında da buro
acabılecek.
Kurum, gorev ve yetkılerını kendı sorumlulugu altında bagımsız olarak
yerıne getırecek ve kullanacak. Gorev alanına gıren konularla ılgılı olarak
hıcbır organ, makam, mercı veya kısı, kurula emır ve talımat veremeyecek, tavsıye
ve telkınde bulunamayacak. Kurum, faalıyetlerı hakkında kamuoyunu
bılgılendırecek.
Kurum, ınsan haklarının korunmasına, gelıstırılmesıne ve ıhlallerın
onlenmesıne yonelık calısmalar yapmak; sıkayet ve basvuruları ıncelemek,
arastırmak ve bunların sonuclarını takıp etmek, ınsan hakları alanındakı
gelısmelerı ızlemek ve degerlendırmek amacıyla arastırma ve ıncelemeler yapmakla
gorevlı olacak.
Kurum, gecıcı veya bellı bır ıhtısas gerektıren nıtelıktekı ısler ıcın
hızmet satın alabılecek. Kuruma, genel butceden yardım yapılacak.

-turkıye ınsan hakları kurulu-

turkıye ınsan hakları kurulu, kurumun karar organını olusturacak. Kurul,
bırı baskan, bırı ıkıncı baskan olmak uzere 11 uyeden olusacak. Kurula baskan ve
uye olabılmek ıcın herhangı bır sıyası partının yonetım ve denetım organlarında
gorevlı veya yetkılı olmamak gerekecek.
Baskan, ıkıncı baskan ve uyeler, bakanlar kurulu tarafından secılecek.
Secımlerde, ınsan hakları alanında calısmalar yapan; sıvıl toplum kurulusları,
sendıkalar, sosyal ve meslekı kuruluslar, felsefı dusunce akımları,
unıversıteler, avukatlar, doktorlar, gorsel veya yazılı basın mensupları ve
uzmanlarının cogulcu sekılde temsılıne ozen gosterılecek.
Baskan ve uyelerın gorev suresı 4 yıl olacak. Suresı bıtenler en fazla
bır donem daha yenıden secılebılecek.
Kurul baskanı, ıkıncı baskan ve uyelerın surelerı dolmadan herhangı bır
nedenle gorevlerıne son verılemeyecek. Ancak, secılmelerı ıcın gereklı sartları
tasımadıkları ya da kaybettıklerı kurulca tespıt edılen baskan ve uyelerın
gorevlerıne, bakanlar kurulunca son verılecek. Kurul kararlarını suresı ıcınde
ımzalamayan veya karsı oy gerekcesını suresı ıcınde yazılı olarak bıldırmeyen
baskan ve uyelerın uyelıklerıne de aynı usul cercevesınde son verılecek.
Agır ceza mahkemesının gorevıne gıren sucustu hallerı dısında, munhasıran
ınsan haklarının korunması ve gelıstırılmesıne ılıskın gorevlerıyle ılgılı suc
ısledıgı ılerı surelen baskan, ıkıncı baskan ve uyeler yakalanamayacak, ustlerı
ve konutları aranamayacak, sorguya cekılemeyecek. Ancak, durum derhal
basbakanlıga bıldırılecek. Buna aykırı hareket eden kolluk kuvvetlerı amır ve
memurları hakkında yetkılı cumhurıyet bassavcılıgı tarafından genel hukumlere
gore dogrudan dogruya sorusturma ve kovusturma yapılacak.

-teskılat-

kurumun teskılatı kurul ve baskanlıktan olusacak. Kurul, kurumla ve
kurumun gorev alanıyla ılgılı duzenlemeler yapılmasına donuk kararlar alacak.
Kurul turkıye'nın taraf oldugu uluslararası ınsan hakları sozlesmelerının
uygulanmasını ızleyecek. Bu sozlesmeler kapsamında kurulan ınceleme, ızleme ve
denetleme mekanızmalarına devletın sunmakla yukumlu oldugu raporların
hazırlanması surecınde, ılgılı sıvıl toplum kuruluslarından da yararlanmak
suretıyle gorus bıldırecek, bu raporların sunulacagı uluslararası toplantılara
temsılcı gonderecek.
Kurul, ınsan hakları alanındakı sorun, gelısme ıle kamu kurum ve
kuruluslarının bu alandakı performanslarını degerlendıren yıllık raporlar
hazırlayıp, bunları yayınlayacak, ılgılı kısı ve kurumlara dagıtacak. Yıllık
duzenlı raporlar dısında, gerek goruldugunde ınsan hakları alanında ozel raporlar
da yayımlayacak.
Ayrıca kurul, gerektıgınde 3 uyeden olusan heyetlerle ozgurlugunden
mahrum bırakılan ya da koruma altına alınan kısılerın bulundukları yerlere
zıyaretler gerceklestırecek, kamu kurum ve kurulusları ıle sıvıl toplum
kuruluslarıyla bırlıkte ınsan haklarının gelıstırılmesını tesvık eden ve hak
ıhlallerının gıderılmesını hedefleyen kampanya ve programlar yurutecek.
Kurul, en az ayda bır defa olmak uzere gereklı hallerde toplanacak.
Kurumun hızmet bırımlerı; ıhlal ıddıalarını ınceleme, ıskence ve kotu
muameleyle mucadele, hukuk, egıtım, dıs ılıskıler ve proje, medya ve halkla
ılıskıler, bılgı ve dokumantasyon, personel, yonetım hızmetlerı ve stratejı
gelıstırme bırımlerınden olusacak.
Kurum, gorev ve yetkı alanına gıren konularda yerınde ınceleme ve
arastırma yapmak uzere ılgılı kurum ve kuruluslarının temsılcılerı ve kısılerın
katılımıyla heyet olusturabılecek.
Kamu kurum ve kurulusları ıle dıger gercek ve tuzel kısıler, kurumun
taleplerını gecıkmeksızın yerıne getırmek zorunda olacak.

-basvurular-

ınsan hakları ıhlalıne maruz kaldıgını ıddıa eden kısıler kuruma
basvurabılecek. Basvurulara ılıskın usul ve esaslar, kurum tarafından cıkarılacak
yonetmelıkle belırlenecek.
Kuruma verılen ınceleme, arastırma, zıyaret ve rapor hazırlama gorevlerı
ıle dıger gorevler, ınsan hakları uzman ve uzman yardımcıları ıle dıger
gorevlıler tarafından yapılacak.
Kurum, ınsan hakları sorunlarını tartısmak ve ınsan hakları konularında
bılgı ve gorus alısverısınde bulunmak amacıyla, kamu kurum ve kurulusları, sıvıl
toplum kurulusları, yuksekogretım kurumları, basın-yayın kurulusları,
arastırmacılar ve ılgılı dıger kısı, kurum ve kuruluslarla en az uc ayda bır
duzenlı ıstısareler yapacak.
Kurum, gorev, yetkı ve sorumluluk alanına gıren ve onceden kanunla
duzenlenmıs konularda ıdarı duzenlemeler yapabılecek.

-sozlesmelı personel calısabılecek-

kurumda; baskan yardımcısı, ınsan hakları uzmanı ve ınsan hakları uzman
yardımcıları, kadroları karsılık gosterılmek kaydıyla, devlet memurları kanunu ve
dıger kanunların sozlesmelı personel calıstırılması hakkındakı hukumlerıne baglı
olmaksızın, sozlesmelı olarak calıstırılabılecek.
Baskan ve uyeler, turk ceza kanunu acısından kamu gorevlılerı gıbı
yargılanacak. Memurlar ve dıger kamu gorevlılerının yargılanması hakkında kanun
uyarınca baskan ve uyeler ıcın sorusturma ızınlerı, basbakan tarafından
verılecek. Sorusturma ıznı verılmesı veya verılmemesıne ılıskın kararlara karsı
yapılan ıtırazlar, danıstay tarafından karara baglanacak.
ınsan hakları baskanlıgı ıle ınsan hakları ust kurulu, ınsan hakları
danısma kurulu ve ınsan hakları ıhlalı ıddıalarını ınceleme heyetlerı
lagvedılecek.
Kurum baskanlıgı ve ıkıncı baskanlıgına ılk defa secılenlerın, ılk gorev
suresı 6 yıl olacak. Ad cekme yoluyla yapılacak kura sonuclarına gore, kurumun
ılk uyelerınden dordunun ılk gorev suresı 6 yıl, ucunun ılk gorev suresı 4 yıl,
ıkısının ılk gorev suresı de 2 yıl olacak.
Kurum buroları kuruluncaya kadar, ıl ve ılce ınsan hakları kurulları,
kurum burosu olarak gorev yapacak.
Tasarıyla kuruma 75 kadro tahsıs edılıyor.




-aa-

naim.tiner
13-01-2011, 22:16
Bilmukabele ederim.

Çok teşekkür ederim.

naim.tiner
13-01-2011, 22:19
naimim tinerim kardeşim. yahu kardeşim sen de ki bu tiner kokusundan mı nedir bilmem
senin hergün yazını burda görmek istiyorum. alışkanlık yaptın tinercim
hatta müsaitsen her saat başı yaz. hem seni hem yazılarını koklayalım.

Damgacı Abim,
Sana çok teşekkür ederim.Bende bıraktığın izlenim çok olumlu.Sen babayiğit bir insansın.İzlenimim bu.Forumdaki bütün arkadaşlarım gibi sende benim için çok değerli bir arkadaşsın.Yüreğim hep sizlerle bunu sakın unutmayın...

naim.tiner
13-01-2011, 22:22
Bu sitenin sahibine,yöneticisine bizlere yorum yapma olanağını sağlayanlara teşekkür etmeyi borç bilirim.Onlara sonsuz teşekkürlerimi arzederim.Sağolun varolun...

28617160
14-01-2011, 08:08
SPK Başkanı Akgiray, İMKB'deki tahtalarının açılması çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini açıkladı

1.11.2010 - 13:30


Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, çok sayıda küçük yatırımcının mağduriyetine neden olan İMKB'deki kapalı tahtalar sorununun yakında çözüme kavuşturulacağını bildirdi.

Bu konudaki çalışmaların önemli aşamaya geldiğini ifade eden Akgiray, "Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak" dedi.

İstanbul'da İş Hayatı Dayanışma Derneği'nin (İŞHAD) Avrasya Barter işbirliği ile düzenlediği kahvaltıya konuk konuşmacı olarak katılan SPK Başkanı Akgiray, tahtası kapalı bulunan şirketlerin bazılarıyla ilgili hukuki süreçlerin devam ettiğini hatırlatarak, tahtaların açılmasıyla ilgili kararlar için 'doğru zamanı beklediklerini' söyledi.

Finans okur-yazarlığını artırma ve halka arzları teşvik için yeni bir kampanya başlatacaklarını belirten Akgiray, Türkiye'de 500-600 milyar dolar büyüklüğünde halka arzlara gidecek kaynağın bulunduğunu söyledi. Vedat Akgiray, önemli konulara ilişkin mesajlar içeren konuşmasında, Türkiye'nin kredi notunun yakında "yatırım yapılabilir ülke" seviyesine çıkartılacağı beklentisi taşıdığını, "modern" ürün borsalarının 2011 yılı içinde faaliyete geçeceğini ve yeni SPK mevzuatı ile foreks piyasalarına ilişkin mevzuatın hazır olduğunu da bildirdi. Düşük kur tartışmalarına da değinen Akgiray, 'değerli paranın her zaman iyi oluğunu, ancak bunun altının doldurulması gerektiğini' söyledi.

Kapalı tahtaların açılması çalışmaları ilerledi

Zamanında bir takım yanlışlar yapıldığını, bazı şirketlerin küstürüldüğünü ve tedbirler alınırken kurunun yanında yaşın da yandığın ifade eden Akgiray, şöyle konuştu: "Bir daha bu türden işlerin olmaması lazım. Bunu garanti etmek istiyoruz. Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak. Bu konudaki düzenlemeler ve çalışmalarımız belli bir noktaya ulaştı. Ama zaman veremiyorum. Bazılarıyla ilgili devam eden ulusal, uluslararası hukuki süreçler var. O şirketin yararına şu an yapılacak bir eylem, sonrasında büyük zararlara da yol açabilir. Onun için doğru zamanı bekliyoruz. Tabii ki istisnaları da olabilir, ama tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız."

10'a yakın şirketin tahtası açılacak

SPK Başkanı Vedat Akgiray'ın İMKB'deki kapalı tahtalarla ilgili açıklaması, özellikle ellerindeki hisse senetleri işlem görmediği için mağdur olan çok sayıda küçük yatırımcıyı yakından ilgilendiriyor. İMKB kayıtlarına göre halen 2000 yılından bu yana 38 şirketin işlem sırası kapalı. Bu şirketlerden bazıları faaliyetini durdurmuş, bazıları ise tasfiye sürecinde bulunuyor.

Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, "Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, işleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor.

Borç almayın, halka açılın

Vedat Akgiray, Türkiye'de borç özkaynak oranının oldukça yüksek düzeylerde bulunduğunu ve İSO'nun belirlediği 500 büyük şirkette bu oran yüzde 300'e ulaştığına işaret ederek, şirketlerin borç yerine halka arzla kaynak yaratmalarının önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin halka açılmalara yatırım yapabilecek, bu işte kullanabileceği 500-600 milyar dolarlık bir kaynağı bulunduğunu söyleyen Akgiray şunları kaydetti: "Bu kaynaktan pay alabilmek için şirketlerin erken davranması lazım. Dünyanın en zengin kişilerine bakın, bunların tamamı halka açık şirketlerin ortaklarıdır. Türkiye'de finans okur-yazarlığı oldukça düşük düzeyde.

Halka açılmaları teşvik etmek ve finans okur-yazarlığını artırmak için kapsamlı bir çalışma yürüteceğiz, yeni bir kampanya yürüteceğiz. Türkiye'de yatırımcı da var, para da var. Ancak, halka açılmaktan tereddüt duyan şirket sahibi çok fazla. Bu konudaki çalışmalarımızda herkese ulaşacağız."

SPK Başkanı Akgiray, konuşmasında başlıkları itibarıyla şunları anlattı:

Not artışı olmazsa...

- " Türkiye'nin kredi notu artırılacak. Daha bir süre gidişat izleniyor. Türkiye'nin durumu, 2006'da Brezilya'nın yaşadığı duruma benziyor. Onlar da (kredi notumuz olması gerekenin çok altında) diye devamlı şikayet ediyorlardı. Sonra not artışı geldi ve Güney Kore'yi dahi geçtiler. Ben kredi notu veren derecelendirme kuruluşunun görevlisi olsaydım, ya bugün, yani kısa süre içinde, ya da seçimlerden hemen sonra not artışı yapardım. Seçimlere kısa süre kala yapılacak bir not artışının spekülatif yorumlara neden olacağını düşünüyorum. Dediğim gibi bizim notumuz olması gereken seviyenin altında. Notumuz artırılmazsa, biz de bir daha bu kuruluşların kapısı çalmayız. Bu işi parayla yapıyorlar. Sonrası onların sorunu olur."

Foreks piyasalarına ilişkin düzenleme hazır

- "Foreks piyasalarıyla ilgili düzenleme hazır. Mevzuatta düzenleme var ama denetleme yetkisinde netlik yok. Denetimi biz üstleniyoruz. Bununla ilgili yarım cümlelik bir ek düzenleme yapacağız ve sanıyorum bütçe görüşmeleri sonrasında gündeme alınacak. Dolayısıyla da bu işi kısa süre içinde çözeceğiz diye düşünüyoruz. Yıl başına kadar çözülür düşüncesindeyiz. Tabii ocak-şubata kalma riski de var, ama seçimlerden sonraya kalırsa bu iyi olmayacak. Sermaye Piyasası Kanunu'nu da sıfırdan yazdık. Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun çıkmasıyla ilgili belirsizlikler sürdüğü için de oraya atıfta bulunmadık. Yakında Meclis'e gönderiyoruz."

Modern emtia borsası 2011'de geliyor

"2011 YILINDA modern bir ürün borsası faaliyete başlayacak. Gelişmiş ekonomilerde ürün ya da emtia borsalarının büyük bir işlevi var. Türkiye'nin de batıdaki örneklerine benzer emtia borsasına sahip olması son derece önemli. Büyük üreticisi olduğumuz ürünlerde fiyatı başkaları belirliyor. Örneğin dünyadaki toplam fındık üretiminin yüzde 75'ini Türkiye olarak biz gerçekleştiriyoruz, ama fiyatını biz değil başkaları belirliyor. Almanya'nın iki kentindeki iki büyük alıcı firma fındık fiyatının ne olacağını karar veriyor. Artık, hem fındık, hem pamuk hem de güneş ve diğer bazı enerji türleri ile ilgili ürünler ve daha bir çok ürünün işlem göreceğim modern bir ürün borsası 2011 yılında faaliyete geçmiş olacak. Böylece, bu ürünlerin fiyatı doğru şekilde ve hem üretici hem de piyasa yararına oluşacak. Devletin de fındık ve diğer bir çok üründe üzerindeki yük de kalkmış olacak. Bu borsa İzmir ve İstanbul'daki borsalarla ilişkili olacak. Ama bana sorarsanız, bu borsa tek merkezde ve İstanbul'da olmalı."

"Değerli para iyidir, ancak..."

DEĞERLİ PARA her şekilde çok iyidir; eğer spekülatif bir bir durum yok iseÖ Ancak, bunun altının doldurulması lazım. İhracatçılarımız düşük kurdan dolayı mağdur olduklarını söylüyorlar, "rekabet gücümüzü kaybediyoruz" diyorlar. Belki de artık Türk Lirası karşılığı ihracat yapmayı öğrenmemiz lazım.

Buna paralel olarak da vadeli kontralar yapılmasını işler hale getirmemiz lazım. Eğer; örneğin Çin ile ticaret yapıyorsak Çin'in parası ile TL'nin mübadele edilmesini sağlayacak bir mekanizmayı kurabilir ve işletebilirsek, alıcı ve satıcının herhangi bir çekincesi ve kaybı söz konusu olmayacaktır. Eğer iki ülkenin merkez bankaları karşılıklı para mübadelesini yapabilirlerse kimsenin derdi olmaz. Bu durumda doların, euronun kurunun ne olduğu çok da önemli değil. Bu anlamda Sayın Başbakan'ın tespitine katılıyoruz.

kaynak: http://www.borsagundem.com/haber/BORSADAKI-KAPALI-TAHTALAR-ACILACAK/33824

28617160
14-01-2011, 08:12
kapalı tahtalarda benim hissem yok ama sizler için dua ediyorum...inşAllah kapalı tahtlarda hissesi olan yatırımcıların mağdurluğu ortadan kaldırılır...yazıda on şirket diyor..faaliyetini devam ettirenleri açabilirler sanırsam...çeaş ve kepez ilk açılacaklardandır bence...sabredin ve elinizdeki hisseleri sakın kaptırmayın derim..

vedat77
14-01-2011, 09:10
kapalı tahtalarda benim hissem yok ama sizler için dua ediyorum...inşAllah kapalı tahtlarda hissesi olan yatırımcıların mağdurluğu ortadan kaldırılır...yazıda on şirket diyor..faaliyetini devam ettirenleri açabilirler sanırsam...çeaş ve kepez ilk açılacaklardandır bence...sabredin ve elinizdeki hisseleri sakın kaptırmayın derim..

merhaba arkadasım sgolasın dileklerin icin...
ama cukel kepez icin faaliyetleri devam edenler derken ne demek istediklerini ben anlayamadım sahsen.
eger masa sandalye koltuk birde mudur hala yerinde demekse bu, aihm kararı oncesi son cırpınıslar olabilir ancak.
zira sirketin aktiflerinin buyuk kısmını sattılar geri kalanlarıda satmak icin yırtınıyorlar.
keske acılsa el konmadan onceki aktifleri ve sozlesmeleri ile.
ama bu su an mumkun degil.
o haliyle borsanın en buyuk sirketi olur cukel. kepez de ondan asagı kalmaz.
malesef bu acılıs (ben pek ihtimal vermesemde) sadece aihm 'ne bir yaranma olabilir bizler acısından
şu aşamada.

saygılar

mercek
14-01-2011, 09:54
spk başkanı açılacak 10 şirketten bahsediyor bu 10 şirketin içersinde çeaş kepez başta olacak sa ki sanırım öyle yapacaklar bence şirketin gerçek kapandıgı dönemdeki haklarıyla açılmazsa ki öyle olacak gibi bu ky açısından tam bir handikap olur çok ky durumu bilmediginden bu hisseleri ucuz yoldan elden çıkartacaktır işte o zaman çok yazık olur içi boşaltılmış levha şirketi olmaktan öteye geçmez bu yüzden bence spk hükümet adına bir kumara girişecek bu da biz ky lerin elindeki hisseleri kapma operasyonu olacaktır barajlar ve dagıtım alanlarındaki durumu açıklamadan hisseleri açmaları çok kötü kokular yayar etrafa bu adamların ne yapmak istedikleri tam bir muamma neden enerji bakanı çıkıp bir açıklama yapmaz neden ne şekilde açılacagı açıklanmaz kapalı kutu gibi evirip çevirirler yani nesrin topkapı gibi kıvırtıp dururlar bu işte bir bit yenigi var bence kıçlarını kurtarma ve recebe yaranma açılışı olur bu iş ki bence çok pis bir oyun tezgahından başka bir iş olmaz.

jet lee
14-01-2011, 10:53
merhaba arkadasım sgolasın dileklerin icin...
ama cukel kepez icin faaliyetleri devam edenler derken ne demek istediklerini ben anlayamadım sahsen.
eger masa sandalye koltuk birde mudur hala yerinde demekse bu, aihm kararı oncesi son cırpınıslar olabilir ancak.
zira sirketin aktiflerinin buyuk kısmını sattılar geri kalanlarıda satmak icin yırtınıyorlar.
keske acılsa el konmadan onceki aktifleri ve sozlesmeleri ile.
ama bu su an mumkun degil.
o haliyle borsanın en buyuk sirketi olur cukel. kepez de ondan asagı kalmaz.
malesef bu acılıs (ben pek ihtimal vermesemde) sadece aihm 'ne bir yaranma olabilir bizler acısından
şu aşamada.

saygılar

tamamen aynı görüşteyim üstelik SPK NAŞAKNI'NIN maaşını kim veriyorsa yularınıda o tutar yani bizim davalı olduğum kesim............bizim lehimize tek iş yapmaz spk,hayal mahsülü bunlar

jet lee
14-01-2011, 10:56
buda bir hisse sahibinin SPK'ya bilgi edinmek için attığı mail ve aldığı cevap zamanı gelince yayınlamak için saklıyordum,işte spk'nın gerçek düşünceleri

İlgi: 04.11.2010 tarihli e-postanız.

İlgide kayıtlı e-postanızda özetle, Çukurova Elektrik A.Ş. ve Kepez Elektrik T.A.Ş. hisse senetlerinin son durumu hakkında bilgi talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB) 12.6.2003 tarih ve B.15.0.EGM.01.02/1933 sayı ile Kurula, aynı tarih ve B.15.0.EGM.01.02/1934 sayı ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanlığı’na gönderilen ve aynı tarihte kamuya açıklanan yazılarında da belirtildiği üzere, Bakanlığın aynı tarihli kararıyla, Şirketler’in gerek 3096 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikler ve bu kanuna dayalı olarak imzalanan imtiyaz sözleşmelerine aykırı tutumları, gerek 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uyulmadığından bahisle Bakanlık ile Şirketler arasında imzalanan Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmeleri’nin, şirket kusuru nedeniyle sözleşmenin feshini düzenleyen 19. maddesine istinaden feshine karar verildiği ve Şirketler’in bundan böyle görev bölgesinde faaliyet göstermesi mümkün olmadığından, taraflarınca işletilen tesislere ve bu tesislerin mütemmim cüzleri ile işletme faaliyeti için gerekli olan tüm araç ve gerece Bakanlıkça el konulduğu açıklanmıştır. Anılan gelişmeleri takiben, Bakanlar Kurulu’nun 17.6.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2003/5712 sayılı kararı ile Şirketler’e görev verilmesine ilişkin Kararname’nin yürürlükten kaldırılmasına karar verilmiştir.

ETKB’nin, Bakanlık ile Şirketler arasında imzalanan Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmeleri’nin feshine ilişkin 12.6.2003 tarihli kararı üzerine, İMKB Yönetim Kurulu tarafından hisse senetlerinin Gözaltı Pazarındaki işlem sıraları geçici olarak kapatılmış olup, söz konusu Şirketler’e ilgili bölgelerde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yapma görevi verilmesine ilişkin kararnamenin kaldırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu’nun 2003/5712 sayılı kararının 17.6.2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazetede yayınlanması üzerine de, İMKB Yönetim Kurulu’nun 17.6.2003 tarihli toplantısında, Şirketler’in esas faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli imtiyaz yetkisinin Bakanlar Kurulu tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle, Genel Yönetmelik’in 47. maddesi (c) bendi ile İMKB Kotasyon Yönetmeliği’nin 16. maddesi (j) bendi kapsamında ve aynı Yönetmeliğin 5/B maddesi gereğince, Şirket’in Kot Dışı Pazar (Gözaltı Pazarı) kaydında bulunan hisse senetlerinin Borsa pazarlarından ve Borsa Kaydından çıkarılmasına ve işlem görmekten sürekli olarak men edilmesine karar verilmiştir. Hisse senetlerinin borsadaki işlem sıralarının tekrar açılması konusunda yetki, İMKB Kotasyon Yönetmeliği uyarınca İMKB’ye aittir.

Mevcut durum itibariyle, Şirketler’in görev bölgelerinde esas faaliyet konularında iştigal etmeleri hukuken mümkün bulunmamakla birlikte, anılan Şirketler’in tüzel kişiliği devam etmektedir. Bu itibarla, Şirketler’in hisse senetlerini elinde bulunduran yatırımcıların ortak sıfatı ve buna bağlı olarak Şirketler’in ortaklarına karşı yükümlülükleri devam etmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 336’ncı maddesi ile kanun veya ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu tutulmuşlardır. Ortakların ve alacaklıların, yasal koşullar oluştuğu takdirde, yönetim kurulu üyelerine karşı dava açma hakları bulunmaktadır. Bu çerçevede, devam etmekte olan ortaklık ilişkisinin gereği olarak, ortakların, yasal koşullar oluştuğu takdirde, Şirketler’in imtiyaz hakkının kaybında ve hisse senetlerinin Borsa kaydından çıkarılmasında sorumluluğu bulunan Şirket yönetim kurulu üyelerine karşı dava açmaları mümkündür.

Bilgi edinilmesi rica olunur.

SPK 'ya tek söyleyeceğim:" İSTİFADA BİR HİZMETTİR"

idma
14-01-2011, 17:45
Zamanında bir takım yanlışlar yapıldığını, bazı şirketlerin küstürüldüğünü ve tedbirler alınırken kurunun yanında yaşın da yandığın ifade eden Akgiray, şöyle konuştu: "Bir daha bu türden işlerin olmaması lazım. Bunu garanti etmek istiyoruz. Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak. Bu konudaki düzenlemeler ve çalışmalarımız belli bir noktaya ulaştı. Ama zaman veremiyorum. Bazılarıyla ilgili devam eden ulusal, uluslararası hukuki süreçler var. O şirketin yararına şu an yapılacak bir eylem, sonrasında büyük zararlara da yol açabilir. Onun için doğru zamanı bekliyoruz. Tabii ki istisnaları da olabilir, ama tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız."
(Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an )dagıtım özelleştirmesi kesinleşince sebep ortatan kalktı denilecek.barajları geri iade edilecek ve tahtalar açılacak diye düşünüyorum .Davalardan en az zararla kurtulmanın hesabı.

Damgacı Abi
14-01-2011, 18:12
uluslararası süreç dediği aktaş kepez çeaş
zaten başka el konan yok diğerleri acaba hangileri
uzel- boyasan- polylen -ukim - sifaş- nergiz - egs finans
köytaş - demirbank - yaşarbank . başka unuttuğumuz var mı acaba .
elimde köytaş da var 10 tane daire parasıydı. şimdi 1.800.-TL olarak duruyor.
daireler bir milyar - 1,5 milyarken almıştım . o zamanın parası tam 15 milyar .
vay anasına yahu 1200 tane adam çalıştıran firmaya bak. Nazilliye gitmiştim bir ara genel kurula
kapandığı zaman. lokantada yemek yedim halkla sohbet ettim. millet ağlıyordu kapandığından dolayı...
bir ilçede dolaylı- direk 1200 adamın ekmek yemesi ne demek...bunun derhal kurtarılması lazım.
kendim için istiyorsam namerdim. sırf oranın halkının eline para geçsin. çalışsın rızkını temin etsin.

camlik20
14-01-2011, 21:31
dagıtım özelleştirmesi kesinleşince sebep ortatan kalktı denilecek.barajları geri iade edilecek ve tahtalar açılacak diye düşünüyorum .Davalardan en az zararla kurtulmanın hesabı.
Kötünün iyisi bir çözüm olur en azından.

naim.tiner
14-01-2011, 22:31
SPK Başkanı Akgiray, İMKB'deki tahtalarının açılması çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini açıkladı

1.11.2010 - 13:30


Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, çok sayıda küçük yatırımcının mağduriyetine neden olan İMKB'deki kapalı tahtalar sorununun yakında çözüme kavuşturulacağını bildirdi.

Bu konudaki çalışmaların önemli aşamaya geldiğini ifade eden Akgiray, "Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak" dedi.

İstanbul'da İş Hayatı Dayanışma Derneği'nin (İŞHAD) Avrasya Barter işbirliği ile düzenlediği kahvaltıya konuk konuşmacı olarak katılan SPK Başkanı Akgiray, tahtası kapalı bulunan şirketlerin bazılarıyla ilgili hukuki süreçlerin devam ettiğini hatırlatarak, tahtaların açılmasıyla ilgili kararlar için 'doğru zamanı beklediklerini' söyledi.

Finans okur-yazarlığını artırma ve halka arzları teşvik için yeni bir kampanya başlatacaklarını belirten Akgiray, Türkiye'de 500-600 milyar dolar büyüklüğünde halka arzlara gidecek kaynağın bulunduğunu söyledi. Vedat Akgiray, önemli konulara ilişkin mesajlar içeren konuşmasında, Türkiye'nin kredi notunun yakında "yatırım yapılabilir ülke" seviyesine çıkartılacağı beklentisi taşıdığını, "modern" ürün borsalarının 2011 yılı içinde faaliyete geçeceğini ve yeni SPK mevzuatı ile foreks piyasalarına ilişkin mevzuatın hazır olduğunu da bildirdi. Düşük kur tartışmalarına da değinen Akgiray, 'değerli paranın her zaman iyi oluğunu, ancak bunun altının doldurulması gerektiğini' söyledi.

Kapalı tahtaların açılması çalışmaları ilerledi

Zamanında bir takım yanlışlar yapıldığını, bazı şirketlerin küstürüldüğünü ve tedbirler alınırken kurunun yanında yaşın da yandığın ifade eden Akgiray, şöyle konuştu: "Bir daha bu türden işlerin olmaması lazım. Bunu garanti etmek istiyoruz. Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak. Bu konudaki düzenlemeler ve çalışmalarımız belli bir noktaya ulaştı. Ama zaman veremiyorum. Bazılarıyla ilgili devam eden ulusal, uluslararası hukuki süreçler var. O şirketin yararına şu an yapılacak bir eylem, sonrasında büyük zararlara da yol açabilir. Onun için doğru zamanı bekliyoruz. Tabii ki istisnaları da olabilir, ama tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız."

10'a yakın şirketin tahtası açılacak

SPK Başkanı Vedat Akgiray'ın İMKB'deki kapalı tahtalarla ilgili açıklaması, özellikle ellerindeki hisse senetleri işlem görmediği için mağdur olan çok sayıda küçük yatırımcıyı yakından ilgilendiriyor. İMKB kayıtlarına göre halen 2000 yılından bu yana 38 şirketin işlem sırası kapalı. Bu şirketlerden bazıları faaliyetini durdurmuş, bazıları ise tasfiye sürecinde bulunuyor.

Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, "Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, işleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor.

Borç almayın, halka açılın

Vedat Akgiray, Türkiye'de borç özkaynak oranının oldukça yüksek düzeylerde bulunduğunu ve İSO'nun belirlediği 500 büyük şirkette bu oran yüzde 300'e ulaştığına işaret ederek, şirketlerin borç yerine halka arzla kaynak yaratmalarının önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin halka açılmalara yatırım yapabilecek, bu işte kullanabileceği 500-600 milyar dolarlık bir kaynağı bulunduğunu söyleyen Akgiray şunları kaydetti: "Bu kaynaktan pay alabilmek için şirketlerin erken davranması lazım. Dünyanın en zengin kişilerine bakın, bunların tamamı halka açık şirketlerin ortaklarıdır. Türkiye'de finans okur-yazarlığı oldukça düşük düzeyde.

Halka açılmaları teşvik etmek ve finans okur-yazarlığını artırmak için kapsamlı bir çalışma yürüteceğiz, yeni bir kampanya yürüteceğiz. Türkiye'de yatırımcı da var, para da var. Ancak, halka açılmaktan tereddüt duyan şirket sahibi çok fazla. Bu konudaki çalışmalarımızda herkese ulaşacağız."

SPK Başkanı Akgiray, konuşmasında başlıkları itibarıyla şunları anlattı:

Not artışı olmazsa...

- " Türkiye'nin kredi notu artırılacak. Daha bir süre gidişat izleniyor. Türkiye'nin durumu, 2006'da Brezilya'nın yaşadığı duruma benziyor. Onlar da (kredi notumuz olması gerekenin çok altında) diye devamlı şikayet ediyorlardı. Sonra not artışı geldi ve Güney Kore'yi dahi geçtiler. Ben kredi notu veren derecelendirme kuruluşunun görevlisi olsaydım, ya bugün, yani kısa süre içinde, ya da seçimlerden hemen sonra not artışı yapardım. Seçimlere kısa süre kala yapılacak bir not artışının spekülatif yorumlara neden olacağını düşünüyorum. Dediğim gibi bizim notumuz olması gereken seviyenin altında. Notumuz artırılmazsa, biz de bir daha bu kuruluşların kapısı çalmayız. Bu işi parayla yapıyorlar. Sonrası onların sorunu olur."

Foreks piyasalarına ilişkin düzenleme hazır

- "Foreks piyasalarıyla ilgili düzenleme hazır. Mevzuatta düzenleme var ama denetleme yetkisinde netlik yok. Denetimi biz üstleniyoruz. Bununla ilgili yarım cümlelik bir ek düzenleme yapacağız ve sanıyorum bütçe görüşmeleri sonrasında gündeme alınacak. Dolayısıyla da bu işi kısa süre içinde çözeceğiz diye düşünüyoruz. Yıl başına kadar çözülür düşüncesindeyiz. Tabii ocak-şubata kalma riski de var, ama seçimlerden sonraya kalırsa bu iyi olmayacak. Sermaye Piyasası Kanunu'nu da sıfırdan yazdık. Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun çıkmasıyla ilgili belirsizlikler sürdüğü için de oraya atıfta bulunmadık. Yakında Meclis'e gönderiyoruz."

Modern emtia borsası 2011'de geliyor

"2011 YILINDA modern bir ürün borsası faaliyete başlayacak. Gelişmiş ekonomilerde ürün ya da emtia borsalarının büyük bir işlevi var. Türkiye'nin de batıdaki örneklerine benzer emtia borsasına sahip olması son derece önemli. Büyük üreticisi olduğumuz ürünlerde fiyatı başkaları belirliyor. Örneğin dünyadaki toplam fındık üretiminin yüzde 75'ini Türkiye olarak biz gerçekleştiriyoruz, ama fiyatını biz değil başkaları belirliyor. Almanya'nın iki kentindeki iki büyük alıcı firma fındık fiyatının ne olacağını karar veriyor. Artık, hem fındık, hem pamuk hem de güneş ve diğer bazı enerji türleri ile ilgili ürünler ve daha bir çok ürünün işlem göreceğim modern bir ürün borsası 2011 yılında faaliyete geçmiş olacak. Böylece, bu ürünlerin fiyatı doğru şekilde ve hem üretici hem de piyasa yararına oluşacak. Devletin de fındık ve diğer bir çok üründe üzerindeki yük de kalkmış olacak. Bu borsa İzmir ve İstanbul'daki borsalarla ilişkili olacak. Ama bana sorarsanız, bu borsa tek merkezde ve İstanbul'da olmalı."

"Değerli para iyidir, ancak..."

DEĞERLİ PARA her şekilde çok iyidir; eğer spekülatif bir bir durum yok iseÖ Ancak, bunun altının doldurulması lazım. İhracatçılarımız düşük kurdan dolayı mağdur olduklarını söylüyorlar, "rekabet gücümüzü kaybediyoruz" diyorlar. Belki de artık Türk Lirası karşılığı ihracat yapmayı öğrenmemiz lazım.

Buna paralel olarak da vadeli kontralar yapılmasını işler hale getirmemiz lazım. Eğer; örneğin Çin ile ticaret yapıyorsak Çin'in parası ile TL'nin mübadele edilmesini sağlayacak bir mekanizmayı kurabilir ve işletebilirsek, alıcı ve satıcının herhangi bir çekincesi ve kaybı söz konusu olmayacaktır. Eğer iki ülkenin merkez bankaları karşılıklı para mübadelesini yapabilirlerse kimsenin derdi olmaz. Bu durumda doların, euronun kurunun ne olduğu çok da önemli değil. Bu anlamda Sayın Başbakan'ın tespitine katılıyoruz.

kaynak: http://www.borsagundem.com/haber/BORSADAKI-KAPALI-TAHTALAR-ACILACAK/33824

Bu devletin satacağı hisselerden alacak enayi kaldı mıııııı......acaba....??????......

naim.tiner
14-01-2011, 22:40
buda bir hisse sahibinin SPK'ya bilgi edinmek için attığı mail ve aldığı cevap zamanı gelince yayınlamak için saklıyordum,işte spk'nın gerçek düşünceleri

İlgi: 04.11.2010 tarihli e-postanız.

İlgide kayıtlı e-postanızda özetle, Çukurova Elektrik A.Ş. ve Kepez Elektrik T.A.Ş. hisse senetlerinin son durumu hakkında bilgi talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB) 12.6.2003 tarih ve B.15.0.EGM.01.02/1933 sayı ile Kurula, aynı tarih ve B.15.0.EGM.01.02/1934 sayı ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanlığı’na gönderilen ve aynı tarihte kamuya açıklanan yazılarında da belirtildiği üzere, Bakanlığın aynı tarihli kararıyla, Şirketler’in gerek 3096 sayılı Kanun, ilgili yönetmelikler ve bu kanuna dayalı olarak imzalanan imtiyaz sözleşmelerine aykırı tutumları, gerek 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uyulmadığından bahisle Bakanlık ile Şirketler arasında imzalanan Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmeleri’nin, şirket kusuru nedeniyle sözleşmenin feshini düzenleyen 19. maddesine istinaden feshine karar verildiği ve Şirketler’in bundan böyle görev bölgesinde faaliyet göstermesi mümkün olmadığından, taraflarınca işletilen tesislere ve bu tesislerin mütemmim cüzleri ile işletme faaliyeti için gerekli olan tüm araç ve gerece Bakanlıkça el konulduğu açıklanmıştır. Anılan gelişmeleri takiben, Bakanlar Kurulu’nun 17.6.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2003/5712 sayılı kararı ile Şirketler’e görev verilmesine ilişkin Kararname’nin yürürlükten kaldırılmasına karar verilmiştir.

ETKB’nin, Bakanlık ile Şirketler arasında imzalanan Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmeleri’nin feshine ilişkin 12.6.2003 tarihli kararı üzerine, İMKB Yönetim Kurulu tarafından hisse senetlerinin Gözaltı Pazarındaki işlem sıraları geçici olarak kapatılmış olup, söz konusu Şirketler’e ilgili bölgelerde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yapma görevi verilmesine ilişkin kararnamenin kaldırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu’nun 2003/5712 sayılı kararının 17.6.2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazetede yayınlanması üzerine de, İMKB Yönetim Kurulu’nun 17.6.2003 tarihli toplantısında, Şirketler’in esas faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli imtiyaz yetkisinin Bakanlar Kurulu tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle, Genel Yönetmelik’in 47. maddesi (c) bendi ile İMKB Kotasyon Yönetmeliği’nin 16. maddesi (j) bendi kapsamında ve aynı Yönetmeliğin 5/B maddesi gereğince, Şirket’in Kot Dışı Pazar (Gözaltı Pazarı) kaydında bulunan hisse senetlerinin Borsa pazarlarından ve Borsa Kaydından çıkarılmasına ve işlem görmekten sürekli olarak men edilmesine karar verilmiştir. Hisse senetlerinin borsadaki işlem sıralarının tekrar açılması konusunda yetki, İMKB Kotasyon Yönetmeliği uyarınca İMKB’ye aittir.

Mevcut durum itibariyle, Şirketler’in görev bölgelerinde esas faaliyet konularında iştigal etmeleri hukuken mümkün bulunmamakla birlikte, anılan Şirketler’in tüzel kişiliği devam etmektedir. Bu itibarla, Şirketler’in hisse senetlerini elinde bulunduran yatırımcıların ortak sıfatı ve buna bağlı olarak Şirketler’in ortaklarına karşı yükümlülükleri devam etmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 336’ncı maddesi ile kanun veya ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu tutulmuşlardır. Ortakların ve alacaklıların, yasal koşullar oluştuğu takdirde, yönetim kurulu üyelerine karşı dava açma hakları bulunmaktadır. Bu çerçevede, devam etmekte olan ortaklık ilişkisinin gereği olarak, ortakların, yasal koşullar oluştuğu takdirde, Şirketler’in imtiyaz hakkının kaybında ve hisse senetlerinin Borsa kaydından çıkarılmasında sorumluluğu bulunan Şirket yönetim kurulu üyelerine karşı dava açmaları mümkündür.

Bilgi edinilmesi rica olunur.

SPK 'ya tek söyleyeceğim:" İSTİFADA BİR HİZMETTİR"

Vay vay vay....cevaba bakarmısınız...? Berke Barajından akan sular zehir ve irin olarak içinize akar inşallah....bunca KY.nın hakkını gaspettiğiniz için......

naim.tiner
14-01-2011, 22:57
Kötünün iyisi bir çözüm olur en azından.

AKP.ve RTE.ve de İMKB.korkudan ne yapacaklarını şaşırdı.ÇEAŞ-KEPEZ için tahtalar açılsa bile (hiç sanmıyorum ya neyse) kesinlikle elimizdeki malı ISCID ve AİHM.kararları açıklanmadan satmayacağız.Bunca yıl bekledik.Davalının burnundan yaptıklarını fitil fitil getirmeden bu iş bitmez.Nasıl olsa elimizdeki kağıtların değeri şu an için sıfır.AKP.ve RTE.nin eli mahkum.Bu davalar onlar için hayat memat meselesi.Kolay mı ? Türkiye'nin bunların yüzünden yiyeceği asgari 100 milyar dolar tazminat karşısında AKP.RTE.ve İMKB.buhar olur uçar gider.Kendilerini bulacakları (bundan öncekilerde dahil) yerse Silivri'de yargılanmak ve en ağır şekilde cezalandırılmak malvarlıklarına haklı ve yasal olarak el konulmak.............bakalım o zaman recebimin İsviçre'de kaç hesabı varmış görürüz.....

naim.tiner
15-01-2011, 09:11
merhaba arkadasım sgolasın dileklerin icin...
ama cukel kepez icin faaliyetleri devam edenler derken ne demek istediklerini ben anlayamadım sahsen.
eger masa sandalye koltuk birde mudur hala yerinde demekse bu, aihm kararı oncesi son cırpınıslar olabilir ancak.
zira sirketin aktiflerinin buyuk kısmını sattılar geri kalanlarıda satmak icin yırtınıyorlar.
keske acılsa el konmadan onceki aktifleri ve sozlesmeleri ile.
ama bu su an mumkun degil.

o haliyle borsanın en buyuk sirketi olur cukel. kepez de ondan asagı kalmaz.
malesef bu acılıs (ben pek ihtimal vermesemde) sadece aihm 'ne bir yaranma olabilir bizler acısından
şu aşamada.

saygılar

Bir kandırmadıkları AİHM.kalmıştı, kendilerince devasa akıllarıyla onları da kandırmaya çalışıyorlar.Ama onlarda AKP.hukukunun kafası yok.Onlar proteinle besili,bizimkiler ne ile besili bilemiyorum.Ayrıca onlar dünyaya hakkın ve hukukun ne olduğunu gösteriyor.AİHM.sini akılsız mı sanıyorlar.Öyle sanıyorlarsa kendileri akılsız demektir.Zaten aklı olanlar böyle bir işe kalkışıp ülkenin enerji konusunda belkemiklerinden biri sayılacak KY.nında desteği ile kurulmuş ÇEAŞ ve KEPEZ'i gasp etmezlerdi.Önce sat parasını al sonra gaspet.Sonra bulduğun enayilere tekrar sat.Bu işleme söyleyecek cümle bulamıyorum.AKP.ve RTE.nin sonu bu davadan olacak.Yok olup gidecekler bir daha geri gelmemecesine.....yandaşlarıda onları kurtaramayacak.......ele geçirdikleri yargıya ise hiç güvenmesinler.Seçimlerden sonra yeni bir hükümet kurulur yasaları çıkartır ve ne kadar cemaat mensubu hakim ve savcı varsa işlerine son verilir tabi ki hakları verilerek....bizler hep hukuka saygılı olduk ama AKP.hukukuna hiç saygım yok...çünkü bu hukuk bizleri AİHM.si kapılarında hak aramaya mecbur bıraktı......gönül isterdi ki bu dava kendi ülkemdeki hukukçular tarafından çözülsün.....şimdi saat tersine çalışıyor.AKP.ve RTE. telaş içinde ama renk vermiyorlar şimdilik.Davalar tazminat kararları ile sonuçlanınca hangi renge girecekler merak ediyorum doğrusu.20 bine yakın KY.sekiz yıldır kan kusuyor.İntihar edenler,kahrından ölenler,kanser olanlar,iflas edenler.Hep AKP.ve RTE.nin bu konudaki beceriksizlikleri ve kendi kafalarına göre yazdıkları hukuktan ve mahkemeler üzerinde kurdukları baskı yüzünden.Bu vebalin altından hem maddi hemde manevi olarak kalkabileceklerini zannetmiyorum.......Allah sonlarını hayırlı eylemeye......

jet lee
15-01-2011, 14:00
AİHM' de dava etmiş olduğumuz ÇEAŞ-KEPEZ ile şu andaki firmaların arasında sadece isim benzerliği vardır, 12/06/2003'ten itibaren yapılan zulümden sonra ve son özelleştirmelerle beraber geri dönüş imkanı kalmamıştır, bundan sonra "para tazminatı" konuşur diğer ihtimaller temenni olabilir...

naim.tiner
15-01-2011, 15:00
AİHM' de dava etmiş olduğumuz ÇEAŞ-KEPEZ ile şu andaki firmaların arasında sadece isim benzerliği vardır, 12/06/2003'ten itibaren yapılan zulümden sonra ve son özelleştirmelerle beraber geri dönüş imkanı kalmamıştır, bundan sonra "para tazminatı" konuşur diğer ihtimaller temenni olabilir...

Evet sayın jet lee,
Bundan sonra para tazminatı konuşulur.Yalnız davalı bu kadar yüklü miktardaki tazminatı nasıl ödeyecek ben onu merak eder dururum.Karar verilecek yüklü bir tazminat davalı tarafın sonu olur.Millette bu tazminatlardan dolayı TC.nin malvarlığına haciz işlemi geldiği zaman uyanır.Temennim iş işten geçmeden milletin uyanması ve önümüzdeki seçimlerde oyunu ona göre kullanması....

kucukortak
15-01-2011, 22:22
cok cok cok cok buyuk bir gunah bu.. fatmagülün suçu ne!

naim.tiner
16-01-2011, 15:20
cok cok cok cok buyuk bir gunah bu.. fatmagülün suçu ne!


:biggrin::biggrin::biggrin::he::he::he:

jet lee
16-01-2011, 20:02
Evet sayın jet lee,
Bundan sonra para tazminatı konuşulur.Yalnız davalı bu kadar yüklü miktardaki tazminatı nasıl ödeyecek ben onu merak eder dururum.Karar verilecek yüklü bir tazminat davalı tarafın sonu olur.Millette bu tazminatlardan dolayı TC.nin malvarlığına haciz işlemi geldiği zaman uyanır.Temennim iş işten geçmeden milletin uyanması ve önümüzdeki seçimlerde oyunu ona göre kullanması....


KÜÇÜK YATIRIMCIDA taşçatlasa ÇEAŞ için şirketin %10'u var, UZANLARDAN aldığı %30'dan sonra davalıya koymaz herhalde KY'nın hakkını versinde, nerden,nasıl bulursa bulsun onuda biraz ödeyecekler düşünsün

naim.tiner
16-01-2011, 20:31
KÜÇÜK YATIRIMCIDA taşçatlasa ÇEAŞ için şirketin %10'u var, UZANLARDAN aldığı %30'dan sonra davalıya koymaz herhalde KY'nın hakkını versinde, nerden,nasıl bulursa bulsun onuda biraz ödeyecekler düşünsün

Evet haklısınız sayın jet lee,
ödeyecekler düşünsün.Saygı ve sevgilerimle.

yatırımcılık
17-01-2011, 10:14
Gaflete düşmüş insan bozuntuları,
O sıtada gelen insanlar organize olabilirlermi? Bu mümkünmü?.
Millet sizden iğreniyor,tiskiniyor diyoruz inanmıyorsunuz.Buyurun stad görüntülerini izleyin.
Halk daha ne yapsın.Eline fırsat geçtiğinde size yuh da çekecek,küfürde edecek.
Bu olay bir milat olmuştur.Artık halkın olduğu hiç bir organizasyona gidemiyecek,katılamayacaksınız.Eğer giderseniz,artık kafanıza yumurtamı gelir,küfürmü gelir gelince görürsünüz.Artık halkın içi haram size.Siz ancak yandaşlarınızın arasına girebilirsiniz.

alper akçam
17-01-2011, 11:05
Evet halkın içine girmek bundan sonra cesaret ister ,şimdiye kadar açılışlara kendi yandaşları katıldığından şak şakçılarıyla mutlu bir görüntü çiziyordu,eeee koca stadı akp lilerle dolduramazsın her partiden camiaadan insan var orada susturamazsın özgürdür ifadesini yansıtmakta.....
Arkadaşlar bu şirkete neden el konuldu ,Elektirik Dağıtım haklarını iade etmediği için değilmi?el konulduktan sonra bu kısmı özelleştirme yoluyla satıldı ,ozaman bu sorunda ortadan kalkmış olmuyormu?Davada biterse çeaş ve kepezi dağıtım kısmı ayrı tutularak iade etmesi doğru bir yaklaşım ve beklenti olmazmı?Bence bizlerin böyle bir beklenti içinde olması seçeneklerin içinde olması gerekir...:cool:
Saygılarımla.....

alper akçam
17-01-2011, 11:16
Kapalı tahtaların açılması çalışmaları ilerledi

Zamanında bir takım yanlışlar yapıldığını, bazı şirketlerin küstürüldüğünü ve tedbirler alınırken kurunun yanında yaşın da yandığın ifade eden Akgiray, şöyle konuştu: "Bir daha bu türden işlerin olmaması lazım. Bunu garanti etmek istiyoruz. Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak. Bu konudaki düzenlemeler ve çalışmalarımız belli bir noktaya ulaştı. Ama zaman veremiyorum. Bazılarıyla ilgili devam eden ulusal, uluslararası hukuki süreçler var. O şirketin yararına şu an yapılacak bir eylem, sonrasında büyük zararlara da yol açabilir. Onun için doğru zamanı bekliyoruz. Tabii ki istisnaları da olabilir, ama tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız."

10'a yakın şirketin tahtası açılacak

SPK Başkanı Vedat Akgiray'ın İMKB'deki kapalı tahtalarla ilgili açıklaması, özellikle ellerindeki hisse senetleri işlem görmediği için mağdur olan çok sayıda küçük yatırımcıyı yakından ilgilendiriyor. İMKB kayıtlarına göre halen 2000 yılından bu yana 38 şirketin işlem sırası kapalı. Bu şirketlerden bazıları faaliyetini durdurmuş, bazıları ise tasfiye sürecinde bulunuyor.

Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, "Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, işleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor.
GEÇEN HAFTAKİ SPK BAŞKANININ KONUŞMASINDAN BU SONUCU ÇIKARTTIM

Gence
18-01-2011, 16:28
ÇEAŞ'ta Uzanlar dışındaki yatırımcıların payı % 15 civarında idi. (Sayın Jet Lee % 10 diyor)
Diğer taraftan, unutmamak gerekir ki, Uzanlar açtıkları davaları kazandığı takdirde de İmar Bankası dolayısiyle tahakkuk ettirilen vergi ve cezalar nedeniyle ancak cüzi bir tazminat alabilecek.(İstedikleri astronomik rakamların mahkemelerce kabul edilmeyeceğini varsayıyorum.)

fatmanur
18-01-2011, 22:19
ESKİ BİLGİLERİMİZİ UNUTMUYALIM. İNSANLAR GECMİŞİ COK CABUK UNUTUYOR.Star'ın manşetinde,Hükümete ve AK Parti'ye ağır hakaretlerde bulunuldu.Erdoğan'ın resminin hemen yanına, "Gücün buna mı yetiyor KALLEŞ" başlığı atıldı.Gazetenin haberinde, "Türkiye, AKP'nin Uzan Grubu'na siyasi linç girişimini izliyor. Çukurova ve Kepez Elektrik'e gaspa kalkışıldı" denildi.

İşte Star'ın konuyla ilgili haberi...


AKP Hükümeti siyasi rakibi Cem Uzan'ı linç etmek için Uzan Grubu'na yargısız infaza başladı. 2058'e kadar Uzan'a ait olan Çukurova ve Kepez Elektrik'e hukuku hiçe sayarak el kondu. Yöneticiler ve avukatlar polis zoruyla dışarı atıldı. Bu kararı tanımayan Uzan Grubu dava açtı.


GENÇ Türkiye Cumhuriyeti, dün tarihinin en kara günlerinden birini yaşadı. Türk sermayesinin gurur abidesi Uzan Grubu'nun, Türkiye'nin kâr rekortmeni iki şirketine, Çukurova ve Kepez Elektrik'e el kondu. Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ı, 'yok edilmesi gereken en büyük siyasi rakip' olarak gören AKP'nin Başkanı Tayyip Erdoğan, hukuku hiçe sayarak bu yargısız infazın startını verdi. Enerji Bakanlığı bürokratları, bir polis ordusuyla gelip Çukurova ve Kepez Elektrik'i işgal ettiler. Enerji Bakanlığı, işgale gerekçe olarak bu şirketlerin mevzuat ve sözleşme hükümlerini sürekli ihlal etmeleri gibi uyduruk bir gerekçe gösterdi.


RESMEN SİLAHLI İŞGAL



İŞGAL, gerçekleştirildikten bir süre sonra Enerji Bakanlığı tarafından borsaya gönderilen bir açıklamayla Türkiye'ye duyuruldu. İşyerlerini terketmek istemeyen Çukurova ve Kepez Elektrik yönetici ve avukatlarının polis zoruyla yaka paça nasıl dışarı atıldığını tüm Türkiye, televizyonlardan izledi. ÇEAŞ Genel Müdürü Zafer Savrun, 'Bakanlık yetkilileri ve polisler odama kadar girip tebligatı bana zorla imzalattılar. Kollarımızdan tutarak fabrika dışına çıkardılar' dedi. Kepez Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Cevat Aktepe de, 'Odamdan, başıma silah dayanarak çıkartıldım' diye konuştu.


TAYYİP'İN AMACI NE?



ÇUKUROVA Elektrik avukatları, şirketin yönetim faaliyetlerinin şirket yönetim kurulunca sürdürülebilmesi için, bu haksız gaspa karşı ihtiyati tedbir başvurusu yaptı. Peki Enerji Bakanlığı, haksız olduğu bir konuda, üstelik açılmış davalar sürerken böyle bir yargısız infaza niçin girişti? Gaspın ardından Enerji Bakanı Güler ve EPDKBaşkanı Yusuf Günay Tayyip Erdoğan'la görüştü, açıklama yapılmadı. Tayyip Erdoğan yurtdışına giderken bu konudaki sorulara kaçamak cevap verip topu Enerji Bakanı Güler'e attı. Bakan da kanunsuz iş yaptıklarını itiraf edemeyeceği için, yönetmelikler gereği böyle bir işlem yaptıkları zırvasını uydurdu.


ÇEAŞ VE KEPEZ: BU İŞGALİ TANIMIYORUZ



Çukurova ve Kepez Elektrik yönetimleri, gasp kararını tanımadıklarını açıklayan iki ayrı deklarasyon yayınladı. İşte o açıklamalar:


Hukukun çiğnenmesini ve mülkiyet hakkımıza tecavüz edilmesini kınıyoruz. Bugün ülkemizde demokrasi, insan hakları, mülkiyet hakkı bir kere daha siyasi iktidar tarafından ayaklar altına alınmıştır.


Bir özel sektör kuruluşu olan Çukurova Elektrik'in Adana'daki, Kepez Elektrik'in Antalya'daki merkez binası, Enerji Bakanlığı'nca, Valilik ve Emniyet de alet edilerek mahkemece verilen tedbir kararları hiçe sayılarak zorla işgal edilmiştir.


Şirketlerin yöneticileri ve hukuk müşaviri avukatlar binadan zorla ve yaka paça dışarı atılmıştır.


Türkiye'nin en çok vergi veren şirketleri siyasi iktidarın kanunsuz kaba gücüne maruz bırakılmıştır.


Mahkeme tespiti ile Çukurova Elektrik'in malvarlığı 3.2 milyar dolar, Kepez Elektrik'in malvarlığı 1.2 milyar dolardır. Bu malvarlığı şirket özsermayesi ve vergileri ödenmiş gelirleri ile yarım asırda meydana getirilmiştir.


Çukurova Elektrik'in malvarlıklarının 60 binden fazla, Kepez Elektrik'in 2 binden fazla tapusu vardır ve bu tapuların hepsi şirketlere aittir.


Şirketlerimizde, devlete ait veya devletten devir alınmış tek bir çivi bile yoktur.


Tapulu mallarımızdan olan merkez binalarımızdan yöneticilerimiz dışarı çıkartılmış, şirketlerimize büyük zarar verilmiştir. 1993'te özelleştirme kapsamında özel sektöre geçen Çukurova ve Kepez Elektrik'te hiçbir hükümetin mülkiyet hakkı yoktur. Hele hele işgal hakkı hiç yoktur.


Hukuk dışı, adalet dışı bu davranış Türk halkınca çok iyi değerlendirilecektir.


Şirketlerimizin varlıklarının yağmalanmasına izin verilmeyecektir. Siyasi iktidar ne kadar güçlü olursa olsun haksız bir eylemde adaleti ayaklar altına alarak mülkiyete tecavüzde başarılı olamayacaktır.


Çukurova Elektrik 2002 yılında 4 milyar kilowatt saat elektrik üreten bir devdir. Çukurova'nın Berke dahil 7, Kepez'in 4 barajı vardır. Çukurova 46, Kepez 10 büyük trafo merkezine sahiptir. Çukurova'nın 3 bin 100 km, Kepez'in bin 521 km iletim ve dağıtım hattı vardır. Bütün tesislerin tapuları Çukurova ve Kepez'in mülkiyetindedir.


Çukurova'nın 3 binden, Kepez'in binden fazla ortağı vardır. Ortakların hakkı hiçbir zaman çiğnetilmeyecektir. Sayın halkımıza ve ortaklarımıza açıklıkla duyurmak isteriz ki; Çukurova ve Kepez'in yasal organları faaliyetlerini aksatmadan yürütmeye devam edecektir. Şirketlerimizi temsile yalnız yasal temsilcilerimiz yetkilidir.


Enerji Bakanlığı'ndan hiç kimse Çukurova ve Kepez'i temsil etmeye ve bu şirket adına imza atmaya yetkili değildir.


Şirketlerimiz, Adana-Mersin, Hatay-Osmaniye ve Antalya'da hizmetlerini aksatmadan başarıyla sürdürecektir.


Malvarlıklarımıza kimse el uzatamaz. Türkiye hukuk devletidir. Buna inanmayanlar er geç hüsrana uğrayacaktır.


Adalet ve hak er geç tecelli edecektir. Hukuka aykırı hareket edenler ne kadar güç sahibi olsalar da hezimetten kaçamayacaklardır. ÇUKUROVA ELEKTRİK A.Ş. KEPEZ ELEKTRİK A.Ş.


BU BARAJLAR SİZİ BOĞAR



Türkiye, AKP'nin Uzan Grubu'na siyasi linç girişimini izliyor. Çukurova ve Kepez Elektrik'e gaspa kalkışıldı.


Oysa Uzan Grubu'nun bu iki şirkette Anayasa ile güvence altına alınmış işletme hakkı var. Hem de 2058'e kadar.


Uzan Grubu'nun Çukurova ve Kepez'e yaptığı yatırım 3.6 milyar dolar. AKP bu emeğe bedelsiz el koyma hevesinde.


Hükümet, Berke gibi bir mühendislik şaheseri başta olmak üzere tam 11 baraja hukuksuzca el koymaya yeltendi. Ama bunu asla başaramayacak.


Tepkiler çığ gibi. Kamuoyu ayakta, hukuk iş başında. Bu kararı alanları pişmanlık bekliyor. En güzelini Güneş Taner söyledi: Sonları Yüce Divan.


TÜRKİYE'NİN en büyük özel sektör enerji yatırımı olan Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik'e Enerji Bakanlığı tarafından el konulması, tam bir hak gaspı. Bugüne kadar 3.6 milyar dolarlık enerji yatırımı yapan Çukurova ve Kepez, bunun karşılığında 2058 yılına kadar elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti hakkını aldı. Ama 'Anayasa ile güvenceye alınmış bu hak' bir yönetmelikle bedelsiz gaspedilmeye çalışılıyor. Peki bu sorun nasıl ortaya çıktı? İşte Çukurova ve Kepez'in borsaya yaptığı açıklamalarla adım adım iletim sorunu: Çukurova ve Kepez Elektrik, 3096 sayılı kanun çerçevesinde Enerji Bakanlığı ile 9 Mart 1998'de İmtiyaz Sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşme, imzalanmadan önce Danıştay tarafından incelendi, hukuka uygun bulundu ve onandı. Sözleşme ile Çukurova ve Kepez'e, görev bölgelerinde 2058'e kadar elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti için imtiyaz verildi.


3.6 MİLYAR $ YATIRIM



TAMAMEN kendi öz kaynakları ile olmak kaydıyla Çukurova 3 milyar 221 milyon, Kepez 355 milyon dolarlık enerji altyapı yatırımı yaptı. Daha sonra 57'nci Hükümet, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nu çıkardı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Çukurova ve Kepez mülkiyetindeki iletim tesislerinin hukuksuz bir yönetmelikle TEİAŞ'a devrini istedi. Çukurova ve Kepez yönetimine göre bu hukuka ve Anayasa'ya aykırı. 'Çünkü'sünü, Çukurova ve Kepez'in borsaya gönderdiği açıklamadan aktaralım:


Anlaşmamızın dayanağı olan 3096 sayılı yasa halen yürürlükte. Kaldı ki, 3096 sayılı kanun daha sonra kaldırılsa dahi imtiyaz sözleşmesinin taraflara bahşettiği tüm haklar yine geçerliliğini koruyacaktır. Bu nedenle hiçbir halde, sözleşmeye müdahale anlamında bir düzenleme mümkün değildir.


MÜDAHALE OLAMAZ



Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararlarında da, elektrik hizmetleri alanında, kanunla dahi olsa sözleşmelere müdahale sonucunu doğuracak bir düzenlemenin yapılamayacağı tartışmasız ortaya konmuştur.


Bu hususta bir yönetmeliğin yapılmış ve yayımlanmış olması sadece basit bir hukuka aykırılığın ötesinde, Anayasa ve kanuna aykırılık suçunu oluşturmaktadır...


ÇUKUROVA ve Kepez, halka açık iki şirket. Böyle bir el koymanın Sermaye Piyasası Kanunu açısından getireceği sakıncalar neler? İşte açıklaması:


Çukurova ve Kepez, Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi, halka açık iki şirket. Yani bu iki şirketin sahip olduğu değerlerden feragate mecbur tutulması mümkün değil. Hissedarlarının zarar görmesine yol açacak, hukuki temeli olmayan bir 'taleb'in yönetmelik bahane gösterilerek yaptırılmaya çalışılması, SPK iznini gerektirdiği ve izin verilmesi de mümkün olamayacağı için hukuka aykırıdır...


SPK KANUNUNA AYKIRI



Kaldı ki, istenen bir devletleştirme ise, tesis bedeli ve kâr kaybı ile ek zararlar ödenmeksizin kamulaştırma-devletleştirme işleminin yapılması hukuken mümkün değildir.


ÇUKUROVA ve Kepez'in ayrı ayrı yaptığı açıklamaya göre 4618 sayılı kanun, kamu mülkiyetindeki iletim hatlarının TEİAŞ'a devrini öngörüyor. Yani kanun aslında Çukurova ve Kepez'i kapsamıyor. İmtiyaz Sözleşmesi'nin 21/d maddesi de, 'Sözleşme, yürürlüğe konulmasındaki usulle değiştirilecektir' diyor. Peki Enerji Bakanlığı bu gerçek ortadayken Çukurova ve Kepez'e nasıl el koyuyor? Bu sorunun tek cevabı şu: Gasp.


UZAN'IN KUSURU YOK



ÇÜNKÜ hükümet iki şirkete tazminat önermeden, bildirimde bulunmadan, sözleşmenin 19'uncu maddesini yani şirket kusurunu öne sürerek iptale gitti. Oysa Çukurova'nın ve Kepez'in kusuru yok. Üstelik iki şirket yaptıkları açıklamalarda açıkça şu teklifte bulundu: 'Şirketlerimiz, düzenlenecek toplantılara katılmaya ve ayrıca, kâr kaybımız ile iletim tesis bedelleri karşılandığı ve yapılacak olan İmtiyaz Sözleşmesi tadilinde mutabakat sağlanarak İmtiyaz Sözleşmesi'nin yapıldığı usule uygun şekilde Danıştay onayından geçmesi halinde gereklerini yapmaya hazırdır.'


ÇUKUROVA VE KEPEZ KÂRLILIKTA TÜRKİYE REKORTMENİ



Halka açık ve hisseleri borsada işlem gören Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik, borsada yatırımcısına en çok kazandıran şirketlerin başında geliyor. Tamamen Türk sermayesi ile kurulu olan iki şirket, bu yıl yatırımcılarına da rekor düzeyde kâr payı dağıttı. Türkiye'nin kâr şampiyonu olan Çukurova Elektrik, borsa yatırımcısının temettüyü unuttuğu dönemde yatırımcılarını unutmadı. Türk enerji sektörünün en büyük milli yatırımı olan Çukurova Elektrik, 2002 yılı sonunda tam 325 trilyon lira gibi rekor bir kâr açıkladı.


ÇUKUROVA Elektrik, yedek akçe ve vergi olarak yapılacak yasal kesintilerden sonra yatırımcılarına 293 trilyon 592 milyar lira kâr payı dağıttı. Bu rakam Türk sanayii için bir rekor oldu. Bu borsa tarihinde yatırımcıların aldığı en yüksek kâr payı olarak da tarihe geçti. Şöyle ki; yatırımcılar Çukurova Elektrik'e yatırdıkları her bin liralık hisseye karşı 587 bin 185 lira kâr payı aldı. Yatırımcılar, 20 Mayıs'ta kâr paylarının ilk ödemesini aldılar. Türk sermayesinin ikinci gururu Kepez Elektrik de 2002'de 44 trilyon 271 milyar lira kâr elde etti.


KEPEZ, yedek akçe ve vergi olarak ödediği yasal kesintilerden sonra 24 trilyon 460 milyar kâr payı dağıttı. Kepez'e yatırım yapanlar her bin liralık hisselerine karşılık 162 bin 130 lira kâr payını 20 Mayıs'ta aldılar. Hisse senedi performanslarında da Çukurova, borsanın kurulduğundan bu yana en çok kazandıran hisselerin başında geldi. İMKB 1986-2001 arasında aylık getirilere göre bir çalışma yayınladı. Çukurova Elektrik, verileri hesaplanan 310 şirket içinde dolar bazında yıllık ortalama getiride yüzde 21.14 ile ilk 15 arasında yer aldı.


GASPI BIRAKIP DOĞALGAZ KAZIĞINI ÖNLEYİN



PAHALI elektriği sona erdirme iddiasıyla Enerji Bakanlığı koltuğuna oturan Hilmi Güler, 7 aylık bakanlık görevi süresince Türkiye'nin kanını emen Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli ile kurulan doğalgaz santrallerini durdurmak ve pahalı elektriğin önüne geçmek yerine tamamen Türk sermayesiyle yapılmış şirketlerine el koymayı tercih etti. Enerji sektörüne bomba gibi düşen bakanlığın keyfi el koyma olayı sonrası uzmanlar, operasyonu tamamen 'siyasi' olarak nitelendirerek sektörün geleceği açısından kararı endişe verici buldular.


ENERJİDEKİ darboğazı çözmek adına hiçbirşey yapmadan sadece irticai kadrolaşmanın önünü açan Güler, bakanlıktaki tüm kadrolara AKP'lilerin akrabalarını atadı. Güler, aldığı kararın ezikliği nedeniyle gazetecilerin karşısına çıkamadı, bakanlıktaki odasına bile uğramadı. Güler'in hukuk süreci devam ederken sağlam bir gerekçe olmadan tek taraflı aldığı karara tepki yağdı. Uzmanlar, 'Bu karar enerji özelleştirmelerini sekteye uğratır. Şimdi hangi şirket devlete güvenerek bu ihalelere girer?' diyerek tepkilerini dile getirdiler.


AKP'NİN iktidar vizesi almasının ardından Güler pahalı enerjiden şikayet ederken bu pahalı enerjinin kaynağı olarak YİD modeli ile kurulan santralleri gösterdi. Ancak pahalı elektriğin önüne geçmek adına gelinen süreçte bu santrallerle ilgili tek bir adım atılmadı. Bir iddiaya göre Enerji Bakanı Güler, özellikle uluslararası kuruluşlar ve Amerikan Eximbank'tan kredi kullanılarak inşaa edilen ve devlete 12 centten elektrik satan doğal gaz santrallerine dokunamadı. Çünkü bu kreditörler bu santrallerle uğraşılmasını istemediler.


EL KOYAN YÜCE DİVAN'A GİDER



DEVLET eski Bakanı Güneş Taner, Çukurova ve Kepez'e el konulması kararını eleştirerek, 'Çukurova ve Kepez'e el koyanlar Yüce Divan'a gider' dedi. İki şirkete el konması için Bakanlar Kurulu kararı gerektiğine dikkat çeken Taner, Enerji Bakanlığı'nın kendi yetkisiyle el koyamayacağını vurguladı.


Dünyada örneği yok



DAHA geçen yıl Çukurova'nın 1 milyar dolarlık baraj yaptığını kaydeden Taner, 'Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hareket görmedim. Türkiye bir hukuk devletidir. Demokrasi ve hukuk dışına çıkılıp 'Ben yaptım oldu' demek demokrasinin olmadığı ülkelerde olur. Türkiye AB'ye girmeye çalışıyor. Buna benzer hareket hangi AB ülkesinde görülmüştür' diye konuştu.


UZAN HESAPLARINI BOZDU, BÖYLE OLDU



DEVLET eski Bakanı Masum Türker de kararı eleştirdi. Petkim'e en yüksek teklifi veren Uzanlar'ın özelleştirme ihalelerine girişlerinin engellenmek istendiğini kaydeden Türker, 'Kararın gerekçesi belli değil. Olay Uzanlar'ın Petkim'e en yüksek teklif veren şirket olmasıyla ilişkili. IMF'ye özelleştirme yapacağız deniyor, bir taraftan özelleştirilmiş kuruma neden gösterilmeden el konuyor' diye konuştu.


Tek neden Petkim



BUNUN altında Petkim üzerine kurgulanmış bir düzeni Uzanlar'ın fiyat vererek bozmasının yattığını tekrarlayan Türker, 'Böylelikle Uzanlar'ın önümüzdeki ihalelere teklif vermesi engellenecek. Yakın zamanda yapılacak özelleştirmelere sisteme uymayanların teklif vermesini engellemek istiyorlar' dedi.


HÜKÜMETİN YAPTIĞI AÇIKÇA EŞKIYALIK



SANAYİ eski Bakanı Yalım Erez, el koyma kararını sert bir dille eleştirdi. Kararı duyunca dehşete kapıldığını kaydeden Erez, 'Türkiye bir hukuk devleti, burası dağ başı değil. Artık kimimiz yarın evimize el konulması endişesi taşıyoruz. Mesele Uzanlar'ın değil Türkiye'nin meselesi. Bu meseleye tüm Türkiye sahip çıkmalı. Eşkiyanın yarın ne yapacağını kestirmek zor. Sayın Uzan pes etmemeli' dedi.


Akarcalı: Şaibeli olur



ESKİ bakanlardan Bülent Akarcalı da kararın bakanlığın uygulaması olarak kalması halinde şaibeli bir karar olmaktan öteye gidemeyeceğini söyledi. Akarcalı, 'Eğer öyle kalırsa; devletin bürokratları da devletin kendisi de ihlalin bizzat içinde demektir' dedi.