PDA

View Full Version : Ekonomi,haber,yorum



Pages : 1 2 3 [4] 5

uptrend
10-12-2011, 11:36
Havlu atan AB, krizi çözmesi için IMF'ye 200 milyar Euro verecek

Belçika'nın başkenti Brüksel'de toplanan Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları,
borç batağındaki birlik üyelerinin kurtarılmasını ve birlik anlaşmasının yenilenmesini
masaya yatırdı.

Liderler, borç kriziyle mücadele için bankalarının Uluslararası Para Fonu'na (IMF)
200 milyar Euro kredi vermesini kararlaştırdı. AB'deki merkez bankalarının açacağı
krediyle Fon, Avrupa'daki borç kriziyle mücadele için cephanesini güçlendirmiş olacak.
IMF Başkanı Christine Lagarde, 150 milyar Euro'su Euro Bölgesi'nden olmak üzere AB'deki
merkez bankalarının 10 gün içinde açacakları 200 milyar Euro'luk krediyi memnuniyetle
karşıladı. Lagarde, "Avrupa'nın liderlik gösterisini takdir ediyor ve diğerlerinin
de kendi paylarına düşeni yapacağını umuyorum." dedi. Avrupa Birliği liderleri borç
kriziyle mücadelede acil önlemler kapsamında Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun borç
verme kapasitesini Mart 2012'de 500 milyar Euro'ya yükseltme konusunda uzlaştı. 2013
yılından itibaren Avrupa İstikrar Mekanizması adını alacak fona Almanya'nın itirazı
sebebiyle bankacılık lisansı verilmeyecek.

Avrupa Bankacılık Kurumu (EBA) ise Euro Bölgesi borç krizine karşı koyabilmeleri
ve yatırımcıda güven sağlayabilmeleri için Avrupa bankalarının 114,7 milyar Euro
daha sermayeye ihtiyaçları olduğunu açıkladı. EBA'nın yaptığı stres testlerinin sonuçlarına
dayanarak açıkladığı bu rakam, kurumun iki ay önce 106,4 milyar Euro olarak verdiği
tahminin yaklaşık yüzde 8 üzerinde. Bu tabloya göre Alman, Fransız, Avusturya ve
Belçika bankaları sermayelerini güçlendirmek zorunda. EBA'nın Avrupa genelindeki
71 bankaya ilişkin olarak belirlediği rakamlara göre Fransız bankalarının ihtiyaç
duydukları sermaye miktarı 7,3 milyar Euro. İtalyan bankaları için gereken miktar
14,8 milyar Euro'dan 15,4 milyar Euro'ya, Avusturya bankalarının 2,9 milyar Euro'dan
3,9 milyar Euro'ya, Belçika bankalarının ihtiyacı ise 4,1 milyar Euro'dan 6,3 milyar
Euro'ya yükseldi.

uptrend
10-12-2011, 11:37
Tarihi zirvede tarihi bölünme

Euro Bölgesi’ni borç krizinden kurtarmak için toplanan kritik AB zirvesinden hem
birlik, hem bölünme çıktı. Almanya ve Fransa’nın öncülük ettiği sıkı kurallar getiren
hükümetler arası anlaşmayı İngiltere dışında tüm AB üyeleri imzalamayı düşünüyor.
Veto hakkını kullanan İngiltere ise AB’de ‘izole’ oldu

Euro Bölgesi’ni içinde bulunduğu borç sarmalından kurtarmak ve krizin yayılmasını
önlemek amacıyla bir araya gelen Avrupa Birliği liderleri, euro’yu kurtaracağı düşünülen
önlemleri alsalar da “27’li birlik ruhunu” koruyamayarak “tarihi zirvede tarihi bir
bölünme” yaşanmasına neden oldular.
Alınan kararları ulusal çıkarlarına uygun bulmayan İngiltere vetosunu kullandı. Oybirliği
olmaması nedeniyle mevcut AB antlaşmalarında değişikliğe gidilmeyecek ve Almanya-Fransa
ikilisinin hafta başında yaptığı öneriler çerçevesinde şekillenen kararlar hükümetlerarası
antlaşma aracılığıyla uygulamaya sokulacak. İngiltere dışındaki tüm AB ülkelerinin
alınan kararlara uyma olasılığı bulunsa da kesin sayı önümüzdeki haftalarda netleşecek.

10 saatlik kritik zirve
Zirvenin ilk günü olan 8 Aralık gecesi Brüksel’de toplanan AB liderleri yaklaşık
10 saat süren ve cuma sabahı TSİ’yle 06.00 sularında sona eren pazarlıklarda İngiltere’yi
ikna etmeyi başaramadılar. Daha toplantının başında 27’li formatta bir uzlaşıya açık
olduğunu ancak ek bir protokolle finansal hizmetler alanında koruma istediği mesajını
veren İngiltere, Almanya-Fransa ikilisinin önderliğindeki Euro Bölgesi’nin direnişiyle
karşılaştı. Euro Bölgesi ülkeleri Londra’nın talebini kabul edilemez bulunca İngiltere
Başbakanı David Cameron ülkesi adına veto hakkını kullanarak iki vitesli Avrupa’nın
kapısını fiilen açtı.

17 + 9’a doğru...
Daha fazla mali entegrasyon, sıkı kurallar ve yaptırımlara dayanan kararlara 17 Euro
Bölgesi ülkesinin tamamı destek verdi. Bu ülkelere Euro Bölgesi’nde olmayan 6 ülke
de katılma kararı alırken Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve İsveç ise parlamentolarına
danışmak için süre talep etti. Her şeyin yolunda gitmesi halinde “Alman-Fransız disiplinine”
uyan ülkelerin sayısı 26’ya yükselebilir ancak İsveç başta olmak üzere bazı ülkelerin
onay sorunu yaşama riski oldukça yüksek gözüküyor. AB Konseyi Başkanı Herman Van
Rompuy, hükümetlerarası antlaşmanın Mart 2012’ye kadar tamamlanabileceği görüşünde.
Ekonomik entegrasyon bağlamında kısa ve orta vadede güçlü adımlar içeren uzlaşı,
uygulanabilirliği sorgulamaya açık bir niteliğe sahip. Uzlaşının, piyasaların İtalya
ve İspanya gibi ülkeler açısından beklenen ikna edici ve “doğru kararları” içerdiğini
söylemek de oldukça zor.

‘ALMANYA -FRANSA’ REÇETESİNİN ANA HATLARI

Yoğun bir müzakere maratonu sonucu tamamlanan AB Zirvesi’nde alınan kararların ana
hatları şunlar:
- “Mali sözleşme” adı verilen hükümetlerarası antlaşma gereği bütçe açığı gayri safi
yurtiçi hasılasının yüzde 3’ünü aşan ülkelere otomatik yaptırım uygulanacak. Bu
yaptırım, nitelikli çoğunlukla itiraz edilmesi halinde devreye girmeyecek.
- Zorda kalan ülkelere yardım amacıyla oluşturulan Avrupa Mali İstikrar Fonu’nun
(EFSF) yerini alacak kalıcı nitelikteki Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM), 2013 yerine
Temmuz 2012’de devreye sokulacak. EFSF de 2013 ortasına kadar işlevselliğini koruyacak.
Bu unsurlar için öngörülen 500 milyar euro düzeyindeki kaynağın yeterliliği Mart
2012’de yeniden değerlendirilecek. ESM aracılığıyla yapılacak yardımlar için oybirliği
değil yüzde 85 kotalı nitelikli oy çokluğu aranacak.
- Uluslararası Para Fonu’na (IMF), 200 milyar euro düzeyinde kaynak aktarımı yapılacak.

AB’nin yalnız adamı Cameron

İngiltere Başbakanı David Cameron, AB Zirvesi’nde geleneksel tavrını bir kez daha
sergiledi. Kararlara onay vermek karşılığında ülkesi için taviz koparmak isteyen
Cameron, bu kez sert duvara çarptı. Üst düzey bir AB diplomatın, “Acemice bir pazarlıktı”
diye tanımladığı müzakerelerde blöfü yetersiz kalan Cameron, İngiltere’yi derin bir
izolasyona itti. Cameron, “Sunulan İngiltere’nin çıkarına olmadığı için kabul etmedim.
Euro’da iyi ki değiliz ve hiç olmayacağız. Bu ülkelerin terk etmek durumunda kaldıkları
egemenliklerden biz vazgeçmeyeceğiz” dedi. Zirve sonucuyla ilgili en ilginç yorum
Litvanya Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaite’den geldi: “Bölünen Avrupa değil İngilizler.
Karar alma mekanizmasının dışında kaldılar. Avrupa birleşmiş durumda.”

Hırvatistan 28. üye

AB Konseyinin Brüksel’de düzenlen toplantısında Hırvatistan’a AB ülke üyeliği verildi.
Böylece Hırvatistan AB’nin 28’inci üye ülkesi oldu.

ELİNİ SIKMADI

Zirvede Sarkozy’nin Cameron’ı görmezden gelip elini sıkmaması en ilginç anlardan
biri oldu. Ancak ikili daha sonra el sıkıştı.

uptrend
10-12-2011, 11:38
Dünya piyasaları AB’yle gitti-geldi, İngiltere yerine ‘uzlaşma’yı gördü

Avrupa Birliği zirvesinde İngiltere dışında liderlerin çoğunun, borç krizi ile mücadele
için daha sıkı mali birlik üzerinde uzlaşması, uluslararası borsalarda gün sonuna
doğru yükseliş getirirken, gün içinde kararsız bir seyir izleyen İstanbul Menkul
Kıymetler Borsası da (İMKB) dış borsalardaki iyimserliği izleyerek haftayı hafif
yükselişle tamamladı.

İMKB Ulusal 100 endeksi yüzde 0.63 yükselişle 53.834.91 puandan kapandı. AB’nin 27
üyesinden 26’sını oluşturan ve Almanya-Fransa’nın öncülüğündeki devletler, iki günlük
zirvenin ardından Euro Bölgesi’nde daha sıkı bütçe disiplininin uygulanmasını sağlayacak
entegrasyon üzerinde uzlaştı. İngiltere ise AB anlaşmasında değişiklik için verilen
teklifleri kabul edemeyeceğini açıkladı. Gün içinde yön bulmakta zorlanan borsalar
AB zirvesinden gelen uzlaşma haberlerinin ardından toparlandı. Avrupa borsalarında
gösterge endeks FTSEurofirst 300 gün sonuna doğru yüzde 0.95 yükselişteydi. ABD borsalarında
ise Dow Jones yüzde 0.89, Nasdaq endeksi ise yüzde 0.88 artıdaydı. Analistler, piyasalarda
daha büyük bir anlaşma beklentisi bulunmasına karşın, alınan tedbirlerin doğru yolda
gidildiği şeklinde olumlu algılandığını belirttiler.

Çin’den fon desteği

Çin’in Avrupa ve ABD’ye yatırım yapmak için 300 milyar dolarlık bir fon planladığı
yönündeki haber de yatırımcı güvenine destek verdi. Çin Merkez Bankası’nın toplam
300 milyar dolarlık yatırım fonlarını yönetecek yeni bir araç oluşturmayı planladığı
açıklandı. Yatırım aracının biri Avrupa diğeri ABD’ye odaklı iki fondan oluşacağı
belirtilirken bu haberle birlikte borsaların yanısıra Euro da dolar karşısında toparlandı
ve 1.33 seviyesinden 1.34’ün üzerine çıktı. Zirveden yatırımcıları tatmin edecek
sonuç çıkmayacağı endişeleriyle alımların hep satışla karşılamaşması piyasaların
yön bulmasını da zorlaştardı. Gün sonuna doğru Goldman Sachs’ın Avrupa bankacılık
hisseleri için tavsiyesini ‘ağırlığı düşür’den nötre çıkarması ve ABD’de açıklanan
Michigan tüketici güven endeksinin iyi gelmesi dış piyasalarda iyimserliği ve buna
paralel toparlanmayı hızlandırdı.

İMKB yüzde 0.63 yükseldi

Güne yükselişle başlayan ardından kazançlarının bir bölümünü gün içinde zirveye ilişkin
belirsizliklere bağlı olarak geri veren İMKB; kapanışa doğru başta Avrupa olmak üzere
uluslararası borsalardaki hızlı toparlanma İMKB üzerinde de etkili oldu. Güne 52.675
puana gerileyerek başlayan İMKB Ulusal 100 Endeksi, gün içinde 53.986 puana kadar
yükseldi. Öğleden sonra zirvenin sonuçlarına ilişkin karamsar yorumlarla hızlı satışla
karşılaşan İMKB yönünü aşağı çevirdi. Kapanışa doğru bu kez ABD ve Avrupa’daki yükselişle
yüzde 0.63 oranında değer kazancı yakalayan İMKB Ulusal 100 Endeksi günü 53.834 puandan
tamamladı.

Dolar 1.86 liradan döndü

YURTDIŞI piyasalarda liderler zirvesinin akışına paralel Euro’nun başta dolar olmak
üzere önemli para birimleri karşısındaki dalgalı seyri içerde de etkili oldu. Dolar,
bankalararası piyasada güne liderler zirvesinden sabah saatlerinde gelen olumsuz
haberlere paralel yükselişe geçti. Sabah 1.84 TL’den açılan dolar, gün içinde 1.8588
liraya kadar çıktı. Ancak yurtdışında kapanışa doğru olumluya dönen tablo ile dolar
pazartesi valörlüde 1.84 liraya geriledi. Dolar serbest piyasada günü 1.8470 liradan
tamamladı. Merkez Bankası dünkü döviz satım ihalesinde 50 milyon dolarlık satış yaptı.
İhaleye 98 milyon dolarlık teklif gelirken, en yüksek, ortalama fiyat 1.8439 lira
oldu. Merkez’in 5 Ağustos’tan bu yana sattığı tutar ise 8.71 milyar dolara ulaştı.

YILDIRIMM
11-12-2011, 21:08
Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkeden İngiltere hariç diğer ülkeler, yeni bir anlaşma hazırlanması konusunda Cuma günü uzlaşmaya vardılar.

www.finansgundem.com

11.12.2011



Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkeden İngiltere hariç diğer ülkeler, Avro Bölgesi'nin borç krizinin aşılmasında sıkı bütçe uygulamaları için kendilerine hayati öneme sahip yetkiler sunacak yeni bir anlaşma hazırlanması konusunda Cuma günü uzlaşmaya vardılar.

Avro kullanan 17 ülkenin tamamı yeni anlaşmayı kesinlikle onaylayacaklar. Avro Bölgesi dışında kalan ancak AB üyesi olan 9 ülke Danimarka, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan, İsveç ve Çek Cumhuriyeti, anlaşmaya dahil olmadan önce parlamentolarına danışacaklar.

İngiltere Başbakanı David Cameron, yeni anlaşmadaki düzenlemelerden İngiltere'nin finansal hizmetler sektörünü koruyacak imtiyazları elde edemediği için anlaşmaya açıkça ''hayır'' dedi.

-Avrupa yeni anlaşma niçin ihtiyaç duydu--

Son iki yılda, avro kullanan Avro Bölgesi ülkelerini sallayan borç krizi bu ülkelerin bazılarında borçlanma maliyetlerini yükseltti. Yunanistan, İrlanda ve Portekiz kurtarma paketlerini kabul etmek zorunda kaldı ve bölgenin üçüncü büyük ekonomisi İtalya ile dördüncü büyük ekonomisi İspanya için kaygılar arttı. Almanya ve Fransa, sadece anlaşmada yer alan sıkı kuralların, bütün ülkelerin borçlarını ödeyebilmesi ve benzer krizlerin bir daha tekrarlanmaması konusunda piyasaları ikna edeceğini savundu.

Anlaşmaya göre, anlaşmaya bağlı bütün ülkelerin, normal zamanlarda yıllık bütçe açıklarının gayri safi yurt içi hasılalarının (GSYH) yüzde 0,5'ini geçmesine izin verilmeyecek. Resesyon ya da diğer olağanüstü koşullarda bu oranın GSYH'nin yüzde 3'ü olması öngörüldü.

Bütçe açıkları GSYH'nin yüzde 3'ünü geçen ülkeler otomatik olarak cezalandırılacak. 2010 yılında 27 AB ülkesinden 23'nün bütçe açığı yüzde 3 seviyesini aştı.

Avrupa Adalet Divanı, bütün ülkelerin kurallara göre oynamasını temin edecek. Bütün ülkeler, tahvil satışlarıyla ne kadar borçlanmayı planladıklarını peşinen ortaklarına söylemek zorundalar.

-Başka ne kararlar aldılar--

Avro Bölgesi, gönüllü diğer AB üyeleriyle, Avro Bölgesinin başı beladaki üyelerinin kurtarılmasına katkıda bulunmak için Uluslararası Para Fonuna (IMF) 200 milyar avro kredi sağlayacak.

Avro Bölgesi ülkeleri, mevcut geçici kurtarma fonu Avrupa Finansal İstikrar Fonunun (EFSF) yerini alacak daimi kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizmasını (ESM) kuracak, ESM planlanandan bir yıl önce Temmuz 2012'de devreye girecek. Mevcut EFSF'den farklı olarak ESM, bankadaki mevduat gibi ödenmiş sermayeye sahip ve bundan ötürü finansal piyasalarda daha güvenilir.

ESM'nin karar alma süreci basitleştirildi. Acil durumlarda, ESM'nin, sermayesinin yüzde 85'ini elinde bulunduranların kabul etmesi halinde güç durumdaki bir ülkenin kurtarılmasına izin verilecek. Bu, geçmişte olduğu gibi ESM'ye çok fazla maddi katkısı olmayan küçük ülkelerin acil kurtarmaları engellemesini ya da yavaşlatmasını durdurmak anlamına geliyor.

-Hangi konuda anlaşamadılar--

Avro Bölgesi liderleri, 500 milyar avroyla sınırlandırılan bölgenin kurtarma fonları EFSF ve ESM'nin ateş gücünün desteklenmesi konusunda karar vermediler ve bu sınırın 12 Mart'ta yapılacak zirvede yeniden değerlendirmesini karalaştırdılar.

Liderler, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve bazı ülkelerin talep ettiği gibi, bütçe kurallarını ihlal eden hükümetlerin harcama politikalarını kontrol etmek için Avrupa Komisyonu'na daha etkili yetkiler verilmesi konusunda anlaşamadılar.

Liderler ayrıca, ESM'ye, zor durumdaki bankalara doğrudan yardım etmesi için yetki verilmesi konusunda uzlaşamadılar. Bu yetki, güç durumdaki bankaları kurtarması durumunda bazı hükümetlerin borçlarının kabaracağı yönündeki kaygıları hafifletecekti.

-Avroda gelinen nokta-

Şoför koltuğundaki Fransa ve Almanya:

Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Avro Bölgesinde bir dizi sıkı bütçe önlemlerinin uygulanması için güçlerini birleştirdi ve birçoğunu başardılar. Anlaşmaya bağlı ülkelerin bütçe açıklarının GSYH'nin yüzde 3'ünü geçmesi halinde, avro kullanan ülkeler karşı oy kullanmazsa Avrupa Komisyonunun otomatik yaptırımı ''yeni mali sözleşmenin'' parçası oldu. Anlaşma değişikliğinin Mart 2012'ye kadar yapılmasını istemelerine rağmen, hükümetler arası anlaşmaya karar verdiler.

Diğer Avro Bölgesi ülkeleri Avusturya, Hollanda, Finlandiya, Lüksemburg, Belçika, Estonya, Kıbrıs Rum kesimi, Malta, Slovakya, Slovenya, Portekiz, İtalya, İrlanda, İspanya ve Yunanistan:

Avusturya, Hollanda, Finlandiya ve Lüksemburg, ''AAA'' olan uzun vadeli kredi notlarının devam etmesinde bir anlaşma için zirveye endişeli gittiler. Hollanda ve Finlandiya, Yunanistan, İrlanda ve Portekiz'in AB-IMF kurtarma paketlerini kabul etmelerine yol açan krizin tekrarını önlemek için kuralları ihlal edenlere sıkı kontrol uygulanmasında hevesli oldular. Yunanistan, İrlanda ve Portekiz, baskılara tasarruf önlemleri hazırlayarak bütçe açıklarını azaltma tedbirleriyle karşılık verdi.

İrlanda, yüzde 12,5 oranında olacak kurumlar vergisinin uyumlaştırılması konusundan kaçınıyor gibi göründü. Yunanistan'daki borç krizinden bankaları ağır biçimde etkilenen Kıbrıs Rum kesimi, otomatik yaptırımlarda ''sonsuz tartışmalardan'' kaçınmaya istekliydi. Belçika ve Estonya, karmaşık anlaşma değişikliği sürecinden uzak durmak istedi.

Slovakya, Finlandiya ile birlikte, Fransa ve Almanya'nın, küçük AB ülkelerinin daimi kurtarma fonu ESM'nin kararlarını engellemeyi durdurma planına karşı çıktı. İtalya'daki yeni teknokrat hükümet zirveden önce tasarruf önlemlerini kabul etti ve İspanya'nın yeni merkez sağ liderlerine benzer tutum izlemesi çağrısında bulunuldu.

Slovenya'nın amacı, yeni hükümet henüz seçildiği için açık değildi.

-Avro dışında, ancak anlaşma dışında olmayan Polonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, İsveç ve Çek Cumhuriyeti:

İsveçlilerin çoğunun karşı çıkmasına ve Çeklerin acelesi olmamasına rağmen, bu sekiz ülke eninde sonunda avroya katılmaya mecbur. Bu ülkelerin tamamı, Brüksel anlaşması konusunda karar vermek için parlamentolarının onayını arayacak. Polonya, iki kademeli AB'den kaçınmak için bir anlaşmanın sağlanmasını istiyordu, ancak her ne kadar İngiltere olmasa da bir anlaşmanın ortaya çıkmasından kısmen memnun kaldı.

Borç krizinin son kurbanı olan ve IMF-AB'den yardım arayışına giren Macaristan, başlangıçta Brüksel anlaşmasını reddediyor görünüyordu, ancak daha sonra kararın verilmesini parlamentosuna bıraktı. AB ve IMF'den 2008 yılında yardım alan Letonya, mali disiplini destekledi. Litvanya, yardım almaktan kaçındı, ancak Letonya'nın pozisyonunu paylaştı. Bulgaristan gibi Romanya da avroya 2015 yılında katılmak için yoluna devam etmek istiyor.

-Avroya katılmayan, ancak anlaşma dışında olmayan Danimarka:

İngiltere gibi Danimarka da avronun dışında kalmayı tercih ediyor, ancak İngiltere'nin aksine anlaşmayı düşünüyor. Merkez sol koalisyon hükümetinin sosyal demokrat Başbakanı Helle Thorning-Schmidt, anlaşmayla ilgili kararı parlamentonun vermesini istiyor. Danimarka, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren AB dönem başkanı olacak.

-Avro ve anlaşma dışındaki İngiltere:

Avro dışında kalmayı tercih eden İngiltere, bunu, avroyu korumak için yakın mali birlik konusundaki bir AB anlaşmasını reddederek kullandı.

İngiltere Başbakanı David Cameron, Londra'nın finans merkezi City'nin korunması için finansal hizmetlerle ilgili gelecekteki kurallardan muaf tutulma çabası içinde oldu, ancak özellikle Fransa buna karşı çıktı. Hollanda Başbakanı Mark Rutte, City'nin, Amsterdam ve Frankfurt gibi Avrupa'nın diğer finans merkezleri karşısında rekabet üstünlüğüne sahip olmasının ''kabul edilemez'' olduğunu söyledi.

Litvanya Devlet Başkanı Dalia Grybauskaite, Avrupa değil, İngiltere'nin bölündüğünü söyleyerek, ''Onlar karar alma mekanizmasının dışında. Avrupa birlik içinde'' dedi.

İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, İngiltere'nin Avrupa ile bağlarını koparmasından endişe ettiğini söyledi.

YILDIRIMM
11-12-2011, 21:10
Türkiye en zengin 10'uncu ülke olacak

Goldman Sachs son 10 yılda ekonomileri gözkamaştırıcı bir şekilde büyüyen BRIC ülkeleri için büyümenin henüz başladığı yorumunu yaptı.

www.finansgundem.com 11.12.2011 - 12:40

Öngörüye göre Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin, ABD ile birlikte dünyanın en büyük 5 ekonomisi olacak.

Yine aynı öngörüye göre 2050 yılına kadar dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alacak Next 11 içinde yer alacak Türkiye ise kişi başına gelirini yüzde 40 oranında artıracak.

Goldman Sachs'iın hazırladığı rapor üzerinden hareket eden site, Katar ve Suudi Arabistan gibi petrol zengini ülkeleri listeye almazken, 2050 yılında kişi başına düşen milli gelirde birinci sırayı ABD, ikinci sırayı ise Kanada aldı. Onları İngiltere, Fransa ve Almanya takip ederken, Türkiye de yaklaşık 50 bin dolarlık kişi başına düşen geliriyle dünyanın en zengin 10'uncu ülkesi oldu.

Türkiye bu performansıyla Meksika, Çin, Brezilya ve Hindistan gibi ülkeleri geride bıraktı. Öte yandan Goldman Sachs'a göre GSYH bazında dünyanın en büyük ekonomisi açık ara farkla Çin olacak.

layzeboy
12-12-2011, 09:48
http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1054

Selim Işıklar

İMKB 2012'de nasıl hareket edecek?

2011 yılının sonlarına yaklaştığımız şu günlerde piyasalarımız yıl sonu kapanışlarına hazırlanıyor. 9 Aralık'ta AB tarihinin en önemli toplantılarından biri İngiltere'nin şerhi hariç tutulduğunda 26 ülkenin mali birlik konusunda mutabakatıyla son buldu diyebiliriz.

Bu aşamadan sonra AB'de yaşanan borç krizinde çok önemli bir engel atlatıldı. Ancak özellikle Euro/dolar paritesinin bu iyimser sonucu çok hoş karşılamamış olduğu paritenin 1,34 seviyesinde zorlandığı da bir gerçek. AB anlaşması belki önümüzdeki süreçte krizlere yönelik müdahalelerde birliğin elini güçlendirerek olası şokları önleyebilir ama borçlar nedeniyle alınan sıkı para politikaları büyüme önünde en büyük engel olarak bir başka sorunun önünü açıyor. 2011 yılında piyasalar üzerine kâbus gibi çöken AB borç krizi İngiltere hariç 26 üye ülkenin katılımıyla olumlu sonuçlanmış gözükse de kredi derecelendirme kuruluşlarının bu kararlar sonrası vereceği not kararları piyasalar tarafından bir süre daha izlenecektir. Türkiye'nin Avrupa'nın borç sorununun neresinde olduğu gayet açık. En önemli ticarî partnerlerimiz önümüzdeki yıllarda da ciddi bir şekilde içe dönük, korumacı politikalarla malî disiplin uygulamak zorundalar. Tüketicilerin artan vergi oranları nedeniyle alım gücünde önemli kayıplar yaşayacak olması bir süredir var olan teşviklerin ortadan kalkması ve yüksek enerji fiyatlarından dolayı maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalacak şirketlerin yanı sıra bankacılık sektöründeki negatif durum bizi de etkileyecektir. Türkiye'de iştiraki bulunan bazı bankaların zorda olması sebebiyle satışa çıkaracakları, ortaklık paylarına talebin hangi fiyatlarda ve şartlarda oluşacağı belirsizlik oluşturabilir. Ayrıca ortaklık girişimlerinde bulunan ve bir süredir ortamın yatışmasını bekleyen yabancılar gelişmekte olan piyasalarda kurların hızla artması ve enflasyondaki tehlikeli tırmanış sebebiyle ortamın en marjinal seviyesini yakalama hevesi içinde bir müddet daha beklemeleri sürpriz olmayacaktır.

2010 yılının Kasım ayından bu yana dolar bazında yüzde 50 kaybedilmesine rağmen İMKB'de yabancı yatırımcılar satışlarına devam ediyorlar. 2011 yılında şu ana kadar net 2 milyar doların biraz üstünde satış yaptılar. 2010 yılının son iki ayında da 1 milyar doları ilave ederseniz son bir yılda 2008 yılındaki gibi 3 milyar doları bulan net satışlar gerçekleştirdiler. Ancak 2008 yılında paylarının değeri 25 milyar dolara kadar düşen yabancıların halen 50 milyar dolar sınırında olduğu da unutulmamalı. Bir başka deyişle hâlâ çok kârlılar. Sonuç olarak İMKB dolar bazında 51 binden 30 bine gerilerken yüzde 50 civarında bir kayıpla karşı karşıya. 2007-2008 yıllarındaki zirve dip seviyelerine baktığımızda endeks dolar bazında yüzde 76 değer yitirmişti. Yani borsada henüz yeni bir dip oluşmadı. Bunun yanı sıra güçlü ve sahipli hisselerin dışında kalan hisselerde ise tam anlamıyla ciddi kayıplar oluşmaya başladı. Endeks hisseleri bunu kamufle ediyor ama sağlıklı bir borsadan çok uzak, güven ve talepsiz bir seyir hakim. Yüksek cari açık ve en son açıklanan kasım ayı enflasyon verileri sebebiyle Türkiye'de yüksek büyüme verilerine rağmen istenen durumda değil ve kurlardaki aşırı oynaklık şirketlerin performanslarına da olumsuz etkide bulunacak düzeyde.

İMKB endeksinin en iyi ihtimalle ocak ayında, şubatta açıklanacak 12 aylık bilançoların etkisiyle bir yükseliş kaydetmesi beklenebilir. Ancak 48 bin puanda iki kez test edilen destek noktasının bir üçüncüsünü daha kaldıramama riski oldukça yüksek. 2009, 2010 ve 2011 yılının nasıl geçeceğini tahmin eden biri olarak 2012 yılı için beklentim şu: 2012 yılının ilk yarısı çok zorlu geçecek, ikinci yarısı ise daha zorlu geçecek. Sonuçta çok önemli kırılmaların yaşanacağı piyasaların hiç görmediği seviyelerde kurlar başta olmak üzere sermaye piyasalarında önlem alınmazsa yeni dip seviyelerin görüleceği bir yıl olma ihtimalinin oldukça güçlü olduğu yönünde. İyi açıdan bakıldığında fiyatların cazip hale geleceği yatırım yapmak için en uygun fırsatların oluşabileceği bir döneme giriyoruz. İMKB için şunu söyleyebiliriz; fiyatlar ucuz mu, hayır değil. 2008'de çok kelepirdi, peki pahalı mı, değil. Ancak belirli aralıklarda alım satım için uygun. En büyük tehlike şirketlerin fiyat kazanç oranlarında ve defter değerlerine göre pahalı açılması. Geçenlerde bir ekonomi kanalında halka bu yıl açılan bir şirketin sahibi şöyle konuştu: (Hisse fiyatı 8 liradan 2 liraya kadar gerilemiş) yabancılar fiyata bakmadan satıyor, düşüş normal aynı sektörde diğer şirketler de aynı kayıpları yaşıyorlar. Hayretle izledim, birincisi yeni halka açılan şirketlerde halka yüksek fiyatla açılmak marifet değil. Talebe aldanmadan hisse ucuz mu pahalı mı çıkıyor ona bakmak gerekir. İncelediğimde 7 liradan halka açılan şirketin gerçek değeri aslında 2 lira bile değil. İşte borsamız için asıl tehlike bu zihniyette. Yatırımcı defter değeri ve fiyat kazanç oranına bakmadan hisse aldığında sahipsiz bırakılabiliyor.

Dow Jones'un yükselişte olması hem iyi hem kötü

2008 yılı son çeyreğinde finans piyasalarına güveni tamamen sarsan kriz öncesi 14 bin puanı iki kez aşmayı deneyen Dow Jones sanayi endeksi bir yıl içinde 8 bin puan kaybederek 6.000 puana kadar düşerek tüm borsalarda tam anlamıyla bir çöküş yaşanmasına sebep olmuştu. Dow'daki bu kayıplar krizin içinde olmasa da İMKB endeksini neredeyse bire bir etkilemiş, o tarihte endeks dolar bazında yüzde 76 değer kaybederek 50 bin puandan 12.000'e (lira bazında yüzde 64 kayıpla 58 bin puandan 21 bin puana) gerilemişti. Ağustos ayında tarihinde ilk kez notu bir basamak indirilen ve hâlâ not tehdidi ile karşı karşıya bulunan ABD'nin en önemli endeksi geçen hafta AB zirvesi açıklamaları sonrası yeniden 12 bin puanı aştı. Önümüzdeki hafta salı günü açıklanacak FED faiz kararı öncesi alıcılı seyrini sürdürmesi beklenen Dow Jones endeksindeki bu seviyeler Türkiye ve diğer gelişmekte olan piyasalar için ne anlam taşıyor? Dow Jones'taki bu yükseliş hareketi en azından zirve noktalarına yaklaşılması son bir yıldır düşüş yaşayan gelişmekte olan piyasalarda bir yatırım iştahına mı yol açacak yoksa yeni bir düşüşün habercisi mi? Bir başka açıdan 2008 yılında birlikte yaşanan düşüş dalgası neden gelişmekte olan piyasalarla sınırlı kaldı, ABD'yi etkilemedi? 2010 yılının son çeyreğinden itibaren ABD'li yatırımcılar Türkiye, Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya başta olmak üzere gelişmekte olan piyasalardan anavatanlarına dönüş yaparak sermayelerini koruma stratejilerine geçtiler. Son 10 yılda dolar karşısında aşırı değerlenen yerel para birimlerinin değer kaybedeceğini öngören fonların bu ülkeleri terk ederek riskli de olsa ABD'ye dönüşü Dow'daki yükselişin ve bizdeki düşüşün önemli sebeplerinden biri.

s.isiklar@zaman.com.tr

YILDIRIMM
12-12-2011, 10:41
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(ING BANK)

ING BANK ( http://www.ingbank.com.tr ) Tarafından Hazırlanan Günlük
Ekonomi Bülteni:
"Beklentilerden daha iyi gelen Ekim verilerine göre 12 aylık
cari açık küçük bir artışla US$ 78.6 milyar oldu...
Ekim’de cari açık US$ 4.2 milyar ile US$ 4.6 milyar olan
piyasa beklentisinin ve US$ 5.0 milyar olan tahminimizin
oldukça altında gerçekleşti. Aylık bazda US$ 2.7 milyar
fazla veren hizmetler dengesi, US$ 6.5 milyarla Şubat
2011’den bu yana en düşük düzeye gerileyen dış ticaret
açığını kısmen dengelerken, gelir dengesi ise US$ 466
milyon açıkla 2011’deki aylık ortalamasının altında
gerçekleşti. Bu verilerin ardından yıllık bazda cari açık artışı
yavaşlamakla birlikte US$ 78.6 milyar ile yeni bir rekor kırdı.
Finansman tarafında, Eylül ayında kısa vadede US$ 65
milyonla Ocak 2010’dan bu yana ilk defa gözlenen sermaye
çıkışı Ekim’de de US$ 1.3 milyarla devam etti. Ekim’deki bu
gelişmede, hisse senedi piyasasından US$ 513 mn’luk
çıkışın yanında, bankaların mevduatlarında US$ 1.7
milyarlık azalma da önemli rol oynadı. Öte yandan,
yabancıların Eylül’de bono piyasasında US$ 3.9 milyarlık
yüksek miktarlı satışının ardından, Ekim’de US$ 380
milyonla sınırlı miktarda alıcı oldukları gözlendi. Uzun vadeli
finansman kaynakları incelendiğinde ise Hazine’nin yurtdışı
piyasalarda US$ 1 milyarlık tahvil ihracının aylık bazda US$
1.9 milyarlık girişte önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır.
Doğrudan yatırımlarda Ekim’de US$ 317 milyonla sınırlı
giriş olurken, toplam girişin yıllık bazda US$ 12.8 milyara
ulaşması, son birkaç yıldaki performansa göre dikkate
değer bir iyileşmeye işaret etmesine karşın cari açığı
karşılama oranı hala %16 ile düşük düzeydedir. Ancak
sermaye hesabı toplamında, 2010 yılında artarak önemli bir
kırılganlık noktası haline gelen kısa vadeli kaynakların cari
açığı karşılama oranı 2011 başından bu yana belirgin bir
düşüş gösterdi (12 aylık kümülatif verilere göre 2010
sonunda %86 iken Ekim sonunda %37 oldu).
Öte yandan, net hata ve noksan kaleminde, Ekim’de de
US$ 946 milyon ile dikkate değer bir giriş gözlenirken on
aylık toplam rakam US$ 13.1 milyara ulaştı. Buna bağlı
olarak, Ocak-Ekim dönemindeki US$ 65.1 milyarlık cari
açığın yaklaşık %20’sinin bu kalem yoluyla finanse edildiği
anlaşılmaktadır. Rezervler ise Ekim’de US$ 2.8 milyar
azalırken (resmi rezervlerde US$ 3.7 milyar azalış, banka
rezervlerinde US$ 879 milyon artış), yılbaşından bu yana
toplam rezervdeki düşüş US$ 627 milyon oldu.
Eylül’de yıllık bazda bankaların uzun vadeli borç çevrim
oranı %158, reel sektörün uzun vadeli borç çevrim oranı
%114 ve kısa vadeli ticari kredilerin çevrim oranı %107
oldu. Beklentilerin altında kalan Ekim rakamı cari açıkta
önümüzdeki aylarda beklenen iyileşmenin önemli bir işareti
olarak değerlendirilebilir. Cari açığın 2011’de GSYH’nin
%9.9’u, 2012’de %7.4’ü düzeyinde olmasını bekliyoruz."

******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*******

YILDIRIMM
14-12-2011, 07:40
***MERKEZİ KAYIT KURULUŞU YERLİ-YABANCI SAKLAMA BAKİYELERİ RAPORU***

Tarih Uyruk HS Adedi Piyasa
Hisse Adedi Oranı(%) Piyasa Değeri Değ.
Oranı
----------- ------- -------------- ----- -------------- -----
13.12.2011 Yerli 20.323.608.838 55,73 53.682.937.852 37,75
13.12.2011 Yabancı 16.142.234.365 44,27 88.513.875.353 62,25

12.12.2011 Yerli 20.302.840.309 55,69 53.764.504.040 37,69
12.12.2011 Yabancı 16.154.515.532 44,31 88.868.931.649 62,31

09.12.2011 Yerli 20.288.272.865 55,66 54.405.048.835 37,64
09.12.2011 Yabancı 16.165.309.885 44,34 90.135.581.675 62,36

08.12.2011 Yerli 20.299.519.642 55,69 54.919.210.080 37,59
08.12.2011 Yabancı 16.153.708.351 44,31 91.178.453.563 62,41

07.12.2011 Yerli 20.300.494.010 55,69 55.626.876.202 37,72
07.12.2011 Yabancı 16.152.298.249 44,31 91.839.844.824 62,28

06.12.2011 Yerli 20.311.279.717 55,73 55.610.664.949 37,83
06.12.2011 Yabancı 16.137.077.748 44,27 91.377.026.544 62,17

05.12.2011 Yerli 19.546.671.636 54,87 55.348.259.817 37,49
05.12.2011 Yabancı 16.076.542.693 45,13 92.279.542.846 62,51

02.12.2011 Yerli 19.528.905.632 54,85 55.018.081.745 37,63
02.12.2011 Yabancı 16.074.760.868 45,15 91.198.998.272 62,37

01.12.2011 Yerli 19.583.352.833 55,02 54.673.502.758 37,74
01.12.2011 Yabancı 16.010.473.626 44,98 90.205.147.532 62,26

30.11.2011 Yerli 19.575.983.661 55,00 54.309.447.289 37,60
30.11.2011 Yabancı 16.017.818.872 45,00 90.134.371.799 62,40

29.11.2011 Yerli 19.578.147.162 55,00 52.959.142.228 37,88
29.11.2011 Yabancı 16.015.652.791 45,00 86.866.721.673 62,12

28.11.2011 Yerli 19.578.062.811 55,00 52.998.120.168 37,87
28.11.2011 Yabancı 16.015.734.166 45,00 86.939.684.440 62,13

25.11.2011 Yerli 19.543.101.963 54,91 51.043.559.663 37,73
25.11.2011 Yabancı 16.050.395.129 45,09 84.238.927.609 62,27

24.11.2011 Yerli 19.516.452.423 54,83 51.713.762.933 37,87
24.11.2011 Yabancı 16.076.289.345 45,17 84.850.589.173 62,13

23.11.2011 Yerli 19.489.076.305 54,76 51.899.546.095 37,50
23.11.2011 Yabancı 16.103.527.910 45,24 86.515.655.318 62,50

22.11.2011 Yerli 19.466.492.078 54,69 52.859.918.378 37,69
22.11.2011 Yabancı 16.125.911.688 45,31 87.404.286.972 62,31

21.11.2011 Yerli 19.454.382.262 54,66 54.237.058.834 38,14
21.11.2011 Yabancı 16.138.020.547 45,34 87.970.162.351 61,86

18.11.2011 Yerli 19.404.958.866 54,52 55.607.759.583 38,03
18.11.2011 Yabancı 16.187.420.494 45,48 90.619.033.801 61,97

17.11.2011 Yerli 19.378.316.374 54,46 55.967.930.067 37,99
17.11.2011 Yabancı 16.202.177.164 45,54 91.356.144.500 62,01

16.11.2011 Yerli 19.362.705.647 54,43 56.642.018.579 37,93
16.11.2011 Yabancı 16.212.271.774 45,57 92.709.084.270 62,07

15.11.2011 Yerli 19.343.400.563 54,39 56.194.920.825 37,83
15.11.2011 Yabancı 16.223.455.639 45,61 92.338.865.407 62,17

14.11.2011 Yerli 19.377.742.629 54,43 56.653.689.394 37,84
14.11.2011 Yabancı 16.220.436.757 45,57 93.072.678.164 62,16

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )

YILDIRIMM
14-12-2011, 08:00
RAPOR-İMKB'DE GELİŞMELER/BEKLENTİLER(TACİRLER MENKUL DEĞERLER)

Tacirler Menkul Değerler ( http://www.tacirler.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülteni:
"Hisse Senetleri Piyasası güne yatay başlarken endeks 52457 puan
seviyesinden 13 puanlık yükselişle açıldı. Endeks gün boyunca 52000 –
53900 aralığında dalgalandı ve gün sonunda 52551 puandan 107 puan
(%0.20) primle kapandı. Tüm piyasalarda AB liderler zirvesi sonrası
satış baskılı yatay seyir devam ederken, euro-dolar paritesi ve
sorunlu Avrupa ülkelerinin düzenlediği tahvil ihalelerine gelen
teklifler, oluşan faiz oranları ve satış tutarları endeksin
dalgalanmasına neden oluyor.
Teknik destekler 51750, 50300, 48600 dirençler 53400, 54000, 54750
ve 55300 seviyelerindedir. Bugün açıklanacak veriler arasında ABD’de
haftalık DOE petrol ve petrol ürünleri stokları, 9 Aralık itibarı ile
emlak kredisi başvuruları, Euro Bölgesi’nde ekim ayı sanayi üretimi,
İngiltere’de işsizlik başvurusu değişimi, Japonya’da Ekim ayı KKO ve
sanayi üretimi, Çin’de Ekim ayı öncü ekonomik göstergeler endeksi
bulunuyor.

TAHVİL

İMKB Tahvil ve Bono Piyasası’nda yeni gösterge tahvil 14/12/2013
aynı gün valörlü işlemlerde %10.40 bileşik seviyesinden
açıldı.İşlemler %10.40-%10.55 bileşik seviyelerinden geçerken aynı gün
valörlü işlem miktarı 31.500 milyon TL olarak gerçekleşti. USD kuru
1.8600-1.8700 aralığında hareket etti. Ertesi gün valörlü işlemlerde
ise 14/12/2013 vadeli tahvilde işlemler %10.40-%10.50 seviyelerinden
gerçekleşti.
İMKB Tahvil ve Bono Piyasası repo-ters repo pazarında gecelik
işlemlerde ortalama faiz oranı %11,28 oldu. İşlem miktarı 14.331.000
milyon TL olarak gerçekleşti."

YILDIRIMM
14-12-2011, 08:44
RAPOR-TAHVİL-BONO VE PARA PİYASASI(TURKISH YATIRIM)

Turkish Yatırım ( http://www.turkishyatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Tahvil-Bono ve Para Piyasası Yorumu:
"TAHVİL PİYASASI

Tahvil-bono piyasasında dün spot kapanışta yüzde 10.44 ve
valörlü kapanışta ortalama yüzde 10.39, son işlemlerde ise
yüzde 10.37 seviyesinde olan 4 Aralık 2013 itfalı gösterge
tahvilin bileşik faizi bu sabah tezgahüstü piyasada ilk işlemlerde
yüzde 10.52/10.40 seviyesinden açıldı. Küresel tahvil ve bono
piyasalarında yıl sonu tatillerine yaklaşılmasıyla birlikte azalan
likidite ise İtalya ve İspanya'nın Çarşamba ve Perşembe günü
yapacakları tahvil ihalelerinde, dolayısıyla euro üzerinde, baskı
yaratabilir.

DÖVİZ PİYASASI

Dün spot kapanış saatlerinde 1.8650/1.8656 ve saat 1750'de
1.8671/1.8679 TL seviyesinde işlem gören dolar/TL bugün
güne 1.8765/1.8778 seviyesinden başladı. Euro, Fed'in
beklendiği gibi yeni bir parasal gevşeme programı
açıklamamasının ardından Ocak ortasından bu yana görülmeyen
1.3009'a kadar geriledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in
Avrupa'nın kalıcı kurtarma fonu ESM'nin büyüklüğünün 500
milyar euronun üzerine çıkarılması önerilerini reddetmesi ve
İtalya'nın 10 yıllık tahvillerinin faizinin yine yüzde 7'nin üzerine
çıkması euro üzerindeki baskıyı artırdı. Piyasa bugün İtalya
ihaleleri Fransa kredi notu gibi dış piyasalardaki gelişmelerin
yanı sıra paritenin önemli opsiyon bariyerlerinin yer aldığı 1.30
seviyesini aşağı yönlü kırıp kırmayacağını izleyecek. Paritede
yaşanan hareketlerin dolar/TL'ye de benzer şekilde yansıması
bekleniyor."



******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*******

YILDIRIMM
14-12-2011, 08:58
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(BİZİM MENKUL DEĞERLER)

Bizim Menkul Değerler ( http://www.bmd.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
"HİSSE SENETLERİ

Güne yurtdışı piyasalara paralel hafif satıcılı bir açılışla
başlayan bileşik endeks, ilk seansta gün içi en düşük seviyesin olan
52.117 puan seviyesine kadar gerilese de, yurtdışı piyasalarda görülen
alımlarla birlikte ilk seansı 52.544,59 puan seviyesinden tamamladı.
İkinci seansa alımlarla başlayan İMKB 100 endeksi İran’ın Hürmüz
Boğazını kapattığı haberleri sonrası gelen satışlarla yeniden 52.000
puan bölgesine yöneldiği günü %0,20’lik yükselişle 52.551,52 puan
seviyesinden tamamladı. İşlem hacmi birinci seansta 750.735.576 TL,
ikinci seansta 873.997.926 TL olurken, toplam işlem hacmi
1.624.733.502 TL oldu.

PARA PİYASALARI

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin açıklamalarının ardından
Fransa’nın kredi notunun düşürdüğü algılamasıyla gerileyen Euro/Dolar
paritesi, önce Merkel’in ESM’nin üst limitinin artırılmasını
reddetmesi, ardından FED’in FOMC açıklaması Euro/Dolar paritesinin
1,30 seviyesine kadar gerilemesine neden oldu. İran’ın askeri tatbikat
için Hürmüz boğazını kapatmasıyla Brent Petrol 109 dolar seviyesine
kadar yükseldi. Altın 1.638 dolarda."

YILDIRIMM
14-12-2011, 13:52
THOMSEN, ''YUNAN EKONOMİSİNİN İSTİKRARA KAVUŞTURULMASINDA HEDEFLERİ TUTTURAMADIK''

Yunanistan'ın başkenti Atina'da
incelemelerini sürdüren Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkilisi Paul Thomsen,
Yunan ekonomisinin istikrara kavuşturulmasına yönelik uygulanan kalkınma
programının başarısız olduğunu belirtti.
Thomsen yaptığı açıklamada, ''reformların uygulanmasında yaşanan
gecikmeler ve uluslararası alandaki olumsuz nedenlerden dolayı kalkınma programı
çerçevesinde belirlenen hedeflerin tutturulamadığını'' ifade ederek, 2012-2015
yılları için 25 milyar avroluk ek bir anlaşma gerekebileceğini söyledi.
IMF raporunda, ülkede vergi konusunda sınıra gelindiğini ve yeni vergi
uygulanmasının mümkün olmadığının belirtileceğini açıklayan Thomsen, ''Bundan
sonraki hedef devlet harcamalarının (emekli maaşları, primler ve savunma
harcamaları) kısıtlanması olmalı. 2011 yılında bütçe açığının yüzde 9 civarında
olacağı tahmin ediliyor'' dedi.
Thomsen raporda ayrıca, Yunan ekonomisindeki olumsuz atmosferin, 2010
yılından beri bankalardaki yatırımların yüzde 16,5'inin çekilmesinden ve krizin
patlak vermesinden bu yana ekonominin yüzde 15 oranında küçülmesinden
kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunulduğunu belirtti.
Diğer yandan, Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos ise üç partinin
desteğiyle iktidara gelen geçici hükümetin bir ay içinde önemli işler yaptığını
belirtti.
Başbakanlık resmi internet sitesinde yayımlanan bir yazıda, hükümetin 30
günlük faaliyetlerinin değerlendirmesini yapan Papadimos, 110 milyar avroluk mali
yardımın 6. diliminin verilmesinin ve 2012 bütçesinin parlamentoda
onaylanmasının, şu anda iktidarda bulunan geniş çapta siyasi katılımlı geçici
hükümetin başarısı olduğunu kaydetti.
Hükümetin, programında yer alan önlemleri kararlı şekilde uygulamayı
sürdüreceğini ifade eden Papadimos, 2012 bütçesinin tam olarak uygulanmasının,
ülkenin bütçe görünümünde özlü bir değişikliğe yol açarak, gelecek yıldan
itibaren aşamalı bir iyileşmenin temellerini atacağını belirtti.

AA

YILDIRIMM
14-12-2011, 13:53
***ABD'DE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM BİLANÇOLARI AÇIKLANMASI BEKLENEN BAZI ŞİRKETLER***

ABD'de bazı büyük firmaların beklenen bilanço açıklama tarihleri ve
hisse başına kar tahminleri:
Açıklanma
Şirket Sembol Dönem Beklenti Zamanı
(Yerel Saat)
-------------------------------- ------ ------- --------- -----------
-14 ARALIK ÇARŞAMBA..

Apogee Enterp Inc. (APOG) 3Q 0.10
Herman Miller Inc. (MLHR) 2Q 0.41
Joy Global Inc. (JOY) 4Q 1.85 Açılış Öncesi
Nordson Corp. (NDSN) 4Q 0.81 Kapanış Sonrası
VeriFone Syss Inc. (PAY) 4Q 0.51 Kapanış Sonrası

-15 ARALIK PERŞEMBE..

Accenture PLC (ACN) 1Q .94 4:30PM
Adobe Syss Inc. (ADBE) 4Q .60 Kapanış Sonrası
Carnival Corp. (CCL) 4Q .28
Discover Fincl Svcs (DFS) 4Q .90 Açılış Öncesi
FedEx Corp. (FDX) 2Q 1.52 7:30AM
General Mills Inc. (GIS) 2Q .79
Heico Corp. (HEI.A) 4Q .42 Kapanış Sonrası
Heico Corp. (HEI) 4Q .42 Kapanış Sonrası
Hovnanian Enterp Inc. (HOV) 4Q (.40)
KB Home (KBH) 4Q .04
Lennar Corp. (LEN) 4Q .17
Lennar Corp. (LEN.B) 4Q .17
Pier 1 Imports Inc. (PIR) 3Q .20 Açılış Öncesi
Quiksilver Inc. (ZQK) 4Q .07
Research In Motion Ltd. (RIMM) 3Q 1.20 Kapanış Sonrası
Rite Aid Corp. (RAD) 3Q (.11)
Standard MicroSyss Corp. (SMSC) 3Q .33
Stewart Enterp Inc. (STEI) 4Q .09
Triangle Petroleum Corp. (TPLM) 3Q (.04)

-16 ARALIK CUMA..

Carnival PLC (CUKPF) 4Q .28
Carnival PLC ADS (CUK) 4Q .28
Darden Restaurants Inc. (DRI) 2Q .43 7:00AM

-19 ARALIK PAZARTESİ..

Red Hat Inc. (RHT) 3Q .26

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )

BUHARA
15-12-2011, 10:17
Moodys, ukraynanın b2 olan notunun gorunumunu duragandan negatıfe cevırdı-matrıks-

BUHARA
15-12-2011, 10:25
Babacan:arzumuz, umıdımız, avrupada ıslerın duzelmesı -aa-

BUHARA
15-12-2011, 10:33
ıssız sayısı eylulde 2 mılyon 398 bın kısı (agustos: 2 mılyon 521 bın) - tuık -matrıks-

BUHARA
15-12-2011, 10:40
Juppe, ekonomı gazetesı les echosun ınternet sıtesınde yer alan demecınde, kredı derecelendırme kuruluslarının aldıgı kararların bazen subjektıf ve sıyası oldugunu, kurulusların, fransanın aaa olan uzun vadelı kredı notunu dusurmesının, esefle karsılanacagını ancak felaket olmayacagını belırttı. -aa-

BUHARA
15-12-2011, 10:40
Bofa ml: Turkıyede en cok tercıh ettıgımız hısseler enka, ıs gmyo, sabancı ve koza altın -matrıks-

BUHARA
15-12-2011, 10:41
Bofa ml, turkıyede en cok tercıh edılen hısse lıstesınden anadolu efes ve arcelıkı cıkardı, al tavsıyesı korundu-matrıks-

YILDIRIMM
16-12-2011, 09:40
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(ŞEKER YATIRIM)

Şeker Yatırım ( http://www.sekeryatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
"ABD'de işsizlik başvurularının ve bölgesel imalat verilerinin ABD
ekonomisinde güçlenmeye işaret etmesi, İspanya'nın tahvil ihalesinde
hedeflediğinin neredeyse 2 katında tahvil satmasının yanısıra
Rusya’nın IMF’ye kredi desteği sağlayacağı haberlerinin ardından
Avrupa borsaları son bir haftada ilk yükselişlerini yaşarken İMKB de
bu tepki sürecine katılım gösterdi. Özellikle ikinci seansta
yoğunlaşan alımlarla birlikte İMKB Endeksi günü %1,07’lük yükselişle
51.886 puan seviyesinden tamamladı. ABD borsaları da beklentilerden
iyi gelen ekonomik verilerin desteğiyle dünü yükselişle tamamlarken
yükseliş eğilimi bu sabah Asya borsalarında devam ediyor. Kredi
derecelendirme kuruluşu Fitch´in önde gelen 8 bankanın (Bank of
America, Barclays, BNP Paribas, Goldman Sachs, Morgan Stanley, Societe
Generale, Credit Suisse ve Deutsche Bank) yaşayabilirlik notlarını
düşürmesinin etkisi bu aşamada sınırlı kaldı. İMKB’nin Avrupa
borsaları paralelinde dünkü toparlanma çabasını devam ettirmeye
çalışacağını ancak söz konusu toparlanma hareketinin sınırlı kalmayı
sürdüreceğini ve bu aşamada temkinli duruşun korunmasında fayda
olacağını düşünüyoruz.

Para ve Döviz Piyasaları

Lira, dolar karşısındaki düşüşünü dün sona erdi ve lira dolar
karşısında %0,52 değer yitirerek %1,88782 seviyesinden kapandı. Sepet
bazında ise olarak lira %0,35 değe kazandı. Sabit kupon faizli hazine
kağıdının gösterge tahvili olmasının ardından gösterge tahvilinde
işlem hacimleri düştü. Dar bir bantta hareket eden gösterge tahvilin
faizi bir önceki kapanışa göre 9 baz puan azalarak %10,29 seviyesinden
kapandı."



******

YILDIRIMM
16-12-2011, 09:41
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

Yapı Kredi Yatırım ( http://www.ykyatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
"Bazı olumlu makro verilerin de katkısıyla dün S&P 500 endeksi son
üç gündür devam eden düşüşlerin ardından %0.32 yükseldi. Bu sabah Asya
piyasaları genelinde dün Avrupa ve ABD piyasalarına gelen tepkiye
paralel olumlu görünüm hakim. Çin artıda. Ancak yine de haftasonu
tatili öncesinde endişeler devam ediyor. Çin’de zorunlu karşılıklarda
ve vergi oranlarında indirime gidebileceğine yönelik bazı haberleri
hatırlatalım.
Dün ABD’de açıklanan makro verilere bakacak olursak bölgesel
imalat endekslerinden New York imalat endeksi 9.53 ile (beklenti:3
önceki:0.61), Phily Fed endeksi ise 10.3 ile (beklenti:5 önceki:3.6)
beklentilerin de üzerinde gerçekleşerek Aralık ayında toparlanmanın
devamına işaret etti. Phily endeksinde fiyat endeksindeki yükseliş ise
dikkat çekici. Bölgesel imalat endeksleri her ne kadar ISM imalat
endeksi hesaplamalarında kullanılmasa da öncü gösterge olarak
izleniyor. Ayrıca haftalık işsizlik başvuruları 19.000 kişi düşerek
366.000’e geriledi. (beklenti:+9000)
Büyük resimde euro bölgesi borç problemi piyasalar genelinde
endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Avrupa Merkez Bankasının geçen
haftaki tahvil alımı ile ilgili açıklamaları soru işareti yaratırken
önümüzdeki günlerde ise Avrupa ülkelerinin kredi notlarına yönelik
yeni gelişmelerin piyasalar genelinde önemli bir baskı unsuru
olabileceğini düşünmeye devam ediyoruz.
Bu doğrultuda hatırlanacağı üzere hafta başında Moody’s 2012
yılında Avrupa Birliği ülkelerinin notlarını yeniden derecelendirme
niyetinde olduklarını açıklarken Fitch ise liderler zirvesinden geniş
kapsamlı sonuç çıkmadığını belirterek bölge ekonomisinde belirgin bir
yavaşlama olacağına vurgu yapmıştı. Fitch sekiz büyük bankanın notunu
kırdığını açıkladı. Bugün makro veri tarafında yurtiçinde tüketici
güven endeksi, ABD’de TÜFE verileri takip edilecek önemli veriler
olarak sıralanabilir.
Önümüzdeki hafta ise Yunanistan, Portekiz ve Fransa’daki
ihalelerle birlikte ABD’de GSYİH ve Michigan Tüketici Güven Endeksi
rakamları, yurtiçinde ise TCMB faiz toplantısı kararı ve açıklamaları
takip edilecek.

DÖVİZ

Yurtdışı piyasalarda gözlenen toparlanma ve TCMB’nin döviz satım
ihalelerinin miktarını arttırması dolar-TL’yi dün baskı altına aldı.
Güne 1,8800 -,18850 fiyat aralığında başlayan en yüksek 1,8869
seviyesini gören dolar-TL euro-dolar paritesinin 1,3000 seviyesinin
üzerinde kalma çabasıyla kapanışını 1,8750-1,8800 fiyat aralığında
yaptı. Bu sabah euro-dolar paritesi 1,3026,dolar-TL 1,8751/1,8790
fiyat aralığından işlem görüyor. Yabancı işlemlerin iyice azaldığı
piyasada kurumsal müşterilerin ve euro-dolar paritesinin seyri
dolar-TL’ye yön veriyor. Sürpriz bir gelişme yaşanmadığı takdirde
dolar-TL’nin 1,8500-1,9000 fiyat aralığında kalmasını bekliyoruz.

TAHVİL-BONO

Bono piyasasında düşük hacimli bant hareketi devam ediyor. Dün
yurtdışı piyasalardaki sınırlı toparlanma bono piyasasına da olumlu
yansıdı.Güne %10,43 bileşik seviyesinden başlayan gösterge tahvil
gelen zayıf hacimli alımlarla %10,29 bileşik seviyesine kadar
gevşeyerek günü kapattı.. Bu sabah tezgahüstü piyasada %10,40-10,30
bileşik aralığında güne başlıyor. Yılsonu öncesi yurtdışı kaynaklı çok
negatif bir gelişme yaşanmadığı takdirde gösterge faizde %10,30-%10,70
bileşik bandında kalınacağını öngörüyoruz."

******

Halil64
16-12-2011, 16:52
16/12/2011 17:48
*ECB/SMAGHİ: KRİZ DENETİMİ GELİŞTİRMEK İÇİN KULLANILSA İYİ OLUR


Bir daha aynı hatalara sebebiyet vermemek için denetimi geliştirmek kaçınılmaz bir sonuç.

fighter
16-12-2011, 17:08
Halil Bey bu adamların bizi sandala bindirip bir aşağı bir yukarı yapmalarının sebebi ne?Dün garanı %4 yükseltecek dirayette olanlar elinden kaçtan çıkarmaya başlamalı ki kara geçsin elindeki lotu bitirsin

Halil64
16-12-2011, 17:37
Halil Bey bu adamların bizi sandala bindirip bir aşağı bir yukarı yapmalarının sebebi ne?Dün garanı %4 yükseltecek dirayette olanlar elinden kaçtan çıkarmaya başlamalı ki kara geçsin elindeki lotu bitirsin
Fighter dostum, yonca gibi endeksin ağabeyi bir kağıdı dediğiniz gibi yükseltip düşürmek ancak yabancıların gücüyle olur ki onlar da bizim birçok borsacımız gibi bugün alıp bir hafta on gün sonra satıp kâr etmeyi düşünmezler.
Daha çok uzun vadeye oynarlar, belki de çoğunun maliyeti 3 - 4 TL civarında...
Dolayısıyla yoncayı bu seviyelerden bile satan yabancıların kâr oranlarının yüksek olduğunu düşünüyorum.
Son tahlilde olan bizim küçük yatırımcıya oluyor her zaman olduğu gibi...

fighter
16-12-2011, 17:59
Teşekkürler sağol

uptrend
19-12-2011, 06:19
Wto yetkılısı: Tıcarı kredılerdekı daralma bır uyarı sınyalı



dunya tıcaret orgutu yetkılısı cumartesı gunu yaptıgı
acıklamda tıcarı fınansmanda yasanan daralmanın euro
bolgesı borc krızınden ve dıger rahatsızklardan kaynaklanan
bır uyarı ısaretı oldugunu soyledı.

Dunya tıcaret orgutu toplantısında konusan yetkılı "bu bır
uyarı ısaretı ama henuz alarm sevıyesıne gecmemıze gerek
yok zıra henuz 2008 yılındakı kadar kotu durumda degılız"
dedı.

-matrıks-

YILDIRIMM
19-12-2011, 08:39
RAPOR-VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI(ŞEKER YATIRIM)

Şeker Yatırım ( http://www.sekeryatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası Raporu:
"AB, Avrupa Merkez Bankası ve IMF tarafından Yunanistan’a verilmesi
kararlastırılan 130 milyar euroluk ek yardım paketinin kalkınma
programındaki sapmalar nedeniyle belirsizlige girmesiyle Yunanistan’a 30
gün ek süre tanınması piyasalardaki tedirginligi arttırdı.,Moody’s Belçika’nın
kredi notunu iki basamak düsürdü ve görünümünü de negatif olarak teyit etti.
Belçika’nın kredi notunun düsmesindeki nedenler Euro Bölgesindeki ülkelerin
finansman kosullarının kötülesmesi ve Belçika’nın ekonomik yönden tasıdıgı
riskler olarak belirtildi. Fitch Fransa’nın görünümünü duragandan negatife
düsürdü. Ayrıca Fitch Avrupa’da birçok ülkeyi de uyararak notlarını
düsürebilecegini söyledi.
Asya Borsalarına baktıgımızda düsüslerin hakim oldugunu görüyoruz.
Yurt içi piyasalar ise içeride açıklanan olumlu verilerle ayakta durmaya
çalısırken Avrupa’dan gelen moral bozucu haberler arttıkça direnç seviyelerini
kırmakta zorlanıyor. Yükselisler satıs fırsatı olarak degerlendirilebilir. Vade
sonuna yaklasıldıkça vade degisimi nedeniyle sert inis çıkıslar
yasanabilecegini düsünüyoruz.
Bugün izlenecek veriler
11: Euro Bölgesi cari islemler dengesi
İMKB 30 Endeks Aralık 2011 Vade : Kontrat, 63.475 ile 62.300 fiyat
aralıgında islem gördü. Açık pozisyon sayısı 7.745 adet artı ve 184.437’ye
yükselerek günü 62.475 uzlasma fiyatından %0.52’lik deger kaybı ile
tamamladı. Kontratın bugüne 600-700 puan düsüsle açılmasını bekliyoruz.
Açılıs sonrası 63.200 direnç seviyesinin üzerinde kalınması durumunda
64.000 ve 64.800 direnç seviyeleri ön plana çıkıyor. 61.800 ilk destek
seviyesi olurken altında 61.400 ve 61.000 seviyeleri test edilebilir.
Destekler : 61.800 - 61.400 - 61.000
Dirençler : 63.200– 64.000 –64.800
TL-USD Aralık 2011 Vade : Kontrat, 1,8885 - 1,8800 fiyat aralıgında islem
gördü. Açık pozisyon sayısı 1.864 adet arttı ve 91.105’e yükselerek günü
1,8875 uzlasma fiyatından %0,21 deger artısı ile kapandı. Kontratın, bu güne
1,8900 seviyelerine yakın baslamasını bekliyoruz.1,9000 seviyesi ilk direnç
olurken bu seviyenin asılması durumunda 1.9100 seviyesi yer almaktadır.
Kontratta gerileme yasanması durumunda ilk destek seviyesi 1,8800 olarak
dikkat çekmektedir. Bu seviyenin asagı dogru kırılması durumunda 1,8500
seviyesi destek olarak izlenmelidir.
Destekler :1.8800 - 1,8500
Dirençler : 1,9000 - 1,9100"

******

YILDIRIMM
19-12-2011, 08:40
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

Yapı Kredi Yatırım ( http://www.ykyatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
"Geçen hafta Moody’s 2012 yılında Avrupa Birliği ülkelerinin
notlarını
yeniden derecelendirme niyetinde olduklarını açıklarken Fitch ise
liderler zirvesinden geniş kapsamlı sonuç çıkmadığını belirterek
bölge ekonomisinde belirgin bir yavaşlama olacağına vurgu
yapmıştı. Fitch geçen hafta sekiz büyük bankanın notunu kırdı.
Moody’s ise Cuma günü Belçika’nın kredi notunu iki kademe
indirerek AA3’e çekerken Fitch is Fransa’nın görünümünü negatife
indirdi. Bugün makro veri tarafında takip edilecek önemli bir veri
yok. Fransa’daki toplam 7 milyar Euro tutarında bono ihaleleri
önemli.
Bu sabah Asya piyasaları genelinde satışlar var. Japonya %1,3, Çin
%1,5 ekside. Kuzey Kore lideri Kim Jong II’nin ölümü belirsizlik
yaratıyor. Diğer taraftan Avrupa maliye bakanlarının IMF yardımı ve
bütçe kurallarının sıkılaştırılması konularındaki bugünkü
telekonferans görüşmesi önemli. Buradan gelebilecek haber akışı
piyasalarda etkili olabilir. Ayrıca Fransa’daki toplam yedi milyar
Euro tutarındaki bono ihalelerine gelecek talep de günün izlenecek
önemli gündem maddelerinden biri.
Büyük resimde ise Euro bölgesi borç problemi piyasalar genelinde
endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Avrupa Merkez Bankasının tahvil
alımı ile ilgili açıklamaları soru işareti yaratırken önümüzdeki
günlerde ise Avrupa ülkelerinin kredi notlarına yönelik yeni
gelişmelerin piyasalar genelinde önemli bir baskı unsuru olabileceğini
düşünmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda hatırlanacağı üzere geçen
hafta Moody’s 2012 yılında Avrupa Birliği ülkelerinin notlarını
yeniden derecelendirme niyetinde olduklarını açıklarken Fitch ise
liderler zirvesinden geniş kapsamlı sonuç çıkmadığını belirterek bölge
ekonomisinde belirgin bir yavaşlama olacağına vurgu yapmıştı. Fitch
geçen hafta sekiz büyük bankanın notunu kırdı.
Moody’s ise Cuma günü Belçika’nın kredi notunu iki kademe
indirerek AA3’e çekti. Fitch is Fransa’nın görünümünü negatife indirdi.
Bugün makro veri tarafında takip edilecek önemli bir veri yok.
Fransa’daki toplam 7 milyar Euro tutarında bono ihaleleri önemli.
Hafta geneline bakacak olursak yurtiçinde TCMB’nin faiz toplantısı,
Almanya’da reel sektör güveni göstergesi IFO, Yunanistan, Portekiz ve
Fransa’daki ihalelerle birlikte ABD’de revize GSYİH ve Michigan
Tüketici Güven endeksi takip edilecek önemli veriler olarak
sıralanabilir.
Öte yandan bugün Draghi'nin konuşması ve Çarşamba günü ECB’nin üç
yıllık prefinansman operasyonu haftanın önemli olayları. Piyasadaki bu
sert düşüş sonrası bu hafta toparlanma ardından da tepki yükselişi
denemeleri olabileceğini düşünüyoruz.
Bugün izlenecek veriler:
16:00 Fransa'da toplam 7 milyar euro tutarında bono ihaleleri var

DÖVİZ

Haftanın son günü Beklentilerden olumlu gelen ABD verilerinin
piyasalardaki tepki alımlarını tetiklemesiyle Euro-dolar paritesinin
1,3050 seviyesinin üzerine gelmesi üzerine dolar/TL’de sınırlı
satışlar gözlendi. Güne 1,8800 seviyesinin üzerinde başlayan dolar-TL
1,8750 seviyesini gördükten sonra haftayı 1,8780 seviyesinden kapattı.
Gün boyunca kurumsal döviz talebi dikkatleri çekti. Bu talebin 300
milyon dolara kadar ulaştığı tahmin ediliyor. Bu sabah Euro-dolar
paritesi 1.3014, dolar- TL 1.8830-1.8855 aralığında güne başlıyor.
Yabancı işlemlerinin zayıfladığı piyasada dolar-TL’nin yurtdışı veri
akışına bağlı olarak 1,8500-1,9000 fiyat aralığında işlem görmesini
bekliyoruz.

TAHVİL-BONO

İşlem hacmi iyice zayıflayan bono piyasasında gösterge tahvil Cuma
günü %10,28-%10,30 bileşik aralığında hareket etti. Yabancılar işlem
yapmıyor. Lokal bankalar da sene sonu ve önümüzdeki sene başında
Hazine’nin yüklü itfaları öncesinde pozisyonlarında değişikliğe
gitmiyorlar. Bu sabah tezgâh üstünde gösterge tahvil 10.27-10.32
bandında işlem görüyor. Yurtdışı kaynaklı sürpriz bir gelişme
yaşanmadığı takdirde gösterge faizin seneyi %10,20-%10,70 bileşik
aralığında kapatacağını tahmin ediyoruz."

******

YILDIRIMM
19-12-2011, 10:02
KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU ARTTI

Türkiye'nin Ekim ayı sonu itibarıyla kısa
vadeli dış borç stoku, 2010 yıl sonuna göre yüzde 14,3 oranında artışla 89,4
milyar dolar olarak gerçekleşti.
Merkez Bankası 2011 Ekim dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç
istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, Türkiye'nin kısa vadeli dış borç stoku Ekim ayında, 2010 yıl
sonuna kıyasla yüzde 14,3 artış gösterdi. Geçen yılın sonunda 78,2 milyar dolar
olan kısa vadeli dış borç stoku, Ekim ayında 89,4 milyar dolar oldu.

-Bankaların kısa vadeli dış borcu da arttı-

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 11,2
oranında artarak 57,4 milyar dolar oldu. Bunun 25,7 milyar dolarını krediler, 7,2
milyar dolarını döviz tevdiat hesabı, 15,3 milyar dolarını banka mevduatı, 9,2
milyar dolarını da TL cinsinden mevduat oluşturdu.
TL cinsinden mevduatta Ekim ayında geçen yılın sonuna kıyasla yüzde
47,68'lik azalış dikkati çekti. Geçen yılın sonu itibariyle TL cinsinden mevduat
17,6 milyar düzeyindeydi.
Bankaların kısa vadeli dış borcu Ekim ayında geçen yılın sonuna kıyasla
yüzde 11,24 artış gösterdi. Bankaların kısa vadeli dış borcu geçen yılın sonunda
51,6 milyar dolar düzeyindeydi.
Bankalar dışında kalan diğer sektörlerin kısa vadeli dış borcu da Ekim
ayında geçen yılın sonuna göre yüzde 22 oranında artarak 25 milyar 29 milyon
dolardan 30 milyar 542 milyon dolara çıktı.

-Borcun dağılımı-

Merkez Bankasının verilerine göre 2010 yılı sonu ve 2011 Ekim sonu
itibariyle kısa vadeli dış borç stoku şöyle oldu:

2010 sonu (milyon dolar) Ekim sonu (milyon dolar)
MERKEZ BANKASI 1.576 1.412
BANKER KREDİ 0 0
MUHABİR AÇIKLARI 1 1
KREDİ MEKTUPLU DTH 1.575 1.411
DÖVİZE ÇEV. MEVDUAT & DİĞER 0 0
GENEL HÜKÜMET 0 0
BANKALAR 51.610 57.411
KREDİLER 18.097 25.677
DÖVİZ TEVDİAT HESABI 4.828 7.198
BANKA MEVDUATI 11.108 15.340
TL CİNSİNDEN MEVDUAT 17.577 9.196
DİĞER SEKTÖRLER 25.029 30.542
TİCARİ KREDİLER 22.765 26.593
İTHALAT BORÇLARI 17.483 21.449
PREF.&PEŞİN İHRACAT 5.282 5.144
DİĞER KREDİLER 2.264 3.949
KAMU 0 0
ÖZEL 2.264 3.949
TOPLAM 78.215 89.365


AA

uptrend
19-12-2011, 19:26
Tüik araştırması ilginç sonuçları beraberinde getirdi.

Türkiye'de en yüksek gelire sahip %20 lik kesimin milli gelirden aldığı pay %46.4
Türkiye'de en düşük gelire sahip %20 lik kesimin milli gelirden aldığı pay % 5.8

Nufusun %16.9 u yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

http://http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=8661 (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=8661)

YILDIRIMM
20-12-2011, 10:00
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

Yapı Kredi Yatırım ( http://www.ykyatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
"Dünkü AB Maliye Bakanları görüşmesinde her ne kadar sürpriz
olmasa da IMF’e verilecek 200 milyar euro tutarındaki kredi konusunda
anlaşılamaması (150 milyar eurodan bahsediliyor) dünün önemli negatif
haber başlıklarından biri oldu. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası Başkanı
Draghi’nin tahvil alımını hızlandırmayacaklarına yönelik açıklamaları
da olumsuz havaya katkı yaptı. S&P 500 endeksi %1.1 düştü. Kuzey Kore
lideri Kim Jong II’nin ölümü de bölge genelinde belirsizlik yaratarak
endişe kaynağı olmaya devam ederken bu sabah Asya piyasaları genelinde
ise sert satışlar sonrasında tepki hâkim. ABD vadelileri ise artıda.
Japonya’da Yen’e müdahale beklentileri var.
Bugün makro veri tarafında Almanya’da reel sektör güveni
göstergesi IFO Anketi, ABD’de konut başlangıçları ve izinleri rakamı
ve İspanya ve Yunanistan’daki ihaleler takip edilecek. Hafta geneline
bakacak olursak yurtiçinde TCMB’nin faiz toplantısı, Yunanistan,
Portekiz ve Fransa’daki ihalelerle birlikte ABD’de revize GSYİH ve
Michigan Tüketici Güven endeksi takip edilecek önemli veriler olarak
sıralanabilir. Öte yandan Çarşamba günü ECB’nin üç yıllık refinansman
operasyonu haftanın önemli olayları arasında yer alıyor.
Büyük resimde ise euro bölgesi borç problemi piyasalar genelinde
endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde ise Avrupa
ülkelerinin kredi notlarına yönelik yeni gelişmelerin piyasalar
genelinde önemli bir baskı unsuru olabileceğini düşünmeye devam
ediyoruz. Moody’s Cuma günü Belçika’nın kredi notunu iki kademe
indirerek AA3’e çekti. Fitch is Fransa’nın görünümünü negatife
indirdi.

DÖVİZ

Euro bölgesi borç sorunlarına ilişkin endişelerin devam ettiği
piyasalarda euro/dolar paritesindeki gerileme ve kurumsal döviz
talebinin etkisiyle dolar/TL kotasyonları 1,9000 seviyesine kadar
yükseldi. Geride bıraktığımız güne 2,17 seviyesinin altında başlayan
döviz sepeti ise 2,1868’i gördü. Yılsonunun yaklaşması ile işlem
hacminin azalması dolar/TL’deki oynaklığıda arttırmakta. Dolar, Kuzey
Kore liderinin ölümü sonrasında yatırımcıların güvenli liman olarak
görmesi sonucu Asya ve Pasifik ülkelerinin para birimleri karşısında
değer kazandı. Euro ise geçtiğimiz Cuma günkü kredi notu ve
görünümlerin düşürülmesi sonrası baskı altında kalmaya devam ediyor.
Merkez Bankası 20-21 Aralık’ta ihaleler yoluyla satılacak toplam azami
döviz tutarını 700 milyon dolar olarak açıkladı. Merkez Bankası dünkü
döviz satım ihalesinde dün için belirlediği maksimum tutar olan 150
milyon dolar’ın altında, 100 milyon dolar’lık satış gerçekleştirdi.
Merkez Bankası’nın ihalesine 287 milyon dolarlık teklif geldi. Merkez
Bankası’nın döviz satım ihalelerine başladığı 5 Ağustos’tan bu yana
sattığı tutar 9.31 milyar dolara ulaştı.
Merkez Bankası haftanın son işlem günü gösterge dolar kurunu
1,8797/1,8888 lira, euro kurunu 2,4482/2,4600 lira, euro/dolar
paritesinide 1,3024 olarak açıkladı. Bu sabah interbank piyasada
dolar/TL kotasyonları güne 1,8975/1,9000 TL seviyesinde başlıyor.

TAHVİL-BONO

Haftanın ilk işlem gününde işlem hacmi çok düşük seviyede kalmaya
devam etti. Euro bölgesi borç krizi endişelerinin devam etmesi ve
Kuzey Kore liderinin ölümü piyasaların güne ve haftaya olumsuz
başlamasına neden oldu. Yurtiçinde 17 Temmuz 2013 itfalı önceki
benchmark kıymetin aynı gün ve bugün valördeki kapanışı %10,39 bileşik
seviyesinden gerçekleşti. 4 Aralık 2013 İtfa tarihli yeni benchmark
kıymette ise yine aynı gün ve bugün valörlü işlemler aynı bileşik
seviyesinden, %10,46’dan gerçekleşti. Bono piyasasında işlem
hacimlerinin yeni yıl ile birlikte hız kazanması öncesinde yıl sonuna
kadar hacimsiz işlemlerin devamı bekleniyor. Yurtiçi bono piyasasında
4 Aralık 2013 itfalı yeni gösterge kıymette işlemler tezgahüstü
piyasada Salı gününe %10,40/10,52 bileşik aralığında başlıyor."

BUHARA
20-12-2011, 13:04
# 10:48 sanayi bakanı ergün: Yedi yıl içinde 105 milyar dolar yabancı yatırım çektik
# 10:47 sanayi bakanı ergün: Türkiye gelecekte daha fazla yabancı yatırım çekecek
# 10:45 sanayi bakanı ergün aksa ve dow chemıcal birleşme toplantısında konuşuyor
# 10:30 isveç merkez bankası, politika faizini 0.25 puan düşürerek %1.75'e indirdi -bn
# 10:01 merkez bankası, 1 hafta vadeli 5 milyar liralık repo ihalesi açtı
# 09:42 dow chemıcal ve aksa akrilik ortak girişimi karbon fiber üretecek -bn
# 09:42 dow chemıcal ve aksa akrilik, 5 yıllık dönemde 1 milyar dolar yatırım planlıyor -bn
# 09:42 dow chemıcal ve aksa akrilik, ortak girişim anlaşması imzaladı -bn
# 09:23 garanti bankası, ayb ile 150 milyon euro'luk kredi çerçeve sözleşmesi imzaladı -kap
# 09:22 halkbank, 750 milyon liralık tahvil ihracı için spk'ya başvurdu -kap
# 09:03 almanya'da kasımda üfe yıllık bazda %5.2 arttı, beklenti %5.2 -bn
# 09:03 almanya'da kasım'da üretici fiyatları %0.1 arttı, beklenti %0.1 -bn
# 08:42 moody's, polonya'nın a2 kredi notunu teyit etti, görünüm durağan -bn

YILDIRIMM
22-12-2011, 10:02
Yatırımcılar dolara sığınıyor

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi'nin bugünkü konuşması öncesinde dolar, euro karşısında 11 ayın zirvesine yaklaştı

www.borsagundem.com

22.12.2011 - 10:57

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'nin, Euro Bölgesi liderlerinin bölgedeki borç krizini kontrol altına almakta sıkıntı yaşamasının endişeleri artırdığı esnada yapacağı konuşmasının öncesinde dolar, euro karşısında 11 ayın en yükseğine yüzde 0.8 mesafede seyretti.

Fransa ve İtalya'nın, Standard&Poor's'un Avrupalı ülkelerin notunu indireceğine ilişkin spekülasyonların ortasında önümüzdeki hafta yapacağı tahvil ihracına hazırlanmasıyla Avrupa'nın ortak para birimi euro, dünkü kayıplarına tutundu. Avustralya doları, Asya borsalarındaki düşüşün yüksek getirili varlık talebini azaltmasıyla zayıfladı.

Doların sığınılacak liman olarak alındığını belirten Tokyo'daki Mizuho Securities Co.'nun yabancı tahvil departmanı yöneticisi Kengo Suzuki, Avrupa'nın borç sorunlarının önümüzdeki yılın ilk yarısında derinleşebileceğini söyledi.

ABD doları, euro karşısında 1.3047'den 1.3044'e yükseldi. Dolar, euro karşısında 14 Aralık'ta 1.2946 seviyesinden 11 Ocak'tan bu yana en yüksek düzeyini kaydetmişti. Dolar, yen karşısında büyük değişiklik kaydetmedi ve 78.05'ten işlem gördü. Euro/Yen paritesi 101.86'dan 101.81 yene geriledi.

Draghi bugün Avrupa Sistemik Risk Kurulu'nun toplantısının ardından basın toplantısı düzenleyecek. AMBBaşkanı 19 Aralık'ta bölgedeki bankaların önümüzdeki yıl ciddi fonlama sıkıntılarıyla karşılaşacağını belirterek, ekonomi için aşağı yönlü risklerin yoğunlaştığına dikkat çekmişti.

BUHARA
22-12-2011, 12:08
PPK toplantısı kararları beklenecektir bir süreliğine ve o yüzden de durgun geçebilir toplantıya kadar olan zaman süreci.

BUHARA
22-12-2011, 12:09
Fitch, ABD'nin borç yükünün, 3A olan kredi notuyla uyuşmadığını açıkladı. Ancak Fitch, ABD'nin kredi notunu düşürme konusunda, 2013'ten önce karar alınmayacağını öngördü. Fitch, geçen ay ABD'nin not görünümünü durağandan negatife çevirmişti.

BUHARA
22-12-2011, 12:12
Yıgıt aku/buyukkalender:turkıye, cıne markaj yaparken, dogu avrupa celmesı yememelı -aa-

BUHARA
22-12-2011, 12:12
Guardıan: Turkıye-fransa dıplomatık ılıskılerı bıcak sırtında -aa-

BUHARA
22-12-2011, 12:12
Moodys, toyota motorun gorunumunu duragandan negatıfe cevırdı-matrıks-

uptrend
22-12-2011, 13:08
(yenıleme) merkez bankası para polıtıkası kurulu, faız oranlarını degıstırmeme kararı aldı

bankanın konuya ılıskın acıklaması asagıda bulunuyor:

Para polıtıkası kurulu (kurul), polıtıka faızı olan bır hafta vadelı
repo ıhale faız oranı ıle bankamız bunyesındekı bankalararası para
pıyasası ve dstanbul menkul kıymetler borsası repo–ters repo pazarı’nda
uygulanmakta olan faız oranlarının asagıdakı gıbı sabıt tutulmasına
karar vermıstır:

A) polıtıka faızı olan bır hafta vadelı repo ıhale faız oranı yuzde 5,75,
b) gecelık faız oranları: Merkez bankası borclanma faız oranı yuzde 5, borc
verme faız oranı yuzde 12,5, acık pıyasa ıslemlerı cercevesınde pıyasa
yapıcısı bankalara repo ıslemlerı yoluyla tanınan borclanma ımkanı faız
oranı yuzde 12,
c) gec lıkıdıte penceresı faız oranları: Gec lıkıdıte penceresı uygulaması
cercevesınde, bankalararası para pıyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelık
vadede uygulanan merkez bankası borclanma faız oranı yuzde 0, borc verme
faız oranı yuzde 15,5.

Yılın ucuncu ceyregıne ılıskın verıler ıc ve dıs talep arasındakı dengelenmenın
ongoruldugu sekılde surdugunu teyıd etmıstır. Tuketım talebı yavaslarken net
ıhracatın buyumeye katkısı artmaktadır. Bu cercevede, carı ıslemler dengesındekı
ıyılesme egılımı belırgınlesmektedır.

Kurul, ıslenmemıs gıda fıyatlarındakı baz etkısı nedenıyle aralık ayında
enflasyonun yukselıs gosterecegıne dıkkat cekmıstır. Merkez bankası, 2011 yılı
sonunda hedefın belırgın olarak uzerınde gerceklesecek enflasyonun yol
acabılecegı ıkıncıl etkılere karsı gereken adımı ekım ayında atarak para
polıtıkasında guclu bır sıkılastırmaya gıtmıstır. Son donemde acıklanan verıler
ıktısadı faalıyetın ongorulenden guclu seyrettıgıne ısaret etse de parasal
sıkılastırmanın etkısıyle onumuzdekı donemde yurt ıcı talep buyumesının ılımlı
bır seyır ızlemesı beklenmektedır. Nıtekım yakın donemde tuketıcı kredılerındekı
yavaslama egılımının gıderek daha belırgın hale geldıgı gozlenmektedır. Bu
cercevede, gecıcı fıyat hareketlerının ıkıncıl etkılerının sınırlı kalması ve
2012 yılı ıcınde enflasyonun kademelı bır dusus gostererek yılın son aylarında
yuzde 5 hedefıne yaklasması beklenmektedır.

Kurul, enflasyon gorunumunun orta vadelı hedeflerle uyumlu olması ıcın sıkı para
polıtıkasının bır muddet daha surdurulmesı gerektıgını ıfade etmıstır. Ote yandan,
kuresel ekonomıye daır belırsızlıklerın devam etmesı nedenıyle para polıtıkasındakı
esneklıgın korunmasının uygun olacagı belırtılmıstır. Bu cercevede, alınan
tedbırlerın kredıler, yurt ıcı talep ve enflasyon beklentılerı uzerındekı etkılerı
dıkkatle takıp edılecek, bır hafta vadelı repo ıhalesı ıle yapılan turk lırası
fonlamasının mıktarı gereklı goruldugunde asagı veya yukarı yonlu ayarlanacaktır.

Ayrıca toplantıda 27 aralık salı gunu kamuoyuna duyurulacak "2012 yılında para
ve kur polıtıkası" metnındekı hususlar karara baglanmıstır.
Kurul, kuresel ekonomıdekı gelısmelerı yakından ızleyerek 4 agustos 2011 tarıhlı
ara toplantıda belırlenen stratejı cercevesınde, yurt ıcı pıyasalardakı ıstıkrarı
saglamak ıcın gereklı tedbırlerı gecıkmeksızın almaya devam edecektır.

Acıklanacak her turlu yenı verının ve haberın, kurul’un gelecege yonelık
polıtıka durusunu degıstırmesıne neden olabılecegı onemle vurgulanmalıdır.
Para polıtıkası kurulu toplantı ozetı bes ıs gunu ıcınde yayımlanacaktır



-matrıks-

YILDIRIMM
22-12-2011, 13:38
CARİ, GELECEK VE 2 AY SONRASININ TÜFE BEKLENTİSİ-TCMB ANKETİ

-Cari Ayın TÜFE Beklentisi..

Cari Dönem Gözlem En En Standart Aritmatik Medyan Mod Uygun
Sayısı Küçük Büyük Sapma Ortalama Ortalama
----------------- ------ ----- ----- ------ -------- ------ --- --------
Ocak-11 1 82 0.00 1.48 0.28 0.59 0.55 0.50 0.59
2 76 0.10 1.20 0.21 0.62 0.60 0.50 0.62
Şubat-11 1 75 0.30 1.75 0.21 0.63 0.60 0.50 0.61
2 75 0.20 1.50 0.23 0.63 0.60 0.50 0.59
Mart-11 1 81 0.30 1.75 0.21 0.74 0.70 0.60 0.72
2 71 0.25 1.15 0.18 0.73 0.75 0.70 0.73
Nisan-11 1 74 0.40 1.30 0.22 0.76 0.75 1.00 0.76
2 80 0.10 1.30 0.24 0.75 0.74 0.70 0.75
Mayıs-11 1 72 -0.10 1.25 0.23 0.70 0.70 0.50 0.70
2 74 0.20 1.13 0.19 0.69 0.70 0.70 0.69
Haziran-11 1 73 -1.47 1.50 0.58 0.16 0.20 0.30 0.16
2 73 -1.40 1.25 0.55 0.02 0.01 0.20 0.02
Temmuz-11 1 70 -0,70 0,62 0,32 -0,04 -0,08 -0,20 -0,04
2 67 -0,70 0,62 0,30 0,05 0,00 -0,20 0,05
Ağustos-11 1 75 -0.33 1.10 0.28 0.33 0.35 0.50 0.33
2 70 -0,50 0,80 0,27 0,32 0,33 0,30 0,32
Eylül-11 1 71 0.10 1.75 0.32 0.84 0.90 1.00 0.84
2 86 0,20 1,80 0,31 0,90 0,90 0,80 0,90
Ekim-11 1 77 0,44 2,50 0,52 1,38 1,40 1,00 1,38
2 84 0,45 4,00 0,77 1,69 1,52 1,50 1,69
Kasım-11 1 72 -0,50 1,70 0,39 0,90 1,00 1,00 0,94
2 82 0,03 2,00 0,34 0,92 0,96 1,00 0,92
Aralık-11 1 76 -0,30 2,00 0,42 0,54 0,50 1,00 0,50
2 82 -0,30 1,70 0,35 0,53 0,50 0,50 0,50

-Gelecek ayın TÜFE beklentisi..

Cari Dönem Gözlem En En Standart Aritmatik Medyan Mod Uygun
Sayısı Küçük Büyük Sapma Ortalama Ortalama
----------------- ------ ----- ----- ------ -------- ------ --- --------
Ocak-11 1 81 -0.20 1.75 0.31 0.62 0.60 0.50 0.61
2 75 0.20 1.25 0.23 0.59 0.58 0.50 0.59
Şubat-11 1 74 0.20 2.25 0.25 0.65 0.60 0.60 0.62
2 74 0.20 1.25 0.19 0.64 0.60 0.60 0.62
Mart-11 1 80 0.25 1.75 0.25 0.76 0.70 0.70 0.75
2 70 0.30 1.35 0.23 0.75 0.74 1.00 0.75
Nisan-11 1 73 0.00 1.10 0.20 0.63 0.60 0.50 0.63
2 79 -0.10 1.10 0.23 0.62 0.60 0.60 0.62
Mayıs-11 1 70 -0.75 1.00 0.34 0.27 0.30 0.30 0.27
2 73 -0.60 0.80 0.30 0.23 0.30 0.30 0.23
Haziran-11 1 70 -1.60 1.25 0.45 0.16 0.20 0.10 0.19
2 70 -1.14 0.80 0.37 0.08 0.10 0.00 0.08
Temmuz-11 1 69 -0,75 1,10 0,34 0,36 0,40 0,40 0,36
2 65 -0,20 1,30 0,30 0,35 0,38 0,20 0,35
Ağustos-11 1 73 0.00 1.59 0.35 0.78 0.80 1.00 0.78
2 70 0,10 1,50 0,32 0,82 0,80 0,80 0,82
Eylül-11 1 71 0.10 2.30 0.47 1.03 1.00 1.00 1.03
2 84 0,30 2,30 0,44 1,12 1,00 1,00 1,12
Ekim-11 1 74 0,30 1,50 0,25 0,87 0,90 1,00 0,87
2 81 0,40 2,20 0,36 1,00 1,00 1,00 0,96
Kasım-11 1 71 -0,60 1,50 0,42 0,43 0,50 1,00 0,43
2 81 -0,30 2,00 0,42 0,51 0,50 0,50 0,51
Aralık-11 1 74 0,00 2,00 0,32 0,74 0,70 0,60 0,70
2 80 0,19 1,70 0,31 0,72 0,70 0,70 0,66

-İki Ay Sonrasının TÜFE Beklentisi..

Cari Dönem Gözlem En En Standart Aritmatik Medyan Mod Uygun
Sayısı Küçük Büyük Sapma Ortalama Ortalama
----------------- ------ ----- ----- ------ -------- ------ --- --------
Ocak-11 1 81 0.10 2.25 0.28 0.59 0.55 0.50 0.57
2 75 0.20 1.04 0.17 0.61 0.60 0.50 0.61
Şubat-11 1 74 0.15 2.35 0.31 0.70 0.70 0.70 0.67
2 74 0.20 1.30 0.24 0.69 0.70 0.70 0.69
Mart-11 1 80 0.00 1.20 0.25 0.60 0.55 0.50 0.60
2 69 0.00 1.20 0.22 0.62 0.60 0.50 0.62
Nisan-11 1 71 -0.75 1.00 0.36 0.29 0.30 0.50 0.29
2 79 -0.85 1.20 0.36 0.22 0.23 0.20 0.22
Mayıs-11 1 69 -0.54 1.00 0.33 0.26 0.30 0.50 0.26
2 72 -0.54 0.85 0.31 0.22 0.25 0.30 0.22
Haziran-11 1 70 -0.30 1.50 0.34 0.38 0.40 0.50 0.38
2 70 -0.32 1.10 0.31 0.36 0.40 0.40 0.36
Temmuz-11 1 69 0,00 1,60 0,35 0,79 0,82 1,00 0,79
2 65 0,00 1,60 0,34 0,77 0,80 1,00 0,77
Ağustos-11 1 71 0.00 2.40 0.58 1.10 1.00 1.00 1.10
2 69 0,10 2,47 0,54 1,19 1,14 1,00 1,19
Eylül-11 1 69 -0.50 1.45 0.37 0.68 0.70 0.50 0.73
2 82 -0,50 1,45 0,29 0,74 0,75 0,50 0,76
Ekim-11 1 74 -0,30 1,20 0,35 0,55 0,50 0,50 0,55
2 81 -0,50 1,40 0,35 0,56 0,60 0,50 0,56
Kasım-11 1 72 0,19 1,70 0,28 0,69 0,60 0,50 0,65
2 79 0,15 2,00 0,32 0,73 0,69 0,60 0,67
Aralık-11 1 73 0,15 3,00 0,39 0,68 0,63 0,50 0,65
2 79 0,20 1,70 0,25 0,67 0,65 0,50 0,65

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )

YILDIRIMM
23-12-2011, 14:46
RAPOR-ULUSLARARASI DÖVİZ PİYASALARI(MIG BANK)

MIG Bank ( http://www.migbank.com ) Tarafından Hazırlanan
Uluslararası Döviz Piyasaları Raporu:
"Açık satış pozisyonu olan yatırımcılar pozisyonlarını kapatmak
için 1.3000 seviyelerinde alış yapmaya başladı
*Psikolojik açıdan çok önemli bir seviye olan 1.3000 seviyesinin
aşağı kırılmasının ardından açık satış pozisyonu olan yatırımcılar
pozisyonlarını kapatmak için alış yapmaya başladığı için EUR/USD aşırı
satış seviyelerinden bir miktar toparlandı.
*Döngü analizimizin de tahmin ettiği gibi, Aralık ayının ilk iki
haftasında hisse senedi ve emtia piyasaları da dahil olmak üzere risk
iştahını yansıtan tüm piyasalarda volatilite arttı. Ancak, tatil
dönemi öncesinde piyasalardaki volatilitenin bir miktar azalması
beklenebilir.
*Piyasadaki çok-aylık düşüş trendinin 2011 yılının ana dip
seviyesi olan 1.2870 seviyelerine doğru devam edebilmesi için
piyasanın psikolojk açıdan çok önemli bir seviye olan 1.3000
seviyesinin altında kalıcı bir kapanış yapması gerekiyor.
*Kısa vadeli direnç seviyeleri 1.3215 ve potansiyel olarak 2
Aralık’ta görülen zirve seviye olan 1.3550. Bu seviyelere doğru
gerçekleşecek sıçrayışların kısa ömürlü olması beklenebilir.
*EUR/USD’deki görünümün tersini yansıtan USD endeksi
gerçekleştirdiği toparlanmayı 11 aydır görülmeyen yeni zirve
seviyelere doğru devam ettirdi (USD endeksi 2010 yazında görülen dip
seviyelerden %10’un üzerinde bir yükseliş gerçekleştirdi).
*Tekrar güçlenmeye başlayan spekülatif alışların (net alış
pozisyonlarının) şu an momentum, yatırımcı psikolojisi ve likidite
açısından tarihi dip seviyelerde olan USD’deki yükselişi desteklemeyi
sürdürmesi beklenebilir.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji Yeni sinyal bekliyoruz.

Noel/yeni yıl tatili öncesinde düşük bir hacimle belli bir
aralıkta işlem görmeyi sürdürüyor

*GBP/USD 1.5770/80 seviyelerinde oluşturduğu çift tepe
formasyonunun hemen altında dar bir aralıkta işlem görmeyi sürdürüyor.
Piyasanın Noel/yeni yıl tatili öncesinde düşük hacimli sert hareketler
gerçekleştirmesi mümkün ancak bu hareketlerin kalıcı olma ihtimali
oldukça düşük. Bizim görüşümüz, piyasanın kısa vadede 1.5409
seviyelerine geri dönebileceği yönünde.
*EUR/GBP’nin negatif görünümü dikkate alındığında GBP/USD’nin orta
vadede gerilediği seviyelerde destek bulması beklenebilir. Eğer
EUR/GBP’deki gerileme devam ederse, GBP/USD’nin bu yıl başından bu
yana işlem gördüğü aralıkta hareket etmeyi sürdürmesi beklenebilir.
*10 yıllık İtalyan devlet tahvili getirilerinin tekrar %7.000
seviyelerine yaklaşıyor olması yukarıda öne sürdüğümüz görüşleri
destekliyor.
*Eğer piyasa 1.5423 seviyesinin üzerinde kalmayı başaramazsa,
piyasanın bir sonraki hedefi 1.5272 ve potansiyel olarak trend çizgisi
desteği olan 1.5110 seviyesi olacaktır.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji Kısa vadede belli bir
aralıkta işlem görmeyi sürdürmesi beklenebilir.

DeMark™ seviyesi olan 78.24 seviyesinin altında zayıf hareket
etmeyi sürdürüyor

*Oluşturduğu çok-günlük işlem aralığında tutunmayı sürdüren
USD/JPY DeMark™ seviyesi olan 78.24 seviyesinin altında zayıf hareket
etmeyi sürdürüyor (aşağıdaki saatlik grafiğe bakınız).
*Eğer piyasa pivot seviye olan 77.25 seviyesini aşağı kırdığını
teyit ederse, bu durum piyasanın üçüncü defa müdahale öncesi
seviyelere (PIR III) ve potansiyel olarak 75.35 seviyesinin altına
doğru gerilemesine neden olabilir (müdahale sonrası görülen yeni dip
seviye olan 75.35 (PINL) II. Dünya savaşından sonra görülen en düşük
seviye).
*Opsiyon piyasaları USD/JPY’nin aşırı alış baskısı altında kalmayı
sürdürdüğüne işaret ediyor. Bunun nedeni, herkesin piyasanın
çok-yıllık daralma formasyonunu tamamlayıp taban yapacağı seviyeyi
tahmin eden ilk kişi olmak istemesi (yukarıdaki küçük grafiğe
bakınız).
*Bu durum piyasanın psikolojik destek seviyesi olan 75.00 ve belki
74.00 seviyelerinin altına doğru geçici fakat dramatik bir gerileme
gerçekleştirmesine neden olabilir. Bu tip bir gerileme bir dizi
stop-loss emrinin aktif hale gelmesine neden olacağı ve bir dizi aşağı
yönlü engeli ortadan kaldıracağı için, oluşan fiyat boşluğu sonrasında
piyasanın önemli bir dönüş gerçekleştirmesi mümkün.
*USD/JPY 40 yıllık uzun vadeli bir döngüyü tamamlamak ve yukarı
dönmek üzere olduğu için piyasanın orta/uzun vadeli görünümü hala
olumlu. Ana döngü bükülme noktalarının önümüzdeki birkaç hafta içinde
tetiklenmesi ve piyasanın yukarı yönlü tetikleme seviyelerimiz olan
80.00/60 ve daha sonra 82.00 ve 83.30 seviyelerinin üzerine doğru
kalıcı bir yükseliş gerçekleştirmesi beklenebilir.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji 80 seviyesinin üzerinde
alış için tekrar zemin oluşmasını bekliyoruz.

200 günlük hareketli ortalamaya geri dönmesi bekleniyor

*USD/CHF’nin önümüzdeki günlerde ve özellikle yeni yılın ilk
günlerinde EUR/CHF’nin hareketlerinden etkilenmesi beklenebilir. Eğer
EUR/CHF tekrar 1.2000 seviyesine yaklaşırsa İsviçre Merkez Bankası’nın
piyasaya müdahale etme ihtimali artacaktır. Bu nedenle USD/CHF’nin
kısa vadeli yönü EUR/CHF’ye bağlı olabilir.
*USD/CHF’nin gerçekleştireceği hareketler ayrıca borç sorunu olan
büyük Euro bölgesi ülkelerinin tahvil getirilerinin, özellikle de
İtalyan devlet tahvili getirilerinin yönüne de bağlı. 10 yıllık
İtalyan devlet tahvillerinin getirileri dün akşam tekrar %7.000
seviyelerine doğru yükseldi. İtalya’daki fonlama sıkıntılarının
önümüzdeki yılın ilk aylarında geri dönmesi beklendiği için, bu
durumun USD/CHF üzerinde düşüş baskısı oluşturması mümkün.
*USD swap faizlerinin düşürülmesine yönelik karar öncesinde %6.478
ve %7.355 seviyelerinde işlem gören 10 yıllık İspanyol ve İtalyan
devlet tahvili getirileri şu an %5.375 ve %6.952 seviyelerinde işlem
görüyor. Bu rakamlardan da anlaşıldığı gibi, İspanyol devlet tahvili
getirileri daha olumlu seyrederken İtalyan devlet tahvili getirileri
hala yüksek seyrediyor (Dün İspanyol ve İtalyan devlet tahvili
getirileri %5.328 ve %6.760 seviyelerinde işlem görüyordu).
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji Satış yapmak için fırsat
bekliyoruz.

Gün-içi direnç seviyesi olan 1.0425 seviyelerinden gerilemeye
başladı

*Kısa vadeli bir DeMark yorulma sinyali oluşturan USD/CAD gün-içi
direnç seviyesi olan 1.0425 seviyelerinden sert şekilde gerilemeyi
sürdürüyor.
*Biz alış emri vermeden önce piyasanın yükseliş yönünde güçlü bir
teyit vermesini beklemeyi tercih ediyoruz.
*1.0220 seviyesinin kalıcı olarak aşağı kırılması piyasadaki
gerilemenin 1.0000 seviyelerine doğru devam edebileceğine işaret
ediyor.
*Piyasanın oluşturduğu çok-aylık üçgen formasyonunu daha geniş
çaplı şekilde yukarı kırabilmesi için piyasadaki alıcıların piyasayı
1.0425 ve 25 Kasım’da görülen salınım zirvesi olan 1.0524
seviyelerinin üzerine taşıması gerekiyor.
*Uzun vadeli olarak bakıldığında, piyasadaki toparlanmanın 1.0850
seviyelerinin üzerine doğru devam edebilmesi için piyasanın 1.0680
seviyesini yukarı kırarak yönünü güçlü şekilde teyit etmesi gerekiyor.
Eğer bu gerçekleşirse, piyasanın ana Elliott Wave döngüsünün bir
parçasını oluşturan üçgen formasyonunu yukarı kırdıktan sonra
başlattığı yukarı yönlü kırılmanın devam etmesi beklenebilir
(yukarıdaki küçük grafiğe bakınız).
*EUR/CAD önemli bir formasyon olan çok-aylık dağıtma formasyonunun
taban seviyelerini aşağı kırdı. Eğer 19 Eylül’de görülen dip seviye -
%61.8’lik düzeltme seviyesi olan 1.3393 - 79 seviyeleri aşağı
kırılırsa, bu kırılma piyasanın 1.3140 seviyelerine doğru önemli bir
kırılma gerçekleştireceğine dair bir işaret olacak ve bu durum USD/CAD
ile aralarında ciddi bir korelasyon bulunan EUR/USD’yi baskı altına
sokacaktır.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji 1.0425 seviyesinin üzerinde
alış için zemin oluşmasını bekliyoruz.

Aşırı satış seviyelerinden güçlü şekilde toparlanmaya başladı

*Gün-içi grafiklerde bir DeMark™ alış sinyali oluşturan AUD/USD
aşırı satış seviyelerinden güçlü şekilde toparlanmaya başladı
(aşağıdaki grafiğe bakınız).
*Gerçekleşen toparlanma oldukça sert olsa da, piyasanın
oluşturduğu DeMark™ sinyali bu toparlanmanın kısa ömürlü olabileceğine
işaret ediyor. Çok-yıllık yükseliş trendi üzerindeki düşüş baskısının
artması ve piyasanın tekrar 0.9611 seviyelerine doğru gerileyebilmesi
için piyasanın 1.0000 seviyesinin altında kalıcı olarak işlem görmeye
başlaması gerekiyor.
*Avustralya Doları Yeni Zelanda Doları karşısında sert şekilde
gerilemeyi sürdürüyor. Kısa vadeli fiyat hareketleri 200 günlük
hareketli ortalamaya geri dönmeye başladığı için piyasadaki
gerilemenin çok-günlük/haftalık süreçte de devam etmesi beklenebilir.

*İki yıllık dağıtma formasyonunun boyun çizgisinin üzerinde
tutunmayı sürdüren Avustralya Doları Japon Yeni karşısında
gerçekleştirdiği hafif toparlanmayı geri almaya başladı. Eğer piyasa
tekrar destek seviyesi olan 72.00 seviyelerine doğru gerilerse, bu
gerileme piyasalardaki risk iştahının azalmaya devam ettiğine dair bir
işaret olacaktır.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji Açtığımız pozisyonu 1.0050
seviyesinde kapattık.

123.00 seviyelerindeki ana direnç seviyesine yaklaşıyor

*GBP/JPY saatlik grafiklerde bir yorulma sinyali oluşturuyor gibi
görünüyor. Bu durum piyasanın 123.00 seviyelerinde bir miktar dirençle
karşılaşıp tekrar gerileyebileceğine dair bir uyarı. Ancak, 123.00
seviyesi kalıcı olarak yukarı kırılırsa piyasanın 127.32 seviyelerine
geri dönme ihtimali artacaktır.
*Uzun vadede piyasanın çok daha büyük bir toparlanma
gerçekleştirerek 163.09 ve potansiyel olarak 192.65 seviyelerine geri
dönmesi beklenebilir. Ancak, piyasa henüz taban yaptığına dair
sinyaller vermediği için kısa vadeli beklenti hala aşağı yönde.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji Yeni sinyal bekliyoruz.

101.00 seviyesine yakın seviyelerde destek bulmayı sürdürüyor

*Kısa bir süre önce 101.05 seviyelerinde taban yapan EUR/JPY
101.00 seviyesine yakın seviyelerde destek bulmayı sürdürüyor.
*EUR/USD’nin gerçekleştirdiği aşağı yönlü kırılma bu ikiliyi ileri
yönelik olarak ciddi şekilde olumsuz etkileyebileceği için piyasanın
100.76 ve belki daha aşağıdaki seviyeleri tekrar test etmesi mümkün.
*Ancak, piyasanın 100.76 seviyesi görüldükten sonra oluşturduğu
yapı piyasanın orta vadede tekrar yükselerek 111.60 seviyelerini
tekrar test edebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle, piyasa 101.05
seviyesinin üzerinde tutunduğu sürece piyasadaki yükselişin devam
etmesi beklenebilir.
*Piyasanın görünümü ile Euro bölgesi kaynaklı potansiyel riskler
arasında bir uyuşmazlık olduğu için biz şu an işlem yapmadan beklemeyi
tercih ediyoruz.
*Eğer 100.76 seviyesi kalıcı olarak aşağı kırılırsa, bu kırılma
piyasanın çok daha büyük bir gerileme gerçekleştireceğine dair bir
uyarı olacaktır.
Kısa v. trend Uzun v. Trend Strateji Yeni sinyal bekliyoruz.

08425 seviyelerinde açalan bir zirve oluşturması bekleniyor

*EUR/GBP günlük kanal formasyonun destek seviyesi olan 0.8300
seviyelerinde ilk etapta destek bularak bu seviyelerden yukarı
sıçradı. Bu nedenle, piyasadaki toparlanmanın bir miktar daha devam
etmesi beklenebilir. Ancak, piyasanın saatlik görünümü hala olumsuz
olduğu için, piyasanın 0.8613 seviyesinin altında alçalan bir zirve
oluşturması ve yeni bir düşüş başlatarak 0.8303 seviyelerini tekrar
test etmesi mümkün.
*Eğer 0.8303 seviyesi kalıcı olarak aşağı kırılırsa, piyasadaki
gerilemenin 0.8068 – 0.8141 seviyelerine doğru devam etmesi mümkün.
EUR/USD kısa bir süre önce 1.3146 seviyesini aşağı kırdığı için, bu
kırılmanın EUR/GBP’deki olası gerilemeleri ve genel olarak EUR
cross’larında açılan satış pozisyonlarını desteklemesi beklenebilir.
*Borç sorunu olan büyük Euro bölgesi ülkelerinin tahvil
getirilerinin yükselmeye devam etmesi ileride FX piyasalarını
istikrarsızlaştırabilir. Bu durumda Sterlin istenmeyen para
birimlerinin en iyisi olarak değerlendirilebileceği için Sterlin’in
kısa vadede güvenli bir liman olarak görülmesiyle EUR/GBP’nin daha
fazla düşüş baskısı altına girmesi mümkün.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji 3 birim satış pozisyonu
açmak için limit seviye 0.8425. Hedefler: 0.8325/0.8142/0.8050, Stop:
0.8525

Piyasanın saatlik görünümü hala olumsuz

*EUR/CHF’nin saatlik grafiklerde oluşturduğu yapı piyasadaki
gerilemenin ciddi şekilde devam edebileceğine işaret ediyor. Eğer
1.2170 seviyesi aşağı kırılabilirse, 1.2123/30 seviyelerinin altındaki
stop’lar tetiklenebilir. Eğer gerçekleşirse, bu durumun piyasaya
yeterli düşüş momentumu sağlaması ve piyasanın büyük miktarda stop
bulunması muhtemel 1.2000 seviyesinin altındaki seviyeleri hedeflemesi
mümkün.
*Daha makul seviyelerde seyreden İspanyol devlet tahvili
getirilerinin aksine hala yüksek seyreden 10 yıllık İtalyan devlet
tahvili getirilerinin %7.000 seviyelerini tekrar test etmesi
beklenebilir. Önümüzdeki yıl büyük miktarda borcu döndürmesi beklenen
İtalyan ekonomisinin küçülme ihtimali oldukça yüksek. Bu nedenle,
İsviçre Frangı’nın tekrar güvenli bir liman olarak ön plana çıkması
mümkün. Sağladığı faiz getirisinin düşük olması İsviçre Frangı’nın
güvenli bir liman olarak görülmesinin önünde bir engel oluşturmuyor.
*Yukarıda da belirttiğimiz gibi, piyasanın bir sürdir işlem
gördüğü aralığı ilk etapta aşağı kırması büyük miktardaki stop’u
tetikleyebileceği için piyasadaki düşüş momentumunun hızlanması
mümkün. Eğer piyasa 1.2000 seviyesinin üzerinde tutunmayı başaramazsa,
piyasanın neredeyse kesinlikle daha uzun vadeli düşüş trendine geri
dönmesi beklenebilir.
Kısa v. Trend Uzun v. trend Strateji 3 birim satış pozisyonu
açmak için 1.2130 seviyesine satış giriş emri verdik. Hedefler:
1.2030/1.1526/1.1002, Stop: 1.2230.

Altın 200 günlük hareketli ortalamayı tekrar test ediyor

*Çok-aylık üçgen formasyonunu aşağı kırdıktan sonra üç yıldır
aşağı kırmadığı 200 günlük hareketli ortalamayı da aşağı kıran Altın
bu ortalamayı geçici olarak tekrar test ediyor (yandaki günlük ve
gün-içi grafiklere bakınız).
*Ancak, EUR/USD ve hisse senedi piyasaları gibi risk iştahını
yansıtan piyasalardaki zayıflık devam ettiği için Altın’daki düşüş
baskısı da ciddi şekilde devam ediyor. Eğer piyasa 1600 ve 1530
(salınım dibi) seviyelerinin altında haftalık bir kapanış yaptığını
teyit ederse, piyasanın çok daha büyük bir düşüş gerçekleştirme riski
artacaktır.
*Gerileyen fiyatlardan yararlanmak isteyen trend takipçisi bazı
yatırımcılar bu önemli seviyeleri dikkatle izliyor olacak. Piyasa bu
seviyelerde tekrar tekrar destek bulabileceği gibi, piyasanın
potansiyel olarak 1300 ve hatta 1040 – 1000 (12 yıllık kanal
tabanı/sol yukarıdaki küçük grafiğe bakınız) seviyelerine doğru büyük
bir gerileme gerçekleştirmesi mümkün.
*Spekülatif alışlar (net alış pozisyonları) aşağı yönlü olarak
önemli bir seviyeyi aşağı kırdığı için 2 yıldır açık olan önemli
miktardaki altın alış pozisyonu şu an tehlike altında olabilir. Eğer
bu durum piyasanın sert fakat geçici bir gerileme gerçekleştirmesine
neden olursa, bu tip bir gerilemenin 2012’nin yaz aylarına doğru
benzersiz bir alış fırsatı sunabileceği unutulmamalı.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji 1705 seviyesinde 2 birim
SATIŞ pozisyonundayız. Hedefler: 1530/1300, Stop: 1705

Piyasanın gerçekleştirdiği zayıf toparlanma 30.0000 seviyelerini
tekrar test ediyor

*Gümüş’ün aşırı satış seviyelerinden gerçekleştirdiği zayıf
toparlanma ana destek seviyesi olan 30.0000 seviyelerini tekrar test
ediyor. Piyasanın bir önceki salınım dibi olan 26.0700 seviyelerini
test edebilmesi için piyasanın 30.0000 seviyesinin altında kalıcı bir
kapanış yapması gerekiyor.
*Piyasanın makro görünümü Eylül ayında gerçekleşen büyük satış
sonrasında aşağı yönlü risklerin devam ettiğine işaret ediyor. Ancak,
bu tip dramatik hareketler sonucunda piyasanın genelde volatil bir
işlem aralığı oluşturduğu, bu durumunsa piyasanın toparlanmasına ve
alış yönündeki ilginin tekrar oluşmasına yardımcı olduğu söylenebilir.
*Çok haftalık/aylık dönemde Gümüş’ün 37.0000 – 26.0700 aralığında
işlem görmesi beklenebilir ancak piyasanın 1999 yılında oluşturduğu
yükseliş trendinin %61.8’lik Fib. düzeltme seviyesi olan 21.5165 ve
20.0000 seviyelerine doğru gerileme riski hala mevcut. Bu gerileme
gerçekleşse bile, Gümüş’ün uzun vadeli yükseliş trendinin korunacağı
ve bu durumun potansiyel alış fırsatları sunacağı unutulmamalı.
*Altın/Gümüş oranındaki %70’lik yükseliş piyasadaki riskten
kaçınma sürecinin önümüzdeki birkaç hafta boyunca devam edebileceğine
işaret ettiği için biz bu göstergeyi de yakından izlemeyi sürdürüyoruz
(yukarıdaki küçük grafiğe bakınız). Bir süredir altın ile gümüş
arasında oluşmakta olan sapmaların nedeni bu riskten kaçış süreci
olabilir.
Kısa v. trend Uzun v. trend Strateji 34.1300 seviyesinde 2
birim SATIŞ pozisyonundayız. Hedefler: 26.0700/23.3400, Stop: 34.1300

ayhan53
25-12-2011, 11:14
Yılın son haftası hareketli geçecek

Yılın son Para Politikası Kurulu toplantısını geçen hafta yapan Merkez Bankası Salı günü “2012 Yılında Para ve Kur Politikası”nı açıklayacak

Yılın son Para Politikası Kurulu(PPK) toplantısını geçen hafta yapan Merkez Bankası Salı günü “2012 Yılında Para ve Kur Politikası”nı açıklayacak. Son toplantıda politika metnine son şeklini veren Merkez Bankası bu hafta ayrıca Aralık ayı İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı ve İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarını açıklayacak.

Yılın son haftasında ekonomi yoğun bir hafta geçirecek. Haftanın ilk iki gününde yoğun bir gündemi olan Merkez Bankası Pazartesi günü yılın son ayının İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı ve İktisadi Yönelik Anketi sonuçlarını açıklayacak. İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre 1 puan artışla yüzde 76.9 düzeyinde gerçekleşmişti. Sanayide kapasite kullanımı bir önceki aya göre ise 0.1 puan gerilemişti. Kasım ayında, imalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 0.4 puan artarak yüzde 75.5 seviyesine ulaşmıştı.

Reel sektörün güveni ise Kasım ayında bir önceki aya göre 0.4 puan artarak, 102.3 düzeyine yükselmişti. Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi ise bir önceki aya göre 3.1 puan artarak 111.8 seviyesinde gerçekleşmişti.

“2012 YILINDA PARA VE KUR POLİTİKASI” BELİRLENİYOR

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Salı günü ise “2012 Yılında Para ve Kur Politikası” konulu bir basın toplantısı düzenleyecek.

REKABET KURULU, THY’NIN SÖZLÜ SAVUNMASINI ALACAK

Bu yıl gsm operatörleri, bankalar başta olmak üzere bir çok sektör hakkında soruşturma yürüten Rekabet Kurulu, Salı günü ise Türk Hava Yolları hakkında yürütülen soruşturmanın sözlü savunması yapılacak.

TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİNİ AÇIKLAYACAK

TÜİK Pazartesi günü Aralık ayı Sektörel Güven Endeksi sonuçlarını, Çarşamba günü Ekim ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerini açıklayacak.

Yılın son iş günü ise TÜİK Kasım ayı Dış ticaret istatistikleri açıklayacak. İhracat 2011 yılının 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20.2 artışla 111 milyar 398 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 36.3 artışla 201 milyar 581 milyon dolara ulaşmıştı. Dış ticaret açığı yüzde 63.5 artarak 90 milyar 183 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı 7.4 puan azalarak yüzde 55.3’e gerilemişti.

KİT’LERİN GÖREV ZARARLARI BELLİ OLUYOR

Hazine Müsteşarlığı ise Cuma günü KİT’lerin görev zararları ile 4’üncü dönem KİT’lerin ve Özelleştirme Kapsamındaki Kuruluşların Borç Stokunu ve istihdam sayılarını açıklayacak.(ANKA)

uptrend
26-12-2011, 07:41
Rosneft, halka acık en buyuk petrol sırketı olma yolunda

yukos aktıflerı sayesınde rus grubu, exxonmobıl'ı gerıde bırakacak. 2011
yılının 9 aylık bolumunde rosneft, 88.6 mılon ton ham petrol cıkarırken
exxonmobıl'ın uretımı 87 mılyon ton'da kaldı.

Gunluk uretıme bakıldıgında ıse rosneft 2.47 mılyon varıl ıle, eskı bırıncı
exxonmobıl'ın 2.33 mılyon varıllık rakamını gecıyor.


-matrıks-

YILDIRIMM
26-12-2011, 10:48
IMF BAŞKANI LAGARDE, ''DÜNYA EKONOMİSİ TEHLİKEDE''

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine
Lagarde, dünya ekonomisinin tehlikede olduğu uyarısında bulundu.
Lagarde, Fransız gazetesi Journal Du Dimanche'a yaptığı açıklamada,
Avrupalı liderlere Aralık'ta Brüksel'de düzenlenen zirvede alınan kararları hızla
uygulama çağrısında bulunarak, 9 Aralık zirvesinin finansal koşullar konusunda
yeterince detaylandırılmadığını ve temel prensipler hususunda çok karmaşık
olduğunu vurguladı.
Borç krizinin, finansal sistemin sağlamlığına ve kamu borcuna ilişkin
güven krizi olduğuna dikkat çeken Lagarde, liderler arasında yapılan
tartışmaların henüz krizi durdurmakta başarılı olamadığının altını çizdi.
Lagarde, Avrupalıların borç krizine ilişkin tek bir ağızdan konuşmasının
ve liderlerin, basit ve detaylandırılmış bir takvim sunmasının önemine dikkat
çekerek, ''Yatırımcılar bunu bekliyor. Bütçe entegrasyonunu güçlendirmek için
Avrupa anlaşmalarının değiştirilmesi gibi önlemlerin hızla hayata geçirilmesi
gerek'' dedi.
Dünya ekonomisinin çok tehlikeli bir dönemeçte olduğunu vurgulayan
Lagarde, dünyanın en büyük ekonomisi ABD ve kriz öncesi dönemde dünya
ekonomisinin itici gücü olan Çin, Brezilya ve Rusya gibi gelişmekte olan
ülkelerin bile krizden ve istikrarsızlık unsurlarından etkilendiğini ifade
etti.
Söz konusu ülkelerin gelecek yıla ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü
revize ettiklerine işaret eden Lagarde, istikrarsızlığın dünyanın geneli için
tehlike arz ettiğine vurgu yaptı.
Lagarde, geçen hafta Nijerya'da yaptığı konuşmada, 2012 yılı için yüzde 4
olan küresel ekonomik büyüme tahmininin aşağı yönlü revize edilebileceğini ifade
etmiş ancak rakam belirtmemişti.
IMF'nin küresel ekonomik büyüme öngörüsünü Ocak ayı sonunda revize etmesi
bekleniyor.

AA

uptrend
26-12-2011, 11:36
EURO BÖLGESİ ÜLKELERİNİN YÜKLÜ MİKTARDAKİ BORÇLARI BÖLGE İÇİNDE DAĞILMA İHTİMALİNİ
HALA SÜRDÜRÜYOR-ERNST & YOUNG

Denetim ve danışmanlık firması Ernst & Young'ın 'Euro Bölgesi Kış
Tahminleri' (EEF) raporuna göre, 2012'nin ilk yarısında Euro
Bölgesi'nin 'yumuşak' bir resesyona sürüklenme ihtimali giderek
artıyor. Rapor, faiz oranlarında bir miktar daha indirim olabileceğini
ve Euro Bölgesi'nde işsizlik oranının 2015 yılından önce yüzde 10'un
altına düşmeyeceğini öngörüyor.

Gelecek 6 ayda büyüme yok

9 Aralık'ta yapılan Avrupa Birliği Konseyi Zirvesinde bazı
reformların kabul edilmesine rağmen, Euro Bölgesi yöneticilerinin
yapılan anlaşmayı hızlı uygulama kabiliyetlerinin ve bu yöndeki
kararlılıklarının çok net olmadığı, araştırmada ortaya çıkıyor. Bu
konudaki endişe, yakın gelecekte sallantılı yapının süreceğine ve en
azından önümüzdeki 6 ay içinde büyümenin zayıf kalacağına işaret
ediyor. Dolayısıyla, 2008 yılındaki kadar olmasa da, 2012 yılında
bankaların likiditesi ve işsizlik konuları ciddi endişeler yaratıyor
olacak. Öte yandan, Avrupa Birliği Zirvesinde kararlaştırılan
reformların uygulanacağı varsayılır ise, Euro Bölgesi'ndeki güçsüz
büyümenin 2012 yılı bitmeden önce toparlanmaya başlayacağı da
ihtimaller arasında gösterilmiş.

Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) müdahaleleri devam edecek

EEF, 2011 yılı başlarında zamanından önce faiz artırımına giden
Avrupa Merkez Bankası'nın, faiz oranını düşürmesine yönelik son
kararlarının yerinde olduğu belirtiliyor. Buna rağmen rapor,
piyasaların rahatlaması ve bankalara likidite sağlanması açısından ek
önlemlerin alınması gerekliliğinin de altı çiziliyor.
Euro Bölgesi'ndeki devlet tahvilleri getirilerinin son dönemlerde
düşmesine rağmen hala yüksek bir seviyede seyrediyor fakat gelecekteki
seviyeleri öngörülemiyor. Ernst & Young'ın 'Euro Bölgesi Tahminleri'
(EEF) kıdemli ekonomik danışmanı Marie Diron'a göre, tahvil
piyasalarındaki aşırı volatilite, 2012 yılı için yapılan zayıf büyüme
öngörüleri ve kredi sıkışıklıklarının yarattığı baskılı ortamda, daha
ağır sonuçlardan kaçınmak ve hatta Euro Bölgesi'nin dağılmasını
önlemek adına AMB'nin kredi vermede son merci durumunda kalması
ihtimaller dahilinde bulunuyor.

İşsizlik, bölge genelinde önemli bir endişe kaynağı

İşsizlik, özellikle Euro Bölgesi'nin çevre ülkelerinde 2008
yılından beri hızla tırmanıyor. İşsizliğin çekirdek ülkelere de
yayılabileceğinin öngörüldüğü EEF raporu, bazı Euro Bölgesi
ülkelerinde tahmini işsizlik oranının 2015 yılından önce yüzde 10'un
altına düşmeyeceğini öngörüyor.

Enflasyonun 2012'de yavaşlayacağı öngörülüyor.

Rapora göre bazı gelişmeler, 2012 yılında enflasyonun
yavaşlayacağı sinyalini de veriyor. Öncelikle tepe noktasından düşüşe
geçen petrol fiyatlarının 2012'de yüzde 10 oranında azalacağı
öngörülüyor. Bunun yanı sıra baz etkisinin enflasyon rakamlarına
olumlu yansıyacağı ortaya çıkarken, 2011 yılı başında uygulanmaya
başlanan KDV artışlarının etkisinin ortadan kalkmasıyla, 2012 yılı
başında ortalama enflasyon oranının düşük olacağı görülüyor. EEF kış
tahminlerine göre, 2011 yılında yüzde 2,6 olan enflasyon oranı,
2012'de yüzde 1,8'e düşecek 2013 ve 2014 yılları için de benzer
tahminler ortaya koyuluyor.

Euro Bölgesi'nin dağılması, az da olsa hâlâ ihtimal dâhilinde

Euro Bölgesi'nin dağılmasının bedeli şüphesiz çok yüksek olacaktır
ve tüm Avrupa ve dünya ekonomisi üzerinde uzun süreli bir etki
yaratacaktır... Sonuç olarak, EEF'ye göre lider ülkelerdeki yetkililer
tek para birliğinin bozulmaması için ellerinden geleni yapacaklar.
AMB'nin "kredi vermede son merci" olarak hareket etmesinin maliyeti
ise, dağılmanın orta vadede yaratacağı maliyetten muhtemelen daha
düşük olacak gibi görünüyor. Diron'un ifadesiyle:
"Yunanistan, İtalya ve İspanya'daki son gelişmeler ve liderler
zirvesinde varılan anlaşma nedeniyle, Euro Bölgesi'nin dağılma riski
azalmıştır. Ancak özellikle 2012 yılında çok yüklü miktarda ülke
borcunun refinansmanı tansiyonu artırabileceği için, bu riskin ortadan
kalktığı söylenemez."

Orta vadede beklentiler daha olumlu yönde

Euro Bölgesi'nin kısa vadedeki görünümü kasvetli bir resim
çizmekle beraber, durumun düzeltilmesi için gerekli adımların atıldığı
da görülüyor. Araştırma sonuçlarına göre İtalya, İspanya ve
Yunanistan'ın hâlen tedirginlik yaratmasına rağmen, 2012 yılında
İtalya ve Yunanistan'daki krizin sona ermesi bekleniyor. Bu
beklentinin, Euro Bölgesi'nde bir denge oturtarak, orta vadede
büyümeyi toparlayacağı ve finansal istikrarı güçlendireceği
düşünülüyor.

Bankacılık sektöründe likidite

Euro Bölgesi'nde yaşanan diğer bir sorun ise bankacılık
sektöründeki likidite olarak ortaya konuyor. Bankaların bilançolarını
yeniden yapılandırmaları ve daha riskli sektörler ile ülkelerdeki
pozisyonlarını azaltmaları nedeniyle borç verme şartları ise
sıkılaştı. Sermaye piyasalarına erişimin kısıtlı olması ve bankaların,
ekonominin gidişatına yönelik negatif algıları buna neden olan temel
faktörler arasında yer alıyor. Borçlanma rakamları, 2012 yılına
girerken, özel sektör yatırımlarının ve üretim artırma
kabiliyetlerinin olumsuz etkileneceği sinyalini veriyor. AMB'nin
bankalara açtığı kredi vadelerini üç yıla kadar uzatmış olması ve
likidite temin etmek için gösterecekleri teminat kapsamını
genişletmesi, bankaların finansman zorluğunu aşarak asıl görevleri
olan ekonomiye kredi sağlayan kurumlar olma vasfını yerine
getirmelerini sağlama amacı taşıyor.

Bölgede büyüme hızının yaklaşık yüzde 2'ye ulaşması 2015'i
bulabilir...

Marie Diron EEF raporu sonuçlarını değerlendirirken, önümüzdeki
dönem için öngörülerini de ortaya şu şekilde koydu
"Ayrıca önümüzdeki yıllarda dünya ekonomisinde büyümenin
lokomotifi olacağını düşündüğümüz ve 2014 yılında GSYH'lerinin dünya
toplamındaki payının gelişmiş ülkelerinkini aşacağını öngördüğümüz
gelişmekte olan piyasaların yarattığı dinamizm, Euro Bölgesi'nde
büyüme hızının 2014 ve 2015 yıllarında yaklaşık yüzde 2'ye ve sonraki
yıllarda daha da yukarı çekilerek artmasına katkıda bulunacaktır."

serseri26
26-12-2011, 21:01
Merhaba dış piyasaların tatili ne zaman bitiyor?

mulayim
26-12-2011, 22:20
sayın arkadaşlar bloombergde bir haber geçti artık çin ve japonya dolar ile ticaret yapmıyacaklarmış, İki ülke karşılıklı anlaşmaya varmışlar. kendi paraları ile ticaret yapacaklarmış . 2011 yılı ticaret hacmi 26 tirilyon dolarmış bu abd yi zora sokacak haber olabilir buna kore ve diger uzak dogu ülkeleri de eklenirse çok büyük işlem hacmi olur . abd ye al dolarını diyorlar

bu konu hakkın da bilgisi olan varsa , yazarsa seviniriz.

uptrend
27-12-2011, 10:14
2012 YILI TCMB PARA VE KUR POLİTİKASI-1

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 2012 yılı için para ve kur
politikasını açıkladı.
Banka'dan yapılan çıklamada şu bilgilere yer verildi:
"I. PARA POLİTİKASI GENEL ÇERÇEVESİ
Para Politikası ve Finansal İstikrar: 2011 Yılına Genel Bir Bakış
1. Küresel finans krizi sonrasında birçok ülkede para politikası, fiyat
istikrarına ilave olarak finansal istikrarı da dikkate almaya başlamıştır.
Merkez bankalarının sorumluluk kapsamını genişleten bu yaklaşımla
birlikte geleneksel para politikası araçlarına ilave olarak makro riskleri
azaltıcı araçlar da yaygın şekilde kullanılmaya başlamıştır. Gelişmiş
ülkeler krizle birlikte ortaya çıkan bilanço sorunlarını çözmeye
odaklanırken, gelişmekte olan ülkeler sermaye akımlarını ve bununla
ilişkili makro finansal riskleri yönetmeye yönelik olarak daha kapsamlı
politika çerçeveleri tasarlamaya başlamıştır.
2. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) da 2001 yılında
yeniden düzenlenen Merkez Bankası Kanunu ile fiyat istikrarı temel
amacına ilave olarak finansal sistemde istikrarı sağlayıcı tedbirleri
almakla görevlendirilmiş bulunmaktadır. Bu doğrultuda, küresel
dengesizliklerin bir yansıması olarak ortaya çıkan makro finansal
riskleri kontrol altında tutabilmek amacıyla Merkez Bankası, son bir yıl
içinde enflasyon hedeflemesi rejimini geliştirerek yeni bir para politikası
stratejisi oluşturmuştur. Bu yeni çerçeve dâhilinde Merkez Bankası fiyat
istikrarını sağlamayı temel amaç olarak muhafaza ederken, makro
finansal istikrarı da koşulların elverdiği ölçüde dikkate almaya
başlamıştır. Bu yeni yapı çerçevesinde birden fazla amaca yönelik
olarak uygulanan para politikasının gerektirdiği araç çeşitliliğini
sağlamak amacıyla, politika faizinin yanı sıra gecelik borç alma ve borç
verme faizleri arasında oluşan faiz koridorunun ve zorunlu karşılıkların
bir arada kullanıldığı bir politika bileşimi tasarlanmıştır.
Küresel Kriz, Niceliksel Genişleme ve Türkiye Ekonomisine
Yansımaları
3. Küresel finans krizi sonrasında gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının
krizin etkilerini sınırlamak amacıyla uyguladıkları parasal genişleme
politikalarının birçok gelişmekte olan ülke üzerinde olduğu gibi
Türkiye’de de önemli yansımaları olmuştur. Bu dönemde kısa vadeli
yurt dışı finansman imkânlarının bol ve düşük maliyetli olarak
sağlanabilmesi, hızlı kredi genişlemesine ve Türk lirasının giderek
değerlenmesine yol açarak, 2010 yılının ikinci yarısından itibaren
makro finansal risklerin ve dış dengesizliklerin birikmesine yol
açmıştır.
4. Merkez Bankası, 2010 yılının son çeyreğinden itibaren
uygulamaya başladığı yeni strateji çerçevesinde, söz konusu dönemde
enflasyon görünümünün olumlu seyretmesinin de sağladığı imkân
dâhilinde, makro finansal risklerin azaltılabilmesine yönelik
politikalar geliştirmiştir. Bu doğrultuda, geleneksel politika aracı
olan bir hafta vadeli repo ihalelerine ek olarak zorunlu karşılıklar,
faiz koridoru ve diğer likidite politikaları aktif bir şekilde
kullanıma sokulmuştur.
5. Merkez Bankası, yeni politika çerçevesine geçilen Kasım
2010’dan Avrupa ekonomisindeki belirsizliklerin hızla yoğunlaştığı
Ağustos 2011’e kadar olan dönemde, bir yandan kısa vadeli sermaye
akımlarının sınırlanması ve döviz kurundaki aşırı değerlenmenin
önlenmesini hedeflemiş, diğer yandan da yurt içinde krediler ve
talebin daha kontrollü biçimde büyümesinin sağlanması ile iç ve dış
talep arasındaki ayrışmanın dengelenmesine odaklanmıştır. Bu dönemde,
risk iştahının güçlü olması ve sermaye akımlarının kısa vadede
yoğunlaşması nedeniyle, Merkez Bankası faiz koridorunu aşağı doğru
genişletmiştir. Böylelikle gecelik piyasada oluşan faiz oranlarının
politika faiz oranından daha düşük seviyede oluşmasına izin verilerek
gecelik piyasa faizlerinde aşağı yönlü oynaklığın artırılması ve çok
kısa vadeli sermaye girişlerinin azaltılması mümkün olmuştur. Diğer
taraftan, aynı dönemde aşırı kredi genişlemesini engellemek ve iç
talebi kontrol altında tutabilmek amacıyla zorunlu karşılık
oranlarında güçlü bir artışa gidilmiştir. Ayrıca, bu dönemde açılan
düzenli döviz alım ihaleleriyle kısa vadeli sermaye akımlarının mümkün
olduğunca Merkez Bankası rezervlerinin güçlendirilmesi amacıyla
kullanılması hedeflenmiştir. Alınan bu tedbirler Türk lirası
üzerindeki aşırı değerlenme baskısının giderilmesini sağlamıştır
(Grafik 1). Ayrıca, başta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
olmak üzere, diğer kurumların aldığı tedbirlerin de katkısıyla
kredilerde 2011 yılının ortasından itibaren belirgin bir yavaşlama
gözlenmiştir.
6. Sonuç olarak, talep kompozisyonu ve sermaye akımları arzu
edilen yönde değişmeye başlamış ve ekonomideki dengelenme süreci 2011
yılının ortalarından itibaren başlamıştır.
Euro Bölgesinde Artan Sorunlar ve Para Politikası
7. 2011 yılı Ağustos ayından itibaren küresel büyümeye ve bazı
Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ilişkin endişelerin
derinleşmesi nedeniyle küresel ölçekte riskten kaçınma eğiliminin
arttığı ve risk iştahındaki oynaklığın tarihsel olarak yüksek
seviyelere geldiği gözlenmiştir.
8. Bu dönemde gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarının
hızlanması üzerine Merkez Bankası, uyguladığı yeni politika
çerçevesinde politika araçlarını sermaye girişlerinin hızlı olduğu
dönemdekinin tersi yönde kullanmıştır. Bu doğrultuda, gecelik borç
alma faizi yükseltilerek faiz koridoru daraltılmış ve bankacılık
sisteminin likidite ihtiyacını azaltmaya yönelik olarak Türk lirası
zorunlu karşılıklarda bazı düzenlemeler yapılmıştır. Ayrıca, döviz
piyasasındaki dalgalanmaları sınırlamak amacıyla bir dizi likidite
tedbiri alınmıştır.1 Küresel ekonomiye dair giderek artan sorunların
yurt içi iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma riskini
azaltmak için de politika faizinde ölçülü bir indirime gidilmiştir.
9. Türk lirasında Ağustos ayından itibaren küresel risk iştahının
bozulmasıyla ortaya çıkan aşırı değer kaybı ve yılın son çeyreğinde
fiyatı yönetilen/yönlendirilen ürünlerdeki ayarlamalar nedeniyle, kısa
vadede enflasyondaki yükselişin öngörülenden daha hızlı olacağı
anlaşılmıştır. Bu durumun orta vadeli enflasyon beklentilerini ve
görünümünü etkilemesini engellemek amacıyla Merkez Bankası, Ekim
ayında borç verme faizlerini önemli ölçüde artırarak faiz koridorunu
yukarı doğru genişletmiştir. Bu çerçevede, Merkez Bankası piyasaya
yapılan fonlamayı ayarlayarak para piyasasındaki gecelik faiz
oranlarının politika faizinden daha yüksekte oluşmasına izin
vermiştir. Diğer taraftan, gecelik faiz oranlarındaki artışın likidite
koşullarında arzu edilmeyen bir sıkılaşmaya yol açmaması için de
zorunlu karşılık oranları bir miktar düşürülmüştür.
10. Merkez Bankası’nın Ağustos 2011’den itibaren aldığı önlemler,
Avrupa ekonomisindeki belirsizliklerin hızla yükselmesine paralel
olarak ortaya çıkan dalgalanmaların ekonomi üzerindeki olumsuz
yansımalarının azaltılmasında etkili olmuştur. Döviz piyasasına
yönelik düzenlemeler ve faiz koridoruna ilişkin Ağustos ve Ekim
aylarında alınan politika kararları çerçevesinde döviz kurlarındaki
oynaklığın diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha sınırlı kaldığı
gözlenmiştir (Grafik 8). Ayrıca, Ekim ayında alınan kararla faiz
koridorunun yukarı doğru genişletilmesi ve likidite koşullarının
sıkılaştırılması gecelik piyasada oluşan faizleri önemli ölçüde
artırmıştır.
11. Parasal sıkılaştırma ile birlikte getiri eğrisi kısa vadelerde
daha belirgin olmak üzere tüm vadelerde yukarı yönlü bir hareket
göstermiştir. Bunun yanı sıra, aynı dönemde kredi faizlerinde de
önemli oranda yükseliş gözlenmiştir.
2012 Yılında Enflasyon Görünümü
12. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası fiyat istikrarına
odaklanırken finansal istikrarı da gözetmeye devam edecektir. 2011
yılında makro finansal riskleri azaltmak amacıyla uygulanan
politikalar sonuç vermiş ve ekonomide dengelenme süreci başlamıştır.
Bununla birlikte, Ağustos ayından itibaren küresel risk iştahının
zayıflaması sonucu Türk lirasında gözlenen aşırı değer kaybı ve yılın
son çeyreğinde yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar
enflasyonun hedefin belirgin olarak üzerine çıkmasına neden olmuştur.
Merkez Bankası, enflasyon beklentilerini kontrol altına almak ve orta
vadeli enflasyon risklerini dengelemek amacıyla Ekim 2011’de güçlü bir
parasal sıkılaştırmaya gitmiştir. Söz konusu sıkılaştırmanın enflasyon
üzerindeki etkileri yılın ilk aylarından itibaren gözlenmeye
başlanacaktır. Ancak, döviz kuru hareketlerinin birikimli etkileri
nedeniyle yıllık enflasyon bir müddet daha yüksek seviyelerde
seyredecektir. 2011 yıl sonu itibarıyla döviz kuru ve emtia
fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 5
puana ulaşması beklenmektedir. Aynı dönem için yönetilen/yönlendirilen
fiyat ayarlamalarının etkisi ise 1,6 puan olarak hesaplanmaktadır.
2012 yılında söz konusu etkilerin kademeli olarak ortadan kalkmasıyla
beraber enflasyonun yüzde 5 hedefine doğru yaklaşacağı tahmin
edilmektedir.
Para Politikası Araçları
13. Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin yüksek seviyelerde
seyretmesi ve risk iştahındaki aşırı oynaklık para politikasında esnek
bir yapının korunmasını gerektirmektedir. Uygulanan faiz koridoru
sistemi, sermaye akımlarındaki dalgalanmaların döviz kuru ve ekonomi
geneli üzerindeki olumsuz yansımalarının yumuşatılmasına katkıda
bulunmaktadır. Bu doğrultuda, küresel görünümdeki belirsizlik ve
sermaye akımlarındaki oynaklık devam ettiği sürece faiz koridoru aktif
bir politika aracı olarak kullanılacaktır. Diğer bir ifadeyle, gecelik
piyasada oluşan faiz oranları etkin bir likidite yönetimi aracılığıyla
ekonomik ve finansal gelişmelerin seyrine göre ayarlanabilecektir.
Bunun yanı sıra, bir haftalık repo ihaleleri, zorunlu karşılıklar ve
diğer likidite araçları da fiyat istikrarı ve finansal istikrara
yönelik riskleri dengelemek amacıyla kullanılmaya devam edecektir.
Enflasyon Hedefleri
14. Hedef değişken olarak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)’nin 12
aylık değişimiyle hesaplanan yıl sonu enflasyon oranları esas
alınmakta, enflasyon hedefleri Hükümet’le birlikte nokta hedef olarak
belirlenmektedir. Ülkemizde son yıllarda yaşanan yapısal dönüşüm,
geçmişte yüksek enflasyonla yaşamanın getirdiği katılıklar, kalite
artışından kaynaklanan ölçüm yanlılıkları ve Avrupa Birliği’ne
yakınsama süreci gibi nedenler, bu aşamada gelişmiş ülkelere kıyasla
görece yüksek bir enflasyon oranının hedeflenmesini daha uygun
kılmaktadır. Bu çerçevede, orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5 olarak
korunacaktır. Dolayısıyla, 2012-2013 yılları için olduğu gibi 2014
yılı enflasyon hedefi de Orta Vadeli Program (OVP) hazırlık sürecinde
Hükümet ile varılan mutabakata paralel olarak yüzde 5 olarak
belirlenmiştir.
15. Merkez Bankası’nın hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olan
belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi, önümüzdeki dönemde
de her iki yönde 2 yüzdelik puan olarak korunacaktır. Enflasyonun yıl
içinde üçer aylık dönemlerin sonu itibarıyla yıl sonu hedefinden 2
yüzdelik puandan fazla farklılaşması durumunda, sapmaya yol açan
nedenler ile hedefe ulaşılması için alınan ve alınması gereken
önlemler Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuna açıklanacaktır.
Gerçekleşen enflasyonun yıl sonunda belirsizlik aralığının dışında
kalması durumunda ise Hükümet’e açık mektup yazılacaktır.
İletişim Araçları ve Karar Alma Süreci
16. Para politikasının temel iletişim araçları Enflasyon Raporu ve
Para Politikası Kurulu (Kurul) duyurularıdır. Kurul, önceden açıklanan
bir takvim çerçevesinde aylık olarak toplanmaya devam edecektir.
Toplantının hemen ardından para politikası kararı ve kısa gerekçesi,
İngilizce çevirisiyle birlikte saat 14.00’te Merkez Bankası İnternet
sayfasında açıklanacaktır. Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini
içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden 5 iş günü içinde
Merkez Bankası İnternet sayfasında İngilizce çevirisiyle birlikte
yayımlanacaktır.2
17. Enflasyon Raporu yılda dört defa yayımlanmaya devam edecektir.
Kamuoyu ile iletişimin daha etkin şekilde yapılabilmesi amacıyla,
Rapor yılda iki defa Ankara’da, iki defa da İstanbul’da yapılacak
basın toplantılarıyla tanıtılacaktır. Bunun yanı sıra, para ve kur
politikası çerçevesine ilişkin kamuoyuyla paylaşılan duyurular, Başkan
tarafından Merkez Bankası’nın faaliyetleri ve para politikası
uygulamaları hakkında Bakanlar Kurulu ile TBMM Plan ve Bütçe
Komisyonu’na yılda iki defa yapılan sunumlar, her ay enflasyon
verilerinin açıklanmasını takip eden iş günü içinde yayımlanan “Aylık
Fiyat Gelişmeleri” raporu, yılda iki kez yayımlanan “Finansal İstikrar
Raporu”, banka ekonomistleriyle yapılan toplantılar, Merkez Bankası
yetkililerinin yurt içi ve yurt dışı toplantılarda yaptığı sunum ve
konuşmalar ile diğer basın duyuruları da kamuoyunun
bilgilendirilmesinde önemli rol oynayacaktır. Merkez Bankası
tarafından yayımlanan çalışma tebliğleri, kitapçıklar, ekonomi notları
ile düzenlenen konferanslar da iletişim politikasının önemli unsurları
olmaya devam edecektir.
II. DÖVİZ KURU POLİTİKASI VE LİKİDİTE YÖNETİMİ
Döviz Kuru Politikası
18. Merkez Bankası, 2012 yılında da enflasyon hedeflemesinin yanı
sıra dalgalı döviz kuru rejimi uygulamasına devam edecektir.
Uygulanmakta olan bu kur rejiminde döviz kuru bir politika aracı
olarak kullanılmamakta, Merkez Bankası’nın nominal ya da reel herhangi
bir kur hedefi bulunmamaktadır.
19. 2002 yılından itibaren ilan edilmekte olan yıllık para ve kur
politikaları duyurularında belirtildiği üzere, dalgalı kur rejiminde
döviz kurları piyasadaki arz ve talep koşulları tarafından
belirlenmektedir. Döviz arz ve talebini belirleyen esas unsurlar ise
uygulanan para ve maliye politikaları, ekonomik temeller, uluslararası
gelişmeler ve bekleyişlerdir.
20. Diğer taraftan, dalgalı kur rejimi uyguluyor olsalar da
ülkemiz gibi gelişmekte olan ekonomilerde güçlü döviz rezerv
pozisyonuna sahip olmak karşılaşılabilecek iç ve dış şokların olumsuz
etkilerinin giderilmesine ve ülkeye duyulan güvenin artırılmasına
büyük katkı sağlamaktadır. Bu nedenle, döviz arzının döviz talebine
kıyasla arttığı dönemlerde Merkez Bankası rezerv biriktirme amaçlı
döviz alım ihaleleri gerçekleştirmektedir.
21. Merkez Bankası döviz alımlarını, döviz piyasasındaki arz ve
talep koşullarını mümkün olduğunca az etkilemeye özen göstererek,
kuralları önceden açıklanmış şeffaf ihaleler aracılığıyla
gerçekleştirmiştir. İhalelerin esas olarak açıklanan program
çerçevesinde yürütülmesi hedeflense de, döviz arzına ilişkin
öngörülerin dışında önemli gelişmeler olması durumunda önceden
duyurularak ihale programlarında değişiklikler yapılabilmektedir.
Bu çerçevede
i) 2011 yılına ilişkin para ve kur politikası duyurusunda döviz
alım ihalelerine, 1 Ekim 2010 tarih, 2010-55 sayılı basın duyurusu ile
kamuoyuna açıklanmış olan esnek döviz alım ihale yöntemi ile devam
edileceği açıklanmıştır. Bu yeni yöntemin yeterli esnekliği sağladığı
dikkate alınarak, 3 Ocak 2011 tarihinden itibaren opsiyon uygulamasına
son verilmiş, ihale alım miktarı 50 milyon ABD dolarına
yükseltilmiştir.
ii) Sermaye akımlarının güçlü seyretmesinde önemli bir faktör olan
gelişmiş ülkelerdeki likidite koşullarında önemli bir değişiklik
olmamasına rağmen, bazı Avrupa ülkelerine ilişkin artan kamu borcunun
sürdürülebilirliği endişelerinin risk iştahını olumsuz etkileyerek
ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye
akımlarını göreli olarak yavaşlatması nedeniyle 30 Mayıs 2011
tarihinde esnek döviz alım ihale yöntemi çerçevesinde günlük döviz
ihalelerinde alımı yapılacak tutar 31 Mayıs 2011 tarihinden itibaren
50 milyon ABD dolarından 40 milyon ABD dolarına düşürülmüştür.
iii) Avrupa ülkelerinin kamu borçlarının sürdürülebilirliğine ve
global büyümeye ilişkin endişelerin artmasının risk iştahını olumsuz
etkilemeye ve ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere
yönelik sermaye akımlarını zayıflatmaya devam etmesi nedeniyle 29
Haziran 2011 tarihinde döviz ihalelerinde alımı yapılacak tutar 40
milyon ABD dolarından 30 milyon ABD dolarına düşürülmüştür.
iv) 2011 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilen Avrupa Birliği
liderler zirvesinde Avrupa ülkelerinin kamu borçlarına ilişkin
sorunlara çözüm getirmek amacıyla alınan önemli kararların
uygulanmasının ve piyasalara yansımasının yakından izleneceği günlerde
döviz alım ihalelerine ara verilmesinin uygun olacağı
değerlendirilerek, 25 Temmuz 2011 tarihinde döviz alım ihaleleri
durdurulmuştur.
v) 4 Ağustos 2011 tarihinde yapılan Para Politikası Kurulunda bazı
Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye ilişkin
endişelerin giderek güçlendiği ve Temmuz ayı Kurul toplantısında
işaret edilen risklerin belirginleştiği belirtilmiştir. Kurul,
gelişmelerin yakından izlenmesi ve gerek duyulması halinde uygun
görülecek araç ve yöntemlerle piyasaya döviz likiditesi sağlanması
konusunda mutabık kalmıştır.
Bu kapsamda, 2011 yılının kalan döneminde döviz piyasasının
sağlıklı çalışması ve döviz likiditesinin desteklenmesi amacıyla,
aşağıdaki önlemler alınmıştır:
a) 5 Ağustos 2011 tarihinden itibaren Merkez Bankası gerek gördüğü
günlerde döviz satım ihaleleri yoluyla piyasaya döviz likiditesi
sağlamaya başlamıştır.
b) 9 Ağustos 2011 tarihinden geçerli olmak üzere Döviz ve Efektif
Piyasaları döviz depo piyasasında Merkez Bankası taraflı işlemlerde
borç verme faiz oranı ABD doları için yüzde 5,5’ten yüzde 4,5’e, euro
için yüzde 6,5’ten yüzde 5,5’e düşürülmüştür.
c) 12 Eylül 2011 tarihinde Merkez Bankası döviz rezervlerinin
desteklenerek zamanında, kontrollü ve etkili bir biçimde kullanılması
amacıyla Merkez Bankası tarafından yakından izlenen günlük piyasa
gelişmeleri doğrultusunda döviz satışı yapma kararı alınan günlerde
saat 11.00’da ilan edilen tutarın o gün satımı yapılabilecek en fazla
tutar olmasına, Merkez Bankası’nın teklifleri aldıktan sonra, gerekli
gördüğü takdirde belirlenen en fazla tutarın altında da döviz satışı
gerçekleştirebilmesine karar verilmiştir.
d) 5 Ekim 2011 tarihinde, gelişmekte olan ülkelerin döviz
kurlarında iktisadi temellerden kopuk aşırı oynaklık ve düzensiz
hareketler gözlenmeye başlanmasıyla birlikte döviz satım ihaleleri
yoluyla piyasaya gerekli görülen günlerde yüksek miktarda döviz
likiditesi sağlanmaya başlanmıştır.
e) Ayrıca 18 Ekim 2011 tarihinde, piyasa derinliğinin kaybolmasına
bağlı olarak oluşan spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda
sağlıksız fiyat oluşumları gözlendiğinden piyasaya satım yönünde
doğrudan müdahale edilmiştir.
f) Bankalar arası döviz piyasasında döviz likiditesinin
akışkanlığının artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla uluslararası
piyasalarda artan belirsizliklerin ortadan kalkmasına kadar geçecek
sürede Merkez Bankası Döviz ve Efektif Piyasaları döviz depo
piyasasındaki aracılık faaliyetlerine 10 Kasım 2011 tarihinden
itibaren yeniden başlanmıştır.
g) Yurtiçi döviz piyasalarında istikrarın sağlanmasına katkıda
bulunmak amacıyla Merkez Bankası 29 Kasım 2011 tarihinden itibaren her
iş günü takip eden iki iş günü içerisinde ihaleler yoluyla
satılabilecek toplam azami döviz miktarını duyurmaya başlamıştır.
h) 26 Aralık 2011 tarih ve 86 sayılı basın duyurusunda
belirtildiği üzere, açılacak günlük döviz ihaleleri ile takip eden iki
günde satılabilecek en yüksek tutarlar ve istisnai durumlar haricinde
satımı yapılacak tutar öngörülebilirliğin artırılmasına katkıda
bulunmak amacıyla Para Politikası Kurulu toplantılarının ardından
güncellenecektir.
i) 27 Aralık 2011 tarih ve 87 sayılı basın duyurusunda
belirtildiği üzere küresel koşullardaki gelişmelere paralel Türkiye’de
bankacılık sisteminin ihtiyaç duyabileceği döviz likiditesinin
sağlanabilmesine destek olmak üzere 2 Ocak 2012 tarihinden itibaren
bankaların Döviz ve Efektif Piyasaları Döviz Depo Piyasası’nda
kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez
Bankası’ndan alabilecekleri döviz depolarının vadesi 1 haftadan 1 aya
yükseltilmiştir.

uptrend
27-12-2011, 10:14
2012 YILI TCMB PARA VE KUR POLİTİKASI-2

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 2012 yılı için para ve kur
politikasını açıkladı.
Banka'dan yapılan çıklamada şu bilgilere yer verildi:
"22. Merkez Bankası 2011 yılında Döviz alım ihaleleri ile piyasadan
6,5 milyar ABD doları alırken, döviz satım ihaleleri ile piyasaya 10,1
milyar ABD doları likidite sağlamıştır.
23. Tablo 1’de de görüldüğü üzere, 2002 yılından itibaren Merkez
Bankası toplam 76,2 milyar ABD doları net döviz alımı
gerçekleştirmiştir. Söz konusu dönemde Merkez Bankası’nın döviz
rezervleri de 73,3 milyar ABD doları artış göstererek 19,9 milyar ABD
dolarından 93,2 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
24. Küresel krizin reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerini
azaltmak amacıyla ihracat reeskont kredileri uygulamasına yönelik
olarak yeni düzenlemeler yapılmış ve kredi limiti 2,5 milyar ABD
doları Eximbank’a tahsis edilmek üzere, 3 milyar ABD dolarına
yükseltilmiştir. Reeskont kredileri Türk lirası kullandırılması ve
geri dönüşlerinin döviz cinsinden yapılması nedeniyle Merkez
Bankası’nın döviz rezervlerini desteklemektedir. 2011 yılının ilk 8
ayında yaklaşık 1,5 milyar ABD dolarına ulaşan ihracat kredisi
kullandırımları yılın son 4 ayında hızlanarak 2011 yılı geneli için
toplam yaklaşık 3 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. 2012 yılının ilk
dört ayında döviz olarak Bankamıza geri ödenecek kredi tutarı 1,5
milyar ABD doları olup, kredi kullanımının 2012 yılında da aynı hızla
devam etmesi halinde 120 günlük süre içinde geri ödemesi gerçekleşen
reeskont kredisi kullanımları bu özellikleri ile 2012 yılında yaklaşık
4,5 milyar ABD dolarına kadar bir rezerv artışı sağlayabilecektir.
Kredilerin bu niteliği ve aran kullanım talebi dikkate alındığında söz
konusu kredilerin mevcut limitinin 2012 yılının ilk üç aylık döneminde
4 milyar ABD doları Eximbank aracılığı ile olmak üzere 4,5 milyar ABD
dolarına çıkarılması söz konusu olabilecektir.
25. Merkez Bankası geçmişte olduğu gibi 2012 yılında da döviz
piyasasının sağlıklı çalışması ve döviz likiditesinin desteklenmesi
amacıyla, döviz arz ve talep gelişmelerini yakından takip ederek
gerekli önlemleri imkanları ölçüsünde ve basiretli bir şekilde
alacaktır. 2012 yılında da Merkez Bankası 4 Ağustos 2011 tarihinde
gerçekleştirilen Para Politikası Kurulunda alınan kararlar
çerçevesinde küresel risk iştahına yön veren gelişmeleri yakından
izlemeye ve gerek duyulması halinde uygun görülecek araç ve
yöntemlerle piyasaya döviz likiditesi sağlamaya devam edecektir. Bu
çerçevede gerekli görülen günlerde döviz satım ihaleleri
düzenlenmesine devam edilecektir. Gerekli görülen günlerde açılacak
döviz satım ihalelerinde o gün için açıklanan azami satış miktarı
yüksek belirlenmeye devam edilecek, ancak istisnai durumlar haricinde
satış miktarı sınırlı düzeyde tutulacaktır. Ayrıca küresel kredi
piyasalarında derinleşebilecek sorunların Türk bankacılık sisteminin
döviz likiditesi üzerinde doğurabileceği olumsuz etkileri hafifletmek
amacıyla döviz depo piyasasında kendilerine tanınan borçlanma
limitleri çerçevesinde Merkez Bankası’ndan alabilecekleri döviz
depolarının vadesi kademeli olarak 3 aya kadar artırılabilecektir.
26. Uluslararası piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak likidite
koşullarının değişmesi ve gelişmekte olan ülkelere yönelen sermaye
akımlarında bir hızlanma olması halinde ise Merkez Bankası uzun vadeli
rezerv biriktirme politikası çerçevesinde döviz rezervlerini
güçlendirmek amacıyla döviz piyasalarında tekrar alıcı konuma
geçebilecektir. Alımlar yine piyasa koşullarını mümkün olduğunca az
etkileyecek biçimde ve kuralları önceden açıklanmış ihaleler yoluyla
gerçekleştirilecektir.
27. Diğer taraftan döviz kurlarındaki gelişmeler her zaman olduğu
gibi Merkez Bankası’nca yakından izlenmeye devam edilecek ve piyasa
derinliğinin kaybolmasına bağlı olarak spekülatif davranışlar
sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi durumunda
piyasaya alım ya da satım yönünde doğrudan müdahale edilebilecektir.
28. Ayrıca, Döviz ve Efektif Piyasaları’nda Merkez Bankası ile söz
konusu piyasalarda işlem yapmaya yetkili kuruluşlar arasında
gerçekleştirilen döviz karşılığı efektif işlemlerine 2012 yılında da
devam edilecektir.
29. Finansal istikrarın fiyat istikrarının ayrılmaz ön
koşullarından biri olduğunun bilinci ile Merkez Bankası, ülkemiz döviz
piyasasının etkin bir şekilde çalışabilmesi için her zaman gerekli
önlemleri almıştır ve almaya da devam edecektir. Ancak, uygulanmakta
olan kur rejiminde iktisadi birimlerin kur riskinin piyasada olduğu
bir ortamda faaliyette bulunduklarını dikkate alarak bu riski
yönetecek mekanizmaları oluşturmaları ve kullanmaları gerektiği
unutulmamalıdır.
Likidite Yönetimi
30. Merkez Bankası’nın temel para politikası aracı bir hafta
vadeli repo ihale faiz oranıdır. Dolayısıyla, Kurul, para politikası
duruşunu asıl olarak bir hafta vadeli repo ihale oranının düzeyini
belirleyerek tespit etmektedir. Ancak, para politikasının etkinliğini
ve esnekliğini artırabilmek amacıyla zorunlu karşılık uygulamaları,
faiz koridoru ve buna bağlı olarak takip edilen likidite yönetimi
stratejisi, Merkez Bankası tarafından aktif olarak kullanılabilecek
destekleyici araçlar olarak ön plana çıkmaktadır. Nitekim, Merkez
Bankası, 2010 yılının son çeyreğinden bu yana zorunlu karşılıklara
ilişkin düzenlemeleri ve likidite yönetimi operasyonel çerçevesini
para politikasının destekleyici araçları olarak etkin bir şekilde
kullanmaktadır.
31. Merkez Bankası, likidite yönetimi genel çerçevesini
belirlerken (i) kısa vadeli faiz oranlarının Kurul tarafından
belirlenen faiz koridoru içerisinde uygun görülen düzey civarında
oluşmasının sağlanması, (ii) uygulanan likidite yönetimi stratejisi
ile uyumlu şekilde para piyasalarının etkin ve istikrarlı çalışmasının
sağlanması, (iii) ödemeler sisteminin kesintisiz çalışmasının temini,
(iv) kullanılan araçların para politikasının etkinliğini desteklemesi,
(v) operasyonel yapının piyasalardaki olağandışı gelişmelere karşı
yeterli esnekliğe sahip olması gibi amaçları hedeflemektedir. Bu
amaçlara ulaşmak ve para politikasının etkinliğini artırmak için
likidite yönetimi genel çerçevesi belirlenirken, piyasadaki likidite
düzeyi ve likiditenin sistem içindeki dağılımı da dikkate alınmaktadır.
32. Kullanılacak likidite yönetimi araçlarının çeşitleri ve
vadeleri piyasadaki likidite düzeyi ve ekonomik konjonktür dikkate
alınarak belirlenmektedir. Piyasadaki likidite fazlası ya da açığı
makul düzeylerde olduğu sürece, likidite yönetiminin gecelik ve bir
hafta vadeli açık piyasa işlemleri ile yürütülmesi yeterli olmaktadır.
Ancak, likidite fazlasının ya da açığının aşırı düzeylere ulaşması,
para politikasının, Kurul tarafından belirlenen politika faiz oranının
ima ettiğinden daha gevşek ya da daha sıkı olmasına yol
açabilmektedir. Likidite fazlası aşırı düzeylere ulaştığında,
bankacılık sistemi kredi koşullarını gevşeterek kredilerin çok hızlı
artmasına neden olabilmekte, likidite açığı aşırı düzeylere
ulaştığında ise bu defa söz konusu açığın fonlanmasının kısa vadede
yoğunlaşması nedeniyle bankacılık sistemi aşırı temkinli
davranabilmekte, kredi koşulları sıkılaşmakta, para politikasının
etkinliği azalmaktadır. Dolayısıyla, kullanılan araçların ve bu
araçların vadelerinin likidite düzeyine bağlı olarak çeşitlendirilmesi
likidite yönetiminin etkinliğini artırmaktadır.
33. Piyasadaki likidite, asıl olarak aşağıdaki faktörler
tarafından belirlenmektedir:
i) Para tabanı değişimleri,
a. Emisyon hacmindeki değişimler,
b. Bankaların serbest mevduatlarındaki değişimler (bu mevduatların
hemen hemen tamamı zorunlu karşılıklardan oluşmaktadır).
ii) Merkez Bankası’nın piyasa ile gerçekleştirdiği TL karşılığı
işlemler,
a. TL karşılığı net döviz alış/satış işlemleri,
b. Ödenen/tahsil edilen faizler, cari harcamalar,
c. İhracat reeskont kredileri (TL olarak kullandırılıp döviz
olarak tahsil edilmektedir),
d. Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) alım/satım işlemleri.
iii) Hazine’nin piyasa ile gerçekleştirdiği TL karşılığı işlemler,
a. Merkez Bankası’na yapılan itfalar hariç net TL cinsi DİBS
itfa-ihraç farkı,
b. Faiz dışı fazla/açık giriş/çıkışları,
c. Özelleştirme ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kaynaklı
TL transferleri ile diğer kamu işlemleri.
Diğer yandan, Hazine’nin iç ve dış borçlanma dahil her türlü döviz
cinsi net tahsilatı ya da ödemesi ile Hazine’nin Merkez Bankası’na
olan itfaları ve Merkez Bankası’nın Hazine’ye kar transferleri,
Hazine’nin TL cinsi borçlanma gereğini belirlemeleri nedeniyle
piyasadaki likiditeyi dolaylı olarak etkilemektedir.
34. Ekim 2008’de derinleşmeye başlayan krizin etkilerinin azalması
ve ekonomide toparlanmaya ilişkin sinyallerin güçlenmesi üzerine
Merkez Bankası 14 Nisan 2010 tarihinde açıkladığı çıkış stratejisinin
ilk aşamasında, piyasanın ihtiyacından daha fazla yapılan fonlamayı
azaltmış, ikinci aşamasında, 20 Mayıs 2010 tarihinden itibaren bir
hafta vadeli repo ihalelerini sabit faiz oranından miktar ihalesi
yöntemiyle gerçekleştirmeye başlamış, böylece bir hafta vadeli repo
ihale faiz oranı para politikası açısından politika faiz oranı
niteliği kazanmıştır. Ayrıca Merkez Bankası, çıkış stratejisinde
açıkladığı üzere özellikle Eylül 2010’dan itibaren zorunlu karşılık
uygulamasını ve faiz koridorunu destekleyici para politikası araçları
olarak kullanmaya başlamıştır.
35. Bu çerçevede düşük politika faizi, aşağı yönde geniş faiz
koridoru ve yüksek zorunlu karşılık oranlarının uygun bir bileşim
olacağı değerlendirilerek, gecelik borçlanma faiz oranı toplam 500 baz
puan indirilmiş, politika faizi 17 Aralık 2010 ve 21 Ocak 2011
tarihlerinde toplam 75 baz puan düşürülmüştür. Ayrıca, Türk lirası
cinsinden mevduatın vadesinin uzamasını teşvik edecek şekilde zorunlu
karşılık oranları vadelere göre farklılaştırılmış ve zorunlu karşılık
tabanı genişletilerek bankaların birbirleri ve Merkez Bankası ile
gerçekleştirdikleri işlemler haricindeki repo işlemleri zorunlu
karşılığa tabi tutulmuştur. 23 Eylül 2010 tarihinde alınan karara
paralel zorunlu karşılıklara faiz ödenmemesi uygulamasına devam
edilmiştir.
36. 2011 yılı ilk yarısında hem fiyat istikrarına hem de finansal
istikrara ilişkin risklerin azaltılması amacıyla zorunlu karşılık
oranları önemli ölçüde artırılarak, bankacılık sisteminden yaklaşık 40
milyar Türk lirası likidite çekilmiştir.
37. Bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel
büyümeye ilişkin endişelerin giderek güçlenmesi üzerine 4 Ağustos 2011
tarihinde Merkez Bankası küresel ekonomiye dair giderek artan
sorunların yurt içi iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma
riskini azaltmak amacıyla politika faizini 50 baz puan indirmiş kısa
vadeli faizlerde oluşabilecek aşağı yönlü oynaklığı azaltmak amacıyla,
gecelik borçlanma faizini 350 baz puan artırarak faiz koridorunu
daraltmıştır. Ayrıca, Türk lirası piyasalarındaki likidite yönetiminin
etkinliğini artırmak ve Merkez Bankası’nca sağlanan likiditenin sistem
içinde daha dengeli dağılmasına katkıda bulunmak amacıyla her bir
kuruluşun ihalelere verebileceği toplam teklif tutarı, ilan edilen
ihale tutarının en fazla yüzde 20’si ile sınırlandırılmıştır.
38. Türk lirasında gözlenen aşırı değer kaybı, işlenmemiş gıda
fiyatlarındaki baz etkisi ve fiyatı yönetilen/yönlendirilen
ürünlerdeki ayarlamalar nedeniyle, orta vadeli enflasyon
beklentilerinin ve görünümünün olumsuz yönde etkilenmesinin önüne
geçmek amacıyla 20 Ekim tarihli PPK toplantısında borç verme faizi
yüzde 9,00 seviyesinden yüzde 12,50 seviyesine artırılarak faiz
koridoru yukarı yönde genişletilmiştir. Bu doğrultuda istenilen amaca
ulaşılabilmesi için haftalık repo faiz oranından yapılan bir hafta
vadeli APİ fonlama miktarı düşürülerek bankaların fon ihtiyaçlarını
genişletilmiş bant içinde daha yüksek maliyetli kaynaklardan
karşılamaları sağlanmıştır.
39. Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin artması üzerine Merkez
Bankası, gerek bankacılık sisteminin Türk lirası likidite ihtiyacının
daha kalıcı bir yöntemle ve daha düşük bir maliyetle karşılanması,
gerek döviz rezervlerinin desteklenerek zamanında, kontrollü ve etkili
bir şekilde kullanılması amaçlarıyla Türk lirası yükümlülükler için
tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların belirli bir oranının ABD
doları ve/veya euro cinsinden tesis edilmesine imkan tanımıştır.
Merkez Bankası, söz konusu oranı Eylül 2011’de en fazla yüzde 10
olarak belirlemiş, Ekim ve Kasım aylarında sırasıyla yüzde 20 ve yüzde
40’a yükseltmiştir. Ayrıca, Ekim ve Kasım aylarında Türk lirası
zorunlu karşılık oranlarını azaltarak bankacılık sistemine kalıcı
olarak Türk lirası likidite sağlamıştır. Bunlara ek olarak, Merkez
Bankası, altın rezervlerini güçlendirmek ve bankalara likidite
yönetimlerinde daha fazla esneklik sağlamak amacıyla, Türk lirası
yükümlülükler için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların yüzde
10’una kadar olan kısmının da “standart altın” cinsinden
tutulabilmesine imkân sağlamıştır.
40. Ağustos ayından itibaren Türk lirası zorunlu karşılık
oranlarında yapılan indirimlerle bankacılık sistemine yaklaşık 14
milyar TL kalıcı likidite sağlanırken, Türk lirası yükümlülükler için
tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların ABD doları, euro ve altın
cinsinden tutulabilmesi imkanının bankalarca çok büyük ölçüde
kullanılması ile bankacılık sisteminin likidite ihtiyacı 23 Aralık
2011 itibariyle yaklaşık 24 milyar TL azalmıştır.
41. Piyasadaki net likidite açığı 2010 yılı sonunda 10,9 milyar TL
düzeyinde oluşmuş, Merkez Bankası, piyasaya bir hafta vadeli repo
ihaleleri ile 12,0 milyar TL fonlama yapmış, oluşan 1,1 milyar TL’lik
likidite fazlasını gün sonunda gecelik işlemlerle çekmiştir. 23 Aralık
2011 tarihi itibarıyla ise Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo
işlemleri ile 26,0 milyar TL, gecelik vadeli piyasa yapıcılığı repo
imkanı ve İMKB’de yapılan repo işlemleri ile 15,0 milyar TL olmak
üzere, toplam 41,0 milyar TL fonlama yapmıştır. Gün sonunda ise
gecelik vadeli Bankalararası Para Piyasası işlemleri ile 0,5 milyar TL
çekmiştir.
Buna göre, 3 Ocak – 23 Aralık 2011 döneminde, para tabanı artışı
14,2 milyar TL, Merkez Bankası’nın işlemleri 3,2 milyar TL, Hazine
işlemleri 12,3 milyar TL likiditeyi azaltıcı etki yapmıştır.
42. 2012 yılında piyasadaki likidite koşullarını etkileyecek en
önemli faktörler para tabanı değişimi, Hazine’nin TL cinsi DİBS
itfa-ihraç farkı ve Merkez Bankası’nın piyasa ile gerçekleştireceği TL
karşılığı döviz alış/satış işlemlerinin miktarı olacaktır. Küresel
piyasaların görünümünün ve risk iştahının çok hızlı değişebilmesi
ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye
akımlarının büyük ölçüde dalgalanmasına neden olabilmektedir. Bu
nedenle Merkez Bankası’nın piyasa ile gerçekleştireceği TL karşılığı
döviz alış/satış işlemlerinin miktarına ilişkin belirsizlikler, 2012
yılı likidite koşullarına ilişkin net bir öngörüde bulunmayı
zorlaştırmaktadır. Merkez Bankası’nın 2012 yılı boyunca düzenli döviz
alım/satım ihalesi yapmaması halinde piyasadaki likidite açığının
yönetilebilir düzeylerde seyretmeye devam etmesi öngörülmektedir.
43. Bununla birlikte Merkez Bankası’nın her türlü likidite durumu
olasılığını dikkate alarak, İMKB Repo-Ters Repo Pazarı’ndaki faiz
oranlarını kontrol edebilmesi, likidite yönetimi araç çeşitliliğini ve
operasyonel esnekliğini koruyabilmesi için teknik nedenlerle açık
piyasa işlemleri portföyünde yeterli miktarda DİBS bulundurması
gerekmektedir. Bu çerçevede 2010 yılında oluşturulan, 2011 yılında
vadesi gelen kısmı yenilenen Merkez Bankası açık piyasa işlemleri
portföyü kıymetlerinin toplam nominal 4,3 milyar TL’lik kısmının
vadesi 2012 yılında gelecektir. Vadesi gelecek söz konusu DİBS’lerin
i. 2012 yılında uygun görülen aylarda, ilgili ayın ilk iş günü
saat 10.00’da Reuters sisteminin “CBTL” sayfasında ilan edilecek olan
aylık DİBS alım ihale programları ile yenilenmesi,
ii. Alım ihalelerinin Çarşamba ve Cuma günleri bir iş günü sonrası
valörle gerçekleştirilmesi,
iii. Her bir ihale tutarının nominal 100 milyon TL olması,
iv. İhalelere ilişkin diğer hususlarda mevcut düzenlemelerin
geçerli olması planlanmaktadır.
Aşırı düzeyde likidite sıkışıklığı koşulları halinde
gerçekleştirilebilecek ilave DİBS alımları seçeneği saklı kalmak
kaydıyla, bu işlemler dışında DİBS alımı yapılması öngörülmemektedir.
Likidite Yönetimi Operasyonel Çerçevesi
44. Merkez Bankası’nın likidite yönetimi operasyonel çerçevesi
2012 yılında aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur. Buna göre
i) Merkez Bankası, bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası’nda
tam iş günlerinde 10.00 – 12.00 ve 13.00 – 16.00 saatleri arasında,
yarım iş günlerinde ise 10.00 – 12.00 saatleri arasında gecelik vadede
borçlanma ve borç verme faiz oranlarını ilan etmeye devam edecektir.
Gün içinde likidite sıkışıklığı yaşanması halinde, bankalar limitleri
ile sınırlı olmak üzere teminatları karşılığında Merkez Bankası borç
verme faiz oranından borçlanabilecekler, likidite fazlalığı oluşması
halinde ise limitsiz olarak Merkez Bankası borçlanma faiz oranından
Merkez Bankası’na TL borç verebileceklerdir.
ii) “Geç Likidite Penceresi (GLP)” mevcut uygulamadaki gibi devam
edecek bankalar, tam iş günlerinde 16.00 – 17.00 saatleri arasında,
yarım iş günlerinde 12.00 – 12.30 saatleri arasında, zorunlu
karşılıkların tesis süresinin son iş gününde ise tam iş günü olduğunda
16.00 – 17.15 saatleri arasında, yarım iş günü olduğunda 12.00 – 12.45
saatleri arasında Merkez Bankası’ndan teminat karşılığı olmak üzere
limitsiz olarak borçlanabilecek ya da Merkez Bankası’na borç
verebileceklerdir.
iii) Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı temel para politikası
faiz oranı niteliğini koruyacak, Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo
ihalelerine piyasada likidite ihtiyacı olduğu sürece devam edecektir.
Bununla birlikte 2011 yılında aktif olarak kullanılan faiz koridoru
uygulaması 2012 yılında da aktif olarak kullanılmaya devam edilecek,
bu çerçevede bir hafta vadeli repo ihalesi ile yapılan Türk lirası
fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü
ayarlanabilecektir.
iv) Bir hafta vadeli repo ihaleleri, kurul tarafından tespit
edilen faiz oranından miktar ihalesi yöntemine göre gerçekleştirilmeye
ve her bir kuruluşun ihalelere verebileceği toplam teklif tutarının,
ilan edilen ihale tutarının en fazla yüzde 20’si ile sınırlandırılması
uygulamasına devam edilecektir. Merkez Bankası, bankaların likidite
yönetimlerini kolaylaştırmak ve toplam fonlama maliyetlerini
öngörebilmelerine yardımcı olmak amacıyla, mevcut uygulamada olduğu
gibi, bir hafta vadeli repo ihalesi ile sağlamayı planladığı asgari
fonlama miktarı hakkında kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirecektir.
v) 27 Aralık 2011 tarih ve 88 sayılı basın duyurusunda
belirtildiği üzere Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihalelerine ek
olarak küresel ekonomik gelişmeleri dengelemek ve likiditenin daha
etkin dağılmasına katkıda bulunmak amaçları ile her hafta Cuma günü
bir ay (dört hafta) vadeli repo ihalesi düzenleyecektir. Bir ay vadeli
repo ihaleleri geleneksel yöntemle gerçekleştirilecek olup, bankaların
ihalelere gönderebilecekleri toplam teklif miktarı ilan edilen ihale
miktarı ile sınırlı olacaktır. Ayrıca, aylık vadede yapılması
planlanan azami toplam fonlama miktarı ile her bir ihale için ilan
edilecek ihale miktarının üst sınırına ilişkin kamuoyu düzenli olarak
bilgilendirilecektir. Küresel koşulların gerektirmesi halinde bir ay
olan fonlama vadesi üç aya kadar uzatılabilecektir.
vi) Merkez Bankası, piyasada fonlama ihtiyacının olduğu günlerde
saat 10.00’da o gün gerçekleştirilecek repo ihale miktarını Reuters
sisteminin “CBTF” sayfasında ilan edecek, fonlama gereğinin olmadığı
günlerde ihale açmayabilecektir. Bir hafta ve bir ay vadeli repo
ihaleleri tam iş günlerinde saat 11.00’de, yarım iş günlerinde ise
saat 10.30’da gerçekleştirilecek ve sonuçların en geç 30 dakika içinde
Reuters sisteminin “CBTG” sayfasında ilan edilmesine özen
gösterilecektir. Kuruluşlar, kıymet bildirimlerini tam iş günlerinde
saat 12.00’ye, yarım iş günlerinde ise 11.30’a kadar tamamlayarak açık
piyasa işlemleri yükümlülüklerini sırasıyla saat 16.45 ve 12.30’a
kadar yerine getireceklerdir.
vii) Gerek görüldüğü takdirde, gün içinde likiditenin
öngörülemeyen nedenlerle aşırı azalması ve bu durumun para piyasası
faiz oranları üzerinde aşırı baskı yaratması halinde, Merkez Bankası
saat 11.00’de gerçekleştirdiği olağan repo ihalesine ilave olarak daha
sonra geleneksel ihale yöntemi ile bir hafta vadeli “Gün İçi Repo
İhalesi” de açabilecektir. Gün içi repo ihalelerinde, olağan bir hafta
vadeli repo ihaleleri için söz konusu olan yüzde 20’lik teklif
sınırlaması geçerli olmayacaktır.
viii) Merkez Bankası İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo - Ters
Repo Pazarı ve Bankalararası Repo - Ters Repo Pazarında gecelik vadede
borç alma ve borç verme faiz oranlarını günlük olarak ilan etmeye
devam edecektir.
ix) Piyasa yapıcı bankalar, açık piyasa işlemleri çerçevesinde
kendilerine sağlanan gecelik vadeli repo imkanından tam iş günlerinde
10.00 – 12.00 ile 13.00 – 16.00 saatleri arasında, yarım iş günlerinde
ise 10.00 – 12.00 saatleri arasında yararlanabileceklerdir.
45. Yasal görevi fiyat istikrarını sağlamak olan Merkez Bankası,
şimdiye kadar olduğu gibi 2012 yılında da, makroekonomik riskleri de
dikkate alarak finansal istikrarı gözetmeye devam edecek, bu amaçla
para politikası ve likidite yönetiminin etkinleştirilmesine yönelik
uygulamalarını sürdürecektir. Merkez Bankası, ortaya çıkacak
ihtiyaçlara göre, şimdiye kadar olduğu gibi, gelecek dönemde de
likidite yönetimi stratejisinde değişikliklere gidebilecektir. Bu
kapsamda temel para politikası aracı olan bir hafta vadeli repo ihale
faiz oranının etkinliğini desteklemek ve finansal istikrara ilişkin
riskleri sınırlamak amacıyla Merkez Bankası borçlanma ve borç verme
faiz oranları koridoru ile zorunlu karşılık uygulaması gibi diğer
araçları da kullanmaya devam edecektir.
46. Finansal istikrara yönelik politika uygulamaları çerçevesinde,
2011 yılında mevduatın vadesinin uzamasını teşvik etme, Türk lirası ve
yabancı para cinsinden uzun vadeli tahvil ihracını destekleme ve
Merkez Bankası rezervlerini güçlendirme amaçları doğrultusunda
kullanılan zorunlu karşılıklar, küresel konjonktürde yaşanan hızlı
değişimlerin devam etmesi halinde, 2012 yılında da kullanılmaya devam
edilecektir. Ayrıca küresel ekonomideki sorunların derinleşmesi ve
yurt içi iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın belirginleşmesi halinde,
zorunlu karşılıklar genişletici yönde kullanılabileceği gibi, sermaye
akımlarının tekrar hızlanması halinde zorunlu karşılık uygulamasında
sıkılaştırıcı düzenlemeler yapılabilecektir.
47. Son küresel ekonomik krizden çıkarılan en önemli ders finansal
sistemin yüksek kaldıraçla çalışmasının orta ve uzun vadede ekonomik
tahribata yol açacağı gerçeğidir. Yüksek kaldıraçla çalışmaktan
kaynaklanabilecek risklerin ortaya çıkmadan önlenebilmesi için, mevcut
duruma kıyasla kaldıraç oranlarını aşırı düzeylere çıkaran bankalara
ek zorunlu karşılık uygulanması söz konusu olabilecektir."

uptrend
27-12-2011, 10:26
(TCMB PARA-KUR POLİTİKASI TOPLANTISI)TCMB BAŞKANI ERDEM BAŞÇI'NIN KONUŞMASI-1

2012 Yılına ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para ve
Kur Politikası'na ilişkin toplantıda konuşan TCMB Başkanı Başçı,
önümüzdeki dönemde kredilerdeki artışın makul oranlarda seyredeceğini
ve iç talebinde aynı şekilde ılımlı seyrediğini öngördüklerini söyledi.
Politikadaki sıkılaştırmanın enflasyon üzerindeki etkilerinin
yılın ilk aylarından itibaren görülmeye başlanacağına değinen Erdem
Başçı konuşmasında şunları söyledi:
"2011 yılı dünya ekonomisi için beklenmeyen gelişmelerle dolu bir
yıl oldu. Birkaç gün sonra güzel duygular ve yeni umutlarla
karşılayacağımız 2012 yılı da, dünya ekonomisi için alışılmadık
derecede yüksek düzeyde belirsizlikleri içinde barındıran bir yıl
olmaya aday görünüyor.
Değerli Konuklar,
Sizlerin de yakından izlediğiniz gibi 2011 yılı, para politikası
açısından hem esnekliğin hem de belirsizliğin bilinçli olarak
artırıldığı bir yıl olmuştur. 2012 yılı ise para politikası
esnekliğinin devam ettiği ancak aynı zamanda para politikasının
öngörülebilirliğinin hızla arttığı bir yıl olacaktır. Dolayısıyla
konuşmamın giriş bölümünde para politikasında esneklik ve
öngörülebilirlik kavramları üzerinde durmak istiyorum. Önümüzdeki
dönemde uygulanacak para politikası hem esnek hem de öngörülebilir
olabilir mi? Bu sorunun yanıtı “hem hayır hem de evet” olarak
verilebilir. Sorunun yanıtı mutlak anlamda net bir “hayır”dır bağıl
anlamda ise net bir “evet”tir.
Küresel koşullar herhangi bir yönde hızla değiştiğinde para
politikası da gereken dengeleyici yöndeki tedbirleri anlaşılabilir bir
şekilde hızla alabiliyorsa, bu durum politika esnekliği açısından bir
avantajdır ancak mutlak anlamda politika öngörülebilirliği açısından
bir olumsuzluktur. Yani mutlak anlamda para politikası hem esnek hem
de öngörülebilir olamaz.
Esneklik ve öngörülebilirlik arasındaki bu ikilemi azaltmanın tek
yolu her bir olası şoka karşı para politikası kararının ne olacağı
hakkında kamuoyunu önceden bilgilendirmektir. Yani bağıl anlamda para
politikası hem esnek hem öngörülebilir olabilir.
Bu nedenle 2012 yılı boyunca esnek ve öngörülebilir bir para
politikası açısından iletişim politikası en az uygulanan politikanın
kendisi kadar önem taşıyacaktır.
Bugün sizlerle paylaştığımız 2012 yılı para ve kur politikaları
metni daha ziyade olabildiğince yüksek düzeylere çıkardığımız para
politikası esnekliğini ortaya koymaktadır. Politikada öngörülebilirlik
ise diğer politika metinlerimiz ve iletişim araçlarımız aracılığı ile
sağlanmaya devam edilecektir. Bu doğrultuda 2012 yılında iletişim
politikamızın etkinliğini artıracak bazı yenilikler getirmeyi
planladığımızı şimdiden sizlerle paylaşmak istiyorum.
Para Politikası ve Finansal İstikrar: 2011 Yılına Genel Bir Bakış
Değerli Konuklar, Saygıdeğer Basın Mensupları,
Bildiğiniz gibi, her yılın sonunda, bir sonraki yıl uygulamayı
planladığımız politika çerçevesinin ana hatlarını kamuoyuna
duyurmaktayız. Bu toplantıda da sizlere 2012 yılı için öngördüğümüz
çerçeveyi özetlemek istiyorum.
Öncelikle, para politikası uygulamaları kapsamında 2011 yılının
genel bir değerlendirmesini yapacağım. Hepinizin yakından takip ettiği
gibi, küresel finans krizi sonrasında birçok ülkede merkez bankaları,
fiyat istikrarına ilave olarak finansal istikrarı da dikkate almaya
başlamıştır. Bu yaklaşımla birlikte geleneksel para politikası
araçlarına ilave olarak makro riskleri azaltıcı araçlar da yaygın
şekilde kullanılmaya başladı. Gelişmiş ülkeler krizle birlikte ortaya
çıkan bilanço sorunlarını çözmeye odaklanırken, gelişmekte olan
ülkeler sermaye akımlarını ve bununla ilişkili makro finansal riskleri
yönetmeye yönelik olarak daha kapsamlı politika çerçeveleri
tasarlamaya başladı.
Türkiye’de 2001 yılında yeniden düzenlenen Merkez Bankası Kanunu
ile Merkez Bankası’nın, fiyat istikrarı temel amacına ilave olarak
finansal sistemde istikrarı sağlayıcı tedbirleri almakla
görevlendirilmiş bulunduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu doğrultuda,
küresel dengesizliklerin bir yansıması olarak ortaya çıkan makro
finansal riskleri kontrol altında tutabilmek amacıyla, geçtiğimiz bir
yıl içinde enflasyon hedeflemesi rejimini geliştirerek yeni bir para
politikası stratejisi oluşturmuş bulunuyoruz. Bu çerçevede, fiyat
istikrarını sağlamayı temel amaç olarak muhafaza ederken, makro
finansal istikrarı da koşulların elverdiği ölçüde dikkate almaya
başladık.
Küresel Kriz, Niceliksel Genişleme ve Türkiye Ekonomisine
Yansımaları
Değerli Konuklar,
Küresel finans krizi sonrasında gelişmiş ülkelerin merkez
bankalarının krizin etkilerini sınırlamak amacıyla uyguladıkları
parasal genişleme politikalarının birçok gelişmekte olan ülke üzerinde
olduğu gibi Türkiye’de de önemli yansımaları oldu. Bu dönemde kısa
vadeli yurt dışı finansman imkânlarının bol ve düşük maliyetli olarak
sağlanabilmesi, hızlı kredi genişlemesine ve Türk lirasının giderek
değerlenmesine yol açtı. Bu durum, 2010 yılının ikinci yarısından
itibaren makro finansal risklerin ve dış dengesizliklerin birikmesine
neden oldu.
2010 yılının son çeyreğinden itibaren uygulamaya başladığımız yeni
strateji çerçevesinde, o dönemde enflasyon görünümünün olumlu
seyretmesinin de sağladığı imkân dâhilinde, makro finansal risklerin
azaltılabilmesine yönelik politikalar geliştirdik. Bu doğrultuda,
geleneksel politika aracımız olan bir hafta vadeli repo ihalelerine ek
olarak zorunlu karşılıkları, faiz koridorunu ve diğer likidite
politikalarını aktif bir şekilde kullanmaya başladık.
Yeni politika çerçevesine geçtiğimiz 2010 yılının Kasım ayından
Avrupa ekonomisindeki belirsizliklerin hızla yoğunlaştığı bu yılın
Ağustos ayına kadar olan dönemde politikalarımızı iki eksen
doğrultusunda belirlemiştik. Bir yandan kısa vadeli sermaye akımlarını
sınırlamayı ve döviz kurunun aşırı değerlenmesini önlemeyi hedefledik.
Diğer taraftan da yurt içinde krediler ve talebin daha kontrollü
biçimde büyümesini sağlamaya ve iç taleple dış talep arasındaki
ayrışmayı dengelemeye odaklandık. Bu dönemde, risk iştahının güçlü
olması ve sermaye akımlarının kısa vadede yoğunlaşması nedeniyle, faiz
koridorunu aşağı doğru genişlettik. Böylelikle gecelik piyasada oluşan
faiz oranlarının politika faiz oranından daha düşük seviyede
oluşmasına izin vererek gecelik piyasa faizlerinde aşağı yönlü
oynaklığı artırmamız ve çok kısa vadeli sermaye girişlerini azaltmamız
mümkün olmuştu. Diğer taraftan, aynı dönemde aşırı kredi genişlemesini
engellemek ve iç talebi kontrol altında tutabilmek amacıyla zorunlu
karşılık oranlarında güçlü bir artışa gittik. Ayrıca, bu dönemde
açtığımız düzenli döviz alım ihaleleriyle kısa vadeli sermaye
akımlarını mümkün olduğunca rezervlerimizi güçlendirmek amacıyla
kullandık. Aldığımız bu tedbirler Türk lirası üzerindeki aşırı
değerlenme baskısının giderilmesine önemli katkıda bulundu. Ayrıca,
başta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu olmak üzere, diğer
kurumların aldığı tedbirlerin de katkısıyla kredilerde 2011 yılının
ortasından itibaren belirgin bir yavaşlamaya şahit olduk. Bu
gelişmelere bağlı olarak, talep kompozisyonunun ve sermaye akımlarının
arzu ettiğimiz yönde değişmeye başladığını ve ekonomimizin 2011
yılının ortalarından itibaren dengelenme sürecine girdiğini
gözlemledik.
Euro Bölgesinde Artan Sorunlar ve Para Politikası
2011 yılının Ağustos ayından itibaren küresel büyümeye ve bazı
Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ilişkin endişelerin
derinleşmesi nedeniyle küresel ölçekte riskten kaçınma eğiliminin
arttığına ve risk iştahındaki oynaklığın tarihsel olarak yüksek
seviyelere geldiğine şahit olduk. Bu dönemde gelişmekte olan
ülkelerden sermaye çıkışlarının hızlanması üzerine, uyguladığımız yeni
politika çerçevesi dâhilinde politika araçlarımızı sermaye
girişlerinin hızlı olduğu dönemdekinin tersi yönde kullandık. Gecelik
borç alma faizini yükselterek faiz koridorunu daralttık ve bankacılık
sisteminin likidite ihtiyacını azaltmaya yönelik olarak Türk lirası
zorunlu karşılıklarda bazı düzenlemeler yaptık. Ayrıca, döviz
piyasasındaki dalgalanmaları sınırlamak amacıyla da bir dizi likidite
tedbiri aldık. Bu tedbirlere konuşmamın ikinci bölümünde daha
ayrıntılı değineceğim. Küresel ekonomiye dair giderek artan sorunların
yurt içi iktisadi faaliyet üzerinde durgunluğa yol açma riskini
azaltmak için de politika faizinde ölçülü bir indirime gittik.
Türk lirasında Ağustos ayından itibaren küresel risk iştahının
bozulmasıyla ortaya çıkan aşırı değer kaybı ve yılın son çeyreğinde
fiyatı yönetilen/yönlendirilen ürünlerdeki ayarlamalar nedeniyle,
enflasyondaki yükseliş öngörülenden daha hızlı oldu. Bu durumun orta
vadeli enflasyon beklentilerini ve görünümünü etkilemesini engellemek
amacıyla, Ekim ayında borç verme faizlerini önemli ölçüde artırarak
faiz koridorunu yukarı doğru genişletmiş bulunuyoruz. Bu çerçevede,
piyasaya yapılan fonlamayı ayarlayarak para piyasasındaki gecelik faiz
oranlarının politika faizinden daha yüksekte oluşmasına izin verdik.
Diğer taraftan, gecelik faiz oranlarındaki artışın likidite
koşullarında arzu etmediğimiz bir sıkılaşmaya yol açmaması için de
zorunlu karşılık oranlarını bir miktar düşürdük.
Ağustos ayından itibaren aldığımız önlemler, Avrupa ekonomisindeki
belirsizliklere paralel olarak ortaya çıkan dalgalanmaların ekonomimiz
üzerindeki olumsuz yansımalarının azaltılmasına önemli katkıda
bulundu. Döviz piyasasına yönelik yaptığımız düzenlemeler ve faiz
koridoruna ilişkin Ağustos ve Ekim aylarında aldığımız kararlar
neticesinde, yansıda da görüldüğü gibi, döviz kurlarındaki oynaklık
diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha sınırlı kaldı.
Ekim ayından itibaren uyguladığımız parasal sıkılaştırmanın
oldukça etkili olduğunu görmekteyiz. Faiz koridorunu yukarı doğru
genişletmemiz ve likidite koşullarını sıkılaştırmamız gecelik piyasada
oluşan faizleri önemli ölçüde artırdı. Yansıda da gördüğünüz gibi
getiri eğrisi kısa vadelerde daha belirgin olmak üzere tüm vadelerde
yukarı kaymış bulunuyor. Ayrıca, yine aynı dönemde kredi faizlerinin
de önemli ölçüde yükselmiş olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, önümüzdeki
dönemde kredilerdeki artışın makul oranlarda seyredeceğini ve iç
talebin de ılımlı bir seyir izleyeceğini öngörmekteyiz.
2012 Yılında Enflasyon Görünümü
Saygıdeğer Konuklar,
Şimdi 2012 yılında enflasyon görünümüne dair değerlendirmelerimizi
kısaca özetlemek istiyorum. 2011 yılında makro finansal riskleri
azaltmak amacıyla uyguladığımız politikaların sonuç verdiğini ve
ekonomide dengelenme sürecinin başladığını gördük. Bununla birlikte,
Ağustos ayından itibaren küresel risk iştahının zayıflaması sonucunda
Türk lirasında gözlenen aşırı değer kaybı ve yönetilen/yönlendirilen
fiyatlarda yılın son çeyreğinde yapılan ayarlamalar nedeniyle
enflasyon hedefin belirgin olarak üzerine çıkmış bulunuyor. Enflasyon
beklentilerini kontrol altına almak ve orta vadeli enflasyon
risklerini dengelemek amacıyla biraz önce bahsettiğim gibi geçtiğimiz
Ekim ayında güçlü bir parasal sıkılaştırmaya gittik. Bu
sıkılaştırmanın enflasyon üzerindeki etkilerini yılın ilk aylarından
itibaren görmeye başlayacağız. Ancak, döviz kuru hareketlerinin
birikimli etkileri nedeniyle yıllık enflasyon bir müddet daha yüksek
seviyelerde seyredecek. Bu yıl sonu itibarıyla döviz kuru ve emtia
fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 5
puana ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yönetilen/yönlendirilen fiyat
ayarlamalarının etkisini ise aynı dönem için 1,6 puan olarak
hesapladık. 2012 yılında bu bahsettiğim etkilerin kademeli olarak
ortadan kalkmasıyla beraber enflasyonun yüzde 5 hedefine doğru
yaklaşacağını tahmin ediyoruz.
Para Politikası Araçları
Değerli Konuklar,
Önümüzdeki dönemde fiyat istikrarına odaklanırken finansal
istikrarı da gözetmeye devam edeceğiz. Mevcut konjonktürde küresel
ekonomiye dair belirsizliklerin yüksek seviyelerde seyretmesi ve risk
iştahındaki aşırı oynaklık nedeniyle para politikasındaki esnek yapıyı
korumamız gerekiyor. Uyguladığımız faiz koridoru sistemi, sermaye
akımlarındaki dalgalanmaların döviz kuru ve ekonominin geneli üzerinde
yarattığı olumsuz yansımaların yumuşatılmasına katkıda bulunuyor. Bu
doğrultuda, küresel görünümdeki belirsizlik ve sermaye akımlarındaki
oynaklık devam ettiği sürece faiz koridorunu aktif bir politika aracı
olarak kullanmaya devam edeceğiz. Diğer bir ifadeyle, likidite
miktarını ve gecelik piyasada oluşan faiz oranlarını iktisadi ve
finansal gelişmelerin seyrine bağlı olarak gözden geçirmemiz söz
konusu olabilecektir. Bunun yanı sıra, bir haftalık repo ihaleleri,
zorunlu karşılıklar ve diğer likidite araçlarını da fiyat istikrarı ve
finansal istikrara yönelik riskleri dengelemek amacıyla kullanmaya
devam edeceğiz.

uptrend
27-12-2011, 10:27
(TCMB PARA-KUR POLİTİKASI TOPLANTISI)TCMB BAŞKANI ERDEM BAŞÇI'NIN KONUŞMASI-2

2012 Yılına ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para ve
Kur Politikası'na ilişkin toplantıda konuşan TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın
konuşmasının tam metni:
"Enflasyon Hedefleri
Bildiğiniz gibi, enflasyon hedeflerini Hükümet’le birlikte nokta
hedef olarak belirliyoruz. Daha önceki yıllarda da ifade ettiğimiz
gibi, ülkemizde son yıllarda yaşanan yapısal dönüşüm, geçmişte uzun
yıllar yüksek enflasyonla yaşamanın getirdiği katılıklar, kalite
artışından kaynaklanan ölçüm yanlılıkları ve Avrupa Birliği’ne
yakınsama süreci gibi nedenlerden dolayı, bu aşamada gelişmiş ülkelere
kıyasla görece yüksek bir enflasyon oranının hedeflenmesini uygun
buluyoruz. Bu çerçevede, 2012-2013 yılları için olduğu gibi 2014 yılı
enflasyon hedefi de Orta Vadeli Program hazırlık sürecinde Hükümet ile
varılan mutabakata paralel olarak yüzde 5 olarak belirlendi.
Hesap verme yükümlülüğümüzün bir unsuru olan belirsizlik aralığı,
önceki yıllarda olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de her iki yönde 2
yüzdelik puan olarak korunacak. Enflasyonun yıl içinde üçer aylık
dönemlerin sonu itibarıyla yıl sonu hedefinden 2 yüzdelik puandan
fazla farklılaşması durumunda, bu sapmaya nelerin yol açtığını ve
hedefe ulaşabilmek için almış olduğumuz ve alınması gereken önlemleri
Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuna açıklayacağız. Gerçekleşen
enflasyonun yıl sonunda belirsizlik aralığının dışında kalması
durumunda ise Hükümet’e açık mektup yazacağız. Bu çerçevede, 2011 yılı
enflasyonunun hedefin belirgin olarak üzerinde gerçekleşecek olması
nedeniyle önümüzdeki Ocak ayının sonunda Hükümete bir açık mektup
göndereceğiz.
İletişim Araçları ve Karar Alma Süreci
Para politikasının temel iletişim araçları olarak Enflasyon
Raporunu ve Para Politikası Kurulu duyurularını kullanmayı
sürdüreceğiz. Para Politikası Kurulu, yansıda gördüğünüz takvim
çerçevesinde aylık olarak toplanmaya devam edecek. Toplantının hemen
ardından para politikası kararı ve kısa gerekçesi, geçtiğimiz yıl
olduğu gibi saat 14.00’te Merkez Bankası’nın internet sitesinde
açıklanacak. Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı
özetini ise toplantıyı takip eden 5 iş günü içinde İngilizce
çevirisiyle aynı anda internet sayfamızda yayımlayacağız.
Enflasyon Raporu yılda dört defa yayımlanmaya devam edecek.
Kamuoyu ile iletişimimizin daha etkili şekilde yapılabilmesi amacıyla,
Raporun tanıtımını yılda iki defa Ankara’da, iki defa da İstanbul’da
basın toplantılarıyla yapacağız. Bunun yanı sıra, yılda iki kez
yayımladığımız “Finansal İstikrar Raporu”, para ve kur politikası
çerçevesine ilişkin kamuoyuyla paylaştığımız duyurular, Banka’nın
faaliyetleri ve para politikası uygulamaları hakkında Bakanlar Kurulu
ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na yılda ikişer defa yaptığımız
sunumlar, her ay enflasyon verilerinin açıklanmasını takip eden iş
günü içinde yayımladığımız “Aylık Fiyat Gelişmeleri” raporu, banka
ekonomistleriyle yaptığımız toplantılar, yurt içi ve yurt dışı
toplantılarda yaptığımız sunum ve konuşmalar ile diğer basın
duyuruları da önceki yıllarda olduğu gibi 2012’de de kamuoyunun
bilgilendirilmesinde önemli rol oynayacak. Yayımladığımız çalışma
tebliğleri, kitapçıklar, ekonomi notları ve düzenlediğimiz
konferanslar da iletişim politikasının önemli unsurları olmaya devam
edecek.
DÖVİZ KURU POLİTİKASI VE LİKİDİTE YÖNETİMİ
Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Konuklar,
Para politikasının genel çerçevesini bu şekilde özetledikten
sonra, konuşmamın bundan sonraki bölümünde, döviz kuru politikası ve
likidite yönetimine ilişkin esasları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Döviz Kuru Politikası
2012 yılında da enflasyon hedeflemesinin yanı sıra dalgalı döviz
kuru rejimi uygulamasına devam edeceğiz. Uyguladığımız bu kur
rejiminde döviz kurunu bir politika aracı olarak kullanmadığımız gibi,
nominal ya da reel herhangi bir kur hedefimiz de bulunmuyor.
Diğer taraftan, dalgalı kur rejimi uyguluyor olsalar da ülkemiz
gibi gelişmekte olan ekonomilerde güçlü döviz rezerv pozisyonuna sahip
olmak, karşılaşılabilecek iç ve dış şokların olumsuz etkilerinin
giderilmesine ve ülkeye duyulan güvenin artırılmasına büyük katkı
sağlıyor. Bu nedenle, döviz arzının döviz talebine kıyasla arttığı
dönemlerde rezerv biriktirmek amacıyla döviz alım ihaleleri
düzenliyoruz.
2011 yılı içinde küresel piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle
döviz piyasasına ilişkin aldığımız kararları sıkça gözden geçirmek
durumunda kaldık. Geçtiğimiz Temmuz ayında gerçekleştirilen Avrupa
Birliği liderler zirvesinde alınan önemli kararların uygulanmasını ve
piyasalara yansımasını yakından izleyeceğimizi belirterek, 25 Temmuz
2011 tarihinde döviz alım ihalelerini durdurduk.
4 Ağustos 2011 tarihinde yaptığımız Para Politikası Kurulu ara
toplantısında, bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve
küresel büyümeye ilişkin endişelerin giderek güçlendiğini ve Temmuz
ayındaki Kurul toplantısında işaret etmiş olduğumuz risklerin
belirginleştiğini belirtmiştik. Para Politikası Kurulu olarak,
gelişmelerin yakından izlenmesi ve gerek duyulması halinde uygun
görülecek araç ve yöntemlerle piyasaya döviz likiditesi sağlanması
konusunda mutabık kalmıştık. Bu kapsamda, döviz piyasasının sağlıklı
çalışması ve döviz likiditesinin desteklenmesi amacıyla 4 Ağustos’tan
sonraki dönemde aldığımız önlemlerin bazılarına kısaca değineceğim.
5 Ağustos 2011 tarihinden itibaren gerekli olan günlerde döviz
satım ihaleleri yoluyla piyasaya döviz likiditesi sağlamaya başladık.
9 Ağustos 2011 tarihinden geçerli olmak üzere Döviz ve Efektif
Piyasaları döviz depo piyasasında Merkez Bankası taraflı işlemlerde
borç verme faiz oranını ABD doları için yüzde 5,5’ten yüzde 4,5’e,
euro için yüzde 6,5’ten yüzde 5,5’e düşürdük.
Bankalararası döviz piyasasında döviz likiditesinin akışkanlığının
artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla, uluslararası piyasalarda
artan belirsizliklerin ortadan kalkmasına kadar, Merkez Bankası’nın
Döviz ve Efektif Piyasaları döviz depo piyasasındaki aracılık
faaliyetlerine 10 Kasım 2011 tarihinden itibaren yeniden başladık.
Ayrıca, küresel krizin reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerini
azaltmak amacıyla ihracat reeskont kredileri uygulamasına yönelik
olarak yeni düzenlemeler yaparak kredilerin limitini, 2,5 milyar ABD
doları Eximbank’a tahsis edilmek üzere, 3 milyar ABD dolarına
yükselttik. Reeskont kredileri, Türk lirası kullandırılması ve geri
dönüşlerinin döviz cinsinden yapılması nedeniyle Merkez Bankası’nın
döviz rezervlerini desteklemektedir. Kredilerin bu niteliğini ve artan
kullanım talebini dikkate alarak söz konusu kredilerin mevcut limitini
2012 yılının ilk üç aylık döneminde (4 milyar ABD doları Eximbank
aracılığı ile olmak üzere) 4,5 milyar ABD dolarına çıkarmamız söz
konusu olabilecektir.
Değerli Konuklar,
Yansıdaki tablodan da görüleceği gibi, Merkez Bankası 2002
yılından itibaren toplam 76,2 milyar ABD doları net döviz alımı
gerçekleştirdi. Bu dönemde Merkez Bankası’nın döviz rezervleri de 73,3
milyar ABD doları artış göstererek 93,2 milyar ABD dolarına ulaşmış
bulunuyor.
Geçmişte olduğu gibi 2012 yılında da döviz piyasasının sağlıklı
çalışması ve döviz likiditesinin desteklenmesi amacıyla, döviz arz ve
talep gelişmelerini yakından takip ederek gerekli önlemleri imkânlar
ölçüsünde ve basiretli bir şekilde almaya devam edeceğiz. Önümüzdeki
yılda da 4 Ağustos’ta aldığımız kararlar çerçevesinde küresel risk
iştahına yön veren gelişmeleri yakından izleyerek gerek duyulması
halinde uygun görülecek araç ve yöntemlerle piyasaya döviz likiditesi
sağlamayı sürdüreceğiz. Bu çerçevede, gerektiği günlerde döviz satım
ihaleleri düzenlemeye devam edeceğiz. Bu noktada, son dönemlerde
piyasanın döviz ihtiyacının azalması nedeniyle önümüzdeki günlerde
döviz satım tutarlarını daha düşük düzeylerde gerçekleştirmeyi
öngördüğümüzü de ifade etmek isterim. Nitekim, döviz satım ihalelerine
ilişkin dün yayımladığımız basın duyurusuyla da istisnai durumlar
haricinde satış miktarını sınırlı düzeyde tutacağımızı, ancak gerekli
görülen günlerde açacağımız döviz satım ihalelerinde o gün için
açıklanan azami satış miktarını yüksek belirlemeye devam
edebileceğimizi açıklamıştık. Açılacak günlük döviz ihaleleri ile
takip eden iki günde satılabilecek en yüksek tutarlar ve istisnai
durumlar haricinde satımı yapılacak tutar, öngörülebilirliğin
artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla Para Politikası Kurulu
toplantılarının ardından güncellenecektir.
Az önce yayımladığımız basın duyurusuyla ise, küresel koşullardaki
gelişmelere paralel olarak bankacılık sistemimizin ihtiyaç
duyabileceği döviz likiditesinin sağlanabilmesine destek olmak üzere,
2 Ocak 2012 tarihinden itibaren bankaların Döviz ve Efektif Piyasaları
Döviz Depo Piyasası’nda kendilerine tanınan borçlanma limitleri
çerçevesinde Merkez Bankası’ndan alabilecekleri döviz depolarının
vadesini 1 haftadan 1 aya yükseltmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde,
küresel kredi piyasalarında derinleşebilecek sorunların bankacılık
sistemimizin döviz likiditesi üzerinde doğurabileceği olumsuz etkileri
hafifletmek amacıyla, döviz depo piyasasında kendilerine tanınan
borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankası’ndan alabilecekleri
döviz depolarının vadesini kademeli olarak 3 aya kadar artırabiliriz.
Diğer taraftan döviz kurlarındaki gelişmeleri her zaman olduğu
gibi yakından izlemeye devam ederek, piyasa derinliğinin kaybolmasına
bağlı olarak spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat
oluşumları tespit edilmesi halinde piyasaya alım ya da satım yönünde
doğrudan müdahale edebileceğimizi de tekrar hatırlatmak istiyorum.
Likidite Yönetimi
Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Konuklar,
Bildiğiniz gibi, para politikası aracı olarak bir hafta vadeli
repo ihale faiz oranının yanı sıra zorunlu karşılık uygulamaları ve
likidite yönetimi stratejisini de para politikasının etkinliğini ve
esnekliğini artırabilmek amacıyla aktif olarak kullanıma sokmuş
durumdayız. Nitekim, zorunlu karşılıklara ilişkin düzenlemeleri ve
likidite yönetiminin operasyonel çerçevesini 2010 yılının son
çeyreğinden bu yana para politikasının destekleyici araçları olarak
etkin şekilde kullanıyoruz.
Likidite yönetiminin genel çerçevesini belirlerken (i) kısa
vadeli faiz oranlarının belirlenen faiz koridoru içerisinde uygun
görülen düzey civarında oluşmasının sağlanması, (ii) uygulanan
likidite yönetimi stratejisi ile uyumlu şekilde para piyasalarının
etkin ve istikrarlı çalışmasının sağlanması, (iii) ödemeler sisteminin
kesintisiz çalışmasının temini, (iv) kullanılan araçların para
politikasının etkinliğini desteklemesi, (v) operasyonel yapının
piyasalardaki olağandışı gelişmelere karşı yeterli esnekliğe sahip
olması gibi amaçları hedefliyoruz. Bu amaçlara ulaşmak ve para
politikasının etkinliğini artırmak için likidite yönetiminin genel
çerçevesini oluştururken, piyasadaki likidite düzeyini ve likiditenin
sistem içindeki dağılımını da dikkate alıyoruz. Kullanılacak likidite
yönetimi araçlarının çeşitlerini ve vadelerini piyasadaki likidite
düzeyi ve ekonomik konjonktürü göz önüne alarak belirliyoruz.
14 Nisan 2010 tarihinde açıkladığımız çıkış stratejisinin ilk
aşamasında, piyasanın ihtiyacından daha fazla yapılan fonlamayı
azalttık, ikinci aşamasında ise 20 Mayıs 2010 tarihinden itibaren bir
hafta vadeli repo ihalelerini sabit faiz oranından miktar ihalesi
yöntemine değiştirdik. Böylelikle bir hafta vadeli repo ihale faiz
oranı para politikası açısından politika faiz oranı niteliği kazanmış
oldu. Ayrıca, çıkış stratejisinde açıkladığımız üzere, özellikle 2010
yılının Eylül ayından itibaren zorunlu karşılık uygulamasını ve faiz
koridorunu destekleyici para politikası araçları olarak kullanmaya
başladık.
Bu çerçevede düşük politika faizi, aşağı yönde geniş faiz koridoru
ve yüksek zorunlu karşılık oranlarının uygun bir bileşim olacağı
değerlendirmesinde bulunarak, gecelik borçlanma faiz oranını toplam
500 baz puan indirdik, politika faizini ise 17 Aralık 2010 ve 21 Ocak
2011 tarihlerinde toplam 75 baz puan düşürdük. Ayrıca, Türk lirası
cinsinden mevduatın vadesinin uzamasını teşvik edecek şekilde zorunlu
karşılık oranlarını vadelere göre farklılaştırdık ve zorunlu karşılık
tabanını genişleterek bankaların birbirleri ve Merkez Bankası ile
gerçekleştirdikleri işlemler haricindeki repo işlemlerini zorunlu
karşılığa tabi tutmaya başladık. Ayrıca, zorunlu karşılıkların bir
politika aracı olarak etkinliğini artırmak için 23 Eylül 2010
tarihinde alınan karar doğultusunda zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi
uygulamasına son verdik.
2011 yılının ilk yarısında hem fiyat istikrarına hem de finansal
istikrara ilişkin riskleri azaltabilmek amacıyla zorunlu karşılık
oranlarını önemli ölçüde artırarak, bankacılık sisteminden yaklaşık 40
milyar Türk lirası likidite çektik.
Bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye
ilişkin endişelerin giderek güçlenmesi üzerine küresel ekonomiye dair
giderek artan sorunların yurt içi iktisadi faaliyet üzerinde
durgunluğa yol açma riskini azaltmak amacıyla politika faizini 4
Ağustos 2011 tarihinde 50 baz puan indirdik. Kısa vadeli faizlerde
oluşabilecek aşağı yönlü oynaklığı azaltmak amacıyla da gecelik
borçlanma faizini 350 baz puan artırarak faiz koridorunu daralttık.
Ayrıca, Türk lirası piyasalarındaki likidite yönetiminin etkinliğini
artırmak ve Merkez Bankası’nca sağlanan likiditenin sistem içinde daha
dengeli dağılmasına katkıda bulunmak amacıyla her bir kuruluşun
ihalelere verebileceği toplam teklif tutarını, ilan edilen ihale
tutarının en fazla yüzde 20’si ile sınırlandırdık.
20 Ekim tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında ise orta
vadeli enflasyon beklentilerinin ve görünümünün olumsuz yönde
etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla borç verme faizini yüzde 9
seviyesinden yüzde 12,50 seviyesine artırarak faiz koridorunu yukarı
yönde genişlettik. Bu doğrultuda istenilen amaca ulaşılabilmesi için
haftalık repo faiz oranından yaptığımız bir hafta vadeli açık piyasa
işlemleri fonlama miktarını düşürerek bankaların fon ihtiyaçlarını
genişletilmiş bant içinde daha yüksek maliyetli kaynaklardan
karşılamalarını sağladık.
Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin artması üzerine, gerek
bankacılık sisteminin Türk lirası likidite ihtiyacının daha kalıcı bir
yöntemle ve daha düşük maliyetle karşılanması, gerekse döviz
rezervlerinin desteklenerek zamanında, kontrollü ve etkili bir şekilde
kullanılması amacıyla Türk lirası yükümlülükler için tesis edilmesi
gereken zorunlu karşılıkların belirli bir oranının ABD doları, euro
ve/veya altın cinsinden tesis edilmesine imkân tanımaya başladık.
Ağustos ayından itibaren Türk lirası zorunlu karşılık oranlarında
yaptığımız indirimlerle bankacılık sistemine yaklaşık 14 milyar TL
kalıcı likidite sağlamış olduk. Ayrıca, Türk lirası yükümlülükler için
tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların ABD doları, euro ve altın
cinsinden tutulabilmesi imkânının bankalarca çok büyük ölçüde
kullanılması ile bankacılık sisteminin likidite ihtiyacı 23 Aralık
2011 itibarıyla yaklaşık 24 milyar TL azalmış bulunuyor.
2012 yılında piyasadaki likidite koşullarını etkileyecek en önemli
faktörler para tabanı değişimi, Hazine’nin TL cinsi DİBS itfa-ihraç
farkı ve Merkez Bankası’nın piyasa ile gerçekleştireceği TL karşılığı
döviz alış/satış işlemlerinin miktarı olacaktır. Küresel piyasaların
görünümünün ve risk iştahının çok hızlı değişebilmesi nedeniyle
ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye
akımlarında büyük dalgalanmalar olabildiğini geçmişte de tecrübe
ettik. Bu nedenle, Merkez Bankası’nın piyasayla gerçekleştireceği TL
karşılığı döviz alım ve satım işlemlerinin miktarına ilişkin
belirsizlikler, 2012 yılı için likidite koşullarına dair net bir
öngörüde bulunmamızı zorlaştırıyor. Merkez Bankası’nın 2012 yılı
boyunca düzenli döviz alım veya satım ihalesi yapmaması halinde
piyasadaki likidite açığının yönetilebilir düzeylerde seyretmeye devam
edeceğini öngörüyoruz.
Bildiğiniz gibi, Merkez Bankası’nın, her türlü likidite durumu
olasılığını dikkate alarak, İMKB Repo-Ters Repo Pazarı’ndaki faiz
oranlarını kontrol edebilmesi, likidite yönetimi araç çeşitliliğini ve
operasyonel esnekliğini koruyabilmesi için teknik nedenlerle açık
piyasa işlemleri portföyünde yeterli miktarda DİBS bulundurması
gereklidir. Bu çerçevede 2010 yılında oluşturduğumuz, 2011 yılında
vadesi gelen kısmını yenilediğimiz Merkez Bankası açık piyasa
işlemleri portföyü kıymetlerinin toplam nominal 4,3 milyar TL’lik
kısmının vadesi 2012 yılında gelecek. Bahsettiğim DİBS’lerin vadesi
gelecek olanlarını 2012 yılında uygun görülen aylarda aylık DİBS alım
ihale programları ile yenilemeyi planlıyoruz. Bu işlemler dışında DİBS
alımı yapmayı planlamıyoruz. Ancak elbette aşırı düzeyde likidite
sıkışıklığı koşullarının yaşanması halinde ilave DİBS alımı
seçeneğimizi saklı tutuyoruz.
Likidite Yönetimi Operasyonel Çerçevesi
Şimdi sizlere, 2012 yılında likidite yönetiminin operasyonel
çerçevesine dair bazı hususları özetlemek istiyorum.
Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası’nda
gecelik vadede borçlanma ve borç verme faiz oranlarını ilan etmeye
devam ederken Geç Likidite Penceresi imkânını da sürdüreceğiz.
Bir hafta vadeli repo ihalelerine piyasada likidite ihtiyacı
olduğu sürece devam edeceğiz. Bununla birlikte 2011 yılında aktif
olarak kullandığımız faiz koridoru uygulamasını 2012 yılında da aktif
olarak kullanacağız. Bu çerçevede bir hafta vadeli repo ihalesi ile
yapacağımız Türk lirası fonlama miktarını gerekli gördüğümüzde aşağı
veya yukarı yönlü ayarlayabiliriz.
Bir hafta vadeli repo ihalelerini, tespit edeceğimiz faiz
oranından miktar ihalesi yöntemine göre gerçekleştirmeye devam
edeceğiz. Mevcut uygulamada olduğu gibi, her bir kuruluşun ihalelere
verebileceği toplam teklif tutarını, ilan edilen ihale tutarının en
fazla yüzde 20’si ile sınırlandıracağız. Bankaların likidite
yönetimlerini kolaylaştırmak ve toplam fonlama maliyetlerini
öngörebilmelerine yardımcı olmak amacıyla, halen uygulanmakta olduğu
gibi, bir hafta vadeli repo ihalesi ile sağlamayı planladığımız asgari
fonlama miktarı hakkında kamuoyunu düzenli olarak bilgilendireceğiz.
Az önce yayımladığımız basın duyurusuyla bir hafta vadeli repo
ihalelerine ek olarak, küresel ekonomik gelişmeleri dengelemek ve
likiditenin daha etkin dağılmasına katkıda bulunmak amacı ile her
hafta Cuma günü bir ay vadeli repo ihalesi düzenleyeceğimizi
açıkladık. Bir ay vadeli repo ihaleleri geleneksel yöntemle
gerçekleştirilecek olup, bankaların ihalelere gönderebilecekleri
toplam teklif miktarı ilan edilen ihale miktarı ile sınırlı olacak.
Ayrıca, aylık vadede yapmayı planladığımız azami toplam fonlama
miktarı ile her bir ihale için ilan edilecek ihale miktarının üst
sınırına ilişkin kamuoyunu düzenli olarak bilgilendireceğiz. Küresel
koşulların gerektirmesi halinde bir ay olan fonlama vadesini üç aya
kadar uzatabiliriz.
Gün içinde likiditenin öngörülemeyen nedenlerle aşırı şekilde
azalması ve bu durumun para piyasası faiz oranları üzerinde aşırı
baskı yaratması halinde, gerek görülürse, saat 11.00’de
gerçekleştirdiğimiz olağan repo ihalesine ilave olarak daha sonra
geleneksel ihale yöntemiyle bir hafta vadeli “Gün İçi Repo İhalesi” de
açabiliriz.
Diğer taraftan, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo-Ters Repo
Pazarı ve Bankalararası Repo-Ters Repo Pazarında günlük olarak gecelik
vadede borç alma ve borç verme faiz oranlarımızı ilan etmeye devam
edeceğiz.
Ayrıca, piyasa yapıcı bankalar, açık piyasa işlemleri çerçevesinde
kendilerine sağlanan gecelik vadeli repo imkânından
yararlanabileceklerdir.
Kanunumuzun bize verdiği fiyat istikrarını sağlama görevi
çerçevesinde, şimdiye kadar olduğu gibi 2012 yılında da, makroekonomik
riskleri de dikkate alarak finansal istikrarı gözetmeye devam
edeceğiz. Bu amaçla para politikası ve likidite yönetimini
etkinleştirmeye yönelik uygulamalarımızı sürdüreceğiz. Şimdiye kadar
olduğu gibi gelecek dönemde de likidite yönetimi stratejisinde ortaya
çıkacak ihtiyaçlara göre değişikliklere gidebiliriz. Bu kapsamda bir
hafta vadeli repo ihale faiz oranının yanı sıra faiz koridoru ile
zorunlu karşılık uygulaması gibi diğer araçları da kullanmaya devam
edeceğiz.
Zorunlu karşılıkları 2011 yılında, finansal istikrara yönelik
politika uygulamaları çerçevesinde, mevduatın vadesinin uzamasını
teşvik etmek, Türk lirası ve yabancı para cinsinden uzun vadeli tahvil
ihracını desteklemek ve Merkez Bankası rezervlerini güçlendirmek
amaçları doğrultusunda kullanmıştık. Zorunlu karşılıkları, küresel
konjonktürde yaşanan hızlı değişimlerin devam etmesi halinde 2012
yılında da kullanmaya devam edeceğiz. Ayrıca küresel ekonomideki
sorunların derinleşmesi ve yurt içi iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın
belirginleşmesi halinde zorunlu karşılıklar genişletici yönde
kullanılabileceği gibi, sermaye akımlarının tekrar hızlanması halinde
zorunlu karşılık uygulamasında sıkılaştırıcı düzenlemeler
yapılabilecektir.
Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Konuklar,
Son küresel ekonomik krizden çıkarılan en önemli ders finansal
sistemin yüksek kaldıraçla çalışmasının orta ve uzun vadede ekonomik
tahribata yol açabileceğidir. Yüksek kaldıraçla çalışmaktan
kaynaklanabilecek risklerin ortaya çıkmadan önlenebilmesi için mevcut
duruma kıyasla kaldıraç oranlarını aşırı düzeylere çıkaran bankalara
ek zorunlu karşılık uygulanması söz konusu olabilecektir.
2012 yılında uygulayacağımız para ve kur politikası hakkında
sizlerle paylaşmayı istediğim konuları böylelikle tamamlarken
katılımınız ve ilginiz için teşekkür ederim."

uptrend
27-12-2011, 11:39
ANALİZ-TCMB 2012 PARA POLİTİKASI(ING BANK)

ING BANK ( http://www.ingbank.com.tr) Tarafından Hazırlanan
Analiz Raporu:
"MB 2012 Para Politikası çerçevesinde yurtdışı risklere
duyarlılığını korudu…
*Merkez Bankası (MB) 2012 Para ve Kur Politikası’nı
açıkladı. Metnin detayları incelendiğinde, Başkan Başçı’nın
“AB’de geç çözüm senaryosunun gündemde” olduğunu
belirtmesinden de anlaşıldığı üzere, MB’nin AB’deki
sorunlara dair endişelerinin artarak devam ettiğini,
dolayısıyla 2012 için öngörülen Para Politikası çerçevesinin
yurtdışındaki gelişmelerin olası yansımalarına karşı daha
hazır olma amacını taşıdığı anlaşılmaktadır.
*Bu çerçevede MB döviz likiditesini gerektiğinde daha uzun
vadede sağlayabilme adına bankaların MB’den
alabilecekleri döviz depolarının vadesini 1 haftadan 1 aya
yükseltti. Buna ek olarak MB küresel kredi piyasalarında
derinleşebilecek sorunların Türk bankacılık sisteminin döviz
likiditesi üzerinde doğurabileceği olumsuz etkileri
hafifletmek amacıyla döviz depo piyasasında döviz
depolarının vadesi kademeli olarak üç aya kadar
artırılabileceğini vurguladı. Döviz ihaleleri yoluyla satışların
önceki döneme göre azalacağını belirten MB, açılacak
günlük döviz ihaleleri ile takip eden iki günde satılabilecek
en yüksek tutarlar ve istisnai durumlar haricinde satımı
yapılacak tutarın ise öngörülebilirliğin artırılmasına katkı
amacıyla PPK’ların ardından güncelleneceğini hatırlattı.
*Öte yandan MB günlük olarak düzenlediği bir hafta vadeli
repo ihalelerinin yanı sıra bankaların uzun dönem likidite
öngörülerini artırmak amacıyla bir ay vadeli repo ihalesi
düzenlemeye başlayacağını açıkladı. Buna göre, ilk etapta
aylık toplam fonlama miktarı için üst sınır 12.0 milyar TL,
haftalık her bir ihale için üst sınır ise 3.0 milyar TL olarak
belirlendi. Dolayısıyla, MB’nin Ekim 2011’den itibaren
gecelik ve haftalık vadede fonlama miktarını değiştirerek
uygulamaya koyduğu sıkılaştırıcı para politikasına
likiditenin vadesini bir aya kadar uzatma opsiyonunu da
ekleyerek daha karmaşık ancak bankaların risk algılarına
duyarlı bir çerçeve oluşturduğu söylenebilir.
*MB Ağustos 2011’den itibaren küresel risk iştahının
zayıflaması sonucu TL’de gözlenen aşırı değer kaybı ve
yılın son çeyreğinde yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki
ayarlamalar enflasyonun 2011 hedefinin üzerine çıkmasına
neden olduğunu yine hatırlattı. Ancak döviz kuru ve emtia
fiyatlarındaki değişimler ile yönetilen/yönlendirilen fiyat
etkilerinin kademeli olarak ortadan kalkmasıyla enflasyonun
2012’de %5 hedefine doğru yaklaşacağı değerlendirmesini
tekrarladı.
*BDDK’nın gözetim alanına girmekle birlikte bankaların
yüksek kaldıraçla çalışmasının orta ve uzun vadede
ekonomik tahribata yol açacağı değerlendirmesinden
hareketle MB, mevcut duruma kıyasla kaldıraç oranlarını
aşırı düzeylere çıkaran bankalara gerektiğinde ek zorunlu
karşılık uygulanabileceğine dikkat çekti.
*Sonuç olarak 2012 para ve kur politikası çerçevesinin fiyat
istikrarı yanında finansal istikrara odaklanmaya devam
ettiğini ve yurtdışı risklerin olası yurtiçi yansımalarına daha
hazırlıklı olmayı hedeflediğini söyleyebiliriz.

uptrend
28-12-2011, 16:58
Bascı:hangı gun ıstısnaı, hangı gun normal, tespıtını merkez bankasına bırakın

merkez bankası baskanı erdem bascı, ''gerek
dovız satım ıhalelerıyle, gerek dogrudan mudahalelerle olsun sızın dovız kuru
sevıyesını tam olarak suradan suraya getırme ımkanınız yok. Fakat dovız kurunun
oynaklıgını yumusatma, azaltma ımkanınız var'' dedı.
Bascı, ıstanbul sanayı odası (ıso) meclıs toplantısında yaptıgı
konusmada, normal gunlerde donem boyunca bankalararası para pıyasasında olusan
gecelık faız oranlarının yuzde 8 ıla 12 aralıgında, bankaların merkez bankasından
yaptıkları fonlamanın agırlıklı ortalama malıyetının ıse yuzde 5,75 ıle yuzde
8,50 aralıgında gerceklesmesının saglanacagını, bunların pıyasaya yon vermek
acısından son derece onemlı oldugunu soyledı.
Erdem bascı, soyle devam ettı:
''ıstısnaı gunlerde durum nasıl olacak? ıstısnaı gunlerde dovız tarafında
dovız satım ıhalesınde alınan teklıflerın 50 mılyon abd dolarından daha buyuk
kısmı, acıklanan sınırlar ıcınde kalmak kaydıyla, karsılanacaktır. Acıklanan
sınırlar oldukca genıs. 1 mılyar 350 mılyon lıra bır gunluk azamı satıs sınırı
var. ıkı gun ıcınde 1 mılyar 700 mılyon gıbı bır sınır var. Bır sonrakı dovız
ıhalesıne kadar gereklı gorulmesı halınde pıyasaya dogrudan dovız satım
mudahalesı yapılabılecektır. Pekı tl tarafındakı davranısımız nasıl olacak bu tur
ıstısnaı gunlerde? Polıtıka faızınden fonlama yapılmayacaktır. Yanı yuzde
5,75'den bankalara para verılmeyecek. Ne yapılacak? Haftalık vadelı fonlama, aynı
gun acılacak gun ıcı ıhalede geleneksel ıhale yontemıyle yuzde 5,75'den daha
yuksek bır duzeyde olusacak faız oranından saglanacaktır. Burada mıktarı
soyleyecegız, dıyecegız kı mesela, bugun 4 mılyar tl verıyoruz. ıhalede olusacak
faız oranından bır hafta vadelı bankalara fonlama saglayacagız. Bu olusacak
faızın yuzde 12'yı gecmeyecegını tahmın edıyoruz. Cuma gunlerı yapılan bır ay
vadelı fonlamaya ıse aynı usulle devam edılecek.''

-''hangı gun ıstısnaı, hangı gun normal, tespıtını merkez bankasına
bırakın''-

bascı, hangı gun ıstısnaı, hangı gun normal bır gun oldugunun tespıtının
merkez bankasına bırakılmasını rıca ederek, ''fakat bugun ıstısnaı bır gun. Yarın
da ıstısnaı bır gun olacak. Bugun dovız satım ıhalesınde 50 mılyon doların
uzerınde 150 mılyonluk bır satıs yaptık'' dıye konustu.
Erdem bascı, tl fonlama stratejısı ve dovız satısları kanalından
kredılerın buyume hızını ve dovız kurunu kısmen de olsa etkıledıklerını
soyledı.
Tl fonlama stratejısı ıle kredılerın buyume hızını dogrudan dogruya
etkıleyebıldıklerıne dıkkatı ceken bascı, konusmasını soyle surdurdu:
''dovız kurunu ıse dolaylı olarak etkıleyebılıyoruz. Bu ıs nasıl oluyor?
Kredı buyume hızının yavaslamasıyla dıs dengede baslayan gozlemekte oldugumuz
ıyılesme, carı acıkta gozlemekte oldugumuz ıyılesme hızlanıyor. Bu suretle dovız
kuru uzerındekı baskı hafıflemıs oluyor. Dovız satısları ıse dovız kurunun
oynaklıgını daha zıyade etkıleyecek bır arac... Gerek dovız satım ıhalelerıyle,
gerek dogrudan mudahalelerle olsun sızın dovız kuru sevıyesını tam olarak suradan
suraya getırme ımkanınız yok. Fakat dovız kurunun oynaklıgını yumusatma, azaltma
ımkanınız var. Dovızı sattıgınız zaman pıyasadan tl'yı cekıyorsunuz. Pıyasadan
cektıgınız tl kanalından da kredılerı dolaylı olarak etkılemıs oluyorsunuz.
Dolayısıyla 4 agustos tarıhlı para polıtıkası kurulu toplantısında alınan
karardan sonra daha zıyade merkez bankası bu ıkı kanaldan calıstı. Ben ozet
olarak, bunun hem kredılerın artıs hızındakı yavaslama uzerınde, hem de dovız
kurlarının dıger ulkelere gore tl'nın performansının daha ıyı olması uzerınde
etkılı oldugunu rahatlıkla soyleyebılırım.''


-aa-

fatmanur
28-12-2011, 22:15
Hanke 5 yıl önce dolar 2 TL olacak demişti Güngör Uras
Steve Hanke bundan 5 yıl önce, dolar 2 TL olmalı demişti. Ben de 18 Eylül 2006 tarihinde bunu yazmıştım.
Steve Hanke o zaman daha başka sivri şeyler de söylemişti. Demişti ki, “Şu anda TL gerçek değerinin yüzde 35-40 üzerinde. Türkiye de dalgalı kurdan sabit kura geçmeli. 1 dolar 2 TL seviyesinde olmalı.”
Kimdir bu Steve Hanke? Ne biliyor da bize akıl veriyor?
Anlatayım.
Steve Hanke, Forbes dergisi yazarlarından biridir. R. Reagan döneminde Ekonomik Danışmanlar Konseyi Başekonomisti idi. ABD’de John Hopkins Üniversitesi’nde hocalık yapıyor. Ve de uluslararası yatırımcı. Parasını bir zamanlar Türkiye’de değerlendiriyormuş. Bu nedenle bizim ekonomide olan bitenle ilgileniyor.
Forum İstanbul ve YASED toplantılarına konuşmacı olarak katılmak için Türkiye’ye gelip gitti.
2005 Kasım ayında YASED toplantısında Türk parasının aşırı değerli olduğuna dikkati çeken Steve Hanke, “Türkiye’nin uyguladığı dalgalı kur rejimiyle enflasyon hedeflemesinin doğru olmadığını düşündüm. Bu kaygıların sonunda, 2006 Mart ayında TL cinsinden yatırımlarımı hemen tasfiye ettim” demişti.

Para Kurulu’nu önermişti
2005 Mayıs ayında İstanbul Forum toplantısında şunları söyledi: “Kasım ayında TL dalgalanmaya başlamıştı. Yangının üzerine körükle gitmek istemedim. Fakat piyasalar kaygılarımın haklı olduğunu ortaya koydu.”
1994 krizinden bu yana Türk ekonomisini yakından izleyen Steve Hanke, 2006 yılı Temmuz ayının ortasında Washington’da yaptığı bir konuşmada, “Türkiye dalgalı kuru terk edip ‘Para Kurulu Sistemine” geçmeli, istikrar için de TL’yi euro’ya sabitlemelidir” demişti.
Para Kurulu Sistemi 1998 Asya kriziyle ilgili tartışmalarda öne çıkan, merkez bankalarına alternatif bir sistemdir. Bu sistemde bir kurul, döviz rezervini karşılık tutarak, rezerv ölçüsünde piyasaya çıkacak milli para miktarını belirlemektedir. Merkez bankası piyasaya sadece döviz veya döviz cinsi varlıklar karşılığında para çıkarabilmekte, başkaca hiçbir görev ve sorumluluğu olmamaktadır.

Ucuz döviz “risk” demişti
Steve Hanke, 2006 Eylül ayında CNBC-e’ye yaptığı açıklamada “Kısa dönemde bir kriz olasılığı görmediğini” vurguladıktan sonra “Türkiye’nin önündeki en önemli riskler, aşırı değerli TL ve seçimlerdir” demişti.
ABD’de faiz artışlarının Türkiye için risk oluşturacağını belirten Steve Hanke, “Dalgalı kur yerine, sabit kurun uygulanması gerektiğini” tekrarlamış ve de “1 dolar 2 TL olmalıdır” diyerek racon kesmişti.
Önce sabit kurda idik. Sonra çıpalı kura geçtik. Sonra dalgalı kur sistemini benimsedik. Ancak dalgalı kuru işletmedik. Merkez Bankası kurun dalgalanmasını engelledi. Kuru dizginledi.
Yüksek faiz çengeliyle TL’nin aşırı değerli kalmasını sağladı. Ucuz ithalatla ekonomiyi rezil ettik. Bunun sonucu gerçekçi kur yerine suni döviz kuru ile günler geçti. Cari açık büyüdü. Kronik hale geldi.
Düzeltmenin tetiğini küresel kriz çekti. Şimdi Steve Hanke’nin 5 yıl önce işaret ettiği döviz kuru çizgisinde ekonomi dans ediyor.
(“Bir dolar 2 TL olur mu?“ başlığını taşıyan ilk yazım 18 Eylül 2006 tarihinde, yukarıdaki yazım 10.10.2011 tarihinde Dünya gazetesinde yayımlandı. İlk yazının yayımlandığı gün dolar 1.45 TL, ikinci yazının yayınlandığı gün 1.83 TL idi.)

uptrend
29-12-2011, 11:11
Arma Portföy ( http://www.armaportfoy.com) Tarafından Hazırlanan
Analiz Raporu:
"TCMB’nin şapkasından yeni bir tavşan çıktı
TCMB Başkanı Erdem Başçı dün İstanbul Sanayi Odası’nda yaptığı
konuşmayla para politikasına yeni bir boyut kazandırdı. Para
politikasına daha önce “Türk icadı” olarak nitelendirdiği faiz
koridoru kavramını kazandıran TCMB Para Politikası Kurulu, şimdi de
“normal gün”, “istisnai gün” (ya da “müstesna gün”) kavramlarını
kazandırdı. TCMB’nin piyasayı fonlama faizi ve döviz satım tutarı
normal ve istisnai günlerde farklılık gösterecek. Böylece bankaların
TCMB’den fonlama maliyetinin ne olacağı konusundaki belirsizlik biraz
daha artmış oluyor.
Son kararları değerlendirmeden önce, böylesine radikal bir
açıklamanın neden bir gün önce, 2012 yılının para, kur ve likidite
politikası açıklanırken değil de, Başkan’ın İstanbul Sanayi Odası’nda
yaptığı bir konuşmada (ki bu konuşmanın yapılacağı önceden kamuoyuna
duyurulmadı bile) ve saat 16:30’dan sonra, yani neredeyse piyasa
kapanırken yapıldığını anlamakta güçlük çektiğimizi belirtelim.
Açıklamanın kendisine dönersek de, Başçı, önceki açıklamalarına
paralel olarak normal şartlarda (bunu aşırı kur oynaklığı ya da TL’de
aşırı değer kaybı görülmediği günlerde diye düşünebiliriz) günlük
döviz satım tutarının 50 milyon $ olacağını ve piyasanın likidite
ihtiyacının da aynı şekilde bir kısmının haftalık olarak (%5,75
faizden), bir kısmının da gecelik olarak (%12,0-12,5 faizden)
sağlanacağını belirtiyor. Başçı, “normal günler” olarak tanımladığı bu
günlerde 3-7 milyar TL arası haftalık fonlama sağlanacağını da
belirtiyor. TCMB ancak “istisnai” diye tanımladığı günlerde 50
milyon$’ın üzerinde döviz satacağını, dövize doğrudan müdahalede
bulunabileceğini ve en önemlisi (ve yeni bir açıklama olarak) haftalık
fonlamayı politika faizi olan %5,75’den sağlamayacağını belirtiyor. Bu
günlerde haftalık repo ihaleleri “geleneksel” yöntemle düzenlenecek,
yani faiz gelen tekliflere göre ihalede belirlenecek. Bu faiz de
muhtemelen gecelik faize yakın (biraz altında) bir seviyede
gerçekleşecek. TCMB bunlara ek olarak, bir gün önce de açıkladığı
gibi, her Cuma günü aylık vadede repo ihaleleri düzenleyecek.
Bankaların TCMB’den yaptıkları fonlamanın ağırlıklı ortalama
maliyetinin %5,75-8,50 arasında olacağını (aslında o aralıkta
belirlenmeye çalışılacağını demek daha doğru) da belirtiyor.
Özetle, TCMB’nin dün açıkladığı yeni kararları, Banka’nın kur
konusundaki hassasiyetini yansıtıyor. Normal günlerde sadece 50 milyon
$’lık satış yaparak, döviz rezervlerinin hızla erimesine izin vermek
istemeyen Banka, risk iştahının az, dolayısıyla TL’nin hızlı değer
kaybetme potansiyeli yüksek olduğu günlerde, TL’yi savunmak adına,
agresif döviz satışları yapacağını, TL borçlanma maliyetini
yükselteceğini belirtiyor. Enflasyonun hedefin neredeyse iki katında
seyrettiği şu günlerde bu kaygıyı anlayışla karşılıyoruz. Ancak, sırf
(kağıt üzerinde) faiz arttırmamış olmak için, böyle karmaşık bir
uygulamanın içerisine girmiş olmasını anlayamıyoruz. Bu uygulamalar
Banka’nın bağımsızlığı ile ilgili şüpheleri de iyiden iyiye
arttırıyor.
Bu haliyle kağıt üzerinde %5,75 olan politika faizinin zaten hiç
bir anlamı kalmadı. Bankaların şu anda (mevduat harici) tam 5 tane
kısa vadeli fonlama imkanı bulunuyor. Piyasa yapıcı bankaların gecelik
%12,0’den borçlanması, piyasa yapıcısı olmayan bankaların IMKB
Repo-Ters Repo Pazarı’nda %12,5’den borçlanması, TCMB’den haftalık
%5,75’den borçlanma, gene haftalık ama daha yüksek bir faizden
borçlanma ve aylık gene yüksek bir faizden borçlanma). Politika faizi
de aslında bunların ağırlıklı bir ortalaması olarak belirleniyor.
Dolayısıyla, TCMB pratikte yaklaşık 300 bazpuanlık (belki de daha
fazla, bunu ilerleyen günlerde göreceğiz) bir faiz arttırımı yapmış
durumda. Politika faizinin kağıt üzerinde %5,75 olması hiç bir anlam
ifade etmezken, sadece TCMB’nin kredibilitesinin her geçen gün daha da
erimesine katkıda bulunuyor.
Bu arada, istisnai bir gün olarak tanımlanan bugün, ilk haftalık
ihalede ortalama faiz %10,63 (bileşik %11,20) oldu. Kabul edilen en
düşük faiz %9,77 (bileşik %10,25), en yüksek faiz de %11,56 (bileşik
%12,24) oldu. Bankaların artan (kısa vadeli) fonlama maliyeti, ikincil
piyasada tahvil faizlerinin de artmaya devam edebileceğine işaret
ediyor."

uptrend
30-12-2011, 08:11
yatırım fonları yenıden sınıflandırıldı

sermaye pıyasası kurumu (spk) turkıye
kurumsal yatırımcı yonetıcılerı dernegı (tkyd) tarafından hazırlanan ''yatırım
fonlarının sınıflandırılması krıterlerı''nı uygun buldu.
Spk'nın 26-30 aralık tarıhlerı arasını kapsayan haftalık bultenıne gore,
yatırım fonlarının yatırım stratejılerının yatırımcılar tarafından daha ıyı
anlasılabılmesı ve benzer yatırım stratejısıne sahıp fonların getırılerının ve
gıderlerının daha etkın bır sekılde karsılastırmasının yapılabılmesı acısından
faydalı olacagı ve boylelıkle yatırım fonu sektorunde rekabetı artırabılecegı
dusuncesıyle yatırım fonları yenıden sınıflandırıldı.
Turkıye kurumsal yatırımcı yonetıcılerı dernegı (tkyd) tarafından
hazırlanan ve spk tarafından uygun bulunan ''yatırım fonlarının sınıflandırılması
krıterlerı''yle fonların hangı sınıfa gırdıgı bılgısının belırlı bır standartta
kamuya sunulması ıle bagımsız kurumlar tarafından fonların derecelendırılmesı
uygulamasının da yaygınlastırılması hedeflenıyor.
Yenı sınıflandırma kapsamında fon ıctuzuk ve ızahnamelerınde herhangı bır
degısıklık yapılmasına gerek bulunmazken, yenı sınıflandırma su sekılde
yapıldı:
''karsılastırma olcutunde agırlıklı olarak 0-90 gun vadelı kıymet ve
ıslemlere ılıskın endeksler olan fonlar 'pıyasası fonları', karsılastırma
olcutunde en az yuzde 80 agırlıgında tahvıl-bono endekslerı olan fonlar
'tahvıl-bono fonları', karsılastırma olcutunde en fazla yuzde 74.99 agırlıgında
hısse senedı endekslerı olan fonlar 'karma fonlar', karsılastırma olcutunde en az
yuzde 75 agırlıgında hısse senedı endeksı olan fonlar 'hısse senedı yogun
fonlar', karsılastırma olcutunde en az yuzde 51 agırlıgında dovız cınsınden
varlık endekslerı olan fonlar 'uluslararası fonlar', herhangı bır karsılastırma
olcutu olmayan veya karsılastırma olcutunu fon portfoyunden bagımsız olarak
belırleyen (ters pozısyon alan fonlar ıcın gecerlıdır) tum fonlar 'esnek fonlar',
belırlı kısı ya da kurumlar ıcın kurulan fonlar 'ozel fonlar', dıger fonlara
yatırım yapan fonlar 'fon sepetı' ve karsılastırma olcutunde en az yuzde 51
agırlıgında altın ve benzerı emtıa endekslerı olan fonlar 'emtıa fonları'
oldu.''


-aa-

uptrend
31-12-2011, 15:41
Mutlu yıllar.

:my:,:my:,:my:,:my:,:my:,

uptrend
02-01-2012, 06:16
Yatırımcılar eurodan dolara kacıslarını surdurdu - cftc



dovız pıyasalarında euro aleyhınde pozısyonları artarken
euronun uzun vadelı gorunumu acısından ayı pıyasası
ongorenler de cogalıyor.

Emtıa pıyasası vadelı ıslemler komısyonu cftc tarafından
yapılan acıklamaya gore gectıgımız hafta yatırımcıların
euro aleyhındekı net pozısyonları yuzde 12 oranında artısla
20.9 mılyar dolara yukseldı. Bu rakam 2007 ocak ayından bu
yana en yuksek sevıyeyı ıfade ettı.

-matrıks-

uptrend
02-01-2012, 06:17
Altın yıllık bazda yukselıs egılımını 11. Yılında da surdurdu



altın fıyatları 2011'ın son ıslem gununu hem bır oncekı gune
hem de gecen yılın aynı donemıne gore yukseelısle tamamladı.
Altının kayıpları yılın son 4 ayında yogunluk kazandı. Altının
parlak gunlerının sona erdıgı yorumları yapılsa da yukselısın
tamamen son erdıgını soylemek ıcın erken.

Pek cok pıyasa oyuncusu altında uzun vadelı boga pıyasasının
dusuk faız oranları ve muhtemel yenı ekonomık canlandırma
onlemlerının etkısı ıle 2012 yılında da surecegıne ınanıyor.
Buyumeye yonelık endıselerın de altına guvenılır lıman alımı
getırebılecegı dusunuluyor.


Vtb capıtal analıstı andrey kryuchenkov cuma gunu yayınldıgı
bır raporla altının onumuzdekı yıl yukselecegıne yonelık
beklentılerı olanları cesaretlendırdı. Sozkonusu raporda
"dolarda don donemde yasanan yukselıse karsın ekonomık
belırsızlık donemlerınde altının gercek bır alternatıfı
yok ve altın kendı guvenılır lıman statusunun ardında
duruyor" denıldı.

Cuma gunu altında vadelı pıyasalarda en aktıf sozlesme
olan subat vadelı sozlesmeler yuzde 1.7 oranında artısla
1566.80 dolardan tamamladı. Fıyatların oncekı 6 gun
boyunca yasadıgı dususun ardından ucuz bulunan sevıyelerden
gelen alımlar fıyatları yukarı cektı. Altın 2011'ı bır
oncekı yılın kapanısına gore yuzde 10 oranında artısla
tamamladı.

-matrıks-

uptrend
02-01-2012, 06:21
Kuresel pıyasalarda 2011, ''kayıp yılı'' oldu

2011 yılı, avro bolgesı'ndekı borc krızı
nedenıyle avrupa borsaları ıcın ''kayıp'' yılı olurken, ekonomılerı ıhracatı
dayalı gelısmekte olan ulke borsaları da krızden nasıbını aldı.
Dunyanın en buyuk ekonomısı abd'de ıse ekonomıde zayıflama sınyallerı
gorulurken, abd merkez bankası'nın (fed) parasal genısleme programının etkısıyle
borsalar, krıze karsı dayanıklılık gosterdı. New york borsası'nda dow jones
sanayı endeksı yılın tamamında yuzde 5,52 oranında deger kazanırken, nasdaq
teknolojık endeksının yıllık kaybı yalnızca yuzde 1,80 oldu.
Avrupa'da sadece ırlanda borsası yuzde 0,58'lık kazancla yılı artıda
kapatırken, avro bolgesı'nın en sorunlu ulkesı ve borc krızının ılk halkası
yunanıstan'da atına borsası yılın tamamında yuzde 51,88 oranında deger
kaybettı.
Gelısmekte olan ulke pıyasalarında ozellıkle cın'de yılın tamamında
sanghay borsası'nda yuzde 21,68, hong kong borsası'nda da yuzde 19,97 kayıp
kayıtlara gectı.
Kuresel pıyasalarda gorulen deger kaybında, avro bolgesı borc krızının
kuresel ekonomıdekı toparlanmayı olumsuz etkıleyecegı, abd ekonomısındekı zayıf
buyume ve cın ekonomısının uzun sure yuksek buyume oranlarını surduremeyecegı
endıselerı yol actı.
Uluslararası borsaların deger kaybında ayrıca dogal felaketler, tıcarı
ıslem skandalları, emtıa fıyatlarındakı hızlı dalgalanmalar ve arap dunyasındakı
sıyası karmasa nedenıyle petrol fıyatlarının ınıslı cıkıslı seyır ızlemesı etkılı
oldu.
Dunyanın en onemlı borsalarındakı 2010 ve 2011 yılı gelısım soyle:

Avrupa: 2010 2011
(yuzde) (yuzde)
-------------------------
- frankfurt (dax): 16,06 -14,69
- londra (ftse 100): 9,00 -5,55
- parıs (cac 40): -3,34 -16,95
- zurıh (smı): -1,68 -7,77
- mılano(mıb): -13,23 -25,20
- madrıd (ıbex 35): -17,43 -13,11
- lızbon (psı 20): -10,34 -20,37
- dublın (ıoı): -3,02 0,58
- bruksel(bel-20): 2,67 -19,20
- eurostoxx50 -5,80 -17,05

amerıka

- new york (djıa): 11,02 5,52
- new york (nasdaq): 16,91 -1,80
- toronto (tsx): 14,45 -11,03
- sao paulo (bovespa): 1,04 -18,11

asya:

- tokyo (nıkkeı 225): -3,01 -18,94
- hong kong (hang seng): 5,32 -19,97
- sanghay (se composıte): -14,31 -21,68
- sıngapur (stı): 10,09 -17,04

-dovız ve petrol pıyasası-

dovız pıyasasında 30 aralık cuma gunu tsı 18.30 ıtıbarıyle avro, abd
doları karsısında yılın tamamında yuzde 2,99 oranında deger kaybederken, japon
yenı karsısında yıllık kaybı yuzde 7,65, ısvıcre frangı karsısında yuzde 2,96,
ıngılız sterlını karsısında ıse yuzde 2,53 oldu.
Yılın son ıslem gununde abd ham petrolunun subat ayı teslımı varıl fıyatı
98 dolar ve londra brent tıpı ham petrolun subat ayı teslım fıyatı 107 dolar
sevıyesınde kapattı.
Gecen yılı 94,59 dolardan kapatan londra brent tıpı ham petrolunun varıl
fıyatı bu yılı 107,38 dolardan tamamladı. Londra brent tıpı hak petrolun varıl
fıyatı yılın tamamında yuzde 13,52 oranında deger kazandı.
New york borsasında, gecen yıl 1.420 dolardan kapanan altının ons fıyatı
da bu yılın son ıslem gununde 1.565,80 dolara yukseldı.

-aa-

uptrend
02-01-2012, 06:39
Merkezı yonetım 12 aylık dıs borc odeme projeksıyonları (tablo)

dıs borc servısı

ay mıktar (mılyon dolar)
----------- --------------------
ocak 2012 1.660
subat 2012 1.054
mart 2012 737
nısan 2012 554
mayıs 2012 1.173
hazıran 2012 361
temmuz 2012 1.977
agustos 2012 675
eylul 2012 483
ekım 2012 875
kasım 2012

kaynak: Hazıne borc yonetım raporu

projeksıyon verılerı mevcut borc stoku uzerınden hesaplanmakta olup
gerceklesmesı muhtemel kullanımları dıkkate almamaktadır.



Merkezı yonetım 12 aylık ıc borc odeme projeksıyonları (tablo)


ıc borc servısı

ay mıktar (mılyon tl)
----------- --------------------
ocak 2012 17.900,0
subat 2012 16.400,0
mart 2012 13.800,0
nısan 2012 17.200,0
mayıs 2012 1,700,0
hazıran 2012 1.300,0
temmuz 2012 2.800,0
agustos 2012 17.300,0
eylul 2012 6.800,0
ekım 2012 4.000,0
kasım 2012 19.200,0

kaynak: Hazıne borc yonetım raporu


-matrıks-

uptrend
02-01-2012, 06:52
02.01.2012 ımkb tarıhınden ıtıbaren c lıstelerınde yer alacak hısse senetlerı (1)

ımkb web sıtesınde konuya ılıskın olarak asagıdakı acıklama bulunuyor:

"c lıstesıne gıren hısseler

berdn e
cbsbo e
dardl e
egyo e
eplas e
esems e
gedız e
ısatr e
ısbtr e
ıskur e
kent e
kphol e
mzhld e
pkent e
prtas e
selgd e

c lıstesı toplamı 16
"

uptrend
02-01-2012, 06:54
02.01.2012 tarıhınden ıtıbaren ımkb b lıstesıne gıren hısseler (1)

ımkb web sıtesınde konuya ılıskın olarak asagıdakı acıklama bulunuyor:

"b lıstesıne gıren hısseler

akmgy e
alntf e
atlas e
avıva e
avtur e
ayces e
bısas e
bshev e
burva e
carfa e
carfb e
cment e
denız e
derım e
dgate e
dıtas e
dobur e
egpro e
ekız e
emnıs e
erıco e
eukyo e
fınbn e
frıgo e
garfa e
gedık e
glbmd e
glryh e
hdhol e
hzndr e
ıdgyo e
ınfyo e
klbmo e
klnma e
kront e
lınk e
luksk e
metal e (*)
metur e
myzyo e
pımas e
raysg e
sekfk e
serve e
snpam e
tborg e
tuddf e
yaprk e
ykfın e

b lıstesı toplamı 49

YILDIRIMM
02-01-2012, 08:03
IMF'den korkutan uyarı geldi!
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, dünya ekonomisinin tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.

Uluslararası piyasalarda geçen hafta, Avro Bölgesi’ndeki borç krizinin küresel ekonomi üzerinde yarattığı baskılara ilişkin kaygılar öne çıktı. Altın fiyatları değer kaybederken, ABD Doları önemli para birimleri karşısında değer kazandı. Yılın son işlem gününde ABD ham petrolünün varil fiyatı da 98 dolar seviyelerinde işlem gördü.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, dünya ekonomisinin tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.

Lagarde, Avrupalı liderlere Aralık’ta Brüksel’de düzenlenen zirvede alınan kararları hızla uygulamaları çağrısında bulunarak, 9 Aralık zirvesinin finansal koşullar konusunda yeterince detaylandırılmadığını ve temel prensipler hususunda çok karmaşık olduğunu vurguladı.

Borç krizinin, finansal sistemin sağlamlığına ve kamu borcuna ilişkin güven krizi olduğuna dikkat çeken Lagarde, Avrupalıların borç krizine ilişkin tek bir ağızdan konuşmasının ve liderlerin, basit ve detaylandırılmış bir takvim sunmasının önemine dikkat çekti.

Lagarde, "Yatırımcılar bunu bekliyor. Bütçe entegrasyonunu güçlendirmek için Avrupa anlaşmalarının değiştirilmesi gibi önlemlerin hızla hayata geçirilmesi gerek" dedi.

Dünya ekonomisinin çok tehlikeli bir dönemeçte olduğunu vurgulayan Lagarde, dünyanın en büyük ekonomisi ABD ve kriz öncesi dönemde dünya ekonomisinin itici gücü olan Çin, Brezilya ve Rusya gibi gelişmekte olan ülkelerin bile krizden ve istikrarsızlık unsurlarından etkilendiğini ifade etti.

Bu arada, Brezilya ekonomisi, İngiltere’yi geçerek dünyanın 6’ncı büyük ekonomisi oldu.

İngiltere’de bulunan Ekonomi ve İş Dünyası Araştırmaları Merkezi (CEBR), gelişmekte olan ülkelerin batılı ülkeleri geçmekte olduğuna dikkati çekerek, son dönemde dünya ekonomik görünümünün Asya ülkelerinin yukarı doğru tırmanırken, Avrupa ülkelerinin gerilediğini gösterdiğini belirtti.

CEBR, Avro Bölgesi’ndeki borç krizinin çözülmesi halinde bölge ekonomisinin gelecek yıl yüzde 0,6, çözülememesi durumunda ise yüzde 2 daralacağı tahmininde bulundu.

İngiltere’nin bu yıl ABD, Çin, Japonya, Almanya, Fransa ve Brezilya’nın ardından dünyanın en büyük 7’inci ekonomisi olduğunu vurgulayan CEBR, İngiltere ekonomisinin 2016’da ise Fransa’yı geçmesinin beklendiğine işaret etti.

CEBR, Rusya ekonomisinin bu yıl dünyanın 9’uncu, Hindistan’ın ise 10’uncu büyük ekonomisi olduğunu öngördü. ( mynet haber)

YILDIRIMM
02-01-2012, 08:05
2012'de bu gelişmeleri izleyeceğiz
2012 yılını seçimler dikte ederken 2011 yılı son çeyreğinden itibaren Amerikan ekonomisinden gelen olumlu sinyallerin devam etmesi bekleniyor.

Muhafazakar İngiliz Başbakanı Harold Macmillan 1960 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cape Town şehrinde yaptığı konuşmada bir değişim rüzgarının Afrika kıtasında esmekte olduğunu ve bu durum hoşa gitse de gitmese de bir gerçek olarak kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekiyordu. Tarihte metnin içinde geçen “Wind of Change” ifadesi ile bilinen konuşma ile İngiltere, Dünya’ya artık sömürgecilik emellerinden vazgeçtiğini ilan ediyordu.

Yarım yüzyıl sonra aynı değişim rüzgarı Afrika kıtasında bir kez daha esti, yerel halklar her geçen gün yaşamlarımızda daha çok yer edinen akıllı elektronik cihazlar ve sosyal medyanın da etkisi ile batı kültürüne daha yakın olabilmek için liderlerini ve yönetim biçimlerini değiştirmek için inisiyatifi ele aldılar. Macmillan konuşması ile yalnızca Afrika kıtasını değil, bütün Dünya’ya olan bakışlarını belirtiyordu. Ve ilginç bir şekilde yine 2011 yılında Avrupa devletleri içinde bulundukları krizden kurtulmak için Gelişmekte Olan Ülkeler’den fon akışı talep etmek durumunda kaldılar. Bu da Avrupa’nın yıldızının geçici bir süre de olsa parlaklığını kendi iradesi dışında kaybetmesi anlamına geliyor.

Yıldızın parlamaya devam edip etmeyeceği ve ne kadar parlak olacağı 2012 yılında gerçekleşecek gelişmelere yakından bağlı olacak. Uzun vadede mali yapıların entegrasyonu ile daha güçlü bir Avrupa bekliyor olmamıza rağmen bunun 2012 yılına etkisi liderlerin ve yasa koyucuların ne kadar hızlı karar vereceklerine bağlı.

ABD’de ise tarihte ilk kez ve belki de bir insanın ömründe bir kere göreceği bir olay gerçekleşti. Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, ABD’nin mükemmel notunu kırdı. ABD’deki kamu maliyesi politik kutuplaşma nedeni ile bir çıkmaz içine girmiş durumda. ABD’nin kamu maliyesini ve maliye politikalarını nasıl düzelteceği de 2012 yılında gerçekleşecek olan seçimlerin neticesine bağlı.

Seçimlerin etkili olacağı tek ülke ABD değil. Çin, Fransa, ve Rusya başkanlık seçimi gerçekleştirecek önemli ekonomik aktörler. Jeo-politik risklerin her geçen gün daha fazla finansal piyasalara etki etmeye başladığı bir dönemde 2012 yılında politik ve diplomatik gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekecek. Kore’deki liderlik değişiminin farklı etkileri olabileceği gibi İran’da da ilişkilerin gerildiğini görebiliyoruz.

2012 yılını seçimler dikte ederken 2011 yılı son çeyreğinden itibaren Amerikan ekonomisinden gelen olumlu sinyallerin devam etmesi bekleniyor. Yine de bu büyümenin kaliteli bir büyüme olması ve ABD’nin en önemli sorunu olan işsizliği istenen seviyelere çekmesi beklenmiyor. Bu tarzda kalitesiz bir büyümeye neden tabii ki Avrupa’da 2012 yılında yaşanacak olan durgunluk. İyimser tahmin bu durgunluğun yılın ilk yarısı için hakim konum, ikinci yarısı için ise trend altı bir büyüme. Ancak kötümser tahmini ise bu durgunluğun giderek bir depresyona dönüşmesi. Asya’nın büyüme dinamikleri de 2012 yılı için dünya genelinde çok da destekleyici olması beklenmemekte. Nedeni de yine Avrupa’daki problemler.

(Halk Yatırım Araştırma)

YILDIRIMM
02-01-2012, 08:18
RAPOR-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(GLOBAL MENKUL DEĞERLER)

Global Menkul Değerler ( http://www.global.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
"2011 yılında oldugu gibi yeni yılda da ABD ekonomisine iliskin
gelismeler ve Avrupa’daki borç krizi öncelikli olarak gündemi meskul
etmeye devam edecek. Bu haftadan sonra AB’deki kriz toplantıları
yeniden baslıyor. 9 Ocak’ta Sarkozy ve Merkel görüsmesi
gerçeklestirilecek. ABD ekonomisine iliskin gelismler ise bu hafta
açıklanacak ISM imalat endeksleri ve Cuma günü açıklanacak tarımdısı
istihdam verileri ile sekil kazanmaya devam edecek. ABD’de Çarsamba
günü otomotiv satısları, Persembe günü aylık magaza satısları
açıklananacak. Magaza satısları hem tüketici egilimine isaret ettigi hem
de perakende satısların büyük bir bölümünü olusturdugu için önemle
takip edilecektir. Bugün ABD borsaları ve Japonya, Çin, Hong Kong gibi
takip ettigimiz birçok Asya piyasası tatil nedeniyle kapalı olacak.
2011 yılını 2012’de de konusacagımız bir döviz müdahalesi ile kapattık.
TCMB Cuma günü 2,5-3,5 milyar $ seviyesinde döviz satarak
müdahale etti. Bir günlük müdahale rakamı, 2011 yılındaki toplam
müdahalenin %30-40’ı tutarında gerçeklesti. TCMB’nin müdahale
büyüklügü ne kadar saskınlık vericisi ise yılın son günü bu kadar büyük
bir döviz talebi gelmesi aynı sekilde saskınlık vericiydi. TCMB bu
müdahalesi ile kurun yönünü degistirmedigi taktirde, müdahalenin
zayıf kaldıgı gerekçesi ile kur daha fazla güçlenebilir. Kurun yönünün
degismedigini söyleyebiliriz, ilerleyen günlerde bu müdahalenin
etkilerini görecegiz. TCMB’nin bu müdahalesinin diger yatırım
araçlarına etkisi de pozitif bir etki yaratmadı. 'MKB’ye alıcı getirmedi
ve faizler yeni yıla %11’in üzerinde girdi. Aralık ayı boyunca 52.200-
52.500 direncini güçlendirmistik. Ocak ayının ilk haftasında yukarı
yönlü tepkilerde satıs baskısının olusabilecegi bir haftaya giriyoruz.

İMKB Stratejisi

İMKB 100 endeksi, 51013-52334 aralıgında hareket etti
ve %-1.5 düsüsle 51266 seviyesinden tamamladı.'slem
hacmi 0.72 milyar TL seviyesinde gerçeklesti. 52.200-
52.500 direnci güçlenmesi yanı sıra kısa vadeli
ortalamalarda düsüs yönüne döndü. Bunun anlamı yukarı
yönlü hareketler de 'MKB zayıf kalabilir. Gelecek
satıslarda ise ilk tepki gelecek destek seviyesi 50.700
olabilir. 'MKB’nin bugün zayıf bir tepki göstermesini
bekliyoruz.

VOB Stratejisi

İMKB 30 Aralık kontratları 61.550-63.175 aralıgında hareket ederken,
435 milyon TL islem ile 61.600 seviyesinden kapattı. Subat vade
kontratlarda ise 62.350 seviyesinden kapanıs gerçeklesmisti. Aralık
ayındaki satıs pozisyonlarının, Subat vadeye geçirildigini belirtmistik.
Bu yüzden 62.000 ve 61.500 destekleri Subat ayı kontratlar için
önemli destek seviyeleri. Bu seviyeler kırılması durumunda satıslar
oldukça hızlanabilir. Bugün kontratlarda 63.000’ne kadar tepki
gerçeklesebilir."

uptrend
03-01-2012, 07:05
Goldman sachs:

-3 ay ıcınde gecelık ortalama faızın %13, faız korıdoru %5-14 sevıyesıne cıkacagı tahmınımızı koruyoruz

-2012'nın ılk yarısındakı durgunlugun yıllık gsyh artısını % 0.8'e cekecegı tahmınımızı koruyoruz

-Tcmb'nın son polıtıka kararları yerel malı kosullarda daha fazla daralma sonucunu yarattı

-Genıs dıs dengesızlık ve yuksek ıc enflasyon nedenıyle kısa vadede tl'de ıstıkrar olası gorunmuyor

-Zayıf tl, yuksek yerel faızler ve sonuc olarak 2012'de buyumede hızlı zayıflama tahmınını koruyoruz

-Dolar/tl'nın 3 ay ıcınde 1.95'ı gorebılecegı yonundekı tahmınımızı koruyoruz

uptrend
03-01-2012, 07:10
Gobal uretım durgun seyrını 2012'de de surduruyor

global duzeyde ımalat sektoru faalıyetlerı 2012'ye durgun bır
gırıs yaptı. Euro bolgesı sanayı sektoru 5 aylık trendını bozmadı
ve aralık ayında da gerıledı ve asya ulkelerının onemlı bır bolumu
de bu yolu ızledı.

Pazartesı acıklanan euro bolgesı ulkelerının pmı endekslerı euro
bolgesının resesyondan kacınamayacagına daır yenı bır gosterge oldu.

Euro bolgesı fabrıkalarında faalıyetlerdekı dususun kısmen de olsa
hız kesmesı ıse asagı yonlu hareketın korkuldugu kadadr buyuk ve
sert olmayacagı umutlarını artıran bır gelısme olarak degerlndırıldı.
Bununla bırlıkte ıspanya ve cek cumhurıyetı'nın acıkları azaltma
programındakı aksamalar borc sorunlarının surecegıne ısaret ettı.

Asya'da acıklanan pmı endekslerı net bır sekılde momentum kaybına
ısaret ederken cın, guney kore ve abd toparlanma gosterek bır kac
ulke oldular. Ancak bu toparlanma ılımlı duzeyde ve belırsızlıklerle
dolu oldu.

Ekonomıstler abd'de bugun acıklanacak olan ısm ımalat sektoru
endeksının abd'de uretım faalıyetlerının aralık ayında oncekı
donemlere oranlar bır parca daha hızlı arttıgını gosterecegıne
ınanıyor.

uptrend
03-01-2012, 08:08
Jım rogers: Altın fıyatları 1200 dolara gerılerse sasırmam

Başarılı uluslararası yatırımcı jım rogers, altın fıyatlarının
guclu bır duzeltme surecı ıcınde olduguna ınanıyor. Cnbc news'a
konusan rogers, altın fıyatları 1200 ıla 1300 dolar aralıgına
gerılerse kendısı acısından bu durumun surprız olmayacagını
belırterek 2012 yılı acısından ıyımser olmadıgını ve bu yıl ıcın
yalnız emtıa ve tarım urunlerınde boga pıyasası ongordugunu
soyledı.

lotcu
03-01-2012, 08:14
Yeni İMKB başkanı İbrahim TURHAN devir teslim töreninde yaptığı konuşmasından bir kesit....

''Ben inanıyorum ki 2012 yılı için 1,5 trilyon liralık milli gelir hedefi olan Türkiye'nin Borsasının da en az 2015 yılı sonuna kadar kapitalizasyonunu 1 trilyon liraya çıkarması lazım. Böyle bir hedef belirlememiz lazım....
Bu nasıl gerçekleşecek yeni halka arzlarlamı...Küstürülmüş ve her seferinde kaybetmiş KY lamı..İstediği gibi at oyntan bıyıklı ve bıyıksızlarlamı....
Yada petrol zengini ortadoğu ve müslüman ülkelerin sermayesi ile.....

Endeks üzerinde kurulan bu kumpas ve sürekli aşağıya çekme baskısı, bu süreç için bir fırsat olur...
Adıda "AVA GİDERKEN AVLANMAK "olur
Bıyıklı ve bıyıksızlara çetin ceviz rakip gelir...Adıda PALA değilde KAMAŞULLAH olur herhalde...
Hadi bakalım basın ,baskı kurun biraz daha...
Fırsat vermiş olursunuz belki farkında olmadan..Nede güzel olur ama..Ha gayret bakalım

uptrend
04-01-2012, 11:06
Abd merkez bankası gosterge faız oranına ılıskın tahmınlerını yayınlayacak

abd merkez bankası (fed), seffaf para
polıtıkası yurutmek adına gosterge faız oranına ılıskın tahmınlerını
yayınlayacagını bıldırdı.
Fed'ın aralık ayındakı toplantı tutanaklarına gore, fed, ne kadar sure
gosterge faız oranını rekor sevıyede dusuk tutmayı planladıgına ılıskın
tahmınlerını yılda dort kez yayınlayacak.
Fed'ın gosterge faız oranıyla ılgılı ılk tahmını, bankanın 24-25
ocak'takı toplantısından sonra ekonomık gorunumune ılıskın degerlendırmesınde yer
alacak. Fed'ın bu onemlı adımı, bankanın ıletısımını daha acık ve belırgın hale
getırmeyı amacladıgını gosterıyor.
Bu adımın, fed'ın sırketlere, yatırımcılara ve tuketıcılere, gosterge
faız oranını belırlı bır tarıhten once artırmayacagı konusunda yardımcı olacagına
ısaret edıldı.
Gosterge faız oranının dusuk olmasının tuketıcıler ıle kucuk ve orta boy
ısletmelerın daha fazla borclanması ve harcamasına bunun da ekonomıdekı buyumeye
katkı yapacagı dusunuluyor.
Fed'ın sımdıye kadar yaptıgı acıklamalarının belırsızlık ıcerdıgı
yorumları yapılıyordu.
Fed acık pıyasa komıtesı (fomc) 13 aralık'takı toplantısından sonra
yaptıgı acıklamada, gosterge faız oranını yuzde 0-0,25 aralıgında sabıt tutma
kararı alındıgını belırtmıstı.
Toplantıda ekonomıyı desteklemek konusunda yenı bır karar cıkmamıs, ancak
fed'ın bu konuda daha fazla adım atmaya hazır oldugu ve borclanma malıyetlerını
dusurmek ıcın ''twıst operasyonu'' olarak adlandırılan 400 mılyar dolarlık tahvıl
programına devam edılecegı bıldırılmıstı.
Avro bolgesı'ndekı borc krızıyle baglantılı olarak kuresel fınansal
pıyasalardakı gucluklerın ekonomık gorunum uzerınde belırgın asagı yonlu rıskler
olusturmaya devam ettıgıne ısaret eden fed, kuresel ekonomıdekı belırgın
yavaslamaya ragmen abd ekonomısının gelecek ceyreklerde ılımlı sekılde buyumeye
devam etmesının beklendıgını acıklamıstı.
Gosterge faız oranını 2008 yılı aralık ayından bu yana degıstırmeyen fed,
gecen yıl agustos ayındakı toplantısında 2013 yılı ortasına kadar yuzde 0-0,25
olan sevıyeyı koruyacagını kaydetmıstı.




-aa-

uptrend
04-01-2012, 14:53
JCR Eurasia Rating Baskani Orhan Ökmen, "2010 yilsonuna göre ekonominin likidite ihtiyaci % 30,4 oraninda artis göstermis ve Agustos 2011 den itibaren iyice hizlanmistir.

Faiz koridoru uygulandigi haliyle olusan bu ilave likidite ihtiyacinin yönetilmesine paralel yürümemektedir. Paranin maliyetindeki öngörülmezlik hali devam edemeyecegi için faiz artisi kaçinilmaz gözüküyor. " dedi. Ökmen yaptigi yazili açiklamada sunlari söyledi:
"Artan likidite ihtiyacina karsin, uygulanan faiz koridoru paranin miktarina müdahale anlamindadir. Hâlbuki enflasyon hedeflemesi yapilan rejimlerde paranin miktarina bankalar ve reel ekonomi karar vermelidir. Hem bu açidan hem de zorunlu karsilik politikalari açisindan bakildiginda Merkez Bankasi, piyasa dinamiklerini dislayici politikalariyla "mono-bank "olma sürecine girmistir denilebilir. Emisyon tutarlarinin merkez bankasi parasi içerisindeki payindaki gelisim, Agustos 2011 den itibaren Ulusal paradan da kaçis sürecinin basladigini göstermektedir. TL'nin deger kaybi esasen ulusal paradan kaçisla ilgilidir. Ulusal paradan kaçis orani Agustos 2011 sonuna göre su anda % 16.91 daha fazla olup daha da artacagi beklenmektedir. Ulusal paradan kaçis egilimi durdurulmaz ise kurlardaki yükselis devam edecektir. "

mohikan
04-01-2012, 22:17
Mahfi Eğilmez'in yazısı

4 Ocak 2012 Çarşamba

Sisifos Efsanesi


Yunan mitolojisinde Korint kralı Sisifos (İngilizcede Sisyphus, Fransızcada Sisyphe) suçları nedeniyle tanrılar tarafından büyük bir kayayı dik bir tepenin doruğuna yuvarlayarak çıkarmakla cezalandırılır. Her seferinde tam tepenin doruğuna ulaştığında kaya elinden kayar ve Sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalır. Bu ceza böylece sonsuza kadar sürecektir. Bu efsaneden hareketle bitmek, tükenmek bilmeyen işlere İngilizce’de Sisyphean deniyor.


Albert Camus, ünlü romanı Sisyphe Efsanesi’nde yaşamın saçmalığı kuramını kral Sisifos’un kayayı taşıyıp durması ve bir türlü olayı sonlandıramaması üzerine inşa eder. Yaşamın kendisi de tıpkı Sisifos’un bu anlamsız çabası gibidir. Camus’ye göre her gün aynı şeyleri yaparak ve her gün yeniden başlayarak süregiden bir yaşam saçmadır.


2001 krizinin ardından Türkiye, uyguladığı müdahaleli döviz kuru rejimini terk ederek dalgalı döviz kuru rejimine geçti. Bu rejimin saf halinde döviz kurları piyasada oluşur ve Merkez Bankası müdahale etmez. Uygulamada ise bu saf rejimin yerini Merkez Bankalarının önceden açıklanmış yöntemleri kullanarak müdahalelerde bulunduğu bir rejim alıyor. Bizde bu müdahaleler TCMB'nin önceden açıkladığı döviz satış (ya da duruma göre döviz alış) ihaleleri yoluyla yapılıyordu. Böylece 2002 ile 2011 yılının son gününe kadar uygulanan döviz kuru rejimi benim verdiğim adla söyleyecek olursak “ihaleli dalgalı döviz kuru rejimi” idi. TCMB, yılın son günü bankalara ihale dışında yüklü miktarda doğrudan döviz satışı yaparak döviz kuruna dolaysız müdahalede bulundu. İşte o son gün “ihaleli dalgalı döviz kuru rejiminin” son günüydü. Böylece TCMB, 1990’lı yılların “müdahaleli esnek kur rejimine” (dirty float) geri dönüş yapmış oldu. Ama aynı gün bir yandan da döviz satış ihalesi yaparak mevcut rejimin de uygulamada olduğunu hatırlattı. Bu yeni karmaşık döviz kuru rejimine “ihaleli, müdahaleli dalgalı döviz kuru rejimi” adını veriyorum.


TCMB’nin döviz kuru rejimini değiştirmeyi göze alarak 2011 yılının son günü başlattığı doğrudan müdahaleler ilk günlerde beklenen sonucu vermedi. Müdahale sırasında düşen döviz kurları akşam olunca yeniden eski düzeylerine döndü. Bunun nedeni baştan da söylediğim gibi bizim dışımızdaki gelişmelere müdahale etmemizin bir anlamının olmamasıydı. Müdahaleden sonuç alındığı gün, Doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmeye başladığı gündür. Bir süredir 1,30’un altında seyreden Euro Dolar paritesi 3 Ocak 2012’de 1,30’un üzerine çıkınca TL de değer kazanmaya başladı.


TCMB, bizimle ilgisi olmayan bir gelişimde döviz kurunu aşağıya indirme ve tam bir noktaya gelmişken elinden kayıp yeniden yukarı giden kuru yeniden indirmeyi deneme işine girişince aklıma kayayı her gün tepeye taşıyan ama orada tutamayıp tekrar düşüren kral Sisifos geldi. TCMB'nin Sisifos’a göre üstünlüğü kendisine yardım eden bir yardımcının (Dolar Euro paritesi) zaman zaman ortaya çıkıp destek vermesidir.

uptrend
05-01-2012, 07:52
Gunluk bulten (turkısh yatırım)

merkez rezervlerını tartısmaya acmamalı..
ıstısnaı gun kavramının her gunu
kapsamaya baslaması zaten tcmb’nın uyguladıgı polıtıkayı anlamaya calısan
yabancıların bakıs acılarının daha da karmasık olmasına enflasyon ve carı acık
sorunlarının yanına bır de tcmb’nın bu yenı uygulamasına net rezervler yeter
mı ? Yetmez mı tartısmasının eklenmesı ne tcmb ve onun guvenılırlıgıne ne de
ekonomımıze fayda saglamaz. Bugun merkez bankamızın tavrının yabancı gozundekı
algılanmasına bakalım. Yabancılar merkez bankasının faız korıdoru olayına nasıl
bakıyorlar? ılk once bunun daralmasını beklıyorlar, enflasyon %10.5 ıken
faızın %5.75 olmasını ekonomın fıyat mıktar dengesını bozan bır yaklasım
oldugunu dusunuyorlar. Para’nın mıktarına da mudahale edıyor tcmb, bunun
sonucunda tcmb hem her seyde belırleyıcı konumunda bulunuyor, hem de tcmb bunu
yaparak fıyatla mıktar arasındakı ıslem hacmını de kendısı belırlemeye
calısıyor bunu lıberal ekonomılerde kabul edılemez buluyorlar. Genel kanı
ulkemızde 2000’den once fıyatlar paranın fonksıyonuyken enflasyon cok yuksektı,
para bastıkca fıyatlar artardı, ama 2000’lı yıllardan sonra paranın mıktarı
fonksıyon olmaya basladı once tcmb paranın fıyatını (faızı) belırler, bu
fıyata uygun olarak mıktar ortaya cıkardı buna karar verenlerde bankalar ve
reel kesımdı. Sımdı hem paranın malıyetını faız korıdoru ıle merkez bankası
belırlemeye calısıyor hem de ongorulmezlıkle bırcok malıyetı belırlemeye
calısıyor, mıktarı da kendısı belırledıgınden bankalar ve ozel sektor tamamen
dıslanmıs oluyor. Ongorusuzlugun artması ekonomıde kararların alınmasını
zorlastırdıgından dolayı tcmb’nın son acıklamalarında faız korıdorunun
daralacagını polıtıka faızının yukarı cıkmasını bu olmadıgı takdırde mevcut
rezervlerın hem kura hem enflasyona etmeyecegını cunku brut rezervlerın degıl
borclar dusuldukten sonrakı ( yaklasık 40 mılyar dolar sevıyesınde) net
rezervlerın 42.6 mılyar dolarlık bır net rezervle 75 mılyar dolarlık bır carı
acıgın ıdare etmenın satıs anlamında zor oldugunu dusunuyorlar. 2 yıllık swap
faızlerımız macarıstan’la bırlıkte yukarı yonlu hareket edıyor. Gelısmekte olan
ulkelere bakıyoruz onların faızlerınde gerıleme var. Macarıstan’da hukumet
medya’yı yargı’yı merkez bankası’nı kontrol altına alma kavgası verırken,
ab/ımf fınansal destek gorusmelerı yaparken ve durum kontrolden cıkmısken,
bızım kontrol altında dıye baktıgımız kurdakı artıs yıllık %20 enflasyon ıse
beklentının neredeyse 2 katı artmısken, kurun enflasyona gecıskenlıgının
yuksek oldugunu yenıden gorup kuru kontrol altına almaya calısmamız,
lıkıdıteyı sıkıstırmamız faızlerın feda edılmıs oldugu anlamına gelırken,
petrol fıyatlarındakı yukselıs yurtdısında hammadde ve enerjı sırketlerıne
alım olarak donerken, bızım carı acık sorunumuzdan dolayı yıne negatıf
ayrısmamızdan ve bunun ek enflasyonıst baskı ıle karsılasmamızdan daha dogal ne olabılır!!!

YILDIRIMM
05-01-2012, 07:56
RAPOR-VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI(EURO YATIRIM)

Euro Yatırım ( http://www.euroyatirim.com ) Tarafından
Hazırlanan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası Raporu:
"Piyasalarda dalgalanma ve kararsız seyir dünde devam etti. Euro
bölgesindeki gelismeleri takip eden piyasalar için,en önemli gündem
maddesi olarak 9 ocakta yapılacak Merkel-Sarkozy görüsmesi
gösterilebilir. Kura müdahalenin sürdüğü iç piyasada ise siyasi
gelismelerin bu olumlu gelismenin önüne geçtiğini söyleyebiliriz.
64.400’ü gören Subat Vadeli DMKB-30 sözlesmelerinde bu hafta
65.000 görülebilir fakat bu direnç kırılmadıkça bu yükselisin tepki
hareketi olacağını düsünmekteyiz. Dünkü müdahalelerin ardından bir
miktar geri çekilen Subat Vadeli Dolar Sözlesmelerinde 1.90 desteği
korundukça 1.94 seviyesi hedeflenebilir. Subat Vadeli Euro
sözlesmelerinde ise 2.50 direncini kırılmadıkça satıslar 2.45’e kadar
sürebilir. Mart Vadeli Parite sözlesmelerinde 1.31 kırılmadıkça
1.26’ya kadar satıslar ağırlık kazanabilir. Yükselise geçen Subat
Altın-Ons Sözlesmelerinde 1575-1620 Subat Vadeli Altın
Sözlesmelerinde ise 96.000- 97.500’ün kırılma yönüne göre pozisyon
alınabilir. Bugün açıklanacak Veriler : Euro Bölgesi TÜFE ve Sanayi
Siparisleri (12.00)- ABD ADP Dstihdam Verisi (15.15)-ABD ISM Hizmet
Sektörü Endeksi (17.00)
Destekler : 61.000-61.500-62.100
Dirençler : 62.600-63.200-63.700"

YILDIRIMM
05-01-2012, 08:04
İMKB'DE GELİŞMELER/BEKLENTİLER(TACİRLER MENKUL DEĞERLER)

Tacirler Menkul Değerler ( http://www.tacirler.com.tr )
"Hisse Senetleri önceki günkü yükselişten sonra güne hafif geri
çekilerek başladı ve endeks 52748 puandan 111 puan kayıpla açıldı.
52957 puan seviyesine kadar yükselen endeks bu seviyeden başlayan ve
gün boyu devam eden satış baskısı ile 51258 puan seviyesine kadar
çekildi. Gün sonunda ise 51532 puandan 1326 puan (%2.51) kayıpla
kapandı. Hisse Senetleri’nin gerilemesine Macaristan’daki tahvil
değişim ihalesinin faiz hareketleri nedeni ile iptal edilmesi, Macar
para birimi forintin euro karşısında tarihindeki en düşük seviyeye
gerilemesi, Avrupa Merkez Bankası’nın İspanyol tahvillerini satın
alması ve euro/dolar paritesinin yeniden 1.30’un altına gerilemesi
neden oldu.
Teknik destekler 50700, 50300, 49250 ve 48600 dirençler 52500,
53350, 53950, 54400 seviyelerindedir. Bugün açıklanacak veriler
arasında ABD’de Aralık ayı otomobil satışları, DOE petrol ve petrol
ürünleri stokları, Aralık ayı hizmet sektörü PMI endeksi, yeni ve
devam eden haftalık işsizlik sigortası başvuruları, Aralık ayı ADP
özel sektör istihdam değişimi, tüketici beklentileri, Euro Bölgesi’nde
Kasım ayı ÜFE, Kasım ayı sanayi sektörü siparişleri, Ekim ayı sanayi
sektörü yeni siparişleri, 3. çeyrek işsizlik oranı, tüketici güven
göstergesi, İngiltere’de Aralık ayı hizmet sektörü satın alma
müdürleri endeksi bulunuyor.

TAHVİL

İMKB Tahvil ve Bono Piyasası’nda yeni gösterge tahvil 04/12/2013
aynı gün valörlü işlemlerde %11.40 bileşik seviyesinden açıldı.
İşlemler %11.30-%11.50 bileşik seviyelerinden geçerken aynı gün
valörlü işlem miktarı 72.200 milyon TL olarak gerçekleşti. USD kuru
1.8650-1.8750 aralığında hareket etti.Ertesi gün valörlü işlemlerde
ise 04/12/2013 vadeli tahvilde işlemler %11.30-%11.50 seviyelerinden
gerçekleşti.
İMKB Tahvil ve Bono Piyasası repo-ters repo pazarında gecelik
işlemlerde ortalama faiz oranı %9,55 oldu. İşlem miktarı 12.445.500
milyon TL olarak gerçekleşti."

YILDIRIMM
05-01-2012, 08:20
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(GLOBAL MENKUL DEĞERLER)

Global Menkul Değerler ( http://www.global.com.tr )
"Önemli Gelismeler
Yunanistan Basbakanı Lucas Papadimos, Yunanistan'ın
ikinci kurtarma paketine yönelik görüsmeleri basarı ile
tamamlayamaması halinde ülkenin Mart ayında istem dısı
bir temerrut yasaması riski oldugunu söyledi.
Expansion gazetesinin haberine göre 5spanyol hükümeti,
ülke finans sektörünün yeniden yapılandırılması için
Avrupa Birligi ve IMF'den kredi talebinde bulunmayı
degerlendiriyor.
AB hükümetleri, 5ran’dan petrol ithalatının yasaklanması
konusunda prensipte anlastıklarını duyurdu.
T.C Merkez Bankası döviz rezervi 30 Aralık’la biten hafta
4,51 milyar dolar düsüsle 78.33 milyar dolara indi.
2011 yılı Aralık ayında yabancı yatırımcılar 5MKB hisse
senedi piyasasında net 72,1 milyon dolarlık alım
gerçeklestirdi. 2011 yılının tamamında ise alım islemleri
65.06 milyar dolar, satım islemleri 67.06 milyar dolar
olurken, net satıs 2 milyar dolar olarak gerçeklesti.
Sabah Gazetesi’nin haberine göre Gayrimenkul
sektöründe doping etkisi yaratacak iki önemli adımda
sona gelindi. 5stanbul Finans Merkezi Projesi kazma
vurulacak hale geldi. Yabancıya konut satısını saglayacak
taslak da hazır.

Piyasa Stratejisi

Haftabasından buyana hem Avrupa’da hem de ABD’de sanki hiç bir
sorun yokmus gibi bir fiyatlandırma gerçeklestigini ve bunun kalıcı
olmayabilecegini belirtmistik. Var olan sorunlara iliskin gerekli
hatırlatma, bekledigimiz gibi Avrupa tarafında düzenlenen ihaleler ve
Avrupa bankacılık sektörüne iliskin olumsuz haber akısı ile
gerçeklesti.
Endiseler yeniden gün yüzüne çıktı. Bugün de Fransa’da 4 farklı vade
için toplam 8 milyar euroluk tahvil ihalesi gerçeklestirilecek olup,
piyasalardaki risk algılaması üzerinde belirleyici olacaktır.
ABD borsalarından Dow Jones geçen seneyi %5 yükselis ile dünyanın
en fazla yükselen borsalarından bir tanesi olurken, 5MKB geçen sene
en fazla düsen altıncı borsası oldu. ABD ekonomisinde ve borsasında
yasanan yükselislerin 5MKB üzerinde pek de alakalı olmadıgını
görüyoruz. 5MKB üzerinde etkili olan kar rakamı gelisimleri. 2012
yılında bankacılık sektöründe kar daralması devam edecek ve ek
parasal sıkılastırmalar ile birlikte bankaların kar marjları daralacak.
Üzerine TCMB’nin dolar ile savasından maglup olursa yeniden faiz
silahını çekmesi ile bankacılık sektörü yeniden olumsuz etkilenecek.
Salı günü %3 yükselen 5MKB’nin bir gün sonra aynı yere daha güçlü
geri dönmesinin nedeni bankacılık sektörü ile 5MKB’nin iki adım üst
üste iyi bir adım atamayacak olmasıdır. TCMB’nin ek parasal
sıkılastırmasının bittigi gün ise bankacılık sektörü 5MKB’yi çok daha
yukarıya götürecek adımlar atabilir. TCMB 30 Aralık itibariyle 78.3
milyar $ brüt rezerv açıkladı, altın hariç net rezerv 32 milyar $
seviyelerinde. TCMB’nin dövize müdahaleleri sürdükçe bu rezerv
azalacak ve spekülatif ataklar artacak. 24 Ocak TCMB toplantısına
kadar 5MKB’de baskının devamını bekliyoruz.

İMKB Stratejisi

İMKB 100 endeksi, 51258-52956 aralıgında hareket etti ve
%-2.5 düsüsle 51532 seviyesinden tamamladı.5slem hacmi
1.62 milyar TL seviyesinde gerçeklesti. 5MKB’de dünkü
yükselis yanıltıcı ise 52.600’ün altına gerileyecek ve dünkü
yükselisin etkisi silinecek demistik. 52.600’ün altına gerileme
sonrasında bir önceki noktaya geriledik. Dün 53.000 direnci
kırılmadıgı gibi güçlendi. Önceki gün tahminimizin aksine
ortalamaların üzerine çıkıldıktan sonra yine ortalamaların
altına gelindi. 51.800-52.000 direnç, 51.000 altında
kapanıslar ve düsüsün devamı sasırtıcı olmamalı.

VOB Stratejisi

İMKB 30 kontratları 62.275-64.400 aralıgında hareket ederken, 1,55
milyar TL islem ile 62.500 seviyesinden kapattı. 5MKB’de 64.500-64.900
gibi
önemli dirençlerinden olası düzeltmenin 63.500’e kadar geri çekilme
beklentimiz dün gerçeklesti ve üzerine 62.500’e gerileme düsüsün devam
edebileceginede isaret etti. 62.200-62.000 desteginin kırılması
durumunda,
tepki gelebilecek ilk destek 60.850 olacaktır.

Yurtdısı Piyasalar

Yurtdısı piyasalarda haftabasından beri hakim olan iyimser hava
bir anda tersine döndü. Avrupa tarafında gerçeklestirilen ihaleler,
bankacılık sektörüne iliskin endise yaratıcı haberler algıyı tersine
çeviren gelismeler oldu. Dün ECB piyasalara müdahale ederek 5spanya
tahvil faizinin daha da yükselmemesi için 5spanyol tahvili alırken,
Almanya’da gerçeklestirilen ihalede 5 milyar euro borçlanma
öngörülürken 4,05 milyar euroluk borçlanma gerçeklestirilmesi olumsuz
algılandı. 5hale sonrası EUR/USD paritesi yeniden 1,30 seviyesinin
altına sarktı. 5talya'nın en büyük bankası UniCredit'in sermaye
artırımına gitmesi,sermaye artırımı için halka arz edilecek hisse
senetlerinin mevcut fiyat üzerinden yüzde 43 oranında iskonto ile
gerçeklestirilecegini açıklaması satısları daha da artırdı. 5talya’da
Unicredit hisseleri satıslara öncülük ederken, 5spanya’da Banco
Santander ve BBVA en çok satıs gören bankacılık hisseleri arasında yer
aldı.

uptrend
05-01-2012, 15:20
Halk Yatirim ( http://www.halkyatirim.com.tr ) Tarafindan Hazirlanan Haftalik Bülten:

"DECOUPLING – AYRISMA

2008 krizi öncesinde en çok konusulan konulardanbirisi “decoupling” yani “ayrisma” idi. Bu ayrismamerkez ülkeler ile, yani ABD, Almanya, Fransa,Ingiltere ve Japonya merkez disi ve o günkü kullanimgeregi gelismekte olan ülkelerin birbirlerindenayrismasi idi. Ancak Lehman krizi ve ardindan gelengelismeler aslinda ayrisma yerine piyasalarin ne kadarbirbirine kenetli oldugunu ortaya koydu. Piyasalar dibevurup sonra dipten kendisini toparlamaya basladigindasöz konusu ayrismanin ülkelerin cografi konumu yerinetemellerine odakli oldugu ortaya çikti. Burada ayrismatemelleri saglikli, yani günümüzdeki dengelerneticesinde kamu maliyesi dengeli, borçlulugu vebüyüme potansiyeli yüksek ülkeler ve digerleri olarakortaya çikmaya basladi.

Bu ayrismanin 2012 yilina girildiginde bir kere dahafarklilik göstermeye basladigi anlasilmakta. Buradafarkliligi yaratan orta vadeli belirsizligin getirdigi riskalgilamasi ile güvenli yatirim araçlari ve olmayanlararasinda farklar. Güvenli liman bir kere daha ABDdolari ve onunla birlikte satin alinabilecek ABDtahvilleri oldu. Bununla beraber eski zafer günleriniarayan altin satis baskisi altinda kendine bir dip seviyeararken, Euro’dan çikamayan yatirimcilar ise güvenliliman olarak Alman tahvillerini tercih etmekteler.Avrupa 2012 yilinda da borç krizi, temerrüt krizi, Eurokrizi v.s. ile bogusmaya devam edecekken, Asyapiyasalari ve belli ölçüde bizim piyasalar daAvrupa’daki gelismelerden neredeyse bire biretkilenecek. Bu ayrisma ve etkilesim kendisini bu haftaiçinde açiklanan PMI (satin alma yöneticileri endeksi)rakamlarinda da gösterdi. PMI rakamlari Avrupa veAsya’da üretim artisini gösteren 50 seviyesinin altindakalirken ABD’de nispeten saglikli bir egilimgözlemlenmekte.

Bunun haricinde imalat sanayinde verimliligi arttiranbirçok faktör bulunmakta. Örnegin yüksek issizlik veuzun süreli issiz kalan sayisinin yüksekligi ücretlerkonusunda sirketlere esneklik getiriyor. Üretimde diskaynaklara bagimli olan petrolden çikip daha çokdogal gaz kullanimina geçis ise hem yerel enerjikaynaklarini kullanma firsatini verirken, hem de dogalgaz fiyatlarinin rekor seviyede ucuzlamis olmasiningetirdigi katkiyi da artan verimlilikte görmekteyiz. Budurum da dogal olarak ABD ekonomisinin ihracatperformansina yansimakta. Bu konuya daha detayli birbakisi ABD raporumuzda görebilirsiniz.

Iç piyasaya da baktigimizda zaten bir süredirperakende satislarin artmakta oldugunu izlemekteyiz.Ancak bunun haricinde iç ekonominin dinamiginin biryansimasi olan kamyon talebinin giderek artmakta vebununla birlikte üretiminin ve satisinin da artmaktaoldugunu izlemekteyiz. Bu olumlu gelismenin etkilerini S&P endeksinin 2011yili performansinda da izlemekteyiz. Geçen yilinözellikle son çeyreginden itibaren endekslerdefarklilasan performanslar izlenmekte. Ancak en dikkatçekici olanlari dip seviyelerini görmüs olan ev insasi veinsaat malzemelerinin kuvvetli bir toparlanmaegiliminde olduklari ve kamyonculugun ise genelendeks performansinin üzerinde seyrettigi. Amerika’da izlenen performans, oldukça yavas olsada, 2008 yili krizinin izlerinin silinmekte olduguna isaretetmekte. Yine de büyümenin son yillarin ortalamasininüzerine çikma olasiligi pek de mümkün gözükmüyor.

Bunun hem yerel hem de bildigimiz gibi dissalnedenleri var. Yerel olarak bankacilik sektörü henüztam olarak ekonomiye destek olamiyor ve yüksekissizlik giderek kabuklasmaya basliyor. Diger taraftaise Avrupa’da meydana gelen olaylar neticesinde en iyiihtimal ile 2012 yili ilk yarisinda yasanacak birdurgunlugun ABD ekonomisi performansini olumsuzetkileyecegi asikar. Bu gelismelerin farkinda olanAmerikan merkez bankasi FED yönetiminin ekonomiyebir ivme katmak için yil genelinde elindekienstrümanlari kullanmasi kaçinilmaz.

2012 yili Avrupa’da oldukça sikintili basladi. Avrupaliliderler durumun farkinda ve yeni yil mesajlari hiçbirsekilde pembe bir tablo çizmedi. Bu bir bakima iyihaber bu da demektir ki vakit kaybetmeden çözümlereyönelik çalismalar devam edecek. Amerika’dan gelensinyaller ise aslinda cesaret verici. Bu görünüm vegiderek daha belirginlesen “decoupling” belki de 2012yilini tahminlerden daha iyi geçirmemize neden olabilir."

uptrend
06-01-2012, 08:44
(yenıleme) tcmb, gerek gordugu gunlerde gun ıcınde dovız satım ıhalelerı acabılecek

konuya ılıskın olarak yapılan basın acıklaması asagıda bulunuyor:

Gun ıcı dovız satım ıhalelerıne ılıskın basın duyurusu

bılındıgı uzere 5 agustos 2011 tarıhınden ıtıbaren merkez bankası gerek
gordugu gunlerde dovız satım ıhalelerı yoluyla pıyasaya dovız lıkıdıtesı saglamaya
baslamıstır. 27 aralık 2011 tarıhınden ıtıbaren bır sonrakı para polıtıkası kurulu
toplantısına kadar olan donemde acılacak gunluk dovız ıhalelerınde satılabılecek en
yuksek tutarın 1,350 mılyon dolar, takıp eden ıkı gunde satılabılecek en yuksek tutarın
ıse 1,700 mılyon dolar olarak ılan edılmesıne, ıstısnaı durumlar harıcınde alınan
teklıflerın sadece 50 mılyon dolara kadar olan kısmının karsılanmasına karar
verılmıstır.
2 ocak 2012 tarıhınde acıklanan "ıstısnaı durumlarda uygulanacak para
polıtıkasına ılıskın basın duyurusu"nda merkez bankasının 29 aralık 2011 tarıhınden
ıtıbaren ek parasal sıkılastırmaya gıttıgı, ek parasal sıkılastırmanın asıl olarak acık
pıyasa ıslemlerı yoluyla saglanacagı, gerekmesı halınde bu ıslemlerı destekleyıcı
yonde, dovız satıslarının ve dogrudan mudahalelerın kullanılmasının da soz konusu
olabılecegı, burada amaclananın dovız kurundakı ıktısadı temellerden kopuk
hareketlerın enflasyon beklentılerını bozmasına ızın vermemek oldugu belırtılmıstır.
Ek parasal sıkılastırmanın desteklenmesı amacıyla merkez bankası
5 ocak 2012 tarıhınden ıtıbaren gerek gordugu gunlerde gun ıcınde dovız satım
ıhalelerı acabılecektır. Gun ıcı ıhalelerde satımı yapılacak tutar her bır ıhalede
50 mılyon abd doları olacak, gelen teklıflerın ıhale mıktarına kadar olan kısmının
tamamı karsılanacaktır.

Gun ıcı dovız satım ıhalelerıne ılıskın esaslar ekte yer almaktadır.

Ek: Gun ıcı dovız satım ıhale esasları:

1. Gun ıcı ıhaleye, dovız ve efektıf pıyasalarında ıslem yapmaya yetkılı
bankalar katılabılecektır.
2. ıhale numarası ve ıhaleye aıt dıger ayrıntılar reuters sıstemının "cbtq"
sayfasında ılan edılecektır. Bankalar ıhale teklıflerını dovız satım ıhalesı ılanını takıp
eden on bes dakıkalık (15 dakıka) sure ıcınde verebıleceklerdır.
3. Teklıfler elektronık fon transferı (eft) sıstemı aracılıgı ıle gonderılecektır.
4. ıhale coklu fıyat ıhalesı yontemı ıle yapılacaktır.
5. ıhale sonucları reuters sıstemının "cbtq" sayfasında teklıf verme suresının
bıtımını takıp eden 15 dakıka ıcınde ılan edılecektır.
6. ıhalede teklıf mıktarı en az 1 mılyon abd doları ve katları uzerınden
verılecektır.
7. Her bır bankanın ıhalede verebılecegı en yuksek teklıf tutarı toplam ıhale
tutarının yuzde 20’sı ıle sınırlı olacaktır.
8. Bankalar verdıklerı teklıf tutarlarını ve fıyatlarını ıhale suresınce
degıstıremeyeceklerdır.
9. Satımı yapılacak tutar her bır ıhalede 50 mılyon abd doları olacak, gelen
teklıflerın ıhale mıktarına kadar olan kısmının tamamı karsılanacaktır.
10. ıhalenın kesıldıgı fıyatta bırden fazla teklıf olması halınde dagıtım oransal
olarak yapılacaktır.
11. ıhale yukumlulugunu yerıne getırmeyen bankalara dovız ve efektıf
pıyasaları uygulama talımatı cercevesınde mueyyıde uygulanacaktır.


-matrıks-

YILDIRIMM
06-01-2012, 09:24
ULUSLARARASI PİYASALAR TEKNİK ANALİZİ(TEKSTİL YATIRIM)

Tekstil Yatırım ( http://www.tekstilyatirim.com.tr )
"381 binden 375 bin seviyesine gerilemesi beklenen ABD Haftalık
İşsizlik Başvuruları 372 bin, 206 binden 160 bin seviyesine gerilemesi
beklenen ABD Aralık ADP Özel Sektör İstihdamı 2001'den beri en yüksek
artış ile 325 bin artarken, 3.aydaki en hızlı hızda artarak 52,0’den
53,0’e yükselmesi beklenen ABD ISM İmalat Dışı Endeks 52,6 oldu.
Almanya'da Kasım ayında 0.7% beklenen perakende satışlar 0.8%,
İtalya'da 8.1% beklenen işsizlik oranı beklenti dahilinde 8.1% ve 3,3%
beklenen Euro Bölgesi endüstriye siparişler 1.6% açıklanan diğer
verilerdi.
ABD'den gelen olumlu veri akışına karşın risk iştahında ciddi bir
isteksizlik ve bununla beraber dolara kaçış gözlemledik. Dün
Fransa'nın maksimum hedefine yakın gerçekleştirdiği ve yieldlardaki
hemen hemen stabil duruşa karşın talebin çok kuvvetli olmaması ve
İspanya'da hükümetin bankaların ¬50 milyarlık ek sermaye artışına
gitmeleri gerektiğini açıklamasının ardından euro 16 ayın en düşük
seviyesine geriledi. Çok önemli bir destek olduğuna inandığımız 1,2850
ve 1,28 altında bir kapanış göstermesi ile orta vadeli 1,25
hedefimizin ve dolayısıyla uzun vade hedefimiz 1,21-20 bandının daha
erken gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz ancak eurodan çıkışın
opsiyonlarda henüz fiyatlanmadığını göz önüne alırsak 1,25 için
bugünkü kapanışa bakmamız gerektiğini söyleyebiliriz.
Piyasalara baktığımızda ise güne kayıplarla başlayan ABD
endekslerinin Deutsche Bank’ın bankalar üzerinde pozitif yönde
durduğunu açıklaması ve bankaları en çok önerilen olarak adlandırması
sonrası banka ve teknoloji hisseleri öncülüğünde kayıplarını sildiğini
ancak Asya seansının satıcılı olduğunu izledik. İran gerginliği ile
$100 üzerinde seyreden petrol ise S.Arabistan'ın İran'ın petrol arzını
kapatabileceğini açıklaması ve petrol stoklarının beklenmedik şekilde
2,2 milyon varil artması sonrası petrol fiyatları üç günde ilk kez
düştü. Beklenti 1 milyon varil azalış yönündeydi.
Bugün açıklanacak oldukça önemli veriler olan Euro Bölgesi Kasım
ayı perakende satışlar, Almanya fabrika siparişleri, ABD tarım dışı
istihdam ve işsizlik oranı takip
edilecektir.

Koza621
06-01-2012, 09:41
sn Erdem Başçı der ki:2012 yılında TL'ye her kim yatırım yapacaksa kazanacak. bu acaba bizdeki dolarlar azaldı biraz da siz satın halkım inanın bana demek mi :)
neye göre kazanacak TL dolara göre mi ? altın yatırımcısına göre mi? altı dolu olmayan söylemler. TLnizi satmayın, değer kazanacak!!! avrupa 2-3 moratoryum ilan etsin de bakalım TL mi kazanacak dolar mı..
avrupa batacak diye söylemiyorum, nasıl olur da Merkez Bankası başkanı TL için bu kadar kesin ve net konuşulabilir. Dünya ekonomisindeki yerin ne kadar ki senin..

fatmanur
06-01-2012, 11:59
Amerikan Doları neden Nur’landı?Sıkılacaksınız ama maalesef vaktim az ve uzun yazacağım. Çünkü sorun sanıldığının ötesinde büyük. O zaman başlayalım: Bir hastalığın tedavisi için ön şartın “doğru teşhis” olduğu söylenir. Hatta tedavinin yarısının doğru teşhisten geçtiği belirtilirPeki
Yaz aylarında muhteşem Türkiye rüyalarıyla halaylar çekilirken; korkuyordum ve “eyvah küresel tufan geliyor, ne yapacağız” diye düşünüyordum. Hatta o günlerde bir Ekonomi Bakanımız “krizi çöpe attık” diye açıklamalarda bulunuyordu. Gerisini siz düşünün…

Oysa şimdi teşhis ve tedavi sürecindeyiz.

2012 yılı itibari ile yıllardır bekleyen temel reformların dahi devreye alınacağını Ekonomi Kabinesi açıklamadı mı? (10 yıllık iktidarın muzdarip sorunu “geç kalmışlık” yine devrede ya, neyse…)

Merkez Bankası 2011 yılında serbest kur sisteminde (şimdiki adı dalgalı kur) ilk kez düşük faiz- (dolayısı ile) yüksek kur politikası uyguladı.

Hem de cari açığın rekora koştuğu yaz aylarında bu politikayı hayata geçirdi.

Bu riski kısa vadeli hayal dünyası yerine, uzun vadeli çözüm odaklı düşünerek üstlendiler. (Veya üstlendirildiler).

Bu çok önemli bir adımdı

Çünkü Ak Parti ekonomi yönetimi maalesef uzun vadeli çözümlemeler yönünde radikal politika değişikliklerinde cesur adımlar atmakta sıkıntı yaşıyor.

Bu nedenledir ki Ak Parti Hükümetinin bugünkü ekonomi politikalarının temeli de 2001 kriz sonrası uygulanan IMF destekli Kemal Derviş politikalarıdır.

Şimdi sadete gelelim

Yoğun iç talep ve yetersiz kur düzeyi ile dış ticaretimiz Eylül ayına kadar rekor açıklar yaşıyor. Dış açık öyle bir boyuta ulaşıyor ki, Eylül 2011 itibari ile enerji ithalatının bile çıkartıldığı safi ara mal ithalatı ihracata denge geliyor.

Bu oran çok feci bir orandı…

Eylül ayında safi ara mal ithalatı ihracata denk gelirken, oysa Ekim ayında ihracat yüzde 23 daha fazla oluyor. Yani dış ticaret dengesinde gerçek düzelme Ekim ayında başlıyor ve şu an bu düzelme artarak devam etmektedir.

Ama piyasalar tam tersi hareket ediyor. Müzmin cari açık sorunu tavandayken değil, ciddi düşüşe geçtiği zaman dolara saldırıyorlar. Cari açığın hızla düzelmeye başladığı son aylarda neden dolara hücum ediliyor?

Akla kritik soru tabii ki geliyor: Dolarda yaşanan bu saldırı ne kadar ekonomik gerekçeli? Veya bu saldırı ekonomik mi, ekonomi dışı mı?

20 Aralık 2011’de burada “Ecevit’e oynanan oyun Erdoğan’a oynanıyor” diye yazmıştım. Dilim varmamıştı ama piyasa denen pazarda Başbakan’ın sağlığı üzerinden bile manipülasyon yapılmak istenmesi çok çirkindi.

Ekonomi dışı finansal hareketlerin dış kaynaklı olmadığını biliyoruz. Çünkü gerçek yabancılar Aralık ayında borsada zaten satış değil, alım yapmışlardı. Onlar satışlarını ağırlıklı olarak geçen yılın ilk yarısında (hatta ilk çeyreğinde) yaptılar.

Yani gerçek yabancılar sorun ortaya çıkmaya yakınken operasyon yaparken; acaba ekonomik sorunların zirveden düşmeye başladığı bu günlerde operasyonu kimler yapıyor?

Bu soru çok önemli

Son aylarda kriz tellallığı noktasında ilk sıralarda gördüğümüz Ekonomi yönetiminin başındaki isim Sn. Ali Babacan bile “sermayenin dışarı çıkmadığını” söylüyor.

O zaman kim saldırıyor dolara…

Dolar birden neden “nur”lanıyor?

2012 yılının artık sıkıntılı geçeceği belli. Bankalar nereye kredi verecekler? Tüketim kredileri ve kredi kartları kısılıyor.

Bu havada yatırım kredisine kim yoğun talep gösterir ki…

Devletin bütçesi zaten nerede ise fazla veriyor. Ve devlet az borçlanıyor.

O zaman bankalar paradan nasıl para kazanacaklar? Parayı nereye yatıracaklar?

Dolar operasyonunun bir başka hedefinin faiz cephesi olduğunu da söyleyebiliriz. Merkez Bankasının örtülü bir şekilde faiz artırdığı artık biliniyor. Ve bankaların elinde 250 milyar lira civarında iç borçlanma senedi olduğunu görüyoruz.

Ve işin daha ilginci Dolara yaşanan talep esnasında bankaların iç borç senetleri portföyünde azalma yaşanmasıdır.

Bankalar neden borçlanma senetleri satıyor?

Küresel krizin ağır hasarlı gelişmiş ülkelerinde faizler öyle düşük ki, aslında negatif. Örnek ülke Türkiye’de geçici nedenlerden kaynaklanan (vergi artışı ve hava şartlarına bağlı tarım ürünleri fiyatı gibi) bir enflasyon artışı yaşanmıştır. Ama bu enflasyonun özellikle yılın ikinci çeyreğinde ciddi düşüş göstermesi bekleniyor.

O zaman neden bu kadar yüksek faiz isteği? Veya neden yüksek faiz için dolarla oynanıyor?

Bir başka soru da;

Bu oyunda karamsar yorumcuların payı ne kadar?

Türkiye 1994 ve 2001 yıllarında dış odaklı-iç destekli döviz operasyonları ile büyük krizler yaşamış bir ülke.

Döviz ve borsa cephelerinde nerede ise hep kaybetmiş bir ülkeyiz. Bu operasyonlar sayesinde hükümetler düşürülmüş, seçimler zorlanmıştır.

Bu oyunun bir benzerinin oynanmadığını artık söylemek çok zor

Ama bir farkla

Bu kez oyun içerden oynanıyor.

Siyasette birlikte görülen gelişmelerin ayrışmaya başlaması çok dikkat çekicidir. Uludere olayında MİT çatışması mesela bir örnektir.

Bu oyunun ekonomik olmanın ötesinde siyasi taraflarının da analiz edilmesi gerekir. Belki de Cumhurbaşkanlığı görev süresinin belirlenmesi de belirsizlik anlamında önemli bir adım olacaktır.

Ama artık hesaba katmamız gereken bir başka nokta seçim değişimi değil, beklenti değişimini sağlayacak kabine içi değişim olabilir.

Türkiye bu kadar karamsarlık yaşanacak bir ekonomik tabana sahip olmadığını değerleme oranlarından görmekteyiz. Örneğin sürekli satışlar yaşanan borsadaki şirketlerin kâr oranları bile bu yüksek faizin çok çok üzerinde getiri veriyor.

Faiz ise geçici enflasyona rağmen artık pozitife döndü bile.

O zaman dolar neden nurlanıyor?

Veya dolara neden nur yağıyor?

Hedefte kim var?

Son olarak belirtelim ki doların nur’unu Başbakan’ın dik duruşu etkileyecektir. Ve bu duruş bu ay içerisinde sonuç verebilir.

Tespitler bellidir, teşhisler konmuştur…

uptrend
06-01-2012, 20:39
Yabancı, 2011'de 2 milyar dolar net satış yaptı


İMKB'de 2010 yılında 2 milyar 102 milyon dolar net alımla sonuçlanan yabancı işlemleri,
2011 yılında 2 milyar 10 milyon dolarlık net satım olarak gerçekleşti.

Yabancı yatırımcılar, İMKB'de 2011'de 2 milyar 10 milyon dolar net satış yaptı.

2011 yılında yabancıların İMKB'de yaptıkları alış işlemleri bir önceki yıla göre
yüzde 3.8 azalarak 65 milyar 58 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Aynı dönemde
satış işlemleri yüzde 2.3 artışla 67 milyar 67.5 milyon dolara yükselince, yabancıların
işlem hacmi de yüzde 0.8 azalarak 132 milyar 125.4 milyon dolara geriledi. 2010 yılında
2 milyar 102.3 milyon dolar net satımla sonuçlanan yabancı işlemleri, geçen yıl 2
milyar 10 milyon dolarlık net satım olarak gerçekleşti.

Aralık'ta 5.3 milyar dolarlık işlem hacmi oluştu
Aralık ayında yabancıların işlem hacmi yüzde 61.4 azalarak 5 milyar 274 milyon dolar
düzeyinde gerçekleşti. 2010 yılı Aralık'ta 489.3 milyon dolar net satımla sonuçlanan
yabancı işlemleri, 2011 Aralık'ta 72.2 milyon dolarlık net alım olarak gerçekleşti.

2011 yılı Ocak'ta yabancı işlemleri 753 milyon dolar net satım, Şubat'ta 748 milyon
dolar net satım, Mart'ta 110 milyon dolar net alım, Nisan'da 457 milyon dolar net
alım, Mayıs'ta 592 milyon dolar net satım, Haziran'da 34 milyon dolar net satım,
Temmuz'da 136.5 milyon dolar net alım, Ağustos'ta 551 milyon dolar net satım, Eylül'de
650 milyon dolar net alım, Ekim'de 601 milyon dolar net satım, Kasım'da 156.9 milyon
dolar satımla sonuçlanmıştı.

uptrend
06-01-2012, 20:41
Merkez 5 ayda 11.7 milyar dolar sattı


Merkez Bankası geçen yıl 5 Ağustos'ta başlattığı döviz satım ihaleleri çerçevesinde
bugüne kadar yaklaşık 11,7 milyar dolarlık döviz sattı.

En son 2 Nisan 2009 tarihinde döviz satım ihalesi yapan Merkez Bankası, 5 Ağustos
2011'de ihalelere yeniden başladı. TCMB, 5 Ağustos'tan bugüne kadar geçen 5 ayda
gerçekleştirdiği 81 ihalede toplam 11 milyar 660 milyon dolarlık satış yaptı. Söz
konusu dönemde ihale tutarları 30 milyon dolar ile 1 milyar 350 milyon dolar arasında
değişti.

50 milyon dolarlık satışın gerçekleştiği ilk ihalede 1,7344 lira olarak belirlenen
ortalama fiyat, 20 Eylül'de en fazla 350 milyon dolar tutarla açılan ihaleye kadar
dalgalı bir seyir izledi, ancak bu tarihten sonra hızla yükselerek, 4 Ekim'deki ihalede
1,8958 liraya kadar çıktı. TCMB, bunun üzerine 5 Ekim tarihli ihalede ihale tutarını
en fazla 1 milyar 350 milyon dolar olarak açıkladı. Söz konusu tutar, döviz satış
ihalelerinde 2001 yılındaki ihaleler de dahil bugüne kadar belirlenen en yüksek tutar
oldu.

Bir milyar 832 milyon dolarlık teklifin geldiği bu ihalede, 750 milyon dolarlık satış
gerçekleştirildi ve ortalama fiyat 1,8630 liraya geriledi.
Banka, 6 Ekim'de de ihale tutarını en fazla 1 milyar 350 milyon dolar olarak belirledi
ve 350 milyon dolarlık satışın gerçekleştirildiği bu ihalede ortalama fiyat 1,8348
liraya indi.

5,5 yıl aradan sonra satım yönünde ilk doğrudan müdahale
Merkez Bankası, 18 Ekim tarihinde yine en fazla 1 milyar 350 milyon dolar tutarla
ihale açtı, ancak 750 milyon dolarlık satışın yapıldığı bu ihalede ortalama fiyat
1,8620 liraya yükseldi. TCMB aynı gün dövize doğrudan satım yönünde müdahalede bulundu.

TCMB'nin piyasaya 26 Haziran 2006 tarihinden sonraki ilk doğrudan müdahalesi olan
bu uygulama için bankadan yapılan açıklamada, “piyasa derinliğinin kaybolmasına bağlı
olarak spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlendiğinden
piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edilmektedir” denildi.

19 Ekim tarihinde yine 1 milyar 350 milyon dolar tutarla ihale açan Merkez Bankası,
bu ihalede de 750 milyon dolarlık satış yaptı, ancak bu tarihte de sonraki 3 ihalede
de ortalama fiyat 1,80 liranın üzerinde seyretti

25 Ekim'de 1,80'nin altına indi
Ortalama fiyat, 25 Ekim'de en fazla 50 milyon dolar tutarla açılan ihalede, 20 Eylül'den
sonra ilk kez yeniden 1,80 liranın altına indi. Söz konusu rakam, 30 milyon dolar
tutarla açılan 16 Kasım tarihli ihalede ise tekrar 1,80'nin üzerine çıktı.

Bu tarihten sonraki ihalelerde de yükselmeye devam eden ortalama fiyat, 29 Aralık'taki
ihalede 1,9117 liraya kadar tırmandı. TCMB'nin sonraki günlerde piyasaya doğrudan
satım yönünde müdahalede bulunması sonucunda gerileyen bu rakam, 4 Ocak'taki ihalede
1,8693 liraya indi.

İhale tutarı 1 milyar 350 milyon dolara sabitlendi, döviz depolarının vadesi 1 aya
çıktı

TCMB, 26 Aralık 2011 tarihinde yaptığı açıklamada, 27 Aralık tarihinden bir sonraki
Para Politikası Kurulu toplantısına kadar olan dönemde açılacak günlük döviz ihalelerinde
satılabilecek en yüksek tutarın 1 milyar 350 milyon dolar, takip eden iki günde satılabilecek
en yüksek tutarın ise 1 milyar 700 milyon dolar olarak ilan edilmeye devam edileceğini,
ancak istisnai durumlar haricinde alınan tekliflerin sadece 50 milyon dolara kadar
olan kısmının karşılanacağını bildirdi.
Bankadan 27 Aralık tarihinde yapılan açıklamada, yakın dönemdeki küresel gelişmeler
dikkate alınarak 2 Ocak 2012 tarihinden itibaren bankaların Döviz ve Efektif Piyasaları
Döviz Depo Piyasasında kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez
Bankasından alabilecekleri döviz depolarının vadesinin 1 haftadan 1 aya yükseltildiği
duyuruldu.

Dövize doğrudan müdahale edilen günlerde de ihale yapılabilir
30 Aralık'ta peş peşe iki açıklama yapan TCMB, ilk açıklamasında, döviz satım ihalelerine
ilişkin 4 Ağustos'ta yapılan basın duyurusunda yer alan “Döviz Satım İhale Esasları”na
göre ihale saati öncesinde dövize doğrudan müdahale edilen günlerde ihale düzenlenmediğini
hatırlattı ve bundan böyle ihale saati öncesinde Merkez Bankası'nca dövize doğrudan
müdahale edilen günlerde de ihale düzenlenmeye devam edileceğini bildirdi.

İkinci açıklamada ise yakın zamanda döviz kurlarında sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi
nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edildiği duyuruldu.

Enflasyon öncelik
TCMB, 2 Ocak'ta da peş peşe iki duyuru yaptı ve bunlardan “İstisnai Dönemlerde Uygulanacak
Para Politikasına İlişkin Basın Duyurusu” başlıklı metinde, 29 Aralık'tan itibaren
ek parasal sıkılaştırmaya gidildiğini belirtti. Ek parasal sıkılaştırmanın asıl olarak
açık piyasa işlemleri yoluyla sağlandığı ifade edilen bu duyuruda, politika faizinden
yapılan fonlama miktarının geçici bir süre için azaltılarak normal günler için ilan
edilen alt sınırın altına düşürülebildiğine vurgu yapıldı, gerekmesi halinde bu işlemleri
destekleyici yönde, sterilize edilmemiş (etkili) döviz satışlarının ve doğrudan müdahalenin
kullanılmasının da söz konusu olabildiği kaydedildi.

Açıklamada, “Burada amaçlanan döviz kurundaki iktisadi temellerden kopuk hareketlerin
enflasyon beklentilerini bozmasına izin vermemektir. Ek parasal sıkılaştırmanın güçlü
ve etkili olması esastır. Uygulamanın süresi enflasyon görünümünü etkileyen ana unsurlardaki
düzelmenin hızına bağlı olarak değişebilecektir” denildi.

Aynı tarihte ve 3 Ocak'ta yapılan TCMB açıklamalarında da “İstisnai Dönemlerde Uygulanacak
Para Politikası”na ilişkin duyuruda belirtilen nedenlerle piyasaya satım yönünde
doğrudan müdahale edildiği bildirildi. TCMB'nin 23 Aralık itibariyle 10 milyar 202
milyon doları altın, 82 milyar 847 milyon doları da brüt döviz rezervi olmak üzere
toplam 93 milyar 49 milyon dolarlık rezervi bulunuyor.

uptrend
06-01-2012, 20:44
Asgari ücretliye tek çekimde Ferrari alacak limit vermişler

Bankalardan şaşırtan uygulama
Kredi kartlarına limit sınırlamasına karşı çıkan bankaların, asgari ücretliye bile
250 bin liralık limit tahsis ettikleri ortaya çıktı. BDDK, şimdi mevcut limitleri
kademeli olarak düşürmenin yollarını arıyor.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın açıklamaları ile gündeme gelen, kredi kartlarına
limit sınırlaması getirilmesine ilişkin çalışmalar tüm hızıyla sürerken, bankaların
düşük gelirli vatandaşlara tek çekimde Ferrari alacak kadar kart limiti verdiği tespit
edildi. Kart limiti konusunda Avrupa başta olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları
da inceleyerek Türkiye’ye uygun bir model geliştirilmesi için çalışan Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) oluşturduğu komisyon, bankaların tüketicilere
verdiği kredi kartları limitleri ile ilgili de ön çalışma yaptı. Komisyonun yaptığı
çalışmada, bazı bankaların tüketicilere ‘gelirlerini’ dikkate almadan rekor düzeyde
kredi kartı limiti tahsis ettiği belirlendi. Örneğin, kayıtlarda asgari ücret düzeyinde
geliri olan bir tüketiciye 250 bin liralık kredi kartı limiti verilmesi uzmanları
bile şaşırttı.

İşyeri sahipleri için formül
Yine yapılan incelemelerde, her yıl zarar yazan esnaflara da 50 bin, 100 bin lira
gibi sermayesinin çok üzerinde kredi kartı limitleri tahsis edildiği saptandı. Bazı
iş adamlarına ise bankalar tarafından verilmiş ‘limitsiz’ kartların olduğu da yine
bu araştırma kapsamında belirlendi. BDDK’nın yaptığı araştırmada, kredi kartlarının
küçük esnaflar başta olmak üzere birçok işyeri sahibi tarafından, çek veya senet
gibi kullanıldığı tespit edildi. Bu nedenle kredi kartlarına limit sınırlaması getirilmesi
halinde, kredi kartları ile büyük tutarda mal alıp satan işyeri sahiplerinin zor
durumda kalacağı görüldü. Bunun için formüller geliştirilmesi amaçlanıyor. Bulunan
formüller arasında ise mevcut rekor düzeydeki kredi kartı limitlerinin kademeli olarak
düşürülmesi yer alıyor.

BDDK’da limit havuzu oluşturulacak
BDDK’nın üzerinde çalıştığı kredi kartlarına limit getirilmesine ilişkin çalışma
çerçevesinde, bir limit havuzu oluşturulacak. Havuzda, tüm kredi kartı sahiplerinin
limiti yer alacak. Bankalar da kredi kartlarındaki limitleri, havuzdaki limitlere
bakarak belirleyecek. Örneğin, yıllık 10 bin lira geliri olan bir tüketicinin aylık
kredi kartı limiti 5 bin lira olacak. Tüketici isterse, bin lira limitli beş kart
taşıyabilecek. Ya da tüm limitini tek kartta toplayabilecek. Bunun için de yeni yazılım
programı geliştirilmesi gerekiyor. BDDK uzmanları, konunun hukuki boyutunun yanı
sıra programın geliştirilmesi için de çalışıyor.

uptrend
06-01-2012, 20:46
Temiz sicil bu ay başlıyor!

Bankalar, müşterilerinin ödeme alışkanlıklarını takibe alarak temiz sicil kaydı oluşturacak.
Karnesi temiz olanlar kredi imkânlarından daha kolay yararlanacak

Türkiye Bankalar Birliği, "pozitif sicil uygulamasına" bu ay başlıyor. Bugüne kadar
sadece müşterinin negatif sicil kaydını tutan bankalar artık temiz sicili de kayda
alacak. Bankalar, GSM, elektrik, doğalgaz şirketleri ile anlaşmalar yaparak vatandaşın
ödeme alışkanlıklarını da takip edecek. Karnesi temiz olanlar kredi imkânlarından
daha kolay yararlanacak. Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, yeni
sistemle geriye doğru 5 yıl gidilerek ödeme alışkanlıklarının görülebileceğini
söyledi. Risk Merkezi'nin Merkez Bankası'ndan Türkiye Bankalar Birliği'ne
devredilmesiyle birlikte yeni bir dönem başladı. Artık tüketicilerin hem negatif
hem de pozitif kredi ve diğer kamu ödemelerine ilişkin sicili bu merkezden izlenmeye
başlıyor. Bu merkezde sadece bankacılık değil, leasing, faktoring ile ilgili bütün
müşteri bilgileri de yer alıyor.

ÖDEMELER TAKİPTE
Ayrıca belediyeler, doğalgaz şirketleri, ASKİ, İSKİ gibi kuruluşlara yapılan ödemeler
de bu merkezde konsolide edilecek. Artık, bir vatandaş otomobil almak için bayiye
gittiğinde kredi sicilini sorgulayabilecek. Borcunu, faturasını düzenli ödeyenlere
iyi koşullarda ödeme planı sunulacak. Ekonomi yönetimi Risk Merkezi'ne GSM şirketleri,
elektrik, su, doğalgaz şirketleriyle de anlaşma yapması konusunda geniş yetki verdi.
Böylece vatandaşların ödeme alışkanlıklarıyla ilgili veriler daha hızlı bir şekilde
güncellenebilecek.

ÇEK MAĞDURLARINA MÜJDE
Karşılıksız çek keşide etme eylemine adli nitelikte bir yaptırım uygulanması nedeniyle
yaşanan sıkıntılara çözüm bulmayı amaçlayan tasarı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Tasarıya
göre, kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak 'karşılıksızdır' işlemi yapılmasına
sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte
bir yaptırıma dönüştürülecek. Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline
çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili olarak uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası,
300 TL'den 3 bin TL'ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.

BEŞ YIL GERİYE BAKILACAK
Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Keskin, sistemin ayrıntılarını ve işleyişini
SABAH'a anlattı. Keskin, şu bilgileri verdi: "Bugüne kadar çek verenler konusunda
hep negatif bilgiler isteniyordu. Örneğin müşteri 99 çekini ödemiş ancak birisi ödenmemiş.
Sadece ödenmeyen görünüyordu. Şimdi verilen bütün çekler izlenebilecek. Beş yıl geriye
doğru gidilebilecek. Çek ödeme alışkanlığı bir bütün olarak görülebilecek. 100 çek
verip 50'si karşılıksız çıkanı ayrı ayrı görme şansı olacak. İşini dürüstçe yapanlar
ödüllendirilecek."

LİMİTE 'REYTİNG' AYARI
Kredi kartı harcamalarını kontrol altına almak ve riskleri azaltmak amacıyla kartlara
getirilmesi planlanan "tek limit" uygulamasının detayları da ortaya çıkıyorı. Limit,
gelir ve mal varlığına göre saptanacak. Kredi izleme sistemi ile vatandaşa reyting
verilecek. Bu reytinglere göre derecelendirme yapılacak. Her kart sahibinin tek limiti
olacak. Vatandaşın limiti, gelirinin en fazla iki-üç katı olabilecek.

uptrend
07-01-2012, 17:20
Avrupa’da kriz dinmek bilmiyor yeni yılın ilk uyarısı Belçika’ya

Avrupa’da kriz bölgesinden uzak durmaya çalışan Belçika’ya yılın ilk günlerinde bütçe
açığı uyarısı geldi. AB Komisyonu, Belçika’nın programını fazla iyimser buldu

Avrupa Birliği’nin bütçe açıkları konusunda izlemeye aldığı ülkeler arasında yer
alan Belçika, aralık ayında devreye sokulan kurallar çerçevesinde Komisyon tarafından
bir kez daha uyarıldı. AB Komisyonu, Belçika’da koalisyon hükümetini oluşturan siyasi
partilerin yoğun pazarlıklar sonucunda hazırladığı 2012 bütçesini “fazla iyimser”
bularak ek tasarruf önlemi talep etti. 1.2 ile 2 milyar euro düzeyinde yeni bir kesinti
isteyen Komisyon, Belçika’ya pazartesiye kadar süre verdi.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Olli Rehn tarafından Belçika Maliye Bakanı Steven
Vanackere’ye gönderilen mektupta, yapılan incelemeler sonucunda 2012’de Belçika’nın
kamu açıklarının gayrisafi yurt içi hasılasına oranının hükümetin öngördüğü gibi
yüzde 2.8 değil yüzde 3.25 oranında olacağının tespit edildiği belirtildi. AB kuralları
gereği bu oranın yüzde 3 oranını aşmaması gerekiyor.

Rehn, önümüzdeki günlerde beklenen kesintinin yapılıp Komisyon’a iletilmesi halinde
“Belçika’nın kendisinden beklenen mali çabayı göstermiş sayılacağının” altını çizdi.

‘Hesaplar şaşmadı’
Komisyon’dan gelen uyarıyı sıcak karşılamayan ve kendi hesaplamasının doğruluğunda
ısrarcı olan Belçika hükümetinin ilgili bakanları durum değerlendirmesi yaptı. Komisyon’un
tutumunda ısrarcı olması halinde Belçika’nın 2012 bütçesinde kesintiye gitmesi kaçınılmaz
olacak. Ancak bunun Komisyon’un beklediği gibi en geç pazartesiye kadar yapılması
ihtimali oldukça düşük gözüküyor.
Bu durumda Komisyon’un istediği kesintiler yapılana kadar bazı harcamaların geçici
olarak dondurulması formülü öne çıkıyor. Hükümet kurma çalışmaları sırasında 11.3
milyar euro düzeyinde kesinti yapan Belçika’nın bu oranı daha da artıracak adım atması
iç siyaset açısından ciddi sorun yaratma potansiyeli taşıyor.
Geçen yılın sonuna doğru Belçika’yla birlikte Macaristan, Polonya, Kıbrıs ve Malta’yı
bütçe konusunda uyaran ve önlem talep eden AB Komisyonu, 11 Ocak’ta bu beş ülkeyle
ilgili değerlendirmesini açıklayacak.

Fitch de not kırdı
Son dönemde siyasi ve ekonomik alanda çalkantılı bir dönemden geçen Macaristan’ın,
Uluslararası Para Fonu’yla yürüttüğü anlaşma pazarlıklarında yaşanan tıkanıklık ülkenin
notunun bir kredi derecelendirme kuruluşu tarafından daha düşürülmesi sonucunu doğurdu.
Fitch, Macaristan’ın notunu negatif görünümle BB+ seviyesine çekti. Fitch, bu adımıyla
Moody’s ve Standard & Poor’s’un daha önce attığı adımı izlemiş oldu.

Danimarka ‘euro’da topa girmiyor
Danimarka, Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı sırasında euro görüşmelerine önderlik
etmeyeceğini bildirdi.

Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ülkesinin Euro Bölgesi’nin istikrara kavuşturulmasını
hedefleyen yeni anlaşma oluşturulması görüşmelerine öncülük yapmayacağını açıkladı.
Yeni anlaşmanın Euro Bölgesi girişimi olması nedeniyle, euro kullanmayan 10 AB üyesinden
biri olan Danimarka’nın bu anlaşmanın oluşturulmasına önderlik etmeyeceğini belirten
Thorning-Schmidt, AB ülkelerinin borç krizinin aşılmasına çalıştığı için “önemli
ve gerekli kararları” destekleyeceklerini kaydetti.
İngiltere hariç diğer AB ülkelerinin tamamı, Avrupa finansal piyasalarında istikrarı
sağlamayı ve bütçe kontrollerini güçlendirmeyi amaçlayan yeni anlaşmaya dahil olmayı
düşüneceklerini bildirmişti. Danimarka, 1 Ocak’ta devraldığı AB dönem başkanlığı
görevini altı ay sürdürecek.

Soros: AB’de dağılma bir felakete yol açar
Yatırım dünyasının ünlü isimlerinden George Soros, Avrupa bölgesinde yaşanan krizle
birlikte Euro’nun çökmesi ve Avrupa Birliği’nin (AB) dağılmasının küresel finans
sistemi üzerinde felaket boyutunda etkiler yaratacağını söyledi

Soros, Euro’nun Avrupa Birliği’nin siyasi bütünlüğünü tehlikeye attığını ifade etti.
Ünlü yatırımcı Soros, Euro Bölgesi krizinin 2008’de çıkan krizden daha ciddi ve daha
tehlikeli olduğunu kaydetti. Soros ayrıca, bazı Euro Bölgesi ülkelerinin kreditör
ve borçlu ülkeler arasındaki dengesizlikler nedeniyle daha fazla kemer sıkma önlemi
almak zorunda kalabileceğini kaydetti. Soros, yaşanan krize çözüm bulunması konusunda
henüz net bir tablonun görünmediğini de ifade etti.

uptrend
09-01-2012, 09:06
Ziraat Yatirim Menkul Degerler ( http://www.ziraatyatirim.com.tr ) Tarafindan Hazirlanan Günlük Bülteni:
"HISSE SENETLERI PIYASASI:
IMKB haftanin son islem gününde saticili seyrini sürdürdü. Yurt içinde Merkez Bankasi Baskani Erdem Basçi’nin yaptigi degerlendirmelerin piyasalar tarafindan belirsizlik olarak algilanmasinin yani sira Euro bölgesinde borç krizi endiselerinin sürmesi sonrasi yurt disi piyasalardaki olumsuz görünümün devam etmesi IMKB’de satislarin artmasina neden oldu. ABD’de beklentilerin üzerinde gelen tarim disi istihdam verilerine ragmen IMKB’de satislar artarken IMKB-100 Endeksi haftayi 1.022 puan düsüsle 50.183 seviyesinden tamamladi. Bugüne 50.550 pivot direnç seviyesi hedefli yükselisle baslayan endeksin gün içinde bu seviyeyi geçmesi durumunda yükselis hareketine 51.100 orta vadeli pivot direnç seviyesi hedefli devam etmesi beklenmelidir. 51.100 orta vadeli pivot direnç seviyesinin geçilmesi durumunda ise yükselisin ivmelenerek 52.100 ana direnç seviyesini hedefleyecegini düsünüyoruz. Ayrica 50.550 pivot direnç seviyesinin geçilememesi ve tepki satislarinin etkili olmasi durumunda endekste 50.000 pik destek seviyesi hedefli gerileme yasanabilir. 50.000 pik destek seviyesi altinda ise 49.650 ara destek ve 49.150 ana destek seviyeleri hedeflenecektir.

uptrend
10-01-2012, 06:48
Sec, bankaların avrupa borc krızınden kaynaklanan rısklerı konusunda daha fazla detay vermesını ıstedı



abd sermaye pıyasaları duzenleyıcı otorıtesı sec bankaların avrupa borc
krızınden kaynaklanan rısklerı konusunda daha fazla ayrıntı yayınlamalarını
ıstedı.


-matrıks-

uptrend
10-01-2012, 06:49
Rbs yatırım bankacılıgında ısten cıkarmalar beklenıyor


sky news'da yer alan haberde royal bank of scotland group'un yatırım
bankacılıgı alanında calısanlar arasında 4 bın kısının ısten cıkarılmasının
planlandıgı ve buna ılıskın kararın bu hafta ıcınde acıklanacagı ıfade edıldı.

uptrend
10-01-2012, 07:09
Bofa-merrıll, 2.000 dolar/ons olan 12 aylık altın fıyatı tahmınını degıstırmedı

bank of amerıca-merrıll lynch, fundementallerde buyuk bır degısıklık olmadıgı
gerekcesıyle 12 aylık altın fıyat hedefını 2.000 dolar/ons sevıyesınde
bıraktıgını bıldırdı.

Kurum tarafından yayınlanan bır raporda, "yatırımcılar, muhtemelen net altın
alıcısı olarak kalacak" denıldı.

uptrend
10-01-2012, 07:11
Avrupa bankaları nakıt zengını fırmalardan kredı alıyorlar

cnbc.com'da yayınlanan bır habere gore; johnson & johnson, pfızer, ve peugeot
gıbı fırmalar, avrupa'da zor durumda bankalara kredı vererek, geleneksel
musterı ve kredı veren ılıskını tersıne cevırdıler.

Konuya yakın kaynaklar nakıt zengını sozkonusu sırketlerın repo anlasmaları
yoluyla, bankaların gunluk nakıt ıhtıyaclarını karsıladıklarını soyluyorlar.

uptrend
10-01-2012, 07:24
ABD'nin borcu, ülkenin GSYH'sı büyüklüğüne ulaştı.

USA Today'da yer alan habere göre ABD'nin borcu, ülkenin GSYH'sı büyüklüğüne ulaştı. Federal hükümetin
kreditörlerine, emeklilik programlarına ve diğer programlara olan borcu 15.23 trilyon Dolar seviyesine
ulaştı. Bu, ABD ekonomisinin Eylül ayı itibariyle 15.17 trilyon Dolar olan yıllık GSYH'sına neredeyse eşit .
Uzin vadeli projeksiyonlar borcun, ekonomiden daha hızlı büyümeye devam edecveğine işaret ediyor.
Ekonomide büyümenin, borçlarda büyüme oranını yakalaması için yıllık yüzde 6 olması gerekiyor.

uptrend
10-01-2012, 07:25
2011 de Hedge Fonlar kaybetti.


HedgeFund Intelligence Database'in verilerine göre 2011 yılında neredeyse her 10 hedge fondan 6'sı para kaybetti.

En büyük kaybı da Asya merkezli fonlar yaşadı. Asya merkezli fonlar yüzde 5.70 düşüş gösterdi.
Avrupa fonları yüzde 2.45 gerilerken, ABD fonlarında kayıp yüzde 0.5 ile sınırlı kaldı.

YILDIRIMM
10-01-2012, 08:24
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(ŞEKER YATIRIM)

"İMKB: Yurt dışı borsalara paralel bir seyir izleyen Endeks haftanın ilk işlem gününde
düşüşünü sürdürdü. Gün içinde Merkel ve Sarkozy’nin Euro borç krizi hakkında yapmış oldukları
açıklamaları takip eden piyasalar, açıklamaların piyasaları tatmin etmemesi nedeniyle
satışlarla karşılaştı. Avrupa borsalarındaki satışların etkisinde gün içinde 50.000
seviyelerinin altına sarkan İMKB-100 Endeksi günü 346 puan düşüşle 49.837
seviyesinden tamamladı. ABD’de dördüncü çeyrek bilançolarına yönelik olumlu
beklentiler, ABD borsalarının günü yükselişle tamamlamasını sağlarken, ABD
borsalarının ardından Asya borsaları ve ABD vadeli işlemleri güne alıcılı bir seyirle
başladı. Dolayısıyla yurt dışında bugün yaşanan hafif yükselişlerin etkisinde güne alıcılı
bir seyirle başlamasını beklediğimiz İMKB’nin sonrasında yurt içinde alternatif
piyasalara, yurt dışında ise Avrupa borsalarına odaklı seyrini sürdüreceğini
düşünüyoruz.

Para ve Döviz Piyasaları:

Lira dün bir önceki kapanışa göre %0,51 değer kazanarak 1,8696 seviyesinden
kapandı. Döviz sepeti bazında lira %0,31 değer kazandı. Dün Merkez Bankası döviz
satım ihalesinde $150 mn sattı. Öte yandan Merkez Bankası açtığı bir haftalık repo
ihalesinde ortalama %11,96 seviyesinden 7 milyar lira borç verdi. Tahvil bono
piyasasında se gösterge tahvilin faizi bir önceki kapanışa göre 1 baz puan azalarak %
11,42 seviyesinden kapandı."

YILDIRIMM
10-01-2012, 08:26
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

"Dün Sarkozy-Merkel görüşmesinde Yunanistan konusunun önemi bir
kez daha ortaya çıktı. Yunanistan’ın ikinci kurtarma paketi konusunda
hızla bir ilerleme kaydetmezse bir sonraki kredi dilimini
alamayabileceğinin belirtilmesi önemliydi. Bugün Yunanistan bono
ihalesi önemli gündem maddelerinden biri. İhalede yüksek
gerçekleşebilecek faiz veya planlananın altında gerçekleşebilecek
satış miktarı negatif hava yaratabilir. Bugün ayrıca Merkel ve IMF
Başkanı Lagarde Yunanistan konusu üzerine görüşecekler. Buradan
gelebilecek haber akışı da gün içinde önemli olabilir.
Dün Sarkozy-Merkel görüşmesinde Yunanistan konusunun önemi bir kez
daha ortaya çıktı. Yunanistan’ın ikinci kurtarma paketi konusunda
hızla bir ilerleme kaydetmezse bir sonraki kredi dilimini
alamayabileceğinin belirtilmesi önemliydi. Yeni AB anlaşmasının 1
Mart’a kadar imzalanmasının hedeflendiği ve ayrıca Ocak ayı sonunda
finansal işlem vergisine yönelik detayların açıklanacağı da
belirtildi. İngiltere ise küresel bazda uygulanmadığı sürece finansal
işlem vergisini veto edeceğini açıkladı.
Küresel risk barometresi olan S&P 500 endeksi %0.23 artışla günü
tamamladı. ABD’de seans sonrasında açıklanan alüminyum üreticisi
Alcoa’nın önümüzdeki çeyreğe yönelik olumlu beklentilerini dile
getirmesi ve Çin’de açıklanan dış ticaret fazlası rakamının 16.5
milyar dolar ile beklentilerden oldukça iyi yönde gelmesi bu sabah
olumlu hava yaratıyor (beklenti:8.80 milyar$ önceki:14.5 milyar$).
Asya piyasaları genelinde olumlu görünüm hakim.
Dün dikkat çektiğimiz Çin'deki yükselişinin ardından Çin bu sabah
yine %2.5 artıda ki bunun olumlu bir gösterge olduğunu düşünmeye devam
ediyoruz. Çin’de bir süredir konuşulan zorunlu karşılık oranlarının
düşürülebileceğine yönelik beklentilerin devam ettiğini belirtelim.
Bugün Yunanistan bono ihalesi önemli gündem maddelerinden biri.
İhalede yüksek gerçekleşebilecek faiz veya planlananın altında
gerçekleşebilecek satış miktarı negatif hava yaratabilir.
Bugün ayrıca Merkel ve IMF Başkanı Lagarde Yunanistan konusu
üzerine görüşecekler. Buradan gelebilecek haber akışı da gün içinde
önemli olabilir.
Dün ABD’de seans sonrasında açıklanan Alcoa finansalları ile
bilanço sezonu açıldı. Hissede -0.029 hisse başı zarar beklentilerine
karşı hisse başı zarar -0.03 seviyesinde gerçekleşti. Ancak ciro
rakamının beklentilerden iyi yönde gerçekleşmesi ve diğer taraftan
şirketin önümüzdeki çeyreğe yönelik talep artışı gibi olumlu
beklentilerini dile getirmesi olumlu hava yarattı. Haftanın geri
kalanında ise 13 Ocak’da JPMorgan Chase & Co (beklenti:0.93$)
finansalları açıklanacak. Önümüzdeki hafta ise önemli banka
finansallarının açıklanacağını not edelim.
Hafta genelinde Perşembe günkü İngiltere (%0.50) ve Avrupa Merkez
Bankaları (%1.0) faiz kararları ve sonrasındaki açıklamalar odak
noktasında. Her iki bankanın da değişikliğe gitmesi beklenmiyor.
Ayrıca ABD’de açıklanacak Perakende Satışlar, Haftalık İşsizlik
Başvuruları ve Michigan Tüketici Güven Endeksi verileri takip
edilecek.
İhale tarafında bugün Yunanistan’da 182 günlük 1.25 milyar euro
tutarında ihaleler var (TSİ ile 12:00). Hafta genelinde ise Çarşamba
günü Almanya, Perşembe günü İtalya (kısa vadeli), İspanya ve Cuma günü
İtalya ihaleleri önemli.
Büyük resimde ise ABD tarafından iyi veriler gelmeye devam ederek
pozitif beklenti yaratırken (özellikle geçen hafta ABD’de açıklanan
tarım dışı istihdam rakamı 200.000 artışla son dönemde güçlü gelen
makro verileri teyit etti), euro bölgesi borç problemi ve başta Çin
olmak üzere büyüme endişeleri global piyasalar genelinde ana endişe
kaynağı olmaya devam ediyor. Borç problemi özellikle 2012 yılının ilk
yarısında baskı unsuru olmaya devam edecek ve bunun global gelişmekte
olan piyasalar içerisinde en fazla Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika
bölgesini etkilemesi bekleniyor. Bugün izlenecek veriler:
12:00 Yunanistan'da 1.2 milyar euro tutarında 182 günlük bono
ihalesi var

SEKTÖR HABERLERİ

Bankacılık Sektörü Haftalık Verileri
2011 yılının son haftası için BDDK verilerine göre:
Kredi büyümesi yıllık 29,5% olarak gerçekleşti: Son hafta TL
krediler %1,3 artarken YP krediler dolar bazında %0,5 azaldı. Toplam
krediler haftalık %0,9 arttı. TL Kredi artışı yıllık %26 olarak
gerçekleşti. Daha önce TL krediler için %25 yıllık büyüme limiti
vardı. Böylece hükümetin beklentisiyle paralel büyüme gerçekleşmiş
oldu. YP Kredi artışı TL bazında %39 olarak gerçekleşti. Kur
etkisinden arındırıldığında YP kısımda yıllık artış %13.
Takipteki krediler oranı %2,6 olarak gerçekleşti: 3Ç11 başında
%2,7, 2010 sonunda ise %3,6’idi. Mevduat yıllık büyümesi 13,4%,
haftalık %0,4 artış yaşandı: YP mevduatlar TL bazında %0,7 azalırken
TL mevduatlar %0,1 arttı.
Repo kalemi likidite gereksinimlerine bağlı olarak haftalık %4,9
azalırken, yıllık artış ise %68,7 seviyesine geriledi.

Mevduatlarda stopaj oranları değişebilir

Milliyet Gazetesi’nde bugün çıkan habere göre hükümet mevduatlarda
vadeyi uzatabilmek ve uzun vadeli mevduatı özendirmek adına
mevduatlarda vadeye göre kademeli olarak stopaj oranını indirmeyi
planlıyor. Hali hazırda bu oran bilindiği üzere tüm vadeler için
%15’tir. Söz konusu uygulamanın Mart sonuna yetiştirilmesi
planlanmaktadır.
Görüşümüz: Eğer gerçekleşirse bu uygulama bankalar için olumlu
olacaktır. Mevduat vadesinin uzatılması ile uzun vadeli kaynak
yaratılıp bankaların fonlama tarafında yükleri hafifleyecektir. Aynı
zamanda, bilançolardaki aktif-pasif vade uyuşmazlığı sektör genelinde
azalacaktır.

ŞİRKET HABERLERİ

HSBC Denizbank’ın satış sürecinden çekildi.
Bilindiği üzere Denizbank'ın satış süreci ile medyada çıkan
haberlere göre şu ana kadar HSBC ve Körfez ülkeleri bankaları
ilgileniyordu. Dün Bloomberg HT'nin Sky News'a dayandırarak verdiği
haberde ise HSBC'nin Denizbank teklifini geri çektiğinden bahsedildi.
Daha önce medyada yer alan haberlerde HSBC'nin Denizbank'ı alması
durumunda meydana gelecek birleşmede şube kapatılması ve personel
azaltılması gibi konuları gündeme geleceği ve bu sebeple de BDDK'nın
birleşme sürecine sıcak bakmayabileceği belirtiliyordu.
Diğer yandan Ekonomist dergisinin bu haftaki sayısında, Dexia
Denizbank için 1,5 ile 2,0 arasında fiyat/defter değeri çarpanı için
pazarlıklar yürütüldüğünden (3 ile 4 milyar USD) bahsediliyor,
bankanın mevcut durumda piyasa değeri ise 4,8 milyar dolar
düzeyindedir.

DÖVİZ

TCMB'nin beklentilerin aksine dünü "istisnai" ilan etmesi ve
TCMB’nin %5,75 politika faizi yerine %12’ye yakın bir faizden TL
fonlama yapmasının ardından dolar/TL 1,8800’li seviyelerden 1.8673'e
kadar geriledi. İşlem hacmi düşük kalsa da TL diğer gelişmekte olan
ülke para birimlerine göre daha iyi işlem gördü. Ayrıca TCMB biri
rutin ikisi gün içi olmak üzere 50'şer milyon dolarlık üç döviz satım
ihalesi gerçekleştirdi. Günü 1,8720- 1,8750 fiyat aralığında kapatan
dolar-TL bu sabah 1,8635-1,8650 fiyat bandında işlem görüyor. Gün
içinde TCMB’nin döviz ihaleleri ve TL fonlamasına bağlı olarak
dolar-TL’de 1,8650-1,8850 fiyat bandının korunmasını bekliyoruz.

TAHVİL-BONO

Bono piyasasında yaprak kımıldamıyor. Önümüzdeki haftadan itibaren
başlayacak Hazine ihaleleri bekleniyor. Geçtiğimiz haftayı %11.43
bileşik faizden kapatan 04.12.13 vadeli gösterge tahvil dün
%11,42-%11,43 seviyesinden işlem gördü. Valörlü işlemlerde işlem bile
görmedi. Bu sabah tezgahüstü piyasada %11,40- %11,46 bileşik
aralığında. Bu hafta dar bantta hacimsiz seyrin sürmesini beklediğimiz
piyasada gösterge tahvilin %11,30-%11,80 bileşik aralığında kalacağını
tahmin ediyoruz."

uptrend
10-01-2012, 09:16
GOLDMAN SACHS, "TÜRK BANKALARI IÇIN TAVSIYELERIMIZ VE FIYAT HEDEFLERIMIZ DEGISMEDI"


Goldman Sachs, Türk bankalarinin belirsiz makro görünüm,sıkı
likidite sartlarinin karliliga yarattigi baski nedeniyle son 3
ayda yüzde 24 deger kaybettiklerini ancak içinde bulunulan belirsizlik
ortaminda bu fiyat düsüslerine ragmen bankalar için fiyat hedefleri
ve tavsiyelerini degistirmedigini bildirdi.

Akbank, Is Bankasi ve Garanti için tavsiyesinin 'sat', Yapi Kredi
ve Vakifbank için ise 'Nötr' oldugunu hatirlatan Goldman Sachs,
ortalamanin üzerinde öz sermaye karliligi saglayacagi beklentisi ile
Halkbank için tavsiyenin 'al' olmaya devam ettigini vurguladi.

Sıkı likidetin banka karliliklari üzerinde baski yarattigina
isaret eden Goldman Sachs, ekonomistlerinin TCMB'nin TL'de likiditeyi
saglamak için daha fazla politika adimi atmasi gerektigine
inandiklarini vurguladi.
Goldman Sachs ekonomistleri, yüksek cari islemler açigi,
yüzde 10 civarinda enflasyonun TL üzerindeki deger kaybi baskisinin
gelecek 2 çeyrekte devam edecegine isaret ettigini belirtirlerken,
faizlerin de gelecek 3 ayda yükselmisini O/N faiz araliginin yüzde 5-14
seviyesine çikmasini beklediklerini de ifade ediyorlar.

Ekonomistler, kisa vadeli faizlerin yüzde 11'den yüzde 13'e yükselmesinin
2012-2013 net kar tahminlerinde ortalama yüzde 13 indirime yol
açacagini da vurguluyorlar.

BUHARA
10-01-2012, 16:05
FITCH: YUNANISTANIN OZEL SEKTOR BORCLARINDA YUZDE 60 INDIRIM BORC YUKUNU HIZLA DUSURMEZ-MATRIKS- ona güvenmeyin demek istiyor. esas düşürmeniz gereken borç yükünü düşürmeye bakın demek istiyor.

BUHARA
10-01-2012, 16:05
FITCH: FRANSANIN NOTU, BANKALARI VE EFSFYE OLAN YUKUMLULUKLERI NEDENIYLE RISK ALTINDA -MATRIKS- zaten hep oldu olacak beklentisi içinde piyasalar. ols da kurtulsa bari.

uptrend
11-01-2012, 07:34
MOODY'S, "TÜRK SIRKETLERI IÇIN IHTIYATLI GÖRÜNÜME RAGMEN DURAGANIZ"

Uluslararasi kredi derecelendirme kurulusu Moody's, Türk sirketleriiçin ihtatli görünüme ragmen duragan olduklarini, bu durumun Türk sirketlerinin gelecek 12-18 ayda varlik kalitelerinin etkileme potansiyeline sahip risk faktörlerini yansittigini bildirdi.

Moody's Baskan Yardimcisi Martin Kohlhase yaptigi açiklamada, "Finansal olmayan Türk sirketleri için duragan görünümüz, not verdigimiz sirketlerin, Türk ekonomisinde 2012'de yasanacak yüzde 2.5-3.5seviyesinde ilimli büyümeden fayda saglayacaklari beklentimizi temel aliyor. Bununla birlikte Türk sirketle için görünümümüz, kredi kalitelerini etkileyebilecek çesitli risk faktörlerinin sonucu olarak ihtiyatli. Bu riskler finansal piyasa oynakligi, yeniden finansman ve büyüme ile iliskili" diye konustu.

Moody's raporunda açik bir ekonomi olarak Türkiye'nin dünya ticaretinde ve dogrudan yabanci sermaye akislarinda yavaslamanin etkilerine karsi kirilgan oldugunu, olay riskinde artisin Türk ekonomisinin performansini etkileyebilecegini vurguladi.

Moody's ayrica, Türk Lirasi'nin deger kaybetmeye devam etmesi halinde borç geri ödeme ve servisinin daha zor hale gelebilecegini, Türk sirketlerinin yerel bankalarin kisa vadeli taahhütsüz kredihatlarina asiri bagimliliklari nedeniyle yeniden finansman risklerine karsi kirilgan olduklari da ifade etti.

uptrend
11-01-2012, 07:59
Gunluk bulten (turkısh yatırım)

normal gune denk geldı.
Abd’den hergecen gun guclu verılerın gelmesı qe3
beklentısının azalmasına neden olurken, malı tablo acıklama donemınde
oldugumuzdan sırketlere yonelık beklentıler pıyasalara destek olurken, ab’de
yunanıstan’ın durumu ıcın lagarde ıle gorusme trafıgının artması, kredı
derecelendırme kuruluslarının basta ıtalya olmak uzere sorunlu ulke notları
ıcın ay sonuna ( lıderler zırvesının sonrasına ) tarıh vermelerı, bankaların
hala bır bırlerıne kredı vermek yerıne paralarını ecb’ye yatırmaya devam etmesı
avrupa tarfındakı stresın kaynagı konumu olmayı surduruyor. ıtalya ve ıspanya
ıhalelerı oncesınde lagarde gorusmelerınden sankı parasal kaynak saglanacakmıs
gıbı beklentıye burunmesı, ecb’den 25 baz puanlık ındırım garantı 50’ı
zorlanıra oynayan pıyasalar, fıtch’den de fransa’nın kredı notuna yonelık
endıselerı oteleyen acıklamaların ve cın ekonomısınde yumusak ınıs
beklentısının artması ve para polıtıkasını gevsetıcı onlemler yolda
spekulasyonları, bu olumlu beklentılerı altında yunanıstan’ın bıle 6 ay vadelı
bono ıhracındakı basarısı, persembe gunku ecb toplantısından avrupa
pıyasalarına yonelık ek tahvıl alımını ıceren daha aktıf olmayı destekleyen
beklentılerın artmasına neden olunca rallı’de beraberınde gelıyor euro/dolar
karsında yukselıyor. Yurtıcınde ıse merkez’ın normal gun demesı bıle
pıyasaların yukselmesıne zaten dort gundur dusuyorduk dun ıcın yeterlı oldu.
Fakat elektrıkten sonra 6 mılyar dolarlık ıstanbul bogazına ucuncu kopruyude
kapasayan kuzey marmara otoyol projesı ıhalesıne de fınansman saglama
sorunları nedenıyle talep’ın gelmesı de sok oldu. Her ne kadar f/k ve pd/dd
degerlerımızle ıskontolu ıslem gormeye devam edıyorsakta, sovyetler bırlıgının
dagılmasından sonra ortaya cıkan rusya federasyonunda bıle enflasyon 2011
yılını %6,1 sevıyesı ıle en dusuk sevıyeden kapartması bızım neden ama
dememızı engelleyen nedenlerden sadece 1 tanesıdır. Bugune baktıgımızda 10 ay
sonunda 65 mılyar doları gecen carı ıslemler acıgının kasım ayında ne olduguna
(5,3 mılyar dolar beklentı ), almanya’nın 4 mılyar euroluk 5 yıllık tahvıl
ıhalesınde nasıl bır faız olusacagına ,macarıstan’ın ımf/ab ıle yardım
paketını muzakerelerıne, sarkozy-lagarde gorusmelerınden ne ıbı bır sonuc
cıktıgına odaklanacagız. Yurtıcı ve dısından fınansman bu yıl fınansman
konusunda sıkıntılı bır donem gececegının ılk net ısaret oldu bu ıhale.
ımkb’de yasanan sert yukselısı gerı cekılmelere gosterdıgımız tepkı olarak
degerlendırmekte ve 52,500 sevıye’sı hacımlı gecılmeden yukselıs trendınden
bahsetmek ıcın cok erken oldugunu dusunmekteyız.

YILDIRIMM
11-01-2012, 15:49
YORUM-DÖVİZ PİYASASI(ANADOLUBANK)

Yurtiçi döviz piyasasında olumlu bir görünüm sergilendiği
ve yurtdışından olumlu haberler gelmesi durumunda düşüşün
devam edebileceği belirtiliyor.
Anadolubank Hazine Bölüm Başkanı Ahmet Turan, TCMB'nin TL
tarafını rahatlattığına değinerek, döviz tarafında da talebin
çok olmadığının görüldüğünü bildirdi.
Ahmet Turan, sepet tarafında gevşeme görüldükçe Merkez
Bankası'nın TL'nin musluklarını açmaya başladığını ve yüzde
5.75'lik repo ihalelerine başladığını ifade etti.
Turan, Merkez Bankası'nın yurtdışından döviz talebi olmadığını
açıkladığına dikkat çekerek, "Merkez Bankası yabancı talebini daha
iyi gözlüyor. 3-4 milyar dolar civarındaki alımların çoğunun
yerleşiklerden oluştuğu açıklandı. Buna göre spekülasyonu kendi
kendimize yaratmış olduk. Merkez Bankası 2012'nin TL yılı olacağı
yönünde oldukça iddialı açıklamalar yaptı. Dövizdeki beklentiyi
kırdı. Düşen avro/dolar paritesine rağmen dolar alımı gelmiyor.
Sepet seviyesi 2.1100'lere gevşedi" diye konuştu.
Avro/dolar paritesinde teknik olarak gevşemenin mümkün
göründüğünü vurgulayan Hazine Bölüm Başkanı Ahmet Turan, sözlerini
şu şekilde sürdürdü:
"Avro/dolar paritesi aşağı gevşedikçe sepetin aşağı inmesini
bekleyebiliriz. Dolar/TL kurunda gevşeme sürebilir. Yurtdışı biraz
keyifsiz görünüyor. Yurtiçi döviz piyasası yurtdışından bir miktar
kopmuş gibi duruyor.
Bugün Merkel-Monti tarafından açıklamalar geldi. Avro
toparlanamıyor. Avrupa'da sıkıntılar ve belirsizlikler devam ediyor.
Yurtdışına göre bir miktar daha iyi durumdayız. Kağıt tarafına da
bir miktar satış geldi. Son birkaç gündür piyasa iyi görünüyor.
Hem faiz toparladı hem de sepette gevşeme var. Teknik hareketlerin
de bunda etkisi var. 2.1000 bölgesi sepette psikolojik seviye. Şu
anda 2.1100 civarında bulunuyoruz. 2.1000 bölgesine yaklaştık.
Yurtdışından olumlu bir haber gelmedikçe sepetin burada tutacağını
düşünüyorum. 2.1000 seviyesinin altına iniş yaşanırsa en yakın
destek konumundaki 2.0700-2.0600 seviyesine gevşeme ihtimali var.
Piyasa alıcı olmadığı ve kötü bir haber gelmediği taktirde, kaymaya
meyilli.
TCMB günleri normal ve istisnai şeklinde ikiye ayırdı. Son
günlerde piyasa normal gün ilan edilmesinin de etkisiyle rahatlamış
görünüyor. Döviz tarafı gösterge konumunda. Dövizdeki kayma diğer
piyasaları da rahatlatıyor. Merkez Bankası TL'nin musluğunu daha
rahat açıyor. Dövizde sıkıntı olunca, Merkez Bankası TL'yi
sıkıştırmaya başlıyor ve bu durum İMKB'yi de zora sokuyor.
Piyasada büyük bir sıkıntı yok. Hareketler biraz da teknik
görünüyor.
Yurtdışında biraz daha olumlu gelişme olursa, aşağı yönlü
hareket hızlanabilir. Böyle bir durumda sepette 2.0000 civarına
doğru hareket olabilir. Ama Avrupa'da biraz daha somut olumlu
gelişmeler yaşanması bekleniyor. Merkez Bankası aksiyonu sepet
bazında 2.0700 ile 2.1000 bölgesine indirebilir. Ancak bu
seviyeden sonra somut gelişme beklenir. 2.0000-1.9500'lere
iniş yaşanması için konjonktürün değişmesi, Avrupa'da ciddi olumlu
gelişme olması gerekiyor, ki bize de flow girsin. Böylece elinde
dolar tutan veya son gelişmelerden dolayı döviz alan insanlar
çözülebilsin. Henüz hareket teknik özelliğini koruyor ve trend
başlangıcından daha çok düzeltme hareketi gibi görünüyor."

uptrend
13-01-2012, 07:57
Bofa ml: Turkıye'de ıkıncı ceyrekten once tavsıye artırımı zor

bofa merıll lynch tarafından yayınlanan raporda turkıye'de
yılın ıkıncı ceyregınden once bır donus beklenmedıgı ve burda
temel soru olarak turkıye'nın dovız konusundakı kırılganlıgı
ve ekonomıdekı yavaslamanın ne derecede kalacagının oldugu
ıfade edıldı. Bu yabaslamanın derecegının ancak mart/nısan
donemınde netlık kazanacagını bekledıgını belırten kurum bu
nedenle en erken 1. Ceyrek sonuna kadar turkıye'ye yonelık
tavsıyenın underweıght olarak korunacagı ıfade edıldı.

Tavsıyede bır artırımını daha erken bır tarıhe cekebılecek
faktorlerın ıse merkez bankasının polıtıka faızlerını bır
arac olarak kullanmaya yenıden baslaması ya da petrol fıyatlarında
sert bır dusus yasanması olacagı ıfade edıldı.

2012'de turkıye ıcın stagflasyonıst bır ortam olusması olasılıgını
dıslamak ıcın henuz cok erken oldugunu belırten bofa ml, temel
endısesının turkıye'de bır resesyon beklentısının ulkedekı cevık
bır yapıya sahıp ozel sektor sırketlerının ıstıhdam azaltmasına
neden olması oldugu ıfade edıldı.

Sozkonusu raporda enflasyonunu yuzde 10.5 sevıyesıne yukseldıgı
ve bu nedenle asgarı ucrette yuzde 12.4 oranında artırım yapıldıgı
hatırlatılarak turk sırketlerının dolar borclanmalarına olan
bagımlılıgı vurgulandı ve tek endısenın artan faız oranları ve ,
avrupa'dakı yavaslama degıl ayrıca artan malıyet baskıları oldugu
belırtıldı.

Ancak onumuzdekı aylarda turkıye'de ıstıhdamda onemlı kayıplar
yasanmadıgının gorulmesı halınde turkıye'nın resesyondan kacınabılecegı
ve 2012'de stagflasyon yasanmayacagı yonunde umutların yeserebılecegı
dıle getırıldı.


-matrıks-

uptrend
13-01-2012, 07:59
Altın teknık analızı (scotıamocatta)



altın fıyatları dun 1647 dolara yuksekerek gunu tamamladı. Bu
sevıye 200 gunluk hareketlı ortalamanın uzerınde ust uste ıkı
gun kapanıs yasanması anlamına geldı. Altın teknık dırenc noktası
1667 doları asmayı denedı ama bu cabası sonuc vermedı. Altın ıcın
bu asamada notral bır gorunum olustugunu ve bu gorunumun ancak
1605 doların asagı dogru kırılması halınde bozulacagını dusunuyoruz.

uptrend
13-01-2012, 08:17
Günlük Yatırım Stratejisi Global Menkul Degerler

Piyasa Stratejisi

Avrupa Merkez Bankası’nın 20 Aralık'ta gerçekleştirdiği, bankalara 3 yıl vadeli sınırsız kredi desteğinin etkileri dünkü İtalya ve İspanya ihalelerinde görülmeye başlandı. İhalelere talep yüksek kalırken, faizler yarıyarıya düşüş gösterdi. Likidite operasyonunun diğer hamlesi 28 Şubat’ta gerçekleştirilecek. İlk desteğin pozitif etkilerinin görülmeye başlanmış olması, ikinci destek öncesi piyasalara rahatlama getirebilir. Bugün de yine İtalya’da 3 ihale ile en çok 4,75 milyar euroluk borçlanma gerçekleştirilecek. Dünkü başarılı geçen ihalelerin ardından bugünkü ihale riskli görülmüyor. ABD tarafında ise bugün JPMorgan bilançosu takip edilecek olup piyasalar üzerinde çok fazla etkili olmasını beklemiyoruz, beklentiler genel olarak şirketin güçlü bir bilanço açıklayacağı yönünde; ancak önümüzdeki hafta Citigroup, Wells Fargo, Goldman Sachs, Bank of America gibi önemli banka bilançoları öncesinde genel bir algılama oluşmasını sağlayabilir. Pazartesi günü ABD borsaları tatil nedeniyle kapalı olacağı için bugünkü pozisyon ayarlamaları bugün hareketli bir piyasa izlememize neden olabilir.

İMKB’de dün kritik bir gündü, bugün de devamını izleyeceğiz. İki gündür işlem hacmi ortalama 1,9 milyar TL ile güçlü bir yükseliş yaşıyoruz. Dün itibariyle 60.000’den süregelen düşen kanal direncimizi zorladık ama altında kapattık. 53.000’den karşılaştığımız ve 49.000’ne kadar satış getiren kanal direncini zorluyoruz. 52.200 üzerinde yine bugün hacimli bir yükseliş sonrasında kapanış gerçekleştirdiğimiz taktirde İMKB’de satış baskısı kalacak. İMKB’de zayıflama yerini yataya bırakırken, satış baskısı kalkan İMKB ilk etapta 53.000’ne gidecek. Endeksi sürükleyen bankacılık sektörünün dün %3’lük bir yukarı potansiyelinin kaldığını belirtmiştik. Dün bankacılık sektöründeki %3 artış sonrasında, bankalarda sert realizasyonların yaşandığı görüldü. İMKB’nin gelişmekte olan ülkelere göre bakıldığında pek bir iskontosu kalmadı. Yani İMKB’nin kendine özgü hikayesi olmadığı için 12 aylık bilançolar, genel kurular ve sermaye artırımı beklentileri önemli olacak.


İMKB Stratejisi
İMKB 100 endeksi, 51578.52489 aralığında hareket etti ve %1.44 yükselişle 52154 seviyesinden tamamladı.İşlem hacmi 2.01 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. İMKB’de yüksek işlem hacmiyle birlikte güçlü bir hareket yaşanıyor. Kar realizasyonun gelme noktası burada önem taşıyor. 52.200’ün altında kar realizasyonları, bu yükselişi tepki yapar. 52.200’ün üzerinde kalınması ise realizasyonları 53.000’den gerçekleşmesini sağlar.

VOB Stratejisi
İMKB 30 kontratları 62.825.64.150 aralığında hareket ederken, 1,44 milyar TL işlem ile 63.175 seviyesinden kapattı. 63.500 önemli bir kanal direnci ve 64.000 yatay kanal direnci. 63.500-64.000’de yükselişin sınırlı kalması durumunda 61.000-61.500 yeniden görülebilir. Bu yüzden long pozisyon almak isteyenler 64.000’nin üzerinde bir kapanışı takip etmeleri gerekir. Piyasalar ya trend değişikliği yada tepkinin tepe noktalarını yaşıyorlar.

YILDIRIMM
13-01-2012, 08:31
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YATIRIM FİNANSMAN MENKUL DEĞERLER)

Yatırım Finansman Menkul Değerler ( http://www.yfas.com.tr )
"Bir önceki gün takip MSCI endeksleri arasında dünyanın en çok
kazandıranı olan Türkiye borsası, dün de Macaristan, Polonya ve
İtalya’dan sonra en çok kazandıran dördüncü borsa oldu. İMKB-100
endeksi dün TL bazında %1.45, USD bazında ise %1.72 değer kazandı.
Başarılı geçen İtalya ve İspanya ihalelerinin ardından artan risk
iştahı, küresel piyasaların değer kazanmasında etkili oldu. Ancak
İtalya borsasının %2.0’nin üzerinde değer kazanmasına rağmen, İspanya
borsasının yatay kalması ve sıfır değişim göstermesi dikkat çekti.
İtalya borsasının hızlı yükselişinde UniCredit hisselerinin dün %13.5
değer kazanmasının etkili olduğunu düşünüyoruz. UniCredit hisseleri
bir önceki gün de %5.5 değer kazanmıştı. UniCredit’in yaklaşık %40.9
oranında sahip olduğu YKBNK hisseleri ise bir önceki %2.64
yükselmesinin ardından dün de %2.78 prim yaptı.
ABD borsaları açıklanan işsizlik maaşı başvuruları ve perakende
satışlar verilerinin olumsuz gelmesine rağmen, global piyasalardaki
iyimserlikle ortalama %0.26 oranında yükseldi. Bugün J.P.Morgan ile
birlikte ABD bankalarının bilançoları açıklanmaya başlıyor. Bankaların
4Ç2011 kârlarının, şirketlere açılan yüklü miktardaki krediler
üzerinden sağlanan gelirler nedeniyle beklentilerin üzerinde kâr
açıklayabilecekleri yorumları yapılıyor. Ekonomik açıdan kritik önemi
haiz bankacılık sektöründen gelecek olası olumlu bilanço
açıklamalarının, piyasalardaki iyimserliği destekleyeceğini
düşünüyoruz. Ancak 2012 yılı başından itibaren ABD bankacılık
endeksinin hâlihazırda %11 yükselmiş olması nedeniyle ilâve
kazanımların sınırlı kalabileceğini tahmin ediyoruz.
Bugün piyasaların odağında İtalya'da yapılacak olan tahvil
ihaleleri yer alıyor. İtalya’nın dünkü ihale sonuçları Reuters’dan dün
saat 12:08’de geçmişti. Bugün de aynı saatlerde sonuçların gelmesini
bekliyoruz. Asya’da dün hafif ekside kapanan borsaların bugün Çin
hariç ortalama %0.50 oranında artıda olduğunu gözlüyoruz. ABD
vadelileri %0.20 oranında primli işlem görüyor, Avrupa borsalarının
ise %0.50 oranında alıcılı açılması bekleniyor. Paritenin %0.46
oranında yukarıda olması nedeniyle Döviz sepeti ve Dolar kuru dünkü
kapanışlarının altında açılırken, tezgâh üstü piyasadaki işlemlerde
dün %10.99 seviyesinden kapanan gösterge tahvilin faizi ise
%10.93-%10.99 seviyelerinden geçiyor.
Endeksin bugün hafif alıcılı açılmasını bekliyoruz.

TEKNİK ANALİZ

IMKB – 100 Endeksi: 52.154 (60dk)
Endeksin kısa vadeli teknik göstergelerinin hızla aşırı alım
seviyesine yükselmiş olmasına rağmen yükselişine ara vermeden devam
ettiğini gözlüyoruz.
Bir önceki gün 1.820 mn TL olan işlem hacmi dün de 2.000 mn TL’nin
üzerine çıktı ve yükselişi destekledi. Bir önceki gün gördüğü en
yüksek ile ilk adımdaki 51.100 ara direncini test eden endeks, dün de
52.489 ile ikinci adımdaki 52.500 direncini test etti.
Endeksin başlayan tepki yükselişinin kalıcı olma yolunda
ilerlediğini düşünmeye devam ediyoruz. Ancak son dört işlem gününde,
en düşük seviyesine göre, TL bazında yaklaşık %6.5, USD bazında ise
%7.7 oranında değer kazanan endeksin, yükselişin sağlıklı olarak
sürdürebilmesi için dinlenmesi gerekiyor.
Bu nedenle dün 52.500 seviyesine doğru yaklaştığında gelen kâr
satışlarının, bugün de aynı seviyelerde tekrar etmesini bekliyoruz.

Destekler:52.000 51.700 51.500 Dirençler:52.350 52.550 52.750"

YILDIRIMM
13-01-2012, 08:45
ULUSLARARASI PİYASALAR TEKNİK ANALİZİ(TEKSTİL YATIRIM)

Tekstil Yatırım ( http://www.tekstilyatirim.com.tr )
"Almanya Aralık ayı enflasyon beklenti dahilinde 2,1%, İngiltere
Kasım ayı endüstriyel üretim -2,2% olan beklentinin uzağında -3,1%,
ABD Aralık ayı perakende satışlar 0,3% olan beklentinin altında 0,1%
ve haftalık işsizlik başvuruları 375bin olan beklentinin altında
399bin gerçekleşirken dünün en önemli dataları ECB ve BOE'den gelen
faiz kararlarıydı ve faizlerde değişikliğe gidilmedi. Draghi Euro
Bölgesi'nde enflasyonun birkaç ay daha 2%'nin üzerinde kalacağını,
daha sonra 2%'nin altına gerileyeceğini, ekonomik görünümün halen
yüksek belirsizliğe ve aşağı yönlü risklere sahip olduğunu belirtirken
İtalya ve İspanya'nın başarılı tahvil ihalelerini ve düşmekte olan
yieldları işaret etti.
ABD'den olumsuz gelen veriler sonrası ABD'ye yönelik önceki olumlu
verilerin kalıcı olmayacağı endişesi hakim olsa da İtalya ve İspanya
borçlanma oranlarının düşüş göstermesi ile piyasaların genelinde alıcı
seyirler hakimdi. Çin'de ise dün açıklanan döviz rezervi verisine göre
1998'den beri ilk kez yabancı döviz rezervlerini 3,2 trilyon dolardan
3,18 trilyon dolara geriledi. Emtialara baktığımızda dünün en dikkat
çeken hareketi buğday ve mısırda yaşandı. ABD Tarım Departmanı'nın
global üretimin talebi aşacağını tahmin ettiğini açıklamasının
ardından dün mısır ve buğday 3 ayın en sert düşüşünü gösterdi. Altın
ve bakır değer kazanmaya devam ederken petrol İran gerginliğinin
yumuşaması üzerine değer kaybetti ve 100 doların altında günü
tamamladı. Bugünün en önemli verisi ise TSİ ile 16.55'te ABD Michigan
güven endeksi
olacaktır.

uptrend
13-01-2012, 13:51
Goldman sachs, petrol fıyat tahmınlerını yukselttı

goldman sachs group ınc, ıran ve batı ulkelerı arasındakı gerılımın artması,
abd ıle cın'de yakın donemde ekonomık gelısmelerın ıyıye gıtmesı beklentılerı
sebebıyle bugun petrol fıyat tahmınını yukseltıgını acıkladı.

Banka, wtı ham petrol fıyat tahmınını uc aylık bazda 104.5 dolar/varıl'den
%8 yukselterek 113 dolar/varıl olarak acıkladı. Altı aylık tahmın fıyatını 113.5
dolar/varıl'den 115 dolar/varıl'e, 12 aylık fıyatı ıse 122.5 dolar/varıl'den
123.5 dolar/varıl'e yukselttı.

Brent ham petrolu ıcın uc aylık bazda fıyat tahmınını oncekı tahmın olan 117.5
dolar/varıl'den %2 artısla 120 dolar/varıl'e, altı aylık fıyat 120 dolar/varıl'e,
1 yıllık fıyat ıse 127.5 varıl'e revıze edıldı.


-matrıks-

uptrend
13-01-2012, 13:59
Meyve sebze ıhracatı yenı yıla kotu basladı

2011 yılını 1 mılyar doların uzerınde ıhracatla kapatan antalya ıhracatcılar
bırlıgı, yenı sezona kotu basladı. Basta rusya olmak uzere ıhracat yapılan
ulkelerden gelen sıparıslerın azalması, yılın ılk donemınde yas meyve sebze
ıhracatını yuzde 5 dusurdu. Antalya ıhracatcılar bırlıgı baskanı mustafa
satıcı, 2011 yılında ıhracatı rekor kırarak 1 mılyar doların uzerıne cıkarmayı
basardıklarını hatırlattı. Satıcı, "tum bolge ıhracatcılarının ısbırlıgı ıle
elde ettıgımız bu basarı bızler ıcın daha buyuk hedefler belırlemeyı de
beraberınde getırmıstır. Ancak 2012 yılının sıkıntılarla basladıgını
goruyoruz." dedı.
Bolge ıhracatının lokomotıfı olan yas meyve sebze
sektorunun yenı yıla ıyı bır baslangıc yapamadıgına dıkkat ceken satıcı, yılın
ılk donemlerınde toplam sebze meyve ıhracatının yuzde 5 azaldıgını kaydettı.

Bu azalmanın domateste yuzde 10, salatalıkta ıse yuzde 20 oranında ıhracatı
dusurdugunu aktaran satıcı, "dıs pazarlarda yasanan talep daralması ozellıkle
rusya basta olmak uzere ıhracat yaptıgımız bırcok ulkede sıparıslerde azalmaya
yol acmıstır. Bu durumda, ıhracatcılarımız gerek kalıte ıle ılgılı yasadıkları
sorunlar ve gerekse talep daralmasının olusturdugu fıyat baskısı nedenıyle
zarar edıyorlar." dıye konustu.
Satıcı, ayrıca havaların soguk gecmesının
sera urunlerınde verım ve kalıte kaybına neden oldugunu, bu durumun da
ıhracatcın rekabet gucunu olumsuz etkıledıgını ıfade ettı. Urun fıyatlarının
ozellıkle domateste gerılemıs olmasının da uretıcıyı olumsuz etkıledıgını
vurgulayan satıcı, sunları kaydettı: "ıhracat rekorlarına alısık bır bolgenın
temsılcılerı olarak bızler soz konusu konjonkturel sıkısıklıkların en kısa
zamanda asılacagına emınız. Bolge ıhracatımıza katkı yapan tum dıger
sektorlerle bırlıkte yas meyve sebze sektoru de en kısa zamanda satıs grafıgını
yukarı yonlu degıstırecek ve 2012 yılı hedeflerımıze ulasmada onemlı katkı saglayacaktır."

uptrend
13-01-2012, 14:03
Jpmorgan chase'ın karı dorduncu ceyrekte yuzde 23 dustu

abd bankası jpmorgan chase'ın karı dorduncu
ceyrekte yuzde 23 dustu.
Bankadan yapılan acıklamaya gore, jpmorgan chase'ın karı gecen yılın son
ceyregınde bır oncekı yılın aynı donemıne gore yuzde 23 azalarak 3,72 mılyar
dolar, hısse basına 90 sente gerıledı. Banka, oncekı yılın son ceyregınde 4,83
mılyar dolar, hısse basına 1,12 dolar kar elde etmıstı.
Bbc'nın haberıne gore, bankanın karı gecen yılın tamamında ıse yuzde 9
artarak 18,98 mılyar dolara yukseldı. Jpmorgan chase, 2010 yılında 17,37 mılyar
dolar kar etmıstı.

YILDIRIMM
13-01-2012, 14:54
2012 YILI METAL PİYASASI BEKLENTİLERİ(TROY KIYMETLİ MADENLER TİCARETİ)

Troy Kıymetli Madenler ( http://www.troypreciousmetals.com )

"(İMEX) İSTANBUL METAL BORSASI’ nın 2012 YILI TEMEL METAL PİYASASI
FİYAT BEKLENTİLERİ.
2010’ da yükselen temel metal fiyatları, 2011’ de kazanımlarından
çok daha fazlasını geri verdi. 2011’in ilk yarısında, ABD’nin
yavaşlayan büyüme ve istihdam sorununa çözüm olarak uyguladığı
genişleyici para politikalarıyla yüksek seyreden Euro/dolar paritesi,
Arap Baharı ile artan petrol fiyatlarının desteklediği enflasyonist
baskılar, temel metal fiyatlarını yukarıya taşıdı. 2011’in ilk
yarısında nikel 4, kurşun 3, alüminyum son 2.5 yılın, çinko 2011’in,
bakır ise tarihi fiyat seviyelerine ulaştı.
2011’ in 2.yarısında, Euro Bölgesinin yüksek borçlu ülkelerinin,
küresel büyümeyi daha da yavaşlatacağı korkuları na Çin’ in
yavaşlayan büyümesiyle eşlik etmesi, temel metallere olan talebi
zayıflattı. Yılın son çeyreğinde küresel risklerden kaçan
yatırımcıların varlıklarını dolar’ a kaydırma isteği, temel metal
fiyatlarındaki düşüşü hızlandırdı. 2011’in sonunda, 1.2858 parite ile
Euro karşısında yaklaşık 16 ayın en değerli konumuna gelen Dolar %
3.63 oranında değerlenirken, 2010’nun kazanımlarından daha fazlasını
geri veren temel metallerden bakır yıllık bazda % 22.87, alüminyum
% 19, çinko ve nikel % 25, kurşun % 22 civarında değer kaybetti.
Jeopolitik risklerden beslenen ham petrol fiyatlarından Nymex türü %
8.13, Brent türü ise %13.45 yükseldi.
2011’ de yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde fiyatlanan
piyasalarda riskler, 2012’ ye taşındı. Özellikle Avrupa tarafında,
yüksek kamu borçları ile ekonomileri iflasın eşiğine gelen ülkelerin,
kıtanın küresel büyümeye olan katkısını zayıflatacağını, aşağı yönlü
baskıların temel metal fiyatlarını düşüreceğini söyleyebiliriz. Yılın
ikinci yarısında, büyümeye yönelik olumlu sinyallerle birlikte artan
enflasyonist eğilimlere, jeopolitik risklerle yükselecek ham petrol
fiyatlarının da katkısı doğrultusunda İstanbul Metal Borsası’nın Temel
Metallerle ilgili fiyat beklentisi aşağıdaki tablo’ da verilmiştir.

en yüksek en düşük ortalama
Avro/$ 1,43 1,25 1,35
$/TL 2,00 1,60 1,70
NYMXP ($/varil) 101 85 115
Brent ($/varil) 115 93 130
Bakır ($/ton) 9800 6850 8500
Alüm. ($/ton) 2550 1880 2200
Kurşun ($/ton) 2600 1700 2200
Çinko ($/ton) 2450 1675 2050
Nikel ($/ton) 27500 16000 22500"

YILDIRIMM
13-01-2012, 14:59
ULUSLARARASI PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(HALK YATIRIM)


"New York Borsası’nda işlem gören ABD’nin önemli finans
kuruluşları bugün JP Morgan ile 4. Çeyrek sonuçlarını açıklamaya
başlıyorlar.
Her ne kadar ay sonundaki FED toplantısı önemli bir gündem maddesi
olsa da, önümüzdeki hafta sahnenin ortasında yer alacak olay
finansalların açıklayacakları bilanço performansları. Teknik olarak
kritik 1,292 - 1,296 seviyesinde patinaj yapan S&P500’e bu dakikadan
sonra Federal Reserve toplantısına kadar itiş gücü verecek olay
beklentileri karşılayan bilançolar olacaktır. Haliyle beklentiler ne
ölçüde aşılırsa itiş gücü de o derece yüksek olacaktır.
JP Morgan “13’ü Cuma’dan daha iyi bir gün seçemez miydi bu iş
için!” Aslında bu tarih olayı gayet iyi özetliyor. Çünkü finansal
şirketler için 2011 senesinin 3. çeyreği kötü geçti. Örneğin bir başka
dev Goldman Sachs 1999 yılında halka arz edildikten sonra yalnızca
üçüncü kez zarar açıkladı. Daralan hisse senedi ve bono işlem
hacimleri, Avrupa’daki sorunlu yatırımlar, ve finans kuruluşları
üzerindeki artan mevzuat yükü performansın düşmesindeki en önemli
nedenler olarak karşımıza çıkıyor.
JP Morgan, 3. çeyrek sonuçlarını açıklarken 4. çeyreğin çok farklı
olmayacağının işaretini de peşinen vermişti. Geçtiğimiz süreçte CEO
Jamie Dimon benzer söylemlerine devam etti. Bu nedenle de piyasanın
şirketin gelirlerinde azalma bekliyor olması normal. Beklenti de
yandaki grafiklerdeki hisse senedi performansına baktığımızda
fiyatlara büyük ölçüde yansımış durumda. Burada altını çizmemiz
gereken önemli bir veri de JP Morgan’ın 2007’nin son çeyreğinden beri
beklentileri hiç ıskalamamış olması.
Bugün barometre görevi görecek olan JP Morgan’ın beklentiler
üzerinde gelecek sonuçları piyasalara tırmanmak için itiş gücü
olacaktır. İncelediğimiz finansallar içinde Wells Fargo’nun (WFC)
trading hacim düşüslerinden en az etkilenen banka olarak piyasa
beklentileri üzerinde gelmesini bekliyoruz.
Piyasa Etkisi:
S&P500 endeksinin 1,080 seviyesinden başlayan yukarı hareketinin
finansal bilançoların ve karlılık düzeylerinin analist beklentileri
üzerinde gelmesi durumunda 1,350 – 1,360 konsolidasyon seviyesine
yükselmesini bekliyoruz. (Dünkü kapanış: 1,296)
Global piyasalarda S&P500 liderliğinde yaşanan ralinin (bu sabah
Asya piyasaları son 1 ayın en yüksek seviyesinde) IMKB endeksinde de
iki gündür etkisini görmekteyiz.
S&P500 için öngördüğümüz pozitif konsolidasyon senaryosunda,
IMKB100 endeksinin bankalar liderliğinde 55,400 – 56,600 aralığına
yükselmesi mümkün görünüyor. Ocak 29 Avrupa liderleri toplantısı
öncesi bu seviyeler bir satış fırsatı olarak değerlendirilmelidir.
Eğer ABD finansalların karlılık oranları beklentileri
karşılamazsa, kısa dönemde pozitif ayrışma içinde olan S&P500
endeksinin 1,242 seviyesinin altına gerileyeceğini ve IMKB100
endeksinin de tekrar 50,000 seviyesinin altına satış baskısı olacağını
öngörüyoruz.
Avrupa finansal krizine kalıcı çözümün Avrupa Merkez Bankası’nın
parasal genişleme planı uygulamadan geçtiğini ve piyasanın ‘’ucuz
para’’ beklentilerinin de arttığını gözlemlemekteyiz. Bu politika ilk
önce sorunlu Avrupa finansallarının düzlüğe çıkması için gereklidir.
Piyasada kalıcı bir yukarı hareketten söz edebilmemiz için,
aradığımız sinyal S&P500 ve Avrupa finansal endekslerinin diğer
sektörlere pozitif ayrışma göstermeye başladığı noktadır. Bugün JP
Morgan ile başlayacak kar açıklama dönemi, işte bu nedenle, daha da
kritik bir hal almaktadır. "

uptrend
13-01-2012, 15:25
(yenıleme)standard & poor's bazı avro bolgesı ulkelerının kredı notlarını dusurebılır

uluslararası kredı derecelendırme kurulusu
standard & poor's'un (s&p) bugun bazı avro bolgesı ulkelerının kredı notlarını
dusurebılecegı bıldırıldı.
Avro bolgesı'nden ust duzey yetkılı, s&p'nın bugun, almanya harıc bırkac
avro bolgesı ulkesının kredı notlarını dusurebılecegını acıkladı.
Yetkılı, hangı ulkelerın kredı notlarının dusurulebılecegıne ılıskın
bılgı vermedı.
S&p, gecen yıl aralık ayı basında, 15 avro bolgesı ulkesının kredı notunu
dusurecegı uyarısında bulunmustu.
Kurulus, avro bolgesının kotulesen borc krızının bolgenın guclu
ulkelerını etkıledıgıne ısaret ederek, kredı notu aaa olan almanya, luksemburg,
avusturya, fınlandıya, fransa ve hollanda ıle dıger 9 ulkenın kredı notunu
muhtemel ındırım ıcın ızlemeye aldıgını bıldırmıstı.
Standard and poor's, bu karara avro bolgesı'nde artan sıstematık stresı
gerekce gostermıs, avro bolgesı'nde dıger bır resesyon rıskının artmasının
kararın sebeplerınden bırı oldugunu da ıfade etmıstı.
Avro bolgesı'nın dıger ıkı ulkesı yunanıstan, en kotu kredı notuna
sahıpken kıbrıs rum kesımı'nın kredı notu da ızleme altında bulunuyor.



-aa-

BUHARA
13-01-2012, 15:37
13/01/2012 16:11:12 *s&p'nin bugün içinde avro bölgesi ülkelerinin notlarını indireceği söylentileri abd vadelilerinde satışa yol açtı, dow jones 75 puan ekside

uptrend
14-01-2012, 08:32
S&P Birçok Avrupa ülkesinin notunu düşürdü.

Almanya AAA değişmedi. görünüm nötr.
Hollanda AAA değişmedi. görünüm negatif
Belçika AA değişmedi. görünüm negatif
Luxsemburg AAA değişmedi. görünüm negatif
İrlanda BBB+ değişmedi. görünüm negatif
Finlandiya AAA değişmedi. görünüm negatif
Estonya AA- değişmedi. görünüm negatif
Avusturya AAA dan AA+ ya düşürdü.görünüm negatif
Slovenya A+ dan A-1 düşürdü. görünüm negatif
Slovakya A+ dan A düşürdü. görünüm nötr.
Malta A-2 den A- ye düşürdü.görünüm negatif
Kıbrıs Rum kesimi B den BB+ ya düşürdü.görünüm negatif
Fransa AAA dan AA+ ya düşürdü.görünüm negatif
Portekiz B den BB ye düşürdü.görünüm negatif
İspanya A-1 den A ya düşürdü.görünüm negatif
İtalya A-2 den BBB+ ya düşürdü.görünüm negatif

ravenlord
14-01-2012, 08:43
yahudi-mason locası hakikaten dünya piyasalarına yön veriyor..Bir lavuğun dudağından çıkan cümleye bakıyor herşey..
"Şunun kredi notunu düşürdük"..Hop oldu bitti..Düşürdüysen düşürdün...Devran dönüyor, sen kimsin demiyor kimse

uptrend
14-01-2012, 13:54
Zenginlerin parası batıyor

Krizdeki Euro Bölgesi ülkelerinin borçlanma kâğıtlarını temerrüt riskine karşı sigortalayan
CDS'ler küresel ekonomiyi tehdit ediyor. En çok, varlıklı yatırımcıların para yatırdığı
hedge fonların satın aldığı ve 26 trilyon $'lık hacme sahip CDS'lerin yüzde 75'inin
karşılığı yok. Kısacası CDS'ler çöküşün eşiğinde

Küresel finansal sistemdeki açıkların 2008 krizinin ardından ortaya çıkmasıyla Euro
Bölgesi'ndeki mali kriz öyle büyük boyutlara ulaştı ki ne iflasın eşiğindeki ülkeler
ne de bu ülkelerin tahvillerini satın alan kreditörler işin içinden çıkabiliyor.
Yunanistan, Portekiz, İrlanda İtalya ve İspanya'nın durumu küresel piyasaları tedirgin
ederken, ülkelerin borçlanma kâğıtlarının temerrüde karşı sigorta maliyeti olarak
sunulan CDS'lerdeki (Credit Default Swap) belirsizlik ise bir başka büyük krizi gündeme
getiriyor. Çünkü hisse senedi piyasalarında en önemli göstegeler arasında yer alan
CDS'ler o kadar başıboş ve bankalararası tezgâhüstü trade haline geldi ki bu sigortaları
satanların elinde, olası iflaslarda bu zararları karşılayabilecek sermaye yok. Bu
da CDS satan çok sayıda finansal kurumun yeni bir iflas dalgası oluşturabileceği
anlamına geliyor.

26 TRİLYON $'LIK HACİM
Bank for International Settlements'a (BIS) göre 2010'da 26.3 trilyon dolar olan CDS
hacminin yüzde 75'i tahvillerin finansal riskten korunmasını sağlayacak düzeyde değil.
Yani kısacası karşılığı yok. İşte bu yüzden CDS'lerin ödenememe riskini engellemek
için ülkelerin iflası yerine Yunanistan'da olduğu gibi şartlı temerrüt seçeneği üzerinde
duruluyor. Ancak burada da bir sorun var. Çünkü CDS'lere 2 tip yatırımcı yatırım
yapıyor. Bunlardan birisi hedge fonlar. Zengin müşterilerin paraları hedge fonlar
aracılığıyla son yıllarda oldukça kârlı olan bu alana girdi. İkincisi ise varlık
yönetimi ile uğraşan büyük bankalar. Deutsche Bank, JP Morgan gibi bankalar riskli
ve yüksek faiz veren İtalyan ve Yunan bonolarını alıp, karşılığında CDS ile sigortaladı.
Bu iş de son kriz dönemine kadar kârlıydı. Ancak CDS piyasasına yaklaşık 6 ay önce
bir açıklama bomba gibi düştü. Uluslararası Swap ve Türev Ürünler Birliği (ISDA),
Yunanistan'ın borçlarının yarısını silerek yeniden yapılandırılması çabalarına karşı,
söz konusu adımların iflas sigortasına girmeyeceğini yani CDS'lerin bunu karşılamayacağını
açıkladı. Bu açıklama, CDS'lerin devre dışı kalarak zengin müşterilerin para kaybetmesine
yol açması anlamına geliyor. Bilindiği üzere, Türkiye'den de birçok zengin CDS'lere
para yatırmış durumda.

uptrend
14-01-2012, 13:58
Sistemik risk var

S&P açıklamasında, not indirimlerine gerekçe olarak, Euro Bölgesi’nde artan sistematik
stresi gösterdi, negatif görünümün nedeninin de Euro Bölgesi’ndeki olası yeni resesyon
riskindeki artış olduğuna dikkat çekti. S&P, geçen yıl aralık ayı başında, 15 Euro
Bölgesi ülkesinin kredi notunu düşüreceği uyarısında bulunmuştu. S&P, Euro Bölgesi’nin
kötüleşen borç krizinin bölgenin güçlü ülkelerini etkilediğine işaret ederek, kredi
notu ‘AAA’ olan Almanya, Lüksemburg, Avusturya, Finlandiya, Fransa ve Hollanda ile
diğer 9 ülkenin kredi notunu muhtemel indirim için izlemeye aldığını bildirmişti.

Kamu borcu milli gelirin yüzde 90’ına yakın
EURO Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisi Fransa’nın kamu borcu 2010 yılı sonu itibariyle
1.6 trilyon Euro’nun üzerine çıktı. Ülkenin milli gelirinin yüzde 82.3’üne denk gelen
kamu borcunun 2011’de de artarak ülkenin milli gelirinin yüzde 89.2’sine ulaştığı
tahmin ediliyor. Bütçe açığı ise, 2010’da yüzde 7.1 iken, hükümetin aldığı kemer
sıkma önlemleriyle 2011’de yüzde 5.8’e düşürülmesi hedefleniyor.

‘AAA’ya sahip ülke sayısı 12’ye düştü
S&P’nin son olarak Fransa’nın notunu indirmesinin ardından uluslararakı 3 kredi kuruluşundan
da en yüksek not olan ‘üçlü A’ notuna sahip ülke sayısı 12’ye düştü. Bu listede Avusturya’nın
notunun da düştüğü söylentileri dikkate alındı. Avrupa’da İngiltere, Danimarka, Finlandiya,
Almanya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İsveç ve İsviçre ‘AAA’ notuna sahip 9 ülke.
Bunun dışında ‘AAA’ya sahip diğer ülkeler, Kanada, Singapur ve Avustralya. Son dönemde
S&P’nin not indirimine maruz kalan ABD, Fransa ve Avusturya ise, en az bir kredi
ajansından ‘AAA’ya sahip ülke konumunda. G-20 üyesi ülkeler arasında ülke notları
ağırlıklı yatırım yapılabilir seviye ve üstünde iken, gruba dahil Türkiye, Endonezya
ve Arjantin’in ülke notu en az bir kredi kuruluşu tarafından ‘yatırım yapılamaz’
seviyede değerlendiriliyor.

Kimin notu nereye düştü
Fransa: AAA’dan AA+’ya düştü.
Avusurya: AAA’dan AA+’ya indi.
İtalya: A’dan ‘BBB+’ya düştü.
İspanya: AA-’dan ‘A’ya geriledi.
Kıbrıs Rum Kesimi: BBB’den - BB+’ya çekildi.
Malta: A’dan A-’ye indi
Portekiz: BBB-’den -BB’ye düştü.
Slovakya: A+’dan -A’ya geriledi.
Slovenya: AA-’den A+’ya indi.

İtalya, ‘yatırım’ için alt sınırda
KAMU borcu milli gelirinin yüzde 120’sini aşan İtalya’nın ‘BBB+’ya inen notu, ‘Mali
yükümlülüklerini karşılamada yeterli kapasiteye sahip olmakla birlikte ekonomik koşullara
ve değişen durumlara daha fazla duyarlı’ anlamına geliyor. İtalya halen ‘yatırım
yapılabilir’ seviyesini koruyor. Türkiye’nin notu ise S&P ve Fithc’e göre ‘BB+’ iken,
Moody’s’e göre ‘Ba2’ seviyesinde bulunuyor.

snnaks
14-01-2012, 14:31
Türkiye bence daha iyi notu tercih ediyor ama şu cari açık belası olmasa

uptrend
14-01-2012, 18:18
Stratejistler, Avrupa'daki endeksler için 2012 tahminlerinde bulundu

Euro Bölgesi'ndeki krizin piyasaya etkisi konuda sıkça endişeleriyle gündeme gelen JP Morgan'dan, Bank of America'ya ve Morgan Stanley'ye kadar birçok dev bankanın stratejistleri, Avrupa'daki borsalar için 2012 yıl sonu tahminlerinde bulundu. Stratejistlerin tahminlerinin ortalaması, Avrupa borsalarının 2012'yi yüzde 3.1 yukarıda tamamlayacağına işaret ediyor.

Aşağıdaki tablo, Avrupa borsalarının 11 Ocak'taki kapanışını referans almıştır.

http://e1201.hizliresim.com/t/g/1tftx.jpg

uptrend
16-01-2012, 07:54
Gunluk bulten (turkısh yatırım)

6’nın 2’sı gıttı, kalan 4’un kacı saglam ?
Cuma gunu ıkıncı seansla
bırlıkte s&p’nın coklu bır not ındırımıne gıdecegı konusulmaya baslanmıstı
hatta totolar oynanıyordu kım gıttı kım kaldı dıye. Cuma aksam saatlerınde %50
%50 fıyatlara yansıtılmıs olan fransa’nın da dahıl oldugu not ve gorunum
ındırımlerı yagmur gıbı geldı. Euro bolgesı'nın uye 17 ulkenın s&p'dekı uzun
vadelı kredı notları ve gorunumlerınden en saglam olanları ve notlarını
koruyanları almanya: Aaa duragan, fınlandıya aaa negatıf, luksemburg aaa
negatıf, hollanda aaa negatıf oldular. 17 ulke ıcerısınde mevcut gorunumu
duragan olanlar sadece almanya ve slovakya kalanının tamamı negatıf.

Acıkcası avrupa bırlıgı ulkelerı uzerındekı baskıyı azaltmaya basladıgının
sınyallerının geldıgı bır ortamda s&p’nın avrupa’nın durumu daha da zora
sokacak olan bu kararı en azından ay sonundakı lıderler zırvesınden sonra
alması daha efectıve oldurdu. Ardından yıne ecb’nın 3 yıllık kredı ımkanı da
vardı. Pıyasalar bu surede gereklı kararlıgın gorulup gorulmedıgıne bakardı.
Ama kararın cuma ( son dort cuma s&p sımdı fransa’yı down edecek
beklentılerıyle gectıgını de hatırlatmak lazım) ıtalya ve ıspanya’nın daha
ucuza borclanmasından sonra gelmesı soruları da beraberınde getırdı. S&p ne
demıstı "donum noktası olarak gorulen 9 aralık’takı ab zırvesınden ne yazık kı
beklenen sekılde somut bır cozum cıkmadı. Ab yonetımı ayrıca euro bolgesı’nde
ıtalya ve ıspanya’nın son donemde kamu fınansmanı konusundakı basarılı
adımlarına olumlu katkı yapacak dengeleyıcı bır unsur gelıstıremedı" o zaman
ocak ortasına kadar ne olacagı bellı olanı bekletmemıs olmuyor mu?
Dogal
olarak pıyasalar ve efsf ıcın onemlı olan s&p, fransa‘nın notunu ''aa ''ya
cekerken, not gorunumunu de ''negatıf' olarak belırlemesı oldu kı bu da
fransa’nın onumuzdekı donemde daha derın bır polıtık ve ekonomık problem
surecıne gırecegını ve euro bolgesı de daha derın, polıtık, fınansal ve para
polıtıkası sorunlarıyla karsı karsıya kalmasının beklendıgının ve de en
onemlısı negatıf gorunumun , 2012 ya da 2013 yılları ıcınde en az 1 ya da 3 not
ındırımı daha yapabılırız anlamına gelmesıdır. Dolayısıyla sımdı efsf’ın kredı
notunun kendısıne kredı saglayan ulkelerın kredı notuna baglı olmasından
dolayı bu fonun yerını alması ongorulen avrupa ıstıkrar mekanızması’nın (esm)
bır an once hayata gecırılmesının onemını bır kat daha arttı. Cunku avrupa'nın
daımı kurtarma fonu avrupa ıstıkrar mekanızmasının (esm) kendı sermayesı
olacak ve uye ulkelerın kredı notlarından daha az etkılenecek. Bu gelısmeler
daha once sıkca belırttıgımız gıbı bazı ulkeler ıcın refınansman malıyetlerının
yuksek kalmaya devam etmesıne , kredı kullanılabılırlıgın ve ekonomık buyume
daha da yavaslamasına , fınansman kosulları uzerınde baskıların artarak devam
etmesıne, banka ve sırketler de dusen ulke notlarından dolayı artık daha
pahalıya borclanmasına , avrupa'dakı resesyon beklentılerıyle bırlıkte rısk
ıstahını azalmasına neden olacak. Efsf’nın buyutulmesı nasıl olacak ( 440
mılyar euro’da 6 aaa ulke vardı sımdı 4’e dustu ve dusen ıkılıde yaklasık 100
mılyar euro katkıda bulunuyordu) efsf’nın borclanma malıyetı artmayacak mı?
Efsf yaklasık 1.5 mılyar euro nomınal capa yukseltılmeden kı bunun nasıl
olacagı baska bır sorun oldu, ecb daha ne kadar muslukları acacak? Daha ne
kadar sorunlu ulke tahvılı alacak? 8 aralık'ta anlasılan malı entegrasyon
sorunun mart’dan subat oradan da ocak sonuna cekılmesı bu karardan sonra nasıl
etkılenecek? Cds’ler ne olacak, buradakı sorunlar abd’yı vuracak gucte ve
zararı kım odeyecek ( bu konuya yarınkı yazımızda degınecegız) sorularını da
beraberınde getırecek.bugun fransa’nın 8.7 mılyar euroluk bono ıhalesınde
teklıf ve faız ne olacak? S&p’nın etkılerını en somut burada gorecegız. Dıger
taraftan gecen hafta goz ardı edılen yunanıstan'ın, borclarını yapılandırmak
ıcın bankalarla ve fonlarla yaptıgı pazarlıklarda son durumu da bu hafta
gorecegız. Turkıye’de ıse hazıne’nın 2 buyuk ıhalesı oncesı tcmb’nın pıyasalara
ne kadar lıkıdıte saglayacagına odaklanacagız.

YILDIRIMM
16-01-2012, 09:39
-PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(AKBANK)

"S&P 9 ülkenin kredi notunu indirdi…
*S&P AAA olan Fransa ve Avusturya’nın kredi notları dahil olmak
üzere euro bölgesinde toplam 9 ülkenin kredi notunu indirdi. Fransa ve
Avusturya’nın kredi notlarının indirilmesi, Avrupa’nın Kurtarma Fonu
olan EFSF’nin kredi notunun da artık AAA olmayabileceği ve dolayısıyla
bono ihraçlarının maliyetlerinin yükselebileceği endişesini getiriyor.
Kurtarma fonu, kredi notu AAA olan ülkelerin verdiği kredi
garantilerine dayanarak bono ihraç ediyor ancak Fransa ve
Avusturya’nın not indirimleri ile garantilenen hacim 180 milyar euro
azalıyor (451 milyar eurodan 271 milyar euroya düşüyor). Fransa ve
Avusturya’nın notları bir not indirilirken Portekiz, İspanya ve
İtalya’nın kredi notları ikişer not indirildi. Euro bölgesinin diğer
AAA olan ülkelerinde ise – Almanya, Finlandiya, Lüksemburg ve Hollanda
– bu notları tuttu.
*Yeniden yapılandırılacak olan Yunan devlet borcu üzerinde
anlaşmaya varılamaması Yunanistan’ın temerrüt etme riskinin tekrar
arttırabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. Yunanistan’ın 130
milyar euro’luk ikinci kurtarma paketinin bir gereksinimi, Yunan bono
yatırımcılarının gönüllü olarak yatırımlarının değerlerinin %50
indiğini kabul etmesinden geçiyor. Bu kabul edilmediği takdirde
Yunanistan’ı kurtarmak olan gerekecek fonun büyüklüğü 130 milyar
euro’yu geçmek zorunda kalacak. Yunanistan’ın Mart’ta 14,4 milyar euro
değerinde yüklü bir bono itfası var.
*S&P’nin not indiriminin ardından euro/dolar paritesi %1,2 değer
kaybederek haftayı Eylül 2010’dan beri en düşük seviye olan 1,2677’den
sonlandırdı. Gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında
değer kaybetti: Dolar/forint %1,8 (Macaristan), dolar/zloti %1,3
(Polonya), dolar/rand %1,2 (Güney Afrika) yükseldi. Dolar/TL’de ise
%0,5 (1,8621) yükseliş görüldü. USD/TL için bant tahminimiz teknik
olarak 1,83-1,88 aralığıdır.
*Dolardaki değer artışı emtia fiyatları genelinde gerilemeye yol
açtı: Altın %0,7 (1.638 $), gümüş %1,6 (29,7 $) değer kaybetti. Avrupa
Birliği’nin İran’a yönelik yaptırımları ertelemesi petrol
fiyatlarındaki gerilemede etkili olan diğer bir faktördü: WTI %0,4
(98,7 $), Brent %0,7 (110 $) düşüşle haftayı sonlandırdı. Haftalık
teknik bant tahminlerimiz altın için 1.600 $-1.680 $ ve Brent için 105
$-115 $ aralıklarıdır.
*S&P’nin kararı, Cuma günü borsalar üzerinde olumsuz etki
yaratırken, endeksler günün ilk yarısındaki kazançlarını geri
verdiler. Gün sonunda Fransa’nın CAC-40 endeksi yatay kapanırken,
Almanya’nın DAX endeksi ise %,0,6 ve İtalya borsası ise %1,2 oranında
değer kaybetti.
*Tahvil piyasasında ise güvenli liman olarak görülen Almanya
tahvil getirileri gelen alımlarla düşüş gösterdi. 10 yıllık getiriler
7 baz puan düşüş göstererek %1,76 ile Kasım ayından bu yana en düşük
seviyesine geriledi. Fransa’da 10 yıllık getiriler 2 baz puan (%3,08),
İspanya’da 3 bps (%5,20), İtalya’da 2 bps (%6,65), Belçika’da da 9 bps
(%4,15) artış gösterdi.
*ABD’de S&P 500, günü %0,5 oranında düşüşle tamamladı. JP
Morgan’ın 4. çeyrek karı 3,7 milyar $ ile beklentilerle uyumlu gelse
de önceki yılın %23 altında kalırken, bankanın hisseleri de %2,5 değer
kaybederek finans hisseleri üzerinde baskı oluşturdu. ABD borsalarında
bugün tatil nedeniyle işlem gerçekleşmeyecek.
*İMKB-100, Cuma gününe %1 civarında yükselişle başlamasına rağmen
öğleden sonra gelen satışlar sonucunda %1,1 düşüşle kapandı. Garanti
Bankası (-2,4), Vakıfbank (%-1,7) ve Yapı Kredi Bankası (%-1,5)
düşüşte başı çeken bankacılık hisseleri oldular. İMKB-100 için bu
haftaki bant tahminimiz teknik olarak 50.000-53.500 aralığıdır.
*Asya borsaları Cuma günü karışık bir seyir izledi ve Nikkei 225
%1,4 yükselirken, Şangay ise %1,3 geriledi. Bölge borsaların bu sabah
ise S&P’nin kararının ardından genel olarak satıcılı bir seyir
izleniyor.
*Yurt içinde ise Hazine Çarşamba günkü 4,0 milyar TL tutarındaki
iç borç ödemesi öncesinde yarın iki adet tahvil ihalesi düzenleyecek"

YILDIRIMM
16-01-2012, 09:44
ŞİRKET HABERLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ(AK YATIRIM)

"Emlak Konut GYO – OLUMLU Endeksin Üzerinde Getiri – 2011 yılında toplam
12,587 adet konutun ön satışını gerçekleştirdiklerini açıkladı. Buna göre, Aralık
ayında Emlak 873 adet evin ön satışını yaptı.
BANKACILIK SEKTÖRÜ – NÖTR: BDDK verilerine göre 6 Ocak itibarıyla 2012 yılının
ilk haftasında krediler önceki haftaya göre %0,7 azaldı. Azalma TL kredilerde gözlenen
yaklaşık 2 milyar TL kadar gerilemeden kaynaklandı. Merkez Bankası verilerinde ise
aynı hafta için tüketici kredilerinin 168,4 milyar TL düzeyinde sabit kaldığı gözleniyor.
Merkez Bankası verileri kredi kartları borçlarının ise haftalık 250 milyon TL kadar
(%0,5) azalma gösterdiğini ortaya koyuyor.
Şekerbank – NÖTR Endekse Paralel Getiri – Basında yer alan haberlere göre
Şekerbank’ın yabancı ortağı olan BTA %33,98 payını kendisinin ana hissedarı
konumundaki Kazak devlet Fonu Samruk Kazyna’ya 166 milyon dolar bedel ile satma
kararı aldı. Buna göre bankanın toplam değeri yaklaşık 490 milyon dolar düzeyinde
oluşuyor ve dünkü kapanış fiyatının %4,5 kadar altında görünüyor.
BANKACILIK SEKTÖRÜ – NÖTR: Milliyet gazetesi haberine göre Katar Ulusal
Bankası Fransız – Belçika ortaklığındaki Dexia’dan Denizbank hisselerini satın almak
için çabalarını yoğunlaştırdı. Gazete haberinde, HSBC’nin satın almaktan vazgeçtiği
yönündeki haberler hatırlatılarak, katar bankasının satın alma olasılığının yüksek
olduğu iddias dile getiriliyor.
Anadolu Efes – NÖTR Endekse Paralel Getiri – bugün 4Ç11 satış hacim
rakamlarını açıklaması bekleniyor. Bizim beklentimiz yurtiçi satış hacmin %2 düşüşle
2,0mn hl’ye ulaşması ve uluslar arası satış hacmin %5 düşüşle 3,0mn hl’ye düşmesi.
Böylece toplam 4Ç11 satış hacmi %3 düşüşle 4,9mn hl olarak gerçeklşmesini
bekliyoruz. 2011 tüm yılda yurtiçi satış hacmin %2 düşüşle 8,3mn hl’ye, uluslar arası
satış hacmin %3 düşüşle 15,2mn hl’ye ve toplam satış hacmin %3 düşüşle 23,4mn hl
olarak gerçekleşmesini bekliyoruz.
Anadolu Efes – SabMiller ile yapılan ortaklık anlaşması sürecinde Şirket SPK'nın bir
tebliğ doğrultusunda "itibari değerinin üzerinde hisse senedi çıkarması ve pay
sahiplerinin yeni pay alma haklarını kısıtlama yetkilerinin verilmesi"ne yönelik ana
sözleşme değişikliğinin yapılması için başvuruda bulundu. Gerekli onayların alınmasını
takiben Genel Kurul onayına sunulacaktır.
Coca-Cola İçecek – NÖTR Endeksin Altında Getiri – 4Ç11 satış hacim rakamlarını
açıkladı. Toplam satış hacmi %8 büyümeyle 141mn ünite kasa’ya ulaştı. Bu bizim
tahminimiz olan 146mn ünite kasa’ya paralel gerçekleşti. 2011 tüm yılda satış hacmi
%14 büyümeyle 762mn üntie kasa’ya yükseldi. Yurt içi satış hacmi %1 büyümeyle
96mn ünite kasa’ya ulaşırken, tüm yıl 2011’de bu rakam %10 büyümeyle 547mn ünite
kasa’ya ulaştı. Uluslar arası satış hacmi %27 büyümeyle 44mn ünite kasa’ya ulaşırken,
tüm yıl 2011’de %14 büyümeyle 215mn ünite kasa’ya ulaştı."

YILDIRIMM
16-01-2012, 10:14
İMKB'de bugün (Yatırım Finans Müdürü)

Endeksin bugün yatay açılmasının ardından hafif yukarı eğimli bir seyir izleyeceğini tahmin ediliyor

Hafta içinde yapılan İspanya ve İtalya tahvil ihalelerinin başarılı geçmesinin ardından küresel piyasalara egemen olan iyimserlik, Cuma günü kredi derecelendirme kuruluşu S&P?nin bazı Avrupa ülkelerinin notunu düşüreceği haberiyle birlikte yara aldı. Nitekim S&P, ABD piyasaları piyasalar kapandıktan sonra alınan tedbirlerin Euro bölgesinde süregelen sistemik sıkıntıların giderilmesi için yeterli olamayabileceği endişesiyle dokuz Avrupa ülkesinin kredi notunu düşürdü. Fransa ve Avusturya'nın notlarını birer kademe indiren S&P İtalya, İspanya, Portekiz ve Kıbrıs Rum Kesimi'nin notları ise iki kademe birden indirdi. Yunanistan?ın borç takası görüşmelerinde ilerleme sağlanamadığı haberlerinden de olumsuz etkisiyle Avrupa borsaları, Cuma günü sert düştü. Yunanistan?ın Mart ayındaki yüklü itfası öncesinde, serbest bırakılması beklenen kredi dilimi açısından kritik önem taşıyan, özel sektörün %50 borç kesintisine (?hair-cut?) katılımı planı üzerindeki görüşmelerin durduğu açıklandı. Tarafların Çarşamba günü tekrar bir araya gelmesi bekleniyor.

Haftanın son günündeki bu gelişmeler üzerine Avrupa borsalarının kazanımları, USD bazında bakıldığında haftalık ortalama %0.75 ile sınırlı kaldı. MSCI Dünya Endeksinin %0.79 değer kazandığı haftada ABD borsaları %0.94, GOP (Gelişmekte Olan Piyasalar) borsaları %2.79 ve

Asya borsaları da %3.0 civarında yükseldi. İMKB-100 Endeksi ise %3.64 oranında değer kazanarak hemen tüm bölgesel borsa ortalamalarının üzerinde bir performans göstermeyi başardı. Bunda TCMB?nin mali sistemin fonlama maliyetini hafta başındaki yaklaşık %12.0 seviyesinden, normal günler kapsamında açtığı haftalık %5.75 faizli repo ihaleleriyle, %9.0?un altına çekmesi etkili oldu. Hesaplamalarımıza göre 28 Aralık?tan 9 Ocak tarihine kadar yaklaşık 480 baz puan artan fonlama maliyeti, geçtiğimiz hafta ise 300 baz puan kadar geriledi.

Bugün ABD borsaları Martin Luther King günü nedeniyle kapalı, ancak vadelileri ortalama %0.45 oranında ekside işlem görüyor. Asya borsalarında ise ortalama %1.0 oranında değer kayıpları mevcut. Avrupa borsalarının ise %0.45 oranında satıcılı açılması bekleniyor. Parite Cuma günkü kapanışının hafif altında, döviz sepeti ve dolar kuru ise yaklaşık %0.25 aşağıda açıldı. Tezgâhüstü piyasadaki işlemlerde ise Cuma günü %11.05?den kapanan gösterge tahvilin faizi %10.90-%11.00 bandından geçiyor. Endeksin bugün yatay açılmasının ardından hafif yukarı eğimli bir seyir izleyeceğini tahmin ediyoruz.

Histanbul
16-01-2012, 11:16
Posta Gazetesi'nde bunu gördüm, yeni mi başlamış bilemiyorum. Pazartesi günleri Borsa Analiz Sayfası varmış veya olacakmış.

http://e1201.hizliresim.com/t/j/1uu64.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

uptrend
16-01-2012, 13:22
ıngıltere resesyona gırdı - ıtem club

gazetesının haberıne gore;

gazetenın ınternet sıtesınde bugun yayınlanan haber asagıda bulunuyor:

" ekonomı alanında faalıyet gosteren dusunce kurulusu ıtem club, ıngıltere'nın
yenıden resesyona gırdıgı uyarısında bulundu.

Kurulus bugun acıkladıgı tahmınlere gore ekonomının yılın son ceyregınde
kuculdugunu, bu yılın ılk uc ayında da yenıden gerıleyecegını belırtıyor.

Resesyon, gayrı safı yurtıcı hasılanın ust uste ıkı ceyrek kuculmesı seklınde
tanımlanıyor.

ıtem club, ıngıltere’nın dısında oldugu euro bolgesınde sorunlar cozulse bıle
ıngılız ekonomısının yılın tamamında ancak yuzde 0,2 buyuyebılecegını dusunuyor.

Bbc'ye acıklama yapan ıtem club ekonomı basdanısmanı peter spencer, "muhtemelen
teknık olara resesyona gırmıs bulunuyoruz" dedı.

Spencer, "tuketım gecen
yıl enflasyonun artmasından buyuk darbe aldı; euro krızının de etkısıyle ısyerı
yatırımları felc oldu, ıse alımlar donduruldu. Maalesef (ıngıltere ıcın)
ıhracata baktıgımızda aslan payının avrupa'ya aıt oldugunu goruyoruz." dedı.

Euro krızı yenı yatırımları baltaladıgından ıtem club ekonomının 2014'e dek
normal buyume duzeylerıne donemeyecegıne ınanıyor.
Avrupa'da krıze bır
cozum bulunsa bıle ıngılız ekonomısı bu tahmınlere gore 2013'te ancak yuzde
1,75 oranında, 2014'te yuzde 2,8 oranında buyuyebılır.
Kurulus cozum
onerısı olarak, ulkeye ıhracat ıcın avrupa'ya bel baglamak yerıne kendısıne
yenı pazarlar bulma cagrısı yaptı.
Kurulusa gore yıl ıcınde ıssızlık de
300 bın kısı artısla 3 mılyona yukselecek. Personel ve gelısım enstıtusu adlı
kurulus da en erken 2016'ya dek ıssızlıgın 2,5 mılyon duzeyının uzerınde
seyredecegını, gelecek yıl ıse 2,9 mılyon ıle tavan yapacagını bıldırdı.

Kurulusun ekonomı basdanısmanı john phılpott, gelecek yılın sonu ıtıbarıyle
ıssızlık oranının yuzde 8,8 olacagını belırtıyor.
Ancak bazı ısverenler
kadrolarına calısan bulamamaktan sıkayetcı. Balık restoranları zıncırı loch
fyne'ın kurucusu mark derry, "gorunuse gore 25 yasın altında 1 mılyon ıssız var
ama bız restoran actıgımızda kımı zaman ınsan bulmak ıcın yurtdısına uzanmak
zorunda kalıyoruz" dedı.
ıs bulma kurumlarına pek cok ılan verdıklerını
anlatan derry, "bu ulkede beklentıler cok yuksek. Bu cogu kez genc neslın
belırlı bır seye odaklanmayan unıversıte bolumlerınde okumasından
kaynaklanıyor. Bence bu durumda bızımkısı gıbı ıslere basvurmayı guc
buluyorlar" dıye konustu.
Buyume tahmınlerını acıklayan kuruluslardan
ekonomı ve ıs dunyası arastırma merkezı (cebr) da ıngıltere'nın bu yıl yuzde
0,4 kuculecegını, euro bolgesı dagılırsa bu oranın yuzde 1 olacagını bıldırdı.
ıngıltere hukumetı ıcın resmı gostergelerı ıceren ulusal ıstatıstık daıresı'nın
verılerı ıse gelecek hafta acıklanacak. Sendıkalar konfederasyonu tuc genel
sekreterı brendan barber, bu hafta acıklanacak ıssızlık rakamlarının 'ıc
karatıcı' olacagını belırterek hukumetın 'ıstıhdamı artırmayı' baslıca oncelıgı
halıne getırmesını ıstedı. "

-matrıks-

YILDIRIMM
17-01-2012, 08:20
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(GEDİK YATIRIM)

"S&P Euro Bölgesi’nin peşini bırakmıyor
IMKB 100 endeksi, dünü % 2.40 art ışla, 52.797 puandan kapatt ı. Gün
içerisinde en dü şük 51.485, en yüksek 52.802 puan ı gören endeks, önceki
kapanışının 1.235 puan üzerine ç ıktı. Banka endeksi % 3.5 ile art ışta öncü rol
oynadı.
Toparlanmaya ba şlanyan piyasalar, Cuma günü S&P'nin 9 AB ülkesinin
notunu dü şürece ği söylentisi ile kay ıplar ya şamıştı. Dün ise bunun etkisinin s ınırlı
oldu ğu ortaya ç ıktı. Cuma günkü kay ıplar "yol kazası" olarak görüldü. Türkiye kadar
olmasa da Avrupa borsalar ı da günü art ıda kapatt ı. ABD ise tatil nedeniyle
kapalıydı.
S&P 9 ülkenin ard ından dün ak şam da kurtarma fonu EFSF’in notunu da
AA+'ya dü şürdü. Moody ’s ise notlara dokunmad ı. Euro/dolar paritesi habere
karşın olumlu gözüküyor.
Bu sabah Asya'da da olumlu havan ın devam etti ği görülüyor. Japonya % 1
artışla kapandı. Bu arada Çin ekonomisi, 4. çeyrekte % 8.9 ile son 10 çeyrekteki en
yavaş büyümeyi gösterdi.
52.500 seviyesinin üzerinde kapanan Endeks'te art ık 52.000 desteği önem
kazandı. Bu seviyenin alt ında kapanış gerçekle şmedikçe yükseli ş trendinin
devamı beklenebilir. İlk dirençler 53.300 ve 54000 olabilir."

YILDIRIMM
17-01-2012, 09:14
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

"S&P'nin Cuma günü Fransa başta olmak üzere dokuz Euro bölgesi
ülkesinin notlarını düşürmesi ardından Avrupa Finansal İstikrar Fonu
EFSF'nin notunu AA+'ya düşürdüğünü not edelim. Makro veri
tarafında ABD'de bölgesel imalat endekslerinden Empire State
endeksi açıklanacak. Avrupa tarafında ise Almanya'da yatırımcı
güveni göstergesi ZEW Anketi günün önemli verileri arasında. Bugün
İspanya'da 364 ve 518 günlük ihaleler var. EFSF ise 1,5 milyar euroya
kadar 182 günlük bono ihalesi yapacak. Ayrıca yurtiçinde bugün
gerçekleşecek 427 günlük ve 6 yıllık Hazine ihaleleri önemli.

PİYASA YORUMU

Bu sabah Asya piyasaları genelinde Çin GSYİH verisi ardından
olumlu hava hakim. Çin?de açıklanan GSYİH rakamı büyümede yavaşlamaya
işaret etti. 4Ç'de GSYİH %8,9 arttı (beklenti:%8.70 önceki:%9.10).
Veri ardından gözler Çin Merkez Bankası'nda. Hatırlanacağı üzere bir
süredir parasal genişleme beklentileri hakimdi. Bu doğrultuda Çin
Borsası bu sabah %3,7 artıda. Japonya %1 artıda. Diğer taraftan
S&P?nin Cuma günü Fransa başta olmak üzere dokuz Euro bölgesi
ülkesinin notlarını düşürmesi ardından Avrupa Finansal İstikrar Fonu
EFSF'nin notunu AA+'ya düşürdüğünü not edelim.
Makro veri tarafında ABD'de bölgesel imalat endekslerinden Empire
State endeksi açıklanacak. Avrupa tarafında ise Almanya?da yatırımcı
güveni göstergesi ZEW Anketi günün önemli verileri arasında. Bugün
İspanya'da 364 ve 518 günlük ihaleler var. EFSF ise 1,5 milyar euroya
kadar 182 günlük bono ihalesi yapacak. Ayrıca yurtiçinde bugün
gerçekleşecek 427 günlük ve 6 yıllık Hazine ihaleleri önemli.
Fransa'da dün başarılı geçen ihaleler sonrasında Perşembe günkü uzun
vadeli ihaleler önemini koruyor Hafta genelinde ise ABD'de
Philadelphia FED İmalat Endeksi, TÜFE, Sanayi Üretimi ve konut
verileri takip edilecek. ABD?de bilanço sezonunun açılması ile buradan
gelecek haberler de önemli olmaya devam ediyor.
Geçen hafta Cuma günü açıklanan ve hayal kırıklığı yaratan JP
Morgan finansalları ardından özellikle ciro rakamındaki zayıflık
olumsuz hava yaratmıştı Bugün TSİ ile 15:00?de Citigroup (beklenti:
0.515$), Wells Fargo (beklenti:0.721$) ve Perşembe günü Bank of
America gibi piyasalar üzerinde etkisi önemli olabilecek banka
bilançoları açıklanıyor. Ayrıca önemli etki yaratabilen Apple
finansallarının ise 24 Ocak'da açıklanacağını hatırlatalım.

uptrend
17-01-2012, 14:33
Kuresel buyume beklentılerı konusundakı olumsuz hava dagılıyor - bofa merrıll lynch anketı

konuya ılıskın olarak yapılan basın acıklaması asagıda bulunuyor:

"kuresel buyume beklentılerı konusundakı olumsuz hava dagılıyor
rısk
ıstahı, krız oncesı ucuncu ceyrektekı duzeyıne dondu
bofa merrıll lynch
ocak ayı fon yonetıcılerı anketı'ne gore kuresel yatırımcılar 2012 yılına
kuresel ekonomıye yonelık ıyımserlıklerı yenıden canlanmıs ve rısk ıstahları
artmıs olarak basladı.
214 kurumsal yatırımcı ıle gerceklestırılen kuresel
anket, kuresel bır durgunluk tahmınınde bulunanların sayısının oldukca
azaldıgını gosterdı. Katılımcıların aralık ayındakı yuzde 27'sıne kıyasla
sadece net yuzde 3'u gelecek 12 ayda dunya ekonomısının zayıflayacagı
gorusunde. Bu da, 2009 yılı mayıs ayından bu yana buyume beklentısındekı en
buyuk aylık ıyılesmeyle aynı sevıyede.
Bırcok yatırımcı daha fazla rısk
ıstahı sergılıyor. Bofa merrıll lynch'ın bılesık rısk ve lıkıdıte gostergesı
ulke borcları krızının tam olarak ortaya cıkmasının oncesındekı 2011 yılı
temmuz ayından bu yana en yuksek duzeyıne ulastı. Nakıt duzeylerı ıse 2011 yılı
temmuz ayından bu yana en dusuk duzeyde. Bugun bır portfoyun ortalama yuzde
4,4'unu nakıt olusturuyor. Bu oran aralık ayında yuzde 4,9 ıdı. Anket
katılımcıları arasında, normalden dusuk duzeylerdekı rısklerı alan
yatırımcıların oranında ıyılesme meydana geldı ve bu oran aralık ayındakı net
yuzde 42'den net yuzde 33'e dustu. Yatırımcıların altını cızdıgı kaygılardan
bırı de jeopolıtık rısk. Jeopolıtık rıskı "normal ustu" goren katılımcı oranı
gecen aykı yuzde 48'den yuzde 69'a yukseldı. Bu da gecmıste petrol fıyatındakı
anı yukselme ıle ılıskılendırılıyor. Bofa merrıll lynch arastırma kuresel
hısse senetlerı stratejı sefı mıchael hartnett "yatırımcılar daha fazla rısk
alma yonunde acelecı degıl, temkınlı adımlarla ılerlıyorlar; nakıt
mevcutlarındakı dusmeden en fazla ıstıfade edenler abd pıyasası ve enerjı ve
teknolojı gıbı kalıtesı yuksek dongusel sektorler" dıye konusurken, bofa
merrıll lynch kuresel arastırma avrupa hısse senetlerı stratejı sefı gary baker
ıse sunları ıfade ettı: "kuresel buyume ve avrupa'nın buyumesıne yonelık
beklentılerdekı ıyılesmeye ragmen, varlık yonetıcılerı avrupa hısse senetlerı
ve ozellıkle de avrupa bankaları konusunda son derece kuskucu tutumlarını devam
ettırıyor."
kurumsal gorunum ıyılesıyor ve yatırım taleplerı artıyor

kurumsal kârlarda kuresel bır gerıleme endısesı halen mevcut olsa da bu
endıseler gectıgımız ayda yatıstı. Katılımcıların halen net yuzde 21'ı 2012
yılında dunya genelınde kârların dusecegı beklentısınde olsa da, bu oran aralık
ayındakı net yuzde 41 oranına kıyasla keskın bır dususu yansıtıyor.
Katılımcılar arasında kurumsal kârlardakı buyumenın yuzde 10'un altında
olmasını bekleyenlerın oranı net yuzde 60'dan net yuzde 42'ye gerıledı.
Yatırımcılar yenıden kurumların daha fazla yatırım yapmasının gerektıgı
gorusune donus yapıyorlar. Cevap verenlerın net yuzde 55'ı kurumların halen az
yatırım yaptıgını belırtıyor ve bu oran son 10 ayın en yuksek oranı durumunda.
Katılımcıların aralık ayındakı net yuzde 31'ıne kıyasla net yuzde 37'sı
kurumların "yeterınce kaldıraclı olmadıgı" gorusunde.
Abd ve avrupa
arasındakı ucurum varlıgını koruyor
avrupa konusunda daha sıddetlı
derecede olumsuz goruslerın bazıları yatısmıs olsa da, tercıh edılen yatırım
yerı olarak abd ve avrupa arasındakı ucurum varlıgını surduruyor. Kuresel
katılımcıların aralık ayındakı net yuzde 50'sıne kıyasla net yuzde 56'sı
kurumsal kârlar acısından abd'dekı ortamın dıger bolgelerın tamamından daha
olumlu oldugu gorusunde. Oncekı aydakı net yuzde 72'ye karsılık net yuzde 70
avrupa bolgesındekı kâr durumunun dıger tum bolgelerden daha olumsuz oldugu
gorusunde.
Varlık yonetıcılerı ellerındekı abd hısse senetlerı mıktarını
daha da artırdı. Katılımcıların aralık ayındakı net yuzde 23'ıne kıyasla net
yuzde 28'ı abd hısse senetlerınde gosterge ustu konumda. Net yuzde 31 avrupa
bolgesı hısse senetlerınde gosterge altında kalmaya devam edıyor. Oncekı aydakı
net yuzde 35 oranına kıyasla bır ıyılesmeye ısaret etse de, bu oran gorulen en
kotu ıkıncı oran.
Teknolojı bırıncılıge gerı geldı,; abd'lı yatırımcıların
bankalara ılıskın ayı pıyasası tutumu daha az
2011 sonundakı savunmacı
konumlanmanın ardından rısk ıstahındakı artısın bır yansıması olarak teknolojı
en fazla tercıh edılen kuresel sektor olma konumuna yenıden yukseldı. Aralık
ayında net yuzde 31 olan teknolojıde gosterge ustunde bulunan yatırımcıların
oranı net yuzde 39'a yukselerek ılac sektorunu gerıde bıraktı.
Abd fon
yonetıcılerı bankalara donus yaparken avrupalılar bankaları reddetmeye devam
edıyor. Bankalarda gosterge altında bulunan abd fon yonetıcılerının oranı
gectıgımız ay net yuzde 32'den net yuzde 16'ya gerıledı. Gosterge altında
bulunan avrupa fon yonetıcılerının oranı ıse artıs gostererek net yuzde 50'ye
ulastı.
Hedge fon kaldıracı 17 ayın en dusuk duzeyınde
hedge fonlar
bu ay kaldıraclarını 2010 yılı agustos ayından bu yana en dusuk duzeye ındırdı.
Brut varlıkların oz sermayeye agırlıklı ortalama oranı aralık ayındakı yuzde
1,41'den yuzde 1,22'ye gerıledı. Bu dusme pıyasa oynaklıgının daha fazla
olmasına ragmen kaldırac duzeyının yukseklıgını korudugu altı aylık donemın
ardından gerceklestı."

-matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:36
Yetkılıler:turkıye genelınde 8-10 mılyon metre kup dogalgaz arz acıgı olustu-cnbce-matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:36
Fıtc yonetıcısı: ıtalyanın temerrude dusmesını beklemıyoruz-matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:37
ımf: Kredı kaynaklarımızı 1 trılyon dolara cıkarmayı hedeflıyoruz - bloomberg tv -matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:39
Almanya malıye bakanlıgı: 2012de ıssızlık oranının %6.8e gerılemesını beklıyoruz -matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:39
Almanya malıye bakanı: Alman ekonomısı hala guclu, yıl ıcınde buyumeye gerı donecek -matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:39
Turkıyede tum zamanların dogalgaz tuketım rekoru 16 ocak ıtıbarıyla 178 mılyon metrekuple kırıldı -aa-

BUHARA
18-01-2012, 13:42
FITCHIN IZLEMEYE ALDIGI ULKELER ARASINDA ISPANYA, ITALYA VE IRLANDA VAR-MATRIKS- piyasalar biraz çıktı ya şimdi düzeltme için bahaneler yaratılmaya başlanır..

BUHARA
18-01-2012, 13:43
ıngıltere’de ıssızlık oranı %8,4 ıle son 17 yılın en yuksek oranına ulastı -cıhan-

BUHARA
18-01-2012, 13:43
Yenı ımf fonlarına abnın 250 myr, dıger ulkelerın 350 myr euro katkı yapması beklenıyor - yetkılı-matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:44
ımf, borc krızı ıcın 600 mılyar dolarlık yenı kaynak ıhtıyacı ongoruyor - yetkılı -matrıks-

BUHARA
18-01-2012, 13:45
Almanya / merkel: Malı bırlıgın saglanacagı konusunda kotumser degılım-matrıks-
merkel: Efsfnın notunun ındırımınden sonra almanyanın ne yapacagını hala degerlendırıyoruz-matrıks-

uptrend
19-01-2012, 08:48
UBS, TÜRK BANKALARI IÇIN FIYAT HEDEFLERINI ASAGI ÇEKTI


UBS, dün yayinladigi raporda Türk bankalari için fiyat hedeflerinde
degisiklige gitti.
Garanti Bankasi için fiyat hedefini 8.30 TL'den 6.75 TL'ye, Akbank
için 7.20 TL'den 6.00 TL'ye, Is Bankasi için 4.70 TL'den 3.60 TL'ye, YKB
için 3.80 TL'den 3.30 TL'ye indiren UBS, Vakifbank için fiyat hedefini
ise 3.60 TL'den 2.85 TL seviyesine çekti.
UBS, Halkbank için fiyat hedefini ise 14.00 TL olarak korudu.

MfM21
19-01-2012, 10:40
Arkadaşlar dün bir haber okudum. Kaplaminin ortağı SCA hisselerini satmış diye. Bu konu hakkında bilginiz var mı?

http://www.sca.com/en/Media/Press-releases/Press-releases/2012/2012-01-17-SCA-divests-its-packaging-operations/

uptrend
20-01-2012, 07:12
Fed'ın son gevseme onlemlerı 1 trılyon doları bulabıllır - ekonomıstler


ekonomıstler arasında genel olarak yaygınlasan goruse gore
abd merkez bankası federal reserve 1 trılyon dolara varan
buyukluge sahıp yenı bır gevseme onlemını bu ay ıcınde
acıklayabılır. Ekonomıstler, ekonomıde son donemde yasanan
yukselısın surdurulebılır tarzda olmadıgına dıkkat cektı.


Fed'ın acık pıyasa komıtesı onunmuzdekı hafta toplanacak
beklentıler konut pıyasasında devam eden sıkıntıların merkez
bankasını konut kredısıne endekslı tahvıl alımlarına zorlayacagı
yonunde olusuyor.

Bu satın almaların hedefının rekor dusuk sevıyede olan
faız oranlarını daha da asagı cekmeyı hedefledıgı belırtılıyor.





-matrıks-

YILDIRIMM
23-01-2012, 08:20
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

"Yunanistan’da özel sektörle yürütülen borç takası görüşmeleri ile
ilgili gelişmeler ana gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Geçen hafta başlayan görüşmelerden henüz bir sonuç çıkmaması soru
işareti yaratıyor. Bu sabah açık olan Asya piyasaları genelinde zayıf
hacimli işlemler etkili. Japonya yatayda. ABD vadelileri ekside. Çin,
Tayvan, Hong Kong, Singapur ve Güney Kore yeni yıl tatili nedeniyle
kapalı. Bugün Almanya ve Fransa’daki ihaleler takip edilecek. Ayrıca
bugün euro bölgesi maliye bakanları başta yeni bütçe kurallarını
görüşmek üzere Brüksel’de toplanıyor. Buradan gelecek açıklamalar
önemli olabilir. Toplantıda ayrıca İran petrolünün ithaline
getirilmesi düşünülen yasak da görüşülecek. İtalya’nın AB kurtarma
fonunun iki katına çıkartılmasını istediğine dair haberler var.
Bugün makro veri tarafında ABD’de ve Avrupa’da açıklanacak önemi
bir veri yok. Diğer taraftan hem yurtiçindeki 4 ve 10 yıllık tahvil
ihalelerinin hem de Almanya’daki 12 aylık 3 milyar euro tutarındaki ve
Fransa’daki 91, 168 ve 350 günlük ihalelerin günün odak noktasında
olduğunu belirtelim.
Hafta geneline bakacak olursak ABD’de Dayanıklı Tüketim Mal
Siparişleri, 4Ç GSYİH rakamı, Haftalık İşsizlik Başvuruları, Euro
Bölgesi PMI İmalat Endeksi, FED Faiz toplantısı ve TCMB Faiz
Toplantısı takip edilecek önemli veriler olarak sıralanabilir. Bilanço
tarafında ise bugün 23:30’da Texas Instruments, 24 Ocak’da Apple
(beklenti:10.09$) ve Johnson&Johnson, 25 Ocak’da ConocoPhilips, 27
Ocak’da Ford ve P&G finansalları açıklanıyor.

DÖVİZ

Euro/dolar paritesinde haftanın son işlem gününde kar
realizasyonları ile gerileme görülürken, dolar/TL’de sakin bir seyir
hakimdi. Dolar/TL, euro/dolar paritesindeki harekete sınırlı tepki
vererek dar bir bant içinde işlem gördü. Merkez Bankası Cuma günkü
döviz satım ihalesinde 50 milyon dolar’lık satış gerçekleştirirken,
ihaleye 221 milyon dolar’lık teklif geldi. En yüksek, en düşük ve
ortalama fiyatlar sırasıyla 1,8290, 1,8284 ve 1,8284 TL oldu. TCMB’nin
bu yıl döviz satım ihaleleriyle sattığı tutar 1,35 milyar dolar’a
ulaştı. Merkez Bankası dün gösterge dolar kurunu 1,8209/1,8297, euro
kurunu 2,3523/2,3636 ve euro/dolar paritesinide 1,2918 olarak ilan
etti. Bu sabah interbank piyasada dolar/TL kotasyonları güne ve
haftaya 1,8300/1,8330 TL seviyesinde başlıyor.

TAHVİL-BONO

Haftanın son işlem gününde gösterge kıymette toplam 32,5 milyon
TL’lik işlem hacmi gerçekleşti. 4 Aralık 2013 itfa tarihli benchmark
kıymet aynı gün valörde günü %10,62 bileşik seviyesinden kapatırken,
bugün valörlü işlemlerde kapanış %10,55 bileşik seviyesinden
gerçekleşti. Hazine bu hafta Çarşamba günü 9,947 milyon TL’si piyasaya
olmak üzere toplam 12,618 milyon TL iç borç servisinde bulunacak ve
Ocak ayı borçlanma programını tamamlayacak. Bu doğrultuda Hazine bu
hafta 4 ihale birden düzenleyecek. İhalelerden ikisi bugün, ikisi
yarın yapılacak. Bugünkü ihaleler 27.01.2016 itfa tarihli sabit
kuponlu, 6 ayda bir kupon ödemeli, TL cinsi devlet tahvili ve
21.07.2021 itfalı, 6 ayda bir kupon ödemeli, TL cinsi, TÜFE’ye
endeksli devlet tahvilinin yeniden ihraçları olacak.
Yarınki ihaleler ise 04.12.2013 itfalı benchmark kıymetin yeniden
ve 12.01.2022 itfalı TL cinsi, sabit kuponlu, 6 ayda bir kupon ödemeli
kıymetin ilk ihraçları olacak.
Yurtiçi bono piyasasında 4 Aralık 2013 itfalı yeni gösterge
kıymette işlemler tezgahüstü piyasada haftanın ilk işlem gününe
%10,46/.10,65 bileşik aralığında başlıyor."

YILDIRIMM
23-01-2012, 08:52
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(BİZİM MENKUL DEĞERLER)

Haftanın son işlem gününe de alıcılı seyrini sürdürerek başlayan
İMKB 100 endeksi, Yunanistan’da tenzilat oranının %65-70 aralığına
yükseltileceği haberleri sonrasında gelen kar satışları ile bir miktar
gerileyerek en düşük 54.352,60 puan seviyesine gelse de, yurtdışı
piyasalarda görülen toparlanma sonrasında gelen alımlar en yüksek
55.056,62 puan seviyesini gördüğü günü %0,39’luk yükselişle 54.888,55
puan seviyesinden tamamladı. İşlem hacmi birinci seansta 732 milyon
TL, ikinci seansta 1 milyar 79 milyon TL olurken, toplam işlem hacmi 1
milyar 811 milyon TL oldu.

PARA PİYASALARI

Çin Merkez Bankası’nın genişlemeci para politikaları uygulamaya
başlayacağı beklentisiyle küresel risk iştahı artarken Altın fiyatında
1670’li seviyelere doğru bir yükseliş ve Brent Petrol de düşüş
gözlemleniyor. Brent petrol 110 dolar seviyesinin altından işlem
görürken gösterge tahvilde de 10,55’li seviyelerde yatay bir seyir
izleniyor."

YILDIRIMM
23-01-2012, 08:53
-ULUSLARARASI PİYASALAR TEKNİK ANALİZİ(TEKSTİL YATIRIM)

"5,2% artışla 4,420 binden 4,650 bin seviyesine yükselmesi
beklenen (2010 Mayıs’tan beri en çok artışı göstermesi beklenen) ABD
Aralık ayı ikinci el konut satışları 5,0% artış ile 4,61 bin olurken,
İngiltere Aralık ayı perakende satışlar 2,4% olan beklentinin üzerinde
2,6% olarak açıklandı. Troyka'nın yeni kredi diliminin serbest
bırakılması için şart koştuğu PSI görüşmelerinde Yunanistan ile IIF'in
anlaşmaya yakın olduğu ve son olarak EU/IMF incelemesinden geçeceği
konuşuluyor.
Son zamanlarda ABD'den gelen olumlu datalara konut satışlarının da
eklenmesi ile dünyanın en büyük ekonomisine dair artan iyimserlik ve
Yunanistan'ın PSI görüşmelerinin getirdiği gerginlik ile Asya
piyasaları karışık bir görünüm sergiledi. Euro bu gelişmeler sonrası
yatay/aşağı hareketini sürdürürken 1,2830/1,30 kısa vadeli önemli
destek ve direnç seviyeleri.. Kıymetli madenler cephesinde ise gümüş
Cuma günü 5%'in üzerinde değer kazanırken altın şu saatlerde 1672
civarında primli seyrediyor. Altında 1680 direncinin geçilmeden önce
kar realizasyonu yaşamasını ve 1633 desteğine kadar çekilme
olabileceğini bekliyoruz. Bakır Çin'den beslenerek 3,83 seviyesine
ulaşmıştı ancak kar realizasyonu yaşamaya devam ediyor, ilerleyen
günlerde 4,00 üzerine çıkması sürpriz olmayacaktır. Petrol cephesinde
ise EU'nun İran'dan petrol ithalatına yasak getirmek üzere anlaştığı
konuşuluyor ki bu da Hürmüz boğazının kapatılması olasılığının İran
tarafından kullanılacağı riskini taşımaya devam ediyor.
Çin'in tatil nedeniyle kapalı olduğu bugün Japonya Merkez Bankası
faiz kararı için 2 günlük toplantıya başlayacak olup, Avrupa Maliye
Bakanları bölge borç sorununa dair bir kez daha toplanacak, Almanya ve
Fransa'da tahvil ihaleleri yapılacak."

ayfer
24-01-2012, 07:40
Haftasonu 2-3 gazete alan ben artık gazete almıyorum daha doğrusu alıp okumak istemiyorum.
Bugün İnternetten başlıklara baktım.
Hürriyet 1 haber Genaral Masası
2 haber Yasa teklifi Türklerde elektroşok etkisi yaptı.
Başlıklar Tv haberleri sanki bu ülkenin ekmeğini suyunu yiyip içenler değil de
Uluslararası kamuoyu oluşturma platformlarından para alanların başlığı gibi.

ayfer
24-01-2012, 07:43
Dün akşam CNN haber başlıkları ise aşağıdaki gibiydi
1-İran
2-Suriye
3-Şili(deprem)
4-Mısır
5-Fransa(Türkiye)

ayfer
24-01-2012, 07:52
bazen TRT haberlerini dinlerken örneğin Esat ın isminin Esed olarak değiştirilmesini
anlamaya çalışırken haberin mutfağında kim danışmanlık yapıyor diye
soruyorum.

BUHARA
30-01-2012, 09:53
Fitch, İtalya’nın A olan uzun vadeli kredi notunu iki kademe düşürerek A-, İspanya’nın AA- olan notunu iki kademe düşürerek A’ya, Belçika’nın AA olan notunu bir basamak, Belçika’nın Slovenya’nın AA- olan notunu iki kademe düşürerek A’ya ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin BBB olan notunu bir basamak düşürerek BBB-‘ye indirdi ve görünümlerini negatif olarak açıkladı. İrlanda’nın BBB olan uzun vadeli notunu teyit ederken görünümünü negatif olarak belirledi.

BUHARA
30-01-2012, 09:54
Bugün gazetesinin haberine göre TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, yönetim kuruluna istifasını sundu.

BUHARA
01-02-2012, 11:19
MB/PARASIZ:KRIZIN SONUNDA EN KARLI CIKACAK ULKELERIN BIR HAYLI HASAR GORSE DE ABD VE ALMANYA OLACAGI GORULMEKTEDIR -AA- hiç şaşırmış halim var mı ? taa başından beri belli idi zaten.

BUHARA
02-02-2012, 12:41
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, yastık altında bulunan altınların Türkiye'nin gizli serveti olduğunu söyledi.zaman..

BUHARA
02-02-2012, 12:46
Kenan Yavuz Petkim'de bu yıl dağıtılabilir karın tamamını dağıtacakları sözünü verdi ve "Petkim'de hisselerimizin arkasındayız, Petkim hissedarları namusumuz" vurgusu yaptı.

BUHARA
02-02-2012, 12:47
Turkcell'in iştiraki Astelit 323 milyon dolar borcunu zamanında ödeyemedi... borsagundem

BUHARA
02-02-2012, 12:49
UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, kendisine görev verilmesi durumunda seve seve çalışacağını açıkladı.

www.borsagundem.com

BUHARA
02-02-2012, 13:10
Deutsche bank/ceo: Yunanıstan konusunda cozume cok yakınız-matrıks-

BUHARA
02-02-2012, 13:10
endeks 59448 den kapandı. 233 puan artıda.. 60400 deki boşluğun kapanması hala ihtimal dahilinde..

BUHARA
03-02-2012, 15:45
endeks 59448 den kapandı. 233 puan artıda.. 60400 deki boşluğun kapanması hala ihtimal dahilinde..
ve kapandı....

BUHARA
03-02-2012, 15:45
Fıtch turkıye/berker: (kredı notu) arada bır sey olmazsa eylul-ekım gıbı bır yenıden degerlendırme olur-matrıks-

BUHARA
03-02-2012, 15:46
Fıtch turkıye/berker:buyume %4 un altına dusmemelı,bır mıktar enflasyona katlanılabılır - cnbce-matrıks-

BUHARA
03-02-2012, 15:46
bunlar ekonomi için iyi haberler de 3. genişleme paketini geciktirebilecek veya ortadan kaldırabilecek haberler olarak da bakılabilir.

BUHARA
03-02-2012, 15:47
Eurogroup/juncker: Euro bolgesı malıye bakanları 6 subatta toplanmayacak, hafta ıcınde olabılır-matrıks-

BUHARA
03-02-2012, 15:50
Hollanda basbakanı: Yunanıstana daha fazla yardım taraflısı degılız-matrıks-

BUHARA
06-02-2012, 00:56
Global piyasalarda yaşanan ralli borsada da etkisini gösteriyor. İMKB’deki şirketlerin piyasa değeri büyük şirketlere gelen alımlarla 25 günde yüzde 25 arttı. 370 borsa şirketinin piyasa değeri 50 milyar 230 milyon dolar artış gösterdi. Endeks üzerinde ağırlığı yüksek şirketler çıkışı güçlendiriyor.
Endeks üzerinde ağırlığı yüksek olan büyük şirketlere gelen alımlar, borsada piyasa değerinin 25 günde yüzde 25 artmasını sağladı. Garanti Bankası, Akbank, Sabancı Holding endeks üzerinde ağırlığı en yüksek banka ve holding hisseleri. Bu hisselerin piyasa değeri 25 günde yüzde 30’un üzerinde artış gösterdi. Endeks üzerinde ağırlığı yüksek olan 22 borsa şirketinin piyasa değerinde ise yüzde 26 artış meydana geldi.
FED’in faizleri 2014’e kadar düşük tutacağı açıklaması ile global piyasalarda gözlenen iyimser havaya faizlerdeki düşüş eklenince en çok banka hisseleri değer kazandı. Faizlerdeki düşüş bankacılık sektöründe karların olumlu etkilenmesine neden olacağı için sektör hisselerini de olumlu yönde etkiliyor.


ABD’den olumlu sinyaller
Öte yandan ABD ekonomisinden gelen olumlu sinyaller borsalarda çıkışın güçlenmesini sağlıyor. Amerika’da işsizlik oranı son 3 yılın en düşük seviyesine geriledi ve risk iştahı arttı. Dow Jones 12,852.09 puana ulaştı ve 2008’den beri en yüksek seviyeye çıktı. S&P 500 1.344 puanda ve 1989 yılından bu yana yıla en iyi başlangıcı yaptı.
Avrupa hisseleri de Amerika’dan gelen olumlu haberlerle yükselişe geçti. Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 1.7 değerlenerek haftayı 264.42 puandan tamamladı. Bu, 20 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviye. Gösterge endeks bu hafta yüzde 3.5 değerlendi ve 7 haftanın 6’sında yükseldi.

Sanayi hisselerine geçiş
Şimdi merak edilen ise primli banka hisselerinden sanayi hisselerine geçiş olup olmayacağı. Gelişmelere ve kar beklentilerine baktığımız zaman sanayi hisselerine ilgi artabilir ancak bir süre daha banka hisseleri gözde olmaya devam edecek. Hisseler üzerindeki en büyük baskı kur ve faiz hareketlerinden dolayı karların azalacak olması idi. Kurda ve faizde meydana gelen düşüş karlılıkları olumlu etkileyecek. Bu nedenlede hisselere ilgi sürüyor.


ALTIN VE ENERJİ ŞİRKETLERİNDE YÜZDE 100 ARTIŞ
Altın ve enerji şirketlerinin piyasa değerindeki artış yüzde 100 oldu. İpek doğal Enerji’nin piyasa değeri 150 milyon dolardan 344 milyon dolara çıkarken, Goldaş Kuyumculuk’un piyasa değerindeki artış yüzde 109 oldu. Goldaş’ın piyasa değeri 32 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi. Koza Madencilik’in piyasa değerindeki artış ise yüzde 99.99 oldu. Koza Madencilik’in 2012’nin ilk çeyreğinde kamunun maden sahalarının özelleştirilmesi ihalelerine katılacağı ve şirketin yeni girişimlerde bulunacağı beklentisi hakim. Bu nedenle de yoğun talep görüyor. Dikkat çeken bir başka şirket ise Aslan Çimento. Hissenin piyasa değeri 10 Ocak’ta 1 milyar 174 milyon dolar iken 3 Şubat’ta 2 milyar 393 milyon dolara yükseldi.


TRABZONSPOR KÂR DAĞITMADIĞI İÇİN CEZA ALDI


SPK bu hafta aldığı iki ayrı karar ile Trabzonspor Sportif ve Uzel Makina’ya para cezası verdi. Kurul, Trabzonspor Sportif’e 1 Haziran 2009- 31 Mayıs 2010 dönemine ilişkin kar dağıtım işlemini gerçekleştirmediği için 34.340 TL idari para cezası verdi. SPK daha önce aynı dönemle ilgili olarak kar dağıtılmadığı için şirketin yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı idari para cezası kesmiş, ancak mahkeme bu cezaları iptal etmişti. Mahkeme iptal kararında gerekçe olarak da kar dağıtılmamasının sorumluluğunun şirkete ait olmasını göstermişti. Söz konusu mahkeme kararının ardından SPK bu defa kar dağıtılmadığı için para cezasını şirkete kesti.
Ancak ortaklara da uyarıda bulunmayı ihmal etmeyerek şirketin idari para cezası almasına neden olan yönetim kurulu üyeleri aleyhine ortakların dava açabileceğini hatırlattı.


UZEL’E 37 BİN TL CEZA
Uzel Makina’nın ortakları arasındaki çekişme şirketin faaliyetlerinin dağılması noktasına kadar gitti. Geçen süre zarfında sıkıntının düzeldiğine dair bir emare görülmüyor. Bu arada şirketin yapması gereken bilgilendirmeler de yerine getirilmiyor. SPK bu hafta aldığı kararla şirketin 2010 yılına ait bilançoları ve bağımsız denetim raporları ile kamuya gerekli açıklamaları yapmamasına dikkat çekerek toplam 36.984 TL idari para cezası kesti.



DIŞ PİYASALAR

ABD’DEN?GELECEK VERİLER?İZLENECEK
Dünya borsalarında iyimser hava sürüyor. ABD’den gelen tarım dışı istihdam verisi risk iştahının artmasını sağladı. ABD’de tarım dışı istihdam ocak ayında 243 bin arttı. Ülkede işsizlik de yüzde 8.3’e gerileyerek, 2009 yılı Şubat ayından bu yana en düşük seviyeyi gördü. ABD’den gelen olumlu veriler borsalara yansıdı. Avrupa borsaları haftayı yüzde 2 ile 5 arasında değer kazanarak tamamladı. Bu hafta ABD ekonomisindeki gelişmeler izlenecek. İyi gelen veriler sonrasında atılacak olan adımlar takip edilecek. FED’in genişlemeci para politikası yerine daraltıcı politikalarını gündeme getirmesi halinde borsalarda düzeltmeler meydana gelebilir.


KÜRESEL RİSK İŞTAHI ETKİLİ OLACAK
Küresel risk iştahının sürüp sürmeyeceği takip edilecek. Özellikle Euro Bölgesi’ndeki gelişmeler takip edilecek. Kur hareketlerinde euro/dolar paritesi önemli olacak. Yunanistan’a ilişkin yaşanabilecek olumsuz bir gelişme havanın gerilmesine neden olabilir. Ancak mevcut koşulların devamı bir süre daha iyimserliğin sürmesini sağlayacak.

Zeynep AKTAS
Milliyet

http://ekonomi.milliyet.com.tr/borsa...07/default.htm

BUHARA
06-02-2012, 00:56
Borsa'yı yabancı yatırımcı taşıyor yerliler şimdilik daha temkinli

Risk rallisi İMKB'yi 60 bin puanın üstüne taşıdı ama yabancıların alım yaptığı İMKB 30 hisseleri ile sınırlı kaldı.

2011 yılının ikinci yarısında ABD Doları'ndaki yükselişin de etkisiyle yüzde 50'ye yakın ucuzlayan endeks hisseleri parasal genişlemenin devam edeceğini düşünen kısa vadeli fonların iyimser haberleri öne çıkararak kötümserlikleri şimdilik rafa kaldırmasıyla endeksi yıl başından bu yana yüzde 16 yükseldi.

Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açığa rağmen yeniden ilgi odağı olmasında, ekonomi yönetiminin ve özellikle Merkez Bankası'nın söylem değişiklikleri en önemli etkenlerden biri oldu. Ayrıca 2010 Kasım ayından itibaren Borsa'da yaklaşık 3 milyar dolarlık satış yapan yabancı yatırımcılar, bu yıl ocak ayında çok önemli miktarlarda alım yaptılar. Alımların maliyetleri son fiyatların yaklaşık yüzde 10 altında. ABD Doları, Borsa'daki yükselişle eşzamanlı yaklaşık yüzde 8 değer kaybetti. Yabancı yatırımcıların bu risk iştahına rağmen yerli yatırımcıların halen beklemede olmaları ve henüz yükselişe katılmadıkları da ortada. Yükselişe şimdilik temkinli bir duruş sergileniyor. Önümüzdeki haftadan itibaren konsolide olmayan bilançoların büyük bir bölümü ve vergi dairelerine bildirilen bilançolar açıklanmaya devam edecek. Ayın 15'ine kadar tamamlanacak bilançoların ardından yine konsolide olmayan şirketler temettü (kâr payı) oranlarını açıklayacaklar. Konsolide olanlar ise nisan ayı içinde açıklayacaklar. Bilançoların açıklanmasının ardından bu yöndeki beklentilerin sona ermesi kâr satışına yol açabilir. Endeksin dolar bazında bu soluksuz yükselişinde en önemli direnç noktaları 34.000-36.000 seviyeleridir. 2011 yılında dolar bazında 51 bin seviyesini görmüş Borsa endeksinin son haftalardaki yükselişine paralel yükselemeyen yüzlerce şirket var. Bu hisseler yatırımcı küskünlüğü sebebiyle hareket edemiyor. Eğer genele yayılan bir yükselişle endeks hisseleri ile açılan fark bir nebze olsun kapanabilirse risk rallisinin Türk yatırımcıları için bir anlamı olabilir. Yoksa zaten yüzde 90'ına yabancı yatırımcıların sahip olduğu banka hisselerindeki yükselişler moral vermekten öteye gidemiyor. Yatırımcılar yükselişleri satışla değerlendirerek kayıplarını farklı şekillerde telafi etmek istiyorlar.

Dolar bazında 2011 yılında en yüksek 51 bin seviyesini gören endeks, yılın sonlarında 26 bin seviyelerine kadar gerilemişti. Yukarıda da belirttiğimiz gibi doların lira karşısında yüzde 8'in üstünde gerilemesi dolar bazında İMKB'yi 34 bin doların üstüne taşıdı. 36-37 bin dolarlar bundan sonraki direnç seviyeleri. ABD Doları'nın lira karşısında 1,71 seviyelerine gerilemesi durumunda yükseliş 37 bine kadar sürerse endeks Türk Lirası bazında 60 bin puanı geçmesinin ardından 63 bine kadar yükselebilir. Ancak şimdilik 'Bu seviyelerde yükselemeyen hisseler acaba yabancının satışa geçmesi durumunda ne olur?' sorusu yatırımcının Borsa'ya dönüşünü geciktiren en önemli etken olarak ortada duruyor.

Doğalgaz fiyatları çöktü ama...

Uluslararası piyasalarda ilginç gelişmeler oluyor. 2008 yılına kadar petrol fiyatlarıyla paralel hareket eden doğalgaz, son üç yıldır bağımsız hareket etmeye devam ediyor. 2011 yılı Haziran ayında 4,7 dolar BTU (British Termal Unit: 3.413 BTU/h=1 KW enerjiye tekabül ediyor) seviyelerine yükselen bir seyir izleyen doğalgaz vadeli fiyatları o tarihten itibaren adeta çöküşe geçti. Sonbaharda dolardaki artıştan dolayı yüzde 15'in üstünde zamlanan doğalgaz fiyatları (Rusya'nın zammı) kış aylarında 2,3 dolar BTU seviyelerine geriledi. Petrol fiyatlarındaki yatay seyre rağmen doğalgaz fiyatlarındaki bu gerilemenin zamları şimdilik geri alması mümkün değil; ancak uzun vadeli anlaşmaların artık rafa kaldırılarak daha etkin bir doğalgaz piyasası cari açık üzerinde olumlu katkı yapacaktır. Dünya enerji pastasının halen yüzde 33,6'sını petrol, yüzde 23,8'ini doğalgaz oluşturuyor.

ABD en büyük ithalatçı konumunu sürdürüyor. ABD'de havaların beklentilerin çok üstünde sıcak gitmesi doğalgaz fiyatlarının spot piyasalarda çöküşüne zemin hazırladı. Bu durum bir kez daha sabit ve uzun vadeli anlaşmalar yapmak yerine spot piyasalardan daha fazla yararlanmak gerektiğini gösterdi. Fiyatlardaki düşüşe Merkez Bankası başkanının hafta içinde bir soruya verdiği şu cevap oldukça önemliydi. Soğuk giden havalarda enerji girdisinin artmasının enflasyon üzerinde bir baskı oluşturup oluşturmayacağına ilişkin soruya Başçı, "Mevsimsel etkiler mutlaka olur. Genel olarak enerji fiyatları nasıl gidiyor, onun üzerine odaklanmak gerekir. Değişimler oluyor. Bir enflasyon raporundan diğerine vadeli fiyatlar değişiyor. Petrol fiyatları üzerinde ters yönlü iki faktör var. Birisi jeopolitik gerginlikler oradan yukarı yönlü petrol fiyatlarına baskı gelebilir. Ama tersi olarak doğalgaz fiyatlarında ciddi düşüş var. Birbirine ters yönlü ilerliyor. Hangisinin baskın geleceğini göreceğiz." cevabını vermişti. Belki de 2012 yılı cari açık ve enflasyon üzerinde doğalgaz fiyatlarının düşüş yaşamasının olumlu etkisini göreceğiz ama fedakârlık yaparak.

Selım ISIKLAR
ZAMAN

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yaz...-daha-temkinli

YILDIRIMM
06-02-2012, 08:49
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(GEDİK YATIRIM)

IMKB'de ralli geçen hafta da devam etti. 9 Ocak'ta 49.263 seviyesine kadar
gerileyen borsa, geçen hafta 60.347 seviyesine kadar yükseldi. Kapanış ise 60.148
seviyesinden oldu. Böylece IMKB, haftay ı % 4.9 art ışla kapat ırken, dipten beri
yaşanan yükseli ş % 22 oldu. Geçen haftan ın yıld ız hisseleri % 16 ile THY ve % 11
ile VAKBN ile TUPRS oldu.
FED'in faizleri 2014'e kadar dü şük tutaca ğı açıklaması ile global çapta ya şanan
rallide geçen hafta Avrupa borsalar ı % 2 ile 5 aras ında de ğer kazanırken ABD
borsaları önceki hafta gibi geçen hafta da borsalardaki art ışa katılmadı. Türkiye de
ise yo ğun yabancı sermaye girişi ile beraber dolar kuru 1.75'e inerken, tahvil faizi
% 9.1'e kadar geriledi.
Bu hafta piyasalar ABD'deki ekonomik büyüme sinyallerini izleyecektir. Zira
Avrupa MB likidite art ırıcı önlemlere ba şvururken, ABD Merkez Bankası'ndan bir
hamle gelmemi şti. Cuma günü aç ıklanan tar ım d ışı istihdam ın yükselmesi ve
işsizlik oran ının % 8.3 ile son 3 y ılın e n d ü şük seviyesine gerilemesi FED'in
geni şlemeci para politikas ı yerine daralt ıcı politikalar ını gündeme getirebilir. Zira
ABD ekonomisi beklentilerin üzerinde iyi sinyaller veriyor.
Bu sabah Euro'da sat ıcılı bir seyir gözlenirken, Asya borsalar ında art ışlar
var. Avrupa borsalar ının yatay aç ılması bekleniyor.
Endeksin k ısa vadeli teknik göstergeleri a şırı al ım olmasına ra ğmen henüz
bozulma görülmüyor. Bu hafta 61.700 direnci öne ç ıkacaktır. Endekste sat ışlar ın
gelmesi halinde 58.500 yak ından izlenmeli. Bu seviyenin k ırılması halinde
mevcut pozisyonlar azalt ılmal ı ve 200 günlük üssel ortalaman ında geçti ği seviye
olan 57.000 deste ğine kadar geri çekilme beklenebilir."

YILDIRIMM
06-02-2012, 08:50
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YATIRIM FİNANSMAN MENKUL DEĞERLER)

"İMKB-100 Endeksi, geçtiğimiz hafta boyunca yurt dışı piyasalardan
pozitif yöndeki ayrışmasını sürdürdü ve %4.87 oranında yükseldi ancak
son gün negatif yönde ayrıştı. Cuma günü ABD tarım dışı istihdam
rakamlarının 140.000 olan beklentilerin oldukça üzerinde 243.000
olarak açıklanmasının olumlu etkisiyle küresel piyasaların tamamında
olumlu bir seyir izlendiği halde, İMKB-100 endeksi günü %0.16 oranında
sınırlı bir yükselişle tamamladı. Banka ve Sanayi Endeksleri ise
sırasıyla %0.10 ve %0.28 oranında değer kaybetti.
Geçtiğimiz hafta beklentilerin üzerinde açıklanan PMI verileri ve
olumlu gelen ekonomik veriler nedeniyle hisse senedi endeksleri
ABD?de ortalama %1.50-%2.00, Avrupa?da %3.0 civarında yükseldi
Asya?da ise karışık bir seyir vardı.
Ekonomilerde iyileşme işaretleri ve Avrupa'dan olumsuz haber
akışının olmaması, küresel piyasalardaki risk iştahını bir süredir
destekliyor. Ancak analistler Avrupa'daki borç krizinin yeniden
şiddetlenme olasılığını veya petrol fiyatlarında şok bir yükselişe
neden olabilecek jeopolitik bir belirsizlik olasılığını gözden uzak
tutmamak gerektiğini vurguluyor. Son üç haftadır olduğu gibi bu hafta
sonuna da Yunanistan?ın borç takası görüşmelerinin olumlu
neticeleneceği beklentisiyle girildi. Ancak henüz bir anlaşma
sağlanamamış olması nedeniyle özellikle parite üzerinde bir miktar
satış baskısı olduğu görülüyor.
Asya borsalarında Nikkei ve Sensex Endeksleri %1.0 kadar yukarıda,
Kospi %0.31 aşağıda, Çin borsaları ise yatayda işlem görüyor. ABD
vadelileri ortalama %0.25 ekside seyrediyor. Avrupa borsalarının ise
sınırlı ölçüde satıcılı açılması bekleniyor. Cuma günkü kapanışlarına
göre parite %0.20 aşağıda, döviz sepeti %0.20 yukarıda, dolar kuru ise
%0.34 primli işlem görüyor. Tezgâhüstü piyasadaki işlemlerde ise dün
%9.29?den kapanan gösterge tahvilin faizi %9.20-%9.38 bandından
geçiyor.
Yunanistan parti liderlerinin - bugün saat 11:00?e kadar - AB, ECB
ve IMF?den oluşan Troyka tarafından talep edilen ve hem borç takası,
hem de kredi dilimi açısından hayati öneme sahip ekonomik önlemlere
ilişkin cevaplarını iletmeleri bekleniyor. AB Maliye Bakanlarının 130
milyar EUR tutarındaki ikinci kredi diliminin artırılmasını
onaylamaması üzerine Yunanistan Başbakanı diğer parti liderleriyle
harcamalarda kesinti yapılması üzerinde geçici bir anlaşma sağlamıştı.
AB Maliye Bakanları toplantısına başkanlık eden Jean-Claude Juncker
ise hafta sonunda Der Spiegel dergisinde yayınlanan söyleşisinde
Yunanistan?da işlerin iyi gitmediği anlaşılırsa, Mart ayında bir iflas
açıklaması duyabiliriz demişti.
Endeksin bugün yatay açılmasının ardından hafif aşağı yönlü
hareket edebileceğini tahmin ediyoruz.

uptrend
06-02-2012, 11:18
SON 22 YILDA EN ÇOK DOLARA YATIRIM YAPAN KAYBETTI-TSPAKB ARASTIRMASI

Türkiye Sermaye Piyasasi Araci Kuruluslari Birligi'nin (TSPAKB) yayin organi Sermaye Piyasasinda Gündem'in Subat sayisinda yatirim araçlarinin son 22 yildaki getirileri analiz edildi. Hesaplamada kullanilan verilerde, çesitli vergi ve kesintiler düsülmeden, brüt getiriler baz alindi.

Arastirmaya göre 1990-2011 yillari arasinda en kazançli yatirimcilar gecelik repoyu tercih edenler oldu. 1990 basinda 100 TL'sini gecelik repoda degerlendirmeyi tercih edenlerin 2011 sonunda enflasyondan arindirilarak eline geçen tutar 2.246 TL'ye ulasti.

1990 basindan itibaren tahvil ya da bonolarda degerlendirilen 100 TL ise, 2011 sonunda enflasyondan arindirildiginda 1.409 TL'ye yükseldi. Arastirmaya göre, kamu tahvillerinin yüksek reel getirileri, sermaye piyasasi araçlari arasinda kamu kesiminin agirligini da açikliyor.

Yillik ortalama %8-9 arasinda reel getiri saglayan TL mevduatta 100 TL'sini degerlendirmeyi tercih eden yatirimcilardan en kazançlisi parasini 3 aylik mevduata yatiranlar oldu. 100 TL, 1 aylik mevduatta 544 TL'ye ulasirken, 3 aylikta 684 TL, 6 aylikta 479, 1 yillikta ise 597 TL'ye yükseldi.

Döviz cinsinden mevduatin TL bazinda yillik ortalama reel getirisi ise %1 civarinda kaldi. 1990 basinda yapilan 100 TL'lik yatirim, 1 yillik döviz mevduatinda degerlendirildiginde 2011 sonunda enflasyondan arindirilmis olarak 133 TL oldu. Amerikan dolarini herhangi bir yatirim aracinda degerlendirmeyip yastik altinda saklayan yatirimcinin 100 TL'si ise, 22 yilin sonunda enflasyondan arindirildiginda 37 TL'ye indi.

Altini son 2 yildaki artis kurtardi Altin 1990-2009 arasindaki 20 yilda, yatirimcisina reel olarak kaybettirirken, son iki yildaki fiyat artisiyla 2011 sonunda yillik ortalama getirisini %1,7'ye yükseltti.

TSPAKB'den yapilan açiklamada, pek çok krizin yasandigi ve yillarca kamu borçlanma araçlarinin çok yüksek reel faiz sundugu bu ortamda, IMKB-100 endeksine yatirim yapanlarin düsük de olsa reel getiri elde ettikleri vurgulandi. Analize göre, ayni dönem içinde 100 TL'sini IMKB-100 endeksinde degerlendiren bir yatirimcinin 2011 sonundaki yatirimi 103 TL oldu.

Her ay 100 dolar karsiligi TL yatiranlar ne kazandi? Arastirmanin ikinci bölümünde her ay düzenli olarak yapilan yatirimlarin sonuçlari ele alindi. Bu dönemde, enflasyonun etkisini azaltmak için, hesaplama yapilirken her ay 100 Amerikan dolari degerinde Türk lirasi cinsinden yatirim yapildigi varsayildi.

22 yil boyunca her ay düzenli olarak yatirim yapildigi varsayilan çalismaya göre, yatirimini 1 yillik mevduatta degerlendirenlerin, 22 yilin sonunda 1 milyon TL'yi asan bir miktara sahip oldugu, 1 aylik mevduati seçenlerin ise 350 bin TL elde ettigi belirlendi. Her ay düzenli olarak yapilan yatirim gecelik repoda 660 bin TL'ye ulasirken, IMKB-100 endeksine yapilan yatirim dönem sonunda 114 bin TL oldu. Son dönemdeki fiyat artisi sayesinde, külçe altina yapilan yatirimin degeri ise 200 bin TL'ye yaklasti.

Yatirim Araçlarinin Karsilastirmali Getirileri (1990-2011)

.....................................Reel Deger...1990-2011..2007-2011
.................................................. .......Yillik Ortalama Getiri (%)
(TL)Gecelik Repo..................2,246..... 15.2............2.2
Tahvil/Bono.........................1,409..... 12.8............9.2
Kisa Vadeli Bono..................1,051..... 11.3............6.4
Uzun Vadeli Bono.................738.........9.5.............4 .0
1 ay TL Mevduat...................544.........8.0......... ....3.6
3 ay TL Mevduat...................684.........9.1......... ....4.8
6 ay TL Mevduat...................479.........7.4......... ....5.1
1 yil TL Mevduat...................597.........8.5......... ....5.6
1 ay DTH.............................95..........-0.2.............0.8
3 ay DTH.............................117.........0.7... ..........1.6
6 ay DTH.............................126.........1.1... ..........1.7
1 yil DTH.............................133.........1.3... ..........2.0
IMKB-100............................103.........0.1.... ..........-2.6
Altin...................................144....... ..1.7..............17.7
USD................................... 37...........-4.5.............-2.1


22 Yilda Her Ay Yapilan 100 $ Tutarindaki TL Yatiriminin Ulastigi Deger (TL)

2011Yatirilan Toplam Tutar ($)....26,400
Yatirilan Toplam Tutar (TL).........20,895

Gecelik Repo.............................659,336
1 ay TL Mevduat........................351,212
3 ay TL Mevduat........................409,738
6 ay TL Mevduat........................497,023
1 yil TL Mevduat........................1,029,660
1 ay DTH..................................81,447
3 ay DTH..................................90,747
6 ay DTH..................................94,380
1 yil DTH .................................96,696
IMKB-100 .................................114,291
Altin.........................................199, 092

Kaynak: Hazine, IMKB, TCMB, TÜIK Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com ) http://www.foreks.com http://twitter.com/#!/ForeksTurkey

BUHARA
06-02-2012, 16:20
Romanya basbakanı haftalar suren protestoların ardından ıstıfa ettı -matrıks-

BUHARA
06-02-2012, 16:20
Fed /bullard : Avrupa krızı sakınlestı -matrıks-

BUHARA
07-02-2012, 21:34
Efsf /reglıng: Portekız dogru yolda, pıyasalar bunu takdır etmedı-matrıks-

BUHARA
07-02-2012, 21:35
Efsf /reglıng: Euro bolgesı dagılmayacak, malıyetı cok yuksek olur-matrıks-

BUHARA
07-02-2012, 21:35
Efsf /reglıng : Yunanıstan odeme problemı olan tek ulke-matrıks-

BUHARA
07-02-2012, 21:36
Bernanke: ıstıhdam pıyasasının normale donmesıne uzun zaman var - bloomberg ht -matrıks-
bernanke: Faızler 2014un sonuna kadar dusuk duzeyde seyredecek - bloomberg ht-matrıks-

BUHARA
07-02-2012, 21:37
Bernanke: Ekonomıde toparlanma hızı son derece dusuk seyredıyor - bloomberg ht-matrıks-

BUHARA
07-02-2012, 21:37
Alman malıye bakanı : Euro grubu muhtemelen yunanıstanı persembe gunu tartısacak-matrıks-

jayjaybk
07-02-2012, 21:39
Amerika'dan bir haber; tüketici kredileri beklentilerin ötesinde artmaya devam ediyor.


Consumer borrowing in the U.S. rose more than forecast in December, driven by demand for auto and student loans.

Credit increased by $19.3 billion to $2.5 trillion, Federal Reserve figures showed today in Washington

uptrend
10-02-2012, 09:35
(yenıleme) karamehmet: Medyaya gırmek en buyuk hatam oldu

bloomberg ht ınternet sıtesınde bugun yayınlanan haber asagıda bulunuyor:

" malatya ısadamları dernegı'nın 48. Aylık toplantısında cukurova holdıng
yonetım kurulu baskanı mehmet emın karamehmet, bloomberg ht'ye ozel
acıklamalarda bulundu. Karamehmet, medyaya gırmenın en buyuk hatası
oldugunu soyledı.

Yabancı fonların grubun bunyesındekı televızyonlara ılgı gosterdıgını
aktaran karamehmet, ancak televızyon kanallarını tamamen satmayacaklarını,
ortaklık dusunduklerını belırttı.

Karamehmet, sabah-atv ıcın bırkac buyuk grubun talıp oldugunu soyledı.

"gazete aldıgınızda taraf gıbı gorunuyorsunuz" dıyen karamehmet, bırcok
kurulusun televızyonlar ıcın gorustugunu kaydettı.

Turkcell'ın turk kesınlıkle turk kalması gerektıgını
vurgulayan karamehmet, sırketın bolgede baska sırketlerı alabılecegını soyledı.
Karamehmet, "turkcell'de bazı satınalma fırsatlarını kacırdık. Afrıka'da 17
ulkede lıder olan bır gsm sırketı alacaktık, ortaklar engel oldu" dedı.

Turkıye ekonomısı konusunda da degerlendırmelerde bulunan karamehmet, "ımf daha
azını soyluyor ama turkıye'nın en az yuzde 4 buyuyecegını ongoruyoruz. Merkez
bankası cok yerınde polıtıkalarla yardımcı oluyor. Turk ekonomısı ıcın 2012
lının basları sıkıntılı gecebılır. 2023 ıcın 500 mılyar dolarlık ıhracat hedefı
dusuk, daha yuksegı hedeflenmelı" dedı."

-matrıks-

BUHARA
12-02-2012, 21:00
Subat ortasi her yil kritik

Ocak ayı ortasında başlayan yabancı alımlarıyla banka hisseleri önderliğinde hızlı bir şekilde yükselen Borsa, 60 bin puanın üstünde zorlanmaya başladı.

Geçen hafta genele yayılmaya başlayan yükseliş hareketi sonrası Yunanistan ile ilgili belirsizlik oluşturan gelişmeler özellikle cuma günü borsada kâr satışlarının panik satışlara yol açmasına; endeksin de hızlı bir şekilde 59 bin puana gerilemesine yol açtı.

Bankaların bilanço beklentileri açıklanan rakamlarla sona erdi. Hafta başında Garanti Bankası'nın 2011 yılı bilançosu geldi. Bankanın kârının 2010 yılına göre yüzde 9'a yakın azaldığı görüldü. Ardından Borsa'nın diğer lokomotifi Akbank bilançosunu açıkladı. Geçen yıla göre yüzde 16 kâr azalışı söz konusuydu. Bu verilerin açıklanmasıyla kâr satışları bu sektör üzerinde etkili olmaya başladı. Son bir ayda yüzde 27'ye yakın bir artışla yükselen banka hisselerine gelen kâr satışları bir süre daha en azından kârlar makul seviyelere kadar çekilinceye kadar devam edebilir. Önümüzdeki hafta Borsa için son derece kritik. Sebebine gelince; şirketlerin büyük bölümü bir yıllık performanslarını oraya koyacaklar ve yatırımcılara ne kadar kâr payı vereceklerini açıkladıkları bilançolar sonrası ortaya koyacaklar. Zira konsolide olmayan bilançolar 15 Şubat'ta geliyor. Öte yandan konsolide yani birden fazla şirkete sahip ve bu şirketlerin toplamının oluşturduğu kâr veya zararı açıklayacak şirketler içinse vergi dairelerine bildirdikleri bilançolar takip edilecek, en azından konsolide bilanço öncesi bir fikir edinilecek. Sonuç olarak bence oldukça kritik bir hafta. Dış gelişmelerde Yunanistan izlenecek. İç siyasi arenada piyasaların moralini bozacak ya da belirsizliklere yol açacak birtakım gelişmeler piyasalarda daha fazla etkiye sahip olabilir. Zira özellikle aralık sonunda 1,92 liraya dayanan doların lira karşısında yaklaşık yüzde 9 değer kaybetmesine karşılık Borsa'da yüzde 20'lik bir yükseliş elbette risk iştahında ister istemez bir azalmaya yol açabilir. Son rallide piyasalara para sokarak yükselişi sağlayan yabancılar, ocak ayında 475 milyon dolara yakın net alım yaptılar. Bir önceki ayda 70 milyon doları eklediğimizde iki ayda 550 milyon dolara yakın net alım yapan yabancı yatırımcıların bundan sonraki aşamada hangi beklentilerle alım yaptığını; kısa sürede elde ettikleri ciddi kazançları bir anda ceplerine koyup çıkmaları mümkün olmadığına göre nasıl bir strateji izleyeceklerini merakla bekliyoruz. Biz ne dersek diyelim İMKB'nin yönünü yabancı yatırımcılar belirliyor. Banka hisselerinin yüzde 85'ini elinde bulunduran yabancı yatırımcılar elbette endeksin yönünü de belirlemeye muktedir gözüküyorlar. Tahminim şubat ayının ilk haftasında alışlarını sürdürdükleri yönünde. Perşembe ve cuma günü ciddi satış yaparak kârlarının bir bölümünü realize etmiş gözüküyorlar. Ancak yine de çok önemli bir satış yapmadıkları kanaatindeyim. Yabancı yatırımcıların son alım dalgasında maliyetlerinin mevcut fiyatların yüzde 10-15 altında olduğunu düşünüyorum.

Teknik olarak 60 bin puanın üstünde zorlanan ve kısa süreli düzeltme içinde olan endeksin dış gelişmelere paralel hareket etmesini, açıklanacak bilançolara göre hisse bazında hareketlerin bir süre daha etkili olmasını bekliyorum.

Dünya piyasalarını Yunanistan karıştırdı

Not indirimlerini bile normal karşılamaya başlayan piyasalar iflasın eşiğine gelen Yunan ekonomisi ile ilgili gelişmelere bu defa kulak tıkamadı. Borsalar uzun süredir olumlu beklentileri satın alıyorken Yunan kabinesindeki istifalar ve ikinci yardım paketi (130 milyar Euro'luk) ile ilgili bazı hususlarda troykanın Yunanlı siyasilere güvenmeyerek tasarruf tedbirlerinin somut bir şekilde uygulanması için resmî güvence ve ek tedbirler istemesi, buna karşılık koalisyonu oluşturan partilerin buna itiraz etmeleri piyasaları gerdi. ABD Doları 1,75 lira seviyelerine hareket ederken Euro/dolar paritesin 1,33 seviyelerini aştığı sırada gelen bu olumsuz haberlerle paritenin 1,315 seviyelerine hızlı bir şekilde gerilemesinin de yardımıyla dolar 1,77 lira seviyelerine kadar tırmandı. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 2'lere ulaştı. Bu hafta sonuna kadar belirsizliğin sona erdirilmesi ve Yunanistan'ın temerrüde düşmesini önlemek için yoğun mesai harcanacak. Son gelen sinyaller durumun kontrol altına alınacağı yönünde. Bu sebeple cuma günü piyasaların yaşadığı kargaşanın önümüzdeki hafta başında yerini normalleşmeye bırakması daha güçlü bir ihtimal. Ancak risk rallisinin beklenenden uzun sürmesi piyasalarda yorgunluk oluşturdu. Liranın dolar karşısında 40 günde yüzde 9 yükselmesi ve borsadaki yükselişler risk iştahını azaltan en önemli unsurlar olarak görülebilir.
selim ışıklar

YILDIRIMM
13-02-2012, 13:49
MAKRO EKONOMİ VE STRATEJİ(DENİZBANK)

"*Yunanistan bütçe kesintilerini onayladı, Eurogroup kurtarma
paketini onaylamadı. Yunanistan’da günlerdir beklenen müzakereler ile
ilgili başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada Koalisyon liderlerinin
bütçe kesintileri konusunda mutabakata varıldığı duyuruldu. Karardan
sonra Juncker başkanlığında AB maliye bakanlarının toplandığı
Eurogroup toplantısı gerçekleşti, toplantıda bütçe kesintilerin
kesinleşmesinin ardından serbest bırakılması planlanan 130 milyar
Avro’luk kurtarma fonu için onay çıkmadı. Eurogroup Başkanı Juncker
yaptığı açıklamada “uygulama olmadan, kurtarma yardımı yok” ifadesini
kullanarak Yunanistan’dan gelen açıklamanın yeterli olmadığını son
günlerdeki önemli ilerlemeye rağmen, hala daha kesin bir karar almaya
yetecek tüm şartlara sahip olmadıklarını vurguladı ve ayrıca hükümetin
üzerinde anlaştığı kemer sıkma programlarının düzenli bir şekilde
uygulanması gerektiğine dikkat çekti. Juncker son olarak Yunan
liderlerin 325 milyon Avro’luk ekstra bir tasarruf kalemi bulmaları
gerektiğini dile getirdi. Yunanistan 3 milyar Avro’luk bir kurtarma
paketi üzerinde mutabakata varmıştı.
*ECB ve BoE faizleri sabit tuttu. Avrupa ve İngiltere Merkez
Bankaları dün yaptıkları açıklamalarda politika faizlerini
değiştirmediklerini duyurdular. BoE piyasa beklentileri dahilinde
politika faizini %0.5’de sabit tuttu parasal genişleme programını 50
milyar £ arttırarak 275 milyar £’den 325 milyar £’a çıkarttığını
açıkladı. ECB’de beklentiler dahilinde politika faizini %1’de sabit
bıraktı, toplantı sonra ECB Başkanı Draghi yaptığı açıklamalarda aşağı
yönlü risklere ve belirsizliğe vurgu yaptı, son iki basın
toplantısında aşağı yönlü risklerin üzerinde durması, piyasa
tarafından birkaç ay içinde beklenen faiz indirimi beklentilerini
arttırdı.
*FED Başkanı Bütçe Komisyonunda konuştu. ABD FED Başkanı Bernanke
dün bütçe komisyonunda bir konuşma yaptı. Bir hafta önce ABD
kongresinde yaptığı konuşmadan çok farklı bir şey dile getirmezken,
üçüncü bir parasal genişleme (QE3) ve FED faiz oranları için doğrudan
bir yorum yapmadı. FED Başkanı AB’de yaşanan finansal krizin ABD
ekonomisi etkilememesi için gereken tüm adımların atılacağını
tekrarlamadı ve ekonomide somut düzelmeler görülene kadar rekor
seviyelerde düşük faiz oranlarını değiştirmeyeceklerini ima eden
açıklamalarda bulundu.
*S&P yeni bir not indirimi için ABD’yi uyardı. Uluslararası kredi
derecelendirme kuruluşu S&P ABD’yi yeni bir not indirimi konusunda
uyardı. Kuruluşun yönetici direktörü John Chambers yaptığı açıklamada
1 trilyon dolarlık bütçe açığını kontrol altına alma konusunda bir
plana sahip olmadığını söylediği ABD'nin, Kasım ayındaki başkanlık
seçimlerinin sonucuna göre 6 ila 24 ay içinde yeniden not indirimiyle
karşı karşıya kalabileceği dile getirildi. Chambers not indirimi
ihtimalinin %33 olarak belirtti.
*Çin’de enflasyon beklentilerin üzerinde. Dünya’nın ikinci büyük
ekonomisi Çin’de Ocak ayında enflasyon beklentilerin üzerinde
gerçekleşti. Enflasyon piyasa beklentisi olan %4’un üzerinde %4.5
olarak gerçekleşti. Açıklanan veri ile beraber son 5 aydır düşen
enflasyon Ocak ayında yükselmiş oldu. Mevsimsel faktörlerin yükselişte
büyük bir payı olduğu ve önümüzdeki dönemde enflasyonun aşağı yönlü
trendini devam ettirmesi bekleniyor.
*Çin’in ticaret hacmi azalıyor. Açıklanan Ocak ayı verileri
dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’in ekonomik aktivitesinin
yavaşladığına dair sinyaller verdi. Çin’de ihracat Ocak ayında %0.5
geriledi ve 2009 sonlarından bu yana ilk kez gerilemiş oldu. İthalatta
ise %15.3’luk ciddi bir düşüş yaşandı. İthalatta yaşanan sert düşüş
küresel belirsizliklerden dolayı azalması beklenen ihracatın, iç talep
artışıyla dengelenebileceği konusunda endişelerin oluşmasına neden
oldu.
*Endonezya %6.5 büyüdü. Dördüncü çeyrek verileri açıklanan
Endonezya geçen yılın aynı dönemine göre %6.5’lık bir büyüme
gerçekleştirdi. %6.4 olan piyasa beklentilerine paralel gerçekleşen
büyüme rakamı Endonezya’da 1990’larda yaşanan Asya krizi sonrası en
güçlü büyüme performansını gerçekleştirmiş oldu. Büyümede iç tüketim
ve yatırımlar etkili oldu. Endonezya ayrıca büyümeyi desteklemeyi
amaçlayarak piyasa beklentilerinin aksine politika faizini 25 baz puan
düşürerek %5.75’e indirdiğini açıkladı
*Güney Kore Faiz değiştirmedi. Asya’nın en önemli ekonomilerinden
olan Güney Kore piyasa beklentilerine paralel politika faizini
%3.25’de sabit bıraktığını açıkladı. 8. defa arka arkaya faizleri
sabit tutan Güney Kore Merkez Bankası’nın kararında finansal krizin
ekonomisi ihracata dayalı Güney Kore ekonomisinin ihracat
performansına yönelik riskleri arttırması etkili oldu.

TCMB Beklenti Anketi, Şubat I. Dönem 2012

*Şubat ayı I. Dönem Beklenti Anketi’nde beklentiler uzun vadede
enflasyonist etkilerin sınırlı olacağı yönünde oldu. Cari ayın TÜ- FE
beklentisi %0.62 olurken,12 aylık TÜFE beklentisi Ocak ayı II. Dönem
anketindeki %6.91 seviyesinden %6.87’e revize edildi ve %7’nin
altındaki seyrini devam ettirdi. Bir önceki ankette de yükselen 24
aylık TÜFE beklentisi ise sınırlı bir artışla % 6.26’dan %6.37’e
yükseldi. Bu beklenti Aralık başında %6.54 seviyesinde idi.
*Bir haftalık repo faiz oranı (politika faiz oranı) beklentisi üç
ay sonrası için %5.75’de sabit kalırken, gelecek 12 ay sonundaki repo
faiz oranı beklentisi düşüşünü devam ettirerek %6.24’den %6.14’e
geriledi.
*Son dönemde risk iştahının artmasıyla gerileyen $/TL’de cari ay
sonu beklentisi bir ay içinde çok sert düşüş göstererek 1.88
seviyesinden 1.769 seviyesine geriledi. Yıl sonu beklentisi ise daha
sınırlı düşüş ile 1.83’den 1.80’e revize edildi.

Sanayi Üretim Endeksi, Aralık 2012

*Kasım ayı dışında beklentilerin oldukça üzerinde gelen Sanayi
Üretimi verilerinin Aralık ayında da beklentileri aştığı görülüyor.
Aralık ayı Sanayi Üretimi verisi %2.3 olan piyasa beklentisinin
üzerine çıkarak %3.7 olarak gerçekleşti. Yıllık bazda bakıldığında
ise Sanayi Üretiminin 2011 yılında %8.9 arttığı görülüyor.
*Şubat ayından beri aylık bazda aşağı yönlü bir trend izleyen
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin
son altı ayda bir trend değişikliği içerisinde. Kasım ayında
aylık bazda %2.5 gerileyen endeks Aralık ayında %2.7 oranında
yükseldi.
*Sektörler incelendiği zaman 2011’in son ayında Makine sektöründeki
%10’luk artış ve Giyim sektöründeki %13’luk daralma
dikkat çekti. Kasım ayında %10 artan Taşıt sektöründe Aralık
ayında %3.5 oranında bir daralma gerçekleşti, sektör 28 ay sonra
ilk defa daralmış oldu. Petrol & Kömür sektörü de sert daralmasını
devam ettirerek bu ay da %9’luk bir daralma gerçekleştirdi
(Sektörde daralma Kasım ayında %15.1, Ekim ayında ise %
10.5 olarak gerçekleşmişti)
*Yıllık performansa göz attığımızda son üç aydır yaşadığı ciddi
düşüşlerin etkisiyle Petrol & Kömür sektörünün yılı ortalamanın
altında tamamladığı görülürken, Makine, Taşıt sektörleri %
8.9’luk ortalamanın oldukça üzerinde büyümeye devam ettiğini
görüyoruz. Giyim sektörü aylık bazda ciddi bir daralmaya
işaret etse de yıllık bazda %1’lık daralmayı işaret etti.
*Aralık ayı sanayi üretim endeksi %3.7’lık bir artış
gerçekleştirmiş olması ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi
üretiminin bu ayda artışı işaret etmesi, büyümenin 2012 yılına ciddi
düşüşler yaşamadan girdiğini gösteriyor. Açıklanan veri daha önce
açıklanan Kapasite Kullanım Oranı ( %76.9) ve artışı işaret eden PMI
(51.7) verileri de bu görüşü destekler nitelikte.

Haftalık ve Aylık Getiri

Artan risk iştahına paralel finansal varlık fiyatları yükselmeye
devam ediyor.

H. Senedi Piyasaları Para Piyasaları

Gevşek para politikası beklentilerine paralel libor faizleri
geriliyor...
Hisse senedi piyasaları açısından risk iştahındaki hızlı artış
yavaşladı...


Likidite Dönüp Dolaşıp Sonunda Gelişmekte Olan Ülkelere Gelecek!

Piyasalarda özellikle Euro bölgesi kaynaklı haberlere çok tepki
veriliyor ve kısa vadede yüksek bir oynaklık var. Büyük resmi
göremeyenler kısa vadede büyük hacimlerle iş yaparak piyasaları
yönlendirebilenlerin ağına düşüyor ve kolayca silkeleniyorlar. Çünkü
piyasaların çoğu hem yurtdışında hem de yurtiçinde basına yansıyan
haberleri çok önceden öğrenerek hareket ediyor ve haberler küçük
yatırımcıya ulaşana kadar çoktan pozisyonlar alınmış oluyor. Böyle bir
ortamda küçük yatırımcıların yapabileceği en iyi şey uzun vadede belli
bir mantığı olan senaryoyu tespit etmek ve sabırla bunun
gerçekleşmesini beklemek. Oynaklığın kendilerini silkelemesine izin
vermemek. Bunun yolu da mümkün olduğu kadar basiretli davranıp
tahammül edilebilecek kadar risk almak.
Uzun vadeli senaryoları görmek de kolay değil. Aşağıda dünyanın
önde gelen yatırım şirketlerinden Ashmore’un Araştırma Departmanı’nın
Müdürü Jerome Booth’un makalesinde özellikle bugünlerde çok ihtiyaç
duyulan uzun vadeli perspektifle ilgili değerlendirmeler var.

Gelişmekte olan piyasalardan çıkmak neden büyük bir kumar ?

Hisse senedi piyasalarında yaşanan oynaklık 2012 yılında da devam
edecek gibi görünüyor. Fakat bizi ilgilendiren asıl risk oynaklık
değil pozisyonlarda kalıcı zararlar yazılması. Görünen o ki, 2012
yatırımlarını birkaç gelişmekte olan ekonomiye (GOÜ) yayan
yatırımcıların büyük kayıplar yaşayacağı bir yıl olmayacak. Ama
gelişmiş ekonomilere yatırım yapanlar için aynı şeyi söylemek mümkün
değil.
Dünya bu yılda iki kutuplu seyrine devam edecek. Bir tarafta
borçluluğunu (kaldıracını) azaltan gelişmiş ekonomiler yer alırken,
diğer tarafta aşırı borç yükü olmayan GOÜ’ler yer alacak. Avrupa ve
ABD potansiyellerin altında bir büyüme performansı sergileyecek ve
resesyon ya da depresyon ana risk faktörü olmaya devam edecek. Buna
karşın birçok GOÜ potansiyellerine yakın bir büyüme sergileyecek ve
gelişmiş ülkelerin aksine başta enflasyon olmak üzere ülkesine özel
risklerle karşı karşıya kalacaklar. Gelişmiş ve gelişmekte olan
ülkeler küreselleşmenin tedarik zincirlerini her geçen gün daha da
entegre etmesi nedeniyle üretim tarafında birbirlerine yakın bir seyir
izleyecekler ama büyümeyi nelerin tetiklediği ve iç talep koşulları
tarafında iki grup birbirinden çok farklılaşacak.
GOÜ’ler birbirlerinden çok ayrıştılar ve bir çoğu nette borç veren
konumunda olduğu için artık yabancı sermayenin ani çıkışları ülke
iflaslarına sebep olmuyor. En büyük risk senaryoları ülkelerin
kendilerine özel sebeplerden ya da gelişmiş ülkelerdeki sorunlardan
ortaya çıkıyor. Risklerini dağıtan bir yatırımcı ülkelere özel
sorunlardan kaçınabilir. Diğer durum ise GOÜ’ler yerine gelişmiş
ülkelere yatırım yapanları daha olumsuz etkileyecek. Ne var ki,
piyasalar riskin kendisinden ziyade riskleri nasıl algıladıklarına
göre hareket eder. Daha önce kafalara yerleşmiş olan risk
faktörlerinin ortadan kalktığının görülmesi 2012’de piyasaların
kafalarını karıştıracak. Bireysel anlamda çok radikal algı
değişiklikleri yaşansa da genele yayılması zaman alacak. En büyük risk
olan yatırımların geri ödenmemesi (iflas) riski üç faktörün bir araya
gelmesiyle mümkün olacak: homojen yatırımcıların (aynı amaçlarla aynı
enstrümanlara yatırım yapanların), risklere yeteri kadar dikkat
etmeden yüksek risk iştahı ile bir de aşırı borçlanarak yatırım
yapmaları. Ve tüm bunlar gelişmiş ülkelerde mevcut.
Bundan bir yıl öncesine kadar GOÜ’lerde enflasyon çok makul
düzeylerde seyrediyordu. Dolayısıyla para birimlerini değerlendirmek
gibi bir ihtiyaçları yoktu. Sonra da Avrupa’da yaşanan belirsizlikler
yüzünden merkez bankaları döviz rezervlerini ABD Doları’ndan başka
para birimlerine yayma çabasına girdiler. 2011 sonunda enflasyon
baskısı yeniden azaldı. 2012 yılında ise Avrupa’da atılan adımların
piyasaların güvenini arttırmasını ve krizden çıkılmasını bekliyoruz.
Bu senaryo Dolar’ın değer kaybetmesine neden olacaktır (büyük
olasılıkla Euro’ya karşı da ama kesin değil). Japon Yeni’nde ani bir
değerlenme, Dolar rezervi güçlü olan bir merkez bankasının Dolar
rezervlerini azaltacağına dair bir açıklama ya da bir petrol şoku
Dolar’ı değer kaybını hızlandıracaktır. Yine de en olası senaryo
gelişmekte olan ülke merkez bankalarının daha yumuşak şekilde
rezervlerini çeşitlendirmeleri ve azaltmaları.
Orta vadede global dengesizliklerin azalmasının yolu GOÜ’lerin
para birimlerinin değerlenmesinden geçecek. Risk iştahında dönem dönem
yaşanacak düşüşlerin bunu sadece geçici olarak durduracağını
düşünüyoruz. Orta vadede para birimleri değerlendikçe GOÜ’ler büyümek
için iç talebe daha çok yaslanacak. Bunun enflasyonu arttırmaması için
üretim tarafındaki kısıtları kaldıracak reformlara önem verilecek,
şirketlerin tahvil çıkararak borçlanabilecekleri piyasalar
desteklenecek ve altya pı yatırımları hızlandırılacak.
Gelişmiş ekonomilerde uzun süre devam edecek sorunlar ayrıca
GOÜ’lerin birbirleri arasında yapacakları yatırımların ve ticaret
hacminin artmasına da neden olacak. Ülkeler ticaret ağırlığını
GOÜ’lere kaydırmak için daha büyük bir gayret içine girecek. GOÜ
bankaları, gelişmiş ülke bankalarından pazar payı çalacaklar, hatta
bunu bu ülke bankalarını satın alarak yapacaklar. Politika yapıcılar
şirketleri dış ticaret işlemlerini Dolar dışındaki para birimleri ile
yapmaya ikna etmek isteyecekler. Gelişmekte olan ülke merkez
bankalarının portföylerindeki GOÜ varlıklarını daha da arttırdıklarını
görebiliriz. Buna göre GOÜ’lere yeteri kadar yatırım yapmamak aslında
bir kumar. Ama maalesef bu gerçek kuvvetli bir şekilde inkar ediliyor
ve yatırımcılar gerçekler yerine inanmak istediklerine inanıyor.
mantık yerine temennilerle hareket edilerek GOÜ’ler le ilgili yüzeysel
ve modası geçmiş risklere ve önyargılara prim veriliyor.
Varsayımlarımızı sorgulamaktan korkuyoruz. Ben bunu sürekli kaybeden
bir kumarbazın kumara devam etmeyi haklı göstermek için gerçekleri
kabul etmek istememesine benzetiyorum.
Herşeyi kaybetmesek bile yeteri kadar kazanamayacağımızı görmek
için ruletin başında ne kadar daha devam etmemiz gerekiyor? Gelişmiş
ülkelerin yatırımlar için sonsuza kadar daha az riskli yatırımlar
olacağını ve bu sistemin hep böyle devam etmesinin sağlanabileceğini
mi düşünüyoruz? Yoksa sadece şanslı olduğumuzu mu düşünüyoruz?
Basiretli yatırımcılar ister nakit, ister devlet tahvili, ister şirket
tahvili ve kısa vadeli oynaklığa tahammül edebilirse de hisse senedi
olmak üzere gelişmekte olan ülkelere aslında risklerini azaltmak için
yatırım yapıyorlar.
Ana mesajları yorumlamak gerekirse, özetle:
*Piyasaları yaklaşık iki senedir rahatsız eden ve bir türlü
çözülemeyen AB krizine ilişkin olumlu adımlar atıldı. İşlerin tamamen
çözüldüğünü söylemek için erken olsa da temel sorunlara ilişkin son
günlerde önemli mesafe kat edildi.
*Bundan sonra da piyasalarda dönem dönem yüksek oynaklık olacak.
Örneğin önümüzdeki hafta Portekiz’in aldığı krediye ilişkin gözden
geçirme görüşmeleri var. Bu ve benzer gelişmeler piyasalarda olumsuz
havanın tekrardan esmesine neden olacak.
*Fakat bu büyük ve uzun vadeli resmi değiştirmiyor: GOÜ’ler
potansiyellerine yakın büyümeye devam edecek, borç yükleri (kamu, özel
sektör, hanehalkı) gayet makul seviyelerde…Buna karşın gelişmiş
ülkeler çok borçlu, uzun vadeli ortalamalarının altında büyümeye devam
edecekler ve yaşlı demografileri bu ülkelerin aleyhine çalışacak…
*Bugün gözü kapalı bir biçimde gelişmiş ülkelere yatırım yapmaya
devam eden global fonlar, bunu bu ülkelerin yüksek ratingi ve buna
bağlı olarak düşük risk algısı nedeni ile yapıyorlar. Fakat AB’de son
iki senede yaşananlar bunun doğru olmadığını gösterdi.
*Global dengesizlikler (ki bu en temel şekilde GOÜ’lerin tasarruf
edip gelişmiş ülkelere borç vermesi, yani bu ülkelerin tahvillerini
alması) zaman içinde yavaş yavaş düzelecek. Bu süreçte GOÜ para
birimleri değerlenecek, GOÜ şirket ve bankaları global pazar paylarını
arttıracak, gelişmiş ülkelere ait düşük risk algısı değişecek (bu
süreç başladı zaten, ABD’nin ve Fransa’nın AAA kredi notunu kaybetmiş
olmaları bunun ayak sesleri).
Son 10 yılda hisse senedi endekslerindeki yıllık bazda
değerlenmeleri incelediğimizde zaten bu sürecin halihazırda yaşanmakta
olduğunu görüyoruz. Türkiye’ye baktığımızda 2008 ve 2011’de
piyasaların negatif kapattığı tüm yıllar dışında (2006 hariç) Türkiye
diğer GOÜ’lerden daha iyi bir performans sergiliyor.
*Arada yol kazaları da olacak (tıpkı son iki senede yaşanan uzun
süreli yol kazası gibi). Bu dönemler GOÜ’lerin birbiri arasındaki
ticareti arttırmaları, iç talebe daha fazla yönelmeleri, GOÜ merkez
bankalarının rezervlerini gelişmiş ülke yatırımlarını diğer GOÜ’lerin
finansal varlıklarına kaydırmaları açısından fırsat olacak.
Türkiye’nin son 11 yılda gelişmiş ülkelere yaptığı ihracatın seyri
bunun en güzel örneklerinden. Türkiye gitgide artan bir oranda
gelişmiş ülke ihracatını azaltırken Ortadoğu gibi gelişmekte olan
bölgelere ihracatını arttırıyor.
*Bu resmi göremeyen yatırımcılar uzun vadede kaybetmeye devam
edecekler. Hatta bazı noktalarda yatırımları üzerindeki getiriyi değil
iflas nedeni ile yatırımlarının tamamını kaybetme riskleri olacak.
Yunanistan’da özel sektörün 100 liralık alacağının 70 lirasından
“gönüllü” olarak feragat etmiş olması bunun net bir örneği."

uptrend
14-02-2012, 13:19
Yatırım fonlarının sınıflandırma krıterlerıne ılıskın duzenleme spk tarafından onaylanarak yururluge gırdı

turkıye kurumsal yatırımcı yonetıcılerı
dernegı (tkyd) tarafından hazırlanan yatırım fonlarının sınıflandırma
krıterlerıne ılıskın duzenleme, sermaye pıyasası kurulu (spk) tarafından
onaylanarak yururluge gırdı.
Daha once a ve b tıpı olarak ayrılan fon turlerı, yenı sınıflandırmayla 9
ana fon kategorısınde yer alacak.
Yenı fon sınıflandırmasında, para pıyasası fonları, tahvıl bono fonları,
karma fonlar, hısse senedı yogun fonlar, uluslararası fonlar, esnek fonlar, ozel
fonlar, fon sepetı ve emtıa fonları yer alıyor.
Yatırımcı yenı sınıflandırma ıle tam olarak hangı enstrumana yatırım
yaptıgını gorebılecek.
Spk kararı geregı fonların ıc tuzuk ve ızahnamelerınde yer alan a tıpı ve
b tıpı tanımlamalarında ıse herhangı bır degısıklıge gıdılmeyecek. Yenı
sınıflandırmanın takıbı tkyd tarafından yapılacak.
Spk, fon sınıflandırmasının uygulamasında ve kurumların yenı sısteme
gecıslerındekı calısmalarda tkyd'yı yetkılendırırken, tkyd yenı fon
sınıflandırmasını web sıtesınde yayınlayacak.
Tkyd ve fonmarket ısbırlıgı ıle hazırlanan yenı sınıflandırma tablosu ıse
fonların kıyaslamaları her turlu krıter acısından objektıf olarak
yapılabılecek.
Yenı cıkan fonlar ve karsılastırma olcutlerındekı tum degısıklıkler, fon
kurucuları tarafından tkyd'ye bıldırılecek.

-aa da yenı duzenlemeye gore sunacak-

yatırım fonlarına ılıskın haberlerı abonelerıne fıyat bılgılerı ve endeks
degerlerıyle ulastıran anadolu ajansı, duzenlemeyle bırlıkte bugunden ıtıbaren
haberlerını yenı formatıyla abonelerıne ulastıracak.
Buna gore anadolu ajansı'nın daha once a ve b tıpı olmak uzere ıkı ayrı
haberle servıs ettıgı bılgıler, bugunden ıtıbaren 9 ana fon sınıfına ayrılarak
abonelere ulastırılacak.


-aa-

YILDIRIMM
15-02-2012, 09:24
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(AK YATIRIM)

"İMKB 100 ENDEKSİ
MACD 12 : 1777 seviyesinde, yatay. CCI 14: 39 seviyesinde, aşağı.
MOMENTUM 12: 104 seviyesinde, aşağı. RSI 14: 62 seviyesinde, aşağı.
Teknik olarak, Endeks ilk seanstaki yatay seyrin ardından ikinci
seanstan itibaren artan satış baskısıyla aşağı yönlüydü. Kapanış
59.662 seviyesinde gerçekleşti. Gün içi zayıf yükseliş denemesinin
60,850 seviyesiyle sınırlı kalması sonrasında geri çekilmenin yeniden
etkili olduğunu gördük. Kısa vade açısından yaşananan düzeltme
sonrasında endeksin 59.000/500 bandında tutunma çabası içerisinde
olduğunu düşünüyoruz. Diğer taraftan yaşanan geri çekilmeyle saatlik
grafiklerde teknik göstergeler yeniden zayıflayan bir görüntü
içerisinde. Günlük grafikler açısından da -çok kuvvetli olmamakla
birlikte- giderek zayıflayan bir talebin söz konusu olduğunu
belirtebiliriz. 59.000 seviyesi üzerinde yaşanacak tutunma durumunda
görünüm yeniden olumluya dönebilecektir. Bu durumda 61.500/650 direnci
yeniden hedeflenebilir. İlk destek bölgesi 59.500-59.000 bandı olmakla
birlikte 58.500/650 bandını daha güçlü destek olarak görüyoruz.
Destek seviyeleri 59.500-59.000-58.500-58.000
Direnç seviyeleri 60.500/800-61.000-61.500-61.800"

YILDIRIMM
15-02-2012, 09:28
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(MARBAŞ MENKUL DEĞERLER)

"Çin'den AB'ye hayat öpücüğü

Dün gün içinde Yunanistan endişesi yeniden ön plana çıkarken, gün
içinde bu konuda atılan adımlar düşüşleri sınırladı. Ardından Çin
Merkez Bankası Başkanı'nın Çin'in AB krizi çözümüne katkı sağlamak
için EFSF tahvili alacağını açıklaması Asya piyasalarından başlayan
yeni bir alım dalgası başlattı.

Yunanistanda taahhütler bugün veriliyor

Dün, bugün yapılacak olan Eurogroup Maliye Bakanları toplantısının
iptal edildiğinin açıklanması Yunanistan endişelerini yeniden gündeme
getirdi. Toplantı 20 Şubat tarihine ertelenirken, bugün Yunan
liderler, senatodan çıkan önlem paketlerinin nisan seçiminden sonra da
uygulanacağını taahhüt edecekleri mektuplarını Brüksel?e
gönderecekler. Dün AB'den gelen sert uyarıların ardından Samaras ve
Papandreu bu taahhütleri bugün yollayacaklarını açıkladılar. Böylece
130 milyar euroluk kredi dilimi için şart koşulan adımlardan biri daha
gerçekleşmiş olacak. Geriye Papadimos'tan istenen 300 milyon euro
civarındaki ek kesintinin sağlanması kaldı. Bu kesintinin
sağlanmasının diğer şartlara göre daha kolay olacağını ve
Yunanistanın ilk ödevlerini tamamlayacağını düşünüyoruz. Fakat yeni
ödevlerin verilmesi de bizleri şaşırtmayacaktır.
Dün Yunanistana 130 milyar euroluk kredinin de yetemeyeceği
görüşü daha açık bir şekilde dillendirilmeye başlandı. Tutardaki her
bir birimlik artış Yunanistana yeni yaptırımlar olarak dönecektir.
Daha önceki bültenlerde de vurguladığımız üzere, Yunanistanda borç
kesintileri yapılabilir ama alacakları tıraşlanan ülkeler ve kurumlar
bunun karşılığında Yunanistana ağır bedeller ödetirler. Ayrıca
Yunanistan önlemlerinin sertliği, AB yardımı için sırada bekleyen
ülkelerin biran önce kendilerine çeki düzen vermelerini ve iflas ya da
kurtarma seçeneğini kolay kolay gündeme getirmemelerini sağlayacaktır.
Bu nedenle Yunanistan yaptırımlarının dozu olması gerekenden daha
fazla olabilir.

Çin'de AB'ye suni teneffüs

Krizi kendi kaynaklarıyla aşamayacağı belli olan AB'nin beklendiği
en önemli desteklerden biri geldi. Çin Merkez Bankası Başkanı yaptığı
bir açıklamada Çin'in AB krizinin çözümüne EFSF tahvilleri alarak
katkı sağlayacağını açıkladı. Tutar açıklanmazken, bu alımların nasıl
yapılacağı da netlik kazanmadı. Daha önce Çin'de dahil olmak üzere
kaynak sağlayacak ülkelerin IMF üzerinden AB krizinin çözümüne katkı
sağlaması yönünde açıklamalar vardı. Çin'in bu alımları IMF üzerinden
mi yapacağından yoksa doğrudan kendisinin mi piyasaya gireceğinden
ziyade tutar ön plana çıkacaktır. Önümüzdeki günlerde tutarın
açıklanması ile piyasaların reaksiyonu daha da netleşebilir ve
sertleşebilir.

Bugün öne çıkanlar

Bugün ABD tarafında NY FED Empire State İmalat Endeksi ve Sanayi
üretimi, Euro Bölgesinde dördüncü çeyrek büyüme rakamı ile AB Maliye
Bakanlarının telekonferansı, içeride ise kasım ayı işsizlik oranları
açıklanacak önemli veriler. Haftalık bültende ve dün de vurguladığımız
üzere bu hafta piyasaların bir kanal içinde dalgalanmasını beklemek
daha doğru gibi görünüyor. Bu nedenle de zaman zaman kar alımları
yapılarak oluşan bu kanal değerlendirilmeye çalışılmalı."

BUHARA
15-02-2012, 15:40
Ecb/asmussen: Yunanıstanın temerrduu veya euro bolgesınden cıkmasının malı ıstıkrar ıcın rısklerı buyuk olur -matrıks-

BUHARA
15-02-2012, 15:41
Ecb/asmussen: Yunanıstana 2. Yardım paketıne ecbnın dogrudan katkısı mumkun degıl -matrıks-

BUHARA
15-02-2012, 15:42
Ecb/asmussen:malıye bakanlarının yunanıstana yardım anlasması ıcın kosullar pazartesıye kadar karsılanmalı -matrıks-

BUHARA
15-02-2012, 15:45
Ab kaynakları:euro bolgesı malı yetkılılerı, yunanıstan kurtarma paketını kısmen de olsa ertelemeyı dusunuyor -matrıks-

BUHARA
15-02-2012, 15:46
Eurogroup, yunanıstanın yardımı ertelese de temerrudu onlemeyı dusunuyor - cnbce-matrıks-

BUHARA
16-02-2012, 10:53
Gunluk analız (tera menkul)

yorum
eregl'nın 4c11 fınansal sonucları pozıtıf yonde suprıze ısaret ederken,
sırket beklentılerden yuksek gelen favok marjı sayesınde yıne pıyasa
beklentısının uzerınde net kar acıkladı. Bu arada ttkom hısse basına tl0.54
brut temettu dagıtmayı planlıyor ve bu da 7.1% temettu verımıne ısaret
etmektedır. Makro tarafta butce rakamları guclu seyrını oca'12'de de surdurdu.
Faız dısı fazla tl7.1mr olarak acıklanırken bu rakam hukumetın 2012 hedefının
24%'une denk gelmektedır. Dıger taraftan yenıden yapılandırmadan gelen kamu
alacakları dısarda tutuldugunda bıle butce fazla vermektedır.
ızlenecekler
arclk - 4c11 bekl. Tl145mn net kar (y/y %47 ?); tl252mn favok (y/y %75 ?)
ıspanya'nın tahvıl ıhracı
fransa'nın tahvıl ıhracı
10:00 tuketıcı guven endeksı oca'12
ab amb aylık raporu
abd ıssızlık basvuruları sub'12
abd ufe oca'12
abd phıladelphıa fed ımalat anketı sub'12 - abd fed fısher'ın
konusması
4c11 kar acıklamaları
teb (tebnk, bankacılık, $2mr pd) 4c11
ıcın pıyasa beklentısı olan tl61mn'un uzerınde tl82mn kar acıkladı (yıllık
bazda %32 dusus, ceyreksel bazda %651 artıs). Net faız karı ve net ucretler
ceyreksel bazda sırasıyla %10 ve %9 arttı. 3c11'de acıklanan tl67mn tutarındakı
alım-satım zararırın 4c11'de tl1mn alım-satım karına donusmesı net kardakı
ceyreksel artısın en onemlı sebebı olarak gosterılebılır. Sektor 17.3x f/k ve
banka 9.0x f/k ıle ıslem gormektedır.
Ereglı (eregl, demır&celık, $4.8mr
pd) 4c11 ıcın bızım beklentımız tl80mn ve pıyasa beklentısı tl93mn'un uzerınde
tl207mn net kar acıkladı (yıllık bazda %50 artısa ısaret etmekte). Eregl
4c11'de pıyasa beklentısı ve bızım beklentımıze paralel olarak tl2.3mr satıs
gelırı kaydettı dolayısı ıle net kardakı sapma favok marjından kaynaklanmakta.
Eregl 4c11'de pıyasa beklentısı olan %11 favok marjına karsılık %17 favok marjı
elde ettı. Bız 4c11'de favok rakamının dusuk satıs fıyatları ve stok deger
kazancının olmaması sebeplerıyle belırgın bır bozulma gostermesını beklıyorduk
(stok fıyat degısıklıklerının gecıkmelı etkısı ıle ton basına daha yuksek satıs
malıyetı olusacagı beklenıyordu). Ancak, eregl beklendıgı gıbı 4c11'de yuksek
malıyetlı stoklarından olumsuz yonde etkılenmedı. Eregl ıcın hedef fıyatımızı
en kısa zamanda revıze edecegız.
Sırketler
turk telekom (ttkom,
telekom, $15mr pd) toplamda tl1.9mr (gecen yıla gore 16% dusus) brut temettu
dagıtmayı planlıyor, bu da 92% temettu odeme oranına denk gelmektedır (temettu
odeme oranı gecen yıl ıle paralel). Buna gore sırket 29 mayıs 2012 tarıhınde
hısse basına tl0.54 brut temettu dagıtacak (25 mayıs 2012'de gene kurul onayına
sunulacak). Dıger taraftan ttkom 2012 yılına ılıskın hedeflerını acıkladı. Buna
gore sırket 6-8% yıllk net satıs buyumesı hedeflıyor ve favok marjı hedefı ıse
dusuk 40'lar. 2012 yılı ıcın hedeflenen toplam yatırım tutarı tl2.4mr (gecen
yıla gore 3% daha yuksek). Ttkom tahmınlerımız revıze etmekteyız. -halkbank
(halkb, bankacılık, $8.8mr pd) 4c11 fınansallarını bugun acıklayacak ve yerel
saat ıle 17:30'da bır telekonferans gerceklestırecek. Hatırlanacagı gıbı, vergı
daıresı sonuclarına gore banka pıyasa beklentılerı ıle paralel, tl504mn kar
yazmıstı. Ancak, net kar beklentılerın uzerınde gelse bıle bankanın serbest
karsılık ayırabılecegınden suphelıyız.
Cımsa (cımsa, cımento, $705mn pd)
afyon'un (afyon, cımento, $191mn pd) %51'ını tl57.5mn'a satın aldı, afyon'un
dunku kapanıs fıyatından %66 daha dusuk olarak, hısse basına tl37.60'ye ısaret
edıyor. Alıs fıyatı (tl57.5mn) bızım afyon ıcın tahmın ettıgımızden de
(tl119mn) %52 daha dusuk olarak gerceklestı. Afyon'un klınker kapasıtesı (450
bın ton) cımsa'nın klınker kapasıtesının %9'una karsılık gelıyor. Bu alım
fıyatı $131/ton fd/klınker kapasıtesıne ısaret ederken, sektorun fd/klınker
kapasıtesı $145/ton; dolayısıyla sektorden yaklasık %10 daha dusuk. Bılındıgı
gıbı cımsa'nın fd/klınker kapasıtesı $92/ton ve sektorun daha oncekı bırlesme
ve satınalmalardakı fd/klınker kapasıtesı $285/ton. Bu alımdan sonra, cagrı
yapılması gerekecektır.
ızocam (ızocm, cam, $654mn pd) hısse basına
tl1.22 brut nakıt temettu dagıtmayı planlıyor, bu da dunku kapanıs fıyatına
gore %3 temettu getırısıne ısaret edıyor.
Makro
kas'11 ıssızlık oranı
%9.1 olarak acıklandı (kas'10'da %11 ıdı). Mevsımsellıge gore duzeltılmıs
ıssızlık oranı kasım ayı ıcın %9.3 geldı, bır oncekı aya gore 10 baz puan
ıyılesmeye ısaret edıyor.
Ocak'12 butce rakamları acıklandı. Faız
gıderlerındekı %42'lık artısa ragmen faız dısı fazla (tl7.1mr) ve butce fazlası
(tl1.7mr) sırasıyla %48 ve %73 artıs gosterdı. Yanı sıra, vergı gelırlerındekı
artıs (yıllık bazda %19 artmıstır) faız dısı gıderlerdekı buyumenın (yıllık
bazda %12 artmıstır) uzerınde oldu. Yenıden yapılandırılan kamu alacaklarından
tahsıl edılen tl1.2mr tutarındakı gelır de butce fazlasını destekledı.

BUHARA
16-02-2012, 10:54
5 yıl üst üste zarar eden imtiyazını kaybeder

Bu yıl ortasına kadar yürürlüğe girmesi beklenen yeni Sermaye Piyasası Kanunu (SPK), sermaye piyasası aktörlerini olduğu kadar küçük yatırımcıları da yakından ilgilendiriyor aslında. Şu anda taslak halinde olan ve toplam 146 maddeden oluşan yeni SPK Kanunu’nun küçük yatırımcılar açısından önemli bir diğer maddesi imtiyaz hakkı ile ilgili. Eğer şu anda taslak halinde olan çalışma yasalaşır ve yürürlüğe girerse, üst üste 5 yıl boyunca zarar eden şirketlerde imtiyaz hakkı kalmayacak. Yeni SPK taslağının 28. Maddesine göre, üst üste 5 yıl dönem zararı eden halka açık şirketin ilk genel kurulunda oy hakkına ve yönetim kuruluna aday göstermeye ilişkin imtiyazlar kaldırılacak.
TASLAĞIN 28. MADDESİ
Ortaklıkların sermaye piyasası araçlarının ilk halka arzında mevcut tüm imtiyazların şeffaf ve anlaşılır detayda kamuya duyurulması zorunludur. Sermaye Piyasası Kurulu’nun belirleyeceği esaslar çerçevesinde, faaliyetlerinin makul ve zorunlu kıldığı haller saklı kalmak kaydıyla, Kurul düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmış finansal tablolara göre üst üste 5 yıl dönem zararı eden halka açık ortaklıklarda, yapılacak ilk genel kurul toplantısında oy hakkına ve yönetim kuruluna aday göstermeye ilişkin imtiyazlar kaldırılır.
ÖRTÜLÜ KAZANÇ FAİZİYLE GERİ ALINACAK
Küçük yatırımılar açısından taslak halindeki yeni SPK’da bir diğer madde ise örtülü kazanç aktarımı ile ilgili. Taslağın 21. Maddesi örtülü kazanç için ayrılmış. Buna göre, halka açık bir şirkette piyasa teamülleri, ticari hayat ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak şirket mal varlığı ile karını azaltıcı ya da ilişkili oldukları kişilerin mal varlığını artırıcı işlemler örtülü kazanç olara kabul edilecek. Üstelik ba eylemin sadece halka açık şirket tarafından yapılması değil, bu halka açık şirketin bilançosunda konsolide ettiği şirket tarafından da gerçekleştirilmesi durumunda SPK hükümleri yürürlükte olacak.
Yeni SPK’da Madde 21’e göre, halka açık şirketler, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine uygun koşullarda gerçekleştirilmiş olduğunu belgelemek ve bu durumlu teşvik edici bilgi ve belgeleri en az 8 yıl süre ile saklamak zorunda. Örtülü kazanç aktarımının Sermaye Piyasası Kuru tarafından tespiti halinde halka açık şirket, kazanç aktarımı yapılan taraflardan örtülü olarak aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte iadesini talep eder. Kendilerine örtülü kazanç aktarımı yapılan taraflar kurulca belirlenecek süre içinde örtülü olarak aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorunda.
borsagundem

YILDIRIMM
16-02-2012, 11:00
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(ŞEKER YATIRIM)

"Dün Çinin Avrupaya borç krizi konusunda destek vereceği
haberleri ile pozitif başlayan piyasalarda günün ikinci yarısında hava
Yunanistan haberleriyle negatife döndü. Başlangıcında 60.500
seviyelerini test eden İMKB-100 Endeksi ikinci seansta gelen
satışlarla 59.500 seviyelerine kadar gerilese de kapanış %0.31
yükselişle 59.848 puan seviyesinden gerçekleşti. Yunanistan?a ikinci
destek paketi konusunda hala bir uzlaşma sağlanamamış olması ve akşam
saatlerinde açıklanan FED toplantı tutanaklarında yeni bir parasal
gevşeme sinyali gelmemesi sonrasında ABD borsaları günü kayıplarla
tamamlarken satış baskısı bu sabah Asya cephesinde ve ABD
vadelilerinde de devam ediyor. Bu paralelde güne satıcılı bir
başlangıç yapmasını beklediğimiz İMKB'nin devamında yurtdışı
piyasalara paralel hareket edeceğini ve Yunanistan konusundaki
gelişmeleri izlemeyi sürdüreceğini düşünüyoruz.

Para ve Döviz Piyasaları

Dün dar bir bantta hareket eden lira %0,06 azalarak 1,7695
seviyesinden kapandı. Sepet bazında ise lira %0,32 değer kazandı.
Tahvil-bono piyasasında son üç ayın en düşük seviyelerinden geri dönen
gösterge tahvilin faizi 13 baz puan artarak %9,35 seviyesinden
kapandı."

YILDIRIMM
16-02-2012, 11:04
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YAPI KREDİ YATIRIM)

"Dün Çin Merkez Bankasından Avrupa tahvillerini almaya devam
edeceklerine yönelik açıklamalar ve Almanya ile Fransada açıklanan 4Ç
GSYİH rakamlarının beklentilerden iyi yönde gelmesi sayesinde
piyasalarda olumlu hava hakim oldu. Ayrıca Portekiz ihaleleri başarılı
geçti. Diğer taraftan Yunanistan?da Papandreu ve Samaras ikinci
kurtarma paketi için Troyka'nın isteklerini imzaladılar. Ancak AB'li
yetkililerin Yunanistanı iflasa sürüklemeden ikinci yardım paketini
ertelemenin yollarını aradığına yönelik haberler olumsuz algılama
yarattı. Avro Bölgesi ekonomi ve maliye bakanlarının yeni bir yol
haritası üzerinde çalıştığı belirtiliyor. AB Maliye Bakanları?nın 20
Şubatta görüşmesi bekleniyor.
ABD borsaları gün içinde açıklanan FED toplantı tutanaklarının
etkisiyle baskı altında kaldı ve Dow Jones sanayi endeksi %0.7,
küresel risk barometresi olarak izlenen S&P 500 endeksi ise %0.5
eksiyle günü tamamladı. FED toplantı tutanaklarında daha az sayıda
üyenin parasal genişlemeyi desteklemesi (üçüncü tur tahvil alım
programı) ve bunun görüş ayrılıklarına işaret etmesi olumsuz algılama
yarattı. Ayrıca Apple hissesinde %2 civarında sert satışlar yaşandı.
Bunda Çin'de I-pad satışları ile ilgili gelişen sorunlar etkili oldu.
Bu sabah Asya piyasaları genelinde FED toplantı tutanaklar ile
baskı altında kalan ABD piyasaları ve Avrupa'da Yunanistan
belirsizliği ile birlikte satış baskısı hakim. Çin %1 ekside. Hong
Kong %0.8 ekside. Japonya'da ise zayıf Yen'in ihracatçı şirketlere
olumlu etkisi ile daha sınırlı düşüşler hakim. Euro zayıf, emtialarda
(bakır) ise düşüş var. Moody's in bazı yatırım bankalarının notunu
düşürebileceğine yönelik haberleri not edelim. Ayrıca Çin'de açıklanan
Ocak ayı doğrudan yabancı yatırım rakamındaki düşüş de negatif havada
etkili.
Bugün makro veri tarafında ABD'de haftalık işsizlik başvuruları,
ÜFE, konut verileri ve bölgesel imalat endekslerinden Phily Fed
açıklanıyor. İspanya ve Fransada ihaleler var. Yurtiçinde ise
Tüketici Güven Endeksi açıklanıyor. Bugün AB'den Rehn gün içinde
konuşacak, TSİ ile 16:00'da ise FED Bernanke konuşacak.
Büyük resimde Yunanistan ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftasonu Yunanistan?da 130 milyar euro
tutarındaki ikinci kredi anlaşmasıyla ilgili yasa tasarısı
parlamentoda kabul edilmişti. Bu olumlu bir gelişme fakat Yunanistanın
sorunlarının tamamen çözüldüğü anlamına gelmiyor. Hatırlanacağı gibi
tasarruf önlemleri ve özel sektör borç takası konuları gibi 130 milyar
euro'luk ikinci yardım paketi şartları üzerinde 15 Şubata kadar
anlaşma sağlanması gerekiyordu. İkinci yardım paketi ülkenin 20
Marttaki 14.4 milyar euro tutarındaki itfasını gerçekleştirebilmesi
açısından oldukça önemli. Fakat daha önce de ifade ettiğimiz gibi özel
sektör borç takasının ve kamunun (özellikle Avrupa Merkez Bankası)
elinde bulunan borçların durumu önemli konular olmaya devam ediyor.

DÖVİZ

Çin'in euroya destek olacağı açıklaması ve Yunanistan'ın bugün
gerekli şartları sağlayacağı beklentisiyle düne satıcılı başlayan
dolar-TL 1,7600 seviyesinin aşağısını test ettikten sonra Euro bölgesi
maliye yetkililerinin, Yunanistan için hazırlanan mali yardım
paketinin Nisanda yapılması beklenen seçimlere kadar kısmen veya
tamamen ertelenmesinin yollarını değerlendirdiklerini açıklamalarının
ardından yönünü yukarı çevirdi. 1,7650 seviyesinin üzerine gelen
dolar-TL günü 1,7640-1,7670 fiyat aralığında kapattı. Bu sabah
1,7755/1,7785 fiyat aralığında işlem görüyor. Kısa vadede Yunanistan
ve Euro bölgesi ile ilgili haber akışının yön vereceği piyasada
dolar-TL'nin 1,750 -1,800 fiyat bandında yön bulmasını bekliyoruz.

TAHVİL-BONO

Yunanistan?la ilgili haber akışının yoğun olduğu şu dönemde Hazine
ihalelerinin ardından bono piyasasında yatay bir seyrin hakim olduğunu
görüyoruz. Dün %9,23-%9,37 bileşik aralığında işlem gören gösterge
tahvil günü %9,35 bileşik seviyesinden kapattı. Bu sabah tezgahüstü
piyasada %9,39 bileşik seviyesinden işlem görüyor. Kısa vadede
yurtdışı gelişmelerin yön vereceği piyasaya yeni giriş yaşanana kadar
gösterge tahvilin %9.10 -%9,60 bileşik aralığında kalacağını tahmin
ediyoruz."

BUHARA
21-02-2012, 21:59
Euro Bölgesi Maliye Bakanları, Yunanistan’ın borç takası konusunda anlaşmaya vardı. Yunanistan’a verilecek 130 milyar euroluk yardım kredisine onay verdi. Özel sektör tahvillerinde nominal indirim %53.5 olacak. Yunanistan’da, özel sektör tahvil takası süreci Çarşamba günü başlayacak. Uluslar arası Finans Enstitüsü, Yunanistan’ın borçları için ihraç edilecek yeni tahvillerin faizinin piyasanın altında olacağını, vadelerinin 11-30 yıl olacağını, faizlerinin ağırlıklı ortalamasının 30 yıl içinde %3.65 olacağını ve İngiliz yasalarına göre yönetileceğini açıkladı

BUHARA
21-02-2012, 22:00
ıspanya malıye bakanı: Yunanıstan konusunda varılan anlasma euro'ya yonelık guclu savunmanın gostergesı -matrıks

BUHARA
21-02-2012, 22:00
Babacan: Dogru kararlar alınırsa kotuye gıdıs gerıye cevrılebılır - bloomberg ht -matrıks-

BUHARA
21-02-2012, 22:19
Gs baskanı aysal: Sermaye artısı ıyı nıyetlıydı, eksı sermayedeydık - bloomberg ht -matrıks-

BUHARA
21-02-2012, 22:19
Gs/aysal: Galatasaray'ın bılancosunu ılerısı ıcın sıhhatlı bır yere getırıyoruz - spk bılgı ıstedı, her turlu denetım yapılıyor - bloomberg ht -matrıks-

BUHARA
23-02-2012, 12:37
Basbakan yardımcısı alı babacan, avro bolgesı krızıne ılıskın ''avrupa'dakı ekonomık durum oldukca zor bır surecten gecıyor, mutlaka pek cok ulkede tedbırler alınması gerekıyor, reformlar yapılması gerekıyor. Tamamen kurtarılamaz bır durum soz konusu degıl, bız hala umıtlıyız'' dedı babacan:avrupa'nın borc yukunun hafıfletılmesı yıllar surecek - bloomberg ht -matrıks-

BUHARA
23-02-2012, 12:39
Cıtıgroup'un, turkcell ıcın fıyat hedefı 11.5 tl ve tavsıyesı 'al' -matrıks-
morgan stanley, turk hısse senetlerı ıcın tavsıyesını 'agırlık azalt'a ındırdı - cnbce -matrıks-

BUHARA
23-02-2012, 12:41
Japonya, IMF’nin Avrupa borç krizi ile mücadele için kullanacağı kaynakların 500 milyar dolar artırılmasına yönelik plana 50 milyar dolar katkı yapmayı değerlendiriyor. AB komisyonu, Euro Bölgesi’nin 2012 GSYH tahminini %-0.3’e indirdi. Maliye Bakanları’nın hafta sonundaki toplantılarında G-20 ülkeleri, Avrupa’dan daha büyük bir kurtarma fonu isteyecek. daha isteyecekler tabii. portekiz de borçlar konusunda vızvızlayınca daha da isterler..

BUHARA
23-02-2012, 12:41
Turkcell ceo'su cılıv: 2012'de 1.7 mılyar lıra yenı yatırım yapmayı planlıyoruz- bloomberg ht -matrıks-

BUHARA
23-02-2012, 12:42
Ab komısyonu, bu yıl avro bolgesı ıcın yuzde 0,5 buyume hedefını revıze ederek yuzde 0,3 kuculme bekledıgını duyurdu. Rapora gore bu yıl yunanıstan yuzde 4,4, portekız yuzde 3,3, ıtalya yuzde 1,3, ıspanya yuzde 1, hollanda yuzde 0,9, kıbrıs rum kesımı yuzde 0,5, belcıka, macarıstan ve slovenya yuzde 0,1 kuculecek. Ab komısyonu, tahmınlerıyle ılgılı rısk analızınde, borc krızının daha da kotulesmesı halınde kredılerın daralacagı ve ıc talebın cokecegı ve beraberınde derın ve uzun bır durgunluga gırılecegı uyarısında bulundu. Avro bolgesı ve ab gecen yılın son ceyregınde yuzde 0,3 kuculmustu. -aa-

BUHARA
23-02-2012, 12:44
Vergı yapılandırmasından devletın kasasına 14,5 mılyar lıra gırdı -cıhan-

BUHARA
23-02-2012, 12:45
AB/REHN: EKONOMIK GORUNUM KOTULESTI, BUYUME RISKLERI DEVAM EDIYOR -MATRIKS- bir karar verseniz artık da ne olup bittiğini bir bilsek.. iyileşiyor mu yoksa Yunanistanın kurtulmasına rağmen hala kötüleşiyor mu ?

YILDIRIMM
24-02-2012, 08:44
Piyasalarda beklentiler (YAPI KREDİ)

"Dün açıklanan makro verilerin HP'nin hayal kırıklığı yaratanfinansallarını dengelemesiyle endekslerde olumlu görünüm etkili oldu.

Petrol fiyatları ise İran endişelerinin de katkısıyla yükselişinisürdürüyor. IMF dünkü açıklamalarında İran'ın OECD ülkelerine
ihracatını durdurması petrol fiyatlarını %20-30 yükseltebileceğinibelirtti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş büyümede yavaşlamaya paralelendişe kaynağı olabilir.
Bugün ABD'de Michigan Tüketici Güven Endeksi ve Yeni konut satışları, Almanya'da 4Ç Final GSYİH rakamıizlenecek. Öğle saatlerinde ise İtalya ihalesi var.

PİYASA YORUMU

Dün ABD'de açıklanan haftalık işsizlik başvuruları 351.000 seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam 2008 yılından sonraki en düşük seviye.
Bloomberg'deki ortalama beklenti 355.000 idi. Ayrıca bir önceki haftaki veri 348.000'den 351.000'e revize edildi. Devam eden başvurular ise 3.392.000 seviyesine geriledi.

(beklenti:3.455.000 önceki:3.444.000) Almanya'da açıklanan reel sektör güveni göstergesi IFO endeksi ise 109.6 ile güçlenmeye işaret etti. (önceki:108.3)

Küresel risk barometresi olarak izlenen S&P 500 endeksi dün günü %0.4 artıyla kapattı. Dün açıklanan makro verilerin HP'nin hayal kırıklığı yaratan finansallarını dengelemesiyle endekslerde olumlu görünüm etkili oldu.

Dow Jones endeksi P&G (%3), IBM (%1.9) hisseleri öncülüğünde yükselirken H&P(%-6.5) hissesinde ise belirgin baskı hakimdi. Bu sabah

Asya piyasalarında ise net bir görünüm yok: Japonya (%0.5) ve Çin artıda, Hindistan ekside, Hong Kong ise yatay. Yükselen petrol fiyatları bazı enerji hisselerinde yükselişlere neden oluyor.Japonyada zayıf Yen ile ihracatçı şirketlere gelen alımlar etkili.

Hong Kong'da HSBC'nin Pazartesi günü açıklanacak sonuçları bekleniyor. Petrol fiyatları ise İran endişelerinin de katkısıyla yükselişini sürdürüyor.
IMF dünkü açıklamalarında İran'ın OECD ülkelerine ihracatını durdurması petrol fiyatlarını %20-30 yükseltebileceğini belirtti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş büyümede yavaşlamaya paralel endişe kaynağı olabilir.

Önümüzdeki dönemde büyümede yavaşlama sinyallerinin gelmeye başlayabileceğini düşünmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda bu hafta

Çin'de açıklanan ve resmi PMI verisi için gösterge olarak izlenen HSBC PMI endeksi 49.7 ile (önceki:48.8) 50 seviyesinin altında yer alarak ekonomideki yavaşlamaya işaret etmeye devam ettiğini not edelim.

Hatırlanacağı üzere Çin ekonomiyi desteklemeye yönelik olarak bu hafta zorunlu karşılık oranlarında 50 baz puan indirime gitmişti. Ayrıca Avrupa'da açıklanan PMI endeksleri ise Şubat ayında zayıflamaya işaret ederek olumsuz hava yaratmıştı.
Bugün ABD'de Michigan Tüketici Güven Endeksi ve Yeni konut satışları rakamları takip edilecek. Ayrıca Almanya'da 4Ç Final GSYİH rakamı açıklanıyor. Öğle saatlerinde ise İtalya ihalesi var.

YILDIRIMM
28-02-2012, 09:34
İMKB'de bugün (Şeker Yatırım)

61.700 seviyesinin direnç haline gelmesinin ardından geçen haftanın ortasından itibaren İMKB cephesinde devam eden kar satışları, dün Avrupa borsalarındaki aşağı yönlü hareketin de etkisiyle devam etti. Gün içerisinde en düşük 58.379 puan seviyesini gören Endeks son yarım saatte gelen alımlarla bir miktar toparlansa da günü %1,53 kayıpla 58.822 puan seviyesinden tamamladı. Avrupa borsalarında ise Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan uzun vadeli refinansman operasyonu ve 1 – 2 Mart’ta gerçekleştirilecek AB Liderler Zirvesi öncesi gelen kar satışları sınırlı kalmaya devam ederken kayıplar %0,50 civarında gerçekleşti. ABD’de ise beklenenden iyi gelen konut satışı verilerinin desteğiyle endeksler mevcut seviyelerini korudu. Bu sabah Asya borsalarında ve ABD vadelilerinde eğilim yukarı yönde. İMKB’nin de bu paralelde güne tepki alımlarıyla başlayabileceğini, ancak yüksek petrol fiyatlarının tetiklemeye devam ettiği endişelerle kur ve faiz cephesinde süren sıkıntının endeksteki yukarı yönlü hareketleri sınırlamayı sürdüreceğini düşünüyoruz.

Para ve Döviz Piyasaları:

Haftanın ilk gününde lira dolar karşısında yatay bir bantta hareket ederek %0,04 değer kazandı ve 1,7668 seviyesinden kapandı. Sepet bazında ise lira bir önceki kapanışa göre %0,26 değer kazandı. Tahvil bono piyasasında iki yıllık gösterge tahvilde dün satıcılı hava sürdü. İki yıllık gösterge tahvil bir önceki kapanışa göre 16 baz puan artarak %9,34 seviyesinden kapandı. Dün Merkez Bankası haftalık açıtğı repo ihalesinde piyasaya yıllık ortalama %5,75 oranından 6 milyar lira borç verdi.

BUHARA
01-03-2012, 13:18
Bank audı / baz :baslangıcta ıstanbul'a yogunlasmak ıstıyoruz - butun buyuk sehırlerde sube acmayı dusunuyoruz -matrıks-

BUHARA
01-03-2012, 13:18
ABD MERKEZ BANKASI (FED) BASKANI BEN BERNANKE, ''ABD EKONOMISININ SON AYLARDA FED'IN BEKLEDIGINDEN DAHA IYI PERFORMANS GOSTERDIGINI'' SOYLEDI. EKONOMIK GORUNUMUN DUZELMESI DURUMUNDA FED'IN DUSUK TOPARLANMA TAHMININI GOZDEN GECIRMESI GEREKEBILECEGINI IFADE EDEN BERNANKE, FED'IN 2014 YILININ SONUNDA FAIZ ORANLARINDA HERHANGI BIR ARTISA GITMESININ EKONOMININ DURUMUNA BAGLI OLDUGUNU KAYDETTI. altındaki düşüşün nedenlerinden bir de bu bahane kullanılarak satışların 1800 direncine yakın yerde oluşması..

BUHARA
01-03-2012, 13:19
Bernanke, ıstıhdam pıyasasındakı ''olumlu gelısmelere'' ragmen, pıyasanın hala ''normalden uzak kalmaya'' devam ettıgını soyledı. Su anda yuzde 8,3 sevıyesındekı ıssızlık oranının fed'ın tahmınınden daha hızlı dustugunu belırten bernanke, fed'ın bu yıl ıssızlık oranının hızlı dususunu surdurmesını beklemedıgını bıldırdı. Fed baskanı bernanke, ''ıssızlık oranı yuksek kalmaya devam edıyor, uzun vadelı ıssızlık hala rekor sevıyelere yakın ve ekonomık sebeplerden part-tıme calısan kısı sayısı cok yuksek'' dedı. Bernanke, uzun donemde faızlerı dusuk tutma polıtıkasının devam edecegını kaydettı. Fed, aralık 2008'den bu yana gosterge faız oranını yuzde 0-yuzde 0,25 aralıgında tutuyor. Abd'de ıssızlık oranı bes aydır arka arkaya dustu ve kasım ayından ocak ayının sonuna kadar her ay tarım dısı ıstıhdam ortalama 200 bın kısı arttı. Bu egılımın subat ayında da surmesı beklenıyor. Dun abd ekonomısının gecen yılın son ceyregınde yıllık bazda yuzde 3 buyudugu acıklanmıstı. -aa-

BUHARA
02-03-2012, 13:56
Boryad/bahcuvan: (ımkb'de ıslemlerın durması) bu konuda hukukı problemler cıkabılır ımkb'de yasanan teknık soruna yonelık acıklama yapan boryad baskanı alı bahcuvan, olayın hukukı boyutlarına da dıkkatı cekerek, ''turkıye pıyasası kucuk bır pıyasa degıl, yerlı yabancı bır cok yatırımcı var. Bu konuda hukukı problemler cıkabılır'' dedı. Teknık sorunun kapanıs seansı ıle ılgılı olabılecegıne de degınen alı bahcuvan, eger sıstem su an ıcın bunu kaldırmaya musaıt degılse bunun ertelenebılecegını belırterek, ''eger, kapanıs seansını su an ıcın mevcut sıstem kaldırmıyorsa, bu 3-4 ay ertelenebılır. Teknık yatırımlar yapıldıktan sonra gecılır. Kapanıs seansı, seansların acık olmasından daha onemlı degıl'' dedı. Bahcuvan, fınans merkezı olmaya aday olan ıstanbul'da boyle bır sorunun yasanmasının da ayrıca sıkıntı verıcı oldugunu kaydettı. -aa

BUHARA
02-03-2012, 13:58
ımkb'de kapanıs seansı uygulaması bugun baslıyor a- kapanıs seansı hısse senetlerı pıyasasında kapanıs seansı, kapanıs fıyatından ıslemler ve tek fıyattan ıslemler uygulamaları 2 mart 2012 tarıhınden ıtıbaren devreye alınmakta olup, belırtılen uygulamalar sadece ıkıncı seansta gecerlı olacaktır bırıncı seansta uygulanan ıslem yontemlerınde ve saatlerınde herhangı bır degısıklık soz konusu degıldır. Kapanıs seansı, normal seans surecınden kalan -kotasyon harıc- tum emırlerın aktarılması suretıyle, belırlenmıs zaman dılımı boyunca yenı emırlerın de herhangı bır eslesme yapılmaksızın sıstem’e kabul edıldıgı ve bu sure sonunda en yuksek mıktarda ıslemın gerceklesmesını saglayan tek bır fıyat sevıyesının (kapanıs seansı fıyatı) hesaplanarak, tum ıslemlerın bu fıyat sevıyesınden gerceklestırıldıgı, tek fıyat yontemıyle calısan ozel bır seans uygulamasıdır. Varant ve borsa yatırım fonları ıle temerrut, ruchan hakkı kuponu ıslem sıraları kapanıs seansına dahıl degıldır. Kapanıs seansı asamalarının surelerı ve saatlerı asagıdadır. : • emır aktarım asaması – (4 dakıka, 17:17 – 17:21) • emır toplama asaması – (4 dakıka, 17:21 – 17:25) • fıyat belırleme ve kapanıs seansı ıslemlerı asaması – (3 dakıka, 17:25 – 17:28) • kapanıs fıyatından ıslemler asaması – (2 dakıka, 17:28 – 17:30) -matrıks-

BUHARA
02-03-2012, 14:18
İşsizlik oranı 2011’de yüzde 9.8 ile 2005 sonrası en düşük seviyeye inerek OVP hedefi olan yüzde 10.5’in altında kaldı. Analistler bu yıl ekonomide yaşanması beklenen yavaşlamanın etkisiyle işsizlik oranının artacağını ifade ediyor

BUHARA
02-03-2012, 14:23
Brezilya, ABD ve Avrupa'ya karşı yenı bir kur savaşı ilan etti. Brezilya maliye bakanı Guido Mantega, gelişmiş ülkeler genişleyici politikalar izlerken,Brezilya olarak olaylara seyirci kalmayacaklarını soyledi.

BUHARA
04-03-2012, 23:18
Borsaya yeni yatırımcı neden gelmiyor?


2008 yılında çöküş yaşayan ABD piyasaları yavaş yavaş toparlanırken Amerikan elektronik devi Apple'ın kurucusu Steve Jobs, (iPhone, iPod ve iPad gibi cihazlar başta olmak üzere Apple'ın geliştirdiği pek çok ürünün arkasındaki beyin olarak tanınıyordu.) 56 yaşında yaşamını yitirmesine rağmen şirketinin teknolojik devrimle satışlarını ve kârlılığını rekor seviyelere taşıması ABD Borsası'nın teknoloji endeksi olan Nasdaq endeksini rekora taşıdı. 2008 yılında hızlanan çöküş 2009 Mart ayında ABD borsalarının büyük bir düşüş yaşamasına neden olmuştu. Borsalar rekor seviyelere ulaşmışken bir anda başlayan panik satışlar pek çok banka ve şirketin iflasına neden olmuş, ABD endekslerini de yüzde 60'a yakın kayıplarla karşı karşıya bırakmıştı.

ABD bankaları eski günleri arasa da ABD'nin dev teknoloji şirketleri 2011 yılında dinamo görevi üstlenerek ABD borsalarının yeniden revaçta olma özelliğini sağlamış oldu. Toplam borcu GSYH'nin üstüne çıkarak 15 trilyon doları aşan ABD'nin borsa değeri de 13 trilyon dolara yaklaştı. Bir başka deyişle ABD'nin toplam piyasa değeri toplam ekonomi büyüklüğüne yaklaştı. Türkiye'nin son çeyrek performansı ve 800 milyar dolara yaklaşan ekonomik büyüklüğüne rağmen borsasının özellikle üç-dört banka ve iki telekom şirketinin değeri ile birlikte toplam 250 milyar dolar sınırında olmasını yatırımcıların henüz Borsa'ya yeterli ilgi göstermediği ile açıklamak gerekir. İlginin yeterli olmamasında uzun yıllardır yatırım yaptığı halde 5-10 şirketin dışında yatırımcısına enflasyon karşısında çok önemli kazançlar sağlamayan ve sürekli bedelli sermaye artırımları ile yatırımcısına kazandırmak yerine yatırımcısının nakitine göz diken politikalar yatıyor. Dikkat ederseniz piyasa değeri yükselen şirketlerin büyük bölümü yüksek kâr eden ve kâr payı vererek yatırımcısına güven veren şirketlerden oluşuyor. 500 milyar doları aşan piyasa değeri ile dünyanın bir anda gündemine oturan şirketin 40 milyar dolar kâr elde etmesi bu piyasa değerini destekleyen en önemli göstergesi. Ancak bu olumlu sürecin devam edebilmesi için teknolojik devrimin devam etmesi ve rakiplerin durumu kadar beşeri sermayesinin etkisinin sürmesi gerekli. Zirveye çıkmak kadar zirvede kalabilmek oldukça zordur.

Türk şirketleri kârı paylaşmak istemiyor

Türkiye'de şirketlerin uluslararası alanda böylesi ataklar yapması ve piyasa değeri en az 50 milyar doları bulan birkaç dev şirkete ihtiyacı var. Sadece banka hisseleriyle piyasa değerini artırmak ve yeni yatırımcı çekmek mümkün değil. Sorunun ana sebebi şirketlerin kârlılıklarını sürdürerek büyümelerinde yatıyor. Yatırımcıları üvey evlat olarak görmeden kârları saklamadan ve paravan şirketlerle, halka açık şirketlerinin içini boşaltmayan firmalara ihtiyaç var. İMKB şirketlerinin yöneticilerinin halka açılmanın yetmediği şeffaf bir biçimde Borsa değerine olumsuz etki yapmaktan kaçınacak önlemlerle kârlılığa, büyümeye odaklanarak dünya devleri ile kıyasıya mücadele edecek şirketlere ihtiyaç var. Finans merkezi olma yolunda olan İstanbul'un borsasının en azından Türki-ye'nin büyüklüğüne yakın bir piyasa değerine ulaşması için alınacak çok yol var.

Altın neden düşüyor?

Hemen her yıl ortalama yüzde 20 değer kazanan altın fiyatları geçen yıl ulaştığı zirve noktasına henüz ulaşamadı. 2012 yılı başında uluslararası piyasalarda yaşanabilecek olası krizin önüne geçilmesi ile yeniden artan risk iştahı gelişmekte olan piyasalara yönelirken petrol ve altın fiyatları da bu ilgiden nasibini aldı. Geçen yıl sonunda bir ara 1.500 dolar seviyesine kadar gerileyen ons, geçen hafta 1.800 sınırına yeniden yaklaşarak kayıplarını telafi etmeye çalıştı. Ancak ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke'nin yeni tahvil alımı ile ilgili herhangi bir konuya değinmemesi risk iştahındaki azalma ile birlikte altın fiyatlarını hızlı bir şekilde aşağı çekti. Ons 1.700 doların altına geriledi, serbest piyasada 100 liranın üstüne çıkan gram fiyatı 97 lira sınırına geriledi. Geçen yıl 108 liraya kadar tırmanan altında o dönem alış yapanlar yeni bir yükselişi beklemeye başladı. Son dönemde petrol fiyatında yaşanan rekor yükselişlere rağmen piyasalarda sanki hiçbir şey olmuyormuşçasına yaşanan yükseliş hareketleri devam ettiği sürece altın fiyatlarındaki gerilemeler alım fırsatı olarak değerlendiriliyor. Özellikle mayıs aylarında hareketlenen Asya festivalleri ile fizikî talebin artışa geçeceği beklentileri ve dolar ve Euro'nun istikrarsız görünümü düşüşlerde spekülatör ve merkez bankalarının altına yönelmesine sebep olur. Teknik olarak bakıldığında 1800-1660 aralığında dalgalanma yaşayan altının önümüzdeki haftalarda açıklanacak verileri takip ederek dar bir marjda hareket etmesi en büyük olasılık. Yeni yükseliş denemeleri için uluslararası piyasalarda parite ve borsalardaki yükseliş trendinin devam etmediğine bakmak gerekebilir.

Selim Işıklar- ZAMAN

YILDIRIMM
05-03-2012, 10:07
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(YATIRIM FİNANSMAN MENKUL DEĞERLER)

"Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü ECB'nin II. LTRO ihalesinin
beklentilere paralel olarak 530 milyar EUR ile sonuçlanmasının
ardından beklentilerin realize edilmesine bağlı olarak kendini
gösteren kâr satışları, FED Başkanı Bernanke'nin III. parasal
genişleme beklentilerini karşılamayan konuşması sonrasında ise bir
miktar hız kazandı ve haftanın ikinci yarısında etkili oldu. Çarşamba
günü %1.0 gerileyen parite, haftanın devamında %1.0 daha düşerek
haftayı %1.87 değer kaybıyla tamamlarken, aynı gün %5.0 düşen altın
fiyatları sonrasında %1.0 kadar toparlandı ve haftayı %3.45 ekside
tamamladı. Petrol fiyatları ise hafta boyunca 120-128 Dolar bandında
dalgalandı.
Bir önceki hafta yurt dışı piyasalardan olumsuz yönde ayrışan ve
USD bazında %3.0 ile dünyanın en çok kaybettireni olan İMKB-100
Endeksi, geçtiğimiz hafta ise olumlu yönde ayrıştı ve %3.60 yükselen
Banka Endeksinin desteğinde haftayı %1.92 yükselişle tamamladı. Dolar
kuru paritedeki %1.87'lik gerilemeye karşın, döviz sepetinin %1.30
gerilemesi nedeniyle, 1.7675-1.7680 bandında sabit kaldı. Böylece
endeksin USD ve TL bazındaki değişimleri eşit oldu. Genel olarak
bakıldığında gelişmekte olan ülke borsalarının USD bazında ortalama
%1.0 ile değer kazandığı haftada Avrupa borsaları ise %1.0 değer
kaybetti. Asya ve ABD borsaları ise sınırlı ölçüde değer kazandı.
Geçtiğimiz haftanın dikkat çeken noktası, LTRO öncesine göre hemen
dün gelişmiş ülke borsaları değer kaybettiği halde gelişmekte olan
ülke borsalarının değer kazanması oldu. Bir başka dikkat çeken nokta
ise bir önceki hafta olduğu gibi, hemen tüm para birimlerine karşı
değer kazanan USD'ye karşı TL'nin geçtiğimiz hafta da dirençli kalması
oldu. Son olarak ise hafta içinde Dow Jones Endeksinin 13,000 S&P 500
Endeksinin 1370 ve 11 yıl aradan sonra Nasdaq Endeksinin de 3000
seviyesini aşmasına rağmen, küçük piyasa değerli şirketlerden oluşan
Russell 2000 Endeksinin %3.0'e yakın değer kaybetmesi dikkat çekti.
Bugün yurt içinde saat 10:00?da açıklanacak olan Şubat ayı
enflasyon rakamları, yurt dışlında ise ABD Başkanı Obama ile İsrail
Başbakanı Netanyahu arasındaki toplantıda İran'a ilişkin bir
değerlendirmelerin piyasaların gündeminde olacağını tahmin ediyoruz.
Ayrıca saat 17:00'deki ABD servis sektörü PMI verisinin, geçtiğimiz
hafta imalat sektörü PMI verisinin beklentilerin altında kalmasının
ardından yakından takip edileceğini düşünüyoruz. Ancak haftanın en
önemli gelişmeleri Avrupa'da 8 Mart Perşembe günü belli olması
beklenen Yunanistan borç takasına ilişkin özel sektör katılımı ile
ABD'de 9 Mart Cuma günü açıklanacak olan tarım-dışı istihdam verisi
olacak.
Asya piyasalarında bugün Çin?in 2012 büyüme tahminin resmi olarak
%8.0'den %7.5'e çekilmesi nedeniyle ortalama %1.0'e yakın kayıpların
olduğu negatif bir tablo olduğunu gözlüyoruz. ABD vadelileri ortalama
%0.20 ekside işlem görüyor. Avrupa borsalarının ise %0.30 oranında
satıcılı açılması bekleniyor. Parite Cuma kapanışına yakın 1.3205'den
güne başlarken, döviz sepeti ve dolar kuru ise ortalama %0.30 yukarıda
seyrediyor. Tezgâhüstü piyasadaki işlemlerde ise Cuma günü 1 baz puan
yükselerek %9.24'den kapanan gösterge tahvilin faizi %9.23-%9.27
bandından geçiyor.

YILDIRIMM
05-03-2012, 10:11
PİYASALARDA HAFTALIK GELİŞMELER/BEKLENTİLER(ANADOLU YATIRIM)

Enflasyonda kademeli düşüş gerçekleşecek mi?
Geçen hafta 61.000'i test eden 100 Endeksinde, yükseliş için
60.500 desteği korunmalı. 60.500'ün üstünde kalınması halinde 61.000
direncinin kırılması yükselişin devamı adına kritik öneme sahipken,
sonrasında 61.700/62.600 seviyeleri hedef olabilir. Seanslık
grafiklerde MACD'nin yeniden AL sinyali vermesi ve yükselen
momentum etkisiyle pozitife dönen teknik görünüm, trendin yönü
açısından yükselişi destekler nitelikte. Olası kâr realizasyonlarında
ise 60.000'nin aşağı kırılması halinde 59.300/58.900 seviyeleri destek
olabilir. 60.000 desteğinin aşağı kırılması satış baskısını
artırabileceğinden, haftalık stop-loss noktamızı 60.000 olarak
belirliyoruz. Veri akışı yönünden bugün açıklanacak Şubat ayı
enflasyon rakamları piyasalara yön verebilecek bir gelişmeyken,
beklentiler enflasyonun Şubat ayından itibaren kademeli azalmaacağı
yönünde. Hazine, borçlanma stratejisinde Mart ayında toplam 13,8 mr
TL'lik iç borç servisine karşılık toplam 10 mr TL iç borçlanma
gerçekleştirmeyi planlandığını bildirdi. Çarşamba günü 10,6 mr TL iç
borç itfası gerçekleştirecek olan Hazine, bugün 12 Ocak 2022 vadeli
sabit kuponlu tahvilin yeniden ihracını gerçekleştirecek. Yarın ise, 5
Mart 2014 vadeli sabit kuponlu tahvil ve 23 Şubat 2022 vadeli TÜFE'ye
endeksli tahvil ihalelerini gerçekleştirecek. Perşembe günü ise Ocak
ayı sanayi üretimi ve Mart ayı 1. yarı TCMB beklenti anketi sonuçları
takip edilecek. Yurtdışında ise Perşembe günü BOE ve ECB faiz
kararları takip edilecek. Her iki Merkez Bankası'nın da faizlerde
değişikliğe gitmesi beklenmezken, ECB Başkanı Mario Draghi'nin
toplantı sonrası açıklamaları takip edilecek.
Destek 60.500 59.800 58.900
Direnç 61.000 61.700 62.600

YURTDIŞI PİYASALAR

Vadeli işlemlerde haftanın ilk gününde olumsuzluk hakim. D&J %0,25
ve S&P %0,35, Almanya Dax%0,65 aşağıda..
Petrol fiyatlarındaki yükselişin global piyasalar üzerinde
yarattığı baskı bu hafta da devam edeceğe benziyor...Avrupa Merkez
Bankası ve İngiltere Merkez Bankası faiz kararları istihdam
raporu.
Mali krizdeki Yunanistan'ın özel sektör kreditörlerinin bu hafta
tarihin en büyük borç takasının altına imzalarını atıp atmayacağı
belli olacak. Geçtiğimiz haftaki AB Zirvesi'nde teyit edilen 106
milyar euroluk borç takası anlaşması, artık 8 Mart'a kadar kaç
yatırımcının zarar yazacağına bağlı. Euro Bölgesi Maliye Bakanları 9
Mart'taki anlaşmanın sonucunu değerlendirmek üzere telekonferans
görüşmesi yapacak.
Avrupa borçlanma ihaleleri bu hafta oldukça yoğun, Pazartesi günü
Fransa bono ihalelesi, Salı günü Almanya ve İngiltere tahvil
ihaleleri, Çarşamba günü yine Almanya ve İngiltere tahvil ihaleleri,
Cuma günü ise İngiltere bono ihalesi düzenlenecek.
Euro/Dolar Paritesi:Geçen haftayı düşüş trendiyle tamamlayan
parite haftaya yatay bir başlangıç yaptı. Hafta boyunca yukarı
hareketlerde 1,3350-1,3450 ve 1,3500 seviyelerinde dirençlerin, aşağı
yönlü hareketlerde ise 1,3150-1,3050 ve 1,3000 noktalarında
desteklerin oluşması olası."

fatmanur
07-03-2012, 17:58
Olayın üstü mü kapatılıyor? Medya olayın üzerini çoktan örttü. Yoldaki EnerjiSA tabelaları söküldü. Şirket yetkilileri kayıplara karıştı. Kayıp yakınları ise kaybolan insanları kendi imkanlarıyla bulmaya çalışıyor10 canı yutan Adana Kozan'daki baraj yıkıntısının başından ayrılmayan acılı ailelerin bekleyişi sürüyor. Kayıp 6 işçiden Veli Damaksız'ın eniştesi Osman Durukan da ilgisizliğe isyan etti. Kayıp canların bulunması için kayda değer bir çalışma yapmak yerine Enerjisa'nın yaltakçılığının yapıldığını belirten Osman Durukan, patlama sonrası baraj bölgesine giden yol boyunca ENERJİSA levhalarının söküldüğüne dikkat çekti

Sabancı Grubu'na ait Enerjisa firmasının Adana Kozan'da yaptırdığı Gökdere Barajı'nda 26 Şubat günü öğle saatlerinde meydana gelen patlamanın üzerinden 10 gün geçti. 10 kişiye mezar olan barajın enkazından 4 işçinin cesedi çıkarılırken; kayıp 6 kişi ise hala bulunamadı. 10 canı yutan Adana Kozan'daki baraj yıkıntısının başından ayrılmayan acılı ailelerin bekleyişi sürüyor.

ENERJİSA LEVHALARI TEK TEK SÖKÜLDÜ

Barajın enkazında yapılan aramaları gözü yaşlı şekilde takip eden kayıp 6 işçiden Veli Damaksız'ın (31) eniştesi Osman Durukan, Akit'e çarpıcı açıklamalarda bulundu. İlgisizlikten yakınan Durukan, “Burada Adana Kozan Gökdere Barajı'nda yapılan çalışma, kurtarma çalışması değil. Burada Enerjisa'nın yaltakçılığı yapılmakta. Olaydan önce yol boyunca Enerjisa levhaları vardı. Olaydan sonra hepsi tek tek söküldü. Borsada hisse değerlerini kaybetmemek adına burada Gökdere Barajı'nda ölen 10 kişiyi kurban vermiş oldular” dedi.

“GELİP BİZİMLE BEKLESİNLER”

Enerjisa yetkililerinin sıcak evlerindeki yumuşak koltuklarında oturarak olayı takip ettiğini belirten Durukan, “Bana burada bir tane Enerjisa yetkilisi gösterin. Kimse yok! Burada herkes kendi kişisel imkanıyla kaybolan yakınını arıyor. Taşeron olan Özaltın-Cengiz firmasına suç bulmuyorum. Bu firma zaten taşeron bir firmadır. Burada işin asıl ve gerçek sahibi olan Enerjisa'nın çıkıp sahiplenmesi gerekirdi. Ama onlardan da kimse yok. Ekranlardan takip etmesinler, gelip burada bizimle beklesinler. O zaman samimiyetlerine inanırım” diye konuştu.

GÜLER SABANCI'YA ANLAMLI GÖNDERME

Sabancı Grubu'nun olayı gerçekten takip ettiklerine inanmak istediklerini vurgulayan kayıp Veli Damaksız'ın eniştesi Osman Durukan, “Gerçekten takipçisiyse çıkacak sıcak evinden, gelecek benim gibi kendi de çamura girecek. Güler Sabancı'nın çıkıp da televizyonlarda ahkam keserek çok para kazandığını ifade etmesinin bana bir faydası yok. Canımdan gideni versinler bana. Dirisinden vazgeçtik, ölüsünden vazgeçtik, en azından bir kolunu bir bacağını versinler bize. Bu durumu bu hale getirenlerin cezasını çekmesini en derin duygularımla temenni ediyorum” diye konuştu.

BİZİM 10 CANIMIZ CAN DEĞİL Mİ?

Her işyerinin kendine özgü hataları olduğunu; ancak bu hataların telafi edilemez olmadığını belirten acılı enişte Durukan, şu çarpıcı çağrıda bulundu:

“Bu durumda devlet büyüklerinin ilk günlerde gelip buradaki durumun ne olduğunu gözlemlemesi gerekir. 3- 5 tane milletvekili gelmiş. Burada bu milletvekillerinin kime ne şekilde faydası olabilir. Bugün ayrımcılık adına söylemiyorum. Hepimiz insan evladıyız. Biz burada ayrımcılık yapmadık. Laz olsun, Kürt olsun, Çerkez olsun hep beraber kardeşçe yaşadık ama bir Hrant Dink öldü memleket hep Hrant Dink oldu, bir Ermeni öldü herkes Ermeni oldu. Burada kaybolan 10 garibana, bunlar bizim vatandaşımız, bizim garibanımız diyerek buraya yönelmediler. Neden buradaki durumun ihmalkarlığını basına veya yüksek kesimdeki yöneticilere duyurulmak gibi bir girişimde bulunulmadı?.. Biz burada üvey evlat konumundayız? Bu kadar mı gözardı edilmek zorundayız? İllaki buradan birinin canını yakarak veya türlü bahanelerle insanları kullanarak dikkat çekmek zorunda mıyız? Yani o hainliği yaptığımız kişi de insan evladı, onun da canı var. Bu durum ne kadar böyle gidebilir?”

Kaynak: Akit

BUHARA
08-03-2012, 15:12
VENIZELOS:TAHVIL TAKASI PROGRAMI PSI'A KATILIM YUZDE 80'I ASTI , YUNANISTAN BASBAKAN YARDIMCISI VE MALIYE BAKANI EVANGELOS VENIZELOS, ULKENIN BORCUNUN SILINMESI AMACIYLA OZEL SEKTOR KREDITORLERIYLE YURUTULEN TAHVIL TAKASI PROGRAMI (PSI) KONUSUNDA IYIMSERLIGINI DILE GETIRDI. VENIZELOS, MECLISTE YAPTIGI KONUSMADA, ''HERSEY IYI GIDERSE YARIN HALKA 105 MILYAR AVROLUK BORCTAN KURTULDUGUNU ACIKLAYABILECEGIZ'' IFADESINI KULLANDI. OTE YANDAN PSI'YA KATILIM YUZDE 80'I ASTI. KREDITORLERIN REEL KAYBI YUZDE 70 OLACAK. NET SONUCLAR YARIN SAAT 8.00'DE ACIKLANACAK. TUM KREDITORLERIN KATILIMI HALINDE 350 MILYAR AVROLUK BORC YUKU ALTINDAKI YUNANISTAN'IN OZEL SEKTORE OLAN 206 MILYAR AVROLUK BORCUNUN 107 MILYAR AVRO KADARI SILINECEK.ANLASMANIN KAPSADIGI YUNAN YASALARINA GORE IHRAC EDILEN TAHVILLERIN TOPLAMININ 177 MILYAR AVRO OLDUGU TAHMIN EDILIYOR.-AA- borçlar bir şekilde temizlenmeye çalışılıyor..

BUHARA
08-03-2012, 15:13
IIF: YUNANISTAN'IN BORC YAPILANDIRMA GORUSMELERININ BIR KAC SAAT ICINDE OLUMLU SONUCLANACAGINDAN IYIMSERIZ -MATRIKS- öyle olması gerekli zaten.. ayıp olur bu saatten sonra olmadı demek..

BUHARA
08-03-2012, 15:13
AVEA CEO'SU AKDEMIR:OZEL ILETISIM VERGISININ KALDIRILMASI OLDUKCA GEREKLI- BLOOMBERG HT -MATRIKS- herhalde.. çok para kesiliyor..

BUHARA
08-03-2012, 15:15
Ecb / draghı: Euro bolgesı ekonomısının bu yıl boyunca toparlanmasını beklıyoruz -matrıks-

YILDIRIMM
13-03-2012, 09:18
FED, FELAKET SENERYOSUNU AÇIKLADI

FED, banka stres testleri kriteri olacak felaket günü senaryosunu açıkladı www.borsagundem.com

FED, banka stres testleri kriteri olacak felaket günü senaryosunu açıkladı. Test sonuçları Perşembe günü açıklanacak.

FED, ülkenin en büyük 19 bankasının yüzde 13 işsizlik oranı, borsalarda yüzde 50 düşüş, konut fiyatlarında yüzde 21 gerileme ve diğer büyük ekonomilerde ciddi daralmalar olması halinde ayakta kalıp kalamayacaklarına bakacak.

FED, her yıl bankalara stres testi uyguluyor fakat 2009´dan beri ilk defa sonuçlar kamuya açıklanacak. 2009´da FED, banka bilançolarında milyarlarca dolarlık yetersiz fon olduğunu ortaya çıkarmıştı.

Testler, bankaların finansal krizde felaket derecesindeki zararlardan sonra ayakta kalabilecek kadar nakit ve nakit özelliği taşıyan menkul kıymete sahip olduklarını garanti altına almak için tasarlandı.

YILDIRIMM
14-03-2012, 10:09
ULUSLARARASI PİYASALAR(TEKSTİL YATIRIM)

"10,0 seviyesinde gerçekleşmesi beklenen Almanya Mart ZEW endeksi
beklentinin iki kat üzerinde 22,3 ile dördüncü kez artış göstererek
2010 Hazirandan beri en yüksek değere ulaştı. ABD'de ise 2008 yılından
bu yana görülen en yüksek otomobil talebinin gerçekleşmiş olması
nedeniyle 1,1% ile beş aydaki en yüksek artışı göstermesi beklenen ABD
Şubat ayı perakende satışlar beklentiler dahilinde 1,1% arttı. Bu
makro dataların dışında hiç şüphesiz merak edilen FOMC toplantısında
Bernanke'nin yapacağı açıklamalar ve daha sonrasında açıklanacak stres
testi sonuçlarında idi. Detaylara bakarsak, FOMC raporlarında
kullanılan ya da çıkartılan kelimelerden Fed'in daha optimistic bir
yaklaşımda olduğunu söylemek mümkün. "Global ekonomik büyümedeki
yavaşlama" ibaresinin çıkartıldığı raporda daha da dikkat çeken ve
önemli olan "ılımlı büyüme" yerine " ölçülü büyüme" ifadesinin
kullanılmasıydı. Avrupa'da toparlanma belirtileri olsa da risklerin
devam ettiğine işaret edilen raporda enflasyona yapılan atıfta petrol
fiyatlarına vurgu yapılırken bunun geçici bir durum olduğu
belirtiliyor. Ayrıca yeni bir parasal genişleme sinyali de verilmedi.
Stres testinde ise değerlemeye alınan 19 bankanın 15'i sınıfı
geçmeyi başardı. Avrupa'nın göz boyamaktan öteye gitmeyen Banka stres
testine karşın ABD, işsizliğin patlaması, konut fiyatlarının ve hisse
senetlerinin çökmesi gibi 25 farklı senaryo ile bankalarını test etti
ve Citigroup, Suntrust, sigorta devi Metlife ve Ally Financial sınıfta
kalan bankalar oldu.
Bir diğer haberde raporlarımızdan eksik edemediğimiz Yunanistan'a
dair, tahvil takasının ardından beklenen bir gelişmeydi. Fitch,
Yunanistan'ın yabancı ve yerel para cinsinden uzun vadeli kredi
notunu, özel sektör kreditörleriyle yaptığı tahvil takas anlaşmasında,
tarihteki en büyük borç silme operasyonundan sonra ''sınırlı
temerrüt''ten ''B-''ye yükselttiğini açıkladı. Kuruluş, Yunanistan'ın
kredi notu görünümünün ''istikrarlı'' olduğunu kaydetti.
Piyasalar cephesinde ise perakande satışlar ve ZEW endeksinin
olumlu rakamları ile Dow 2007 zirvesine çıkarken, BoJ'nin müdahalesi
ile başlayan yendeki düşüş dün 11 ayın dibine ulaşarak Nikkei
endeksinin 10000 puan üzerine çıkmasını sağladı. Ayrıca dün net bir
şekilde bir kez daha dolara olan talabin artık sadece risk ile
fiyatlanmadığına tanık olduk. 2008 krizi ile birlikte riskin dolara
kaçış olarak fiyatlandığını gözlemlerken, son bir kaç haftadır olumlu
ABD verilerinin -olması gerektiği gibi- doları güçlendirdiğini
görüyoruz. Doların değer kazanmasında Fed'in yeni QE sinyali
vermemesinin önemini de unutmamak gerekir. Altın FOMC sonrası sert bir
şekilde değer kaybetti ve 200 günlük ortalama 1655 test edilebilir.
Bugün Euro Bölgesi TÜFE takip edilecek en önemli data olarak dikkat
çekiyor."

fatmanur
15-03-2012, 00:39
http://www.haberturk.com/yazarlar/ibrahim-haselcin/724455-sermaye-piyasasi-kanunu-tasarisi-ne-getirir

YILDIRIMM
15-03-2012, 10:59
ABD’NİN BANKA STRES TESTİ, STRESİ AZALTTI! 15 Mart 2012 Perşembe

Salı günü Fed’in Açık Piyasa Komitesi’nin toplantısı vardı. Fed, faizleri değiştirmedi ve ABD ekonomisinin “ılımlı” bir şekilde toparlandığını söyledi. Piyasaların beklediği “sterilize edilmiş likidite” ya da “III.BPP” gelmedi!
Bu açıklama öncesinde yatırım bankası JP Morgan’ın hem temettü miktarını arttıracağı, hem de hisseleri (geri) alacağını açıklaması banka hisseleri başta olmak üzere ABD piyasalarını yükseltti. Hem de ne yükseliş. Bütün ABD endeksleri krizdeki en yüksek seviyelerini gördü! JP’nin açıklaması aslında işleri biraz karıştırdı. Zira Fed’in bankaların stres testinden geçmeden temettü ödememeleri yönünde “tavsiye” kararı vardı. JP’nin açıklamasından piyasanın anladığı, bu bankanın stres testinden geçtiği şeklindeydi.
JP böyle bir açıklama yapınca; Fed de stres testi sonuçlarını normalde bugün açıklayacakken, Salı günü açıklamak durumunda kalmış. Teste tabi tutulan 19 bankadan 15’i testi geçmiş. Ally Financial, Citigroup, Suntrast ve Metlife Fed’e göre yüzde 5 olması gereken “Tier 1 sermaye oranını” tutturamamışlar. Her ne kadar açıklama piyasalar kapandıktan sonra yapılmış olsa da JP’nin açtığı yoldan neredeyse tüm piyasa geçti ve yeni zirveler geldi! (JP’nin piyasaları “yönlendirmesine” dair bir soruşturma açılacak mı merakla izleyeceğim!)
ABD piyasalarının estirdiği “meltem” diğer hisse senedi piyasalarıyla beraber bizim piyasalarımızı da yükseltti. İMKB 100 Endeksi 60.450 direncini de aşarak 60.835’ten kapandı. Bugün, yarın bir önceki zirve olan 61.778 seviyesinin test edilmesi, hatta 62.025’teki teknik hedef seviyesine bile çıkılması söz konusu. Ancak bu seviyelerin aşılması için ABD borsalarındaki coşkunun devam etmesi, Dow Jones’un 13.660 ya da S&P 500 Endeksi’nin 1.435 seviyelerine doğru ‘yola çıkması’ gerekiyor.
Bu arada olan altına oldu ve 1.680 seviyesi de aşağı kırılarak, 1.639’a kadar geriledi. İlk destek 1.610 seviyesinde.
Dünün asıl şaşırtıcı gelişmesi İMKB’nin yüzde 2.44 arttığı bir günde hem dolar/TL kurları (1.7940’ı da aşarak) 1.8085 seviyesine kadar çıkarken, gösterge bono bileşik faizleri 9.47’ye kadar yükseldi. Bir başka deyişle hem kur, hem faiz hem de borsa yükseldi aynı günde. Aslına bakarsanız faiz dışındaki her iki ana piyasadaki hareketler yurtdışı kaynaklı. Nasıl ki hisse senetleri dışarısı yükseldi diye yükseldi, kurların yükselmesi de diğer gelişmekte olan ülke para birimlerindeki yükselişten etkilendi.
Anlaşılan gelişmiş ülkelerdeki stres azaldıkça, gelişmekte olan ülkelerdeki artacak!

ALİ AĞAOĞLU

YILDIRIMM
15-03-2012, 11:01
İMKB'de bugün (Yatırım Finansman MD)

Endeksin bugün hafif geri çekilerek açılması ve ardından yatay seyretmesi bekleniyor
İMKB-100 Endeksi dün 1.644 puan kazanarak en yüksek 61.033 seviyesini gördü ve 2012 yılı zirvesi olan 61.778’e 746 puan (%1.22) yaklaştı. Günü %2.44 yükselerek 60.835’den tamamlayan endeks, bir süredir gerisinde kaldığı yurt dışı piyasaların dün üzerinde bir performans gösterdi. USD bazında hazırlanan MSCI Endeksleri kapsamında bakıldığında dün ABD %0.15, Avrupa %0.35, Dünya %0.22 gerilediği halde Türkiye Endeksi %1.69 değer kazandı. Gelişmekte olan ülke borsaları yatay kaldı.

Dünün göze çarpan en önemli gelişmeleri, doların diğer para birimlerine karşı değer artışını sürdürmesinin yanı sıra ABD ve Almanya 10-yıllık tahvil faiz oranlarındaki sert yükseliş oldu. Parite dün %0.50 oranında gerilerken ABD'deki ekonomik toparlanmaya ilişkin iyimserliğin artması ve ABD tahvil faizlerindeki yükselişle bugün dolar, Asya'da yen karşısında son 11 ayın, euro karşısında ise son bir ayın en yüksek seviyesinden işlem görüyor. 10-yıllık tahvil faiz oranları ABD’de 14 baz puan yükselerek %2.27, Almanya’da ise 13 baz puan yükselerek 1.95 seviyelerine ulaştı.

Bugün ABD 10-yıllıklarının 6 baz puan daha yükselerek %2.33 seviyesine ulaştığını görüyoruz. Buna göre son üç günde %2.03 seviyesinden %2.33 seviyesine 30 baz puan yükselen ABD 10-yıllıklarındaki fiyat bazındaki düşüş %2.65’e ulaşırken, benzer şekilde son iki günde 20 baz puan yükselen Almanya 10-yıllıkları ise fiyat bazında %2.0 değer kaybetti.

Bugüne baktığımızda Çin'deki ekonomik büyümeyle ilgili endişelerin yeniden gündeme gelmesi nedeniyle Asya borsalarında Japonya hariç negatif görünüm göze çarpıyor. ABD vadelileri %0.10 artıda işlem görüyor, Avrupa borsalarının ise %0.15-%0.20 oranında hafif yükselerek açılması bekleniyor. Tezgâhüstü piyasadaki işlemlerde ise dün 13 baz puan yükselerek %9.42’den kapanan gösterge tahvilin faizi, bugün ortalama %9.47’den geçiyor. Endeksin bugün hafif geri çekilerek açılmasının ardından yatay seyretmesini bekliyoruz.

YILDIRIMM
29-03-2012, 09:09
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(GLOBAL MENKUL DEĞERLER)

"Önemli Gelismeler
Moody's Investors Service, Türkiye'nin Ba2 olan kredi
notunun artırılması için gerekli sartları saydı. Moody's
Türkiye'nin notunun yükselmesi için Türkiye'in iç ve daha
önemlisi dıs dengesizliklerde büyümeyi tersine çevirecek
ihtiyatlı mali ve parasal politikalar izlemesi gerektigini
belirtirken, buna ek olarak döviz rezervleri gibi
tamponlarını arttırarak ödemeler dengesi soklarına karsı
esnekligini ilerletmesinin de kredi notu üzerinde pozitif
baskı yapacagını vurguladı.
Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali Naimi, Dünya'nın en
büyük petrol ihracatçısı olan ülkesinin petrol fiyatlarını
yatıstırmak, düsürmek için yapabilecegi herseyi yapma
sorumlulugu oldugunu söyledi.
Moody's Investors Service kredi notlarını 15 Subat'ta
negatif izlemeye aldıgı 7 Portekiz bankası için
degerlendirmesini tamamladı. Moody's yaptıgı
degerlendirme sonrasında 4 bankanın kredi ve mevduat
notlarını birer kademe indirdi. 1 bankanın kredi notu iki
kademe indirilirken, kalan iki bankanın kredi notları da
teyit edildi.

Piyasa Stratejisi

Haftabasından itibaren yaptıgı açıklamalarla gündemi belirleyen
FED Baskanı Bernanke bugün de TS= 19:45'te konusacak. Bernanke'nin
bugünkü açıklamaları, önümüzdeki hafta Salı günü yayınlanacak FED
toplantı tutanaklarına kadar piyasalar üzerinde etkisini sürdürebilir.
Bugün ABD tarafında sadece Bernanke'nin açıklamaları degil, 2011
yılı son çeyregi için final büyüme rakamları, haftalık issizlik maası
basvuruları ve de Wall Street açılısı öncesinde dünyanın en büyük
elektronik perakendecisilerinden Amerikalı Best Buy'ın bilançosu takip
edilecek. (Hisse basına 2,16 $ kar açıklaması bekleniyor)
MSCI Türkiye endeksi ile diger gelismekte olan ülkeleri
kıyasladıgımızda aradaki fark açılıyor. Yıl basından bu yana gelismekte
olan ülkeler endeksi %13,92 ve içinde bulundugumuz Dogu Avrupa
endeksi %19,5 artıs gösterirken, MSCI Türkiye Endeksi %25,86
yükseldi. BRIC ülkelerinin endeksi 30 Ocak'tan bu yana en düsük
seviyelerine gerilemis durumda. Yani 2012'nin basında yasanan
yükselisin düzeltme hareketi diger tüm gelismekte olan ülkelerde
basladı. İMKB ise pahalı kaldı. İMKB'yi diger gelismekte olan
ülkelerden ayrıstıracak ayrı bir gündemi yok. TCMB'nin PPK notlarından çıkan
sonuçlarına göre iki önemli datayı yakın zamanda takip edecegiz. Yarın
açıklanacak dıs ticaret dataları ve önümüzdeki hafta açıklanacak
enflasyon verileri. Haftaya Salı günü FED'in Mart ayı toplantı
tutanakları gelismekte olan ülkelerdeki fiyatlandırmada etkili olacak.
Gelismekte olan ülkelerde satısların daha da sertlesmesi,
yükselemeyen İMKB üzerinde önemli bir baskı olusturabilir.

fatmanur
30-03-2012, 22:57
Tutunamayanlar!Yabancı damatlar Türkiye'den gerçekten kaçıyor mu? Yoksa bu sadece bir illüzyon mu?

Son günlerde birbiri ardına gelen yabancıların Türkiye'den çıkış haberleri, "2000'li yılların başından itibaren yabancı sermaye fırtınasını arkasına alan Türkiye için rüzgar tersine mi döndü" sorularına neden oldu.

Haksız bir endişe mi? Elbette değil.

Citibank, Akbank'taki payını yüzde 10'un altına indireceğini açıkladı. Sebep ne? Basel III kriterleri... Basel III kriterleri geçen hafta mı ilan edildi? Hayır! Basel III standartlarının açıklanma tarihi 12 Eylül 2010. Yani açıklanalı 1.5 yıl olmuş. Bu standartlara tam uyum için milat ne zaman? 2013-2019 arasında bankalar bu standartlara tam uyum sağlayacak. Yani son tarih 2019. O halde bayram değil seyran değilken durup dururken Citibank bizi neden öptü?

İkinci flaş haber, Hintli milyarder Mittal'in şirketi Arcelor Mittal'in Erdemir'deki hisselerini satmasıydı. Hisseleri satacağını açıklayan şirket sabah ezanıyla birlikte hisselerini satmış bile. Ertesi gün öğrendik. Ne kadarlık hisse sattı Arcelor Mittal? 478 milyon dolar. Hindistan menşeli çelik devi hisselerini sattığını açıklayınca Erdemir hisselerinde yaşanan düşüşün parasal boyutu 478 milyon doları bile aştı bir ara. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Mittal'in halen elinde kalan hisse senetlerinin piyasa değeri satış gelirinden daha fazla değer kaybetti.

Başka satış örnekleri de var. Fakat ya yabancıların Türkiye'de yaptıkları yeni yatırımlar ve yeni satın almalar ne olacak?
Burada bence çok ciddi bir illüzyon var ve bu illüzyona kendini kaptıranlar gerçeğin peşinden çok ciddi şekilde uzaklaşıyor.

Fakat bir şey gözden kaçıyor. Gerçekleşen bu satışlar, aslında Türkiye piyasasında tutunamayan ve sadece portföy yatırımı yapmış olan yabancı yatırımcıların satışı.
Buna en çarpıcı örnek Fransız Total Oil'in LPG piyasasından kaçışı...
Türkiye'de LPG piyasasının hızla yükselişe geçtiği bir dönemde, dünyanın en büyük akaryakıt perakendecilerinden biri olan Total de haliyle bu pazarda yatırımlarını yapıp köşelerden birini kapmaya çalışmıştı. Fakat süreç hiç de Fransızlar'ın beklediği gibi gelişmedi. Yani pazar, Total dışındaki firmaların hakimiyetinden hiçbir zaman çıkmadı. İki yıl önce Aygaz, İpragaz ve Demirören Grubu'nun pazarda yüzde 75 olan pazar payı yüzde 76'ya çıktı. Total Oil ise LPG pazarında pay kaybeden iki gruptan biri oldu. Yani bu Total Oil'in LPG piyasasından çıkmaması, zaten hissedarlarına hesap veren bir şirket olarak anormal olurdu.

Bir diğer örnek Akbank ve Erdemir örnekleri... Citigroup'un Akbank'ta, Arcelor Mittal'in ise Erdemir'de yönetim hakimiyetleri yok. Bu şirketlerin yatırımları aslında tamamen birer portföy yatırımı. Bu da, bu yatırımların kârlı gördükleri her aşamada hisselerini satabilecekleri anlamına geliyor. Ki gördüler ve sattılar.

Bir diğer sebep ise artık markalaşmayı öncelikli hedefleri arasına koyan Türkiye'nin Avrupa Birliği dışındaki pazarları ana ekseni içerisine almış olması. Yani Türkiye Avrupa Birliği'ne açılan kapıdan daha çok Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar'a açılan bir pencere konumuna geçti.
Bu da yabancı sermayenin tercihlerini ciddi anlamda değiştiriyor. Yani yabancı sermaye artık bankacılık veya ağır sanayiden daha çok yeni sektörlerde inovatif ve butik şirketlerle ilgileniyor.

Bakın size bazı rakamlar vereyim. Veriler tamamen Rekabet Kurulu'ndan, yani kamunun birleşme ve satın almalarda nihai karar verme merciinden.

Geçen yılın son çeyreğinden bugüne Rekabet Kurulu'na satın alma, birleşme ve ortaklık için başvuran yabancılar kimler ve nerelere yatırım yapmışlar?

* Acıbadem'in yüzde 75'inin Abraaj Capital tarafından satın alınması
* Anadolu Efes'in yüzde 24'ünün SAB Miller tarafından satın alınması karşılığında sınır ötesinde iki grubun yeni ortaklığı
* Socar Turcas hisselerinin Aksoy gruptan Azeri dev SOCAR tarafıdan tümüyle satın alınması ve Socar Turcas'ın tümüyle SOCAR hakimiyetine geçmesi
* Form Mukavva'nın hisselerinin Amerikalı ITW tarafından satın alınması
* THY ve Assan Hanil'in uçak koltuğu üretiminde ortaklığı
* Probil'in Netaş tarafından devralınması
* Kayalar Kimya-Noroo Paint ortaklığı
* Erensan'ın yüzde 25'inin Fransız Atlantic SFDT tarafından satın alınması
* Unimar'ın tüm Türkiye operasyonlarının distribütör firmadan Singapurlu ana şirket tarafından satın alınması
* Işık Perde Rayları'nın Belçikalı Soudal tarafından satın aınması
* Deniz Emeklilik'in American Life'a satışı
* Koç.net'in Vodafone tarafından satın alınması
* EMA Kimya'nın Hollandalı Huntsman'a satışı
* Çınay Kimya'nın Angelini Grubu tarafından alınması
* Yıldız Holding-Mitsubishi-Nissin Foods ortaklığı
* Net Grubu'nun duty-free operasyonlarının Stampos Group tarafından devralınması
* Unimed'in Merrill Lynch'in kontrolüne geçmesi
* Global Liman İşletmeleri'nin Savina Holding'e satışı
* Al Sayer-Yıldız Holding ortaklığı
Son 6 ay için bir bu kadar daha örnek yazılabilir fakat uzatmaya gerek yok.

Aynı dönemde satışlar yok mu? Elbette var.
Bunlar da satışlar...
* Selpak markasının sahibi İpek Kağıt'taki Georgia Pacific hisselerini Eczacıbaşı geri aldı
* Mobil Oil Türk'ün jet yakıtı ikmal ünitelerinin THY Opet tarafından satın alınması
* Wella'daki Procter&Gamble ve Walter Ludwig'e ait hisselerin Musa Kazım Engin tarafından satın alınması
* Best Buy İstanbul'un Teknosa tarafından satın alınması
* Kaplamin Ambalaj'daki SCA Packaging payları bir başka yabancı DS Smith'e satıldı
* Usaş'taki Gate Gourmet paylarının satışı
* Shell Gaz'ı Fransız İpragaz aldı
* HCS'deki MPN Grubu'na ait hisseleri HES ve Boydak Grubu satın aldı

Bu satışlara dikkat. Bulundukları sektörde tutunamayan ve rekabet altında ezilen yabancılar ile bir başka yabancıdan iyi bir teklif alıp, bulunduğu coğrafyadan çıkma kararı nedeniyle bu fırsatı kaçırmayan yabancı yatırımcıların satış operasyonları bunlar.
Aynı meseleye Türk girişimciler cephesinden de bakabiliriz. Örneğin Selpak gibi dev bir markayı yüzde 100 Türk sermayesi haline getiren Eczacıbaşı'nın operasyonu, Wella gibi dev bir kozmetik markasındaki hisseleri alan Engin, hızla büyüyen THY tarafından satın alınan jet ikmal operasyonu, HCS gibi bir operasyonu satın alarak sektördeki gücünü koruyan bir Boydak Grubu...

Burada yabancının çıkışı değil Türk girişimcisinin ülkedeki değerli operasyonları hızla geri alması rüzgarı dikkat çekiyor.

fatmanur
02-04-2012, 01:24
http://haber.rotahaber.com/bakan-kilic-galip-ozturk-ile-ortak-cikti_259327.htmlBakan Kılıç, Galip Öztürk ile ortak çıktı

uptrend
09-04-2012, 13:23
IPPR RAPORUNA GÖRE, INGILTERE'DE YAZ SONUNA KADAR 100 BIN KISI DAHA ISSIZ KALACAK

Ingiltere ekonomisi hakkinda yeni bir rapora göre yaz sonuna kadar ülkede 100 bin kisi daha issiz kalacak. BBC Türkçe Servisinin haberine göre, IPPR adli düsünce kurulusu issizlik rakamlarinin Eylül ayina kadar yükselmeye devam edecegini, issizlerin sayisindaki ilk düsüsler için 18 ay beklemek bile gerekebilecegini tahmin ediyor. Raporda issizlik rakamlarindaki en büyük artislarin ülkenin kuzey-bati ve dogusunda, Londra, Yorkshire ve Humberside'da görülecegi de düsünülüyor. Buna karsilik güney-bati bölgeleri, Midlands'in batisi ve Kuzey irlanda'da issizligin azalabilecegi söyleniyor. Sol egilimli bir düsünce kurulusu olan IPPR kamu sektöründe tensikat devam ederken yil sonuna kadar 50 bin erkek ve 50 bin kadinin daha isinden olabilecegini kaydediyor. Rapora göre bu yil içinde isini kaybetmesi olasi 100 bin kisiden 40 bini muhtemelen 25 yasin altinda olacak. IPPR'in kidemli arastirmacilarindan Kayte Lawton "Ekonomik canlanmanin yavasliginin kisisel düzeyde yol açtigi trajedi bu. Büyüme baslasa bile issizlik önümüzdeki yil da büyümeye devam edecek" diyor. Lawton "Bu Ingiltere'nin yasadigi en uzun ekonomik durgunluk ve durgunluktan en yavas çikis süreci" diye sürdürüyor "1980'lerde oldugu gibi yüksek issizlik ülke ekonomisinin sürekli bir unsuru haline gelmesi tehlikesiyle karsi karsiyayiz". Ingiltere hükümetinin Istihdam ve Sosyal Güvenlik Dairesi ise "Uluslararasi tablonun parlak görünmemesine ragmen issizligi azaltmak için mümkün olan herseyi yapacagiz" diyor. Bu ayin sonuna dogru yayinlanacak issizlik rakamlarinda yine artis bekleniyor. Ulusal Istatistik Dairesi tarafindan yayinlanan son veriler Ocak ayina kadarki üç ay içinde, yani 2011 yilinin son çeyreginde issiz sayisinin 28 bin artis ile 2,67 milyona çiktigini gösteriyor. Is arayanlara ödenen sosyal yardimi talep edenlerin sayisinda Subat ayinda 7,200 kisilik artik oldugu açiklanmisti. Son aylik istatistiklerde issizlik artisi bir yilin en düsük düzeyine inmis görünüyor ama artisin çogunlugunu kadinlarin olusturdugu dikkat çekiyor.

uptrend
12-04-2012, 21:19
İki ayda 2 milyar dolar kaynağı belirsiz para girdi, cari açık 10 milyar dolara indi

Türkiye’nin cari işlemler hesabı açığı, Ocak-Şubat 2012’yi kapsayan iki aylık dönemde
bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15.88 oranında azalarak, 10 milyar 143
milyon dolara geriledi.
Merkez Bankası tarafından açıklanan, 2012 Şubat ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerine
göre, 2011 yılının ocak-şubat döneminde 12 milyar 58 milyon dolar açık veren cari
işlemler hesabında, bu yılın aynı döneminde, 1 milyar 915 milyon dolar diğer bir
ifadeyle yaklaşık yüzde 16 azalışla, 10 milyar 143 milyon dolar açık meydana geldi.

1.8 milyar dolar turizm
Hizmetler dengesi kalemi altındaki turizm gelirleri, bir önceki yılın ilk 2 ayına
göre 14 milyon dolar artarak 1 milyar 856 milyon dolara ulaştı. Merkez Bankası tarafından
açıklanan 2012 Şubat ayına ilişkin Ödemeler Dengesi verilerine göre, hizmetler dengesi
kalemi altındaki turizm gelirleri, bir önceki yılın ilk 2 ayına göre 14 milyon dolar
artarak 1 milyar 856 milyon dolara ulaşırken, turizm giderleri 191 milyon dolar azalarak
547 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yatırım geliri dengesinin altında yer alan doğrudan
yatırımlar, portföy yatırımları ve faizlerden oluşan diğer yatırımlarda gerçekleşen
toplam net çıkış, bir önceki yılın ocak-şubat dönemine göre 26 milyon dolar artarak
ilk 2 ayda 952 milyon dolara ulaştı.

Sermaye ve finans hesabı
Yurt dışında yerleşik kişilerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar, ilk 2 aylık
dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre 334 milyon dolar artarak 1 milyar 675
milyon dolara yükselirken, yurt içinde yerleşik kişilerin yurt dışında yaptıkları
net yatırımlar ise 526 milyon dolar azalarak net 271 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Net hata noksan
Merkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesi verilerine göre şubat ayında “net
hata noksan” kaleminde 1 milyar 364 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişi
yaşandı. Yılın ilk iki ayında gizemli para girişi 2 milyar 48 milyon dolara ulaştı.
Merkez Bankası ödemeler dengesi verilerine göre ‘net hata noksan’ kaleminde 2012
yılı Şubat ayında 1 milyar 364 milyon dolar düzeyinde kaynağı belirsiz para girişi
yaşandı.

uptrend
13-04-2012, 08:22
Günlük Yatırım Stratejisi - Global menkul değerler.

Piyasa Stratejisi
Bugün yurtdışı piyasalar Çin’in büyüme verileri, ABD’de açıklanacak enflasyon verileri, ABD’de finansal sektör bilançoları ve FED Başkanı Bernanke’nin açıklamaları arasında yön bulmaya çalışacak. Çin’de beklentilerin altında kalan büyüme verileri, global borsalardaki dünkü yükselişin devamına engel olabilir. Büyüme verileri sonrasında Çin’den gelebilecek olası bir gevşeme sinyali ise piyasaları rahatlacak bir unsur olarak takip edilebilir. ABD’de devam eden bilanço sezonu ise endeksler üzerinde sadece güniçi dalgalı bir seyir izlenmesine neden olabilir. Beklentilerin üzerinde iyi bilançolar açıklayan Alcoa ve Google’ın ardından bugün de JPMorgan ve Wells Fargo bilançoları takip edilecek. Sırasıyla TSİ 14:00 ve 15:00’de açıklanacak bilançolarda hisse başına 1,17$ ve 0,73$ kar edilmesi bekleniyor. Enflasyon cephesinde gerileyen rakamlar piyasalar için umut verici olabilir. Nitekim ABD’de yeni bir parasal genişleme için aranan şartlardan bir tanesi enflasyonun yıllık %2 seviyesinin altına gevşemesidir. Bugün açıklanacak rakamlara göre yıllık enflasyonun %2,9’dan %2,7’ye gevşemesi bekleniyor. Bernanke’nin açıklamalarının ABD borsaları dışındaki piyasalara yansımasını ise haftaya Pazartesi göreceğiz.


Piyasalar teknik olarak gerçekleşen tepkinin altı doldurulmuyor. Düşüşün ana nedeni; ABD’de ki tarım dışı istihdam verisiyken, dünkü haftalık işsizlik başvuruları Ocak ayından bu yana en yükseğinde gerçekleşti. Düşüşün yan nedeni; İtalya ve İspanya tahvillerinin düzeltmeyi geçen satışlarıydı, ECB tahvil alımı gerçekleştirebilir söylentileri gerçekleşti. Global büyümeye yönelik endişeler için de ABD piyasalarında dün Çin’in büyüme rakamlarının güçlü geleceği beklentileri vardı. Bugün Çin’in büyüme rakamları %8,5 üzerinde beklerken, büyüme %8,1’de kaldı. FED’in iki üyesinin FED’in ortak görüşü olan 2014’e kadar faizi düşük olacak açıklaması dün bir ara parasal genişleme beklentilerini artırdı ve Euro/Dolar bir ara 1,32’yi aştı. Temel nedenlerle gerçekleşen bir düşüşün teknik bir tepkisini izliyoruz. ABD’de bilanço dönemini şu anda tek olumlu gelişme olarak görüyoruz. Dün ABD’de işsizlik başvurularını görmezden gelen piyasalar, bugün daha büyük bir test yapıp Çin’i görmezden gelmeye çalışacaklar. Global bir teknik tepki hareketi yaşanır ve biterse İMKB’de 61.500 yada 62.000 direncinde sonlanabilir.


İMKB Stratejisi
İMKB 100 endeksi, 60178-61007 aralığında hareket etti ve %0.29 yükselişle 60890 seviyesinden tamamladı.İşlem hacmi 2.20 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. 61.000 direncimiz dün aşılamadı ama geri çekilmelerde alımlar ile karşılaştı. 61.000 destek olması durumunda İMKB güçlenir ve 62.000’ni rahat bir şekilde test eder. 61.000’nin altında bugün kapanış olması durumunda zayıflama yaşanır.


VOB Stratejisi
İMKB 30 kontratları 72.750-74.450 aralığında hareket ederken, 1,87 milyar TL işlem ile 74.300 seviyesinden kapattı. Dün dirençten bir kapanış gerçekleşti. Dünkü işlemlerde 73.000 desteğinin altına sarkma yaşanmadı ve 73.750 direnci desteğe dönüştü. 73.750 artık önemli bir destek konumunda. 74.350 ve75.000 direnç olarak izlenebilir.

uptrend
16-04-2012, 07:07
Spekulatorlerın dolardakı pozısyonları 2010'dan bu yana en yuksek sevıyede



doların yukselecegı yonunde pozısyon alan yatırımcıların
sayısı gectıgımız hafta bır oncekı haftaya gore yuzde 31
oranında artarak 22.6 mılyar dolarla 2010 yılı hazıran ayından
bu yana en yuksek sevıyeye ulastı.

Sıkago tıcaret borsası cme'de euro'nun dusecegıne yonelık
pozısyonlar 16.6 mılyar euro ve 101 bın 364 sevıyesınde oldu
bu rakam bır oncekı haftaya gore yuzde 26 oranında artıs ıfade
ettı.

Yen'ın dusecegıne daır pozısyonlar ıse yuzde 4 artısla 10.2
mılyar dolar oldu. Yenın dusecegıne daır sozlesmelerın sayısı
ıse 66 bın 84 adet ıle 2007 temmuz ayından bu yana en yuksek
sayıyı ıfade ettı.


-matrıks-

uptrend
16-04-2012, 07:08
Cın, yuen'ın hareket bandını bugunden ıtıbaren genıslettı


cın merkez bankası tarafından cumartesı gunu yapılan
acıklamada yuenın daha genıs bır bant ıcınde hareket
etmesıne ızın verılecegı ve halen yuzde 0.5 olan asagı
ve yukarı yonlu hareket aralıgının pazartesı gununden
ıtıbaren yuzde 1 sevıyesıne yukseltılecegı ıfade edıldı.

Cın merkez bankası yuen'ın dıger para bırımlerı karsısında
degerının belırlenmesınde pıyasaların daha aktıf bır rol
oynamasına ızın verılecegını duyurdu.


-matrıks-

uptrend
16-04-2012, 08:12
ımkb pıyasalarında ıslem goren sırketlerın 2011 yılı 12 aylık donem karları/zararları


31 aralık 2011 tarıhınde sona eren 12 aylık doneme aıt malı tabloları,
dıpnotları kap'ta yayınlanan sırketlerın, 31.12.2011 ve 31.12.2010
tarıhlı gelır tablolarındakı net donem karları/(zararları)
asagıda gosterılmıstır:
(tl)
sırket adı 31.12.2011 31.12.2010
---------------- ---------- ----------
acıbadem -7.267.553 11.453.399 (k)
adana cımento 77.056.539 102.228.498 (k)
adel 25.964.758 21.735.688
adese 7.265.523 16.414.819 (k)
afm 4.834.468 3.515.762
afyon cımento -5.338.551 567.424
ak-al tekstıl 13.182.693 -4.607.667
ak b tıpı yatırım ort. -4.643.533 4.961.094
akbank 2.394.527.000 2.856.529.000
akbank 2.536.375.000 3.008.809.000 (k)
akcansa 100.287.554 59.259.724 (k)
akenerjı -211.048.080 -26.369.923 (k)
akfen holdıng -64.724.000 71.827.000 (k)
akfen gayrımenkul yo 199.798.774 120.362.989 (k)
akın tekstıl 412.290 -12.326.315 (k)
akmerkez gyo 42.013.558 29.236.088
aksa akrılık kımya 97.049.000 56.718.000 (k)
aksa enerjı -124.489.820 59.647.106
aksıgorta 32.029.319 1.476.010
aksu enerjı -5.076.799 2.377.654
alarko carrıer 52.475.537 8.718.688
alarko gyo 31.229.378 5.989.846
alarko holdıng 113.680.476 43.173.234 (k)
albaraka turk 160.155.000 134.044.000
alcatel lucent teletas -12.401.347 452.533
alkım kagıt 12.175.202 3.022.117
alkım alkalı kımya 20.226.911 12.920.914 (k)
alternatıf yatırım ortaklıgı 216.760 4.881.794
alternatıfbank 28.263.000 27.723,000
alternatıfbank 30.352.000 32.017.000
altınyıldız 28.031.002 77.696.934 (k)
altınyunus cesme -677.021 -2.511.214
anadolu cam 134.292.862 102.142.334 (k)
anadolu efes 341.175.000 503.640.000 (k)
anadolu hayat emeklılık 64.669.510 71.397.334
anadolu hayat emeklılık 62.920.800 72.785.213 (k)
anadolu ısuzu 13.352.821 -4.557.964 (k)
anadolu sıgorta 4.068.758 37.546.317
anadolu sıgorta -1.347.085 41.854.789 (k)
anel elektrık 25.233.112 20.767.148 (k)
anel telekomunıkasyon -18.783.153 -18.207.879 (k)
arcelık 506.506.000 517.093.000 (k)
arena bılgısayar 10.122.475 14.411.343 (k)
armada bılgısayar 7.239.553 5.737.908 (k)
arsan tekstıl 6.258.530 -22.665.079 (k)
aselsan 160.755.145 226.880.489 (k)
aslan cımento 13.356.360 2.985.512 (k)
ata yatırım ortaklıgı -1.422.074 1.267.939
atakule gyo -8.738.123 23.061.657
atlantıs yatırım ortaklıgı -2.142.245 1.348.354
atlas mkyo -1.106.287 -360.722
a.v.o.d. Kurutulmus gıda 1.869.982 1.218.548 (k)
avıva sıgorta -35.105.255 -25.865.973
avrasya gyo 777.514 -953.333
avrasya petrol -2.770.657 -113.773 (k)
ayen enerjı 23.587.121 40.852.812 (k)
aygaz 379.697.000 239.465.000 (k)

bagfas 73.828.982 46.981.302
bak ambalaj 16.624.140 8.917.710
bankasya 216.090.000 259.962.000
bank asya 221.817.000 262.095.000 (k)
bank pozıtıf 1.525.000 21.453.000
bank pozıtıf 2.076.000 21.766.000 (k)
banvıt -59.676.547 58.877.859 (k)
batıcım 25.500.682 15.075.529 (k)
batısoke soke cımento 2.530.296 4.998.530
berdan tekstıl -33.803.942 -9.968.597 (k)
berkosan 600.052 -182.086
beyaz fılo -3.709.314 53.668 (k)
bılıcı yatırım 5.075.689 3.229.700
bım 298.910.000 245.640.000 (k)
bımeks 3.969.569 907.241 (k)
bırko -16.059.787 -373.304 (k
bırlık mensucat -5.440.510 -2.648.334
bısas tekstıl -3.890.678 -2.082.118
bızım toptan 29.860.963 28.344.687
bolu cımento 20.063.406 13.861.401
borova yapı -1.017.816 -5.372.333 (k)
borusan mannesmann 52.556.892 -13.434.971 (k)
borusan yatırım 23.001.367 15.675.227 (k)
bosch fren -2.043.596 1.532.942
bossa 48.911.113 4.249.932
boyner 23.854.239 17.278.434
brısa 71.871.945 56.684.522
bsh ev aletlerı 231.932.600 213.481.005
burcelık 274.804 -2.250.494 (k)
burcelık vana -1.203.545 51.298
bursa cımento 45.368.513 11.110.392 (k)

carrefoursa -37.266.180 -20.360.160
ceylan yatırım holdıng 3.161.483 -1.276.732 (k)
coca-cola ıcecek 140.279.000 197.657.000 (k)
componenta dokumculuk 42.052.337 14.590.975 (k)
cosmos yatırım ortaklıgı -783.917 184.748
credıtwest faktorıng 25.246.618 25.562.730 (k)

cbs boya -23.020.704 11.636.393
cbs prıntas -3.507.915 -1.856.975 (k)
celebı hava 7.623.634 19.083.241 (k)
celık halat -2.849.769 1.634.760
cemas dokum 3.321.541 -1.085.047 (k)
cemtas 23.754.411 -4.061.972
cımbeton 11.984.736 -4.379.494 (k)
cımentas 21.184.000 20.379.000 (k)
cımsa 123.378.926 103.667.716 (k)

dagı 11.251.174 2.998.291
dardanel -82.274.414 -19.417.289 (k)
datagate 5.498.896 1.712.982
demısas dokum 1.768.526 3.643.378
denız yatırım ortaklıgı -1.692.037 4.102.780
denızbank 873.974.000 457.541.000
denızbank 1.061.546.000 614.240.000 (k)
denızlı cam 4.094.540 1.016.592
dentas ambalaj 8.174.040 16.054.801
derımod 1.861.262 1.242.220
desa derı 1.264.488 547.753
despec bılgısayar 9.689.510 8.089.215
deva holdıng -15.638.653 -1.603.508 (k)
dıtas dogan 1.609.939 -2.516.002
dogan burda 2.927.029 4.205.269 (k)
dogan gazetecılık 8.890.724 -16.528.807 (k)
dogan holdıng -757.144.0000 656.204.000 (k)
dogan yayın holdıng -1.195.716.000 -236.637.000 (k)
dogusan boru -1.309.386 -1.083.634
dogus gyo 13.205.290 9.711.486
dogus otomotıv 141.753.000 149.293.000 (k)
duran dogan basım 3.493.194 542.327 (k)
dyo boya -57.033.909 1.088.668 (k)

eczacıbası yapı -42.987.482 -4.739.055 (k)
eczacıbası yatırım holdıng 19.673.516 19.669.921 (k)
eczacıbası yatırım ortaklıgı -4.646.436 5.035.115
edıp gayrımenkul -46.156.342 -8.645.369
ege endustrı 27.932.391 3.939.561
ege gubre -175.370 16.728.045
egeplast -9.010.084 -281.462 (k)
ege profıl 10.736.787 15.705.005
ege seramık 19.005.803 18.207.892 (k)
egelı & co tarım gırısım syo -569.233 (k)
egelı & co yatırım holdıng -470.778 -309.693 (k)
egs gyo -223.650.528 -1.852.845
eıs eczacıbası ılac 88.510.000 60.380.000 (k)
ekız yag -4.737.941 -95.983
erdemır 1.005.562.203 765.999.660 (k)
erıcom telekomunıkasyon 25.244 610.498
ekspo faktorıng 10.559.096 11.702.309
emek elektrık 533.588 -1.755.853
emınıs ambalaj -2.998.108 -6.006.838
emlak konut gyo 228.322.000 554.313.000
enka ınsaat 849.646.000 818.769.000 (k)
erbosan 12.257.315 7.097.254
esem spor 40.211.624 10.504.740
ersu meyve -3.144.660 419.781
escort teknolojı -3.817.220 1.045.405 (k)
euro b tıpı mkyo -824.467 359.295
euro kapıtal yatırım ortaklıgı 497.135
euro trend yatırım ortaklıgı -800.445 421.456
euro yatırım menkul 1.242.939 1.727.365 (k)

favorı dınlenme 10.225.854 -15.607.791
federal-mogul ızmıt 9.496.495 5.983.445
fenıs alumınyum 4.405.732 3.616.819
ffk fon fınansal 5.184.000 4.568.000
fıbabanka 5.187.000 -14.642.000
fınans fınansal kıralama 36.352.000 35.817.000
fınansbank 848.112.000 914.674.000
fınansbank 883.731.000 922.922.000 (k)
fınans yatırım ortaklıgı -2.135.551 728.547
ford otomotıv 662.088.726 504.608.263
frıgo-pak gıda -3.220.564 -2.748.716 (k)

garantı bankası 3.070.575.000 3.127.964.000
garantı bankası 3.326.299.000 3.363.845.000 (k)
garantı faktorıng 34.534.000 4.139.000
garantı yatırım ortaklıgı -637.551 3.428.750
gedık yatırım 12.566.239 12.705.575
gedık yatırım ortaklıgı 352.904 1.033.638
gentas 25.308.149 14.771.604 (k)
gentra lojıstık 443.867 298.931
gersan elektrık -6.030.840 -2.445.524 (k)
gımsan gedız ıplık 8.379 884.250 (k)
global yatırım holdıng -81.954.759 209.459.743 (k)
global menkul degerler 2.347.297 2.560.235
goldas kuyumculuk 10.105.606 5.385.615 (k)
goodyear 61.584.443 13.784.361
goltas cımento 4.316.117 4.649.679 (k)
gozde gırısım -20.484.578 -223.123 (k
gsd denızcılık 3.483.000 5.013.000
gsd holdıng 26.254.000 21.682.000 (k)
gubre fabrıkaları 129.995.209 119.899.390 (k)
guler yatırım holdıng -439.602 69.082 (k)
gunes sıgorta 22.225.575 -29.091.799
gunes sıgorta 26.259.562 -33.303.533 (k)

halk bankası 2.045.134.000 2.010.393.000
halkbank 2.027.379.000 1.842.695.000 (k)
hateks 337.278 1.287.623 (k)
haznedar 776.083 -528.092
hedef malı yatırımlar holdıng -802.275 -242.170
hektas 12.881.924 14.368.417
hıtıt holdıng 1.208.439 135.735 (k)
hurrıyet -235.684.263 -40.079.404 (k)

ısıklar enerjı ve yapı -5.627.476 -2.098.991 (k)
ısıklar yatırım holdıng 7.415.700 603.932 (k)

ıdas -10.448.831 -9.290.097
ıdealıst gyo -214.843 -294.186
ıhlas ev aletlerı -26.171.540 9.217.632 (k)
ıhlas gazetecılık 716.134 6.136.437
ıhlas holdıng -85.377.003 35.889.313 (k)
ıhlas madencılık 656.676 -6.283.677 (k)
ıhlas yayın holdıng 4.991.968 1.348.456 (k)
ıng bank 79.013.000 111.825.000
ıng bank 80.284.000 103.540.000 (k)
ınfo mkyo -452.431 -63.712
ınfo yatırım 2.550.602 2.195.897
ınfotrend b tıpı mkyo 792.422 -130.572
ındeks bılgısayar 18.447.861 13.171.469 (k)
ıntema 214.320 -3.354.287
ıpek dogal enerjı 94.456.913 52.049.365 (k)
ıs bankası 2.667.487.000 2.982.210.000
ıs bankası 2.271.539.000 2.939.156.000 (k)
ıs fınansal kıralama 52.473.000 63.702.000 (k)
ıs gırısım sermayesı 42.022.704 11.665.565 (k)
ıs gyo 66.953.531 60.918.265 (k)
ıs yatırım menkul 52.403.229 64.163.502 (k)
ıs yatırım ortaklıgı -2.636.156 31.707.491
ıttıfak holdıng 2.484.848 21.571.429 (k)
ızmır demır celık 52.627.221 17.373.191 (k)
ızocam 34.624.441 31.562.858

kapıtal factorıng 51.813.015 42.792.694 (k)
kapıtal yatırım holdıng -645.631 -603.083
kaplamın ambalaj -4.106.441 477.406
kardemır 185.196.061 21.084.192 (k)
karel elektronık 11.530.615 19.511.562
karkım 1.687.044 1.276.972
karsan -27.818.600 -35.180.506 (k)
karsu tekstıl 4.363.891 1.247.533
kartonsan 36.953.717 17.569.558 (k)
katmercıler 2.398.607 8.011.228 (k)
kelebek mobılya 4.905.300 2.604.279 (k)
kent gıda 5.974.008 -27.060.292
kerevıtas gıda -26.810.713 2.555.040 (k)
kıler alısverıs -13.001.000 9.884.000 (k)
kıler gyo 54.199.034 15.234.097
klımasan 4.570.046 8.155.721
koc holdıng 2.124.469.000 1.734.479.000 (k)
koc tuketıcı fınansmanı 32.107.081 15.135.078
konfrut gıda 8.613.273 3.084.878
konya cımento 30.426.000 35.920.934 (k)
kordsa 87.694.432 39.443.893 (k)
koza altın 460.494.000 235.552.000 (k)
koza anadolu metal 173.979.851 95.218.145 (k)
krıstal kola 157.292 -1.971.368 (k)
kron telekomunıkasyon 2.529.370 3.027.549
kutahya porselen 10.510.791 2.413.925

latek lojıstık -7.305.835 4.812.382 (k)
lıder faktorıng 9.449.648 4.460.411
lınk bılgısayar 6.904.063 -403.701
logo yazılım 3.124.998 -421.190 (k)
lokman hekım 1.108.830 1.577.386 (k)
luks kadıfe 1.974.402 191.391

makına takım -10.824.675 3.402.975 (k)
mango gıda 4.096.625 4.492.994 (k)
marbas b tıpı mkyo 330.173 275.301
mardın cımento 84.197.912 78.042.495
marmarıs altınyunus 4.146.970 2.322.601
marshall boya -1.764.959 13.178.542 (k)
matas matbaacılık 92.483 770.199
mazhar zorlu holdıng -7.224.209 -381.113 (k)
menderes tekstıl 49.412.456 10.680.141 (k)
mensa -17.981.491 9.174.873
mepet metro petrol -4.249.516 -2.960.851
merınos halı 46.752.000 58.900.000 (k)
merko gıda -2.146.984 -821.844
mert gıda -2.092.105 -1.004.489
metemtur -6.560.854 -2.392.483
metro altın ısletmecılıgı -714.788 -136.327
metro tıcarı -4.973.144 2.511.510 (k)
mıgros -163.245.000 42.581.000 (k)
mılpa -22.805.727 -11.719.933
mondı tıre kutsan 1.575.897 -2.497.376 (k)
mustafa yılmaz yo -782.979 -476.351
mutlu aku 68.476.806 23.815.417

net holdıng 7.653.109 35.226.607 (k)
net turızm 38.176.704 63.705.241 (k)
netas 17.976.660 24.653.541 (k)
nıgbas 181.129 3.115.483
nuh cımento 75.507.440 52.707.109
nurol gyo 1.206.776 4.464.404

olmuksa 15.710.209 40.429.195
omv petrol ofısı -204.870.096 -41.335.151 (k)
osmanlı menkul degerler -2.073.420 298.489
otokar 54.846.604 20.778.314
oyak yatırım ortaklıgı -2.478.466 1.903.905

ozak gyo 161.642.510 9.428.094
ozbal celık boru -11.146.014 2.887.764
ozderıcı gyo 2.948.028 159.565

park elektrık 100.895.711 37.168.377
parsan 29.569.277 1.967.175
penguen gıda -16.127.869 5.008.065 (k)
pera gyo -2.200.253 42.051.923
petkım 102.341.325 130.084.920
petrokent turızm 6.838.334 1.315.030
pınar et 29.731.877 39.531.731
pınar su -870.905 3.789.250
pınar sut 72.920.142 60.075.624
pımas -10.440.099 2.988.315 (k)
plastıkkart 2.006.706 247.621
polylen -6.831.705 -8.441.070

ran lojıstık -10.357.291 -46.025 (k)
ray sıgorta 340.377 -28.598.213
reysas gyo 23.172.170 4.917.815
reysas tasımacılık -15.735.943 13.436.828 (k)
rhea gırısım syo 4.008.917 -3.924.717 (k)
ronesans gayrımenkul 505.799.000 413.718.000 (k)

sabancı holdıng 1.877.987.000 1.662.836.000 (k)
saf gyo 329.488.345 19.572.854
sanko pazarlama 13.798.380 8.652.137
saray matbaacılık 579.213 486.832
sarkuysan 30.290.181 11.433.283 (k)
sasa 42.110.000 30.521.000
selcuk ecza 138.563.037 183.930.978 (k)
selcuk gıda 278.304 112.753 (k)
sıfas -4.173.036 -9.839.134
sılverlıne 366.768 783.255 (k)
sınpas gyo 140.010.918 61.014.128 (k)
soda sanayıı 184.551.444 69.474.703 (k)
soktas tekstıl 18.685.986 9.174.564 (k)
sonmez fılament 1.933.880 -8.136.037 (k)
sonmez pamuklu 4.823.465 -1.157.461 (k)

seker fınansal kıralama 4.956.000 4.301.000 (k)
seker pılıc -12.910.357 -10.000.537
sekerbank 118.044.000 170.247.000
sekerbank 124.277.000 168.325.000 (k)
sıse cam 631.505.111 411.786.142 (k)

tacırler yatırım ortaklıgı -612.080 694.774
tac yatırım ortaklıgı -1.107.863 748.646
tav hava lımanları holdıng 122.638.960 98.993.553 (k)
taksım yatırım ortaklıgı -228.856 -146.674
taraf gazetecılık 756.078 657.274
tat konserve 8.989.169 16.212.718 (k)
teb 206.675.000 300.301.000
teb 224.564.000 272.619.000 (k)
tek-art ınsaat 2.955.639 1.396.574
tekfen holdıng 242.440.000 178.580.000 (k)
tekstıl bankası 22.018.000 14.232.000
tekstıl bankası 24.626.000 20.042.000 (k)
thy 18.516.632 286.443.361 (k)
t.kalkınma bankası 23.761.000 21.121.000
t.kalkınma bankası 24.506.000 20.526.000 (k)
tofas 474.165.000 384.220.000
torunlar gyo 177.312.000 214.245.000 (k)
trakya cam 224.321.039 210.996.742 (k)
transturk holdıng -3.598.614 -527.888 (k)
tskb 255.342.000 211.629.000
tskb 260.763.000 222.669.000 (k)
tskb gyo -2.837.538 6.207.876
tskb yatırım ortaklıgı -3.526.691 5.633.153
t.demır dokum -12.948.702 -25.576.225 (k)
t.tuborg bıra -8.452.745 -5.743.578 (k)
tukas -38.487.317 865.330
turcas petrol 97.914.269 56.382.591 (k)
tupras 1.241.738.000 737.324.000 (k)
turk prysmıan kablo 3.530.373 -5.416.031
turk telekom 2.068.676.000 2.450.857.000 (k)
turk traktor 277.421.569 179.717.096
turkcell 1.183.264.000 1.771.596.000 (k)

usas 15.177.980 2.795.720
usak seramık 1.295.148 956.156
uyum gıda -11.917.931 -841.723

ulker bıskuvı 657.022.014 184.846.829 (k)
unye cımento 52.346.236 46.025.614 (k)
utopya turızm -606.783 -4.558.031 (k)

vakıf fınansal 14.390.000 17.393.000 (k)
vakıf gyo 25.790.717 4.960.262
vakıf mkyo -1.759.881 1.186.920
vakıfbank 1.226.785.000 1.157.140.000
vakıfbank 1.304.314.000 1.164.297.000
vakko 8.425.804 12.040.147
vanet gıda -5.847.694 -653.712
vestel beyaz esya 20.145.000 25.258.000
vestel elektronık -35.439.000 38.422.000 (k)
vıkıng kagıt -27.032.502 -12.827.562

yapı kredı bankası 1.857.486.000 2.060.290.000
yapı kredı bankası 2.284.704.000 2.248.031.000 (k)
yapı kredı fınansal 142.736.000 91.765.000
yapı kredı b tıpı yo -527.454 5.588.764
yapı kredı koray gyo -10.487.726 -6.943.113 (k)
yaprak sut 457.205 2.323.569
yazıcılar holdıng 140.299.000 221.699.000 (k)
yesıl gyo 14.644.527 -3.104.471
yapı kredı sıgorta 55.184.877 42.549.071
yapı kredı sıgorta 76.482.642 38.640.970 (k)
yatas 4.632.501 758.688
yunsa 14.271.758 5.221.086

zıraat bankası 2.100.674.000 3.712.602.000
zıraat bankası 2.220.585.000 3.750.753.000 (k)
zorlu enerjı -407.362.000 -66.725.000 (k)


-matrıks-

uptrend
17-04-2012, 08:22
Tmmob makına muhendıslerı odası/cakar: Bu ıktıdar donemınde konutlarda dogalgaz fıyatı %187 oranında artmıstır

tmmob makına muhendıslerı odası yonetım kurulu baskanı alı ekber cakar'ın,
son dogalgaz ve elektrık zamları uzerıne yaptıgı acıklama asagıda bulunuyor:

" "enerjı fıyatlarının artmadıgı" gıbı gercek dısı ıfadelerı sıkca kullanan bu
ıktıdar donemınde dogalgaz fıyatları yuzde 187 oranında artmıstır. 2008 yılı
ıcınde yapılan zamlarla dogalgaz fıyatlarını yuzde 82,15 oranında artıran
ıktıdar, 2009 ıcınde yaptıgı ındırımlerle zam oranını azaltmıs ve 2011 ekım
ayına kadar zam yapmamıstı. Ancak ıktıdar bu tutumundan ılk gerı adımı 2011
yılı ekım ayı basında atmıs ve yuzde 15 zam yapmıs; 1 nısan 2012 tarıhınde
yururluge konulan ve konutlara yansıması yuzde 20 oranında olan zam ıle son
altı ayda yapılan zamlar toplamda yuzde 38'e varmıstır. 2007 aralık ayından bu
yana yapılan zamların toplamı ıse yuzde 52'yı asmıstır.
Konutlarda
dogalgaz metrekup fıyatı ankara'da 97, ıstanbul'da 98 kurus duzeyıne gelmıstır.
Onumuzdekı aylarda yapılması beklenen yuzde 15-20 aralıgında zam ıle gaz fıyatı
1,20 tl/m³'e ulasabılecektır. Dogalgaz fıyatları, bazı ıllerde dagıtım
sırketlerının bırım hızmet ve amortısman bedellerınde uygulayacakları artıslar
nedenıyle de artacaktır. Enerjı ve tabıı kaynaklar bakanı onumuzdekı aylarda
yapılması beklenen yuzde 20-30'luk dogalgaz zammının sınyallerını
konusmalarında vermektedır.
Elektrık fıyatlarına son yapılan yuzde 9,26
oranındakı zamla 2008 basından bu yana degısık elektrık tuketıcı grupları ıcın
fıyatlar yuzde 75-128 aralıgında artmıs, konutlarda artıs yuzde 108,68 oranında
olmustur. Elektrık uretımının yuzde 45'ı dogal gaza dayalı olması nedenıyle 1
nısan'da yapılan dogalgaz zamları elektrık fıyatlarına da yansıyacaktır.
Onumuzdekı aylarda elektrık fıyatlarına yuzde 10-15 duzeyınde yenı bır zam
gelmesı soz konusudur. Elektrık ve dogalgaza yapılan zamlar, bu ıkı enerjı
gırdısını kullanan tum sektorlerde yenı fıyat artıslarına da neden olacak ve
enflasyonu arttıracaktır.
Yukselen fıyatlar sabıt ve dusuk gelırlı halk
kesımlerının yasamını daha da guclestırecektır. Son zamlar sonrasında ayda 250
kw elektrık tuketen bır aılenın elektrık faturası 82,5 tl, ferdı ısınma ıle
yıllık 1.500 m³ dogalgaz tuketılecegı kabuluyle aylık ortalama dogalgaz
faturası da 121 tl olmustur. Bu durumdakı bır aılenın aylık enerjı faturası 203
tl olacaktır. Bu rakam asgarı ucretın yuzde 29'udur. Onumuzdekı aylarda
yapılacak yenı zamlarla enerjı faturaları asgarı ucretın ucte bırıne
ulasabılecektır.
228.4 mılyar kılovat saate (kwh) ulasan 2011 elektrık
uretımı ıcınde kaynaklar yonunden 102.1 mılyar kwh ve yuzde 44.7'lık payla
dogalgaz ılk sırada yer almaktadır. Kurulu guc acısından ıse 2011 sonu
ıtıbarıyle dogal gaz santrallerı 16 bın 820.5 megavat (mw) kapasıte ıle
hıdrolık santrallerden sonra ıkıncı sırada gelmektedır.
Epdk'dan lısans
alıp yatırımları suren dogalgaz santrallerının kurulu gucu 13.283,80 mw'dır.
Basvuru, ınceleme-degerlendırme ve uygun bulma asamasındakı santrallerın kurulu
gucu ıse 36.582,23 mw'dır. Bu santrallerın de lısans alması durumunda, lısans
alıp yatırımı surenlerle bırlıkte toplam 49.866,03 mw kapasıte ıle bugunku
toplam kurulu gucun yuzde 95,5'ı kadar ılave dogalgaz santralı kurulacaktır. Bu
santrallerın gereksınecegı ılave yıllık gaz ıhtıyacı ıse yaklasık 70 mılyar
m3'e ulasmaktadır.
Elektrık uretımınde dogalgaz ve ıthal komure
bagımlılık azaltılmadıgı ve yerlı ve yenılenebılır enerjı kaynaklarına agırlık
verılmedıgı muddetce fıyatlar artmaya devam edecektır. 2011 yılında 54 mılyar
dolar olan enerjı gırdılerı ıthalatının 2012'de 65-70 mılyar dolar aralıgında
gerceklesmesı beklenmektedır. Lısans alma asamasındakı dogalgaz santrallerının
devreye gırmesı ıle dogalgaz ıthalatı katlanacak, enerjı gırdılerı ıthalatı 100
mılyar doları gececektır. Bu nedenle enerjıde dısa bagımlılıgı daha da
arttıracak olan yenı dogalgaz santral projelerıne lısans verılmemelı; lısans
alan projelerden yukumluluklerını yerıne getırmeyenlerın lısansları ıptal
edılmelıdır.
Son acıklanan tesvık paketınde yerlı ve yenılenebılır enerjı
kaynaklarının degerlendırılmesı ve enerjı ekıpmanlarının yurt ıcınde uretılmesı
konusunda somut bır duzenleme olmaması da sorunların yogunlasarak surecegını
gostermektedır.
Hızla yukselen enerjı fıyatları nedenıyle dusuk gelırlı
grupların temel ve cagdas bır ınsan hakkı olan enerjıden yararlanma
olanaklarının yok oldugu goz onune alınarak, hane halkı gelırı belırlı bır
duzeyın altında kalan aılelere ayda 250 kw, yılda 3 000 kw elektrık ve yılda
1500 m³ dogalgaz kamu tarafından bedelsız olarak saglanmalıdır.
Dogalgaz
ve elektrıkte kdv yuzde 18'den 1'e dusurulmelı, dogalgazdakı otv kaldırılmalı,
elektrık faturalarını artıran tarıfe duzenlemelerı ıptal edılmelıdır. "

-matrıks-

BUHARA
23-04-2012, 20:37
Borsada ‘bedelsiz’ çılgınlığı
Yatırımcılar, borsada bedelsiz potansiyeli yüksek hisselere akın etti
Temmuz ayında yürürlüğe girecek yeni Türk Ticaret Kanunu’nun bedelsiz sermaye artırımını zorunlu hale getireceğini öğrenen yatırımcılar, borsada bedelsiz potansiyeli yüksek hisselere akın etti. İMKB’nin yüzde 0.75 gerilediği geçen hafta bedelsiz potansiyeli taşıyan hisselerin tamamı sert yükseldi. Bazı hisse senetlerinde yüzde 70’i aşan artışlar yaşandı.

Son günlerde borsada tam anlamıyla bedelsiz sermaye artırımı çılgınlığı yaşanıyor. İMKB 100 Endeksi’nin yüzde 0.75 düştüğü geçen hafta bedelsiz sermaye artırımı yapması beklenen şirket hisselerinde yüzde 70’e varan yükselişler oldu. Cuma günü en çok yükselen 20 hissenin neredeyse tamamı bedelsiz sermaye artırımı yapma potansiyeli taşıyan hisselerden oluştu. Peki bedelsiz potansiyeli taşıyan şirket hisselerinde yaşanan rallinin arkasında ne yatıyor?

İMKB, hızlı tırmanışın ardından şirketlerden tek tek açıklama istedi. Şirketlerden gelen açıklamalar ise aynıydı: “Kamuya açıklanmamış özel bir durum yoktur”.

İş dünyasında yepyeni bir sayfa açılmasına neden olacak yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK), borsadaki sert fiyat hareketlerinin arkasında yatan ana neden olarak gösteriliyor. Çünkü Temmuz ayında yürürlüğe girmesi beklenen yeni Türk Ticaret Kanunu, şirketleri bedelsiz sermaye artırımına zorluyor. Yeni TTK’nın “İç kaynaklardan sermaye artırımı” başlıklı 462’nci maddesinin 3’üncü fıkrasına göre, şirketlerin bilançolarında sermayeye eklenecek fon, yedek ve dağıtılmamış kârların bulunması halinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden yeni sermaye artırımına gidilemiyor. Başka bir ifadeyle, şirket bilançolarının pasifinde özsermaye unsuru ve sermayeye eklenmesine engel olmayan fonlar varsa, öncelikle bunların sermayeye eklenmesi gerekiyor. Yani sermayeye eklenecek yedekler, dağıtılmamış kârlar ve fonlar sermayeye eklenerek mevcut ortaklara bedelsiz hisse senedi verilmesi imkanı sağlanıyor. Bu uygulama ile mevcut ortakların, özellikle de azınlık hissesine sahip ortakların haklarının korunması amaçlanıyor.

Mevcut uygulamada ise şirket bilançolarında sermayeye eklenebilecek fonlar olduğu halde, sermaye artışına gidilerek küçük ortakların haklarının kaybolmasına neden olunuyordu.

Bu arada şirketler açısından önemli bir ayrıntı da bulunuyor. Yeni düzenlemenin istisnası olmadığı gibi yoruma da açık değil.

Brisa ve Netaş’la başladı

Yeni düzenleme öncesinde şirketler yüksek miktarda bedelsiz sermaye artırımı kararı almaya başladı. Netaş’ın yüzde 900’luk bedelsiz sermaye artırımı kararından sonra geçen hafta Brisa da yüzde 4 bin oranında bedelsiz sermaye artırımı kararı aldığını duyurdu. Brisa hisseleri geçen hafta yüzde 70.83 değer kazanarak en fazla yükselen ikinci hisse oldu. Netaş hisseleri yüzde 57.68 arttı.

Son 5 işlem gününde bedelsiz sermaye artırımı potansiyeli taşıyan şirketlerden Good-Year yüzde 36.36, Alarko Carrier yüzde 34.38, Kartonsan yüzde 25.06, Göltaş yüzde 24.68, Ege Gübre yüzde 24.51, Konya Çimento yüzde 23.16, Bagfaş yüzde 20.90, Adel Kalemcilik yüzde 16.14, Erbosan yüzde 15.26, BSH Profilo yüzde 14.58, Borusan Boru yüzde 14.29, Alarko GYO yüzde 14.05, Çimbeton yüzde 12.75, Borusan Yatırım da yüzde 12.14 değer kazandı.

Bedelsiz sermaye artırımı yapması beklenen şirketler arasında geçen hafta değer yitiren hiçbir hisse olmadı.

Bedelsiz sermaye artırımı zorunlu

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun şirketler için çok sayıda konuda değişiklik içerdiğini ifade eden Prof. Dr. Şükrü Kızılot, “ Bu değişikliklerden bir tanesi de bedelsiz sermaye artırımı konusunda. Yeni düzenleme şirketleri bedelsiz sermaye artırımı yapmaya zorluyor” dedi. Kızılot, yeni TTK’nın limited şirketler için de hayati öneme sahip olacak değişiklikler içerdiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Türkiye’deki şirketlerin yüzde 75’i limited şirket statüsünde. Yeni TTK’ya göre, bir limited şirket zor duruma düştüğünde ortaklar ya da yakınları şirkete para koyduğunda bu paralar banka kredisi borçlarının kapatılmasından sonra ödenebiliyor. Yani önce banka borçları kapatılacak, sonra şirkete para koyan ortakların parası ödenecek. Bu örnekte de görüldüğü gibi şirketler yeni dönemin neler getireceğini iyi anlamak zorunda.”

Yeni TTK’nın 462’nci maddesi ne diyor?

1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrılmış ve belirli bir amaca özgülenmemiş yedek akçeler ile kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısımları ve mevzuatın bilançoya konulmasına ve sermayeye eklenmesine izin verdiği fonlar sermayeye dönüştürülerek sermaye iç kaynaklardan artırılabilir.

2) Sermayenin artırılan kısmını, iç kaynaklardan karşılayan tutarın şirket bünyesinde gerçekten varolduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve işlem denetçisinin vereceği açık ve yazılı bir beyanla doğrulanır. Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş olduğu takdirde, yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun işlem denetçisi tarafından onaylanmış olması şarttır.

3) Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda ve aynı oranda sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir. Artırım genel kurul veya yönetim kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşir. Tescil ile o anda mevcut pay sahipleri mevcut paylarının sermayeye oranına göre bedelsiz payları kendiliğinden iktisap ederler. Bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilemez.

Ufuk KORCAN / VATAN

uptrend
24-04-2012, 08:35
Cıtıgroup, garantı ve vakıfbank ıcın yatırım tavsıyesını dusurdu

cıtıgroup tarafından bugun yayınlanan turk bankaları raporunda
garantı bankası ıcın yatırım tavsıyesı al'dan notr'e vakıfbank'ın
yatırım tavsıyesı ıse notr'den sat'a dusuruldu. Banka turkıye'dekı
degerlendırdıgı bankalar ıcın yalnızca halkbank hısselerı ıcın al
tavsıyesını korudu.

Banka'nın raporunda turk bankaları ıcın yatırım tavsıyelerı ve
fıyat hedeflerı eskı ve yenı hallerı ıle soyle oldu.


Banka reytıng hedef fıyat
kodu eskı yenı eskı yenı

asyab 2 2 1.80 1.90
garan 1 2 6.95 7.25
halkb 1 1 12.75 14.00
ısctr 2 2 3.80 4.30
vakbn 2 3 2.80 3.00
ykbnk 2 2 3.20 3.60

yatırım tavsıyelerının acılımı
1: Al
2: Notr
3: Sat

-matrıks-

fatmanur
25-04-2012, 23:00
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20413577.asp okumakta fayda var

uptrend
02-05-2012, 10:22
Ft: "s&p turkıye uzerıne soguk su doktu"

kredı
derecelendırme kurulusu standard & poor’s’un turkıye’nın gorunumunu olumludan
duragana cevırmesı, fınancıal tımes gazetecısınce "s&p, turkıye uzerıne soguk
su doktu" sozlerı ıle degerlendırıldı.
Ekonomı gazetesı fınancıal tımes,
"turk ekonomısı ıcın ıyı haber, kotu haber olayı gıbı gorunuyor" ıfadesı ıle
basladıgı haber analızınde ıyı haberı, turkıye’nın dıs tıcaret acıgında meydana
gelen onemlı ıyılesme ve bunun devasa carı acıgın yakında konrol altına
alınabılecegı umudunu artırması olarak acıkladı.
"bunun ardından da kotu
haber geldı" dıyen gazete, tıcaret verılerının yarattıgı ıyı hıssıyatın,
s&p’nın, turkıye’nın gorunumunu olumludan duragana cevırmesı ıle darbe yedıgını
belırttı.
ıngılız gazetesı, bunun sonucunda derecelendırme kurulusunun,
turk ekonomısının notunu yatırım duzeyıne yukseltmesı konusunun, en az 12 ay
masada olmayacagını dusundugunu belırtırken, kasım ayında fıtch’ın de benzer
bır adım attıgını anımsattı.

-"sasırtıcı enerjı ıthal faturası"-


turkıye’nın dıs tıcaret rakamları uzerınde duran gazete, tıcaret acıgının
gıderek daraldıgına dıkkat cektıkten sonra turkıye’nın enerjı ıthalatına
odaklanarak enerjı alımlarının, mart’ta 5.3 mılyar doları buldugunu, boylece
son 12 aydakı enerjı ıthal faturasının "sasırtıcı" 57 mılyar dolarlık duzeye
ulastıgını vurguladı.
Buna ek olarak gazete, gazete, oncekı aya gore ve
mevsımsel etkılerden arındırılmıs ıhracat ve ıthalat rakamlarının "pek
etkıleyıcı" olmadıgını savundugu haber analızınde, ıhracat adeta yerınde
dururken ıthalatın yuzde 4 arttıgına dıkkat cektı.

-"kotulesen
tıcaret hadlerı"-

s&p’nın de, turkıye’nın hıc de parlak olmayan dıs
talebı ve kotulesen tıcaret hadlerının, turkıye ekonomısının yenıden
dengelemesını olumsuz etkıleyebılecegını dusundugunu kaydeden ft, turkıye’nın
en buyuk tıcaret ortagı olan euro bolgesındekı duruma gonderme yaptıktan sonra
"kotulesen tıcaret hadlerı olarak ıse, turkıye’nın halen yuzde 10 uzerınde olan
enflasyon ve lıranın gecen yıldakı deger dususu ıle saglanan rekabet
avantajının, endekslenmıs ucret anlasmaları ıle yok edılmesı olasılıgı
kastedılıyor" dıye yazdı.

-"dıs soklara kırılganlık"-

ft,
s&p’nın aynı zamanda "dıs soklara kırılganlıgı" dahıl turkıye’nın bazı
temellerıne de baktıgını belırtırken, s&p’nın, "turkıye’nın carı acıgının, 2011
yılında tum dıs gelırlerının yuzde 40’ına esıt hale geldıgıne, halbukı bu
oranın, 2009 yılında sadece yuzde 7 olduguna ısaret ettıgını"nın altını
cızdı.
Haberde turkıye’nın bu yılkı dıs yukumluluklerının, kaynaklarını
ıyıce asacagına dıkkat cekıldıkten sonra da "merkez bankası rezervlerı ve
turkıye’nın yabancı para gelırlerının toplamı, dıs yukumluluklerın ucte ıkısını
zar zor asıyor" denıldı.

uptrend
02-05-2012, 11:09
S&p/gıll: Turkıye ekonomısının sert ınıs rıskı var

bloomberg ht ınternet sıtesınde bugun yayınlanan haber asagıda bulunuyor:

" uluslararası kredı derecelendırme kurulusu standard & poor's (s&p) analıstı
frank gıll, bloomberg ht'ye degerlendırmelerde bulundu.
Gıll, gelecek 12
ayda not ındırımı olasılıgının ucte bır duzeyınde oldugunu soyledı. Gıll,
gelecek 12 aylık donemde enflasyon baskısının yuksek seyredecegını kaydettı ve
"hesaplarımızı yaparken cok muhafazakar metodla yaklastık" dedı.

Hesaplara merkez bankası rezervlerını eklemedıklerını belırten gıll, "dolaylı
vergılere bagımlılık yuksek, asagı yonlu cıddı rıskler var" degerlendırmesınde
bulundu.

Gıll, "carı acıgın gsyıh'ya oranı hala yuzde 9'un uzerınde. Avrupa'dakı
sorunlar turkıye'nın dıs tıcaretını derınden etkıleyecek. Enflasyonun yuzde
10'un uzerınde olması pek cok soru ısaretı doguruyor. Son ıkı yıllık donemde
turkıye'nın borclanma malıyetınde dusus var" dedı. Gıll, ayrıca, turkıye
ekonomısının sert ınıs rıskı olduguna da dıkkat cektı.

Turkıye'nın tum s orunları kontrol edebılecek gucte oldugunu soyleyen gıll, "kredı
notu degısmedı. Bu sadece gorunumde yapılan bır degısıklık. Dıs borc ve fınansmanı,
ıhracat ve enflasyonu takıp edecegız" dedı. "

-matrıks-

uptrend
07-05-2012, 07:49
ımkb pıyasalarında ıslem goren sırketlerın 2012 yılı ılk 3 aylık donem karları/zararları


31 mart 2012 tarıhınde sona eren ılk ılk 3 aylık doneme aıt malı tabloları,
dıpnotları kap'ta yayınlanan sırketlerın, 31.03.2012 ve 31.03.2011
tarıhlı gelır tablolarındakı net donem karları/(zararları)
asagıda gosterılmıstır:
(tl)
sırket adı 31.03.2012 31.03.2011
---------------- ---------- ----------
adel kalemcılık 3.955.108 7.706.375
afyon cımento -1.616.113 -832.655
ak b tıpı yatırım ort. 2.000.667 -815.091
ak-al tekstıl 8.559.379 2.811.698
akbank 555.613.000 744.060.000
akbank 529.995.000 728.441.000 (k)
akmerkez gyo 14.560.123 8.673.387
aksıgorta 9.119.099 -6.121.710
aksu enerjı 3.617.689 744.680
alcatel lucent teletas 4.216.204 -5.263.872
alkım kagıt 475.400 1.072.430
alternatıfbank 21.047.000 4.091.000
alternatıfbank 23.805.000 5.576.000 (k)
alarko carrıer 4.122.753 4.281.640
alarko gyo -5.193.640 2.401.456
albaraka turk 39.181.000 41.209.000
alternatıf yatırım ort. 4.879.363 1.441.622
altınyunus cesme -1.936.535 -2.684.895
anadolu hayat emeklılık 21.297.914 13.603.430
anadolu hayat emeklılık 21.224.381 13.437.947 (k)
anadolu sıgorta -7.811.031 4.514.627
anadolu sıgorta -11.566.155 -797.782 (k)
asya mkyo 51.320 -48.006
ata yatırım ortaklıgı 1.068.398 702.694
atakule gyo 9.634.310 2.915.793
atlantıs mkyo 162.599 101.121
atlas mkyo -30.516 -169.533
avıva sıgorta -4.424.647 -6.953.169
avrasya gyo -27.511 -689.944

bagfas 12.664.141 18.382.957
bak ambalaj 2.820.356 3.707.801
batısoke soke cımento 8.453.041 3.106.910
berkosan 183.555 40.723
bılıcı yatırım 779.035 752.302
bısas tekstıl -367.170 -1.228.598
bızım toptan 7.028.318 5.958.374
bolu cımento -1.676.208 -30.768
bosch fren 17.383.752 -815.750
bossa 1.490.888 17.564.292
boyner 721.264 1.147.343
bsh ev aletlerı 24.669.067 51.948.223
burcelık vana -148.326 -329.926

carrefoursa -7.740.892 -15.438.840
cosmos yatırım ort. 178.053 132.081

celık halat 1.001.391 -936.533
cemtas 2.949.138 4.490.209

datagate bılgısayar 1.421.761 273.040
demısas dokum 262.440 591.903
denız yatırım ortaklıgı 2.420.455 271.332
denızlı cam 266.494 1.288.598
derımod 1.589.925 779.171
desa -3.621.283 -2.543.601
despec bılgısayar 2.604.084 1.923.476
dıtas dogan -376.043 -106.612
dogusan boru -295.120 -240.697
dogus gyo 2.982.234 2.177.565

eczacıbası yatırım ort. 4.614.300 55.818
ege gubre 4.137.249 1.146.172
ege profıl 1.332.344 858.966
ekız yag 19.811 274.470
ekspo faktorıng 2.800.959 2.993.730
emek elektrık -3.112.285 -1.793.363
emınıs ambalaj -538.569 -2.673.456
emlak konut gyo 39.238.000 54.228.000
ersu -33.664 -124.362
esem spor -226.983 8.085.014
euro b tıpı mkyo 523.481 108.563
euro kapıtal yo 402.684 22.998
euro trend yo 390.551 -11.241

favorı dınlenme -1.026.111 -2.232.823
federal-mogul ızmıt 1.306.087 2.773.897
fenıs alumınyum 1.074.256 923.856
ffk fon fınansal kıralama 7.666.000 1.315.000
fınans fınansal kıralama 9.562.000 7.845.000
fınans yatırım ortaklıgı 2.918.801 1.223.522
ford otomotıv 166.322.774 142.785.528

garantı bankası 861.714.000 855.223.000
garantı bankası 952.830.000 910.919.000 (k)
garantı faktorıng 6.994.000 778.000
garantı yatırım ort. 1.942.530 750.941
gedık gırısım syo 155.404 78.718
gedık yatırım ortaklıgı 174.799 233.852
goodyear 12.623.776 25.219.143
gsd denızcılık 742.000 1.107.000
gunes sıgorta -7.865.805 -5.277.009

haznedar refrakter 1.661.734 1.238.554
hedef malı yatırımlar -195.269 -190.898
hektas 11.427.034 10.088.358

ıdealıst gyo 27.867 1.786
ıhlas gazetecılık 53.344 214.920
ınfo mkyo 23.858 -103.906
ınfotrend b tıpı mkyo -537.359 -17.602
ınfo yatırım 1.161.761 937.368
ıntema 1.160.108 -1.178.123
ıs fınansal kıralama 4.344.000 15.421.000 (k)

ıs gyo 15.958.362 9.787.515 (k)
ıs yatırım ortaklıgı 12.600.666 -81.026
ızocam 5.572.512 6.687.942

kapıtal yatırım holdıng 150.800 -325.156
kaplamın 343.716 -621.916
karel elektronık 3.522.596 2.947.477
karkım 1.230.273 313.325
karsu tekstıl -2.922.314 4.262.088
kent gıda -187.799 -14.586.909
kıler gyo 10.742.464 11.679.869
klımasan -429.083 4.467.428
koc tuketıcı fınansmanı 9.369.710 6.726.828
kron telekomunıkasyon -1.601.276 337.675
kutahya porselen 4.191.762 2.346.984

lınk bılgısayar -255.291 6.925.160
luks kadıfe 1.281.490 332.134


mardın cımento 6.698.176 16.834.427
marmarıs altınyunus -210.881 175.362
matas matbaacılık 52.108 94.290
mensa -4.074.130 2.315.229
mepet -1.664.423 -1.756.598
mert gıda 107.268 -353.546
metemtur 1.056.470 -373.471
metro altın ısletmecılıgı -952.919 -109.976
mılpa -26.875 -3.803.209
mondı tıre kutsan 4.247.159 -1.785.939 (k)
mustafa yılmaz yat.ort. -3.510 -128.246
mutlu aku 12.312.740 7.314.376

netas -34.458.869 (k) 3.206.034
nıgbas -85.185 -260.528
nurol gyo 10.899.710 878.620

olmuksa 5.339.598 4.314.922
osmanlı menkul degerler -180.509 -694.440
otokar 6.329.765 9.194.311
oyak yatırım ortaklıgı 1.369.490 -446.224

ozderıcı gyo -217.100 184.128

park elektrık 21.673.203 23.780.024
pera gyo -1.626.584 -1.091.984
petkım -7.895.903 77.201.292 (k)
petrokent -4.614.897 -733.627
pınar et 8.002.192 9.291.654
pınar su 479.373 1.383.770
pınar sut 16.114.433 18.080.070
plastıkkart 757.917 177.918

ray sıgorta -2.578.933 -2.729.742
reysas gyo 1.567.625 1.198.647

sanko pazarlama -1.158.711 2.481.914
saray matbaacılık 565.071 43.137
sasa -3.415.000 10.750.000

seker pılıc 3.156.284 -7.411.807
sekerbank 60.676.000 30.286.000

tacırler yatırım ort. 424.123 -66.046
tac yatırım ortaklıgı 796.903 -81.029
tat konserve 4.927.903 6.593.044 (k)
tav hava lımanları 28.071.000 -31.066.000 (k)
tek-art ınsaat -734.668 -486.563
tskb gyo 5.904.364 -4.368.381
t.kalkınma bankası 10.387.000 878.000
tskb yatırım ortaklıgı 2.744.725 -216.772
tukas gıda -6.141.644 -8.252.367
turk prysmıan kablo 1.599.017 -1.073.861
turk telekom 771.624.000 608.840.000 (k)
turk traktor 64.061.871 73.695.070
turkcell 515.506.000 330.916.000 (k)

usas ucak servısı -2.988.030 2.166.702
uyum gıda -2.331.794 -3.062.961

vakıf b tıpı mkyo 581.188 -152.424
vestel beyaz esya 19.770.000 8.629.000
vıkıng kagıt 191.529 -5.139.101

yapı kredı b tıpı yo 2.650.374 -1.943.835
yapı kredı fınansal 29.879.000 27.020.000
yapı kredı sıgorta 34.380.737 21.482.027
yaprak sut 146.573 65.646
yatas -1.357.581 693.125
yunsa 2.401.769 2.247.728

-matrıks-

YILDIRIMM
08-05-2012, 08:14
PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(ŞEKER YATIRIM)

"Hafta sonu Yunanistan ve Fransa'da yapılan seçim sonuçlarının
Euro Bölgesi'nin borç krizi ile mücadele ve mali birlik konusunda
belirsizlik yaratması sonrası global borsalarda yaşanan sert satışlar
İMKB’yi de olumsuz etkiledi. Global borsalar paralel gelen sert
satışlar ile gün içinde 58.000 seviyelerine kadar geri çekilen Endeks,
bu seviyelerde yurt dışı piyasalardaki tepki alımlarına paralel
toparlanmaya çalıştı. Özellikle Almanya Başbakanı Merkel’in Fransa
Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Hollande ile yakın uyum içerisinde
çalışacaklarını açıklaması piyasalaların toparlanmasını sağladı. Bu
gelişemeler altında İMKB-100 Endeksi günü 206 puan düşüşle 58.810
seviyesinden tamamlarken, seçim sonuçlarının ardından güne sert
düşüşle başlayan yurt dışı piyasalar da tepki alımları ile günü yatay
bir seyirde tamamladı. Yurt dışı piyasalardaki toparlanmalar ve Asya
borsalarındaki yükselişlerin desteği ile güne tepki alımlarının devamı
niteliğinde alıcılı bir seyirle başlamasını beklediğimiz İMKB’nin
sonrasında Avrupa borsalarının paralelinde bir seyir izleyeceğini
düşünüyoruz.

Para ve Döviz Piyasaları

Fransa ve Yunanistan’daki seçimlerin ardından Avrupa Borç Krizi’ne
yönelik endişelerin artması ve gelişmekte olan ülke para
birimlerindeki risk iştahının azalması nedeniyle lira dolar karşısında
%0,13 değer kaybederek 1,7606 seviyesinden kapandı. Sepet bazında ise
liranın değer kaybı %0,05 oldu. Tahvil bono piyasasında gösterge
tahvilin getirisi dün %9,44-%9,48 bandında hareket etti ve bir önceki
kapanışa göre 2 baz puan artarak % 9,46 seviyesinden kapandı. Ayrıca
Merkez Bankası dün açtığı haftalık bono ihalesinde yıllık %10,76
faizden 3 milyar lira borç verdi."

ayfer
15-05-2012, 09:15
Geçenlerde Hillary Clinton Suriye ile ilgili konuşurken
Alevi-sunni gerginliğinden bahsedince yadırgamıştım
neden şii değilde alevi kelimesini kullandı diye.
Bizim basınımızda kullanılacak kelimelere öncülük yapmış.
NTV Akşam haberlerine bakıyorum.
Lübnan da şii sunni çatışması yerine
Alevi sünni çatışması kelimesini kullanıyor.
Artık Türkiye basının mutfağında kalmıyacak anlaşılan.

uptrend
04-02-2013, 14:30
Şirketlere sukuk kolaylığı sağlandı

2013’de başlayan yeni bireysel emeklilik sisteminde, yüzde 25’lik devlet katkısının
yönetimi konusunda faize duyarlı kesim de unutulmadı. Devlet katkısı için kurulacak
emeklilik fonlarında, kira sertifikası ya da gelir ortaklığı senetlerine yatırım
yapılma imkânı getirildi.

1 Ocak 2013’de başlayan yeni bireysel emeklilik sisteminde faize duyarlı kesim de
unutulmadı. Yeni uygulamayla bireysel emeklilik katılımcılarına ödenecek yüzde 25’lik
devlet katkısı, kira sertifikalarında (sukuk) ya da gelir ortaklı senetlerinde değerlendirilebilecek.
Son yıllarda emeklilik şirketleri, çıkardıkları faizsiz emeklilik fonları aracılığı
ile faize duyarlı kesimi sisteme katmaya çalışırken, bugüne kadar da 100 bine yakın
katılımcı sisteme girdi. Ancak 2013’de başlayan devlet katkılı bireysel emeklilik
sisteminde, yüzde 25’lik devlet katkısı hesabındaki birikimlerin hangi yatırım enstrümanlarında
değerlendirileceği ve hem sistemdeki mevcut katılımcılar hem de yeni girecek faize
duyarlı kesime yönelik bir düzenleme yapılıp, yapılmayacağı merak konusuydu. Hazine
Müsteşarlığı’nın, devlet katkısının yönetimi ile ilgili yayınladığı yönetmelikte,
faize duyarlı kesim de unutulmadı. Buna göre devlet katkısı için kurulacak emeklilik
fonlarının yüzde 75’i Hazine tarafından ihraç edilen Türk lirası cinsinden borçlanma
araçlarında ve gelir ortaklığı senetleri ile sukukta; yüzde 25’lik bölüm ise devlet
tahvili, hazine bonosu, borsa gibi yatırım enstrümanlarının yanı sıra kira sertifikalarında
değerlendirilebilecek.

DEVLET KATKISI İÇİN ÖZEL FON

Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Mehmet Bostan, yeni bireysel emeklilik sisteminde yüzde
25’lik devlet katkısı için iki fon kurulacağını bu fonlardan birinin faizli, diğerinin
ise faizsiz olacağının söyledi. Bostan, faizsiz devlet katkılı fonun; bankalar ve
varlık değerleme şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikası, katılım hesabı,
İMKB katılım endeksi içinde yer alan hisse senetlerine yatırım yapılarak yönetileceğini
belirterek, Vakıf Emeklilik olarak faizsiz kesime hitaben kurdukları fonların portföyünde
de bu enstrümanların bulunduğunu kaydetti.

ALTIN VEYA KATILIM BANKASINDA MEVDUAT

Asya Emeklilik Genel Müdürü Ercüment Korkut, katılım bankalarının bireysel emeklilik
sisteminden uzak durduklarını, bunun da sebebinin portföyde tahvil, bono bulundurma
zorunluluğu olduğunu belirterek, “Zorunluluk kalktıktan sonra katılım bankaları da
bireysel emekliliğe girdi. Yeni uygulamada da devlet katkısının yönetimi ile ilgili
devlet şöyle diyor: Benim yatıracağım yüzde 25 devlet katkısının yüzde 75’ini tahvil
bonoda değerlendirebilirsin. Eğer faizsiz bir şirketsen sukuk ve benzeri enstrüman
da alabilirsin. Biz de öyle yapacağız. Geri kalan yüzde 25’lik kesimde de bizim prensiplerimiz
belli. Orada kullanılabilecek hisse senetleri bizim kriterlerimize uygun olmalı.
Altın alınabilir veya katılım bankalarına mevduat yapılabilir” dedi.

Katılım bankacılığına uygun emeklilik

ASYA Emeklilik Genel Müdürü Ercüment Korkut, faizsiz bireysel emeklilik sistemini,
katılım bankacılığı prensiplerine uygun emeklilik diye adlandırarak, şunları söyledi:
“Bünyesinde faiz içermeyen enstrümanlara ve katılım indeksine dahil olan hisse senetlerine
yatırım yapıyoruz. Altın yatırımlarımız var. Yine sukuk dediğimiz faize bağlı olmayan
daha çok kira gelirine ya da varlığa bağlı olan alanlara yatırım yapıyoruz. Biz geçen
senenin mart ayında kurulduk ve bugüne kadar da 36 bin 539 katılımcıya ulaştık. Sözleşme
sayımız da 41 bini geçti. Dört tane de emeklilik yatırım fonumuz var. Bunların getirisi
de kuruluşumuzdan bu yana yüzde 7 ile yüzde 27 arasında değişiyor.”

Faizsiz emeklilik fonlarına ilgi yüksek

VAKIF Emeklilik Genel Müdürü Mehmet Bostan, faize duyarlı kesimi bireysel emeklilik
sistemine katmak için faizsiz emeklilik yatırım fonu kurduklarını ve bugüne kadar
da 35 bin katılımcıyı sisteme kattıklarını belirterek, şunları söyledi: “Birikimlerini
faiz içermeyen yatırım araçlarında değerlendirerek ek bir emeklilik geliri elde etmek
ve yatırım araçlarını çeşitlendirmek isteyen katılımcılar tarafından da faizsiz emeklilik
fonlarına ilgi tatmin edici seviyede. Faizsiz emeklilik fonları, toplumun birçok
kesiminin sisteme ilgisini yükselttiği gibi; faizsiz emeklilik fonları, sisteme katılımı
artırdı.”

Bireysel emeklilikte stopaj iadeleri

GARANTİ Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, bireysel emeklilikte stopaj iadelerinin
vergi daireleri tarafından ödenmeye başladığını açıkladı.
Geçmişte bireysel emeklilik sisteminden ayrılanların, anaparaları üzerinden yapılan
stopaj kesintilerini iade alabilmek için emeklilik şirketlerine 29 Ağustos 2013 tarihinden
itibaren müracaat etmeye başlamışlardı. Ancak vergi dairelerinin iadeleri ne zaman
yapacağı konusu netlik kazanmamıştı. Cemal Onaran, stopaj iadelerinin ödenmeye başladığını
söyledi. Onaran, iade için müracaat edenlerin sayısının yüksek olduğunu belirterek,
“Ödeme konusunda bazı söylemler oluşuyor. Ama 2007 yılında sistemden ayrılanların
ödemeleri 2012 yılında yapıldı. Bizim birçok müşterimiz bu ödemeleri aldı. 5 yıllık
zaman aşımı süresi içinde vergi daireleri 2007 yılına ait ödemeleri yaptı” dedi.
Cemal Onaran, zaman aşımı süresi nedeniyle ilk olarak 2007 yılına ait ödemelerin
yapılmasının normal olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Geri kalanlarının ödemeleri
de peyderpey yapılacaktır. Ödeme süreçleri bundan sonra daha hızlı olacaktır. Çünkü
geçen yılın Ağustos ve Eylül aylarında gerekli datalar toplandı, listeler vergi dairelerine
gönderildi ve birkaç ay içinde de 2007 yılı ödemeleri yetişti.”

uptrend
05-02-2013, 19:40
Bankalar, kredi kartı aidatından 10 yılda 10 milyar lira kazandı

Kârlılıkta rekor kıran bankaların aldığı kart aidatı, hesap işletim ücreti ve dosya
masrafına tüketicilerin tepkisi dinmiyor. Yargı kararlarına rağmen bankaların kart
aidatı almaya devam ettiğini belirten Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar,
vatandaşın, kart aidatı iadesi için tüketici hakem heyetlerine başvurmaya davet etti.

Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, sonuçlanmış yargı kararlarına rağmen
bankaların kart ücreti almaya devam etmesini ‘deli dumrul ücreti’ olarak adlandırıyor.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2008, 2010 ve 2011 yıllarında dosya masrafı, kredi
kartı aidatı ve hesap işletim ücretlerine yönelik tüketici lehine kararları olduğuna
dikkat çeken Çakar, bankaların yargı kararlarını dikkate almadığını söyledi. 2003-2012
yılları arasında alınan kredi kartı aidatlarını hesapladıklarını aktaran Çakar, “Yargıtay’ın
kredi kartı aidatlarının 10 yıl geriye alınabileceğine yönelik kararı var. Buna göre
toplamda bankaların kasasında 10 milyar liralık kart aidatı var. Tüketiciler başvurarak
Yargıtay kararına göre bu paralarını geri isteyebilir.” dedi. 10 yıl önce 20 milyon
olan adet kredi kartı sayısı bugün itibarıyla 74 milyona çıktı. Derneğin hesaplamasında
ortalama kredi kartı aidatı yıllık 25 lira olarak varsayıldı.

Tüketici Hakları Derneği Başkanı Çakar, dosya masrafı ve yeniden yapılandırma
için bankaların aldığı tutarı da 10 milyar lira olarak hesapladıklarını söyledi.
Çakar, bunun da kart aidatı gibi müşteri tarafından geri istenebileceğini ifade etti.
Çakar, böylece vatandaşın bankalardan geri isteyebileceği 20 milyar lira bulunduğunu
bildirdi. Bunun için kaymakamlıklarda bulunan tüketici hakem heyetine başvurmak gerekiyor.
Bankacılık işlemlerinde müşteriden 100’e yakın isim altında ücret, komisyon alınıyor.
2011 yılında bankalar hizmet, ücret ve işlem geliri olarak 17 milyar 104 milyon lira
elde etti. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın “Vatandaş parasını taksiyle götürse
havale ücretinden ucuza mal olur.” sözüne hak veren Çakar, ancak bu konuda çözüm
makamının da Ali Babacan olduğunu söyledi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun
(BDDK) görevini yapmadığını iddia eden Çakar, Kurul’un, finans kuruluşlarından yana
tavır aldığı görüşünde.

Çakar, yeni Tüketici Kanun Taslağı hazırlayan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na,
‘bankaların faiz dışında hiçbir işlemden ücret almaması’ önerisinde bulunduklarını
da açıkladı. Bakan Hayati Yazıcı’dan randevu beklediklerini dile getiren Çakar, “Bakanlığın
himayesinde bankacılarla toplantı yapıldı. Tüketicilerle yapılmıyor. Biz iki aydır
randevu bekliyoruz. Usulen sadece federasyon başkanını çağırdılar. Tüketici örgütleri
yok.” diye konuştu. Kredi kartı aidatlarının on yıl geriye dönük olarak geri ödenmesi
için başvuru yapanların, hak sahiplerinin sadece yüzde 1-2’si olduğunu anlatan Çakar,
“Kart sahipleri, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne kredi kartı ekstreleriyle başvuru
yapabilir. Bilgi Edinme Yasası kapsamında bankaların 10 sayfaya kadar ekstre vermesi
gerekiyor. Ancak bankalar bunu ya vermiyor ya da verince 10 sayfanın üzerinde verip
60-70 lira ücret talep ediyor.” dedi.

uptrend
05-02-2013, 19:41
Bankalar net faiz geliri üzerinden ceza istiyor

Kredi faizlerinde ortak hareket ettikleri gerekçesiyle Rekabet Kurumu karşısına çıkacak
olan bankalar, ceza alırlarsa net faiz geliri üzerinden hesaplanmasını istiyor. Düzenleme
ise toplam gelirden cezaya işaret ediyor
Kasım ayında kredi ve mevduat faizlerinde ortak hareket ettikleri gerekçesiyle Rekabet
Kurumu tarafından haklarında inceleme başlatılan bankalar, bu ay Rekabet Kurumu üyeleri
karşısında sözlü savunma verecekler.
Yazılı savunmaları alınan ve 25 Şubat’ta Rekabet Kurumu’nda sözlü savunma verecek
olan bankalar, cezaları kesinleşirse ödeyecekleri tutarların bilançolarındaki net
faiz gelirleri üzerinden hesaplanmasını istiyor.
Ancak yasal düzenleme bankaların bu talebini karşılamıyor.
Yasal düzenlemeye göre Rekabet Kurumu, bankaları faizleri belirlemede uyumlu hareket
ettikleri yönünde suçlu bulursa, net faiz geliri üzerinden değil, bilonçolarındaki
toplam gelirleri üzerinden cezalandıracak.
Yasal düzenlemenin değiştirilmemesi halinde bankalar büyük para cezaları gelmesi
bekleniyor.
Rekabet Kurumu Kurban Bayramı öncesinde bankaların tüketiciye verilen faizlerde rekabete
uymayarak, tüketici aleyhine ortak hareket ettikleri için inceleme başlatmıştı. Rekabet
Kurumu, bankalara gönderdiği yazılı uyarı ile hepsinden tek tek yazılı savunma almıştı.
Bu ayın son haftasında ise Ankara’da sözlü savunmalarını isteyecek.

Martta kesinleşecek
Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı, daha önce yaptığı açıklamada 12 banka
hakkında açılan soruşturmanın 2013 yılının Mart ayında tamamlanabileceğini belirtmişti.
Rekabet Kurulu, 2 Kasım 2011 tarihli toplantısında Akbank, Finans Bank, HSBC Bank,
ING Bank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye
İş Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ve Ziraat Bankası ile
Garanti Ödeme Sistemleri AŞ ile Garanti Konut Finansmanı Danışmanlık AŞ hakkında
soruşturma açılmasına karar vermişti.
Soruşturma, söz konusu eylemlerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun
rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararlarına
ilişkin 4’üncü maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin
tespiti amacıyla yürütülüyor.
Rekabet Kanunu’nun 4’üncü maddesi, başta karteller olmak üzere teşebbüsler arasındaki
rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu nitelikteki
karar ve davranışlarını yasaklıyor.
Rekabet Kurulu’nca yürütülen soruşturmaların süreleri, her bir dosyanın niteliği,
ilgili teşebbüslerin süreç içerisinde Kurul ile işbirliğinde bulunma dereceleri ve
teşebbüslerin savunma haklarını kullanma süreleri gibi unsurlara bağlı olarak değişiyor.

Bankalardan şikayetçi olanlar dilekçe verecek
Türkiye’de faaliyet gösteren 12 banka hakkında Rekabet Kurulu’nda gerçekleştirilecek
olan sözlü savunmalara bankalardan şikayetçi kişiler de katılabilecekler.
Rekabet Kurumu’nun internet sitesinden yapılan duyuruya göre, Akbank, Denizbank,
Finans Bank, HSBC Bank, ING Bank, Türk Ekonomi Bankası, Ziraat Bankası, Garanti Bankası,
Halk Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Garanti Ödeme
Sistemleri AŞ ve Garanti Konut Finansmanı Danışmanlık AŞ hakkında yürütülen soruşturma
sözlü savunma toplantısı, 25 Şubat 2013 Pazartesi günü saat 10.00’da yapılacak.
Toplantıya katılmak isteyen şikayetçilerin, “Rekabet Kurulu Nezdinde Yapılan Sözlü
Savunma Toplantıları Hakkında Tebliğ” uyarınca, soruşturma ile ilgili menfaat ilişkilerini
ortaya koyan bilgi ve belgeleri içeren dilekçeyle 15 Şubat 2013 Cuma günü mesai saati
sonuna kadar Rekabet Kurumuna başvurmaları gerekiyor.

uptrend
05-02-2013, 19:42
1 milyar akıllı ceple mobil reklam %50 büyüyecek

2013 yılında bir milyar adet akıllı telefon piyasaya sürülecek. Deloitte’un Teknoloji,
Medya, Telekomünikasyon (TMT) öngörülerine göre, 2013 yılında dünya genelinde abone
sayısı 3 kat artacak, mobil reklam pazarı yüzde 50 büyüyecek.

Raporda öne çıkan diğer gelişmeler şöyle:
* Mobil reklamda yeni dönem: Tabletlerde öncelikli olmak üzere artan mobil reklamların
yüzde 50 büyüme oranı yakalayarak, pazar genişliğinin toplamda 9 milyar dolara ulaşacak.
* Bir milyar yeni cep telefonu: Telefonu internete az ya da hiç bağlamayan 400 milyon
akıllı telefon kullanıcısıyla bu rakam 2 milyar adet telefona çıkıyor.
* Bilgisayar hâlâ popüler: Her ne kadar bilgisayar, telefon ve tablet ile birlikte
bu tür cihazların satışlarında yüzde 20 ile en düşük paya sahip olsa da internette
veri trafiğinin yüzde 80’den fazlası masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarla gerçekleştiriliyor.
Ek olarak kullanıcılar, bilgisayar başında diğer cihazlara oranla yüzde 70 daha fazla
vakit geçiriyor.
* 4K geliyor: 2013, televizyon endüstrisinin, şu an mevcut olan HD yayından 4 kat
daha kaliteli yayın kapasitesine sahip 4K teknolojisine geçmeye hazırlandığı bir
yıl olacak. 4K’nın tamamlanması yıllar alacak, dolayısıyla bu teknoloji sadece bazı
oturma odalarına girebilecek. 4K yayını 2013’te yapılmayacak. Yaklaşık 20 televizyon
seti, ortalama 15-25 bin dolar arasında fiyat ödemeyi kabul edenlerin olacak.
* Kitle fonlaması zamanı: Kitle fonlaması portallarının değeri, 2011’e oranla yüzde
100 artarak globalde 3 milyar dolara ulaşacak.
* Kurumsal sosyal ağlar: 2013 sonuna kadar, Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin
yüzde 90’ından daha fazlası kısmen ya da tamamen kurumsal sosyal ağlara sahip olacak.
Bu oran, 2011 ile karşılaştırınca yüzde 70 daha fazla. Bu ağlara üye olan kullanıcıların
ise sadece yüzde 30’u haftada bir ya da daha fazla kez bu hesapların içeriklerini
takip ederken, yüzde 40’ı ise içerik oluşturuyor.
* Kendi cihazını kendin getir: İşverenin bilgisayar parası ödenmesine rağmen, yalnızca
birkaç şirket ’kendi bilgisayarını kendin getir’ trendine adapte olabildi. Aynı zamanda
Fortune 500 listesi şirketlerinin yarısının, 2013 yılında çalışanlarının kendilerine
ait cihazlarını işyerine getirmelerine izin vereceği öngörülüyor.
* Frekans kıtlığı: Kablosuz bant genişliğine olan talep, spektrumun tükenmesine sebep
olarak, gittikçe büyüyor. Bu durum temelde daha yavaş ağ bağlantısına, telefon sinyal
hızına veya düşük veri hızına sebep oluyor.
* Sınırsız aplikasyon erişimi: 50 ile 100 arasında mobil operatör bir aplikasyona
sınırsız erişim sağlayan ’kullanabildiğin kadar kullan’ modelini sunuyor.

uptrend
08-02-2013, 18:56
Millet batarken S&P eğlenmiş

Şirketlerin sağlamlığını ölçen S&P, batan firmalara yüksek not vermekle kalmamış.
Analistleri meslektaşlarına konut krizinde "Burning Down the House-Evi kül etmek"
şarkısının sözlerini göndererek dalga geçmiş
ABD'de başlayan ve dünyayı sarsan küresel krizde batan şirketlere en yüksek notları
veren kredi derecelendirme kuruluşlarının bu süreçte dalga geçtiği ortaya çıktı ortaya
çıktı. ABD'de Adalet Bakanlığı'nın Standard&Poor's'a (S&P) karşı açtığı davada ortaya
çıkan bulgulara göre firmanın analistleri kendi aralarında yaşananlarla dalga geçerek
eğlenmiş. Dava dosyalarında 'Analist D.' olarak adlandırılan bir çalışanın Mart 2007'de
meslektaşlarından bazılarına e-mail yoluyla "Burning Down the House-Evi kül etmek"
adlı bir şarkının sözlerini attığı ortaya çıktı. Analist D.'nin konut krizi sırasında
oluşan balonu anlatan yeni sözler üreterek krizle dalga geçtiği ortaya çıktı.

İNEĞE BİLE NOT VERİRİZ
Bir diğer kurum çalışanının ise "İnekler tarafından düzenlenmiş anlaşmaya bile not
veririz" dediği ortaya çıktı. S&P, "inek" içerikli e-postanın konut kredileriyle
bağlantılı varlıklara verilen notlarla ilgili olmadığını belirtti. Bazı analistlerin
ise patronlarına zamanında daha fazla iş almak ve kazanç sağlamak için standartlarını
gevşetmemeleri uyarısında bulunduğu da belirlendi. Bunu yapmakla suçlanan Frank Raiter
isimli analist, S&P'nin eski konut destekli mortgage tahvili yönetici direktörlerinden
biriydi.

"MAALESEF GELEN KRİZİ GÖREMEDİK"
S&P, ABD'de kuruluşun bağlı bulunduğu ana şirket McGraw-Hill aleyhine açılan davayla
ilgili olarak, "Kredi reytinglerinin daha düşük olması gerektiğini bildiğimiz halde
kasten reytingleri yüksek tuttuğumuz iddiaları doğru değil" açıklamasını yaptı. S&P,
açıklamasında bir itirafta da bulunarak, "Maalesef biz de herkes gibi krizin hızını
ve büyüklüğünü ve kredi kalitesini nasıl etkileyeceğini tahmin edemedik" ifadesini
kullandı.