PDA

View Full Version : İsrail Lübnan'a Girdi



Pages : 1 2 [3] 4 5

yeter
23-07-2006, 22:30
demek ki israil laik değilmiş. yeni öğrendim walla!vay beeee

Bundan da öte İsrail şeriatle yönetilen bir ülkedir. Öyle ki cumartesi çalışmak dini bakımdan günah olduğu için asansörler dahi çok katlı binalarda bazı katlara otomatik olarak çıkacak şekilde sürekli gidip gelirmiş. Asansörün düğmesine basmak da benzer şekilde çalışma eylemi ile ilgili eylem sayılıyormuş. Bana pek inandırıcı gelmedi ama yıllar önce Hürriyet de bir araştırma yorum da okumuştum. Kaynağı belirtelim de yine Yenişafak, malum medya vs denmesin sonra. :)

akaya71
23-07-2006, 22:32
Batı Şeria"da bulunan İsrail hahamlar şûrası, Tevrat"ın savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülebileceğini söylediğini iddia ederek İsrail ordusundan Filistin ve Lübnan"da sivillere yönelik saldırılarını arttırmasını istedi.
23.07.2006 13:06

Bu haberde verildiği gibi yahudi şeriatı etkisi altındaki bir devleten bugünlerde yaşadığımız olaylar beklenebilr. İsrailin ulamaları böyle fetvalar veriyorlarsa yarın ve sonraki endeksi düşünecek mecal bırakamıyorlar insan olarak bizlerde.:(

Ne bozuk din ,daha doğrusu nasıl bozulduğu burdan da anlaşılıyor.İslam'da ise değil kadın çocuk din adamlarına bile dokunulmuyor ayrıca geç insanları hayvan ve yeşilliklere bile zarar vermek yasak.Gerçi şimdi de bir ihtar gelir ya neyse, dinimizin güzelliklerini söyledik diye.

Saygılar,

Çetin Sürel
23-07-2006, 22:35
! bu ünlem varya bazen çok şey anlatır....:):):)

kentuf
23-07-2006, 22:42
Allah tüm alemdeki insanlara akil ve fikir ihsan eylesin.

baron11
23-07-2006, 22:47
ABD, Türkiye’yi ateşe itiyor

Amerikalı yetkililer Lübnan’a uluslararası güç çerçevesinde ABD askeri gönderemeyeceklerini ancak, Türkiye ve Fransa’nın asker verebileceğini belirtti.

Amerikan Washington Post gazetesinin haberine göre Amerikalı yetkililer, Lübnan’a gönderilecek muhtemel bir uluslararası barış gücü içinde Amerikan askeri olmayacağını açıkladı. ABD askerlerinin zaten Irak ve Afganistan’da operasyonlarını sürdürdüğünü belirten Pentagon yetkilileri, bu yüzden Lübnan’a gönderecek birlikleri olmadığını savundu.

Lübnan’a gönderilmesi muhtemel bir barış gücü misyonu için hazırlıkların hala çok erken aşamalarda olduğunu kaydeden yetkililer, Amerikan askerleri olmamasına karşın Fransa ve Türkiye’nin önderliğinde 10 ila 20 bin kişilik bir askeri birliğin Lübnan’a gitmesini beklediklerini söyledi.

ABD sadece lojistik destek verecek
Gazete, Washington ve BM kaynaklarına göre, muhtemel bir uluslararası güce Türkiye ve Fransa’nın yanı sıra İtalya, Brezilya, Pakistan, Hindistan ve Almanya’nın da asker gönderebileceğini, ABD’nin ise sadece teknik, lojistik destek ve istihbarat konusunda yardım edeceğini duyurdu. İtalya’nın BM nezdindeki Büyükelçisi Marcello Spatafora, hükümetinin “üzerine düşeceğini yapacağını” söylerken, Fransa’nın BM nezdindeki Büyükelçisi Jean–Marc La Sabliere ise Lübnan’a gönderilecek uluslararası gücün tek başına yeterli olmayacağı uyarısında bulundu.

İsrail, ABD ısrarından vazgeçti
Daha önce Lübnan’a gönderilebilecek uluslararası bir güçte ABD’nin mutlaka yer almasını isteyen İsrail de bu görüşünden vazgeçti. İsrail’in Washington Büyükelçisi Daniel Ayalon, Lübnan’a gönderilecek uluslararası gücün çevik ve güçlü bir istihbarat kapasitesine sahip olmasının kendileri için yeterli olduğunu söyledi. Ayalon, İsrail’in 1999 yılında Kosova’ya gönderilen “ağır silahlı” NATO gücü benzeri bir güç görmek istediğini belirtti.

teknik oyuncu
23-07-2006, 22:47
Ne bozuk din ,daha doğrusu nasıl bozulduğu burdan da anlaşılıyor.İslam'da ise değil kadın çocuk din adamlarına bile dokunulmuyor ayrıca geç insanları hayvan ve yeşilliklere bile zarar vermek yasak.Gerçi şimdi de bir ihtar gelir ya neyse, dinimizin güzelliklerini söyledik diye.

Saygılar,Hayvan ve yeşilliklere/çevreye çok çok zarar verdiğimizi itiraf ediyorum. Ayrıca, islam dinine de çok zarar verdik çok.

BONUSSİMO
23-07-2006, 22:48
Batı Şeria"da bulunan İsrail hahamlar şûrası, Tevrat"ın savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülebileceğini söylediğini iddia ederek İsrail ordusundan Filistin ve Lübnan"da sivillere yönelik saldırılarını arttırmasını istedi.
23.07.2006 13:06

Bu haberde verildiği gibi yahudi şeriatı etkisi altındaki bir devleten bugünlerde yaşadığımız olaylar beklenebilr. İsrailin ulamaları böyle fetvalar veriyorlarsa yarın ve sonraki endeksi düşünecek mecal bırakamıyorlar insan olarak bizlerde.:(



Vay kökten dinciler vay !!!ABD böyle kökten dincilere nasıl destek veriyor ?El -Kaide az kökten dinci idi iki kule indirdi,bunlar daha kökten dinci bütün kuleleri indirirler diye korktuklarından destek veriyor olmalılar herhalde.

teknik oyuncu
23-07-2006, 23:05
Batı Şeria"da bulunan İsrail hahamlar şûrası, Tevrat"ın savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülebileceğini söylediğini iddia ederek İsrail ordusundan Filistin ve Lübnan"da sivillere yönelik saldırılarını arttırmasını istedi.
23.07.2006 13:06

Bu haberde verildiği gibi yahudi şeriatı etkisi altındaki bir devleten bugünlerde yaşadığımız olaylar beklenebilr. İsrailin ulamaları böyle fetvalar veriyorlarsa yarın ve sonraki endeksi düşünecek mecal bırakamıyorlar insan olarak bizlerde.:(İsrail, insanlık değerlerini hiçe sayarak sivillere yönelik katliam yapabilir. Ancak, Suriye ve Mısır gibi ülkeler. İsrail'i bu konuda uyarmıyorlar. Sadece bize yaklaşırsan kötü olur demekteler. Bana dokunmayan yılan çok yaşasın.

Suriye kendi halkına karşı insanlık değerlerini çok mu sağlıyor ki! Suriye'de polis baas partisi üyelerinden oluşmuştur. Bunlar özel sitelerde otururlar. Bir kişi haddini aşıp ters bakarsa polis belinden tabancasını çıkarıp vurur. Kimse bir şey diyemez.

Apo'yu da bu Suriye korudu. Bebek katillerini koruyanlar, şimdi İsrail'e laf söyleyemezler. Sadece bize yaklaşma ne yaparsan yap derler. Zaten bu bir çesit onay vermektir.

Nerede insanlık değerlerine davet etmek.

yeter
23-07-2006, 23:08
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=33723

BM'ye üye 192 ülkenin 189'u İsrail'in Lübnan'a müdahalesine karşı çıkarken sadece 3 ülke bu müdahaleye destek veriyor.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısı karşısında dünya hala sessizliğini koruyor. BM ve AB başta olmak üzere dünyanın 192 ülkesinin ABD, İsrail ve İngiltere karşısında etkisiz kalmasını manşetine taşıyan İngiltere'nin liberal gazetelerinden The Independent, "Ortadoğu'da acil ateşkesi kim istiyor?" manşetiyle birinci sayfadan verdiği haberinde, dünyanın içinde bulunduğu çaresizliği çarpıcı bir şekilde sergiledi.

Ateşkes isteyen 192 ülkeyi "Yes-Evet" bölümünde bayraklarıyla gösteren gazete, onların hemen karşısına da ateşkese "No-Hayır" diyen İsrail, ABD ve İngiltere'yi koydu. Kısa açıklamada, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, İsrail ve Hizbullah'ı saldırılara son vermeye çağırdığını belirten gazete, Annan'ın kısa dönem için bir barış planı önerdiğini ancak, bu önerilerin ABD ve İsrail'den destek bulmadığını vurguladı. Gazete ayrıca, ABD ve İnglitere'nin acil ateşkes peşinde olmadığını da vurguladı.

emustimuse
23-07-2006, 23:16
bakalım türkiyeye gittikce yaklaşıyolar... bakalım ne olacak...

türkiye ye kim sahip çıkacak ???????

yeter
24-07-2006, 00:27
bakalım türkiyeye gittikce yaklaşıyolar... bakalım ne olacak...

türkiye ye kim sahip çıkacak ???????


Yeter ki ülke çıkarları doğrultusunda birlik olalım. Kimsenin bize sahip çıkmasına gerek yok. Başkaları çoğu zaman ancak kendi çıkarları gerektirdiği için yanımızda yer alabilir.

Sarı
24-07-2006, 01:37
Lübnan güvenlik güçleri, bombalanacak hedefleri İsrail’e gösteren 26 kişilik bir casus şebekesinin çökertildiğini açıkladı.

Lübnan’da yayınlanan Daily Star gazetesinin verdiği habere göre isminin açıklanmasını istemeyen Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, İsrail savaş uçaklarına bombalanması gereken yerlerin istihbaratını verip bu yerlere İsrail savaş uçaklarının algılayabileceği sinyal cihazları yerleştiren 26 kişilik bir şebekenin yakalandığını açıkladı.

El-Arabiya televizyonu söz konusu kişilerin suçlarını itiraf ettiklerini bildirirken, Lübnan İçişleri Bakanlığı ile Hizbullah’ın söz konusu gelişmeden haberdar olmadıklarını açıkladıkları belirtildi.

Lübnan ordusu istihbarat servisi, geçen ayın başlarında Lübnan’da birtakım terör eylemlerini organize eden İsrail’e ait bir casusluk şebekesinin çökertildiğini açıklamıştı.

SAAF ONLINE

baron11
24-07-2006, 08:18
İsrail mülteci kampını vurdu

İsrail ordusunun günün ilk saatlerinde Güney Lübnan'daki Raşidiye Filistin mülteci kampını topçu ateşiyle vurduğu ve 6 kişinin yaralandığı bildirildi.

Lübnan polisi, kampa beş top mermisinin düştüğünü belirterek, yaralananlardan birinin 4 aylık bir bebek olduğunu söyledi. Polis, yaralanan diğer şahısların Tire şehrindeki bir hastaneye kaldırıldığını

baron11
24-07-2006, 08:20
İsrail adım adım ilerliyor

Güney Lübnan'da sınırlı askeri operasyonlar düzenleyen İsrail ordusu, bölgedeki asker sayısını artırmaya devam ediyor. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yeni kara birliklerinin dün gece yarısından sonra Lübnan'a girdiği, ancak bunun, geniş kapsamlı bir işgal anlamına gelmediği bildirildi.

İsrail radyosu, askerlerin, Hizbullah güçlerinin bulunduğu, sınır civarındaki Bint Cbeyl kasabasına doğru hareketlendiğini duyurdu. İsrail askerlerinin, kontrolünü ele geçirdikleri Marun El Ras kasabasının kuzeyindeki operasyonlarına devam ettiği, İsrail hava akınlarında, Hizbullah'ın Hayfa kentine yönelik saldırıları düzenlediği Sur kentindeki 9 füze rampasının imha edildiği belirtildi.

Kaynak.İntrnethaber

baron11
24-07-2006, 10:59
Türk savaş gemileri Lübnan'da

İsrail'in Lübnan'a saldırısı nedeniyle Lübnan'dan tahliye edilecek 1200 Türk vatandaşını almak üzere Deniz Kuvvetlerine bağlı İskenderun feribotu Beyrut limanına yanaştı. İsrail'in 13 gündür süren saldırıları nedeniyle Lübnan'ın çeşitli yerlerinde mağdur olan Türk vatandaşları için Dışişleri Bakanlığının Genelkurmay Başkanlığıyla birlikte organize ettiği tahliye işlemleri bugün yapılıyor.

Türkiye'den 17 saatte Beyrut limanına gelen İskenderun feribotu saat 10.00'da limana yanaştı. Feribotla birlikte Deniz Kuvvetlerine bağlı bir fırkateyn ve bir kruvazör de Lübnan'a geldi. Bu arada İskenderun feribotundan çıkan SAT ve SAS komandoları limanda geminin etrafında geniş güvenlik tedbirleri aldı.

Saat 07.00'den itibaren de Beyrut şehir merkezinde toplanan Türk vatandaşları, Türk Büyükelçiliği yetkililerinin gemiye binişle ilgili verdiği bilgileri dinlediler. Türk vatandaşları, pasaport ve biniş işlemlerinden sonra otobüslerle feribota götürülecek. 1200 Türk vatandaşı, tek seferde Lübnan'dan tahliye edilecek.

baron11
24-07-2006, 11:14
Rice ağız değiştirdi

İsrail'in Hizbullah operasyonu 13'üncü gününe girerken, ölen Lübnanlıların sayısı 369'a ulaştı. İsrail'in saldırılarına göz yummakla eleştirilen ABD'nin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, bugün Ortadoğu'ya gidecek.

Ortadoğu ziyareti öncesi uçakta açıklama yapan Rice, daha önceki beyanatlarının aksine ateşkesin acil olduğunu söyledi, ancak temkini elden bırakmadı:

''Ateşkesten sonraki birkaç haftada yeniden çatışmalar başlayacaksa bu ateşkesin bir yararı olmaz.''

ABD'nin Suriye ile ilişkilerinin zayıf olduğu konusunun abartıldığını söyleyen Rice, bu ülke ile diplomatik ilişkilerinin bulunduğunu, ABD'li diplomatların Şam'da çalıştığını ve bunun iki ülke arasında bir kanal oluşturduğunu kaydetti.

Rice, ''önemli olan, Ortadoğu'da krizin aşılmasına ilişkin olarak Şam yönetimiyle yapılan çalışmalara açıklığın egemen olması. Sorun, Suriyelilerle konuşulmaması değil, Suriyelilerin harekete geçmemesi'' diye konuştu.

baron11
24-07-2006, 11:25
Rumlar'ın tahliye ayıbı

Kıbrıs Rum kesimi, Lübnan'dan kaçan yabancıların KKTC'ye tahliyesini engelledi ve KKTC topraklarını kullanacak olan ülkelerin Rum topraklarında 'zorluk çekeceği' tehdidinde bulundu.

Onbinlerce kişinin gelmesi üzerine tüm dünyaya mali yardım çağrısı yapan Rum yönetimi, KKTC limanlarının insani operasyon için kullanılmasına tehditler savurarak engel oldu.

KKTC, krizin ilk gününde yanabcıların tahliyesine yardımcı olabileceğini duyurdu, hatta tüm limanlarını açtı, otellerini hazırladı. İngiltere de bu teklifi benimsedi.

Ama Kıbrıs Rum yönetimi, yabancı ülke büyükelçiliklerine, sert bir karşılık vererek, üstü kapalı bir şekilde "hangi ülke KKTC topraklarını kullanacak olursa, bizim topraklarımıza yapılan tahliyede zorluk çeker" mesajını iletti.

Onbinlerce kişinin yardım beklediği sırada, hiçbir ülke, Rum yönetimiyle sorun çıkartmayı göze almadı ve KKTC liman ve tesisleri boşta kaldı.

Ortadoğu'da kriz

İsrail, 12 temmuzda iki İsrail askerinin Hizbullah militanları tarafından kaçırlmasının ardından, Lübnan topraklarındaki operasyonuna başlamıştı.

13'üncü gününe giren saldırılarda, bugüne kadar 360'tan fazla Lübnanlı, 40'a yakın da İsrailli öldü.

Lübnan'dan tahliye edilenlerin sayısı 30 bini geçti. Saldırının başladığı günden bu yana 100 binden fazla Lübnanlı da karayoluyla Suriye'ye kaçtı.

Bu Rumlardan hiç birşey olmaz ancak bunlar berrak suyu bulandırır.

Kaynak.İnternethaber

baron11
24-07-2006, 12:26
Türkler Lübnan'dan tahliye ediliyor

Lübnan’dan bulunan Türkler bugün ülkeden tahliye ediliyor. 1200 Türk vatandaşı, geniş güvenlik önlemleri altında, Deniz Kuvvetleri’ne bağlı İskenderun feribotuna biniyor.

Tahliye işleminin güvenli bir şekilde yürütülmesi için İsrail ve Lübnan nezdinde de girişimlerde bulunuldu. Geminin, talebin üzerinde kapasitesi olduğu için başka ülke vatandaşlarını da alabileceği belirtiliyor.

Tahliye işlemlerini yerinde izleyen Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi İrfan Acar, gelecek günlerde talep geldiği takdirde Türk vatandaşlarının tahliyesi için yeni seferler düzenlenebileceğini söyledi. Büyükelçi Acar, Lübnanlılar’a yönelik tıbbi malzeme yardımının da ayrı bir seferle bölgeye getirileceğini açıkladı.

AA

tent
24-07-2006, 13:23
gönüllü olarak askere alındıkları için savaştılar.
şimdi farkettim, "gönüllü olarak değil.." olacaktı...

Eta_Aquarus
24-07-2006, 15:52
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=173466
Vurulan İsrail Helikopteri..

Matematikçi
24-07-2006, 16:55
Meğer esas 'Hizbullah', İsrail imiş
Neocon Bush yönetiminin, İsrail'e niçin bu kadar müsamaha ile yaklaştığı ortaya çıktı. Zira, Neoconlar'ın lider isimleri, İsrail'in saldırılarını, "Onlar Tanrı'nın işini görüyor" diye yorumluyor.

Necon Bush yönetiminin yaklaşımını Radikal gazetesinden Ceyda Karan yazdı. Ceyda Karan'ın yazısı:

İsrail 'Tanrı'nın işini görüyormuş!

Amerika'daki etkili neocon'lardan Larry Kudlow'a bakılırsa İsrail ordusu, Filistinli ve Lübnanlı sivillerin katledildiği bombardımanlarıyla 'Tanrı'nın işini görüyor.' Yine etkili neocon David Horowitz'e göre İsrail, 'Medenileşmiş dünyanın yapması gereken işi yapıyor.'

İsrail'e destek için 19 Temmuz'da Washington'da düzenlenen mitinge katılan konuşmacılar, savaşın ardındaki dinamiği ve ideolojik perspektifi gözler önüne seriyor. Washington Post'tan öğreniyoruz ki, senatörler ve Maryland valisi Robert L. Ehlich'in de katıldığı mitingde, İsrail Büyükelçisi Daniel Ayalon "Bu sadece İsrail'le ilgili değil. Dünyamızın neresi olacağı, kaderi ve güvenliğiyle ilgili. İsrail ön cephede. İran'ın bu küçük dallarını budayacağız" demiş. San Antonio merkezli Conrenstone Kilisesi'yle Amerika'da onbinlerce müride sahip Evanjelist Rahip John C. Hagee'ye gelince... O da İncil'den alıntılarla ABD'nin Tanrı'nın İsrail ve Batı için planlarını yerine getirmek için İran'a karşı önleyici askeri saldırıda bulunması gerektiğini anlatmış. Zira Mesih'in yeryüzüne inebilmesi için İran'la bir çatışma gerekliymiş!
Kendisi bu mitinge katılmamış, lakin namlı neocon'lardan olan ABD'nin BM Daimi Temsilcisi John Bolton, Ortadoğu'da yaşanan insani dramdan bahsederken, ahiret meselelerine girmiyor. Ona göre, öldürülen İsrailli ve Lübnanlı siviller arasında ahlaki açıdan eşit karşılaştırma yapılamaz: "Masum sivilleri hedeflemek, onların ölümlerini arzulamak, roketler ateşlemek, patlayıcılar kullanmak yahut adam kaçırmalara başvurmakla, kendi kendini savunmanın üzücü ve talihsiz sonuçlarının aynı şey olduğu söylenemez." Hem İsrail Başbakanı Ehud Olmert, 'Dünyanın en ahlaki ordusu bizimkisi' demiyor mu? İsrail bombardımanlarında evleri başlarına yıkılan, okulları, hastaneleri, elektrik santralları, su tesisleri, otoyolları, havaalanları vurulan Lübnanlı siviller, İsrail'in 'kendi kendini savunuyor olmasının' talihsiz kurbanları, o kadar!

Yıllardır toprakları Yahudi devleti tarafından çalınan, evleri ve zeytinlikleri tahrip edilen, çocukları sokak ortasında öldürülen, gettolara tıkılan, tarla, okul, hastanelerine ulaşmaları engellenen Filistinliler için de aynı şey geçerli. Köyleri 'Buraları bize tanrı verdi, zaten 3 bin yıl önce de bizimdi' diyen Siyonist yerleşimciler tarafından zapt edilen, adil olmayan bir barış dayatılan, işgale direnince 'terörist' etiketi yapıştırılan Filistinliler... Ama işte bunlar başlarına İsrail 'kendi kendini savunduğu için' geliyor!

Yaşananlara ırk ve din ayrımı yapmadan bakıp gördüklerinden hoşlanmayanlar da anti-Semitik olmak zorunda! Yahudi asıllı Fransız yazar Alain Finkielkraut 1998'de Le Monde'da yayımlanan makalesinde ne güzel söylemiş: "Oh, 20. yüzyılın sonunda Yahudi olmak ne kadar güzel! Bizler artık tarihin suçladıkları değil, sevgilileriyiz. Zamanın ruhu bizleri seviyor, onurlandırıyor ve koruyor, çıkarlarımızı gözetiyor. Hatta bizim onayımıza ihtiyacı var..."

Neocon Bush yönetiminin desteğini arkasına almış İsrail'in, Gazze'den başlattığı ve Lübnan kanalıyla bölgeye yayacak gibi göründüğü bu savaşın, kaçırılan birkaç askeri karşılığı hapiste tuttuğu 9 bin 600 Filistinli esirden kadın ve çocuklardan oluşan 400 kadarını bırakmasıyla ilgisi olmasa gerek! Zira daha önce de BM kararlarıyla yasadışı olduğu sabit işgal gücüne mensup İsrail askerleri kaçırıldı. Hepsinde esir değiş tokuşu yapıldı.

ABD ve İsrail yönetimlerinin derdi günü, 11 Eylül sonrası, militarist politikalarıyla radikalleşmeye ittikleri İslamiyet. Suriye'yi filan boş verin! Amerikan parası ve korumasına muhtaç Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve diğer petrol emirliklerindeki Sünni rejimler kıllarını kıpırdatmazken, İslamiyet'in bayraktarı konumuna sokulan Şii İran asıl hedefleri. Hizbullah da İran'ın 'ilk budanacak kolu'. Uluslararası yasaları ya çiğneyerek yahut da eğip bükerek Irak savaşına giriştiler. Ama nükleer yetkinliğine ulaşması önünde engel görünmeyen İran'a öyle aynı nakaratlarla dokunulamayacağı anlaşılalı beri taktik değiştirdiler.

11 Eylül sonrası çekinmeden 4. Dünya Savaşı çağrısı yapan (zira üçüncüsünü Soğuk Savaş'a sayıyor) neocon'ların ağababası Norman Podhoretz, hedefi açıkça ilan etmişti: 'İslamiyet'i Ortadoğu'dan kazımak' ve salt 'seküler bir ritüele' indirgemek. Lakin İsrail ve Amerikan bombaları bunu sağlar mı, işte orası şüpheli. Kıyamet güçleri, nafile bir kumar oynuyor. Militarizm ve işgalin sonu ya neocon'ların pek arzuladığı Armageddon yahut da İslami kâbus olabilir ancak... Benim merak ettiğim şu ki, acaba hangisi daha fundamentalist? Hizbullah ve İran mı, yoksa İsrafil'in borusunu öttürmeye meraklı Eski Ahitçi neocon'lar mı?

Matematikçi
24-07-2006, 16:57
İsrail fosfor bombası kullanıyor
Lübnan Devlet Başkanı Lahud, İsrail'in sivillere karşı fosfor ve lazer bombası kullandığını söyledi. Lahud uluslararası topluma "Bu hukuka uygun mu?" diye sordu.

Lübnan Devlet Başkanı Emile Lahud, İsrail'in 13 gündür süren saldırılarında fosfor bombası kullandığını söyledi. Lahud, Fransız RFI radyosuna yaptığı açıklamada, ''Sivillere ve çocuklara karşı fosfor ve lazer bombası kullanmaları Cenevre Sözleşmesi'ne uyuyor mu'' diye sordu.

Katliamın en kısa zamanda durdurulması gerektiğini, ancak ondan sonra her şeyin görüşülebileceğini kaydeden Lahud, Birleşmiş Milletler'in, İsrail'in vahşi saldırısını durdurmak için acilen somut adım atması gerektiğini söyledi. İsrail ordusu, Lübnan'da kullanılan silahların uluslararası kurallara uygun olduğunu açıklamıştı.

Fosfor bombası, vücudun isabet ettiği kısmındaki hücreleri öldürüyor ve bu hücrelere bir daha kendini yenileme şansı bırakmıyor.

AA

N.F.K
24-07-2006, 17:11
Tanrıyı kıyamete zorluyorlar....

Matematikçi
24-07-2006, 22:27
Kul kim oluyor ki, kendini tanrıyı birşeylere zorlayacak kudrette görüyor...

İsrail ve ABD'ye ilahi bir ceza gelecegine inanıyorum...
Bunun için dua ediyorum...

gemici
24-07-2006, 22:35
İsrail 'Tanrı'nın işini görüyormuş!
az kaldı tanrı da israilin işini görecek

nihat_ozkara1
24-07-2006, 23:46
Kul kim oluyor ki, kendini tanrıyı birşeylere zorlayacak kudrette görüyor...

İsrail ve ABD'ye ilahi bir ceza gelecegine inanıyorum...
Bunun için dua ediyorum...

kul kaşınırsa RABBİM gazabını esirgemez merak etme
(bkz. sodom gomoro ebrehe vs....)

buzzy
25-07-2006, 00:19
''çekme mazlumun ahını çıkar aheste aheste''

baron11
25-07-2006, 07:57
Bir MOSSAD ajanının itirafları

Filistinli anne Hızır Zekurt oğlu 10 yıl İsrail Gizli Servisi MOSSAD için ajanlık yapmış. Herkes onlara sırt çevirmiş. Gazze'de idama mahkum edilen Süheyl Zekurt, "Yaptıklarım için çok pişmanım" diyor.

Süheyl Zekurt'un öyküsü ikinci İntifada sırasında İsrail füze saldırısıyla bir kardeşini kaybedip, bir kardeşinin de ağır yaralanmasıyla başlıyor. Süheyl Zekurt, 1948 katliamında sağ kalan Filistinlilerin Kudüs'te çıkardıkları "Kul'il Arab" gazetesinin muhabiri iken İsrail'in önerdiği ajanlık teklifini kabul etmiş. Ardından MOSSAD'ın Gazze'de bulunan eğitim kamplarında 8 ay boyunca eğitim görmüş. Zekurt'un yaptığı ilk iş, Filistin direnişinin önderlerinin isimlerini resimlerinde belirlemek olmuş.

8 AY EĞİTİM VERİLDİ
Goşkatif'te, altı ay boyunca psikolojik eğitim, şifreli mesaj alma ve verme, haberleşme, elektronik aletleri kullanma, haberleşme hatlarına "mandal atma", internet üzerinden sürekli değişen kanallarla veri transferi sağlama, gizli fotoğraf ve görüntü aktarma gibi eğitimler almış. Sonra sosyal hayatta davranış ve hayatta kalma, kendini koruma, takip atlatma, iz kaybetme gibi eğitimlerini de Natzarin'de tamamlamış. 8 aylık eğitimden sonra kendi deyimiyle "sahaya sürülmüş."

Neden MOSSAD ajanı olduğu sorusuna şöyle yanıt veriyor: "İşsizlikle ve ailemi öldürmekle tehdit ettiler. Üniversitede öğrenciydim. Vaadlerde bulundular. İsrail'e rahat girip çıkabileceğimi, bir Yahudi'den daha çok imtiyazlara sahip olacağımı, Filistin'de başarılı olduktan sonra MOSSAD'ın Türkiye, Yunanistan ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerindeki bürolarındadış görevlerde çalıştırılacağımı söylediler. Kardeşlerimin yurt içinde ve yurt dışında eğitimlerini tamamlaması için her türlü yardımı yapacaklarını da vaat ettiler"

ANNENİN İSYANI
Topladığı bilgileri MOSSAD'daki şeflerine nasıl ulaştırdığını da anlatıyor: "Ağırlıklı olarak İsrail tarafına geçince Aşkelon'da veriyordum. Zaten kapıda şefim Aaron beni alıyordu sürekli değişik arabalara biniyorduk. Yolda bilgileri veriyordum. Bazen MOSSAD'ın Kudüs ve Tel Aviv'deki irtibat karargahlarında buluşuyorduk. Orada arada eğitim de alıyordum. Bazen de acil bilgileri sınırdaki geçiş noktasında bulunan İsrail güvenlik birimlerine kimlik kartımın içerisine yerleştirdiğim ince bir kağıtla veya birkaç cümlelik şifreli notlarla veriyordum."

Süheyl Zekurt'un annesi Hint Hızır da tersine yıllar boyunca Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin Ürdün'deki bürosuna Gazze'den bilgi taşımış. Oğlunun ihanetini kabullenemiyor. Gözyaşları içerisinde oğlunu iyi eğitip büyüttüğünü söyleyerek MOSSAD'a çalışmasını kabullenmiyor. Kendisini tanıyan El Fetih komutanlarının ilişkilerini kestiğini ve komşularının dahi selam vermediklerini belirterek, "Oğlum pişman olduğunu söylüyor. Yeni bir hayata başlayacaksa serbest bırakılsın. Ama ihanet edecekse, kesinlikle idam edilmelidir. Bir damla gözyaşı bile akıtmam. Vatan sevgisi, evlat sevgisinden daha ileridedir" diyor.

Haber: Erdal Şimşek
Kaynak: www.sabah.com.tr

baron11
25-07-2006, 08:12
FOTOĞRAFLARLA TAHLİYE

http://img139.imageshack.us/img139/946/12388aa9.jpg

http://img100.imageshack.us/img100/3898/12389cy9.jpg

http://img99.imageshack.us/img99/2696/12390le1.jpg

http://img221.imageshack.us/img221/2161/12391rn7.jpg

http://img148.imageshack.us/img148/1411/12392vo3.jpg

http://img83.imageshack.us/img83/6121/12393lq4.jpg

http://img221.imageshack.us/img221/2407/12394yf5.jpg

http://img83.imageshack.us/img83/6656/12395bi6.jpg

http://img98.imageshack.us/img98/1425/12398zy1.jpg

http://img81.imageshack.us/img81/6124/12399cm6.jpg

Türkiye 1200 vatandaşını SAS komandolarının eşliğinde tahliye etti. İşte Beyrut'tan fotoğraflar.

Matematikçi
25-07-2006, 09:34
Bu fotoğraf dünyayı isyan ettirdi

Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerine yönelik 13 gündür sürdürdüğü kara ve hava operasyonlarında militan ya da sivil ayrımı gözetmeksizin silahlarını ateşleyen israil ordusu, dün bütün dünyayı bir kez daha ayağa kaldırdı.

Lübnan Kızılhaçı ile birlikte sıcak bölgedeki otoyolda seyir halinde olan ingiliz gazetecilerin gözleri önünde gerçekleşen olayda israil ordusu, kendi uyarıları doğrultusunda evlerini terk edip kuzeye doğru kaçarak canlarını kurtarmaya çalışan Lübnanlı sivillerin konvoyunu vurdu, ingiliz Guardian, Independent ve Times gazetelerinin muhabirleri, tanık oldukları bu kanlı olayı dünyaya duyurdu.

İsrail ordusu 15 Temmuz'da Güney Lübnan'daki Marvahin köyü halkını, havadan attıkları bildirilerle uyarmış ve köylülere burayı terk etmelerini yoksa bombalara maruz kalacaklarını söylemişti. Bunun üzerine köylüler kaçmak üzere konvoylar halinde yola koyulmuş, ancak yolda israil'in roketlerine hedef olmuştu. Kadın ve çocukların can verdiği bu olay dünya kamuoyunun büyük tepkisini çekmişti.

"Ne olur ölme anne!"
İngiliz basınının, israil'i ikinci kez "savaş suçu işlemekle" suçladığı yeni olayda ise, sınırdaki Teyiri köyünden kaçmakta olan Şaita ailesini taşıyan bir minibüs hedef alındı. Israilliler'in bölgeyi terk etmeleri için köylülere verdiği sürenin cumartesi günü dolmasının 1 gün ardından gerçekleşen saldırıda aynı aileden 3 kişi öldü, 16 kişi yaralandı. Minibüste yaralanarak kanlar içinde kalan annesinin yanı başına çöküp "Ne olur ölme anne!" diye yalvaran 12 yaşındaki Ali Şaita'nın gözyaşları içindeki görüntüsü ingiliz basınının manşetlerine taşındı.

İngiliz Guardian gazetesi, israil'in ateş hattından çıkmaya çalışan Lübnanlılar'ın geçtiği anayol üzerinde kimisi israil füzelerine hedef olmuş, kimisi de panik halinde kaza yapmış onlarca araç bulunduğunu yazdı. Lübnan Kızılhaçı yetkilileri, önceki gün sivilleri taşıyan 10 otomobil ile 4 motosikletin israil füzelerine hedef olduğunu belirtti. BM insani Yardım Koordinatörü Jan Egeland da, "Orantısız güç kullanıyor" dediği israil'in saldırılarının uluslararası insani hukuka aykırı olduğunu söyledi.

AYNI AİLEDEN 7 KİŞİ ÖLDÜ
İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında aynı aileye mensup 7 kişinin öldüğü bildirildi.

Lübnanlı güvenlik kaynakları, İsrail savaş uçaklarının Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye köyüne düzenlediği hava saldırısında bir adam ile eşi ve 5 çocuğunun hayatlarını kaybettiklerini belirttiler.

http://www.milliyet.com.tr/2006/07/25/son/resim/sondun11.jpg
http://www.milliyet.com.tr/2006/07/25/son/resim/11.jpg

Milliyet

tent
25-07-2006, 10:06
Batı Şeria"da bulunan İsrail hahamlar şûrası, Tevrat"ın savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülebileceğini söylediğini iddia ederek İsrail ordusundan Filistin ve Lübnan"da sivillere yönelik saldırılarını arttırmasını istedi.
bunlar niye soykırım müzesi kurdular o zaman?

bugün melih aşık'ın sütununda "hitleri akladılar" diye yorum yapılmış.

Matematikçi
25-07-2006, 10:12
Yahudi asıllı Fransız yazar Alain Finkielkraut 1998'de Le Monde'da yayımlanan makalesinde ne güzel söylemiş: "Oh, 20. yüzyılın sonunda Yahudi olmak ne kadar güzel! Bizler artık tarihin suçladıkları değil, sevgilileriyiz. Zamanın ruhu bizleri seviyor, onurlandırıyor ve koruyor, çıkarlarımızı gözetiyor. Hatta bizim onayımıza ihtiyacı var..."

baron11
25-07-2006, 11:20
LÜBNAN'DAKİ TÜRKLER MERSİN'DE

Lübnan'dan yaklaşık 1200 Türkü tahliye eden İskenderun gemisi Mersin Limanı'na yaklaştı.

Gemiye yolculuk sırasında Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait iki savaş gemisinin eşlik ettiği belirtildi.

AA

baron11
25-07-2006, 11:22
Casus değilsen Kur'an oku


Halkta yabancı sendromu başladı. Beni İsrail casusu zanneden yaşlı Lübnanlı, Kur'an okumamı istedi

Savaşın hakim olduğu Beyrut sokaklarında bir gazeteci olarak rahat hareket edebilmek giderek zorlaşıyor. Lübnan ordusunun, son bir hafta içinde üç casusluk şebekesini ele geçirdiğini açıklamasının ardından, Beyrut'ta şehir efsaneleri kulaktan kulağa dolaşmaya başladı. Halkın yabancılara bakışı da büyük oranda değişti.

HERKES ŞÜPHELİ

Lübnan ordusundan üst düzey bir yetkili casusların İsrail'in kendilerine verdiği manyetik cihazlarla hedef belirlediğini ve İsrail uçaklarının aşağıdan gelen sinyale kilitlenip füze fırlattığını açıkladı. Bu açıklama nedeniyle Lübnanlılar gazetecilerin taşıdığı fotoğraf makinelerini söz konusu manyetik cihaz zannedip zaman zaman fotoğraf çekmemizi engelliyorlar. Beyrut'un turistik Sahra er Ravşa (Güvercin Kayalıkları) yakınlarında boş kalan plajı görüntülerken önce biri asker biri sivil iki kişi tarafından kim olduğum soruldu. Kimliğimi gösterdim. Karşıma çıkan bir balık restaurantında ise yaşlı Lübnanlı beni İsrail casusu olmakla suçladı ve polise haber vermeye çalıştı.

YAŞLI ADAM PANİKLEDİ

Restaurantın sahibi ile konuşurken şüpheli gözlerle beni izleyen adam, yerimizi öğrenmek amacıyla bir ara cebimden Beyrut haritasını çıkardığım anda, panikle ayağı fırladı ve benim casus olabileceğimi haykırdı. Polisi arayacağını söyleyen adam, bir yandan da benden casus olmadığımı ispatlamak için Kur'an okumamı istedi. Yaşlı adamı sakinleştirmek için İhlas suresini okudum.

Casuslar stratejik hedefleri gösteriyor

İsrail ordusu yıllardır Lübnan'daki stratejik noktaların tespit edilmesinde casusları kullanıyor. Özellikle bombardıman altındaki Güney Lübnan'da vurulan bir çok stratejik nokta bu casusların verdiği bilgiler üzerine hedef alındı. Lübnan ordusu istihbarat servisi son olarak geçen Cuma günü Güney köylerinden birinde İsrail adına çalışan bir şebekeyi çökertti. Yaptıkları çalışmaları itiraf eden casuslar, yaklaşık 30'a yakın farklı şebekenin ülke çapında halen aktif halde olduğunu söyledi.

Haber: Metin Mutanoğlu
Kaynak: www.yenisafak.com.tr

nihat_ozkara1
25-07-2006, 11:29
arkadaşlarım illa israelle hasım olacaksanız
''DÜŞMANIN ONURLUSU DOSTUN KAYPAĞINDAN EVLADIR ''
adamlar çatır çatır savaşıyor burda kan beynimize sıçrıyor hassasiyetinizi anlıyorumda karşısındakiler niye armut topluyor onlarda savaşsın bizmi gidip kurtaralım yarın gitsek israeli yensek tüm işgal ettiği topraklardan sürüp çıkarsak bu araplar yarın bizide işgalci diye kovalar

karaktere bakın ;adam israel gazzeyi bombalıyor ,yani fiili savaş halindeler kalkıp kendi parlemento binasını ateşe veriyor
benim halkım elindeki orduya gönderiyor kendi süpürge tohumu yiyir soğokta paltosuz ayakkabısız geziyorda alnını akıyla kazandığı ödül parasını almıyor milletine bağışlıyor
iki toplum arasındaki fark kusura bakmayın ama ben MEHMEDİMİN kesip attığı tırnağı bile bu adamlar için fede etmmem
müslümansa imanı RABBİME ÖLÜRSE ŞEHİT KALIRSA GAZİ OLUR bu kafayla savaşsalar 100 milyon arap 3,5 milyon yahudiyi çoktan mağlup ederdi
ALLAH dudaklardan kalbe inmedikçe müslümanın canı çıksın
kendimizi gaza getirmeyelim kendi burnumuzun dibindeki ateşe bakalım adamları lübnan zerre kadar ilgilendirmiyor detleri kuzey ırak bizi ordan uzak tutmak için kırk takla atıyorlar TÜRK halkının hassasiyetini lübnana çekip hedef şaşırtıyorlar
( HAA YEHOVANIN ELİ BENİM ÜLKEME NAMUSUMA UZANDIĞI VAKİT BİZ O FELLAHLARA BENZEMEYİZ O ELİ 30 YERİNDEN KIRAR....
BİZİ KİMSEYLE KARIŞTIRMASINLAR
saygılar sevgiler

baron11
25-07-2006, 11:31
Gemiye taciz ateşi iddiası

Avustralya vatandaşlarını Lübnan'dan Türkiye'ye getiren Türk bandıralı gemiye İsrail gemilerinden ateş açıldığı iddia ediliyor.

Ulaştırma Bakanlığı konuyla ilgili resmi açıklama yapmadı. Ancak konuya ilişkin resmi açıklamanın ilerleyen dakikalarda yapılması bekleniyor.

M.Işılak
25-07-2006, 11:53
bunlar niye soykırım müzesi kurdular o zaman?

bugün melih aşık'ın sütununda "hitleri akladılar" diye yorum yapılmış.

İlahi sn. tent... Bilmiyor musunuz, bütün insanlar eşittir; Yahudiler daha eşit!!!!

baron11
25-07-2006, 12:11
İsrail Türk gemisine ateş açtı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Lübnan'da bulunan Avusturyalı vatandaşları tahliye için Beyrut Limanı'na giden İzmit Belediyesi'ne ait Akçakoca Feribotu'nun İsrail askerleri tarafından taciz ateşine tutulduğunu söyledi.

Taciz ateşi sırasında feribot ve personelin herhangi bir isabet almadığını söyledi.

Bakan Yıldırım ayrıca, savaş çıktığından beri bin 200'ü Türk olmak üzere 7 bin 194 kişinin Mersin Limanına getirildiğini söyledi.

Eceli gelen köpeyin ne yaptığı herkesçe malum,gerisini yazmama gerek yok.
Herkes bu savaşın İsrailin iki askerinin kaçırıldığı için başladığını zannediyor ama bu böyle değil 7 Filistinli çocuk plajda öldürüldü ve askerler misilleme olarak kaçırıldı.

Morientes
25-07-2006, 12:48
7 kişi 200 kişiyi dövüyorsa bu 200 kişide bir sorun var demektir.
pakistana endonezyaya malezyaya lafım yok ama bu arapların yatacak yeri yok.
lut kavmine benzeyecek sonları...
hristiyan ingilizlere 2 kese altınla bir tahta ortadoğuyu sat.müslüman osmanlıyı yoket,milyar dolarlarını altın klozet yapmakta kullan,islamı katlet kadınları 5. sınıf yap......
elbette şimdi acısını çekecekler.
yeni ortadoğu kurulmalı bizde aklımızı kullanıp orda hakettiğimiz yerimizi almalıyız.
kürtler bile daha akıllı...
tezkere geçseydi ırak ta daha mı az insan ölecekti?
biz daha mı çok şehit verecektik?
pkk yaşıyor olacak mıydı?
musul kerkük kimin olacaktı?

hem sonra biz niye kendimizi paralıyoruz ki.? suudilerin son model gıcır gıcır silahları var...onlar düşünsün kardeşlerini....

lionking
25-07-2006, 13:20
İsrail 2 pilotun öldüğünü doğruladı


25.07.2006 01:21


-Kudüs - İsrail ordusu, ülkenin kuzeyinde, Güney Lübnan sınırı yakınlarında bir Apaçi helikopterinin düştüğünü ve kazada 2 pilotun öldüğünü doğruladı

http://haber.mynet.com/detail_news/?type=flash&date=25Temmuz2006&no=N22179&from=home&ref=mynetHome

nihat_ozkara1
25-07-2006, 13:41
bosnada savaştık çeçenistenda savaştık azerbaycanda savaştık evet gitti şavaştık ama adamlarda bizimle bereber savaştı öldü öldürüldü adam gibi
ama ben bu araplar için kılıımı kıpırdatmam arkadaş
boşnakların lazer topları çeçenlerin hayalet uçaklarımı vardı yürekleri vardı düşmanlarına kök söktürdüler direndiler
pehhh lübnana bak israel kara saldırısı yaparsa orduyu savaşa sokacakmış yuh ulan yuh
düşünün barzani diyarbakırı bombalıyor silopiyi sırnağı işgal etmiş biz kalkıp bak ankarayı da vurursan savaşırız diyoruz komedi bu yahu denyo değilse bunlar ne yahu
önce adam gibi ölmeyi öğrensinler ( yatakta değil elinde silah siperde )sonra belki adam gibi savaşmayı sonra belki kazanmayı (çook zor da)

mcpar
25-07-2006, 13:44
25.07.2006 14:26:58 İSRAİL SAVAŞ UÇAKLARI, HİZBULLAHIN PARALARININ BULUNDUĞU LÜBNAN BANKALARINI BOMBALADI-NBC TV

hizbullah filan bahane
tüm altyapıyı çökerttiler .bankada hizbullah parası var diye bombalıyorlar kaçın bombalıycaz diyolar kaçanıda bombalıyorlar .bari iki mermi sıkında onurunuzla ölün bu ne korkaklık .Irakta millet birbirini sattı şimdi ne halde oldukları ortada ,hiçmi görmez hiçmi ders almazsınız

cakırtunga
25-07-2006, 14:15
ben bu bölgeyeda geniş şekilde ihracat yapan bir firmada çalışıyorum.hemen her hafta yabancı heyet olur.
haziran başında suudiler vardı.4 gün kaldılar.
65 yaşındaki finans sorumlusu halid ile olan diyaloğumuzu kısaca aktarayım:
islamla ilgili .- bizim suudiler en güzel ve en doğru müslümanlıklarını Osmanlı zamanında yaşamışlar.şimdi ortam hiç güzel değil.

peki dedim.Osmanlı eserlerini niye yok ediyor suudiler.balkanlardakini bile finanse ediyorsunuz.
cevap-hiç bilmiyorum.

Türkiye nasıl görünüyor gibi bir soru sordum.çok gelirlerdi eskiden turistler dedim.
-gazetelerde sürekli israil ile işbirliğiniz gündeme getiriliyor.avrupanın peşinden koştuğunuz haberleri var.

başka konulardan sonra endonezya depreminde ay-yıldızlı bayrak gördük.yerlilerin elinde.
bunun oraya o halkı hollandalıların elinden kurtarmaya giden Osmanlıarın neden olduğunu öğrendik.dedi.

final güzel oldu.artık benim yorumuma gerek yoktu.:gulen:

tent
25-07-2006, 14:37
yakında ortadoğu'da osmanlı dönemini "2. asr-ı saadet" olarak anımsamaya başlayacaklar zaten.

muhammet peygamber zamanını "asr-ı saadet" olarak tanımlarlar.

Matematikçi
25-07-2006, 14:43
İsrail Türk gemisine ateş açtı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Lübnan'da bulunan Avusturyalı vatandaşları tahliye için Beyrut Limanı'na giden İzmit Belediyesi'ne ait Akçakoca Feribotu'nun İsrail askerleri tarafından taciz ateşine tutulduğunu söyledi.

Taciz ateşi sırasında feribot ve personelin herhangi bir isabet almadığını söyledi.

Bu bizim açımızdan önemli bir haber, gelişmeleri takip etmek lazım...
Alakalı alakasız her konuda açıklama yapanlar acaba bu olay için ne diyecekler?
Malum konu İsrail olunca bir anda sesleri solukları kesiliyor...

Kuzeyli
25-07-2006, 14:44
İnsanin Nazİ Subayi Olasi Gelİyor

baron11
25-07-2006, 14:51
Arkadaşlar TSK Mayısta kuzeyırağa girmiş bakın neler yapmış.Güneydoğu bölümüne attım:D

cakırtunga
25-07-2006, 14:54
bu koşullarda Çeçenler geliyor aklıma.
Çeçenler esir aldıkları israil askerlerini analarına teslim edip ,bir daha oğlunu buralara gönderme,bir şey olursa artık bizden günah gider derlerdi herhalde.

baron11
25-07-2006, 14:58
İSRAİL'DEN TÜRK GEMİSİNE ATEŞ


İsrail, Avustralyalıları tahliye etmek için Beyrut'a giden Türk feribotuna ateş açtı. İçinde 13 Türk denizcisinin bulunduğu gemi yara almadan kurtuldu.

Konuyla ilgili açıklamayı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yaptı. Yıldırım, tahliye işlemlerinde kullanılan İzmit Belediyesinin Akçakoca Deniz Otobüsünün dün gecen Beyrut'tan Magosa'ya seferini yaparken taciz ateşi açılarak durdurulduğunu ve sabaha kadar bekletildiğini, taciz ateşinin gemiye ya da personeline isabet etmediğini bildirdi.
Yıldırım şunları söyledi:

''Ateş altındaki Lübnan'da binlerce çeşitli uyruklara sahip sivillerin salimen çıkarılması konusunda bölgenin önemli ülkesi Türkiye yine imdada yetişti. İki haftadan beri bize yoğun talepler geliyor. İsveç, Avustralya, Kanada, ABD'den... Kendi vatandaşlarımız en başta olmak üzere bu savunmasız sivil insanları ateş hattından, savaşın acımasız sonuçlarından kurtarmak için Türkiye Cumhuriyeti olarak biz gerekli insanı yardımı gecikmeden verdik. Bu bağlamda gerek Türk bayraklı gemilerimiz, gerekse KKTC'deki gemiler başta olmak üzere bölgedeki tüm gemileri harekete geçirerek, Deniz Kuvvetlerimizin İskenderun Feribotu da dahil olmak üzere görevlendirdik. Bu çalışma neticesinde Kanada, İsveç, Avustralya, Danimarka uyruklu 7 bin 194 sivili Beyrut'tan alıp Mersin'e salimen çıkarmış bulunuyoruz. Buradan ülkelerine havayoluyla gidiyorlar.''

Sıkıntılar var

''Bütün bunlara rağmen zaman zaman sıkıntılar oluyor'' diyen Yıldırım, uluslararası sular dahi olsa bölgedeki fiili durum nedeniyle gemilerin rotalarını ve hangi kurallara uyacaklarını İsrail askeri botlarının belirlediğini ve tahliyelerin onların kontrolünde yapılabildiğini ifade etti. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Burada bazı sıkıntılar yaşanıyor. Örneğin dün gece, İzmit Belediyesinin Akçakoca Deniz Otobüsü, Beyrut'tan Magosa'ya seferini yaparken İsrail askeri botları tarafından durduruldu, sabaha kadar bekletildi. Sabah yapılan diplomatik girişimler, Avustralya Büyükelçiliği, Türk Dışişleri ile Ulaştırma Bakanlığı birimlerinin katılımıyla sorun aşıldı ve gemi Magosa'ya gitti. Oradan tekrar sefer almak üzere Beyrut'a dönecek.''

Yıldırım, gemiye ateş açılıp açılmadığı sorusuna ise ''Taciz ateşi açılması söz konusu, rotasını çevirmek bakımından. Ama tekneye veya personeline herhangi bir isabet yok. 12-13 personeli var teknenin'' karşılığını verdi. Yıldırım, gemide yolcu bulunmadığını, söz konusu geminin yolcuları bugün alacağını bildirdi.

Yıldırım, ne kadar daha tahliye işleminin gerçekleştirileceği sorusunu yanıtlarken ''Sayının on binleri geçeceği tahmin ediliyor'' dedi.

Kaynak.Netbul

tent
25-07-2006, 15:58
bu koşullarda Çeçenler geliyor aklıma.
Çeçenler esir aldıkları israil askerlerini analarına teslim edip ,bir daha oğlunu buralara gönderme,bir şey olursa artık bizden günah gider derlerdi herhalde.
bunu okuyunca aklıma ismet paşa'nın bir sözü geldi: "hadi canım sende!" :D

cakırtunga
25-07-2006, 15:59
biz millet olarak gaz odalarına giden yahudiyede üzülürüz,ispanyadan kovulan yahudiyede kapımızı açarız.bugün masum arap çocuklarınada kahroluruz.
BÖYLE VİCDANLI VE SOYLU BİR MİLLETİN EVLADI OLMAKTAN,
DÜNYANIN BİR UCUNDADA OLSA, NE DİNİ ,NE IRKINI DÜŞÜNMEDEN MAZLUMUN AMANINA YETİŞEN ,ZALİMİ DUT GİBİ SİLKELEYEN ATALARIMIN TORUNU OLMAKTAN BÜYÜK GURUR DUYUYORUM.
KENDİ ŞAHSIMA MAZLUMLARA YAPILAN BU ZALİMLİK KARŞISINDA HİÇ BİR ŞEY YAPAMANIN ACİZLİĞİNDENDE UTANIYORUM.
ÖNCE ALLAH (c.c.) SONRA ŞEHİT ATALARIM AFFETSİN.

cakırtunga
25-07-2006, 16:21
bunu okuyunca aklıma ismet paşa'nın bir sözü geldi: "hadi canım sende!" :D

İsmet paşa ,araplara şu söyleminin sonunda :
200 milyon arapsınız ,petrol denizinde hiç bir gayretiniz olmadan para içinde yüzüyorsunuz.darbe olmasın diye ordu bile kurmuyorsunuz.mezhebe gelince biribirinizi yiyorsunuz.bizim yokluluklar içindeki kurtuluş savaşımızı ve günümüzdeki yokluk içindeki çeçenlerden direnişi ve savaşı öğrenin.deyip.
anlamsız anlamsız bakan araba ''hadi canım sende!'' derdi.

tent
25-07-2006, 16:24
bir iranlı şair de "men ne direm, tamburem ne çalar" demiş.:D

lionking
25-07-2006, 16:54
Suriye alarm seviyesini artırdı
25.07.2006 17:02


Kudüs - İsrail askeri istihbarat şefi General Amos Yadlin, Suriye'nin bir İsrail saldırısı kaygısıyla alarm seviyesini artırdığını söyledi.

General Amos Yadlin, durumun ''gergin'' olduğunu çünkü Şam'da alarm düzeyinin yükseltilmesinin Suriye'nin durumu yanlış değerlendirmesine neden olacağını söyledi.
General Yadlin, Suriye'nin, ürettiği askeri malzemenin Hizbullah tarafından İsrail'e saldırı düzenlemekte kullanıldığını anladığını belirtti.

baron11
25-07-2006, 17:40
Armed Forces Journal'de Ortadoğu Planları hakkında bir makale yayınlandı... Tamamını okumadım ama yan tarafta bir harita var... Bugünü ve hedeflenen geleceği gösteren iki harita var... Sağ taraftaki haritada nexti tıklayıp sonra haritanın üstüne basarsanız, planların ne olduğunu görürsünüz...

http://www.armedforcesjournal.com/2006/06/1833899

Amerikan Muhiplerine ithaf olunur...

Bu mesaj sn.misilak'ın ABD'nin büyük ortadoğu projesine gönderdiği 140 nolu mesaj bu mesaja iyi bakın arkadaşlar.Ben pazar günü de sizi uyardım mesaj gönderirken lütfen biraz dikkat edelim,bende bu dikkate dahilim.Belki bu topraklarda bizler şuan için güvende yaşıyor olabiliriz,ama çocuklarımız yaşayabileceklermi?Akşam sizlere birkaç resim göndermeye karar verdim bakalım yüreğiniz kaldırabilecekmi.

baron11
25-07-2006, 20:12
http://img524.imageshack.us/img524/7500/childsouthng0.jpg

Bu vahşetin yüzünü birazcık gösterir,bu yavruya kimse Lübnanda doğmak istermisin diye sormadı.Benim senin çocuklarımızın ne kadar yaşama hakkı varsa onunda vardı.Kaldıki bu yavrunun cezayi ehliyeti bile yok.Bu size birşey anlatmazsa birkaç tane daha gönderirim parçalanmış kopmuş kimse bana birşey savunmasın bunun haklı birşeyi olamaz.

iktisatçııı
25-07-2006, 21:03
http://img524.imageshack.us/img524/7500/childsouthng0.jpg

Bu vahşetin yüzünü birazcık gösterir,bu yavruya kimse Lübnanda doğmak istermisin diye sormadı.Benim senin çocuklarımızın ne kadar yaşama hakkı varsa onunda vardı.Kaldıki bu yavrunun cezayi ehliyeti bile yok.Bu size birşey anlatmazsa birkaç tane daha gönderirim parçalanmış kopmuş kimse bana birşey savunmasın bunun haklı birşeyi olamaz.

Evet sayın Baron insanlık tarihi bunun gibi belkide milyonlarca olaylar acılara şahit olmuştur. Gelişen teknoloji, imkanlar olanaklar çoğaldıkça biz bu görüntüleri hem görüyor hem görmüyoruz. Görüyoruz ki boşluk içinde bir sahne gibi, görmüyoruz ki giden insanlık duygularımızı. Şimdi dünyanın göz önünde açıkça büyük bir katliam yaşanıyor bu katliamı uygulayan devletin dini inacı gereği yaptığını açıklaması bile göz ardı ediliyor umursanmıyor(İsrail Hahamlar birliğinin savaş içindeki bölgelerde kadın ve çocukların öldürülmesi inancın bir gereğidir fetvası) Düşünüyorumda İsrail Filistine saldırdığında aklıma ilk gelen eyvah endeks düşecek düşüncesi olmuştu, sonra Lübnana saldırınca tüh zararı nasıl kapatacam diye kara kara düşünmeye başladım. Sanırım bir çok insan benim gibi asıl üzüntüleri başka konulardan oluşuyordu. Zaten öyle olmasa bugün orada bu gibi yüzlerce görüntüler oluşmasına müsade etmezdi insanoğlu... Geçenlerde vicdanımla karşılaştım evet gerçekten karşılaştım çünki sözde üzüldüğümü sanıyordum ama aslında kendi kayıplarıma üzüldüğümü vicdanım bir rüya vesilesiyle gösterdi bana. Rüyama girmeyeceğim ama şunu belirteyim o ateşin içinde olan biz, ailemiz, sevdiğiklerimiz olsaydı bu kadar rahat olabilirmiydik... Orada acıların içinde biz olsaydık o pencereden buralara nasıl bakardık. Gece başımı yastığıma koyarken rahat uyuku çekemiyorum artık. İnşallah rabim bu vahşeti son bulduracak gücü ehli olanlara verir...

lionking
25-07-2006, 21:33
İSRAİL ORDUSU, HİZBULLAH'IN KALESİ BİNT CBEL'E GİRDİ
İsrail, Hizbullah'ın kalesinde

İsrail birliklerinin bu akşam saatlerinde, Lübnan'ın güneyindeki Bint Cbel'e girdiği bildirildi.


--------------------------------------------------------------------------------

Lübnan'daki geçici barış gücü sözcüsü, Hizbullah'ın Lübnan
sınırındaki kalesi olan Bint Cbel'e ilk kez girdiğini açıkladı.

pride
25-07-2006, 21:42
http://img524.imageshack.us/img524/7500/childsouthng0.jpg

Bu vahşetin yüzünü birazcık gösterir,bu yavruya kimse Lübnanda doğmak istermisin diye sormadı.Benim senin çocuklarımızın ne kadar yaşama hakkı varsa onunda vardı.Kaldıki bu yavrunun cezayi ehliyeti bile yok.Bu size birşey anlatmazsa birkaç tane daha gönderirim parçalanmış kopmuş kimse bana birşey savunmasın bunun haklı birşeyi olamaz.

kansız ********ler almanlar aslında gelecekteki tehlikeyi görmüşler ama kimse anlamamış...:mad:

baron11
25-07-2006, 21:46
Bizimkiler işi biliyor sevgili pride 300000 kişi personel araç gereç o alana kaydı bile.

Matematikçi
25-07-2006, 21:47
Sevgili pride bu sözü avrupada söylesen heralde seni tutuklarlardı...
almanları bu şekilde övmeyi suç sayıyorlar.
:)

sadece o mu...
"ermeni soykırımı olmamıştır" diyen TTK Başkanı için çıkartılan tutuklama kararı malum...

yosun
25-07-2006, 21:56
İsrail, Avustralyalıları tahliye etmek için Beyrut'a giden Türk feribotuna ateş açtı. İçinde 13 Türk denizcisinin bulunduğu gemi yara almadan kurtuldu.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Lübnan'dan tahliye edilmesi gereken tüm Türk vatandaşlarının tahliyesinin gerçekleştirildiğini bildirdi. Yıldırım, tahliye işlemlerinde kullanılan İzmit Belediyesinin Akçakoca Deniz Otobüsünün dün gecen Beyrut'tan Magosa'ya seferini yaparken taciz ateşi açılarak durdurulduğunu ve sabaha kadar bekletildiğini, taciz ateşinin gemiye ya da personeline isabet etmediğini açıkladı.

Yıldırım, dün gece Türk tahliye gemisine ateş açıldığı bilgisinin sorulması üzerine, şunları söyledi: “İsrail-Filistin arasında yaşanan son gerginlik Lübnan'a yansıdı. Lübnan'da binlerce çeşitli uyruklara sahip sivillerin ateş altından salimen çıkarılması konusunda bölgenin önemli ülkesi Türkiye yine imdada yetişti. iki haftadan beri bize yoğun talepler geliyor. İsveç, Avustralya, Kanada, ABD'den... Kendi vatandaşlarımız en başta olmak üzere bu savunmasız sivil insanları ateş hattından, savaşın acımasız sonuçlarından kurtarmak için Türkiye Cumhuriyeti olarak biz gerekli insanı yardımı gecikmeden verdik. Bu bağlamda gerek Türk bayraklı gemilerimiz, gerekse KKTC'deki gemiler başta olmak üzere bölgedeki tüm gemileri harekete geçirerek, Deniz Kuvvetlerimizin İskenderun Feribotu da dahil olmak üzere görevlendirdik. Bu çalışma neticesinde Kanada, İsveç, Avustralya, Danimarka uyruklu 7 bin 194 sivili Beyrut'tan alıp Mersin'e salimen çıkarmış bulunuyoruz. Buradan ülkelerine havayoluyla gidiyorlar.”

Yıldırım, İsrail'in hem karadan hem de denizden Lübnan'ı abluka altına aldığını, tahliye operasyonlarında herhangi bir olay çıkmaması, gemiler ve sivillerin zarar görmemesi için ilgili ülkelerin dışişleri bakanlığı ile Türk Dışişleri Bakanlığının İsrail makamlarıyla diplomatik girişimleri koordine ettiklerini belirtti.

“ROTA VE KURALLARI İSRAİL BELİRLİYOR”

“Bütün bunlara rağmen zaman zaman sıkıntılar oluyor” diyen Yıldırım, uluslararası sular dahi olsa bölgedeki fiili durum nedeniyle gemilerin rotalarını ve hangi kurallara uyacaklarını İsrail askeri botlarının belirlediğini ve tahliyelerin onların kontrolünde yapılabildiğini ifade etti. Yıldırım, şöyle devam etti:

“Burada bazı sıkıntılar yaşanıyor. Örneğin dün gece, İzmit Belediyesinin Akçakoca Deniz Otobüsü, Beyrut'tan Magosa'ya seferini yaparken İsrail askeri botları tarafından durduruldu, sabaha kadar bekletildi. Sabah yapılan diplomatik girişimler, Avustralya Büyükelçiliği, Türk Dışişleri ile Ulaştırma Bakanlığı birimlerinin katılımıyla sorun aşıldı ve gemi Magosa'ya gitti. Oradan tekrar sefer almak üzere Beyrut'a dönecek.”

YOLCULARINI BUGÜN MERSİN'E GETİRECEK

Yıldırım, gemiye ateş açılıp açılmadığı sorusuna ise “Taciz ateşi açılması söz konusu, rotasını çevirmek bakımından. Ama tekneye veya personeline herhangi bir isabet yok. 12-13 personeli var teknenin” karşılığını verdi.
İsrail'in gemiyi durdurma konusunda resmi bir gerekçe bildirip bildirmediğine ilişkin soru üzerine Yıldırım, “Dışişleri Bakanlığı bunun nedenlerinin ne olduğu konusunda girişimleri yapıyor. Gün içerisinde bunun nedenini öğreneceğiz” dedi.

Yıldırım, gemide yolcu bulunmadığını, söz konusu geminin yolcuları bugün alacağını bildirdi. Geminin Avustralyalıları taşımak üzere tahsis edildiğini belirten Yıldırım, sabaha kadar yapılan yoğun çalışma sonucunda geminin yoluna devam ettiğini, Magosa'da yakıt ikmali ile ihtiyacını karşıladıktan sonra Beyrut'tan sivilleri alıp Mersin'e getireceğini kaydetti.

Hürriyet.com

pride
25-07-2006, 22:01
Sevgili pride bu sözü avrupada söylesen heralde seni tutuklarlardı...
almanları bu şekilde övmeyi suç sayıyorlar.
:)

sadece o mu...
"ermeni soykırımı olmamıştır" diyen TTK Başkanı için çıkartılan tutuklama kararı malum...

her turlu zulum yapılırken kimse gıkını cıkarmıyor aynen bosnada afganıstanda azerbeycanda cecenıstanda ırakta vs vs vs oldugu gibi, muslumansa vur gitsin:mad:


Almanlar en iyisini yapmıs :tamam:

pride
25-07-2006, 22:04
Bizimkiler işi biliyor sevgili pride 300000 kişi personel araç gereç o alana kaydı bile.

inşallah ama zor gibi...

tent
25-07-2006, 22:10
İsrail, Avustralyalıları tahliye etmek için Beyrut'a giden Türk feribotuna ateş açtı. İçinde 13 Türk denizcisinin bulunduğu gemi yara almadan kurtuldu.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, (..) tahliye işlemlerinde kullanılan İzmit Belediyesinin Akçakoca Deniz Otobüsünün dün gecen Beyrut'tan Magosa'ya seferini yaparken taciz ateşi açılarak durdurulduğunu ve sabaha kadar bekletildiğini, taciz ateşinin gemiye ya da personeline isabet etmediğini açıkladı.
öncelikle taciz ateşi zarar vermek amacı gütmediğindenzarar vermesi de söz konusu olmaz.

bu ateş olayı abartılıyor. sözlü ve görüntülü (ışıldak ya da flama) iletişim kurma olanağının olmadığı ya da yanıt alınamadığı durumlarda, taşıtın ön tarafına ateş edilir. bu bir uyarı ateşidir, taşıt bunu görüp durmaz ise, o zaman etkili ateş açılır. büyük olasılıkla deniz otobüsünün seyrinde görevli personel telzisle yapılan uyarıyı duymadı ya da dikkate almadı ya da bir arıza söz konusuydu. yoksa tüm dünyada askeri bir geminin mesajı alınır ve uyulur.

loyd
25-07-2006, 22:12
her turlu zulum yapılırken kimse gıkını cıkarmıyor aynen bosnada afganıstanda azerbeycanda cecenıstanda ırakta vs vs vs oldugu gibi, muslumansa vur gitsin:mad:


Almanlar en iyisini yapmıs :tamam:



bağnaz yahudiler tarih boyu yedikleri tokatların acısını masum insanlardan çıkarıyorlar üzerlerindeki lanet kıyamete kadar sürecek yine çıkacaklar filistin topraklarından ama görürüz göremeyiz orası bilinmez...

Dürüst İsrail vatandaşlarını ve dindar yahudleri tenzih ederim:tamam:

tent
25-07-2006, 22:20
şu rakamlar konusunda biraz daha dikkatli olsak fena olmaz sanırım.

gazetelerin masa başında uydurdukları bir 200.000 rakamına herkes inandı. ama kimse "oraya o kadar asker yığdıysak, geride ne kadar askerimiz kaldı?" diye sormak gelmedi.

türk silahlı kuvvetleri'nin 1.000.000 sınırını geçtiğini bile sanmıyorum. öncelikle bu kadar insanı besleyecek kaynağımız yok. kıbrıs'a 35.000 kişiyle çıktık. şu an pek çok birliğimiz "çekirdek" düzeyinde. askerlik süresi kısaldı, pek çoğu da kısa dönem ve bedelli yapıyor. bugün tsk'nın mevcudu (toplam 5 kuvvet) 500.000'i bile zor bulur.

işin bir de bu 200-300 bin kişinin oraya nasıl taşındığı, nerede, hangi koşullarda konuşlandırıldığını sorgularsak, ırak sınırına taş çatlasa 20-25 bin askerin konuşlandırıldığını söyleyebiliriz.

yosun
25-07-2006, 22:21
öncelikle taciz ateşi zarar vermek amacı gütmediğindenzarar vermesi de söz konusu olmaz.

bu ateş olayı abartılıyor. sözlü ve görüntülü (ışıldak ya da flama) iletişim kurma olanağının olmadığı ya da yanıt alınamadığı durumlarda, taşıtın ön tarafına ateş edilir. bu bir uyarı ateşidir, taşıt bunu görüp durmaz ise, o zaman etkili ateş açılır. büyük olasılıkla deniz otobüsünün seyrinde görevli personel telzisle yapılan uyarıyı duymadı ya da dikkate almadı ya da bir arıza söz konusuydu. yoksa tüm dünyada askeri bir geminin mesajı alınır ve uyulur.

Açıklamayı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Ulaştırma Bakanı sıfatıyla Binali Yıldırım yapıyor ve İsrail tarafından taciz ateşi açıldığını, geminin sabaha kadar bekletildiğini doğruluyor. Yani burada yoruma açık bir durum olmadığını düşünüyorum.

baron11
25-07-2006, 22:23
inşallah ama zor gibi...

Yok yok bizimkiler öptüler.

baron11
25-07-2006, 22:38
http://img358.imageshack.us/img358/7136/genocide5gh1.jpg

Bunlara da taciz ateşi açıldı,bunların hepsi çocukkkkk bana burda kimse bilgiçlik taslamasın bunlar çocukkkkkk:mad: :mad: :mad:

baron11
25-07-2006, 22:43
http://img332.imageshack.us/img332/8575/1987012412vz7.jpg

Buda PKK nın yaptığı bir katliyamdan bunlarda bizim çocuklarımız bunların ne farkı var ha ne farkı var bunlardan.:mad: :mad: :mad:

pride
25-07-2006, 22:44
alayı şerefsiz bunların ha pkk ha israil devleti

Matematikçi
25-07-2006, 22:56
İsrail BM gözlem noktasını vurdu
Lübnan'ın güneyindeki sınırın orta kesimlerinden Hiam'da bulunan bir BM gözlem noktası, İsrail hava akını sırasında vuruldu. Görev yapan gözlemcilerin akıbeti bilinmiyor.

Lübnan polisi, bu geceki bombardımanda, bu noktada görev yapan
gözlemcilerin akıbetiyle ilgili henüz bilgi alınamadığını açıkladı.

HİZBULLAH KOMUTANLARINDAN BİRİ ÖLDÜRÜLDÜ
Lübnan sınırını geçerek, sınırın hemen öte yakasındaki Marun El Ras köyünü ele geçiren ve bölgede operasyonlarını sürdüren İsrail askerlerinin, Marun El Ras'ın bölge komutanının da aralarında bulunduğu 5 Hizbullah militanını öldürdüğü bildirildi.

Marun El Ras'taki çatışmalarda İsrail ordusu askerlerinden 3'ünün
yaralandığı ve yaralı askerlerin, bölgeden çıkartıldığı belirtiliyor.
Güney Lübnan'da Bint Cbel köyünde de operasyonlarını sürdüren
askerlerin, İran yapımı dinleme ve istihbarat cihazlarıyla döşeli
savaş odaları buldukları, ayrıca büyük miktarda silah ve Hizbullah
militanlarının haberleşmesinde kullanılan aygıtları ele geçirdikleri belirtildi.

İsrail ordusu, iki gün boyunca Hizbullah'ın iki önemli merkezinde yaptıkları operasyonlarda, 50 dolayında silahlı Hizbullah militanının öldürüldüğünü iddia ediyor.

İsrail ordusunun Zırhlı Tugaylar Komutanı Albay Amnon Assulin, günün erken saatlerinde Jerusalem Post'a yaptığı açıklamada, Bint Cbel'in kontrolünü ele geçirdiklerini söylemiş ve ''Kasaba, tümüyle kontrolümüz altında...'' demişti. Assulin, onlarca Hizbullah gerillasının, İsrail ordusunun seçkin birliklerinden biri olan Golani askerleri, paraşütçüler ve tankların saldırısı ile öldürüldüğünü belirtmişti.

''İsrail ordusu, halen camilerden, hastanelerden ve okullardan ateş eden Hizbullah militanlarıyla karşılaşıyor. İnsanları kullanıyorlar'' diyen Assulin, ordunun, olaylarla ilgisi olmayanlara zarar vermemek için elinden geleni yaptığını da kaydetmişti. Assulin, ilk başta 48-72 saat sürmesi öngörülen Bint Cbel'deki operasyonun, bütün Hizbullah teröristleri öldürülünceye ve
Hizbullah'ın yapılanması çökertilinceye kadar süreceğini de belirtmişti.

İSRAİL'İN KUZEYİNE 104 FÜZE
Öte yandan, gün boyunca, akşam saat 21.00 itibarıyla Hizbullah'ın
İsrail'in kuzeyine 104 füze fırlattığı da belirtildi. Bu arada Celile bölgesinde Dürzi, Hıristiyan ve Müslümanların bir arada yaşadığı Kfar Mrar köyündeki bir eve isabet eden füze, 15 yaşındaki Dou'a Abbas adlı genç kızın ölmesine neden olmuş, 76 yaşındaki bir Hayfalı da siren seslerinin ardından geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Bugünkü füze saldırılarında çok sayıda İsrailli de yaralandı.

AA / ( haber7.com )

bourbon
25-07-2006, 23:11
[QUOTE=Matematikçi;1097144]İsrail BM gözlem noktasını vurdu
Lübnan'ın güneyindeki sınırın orta kesimlerinden Hiam'da bulunan bir BM gözlem noktası, İsrail hava akını sırasında vuruldu. Görev yapan gözlemcilerin akıbeti bilinmiyor.

4 kişi ölmüş dedi ntv az once.

tent
26-07-2006, 00:54
Açıklamayı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Ulaştırma Bakanı sıfatıyla Binali Yıldırım yapıyor ve İsrail tarafından taciz ateşi açıldığını, geminin sabaha kadar bekletildiğini doğruluyor. Yani burada yoruma açık bir durum olmadığını düşünüyorum.
genel uygulamayı anlattım. 4 yıllık akp hükümetine hala güveniyor olmanız, sizin sorununuz, bence.

israil gemileri neden gemimizi "taciz" etsin? (sözlük kullanmakta yarar var)
saat kaçta olduğu açıklanmamış, bu durumda "sabaha kadar" ifadesi de muğlak kalıyor.

gariban_borsacı
26-07-2006, 01:10
genel uygulamayı anlattım. 4 yıllık akp hükümetine hala güveniyor olmanız, sizin sorununuz, bence.

israil gemileri neden gemimizi "taciz" etsin? (sözlük kullanmakta yarar var)
saat kaçta olduğu açıklanmamış, bu durumda "sabaha kadar" ifadesi de muğlak kalıyor.


tacizin sebebi şudur: İsrail saldırısına Türkiye'nin arapları bile geride bırakacak bir tepki vermesi...sinirleri buna...

yeter
26-07-2006, 03:49
İsrail in tüm dünyayı takmadığının son delili.

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=34207&uniq_id=1154476431

İsrail savaş uçaklarının, Lübnan'da Birleşmiş Milletler'e (BM) ait bir gözlem noktasını bombalaması sonucu ilk belirlemelere göre 4 BM görevlisi hayatını kaybetti.

Birleşmiş Milletler (BM) ve Lübnan güvenlik kaynakları tarafından yapılan açıklamaya göre, İsrail savaş uçakları gece geç saatlerde Güney Lübnan'daki bir BM gözlem noktasını havaya uçurdu. Saldırıda ilk belirlemelere göre 4 BM görevlisi can verdi.

Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNIFIL) sözcüsü Milos Strugar, "Khiam'deki BM binası İsrail saldırısında doğrudan hedef alındı" dedi.

Strugar, UNIFIL arama kurtarma ekiplerinin olay yerine gönderildiğini ancak İsrail bombardımanı sürdüğü için enkaz altındakilere ulaşılamadığını söyledi.
İsrail'in Lübnan sınırdaki Khiam bölgesine tonlarca bomba yağdırmaya devam ettiği belirtildi.

yeter
26-07-2006, 03:54
Hitler Yahudi miydi?

http://www.milliyet.com.tr/2005/05/11/yazar/civaoglu.html

Moskova'da dünya liderlerinin katılımıyla II. Dünya Savaşı zaferi kutlandı. Bu bağlamda bir iddia:
"Nazi Almanya'sının lideri ve 6 milyon Yahudi'nin öldürülmesinden sorumlu Hitler, çeyrek kan Yahudi mi?" ABD gizli servislerini II. Dünya Savaşı'nda yaptırdıkları araştırmaya göre, Hitler'in babaannesi Maria Anna Schicklgruber Viyana'da yaşıyordu. Musevi kökenli Rothschild'lerin evinde hizmetkâr olarak çalışıyordu. Rothschild Ailesi onun hamile olduğunu anlar anlamaz, doğduğu Spiteal'deki evine geri göndermişti.

Bu durumda dönemin geleneklerine göre Maria Anna Schicklgruber, Rothschild'lerden birinden hamile kalmış ve oğlu (Hitler'in babası) Alois'in gerçek/biyolojik babası olabilir.
Dünyaya dehşet veren Adolf Hitler'in babası Alois Hitler, gayri meşru çocuk olarak doğdu. 40 yaşına kadar nesebi belirsiz yaşadı. Annesinin soyadını taşıdı. Annesinin sonradan evlendiği Johann Georg Hiedler, ölüm döşeğinde yumuşamış ve gayri meşru çocuğunu kabul etmişti ama Alois soyadı olarak Hiedler'i değil, anneannesinin soyadı olan Hitler'i almıştı. Peki Hitler'in çeyrek Yahudi kanı taşıdığı iddiasını kuvvetlendirecek başka bir işaret var mı?
Sorunun cevabı, "galiba evet..."
Babası Alois Hitler, sonraları dünyaya dehşet vererek 6 milyon Yahudi'nin ölümüne neden olacak oğlu Adolf Hitler'in vaftiz babası olarak Prinz adında Viyanalı bir Yahudi'yi seçmişti. Alois Hitler, o sıralarda Braunau'da bir gümrük memuru olarak çalışıyordu. Biyolojik babasının bir Yahudi olduğunu hissetmese ya da annesinden böyle bir izlenim almasa herhalde oğluna vaftiz babası olarak bir Yahudi'yi seçmezdi.
Gene ABD gizli servislerinin araştırmasına göre, şansölye Dollfuss, "Adolf Hitler'in çeyrek Yahudi olduğu" yolunda bazı kayıtlara belki de sahipti. Dollfuss öldürüldü. Hitler, o evrakın peşindeydi ancak erişip erişemediği belli değil.
.....................
Bu satırları "Öteki Hitler" adlı kitaptan yansıtıyorum. (Öteki Hitler-Walter C. Langer- Bir harf Yayınları. İstanbul/ Nisan 2005.)
Kitap, II. Dünya Savaşı sırasında ABD gizli servislerinin (Stratejik Hizmetler Dairesi) bir psikanaliz uzmanlar grubuna hazırlattığı rapordan sayfalarla oluşuyor. Hitler'in psikolojik yapısını, kendisinin ve tüm ailesinin yaşamını araştıran bir rapor.
Amaç, Hitler'in savaş boyunca hangi kararlar alabileceğini ve yenildiği zaman neler yapabileceğini öngörebilmek...
......................
Bu araştırma, Hitler'in yorumu için ipuçları vermekte.
Örneğin...
"Babasının Yahudi kanından gelen bir erkeğin ......olması ihtimali onun iç dünyasında büyük fırtınalar yaratmış olabilir. Yahudi kıyımının kökeninde bu tepki ve nefret aranabilir."
Babası Alois Hitler'in biyolojik babası Rothschild Ailesi'nden bir erkek değil de, sonraları dile getirildiği gibi bir değirmenci çırağı olan Johann Georg Hiedler olsa bile Adolf Hitler'in içinde "çeyrek kan Yahudilik ve babasının Rothschild'lerin ......olduğu" yolunda küçük bir kuşku bile yıllar içinde çığ gibi yığılan tepki seli oluşturabilir.
Belki de Yahudi kıyımının arkasında bu müthiş kuşku var.
Herhalde Adolf Hitler, vaftiz babasının da Viyanalı bir Yahudi olduğunu biliyordu.
......................
Hitler'in siyaset tutkusu da belki babasından geliyor olabilir. Babası Alois Hitler, gümrük memurluğundan emekli olduktan sonra köye yerleşmişti.
Ama her zaman üniformasıyla geziyor ve kendisine "sayın memur Hitler" diye hitap edilmesini istiyordu. Çevresindekilere üstünlük taslamayı seviyor ve köy meyhanesinde oturup sürekli siyaset konuşuyordu.
Babası sürekli içip, eve ulaştığında ayırım gözetmeden karısını, çocuklarını ve köpeğini dövüyordu. Bir keresinde oğlu Adolf Hitler'i öylesine dövmüştü ki, onu öldü sanmışlardı. Hitler'in şiddet tutkusunda bu çocukluk yaşamının izleri de olabilir.
Hitler'in "sağlıklı ırk" tutkusu için de geçmişinden iki iz yansıtayım.
Aile doktoru Bloch'a göre, Adolf'un ablası kesinlikle bir embesil (aptal) idi. Kız kardeşi Paula'nın da belki ileri derecede "geri zekâlı" olabileceği söyleniyordu.
.......................
Böyle arızalı bir kişiliğe karşı kazanılan zafer mi büyük... Yoksa böyle arızalı bir kişiliğe büyük güçler veren yerküre mi küçük?

g.civaoglu@milliyet.com.tr

baron11
26-07-2006, 09:08
Amerika'ya beş şart

Türkiye, Lübnan için asker isteyen ABD Dışişleri Bakanı Rice'a "Mehmetçiği ateşin ortasına atmayız" diye 5 koşul iletecek.

Dışişleri Bakanı Gül ile ABD'li meslektaşı Rice bugün Roma'daki 'Lübnan zirvesi'nde bir araya gelecek. Zirvede Güney Lübnan'a konuşlandırılması düşünülen barış gücünün yapısı görüşülecek.

ANKARA SICAK BAKIYOR
Rıce, Türkiye'den Lübnan'a asker göndermesini talep edecek. Çokuluslu bir güce katkıda bulunmaya sıcak bakan Dışişleri "Mehmetçiği ateşin ortasına atmayız" diyerek beş şartı öne sürecek.

İŞTE 5 KOŞUL
1- Güç BM kararına dayansın.
2- Ateşkesin ardından TBMM kararı.
3- Başka bir görev verilmesin.
4- Çatışma ortasına gidilmesin
5- Taraf imajı yaratılmasın.

İnternethaber

baron11
26-07-2006, 09:11
Lübnan’ı bekleyen 5 senaryo

1- İsrail, ABD baskısıyla tek taraflı çekilir
2- Diplomatik çözüm senaryosu gerçekleşir
3- Batağa saplanan İsrail, halk baskısıyla çekilir
4- İsrail Şam’ı vurunca, Suriye Lübnan’ı işgal eder
5- İsrail yeniden Güney Lübnan’ı işgal eder

Bir zamanlar Ortadoğu’nun istikrar adası olan Lübnan’ın yaşadığı trajedi, dünyanın bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Lübnan’ın geleceğiyle ilgili 5 alternatif senaryoyu analiz eden İngiliz Independent gazetesi, iç karartıcı tahminlerde bulundu. Senaryoların “en büyük kaybedeni” ise Lübnan.

Gazetenin ilk senaryosu “İsrail’in tek taraflı çekilmesi” üzerine. Buna göre, sivil ölümlerin artması ve altyapının ağır hasar görmesiyle artan uluslararası baskılar sonucu ABD, İsrail’den geri çekilmesini isteyebilir. Bu durumda roket saldırıları durabilir; fakat İsrail, Hizbullah saldırılarına açık olmaya devam eder. Zafer ilan eden Hizbullah, askerî gücünü artırabilir. Bu da İsrail’in askerî prestijine büyük darbe vurur. Gazetenin “diplomatik çözüm” senaryosuna göre İsrail “kazanılamayacak bir savaşa girdiğini kabul eder” ve BM’den de yardım ister. ABD, Avrupa ülkelerinden sınırdaki tampon bölgeye asker göndermelerini isteyebilir. Uluslararası barış gücü, Hizbullah’ın ‘silahsızlandırılmasını’ denetleyebilir; ancak örgüt bunu kabul etmez. Kaybeden ise harap edilen Lübnan olur. “Kitlesel halk ‘isyanıyla’ İsrail kapana kısılır” senaryosuna göre Tel Aviv yönetimi, kuzey sınırında bitmeyen çatışmalarla batağa saplanır. Filistinli örgütlerin füze saldırıları da devam eder. Bunun üzerine İsrail halkı, iktidara baskı yapar. Ardından 2000’deki gibi İsrail yine Güney Lübnan’dan çekilir. İran’ın da desteğiyle gerilla savaşı yürüten Hizbullah, İsrail’in çekilmesiyle daha da güçlenir. Diplomatik inisiyatif başarısız olursa bu senaryonun gerçekleşme ihtimali hiç de düşük değil.

Bir diğer alternatifte ise “İsrail’in, Suriye’ye de saldırma senaryosu” işleniyor ve Şam’ın Lübnan’ı yeniden işgal ederek İsrail’le hesaplaşma yolunu seçebileceği belirtiliyor. Bu felaket senaryosuna göre, Lübnan iyice harabeye dönerken Beyrut işlemez hale gelecek, hükümet zor durumda kalacak. İran ve Suriye’nin desteklediği Hizbullah, parlamentoda güçlenecek. Lübnan’da tam bir anarşi ve kaos hüküm sürerken İsrail saldırıları devam edecek.

Beşinci senaryoda ise “İsrail’in Güney Lübnan’ı işgali” var. Gazete bu planın 1982’deki gibi ‘tutma’ ihtimalinin düşük olduğunu dile getiriyor. Ancak işgal gerçekleşirse Lübnan halkı ve dünya, İsrail’e karşı seferber olur. İsrail çok fazla asker kaybedebilir. Kazanan, silah tüccarları ve Hizbullah olur. Ortadoğu yönetimleri de büyük prestij kaybeder.

Kaynak:Zaman

bourbon
26-07-2006, 14:11
İsrail Lübnan'da büyük kayıp verdi!

Hizbullah, İsrail'e çok ağır bir darbe vurdu. Hizbullah girellaları, Güney Lübnan'da pusuya düşürdüğü İsrail birliğinden 12 askeri öldürdü.

El Arabiya televizyonu, Bint Cbeyl köyünde bugün meydana gelen çatışmada, 12 İsrail askerinin öldüğünü aktarırken, El Cezire televizyonu ise biraz daha ihtiyatlı bir dil kullandı, en az 9 İsrail askerinin öldürüldüğünü çok sayıda da yaralı olduğunu belirtti.

Kaynaklar, İsrail tarafının da ağır kayıp verdiklerini kabul ettiğini ama açıklama yapmadığını belirtiyorlar. AFP'nin haberine göre ise bir İsrailli askeri kaynak, çarpışmalarda 9 İsrail askerinin vurulduğunu doğruladı, ama askerlerin ölüp ölmediğini belirtmedi. Haberde, İsrailli askeri yetkilinin, ''9 asker Bint Cbeyl'deki çatışmalarda vuruldu'' dediği aktarıldı.

baron11
26-07-2006, 16:17
RICE: BARIŞ GÜCÜNDE ANLAŞTIK


ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Roma konferansında, Lübnan'da barışın tesisi için BM idaresi altında bir uluslararası gücün gerekliliği konusunda anlaştıklarını açıkladı.

İtalya'nın başkenti Roma'da, Lübnan'daki saldırılarla ilgili yapılan ve 15 ülkenin katıldığı konferansın sonunda ortak basın toplantısı düzenlendi. Rice, basın toplantısında, BM idaresi altında bir uluslararası güç oluşturulması ve bu gücün, insani yardım çabalarına katkı sağlayacak, barışın sağlanmasında yardımcı olacak kapasitede ve güçte olması konusunda katılımcıların fikir birliğinde olduklarını kaydetti.

Rice, Lübnan'da şiddetin daimi bir şekilde son verilmesi gerektiğine dikkati çekti ve ateşkesin sürdürülebilir olması, eski statükoya dönülmemesi gerektiğini vurguladı. İran'ın Lübnan'daki rolünden endişe duyduklarını belirten ABD Dışişleri Bakanı Rice, Suriye'nin de bu sürecin bir parçası olması gerektiğini bildirdi.

Hizbullah silahsızlandırılmalı

BM Genel Sekreteri Kofi Annan da, Lübnan'daki çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya varılmasında, hem Suriye hem de İran'ın yer almasının önemli olduğunu belirtti. Annan, Lübnan için çokuluslu güç oluşturulması ve Hizbullahın silahsızlandırılmasını öngören BM kararlarının yürürlüğe girmesi çağrısında bulundu.

Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, Roma'daki Uluslararası Lübnan Konferansında biraz ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Sinyora, konferansın sonunda düzenlenen basın toplantısında, Lübnan'da tüm silahların yasal yönetimin elinde olması gerektiğini belirterek, acil ateşkes ve İsrail ile komşuları arasında barış süreci çağrısında bulundu.

Ortak basın toplantısının başında konuşan İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema, Roma'daki barış konferansında Lübnan'ın yeniden inşası için bir yardım konferansı toplanması konusunda anlaşmaya vardıklarını söylemişti.

Ortak deklarasyonda, ''Lübnan'a BM himayesinde uluslararası bir güç konuşlandırılmasına destek verildiği'' ifadesi yer almıştı.

İtalya'nın önerisi ve ABD'nin de desteği üzerine Roma'da düzenlenen Uluslararası Lübnan Konferansına, 15 ülke katıldı. Konferansta Türkiye'yi Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdullah Gül temsil ediyor.

Kaynak.Netbul

bourbon
26-07-2006, 21:08
İsrail vurdu, ABD sahip çıktı!

Lübnan'ın güneyinde görev yapan İrlandalı bir askerin, İsrail ordusunu, saldırılarının BM gözlemcilerinin hayatını tehlikeye soktuğu konusunda 6 kez uyardığı açıklandı.
İrlanda Dışişleri Bakanlığından bir yetkilinin yaptığı açıklamada, İrlandalı askeri yetkilinin, İsrailli askerlerle 6 kez irtibat kurduğu ve bombardımanın BM görevlilerini tehdit ettiğini söylediği belirtildi.
Lübnan'ın güneyindeki BM güçleriyle İsrail ordusu arasında irtibat yetkilisi olarak çalışan İrlandalı askerin, “Bu sorunu çözmelisiniz, yoksa birileri ölebilir” uyarısında bulunduğu kaydedildi.
İsrail uçaklarının, Güney Lübnan'da Hiyam bölgesindeki BM gözlem noktasını vurması üzerine, burada görevli Avusturyalı, Kanadalı, Finlandiyalı ve Çinli 4 BM gözlemcisi hayatını kaybetmişti.

İsrail'in BM noktasını vurmasına ABD'den destek geldi. Beyaz Saray, İsrail'in Lübnan'daki bombardımanında BM gözlem gücünün 4 görevlisinin öldürülmesiyle ilgilki olarak, "Korkunç bir şey ancak İsrail'in BM gözlem noktasını kasıtlı olarak hedef aldığını düşünmek için bir neden yok” dedi.
Beyaz Saray sözcüsü Tony Snow, gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail'de ya da Lübnan'da yaşayan, BM ya da uluslararası herhangi bir örgüt için çalışan masumların öldürülmesinin “korkunç bir şey” olduğunu söyledi. Ancak Snow, “İsrail'in BM gözlem noktasını kasıtlı olarak hedef alındığını düşünmek için bir neden olmadığını” belirtti.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan ise görünüşe göre İsrail askerlerinin gözlem noktasını kasıtlı olarak hedef aldığını söylemiş ve İsrail yönetiminden olayın soruşturulmasını istemişti.

balaban
26-07-2006, 21:30
Hala İsrail'in üzüm yemek istediğini iddia eden var mı?

lionking
26-07-2006, 21:58
Hala İsrail'in üzüm yemek istediğini iddia eden var mı?:tamam: :tamam: :tamam:


Bugün 21 Filistinli hayatını kaybetti


26.07.2006 22:03 - GAZZE (İHA) - İsrail askerleri, Gazze Şeridi'ndeki ilerleyişlerini sürdürürken, bölgeye yönelik olarak düzenlenen hava saldırıları nedeniyle siviller hayatını kaybediyor. Gün içinde İsrail askerlerince düzenlenen saldırıda 21 Filistinli hayatını kaybetti.


İsrail ordusu Gazze Şeridi'ndeki operasyonunu sürdürürken, gün içinde karadan ve havadan düzenlenen saldırılarda 21 Filistinli hayatını kaybetti. Ölenler arasında 1
bebek ile 2 çocuğun bulunduğu ifade edildi. Filistin lideri Mahmud Abbas, İsrail saldırılarının sona erdirilmesi yönündeki talebini sürekli olarak yinelerken, saldırı, Abbas'ın bu yöndeki açıklamalarından 1 gün sonra geldi. Meydana gelen son ölümlerle birlikte 5 Temmuz'dan bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler'in sayısı 137'ye yükseldi.

yeter
26-07-2006, 22:01
İsrail vurdu, ABD sahip çıktı!

Lübnan'ın güneyinde görev yapan İrlandalı bir askerin, İsrail ordusunu, saldırılarının BM gözlemcilerinin hayatını tehlikeye soktuğu konusunda 6 kez uyardığı açıklandı.
İrlanda Dışişleri Bakanlığından bir yetkilinin yaptığı açıklamada, İrlandalı askeri yetkilinin, İsrailli askerlerle 6 kez irtibat kurduğu ve bombardımanın BM görevlilerini tehdit ettiğini söylediği belirtildi.
Lübnan'ın güneyindeki BM güçleriyle İsrail ordusu arasında irtibat yetkilisi olarak çalışan İrlandalı askerin, “Bu sorunu çözmelisiniz, yoksa birileri ölebilir” uyarısında bulunduğu kaydedildi.
İsrail uçaklarının, Güney Lübnan'da Hiyam bölgesindeki BM gözlem noktasını vurması üzerine, burada görevli Avusturyalı, Kanadalı, Finlandiyalı ve Çinli 4 BM gözlemcisi hayatını kaybetmişti.

İsrail'in BM noktasını vurmasına ABD'den destek geldi. Beyaz Saray, İsrail'in Lübnan'daki bombardımanında BM gözlem gücünün 4 görevlisinin öldürülmesiyle ilgilki olarak, "Korkunç bir şey ancak İsrail'in BM gözlem noktasını kasıtlı olarak hedef aldığını düşünmek için bir neden yok” dedi.
Beyaz Saray sözcüsü Tony Snow, gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail'de ya da Lübnan'da yaşayan, BM ya da uluslararası herhangi bir örgüt için çalışan masumların öldürülmesinin “korkunç bir şey” olduğunu söyledi. Ancak Snow, “İsrail'in BM gözlem noktasını kasıtlı olarak hedef alındığını düşünmek için bir neden olmadığını” belirtti.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan ise görünüşe göre İsrail askerlerinin gözlem noktasını kasıtlı olarak hedef aldığını söylemiş ve İsrail yönetiminden olayın soruşturulmasını istemişti.

İsrail in etrafı Araplarla değil de hristiyan ilerici batılılar ile çevrili olsaydı boyun eğilmediği sürece İsrail in aynı şekilde saldırılarda bulunacaktı. Boyun eğmek ise topraklarını İsrail e teslim etmektir. Araplar birlik olamıyor, gelişmeye teknolojiye, çağdaşlığa açık değiller, yöneticileri birer kukla yada diktatör.. Peki çağdaş ilerici demokratik Avusturya, Kanada, Finlandiya ülkelerinin vatandaşlarını da vuruyor İsrail. Hem de yapılan uyarılara rağmen. Sonuç ne.. Hiçbirinden tık yok. Hiçbiri bir araya gelemiyor. Hiçbiri gücünü gösteremiyor. Hepsi sinmiş. Çünkü tüm dünya siyonizmin esiri olmuş.

balaban
26-07-2006, 22:09
http://ezat.id.au/aggressionagainstlebanon.pps

Sn.enginar, başka bir topiğe (BOP) göndermiş ve vahşet demiş.

tent
26-07-2006, 22:17
Hala İsrail'in üzüm yemek istediğini iddia eden var mı?
ben.:)
kütüğüyle birlikte yemek istiyor.:D

Matematikçi
26-07-2006, 22:28
İsrail'i kızdıran karikatür
Norveç'te yayınlanan Dagbladet gazetesi, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'i Nazi subayı gibi gösteren bir karikatür yayınlayınca Yahudi dernekleri ve İsrail Büyükelçiliği, bunun ifade özgürlüğü olmadığını belirterek tepki gösterdi.

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1919688.jpg

Danimarka'da yayınlanan Jyllands-Posten gazetesinde Hazreti Muhammed'i (s.a.v) bombalı bir terörist gibi gösteren karikatürlerinin yarattığı kriz yeni aşılmışken, bu kez de bir başka İskandinav ülkesi olan Norveç karikatür krizinin eşiğine geldi. Oslo merkezli Dagbladet gazetesi, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'i Nazi subayı olarak gösteren bir karikatür yayınladı.

SCHINDLER'İN LİSTESİ'NDEKİ SUBAYA BENZETİLDİ
Karikatürde Olmert, ünlü yönetmen Steven Spielberg'ün 1993 yılında yönettiği "Schindler'in Listesi" filminde Polonya'daki Plaszow toplama kampının başında olan SS Yarbayı Amon Goeth'e benzetildi.

Nazi kasabı Amon Goeth
Filmin bir sahnesinde kampın içindeki villasının balkonuna çıkan Goeth, eline aldığı keskin nişancı tüfeği ile kamptaki Yahudiler'e rasgele ateş açıyordu. Norveç'te yayınlanan karikatürde de Goeth'in yerine geçen Olmert aynı şekilde Filistinliler'e ateş ediyor şekliyor gösterildi.
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1919741.jpg

Norveçli ünlü siyasi karikatürist Finn Graf tarafından çizilen söz konusu karikatür, 10 Temmuz 2006 tarihinde Dagbladet gazetesinde yayınlanınca çok büyük bir tartışma başlattı.

YAHUDİ DERNEKLERİ AYAKLANDI
İlk olarak Norveç'teki Yahudi dernekleri karikatüre tepki gösterdi. Norveç İsrail Anti Semitizm Karşıtı Merkez, Norveç halkından, Norveç Adalet Bakanlığı'na birer mektup göndererek karikatürleri protesto etmesini istedi.

Amerika Los Angeles'da bulunan Simon Wiesenthal Merkezi de Washington'daki Norveç Büyükelçisi Knut Vollebaek'e bir protesto mektubu gönderdi.

Son olarak İsrail'in Oslo Büyükelçisi Miryam Shomrat, Norveç Basın Konseyi'ni gönderdiği mektupta karikatürleri "kabul edilemez" bulduğunu söyledi.

İsrail'in Filistinliler'e yaptığının, Naziler'in kendilerine yaptıklarıyla karşılaştırılamayacağını belirten Shomrat, 6 milyon Yahudi'nin sistematik bir biçimde öldürülmesi ise İsrail'in kendini savunma hakkını kullanması arasında fark olduğunu ifade etti.

"İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SORUMLULUK BİLİNCİ İÇİNDE KULLANILMALI"
Shomrat mektubunda, "İsrailliler'i ve/veya Yahudiler'i Naziler gibi gösteren siyasi karikatürlere hoşgörü gösterilmemesi gerektiğine inanıyorum" dedi.

İfade özgürlüğüne inandığını ve Norveç'te bu tür özgürlüklerin sınırlarının bir hayli geniş olduğunu bildiğini belirten Shomrat, ancak bu tür hakların "sorumluluk duygusu ile" birlikte kullanılması gerektiğini ifade etti.

Hürriyet

Matematikçi
27-07-2006, 08:45
BM, İsrail'i kınayamadı
BM Güvenlik Konseyi, İsrail ordusunun Lübnan'da bir gözlem noktasını vurarak 4 sivili öldürmesini kınayamadı. Kınama bildirisi ABD'nin muhalefetine takıldı.

BM Güvenlik Konseyi, İsrail tarafından önceki gün Lübnan'da bir BM gözlem noktasına düzenlenen ve dört gözlemcinin ölümüne yol açan saldırıyı kınayan bir bildiri üzerinde ABD'nin muhalefeti nedeniyle anlaşamadı. BM Güvenlik Konseyi'nin bu ayki dönem başkanı daimi üye Fransa'nın Büyükelçisi Jean-Marc de La Sabliere, Konsey'in bugün yeniden toplanarak, bu konu üzerinde bir uzlaşma sağlamaya çalışacağını söyledi. Konsey'in 5 daimi, 10 geçici üyesinin ''oybirliğiyle BM barışı koruma personelinin güvenliğinin BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluğunda bulunduğunu söyleyeceğini'' belirten Fransız büyükelçi, ancak Konsey'in önceki gün meydana gelen olayı değerlendirme şekli üzerinde bir uzlaşma sağlayamadığını kaydetti.

BM'de görevli diplomatlar, Çin tarafından önerilen başkanlık bildirisi metninin dün gün boyunca süren müzakerelerde, Washington'un ısrarıyla en az üç kez yumuşatılması amacıyla değişikliğe uğradığını belirttiler. Konsey'in 15 üyesinin oybirliğiyle kabul etmesi gereken başkanlık bildirisinin karar tasarısı gibi zorlayıcı bir özelliği bulunmuyor. Zorlu müzakerelere konu olan başkanlık bildirisi metninin basına dağıtılan son halinde, Güney Lübnan'daki BM noktasına saldırı doğrudan kınanmazken, ''BM personeline karşı girişilen her türlü kasıtlı saldırı kınanıyor ve bu çeşit hiçbir saldırının kabul edilmeyeceğinin altı çiziliyor.'' Metnin üzerinde uzlaşma sağlanamayan son halinde, saldırı, ''İsrail silahlı kuvvetlerinin bir BM görev noktasına ateş açmasının Konsey'de şaşkınlık ve üzüntü yarattığı'' şeklinde ifade ediliyor.

Diplomatlar, ABD'nin, olayın ardındaki gerçeğin İsrail makamlarınca aydınlatılması amacıyla bir soruşturma başlatılması için ısrarlı olduklarını belirttiler. Amerikalı diplomatlar, dün gece geç saatlere kadar süren müzakerelerin sonunda bir açıklama yapmadılar. Bildiri metnini sunan Çin'in BM nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Wang Guangya, ülkesinin, BM görev noktasına İsrail tarafından girişilen saldırıyı kınadığını belirterek, ''Olup biteni sadece kınamakla yetinmemeliyiz, aynı zamanda geleceğe bakmalı ve böyle bir olayın tekrarlanmamasını sağlamalıyız'' dedi. Fransız Büyükelçi de La Sabliere de ülkesinin saldırıyı kınadığını belirtti. İsrail uçaklarının önceki akşam, Güney Lübnan'da Hiyam bölgesindeki BM gözlem noktasını vurması üzerine, burada görevli Avusturyalı, Kanadalı, Finlandiyalı ve Çinli 4 BM gözlemcisi yaşamını yitirmişti.

İRAN TASARISI
Öte yandan, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Almanya'nın dün yaptığı oturumda, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmaya zorlayan bir karar tasarısı üzerinde de anlaşma sağlanamadı. Çin, ABD, Fransa, İngiltere ve Rusya'nın oluşturduğu beş daimi üye ile Almanya'nın büyükelçileri salı günü üzerinde anlaştıkları karar tasarısı metnini dün Konsey'de oya sunmayı planlıyorlardı. Ancak, tasarı oylamaya sunulmadan üye ülkeler başkentlerine danışmak istediklerini belirttiler. İran ile ilgili karar tasarısı üzerindeki müzakerelerin bugün yapılması bekleniyor.

AA

patates22
27-07-2006, 12:19
BM, İsrail'i kınayamadı
BM Güvenlik Konseyi, İsrail ordusunun Lübnan'da bir gözlem noktasını vurarak 4 sivili öldürmesini kınayamadı. Kınama bildirisi ABD'nin muhalefetine takıldı.
AA

Adı üstünde işte, birLEŞmiş milletler. BM artık çürümüş ve kokuşmuş bir halde. Sadece ABD ve G8 ülkelerinin menfaatlerini korumaya yarayan bir kurum. Aynı 2.Dünya Savaşı öncesindeki Milletler Cemiyeti gibi emperyalist ve sömürgeci.

baron11
27-07-2006, 12:55
İsrail Bint-i Cubeyl'den çekildi

Farsnews Haber ajansının verdiği bilgiye göre İsrail zırhlı birlikleriyle Hizbullah"a bağlı İslami Direniş güçleri arasında bugün Marun er-Ras ve Binti Cubeyl bölgesinde yaşanan çatışmalarda 30 İsrail askeri öldürüldü, 70 asker de yaralandı.


Üst düzey bir Hizbullah komutanının Farsnwes haber Ajansı muhabirine verdiği bilgiye göre bugün sabah Bint-i Cubeyl bölgesine gelen bir İsrail keşif birliği, Hizbullah güçleri tarafından muhasara edilerek öldürüldü.

Öğleden sonraki çatışmaların Marun er-Ras bölgesinde devam ettiğini belirten Farsnews Haber Ajansı, İsrail askerlerinin işgal ettikleri bölgelerin gerisine çekildiklerini açıkladı.

İsrail ordu kaynakları ölen İsrail askeri sayısını 8, yaralı sayısını 22 olarak açıklarken Fransız Haber Ajansı öldürülenlerden üçünün subay olduğunu belirterek ölen subaylar arasında 51. Özel Piyade Tugayı'nın 2. komutanının da bulunduğunu açıkladı.

İsrail ordusu da yaşanan çatışmaların şiddetinden dolayı öldürülen tüm askerlerinin cesetlerini alamadığını ifade etti.

Kaynak:Saafonline

baron11
27-07-2006, 13:00
İsrail'in Türk askeri inadı

İsrail, daha uzun süre Beyrut'ta operasyona devam edeceğini deklare ederken, bölgeye 'Barış Gücü' askeri istiyor. Acil bir şekilde Beyrut'a 30 bin civarında asker isteyen İsrail, bu rakamın yüzde 50'sinden fazlasının da Türk askeri olması konusunda diretiyor. İsrail başbakanı Olmert, bu konuda ABD Dışişleri Bakanı Rice'tan destek istedi.

Kaynak.İnternethaber

baron11
27-07-2006, 14:25
İsrail kabinesinden sürpriz

İsrail kabinesi Lübnan operasyonun genişletilmesi talebini reddetti.

balaban
27-07-2006, 14:29
Israil Kabinesinde Cogunlugun
Hizbullah'a Yonelik Hava Saldirilarinin Yogunlastirilmasindan Yana
Oldugu Bildirildi.
Israil Askeri Radyosu, Tel Aviv'de Toplanan Kabinenin Kara
Harekatinin Genisletilmesi Planlarini Ise Reddettigini Duyurdu.
Kapali Kapilar Ardinda Yapilan Toplantidan Sonra Aciklama
Yapilmadi.

-aa-

tent
27-07-2006, 14:36
Israil Kabinesinde Cogunlugun Hizbullah'a Yonelik Hava Saldirilarinin Yogunlastirilmasindan Yana Oldugu Bildirildi.

Israil Askeri Radyosu, Tel Aviv'de Toplanan Kabinenin Kara Harekatinin Genisletilmesi Planlarini Ise Reddettigini Duyurdu.
ilk günden 9 kişi kaybedince tırstılar tabi... tepeden bombaları sallamak daha kolay...

balaban
27-07-2006, 14:59
Israil Guvenlik Kabinesi, Yeni Yedek
Askerler Icin Seferberlik Ilan Edilmesine Yesil Isik Yakti.
Yapilan Resmi Aciklamada, ''genelkurmay Baskanliginin Tavsiyesi
Uzerine, Kabine, Askeri Potansiyeli Ve Kapasiteyi Guclendirmek Ve
Lubnan Cephesinde Hizbullah'a Karsi Gelebilmek Amaciyla Yedekleri
Seferber Etmeyi Kararlastirmistir'' Denildi.
Aciklamada, Silah Altina Alinacak Yedeklerin Sayisi Hakkinda Bilgi
Verilmedi.

-aa-

baron11
27-07-2006, 16:34
Lübnan-Bosna farkı


Ortaçağ vahşetini anlatan savaş filmlerini izliyoruz.

Sonra durup bir an düşünüyoruz:

-İnsanlık ne haldeymiş?

Zaman ilerledikçe belli kurallar oluşmaya başlıyor. Artık eskisi kadar vahşete müsamaha gösterilmiyor. Gelişmeye bir isim konuyor: Uygarlık!

Savaşın dışında bir yaşam başlıyor.

İnsan hakları kavramı ortaya çıkıyor.

Sosyal devlet, hukuk devleti…

İnsanlık “insanlığı” öğreniyor!

İnançları yüzünden insanların parçalandığı yılların üstünden 2000 yıl geçiyor.
Dönüp bakıyoruz ki; insanlık bir arpa boyu bile yol almamış. Aynı vahşet noktasında duruyoruz.

Sadece teknolojiye bağlı olarak aynı anda birden çok insanı öldürme kapasitesi artmış, o kadar. Barbarlık insan damarlarında bütün acımasızlığıyla akmaya devam ediyor.

En büyük şaşkınlığı Avrupa’nın göbeğinde yaşamıştık. Bosnalı Müslümanlar “uygarlığın ortasında” mezbaha düzeniyle öldürülüyorlardı. 12 ve 13 Temmuz 1995’te yaşanan Srebrenica katliamı, bu vahşet ruhunun taçlanmış örneğini oluşturuyordu.

Bosna’da Hollandalı Barış Gücü askerleri silahları alınmış Boşnakları Sırp birliklerine gönüllü olarak teslim ettiler. Sırplar da 12-77 yaş arasındaki bütün erkekleri alıp götürdüler ve öldürüp büyük toplu mezarlara gömdüler.

Bugün ise Lübnan’da aynı şeyler oluyor. Sadece teknik düzey farkı var.

İnsani değerlerin oluşturucusu ve savunucusu Batı izliyor, İsrail ateş çemberi içine aldığı Lübnan’ın Müslüman mahallelerini vuruyor.

Ortaya yine toplu mezarlar çıkıyor.

Bosna’da mezarları katiller gizli olarak kazıyorlardı, Lübnan da ise kurbanlar kendi mezarlarını kendileri kazıyorlar.

Dünya canlı yayınlarlarla izliyor!

Yazar.Nazım ALPMAN
İnternethaber

M.Işılak
27-07-2006, 16:51
İsrail Bint-i Cubeyl'den çekildi

Farsnews Haber ajansının verdiği bilgiye göre İsrail zırhlı birlikleriyle Hizbullah"a bağlı İslami Direniş güçleri arasında bugün Marun er-Ras ve Binti Cubeyl bölgesinde yaşanan çatışmalarda 30 İsrail askeri öldürüldü, 70 asker de yaralandı.


Kaynak:Saafonline

Savaşmayı öğrendiler sonunda galiba... Daha önce İsrail'in bu denli büyük bir askeri kayıp verdiğini hatırlamıyorum...

Eta_Aquarus
27-07-2006, 17:55
Savaşmayı öğrendiler sonunda galiba... Daha önce İsrail'in bu denli büyük bir askeri kayıp verdiğini hatırlamıyorum...
Dün TV 5 te bir Lüblan'lı akademisyen bölgede Hizbullah'ın ve İran 'ın hızla prestijinin arttığını söyledi.. Tek savaşan güç onlar olunca ..Lüblan ordusu ise bir hayalet gibi..Türkiye'nin neden bölgede istenmediğini çıkartabiliriz...Türkiye'nin burada olması...Öncelikle eski İngiliz ajan Lawrens'in 1917 de söylediği bir lafın değilenmesi..anlamına geliyor..
Lawrens diyor ki..[Cemal Kutay'ın 'Lawrence'e Karşı Kuşçubaşı Eşref'kitabında galiba] ;Türklerin bu kuşağını Arabistan bölgesinden bir kere attıktan sonra bir daha kuşaklar boyunca Türkler bu kadar güneye inemez...
Tabii İsrail'in bunu bilmesi çok normal..Acıklı olan..Şu an da Türkiye'de kimin bildiği?! Ya da Farkında olduğu..Belki Adana Çimento 'nun hissederları farkındadır...Kim bilir?!
Bu arada 21.27 lerde ...gece Aya bakın bir TÜRK BAYRAĞI GÖREBİLİRSİNİZ...Kuşçubaşı Eşref'in Teşkilat-ı Mahsusa nın bu büyük ajanı için bir Fatiha okursanız....Ya da....Bu mübarek gecede..Belkide; 1.Dünya savaşında kanal cephesinde şehid düşen binlerce ASKERİMİZ için

pardon
27-07-2006, 21:42
televizyonlar canlı yayında yerle bir olmuş şehirler;patlayan bombalar;ölü çocukların fotoğrafları...koca koca adamlar,siyasetçiler konuşuyor,konuşuyor,konuşuyor:laf,laf,laf,laf,laf. .....insanlar ölmeye devam ediyor,ölü sayıları artıyor,kan artıyor,kin artıyor nefret artıyor.ortadoğu yanıyor;yangın büyüyor;dünya tepkisiz,birgün bu ateşin kendilerinide yakacağından habersiz rahat.regayip kandili,müslümanlar için önemi büyük israil bombalamaya islam alemi izlemeye devam ediyor;israil cayır cayır yakıyor insanları kimyasallarla dünya da tık yok.bm kınama mesajı dahi yayınlayamıyor,abd vetosu heryerde çılgın bush ve tetikçisi israil vurmaya devam ediyor;her ölüm kağıt üstünde istatistiki bir değerden başka anlam ifade etmiyor;milyonlarca insan göçediyor sessizlik büyüyor,karanlık artıyor,umutlar tükeniyor,insanlık acımasızca tükenişini sessizce izliyor....hızla tükeniyoruz,bir yerlerim acıyor her fotoğrafa baktığımda,yaşama sevincim azalıyor,kin ve nefret duygularım artıyor,artık izlediğim yahudi propagandası filmlerde acımıyorum yahudilere;pianisti izlerken almanlar keşke daha fazlasını öldürselerdi diyorum,yahudilere acımıyorum artık suç kimde acaba?suç kimde?

tent
28-07-2006, 08:39
Güneri CIVAOĞLU

Veda mektubu (http://www.milliyet.com.tr/2006/07/28/yazar/civaoglu.html)

"- O, roketler için yazılımı kolayca bulabileceğiniz ama çamaşır makineniz bozulduğunda 1 hafta tamiri için beklediğiniz tek ülke..."

baron11
28-07-2006, 11:38
Türk komutanın İsraillileri kızdıran cevabı!

İsrail botlarının tacizine uğrayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne ait Akçakoca feribotu Mersin'e geldi. Şok iddialarda bulunan feribot başmühendisi Semih Soylu, İsrail hücumbotlarının tacizinden hükümetin zamanında girişimiyle kazasız kurtulduklarını belirtti.
Soylu “Bizim gibi TCG İskenderun Gemisi de taciz edildi. Konuşmaları telsizden duydum. O geminin komutanı 'Ben emirlerimi sizden değil Türkiye Cumhuriyeti'nden, amirlerimden alırım’ cevabını verdi. Bizim göğsümüzü kabartan bu konuşmaya İsrailliler çok kızdı'' dedi. Dün öğlen saatlerinde Mersin Limanı’na yolcusuz giriş yapan feribotun başmühendisi Soylu “Biz 1050 deniz mili mesafeden insanlığa yardım eli uzatmak için gittik. Ancak gördük ki, insanlığa yardımda uluslararası kuralların dışında İsrail’in bir ablukası mevcut'' diye konuştu. Soylu şunları söyledi: "Bizim hadisemizden önce Deniz Kuvvetlerimiz'in bir savaş gemisine aynı iddialarda bulunduğunu telsizden duydum. Ona 'Şu noktada, bu şekilde gitmeniz lazım’ diyerek İngilizce seslendi. O geminin komutanı bizim göğsümüzü kabarttı. İsrailli askerler buna çok kızdı. Hatta telsizden savaş gemimizin üstüne gittiler. O gemi İskenderun gemisiydi. Bizim sinyallerimizden, telsizden bir yolcu gemisi olduğumuz açıktır. Topumuz, tüfeğimiz yok. Bunun yaşanmamasını dilerdik."

milliyet

yeter
28-07-2006, 22:31
İsrail son sürat vahşete öldürmeye devam ederken birilerinin derdi İsrailde yok olan üzümbağları. Herhalde bu onlar için herşeyden çok daha önemli. Bir ara topicde vardı, bir medyanın siyonizmden yana tavır aldığı nasıl anlaşılır diye. O aklıma geldi şimdi.. . :(

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/4827701.asp?m=1

Hizbullah roketleri İsrail şarabını vurdu

İSRAİL’in Lübnan’a saldırısından sonra İsrail’e roketle karşılık veren Hizbullah, ülkenin Lübnan sınırındaki şarap üretme hayallerini de vurdu. Dalton Şarapçılık Yöneticisi Moshe Haviv, 100 bin dolarlık kayıplarının olduğunu belirterek, çatışmaların devam etmesi durumunda bu yılki bütün üzüm hasadının da yok olabileceğini söyledi. Ağustos sonlarında yapılması planlanan hasattan önce de üzüm bağlarına bakım yapılması gerekiyordu. Fakat çalışanların çoğu ya orduya çağrıldı ya da roketlerin korkusundan güneye gitmek zorunda kaldı. Şu anda Hizbullah füzelerinin çoğu üzüm bağlarının üzerinde uçuşuyor. Bir Katyusha roketi Dalton üzüm bağlarına isabet etti ve 900 şişe şarap üretebilecek kapasitedeki alan yandı. Haviv, "New York ve Chicago’da şaraplarımız en iyi restoranlara satılıyor. Elimde 18 bin şişelik sipariş var. Avrupa için konteynır değiştirmem gerekiyor ancak Hayfa Limanı kapalı" dedi.

yeter
28-07-2006, 22:42
İsrail hahamlar şurasından şok fetva


SAAF-Batı Şeria"da bulunan İsrail hahamlar şûrası, Tevrat"ın savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülebileceğini söylediğini iddia ederek İsrail ordusundan Filistin ve Lübnan"da sivillere yönelik saldırılarını arttırmasını istedi.

İylaf haber sitesi, genel olarak Arap dünyası özelde de Lübnan halkı için şaşırtıcı olmayan bu fetva ile Hahamlar Şurası"nın İsrail ordusundan Filistin ve Lübnan"daki sivillere yönelik askeri saldırılarını daha da arttırmasını istediğini bildirdi.

Söz konusu Hahamlar Şurasının konuyla ilgili yazılı fetvasının İsrail"de yayın yapan yedi televizyon kanalından da yayınlandığı belirtiliyor.

Hahamlar Şurası"nın söz konusu fetvasında “Tevrat, savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülmesini caiz görmektedir, Gazze"de ve Lübnan"da kadınlara ve çocuklara acıyanlar, İsrail"deki kadınlara ve çocuklara vahşi bir gözle bakıyor demektir” ifadesine yer verildi.

Fetvayı hazırlayan komisyon, Lübnan ve Filistin vatandaşlarını düşmanın taraftarı olarak niteleyerek İsrail kabinesinden Tevrat"ın hükmüne göre hareket ederek buralardaki sivillere saldırmasını istedi.

Kaynak.İnternethaber

Bunların bu durumda Hitler e saygı duyması gerekiyor. O da demekki Tevrat ın kurallarına göre davranmış oluyor.
Zaten o da çeyrek yahudi imiş. (Güneri Cıvaoğlu nun yazysından). İnsanlık bunların yanına bile yaklaşamamış.

baron11
29-07-2006, 11:40
Leş kargaları

Yeni bir Ortadoğu’nun zamanının geldiğini söyleyen Rice: "Aşırı güçlerin her istediklerinde roketlerle masumları esir alabildiği eski duruma geri dönemeyiz" diyor.

O anda ve şu mübarek kandil gecesinde;

‘’Ya sizin, roketlerinizle esir aldığınız ve katlettiğiniz milletlerin durumu ne olacak?’’ diyen milyonlarca ölünün sessiz çığlığı yükseliyor mudur acaba semaya?

Sıranın kendilerine ne zaman geleceğini bekleyen milyonlarca insanın isyan çığlığı da takip ediyor mudur acaba ölülerin sessiz çığlığını?

Şu uçsuz bucaksız semada, ölülerle dirilerin yakarışları karışıyor mudur birbirine?

Rice’ın efendisi Bush, bölgedeki barışın sahte değil sürdürülebilir olmasını istediğini söylerken, bölge ülkelerinin tamamen Amerikan güdümüne girmesinden, yani mutlak teslimiyetinden söz ettiğini bilmiyor mu sanki bütün dünya?..

Şimdi de tutmuşlar bizim çocuklarımızı istiyorlar Lübnan’a...

Adını da koymuşlar: Barış gücü...

Söyleyenlere bakın hele!

Neyin barışı? Kimin barışı?

Biz, o barışı Bosna’da gördük, Afganistan’da gördük, Irak’ta gördük...

İsrail, BM binasını vuracak kadar gözü kara iken; Hizbullah, ‘’İsrail yok olacak.’’ diyecek kadar her şeyi göze almışken, biz nereye gönderiyoruz çocuklarımızı?

Bizim askerimizin oraya gitmesi, çocuklarımızın Hizbullah’ın önüne yem olarak atılması değildir de nedir?

O Hizbullah ki zayıflamak yerine -İsrail ve Amerikan mezaliminden beslenerek- güçleniyor.

İsrailli asker ve politikacılar, Hizbullah’ın ateş gücü ve profesyonel taktikleri karşısında düştükleri zor durumu saklayamıyorlar. Ortadoğu uzmanları da İsrail’in, -Lübnan’ın içlerine doğru ilerledikçe- Hizbullah tarafından iyice kapana kıstırılacağına kesin gözüyle bakıyorlar.

Aynı uzmanlar, Hizbullah’ın son altı yılda olağan üstü gelişmiş ve farkedilmesi neredeyse imkansız tüneller, sığınaklar ve mayınlı yollar oluşturduklarını vurgulayarak; operasyonlarını evlerden yürüten, çok iyi bir savaş eğitiminden geçmiş ve organize olmuş sivil görünümlü gerillaların ne zaman, nereden çıkacağını kestirebilmenin mümkün olmadığını da söylüyorlar.

Hizbullah’ın İsrail’e ve varlığını tehdit eden her güce karşı gözünü kırpmadan yolladığı intihar timleri de cabası...

İsrail, Roma’daki toplantı esnasında BM binasını vurarak bütün dünyaya gayet net ve açık bir mesaj verdi. Bu mesajdan sonra, İsrail’in -ya da ABD’nin- dillendirdiği bir ‘’barış gücü’’ masalına inanmak kargaları bile güldürür herhalde.

Dış güçlerin müdahalesini yıllardır reddeden İsrail’in Başbakanı Olmert’in, Türkiye’den, Mısır’dan ve Ürdün’den asker istemesini ilginç bir gelişme olarak görenlere de şaşıyorum doğrusu...

Nesi ilginç ki bunun?.. Baktılar pabuç pahalı, Müslümanı Müslümana kırdırarak ilerlemenin kendileri için en emniyetli yol olduğuna karar verdiler; bu kadar basit.

Türkiye’nin, yeniden şekillenen Ortadoğu’da, Irak'ta 1 Mart tezkeresi nedeniyle kaybettiği fırsatı -Lübnan vesilesiyle- ikinci kez yakaladığını ve ne yapıp edip ABD’nin, -yani İsrail'in- yanında yer alması gerektiğini söyleyecek kadar vicdan yoksunlarına ise ‘’leş kargası’’ ndan daha uygun bir sıfat bulunur mu bilemiyorum.

Dilek YARAŞ
dilek@internethaber.com

baron11
29-07-2006, 11:53
VİCDANLARA SIĞMAYAN KATLİYAM


http://img140.imageshack.us/img140/9246/israilfuzezf5.jpg

http://img140.imageshack.us/img140/5589/israilfuze1ma8.jpg

http://img140.imageshack.us/img140/2885/israilfuze2qp7.jpg

İsrailli çocukların, "Lübnan'lı, Filistin'li, Arap, Müslüman, Hıristiyan çocuklar, ÖLÜN" diyerek imzaladığı füzelerin düştüğü yerlerde bakın kimler katledildi..


http://img140.imageshack.us/img140/2024/israilfuze3pb8.jpg

http://img145.imageshack.us/img145/5374/israilfuze4wi5.jpg

http://img145.imageshack.us/img145/5483/israilfuze5jn3.jpg

http://img208.imageshack.us/img208/1303/israilfuze6ad7.jpg

baron11
29-07-2006, 11:58
ABD'li danışman asker için geliyor

Fransa'nın başkenti Paris'te temaslarını sürdüren ABD Dışişleri Bakanı Danışmanı Philip Zelikow'un Türkiye'ye gelerek Lübnan'a gönderilmesi muhtemel bir uluslararası güç için Türk yetkililerle görüşeceği öğrenildi.

ABD Dışişleri Bakanı Danışmanı Philip Zelikow, Lübnan'a gönderilmesi muhtemel bir uluslararası güç için Türkiye'ye gelecek.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tom Casey, ABD Dışişleri Bakanı Danışmanı Philip Zelikow'un iki gün önce Brüksel'de NATO ve AB yetkileri ile Lübnan'a gönderilmesi muhtemel bir uluslararası güç için temaslarda bulunduğunu söyledi.

Zelikow'un dün de Paris'e geçerek Fransız yetkililerle bir araya geldiğini belirten Casey, ABD Dışişleri Danışmanı'nın daha sonra da Türkiye'ye geçerek Türk yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştireceğini ifade etti.

Lübnan'daki kriz ve bölgeye gönderilmesi muhtemelen uluslararası güç konusunda ABD'nin çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Casey, Zelikow'un Brüksel, Paris ve Ankara temaslarının bu çabaların bir göstergesi olduğunu belirtti.

Bu çabaların ileriye doğru gittiğini belirten Casey, uluslararası güç konusunda ciddi bir ilgi olduğunu savunurken, "Önümüzdeki birkaç gün içinde daha çok şey göreceğinize inanıyorum" dedi.

ANKA

baron11
29-07-2006, 12:06
Hizbullah'ı BBC'den öğrenmek


Birkaç gün önceydi. Bir tatil yöresindeydik.

Hava sıcaktı, boğucuydu.

Dışarıda dolanmaktansa klimalı bir ortamda televizyon izleyip dünyadaki sıcak gelişmelerden haberdar olmayı seçtik.

Çünkü popüler gazetelerimizin Irak Savaşı'nın her safhası üzerine fikir döktüren politika yorumcuları gariptir ki, Lübnan ve Filistin'de olup bitenler hakkında yazmaktan kaçınıyor, mümkünse lafı dolandırıyordu.

Son günlerde pek televizyon izleyememiştik. Acaba en iyi çözüm haber kanallarını izlemek olabilir miydi?

Birkaç kişinin daha bulunduğu bir ortamda kumandayı kaptığım gibi başladım kanal kanal dolaşmaya...

Dakikalar geçti; yarım saat oldu, derken bir saat.

Lübnan'la ilgili dişe dokunur tek bir haber program çıkmadı karşımıza.

Ne o? Yoksa dünyanın herhangi bir yerinde bir çatışma çıksa, bir çocuk ölse, bir kadın yaralansa futbol-turizm-yatçılık-müzik programlarına ara verip bu haberi ekrana getiren kanallarımız gözlerini Lübnan'dan kaçırmayı mı tercih ediyordu?

***

Tatminsizlik ve öfkeyle kumandadaki tuşlara hızlı hızlı dokunurken BBC World çıktı karşımıza...

Seyrettiğimiz programda Lübnanlı bir kadın gazeteciyle söyleşi yapan BBC muhabiri "bir terör örgütü olarak Hizbullah hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusunu yöneltince gazeteci önce gülüp sonra "bilmem farkında mısınız ama Lübnan kabinesinde iki bakanı bulunan, Lübnan parlamentosunda hatırı sayılır bir milletvekili grubu oluşturan bir örgütten söz ediyorsunuz" deyince birlikte televizyon seyrettiğim tanıdıklar "haydi be, palavra atmıyordur bu kadın, değil mi?" nidalarıyla oturdukları yerde dikilip bana baktılar.

"Ne var ki bunda? Mesela bildiğim kadarıyla enerji bakanı Hizbullah'tan" deyince iyice dağıldılar.

Sonra durumu anladım.

Hepsi aklı başında, dünya görmüş, yüksek öğrenimli ve itibarlı işlerde çalışan gençlerdi.

Bizim medyanın etkisiyle Hizbullah'ı sıradan bir milis örgütü, hatta Güney Lübnan'a yerleşmiş "mülteciler" sanıyorlardı, zaten bölgenin yakın tarihini bilmiyorlardı ama ABD'deki "evsizler"in hallerini; Cannes sahillerini mesken tutmuş yeni Rusların görgüsüzlüklerini; Japon ekonomisindeki durgunluğun kaynaklarını sular seller gibi biliyorlardı.

Şimdi kafalarındaki Hizbullah imajı bir anda yerle yeksan oluvermişti!

***

Hayat işte!

Bizim politika yazarlarının "bu savaşta bir yanda İsrail var, öte tarafta devlet yok, Lübnan yok, Hizbullah var" diye yazdıkları gün sen kalk BBC'den Hizbullah'ın, Lübnan devletinin resmi bir parçası olduğunu öğren!..

Gerçek şu ki konu Orta Doğu'ya gelince çoğumuzun zihni, üzerine çiziktirilmiş bir takım klişeler hariç boş bir kağıdı andırıyor.

Dünyanın bu bölgesi hakkında hepimizde hani neredeyse kurgulanmış ve hatta seçilmiş bir cehalet ve yumurta kapıya dayanıncaya kadar hüküm süren bir kayıtsızlık var.

Biliyorum, eğlenceden başka hiçbir şeyden "haber"i olmayan TV kanalları, haberi gitgide "soft"laştıran haber kanalları ve derinliksiz popüler gazeteler dünyasından başka nasıl bir tablo çıkabilir ki, diyeceksiniz...

Doğru ama o kadar mı? O kadar basit mi? Hayır.

İtiraf edelim ki, bu seçilmiş körlük, bu kaypak kayıtsızlık aslında geçmişi uzun yıllara dayanan yarı-resmi bir toplumsal-siyasal politikanın ürünüdür.

Mesela Orta Doğu'da yanıp yıkılan hayatları ve savaşın acılarını konu ederken bile araya mutlaka Arapları aşağılayan cümleler sokuşturan köşe yazıları görüp bir tuhaf oluyorsunuz ya, onlar da aynı politikanın bir parçasıdır.

O politikanın üzerinde ayrıca durmak gerek.

HAŞMET BABAOĞLU - VATAN

baron11
29-07-2006, 12:14
Başbakan CNN'de "dikkatli" konuştu!


Başbakan Erdoğan Türkiye'de kameraların önüne geçtiği her seferde İsrail'e büyük eleştiriler yaptıktan sonra "bu savaşı başlatan İsrail'dir çünkü önce 7 cocuğu onlar şehit ettiler" şeklindeki İsrail'i suçlayıcı tarzda konuştuğu bilinen bir durumdu. Fakat Başbakan Erdoğan Cnn'de katıldığı bir programda spikerin "suçlu kim" sorusuna "şimdi suçlu aramamak gerek suçluyu tarih belirleyecektir" diyerek Türkiye'de yaptığı konuşmaların tam tersi cevap verdi. Başbakan Erdoğan'ın CNN'e çıkmadan önce bir grup gazeteciyle yaptığı görüşmede gazetecilere " merak etmeyin dikkatli konuşacağım" demesi de Verilen beyanatler açısından ilginç bir durum.
CNN’de Larry King’in sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, Ortadoğu krizinde suçlu aramamak gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Suçlu ararsak çözümsüzlüğe ilerleriz. Şimdi yapmamız gereken ateşkesi sağlamaktır ve barış sürecini nasıl başlatacağımıza bakmaktır" dedi.

DÜNYANIN öncü haber televizyonu CNN’de ’Larry King Show’a katılan Başbakan Tayyip Erdoğan Ortadoğu krizi konusunda, "Şu anda suçlu arama durumunda değiliz. Şimdi yapmamız gereken ateşkesi sağlamaktır" dedi.

Önceden yapılan çekimlerde Başbakan Erdoğan, Ortadoğu’dan, Türkiye-ABD ilişkilerine varıncaya kadar bir dizi konuda görüşlerini açıkladı ve Larry King’in sorularını cevapladı.

ATEŞKESTEN SONRA BARIŞ GÜCÜ

Erdoğan, Türkiye’nin ancak ateşkes sağlandıktan sonra Lübnan’da oluşturulması planlanan istikrar gücüne katılabileceğini söyleyerek, şöyle konuştu:

"ABD, Türkiye’yi bu yönde sorumluluk almaya davet etti. Mevcut duruma bakarsak elbette bu görevi yerine getirmemiz gerektiğini hissediyoruz. Mevcut şartlarda orantısız bir güç kullanımına tanık oluyoruz. İnanıyoruz ki, bir istikrar gücünün varlığı çok önemli olacak. Ancak Türkiye ateşkes sağlandıktan sonra böyle bir güce katkıda bulunabilir."

ÇÖZÜMSÜZLÜĞE GİDER

King’in Ortadoğu’daki krizde kimin sorumlu olduğu yönündeki sorusuna ise Erdoğan şu cevabı verdi:

"Şunu çok açık, net ifade etmeliyim ki, şu anda suçlu arama durumunda değiliz, çünkü suçlayacak birisini ararsak bu süreci daha da tehlikeye sokarız ve daha duygusallaşırız. Şimdi yapmamız gereken ateşkesi sağlamaktır ve barış sürecini nasıl başlatacağımıza bakmaktır. Bardağın dolu tarafını görmeliyiz. Suçlu ararsak çözümsüzlüğe doğru ilerleriz. Kimin haklı kimin yanlış olduğu, kimin suçlanması gerektiğine tarih karar verecektir. Bunu tarihe bırakmalıyız."

TERÖRİZM BELASI

Erdoğan, Türkiye’nin kısa bir süre içinde PKK terörüne 15 şehit verdiğine dikkat çekerek, terörizmin uluslararası bir bela olduğunu ve her yerde savaşılması gerektiğini söyledi. Başbakan, terörün dini, dili, ulusu, coğrafyası olmadığını, her yerde ortaya çıkabildiğini ve Türkiye’nin, uluslararası terörizmle mücadelede bütün platformlarda yer aldığını hatırlattı. Erdoğan, PKK’nın Kuzey Irak’ta kampları bulunduğunu ve konuyla ilgili hem ABD, hem de Irak’taki hükümetle temasta olduklarını vurguladı.

Uluslararası yayına girmedi

TÜRKİYE saati ile dün sabaha karşı 04.25’te CNN ekranlarına gelen programda Larry King, defalarca "Türkiye Başbakanı Erdoğan konuğum olacak" diye duyuru yaptı. Ancak daha sonra King, programının süresi azaldığı gerekçesiyle CNN’in tüm dünyada izlenen uluslararası yayınlarından Erdoğan’ın röportajını çıkardı. Erdoğan milyonlarca seyirciye ulaşan CNN’in uluslararası yayınında değil, sadece ABD’de yayınlanan yerel yayınlarında ekrana çıktı.

Hürriyet

yeter
29-07-2006, 13:54
Osmanlı dağıldıktan sonra Ortadoğu da İngiltere nin Fransa nın güdümünde kukla krallıklar kuruldu. Ancak zamanla bu yönetimlerden Suriye, Mısır, Irak, Libya, İran, Cezayir gerek askeri gerek halk isyanları ile bu sömürge devletlerine karşı ayaklandılar ve kendi içlerinden gelen ve en azından kendi halkının çıkarlarını ön planda tutan yönetimler iş başına geldi.

Kısaca bakacak olursak Libya da Kral Faruk u Albay Kaddafi askeri darbe ile devirdi. İran da 1910 lu yıllarda İngilizlerin devirdiği Türk Kaçar aşiretinin yerine Acem şahları getirildi. Son dönemde tam bir ABD bağımlısı olan bu rejim yine halk ayaklanması ile yıkıldı. Suriye de yine İngilizler kendi kuklaları olan Haşimileri başa geçirmek isterken halk ayaklanması ile bu planları suya düştü ve yönetim sömürgecilerin karşıtı Araplara geçti. Irak ta yine İngiliz bir kadın subay ın kurduğu devlet yine askeri darbe ile Irak BAAS partisine geçti. Mısır da yine Kral yerine Abdülnasır yönetimi ele geçirip Sovyet Rusya ya yakınlaşmıştır. Ancak daha sonra Enver Sedat yüzünü tekrar ABD ye dönmüştür. Ve diğeri Saddam bir dönem batının çıkarına hizmet ediyordu. Ne zaman durum değişti. Batı Saddam ı bir kalemde sildi.

Şimdi yukarda bahsetmiş olduğum ülkeler zamanla batıya, sömürgecilere karşı isyan edip onların kukla rejimlerini ülkelerinden kovmuş ülkeler.
Ve bunların içinden bir tek Mısır 180 derece geri dönüş yaptı. Bunun dışında olan ülkeler yani sömürgecileri kovan Libya Suriye İran Irak hepsi batının gözünde terörist diktatör ülkeler. Tüm Ortadoğu da demokrasi olmadığı bir gerçek. Kimisi de şeraitle yönetiliyor. Ama neden bir diktatörlükle yönetilen ve İngiliz – ABD nin kukla görevini üstlenen ve zamanında bu ülkelerin verdiği icazetle saltanat koltuğunda oturan ve oturmaya devam eden Suudi Krallığına, Ürdün Krallığına bir şey demez sömürgeci batı? Nerede batıya isyan eden bir ülke var,hemen kılıf hazırdır. Terörist, bölücü, terörü teşvik edenler, dünya barışı ğiçin tehdit edenler. Batının kuklalığını yaptıktan sonra gerisi ne olursa olsun. Ve bizim medyada olaylara batı gözü ile bakıyor ve haberleri bu şekilde vermeye çalışıyor. Hizbullah ı Güneydoğu da faili meçhullerle gündeme gelen Hizbullah ile aynı kefeye koyuyor.


Özet: Sömürgeci Batının yanında olmayan tüm Ortadoğu ülkeleri Batının gözünde teröristtir.

bourbon
29-07-2006, 15:52
barış gücü için nabız yokluyor




ABD yönetimi Lübnan'a konuşlandırılması düşünülen uluslararası barış gücü konusunda Ankara ile görüşmelere başladı.

Washington yönetimi, Lübnan'a yerleştirilmesi planlanan barış gücü konusunda Ankara'nın kapısını resmen çaldı. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın danışmanlarından Phil Zelikow Ankara'ya sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Zelikow, dün akşam Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ali Tuygan ile bir araya geldi.

ABD'li diplomatik kaynaklar, Tuygan ve Zelikow'un, Lübnan'a uluslararası istikrar gücü yerleştirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunduğunu belirtti. Zelikow'un, büyükelçi Tuygan'dan Türk tarafının bu konuya ilişkin görüşünü aldığı ifade edildi.

Zelikow'un, büyükelçi Tuygan ile görüşmesinin ardından Ankara'dan ayrıldığını da belirten kaynaklar, ABD'nin, bölgedeki gelişmelere ilişkin olarak müttefikleriyle görüşmeler yaptığına işaret etti. Phil Zelikow, Ankara'ya gelmeden önce de Brüksel'de NATO ve Avrupa Birliği yetkilileriyle bir araya gelmişti.

bourbon
29-07-2006, 15:53
İsrail operasyonu 18. gününde... 462 ölü




İsrail'in Hizbullah operasyonu 18'inci gününe girerken, ölen Lübnanlıların sayısı 462'ye yükseldi. Bugün tekrar Ortadoğu'ya gidecek olan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, çözüm için tarafları 'kabul edilebilir bir BM Güvenlik Konseyi kararı' üzerinde uzlaştırmaya çalışacak.

Rice, İsrail ve Lübnan liderleriyle yeniden biraraya gelerek kalıcı ateşkes için çabalayacak.

Zira ABD, önümüzdeki hafta BM Güvenlik Konseyi'ne 'kabul edilebilir' bir plan sunmayı hedefliyor.

Bush - Blair görüşmesi

Dün Beyaz Saray'da İngiltere Başbakanı Tony Blair ile biraraya gelen ABD Başkanı George W. Bush, Rice'ın yeniden bölgeye gideceğini belirtti. Bugünkü ziyaret, Rice'ın bölgeye bir hafta içinde ikinci ziyareti olacak.

Bush-Blair görüşmesinden çıkan en önemli sonuç, uluslararası gücün Lübnan-İsrail sınırına konuşlandırılması yönündeki güçlü ifade oldu.

BM toplanıyor, Türkiye davetli

Birleşmiş Milletler de bu konuda adım attı. Önümüzdeki pazartesi günü New York'ta, hala Lübnan'da bulunan Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde askeri olan ülkelerle, Avrupa Birliği üyesi 25 ülkenin temsilcilerinin katılacağı bir toplantı düzenlenecek.

Büyükelçiler düzeyinde yapılacak toplantıya Türkiye de davetli. Türkiye'nin adı, böyle bir güce liderlik yapabilecek ülkeler arasında geçiyor.

Bu arada ABD Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Phil Zelikow, istikrar gücüyle ilgili görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye'ye gelecek.

Bölgeden sıcak gelişmeler

Siviller yine hedef alındı
* Güney Lübnan'ın boşaltılmasını isteyen İsrail, bir yandan da bölgeden kaçan sivilleri hedef alıyor. Son olarak ülkenin güneyinden konvoy halinde kaçan siviller top ateşine tutuldu. Saldırıda üç kişi yaralandı, bir araç hasar gördü.

Konvoyun, Güney Lübnan'daki Remiş köyündeki çatışmalardan kaçan siviller, gazeteciler ve bir yardım ekibinden oluştuğu açıklandı.

Hizbullah'tan yeni tip füze
* Hizbullah militanları dün akşam İsrail topraklarına ilk defa Hayber-1 tipi füze fırlattı. Roketler Hayfa'nın güneyindeki Afula kentine düştü. İsrail-Lübnan sınırına 50 kilometre uzaklıktaki Afula daha önce de roketlerin hedefi olmuştu, ancak İsrailli yetkililer bugünkü roket saldırısının en güneydeki uca yapıldığını belirtti.

İsrail televizyonu, Hizbullah'ın ilk kez kullandığı yeni füzenin 100 kilogramlık patlayıcı taşıdığını bildirdi.

Ateşkes çağrısı cevapsız kaldı
* İsrail ve Hizbullah, BM İnsani Yardım Şefi Jan Egeland'ın yardımların yerine ulaştırılabilmesi için yaptığı üç günlük ateşkes çağrısına yanıt vermedi.

Hizbullah: "İsrail ölü sayısını şişiriyor"
* İsrail ordusu, 'Hizbullah'ın kalesi' konumundaki Bint Cbeyl kasabası çevresinde 26 Hizbullah militanının öldürüldüğünü açıkladı. Hizbullah, İsrail'i, örgütün moralini bozmak amacıyla, ölen Hizbullah savaşçılarının sayısını şişirmekle suçluyor ve çatışmalarda şimdiye dek toplam 31 Hizbullah savaşçısının öldüğünü bildiriyor.

ABD'de Yahudi kuruluşuna saldırı
* ABD'nin Seattle kentindeki 'Daha Büyük Seattle Yahudi Federasyonu' adlı Yahudi kuruluşuna silahlı saldırı düzenlendi. Olayda bir kişi öldü, beş kişi yaralandı. Söz konusu kuruluş, geçtiğimiz hafta İsrail'e destek amacıyla gösteri düzenlemişti.

İsrail, 12 temmuzda 2 askerinin Hizbullah militanları tarafından kaçırılmasının ardından Lübnan topraklarına girmişti. Operasyonun başından bu yana, Lübnan'da yaklaşık 750 bin kişi evsiz kaldı. Lübnan ve BM insani krizle ilgili endişelerini dile getiriyor.

bourbon
29-07-2006, 15:53
BM sonunda harekete geçti




İsrail operasyonu konusunda gerekli tepkiyi vermemekle eleştirilen BM, geç de olsa harekete geçti. Genel Sekreter Kofi Annan, Lübnan'a konuşlandırılması düşünülen uluslararası güce asker katkısı yapmak isteyen ülkeleri hafta başında toplantıya çağırdı.

"Liderler ve sivillere yardımcı olmak için gerçekten harekete geçmenin zamanı geldi." BM Genel Sekreteri Kofi Annan bu sözlerle Lübnan'a konuşlandırılması düşünülen uluslararası güce katkı yapmak isteyen ülkeleri pazaresi günü toplantıya çağırdı.

Annan, bazı ülke liderleriyle asker konusunu görüştüğünü, gelecek hafta bu konuların ele alınmasıyla ileriye doğru adım atmaya başlanabileceğini söyledi.

İsrail saldırıları sivillleri vuruyor

BM'den bir diğer çağrı da İsrail'e geldi. Örgütün Acil Yardım Koordinatörü Jan Egeland ateşkes istedi.

Egeland, "Savaşta yanlış olan birşeyler var, silahlı insandan çok çocuklar ölüyor. Bunun durması lazım. Taraflarla tekrar konuşacağım. Yaralıları, çocukları, yaşlıları ve engellileri bölgeden çıkarmak için en az 72 saat ateşkes olmalı" dedi.

Bu arada İsrail saldırısı sonucu Lübnan sınırında 4 BM gözlemcisinin yaşamını yitirmesinin ardından Güney Lübnan'da görev yapan BM'ye bağlı bir grup asker bölgeden geri çekildi.

bourbon
29-07-2006, 15:54
Taksim’de ‘İsrail’i durdurun’ eylemi

Çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinden oluşan grup, DİSK'in "Dünyanın bütün barışçıları birleşin, İsrail'i durdurun" kampanyası kapsamında Taksim'den Dolmabahçe'ye meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi.

DİSK'in 3 gündür, "Filistin ve Lübnan halkıyla dayanışma" amacıyla Taksim Gezi Parkı'nda sürdürdüğü oturma eyleminin sona ermesinin ardından meşaleli yürüyüş düzenlendi.

Taksim Gezi Parkı'ndan Dolmabahçe'ye kadar yapılan yürüyüşe, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, SHP, EMEP, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Lambda İstanbul'un da aralarında bulunduğu çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından yaklaşık 2 bin kişi katıldı.

"İsrail'i Durdurun" yazılı dövizler taşıyan gruptakiler, yürüyüş boyunca "Katil ABD Ortadoğu'dan defol", "Filistin halkı yalnız değildir", "Lübnan halkı yalnız değildir", "ABD-İsrail halka hesapverecek" ve "Yankee go home" şeklinde sloganlar attı.

Dolmabahçe sahilinde toplanan grup adına açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Çelebi, "İsrail ve arkasındaki güç olan ABD'nin Ortadoğu'da yaptığı zulümlere Türkiye barışçılarının sessiz kalmayacağını" belirterek, 3 gündür DİSK öncülüğünde gerçekleştirilen eylemin amacının, devam eden savaşa "dur" demek olduğunu kaydetti.

Çelebi, "Bu savaş dünya barışına saldırıdır. Onun için dünya barışçıları bir araya gelerek bunu durdurmalıdır" dedi.

Beyaz güvercinlerin uçurulduğu eylemde, Çelebi'nin yanı sıra aralarında birer İsrail, Filistin ve Lübnanlı'nın da bulunduğu bazı kişiler, içlerinde değişik dillerde barış mesajları yazılı şişeleri denize bıraktı.

Çevik Kuvvet ekiplerinin geniş güvenlik önlemi aldığı yürüyüşün ardından gruptakiler slogan atarak dağıldı.

MAÇTA PANKART

Bu arada Efes World Cup-5 turnuvası maçında A Milli Basketbol Takımı Lübnan'la karşılaştı. İsrail'in Lübnan'a saldırısını kınayan Özgürlük ve Demokrasi Partisi'li bir grup sahaya girip Filistin bayrağı ve üzerinde 'İsrail vahşetine son' yazılı pankart açtı. Eylemciler polis tarafından gözaltına alındı.

bourbon
29-07-2006, 15:57
İsrail ve ABD istihbaratı, Hizbullah lideri Nasrallah´ın İran´ın Beyrut Büyükelçiliği´nde saklanıyor olabileceğini ileri sürdü.


--------------------------------------------------------------------------------


Büyükelçiliği'ne hava saldırısında bulunabileceği açıklandı.

ABD ve İsrail istihbaratı, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'ta bir yabancı misyonda saklanıyor olabileceğini bildirdi.

Washington Times Gazetesi'nin haberine göre, İsrail ordusu ve istihbarat birimleri, Şeyh Hasan Nasrallah'ı kovalamayı sürdürürken, ABD'li yetkililer, kendi istihbarat raporlarına göre Nasrallah'ın, ''Beyrut'ta bir büyükelçilikte olduğunu düşündüklerini'', İsrail istihbaratı ise Hizbullah liderinin İran Büyükelçiliği'nde saklandığı spekülasyonunda bulunuyor.

ABD'li yetkililer, eğer doğrulanırsa, İsrail'in İran Büyükelçiliği'ne hava saldırısında bulunabileceğini, bunun da çatışmaları genişleteceği uyarısında bulunuyorlar. Kuveyt'te yayımlanan El Siyasa Gazetesi ise, Şeyh Nasrallah'ın Şam'da olabileceğini belirterek, AP Ajansı'nın, Hizbullah liderinin önceki gün Suriyeli korumalar eşliğinde başkent Şam'da bir istihbarat aracının içinde görüldüğünü bildirdiğini yazdı. Nasrallah'ın, geleneksel din adamı gibi değil, sivil giysilerle dolaştığı kaydedildi.

Kuveyt gazetesi, Suriye hükümet kaynaklarına dayanarak, İranlı ulusal güvenlik yetkilisi Ali Laricani'nin Şam'da olduğunu ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ve Şeyh Nasralah ile görüşeceğini ileri sürdü.

Beyrut'taki Hizbullah yetkilileri ise, Nasrallah'ın Suriye'ye gidip gitmediğini bilmediklerini söylediler. ABD'li istihbarat yetkilileri de, Hizbullah liderinin Suriye'de olup olmadığını bilmediklerini, ancak Lübnan ve Şam'ın birbirine yakın olmalarından ötürü yolculuğun kolay olduğunu kaydettiler.



. | Yazdır

ally_mcbeal
29-07-2006, 16:17
BM nin harekete geçmesi size birşey ifade ediyor mu? Harekete geçse napacak? olsa olsa ortaya çıkan yıkıntılar sonrasında insani yardımı organize ederler; saldırılara önleyici güç olmak anlamında bir inisiyatif oluşturamazlar.

BM nin fasa fiso olduğu ABD nin Irak savaşında yeterince belli oldu diye düşünüyorum.

baron11
29-07-2006, 18:45
Türk yardımı sahrayı hayata bağladı

Türkiye'den Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Bafra adlı gemiyle Beyrut limanına getirilen 7 ton hemodiyaliz malzemesi ve ilaçlar öncelikle durumu acil olan 40 diyaliz hastası çocuğa verilecek. Lübnan'daki Böbrek Hastası Çocuklar Derneği'nin yardım talebi üzerine getirilen malzemelerin hastaları 2 ay idare edebileceği belirtiliyor. Getirilen bu malzemelerden faydalanmayı ümit eden hastalardan biri de 3 yaşından beri böbrek hastası olan Sahra Saud. Sahra, 7 yıldır giderek artan hastalığı yüzünden artık yürüyemiyor. Annesi, yaşıtları okula giderken Sahra'nın evde kaldığını belirtiyor. Sadece akşamları annesinden kendisini evin içinde gezdirmesini isteyen Sahra, haftada 3 kez diyaliz makinesine girmek zorunda. "Çok üzülüyorum. Bir elektrik tekerlekli sandalyesi olsa." diyen annesi, dünyadaki yardımseverlerden Lübnanlı çocuklar ve kızı Sahra için yardım talebinde bulunuyor. Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi İrfan Acar da hemodiyaliz malzemesi ve ilaçların Türk Diyaliz Derneği ve Türk Böbrek Vakfı tarafından Lübnan'a gönderildiğini söyledi. Acar, "Bu malzemeler bugün getirilmeseydi, böbrek hastası yaklaşık 40 çocuk yarından itibaren ölebilirdi." dedi. Malzemelerinin nakledildiği Beyrut'taki Hotel Dieu De France Hastanesi doktoru da, yardımlardan ötürü Türk halkına ve yetkililerine teşekkür etti.

Okullara sığınan Lübnanlılar, eğitimin başlamasıyla evsiz kalacak

İsrail'in saldırılarından dolayı evlerini terk etmek zorunda kalan Lübnan vatandaşları, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Şu ana kadar 650 bin kişi terk ederken, okullara yerleştirilen vatandaşlar, şu an durumları iyi olsa da 1 ay sonra okulların açılmasıyla birlikte ne yapacaklarını düşünüyorlar. Beyrut'ta Ömer Faruk İlköğretim Okulu'nda kalan 11 kişilik Hamed ailesinin, Lübnan'ın güneyindeki Shahbiye'deki evleri İsrail bombardımanında vurulmuş. Çocukları ve torunlarıyla okulun sınıfını paylaşan ve yazı tahtasının önünde yatan 106 yaşındaki Ahmed Hamed, 9 gündür okulda kaldıklarını belirtiyor. Hamed, "Allah'a şükür şimdi burada konaklıyoruz ama 1 ay sonra okullar açılacak. O zaman nereye gideceğiz bilmiyorum. Bizim gibi yüzlerce evini terk etmiş insan var, şu anda en büyük problemlerden biri bu." diyor.

baron11
29-07-2006, 19:23
Türk diplomatlar tuhaf etkinlikte!

http://www.8sutun.com/node/17835

Türkiye'den göçen Yahudilerin İsrail'de kurduğu Arkadaş Derneği, geçtğimiz hafta bir "Türk GÜnü" düzenledi. Derneğin merkezinde 1000 kişilik katılımla gerçekleşen etkinliğe katılanlar, Lübnan ve Filistin'e karşı savaşan cephedeki İsrail askerleri için yardım topladı. En garibiyse, etkiliğine Türkiye'nin İsrail'deki üst düzey diplomatik temsilcilerinin de katılması oldu!

İSRAİL'DE TÜRK GÜNÜ!

İsrail'deki Türkiye Kökenlilerin kurduğu Arkadaş Derneği 22 Temmuz 2006 günü, bir "Türk Günü" tertip etti. Derneğin internet sitesindeki (www.arkadas.org.il) forumda, dernek sözcüsü Leyla Ağlamaz tarafından bildirildiğine göre "Cephedeki askerler yararına düzenlenen" "Açık Türk Günü"ne yaklaşık 1,000 kişi katıldı.

Ağlamaz'ın aktardığaına göre "Bahçede hazırlanan tezgahlarda Bat-Yam'daki Bizim Dönercinin döneri, Yehudun meşhur dondurmacısı Portofo, Dernek hakkında enformasyon ve üye yazma köşesi, Türkiyeli hanımların elleriyle hazırladıkları yiyecek ve tatlıları bulmak mümkündü."

ŞEREF KONUKLARI TÜRK DİPLOMATLAR

Ancak, cephede Lübnan ve Filistin'e karşı savaş İsrailli askerler yararına düzenlendiği ilan edilen "Açık Türk Günü"nün tartışma yaratacak yönü, etkiliğin şeref konuklarıydı. Ağlamaz'ın bildirdiğine göre etkinliğin "Şeref Konukları, Türkiyenin Kudüs Baş Konsolosu Büyükelçi Dr.Ercan Özer ve eşi, Tel-Aviv Büyükelçi Müsteşarı Mehmet Kemal Bozağ ve eşi, Kültür Ateşesi, Ticaret Ateşesi, İkinci Katip ve eşleriydi."

Evet, cephedeki İsrail askerleri yararına düzenlenen bir bağış toplama etkinliğinde, Türkiye'yi temsil eden resmi şahsiyetler de hazır bulundu!

İyimser bir yorumla, diplomatlarımızın söz konusu etkinliğe, mahiyetini bilmeden, salt bir "Türk Günü" etkinliği zannederek gittikleri düşünülebilir. Ancak,dernek kurucusunun yaptığı konuşmayı dinledikten sonra bir tepki göstermemiş olmaları sorgulanması gereken bir durum. Dernek Başkanı Eyal Peretz, gene derneğin resmi sitesindeki forumda bildirildiğine göre, "Açık Türk Günü"nün tüm hasılatının cephede bulunan askerlere tahsis edileceğini anlattı.

Dernek Başkanı'nın bu açık sözlerine karşılık, son konuşmayı yapan Türkiye Büyükelçiliği Baş Konsolosu Kahan Köktürk, derneğin çalışmalarını takdir ettiğini bildirdi.

CEPHEDEKİ ASKERE İÇ ÇAMAŞIRI!

Derneğin "Türk Günü"nde topladığı bağış mikarını da yine aynı kaynaktan öğreniyoruz:

"Gün boyunca Merkezi yaklaşık 1,000 kişi ziyaret etti. Yemeklerin satışından 2,000 şekel ve bağışlardan da 850 şekel toplandı. Bu parayla Dernek, Gazzeden acele olarak Kuzeye sevkedilen ve üç haftadır devamlı savaş durumunda olan askerlere, iç çamaşırı satın alıp, Vaad Lemaan Hahayal "Askerlere Yardım Derneği"aracılığıyla kendilerine gönderecektir."

ŞALOM DA HABER YAPTI, AMA...

Arkadaş Derneği'nin "Açık Türk Günü" etkinliği geçtiğimiz hafta içinde (26 Temmuz 2006), İstanbul'da yayınlana Şalom gazetsine de haber oldu. Ancak, Şalom gazetesinin haberi, etkinlikte toplanan bağışların "savaş mağdurları için" olduğunu söylemeyi tercih etti.

TALEBE BURSUNDAN CEPHEDEKİ ASKERE..

Türk Günü'nde toplanacak bağışların cephedeki İsrail askerine ayrılması fikri, etkinliğe kısa bir süre kala karar bağlanmış. Derneğin sitesindeki resmi nitelikli açıklamada şöyle deniliyor:

"Bugünün hasılatı daha önceki karara göre Talebe Bursu ve Araştırma Fonuna ayrılacakken, son haftaki gelişmeler ışığında Arkadaş İdare Heyetinin aldığı kararla Kuzey ve Güneyde savaşan askerler yararına kullanılması uygun görüldü."

Dernek Başkanı Eyal Peretz şunları söylemiş: "Geri safhadaki halkımızın normal yaşamlarına devam etmeleri gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle her şeye rağmen Açık Gün projemize devam etme kararı aldık. Arkadaş Derneği kendini İsrael Toplumunun bir parçası olarak gördüğünden bugünün hasılatını, kuzey ve güneyde bizleri koruyan askerlerimiz için kullanmaya, İdare Heyetimiz karar aldı. Askerlerimize göndereceğimiz şeker ve kurabiye v.s. paketlerinin onlara bu zor günlerde moral ve destek olacağına inanıyoruz."

slazenger
30-07-2006, 12:39
http://www.sonsaniye.net/haber3996.htm

slazenger
30-07-2006, 12:41
http://www.sonsaniye.net/haber4131.htm (http://www.sonsaniye.net/haber4131.htm)

http://www.sonsaniye.net/haber4137.htm

balaban
30-07-2006, 13:42
[QUOTE=BOZKIR;1103243]
Savaştan kaçan insanların sığındığı evde 30 civarında çocuk ölmüş..Kelimeler duygularımı ifade etmekte kifayetsiz kalır..

QUOTE]

israil yaptıklarını olumsuz cümle ile ifade edişimizi ırkçılıkla suçlayanlar, bu olayı İsrail'in insan sevgisine! bağlarlar.:mad:

Matematikçi
30-07-2006, 15:10
abd'nin sığınak delici bombaları israil'e niye verdigi artık daha iyi anlaşılıyor...

M.Işılak
30-07-2006, 16:18
Şimdiye kadar bela okunan rastladığım bütün yazıları sildim... Ama şu haberi okuyup da Allah belanızı versin dememek de mümkün olmuyor...

İSRAİL'İN VURDUĞU BİR ENKAZDAN 37 ÇOCUĞUN CESEDİ ÇIKARILDI
İsrail ordusunun Lübnan'ın Kana kasabasına düzenlediği saldırında yerle bir olan binaların enkazında kurtarma çalışmaları sürerken,
37 çocuğun cesedi çıkarıldı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi yetkilileri, enkazdan 37'si çocuk 55 kişinin cesedinin çıkarıldığını söylediler.
Saldırıdan kurtulanlardan Muhammed Şalub, saklandıkları binada 55 kişinin olduğunu, sadece 8'inin kurtulduğunu belirtti. 13 yaşındaki Nuur Haşim ise binadakilerin yaklaşık 30'unun çocuk olduğunu söyledi.

Sur'daki 3 hastaneye bölgeden 12 yaralının getirildiği belirtilirken, ölenler arasında çok sayıda yaşlı kadın ve erkek bulunuyor.

zyprexa
30-07-2006, 17:55
65 yıl önce soykırıma uğrayan bir halk intikamını çocuklardan,kadınlardan ,masumlardan dahası bütün dünyadan alıyor. O bütün dünya ise sadece seyrediyor.Bush u seyrediyor,onun finosu Blair ı seyrediyor, yeni kasap Olmert i seyrediyor.ABD nin kucağında oturan Araplar seyrediyor....
Ateşkes sağlanınca da(sağlanırsa) bunlar yine seyredecek,dünyanın jandarması ABD nin emireri Türkiye de Mehmetçiği Lübnan'a gönderecek..
1 yıl sonra o küçücük bedenlerin parçalanmış cesetlerini unutup yine İsraille F-16 ların modernizasyonu,helikopter alımı v.s için açılmış ihalelerde el sıkışıp sırıtarak poz vereceğiz...
Neredesin ey yüce insanlık,İnsan olmanın onuru...
Neredesin ey vicdan...Ey ahlak...?
1.körfez savaşından önce zamanın şimdi adını hatırlayamadığım fahişe ABD dışişleri bakanı olan mahlukata ABD li gazeteci sordu;'' ambargo nedeniyle ilaca ve tıbbi malzemeye ulaşamadığı için 500.000 çocuk öldü, buna değer miydi?''
Yanıt hiç duraksamadan geldi:''Evet buna değerdi''

hakanen
30-07-2006, 19:03
Şimdiye kadar bela okunan rastladığım bütün yazıları sildim... Ama şu haberi okuyup da Allah belanızı versin dememek de mümkün olmuyor...

İSRAİL'İN VURDUĞU BİR ENKAZDAN 37 ÇOCUĞUN CESEDİ ÇIKARILDI
İsrail ordusunun Lübnan'ın Kana kasabasına düzenlediği saldırında yerle bir olan binaların enkazında kurtarma çalışmaları sürerken,
37 çocuğun cesedi çıkarıldı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi yetkilileri, enkazdan 37'si çocuk 55 kişinin cesedinin çıkarıldığını söylediler.
Saldırıdan kurtulanlardan Muhammed Şalub, saklandıkları binada 55 kişinin olduğunu, sadece 8'inin kurtulduğunu belirtti. 13 yaşındaki Nuur Haşim ise binadakilerin yaklaşık 30'unun çocuk olduğunu söyledi.

Sur'daki 3 hastaneye bölgeden 12 yaralının getirildiği belirtilirken, ölenler arasında çok sayıda yaşlı kadın ve erkek bulunuyor.


TV de seyrederken gözlerim yaşardı....Çocuğu olanlar beni daha iyi anlayacaktır...Sevgili Misilak! lütfen aşağıda yazacaklarımı silme...Tüm insanlık adına söylüyorum...Allah İsrail ,ABD,İngiltere ,Rusya, ve Birleşmiş Milletlerin belasını defalarca versin....Ölen 37 çocuk için onlara lanet olsun:mad:

BONUSSİMO
30-07-2006, 19:57
Irak Kuveyt'i işgal etti sonra ABD de Irak'ı ham yaptı.Şimdi ABD aynı hareketi İsrail'e yapıyor gir Lübnan'a vur Filistin'e sonra ben İsrail'e girerim Irak'a girdiğim gibi.Filistin ve Lübnan beni kurtarıcı olarak karşılar,demokrasi getiririm oralara.Bu durumda tüm Arap devletleride beni takdir eder,dost oluruz onlarla.
Irak İran'a vururken Saddam ABD nin bir numaralı adamı idi unutmayalım.Bu olanlara tüm yürekler ağlarken ABD niye kayıtsız kalıyor.Kara kaplı deftere tek tek not alınıyor bunlar.

ABD neden Kıbrıs'a asker yığıyor ?Belki yakında ABD İsrail'e girecek çüşş diyecek.

krokodil
30-07-2006, 20:19
Irak Kuveyt'i işgal etti sonra ABD de Irak'ı ham yaptı.Şimdi ABD aynı hareketi İsrail'e yapıyor gir Lübnan'a vur Filistin'e sonra ben İsrail'e girerim Irak'a girdiğim gibi.Filistin ve Lübnan beni kurtarıcı olarak karşılar,demokrasi getiririm oralara.Bu durumda tüm Arap devletleride beni takdir eder,dost oluruz onlarla.
Irak İran'a vururken Saddam ABD nin bir numaralı adamı idi unutmayalım.Bu olanlara tüm yürekler ağlarken ABD niye kayıtsız kalıyor.Kara kaplı deftere tek tek not alınıyor bunlar.

ABD neden Kıbrıs'a asker yığıyor ?Belki yakında ABD İsrail'e girecek çüşş diyecek.

abd demek israel demek olduğunu bilmiyormusunuz sayın bonussimo..abd nin israele çüşş diyecek olması sadece bilim kurgu filimlerinde tatlı bir senaryo olur...abd nin tüm hayati kontrol mekanizmalarında dikkat yahudi demiyorum!! siyonist ve son yıllarda moda olan sapık hristiyan mezhebinin gönüldaşları var..başta tüm cehaletiyle buşh efendi...

balaban
30-07-2006, 20:25
Irak Kuveyt'i işgal etti sonra ABD de Irak'ı ham yaptı.Şimdi ABD aynı hareketi İsrail'e yapıyor gir Lübnan'a vur Filistin'e sonra ben İsrail'e girerim Irak'a girdiğim gibi.Filistin ve Lübnan beni kurtarıcı olarak karşılar,demokrasi getiririm oralara.Bu durumda tüm Arap devletleride beni takdir eder,dost oluruz onlarla.
Irak İran'a vururken Saddam ABD nin bir numaralı adamı idi unutmayalım.Bu olanlara tüm yürekler ağlarken ABD niye kayıtsız kalıyor.Kara kaplı deftere tek tek not alınıyor bunlar.

ABD neden Kıbrıs'a asker yığıyor ?Belki yakında ABD İsrail'e girecek çüşş diyecek.

ABD İsrail'e girip DUR demeyecek. Büyük patron israil'dir.

ırak Kuveyt'e girdi çünkü bunu ABD planlamıştı, Saddam tam da ABD ve İsrail'in Ortadoğu'da istediği kadar çılgın olan ve onların amaçlarına hizmet eden liderdi. ABD'nin kuveyt'e yerleşmesi için bir oyundu Irak-Kuveyt savaşı. Sonra Irak İran'a saldırsın diye düzenler kuruldu, bu plan da çok başarılıydı. hem iki ülke birbirine kırdırıldı, hem silah satıldı, hem de savaş sonrası imar için çok paraları alındı. Saddam'a duyulan ihtiyaç bittiğinde Irak işi de bitti. Şimdi plan devam ediyor.

hakanen
30-07-2006, 20:26
Belki yakında ABD İsrail'e girecek çüşş diyecek.

ABD=İsrail dir
Bonussimo dostum ,yazdığın bu satır ,yanlış anlama ama sadece bilimkurgu olur.

BOZKIR
30-07-2006, 21:15
Sn Moderatörler

Forum moderatörlerinden bu topiğe daha özgürce bir yaklaşım sergilemelerini rica ediyorum..

Her önünüze gelen yazıyı siliyorsunuz..Biraz kızgın olabiliriz ve kızgınlıkla yazabiliriz.Kızgın olmamak eldemi??? Küfür etmiyoruz,hakaret etmiyoruz..

Biraz sert yazılar yazıyor olabiliriz.Bunuda anlayışla karşılayın lütfen.Sansürcü bir tavır sergilemeyin.Tamam forum kuralları var ama İsrailin forum kurallarından haberi olduğunu sanmıyorum.Olsa bile takacağınıda sanmıyorum

Saygılar

Kuzeyli
30-07-2006, 22:02
BM.(birleşmiş maymunlar) üç maymunu oynuyor.TARIM İSRAİL VE AMERİKAYI ÖYLE BİR CEZALANDIRSINKİ SADECE İYİ İNSAN OLANLAR VE TÜM ÇOCUKLAR HAYATTA KALSIN AMİN.

Kuzeyli
30-07-2006, 22:41
hisse.net ailesi olarak abd,israil ve bm yi sessiz bir protesto eylemi düzenleyerek kınasak ses getirebilirmiyiz.

Opportunity
30-07-2006, 22:54
ABD neden Kıbrıs'a asker yığıyor ?Belki yakında ABD İsrail'e girecek çüşş diyecek.

siz bunu söylerken ciddi misiniz. :)

N.F.K
30-07-2006, 23:00
Fetvalarla savaş

Önce Batı Şeria'da toplanan hahamlar fetva yayınladı. İlaf haber ajansının verdiği bilgiye göre bu fetva, Yahudi hahamların icmaını ifade eden bir fetva idi. Fetvayı dünya medyasına taşıyan muhtevasıydı. Sözkonusu fetvaya göre, Tevrat, savaş sırasında kadın ve çocukların öldürülebileceğini söylüyordu. Dolayısıyla İsrail ordusunun Filistin ve Lübnan'daki sivillere yönelik saldırılarında dini açıdan hiçbir mahzur yoktu. Hatta bu saldırılar artarak sürmeliydi. İşte mezkur fetvadan bir bölüm:

"Tevrat, savaş sırasında kadınların ve çocukların öldürülmelerini caiz görmektedir. Gazze'de ve Lübnan'da kadınlara ve çocuklara acıyanlar, İsrail'deki kadınlara ve çocuklara vahşi bir gözle bakıyorlar demektir."

İnsanlığın tüm zamanlar ve mekanlardaki değişmez değerlerini temsil eden İslam'ın yoldan çıkarılmış bir versiyonu olan Yahudi ilahiyatını bilenler, hahamların bu icmaının dayandığı yamuk tasavvuru iyi bilirler.

Bu yamuk tasavvur, doğuştan ve asla aşılamaz bir "biz ve diğerleri" ayrımına dayanmaktadır.

"Diğerleri", yani "öteki". İbranca'da "goyim" bu anlama geliyor. "Yahudi olmayanı" ifade ettiği gibi, "kafir", dolayısıyla kafirin müstehak olduğu her şeye müstehak, Yahudi'nin ehak olduğu her haktan mahrum olmaya müstehak, bir adım ileride "Yahudi'ye kul köle olmaya mahkum" vurgusu kazanıyor.

Yahudilikte Hıristiyanlıkta olduğu gibi misyonerlik, İslam'da olduğu gibi davet yok. Çünkü, bir tarihten sonra baskın yorum haline gelen görüşe göre, İbrani kanı taşımayan Yahudi de olamaz. Bu yüzden Yahudilik "etnik merkezli bir akide"dir.

Keskin bir ayrımla yetinmeyip "ötekini" ontolojik olarak aşağı ve doğuştan kaybetmiş zavallılar olarak görünce, yukarıdaki türden fetvalar vermek işten değil. Madem ki, tahrif edilmiş Kutsal Kitap'ta "sana kulluk etmeyen millet ve ülke yok olacak" (İşaya, 60/12) denilmişti, gereği yapılmalıydı.

Allah'ın İsrailoğulları'nı Tevrat vahyinin indiği çağda dünya milletleri arasından vahyi hayata taşıma görevi yükleyerek seçmesi, Kur'an'da da vurgulanır. Tevrat'ın da tasdik ettiği gibi, bu bir "sınav" ve "sorumluluk" seçimidir (Amos, 3/1-2). Fakat Yahudileşen İsrailoğulları bu sınav ve sorumluluk seçimini doğuştan bir ayrıcalığa dönüştürdü. Sonuçta, "seni sevmeyen", dahası "sana baş eğmeyen" çocuk, kadın ve ihtiyar da olsa ölsün noktasına ulaşıldı.

Oysa ki, kendilerine gönderilen peygamberlerden Hz. Yeremya, onların bu sapmalarını daha o günden reddediyor ve yüzlerine beraber şu gerçeği haykırıyordu:

"İşte siz faydasız sözlere bel bağlıyorsunuz. Çalmak, adam öldürmek ve zina etmek ve yalan yere yemin etmek ve Baal'e buhur yakmak ve bilmediğiniz başka ilahların ardınca yürümek, bütün bu pis işleri yapmak için de gelip adımla çağrılan bu beytte önümde duruyor ve "kurtulduk" diyorsunuz, öyle mi? Adımla çağrılan bu beyt sizin gözünüzde haydut ini mi oldu?" (Yeremya, 7/8-11).

Yeremya peygamberin reddettiği, İsrailoğulları'nın "kutsal ırkçılık" anlamı yükledikleri "seçilmiş topluluk" düşüncesiydi: "yüreğinden der: Ben sarsılmam ve hiçbir devirde felakete düşmem." (Mezmurlar, 10/6) Der demesine de, böyle büyük laflarla ortalığı kan ve ateşe verdiği her seferinde, felaketin hem öznesi hem nesnesi olur.

Yahudi hahamların icma ile verdiği bu fetvaya karşı, İsrail ordusunun laik generalleri bir muhtıra vermediler. Bildiğimiz kadarıyla İsrail'in laik kesimlerinden de ciddi bir itiraz yükselmedi. Kimi Yahudi askerler, başlarında kippalarıyla, artık Filistinli ve Lübnanlı çocukları ve kadınları daha rahat öldürüyorlardır herhalde. Yahudi pilotlar Filistinli ve Lübnanlı ailelerin başlarına bomba yağdırırken, şimdi daha bir ibadet aşkı ve şevkiyle yapıyorlardır katliamlarını.

Bu Yahudi saflarında verilen fetva.

Bu savaşta bir de Müslümanlar safında verilen fetvalar var. Filistinli ve Lübnanlı çocukları ve kadınları fetva ile öldüren bu sınır tanımaz Siyonist güruha karşı "birlik olun" fetvası değil bu fetva. Suudi Arabistanlı Abdullah b. Cebr'in verdiği fetvada olduğu gibi, Sünni Müslümanlara "Aman ha aman, Hizbullah'ı İsrail'e karşı yalnız bırakın! Ona sempati beslemeyin! Destek olmayın! Onu kınayın!" fetvası.

Vahhabi Cebr, bu fetvayı Sünnilik adına veriyor. Bilmiyor ki, bizdeki mezhepçi holiganlar da bu akla ziyan fetvayı yayımlayan Vahhabi'yi ve onun mezhebdaşlarını Sünni saymak şöyle dursun, sapık olarak görüyor. Şu durumda, Güney Lübnan'ın Şii Müslümanlarını bombalayan İsrail ve onu tüm gücüyle destekleyen ABD, "hayırlı" bir iş yapmış oluyorlar. Bu hamakat şahikası fetva sahibine, "İsrail ve ABD'ye, "Bomba atıp kadın çocuk demeden Müslüman öldüren ellerin dert görmesin!" diye dua da edelim mi?" diye sorsak, ne cevap verirdi dersiniz?

Zalim yöneticilere elbise diken bir terzi, büyük İslam alimi İbn Mübarek'e "Onlara elbise dikmekle ben zalimlere yardımcı oluyor muyum?" der. "Hayır!" der İbn Mübarek, "Sana iğne iplik satanlar zalime yardımcı oluyor. Sen ise, doğrudan zalim olmuş oluyorsun!"

Dünün alimiyle bugünün zalim fetvacısını kıyaslarken, şu soruyu kendinize sormayı ihmal etmeyin: Sizce hahamların fetvası mı, Abdullah b. Cebr ve onun gibi düşünenlerin fetvası mı daha büyük felaket?

http://www.yenisafak.com/shocaoglu.html

Sami HOCAOĞLU
shocaoglu@yenisafak.com.tr

Kuzeyli
30-07-2006, 23:06
Irak Kuveyt'i işgal etti sonra ABD de Irak'ı ham yaptı.Şimdi ABD aynı hareketi İsrail'e yapıyor gir Lübnan'a vur Filistin'e sonra ben İsrail'e girerim Irak'a girdiğim gibi.Filistin ve Lübnan beni kurtarıcı olarak karşılar,demokrasi getiririm oralara.Bu durumda tüm Arap devletleride beni takdir eder,dost oluruz onlarla.
Irak İran'a vururken Saddam ABD nin bir numaralı adamı idi unutmayalım.Bu olanlara tüm yürekler ağlarken ABD niye kayıtsız kalıyor.Kara kaplı deftere tek tek not alınıyor bunlar.

ABD neden Kıbrıs'a asker yığıyor ?Belki yakında ABD İsrail'e girecek çüşş diyecek.

birazda gülelim güzel olmuş.israil tarafından yönetilen bir amerika bunu yaparmı hiç. bu beline bombayı sarıp patlatmaya benziyor.umarım çüşün kafasına bir taş düşerde siz haklı çıkarsınız.

BOZKIR
30-07-2006, 23:23
Aslında bir tişört yaptırıp giyelim diye düşünüyorum...

İsrail kurbanı bir yavrucağızın resmini koyup altınada

"Artık Almanlara(yada hitlere) kızmıyorum" diye yazayım diyorum..

çok mu sert olur

Kuzeyli
30-07-2006, 23:33
hisse.net ailesi olarak abd,israil ve bm yi sessiz bir protesto eylemi düzenleyerek kınasak ses getirebilirmiyiz.

sayın yöneticiler ve fikri olan sevgili forumdaşlar.

Kuzeyli
30-07-2006, 23:35
Aslında bir tişört yaptırıp giyelim diye düşünüyorum...

İsrail kurbanı bir yavrucağızın resmini koyup altınada

"Artık Almanlara(yada hitlere) kızmıyorum" diye yazayım diyorum..

çok mu sert olur

tişört fikri çok güzel.yazı ???

bourbon
31-07-2006, 00:39
"Artık Almanlara(yada hitlere) kızmıyorum" diye yazayım diyorum..

çok mu sert olur

kavgamı oku bozkır..
manyak hıtlerın yazdıkları ıcınde belkı bır 50 sayfa bıze benzıyor:mad:

fınans pıyasaları medya reklam sektoru ele gecırme ıyı oku....
50 sene once kı 50 sayfa bence bızde de uygulanıyor su anda....:mad:

yosun
31-07-2006, 00:50
Aslında bir tişört yaptırıp giyelim diye düşünüyorum...

İsrail kurbanı bir yavrucağızın resmini koyup altınada

"Artık Almanlara(yada hitlere) kızmıyorum" diye yazayım diyorum..

çok mu sert olur

Bu fikir beni eskilere götürdü. Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı olduğu dönemde genç bir teğmen "alışamadım" yazan bir telgraf çekmişti... :gulen: :gulen:

pardon
31-07-2006, 01:11
en parlak yalanlar savaşlarda söylenir;en acımasız ajitasyonlar savaşlarda yapılır;öyle olmasaydı soykırıma uğramış bir milletin evlatları kendi boylarından büyük füzelere yazı yazarlarken tebessüm edebilirlermiydi???hemde yazı yazdıkları bombalar kendileri gibi masum çocukları katletmek için birer birer havalanırken.birileri çıkıp savaşta böyle şeyler normaldir diye biliyorsa sinsice sırıtarak,birileri acil ateşkeş için henüz erken diyebiliyorsa,sudiler olayın sorumlusu hizbullah'dır hizbullah silahsızlanmadan bu iş çözülmez diyebiliyorsa,medeniyet beşiği ab en küçük insan hakları ihlalinde şahin kesilirken kuzuya dönüyorsa.... demekki ab v.s. herşey hikaye bir tek patron var abd,diğer bütün güçler onun kuklası ve şamaroğlanı olmaktan ibaret,israilde abd'nin ortadoğudaki tetikçiliğini yaptığına göre yıllardır, bu işin çözümünü abd,ab,bm ve kucağa oturmuş arap devletlerinden beklemek çok büyük safdillik olur;peki ne olacak sorusunun cevabını vermek çok ağır malesef;malesefki israil kendi egosunu tatmin edene kadar katliamlarına devam edecek bütün dünyadaki bir avuç onurlu insan çıkıp insanlığın yok olmaması adına mücadele edecek olsada gene katliamcıların dediği olacak;birçok ortadoğu ülkesi bu karışıklıklardan dolayı silahlanmaya daha fazla para harcayacaklar ve harcadıkları paralarda gene kendilerini vuran yahudi silah tüccarlarının cebine girecek.biraz incelenirse bu savaştan sonra türkiye de dahil bölge ülkelerinin yeni silah sistemleri almaya hız verdiklerini görmek şaşırtıcı olmayacaktır;işte işin anahtarı burada arapların elindeki boşta gezen birkaç trilyon dolar diye bahsedilen serseri parayı abd ve bezirganı yahudilerin cebine akıtmak...
bizim elimizden ne gelirki diye düşünen hissenet dostlarını kimse yok mu derneğinin açmış olduğu filistin ve lübnan'a yardım kampanyasına katılmaya davet ediyorum;cep telefonunuzdan 5777'ye atacağınız her boş mesaj bu kampanyaya 5 ytl lik bağış yapmanızı sağlayacak,tüm duyarlı dostlara filistin ve lübnan halkı adına teşekkürler.

OCEANS
31-07-2006, 02:31
Ortadoğuda ABD ve İsrail tehlikeli bir satranç oynuyor. Şu ana kadar karşısındaki ortadoğu ve bu satrançın sonuçlarından etkilenecek olan Çin, Rusya, AB, BM ve Arap dünyası ne ciddi bir hamle yapmış ne de şu an gözlenen o ki ciddi bir hamle yapmaya niyetleri var. Bana kalırsa herkes ABD ye hamle yapma konusunda birbirini bekliyor. Risk almaktan korkuyor ve de yalnız kalabilme ihtimaline karşı sesini çıkarmıyor.
Ancak işte eğer dünyada uluslar arası örgütler gerçek anlamda varsa ve yine AB diye bir oluşum gerçek anlamda bir “siyasi birlik” olmayı başarmışsa şimdiye kadar sesini çoktan çıkarmış olmalıydı.
Olaylara uluslar arası birlikler açısından bakacak olursak durum daha da vahim aslında.

**BM:
BM bence özellikle şu son olaylarda tüm saygınlığını, güvenirliliğini ve de devletler üstü olma etkinliğini büyük ölçüde yitirdi. Zaten son yıllarda BM nin varlığı ve yaptığı işler, idari yapılanması tartışma konusuydu ki bence bundan sonra çok daha fazla tartışılacak bir kurum olacaktır. İsrail’ in yaptığı şiddete ve hatta bence savaş suçuna ve insan haklarını pervasızca çiğnemesine karşı ciddi bir eylemi bırakın ciddi bir yazılı-sözlü tepki bile koyamayan “kınama” sözcüğünü ağzına almaya korkan bir BM nin dünya barışına bundan sonra nasıl hizmet edeceğini merak ediyorum. Acaba BM bundan sonra ABD’nin “dünya noteri” olup yapılan haksız ve uluslar arası hukuka aykırı eylemlerini meşrulaştırmak için mi çalışacak!! Yine denilebilir ki BM’nin ABD ye ve İsrail e karşı şu aşamada yapabileceği çok bişey yok. Ama bence en azıdan Cofi Annan ın ve İsrail hakkında gereken şeyleri söyleyip istifa etmesi dünyada yeterli yankıyı gösterir ve böylece İsrail’e karşı uluslar arası daha büyük ve organize bir tepki doğabilir.

**AB:
AB nin temel hedeflerinden birinin ve kuruluş amaçlarından birinin Avrupa bölgesi ve çevresinde güvenlik ve barışı kalıcı kılmak olduğunu ben biliyorum da acaba AB üyesi ülkeler bu hedef ve amacı unuttular mı? Hem dünyada ikinci bir kutup olmak isteyeceksin hem de çevrende olup biten olaylara hiç ses çıkarmayacaksın. Ama iş Türkiye’ye gelince üye olmak istediğinden doğuda teröriste sıkılan merminin boyutunu sorgulayacaksın, sattığın tankları doğuda teröriste karşı kullanma diyeceksin, polisimize copla sert vurma diyeceksin hatta bunları komisyonlarda gündem maddesi yapıp günlerce konuşacak ve nerdeyse bu sebeplerden ötürü Türkiye’yi kınama noktasına geleceksin.Herhalde bizim terörle mücadeleyi “sapan” aracılığıyla yapmamızı istiyorlar. Ama iş ABD ye ve İsrail e gelince hiç sesin çıkmayacak. ABD’li asker caminin içinde yaralı bir Iraklıya mermi sıkarken yoksun, İsrail bebekleri, kadınları ve direkt sivil halkı hedef alan saldırılarda da yoksun ve geçmişte Bosna da yoktun. Allah aşkına AB sen nerdesin?? Hani sen siyasi bir birliktin, insan hakları senin için her şeyin önünde gelirdi, sen değil miydin Avrupa Sosyal Şartını yayınlayıp ahkam kesen. Ne oldu şimdi niye yoksun ortalarda. O çok eleştirdiğin, insan hakları konusunda yerden yere vurduğun Türkiye bile şiddetle olayları kınarken sen niye bir kınama da dahi bulunamıyorsun?? Siyasi birlik olmak sadece bir bayrak yapıp üstüne de yıldız koyarak ve 2-3 ayda bir bakan/başbakanların Brüksel’de toplanarak Mozart eşliğinde fotoğraf çektirmesiyle olmuyormuş demek ki!! Bu gidişle de o AB amblemi –bayrak diyemiyorum- ancak Brüksel çikolatasının kutusunun üstünde amblem olur o kadar. Eğer bir gücün, siyasi baskı unsurların ve de en önemlisi kendini bir birlik olarak görerek üyelerinle ortak hareket etme yetisine sahipsen çıkar gerekeni söylersin. Yok bunlara sahip değilsen hiç sesini çıkarma, sadece dua et nasıl olsa ABD bir gün belki Avrupa içinde bir plan yaparda sizi de demokratikleştiriverir...


**Araplar:
Bunlar genelde çölde yaşayan, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın gibi çok hümanist bir hayat ve devlet felsefesine sahip bir kavimdir. Osmanlı idaresinden çıktıklarından bugüne kadar İngiltere ve ABD tarafından sömürülmelerine karşın bugüne kadar bu devletlere seslerini çıkarmayı akıl etmemişlerdir, birlik olmayı denememişlerdir. Sadece 1973 te Yom-Kippur savaşında tepki olarak petrol fiyatlarını arttırıp 1. petrol krizine sebebiyet verip dünyayı bir petrol darboğazına sokmayı bilmişlerdir. Bunu nasıl yaptıklarını yada nasıl yapabildiklerini ben hala çözemedim. Ama bence araplar bugün aynı tepkiyi verebileceğini hiç düşünmüyorum. Hatta tepki vereceklerinden bile artık şüphe duymaya başladım. Tepkiden kasıt sadece hükümet yetkililerinin tv lere çıkıp “niye vuruyorsun sivil halkı, seni kınıyorum” demek değil elbette. Devlet olmanın sorumluluğu ve yetkisi dahilinde yapılabilecek bence pek çok hareket tarzı var.
Bence araplar içinde ortadoğuda satrancı en iyi ve kurnazca oynayan İran. şu an bence onlarda fakında ki İsrail sayesinde hem dikkatler kendi nükleer programlarından başka yöne kaydı hem de nükleer güç olma konusunda israil in bu pervasız, uluslarrası toplum ve kurumları takmaz tavırları sayesinde nükleer çalışmalar için bir nebzede olsa meşru bir zemin oluşturma şansına kavuştular.

Son olarak uluslar arası kurumları ki en önemlisi BM dir, vakti zamanında takmayan, umursamayan ve önerilerini dikkate almayan gün gelir de bu kurumlara ihtiyaç duyarsa işte o gün geçmişte yaptığı saçmalıkları, zorbalıkları ve bence katliamı düşündüğünde başına gelenleri, gelecek olanları sebeplendirme de pek zorlanmayacaktır. İsrail in ve yahudi vatandaşların asıl özgürlüklerine 2. Dünya savaşı sonrası kurulan uluslar arası yapı ve hukuk kuralları neticesinde kavuştuklarını hiç unutmamaları ve kendilerine Hitler in öngördüğü insanlık dışı muameleyi başkalarına yapmamaları gerektiğini bilmeliler. İsrail in bugün yaptığı katliamlar nedeniyle dünyanın pek çok yerinde ki halk kesimlerinin geçmişte hitler in yaptığı insanlık dışı katliamlar için “iyi yapmış” dedirtmemesi gerekir. Eğer bunu dedirtmeyi başarırsa dünya da ırkçı eğilimler büyük artış gösterecek ve bu ırkçı eğilimlerden en çok zarar göreceklerinde yahudiler olacağı hiç unutulmamalıdır. Ayrıca İsrail in yaptığı operasyon dünya kamuoyunu öyle bir noktaya getirebilir ki bir zaman sonra İsrail e ve yahudilere karşı yapılan acımasız terörist eylemler halk gözünde “meşrulaşmaya” başlar. Bu işte en tehlikeli ve en çok canın yanacağı sürecin başlangıcı olur.
Bunlara ek olarak İsrail li yöneticiler ara sıra haritaya bakarak coğrafi olarak nerde olduklarını iyi analiz etseler iyi olacak çünkü tüm komşuları ile savaş gerginliği yaşayan bir ülkenin ne vatandaşı nede askeri hiçbir zaman kendini güvende hissedemeyecektir.
Barış, insan hakları, Uluslar üstü örgütler bir gün herkese lazım olabilir. Tıpkı 50-60 yıl önce yahudilerin ölesiye ihtiyaç duyduğu gibi.

Saygılarımla...

slazenger
31-07-2006, 04:21
http://www.sonsaniye.net/foto/filistinharita.jpg

slazenger
31-07-2006, 04:38
Gelenler gidenleri aratıyor...
http://scot.altermedia.info/images/arielsharon.JPG
(Ariel Şaron)

kemalb
31-07-2006, 08:51
>Subject: [savaskarsitlari] Beyrutlu bir kad?n sanatç?dan mektup
>>(türkçe)
>>
>>Zena el-Khalil'den
>>
>>Öksürmeye bas¸lad?m, ama neden bilmiyorum. Sog?uk alg?nl?g?? deg?il.
>>San?r?m
>>strese kars¸? gösterdg?im bir tepki. Bedenimi güçsüz hissediyorum. Ag?z?m
>>hep
>>kuru, ne kadar su içersem içeyim. Çok su içmekten korkuyorum, çünkü o da
>>bitebilir!
>>
>>Dün gece, muhtemelen tüm hayat?m boyunca yas¸ad?g??m en korku dolu
>>geceydi.
>>Öylesine yorgun ve bitkindim ki... günlerdir uyumad?m. Sessiz bir an
>>oldug?unda, bu sefer karn?mdaki ve kalbimdeki gerilim uyumam? engelliyor.
>>
>>Dün gece 15 bomba sayd?k Dahiyeh’e düs¸en (Beyrut k?rsal?)... ve
>>bunlar yanl?zca bizim duyduklar?m?zd?. Gece kendime s¸öyle dedim:
>>eg?er en az?ndan birazc?k uyumaya çal?s¸mazsam, yorgunluktan akl?m?
>>yitireceg?im, ve beni öldüren s¸ey bu olacak. Yemek de yiyemedig?im
>>için, fiziksel olarak güç kaybediyorum. Bu noktada bunlar hep
>>psikolojik.
>>
>>Biliyorum, güçlü olmal?y?m, ve olacag??m; ama s¸u anki gidis¸at?m?
>>inkar edemem. Ve bence insanlar kahramanl?k kadar, düs¸künlük hakk?nda
>>da birs¸eyler duymal?lar. Birçog?umuz is¸leri yoluna koymak için
>>yog?unca çal?s¸?yoruz. Beyrut’ta kos¸turup, insanlara yemek, su, ilaç
>>ulas¸t?rmaya çal?s¸?yoruz; iletis¸im is¸leri yap?yoruz, vs; ama bu
>>bizim korkmad?g??m?z, yorgun ya da hasta olmad?g??m?z anlam?na
>>gelmiyor.
>>
>>Dün gece, s¸imdiye dek olan en kötü bombard?man alt?ndayken,
>>gürültüden art?k o kadar korkmad?g??m? farkettim. Ne kadar da çabuk
>>al?s¸?l?yor. En ac?t?c? s¸eyin “BI?LI?NMEZ” olan oldug?unu farkettim.
>>Yar?n ne olacak? Tüm bunlar ne zaman bitecek? Hers¸eyi yeniden nas?l
>>kuracag??z? Mülteciler geri gelecek mi? Güneydeki insanlar nas?l? Ve
>>tüm bir ülkeyi cezaland?rmak neden? Tüm bunlar?n arkas?ndaki as?l plan
>>nedir? Daha ne kadar kötüye gidecek?
>>
>>Kocam ve ben mültecilere ev sahiplig?i yap?yoruz, ülkeden ç?kacak yolu
>>bulmalar?na yard?m ediyoruz. Bu sabah ikisi ayr?lmay? bas¸ard?, bir
>>Alman ve Bir I?sveçli. Dig?er ikisi I?ngiliz ve Amerikal?. I?lginç
>>olan s¸u ki, burdakiler aras?nda Amerikan elçilig?i, vatandas¸lar?na
>>en az yard?m edeni.
>>Elçilik telefonu pratik olarak servis d?s¸?.
>>
>>Arkadas¸?m Amanda (birkaç gün önce kars¸?las¸t?g??m biri), elçilig?e
>>gidebilmek için araba kiralamak zorunda kald? (Beyrut d?s¸?na) ve ona
>>söyleyebildikleri
>>tek s¸ey, ne yapacaklar?n? bilmedikleri ve internet sitesini takip etmeye
>>devam etmesi gerektig?i. I?nternet sitesinde tek görebildig?i, 5 gün sonra
>>bir
>>tahliyenin olacag??, ve tahliye s?ras?nda bunun için ödeme yapmas?
>>gerektig?i! Evet, kendi vatandas¸lar?na tahliye için ücret ödeyeceklerini
>>söylüyorlar! Buna inanabiliyor musunuz?!
>>
>>I?nsanlar? tahliye etmeye çabalamak bende stres yaratt?. Eg?er ayr?lma
>>s¸ans?m olsayd? ne yapard?m? Ayr?l?r m?yd?m? Arkadas¸lar?m ne olacak?
>>Ailem? Sanat stüdyom? I?ngiliz pasaportum var, kocamla birlikte
>>tahliye edilebilirdim. Ya
>>peki en iyi arkadas¸?m Maya’ya ne olacak? Çok nadir görülen ve kötü bir
>>KANSER türüne yakaland?! Bir kaç önce tes¸his edildig?inden beri ona
>>bak?yorum ve biliyorum ki s¸imdiye dek iyi olmas?nda bu etkili oldu.
>>Yakaland?g?? kanser türü “tedavi edilemez”, ama ironik bir s¸ekilde,
>>bombard?man?n bas¸lad?g?? gün, doktor tümörlerin küçüldüg?ünü söyledi!
>>I?nan?lmaz- gerçek bir mucize. Maya’y? b?rakamam!
>>
>>Ya stüdyomdaki eserler? Ya tüm f?rçalar?m, boyalar?m, parlat?c?m ve
>>kitaplar! Tüm kitaplar?m! Yeniden- akl?ndan geçen ç?lg?nca s¸eyler. Ya
>>resim albümlerimiz? Aile resimlerimiz? Hat?ralar... Ya birkaç yaz
>>önce, kötü bir ayr?l?g??n ard?ndan üzgünken, balkonuma yapt?g??m
>>çizimler? Peki ya saklad?g??m tüm as¸k mektuplar?? I?çinde
>>gençlig?imin hikayesi olan,
>>bir gün k?z?ma vermek istedig?im mektuplar.
>>
>>Peki ya dig?er en iyi dostum? Köpeg?im Tampopo? Benim güzel Jack
>>Russel terrierim, beni hiç b?rakmayan. Hep bir safl?k ve s¸efkat
>>kaynag?? olan... Melek gibi gözleri olan... Köpeklerin tahliyesine
>>izin verilmiyor. Amerikan arkadas¸?m Christine köpeg?ini benim yan?mda
>>b?rakacak. Küçük, siyah bir köpek Baousi (Arapça’da öpücük demek).
>>Kalbi k?r?k! Neredeyse tahliyeye kat?lmak istemeyecekti. Çok say?da
>>konsoloslug?a gidip kaydolmaya çal?s¸t?,
>>köpeg?ini belki al?rlar diye. Merak etme Christine, Baousi’ye çok iyi
>>bakacag??m.
>>
>>K?zkardes¸im, okullarda korunan mültecilere gönüllü yard?m ediyor. S¸u
>>anda
>>para, ilaç, su, yatak ve battaniye gibi konularda yard?m için Lübnan
>>vatandas¸lar?n? ar?yorlar. I?nsanlardan para istiyor, sonra gidip
>>mülteciler
>>için ilaç al?yor – kendi inisiyatifi! Annem de kat?ld?. Bir arkadas¸,
>>yard?mlar? kabul etmek için bir internet sitesi açt?:
>>
>>http://atrissi.com/helplebanon/
>>
>>Günün en ahlak d?s¸? haberi: Israil insanlara güneyi bos¸altmalar?n?,
>>çünkü
>>Lübnan’?n güneyini yok edeceklerini bildirdi. Ama insanlar ayr?lamaz,
>>çünkü
>>tüm yollar y?k?lm?s¸ ya da t?kanm?s¸. Ve dün, insanlar ayr?lmaya
>>çal?s¸?rken,
>>I?srailliler onlara ates¸ açt?! Bir katliam yas¸an?yor!
>>
>>Dün itibariyle yeni sald?r? haberleri:
>>-Israilliler Lübnan’?n güneyini fosfor ve dig?er kimyasal bombalarla
>>bombal?yor. -I?srail, Lübnan k?y?s?ndaki tüm limanlar? bombalad?.
>>-I?srail tüm yerel askeri radarlar?m?z? ve baz? ileri karakollar?m?z?
>>bombalad?.
>>-I?srailliler ates¸li sald?r? tugay?na ve Arama ve Kurtarma Ekibine
>>sald?rd?.
>>Sivil insan kay?plar? oldu. Bu bir katliamd? – binalarda s?g??nmac?lar da
>>vard?.
>>-I?srailliler Beyrut k?rsal?n? (Dahiyeh & Haret Hreik) bombalamaya devam
>>ettiler.
>>-I?srailliler 100 sivli öldürdü ve yüzlerce yaral? var – ve güneyi
>>bombalamaya devam ediyorlar.
>>-I?srailliler dag?lara giden yollar? bombalamaya bas¸lad?lar. Shouf’a
>>giden
>>ana bir yolu vurdular.
>>-I?srailliler dag?lardaki bir gaz istasyonunu vurdular.
>>
>>...neleri vurduklar?n? takip edemiyorum.
>>
>>***I?srail Lübnan askeri karakollar?n? hedef almaya bas¸lad?. Lübnan
>>askerlerini öldürdüler. Art?k yaln?zca Hizbullah’? hedef alm?yorlar.
>>Tüm Lübnanl?lar’? öldürmeye yöneliyorlar.
>>
>>Gerçek s¸u:
>>
>>I?srail Lübnan’a diz çökertmeye çal?s¸?yor. I?srail, Lübnan’? ve
>>Lübnanl?l?k
>>ruhunu yoketmeye çal?s¸?yor. I?srail, Lübnanl?lar? birbirine düs¸ürmeye
>>çal?s¸?yor. I?srail, bizi yemek, su ve korunak için aran?p duran
>>hayvanlara
>>dönüs¸türmeye çal?s¸?yor. I?srail ile ABD, Suriye ve I?ran’? da buna
>>çekmeye
>>çal?s¸?yor. Lübnan’? yem olarak kullan?yorlar. Lübnan ortada duruyor.
>>Amerikal?lar ve I?srailliler bölgesel bir savas¸ bas¸latmaya
>>çal?s¸?yorlar!!
>>
>>
>>Lütfen elinizden nas?l geliyorsa yard?m edin. Lütfen bu mesaj?, bu
>>mektubu dag??t?n. Lütfen insanlara neler oldug?unu anlat?n. Lütfen
>>hükümetlerinize ad?m atmalar? ve birs¸eyler yapmalar? için bask?
>>yap?n.
>>
>>Lübnan bar?s¸ dolu bir ülkedir. Bölgedeki, tüm dinlerden insanlar?n
>>bar?s¸ içinde yas¸ad?g?? tek ülkeyiz.
>>
>>Haberlerin bu kadar yanl? olmas? inan?lmaz birs¸ey. Yol aç?lan gerçek
>>y?k?m?
>>göstermiyorlar. I?sraillilerin masum sivilleri öldürdüg?ünden
>>bahsetmiyorlar.
>>Burdan göründüg?ü kadar?yla tek odakland?klar? s¸ey G8!
>>
>>I?srail ve ABD gerçekten bizi burdan silip atmak m? istiyor? Onlara,
>>buray?
>>terketmeyeceg?imi söyleyebilirsiniz. Ve birçog?umuz buray? terketmeyecek.
>>Lübnan’? seviyoruz. Buradaki hayat?m?z?, olus¸turdug?umuz yas¸ant?y?
>>seviyoruz.
>>
>>Onlara benim gibi insanlardan bahsedin... kültür ve hos¸görü ins¸a
>>eden. Anlay?s¸ ve bar?s¸ için çal?s¸an. Eg?itmek için çal?s¸an. As¸k?
>>ve s¸efkati yücelten. Burada benim gibi binlercesi var. Peki ya biz?
>>
>>Onlara, benim gibi insanlardan bahsedin, tüm yas¸ananlara rag?men
>>nefreti ög?renmeyen. Benden hers¸eyimi alabilirler, ama onurumu
>>deg?il. Deg?erlerimi ve
>>inançlar?m? deg?il. Asla ve asla ruhumu k?ramayacaklar.
>>
>>I?srail vatandas¸lar?na, hükümetlerinin bize neler yapt?g??n? anlat?n.
>>Onlara s¸iddetin s¸iddeti çag??rd?g??n? anlat?n. Onlara Lübnan’?n
>>koms¸ular? olduklar?n? ve birlikte yas¸aman?n mümkün oldug?unu
>>hat?rlat?n. S¸iddet yoluyla bir anlay?s¸a nas?l ulas¸abiliriz ki? O
>>kadar yak?nd?k ki.... O kadar
>>yak?nd?k ki...
>>
>>Bu ac?mas?zl?g?? durdurun!
>>
>>Hala sevgiyle,
>>
>>Zena el-Khalil
>>
>>
>>Bu arada, Maya’n?n tümörlerinin küçüldüklerinden bahsetmis¸ miydim?
>>Dün sokakta bir düg?ün yap?ld?g??n? anlatm?s¸ m?yd?m?
>>
>>Bu mektubun ne kadar süre öneme sahip olacag??n? bilmiyorum. Ama acil
>>bir durumda, her zaman ziggydoodle@yahoo.com
>>
>>(Çeviri: Ufuk Dalm?s¸ ufukmufuk@yahoo.com)
>>

pardon
31-07-2006, 09:39
en parlak yalanlar savaşlarda söylenir;en acımasız ajitasyonlar savaşlarda yapılır;öyle olmasaydı soykırıma uğramış bir milletin evlatları kendi boylarından büyük füzelere yazı yazarlarken tebessüm edebilirlermiydi???hemde yazı yazdıkları bombalar kendileri gibi masum çocukları katletmek için birer birer havalanırken.birileri çıkıp savaşta böyle şeyler normaldir diye biliyorsa sinsice sırıtarak,birileri acil ateşkeş için henüz erken diyebiliyorsa,sudiler olayın sorumlusu hizbullah'dır hizbullah silahsızlanmadan bu iş çözülmez diyebiliyorsa,medeniyet beşiği ab en küçük insan hakları ihlalinde şahin kesilirken kuzuya dönüyorsa.... demekki ab v.s. herşey hikaye bir tek patron var abd,diğer bütün güçler onun kuklası ve şamaroğlanı olmaktan ibaret,israilde abd'nin ortadoğudaki tetikçiliğini yaptığına göre yıllardır, bu işin çözümünü abd,ab,bm ve kucağa oturmuş arap devletlerinden beklemek çok büyük safdillik olur;peki ne olacak sorusunun cevabını vermek çok ağır malesef;malesefki israil kendi egosunu tatmin edene kadar katliamlarına devam edecek bütün dünyadaki bir avuç onurlu insan çıkıp insanlığın yok olmaması adına mücadele edecek olsada gene katliamcıların dediği olacak;birçok ortadoğu ülkesi bu karışıklıklardan dolayı silahlanmaya daha fazla para harcayacaklar ve harcadıkları paralarda gene kendilerini vuran yahudi silah tüccarlarının cebine girecek.biraz incelenirse bu savaştan sonra türkiye de dahil bölge ülkelerinin yeni silah sistemleri almaya hız verdiklerini görmek şaşırtıcı olmayacaktır;işte işin anahtarı burada arapların elindeki boşta gezen birkaç trilyon dolar diye bahsedilen serseri parayı abd ve bezirganı yahudilerin cebine akıtmak...
bizim elimizden ne gelirki diye düşünen hissenet dostlarını kimse yok mu derneğinin açmış olduğu filistin ve lübnan'a yardım kampanyasına katılmaya davet ediyorum;cep telefonunuzdan 5577'ye atacağınız her boş mesaj bu kampanyaya 5 ytl lik bağış yapmanızı sağlayacak,tüm duyarlı dostlara filistin ve lübnan halkı adına teşekkürler.sms no'su 5777 olacak özür dilerim.

ally_mcbeal
31-07-2006, 10:13
sn slazenger ın gönderdiği harita çok dikkat çekici.

tarihlerle birlikte genişleme sürecine iyi dikkat edilmeli diye düşünüyorum.

tent
31-07-2006, 11:22
Şükrü KÜÇÜKŞAHİN

Şu an bizlik bir durum yok (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/4841708.asp?yazarid=92)

Raporların en önemlilerinden birindeki tespitlere göre Filistin’de Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile Başbakan İsmail Haniye arasındaki İsrail’i tanıma anlamına gelen ulusal uzlaşma anlaşmasından birkaç saat sonra HAMAS’ın İsrailli bir onbaşıyı kaçırması arasında bağlantı var.

BOZKIR
31-07-2006, 11:53
Şu çocukların bombaların üstüne yazı yazdığı resimler tüyler ürpertici...

naylon vicdan
31-07-2006, 12:00
artık söz bitti! diyecek söz yok artık!

israil adlı amerika'nın sol husyesi eli kanlı devlet (!) çocuklara füze atıyor!

babalarının kucağındaki suratı parçalanmış kız çocuklarına bakabilenler, daha

sonra bıyığı için anket yapan bir türkücünün programında göbek atmaktan

utanmayan bu yurdun hanımlarına ne demeliler sizce?

insanlığı da öldürdüler en sonunda! öyle ya da böyle; bebekler, çocuklar

öldürülüyor ve ulusal kanalların bir tanesi bile programında değişiklik yapma

ihtiyacı duymuyor!!!

artık söz bitti! bu ülkedeki insanlık ise çoktan bitmiş!

dansözlükten assolistliğe terfi eden bir "anne"nin poposunun diriliği ya da

bir "manken"in gönül maceraları daha ilginç değil mi?

ya koyunun olmadığı yerde abdurrahman çelebicilik oynayarak "dayanılmaz

erkek" payeleriyle şereflendirilip, boyuyla dalga geçtiği için bu kendiyle barışık

haline tapınılan, telefonla bağlanan hayranlarının soru düzeylerini beğenmeyen

ve aşağılamakta hiçbir beis görmeyen, türlü dudak büzmeleriyle, muhtelif

çığlıklarla "sıradışı" biri olduğunu her fırsatta biz cahil halka

fışkırtan "tolkşovcu"nun tavırları...

bunlar daha az asap bozuyor değil mi?

bunlarla beyinlerini, vicdanlarını dağlayanlar, aynı füzeyi yediğinde

kendi aczine, çaresizliğine isyan etme hakkını kaybetmiş demektir!

tez elden bu vahşiliğe dur denecek sosyal duyarlılık organize edilmelidir!

savaşsız bir dünyaya!

bourbon
31-07-2006, 12:12
bm abd ab ne oldu.
dıyarbakırda ınsan hakları dıye havlayan avrupa nerde ınsanlıgınız neden sesınız cıkmıyor masum cocuklar olurken..

Allah ıslah etsın senı ısraıl
ıslah olmassan belanı versın.

M.Işılak
31-07-2006, 12:16
bm abd ab ne oldu.
dıyarbakırda ınsan hakları dıye havlayanlar nerde ınsanlıgınız neden sesınız cıkmıyor masum cocuklar olurken..

Allah ıslah etsın senı ısraıl
ıslah olmassan belanı versın.

bm abd ab 'nin bir şey yapmasını gerçekten bekleyen var mıydı?

balaban
31-07-2006, 12:28
bm abd ab 'nin bir şey yapmasını gerçekten bekleyen var mıydı?

Bekleyen olacağını sanmıyorum yalnız BM israil'i haklı buldu diye yazanlar vardı:cool:

bourbon
31-07-2006, 13:11
Güvenlik Konseyi’nden İsrail’e kınama yok

İsrail’in, Güney Lübnan’daki Kana kasabasına düzenlediği ve çoğunluğu çocuk, 60’tan fazla sivili öldüren bombardırmanının ardından olağanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi, saatlerce süren müzakerelere rağmen, yine ABD’nin girişimiyle İsrail’i kınamadı.



BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın isteği üzerine toplanan Güvenlik Konseyi gün boyunca saatler süren görüşmelerin ardından etkisiz bir başkanlık açıklaması yayınladı.

Konsey başkanınca okunan ve bağlayıcılığı olmayan açıklamada "Güvenlik Konseyi İsrail silahlı kuvvetlerinin Kana da bir konutu vurmasından büyük şok ve üzüntü duymaktadır" denildi.

İlk taslak metinde İsrail'i kınayan ifade, ABD'nin girişimleriyle metinden çıkartıldı. Yine acil ateşkes çağrısı içeren ifade de ABD'nin çabasıyla engellendi.

Açıklamada Lübnan'da şiddetin yayılmasından duyulan kaygı dile getirildi ve şiddete son verilmesi istendi. Güvenlik Konseyi ayrıca kalıcı, sürekli ve sürdürülebilir bir ateşkesin sağlanmasındaki aciliyetin altını çizdi.

Ateşkes konusundaki bu karmaşık cümle, düz anlatımla, ateşkes zamanına İsrail'in karar vereceğini vurguluyor. Benzer ifadeler ABD Başkanı Bush ve Dışişleri bakanı Rice tarafından da kullanılmakta.

Son olarak açıklamada Güvenlik Konseyi, ölenlerin ailelerine başssağlığı da diledi.

Başkanlık açıklamasının ilk taslak metninde İsrail kuvvetle kınanıyordu. Hatta toplantı sırasında bu metin basına dağıtıldı ve bu ilk taslak metin bazı uluslararası haber ajanslarını yanılttı. Bu ajanslar Konsey'in İsrail'i kınadığını öne süren haberler geçtiler. Sonra da kınamanın olmadığı anlaşıldı.

bourbon
31-07-2006, 13:11
İsrail: '48 saat saldırı yok'

İsrail'in Hizbullah operasyonu 20'inci gününe girerken, ölen Lübnanlıların sayısı 545'e yükseldi. Dün, operasyonun başından bu yana en kanlı saldırıyı düzenleyen İsrail, Güney Lübnan'a yönelik hava saldırılarını 48 saat durdurdu. BM ise saldırıyı kınamayarak, sadece 'derin şok ve üzüntü' duyduğunu açıkladı.



İsrail, dün çoğu çocuk 54'tan fazla Lübnanlı sivili vurduğu Kana saldırısının ardından, bölgedeki iki köyün daha boşaltılmasını istedi.

İsrail katliamın ardından Güney Lübnan'ı 48 saat bombalamama sözü verirken, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Adam Ereli, saldırıyla ilgili soruşturulmanın yürütülmesi amacıyla bombardımanın durdurulmasına onay verildiğini bildirdi.

İsrail Adalet Bakanı Haim Ramon da, bombardımana ara verilmesini savaşın bittiği anlamına gelmediğini söyledi.

Ramon, "savaş bugün biterse, Hizbullah zafer ilan edecek, yani terör kazanmış olacak. Savaşımız bugün bitmedi, yarın da bitmeyecek, sürecek" dedi.

İsrail ayrıca, bölgeden ayrılmak isteyen Lübnanların BM koordinasyonunda tahliyesi için 24 saat süre de tanıdı.

Lübnan, İsrail'in bombardımana ara verdiğini duyurmasından sonra Lübnan - Suriye sınırına hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. İsrail ise olayı doğruladı, ancak saldırının '48 saat ara' kararından önce yapıldığını savundu.

BM, Kana saldırısını 'kınamadı'

Dün düzenlenen saldırının hemen ardından olağanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi ise, İsrail'in saldırısını kınamadı.

Açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Güney Lübnan'daki Kana kasabasına saldırısında çoğu çocuk pek çok sivilin ölmesinden ve yaralanmasından dolayı 'derin şok ve üzüntü' duyduğu belirtildi, kurbanların ailelerine ve Lübnan halkına taziye dilekleri iletildi.

Başkanlık açıklamasında, ''Güvenlik Konseyi, çatışmalarda masum insanların ölümünden derin üzüntü duymakta ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'dan bu trajik olayın sonuçları hakkında Konseye bir hafta içinde rapor sunması istemektedir'' denildi.

Başkanlık açıklamasında, İsrail'in Kana'ya saldırısının kınanmaması ve derhal bir ateşkes talebinde bulunulmaması dikkati çekti.

Diplomatik kaynaklar, açıklamada daha sert ifadeler yer alan Katar tarafından sunulan metin üzerinde durulduğu ancak bu metin üzerinde anlaşma sağlanamayınca, ABD'nin itirazları dikkate alınarak ifadelerin yumuşatıldığı belirtildi.

ABD temel olarak 'ateşkes' sözcüğünün metne dahil edilmesine ve Kana saldırısının 'kınanmasına' karşı çıktı.

Fransa Dışişleri Bakanı bölgede

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın ardından, Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy de, krize çözüm arayışlarına katkıda bulunmak amacıyla bölgeye gitti.

Fransız Dışişleri Bakanı, 17 temmuzda Fransa Başbakanı Dominique de Villepin ile birlikte, 21 temmuzda da tek başına Lübnan'ı ziyaret etmişti.

bourbon
31-07-2006, 13:16
İsrail savaş gemileri, ateşkesin 12'nci saatinde Lübnan'ın Sur kentinin kuzeyine saldırdı. Bir Lübnan askeri öldü, üçü de yaralandı.



Lübnan polisi, saldırının, Kasımiye köprüsü yakınlarındaki bir askeri karakolu hedef aldığını belirtti. Kana'ya düzenlenen hava saldırısında çoğu çocuk ve kadın 56 sivilin ölümünün ardından İsrail, Lübnan'a yönelik hava saldırılarına 48 saat ara verdiğini açıklamıştı.

İsrail askeri sözcüsü, Lübnan'a düzenlenen hava saldırılarına 48 saat ara verme kararının, bugün saat 02.00 itibariyle yürürlüğe girdiğini duyurmuştu.

Ordu açıklamasında, hava saldırılarına geçici olarak ara verilmesinin, Lübnan'ın güneyinden kuzeyine gitmek isteyen sivillere 24 saatliğine güvenli bir şekilde geçiş izni vereceği, ayrıca insani yardımların ulaştırılabilmesi için kara, hava ve deniz koridorlarının açık kalmasını sağlayacağı belirtildi.

İsrailli yetkililer, savaş uçaklarının Suriye sınırına 5 kilometre uzaklıktaki Yanta köyü yakınlarına saat 01.30 civarında düzenlediği iki hava saldırısının, hava akınlarına ara verme kararı yürürlüğe girmeden hemen önce düzenlendiğini söyledi.

Bu saldırılarda Lübnan ve Suriye başkentleri arasında ana arter işlevi gören Lübnan'ın Mesna sınır karakolunun hemen ilerisindeki Lübnan-Suriye karayolunun ikinci kez vurulduğu belirtildi.

bourbon
31-07-2006, 13:26
8 Sütun » Dünya
İsrail İngilizi bile isyan ettirdi!

Independent gazetesi, İsrail'in Kana saldırısı sonrası "Nasıl buna destek olabilir ve bunun devam etmesine izin verebiliriz" manşeti attı.
İsrail'in çoğunluğu çocuk yaklaşık 60 sivilin ölümüne neden olan Kana saldırısı dünya basınında geniş yankı bulurken, saldırıya en sert tepkilerden biri İngiltere'nin en saygın gazeteleri arasında kabul edilen Independent tarafından gösterildi. Gazetenin bugünkü ilk sayfasında, kucağında ölü bir çocuk taşıyan bir Lübnanlı'nın fotoğrafı ile "Nasıl buna destek olabilir ve bunun devam etmesine izin verebiliriz" manşeti yer aldı.
Ünlü gazeteci Robert Fisk imzalı manşetin iç sayfalardaki ayrıntılarında, "Dün yaşananları gördükten sonra tepki göstermemek için taştan bir kalbinizin olması gerekir" ifadeleri kullanıldı.
"ABBAS EL ŞALHUB, YAŞ: 1, KANA"
Fisk'in haberinde, İsrail'in Kana saldırısında yaşamlarını yitiren çocukların plastik ceset torbalarına konulduğu ve her bir ceset torbasının üzerinde keçeli kalemle, "Mehdi Haşim, Yaş: 7, Kana", "Hüseyin el Muhammed, Yaş: 12, Kana", "Abbas el Şalhub, Yaş: 1, Kana" yazıldığı kaydedildi.
34'ü çocuk 56 cesedin Tyre devlet hastanesinde getirildiğini belirten Fisk, plastik ceset torbaları bittiği için bazı cenazelerin halılara sarılmak zorunda kaldığını aktardı. Haberde, bu cesetlerin saçlarının toza bulanmış olduğu ve çoğunun hala burnunun kanadığı ifade edildi.
"İSRAİL'İN KANA SALDIRISI SAVAŞ SUÇU"
İsrail'in Kana saldırısının bir savaş suçu olduğu değerlendirmesi yapılan haberde, saldırının bir canavarlık olduğu ifade edildi.
Kana'nın 10 yıl önce bir İsrail katliamına sahne olduğu aktarılan haberde, İsrail'in o zaman da bir topçu ateşi ile yarıya yakını çocuk olan 106 sivilin ölümüne neden olduğu belirtildi.
Haberde, İsrail'in Kana'da kullandığı füzelerin ABD'den geldiği konusunda hiç bir şüphenin bulunmadığı ve üzerinde "MK-84 güdümlü füze ile kullanılmak için BSU-37-B" yazdığı ifade edildi.
Haberde ayrıca, bu füzeleri üreten şirketin artık üzerine "savaş ortamında kanıtlandı" yazabileceğini zira füzenin Şalhub ve Haşim ailelerinin yaşadığı 3 katlı binayı tamamen yıkarak binanın zemininde bulunan sığınaktaki mültecilerin çoğunu öldürdüğü kaydedildi

bourbon
31-07-2006, 13:27
8 Sütun » Politika
Dışişlerinden diplomatlara inceleme!

Türkiye'den göçen Yahudilerin İsrail'de kurduğu Arkadaş Derneği'nin diplomatik skandala dönüşen etkinliğine katılan Türk diplomatlar hakkında inceleme başlatıldı.

Vakit gazetesinin, artık alışkanlık olduğu üzere 8sutun adını haberin ilk kaynağı olarak anmaksızın bugün sürmanşetten verdiği haberde, Türk dışişleri bakanlığının, cephedeki İsrail askeri için yardım toplama faaliyetine dönüşen toplantıya katılan görevliler hakkında inceleme başlattığı bildiriliyor.

Gazeteye konuşan Türkiye'nin Kudüs konsolosu Ali Rıza Güney ise "Arkadaş Derneği kendi bahçesinde bir Atatürk büstü açılışı yapmak için Büyükelçimiz Dr. Ercan Özer'i davet etti ve kendisi de katıldı. Üç büstten biri seçilecekmiş, büyükelçimizin de fikrini almak istemişler. Büyükelçimiz bu vesileyle toplantıya katıldığını söyledi. İsrail askerlerine para toplanmasına yönelik kampanyaya katılmasının söz konusu olmadığını söyledi. Büyükelçimiz büst seçimine ilişkin fikrini söyledikten son ayrıldı" dedi.

ekselans
31-07-2006, 16:11
İsrail Meclisi'nde olay
Güney Lübnan'ın Kana kasabasında, dün yarısından fazlası çocuk, 60'dan fazla sivilin hayatını kaybetmesine neden olan bombalamalardan sonra, İsrail parlamentosunun (Knesset) bugünkü oturumunda, Arap milletvekilleri, Savunma Bakanı Amir Peretz'e ''çocuk katili'' diye bağırdı.

Parlamentoda konuşan Savunma Bakanı Peretz, Gazze ve lübnan'daki terör örgütlerine yönelik savaşın, vatan için bir savaş olduğunu söyledi. Tahran'daki aşırı rejimin uzantısı olan Hizbullahla savaştıklarını söyleyen ve tüm dünyaya ''Askeri çözümü biz seçmedik'' diye seslenen Peretz'in konuşması sırasında, Knesset'teki Arap milletvekillerinden İbrahim Sarsur, kendisine ''çocuk katili'' diye bağırdı. İbrahim Sarsur'a, Knesset Başkanı Dalia İtzik müdahale etti ve Sarsur'un oturum dışına çıkmasını istedi. Sarsur oturumu terk etti. İtzik, daha sonra diğer bir Arap milletvekili Talib El-Sana'dan da genel kurul toplantısını terk etmesi istedi.

Her iki Arap milletvekilinin Peretz'e sözlü sataşmaları sırasında, parlamentonun aşırı sağ parti grubundan Ulusal Birlik-Ulusal Dinci parti milletvekillerinden birinin, Arap milletvekillerini kastederek, ''hainleri dışarı atın'' diye bağırdığı belirtildi. Parlamento görüşmeleri sırasında, Arap, İsrailli onlarca gösterici Knesset binası önünde toplanarak, Gazze ve Lübnan'daki saldırıları protesto etti, bir an önce ateşkes yapılmasını isteyen çağrılarda bulundu.

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=35145

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=35046

BOZKIR
31-07-2006, 16:35
Sn deep arkadaşımız bir tişört dizayn etse bizler de yaptırıp giysek..

Bu konuda becerisi yada imkanı olan forumdaşlara sesleniyorum..

BOZKIR
31-07-2006, 16:40
VİCDANLARA SIĞMAYAN KATLİYAM


http://img140.imageshack.us/img140/9246/israilfuzezf5.jpg

http://img140.imageshack.us/img140/5589/israilfuze1ma8.jpg

http://img140.imageshack.us/img140/2885/israilfuze2qp7.jpg

İsrailli çocukların, "Lübnan'lı, Filistin'li, Arap, Müslüman, Hıristiyan çocuklar, ÖLÜN" diyerek imzaladığı füzelerin düştüğü yerlerde bakın kimler katledildi..





Bu çocuklar 25-30 yıl sonrasının israil askerleri,komutanları,yöneticileri ve siyasetcileri..Demekki katliam nesiller boyu devam edecek..

Araplar eriyip bittikten sonra ne olacak....

ally_mcbeal
31-07-2006, 18:20
insan yerine koymuyorlar ki....
kendilerinden gayrısının yaşam hakkı değersiz.

Kuzeyli
31-07-2006, 20:23
Bu çocuklar 25-30 yıl sonrasının israil askerleri,komutanları,yöneticileri ve siyasetcileri..Demekki katliam nesiller boyu devam edecek..

Araplar eriyip bittikten sonra ne olacak....

ne olacak sıra bize gelecek tabi biz birbirimizi yiyip bitirmezisek.

lionking
31-07-2006, 20:59
Hizbullah: "İsrail savaş gemisi vuruldu"


31.07.2006 21:33 TİRE (İHA) -

Ortadoğu'daki savaş gerginliği devam ederken, İsrail saldırılarına cevap veren Hizbullah militanları, akşam saatlerinde bir İsrail savaş gemisini vurduklarını ileri sürdü. İddialar İsrail ordusu tarafından yalanlandı.


İsrail-Lübnan arasındaki çatışmalar devam ediyor. İsrail, hareketini havadan ve karadan olmak üzere sürdürürken, Hizbullah militanları da İsrail hedeflerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. Hizbullah militanları, akşam saatlerinde Tire limanının güney bölgesinde bulunan bir İsrail savaş gemisinin vurulduğunu öne sürdü. Hizbullah'ın askeri kanadı tarafından yapılan açıklamada "Bir Siyonist gemisi tahrip edildi" ifadesi kullanıldı.


Saldırıda hedef alınan geminin 53 mürettebatı bulunduğu belirtilirken, SAAR 4.5 tipi geminin isabet aldığını kaydeden militanlar, "Bu saldırı, Kana'da ölen çocukların intikamı için bir başlangıçtır" dedi.


Bu arada İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, durumu yalanlarken, orduya bağlı herhangi bir geminin Lübnan sahilinde tahrip edilmediği duyurularak, "Bilgi tamamen yanlıştır" ifadesi kullanıldı.

loyd
31-07-2006, 21:12
insan yerine koymuyorlar ki....
kendilerinden gayrısının yaşam hakkı değersiz.


çünkü kendileri insan değilki(Bakara 65. İçinizden cumartesi istirahat günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz. Biz onlara: "Sefil maymunlar olun!" dedik)dinlerini ve peygamberlerini eğlence yerine tutan kavimden ne beklenirki tabiki zulüm

baron11
31-07-2006, 21:14
KKTC'den Lübnan'a yardım

KKTC Başbakanlık Müsteşarı Doğan Şahali, Lübnan halkına yardım amacıyla kampanya başlatıldığını açıkladı.

Lübnan'daki olaylarla ilgili olarak Başbakanlıkta bugün yapılan koordinasyon toplantısında, Lübnan halkına yardım kampanyası başlatılması kararı alındığını bildiren Şahali, kampanyanın 10 Ağustos 2006 tarihine kadar süreceğini kaydetti. Şahali, yardımların Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası'nda açılan YTL için 10-300-277795 ve Amerikan Doları için 30-301-11256 numaralı hesaplara yatırılabileceğini ve toplanacak insani yardımların bölgeye Kuzey Kıbrıs Türk Kızılay Derneği aracılığıyla ulaştırılacağını belirtti.

Şahali, Lübnan'da yaşanan insanlık dramının, tüm dünya insanlarını olduğu gibi, Kıbrıs Türk halkını da derinden etkilediğini ve üzdüğünü ifade etti. Hesaplarda toplanacak paranın, Lübnan hükümetinin açıkladığı öncelikli gereksinim malzemeleri olan ilaç, tıbbi malzeme, konserve gıda ve çocuk bezi alımında kullanılmasına karar verildiğini belirten Şahali, ''Ayrıca, dileyenlerin bu gereksinim mallarını doğrudan bağışlayabilmelerine olanak sağlamak üzere Sivil Savunma Lefkoşa Bölge Müdürlüğü'nün başvuru kabulüne başlaması kararlaştırıldı'' dedi.

Şahali, ''Lübnan'a yardım kampanyasına tüm halkın katılarak destek olacağına dair inancımızla, acıların dindirilmesi için katkıda bulunacak kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleriyle vatandaşlarımıza şimdiden teşekkür ederiz'' dedi.

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=35211

baron11
31-07-2006, 21:17
Lübnan'da ceset fışkırıyor

Lübnan'ın güneyindeki köylerde İsrail saldırısında yıkılan evlerin enkazından çıkarılan cesetlerin sayısının 49'u bulduğu bildirildi.

Yetkililer, liman kenti Sur'un 10 köyünde kurtarma görevlilerinin yıkılan evlerin enkazından ve vurulan araçların içinden çıkardığı cesetlerin sayısının 49'a ulaştığını belirtti.

Lübnan Kızılhaç yetkilileri, daha önce yaptıkları açıklamada, 3 köyde İsrail saldırısında yıkılan evlerin enkazından 25 kişinin cesedinin çıkarıldığını kaydetmişti.

Lübnanlı yetkililer, İsrail'in vurduğu köylerde arama ve kurtarma çalışmaları yapıyor.

slazenger
31-07-2006, 21:49
'MOSSAD ve BARZANİ'

Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.
Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir.
MOSSAD, İsrail’in gizli istihbarat örgütüdür.
Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı?

Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi.
Kimse bu ilişkiye, “Hayır olmadı” diyemiyor.
CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.
MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney’de yayınlanan “Israel’s Secret Wars-A History of Israel’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor.
Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü‘nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış.
Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.
Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.

* * *

Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, MOSSAD’ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.

1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması’ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından “Kürdistan Demokratik Partisi”ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.

Barzani’nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.

MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail’in Tahran’daki askeri ateşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.

Nimrodi’nin üstlendiği görev ilginç:
Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani’nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329)
Kitapta, MOSSAD’dan Kürtler’e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sh.328)

* * *

70’li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu?
Kitaba göre sürüyor.
“Körfez Savaşı” sırasında Irak’ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv’e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521)
Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor.
MOSSAD, Barzani’ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor.
Kitapta, Mesud Barzani’nin İsrail’e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.
Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek...
Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek...
İlgi belli...
İlişki de belli...
Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?
Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?

Uğur MUMCU, ( Cumhuriyet, 7 Ocak 1993)

Bu yazıyı tekrar tekrar okumakta fayda var... Hala Mumcu'nun öldürülüşünün nedenini başka yerlerde (İrtica,şeriat vb yerlerde) arayanlar var mı? :) acaba


Kişisel not Henry Kissinger'in ailesi Almanya'dan ABD'ye kaçmış yahudi bi ailedir.

BOZKIR
31-07-2006, 22:05
[FONT=Verdana]'MOSSAD ve BARZANİ'

........................
Kişisel not Henry Kissinger'in ailesi Almanya'dan ABD'ye kaçmış yahudi bi ailedir.


Zaten Almanlardan kaçan yahudiler olmasaydı abd ne 2.dünya savaşını kazanabilir nede dünya lideri olabilirdi..

tent
31-07-2006, 22:30
DERYA SAZAK

Devletsiz büyük ulus söylemi çok tehlikeli (http://www.milliyet.com.tr/2006/07/31/siyaset/asiy.html)

İsrail'in Güney Lübnan'a yönelmesiyle Gazze neredeyse unutuldu. Irak'ta ABD işgali... Şimdi İsrail. Ne amaçlanıyor?

- ABD'nin bölgeye ilişkin tasavvurları var. Büyük güçler, Ortadoğu gibi farklı etnik, dini, kültürel çeşitlilik barındıran toplumların geleceğini dizayn etmeye kalkıştığında istedikleri sonucu alamıyor.

ABD'de bir mağrur olma hali, aşırı bir özgüven var. Yunan tarihçilerin tekrarladığı bir şey var: Büyük güçlerin mağrur olma hali, aslında onların en zayıf noktası. Yükseliş ve düşüş çizgilerini belirleyen en önemli unsur bu mağrurluk.

Eta_Aquarus
31-07-2006, 23:09
Kana Büyük iskender'in Lüblan'a çıktığı yer imiş; İsrail genel Kurmay Başkanı tam bir Büyük İskender hayranıymış...2.Kana İsa peygamberin Yahudi zülmünden kaçıp ilk mucizesini Suyu Şaraba dönüştürdüğü yer miş..Bunları Kanal7 haberde O Suriyeli gazeteci; Hüsni Mahli söyledi..Bu kasaba rastlantı değil dedi..

BOZKIR
31-07-2006, 23:18
kudüs hiristiyanlar için hac yeridir..

hiristiyanların rızası olmadan yahudiler tüm bunları yapamazlar..

danışıklı döğüş..

Eta_Aquarus
31-07-2006, 23:27
...Valla tarih her zaman bu ırk için temel VERİ TABANIDIR...Unutmayın El Kaide nin anlamıda Veri Tabanı dır..Ama Bugün Genel Kurmay başkanımız olan Yaşar Büyükanıt Paşanın dedesinin Filistin Cephesinde Şehid düştüğünü kim biliyor!?..Sorun burada (topikte) yazan herkesin fark ettiği şey..BİZİM ULUSAL VERİ TABANIMIZ nerede?!

slazenger
31-07-2006, 23:33
[quote=Eta_Aquarus;1105078]..Ama Bugün Genel Kurmay başkanımız olan Yaşar Büyükanıt Paşanın dedesinin Filistin Cephesinde Şehid düştüğünü kim biliyor!?..[quote]

Sn. Eta_Aquarus,

Siz bu bilgiye nereden ulaştınız?

Eta_Aquarus
31-07-2006, 23:41
Sayın Hocam (ODTÜ kimliğinizi göre...)
Bugün bir çok Haber programda bir sürü şey söylendi ....Ama bu çok önemli bir ayrıntıdır..Paşa'nın annesi 4 yaşında ölmüş...O da Eyüp'teki mahallesinden Askeri Lise'ye gitmiş..Sanırım çocukluğundan itibaren dedesinin öyküsünü bilmiş olması gerekir....VERİ TABANIMIZA bir girdi olsun!

slazenger
31-07-2006, 23:52
Böylesi konularda o kadar çok bilgi mevcut ki... :) Veri tabanımıza veri kaydederken daha seçiçi olmak lazım :) değil mi?

pardon
31-07-2006, 23:58
ortadoğu ağlıyor,haykırıyor,yalvarıyor ne sesini duyan ne de dönüp bakan var,kendi kara yazısıyla başbaşa ortadoğu.dünyanın en gelişmiş silahlarının yıkıcılığı deneniyor çocukların üzerinde herkez sağır çığlıklara;gözler kör olmuş görmez bombaların yıkcılığını.kaybolan her hayat,her hayal yerini umutsuzluğa,kine nefrete bırakıyor;koca koca sözde medeniyet beşiği devletler yalandan kınama mesajları yayınlarken sinsice içlerinden bu durumdan ne menfaat sağlayabileceğinin hesabını yapıyor;ortadoğu kimsesizliğine,çaresizliğine ağlıyor...onlar ağladıkça karınlarını kaşıyarak koca işkembelerini hoplata hoplata gülerek şeytani kahkahalarla ortalığı inleten yahudi bezirganlar ve yandaşları bölgede satacakları silahların hesabını yapıyor.israilin lütfedip koca abd'nin ricasıyla 48 saatliğine ertelediği hava saldırılarını(saldırma hakkı saklı kalmak koşuluyla,bu nasıl bir haksa)dünya sevinçle karşılıyor,öyle ya lütfedip 48 saat için havadan katliamı durdurdular,karadan devam nasılsa katliama...bugünlerde abd ve ingiliz medyasında kürt çocuklarının oynadıkları reklam filmlerinde abd ve partneri ingiltere'ye teşekkür ediyor kürt çocukları, ırak ve bölgeye getirdikleri barış ve demokrasiden dolayı;bütün ortadoğuda hergün yüzlerce katledilen masuma getirilen barış ve demokrasiden dolayı...unutulmaması gereken çok önemli birşey var abd-israil-ingiltere şer üçgeni işlerini geldiği sürece herşeyi kendi menfaatleri için kullanırlar;işleri bittiğindeyse çığlıklarınızı gene duyarsa yanıbaşınızdakiler duyar sadece,kullananlarsa gene sağır,dilsiz ve kör olurlar.sakın bugün teşekkür eden çocuklar yarın aynı medyalarda çıkıp sesimizi duyan yok mu kurtarın bizi demesinler sakın...

balaban
01-08-2006, 00:05
İsrail ve ABD'nin yaptıkları karşısında çok çaresiz oluşumuz beni kahrediyor. Ben bir şey yapamıyorum, onları Rabbime havale ediyorum.

pardon
01-08-2006, 00:07
İsrail ve ABD'nin yaptıkları karşısında çok çaresiz oluşumuz beni kahrediyor. Ben bir şey yapamıyorum, onları Rabbime havale ediyorum.
herkes yaptığının karşılığını elbette alacak dostum;günü gelince...

BOZKIR
01-08-2006, 00:08
TRT1 gece haberlerinde bazı lübnanlı doktorlar israilin kimyasal silahlar ve seyretlimiş uranyum kullandıklarını söylediler.

Bazı cesetlerde herhangi bir yara izi ve yanık olmamasına ragmen cesetlerin simsiyah olduğunu söylediler.Patlayan bir bombanın çok yüksek ısı çıkardığına işaret eden doktorlar böyle bir durumda vucudtaki tüm tüylerin yanması gerektiğini söylediler.Ancak cesetlerde böyle bir durum olmadığını, tüylerin yanmadığını belirttiler..

BOZKIR
01-08-2006, 00:11
Biz hala manken yarışmalarında, dansedermisin yarışmlarında zaman harcıyoruz..Yazık bu millete..üzücü...

BOZKIR
01-08-2006, 00:55
Sn Başbakan ulusa sesleniş konuşmasında çok sert konuştu.Destekliyorum

JoNaThAn
01-08-2006, 01:11
hizbullah bitene kadar,bu tür örgütlere yataklık eden,filistin-ırak-iran-suriye-arabistan ve diğer bazılarının üzerine sonuna kadar gidilmesi taraftarıyım.her savaşta çocuklar ölüyor.bizimde çocuklarımız öldü kurtuluş savaşında.yada biz çocuklarını öldürdük başka savaşlarda,başka milletlerin.savaşları durdurmak istiyorsanız,dünyadaki 6.5milyar insanı bir odaya koyun ve yokedin.2tane insan bile kalsa,yine savaş çıkacaktır çünkü:)tam bu noktada israile destek veriyorum.yanıbaşımızda,filistin-ırak-iran gibi komşuların olmasındansa,israilin olmasını tercih ediyorum.


bizim canımız yanmadı.bu ülkenin canı hizbullahtan yanmadı.nezamanki belediye otobüslerine bomba koyarlar,bütün canlı ve insanları katlederler,ne zamanki üretimden bi haber olan bu pis toplumlar,sizin sanayinize göz dikerler,nezamanki israilde hergün patlayan bombalar kendi ülkemizde patlar...ozaman anlarsınız bu savaşın nekadar gerekli olduğunu.şüphesiz çıkar sözkonusu ancak,olaylara çok taraflı yaklaşıyorsunuz.filistin terörizme destek veren bir ülkedir.filistin halkı potansiyel terörizm tehlikesi taşıyan bir halktır.kimse israilde hergün patlayan masum insanları öldüren bombalardan bahsetmiyor.kimse müslüman bombacıların yaptığı cihad eylemlerinden bahsetmiyor.çünkü müslüman yapıyorsa doğru yapıyor.ama nezamanki bu terörist toplumların üzerine gidiliyor,israil-amerika,ingiltere terörist oluyor..
rusyada çeçenlerden çok çekti.kimse hatırlamıyor,okullara bomba koyan müslüman çeçenleri..alışveriş merkezlerini havaya uçuran müslüman çeçenleri.yollarda adam vuran çeçenleri.adı direniş oluyor..ama nedense rusya bunların üzerine gittimi,rusya haksız oluyor..beyler,rusya yada israil yada amerika yolların üstüne-ortasına bomba koymuyor.

anlamış değilim,nedir bu arap hayranlığı..

ama açık konuşayım,bu arap hayranlığı ve sempatisi, türkiye için, pkkdan onlarca kat daha zararlı bir oluşumdur.

BOZKIR
01-08-2006, 01:23
Sn jonathan

Size gereken cevabı yazardım ama forum yönetimi silecek.

JoNaThAn
01-08-2006, 01:25
farkındaysanız,el kadıya destek arttı.adamı nerdeyse ülke içinde gezdirecekler.ne çekilecekse bu zihniyetten çekilecek.bu zihniyet arttıkça,her geçen gün türkiye için daha kötü olmakta.

bu arada THY de son durumu okuyun.vatan gazetesinde çıkmıştı.Atatürk rozetinin çıkarılmasının emredilmesi,içki servisi yapmaktan kaçan imam bilmem ne mezunu erkek görevliler..işten çıkarıldıktan sonra özel sektör tarafından adeta kapışılan eski thy görevlileri.eski deneyimli elemanlar yerine göreve alınan deneyimsiz imam kadrosu..

güzel türkiyemden bazı örnekler..

JoNaThAn
01-08-2006, 01:26
Sn jonathan

Size gereken cevabı yazardım ama forum yönetimi silecek.

silinecek birşey varsa silinsin.sizde yazın ayrıca çekinmeyin sevgili arkadaşım:)


söylediğim doğruları kapatacak kadar inandırıcı yalanınız varmı?

uguner
01-08-2006, 03:53
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırısı 19. gününe girerken, ilk günlerde İsrailli askeri-sivil yetkililerden duyduğumuz kendini beğenmiş demeçlerden eser kalmamış görünüyor. Aksine; bugünlerde İsrail ve Amerikan medyasında, “Hizbullah’ın bir türlü yok edilememesinin” yaratabileceği uzun vadeli sonuçlar tartışılıyor, “sorumlu”lar aranıyor ve kamuoyunun İsrail’e yönelik tepkisinin artmasının yaratabileceği sakıncalara dikkat çekiliyor.
ABD gazeteleri, Hizbullah’ın nasıl “çetin ceviz” çıktığına dair analizlerle dolu. Eski MOSSAD yetkilisi Yossi Alpher, “İsrail’in tarihinde gördüğü en iyi Arap savaşçılar” diyor (Washington Post, 27 Temmuz 2006). Lübnan’daki BM gücü UNIFIL’i yönettiği uzun dönemde Hizbullah’ın güçlenmesini adım adım izleyen, Lübnan dengelerini avucunun içi gibi bilen saygın Türk diplomatı Timur Göksel, en çarpıcı yorumu yapmış. Göksel, İsrail’in “Hizbullah’ın komuta-kontrol sisteminin yok edildiği” iddiasına yanıt verirken, önce Şeyh Nasrallah liderliğinde partinin işleyişinin ne gibi değişimlere uğradığına dair küçük bir brifing veriyor, ardından da elindeki cep telefonunu gösteriyor: “Hizbullah’ın komuta kontrol sistemi budur!” (agy) İsrail saldırganlığının ABD’deki en büyük destekçilerinden NY Times ise, “bir dost uyarısı”nı başyazısına taşıyor: “İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırıları, Hizbullah İsrail’e karşı savaş yürüttükçe ve Lübnan devletinin denetimi dışında hareket ettikçe, meşrudur. Ama hava saldırıları, artık İsrail’e zarar veriyor... Haftalar boyunca televizyon ekranlarının Lübnanlı kurbanlar, mülteciler ve yıkımla dolması, Hizbullah ve Hamas’lar için bir propaganda fırsatı. Aynı zamanda, Arap dünyasının en ılımlı, en Batı yanlısı hükümetleri için siyasi bir sorun. Büyük bir İsrail kara saldırısı askeri olarak ne başarı kazanırsa kazansın, siyasi ve diplomatik maliyeti çok büyük olacak.” (29 Temmuz 2006)
Yaşananlar, Irak’taki gerilla savaşının derslerini yineliyor: Devasa bir askeri güç karşısında direnen yerel kuvvetlerin, kazanmak için “kazanması” gerekmez, kaybetmemesi yeterlidir! İsrailli barış yanlısı siyasetçi Uri Avnery, “Hizbullah, savaşmaya devam ediyor. Tek başına bu bile, Arap halkları için parlak bir zafer olarak kayda geçecektir. Bir tüysiklet boksör, bir ağırsiklet karşısında 15. raundun sonunda bile ayakta ise, zafer kazanmış demektir” benzetmesini yapıyor. Eşref İsmail de, “İsrail Neden Kaybediyor?” makalesinde aynı gerçeğe değiniyor: “Güç politikasının mantığı gereği, İsrail için kesin zafer kazanmamak kesin bir yenilgi demektir; çünkü İsrail güçlü olan taraf ve kaybedecek şeyi daha fazla. Asimetrik savaşta, güçlü tarafın kaybedecek şeyi daha çoktur; iradesini güç araçları yoluyla yansıtma yeteneği ve saygınlığı bakımından.” (counterpunch) İsmail, 19 günlük savaşta gelinen noktayı şu başlıklarla özetliyor:
1. İsrail’in net tanımlanmış taktik veya stratejik bir hedefi yoktur. Yani İsrail’in yaptıkları; ne Hamas, ne Hizbullah, ne İran, ne de Suriye karşısında pozisyonunu güçlendiremez.
2. İsrail; toplumlarının çoğunluğunu temsil eden Hizbullah ve Hamas’ı yok edemez. Ama Hizbullah’ı hedef alarak, bu partiye, ülke içindeki Maruni Hıristiyanlar gibi rakipleri karşısında avantaj sağlıyor. Çünkü Hıristiyanların Hizbullah’a karşı çıkması, onları artık İsrail işbirlikçisi gibi gösterecektir.
3. Hizbullah, kısa vadede yüksek bir taktik bedel ödeyebilir; ama uzun vadede, Lübnan’da asıl gücün Lübnan devleti değil Hizbullah olduğu herkesce görülmüş olacaktır.
4. İsrail’in hiçbir başarı elde edememesi, Suriye’nin Lübnan üzerindeki nüfuzunu, dolayısıyla Suriye’nin ABD ve İsrail nezdindeki pazarlık gücünü artırıyor. Artık ABD ve İsrail’in Suriye’nin onayına ihtiyacı vardır ve bu, ikisini de zayıflatmaktadır. (Aynı durum İran için de geçerlidir; İran ve Suriye’nin davetli olmadığı Roma Konferansı’nın fiyaskoyla sonuçlanması da, “bile bile lades” olmuş, Batılı devletler alay konusu yapılmıştır.)
5. Lübnan saldırısına tepki bağlamında; Arap devletleri hain işbirlikçiler gibi görünürken, İran, İslam davasının bayraktarı gibi algılanmaya başlanmıştır.
6. Bush Yönetimi’nin “iktidarsızlığı”, ABD’nin son üç yılda küresel gücünden çok şey yitirdiğinin göstergesidir. Bush; İran, Suriye, Hamas, Hizbullah veya İsrail’i kontrol edemiyorsa, ne menem bir “hiper-güç”tür?
Yazar, bütün bu verilerden hareketle ve tam da ABD-İsrail ikilisi dünyadaki nüfuzunu yitirdikleri için, önümüzdeki yıl İran’a askeri bir saldırı düzenlenebileceğini öngörüyor. Güney Lübnan’a “uluslararası bir savaş gücü” (İsrail’in tercihiyle NATO) konuşlandırma planını da, bu nüfuz yitimini uluslararası alana yayarak “silikleştirme” çabasının bir unsuru olarak görebiliriz. Böyle bir gücün “başarısı” (Hizbullah’ı zaptetmek!) ABD ve İsrail’in hanesine yazılacaktır; yenilgisi ise (Hizbullah’ın savaş gücü karşısında geri adım atmak) “uluslararası camia” hesabına kaydedilecektir. Uri Avnery, AKP Hükümeti’nin de pek hevesli göründüğü böyle bir gücün doğuracağı felaketi şöyle açıklıyor: “Bu güç, bölgeye Hizbullah’ın iradesine aykırı olarak konuşlandırılırsa, bu güce karşı gerilla savaşı başlayacaktır. Uluslararası güç, haşmetli İsrail Ordusu’nunun zamanında kuyruğunu kıstırıp kaçtığı Hizbullah’a karşı savaşacak mıdır? Burada İsrail için de özel bir ikilem var. Hizbullah, bu güce rağmen İsrail’e saldırırsa ne olacak? İsrail ordusu, uluslararası güçle çatışmayı göze alarak Güney Lübnan’a tekrar girecek midir?” (counterpunch)
Avnery’nin bir diğer saptaması, Ortadoğu’da “yeni bir eksen”in oluşmakta olduğuna dair. Avnery’nin öngördüğü eksen “Hizbullah, Filistinliler, Suriye, Iraklı Şii ve Sünniler ile İran”dan oluşuyor. Mezhep bölünmelerini aşan bu eksen, Ortadoğu’da devasa bir halk desteğine sahip. Karşısında ise gün geçtikçe zayıflayan S. Arabistan, Mısır ve Ürdün gibi ülkeler bulunmakta.
Ortadoğu tarihinde, İsrail ordusuna geri adım attırabilen tek güç olan Hizbullah’ın direngenliği, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın avuç ovuşturarak bahsettiği “yeni Ortadoğu” vizyonunu epey karmaşıklaştırıyor! Bakalım, bu “yeni Ortadoğu” ABD ve İsrail’e ne gibi “yeni belalar” getirecek

krokodil
01-08-2006, 06:17
yetim elçisini koruduğu gibi onun bu çağda yetim öksüz başsız çaresiz kaldığı inananlarınıda koruyacak yüce allah..az gayret.. müminin duası silah olan dua..


unutmayın yüce allah diyorki:gurur ve yücelik benim izarım gibidir,her kim onlarla bana ortak koşmaya başlarsa,kibreder ve gururlanırsa onun belini kırarım..

adem aleyhisselamın ilk günahı nefsindendi..,affedildi..şeytanın ise kibrinden..peşindeki lanet hala devam ediyor...

son söz...:ey israel oğulları zaman yaklaştıkça şımardıkça şımaracak azgınlaştıkça azgınlaşacaksınız..sonra üzerinize güçlü kullarımızı göndereceğiz.....

peygamberimizin ordularını savaşa gönderirken verdiği nasihat: çocuklara ,kadınlara yaşlı ve aciz kimselere,kilise ve havralara ve onların içinde ibadet edenlere,ekili ekinlere mahsullere dokunmayınız...

çocuk kadın yaşlı sivil asker demeden kıyım yapan israel... benim şu an için tek güvendiğim mercii ne bm,ne abd,ne zavallı islam konferansı.................

her kibirliyi her zalimi kahredecek bir güç...GAYRETULLAH..

baron11
01-08-2006, 08:14
Biz hala manken yarışmalarında, dansedermisin yarışmlarında zaman harcıyoruz..Yazık bu millete..üzücü...

İçten çökertme taktiyi.

balaban
01-08-2006, 08:34
hizbullah bitene kadar,bu tür örgütlere yataklık eden,filistin-ırak-iran-suriye-arabistan ve diğer bazılarının üzerine sonuna kadar gidilmesi taraftarıyım.her savaşta çocuklar ölüyor.bizimde çocuklarımız öldü kurtuluş savaşında.yada biz çocuklarını öldürdük başka savaşlarda,başka milletlerin.savaşları durdurmak istiyorsanız,dünyadaki 6.5milyar insanı bir odaya koyun ve yokedin.2tane insan bile kalsa,yine savaş çıkacaktır çünkü:)tam bu noktada israile destek veriyorum.yanıbaşımızda,filistin-ırak-iran gibi komşuların olmasındansa,israilin olmasını tercih ediyorum.


bizim canımız yanmadı.bu ülkenin canı hizbullahtan yanmadı.nezamanki belediye otobüslerine bomba koyarlar,bütün canlı ve insanları katlederler,ne zamanki üretimden bi haber olan bu pis toplumlar,sizin sanayinize göz dikerler,nezamanki israilde hergün patlayan bombalar kendi ülkemizde patlar...ozaman anlarsınız bu savaşın nekadar gerekli olduğunu.şüphesiz çıkar sözkonusu ancak,olaylara çok taraflı yaklaşıyorsunuz.filistin terörizme destek veren bir ülkedir.filistin halkı potansiyel terörizm tehlikesi taşıyan bir halktır.kimse israilde hergün patlayan masum insanları öldüren bombalardan bahsetmiyor.kimse müslüman bombacıların yaptığı cihad eylemlerinden bahsetmiyor.çünkü müslüman yapıyorsa doğru yapıyor.ama nezamanki bu terörist toplumların üzerine gidiliyor,israil-amerika,ingiltere terörist oluyor..
rusyada çeçenlerden çok çekti.kimse hatırlamıyor,okullara bomba koyan müslüman çeçenleri..alışveriş merkezlerini havaya uçuran müslüman çeçenleri.yollarda adam vuran çeçenleri.adı direniş oluyor..ama nedense rusya bunların üzerine gittimi,rusya haksız oluyor..beyler,rusya yada israil yada amerika yolların üstüne-ortasına bomba koymuyor.

anlamış değilim,nedir bu arap hayranlığı..

ama açık konuşayım,bu arap hayranlığı ve sempatisi, türkiye için, pkkdan onlarca kat daha zararlı bir oluşumdur.

Bizde de Kurtuluş Savaşında çocuklar öldü ama biz öldürmedik, savaşı bizim çocuklarımız da öldü diye hoş görecek değiliz. Üstelik orda büyük bir temizlik yapılırken.

Teröre kesinlikle karşıyız, bu savaşa karşı olmak terörizmi destekliyorlar izlenimi mi veriyor size?

Neden cihad eylemlerinden söz edilsin, onlar İsrail gibi toplu katliam yapmadılar. israil bunu Devlet kimliğiyle yapıyor. Evde çocuklar olduğunu bilerek işliyor cinayetlerini.

Siz de bu katliamı eleştirmemizi Arap hayranlığına bağlıyorsunuz. Çoğumuzun Araplara sempatisi olduğunu sanmıyorum, en azından benim yok. Orda ölenler insan, siz farkında olmasanızda.

JoNaThAn
01-08-2006, 09:06
Bizde de Kurtuluş Savaşında çocuklar öldü ama biz öldürmedik, savaşı bizim çocuklarımız da öldü diye hoş görecek değiliz. Üstelik orda büyük bir temizlik yapılırken.

Teröre kesinlikle karşıyız, bu savaşa karşı olmak terörizmi destekliyorlar izlenimi mi veriyor size?

Neden cihad eylemlerinden söz edilsin, onlar İsrail gibi toplu katliam yapmadılar. israil bunu Devlet kimliğiyle yapıyor. Evde çocuklar olduğunu bilerek işliyor cinayetlerini.

Siz de bu katliamı eleştirmemizi Arap hayranlığına bağlıyorsunuz. Çoğumuzun Araplara sempatisi olduğunu sanmıyorum, en azından benim yok. Orda ölenler insan, siz farkında olmasanızda.


dünyada herşey güllük gülistanlık olmuyor.benimde hoşuma gitmiyor,enazından çocukların ölmesi.zevk almıyorum yani.ama dünyanın varoluşundan beri insanlığın temel noktası savaş.savaştan nefret edecekseniz,insanlardan ve tüm doğadan nefret etmeniz gerekir.malesef oluyor ve ben kendi adıma konuşayım filistinde olmak istemezdim.zor durumda olduklarını kabul ediyorum ama bunu israile konulan bombaları koymadan önce,ikiz kuleleri uçurmadan,dünyanın 4bir yanına korku salmadan önce düşüneceklerdi.teröre destek veren bir halk tüm geleceğiyle birlikte yok olmayı haketmiştir kanaatimce.buyüzden üzülmüyorum.ki filistin sadece başlangıcın devamı.sırada diğerleri var.

ekselans
01-08-2006, 09:10
ikiz kuleleri uçurmadan,dünyanın 4bir yanına korku salmadan önce düşüneceklerdi

Çocuklar ve kadınlar uçurdu değilmi kuleleri

tent
01-08-2006, 09:11
...israile konulan bombaları koymadan önce,ikiz kuleleri uçurmadan,dünyanın 4bir yanına korku salmadan önce düşüneceklerdi.teröre destek veren bir halk tüm geleceğiyle birlikte yok olmayı haketmiştir kanaatimce...
yazdıklarınızdan hiç tarih bilmediğiniz anlaşılıyor.

JoNaThAn
01-08-2006, 09:12
yazdıklarınızdan hiç tarih bilmediğiniz anlaşılıyor.


cahilim ben.ortalığı karıştıranların yahudi olduğunu söyleyecekseniz,tam aksine tarih boyunca diğer milletlerden zulum görmüş bir halktır yahudiler.buna rağmen yıkılmamışlardır.bu azim,kurtuluş savaşında gösterdiğimiz örneğin bir başkasıdır diyebiliriz.hangi milletten yada inanıştan olursa olsun,başarı takdirin gereğidir.kanaatimce.

internette dolaşan,ikiz kulelerin çökmesi sırasındaki binada çalışan bütün yahudilerin izinli olması v.s. gibi haberlere güvenmeyiniz.düpedüz yalandır.

usame,hizbullah gibi adamlara gelince,amerikan politikasıdır.ben bu adamlara kızmıyorum,takdir ediyorum.çok akıllılar,halkları yönlendiriyor,dini çok pahalıya satıyorlar.çokta güzel yaşıyorlar.aynı şey şuan dünyanın 4bir yanında okulları açılan bir arap hayranı içinde geçerli.bizzat destekleniyorlar.

amerikan politikası:önce müslümanlaştır,sonra yoket.

türkiyede aynı tehlike içindedir.filistine gelince,halkın cehaleti yokolmaları için yeterli sebep.bugün iranın cumhurbaşkanı gibi bir kendini bilmez türkiyenin yönetiminde olsa..bu adam amerikaya kafa tuttuğunda halkımız ayaklanır.sen bizi savaşa götürüyorsun diye.oranın halkı ise bunu alkışlıyor.neden?eğitim yok.başlangıç sonuç ilişkisi arasındaki ip yok.kopmuş.

ne güzeldir ki,yakında abnin terörist listeye aldığı el kadı yakında tr de dolaşabilecektir.peki ozaman ne olacak?bir konuya dikkatinizi çekerim,türkiye gitgide daha çok doğuya benziyor,benzetiliyor.bugün filistinin başına gelenler,iranın başına gelenler,önü alınmazsa 20yıl sonra türkiyenin başına gelebilir.

önemli olan pozisyonu iyi belirlemek.doğanın ve evrilmenin kuralıdır bu.kendinizi geliştirin.güçsüz olan zaten kendini savunamayacaktır.önemli olan türkiyenin geleceği.bu savaşlar sonucu oluşan arap hayranlığı,batı düşmanlığı değil.bu savaşı yapan bikaçkişi.bütün ab insanlarıda çoğunlukla nefret ediyor savaştan.ki bende sevmiyorum ilk bakışta.

bourbon
01-08-2006, 09:21
bakalım Islam konferansından ne ses cıkacak.
Ingılızlerın bıle haclı seferı dedıgı bu yenı saldırılarda basta suudlar olmak uzere nasıl vıcdanları rahat oluyor hem musluman hem komsu halkları bombalanırken bunu hıc anlayamıyorum...

baron11
01-08-2006, 09:37
Soyatalarının Tanrı'sı Yahve tarafından İsrailoğulları'nı özgürlüğüne kavuşturmakla görevlendirildiğine inanılan Hz.Musa onları Mısır'dan çıkardı Musa öncülüğünde Kızıldeniz'i geçen İsrailoğuları Sina Dağı'na ulaştı.Hz.Musa sina dağına çıktı burda İsrail'liler Tanrıya ve Hz.Musa'ya ihanet ettiler.Tanrı'da ceza olarak son hain ölene kadar Hz.Musa vasıtasıyla 40 yıl çölde dolaştırdı son hain öldüktenten sonra Kenan ülkesine gitmelerine Tanrı izin verdi,Hz.Musa İsrail'lileri Kenan ülkesine yani İsraile getirdikten sonra yanlarından ayrıldı.Yani kısaca Tanrı'ya ve Hz.Musa'ya ihanet etmiş hain bir millettir.Sonlarının da iyi olacağını hiç zannetmiyorum.

Saygılarımla.

JoNaThAn
01-08-2006, 09:41
Soyatalarının Tanrı'sı Yahve tarafından İsrailoğulları'nı özgürlüğüne kavuşturmakla görevlendirildiğine inanılan Hz.Musa onları Mısır'dan çıkardı Musa öncülüğünde Kızıldeniz'i geçen İsrailoğuları Sina Dağı'na ulaştı.Hz.Musa sina dağına çıktı burda İsrail'liler Tanrıya ve Hz.Musa'ya ihanet ettiler.Tanrı'da ceza olarak son hain ölele kadar Hz.Musa vasıtasıyla 40 yıl çölde dolaştırdı son hain öldüktenten sonra Kenan ülkesine gitmelerine Tanrı izin verdi,Hz.Musa İsrail'lileri Kenan ülkesine yani İsraile getirdikten sonra yanlarından ayrıldı.Yani kısaca Tanrı'ya ve Hz.Musa'ya ihanet etmiş hain bir millettir.Sonlarının da iyi olacağını hiç zannetmiyorum.

Saygılarımla.


müslümanlar,yahudiler ve hristiyanlar.

bu gruplar arasından her kim,dini radikalliğe taşır ve diğer milletlere saygısını kaybeder..hepsine karşıyım.bütün savaşların sonucu,bütün ayrımlaşmaların sonucu buradan çıkmaktadır.insanları ayırmanın bir başka yoludur bu..yahudileride takdir ederim ama sevmem.

baron11
01-08-2006, 09:47
müslümanlar,yahudiler ve hristiyanlar.

bu gruplar arasından her kim,dini radikalliğe taşır ve diğer milletlere saygısını kaybeder..hepsine karşıyım.bütün savaşların sonucu,bütün ayrımlaşmaların sonucu buradan çıkmaktadır.insanları ayırmanın bir başka yoludur bu..yahudileride takdir ederim ama sevmem.

Benim için de tüm dinler kutsaldır,bu yapılanları tüm İsrail halkına da maletmiyorum yukarda yazıma dikkat ederseniz Tanrı onlara ne şekilde ceza vermiş.

beyaz
01-08-2006, 09:57
herkesin bir planı var ama şunu da unutmayın ki allahın da bir planı var...

BOZKIR
01-08-2006, 10:02
siz yahudimisiniz??

bilelimde anlayış gösterelim..

bence müslümanken hirsitiyan olanlar gibi kör konuşuyorsunuz...

tent
01-08-2006, 10:03
sn. jonathan, yazdıkladınızdan tarih bildiğiniz sonucunu çıkartamadım.

nasıl bir insan vücuduna patlayıcıları sarıp ölüme gider? bu insanların psikolojik sorunları mı var, yoksa yaşamdan gelecekten bir beklentileri kalmadığı için mi? bir bilgi olarak, ulusların var olma-yok olma noktasında, kendilerini feda edebilen kişiler olduğunu kendi tarihimizden de biliyoruz.

mgdv2001
01-08-2006, 10:04
Cüneyt ÜLSEVER culsever@hurriyet.com.tr

Olguları bütün okumak: Kana Köyü örneği


İSRAİL’in Lübnan’daki Kana Köyü’nü bombalaması ve köyde 37’si çocuk 60 sivilin ölmesi, zihinlere vahşetin ta kendisi olarak kazınıyor.

Medyaya yansıyan katledilmiş çocukların fotoğrafları, kendini insan sayan herkesin yüreğini dağlıyor.

Bombaları atan İsrail olduğu için insan bu ülkeye lanet yağdırmadan da edemiyor.

İsrail ve ABD’de de yenilen herzenin farkındalar ki; ABD ilk kez ateşkesi dile getiriyor, İsrail 48 saat ateşkes ilan ediyor.

Ama, acaba resmin bütünü, gördüğümüz parçadan farklı olabilir mi?

* * *

İsrail’in iddialarına kulak kabarttığımızda, Hizbullah tarafından İsrail’e atılan bombaların önemli bir bölümünün bu köyden fırlatıldığını, Hizbullah’ın halkın içine asker yerleştirdiğini, askeri barikatları köy evlerinin içinde kurduğunu, köy halkının da bu konuda daha önce uyarıldığını duyuyoruz.

Bu iddialar doğru mu, yoksa İsrail yalan mı söylüyor?

Ben İsrail’in iddialarına inanıyorum.

İddialar, ölen canları geri getirmiyor ama sorumlulara daha geniş bir gözlemle bakmamızı sağlıyor.

Ben iddialara inanıyorum; zira birçok benzer örnek hatırlıyorum.

HAMAS, Filistin’deki gösterilerinde hep çocuk ve kadınları ön sıralara iter.

Benzer gösterilerde İstanbul’da da hep kadın ve çocukları ön saflarda görürüz.

PKK, Güneydoğu’da en büyük kötülüğü, adına hareket ettiğini söylediği Kürtlere yapar.

Canlı bombaların hemen hepsi 14-16 yaşlarında gençler.

Hizbullah’ın bunlardan hiçbir farkı yoktur.

* * *

Bu bölgede "anti-emperyalist mücadele veren", "mazlum halklara sahip çıkan" para-militer/terörist örgütlerin ortak bir paydası var:

Kurtarmayı hedefledikleri insanların hayatı onlar için önemli değil!

Neden? Uğruna mücadele verdikleri inançlar veya ideoloji için ölmek adeta kutsal bir mertebe de ondan.

Ama ölüm kim için yüksek mertebe? Halk için!

Ben, bugüne kadar mitinglerde göğsünü siper eden, canını tehlikeye atan, kendini canlı bomba haline getiren bir tane olsun para-militer/terörist örgüt yöneticisine rastlamadım.

Yöneticiler ancak karşı taraf saklandıkları yerlere saldırınca veya havadan bombalayınca ölüyorlar.

* * *

Bu olgu benim için çok önemli; zira bu tip örgütlerin yaşamın nasıl sürdürüleceğine dair herhangi bir vizyonları olmadığını düşünüyorum.

El Fetih yönetemediği için Filistin’de seçimi kaybetti. Şu ana dek HAMAS da Filistin’de herhangi bir yönetim başarısı gösteremedi.

Hálá iktidar olduğunu fark edip ona göre örgütlenemiyor.

Bu örgütler bir toplumu nasıl yöneteceklerinin değil, davalarının muhayyilesi ile yaşıyorlar.

Varlık nedenleri, belirli bir ideoloji veya inanç için mücadele vermek!

El Kaide, Hizbullah, HAMAS türü örgütler, diğer Müslümanların daha iyi Müslüman olmaları, Müslüman olmayanların da doğru yolu bulmaları için mücadele veriyorlar.

Onlar "cihan cihadı" peşindeler!

Lütfen, Türkler bir de bu örgütlerin ele geçirdiği Ortadoğu’nun Türkiye için ne anlama geleceğini düşünsünler!

BOZKIR
01-08-2006, 10:06
israilin amacı kısa vadede lübnan sınırında bir koridor açmak.Sınır kasabalarını göçe zorluyor..

bourbon
01-08-2006, 10:10
http://www.8sutun.com/node/17951

bourbon
01-08-2006, 10:11
Almanya kalıcı ateşkes istiyor

Ortadoğu’daki krizin çözümünde diplomatik çabalarda bulunan Almanya, başvurulan askeri yöntemlerin maksadını aşmaması gerektiğine dikkat çekti. Alman hükümeti, sürekli ateşkesin ancak BM bünyesinde varılacak bir anlaşmayla sağlanabileceği görüşünde...


Almanya Başbakanı Angela Merkel, İsrail'in hava saldırısıyla ilgili olarak başvurulan askeri yöntemlerin maksadını aşmaması gerektiğine dikkat çekti. Şimdiye kadarki açıklamalarında İsrail'i eleştirmemeye özen gösteren hükümet sözcüsü Ulrich Wilhelm de Berlin'deki basın toplantısında aynı ifadeyi kullandı:

Wilhelm, "Meşru müdafaa hakkının kullanılmasında da askeri kuvvet kullanımının güdülen amaç ile orantılı olması ve sivil halk arasında can kaybına yol açmamaya azami özen gösterilmesi, esastır. İsrail ordusunun bombardımanla ilgili olarak başlattığı soruşturmanın tamamlanmasını bekleyelim" diye konuştu.

"Karar BM nezdinde alınmalı"

Alman hükümeti, sürekli ateşkesin ancak BM bünyesinde varılacak bir anlaşmayla sağlanabileceği görüşünde. Dışişlerinden sorumlu Devlet Bakanı Gernot Erler de bundan sonrasının BM Güvenlik Konseyi'ne düştüğünü belirterek şunları söyledi: "Bu gece Güvenlik Konseyi'nden karar değil, bir değerlendirme, bir görüş metni çıktı. Engellenen bir önceki kararın aksine bu kez Güvenlik Konseyi'ne üye 15 devlet te ortak bildiriye imza attı. Güvenlik Konseyi, ne kadar büyük bir görev üstlendiğinin bilincinde."

Erler, sadece asgari müşterekleri içermesine rağmen, ortak değerlendirmenin ABD tarafından engellenmeyişini önemli bir gelişme addediyor. Amerikan yönetiminin krizle karşısındaki tutumunda değişiklik olduğu kanaatinde olan Sosyal Demokrat politikacı Erler, "ABD'nin yoğun baskı yaptığı izlenimi hakim. Kana trajedisinin hem İsrail, hem de ABD'nin itibarı açısından son derece tehlikeli olduğunu Washington yönetimi de idrak etti" dedi.

BM Güvenlik Konseyi, ortak karar üzerinde mutabakat sağlayabildiği takdirde İsrail ile Lübnan arasındaki sınır bölgesine barış gücü gönderilmesi de kararda yer alacak. Barış gücüne Almanya'nın asker verip vermeyeceği ise kesinleşmiş değil. Berlin yönetimi, "önce BM kararı çıksın, sonra Alman Silahlı Kuvvetleri'nin durumunu gözden geçiririz" diyor.

Merkel, Blair'le görüştü

Bu arada Almanya Başbakanı Angela Merkel, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili olarak İngiltere Başbakanı Tony Blair ile telefon görüşmesi yaptı. Alman hükümet sözcüsü Ulrich Wilhelm, Merkel ve Blair'in, İsrail'in Kana'ya düzenlediği hava saldırısında çok sayıda sivilin ölmesinden duydukları üzüntüyü dile getirdiklerini bildirdi.

Wilhelm, iki başbakanın, askeri harekatların dengeli olması ve sivil halk arasında can kaybının önlenmesi gerektiğini belirttiklerini, bu acı olayın bölgede bir an önce ateşkes sağlanmasının gereğini ortaya koyduğunu kaydettiklerini sözlerine ekledi.

AB bakanları toplanıyor

Bu arada Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin dışişleri bakanları, Ortadoğu'daki krizi görüşmek üzere Brüksel'de bir araya gelmeye hazırlanıyor. Toplantıda, Lübnan'da gönderilmesi muhtemel uluslararası güçle ilgili ayrıntıların ele alınması bekleniyor. Ancak AB diplomatları, uluslararası güce AB ülkelerinin katılması konusunda bakanların hemen bir karara varmasının mümkün olmadığına dikkat çekiyorlar.

mgdv2001
01-08-2006, 10:12
İsrailde ölen her sivil o devlet için çok mühimdir acaba lübnanda ölen sivillerin hizbullahın yada iranın yada suriyenin gözünde Bizim burada verdiğimiz insancıl değer kadar bile değerleri varmıdır

Yoksa Siviller öldükçe Ellerini ovuşturmaktamıdırlar..

Sivil ölümleri asla istenen ve kabul edilebilir bir durum değildir ancakkk

Bu iki terör örgütü (Hamas ve Hizbullah) zerre kadar hiç bir sivili düşünmemektedir ve bunlarla savaşmak uğruna maalesef israil devleti dünya önünde sivilleri vuran terörist bir devletmiş durumuna düşmektedir.

Bizim topraklarımızda 30 bin şehit varken ve bunun 3'te ikisi sivilken yapılan yorumların tamamı ile duygusal ve hissi olduğu çok açık

Oysa bu olaylara en Soğukkanlı ve objektif bakabilen toplum biz olmalıydık çok daha beterini yaşamış ve yaşamakta iken

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 10:18
Cüneyt ÜLSEVER culsever@hurriyet.com.tr

Olguları bütün okumak: Kana Köyü örneği


İSRAİL’in Lübnan’daki Kana Köyü’nü bombalaması ve köyde 37’si çocuk 60 sivilin ölmesi, zihinlere vahşetin ta kendisi olarak kazınıyor.

Medyaya yansıyan katledilmiş çocukların fotoğrafları, kendini insan sayan herkesin yüreğini dağlıyor.

Bombaları atan İsrail olduğu için insan bu ülkeye lanet yağdırmadan da edemiyor.

İsrail ve ABD’de de yenilen herzenin farkındalar ki; ABD ilk kez ateşkesi dile getiriyor, İsrail 48 saat ateşkes ilan ediyor.

Ama, acaba resmin bütünü, gördüğümüz parçadan farklı olabilir mi?

* * *

İsrail’in iddialarına kulak kabarttığımızda, Hizbullah tarafından İsrail’e atılan bombaların önemli bir bölümünün bu köyden fırlatıldığını, Hizbullah’ın halkın içine asker yerleştirdiğini, askeri barikatları köy evlerinin içinde kurduğunu, köy halkının da bu konuda daha önce uyarıldığını duyuyoruz.

Bu iddialar doğru mu, yoksa İsrail yalan mı söylüyor?

Ben İsrail’in iddialarına inanıyorum.

İddialar, ölen canları geri getirmiyor ama sorumlulara daha geniş bir gözlemle bakmamızı sağlıyor.

Ben iddialara inanıyorum; zira birçok benzer örnek hatırlıyorum.

HAMAS, Filistin’deki gösterilerinde hep çocuk ve kadınları ön sıralara iter.

Benzer gösterilerde İstanbul’da da hep kadın ve çocukları ön saflarda görürüz.

PKK, Güneydoğu’da en büyük kötülüğü, adına hareket ettiğini söylediği Kürtlere yapar.

Canlı bombaların hemen hepsi 14-16 yaşlarında gençler.

Hizbullah’ın bunlardan hiçbir farkı yoktur.

* * *

Bu bölgede "anti-emperyalist mücadele veren", "mazlum halklara sahip çıkan" para-militer/terörist örgütlerin ortak bir paydası var:

Kurtarmayı hedefledikleri insanların hayatı onlar için önemli değil!

Neden? Uğruna mücadele verdikleri inançlar veya ideoloji için ölmek adeta kutsal bir mertebe de ondan.

Ama ölüm kim için yüksek mertebe? Halk için!

Ben, bugüne kadar mitinglerde göğsünü siper eden, canını tehlikeye atan, kendini canlı bomba haline getiren bir tane olsun para-militer/terörist örgüt yöneticisine rastlamadım.

Yöneticiler ancak karşı taraf saklandıkları yerlere saldırınca veya havadan bombalayınca ölüyorlar.

* * *

Bu olgu benim için çok önemli; zira bu tip örgütlerin yaşamın nasıl sürdürüleceğine dair herhangi bir vizyonları olmadığını düşünüyorum.

El Fetih yönetemediği için Filistin’de seçimi kaybetti. Şu ana dek HAMAS da Filistin’de herhangi bir yönetim başarısı gösteremedi.

Hálá iktidar olduğunu fark edip ona göre örgütlenemiyor.

Bu örgütler bir toplumu nasıl yöneteceklerinin değil, davalarının muhayyilesi ile yaşıyorlar.

Varlık nedenleri, belirli bir ideoloji veya inanç için mücadele vermek!

El Kaide, Hizbullah, HAMAS türü örgütler, diğer Müslümanların daha iyi Müslüman olmaları, Müslüman olmayanların da doğru yolu bulmaları için mücadele veriyorlar.

Onlar "cihan cihadı" peşindeler!

Lütfen, Türkler bir de bu örgütlerin ele geçirdiği Ortadoğu’nun Türkiye için ne anlama geleceğini düşünsünler!


Cok dogru sozlerle yorum yaptiniz tebrik ederim
sonunda olaylarin boyut acilarini degisik yonden goren arkadaslara da rastlaniyor demek ki

nerede simdi o yilan basi Nasrallah , yerin kat kat altinda gizleniyor , neden cikipta satin aldigi canli bombalar gibi savasmiyor.
Filistinli bir kac koylunun soyledikleri sunlar " Hamas , Hizbullah ve banzeri orgutler bizden cocuklarimizi para ile satin alip onlara beyin yikamasi yaptiktan sonra olume gonderiyorlar"
" her birine vaadlerde bulunup ,en buyuk vaadler arasinda da cennete 72 tane bakireye ulasacaklarini asiliyorlar "

haeln bu sacmaliklarla insanlari kandirip , onlari birer canli bombaya donusturmeleri mantikli mi ?

Iste Arap dunyasinda cogunlukta bu zihniyet halen var ne yazik ki .
neden onca Arap devleti var etrafta biri cikip da koruma altina almiyor .
cunku zaten onlar birbiri iclerinde dusman .....

iste o zaman soru su , bize mi kaldi bu savasin avukatligini yapmak ????

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 10:22
onumuzdeki haftalarda eger ki Suriye de bu isin icine girerse hic sasirmayin arkadaslar
Hizbullahcilar dun aksam Israil - Suriye sinirinda devriye gezen Israil askerleinin bir aracinin yaninda bomba patlatti .

Iste adamlarin niyeti belli , herkesi bu kaosun icine suruklemek .ya Asad in sozleri " tum birlikleri en ust alarm seviyesinde tutun "

yani adamlar zaten alt tabani hazirlamislar ortadogu genel savasi icin

tent
01-08-2006, 10:36
Cok dogru sozlerle yorum yaptiniz tebrik ederim
sonunda olaylarin boyut acilarini degisik yonden goren arkadaslara da rastlaniyor demek ki
yazıyı cüneyt ülsever yazmış. kendisi hürriyet gazetesinde köşe yazarıdır. şimdiye kadar yaptığı yorumların doğru çıktığı da pek görülmemiştir. ona kalsaydık, tezkereyi kabul edip, ırak'ta abd'nin silahşörlüğünü yapmalıydık.

mesajın tümünü de alıntılamanız gereksizdi. o yazının da tümünün buraya gönderilmesi de gereksizdi. adresini vermek yeterliydi.


nerede simdi o yilan basi Nasrallah , yerin kat kat altinda gizleniyor , neden cikipta satin aldigi canli bombalar gibi savasmiyor.
"kral, son şövalyesi ölünce kılıcını çeker" diye bir söz vardır. dünyanın hiç bir yerinde de liderlerin elde silah savaşması beklenmez.


Filistinli bir kac koylunun soyledikleri sunlar " Hamas , Hizbullah ve banzeri orgutler bizden cocuklarimizi para ile satin alip onlara beyin yikamasi yaptiktan sonra olume gonderiyorlar"
" her birine vaadlerde bulunup ,en buyuk vaadler arasinda da cennete 72 tane bakireye ulasacaklarini asiliyorlar "
doğrusu para karşılığı çocuk alınıp, eylemci yetiştirildiğini duymadım hiç. kaynak gösterebilir misiniz?

şiilerin, ismailiye mezhebi yeniden doğuşa inanır. mükemmel olmanın ancak 12. aşamada mümkün olduğuna inanırlar. bir sonraki aşamaya geçiş için ölmek gerekir. ulvî amaçlar için ölenler de bir sonraki aşamaya daha çabuk geçeceklerine inanırlar. tarihin ilk teröristi olarak tanınan, iran'daki alamut kalesinde konuşlanmış olan hasan sabbah da bu mezheptendi. fedailerini afyonla uyutup, sonra binbirgece masalları dekorunda uyandırıp, "öldükten sonra böyle bir yere gideceksin" dediği rivayet edilirdi. böyle bir anlatım, batılı oryantalistlere daha cazip geliyor haliyle. ama gerçek ismailiye mezhebinin inancında gizli.


iste o zaman soru su , bize mi kaldi bu savasin avukatligini yapmak ????
kimse avukatlık yapmıyor. sıranın bize gelebileceği endişesini taşıyoruz, o kadar. karşı çıkışımız da, "olayların evrileceği yönü bilmekteyiz" mesajı vermektir, devlet olarak, halk olarak.

BOZKIR
01-08-2006, 10:37
Cok dogru sozlerle yorum yaptiniz tebrik ederim
sonunda olaylarin boyut acilarini degisik yonden goren arkadaslara da rastlaniyor demek ki

nerede simdi o yilan basi Nasrallah , yerin kat kat altinda gizleniyor , neden cikipta satin aldigi canli bombalar gibi savasmiyor.
Filistinli bir kac koylunun soyledikleri sunlar " Hamas , Hizbullah ve banzeri orgutler bizden cocuklarimizi para ile satin alip onlara beyin yikamasi yaptiktan sonra olume gonderiyorlar"
" her birine vaadlerde bulunup ,en buyuk vaadler arasinda da cennete 72 tane bakireye ulasacaklarini asiliyorlar "

haeln bu sacmaliklarla insanlari kandirip , onlari birer canli bombaya donusturmeleri mantikli mi ?

Iste Arap dunyasinda cogunlukta bu zihniyet halen var ne yazik ki .
neden onca Arap devleti var etrafta biri cikip da koruma altina almiyor .
cunku zaten onlar birbiri iclerinde dusman .....

iste o zaman soru su , bize mi kaldi bu savasin avukatligini yapmak ????

İnsan gülmeden edemiyor..Ortada yönetilecek bir ülkemi var,halk mı var sorarım size?? ne kaldı???Olduda mı yönetemedilr??

Çoban sülünün sözünü hatırlarım "Olduda vermedik mi?".Yönetilecek bir ülke ve toplum olsa ortada haklısınız..israil filistin bakanlarına ve milletvekillerine adi suçlu muamelesi yapıyor.Halbuki onlar diplomat statüsünde:mad:

olmertin başına bomba mı yağıyor.Rahmetli Arafat bombalar altındaki bürosundan yönetmeye çalışıyordu....

naylon vicdan
01-08-2006, 10:39
Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'u bombalayan ne bezden bebekleriyle oynayan kızlardı ne de babalarıydı mr. jonathan!

savaşın, ırkçılığın, ifratın, sömürünün, insanı zavallılaştıran her oluşumun karşısında olmamız lazımdır!

kendi adıma söyleyeyim: arap hayranı değilim. savaşta çocuklar ve kadınlar öldürülmez! mutabık mıyız?
bizlerde kadın ve çocukları öldürerek Kurtuluş Savaşı'nı kazanmış bir ulus değiliz!

DTM'yi vuran Amerika'nın ta kendisidir! Bunun böyle olduğu o kadar açık ki!
Savaş uçakları ile yolcu uçakları arasındaki en bariz fark nedir?
Onlarca küçük pencere değil mi?
Pekala, siz DTM'ye dalış yapan uçak görüntülerinde kaç pencere saydınız?..

Amerika'daki "vahşi güvercinler" USAma Bin Ladin'i besleyip büyütmüşlerdir.
Aralarındaki girift ilişkiyi ortaya koyan pek çok yayın ve konuşmaya şahit olmamanız ilginç.

Savaş kaçınılmaz değildir. Şu anda yaşanan savaş değil! İki eşit ya da yakın güçlerin çatışmasına savaş diyebiliriz belki ama İsrail adlı devletin yaptığı
tam bir Yahudi şımarıklığıdır.

ABD-İsrail ve benzeri sözde demokrat kılıklı modern haydut devletler
bağımsızlık kelimesinden öyle bir korkmaktadırlar ki...

Ne İzak ölsün, ne de Fatima... Bu dünyada herkese yetecek kadar aş da var
iş de...
Ama modern çağın canileri organize haydutların "beyin takımı" daha ekolünden... Daha, daha, daha...
Yetmiyor! Daha fazla kan, daha fazla petrol, daha fazla köleleştirilmiş halklar, daha fazla petro-dolar...

Güçlüden yana olmanın dayanılmaz rahatlığında uyuşuk köleler olmak yerine, direnen insanların onurlu bağımsızlık savaşına omuz veren yüce gönüllü
gerçek insanlardan olalım!

YAŞASIN BARIŞ!

balaban
01-08-2006, 10:40
Evet avukatlığı bize kaldı. Eğer İsrail ve ABD'nin Ortadoğu planları hakkında hiç bir şey bilmiyor olsaydık kimsenin avukatlığını yapmazdık, İsrail'i haklı bile görebilirdik.

AZAZEL
01-08-2006, 10:43
hizbullah bitene kadar,bu tür örgütlere yataklık eden,filistin-ırak-iran-suriye-arabistan ve diğer bazılarının üzerine sonuna kadar gidilmesi taraftarıyım.her savaşta çocuklar ölüyor.bizimde çocuklarımız öldü kurtuluş savaşında.yada biz çocuklarını öldürdük başka savaşlarda,başka milletlerin.savaşları durdurmak istiyorsanız,dünyadaki 6.5milyar insanı bir odaya koyun ve yokedin.2tane insan bile kalsa,yine savaş çıkacaktır çünkü:)tam bu noktada israile destek veriyorum.yanıbaşımızda,filistin-ırak-iran gibi komşuların olmasındansa,israilin olmasını tercih ediyorum.


bizim canımız yanmadı.bu ülkenin canı hizbullahtan yanmadı.nezamanki belediye otobüslerine bomba koyarlar,bütün canlı ve insanları katlederler,ne zamanki üretimden bi haber olan bu pis toplumlar,sizin sanayinize göz dikerler,nezamanki israilde hergün patlayan bombalar kendi ülkemizde patlar...ozaman anlarsınız bu savaşın nekadar gerekli olduğunu.şüphesiz çıkar sözkonusu ancak,olaylara çok taraflı yaklaşıyorsunuz.filistin terörizme destek veren bir ülkedir.filistin halkı potansiyel terörizm tehlikesi taşıyan bir halktır.kimse israilde hergün patlayan masum insanları öldüren bombalardan bahsetmiyor.kimse müslüman bombacıların yaptığı cihad eylemlerinden bahsetmiyor.çünkü müslüman yapıyorsa doğru yapıyor.ama nezamanki bu terörist toplumların üzerine gidiliyor,israil-amerika,ingiltere terörist oluyor..
rusyada çeçenlerden çok çekti.kimse hatırlamıyor,okullara bomba koyan müslüman çeçenleri..alışveriş merkezlerini havaya uçuran müslüman çeçenleri.yollarda adam vuran çeçenleri.adı direniş oluyor..ama nedense rusya bunların üzerine gittimi,rusya haksız oluyor..beyler,rusya yada israil yada amerika yolların üstüne-ortasına bomba koymuyor.

anlamış değilim,nedir bu arap hayranlığı..

ama açık konuşayım,bu arap hayranlığı ve sempatisi, türkiye için, pkkdan onlarca kat daha zararlı bir oluşumdur.

yazını ilk okuduğumda yahudilere sempati duyduğunu sandım fakat, durum bana dahada ciddi görründü nedense. bence sen müslümanlara antipati duyuyorsun.
bizimde çocuklarımız öldü, bizde çocukları öldürdük demişsin. Evet bizim çocuklarımız öldü fakat biz kimsenin çocuğunu öldürmedik, öyle ki yaralı anzak askerini siperine götüren türk askeriydi.

bizim canımız yanmadı demişsin(hizbullah ı kastederek) arkadaşım bizim canımızın yandığı kadar israilin canı yansaydı, ortadoğuda tek müslüman bırakmazlardı. bizimde otobüsümüze bomba kondu, bizimde masum sivillerimiz katledildi, yollarımıza mayın kodnu ama biz gidipte kimsenin çocuğunu öldürmedik. insan gibi mücadelemizi yaptık
biz sınır ötesine operasyon yapmadık mı jerma ya,hakurk a,kandile gitmedik mi kaç tane kuzey ıraklı çocuk öldürdük.
her savaşta çocuklar ölüyor bunu yazarken hiç mi için titremedi, hiç mi vijdanın sızlamadı.

sana yazacak binlerce kelimem var ama, bir anlamı olurmu bilemiyorum.

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 10:48
Evet avukatlığı bize kaldı. Eğer İsrail ve ABD'nin Ortadoğu planları hakkında hiç bir şey bilmiyor olsaydık kimsenin avukatlığını yapmazdık, İsrail'i haklı bile görebilirdik.

Sayin Balaban

Ortadogu genel savasi kacinilmaz oldugu gibi , bu isin icine Suriye , Iran ,Irak ve ister istemez Turkiye de girecek .
O zaman tekrardan dusunup kimin avukatligini yaparsiniz bilmem ama cok daha buyuk canlar yanacak o zaman .

baron11
01-08-2006, 10:48
yazını ilk okuduğumda yahudilere sempati duyduğunu sandım fakat, durum bana dahada ciddi görründü nedense. bence sen müslümanlara antipati duyuyorsun.
bizimde çocuklarımız öldü, bizde çocukları öldürdük demişsin. Evet bizim çocuklarımız öldü fakat biz kimsenin çocuğunu öldürmedik, öyle ki yaralı anzak askerini siperine götüren türk askeriydi.

bizim canımız yanmadı demişsin(hizbullah ı kastederek) arkadaşım bizim canımızın yandığı kadar israilin canı yansaydı, ortadoğuda tek müslüman bırakmazlardı. bizimde otobüsümüze bomba kondu, bizimde masum sivillerimiz katledildi, yollarımıza mayın kodnu ama biz gidipte kimsenin çocuğunu öldürmedik. insan gibi mücadelemizi yaptık
biz sınır ötesine operasyon yapmadık mı jerma ya,hakurk a,kandile gitmedik mi kaç tane kuzey ıraklı çocuk öldürdük.
her savaşta çocuklar ölüyor bunu yazarken hiç mi için titremedi, hiç mi vijdanın sızlamadı.

sana yazacak binlerce kelimem var ama, bir anlamı olurmu bilemiyorum.

Biz onlar gibi yapsaydık bugün ne Asala ne Pkk kalırdı nede onlara yardım eden sözde dostlarımız İnsanın herzaman onuru olması lazım sizi kutlarım yazınızdan dolayı.

BOZKIR
01-08-2006, 10:49
Evet avukatlığı bize kaldı. Eğer İsrail ve ABD'nin Ortadoğu planları hakkında hiç bir şey bilmiyor olsaydık kimsenin avukatlığını yapmazdık, İsrail'i haklı bile görebilirdik.


gönülden katılıyorum..Mazlumun yanında olmak gerek:tamam:

AZAZEL
01-08-2006, 10:50
Sayin Balaban

Ortadogu genel savasi kacinilmaz oldugu gibi , bu isin icine Suriye , Iran ,Irak ve ister istemez Turkiye de girecek .
O zaman tekrardan dusunup kimin avukatligini yaparsiniz bilmem ama cok daha buyuk canlar yanacak o zaman .

hiç endişelenme, ozaman kimsenin avukatlığın yapmayacağız. israilin cellatlığını yapacağız.

BOZKIR
01-08-2006, 10:51
Sayin Balaban

Ortadogu genel savasi kacinilmaz oldugu gibi , bu isin icine Suriye , Iran ,Irak ve ister istemez Turkiye de girecek .
O zaman tekrardan dusunup kimin avukatligini yaparsiniz bilmem ama cok daha buyuk canlar yanacak o zaman .

Allah korusun.Bizimde korkumuz o sn Lord_Of_Kings.tepkilerimizle bunu önlemeye çalışıyoruz..

balaban
01-08-2006, 10:52
Sayin Balaban

Ortadogu genel savasi kacinilmaz oldugu gibi , bu isin icine Suriye , Iran ,Irak ve ister istemez Turkiye de girecek .
O zaman tekrardan dusunup kimin avukatligini yaparsiniz bilmem ama cok daha buyuk canlar yanacak o zaman .

Ben şu anda İsrail ve ABD'nin avukatlığını yapsam, Ortadoğu projesini uygulamayacaklar mı? Her şekilde bu proje uygulanacak ve Türkiye de işin içine girecek.

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 10:54
Sayin Azazel ve Sayin Balaban ve onlar gibi dusunen vatandaslar

Dun Sky News seyredenler bilir

Binyamin Netanyahu ya bir soru yoneltildi Ingiliz gazeteci tarafindan ,
" nasil bir sorumluluk sahibisiniz bu kadar cocuk oldu?"

yanit:
" bu soruyu soracak olan herhalde en son Ingilizler olmali dedi , hatirlarsaniz 1944 yilinda Nazi Kampi yerine Danimarka da yanlislikla cocuk hastensini ate ettiniz ve 83 tane masum cocugun olumune sebep oldunuz..."

sonucta savaslar acidir ,maalesef her savasin bir aci bedeli vardir .
yanliz ben sunu merka ediyorum ,Turkiye zamaninda verdigi savaslarda hic mi karsi taraftan siviller olmedi ????
bir de birisi ciksin surda da hani biraz gizli kapakli kalan Ermeni sorunu , Yunan sorunu hatta Kibris sorununu ortaya cikarsa .......

bakalim onlara da cevaplariniz var mi sayin Avukat Balaban

AZAZEL
01-08-2006, 10:58
Sayin Azazel ve Sayin Balaban ve onlar gibi dusunen vatandaslar

Dun Sky News seyredenler bilir

Binyamin Netanyahu ya bir soru yoneltildi Ingiliz gazeteci tarafindan ,
" nasil bir sorumluluk sahibisiniz bu kadar cocuk oldu?"

yanit:
" bu soruyu soracak olan herhalde en son Ingilizler olmali dedi , hatirlarsaniz 1944 yilinda Nazi Kampi yerine Danimarka da yanlislikla cocuk hastensini ate ettiniz ve 83 tane masum cocugun olumune sebep oldunuz..."

sonucta savaslar acidir ,maalesef her savasin bir aci bedeli vardir .
yanliz ben sunu merka ediyorum ,Turkiye zamaninda verdigi savaslarda hic mi karsi taraftan siviller olmedi ????
bir de birisi ciksin surda da hani biraz gizli kapakli kalan Ermeni sorunu , Yunan sorunu hatta Kibris sorununu ortaya cikarsa .......

bakalim onlara da cevaplariniz var mi sayin Avukat Balaban

biz hiçbir zaman işgal eden olmadık.bilmem anlatabildim mi?

tent
01-08-2006, 10:59
bir de birisi ciksin surda da hani biraz gizli kapakli kalan Ermeni sorunu , Yunan sorunu hatta Kibris sorununu ortaya cikarsa .......
buyrun çıkartın, dökün eteğinizdeki taşları... biraz ararsanız, ilgili başlıkları bulabilirsiniz...

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:00
Kibrisa kim gitti de kondu , niye bugune kadar rum kesmi kabul edilir de Turk kesmi kabul edilmiyor .
En basitinden Avrupanin tum ucaklarinda hani su ufak tvlerde yol haritasi var ya Kibris uzeri bir tek rum kesmi gosterilir
neden acaba ???

tent
01-08-2006, 11:02
Kibrisa kim gitti de kondu , niye bugune kadar rum kesmi kabul edilir de Turk kesmi kabul edilmiyor .
En basitinden Avrupanin tum ucaklarinda hani su ufak tvlerde yol haritasi var ya Kibris uzeri bir tek rum kesmi gosterilir
neden acaba ???
size artık bir şey yazmamıza gerek olmadığını düşünüyorum. sanırım diğer arkadaşlarım da benimle aynı düşüncededir...

pardon
01-08-2006, 11:03
biz savaşa karşıyız yahudilere değil;elbette yahudi düşmanlığının artmış olması bizden değil yahudilerin kendinden kaynaklanıyor.her savaşta sivillerin zarar gördüğü kesin ama bu savaşta bizzat siviller yok ediliyor,askeri hedef diye birşey yok zaten;lübnan'ın ordusu bile yok;adamlar kendileri soykırım görmüş düşün sivillerin üstüne kimyasal bomba atıyorlar;terörün hertürlüsüne karşıyız tabi ama şunu iyi bilmelisiniz ki hizbullah'ın ortaya çıkmasına sebep israil'in uyguladığı devlet terörüdür;ve şu anda israil'in güttüğü politika hizbullah'ı yok etmek biryana daha da güçlenmesine sebep olacaktır.

AZAZEL
01-08-2006, 11:05
Kibrisa kim gitti de kondu , niye bugune kadar rum kesmi kabul edilir de Turk kesmi kabul edilmiyor .
En basitinden Avrupanin tum ucaklarinda hani su ufak tvlerde yol haritasi var ya Kibris uzeri bir tek rum kesmi gosterilir
neden acaba ???

anladığım kadarıyla tarih bilginiz yok,kıbrısa rumlar kondu.
1974 harkatını tetikleyende onların kadınlara ve çocuklara yaptığı zulmlerdir.söyleyeceğim seni üzebilir ama buna alışmalısın.
harekata katılan bir askerin oğlu olarak söylüyorum orada da türk askeri kadın ve çocukları öldürmedi.

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:06
benim bildigim doguda da Hizbullah var
onlarin ortaya cikmasi kim sebep olmus ? ben bilmiyorum da cevabi hani belki siz bilirsiniz?

AZAZEL
01-08-2006, 11:07
benim bildigim doguda da Hizbullah var
onlarin ortaya cikmasi kim sebep olmus ? ben bilmiyorum da cevabi hani belki siz bilirsiniz?

israil sebep olmuş olabilir mi acaba.
ayrıca senin hizbullahı ab terör örgütü olarak kabul etmiyor. buna ne dersin.

balaban
01-08-2006, 11:09
Sayin Azazel ve Sayin Balaban ve onlar gibi dusunen vatandaslar

Dun Sky News seyredenler bilir

Binyamin Netanyahu ya bir soru yoneltildi Ingiliz gazeteci tarafindan ,
" nasil bir sorumluluk sahibisiniz bu kadar cocuk oldu?"

yanit:
" bu soruyu soracak olan herhalde en son Ingilizler olmali dedi , hatirlarsaniz 1944 yilinda Nazi Kampi yerine Danimarka da yanlislikla cocuk hastensini ate ettiniz ve 83 tane masum cocugun olumune sebep oldunuz..."

sonucta savaslar acidir ,maalesef her savasin bir aci bedeli vardir .
yanliz ben sunu merka ediyorum ,Turkiye zamaninda verdigi savaslarda hic mi karsi taraftan siviller olmedi ????
bir de birisi ciksin surda da hani biraz gizli kapakli kalan Ermeni sorunu , Yunan sorunu hatta Kibris sorununu ortaya cikarsa .......

bakalim onlara da cevaplariniz var mi sayin Avukat Balaban


Allah aşkına siz yazdıklarınızda ciddi misiniz?
İngilizler öldürmüş o yüzden son soru soracaklar onlar diye israil'e sorulmayacak mı? Onlar haklı mı olacak İngilizler yaptı diye? Başka ülkeden biri sorsa cevabı ne olurdu acaba?

Evet kurtuluş savaşında, burda çok insan öldü. Türk siviller, Türk askeri ve işgalci ülkelerin askerleri öldü. O askerleri de biz davet etmemiştik. Onların kaybıyla bizim askeri kaybımız nerdeyse eşit. Oturup hesaplayın kimin kaybı fazla. Bizim elbette. Türk siviller diye geçiştirmek olmaz değil mi? Kadınlara ve çocuklara yapılanlar, canlı canlı yakılan insanları da söylemek lazım.

Ermeni-Yunan sorunu gizli kapaklı bir sorun değil. Bizim katliam yapmadığımız, onların masum insanları öldürdüğü ve buna rağmen çığırtkanlık yaptığı aşikar. Eğer kitap temin edip okuyamıyorsanız, açılmış topiklerden yararlanın çünkü epey bilgi var.

Özetle ben tarih kitapları, araştırma kitapları, politik kitaplar okurum. Eğer bildiklerim yanlışsa bu kitapları yazanların suçudur. Hoş onlarda kanıt olarak epey belge kullanıyorlar. (biri kitapların ne yazdığıyla ilgilenmediğini söylemişti ama olsun ben okuyorum)

Size de sayın avukat diye hitap etmemiz gerekecek çünkü epey Yunan-Ermeni-İsrail avukatlığı yaptınız:)

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:09
Sayin Azazel Kibris Rum kesiminde oturanlarda bizleri evlerimizden kovdular derler . bir cok kez konustugum olmustur onlarla .

AZAZEL
01-08-2006, 11:13
Sayin Azazel Kibris Rum kesiminde oturanlarda bizleri evlerimizden kovdular derler . bir cok kez konustugum olmustur onlarla .

hala konuşabildiklerine göre yaşıyorlar demek ki, rum kesiminde oturan türklerin bir çoğu kurtulamadı. anlatabiliyormuyum?

balaban
01-08-2006, 11:13
Sayin Azazel Kibris Rum kesiminde oturanlarda bizleri evlerimizden kovdular derler . bir cok kez konustugum olmustur onlarla .

Onu söylüyorlar da, sabah vakti komşuları olan Türk evlerini basıp herkesi gırtlakladıklarını neden söylemiyorlar, eli kanlı katiller:mad:

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:14
Özetle ben tarih kitapları, araştırma kitapları, politik kitaplar okurum. Eğer bildiklerim yanlışsa bu kitapları yazanların suçudur. Hoş onlarda kanıt olarak epey belge kullanıyorlar. (biri kitapların ne yazdığıyla ilgilenmediğini söylemişti ama olsun ben okuyorum)


bakin ne guzel soylediniz kendiniz ,bunlardan siz sorumlu degilsiniz bu politika kitaplarini yazanlar insanlarin dusuncelerini kendilerine dogru yoneltmek istiyenlerdir .
acaba hep ayni yazarlari mi okudunuz , belki karsi yazarlari da okusaniz fikirleriniz degisir .

balaban
01-08-2006, 11:15
hala konuşabildiklerine göre yaşıyorlar demek ki, rum kesiminde oturan türklerin bir çoğu kurtulamadı. anlatabiliyormuyum?

Anlatamazsın. Nedeni basit.

İki tip insan vardır. Biri anlamak için okur, diğeri sadece yazılana cevap vermek için okur.
Bilmem anlatabildim mi:confused:

BOZKIR
01-08-2006, 11:18
Kutuluş savaşında karşı taraftan bir tek çocuk ölmediğine eminim.Zira onlar bizim vatanımızdaydı.Çocukları değil askerleri şavaşmaya gelmişti..

balaban
01-08-2006, 11:18
Özetle ben tarih kitapları, araştırma kitapları, politik kitaplar okurum. Eğer bildiklerim yanlışsa bu kitapları yazanların suçudur. Hoş onlarda kanıt olarak epey belge kullanıyorlar. (biri kitapların ne yazdığıyla ilgilenmediğini söylemişti ama olsun ben okuyorum)


bakin ne guzel soylediniz kendiniz ,bunlardan siz sorumlu degilsiniz bu politika kitaplarini yazanlar insanlarin dusuncelerini kendilerine dogru yoneltmek istiyenlerdir .
acaba hep ayni yazarlari mi okudunuz , belki karsi yazarlari da okusaniz fikirleriniz degisir .


hayır:) değişik yazarları okudum. Onlar da kanıt olarak belgeler kullanmışlardı. Uydurmamışlardı:D

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:19
Onu söylüyorlar da, sabah vakti komşuları olan Türk evlerini basıp herkesi gırtlakladıklarını neden söylemiyorlar, eli kanlı katiller:mad:

onu da soyliyorlar
hatirlarsam biz de yunanlilari denize doktuk
onlarda bizim masum vatandaslari oldurduler
sonucta savasin kurali yok
kimse oyun oynamiyor
olacaklar oluyor yanlis da olsa oluyor , bunu durdurabilmek ne sizin elinizde ne de benim elimde .
ben de isterim tabii ki hic kimse olmesin herkes yasasin ,hic bir sekilde savas olmasin .
ancak tum savaslarin baslangici da DIN yuzunden oldugunu unutmiyalim
aslinda nedir bu savaslar sonucta hekesin kitabi neredeyse ayni birbirnin devami nedir bu yok musluman , yok ermeni , yok yahudi , yok hristiyan

birakin arkadaslar bunlari artik .

surda forumda bile atismalar cok yuksek hararet ile olusuyor
nedir bu ya bu kadar mi merakli olduk

BOZKIR
01-08-2006, 11:19
Anlatamazsın. Nedeni basit.

İki tip insan vardır. Biri anlamak için okur, diğeri sadece yazılana cevap vermek için okur.
Bilmem anlatabildim mi:confused:

Siz bile sinirlendiğinize göre sn Balaban

AZAZEL
01-08-2006, 11:21
Özetle ben tarih kitapları, araştırma kitapları, politik kitaplar okurum. Eğer bildiklerim yanlışsa bu kitapları yazanların suçudur. Hoş onlarda kanıt olarak epey belge kullanıyorlar. (biri kitapların ne yazdığıyla ilgilenmediğini söylemişti ama olsun ben okuyorum)


bakin ne guzel soylediniz kendiniz ,bunlardan siz sorumlu degilsiniz bu politika kitaplarini yazanlar insanlarin dusuncelerini kendilerine dogru yoneltmek istiyenlerdir .
acaba hep ayni yazarlari mi okudunuz , belki karsi yazarlari da okusaniz fikirleriniz degisir .

arkadaşım ben türk oğlu türküm aslımı bilirim, neslimi bilirim. darağaacına çıksamda orhan pamuk ve onun gibilerin yazdıklarını okumam.
sen yoluna devam et, amma türkleri bebek katilliği kadın katilliğiyle suçlayacasan. ve bunu benim, sn avukat balalban'ın,tent'in,bozkır'ın baron'un bourbon'un ve diğer arkadaşlarımın olduğu bir platformda yapacaksan
en az iki kere düşün.

BOZKIR
01-08-2006, 11:25
Savaşlarda herşey insanın kontrolünde olamaz.Adı zaten SAVAŞ.Kendisi zaten bir hata..

Ancak israilin yaptığına bile bile lades denir.

Türklerin savaştaki tutumuna gelince...

Ben bu vatanda neredeyse 1000 senedir burdayım.Benim ülkemde hale ben rumum,ermeniyim,yunanlıyım,yahudiyim diyebilen varsa,600 sene kaldığım yunan hala ben yunanım diyebiliyorsa bu benim onun namusuna ve soyuna olan saygım yüzündendir...

Kimse benim atalarıma kadın,çocuk,yaşlı ve masum insan katili diyemez.

baron11
01-08-2006, 11:31
İçimizdeki İsrail ve Mustafa Kemal


Sadece madden değil düşünsel, zihinsel ve siyasal anlamda da köleleştirildik. Bundan dolayıdır ki, Türkiye’de hangi iktidar iş başına gelse İsrail ve Amerikan ekseninden dışarı çıkamamakta, Mehmetçikleri vuran PKK’yı takip etmek için bile ABD’li ve İsrailli ağabeylerinden en azından telefonla izin almak mecburiyetinde kalmaktadırlar. Sanki İsrail, Lübnan ve tapusunun elimizde olmakla övündüğümüz Filistin’de katliam yaparken kendilerine soruyormuş gibi.

Atatürk İsrail için ne düşünüyordu?

Şimdi her konuda Atatürk adına konuştuğunu ve hareket ettiğini söyleyen her kesim Atatürk’ün 27 Temmuz 1937 tarihinde Hakimiyeti Milliye gazetesine verdiği demeci ibretle okumalıdırlar.

Siyasal şuur altı fundamentalist Yahudilik anlayışından beslenen İsrail ordusu ve işbirlikçileri Lübnan ve Filistin’de katliamlarına devam ederken maalesef Türkiye “İçimizdeki İsrail” marifetiyle kış uykusuna erkenden teslim olmuş gözükmektedir. Öyle ki, milletimizin haykırışının aksine iktidarın basiretsizlik ve korkudan dolayı kılı bile kıpırdamıyor. Devletimizin siyasal yönelişine ve çizgisine yön veren güç odakları, Evangelist ABD ve Siyonist İsrail’in belirlediği ve sınırlarını yine kendilerinin tayin ettiği “Real Politik” koşullar safsatası ile vakit geçirmektedirler.

İsrail muharref Tevrat-Tora’ya göre Tanrıyla uğraşan, güreşen, işte ayrı oturan, milletler arasında sayılmayan, tüm insanların kendileri için köle olarak yaratıldığı, Tanrı Yehova’nın seçkin kavmi,

Onun öz çocukları konumunda olan bir millet. Bundan dolayı Yahudi inancına göre; “Orduların rabbi olan Yehova” İsrail halkının koyunları ve dahi Arz-ı Mev’ud (vaat edilmiş topraklar) için gentile (kafir) sınıfında sayılan, Yahudi ırkından ve inancından olmayan tüm milletleri kundaktaki bebeğe, çocuklara, kadınlara tavuklara, evcil hayvanlara, hatta nefes alan her canlıya kadar katletme, kanını içme yetkisi vermiştir. Öyle ki, bu bağlamda muharref Tevrat-Tora’nın Tensiye, Yeşu, Amos ve Hezekiel bölümlerinde kanı ve katliamı kutsayan çok sayıda sözde ayetler vardır. Evet İsrail böylesi bir dinsel inanca sahip. Humanist ve reformist kesimler hariç, en azından İsrail devlet aygıtını elinde tutan Ferisi kökenli Hahamlar ve azgın Siyonistler böyle düşünüyor.

Bu zevata göre bir Yahudi asker için bir buçuk milyar Müslüman bile öldürülebilir. Zira bir Yahudi’nin kanı her türlü mukaddesatın ve İnsan haklarının üzerindedir. Bu yargımızı doğrulamak için Tevrat-Tora ve Talmud’a şöyle bir göz atmak bile yeter.

Ancak iş burada bitmiyor. İçimizde köşe başını tutmuş Yahudi hizmetkarı çok güçlü hainler var. Bunlar bizi zayıf düşürmektedir. Yoksa İsrail bu kadar pervasız olabilir mi? Yukarıda tablosunu çizdiğimiz dinsel zemin üzerine oturan İsrail siyasal aklı ve muhayyilesinin içimizdeki temsilcileri, kripto Yahudiler, Sabatayistler ve bunların kulu ve kölesi durumunda olan bir takım köşe yazarları, sözde sanatçı müsveddeleri, bir kısım siyasetçiler, devletimizin en kritik makamlarına yerleşmiş bazı bürokratlar İsrail’in kendisinden daha tehlikeli bir işlev görmektedir.

Zira Türk milletinin ve devletinin yönetim kadrolarına sızan bu içimizdeki Müslüman ismi kullanan İsrailliler bugün bile laiklik, çağdaşlık, Atatürkçülük, özgürlük ve demokrasi maskesi altında gençliğimizi ve devletimizi kendi geleneğinden kopararak parçalamak istemekte ve bunun için medyadaki temsilcileri Filistin ve Lübnan, İsrail bombaları altında yanarken televizyonlarda en rezil programları ekranlara koymaktadırlar.

Maalesef her yere sızmış bulunuyorlar. Şüphesiz bu sızma harekatında Roma İmparatorluğu dönemimde de bir Yahudi yerleşim merkezi olan Selanik ve hakeza Sabatay Sevi’nin doğum yeri olan İzmir, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne sızmanın en önemli üssü olmuşlardır. Fatih Sultan Mehmet’in doktoru Yakup Paşa’dan, Yasef Nasi ailesinden, Sabatay Sevi’den, Menderes’in MİT müsteşarı Behçet Türkmen’e, hatta Başbakanlık müsteşarı mason Üstad’ı Azam’ı Ahmet Salih Korur’a kadar ismini sayamayacağımız birçok dönme ve mason devletimizin en üst kurumlarında içimizdeki İsrail’in şaşmaz temsilciliğini yapmışlardır ve torunları vasıtası ile de halen yapmaya devam etmektedirler. Bu içimizdeki kripto İsrailliler, onların tavsiyelerini ve yaptıklarını hakikatin ve ilericiliğin kendisi sanan yerli işbirlikçiler sanatımızı, mimarimizi, edebiyatımızı, müziğimizi, ekonomimizi, siyasal aklımızı öyle bir tahrip ettiler ki, midemizden, makamımızdan, malımızdan ve köşeyi dönmeyi düşünmekten başka hiçbir şeyi düşünemez olduk. Cemil Meriç’in ifadesi ile idraklerimiz hadım edildi.

Sadece madden değil düşünsel, zihinsel ve siyasal anlamda da köleleştirildik. Bundan dolayıdır ki, Türkiye’de hangi iktidar iş başına gelse İsrail ve Amerikan ekseninden dışarı çıkamamakta, Mehmetçikleri vuran PKK’yı takip etmek için bile ABD’li ve İsrailli ağabeylerinden en azından telefonla izin almak mecburiyetinde kalmaktadırlar. Sanki İsrail, Lübnan ve tapusunun elimizde olmakla övündüğümüz Filistin’de katliam yaparken kendilerine soruyormuş gibi.

Atatürk İsrail için ne düşünüyordu?

Şimdi her konuda Atatürk adına konuştuğunu ve hareket ettiğini söyleyen her kesim Atatürk’ün 27 Temmuz 1937 tarihinde Hakimiyeti Milliye gazetesine verdiği demeci ibretle okumalıdırlar. Ortadoğu’da bütün bir bölgede çıban başı olacak bir Yahudi Devleti’nin kurulma aşamasında olduğunu sezinledikten sonra “Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcud olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kafi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyetin mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız.

Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki; buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmiyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyete lakayt olmakla ittiham edildik. Fakat bu ittihamlara rağmen peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hakimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selahaddin’in idaresi altında, uğrunda Hristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hakimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmiyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allahın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam aleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur.” demiştir Atatürk.

Evet, Mason localarını kapatan Mustafa Kemal Atatürk’ün kurulacak muhtemel İsrail devleti hakkındaki düşündükleri. Yani gerekirse mukaddes topraklar için savaşmayı ön görmektedir. Fakat ne yazık ki, İsrail devleti kuruldu ve bölge tam 58 yıldır kan, barut, gözyaşı ve katliam altında. Hemen belirtelim ki, Mustafa Kemal’in bu kararlı tutumunu benimsemeyen ve halen ABD ve İsrail ekseninden bir türlü çıkamayan Türkiye; eğer böyle giderse yakın bir gelecekte Siyonist İsrail ordusunu ve evangelist sömürgecileri fiilen güney sınırlarında bulacaktır. Zaten şimdiden güney sınırımızda kukla Kürdo/ Judea devleti kurulmadı mı?

İlla İsrail ve ABD füzelerinin şehirlerimizde patlamasını mı bekleyeceğiz.


Yazar.Lütfü Özşahin

deep
01-08-2006, 11:38
..................

BOZKIR
01-08-2006, 11:38
Okuyun diye gonderdim ,yorumlar size ait

........................


Benim hakkımdada bir hikayeniz vardır eminim..Soyum hangi afrika kabilesine dayanıyormuş..:D

pardon
01-08-2006, 11:42
Okuyun diye gonderdim ,yorumlar size ait


ÎSRÂÎL'deki BÛYÛK(K)ÂNIT!

(................)

KURSâDHÂREKETÎ.COM

okudum,maksadın nedir?ya da senin yorumun!

baron11
01-08-2006, 11:43
Ülkemde 12 tane tespit edilmiş VATAN haini site var,dün binlerce onbinlerce meil geldi cep telefomlarına mesajlar geldi.Ama herkes şunu iyi bilsin it ürür kervan yürür,eceli gelen köpek ne yapar hepimiz biliriz.

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:44
maksadim yok , yorumum da yok bana gore hava hos adamin soyu ne olursa olsun bana ne ,
sonucta cok hararetli olan arkadaslardan yorum bekledim ben

Lord_Of_Kings
01-08-2006, 11:46
Ülkemde 12 tane tespit edilmiş VATAN haini site var,dün binlerce onbinlerce meil geldi cep telefomlarına mesajlar geldi.Ama herkes şunu iyi bilsin it ürür kervan yürür,eceli gelen köpek ne yapar hepimiz biliriz.

sayin Baron bence 12 den fazlasi vardir ,
muhim onlarin saptirdigi konulari duzeltmek yada alaka olmamak degil mi amac?

pardon
01-08-2006, 11:47
maksadim yok , yorumum da yok bana gore hava hos adamin soyu ne olursa olsun bana ne ,
sonucta cok hararetli olan arkadaslardan yorum bekledim benmaksadın yoksa adam genel kurmay başkanlığına atandığının ertesi günü bu tarz yazıların yayınlanmaya başlaması tamamen tesadüf o zaman:confused:

baron11
01-08-2006, 11:53
sayin Baron bence 12 den fazlasi vardir ,
muhim onlarin saptirdigi konulari duzeltmek yada alaka olmamak degil mi amac?

Bu siteler kurtarılamaz,kudurmuşlar çünkü diyerleri ilaç tedavisine refleks verebilirler.Arkadaşlar bir yazı gönderdim kaynamasın arada.:)