View Full Version : konuşma - yazma hataları
selçuk efendi
21-07-2006, 12:42
Zaman zaman hepimizin başına gelir, ya kelimeyi düzgün söyleyemeyiz, ya bir atasözünü... ya da bir kelimeyi yanlış öğrenmişizdir.. bazen acayip malzeme çıkabiliyor bu durumlarda...
biraz tebessüm edelim diye açıyorum konuyu... ilk örnek benden...
selçuk efendi
21-07-2006, 12:43
bir arkadaşım ki çok severim, atasözleri konusunda hafıza özürlüydü ama pratik zekalıydı da aynı zamanda.. bizzat ağzından duyduğum söz:
borç yiyen kamçısından yer...
selçuk efendi
21-07-2006, 12:45
az önce mesajlar arasında gördüğüm ifade:
nüsübet kağıt...
o ne öyle be? yenir mi?:D
''Ağzına bir kaşık bal çalmışlar''ifadesinde de bu olayı görmemiz mümkün!Doğrusu ağzına bir parmak bal çalmışlar.
iri kuncur demişti bir arkadaşım kuru incire.
casaubon
21-07-2006, 13:01
çocuk :baba para verirmisin bienale gidicem
babası: ne kadar istiyon
çocuk: yirmibeş'miş
babası: ne alcan ki?
çocuk: bileet
babası: ne bileti kızım?
çocuk: bienal bileti
babası: vay uyanıklar biletle mi giriliyo artık
çocuk: e hep öyleydi
babası: yok öyle bişey ya ben geçen gün girdim cd aldım kimse bilet falan sormadı
çocuk: cd, hee höö ne alaka?nerden aldın??
babası: d&r daan
çocuk: sonsuz sessizlik...
voltmen diyen arkadaşım vardı bir zamanlar..walkman değil:D
M.Işılak
22-07-2006, 01:15
iri kuncur demişti bir arkadaşım kuru incire.
Ben de sık sık "kaşık çat" derim, "çatık kaş" yerine... Tam "çat" kısmında uyanırım ama nafile, iş işten geçmiş olur...
en sık yanlış kullanılan atasözlerinden biri de "çok gezen mi bilir, çok yaşayan mı?"dır. genellikle "..çok okuyan mı?" biçiminde yazılır.
okuyan (eğitim görmüş, kendini eğitmiş) elbette çok yaşayandan da, gezenden de çok bilir. ama bu söz okuma yazma bilenlerin oranının yüksek olduğu zaman mı, yoksa çok az kişinin okuma yazma bildiği, haberlerin/bilgilerin sözlü olarak aktarıldığı zaman mı çıktı diye düşünülmez!
Sinek Vale
29-07-2006, 10:47
Sn. TATOMOTO'nun affına sığınarak bir gönderisine işaret etmek istiyorum. Mesajdaki hatalı kısım benim tarafımdan orijinalinden farklı olarak "kalın" yazılmıştır.
arkadaşlar konumuz dışı olabilir ama yeni borsaya giren arkadaşlara bir tafsiyem olacak bakın pazartesi ray sigorta aldım 2,06 10000 lot şimdi 1000 ytl zaradayım diyeceksinizki banana demek istediğim şu arkadaşlar aman böyle tahtalarda macera aramayın hüzünle bitiyor demek istediğim ulusal30 şaşmayın ne varsa blue chip hisselerinde var bir dost tafsiyesi olarak kulanıza küpe olsun:)
Sinek Vale
29-07-2006, 10:53
Daha önce başka bir topiğe Türk Dil Kurumu'nun İmla Klavunuzu eklemiştim.
Arzu eden aşağıdaki linkden indirebilir.
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=1095870&postcount=42649
Sinek Vale
29-07-2006, 10:56
Hortum yerine fortum diyeni çok duymuşumdur :)
Çoğu kişi herkes yerine yanlışlıkla herkez yazıyor. 'Kes' Farsçada kişi anlamıdadır.
Kolonya yerine kolanya der. Kelime Eau dé Cologne (Köln suyu) dan geldiği için doğrusu kolonyadır.
Nacizane yerine yanlışlıkla acizane diyen de çok. 'Naçiz' kelimesi Farsça kökenli olup hiç bir şeyi olmayan demektir. Aşırı tevazu göstermek için kullanılır.
Bu topiği açana binlerce teşekkür!
KMX
'Konsantrasyonum bozuldu.' yerine konsantrem bozuldu en çok spor camiasında kullanılır. Aynı camiada 'rakip' kelimesinin 'a' sesi yanlışlıkla uzun tutulur.
Şarj kelimesi yerine neredeyse herkes şarz diyor. Bazıları da oksijen yerine okşizen diyor.
KMX
ally_mcbeal
29-07-2006, 11:22
muallak yerine muallakta denmesi de sık rastladığım hatalardan.
muallak; boşlukta anlamına gelir, muallakta deyince boşluktata kaldı gibi oluyor.
bir de yanlız değil, yalnız olucak.
greenleaf
29-07-2006, 11:22
Çoğu kişi herkes yerine yanlışlıkla herkez yazıyor. 'Kes' Farsçada kişi anlamıdadır.
Kolonya yerine kolanya der. Kelime Eau dé Cologne (Köln suyu) dan geldiği için doğrusu kolonyadır.
Nacizane yerine yanlışlıkla acizane diyen de çok. 'Naçiz' kelimesi Farsça kökenli olup hiç bir şeyi olmayan demektir. Aşırı tevazu göstermek için kullanılır.
Bu topiği açana binlerce teşekkür!
KMX
en cok bu dikkatimi ceker...herkez-herkes
'Konsantrasyonum bozuldu.' yerine konsantrem bozuldu en çok spor camiasında kullanılır.
"konsantrasyonum bozuldu"yu tam çevirmek gerekirse "yoğunluğum bozuldu" ya da "yoğunlaşmamı yitirdim" dememiz gerekir. ama "dikkatim dağıldı" ifadesi daha doğrudur. ama "dikkatim dağıldı" ifadesi edilgen (kitap okuma, film izlemi, birisini dinleme gibi) durumlar için kullanıldığından, hareketli durumlarda için kullanılmaz. böylece de, pek de sevmediğimiz kimya dersinden dilimize geçtiğini sandığım, "konsantre" sözcügüne taklalar attırıyoruz.:)
yanılgı -> yanlış
yalın -> yalnız
Esnaf kelimesi zaten çoğul iken esnaflar demek yanlıştır.
KMX
En komiği geri iade.
Geri yolluyorsunuz, oda size geri yolluyor. :gulen:
Babıali kapısından mürur ıle geçerken yek bir atlı suvariye tesadüfen rastgeldim.
Bab=kapı
mürur=geçmek
yek=bir
atlı=süvari
tesadüf etmek=rastlamak
Cümledeki bütün kelimeler gereksiz olarak çift kullanılmış. :gulen:
M.Işılak
29-07-2006, 12:55
muallak yerine muallakta denmesi de sık rastladığım hatalardan.
muallak; boşlukta anlamına gelir, muallakta deyince boşluktata kaldı gibi oluyor.
bir de yanlız değil, yalnız olucak.
olucak mı, olacak mı? Kafam karıştı şimdi...
Bir de, eğer bir gün, Sultanhamam'da birisi "pardesü" yüzünden dayak yemiş diye duyarsanız, bilin ki o benim... Bütün pardesü satıcılarının bütün ayakçıları aynı şekilde "pardüse var pardüse" diye müşteri avlamaya çalışıyor... İçimden hep pardüse değil pardesü diyorum kızgınlıkla, ama, bir gün bunu yüksek sesle bağırarak söyleyeceğim ve o zaman siz de yukarıdaki haberi okuyacaksınız...
skinnypuppy
29-07-2006, 13:23
bir de vob işlemleri için,
sözleşme almak (teknik olarak doğrusu alış sözleşmesi almak)
yerine
longlamak
sözleşme satmak (teknik olarak doğrusu satış sözleşmesi almak)
yerine
şortlamak diyenler var
bu konunun yeri burasıymış..
nick'im de gavurcadır, hemen netleştireyim, konuyla alakası olduğunu düşünenler için...
ally_mcbeal
29-07-2006, 16:52
olucak mı, olacak mı? Kafam karıştı şimdi...
Bir de, eğer bir gün, Sultanhamam'da birisi "pardesü" yüzünden dayak yemiş diye duyarsanız, bilin ki o benim... Bütün pardesü satıcılarının bütün ayakçıları aynı şekilde "pardüse var pardüse" diye müşteri avlamaya çalışıyor... İçimden hep pardüse değil pardesü diyorum kızgınlıkla, ama, bir gün bunu yüksek sesle bağırarak söyleyeceğim ve o zaman siz de yukarıdaki haberi okuyacaksınız...
sn misilak
düzgün ifadeleri tartışırken belki daha dikkatli yazmalıydım ama benimki bilinçli hata.
hissenet ve platodata forumlarında yazılarımı yazarken genelde konuşma dili kullanıyorum. hatalı türkçe kullanmak ile bunun biraz farklı olduğunu sanıyorum.
küçük-büyük harfe dikkat etmek te zor geliyor, ne de olsa profesyonel yazarlık niyetinde deiliz? (değil yerine de deil demişim:gulen: )
şimdi hatırladım diğer hatam da çok fazla devrik cümle kurmam galiba... eğer bu hataysa yani...:düsün:
M.Işılak
29-07-2006, 16:56
sn misilak
düzgün ifadeleri tartışırken belki daha dikkatli yazmalıydım ama benimki bilinçli hata.
hissenet ve platodata forumlarında yazılarımı yazarken genelde konuşma dili kullanıyorum. hatalı türkçe kullanmak ile bunun biraz farklı olduğunu sanıyorum.
küçük-büyük harfe dikkat etmek te zor geliyor, ne de olsa profesyonel yazarlık niyetinde deiliz? (değil yerine de deil demişim:gulen: )
şimdi hatırladım diğer hatam da çok fazla devrik cümle kurmam galiba... eğer bu hataysa yani...:düsün:
Aslında kafam karıştı derken bir an şüpheye düştüm de o yüzden öyle dedim... Yoksa eleştirmek değildi niyetim... Devrik cümle işini ben de çok yapıyorum... Benimkisi muhtemelen fikrimi tam toparlayamamaktan oluyor...
Bu arada hakikaten niye olacak da, olucak değil?
ally_mcbeal
29-07-2006, 16:58
gelecek zaman
-ecek
-acak
hızlı yazarken devrik cümleye daha fazla başvuruluyor sanırım....
skinnypuppy
29-07-2006, 18:05
Sn.skinnypuppy,
"Short pozisyon acmak," ve "Long pozisyon acmak," yerine
"Shortlamak," ve "Longlamak," deyimlerini kullananlardan biri de benim. Dun aksam boyle yazanlar icin, silinen yazinizdaki igrenc asagilamalarinizi da (...sizlerde yari cahiller gibi olmayin...hadi dagilin vs.) yutkunarak yedim/okudum. Teknik olarak kendinizce dogrularini da yazmissiniz. Sagolun.
Hocam, peki "Short pozisyon kapamak," ve "Long pozisyon kapamak," icin sizce teknik olarak ne denilmeli?
Elestirinizdeki hakliliginiza lafim yok, ancak dogrusunu sizin de bilmediginiz bir konuda teknik olarak dogrusunu nasil onerebiliyorsunuz?
Vob da, ayni hisseler gibi kontratlarin bir alis bir de satis kademeleri vardir. Elinizde varsa; satarsaniz ve long pozisyonunuzu kapatmis olursunuz. Yoksa fakat yine de satarsaniz "Aciga satmis olursunuz,". Buna short pozisyon almak denir. Sizin dediginiz gibi, "Satis sozlesmesi almak," degildir bu. Sattiginiz kontrati zaten nasil almis olabilirsiniz ki? Sonradan geri almak uzere olmayan kontratin satimidir yapilan islem.
Kisaca, longlamak ve shortlamak deyimlerindeki turkcenin melezlestirilmesine karsi olmaniza diyecek lafim olamasa da, dogrusunu bilmediginiz bir konuda teknik olarak yanlis bir seyi onermenizi de dogru bulmadim, tipki longlamak diyenleri yari cahil buldugunuz gibi bende sizi oyle buldum. Bulustuk mu?
Saygilar,
verip veriştirmeye harcadığınız enerjiyle 180 tane çözüm üretebilirdiniz.
buyrun şöyle olsun o zaman:
sözleşme almak
sözleşme satmak
alış pozisyonunu kapamak
satış pozisyonunu kapamak
bir de sizin güzel hatırınız için
açığa satış pozisyonunu kapamak.
madem tekniğe o kadar takıldınız:
aslında almak kadar satmak da yanlış.. birşey alıp sattığınız yok.
doğrusu sözleşme yapmak.
ya da alış/satış pozisyonu açmak/kapamak
bağcıdan çok üzüme konsantre olduğunuz sürece buluşuruz merak etmeyin..
Forumda arasıra gözüme çarpan ve düzeltmek için kendimi zor tuttuğum sözlerden biri:
'Aza tamah etmeyen çoğu bulamaz'
Tamah etmek, aç gözlü olmak demektir,oysa sözün doğrusu:
'Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz'dır :D
Kanaat etmek ise yetinmek anlamındadır.
Cafe trend topiğinde bir arkadaşımız bugünkü tekne turuna atfen yazdığı mesajında boğazın havası için 'küfür küfür esiyordur' demiş :D
İlk kez püfür püfür esmek deyimini böyle kullanan birine rastladım:D
Sinek Vale
29-07-2006, 22:20
Benim ne garibime gidiyor biliyor musunuz?
Forumda yazarken bilerek (aceleden) ya da bilmeyerek bazı yazım kuralları ihlal edilebiliyor. Ancak bazı nick'ler var ki, kesinlikle büyük harf ile başlaması lazım.
Her zaman kullanacak olacağımız bir nick alırken böyle bir hata nasıl yapılıyor, bunu anlamakta zorluk çekiyorum.
Bu tip nick sahiplerine hitab etmem gerektiğinde nick'in orijinal halini (nick sahibi nasıl yazmışsa) bozmadan yazıyorum. Ama bu durum beni o kadar rahatsız ediyor ki.
skinnypuppy
30-07-2006, 02:04
Hocam, birakin ben yine Shortlamak, Longlamak takiliyim. Sizin onerileriniz cok uzun, seans basinda soylemeye kalksan seans sonuna kadar anca derdini anlatirsin. Zaten dunyanin en melez diline sahibiz!.. Ben televizyon diyeyim, siz izlengecinizle takilin.
tarayıcı yerine sikenur
yazıcı yerine pirintur
bilgisayar yerine de kompyüğtur demeyi de ihmal etmeyin..:cool:
sat/al nasıl? seans sonuna yetişir mi?
her "şortlattığınızda" pozisyon mu açıyorsunuz?
görünce çıldırdığım kelime :) muattap -muattab-muhattab...
doğrusu "muhatap"...
skinnypuppy
30-07-2006, 12:37
sat/al nasıl? seans sonuna yetişir mi?
her "şortlattığınızda" pozisyon mu açıyorsunuz?
demişiz.. sonuç bu olmuş:
Sayin Hocam,
Ve senin gorevin; benim shortlamak ve longlamak dillendirmem yerine, senin tek kelimeden olusan saf turkce bir karsilik bulman.
Bu senin isin hocam, ben kullaniciyim.
el yazım okunaksız oluyor bazen.. yukarıda iyi çıkmamış. daha güzel yazayım en iyisi.
sat/al nasıl? seans sonuna yetişir mi?
her "şortlattığınızda" pozisyon mu açıyorsunuz? yoksa "longadanakladığınız" pozisyonları da "şortturrarak" mı kapatıyorsunuz?:D
:D sizi ,türkçemize kazandırmış olduğunuz 'longadanakkalmak' veciz sözünden dolayı tebrik ediyorum.:gulen:
süper oldu ,hemen kullanımına başlayalım:roll: :D
demişiz.. sonuç bu olmuş:
el yazım okunaksız oluyor bazen.. yukarıda iyi çıkmamış. daha güzel yazayım en iyisi.
sat/al nasıl? seans sonuna yetişir mi?
her "şortlattığınızda" pozisyon mu açıyorsunuz? yoksa "longadanakladığınız" pozisyonları da "şortturrarak" mı kapatıyorsunuz?:D
selçuk efendi
31-07-2006, 08:21
coşkun kelimesini yazarken özel gayret sarfediyorum, çoşkun yazmamak için... 'ş' harfinin sebep olduğu bir hata sanırım...
Esnaf kelimesi zaten çoğul iken esnaflar demek yanlıştır.
KMX
Galat-ı meşhur lüğat-i fasihten evladır...
Nüfuz ile nüfus da birbirine karıştırılır.
Diyanet yerine kimileri dinayet der.
Mütehassis oldum (duygulandım) yerine mütehassıs (uzman) oldum diyenlere rastlanır.
krokodil
22-12-2006, 21:53
bab-ı a-li nin yüksek kapısından sürur edip geçerken çok az bir nüans farkı gördüm...:) :)
Galat-ı meşhur lüğat-i fasihten evladır...
Anlamı: Meşhur olmuş, yaygınlaşmış yanlış kelime ve kullanımlar, artık unutulmuş ve bilinmeyen doğru kullanımlara tercih edilmelidir. (Tartışılabilir, tartışılmalı mıdır?) Örnek: Evliya kelimesi zaten "veli"nin çoğuludur. Ama halk "evliyalar" der.
krokodil
22-12-2006, 22:10
eski bir deyim vardı kemal ağabey yanlış yazabilirim ..etrafını cami ağyarını müstağni....
dostlarını toplamak düşmanlarından uzak durmakmıydı manası...:)
Sık yapılan yanlışlardan birine de "de" ekinin kullanımında rastlanır. "Dahi" anlamına gelen "de"ler ayrı yazılmalıdır.
Bende 1 milyon dolar var; sende ne var?
Ya da:
Bende Uçak ile Mardin var; sende de var mı?
.............
Ben senetlerimi tutuyorum; sen de tutuyor musun?
Vb.
eski bir deyim vardı kemal ağabey yanlış yazabilirim ..etrafını cami ağyarını müstağni....
dostlarını toplamak düşmanlarından uzak durmakmıydı manası...:)
Efradını cami, ağyarını mani...
Efradını cami, ağyarını mani...
Bir şeyi anlatırken konuyla ilgili tüm söylenilmesi gerekenleri söylemek, aynı zamanda ilgisiz ve gereksiz bilgilerden kaçınmak ve bu işi mümkün olduğunca az kelime ile yapmak manasına gelir.
Egzoz kelimesinin türlü çeşit yazılışını tamircilerde görebilirsiniz:
Egzost, Egsoz, Egzos, Eksost, Ekzost, Eksozt vs.
Musahip (sohbet eden) ile muhasip (hesap yapan) birbirine karıştırılır. Örnek: Cağaloğlu'ndaki Başmusahip sokağa Başmuhasip sokak diyenler çıkar.
Ben de en çok telefonumun pilinin şarjının azaldığını ifade eden bip seslerini duyanların şarjın bitiyor demelerine kızıyorum..
Onlara benim değil telefonumun pilinin şarjının bittiğini söylüyorum..Önce şöyle:eek: :eek: bakıyorlar ve sonra gülüyorlar..
Birde şarj kelimesini şarz olarak teleffuz edenler ve yazanlar var..
promasyon (promosyon), şevkat (şefkat), allerji (alerji), dinazor (dinozor), saksafon (saksofon), menapoz (menopoz)..
Bir de kısaltmalarda hatalar çok sık oluyor. THY'nda (THY'de), (TRT'dan) TRT'den, YTL’nın (YTL'nin) gibi..
selçuk efendi
22-12-2006, 23:27
Egzoz kelimesinin türlü çeşit yazılışını tamircilerde görebilirsiniz:
Egzost, Egsoz, Egzos, Eksost, Ekzost, Eksozt vs.
o Türkçe bilmeyen tabelacılara bir de ingilizce yazılar yazdırmıyorlar mı? oy oy oy...
Sık yapılan yanlışlardan biri de "dahi" anlamına gelen ve ayrı yazılan "de" ekini "te" olarak kullanmaktır.
Örnek:
Gidip de gelmemek var; gelip de görmemek var. (Bu doğru şekli)
Gidip te gelmemek var; gelip te görmemek var. (Yanlış şekil).
"Örneğin" ve "mesela" kelimeleri aynı anlamda olup bir arada kullanılmaları yanlıştır. Bir tanesi yeterlidir. "Örneğin mesela" şeklinde kullanılmamalıdır.
FRANÇOİSE SAGAN (1935-2004) (Ünlü Fransız romancı) ve TÜRK SOĞANI
Yıllar önce istikbal vaad eden genç bir Türk yazarına Fransızların meşhur Sagan'ına teşbihen "Türk Sagan'ı" unvanı layık görülmüştü.
Bu genç yazarımız bir gün Paris'e gider. O günkü gazetelerden birinde bir gün sonraki nüsha için hazırlanan 1. sayfanın manşeti:
"Türk Sagan'ı Paris'te"
Bu manşeti geceki nöbetçi sayfa sekreteri görür:
"Ulan bir soğan yazmasını bile beceremiyorlar."
Ve düzeltir:
"Türk soğanı Paris'te!"
Gazete öyle çıkar.
Demek ki sap ile samanı, Sagan ile soğanı birbirine karıştırmamak gerek.
Baharın en güzel aylarından biridir mart, nisan...
(biridir demiş, iki ay söylemiş)
Fenerbahçe 2 – 0 yenilgiden 3 – 0 öne geçti.
Fenerbahçe ne zaman 2-0 yenilgiden 3-0 öne geçti ki....keh keh
değil tabi ki:
doğrusu: 3-2 öne geçti.
Uçak kazasında hayatını kaybedenlere baş sağlığı dilendi.
Geçtiğimiz hafta bir toplantı yapıldı.
(Zaman yerinde duruyor da biz mi geçiyoruz yoksa geçen zaman mı?)
Doğrusu: "geçen hafta" olmalıdır.
Arabada hava yastığı varsa hiçbir şey olmaz.
(Hiçbir şey olmayacak olan nedir?)
hava yastığına mı bir şey olmaz yoksa arabaya mı?
abicim :mad:
doğrusu: ağabeyciğim :düsün:
alolaşırız
doğrusu: telefonlaşırız
alıkoyulan
doğru ifadesi: alıkonulan
ayıpsın
doğrusu: ayıp ediyorsun
bi drink aliim
doğrusu: bir şey içeyim
bissürü, bisürü veya büssürü
doğrusu: bir sürü
çirkinletmek
doğrusu: çirkinleştirmek
free takılmak
doğrusu: özgür, serbest davranmak
fulle, ful yap
doğrusu: doldur, tamamla
icad olmak
doğrusu: icad olunmak, icad edilmek
pahalılatmak
doğrusu: pahalılaştırmak
redetti
doğrusu: reddetti
sericen
doğrusu: sereceksin
sordu kine
doğrusu: sordu ki
tayin ol-
doğrusu: tayin olun-, tayin edil-
vericeyiz
doğrusu: vereceğiz
yaparaktan
doğrusu: yaparak
evraklar
doğrusu: evrak
"varak" kelimesi arapçada "yaprak" demektir. "evrak" da yaprağın çoğulu "yapraklar" demektir. dilimize de öyle girmiştir.
şimdi evraklar dendiğinde yapraklarlar demek olur ki komik bir ifadedir.
bekleme yapmak
doğrusu: beklemek
:p
ayar yapmak
doğrusu: "ayarlamak"tır.
bülten yapmak
doğrusu: bülten çıkarmak
etki etmek
doğrusu: etkilemek
kuşku etmek
doğrusu: kuşkulanmak
gecikme yapmak
doğrusu: gecikmek
Son zamanlarda bilhassa batı dillerinden yapılan yanlış çevriler sebebiyle "almak" fiili de yardımcı fiil gibi kullanılmaya başlanmıştır:
banyo almak:
doğru kullanılışı -banyo yapmak
duş al-
çay al- (çay içmek)
istek almak (istenmek),
kahve almak
yenilgi almak (yenilmek) vb.
lojistik destek en sinir oldugum
özellikle sıralı veya bağlı cümlelerde sıkça görülen bir anlatım bozukluğudur.
Sen içeri, ben dışarı çıkıyorum. :oley: :oley: :oley:
doğrusu şöyle olmalıdır:
Sen içeri giriyorsun, ben dışarı çıkıyorum. (yüklem eksikliği giderilerek anlatım bozukluğu giderildi.):tamam:
Saat ve gibi...
Saat üç gibi ararım... Saat beş gibi gelirim....
Yok Türkçede böyle bir ifade...
Saat 3'te, 3'e yakın, 3 civarında, 3 dolaylarında, 3 sularında... deyin; ama "gibi" diye bir kullanım yok.
ne.......ne bağlama edatı kullanılan cümlede yüklem olumsuz olursa anlatım bozukluğu meydana gelir:
Ne Ahmet'te ne de Mehmet'te terbiye kalmamış.(ahmette ve mehmette terbiye kalmış demek olur.)
doğrusu şöyle olmalıdır:
Ne Ahmet'te ne de Mehmet'te terbiye kalmış.
Mahzur (sakınca) yerine mahsur kullanılır; yanlıştır. Mahsur kalmak, kuşatılmak anlamındadır. (Muhasara = kuşatma)
İnkılap (=devrim) yazılırken "ı" harfi yerine "i" kullanılması yanlıştır. İnkilap olursa Türkçede kullanılmayan ve kullanıcının kastetmediği "köpekleşme" manası çıkar.
bir mukabele(bil mukabale)
beynamaz (bi namaz-namaz kılmayan)
Atatürk'ün meşhur üçlemesinde (gaflet, dalalet ve hatta hıyanet) geçmekte olup buradaki dalalet kelimesi bazen delalet ile karıştırılmaktadır. Delalet (yol göstermek) ayrı, dalalet (sapkınlık, yoldan çıkmak) ayrıdır. Birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Satranç kelimesi yanlışlıkla "santranç" olarak yazılıyor, söyleniyor. Doğrusu "satranç" olup, yanlışı da "santranç"tır.
Bazen "toplu katliam" derler. Yanlıştır. Katliam zaten toptan öldürmek anlamında. Siz siz olun "toplu katliam" yapmayın.
YAZIŞMA ÜSLUBU
Bir şirketin kendi faaliyet birimleri ve dış âlemle yaptığı yazılı iletişimin sağlıklı, hızlı ve güvenilir olması çok önemli. Bunun için, yazışma kural ve ilkelerinin tespit edilmesi ve yetkili kurulların onayıyla şirket mevzuatı haline getirilmesi gerekir.
Çağdaş yazışma usullerini yansıtmak şartıyla, şirketin kendine has bir yazışma usulü, hatta orta-uzun vadede geleneğinin olması kurumsallaşma öğelerinden biridir. Yazılı iletişimin kapsamı, yazılan veya basılan her türlü yazı ve grafiktir. Şirket yazışmaları iki tür ortamda yürütülür. Birisi, klasik şekilde, kağıtla yapılanıdır ki, bunlar daktilo veya bilgisayarda tapajlanır. Diğeri ise elektronik ortamda yapılan yazışmalardır. Elektronik yazışma, e-posta adresleri arasında cereyan eder. Yazışma istenirse, e-ortamda muhafaza edilir; istenirse yazıcı denilen araçlarda kâğıda aktarılarak klasik usulde dosyalanır. Faks yazışmaları bu iki tür yazışmanın ortasında yer alan ve her ikisinin de bazı özelliklerini taşıyan bir mesajlaşma türüdür. Faks mesajları ancak teyit edildikten sonra resmiyet kazanır. Günümüzde, faks mesajları da yazılım desteğiyle elektronik ortama taşınmıştır.
Elektronik ortamda yazışmanın geleneksel yazışmaya göre çok daha hızlı olduğu ve bilgi alışverişini çok artırdığı malumdur. Ama, şirket için belge akışı (bilgi akışına göre) daha yaşamsal, daha zaruri bir olaydır. Çünkü, şirket yasal bir varlıktır ve yasalara uygun çalışmalıdır. Mevcut kanunlara göre, sadece ıslak imza taşıyan yazılar 'belge' niteliğinde olduğundan, şirket hayatında postayla yapılan klasik belge nakilleri (istisnalar hariç) hâlâ alternatifsizliğini koruyor. Görülen o ki, e-postanın kâğıtla, zarfla yapılan geleneksel komünikasyona hakimiyeti ancak e-imzanın yasallaşması ve yaygınlaşması ile mümkün olacak. Ancak, e-yazışmanın şirket yönetimi tarafından mutlaka bir prosedüre bağlanması ve sıkı bir şekilde kontrol altında tutulması şarttır. Aksi takdirde, işletmeye ait ticari sırların dışarıya sızdırılması, şirket hesaplarından usulsüz ödemeler yapılması ve hackerların saldırısına uğramak gibi rizikolarla karşılaşılır.
Hangi ortam veya aletle olursa olsun, bir şirket açısından sağlıklı yazışmanın kural ve ilkeleri vardır. Yazışma kısa, basit ve amaca yönelik olmalıdır. Bu bağlamda, daha etkileyici olduğunu zannedip, uzun ve gösterişli cümlelerden kaçınılmalı, eş anlamlı kelimelerden en kısa olanı tercih edilmeli, kelime ve ifade tekrarına gidilmemelidir. İlke olarak, imlası düzgün, yaşayan Türkçe ile yazılmalı, yabancı sözcük ve deyimlere yer verilmemelidir. Ancak, dilimizde karşılığı bulunmayan yabancı dile ait teknik deyimler istisna teşkil edebilir. Türkçe gramere dikkat etmeli, cümle yapısında özne-fiil uyumu sağlanmalı, büyük harfler yerli yerinde kullanılmalı ve demode sözcük ve deyimler terk edilmelidir.
Şirket içi yazışmada, ast, üste 'arz ederim' veya 'sunarım', üst, asta 'rica ederim' sözcükleriyle bilgi ve istek bildirmelidir. Eşit mevkidekiler birbirine 'rica ederim' diyebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazılarda 'arz ederim veya sunarım' kalıbı uygundur. Ama, yazan ve yazılan her kim olursa olsun, her mektup veya mesaj metni, 'Saygılarımla' kelimesiyle son bulmalıdır. Yani, yazışmada terbiye unsuru daima önceliklidir. İlginçtir ki, insanlar e-posta yazarken, dilbilgisi kuralları ve âdâb-ı muaşereti ihmal etmeye meyleder. Halbuki, e-postanın normal mektuptan tek farkı, elektronik ortamda alıcıya gönderilmesidir. Dolayısıyla, teknik farklılıklar bir yana, e-yazışma da klasik, kâğıtla yazışmayla aynı kurallara tabidir. Zaman içinde gelişen çağdaş iş yazışmaları artık eskisinden daha az resmi, daha çok samimi ve eskiye göre konuşma diline daha yakındır.
Kaliteli ve etkin yazışma bir sanattır; bilgi, deneyim ve konuya hakimiyet ister. Ancak, hatırlatmak isterim ki, iyi yazışmanın asıl sırrı çok okumakta gizlidir.
03/01/2007
SAMİ USLU
ZAMAN
Doğru Yazalım Doğru Konuşalım
Prof. Dr. Hamza ZÜLFİKAR
Small, medium, large, extra large, hizmet geçmek, kendine zaman ayırmak,Türkçeyi katletmek üzerine.
Small, medium, large, extra large
Giysilerin beden ölçülerine göre üretilmesinde birtakım özel sözler kullanılır. Bu özel sözler kişinin beden ölçülerine uygun giysiler seçmesine yardımcı olur. Giysilerin birtakım ölçülerle adlandırılması ile ilgili olarak dilimizde Türkçe ve yabancı kökenli epeyce kelime bulunmaktadır. Türkçe kökenli geniş, dar, uzun, küçük, orta, kısa gibi niteleyici sözler yanında parmak ve karış kelimeleriyle de uygun ölçüler bulunmaya çalışılır. Bir karış uzun, iki parmak kısa gibi kullanımlarla sınırlandırılıp istenilen ölçü elde edilir. Ayrıca biraz daha büyük, biraz daha geniş veya biraz daha dar sözleri de ölçüleri belirler. Ancak bunlar giysilerin üretiminde, pazarlamasında, seçiminde birer terim değillerdir.
Cumhuriyet Dönemi boyunca bu genel sözlerden daha özel ve ölçünlü (standart) terimler üretilemediğinden batı dünyasının kullandığı özel sözler olduğu gibi alınmıştır. Bu gelişmede moda dünyasının etkisi inkâr edilemez. Önce Fransızcadan mini (mini), midi (midi), maksi (maxi), daha sonra özgün imlâlarını koruyarak İngilizceden small, medium, large terimleri beden ölçülerine göre giysilerin sınıflandırılmasında kullanılan başlıca terimler olarak Türkçede yerini bulmuştur. Large yanında ekstra (extra) large da dilimize girmiştir. Bu tür sözleri yenileri izlemektedir. Arada bir kulağımıza İngilizce sayz (size) kelimesinin geldiğine de tanık oluyoruz. “Beden ölçülerinizi öğrenebilir miyim?” yerine “Sayzınızı alabilir miyim?” veya “Sayzınız kaç?” biçimindeki sözler de duyuluyor.
Çağdaşlaşma adına birtakım atılımlar yapılırken bu arada dilin zarar gördüğü dikkatlerden kaçıyor. Yeri geldiğinde Türkçeci görünen her Türk aydın, Türkçenin aleyhine gelişen benzeri durumlarda sessiz kalıyor. Pek çok alanda ithal edilen malla birlikte gelen yabancı terimlerin hiç olmazsa birkaçını Türkçe olarak ifade etmek kimsenin aklına bile gelmiyor. Devletimizin ilgili kurumları, tekstil sanayiinin devleri de bu gidişten rahatsızlık duymuyorlar. Her alanda sür’atle yabancılaşmaya doğru gidiliyor. İşte bu manzaraya rağmen bir de “Türkler Avrupa Birliğine girmek için gerekli şartları yerine getirmemişlerdir” deniyor.
Etek söz konusu olduğunda maksi, midi, mini, gömlek veya iç çamaşırı söz konusu olduğunda small, medium, large, extra large terimleriyle ölçüler belirleniyor. Ayakkabıda ise Fransızca olan numara sözünü kullanıyoruz. Bir zamanlar gömleklerde de numaralar kullanılırdı. 41 numara ayakkabı, 42 numara gömlek. Ürünün seçiminde iki numara büyük, bir numara küçük gibi sözlerle de ölçüler belirleniyor. Şapkada, pantolonda da numara geçerli. Kullandığımız diğer ürünlerin ölçüleri eskiden daha çok numara sözü ile anlatılırdı.
Bu terimler arasında Fransızca maksi (maxi), Türkçenin ses düzenine ve imlâsına uydurulmuş bir sözdür. Bu örneği bilinçli dönemde alınan yabancı kökenli kelimelerden biri olarak değerlendirebiliriz. Gene Fransızca midi, mini terimlerinde ise herhangi bir sorun yaşanmamıştır. Çünkü bu kelimelerin özgün biçimleri de mini, midi’dir. Bilinçsiz dönemde aldığımız terimlerde ise, Türkçenin ses düzeni ve imlâsı dikkate alınmamış ve İngilizce small, medium, large, extra large sözleri olduğu gibi gömleklerimize, kazaklarımıza, ceketlerimize iliştirilmiştir.
Bugün bir firma, ürettikleri malları smol, (veya sımol), midyum, larç ekstra larç etiketleriyle satmaya kalksa, herhalde tepkiyle karşılaşır ve söz konusu firma çağ dışılıkla suçlanır.
Extra large teriminin kısaltması XL’dır. Burada extra’yı temsil eden X, daha geniş, geniş üstü, geniş ötesi anlamlarındadır. Bizde aynı anlamda bir de Arapça battal terimi vardır. Daha çok battal boy diye geçen bu terim, gömlek, iç çamaşır veya entari için hâlâ kullanılmaktadır.
Cumhuriyet Dönemi boyunca, 70 yıl, dildeki Arapça ve Farsça kökenli kelimelere Türkçe karşılıklar aramakla geçti. Bu yolda aşırılığa gidildiği artık kabul görmüş bir gerçektir. Tabana inmiş şeref, vicdan, şart, iftihar gibi kelimelere de el attık. Yıllarca onur, bulunç, koşul, gurur gibi karşılıklardaki isabetsizlik tartışıldı. Bu arada Türkçeye batı dillerinden giren yığınla kelime bir tehlike olarak görülmedi. Etmek ve olmak yardımcı fiillerine sarıldık. Fransızcadan ve İngilizceden aldığımız kelimeleri egale etmek, elimine etmek, entegre olmak, redakte etmek, garanti etmek, koordine etmek, sübvanse etmek, pasifize etmek, refüze etmek, konsantre olmak, deşifre etmek gibi yüzlerce örnekte olduğu gibi yabancı sözleri dile doldurduk. Böylece yeni bir anlaşma aracı yarattık. Bu kötü gidiş de dikkatleri çekmedi. Bununla çağdaşlaşmayı amaçlayanlar şimdi göğüslerini gere gere bu örnekleri Avrupa Birliğine girmek için kanıt olarak gösterebilirler.
Maksi ve mini sözleriyle kökteş olan maksimum, minimum, asgarî ve azamî karşılığı olarak alındı. Azamî, asgarî sözlerinin Türkçelerini bulma zahmetine girilmedi. Bu örnekte de görüldüğü gibi biz gönüllü olarak, isteyerek batının sözlerini dile mal ettik. Kimse bizi bu yola zorlamadı. Bugünse gelinen durum çok daha vahim bir hâl almıştır. Fransızcadan aldığımız kart kelimesi artık kart değil, cart diye yazılıyor. Cebimizdeki banka kartları bunun canlı örneğidir. Anlaşılan bu gidişle large yazacak ve larç okuyacağız. TV (ti vi) gibi örneklerde de aynı şeyi yapmıyor muyuz? Bu durumumuzu da Avrupa Birliğine girmek için örnek olarak gösterebiliriz.
Türkçe Sözlük’ün sayfaları arasına maksi, mini, midi dışında yukarıda saydığımız ölçü birimleriyle ilgili kelimeler henüz alınmamış. Bu direnmeyi ne zamana kadar sürdürebileceğiz? Söz konusu sözleri Türkçe Sözlük, maddeleri arasına smol, larç imlâlarıyla alınabilecek mi? Böyle bir durum karşısında denebilir ki, “Bizde küçük, orta, geniş kelimeleri var. Bu İngilizce small, medium, large kelimelerine ihtiyacımız yok.” Düşünce doğru ama uygulama, düşündüğümüz gibi yürümüyor. Söz konusu kelimeler yalnızca bir terim olarak da kalmıyor. Genel dile de giriyor. Dolayısıyla sözlüklerin bu tür kelimelere ve yarattığı anlam inceliklerine yer vermesi gerekir. Azıcık large olunuz (rahat anlamında), O bu konularda oldukça large’dır (imanı geniş anlamında), Bayağı large davrandı (sınırlama koymadı anlamında) gibi örneklerin sık sık televizyonlarda kullanıldığına tanık oluyorum. Large’ın Türkçeye girdiğini ve çeşitli anlamlar kazandığını, ortak dile mal olduğunu bu durumda nasıl inkâr edelim. Belki bir süre sonra Türkçe Sözlük, bu kelimeye larç imlâsıyla yer verecektir.
Large sözü şarkılarda da yer aldı. Nil ismindeki hafif müzik sanatçısının söylediği bir şarkıda geçiyor: Onun aşkı bana extra large.
İçimizden biri çıkıp diyebilir ki “Bu ölçü birimlerini bütün dünya kullanıyor. Bizim bu terimlere Türkçe karşılıklar bulmamız boşuna gösterilmiş bir çaba olur. Kilo, santim, gram, küp, dekar gibi ölçü birimlerini batıdan aldığımızda bir sakınca görülmedi de şimdi small, large, medium gibi terimler neden sorun ediliyor?” Bu karşı çıkışta haklılık payı bulunmakla birlikte burada söz konusu ettiğimiz giysi ölçülerini karşılayan terimlerle kilo, gram, santim, küp, dekar’ın aynı özellikte, yaygınlıkta ve sıklıkta kullanılan terimler olmadığı açıktır.
Hizmet geçmek
Basın dilinde haber geçmek diye bildiğimiz bir deyim var. “Çeşitli iletişim araçları kullanılarak bir yerden merkeze haber iletmek” anlamında kullanılır. Sözlüklerimizde de yer alan bu deyim aslında bir çeviri kelimedir. Dilimizde haber salmak, haber vermek, haber yollamak, haber göndermek, haber uçurmak gibi yakın anlamlı deyimlerimiz varken söz dağarcığımıza bir de haber geçmek eklenmiştir. Bunu da dil için bir kazanç sayalım. Ancak yollama, eski karşılığı ile irsal etme kavramını taşıyan geçmek fiili başka isimlere de getirilip kul*lanılmaktadır. Bunlardan biri hizmet geçmek. Bunu İHA’dan Fevzi Kahraman, 23.6.2002 günü, saat 9.10’da TRT’nin “Televizyon Gazetesi” adlı programında söyledi. Hizmet geçtik sözünü bir hizmette bulunduk ve bu hizmetimizi bildirdik anlamında kullanıldı. Deyimleri aslî kelimeleriyle kullanmayıp onlara keyfî ve rastgele kelimeler getirmek bugün en çok yapılan dil hatalarındandır. Bunun da başlıca kaynağı okullarımızda verilen eğitimdir. Ders programlarımız dilin geliştirilmesi amacına uygun değildir. Öğrenci, kitap okumaya yönlendirilmemektedir.
Kendine zaman ayırmak
Yakın dönemlerde çeviri yoluyla dilimize giren bir deyim de kendine zaman ayırmak’tır. ‘Take your time’ın çevirisi olan bu söz daha çok dizi filmlerde geçmektedir. Biraz da kendinize bakınız, kendinizi dinleyiniz, dinleniniz, istirahat ediniz, kendi canınıza acıyınız, yaşamaya bakınız gibi anlamlarda kullanılan bu deyim, anlatım zenginliğini engeller niteliktedir. Çok geçmeden kendine iyi bak (take care of) örneğinde olduğu gibi kendine zaman ayırmak deyimi de yaygınlaşacağa benziyor.
Sıfat tamlamalarında sıfat ile nitelenen veya belirtilen isim arasında anlam bakımından mutlaka bir uyum olmalıdır:
Bunlar akıllı işlerdir. (akıllı sıfatı, iş ismine uygun değildir)
Sıfat tamlamalarında sıfat ile nitelenen veya belirtilen isim arasında anlam bakımından mutlaka bir uyum olmalıdır:
örnek 2:
Geçen yıl sıfır kollu elbiseler modaydı.(kolsuz elbise)
Sıfat tamlamalarında sıfat ile nitelenen veya belirtilen isim arasında anlam bakımından mutlaka bir uyum olmalıdır:
örnek 3:
Sıfır hatayla projesini tamamladı. (Projesini hatasız tamamladı.)
Sıfatların veya zarfların derecesini göstermek üzere kullanılan çok, daha, en, pek gibi zarfların yerine korkunç, dehşet, inanılmaz, felâket, müthiş gibi olumsuz anlamlı kelimelerin kullanılması yanlıştır:
örnek 1 : Babam manyak para gönderiyor
Sıfatların veya zarfların derecesini göstermek üzere kullanılan çok, daha, en, pek gibi zarfların yerine korkunç, dehşet, inanılmaz, felâket, müthiş gibi olumsuz anlamlı kelimelerin kullanılması yanlıştır:
örnek 2 :Korkunç güzel bir programdı. (korkunç olan güzel değildir)
Sıfatların veya zarfların derecesini göstermek üzere kullanılan çok, daha, en, pek gibi zarfların yerine korkunç, dehşet, inanılmaz, felâket, müthiş gibi olumsuz anlamlı kelimelerin kullanılması yanlıştır:
örnek 3:Şarkılarınızı inanılmaz güzel buluyorum.
Sıfatların veya zarfların derecesini göstermek üzere kullanılan çok, daha, en, pek gibi zarfların yerine korkunç, dehşet, inanılmaz, felâket, müthiş gibi olumsuz anlamlı kelimelerin kullanılması yanlıştır:
örnek4: Müthiş konserimize sizi de bekliyoruz (müthiş: dehşetli, korkunç anlamında kullanılmış, yanlıştır.).
İsim tamlamaları ve sıfat tamlamalarında eksik unsurların bulunması da uyumsuzluktan kaynaklanan anlatım bozukluklarına sebep olur:
örnek 1.
Yaklaşık 80 ya da 1 metre çapında bir daire çizin.
doğrusu:
Yaklaşık 80 (santimetre) ya da 1 metre çapında bir daire çizin.
İsim tamlamaları ve sıfat tamlamalarında eksik unsurların bulunması da uyumsuzluktan kaynaklanan anlatım bozukluklarına sebep olur:
örnek 2.
Ben diyeyim 25, siz deyin bir ay sonra terhis oluyorum.
doğrusu:
Ben diyeyim 25 (gün) siz deyin bir ay sonra terhis oluyorum.
selçuk efendi
17-01-2007, 21:17
genellikle şiirlerde rastladığım bir yanlış var... umarsız kelimesi genellikle umursamazmış gibi, umursamazca anlamında kullanılıyor... umarsız çaresiz demektir...
Söylenmek istenen ile yazılanın aynı anlamda olması için imlâya dikkat edilmeli ve noktalama işaretleri yerli yerinde kullanılmalıdır.
yanlış kullanım : Yine aşık olmuş (aşık: eklem yerindeki kemik demektir.).
doğrusu : Yine âşık olmuş (âşık: seven).
mesut yar (haber sunucusu) konuşuyor:
...gece istişaresine yatmıştır... diyor.
"istihare" demiye çalışacak da kelimeyi tutturamıyor.
istişare:bir konuda bilgisi olanlarla fikir alışverişi
istihare: önemli bir konuda kalbe doğacak fikre göre karar vermek için önce namaz ardından uykuya yatmak ve rüyada görülecek şeye göre davranmak
selçuk efendi
29-03-2007, 11:32
özellikle magazin programlarında dan dun diye ekranda çıkan yazılar, resmen Türkçe katili... adamların soru ekinin, dahi anlamındaki de, da'nın ayrı yazıldığından haberi yok... milletinden fikir potansiyelini katlettiği gibi, Türkçe'yi de katlediyorlar.
metrenin kısaltması : m (küçük harf ve noktasız)
litrenin : l (küçük harf ve noktasız)
sokak : Sok. (büyük harf ile başlanacak, yanına nokta konacak.)
cadde : Cad. (büyük harf ile başlanacak, yanına nokta konacak.)
birçok yerde karşımıza çıkan yanlışlardan:
metreyi mt
litreyi lt
sokağı sk
caddeyi cd
yazanlar çocuklarımızı da yanlış bilgilendiriyorlar. Okullarda, kitaplarda doğru yazılış; günlük hayatta, levhalarda yanlış yazılışla karşılaşınca insan çelişkiye düşüyor.
Aşağıda kısaltmalarla ilgili TDK'nin kuralı verilmiştir.
Kısaltma; bir kelime, terim veya özel adın, içerdiği harflerden biri veya birkaçı ile daha kısa olarak ifade edilmesi ve simgeleştirilmesidir. Kısaltmalarla ilgili kurallar şunlardır:
1. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları genellikle her kelimenin ilk harfinin büyük olarak yazılmasıyla yapılır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), TDK (Türk Dil Kurumu), ABD (Amerika Birleşik Devletleri); KB (Kutadgu Bilig); TD (Türk Dili), TK (Türk Kültürü), TDED (Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi); B (batı), D (doğu), G (güney), K (kuzey); GB (güneybatı), GD (güneydoğu), KB (kuzeybatı), KD (kuzeydoğu).
Ancak bazen kelimelerin, özellikle son kelimenin birkaç harfinin kısaltmaya alındığı da görülür. Bazen de aradaki kelimelerden hiç harf alınmadığı olur. Bu tür kısaltmalarda, kısaltmanın akılda kalabilmesi için yeni bir kelime oluşturma amacı güdülür: BOTAŞ (Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi), İLESAM (İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), TÖMER (Türkçe Öğretim Merkezi).
Gelenekleşmiş olan T.C. (Türkiye Cumhuriyeti) ve T. (Türkçe) kısaltmalarının dışında büyük harflerle yapılan kısaltmalarda nokta kullanılmaz.
2. Element ve ölçülerin uluslararası kısaltmaları kabul edilmiştir: C (karbon), Ca (kalsiyum), Fe (demir); m (metre), mm (milimetre), cm (santimetre), km (kilometre), g (gram), kg (kilogram), l (litre), hl (hektolitre), mg (miligram), m² (metre kare), cm² (santimetre kare).
3. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarıyla element ve ölçülerin dışında kalan kelime veya kelime gruplarının kısaltılmasında, ilk harfle birlikte kelimeyi oluşturan temel harfler dikkate alınır. Kısaltılan kelime veya kelime grubu; özel ad, unvan veya rütbe ise ilk harf büyük; cins isim ise ilk harf küçük olur: Alm. (Almanca), İng. (İngilizce), Kocatepe Mah. (Kocatepe Mahallesi), Güniz Sok. (Güniz Sokağı), Prof. (Profesör), Dr. (Doktor), Av. (Avukat), Alb. (Albay), Gen. (General); is. (isim), sf. (sıfat), hzl. (hazırlayan), çev. (çeviren), ed. (edebiyat), fiz. (fizik), kim. (kimya).
* * *
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu esas alınır: cm'yi, kg'dan, mm'den, YKr’un. Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde ise kısalt¬manın son harfinin okunuşu esas alınır: BDT'ye, TDK’den, THY'de, TRT'den, YTL’nin. Ancak kısaltması büyük harflerle yapıldığı hâlde bir kelime gibi okunan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın okunuşu esas alınır: ASELSAN'da, BOTAŞ'ın, NATO'dan, UNESCO'ya.
Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kı¬saltmalarda ek, noktadan sonra ve kelimenin okunuşuna uygun olarak yazılır: Alm.dan, İng.yi, vb.leri.
Tonsuz (sert) ünsüzle biten kısaltmalar, ek aldıkları zaman oku¬nuşta tonsuz ses tonlulaştırılmaz: AGİK'in (AGİĞ'in değil), CMUK'un (CMUĞ'un değil), RTÜK'e (RTÜĞ'e değil), TÜBİTAK'ın (TÜBİTAĞ'ın değil).
Ancak birlik kelimesiyle yapılan kısaltmalarda söyleyişte k'nin yumuşatılması normaldir: ÇUKOBİRLİK'e (söylenişi ÇUKOBİRLİĞE), FİSKOBİRLİK'in (söylenişi FİSKOBİRLİĞİN).
2007 TDK'de geçen kısaltmalar
A Alay
AA Anadolu Ajansı
AAFSE Güney Avrupa Müttefik Hava Kuvvetleri (Allied Air Forces Southern Europe)
AAM Atatürk Araştırma Merkezi
AB Avrupa Birliği
ABD Amerika Birleşik Devletleri
ABS Motorlu taşıtlarda fren sistemi (Antilock Braking System)
ADSL Asimetrik sayısal abone hattı (Asymmetric Digital Subscriber Line)
AET Avrupa Ekonomik Topluluğu
AFP Fransız Basın Ajansı (Agence France Press)
Age Adı geçen eser
AGİK Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı
AGİT Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı
agm. Adı geçen makale
agy. Adı geçen yayın
AI Uluslararası Af Teşkilatı (Amnesty International)
AID Uluslararası Kalkınma Ajansı (Agency for International Development)
AIDS Edinilmiş bağışıklık yetersizliği belirtisi (Acquired immune deficiency syndrome)
AİHM Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
AİHS Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
AK Avrupa Konseyi
AKBİL Akıllı bilet
AKDTYK Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
AKM Atatürk Kültür Merkezi
AKPM Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi
AKUT Arama Kurtarma Teşkilatı
Alb. Albay
Alm. Almanca
anat. Anatomi
ant. Antropoloji
AO Anonim ortaklık
AOÇ Atatürk Orman Çiftliği
AÖF Açıköğretim Fakültesi
AP ABD Haber Ajansı (Associated Press)
APS Acele Posta Servisi
Apt. Apartman, apartmanı
Ar. Arapça
ARGE Araştırma geliştirme
Arş. Gör. Araştırma Görevlisi
ark. Arkeoloji
As. Asker, askerî, askerlik
Asb. Astsubay
ASELSAN Askerî Elektronik Sanayii
As. İz. Askerî İnzibat
ASKİ Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi
ASO Ankara Sanayi Odası
AST Ankara Sanat Tiyatrosu
astr. Astronomi
astrol. Astroloji
AŞ Anonim şirket
AŞTİ Ankara Şehirler Arası Terminal İşletmesi
AT Avrupa Topluluğu
Atğm. Asteğmen
atm. Atmosfer
ATO Ankara Ticaret Odası
AÜ Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi
Av. Avukat
B Batı, bay
BAE Birleşik Arap Emirlikleri
bağ. Bağlaç
BAĞ-KUR Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
BBC İngiliz Radyo Televizyon Kurumu (British Broadcasting Corporation)
BCG Verem aşısı (Bacillus Calmette Guèrin)
Bçvş. Başçavuş
BDDK Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu
BDT Bağımsız Devletler Topluluğu
BE Büyükelçi
belgeç Belgegeçer (faks)
bitb. Bitki bilimi
biy. Biyoloji
bk. Bakınız
Bl. Bölük
bl. Bilişim
BM Birleşmiş Milletler
Bn. Bayan
Bnb. Binbaşı
bot. Botanik
BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi
Böl. Bölüm
bs. Baskı, basım
Bşk. Başkan, başkanlık, başkanı, başkanlığı
BUE Avrupa Birliği Bankası (Bank of Union European)
Bul. Bulvar, bulvarı
Bulg. Bulgarca
BÜ Boğaziçi Üniversitesi
C Cilt
Cad. Cadde, caddesi
CAEC Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (Consultative Assembly of European Council)
cal Kalori
CAO Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (Civil Aviation Organization)
CC Konsolosluk birimi (Corps Consulaire)
CD Kordiplomatik (Corps Diplomatique)
CDH Avrupa İnsan Hakları Adalet Divanı (Cour Europeenne des Droits de l’Homme)
CE Avrupa Konseyi (Council of Europe)
CENTO Merkezî Antlaşma Örgütü (Central Treaty Organization)
CIA ABD Merkezî Haber Alma Teşkilatı (Central Intelligence Agency)
CIF Maliyet-sigorta-navlun (cost, insurance, freight)
CIOS Uluslararası Bilimsel Organizasyon Konseyi (Conseil International pour l’Organisation Scientifique)
CIP Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak teslim
CIP Ticaretle uğraşan önemli kişiler (Commercially Important Person)
cm Santimetre
CMUK Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
CNRS Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (Centre National de la Recherche Scientifique)
coğ. Coğrafya
COMECON Doğu Bloku Ülkeleri Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi (Council for Mutual Economic Asistance)
cos Kosinüs
CSO Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
Cum. Bşk. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı
CÜ Cumhuriyet Üniversitesi
ÇAYKUR Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü
çev. Çeviren
ÇS Çimento Sanayisi
ÇUKOBİRLİK Çukurova Pamuk Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
ÇÜ Çankaya Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi
Çvş. Çavuş
D Doğu
dal Dekalitre
dam Dekametre
DAP Doğu Anadolu Projesi
db. Dil bilimi
dbl. Dil bilgisi
DDT Böcek öldürücü (Dichloro-diphenol-trichloro-ethane)
DDY Devlet Deniz Yolları
DEÜ Dokuz Eylül Üniversitesi
dg Desigram
DGM Devlet Güvenlik Mahkemesi
DGS Dikey Geçiş Sınavı
DHMİ Devlet Hava Meydanları İşletmesi
DİE Devlet İstatistik Enstitüsü
dk. Dakika
dl Desilitre
DLH Demiryollar Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü
dm Desimetre
DMO Devlet Malzeme Ofisi
DNA Deoksirübo nükleik asit
Doç. Doçent
doğ. Doğum tarihi
DPT Devlet Planlama Teşkilatı
Dr. Doktor
drl. Derleyen
DSİ Devlet Su İşleri
DSÖ Dünya Sağlık Örgütü
DT Devlet Tiyatroları
DTCF Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
DTÖ Dünya Ticaret Örgütü
DÜ Dicle Üniversitesi
Dz. Kuv. Deniz Kuvvetleri
Dz. Kuv. K. Deniz Kuvvetleri Komutanı, Komutanlığı
dzl. Düzenleyen
1. Edat
EAC Avrupa İş Birliği Örgütü (European Association for Cooperation)
EAT Eski Anadolu Türkçesi
EBU Avrupa Yayın Birliği (European Broadcasting Union)
Ecz. Eczacı
ed. Edebiyat, editör
EEG Beyin akım grafiği (Elektroensefalogram)
EFT Elektronik fon transferi
EFTA Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi/Birliği (European Free Trade Area/Association)
EGO Elektrik, Gaz, Otobüs İşletmeleri (Ankara Belediyesi)
EİEİ Elektrik İşleri Etüt İdaresi
EKG Kalp akım grafiği (Elektrokardiyogram)
ekon. Ekonomi
EMG Kas akım grafiği (Electromyographie)
EMK Elektromotor kuvvet
Ens. Enstitü, enstitüsü
EPA Avrupa Parlamenterler Örgütü (European Parliamentary Association)
EPDK Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu
ERDEMİR Ereğli Demir Çelik Fabrikaları
Erm. Ermenice
ESA Avrupa Uzay Ajansı (European Space Agency)
ESHOT Elektrik, Su, Hava Gazı, Otobüs, Tramvay İşletmeleri (İzmir Belediyesi)
ET Eski Türkçe
EÜ Ege Üniversitesi
F Fiyat, fiyatı
f. Fiil
Fak. Fakülte
FAO BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (Food and Agriculture Organization)
Far. Farsça
FBI ABD Federal Araştırma Bürosu (Federal Bureau of Investigation)
fel. Felsefe
FIBA Uluslararası Basketbol Federasyonu (Fédération Internationale de Basketball Association)
FIDE Uluslararası Satranç Federasyonu (Fédération Internationale des Échecs)
FIFA Uluslararası Futbol Federasyonu (Fédération Internationale de Football Association)
FILA Uluslararası Amatör Güreş Federasyonu (Fédération Internationale des Luttes Associées)
FIR Uçuş hattı düzenlemesi (Flight Information Region)
fil. Filoloji, filolojisi
FİSKOBİRLİK Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
fiz. Fizik
fizy. Fizyoloji
FKB Fizik, kimya, biyoloji
FM Frekans modülasyonu (Frequency Modulation)
Fr. Fransızca
FÜ Fırat Üniversitesi
G Güney
g Gram
GAP Güneydoğu Anadolu Projesi
GATA Gülhane Askerî Tıp Akademisi
GAZÜ Gaziantep Üniversitesi
GB Bilgisayarda bellek birimi (Gigabyte)
GB Güneybatı
GB Gümrük Birliği
GD Güneydoğu
Gen. General
geom. Geometri
gn. Genel
Gnkur. Genelkurmay
GOÜ Gazi Osmanpaşa Üniversitesi
Gön. Gönderen
gr. Gramer
Grt Groston
GSM Mobil cep telefonu (Global System for Mobile Communications)
GSMH Gayrisafi millî hasıla
GSYH Gayrisafi yurt içi hasıla
GÜ Gazi Üniversitesi
H Hicri
HA Harp Akademisi
HABITAT Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı (Centre for Human Settlements)
HAVAŞ Hava Alanları ve Yer Hizmetleri Genel Müdürlüğü
HDD Ana bellek sürücüsü (Hard Disk Drive)
hek. Hekimlik, hekim, hekimi
HIV AIDS hastalığına neden olan virüs (Human Immunodeficiency Virus)
hl Hektolitre
hlk. Halk ağzı
hm Hektometre
HMUK Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu
HO Harp Okulu
Hst. Hastane, hastanesi
Hs. Uzm. Hesap Uzmanı
huk. Hukuk
HÜ Hacettepe Üniversitesi
Hv. Kuv. Hava Kuvvetleri
Hv. Kuv. K. Hava Kuvvetleri Komutanı, Komutanlığı
Hz. Hazret
Hz. Hizmet, hizmette
hzl. Hazırlayan
Hz. öz. Hizmete özel
IAAF Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu (International Amateur Athletic Federation)
IAEA Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (International Atomic Energy Agency)
IATA Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (International Air Transport Association)
ICAO Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (International Civil Aviation Organization)
ICJ Uluslararası Adalet Divanı (International Court of Justice)
ICRC Uluslararası Kızılhaç Komitesi (International Committee of the Red Cross)
IDA Uluslararası Kalkınma Bankası (International Development Association)
IDB İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank)
ILO Uluslararası Çalışma Teşkilatı (International Labor Organization)
IMF Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund)
INTERPOL Uluslararası Cinayet Polisi Komisyonu (International Criminal Police Commission)
IOC Uluslararası Olimpiyat Komitesi (International Olympic Committee)
IPI Uluslararası Basın Enstitüsü (International Press Institute)
IRO Uluslararası Mülteci Teşkilatı (International Refugee Organization)
ISBN Uluslararası standart kitap numarası (International Standard Book Number)
ISMN Uluslararası standart müzik numarası (International Standard Music Number)
ISO Uluslararası Standartlar Örgütü (International Organization for Standardization)
ISSN Uluslararası standart dizi numarası (International Standard Serial Number)
ITO Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Birliği (International Trade Organization)
İbr. İbranice
İETT İstanbul Elektrik, Tünel, Tramvay İşletmesi
İKÖ İslam Konferansı Örgütü
İMKB İstanbul Menkul Kıymetler Borsası
İng. İngilizce
is. İsim
İSDEMİR İskenderun Demir Çelik Fabrikaları
İSKİ İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi
İSO İstanbul Sanayi Odası
İsp. İspanyolca
İŞKUR Türkiye İş Kurumu
işl. İşleyen
İŞOT İstanbul Şehirler Arası Otobüs Terminali
İt. İtalyanca
İTB İstanbul Ticaret Borsası
İTO İstanbul Ticaret Odası
İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi
İÜ İstanbul Üniversitesi
İZTB İzmir Ticaret Borsası
İZTO İzmir Ticaret Odası
J Jandarma
JAL Japon Hava Yolları (Japan Airlines)
Jap. Japonca
jeol. Jeoloji
JGK Jandarma Genel Komutanlığı
K Kuzey
K Komutan, komutanlığı
KARDEMİR Karabük Demir Çelik Fabrikaları
KB Kuzeybatı
KBB Kulak, Burun, Boğaz
KD Kuzeydoğu
KDV Katma değer vergisi
KEİ Karadeniz Ekonomik İş Birliği
kg Kilogram
KGB Sovyet Gizli Haber Alma Teşkilatı (Komitet Gossudarrstvennoi Bezopastnosti)
KHK Kanun hükmünde kararname
KİK Kamu İhale Kurumu
kim. Kimya
KİT Kamu İktisadi Teşekkülü
KKK Kara Kuvvetleri Komutanlığı
KKTC Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
km Kilometre
KMS Kurumlar İçi Merkezî Eleme Sınavı
KOBİ Küçük ve Orta Boy (Ölçekli) İşletme
KOİ Kamu Ortaklığı İdaresi
koor. Koordinasyon
Kor. Kolordu
Kora. Koramiral
Korg. Korgeneral
KOSGEB Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
KPDS Kamu Personeli Yabancı Dil Tespit Sınavı
krş. Karşılaştırınız
KTÜ Karadeniz Teknik Üniversitesi
Kur. Kurmay
Kur. Bşk. Kurmay Başkanı, Başkanlığı
KÜ Kırıkkale Üniversitesi
l Litre
Lat. Latince
LCV Lütfen cevap veriniz
LES Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı
LİBOR Londra bankaları gecelik faiz oranı
LP Uzunçalar (Long play)
LPG Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (Liquified Petroleum Gas)
Ltd. Limitet
M Miladi
m Metre
Mac. Macarca
Mah. Mahalle, mahallesi
Mah. Mahkeme, mahkemesi
man. Mantık
mat. Matematik
MB Bilgisayarda bellek birimi (Megabyte)
Md. Müdür, müdürlük, müdürlüğü
MEB Millî Eğitim Bakanlığı
mec. Mecaz
MGK Millî Güvenlik Kurulu
mim. Mimarlık
min. Mineraloji
MİT Millî İstihbarat Teşkilatı
MK Medeni Kanun
MKE Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu
MKS Metre-Kilogram-Saat
MKYK Merkez Karar Yönetim Kurulu
mm Milimetre
MOSSAD İsrail Gizli Haber Alma Örgütü
MÖ Milattan önce
MPİ Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü
MPM Millî Prodüktivite Merkezi
MS Milattan sonra
MSÜ Mimar Sinan Üniversitesi
MTA Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü
MÜ Marmara Üniversitesi, Muğla Üniversitesi
Müh. Mühendis, mühendisi, mühendislik
Mür. Müracaat
müz.
MYK Merkez Yönetim Kurulu
NASA Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (National Aeronautics and Space Administration)
NATO Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (North Atlantic Treaty Organization)
NOTAM Havacılar ve denizciler için uyarı bildirimi (Notice to Airmen)
Nö. Nöbet, nöbetçi
Nö. Sb. Nöbetçi subayı
Nu. Numara
OAPEC Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü
ODTÜ Orta Doğu Teknik Üniversitesi
OECD Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Teşkilatı (Organization for Economic Cooperation and Development)
Okt. Okutman
Onb. Onbaşı
OPEC Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (Organization of Petroleum Exporting Countries)
Opr. Operatör
Or. Ordu
Ora. Oramiral
Ord. Ordinaryüs
Org. Orgeneral
Ort. Ortaklık, ortakları, ortaklığı
OSB Organize Sanayi Bölgesi
Osm. T. Osmanlı Türkçesi
OYAK Ordu Yardımlaşma Kurumu
ÖİB Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
öl. Ölüm tarihi
ör. Örnek
ÖSS Öğrenci Seçme Sınavı
ÖSYM Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi
ÖTV Özel tüketim vergisi
ÖYK Özelleştirme Yüksek Kurulu
ÖYS Öğrenci Yerleştirme Sınavı
öz. Özel
ped. Pedagoji
PEN Uluslararası Yazarlar Birliği (International Association of Poets, Playwrights, Editors, Essayists and Novelists)
PETKİM Petrokimya Endüstrisi Genel Müdürlüğü
PK Posta kutusu
PO Petrol Ofisi
POAŞ Petrol Ofisi Anonim Şirketi
Port. Portekizce
Prof. Profesör
psikol. Psikoloji
PTT Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü
RAM Bilgisayarda okunabilir ve yazılabilir bellek (Random Access Memory)
RC Kızılhaç (Red Cross)
RCD Kalkınma İçin Bölgesel İş Birliği (Regional Cooperation for Development)
RNA Ribo nükleik asit
ROM Bilgisayarda yalnızca okunabilir bellek (Read-Only Memory)
Ro-Ro Gemiye taşıt indirme bindirme (rolon-roloff)
RTÜK Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
Rum. Rumence
Rus. Rusça
S Sayı
s. Sayfa
sa. Saat
SALT Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri (Strategic Arms Limitation Talks)
SAS Su Altı Savunma (Komandoları)
SAT Su Altı Taarruz (Komandoları)
Sb. Subay
SBF Siyasal Bilgiler Fakültesi
SEK Süt Endüstrisi Kurumu AŞ
SEKA Selüloz ve Kâğıt Sanayii Kurumu
sf. Sıfat
SHÇEK Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
SKT Son kullanma tarihi
Sl. Slavca
Sn. Sayın
sn. Saniye
snt. Santral
Sok. Sokak
sos. Sosyoloji
SOS Uluslararası yardım isteme uyarısı (Save Our Souls)
sp. Spor
SPK Sermaye Piyasası Kurulu
SSCB Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği
SSK Sosyal Sigortalar Kurumu
STK Sivil Toplum Kuruluşu
STÖ Sivil Toplum Örgütü
SÜ Selçuk Üniversitesi
Ş Şirket
Şb. Şube
T. Türkçe
t Ton
TAEK Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
TAI Türk Havacılık Sanayii (Turkish Aerospace Industry)
TAO Türk Anonim Ortaklığı
tar. Tarih
TARİŞ Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
TASS Sovyetler Birliği Telgraf Ajansı (Telegrafnoe Agentstvo Sovetskogo Soyuza)
TAŞ Türk Anonim Şirketi
Tb. Tabur
TBB Türkiye Barolar Birliği
TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi
T.C. Türkiye Cumhuriyeti
TCDD Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları
TCK Türkiye Cumhuriyeti Karayolları
TCK Türk Ceza Kanunu
TCMB Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
TCZB Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası
TDÇİ Türkiye Demir Çelik İşletmeleri
TDİ Türkiye Denizcilik İşletmeleri
TDK Türk Dil Kurumu
TEAŞ Türkiye Elektrik Üretim AŞ
TEDAŞ Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
TEFE Toptan eşya fiyatları endeksi
TEİAŞ Türkiye Elektrik İletim AŞ
tek. Teknik, teknoloji
TEK Türkiye Elektrik Kurumu
tel. Telefon
telg. Telgraf
TEM Avrupa Transit Kara Yolu (Trans European Motor Way)
TETAŞ Türkiye Elektrik, Ticaret ve Taahhüt AŞ
TGC Türkiye Gazeteciler Cemiyeti
TGS Türkiye Gazeteciler Sendikası
Tğm. Teğmen
THA Türk Haberler Ajansı
THK Türk Hava Kurumu
THK Türk Hukuk Kurumu
THY Türk Hava Yolları
TIR Uluslararası Kara Yolu Taşımacılığı (Transport International Routier)
tic. Ticaret
TİGEM Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü
TİKA Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı
TİM Türkiye İhracatçılar Merkezi
TİSK Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu
tiy. Tiyatro
TKAE Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü
TKB Türk Kadınlar Birliği
TKF Toplu Konut Fonu
TKİ Türkiye Kömür İşletmeleri
TL Türk lirası
tlks. Teleks
tls. Telsiz
TM Türk malı
TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
TMO Toprak Mahsulleri Ofisi
TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
TODAİE Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
TOEFL Yabancı dil olarak İngilizce testi (Test of English as a Foreign Language)
TOKİ Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
Top. Topçu
TP Türk Petrolleri
TPAO Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı
TR Türkiye
TRT Türkiye Radyo Televizyon Kurumu
TSE Türk Standartları Enstitüsü
TSİ Türkiye saati ile
TSK Türk Silahlı Kuvvetleri
TT Türkiye Türkçesi
TTB Türk Tabipleri Birliği
TTOK Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu
TTKB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı
TTK Türk Tarih Kurumu
Tug. Tugay
Tuğa. Tuğamiral
Tuğg. Tuğgeneral
TUS Tıpta Uzmanlık Sınavı
TÜ Trakya Üniversitesi
TÜBA Türkiye Bilimler Akademisi
TÜBİTAK Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu
TÜFE Tüketici fiyatları endeksi
Tüm. Tümen
Tüma. Tümamiral
Tümg. Tümgeneral
TÜPRAŞ Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi
TÜRDOK Türkiye Dokümantasyon Merkezi
TÜRKSAT Türk uydusu (Turkish satellite)
TÜRSAB Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği
TÜTAV Türk Tanıtma Vakfı
TV Televizyon
TZDK Türkiye Zirai Donatım Kurumu
TZOB Türkiye Ziraat Odaları Birliği
UEFA Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (Union of European Football Associations)
UFO Tanımlanmamış Uçan Nesne (Unidentified Flying Object)
UHF Ultra yüksek frekans (Ultra High Frequency)
UK Birleşik Krallık, İngiltere (United Kingdom)
UN Birleşmiş Milletler (United Nations)
UNAC Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Teşkilatı (United Nations Aid to Children)
UNESCO Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization)
UNICEF Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (United Nations International Children's Emergency Fund)
UNO Birleşmiş Milletler Teşkilatı (United Nations Organization)
UPI Uluslararası Basın Birliği (United Press International)
UPU Uluslararası Posta Birliği (Universal Postal Union)
USA Amerika Birleşik Devletleri (United States of America)
USAŞ Uçak Sanayi AŞ
UÜ Uludağ Üniversitesi
Uzm. Uzman
Ü Üniversite
Üçvş. Üstçavuş
ÜDS Üniversiteler Arası Kurul Yabancı Dil Sınavı
ÜFE Üretici fiyatları endeksi
ünl. Ünlem
Ütğm. Üsteğmen
ÜT Üretim tarihi
vb. Ve başkası, ve başkaları, ve benzeri, ve benzerleri, ve bunun gibi
vd. Ve devamı, ve diğerleri
VDMK Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler
Vet. Veteriner
VHF Çok yüksek frekans (Very High Frequency)
VIP Çok önemli kişi (Very Important Person)
vs. Vesaire
w Elektrik güç birimi (Watt)
WAP Kablosuz uygulama protokolü; İnternet sistemine kablosuz erişim (Wireless Application Protocol)
WB Dünya Bankası (World Bank)
WHO Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization)
WTO Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization)
Yrd. Doç. Yardımcı Doçent
Yay. Yayını, yayınları
Yb. Yarbay
YDS Yabancı Dil Sınavı
Yd. Sb. Yedek subay
YKr Yeni kuruş
YÖK Yükseköğretim Kurulu
YÖS Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı
YSE Yol, Su, Elektrik Genel Müdürlüğü
YSK Yüksek Seçim Kurulu
YTL Yeni Türk lirası
YTÜ Yıldız Teknik Üniversitesi
Yun. Yunanca
YURTKUR Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
Y. Mim. Yüksek mimar
Y. Müh. Yüksek mühendis
1. Yüzyıl
YYÜ Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Yzb. Yüzbaşı
zf. Zarf
ZF Ziraat Fakültesi
zm. Zamir
ZMO Ziraat Mühendisleri Odası
zool. Zooloji
Ben de yanlis yerine yalnis yazilmasina tahammül edemiyorum.Birçok televizyon kanalinin bile ayni hataya düsüyor olusu beni üzüyor.Güvenim sarsiliyor.
Ayni sekilde forumda yada özel yazismalarda özellikle bu kelimeyi dogru kullanmayan kisilerin yazilarini ciddiye almak gelmiyor içimden.Ana dilimizi kullanmak zor gelmemeli.Kültürel degerleri koruma, ana dilimize sahip çikma çabalari bir yana sadece yazisirken yada sohbet ederken bile güzel bir Türkçe kullanmanin ayri bir zevk oldugunu düsünüyorum.
Ben de yanlis yerine yalnis yazilmasina tahammül edemiyorum.Birçok televizyon kanalinin bile ayni hataya düsüyor olusu beni üzüyor.Güvenim sarsiliyor.
Ayni sekilde forumda yada özel yazismalarda özellikle bu kelimeyi dogru kullanmayan kisilerin yazilarini ciddiye almak gelmiyor içimden.Ana dilimizi kullanmak zor gelmemeli.Kültürel degerleri koruma, ana dilimize sahip çikma çabalari bir yana sadece yazisirken yada sohbet ederken bile güzel bir Türkçe kullanmanin ayri bir zevk oldugunu düsünüyorum.
Haklısın sayın palet.
Maalesef kişisel bakımımıza gösterdiğimiz özeni, zekâmızın kıvraklığını yansıttığımız konuşma ve yazışmalarımızda göstermiyoruz.
Bir de dilimiz git gide "Turkche"leşiyor. Etkisiz Türkçesinden dolayı hep üzüntü duyduğumuz gençliğimizi dil konusundaki yanlış kullanımlarının farkına varmalarını sağlamak ve doğrusunun nasıl olması gerektiğini vurgulamak biz büyüklere düşüyor.
Ne kadar emek, o kadar güzellik demek.:super:
selçuk efendi
04-09-2007, 16:47
Bir süredir düşündüğüm bir konuyu burada bilenlere danışmak istiyorum:
Kafama takılan konu çift fiilli cümlelerde edilgen çatının nasıl olması gerektiği.
Örnek: Köprü ayın 12'sinde yapılmaya başlandı.
Bu cümlenin etken çatılısı da şöyle oluyor: Köprüyü ayın 12'sinde yapmaya başladılar.
Şimdi burada nesneyi etkileyen asıl fiil yapmak ise başlamak fiili neden etkilensin? İngilizce'sinde ise durum şu:
Active: They started to build the bridge on 12th of the month.
Passive: The bridge started to be built // // //.
Görüldüğü üzere, İngilizce'de çift yüklemde nesneyi etkileyen fiil edilgen hale geliyor ama asıl yüklemimize hiçbir şey olmuyor...
Evet, aramızda bulunan Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri, görüş alalım...
Not: Abartıp yeterlik kipini bile edilgen hale getirenler konumuz değildir. Örnek: Getirilebilindi:p
Bir süredir düşündüğüm bir konuyu burada bilenlere danışmak istiyorum:
Kafama takılan konu çift fiilli cümlelerde edilgen çatının nasıl olması gerektiği.
Örnek: Köprü ayın 12'sinde yapılmaya başlandı.
Bu cümlenin etken çatılısı da şöyle oluyor: Köprüyü ayın 12'sinde yapmaya başladılar.
Şimdi burada nesneyi etkileyen asıl fiil yapmak ise başlamak fiili neden etkilensin? İngilizce'sinde ise durum şu:
Active: They started to build the bridge on 12th of the month.
Passive: The bridge started to be built // // //.
Görüldüğü üzere, İngilizce'de çift yüklemde nesneyi etkileyen fiil edilgen hale geliyor ama asıl yüklemimize hiçbir şey olmuyor...
Evet, aramızda bulunan Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri, görüş alalım...
Not: Abartıp yeterlik kipini bile edilgen hale getirenler konumuz değildir. Örnek: Getirilebilindi:p
Sevgili dostum, ben örnek verdiğiniz mevzuya atıfta bulunmak istiyorum.
Özellikle büyük TV'lerimiz (Ulusal nitelikte yayın yapan) spiker seçerken hangi kriterlere bakıyor merak ediyorum. Öyle güzel cümleler kuruyorlar ki! Ne söylediğini kendisi bile anlamıyordur. yapılınabilinir, gidilebilinir, vs. Hele bir de artık sinemadan umduğunu bulamayan, boşta kalmasın diye elinden tutulan ve televizyonlarda özellikle kadın ve magazin programı sunan birkaç bayan sanatçımız var. Aman Allahım! O ne güzel Türkçe öyle (!) İncele incele belin koptu be kızım.
Manken ve fotomodellerimizin nasıl konuştuğunu yazmaya bile gerek yok sanırım.
Eskiden "tahrir" vardı. Bunu "kompozisyon" yaptılar ve tadı tuzu kaçtı. Kardeşim madem ki Türkçe bir kelime arıyorsun, "kompozisyon"u nereden buldun. Orta Asya'da mı konuşuluyordu?
Türk Dil Kurumu'nun en güzel buluşu bence BİLGİSAYAR. O kadar güzel ifade ediyor ki! Keşke bütün yabancı kökenli kelimelerin yerine böyle başarılı bir çevrim uygulanabilse!
Bu konuyla ilgili herhalde sayfalar dolusu yazılacak şeyler vardır. Fırsat buldukça çevremizde ve basında duyduğumuz, gördüğümüz yanlışlıkları burada dile getiririz.
Yanlız şunu demeden geçmeyeceğim: özellikle "Yalnız" yerine "Yanlız" yazdım. Borsa forumunda öyle çok hatalı kelime kullanılıyor ki sormayın. Yeri geldikçe bunları da burada dile getiririz.
Tüm Türkçe dostlarına sevgi ve saygılar sunuyorum...
Az önce eve gelirken bir tabela görmüştüm. Elçin yerine ne yazıyordu: ELCHYN.
Allah müstehakınızı versin, ne diyelim? Batı delisi olmuş çıkmış zavallı insancıklarımız...
Ben de yanlis yerine yalnis yazilmasina tahammül edemiyorum.Birçok televizyon kanalinin bile ayni hataya düsüyor olusu beni üzüyor.Güvenim sarsiliyor.
Ayni sekilde forumda yada özel yazismalarda özellikle bu kelimeyi dogru kullanmayan kisilerin yazilarini ciddiye almak gelmiyor içimden.Ana dilimizi kullanmak zor gelmemeli.Kültürel degerleri koruma, ana dilimize sahip çikma çabalari bir yana sadece yazisirken yada sohbet ederken bile güzel bir Türkçe kullanmanin ayri bir zevk oldugunu düsünüyorum.
Yalnız yerine de "yanlız" diyorlar.
tractact
06-09-2007, 10:09
Ben de yanlis yerine yalnis yazilmasina tahammül edemiyorum.Birçok televizyon kanalinin bile ayni hataya düsüyor olusu beni üzüyor.Güvenim sarsiliyor.
Ayni sekilde forumda yada özel yazismalarda özellikle bu kelimeyi dogru kullanmayan kisilerin yazilarini ciddiye almak gelmiyor içimden.Ana dilimizi kullanmak zor gelmemeli.Kültürel degerleri koruma, ana dilimize sahip çikma çabalari bir yana sadece yazisirken yada sohbet ederken bile güzel bir Türkçe kullanmanin ayri bir zevk oldugunu düsünüyorum.
ya da olması gerekiyor bildiğim kadarıyla :yes:
palet gözükmüyor.
nerelerde?
küsgeçlere mi karıştın?:)
nerdesin?
Şu an bu konuyu 1 kişi okuyor. (1 üye ve 0 ziyaretçi)
FNT
hey millet neredesiniz? :)
Bir süredir düşündüğüm bir konuyu burada bilenlere danışmak istiyorum:
Kafama takılan konu çift fiilli cümlelerde edilgen çatının nasıl olması gerektiği.
Örnek: Köprü ayın 12'sinde yapılmaya başlandı.
Bu cümlenin etken çatılısı da şöyle oluyor: Köprüyü ayın 12'sinde yapmaya başladılar.
Şimdi burada nesneyi etkileyen asıl fiil yapmak ise başlamak fiili neden etkilensin? İngilizce'sinde ise durum şu:
Active: They started to build the bridge on 12th of the month.
Passive: The bridge started to be built // // //.
Görüldüğü üzere, İngilizce'de çift yüklemde nesneyi etkileyen fiil edilgen hale geliyor ama asıl yüklemimize hiçbir şey olmuyor...
Evet, aramızda bulunan Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri, görüş alalım...
Not: Abartıp yeterlik kipini bile edilgen hale getirenler konumuz değildir. Örnek: Getirilebilindi:p
geldim...
uzun zamandır siteye giriş yapmıyordum.
yazınızın cevabı aşağıdaki adreste mevcut. Tamamı beş sayfa.
saygılar.:yes:
http://www.turkdilidergisi.com/87/ogrencemiz.htm
Bu sabah, ufak bir harf hatası "Kendi Çektiklerimiz" bölümünde yaşanmış; Buğaziçi ile Boğaziçi arasında bir harften dolayı oluşan değişiklik mekanın hatalı algılanmasını sağlamıştır. Bu sebepten dolayı, gönderilen fotoğraflardan birisinde açıklama "buğaziçi köprüsü" olarak belirtilmiş ve buna karşılık bir sonraki mesajda "müsait bir zamanda birde boğaziçi köprüsü resmi bekleriz" şeklinde olmuştur.
Bir başka sık hata da sanırım, beğendiğimiz ile beyendiğimiz arasında yaşanıyor.
selçuk efendi
18-09-2007, 17:28
geldim...
uzun zamandır siteye giriş yapmıyordum.
yazınızın cevabı aşağıdaki adreste mevcut. Tamamı beş sayfa.
saygılar.:yes:
http://www.turkdilidergisi.com/87/ogrencemiz.htm
Edilgenlerle ilgili bayağı bilgi var ve fakat, derdime dermanı ben göremedim herhalde... Teşekkür ederim.
Sn. Baba'nın "Nasıl para kaybedilir?" adlı bir konu başlığı var. Aslında "Para nasıl kaybedilir" olması gerekiyor. Sebebine gelince bu cümlede "nasıl" soru sıfatı göreviyle kullanılıyor ve kendisinden sonra gelen sözcüğü soru yoluyla belirtiyor. Soruya yanıt verecek olursak
Nasıl para?
-Eski para, yırtık para, değersiz para vb.
Sıfatlar maalesef dilimizde genellikle yanlış kullanılıyor. Yanılmıyorsam ÖSS sorusuydu.
"Sergen çok iyi topa vurur. "
Burada iyi sözcüğünün bulunduğu yer yanlılştır. Çünkü iyi sözcüğü topun bir niteliğini anlatmaktadır. Sıfat göreviyle kullanılmıştır. Oysa anlatımın düzgünlüğü bu sözcüğün zarf olarak kullanılmasıyla sağlanacaktır. Doğrusu;
"Sergen topa çok iyi vurur." Şeklinde olmalıdır.
Örnekler çoğaltılabilir. Uyduda Eas Promo kanalında sürekli bir yazı geçiyor. Dikkat etmişsinizdir.
TURKSAT'TA YENİ YAYINA BAŞLAYAN TELEVİZYON .....
Burada da yeni sözcüğünün yeri yukarıdaki örnekte olduğu gibi yanlıştır. Yeni sözcüğü yayının yeni olduğunu anlatmaktadır ve yine sıfat göreviyle kullanılmıştır. Yani bu televizyonlar kanalları hep vardı ancak yeni yayınlar yapmaya başladılar gibi bir anlam çıkmaktadır. Oysa anlatılmak istenen yeni yayınlar değil; yeni televizyon kanallarının yayına başladığıdır.
(Aslında Sn. Baba'nın avatarını gördükten sonra korka korka yazdım ama umarım başıma bir şey gelmez.)
Sevgiler.
ally_mcbeal
25-09-2007, 12:00
bildiğim kadarıyla devrik cümle kurmak ta pek istenmeyen birşeydir ancak ben özellikle de alelacele yazdığım zaman bu yazım şekline yöneldiğimi farkediyorum. sonra geri dönüp okuyunca farkediyorum tabi. :)
bir de tekrar hatırlatmakta yarar var:
yanlış yerine yalnış
yalnız yerine yanlız
herkes yerine herkez
nedense ısrarla sürdürülen türkçe kelime hataları....
Desperado
25-09-2007, 13:16
Beni en cok rahatsiz eden dahi anlamina gelen -de eklerinin bitisik yazilmasi oluyor... Saniyorum en sik yapilan hatadir.
Geçen gün dikkatimi çekti. Atatürk'ün "Mevzu-u bahis vatan ise gerisi teferruattır" sözünü sitede birkaç arkadaş imza olara kullanıyorlar ancak;
Mevzubahis olarak yazıyorlar.
Hangi arkadaşlardı hatırlayamıyorum. Siz değerli arkadaşlardan ricam, bu bölüm dikkatten kaçabilir, bu arkadaşlara ulaşalım ve doğrusunu bildirelim.
Sevgiler
Bu sabah, ufak bir harf hatası "Kendi Çektiklerimiz" bölümünde yaşanmış; Buğaziçi ile Boğaziçi arasında bir harften dolayı oluşan değişiklik mekanın hatalı algılanmasını sağlamıştır. Bu sebepten dolayı, gönderilen fotoğraflardan birisinde açıklama "buğaziçi köprüsü" olarak belirtilmiş ve buna karşılık bir sonraki mesajda "müsait bir zamanda birde boğaziçi köprüsü resmi bekleriz" şeklinde olmuştur.
baboo yazıyı yeni gördüm sözü edilen arkadaş benim....
mekanı doğru anladım da ....
ben yanlışını düzeltmesi için içinde ince espiri olan bir cümle kurmaya çalışmıştım....
burdada yazı yazmak ne kadar zormuş :he::he:
gizemliduygular
30-09-2007, 04:04
Geçen gün dikkatimi çekti. Atatürk'ün "Mevzu-u bahis vatan ise gerisi teferruattır" sözünü sitede birkaç arkadaş imza olara kullanıyorlar ancak;
Mevzubahis olarak yazıyorlar.
Hangi arkadaşlardı hatırlayamıyorum. Siz değerli arkadaşlardan ricam, bu bölüm dikkatten kaçabilir, bu arkadaşlara ulaşalım ve doğrusunu bildirelim.
Sevgiler
Sn:Haşat sözünü ettiğiniz hatayı yapanlardan biri de benim. Yaptığım hatadan dolayı güzel Türkçemize gönül veren herkesten özür diliyorum. Özellikle benim yaptığım ve yapacağım hataları bildirmeniz durumunda bir sonrakinde aynı hataları yapmamaya gayret etmeye çalışacağım.
selçuk efendi
30-09-2007, 18:19
Bir de uzun zamandır dikkatimi çeken ama galat-ı meşhur olmuş bir hata var.. Belki daha önce de yazmışımdır:
Görmemezlikten gelmek... Buradaki hata -me olumsuz ekinin iki kere söylenmesi... Doğrusu; "görmezden" ya da "görmezlikten" gelmek olmalı... Ama neredeyse kendim hariç:) doğrusunu kullananına rastlamadım...
baboo yazıyı yeni gördüm sözü edilen arkadaş benim.... mekanı doğru anladım da .... ben yanlışını düzeltmesi için içinde ince espiri olan bir cümle kurmaya çalışmıştım....
burdada yazı yazmak ne kadar zormuş :he::he:
Sn.Güneysu sizin cevap verdiğinizi biliyorum ama bunu belirtmek istememiştim.
Mesajınızı cevap sanırım gelmedi. Ancak fark ettiniz mi biliyorum, yukarıdaki mesajınızda da ufak bir harf hatası yapmışsınız :)
burdada, burada da olmalıymış, ne dersiniz? belki bende yanılıyorum...:he:
ally_mcbeal
10-10-2007, 23:03
Geçen gün dikkatimi çekti. Atatürk'ün "Mevzu-u bahis vatan ise gerisi teferruattır" sözünü sitede birkaç arkadaş imza olara kullanıyorlar ancak;
Mevzubahis olarak yazıyorlar.
Hangi arkadaşlardı hatırlayamıyorum. Siz değerli arkadaşlardan ricam, bu bölüm dikkatten kaçabilir, bu arkadaşlara ulaşalım ve doğrusunu bildirelim.
Sevgiler
sayın haşat,
yosunun imzasının benimkinden farklı olduğunu görünce şüpheye düşmüştüm zaten. tam dilbilgisi başlıklarından birine girip sorayım hangisi doğru derken özel mesajıma uyarınız düştü :)
teşekkür ediyorum değerli forumdaşım. özellikle imza önemlidir ;)
http://img339.imageshack.us/img339/2008/turkcerg2re2sy3.gif
SN.ally_mcbeal ,
FORUMUN BU BÖLÜMÜNE KATKINA TEŞEKKÜR EDEYİM.AMMA BU KADAR HAS TÜRKÇE SEVDALISI KARDAŞIM ŞU NİKİNİ ALİ ........ NE İSE YAZSAYDIN A....NE GÜZEL OLACAKTI.TEKRAR TEŞEKKÜRLER........
KARADENIZ
09-11-2008, 21:23
SN.ally_mcbeal ,
FORUMUN BU BÖLÜMÜNE KATKINA TEŞEKKÜR EDEYİM.AMMA BU KADAR HAS TÜRKÇE SEVDALISI KARDAŞIM ŞU NİKİNİ ALİ ........ NE İSE YAZSAYDIN A....NE GÜZEL OLACAKTI.TEKRAR TEŞEKKÜRLER........
forumda ki kullanici isimleri (nick yada nik degil ) genel bir konu..forum yonetiminin kararli tavri nedeniyle de degistirilemiyor artik..
bu nedenle secim yaparken ilk basta dikkat etmek gerekiyor... ama sanirim hepimizde bu tur "sanal paylasim" ortamlarinda baslangicta kimligini belli edecek ozellikleri gizleme kaygimiz var.
bu acidan cok defa tartisma konusu olsa da kullanici isimleri belki de bu basligin disinda olmali... yani isim yerine 1x588=% gibi bir sey de yazilabilirdi..
selamlar....//
selçuk efendi
07-11-2009, 21:43
Son zamanlarda yanlış kullanılıp dikkatimi çeken iki kelime var:
Dramatik: Normalde sahne oyunu ile ilgili, heycan verici ya da acıklı anlamına geliyor. Bunun yanında, İngilizce aslında önemli derecede ya da büyük gibi bir anlama sahip. Son zamanlarda, yanlış çeviriden dolayı dilimize yerleşmiş olan anlam ise ikincisi. Dramatik bir düşüş deniyor mesela. Benim genelde duyduğum şekli, acıklı ya da üzücüdür ama verdiğim örnekte önemli ya da büyük bir düşüş anlamında.
Açıkçası: Anlam olarak; üstü kapalı olarak söylediğiniz bir şeyin aslını söylemek için kullanılacak bir zarftır ama artık, özellikle televizyon ve radyo programlarında, vakit kazanmak için kullanılan aslında, vallahi, eee, ııı (ingilizce'de kullanılan well ) gibi birşeye dönüştü.
Örnek: Ben pek sevmiyorum o adamı ya. Açıkçası, ukala herifin teki.
değerli futbol yorumcularımızdan inciler;
-kaleci timing hatası yaptı.
-takım demoralize oldu.
-oyunu iyi domine etti.
-oyunu forse edemediler.
-demotivasyona uğradılar.
-pas verebileceği oyuncuları çek etti.
Türkçeleri rahatça bulunabilecek kelimelerin ısrarla yabancı kökenli karşılıklarının kullanılmasının sebebini anlamak güç. bence tamamen kendilerini, kendi çaplarında "kültürlü" göstermeye, bir şeyler ispat etmeye çalışıyorlar.
zaten bu kişilerin yorumlarını okursanız ne kadar kültürlü olduklarını anlarsınız! Allah rızası için bir kişi kontrol etmez mi kardeşim? abuk subuk ingilizce kelimeleri üstelik büyük bir beceriksizlikle kullanmaya kalkmaları bir yana ne dedikleri bile anlaşılmıyor. ben dil uzmanı değilim belki ama afedersiniz .ıçımdan kelime uydurmamaya da özen gösteriyorum
"Nesiller" ve "Millî Dil"
S.Ahmet Arvasî
Bir millet, bir kültür müessesesi, hayatiyetini "nesiller" ile devam ettirir. "Nesiller" sözü, çok geniş bir kavramdır. O, bir milletin dününü, bugününü ve yanını birlikte ifade eder. "Nesiller", birbirinden kopuk tanecikler değil, bir teşbih gibi birbirine bağlanmış yapıdadırlar. Bir zincirin halkaları, bir denizin dalgaları gibi, birbirleri ile sarmaş dolaş olmuşlardır. Her yeni nesil ile birlikte, milletler, millî kültür ve medeniyetler, millî müesseseler, kendilerini hem devam ettirirler, hem güçlendirirler, hem de yenilerler.
"Millî dil" de öyledir. O da nesilden nesle intikal ederken hem kendini korur, hem kendini geliştirir, hem de yeniler. Bir taraftan kendi iç tekâmülü ile, bir taraftan kültür temasları ile, bir taraftan ilim ve sanat kadrolarının gayretleri ile zenginleşen ve güçlenen "millî dil", gerçekten de bir milletin "dünü" ile "yarını" arasında tam bir mânevi köprü vazifesi yapar; "millî" ve "beşerî" tecrübeleri, gelecek asırlara intikal ettirir.
Millî dil, sadece yaşayan nesillerin dili değildir. O, geçmiş ve geleceği ile bir milleti kucaklar. Onun için, milletler ve devletler, "millî dil politikalarını" sadece yaşayan nesillere göre değil, geçmiş ve geleceklerini düşünerek plânlamak zorundadırlar. Halk, "yaşayan dille" konuşur ve yazar, fakat aydınlar, hiç olmazsa kendi sahalarında "en geniş mânâsı ile millî dilini" anlamak mecburiyetindedirler.
Bir milletin "sözlüğü" en geniş mânâsı ile "millî dili" yansıtmalıdır. Milli dil de canlı bir organizma gibidir. O da içinde geliştiği zamana, mekâna uyar, o da zaman içinde yeni unsurlar geliştirir ve kazanır, onun da eskiyen, yıpranan ve yenilenen yönleri bulunur. Bütün bunlarla birlikte, millî dil, kendi hususiyetlerini, köklerini, eklerini, gramerini, cümle yapısını, zevk ve estetiğini korur.
Bunun yanında asla unutmamak gerekir ki, eskiyen, törpülenen ve yıpranan yönü ile de dil, millî bir "kültür hazinesi'dir. Dilimizin, kültürümüzün, medeniyetimizin ve kısaca milletimizin tarih ve coğrafya içindeki macerasını ifade eden belgeler durumundadır. Bir milletin, yaşayan ve konuşulan kelimeleri, o milletin "aktif kelime hazinesini" teşkil ediyorsa, bugün için konuşulmayan, yazılmayan kelimeleri de yine o milletin "pasif kelime hazinesini” temsil etmektedir.
Birinci kelime hazinesi, konuşmaya ve yazmaya yardımcı ise, ikinci kelime hazinesi anlamaya ve düşünmeye destek olmaktadır. Onun için "aydınlarımız", ister istemez, millî dilimizin "pasif kelime hazinesine” de hiç olmazsa kendi sahalarında sahip olmak zorundadırlar. Bu sebepten, bütün yüksek dereceli okul, akademi ve fakültelerimizde bir "eski metinleri inceleme dersi" bulunmalıdır, diyoruz. Böylece, genç nesiller, kendilerinden önce yaşamış olan atalarının tecrübelerine vâris olabilirler. Bugün, “ecdat kitaplığının” durumu yürekler acısıdır ve genç nesiller, bu kitaplıklardan istifade edememektedirler.
Millî kitaplıklar “millî dili” besleyen kaynaklardır. Genç nesilleri, ne yapıp yapmalı bu kaynaklarla irtibatlandırmalıdır. Aksi halde rönesansımız gecikir. Nesilleri birbirinden, milleti geçmiş ve geleceğinden koparan bir "dil politikası", maalesef, başarılı olduğu nisbette tehlikeli olmaktadır. Hiçbir kişi, zümre ve "kurum", böyle bir başarı ile öğünmemelidir.
Asla unutmamak gerekir ki, "millî dilimiz", aynı zamanda millî birliğimizin ve millî bütünlüğümüzün de ana temellerinden biridir. Türkçe'yi kendi tarih ve coğrafyası içinde, bir bütün olarak ele alacak kadrolar nerede?
Günümüzde yazım yanlışlarını maalesef en çok dikkat etmesi gerekenler yapıyor. Topluma örnek olması gereken basın organları, yazılı ve görsel medya halkımızın gözü önünde olduğu için bu konuya özellikle dikkat etmesi gerekir. Fakat gördüğüm kadarıyla bu kurumlarda konuyla ilgili uzman istihdam edilmiyor galiba. Televizyon kanallarında, gazetelerde yazım yanlışlarına sık sık rastlıyoruz. Ayrı yazılması gereken 'de' ve 'ki' ler çoğu zaman birleşik yazılıyor, birleşik yazılması gerekirken de ayrı yazılıyor. Bu durum çoğu zaman toplumumuza yanlış örnek oluyor. Bu birimlerde çalışan elemanlar bilinçlendirilmeli ya da dil uzmanları çalıştırılmalıdır.
selçuk efendi
12-02-2010, 11:52
Bir yazım hatası değil şimdi bahsedeceğim, internette özellikle forumlarda imza olarak kullanılan bir söz.
"-kör cehalet çirkefleştirir insanları- (bu kısım pek dahil edilmiyor) suskunluğum asaletimdendir, her lafa verecek bir cevabım var lakin bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye.". Bu sözün Mevlana'ya ait olduğunu sananlar var. Bu söz ona değil, Neyzen Tevfik'e aittir. Zaten Mevlana'yı biraz okumuş olan bunu anlar. Alıntılara ilk cümlenin dahil edilmemesi ve bu sözü Mevlana'nın sanıp bir dakika araştırmamak da tam bir ironi...
Powered by vBulletin™ Version 4.0.6 Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.