PDA

View Full Version : geçmiş olsun..izmir sallandı.



cautionary
17-10-2005, 08:14
İzmir sallandı galiba..İzmir li arkadaşlar durum nasıl?

cautionary
17-10-2005, 08:15
panik yapmayalım..5.7 şiddetinde...halkta panik yok...herşey yolunda gözüküyor.

Acheron
17-10-2005, 08:18
Depremle uyandım...

rush
17-10-2005, 08:20
Geçen haftada sallanmış...annemi aramıştım konuşurken sallamış yine!

Morientes
17-10-2005, 08:25
uzun süredir bu kadar şiddetli bir deprem olmamıştı.kapı ve pencereler çatırdadı.çok korkunçtu.

Morientes
17-10-2005, 08:53
EGE Denizi'nde kısa aralıklarla meydana gelen Richter ölçeğine göre, 3, 3.8 ve 5.7 büyüklüğündeki depremler korku yarattı. Özellikle saat 08.45'de meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki deprem Ege'nin büyük kesiminde hissedildi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, saat 07.31'de 3, saat 08.17'de 3.8, saat 08.45'te de de 5.7 büyüklüğünde depremleri kaydetti. Depremin merkez üssü İzmir'in Seferihisar İlçesi açıkları, Ege Denizi olarak açıklandı. Deprem, Ege Bölgesi'nde büyük korku ve heyecan yarattı. Deprem, Seferihisar ve çevresindeki ilçelerde şiddetli biçimde hissedildi. Bu bölgelerde yaşayanlar kendilerini binalardan dışarı atarak, korkuyla bekledi. İzmir'de okullardaki çocuklar okulların bahçelerine çıkarıldı.
İzmir Valiliği ilk belirlemelere göre, depremin herhangi bir hasara yol açmadığını açıkladı. Ancak, Vali Oğuz Kağan Köksal kriz merkezine toplantı talimatı verdi.
Aydın, Manisa, Balıkesir, Muğla, Çanakkale, Uşak, Denizli ve ilçelerinde de vatandaşlar sarsıntıyı hissetti. Sarsıntıya evlerinde, işyerlerinde ya da okullarda yakalananlar kısa süreli panik yaşadı.

Morientes
17-10-2005, 09:01
4.1 şidetinde bir deprem daha oldu.artçıların sürmesi bekleniyor.İzmir beşik gibi...

Hadramut
17-10-2005, 10:42
Oldukça şiddetli (4 ün üzeri?) iki sallantı daha oldu. İzmir gerçekten beşik gibi. Umarım bunlar artçı depremlerdir.

karınca
17-10-2005, 10:46
bi kaç eşya yere düştü
biz düşmedik :D

sudha
17-10-2005, 10:48
İzmire ve tüm Türkiye ye geçmiş olsun...

bourbon
17-10-2005, 10:56
bi kaç eşya yere düştü
biz düşmedik :D
aman Allah korusun.
Panik yapmayin arkadaslar.Biliyorum oralari bir basladimi besik gibi devami geliyor.Gecen sene bodrumda 1 hafta sallanmistik.Korkacak bir sey yok bu saatten sonra daha dusuk derecelerde artccilar olur.Panik yapmayin.Gecmis olsun hepinize.

balaban
17-10-2005, 11:03
Geçmiş olsun. Allah beterinden korusun.

karina
17-10-2005, 11:04
16 artçı olmuş. 4.1 4.2 4.3 3.2 3.9 Saat 11:28'de de 4,5.

bikmisbroker
17-10-2005, 11:05
Yanilmiyorsam;
Kucuk kucuk depremler cok daha siddetli TEK bir depremin meydana gelmesini engelliyor.. Bu acidan kucuk depremlerin olmasi sevindirici..
Gecmis olsun.

Hadramut
17-10-2005, 11:50
Çok şiddetli sanırım 6 nın üzeri bir deprem daha oldu. Sanırım bu gece dışarıda geçirilecek.

temese
17-10-2005, 11:56
şimdi tekrar oldu

Highlander
17-10-2005, 11:58
............................TÜRKİYE'DEKİ SON DEPREMLER............................
...................ULUSAL DEPREM İZLEME MERKEZİ HIZLI ÇÖZÜMLERİ...................
....(BU ÇÖZÜMLER İLK DEĞERLENDİRME SONUÇLARIDIR) Son 200 deprem listelenmiştir....
Büyüklük
Tarih Saat Enlem(N) Boylam(E) Derinlik(km) MD ML MS Yer
---------- -------- -------- ------- ---------- ------------ -----------
2005.10.17 11:07:28 38.1525 26.5620 15.4 3.7 3.9 -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 11:00:26 38.1510 26.6863 21.0 3.1 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:54:40 38.0343 26.9540 23.4 3.0 -.- -.- KUŞADASI KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 10:49:50 38.1497 26.6112 14.8 3.3 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:33:04 38.1665 26.7760 23.1 3.4 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:14:56 38.1628 26.8140 28.3 3.2 -.- -.- SEFERİHİSAR (İZMİR)
2005.10.17 10:11:36 38.1523 26.7473 15.5 3.3 3.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:09:23 38.1390 26.7590 12.7 3.2 3.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:05:47 38.1318 26.6043 7.1 -.- 4.3 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:51:41 38.1713 26.7383 14.1 3.1 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:31:37 38.1802 26.6307 11.2 2.8 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:25:37 38.0963 26.9348 20.4 3.3 -.- -.- KUŞADASI KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 09:16:05 38.1398 26.6580 11.1 -.- 4.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:05:20 38.2127 26.7003 14.1 3.0 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 08:59:22 38.2180 26.6230 20.5 -.- 4.1 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 08:45:17 38.1675 26.5820 10.8 -.- 5.7 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 08:17:05 38.1513 26.6568 12.9 3.0 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 07:31:26 38.1885 26.6315 17.2 3.8 3.9 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 06:29:05 40.2715 27.1063 20.1 2.8 -.- -.- GÜNDOĞDU-BİGA (ÇANAKKALE)
2005.10.17 06:27:42 38.2988 26.6148 16.8 2.9 -.- -.- UZUNKUYU-URLA (İZMİR)
2005.10.17 05:29:04 40.5213 33.2100 28.1 2.8 -.- -.- ŞABANÖZÜ (ÇANKIRI)
2005.10.17 05:18:44 34.4152 32.9307 42.3 -.- 4.1 -.- AKDENİZ
2005.10.17 03:44:10 38.2923 26.7748 22.3 3.0 -.- -.- URLA (İZMİR)
2005.10.16 18:17:11 41.3908 32.6447 3.3 3.0 -.- -.- OVACUMA-SAFRANBOLU (KARABÜK)
2005.10.16 12:54:15 39.3645 33.1547 21.7 2.8 -.- -.- BALA (ANKARA)
2005.10.16 12:09:44 39.5230 33.0047 27.4 3.1 -.- -.- BALA (ANKARA)
2005.10.16 10:19:42 39.0822 29.5465 32.1 3.4 3.3 -.- ÇAVDARHİSAR (KÜTAHYA)
2005.10.16 10:10:13 39.0557 27.5893 22.5 2.8 -.- -.- KIRKAĞAÇ (MANİSA)
2005.10.16 09:40:40 36.8697 27.9438 30.0 2.6 -.- -.- GÖKOVA KÖRFEZİ (AKDENİZ)
2005.10.16 06:20:23 38.4467 26

bourbon
17-10-2005, 11:58
ilkokullar tatiledilmis bu arada.

tiyatro
17-10-2005, 12:02
İzmir lilere geçmiş olsun inşallah en kısa zamanda
normale döner herşey.

traderslm
17-10-2005, 12:02
5.9 yıne sererıhısar ust gecmıs olsun tekrar gumuldur dekı yazlık ne alemdedır acaba ?:(

Serenler
17-10-2005, 12:03
Geçmiş olsun..
Depremler doğal hayatın bir parçası, var ve olamay devam edecek..
Takip ettiğim bir site var sanırım tahminleri tutuyor:
AKDENİZ VE EGE DE HAREKETLİLİK
Yazan : webmaster Tarih: 9.10.2005 Saat: 21:17 (77 kez okundu) Devamı...
Ege ve Akdeniz'deki hareketlilik hızlandı. Çok güçlü olmasa da bu yönlü bir hareketlilik alıyorum. Eğer sınırlarımız dışında olursa güçlü olur düşüncesindeyim. Yetkilileri uyarmak istiyorum bu yönlere dikkat etsinler.

TÜRKIYE DEPREMLE UYANDI
Yazan : webmaster Tarih: 17.10.2005 Saat: 11:24 (32 kez okundu) Devamı...
Başta İzmir olmak üzere, Türkiye'nin birçok yerinde deprem meydana geldi. Merkez üssü Ege, Akdeniz ve Çanakkale olan deprem, korkulu anlar yaşattı. Sitemi takip edenlerden e-mailler alıyorum, Halil bey tebrikler tekrar bildiniz konulu. 9.10.2005 Saat: 21:17 tarihinde attığım haberde Ege ve Akdeniz'de güçlü depremlerin olacağını belirtmiş, yetkilileri uyarmış, 13.10.2005 Saat: 23:54 tarihinde de depremlerin meydana gelmeye başladığını ve devam edeceğini belirtmiştim. Bu uyarılarıma rağmen hiçbir yetkiliden kontak almış değilim. Sanırım daha yıkıcı ve ölümcül bir deprem bekliyorlar. 1.000 kişiyi aşan üyelerime buradan seslenmek istiyorum, Beni izlemeye devam edin, dostlarınızı ve uzmanları uyarınız. Depremden dolayı insanlar ölmesin. MERCANLI

http://www.halilmercanli.com/modules.php?name=News

traderslm
17-10-2005, 12:05
bu artcı degıl herhalde cunku oncekınden yuksek

traderslm
17-10-2005, 12:32
Izmir'de Saat 12.46'da Meydana Gelen Ve Merkez Ussu Ege Denizi
Seferihisar Aciklari Olan 5.9 Buyuklugundeki Deprem Sonrasinda,
Izmir'de Ve Ilcelerinde Vatandaslar Sokaga Cikti. Panik Nedeniyle
Ilk Belirlemelere Gore Yuksekten Atlayan 6 Kisinin Yaralandigi Ogrenildi.
Sabah 08.45'te Meydana Gelen 5.7 Buyuklugundeki Depremin Ardindan
Oglen Saatlerine Kadar Cok Sayida Artci Sarsinti Yasandi. Saat
12.46'da Merkez Ussu Ege Denizi'nin Seferihisar Aciklari Olan 5.9
Buyuklugundeki Depremle Birlikte, Zaten Tedirgin Olan Izmirliler
Kendilerini Sokaga Atti.
Ilk Belirlemelere Gore Izmir Merkezde 3, Urla'da Da 3 Kisi
Korkudan Balkon Ve Pencerelerden Atlayarak Yaralandi. Bu Kisiler
Cevredeki Hastanelere Kaldirildi.
Ogrencilerin Ilk Sarsintidan Sonra Evlerine Gitmesinin Ardindan
Izmir Valiligi De Oglen Saatlerinde Okullarda Egitime Bir Gun Sureyle
Ara Verilmesine Karar Verdi. Valilik Kriz Merkezi Vali Oguz Kagan
Koksal Baskanliginda Toplantiya Girdi.
Izmir Emniyet Mudurlugu'nde Deprem Nedeniyle Izinlerin
Kaldirildigi Ve 24 Saat Esasina Gore Calisma Duzenine Gecildigi
Belirtildi.
Kentte Kablolu Ve Cep Telefonuyla Iletisim Saglikli Sekilde
Saglamiyor.
Izmir'deki Sirketlerin Buyuk Bolumu Calisanlarini Evlerine
Gonderdi. Vatandaslarin Evlerine Girmedigi, Parklarda Ve Acik
Alanlarda Bekledigi Goruluyor.


-aa-

Morientes
17-10-2005, 14:37
öğlenki 2 büyük sarsıntının ardından insanlar sokaklara döküldü.parklar dolup taşmış vaziyette...

Morientes
17-10-2005, 14:49
izmirde okullar ve devlet daireleri tatil edildi.trafik felç olmuş durumda...
okullar yarın da tatil

Acheron
17-10-2005, 14:59
ege uni de okuyorum öğleden sonra dersim vardı...gittim. Sarsıntıdan sonra tatil oldu...Trafik çok yoğundu...

Acheron
17-10-2005, 15:00
universiteler tatil mi?

Morientes
17-10-2005, 15:02
evet izmir ve manisadaki ilk-orta okul ve üniversiteler yarın da tatil(ntv)

Acheron
17-10-2005, 15:04
:) zarasız depremler tatlı bişeymiş

Morientes
17-10-2005, 15:07
:) zarasız depremler tatlı bişeymiş
öyle deme acheron seferihisar fayı coştu .
daha bir hafta sürecekmiş.
benim anlamadığım sabahki 5.7 ana deprem değilmiş heralde öğlenkiler 5.6 ve 5.9 oldu.
asıl kokutucu olan bu.

Morientes
17-10-2005, 15:17
her kanal bir deprem profesörü çıkarmaya başladı canlı yayına...

Morientes
17-10-2005, 15:26
bir artçı daha oldu biraz önce...

Acheron
17-10-2005, 15:36
umarım böyle atlatılır... yeraltı enerjisini bir şekilde boşaltmak zorunda ki büyük depremlere gebe olmasın...morientes adranalin yükseldimi?

ayyan
17-10-2005, 15:40
gecmis olsun arkadaslar :(

Morientes
17-10-2005, 15:44
adrenalin tavan yaptı acheron...

Acheron
17-10-2005, 15:50
gecmis olsun arkadaslar :(
ayyan saol... Biz borsacılar böyle depremlere alışkın olmalıyız. Nede olsa çok karşılaşmıyor muyuz. Tek fark orda para burda can...

karınca
17-10-2005, 17:10
bi kaç eşya yere düştü
biz düşmedik :D
11:46 da bi kaç tane daha düştü
Hala ayaktayız düşmedik :D

karınca
17-10-2005, 17:21
............................TÜRKİYE'DEKİ SON DEPREMLER............................
...................ULUSAL DEPREM İZLEME MERKEZİ HIZLI ÇÖZÜMLERİ...................
....(BU ÇÖZÜMLER İLK DEĞERLENDİRME SONUÇLARIDIR) Son 200 deprem listelenmiştir....
Büyüklük
Tarih Saat Enlem(N) Boylam(E) Derinlik(km) MD ML MS Yer
---------- -------- -------- ------- ---------- ------------ -----------
2005.10.17 17:14:15 38.2977 26.6852 22.9 2.7 -.- -.- URLA (İZMİR)
2005.10.17 17:09:53 38.1290 26.7132 13.9 3.2 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 17:03:49 40.0032 34.7613 30.0 3.0 -.- -.- BOĞAZKALE (ÇORUM)
2005.10.17 16:57:44 38.1107 26.7600 5.7 2.7 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 16:52:39 39.8172 24.4582 87.6 -.- 4.5 -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 16:45:17 40.6782 34.8903 7.0 3.2 -.- -.- LAÇİN (ÇORUM)
2005.10.17 16:42:38 38.0853 26.8568 23.1 3.2 -.- -.- KUŞADASI KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 16:32:33 38.1235 26.7405 8.0 -.- 3.4 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 16:22:49 38.1628 26.6270 20.7 -.- 4.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 16:16:42 38.2082 26.6495 14.5 3.5 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 16:13:17 40.6607 39.4592 53.2 2.7 -.- -.- TORUL (GÜMÜŞHANE)
2005.10.17 15:43:29 38.1730 26.6625 17.3 -.- 4.4 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 15:23:37 38.1273 27.0658 32.1 -.- 3.4 -.- DEĞİRMENDERE-MENDERES (İZMİR)
2005.10.17 15:22:32 38.1392 26.7135 12.9 -.- 3.8 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 15:02:21 38.1948 26.7605 27.8 -.- 3.4 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 14:52:22 38.1640 26.5810 29.1 -.- 4.1 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 14:48:46 38.2573 26.6055 24.2 -.- 3.7 -.- UZUNKUYU-URLA (İZMİR)
2005.10.17 14:17:43 38.1625 26.6513 12.8 -.- 4.1 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 14:15:22 38.1750 26.6382 16.3 3.4 3.6 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 14:12:22 38.3050 26.7880 29.5 2.7 -.- -.- URLA (İZMİR)
2005.10.17 14:10:47 38.3197 26.7067 26.9 3.0 -.- -.- URLA (İZMİR)
2005.10.17 14:09:13 38.1445 26.6310 5.4 -.- 3.3 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 14:06:55 38.3297 26.5877 9.7 -.- 3.3 -.- UZUNKUYU-URLA (İZMİR)
2005.10.17 14:02:36 38.0997 26.7782 9.5 3.1 3.1 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 14:00:21 38.1442 26.5908 10.2 2.9 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:57:27 38.4438 26.4490 30.0 -.- 3.9 -.- DALYANKÖY AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ)
2005.10.17 13:54:37 38.0505 26.9158 31.8 2.9 -.- -.- KUŞADASI KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 13:48:35 38.1637 26.9607 17.7 2.8 -.- -.- SEFERİHİSAR (İZMİR)
2005.10.17 13:43:53 38.2010 26.6842 30.1 3.2 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:41:31 38.0168 26.7088 22.2 3.1 -.- -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 13:39:55 38.2178 26.6497 15.7 2.7 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:39:05 38.1893 26.7473 16.9 2.8 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:35:22 38.2010 26.9188 28.6 3.3 -.- -.- SEFERİHİSAR (İZMİR)
2005.10.17 13:21:03 38.4398 26.9453 25.1 2.6 -.- -.- İZMİR KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 13:15:12 38.0277 26.3158 28.7 3.5 -.- -.- ÇEŞME AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ)
2005.10.17 13:13:47 38.1120 26.7607 30.2 2.6 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:10:28 38.1965 26.7403 17.9 3.4 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:07:54 38.1195 26.7295 14.4 -.- 4.1 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 13:06:13 38.2215 26.7473 13.0 3.1 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 12:58:33 37.9782 25.9462 33.7 3.7 -.- -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 12:55:30 38.1425 26.6152 20.7 -.- 5.6 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 12:46:53 38.1690 26.5248 10.4 -.- 5.9 -.- UZUNKUYU-URLA (İZMİR)
2005.10.17 12:39:27 39.3352 41.2592 31.9 2.9 -.- -.- ÇAYLAR-VARTO (MUŞ)
2005.10.17 12:37:05 38.1070 26.7547 24.9 2.9 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 12:25:42 38.1710 26.9018 24.7 2.7 -.- -.- SEFERİHİSAR (İZMİR)
2005.10.17 11:50:02 38.1937 26.5628 17.3 -.- 3.5 -.- UZUNKUYU-URLA (İZMİR)
2005.10.17 11:39:04 38.1535 26.6930 8.0 3.2 3.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 11:34:43 38.1255 26.5458 15.2 -.- 4.7 -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 11:28:52 38.1797 26.6217 14.4 -.- 4.5 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 11:07:28 38.1525 26.5620 15.4 3.7 3.9 -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 11:00:26 38.1510 26.6863 21.0 3.1 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:54:40 38.0343 26.9540 23.4 3.0 -.- -.- KUŞADASI KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 10:49:50 38.1497 26.6112 14.8 3.3 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:33:04 38.1665 26.7760 23.1 3.4 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:14:56 38.1628 26.8140 28.3 3.2 -.- -.- SEFERİHİSAR (İZMİR)
2005.10.17 10:11:36 38.1523 26.7473 15.5 3.3 3.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:09:23 38.1390 26.7590 12.7 3.2 3.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 10:05:47 38.1318 26.6043 7.1 -.- 4.3 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:51:41 38.1713 26.7383 14.1 3.1 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:31:37 38.1802 26.6307 11.2 2.8 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:25:37 38.0963 26.9348 20.4 3.3 -.- -.- KUŞADASI KÖRFEZİ (EGE DENİZİ)
2005.10.17 09:16:05 38.1398 26.6580 11.1 -.- 4.2 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 09:05:20 38.2127 26.7003 14.1 3.0 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 08:59:22 38.2180 26.6230 20.5 -.- 4.1 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 08:45:16 38.1307 26.5052 8.1 -.- 5.7 -.- EGE DENİZİ
2005.10.17 08:17:05 38.1513 26.6568 12.9 3.0 -.- -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 07:31:26 38.1885 26.6315 17.2 3.8 3.9 -.- SEFERİHİSAR AÇIKLARI-İZMİR (EGE DENİZİ
2005.10.17 06:29:05 40.2715 27.1063 20.1 2.8 -.- -.- GÜNDOĞDU-BİGA (ÇANAKKALE)
2005.10.17 06:27:42 38.2988 26.6148 16.8 2.9 -.- -.- UZUNKUYU-URLA (İZMİR)
2005.10.17 05:29:04 40.5213 33.2100 28.1 2.8 -.- -.- ŞABANÖZÜ (ÇANKIRI)
2005.10.17 05:18:44 34.4152 32.9307 42.3 -.- 4.1 -.- AKDENİZ
2005.10.17 03:44:10 38.2923 26.7748 22.3 3.0 -.- -.- URLA (İZMİR)

Morientes
17-10-2005, 17:27
deprem prof.larının tv ye çıkması acilen yasaklanmalı...
halkı panik etmekten ve birbirlerine çamur atmaktan başka bir işe yaramıyorlar.
hepsi falcı bacılar gibi beni dediğim doğru derdinde...
bitanesi izmirde 7 büyüklüğünde deprem bekleniyor akşam evinizde yatmayın dedi.prof.ta olsa bir insan bu kadar sorumsuzca ve panik yaratırcasına konuşmamalı.

sabır
17-10-2005, 17:36
Herkeze hepimize geçmiş olsun, şimdilik tabiki..Bu gün resmen beşik gibi defalarca sallandık..Takdir ALLAHın tabiki yapacak ve önüne geçilecek bir durum yok..İnşallah en büyüğü bu kadar olur...

Morientes
17-10-2005, 17:44
GSM'LER VE KABLOLU TELEFONLAR DAHİL İLK DEPREMDEN (08:45) İTİBAREN DEVRE DIŞI KALDI, TELEFONLAR BOYLE ZAMANLARDA; YARDIM VS İÇİN; KULLANILMAYAKCA NE ZAMAN KULLANILACAK.DUNYANIN REKLAMINI YAPAN,BIR O KADAR DA PARA KAZANAN OPERATORLERIN TEKNIK ALT YAPISINI GORDUK...rezalet

Hadramut
17-10-2005, 17:44
Herkeze hepimize geçmiş olsun, şimdilik tabiki..Bu gün resmen beşik gibi defalarca sallandık..Takdir ALLAHın tabiki yapacak ve önüne geçilecek bir durum yok..İnşallah en büyüğü bu kadar olur...

Bugün için beklemek ve daha şiddetlisinin olmamasını dilemekten başka yapılacak bir şey yok sn. Sabır. Ama bilesinizki bugünkü çaresizliğimizde en büyük suçlu sizin yaklaşımınız. İslam coğrafyalarının tümünü yıkıyor depremler ama Japonlara pek bir şey yapamıyor. Her şeyi Allaha havale ettiğimizden deprem kültürü oluşturamıyoruz.

Sizin iyi niyetle işaret etiğiniz şey aslında temel düşmanımız cehalet...

varyemez
17-10-2005, 17:53
gecmiş olsun,hafif atlattık...

edvin
17-10-2005, 18:05
tüm izmirlilere geçmiş olsun..Allah beterinden korusun..

zülfikar
17-10-2005, 20:46
geçmiş olsun.

MAKİNİST
17-10-2005, 20:50
Sayın KMX'in nezdinde bütün izmirlilere geçmiş olsun dilerim.umarım ALLAH böyle felaketleri ülkemize göstermez.

kentuf
17-10-2005, 20:50
geçmiş olsun izmir geçen akşam ne konuştuysak oluyor yemekte .okan tekstil dedi kmx -ben şeker piliç -ereğli korhan dedi mavzer de istanbul da deprem olursa paranızı unutun canınızın kıymetini bilin gibi şeyler .
valla yaşamak .paranın satın alamıyacağı şeyler düşünmek iki dakika...

dideban
17-10-2005, 20:58
GSM'LER VE KABLOLU TELEFONLAR DAHİL İLK DEPREMDEN (08:45) İTİBAREN DEVRE DIŞI KALDI, TELEFONLAR BOYLE ZAMANLARDA; YARDIM VS İÇİN; KULLANILMAYAKCA NE ZAMAN KULLANILACAK.DUNYANIN REKLAMINI YAPAN,BIR O KADAR DA PARA KAZANAN OPERATORLERIN TEKNIK ALT YAPISINI GORDUK...rezalet

Aynen katılıyorum..Ayıptır...iktidarlar vergi,operatörler daha fazla kar-daha fazla reyting peşinde..böyle durumlarda bir işe yaramayacaklarsa..ne diyeyim..

Turkuaz
17-10-2005, 21:04
Tüm İzmirlilere geçmiş olsun umarım artçılarda daha fazla sürmez .

Allah yardımcınız olsun .

sabır
17-10-2005, 22:08
Bugün için beklemek ve daha şiddetlisinin olmamasını dilemekten başka yapılacak bir şey yok sn. Sabır. Ama bilesinizki bugünkü çaresizliğimizde en büyük suçlu sizin yaklaşımınız. İslam coğrafyalarının tümünü yıkıyor depremler ama Japonlara pek bir şey yapamıyor. Her şeyi Allaha havale ettiğimizden deprem kültürü oluşturamıyoruz.

Sizin iyi niyetle işaret etiğiniz şey aslında temel düşmanımız cehalet...
Tabiki ilk önce tedbirimizi alacağız Sayın Hadramut...!Sözlerimi yanlış algıladınız sanırım..Ama şuda bir gerçekki istediğimiz kadar tedbir alalım sonuçta yine benim dediğim gibi TAKDİRİ İLAHİ..Muhakkaki ilk önce tedbir sonra Takdiri İLAHİ..Bakın Size en güzel örnek dünyanın en güçlü ülkesi Amerika..Sel neredeyse bir şehri yada kasabayı yutuyor,yada bir tsunami,yada hortum vs vs...Engellenilebiliyormu...???:gulen: :gulen: :gulen:Kaldıki bu sözleri ben diyorum,ayıptır söylemesi her yol varda..:D :D Demekki bu gün bayağı bir korkmuşum ben...Allah sonumuzu hayır ede....:cool: :cool:

pinky
18-10-2005, 13:05
Depremde:
Adım, Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan
Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma sefi ve afet olayları
müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat
kurtaracaktır. 875 yıkılmıs binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden
kurtarma ekipleriyle çalıstım, birçok ülkede kurtarma ekipleri
olusturdum, ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2
Yıl boyunca birlesmis milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten
beri aynı anda gerçeklesenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde
çalıstım. 1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliligini ortaya
koyan bir film yaptık.

Türk hükümeti, Istanbul belediyesi, Istanbul üniversitesi, Case
yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında
isbirligi yaptılar. Içinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi
yıktık. 10 maket "çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket
"hayat üçgeni" metodumu uyguladı. Tasarlanmıs yıkımdan sonra
görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip
binaya girdik. Bina yıkımlarında olusabilecek sartlar dahilinde direk
olarak gözlemlenebilen ve bilimsel sartlar altında hayatta kalma
tekniklerimi uyguladıgım film "çömelip korunan/saklanan" kisiler için
hayatta kalma sansının sıfır oldugunu ortaya koydu. Hayat üçgeni
metodumu kullananlar için hayatta kalabilme sansı yaklasık olarak %
100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında
milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney
Amerika'da RealTVN programında izlendi. Enkazına girdigim ilk bina
1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının
altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlıgına kadar ezilmislerdi.
Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmıs olsalardı hayatta kalmıs
olabilirlerdi. Bu "ayıptı, gereksizdi" ve çocukların neden
koridorlarda (sıraların arasında) olmadıgını merak ettim. O an,
çocuklara bir seyin/esyanın altına saklanmalarının söylendigini
bilmiyordum. Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin
üzerine düsen tavan agırlıgı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere
çarparken yanlarında bir yer, bosluk bırakırlar. Bu bosluk benim
"hayat üçgeni" dedigim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar
dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse
bosluk ve bu boslugu kullanan kisinin yaralanmama olasılıgı o kadar
artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördügün
üçgenleri say. Heryerdeler. Yıkılan bir binada göreceginiz en yaygın
biçimdir. Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve baskalarını
kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin Itfaiye bölümünü
egittim. Trujillo Itfaiye Departmanının kurtarma sefi Üniversitede
profesördür. Bana her yerde eslik etti. Kisisel ifadeleridir:

Adım, Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi sefiyim. 11 yasındayken
çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalısım 1972 yılında 70.000
kisini öldügü depremde oldu. Erkek Kardesimin motosikletinin yanında
olusan hayat üçgeni" içinde hayatta kaldım. Yataklarının veya
sıraların, masaların altına giren arkadaslarım ezilerek öldüler (isim,
adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yasayan örnegiyim.
Ölen arkadaslarım "çömel ve korun" örnekleridir.

DOUG COPP'UN ÖNERiLERi

1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan" kisiler
istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi
nesnelerin altına giren kisiler her zaman ezilirler.

2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi dogal bir sekilde
dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına dogru çekerek kıvrılırlar.
Deprem anında sizde bu sekilde kıvrılmalısınız. Bu dogal bir güvenlik
ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boslukta hayatta
kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında bosluk yaratacak bir
kanepe, genis büyük bir esyanın yanında durun.

3) Ahsap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi
basittir; ahsap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eger
ahsap bina çökerse genis yasam boslukları olusur. Ayrıca, ahsap
binalar daha az yogunlukta yıkılıs agırlıgına sahiptir. Tugla binalar
ayrı tugla parçalarına ayrılacaklardır. Tuglalar bir çok yaralanmalara
sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmis vücutlar
yaratırlar.

4) Eger gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak
yataktan düsün. Yatagın çevresinde güvenli bir bosluk olusacaktır.
Oteller müsterilerine deprem anında yatakların yanında yere
uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının
arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını
saglayabilirler.

5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya
pencereden dısarı kaçmak mümkün degilse, kanepe veya büyük bir
koltugun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere
uzanın.

6) Bina çökerken Kapı kirislerinin altına geçen herkes
ölür...Nasıl mı? Eger kapı kirislerinin altına geçerseniz ve kapı
kirisi öne veya arkaya dogru düsürse inen tavanın altında ezilirsiniz.
Eger kapı kirisi yana dogru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki
durumda da ölürsünüz!

7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana
binadan) farklı bir "frekans aralıgına" sahiptir; ana binadan
bagımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı
devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılısı
gerçeklesene kadar. Merdivenlere ulasan insanlar basamaklar yüzünden
yaralanırlar. Korkunç sekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi,
merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en
muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamıs olsa dahi, merdivenler
bagırarak kaçmaya çalısan insanların asırı yüklenmesi ile çökebilir.
Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemis olsa dahi her
zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

8) Binanın dıs duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dısına çıkın.

Binanın iç kısımlarındansa dıs kısımlarına yakın yerlerde olmak çok
daha iyidir. Binanın dıs çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkıs
yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların
meydana getirdigi gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen
araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin
kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. Araçlarının
dısına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta
kalabilirlerdi. Ölen herkes eger araçlarından çıkıp, araçlarının
yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yasıyor olabilirdi. Ezilen
bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düstügü
araçlar hariç- 3 feet yükseklikte bosluklar olusmustu.

10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kagıdın
oldugu ofisleri dolasırken kagıdın sıkısmadıgını/ezilmedigini
kesfettim. Kagıt yıgınlarının/kümelerinin etrafında genis bosluklar
ulunur/olusur.

adnanfd
18-10-2005, 23:26
7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana
binadan) farklı bir "frekans aralıgına" sahiptir; ana binadan
bagımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı
devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılısı
gerçeklesene kadar. Merdivenlere ulasan insanlar basamaklar yüzünden
yaralanırlar. Korkunç sekilde sakatlanırlar.

10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kagıdın
oldugu ofisleri dolasırken kagıdın sıkısmadıgını/ezilmedigini
kesfettim. Kagıt yıgınlarının/kümelerinin etrafında genis bosluklar
ulunur/olusur.

17 ağustos depreminde bir arkadaşım deprem anında 2. kattan nasıl olsa kaçarım diye merdivenlere doğru yürüyor.sarsıntı şiddetlenince panikle merdivenlerden hızla inmeye başlıyor ve yere yuvarlanıyor.kolu
çok kötü bir şekilde iki yerinden kırılmıştı.oturduğu bina ise çökmedi az hasar gördü.

deprem bittikten sonra dışarı çıktığımızda iki sokak ötemizde 6 katlı bir bina komple çökmüştü.yardıma gittik etraf çok karanlık olduğu için arabaların farlarını enkaza doğru yönelttik.en üst katta 5 yaşındaki bir çocuğu yarasız beresiz çıkardık.deprem sırasında çocuk yerde yatıyormuş.depremin şiddeti ile kitaplık yere doğru düşüyor.çocuğun yanında da ablasına ait ders kitapları yığılı.kitaplıktaki ansiklopediler yere düşüyor kitaplıkta bunların üzerine.bina çökünce tavanda kitaplığın üzerine geliyor.o kalın ansiklopediler küçük bir çocuğun hayatını kurtarmıştı.yalnız anlamadığımız nokta o çocuğun sabah 03 te kendi odasında değilde niçin salonda yerde yattığı.onu öğrenemedik.çünkü çocuğun anne ve babası ölmüştü. ablası ise başka bir şehirde babaannesinin yanında olduğu için kurtulmuştu.

Cinnamon
18-10-2005, 23:45
Bugün radyoda dinledim. Bir hafta önce Maden Tetkik Arama Kurumu İzmir'de 6 civarlarında bir deprem olacağına dair bir rapor hazırlamış.

Keşke şarlatanlar ve açgözlüler yerine GERÇEK bilimadamlarının sesleri daha gür çıksa ve duyulsa!

varyemez
18-10-2005, 23:51
yakın bir gelecekte depremleri önceden tahmin edebilecekler galiba....

Augustlobster
18-10-2005, 23:53
herkese geçmiş olsun.izmir sallandı..ama istanbulun 4bir yanı sallandı..ya sıra gelirse..şahsen ozaman hatırlıyorumda..adapazarı depremi olduğunda,orada olan manzara ve yaşam koşullarını..mümkün değil.koşul dedim bakmayın.oturan tanıdıklarım vardı.ve izmitte deprem olduktan sonra o artan hırsızlık olayları.doğudan gelen-akan bir insan seli.sırf hırsızlıkyapıp birde yerleşmek için.istanbula 7.5yeter..ya sonra..bu deprem olacak diyorlar.ozaman temelli terkmi edicez istanbulu..kanaatimce enaz 1.5milyon insan hayatını kaybedecek.en iyi ihtimalle.şuan bu deprem olmadığı için uzun süredir..kendimi içim dolmuş gibi hissediyorum.sanki zor dayanıyor..ve ankara türkiyenin başkenti diyorlar.hernekdar resmi olsada..gerçek olan benim için istanbuldur.o deprem olmaması lazım.

Augustlobster
18-10-2005, 23:56
yakın bir gelecekte depremleri önceden tahmin edebilecekler galiba....

benim samimi fikrim,amerika kontrol edebiliyor.ve hatta ve hatta bu depremi tetikleyecek teknolojileri olduguna inanıyorum.

varyemez
19-10-2005, 00:09
benim samimi fikrim,amerika kontrol edebiliyor.ve hatta ve hatta bu depremi tetikleyecek teknolojileri olduguna inanıyorum.
aslıda bende inanıyorum,99 depremiyle ilgili komplo teorileri bile var....

karınca
21-10-2005, 09:42
bi kaç eşya yere düştü biz düşmedik :D

11:46 da bi kaç tane daha düştü
Hala ayaktayız düşmedik :D
Bu sefer de nöbetteydim, düşenleri kaldırdık :D

Hadramut
21-10-2005, 10:22
Bu sefer de nöbetteydim, düşenleri kaldırdık :D

Artık kanıksadık.Korku ile karışık deprem hareketlerine bile dikkat etmeye başladık. Benim dikkatimi İzmir depremlerindeki yer hareketlerinin yönleri çekiyor. 99 Gölcük depremini Avcılarda uyanık ve sohbette olduğumuz bir anda yaşamıştım. Sadece doğu batı yönünde ve oldukça salınımlı yaşanmıştı. Oysa İzmirde yaşadığım son dört depremde dansöz gibi kıvırıyor. Önce alttan yukarı güçlü bir darbe ile başlıyor. sonra tüm yönlere doğru hareket başlıyor ve bunlar çok hızlı bir salınımla gerçekleşiyor. Şansımız deprem sürelerinin çok kısa olması. Eğer bu süreler 20 saniyenin üzerine çıkarsa büyük yıkımlar yaşanır kaygısındayım.
Sismik gerilim hala sürüyor. Dileyelim ve umalım ki Aliağa-Karaburun arasındaki oldukça uzun ve 3 parçalı diğer faylara dikey olarak uzanan parça kırılmasın.

trakyalı
21-10-2005, 11:09
Geçmiş olsun Allah korusun.

ayyan
21-10-2005, 11:12
gecmis olsun arkadaslar :(

Acheron
21-10-2005, 11:23
hayatınız boyunca hep sabit olarak gördüğünüz şeylerin hareketlenmesi insanın nefesini kesiyor..
Deprem çok kötü ama doğa harikası bişey
virajsız bir yolda depremin dalgalarının yola yansımasını canlı gözlerle görmek nasıl olurdu....

chuckydoll
21-10-2005, 11:45
artçılar 5 er 10 ar dk arayla devam edio....umarım daha buyuk bir ana deprem daha yasamayız... oldukça etkilendik.....
...herkese geçmiş olsun.....

http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/sondepremler.asp

rekorb
21-10-2005, 11:49
Prof. Dr. Ahmet Ercan:

İzmir’deki 5.7, 5.9, 5.6, 5.9’luk küme depremler, sonrası artçı ve öncülerle değil de, tek bir depremle boşalsaydı, depremin büyüklüğü 6.2, şiddeti de 8 olacaktı.

Toplam 4 depremle çıkan enerji 5 atom bombasına denktir.

Kırıklar boyunca yeni jeotermal alanların ortaya çıkacak, bu alanlar İzmir’in kaplıca turizminde ve ısınmasında etkili olacak.

karınca
21-10-2005, 12:09
Deprem olması değilde beni üzen bir nokta var...
Depremi takiben halk doğal olarak sokağa fırladı.
Ben de ekibimle beraber bölgede bir problem olup olmadığını görmek üzere tur atmaya başladık.
Hiç kimse ambulansa yol vermiyordu.
Telsizden duyduğum kadarıyla kalbi duran 3 kişi ile balkondan atlama yolu ile kırıkları bulunan 2 hastayı hastaneye taşımaya çalışan ambulanslar yola çıkan "amaçsız" araçlar nedeni ile ilerleyemediler.
Trafiği açmak için polis desen hiç birisi ortada yoktu.
Yine benzer şekilde bu amaçsız insan sürüsü ambulanslara yol vermedi.
GSM araçları bloke oldu.
Bir de yukarıda yazıldığı gibi bu küçük depremler olmasaydı da yıkıma neden olan bir deprem ile karşılaşsaydık...
Halkın bu derecede olan duyarsızlığı ???

Not:Bu halk Türkiyenin her yerinde aynı.Eğer bir gün depremi yaşarsanız yukarıda yazdıklarımı hatırlayın çünkü ambulans içindeki kişi siz yada bir akrabanız yada bir tanıdığınız olabilir.

KARAHAN
21-10-2005, 12:54
büyük geçmiş olsun güzel izmir...

bourbon
21-10-2005, 14:30
bayindirlik bakanligi rasathanenin tersine,egede 6/6.5 siddetinde deprem uretilmeye musait oldugunu soylemis.

Beşinciboyut
21-10-2005, 15:31
Tüm İzmirlilere geçmiş olsun.

Depremde can kaybının %50 si yapısal olmayan malzemeler(buzdolabı, kitaplık, tv, dolap, asılı çerçeve, avize, floresan lamba, gümüşlük, vitrin vb)den kaynaklanıyormuş. Bu malzemeleri sabitlemek lazım.

sabır
21-10-2005, 18:44
Arkadaşlar depremin olmasıda bir şey değilde..!Asıl bu gün İzmirde yine akıllara durgunluk verecek türden bir insanlık ayıbı gerçekleşti..Yanılmıyorsam 15.00--15.30 sıralarında bir anda herkezde bir panik ve insanların evlerini boşalttığına şahit olduk..Buna Telekom--belediyeler--bankalar--üniversiteler--MALİYE yani anlayacağınız bir çok resmi kurum ve kuruluşta dahil olmak üzere binalar acele terkedildi..Neymiş Efendim Sivil savunmadan tüm devlet daireleri ve vatandaşlara anaons ve uyarı yapılmış;1-2 saate kadar çok büyük bir depremin beklendiği yer altında anormal bir sismik hareketlenmenin olduğu söylenmişmiş...!Aman ALLAHIMMMMMM....Bir görmeliydiniz o insanların MEMURLARIN halini...İçler acısı bir durum yawwww...Sonra yerel kanallardan Valilikten bir açıklama geliyor bu haberin asılsız olduğu böyle bir şeyi önceden bilmenin mümkün olmadığını söylüyorlar ve hayat normale dönüyor tekrar...ŞİMDİ SORARIM SİZE;HADİ BİZLER NORMAL VATANDAŞLAR PANİK YAPTIK VE İNANDIK...YA DEVLET DAİRELERİ...??BUNLARDAN HİÇ BİR YETKİLİ BU HABERİ DUYDUĞUNDA RESMİ BİR AĞIZDAN AÇIKLAMA OLMAMASINA RAĞMEN HİÇMİ AKILLARINA GELMEDİ SİVİL SAVUNMAYI ARAYIP SORMALARI...HAYRET YAWWWW....:D :D :D

Cinnamon
21-10-2005, 21:03
Tüm İzmirlilere geçmiş olsun.

gzmnc
21-10-2005, 21:09
geçmiş olsun İzmir...

pride
21-10-2005, 21:37
gecmis olsun...
bugun van kedısı olan bırısı anlattı dun depremden once kedi yerinde duramamıs ordan oraya ordan oraya huysuzlanmıs, diger ızmır depremlerınde oldugu gıbı....

KMX
21-10-2005, 21:42
Biz dün geceki 5.9 depreminde uyuyorduk. Sallantıdan uyandık. Yaklaşık 30 saniye sürdü. Sonra eşim depremin derecesini öğrenmek için TV'yi açtı. 5.9 olduğunu öğrendik ve hemen yattık. Bugün hastaneye gidince dün gece insanların arabalarda yattıklarını öğrendim. Bu akşam aritmikle konuşuyoruz. Ona 'anatrend devam ediyor. Arada bu tip sarsıntılar olacak!' dedim. Bence insanlarımız depremi fazla umursuyor. Ben 99 depreminden hemen sonra bir hafta gönüllü olarak İzmit'te çalıştım. Orada da 6.2, 6.4 artçılardan en az 5-6 tane yaşadım. Yine de bir türlü tedirgin olamıyorum. Herkese geçmiş olsun.

KMX

KARAHAN
21-10-2005, 21:55
deprem ile borsa benzeşiyorlar...

ikisinin de sagı solu belli olmuyor...ikisinin de sarsıntısı yürek hoplatıyor..korkutuyor...

depremin borsadan tek farkı takasının olmaması...ama yine de sn.kmx çok olgun yorumlamış olayı...no panic...!!!

bourbon
21-10-2005, 22:04
su fiskos gazetesine de sinir oluyorum.Tv de gordum insanlar sokaklarda neymis su yukselmis,o isinmis,bu sogumus,deprem olacakmis.Hocalar basbas bagiriyor bunlar tamamen sacma diye,Izmir gibi kultur, okumayazma orani yuksek guzide ilimizde bile ayni manzaralar.

pride
21-10-2005, 22:14
Edirne ılınde ıken 99 depremını hıc duymadım uykudan bile uyanmamısım, kaynaslıdaki depremde 5 nci katta ve banyoda kafa sabunlu yakalandım evdeki herkes kactı ıcımden, ulan bu halde nereye gıdecegım ben kurulanana ve gıyınıp asagıya ınene kadar zaten olan olur, banyo yapmaya devam et dedım ve ıstıfımı bozmadan banyo keyfıme devam ettım,

kendıme cok guvenıyordum 2003 yılında;
yattıgım koltugun uzerınden eşimin depremden korkmasına guluyordum, ben gulerken birden artcı deprem nedenıyle 3 sanıyelıgıne yattıgım koltuk gıdıp gelmeye basladı, acaip koktum ve tırstım bu kez o bana guluyordu ve ondan sonra bende deprem fobisi olustu...

acıkcası tırsıyorum...:(

karınca
21-10-2005, 22:49
gecmis olsun...
bugun van kedısı olan bırısı anlattı dun depremden once kedi yerinde duramamıs ordan oraya ordan oraya huysuzlanmıs, diger ızmır depremlerınde oldugu gıbı....
Arkadaşının kedisinde "deprem fobisi" olabilir.:D
Bizim istasyonun bahçesinde beslediğimiz bir sokak köpeği vardı...
Depremden öncede sonrada kaşınıyordu.
Yani çok relax bi köpek :D fobi neyin yok :D

pride
21-10-2005, 22:58
Arkadaşının kedisinde "deprem fobisi" olabilir.:D
Bizim istasyonun bahçesinde beslediğimiz bir sokak köpeği vardı...
Depremden öncede sonrada kaşınıyordu.
Yani çok relax bi köpek :D fobi neyin yok :D

gayet rahatmıs beya:D

KMX
21-10-2005, 23:45
Arkadaşının kedisinde "deprem fobisi" olabilir.:D
Bizim istasyonun bahçesinde beslediğimiz bir sokak köpeği vardı...
Depremden öncede sonrada kaşınıyordu.
Yani çok relax bi köpek :D fobi neyin yok :D

2-3 yıl önce NTV de büyük depremler hakkında bir belgesel izledim. Sanırım 1964 yılında Alaska veya kuzey kutbuna yakın bir yerde 9.4 şiddetinde bir depremin görüntüleri vardı. Görüntüler denizdeki bir gemiden çekilmişti. Kıyıdaki ahşap bir ev 200-300 metre yer değiştirmişti. Olaydan önce kıyıda bir köpek vardı. Rahmetli hayvan, deprem olana kadar gayet sakindi. O günden beri o köpeğin şahsında köpeklere güvenim azalmıştır.

KMX

adnanfd
21-10-2005, 23:49
Arkadaşının kedisinde "deprem fobisi" olabilir.:D
Bizim istasyonun bahçesinde beslediğimiz bir sokak köpeği vardı...
Depremden öncede sonrada kaşınıyordu.
Yani çok relax bi köpek :D fobi neyin yok :D

sokakta olduğu için huysuzlanmamıştır.aynı köpeği evin içine koyalım bir sonraki depremde(Allah göstermesin) bakalım aynı şekilde kaşınmaya devam edecekmi:)

İLHAN
21-10-2005, 23:51
Rahmetli hayvan, deprem olana kadar gayet sakindi. O günden beri o köpeğin şahsında köpeklere güvenim azalmıştır.

KMX

Kopeklerde kalp krizi geciriyor demek ki...

Köpeklerin deprem sonrasi ölmeleri enteresan bir sey. Alt tarafi yer sallaniyor evin yok barkin yok anan,baban evladın yok. Ne diye bu kadar stress yapıyor bu hayvan anlamak mumkün degil.

Güven konusunda ise köpekler kadar güvenilir hayvan varmidir cihanda bilmiyorum.

bourbon
21-10-2005, 23:58
BENDE king size 50 kiloluk rot vardi.Rahmetli hayvan, babam gelmeden 10 dakika once kapinin onunde sevinc icinde yatardi.Gece otoparka araba girsin hemen hazirola gecer kapiya yonelirdi.Ama 2000 depreminde hicbirsey anlamamisdi ve gercekten cok sasirmistim bu kadar hassas hayvan niye hic tepki vermedi diye.tum millet gece sokaga indiginde herkese garip garip bakiyodu sanki bu insanlar bu saatte napiyo gibilerinden.Ote yandan 2 apatman yanimizdaki ,icinde bulundugu arabadan televizyon calinan sus terrier kopegi deprem olmadan ortaligi birbirine katmis evde.Hala anlayamamisimdir bu ikilemi.

İLHAN
22-10-2005, 00:07
Şu deprem olunca şunu yapmalı şunu yapmamalı konusu kadar sacma bir sey olamaz. Sacma cunkü hicbirinin uygulanabilme sansi yok deprem sanki sana soru soruyor saatte 40 la giden bi araba 3 saatte nereye gider gibi. Yahu deprem bu nerede, ne zaman, nasıl olacagını kimse biiiiiileeeeeeeemeeeeeeeeeeezz...

Sansiniz varsa yasarsiniz yoksa ölürsünüz bu kadar basit.

9.Katta kötü bir binada yasiyorsaniz sansiniz yoktur ama deprem oldugu an TEMDE araba kullanıyor olursaniz cok daha sanslisinizdir evi celik konstraksyonlu super kaliteli bir binada olana göre...

E kimbilir belki cok ama cok sanssiz olursunuz ve temde giderken bir köprü yıkılır ve yüzlerce kilometre tepenizde birsey yokken o anda basiniza birden köprü düsebilir...

Simdi otobüsteki adamlara da bir sey uydurur bizim deprem uzmanlari yok otobüste giderken koltugun altina girin falan filan..
:gulen:

İLHAN
22-10-2005, 00:10
Masanın altına girmis yok yatagın yanına yatmis. Yok gazete parcaları korurmus.
Sanki tonlarca gazete yıgını var evde. Bu kadar abuk sabuk sey olamaz ...

İLHAN
22-10-2005, 00:21
BENDE king size 50 kiloluk rot vardi.Rahmetli hayvan, babam gelmeden 10 dakika once kapinin onunde sevinc icinde yatardi.Gece otoparka araba girsin hemen hazirola gecer kapiya yonelirdi.Ama 2000 depreminde hicbirsey anlamamisdi ve gercekten cok sasirmistim bu kadar hassas hayvan niye hic tepki vermedi diye.tum millet gece sokaga indiginde herkese garip garip bakiyodu sanki bu insanlar bu saatte napiyo gibilerinden.Ote yandan 2 apatman yanimizdaki ,icinde bulundugu arabadan televizyon calinan sus terrier kopegi deprem olmadan ortaligi birbirine katmis evde.Hala anlayamamisimdir bu ikilemi.

Bourbon düsman ile dogal olaylar arasindaki farki ayirt edebiliyormus sizin king.
Terrie ise salak bir yaygaracı ve panikciymis bu kadar basit...

Sanki havlayınca panik yapınca ne oluyo? Sizin king yahu yer sallanıyor garip bir durum var alla alla bile demis olabilir..

Kedilere soyle boyle derdim ama bayagı duygusalmıs bunlar be.
Gelip kuyruklarını kaldırıp dolanmıyorlarmı ayaklarının dibinde bi de grrr grrr sesleri yok mu e yanına bir de saklambac oyunlarını koyun alın size köpek. Ama buyuyünce kediler oyundan vazgeciyorlarmış galiba. :hayır:

İzmitte,gölcükte köpek vardi da ne oldu?

temese
22-10-2005, 07:37
Arkadaşlar depremin olmasıda bir şey değilde..!Asıl bu gün İzmirde yine akıllara durgunluk verecek türden bir insanlık ayıbı gerçekleşti..Yanılmıyorsam 15.00--15.30 sıralarında bir anda herkezde bir panik ve insanların evlerini boşalttığına şahit olduk..Buna Telekom--belediyeler--bankalar--üniversiteler--MALİYE yani anlayacağınız bir çok resmi kurum ve kuruluşta dahil olmak üzere binalar acele terkedildi..Neymiş Efendim Sivil savunmadan tüm devlet daireleri ve vatandaşlara anaons ve uyarı yapılmış;1-2 saate kadar çok büyük bir depremin beklendiği yer altında anormal bir sismik hareketlenmenin olduğu söylenmişmiş...!Aman ALLAHIMMMMMM....Bir görmeliydiniz o insanların MEMURLARIN halini...İçler acısı bir durum yawwww...Sonra yerel kanallardan Valilikten bir açıklama geliyor bu haberin asılsız olduğu böyle bir şeyi önceden bilmenin mümkün olmadığını söylüyorlar ve hayat normale dönüyor tekrar...ŞİMDİ SORARIM SİZE;HADİ BİZLER NORMAL VATANDAŞLAR PANİK YAPTIK VE İNANDIK...YA DEVLET DAİRELERİ...??BUNLARDAN HİÇ BİR YETKİLİ BU HABERİ DUYDUĞUNDA RESMİ BİR AĞIZDAN AÇIKLAMA OLMAMASINA RAĞMEN HİÇMİ AKILLARINA GELMEDİ SİVİL SAVUNMAYI ARAYIP SORMALARI...HAYRET YAWWWW....:D :D :D


Arkadaşım resmi ağızların bir açıklama yapmasını bırak
belediye ekipleri buca da bornova da insanları zorla sokağa çıkarmışlar.
Beni o kadar çok kişi aradı ki şaşırıp kaldım
en abuk sabuk internet haber sitelerine dahi baktım ama tek bir satır dahi haber veya yorum bulamadım.
Yok bir şey ,sakin olun dedim.

Yahu dedim bu ülkenin teknolojisi o kadar gelişseydi
Biz bu halde mi olurduk.

Resmi açıklama,sivil savunma kelimeleri ise artık bu ülkede yaşayanlar için bir anlam ifade etmekten çok uzak..
Onlar bu aralar gamze özçelik in porno kasetini kimler seyretmiş onun peşindeler.
Bir tane hacker çıkıpta şu siteleri göçertemedi ,kilitleyemedi ya ona şaşıyorum.

Bu ülke 8 şiddetinde bile sallansa az arkadaşlar
işin namus tarafını geçtim
Ticaret ahlakı,dürüstlük,işini adam gibi yapma neredeyse bitti.
Rüşvet,kaçakçılık,ülkeyi satmak normal bir olay haline geldi.
Hatta o kadar azdılarki"YUKARIDAN ALLAH İNSE BİZİ DURDURAMAZ"diyecek kadar azdılar.
Kuran ı Kerim de bu sözler edilmeye başlandı mı halkların başlarına neler geldiği de yazıyor.

Saygılarımla..

temese
22-10-2005, 07:42
İlgilendiğim için ilave etmek isterim ki:
Her güneş tutulmasından sonra beklediğim için benim için çok sürpriz olmamakla beraber
asıl hareketi mart 2006 da bekliyordum
umarım bu sarsıntılar birikimi azaltırda mart ta da pek bir şey olmaz
hoş izmir de olmasa istanbulda olacak ya da doğu da
ama muhtemelen olacak

Fakat zamanlaması çok ilginç biliyormusunuz
herkes güneş tutulmasından bahsediyor ama
yarım akıllıların hiç biri depremin olduğu güne denk gelen
hatta arka arkaya olan 5,6 ve 5,9
ile aynı gün ve hatta dakikalarda oluşan ay tutulmasından bahsetmiyor.

Yani arkadaşlar hiç bir şey tesadüf değil

TÜRKTRADER
22-10-2005, 08:52
Deprem korkusunu ve depremi iliklerine kadar yaşamış biri olarak tüm İZMİR'li ve civar illerdeki kardeşlerime geçmiş olsun diyor,sabır ve metanet diliyorum.

özgün
22-10-2005, 09:32
gözü hep dışarıda olan, adı sanı duyulmamış ülkelere bile giden, bir geçmiş olsun bile demeyen BAŞBAKAN'ı kınıyorum:mad:

XZARA_
22-10-2005, 09:57
artcıloar devam edıyor....sankı hıc bıtmeyecek gıbı...

XZARA_
22-10-2005, 10:10
semtın bırınde bır apartmana 3 4 tane adam gırmıs...4 5 arasında deprem olacak demısler....evdekılerı dısarı cıkarmıslar....1 tanesı asagıda oyalamıs onları gerı kalanlar tek tek evlerı soymuslar....

yenı geldı kulagıma.....

ya bu adamlar cok zekı ya ........ben de oyle kafa olsa .....:D....

bourbon
22-10-2005, 11:40
semtın bırınde bır apartmana 3 4 tane adam gırmıs...4 5 arasında deprem olacak demısler....evdekılerı dısarı cıkarmıslar....1 tanesı asagıda oyalamıs onları gerı kalanlar tek tek evlerı soymuslar....

yenı geldı kulagıma.....

ya bu adamlar cok zekı ya ........ben de oyle kafa olsa .....:D....
adamlarmi cok zeki,yoksa depremlerde direk panik atak durumuna gecen halkimizmi cok zayif.:düsün:

DrX
22-10-2005, 11:48
Geçmiş olsun..Allah beterinden korusun.Devamlı sallanmak sinir bozucudur.

AZAZEL
22-10-2005, 12:05
bütün izmir'li vatandaşlara geçmiş olsun.

horcan
22-10-2005, 12:06
Uzmanlar bu sarsıntıların büyük kırlmayı önlediğine ve önüne geçeceğini söylüyorlar, belkide bylece bu ufak sarsıntılarla büyük palmadan kutuldu izmir temennimiz bu yönde...

Acheron
22-10-2005, 12:08
Dünyada kaydedilen en büyük deprem hangisidir?

1900'den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960'ta Şili'de olmuştur (magnitude 9.5 Mw).

Yeryüzü'nde en az sallanan kıta hangisidir?

Depremi en az olan kıta Antartika'dır.

Magnitüd ve şiddet arasındaki fark nedir?

Magnitüd, depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddet ise depremin yapılar ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

Depremin Magnitüdü Nedir?

Depremin Magnitüdü, belli bir zaman diliminde kaydedilen sismogram üzerindeki, deprem dalgalarının genliğinin logaritması olarak tanımlanır.

Artçı deprem (Aftershock) nedir?

Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.

Artçı depremler (Aftershocklar) ne kadar süre ile devam eder?

Belli bir süresi yoktur, 1 ay da olabilir 2 yıl da sürebilir.

Depremin şiddeti nedir?

Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, insanların deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar gözönüe alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı "Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeği" dir (Modified Mercalli (MM) Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır.

Depremler önceden belirlenebilir mi?

Varolan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır.

Fay nedir?

Yerkabuğu'nu oluşturan kayaçların, bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir.

Kuzey Anadolu Fay Hattı nedir?

Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu Vadisi arasında doğu-batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünya'nın en aktif ve en önemli kırık hatları arasında yeralan Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun uzunluğu yaklaşık 1200 km'dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir.

Deprem nerelerde oluşur?

Deprem, herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir. Dünya'nın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlenmiştir ve bunlar hep levha sınırlarıdır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler, Yeryüzü'nde üç ana kuşak oluşturur.

1. Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı): Şili'den kuzeye doğru Güney Amerika Kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD'nin batı kıyıları ve Alaska'nın güneyindeki Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelandayı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzü'ndeki büyük depremleri %81'i bu kuşak üzerinde gerçekleşir.

2. Kuşak (Alpine): Endonezya'dan (Java-Sumatra) başlayıp Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu'na ulaşan kuşaktır. Yeryüzü'ndeki büyük depremlerin %17'si bu kuşakta oluşur.

3. Kuşak (Atlantik): Bu kuşak Atlantik Okyanusu ortasında yeralan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

ATAK
22-10-2005, 12:20
Bu depremler bitmeyecek
Bence yeni (tekrar) başlıyorlar
tarih tekerrürden ibaret

Ege bölgesindeki birçok tarihi uygarlı depremler ve su baskınlarıyla yok olmuştur

Anadolu Asya tarafından heryıl batıya doğru itilmektedir.
Bizde atlarımıza atlayıp burayı yurt edindik. Nazımın dediği gibi bir "kısrak başı gibi uzanan" bu güzel topraklar hindistan ve civarının heryıl 1-2 cm yukarı kaymasıyla batıya itilmektedir.
Zaten himalayalarda hindistanın yukarı kayması ve orta yukarı asyayı sıkıştırmasıyla oluşmuştur
yükselip duruyorlar halen ve dünyanın en yüksek dağı

Bu kayma halen devam etmektedir
Bu nedenle depremler hiç bitmeyecektir
Çok daha kötülerinin olma olasığıda mevcut

Dünya yeni bir değişim sürecine gidiyor
Belkide bizim katkılarımızla
Sibirya ve bolgesindeki buzullar ilk defa erimeye başladılar
Daha büyük doğa felaketlerine hazırlıklı olmalıyız
Amerika kıtası ardı ardına tayfunlarla başetmek zorunda kalıyor mesela

Bence -belki karşı çıkılabilir ama- pakistan ve yöresinde olan deprem bu kaymanın bir sonucudur
ve belkide Anadolumuzu dah da ileri itelemiştir.
Ve kıtanın batısında sankı buzulları yarar gibi ardı ardına hiç görülmemiş bir şekilde ayrı 8 fay hattı aynı zamanda aktifleşti.
Böyle giderse yunanın kucağına doğru yolanacağız


Mesela Afrodisyas ve tralles te bulunan tarihi uygarlıkların 8 üstünde depremlerle yokolduğu söylenmekte
Dikkatli olmak durumundayız

pride
22-10-2005, 12:25
BENDE king size 50 kiloluk rot vardi.Rahmetli hayvan, babam gelmeden 10 dakika once kapinin onunde sevinc icinde yatardi.Gece otoparka araba girsin hemen hazirola gecer kapiya yonelirdi.Ama 2000 depreminde hicbirsey anlamamisdi ve gercekten cok sasirmistim bu kadar hassas hayvan niye hic tepki vermedi diye.tum millet gece sokaga indiginde herkese garip garip bakiyodu sanki bu insanlar bu saatte napiyo gibilerinden.Ote yandan 2 apatman yanimizdaki ,icinde bulundugu arabadan televizyon calinan sus terrier kopegi deprem olmadan ortaligi birbirine katmis evde.Hala anlayamamisimdir bu ikilemi.

bourbon sizinkide gayet rahatmıs :D

Morientes
22-10-2005, 12:26
Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi
Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları
müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat
kurtaracaktır.875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma
ekipleriyle çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum ve çok
sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca
birleşmiş milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten beri aynı
anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde
çalıştım.1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya
koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul
Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel
Testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.
İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On
Maket "çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat üçgeni"
metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri
filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina
yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direct olarak gözlemlenebilen ve
bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film
"çömelip korunan/saklanan" kişiler için hayatta kalma şansının sıfır
olduğunu ortaya koydu. Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta
kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu.
Bu film Türkiyede ve Avrupanın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici
tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerikada RealTV
programında izlendi.


Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir
okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk
kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki
koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu "ayıptı,
gereksizdi" ve çocukların neden koridorlarda (sıraların
arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın
altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.


Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine
Düşen tavan ağırlıgı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere
Çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim "hayat
üçgeni" dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve na kadar dayanıklı
olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu
boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar.
Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün
Üçgenleri say. Heryerdeler. Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın
biçimdir.
Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını
Kurtarma hakkında 750 bin nüfüslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü
eğittim.
Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede
profesördür. Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:
"Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11
Yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında
70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin
Yanında oluşan "hayat üçgeni" içinde hayatta kaldım.
Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım
ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben
hayat üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım "çömel ve
korun" örnekleridir.
DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ
1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan" kişiler
Istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin
Altına giren kişiler her zaman ezilirler.
2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde
Dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar.
Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir
güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta
kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak
bir kanepenin, geniş büyük bir eşyanın yanında dur.


3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır.
Sebebi
basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket
eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca,
ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla
binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir
çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton)bloklardan daha az
ezilmiş vücutlar yaratırlar.


4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitce yuvarlanarak
Yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır.
Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere
Uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına
Asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını
sağlayabilirler.


5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya
pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun
/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..


6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes
ölür...Nasılmı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi
öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer
kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki
durumda da ölürsünüz!


7)Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin.
Merdivenler
(ana binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana binadan
bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri
kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin
yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar
yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina
yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar
görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler
bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile
çökebilir.
Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi
Her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.


8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse
Dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın
yerlerde
olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar
Içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar
artacaktır.


9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan)
Blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla
Ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. SanFransisco
depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler.
Hepsi öldü.Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak
Kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp,
araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor
olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt
olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar
oluşmuştu.


10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın
Olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini
keşfettim.Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar
bulunur/oluşur.

pride
22-10-2005, 12:27
semtın bırınde bır apartmana 3 4 tane adam gırmıs...4 5 arasında deprem olacak demısler....evdekılerı dısarı cıkarmıslar....1 tanesı asagıda oyalamıs onları gerı kalanlar tek tek evlerı soymuslar....

yenı geldı kulagıma.....

ya bu adamlar cok zekı ya ........ben de oyle kafa olsa .....:D....

yuh be bu tur olaylarda bıle adamlar hırsızlıgı dusunuyor ama onlara ınananlardada birazcık kabahat var tabi....:)

alphan
22-10-2005, 14:16
Evet deprem doğal bir afet,kabullendik.Ancak piyasaya sürülen dedikodular(14 ile16 arası evinize girmeyin,valilik resmi daireleri boşalttırmış v.s)insanları felç ediyor.Zaten sinirler iyice gerilmiş herkesden,heryerden kaynağı ve güvenilirliği olmayan söylentiler.Ancak görevde olmaları gereken resmi kaynaklardan hiçbir açıklama,yalanlama,halkı sakinleştirmeye çalışma yok.İnsanlar koyun sürüsü gibi,bilinçlerini kaybetmiş.Birbirinin ağzının içine bakıyor,bir keramet varmış gibi.Yazık ki ne yazık!Sakin olayım diyorsun,çevrenin baskısı,hadi açık alanlara yönelelim.Bekle ki bekle.Sonra kuzu kuzu evlere dönmek.Beklemek,beklemek.Evet sakin olmak,bilginin kaynağını sorgulamak,herşeye inanmamak,sinirleri korumak en önemlisi galiba.Ve de tek başına olduğunu unutmamak,hazırlıklarını da ona göre yapmak.Dün bunları öğrendik tekrardan.Neyse herkese geçmiş olsun.

İLHAN
22-10-2005, 16:27
Recep Tayyip Erdoganın İzmir kompleksi var bu yüzden bir gecmis olsun bile demedi ama depremler bitsin o zaman der belki..

:gulen:

chuckydoll
22-10-2005, 16:39
Recep Tayyip Erdoganın İzmir kompleksi var bu yüzden bir gecmis olsun bile demedi ama depremler bitsin o zaman der belki..

:gulen:

:tamam: :tamam: :tamam:

Morientes
22-10-2005, 19:03
RTE nin en sevmediği iki ilimiz : ORDU ve İZMİR
:)

aritmik
22-10-2005, 21:01
Biz dün geceki 5.9 depreminde uyuyorduk. Sallantıdan uyandık. Yaklaşık 30 saniye sürdü. Sonra eşim depremin derecesini öğrenmek için TV'yi açtı. 5.9 olduğunu öğrendik ve hemen yattık. Bugün hastaneye gidince dün gece insanların arabalarda yattıklarını öğrendim. Bu akşam aritmikle konuşuyoruz. Ona 'anatrend devam ediyor. Arada bu tip sarsıntılar olacak!' dedim. Bence insanlarımız depremi fazla umursuyor. Ben 99 depreminden hemen sonra bir hafta gönüllü olarak İzmit'te çalıştım. Orada da 6.2, 6.4 artçılardan en az 5-6 tane yaşadım. Yine de bir türlü tedirgin olamıyorum. Herkese geçmiş olsun.

KMX

Ben tabiki tedirgin bir adam olarak soluğu dışarıda aldım..Çoluğu çocuğu toplayıp doğru şehir dışına..Tek başıma olsam belki evde kalabilirdim ama hanım ve çocuk olunca insanın ister istemez tedirginliği dahada artıyor..

Borsada da durum farklı değil..Belki bekar olsam hareketlerimde daha bir cesur olabilirdim..Ama çocuk vede hanım oldumu tırsmalar dahada derinleşiyor..:p

Dostum KMX'in aynı benim kızın yaşlarında dünya tatlısı bir çocuğu var ama yengemiz KMX'den bin kat daha hızlı bir trader olunca durum tabiki farklı oluyor..

O akşam KMX'in borsa ve deprem ile ilgili fıkrası acayip komikti..Ardından benimkiler gelecek..Önce KMX'inki....

****Bizim hisse manyağı hızlı borsacılardan biri depremde binanın altında kalır..

Güç bela adamı enkazdan çıkarırlar...Adam yarı baygın vaziyette gözlerini açar ve kendini kurtaranlara şöyle der..

''Endeks kaç kapadı...'':D :D

Bunlarda benimkiler....


****Yine bizim manyağı enkazdan çıkarırlar..O berbat halde cep telofonunu aramaktadır..Kurtarıcılardan biri ''benim telefondan yakınlarını arayabilirsin''der..

Bizimki ''yok canım bana kendi telefonum lazım..Borsaki satış emirlerim gerçekleşti mi..ona bakmam lazım..''....:p :D

****Bizim manyak enkazdan çıkar çıkmaz ilk gördüğüne sorar ''İhlas'ın durumu ne oldu''

****Bizimkinin deprem anlayışı: ''abi 5.9'daki direnci kırarsak 6.5 olur diyorlar..ne diyorsun ...Diğer manyakta cevap veriyor..''Önce 5.6'daki desteği bir güçlendirilem..hedefimiz 7 ve üstü ...''

sdcESES
22-10-2005, 21:11
RTE nin en sevmediği iki ilimiz : ORDU ve İZMİR
:)
Eskişehir'i es geçmeyelim lütfen :D

sabır
26-10-2005, 21:29
ZELZELEDEN SONRA; İZMİTTE, GÖLCÜKTE VE YALOVADA GÖRDÜKLERİM


Zelzele ile alâkalı acı haberler, bütün yurda, kara bulutlar gibi dağıldılar. Memur olarak Yalovada çalışmakta olan oğlumdan, bütün çabalarıma rağmen 24 küsur saat haber alamayınca, ne kadar ızdırap çektiğimi bir ben bilirim. "Ateş düştüğü yeri yakar" derler. Zelzeleden bir hafta on gün sonra, ateşin düştüğü yeri mahsus görmeye gittim. İzmitte, Gölcükte ve Yalovada birer gün kaldım. Orada yıkılmış insanlar ve yıkılmış binalar gördüm...

Yıkılmış insanlar, yıkılmış binaların önlerine oturmuşlar, boş gözlerle, aktı akacak gözyaşları dolu donuk gözlerle; yere, göğe ve birbirlerine bakıyor görünüyorlar; baktıkları her şeye baktıkları gibi, yıkıntıları da görmezden geliyorlar. Biri, yerden kaldırdığı bir şeyi, diğerine gösteriyor. Diğeri de: "Ben onu gördüm"; "Ben bıraktım onu oraya" diyor ötekisi de. Benim söz konusu eşyanın ne olduğunu, anlamam mümkün değil. O, onların dünyalarına ait bir şey. Hadiseyi yaşamamış insanlar için, o şey, isimsiz ve değersiz bir şey...

Bunlar, felâketi yaşamış insanlar. Ancak felâketi her biri ayrı ayrı ve farklı yaşamış. Bir kısmı zelzelenin ilk yirmi saniyesinde hiç kıpırdayamamış. Onların o anı şöyle anlatıyorlar: "O anda yalnız kafan çalışıyor. Başka hiç bir yerini çalıştıramıyorsun!". Bir kısmı ilk on saniyeden sonra hareket edebilmiş. Fakat hayret bir şey; o anda göğüs göğüse geldiklerinde, yetmiş beş yaşında dedesine çarpan delikanlı torun yere düşmüş, dede dimdik ayakta kalmış! Şuurunu toparlayabilme, şuura gelebilme kabiliyeti. Bir kısmı da yataklarından ne ilk on saniyede, ne ilk yirmi saniyeden sonra kıpırdayabilmişler. Zelzele ise tam 45 saniye devam etmiş; 22.5 saniye zirveye çıkış, 22.5 saniye zirveden düşüş. Şuurları zelzelenin gücünün ne zirveye çıkışında, ne inişinde gelebilmiş bir kısmının. Oldukları yerde öylece kalıp ölmüşler. Bazı ölüler, hiç bir yerlerine hiç bir yara almadan, hayata öyle göz yummuşlar...

Binalar su altında kalmışlar... Bir bina iyice alt-üst olmuş gibi dönmüş... Ama genelde binalar, adeta kendi üstlerine çökmüşler. Tabaka tabaka, kat kat, sanki ne kirişi, ne direği varmış gibi, öyle yığılıvermişler! Direği de, kirişi de, kat betonu da; toz, moloz oluverip, dökülmüşler. Onların beton demirleri fırlayıvermişler içlerinden! Oysa bu demirlerin, balyozla dövüldükleri halde bile, betondan ayrılmamaları gerek. Direkten, kirişten, kat betondan fırlayan demirler yer yer küf tutmuş! Oysa ki demirin, beton gibi beton olan, betonun içinde, pas tutmaması gerek. Ben, direkten, ellerimle beton koparıyorum. Ufalanıyor. Ardımdan gelen on iki yaşlarında bir çocuk; benim gibi buralarını gezen anasından babasından ayrılıp, beni taklit ediyor. Direğin betonu, çocuğun çocuk ellerinde, sıva harcı gibi ufalanıyor!...

Çökmüş binaların yığıntıları arasında saksı çiçekleri görülüyor. Bir zamanlar, onları itinayla sulayanlar, bir zamanlar onlara su verenler, bir zamanlar onların, hassasiyetle yapraklarını tozdan silenler, şimdi yoklar. Bunun için bu çiçekleri oralardan kurtarmayı da kimse düşünmüyor... Birileri molozlardan gaz tüplerini çıkarıp, yıkıntıların önlerine bırakmışlar... Birileri molozlardan, çocukların; kuklalarını, kadife ayılarını, köpeklerini toplamış, yıkıntıların önlerine öyle bırakmışlar... Birileri molozlardan; resimlerle dolu olan albümleri, cild cild kitapları çıkarmışlar ve onları burada yıkıntılar önlerine bırakmışlar...

Birileri; inatla, tek tek ayakkabıları çıkarmış molozlardan ve yıkıntıların önüne çift çift onları dizmişler, sanki bir aile ziyaretine gelen misafirler ayakkabılarını çıkarmışlar ve misafirlik bitince, onları giyip, buralardan gidecekler... Birisi molozlardan bir deniz subayı şapkası çıkarmış ve onu yıkıntının önünde, ak sırmalı şapkayı, kara bir deniz kayasının üzerine, anıt gibi bırakmış. Ayak parmaklarımdan saçlarıma kadar geriliyorum, sanki "hazır ola" geçiyorum... Küçükken, hep denizci olmayı hayal etmişimdir...

Belime bir şeyler oluyor, kütürdüyor. Kaldırıma çöküyorum. Tekrar karşımda sıra sıra ayakkabıları görünce, oturduğum yerde bir hıçkırık başlıyor can evimde. Hani haykırsam, dağ-taş oynayacak yerinden! Omzuma, sakalı saçına karışmış yaş toz içinde birinin eli dayanıyor. "Ağla diyor, ağla! Tutma içinde. Ben burada üç gün yıkıntıların altından gelen çocuk sesleriyle çırpındım. Sonra yedi gün ağladım. Yaşlılara hiç ağlamadım"...

Bütün bu bina yığıntılarının içinden çıkarılan eşyalar, sahipleri alsınlar diye çıkarılmamışlar. Çünkü bu yıkıntılardan hiç sağ çıkan olmamış ki. Bu eşyalar ihtiyaçları olanlar tarafından, ölenlerin ruhlarının hayrı için böyle alınsınlar diye, buralara koyulmuşlar... Albümlerdeki resimlere; bakılıp konuşulup birkaç damla gözyaşıyla, tekrar yerlerine bırakılıyorlar. Albümlerde hasretle dizilmiş; düğün resimleri, sünnet resimleri, gelinliklerde gelin gibi güzel gelinler, gülen, ağlayan melâike gibi çocukların resimleri... Albümleri alan yok. Nasıl alsınlar ki, resimlerde kilerinin hiç biri, yabancıların hatıralarında yok. Resimler, onlarda olanları hatıralarında tutanlar için değerli, ama onları hafızalarında tutanlar ölmüşler... Burada gaz tüpleri makbul. Bir tek sıra, yedi sekiz açık kız, bir çarşaflı kadın önlerinde, ellerinde büyük, küçük birer gaz tüpü, art-arda, sanki sıra olmuşlar, bina yığıntılarının kenarlarından yürüyorlar...

Zelzeleden tam yirmi gün sonra, Yalovada, Devlet Hastanesi arkasındaki yıkıntılardan avucunda bir şeyle, bir ceset çıkardılar. Cesedi bir muşambaya, sonra da bir tabuta koydular. Bu zelzele kurbanı, cenaze arabasına kadar omuzlarda götürüldü. Bu hale, ilk günlerde toplu mezarlara dozerlerle atılanların ruhları, her halde şimdi imreniyorlar. Ölenlerin ruhlarının, öldükleri yerlerde, kırk gün dolaştıkları söylenir... Sonra, zelzele kurbanının koyulduğu cenaze arabası, hiç bir refakatçisiz oradan uzaklaştı. Ölüye hiç kimse sahip çıkmamıştı. Ölünün tüm yakınlarının öldüğü söyleniyor... Gölcükte ise yakınlarını bulamayanlar, göçmüş binaların yanlarında değil; bu binaların molozlarının atıldıkları yerlerde, devamlı nöbet tutuyorlar. Burada molozlar kamyonlardan yavaş yavaş dökülüyor, dozerlerden yavaş yavaş kakılıyor. Molozların arasından çıkan ceset parçaları, parça parça, molozların arasında, molozsuz kalan bir yerde toplanıyor. Bekleyenler ise onlarda yakınlarını tespit edip, cesedi tamamlamaya çalışıyorlar...

Zelzele Allahın takdiri. Zelzele dünya kurulalı beri, tekrarlanan bir hadise. Buna göre insanın tecrübelerine dayanarak, tedbirli olması gerek. Meselâ insanın boğazından tasarruf yapmasının, ömrü kısaltmak olduğu gibi, bir tecrübe birikimi. Barınak da öyle. Barınak, insanın kendini emanet ettiği yer. Uyku, istirahat; canını meçhule emanet etmek gibi bir şey oluyor. Uyku, istirahat, bunun için barınakta gerçekleştiriliyor. Barınak mutlaka güvenilir bir yer olmalı. Dolayısıyla barınağın sağlam olması gerekiyor. İzmitte, Yalovada hattâ Gölcükte bile binaların çoğu bu tecrübeye istinaden ayakta kalmışlar. Öyle olduk yıkılan binalar, eğer yıkılmayan binalar kadar sağlam yapılsalardı veya bina sahipleri, esintilerine göre binalarında değişiklikler yapmamış olsalardı, bu binalar da, diğer binalar gibi sağlam kalacaklardı...

Allahım, beni, tamahtan koru ve kanaat sahibi yap!


Hepinizin sıkılmadan okumasını tavsiye ederim....:aglayan: :aglayan:

pride
27-10-2005, 19:58
başka forumda golcuk depremi ile ilgili ilginc yazılar, benim baya ilgimi cekti... aynen kopyalıyorum

HAARP adında kitabı tam 2 kez okudum.Mutlaka
okumanıı tavsiye edeim.Kitaptada adı geçen TESLA makinasının kurulumu ile
dışarıdan, ürkiyenin ve benzeri yerlerin

jeolojik konumunu ele almayı amaç edinmiş adamlar..

Ve büyük an; 17 Ağustos ta askeriyede yapılan
büyük kokteyl daveti
ile ortak oldular.

o gece kendi adamları-askerlerinide kaybettiler.

zarar vermeyeceğini düşündükleri proje asrın
felaketine döndü.


kitabı okuduktan sonra feci şaşkındım ve benimde
askeri çevremden
araştırdığım

tüm bu anlatılanları doğruluyordu.

Marmara olayını artık deprem olarak kesinlikle
düşünemiyorum ))


Marmara Depremi
17 Ağustos 1999, Gölcük Saatler gecenin
üçüydü ve insanlar can
havliyle kendilerini evlerinden dışarıya
atarkensanki bir
kıyameti yaşıyor gibiydiler. Ali Kırca' nın
yönettiği Siyaset
Meydanı'nda enkazdan kurtarılan bir bayan

şunları söylüyordu 'O
gece ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir şey
var ki
bu,depremden farklı bir şeydi.

Bir iddiaya göre depremden hemen önce
Gölcük' ten Avcılar' a
kadar geniş bir alanda görülen "ateştopu"
ile ilgili bilimsel bir açıklama
yapılamıyordu.
Birtakım teoriler ortaya atılmaya
başlandı.Kimine göre Ruslar
bomba patlatmıştı. Kimine göre de
Yugoslavya''yaatılan bombaların
yer kabuğunun dengesini bozması sebebiyle

depremin
gerçekleştiğini söylüyordu. Hatta bazılarına göre
işi PKK bile
yapmış olabilirdi. Nitekim CNN televiyonu
Başbakan Bülent Ecevit
ile yaptığı bir röportaj sırasında depremin
arkasında PKK mı var"
sorusuna "Sanmıyorum"
cevabını vermişti.
Oysa bu sorunun doğal yanıtı "siz ne
saçmalıyorsunuz,depremle
PKK nın ne alakası var."
Olmalıydı. Bu soruya verilen cevap, akıllara, PKK
nın deprem
oluşturabilme ihtimalinin olduğunu

düşündürdüğü gibi, yapay
depremlerin olabileceği sonucuna da
götürmektedir.
Bu teoriler arasında akla en yatkın olanı
Future Times da
yayınlanan araştırma dizisinde yer alan
hikayeydi. Bu senaryoya
göre, San Andreas fay hattında meydana
gelebilecek büyük bir
depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zazar
vereceğini bilen
ABD,yerkabuğundaki değişimleri zleyerek, daha
deprem oluşmadan
tektonik katmanlar arasında artan basıncı
değişik noktalardan
patlatıp
boşaltarak, büyük depremi küçük
depremler haline
dönüştürmenin yolunu bulmuştu.

Yıllar önce Sırp asıllı Amerikalı bilimadamı
mucit Nicola Tesla
tarafından geliştirilen bu düşük frekanslı
elektromanyetik
ışınımla yüksek enerji nakli" tekniğini,hem Ruslar
hem de
Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak
kullanmanın yolunu
arıyorlardı. Bu yöntemle, çok uzaktan, hatta
uzaydan geniş
alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Ancak
Pentagon yıllardır çok

güçlü bir silah geliştirmek amacıyla üzerinde
çalıştığı bu
projeyi, bir yandanda barışçı "deprem
indirgeme" sistemine
uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı ve
fonlama devamlılığını
sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle proje önce
Avustralya' nın
çıplak ve seyrek nüfuslu kırsal bölgelerinde
denendi ve
geliştirildi. Daha sonra bunun deprem
bölgelerinde denenmesine
geldi sıra.. Değişik zamanlarda Kafkaslar' da,
Okyanus tabanında
ve Güney Amerika'daki Ant dağlarında tektonik

uyarılar verilmek
suretiyle endüktif deprem yaratma konusunda büyük
adımlar
atıldı.. Bu araştırmalar Amerika' da HAARP ve diğer
askeri
tesislerin kumanda merkezlerinde
yürütülüyordu.

Bu arada, Türkiye, Japonya ve benzeri deprem
bölgelerinde de
sismik ağ şebekeleri kurularak bu bölgelerin
tektonik verileri
saniyesi saniyesine devasa bilgisayarların
kayıtlarına
gönderilmeye başlandı. Ve gün geldi bu sistem
Türkiye'de denenmek

istendi. Bölge zaten yılardır bu amaçla sismik
espiyonaj
altındaydı. Nitekim gelişmeleri dikkatletakip
edenler, depremden
hemen sonra, Türk Telekom' un Türkiye' nin
sismik bilgilerini
Pentagona ileten NATO Üssü'nün iletişimini
nasıl kestiğini ufak
puntalarla gazetelere düşen haberlerden
hatırlayacaklardır. ABD'
nin asıl hedefi, Kuzey Anadolu fay hattındaki
deneyden elde
edeceği tecrübe ve bulguları, San Andreas fay
hattına uygulamaktı.


Bu iş yine çok yüksek askeri gizlilik
taşıdığından yürütme işi
İsrailli 2uzmanlara verilmişti. Gerekli makine ve
donanım gizlice
denizaltılarla Gölcük üssüne getirilerek
oradaki,
yeratı,denizaltı korunaklarına kuruldu. Türk
makamları durumdan
detay bazda haberdar değildi. Deney basarılı
olacağından sonunde
kimse normal dışı bir şeyin olduğunu fark
etmeyecekti.

Bu amaçla Gece Şahini tatbikatı" nın Gece
03:00 da başlaması
planlandı. Gece saat tam 03:00
da düğmeye
basılacak ve Gece
Şahini devreye alınacaktı. 1-2 dakika içinde de
oluşturdukları
muazzam enerjiyle Marmara'nın altındaki
tektonik tabakayı zayıf
yerlerinden kırıp, aylardır oluşan basıncı
dışarı atacaklardı.
Böylece büyük bir deprem önlenmiş olacaktı.

Ama o gece bir şeyler yanliş gitti Doga
kendini yönetmek
isteyenlerden bir kez daha intikam almişti.
45 saniye süren deprem, beklenenin 10.000 kat
üstünde bir güçle
gelmişti.
Zayiflayan ve titreyen elektrikler geri
geldiginde,
gece saat 03:05'i gösteriyordu. Daha bir kaç dakika
öncesine
kadar korunağın içinde şampanya patlatmayı
bekleyenler, şimdi
korkudan buz gibi donmuş,hareketsiz ayakta
duruyorlardı. Kimsenin
ağzını bıçak açmıyordu. On binlerce insan,
çoluk cocuk, o enkazın
altında can çekişiyor veya cansız yatıyordu. Bu
tarihin en büyük
felaketiydi; hem de insan eliyle yaratılan... İşte
o andan sonra
çantalardan çıkan Q planı" çalışmaya başladı.


İlk önce bölgedeki tüm haberleşme ve
elektrik enerjisi felç
edildi. Kimsenin birbiriyle haberleşmesi
istenmiyordu.
Cumhurbaşkanı dahi sabahleyin"benim de
telefonum kesikti"
şeklinde garip bir açıklama
yaptı.Cumhurbaşkanı ve başbakan
şaşkındı. Saatlerce "üzgünüz" bile
diyemediler. 4 dakika içinde
İsrail Başkanı Barak ve birleşik Devletler
Başkanı Clinton ile
irtibat kuruldu.

O anda İsrail' de Ben Gurion' un Lod askeri

havaalanından 4
adet savaş uçağı savaş uçağı eşliğinde 2
nakliye uçağı
havalanıyordu. 2 dakika sonra da İsrail Deniz
Kuvvetleri ve NATO
Güney Deniz Saha komutanlığı' na bağlı tüm
birlikler DEFCON-4
acil durumuna geçirildi. Amerikan 6' ncı
filosuna bağlı gemiler
de rotalarını İstanbul'a çevirmek için
Pentagon'dan emir aldılar.
Bu arada devreye Avrupa ülkelerinin liderleri de
giriyor ve belki
de onlardan da Türkiye için sözler
alınıyordu.Yunanistan bile

harekete geçirilerek Türkiye' yekarşı olan
hasmane tutumuna son
vermesi sağlanıyordu. Tüm Batı başkentleri
hareket halindeydi,
panik yoktu. Herşey kontrol ve koordinasyon
altındaydı; bir tek
Türkiye dışında.
İsrailli askerler ve üst düzey subaylar o gece
gölcük'te ne
arıyorlardı.

Bu devir teslim töreni her yıl yapılan rutin
bir ulusal
törendi. Uluslar arası bir kimliği yoktu.Bunun
nedenini şimdi
daha iyi anlıyoruz. Hiç kimse bu güne kadar
hiç
katılmadıkları bu
devir teslim törenine neden katıldıklarını
sormadı. Ya
şaşkınlıktan, ya da telaştan,enkaz altında kaç
İsrail askerinin
öldüğü, kaçının yaralandığını da soran
olmadı.O felakette kaç
İsrail askerinin öldüğünü ne Genelkurmay
yayınladı nede İsrail
böyle bir bilgiyi açıklamak nezaketinde
bulundu. Herkese
verdikleri imaj ise oraya biz yardım için
geldikleriydi.Hemen bir
hastane kurdular. Esas amaçları enkazaltındaki
askerlerini ve

önemli askeri malzemeyi çıkartarak götürmekti. Biz
de "Bak şu
İsrail'e helal olsun, hemen yardımımıza koştu"

diyerek sevindik.

Sabah saat 03:05 ile 06:30 arasında Batı'da
bu hareketlilik
yaşanırken bölgede de çok hızlı ve çok gizli askeri
hareketlilik
hakimdi. Ancak herkes kendi derdine düşmüş
olduğundan bu
olağanüstü gizli operasyondan kimsenin haberi
olmuyordu. Böylece
bu işi planlayanlar gecenin karanlığından da
yararlanıp

denizaltından parçaları yüzeye vuran Tesla
makinesinin
kalıntılarını toplayıp, yer altı ve
yerüstündeki tüm izleri yok
etmeye çalışıyorlardı.
Ve bölgeye son hızla gelen Rus araştırma
gemisi dahi sabah saat
06:30' da bölgeye vardığında, havanın
aydınlanmasıyla birlikte
etrafta delil olabilecek tek bir cisim bile
kalmamıştı. Deniz
altında oluşan radyasyon anlaşılmasın, dibe çöken
kalıntılar
araştırılmasın ve patlama sonucu meydana gelen
denizaltı krateri
ve
çukur ortaya çıkarılmasın diye bu bölge
derhal askeri
karantinaya alınarak dalışa yasak bölge ilan
ediliyordu.

Ancak bütün bu temizlikler yapıldıktan sonra
Ecevit ve daha
sonra da Demirel'in bölgeye gitmesine izin
veriliyordu. Amerika
tüm imkanlarını seferber etti. Clinton
Amerikan halkından
Türkiye'ye yardım etmesini istedi. Kasım' da
Türkiye'ye
geleceğini ilan edip; Ecevit' in de bu arada
amerika' ya (belki
de binlerceşehidin diyetini konuşmaya) kendini

ziyarete
geleceğini haber verdi.

İlk anda çok yadırgadığımız Sağlık Bakanı
Osman Durmuş'un"yabancılara tek bir hasta bile
vermem demesini, ABD
Deniz Kuvvetlerine ait yüzer hastanede tek bir
hastanın bile
tedavi edilmediğini,750 ton yardım
malzemesiyle yüklü bir İsrail
gemisinin üç gün süreyle gümrükte tutulmasını şimdi
yadırgayabiliyor musunuz? Enkaz altında
binlerce Mehmet, Hatice,
Ayşe ve Ali'ye karşı bir vicdan borcumuz var. Onlar
geride

gözleri yaşlı on binlerce sevenlerini,
sıcaklıklarından mahrum
bırakırken, sırf Kaliforniya'da Johnny' ler, Susan'
lar ve Alice'
ler yaşasın diye yaşamdan çalındıklarını dünya
bilsin. Lütfen bu
mesajı tüm bildiğiniz adreslere gönderin.

Mehveş Tijen AYAS İzmir Ekonomi Üniversitesi
Bilgi İşlem Müdürü

yazıya verilen cevaplar


mail de yazılanların gerçek payı çok yüksek...hesabını gölcük ten izmire aktaran ve bornova nın kayalık arazisinde iki katlı bir ev alıp yaşamaya başlayan bir müşterimin anlattıklarıda çok ilginçti...daha bu mail ortalarda gezmiyordu henüz...

adamın anlatıklarını ilgiyle dinlemiştim işlemleri olurken...

''şimdi bana tirilyon verseler apartmanda oturmam artık''diye söze başladı...

sözü edilen müthiş ışığı o da görmüştü..

''ne olduğunu yetkililere sorduk'' dedi...''depremden önce ortaya çıkan gazların enerji ile birleşmiş hali''diye cevaplamışlar...

yaz günü olduğundan çoğu kişiler dışarıda olduğundan bu müthiş ışığı görmüşler...

işin daha ilginç yönünü ise nato da görev yapan bir asker arkadaşım söyledi...

amerikan gemilerinin normal zamanlarda seyir haritaları ı 6-12 aylık devrelerde planlanır,çok özel gelişmeler olmadığı takdirde değişiklik yapılmazmış...

bu değişiklikte ancak kongrenin özel emri ile gerçekleşirmiş...bu gemilerin hemen ertesi gün marmarada bulunabilmeleri için bu durumda uçak hızı ile gitmeleri ve emri anında yerine getirmeleri gerekirdi...

hele hastane gemisi ALLAH ın hikmetine bakki zaten oralarda dolaşıyormuş ve dümenini hemen marmara ya kırmış...!!!

israil askeri uçağının ,başbakan ve cumhurbaşkanının konuşma bile yapamadığı sürelerde yani 3 ağustos sabahında ülkemize iniş yapıp hastaneyi hazır hale getirmeleride başka bir ilahi tesadüf olsa gerekti...

şimdi yine müşterimin söylediği söze dönüyorum....

''kıyamet olsa olsa böyle bir şey olurdu..çünkü yer kabuğu deniz gibi dalgalanıyordu...''

''ALLAH bizi bu tür medeniyetin şerrinden korusun...''

----------------------------------------------------------

Alaska da kurulu Haarp Projesi ile depremlerin bir alakası olamaz.

http://www.haarp.alaska.edu/haarp/tech.html

linkte ilişkili bilgiler var.

High frequency Active Auroral Reserch Program kelimelerinin baş harflerinden oluşan Haarp,atmosferdeki iyonosfer tabakalarına gönderilen yüksek frekanslı elektrik dalgaların etkilerini inceleyen,ancak muhakkak ki askeri amaçlı kullanımının da araştırıldığı bir proje.

Projeye karşı olan bilimadamlarının görüşlerinde deprem yaratma potansiyelinden bahsedene rastlamadım,çünki gönderilen dalgalar dünyaya erişen güneşin elektromanyetik dalgalarından on binlerce defa daha az güçte.

Depremi yaratan doğal güçler ise Haarp ta bahsi geçen ölçekteki enerjilerin milyonlarca katı daha büyük ölçeklerde.
*************************************************

eşim bursalı,
şu an bu yazıyı ona okuttum,saat 03.00 te kendisi ayakta ve arkadaşları ile deniz kenarında,yüzü denize dönük.
sallantının 2 dk kadar öncesinde gördükleri....
denizin şiştiği,denizin ortasından yarıldığı,ve o yarıktan konik şeklinde gökyüzüne doğru,kırmızı,sarı tonlarında(gün batımı gibi),hareketli ışıklar,koniğin merkezinde ise güneş gibi bir parlaklık...(depremden sonra da 10 dk.kadar izlenmiş.)
bunu şaşkınlıkla izlerken,bir anda,denizin geri çekilmesiyle oradan kaçmaları ve daha 5 dk.önce oturdukları cafe barın (denizatı),denizin geri gelişiyle sular altında kalması.ve 5-10 saniye içinde de sallantının(depremin)başlaması.
bu olayı mudanyadan izlemiş.bu olayın ne olduğuna hala anlam veremiyor.bu yazıyı da okuyunca şaşkınlığı daha da arttı.
************************************************** ***

KEYFEKEDER
27-10-2005, 20:23
Bu depremler bitmeyecek
Bence yeni (tekrar) başlıyorlar
tarih tekerrürden ibaret

Ege bölgesindeki birçok tarihi uygarlı depremler ve su baskınlarıyla yok olmuştur

Anadolu Asya tarafından heryıl batıya doğru itilmektedir.
Bizde atlarımıza atlayıp burayı yurt edindik. Nazımın dediği gibi bir "kısrak başı gibi uzanan" bu güzel topraklar hindistan ve civarının heryıl 1-2 cm yukarı kaymasıyla batıya itilmektedir.
Zaten himalayalarda hindistanın yukarı kayması ve orta yukarı asyayı sıkıştırmasıyla oluşmuştur
yükselip duruyorlar halen ve dünyanın en yüksek dağı

Bu kayma halen devam etmektedir
Bu nedenle depremler hiç bitmeyecektir
Çok daha kötülerinin olma olasığıda mevcut

Dünya yeni bir değişim sürecine gidiyor
Belkide bizim katkılarımızla
Sibirya ve bolgesindeki buzullar ilk defa erimeye başladılar
Daha büyük doğa felaketlerine hazırlıklı olmalıyız
Amerika kıtası ardı ardına tayfunlarla başetmek zorunda kalıyor mesela

Bence -belki karşı çıkılabilir ama- pakistan ve yöresinde olan deprem bu kaymanın bir sonucudur
ve belkide Anadolumuzu dah da ileri itelemiştir.
Ve kıtanın batısında sankı buzulları yarar gibi ardı ardına hiç görülmemiş bir şekilde ayrı 8 fay hattı aynı zamanda aktifleşti.
Böyle giderse yunanın kucağına doğru yolanacağız


Mesela Afrodisyas ve tralles te bulunan tarihi uygarlıkların 8 üstünde depremlerle yokolduğu söylenmekte
Dikkatli olmak durumundayız




Yani şimdi bu duruma göre 'AB' ye hartdadanak girermiyiz? Hersene 2 santimlen kaç sene çeker bi hesap yapmak lazım.

adnanfd
27-10-2005, 20:24
İsrailli askerler ve üst düzey subaylar o gece
gölcük'te ne
arıyorlardı.

Herkese
verdikleri imaj ise oraya biz yardım için
geldikleriydi.
************************************************** ***


o gece gölçükte ne aradıklarını bilmiyorum ama çınarçıkta 17 ağustos akşamı veli göçer'in yaptığı ve tamamen çöken çamlık sitesine ilk israilliler gelmişti.çünkü bu sitede 11 israil vatandaşı ölmüştü.ölülerini enkazdan çıkarıp hemen gittiler.şimdi herkez soruyor yaptığı binalar çöken onca mütahit serbest kalırken bir tek veli göçer niçin hapse atıldı:düsün:

ayyan
27-10-2005, 20:44
başka forumda golcuk depremi ile ilgili ilginc yazılar, benim baya ilgimi cekti... aynen kopyalıyorum
.
.
.
************************************************** ***
x files gibi olmus.. :(
aci ama gercek olabilme ihtimali olan bir olay :((
Allah rahmet eylesin..

Morientes
27-10-2005, 20:52
bence abartılı fantastik öyküler bunlar.okumuş etmiş insanların fazla prim vermemesi gereken şeyler...bence yani....

MAKİNİST
27-10-2005, 21:01
gerçi adamlarda neler var?ne tür teknolojik aletler var bilemeyiz ama banada biraz şehir efsanesi gibi geldi.muallakta kalan yönler yok mu?var tabii.ama bu büyüklükte bir deprem yaratmak.....bilemiyorum!!!!!!!

pride
27-10-2005, 21:02
benım fıkrım degıl sadece ilginc oldugu ıcın kopyaladım tartısmak amacıyla...

MAKİNİST
27-10-2005, 21:06
sayın pride yanlış anlamayın,size atfen yazmadım.sadece fikrimi belirttim.:o

game_theorist
02-12-2005, 17:04
2-3 yıl önce NTV de büyük depremler hakkında bir belgesel izledim. Sanırım 1964 yılında Alaska veya kuzey kutbuna yakın bir yerde 9.4 şiddetinde bir depremin görüntüleri vardı. Görüntüler denizdeki bir gemiden çekilmişti. Kıyıdaki ahşap bir ev 200-300 metre yer değiştirmişti. Olaydan önce kıyıda bir köpek vardı. Rahmetli hayvan, deprem olana kadar gayet sakindi. O günden beri o köpeğin şahsında köpeklere güvenim azalmıştır.

KMX
yok böyle bi muhabbet ya süper!!!