PDA

View Full Version : Suriye'ye ile savaşa doğru mu?



Pages : 1 [2] 3 4 5

MKA55
24-06-2012, 01:35
Tahminim, şu gecenin derinliğinde birçok kişi fosur fosur sigara tüttürüyordur. Ben bir moral bozayım o zaman...

Aşağıda görmüş olduğunuz ciğer fosur fosur sigara tüttüren bir kişininmiş!
Görünüşe bakıp da karaciğer falan zannetmeyin sakın....

http://smokerslungs.net/wp-content/uploads/2009/11/smokers-lungs-121.jpg

O ZAMAN, BU ZAMAN İŞTE!
YANİ TAM SİGARAYI BIRAKMA ZAMANI....

Bu tahmin ve önerinize diyecek sözüm yok Sayın sar..:sarhos:

MKA55
24-06-2012, 01:37
Birçok insanın göremediği gerçek, bu aslında.. Türkiye, geçmişi ve geçmiş bağları sebebiyle emperyal bir devlet adayıdır.Ne Rusya ne de ABD Türkiye'yi, bu sebeple, çok büyütmez. Ama, ABD için, İsrail gibi olabilecek bir Kürt devleti işine gelir.

Kanımca;Suriye ve İran'dan sonra sıra Türkiye'nin bölünmesine gelecektir. Ki, alt yapısı anayasa çalışmaları ile yapılıyor.


...

Yaşayacağımız ekonomik problemler de işin çabası olacak.

...

Niye bir ekonomik bir problemle karşılaşalim ki, başka türlü nasıl AB'ye gireceğiz?:halay:

MKA55
24-06-2012, 01:43
...
Avrupalılara güvenerek Ruslara karşı iki savaşa girdik. Birincisi İngilizler ile ittifak yaparak girdiğimiz Kırım savaşı. Osmanlıyı Düyun-u Umumiye'ye(Ekonomik sonunu getiren) götüren süreci başlatmıştı. İkincisi 1. Dünya Savaşı. Osmanlının siyasi sonunu getiren savaştı. Bu işler çocuk oyunu değil.
Milleti galeyana getirerek savaşa hazırlamak, savaş naraları attırmak kolaydır. Ama çıkabilecek bir savaşın bedelini ödemek, hesabını vermek o kadar kolay olmayabilir. Hele o savaşın ülkemizin çıkarları ile hiç alakası yoksa; hiç kolay olmaz.

Sayın asagir, Kırım Savaşı Batının işine geliyordu ve Abdülhamit itin ite kırdırıldığı o acemilik döneminde bu savaşa mecbur kalmıştır diye düşünüyorum..

Diğerine ise Batının isteğiyle değil bizzat mecburiyetten girmişizdir. Üstelik madem gireceğiz bari kazananın yanında olalım diye düşünen İttihatçıların İngiliz aşkı hüsranla sona ermiş zoraki Alman aşkıyla savaşa girilmiştir. Yani savaşmamız kaçınılmazdı..

mterkan
24-06-2012, 01:49
müttefik ???
nabız ölçme ???
...

Bildiklerini bizimle paylaşmayan müttefikler....
Rutinleşmiş ihlaller yaparak nabız ölçme....

Enteresan.....

palasarte
24-06-2012, 01:49
Kanımca; Türkiye'nin ve Türklerin büyük devlet olabilmesinin yollarından biri şuydu (Fuller'in saçma teorilerini çizin gitsin);

Türkiye, diğer Türk Devletleri ile birliğe gidecekti (AB gibi veya Şangay İşbirliği gibi).. Sonra; buradan aldığı güçle, ortadoğuda borusunu öttürecek ve Atatürk'ün yaptığına benzer, İran, Irak ve Suriye ile pakt imzalayacaktı.. Hatta eski emperyal ilişkileri ve müslüman olması sebebiyle, Kuzey Afrika'nın tek hakimi olacaktı..


Oluşacak bu pakt ve Türk Birliği, müthiş bir nüfus ve pazar olacağından kendiliğinden dünya için bir çekim merkezi olacaktı. Artı, kimse bu birliğe bir emir dikte ettiremeyecekti.. Bugün Türkiye için otomobil üretmek, uçak üretmek hayaldir. Ama bu pakt için hayal olmayacaktı. Üreteceğiniz oto veya uçak belki 500 milyonluk bir pazara hitap edebilecekti (müslüman ve Türk pazarı) ve rantabl olacaktı. Ama 70 milyon için olamıyor..

Bunu gören batı ve dahi Rusya, Türk Cumhuriyetleri ile bağımızı kesti.. Uzun zamandır bir ziyaret bile duymuyoruz Türki Cumhuriyetlere veya oralardan buraya!!... Üreten ve satan olabilecekken, bağlar koparılarak, küçük devletler halinde pazar durumuna getiriliyoruz.. Ve bizleri daha da küçülterek, hem askeri hem de ekonomik olarak kendilerine bağımlı kılmak istiyorlar (Türkiye'yi de 2 hatta 3'e bölmek istiyorlar). Küçük ülke hem askeri hem ekonomik olarak güçsüzdür. Çünkü üretim ölçeği düşer ve yaptığı üretim rantabl olmaktan çıkar.

1,5 milyarlık bir Çin nüfusu için üretmekle (veya Almanya gibi, 500 milyonluk Avrupa için), 3-4 milyonluk Bosna için üretmek arasında fark vardır. Herhangi bir ürün üretimi için, Bosna'da 1000 m2 tesis varken, Çin'de 1000 misli vardır ve Çin, birim maliyetlerle, her zaman sizi döver!!! Avrupa, bu sebeple Yugoslavya'yı ve Çekoslavakya'yı bölmüştür (Almanya ve Fransa'nın çıkarı için).. Daha da bölecektir.. Almanya kendi lehine olan Euro ile, tüm Avrupa'ya mal satar ama pek mal almaz ve cari fazla verir (Alman malı revaçtadır, ve ölçek olarak büyüktür ne de olsa. Devalüasyona pek de ihtiyacı yoktur dünyaya mal satmak için). Sonra döner, Yunanistan ve İspanya'ya kızar, cari açık verdikleri, çok borcu oldukları için!!! Halbuki bunu kendi yaratmıştır..

Kendinizi bir düşünün: aynı fiyatlı bir ürün için, Alman mı, Yunan ürününü mü tercih edersiniz.. Yunan ürünü tercihi için, çok çok ucuz olursa tercih ederdiniz değil mi?? (Yunanistan'da bir devalüasyon olursa mümkündür).. AB'nin temel sıkıntısı budur işte. Birlik sadece ve sadece şu an Almanya'ya yaramaktadır!!!

Maalesef,manzara-i umumiye budur!!

MKA55
24-06-2012, 01:53
Bildiklerini bizimle paylaşmayan müttefikler....
Rutinleşmiş ihlaller yaparak nabız ölçme....

Enteresan.....

Bu da nereden çıktı Sayın mterkan?:)

PARK
24-06-2012, 01:56
Suriye'ye ile savaşa doğru mu?

Ne savaşı yaa..?

Önce sorulması gereken?

Senin uçağının o hava sahasında işi neydi..?

Bende olsam vururdum...

Lafı eğmenin bükmenin gereği yok kör milliyetçiliğin ise hiç gereği yok..



Kral çıplak!...

MKA55
24-06-2012, 02:04
Suriye'ye ile savaşa doğru mu?

Ne savaşı yaa..?

Önce sorulması gereken?

Senin uçağının o hava sahasında işi neydi..?

Bende olsam vururdum...

Lafı eğmenin bükmenin gereği yok kör milliyetçiliğin ise hiç gereği yok..



Kral çıplak!...

http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=77648&page=980&p=7556254#post7556254

Hocam diğer taraftan geldiğinizi bu kadar belli etmeyin ne olur...:kahkah:

Bir uçak düştü diye kıyamet mi kopacak şimdi?:düsün:

PARK
24-06-2012, 02:12
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=77648&page=980&p=7556254#post7556254

Hocam diğer taraftan geldiğinizi bu kadar belli etmeyin ne olur...:kahkah:

Bir uçak düştü diye kıyamet mi kopacak şimdi?:düsün:


Ora ile bura ile ilgisi yok Sv.MKA55;

Konu ciddi...

Ben sadece içimden geçenleri klavyeme döktüm ve görüşleriminde sonuna kadar arkasındayım...

Ben lafı dolandırmayı sevmem..

Neyse o...

Neden o uçak o bölgede idi_???

O emri kim verdi_???

Seyrek bıyıklı asabi şahsiyet bunun cevabını bana (vatandaşa) vermeli...

mterkan
24-06-2012, 02:21
Hafıza-i beşer nisyanla malüldür.....

Irakta 3 milyona yakın müslüman ölmeden önce, topraklarımızdan giriş için, zamanın Dışişleri ve Ekonomiden sorumlu BakanlarıBeyaz Sarayda George Bush ile bunun karşılığında Türkiye'ye yapılacak yardımı görüşürken Bush'un " at pazarlığı" yapıldığına ilişkin değerlendirmeleri ne çabuk unutulur....

Halkının sesine kulak vermeye davet edilen Esad'la ailece 2 yıl önce boğaz turu yapılırken, halkının sesine kulak verdiğinin teyid edildiği ne çabuk unutulur....

Yazılacak çok şey var ama, neyse....

Herkese iyi geceler.....

MKA55
24-06-2012, 02:22
...

Neden o uçak o bölgede idi_???

O emri kim verdi_???

...

Sayın PARK,

Uçaklarımızın sınır bölgelerimizde keşif yapmaları olağandır ve olması gerekendir zaten. Ancak bunu uluslararası kurallar ve gelişen son durumlar çerçevesinde değerlendirmeyip rutinleşen ihlallerle götürmeye çalışmış olmalarında bir kasıt aramamak gerek diye düşünüyorum..

Ayrıca bu tür faaliyetler yine olağan ve planlı faaliyetler olması nedeniyle emir verenin de bir önemi yok bence..

Ben de lafı eveleyip geveleyenlere tahammül edemem ancak durum da bu üstad..:)

bayrağım
24-06-2012, 02:24
Ey Türk aç gözünü suçlu düşürenmi yoksa düşürtenmi.

BUSHIDO
24-06-2012, 02:25
Ucagin ucus rotasini gosteren goruntuleri izledikten sonra bunun bilincli ve planli bir kamuoyu calismasi olabilecegini dusunmeye basladim. Otomatik hava savunmasinin oldugunu bile bile bir dalis yapilmis olabilir mi? Bizim pilotlar suan itibari ile bir ussumuzde tv karsisinda kahvelerini yudumlayarak gelismeleri takip ediyor bile olabilir. Bu cok ama cok tehlikeli bir oyun, umarim yaniliyorumdur.:beurk:

PARK
24-06-2012, 02:26
Sayın PARK,

Uçaklarımızın sınır bölgelerimizde keşif yapmaları olağandır ve olması gerekendir zaten. Ancak bunu uluslararası kurallar ve gelişen son durumlar çerçevesinde değerlendirmeyip rutinleşen ihlallerle götürmeye çalışmış olmalarında bir kasıt aramamak gerek diye düşünüyorum..

Ayrıca bu tür faaliyetler yine olağan ve planlı faaliyetler olması nedeniyle emir verenin de bir önemi yok bence..

Ben de lafı eveleyip geveleyenlere tahammül edemem ancak durum da bu üstad..:)



Hadi topyekün girelim o zaman Suriye topraklarına Sv.MKA55...

Ne duruyoruz...

"One minute" derken efe idik...

Efelik eylem gerektirir...

Hadiii...

TNT-2
24-06-2012, 02:26
.

herseyin hukuku yönetimi var.

Borç senedini ödemeyen adamı hemen vuruyomuyuz bu onun gibi birşey.

ucak silahsız kesif ucagı nerde dusuruldugu suan kesin degil, ( suriye tarafından ucagın milliyeti ve cinsininde bilindigi iddia ediliyor )

önce uyarı yapılması, gerekirse havada tampon yapılması gerekiyormus.

Suan biz kesin haklıyız demiyorum ama karsı tarafta o kadar masum degil.

Suriye karasularımızda dusurduk dıyor burdakı şakşakcılar sanki radarın basında hemen inanıyor, mesele o degil kalbiniz fesat sizin ezikler..

MKA55
24-06-2012, 02:30
... Otomatik hava savunmasinin oldugunu bile bile bir dalis yapilmis olabilir mi? ... Bu cok ama cok tehlikeli bir oyun, umarim yaniliyorumdur.:beurk:

Silahsız üstelik sadece keşif maksatlı bir uçakla mı?:hayır:

Rahat olun ve aklınızdan çıkarın bu tür şüpheleri Sayın BUSHIDO..:yes:

BUSHIDO
24-06-2012, 02:43
Silahsız üstelik sadece keşif maksatlı bir uçakla mı?:hayır:

Rahat olun ve aklınızdan çıkarın bu tür şüpheleri Sayın BUSHIDO..:yes:

Birileri Suriye'yi parcalamaya karar vermis... Baslangici yapacak bir olay gerekli. O zaman silahsiz ve savunmasiz bir ucaginiz dusurulecek ki olay daha ciddi olsun.:beurk:

palasarte
24-06-2012, 02:52
Butun bolgeyi atese atacak bir macerayi engellemeye, ulkemizin butunlugunu ve gelecegini korumaya calisiyor olabilirler mi?

Yerinde bir tespit.. Yazıları çok da okumadan, dangalak, saftrik, beyinsiz gibi kelimeler, kişinin hükümetler gibi, olayları derinlemesine incelemeden cevap vermesine benziyor.. Tehlikeli sonuçlar doğurabilir.. Kendisi de benzer ithamlara maruz kalabilir..

asagir
24-06-2012, 03:01
"Ezik" kelimesi geçince "Ne olur bizi deliğe süpürmeyin, kullanın" yakarışlarını çağrıştırdı birden.

palasarte
24-06-2012, 03:10
"Ezik" kelimesi geçince "Ne olur bizi deliğe süpürmeyin, kullanın" yakarışlarını çağrıştırdı birden.

Mafya, ezik gençleri kendine tetikçi yapar. İlk iş onlar için zor olsa gerek.. Maaş aldığı adam için, ilk defa birini öldürecek.. Birinci iş için bayağı ayak sürüyebilir (ne de olsa fıtrat uygun değil).. Ama bir alıştı mı, artık arka arkaya adam dizer!! Çünkü ezik adam, kendini bir matah zannetmeye başlar, kişilik bulur..(Kurtlar Vadisini kendine örnek alanlar gibi)

Ondan sonra gönder babam bizi.. İran de, Afganistan de!! Kore de!! Afrika de!!.. Ama şu ilk işimizde biraz zaman tanı be babam!!!

PHOENIX07
24-06-2012, 03:14
Bizler algılarıyla oynanan bir milletiz!!! Birazda balık hafızalı. Hepmizde değilsek bile geneli böyle.
Pardon da!
Hani 8 şehitimiz vardı, geniş kapsamlı operasyon yapacaktık. Bu Suriye nerden çıktı?
Acaba dış mihraklardan kimin işine gelmiyor, kiminin de işine geliyor.
Bu ülke ne zaman düzlüğe çıksa, suni gündemler oluyor ve dış güçlerin desteğiyle, ortalığı karıştırıyorlar.
Kaostan kaynaklanan bir dünya düzeni var...Dikkatli, bilinçli ve şuurlu olalım.
Gaza gelirsek, sazı eline alırlar, onlar çalar; Bizler oynarız!!!
Bizim asıl işimiz yıllardır kene gibi yapışan; binlerce insanımızın can verdiği bu terör lanetini kökten biitirmek.

PARK
24-06-2012, 03:25
Bizler algılarıyla oynanan bir milletiz!!! Birazda balık hafızalı. Hepmizde değilsek bile geneli böyle.
Pardon da!
Hani 8 şehitimiz vardı, geniş kapsamlı operasyon yapacaktık. Bu Suriye nerden çıktı?
Acaba dış mihraklardan kimin işine gelmiyor, kiminin de işine geliyor.
Bu ülke ne zaman düzlüğe çıksa, suni gündemler oluyor ve dış güçlerin desteğiyle, ortalığı karıştırıyorlar.
Kaostan kaynaklanan bir dünya düzeni var...Dikkatli, bilinçli ve şuurlu olalım.
Gaza gelirsek, sazı eline alırlar, onlar çalar; Bizler oynarız!!!
Bizim asıl işimiz yıllardır kene gibi yapışan; binlerce insanımızın can verdiği bu terör lanetini kökten biitirmek.


Yukarıda yazılanların tümüne katılmakla birlikte..

Hani Terör sorununu çözecektik..

Kılıçdaroğlu ortaya bir çözüm önerisi atmıştı...

Ne oldu da bu Suriye olayı çıktı...

Yine mi güme gitti "terörde çözüm arayışlarımız" acaba???

Acaba..???

Acaba..???

palasarte
24-06-2012, 03:37
Yukarıda yazılanların tümüne katılmakla birlikte..

Hani Terör sorununu çözecektik..

Kılıçdaroğlu ortaya bir çözüm önerisi atmıştı...

Ne oldu da bu Suriye olayı çıktı...

Yine mi güme gitti "terörde çözüm arayışlarımız" acaba???

Acaba..???

Acaba..???

Terör bu olayın yanında solda sıfır kalır gibi.. Çünkü millet olarak ilk defa Batının tetikçisi olacağız.. 3-5 değil, yüzlerce şehit gelebilecek.. Ve bu burada bitmyecek.. İran da var sırada!! Sonrasında tetikçinin işi hiç bitmez.. Pisliğe bir kez bulaşmaya gör!!

Amma komplocusun diyen olabilir: cevap şudur;

batının tetikçiliğine son dönem 2 defa direndik ve direnen kurum TSK idi.. Biri 1991 Körfez Savaşı (savaşa girmek istemeyen Gnl Kr Başkanı istifa etmiştir ve Türkiye savaşa girmemiştir), diğeri 1 Mart Tezkeresi.. 2'sine de direnen, tetikçi olmak istemeyen TSK, şu an içeri tıkılmıştır.. Ders verilmiştir... Tetikçi olmayan içeri tıkılacaktır.. Açık mesaj budur!!

O halde kahraman Mehmetçik önce Suriye'ye, sonra İran'a sürülmek istenecektir.. Smith'ler John'lar evlerinde rahat rahat uyuyacaktır. Çekirdek çitliyerek savaşı seyredecektir!!

TUNABEN10
24-06-2012, 04:04
"Başbakan Nuri el Maliki’nin Irak’ın en üst düzey Sünni Tarık el Haşimi hakkında tutuklama kararı çıkarması bu mezhepçilik tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdi. Bazıları Suriye’de devam eden mücadeleyi bir mezhep savaşı olarak okuyorlar ve İran’ın Esad rejimine verdiği desteği Şii politikalarının bir parçası olarak görüyorlar. Lübnan, Bahreyn, Pakistan ve diğer bölgelerde güçlü Şii cemaatleri mevcut ve bu nedenle mezhepsel gerilimler, İslam dünyasında tesis edilmesi gereken barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor."


Ülkemizin doğusundan güneyine kadar Şii yapılanması istenmeyen bir durum diye düşünüyorum.
Bu durum Osmanlıdan beri mevcuttu.
Baş aktör yapılmak istenilenin biz olabiliriz.

______________________________________


Yukarıdaki yazımı 30 Mayısta yazmıştım.
PKK .tine destek veren, Şii bir yönetimin olduğu Suriye'yi hükümetin istemediği malum.
Az sayıdaki Şii topluluğunun koca Sünni bir ülkeyi yönetmesi hükümetin zoruna giden bir anlayış.

Uçağın keşif uçağı olması Suriyeli muhalifleri desteklemek karşı hamle için yeni bir destek, atak YA DA O BÖLGEYE BİR ÇIKARTMA düşünülmüş olabilir,
Uçağın vurulması her ülkede olan derin devlet tarafından gerçekleştirlmiş olabilir,
Uçağın düşürülmesi dünya kamuoyunda Türkiye'ye destek sağlanaması için olabilir, Çünkü ülkemiz Suriye karşında desteksiz bıraklımıştır,

Bana göre ok yaydan çıkmıştır, bunun bir bedeli olmalı ödetilmeli...
Eğer Türkiye bu durumun devamını lehine çeviremezse, o çok çekindikleri Şii Suriye, Irak, İran ve diğer Şii topluluklarının hedefinde olacağı aşikar; çünkü arap baharı Suriyede tıkandı
Bu gelişmeler uzun vadede başımızı ağrıtacak gibi görünüyor,

Komşularla sıfır sorun nereye yol alacak?
Düşman iyice düşman oldu en kötüsü ise ortak hedefleri ülkemiz haline geldi.
Ne diyeyim el maşası oluyoruz.

galton
24-06-2012, 08:38
Oynanan oyunlari gormuyor musunuz?

Aylardir Esad asti Esad kesti haberleri pompalaniyor, bi tane adam gibi goruntu var mi? Goren oldu mu sokakta cesetler, sivil olduren askerler filan? 5 yasinda cocukta bile kamerali cep telefonu var artik, bi tane bile amator goruntu Allah icin dusmez mi medyaya? Hic merak etmediniz mi neden dusmuyor?

Bu adamlarda kamera yoksa dusen ucagi nasil izledik hepimiz?

Tetikcilik yapmaya bu kadar merakli olan varsa sinir zaten kevgir, yolu acik olsun... Savasi savunanlarin kaci asker ya da oglu askerde acaba? Benim bildigim vatan savunulacaksa gozunu kirpmadan can verilir de, bu durumda kimin icin olecegiz biri aciklayabilir mi?

Savasalim diyenler; bu kafa neyin kafasi ise ben de istiyorum!

speargun
24-06-2012, 10:21
Suriye'ye ile savaşa doğru mu?

Ne savaşı yaa..?

Önce sorulması gereken?

Senin uçağının o hava sahasında işi neydi..?

Bende olsam vururdum...
Lafı eğmenin bükmenin gereği yok kör milliyetçiliğin ise hiç gereği yok..



Kral çıplak!...

Buraya 50 defa ben de yazdım,başkaları da..Bugün hava sahamıza giren bir Yunan jetini düşürsek, tahmin ediyorum `Ya niye düşürdük,alt tarafı hava sahamıza girmiş,bomba mı atmış,adam mı öldürmüş.Uyarsaydık olmaz mıydı? ` diyecektiniz.Buna adım gibi eminim.Çünkü her şartta savaş karşıtları sürekli bahaneler üretir,savaşmamak,ne olursa olsun zarar görmemek için..
Buna OSMANLI döneminde MANDACILIK deniyordu.Savaşmadan,her yapılana eyvallah diyelim,aman ev düzenimiz bozulmasın..
Bu kafa Atatürk`ün Yurtta Sulh,Cihanda Sulh lafını her daim başka taraflarından anlayıp,korkaklıklara ılıf aramak için kullanmıştır.Halbuki Yüce Atamızın güçlü orduyla ilgili,vatan savunmasıyla ilgili onlarca sözü vardır..

Hiçbir zaman saldırgan olmayı düşünmemiş olan ve fakat daima haksız taarruza uğrayacağını hesabeden bir milletin ordusu olarak, ordumuz uzun bir seferden sonra hemen diğer bir sefere başlayacakmış gibi maddi ve manevi yönden hazır bulunmalıdır. (1924, Ankara) (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C. I, Ankara, 1997. s. 351)

Lafla, politika ile, düşmanın aldatıcı vaatlerine kulak vermekle askerlik görevi yapılamaz. Omuzlarında ve özellikle kafalarında askerlik sorumluluğunu yüklenecek kadar kuvvet bulunmayanları n feci sonuçlarla karşılaşmaları kaçınılmazdır. (1927, Ankara) (ATATÜRK, Nutuk, AKDTYK. Atatürk Araştırma Merkezi, Yay. Haz. Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Ankara, 2000, s. 336)



Ben de her aklı başında insan gibi durduk yere savaşa girilmesine asla taraf değilim.Hele başta böyle bir hükümet ve artık değerlerinin çoğunun hapislerde çürümesine göz yuman bir TSK varken bana herşey flu gözüküyor.Ama,bir taraf seni küçük duruma düşürmüşse,kimin dolduruşuyla olursa olsun,misilleme yapılması kaçınılmazdır.Ondan sonra gerekirse bizimkile raçıklama yapsın yanlışlıkla vurduk,yanlışlıkla bombaladık diye.Bakalım hangisi daha inandırıcı olacak ve bir daha Suriye böyle hata yapma cesareti bulabilecek mi?

ugur1
24-06-2012, 10:22
"Başbakan Nuri el Maliki’nin Irak’ın en üst düzey Sünni Tarık el Haşimi hakkında tutuklama kararı çıkarması bu mezhepçilik tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdi. Bazıları Suriye’de devam eden mücadeleyi bir mezhep savaşı olarak okuyorlar ve İran’ın Esad rejimine verdiği desteği Şii politikalarının bir parçası olarak görüyorlar. Lübnan, Bahreyn, Pakistan ve diğer bölgelerde güçlü Şii cemaatleri mevcut ve bu nedenle mezhepsel gerilimler, İslam dünyasında tesis edilmesi gereken barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor."

Ülkemizin doğusundan güneyine kadar Şii yapılanması istenmeyen bir durum diye düşünüyorum.
Bu durum Osmanlıdan beri mevcuttu.
Baş aktör yapılmak istenilenin biz olabiliriz.


Bazı şeyleri ufaktan görmeye başlamışsınız.. Yardım edeyim..

http://4.bp.blogspot.com/-BYTbeUGBKFY/TqtT7fdgWqI/AAAAAAAAAiY/eTFR3zc8qac/s1600/arabia+oil+fields+image.gif

Bakın, haritada petrol bölgeleri ile etnik haritayı üstüste koyarsanız bir şeyi farkedeceksiniz.. Sunni yani batı bölgesinde hiç petrol bulunmazken, Şii yani doğu bölgesinde bütün petroller yer almaktadır..

Peki bu petroller zaten ABD'nin himayesinde değil midir? 70 senedir Suudi hanedanı ABD ne istediyse yapmamışmıdır da bugün ABD bu petrollere göz dikmektedir..



Bu devirde kimin hedef oldugunu kimin olmadigini anlamak istiyorsaniz yapacaginiz sey analizlerinizde o şunu söyledi bu şunu dedi gibi havadan seyleri degil "ELM Kriterlerini" kullanmaktir cunki esas olan yani "fundamentals" dediklerimiz onlardir.

Gecmiste guce buyuk yardimi dokunan bugunde gucun sozunden çıkmayan gucun kadim dostu Suudi Arabistanın hedef olmasinin sadece bir tek nedeni vardir o da ELM şartlarini yerine getirememesidir.,Suudi Arabistanin petrol uretimi azalirken iç tuketimi artmaktadir böyle giderse 2026 da petrol ihrac edemeyecek,petrol ithal etmeye baslayacaktir,tabii böyle bir seye musaade edilemeyecegi aciktir.

Peki Pipelinestan haline gelmis olan Turkiye Cumhuriyeti ELM sartlarini yerine getirebilir mi ?

http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=08.03.2011&y=IbrahimKaragul

http://www.ca-c.org/online/2012/journal_eng/cac-01/015.gif

Peki ortadoğuda ELM şartlarını sağlayan tek ülke hangisidir?

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2007/06/070627_iran_update.shtml

Tabii ki İran'dır..

Resim oturmaya başlıyor galiba.. Şii İran'ın Suudi Arabistan'ın doğusunu kontrol etmekte "fundamentals" veriler açısından hiç bir sakınca yok.. Bir tek İsrail dışında..

Peki Türkiye resmin neresinde? Türkiye giderek enerji ihtiyacı artan ve büyümesini sınırlandıramayan bir ülke.. Günlük 600.000 varil petrol tüketirken bu topraklardan neredeyse bu oranın 8 katı miktar geçmekte.. Bir kaç sene sonra yaşanacak enerji krizinde Türkiye'nin bu boru hatlarına el koyması demek, bu petrollerin Avrupa topraklarına ulaşamaması demektir, ki bu pazarlık konusu dahi yapılamaz bir maddedir..

İşte Türkiye'nin başına kürt sorunu olsun, şii sunni sorunu olsun ne geliyorsa bu maddeden gelmektedir..

Ankara yönetiminin bunu anlayabilmesi dileğiyle..

Haa unutmadan Suudi kralının Sevda tepesinde neden oturmak için villa inşaatına başladığını da anlayabilirsiniz umarım.

En önemlisini söylemeyi unutmuşum, bütün bu tantananın altında "Dünya petrol üretiminin her geçen gün azalması yatmaktadır."

Dermando
24-06-2012, 10:28
Milliyet alıntı.

Üst düzey bir kaynak, “Savaşa falan gitmiyoruz ama başka bir ülkenin uçağını vurmak ciddi bir ihlal. Kendi halkının hukukuna saygı göstermeyen bir rejim, uluslararası hukuka hiç saygı göstermez. Bu belki de rejimin artık zıvanadan çıktığının göstergesi” dedi.

Boşuna komplo teorileri üretiyorsunuz.

speargun
24-06-2012, 10:30
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20831921.asp?yazarid=249&hid=20791450

Yılmaz Özdil döktürmüş yine..

iNdiKaTÖr
24-06-2012, 10:36
can siper suriye avukatlıgımı yapıyor olaylardan kendince görev mi cıkartıyor anlamıyorum.

herseyin hukuku yönetimi var.

Borç senedini ödemeyen adamı hemen vuruyomuyuz bu onun gibi birşey.

ucak silahsız kesif ucagı nerde dusuruldugu suan kesin degil, ( suriye tarafından ucagın milliyeti ve cinsininde bilindigi iddia ediliyor )

önce uyarı yapılması, gerekirse havada tampon yapılması gerekiyormus.

Suan biz kesin haklıyız demiyorum ama karsı tarafta o kadar masum degil.

Suriye karasularımızda dusurduk dıyor burdakı şakşakcılar sanki radarın basında hemen inanıyor, mesele o degil kalbiniz fesat sizin ezikler..

Türkiye'nin 100 yıllık tarihinin en büyük, en uzun isyanı ve hala çare bulunamamış olan terör örgütü PKK'yı ve onun kurucusu son asrın en büyük katillerinden olan APO'yu yıllarca beslemesi bile Türkiye'nin Suriye'yi işgal etmesine yeterli sebebtir.

Kalkıp Suriye'yi savunanlar hayatımızın her kısmına olumsuz maddi manevi yansımaları olan PKK'nın kanlı tarihinde Suriye'nin rolüne bakıp bir daha düşünsünler. Bu noktada Suriye'nin Türkiye düşmanlığı İsrail, ABD, Rusya, Almanya, İran'ınkinden aşağı kalmaz.

Diğer yandan daha netleşmiş bir şey yokken asıp kesmeninde alemi yok. Düşürülen uçağın İsrail'in Kıbrıs Rum kesimindeki faaliyetlerini izlemesinden başlayarak, eğitim uçusu yaptığına kadar çeşitli spekülatif bilgiler ortalıkta geziyor. Tabiki süreci yönetenler veya yönetemeyenler her bilgiyi medyayla paylaşmak zorunda değiller. Olayın içinde bambaşka hesaplar olabilir.

Bir gerçek varki kendi halkına ettiği zulümleri geçtik, sadece ve sadece PKK'nin ortaya çıkmasında, yaşatılmasında, gelişmesinde 1. birincil rol oynamış Esed ailesinin Kaddafi'den beter bir duruma gelmesi şimdiye dek PKK katillerince şehit edilmiş asker ve polislerin bir çeşit intikamı olacaktır benim gözümde.

BAYBARS
24-06-2012, 10:37
İki pilotumuz hala bulunamadı. Birisinin eşi hamile. 5 yaşında da bir oğlu varmış. 2 aile dün gece uykusuz perişan gelecek haberi beklediler büyük ihtimalle. O uçağı Suriye üzerine gönderenler rahat uyudu mu bilmiyorum.

Uçak keşif uçağı diyorlar. Daha açığı fotoğraf çekme uçağı. Yani bazılarının anladığı gibi hava sınırımızda gezip buradan gecen uçak varmı diye keşif yapan bir uçak değil. Hava sahasını gözleme işini radarlar yapar. Uçak dediğin piyade askeri değil. 900 km hızla giden uçak zınk diye gidip sınırda duramaz. Veya tam sınır hattını takip ederek uçamaz. Sabah şimdi de radar ayarlamaları için orada uçuyordu deniyor. Uçak uçurarak radar nasıl ayarlanır, böyle bir ayar şimdiye kadar yapılmadı da, bu kritik dönemde mi yapılıyor. Anlamak mümkün değil.

Suriye diken üstünde şu anda. Her gün şu kadar direnişçi öldürüldü deniyor. Kaynak direnişçiler olunca sayıların doğruluğu şüpheli. Ama kesin olan tek şey var. Orada yalnız direnişçiler ölmüyor. Aynı zamanda her gün askerler de ölüyor. Yabancı işgali dahil her şeyi bekleyen bir ülke. Böyle bir durumdaki ülkenin ordusunun eli tetikte olur. Böyle bir durumda Suriye hava sahasına uçak göndermek o pilotların vebalini taşımaktır.

Yunanistan ile karşılaştırıp kafa karıştırma yapıyorlar. Oradaki durum farklı. Orada Ege denizinde binlerce mercimek kadar ada var. Orada ihlal yapmadan uçmak zor. Yunanistan da bunun önemi olmadığını bilir. Ama mercimek kadar adaların hava sahasını 6 milden 12 mile çıkarıp tüm Ege denizini Yunan gölüne çevirmek istediğinden yaygara yapar. Gidip ihlali yoksa Atina üzerinde yapmıyoruz. Kaldı ki onlarda bizim F-16 mızı düşürdüler. Yılmaz Özdil’in bugünkü yazısını okuyun.

Bir uçağın hava sahasına girmesi anlık bir olay. Bu olayda hemen çok yukarılara ulaşıp vur onayı almak biraz zor. Büyük ihtimalle hava sahasına gireni vurun diye genel bir emir vardır.

BAYBARS
24-06-2012, 10:48
Yıl 1997. İkinci Körfez savaşı öncesi. Amerika hazırlıklarını tamamlamış. Irakı işgal edecek. Ama bahane lazım. O dönemki Amerikan Genel Kurmay Başkanı emekli olduktan sonra anılarını yazdı :

"ABD Eski Genelkurmay Başkanı General Hugh Shelton, “Bir defasında bir bakan, Bağdat'ta alçaktan bir casus uçak uçurup Saddam'ın bunu düşürmesine izin vererek savaş bahanesi yaratmayı önerdi” dedi.

ABD'nin Irak'ı işgâl edip, eski lideri Saddam Hüseyin'i devirmek için bahane arama çabaları daha Bill Clinton döneminde başlamış.
Hem Clinton Yönetimi, hem de Bush Yönetimi döneminde ABD Genelkurmay Başkanlığı yapan General Hugh Shelton (68) anılarını kaleme aldı. “Hiç çekinmeden: Bir Amerikan savaşçısının serüveni” adlı kitapta, 1997 yılının ekim ayında, üst düzey devlet yetkilileriyle yapılan gayrıresmi bir toplantının içeriğini anlatan Shelton, bir kabine üyesinin, kendisine, “Hugh, biliyorum, sana bunu sormamam gerekir ama, bize gerçekten lâzım olan şey, Saddam'ı acil karar almaya zorlayacak, bizi de dünyanın gözünde iyi gösterecek bir olay. U-2'lerinizden bir tanesini, Saddam'ın vurup düşüreceği kadar alçaktan ve yavaş uçuramaz mısınız” diye sorduğunu aktarıyor.
Bu soruya çok sinirlenen; ancak konumu gereği sinirini doğrudan belli etmek istemeyen Shelton, alaycı yanıt vermeyi tercih etmiş: “Tabii ki yapabiliriz. Tek yapmamız gereken, sizin kıçınızı o uçağı uçurmaya hazır hâle getirmek. Ondan sonra ben onu, istediğiniz kadar alçaktan ve yavaş uçurturum.”

O bakan Madelaine Albright mı
Shelton, söz konusu bakanın adını vermedi. Ancak ipuçlarından, kendisine bu teklifi yapanın, o dönemki Dışişleri Bakanı Madelaine Albright olduğu sonucu çıktı. Sözde “kitle imha silahı” tehdidi bahane yapılmasaydı, Bush Yönetimi'nin de “alçak uçuş” yöntemini uygulamaya koyacağı öne sürülmüştü. "

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=16061697&p=2

O bakan Amerikan dışişleri bakanı Madelaine Albright çıktı. Kamuoyunu kandırmak için her yolu mübah gören Amerika peşinden kitle imha silahı yalanıyla dünyayı kandırdı. Iraka girdi. 1 milyona yakın Iraklı öldü. Bu arada çoğu yoksul ve göçmen ailelerin çocuğu binlerce de Amerikan askeri öldü. Ama petrol ve silah tüccarları istediklerine ulaştı.

Binlerce insanın hayatını, kanını ve acılarını paraya dönüştüren siyasetçiler ve politikacılar ve diğerleri bu dünyadaki en acımasız ve alçak yaratıklar.

balgi
24-06-2012, 10:49
Ahmet DAVUTOĞLU canlı yayında...............

Karayel32
24-06-2012, 11:08
Suriye'ye ile savaşa doğru mu?

Ne savaşı yaa..?

Önce sorulması gereken?

Senin uçağının o hava sahasında işi neydi..?

Bende olsam vururdum...

Lafı eğmenin bükmenin gereği yok kör milliyetçiliğin ise hiç gereği yok..



Kral çıplak!...

1. (hava sahası içinde değilmiş)
2.
(sana kaşlarını çatarak bakan herkezi vururmusun? Havacılğın kuralları arasında bu olayın bir insana kötü gözle bakmakla farkı yoktur)

srdrdhn
24-06-2012, 11:09
"uluslararası hukuk çerçevesinde her adımı atacağız..."

speargun
24-06-2012, 11:22
http://www.hurriyet.com.tr/planet/20833515.asp

Evet Suriye`nin Türkiye temsilcileri ve bizim de suçumuz olduğunu daha ne olduğunu bilmeden beyan edenler,Bakan konuşmuş,anlatmış uçağın ne olduğunu,nerde vurulduğunu..
Şimdi fikirlerinizi bekliyoruz esas.Uçak uluslararası hava sahasında vurulmuşsa şayet TC ne yapmalı?
Sadece kınamalı mı,özrü kabul mü etmeli,küsmeli mi?
Bizimkiler kesin küser ve Suriye`ye büyük ders vermiş oluruz..Bir de ihtiyaç molası veririz two münüts..

Karayel32
24-06-2012, 11:23
Dış işleri bakanın knuşmalarından cıkardığım...

1. Arkadaşlar ucak hiçbir uyarı veya tedbir alınmadan vurulmuştur.
2. Uçak hava sahası ihlali yapmadığı bir zamnda kıyıdan 13 mil açıkta vurulmuş ve suriye kara suları içerisine düşmüştür.
3. Gemilerimiz aramaları sürdürürken uçağın cıkarılması için gerekli olan gemiler bölgeye devkedilmiştir. Amaç ucaın enkazını bulmaktır.
4. Ucagımız tek basına uçmuştur.
5. Uçusun amacı akdenize bakan radarların test edilmesi özellikle alcak irtifadan yaklaşan uçakların radar ile görüldüğü mesafe ve yerlerin tespiti veya denemesinin yapılmasıdır.
6. Ucak ilk seyrinde vurulmamıştır. ucak ilk profilini yapmış dönüş esnasında suriye kara suyu ihlali yapmış ancak uyarı ile karayusundan cıkmıştır. Zaten bu ucusun amacı budur. Suriye ve Turkiye haricindeki (Özellikle israil bence hatırlayın israil ucaklarının kara sınırlarını takip ederek suriyenin nükller santarilini vurması) uçagın tespit edilmesi..
7. Ucak IFF bilgileri açıktır. Ucağın irtifa bilgisi ve görev tanımı IFF'tten görülebilir.
8. Ucagın neyle vurulduğu halen belli değildir.
9. Suriye telsiz konuşmaları ortaya cıktığında Suriyenin ucagın kimliğini bilip bilmediği ortaya cıkacaktır.
10. Olay BM taşınacak top diplomaside....

Dermando
24-06-2012, 11:25
"uluslararası hukuk çerçevesinde her adımı atacağız..."

Dışişleri Bakanı Ahmet DAVUTOĞLU

Uluslararası hukuk çerçevesinde siyasi ve diplomatik çözümler arayacağız. Ayrıca Dünyaya bu konudaki kararlığımızı göstereceğiz dedi.

Türkiye barışçıl çözüm arayışında. Cezayı Nato kessin gibi bir tavır almış görünüyor.

MaTHiLDa
24-06-2012, 11:29
Esad emperyalizme karşı mücadele veriyor. Nasıl mücadele veriyor; pkk'yı destekleyerek, Türk uçağını vurarak, kendi halkını katlederek.. babası da emperyalizme karşı mücadele veriyordu. Hama'da onbinlerce insanı katletmişti apoyu ve yasadışı sözde sol örgütleri kamplarında besliyordu..

kendileri gibi olmayan, düşünmeyen her kim katlediliyorsa katleden emperyalizmle savaşıyordur. Allah bu gibilerin eline düşmekten korusun bizi

captain7
24-06-2012, 11:29
Suriye koseye sıkıstırılmaya calisiyor bu acik. Simdi nato da Suriyeyi sıkıstıracaktır, Rusya ya da bak senin savundugun cocuk neler yapiyor diyecekler.

Beni vatandas olarak en cok dusunduren su;
Allah gostermesin; bugun savas ciksa, bizim ordumuzun basinda koordinasyonu saglayacak deneyimli general & amiral sayisi nedir?
Bunlarin buyuk kismini ergenekon diye iceri aldilar, ya da gorevden uzaklastirdilar..vs vs. Yani ordu mental olarak yipranmis durumda...
Bu durum tipki yillar oncesinde Humeyni devrimi sonrasi generalleri & ordusu dagilan Iran in - Irak ile savasa girdigi doneme benzemiyor mu??
Nitekim 8 yil suren ve galibi olmayan bir savasti....

Karayel32
24-06-2012, 11:38
http://www.hurriyet.com.tr/planet/20833515.asp

Evet Suriye`nin Türkiye temsilcileri ve bizim de suçumuz olduğunu daha ne olduğunu bilmeden beyan edenler,Bakan konuşmuş,anlatmış uçağın ne olduğunu,nerde vurulduğunu..
Şimdi fikirlerinizi bekliyoruz esas.Uçak uluslararası hava sahasında vurulmuşsa şayet TC ne yapmalı?
Sadece kınamalı mı,özrü kabul mü etmeli,küsmeli mi?
Bizimkiler kesin küser ve Suriye`ye büyük ders vermiş oluruz..Bir de ihtiyaç molası veririz two münüts..

Arkadaşlar vurulma olayı uluslar arası sulada olduğundan ve son yapılması gerekeni ilk yaptığından SUriye suçludur. Suriyeyi BM şikayeti sonrası araştırma komisyonu kurlacaktır.

Örnek olarak bakacak olursak : 3 Temmuz 1988 tarihinde Hürmüz Boğazı sonunda İran-Irak Savaşı esnasında İran air tarafından işletilen Airbus A300B2-203 uçağı olağan uçuş yolu üzerindeki Basra Körfezi'nde İran karasuları İran hava sahasında uçan iken, Amerika Birleşik Devletleri Donanması güdümlü füze kruvazörü USS Vincennes (CG-49) tarafından tahrip edildi. 66 çocuk ve 16 mürettebat dahil 290 kişi öldü. Olay sonucu yapılan araştırmada Amerika Birleşik Devletleri ve İran da olayla ilgili "tüm anlaşmazlıklar, farklılıkları, iddialar, karşı tam ve nihai bir anlaşma" Uluslararası Adalet Divanı uzlaştı. ABD İran kurbanların ailelerine tazminat olarak 61,8 milyon, yolcu başına $ 213,103.45 ortalama dolar öedeme yaptı. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri sorumluluğunu kabul etti , ne de İran için özür diledi.

Burdan bakarsak BM'ye giden bu olay Uluslar arası Adalet divanına gider ve ordan tazminat ve özür talplerimizin ne kadarırını karşılanacağı görürürüz.

acemşah
24-06-2012, 11:40
sitemizin coğu askeri ve stratejik uzmanı o ucagın orada ne işi vardı? diye sormuşlar ve oraya gidersende vurulursun gibi yorumları olmuş.. terör ve kacakçılık suriye sınırında artış baş göstermiş ve suriye sınırının yakınlarında pkk tekrardan yuvalanmıştır. ayrıca suriye birliklerinin yer degiştirmeside gözlenir olmuştur.. sen bunları içeriden istihbaratla ve uydu görüntüleri ile ve veya ucak fotoları ile cekmeye mecbursun ..

olayın tekbir karşılığı vardır ve yapılacagına da inanıyorum.. esadın sarayı bu gecede dahil olmak üzere bombalanabilir..ve suriye de 50 km lik tampon bölge oluşturulabilir...

bunun başka bir karşılığı olmaz...hisse senedi piyasaları risklidir.. bende hisse var ancakı piyaslar düşecek diye gercekleri söylemekten kaçınmak olmaz..piyasa bu 3gün 5 gün düşer sonra toparlanır.. yere düşen bayrağı .. yere düşen kanı bizim hisseler temizlemez...
temizleyecek olan kandır..bu kacınılmazdır..

DİEGO
24-06-2012, 11:42
"En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir" demiş, Cicero.

Tüm kurgu Suriyenin fişini çekmek üzere yapılandırılmış, ancak Rusya ve Çin taş koyuyor bu müdahaleye, şimdi bu uçak krizi ile onlarında gardı düşürülmeye çalışıyor, kapalı kapılar ardında ikna turları sürüyor, er geç ya Türkiye öncü olarak sokulacak ya nato müdahale edecek ama Suriyenin sonuda bugünden belli, ister fasarya diyin isterseniz kahve muhabbeti, BOP tam gaz devam ediyor arada pürüzler çıkıncada senaryoda bazı rötuşlara gidilmesi gerekiyor şuan olanda bu.

captain7
24-06-2012, 11:48
bazi ekonomistlere gun dogacak;
Kriz kahini Roubini gibi... Dunya savasi cikacagini dusunuyorlar. Kaan Sariaydin ( eski Turkey Morgan Stanley Ceo su ) var bizlerden de o da savas olmadan ekonomilerin duzelmesi zor diyor hep...

Dermando
24-06-2012, 11:50
bunun başka bir karşılığı olmaz...hisse senedi piyasaları risklidir.. bende hisse var ancakı piyaslar düşecek diye gercekleri söylemekten kaçınmak olmaz..piyasa bu 3gün 5 gün düşer sonra toparlanır.. yere düşen bayrağı .. yere düşen kanı bizim hisseler temizlemez...


Bu cümleden şu anlaşılıyor ki sizde olası bir savaşa inanmıyorsunuz. Piyasaların toparlanacağını öngördüğünüze göre. Lakin düzelme olması için önce piyasalarda bir bozulma olması gerekiyor. Gelen açıklamalardan da soğukkanlı ve barışçıl tutum sergilendiği gözleniyor.

kadirz_m
24-06-2012, 12:06
geç bile kaldılar... neden füzeler gönderilmedi, savaş uçarlarımız ne halt yemeye yatıryor, piyadeler ileriiiiiiiiii.......
biz TÜRK MİLLETİYİZ... her an her yerde her zaman ölmeye hazır milletiz... biz canımızı sokaklarda buluyoruz, ölünce şehit oluyoruz, bizim yaşamaya vaktimiz yok, bir an önce çocuklarımızı ölüme göndermeli, ailelerimizi savaş ortamlarında ya da ekonomik krizlerle perişanlıklar içinde yaşatmalıyız.. biz TÜRK MİLLETİYİZ, insan gibi yaşamak bizim neyimize, ülkemiz kendini toparlamaya başlamış ve önü açılmaya başlamışken ivedi olarak hemen savaşa girmeliyiz... hücummmmmm....

morkertenkele
24-06-2012, 12:07
savaş mavaş yok, dağılın artık, işinize gücünüze bakın :)

muratteknik
24-06-2012, 12:12
Milli mücadeleden sonra anlaşılmıştır ki ,bu millet savaş meydanlarında değil ,milli ve manevi değerleri yok edilerek bencil,duyarsız,teslimiyetçi,şakşakçı sıfırı tüketmiş toplum bireyleri haline getirmek için el birliği ile çalışmışlar.


Bunun karşısında ne yapmışız.




1-ortak payda olması gereken ÜLKEM etrafında toplanıp ,milli değerleri koruyarak çözümler üretip, büyük oyuncuların bunları, bu topluma yem olarak kullanılmasına seyirci kalmış mıyız.
2-Atadan dededen miras gibi savunucusu olduğumuz siyasi görüşte, ülke menfaatlerini ön planda tutmadığını görünce terketmiş miyiz.
3-bob ortaya çıkmazdan evvel orta doğuda gerek Türk birliği , Arap birliği veya İslam birliğine, savunucusu olduğumuz siyasiler, abd nin bobundan evvel davranabilmiş midir.davranmaya çalışana sahip çıkılmış mıdır.
4-savunduğumuz siyasiler, bireylerin milli ve manevi değerlerini korumak adına ne yapmışlar sorguladık mı.
5- Biz , siyasileri savunup , peşinden giderken ve gitmezden evvel bunları talep ettik mi.
6-laik-dinci, sağ-sol sınıflaması yaparken, nasıl oldu da milli ve manevi değerlerimiz farklı bir boyuta ulaşıp bencil bir ideoloji haline dönüştü .Vatan ve milletin yücelmesinden daha büyük ideoloji olmayacağını farkettik mi.
8-Cumhuriyetçilik-Milliyetçilik-Laiklik-Halkçılık-Devletçilik-İnkılapçılık ilkelerini tüm bireylerin anlaması ve yaşatması için emek verdik mi.
9- birey olmaktan çıkıp ,ortak bilinci geliştirmek için farlı inanış,görüş ve ideolojileri ÜLKEM paydasında birleştirebildik mi.
10- insanımıza Ulusal bilinci yerleştirebildik mi.
11-Ağalık sistemini ortadan kaldırmaya mı çalıştık,yoksa siyasi menfaatler uğruna mı kullandık.
12-zamanın da halka ,nüfus planlamasının neden gerektiğine ikna edip uygulayabldik mi.
13-Duyarlı ve gerçekleri gören gençlerimizi,bir isim altında toplayıp ,onların sistem tarafından yokedilişlerini öylece izledik mi.
14-İnsanımızı , inanç ve tabii istekleriyle-ülke menfaatini tercih arasında bıraktık mı.Bunu da her defasında çukur eşip çukur kapatan belediyeler anlayışı gibi ,her seçimde koz olarak kullandık mı.
15-Aç ve muhtaç bırakılan,kaliteli eğitim alamayan bireylere bunun temini için çabalamayı,adil gelir dağılmını sağlamayı bir kenara bıraktık,soyguncu zihniyeti yücelttik mi.
16-Toplumu ayakta tutan,geçmişinden buyana devraldığı milli ve manevi değerlerdir.Bununda zafiyete ,yılgınlığa uğraması bireyleri duyarsızlaştırır.Böylece istenmedik hedefe büyük bir adım atılmış demektir.bunlar olurken seçtiklerimiz öylece izlediler mi.
16-Gerek toplumu ,gerek ülkeyi bu sorunlarla başbaşa bırakıp ,kaderimizi yıllarca AB.vadine bağlayıp oyaladık mı.
Öyle ise neyi konuşuyoruz.Neyi eleştiriyoruz, kimi suçluyoruz.Çünkü bütün bunları Küresel oyunlara bağlamak mı ,yoksa küresel oyunları bozacak veya kendi lehine çevirebilecek politikalar üretebilen gücü gösterecek iradeyi seçemeyen, kaliteli eğitimden ve basiretten yoksun bırakılan toplumu mu konuşmalıyız.

Bütün bu yaşananların elbette bir karşılığı olacaktır.Milletimizin kendine gelmesini ve YÜCE YARADANIN ,TÜRK MİLLETİNE OYNANAN BU OYUNLARI TERSİNE ÇEVİRMESİNİ DİLİYORUM.

snake123
24-06-2012, 12:15
dünyada büyümede çin den sonra gelen ülke türkiye.
ekonomik olarak güçlü kaynakları çok olan ülke türkiye
güneydoğuda sınırları geçilerek askerleri şehit edilen ülke türkiye
yanı başındaki kandile gitmek için genel kurmay başkanının dediği gibi abd den izin isteyen ülke türkiye
abd kandil için otur oturduğun yerde derken, suriyeye hemen dal aslanım dediği ülke benim ülkem türkiye
oyuna gelmemek lazım rusya ,suriye,iran .
,ırak hepsi her zaman sınır komşumuz kalacak, abd ve diğer nato üyesi emperyalist ülkeler se her zaman olduğu gibi ateşte elleri yanmasın diye bizleri maşa olarak kullanmak istemeye devam edecekler,,,sayın davutoğlu ve onun gibi düşünenlerin osmanlı sevdası için bu ülke ve güzel insanlar heba edilemeyecek kadar değerli ve hep öyle olacaklar.

DİEGO
24-06-2012, 12:22
Rusya ve Suriye nin kürt kozuna karşı, şimdi ABD de dermi al sana pkk ya darbe vurmak için büyük fırsat biliyorsun pkk nın en büyük destekçilerinden biri Suriye dermi bizde yermiyiz yedirirlermi bilmiyorum ama yemememiz lazım onu biliyorum.

Karayel32
24-06-2012, 12:27
Türkiye NATO'yu 4. madde kapsamında uçağın düşürülmesinin müttefikeri ile istişare etmek maksatlı 0laganüstü toplantıya çağırdı. Çağrı NATO tarafından kabul gördü..

TNT-2
24-06-2012, 12:28
Bu suriye yi cocuklarmı yönetiyor..

her turlu uluslararası baskı var, batısında israil ezeli düşmanı hazırda bekliyor, abd ve tayfası sana çökecek bahane arıyor.
ülkende kazan kaynıyor sende çaktırmadan katliamlarını yapıyorsun ( sinsi sinsi ) mevcut duzen senin lehine iken.
böylesi bir durumda Türkeyinin ucagını vurmayı bırak ates acılması bile buyuk bir strajedi hatası...

Chakra
24-06-2012, 12:29
Daha dün Suriye'ye özür ve tazminat için 1 saat süre vermeli, gerçekleşmeyince askeri bir havaalanını çok ağır şekilde tüm uçakları pert olacak şekilde bombalamalıydık. Misillemeye karşılık gelirse işte o zaman resmen tam savaştayız demektir ve kara birlikleri anında Suriye'ye girmelidir.

BAYBARS
24-06-2012, 12:32
Her şeyden önce burada yazı yazanların konuştuğu dile dikkat etmesi lazım. Yoksa burası herkesin karşılıklı hakaretler yağdırdığı mahalle kahvesine döner.

Eğer Türküz diyorsak ve vatan haini değilsek, hiç bir ülkenin avukatı olmamamız lazım. Suriye'nin olmadığımız gibi Amerikanın da. Avukatı olmadan öte piyonu hiç olmamız lazım. Olaylara Türkiye'nin çıkarları açısından bakmak gerek. Başka ülkelerin baktırmaya çalıştığı açılardan değil. Biz ABD nin istediği tarafa çekip götüreceği bir ülkemiyiz. Bize ne Suriyeden. Kendi problemlerimiz varken bize ne Esattan veya orada Amerikadan, Katardan,Suudi Arabistandan para alıp Esadı devirmeye çalışan isyancılardan.

Bu olay bugün başlamadı. Aylardan beridir Suriye deyip duruyoruz. Kuzey Irakta teröristler üsleniyor. Gelip gidip saldırıyor. Sınır ihlali oldu demiyoruz. Suriye sınırında isyancılar ile askerler çatıştı. Bizim tarafa mermi düştü. Sınır ihlali dedik, Natoyu çağırmadan bahsettik. Neyiz biz. Hemen Amerikanın dolduruşuna gelecek kazlar mı.

Bir arkadaş Suriye PKK yı desteklemişti. Onun için bile girmemiz gerekirdi diyor. 10 sene önce destek verirken girmedik. Şimdi Amerika orada operasyon yapacak diye yeni şehitler pahasına mı gireceğiz. Asıl destek şimdi Kuzey Iraktan. Üsler orada. Oradan gelip vuruyorlar. Vuracaksak orayı vurmamız lazım.

Dün 8 mil açıkta diyorlardı. Bugün 13 milde vuruldu, Suriye karasularına düştü diyorlar. Üstelik 15 dakika önce Suriye hava sahasına girmiş ve orada 5 dakika kıyıya paralel uçup çıkmış. 3 mil içerde 3 mil dışarda uçağın hızı yanında çok anlık mesafeler. Televizyonda bir uzman soruyor füzeyi yiyen bir uçak nasıl 5 mil daha uçmaya devam eder diye. Niye o kadar hava sınırının yakınında uçuyor. Suriye bugün güllük gülistanlık bir yer değil ki.

Sn Acemşah Amanosların fotoğrafını çekiyordur demiş. Uçağın düştüğü yer denizin üstü.

muratteknik
24-06-2012, 12:32
Bu suriye yi cocuklarmı yönetiyor..

her turlu uluslararası baskı var, batısında israil ezeli düşmanı hazırda bekliyor, abd ve tayfası sana çökecek bahane arıyor.
ülkende kazan kaynıyor sende çaktırmadan katliamlarını yapıyorsun ( sinsi sinsi ) mevcut duzen senin lehine iken.
böylesi bir durumda Türkeyinin ucagını vurmayı bırak ates acılması bile buyuk bir strajedi hatası...

Saddamın basiretsiliğinden mi,yoksa satılmışlığından mı ne farkı var.

Karayel32
24-06-2012, 12:36
NATO sözleşmesi maddelerinden....

Madde 4

Taraflar, içlerinden herhangi birinin siyasal bağımsızlık ve güvenliği, toprak bütünlüğü tehdit altına girdiğinde , içlerinden birinin talebi durumunda bir araya gelerek durumu müzakere edeceklerdir.


Madde 5

Taraflar, Avrupa veya Kuzey Amerika’daki üyelerinden biri ya da daha fazlasına karşı silahlı bir saldırıyı, anlaşma taraflarının tümüne yapılmış sayacakları konusunda mutabık kalmışlar ve sonuç olarak ta böyle bir silahlı saldırı gerçekleştiği taktirde , taraf devletlerin her biri, BM Şartının 51. maddesinde belirtilen toplu veya bireysel savunma hakkının kullanılmasında saldırının muhatabı olan taraf ya da taraflara derhal karşı saldırı konumuna geçerek yardım edecek, ve diğer taraflarla iş birliği içersinde silahlı güç kullanımı, Kuzey Atlantik Bölgesinin güvenliğinin devamının sağlanması da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemleri düzenleyeceklerdir.

Böyle herhangi bir saldırı ve alınan bütün önlemler acilen Güvenlik Konseyine rapor edilecektir. Bu önlemler, Güvenlik Konseyinin durumu çözüme kavuşturmak ve uluslar arası barış ve güvenliği sürdürmek için gerekli adımları atması halinde bu önlemlere son verilecektir.

Madde 6

5. Maddenin amacıyla ilgili olarak, Taraflardan biri ya da daha fazlasına yapılacak silahlı bir saldırının “silahlı saldırı” kapsamına girmesi için gereken koşullar aşağıdadır:

Avrupa veya Kuzey Amerika’daki, Fransa’nın Cezayir bölgelerindeki, Türkiye’deki veya Kuzey Atlantik Bölgesinin Yengeç Dönencesinin kuzeyinde kalan kısmında yerleşik Antlaşma Tarafları ya da onların idaresi altındaki her hangi bir adanın toprak bütünlüğünü tehdit eden silahlı saldırılar;

Antlaşmanın yürürlük tarihinden itibaren, Akdeniz veya Kuzey Atlantik Bölgesinin Yengeç Dönencesinin kuzeyinde kalan kısmında, Taraf ülkelerin işgal güçlerinin bulunduğu Avrupa’daki herhangi bir bölgede ya da bu toprakların üzerinde Antlaşma Taraflarına ait uçak, araç ya da güvenlik güçlerine yönelik silahlı saldırılar.

Karayel32
24-06-2012, 12:38
Daha dün Suriye'ye özür ve tazminat için 1 saat süre vermeli, gerçekleşmeyince askeri bir havaalanını çok ağır şekilde tüm uçakları pert olacak şekilde bombalamalıydık. Misillemeye karşılık gelirse işte o zaman resmen tam savaştayız demektir ve kara birlikleri anında Suriye'ye girmelidir.

Yaw savaş denen merete anında 1 saat içerisinde girilmez. Koca Amerika bile 2. körfez savasına hazırlığı için 1 yıl uğraşmıştır. Böyle yorumlar giraz gerçek dışıdır.

muratteknik
24-06-2012, 12:41
Bir ara toplum mu devleti yönetir,yoksa devlet mi toplumu yönetir.bir başka diyişle, bozulma ya da düzelme devletten mi başlar yoksa toplumdan mı diye,Kur'an da cevabını aramıştım.Elbette bulduğum cevap mantıklı olarak toplum ve dahi onu meydana getiren bireyler haketmedikçe ,hakettikleri gibi yönetilirler oldu.elbette yönetenlerin ve dini dosdoğru anlatmayanlar da bunun karşılığını alacaklar.Böyle olması da bireylerin basiretsizliğinin alacağı karşılığa engel değil.:)

captain7
24-06-2012, 12:41
yanliz uluslararasi basina bakiyorum, oyle bizim gibi kimsenin bu konuya odaklandigi yok... yan haber olarak geciyor

Insallah kayip pilotlarimiz sag salim bulunur.

captain7
24-06-2012, 12:44
bir de soyle bir durum var;
vatandas ahmet olarak dune kadar Suriye olayina gayet sakin ve tarafsiz bakmaya calisiyordum. Fakat u ucak dusme olayi ile istem disi, intikam, karsilik verme, guc gosterme hislerim uyandi...
Yani bizim savasa girmemiz kolay olur...

captain7
24-06-2012, 12:45
bu arada yarinki seans ile ilgili tahminim ise + olacagimiz yonundedir...

DİEGO
24-06-2012, 12:46
Özür dilerim ama sanırım genç yaştaki arkadaşlar ergen psikolojisi ile mahalle kavgası ile devletlerarası savaşı bir tutuyorlar gibi yazıyorlar, vuralım, kıralım, çakalım, dağıtalım e sonra nolucak ve bu karar alındıktan sonra devamındaki getirilere katlanabilecekmiyiz, katlanmak zorundamıyız durduk yere bir savaşa, tüm tv kanalları normal yayınlarını sürdürüyor, hayat normal akışında sürüyor, tansiyon yükselten bir ortam yaratma peşinde değil kimse, peki nedir sizi bu kadar coşturan, gerek yok arkadaşlar düzeni bozmanın, anaları ağlatmanın.

Karayel32
24-06-2012, 12:48
YAZARLARDAN SEÇMELER

İyi ki stratejistler yönetmiyor
Can Dündar

Cuma gecesi Suriye krizini ekrandan izlerken “İyi ki Türkiye’yi stratejistler yönetmiyor” diye düşündüm.
Gece yarısı savaş baltasını kapan koşmuştu stüdyoya...
Olayın ayrıntılarını bilmeseler de, çatık kaşlar, kararlı bakışlarla keşif uçağının düşürülmesinin “casus belli” (“savaş nedeni”) sayılacağını söylüyor, “en sert tepki gösterilmesini” istiyorlardı.
Lazkiye kıyılarında Türk uçağının düşmesine sevinen Suriyelilerinkine benzer bir coşku içinde, “Yaşasın beklenen harp fırsatı çıktı” havasındaydılar.
1992’de bir Amerikan uçak gemisi, Türk Muavenet’ini kazara vurup 5 askeri şehit ettiğinde de Amerika’yla savaş istemişler miydi; hatırlamıyorum.
Ama maceraperestliklerinin, okyanus ötesine kadar gitmediğini, Suriye ile sınırlı olduğunu tahmin ediyorum.

* * *
Suriye’de iç karışıklık başladığında Arap baharı örnekleri vererek “Esad da Mübarek gibi birkaç haftada devrilir” tahminiyle “Yüklenelim” aklı veren de onlardı.
Suriye’yi hiç tanımadıkları ortaya çıkmıştı; yanılmışlardı.
Şimdi Amerika’nın ve Avrupa devlerinin, kendi ellerini yakmadan, kestaneleri ateşten alacak bir maşa aradıkları bu devrede, uçak hadisesinin Türkiye’yi ateşe itecek bir tezgah olma ihtimalini akla bile getirmeden bu role gönüllü talip oluyorlardı.
Neyse ki Türkiye ve Suriye hükümetleri krizde bu dolduruşlara gelmeyecek denli temkinli ve sağduyulu davrandı.
İki ülke arasında sürekli tırmandırılan soğuk savaşın sıcağa dönüşme ve bütün bölgeyi ateşe verme ihtimalini fark ederek frene bastı.
“Allah’tan hâlâ akıl devrede” dedirtti.
* * *
Krizden ilk elde akılda kalan birkaç önemli ders var:
Birincisi, diplomatların böylesi günler için var olduğu gerçeği...
Askerlerin heyecanlı bir “it dalaşı”ndan hızla bir uluslararası kriz yaratma potansiyeline karşı diplomasi, her zaman bir uzlaşma zemini yaratma niteliği taşır. Onları “istenmeyen adam”lar ilan ettiğinizde, Suriye örneğindeki gibi, inisiyatifi askeri karargâhlara bırakmış oluyorsunuz.

İkincisi:
Uçağın düşmesinden 24 saat önce, CIA’in Türkiye aracılığıyla Suriye muhalefetini silahlandırdığı, sevkiyata Müslüman Kardeşler’in aracılık yaptığı, paranın Suudi Arabistan ve Katar’dan sağlandığı iddiasının New York Times’ta yer aldığının altını çizmek gerek. Hükümet’in yalanladığı bu iddiayı dünkü Birgün’de, halen bölgede bulunan CHP Hatay milletvekili Refik Eryılmaz, tanıklıklara dayanarak doğruladı. Türkiye, sonuçlarını göze aldığı riskli bir oyun oynuyorsa, bunun pahalı bedelleri olacağını da tahmin ediyor olsa gerektir. Böyleyse, bu riski kamuoyu ile de paylaşması gerekir.

Üçüncüsü:
Uçağı düşürülen bir ülkenin hükümetinden, genelkurmayından, dışişlerinden 8 saat boyunca ses çıkmaması normal midir?
Her krizde Başbakan’ın bir an önce uçaktan inmesi için dua mı edilecek?
“Tek adam” ülkesinin sakıncaları daha nasıl ve ne zaman fark edilecek?

sülber
24-06-2012, 12:49
Yaw savaş denen merete anında 1 saat içerisinde girilmez. Koca Amerika bile 2. körfez savasına hazırlığı için 1 yıl uğraşmıştır. Böyle yorumlar giraz gerçek dışıdır.



İyide hükümet,aylardır gerdeğe girme hazırlığında değildi heralde!Savaş çığıtkanlığını yapıp duran ben değildim.Bir zahmet hazırlığınıda yapıverseydiler.

Karayel32
24-06-2012, 12:50
AB dışişleri bakanları yarın suriye gündemiyle toplanacak TÜRKİYE DİPLOMASİ SAVAŞINA BAŞLADI..

MAHARAJ
24-06-2012, 12:51
amerikalılar seneler önce çeşme açıklarında askeri gemimizi vurdu ve 20 askerimizi şehit etti, pardon yanlışlıkla vurduk dediler. israil yardım gemimizi ele geçirdi, içindeki sivil insanlarımızı öldürdüler ve özür bile dilemediler. bu olayları sineye çeken türkiye malum olaydan dolayı suriye gibi müslüman bir ülkeye savaş açacağını hiç sanmıyorum.

bu olaylara diplomatik yanaşılmalı ve diplomatik çözüm üretilmeli, çünkü savaşlarda kazanan taraf yoktur!

captain7
24-06-2012, 12:51
YAZARLARDAN SEÇMELER

İyi ki stratejistler yönetmiyor
Can Dündar

Cuma gecesi Suriye krizini ekrandan izlerken “İyi ki Türkiye’yi stratejistler yönetmiyor” diye düşündüm.
Gece yarısı savaş baltasını kapan koşmuştu stüdyoya...
Olayın ayrıntılarını bilmeseler de, çatık kaşlar, kararlı bakışlarla keşif uçağının düşürülmesinin “casus belli” (“savaş nedeni”) sayılacağını söylüyor, “en sert tepki gösterilmesini” istiyorlardı.
Lazkiye kıyılarında Türk uçağının düşmesine sevinen Suriyelilerinkine benzer bir coşku içinde, “Yaşasın beklenen harp fırsatı çıktı” havasındaydılar.
1992’de bir Amerikan uçak gemisi, Türk Muavenet’ini kazara vurup 5 askeri şehit ettiğinde de Amerika’yla savaş istemişler miydi; hatırlamıyorum.
Ama maceraperestliklerinin, okyanus ötesine kadar gitmediğini, Suriye ile sınırlı olduğunu tahmin ediyorum.

* * *
Suriye’de iç karışıklık başladığında Arap baharı örnekleri vererek “Esad da Mübarek gibi birkaç haftada devrilir” tahminiyle “Yüklenelim” aklı veren de onlardı.
Suriye’yi hiç tanımadıkları ortaya çıkmıştı; yanılmışlardı.
Şimdi Amerika’nın ve Avrupa devlerinin, kendi ellerini yakmadan, kestaneleri ateşten alacak bir maşa aradıkları bu devrede, uçak hadisesinin Türkiye’yi ateşe itecek bir tezgah olma ihtimalini akla bile getirmeden bu role gönüllü talip oluyorlardı.
Neyse ki Türkiye ve Suriye hükümetleri krizde bu dolduruşlara gelmeyecek denli temkinli ve sağduyulu davrandı.
İki ülke arasında sürekli tırmandırılan soğuk savaşın sıcağa dönüşme ve bütün bölgeyi ateşe verme ihtimalini fark ederek frene bastı.
“Allah’tan hâlâ akıl devrede” dedirtti.
* * *
Krizden ilk elde akılda kalan birkaç önemli ders var:
Birincisi, diplomatların böylesi günler için var olduğu gerçeği...
Askerlerin heyecanlı bir “it dalaşı”ndan hızla bir uluslararası kriz yaratma potansiyeline karşı diplomasi, her zaman bir uzlaşma zemini yaratma niteliği taşır. Onları “istenmeyen adam”lar ilan ettiğinizde, Suriye örneğindeki gibi, inisiyatifi askeri karargâhlara bırakmış oluyorsunuz.

İkincisi:
Uçağın düşmesinden 24 saat önce, CIA’in Türkiye aracılığıyla Suriye muhalefetini silahlandırdığı, sevkiyata Müslüman Kardeşler’in aracılık yaptığı, paranın Suudi Arabistan ve Katar’dan sağlandığı iddiasının New York Times’ta yer aldığının altını çizmek gerek. Hükümet’in yalanladığı bu iddiayı dünkü Birgün’de, halen bölgede bulunan CHP Hatay milletvekili Refik Eryılmaz, tanıklıklara dayanarak doğruladı. Türkiye, sonuçlarını göze aldığı riskli bir oyun oynuyorsa, bunun pahalı bedelleri olacağını da tahmin ediyor olsa gerektir. Böyleyse, bu riski kamuoyu ile de paylaşması gerekir.

Üçüncüsü:
Uçağı düşürülen bir ülkenin hükümetinden, genelkurmayından, dışişlerinden 8 saat boyunca ses çıkmaması normal midir?
Her krizde Başbakan’ın bir an önce uçaktan inmesi için dua mı edilecek?
“Tek adam” ülkesinin sakıncaları daha nasıl ve ne zaman fark edilecek?


Tesaduf mudur bilinmez, sadece dikkatimi cekti; mavi marmara olayinda da ust duzey tum yetkililer yine yurt disindaydi. Basbakan, C.Baskani, G.Kurmay Baskani...

Karayel32
24-06-2012, 12:52
Yaw kardeşim hazırlık dediğin nedir. planlamamı askerlerin sevkimi ikmalin hazırlanması nedir hazırlık dediğin... ESAS HAZIRLIK ULUSLARARASI MEŞRUTİYETTİR. Amerikanın IRAK'a girmek istediğinde yaptığı BM' nedir ... Bunlara bir bakınız öyle yorum yapınız.

MaTHiLDa
24-06-2012, 12:53
Türkiye'de gerçek sorun böyle milli meselelerde bile kendi ideolojilerine esir düşerek düşman safında yer alabilecek zihniyette insanların yetiştirilmiş olmasıdır.

Türk uçağı düşürülmesine rağmen kukla Esadı hararetle savunanlar bir savaş çıktığında hangi cephede yer alacaklar dersiniz

sabır_kaldıysa
24-06-2012, 12:57
selamlar hayırlı pazarlar herkese.
Suriye'nin yaptığı tahriki,yaptığı hatayı mazur gören açıklamalar okumak,duymak kanıma dokunuyor açıkçası.
öncelikle açıklanan verilere baktığımızda haklı olduğumuz aşikar... bu bir milli mesele,sırf mevcut hükümet karşıtları veya hükümete sempatisi olmayanlar,hükümeti yıpratma adına hükümetin kriz yönetimini eleştiriyor.
biz birlik olmalıyız... hükümet bizim desteklediğimiz veya desteklemediğimiz bir hükümet olabilir.Ama devlet bu vatanın ekmeğini yiyen,suyunu içen herkesin Devleti.
bir sonraki seçimde mevcut hükümete oy vermemeyi düşünen biri olarak,hükümetin bu krizi aklıselim olarak yönettiğine inanıyorum.
hepimizin canı yanıyor... hepimizin gururu incindi bu bir gerçek.ancak sağduyulu hareket ederek çıkarımıza en uygun adımı atmak zorundayız.
ülke içinde huzuru bir türlü tesis edemiyoruz zaten,her gün saldırılar,şehit haberleri... konuyu enine boyuna düşünüp,bütün getiri ve götürülerini tartıp öyle karar vermemiz gerektiğine inanıyorum.

seyir
24-06-2012, 12:58
Yaw kardeşim hazırlık dediğin nedir. planlamamı askerlerin sevkimi ikmalin hazırlanması nedir hazırlık dediğin... ESAS HAZIRLIK ULUSLARARASI MEŞRUTİYETTİR. Amerikanın IRAK'a girmek istediğinde yaptığı BM' nedir ... Bunlara bir bakınız öyle yorum yapınız.

Bizimkiler kervanı yolda dizerler.. Bakınız 4+4+4 olayına..Ayrıca sayın Sabır-kaldıysa;hükümetten ve milletten ve dahi devletten birlik beraberlik ve tepki konusu öncelikle Irak ın kuzeyi konusunda beklenmeli değilmi..

Karayel32
24-06-2012, 12:58
YAZARLARDAN SEÇMELER

MEHMET BARLAS
Bu bir "savaş ilanı" değil "ağır tahrik"tir
En sıcak gelişmeler yaşanılırken bile soğukkanlı kalabilmektir gelişmişlik.
Bu gerçeği Suriye'nin bir jetimizi düşürmesinin sonuçlarını değerlendirirken yine görmekteyiz.
Bazılarına göre bu eylem, Suriye'nin Türkiye'ye savaş ilanı olarak algılanmalıdır.
Birincisi bu bir "Savaş ilanı" değil bir "Ağır tahrik"tir.
1907 tarihli La Haye Konvansiyonu'nda "Savaş ilanı"nın uluslar arası hukuka dayalı resmi protokolünün ayrıntıları vardır.
İkincisi de Türkiye ile Suriye arasında bir "İlan edilmemiş savaş"ın sürdüğünü de zaten biliyoruz.
Resmen ilan edilmiş bir savaşta taraflar arasındaki tüm görüşmeler de, ilişkiler de kesilir ve barış arayışının yerini savaş alır.

Karmaşık bir durum
Oysa Türkiye, Birleşmiş Milletler çerçevesinde Annan Planı'nın Suriye'deki duruma çözüm üretmesi için, bekleme sürecinde.
Bu nedenle Suriye yönetimi ile görüşmeler sürmekte. Gözlemciler bu ülkeye gidip gelmekteler.
Ama bu pasif bir bekleme süreci değil... Suriyeli muhalifler Türkiye'de toplanıyor, Suriye rejiminden kaçanlara Türkiye kucak açıyor.
Bazı iddialara göre de Suriye'deki rejim karşıtı eylemlerin silahları Türkiye üzerinden sağlanmakta.
İşte bu durum "İlan edilmemiş savaş" olgusunun tanımına uymaktadır.

Düşman kim?
Burada ince bir nokta var...
Türkiye ya da Türkiye ile aynı safta yer alan ülkelerin bu ilan edilmemiş savaştaki "Düşman"ları, ülkesi ve halkı ile Suriye değil, Esad yönetimi ve Baas rejimidir.
Beşar Esad ise doğal olarak bu "Düşman"ların Suriye'nin düşmanı olduklarını söylemektedir.
Easd'ın bir Türk jetinin düşürülmesi ile sergilediği ağır tahrik Türkiye'nin Suriye'ye "Savaş İlanı"na dayanırsa, Suriye diktatörünün amaçladığı hedefe ulaşılacak ve Suriye halkının iç kavgaları bırakarak ülkelerini dış düşmana karşı savunmaları için birleşmeleri yolunda çağrılar seslendirilecektir.
Türk siyasetçileri de, diplomatları da bu karmaşık durumları en iyi biçimde değerlendirecek birikimlere de, soğukkanlılığa da sahipler.

Orta Doğu krizleri
Ayrıca Türkiye'nin yakın diplomasi tarihi, Orta Doğu açmazlarına doğrudan taraf olmamayı başarmanın olumlu sonuçlarının da öyküsüdür.
Bir jetimizin düşürülmesinin yüreklerde ve beyinlerde yarattığı öfkenin, bütün bu durumların soğukkanlı biçimde değerlendirilmesini engellememesi gerekiyor.
Mao ne demişti:
- Siyaset kan dökülmeyen savaş, savaş da kan dökülen siyasettir... Suriye'deki Baas rejimi siyaseti savaşa dönüştürerek kendi halkına dünyayı zaten zindan ediyor.
Türkiye yanlış bir adımla bu rejime katkıda bulunamaz.

TNT-2
24-06-2012, 13:00
Benim aklım suan pilotlarda.. Dualarım pilotlarımız için..

kestirmeden gidiyim nasılsa birsey olmaz diyeceklerine inanmıyorum.

hem nerde vurulmuş sam'ın ustundemi..
ilgili bolge suriyeye 10 milse (mesela) Türk topraklarına da 13 veya 15 mildir heralde..

BAYBARS
24-06-2012, 13:02
Türkiye'de gerçek sorun böyle milli meselelerde bile kendi ideolojilerine esir düşerek düşman safında yer alabilecek zihniyette insanların yetiştirilmiş olmasıdır.

Türk uçağı düşürülmesine rağmen kukla Esadı hararetle savunanlar bir savaş çıktığında hangi cephede yer alacaklar dersiniz

Sn Matilda meselenin can alıcı noktası zaten orada. Suriyeyi kimin yönettiği bizim milli meselemiz değil. Bizim askerlerimizin kanını dökeceği bir mesele hiç değil. Amerikanın Ortadoğuyu ele geçirme meselesi. Ve bizi de bu işin içine çekmeye çalışıyor. Bunu başardıkları anda orada hiç yere yüzlerce Mehmetçik can verecek. Daha az Amerikan askeri ölsün diye. Korede olduğu gibi.

Karayel32
24-06-2012, 13:03
YAZARLADAN SEÇMELER

Fehmi KORU

Sizin de kulağınıza geliyor mu, bilmem, ama savaş tamtamları hafiften çalınmaya başladı. Keşif için uçarken kaybolan askeri uçağın Suriye tarafından düşürüldüğünün anlaşılmasıyla ortaya çıkan tepkisel tabloya bakıldığında savaşa bir adım kaldığı hissine kapılmamak elde değil...

Yakında‘’Artar cihatla şanımız’’marşlarının ortalığı kaplamasını da bekleyebiliriz.

Umarım, bu konuda kanaatleri önem taşıyan, karar verme mevkiinde bulunanlar, tamtam meraklılarından daha sağduyuludur. Şu aşamada güvenebileceğimiz bir tek onların sağduyusu kaldı çünkü.

Güneydeki komşularımızın hemen hepsiyle ciddi sorunlar yaşıyoruz: Irak’ta iyi geçinme derdi bulunmayan bir hükümet işbaşında... Kendi halkının özgürlük taleplerine ateş açarak cevap veriyor Suriye’deki yönetim...‘’Biraz makul davransanız’’taleplerine sinirlenen İran’dan hasmane açıklamalar geliyor...

Kısa süre öncesine kadar hepsiyle samimiyet-ötesi ilişkilerimiz bulunan ülkeler bunlar... Çoğunlukla bizden kaynaklanmayan sebeplerle herbiriyle kavgalı hale geliverdik.

Tek bir kıvılcım yeterli; uluslararası arenada komşuların kavgası kolayca savaşa dönüşebiliyor...

Alman ordusunun birbiri ardına yenilgiler tatmaya başladığı bir ortamda İstanbul’a sığınan -sonradan Yavuz ve Midilli adlarını alacak- Goeben ve Braslau adlı iki geminin göndere bayrağımızı çekip mürettebatına fes taktırarak Karadeniz’e çıkması sonrasında Birinci Dünya Savaşı’na oldu-bittiyle girdiğimizi unutmayalım.

Uçağımızı düşüren komşumuz Suriye’ye şiddetle haddini bildirmeye kalkarsak yeni dostlarımızdan hiçbir itiraz gelmeyecektir.

Yeni dostlarımız Türkiye’nin komşularıyla‘sıfır sorun’politikasından pek mutlu değillerdi; o politikanın coğrafyamızda sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığı iddiasındaydılar. Şartlar değişti, sorunlar avdet etti, onlar açısından haklı olduklarını hatırlatma zamanı şimdi. Sırtımızı sıvazlıyor, cesaretlendiriyorlarsa beklentileri olduğu için... Beklentilerinin ne olduğu ise belli.

Türkiye son on yılın büyük bir bölümünde bize benzeyen insanların yaşadığı ülkelerde sevgi ve itibar kazandı.‘Örnek’veya‘model’ gibi kavramlarla ifade edilen bir konuma kavuştuğumuz bir gerçek. Bunu tek kurşun sıkmadan, ülkeleri tehdit etmeden, kimseye haksızlık yapmadan sağladı Türkiye...

Acaba yeni dostlarımız bundan mutluluk mu duydular? Sanmıyorum. Türkiye’nin hem yönetimler hem de halklar tarafından ilgi ve saygı gören bir ülke olmasını sağlayan tavrını değiştirmesini getiren gelişmeler‘yeni dostlarımız’dediğim bazı Batılı ülkelerin zorlamasıyla yaşandı.

Libya’ya askeri müdahaleye direnmekten vazgeçmemizle birlikte... Sonrası çorap söküğü gibi geldi.

Önce yönetimler Türkiye’ye karşı kuşku duymaya başladı, sonra da sokaklar... Genelleme yanlış olsa da dikkat talep etmek için yazacağım: Coğrafyamızda yer alan ülkelerin yönetimleri de halkları da bugün ülkemize dünden daha farklı bakıyorlar. Kuşkuyla ve biraz da korkuyla...

Giderek sevildiği ve beğenildiği için değil, korkulduğu için ilişki kurulan bir ülke haline dönüşebiliriz.

Allah korusun...

Uçağımızın düşmesi Suriye’ye ve oradan da bütün dünyaya‘maço’bir görüntü vereceğimiz bir tutum benimsememizi de doğurabilir; yeniden sevgiyle, beğenilerek örnek alınan bir ülke görüntüsü kazanmamızı da getirebilir.

Fırsat bu; keşke iyi değerlendirebilsek...

istiaze
24-06-2012, 13:04
Kardeş ikide bir 1 mart tezkeresini TSK reddetti deyip duruyorsun

Yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen salt çoğunluğa ulaşılamadı. Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.

ee TSK ne alaka ?

northstar
24-06-2012, 13:05
Oynanan oyunlari gormuyor musunuz?

Aylardir Esad asti Esad kesti haberleri pompalaniyor, bi tane adam gibi goruntu var mi? Goren oldu mu sokakta cesetler, sivil olduren askerler filan? 5 yasinda cocukta bile kamerali cep telefonu var artik, bi tane bile amator goruntu Allah icin dusmez mi medyaya? Hic merak etmediniz mi neden dusmuyor?

Bu adamlarda kamera yoksa dusen ucagi nasil izledik hepimiz?

Tetikcilik yapmaya bu kadar merakli olan varsa sinir zaten kevgir, yolu acik olsun... Savasi savunanlarin kaci asker ya da oglu askerde acaba? Benim bildigim vatan savunulacaksa gozunu kirpmadan can verilir de, bu durumda kimin icin olecegiz biri aciklayabilir mi?

Savasalim diyenler; bu kafa neyin kafasi ise ben de istiyorum!

aynen dediklerine katılıyorum bende hep merak etmişimdir IRAK ta LİBYA da hep HD yayın yapıyorlardı ne olduda SURİYEDE yayınlar birden bozuldu adam gibi görüntü yayınlayanı görmedim daha ama burada oyun çok farklı oynanıyor bence AMERİKA ve SURİYE anlaştı zaten burada kuyuya atılmak istenen türkiyedir benim fikrim ise şavaş lobisinin istediği gibi fevri davranılmaması çok olumludur kimsenin anlamadığı bir zamanda gereken CEZA verilmelidir hiç beklenmeyen bir anda işte o zaman tam bir ders olur BİRİLERİ ve SURİYE için , bazı arkadaşlar yazmışlar savaşta başımızda orduyu düzgün yönetibilecek insan varmı diye DOSTLARIM SİZ HİÇ MERAK ETMEYİN O TELEVİZYONLARDA GÖRDÜĞÜNÜZ DEN BİN KAT DAHA DEĞERLİ İNSANLAR BU ORDUYU YÖNETİYOR.

istiklal marşımıza boşu boşuna bu sözler eklenmemiştir.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?


Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

içeri atılanlardan önce insanlar bu bu orduyu dinsiz ve imansız yapmaya çalışanları görmeli zamanında nasıl bir orduki namaz kılanı ve kur an-ı kerim taşıyanı irticacı diye damgalayan birilerini yetiştirmiş ATATÜRK zamanındaki ordumuzla şu andaki bazı güç odaklarının yapmak istediği ordu arasında dağlar kadar fark var ama RABBİM İN izniyle kimse buna engel olamayacak esas bir ordunun içinden imanını alırsan işte o zaman ordu başsız kalır yoksa bu ordu hiçbir zaman sahipsiz vede başsız kalmaz

MEHMETÇİK NE DEMEK :

*MEHMETÇİK İSMİNİN ANLAMI *

Milletlerin tarihlerine şan ve şeref örnekleri veren kahramanlık için
çeşitli düşünce ve yorumlar vardır. Bu düşüncelerde çok kere cesaret ile
kahramanlık karıştırılmış ve karıştırılmaktadır. Cesaret, insanda sadece
manevi bir kuvvet, kahramanlık ise fazilettir. Kahramanlık ruhu ferde
ırkından intikal eder. Bir millet yapısı itibariyle kahraman değilse,
içinden çıkacak birkaç yiğitle dünya üzerinde özgür yaşamak imkanını
bulamaz veya özgürlüğü her savaşta tehlikeye girer.

Buna karşı bir milletin cephede savaşan evlatları dünyayı hayretler
içinde bırakan kahramanlıklar yaratmışsa hiç şüphe yok ki o milletin
yalnız cephede savaşan erleri değil beşik sallayan anaları, okul
çağındaki evlatları ve ak saçlı ihtiyarları, sonuç olarak bütünü
kahramandır.

Türk ordusunun kahraman askerine verilen unvan olarak ?Mehmetçik?
simgesi, kökenini İslamiyet öncesi Türk medeniyetine kadar uzanmaktadır.
Atalarımız daha Orta Asya?dayken belirli eşyaları, cisimleri ve
şekilleri belirli manalara simge yapmışlardır. Mesela, ?ok? Tanrı?ya
bağlılığın, ?yay? da bu bağlılığın cihana yayılmasının simgesiydi. Keza
davulun, tuğun devlet şeklinde değişik anlamları vardı. Doğal olarak
Türk ordusu içerisinde görev yapan askerler için de bir simge
geliştirilmişti. Bu dönemde Türk ordusu içerisinde görev yapan askerlere
?alp?, alp er?, ?alperen? vs. gibi unvanlar verilmekte idi. Bu
unvanların verilmesinin temel nedeni askeri kişiliğin bir kişiye ait
olmaması, tüm ulusu temsil etmesi nedeniyle olmuştur.

İslamiyet sonrası Türk ulusunun oluşturduğu devletler içerisindeki
ordularda görev alan askerlere ?Mehmetçik? unvanının verilmesi görülmeye
başlanmıştır. Bu durumun gerekçesi ise şu şekilde ortaya konmaktadır:
İslam dini benimsendikten sonra uluslar üzerinde özellikle bu dinin
peygamberi olan Hz. Muhammed?e karşı bir hayranlık oluşmuştu. Oluşan bu
hayranlık üzerine insanlar doğan erkek çocuklarının birçoğuna
?Mehemmed?¹ ismini vermişlerdir. Bu isim daha sonra ?Mehmet? şekline
dönüşecektir.² Mehmet isminin kullanımı günümüzde de yaygın şekilde
görülmektedir. Özellikle kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın birçoğu
doğan erkek çocuklarına ?Mehmet? ismini koymaktadırlar.

?Mehmet? isminin kullanım alanının bu kadar geniş olması sonucunda
zamanla askere giden erkek evlatlar için söylenen bir deyim haline
dönüşmüştür. Tüm Türkiye?de bu şekilde anılan askerlerimizin bu adı
alması zaten cesaret ve kahramanlığının sonucu olmuştur. Bütünü kahraman
olan bir milletin fertlerini ismen ayırt etmek, kahramanlıklarını
sayabilmek ise imkansızdır. İşte onların hepsini bir tek adla bağrına
basmak için Türk milleti, adları ayırt edilemeyen evlatlarının hepsine
birden bir sevgi, kendisini savaş alanlarında tanıyan düşmanları ise bir
saygı nişanesi olarak ?MEHMETÇİK?3 demiştir. Mehmetçik bütün Türk
ordusunun simgesidir. Mehmetçik bir isim değil bir fikirdir, bir amaçtır.

¹ ?Mehemmed? isminin verilmesinin altında yatan neden olarak da İslam
peygamberi Muhammed?in kutsallığının zedelenmemesi fikri yatmaktadır.
² Türkçesinin dil zenginliğinin belirtilerinden biri olarak da
nitelendirilebilir. Böylece fazla sesler kelime içerisinden çıkarılarak
Türkçenin sadeliği korunmuş oluyordu.
3 ?Mehmetçik? kelimesinde ?Mehmet? kelimesine?-çik? eki gelmiştir. Bu
ek, kelimeye sevgi anlamını kazandırmaktadır.

bu yazıyı yazarken amacım kimseyle polemik yapmak değildir sadece fikir ve düşüncelerimi paylaştım herkesin fikri farklı olabilir yada kimse senin fikirlerine katılmaya bilir önemli olan birbirimize saygımızı korumamız hepimiz bu vatanın evladlarıyız bizim bizden başka dostumuzda yoktur elin oğlunun yaygarasıyla birşey yapılmaz elin oğlu zevki sefa sürecek biz onların maşalığını yapacaz yok öyle yağma ( hangi yabancı ülkenin komşularıyla sorunu var birde bize bakın hep karışıklık hiçmi diğer ülkelere yapılan oyunlardan ders alınmayacak.

saygılarımla ( kalın sağlıcakla )

istiaze
24-06-2012, 13:07
Terör bu olayın yanında solda sıfır kalır gibi.. Çünkü millet olarak ilk defa Batının tetikçisi olacağız.. 3-5 değil, yüzlerce şehit gelebilecek.. Ve bu burada bitmyecek.. İran da var sırada!! Sonrasında tetikçinin işi hiç bitmez.. Pisliğe bir kez bulaşmaya gör!!

Amma komplocusun diyen olabilir: cevap şudur;

batının tetikçiliğine son dönem 2 defa direndik ve direnen kurum TSK idi.. Biri 1991 Körfez Savaşı (savaşa girmek istemeyen Gnl Kr Başkanı istifa etmiştir ve Türkiye savaşa girmemiştir), diğeri 1 Mart Tezkeresi.. 2'sine de direnen, tetikçi olmak istemeyen TSK, şu an içeri tıkılmıştır.. Ders verilmiştir... Tetikçi olmayan içeri tıkılacaktır.. Açık mesaj budur!!

O halde kahraman Mehmetçik önce Suriye'ye, sonra İran'a sürülmek istenecektir.. Smith'ler John'lar evlerinde rahat rahat uyuyacaktır. Çekirdek çitliyerek savaşı seyredecektir!!

Kardeş ikide bir 1 mart tezkeresini TSK reddetti deyip duruyorsun

Yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen salt çoğunluğa ulaşılamadı. Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.

TSK ne alaka ?

Bi halt etmişler ki içerideler.

Karayel32
24-06-2012, 13:08
YAZARLARDAN SEÇMELER

Yiğit BULUT
Piyasalara çağrı!

Ne mi diyorum? Vermek istediğim mesaj açık; “Suriye ile savaş” spekülasyonu ve bunun fiyatlanması denenebilir. Asla peşine takılmayın!

Sevgili dostlar, Cuma akşamından itibaren hayretle medyamızın “savaş çığlıklarını” seyrediyor, dinliyorum. Anlık yayını izletme derdiyle konuşulanlar, ortaya atlayanlar-atılanlar, o kadar ileri noktalara gidiyorlar ki; dinleyenlere “haydi gidiyoruz” deseniz, “hayır” demezler! Biri çıkıyor, silahlı kuvvetleri karşılaştırıyor, bir başkası kaç günde Şam’a varacağımızı anlatıyor, en sakin olanı bile “bir hafta sonra oradayız” demeden geçmiyor, ortama kapılıp geçemiyor...

Ey SAVAŞKAN kardeşler, olaya sadece Türkiye-Suriye çizgisinde baktığınızda “neleri ıskaladığınızın” farkında mısınız? Türkiye’yi “kendi amaçları doğrultusunda” Ortadoğu’nun “savaş denklemine” dahil etmek hatta “öne düşürmek” isteyenlerin “bu dalganın” neresinde olabileceklerinin idrakinde misiniz ! Olay ne sizin gördüğünüz kadar basit, ne de gelişmeler sizin anlattığınız kadar kolay ve “düz” ! Suriye adıyla “sınırlanan” toprakların parçalanmaya başlanması veya bu yolda adımlar atılması “çok daha karmaşık ve birden çok bilinmeyenli denklemin” ortaya çıkmasının ilk hamlesi!

Sevgili dostlar, siz bizim medyamızın savaş çığlıklarına bakmayın ve asla bu sanal “ortamı” fiyatlamayın veya fiyatlanmak isterse iştirak etmeyin! Suriye-Türkiye çatışması ve Ortadoğu’da haritanın değiştirilmeye başlanmasının ilk adımının atılması için bu olay “tek başına yeterli değil” ve kısa vadede “sıcak bir çatışmanın” başlaması için sebep olamaz! Detaya lütfen dikkat; harita değiştirilmek isteniyor, zorlanıyor, tahrik ediliyor olabilir ama bu adım “sürecin” daha belki de “ilk taşı” ve bu yolda daha çok sorgulama yapacağız...

Sonuç: Türkiye, 1980-2003 arasında her “düz” olmayan çizginin farklı algılatıldığı, algılamaların zorlandığı ve ardından “fiyatlamalarda” spekülasyonların tavan yaptığı günler gördü. Ne oldu? Her zaman Türkiye kaybetti, her zaman yaratılan dalgaların altında vatandaş kaldı! Detaylara ve yaşananlara dikkatli bakanlar “rüzgarı arkalarına aldıklarını zannettiklerinde” gördükleri zararı bir kez daha hatırlasınlar !

Son söz: Türkiye’nin “YENİ DÜNYA DÜZENİ” içinde başlattığı hamlenin durması ve Ortadoğu’da “ellerin kaos’a kalkması için” Türkiye’nin “Suriye sınırından girmesi” yeterli! Küresel güçlerin bu hamleyi yapmaya çalıştığını görelim ve sakin olalım!

Not: Dünya piyasalarında bu olayın fiyatlanmadığını en iyi altın fiyatında anlayabiliriz! Grafik net bir mesaj veriyor; altın son dönemde test ettiği en düşük seviyeyi 3. kez test ediyor ve olay duyulduktan sonra piyasa saatlerce açık kalmasına rağmen en küçük bir yukarı hareket olmuyor!

http://b1206.hizliresim.com/y/s/8mbxv.jpg

Karayel32
24-06-2012, 13:10
YAZARLARDAN SEÇMELER

Fikret Bila

Hava sahasını ihlal eden her uçak, sorgusuz sualsiz düşürülseydi, Türk Hava Kuvvetleri’nin, bu yıl içinde 114 savaş uçağı düşürmüş olması gerekirdi. Hava sahası ihlalleri, hemen her gün gerçekleşen ve uluslararası hukuka uygun olarak birkaç dakika içinde çözülen olaylardır.
O kadar ki, örneğin, Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi sitesinde her gün vuku bulan hava sahası ihlalleri rutin biçimde duyurulur.
Bu yıl içinde büyük çoğunluğu Yunan Hava Kuvvetleri’ne ait olmak üzere İtalyan ve İsrail uçaklarıyla birlikte toplam 114 uçağın, Türk hava sahasını ihlal ettiği bilgisi Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesinde yer alıyor. Sadece son bir hafta içinde Türk hava sahasını ihlal eden uçak sayısı 6’yı bulmuş durumda.
Türk Hava Kuvvetleri, bu uçaklardan hiçbirini düşürmüş değil. Uluslararası hukuk ve prosedüre uygun olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, bu ihlallerin tamamını tespit etmiş, yaptığı uyarı üzerine uçaklar Türk hava sahasını terk etmişlerdir.
Uçakların sürati dikkate alındığında 1-2 kilometrelik ihlallerin olağan karşılandığı ve uyarı üzerine hava sahasını terk ettiği de bilinmektedir.
Yine Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yer alan bilgilere göre, söz konusu uçakların Türk hava sahasını ihlal süreleri, 20 saniye ile 9 dakika arasında değişmektedir.
Bu bilgiler de gösteriyor ki, hava sahası ihlalleri, uyarı ve önleme uçuşlarıyla çözülmektedir.

Suriye’nin gerekçesi
Hava sahası ihlallerinin uçak düşürmeyle sonuçlanması için geçilmesi gereken birçok aşama bulunuyor.
Uzmanların verdiği bilgiye göre, hava sahasına tecavüz eden uçak önce uyarılıyor. Uyarıya rağmen ihlali sürdürürse, uçaklar kaldırılıyor, önleme uçuşu yapılıyor. Yabancı uçak buna rağmen hava sahasını terk etmezse, ikaz ateşi açılıyor. Buna rağmen ihlali sürdürürse uçak zorunlu inişe mecbur ediliyor.
Bu durumda Şam yönetiminin, “Hava sahamızı 1 kilometre ihlal etti, bu nedenle vurduk” veya “Kaza oldu” biçimindeki açıklamalarının kabul edilebilir bir yönü yoktur.
Esad yönetimi, bir hata yaptığını kabul etse ve özür dilese bile silahsız bir Türk keşif uçağını düşürmesi iyi niyetle açıklanamaz.

Gergin ortam
Türkiye-Suriye ilişkileri, büyükelçilerin çağrılmasına varacak kadar kötü bir dönemden geçiyor.
Esad yönetimi, muhalif güçlerin, siyasi ve askeri olarak Türkiye tarafından desteklendiği düşüncesinde. Muhaliflerin her hareketinin Ankara tarafından organize edildiği, Türkiye sınırından muhaliflere silah ve mühimmat gönderildiği, sığınmacı gibi görünen Suriyeli muhaliflerin de çatışmalara katıldığı gibi iddiaları gündemde tutuyor.
Bu gergin ortam içinde kimliğini ve silahsız olduğunu bilebilecek durumda olmasına rağmen Türk uçağı bir tepki sonucu vurulmuş olabilir.
Bir iç savaş yaşayan ve her an uluslararası bir müdahale endişesi taşıyan Suriye yönetiminin, bölünmüş silahlı kuvvetlerini tam olarak kontrol edebildiği de kuşkulu. Bir Suriye pilotunun, uçağı ile birlikte Ürdün’e sığınması da Suriye ordusunda emir-komuta zincirinin sağlıklı olmadığına işaret ediyor. Ordu mensuplarının bazılarının silahlarıyla beraber, “Özgür Suriye Ordusu”na katılması da aynı yönde en önemli kanıtı oluşturuyor.
Bu koşullar içinde Türk uçağının vurulması konusunda kararın nasıl üretildiği ve uygulandığı da sorgulanması gereken bir konu.

Sağduyu esas olmalı
Yaşanan bu gergin ortam içinde bir kıvılcımın bölgede büyük bir yangına yol açacağını en iyi bilenlerin başında kuşkusuz Ankara geliyor. Suriye’nin, Türk savaş uçağını düşürmüş olması karşısında Ankara, bütün haklarını koruyacak askeri ve siyasi, güç ve yeteneğe sahiptir. Yine kuşku yok ki, olay tümüyle aydınlatıldıktan sonra bu haklarını tereddütsüz kullanacaktır.
Ancak bu süreçte Ankara’nın soğukkanlılığı elden bırakmaması ve sağduyuyu esas alması gereklidir.
Duygusal tepkilerle ateşe körükle gidilmemeli, haklıyken haksız duruma düşülmemelidir.
Krizin, telafisi zor sonuçlar doğurmaması için Şam yönetiminin hatasını kabul etmesi, uluslararası hukukun yüklediği sorumluluklarını yerine getirerek, Ankara’ya karşı iyi niyetini kanıtlaması en doğru yol olur.

captain7
24-06-2012, 13:10
2012 Turkiye sinde Baskent Ankara da metro istasyonu cokuyor. Ordan gecmekte olan 1 vatandas gocuge dusuyor. Cesedini bilmem kac saat sonra 1.5 km ilerde buluyorlar. Bunu sorgulayan yok... Sanki cukura dusen kedi!!!!

Bizim milli birlik & beraberligimizdeki problem milli maclarda bile kendini goster miyor mu?
Arena da fenerli milliler yuhlaniyor, Inonude besiktasli olmayanlar, kadikoyde gs liler...vs

Once kaybettirilen milli birlik ve beraberlik ruhu yeniden yaratilmali. Saglikli dusunen, takim tutar gibi siyasi, ideolojik gorusu olan bireylerden temizlenilmeli.
Bu ulkede birileri laikligin, birileri dinlerin, birileri Ataturk un, birileri de topraklarin sahibi hissetmemeli kendini. Herkes bu degerlere sahip oldugunu dusunmeli...

MaTHiLDa
24-06-2012, 13:13
Sn Matilda meselenin can alıcı noktası zaten orada. Suriyeyi kimin yönettiği bizim milli meselemiz değil. Bizim askerlerimizin kanını dökeceği bir mesele hiç değil. Amerikanın Ortadoğuyu ele geçirme meselesi. Ve bizi de bu işin içine çekmeye çalışıyor. Bunu başardıkları anda orada hiç yere yüzlerce Mehmetçik can verecek. Daha az Amerikan askeri ölsün diye. Korede olduğu gibi.

ben de nato sevdası için kore'de savaşılmış olmasını büyük bir hata olarak görüyorum ancak ülke çıkarları neyi gerektiriyorsa Türk insanı hatta askeri heryere gitmeli, gidebilmeli. zanzibar'da bile şehitlerimiz var, birkaç yüzyıl önce portekizlilerce şehit edilmiş olan.

Trablus'ta, Yemen'de ülkesi için savaşan da Mustafa Kemal ve beraberindeki mehmetçiklerdi..

güvenliğimiz ve geleceğimiz için devlet her türlü tedbiri almalı, askeri,siyasi,ekonomik,insani..

savaş son seçenek bile olmamalı, ama uçağımızı düşüren katillere de verecek derslerimiz olmalı. Katil, Türk ordusunu gördüğünde bağrına basacak Suriye halkı değil o halkı rus silahlarıyla katleden kukla suriye rejimidir

Karayel32
24-06-2012, 13:15
YAZARLARDAN SEÇMELER

Ruhat Mengi

Suriye’nin vurduğu Türk jeti doğal olarak dün Türkiye gündeminin en önemli haberiydi.. Gerçi ben yazımı yazana kadar Hükümet’ten net bir açıklama duyulmadı ama Suriye ve Rusya tarafından açıklamalar geldi..

BAL GİBİ KASIT!

Suriye Dışişleri Bakanlığı “Olayın kaza olduğunu, kasıt olmadığını” öne sürmekle beraber “egemenliğimiz için savunmada bulunuldu” dediğine göre çıkan sonuç da “kasıt olmadığı” yönünde değil. Nitekim jetimizi Rusya’dan Suriye’ye giden M2 füzelerinin vurduğu anlaşılırken Rus silah şirketi yöneticisi de “Tehdit saymayın ama kim saldırı yapıyorsa bu sistemleri göze almalı” dedi.

Bu olay “Ortadoğu’da kendine barışçı roller biçen ve kendi sorunlarından önce Suriye’nin ve İran’ın sorunlarıyla ilgilenen” Türkiye’yi çok zor bir duruma soktu.. Ben 8 şehit verdiğimiz son PKK saldırısının örgütün Suriye ayağından “katil” lakaplı bir örgüt lideri tarafından yönetilmiş olmasını da Türkiye’nin Suriye politikasına bağlamıştım, hala öyle düşünüyorum.

BİZ DE SUÇLUYUZ

Beşar Esad daha önce “Suriye’ye karışırsanız ben de PKK’yla işbirliği yaparım” demişti ve yaptı.. Suriye yönetiminin arkasında Rusya ve İran’ın olduğu da biliniyor.. Bunları bile bile ve birçok siyaset bilimci, ABD’li tarihçiler dahi “Türkiye’nin Suriye’yle savaşa girmesi kendisi için felaket olur” açıklamaları yaptığı halde israrla Beşar Esad’ı tehdit etmek, Suriyeli muhalifleri silahlandırıp Esad’a karşı eyleme yollamak Türkiye için hataydı, yanlış politikaydı..

Bunlar birçok kez yazıldı, çizildi, uyarılar yapıldı ama Hükümet kimseyi dinlemeden aynı yolda devam etti. Bunları söylemek elbette Esad’ın kendi halkına yaptıklarını kabullenmek, onaylamak değil. Ama ortada uluslar arası örgütler, AB ülkeleri, ABD varken en ön safa çıkmak, kendi terör sorunundan çok Suriye’den söz etmek, ona müdahale etmek de olacak şey değil.

İNSANLARIMIZ ÖLÜRKEN NEREDEYDİLER?

Dün TV haberlerinde konuşan gazete dış haberler yöneticileri ve bilimciler arasında “tarafsız, bağımsız” olarak görüş bildirenler de Türkiye’nin Suriye konusunda yanlış politika izlediğini, Suriye’nin bu davranışını haklı hale getirdiğini anlatmaya çalıştılar ama haber sunucuları tarafından çoğunun lafı ağzına tıkıldı..

Bilgiç bilgiç “Bazılarımız Suriye’ye karışmayalım diyor. Biz bölgesel gücüz, her metrekareyle ilgilenmeliyiz.. Uluslar arası hukuk prensibi bunu gerektirir.. Konu insan hakları ihlali, insanların ölmesi ise diğer ülkeler müdahale etmelidir” benzeri kalıp ve lakin suya sabuna dokunmayıp yağlayan lafları sıralayanlar ise bol bol konuşturulup desteklendiler. Peki Türkiye bir ömür uzunluğunda yıllar içinde on binlerce insanını teröre kurban verirken, üç günde bir ulusça gözyaşı dökerken o “uluslar arası hukuk”, o “insan hakları ihlali”, o “diğer ülkelerin müdahalesi” neredeydi acaba?

Neden biz hep yalnızdık ve hatta terör örgütü AB ve ABD tarafından desteklenmekteydi? Neden bu ülkeler hiç yardım eli uzatmadı? Buna rağmen neden biz Suriye konusunda öne atılıyoruz? Sorumlular bunları açıklamalı değil mi?

NET AÇIKLAMA YAPILMALI

Suriye’nin düşürdüğü uçakta bulunan pilotların akibeti belli değil deniyor, umarız onlar da şehit olmamıştır ama herkes biliyor ki bu çok küçük bir ihtimal.. Pilotlar belli olmuş, Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy.. Artık şehit haberleri o kadar sık geliyor ki onları “sadece bir isim, sadece bir asker” zanneder olduk. “Ateş düştüğü yeri yakar” lafı boşuna söylenmemiş, siz bunu bir de evlatlarını çocuk denecek yaşta kaybeden analara, babalara, o genç askerlerin “vakit varken hemen evleneyim” diyerek evlendiği eşlerine, geride bıraktığı ve baba sevgisi tadamayacak çocuklarına sorun.. Pilot Yüzbaşı Gökhan’ın “TV’ye gözünü dikmiş bir umut ışığı bekleyen ailesine” sorun..

Bu uçaktaki pilotların şehit olmasına neden olan siyasi hatalar, Dağlıca’da 8 şehit verilen saldırıdaki ihmaller, sebepler Hükümet ve Genelkurmay tarafından açıklanmalıdır. Bu olaylar basit ve kabullenilecek olaylar değildir. 90 yıl öncesinde olanları bile didik didik tartışıyorsak, bu olaylar da mutlaka tartışılmalıdır. Bugünü örterek yol almak “aynı hataların tekrarı” demektir, bunu çok yaşadık unutmayalım!

Karayel32
24-06-2012, 13:17
YAZARLARDAN SEÇMELER

Barış güç ister

Güngör Mengi

Savaşların ne kadar küçük sebeplerden patlak verdiğini öğreten tedirgin bir gün yaşadık...

“Tehlike geçti mi?” diye sorarsanız Allah’ın koruyucu yardımına hâlâ ihtiyacımız olduğunu söyleyebilirim.

Tırmanışı cuma günü öğle üzeri Suriye’nin keşif görevleri için donatılmış silâhsız bir Phantom uçağımızı düşürmesi başlattı.

Şam yönetimine göre Türk askeri uçağı Suriye hava sahasını bir kilometre ihlâl etmişti.

Resmi açıklamada “Türk jeti karasularımız üzerinde alçak uçuş yapıyordu. Hedefi vurduktan sonra Türk uçağı olduğunu tespit ettik” ifadesine yer verildi.

Kasıtlı bir hareket bulunmadığını anlatan örtülü bir özürdü bu jest.

Atlayıp kurtulmuş olabilecekleri düşünülen iki pilotun arama faaliyetine Türk makamları ile haberleşerek katılmak, acaba sözde iyi niyete inandırıcılık kazandırır mıydı?

Haydutla oynamak...

Suriye şu anda sadist ve paranoyak bir diktatörün yönetiminde olabilir. Ama bu talihsizlik bile hava sahasını ihlâl eden her uçağın düşürülmesini açıklamaya yetmez.

Çünkü böyle bir çılgınlık geçerli olsaydı Ege Denizi üstündeki ihlâller ve it dalaşları yüzünden Türkiye’nin de Yunanistan’ın da uçağı kalmazdı.

Burada Şam yönetimi kadar Suriye’deki haydut yönetimi hesaba katmadığı anlaşılan Ankara’yı da eleştirmek gerekiyor.

Suriye diktatörü Esad, işkence ettiği halkını kurtarma misyonu taşıyan uluslararası bir askeri gücün her an başına bomba yağdıracağı korkusu ile yaşıyor ve ona tedbir arıyor.

Bir anda ortaya çıkan jet uçağının milliyetini birkaç saniye içinde tayin etme imkânı olamaz. O bölgede denizden Amerikan, İngiliz, İsrail ve Türk uçakları gelebilir. Bunların tümü Şam’daki despotun gözünde düşmandır.

Onlardan biri değil de neden bir Türk uçağı hedef olmuştur?

Ne işimiz var orada?

Rusya’nın daha birkaç hafta önce SA-11 füzeleriyle Suriye’nin hava savunma sistemini güçlendirdiğini, eğitim için gönderilen Rus personelin halen orada bulunduğunu, bizim istihbaratımız atlamış olabilir mi?

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak dün çok yerinde bir soru sordu:

“O uçağın orada ne işi vardı? Hangi görev için gitti ve niye sınır ihlâli yaptı?”

Sonra Ortadoğu politikamızı sorgulamayı gerektirecek önemli bir gelişme yaşadığımızı belirterek doğru uyarıyı koydu ortaya:

“Olayı milli gurur meselesi gibi görüp toplumu böyle hazırlayarak bir sıcak çatışma süreci başlatma yaklaşımı varsa, herkesin buna karşı durması lâzım.”

Kışanak bu uyarıyı görünür bir risk nedeniyle değil, Türkiye’yi ateşe atmak için oluşturulabilecek uluslararası bir komploya karşı yapmıştır.

Şu anda hükümeti sorumluluk duygusu ile itidal yönetiyor. Bu iyi ama umarız sonuna kadar böyle gider.

Önce denizde Mavi Marmara felâketi yaşadık. Şimdi havada bir benzerini...

Bölgesel güç olmak her ihtilâfa taraf olmayı gerektirmiyor.

sabır_kaldıysa
24-06-2012, 13:18
Yabancı geliyor, ralli sürüyor



İMKB'nin bu hafta yabancı girişinin devamına bağlı olarak 61.000 puanın üzerini zorlaması bekleniyor.

www.borsagundem.com

24.6.2012 - 12:32



Küresel piyasalardaki ve Avrupa ekonomisindeki tüm belirsizlik ve sıkıntılara rağmen Türkiye piyasalarındaki pozitif ayrışma tam gaz devam ediyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) tam 16 gündür devam eden ralli havasının, yabancı girişinin devamına bağlı olarak sürmesi ve endeksin orta vadede 61.000 direncini güçlü şekilde kırmasına bağlı olarak 63.000-65.000 bandına sıçraması bekleniyor. Bu hafta kapasite kullanım oranı ve dış ticaret verisinin yanı sıra dışarıda ABD verileri ile Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’ni takip edecek olan İMKB’de kritik direnç ise 61.000 seviyesinde.

ÖNCE NOT, SONRA MERKEZ BANKASI HAMLESİ

Geçen haftayı yüzde 3,4 artışla 60.541 seviyesinden tamamlayan İMKB’deki ralli 16 günde 15. kez artış yaşanarak devam etti. İMKB'nin global piyasalara göre olumlu seyrinde üç önemli gelişme rol aldı. Bunlardan biri not artırımı, diğeri Merkez Bankası’nın müdahalesi, diğeri ise düşen petrol fiyatları oldu. Bankacılık Endeksi bu hafta yüzde 5,08 artarken, Sanayi Endeksi yüzde 0,78 yükseldi. Geçen hafta aracı kurum raporlarında dile getirildiği gibi İMKB’de yabancı payında artışlar gözlemlenirken, haftalık işlem hacminin 8.820 milyon TL’den 9.768 milyon TL’ye yükselmesi de bir anlamda bu artışın bir göstergesi.

Geçen hafta uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in Türk tahvillerinin notunu bir kademe artırması ile kurum, 3 not şirketi arasında en iyi notu veren konumuna yükseldi. Not artırımının ardından Merkez Bankası’nın hamlesi piyasaları olumlu etkiledi. Son aylardaki aktif yönetimini sürdüren Merkez Bankası, faizleri değiştirmeyip diğer enstrümanlarda ayarlamalar yaparak piyasaya müdahale etti. Merkez Bankası’nda sıkılaştırıcı politikadan temkinli, hatta biraz genişlemeci politikaya geçiş görüldü. Bu kararlarla bankalara yaklaşık 8 milyar TL civarında bir likidite sağlanmış olacak.

PETROL 1.5 YILIN DİBİNDE

ABD'de ise FED, twist operasyonunu yıl sonuna kadar uzatırken bilançosunu genişletmeden, yani likiditeyi artırmadan bunu yapacağını açıkladı. Piyasalar bu gelişme üzerine emtialarda satışlarını artırdı. Brent petrolün varili 88.8 dolar ile son 1.5 yılın en düşük seviyesine indi. ABD endekslerindeki enerji ve emtia ağırlıklı şirketler nedeniyle borsaları da aşağı çekti.

Öte yandan, bağımsız denetim kuruluşlarının stres testleri sonuçlarına göre İspanyol bankalarının 52 - 62 milyar euro arasında sermaye ihtiyacı bulunuyor. 9 Haziran'da İspanyol bankalarına 100 milyar euro verilmesini kararlaştırmıştı. Olumlu gelişmeler neticesinde 10 yıllık İspanyol tahvilleri yüzde 6,4'e kadar geriledi. İspanya Borsası haftayı yüzde 3 yükselerek kapattı.

Bu hafta Türkiye'de kapasite kullanımı ve dış ticaret verisi, ABD'de; konut verileri, siparişler ve tüketim harcamaları, Avrupa'da ise TÜFE öne çıkacak. Ayrıca 28-29 Haziran'da AB Liderler zirvesi en önemli toplantı gündemde.

İMKB YÜKSELİŞ TRENDİNDE

İşte tüm gelişmeler ışığında uzmanlar İMKB’nin yükseliş trendinde olduğunu belirtiyor. Bu hafta endeksin kar satışlarıyla 60.000 desteğini test edebileceği ve ardından 61.000 puanın üzerini zorlayabileceği tahmininde bulunan analistler, 60.000 desteğinin aşağı yönlü kırılması durumunda 58.800 seviyesine kadar geri çekikle olasılığından bahsediyor. Ancak, 58.900, 59.300 ve 60.000 puanlardaki direnç seviyelerinin aşıldığını ve artık bu noktaların destek konumunda olduğunu vurgulayan analistler, bu hafta 61.000 puanın üzerinin denenebileceği konusunda hemfikir.

Bu hafta Suriye'ye rağmen piyasalar güçlü duruşunu koruyabilir mi?
herkesin aklında Suriye meselesinin olduğu bir gerçek,ancak yatırımcılarımızın aklında Suriyeyle beraber,olayın piyasalara etkisi de var.
belki bu haber bizlere bir nebze fikir verir diye düşünerek paylaşmak istedim.

DİEGO
24-06-2012, 13:18
2012 Turkiye sinde Baskent Ankara da metro istasyonu cokuyor. Ordan gecmekte olan 1 vatandas gocuge dusuyor. Cesedini bilmem kac saat sonra 1.5 km ilerde buluyorlar. Bunu sorgulayan yok... Sanki cukura dusen kedi!!!!

Bizim milli birlik & beraberligimizdeki problem milli maclarda bile kendini goster miyor mu?
Arena da fenerli milliler yuhlaniyor, Inonude besiktasli olmayanlar, kadikoyde gs liler...vs

Once kaybettirilen milli birlik ve beraberlik ruhu yeniden yaratilmali. Saglikli dusunen, takim tutar gibi siyasi, ideolojik gorusu olan bireylerden temizlenilmeli.
Bu ulkede birileri laikligin, birileri dinlerin, birileri Ataturk un, birileri de topraklarin sahibi hissetmemeli kendini. Herkes bu degerlere sahip oldugunu dusunmeli...

Aynen öyle, bu güzel yazı ve dileklere katılmamak elde değil ve canı gönülden desteklememek.

Bu konu ile alakalı bir olay geldi aklıma bunu paylaşmak istiyorum izninizle,

.................................................. .................................................. .......................

Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman bir muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:

“Her kula helâl, Müslüman’a haram!..”

Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…

Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama.

Adam:

- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış:

- “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:

- “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam:

- “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:

- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın,hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?..” Adam, başı önünde konuşur:

- “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”

- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”

- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”

- “Eeee?!..”-

“Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:

- “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler

- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:

- “Bitti mi?..” demiş adama.

- “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.

- “Şimdi nedir isteğin?..”

- “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler…Ve . Bir ALLAH’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok!.Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için:

- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”

- “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!..”

- “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”

- “Sorma, sorma…”

Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:

- “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:

- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:

- “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?..”

Sultan acı acı tebessüm etmiş:

- “Hava bile haram, hava bile!..” demiş…

Karayel32
24-06-2012, 13:19
YAZARLARDAN SEÇMELER

HASAN CELAL GÜZEL

uriye'ye derhal müdahale etmeliyiz!
Efendim, dış politika konusunda ikinci büyük hatâmızı hâlen işleme durumundayız. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı, bir senedir Suriye'deki vahşete seyirci kalamayacağımızı söyleyip durmuş ve son derece sert beyanatlar vermişlerdir. Aslında, diplomasinin bu 'altın üçlüsü', beyanatlarında Suriye'deki katliama insanlık adına seyirci kalınmamasını ifade ederek bir askerî müdahalede bulunmayı da ihtiva eden tedbirleri kastetmişlerdir.
Üstelik, cuma günü akşam saatlerinden itibaren bu mezhepçi, bölücü Baas Diktatörlüğü'nün eli kanlı cânileri, hava sahasının bir Türk savaş uçağı tarafından 1 km. ihlâl edildiğini iddia ederek ve adeta alay edercesine düşürdüklerini bildirmişlerdir. Olayın uluslararası teamüllere aykırılığı açıkça ortada iken ve Türkiye'ye karşı olan husumetleri bilinmekteyken, bu rezaleti sineye çekip özür vs. ile geçiştiremeyiz. Binlerce senelik Türk Milleti ve Devleti bunu kabul edemez! Daha fazla vakit geçirmeden ve denge hesaplarıyla gereksizce uğraşmaktan vazgeçip Suriye'ye derhal askerî müdahalede bulunmalıyız.

Karayel32
24-06-2012, 13:21
YAZARLARDAN SEÇMELER
Kim neden tırmandırıyor?

SEDAR AKİNAN

En sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Türk dış politikası Suriye meselesinde sınıfta kalmıştır.
Düşürülen uçağımızla ilgili alttan alan açıklamaları The New York Times'ta çıkan haberle birlikte okumak gerektiği inancındayım.
Gelin önce haberi okuyalım:
'Suriyeli muhaliflere yönelik silah sevkiyatı, Türkiye'nin güney illerinde faaliyet yürüten CIA ajanları tarafından finanse ediliyor.''
Gazete, üst düzey ABD'li yetkililer ve Arap istihbarat subaylarına dayandırdığı haberinde, söz konusu faaliyetlerin mali kaynağının Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye olduğu belirtilirken, silahların sınırdan Müslüman Kardeşler'in de aralarında bulunduğu gizli bir şebeke kullanılarak geçirildiği bildirdi.
Irak işgali öncesinde bombardıman başlamadan önce de Zalmay Halilzad'ı koruma bahanesiyle Habur'dan giren CIA operatifleri Dohuk tepelerinden Musul'da kritik yerleri lazerle işaretlemişti.
İşaretlenen hedefler bombardıman başladığında nokta atışlarla F-16'larla vurulmuştu. Bu uçak meselesini CIA'in Hatay'daki operasyonlarından bağımsız düşünemiyorum.
Olaydan sonra patlak veren krizde Ankara'nın 8 saatlik suskunluğu ve akabindeki mahçup tavrını bu haberdeki detaylarla birlikte okursak fotoğraf netleşiyor.
Uçağın vurulduğu nokta Suriye'nin açıklamasına göre Lazkiye sahiline 1 km mesafede. 200 km uzaktan kalkan bir keşif uçağının Suriye'de çatışmaların en yoğun yaşandığı noktada alçaktan uçmasının izahı nedir?
Daha önce de İsrail hava kuvvetlerine ait uçaklar Suriye'nin hava sahasını ihlal etmişti. Telsizle uyarıldıklarında derhal geri çekilmişlerdi.
Savaş uçaklarımızdaki gelişmiş sistemler hava sahasından çıkan uçakların pilotunu otomatik olarak uyarıyor.
O uçak hem bağlı olduğu üsle irtibat halinde hem de açık kanallardan hava sahasını ihlal ettiği ülke tarafından açık ve net bir şekilde iletişim halinde olması gerekiyor.
Yani şayet bir arızası yoksa uçak uyarıldı ve ihlale devam ettiği için düşürüldü. Bu nedenle telsiz kayıtları büyük önem arzediyor.
Suriye açıklamasında ''Vurulduktan sonra Türkiye'ye ait olduğunu tespit ettik'' açıklaması ayrıca önemli.
Ve son olarak Suriye, resmi sitesine koyduğu açıklamada bir harita yer alıyor.
Haritada biri 21 km, yani 13 mil, diğeri ise 10 km yani 6.2 millik iki çizgi bulunuyor ve Türk uçağı 6 millik çizginin içinde vurulmuş gösteriliyor. Bilindiği gibi Türkiye Suriye'nin karasuları olarak 6 mili kabul ediyor. Suriye ise 12 milde ısrar ediyor. Yani ''O uçak KKTC'nin uluslararası tanınmayan hava sahasındaydı'' açıklaması da açığa düşecek.
Suriye'nin bu kadar net ve kendinden emin açıklamaları, Ankara'nın mahçup tavrı benim kanaatimi pekiştiriyor.
En iyimser yorumla büyük bir beceriksizlikle karşı karşıyayız.
Belli medya kuruluşlarının Nihat Doğan üsluplu savaş tamtamlarını ise anlamak mümkün değil.
Bir tarafında Rusya, Çin ve İran'ın durduğu bu kavgada Türkiye'nin bu kadar beceriksizce yaptığı kabadayılıklar itibarımızı çok ciddi zedeliyor.

Asmiltak
24-06-2012, 13:24
Bekir Coşkun'un bugünkü yazısı..

Savaşa Hayır De...

Kıbrıs suyun ortasında, denizi kaptırdılar...

Güneydoğu’da iki tabur askeri...

İsrail’de gemiyi...

Suriye’de uçağı...

*

İyi ki tanklar Pozantı’da, kaybetmediler...

*

Asıl merak; Suriye’nin uçağı nasıl vurabildiği...

Önüne doğru top atıp, arkadaki başkanlık sarayını vuran Suriyeli o keskin nişancı atmış olabilir belki de...

Suriye bile hayret etti, Türk savaş uçağını vurmalarına:

“Nasıl vurduk?..”

Arap - İsrail savaşında 60 İsrail uçağını düşürdüğünü açıkladıktan sonra hurdaları saydılar, sadece 6 kanat çıktı...

*

Keza 1989...

Suriye Savunma Bakanlığı, savaş uçaklarının bir düşman uçağını düşürdüğünü açıkladı... Sevinç gösterileri yapıldı...

Türkiye kendini yokladı, eksik jet yoktu..

“Bize ne?” dediler...

Suriye bir şey düşürmüştü ama neyi düşürdüğünü bilmiyordu...

Yaklaşıp baktılar...

Türkiye’nin tapu kadastro uçağı...

*

Alın işte size; ABD ve İsrail’in parmağında oynattığı iki ülke:

Türkiye ve Suriye...

*

ABD ile İsrail, Irak’ta yaptıkları hatayı yapmıyorlar...

Mısır, Tunus ve Libya’yı kendi halklarına vurdurdular...

Suriye halkı Esad’ı seviyor, zor olacak madem...

Onu da Türkiye’ye vurduracaklar!..

*

Ortadoğu’ya kendi istedikleri gibi şekil vermeleri, özenli, kapsamlı, milimetrik bir büyük planın sonucu...

Önü var, arkası var...

Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyen... Bu tezgâhlara karşı durabilecek ne kadar Atatürkçü subay varsa, tümünün toplatılıp toplatılıp hapishanelere doldurulması dahi boşuna değildi...

*

Sonuçta...

İşte izliyorsunuz:

Erdoğan ile Esad...

İki ulusun gelişmemişliği, toplumların cehaleti, insanların din duyguları ve ahmaklığı üzerine kurulup oturmuş iki insan...

Hangi tezgâhların, hangi oyunların, hangi entrikaların, hangi çıkarların birer parçası olduklarını, çoğunluğun bilmediği iki adam...

İki tehlike...

*

Bomba, silah, roket, füze, uçak...

Kan, can, ölüm, acı, gözyaşı...

Savaş sonuçta...

“Hayır” demelisiniz savaşa...


24 Haziran 2012 - Cumhuriyet

Karayel32
24-06-2012, 13:24
ANKARA dan SAM'a NOTA verildi. Arap birliği temsilcileri ile toplantı başladı.

DİEGO
24-06-2012, 13:26
ANKARA dan SAM'a NOTA verildi. Arap birliği temsilcileri ile toplantı başladı.

Diplomatik adımların atılması güzel inşallah bu kanaldan devam eder politikalarımız.

Karayel32
24-06-2012, 13:27
YAZARLARDAN SEÇMELER

Mustafa Mutlu

Çok değil; daha iki üç yıl önce “kardeş” ilan ettiğimiz, ortak Bakanlar Kurulu toplantıları yaptığımız Suriye, askeri uçağımızı düşürdü...

Nedeni; keşif uçağımızın Suriye karasularına girmesi...

Umarım bu yazının yayınlanacağı kadar çıkmamıştır ama resmen savaşın eşiğine geldik!

İyi de neden?

***


Suriye’nin savaş uçağımızı düşürmesi sadece bir “sonuç...”

“Neden” ise Türkiye’nin “Arap Baharı”nı pompalayan sömürgeci ülkelerin bir dediğini iki etmemesi...

Emin olun; değişen Suriye değil, Türkiye...

Lütfen düşünün; bir Türk uçağı ilk kez mi Suriye’nin hava sahasını ihlal etti?

Elbette hayır!

Bugüne kadar benzer onlarca olay yaşandı...

Ama Suriye, hiçbirinde uçaklarımızı düşürmeye kalkmadı!

Bugün ise “sadece 1 kilometrelik bir ihlal” nedeniyle, füzeyle karşılık verdi.

***


“Değişen Suriye değil, Türkiye” dedim; devam edeyim:

Eğer Suriye ile ilişkilerimizin bu kadar kısa sürede bozulmasının nedeni Suriye Devlet Başkanı’nın diktatörlüğüyse, zalimliğiyse, halkına uyguladığı şiddetse...

Tüm bunlar onun, bizim Cumhurbaşkanımızla veya Başbakanımızla yanak yanağa fotoğraf çektirdiği günlerde de geçerliydi...

Yani Esad; şu son iki-üç yılda diktatör ya da zalim olmadı...

Hep öyleydi...

Daha da ötesine gidelim; kendisinden önce onlarca yıl Suriye’yi yöneten babası da öyleydi!

Ama bizim yöneticiler; bu “zalim diktatör”le iki-üç yıl öncesine kadar “kardeş” olmakta sakınca görmüyordu.

Ancak ne zaman, senaryosu tamamen “sömürgeci Batı ülkeleri” tarafından yazılan “Arap Baharı”nın aktörü olmaya soyunduk; işte o zaman Suriye’deki zulmü ve Esad’ın diktatörlüğünü keşfettik!

Tıpkı; bütün devlet adamlarımızın saygıda kusur etmediği Mısır Devlet Başkanı Mübarek’in “faşistliğini” ve bazı politikacılarımızın elini öpmekte sakınca görmediği Libya Lideri Kaddafi’nin “caniliğini” keşfettiğimiz gibi...

***

Oysa Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ne kadar güzel bir “hedef”le işe başlamıştı değil mi?

Dış politikamızın tek önceliği, “komşularla sıfır sorun politikası”nı hayata geçirmek olacaktı...

Gelinen noktada, sorun yaşamadığımız ülke kalmadığını görmemek gerçekten üzücü!

Ama AKP bu hayal kırıklığını sadece dış politikada yaşatmadı:

“Özgürlükleri genişleteceğiz” dedi; tüm özgürlükleri kısıtladı... Kadın bedenine bile karışır oldu.

“İleri demokrasi” dedi; demokrasiden eser kalmadı...

“Hukukun üstünlüğü” dedi; mahkemelerden belge kaçırmak için “devlet sırrı”nı belirleme yetkisine tekeline aldı.

“Yargı bağımsızlığı” dedi; buna inanıp da gerçekten bağımsız kalmaya çalışan hakim ve savcılar etkisizleştirildi...

***


Suriye ile savaş çıkar mı?

Bilemem...

Ama her günümüz zaten bir “savaş baskısı” altında geçmiyor mu?

creed
24-06-2012, 13:27
güçlü ülkeyiz öyle mi? hep kandırmışlar bizi neden mi? ırakta askerlerin başına çuval geçirdiler sustuk... mavi marmara'da israil ülkeme gelme vururum dedi dinlemedin gittin vuruldun geri geldin.. ilişkileri katip düzeyine indirdin sallayan olmadı sineye çektin... aylardır suriyeye nota verdin yapma etme dedin, uçağın sadece 1 kmlik sınır ihlali yaptığı gerekçesiyle düşürüldü bide bu düşürülüş anını alen beyan videolara çekip dünya gündeminde izlettirdiler sen hala daha takvime göre süreçlerimiz devam edecek diye açıklama yapıyorsun... hee bu arada kayıp pilotlardan hala haber yok...

muratteknik
24-06-2012, 13:29
BOP planınının varlığını ve içeriğini bilenler,suriyenin yıllarca pkkya desteğini de bilirler.o zaman değilde,neden şimdi savaş çığırtkanlığı yaparlar.yıllarca pkk ile mücadelede şehitler vermedik mi.yoksa,suriye ye geçerli sebep yaratıp girmeyi planlayanların bop tan haberleri mi yok. bu tür haber yapan medya kime hizmet etmiş oluyor.kimlerin işini kolaylaştıracakSuriye den sonra sıra kimdenin cevabını biz mi tayin ediyoruz.Türkiye yi itibarsızlaştırmaya sadece bu saldırıyla mı maruz kaldık.

Karayel32
24-06-2012, 13:29
YAZARLARDAN SEÇMELER

Abdurrahman Dilipak - Yeni Akit

Suriye açıklarında bir keşif uçağı düştü.

Henüz olay hakkında net bilgiler yok. Sorular cevabını arıyor.

- Bizim uçağımız orada ne geziyordu?

- Keşif emrini kim verdi ve bu görev ilk kez mi yapılıyordu?

- İddiaya göre 2 uçak alçak uçuş yaparak gitmişler ve bir patlama olmuş, tek uçak geri dönmüş.. İki uçak mı gitmişlerdi gerçekten?

- Pilotlar kurtarıldı mı?

- Uçağımız havadan, karadan ya da denizden açılan ateşle mi vuruldu?

- Uçağımızın vurulduğu nokta nerede bulunuyor? Türk hava sahası mı, Suriye hava sahası mı, uluslararası saha mı?

- Suriye bir uyarıda bulundu mu? Neden Suriye uçakları it dalaşına girmedi?

- Suriye'nin vurduktan sonra Türkiye'ye ait bir uçak vurduklarını anladıklarını açıklaması nasıl yorumlanmalı?

- Lübnan hava radarları ya da uydu görüntüleri vurulma anı ile ilgili kayıt aldı mı?

- İsrail uçakları Suriye üzerinden Türkiye hava sahasını ihlal ediyor, Suriye bunu görmüyor, ama Türk uçağını daha denizde iken nasıl haber alıyor ve vuruyor?

- İncirlik hava üssü ya da Kıbrıs'taki İngiliz üssü bölgedeki hava hereketlerini kaydetmemiş mi?

- Bu saldırı sadece Türkiye'ye yapılan bir saldırı olarak mı kabul edilecek, NATO bu saldırıyı üzerine alacak mı?

- Bu saldırıya Türkiye'nin cevabı ne olacak?

- Bu saldırı Suriye'ye karşı bir yaptırıma dönüşebilir mi?

- Cumhurbaşkanı ve Başbakan "Gereken yapılacak" dedi. Bu gereken şey nedir?

- Türkiye misilleme yapacak olursa, bu bir savaşa dönüşebilir mi?

- Türkiye'de Kandil'e operasyon konuşulurken, PKK'nın Suriye üzerinden Türkiye'ye karşı terör eylemleri de bu vesile ile yeniden masaya alınmış olabilir mi?

- Suriye'de Türkiye uçağına saldırı emrini kim verdi?

- NATO bu olayı, Suriye'ye müdahele için gerekçe yapabilir mi?

- Suriye bu saldırının sonunu hesaba katmamış olabilir mi?

Bir yandan F4 Fantom uçağının pilotlarına hâlâ ulaşılamadığı açıklaması yapılırken, kimilerine gore pilotlar sağ olarak kurtuldu.. Ancak bu iddia bir söylentiden ibaret..

Ankara'da toplantı üzerine toplantı yapılıyor. Dünya ve bölge devletleri tedirgin bir bekleyiş içinde.. Durum, fırtına öncesi sessizliği hatırlatıyor.

73 yıl önce de Suriye ile benzer bir olay yaşanmış. Hatay'ın 23 Haziran 1939'da Türkiye'ye katılmasından bir gün once, bir Türk uçağı Hatay yakınlarında düşürülmüş. Ankara resmi açıklamayı 23 Haziran'da yapmış. Yani uçağın, tam da Hatay'ın Türkiye'ye geçmesinin 73. yıldönümünde düşürülmesi ilginç bir raslantı..

Ankara sessiz ve derinden gidiyor. Bu biraz da fırtına öncesi sessizliği hatırlatıyor sanki..

Silahsız bi keşif uçağının düşürülmesine karşı Türkiye'nin bir tepkisi olacak.. Bu tepkinin ne olacağını ise zaman gösterecek. Bu biraz da Suriye'nin bu süreçteki tavrına ve üslubuna bağlı..

Suriye için bu olay sonun başlangıcı olabilir.. Eğer özür dilenmeyecek, tazminat ödenmeyecekse ve vur emri Esed yönetiminin bilerek verdiği bir karar ise yaptırımın hedefi Esed ve yönetimi olabilir..

Suriye yönetimi hakkında Hariri suikastı da yeniden gündeme getirilerek Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde, katliam yapmak, savaş kışkırtıcılığı ve cinayet işlemekten dava açılabilir ve Suriye yöneticileri için yakalama kararı çıkartılabilir..

"Ankara, bölge devletleri ve NATO ülkeleri ile istişare yaparak, hem terör odaklarına, hem Suriye yönetimine, hem de Suriye rejiminin saldırı üslerine ve hava savunma sisetmine karşı ani ve yıkıcı bir darbe indirebilir" şeklinde bir yorum yapanlar da yok değil..

BM Genel Sekreteri'nin sükunet çağrısı biraz da bu endişeden kaynaklanıyor.

Ancak gelişmeler ne yönde olursa olsun, Ankara'nın Mavi Marmara konusunda İsrail'e karşı gösterdiği kararlılığı Suriye'nin bu saldırısı karşısında da göstermesi beklenir..

Şam ilk saldırıyı başlatmıştır ve bu anlamda Ankara'nın eline müdahele için yeni bir gerekçe vermiştir..

Şimdi hep birlikte gelişmeleri bekleyecek ve sonucunu göreceğiz.

Karayel32
24-06-2012, 13:32
YAZARLARDAN SEÇMELR

Mümtaz'er Türköne (BU ORDUYU FESH EDELİM YENİSİNİ KURALIM DİYEN ZAT)

Türkiye savaşa girer mi?

Girmez. Çünkü girmesi Suriye'de sarsılan rejimin ömrünü uzatmaktan başka hiçbir netice vermez.

Suriye bugün, global ölçekteki güç rekabetinin, üstünlük ve yeni denge arayışının ana zeminini oluşturuyor. Suriye'nin iç meseleleri bugün dünyadaki temel kutuplaşma ekseninin malzemesi. İran bir kenara Çin'in ve Rusya'nın ABD karşısındaki pozisyonu, Suriye üzerindeki bilek güreşine göre belirlenecek. Türkiye, tek başına bu güç çatışmasının üzerine çıkabilir mi? Gerçekçi cevap "hayır" olduğuna göre, farklı bir perspektife ihtiyacımız var.

Uçağımızın düşürülmesi Soğuk Savaş dönemine özgü bir tezgâha benziyor. Yukarıdaki analizi Suriyeli stratejistler de yapmıştır. Türkiye'yi kışkırtmak, savaşa zorlamak ve savaşın eşiğine getirmek Suriye'deki dikta rejimine "yakın tehdit" üzerinden sağlam bahaneler üretir. Katliamlar hızlanır. Rejim gözü dönmüş gibi muhalifleri sindirmek için her çareye başvurur. Türkiye'nin savaşın eşiğine gelmesi, Suriye rejimine rahat bir soluk aldırır.

Bu yüzden savaş uçağının, bu senaryoyu işletmek üzere Suriye tarafından kasıtlı olarak düşürüldüğünü hesaba katmak gerekir. Nitekim daha Türkiye sesini çıkartmadan önce Suriye'den gelen özür beyanı ile krizin ifşa edilmesi, bu tezgahın bir parçası gibi görünüyor.

Türkiye her zaman söylendiği üzere büyük bir devlet. Büyüklük, böyle durumlarda soğukkanlı davranmak demek. Bir komutan savaşı, düşmanın belirlediği yerde ve zamanda kabul ederse mağlubiyet kaçınılmaz olur. Kendine güvenen büyük ordular tarihte hep bu şekilde savaş kaybetmiştir.

Savaşa girecek olan ordumuzun bir NATO ordusu olduğunu unutmayalım. Ayrıca bir uçağımızın düşürülmesi aynı zamanda NATO için de bir sorun. Kuzey Atlantik Savunma Antlaşması, üye ülkelerden birine yapılan saldırının bütünüyle NATO'ya karşı yapılacağını kabul ediyor. Yani? Savaşa girersek tek başımıza girmiş olmayacağız.

Savaş ciddi bir iş. Politika gibi hesap kitap işi. Öfke ve intikam duygusu, kaybedilen savaşların gerekçesidir. Doğru savaşın politik hedefleri olmalı. Suriye kendi politik hedefleri peşinde. Biz bu hedeflere alet olamayız. Doğrusu, Suriye'deki kanlı rejimi sona erdirmek için bu hadiseyi yeni bir gerekçe olarak kullanmak.

Abant'ta "Türkiye üzerine farklı bakışlar" toplantısındayım. Abant Platformu'nda, demokrasi, AB süreci, ekonomi ve medya ekseninde Türkiye'de yaşayan yabancı gazetecilerin ve Türkiye üzerine uzmanlaşmış akademisyenlerin gözlemlerini ve yorumlarını dinliyoruz. Tek başınıza yol almak mümkün değil. Farklı görüşlere ve bakış açılarına ihtiyacınız var. Başkalarının yanlışı bile sizin doğru istikameti bulmanıza katkı sağlıyor. Dinliyor ve öğreniyorsunuz. Kendinizi gözden geçiriyor ve yenileniyorsunuz. Bugünün dünyası bu yoğun iletişim ve tartışma ortamında şekilleniyor.

Bugünün dünyası, savaşı bir çözüm yöntemi olmaktan çıkartmak için çok çaba harcadı. Bizler, tam 90 yıldır savaş yüzü görmedik. Kore, Kıbrıs ve son olarak terörle mücadelenin farklı çerçeveleri var. Bugünün dünyası, 60 milyon insanın hayatına mal olan İkinci Dünya Harbi ile şekillendi.

Savaş çığırtkanlığı yapanların hesabı da yanlış. Şayet Türkiye savaşa girerse, güçlü ve istikrarlı bir hükümet eliyle girecek. Savaş, toplumsal seferberlik demek. Toplumu ise demokratik bir hükümet kadar hiçbir güç seferber edemez. Millî Mücadele bu yüzden demokratik temsile dayalı bir parlamento eliyle verildi. Savaş seçeneği askeri vesayetin geri dönüşünü getirmez. Tam tersine, savaşma yeteneğini test eden ordunun güçlü reform ve denetim ihtiyacını gündeme getirir.

Türkiye savaşa girmiyor. İntikam, soğuk yenen bir yemek. Öfkeyle kalkan zararla oturur. Savaş politikanın başka araçlarla devamı olduğuna göre, bize düşen şiddet araçları dışındaki kısmına eğilmek.

Karayel32
24-06-2012, 13:33
YAZARLARDAN SEÇMLER

Bekir Coşkun

Savaşa Hayır De...

Kıbrıs suyun ortasında, denizi kaptırdılar...

Güneydoğu’da iki tabur askeri...

İsrail’de gemiyi...

Suriye’de uçağı...

*

İyi ki tanklar Pozantı’da, kaybetmediler...

*

Asıl merak; Suriye’nin uçağı nasıl vurabildiği...

Önüne doğru top atıp, arkadaki başkanlık sarayını vuran Suriyeli o keskin nişancı atmış olabilir belki de...

Suriye bile hayret etti, Türk savaş uçağını vurmalarına:

“Nasıl vurduk?..”

Arap - İsrail savaşında 60 İsrail uçağını düşürdüğünü açıkladıktan sonra hurdaları saydılar, sadece 6 kanat çıktı...

*

Keza 1989...

Suriye Savunma Bakanlığı, savaş uçaklarının bir düşman uçağını düşürdüğünü açıkladı... Sevinç gösterileri yapıldı...

Türkiye kendini yokladı, eksik jet yoktu..

“Bize ne?” dediler...

Suriye bir şey düşürmüştü ama neyi düşürdüğünü bilmiyordu...

Yaklaşıp baktılar...

Türkiye’nin tapu kadastro uçağı...

*

Alın işte size; ABD ve İsrail’in parmağında oynattığı iki ülke:

Türkiye ve Suriye...

*

ABD ile İsrail, Irak’ta yaptıkları hatayı yapmıyorlar...

Mısır, Tunus ve Libya’yı kendi halklarına vurdurdular...

Suriye halkı Esad’ı seviyor, zor olacak madem...

Onu da Türkiye’ye vurduracaklar!..

*

Ortadoğu’ya kendi istedikleri gibi şekil vermeleri, özenli, kapsamlı, milimetrik bir büyük planın sonucu...

Önü var, arkası var...

Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyen... Bu tezgâhlara karşı durabilecek ne kadar Atatürkçü subay varsa, tümünün toplatılıp toplatılıp hapishanelere doldurulması dahi boşuna değildi...

*

Sonuçta...

İşte izliyorsunuz:

Erdoğan ile Esad...

İki ulusun gelişmemişliği, toplumların cehaleti, insanların din duyguları ve ahmaklığı üzerine kurulup oturmuş iki insan...

Hangi tezgâhların, hangi oyunların, hangi entrikaların, hangi çıkarların birer parçası olduklarını, çoğunluğun bilmediği iki adam...

İki tehlike...

*

Bomba, silah, roket, füze, uçak...

Kan, can, ölüm, acı, gözyaşı...

Savaş sonuçta...

“Hayır” demelisiniz savaşa...

Karayel32
24-06-2012, 13:38
YAZARLARDAN SEÇMELER

OKAN MÜDERRİSOĞLU

Silahsız F-4 keşif uçağının Suriye karasularından 3.5- 4 mil açıkta, kıyıdan 15-16 mil uzakta uçtuğu belirlendi. Askeri kaynakların bilgisine göre; hiçbir uyarı yapılmadan ateş açılması üzerine Türk uçağı Suriye karasularına düştü
TürkHava Kuvvetleri'ne ait F-4 keşif uçağının Lazkiye açıklarında Doğu Akdeniz üzerinde Suriye tarafından vurulmasındaki karanlık noktalar aydınlanıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığında önceki gece gerçekleşen Güvenlik Zirvesi'nde, Türk savaş uçağının bölgeye gidiş gerekçesi, görev uçuşunun sınırları, olayın meydana geliş biçimi, radar kayıtları ve Suriye askeri makamlarının bildirimleri ayrıntılı olarak masaya yatırıldı. Genelkurmay Başkanlığı'nın, telsiz ve radar bağlantısının kesildiği andan itibaren F-4 keşif uçağının vurulmuş olabileceğini değerlendirdiği anlaşıldı. İlk analizlerde, uçağın uluslararası sularda vurulduğu, Suriye karasularına düştüğü sonucuna varıldı. Ancak olayın siyasi boyutu da gözetilerek her türlü ihtimal dikkate alındı. Bu nedenle öncelikle uçakla bağlantının koptuğu açıklamasıyla yetinildi.

UÇAK NEDEN ORADAYDI?
Genelkurmay ve Hava Kuvvetleri'nin bilgilendirmesine göre, Fantom uçağı o sırada Doğu Akdeniz'deki hava trafiğiyle ilgili görev uçuşundaydı. Hatay'ın Amanoslar Dağı Zirvesi'nde konuşlu NATO Üssü konumundaki Kisecik Radar İstasyonu ile bağlantılı olarak, alçak ve yüksek irtifa "elektronik muhabere" tatbikatı yapıyordu.

ULUSLARARASI SAHADAYDI
Hava Kuvvetleri Komutanlığı radar kayıtlarına dayandırılan iddialara göre, Türk keşif uçağı uluslararası sularda vuruldu ve süzülerek Suriye karasularına düştü. Türk keşif uçağının Suriye karasularından 3.5-4 mil açıkta, kıyıdan 15-16 mil uzakta uçtuğu bilgisi hükümet üyelerine de aktarıldı. Olaydan önce Suriye Hava Kuvvetleri tarafından F-4 uçağına yönelik herhangi bir uyarı veya önleme faaliyetinde de bulunulmadı. Kısa süreli sınır ihlali yaptığı belirtilen keşif uçağı silahsız uçtuğu ve NATO kodlarına sahip olduğu için Suriye tarafından düşman uçağı olmadığını bilmemesi ihtimal dahilinde değildi. Suriye tarafı "Üzgünüz. Türk uçağı olduğunu vurulduktan sonra anladık. İsrail uçakları hava sahamızı ihlal ediyorlardı. Bu nedenle ateş açtık. Türk pilotları birlikte arayalım" teklifinde bulundu. Uluslararası Deniz Hukuku gereği arama-kurtarma çalışmasının yapılması için uçağın enkazı karasularında kalan Suriye'den izin alınması gerekti.

SURİYE'YE YAKLAŞMASI MI GEREKTİ?
Keşif uçağının görüntü almak için Suriye kıyılarına yaklaşmasına gerek olmadığını belirten askeri kaynaklar, "Bölge gerek uydular gerekse insansız hava haraçları ile zaten kontrol altında tutuluyor. Ayrıca keşif uçaklarının en az 15 mil uzaktan görüntü alma kapasitesi bulunuyor. Bu nedenle Suriye karasuları üzerinden uçması gerekmez. Ancak o süratteki jetler kısa süreli hava sahası ihlali yapabilir. Burada Türkiye için önemli olan Doğu Akdeniz'in gerek hava gerekse deniz güvenliği. Bölge için stratejik önem taşıyor. Bölgede rutin görev ve keşif uçuşları planlanıyor" dediler.

TÜRKİYE'YE MESAJ MI VERİLDİ?
Lazkiye açıklarındaki hava savunma sistemlerinin üç ay kadar önce Rus askeri uzmanlar tarafından yenilendiğine dikkati çeken istihbarat birimleri, "Suriye, tek başına Türkiye'yi karşısına alamaz, almak istemez. Ancak Türkiye'nin bölgesel güç iddiasına, küresel ölçekte mesaj verilmiş olabilir. Olayın Suriye kadar Esat rejimine destek veren ülkelerle bağlantısı da göz önünde tutulmalı" dediler. Bu gerekçelerle Türkiye, Suriye füze savunma sistemlerini imha etmeyi içerecek karşı atak yerine olayı soğukkanlılıkla analiz etme, uluslararası hukuku kullanma ve uluslararası toplumu harekete geçirme stratejisine ağırlık verdi.

İSRAİL FAKTÖRÜ
Genelkurmay'ın Güvenlik Zirvesi'nde verdiği bilgiye göre, Hatay'ın güneyi oldukça stratejik bir hava koridoruna sahip. Özellikle İsrail'e ait F-16'lar zaman zaman bu bölgede uçuyorlar. İsrail'in bu bölgedeki hava koridoru üzerinden İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası hava harekatına dönük hazırlık uçuşu yaptığından kuşkulanılıyor. Son dönemde Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları da İsrail uçaklarına 3 kez önleme faaliyeti icra etti.

AkÇoRa
24-06-2012, 13:40
Ankara'dan Şam'a nota
http://haber.mynet.com/ankaradan-sama-nota-637648-guncel/

AkÇoRa
24-06-2012, 13:40
Uçağın enkazına ulaşıldı
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/20834219.asp

Asmiltak
24-06-2012, 13:46
Bu da Can Dündar'ın bugünkü yazısı..




İyi ki stratejistler yönetmiyor

Cuma gecesi Suriye krizini ekrandan izlerken “İyi ki Türkiye’yi stratejistler yönetmiyor” diye düşündüm.
Gece yarısı savaş baltasını kapan koşmuştu stüdyoya...
Olayın ayrıntılarını bilmeseler de, çatık kaşlar, kararlı bakışlarla keşif uçağının düşürülmesinin “casus belli” (“savaş nedeni”) sayılacağını söylüyor, “en sert tepki gösterilmesini” istiyorlardı.
Lazkiye kıyılarında Türk uçağının düşmesine sevinen Suriyelilerinkine benzer bir coşku içinde, “Yaşasın beklenen harp fırsatı çıktı” havasındaydılar.
1992’de bir Amerikan uçak gemisi, Türk Muavenet’ini kazara vurup 5 askeri şehit ettiğinde de Amerika’yla savaş istemişler miydi; hatırlamıyorum.
Ama maceraperestliklerinin, okyanus ötesine kadar gitmediğini, Suriye ile sınırlı olduğunu tahmin ediyorum.
* * *
Suriye’de iç karışıklık başladığında Arap baharı örnekleri vererek “Esad da Mübarek gibi birkaç haftada devrilir” tahminiyle “Yüklenelim” aklı veren de onlardı.
Suriye’yi hiç tanımadıkları ortaya çıkmıştı; yanılmışlardı.
Şimdi Amerika’nın ve Avrupa devlerinin, kendi ellerini yakmadan, kestaneleri ateşten alacak bir maşa aradıkları bu devrede, uçak hadisesinin Türkiye’yi ateşe itecek bir tezgah olma ihtimalini akla bile getirmeden bu role gönüllü talip oluyorlardı.
Neyse ki Türkiye ve Suriye hükümetleri krizde bu dolduruşlara gelmeyecek denli temkinli ve sağduyulu davrandı.
İki ülke arasında sürekli tırmandırılan soğuk savaşın sıcağa dönüşme ve bütün bölgeyi ateşe verme ihtimalini fark ederek frene bastı.
“Allah’tan hâlâ akıl devrede” dedirtti.
* * *
Krizden ilk elde akılda kalan birkaç önemli ders var:
Birincisi, diplomatların böylesi günler için var olduğu gerçeği...
Askerlerin heyecanlı bir “it dalaşı”ndan hızla bir uluslararası kriz yaratma potansiyeline karşı diplomasi, her zaman bir uzlaşma zemini yaratma niteliği taşır. Onları “istenmeyen adam”lar ilan ettiğinizde, Suriye örneğindeki gibi, inisiyatifi askeri karargâhlara bırakmış oluyorsunuz.
İkincisi:
Uçağın düşmesinden 24 saat önce, CIA’in Türkiye aracılığıyla Suriye muhalefetini silahlandırdığı, sevkiyata Müslüman Kardeşler’in aracılık yaptığı, paranın Suudi Arabistan ve Katar’dan sağlandığı iddiasının New York Times’ta yer aldığının altını çizmek gerek. Hükümet’in yalanladığı bu iddiayı dünkü Birgün’de, halen bölgede bulunan CHP Hatay milletvekili Refik Eryılmaz, tanıklıklara dayanarak doğruladı. Türkiye, sonuçlarını göze aldığı riskli bir oyun oynuyorsa, bunun pahalı bedelleri olacağını da tahmin ediyor olsa gerektir. Böyleyse, bu riski kamuoyu ile de paylaşması gerekir.
Üçüncüsü:
Uçağı düşürülen bir ülkenin hükümetinden, genelkurmayından, dışişlerinden 8 saat boyunca ses çıkmaması normal midir?
Her krizde Başbakan’ın bir an önce uçaktan inmesi için dua mı edilecek?
“Tek adam” ülkesinin sakıncaları daha nasıl ve ne zaman fark edilecek?

sabır_kaldıysa
24-06-2012, 13:49
Uçağın yeri tespit edildi!
Malatya'dan havalandıktan bir süre sonra Hatay'ın güneybatısında deniz üzerinde Suriye tarafından düşürülen Türk uçağının enkazının yeri tespit edildi. Enkaz bin 300 metre derinde.
Güncelleme:24 Haziran 2012 13:15
Uçaktaki pilotların bulunması için yürütülen arama çalışmaları devam ediyor.

Reklam

Hatay'ın Samandağ ilçesi Çevlik sahilinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan dün sabah saatlerinden pilotları aramak için çıkan iki botun, akşam saatlerinde geri döndüğü gözlendi.

Çevlik balıkçı barınağı içerisinde bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan saat 05.00 ile 05.30'da ayrılan iki botun, arama çalışmalarını sürdürmek üzere hareket ettiği görüldü.

Bu arada gece arama çalışmalarına katılan Sahil Güvenlik Komutanlığına ait başka bir botun ise saat 08.30'da yakıt almak üzere Çevlik Sahil Güvenlik Komutanlığı önünde demir attığı gözlendi.

sar
24-06-2012, 13:50
Suriye'ye helikopter taşıyan gemi yeniden yola çıkıyor
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=260830

Chakra
24-06-2012, 14:04
bu arada yarinki seans ile ilgili tahminim ise + olacagimiz yonundedir...

İnşallah yazdığınız gibi olur ama ben çok çok ciddi düşüş bekliyorum.

Melih_2005
24-06-2012, 14:07
nerdeyse her ülke konu ile ilgili açıklama yaparken , İsrail den hala bir açıklama yapılmadı , ilginç değil mi size ?

ikiondokuz
24-06-2012, 14:09
israil zevkten dört köşe, kıs kıs gülüyorlardır...


nerdeyse her ülke konu ile ilgili açıklama yaparken , İsrail den hala bir açıklama yapılmadı , ilginç değil mi size ?

TNT-2
24-06-2012, 14:10
nerdeyse her ülke konu ile ilgili açıklama yaparken , İsrail den hala bir açıklama yapılmadı , ilginç değil mi size ?

haklısın.
ben israilden ucagın nerde.. daha dogrusu noktasına kadar hangi enlem boylam da olayın gerceklestigini gosterir gösterişli bir sunu bekliyorum.

bilalx
24-06-2012, 14:11
Dolar çıkar borsa düşer kanısındayım.

İnşallah yazdığınız gibi olur ama ben çok çok ciddi düşüş bekliyorum.

ikiondokuz
24-06-2012, 14:13
pilotlar sağ salim gelsin, ben başka bir şey istemiyorum.
üç beş gün konuşulur edilir unutulur, neleri unutmadık.

bilalx
24-06-2012, 14:19
sevgili dostum temennimiz o yönde ama sağ olsaydı suriye şimdiye kadar bildirirdi...

pilotlar sağ salim gelsin, ben başka bir şey istemiyorum.
üç beş gün konuşulur edilir unutulur, neleri unutmadık.

kaucuk
24-06-2012, 14:22
İşte rakamlarla iki ülkenin askeri gücü:

TÜRKİYE

*Asker sayısı: 612.900
*Uçak sayısı: 1940
*Tank sayısı: 4300
*Yerdeki silah sistemi: 69.774
*Deniz araçları: 265
*Topçu sistemleri: 1838
*Denizaltı: 16
*Fırkateyn: 19
*Mayın avlama gemisi: 20
*Amfimik gemi: 55

SURİYE

*Asker sayısı: 304.000
*Uçak sayısı: 830
*Tank sayısı: 5300
*Yerdeki silah sistemi: 25.406
*Deniz araçları: 19
*Topçu sistemleri: 2.160
*Denizaltı: 0
*Fırkateyn: 2
*Mayın avlama gemisi: 4
*Amfimik gemi: 3

Melih_2005
24-06-2012, 14:22
pilotlar sağ salim gelsin, ben başka bir şey istemiyorum.
üç beş gün konuşulur edilir unutulur, neleri unutmadık.

üstadım sen hiç merak etme , pilotlarımız sapa sağlam Suriye nin elinde koz olarak tutuluyor şu an , az önce enkaz bulundu açıklamasında ayrıca fırlatma koltuklarının da bulunduğunu söyledi , bu suriye mesaj , pilotlarımızın da senin elinde olduğunu biliyoruz demek...

ayrıca Davutoğlunun açıklaması bence güzeldi özellikle eğer başka amaçlar gütseydik elektronik karartma yapar hava savunma sistemlerini felç ederdik dedi ....

Türkiye bu konuda çok tecrübeli , en son Kardak kayalıklarında Elektronik harp uygulandı Yunan gemilerine , burunlarının ucunu le göremediler , Yunan basını bu konunun üstüne çok gitmişti hatırlayanlar bilir.

bilalx
24-06-2012, 14:28
üstadım sen hiç merak etme , pilotlarımız sapa sağlam Suriye nin elinde koz olarak tutuluyor şu an , az önce enkaz bulundu açıklamasında ayrıca fırlatma koltuklarının da bulunduğunu söyledi , bu suriye mesaj , pilotlarımızın da senin elinde olduğunu biliyoruz demek...

ayrıca Davutoğlunun açıklaması bence güzeldi özellikle eğer başka amaçlar gütseydik elektronik karartma yapar hava savunma sistemlerini felç ederdik dedi ....

Türkiye bu konuda çok tecrübeli , en son Kardak kayalıklarında Elektronik harp uygulandı Yunan gemilerine , burunlarının ucunu le göremediler , Yunan basını bu konunun üstüne çok gitmişti hatırlayanlar bilir.

Sevgili melih bu açıklamayı hangi kanal yaptı.ben takip edemedim

Melih_2005
24-06-2012, 14:29
Sevgili melih bu açıklamayı hangi kanal yaptı.ben takip edemedim

az önce trt haber de dinledim

kaucuk
24-06-2012, 14:30
Husnu Mahalli


5 - Uçağın düşürüldüğü Lazkiya çevresinde geçen hafta çok ağır çatışmalar yaşanmıştı. Hür Suriye Ordusu'na bağlı silahlı militanlar orada bir kasabayı ele geçirmek istemiş ancak ordunun müdahalesi ile ağır kayıplar vererek çekilmişti.

...



Çünkü savaşın ne anlama geldiğini, Suriye ve dolayısıyla Irak, İran ve Lübnan ile tekrar dost olmanın Türkiye ve bölge için gerekli ve yararlı olduğunu çok iyi bilmektedir. Uçak ile ilgili olarak Şam ve Ankara arasında yeniden işletilen telefon trafiği belki de buna katkı sağlar!

Haberin devamini okumak icin (http://www.gazeteoku.com/yazar/husnu-mahalli/4164/ucak-hikayesi)

bilalx
24-06-2012, 14:34
evet trt teletexinde de yazıyor..

az önce trt haber de dinledim

sar
24-06-2012, 14:35
Putin pazar ertesi İsrail'e gidiyormuş...

Suriye'deki Rus füzeleri nedense hiç İsrail uçaklarını vuramıyor!...
Oysa İsrail uçakları oralarda cirit atıyor. Suriye içlerine kadar bile giriyorlar....

Karayel32
24-06-2012, 14:40
Savaş sebebi mi?
Akdeniz’de keşif uçuşu yaparken Suriye’nin hedefi olan Türk savaş uçağının düşürülmesi savaşa neden olur mu? Uzmanlar değerlendirdi

Türkiye ile Suriye arasında son dönemde yaşanan gerginlik, Türk savaş uçağının Suriye tarafından düşürülmesiyle zirve yaptı. Önceki gün Malatya’dan kalkan F-4 jeti Lazkiye açıklarında Suriye tarafından vuruldu ve Akdeniz’e düştü. Herkesin aklında tek bir soru var: “Yaşanan bu olay Türkiye ve Suriye’yi bir savaşa sürükler mi?

Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyük yankı uyandıran olay sonrası güvenlik zirvesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Zirvenin ardından Türk jetinin Suriye tarafından düşürüldüğü resmen açıklandı. Uçağı terk ettiği ileri sürülen pilotların durumu ise belirsizliğini koruyor. Türk savaş uçağının düşürülmesinin ardından sessizliğini bozan Suriye Savunma Bakanlığı ise Türk jetini düşürdüklerini doğruladı ve buna gerekçe olarak da uçağın sınır ihlali yaptığını belirtti. Ankara’dan yapılan ilk açıklamalar “gerekli adımların kararlılıkla atılacağı” yönünde. HABERTÜRK, hayati soruyu sordu: Türk jetinin düşürülmesi Türkiye ve Suriye arasında savaşın çıkmasına neden olabilir mi?

"BÖYLE SEBEPTEN SAVAŞ ÇIKMAZ"
Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğu ERGİL
“Türkiye’de trafiği düşünün, niye korna çaldın, niye bana uzun uzun baktın diye kavga çıkar. Bunların hiçbiri de o kavga için gerekçe değildir. İşte bu olay tam buna benzer bir gerekçedir. Uçak düşürüldü diye savaş çıkar mı? Bu kadar sudan nedenlerle savaşlar çıkarsa dünya savaştan kurtulmaz. Bir ülkenin bir başka ülkenin savaş uçağını düşürme şartları vardır. Saldırganlık olarak değerlendirilmemesi için ilan edilmiş yasak bölgeler ve mesafeler vardır. Benim hava sahamı, karasularımı ihlal edemezsinin kuralları vardır. Eldeki veriler bırakın savaş çıkmasını, savaş çıkar mı sorusunu sormak için bile yetmiyor. Bir duralım bakalım, Başbakan bile söylüyor, şartlarına bakmamız gerekiyor diye.”

"ABD KARAR VERECEK"
Siyaset Bilimci-Yazar Prof. Dr. Mehmet Ali KILIÇBAY
“Savaş çıkacaksa bunun kararı daha önceden alınmıştır. Eğer savaş kararı alınmamışsa sadece savaş uçağı düşürüldü diye savaş çıkmaz. Savaş çıkmasına karar verildiyse Amerikalılar tarafından bir bahane bulunur. Bu olay savaş çıkmasının bahanesi olur mu olmaz mı bilmiyorum. Ben sadece olaylara bakarak analiz yapabilirim. Bu olayla ilgili sağduyulu açıklamalar yapılıyor, demek ki henüz savaşmak istemiyorlar. Demek ki şimdi zamanı değilmiş. Şunu gözden kaçırmamak lazım, Amerika karar verecek.”

"YAPTIRIM GEREKEBİLİR AMA.."
Siyaset Bilimci-Yazar Prof. Dr. Mümtaz’er TÜRKÖNE
“Her şeyden önce savaş çok ciddi bir iştir. Hatırdan çıkarılmaması gereken şeylerin başında Türkiye’nin bir NATO ülkesi olduğu geliyor. Türk ordusu bir NATO ordusudur. Türkiye’nin savaşa girmesi NATO’nun savaşa girmesi anlamına geliyor. NATO’nun bu olayı doğrudan doğruya kendisine yapılmış bir hareket olarak kabul etmesi gerekir. Bu olay nedeniyle bir dizi yaptırım, diplomatik kriz gelebilir ama savaş ihtimali görmüyorum.”

"SURİYE HAVA SAVUNMA SİSTENİ İMHA EDİLMELİ"
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ
“Suriye bilerek uluslararası kuralları ihlal etti ve Türk uçağını düşürdü. Bunu da iç kamuoyuna, isyancıları destekleyenlere ‘Bakın bir şey yapamadılar’ mesajını vermek için yaptı. Ayrıca muhalefete de ‘Bakın görün, sizi en çok destekleyen ülkenin uçağını düşürdük, herhangi bir cevap veremediler, boşuna umutlanmayın’ mesajını verdi. Suriye’nin böyle bir riski göze alacağını düşünmemiştim. Demek ki Suriye, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ile savaşa giremeyecek kadar yıpratıldığını düşünüyor. Çünkü 1998-99 krizinde bırakın hava sahası ihlal etmeyi, Türk kara birlikleri Suriye sınırına girip çıktı; Esad yönetimi de sesini çıkaramadı. 1999-2012 arasında Türkiye’nin caydırıcılığında ne değişti? Türkiye’nin, caydırıcılığını tekrar kazanması için Türk savaş uçağını düşüren Suriye hava savunma sistemini imha etmesi gerek. Türk jetleri Halep semalarında uçmalı ki, ‘bölgesel güç’ olan Türkiye ‘bölgesel madara’ olmasın.”

"SURİYE, BEDELİNİ ÖDEMELİ"
Emekli Tümgeneral Armağan KULOĞLU
“Bu uçağın düşürülmüş olmasının arkasında Suriye hükümetinin ‘Türk savaş uçaklarını düşürün’ kararı varsa, bu karar bir savaş nedenidir. ‘Türk uçağı olduğunu bilmiyorduk, anlık bir olaydı, özür dileriz’ derlerse savaş sebebi olmaz. Ama Suriye’yi sorumluluktan da kurtarmaz. Anlık bir konudur, daha önceden verilmiş bir prensip emri olabilir, oradaki görevli kişilerin anlık olarak verdiği bir karar olabilir. Uluslararası hava sahasında mı Suriye hava sahasında mı düşürüldü bu da önemli. Ancak Suriye hava sahasında bile olsa mutlaka uyarması lazım. Terk etmiyorsa çevresine ikaz atışı yapması gerekir. Son olarak da uçağın inişe zorlanması gerek. Suriye, Türk savaş uçağının doğrudan hedef alınarak düşürülmesinin bedelini ödemeli.”

Gazete HABERTÜRK / Hilal ÖZTÜRK-Bülent GÜNAL

muratteknik
24-06-2012, 14:44
Dolar çıkar borsa düşer kanısındayım.

kendi adıma söyleyim 1 tek lot bile satmam.ben resmi okuduğumda kararım bu.en azından bop un sahibi olamıyorsam da lotumun sahibiyim.:)

abdg
24-06-2012, 14:44
Suriyey'le bu konuda derinleşen bir gerginliğin mümkün olmadığını düşünüyorum.

Görüldüğü gibi Türkiye gayet itidalli gidiyor.

Suriye de hangi nedenle berbat ettiğini bilmediği bir çuval incirin pisliğini nasıl temizlieceğinin zor hesaplarını yapıyor. Malum, Eset zor günler yaşıyor ve hem içe hem de dışa karşı kuyruğu dikmiş gibi göstermek zorunda.

Melih_2005
24-06-2012, 14:45
Savaş sebebi mi?
Akdeniz’de keşif uçuşu yaparken Suriye’nin hedefi olan Türk savaş uçağının düşürülmesi savaşa neden olur mu? Uzmanlar değerlendirdi

Türkiye ile Suriye arasında son dönemde yaşanan gerginlik, Türk savaş uçağının Suriye tarafından düşürülmesiyle zirve yaptı. Önceki gün Malatya’dan kalkan F-4 jeti Lazkiye açıklarında Suriye tarafından vuruldu ve Akdeniz’e düştü. Herkesin aklında tek bir soru var: “Yaşanan bu olay Türkiye ve Suriye’yi bir savaşa sürükler mi?

...............................................
"SURİYE HAVA SAVUNMA SİSTENİ İMHA EDİLMELİ"
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ
“Suriye bilerek uluslararası kuralları ihlal etti ve Türk uçağını düşürdü. Bunu da iç kamuoyuna, isyancıları destekleyenlere ‘Bakın bir şey yapamadılar’ mesajını vermek için yaptı. Ayrıca muhalefete de ‘Bakın görün, sizi en çok destekleyen ülkenin uçağını düşürdük, herhangi bir cevap veremediler, boşuna umutlanmayın’ mesajını verdi. Suriye’nin böyle bir riski göze alacağını düşünmemiştim. Demek ki Suriye, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ile savaşa giremeyecek kadar yıpratıldığını düşünüyor. Çünkü 1998-99 krizinde bırakın hava sahası ihlal etmeyi, Türk kara birlikleri Suriye sınırına girip çıktı; Esad yönetimi de sesini çıkaramadı. 1999-2012 arasında Türkiye’nin caydırıcılığında ne değişti? Türkiye’nin, caydırıcılığını tekrar kazanması için Türk savaş uçağını düşüren Suriye hava savunma sistemini imha etmesi gerek. Türk jetleri Halep semalarında uçmalı ki, ‘bölgesel güç’ olan Türkiye ‘bölgesel madara’ olmasın.”

"SURİYE, BEDELİNİ ÖDEMELİ"
Emekli Tümgeneral Armağan KULOĞLU
“Bu uçağın düşürülmüş olmasının arkasında Suriye hükümetinin ‘Türk savaş uçaklarını düşürün’ kararı varsa, bu karar bir savaş nedenidir. ‘Türk uçağı olduğunu bilmiyorduk, anlık bir olaydı, özür dileriz’ derlerse savaş sebebi olmaz. Ama Suriye’yi sorumluluktan da kurtarmaz. Anlık bir konudur, daha önceden verilmiş bir prensip emri olabilir, oradaki görevli kişilerin anlık olarak verdiği bir karar olabilir. Uluslararası hava sahasında mı Suriye hava sahasında mı düşürüldü bu da önemli. Ancak Suriye hava sahasında bile olsa mutlaka uyarması lazım. Terk etmiyorsa çevresine ikaz atışı yapması gerekir. Son olarak da uçağın inişe zorlanması gerek. Suriye, Türk savaş uçağının doğrudan hedef alınarak düşürülmesinin bedelini ödemeli.”

Gazete HABERTÜRK / Hilal ÖZTÜRK-Bülent GÜNAL
:cool::cool::cool::cool::cool::cool::cool::cool::c ool:

ftyilmaz
24-06-2012, 14:48
Davutoğlu'nun sözlerinde yatan gerçekler
Bugüne kadar hurriyet.com.tr'de hep “Yarını bekleyemedim” duygusuyla yazdım.Bu yazıyı, tam aksine, “Yarını bile değil, öbür günü bekledim” rötarıyla yazıyorum.

Çünkü, olayı duyduğum anki tepkilerimin heyecanından korktum.
Dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarını dinlerken, böyle yapmakta ne kadar haklı olduğumu gördüm.
Türkiye adına yapılan bu ilk resmi açıklamadan çıkardığım sonuçlar şunlar:
Hükümet, olaya büyük bir serinkanlılıkla yaklaşıyor.

AÇIKLAMANIN GÜÇLÜ YANLARI:
-Dışişleri Bakanı, Türk ve dünya kamuoyunun önüne çıkmadan önce olayı her tarafı ile ciddi bir şekilde incelendiği izlenimi verdi.
-Konuşma çok net ikna edici bilgileri içeriyordu.
-Hiç bir nokta boşta bırakılmadı.
- Uçağımızın olaydan 15 dakika önce kısa süreli bir sınır ihlali yaptığını belirtmesi, açıklamaları kuvvetlendirdi.
-Suriyeli yetkililerin iç konuşmalarının da ellerinde bulunduğunu söylemesi, bence çok güçlü bir argümandı.
-Bir başka güçlü argüman da, uçağımızın yaptığı sınır ihlalinin, bizzat Türk tarafınca uyarılmasını söylemesiydi.
Çünkü bu, Türk tarafının orada sınır ihlali gibi kötü bir niyetinin olmadığını açıkça gösteren bir delildi.

AÇIKLAMANIN ZAYIF KARNI:
- Bütün bunların önümüzdeki günlerde daha somut bilgilerle ortaya konması gerekebilir.
- Uçağın 13 milde vurulduğunu, ancak 8 mil içine düştüğünü söyledi. Bu durumda insanın aklına şu soru geliyor: 15 dakika önce sınır ihlali yapan uçağın istikameti neydi?
Uçak Suriye hava sahası dışında uçuyorsa, Düşme istikametinin Suriye karası olmaması gerekmez mi?
Bu konuyu bir uzmana sordum.
Cevabı şu oldu:
Uçak güçlü bir füze tarafından vurulduğunda tek parça düşemez. Bu savrulmada, bazı parçaların içeri düşmesi mümkündür.

UMUT VERİCİ NOKTALAR

BİR, TÜRKİYE SERİNKANLI VE SALI GÜNÜNE KADAR ZAMAN KAZANIYOR

-Hükümet politikasının da, benim ki gibi, “Zaman kazanmak” üzeri kurulduğu ortaya çıktı.
Kriz yönetiminin ilk günü şöyle planlanmış:
İLK 12 SAAT Olaydan sonra; 12 saat Başbakanın uçakta olması nedeniyle kazanıldı.
İKİNCİ GÜN, olayın tüm boyutlarının araştırılması için sessizce geçiştirildi.
ÜÇÜNCÜ GÜN ; yani bugün; Dışişleri Bakanının açıklaması ve Başbakanın siyasi parti liderlerine bilgi vermesi ile geçilecek.
DÖRDÜNCÜ GÜN; Yani yarın, Bakanlar Kurulu toplanacak.
BEŞİNCİ GÜN ; yani Salı günü, Başbakan Ak Parti gurubunun önünde konuşarak Türkiye’nin en yüksek düzeydeki tepkisini dile getirecek.

SALI GÜNÜ RETORİK ATAK GÜNÜ OLACAK
Salı günü başbakan ne yapabilir?
Bence Salı günü klasik bir “Belagat günü” olacak. Yani Başbakanın üslubu devreye girecek.
Bu tavır ne olacak? Ahmet Davutoğlu onun da ipuçlarını verdi:
-Türkiye, uluslararası düzeyde meşruiyetini korumak için elinden geleni yapacak.
-Başbakan, gurup toplantısında, bilinen sert ve yukardan bakan üslubuyla, “Suriye halkına destek vermeye sonuna kadar devam edeceğini” bildirecek.

TÜRKİYE NEDEN ZAMAN KAZANMAYA ÇALIŞIYOR:
Cevabı çok basit.
-Çünkü askeri alanda yapılabilecek fazla bir şey yok.
Türkiye’nin benzer bir hareketle cevap vermesi, olayın boyutunu bir anda uluslararası hale getirir.
O nedenle Türkiye teenni ile hareket etmek zorunda.
(*) Peki askeri opsiyon dışındaki en büyük silahı ne?
Çok basit. Suriye muhalefetine olan desteğini daha da aktif hale getirmek.
Davutoğlu, bunu da hissettirdi. “Suriye halkına desteğin kararlıkla devam edeceğini söyledi.
Bunun anlamı Türkiye üzerinden silah ve para yardımının artması olabilir.

PEKİ BU OLAYDA KİM KAZANDI KİM KAYBETTİ
Bana göre bu henüz belli değil.

ŞURASI BİR GERÇEK BEŞAR ESAT ÇOK ETKİLİ BİR STRATEJİK VURUŞ YAPTI
(*) Suriye’nin Türk uçağını düşürmesi, gerçekten bir kaza değil de bilinçli bir adımsa şu anlama geliyor.
Beşar Esad, bu olayla gözünün ne kadar kara olduğunu gösterdi.
İçerdeki muhalefete şu mesajı verdi: “Siz Türkiye’ye fazla güvenmeyin, bak uçağını bile indirdim.”
Suriye, ayrıca ilk defa, elinde güçlü bir savunma sisteminin bulunduğunu da ispat etti.

TÜRKİYE AÇISINDAN OLAYIN ANLAMI NEDİR NE OLACAKTIR
(*) Şurası kesin ki, bu olayda Türkiye, psikolojik açıdan bir darbe yedi. Daha bir hafta önce PKK baskınında 8 erini kaybeden Türkiye, Suriye sınırında da uçağını kaybetti.
Bu da ister istemez Türk ordusunun askeri kabiliyeti konusunda bazı soruların sorulmasına yol açabilecek.
(*) Uçağın düşürülmesi ile savaşın eşiğine gelinmesi, kamuoyunun küçümsenmeyecek bir bölümünde şu sorunun daha etkili biçimde sorulmasına yol açabilir:
“Biz Suriye’nin içişlerine bu kadar fazla müdahil olmalı mıyız?”
Bu da, Başbakan ve Dışişleri Bakanının giderek daha fazla “Şahsileştirdiği” izlenimi veren angajmanına olan kamu oyu desteğinin azalmasına yol açabilir.
(*) Kanaatimce, Suriye politikamız daha fazla sorgulanabilir hale gelebilir.

TÜRKİYE DEVLET OLDUĞUNU BİR KERE DAHA GÖSTERİYOR
Bütün bunlara karşılık, Türkiye bu olayda, “Ciddi bir devlete yakışan” tutum sergiliyor.
Hükümetin serinkanlı duruşu, özellikle CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun sükunete davet eden tavrı, hiç kıvırtmadan, bunu istismar etmeden yapıcı bir destek vermesi çok etkileyiciydi.
Dışişleri Bakanının bu tavrı “Takdire şayan bulduğunu” açıklaması da güzel bir karşılık oldu.
Başbakanın bu olayı, “Devletin meselesi” haline getirmesi de yerinde bir davranıştı.
Ancak bu tavrın, Suriye politikasına genel bakışta da benimsenmesi ve şimdiye kadar izlenen politikanın da aynı “Devlet meselesi” olarak ele alınması ihtiyacı açıkça görülmüştür.
Umarım, Suriye’ye karşı izlenecek politika, sadece uçağın düşürülmesine verilecek tepkiyle sınırlı kalmaz.
Çünkü Suriye politikası, “sünni merkezli” ve şahsi bir politika olmaktan çıkarılıp, “Türkiye’nin menfaati” temeline oturtulmalıdır.
Uçak olayı bunu açıkça göstermiştir.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/20834307.asp

Metemet25
24-06-2012, 14:51
Valla arkadaşlar ben endeksin çok fazla geri gideceğini sanmıyorum,çünki ky malda değil.Mal BY'ın elinde,özellikle de global yatırımcıların.Endişeye mahal yok,enseyi karartmayalım.Hatt P.tesi güzel alım imkanları verirse de değerlendirmek lazım.

bilalx
24-06-2012, 14:53
sonuna kadar haklısın murat ama borsanın hakimi yabancılar olduğu düşünülürse bizim satıp satmamamızın pek de bir önemi kalmıyor...

kendi adıma söyleyim 1 tek lot bile satmam.ben resmi okuduğumda kararım bu.en azından bop un sahibi olamıyorsam da lotumun sahibiyim.:)

DİEGO
24-06-2012, 14:56
Valla arkadaşlar ben endeksin çok fazla geri gideceğini sanmıyorum,çünki ky malda değil.Mal BY'ın elinde,özellikle de global yatırımcıların.Endişeye mahal yok,enseyi karartmayalım.Hatt P.tesi güzel alım imkanları verirse de değerlendirmek lazım.
Yazdıklarınıza katılıyorum ve kendi ayağımıza kendimiz kurşun sıkmayalım diyorum.


sonuna kadar haklısın murat ama borsanın hakimi yabancılar olduğu düşünülürse bizim satıp satmamamızın pek de bir önemi kalmıyor...
Bilal abi peki bu endeksteki kısa vadeli rallimsiyide bizmi yaptık, yabancılarımı yaptı, bizim gücümüz yetmeyeceğine göre onlar yaptı, kredi notumuzuda arttırdılar, bence bu kadar herkesin bildiği bir olayla ve insanların böyle düşüneceğini bilipte mal boşaltmaz aksine mal alırlar diye tahmin ediyorum nacizane.

bilalx
24-06-2012, 14:58
Bilal abi peki bu endeksteki kısa vadeli rallimsiyide bizmi yaptık, yabancılarımı yaptı, bizim gücümüz yetmeyeceğine göre onlar yaptı, kredi notumuzuda arttırdılar, bence bu kadar herkesin bildiği bir olayla ve insanların böyle düşüneceğini bilipte mal boşaltmaz aksine mal alırlar diye tahmin ediyorum nacizane.

Borsayı boş verelim kardeşim düşerse düşsün.Onu günlük olarak dile getirdim.Yine çıkar..Önemli olan ülkemizin bu sınavdan yüzünün akıyla çıkmasıdır..

muratteknik
24-06-2012, 15:00
sonuna kadar haklısın murat ama borsanın hakimi yabancılar olduğu düşünülürse bizim satıp satmamamızın pek de bir önemi kalmıyor...

dostum bazı gelişmelerin olması için erken bence.bizim değil yabancıların genel kurallarına ters bence.:he:
Bence zamanı geldiğinde, bop nin işletilmesi için kullanmanın hazırlığından başka birşey değil.+ suriye yönetimi baş piyon olarak kullanılıyor.belki de bilerek ve isteyerek.aksini düşündüğümde ise basiretin b si bile yok.büyük resimde abd ve rusyanın bölgedeki menfaat anlaşması muhtemel.avrupa-israil-abd-rusya, pazarlık masası olan bölgede kendi menfaatlerini koruma mücadelesi veriyor.ya biz

bilalx
24-06-2012, 15:04
Bizi halen hasta adam olarak gördükleri bir gerçek...Her dediklerini yaptığımız da bunu gösteriyor..

dostum bazı gelişmelerin olması için erken bence.genel kurallara ters.

Bence zamanı geldiğinde, bop nin işletilmesi için kullanmanın hazırlığından başka birşey değil.+ suriye yönetimi baş piyon olarak kullanılıyor.belki de bilerek ve isteyerek.aksini düşündüğümde ise basiretin b si bile yok.büyük resimde abd ve rusyanın bölgedeki menfaat anlaşması muhtemel.avrupa-israil-abd-rusya, pazarlık masası olan bölgede kendi menfaatlerini koruma mücadelesi veriyor.ya biz

muratteknik
24-06-2012, 15:10
Bizi halen hasta adam olarak gördükleri bir gerçek...Her dediklerini yaptığımız da bunu gösteriyor..

valla arada bir tansiyonum yükseliyor :)ama, ruh ve beden sağlığım yerinde çok şükür:yes:.ferd olarak böyle hisseden toplum bireyleri olduğumuzda inan onların öyle bilmesinin bir kıymeti kalmayacak.:)

ayhan53
24-06-2012, 15:12
İşte rakamlarla iki ülkenin askeri gücü:

TÜRKİYE

*Asker sayısı: 612.900
*Uçak sayısı: 1940
*Tank sayısı: 4300
*Yerdeki silah sistemi: 69.774
*Deniz araçları: 265
*Topçu sistemleri: 1838
*Denizaltı: 16
*Fırkateyn: 19
*Mayın avlama gemisi: 20
*Amfimik gemi: 55

SURİYE

*Asker sayısı: 304.000
*Uçak sayısı: 830
*Tank sayısı: 5300
*Yerdeki silah sistemi: 25.406
*Deniz araçları: 19
*Topçu sistemleri: 2.160
*Denizaltı: 0
*Fırkateyn: 2
*Mayın avlama gemisi: 4
*Amfimik gemi: 3

düşündüğümden yüksek silah gücü varmış amakullanacak kaliiye elemanları yoktur.

ayhan53
24-06-2012, 15:14
ayrıca bu işin sonunun silahlı çatışmaya gideceğini düşünmüyorum (yeterki abd istemesin)

MKA55
24-06-2012, 15:19
oturdugu yerden ahkam kesenler.. denyolar.. çok bilmiş ukelalar, cevap hakkım saklıdır gelişmeleri takip ediyorum.

Sitedeki kıdeminiz ve yönetimin hoşgörüsüne güvenerek sergilediğiniz bu hallar bakalım daha ne kadar sürdürecek?

Bekliyor ve

İzliyoruz..:bravo:

randomwalker
24-06-2012, 15:21
goeben ve breslau
yada
YAVUZ ve MİDİLLİ......

sasa_34
24-06-2012, 15:23
ayrıca bu işin sonunun silahlı çatışmaya gideceğini düşünmüyorum (yeterki abd istemesin)

Sn. başkan sanki avrupa ve abd yada başkaları bizi savaşa sürüklemek istiyor gibi.Sanki biz girmek istemiyoruz ama birileri bizi

savaşa çekiyor gibi...

Birde şu kritik günlerde yakamızı hiç bırakmayan terör örgütü de ortalığın durulmasını istemiyor...

http://gundem.milliyet.com.tr/polis-aracina-bombali-saldiri/gundem/gundemdetay/24.06.2012/1558173/default.htm

İsmini bile unutmaya başladığımız tikko çıktı piyasaya kim canlandırıyor bu ölüleri anlamadım...

mitoci
24-06-2012, 15:34
Ülke Ekonomisi iyi durumdayken.... Türkiye savaşa girmez.... Tabiiki Türkiyenin elini güçlendiren sebepler çok fazla....

Dünya Ülkeleri bahane arıyor...... İçeride ve dişarıda ver Gazı Türkiye'ye.. Tabii yerse... Yermi sizce...

umantar
24-06-2012, 15:44
görüyorum ki her kişi bir fikir ve strateji sahibi bu savaş konularında... hey gözün sevdiğim , doğduğum vede doyduğum bu topraklarda uzman bu kadar çok vede ateşli iken sırtımı yaslayıp sakin oturmaktan öte yapılası bişey düşünemiyorum.


SURİYE nin dibinden selamlar.....

sülber
24-06-2012, 16:10
Ne kadar acı ne kadar ızdırap verici:Kavgadan önce sürekli meydan okuyan karşı tarafa kafa tutanın ilk yumruğu ansızın yedikten sonra köşesine dönmesi serinkanlılık değildir.Ya daha önce söyledikleri blöftür yada ödlektir.Aynı şekilde hükümetin suriyeye sözlü saldırılarını daha önce destekleyip duranlar şimdi maça yememe durumunu da destekliyor görünüyor.
Daha önce bu tavırların yanlış olduğu size söylenemedi mi? Yaptığı tavırlarında en azından sen kendine inanıyorsan anında karşılık verirdin.Şimdi daha önceki birçok yersiz uluslararası girişim de olduğu gibi çark edip kayış attırmanın yolu aranıyor.
Tarihten hiç mi ders almazsınız Enver paşa torunları:Zamanında Enver paşanız Sarıkamışta elde kalan tecrübeli tek düzenli orduyu telef etmeseydi:Şimdi ne Suriye ne kerkük musul ne oniki adalar ne Selanik ne Karabağ nede Bosna problemimiz olmayabilirdi.
Hadi uslu durmayı bilmiyorsunuz hiç olmazsa "Erken öten horoz kesilir" özdeyişinide mi bilmiyorsunuz.Bu sefer kıvırtmakta biraz zor.Millet eski Türkiye olsa gıda stoğu yapmaya başlamıştı da:Şimdi herkes ne yapacaklar merakla bekliyor.Esed i burada cesaretle davrandıran olay nasıl olsa eski kankasının ne söylediyse tersini yaptığının farkına varması olmuştur.Bu kadar saldırırım dedikten sonra kesinlikle saldıramaz diye yorumlamıştır.

TUNABEN10
24-06-2012, 16:41
Ya hu anlamadığım buradaki hiç kimse bazılarına göre bir şey bilmiyor. Bildiğini sananlar da bilmiş edalarıyla diğerlerini eleştirip laf sokup her ne derseniz diyin...o engin bilgilerini cahil forumdaşlardan esirgeyip yerinde oturmayı maharet sanıyor.

Forum bura, kurallara uygunsa fikrini atar ortaya.
İşin uzmanı varsa açsın başlığını göstersin uzmanlığını.
Herkes gelsin okusun uzmanları.

sabır_kaldıysa
24-06-2012, 16:48
Gündem
PKK hastane önünde saldırdı



Mardin'e bağlı Derik ilçesinde teröristler devlet hastanesi önündeki polislere ateş açtı

www.borsagundem.com

24.6.2012 - 15:34


Mardin'e bağlı Derik ilçesinde teröristler devlet hastanesi önündeki polislere ateş açtı. Üç polisin yaralandığı öğrenildi.TRT

iyice kudurdu bunlar...

muratteknik
24-06-2012, 16:50
Ya hu anlamadığım buradaki hiç kimse bazılarına göre bir şey bilmiyor. Bildiğini sananlar da bilmiş edalarıyla diğerlerini eleştirip laf sokup her ne derseniz diyin...o engin bilgilerini cahil forumdaşlardan esirgeyip yerinde oturmayı maharet sanıyor.

Forum bura, kurallara uygunsa fikrini atar ortaya.
İşin uzmanı varsa açsın başlığını göstersin uzmanlığını.
Herkes gelsin okusun uzmanları.

bu milletin olup bitenleri sorgulayıp, düşünmeye bile hakkı yok sanırım.:)

austin
24-06-2012, 16:50
Ne kadar acı ne kadar ızdırap verici:Kavgadan önce sürekli meydan okuyan karşı tarafa kafa tutanın ilk yumruğu ansızın yedikten sonra köşesine dönmesi serinkanlılık değildir.Ya daha önce söyledikleri blöftür yada ödlektir.Aynı şekilde hükümetin suriyeye sözlü saldırılarını daha önce destekleyip duranlar şimdi maça yememe durumunu da destekliyor görünüyor.
Daha önce bu tavırların yanlış olduğu size söylenemedi mi? Yaptığı tavırlarında en azından sen kendine inanıyorsan anında karşılık verirdin.Şimdi daha önceki birçok yersiz uluslararası girişim de olduğu gibi çark edip kayış attırmanın yolu aranıyor.
Tarihten hiç mi ders almazsınız Enver paşa torunları:Zamanında Enver paşanız Sarıkamışta elde kalan tecrübeli tek düzenli orduyu telef etmeseydi:Şimdi ne Suriye ne kerkük musul ne oniki adalar ne Selanik ne Karabağ nede Bosna problemimiz olmayabilirdi.
Hadi uslu durmayı bilmiyorsunuz hiç olmazsa "Erken öten horoz kesilir" özdeyişinide mi bilmiyorsunuz.Bu sefer kıvırtmakta biraz zor.Millet eski Türkiye olsa gıda stoğu yapmaya başlamıştı da:Şimdi herkes ne yapacaklar merakla bekliyor.Esed i burada cesaretle davrandıran olay nasıl olsa eski kankasının ne söylediyse tersini yaptığının farkına varması olmuştur.Bu kadar saldırırım dedikten sonra kesinlikle saldıramaz diye yorumlamıştır.

Yazınıza katılmakla beraber birde ekleme yapmak istiyorum. Büyük devlet, gerektiği zaman gereğini lafla değil, icraatle yapandır. Büyük devlete 2008'de Gürcistana giren Rusya örnek verilebilir. Dünyanın gözü önünde menfaatinin gereğini yapmış, istediğini de çatır çatır almıştır. Savaş sonrası Rusyanın kazandığı prestiji hatırlayalım. Bence bu kadar dayılanmadan sonra yapamayacağımız icraat sonrası ülkemizin kaybedeceği prestijde o kadar büyüktür. Özdeyişinize bende bir katkıda bulunmak istiyorum. "Büyük lokma ye büyük konuşma"

beneksu
24-06-2012, 16:50
ırak savaşında toprak kullandırmayanlar karşı çıkanlar bedelini ödüyor.suriye ye karşı tavır alınmazsa bir yıl içinde hükümeti devirip başına çorap örerler bunu hükümet gayet iyi biliyor.yoğurdu üfleyerek yemek zorunda .G 20 ZİRVESİNDEN SONRA obama rte görüşmesi .moodys notu.imkb nin ayrışması kıllandırmıştı .savaşı hiç düşünmüyorum tsk de anzak ordusu değil 1991 de 1 koyup 3 alınacaktı tam tersi oldu akıllı olmakta fayda var kimsenin çocuğu piyon değil

iNdiKaTÖr
24-06-2012, 17:20
Bekir Coşkun

Savaşa Hayır De...

Suriye halkı Esad’ı seviyor, zor olacak madem...



Bekir Coşkun %50 yi aşkın oyla gelmiş AKP'ye ve oy verenlere her Allahın günü çeşitli hakaretler eder.

Kalkmış Esed gibi demokratik bir seçim bile yapmamış bir diktatörü "Suriye halkı seviyor" diye palavra sıkıyor.

Ne kadar da inandırıcı...

MKA55
24-06-2012, 17:22
ben de nato sevdası için kore'de savaşılmış olmasını büyük bir hata olarak görüyorum ancak ülke çıkarları neyi gerektiriyorsa Türk insanı hatta askeri heryere gitmeli, gidebilmeli. zanzibar'da bile şehitlerimiz var, birkaç yüzyıl önce portekizlilerce şehit edilmiş olan.

Trablus'ta, Yemen'de ülkesi için savaşan da Mustafa Kemal ve beraberindeki mehmetçiklerdi..

güvenliğimiz ve geleceğimiz için devlet her türlü tedbiri almalı, askeri,siyasi,ekonomik,insani..

savaş son seçenek bile olmamalı, ama uçağımızı düşüren katillere de verecek derslerimiz olmalı. Katil, Türk ordusunu gördüğünde bağrına basacak Suriye halkı değil o halkı rus silahlarıyla katleden kukla suriye rejimidir

Kafanız biraz karışık anlaşılan Sayın MaTHiLDa..

Mustafa Kemal ve askerlerinin savaştığı Yemen, ve Trablusgarb gibi yerler vatanlarının topraklarıydı. Şöyle düşünün Antalya, Mardin gibi..:)

"Ama ben ne Serv'i ne de Lozan'ı kabul ediyorum.. Oralar hala benim topraklarım!" diyorsanız

HAKLISINIZ..:yes:

Karayel32
24-06-2012, 17:26
YAZARLARDAN SEÇMELER

Krizin arkasındaki ekonomi!

Yavuz Semerci ve Serpil Yılmaz, Suriye'nin Türk uçağını vurup düşürmesinin arkasındaki nedenleri sorguladı

Savaş nedeni (mi?)

TÜRKİYE büyük bir devlet. Ne derseniz, hangi cepheden bakarsanız bakın büyük bir devlet. Geleneği olan, tek bir kişinin aklına teslim olmayacak kadar ortak akıl üretebilen bir devlet. Kriz dönemlerinde kenetlenmesini bilen bir devlet. Sağduyu ile teslimiyet çizgisini ayırabilen bir ülke...

Bu nedenle Türkiye’nin ABD ya da bir başka ülkenin emir eri olduğuna yönelik söylemler, kendi dinamiklerimizi anlayamamak anlamına geliyor. Bu tespitlerim, Türkiye’nin dış politikasının kusursuz işlediği anlamına gelmez. Nasıl gelsin ki? Son 14 yılda komşumuz Suriye önce savaşılacak bir ülkeydi. Sonra birlikte bakanlar kurulu toplayacak kadar kardeş olduk, ardından da uçağımızı düşürecek kadar korkusuz bir ülke haline dönüştü.

Belki ekonomi alanındaki bunca yıllık gazetecilik deneyimimden kaynaklanıyor olsa gerek, siyasi gelişmelerin ekonomik arka planını fazla önemsiyorum. Bu nedenle yaşadığımız coğrafyada siyasi ittifakların ve gerilimlerin nedenlerini açıklarken kullandığım anahtar teori, ekonomi temelli. Ülkeler kendi ulusal çıkarlarıyla, demokrasi arasında makas açıldığında kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Örneğin Türkiye, Suriye rejimini diktatörlükle suçlarken, bir ekmek kırıntısı kadar demokrasi sicili bulunmayan Arap ülkeleriyle ilişkilerini iyi tutabiliyor. Bunun güncel Sünni-Şii çatışması şeklinde açıklaması da yetersiz kalıyor. Türkiye’nin dış politika zikzaklarının temelinde de bölgede yaşanan “çıkar” fırsatlarının değişkenliği yatıyor. Özellikle de Irak kaynaklı gelişmeler belirleyici bir özelliğe ulaştı. Rusya’nın ve İran’ın meseleye bakışı da böyle. Bölgedeki hâkimiyet oyunlarının temelinde petrol ve doğalgaz var.

Teorim çok basit. Rusya, Avrupa ve dünyanın doğalgaz tekeli olma özelliğini kaybetmek istemiyor. (Bu kaybın Rusya ekonomisine yıllık maliyeti 50 milyar doların üzerindedir.) İran, Uzakdoğu’nun en önemli petrol tedarikçisi olarak kalmak istiyor. Bölgenin güçlü ülkeleri, ABD’nin Irak işgali ve oradan askerlerini çekme sürecinin ardından yaşanan boşluğun doğuracağı sonuçlardan kendisine çıkar devşirmeye çabalıyor. Artık güç savaşları Filistinİsrail ekseninde gelişmiyor. Kürtlerin hâkimiyetindeki zengin doğalgaz ve petrol yataklarının İran ve Rusya’nın uzun vadeli çıkarlarına darbe vuracak nitelikte olması, bölgede etnik ve dini çatışmaları körükleyecek bir seviyeye ulaştı. Türkiye’nin Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile ilişkileri, Rusya’ya olan doğalgaz bağımlılığını yakın gelecekte sona erdirecek niteliğe büründü. (PKK meselesinin çözümüne yönelik Türkiye ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde oluşan ortak iradenin etkisiz hale getirilmesinin, kimi ülkenin birincil sorunu haline gelmesinin nedeni de bu.) Aynı şekilde İsrail’in Güney Kıbrıs yönetimiyle ortak gaz çıkarması da bölgede çıkar eksenli yeni bir ittifak anlamına geliyor. İran’ın Irak Şii yönetimini etkileyerek, Kürt yönetimini sıkıştırmasının arkasında da aynı kaygılar yer alıyor. Çin ise enerjiye olan bağımlılığını düşünerek İran ve Rusya’nın arkasına geçmiş durumda. Suriye ise bölgesel güç kavgasının küçük bir parçası. Suriye’nin de mümkünse ABD, İsrail, Avrupa, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin içinde yer aldığı ittifakın güçlü bir temsilcisi olması isteniyor. Yani demokrasi talebi aslında “Bizden yana ol” isteğini gizleyen bir şal vazifesi görüyor. Türkiye-Suriye gerginliğinin temelinde Türkiye’yi enerji oyunundan uzaklaştıracak bir bataklık yaratma isteği olabilir. Türkiye’yi yönetenlerin bu tehlikeyi görecek tecrübeye sahip olduğunu ve tahriklere kapılmayacağını düşünüyorum. Umarım yanılmam!

Serpil Yılmaz / Gazete Habertürk

Suriye Güney Akım’ı bombaladı!

Başbakan ile aynı uçakta yolculuk ettiği sırada, ilk duyumları değerlendirme fırsatına sahip bir yayın yönetmeninin reflekslerini dikkate almak fena olmaz! Sözünü ettiğim gazete, iktidara yakınlığı sır olmayan Star. Suriye’nin resmi açıklaması ile “düşürüldüğü” anlaşılan F-4E Phantom savaş uçağı ile ilgili haberler, ulusal gazetelerin neredeyse tümünde manşetlerde yer bulurken, Star’ın taşra baskısında “Akdeniz Kalkanı’nda talihsiz kaza“ başlığı ile kamuoyuna sunulması dikkat çekiyor. Okuyucularına neredeyse “görünmez kaza“ dedirten haberin ayrıştırıcı yanının, “Akdeniz Kalkanı“ ifadesini kullanması olduğunu düşünüyorum. Ve buradan ilerlemek istiyorum. “Akdeniz Kalkanı“; Türkiye’nin enerji güvenliği başta olmak üzere, denizde ve havada yapılandırdığı Doğu Akdeniz askeri stratejisini temsil ediyor. 2006 yılında Milli Güvenlik Kurulu kararı ile kurulan “Akdeniz Kalkanı”; fırkateyn, hücumbot, helikopter, sahil güvenlik botları gibi donanımlarla araştırma, görüntüleme ve savunma faaliyetlerini sürdürüyor.

AKDENİZ KALKANI’NA YIKILDI

Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Lübnan’ın 2007 yılında imzaladığı “petrol arama anlaşmasına“ diplomatik cevap vermiş, devamında 1 Ekim 2006’dan beri Doğu Akdeniz’de Türk savaş gemileri ile yürütülen “Akdeniz Kalkanı Harekâtına“; fırkateynler, karakol botları ve savaş uçaklarını da katmıştı. Suriye’nin Türk savaş uçağını “düşürmesini”, Akdeniz Kalkanı ile bağlantılı hale getirmek demek; yatırımcılara Doğu’nun enerji kaynaklarını, Batı’ya ulaştıracak enerji üssü olacağı iddiasını simgeleyen “Ceyhan” terminalinde, risklerin arttığını söylemekle eşdeğer... Bilindiği gibi Ceyhan; bir Amerikan projesi olarak inşa edilen BTC Boru Hattı’nın olduğu gibi Irak’tan gelen Yumurtalık hattının da kavşak noktası... Suriye üzerinden Doğu Akdeniz enerji projesinin “etkisizleştirilmesi“; 2013 yılında inşasına başlanacak olan 35 milyar metreküp kapasiteli Türkiye-İran Avrupa Doğalgaz Boru Hattı Projesi’ni (ITE) hızlandırıcı bir etki de yapabilir. Enerji koridorunda Türkiye ile İran’ın yakınlaşmasına, Rusya’nın soğuk bakmayacağı varsayımını da yabana atmamak gerekir.

EKONOMİ VE ENERJİ POLİTİKASI
Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Ortadoğu ve Kafkaslar Uzmanı Doç. Dr. Ali Faik Demir ile bu çerçevede görüşüyorum. Demir “Birilerinin çok iyi bildiği, kamuoyunun ise hiç bilmediği bir şeyler olduğu izlenimini veren bir durum ile karşı karşıyayız. O nedenle bu gelişmenin ekonomi ve enerji stratejisi ile birlikte değerlendirilmesinden yanayım. Suriye konusunda Türkiye ile Rusya farklı pozisyonlar almış olsa da, iki ülke enerji ve ekonomi alanlarında işbirliğini güçlendiriyor. Başbakan’ın kara harekâtlarına verdiği tepki, söz konusu hava ya da deniz olunca yumuşuyor. O nedenle bu olay, çok taraflı bir durumla karşı karşıya olduğumuz izlenimi veriyor“ diyor.

ST. PETERSBURG’DA NASIL YANKILANDI?
Suriye konusunu, Rusya’dan bağımsız olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı açık. Hal böyleyken, Suriye’nin (Rusya’dan aldığı iddia edilen) füzelerle Türkiye’nin savaş uçağını düşürmesini bu eksenin dışına taşımamız mümkün görünmüyor. Sizi uçağın düşürüldüğü saatlerde Rusya’nın “Davos’u“ olarak nitelendirilen “St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu-SPIEF“e götürmek isterim. İlk kez TÜSİAD’ın önderliğinde Türk iş dünyasının da katıldığı “zirvede“ düzenlenen “Rusya-Türkiye İş Dünyası Diyaloğu“ oturumunda, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Alman enerji firması RWE’nin Türkiye temsilcisi Cüneyd Zapsu konuşmacı olarak yer alıyor ve Rusya-Türkiye arasındaki yakınlaşmaya vurgu yapıyorlardı. Bir nokta koymak icap ederse şunu söyleyebilirim; Suriye’nin bu hamlesi, Türkiye’nin geliştirmeye çalıştığı enerji hatları projelerinin “Güney“ hattından, “Kuzey“e kayması yönünde etki yapabilir ya da en azından enerji yatırımcılarını Akdeniz’den soğutabilir!

(RUSYA'NIN BUNDAN KAZANÇLI CIKACAĞIDA AŞİKAR)

MKA55
24-06-2012, 17:26
Yazınıza katılmakla beraber birde ekleme yapmak istiyorum. Büyük devlet, gerektiği zaman gereğini lafla değil, icraatle yapandır. Büyük devlete 2008'de Gürcistana giren Rusya örnek verilebilir. Dünyanın gözü önünde menfaatinin gereğini yapmış, istediğini de çatır çatır almıştır. Savaş sonrası Rusyanın kazandığı prestiji hatırlayalım. Bence bu kadar dayılanmadan sonra yapamayacağımız icraat sonrası ülkemizin kaybedeceği prestijde o kadar büyüktür. Özdeyişinize bende bir katkıda bulunmak istiyorum. "Büyük lokma ye büyük konuşma"

Rusların müdahil olduğu bölge ağırlıklı olarak soydaşlarının yaşadığı ve siyasal hakları olduğu bir bölgedir Sayın austin, tıpkı bizim Kıbrıs müdahalemiz gibi..

ikiondokuz
24-06-2012, 17:34
keşke öyle bir kaygımız olsa da bunun mücadelesini versek :)
bizim insanımızın maalesef pek nev-i şahsına münhasır fikri olmaz
kim nereye tabi ise liderlerinin görüşünü bekleyip sonra ölümüne savunur
doğru mudur yanlış mıdır üzerinde düşünmez bile, farkında değildir ama "tebadır" çünkü
ağzımdan yanlış bir söz çıkar da bizimkilerle kötü olurum veya "karşı tarafı" haklı
çıkaracak bir şey kaçırırım diye gerçek fikrini de önceden söyleyemez gariban...
o yüzden bizde hala "ne söylendiği" değil "kimin söylediği" önemlidir.
umarım bu kısır döngüyü kırarız bir gün. yoksa böyle patinaj çeker dururuz :)
selamlar saygılar.


bu milletin olup bitenleri sorgulayıp, düşünmeye bile hakkı yok sanırım.:)

MKA55
24-06-2012, 17:40
Kardeş ikide bir 1 mart tezkeresini TSK reddetti deyip duruyorsun

Yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, Anayasa'nın 96. maddesinde öngörülen salt çoğunluğa ulaşılamadı. Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş sayıldı.

TSK ne alaka ?

Bi halt etmişler ki içerideler.

Az okuyup çok dinleyenlerdensiniz anlaşılan Sayın istiaze..

Ama sevdiğiniz makamlarda..:)

MKA55
24-06-2012, 17:52
Türkiye'nin 100 yıllık tarihinin en büyük, en uzun isyanı ve hala çare bulunamamış olan terör örgütü PKK'yı ve onun kurucusu son asrın en büyük katillerinden olan APO'yu yıllarca beslemesi bile Türkiye'nin Suriye'yi işgal etmesine yeterli sebebtir.

...

Bir gerçek varki kendi halkına ettiği zulümleri geçtik, sadece ve sadece PKK'nin ortaya çıkmasında, yaşatılmasında, gelişmesinde 1. birincil rol oynamış Esed ailesinin Kaddafi'den beter bir duruma gelmesi şimdiye dek PKK katillerince şehit edilmiş asker ve polislerin bir çeşit intikamı olacaktır benim gözümde.

Haydi geçmişte Suriye destek verdi bu .erefsizlere diyelim..Hala mı destekliyorlar?

Destekliyorlar ise Suriye ile asıl derdi olan ve onun kuklası neden Kandil'de barındırıyor bunları?

Daha geçen gün Genelkurmay Başkanı Kandil için bir yerlerden onay almamız gerek mealinden bir şeyler söylemedi mi?

Bu nasıl bir mantık, bu nasıl bir intikam anlayan beri gelsin Sayın iNdiKaTÖr?

Avrupa'daki destekçilerini saymadım bile..

iNdiKaTÖr
24-06-2012, 18:25
Haydi geçmişte Suriye destek verdi bu .erefsizlere diyelim..Hala mı destekliyorlar?

Destekliyorlar ise Suriye ile asıl derdi olan ve onun kuklası neden Kandil'de barındırıyor bunları?

Daha geçen gün Genelkurmay Başkanı Kandil için bir yerlerden onay almamız gerek mealinden bir şeyler söylemedi mi?

Bu nasıl bir mantık, bu nasıl bir intikam anlayan beri gelsin Sayın iNdiKaTÖr?

Avrupa'daki destekçilerini saymadım bile..

PKK denilen sürüyü kullanmayan yok, ama Esed ailesinin PKK'yle olan durumu diğerlerinin çok ötesindeydi yanısıra bu ailenin diğer Türkiye'yi kana bulayan örgütlere yardım ve yataklığını bilmeyen yok. Benim yazdığım açık, savaşa girmeye karşı olduğumu yazdım ama ille savaş gerekiyorsa o da yapılır.

Sizde istediğinizi duyup istemediğinizi duymayanlardansınız sanırım. Tayyıp Erdoğan istediğimiz zaman Kandil'e gireriz diyerek g.kurmay başkanının hatasını düzeltti.

Ki bir sabah uyandığınızda Türk ordusunun 2000-3000 PKK'li leşini serdiğini gördüğünüzde bu defa efendim "elebaşlarını yakalayamamışlar" bahanelerini bile duyarız belli çevrelerden.

Aynı yukarıda da bekir çoşkun vesilesiyle yazdım Esed ve ailesi ülkesinde sevilmeyen bir adamdır. Demokratik seçim bile yapmayan bundan korkan bir diktatörün gitmesi ABD'nin isteği gibi görünüyorsa da İsrail'in etrafında Mısırdan sonra özgür bir ülke insanlarından oluşan diğer bir ülke gerçek dengeleri oluşturacaktır. İsrail daha da sıkışmış duruma gelecektir.

Suriye'nin kuzeyinden akdenize çıkacak bir kürt devleti kurmak kolay iş değildir, kendine ulusalcı diyen maocu eskisi çevrelerin gazlarından oluşan denize düşen yılana sarılır tipinde argümanlar dolaşıyor bunların dolmuşuna gelmemek lazım.

Türkiye'ye maddi faturasının (manevi fatura zaten hesaplanamayacak boyutlarda) 500 milyar ila 1 trilyon dolar olarak hesaplanan PKK terörünün destekçisi Esed ailesinin Kaddafi'den beter olmasının o biçim bir intikam olacağında ısrarcıyım. Yok ben Esedleri desteklerim diyorsanız o sizin üstleneceğiiz bir vebaldir bana göre.

kaucuk
24-06-2012, 18:34
Originally Posted by iNdiKaTÖr
Türkiye'nin 100 yıllık tarihinin en büyük, en uzun isyanı ve hala çare bulunamamış olan terör örgütü PKK'yı ve onun kurucusu son asrın en büyük katillerinden olan APO'yu yıllarca beslemesi bile Türkiye'nin Suriye'yi işgal etmesine yeterli sebebtir.

Imrali da beslemeyi biraktik mi, Suriye yi isgal ediyoruz. Once Turkiye yi isgalden kurtarmak lazim vesselam...

sülber
24-06-2012, 18:39
Imrali da beslemeyi biraktik mi, Suriye yi isgal ediyoruz

Apo nun canı sıkılıyormuş.Esed i koğuş arkadaşı yapacaklar heralde.İşte bir halk böyledüşünme özürlü yapılır.Sen elindeki kiralık katilin cezasını doğru dürüst keseme.Sonra kalk yataklık yapanların cezasını verecem diye tuttur.Bunuda saf halkına yuttur.

DİEGO
24-06-2012, 18:42
Apo nun canı sıkılıyormuş.Esed i koğuş arkadaşı yapacaklar heralde.İşte bir halk böyledüşünme özürlü yapılır.Sen elindeki kiralık katilin cezasını doğru dürüst keseme.Sonra kalk yataklık yapanların cezasını verecem diye tuttur.Bunuda saf halkına yuttur.

Bugün buradamı okudum yoksa bir gazetedemi bilmiyorum ama çok doğru yazmışlardı, sen Suriye ile aranda kriz çıkmadan yağ gürle kriz çıkınca kuyruğunu sıkıştır sus-pus otur, Suriyeye girileceğine kim inanır belki Kadir İNANIR :he:

MKA55
24-06-2012, 18:42
Az okuyup çok dinleyenlerdensiniz anlaşılan Sayın istiaze..

Ama sevdiğiniz makamlarda..:)


PKK denilen sürüyü kullanmayan yok, ama Esed ailesinin PKK'yle olan durumu diğerlerinin çok ötesindeydi yanısıra bu ailenin diğer Türkiye'yi kana bulayan örgütlere yardım ve yataklığını bilmeyen yok. Benim yazdığım açık, savaşa girmeye karşı olduğumu yazdım ama ille savaş gerekiyorsa o da yapılır.

Sizde istediğinizi duyup istemediğinizi duymayanlardansınız sanırım. Tayyıp Erdoğan istediğimiz zaman Kandil'e gireriz diyerek g.kurmay başkanının hatasını düzeltti.

Ki bir sabah uyandığınızda Türk ordusunun 2000-3000 PKK'li leşini serdiğini gördüğünüzde bu defa efendim "elebaşlarını yakalayamamışlar" bahanelerini bile duyarız belli çevrelerden.

Aynı yukarıda da bekir çoşkun vesilesiyle yazdım Esed ve ailesi ülkesinde sevilmeyen bir adamdır. Demokratik seçim bile yapmayan bundan korkan bir diktatörün gitmesi ABD'nin isteği gibi görünüyorsa da İsrail'in etrafında Mısırdan sonra özgür bir ülke insanlarından oluşan diğer bir ülke gerçek dengeleri oluşturacaktır. İsrail daha da sıkışmış duruma gelecektir.

Suriye'nin kuzeyinden akdenize çıkacak bir kürt devleti kurmak kolay iş değildir, kendine ulusalcı diyen maocu eskisi çevrelerin gazlarından oluşan denize düşen yılana sarılır tipinde argümanlar dolaşıyor bunların dolmuşuna gelmemek lazım.

Türkiye'ye maddi faturasının (manevi fatura zaten hesaplanamayacak boyutlarda) 500 milyar ila 1 trilyon dolar olarak hesaplanan PKK terörünün destekçisi Esed ailesinin Kaddafi'den beter olmasının o biçim bir intikam olacağında ısrarcıyım. Yok ben Esedleri desteklerim diyorsanız o sizin üstleneceğiiz bir vebaldir bana göre.

Lütfen kusuruma bakmayın öncelikle sorayım:

Siz iNdiKaTÖr müsünüüüüz, yoksa istiaze mi?

Bir de nacizane ben size iNdiKaTÖr yerine MiKsEr diye hitap etsem ne kadar doğru olur Sayın iNdiKaTÖr?

Öncelikle küçük takıntılardan kurtulalım ve biz bize sohbet edelim derim ben..

Saygılar..

iNdiKaTÖr
24-06-2012, 18:45
Apo nun canı sıkılıyormuş.Esed i koğuş arkadaşı yapacaklar heralde.İşte bir halk böyledüşünme özürlü yapılır.Sen elindeki kiralık katilin cezasını doğru dürüst keseme.Sonra kalk yataklık yapanların cezasını verecem diye tuttur.Bunuda saf halkına yuttur.

Ah bu en azından %50 si aptal halk değil mi? Biraz özgürlük verdiniz hemen ampulcuya kaçtılar. Yanlış yapıldı, bu milletin neyine özgürlük filan.

soros74
24-06-2012, 18:49
Suriye'nin bu densizliğine karşı bir cevap mutlaka verilmelidir. Bu iş notayla, kınamayla, esip gürlemeyle geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir olaydır. Topyekün bir savaşa girmeden de bu yapılabilir. Mesela bizim askeri üslerimizden bir füze de "yanlışlıkla" ve "düşmanca olmayan bir tavırla" Suriye'nin topraklarına düşebilir. Bundan sonrasını da Suriye düşünsün. Eğer topyekün savaş istiyorlarsa hodri meydan. Yok eğer yanlışlıkla vurdularsa, biz de yanlışla füze fırlattık. Bu işin çözümü budur......

iNdiKaTÖr
24-06-2012, 18:50
Lütfen kusuruma bakmayın öncelikle sorayım:

Siz iNdiKaTÖr müsünüüüüz, yoksa istiaze mi?

Bir de nacizane ben size iNdiKaTÖr yerine MiKsEr diye hitap etsem ne kadar doğru olur Sayın iNdiKaTÖr?

Öncelikle küçük takıntılardan kurtulalım ve biz bize sohbet edelim derim ben..

Saygılar..

O şu veya buyum ne önemi var yukarıda yazdıklarıma bir cevabınız varsa dinleyelim. Yok size karşı bir ahlaki eksiklikle davranıldıysa şikayet butonuyla yönetimi bilgilendiriniz.

Ciddiye alındığınıza da pişman etmeyiniz...Lütfen.

MKA55
24-06-2012, 18:51
... İsrail'in etrafında Mısırdan sonra özgür bir ülke insanlarından oluşan diğer bir ülke gerçek dengeleri oluşturacaktır. İsrail daha da sıkışmış duruma gelecektir.

...

Gören de duyan da Mısır'da iktidara mezarından kalkıp NASIR'ın geldiğini zanneder..

Haydi Sayın iNdiKaTÖr.. Silkinin ve kendinize gelin lütfen..:)

iNdiKaTÖr
24-06-2012, 18:55
Gören de duyan da Mısır'da iktidara mezarından kalkıp NASIR'ın geldiğini zanneder..

Haydi Sayın iNdiKaTÖr.. Silkinin ve kendinize gelin lütfen..:)

Mısır için özgürlük anlayışınız Nasır'laşmış anlaşılan.:)

MKA55
24-06-2012, 18:58
...

Sizde istediğinizi duyup istemediğinizi duymayanlardansınız sanırım. Tayyıp Erdoğan istediğimiz zaman Kandil'e gireriz diyerek g.kurmay başkanının hatasını düzeltti.

...

Şehit olmuş binlerce yurttaşımızı ilgilendiren ve iddianıza göre 1 trilyonu bulan maliyetli böyle hassas bir konuda birbirinden zıt fikirleri hata olarak geçiştirmek doğru mu Sayın iNdiKaTÖr? Görevden almak için başka hangi ağır hatalar olabilir ki?

MKA55
24-06-2012, 19:08
...

Yok ben Esedleri desteklerim diyorsanız o sizin üstleneceğiiz bir vebaldir bana göre.

Benim derdim birini desteklemek değil Sayın iNdiKaTÖr?

Benim derdim şüphelenmek:

"Kesin bilgi ancak çok az bildiğimiz zaman mümkündür. Bilgi miktarımız arttığında şüphemiz de artar." GOETHE

Saygılar.

Mr.Patience
24-06-2012, 20:04
İslam alemi içinde şii unsur istemiyorlar bu açık..Sunni kontrolünde ve ılımlı bir İslam alemi tabiiki sonrasında İsrailin huzuru ve ağabey ABD nin İsrailin isitkbali için sarfettiği çabanın karşılığını almanın verdiği hazzı yaşama mutluluğu..yani herşey İsrail ve ABD deki bahçeli evlerinin bahçesinde oynayan Lisa..Michael..Ariel ve Maria nın refahı uğruna bir zorbalık.. arkasında asıl hedef İranı bir noktada kemiksiz porsiyon bir duruma getirerek etkisizleştirmek bundan evvel son kale tabiiki Şii Esatlı Suriyedir..sonra büyük ihtimalle sıra İrana gelecektir..İranda bunu çok iyi biliyor.. evet ABD nin dünyayı kendi çıkarlarına uygun bir şekilde dizayn etme operasyonu devam ediyor..benim üzüldüğüm olası bir savaş sonrası bunun ulusumuz üzerinde ki ağır ekonomik sonuçlarıdır..henüz savaş ekonomisini kaldırabilir bir hacimde değiliz çünki bir Fransa ve İngiltere gibi açıklarımızı takviye edebileğimiz sömürgelere sahip değiliz... Natonun bizim için parmağını ne kadar ve ne kadar istekli bir biçimde oynatacağı da ortada..Sadık bir müttefik olarak 1.dünya savaşında Almanya ya güvenerek Almanyanın peşinden gözümüz kapalı uçurma atlayarak ulusça hangi sıkıntılardan geçtiğimiz ortadayken ve henüz 90 yıl olmuşken bu kadar balık hafızalı olmak büyük gaflet bence.. Şimdi şu kutsal Nato kardeşliği de gerçekten ne kadar iyi çalışacak bunuda yaşıyarak birlikte tecrübe edeceğiz... savaş isteyeceğimiz son şey olmalı.. umarım ulusal onurumuz daha fazla rencide edilmez ve bu bir gurur ve mecburiyet meselesine dönüşmez aksi halde savaşacağımız çok açık.. savaş bir yıkımdır ve küçüğü büyüğü olmaz çünki başlayan bir savaşa kimlerin müdahil olacağı hiç belli olmaz...İran..Rusya ve Çin işte buyurun Üçüncü dünya savaşına ! tarih tekerrürlerden ibarettir 1.dünya savaşı öncesi oluşan hava gelinen durum ve hangi kıvılcımla nasıl bir insanlık kaosu yaratıldığı unutulmaması gereken bir derstir... az evvel Suriye resmi makamlarından bir açıklama geldi " Türkiye düşmanımız değil" e öyleyse hırsız evine kadar kovalanmamalıdır" Arap baharı en başından beri Natonun icadı ve sorunudur Nato ve Birleşmiş milletlerin yarattığı bir bunalımdır çünki petrole doymayan onlardır :) bizim gözümüz toktur...

birebir
24-06-2012, 20:24
arkadaşlar savaş senaryasu için daha erken
abd rus yapımı roket sistemlerinin nasıl çalıştığını test etti
bunu iran üzerinden yapacak değildi.
syg,

birebir
24-06-2012, 20:27
ha bu arada devletimizin konuya verdiği önemle ilgili halkımıza şu an da resmi kanal trt 1 de açıklama var
lütfen izleyin :he:

palasavar
24-06-2012, 20:41
arkadaşlar savaş senaryasu için daha erken
abd rus yapımı roket sistemlerinin nasıl çalıştığını test etti
bunu iran üzerinden yapacak değildi.
syg,

beni düşündüren ve düşününce de üzülmeme neden olan sorulardan bir tanesi de bu..

Obama - Putin - Erdoğan toplantısı ve hemen ardından bu olay.. ??

3 gündür kayıp olduğu iddia edilen ve akibetleri belli olmayan 2 gencecik pilotumuzun ailelerini gördüm televizyonda.. durumları perişan.. hayırlı bir haber bekliyorlar onlarda evlatlarından.. çaresizler.. devletimize güvenmekten başka seçenekleri yok..

Olayın gerçekleştiği koordinatların hepsi belli olmasına rağmen 3 gündür kayıp olan bu iki pilota ulaşılamaması kafamda başka sorulara neden oluyor.. umarım yanılıyorumdur ve gereksiz düşünüyorumdur..

szpilman
24-06-2012, 20:44
Kuresel guce bak hizaya gel,
kendi sinirlarin icindeki daga dusen M.Yazicioglu'nun helikopterini gunlerce bulama, sonra koyluler bulsun. Simdi de Akdeniz'e dusen ucagi bulama, Amerika gemi gondersin, ona bel bagla. Yok ekonomimiz iyiymis, yok kuresel aktormusuz... Suudi kral niye 10 milyar dolar gonderdi, neyin karsiliginda bunu derhal aciklasinlar (Gungor Uras bugun yazmis)? Butun bu gaz vermeler ve super ekonomi palavralari bizi savasa sokup Suriye ve Iran'la beraber parcalama hedefinden baska birsey degil. Suriye bile bunlarin laf salatasi oldugunu anladi.

Dermando
24-06-2012, 20:46
Rüyalarda bile olması mümkün olmayan fantezilerinizi yazıp milletin kafasını bulandırıyorsunuz. Çok uçuyorsunuz biraz ayaklarınız yere değsin.

Lafım ortayadır.

kayakaynar
24-06-2012, 20:48
belkide esed muhalifleri düşürmüştür,belkide ABD... Türkiye gelsinde bu işi bitirsin diye...
Allah savaşdan muhafaza etsin, 3-5 çakal için bu milletin bir evladı bile feda edilmez...
birde Suriye halkının büyük kısmı ciddi manada Türkiye dostudur... Milleti birbirine kırdıracaklar, bir tarafda zalim Esed, bir tarafda kafir Amerika...Bizimkiler nerede duruyor bu senaryoda... Allah yardımcıları olsun, Allah üç kuruşluk dünya menfaati ve siyaseti için yalnış kararlardan korusun...

Dermando
24-06-2012, 20:51
Hürriyet alıntı..

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye, Türkiye, düşürülen askeri uçağa ilişkin Suriye'ye diplomatik nota verdi.

Notanın Suriye’nin İstanbul’daki başkonsolosluğuna yazılı olarak elden iletildiği öğrenildi.

Suriye’ye verilen notanın içeriğinde, “Özür ve tazminat hakkımızı saklı tutuyoruz. Uçağımızın vurulmasını kınıyoruz. Olayın faillerinin belirlenmesini ve acilen bilgi verilmesini istiyoruz” ifadelerinin olduğu öğrenildi.

BUMPER
24-06-2012, 20:53
ucagımız fuze ile vurulduysa malatyadaki radar ne .. yarıyor.

Hisseci 34
24-06-2012, 20:58
Bizim hava sahasında cirit atıyorlar,
bizim subaylar (?) "kedidir kedi "deyip, astlarını azarlayıp,
radarları kapattırıyor.

Yine birileri ya bir uçak düşürüp de milleti gersek diyor.
Tam yatırım yapılabilir ülke aşamasına geliyoruz derken,
birileri düğmeye basıyor...çok ilginç gelişmeler bunlar.

hayırlısı bakalım.
umarım yutmayız.

Karayel32
24-06-2012, 21:00
ucagımız fuze ile vurulduysa malatyadaki radar ne .. yarıyor.
Malatyadaki radar uzun menzilli füzeleri tespit emke maksatlı kullnıyor. Yani İRAN ve RUSYA kıtalar arası balistik füzeleri . Bizim ucağımızı vuran Karadan havaya kısa menzilli füzeler.

palasavar
24-06-2012, 21:01
Rüyalarda bile olması mümkün olmayan fantezilerinizi yazıp milletin kafasını bulandırıyorsunuz. Çok uçuyorsunuz biraz ayaklarınız yere değsin.

Lafım ortayadır.


haklısınız.. birileri bizim rüyalarımızda bile göremeyeceğimiz hain planlarını hayata geçirmek için canla başla çalışırken bizim olan biteni anlamaya çalışmamız büyük kabahat.. "İŞBİRLİKÇİLİK" her zaman en iyi yöntemdir.. bükemediğin bileği öpmek lazım.. :wink: bırakalım yapsınlar bırakalım geçsinler.. selamlar




http://e1206.hizliresim.com/y/r/8kz16.jpg (http://e1206.hizliresim.com/y/r/8kz16.jpg)

"dilim varmıyor söylemeye ama", sen de pek safsın be şeker kardeşim; ne diyorlarsa yiyorsun! Adamlar da haklı sayılır yani. Onları alıştıran sensin aslında...



http://merichrd.wordpress.com/2008/08/13/buyuk-ortadogu-projesi-cercevesinde-petrolun-yeniden-dagilimi/

http://www.turksolu.org/112/usumezsoy112.htm

http://www.serenti.org/buyuk-ortadogu-projesi-ve-turkiye-bir-demokrasi-masali/

aslanbey
24-06-2012, 21:09
Bizim hava sahasında cirit atıyorlar,
bizim subaylar (?) "kedidir kedi "deyip, astlarını azarlayıp,
radarları kapattırıyor.

Yine birileri ya bir uçak düşürüp de milleti gersek diyor.
Tam yatırım yapılabilir ülke aşamasına geliyoruz derken,
birileri düğmeye basıyor...çok ilginç gelişmeler bunlar.

hayırlısı bakalım.
umarım yutmayız.10 numara yorum.....israil uçakları kaç sefer ihlal ettiler bizim hava sahamızı..görmezden gelindi..

Chakra
24-06-2012, 21:20
Ah bu en azından %50 si aptal halk değil mi? Biraz özgürlük verdiniz hemen ampulcuya kaçtılar. Yanlış yapıldı, bu milletin neyine özgürlük filan.

Kendisi gibi düşünmüyor, onun istediği doğrultuda oy atmıyor diye halkımıza aptal diyen cahillere de denilecek çok güzel bir sıfat var ama ben o seviyeye inmeyeceğim.
Hakaret etmeden insan gibi fikir yazamıyorsunuz.

aslanbey
24-06-2012, 21:26
halkımız eski halk değil artık..kim nederse desin...

DoğuTürk
24-06-2012, 21:54
geçer , geçer ; buda geçer ; sineye çekmeye alıştık nasıl olsa

DoğuTürk
24-06-2012, 22:06
Petrol fiyatları ise tam Türkiye'nin istediği istikamette gidiyor. Brent petrol fiyatı bu yılki zirve noktalarından neredeyse yüzde 30 aşağı geldi. İnşallah bu seviyelerde devam eder ama analizimizde bahsettiğimiz gibi Ortadoğu'daki büyük oyunda hamleler art arda gelmeye başladı. Bu durum fiyatları yeniden yükseltmek için düğmeye basıldığını gösteriyor. 90 dolara gerileyen petrol fiyatlarını yeniden 100 doların üstüne çekmek için oyun oynanıyor.

Selim Işıklar- ZAMAN

Melih_2005
24-06-2012, 22:09
SURİYE NEDEN VURDU?..

Tarih boyunca savaşlar, siyasi gerilimin doruk noktaya çıkmasından sonra bir kibritin ateşi ile başlamıştır. Siyasi gerginlik ayyuka çıkmadan, bir uçağın düşürülmesi, bir hücumbotun batırılması, bir karasınırı tecavüzü hiçbir zaman savaşa sebep olmamıştır..

Türk keşif uçağının Suriye tarafından vurulma sebebi, kesinlikle mevcut hükümetin bir yılı aşkın süredir her vesile ile Suriyeye karşı savaş çığlıkları atması, müdahale tehditleriyle karşı tarafın sinir sistemlerini zorlamasından kaynaklanmaktadır. Çok kısa bir süre önce de Genelkurmayın “ hükümet karar verirse biz uygulamaya hazırız” sözü siyasi tırmanışın üzerine tuz biber ekmiştir. Eğer bundan bir kaç yıl önce uzun süreli dahi deniz ve kara sınırlarının ihlali ve ihlali sanılan bir durum olsaydı, asla böyle bir olayla karşı karşıya kalınmazdı..

Amatör kameralardan çekilen görüntülerden kumsaldaki Suriye vatandaşlarının hadiseyi izlerken gösterdikleri sevinç ve uçaksavar silahlarının atış sesleri, Samandağdan uçakların kendi üzerlerinden güneye gidişini izleyen, patlama sesini duyan, geçen iki uçaktan birinin geri döndüğünü de gören vatandaşlarımızın söylemlerinden çok şey açık seçik ortadadır..

Suriyenin hava sahasının radarlar ve havasavunma sistemleriyle çok iyi korunduğu SSCB dönemlerinden beri bilinen bir konudur. Suriye diplomatik ağızlarla ne derse desin, doğrusu; yanında bir avcı uçağıda bulunan bizim keşif uçağımızın Lazkiye bölgesindeki askeri tesislerinin havadan fotoğrafını çektiğini düşündüğü için vurmuşdur.. Bilinen diğer bir husus ise Suriye hava savunma füze bataryaları Rus silahlarıdır ve Rus teknisyenler halen bu sistemlerde teknik danışmanlık yapmaktadır.

Şubat 2012’de Parti sitesinde bir makale yayınlamıştım: “Ortadoğu Yanacak” diye.. Hızla gidilen yol işte bu yoldur.. Başıbozukluğa sürüklenen Suriye, parçalanmış Irak, son aşamalara getirilen Kürt devleti, Malatya Kürecik Radar sistemleri nedeniyle’de her fırsatta Türkiye’ye diş bileyen İran..

Mızrak çuvala sığmaz, delecektir!. Kedinin üzerine çok gider ve sıkıştırırsan kedi, kedi olmaktan çıkar kaplan kesilir.. Suriyenin’de durumu budur..

Mevcut hükümet ve düzen partilerinin çapsızlıklarından hala bir ışıklı yol bulabileceğini umanlar, boşuna heveslenmesinler..

Her geçen zaman, meydana gelecek olaylar ve koşullar ne kadar haklı olduğumuzu gösterecektir.. Bu günler bile aranır olacaktır..

Güneş çoktan batmış!..

Osman PAMUKOĞLU
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı

KAYNAK: http://www.hakveesitlik.org.tr/haberler/genel-baskanimizdan/suriye-neden-vurdu-h263.html

brc@brk
24-06-2012, 22:16
Topik patlamaya hazır bomba gibi lütfen biraz daha sağduyulu yoru yapalım..

Hukuk önünde bizi sıkıntıya sokabilecek yorumlardan kaçınalım..

LÜTFEN..

BAYBARS
24-06-2012, 22:17
Hürriyetten Uğur Ergan'ın yazısı.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/20827216.asp

Yazı uzun. Kısa bir bölüm.

"Elbette yanıt arayan sorular da yok değil.

Öncelikle keşif uçağını oraya kimin gönderdiği önemli. Eğer o bölgeye F 16 gibi silah yüklü bir avcı uçak gitseydi, Suriye tek bir avcı uçağıyla havadan saldırı yapılamayacağından hareket ederek uçağın yanlışlıka hava sahasını ihlal ettiğini düşünebilir, en azından kovalamacayla uçağı kendi hava sahasından çıkarabilirdi.

Ancak keşif uçağı olunca durum değişiyor. Keşif uçağının tek amacı var, o da kendi açınızdan riskli gördüğünüz bölgeleri görüntülemek. O bölgede Rusya’nın üsleri olduğu da dikkate alındığında, hele de uçak Suriye hava sahasını delerek içeri girip alçak uçuş yapmışsa, bir ülkeden buna karşı hiçbir şey yapmamayı beklemek saflıktan öteye gitmez. Hele de, Türkiye ile Suriye arasındaki gerginlik dikkate alındığında kimse Şam’dan böyle bir şey beklemesin.

Ortaya atılan bir diğer iddia da Türk uçağıyla birlikte başka bir uçağın daha olduğu ve bu uçağın bölgeden kaçmayı başardığı yönünde. İkinci bir uçak var mıydı, varsa kime aitti, iddia edildiği gibi İsrail uçağı mıydı?

Türkiye-İsrail ilişkilerinin bozukluğuna bakıp, bu da nereden çıktı demeyin.

Ortadoğu’dan bahsediyoruz.

Burada olmaz dediğiniz her şey olabilir… "

Melih_2005
24-06-2012, 22:27
Melih_2005 dostum, yazını okuyunca inan bu konuda ,birtek kelime yazmaya bile gerek olmadığını hatırlamış oluyorum.Umarım biz fazla tedbirli düşünüyoruzdur,umarım biz göremiyoruzdur.Yanılan,yanlış olan bizim düşüncelerimizdir.Ülkem de gelişmiş,güç sahibi lider ülke olarak sonsuza dek yaşar.Allah Türk Milletini, üzerinde oynanan planlardan Korusun.

amin Murat kardeşim , Allah milletimize kötü günler göstermesin her ne kadar iyi günleri hakeden bir millet olmadığımı düşünsemde... İnşallah millet olarak birgün doğru yolu bulur başımıza bu memleketin tek meteliğinin bil hesabını yapan gerçek bir lider e kavuşuruz...
o lider ki sadece ve sadece milletimizin çıkarlarını korusun başka milletlerin oyunlarına planlarına kendini ve bizi alet etmesin....

bu arada aklım kayıp pilotlarımızda şu an büyük bir ihtimalle Esad ve .içleri tarafından sorgulanıyor umarım kötü muamelelere maruz kalmıyorlardır taşıdıkları üniformanın hakkını versinler bu ülke onları bugünler için yetiştirdi....

YA-NASİP
24-06-2012, 22:31
ABD Irakta başımıza çuval geçirir PISARIZ...
Davosta birileri van münit der (Muzaffer komutan gibi karşılanmıştı) 8 cana malolur...PISARIZ...
Sözüm ona bir group -MİSKİN MÜSLÜMAN- ESAT rejimini aşağılamak için ESET rejimi der. Bir Uçağımıza ve iki pilotumuza malolur. PISARIZ....

ORTADOĞUNUN SÜMÜKLÜ ÇOCUĞU OLDUK, HERKES ENSEYE BİR TOKAT ATIYOR. İŞİN KÖTÜSÜ BİZ HALA KİMİN ELİ DİYE ARIYORUZ...

SON OLARAK YETMEZ AMA EVETTTTTTTTTTTT.........!!!!!

kadirz_m
24-06-2012, 22:44
SURİYE NEDEN VURDU?..

.................................................. ......
Her geçen zaman, meydana gelecek olaylar ve koşullar ne kadar haklı olduğumuzu gösterecektir.. Bu günler bile aranır olacaktır..

Güneş çoktan batmış!..

Osman PAMUKOĞLU
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı

KAYNAK: http://www.hakveesitlik.org.tr/haberler/genel-baskanimizdan/suriye-neden-vurdu-h263.html

sözüm pamukoğlu'na...
konuş konuş.... ne de olsa meydanlar boş...

PARK
24-06-2012, 22:47
Suriye'ye girme olayı sadece Suriye'yi ilgilendiren bir konu değil takdir edersiniz ki bu işe Rusya...Çin ve en önemlisi İran müdahil olacaklardır ki bu durum bölge için cehennem olur..

Burada kilit ülke Rusya...

Acaba bir savaş durumunda Rusya hangi ülke (Türkiye?-Suriye?) tarafında saf tutar..


Bu sorunun cevabı öyle kolay verilebilecek bir cevap değil..

Fakat bizde nasıl ABD (İncirlik) üssü var ise Suriye'de de Rus üssü var...

Sanırım taraf olma yönünde çok önemli bir olaydır bu üs olayı..

Anlatmak istediğim bu konu öyle kör milliyetçilik ile çözülecek bir konu asla değildir..Olabilecek her durumu en ince noktasına kadar incelemek gerekmektedir ki sonu felaket olmasın..


Önce diplomasi diyorum...

ayhan53
24-06-2012, 22:49
BANU AVAR YAZDI ...

‘ Türkiye ! Suriye'den sonra sırada sen varsın ! ’

24 Haziran 2012 , Pazar

Yaygın medyanın manşetlerine bakın! ‘Suriye Jetimizi düşürdü!’, ‘Bedelini ödeyecekler!’ ‘Zorlama Suriye!’

Dolma kalemler ‘tevatür’ medyasında cikcikliyor: Biri: ‘Türkiye kendi başına hareket etmemeli, NATO’ya çağrı göndermeli!’ diyor.

Kalemleri ‘dolduran’larla söylemleri bire bir örtüşüyor..
Yeni Roma imparatorluğu hedefi güden ‘Tek Dünyacı’ ÇETE’nin yayın organı Foreign Policy’de Uri friedman imzalı yazı, ‘NATO üyesi olan Türkiye’nin saldırıya uğraması halinde Batının tepkisi ne olur? Sorusuna cevap ararken ‘sirkatin’ söylüyor:
‘Eğer Türkiye, Suriye’nin uçağı düşürdüğüne kani olursa, NATO harekete geçer mi? ‘Suriye’deki kanlı kriz Ankara- Şam ilişkilerini çoktan zehirledi. Türkiye nisan 2012’de NATO’nun 5. Maddesine dayanarak Suriye’ye karşı sınırlarını korumak için harekete geçebileceğini belirtmişti.. ‘

Ne diyor NATO tüzüğünün 5. Maddesi?
’Avrupa veya Amerika Birleşik devletleri içinde yeralan ülkelerden bir veya birkaçına yapılan silahlı bir saldırı, bu anlaşma içindeki tüm ülkelere yapılmış olarak addedilecektir. Eğer böyle bir saldırı vuku bulursa, BM anlaşmasının 51. Maddesinde belirlenmiş ‘savunma hakkı ’ kuralına dayanarak müttefikler, silahlı güç kullanarak Kuzey Atlantik bölgesini korumak için harekete geçeceklerdir.’
Bir süredir, Türkiye’yi yönetenler, bu maddeye dayanarak NATO’yu arkasına alıp Suriye’ye ‘müdahale’ için ‘hazır’ olduğunu efendilerine bildiriyor..
Bakın küresel efendiler ve memurları ne diyor? Amerika’nın eski NATO elçisi ve McCain Enstitüsü başkanı Kurt Volker, 5. Maddenin sadece askeri harekatı içermediğine dikkat çekiyor. Açık ve net bir biçimde bir askeri harekatta, Türkiye’nin NATO yönetimine ‘danışarak’ ama TEK BAŞINA BIRAKILACAĞINI açıklıyor! Şöyle diyor:
‘Eğer Türkiye, düşürülen uçak meselesini NATO dikkatine sunmak isterse, Brüksel’de Türkiye’nin NATO büyük elçisi vasıtasıyla NATO genel sekreterinden RESMİ bir toplantı için randevu alabilir ve yol haritası konusunda danışabilir.’

Kurt Volker, düşürülen bir Türk uçağının, bir NATO müdahalesi için yeterli bir sebep teşkil etmediğini söylüyor AMA Türkiye’nin NATO’ya ‘müdahale’ konusunda başvuru yapmasının ‘fırsatlar’ içereceğini vurguluyor!

Volker, önerisini şöyle açıklıyor:

1) Türkiye NATO’ya Suriye’ye müdahale için resmi başvuruda bulunur.
2) Arap ülkeleri ve batılı ülkeler koalisyonu kurulur.
3) Suriye- Türkiye topraklarında ‘güvenli bölge’ oluşturulur.
4) Güvenli bölgeye yerleşecek ‘askeri uzman ve istihbarat birimleri’ Suriye muhalefetini derler toplar.
5) Bölgeden Suriye askeri tesislerine hava saldırıları başlar.
NATO danışmanı Kurt Volker devam ediyor:
‘Uluslararası camianın sabrı artık tükeniyor. Suriye köylerindeki katliam ve Rusya’nın silah yardımları, sözkonusu bir koalisyon müdahalesini olası hale getirdi!’

Amerika’nın ‘derin’ NATO kuruluşu Atlantic Council’dan James Joyner da dünkü değerlendirmesin de Türkiye’nin ‘yalnız bırakılacağı’ konusunu açıkça vurguluyor!
‘Suriye’nin bir Türk uçağı vurması, NATO tüzüğüne göre bir ‘Saldırı’ olarak tanımlanamaz! Hatta Suriye Türkiye’ye saldırsa bile, ittifak’ın (NATO) Suriye’yle savaşa girişeceğine ihtimal vermem. Eğer Suriye kara birliklerini Türkiye’ye sokmaya kalkarsa o başka, ama açık konuşmak gerekirse Suriye konusunda bizim yapacağımız çok fazla bir şey yok!’
BU ne demek mi?
BU, küresel efendilerin Ortadoğu’yu kan gölüne çevirme harekatını , Türkiye’nin boynuna yıkmaları demek! Özeti: İki ülkeyi kanlı bıçaklı yapıp kanlı bahara yolcu etmek!!!!
Yine, Atlantic Council Avrasya merkezi başkanı eski Türkiye büyükelçisi Ross Wilson da dün, benzer bir değerlendirme yapıyor: ‘Uçak olayı, her ne sebepten olmuş olursa olsun, Suriye, iç savaşa doğru hızla yaklaşırken, Türkiye, gözle görülür bedeller ödeyecek demektir. Bu durumda Türkiye sınır bölgesinde ve karasularında güvenliği daha da arttıracaktır. Karşımızda biri NATO üyesi, diğeri, Rusya, Çin ve İran himayesi altında olan iki ülke vardır ve ikisi arasındaki silahlı bir çatışma çok daha geniş ölçekte olaylara kapı açacaktır!’.

Tüm bunların özetini Russia Today’e konuşan gazeteci Patrick Henning şöyle özetliyor: : ‘Batı, Suriye krizinde ‘kullanılacak en iyi ALET olarak Türkiye’yi görüyor’ diyor. ‘Eğer Batı ve NATO güçleri Suriye’de Libya modeli bir uçuşa yasak bölge kararı alırlarsa, bu operasyonu gerçekleştirmek için kullanılacak en uygun alet (tool of choice) Türkiye olacaktır.’
Bu yılki Bilderberg toplantısına Suriye ‘muhalifleri’ne ve Türk ‘katılımcılara’ gerekli yol haritası verildi.. Suriye’de rejim değişikliği ve Suriye’nin Balkanizasyonu, Türkiye’yi de kapsayacaktır!
İlgililerin bilgisine!

Melih_2005
24-06-2012, 22:51
sözüm pamukoğlu'na...
konuş konuş.... ne de olsa meydanlar boş...

güneydoğuda yaptıklarıyla kendini ispatlamış emekli bir generalimizdir ayrıca Tuzla Piyade okulunda okul komutanımdır kendisi , bu memlekete bir çok kişiden daha fazla faydası olmuştur ve dahi tartışılmaz bir vatanseverdir ve hakettiği saygıyı göstermek gerekir diye düşünüyorum.

ayhan53
24-06-2012, 22:51
gaza gelmeyelim.

http://666kb.com/i/c4y64zv4q6nyj4u6j.jpg

aslanbey
24-06-2012, 22:54
güzel bir karikatür....

TUNABEN10
24-06-2012, 22:57
Irak işgal edildiğinde, sırasıyla Suriye, İran ,Türkiye diye basında-tv de o kadar yorum vardı ki... Şimdi bu basın-tv ekrana hıyar dolduruyor.

aslanbey
24-06-2012, 22:58
biz de pek beceremez emekli askerler siyaseti...

karadağlı
24-06-2012, 23:01
Ülkemizin üzerimnde dönen dolapları komploları akıl almıyor.....

Birde hükümet bunnun üstüne yabancılara toprak satışını onayladı.YABANCILAR PARASIYLA ÜLKENİN EN GÜZEL YERLERİNİ TIKIR TIKIR ALIYOR SAVAŞA NE GEREK VAR

PARASINI VER İSTEDİĞİN YERDEN TAPUNU AL......

TUNABEN10
24-06-2012, 23:03
Sanki bu filmi daha önce seyretmiş gibiyiz…
Irak’tan sonra sıra Suriye’de gibi…



Bu arada hatırlatmış olayım; PKK ve Kürdistan hayali taşıyan Kürt grupları, K.Irak’a “Güney Kürdistan”, Suriye’deki Kürt bölgesine “Batı Kürdistan”, İran’daki Kürt bölgesine “Doğu Kürdistan” derken, Doğu ve G.Doğu bölgelerimize de “Kuzey Kürdistan” diyorlar.



Eğer sıra Suriye’de ise, ve K.Irak benzeri sözüm ona “Batı Kürdistan” Suriye’de oluşturulur ise, bu durumun PKK ve bazı Kürt gruplarının daha da iştahlanmasına yol açacağı kaçınılmaz olacaktır.
Ya sonra?
http://www.yeniufuk.com.tr/haber/kose-yazilari/sira-suriye%E2%80%99de-mi.html

palasarte
24-06-2012, 23:04
ABD Irakta başımıza çuval geçirir PISARIZ...
Davosta birileri van münit der (Muzaffer komutan gibi karşılanmıştı) 8 cana malolur...PISARIZ...
Sözüm ona bir group -MİSKİN MÜSLÜMAN- ESAT rejimini aşağılamak için ESET rejimi der. Bir Uçağımıza ve iki pilotumuza malolur. PISARIZ....

ORTADOĞUNUN SÜMÜKLÜ ÇOCUĞU OLDUK, HERKES ENSEYE BİR TOKAT ATIYOR. İŞİN KÖTÜSÜ BİZ HALA KİMİN ELİ DİYE ARIYORUZ...

SON OLARAK YETMEZ AMA EVETTTTTTTTTTTT.........!!!!!

Ama ne diyorlardı: neo-Osmanlı geliyor!!

Neo-Osmanlıya bakın siz?? Eski vilayetlerimiz iplemiyor bizi. Suriye, Rusya'dan onayı aldı ve uçağı vurdu. Hükümete acaip bir şamar attılar.. Bu şamar zor çıkar.. Eee haddini bilmeden çok da uçmayacan..

Irak bizi iplemiyor. Bırakın Irak'ı Barzani bile iplemiyor.. Şimdi Suriye'de aynı ekibe dahil oldu.. Bakın görün Libya'dan büyük hçbir iş alamayacağız.. Büyük işler Fransızlara gidecek..

Ama hala birileri neo-Osmanlı naraları atıyor.. Hatta sanatçı müsveddesi birisi New-Ottoman kuralım demiş :)

Yine eski bir vilayetimiz olan Arabistan, 10 milyar dolar para gönderrmiş. Türkiye bu krizde dövizsiz kalmasın diye.!! Düştüğümüz durumları siz anlayın..

istiaze
24-06-2012, 23:05
Lütfen kusuruma bakmayın öncelikle sorayım:

Siz iNdiKaTÖr müsünüüüüz, yoksa istiaze mi?

Bir de nacizane ben size iNdiKaTÖr yerine MiKsEr diye hitap etsem ne kadar doğru olur Sayın iNdiKaTÖr?

Öncelikle küçük takıntılardan kurtulalım ve biz bize sohbet edelim derim ben..

Saygılar..

İyi akşamlar MKA55 kardeşim.

Evet az okuduğum doğrudur,çok dinlediğimde doğrudur.

Ama indikatör ile istiaze aynı kişiler değil işte bu yanlış.Belki olaylara şüphe ile yaklaşmak insanın doğruyu bulmasına yardım eder.Çoğu kez bende şüpheciyimdir

Lakin istiaze ile indikatörün aynı kişiler olabileceği hususunda bence çok fazla şüpheyle düşünmüşsünüz :)

kadirz_m
24-06-2012, 23:06
güneydoğuda yaptıklarıyla kendini ispatlamış emekli bir generalimizdir ayrıca Tuzla Piyade okulunda okul komutanımdır kendisi , bu memlekete bir çok kişiden daha fazla faydası olmuştur ve dahi tartışılmaz bir vatanseverdir ve hakettiği saygıyı göstermek gerekir diye düşünüyorum.

anladığım kadarıyla sizde rütbeli personelsiniz... tuzla okulundan komutanınız olduğuna göre de muhtemelen siz de subaysınız...
..............................
yazdım yazdım ve sildim.... yanlız şunu sormak isterim ki, o çok kahraman ve vatansever komutan acaba yıldızlarını korumak ve egolarını tatmin etmek için kaç personeline sorgusuz sualsiz oda hapsi verdi ya da kaç kişinin kalemini irtica denilen ne olduğu belirsiz suçlamayla kırdırdı??? emekli olmuş gitsin evinde yatsın dinlensin... madem o kadar hünerliydi de yapacağını yapsaydı da bitirseydi terörü... çocuğu var mı bilmiyorum ama yok olsa da kardeşinin çocuğu falan mutlaka vardır... nerede askerlik yaptı acaba???

aslanbey
24-06-2012, 23:06
hey gidi osmanlı heyyyy.....koca bir imparatorluktun..kaç milleti yönettin kaç kıtaya hakim oldun..yanlışınla doğrunla iyiki bizim ecdadımızsın..

karadağlı
24-06-2012, 23:11
anladığım kadarıyla sizde rütbeli personelsiniz... Tuzla okulundan komutanınız olduğuna göre de muhtemelen siz de subaysınız...
..............................
Yazdım yazdım ve sildim.... Yanlız şunu sormak isterim ki, o çok kahraman ve vatansever komutan acaba yıldızlarını korumak ve egolarını tatmin etmek için kaç personeline sorgusuz sualsiz oda hapsi verdi ya da kaç kişinin kalemini irtica denilen ne olduğu belirsiz suçlamayla kırdırdı??? Emekli olmuş gitsin evinde yatsın dinlensin... Madem o kadar hünerliydi de yapacağını yapsaydı da bitirseydi terörü... çocuğu var mı bilmiyorum ama yok olsa da kardeşinin çocuğu falan mutlaka vardır... Nerede askerlik yaptı acaba???

herkez bu ülkede hakkıyla görevini yapsaydı ----

önce vatan sonra şahsi menfaatlar ve kazançlar düşünülerek yapılsaydı ülke şu anki konumunda olmazdı...

Geççen bunları.....yıllardır biribirimizi kandırıyoruz.

Bizler sadece geçmişimizle öğünüp yan gel osman yatıyoruz ve iyi gaza geliyoruz

sabır_kaldıysa
24-06-2012, 23:15
Gündem
Doğu'da büyük çatışma çıktı



Hain askeri üs bölgesine saldırdı, asker karşılık verdi, Kobralar bombalıyor

www.borsagundem.com

24.6.2012 - 22:26


Tunceli Merkeze bağlı Alacık Köyü yakınlarında bulunan Zel Dağı eteklerindeki jandarma üs güvenlik bölgesi, akşam saatlerinde kalabalık PKK’lı grubunun silahlı saldırısına uğradı. Farklı noktalardan ateş açan PKK’lılara, üs bölgesinde bulunan güvenlik güçleri de anında karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’ndan kalkan 2 kobra helikopteri, bölgeyi yoğun bombardıman altına aldı. Çatışma bölgesindeki silah sesleri, merkeze yakın birçok yerden duyuldu. Jandarma karakolu yapımı ve geçici üs bölgesi kurulması amacıyla Mayıs ayı içerisinde yapılan çalışmalar sırasında aynı bölge, 2 kez PKK’lıların saldırısına uğramış, çıkan çatışmalarda 4 güvenlik görevlisi şehit olmuştu. Zel Dağı eteklerindeki çıkan çatışma devam ederken, bölgeye takviye birlikler sevk edildi.

aslanbey
24-06-2012, 23:16
emekli paşa mevzusu çok su götürür daha ama fazla da polemik yapmamak lazım..sayın kadirizm dediği gibi zamanında çok insanların canını yaktılar tsk içinde..

aslanbey
24-06-2012, 23:17
http://haber.ihlassondakika.com/haber/Tuncelide-askeri-us-bolgesine-saldiri_488953.html valla her site biraz farklı veriyor..bura da da kaybımız yok denilmiş..inşallah doğrudur..

balaban
24-06-2012, 23:19
anladığım kadarıyla sizde rütbeli personelsiniz... tuzla okulundan komutanınız olduğuna göre de muhtemelen siz de subaysınız...
..............................
yazdım yazdım ve sildim.... yanlız şunu sormak isterim ki, o çok kahraman ve vatansever komutan acaba yıldızlarını korumak ve egolarını tatmin etmek için kaç personeline sorgusuz sualsiz oda hapsi verdi ya da kaç kişinin kalemini irtica denilen ne olduğu belirsiz suçlamayla kırdırdı??? emekli olmuş gitsin evinde yatsın dinlensin... madem o kadar hünerliydi de yapacağını yapsaydı da bitirseydi terörü... çocuğu var mı bilmiyorum ama yok olsa da kardeşinin çocuğu falan mutlaka vardır... nerede askerlik yaptı acaba???

PKK ile mücadelesi bilinirken yazdıklarınız abesle iştigal.

Olmuş muş, yapmış mış, olsaymış, Halk arasında olsaydılarla ilgili çok sözler vardır.

Not: Ben subay değilim, kapısından da geçmedim hatta askerlik bile yapmadım.

Melih_2005
24-06-2012, 23:19
anladığım kadarıyla sizde rütbeli personelsiniz... tuzla okulundan komutanınız olduğuna göre de muhtemelen siz de subaysınız...
..............................
yazdım yazdım ve sildim.... yanlız şunu sormak isterim ki, o çok kahraman ve vatansever komutan acaba yıldızlarını korumak ve egolarını tatmin etmek için kaç personeline sorgusuz sualsiz oda hapsi verdi ya da kaç kişinin kalemini irtica denilen ne olduğu belirsiz suçlamayla kırdırdı??? emekli olmuş gitsin evinde yatsın dinlensin... madem o kadar hünerliydi de yapacağını yapsaydı da bitirseydi terörü... çocuğu var mı bilmiyorum ama yok olsa da kardeşinin çocuğu falan mutlaka vardır... nerede askerlik yaptı acaba???

öncelikli olarak subay değilim , askerliğimi yedek subay yaptığım dönemde karşılaştık ve tanıştık , bizlere olan ilgisini ve sevgisini çok yakından bilirim aksine rütbeliler de çok korkarlardı ama mehmetçiği çok sever ve bunu açıkça da belli eden bir şahıstır kendileri

ikinci olarak o yaptığını iddaa ettiğiniz şeylere bilmiyorum şahitte olmadım öyle bile olsa bizim ona saygısızlık yapma hakkımız olduğu anlamına gelmez şu an a kadar ülkemizde terör örgütüne en büyük darbeyi o beğenmediğiniz paşamız yapmıştır , buyrun daha iyisini siz yapın aynı saygıyı size de gösterelim

son olarak kimse hatasız değildir kişisel yanlışları olmamıştır kimse diyemez herkes için de geçerli bu...

ben bu vatan hizmet etmiş kim olursa olsun saygıda kusur etmem , saygısızlık edene de iyi gözle bakmam

cüneytt
24-06-2012, 23:22
VATANINA GÖZ DİKENİ VUR OĞLUM...
DOSTUN KİM DÜŞMANIN KİM BİL OĞLUM...
ÇAKAL GEZEN ŞU DAĞLARDA GEZ OĞLUM...
VATANINA GÖZ DİKENİ (kim olursa olsun) EZ OĞLUM...

EY BU VATANIN EVLATLARI UYANIK OLUN...TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOKTUR..BUNU BİLİN BUNA GÖRE HAREKET EDİN...

ALLAH VATANIMIZI, MİLLETİMİZİ KÖTÜLÜKLERDEN KORUSUN...

palasarte
24-06-2012, 23:24
anladığım kadarıyla sizde rütbeli personelsiniz... tuzla okulundan komutanınız olduğuna göre de muhtemelen siz de subaysınız...
..............................
yazdım yazdım ve sildim.... yanlız şunu sormak isterim ki, o çok kahraman ve vatansever komutan acaba yıldızlarını korumak ve egolarını tatmin etmek için kaç personeline sorgusuz sualsiz oda hapsi verdi ya da kaç kişinin kalemini irtica denilen ne olduğu belirsiz suçlamayla kırdırdı??? emekli olmuş gitsin evinde yatsın dinlensin... madem o kadar hünerliydi de yapacağını yapsaydı da bitirseydi terörü... çocuğu var mı bilmiyorum ama yok olsa da kardeşinin çocuğu falan mutlaka vardır... nerede askerlik yaptı acaba???

Dünyanın tüm askeri birliklerinde benzer durumlar olur. Amerikan ordusunda da.. ordu ve askerlik br disiplin işidir. Ve gerektiğinde cezalar gelir.. Orası tatil kampı değildir. Uyuyan bir nöbetçi yüzünden, bir ülke savaşı kaybedebilir..

Ama maalesef, dünyanın her ülkesnde olabilecek durumlar, bizde askeri hapse tıkmak için mazeret olmuştur.. "Eee zaten onlarda çok oda hapsi veriyordu canım.. Biraz da kendileri yatsınlar" gibi..

aslanbey
24-06-2012, 23:24
amin sayın cüneyt...bu duanıza katılmamak elde değil...

brc@brk
24-06-2012, 23:27
Emperyalizmin ördüğü ağa amma çok takılmak isteyen balık varmış enteresan..

Gerçi biz bu ağı içerisiyle dışarısıyla el birliği içinde ördüğümüz için çok görmemek gerek..

sabır vesselam..

szpilman
24-06-2012, 23:27
Osman Pamukoglu ulkesi adina canini cekinmeden ortaya koymus, 93-95 yillari arasinda, bazi ilceleri saatlerce hakimiyeti altinda tutan PKK'ya agir darbe indirmistir. O zaman asker onun emriyle kislasindan cikip PKK mevzilerine karsi saldiriya gecip 10000 uzeri olan sayilarini 4-5 bine indirmeseydi bugun bu topraklarda iki devlettik. Maalesef aradan gecen 20 senede PKK yine 93-95 oncesi donemdeki gucune ulasti. Erken emekli edilmeseydi o bolgede tek bir eskiya birakmayacagina emin olabilirsiniz.
Kisacasi Osman Pamukoglu bildiginiz emekli pasalardan degildir.

freesky
24-06-2012, 23:29
Muhterem Dostlar,

Her meslegin icerisinde oldugu gibi, birtakim curuk elma olayinin silahli kuvvetler icerisinde de olmasi, malesef mumkun. Ama bir kac curuk elmaya bakarak koskoca bir meslek grubunu, mesela ogretmenleri, hekimleri, muhendisleri yada askerleri, genelleme yaparak ayni kefeye koymak cok yanli solur, sonra insani mahcup edebilir bu tur bir onyargi.

Yakin zamana kadar ben komutanlarin askere sovmelerinin suc oldugunu bilmiyordum mesela. Suc olsaydi bu kadar yaygin olamazdi diye dusunmustum. :) Nasil ki: ameliyat masasindaki hastasina sarkintilik eden, yada kendisine emanet edilen ogrenciyi taciz eden ogretmen vakasiyla karsilastigimizda butun bir meslek erbabi hakkinda kanaat edinemedigimiz gibi, ayni hususun ordumuz icin de gecerli oldugunu dusunuyorum. Nihayetinde gece gunduz hayatlarini bizim icin feda eden bu mubarek askerler ve subaylar bizim ordumuza ait.

Curuk elmalarin her meslekte en kisa surede temizlenmesi umidiyle...

Selam ettim,

freesky

palasarte
24-06-2012, 23:35
Osman Pamukoglu ulkesi adina canini cekinmeden ortaya koymus, 93-95 yillari arasinda, bazi ilceleri saatlerce hakimiyeti altinda tutan PKK'ya agir darbe indirmistir. O zaman asker onun emriyle kislasindan cikip PKK mevzilerine karsi saldiriya gecip 10000 uzeri olan sayilarini 4-5 bine indirmeseydi bugun bu topraklarda iki devlettik. Maalesef aradan gecen 20 senede PKK yine 93-95 oncesi donemdeki gucune ulasti. Erken emekli edilmeseydi o bolgede tek bir eskiya birakmayacagina emin olabilirsiniz.
Kisacasi Osman Pamukoglu bildiginiz emekli pasalardan degildir.

Kendleri gerçekten büyük işler yapmıştır ama, emekli edilmeseydi terörü bitirirdi sözü biraz iddialı olmuş.. Terörün arkasında, büyük devletler olduğunu düşünürsek..

Bu terör, nice generaller görmüştür ve görecektir. Büyük devletlere, terörün arkasındaki gerçek güçlere, reel bir strateji belirlemedikçe..

Mezarlıklar vageçilmez insanlarla doludur..

republıc
24-06-2012, 23:43
Bunlar iyi günlerimiz olsa gerek;

Sandalye üstünlüğü sağlayıp Ülke'nde diktatörlük yapmaya benzemez bu işler sayın Kasımpaşalım..
3 kuruşluk ABD/İsrail gibi siyonistlerin ve yahudilerin koskoca T.C' ye yaptıkları insanın içini acıtıyor.. Bu Ülke'nin bir duruşu vardı,Bu Ülke'nin şanlı bir tarihi vardı,Bu Ülke'nin gelenekleri Tabuları vardı,Bu Ülke'nin Fatih'leri,Süleyman'ları Atatürk'ü,hatta Kıbrıs çıkartmasında Ecevit'i vardı,Bu Ülke'nin kardeşce yaşayan ve kardeşçe ölebilecek bir bütünlüğü vardı ,vardı da vardı..

Fakat dejavu gibi her olayda gereği yapılacaktır naraları atıp kulağının üstüne yatan aciz yöneticileri hiç olmamıştı..Bugünlerde diktatörümüzün korkusunda yazılmasa da..Tarih bu günleri ve sorumlularını kara bir leke olarak mutlaka yazacaktır..

PARK
24-06-2012, 23:45
Kendleri gerçekten büyük işler yapmıştır ama, emekli edilmeseydi terörü bitirirdi sözü biraz iddialı olmuş.. Terörün arkasında, büyük devletler olduğunu düşünürsek..

Bu terör, nice generaller görmüştür ve görecektir. Büyük devletlere, terörün arkasındaki gerçek güçlere, reel bir strateji belirlemedikçe..

Mezarlıklar vageçilmez insanlarla doludur..

Terör bitirilmek isteniyorsa öncelikle yapılması gereken olay nasıl uzun soluklu bir operasyon ile Türk ergenekon yapılanması bitirildi ise aynı şekilde Kürt ergenekonu'da bitirilmeli bu şekilde ancak bir çözüm yolu bulunur...

Örneğin;

Son verdiğimiz 8 şehit kesinlikle bu kürt sorunu çözümünü sekteye uğratmak için yapılmış bir kürt ergenekonu operasyonu idi...

karadağlı
24-06-2012, 23:45
Dünyanın tüm askeri birliklerinde benzer durumlar olur. Amerikan ordusunda da.. ordu ve askerlik br disiplin işidir. Ve gerektiğinde cezalar gelir.. Orası tatil kampı değildir. Uyuyan bir nöbetçi yüzünden, bir ülke savaşı kaybedebilir..

Ama maalesef, dünyanın her ülkesnde olabilecek durumlar, bizde askeri hapse tıkmak için mazeret olmuştur.. "Eee zaten onlarda çok oda hapsi veriyordu canım.. Biraz da kendileri yatsınlar" gibi..

Tarafsız olarak düşünürseniz ve yazarsanız sağlıklı olacaktır.

palasarte
24-06-2012, 23:52
"Bağımsızlık benim karakterimdir" demiş büyük Atatürk..

Ve İran, Irak ve Afganistan'la Sadabat Pakt'ını kurmuş.. Arkasını sağlama almış emperyal güçlere karşı.. Ama biz bunu yapamadığımız için, Irak'ta ABD'yi komşumuz yaptık.. Şimdi Suriye'de Rusya ve Çin komşumuz oldu.. Gıkımız çıkmıyor bu ülkelere..

Ve Atatürk'ü eleştirmek, küçük düşürmek moda şu an ülkede.. Keşke bir kişi onun tırnağı kadar olabilseydi!! O'nun gibi biri olsaydı hem Sadabat Pakt'ını canlandırır, hem de bu pakt'a Türki Cumhuriyetleri katarak, Türkiye'yi dokunulmaz bir ülke yapardı.. Her yerde ve her ortamda sözümüz geçerdi.. Belki Birleşmiş Milletlerde VETO hakkı bile alabilirdik..

Ama nerde o VİZYON (Türki Cumhuriyetlerle ilişkiler kopma noktasına geldi bu hükümetle.. Ve komşularımızla!!)

palasarte
24-06-2012, 23:56
Tarafsız olarak düşünürseniz ve yazarsanız sağlıklı olacaktır.


Tarafsız olmakla neyi kasteddiğinii anlamadım ama benim tek tarafım vardır: o da bağımsızlıktır.. Egemen güçlere boyun eğmemektir!!

freesky
24-06-2012, 23:59
Dostlar,

Cok ortalama, dumduz bir mantikla bakildiginda Suriye'nin degil bize ait bir ucagi dusurmesi, sinirdan bizim taraftaki agacta bulunan bir kusu sapantayla dahi vuramayacagini; vurmayi b i tarafa birakalim, aklindan dahi hicbir sekilde geciremeyecegini acik secik gorebiliriz. Ayrica hem Ingiltere'nin, hem de Amerika'nin ulkemiz lehine bu kadar acik secik destek vermesini de hesaba katmamiz lazim gelmektedir. Hal boyleyken, meseleyi bu kadar basite indirgemek ve basbakanin herseyi sineye cektigi seklinde bir yorum yapmak, daha onceki teror ve Mavi Marmara meselelerini bu olayla ilgilendirmek.....bana cok saglikli bir chozumleme olarak gelmemektedir isin asli. (Sn. Republic, fikirlerim hicbir sekilde sizin sahsinizi hedef almamaktadir. Bunu da hususen belirtmek isterim...)

Ortalama yolcu ucaginin 900-1000 km hizla uctugunu hatirlarsak eger, bir savas jetinin hizini tahmin edebilirsiniz...3-5 sn lik bir surede ucagimizi vurabilmeleri, bu isin cok onceden planlanmis, agir bir tahrik oldugunu da akillara getirmektedir. Sozun kisasi. bu meseleyi sadece "Suriye'nin Turk savas ucagini dusurmesi" olarak gorurseniz eger, resmin butununu asla yakalayamazsiniz.

Umarim bu durum ulkemiz icin hayirlara vesile olur.Selam ve muhabbetle,

freesky






Bunlar iyi günlerimiz olsa gerek;

Sandalye üstünlüğü sağlayıp Ülke'nde diktatörlük yapmaya benzemez bu işler sayın Kasımpaşalım..
3 kuruşluk ABD/İsrail gibi siyonistlerin ve yahudilerin koskoca T.C' ye yaptıkları insanın içini acıtıyor.. Bu Ülke'nin bir duruşu vardı,Bu Ülke'nin şanlı bir tarihi vardı,Bu Ülke'nin gelenekleri Tabuları vardı,Bu Ülke'nin Fatih'leri,Süleyman'ları Atatürk'ü,hatta Kıbrıs çıkartmasında Ecevit'i vardı,Bu Ülke'nin kardeşce yaşayan ve kardeşçe ölebilecek bir bütünlüğü vardı ,vardı da vardı..

Fakat dejavu gibi her olayda gereği yapılacaktır naraları atıp kulağının üstüne yatan aciz yöneticileri hiç olmamıştı..Bugünlerde diktatörümüzün korkusunda yazılmasa da..Tarih bu günleri ve sorumlularını kara bir leke olarak mutlaka yazacaktır..

MKA55
25-06-2012, 00:01
Terör bitirilmek isteniyorsa öncelikle yapılması gereken olay nasıl uzun soluklu bir operasyon ile Türk ergenekon yapılanması bitirildi ise aynı şekilde Kürt ergenekonu'da bitirilmeli bu şekilde ancak bir çözüm yolu bulunur...

Örneğin;

Son verdiğimiz 8 şehit kesinlikle bu kürt sorunu çözümünü sekteye uğratmak için yapılmış bir kürt ergenekonu operasyonu idi...

Hocam 'ergenekon',

eğer batıdaki örnek İtalya'daki gibi bir yapılanmanın Türkiye versiyonu ise

bunun dini, mezhebi, etnik yapısı olmaz..

Sadece görevliler değişir, değiştirilir..

Ve hep vardır..

Chakra
25-06-2012, 00:01
ABD Irakta başımıza çuval geçirir PISARIZ...
Davosta birileri van münit der (Muzaffer komutan gibi karşılanmıştı) 8 cana malolur...PISARIZ...
Sözüm ona bir group -MİSKİN MÜSLÜMAN- ESAT rejimini aşağılamak için ESET rejimi der. Bir Uçağımıza ve iki pilotumuza malolur. PISARIZ....

ORTADOĞUNUN SÜMÜKLÜ ÇOCUĞU OLDUK, HERKES ENSEYE BİR TOKAT ATIYOR. İŞİN KÖTÜSÜ BİZ HALA KİMİN ELİ DİYE ARIYORUZ...

SON OLARAK YETMEZ AMA EVETTTTTTTTTTTT.........!!!!!

bordo klavyeliler iş başında.
size kalsa hemen suriyenin kuzeyinden girip hepsini teslim alırsınız ve yarım saat sonra güneylerinden çıkarsınız.
şu konuda bari siyaseti bırakın. bu tip konular siyaset üstüdür.

balaban
25-06-2012, 00:04
Akılda tutulması gereken tek şey SIRANIN SURİYE'DEN SONRA BİZDE OLDUĞUDUR.



BANU AVAR YAZDI ...

‘ Türkiye ! Suriye'den sonra sırada sen varsın ! ’

24 Haziran 2012 , Pazar

Yaygın medyanın manşetlerine bakın! ‘Suriye Jetimizi düşürdü!’, ‘Bedelini ödeyecekler!’ ‘Zorlama Suriye!’

Dolma kalemler ‘tevatür’ medyasında cikcikliyor: Biri: ‘Türkiye kendi başına hareket etmemeli, NATO’ya çağrı göndermeli!’ diyor.

Kalemleri ‘dolduran’larla söylemleri bire bir örtüşüyor..
Yeni Roma imparatorluğu hedefi güden ‘Tek Dünyacı’ ÇETE’nin yayın organı Foreign Policy’de Uri friedman imzalı yazı, ‘NATO üyesi olan Türkiye’nin saldırıya uğraması halinde Batının tepkisi ne olur? Sorusuna cevap ararken ‘sirkatin’ söylüyor:
‘Eğer Türkiye, Suriye’nin uçağı düşürdüğüne kani olursa, NATO harekete geçer mi? ‘Suriye’deki kanlı kriz Ankara- Şam ilişkilerini çoktan zehirledi. Türkiye nisan 2012’de NATO’nun 5. Maddesine dayanarak Suriye’ye karşı sınırlarını korumak için harekete geçebileceğini belirtmişti.. ‘

Ne diyor NATO tüzüğünün 5. Maddesi?
’Avrupa veya Amerika Birleşik devletleri içinde yeralan ülkelerden bir veya birkaçına yapılan silahlı bir saldırı, bu anlaşma içindeki tüm ülkelere yapılmış olarak addedilecektir. Eğer böyle bir saldırı vuku bulursa, BM anlaşmasının 51. Maddesinde belirlenmiş ‘savunma hakkı ’ kuralına dayanarak müttefikler, silahlı güç kullanarak Kuzey Atlantik bölgesini korumak için harekete geçeceklerdir.’
Bir süredir, Türkiye’yi yönetenler, bu maddeye dayanarak NATO’yu arkasına alıp Suriye’ye ‘müdahale’ için ‘hazır’ olduğunu efendilerine bildiriyor..
Bakın küresel efendiler ve memurları ne diyor? Amerika’nın eski NATO elçisi ve McCain Enstitüsü başkanı Kurt Volker, 5. Maddenin sadece askeri harekatı içermediğine dikkat çekiyor. Açık ve net bir biçimde bir askeri harekatta, Türkiye’nin NATO yönetimine ‘danışarak’ ama TEK BAŞINA BIRAKILACAĞINI açıklıyor! Şöyle diyor:
‘Eğer Türkiye, düşürülen uçak meselesini NATO dikkatine sunmak isterse, Brüksel’de Türkiye’nin NATO büyük elçisi vasıtasıyla NATO genel sekreterinden RESMİ bir toplantı için randevu alabilir ve yol haritası konusunda danışabilir.’

Kurt Volker, düşürülen bir Türk uçağının, bir NATO müdahalesi için yeterli bir sebep teşkil etmediğini söylüyor AMA Türkiye’nin NATO’ya ‘müdahale’ konusunda başvuru yapmasının ‘fırsatlar’ içereceğini vurguluyor!

Volker, önerisini şöyle açıklıyor:

1) Türkiye NATO’ya Suriye’ye müdahale için resmi başvuruda bulunur.
2) Arap ülkeleri ve batılı ülkeler koalisyonu kurulur.
3) Suriye- Türkiye topraklarında ‘güvenli bölge’ oluşturulur.
4) Güvenli bölgeye yerleşecek ‘askeri uzman ve istihbarat birimleri’ Suriye muhalefetini derler toplar.
5) Bölgeden Suriye askeri tesislerine hava saldırıları başlar.
NATO danışmanı Kurt Volker devam ediyor:
‘Uluslararası camianın sabrı artık tükeniyor. Suriye köylerindeki katliam ve Rusya’nın silah yardımları, sözkonusu bir koalisyon müdahalesini olası hale getirdi!’

Amerika’nın ‘derin’ NATO kuruluşu Atlantic Council’dan James Joyner da dünkü değerlendirmesin de Türkiye’nin ‘yalnız bırakılacağı’ konusunu açıkça vurguluyor!
‘Suriye’nin bir Türk uçağı vurması, NATO tüzüğüne göre bir ‘Saldırı’ olarak tanımlanamaz! Hatta Suriye Türkiye’ye saldırsa bile, ittifak’ın (NATO) Suriye’yle savaşa girişeceğine ihtimal vermem. Eğer Suriye kara birliklerini Türkiye’ye sokmaya kalkarsa o başka, ama açık konuşmak gerekirse Suriye konusunda bizim yapacağımız çok fazla bir şey yok!’
BU ne demek mi?
BU, küresel efendilerin Ortadoğu’yu kan gölüne çevirme harekatını , Türkiye’nin boynuna yıkmaları demek! Özeti: İki ülkeyi kanlı bıçaklı yapıp kanlı bahara yolcu etmek!!!!
Yine, Atlantic Council Avrasya merkezi başkanı eski Türkiye büyükelçisi Ross Wilson da dün, benzer bir değerlendirme yapıyor: ‘Uçak olayı, her ne sebepten olmuş olursa olsun, Suriye, iç savaşa doğru hızla yaklaşırken, Türkiye, gözle görülür bedeller ödeyecek demektir. Bu durumda Türkiye sınır bölgesinde ve karasularında güvenliği daha da arttıracaktır. Karşımızda biri NATO üyesi, diğeri, Rusya, Çin ve İran himayesi altında olan iki ülke vardır ve ikisi arasındaki silahlı bir çatışma çok daha geniş ölçekte olaylara kapı açacaktır!’.

Tüm bunların özetini Russia Today’e konuşan gazeteci Patrick Henning şöyle özetliyor: : ‘Batı, Suriye krizinde ‘kullanılacak en iyi ALET olarak Türkiye’yi görüyor’ diyor. ‘Eğer Batı ve NATO güçleri Suriye’de Libya modeli bir uçuşa yasak bölge kararı alırlarsa, bu operasyonu gerçekleştirmek için kullanılacak en uygun alet (tool of choice) Türkiye olacaktır.’
Bu yılki Bilderberg toplantısına Suriye ‘muhalifleri’ne ve Türk ‘katılımcılara’ gerekli yol haritası verildi.. Suriye’de rejim değişikliği ve Suriye’nin Balkanizasyonu, Türkiye’yi de kapsayacaktır!
İlgililerin bilgisine!

erhanaxe
25-06-2012, 00:05
Il Giornale: Erdoğan'ın gizli Suriye savaşı!
İtalya’nın eski Başbakanı Silvio Berlusconi ailesine ait olan gazete, ''Erdoğan’ın gizli Suriye savaşı'' başlığının altında, silah yardımı yaptığı isyancılara misafirperverlik gösteren Türkiye’nin, şimdi de onlara gökten casuslukla destek verdiğini böylece Ankara’nın, bölgeyi kontrol altında tuttuğunu öne sürdü
Esma ÇAKIR/ROMA, (DHA)

ilginç bir haber !!!

birde aşağıdaki siteyi okuyun bak inanamayacaksınız!!! :(

http://www.sana.sy/index_tur.html

bakış açısı önemli gibi...

dikkatli olmak gerek...

palasarte
25-06-2012, 00:06
Dostlar,

Cok ortalama, dumduz bir mantikla bakildiginda Suriye'nin degil bize ait bir ucagi dusurmesi, sinirdan bizim taraftaki agacta bulunan bir kusu sapantayla dahi vuramayacagini; vurmayi b i tarafa birakalim, aklindan dahi hicbir sekilde geciremeyecegini acik secik gorebiliriz. Ayrica hem Ingiltere'nin, hem de Amerika'nin ulkemiz lehine bu kadar acik secik destek vermesini de hesaba katmamiz lazim gelmektedir. Hal boyleyken, meseleyi bu kadar basite indirgemek ve basbakanin herseyi sineye cektigi seklinde bir yorum yapmak, daha onceki teror ve Mavi Marmara meselelerini bu olayla ilgilendirmek.....bana cok saglikli bir chozumleme olarak gelmemektedir isin asli. (Sn. Republic, fikirlerim hicbir sekilde sizin sahsinizi hedef almamaktadir. Bunu da hususen belirtmek isterim...)

Ortalama yolcu ucaginin 900-1000 km hizla uctugunu hatirlarsak eger, bir savas jetinin hizini tahmin edebilirsiniz...3-5 sn lik bir surede ucagimizi vurabilmeleri, bu isin cok onceden planlanmis, agir bir tahrik oldugunu da akillara getirmektedir. Sozun kisasi. bu meseleyi sadece "Suriye'nin Turk savas ucagini dusurmesi" olarak gorurseniz eger, resmin butununu asla yakalayamazsiniz.

Umarim bu durum ulkemiz icin hayirlara vesile olur.Selam ve muhabbetle,

freesky

Yazdıklarınızda haklısınız.. Esad, arkasına Rus savunma sistemleri ve Rusya-Çin desteğini aldıktan sonra, Türkiye'nin ve dahi NATO'nun birşey yapamayacağını gördü.. Ve Rusya'nın da onayını alarak bizim hükümete TOKATI YAPIŞTIRDI.. Ee ne de olsa, kendi ülkesni karıştırmak için çok çaba harcamışlardı..

Mavi Marmara gibi, hükümet, bu TOKATI da nasıl çıkaracağını düşünüyor..

TOKAT'a karşılık verirse (ki Batı'nın işine gelir), çok vatan evladı emperyal güçler uğruna ölür. Vermezse, karizma bir kez daha çizilecektir. Ki, Suriye ve bağlı ittifak'ın amacı da budur.. Karizmalarını çizmek!!! Bu bölgede işlerin böyle kolay olmadığını göstermek!!

balaban
25-06-2012, 00:08
bordo klavyeliler iş başında.
size kalsa hemen suriyenin kuzeyinden girip hepsini teslim alırsınız ve yarım saat sonra güneylerinden çıkarsınız.
şu konuda bari siyaseti bırakın. bu tip konular siyaset üstüdür.

Sanki takınyalılar Suriye'nin kuzeyinden girip güneyinden çıkacaklar. Attıkları başlıklar böyle.
Maalesef siyasilerin tutumlarıyla bunlar yaşanıyorsa siyaset üstü olması gerekenler siyaset üstü kalamıyor.

Neden sınırlarımızdan Suriye'ye silah gidiyor? Kim gönderiyor? Siyasilerin haberi yok mu?
Uçağı kim neden gönderdi? hem de silahları gönderdiğimiz yerden?

MKA55
25-06-2012, 00:15
"Yazdıklarınızda haklısınız.. Esad, arkasına Rus savunma sistemleri ve Rusya-Çin desteğini aldıktan sonra, Türkiye'nin ve dahi NATO'nun birşey yapamayacağını gördü.. Ve Rusya'nın da onayını alarak bizim hükümete TOKATI YAPIŞTIRDI.. Ee ne de olsa, kendi ülkesni karıştırmak için çok çaba harcamışlardı..

Mavi Marmara gibi, hükümet, bu TOKATI da nasıl çıkaracağını düşünüyor..

TOKAT'a karşılık verirse (ki Batı'nın işine gelir), çok vatan evladı emperyal güçler uğruna ölür. Vermezse, karizma bir kez daha çizilecektir. Ki, Suriye ve bağlı ittifak'ın amacı da budur.. [B]Karizmalarını çizmek!!! Bu bölgede işlerin böyle kolay olmadığını göstermek!!"

Aynı gemideyiz Sayın palasarte..

Lütfen..

Gemi su alıyor anladık da nasıl batmayacağız onu konuşalım..

palasarte
25-06-2012, 00:16
Bu tarz yazı ve ifadeler benim stilim değildir ama çok yazıldığı için ben de kullanayım;

Suriye ile bir savaş olması durumunda, Suriye ile değil; Rusya ve Çin ile de savaşacağımızı anlamayan gerzekler, hala biz güçlü bir ülkeyiz vs vs gibi cümleler kuruyorlar..

10 milyar dolarlık Suud parası gelmese, Pazartesi'yi çıkarabilecek durumda olmadığımızı bilmeden!!!

palasarte
25-06-2012, 00:19
[B]Aynı gemideyiz Sayın palasarte..

Lütfen..

Gemi su alıyor anladık da nasıl batmayacağız onu konuşalım..

Onu da yazdık.. İpucu aşağıda ;


"Bağımsızlık benim karakterimdir" demiş büyük Atatürk..

Ve İran, Irak ve Afganistan'la Sadabat Pakt'ını kurmuş.. Arkasını sağlama almış emperyal güçlere karşı.. Ama biz bunu yapamadığımız için, Irak'ta ABD'yi komşumuz yaptık.. Şimdi Suriye'de Rusya ve Çin komşumuz oldu.. Gıkımız çıkmıyor bu ülkelere.. Ve yarın bu komşular bizi de bölmeye çalışacak!!

Ve Atatürk'ü eleştirmek, küçük düşürmek moda şu an ülkede.. Keşke bir kişi onun tırnağı kadar olabilseydi!! O'nun gibi biri olsaydı hem Sadabat Pakt'ını canlandırır, hem de bu pakt'a Türki Cumhuriyetleri katarak, Türkiye'yi dokunulmaz bir ülke yapardı.. Her yerde ve her ortamda sözümüz geçerdi.. Belki Birleşmiş Milletlerde VETO hakkı bile alabilirdik..

Ama nerde o VİZYON (Türki Cumhuriyetlerle ilişkiler kopma noktasına geldi bu hükümetle.. Ve komşularımızla!!)

MKA55
25-06-2012, 00:24
Onu da yazdık.. İpucu aşağıda ;


"Bağımsızlık benim karakterimdir" demiş büyük Atatürk..



Ve İran, Irak ve Afganistan'la Sadabat Pakt'ını kurmuş.. Arkasını sağlama almış emperyal güçlere karşı.. Ama biz bunu yapamadığımız için, Irak'ta ABD'yi komşumuz yaptık.. Şimdi Suriye'de Rusya ve Çin komşumuz oldu.. Gıkımız çıkmıyor bu ülkelere..

Ve Atatürk'ü eleştirmek, küçük düşürmek moda şu an ülkede.. Keşke bir kişi onun tırnağı kadar olabilseydi!! O'nun gibi biri olsaydı hem Sadabat Pakt'ını canlandırır, hem de bu pakt'a Türki Cumhuriyetleri katarak, Türkiye'yi dokunulmaz bir ülke yapardı.. Her yerde ve her ortamda sözümüz geçerdi.. Belki Birleşmiş Milletlerde VETO hakkı bile alabilirdik..

Ama nerde o VİZYON (Türki Cumhuriyetlerle ilişkiler kopma noktasına geldi bu hükümetle.. Ve komşularımızla!!)

Kaptana sitem edip aşağılamakla gemi kurtulacaksa amenna..

Kaptanı da inandırmak ve cesaretlendirmek gibi bir yol olmalı değil mi Sayın palasarte?:roll:

TUNABEN10
25-06-2012, 00:28
Sıra Suriyede, hedef ne?
Irakta yaşatılan filmi yeniden çevirmek.
Irakta ne oldu, kürdistan kuruldu.

Suriye'de ne yapılmak isteniyor?
Suriyeyi Kürt gruplara aşiretlere güya teslim edilecek.

Kukla zengin büyük bir kürdistan...petrol para kan...

Zamanı geldiğindeyse
E.. bizdeki dil isterim özerklik isterim kan emicileri uygulanan senoryoda yerini almak için çığlıklar atmaya başlayacalar


Nereye gidiyoruz böyle?
Cevap belli...............................

PARK
25-06-2012, 00:28
Akılda tutulması gereken tek şey SIRANIN SURİYE'DEN SONRA BİZDE OLDUĞUDUR.


Sıra bize hiç bir zaman gelmez Sv. balaban bizde böyle uşak siyasiler olduğu sürece bize sıra gelmez...

Zaten her dedikleri harfiyen yapılan bir ülkeye operasyon yapmaz emperyal güç(ler)...

Operasyon demek masraf demek sonuçta...

palasarte
25-06-2012, 00:34
Kaptana sitem edip aşağılamakla gemi kurtulacaksa amenna..

Kaptanı da inandırmak ve cesaretlendirmek gibi bir yol olmalı değil mi Sayın palasarte?:roll:

Kaptan bunu hiçbir zaman anlamak istemedi.. Çoook anlatılmak istendi.. 15.yılına gidiyor kaptan.. 1 yıldır görevde olsa anlardık!!!

Eğer bu olaydan sonra dönerse yine amenna, ama sanmıyorum.. Umarım yazılıp, çizildiği gibi verilmiş sözleri yoktur..

freesky
25-06-2012, 00:36
Dostlar,
Burasi cok nezih ve seviyeli bir ortam oldugu icin, insan zaman zaman gelip yazilanlari okumak, farkli dusuncelerden istifade etmek ve aklindan gecenleri paylasmak istiyor. Bu seviyeyi korumak hepimizin gorevi ve arzusu olsa gerek. Herkesin kendimizle hemfikir olmasi bizim amacimiz olmadigi gibi, farkli dusuncelerin samimi ve dostca paylasilabilmesi de forum ve bizler icin bir zenginlik olsa gerek. Dunya dusuncelerimiz, hayat felsefelerimiz, oy verdigimiz siyasi partiler, tuttugumuz takimlar vs. farkli olabilir, olmasi iyidir de. Kimsenin bizi yonlendirmesine hosgoruyle bakmayacagimiz gibi, biz de kimseyi etkileme amacinda degiliz kanaatindeyim. Hal boyle olunca da; mevzu bahis vatansa eger, gerisi teferruat olmali derim.

Selam ve muhabbetlerimle,

freesky

palasarte
25-06-2012, 00:37
Sıra bize hiç bir zaman gelmez Sv. balaban bizde böyle uşak siyasiler olduğu sürece bize sıra gelmez...

Zaten her dedikleri harfiyen yapılan bir ülkeye operasyon yapmaz emperyal güç(ler)...

Operasyon demek masraf demek sonuçta...


Sn Balaban'a katılıyorum.. Suriye ve İran'dan sonra (belki İran'dan önce) sıra bize gelecek.. Anayasa çalışmları da bunu gösteriyor zaten.. Ayrışmaya götürecekler bizi.. Yugoslavya veya Çekoslavakya gibi.. Onlar da batının sözünden pek çıkmazdı ama bölündüler!!!

MKA55
25-06-2012, 00:41
Kaptan bunu hiçbir zaman anlamak istemedi.. Çoook anlatılmak istendi.. 15.yılına gidiyor kaptan.. 1 yıldır görevde olsa anlardık!!!

Eğer bu olaydan sonra dönerse yine amenna, ama sanmıyorum.. Umarım yazılıp, çizildiği gibi verilmiş sözleri yoktur..

Siyasetçinin manevra alanı dardır Sayın palasarte..

Forumdaki, kahvehanelerdeki dilek ve isteklerle yönetilmiyor ülkeler..

Önemli olan manevra alanı daraldığında çıkış yolunu gösterecek bilinç ve akıldır..

Şöyle düşünün lütfen:

Başarılı veya başarız olsa bile istediklerinizi yapmaya başladığında ne kadar onun yanında olabilecekseniz

düşünceleriniz ve eylemlerinizde o kadar içten ve tarafsızsınızdır..

Saygılar.

republıc
25-06-2012, 00:42
Dostlar,

Cok ortalama, dumduz bir mantikla bakildiginda Suriye'nin degil bize ait bir ucagi dusurmesi, sinirdan bizim taraftaki agacta bulunan bir kusu sapantayla dahi vuramayacagini; vurmayi b i tarafa birakalim, aklindan dahi hicbir sekilde geciremeyecegini acik secik gorebiliriz. Ayrica hem Ingiltere'nin, hem de Amerika'nin ulkemiz lehine bu kadar acik secik destek vermesini de hesaba katmamiz lazim gelmektedir. Hal boyleyken, meseleyi bu kadar basite indirgemek ve basbakanin herseyi sineye cektigi seklinde bir yorum yapmak, daha onceki teror ve Mavi Marmara meselelerini bu olayla ilgilendirmek.....bana cok saglikli bir chozumleme olarak gelmemektedir isin asli. (Sn. Republic, fikirlerim hicbir sekilde sizin sahsinizi hedef almamaktadir. Bunu da hususen belirtmek isterim...)

Ortalama yolcu ucaginin 900-1000 km hizla uctugunu hatirlarsak eger, bir savas jetinin hizini tahmin edebilirsiniz...3-5 sn lik bir surede ucagimizi vurabilmeleri, bu isin cok onceden planlanmis, agir bir tahrik oldugunu da akillara getirmektedir. Sozun kisasi. bu meseleyi sadece "Suriye'nin Turk savas ucagini dusurmesi" olarak gorurseniz eger, resmin butununu asla yakalayamazsiniz.

Umarim bu durum ulkemiz icin hayirlara vesile olur.Selam ve muhabbetle,

freesky


Sayın Freesky,

Öncelikle nezaketiniz için teşekkür ederim,

Tabiki bence de bu iş Suriye'nin harcı değil,

1-Esat ile canciğer kuzu sarma olan bizim Kasımpaşalı değilmiydi ?
2-4-5 ay evvel Amerika'ya gittikten sonra sürekli Esat git artık diyen bizim Kasımpaşalı değilmiydi ?
3-Suriyeli muhaliflere destek veren bizimki Kasımpaşalı değilmiydi ?
4-Ayna'ya bakmadan Suriye'ye demokrasi gerekli diyen bizim Kasımpaşalı değilmiydi?
5-Mavi marmara İsrail'e gitmesini engellemeyen bizim Kasımpaşalı değilmiydi ?

Birçok örnek yazabilirim ama uzatmaycağım..

Hemen hergün Esat git artık diyen Kasımpaşalı'ya demezler mi ? Sanane be adam kaşınma sıkarım Jet'ine..

Yarım yamalak ingilizcesi ile One Munite diyen Kasımpaşalıya'da,arıza çıkartma basarım Gemi'ni dememişler miydi...arka planda kimin olduğunun ne önemi var?

Ön planda bir Ulus'un gruru ayaklar altına alınıyor..Hemde öyle bir Ulus ki Onur ve Şerefi için Dünya'ya kafa tutabilecek kudreti olan İnsanların/milletin oluşturduğu bir Ulus..

Bir süredir "Oğlum bak git" fenomeni varya,hatırlayın o video'yu..İşte o konumdayız Ülke olarak,çok yazık !..

ekinoks979
25-06-2012, 00:46
BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ
buydu işte arap baharı nasıl başladı Libya daki olayların içindeydik Mısırdaki devrimde Rolümüz vardı Bütün arap ülkelerine dizlerimizle filmlerimizle Kültürel bir dönüşümün bir yönetim şeklinin Ilımlı islam Laik lik gibi Bize has değerleri empoze ettik
devletlerin iç işlerine karıştık bir anda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olduk Cari açığımızın nasıl kapatıldığına akıl erdiremeyenler Katardan arabistan dan gelen milyar dolarlar derken
biri çıktı Türkiye Emperyal bir güç olacak dedi İsrailin iktidarına bile müdahale edecek gücümüz vardı biz bunları nasıl yaptık ya şaşkınlığını hiçbirimiz üzerimizden atamadık
2002 de şimdiki başbakanımız 1 hafta hiçkimsenin bilmediği bir yerlerde eğitim ve icazet alıp gelmedi mi muhtar bile olamaz dediler yakında paranın üzerine resmini basacaklar 10 yıldır tek adam
Suriye olayında baştan beri müdahiliz arka bahçemiz dedik tapuları bizde dedik
bütün esed muhaliflerini biz destekliyoruz silahla finansörlükle istihbaratımızla
adamlar bize düşman oldular haklı olarak
Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş Esed bitti bunuda biz yapacağız tampon bölgeyle başlayacak olaylar izleyin burası bizim genleşme alanımız olacak karşılığında ne bedel ödedik bilmiyorum ama Suriyeyi tüm dünya bize bıraktı askeri güce gelince savaşmak kedi fare oyunu olur Yakında Şamda olacağız

palasarte
25-06-2012, 00:48
Siyasetçinin manevra alanı dardır Sayın palasarte..

Forumdaki, kahvehanelerdeki dilek ve isteklerle yönetilmiyor ülkeler..

Önemli olan manevra alanı daraldığında çıkış yolunu gösterecek bilinç ve akıldır..

Şöyle düşünün lütfen:

Başarılı veya başarız olsa bile istediklerinizi yapmaya başladığında ne kadar onun yanında olabilecekseniz

düşünceleriniz ve eylemlerinizde o kadar içten ve tarafsızsınızdır..

Saygılar.

Sn MKA55,

Atatürk iktidara gelebilmek için bir yerlerden icazet almamıştı.. Bileğinin hakkı ile, söke söke almıştı.. İngilizler için: " Geldikleri gibi giderler" diyebilmişti. Bunu diyebilecek kaç lider var şu anda!!. Onu bağımsız yapan da buydu.. Ve o büyük insan, hastalanmaya başladığı 1936 yılına kadar, 13 yıllık iktidarında çok büyük işler başarmıştı (eski imparatorluğun borçları dahil!!).. Tüm dünyanın bize saygısı vardı. Afganistan'dan Cezayir'e kadar birçok evde o'nun fotoğrafları asılırdı. uyuduruk internet oylamalarını olmadığı bir dönemde, TIMES tarfından "Yüzyılın Lideri" seçilmişti..

Demek ki; neymiş; 13 yılda çok büyük işler başarılabiliyormuş.. O'nu küçümseyeceklerine, yoketmeye çalışacaklarına gerçekten ama gerçekten NUTUK'u anlayarak okusunlar.. BU YETER!!!

TNT-2
25-06-2012, 00:52
kandile girek.. yaa girekde geri çıkamayalım, zaten girmemizi filancada ister yok şöyle olur v.s v.s..

sen yapılması gerekenleri zamanında yapmassan olmadık seylerle karsılasırsın. simdide suriye ile neden savasalım ? biz zamanında yapılması gerekeni yapsaydık suriye bugun bu yaptıgına cesaret bile edemezdi. Suriye ile ilişkilerin gerilmesi veya savaş durumu suan bakıldıgında teseronluk gibi birsey olur.. baskalarının ekmegine yag calmak gibi gorunuyor ama burada da ülkemize karsı cok ciddi bir taciz var ve uluslar arası prestij kaybedilmesi soz konusu.. Sen pasif kalırsan senin ustune oyle oyunlar oynanır kı bugunkı gibi iki arada bir derede kalırsın. sonra coluk cocuk forumlarda surdan samar yersın burdan tokatı yersın dıye yazar, kaybedilen prestij ülkemizin degilde sanki sahısların, sanırsınki bunu yazanlarda ermeni vatandaşı veya bülücü orgüt üyesi.

sülber
25-06-2012, 00:56
Sn ekinoks979 , Esad ın mesajı asıl sizin gibi düşünen Türk halkına idi:Anlamadınız mı? Kaptanınızın hayali-uçuk projelerine kapılmayın;Hiç de kolay lokma olmam.Benimde dayım var,sizinde çok canınız yanar diyor.Enver paşayı unutmayın:Telef ettiği ordu birkaç yıl daha ayakta olsaydı.Türkiye şimdiki Türkiyeden çok daha iyi/iri bir konumdaydı.Bu orduyu/milleti gereksiz telef ettirmeyin,yakın gelecekte ona çok ihtiyacımız olacak.

MKA55
25-06-2012, 00:59
Sayın palasarte,

Mustafa Kemal'den sonra yapılmış olan tüm hataları şu anki iktidarın sırtına yüklüyorsunuz ve beklentilerinizi çok yüksek tutarak geldiğimiz noktada Kaptan'dan Mustafa Kemal olmasını bekliyorsunuz..

Bu yaklaşımınızla Kaptan'ı cesaretlendiremezsiniz Sayın palasarte..

PARK
25-06-2012, 01:00
Sn MKA55,

Atatürk iktidara gelebilmek için bir yerlerden icazet almamıştı.. Bileğinin hakkı ile, söke söke almıştı.. İngilizler için: " Geldikleri gibi giderler" diyebilmişti. Bunu diyebilecek kaç lider var şu anda!!. Onu bağımsız yapan da buydu.. Ve o büyük insan, hastalanmaya başladığı 1936 yılına kadar, 13 yıllık iktidarında çok büyük işler başarmıştı (eski imparatorluğun borçları dahil!!).. Tüm dünyanın bize saygısı vardı. Afganistan'dan Cezayir'e kadar birçok evde o'nun fotoğrafları asılırdı. uyuduruk internet oylamalarını olmadığı bir dönemde, TIMES tarfından "Yüzyılın Lideri" seçilmişti..

Demek ki; neymiş; 13 yılda çok büyük işler başarılabiliyormuş.. O'nu küçümseyeceklerine, yoketmeye çalışacaklarına gerçekten ama gerçekten NUTUK'u anlayarak okusunlar.. BU YETER!!!


Noktasına...Virgülüne.

İmza: PARK

Yüreğinize sağlık...

freesky
25-06-2012, 01:00
Dostlar,

Sn BikmisBroker'in imzasini hatirlatayim size; Yatirim, sonu yanlis giden spekulasyondur. :) Vaktinde ABD ile Irak'a girseydik, muhtemelen simdi Kandil'i daha rahat gozetleyebilecektik, dogrudur sanki. Lakin, en basta sahsim olmak uzere, o donemde hep birlikte hukumete karsi cikmadik mi "Mehmetcigin orada ne isi var" diye....? Simdi ise epeyce bir kose yazarcigi, kalkmis hukumete akil veriyor, o zaman nicin gidip Irak'a yerlesmedik diye...

Bu isler boyledir vesselam....Hukumetle halk arasindaki fark da budur. Hukumetler ve sorumluluk sahipleri bir karar verirken 300 defa dusunmek zorundadirlar, ama halk forumlara yazarken, TV karsisinda yada OK masasinda ulkeyi kurtarirken boyle bir sorumluluga sahip degildir..Hani, aynen herkesin teknik direktor, hakem, politikaci olmasi meselesi...

:)

selam ile,

freesky

austin
25-06-2012, 01:03
Yazınıza katılmakla beraber birde ekleme yapmak istiyorum. Büyük devlet, gerektiği zaman gereğini lafla değil, icraatle yapandır. Büyük devlete 2008'de Gürcistana giren Rusya örnek verilebilir. Dünyanın gözü önünde menfaatinin gereğini yapmış, istediğini de çatır çatır almıştır. Savaş sonrası Rusyanın kazandığı prestiji hatırlayalım. Bence bu kadar dayılanmadan sonra yapamayacağımız icraat sonrası ülkemizin kaybedeceği prestijde o kadar büyüktür. Özdeyişinize bende bir katkıda bulunmak istiyorum. "Büyük lokma ye büyük konuşma"Rusların müdahil olduğu bölge ağırlıklı olarak soydaşlarının yaşadığı ve siyasal hakları olduğu bir bölgedir Sayın austin, tıpkı bizim Kıbrıs müdahalemiz gibi..

Suriyede de çok sayıda türkmen soydaşlarımız var ve akrabalık ilişkilerimiz olduğu bilinen bir gerçek, bu yüzden suriye halkına kucak açıyoruz değil mi? Yine de örneği beğenmediyseniz başka büyük bir devletten örnek vereyim o zaman : İsrail.
Gerektiğinde kendisinden kat be kat güçlü görünen arap devletlerine karşı kafa tutan ve kazanan (6 gün ve yom kippur savaşları), bir askeri (Gilat Şalit) için Lübnan'a savaş açan, ambargoyu delmeye kalkan mavi marmaraya tereddüt etmeden müdahale eden, hizbullah tarafından kendine yapılan en ufak saldırıya misliyle karşılık veren, suriyenin hava sahasında istediği gibi cirit atan bir ülke..
Dediğini yapan bir ülke olarak İsrail prestijli ve kendisine saygıyla, ciddiyetle bakılan bir devlettir. Gerçi siz şimdi buna da bir kulp bulursunuz arkasında amerika vs var diye..

okkesyilmaz
25-06-2012, 01:05
Suriyede bilindiği gibi askeri güç ve devlet kontrolü Nusayri arabların elinde. Eğer Türkiye ile bir savaşa girerse ülkedeki çoğunluk sunni araplar ile kürtler, Türkmenler baş kaldırmaya ses çıkarmaya başlar. Güç azaldıkça muhalif sesler sürekli artmaya başlar. zaten mevcut durumda bile silahlı muhaliflerle başa çıkabilmek için en son çare olarak aşırı şiddet ve kan döküyorlar. neden çok şiddet uyguluyor çünkü açmazdalar. Bir de bu durumda Türkiye ile mi uğraşacaklar. Türkiye ve Nato bu durumda sonuna kadar gider. Özür tazminat bunlar zaten cepte...

Herhalde bu 10-15 dakikalık uçak vurma olayını Esed karar vermedi. Muhtemelen o bölgenin üst düzey komutanları karar almış vurdurtmuştur. Zaten açıklamaları ile bile kıvranıp duruyorlar.

Suriye devletinin bırakın Türkiye ile savaşmaya kendi içinde bile savunmaya dermanı yok.

palasarte
25-06-2012, 01:05
Sayın palasarte,

Mustafa Kemal'den sonra yapılmış olan tüm hataları şu anki iktidarın sırtına yüklüyorsunuz ve beklentilerinizi çok yüksek tutuyorsunuz..

Bu yaklaşımınızla Kaptan'ı cesaretlendiremezsiniz Sayın palasarte..


Sn MKS55,

Mustafa Kemal'den sonra gelenlerin de en büyük hatası, NUTUK'u bir günlük gibi algılamalarıdır.. Hiç bir zaman anlayarak okumamışlardır, anlamamışlardır!!.. Bundan sonra da gelecek olanlara duyrulur... Tarih bilginiz yoksa, bu ülkeyi yönetmeye kalkmayın!!! 8 bölgeye su götürdüm, falanca km yol yaptım diyerek bu ülke yönetilemez.. Eski bir imparatorluk sonrası ülkeyi yönetiyorsunuz!!

Mehmet Akif der ki; "Tarihten hiç ders alınsaydı, tarih tekerrür eder miydi??"

Ülke yönetmek, su hattı veya yol hattı ile ölçülseydi, en iyi başbakanlar mühendislerden çıkardı..

ekinoks979
25-06-2012, 01:06
Sn ekinoks979 , Esad ın mesajı asıl sizin gibi düşünen Türk halkına idi:Anlamadınız mı? Kaptanınızın hayali-uçuk projelerine kapılmayın;Hiç de kolay lokma olmam.Benimde dayım var,sizinde çok canınız yanar diyor.Enver paşayı unutmayın:Telef ettiği ordu birkaç yıl daha ayakta olsaydı.Türkiye şimdiki Türkiyeden çok daha iyi/iri bir konumdaydı.Bu orduyu/milleti gereksiz telef ettirmeyin,yakın gelecekte ona çok ihtiyacımız olacak.

geri kalmış bir medeniyetten bahsediyoruz suriyeden iç savaş yaşayan suriyeden şehirleri bizim kasabalarımız olan suriyeden Rusya destekliyor elbette ama nereye getirmiş olabilriki Saddam kaç saatte yok edildi hani atom bombaları vardı Libya kaç gün dayandı Kaddafi dünyaya meydan okuyordu
Enver paşa ya gelince Hayalperest bir Lider Hitler Almanyayı yok etti ama nerdeyse tüm dünyayı işgal edecekti ikiside aynı hatayı yaptı ben Rusyanın İkna edildiğini düşünerek bu yorumu yaptım zira en son başbakan Putinle görüştü bugün Davotoğlu Rusyadan bahsederken gözleri ışıldıyordu

PARK
25-06-2012, 01:06
Dostlar,

Bu isler boyledir vesselam....Hukumetle halk arasindaki fark da budur. Hukumetler ve sorumluluk sahipleri bir karar verirken 300 defa dusunmek zorundadirlar, ama halk forumlara yazarken, TV karsisinda yada OK masasinda ulkeyi kurtarirken boyle bir sorumluluga sahip degildir..Hani, aynen herkesin teknik direktor, hakem, politikaci olmasi meselesi...

:)

selam ile,

freesky

Sv.freesky size katılmakla birlikte bizde ülke devlet yönetilir gibi yönetilmiyor ki 10 yıldır "şirket" yönetir gibi yönetiliyor...

Sorunda burda değilmi ki zaten..?

YA-NASİP
25-06-2012, 01:07
bordo klavyeliler iş başında.
size kalsa hemen suriyenin kuzeyinden girip hepsini teslim alırsınız ve yarım saat sonra güneylerinden çıkarsınız.
şu konuda bari siyaseti bırakın. bu tip konular siyaset üstüdür.

Arkadaşım ben özgürce fikrimi dile getiriyorum... Tabii son zamanlarda bölücülerin fikirleri özgür,bu ülkeyi sevenlerin fikirleri tutsak...Bordo berelilerden de mi rahatsızsınız...
Al sana link siyasi erkin TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletinin dışişleri bakanı Davutoğlunun açıklamaları
gerekirse savaşırız diyor. (Bir-iki ay önce) Tabi şimdi aceba tam oluyordu gene mi düğmeye bastılar muhabbeti
http://www.youtube.com/watch?v=avd_XaOfjcw (şimdi sayın bakan da bordo çeneli mi oluyor. Sanırım sizde PISIRIK kesimi temsil ediyorsunuz!))

Hakaret etmeden her türlü ortamda her zaman tartışmaya açığım
Neyse gazınızı POLAT KV SURİYE ile ALIR ARTIK....!

MKA55
25-06-2012, 01:11
Sn MKS55,

Mustafa Kemal'den sonra gelenlerin de en büyük hatası, NUTUK'u bir günlük gibi algılamalarıdır.. Hiç bir zaman anlayarak okumamışlardır, anlamamışlardır!!.. Bundan sonra da gelecek olanlara duyrulur... Tarih bilginiz yoksa, bu ülkeyi yönetmeye kalkmayın!!!

Mehmet Akif der ki; "Tarihten hiç ders alınsaydı, tarih tekerrür eder miydi??"

Kusura bakmayın ama klişeleşmiş sözlerle ezber bakıyorsunuz olaylara ve karşı tarafın ne demek istediği ile bir ilginiz yok..

Akif de dersini bütünlemeyle bitirmiş birisi bu arada..

İyi geceler..

freesky
25-06-2012, 01:15
Sn Austin,

Rusya orneginizde haklisiniz, her ne kadar yapilanlari tasvip etmesek de...Ama arkalarindaki gizli destek olmasa, bahsettiginiz devlet o savaslari biraz zor kazanir, Turiye'ye de Mavi Marmara olayinda biraz zor kafa tutardi. Zaten Misir'daki devlet yoneticilerinin de safligi buradan kaynaklanmistir. Daha havaalanindan kalkmadan savas ucaklarinin yarisindan fazlasini kaybetmis, sonra onunde binlerce Israil bayrakli!!! tanklari karsisinda buluvermistir. Bu savaslardaki basariyi ve son zamanlardaki hukuksuzluk ve pervasizligi ni Israil'in buyuk bir devlet olmasina baglamaniz, bende gulumseme vesilesi oldu isin asli. Ama Irak yada Afganistan isgallerinde dediginiz ornek CUK oturmaktadir. "Kitle imha silahlari var" diyerek canli yayinda koca bir ulkeyi isgal etmek..sonra da "pardon, yanilmisiz" deyip.. hicbirsey olmamis gibi hayata devam etmek..Iste bu buyuk devlet olmanin verdigi guven duygusudur. Fakat bu sozu de cokca hatirlarim ben: "zulm ile abad olanin sonu berbat olur.."

selam ile,

freesky








Suriyede de çok sayıda türkmen soydaşlarımız var ve akrabalık ilişkilerimiz olduğu bilinen bir gerçek, bu yüzden suriye halkına kucak açıyoruz değil mi? Yine de örneği beğenmediyseniz başka büyük bir devletten örnek vereyim o zaman : İsrail.
Gerektiğinde kendisinden kat be kat güçlü görünen arap devletlerine karşı kafa tutan ve kazanan (6 gün ve yom kippur savaşları), bir askeri (Gilat Şalit) için Lübnan'a savaş açan, ambargoyu delmeye kalkan mavi marmaraya tereddüt etmeden müdahale eden, hizbullah tarafından kendine yapılan en ufak saldırıya misliyle karşılık veren, suriyenin hava sahasında istediği gibi cirit atan bir ülke..
Dediğini yapan bir ülke olarak İsrail prestijli ve kendisine saygıyla, ciddiyetle bakılan bir devlettir. Gerçi siz şimdi buna da bir kulp bulursunuz arkasında amerika vs var diye..

YA-NASİP
25-06-2012, 01:16
Sanki takınyalılar Suriye'nin kuzeyinden girip güneyinden çıkacaklar. Attıkları başlıklar böyle.
Maalesef siyasilerin tutumlarıyla bunlar yaşanıyorsa siyaset üstü olması gerekenler siyaset üstü kalamıyor.

Neden sınırlarımızdan Suriye'ye silah gidiyor? Kim gönderiyor? Siyasilerin haberi yok mu?
Uçağı kim neden gönderdi? hem de silahları gönderdiğimiz yerden?

Anlatamazsınız Sayın Balaban; fikri sabit olan insanlara bunları anlatamazsınız.. Bu noktaya sözüm ona üstün siyasi anlayışımızla geldiğimizi, komşularla sıfır sorunlu politik açılımlarla geldiğimizi, Irakta pembe çizgilerimizle geldiğimizi, Barzani peşmergesine abi diyerek geldiğimizi, Ermeniye yalakalık için, maçta Azerbaycan bayraklarını yasaklayarak geldiğimizi, BOP eşbaşkanının bizi buralara getirdiğini anlatamazsınız...Çünkü fikri sabitlerdir...Anlatamazsınız...

Bu nokktaya üstün siyaset anlayışınızla geldiğimizi...Siyaset üstü de anlatsak anlamazlar....

palasarte
25-06-2012, 01:20
Kusura bakmayın ama klişeleşmiş sözlerle ezber bakıyorsunuz olaylara ve karşı tarafın ne demek istediği ile bir ilginiz yok..

Akif de dersini bütünlemeyle bitirmiş birisi bu arada..

İyi geceler..

Valla Nutuk ve Akif bile size yaranamıyorsa, çok daha özgün fikirleriniz olsa gerek.. Bence paylaşın bizler de öğrenmiş olalım.. Biraz da biz sizin bakış açınızı öğrenelim, iğdişleyellim..

Sizce kaptanın ne yapması gerekti 11 yıldır?? ve bundn sonra ne yapması gerekli??