PDA

View Full Version : Konut sektörü haberleri...



Pages : [1] 2

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:45
200.000tl ' lik bir konutun 100.000tl 'sini nakit verip bakiye 100.00 tl için ; 0.83 faiz oranı ile 120 ay kredi kullanılır ve 36ay(3yıl),60 ay(5 yıl) ve 84 ay (7 yıl) zaman dilimlerinde 20.000tl balon ödeme yapılırsa 120 ay eşit ödenecek tutar 830tl olur. Dip rakam olarak 830*120=99.600 3 adet balon ödeme 60.000 99.600+60.000=159.600 peşinde ödenen 100.000 159.600+100.000=259.600 120 aylık toplam maliyet olur. Balon ödemeyi banka ile baştan anlaştığınızda mortgage için %2 cezai tazminat ödemezssiniz.
200.000tl'lik bir daire için ortalama 850tl kira getirisi olmuş gibi düşünürsek 850*120=102.000tl yapar
259.600-102.00=157.600dairenin size 10 yıllık maliyeti olarak değişir.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:45
Yeni bir eve taşındınız ya da duvar renginizin artık sizi yansıtmadığını düşünüyorsunuz. Duvar renginize karar vermeden önce yazımızı mutlaka okumalısınız. Çünkü yanlış seçilen bir renk ile çok beğenerek aldığınız eşyalarınız bambaşka görünebilir ya da size hep huzur veren oda artık eskisi kadar hoş olmayabilir.

EVİNİZİ HANGİ RENGE BOYARSANIZ İSTEDİĞİNİZ OLUR?

eviniz eğer küçükse daha geniş göstermek için mutlaka açık renge boyamalısınız sakın modaya uymak için koyu renklere boyamayın çünkü bu evinizi küçük göstermekten başka bir işe yaramayacaktır.
Ayrıca evinizde tepeden yüksel wattlı aydınlatmalar kullanmaktansa daha düşük ve yerden aydınlatma kullanırsanız bu hem eşyalar ve duvarınızın tam rengini gösterecektir hemde eviniz sıcak bir hava katacaktır.
Renklere hiç bu açıdan baktınız mı? Hadi renkleri tanıyalım
Kırmızı, sarı ve turuncu sıcak renk grubuna girer ve fazla klasik olmayan küçük evler için idealdir. Mavi, mor ve bordo ise soğuk renklerdir ve genellikle klasik evler için uygundur. Yeşil ise tam bir denge rengidir. Tonlarına göre her ortamda rahatlıkla kullanılabilir. Açık, fıstık yeşili gibi tonlar spor ve minimalist evler için idealken, koyu nefti tonlar daha klasik mekanlar için uygundur.
Hangi renk nerede kullanılmalı?
Kırmızı: Kırmızının kan basıncını yükselttiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kendisi emici bir renk olup, sürekli büyüyormuş izlenimi verir. Yoksa kırmızı bir duvara sürekli baktığınızda hiç üzerinize üzerinize geldiği olmadı mı? Kırmızı genellikle kütüphane gibi yerlerde, ya da sıcak mekanlarda düşünceyi ve sohbeti canlandırmak için kullanılır. Kırmızının aynı zamanda iştahı kabarttığı da söylenir; şarap ve lal taşı renkleri bu yüzden yemek odalarında sıkça kullanılır.
Sarı: Sarı güneş ışınları gibi sıcaklık ve ışık yayar. Gözü en yoran renklerden biri olarak nitelense de aydınlanmanın rengi olarak bilinir. Sarının yasal olan ilmi inanışa göre, metabolizmayı hızlandırdığı ve hafızayla konsantrasyonu kuvvetlendirdiği bilinmektedir. Yağ sarısı gibi soluk sarılar samimi ve davetkar olmalarından dolayı oturma ve yemek odalarında uygulanırlar. Ancak canlı bir sarı, tiksinme duygusu yaratabilir.
Turuncu: Turuncu her şekilde karşımıza aldatıcı bir kışkırtıcılıkla çıkar. Coşkun turuncu aynı kırmızı gibi iştah açar. Turuncuyu sakinleştiremezsiniz, tonunu açtıkça çamurumsu ve sıkıcı bir hal alacaktır. Ama ten renginin tamalayıcısı olduğu için, şeftali gibi hafif tonları nötr renk grubuna girer. Parlak turuncu tonları en iyi belirli yerleri vurgulamak amacıyla kullanılır.
Mavi: Denizin ve gökyüzünün rengi mavi, sakin bir renktir. Özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde popüler olduğu için güveni temsil eder. Bazı maviler, her nasılsa soğuk ve kederli olarak ün yapmışlardır; Moody Blues’u düşünsenize… Mavi geri çekiliyormuş hissi verir; soluk maviler boşluk hissini kuvvetlendirir ve yatak odaları ile bahçeye açılan bölümler için idealdir. Soluk ve orta karar mavilerin yatıştırıcı bir yönü olduğundan çocuk odaları için biçilmiş kaftandırlar.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:46
Bitmemiş ev satın alanlar emlak vergisi beyannamesi verir mi?
Satın alınan konutun inşaatı devam ediyor ve tapu verilmemişse, alıcının yapacağı herhangi bir işlem yoktur. İnşaatın tamamlanıp, tapuyu aldıktan sonra emlak vergisi beyannamesi verilmesi gerekiyor. İnşaat devam ederken yapılan satışlarda ‘kat irtifaklı arsa tapusu’ verilmesi durumundaysa alıcının, arsa tapusunu aldığı yılın sonuna kadar ilgili belediyeye, emlak vergisi bildirimi yapması gerekiyor.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:46
Apartmanda evcil hayvan beslemek serbest midir?
Rahatsız edici derecede gürültü çıkarmayan veya yargıya intikal ettiğinde bilirkişi tarafından; gürültünün rahatsız edecek düzeyde olup olmadığı, katlanılabilir nitelikte olup olmadığı ve giderilip giderilemeyeceği konularında yapılacak incelemeye göre evcil hayvanların bağımsız bölümlerde beslenmesi mümkün olabilmektedir. Evcil olmayan hayvanlar hiç bir şartta beslenemez.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:47
Kadastro tahdit ve tespitlerinde askı süresi kaç gündür?
Mahkeme ilamlarının tapu sicilinde infaz edilebilmesi için aranan bir şerhtir. Bu şerh ilamın kesinleştiğini belirtir nitelikte kararın altına not düşülerek yazılır. Mahkeme başkanı veya hakimi tarafından imzalı ve mühürlü olması gerekir. Kadastro tespitlerinin kesinleşmesi:;Kadastro tahdit ve tespitleri 30 gün süreyle askı ilanına çıkarılır. 30 günlük süre geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kesinleşen tutanaklar kadastro müdürü tarafından onaylanarak tapu kütüğüne tescil edilir.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:47
Mucavir alan ne demektir?
İmar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve sorumluluğu altına verilmiş olan alanlardır. Mücavir alan sınırları belediye meclisi veya il idare kurulu kararı ile belirlenir ve bakanlıkça onaylanır. Mücavir alanın belediye sınırına bitişik olması gerekmez. Bu alan köyleri de ihtiva edebilir.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:47
Ortak kullanım alanları kimin tapusu üzerinedir?
Sosyal tesis, ticari mahal, yüzme havuzu, tenis kortu, ısı merkezi gibi taşınmaz mal veya bağımsız bölümler başka parsel veya bağımsız bölümlerin ortaklaşa kullanılan yeri olarak ayrılabilir. Eski tapu sicil nizamnamesi bu durumu müşterek methal adını vermişti yeni tapu sicil tüzüğü 26. Maddesinde ortaklaşa kullanılan yer tabirini kullanmıştır. Ortaklaşa kullanılacak yerin tapu kütüğünün mülkiyet sütununa şahıs isimleri değil yararlanacak taşınmazların ada ve parsel numaraları yazılır.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:48
1) Konut kredisi alırken özellikle dikkat edilmesi gereken husus alınacak konut kredisinin aylık taksitinin, toplam hane geliri üzerinde oluşturduğu yük. (Özetle, evinize giren aylık paranın ne kadarım taksit yani faiz ve anapara ödemesine ayırabileceksiniz ki, darda kalmayın?) Birçok konut finansmanı kuruluşu kredi aylık taksitinin aylık gelirin yüzde 50'sini geçmemesini tercih ediyor.
2) Düşük taksit sağlayan en önemli unsurlardan birisi vade uzunluğudur. Vade uzadıkça kredi taksit tutarı azalır. Ama tabii daha uzun süre borç ödemeniz gerekir.
3) Faiz oranı düşük gibi görünse de, dosya ücreti, komisyon gibi tüketici tarafından ödenecek toplam masraflar, yıllık müşteri maliyetlerini yükselten unsurların başında yer alır. Sağlıklı bir karşılaştırma yapılırken, sadece taksiti değil, yıllık toplam müşteri maliyetini de dikkate almak gerekir. Kullanım sırasında çıkacak masraflar dışında kullanım sonrasında çıkacak masrafları da mutlaka öğrenin. Kredinin sonlanmasıyla ipotek kaldırma işlemine kadar karşınıza çıkabilecek tüm masrafları öğrenin. Ki sürpriz olmasın.
4) Sıkıntıya düşmeden ödeyebileceğiniz aylık tutarı bulmak, alabileceğiniz kredi tutarım da belirlemenizi sağlayacaktır. Yaklaşık olarak alınabilecek kredinin aylık taksiti, gelirin yüzde 40'ından mevcut kredi taksitlerinin çıkarılmasıyla bulunur.
5) Bankaların, genelde konutun değerinin yüzde 70-75'ine kadar kredi verdiğini unutmayın. (100 TL'lik bir konut alacaksanız, banka bunun 70 ila 75 TL'lik kısmı kadar kredi verir, gerisini siz öz kaynaklarınızdan ödemelisiniz.) Çeşitli durumlarda bu oran aşağıya inebileceği gibi, kişinin kredibilitesine bağlı olarak daha yüksek oranlarda kredi almak da mümkün.
6) İlk gittiğiniz bankadan piyasanın en iyi fiyatlamasını almanız normalin üzerinde bir talih olacaktır. Bu nedenle farklı birkaç bankaya gidip bilgi almanız daha doğru olacak.
7) Konut kredi çeşitlerinin size sınırsız seçenek sunduğunu unutmayın. Gelir yapınıza, gelecekte beklediğiniz gelirlere ya da bitecek mevcut kredi gibi ödemelerinize uygun yapıda bir ürün seçmeye çalışın. İyice araştırın!
8) Üst üste iki taksitinizi ödememeniz temerrüt hali oluşturacaktır. Üçüncü taksit geciktiğinde ise geri dönüşü olamayabilecek kanuni takip sürecinin başlayacağını ve tüm ödeme gecikmelerinin kredi kaydınıza geçtiğini, başka bir krediye başvurduğunuzda karşınıza çıkacağını unutmayın!

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:49
Konut kredisi masrafları
Konut kredisi kullanırken doğacak masraflardan bazıları kredi kullanıldığı anda bir defa ödenir, sonra ödenmez. Örneğin 5 yıl vadeli kredi alındıysa, dosya masrafı yalnızca bir defa kredi açıldığında ödenir. Bazı masraflar ise her yıl düzenli olarak seçilen kredi vadesi boyunca ödenmesi gerekir. Örneğin 5 yıl vadeli kredi alındıysa, hayat sigortası 5 yıl boyunca her yıl ödenir.
■ Komisyon (Kredi kullandırım komisyonu, ücreti)
■ Hizmet Bedeli (Dosya ücreti)
■ Ekspertiz ücreti
■ Avukat ücreti
■ İstihbarat ücreti
■ İpotek koyma ücreti
■ Zorunlu deprem sigortası (DASK)
■ Hayat sigortası
■ Konut sigortası

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:50
Size kimsenin 'yüksek sesle' yapmayacağı bazı uyarılar

1) Tüketicinin konut kredisi kullanmadan önce, sözleşmeyi bankadan talep etmesi ve iyice inceledikten sonra imzalaması menfaati icabı. Zaten bu form kredi kullandırımından 1 iş günü önce kendisine verilmeden imzalandıysa, konut kredisi sözleşmesi de geçersiz oluyor. (Sözleşmeyi önceden isteyin, inceleyin ve mümkünse işi bilen birine okutturun.)
2) Eğer müşteriye verilen taahhütlerle bu formdaki bilgiler uyuşmuyorsa, sözleşmeyi imzalamadan önce bu konudaki itirazların ilgili bankaya yapılması mümkün.
3) Bankalar kredi kullanımından en az 1 gün önce standart bilgilerin yazıldığı bir bilgi formu tüketiciye vermek zorundadır. Bu formda hayat ve konut sigortalarının yapılmasının zorunlu olmadığı gibi maddeler içerir. Bazı bankalar yasal haklarınızı dikkate almayıp, kendi şartlarını uygulamaya çalışabilir.
4) Finansman kuruluşları ve bankalar çapraz satışı çok severler ve "tuzak" gibi algılanabilecek yöntemlerle müşteriye satmaya çalışabilirler. (Çapraz satış = Mesela müşteriye kredi verirken, bir yolunu bulup, bankanın kredi kartım veya sigorta vs gibi herhangi bir ürününü de satması.)
5) Öte yandan, kredilerle beraber KMH (Kredili mevduat hesabı) satılması yani hesap açılması önerilmektedir. Bunun müşteriye herhangi bir maliyeti yoktur. Tam tersine, borçlunun taksit ödemesinde 1-2 gün gecikmesi gibi durumlarda KMH'ın devreye girmesi ile daha az maliyet ile karşılaşmasını sağlayan bir yan ürün. Ancak müşteriye, bunun çok açık olarak anlatılması gerekiyor.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:51
Peki niye günümüz şartlarında daha dikkatli olacağız

çünkü piyasa sıkışık, piyasa sıkış olunca zemin kaygan olur ve ayağınızı sağlam basmak zorunda kalabilirsiniz.

Ayağımızı nasıl sağlam basacağız Hadi bunları sıralayalım;

İnşaat dan alacağınız zaman çok iyi araştırın, mutlaka banka ile anlaşmalı inşaat firmaları seçin çünkü onlar sizin yerinize araştırdıklarını unutmayın
Mutlaka kampanyalı konut alımı yaparken, paranız olsa dahi ufakta olsa bir kredi kullanın
Bankadan kredi kullanmaya kalktığınızda kredi oranının yanı sıra bir o kadar önemli olan masraflara dikkat edin. Cebinizden çıkacak para önemli. Sürpriz ile karşılaşmayın !!!
Kredide vadenizi doğru seçin, çünkü 84 ay dan sonraki vadelerde aylık ödemelerde çok büyük bir fark olmadığı halde boşuna fazladan faiz ödemeyin
Ödeme planı yaparken en kötü senaryoya göre bir plan seçin çok gevmiyorsanız mümkün oldukça ara ödeme balon ödeme koymayın. Kriz bitene kadar
beklediğiniz primleri alamama şansınız olabilir bunu unutmayın.
Alacağınız Konutun Ekspertiz neticelerine sizde banka kadar dikkat edip inceleyin daha yolun başında önleminizi alın
Satış Vadi sözleşmelerine çok dikkat edin. Tapulu satışlar olmadığında onların sizin can simidi olduğunu unutmayın
Tapuda kayıtlara dikkat ... Tapuda alacağınız konutun üzerinde bir şerh var mı Mutlaka bakın...Sıfırdan projeden de alsanız konutu yapan firmadan dolayı tapu
kayıtlarında sorun yaşayabilirsiniz.
Döviz Kredisi kullandıysanız hemen panik olmayın kar ve zararınızı profesyonel bir yardım alarak, doğru hesaplamayla karar verin.
Yüksek faiz oranı ile kredi kullandıysanız, Remortgage için acele etmeyin ve doğru faiz oranında bu hakkınızı kullanın bunu ne önce nede geç yapın
Önceden sıkıştığınızı düşünüyorsanız ve kredi ödemesinde zorlanıyorsanız, %2 erken ödeme ücretini göze alın ve mutlaka bankanıza başvurup sizi rahatlatacak yeni bir ödeme
Planına geçin

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:52
İşte burçlara göre ev tercihleri:

KOÇ:
Güvenliğe önem veren burç ferah evleri tercih eder. Enerjisi yüksek olan Koç burcu geniş ve aydınlık evlerde rahat edebilir. Yaratıcı alanlar tam onlara göredir. Ateş kırmızısı ve nar çiçeği rengi uğurlu renkleridir. Evlerinde bu renklere rastlamak mümkündür.

BOĞA:
Rahatına düşkün olan Boğa burçları büyük bahçeli evlerde yaşarlar. Doğaya yakın bir konumda bulunan evlerinde lüks bir konfora ihtiyaç duyarlar. Beyaz rengini seven Boğa burçları evlerinde bu renge sıklıkla yer verirler.

İKİZLER:
Evlerinde lüksü ve konforu arayan İkizler burçları modern tasarımları tercih ederler. Geniş alanlarda yaşamayı seven İkizler burcu evlerinde cam öğeleri kullanmayı sever.

YENGEÇ:
Bahçe katı, ahşap evler duygusal Yengeç burcunun yaşamayı tercih edeceği bir evdir. Klasik ve modernin birleştiği tasarımlar tam Yengeç burcuna göredir. Beyaz, gümüş ve gri renklerini dairelerinin her köşesinde kullanırlar.

ASLAN:
Kaliteli yaşamyı seven Aslan burçları lüks ve büyük evleri seçer. Altın ve kırmızı renklerini evlerinde görebileceğiniz burcun evi tamamen konforlu tasarımlardan oluşur.

BAŞAK:
Mükemmelliği hayatının her aşamasında arayan Başak burçları ev seçimlerinde de buna dikkat ederler. Rahat yaşayabilecekleri geniş ve modern tasarımlar onların ilgisini çeker. Evlerinde ahşap dokuları görmekten hoşlanırlar.

TERAZİ:
Konut seçiminde kendileri için en uygun evi uzun değerlendirmeler sonunda bulan Terazi burcu her imkana kolaylıkla ulaşabileceği residence daireleri tercih eder.

AKREP:
Bu burcun insanları geniş balkonu, geniş salonlı evleri tercih eder. Akrep burçlarının evlerinde antika köşeleri ve farklı dizayn edilmiş odalar bulunur.

YAY:
Residence daireler Yay burçlarına göredir. Residence konseptinde kolaylıkla ulaşabileceği spor salonları ve alışveriş merkezleri ilgisini çeker. Dairelerini son moda tasarımlara göre döşerler.

OĞLAK:
Teknolojiye meraklı olan burç için en ideal konut akıllı evlerdir. Akıllı ev tekonolojisiyle tasarlanmış evlerinde huzur bulan Oğlak burcu evinde çalışma odasına özen gösterir.

KOVA:
Merkezi konumda yer alan modern evleri tercih ederler. Yenilik ve değişiklikten yana olan Kova burcu evine sürekli farklı şeyler almaya bayılır.

BALIK:
Yeni tasarımlar ve akıllı evlere ilgi duyan Balık burçları konforunu en üst seviyede tutar. Onun için huzurlu olabileceği ev ideal evdir.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:54
Evinizi olduğundan daha büyük göstermenin birçok yolu var.

Ancak bunlardan en masrafsız olanı, renklerle oynamak…

Örneğin; koyu renkler geniş bir odayı daraltırken, açık renkler küçük mekanları daha geniş gösterir.

Eğer basık tavanlı bir eviniz varsa, evininizin duvarlarını koyu, tavanını açık renge boyayarak bu sorunu çözebilirsiniz.

Ancak eviniz küçükse, modaya uyup asla duvarlarınızı koyu renge boyamayın. Bu evinizin daha da küçük görünmesinden başka bir işe yaramaz.

Salon ve oturma odasının rengi ortamda mevcut doğal renklere göre seçilmelidir. Yerler, şömine, tuğla veya taş işleri başlangıç noktası olarak görülmeli, koyu ve açık gölgeli renkler arasında sert kontrastlara yer verilmemelidir. Çünkü, kontrast renkler dikkat çeker. Ancak bu odanın amacı ise, dikkatinizin dağılmamasını gerektiren kitap okuma, müzik dinleme, sohbet etme ve dinlenme gibi aktivitelerin yapılabilmesidir. Perde ve jaluzi seçerken, kullanacağınız duvarın rengiyle hafifçe kontrast oluşturacak bir renk seçmenizi tavsiye ederiz. Genel kural olarak, oturma gurubu koltukları, halılar ve sandalya döşemeleri duvar renginin koyu bir gölgesi gibi olmalıdır. Salon ve oturma odası için temel olan, renklerin keskin zıtlıklar oluşturmadan karıştırılmasıdır. Etkili vurgular için, vazo, abajur ve çiçek gibi odadaki diğer unsurların renklerini değerlendirin.

Yemek odası duvarlarında açıktan ortaya doğru değişen renklere yer vermek, mutlu, sıcak ve davet edici bir atmosfer yaratır.

Bunun için, doğal, meyve renklerini andıran renkleri tavsiye ederiz. Mümkün olduğunca soluk yeşil, ve sarı gibi soluk renklerden uzak durmalısınız. Çünkü bu renkler hastalığı ve rahatsızlığı hatırlatır.

Kontrast renkler, masa örtüsü veya peçete gibi küçük unsurlarda kullanılabilir. Genel olarak, yemekteki renklerin net bir şekilde görünümüne yetecek kadar ışıklandırma olmasına dikkat edin.

Mutfak nadiren dinlenilecek bir yerdir. Bu sebeple, hareket artırıcı renkleri hedefleyerek, renk kataloğunun sıcak renkler kısmında seçiminizi yapın. Bu renkler dikkatli ve hazır olma duygusunu, yaratıcılığı destekler. Tezgah için kontrast renkler kullanılabilir; bu oradaki ışık yansımasını artıracaktır. Daha koyu gölgeli renklerin seçildiği bölümler için kuvvetli ve net bir aydınlatmaya ihtiyaç vardır. Kullandığınız bütün havlular, porselen takımlar, tavalar ve diğer mutfak eşyaları, odadaki temel renge bağlı bir vurgu yaratmak için bir fırsattır.

Burası, rahatlık ve sükunetin olması gerektiği yerdir.

Bu yüzden sert kontrastların, ağır renklerin yerine yumuşak renkleri tercih etmelisiniz. İklimi de göz önünde tutmalısınız.

Soğuk ülkelerde, sıcak renkler kullanılmalı, sıcak ülkelerde ise mavi grubu gibi sağlık ve serinletici renklere yer verilmelidir.

Ortaokul çağına gelmemeiş çocuklar için, berrak ve parlak bir ortam yaratması bakımından kırmızı, turuncu ve sarı bazlı renkler tercih edilmelidir.

Ortaokul çağı ve üzerindeki çocuklar içinse, yeşil ve mavi bazlı renklerin açık tonları daha uygundur. Koyu renklerden kaçınılmalıdır, ayrıca okurken gözü yormayacak bir aydınlatma olmasına da dikkat edilmelidir.

Banyolar genelde küçük yerlerdir. Bu yüzden, duvarlar için hacim genişletici, açık ile orta arası renklere yer vermenizi tavsiye ederiz. Fayanslar, küvet, lavabo ve tuvalet sabit unsurlardır. Bu sebeple başlangıç noktası da bu elemanlar olacaktır. Beyaz ve kırık beyaz banyo için uygun renklerdir, çünkü bunlar temizliği ve sağlığı çağrıştırır. Diğer uygun renkler arasında mavi, turkuvaz, mavi-yeşil, akuamarin veya yeşil tonlardaki açıktan ortaya değişen renkler sayılabilir. Bu renkler, doğal elementleri temsil eder. Akla su, canlılık ve geniş hacimi getirir. Havlular, diş fırçaları, saç kurutma makinası gibi eşyalar, genel renk gurubunuza uygun kontrast renkler kullanmanıza yardımcı olur.

34CHAMPİON
21-10-2012, 09:55
Satış vaadi sözleşmesine dikkat!
Konut alırken yapılan en yaygın hata, satış vaadiyle alınan bitmemiş konutun sözleşmesinin tarafların arasında yapılması.

Tüketicinin hak iddia etmesi için satış vaadi sözleşmesinin noterde yapılması gerekiyor…

KONUT ALMANIN PÜF NOKTALARI- 3

Bir konut almak istiyorsunuz, reklamları gördünüz, gittiniz bulunduğu arsaya baktınız ve satış ofisine uğradınız. Ödeme koşulları uygun geldi, eşiniz de beğendi. O sırada sözleşme hazırlandı ve inşaat firması ile aranızda imzaları attınız, peşinatı ödediniz, taksitleri ödemeyi taahhüt ettiniz.

Ancak daha sonra müteahhit ile arsa sahibi arasında anlaşmazlık çıktı ya da müteahhit bir şekilde ortadan kayboldu. Arsada hiçbir hakkınız olmadığını, sadece eğer bulabilirseniz müteahhitten ödediğiniz parayı alabileceğinizi biliyor musunuz?

SENETLE SATIŞ RİSKİ

Konuyla ilgili uzmanların en yaygın hata olarak ifade ettikleri bu durum, tüketiciyi kendi kaderine terk ediyor. Tüketici davayı kazansa bile parayı kazanamıyor.

Ancak, eğer müteahhit firma bir arsa payı almış ve bu paya dayanarak satış vaadi sözleşmesi noter huzurunda yapılmışsa, tüketiciler arsadan pay alma hakkına sahip olabiliyor Avukat Hakan Semizoğlu, bir başka riskin de banka kredisi yerine senetle alınan konutlarda varolduğunu söyledi. Daireyi daha teslim almamış bir kişinin 120 aylık senet imzalamasındaki riski değerlendiren Semizoğlu şunları söyledi:

İLERİ TARİHLİ SENEDE DİKKAT

“Diyelim inşaat yüzde 70 aşamasında kaldı ve size bir şey teslim edilmedi ve içine girmek de mümkün değil. Sizin senetlerinizde müteahhitte. 10 tane ödediniz 110 tane kaldı. Burada ödediğiniz parayı geri almakla uğraşmak bir yana, vermiş olduğunuz senetlerle ilgili borçlu olduğunuzu ispatlamakla uğraşmanız gerecektir. Müteahhit, bunları kendi kasasında tutarsa hiçbir sorun yok ortada.

En büyük tehlike şu: Müteahhit bunu demir aldığı birine verirse, üçüncü kişi gelir bu senetlerin parasını sizden ister. O nedenle ileri tarihli senet verirken çok dikkat etmek gerekir. Bugünün koşullarında en itibarlı firmalara dahi tapuya şerh etmeden senet vermemeleri gerekir.“

Uyuşmazlık durumunda tüketici mahkemelerine gidilmeli

İhtisas mahkemelerinin gündeme gelmesiyle gayrimenkul konusunda yaşanan sıkıntıların tüketici mahkemelerine taşınabileceğini belirten Avukat Recep Ayyıldız, “Büyükçekmece’deki bir villa davası da oradaki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde değil Levent’te Tüketici Mahkemesi’nde görülüyor” dedi. Konuya hakim olan bu mahkemelerde bazı harçlardan da muafiyet söz konusu olduğunu söyleyen Ayyıldız, “Türkiye’nin her yerinde vatandaşlar bölgelerindeki bu mahkemeleri tercih edebilirler” şeklinde konuştu.

Bu sorulara evet cevabı verilmeden ev almayın

Arsa payı devraldınız mı?
Satış vaadi sözleşmesini noterden yapabilecek miyiz?
Satış vaadi sözleşmesinde görülen satın aldığımız daire, numarasıyla tapuya şerh edilebilecek mi?
İnşaat belli seviyelere geldikçe tapu devralınacaksa, satın alınan bölümü tapuya şerh etmek için belli tarihler saptayabilir miyiz?
Arsa sahibi ile müteahhit olarak yaptığınız kart karşılığı sözleşmede arsa tapusuna şerh koydurdunuz mu?

34CHAMPİON
21-10-2012, 10:00
İSTANBUL - Türk Ekonomi Bankası (TEB) konut kredisi faizlerini son 2 yılda verdiği en düşük seviyeye indirdi. TEB, herkesi ev sahibi yapmayı hedefleyerek, konut kredilerini 3-72 ay vadede yüzde 0.83'e, 73-120 ay vadede ise yüzde 0.85'e düşürdü.

ferplex
21-10-2012, 11:58
verdigin bilgiler icin tesekkurler 34champion

reaktif
21-10-2012, 18:14
hayırlı olsun topic takipteyim

hopop
21-10-2012, 18:32
200.000tl ' lik bir konutun 100.000tl 'sini nakit verip bakiye 100.00 tl için ; 0.83 faiz oranı ile 120 ay kredi kullanılır ve 36ay(3yıl),60 ay(5 yıl) ve 84 ay (7 yıl) zaman dilimlerinde 20.000tl balon ödeme yapılırsa 120 ay eşit ödenecek tutar 830tl olur. Dip rakam olarak 830*120=99.600 3 adet balon ödeme 60.000 99.600+60.000=159.600 peşinde ödenen 100.000 159.600+100.000=259.600 120 aylık toplam maliyet olur. Balon ödemeyi banka ile baştan anlaştığınızda mortgage için %2 cezai tazminat ödemezssiniz.
200.000tl'lik bir daire için ortalama 850tl kira getirisi olmuş gibi düşünürsek 850*120=102.000tl yapar
259.600-102.00=157.600dairenin size 10 yıllık maliyeti olarak değişir.

Son maliyeti hesaplarken ,
1-Cebimizden nakit verdiğimiz 100.000 TL'nin 120 ay süresince mevduat getirisinden mahrum kalırız.Yaklaşık 75.000 TL mevduat kayıbımız olur.Demek ki 175.000 TL buradan maliyetimiz var.
2-Üç adet 20.000 TL ara ödeme yapıyoruz.Bunların ortalama vadesi 60 aydır.Demek ki biz aslında 60.000 TL için 60 ayda ne kadar faiz ödeyeceğiz,onu da hesaplamalıyız.120 ay sonu için,ortalama vadeden yaklaşık 78.000 TL de oradan maliyet ekler.
3-Bankaya 120 ayda geri ödemek için borç aldığımız 40.000 TL'miz daha var.Ona da 120 ay boyunca toplamda 22.000 TL faiz ödeyeceğiz.62.000 TL de oradan maliyetimiz var.
4-120 ayda toplamda 1000 TL bankanın sizinle ilgilenme ücreti(dosya),1000 TL dask,1000 TL konut sigortası ödenir.Ayrıca ipotek koyma ve kaldırma ücretleri de öderiz.
120 ay sonunda yaklaşık 320 BİN TL gerçek maliyetimiz olur.

200 bin TL borcumuz için,cebimizden önce hemen 100 bin,sonra da 60 bin TL'yi zaten çıkarıp vermiş olmamıza rağmen durumumuz maalesef budur.

34CHAMPİON
21-10-2012, 22:31
son maliyeti hesaplarken ,
1-cebimizden nakit verdiğimiz 100.000 tl'nin 120 ay süresince mevduat getirisinden mahrum kalırız.yaklaşık 75.000 tl mevduat kayıbımız olur.demek ki 175.000 tl buradan maliyetimiz var.
2-üç adet 20.000 tl ara ödeme yapıyoruz.bunların ortalama vadesi 60 aydır.demek ki biz aslında 60.000 tl için 60 ayda ne kadar faiz ödeyeceğiz,onu da hesaplamalıyız.120 ay sonu için,ortalama vadeden yaklaşık 78.000 tl de oradan maliyet ekler.
3-bankaya 120 ayda geri ödemek için borç aldığımız 40.000 tl'miz daha var.ona da 120 ay boyunca toplamda 22.000 tl faiz ödeyeceğiz.62.000 tl de oradan maliyetimiz var.
4-120 ayda toplamda 1000 tl bankanın sizinle ilgilenme ücreti(dosya),1000 tl dask,1000 tl konut sigortası ödenir.ayrıca ipotek koyma ve kaldırma ücretleri de öderiz.
120 ay sonunda yaklaşık 320 bin tl gerçek maliyetimiz olur.

200 bin tl borcumuz için,cebimizden önce hemen 100 bin,sonra da 60 bin tl'yi zaten çıkarıp vermiş olmamıza rağmen durumumuz maalesef budur.

:) 100.000.tl 120 ay vade 0.83 faiz oranı ile her ay eşit taksit olursa 1319tl 29 kuruş ödenmesi gerekir ama ödeme aylık olarak kolay olsun (ve genelde yıl sonu primleri olur bunu hesapa katmak için 3 yıl 5 yıl ve 7 yıl vadelere 20.000 balon ödeme koyduk bu balon ödemeler bireysel kredi ile de çözülebilir ) bu durumda 100.000tl 120 ay eşit taksit 830tl 88 kuruş yapar sadece 36.ay 60.ay ve 84 aylarda 20.830tl 88 kuruş ödenir. Yani 100.000tl 'nin maliyeti 120 ayda kuruşları da katarsak 830.88*120=99.705 +60.000 balon ödeme=159.705 yapar toplam faiz 59.705tl 'dir gelelim diğer konuya faiz olayın başta verilen 100.000tl'nin faizine seçim alıcının ya bankanın verdiği 8.75 faiz oranını seçecek ya da konutun prim oranını seçecek .mesela kartal,pendik,kaynarca,çekmeköy gibi yerlerde seçim yaparsa aldığı konut tabiki proje ,lokasyon ve daire şerefiyesi önemli ilk 3 yıl içinde %50 getirebilir ozaman satıp krediyi kapatmak doğrudur :)

34CHAMPİON
21-10-2012, 22:39
hayırlı olsun topic takipteyim

teşekkür ederim ,beğenenler artarsa keyifle haber eklemeye devam edeceğim..

34CHAMPİON
21-10-2012, 22:41
verdigin bilgiler icin tesekkurler 34champion

teşekkür ederim...

hopop
22-10-2012, 10:16
HANGİ RENGE BOYARSANIZ

Konut sektörü haberleri başlığı altına, evin içini boyama renkleri, burçlara göre ev alımı gibi "magazin" konularının paylaşılması uygun olmamış.Bu başlık konut sektöründen genel olarak bireyler tarafından bilinmeyen ciddi haberlerin erkenden paylaşımını gerektirir.

34CHAMPİON
22-10-2012, 13:14
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından hazırlanan ''2023 Vizyonunda Gayrimenkul Sektörü'' raporuna göre, 2023 yılına kadarki 12 yıllık süreçte nüfus ve gelir artışına bağlı olarak 7,5 milyon konut ihtiyacının doğması bekleniyor.
Gelir dağılımında yaşanacak iyileşmelerle orta gelir grubunun konut talebinin artacağı belirtilen rapora göre, konut metrekareleri düşecek.
Geçen yıl 144,8 olan ortalama konut metrekaresi, 110-125 metrekare aralığına inecek. 2 artı 1 veya 3 artı 1 konutlarla 75-125 bin dolar aralığındaki evler talep görecek.

34CHAMPİON
22-10-2012, 13:15
GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Gökkaya, kentsel dönüşüm ve gayrimenkul sektörüne ilişkin açıklamalarda bulundu.


İSTANBUL - Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Işık Gökkaya, gayrimenkul sektörü ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO) ile kentsel dönüşüme ilişkin soruları yanıtladı.

"Kentsel dönüşümle ilgili gerekli adımlar atılıyor mu?" sorusuna Gökkaya, kentsel dönüşüme, Afet Yasası ile birlikte önemli bir proje olarak baktıklarını ifade ederek, "Bu belki de Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden biridir" diye konuştu.

Gökkaya, "Kentsel dönüşüm konusuna Türkiye aslında çok geç kaldı" diyerek, 81 ilin 1/100 binlik planlarının çıkarılması gerektiği söyledi. Gökkaya, şunları kaydetti:

"Kentsel dönüşüm yapacağımız alanların yüzde 70'inden fazlası orta ve dar gelirli gruplardır. Çevre ve Şehircilik Bakanımız 500 lira kira yardımı yapacağı açıklamasını yaptı. Bazı yerlerde müteahhitler 1000 lira kira yardımı, 1000 lira taşınma masrafı karşılayacağız diyor. Bunun bir standarda oturtmamız lazım ki insanların taleplerini bir şekilde sınırlansın. Sadece kamu veya özel sektör değil, üçüncü bir kurul tarafından bir değerleme yapmamız lazım. SPK'nın lisanslı değerleme şirketlerinin bu proje ya da birebir konutlarla ilgili değerleme yapması lazım."

Işık Gökkaya, "Bizim 20 yılda 7,5 milyon konut üzerinden gittiğimizde yılda 375 bin konut yapmamız lazım. Bunun da finansal kaynağı için yılda ortalama 20-25 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyacımız var" dedi.

Not artarsa fon akışı olur

Kredi notu bir kademe artırılırsa, Türkiye'nin yatırım yapılabilir ülke statüsüne geleceğini belirten Gökkaya, o zaman gayrimenkul sektörüne de çok önemli bir fon akışı olacağını belirtti.

Gökkaya, konut fiyatlarında 2007 yılı fiyatlarını daha yeni yeni yakaladıklarını, bugün itibariyle 40 milyar dolar konut kredi stoku olduğunu belirtti, 2B'de istenilen gelirin elde edilemeyeceğini savundu.

34CHAMPİON
23-10-2012, 13:50
dask sigortası nedir???

Zorunlu Deprem Sigortası, meskenlere yönelik olarak oluşturulan bir sigorta ürünüdür. Bu sigorta, teminatı Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından sunulan ancak poliçe üretimi yetkili sigorta şirketleri ve acentelerince yapılan zorunlu bir sigorta olup, depremin meskenlerde neden olduğu maddi hasarlara karşı teminat sağlamaktadır.

Geçerlilik süresi ne kadardır?
Zorunlu Deprem Sigortası'nın süresi bir yıldır. Sigorta sözleşmesinin her yıl poliçe süresi sona ermeden yenilenmesi gerekmektedir.
Uygulamada kaç tür yapı tarzı vardır ve bunlar ne anlama gelmektedir?

Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasında üç tür yapı tarzı bulunmaktadır:

Çelik, betonarme karkas yapılar: çelik veya betonarme taşıyıcı karkas bulunan yapılardır.
Yığma kâgir yapılar: karkas olmayan ve taşıyıcı duvarları moloz taş, kesme taş, tuğla veya boşluklu, boşluksuz beton briket gibi malzemeden yapılan, döşeme, merdiven ve tavanları beton veya betonarme olan yapılardır.
Diğer yapılar: yukarıdaki gruplara girmeyen kerpiç, ahşap vb. yapılardır.

Zorunlu Deprem Sigortası hangi binaları kapsamaktadır?

Zorunlu Deprem Sigortası, belediye sınırları içinde kalan meskenlere yönelik olarak oluşturulan bir sigorta sistemidir. 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin ikinci maddesi hükmü gereğince kapsamda bulunan binalar şunlardır:
Tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar,
634 sayılı kat mülkiyeti kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler,
Bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler,
Doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler.
Yukarıdaki koşullara uyan, kat irtifakı tesis edilmiş binalar, tapuda henüz cins tashihi yapılmamış ve tapu kütüğünde vasfı "arsa, bağ, bahçe, tarla" olarak görünen binalar, tapu tahsisi henüz yapılmamış kooperatif evleri için de zorunlu deprem sigortası yaptırılması gerekmektedir.

İşyerleri Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında mıdır?

Zorunlu Deprem Sigortası, Genel Şartlar A-2 Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Binalar maddesi gereği ; tamamı ticarî veya sınaî amaçla kullanılan binalar Zorunlu Deprem Sigortası kapsamı dışındadır. Ancak, mesken olarak inşa edilmiş binaların (apartmanların) içinde yer alan ve ticarethane, dükkan, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler için Zorunlu Deprem Sigortası yaptırılması gerekmektedir.

Zorunlu Deprem Sigortası ile;
Depremin
Deprem sonucu yangının
Deprem sonucu tsunaminin
Deprem sonucu infilakın
Deprem sonucu yer kaymasının
Sigortalı binada (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, merdivenler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar ve bacalarda meydana gelenler de dahil olmak üzere) doğrudan neden olacağı maddi zararlar sigorta bedeline kadar teminat altına alınmaktadır.
Zorunlu Deprem Sigortasında hangi haller teminat dışında kalmaktadır?

Aşağıdaki haller ve varlıklar, Zorunlu Deprem Sigortası ile verilen teminatın dışında kalmaktadır:
Enkaz kaldırma masrafları, kar kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti, alternatif ikametgah ve işyeri masrafları, mali sorumluluklar ve benzeri başkaca ileri sürülebilecek diğer bütün dolaylı zararlar,
Her türlü taşınır mal, eşya ve benzerleri,
Ölüm dahil olmak üzere tüm bedeni zararlar,
Manevi tazminat talepleri.
Deprem ve deprem sonucu oluşan yangın, infilak, tsunami veya yer kaymasının dışında kalan hasarlar,
Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar.

Apartmanlarda ortak alanlar için teminat sunulmakta mıdır?

Zorunlu Deprem Sigortası ile binalardaki;
Temeller,
Taşıyıcı sistem,
Ana duvarlar,
Bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar,
Tavan ve tabanlar,
Merdivenler, sahanlıklar, koridorlar,
Çatılar ve bacalar
Teminat altına alınmaktadır. Bunların dışındaki diğer ortak alanlar için ise sigorta şirketlerinden isteğe bağlı konut sigorta poliçesi teminat alınabilmektedir.

Zorunlu Deprem Sigortası ev eşyaları için veya yangın ve benzeri riskler için de teminat vermekte midir?

Zorunlu Deprem Sigortası deprem ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilâk ve yer kayması sonucu sadece binada oluşacak hasarlar için teminat vermektedir. Ev eşyaları için sigorta şirketlerinden isteğe bağlı konut sigorta poliçesi teminat alınması mümkündür.
Tapuda arsa, bağ, bahçe veya tarla olarak görünen alanlardaki binalarda Zorunlu Deprem Sigortası uygulaması nasıldır?
Bağımsız mülkiyete konu olup olmadığına veya kat irtifakının tesis edilip edilmediğine bakılmaksızın, tapu kaydında "arsa" veya "tarla" vasfı ile kayıtlı bulunan mesken olarak inşa edilmiş binalar, 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği, Zorunlu Deprem Sigortası'na tabi bulunmaktadır. Bağımsız tapusu olmayan meskenlerin sigortası, sigorta ettirenin beyanına dayanarak ve arsa tapusuna ait bilgilerle yapılabilmektedir.
Tapuda bu şekilde kayıtlı bulunan taşınmazın "arsa tapusu", taşınmazın özel mülkiyete tabi olduğunu göstermekle birlikte binanın varlığını göstermemektedir. Bu durumda sigortanın, arsa tapusuna ilişkin bilgilerin yanı sıra sigorta ettirenin beyanına dayanarak yapılması gerekmektedir. Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları da sigorta ettirenin beyanını esas almaktadır.

34CHAMPİON
23-10-2012, 13:57
İpotek fek yazısının masrafı nasıl ödenmez?
Birçok banka kredi kullanan müşteriyle yaptığı ve karşılıklı imzalanan sözleşmede ‘ipotek fek yazısı'na dair ek bilgi koyuyor. Kredinin tamamlanmasının ardından ipotek kaldırma işlemlerinden ücret alındığı belirtiliyor. Bu nedenle kredi kullanırken, sözleşmelerin dikkatlice okunması ve o aşamada itiraz edilmesi gerekiyor.

34CHAMPİON
23-10-2012, 13:59
Apartmana ısı yalıtımı yaptırmak için kaç kişinin oyu gerekiyor?
Daha önce ısı yalıtımı kararı için oybirliğini gerekli kılan 637 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 42. maddesi 18.04.2007 tarihinde, 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'nun 16. maddesi gereğince değiştirildi. Yeni kanuna göre; kat maliklerinden birinin genel kurulda isteği üzerine ana yapının ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılacak. Bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenecek. Yani 10 daireli bir binada 6 kişinin “evet” demesi durumunda geriye kalan 4 kişi bu karara uymak zorunda… Yoksa ceza gelecek.

34CHAMPİON
23-10-2012, 14:00
Hidrofor, asansör, yangın merdiveni hangi binalarda zorunludur?
Dört kat dahil olmak üzere dört kattan fazla katlı binalarda su deposu ve hidrofor bulundurulması zorunludur. Yüksekliği 17 metreyi geçen ve beşten fazla katı bulunan binalarda zemin kattan son kata kadar T.S.E. yönetmeliğinin şartlarına uygun asansör yapılması zorunludur. Yangın merdivenleri on kat veya daha fazla katlı binalarda bir genel merdiven, 20’den fazla konutun faydalandığı binalarda ise yangın merdiveni yapılması zorunludur.

34CHAMPİON
23-10-2012, 14:14
Konut kredisini erken kapatmak isteyenler dikkat! Mahkeme, bankaların talep ettiği erken ödeme cezasını haksız buldu...
Konut kredisini erken kapatan bir tüketici, bankanın, 'ödeme planı değişiklik ücreti' ve 'erken ödeme ücreti' adı altında aldığı paranın iadesi için açtığı davayı kazandı. Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Ereğli Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin 'konut kredisini erken ödediği için tahsil edilen 871 lira tutarındaki erken kapama ücretinin müşteriye iadesi' yönündeki kararını haklı buldu.

HAKSIZ ŞARTLAR...
Kararda, "Tek taraflı olarak sözleşmeye konulan, tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir" denildi. Ankara Tüketici Mahkemesi de, benzeri bir davada vatandaşın yapılandırmada ödediği bin 930 liranın iade edilmesine karar verdi.

AYDA 43 BİN KİŞİ
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre; ayda 43 bin kişi konut kredisi kullanırken, 30 bini ise borcunu kapatıyor. Aylık kullandırılan kredi tutarı 3 milyar liraya ulaşırken, kapanan ve ödenen konut kredisi taksitleri tutarı da 1.5 milyar lirayı buluyor.

34CHAMPİON
23-10-2012, 19:41
BAHÇE KATI BİR DAİRE ALMAK İÇİN İSTANBUL’DA BÜYÜK BİR FİRMANIN SATIŞ OFİSİNE GİTTİM…

İşin en başına dönecek olursam.Eşimle birlikte yoğun bir haftanın stresini biraz olsun atmak için pazar günü balkonumuzda kahvaltı yapmaya karar verdik. Yedi yaşındaki kızım balkondan aşağı bakarken bahçe katındaki arkadaşını gördü. O dakikadan sonra pek bir kahvaltı yapmadığını söyleyebilirim .Israrla kahvaltısını bahçede yapmak istediğini söylemekle başlayan istekleri baba bizim niye evimizin bahçesi yok şeklinde sorgulamalara döndü.Tabi bu bizim gelecek haftaki planımızı bir anda değiştirmişti.Kaldı ki tüm hafta içi İstanbul’daki tüm konut projelerini araştırdık ,nasıl konut seçilirden ,çevremizdeki arkadaşlarımızın referanslarına kadar herşeyi öğrendim .Artık bu işte çok bilgili olduğumu söyleyebilirdim.Nihayet seçtiğim projeleri eleyerek sayıyı üçe düşürdüm ve pazar günü ofis ziyaretine başladık. İlk iki projeyi de çok beğendim bahçe katındaki dairelerde çok hoşuma gitti hatta bir tanesi için neredeyse alım kararı verecektik ama son projeyi de görelim istedim.Satış sektöründe uzun yıllar çalıştığım için ortamın koşulları ne olursa olsun ortama katılmadan önceki kararlarımda sabit kalmayı biliyordum.Nihayet son projeye gittim.Gerçekten de bu son proje bize diğerlerinden daha sıcak geldi ama bir sorun vardı kalan bahçe katı kuzey cepheydi.İnşaat sektöründe satış ofislerinin hep büyük taktikleri olduğunu duymuştum. Bu yüzden bende alıcı olduğumu hiç belli etmeden eldeki bahçe katlarının özellikleri hakkında bilgi toplamaya çalıştım.Nasıl oldu bilmiyorum ama bir beyefendi yanımda belirdi .Merhaba hoş geldinizle başladı , boynuma el atıp güreşe gireceğimizi o dakika anlamıştım.İlk sorusu daha önce bilgi almışmıydınız oldu? İlginçti bana ekstra bilgi vermek istemedi papağan gibi bildiğim şeyleri tekrar etmesi benim içinde vakit kaybıydı gözlerine baktığımda buna o dakika karar verdiğini anladım.Hızlı bir şekilde projenin araştırma ile bulunamayacak yada gözden kaçacak detaylarını vermeye başladı bu ilgimi çekmişti çünkü adam hem projeye hakim olduğunu kanıtlıyor hem de benim ona soru sormamı sağlayarak hakkımda bilgi toplamaya çalışıyordu.Sitede elektirik kesintisinin olmadığını jenaratörün ev içlerini bire bir beslediğini söyledi.Yani maç izlerken elektirik kesintisi korkunuz olmayacak dedi.Bu çarşambada şampiyonlar ligi maçları var ,Gerçi hafta içi yorgun olduğumuz için maçı bile izleyemiyoruz dedi.Kendisine katılmamak elde değildi eşimde söze atıldı valla biz hahta içi iş yerimizde çok yorulduğumuz için 21.45teki maçların 2.devresinde uyuyoruz dedi.Böylece adam her ikimizinde çalıştığını öğrendi çok merak ediyordum sıradaki sorusu ne olacaktı?? Bana ilgilendiğiniz konut tipi nedir dedi bu sırada genelden başlayan yaklaşımı bir anda sniper tarzına döndü ve çemberi daralttı.Ben cevap vermeden bir çocuk için ,bir size, birde çalışma odası Şurda bir 3+1 dairemiz var dedi ve ekledi bahçe katı alırsanız çocuğunuz daha mutlu olabilir .Eşimle birbirimize baktık.Adam henüz biz ona bahçe katı aradığımız söylemeden bize bahçe katı önerdi. Her şey iyi gidiyordu.
Hızla bizi vaziyet planının önüne çekti bu sırada çaylarımız gelmişti bile .Hızla bize projenin yönlerini tarif etti.Sonra siz hafta içi hergün çalışıyorsunuz doğru mu dedi .Başımızla teyitledik .Doğu cephesi bir daire alırsanız sabah kahvaltı yapamazssınız ,.Güneş vurur ve sizi rahatsız eder hatta belki de güneşten rahatsız oluu erken uyanabilrsiniz dedi.Keza bahçenizi %90 ‘ yazın kullanılacağız için güneşin yakıcı etkisinide atlamamak lazım. Batı cephesi bir daire sizi 12den sonra pişirir mesela bir Pazar günü biraz geç kalksanız bu seferde kahvaltının ortasında yok kahvaltılıkları toplayalım bozulmasın güneş çok feci yakıyor diyeceksiniz . Keza güney cepheside öğleden sonra oturmak cesaret ister özellikle kalp damar sağlığı ve tansiyon için çok tehlikeli burdada güneş iyice pişirecektir ve sorun aynı şekilde olacaktır yani güney cephede öğleden sonra pişene kadar gider havuz başında şezlongta güneşlenirsiniz dedi ve ekledi ;Bu yüzden size yazın serin ve istediğiniz zaman kullanacağınız bir daire lazım .Yani bahçe keyfi sürmek için zaman kollamayın özgürlüğünüzü kısıtlamayın dedi. Gözlerime baktı ve makete hiç bakmadan eliyle daireyi gösterip işte sizin eviniz burası dedi.Adamın eliyle gösterdiği yere baktım sonra eşimle birbirimize baktık zaten biz eşimle genelde orta sahayı geniş tutup( aklımıza aykırı herşeyi sorar) çift forvet ( bizi kandırmaya çalışanın canını okurduk) oynardık. Bu yüzden ikimizde kabul ettik ve sustuk saldırı yoktu uzalşamıştık.Adama bakıp daireyi aldığımızı söyledim.Arkamı dönüp gittiğimde satıcı adamın sevineceğini biliyordum bence satılmayan bir daireydi ve elde kalmıştı. Bu yüzden o daireyi satmak için profosyonel biri kalabalığın içinden bizi gözlemledi ve seçti daireyi makete bakmadan seçmesi onun o daireye daha önce denediğini gösteriyordu.Daireyi yerinde görmeye gittim ve pişman olmadım satın aldım.Satışçıya sorup onu mahcup etmek istemedim çünkü çok iyi bir performans sergilemişti ama hiçbir şeyide içimde bırakmazdım .Çıkarken resepsiyondaki arkadaşa kucağımdaki kızımın bisküvisinden ikram edip biz bugün bahçe katı bir daire alamaya geldik ama daire kalmamış dedim resepsiyondaki arkadaş yukarıya telefon etti ve cevap verdi son 1 tane kalmıştı o da satılmış üzgünüz dedi .Peşinden ekledi ama üzülmeyin projenin en kötü bahçe katı dairesiydi dedi.Eşimde atladı o kötü daireyi az önce alan biziz dedi.Şimdi o satışçı olmasaydı ben böyle bir dairede oturamıyacaktım başka bir daire alacaktım ve muhtemelen daire daha güzel bir yer görecekti peysaj havuz vs… ama benim için rahat olmayacaktı … güzel yeri daire görecekti ben değil…Ben bana en çok mutluluk veren daireyi aldım…

34CHAMPİON
24-10-2012, 20:16
Bazı banka müşterilerince yapılan itiraz ve açılan davalar sonucunda kredi masrafları bu kişilere banka tarafından iade edilmekte. Gelen yoğun sorular neticesinde sizleri aydınlatmak ve yol göstermek amacıyla bir yol haritası çıkardık.

Kimler kredi masrafını geri isteyebilir?
Bankalardan her ne ad altında olursa olsun alınan her türlü kredi kullanıcısı başvuru hakkına sahiptir.

Kredi sözleşmesinde böyle bir masrafın alınacağına dair herhangi bir hüküm yoksa başvuru yapılması uygundur. Yargıtay’ın ilgili kararı gereği 10 yıl içinde kullanılmış olan krediler için başvuru yapılabilir.

Ne yapılması gerekiyor?
Kredi masrafının alınması için aşağıdaki yol haritasının takip edilmesi yeterlidir.

1. Aşama: Kredi kullanmış olduğunuz banka genel müdürlüğüne hitaben bir mektup yazarak ödediğiniz dosya masrafının iadesini talep edilmelidir. Bu mektup iadeli taahhütlü olarak yollanmalıdır.
Bankanın kredi dosya masrafını iade etmesi durumunda sorun kalmayacaktır. Ancak bankanın iadeyi gerçekleştirmemesi durumunda ikinci aşamaya geçilmelidir.

2. Aşama: Bankanın dosya masrafını ödemeyi kabul etmemesi üzerine;

a- Dosya masrafı miktarı 1.161,67.-TL’nin altında ise bulunduğunuz ilçenin Tüketici Hakem Heyetine dilekçe ile başvurunuz.
b- Dosya masrafı 1.161,67.-TL’nin üstünde ise doğrudan Tüketici Mahkemelerine dava açılmalıdır. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine başvurulması yeterlidir.

34CHAMPİON
25-10-2012, 10:08
Herkeze sağlık ve mutluluk dolu nice güzel bayramlar dilerim...

34CHAMPİON
25-10-2012, 10:23
Bu başlığın altında ya magazin,ya da genel reklam tarzı yayınlanıyor.

lütfen haksızlık etmeyiniz... Geniş bir çerçevede konut ve inşaat sektörü hakkında bilgi paylaşımı yapıyorum.Moda mod okuyan insanları bunaltmamak için de renk katıyorum .Bu kadar acımasızca eleştiri yaparsanız eleştiriniz yapıcı olmaktan ziyade art niyetli olur...Lakin daha önce de eleştiriniz aynı tarzdaydı. Bırakın insanlar istediğini okusun siz okumak istemiyorsanız okumazsınız olur biter...sürekli son yorumların altına insanlar okumasın diye böyle şeyler yazmayın bırakın insanlar kendi tercihini yapsın...

34CHAMPİON
25-10-2012, 10:25
ABD'de ev satışları son iki yılın en yüksek seviyesinde

NEW YORK - ABD'de, Eylül ayında ev satışlarının arttığı belirtildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Eylül ayında ev satışları yüzde 5.7 oranında artış gösterdi.

Bu artış, 2010 yılı Nisan ayından beri ulaşılan en yüksek oran olarak ifade edildi.

2012'deki ev satışları geçen yıla göre yüzde 27.1 artış gösterdiği halde bu rakam beklentilerin altında kaldı. Rapora göre, ev satışlarının günden güne artması bekleniyor. Müteahhitler ev satışların artmasından ümitli olduğunu belirtti. Satışların artmasında mortgage faizlerinin yüzde 4 oranında olması önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.

National Association of Home Builder'a göre, yeni bir ev inşaatı ortalama 3 iş imkanı sağlıyor. Bu da vergi gelirlerine 90 bin dolar katkıda bulunmak anlamına geliyor.

34CHAMPİON
25-10-2012, 10:28
Konut kredi faizlerinin aşağı seyir izlemesiyle canlanan satışlara, Kurban Bayramı ve Cumhuriyet Bayramı nedeniyle tatil arası vermek istemeyen konut üreticileri, formülü satış ofislerini açık tutup daire alana kurbanlık hediye etmekte buldu.

Esenyurt ve Beylikdüzü’ndeki Evviva projeleriyle tanınan Bulut İnşaat, daire alanlara küçükbaş hayvan hediye edeceğini duyurdu. 49 bin liradan başlayan fiyatların sunulduğu Evviva projelerinde geçerli olan kampanya kapsamında ev sahibi olacaklara 500 lirayı aşmayacak kurbanlık veren Bulut İnşaat, bayramdan önce başlattığı kampanya kapsamında belirlediği kotayı doldurdu ve satışlarını tamamladı.

KAMPANYAYI UZATTI

Uluhan Grup’un Tac Mahal projesinde de ön satış kampanya fiyatları bayram boyunca devam edecek. Kredisiz, faizsiz, vade farksız ve kefilsiz, 50 aya kadar vade imkanı sunan ve ön satış kapsamında aylık 740 TL taksit ve 74 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışta olan Tac Mahal’de ön satış kampanyası bayram sonunda bitecek.

SATIŞ OFİSLERİ AÇIK

İnanlar İnşaat da bayram boyunca çalışacak firmalar arasında yer alıyor. Bayramın 3’üncü günü tüm satış ofislerini açan İnanlar’ın Atakent Terrace Tema, Kartal Asl-ı Bahçe ve Zekeriyaköy Terrace Doğa projeleri bulunuyor. Her biri farklı yatırım fırsatı sunan tüm konut projelerinde, anlaşmalı bankalarda kredi imkanı ve kişiye özel ödeme planları sunuluyor.

Ege Boyu’nda iki ayrı ödeme

EVİYA Gayrimenkul’un Ege Boyu projesinde bayram boyunca 2 farklı ödeme planı uygulanıyor. Banka kredili ödeme planını tercih edenler, 5 bin TL peşinatla, 6, 12 ve 24’üncü aylarda ara ödeme yaparak ve 96 aylık sabit taksitlerle ev sahibi olabiliyor. Firma bünyesinde ödeme yapmak isteyenler ise, yüzde 5 peşinatla 50 aylık sabit taksitlerle ödeme yapıyor. 6 ay sonra yüzde 10’luk, 14 ay sonra ise ikinci ara ödeme yapılıyor. Satış ofisi bayramın üçüncü gününden itibaren açık olacak.

Kuzu’dan yüzde 1 peşinat kampanyası

KUZU Grup, bayrama özel devam ettirdiği kampanyasında, Spradon Vadi projesinde 147 bin liradan başlayan fiyatlarla daireleri satışa sunuyor. Yüzde 1 peşinatın alındığı ödeme planında, yüzde 75 banka kredisi ve kalan yüzde 24’ü de Aralık 2013’de ödeniyor. Satış ofisleri ise bugün hariç diğer günlerde açık olacak. Emlak Konut GYO ile birlikte Bahçeşehir’de inşa edilen projede 1037 konut yer alıyor. Spradon Vadi’de 71 metrekare 1+1 daireler 147 bin lira, 105 metrekare 2+1 daireler 240 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Bayrama özel fiyatlar sunuyor

BAYRAMA özel indirimli fiyatlar sunan VIA/PORT Houses&Suites’de peşinatın yüzde 1’i veriliyor, geri kalan yüzde 24’ü ise konutların teslim tarihi olan Eylül 2013’te ödeniyor. Kalan tutar ise projeye özel anlaşmalı banka kredisi ile ödeniyor. VIA/PORT Houses&Suites’in satış ofisi bugün hariç bayram süresince açık olacak. VIA/PORT Houses & Suites, 26 bin metrekarelik arazi üzerinde konumlanıyor. Özel kat planlarıyla tasarlanmış olan proje 10 katlı 4 bloktan ve 3 katlı özel houses ünitelerinden meydana geliyor.

Tüm projelerinde kampanya uyguluyor

SİNPAŞ Yapı’nın Sultanbeyli’deki Liva İstanbul projesinde yüzde 20 peşin, yüzde 40’ı 36 ay vade farksız eşit taksitlerle ödeme imkanı ve Sinpaş’a özel 0.88 banka kredi oranı ile 120 aya kadar vade seçeneği yer alıyor. 1+1 ile 4+1 arasında değişen dairelerin fiyatlar ise 156 bin TL ile 784 bin 500 TL arasında farklılık gösteriyor. Gaziantep’deki Antepia’da ise satışı devam eden Yakut ve Zümrüt etabındaki daireler için banka kredili ve şirket bünyesinde özel ödeme koşulları yer alıyor. Projede, şirket bünyesinde sunulan 24 ay vadeli ödemenin yanında, bayrama özel vade farksız 55 ay ödeme avantajı yer alıyor. Ankara Altınoran projesinde ise Sinpaş finans sistemi ile 24 aydan 48 aya uzanan vade farksız ödeme koşulları ve banka kredisiyle satışa sunuluyor. Sinpaş Yapı’nın tüm satış ofisleri bugün hariç bayram boyunca açık.

Peşin alımlarda yüzde 10 indirim

BAŞARIR İnşaat’ın Kurtköy’deki son projesi Helenium Wings’e özel bayram fırsatları bulunuyor. Projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daireler için 0.87 faiz oranı ve muhtelif bankalardan alınacak 60 aya kadar uzanan ödeme planı yapılıyor. Rezidans dairelere yüzde 12’lik indirim yapılırken, peşin alımlarda da yüzde 10 indirim uygulanıyor. Yüzde 1 KDV’nin devam ettiği projede, indirim uygulanmış fiyatlar 1+1 dairelerde 170 - 200 bin lira, 2+1 dairelerde 230 - 290 bin lira, 3+1 dairelerde 350 - 400 bin lira arasında değişiyor.

Satışlar devam ediyor

- DEMİR İnşaat’ın anahtar teslimlerini Nisan 2013’te gerçekleştireceği Ayışığı Vadi Evleri’ndeki son dairelerin satışları bayramda da devam ediyor. Ayışığı Vadi Evleri satış ofisi, bayramın üçüncü ve dördüncü günü açık olacak. Bayram süresince 1+1’ler 160 bin TL’den, 2+1’ler 234 bin TL’den, 3+1’ler 303 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.

- TURYAPI tarafından inşa edilen Foresta Sarıyer’in bugün hariç bayram boyunca satış ofisi hizmet verecek. Foresta Sarıyer’de 1+1 daireler 235 bin ila 280 bin TL, 2+1 daireler 330 bin ila 370 bin TL, 3+1 daireler ise 425 bin ila 470 bin TL aralığında yüzde 0.14’den başlayan faiz oranları ve 240 aya kadar vadeyle satışa sunuluyor.

- FERYAPI’nın satış ofisleri bayramın birinci ve ikinci günü açık olacak. Mai Residence’de lansmana özel yüzde 1 peşinat 60 aya yüzde 0.84 faiz oranıyla, İstWest projesinde ise yüzde 0.84 faiz oranı kampanyaları var.

- SOYTEZ Yapı ve Mental Yapı ortaklığıyla Şile’de inşasına devam edilen Soytez Vadi Evleri’nde bayram boyunca alternatif ödeme planları ve cazip fiyatlar sunuluyor. Fiyatlar KDV dahil 218 bin 750 TL’den başlıyor. Yüzde 5 peşinatla satışların devam ettiği Soytez Vadi Evleri’nde, 48 aya kadar sıfır faizli ödeme imkanı ve banka kredisi kullanımı sağlanıyor.

- TEPE İnşaat’ın Maltepe’de yer alan projesi Narlife’ın lansman fiyatları bayram boyunca devam ediyor. Kampanya kapsamında, 60 ay süresince yüzde 0.88 ve 120 ay süresince yüzde 0.91 aylık faiz oranları bulunuyor. Satış ofisleri bugün hariç bayram boyunca açık.
- BYGROUP’un Sultanbeyli’de inşa ettiği ByConcept, kişiye özel finansman modeli ve peşinatı 2014’e erteleme fırsatları sunuyor. Satış ofisi, bayramın 3 ve 4’üncü günleri hizmet verecek.
- SİNPAŞ GYO, “Yaşamaya Başla” kampanyasıyla bayramda da ev sahibi olmak isteyenleri bekliyor. Sinpaş GYO projelerindeki satış ofisleri bayramın 3’üncü gününden itibaren açık olacak.

- YAPI Türk’ün Halkalı’da inşa ettiği Elitistpark, bayram boyunca açık olan ofisinde satışlarına devam edecek. 185 bin ile 475 bin lira arasında değişen daireleri 60 ay vade ve sıfır faiz ile satışa çıkaran projede taşınma masrafını da Elitistpark karşılayacak.

- KELEŞOĞLU, Depar Teknik Yapı ve Teleset Mobilya işbirliğiyle hayata geçirilen Ve Güneşli projesinde metrekare fiyatları 3 bin- 4 bin 500 TL arasında değişiyor. Lansman dönemine kadar yüzde 3-5 arasında değişen indirim fırsatları da devam ediyor.

- AKŞAN Yapı’nın hayata geçirdiği 35. Sokak’ta fiyatlar 199 bin TL’den başlıyor. Satış ofisleri bayramın 3. ve 4. günü açık.
- TEKNİK Yapı tarafından inşa edilen Evora İstanbul’daki kat bahçeli rezidans dairelerin fiyatı 143 bin 500 liradan başlıyor. İsteğe bağlı olarak sıfır peşinat ve yüzde sıfır faiz imkanı sunuluyor.

34CHAMPİON
25-10-2012, 10:29
Dünya ekonomik krizlerden çıkmak için harcamadan yatırıma kadar tüm alanlarda kısıntıya giderken Türkiye, kamu ve özel sektörde gaza basmaya hazırlanıyor. Bu yılın sonunda tahmini olarak 319 milyar lirayı bulacak toplam yatırım miktarı, önümüzdeki yıl 358.2 milyara çıkacak. 2013 Yılı Programı'ndaki verilere göre kamu ve özel kesim yatırımlarının toplamı önümüzdeki yıl yüzde 12.27 oranında artarak 358.2 milyar liraya ulaşacak. Bu yatırımın 289.9 milyar lirası özel sektörden, 68.3 milyar lirası kamudan gelecek. Özel sektör en büyük yatırımı imalat sanayine, kamu ise ulaştırmaya yapacak. 2013'te imalat sektörüne toplam 119.3 milyar lira, ulaştırma projelerine ise 78.1 milyar lira yatırım yapılacak.

Aslan payı ulaştırmanın
Kamu yatırımlarının alt kalemlerine bakıldığında en fazla yatırım ulaştırma sektörüne yapılacak. Ulaştırmayı, eğitim ve tarım sektörleri takip edecek. Kamu 2013'te ulaştırmaya 21.8 milyar, eğitime 10.4 milyar, tarıma ise 7 milyar lira yatırım yapacak. Turizm sektörü ise kamu yatırımlarından en az nasiplenen sektör olacak. Turizm, önümüzdeki yıl kamu yatırımlarından 510 milyon lira pay alacak. Devlet, turizmin ardından en az yatırımı imalat ve konuta yapacak. Önümüzdeki yıl özel sektörün yatırımları, kamu yatırımlarının 4 katından da fazla olacak. Özel kesimin yapacağı yaklaşık 290 milyarlık yatırımın içinde aslan payını imalat sektörü alacak. İşadamları, imalat sektörüne önümüzdeki yıl 119.3 milyar lira yatıracak. Özel sektör, imalatın ardından en fazla yatırımı ise ulaştırma ve inşaat sektörüne yapacak. Ulaştırmaya toplam 56.3 milyar lira yatıracak olan özel kesim, 2013'te konut yatırımları için de bütçesinden 38.9 milyar lira ayıracak. Madencilik alanı ise önümüzdeki yıl özel sektör yatırımlarından en az faydalacak alanların başında geliyor. 2013'te madenciliğe 4.5 milyar liralık yatırım yapılacak.

34CHAMPİON
25-10-2012, 10:35
Mehmet Şimşek'in önceki gün vergide adaleti sağlamak için konut teslimlerinde alman KDV'nin büyüklüğüne göre değil konut değerine göre yapılacağı açıklamasının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in önceki gün vergide adaleti sağlamak için konut teslimlerinde alman KDV'nin büyüklüğüne göre değil konut değerine göre yapılacağı açıklamasının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Maliye'den edinilen bilgilere göre bu konuda iki ayrı taslak hazırlandı. Bu iki ayrı taslak Bakanlar Kurulu'na sunulacak ve hangisi kabul edilirse o taslak yasalaşacak. Hazırlanan bir taslağa göre Türkiye bölgelere ayrılabilecek.Şehirlerin içindeki belli ilçe ve mahalleler de bu bölgesel ayrıma tabi tutulabilecek. Ardından bölgelere göre KDV oranı kademeli olarak tespit edilecek ve satış fiyatına göre vergi belirlenecek. Kademelerin yüzde l'den187e kadar olması bekleniyor.
ARAZİ DEĞERLEMESİ AĞIR BASIYOR
Diğer bir taslağın ise konutun satış fiyatının eksik gösterilmesinin önüne geçilmesi için arazi metrekare değerlemesinin yapılması ve bu değerlemeye göre vergi oranının kademeli olarak yüzde1'den 18'e kadar çıkarılması yönünde hazırlandığı ifade ediliyor. Buna göre özellikle büyükşehirlerde oldukça lüks olan yerleşim alanlarıyla aynı bölgelerde bulunan daha yoksul bölgelerin aynı oranda vergilendirilmesinin önüne geçilecek. Ancak Maliye üst düzey yönetiminin de arazi değerlemesine göreve kademeli olacak sistemi benimsediği dile getiriliyor.
Pahalı eve dahafazla vergi çıktı
Mevcut uygulamada konut teslimlerinde büyüklüğüne göre KDV uygulamasına gidiliyor. 149 metrekareye kadar yüzde 1üzerine ise yüzde 18 KDV uygulanıyor. Maliye ise fiyatı pahalı ve 150metrekareden daha küçük evlerin vergisini(KDV) yükseltmeyi diğer yandan 150metrekarenin üstünde büyüklüğe sahip ancak fiyatı daha ucuz olan konutların vergisini de yüzde 18'in çok altına çekmeyi hedefliyor. Diğer yandan Maliye yıllık 88bin liralık kira ve diğer menkul geliri elde eden zenginlere 3 bin liralık istisna indirimini de kaldırıyor. Böylece zengine bin liralık vergi artışı geliyor.

34CHAMPİON
26-10-2012, 07:11
FAİZLER DAHA DA DÜŞEBİLİR
Dört yıl önce yüzde 0.78 ile en düşük rakamı gören konut kredisi faizlerinde ağustos ayından itibaren başlayan yeni düşüş eğiliminin önümüzdeki dönemlerde de devam etmesi bekleniyor. Bankacılar, Merkez Bankası politikalarının düşüşe imkan tanıdığını söyledi.
ürkiye, dünyanın yaşadığı uzun vadeli konut kredileri (mortgage) krizinden ders çıkartırken, yeni gelişmekte olan bir alan olmasına karşın konut kredileri, bankacıların ve vatandaşların gündemindeki yerini koruyor.
Kısa bir süre önce Merkez Bankası’nın faiz koridorunda üst bandı daraltmasıyla gündeme gelen faiz düşüşlerinde ilk akla gelen faiz düşüşü konut kredileri faizi oldu. Bankalar, “Düşüş süreci yaz aylarından itibaren başladı. Merkez Bankası’nın faiz düşürmesi tüketici kredilerinin faizlerini çok fazla etkilemez” deseler de birbirlerini kollayarak konut kredisi faizlerini küçük oranlarda da olsa düşürmeye başladılar.
Bankaların bu tavırları önümüzdeki günlerde de devam edecek çünkü, Merkez Bankası’nın (MB) faiz politikasını düşük faiz yönünde sürdürmesi bekleniyor. 2013’te düşük faiz politikasını ölçülü ve küçük adımlar şeklinde devam ettireceğini açıklayan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dünya ülkelerinin düşük faiz eğiliminde olduğunu söyledi.
Bugün bankaların konut kredisi faizleri yüzde 0.83 ile yüzde 1 arasında bulunuyor. Kağıt üzerinde böyle gözüken konut kredisi faizleri, alınan dosya ve diğer masraflarla birlikte daha yüksek rakamlara çıkıyor.

Çok seçenek var
Banka müşterileri, sabit ve değişken faizli olmak üzere farklı kredileri tercih etme şanslarına sahipler. Bir marketten ürün alırken müşterilere sunulan farklı markalan gibi kredi türlerinde müşteri tercihlerine göre ürün hazırlayan bankalar, kamu çalışanı ile özel sektör çalışanlarına farklı konut kredisi önerebiliyor.
Bankalar müşterilerine ürün çeşitliliği sunsa da dikkat edilmesi gereken temel unsur faizle birlikte kredi kullanımında tüketiciden alınan masraflar.
Henüz Batı ülkelerinde olduğu gibi 20 - 30 yıllık konut kredisi kullanımının düşük olduğu ülkemizde, kira öder gibi bedellerle konut kredisi kullanımı en çok 5 yılık vadede ağırlık gösteriyor. Banka müşterileri, aldıkları konut bedelinin yüzde 75’i için kredi kullanabiliyorlar. Daha önce Japon Yen’i ile banka kredisi alan müşterilerin Yen’de yaşanan hareketler nedeniyle zarar görmesinden sonra Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) döviz cinsinden konut kredisi kullanmamaları için vatandaşlara uyarıda bulundu.

En düşük oran %0.78 oldu
Tüketici düşük faiz cazibesiyle kredi başvurusunda bulunurken, daha sonra istenen dosya masraflarıyla sürprizlerle karşı karşıya kalabiliyor. Henüz tüketicilerden alınan ücret ve masrafları sınırlayan veya yasaklayan bir yasal düzenleme olmadığı için bankalar, 2 ile 3 bin lira arasında değişen rakamlarda dosya masrafı alıyorlar.
Konut kredisi faizleri Türkiye’de dünya krizi başlamadan önce yüzde 0,78 ile en düşük oranını görmüştü. Daha sonra 2010’da yüzde 0,90 olan konut kredisi faizleri global krizle birlikte tekrar yüzde 1’lerin üzerine çıktı.
Şimdi ise yüzde 0.83 ile 1’in arasında olan konut faizleri yeniden düşüş gösteriyor.

34CHAMPİON
27-10-2012, 17:34
1+1 bir daire 60m2 net fiyat 250.000 tl

örnek hesaplama :

Müşteri yorumu sadece %25 nakitim var …

( 250.000 tl’lik bir daire alma niyeti olan bir müşteri cebine minimum 50.000tl koyarak bir satış ofisini ziyaret etmek isteyecektir.)

250.000-50.000 =200.000tl bakiye kalan tutarımız bu kısma geçmeden önce biraz düşünelim…


piyasada üreticiyseniz sorun nedir???

En büyük sorun piyasadaki güvensizliktir.
–bazen piyasayı döverek dev reklam bütçeleri yaparsınız sonuç beklentinin altıdır.
Hedef kitle riski trade eder ve köşesine çekilir.işte bir şeyler yapmak şartır.çünkü elinizde konut stoğu vardır .tabiri caiz ise malda yaklanmışsınızdır.bir yadan da aidat yükünüz belinizi büküyordur.bir sürü pazarlama faliyeti geliştirirsiniz. Dircet mailing ,mangal partileri,helikopter turları ama sonuç hala beklentinizi altıdır.umutsuzluk yayılmaya başlar öyleki artık bu mutsuzluğu personeliniz hisseder. Eğitimleri arttırır kendinizde ve çalışanlarınızda sorun ararsınız .oysa hedef kitle sizi tanıyordur ve sizi bir kamera edasıyla izliyordur.cash is king mantığını sizden iyi biliyordur .masa pazarlıklarını bekler.o güne kadar aklınıza bile gelmeyen, 100tl bile indirim yapmayan bir firmasınızdır ama ofislerde artık rakamlar telefonlarla bir üste deklere edilemeye başlamıştır…çaresi yok piyasa çarpışmak istiyordur…ozaman çarpışmak şart olmuş demektir.
Mesela deneyelim???

Hedef kitle mesajımı alıyor mu beni anlıyor mu?? Tepkisi nedir??

Görelimm!!! Açık oynayalım…

müşteriye krizde iki şekilde mesaj vermek lazım ya çok net bir mesaj yada vıp mesaj

mesela xxx firması net mesaj: Xxxx sadece nitelikli konut satar… yani piyasa ne olursa olsun ben buyum ozaman köşede nakitiniz sizi çeviriyor olmalı çok zengin kısma hitap ediyorsunuzdur onlar zaten genelde dolar yatırımı yapar dolar krizde artınca gelir alırlar panik yok… şayet böyle değilse ;

dünya kadar para harcayıp yaptığınız tanıtım pazarlama pr vs….
Hedef kitle mesajınızı alıyor ama harekete geçmiyor ya da geçemiyor … insaların büyük bir kısmı istatistiksel verilere göre mevcut konutunu satamadığı için harekete geçemiyor. O halde bu büyük kesimin zamana ihtiyacı var. Sizin de nakit paraya peki nakit para kimden gelir ????

Cevap : Bankadan

o halde ;

unutmayalım bakiye 200.000tl kaldığımız yerden devam edecek olursak;

müşteri senet ödemesinden çekinir hele %5 bu yıl %25 seneye gibi şeyleri bu piyasada hiç anlamaz dinlemez.dinlese de yavaş hareket eder.pazarlık gücü artar.zaman kaybıdır.düz mantık burda tetikleyicidir anahtarı ver paranı al…

müşteri %25 lik kısmı öder.
Bakiye %75 lik kısımı için banka imzalarını atar kredisini kullanır para şirketin hesabına geçer.üretici firma parasını alır böylece iptal satış riski artık yoktur. Iyi ama alıcı nasıl ödeyecek.hemen değinelim;
2 sene boyunca hiç bir ödeme yapmaz çünkü üretici banka ile aldığı nakit paraya nakit indirimi yapmaz .bu indirim oranını banka ile anlaşarak bankaya öder .böylece müşteri 24 ay boyunca hiç ödeme yapmadan konutu teslim alır.ister kiraya verir ister kendi oturur üretici aidattan kurtulur.nakit parayı cebine koyar amaç net satıştır.müşterinin bankada tuttuğu yada ödeyecek gücü olarak satın aldığı kredi artık üreticinin hesabındadır.üreticinin de kredibilitesi artar.sadece 2 yıllık faizi kadar indirim yapmış olur.bunun fazlasını zaten tüm firmalar şuanda piyasada yapıyor.

24 ay bir kriz atlatımı için ciddi süredir.ayrıca müşteri şuandaki 0.78 faiz oranlı düşük banka kredisi faiz oranından yararlanır.
Mevcut konutunu 24 ay içinde sizden aldığının üzerinde satabileceği gibi daha önce almış olduğu bir konutu bu sürede satıp yeni konutu için kullanmış olduğu kredisini kapatabilir.

Diyelim ki her ikisi de olmadı en kötüsünü düşünelim üretici firma devre dışıdır çünkü parasını almış tapusunu vermiştir.
Geri kalan müşteri ile banka arasındadır.

Müşteri 200.000tl için 0.78 faiz oranı ile kredi kullanır. 24.ay için 20.000tl ,48.ay için 20.000tl ve 72. Ay için 20.000tl balon ödeme koyarsa
ayda yalnızca 1900tl öder.
250.000tl lik bir konut için 1400tl kira getirisi olsa müşterinin ekstra ayda 500tl cebinden çıkacak olan tutardır.zamanı geldiğinde de balon ödemesini gerçekleştirir.

Yani müşteri mesajı tüm piyasa koşullarında alır.

Plan da basittir. Hem üreticinin hemde tüketiciyi rahatlatacak ödeme planı;;

250.000 tl lik bir daire ;
50.000tl nakit ve kullanılan banka kredisi
24 ay hiç bir ödeme yok. (aradaki faiz farkını üretici öder)
25.aydan itibaren 1900tl tutarla eşit ödemeli banka kredisi başlar
24.ayda 20.000
48.ayda 20.000
72.ayda 20.000

tüketici karlı üretici karlı mutlu son….

hopop
28-10-2012, 16:56
28.10.2012-1 Usd=1.8 TL - İstanbul - Ortalama Rayiçler :

Kiptaş Topkapı Merkezefendi evleri,4+1 daire.Satılık 1.200.000 TL , Kiralık 3.500 TL.
Akasya Acıbadem Gölkule,3,5+1 daire.Satılık 1.250.000 TL , Kiralık 4.000 TL.
Ataköy Konaklar,4+1 daire.Satılık 3.500.000 TL , Kiralık 7.500 TL.
Kiptaş Yeşilvadi,1+1 daire.Satılık 450.000 TL , Kiralık 1.200 TL.
Varyap Meridian,3+1 daire.Satılık 900.000 TL , Kiralık 2.700 TL.

thron
28-10-2012, 19:10
28.10.2012-1 Usd=1.8 TL - İstanbul - Ortalama Rayiçler :

Kiptaş Topkapı Merkezefendi evleri,4+1 daire.Satılık 1.200.000 TL , Kiralık 3.500 TL.
Akasya Acıbadem Gölkule,3,5+1 daire.Satılık 1.250.000 TL , Kiralık 4.000 TL.
Ataköy Konaklar,4+1 daire.Satılık 3.500.000 TL , Kiralık 7.500 TL.
Kiptaş Yeşilvadi,1+1 daire.Satılık 450.000 TL , Kiralık 1.200 TL.
Varyap Meridian,3+1 daire.Satılık 900.000 TL , Kiralık 2.700 TL.

kira çarpanı 300 ün üstünde şu an boşverin bu lüks konutları gelin bağcılar güngörenen eski binalarda kira çarpanı 200 e onlarca yer bulursunuz.

Nightrain
28-10-2012, 20:18
kira çarpanı 200-250 üzeri ise, kira için o bina alınmaz, yaşamak için alınır. illa kira için ev almak istiyorsanız istanbulun merkezi semtlerinden eski binadan almalısınız..
ayrıca şahsi görüşüm, yaşanacak ufak çaplı bir gayrimenkul sektörü krizi veya durgunluğunda, yukarıdaki örnekler gibi yeni sitelerdeki suni fiyatlar, eski binalara göre çok daha hızlı geri gelecektir.

iNdiKaTÖr
28-10-2012, 21:14
28.10.2012-1 Usd=1.8 TL - İstanbul - Ortalama Rayiçler :

Kiptaş Topkapı Merkezefendi evleri,4+1 daire.Satılık 1.200.000 TL , Kiralık 3.500 TL.
Akasya Acıbadem Gölkule,3,5+1 daire.Satılık 1.250.000 TL , Kiralık 4.000 TL.
Ataköy Konaklar,4+1 daire.Satılık 3.500.000 TL , Kiralık 7.500 TL.
Kiptaş Yeşilvadi,1+1 daire.Satılık 450.000 TL , Kiralık 1.200 TL.
Varyap Meridian,3+1 daire.Satılık 900.000 TL , Kiralık 2.700 TL.

100 m2 ortalama inşaatın masrafı sınıfına göre 50-100 bin arasında bu üsttekiler ve diğer bol reklamlı projelerden yer alanlar hangi temel sebeplerden bu fiyatlara bu yerleri satın alırlar, düşünüyorum bir sonuca varamıyorum...

Hele şu 3.500.000 ödeyip, sonra da 7.500'e kiraya verilebilecek olan, kime kiraya vereceklermiş acaba, İstanbul'da bu parayı verecek kaç kişi var ki...

Eskiden bu tür pahallı yerler için bir soru sorulurdu: Ahırı var mı bunun?:he:

34CHAMPİON
29-10-2012, 00:06
100 m2 ortalama inşaatın masrafı sınıfına göre 50-100 bin arasında bu üsttekiler ve diğer bol reklamlı projelerden yer alanlar hangi temel sebeplerden bu fiyatlara bu yerleri satın alırlar, düşünüyorum bir sonuca varamıyorum...

Hele şu 3.500.000 ödeyip, sonra da 7.500'e kiraya verilebilecek olan, kime kiraya vereceklermiş acaba, İstanbul'da bu parayı verecek kaç kişi var ki...

Eskiden bu tür pahallı yerler için bir soru sorulurdu: Ahırı var mı bunun?:he:

şehrizar konaklarına bir bak dostum :)) o fiyata sadece 3+1 alınıyor...

rapsodi evleri var çekmeköyde benim favorim orasıdır 250.000-350.000 arası 1+1 ler 70 ile 110 net kira getirisi 1200-1450 dir daire boşalır en fazla 1 ay bekler kiralanır ama site çok düzgün bir sitedir.90 dünümün %60 lık kısmı yeşil alandır yani sitenin içi tatil köyü gibidir.

34CHAMPİON
29-10-2012, 00:17
28.10.2012-1 Usd=1.8 TL - İstanbul - Ortalama Rayiçler :

Kiptaş Topkapı Merkezefendi evleri,4+1 daire.Satılık 1.200.000 TL , Kiralık 3.500 TL.
Akasya Acıbadem Gölkule,3,5+1 daire.Satılık 1.250.000 TL , Kiralık 4.000 TL.
Ataköy Konaklar,4+1 daire.Satılık 3.500.000 TL , Kiralık 7.500 TL.
Kiptaş Yeşilvadi,1+1 daire.Satılık 450.000 TL , Kiralık 1.200 TL.
Varyap Meridian,3+1 daire.Satılık 900.000 TL , Kiralık 2.700 TL.

akasyadan ofis almak daha mantıklı... şuanda kampanya var...
kiptaş yeşil vadi için 1+1 almak mantıklı değil ... çünkü o projede 1+1 dairenin olması mantıklı değil...
varyap ???? piyasa mutlaka birilerini cezalandırır...

34CHAMPİON
29-10-2012, 00:21
kira çarpanı 200-250 üzeri ise, kira için o bina alınmaz, yaşamak için alınır. illa kira için ev almak istiyorsanız istanbulun merkezi semtlerinden eski binadan almalısınız..
ayrıca şahsi görüşüm, yaşanacak ufak çaplı bir gayrimenkul sektörü krizi veya durgunluğunda, yukarıdaki örnekler gibi yeni sitelerdeki suni fiyatlar, eski binalara göre çok daha hızlı geri gelecektir.

1.5 senedir konut sıkıntıda kdv konusu ve imar durumundaki net olmama durumu sektörü yavaşlattı piyasa güvensizliği konuttaki yüksek faizler de eklenince sıkıntı arttı ama seneye nasipse toparlanacak gibi...

merkezlerde imar sorunu ve tapu sorunu olmayan yerler kira için uygun tabi kentsel dönüşüm için önceden toplanmadıysa :)

34CHAMPİON
29-10-2012, 10:19
ALLAH SENDEN RAZI OLSUN ATAM...

Akşam saat on sekiz kırk beş’ti Millet Meclisi oturumu açıldı. Donuk bir ışık. Sağda dinleyicilere ayrılmış bir yer, solda gazeteciler balkonu, ortada okul sıralarında oturmuş milletvekilleri, Atatürk yok. Bütün milletvekilleri sıkışık bir durumda oturuyorlardı. Bu sessizlik içinde İsmet İnönü : Anayasanın birinci maddesinin “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir” biçiminde değiştirilmesi için görüşme açılsın dedi. Değiştirilmesi istenen başka maddeler de vardı. Değişiklik isteği üzerine birçok milletvekili söz aldı. Heyecanlı konuşmalar yapıldı. Bu sırada milli şair Mehmet Emin Yurdakul söz alarak orada bulunanları “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırmaya davet etti. Bütün milletvekilleri tek bir vücut gibi harekete geçti, ayağa kalktılar. Gün görmüş gaziler, generaller, kalemleriyle, kılıçlarıyla bu memlekete hizmet etmiş kahramanlar dimdik durdular. Sonra hep bir ağızdan “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdılar. Anayasa değişikliği görüşmeleri tamamlandıktan sonra değişiklik isteği oya sunuldu. Bütün eller “kabul” diye kalktı. Türkiye devletinin cumhuriyet olduğunu belirleyen değişiklik oy birliği ile kabul edildi. Saat sekiz buçuktu. Bu dakikadan itibaren Türkiye Devleti’nin adı Cumhuriyet olmuştu.
Bu cumhuriyete bir başkan seçmek gerekiyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanlığı seçimine 158 milletvekili katıldı. Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanlığına seçildi.
Bu anda Kemal Atatürk meclis salonunda göründü. Alkışlar arasında kürsüye çıktı. Herkes Atatürk’ü dinliyordu. Konuşmasını bitirdiği zaman uzun uzun alkışlandı. Gök gürültüsünü andıran alkışlar arasında Atatürk yerine oturdu.
Halk meclisin önünde bekliyordu. Cumhuriyetin ilanını ve Atatürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiğini duyunca coştu. Bu arada 101 pare top atıldı. Top sesleri Türk ulusuna cumhuriyeti ilan ediyordu. Türk ulusu, yıllardan beri hasretini çektiği egemenliğe ve cumhuriyete kavuşmuştu.

Gençler unutmamalıdır ki Cumhuriyet Türkiyesi Atatürk’ün görüşleri üzerine kurulmuştur. Mesut ve kuvvetli bir Türkiye ideali, Türk gençliğinin Atatürkçü düşünce ile yoğrulmasına ve bu düşüncenin kuşaktan kuşağa inançla devredilmesine bağlı bulunmaktadır. Esasen kendisi: “îki Mustafa Kemal vardır. Biri ben fanî Mustafa Kemal, diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal’ler idealidir” demişti. Bu idealin gerçekleşmesinde bugün gençlere düşen görev ve sorumluluk, Atatürkçü düşünceye sarsılmaz bir inançla bağlanmak, Atatürk’ün ilke ve inkılâplarına bütünüyle sahip çıkmak ve onları ebediyen yaşatmaktır.

34CHAMPİON
30-10-2012, 12:28
30 Ekim 2012 - 02:30 Milliyet.com.tr » Ekonomi» Haber

İnşaat sektörü proje atağına devam ediyor
İnşaat sektöründe yeni proje sağanağı devam ediyor. Satış mevsimini yaz aylarına da yayan firmalar binlerce konutu görücüye çıkardı. Bu kapsamda Anadolu yakası da yeni projelerden payını alıyor

Kentsel dönüşüm, 2B ve mütekabiliyet yasalarının çıkmasıyla birlikte son yılların en hareketli günlerini geçiren gayrimenkul sektörü, 2011 yılında Avrupa’da yaşanan krize rağmen ciddi bir büyümeye sahne oldu. 2012’ye de İstanbul’un her yerinde hızla yükselen yeni konut projeleriyle giriş yapan sektör, geçen yıl gerçekleştirdiği büyümeyi bu yıl da sürdürecek gibi görünüyor. Yılbaşından buyana İstanbul’un iki yakasında birden birçok projenin lansmanı yapıldı bile. Avrupa yakasında bu yıl içinde birçok proje satışa çıkarken Anadolu yakası da yeni konut projelerinden nasibini alıyor. Yılsonuna kadar ise bunlara yenilerinin eklenmesi bekleniyor. Anadolu yakasında satışa çıkan yeni konut projeleri de sektördeki hareketliliğin en güzel örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Bahçeli Vadi
Dekar Yapı’nın bahçeli ev konseptinde hayata geçirdiği son projesi Bahçeli Vadi, Çengelköy’de yükseliyor. 28 dubleks ev ve 30 daire olmak üzere toplamda 58 bahçeli konuttan oluşan projede, 1+1’den 4+1’e kadar farklı daire seçenekleri yer alıyor. 48 metrekareden 189 metrekareye kadar değişen büyüklükteki konutların teslim tarihi Ekim 2013 olarak planlanıyor. 10 dönüm arsa üzerinde inşa edilen proje, denize 2 kilometre uzaklıkta konumlanıyor. Projede konutların metrekare fiyatı 3 bin 900 ile 6 bin 400 lira arasında değişiyor. Daire fiyatları da 240 bin liradan başlayıp 1 milyon 62 bin liraya kadar çıkıyor. Konut almak isteyenlere peşin ödemelerde yüzde 5 indirim yapılan projede, konutlara 65 ile 180 metrekare arasında değişen büyüklükte bahçeler tahsis ediliyor.

Oto World Asya
Evra Group ve Has Şirketler Grubu tarafından hayata geçirilen Oto World Asya, Anadolu Yakası’nın ilk oto AVM’si olarak ön plana çıkıyor. 170 milyon liralık yatırım bedeline sahip proje, Pendik’te gerçekleştiriliyor. 365 mağazanın yer aldığı projede, ticari alanların büyüklükleri 200 ile 600 metrekare arasında değişiyor. 22 bin 275 metrekarelik arsada, 95 bin metrekare inşaat alanında hayata geçirilen projenin dikkat çeken en önemli özelliği ise gemi şeklindeki tasarımı. Aralık 2014’te teslim edilmesi planlanan projede mağazaların metrekare fiyatları ise 2 bin 400 ile 4 bin lira arasında. 1000 araçlık otopark kapasitesinin bulunduğu projede birçok sosyal alana yer veriliyor.

ANADOLU YAKASINDA SATIŞA ÇIKAN 5 YENİ PROJE

Proje adı Firma adı Yeri Teslim tarihi
Bahçeli Vadi Dekar Yapı Çengelköy Ekim 2013
Çukurova Tower Çukurova Gayrimenkul Kartal Ekim 2014
Narlife Tepe İnşaat Maltepe 2015
Oto World Asya Evra-Has Grup Pendik Aralık 2014
Work Square MVK Yapı Kurtköy 2015

Çukurova Tower
36 katlı 122 metrelik tek kuleden oluşan Çukurova Tower, Kartal’da yükseliyor. Çukurova Gayrimenkul tarafından hayata geçirilen proje, 238 konuttan meydana geliyor. 7 bin metrekarelik arsada yapılan proje 33 bin 462 metrekare toplam inşaat alanına sahip. 42 ile 169 metrekare arasında stüdyodan 3+1’e kadar farklı konutların tasarlandığı projenin tesliminin Ekim 2014’te yapılması planlanıyor. 35 milyon liralık yatırımla inşa edilen projede fiyatlar ise 132 bin liradan başlayıp, 680 bin liraya kadar çıkıyor.

Narlife
Maltepe’deki Nar serisiyle 2 proje yapan Tepe İnşaat, 609 konutluk Narlife projesini satışa çıkardı. 29 bin metrekarede gerçekleştirilen projede, kamu tesisleri ve yeşil alanlar tasarlanıyor. Arsa bedeli dahil 230 milyon lira yatırımla hayata geçirilen Narlife 23 bloktan meydana geliyor.
Dairelerin yüzde 60’ının deniz gördüğü projede, stüdyo, 1+1 ve 2+1 konut seçenekleri bulunuyor. 30 ayda teslim edilecek projede, her daireye 1 araçlık otopark veriliyor.

Work Square
MVK Yapı’nın yeni projesi, Kurtköy’de hayata geçiriliyor. Toplam 50 bin metrekare inşaat alanından oluşan projenin teslim tarihi 2015 olarak belirtiliyor. Ev-ofis konseptinden oluşan projede 71 tane stüdyo, 182 tane 1+1, 84 tane 2+1 ve 14 tane 3+1 olmak üzere toplam 351 dairede bulunuyor. 50 metrekareden, 180 metrekareye kadar farklı büyüklüklerdeki planları ile birçok seçenek sunan projede metrekare fiyatları ise 155 bin 650 ile 671 bin lira arasında değişiyor.

Bayrampaşa City Line’da İnşaat başladı

Semerkand Yapı tarafından hayata geçirilen Bayrampaşa City Line’da inşaat çalışmaları başladı. 18 ayda tamamlanması planlanan proje Bayrampaşa’da konumlanıyor.
3.5 dönüm arazi üzerinde yapılan Bayrampaşa City Line, 12 bin 500 metrekarelik inşaat alanından oluşuyor. Tek blokta 15 katlı olarak inşa edilen Bayrampaşa City Line’da 35 konutun yanı sıra 11 adet de mağazaya da yer veriliyor. Büyüklüğü 68 ile 712 metrekare arasında değişen mağazaların fiyatları ise 650 bin liradan başlıyor. Temmuz ayında ön satışların başladığı Bayrampaşa City Line projesinin ilk etabında yer alan 2+1 dairelerin tamamı satıldı. Projenin ikinci etabında yer alan 2+1 dairelerse 353 bin 700 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Bayrampaşa City Line’da 2+1 dairelerin yanı sıra 3+1 daireler de bulunuyor. Projede yer alan 3+1 dairelerin fiyatı 463 bin 200 liradan başlıyor. Projedeki dairelerin büyüklüğü ise 110 ile 178 metrekare arasında değişiyor.
Projeden konut sahibi olmak isteyenler için kampanyalı fiyatların sunulduğu Bayrampaşa City Line’da, peşin alımlarda yüzde 10 indirim fırsatı sağlanıyor. Ayrıca daire bedelinin yüzde 50’sini peşin ödeyenlere yüzde 5 indirim uygulanıyor. Daire bedelinin yüzde 25’ini peşin verebilenler ise kalanı için Albaraka’dan 120 aya kadar kredi kullanabiliyor. Şirket bünyesinde de 18 aya kadar taksitlendirme yapılıyor.

YAKIN PLAN
Yerİ: Bayrampaşa
YAPIMCI FİRMA: Semerkand Yapı
TESLİM TARİHİ: Şubat 2013
KONUT SAYISI: 35
KONUT TİPİ: 2+1, 3+1

Hangi daire kaç lira?
Tipi fiyatı*
2+1 353.700
3+1 463.200
* Başlangıç fiyatı

‘Metrobüs Beylikdüzü’nün yıldızını parlattı’

İstanbul Emlak Komisyoncuları ve Danışmanları Odası 2. Başkanı Nizameddin Aşa, İstanbul emlak piyasasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İstanbulluların emlak alırken ya da kiralarken ulaşım imkânlarını göz önünde bulundurdukları belirten Aşa, emlak sektöründe, son 2 yılda en çok kazandıran bölgenin, ulaşım imkânlarının artması nedeniyle, Beylikdüzü olduğunu ifade etti.
“Metrobüs hattı gelecek”, “Metrobüs yapıldı, yapılıyor” söylentileriyle, Beylikdüzü’nde emlak fiyatlarında büyük artış gözlendiğini söyleyen Aşa, “İki yıl önceye kadar Beylikdüzü, hem satılık hem de kiralık bakımından çok uygun bir bölgeydi. Şehir içinde bin 500, 2 bin liraya kiralayabileceğiniz bir evi 800-900’e bulabiliyordunuz. Fiyat düşüktü ama ulaşım sıkıntılıydı. Metrobüs söylentileriyle, fiyatlar artmaya başladı” dedi.


Beylikdüzü’nü Ataşehir izledi
İstanbul’da son 2 yıl baz alındığında en fazla prim yapan bölgenin, Beylikdüzü olduğunu anlatan Aşa, “Emlak fiyatları, yüzde 100’e yakın oranda arttı, diyebilirim. Ancak Beylikdüzü’nün de her bölgesi aynı oranda değer kazanmadı. E-5’e yakın yerleri prim yaptı. Kuzeye doğru gittiğinizde fiyatlarda yükseliş yok, hatta bazı ıskontolar söz konusu oldu” diye konuştu.
Nizamettin Aşa, son 2 yılda en çok prim yapan bölge sıralamasında Beylikdüzü’nü, Ataşehir’in izlediğini kaydederek, finans merkezi olması, kente yakınlığı ve gerçekleştirilen projelerle cazip hale gelen Ataşehir’in de yüzde 50’ye yakın oranda prim yaptığını anlattı.
Son 5 yıl göz önüne alındığında ise Kağıthane’nin en çok kazandıran bölge olduğuna dikkati çeken Aşa, “Merkeze yakın olan lokasyonlar, müthiş bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümü, şartlar, fiyatlar zorluyor. Kağıthane’de de olan bu. Kağıthane’ye yapılan tünel de bu bölgenin değer kazanmasında çok etkili oldu” diye konuştu.

‘Sektörü sıkıntılı bir süreç bekliyor’
Konut ve inşaat piyasası açısından sıkıntılı bir dönem beklediklerini savunan Aşa, şunları söyledi: “Sıkıntı, sektöre yansımış durumda. Satışlar oldukça düşük. Kiralık piyasası canlı olmasına karşın, satılığa talep yok. Kolay kolay ihtiyaç sahibi olmayan kişiler ev satamıyor. İnşaat firmaları da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ana lokasyonları dışarıda tutarsak, piyasa lüks konuta doydu.
Önümüzdeki dönemde, gerçek ihtiyaç sahiplerine yönelik, metrekaresi 2 bin lira civarında, aylık ödemesi de bin 500-2 bin lira aralığındaki projeler kazandırabilir.”

Nuhoğlu İnşaat’tan Altın Boynuz’a destek

Nuhoğlu İnşaat, “Haliç Çevre Koruma Projesi” kapsamında yürüttüğü çalışmalarını tamamladı. Nuhoğlu İnşaat, Haliç’e can verecek “Haliç Çevre Koruma Projesi” kapsamında, Osmanlı döneminin ilk mermer su kanalı olan “Çedvel-i Sim”e havuz, seyir kameriyeleri ve iki çağlayan inşa etti. Kâğıthane’de bulunan ve Nuhoğlu İnşaat tarafından aslına uygun şekilde tasarlanan seyir kameriyeleri halka açıldı. Haliç’e güzel bir çehre kazandıracak projenin su kanalında taş kaplama malzemesi kullanılırken, zemininde ise gece gümüş renginde parlamasını sağlayacak beyaz baskı beton tercih edildi.
Sadabat üzerindeki ilk su kanalı olan Çedvel-i Sim, 1722 yılında inşa edilmişti.

Best dergisinin fuarı ile ‘En iyi’ler İstanbul’da

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi’nde 8-11 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek BEST’12 Fuarı; bina elektrik, elektronik, mekanik ve kontrol sistemleri alanında birbirini tamamlayan tüm sektörleri aynı çatı altında bir araya getiriyor.

Bileşim Yayıncılık bünyesindeki BEST Dergisi’nin hayata geçireceği fuar; bina otomasyonu, güvenlik sistemleri, yangın güvenliği, iklimlendirme, aydınlatma sistemleri, ses/ışık ve görüntü sistemleri, veri iletişim sistemleri ve enerji sistemleri başlıklarından oluşacak.

Katılımcılar, fuar alanında kurulacak “Teknoloji Noktası”nda ise akıllı teknolojilerle donatılmış ev, ofis, otel ve avm’lerdeki tüm sistemleri birebir deneyerek akıllı binaları daha yakından tanıma fırsatına sahip olacak.

Kandilli’de ev fiyatları 1 milyon lirayı gördü

Ofton İnşaat tarafından hayata geçirilen Elysium Serene Kandilli’de konut fiyatları 740 bin liradan başlayarak 1 milyon 133 bin liraya kadar yükseliyor. 25 dönüm arsa üzerine kurulan Elysium Serene Kandilli’de konutların tamamı 3 oda 1 salon şeklinde tasarlandı. Konut büyüklüklerinin 113 ile 120 metrekare arasında değiştiği projenin 2013 yılının Eylül ayında teslim edilmesi planlanıyor. Bahçe katı daireleri ile dikkat çeken Elysium Serene Kandilli, toplamda 17 konuttan oluşuyor. Projede, açık ve kapalı yüzme havuzları, tenis kortu, fitness merkezi, pilates ve yoga salonları, buhar ve sauna odalarına yer veriliyor.
Elysium Serene Kandilli, Boğaziçi Köprüsü ve Kadıköy’e ise 9 kilometre mesafede yer alıyor.

Arıkan Yapı, villaları 2013’te teslim edecek

Arıkan Yapı projesi olan Park Village’ta satışlar devam ediyor. Büyükçekmece’de 312 bin metrekare arsa üzerine kurulan proje, 144 adet tek katlı villadan meydana geliyor. 7 farklı tipte konut bulunan projede, 270 bin metrekare yeşil alan olarak ayrılıyor.
Park Village’da her villaya özel 1 dönümlük bahçe bulunuyor. 350 metrekare villa satışlarının tamamlandığı Park Village’a 250 metrekare villaların fiyatları 600 bin dolar ile 950 bin dolar arasında değişiyor. Projede 300 metrekare villaların fiyatları ise 650 bin dolar olarak belirlendi. Park Village'ın teslimleri ise 2013 yılının Aralık ayında başlayacak.

34CHAMPİON
30-10-2012, 12:34
Varyap Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş, aHaber'de yayımlanan İş'te Hayat programına konuk oldu. Şelale Kadak'ın sorularını yanıtlayan Varlıbaş, yüksek katlı dairelerin ilgi gördüğünü belirterek "30'uncu kattan daire alan 50'nci katı soruyor" dedi

Haber'de yayımlanan ve Şelale Kadak'ın hazırlayıp sunduğu İş'te Hayat programının dün akşam konuk olan Varyap Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş, yüksek konut projelerine ilk başta karşı çıktığını ve şirketin CEO'su olan oğlu Erdinç Varlıbaş ile de zaman zaman tartıştığını belirtti ve "Ancak sonra gördüm ki insanlar 30'uncu kattan daire alıyor, 50'nci katta yok mu diye soruyor" dedi. Varlıbaş, Avrupa'nın en yüksek gökdelenlerinden birini Gap İnşaat ile birlikte Ataşehir'de İstanbul Metropol adıyla yapmaya başladıklarını ve bu projede yer alan binanın 250 metre yüksekliğe ulaşacağını söyledi. Varlıbaş'a göre, dünyada gayrimenkul piyasası olumlu sinyaller veriyor çünkü, gayrimenkulde dünyanın göstergesi sayılan ABD'de işleri iyiye gidiyor.

Ataşehir'de Avrupa'nın en yüksek binalarından birini yaptığınızı biliyoruz. Kaç metreden söz ediyoruz?
Ataşehir'de şu anda Varyap Meridian'de yaptığımız Grand Tower 210 metre. Türkiye'nin en yüksek binalarından biri. Yılbaşında teslim ediyoruz. Bir de GAP İnşaat ile beraber başladığımız İstanbul Metropol projemiz var. İşte bu gökdelen 250 metre olacak. Avrupa'nın en yüksek binalarından biri olacak, yaklaşık 80 katlı. Türkler de gökdelenlere alıştı sanıyorum. Yüksek katları tercih ediyorlar mı? Ben değil de CEO'muz olan oğlum Erdinç yüksek bina konseptinde çok ısrarlıydı. Ben insanlar buraya çıkar mı, satabilir miyiz diye endişeliydim. Aramızda tartıştık da ama o haklı çıktı. Gördüm ki yüksek kata daha çok talep var. İnsanlar 30'uncu kattan alıyor,50'inci katta yok mu diyor. Hakikaten yukarılara çıktıkça manzara çok değişiyor.
Mütekabiliyet Yasası'ndan memnun oldunuz mu?
Beklenen bir yasaydı. Türkiye'ye yatırım yapmak isteyip de yapamayan bir çok insan düşünülüyordu. Bu yasanın çıkmış olması bundan sonra gayrimenkul de Türkiye'nin potansiyelinin değerlendirilmesi yönünde çok büyük bir fayda sağlayacağını düşünüyorum.
Kapınızı çalıyorlar mı?
Artık yabancı y atırımcılar daha çok gelmeye başladılar. Daha çok soruyorlar. Yasanın bazı belirsizlikleri var. Giderilince, umuyorum yılbaşından sonra gayrimenkul sektörü çok daha fazla gelişecek.

34CHAMPİON
30-10-2012, 12:36
AA muhabirinin, Uluslararası Doğrudan Yatırım Verileri Bülteni'nden derlediği bilgilere göre, bu yılın 8 ayında net doğrudan uluslararası yatırım girişi (fiili giriş), 9 milyar 587 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.
DOĞRUDAN YATIRIMLAR GERİLEDİ
Uluslararası doğrudan yatırım girişleri kaleminde yer alan sermaye girişi 2012 yılının Ocak-Ağustos döneminde toplam 7 milyar 712 milyon dolara ulaştı.
Geçen yılın yılın aynı döneminde 10 milyar 509 milyon dolar olan uluslararası doğrudan yatırımlar (net), bu yılın aynı döneminde yüzde 8,8 azalarak 9 milyar 587 milyon dolara geriledi.
Uluslararası doğrudan sermaye de geçen yılın 8 ayında 9 milyar 91 milyon dolar iken yüzde söz konusu tutar 11,7 azalarak, bu yılın aynı döneminde 8 milyar 24 milyon dolar olarak hesaplandı.
DOĞRUDAN SERMAYE GİRİŞİ DE DÜŞTÜ
Uluslararası doğrudan sermaye girişi geçen yılın Ocak-Ağustos dönemine göre yüzde 29,3 düşerek 7 milyar 712 milyon dolar, sermaye çıkışı ise yüzde 92,2 gerileyerek 152 milyon dolar oldu.
Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde 124 milyon dolar olan uluslararası sermayeli firmaların yabancı ortaklarından aldıkları kredi miktarı, bu yılın aynı döneminde, yaklaşık 3 kat (yüzde 274,2) artarak 464 milyon dolara yükseldi.
GAYRİMENKUL ALIMI ARTTI
Yabancı sermayenin gayrimenkul alımı da aynı dönemler itibarıyla yüzde 10,2 artarken, geçen yıl 1 milyar 418 milyon dolar olan gayrimenkul alımı, bu yılın aynı döneminde 1 milyar 563 milyon dolara ulaştı.
2011-2012 Ocak-Ağustos dönemleri itibarıyla uluslararası doğrudan yatırım girişine ilişkin veriler (Milyon TL) şöyle:
2011 (Ocak-Ağustos) 2012(Ocak-Ağustos) Değişim (Yüzde)
Uluslararası Doğrudan Yatırımlar (Net) 10.509 9.587 -8,8
Uluslararası Doğrudan Sermaye 9.091 8.024 -11,7
Sermaye (Net) 8.967 7.560 -15,7
Giriş 10.910 7.712 -29,2
Çıkış -1.943 -152 -92,2
Diğer Sermaye* 124 464 274,2
Gayrimenkul 1.418 1.563 10,2


Kaynak : http://www.internethaber.com

34CHAMPİON
30-10-2012, 12:38
Esenler’de ilk adımı atılan Türkiye’nin kentsel dönüşüm serüveninde konutların yanında esnafa ne olacağı da en çok merak edilen konulardandı. Mahalle kültürünün vazgeçilmezi bakkal, terzi, manav, tamirhane tüm bu dönüşüm içinde kendine nasıl yer bulacaktı? Kendilerinin de sorunun cevabını bilmeden beklediği bu süreçte, yasaya göre esnaf kiracı ve işyeri sahibi olarak ayrılıyor.

Bu kapsamda genel olarak konutta yapılan uygulamalar esnafa da uyarlanıyor. Örneğin dönüşümde devletle anlaşan işyeri sahibine konuttaki uygulamaya benzer olarak geçici işyeri tahsisi, kira yardımı, başka bir gayrimenkul ya da kredi ve faiz desteği veriliyor. Ya da yasa, bunların yerini tutacak konut sertifikasına imkân sağlıyor. Yani işyeri sahibi esnaf kabul ederse dönüşüm sonucunda dükkân yerine benzer nitelikte konut alabiliyor.

Kiracı belirsiz
Ancak tabii ki tablonun tamamı bu kadar pembe değil. Çünkü konuttaki 3/2 anlaşma kuralı burada da geçerli, yani ortak iş yerlerinde anlaşma kotası sağlanamazsa yine ‘acele kamulaştırma’ kapıda. Ya da eğer kiracıysanız durumunuz henüz belli değil. Şu anda bu kısım belirtilmemiş olsa da gelecek süreçte Bakanlar Kurulu ne derse o.

Bir de tabii 30-40 yıldır aynı mahallede esnaf olan bakkal amcanın tamamlanmış bir kentsel dönüşüm projesinde AVM bölümü içinde kendisine verilecek dükkâna nasıl adapte olacağı gerçeği var ki, tahmin edersiniz bu kısım hiç anılmamış.

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, kentsel dönüşümde yasanın beşinci maddesine göre, ticari alanlar için geçici işyeri tahsisi yapıldığını belirterek, “Ancak ‘yapılabilir’ diyor, yükümlülük yok” diyor. Yasada ticari alanların 4 çeşit gruba ayrıldığını belirten Öngören’e göre bunlar; devletle anlaşan işyeri sahipleri ve kiracılar ile devletle anlaşmayan işyeri sahibi ve kiracılar.

Öngören, esnaf için de maliklerin anlaşamama durumunda ‘acele kamulaştırma’ya dikkat çekiyor. Esenler bölgesindeki esnaf da kara kara işyerlerinin neye dönüşeceğini bekliyor. Belediye Başkanı’nın dönüşümdeki esnafa yeni projeden yer vereceklerini söylemesine rağmen, esnaf kendilerine herhangi bir bilgi gelmediğini söylüyor.

34CHAMPİON
30-10-2012, 12:41
ÜMRANİYE'DE EVİ OLAN YAŞADI...

Yenileme işlemleri tam gaz devam eden ilçede işin sırrı ise ‘planlı hareket ve küçük parsellerin birleştirilmesi’ olarak özetleniyor.

Son 10 yılda 6-7 bin binanın yıkılıp yerine yenilerinin yapıldığı ve yeni yapılan inşaatlarla 25-30 bin dairenin yenilendiği İstanbul Ümraniye'de kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandı. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, 50 bini işyeri olmak üzere toplam 250 bin bağımsız bölümün bulunduğu ilçede son 8 yılda 22 milyon metrekare inşaat ruhsatı verdiklerini söyledi.Göreve geldikleri andan itibaren halkla birlikte hareket edip halkı bilinçlendirme toplantıları yaptıklarını kaydeden Hasan Can, kenti yenilemek için küçük metrekareli arazileri birleştirdiklerini ve daha büyük parsellerde yenileme yaptıklarını söyledi.

Halkın elindeki küçük arsaların ve evlerin birleşerek sitelere ve geniş yaşamalanlarına dönüşmesi sonucunda ilçede emlak değerleri kendiliğinden artmaya başladı. İmar planlarının 2004 yılında Büyükşehir'den çıktığına dikkat çeken Hasan Can, " Biz imar planlarını revize ettik. Revize ederken de plan notları koydurduk.
Plan notları işe yaradı

Notlardan 1 tanesi 1/1000'lik plan yapılana kadar geçen zamanı değerlendirmek için kademeli imar ve parsel birleşimi oldu. Bu sayede ilçeyi yenilemeye başladık. Bir parsel tek başına daha az değerliyken vatandaş elindekileri birleştirdi ve daha büyük parselde daha çok kazanç elde etti. Arsaları birleştirerek yaptığımız yenilemede yüzde 30 imar artışları sağladık. Bu sistemde biz de belediye olarak kazançlı çıktık. Çünkü proje yapacak olan kişiler bölgenin ihtiyacı olan parkını okulunu ve camisini de yaptı" dedi.

Deprem riski bulunmuyor

Olası İstanbul depreminde bina stokunun güçlendirilmesinin yanı sıra fay hattından uzak bir bölge olmasından dolayı çok büyük bir yıkımbeklemediklerini belirten Can, "Bölgede Sur Yapı, Sinpaş gibi büyük firmaların yatırımları var. Biz kaçak inşaatı durdurduk. Depreme karşı dayanıksız fazla konut stokumuz kalmadı" dedi.

50 bin kişiye iş imkanı

İstanbul Finans Merkezi, 800 bin metrekare alana kurulacak. Finans Merkezi'nde 3 bin kişilik kongre ve kültür sarayı, kütüphane, oteller, okul, cami, kreş, sağlıkmerkezi, itfaiye, karakol gibi destek ve hizmet birimleri yer alacak. 50 bin kişiye istihdam sağlanacak, 25 bin kişilik ziyaretçi kapasitesi ve 11 bin kişilik yaşayan nüfusuyla 7-24 saat canlı birmerkez olacak.Merkezin inşaatının 3 buçuk yıl sürmesi planlanıyor.

13 bin bina yenilenecek

1000 hektarı 2B olmak üzere toplam 4 bin 500 hektar alan üzerine konumlanan Ümraniye ilçesinde şimdi sıra 13 bin bağımsız bölümün yenilenmesine geldi. Ancak bu 13 bin bağımsız bölüm 2B sınırları içerisinde yer alıyor. Bu yüzden öncelikle buralarda 2B arazilerinin hak sahiplerine tapulu geçişi beklenecek. Herkes tapusunu aldıktan sonra İnkılap ve Kazım Karabekir mahallelerinde de dönüşüm, arazilerin birleştirilmesi ile birlikte başlayacak.

İlçede rezerv alan sınırlı

İlçede rezerv alan olarak belirlenecek yerin yok denecek kadar az olduğunu belirten Hasan Can, 2B arazileri içinde görülen boş yerlerin de orman alanı olarak göründüğünü söyledi. İlçe sınırları içerisinde tek boş alanın Finans Merkezi sınırları içinde bulunan araziler olduğunu kaydeden Hasan Can, "Buranın da imar yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na ait. Finans Merkezi'nin 6'da 1'i Ataşehir, 6'da 5'i Ümraniye Belediyesi sınırları içinde. Bakanlık burada 50-100 dönüm arazi üzerinde 2 emsalle 200 binmetrekare inşaat alanı izni verse buraya da yaklaşık 2 bin sosyal konut yapılabilir. Ama Bakanlığın bu konudaki kararını hep birlikte görmek gerekiyor" dedi.

Toprağa maden döşeyen başkan

Bir vatandaşın 700 metrekare arsasını 2004'te 100 bin liraya satamadığını, kendilerinin göreve geldikten 3 yıl sonra ise bu vatandaşın belediyeye geldiğini belirten Başkan Hasan Can şöyle konuştu: “Sizden şikayetçiyim başkanım diye geldi. Ben de şikayetinin ne olduğunu sordum. 2004 yılında 100 bin liraya satamadığı arsasına 1 milyon 250 bin dolar teklif aldığını söyledi. Emlakçılar ise 1 milyon 500 bin dolardan aşağıya verme deyince soluğu belediyede aldığını kaydetti ve bana ‘Başkanım siz bizim toprakların altına maden mi döşediniz’ diye sordu. Burada güzel şeyler yapınca herkesin bundan kârlı çıkacağını Ümraniyeliler biliyor. Bu da beni mutlu ediyor."

34CHAMPİON
31-10-2012, 11:18
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, üçüncü havaalanının kuzeyde Terkos Gölü'ne yakın alan içerisinde düşünüldüğünü açıkladı.

stanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Kağıthane Belediyesi'nde düzenlediği basın toplantısında İstanbul'da yapılması planlanan üçüncü havaalanıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Topbaş, ''Sayın Başbakanımızın talimatıyla kuzeyde, gelecekte yılda 150 milyon yolcu kapasiteli 5 pist veya 6 pist gerekirse geliştirebilme imkanı olan, ilk etapta 100 milyon yolcu taşıyacak havaalanının startı veriliyor. Zannediyorum bu yıl içerisinde ihalesi de yapılabilir'' dedi.

Yeni havaalanının yeri
Topbaş, bir gazetecinin ''Havaalanının yeri tam olarak belli mi'' sorusuna ise ''Yeri kuzeyde Terkos Gölü'ne yakın alanlar içerisinde. Orada düşünülmekte'' yanıtını verdi.

Başka bir gazetecinin uzmanların yer konusundaki eleştirilerine ilişkin sorusu üzerine Topbaş, şöyle konuştu:
''Haritalara bakılırsa o görünen nokta, maden ocakları diye bildiğimiz, tamamen bir savaş alanına dönmüş, yeşil alanı olmayan, geçmişte makilik olarak bildiğimiz yer. Ay yüzeyine benzeyen bozuk bir alan bahsedilen yer. Orası orman alanı değil. Oradan hızlı bir erişim, bir metro ile kent merkezine eriştirilecek bir çalışma var. O bölge denize inme imkanı veriyor. Genelde havaalanları deniz inişi dikkate alınarak yapılmakta.''

34CHAMPİON
01-11-2012, 10:08
İstanbul metroyu sevdi... Mevcut metro hatlarının üzerine Avrupa ve Anadolu yakasında yedi hattan oluşan 94 kilometre uzunluğunda yeni raylı sistem eklenecek

İstanbul'un gelecekteki yeni raylı sistem güzergâhlarının belirlenmesi için çalışma başlatıldı. Kartal-Kadıköy metro hattının açılması ile 102.7 kilometreye çıkan şehrin raylı sistem hatlarına yenileri eklenecek. Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 94 kilometrelik, 7 ayrı yeni raylı sistem hattı yapılacak. Güzergâh üzerindeki gayrimenkullerde oluşacak değer artışlarının, kamuya aktarılması için de çalışma yapılacak.

İHALESİ YAPILDI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi 15 Ekim tarihinde, "İstanbul Kent Genelinde Raylı Sistem Hatları Etüt Proje Hizmetleri" ihalesini yaptı. İhale kapsamında İstanbul'a yapılacak yeni metro hatlarının güzergâhları ve fizibilite raporları hazırlanacak. Buna göre, 94 kilometrelik 7 ayrı güzergâhta metro hattı inşa edilecek. Yeni güzergâh analizleri, İstanbul Metropolitan Alanı Entegre Kentsel Ulaşım Planı çerçevesinde belirlenerek, yaklaşık 94 kilometrelik raylı sistem hattının entegrasyon, standardizasyon ve depobakım alanlarının optimizasyonları gözetilecek. Belirlenen güzergâh üzerinde çalışması başlanacak etütlerin, 730 iş gününde tamamlanması öngörülüyor.

RANT ÖNLENECEK
İhale şartnamesinde yer alan maddelere göre güzergâhlarda oluşacak emlak değer artışları önceden hesaplanacak. İhale şartnamesine göre raylı sistem güzergâhlar boyunca oluşacak değer artışları hesaplanacak ve bu değer artışının kamuya dönüşü için gerekli yasal, bürokratik ve teknik süreçler tanımlanacak. Raylı sistem yatırımlarının yatırım finansmanı için bu değer artışlarının nasıl ve ne kadarının kamuya aktarımı sağlanabileceği belirlenecek

İŞTE YENİ HATLAR:
Başakşehir-Kayabaşı Raylı Sistem Hattı.
Habibler-Tepeüstü Raylı Sistem Hattı.
Halkalı-Arnavutköy Raylı Sistem Hattı.
Göztepe-Finanskent-Ümraniye Raylı Sistem Hattı.
Kayabaşı Raylı Sistem Hattı.
Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli- SBGH Raylı Sistem Hattı.
Kadıköy-Ataşehir-Ümraniye-Sancaktepe- Sultanbeyli Raylı Sistem.

34CHAMPİON
01-11-2012, 20:23
ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA AKDİ

a) Açıklama ve İstenen Belgeler
Bir taşınmaz malın mülkiyetinin devri karşılığında bir kimsenin diğer birini ölünceye kadar bakıp görüp gözetmeyi taahhüt etmesidir (BK.511). Ölünceye kadar bakma akdi tapu sicil müdürlüğünde resmi senet şeklinde yapılabilir. Bunun yanında uygulamada sıkça rastlanmamakla beraber noterde ve sulh hakimi huzurunda da yapılabilir. Noter veya sulh hakimi huzurunda yapılmış ise tapu sicil müdürlüğünde tekrar resmi senet düzenlemeye gerek yoktur. Akitsiz işlemler bölümünde izah edildiği üzere tescil istem belgesi düzenlenir. Akdin konusu olan taşınmaz malın mutlaka kendisine bakılacak olana ait olması gerekmez. Üçüncü bir kimseye de ait olabilir. Bu halde resmi senede onun da imzasının alınması şarttır. Ana baba ile çocuklar arasında hatta karı koca arasında bu akdin düzenlenmesinde her hangi bir sakınca yoktur.

Tüzel kişilerde bakım borçlusu olabilir. Ancak tüzel kişilerin bakım alacaklısı olması mümkün değildir. Zira buradaki ölünceye kadar bakıp beslemekten kanunun kastettiği husus, insanlara özgü ihtiyaçlardır. Bu nedenle hayvanların da bakım alacaklısı olması mümkün değildir. Yani bir ata ölünceye kadar bakmak kaydıyla bir kimseye bir gayrimenkul verilirse bu ölünceye kadar bakma akdi değil mükellefiyetli bağış kabul edilir. Ölünceye kadar bakma akdinde taşınmaz malını temlik edenin kanuni ipotek tesis etme hakkı vardır. Bu kanuni ipotek Ö.K.B. resmi senedinin içerisinde yazılabileceği gibi bu resmi senet tarihinden itibaren üç ay içinde tek taraflı bir istemle de tesis edilebilir. Kanuni ipotek karşı tarafın kabul edeceği taşınmaz değeri üzerinden, kabul etmezse mahkemece tayin edilecek bedel üzerinden tesis edilebilir. Ancak bakım alacaklısı resmi senette yazılı taşınmazın harca esas değeri üzerinden kanuni ipotek tesisini isterse karşı tarafın iznine veya mahkeme kararına gerek yoktur. Ölünceye kadar bakma akdine istinaden edinilen taşınmaz malın başkalarına devrinde bir sakınca yoktur.
Bakım borçlusunun bakım alacaklısına sözleşmede belirlenen şekil ve surette bakmaması halinde bakım alacaklısı mahkemeye müracaat ederek verdiği taşınmazını geri alabilir. Bu yöndeki kesinleşmiş mahkeme kararının tapuda infazı için Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13.c pozisyonu uyarınca tashih harcı alınması gerekir. Ölünceye kadar bakma akdi yapılabilmesi için aşağıdaki belgeler istenir.
aa) Akit Tapu Sicil Müdürlüğünde Yapılacaksa;
1.Temlik edilecek taşınmaz malın varsa tapu senedi, yoksa taşınmaz malın ada ve parsel numarasını belirtir belge veya malikinin sözlü beyanı,
2.Bakım alacaklısı, bakım borçlusu veya yetkili temsilcilerinin fotoğraflı nüfus cüzdanları veya pasaportları,
3.Bakım alacaklısının bir, bakım borçlusunun iki adet son altı ay içinde çekilmiş 6 x 4 cm. büyüklüğünde vesikalık fotoğrafları.
4.Tarafların vergi kimlik numaralarını gösterir vergi dairesinden alınmış belge.
5. Tarafların T.C. Kimlik Numaraları
bb) Akit Noter veya Sulh Hakimliğinde Yapılmış İse;
1.Kanuni şekline uygun olarak düzenlenmiş sözleşmenin aslı veya onaylı örneği,
2.Sözleşmede bakım borçlusuna, taşınmaz malın adına tescilini isteme yetkisi verilmişse, borçlunun yazılı istemi yeterlidir. Sözleşmede bu yetki verilmemişse tescil için bakım alacaklısının (taşınmazı temlik edenin) istemi veya mahkeme kararı,
3.Bakım borçlusunun bir adet son altı ay içinde çekilmiş 6x4 cm. büyüklüğünde vesikalık fotoğrafı.
4.İstemde bulunanın vergi kimlik numarasını gösterir vergi dairesinden alınmış belge.
5. Tarafların T.C. Kimlik Numaraları

34CHAMPİON
01-11-2012, 20:24
T R A M P A
a) Açıklama ve İstenen Belgeler
Trampa, bir malın başka bir malla değiştirilmesidir (BK.232). Değiştirilecek mallar taşınır veya taşınmaz mal olabilir. Trampada değiştirilecek malların değerlerinin birbirine eşit olması şart değildir. Değerler arasında eşitlik olmadığı takdirde, aradaki fark bir miktar para ödenerek denklik sağlanabilir. Tapu sicil müdürlüğünün trampada değerleri eşitlemek konusunda bir müdahale yetkisi yoktur. Değerlerin eşit olmadığından bahisle akdi yapmaktan kaçınması da mümkün değildir. Değer eşitliği için ödenecek bir bedel işlem sırasında peşin ödenmeyecekse, ileride ödenecekse bunun için kanuni ipotek tesis edilebilir. Farklı il ve ilçelerde bulunan taşınmaz malların trampa yapılması mümkündür. Bu halde trampa istemi taşınmazların bulunduğu il veya ilçelerden herhangi birinde yapılabilir. İstemin yapıldığı tapu sicil müdürlüğünce, diğer ilçe tapu sicil müdürlüğünden kayıt örneği ve yetki istenerek işlem sonuçlandırılır ve kendisinden yetki istenen müdürlüğe işlemin hukuki dayanağını teşkil eden belgelerin ve resmi senedin tasdikli birer örneği bir yazı ekinde gönderilir. Bu yazıyı alan müdürlük tarafından yazı yevmiyeye alınarak gerekli tescil işlemi yapılır (TST.36, TKGM. Gn. 1491).
Taşınmaz mallarla, araba, silah, at gibi taşınır malların da trampası mümkündür. Trampanın kamulaştırma suretiyle yapılması da mümkündür. Trampa işlemi için tapu sicil müdürlüğünce aşağıdaki belgeler istenir.
1.Trampası yapılacak taşınmaz mallara ait varsa tapu senedi, yoksa taşınmaz malın ada ve parsel numarasını belirtir belge veya maliklerin sözlü beyanı,
2.Trampa yapacak maliklerin veya yetkili temsilcilerinin fotoğraflı nüfus cüzdanları veya pasaportları,
3.Trampa yapanların son altı ay içinde çekilmiş 6 x 4 cm. büyüklüğünde vesikalık fotoğrafları,
4.Akitte taraflardan biri veya ikisi kanuni temsilci (vekil, vasi, kayyım) ile temsil edilecek ise, ayrıca temsile ilişkin belge
5. Tarafların vergi kimlik numaralarını gösterir vergi dairesinden alınmış belge.
6. Tarafların T.C. Kimlik Numaraları

34CHAMPİON
01-11-2012, 20:32
Eş muvakatnamesi tapuya ortak olma hakkı verir mi?

merhaba,
biz bu soruyu eşimle beraber soruyoruz. ev için şuan bankadan kredi çekiyoruz. ben şuan çalışmadığım için kredi eşimin adına çekiliyor. eşim evin tapusunun ikimizin üzerine olmasını istiyor. kredi vadesi boyunca ev bankaya ipotekli olacağından ve kredi borçlusu da eşim olacağından, tapu sadece eşimin üzerine mi olmak zorundadır? bankaya
sorduğumuzda bilgileri olmadığını ve bunu avukatların bileceğini söylediler. benim kredi için imzalamış olduğum eş muvafakatnamesi, bana tapuya ortak olma hakkı verirmi? konu hakkında bilgi vermenizi rica ederim. saygılarımızla...

Sayın Katılımcı,

Bankaların ev kredisi çekilirken sizden aldığı muvafakatname, eve ortak malik olma hakkı vermez.

Ev evlilik birliği içinde karşılığı verilerek alındığı için evin yarı değeri üzerinde tasfiya payı alacağınız olacaktır.

Tapunun iki kişi adına olabilmesi için, kredinin iki asıl borçlusu yani ödeyeni bulunması gerekir. Asıl borçlu kim ise, evin maliki olacaktır ve banka yine her iki halde de ev üzerinde ipotek tesis edecektir.

Saygılarımızla,

34CHAMPİON
01-11-2012, 20:36
Satın alacağım evin tapusu hacizli. Kredi kullanabilir miyim?

Tapu üzerinde herhangi bir takyidat (haciz, ipotek, yıkım kararı, intifa hakkı vb. şerhler) olması halinde takyidatlar kaldırılmadan kredi kullandırılamaz.

34CHAMPİON
01-11-2012, 20:38
Gelir Vergisi
Gayrimenkulün satışı sırasında bir değer artışı gerçekleşiyorsa, elde edilen kazanç 'değer artış kazancı' olarak değerlendirilir ve gelir vergisine tabi tutulur. Gelir vergisine tabi olan değer artışı, tapuda belirtilmiş olan değer üzerinden hesaplanmaktadır. Eğer konut, satın alındıktan 5 yıl sonra satılırsa "Değer Artış Kazancı" vergisinden muaftır.

34CHAMPİON
02-11-2012, 09:21
Değişken faizli kredinin özellikleri nelerdir ?

Kredi vadeniz boyunca faiz oranlarının bugünkünden daha fazla düşeceğine inanıyorsanız değişken faizli kredi size uygundur. Değişken faizde en önemli özellik azami oranın başlangıçta sözleşmede belirlenmesidir. Bankanız size mevcut ve azami oran üzerinden hazırlanmış 2 adet ödeme planı verecektir. Faiz oranları düştüğünde taksitleriniz düşecek, faiz oranlarının yükselmesi durumunda ise taksit tutarları en fazla sözleşmede belirlenen azami orana kadar yükselebilecektir.

Değişken faizli kredide faiz riski var mıdır ?

Değişken faizli kredi uygulamasında Bankaların kullanacakları baz faiz endeksleri Merkez Bankası tarafından belirlenmektedir. Konut kredisi faiz oranı da belirlenen endeks faiz üzerine Bankaların ekleyeceği kar marjları ile oluşturulmaktadır.
Değişken faizli kredinin işleyişinde, kullanılacak endeks, kar marjları ve belirlenen fiyat başlangıçta yapılan sözleşmede belirtilmektedir. Ayrıca azami oran da yine sözleşmede belirtilmektedir. Dolayısı ile faizler yükseldiğinde taksit tutarları başlangıçta sözleşmede belirtilen azami orana kadar yükseltilebilecektir. Böylece, azami oran sizin riskinizi kontrol altında tutmanızı sağlayacaktır.

34CHAMPİON
02-11-2012, 23:06
İstanbul'un bu ilçesinde emlak fiyatları yüzde yüz oranında arttı.

İstanbul Emlak Komisyoncuları ve Danışmanları Odası 2. Başkanı Nizameddin Aşa, emlak piyasasında, son 2 yılda en çok kazandıran bölgenin, ulaşım imkanlarının artması nedeniyle, Beylikdüzü olduğunu belirtti.

Aşa, yaptığı açıklamada, ulaşım imkanlarının İstanbullular'ın emlak alırken ya da kiralarken, göz önünde bulundurdukları önemli bir kriter olduğunu kaydetti. "Metrobüs hattı gelecek", "Metrobüs yapıldı, yapılıyor" söylentileriyle, Beylikdüzü'nde emlak fiyatlarında büyük artış gözlendiğini ifade eden Aşa, şöyle konuştu:

"İki yıl önceye kadar Beylikdüzü, hem satılık hem de kiralık bakımından çok uygun bir bölgeydi. Şehir içinde bin 500, 2 bin liraya kiralayabileceğiniz bir evi 800-900'e bulabiliyordunuz. Fiyat düşüktü ama ulaşım sıkıntılıydı. 'Metrobüs hattı gelecek' söylentileriyle, fiyatlar artmaya başladı. İstanbul'da son 2 yıl baz alındığında en fazla prim yapan bölge, Beylikdüzü oldu. Emlak fiyatları, yüzde 100'e yakın oranda arttı, diyebilirim. Ancak Beylikdüzü'nün de her bölgesi aynı oranda değer kazanmadı. E-5'e yakın yerleri prim yaptı. Kuzeye doğru gittiğinizde fiyatlarda yükseliş yok, hatta bazı iskontolar söz konusu oldu."

"Beylikdüzü'nü Ataşehir izledi"

Nizamettin Aşa, son 2 yılda en çok prim yapan bölge sıralamasında Beylikdüzü'nü, Ataşehir'in izlediğini kaydederek, finans merkezi olması, kente yakınlığı ve gerçekleştirilen projelerle cazip hale gelen Ataşehir'in de yüzde 50'ye yakın oranda prim yaptığını anlattı.

Son 5 yıl göz önüne alındığında ise Kağıthane'nin en çok kazandıran bölge olduğuna dikkati çeken Aşa, "Merkeze yakın olan lokasyonlar, müthiş bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümü, şartlar, fiyatlar zorluyor. Kağıthane'de de olan bu. Kağıthane'ye yapılan tünel de bu bölgenin değer kazanmasında çok etkili oldu. Son 5 yılda en çok kazandıran bölge, Kağıthane oldu" diye konuştu.

"Konuk sektörünü sıkıntılı bir süreç bekliyor"

Konut ve inşaat piyasası açısından sıkıntılı bir dönem beklediklerini savunan Aşa, "Sıkıntı, sektöre yansımış durumda. Satışlar oldukça düşük. Kiralık piyasası canlı olmasına karşın, satılığa talep yok. Kolay kolay ihtiyaç sahibi olmayan kişiler ev satamıyor. İnşaat firmaları da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ana lokasyonları dışarıda tutarsak, piyasa lüks konuta doydu. Önümüzdeki dönemde, gerçek ihtiyaç sahiplerine yönelik, metrekaresi 2 bin lira civarında, aylık ödemesi de bin 500-2 bin lira aralığındaki projeler kazandırabilir" şeklinde konuştu.

34CHAMPİON
02-11-2012, 23:09
Türkiye ekonomisi ya bu konut stokunu daha fazla taşıyamazsa?
İnşaat sektörü için “ekonominin lokomotifidir” derler.
Doğrudur.

Burada sayı vermeye de hepsini saymaya da gerek yok; bir inşaatın bünyesine giren yüzlerce malzemeden başlayın, boş bir evi içinde yaşanabilir hale getirmek istediğiniz zaman size gerekli olabilecek her türlü ev eşyasına kadar sayın sayabildiğiniz kadar…

Dolayısıyla; bir ülkede inşaat sektörü büyüdükçe ekonominin canlılığı da artar.
Sektöre girdi sağlayan üreticilerin yüzü güler, malzeme ve eşya satıcılarının yüzü güler, bu işlerde çalışanların yüzü güler; velhasıl herkese ve her şeye bir canlılık gelir.
Hatta hükümete bile.

Buraya kadar söylenenlere katılıyorsanız, şimdi bundan sonra söyleneceklere de bir o kadar katılmanız gerekir.

Malum; Nasreddin Hoca adama “Muhterem, kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun?” demiş ya, işte o hesap.
İşin bir de ters tarafı var.

Evet, inşaat sektörü bir ekonominin lokomotifidir de; o lokomotif ileri gittiğinde ortaya çıkan yararların hepsi, lokomotifin durması halinde durur; lokomotif geri geri gitmeye başlarsa bu sefer de geri geri gider.
Yapalım o zaman; madem bu inşaatçılık bu kadar yararlı, donatalım dağı taşı.
Yetmedi,” göğe doğru yükseltelim şehirleri” desek olur mu?
Acaba bu işin bir sınırı var mı?
Tabii ki var.

Belki, “Yok canım ben hangi projeyi istesem oluyor” “yok yok onu da beğenmedim, daha daha büyüğünü, daha daha yükseğini yapacağım” dersiniz belki de; hesabınız daha ilerisine gitmiyorsa önce yaptıklarınız elinizda kalır, sonra da siz o yaptıklarınızın altında.
Saadet zinciri bir yere kadardır.

Hatırlarsınız, hani bir Kastelli olayı vardı ya… hani o en muhteşem büyüklüğüne erdiği günlerde kendini bu işten sıyırmak isteyen zamanın Maliye Bakanı “Vatandaş kumar oynamıştır” deyince bütün “sistem” çökmüş, o yaz millet parasızlıktan yazlıklarına bile gidemez olmuştu.
*

Konut üretiminin sürmesinin koşulu –eğer bunların alıcısı devlet değilse- vatandaşın bunları satın alma arzusu ve imkanına bağlıdır.
Arzusu olmazsa almaz.
Arzusu olmasına rağmen parası ya da kredisi olmazsa bu sefer de “alamaz”.

Bizim gibi altını yastık altında, işinin yarısı kayıt dışı olan ülkelerde yapılan istatistikler memlekette üretilen konut sayısı ile tüketilen yani satın alınan konut sayısını sağlıklı olarak gösteremediği, gösterilenler de biraz “göstermelik” kaldığı için bu işin tam bir hesabını yapmak kolay değil ama, durum göstermektedir ki bu ekonomide konut satışı konut üretiminin “bir hayli” arkasında kalmıştır.

Yani müteahhitlerimiz şu günlerde “stoka çalışmaktadırlar”.
“İyi ama ne kendileri, ne gazeteler ve ne de televizyon hiç de öyle söylemiyor” diyebilirsiniz.
Kendileri niye söylesinler; “satamıyoruz, elimizde kaldı” mı desinler?

Gazeteler, televizyonlar?
Niye desinler; bir yandan “konut stokları artıyor” deyip bir yandan sektörden yeni projelerin reklamını almak mümkün mü?
“Ama projeler ardı ardına…”
Bilenler bilir; bu işlerde her yeni proje bir öncekinin imdadına yetişir.
*

Daha çok ekonominin pembe haberlerine yer veren ve sade vatandaştan çok işadamlarımızın okuduğu bir gazetemiz geçenlerde bir meslek kuruluşunun verilerine dayanarak 12 Eylül 2012 günü şu başlığı attı:

“Konutta stok milyona dayandı”
Oturup hesaplayın; ortalama tanesi 100.000 dolardan bir milyon stok konutun değeri tam 100 milyar dolardır. Bu da tamamı 800 milyar olan milli gelirimizin sekizde biri gibi bir büyüklük.
Buna can dayanır mı?

Nitekim Sayın Başbakan 29 Eylül 2012 günü bir televizyonumuza verdiği demeçte aynen şunları söyledi:

“….Bir defa bazı bizim inşaat firmaları var ki ne yazık bunlar finansman yönetimini hiç bilmiyor.
Bankalarla iş yapıyorlar.
Bankalar vicdansız, gelir seni gırtlaklar, hiç acıması yok.
Yani orada incik büncük yazılmış sözleşme seni aldatmasın.
Orada neler var neler.
Orada ‘bir ay içinde ödeme yapacaksın’ diyor.
Bu sefer müteahhit firma sıkışıyor.
Geliyorlar bize: ‘Biz ne yapacağız?’
‘Diyoruz, kusura bakmayın yapacak bir şeyimiz yok.’
Bunların içinde büyükler de var.
Çalışırken öz sermayeleriyle çalışmıyor büyük kısmı.

Hep krediyle çalışma noktasına geliyorlar.
Bankalar da bakıyorsunuz belli bir yere kadar bu krediyi veriyor, bakıyorlar ki sinyaller kırmızı bu sefer hemen geri çekiyorlar.
Ama geneli itibariyle böyle mi?
Hayır, ona katılmıyorum.
Gayrimenkul Türkiye için yine en önemli sektörlerden birisidir…”



alıntı : BÜLENT SOYLAN

34CHAMPİON
02-11-2012, 23:14
Bir değişik yorum...


Faiz düşüşü ile satışlar canlandı ancak maketten satış düzenlemesinin bu olumlu havayı bozmasından korkuluyor.
Leyla İLHAN

İSTANBUL - Yaz mevsimi ve Merkez Bankası'nın ekonomiyi soğutma önlemlerinden fazlasıyla etkilenen konut satışları yeniden canlanmaya başladı. Ramazan'dan itibaren kendini hissettiren canlanma ile sektörün son çeyreği yüzde 2-3'lük büyüme ile kapatacağı öngörülüyor. Konutçuların yüzünü güldüren en önemli gelişme ise konut kredisi faiz oranlarının yeniden yüzde 1'in altına inmesi oldu.

Faizde düşüş ve birçok projenin bu dönemde satışa çıkması satışların yeniden artış trendine girmesini sağlarken, sektör temsilcileri bu artışları yüksek olmasa da ivmenin yukarı doğru çıkması olarak yorumladı. Ancak satışların artış trendinde kalması için sektörün önündeki maketten satış, KDV oranları gibi düzenlemelere dikkat çeken sektör temsilcileri, Suriye konusundaki gelişmelerin de önemli olduğunun altını çizdi.



Canlanma işaretlerine rağmen halihazırda sektörde büyük bir hareketlilik bulunmadığını aktaran Varyap Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş, "Ancak sürecin iyiye gitmeye başladığı bir dönem içindeyiz. Ramazan Bayramı'ndan bu yana çok büyük olmasa da artışlar olmaya başladı" diye konuştu.

Mütekabiliyet yasasından sonra Türkiye'ye bakışın daha farklı olmaya başlayacağını aktaran Varlıbaş, "Türkiye'den gayrimenkul almak kolaylaşınca yatırımcının bakış açısı daha farklı olmaya başlayacak. Artık Türkiye, Körfez, Asya ve Rusya gibi ülkelerin yatırımcının gözü olduğu bir ülke haline geliyor. Bu çok sevindirici bir durum ve gayrimenkul sektörü için olumlu bir işarettir. Ayrıca Körfez ülkelerindeki paranın sığınağının ekonomin sağlam ve iyi olmasından dolayı yine Türkiye olması da bir fırsattır. Eğer Türkiye'nin kredi notu bir puan daha yukarı çıkarılırsa bu işimizi daha da kolaylaştıracak" dedi.

Ancak Suriye'de olayların son derece önemli olduğunu kaydeden Varlıbaş şöyle konuştu: "Suriye'deki olaylar Türkiye'deki gayrimenkul sektörünü stratejik derece etkileyecektir. Eğer o kriz iyi bir şekilde aşılırsa Türkiye bundan fayda görür. Ama savaş ihtimali olursa da Türkiye ekonomisi ve gayrimenkul bundan büyük bir zarar görür. Tek olumsuzluk Suriye ile ilgili görünüyor. Bunun dışında Türkiye gayrimenkul sektörünün 2013 yılında iyi gideceğini düşünüyoruz."

Kentsel dönüşümden dolayı Türkiye'de büyük bir inşaat atağı başlayacağını aktaran Varlıbaş, bunun da inşaat sektörünü canlandıracağını belirtti.

34CHAMPİON
02-11-2012, 23:16
Taksim'i Yayalaştırma Projesi gayrimenkul fiyatlarını uçuracak. Projeye ilk kazmanın vurulmasıyla 3 yıldır 50 milyon dolara satılamayan bir otele 200 milyon dolarlık teklif geldi.

Taksim'i yayalaştırma projesi için ilk kazmanın vurulmasıyla gayrimenkul yatırımcıları harekete geçti. Taksim'de 100 bin metrekarelik araçlardan arındırılmış bir meydan yaratacak dev proje bölgedeki ticari bina ve konut fiyatlarını astronomik ölçüde artırdı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin, geçen yıl eylül ayında kabul ettiği projeyle Taksim'de trafiğin tamamen yer altına alınacak olması özellikle otel, mağaza gibi gayrimenkullerin yıldızını parlattı. Bu durumu bir otel sahibinin yaşadığı astronomik teklif de teyit etti. Taksim Meydanı'nda 2-3 yıl önce otelini 50 milyon dolara satışa çıkaran ancak bir türlü alıcı bulamayan işadamı, Yayalaştırma Projesi'nin daha adı duyulur duyulmaz kurumsal bir yatırımcının 200 milyon dolarlık teklifine bile 'hayır' dedi.

Sabah'tan İbrahim Acar'ın haberine göre; İşadamının sadece yayalaştırma değil, Tarlabaşı Dönüşüm ve Karaköy'deki Galataport projesini de dikkate alarak elindeki malın değerinin daha da artacağı beklentisinde olduğu belirtildi. Uzmanlar da, bu üç projenin Taksim'e 'olağanüstü' değer katacağını vurguluyor.

Projenin gündeme gelmesi ile birlikte, Cihangir'de 40 metrekare büyüklüğündeki evler 200-250 bin liraya satılırken, bölgede iki aydır da satılık ev bulunamıyor. Öte taraftan Taksim'i yayalaştırma Projesi, İstiklal ve Sıraselviler Caddesi'ndeki kira fiyatlarına da yansıdı. İstiklal Caddesi'nde 30 metrekarelik bir mağazanın kirası 35 bin dolara çıkarken, hava paralarında da artış gözlendi.

34CHAMPİON
04-11-2012, 09:34
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak, satılabilir durumdaki konut sayısı ile satılan konut sayısı arasındaki uçurumun büyüdüğünü, bunun sektörün önündeki en büyük sıkıntı olduğunu söyledi.

Yurtdışında ve yurtiçinde Türkiye'yi temsil eden, 96 ülkede toplam 226 milyar 800 milyon dolarlık proje yürüten Türkiye Müteahhitler Birliği, ekim ayında yayınladığı “Büyük Durgunluktan Büyük Belirsizliğe Dünya - Türkiye - İnşaat Sektörü" başlıklı raporunda çarpıcı gelişmelere dikkat çekti. Arz-talep dengesizliğinin giderek arttığına vurgu yapılan raporda, yılın ikinci çeyreğinde Yapı Ruhsatı verilen yapıların yüzölçümünün yüzde 37 arttığı, buna karşılık Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümünün ise yüzde 5,1 azaldığı belirtildi.

Harekete geçmek şart

Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak, “Konut sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunların başında arz-talep dengesizliği geliyor. Yani kullanıma hazır hale getirilen, satılabilir durumdaki konut sayısı ile satılan konut sayısı arasındaki uçurum büyüyor. Konut talebi belirgin biçimde hız kesti. Sektörün gelişmesini sürdürebilmesi için harekete geçirilmesi gereken dinamikler, kamu yatırımlarının artırılması, iç talebi ve özel sektör yatırımlarını canlandıracak önlemlerin alınması ve Kentsel Dönüşüm Projesinin sektördeki büyümeye ivme katacak etkilerinin süratle devreye sokulması gerekiyorî dedi.

İstatistik bilgi eksikliği sorun

Sektörde talebin yeniden canlanması ve stok oluşmaması için istatistiki verilerin sağlıklı ve kolay ulaşılabilir olması gerektiğine değinen Sazak, “Verilerin sağlıklı olmasıyla birlikte plansızlığın da önüne geçilir. Hangi bölgede ne tür gayrimenkule ihtiyaç olduğu net olarak ortaya çıkartıldığında stoklar oluşmaz. Bir de KDV belirsizliği var. Şu anda stok artışında belirsizlikten dolayı konut alım talebini erteleyen yatırımcıların da olduğunu düşünüyorumî bilgisini verdi.

Konut ruhsatları yüzde 26 artı

Türkiye Müteahhitler Birliği sektör analizine göre yılın ikinci çeyreğinde Yapı Ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü yüzde 37 arttı. Buna karşılık Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü ise yüzde 5,1 azaldı. 2012 yılının ilk 6 ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre, belediyeler tarafından Yapı Ruhsatı verilen yapıların bina sayısında yüzde 8,4, yüzölçümünde yüzde 37, değerinde yüzde 48,9, daire sayısında da yüzde 26,4 artış görüldü.

Yapan çok yerleşen yok

2012 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre, belediyeler tarafından Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların bina sayısında yüzde 9,1, yüzölçümünde yüzde 5,1, daire sayısında yüzde 4,8 düşüş yaşanırken, değerinde yüzde 2,5 artış görüldü.

Yurtdışı hizmetleri artıyor

Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerine de değinilen raporda, Eylül sonu itibariyle Türk firmaların yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin 96 ülkeye yayıldığı, üstlenilen projelerin sayısının 6 bin 663'e ve bu projelerin toplam tutarının 226,8 milyar dolara çıktığına vurgu yapıldı. Yurt dışındaki projelerin Eylül ayı sonu itibarıyla, yüzde 43,2'si Bağımsız Devletler Topluluğu'nda, yüzde 27,2'si Orta Doğu'da, yüzde 19,2'si Afrika'da, yüzde 6,8'i Avrupa'da, yüzde 3,1'i Asya Pasifik Bölgesi'nde ve yüzde 0,5'i Amerika'da üstlenildi.

Sektör yüzde 1,5 büyüdü

Türkiye Müteahhitler Birliği'nin “Büyük Durgunluktan Büyük Belirsizliğe Dünya - Türkiye - İnşaat Sektörü" başlıklı inşaat sektörü analizine göre, yılın ilk 6 aylık döneminde, özel sektör yatırımları yüzde 2,5 büyürken, kamu yatırımları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 geriledi. 2012'nin ikinci çeyreğinde inşaat sektöründe yüzde 0,4 oranında büyüme kaydedilirken, sektörün ilk 6 aylık dönemdeki büyümesi yıllık bazda yüzde 1,5 oldu. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak, sektörün ekonomideki gelişmelere erken tepki veren yapısal özelliği nedeniyle yüzde 1,5 büyümenin sürpriz olmadığını söyledi.


HABER: EMİNE AÇAR / BUGÜN GAZETESİ

34CHAMPİON
05-11-2012, 10:35
İş Bankası, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında evini/işyerini yenilemek veya güçlendirmek isteyen hak sahiplerine uzun vade seçenekleri ve indirimli faiz oranlarıyla cazip kredi seçenekleri sunuyor.

Konut yapım ve güçlendirmede 120 aya, işyeri yapım ve güçlendirmede 84 aya varan vadeler ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sağlanacak olan yıllık konut kredileri için %4, işyeri kredileri için %3 faiz indirimi desteğiyle daha da cazip hale gelecek olan kredi seçenekleri; hak sahiplerine, Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamına giren yapılarının yenilenmesi veya güçlendirilmesi sürecinde uzun vadede ve uygun ödeme seçenekleriyle şekilde finansman imkânı sağlıyor.

Hak sahiplerinin yanı sıra, müteahhit firmaların da imalat ile uyumlu hak ediş alma imkanı tanınarak düzenli nakit akımından faydalanabilecekleri bu uygulama sayesinde hem imalat sürecinin zamanında ve sorunsuz olarak tamamlanması sağlanıyor olacak hem de müteahhit firmalardan iş bitirme garantisi ve taahhütleri alınıyor olacak.

Bakanlığın sağlayacağı faiz desteğine ek olarak, kredi bedelleri müteahhitlere inşaatın ilerleme seviyesine göre kademeli olarak ödeneceğinden, Bankamızda blokede bekleyen kredi bedelleri nedeniyle oluşacak getiri de, riskli yapı sahiplerine kullandırılacak kredilerin faiz oranlarına ilave bir indirim olarak yansıtılıyor olacak.

Bir yandan, Kentsel Dönüşüm Kredilerimizi kullanarak konut/işyerlerini yenileyecek veya güçlendirecek kişilere ait taşınmazların değeri süreç tamamlandığında yükselmiş olurken bir yandan da mevcut durumda tapusu olmayan kişilere ait taşınmazlar da tapulu hale gelmiş olacak.

34CHAMPİON
05-11-2012, 13:38
Not arttırımı banka kredileri için bir düşüş sinyali olabileceğinden özellikle sngyo ve ekgyo için olumlu olabileceğini düşünüyorum.İzlemekte fayda var...

34CHAMPİON
05-11-2012, 14:27
Günümüzde inşaat sektöründe en yaygın kullanılan yapı malzemesi hazır beton.
Betonun sağlamlığı, içindeki kil, kum, çimento gibi bileşenlerin kalitesiyle yakından ilgili.
Ancak binalar ne kadar dayanıklı betondan inşa edilse de zaman içinde aşınıyor.
Gözle görülmeyen mikro çatlaklar, gün geçtikçe büyüyerek binaların güvenliğini tehdit ediyor.
Beton binaların tamirinin para ve zaman gerektirdiğini gören bilim adamları, bu tür hasarları kendi kendine onaran bir yöntem buldu.
Bunun için betondaki bakterilerden yararlanılıyor.
Betonda bir çatlak meydana geldiğinde, yağmurlarla bu çatlaklara dolan sular, beton karışımındaki bakterileri etkinleştiriyor.
Bakteriler çimlenip çoğalmaya başlıyor.
Çoğalan bakteriler, içeriğinde kalsiyum ve karbonat bulunan lifli ve yapışkan bir madde üretiyor
İşte betondaki çatlakların kapatılmasında, bakterinin ürettiği bu özel yapı kullanılıyor.
Tıpkı bir duvar ustası gibi çalışan bakteriler, ürettikleri lifli yapışkanla çatlakları dolduruyor.
Laboratuar ortamında yapılan testler başarılı.Şimdi yeni nesil beton, gerçek dünyada deneniyor.
Araştırmacılar kesin sonuçlara ulaşmak için 2-3 yıl daha deneyleri sürdürecek.
Yapıların ömrünü uzatacak bu yeni nesil betona çevreciler de sıcak bakıyor.

34CHAMPİON
06-11-2012, 17:40
İstanbul'a 3. havalimanının haritasından sonra, şimdi de 'ÇED Başvuru Dosyası'na ulaştı. Yeni havalimanının yüzde 85'i ormanlık alanda


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş , İstanbul’a 3. havalimanının terk edilmiş maden çukurluklarına yapılacağını söylemişti. Ancak İstanbul’u daha da kuzeye, yani kentin son su ve yeşil alanlarına doğru kaydıracağı için zaten eleştirilen hav
alimanıyla ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvuru dosyasında bambaşka bir tablo ortaya çıktı. Ulaştırma Bakanlığı tarafından AK-TEL Mühendislik’e hazırlatılan ÇED başvuru dosyasında ise alanın yüzde 85’inin orman vasfı taşıdığı açıkça belirtiliyor.

AK-TEL Mühendislik tarafından hazırlanan 80 sayfalık dosya, 27 Eylül’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu. Dosyaya göre, havaalanı inşaatı 2014’te başlayacak. İnşaat aşamasında, 1500, işletme aşamasında, 12 bin kişi çalışacak. Kamulaştırma işlemleri 2 aşamalı yapılacak. Alanın yüzde 85’i orman, yüzde 15’i ise halen işletme olan maden ocaklarının yer aldığı özel arazilerden oluşuyor. Projenin tamamı Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023’te tamamlanacak.

Radikal gazetesi , 3. havalimanı ile ilgili haritayı 29 Ekim’de yayımlamıştı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yetkilileri, haritayı kendilerinin hazırlamadığını söylemişti. Ancak Radikal’in yayımladığı harita ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na 27 Eylül’de yapılan başvurudaki haritalar birbirinin aynısı. Kadir Topbaş da, havalimanının yerini doğrulamış ve Terkos Gölü kıyısına yapılacağını açıklamıştı. Topbaş, “Haritalara bakılırsa o görülen nokta maden ocakları diye bildiğimiz, tamamen savaş alanına dönmüş, arazi tahrip edilmiş, yeşil alan olmayan, geçmişte makilik olarak bildiğimiz ama oradaki maden ocaklarının bir krater haline getirdiği, Ay yüzeyine benzer bozuk bir alan bahsedilen yer. Orası orman alanı değil.”

Ulaştırma Bakanlığı tarafından AK-TEL Mühendislik’e hazırlatılan ÇED başvuru dosyasında ise şöyle denildi:

“Proje alanının doğusunda yer alan Akpınar Köyü’ne ait bazı konutlar, yollar ve sahanın genelinde işletilmekte olan maden ocakları (ağırlıklı olarak linyit), güneybatısında Tayakadın, kuzeybatısında Yeniköy yer almakta olup bu yerleşimlere ait bazı araziler (yüzde 15) kamulaştırılacaktır. Ayrıca saha içerisinde maden işletmelerinin oluşturduğu göletler bulunmakta olup, alanın büyük bir bölümü orman (yüzde 85) vasfı taşımaktadır. Dosyadan bazı detaylar ise şöyle:

91 milyon metrekarelik alanı kapsıyor, (9 bin hektar). Yüzde 85’i orman vasfı taşıyor. Yüzde 15’i şahıs arazisi.

İlk aşamada 63 milyon metrekarenin, 2. aşamada 28 milyon metrekarenin kamulaştırma ve tahsisi yapılacak. 4+2 pist yapılacak.

Pistlerin uzunluğu 3800x300 metre olacak.

İstanbul il merkezine uzaklığı 40 km Atatürk Havalimanı ’na 29 km uzaklıkta. Projenin yer aldığı ilçelerden Arnavutköy 3. , Eyüp 2 . derece deprem riski taşıyor.

Proje aşamasında alandaki orman toprakları tamamen sıyrılacak, peyzaj amaçlı kullanılacak.

ÇED Başvuru Dosyası nedir?

Çevre ve Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre, bir proje için önce ÇED Başvuru Dosyası hazırlanıyor. Bu dosyada faaliyetin tanımı, yer gibi bilgiler yer alıyor. Halka bilgi veriliyor, bakanlıkta toplantı yapılıyor. Daha sonra, yönetmeliğe göre ‘ÇED gerekli’ veya ‘değildir’ kararları veriliyor. ÇED hazırlanacaksa, yetkilendirilmiş firma çalışmalarına başlıyor.

Prof. Ayanoğlu: Bu ormanları çok arayacağız

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Çevre ve Hukuk Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Ayanoğlu, eski maden sahalarının halen orman vasfında olduğuna değinerek şunları söyledi:

“Kemerburgaz’dan Terkos’a kadar tüm Rumeli’de 3 bin hektarlık bir orman alanı madenciliğe tahsis edildi. Projenin ne kadarı projeye isabet ediyor, tam olarak arazide ölçüm yapmadan bilmek zor. Ancak en fazla 1000 hektarlık alana denk geldiğini tahmin ediyorum. Kalanı tamamen orman. Sonuçta netice değişmez. Eski maden sahası da olsa, gölet de olsa önemli olan topraktır. Eski maden sahaları orman olabilir. Ancak Formula pisti, havalimanı gibi tahsisler olduğunda artık ebediyen ormana dönüşmez. Maden sahalarının som ormanlardan farkı yok. İşte bu büyük kayıptır. Yarın çok ararız bunları. ‘Krater’ demek bir demagojidir. Bıraksalar madenciler eski haline getirecek. Ama bırakmıyor. Çünkü (İstanbul’da süren inşaatlardan çıkan hafriyatlar için) dolgu yeri gerekiyor, İstanbul açık bir şantiye. Zaten krater gibi olan yerlerin peşindeler.

34CHAMPİON
07-11-2012, 21:51
Osmangazi'de Kentsel Dönüşüm İçin 120 Bin Konut İncelendi

Bursa'nın merkez Osmangazi Belediyesi tarafından yürütülen Kentsel Dönüşüm Master Plan çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi.

Bursa'nın merkez Osmangazi Belediyesi tarafından yürütülen Kentsel Dönüşüm Master Plan çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi. Osmangazi Belediye Başkanı AK Partili Mustafa Dündar, çalışmaların Kasım ayı sonu itib
ariyle kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladı.

Kamuoyunda 'Kentsel Dönüşüm' olarak bilinen, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu'nun uygulamaya geçirilmesi için Bursa'nın en büyük merkez ilçesi Osmangazi'de çalışmalara başlandı. İlçede Kentsel Dönüşüm Master Plan çalışmalarını yürüten firma yetkilileri tarafından, Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirilen sunumda, 2.5 aylık süre içerisinde ilçede 120 bin bağımsız birimde durum tespiti yapılıp, öncelikle müdahale edilecek alanların belirlendiği açıklandı. Yapılan çalışmalarla Osmangazi'nin risk analiz raporları da çıkarıldı. Elde edilen verilere göre Uludağ'ın yamaçlarındaki bölgelerde heyelan riski bulunduğu, dere yataklarında taşkın ve su baskını tehlikesi ön plana çıkarken, ilçenin Kuzey kesiminde ise sıvılaşma riski ve kaçak yapının ön plana çıktığı belirtildi.

Belediye meclis salonunda Başkan Mustafa Dündar, Başkan Yardımcıları ve ilgili komisyonlarda görevli meclis üyelerinin de katıldığı brifingde, ilçenin tamamını kapsayan Kentsel Dönüşüm Alanlarının Tespiti çalışmalarında, sosyo-ekonomik ve göç analizinden, nüfus yoğunluğuna, gelir gruplarından sosyal donatı alanlarına ve yollara kadar tüm ayrıntıların ayrı ayrı analiz edildiğini kaydedildi.konuthaberleri.com

KENTSEL DÖNÜŞÜM BÖLGELERİNİ GEZDİLER

Yaklaşık 2.5 saat süren sunumun ardından Başkan Mustafa Dündar, Başkan Yardımcıları ve ilgili komisyonlarda görevli Belediye Meclis Üyeleri, Kentsel Dönüşüm çalışmalarını yürüten firma yetkilileri ile birlikte saha çalışmalarının yapıldığı bölgeleri gezdi. Küçükbalıklı, Altınova, Yunuseli, Hamitler, Demirkapı ve Hisar mahallelerini gezip çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Mustafa Dündar, Osmangazi'de Kentsel Dönüşümün kısa süre sonra başlayacağını ve master planının kasım ayı sonunda kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi

34CHAMPİON
07-11-2012, 21:55
Metrekare biriktirerek konut sahibi ol!

Henüz uygulama başlamış değil ama konut sahibi olmaya adım adım yaklaştıracak yeni bir model üzerinde çalışılıyor. “Gayrimenkul Sertifikası” ile konutları metrekare metrekare biriktirerek satın alma üzerine kurulacak bu sistem, özellikle maketten satışa alternatif bir yöntem olması açısından da oldukça önemli…

Gayrimenkul sertifikaları ayrıca Yatırım amaçlı Konut almak isteyenler için de farklı bir yöntem! Kar elde etmek için konutun alım satımı ile de uğraşmaya, hatta konutun tamamını satın almaya bile gerek yok. Ancak bu sertifikalar borsada işlem göreceği için zarar etmek de olası! Her zaman olduğu gibi bilinçli Yatırımcı olmak ya da uzmanına danışmak önemli!


Gayrimenkul Sertifkası nedir, sistem nasıl işliyor?

Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK), İnşaat şirketleri ile yeni bir düzenlemeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Planlanan düzenlemeye göre; İnşaat Şirketleri projelerine başlarken "Gayrimenkul sertifikası" ihraç edecek ve bunları Borsa'da yatırımcıya bir nevi hisse senedi gibi satacak.konuthaberleri.com

Gayrimenkul sertifikası, konutun belirli bir metrekaresini temsil ediyor olacak. Örneğin 1 gayrimenkul sertifikası 1 metrekareye denk geliyorsa, projeden 100 metrekarelik Ev sahibi olmak isteyen kişinin proje bitimine kadar 100 sertifika toplaması gerekecek. 100 sertifika toplayan kişi, sertifika üzerinde belirtilen tarihte belirlenen bağımsız bölümün sahibi olabilecek. Elbette sertifikalar ihraç sırasında A Blok, B Blok ya da kuzey cephe, güney cephe ya da bahçe katı gibi sınıflandırılmış ve ona göre fiyatlandırılmış olacak. Borsada işlem görmeye başladığında ise alıcı ve satıcılara göre sertifika birim fiyatı piyasada belirlenecek.

Gayrimenkul sertifikaları, borsada işlem göreceği için Konut almaktan vazgeçildiği takdirde tahtasındaki alıcılara o günkü fiyat üzerinden satılabilecek.

Bağımsız bölümün sahibi olmak için yeterince sertifika biriktiremeyenler ise proje bitiminde isterse elindeki sertifikaları proje sahibine o günkü değeri üzerinden satabilecek.

İnşaat sektörü için yeni bir fon kaynağı

Aracı kuruluşlar İnşaat şirketleri ile gayrimenkul sertifikası ihraç etmek üzere çalışmaya başladılar bile. İnşaat sektörünün fon kaynak maliyetine olumlu katkı yapacağını düşündüğümüz sistemin tüketicilere de maliyet avantajı yaratmasını şu an sadece temenni ediyoruz.

34CHAMPİON
09-11-2012, 12:32
Emlak vergisi gelirlerini artırmayı hedefleyen Maliye, gayrimenkul envanteri oluşturuyor. Tapuda arsa görünen konut ve işyerlerinin kat mülkiyetine geçişi hızlandırılacak

Maliye, emlak vergisi gelirlerini artırmak amacıyla sağlıklı bir Gayrimenkul envanteri oluşturulması için düğmeye bastı. Tapuda Arsa veya kat irtifaklı Arsa olarak görünen konut ve işyeri olarak kullanılan binaların kat mülkiyetine geçişi hızlandırılacak. Kat mülkiyetine geçişi sağlamak için bir süredir uygulanan cins değişikliği harcıyla birlikte uzlaşma sistemi kurulması öngörülüyor. Türkiye'de, konut ve işyeri olarak kullanılan binaların önemli bir kısmı Tapu kayıtlarında arsa ya da kat irtifaklı arsa olarak görünüyor. Yeni sistemle hem emlak hem de Gelir Vergisi açısından sağlıklı bir veri tabanı oluşturulacak.


GEÇİŞLER HIZLANACAK
Geçmiş yıllarda tamamlanmış binaların kat mülkiyetine geçmesini sağlamak amacıyla Kat Mülkiyeti Yasası'nda değişiklikler yapıldı. Ancak cezaların ağır olduğuna yönelik tepkiler nedeniyle bu hükümler yürürlükten kaldırıldı. Bir yandan 2B ve Kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, diğer yandan iskân ruhsatı alanların kat mülkiyetine geçişi de hızlandırılıyor.

İskân zorunlu
İmar Yasası'na göre iskân almayan binalara kanalizasyon, elektrik, su gibi hizmetlerin verilmemesi gerekiyor. Kaçak kullanıma neden olmamak için genellikle bu hükmün uygulanmadığına dikkat çeken uzmanlar, "İnşaat işleri devamlı mahiyetteki işyeri kapsamında değerlendirilmiyor. Yasal düzenleme ile İnşaat işleri de uzlaşma kapsamına alınabilir. İskân almak kolaylaşırsa vatandaş da kat mülkiyetine geçer. Böylece konutlar, binalar gerçek nitelik ve değeri ile kayda girer" yorumunu yaptı.

Kaynak:Sabah

djoz
09-11-2012, 21:48
" İskân almak kolaylaşırsa vatandaş da kat mülkiyetine geçer."

Bir yandan da kentsel dönüşüm, binaların dayanıklılığının ölçümü, deniz kumuyla yapıldığından dolayı 2000'lerden önce yapılan tüm binaların yıkılacağı söylemi vs..

iyi de kardeşim, 2000'den sonra yapılan binalar zaten projeli, iskanlı, kat mülkiyetli..
Sen eski binadan bugün iskan harcı alacaksın, kat mülkiyetine geçireceksin, yarın "çürük" deyip yıkacaksın..

Çocuk oyuncağı mı bu işler? Şu ülkede kamu kurumları arası iletişim ve görüş birliği ne zaman sağlanacak, ne zaman birlikte hareket etmeyi başaracaklar çok merak ediyorum..

34CHAMPİON
10-11-2012, 08:22
Bir Tutkudur Mustafa Kemal

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen...

Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Çaltıburnu'nda gözetir denizi.
Köroğlu'nda bağdaş kurup oturur...

Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz'e taşıyan...

Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve'den dürbünüyle seyrediyor İzmir'i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri...

Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
Işık tutan, güç veren, yol bulan...

34CHAMPİON
11-11-2012, 09:54
Konutta, İspanya’daki gibi kriz çıkma riski yok

İnşaat sektörü, Batı ülkelerinde meydana gelen krizlerin Türkiye’de yaşanmayacağı görüşünde.
Ege Yapı Group Yönetim Kurulu Başkanı H. İnanç Kabadayı, sektörün cari açık üretmediğini, kullanılan malzemenin yüzde 95’inin yerli malzemelerden ve yerli sanayiden oluştuğunu ifade ediyor. Bu yüzden de İspanya ve Yunanistan’daki konut krizi gibi bir riskin Türkiye’de yaşanmasını muhtemel görmüyor.

Kabadayı’ya göre Türkiye’deki talep reel ve sektörün daha alacağı çok yol var. Kabadayı’ya göre 2023 vizyonunun gerçekleşmesi için ise on yıllık sürede birçok iyileşme yapılmalı, mütekabiliyet yasası, 2B ve kentsel dönüşüm ile ilgili alınan ve alınacak kararlar bu yüzden çok önemli. Kabadayı, iç talep daraldığında Türkiye’de güçlü firmaların bundan kolaylıkla sıyrılacağını düşünüyor ve tüketiciye konut alırken kurumsal yapıları tercih etmelerini öneriyor. Konutun inşaatın içinde yüzde 75’i oluşturduğunu belirten Kabadayı, yıllık ortalama 1,5 ya da 2 bir büyüme olacağını belirtiyor. Kabadayı; “Sektör olarak mutsuzuz çünkü ihracat kaynaklı bir büyümeye var. Türkiye 1 puan büyüyorsa ihracat 1,5 büyüyor. İnşaatın istihdam sektörüne olan katkısı çok fazla. Edirne’den Kayseri’ye kadar burada çalışan insanlar var. Herkese bir ocak kaynatma şansı veriyor. Kalifiye olmayan işçilere çalışma alanı açıyor. Sosyal olgulu işlere destek sağlanmalı. Sektör desteklenmeli.” diyor. Sektör olarak yabancı yatırımcıları Türkiye için büyük bir fırsat olarak gördüklerini söyleyen Kabadayı, 2013-2014’ün önemli olduğunu belirtiyor. Yabancıların zihninde oluşan en büyük soru işaretinin ise Suriye meselesi ve “Türkiye’de iç savaş çıkacak mı?” korkusu olduğunu belirtiyor.

Diğer taraftan iç talebin canlandırılması gerektiğinin de önemini vurguluyor. Türkiye’nin politik ve jeopolitik olarak önem arz ettiğini, TUSKON gibi yapılar sayesinde Türk insanının Asya’dan Avrupa’ya kadar açıldığını ve dünya insanı olduğunu ifade eden Kabadayı, İstanbul’un finans merkezi olacağına inanıyor: “İhaleye katıldığımız için rahatlıkla söyleyebilirim İstanbul Finans Merkezi, çok iyi kurgulanmış bir proje.” Yurtdışında Irak ve Suudi Arabistan pazarında da işler yaptıklarını da anlatan Kabadayı; Katar, Suudi Arabistan ve Dubai’deki fuarlarda projelerini tanıttıklarını söylüyor. Kabadayı; “Biz yabancı müşterilerle çalışıyoruz, işveren Amerikalı güvenlikten dolayı bilgi veremiyoruz. Savunma sanayii ile ilgili bir iş, biz işin müteahhitliğini yapıyoruz. Toplam 40 milyon dolarlık bir iş, bitmek üzere. İngiltere’den çok mal ithal ettik. Eğer projeyi biz yapsaydık malı nereden alacağımıza biz karar verirdik.” diyor.

Birçok yerden inşaatlar yükselirken yatırımcılar yeni projeler için gelecek vaat eden bölgelerin peşinde. İnanç Kabadayı, İstanbul’da önümüzdeki beş sene içinde prim yapacak ilçelerin başında Kartal’ın geldiği görüşünde: “Sabiha Gökçen Havalimanı’nın olduğu bölge zamanla merkez olacak. Avrupa yakasında Basın Ekspres Yolu prim yapacak.”

Projelerin hangi noktada olduğu kadar nasıl planlandığı da büyük önem taşıyor. Kabadayı, değişen yaşam ve meslek tarzlarının son dönemde 1+1 dairelere olan ilgiyi artırdığını ifade ediyor. Mikro aile yapısının artması, homeofis işlerin artması 1+1’leri ya da 2+1’leri cazip kılıyor fakat Türk ailesinin tercihi olan 3+1 ya da 4+1 dairelere ilgi azalmıyor. Biz sitelerde yaşam tarzlarını aynı bloklarda bir araya getirmeye çalışıyoruz diyen Kabadayı, Batışehir’de rezidans ve A+ ofislerin yer aldığı Batışehir Premium’un bu ihtiyaçlara cevap verebilecek bir proje olduğunu belirtiyor. 147 bin TL’den başlayan fiyatlarla büyüklükleri 35-112 metrekare arasında değişen üç bloktan oluşacak Batışehir Premium Rezidans’ta +1 ve 2+1 ve dubleks olmak üzere toplam 407 rezidans bulunuyor. Ege Yapı Grup ve Emlak Proje-Pazarlama’nın inşa ettiği proje tamamlandığında 15 bin kişiye ev sahipliği yapacak olan Batışehir Premium, “Avrupa’nın En İyi Karma Projesi” ödülünü de aldı.

34CHAMPİON
11-11-2012, 09:58
Boğaz'a yüzde 30 inşaat yüzde 70 de yeşil alan...


Boğaz'da imar yönetmeliği yenileniyor. Buna göre Boğaz gören alanlarda arsanın yüzde 30'una inşaat yapılacak yüzde 70'i ise yeşil alan kalacak


İstanbul Boğazı'nın yapılaşmasını düzenleyen Boğaziçi İmar Yasası'nın yönetmeliği değişiyor. Buna göre eskiyen binalar yıkılıp yeniden yapılabilecek ancak arsanın yüzde 70'i yeşil alan olarak kalacak. Bina yüksekliği ise 3 katı geçemeyecek. 1983'te çıkarılan 2960 sayılı kanunla, Boğaziçi'nde tarihi ve tescilli eserler dışında yapılaşma yasaklanmıştı. Fakat restorasyon dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmeyen Boğaz'da 1983'ten önce yapılan binalar ömrünü tamamladı. Deprem riski nedeniyle yıkılma tehdidi altında bulunan yapıların yenilenmesi mümkün olmadığından imar düzenlemesi için yeni yönetmelik hazırlandı. Kısmi iyileştirmenin önünü açan yönetmelikle Boğaz'daki binaların birçoğu yıkılıp yeniden inşa edilebilecek. Yapılaşma yasağı nedeniyle hiçbir değişiklik yapılamayan Boğaziçi Öngörünüm Alanı'ndaki yapıların yenilenmesi için hazırlıklar tamamlandı. Değişikliğe göre; arsanın yüzde 70'i yeşil alan olarak kamuya ücretsiz terk edilecek. Geriye kalan yüzde 30'luk alana ise bina yapılabilecek. Bu sayede imara kapalı arsaların kamulaştırılma zorunluluğu nedeniyle Büyükşehir Belediyesi'ne açılan davaların da önü alınmış olacak. Boğaz siluetinin korunması amacıyla emsalin düşük tutulduğu plana göre taban emsali 0.40 olacak. Bir başka deyişle 500 metrekare arsası olan bir kişi, 350 metrekaresini kamuya terk edecek. Geriye kalan 150 metrekarelik arsaya da 60 metrekare taban oturumlu bina yapabilecek.

BİNALAR 3 KATI GEÇMEYECEK
Boğaz görüntüsünün korunması amacıyla yapı yükseklikleri bazı yerlerde 2, bazı yerlerde ise 3 katı geçmeyecek. Boğaziçi yapılaşma sınırını belirleyen öngörünüm çizgisi de yeniden belirlenecek. Boğaz'dan bakıldığında siluete giren binaların konumuna göre öngörünüm şeridi çizilecek. Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmeliğe göre ayrıca yapılaşma yasağı nedeniyle yenileme yapılamayan ve imara kapalı arsalar kısmi imara kavuşuyor. Bakanlığın hazırladığı taslak, yıl sonuna kadar Bakanlar Kurulu onayına sunulacak.

34CHAMPİON
11-11-2012, 09:59
Konut Piyasasıyla İlgili Büyük Çelişki!Her yerde bloklar yükselirken konut fiyatları düşeceğine artıyor. Peki neden?

Türkiye'nin hemen her köşesinde yeni konutlar yükseliyor. Özellikle de Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde art arda konut projeleri hayata geçiriliyor. Her yerde bloklar yükselirken konut fiyatları düşeceğine daha da artıyor. Bu çok bilinmeyenli denklemi ise kimse çözemiyor.
Evi olanlar şanslı, olmayanlar ise ev sahibi olma hayali kuruyor. Ancak ev almak çok kolay değil. Vatandaşlar konut fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ediyor.
Konut Fiyatları Geçen Yıla Göre Yüzde 12,49 Arttı
Merkez Bankası da rakamlarla konut fiyatlarındaki artışı ortaya koydu. Konut fiyatları geçen yıla göre yüzde 12,49 oranında arttı.
Konut piyasası konusunda değerlendirmeler yapan emlak danışmanı Mesut Yılmazer, "Geçen sene Ankara Hoşdere'de 3+1 110 metrekare evler 180-170 bin TL civarındayken şimdi 220 binler konuşuluyor. Geçen seneki artış etkiledi" dedi.
Artış Oldu, Satışlar Durdu
Ancak konut fiyatlarındaki bu artış yüzünden satışlar da durdu.
Emlak danışmanı Mesut Yılmazer, bu konuda, "4 aydır hemen hemen talep yok, satışlar durdu. Orta kesimin aldığı daireler durdu. Ya en alt ya en üst gidiyor" diye konuştu.
Peş Peşe Yapılan Konut Projeleri Fiyatları Düşüreceğine Yükseltiyor
Öte yandan yeni konut projeleri de peş peşe geliyor. Köşe bucak yükselen bloklar, fiyatları düşürmede kifayetsiz kaldı.
Fiyatlar Neden Yükseliyor?
Emlak danışmanı Yılmazer, bunun nedenini şu sözlerle açıklıyor:
"İnsanlar git gide yeni konutlar yapıldıkça kendi evlerini kıyas yapıp, ev fiyatlarını arttırıyorlar. Yeni yapılan konutlar eskileri tetikliyor. Şu anda talep bu projelere korkunç bir talep var, eski konutlara ise azaldı."
Vatandaş Ne Diyor?
Bir vatandaş ise söz konusu lüks sitelerden ev alma gerekçesini, "Şimdi ben evimi satıp o konut projelerinden birine girmek istiyorum. Çünkü ev sitede ve güvenlikli" şeklinde açıklıyor.
Banka kredisi ev almanın çözüm yollarından biri. Ancak o da o kadar kolay değil.
Bir vatandaş, "Hep göstermelik. Banka örnek veriyom 40 milyar ise 100 milyara çıkıyor. Öyle öyle insan harap olup gidiyor" diyor.
Konut fiyatlarındaki artış daha ne kadar devam eder bilinmez, ancak ev sahibi olma hayalinin son bulmayacağı kesin.

34CHAMPİON
11-11-2012, 10:03
Gecekonduları bitiren proje: Kentsel dönüşüm

TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Boztunç, İstanbul'un Karadeniz kıyısında yapılması planlanan 3. havaalanını da içerisine alan bölgede alt ölçekli bir kent oluşmasının muhtemel olduğunu belirtti.

Boztunç, 1950'li yıllarda ABD'de yükselen konut politikasıyla pazarlanmaya başlanan, kent merkezinde barınmakta olan orta sınıfın kentin çeperlerinde yeniden yerleştirildiği ''kendi kendine yeten'' ve kent merkeziyle fiziksel ilişkisi kopuk site benzeri çevrelerin mimarlık ve şehircilik literatüründe ''uydu kent'' olarak tanımlandığını hatırlattı.

Uydu kentlerin gecekondu bölgelerinden farklı olarak planlı, alt ve üst yapıları ile tasarlanarak geliştirildiğini söyleyen Boztunç, mekan olarak kent çeperlerini tercih eden uydu kentlerin gelişimi ile birlikte, kent merkezleriyle çeperi bağlayacak şekilde yeni karayollarının, köprülerin, viyadüklerin inşa edilmesiyle yeni ulaşım güzergahları oluştuğunu vurguladı.

Bu ulaşım akslarının AVM'leri, rezidansları, çok katlı iş merkezleri ile yeni uydu kentlerin üremesini beraberinde getirdiğini dile getiren Boztunç, önceleri kırsal karakterli olan İstanbul'un kent çeperlerine zamanla yeni sanayi ve konut alanlarının yerleştirildiğine dikkati çekti.

Boztunç, ''Bahçeşehir bölgesi İstanbul'da uydu kentlerin ilk örneklerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Gayrimenkul sektöründeki hareketlenmelerle ortaya çıkan konut üretimindeki artış, uydu kent olarak kurulan Bahçeşehir'in yeni konut projelerine ev sahipliği yapmasına neden olmuştur'' diye konuştu.

''Kayaşehir'in 1 milyon nüfuslu kent haline getirilmesi planlanıyor''-

Bahçeşehir ve Ispartakule'de TOKİ ile geliştirici firmalarının ortak girişimiyle yeni konut projelerinin hayata geçmeye başladığını anımsatan Boztunç, şunları kaydetti:

''Bahçeşehir, İstanbul'un en önemli uydu kentlerinden biriyken, özellikle son 10 yıllık süreçte yeni gayrimenkul yatırımları, ulaşım olanaklarının gelişmesi, ticari fonksiyonların artmasıyla İstanbul'un önemli kentsel yerleşmelerinden biri haline dönüştü. Bölge önemli bir gelişme alanı olmasına rağmen, metropoliten ölçekte merkezilikten uzak. Bu durum bölgenin ticari yatırımlar açısından potansiyelini kısıtlamakla birlikte engel olacak düzeyde değil.

Yine Avrupa yakasında TOKİ'nin Küçükçekmece'nin kuzeyinde inşa etmekte olduğu Kayaşehir konutları çevresinde 'Kayaşehir' adlı bir uydu kent oluşturularak, buranın 2023 yılında İstanbul içinde 1 milyon nüfuslu bir çekirdek kent haline getirilmesi planlanıyor. 20 bin konutun bitirildiği, 45 bin konutun daha inşa edileceği açıklanan Kayaşehir, 3. Köprü güzergahında yer alıyor. Sekiz hastaneden oluşacak olan dev bir sağlık kampüsü, alışveriş merkezleri, lüks oteller, 2.500 kişilik bir cami ve çok sayıda okulun inşa edileceği Kayaşehir'e, 26 yıldır İstanbul Rami'de bulunan Toptancılar Hali'nin de taşınması planlanıyor.''

''İstanbul'un kentsel gelişimi kuzey ve batı aksında ilerliyor''-

Boztunç, 3. Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu ve Avrupa yakasında Karadeniz kıyısında Terkos Gölü'ne yakın bir noktada yapılacağı belirtilen 3. Havaalanı projeleri de göz önünde bulundurulduğunda, İstanbul'un kentsel gelişiminin kuzey ve batı aksında ilerlediğine dikkati çekti.

Boztunç, ''İstanbul'un Karadeniz kıyısında yapılması planlanan 3. havaalanını da içerisine alan bölgede alt ölçekli bir kent oluşması muhtemeldir. Havaalanı ile gelişecek bu kentsel yerleşimin Ataköy bölgesinin gelişimine benzeyeceği düşünülüyor'' dedi.

Pendik-Kurtköy-Tuzla bölgeleri...

Anadolu yakasında benzer şekilde bir çekirdek kent oluşumu için belirlenen bölgenin ise Tuzla olduğunu söyleyen Boztunç, ''Sabiha Gökçen Havaalanı 2. pist projesi ile mevcut havaalanı kapasitesinin arttırılması planlanıyor. Bu bölgenin çevresinin Atatürk Havaalanı çevresine benzeyecek şekilde gelişme göstermesi bekleniyor. Ancak, bu bölgede de Ataköy'de olduğu gibi uydu kent tanımından uzak, lüks yapılaşmaların yer alacağı düşünülüyor'' bilgisini verdi.

Avrupa Yakası'nda Bahçeşehir-Ispartakule-Kayaşehir bölgelerinin uydu kent olarak adlandırılabileceğine işaret eden Boztunç, bu bölgeler içerisinde uydu kent tanımına ve amacına en uygun olarak gelişim gösteren bölgenin ise Kayaşehir olarak ön plana çıktığını belirtti.

Bahçeşehir ve Ispartakule'nin günümüzde kent merkezi olarak nitelendirilebilecek seviyede ulaşım ve istihdam olanaklarına sahip olduğunu ifade eden Boztunç, şunları aktardı:

''Kayaşehir İstanbul'da yer alan gecekondu mahallelerinin kentsel dönüşümü sonucu o bölgelerde yaşayan hak sahiplerinin yerleştirildiği toplu konut alanı olarak dikkat çekiyor. Ataköy ise uydu kent olarak gelişime açılmış olup, günümüzde uydu kent tanımından oldukça uzak bir profile sahiptir.

Anadolu yakasında da Pendik-Kurtköy-Tuzla bölgeleri İstanbul kent çeperlerindeki ve konut üretiminin son yıllarda artmakta olduğu bölgeler olarak öne çıkıyor. Ancak bu bölgelerin de havaalanına yakın konumlanmaları ve bölgede yapılması planlanan yatırımlar ile önümüzdeki yıllarda merkezi bir statüye sahip olacağı, her türlü istihdam ve ulaşım olanaklarına sahip olacağı düşünülüyor.''

Kentsel Dönüşüm Yasası sonrası uydu kentler

İstanbul'da kent merkezi olarak adlandırılabilecek, toprak rantı yüksek olan bölgelerdeki gecekondu veya niteliksiz konut yerleşimlerinin Afet Yasası çerçevesinde yerini lüks rezidans, ofis, AVM projelerine bıraktığını belirten Boztunç, sözlerini şöyle tamamladı:

''Fikirtepe, Fener, Balat, Tarlabaşı ve Kuştepe örneklerinde görüldüğü gibi yıkımlarla boşaltılan kent merkezleri, büyük sermayelerle yürütülen inşaat faaliyetleri ile finans ve turizm merkezleri haline getiriliyor.

Afet Yasası kapsamında kent merkezlerindeki bu parsellere yapı adalarının birleşerek ve belirli bir büyüklüğü sağlamaları durumunda ilave inşaat hakkı veriliyor. Bu bölgelerde arsa sahipleri ile müteahhit firmalar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapılıyor. Proje alanı bazında üçte ikilik anlaşma sağlanması yeterli oluyor. Arsaları karşılığında bölgede yaşayan alt-orta gelir grubu arsa sahiplerine inşa edilecek olan rezidans projelerinden daire verilmesi söz konusudur.

Ancak uzun yıllarca gecekondu tipi yerleşimlerde hayatını sürdürmüş olan insanların yeni yapılacak rezidanslarda yaşamlarını sürdüremeyeceği ve dairelerini müteahhit firmaya satmayı tercih edecekleri gerçeği uydu kentlere olan yönelimi ortaya çıkartıyor. Şehir merkezinde barınamayan söz konusu kesimin kentin çeperlerindeki kira bedelleri düşük olan uydu kentlere yönelimi söz konusu.''

34CHAMPİON
12-11-2012, 10:06
Şeyh güvenli limanda gemi yapıyor...

Dubai Emiri Al Maktoum, Yarımca'da yapacağı dünyanın en büyük 3'üncü limanına gemilerini yanaştıracak. Emir, ayrıca Drydocks adlı firmasıyla da gemi bakımı ve yapımına hazırlanıyor.

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch'in not artışıyla yabancı firmalar gelecek planlarına Türkiye'yi almaya başladı. Küresel fonların yanı sıra sanayi firmaları da kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye yükselen Türkiye'ye rotasını kırdı.


YARIMCA TAMAMLANACAK
Türkiye'deki bazı varlıklarından vazgeçen, projelerini davalık olduğu için rafa kaldıran Dubai Emiri Şeyh Mohammed bin Rashid Al Maktoum, Yarımca'da mahkeme kararı nedeniyle "yarım kalan" projesini tamamlamayı, ardından da yeni bir alanda yatırım getirmeyi planlıyor. Dubai Emiri Al Maktoum, 2005'te Kocaeli'deki Yarımca Sahili'nde aldığı arazi üzerine dünyanın en büyük 3'üncü limanını inşa etmeyi hedeflemişti. Dünyanın birçok ülkesinde liman işleten Dubai Emiri'nin şirketi Dubai Port (DP) World'un bu projesi mahkeme kararıyla durdurulmuştu. Geçen hafta proje için çalışmaların devam edeceğini anlatan DP World Global Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Rashid Abdullah, Körfez basınına yaptığı açıklamada, yatırımın tamamlanacağını kaydetti.

SU ALTINA OTEL YAPIYOR
Singapur ve Endonezya ile birlikte 4 farklı tersanesi bulunan Drydocks World, yıllık 350 geminin inşaatı, bakımı ve tamiratını yapıyor. Dubaili şirket, son olarak İsviçreli BIG InvestConsult firmasıyla su altında otel yapmak için anlaşma imzalamıştı. Mayısta açıklanan proje için Buamin, "Disk şeklinde inşa edilecek olan otelin 21 odalık bölümü suyun 10 metre altında olacak. İki diski asansör ve merdivenler birleştirecek. Sualtı odalardan deniz izlenebilecek. Üst diskte ise restoran, SPA ve dev yüzme havuzu olacak" demişti.

'BİR ŞİRKETLE GÖRÜŞÜYORUZ'
Özellikle Avrupa'da yaşanan dalgalanma ile küresel yatırımcının Türkiye'yi güvenli liman olarak görmesini, Dubai Emiri'nin ikinci projesi de teyit ediyor. Dubai Emiri Al Maktoum, Yarımca Limanı projesine ek olarak gemilerini de Türkiye'ye getiriyor. Basra Körfezi'nin ve kârlılıkta da dünyanın en büyük gemi inşaat ve bakım firmalarından olan Drydocks World şirketi de görüşmelere başladı. 4 ülkede tersanesi bulunan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Khamis Juma Buamin, yeni pazar arayışında olduklarını belirtti. Cidde ve Dhahran'da operasyona başlayacaklarını anlatan Buamin, diğer alternatifi de "Türkiye'de var olan bir tersane ile de görüşmelere başladık" sözleriyle anlattı.

34CHAMPİON
12-11-2012, 10:10
Bağdat Caddesi'ne Rus akını.

İstanbul'un önemli lokasyonu Bağdat Caddesi'ni Rus gayrimenkul alıcıları sardı. Denge İnşaat Mimarlık'ın ortağı Mesut Geniş, "Yoğun bir ilgi var. Milyon dolarlık ev arıyorlar" diye konuştu

İstanbul'un en lüks lokasyonlarından Bağdat Caddesi, Ataşehir gibi semtlerdeki konut piyasası Mütekabiliyet Yasası sonrası hak ettiği canlılığa kavuştu. Bağdat Caddesi ve Caddebostan'da hem kentsel dönüşüm hem de mütekabiliyet yasaları sayesinde yeni bina projeleri hızlandı. Özellikle Rus zenginlerin milyon dolarlık daire aradığını söyleyen Denge İnşaat Mimarlık ortağı Mimar Mesut Geniş, geçtiğimiz bir-iki yılda bu hareketin yok denecek kadar az olduğunu ancak yasanın çıkmasının ardından Rus alıcıların Bağdat Caddesi'ne yoğun olarak gelmeye başladığını söyledi.


BÜYÜK METREKARE ARIYORLAR
Denge İnşaat Mimarlık'ın, 2004 yılında girdiği 'kat karşılığı konut üretimi' işe başladığını belirten Geniş, yıllardır bu bölgede proje ürettiklerini ancak bu yıla kadar yabancı ilgisinin kayde değer olmadığını söyledi. Bağdat Caddesi'ne Rus alıcıların çok sık gelmeye başladığını belirten Geniş, "Rus zenginler, Araplar gibi büyük metrekareli evler arıyorlar. Satış ofisimize gelen ve kayıt yaptıran çok sayıda Rus zengin var. Bunun yanı sıra İranlılar ve Körfez bölgesinden alıcılar da Caddebostan'dan konut almak istiyor" dedi.

34CHAMPİON
12-11-2012, 17:44
Film sektörü stratejik bir güçtür.
ABD Hollywood ile bu gücü etkin bir şekilde kullandı. Tüm dünyada ABD filmi izleyen herkes Amerikan şehirlerinin caddelerini ezberledi. Her şehirde kaç adet gökdelen var hepimiz biliyoruz. Hollywood ile Amerikan şehirleri, tüm dünyalıların ilham kaynağı oldu. Ama son 5 yıldır Afro-Avrasya Coğrafyasının yeni ilham kaynağı artık Türk Dizi filmleridir.

Türk Konu
t sektörü temsilcilerinin konuyu daha iyi anlaması için, Türk dizileri hakkında farklı ülke medyalarında çıkan haberlere bir göz atalım.

TIME Dergisi Türk dizi filmlerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gizli silahı olarak tanımlıyor. Bu dizilerin Obama'nın askeri gücünden, Çin Devlet Başkanının harcama gücünden daha etkili olduğunu söylüyor.

New York Times gazetesi ise, Türk dizileri için “Türkiye, ekran aracılığıyla Arap yemek masalarında, Fas’tan Irak’a yatak odalarında ABD’nin ancak hayal edebileceği büyüklükte bir etki yaratıyor” diyor.

Japonya'da bir TV kanalında Türk dizileriyle ilgili 45 dakikalık bir belgesel program yayımlanıyor ve programda Türk dizilerinin Arpları Türkiye’ye yönlendirdiğini, Türkiye’nin ihracatına ve turizmine katkısını anlatıyor.

Türk dizilerini Arap dünyasına pazarlayan en büyük şirket olan MBC’nin başkanı Fadi İsmail, İstanbul’da düzenlenen DISCOP televizyonculuk fuarında Doğan Grubundan Ayşegül Savur’un

Nasıl seçtiniz bu iki diziyi? Arap halkının onlara ilgi göstereceğini nasıl anladınız? Şeklindeki soruya şöyle cevap veriyor: Dürüst olmam gerekirse, ben de bilmiyorum. Bu iki diziyi ilk izlediğimde, Türkçe konuşmadığım için ne konuştuklarını anlamadım, ama aynı dili konuştuğumuzu fark ettim. İzlediğim her şey bize benziyordu. Kıyafetler, kadınlar, evlerin dekorasyonu, yemekler…” diyor.

Derince Belediyesi'nin düzenlediği "Ortadoğu ve Balkan Ülkeleri'nde Türk Dizileri Çılgınlığı" isimli panelde Türk dizilerini Arap televizyonlarına taşıyan MBC- El Arabia TV Türkiye Temsilcisi Daniel Abdülfettah "Her gün 4 kanalda 6 Türk dizimiz yayınlanıyor. Toplam 350 milyon izleyiciden ve 5 kıtadaki tüm Araplar ile Arapça bilenlerden de söz ediyoruz. Araplar Türkiye'yi daha iyi algılamaya başladı" diyor.

Abdülfettah, Türk dizilerini Arap dünyasına taşıdığı sırada bir İngiliz yetkiliyle yaşadığı diyaloğu şöyle aktarıyor: "Daha 3 dizi yayınlamıştık. İngiliz yetkili tehdit etmedi ama bu işten vazgeçmemiz karşılığında gereken ödemeyi yapacaklarını söyledi. Hatta '10 milyon dolar mı kazanacaksınız' diyerek, vermeyi düşündüğü rakamı da deklere etmiş oldu. Onların asıl amacı 126 senedir Türkleri, Araplardan uzaklaştırma politikalarının birilerinin gelip, değiştirmesiydi." Diyor. Abdülfettah dizilerin Arapların günlük hayatına etkilerini ise "Ürdün'de fakir yaşlı bir teyze Gümüş dizisinde bir kişinin kurtulması için 2 koyununu adak olarak kestirdi. Arap ülkelerindeki protestolar dizi yayınlanma saatinde adeta duruyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un Dubai'ye geleceğinin duyulmasıyla televizyonun binasının kapısı yoğun ilgi nedeniyle kırıldı. Hiçbir Arap lideri için 35 bin kişi toplanmamıştı" şeklinde konuşuyor.

Amerikan haber dergisi Newsweek “Aşk-ı Memnu”, “Muhteşem Yüzyıl” gibi dizilerin Arap toplumları için ılımlı bir sosyal devrim yarattığını yazıyor. Dergi yazarı Owen Matthews makalesinde Arap dünyasında fenomen haline gelen Türk dizilerinin başarısında kültürler arasındaki yakınlığın büyük payı olduğunu vurguluyor. Matthews, Türk dizilerinin Ortadoğu’da yarattığı rüzgarı, 1980’lerin izlenme rekorları kıran dizisi ’Dallas’ın dünya çapındaki etkisine benzetiyor.

Fransız Euronews kanalında Arap dünyasında hayranlık uyandıran Türk dizilerinin etkisi ile Arapların dizi karakterlerini neredeyse kahraman gibi gördüğünü haber yapıyor.

TESEV’in (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) Ortadoğu’da yaptığı bir araştırma sonucunda bu ülkelerde yaşayanların yüzde 74’ünün en az bir Türk dizisini izlediği ve en az bir Türk oyuncuyu tanıdığı ortaya çıkıyor.

Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce düzenlenen ``Türk-Arap Medya Forumu``nda konuşan Umman Alwaha Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hamoud Al Touqi, oturumda sanatçılar Cansel Elçin ve Songül Öden ile birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade ederek, ``Böyle bir şeyi tahayyül bile edemezdim. Kader insanları bir araya getiriyor. Bu benim için çok önemli bir olay`` diyor.

Türkiye’nin yurt dışına dizi satışı, aslında sanıldığı gibi ‘Gümüş’ ile başlamadı. İlk dizi 2001’de, Osman Sınav bölüm başına 30-40 dolar gibi düşük fiyatlarla Calinos Entertainment’a verdiği ‘Deli Yürek’ dizisidir. İkincisi dizi ise ise gümüş dizisidir. Arap dünyasında Gümüş: Nur, Yaprak Dökümü: al-Awraq al-Mutesaaqite, Kurtlar Vadisi: Wadi al-Ziaab, Asmalı Konak: Qasr al-Hubb,Ihlamurlar Altında- Senewaat al-Dıyaa’ , Aşk-ı Memnu: al-Ashq al-Mamnu’ adıyla yayımlanmaktadır.

Yukarıdaki Amerikan, İngiliz, Fransız, Japon, Arap ülkelerinin değişik medya temsilcilerinin söylediklerinden anladığımız, biz yeterince algılayamasak da, Türkler, dizilerle her gün Arap ailelerinin evinde. Peki Türk konut sektörü Arap dünyasının zihnini meşgul eden Türk dizi sektörünün farkında mı? Farkında olduğunu sanmıyorum. Çünkü birkaç ay önce İstanbul’un en büyük film stüdyosunda, stüdyosunun temsilcisi ile yaptığımız sohbette, bir inşaat şirketinin (ismi bende saklı) stüdyonun bulunduğu arsaya iyi bir para önerdiğini duydum.

Türk Konut sektörü, Arap ülkelerinde Türk dizilerinin oluşturduğu bu algıyı yönetebildiği oranda Arap ülkelerindeki Pazar payını artıracaktır. Bu algı nasıl yönetilir?

Türk dizi piyasası yaklaşık 1 milyar dolarlık bir piyasadır. Türk dizileri 100 farklı yabancı ülkede gösterimde ve yıllık 100 milyon dolar ihracat büyüklüğüne ulaşmıştır. Bu rakamları konut sektöründeki rakamlarla kıyasladığımızda ne kadar küçük kaldığını görebiliriz. Konut sektörünün temsilcileri, dizilerin değişik konut projelerinde çekilmesini sağlayabilir, herhangi bir konut projesi dizilere konu olabilir. Diziler içerisinde İstanbul’un havadan gündüz ve gece görüntülerinin yer alması sağlanabilir.

Konut sektörünün aktörleri bu konuyu masaya yatırıp bir çalışma ekibi oluşturarak, Türk dizilerinin konut satışını nasıl artıracağına dair projeler geliştirmelidir

34CHAMPİON
12-11-2012, 17:59
Ruslar ABD'de lüks emlak peşinde ...

ABD'deki emlak piyasasının lüks kısmı dikkat çekici bir yükseliş yaşıyor. Bu yükseliş, dünyanın dört bir tarafından akan parayla besleniyor. Ama gelişmekte olan ülkelerin hiçbiri Ruslar kadar bonkör değil.

The New York Times'ta Alexei Barrionuevo Rusların lüks emlak peşinde olduğunu yazıyor. İşte o yazı:

"ABD'deki emlak piyasası hâlâ krizde olabilir ama piya
sanın lüks kısmı dikkat çekici bir yükselişin keyfini çıkarıyor. Bu yükseliş, aralarında Brezilya, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin de olduğu, dünyanın dört bir tarafından akan parayla besleniyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerin zenginleri arasında hiçbiri Ruslar kadar bonkör değil.

Emlakçılar ve avukatlar için geçen ay New York'ta düzenlenen seminerde bir grup uzman, Ruslara yapılan en büyük satışlardan bazılarını inceledi. Bunlar arasında, potaslı gübreden milyarlarca dolar kazanan Dimitri Rybolovlev ile bağlantılı vakıfların Florida ve New York'taki mülkler için harcadığı 188 milyon dolar, besteci Igor Krutoy'un Plaza Hotel'deki bir daireye ödediği 48 milyon dolar ve eski Maliye Bakanı Andrei Vavilov'un Time Warner Merkezi'ndeki bir çatı katı için verdiği 37 milyon dolar vardı.



Avukatlarla aracıların hesaplamalarına göre son dört yılda, Ruslar ve diğer eski Sovyetler Birliği vatandaşları ABD'de konut tipi emlak alımı için 1 milyar dolar değerinde anlaşmalar imzaladı.

Geçen yıl Rusya'dan 84 milyar dolarlık paranın çıktığı ve Rus hükümetinin tahminine göre bu sermaye kaçışının yüzde 5 kadarının ABD'deki mülklere yatırıldığı düşünülürse, harcama çılgınlığı daha yeni hızlanıyor olabilir. Forbes dergisine göre Rusya ve Ukrayna'daki milyarderlerin Ruslar vergilerden kaçmak için milyar dolarlık emlak alıyor.



Emlak seminerinin düzenlenmesine yardım eden Rheem Bell & Mermelstein bürosundan avukat Edward A. Mermelstein, "Pazarın lüks kısmının şu anda bu alıcılar tarafından kontrol edildiği gerçeğini herkesin bilmesi, bu ilgiyi kesinlikle artırıyor" diyor.

Rusya'daki kamu sektörü özelleştirilmeleri ile petrol ve diğer emtiaların yüksek fiyatları sayesinde cepleri parayla dolan milyarder alıcılar, paralarının çoğunu Vladimir V. Putin hükümetinin ulaşamayacağı yerlere götürmeye hevesli. Şubat'ta, "Rusya bu döneme son vermeli" diyerek hayal kırıklığını belli eden Putin, 1990'lardaki özelleştirmeleri "adaletsiz" olarak niteledi.

Birçok zengin Rus, Putin'in geçen ay yeniden başkan seçilmesi öncesinde bile ailelerini New York'a taşımak için adımlar atıyordu. Bu zenginler bazı durumlarda, devletçe onaylanan yatırımlar yapma karşılığında aldıkları EB-5 vizelerinden yararlandı.

New York'taki bir emlak şirketinde aracılık yapan Rusya doğumlu Victoria Shtainer, "Bence Putin onları ölesiye korkutuyor. İşler yolunda olsaydı, bu kadar çok insan buraya gelip böyle hızlı biçimde mülk almazdı" diyor.



Birçok Rus'un, dikkat çekici rakamlar ödeyerek adlarını duyurmak istediği anlaşılıyor. Bu zenginler yüksek fiyatlı daireleri ve evleri satın aldıktan sonra, çoğu kez Jacques Grange gibi marka haline gelmiş iç mimarların yürüttüğü tadilat projelerine onlarca milyon dolar harcıyor. Ayrıca nadir sanat eserlerini topluyor ve eşi benzeri olmayan yatlar ısmarlıyor.

Tahminen 9 milyar dolarlık serveti olan Rybolovlev, en büyük satışlardan ikisinde yer aldı. Onunla bağlantılı bir vakıf 2008'de, 6 bin 400 metrekarelik bir evi Donald Trump'tan 100 milyon dolara aldı. Bu, o zamana kadarki en yüksek rakamdı. 22 yaşındaki büyük kızı Ekaterina Rybolovleva ile bağlantılı bir vakıf Şubat'ta, Central Park Batı 15 adresindeki dört odalı bir çatı katını, Citigroup eski başkanı Sanford I. Weill'den 88 milyon dolara aldı. Bu, New York'taki bir daire için şimdiye kadar ödenen en büyük meblağ.

Bu satış Manhattan'daki aracıların hayal gücünü harekete geçirdi ve emlak geliştiricilerini, diğer lüks konutların fiyatlarını artırmak için cesaretlendirdi.

Extell Development Company son dört ayda, New York'un en yüksek konut binası olacak 57'nci Cadde Batı 175'teki liste fiyatlarını yüzde 5 ile 15 arasında artırdı. İki katlı bir çatı dairesinin başlangıçtaki 98 milyon dolarlık satış fiyatı, şu anda 115 milyon dolara çıktı. Olga Slobodchikova Moskova'dan katkıda bulundu.

Extell'in Başkanı Gary Barnett, Rusların yeni binadan fiyatları 25-30 milyon dolar arasında olan iki daire almak için anlaşma imzaladığını söyledi.



Dediğine göre başka birkaç Rus alıcı da, "büyük fiyat indirimi" alamayınca alışverişten vazgeçmiş.

Prudential Douglas Elliman şirketinde çalışan aracı Jacky Teplitzky'ye göre, Ruslar genelde ne istediklerini biliyor (nöbetçi kapıcı hizmetinin olduğu, Central Park manzaralı modern binalar) ama en sonunda, çoğunlukla başlangıçtaki bütçelerinin iki katı para harcıyor. Rus müşterileri arasında İngiliz manken Naomi Campbell ile çıkan inşaat kralı Vladislav Doronin'in de bulunduğu Teplitzky, bazı zengin Rusların şehirde Rolls Royce'larla dolaştığını ekliyor.



Komşularının dediğine göre Doronin, eski basketbol oyuncusu Shaquille O'Neal'den 2009'da 16 milyon dolara satın aldığı Miami Beach'teki evinin tadilatı için 20 milyon dolardan fazla para harcadı. Teplitzky, "Onlarla beraberken, kendimi bir filmdeymiş gibi hissediyorum. Bu tamamen farklı bir dünya" diyor.

Aracılara göre Ruslar emlak alırken, paralarını kazandıkları hızda harcıyor gibi görünüyor. Devam eden boşanma davasında mahkemeye sunulan dosya, Rybolovlev'in varlıklarının Londra ve Singapur bankaları dâhil olmak üzere dünyanın her yerine dağıldığını gösteriyor. Doronin'in 500 milyon ile 1 milyar dolar arası değer biçilen sanat koleksiyonunda Monet, van Gogh ve Picasso'ya ait, tümü Rusya dışında olan tablolar var.



Mülkleri arasında, modacı Pierre Cardin'den aldığı Paris'teki bir ev dışında, Dubai ve Cenevre'de evlerle İsviçre Gstaad'da inşa halindeki bir ev var. Doronin ve kızı, Monaco'daki büyük bir apartman dairesini paylaşıyor. Kızı Ekaterina, kendisinin ve ileride çocuklarının yararlanması için babası tarafından kurulan bir vakfı kullanarak, New York'taki daireyi peşin aldı.

34CHAMPİON
12-11-2012, 18:13
Bu 13 İL BÜYÜKŞEHİR OLDU...
TBMM Genel Kurulu'nda, 13 ilin büyükşehir olmasına ilişkin tasarı kabul edilerek yasalaştı.

Kanuna göre, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van, büyükşehir belediyesi olacak.

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve S
amsun büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırları olacak.

Bu illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içindeki köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği sona erecek, köyler mahalle olacak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılacak.

Bu illerin, bucak teşkilatları da kaldırılacak.

Bu illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği ile İstanbul ve Kocaeli'ndeki orman köyleri de dahil köylerin tüzel kişiliği sona erecek.

İSTANBUL'DA İLÇE DEĞİŞTİREN MAHALLELER
Aydın'da Efeler; Balıkesir'de Karesi, Altıeylül; Denizli'de Merkezefendi; Hatay'da Antakya, Defne, Arsuz; Manisa'da Şehzadeler, Yunusemre; Kahramanmaraş'ta Dulkadiroğlu, Önikişubat; Mardin'de Artuklu; Muğla'da Menteşe, Seydikemer; Tekirdağ'da Süleymanpaşa, Kapaklı, Ergene; Trabzon'da Ortahisar; Şanlıurfa'da Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü; Van'da Tuşba ve İpekyolu, Hatay'da Payas, Zonguldak'ta Kozlu ve Kilimli ilçeleri kurulacak. Denizli'nin Akköy ilçesinin ismi de Pamukkale olarak değişiyor.

İstanbul Şişli'nin Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri Sarıyer'e bağlanacak.

İstanbul Arnavutköy ilçesine bağlı Nakkaş, Bahşayış mahalleleri ile Büyükçekmece ilçesine bağlı Muratbey mahallesi Çatalca belediyesine katılacak.

Ankara'nın Yenimahalle ilçesine bağlı Dodurga ve Alacaatlı mahallelerinin çevre yolu dışında kalan kısımları Şehitali mahallesi ile birleştirilecek. Şehitali, Aşağıyurtçu, Yukarıyurtçu, Ballıkuyumcu ve Fevziye Mahalleleri Etimesgut'a bağlanacak.

Yenimahalle'nin Dodurga ve Alacaatlı mahalleleri de çevre yolu içinde kalan kısmı ile Çayyolu, Ahmet Taner Kışlalı, Ümit, Koru, Konutkent ve Yaşamkent mahalleleri Çankaya'ya katılacak.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, il özel idarelerince kullanılan haklar, yetkiler ve görevler, il özel idaresi bulunmayan yerlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nca kullanılacak. Taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, defterdarlıklar açılan emanet hesaplarına aktarılacak. Toplanan paraların yüzde 20'lik kısmı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncelik vereceği projelerde kullanılacak. Kullanılmayan miktar, bakanlık bütçesine aktarılacak.

YÖREYE ÖZGÜ KONUTLAR YAPILACAK
Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, mahalleye dönüştürülen köylerde, yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun tip mimari projeler yapacak ya da yaptıracak.

Tüzel kişiliği kaldırılan köylerde görev yapan geçici ve gönüllü köy korucuları, halen görev yaptıkları yerlerde görev yapmaya devam edecek.
Maden ruhsatı, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ruhsatına ilişkin yetki ve görevler, il özel idarelerinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığı illerde valiliklerce yürütülecek.

Madencilik faaliyeti nedeniyle yolların bozulması, köprülerin çökmesi gibi oluşabilecek hasarlar telafi edilecek.

Maden ruhsatları için il özel idareleri ve köylere hizmet götürme birliklerine verilen devlet hakkı, madenler için alınan harçlar, maden ihalelerinden elde edilen gelirler, valilik ve kaymakamlıklarca uygulanan idari para cezaları, ihaleler için alınan teminatlardan elde edilen gelirler genel bütçeye gelir kaydedilecek. Bu ödenekler öncelikle, madenin veya jeotermal ve doğal minarelli su kaynaklarının bulunduğu yere en yakın yerleşim yerlerinin altyapı ihtiyaçları için kullanılacak.

Nüfusu 750 binden fazla olan illerin belediyeleri kanunla büyükşehir belediyesine dönüştürülebilecek.

Büyükşehir belediyelerin sınırları il mülki sınırları, ilçe belediyelerinin sınırları bu ilçelerin mülki sınırları olacak.

ULAŞIM KOORDİNASYON MERKEZİ KURULACAK
Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulacak. Merkez, büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlayacak. Merkeze, Büyükşehir Belediye Başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'nun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisi katılacak.

Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyon, büyükşehir belediyesi tarafından sağlanacak. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerin kendi aralarında hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili ihtilaf çıkması halinde, büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkili olacak.

Belediyelerin otoparkla ilgili elde ettikleri gelirler, 45 gün içinde büyükşehir belediyesine aktarılacak. Bu gelir, sadece otopark yapımında kullanılacak, bunun dışındaki bir amaç için kullanılamayacak.

NÜFUSU 500'ÜN ALTINDA MAHALLE KURULAMAYACAK
Büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde ayrılma yoluyla yeni bir belde kurulmasında, yeni kurulacak belde için aranan 50 binlik nüfus kriteri 20 bine düşecek. Belediye sınırları içinde nüfusu 500'ün altında mahalle kurulamayacak.

Köyleri mahalleye dönüştürülen köylülerin, geçmişten beri kullandığı ''mera, yaylak ve kışlak'' gibi yerlerdeki hakları korunacak.
Belediyeler; sağlık, eğitim, kültür tesis ve binalarının yanı sıra mabetlerin de yapım, bakım ve onarımını sağlayacak.

Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorunda olacak.

AMATÖR SPOR KULÜPLERİNE NAKDİ YARDIM
Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, amatör spor kulüplerine nakdi yardım yapabilecek; yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporcuların yanı sıra teknik yönetici, antrenör ve öğrencilere belediye meclis kararıyla ödül verebilecek.

Belediyeler, mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda kurulacak elektronik haberleşme istasyonlarına, kent ve yapı estetiği ile elektronik haberleşme hizmetlerinin gerekleri dikkate alınarak, yer seçim belgesi verecek. Bu belge karşılığında alınacak ücreti Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı belirleyecek.

Belediye ve bağlı idareler, meclis kararıyla mabetlere indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu verebilecek.
İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle payların hesaplanması ve oranı yeniden belirleniyor.

Büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamının yüzde 6'sı ile bu tahsilatın toplamı üzerinden büyükşehirlerdeki ilçe belediyelerine ayrılan payların yüzde 30'u büyükşehir belediye payı olarak ayrılacak.

KATILMA PAYI ALINACAK
Belediyeler, genişletilen yolun iki tarafında bulunan konut sahiplerinden yol harcamalarına katılma payı alabilecek.

Vali ve büyükşehir belediye başkanlarına diplomatik pasaport verilecek. Mahalli idare birliklerinin taşıtlarına vergi muafiyeti getirilecek.
Tüm acil çağrıları karşılamak üzere büyükşehirlerde başkanlık bünyesinde, diğer illerde ise valilikler bünyesinde 112 acil çağrı merkezleri kurulacak.

YATIRIM İZLEME VE KOORDİNASYON BAŞKANLIĞI KURULACAK
Büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yapılması, izlenmesi ve koordinasyonu, ilin tanıtımı, temsil, tören, ödüllendirme ve protokol hizmetlerinin yürütülmesi, ildeki kamu kurum ve kuruluşlarına rehberlik edilmesi ve bunların denetlenmesini gerçekleştirmek üzere valiye bağlı olarak Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kurulacak.
Başkanlık; afet yardım, acil çağrı, yatırım izleme, rehberlik ve denetim strateji ve koordinasyon ile idari müdürlükler kurabilecek.
Tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin taşınır ve taşınmaz malları, bakanlıklara, ilgili kuruluşlara, bunların taşra teşkilatına, valiliklere, büyükşehir ve ilçe belediyesine devredilecek.

Tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köyler; personelini, taşınır ve taşınmazlarını, iş makineleri, diğer taşıtları, kamu kurum ve kuruluşlarına olan alacak ve borçlarını, katılacakları ilçe belediyesine kanunun yayımlandığı tarihten itibaren 1 ay içinde bildirecek.

VERGİLER 5 YIL ALINMAYACAK
Mahalleye dönüşen köylerde, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyonlar, büfeler işletme ruhsatı almış sayılacak. Bu işletmelerin bulunduğu binalardan, kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar da ruhsatlandırılmış sayılacak.

Tüzel kişiliği kaldırılan köylerde emlak vergisi, Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları 5 yıl süreyle alınmayacak. Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret, 5 yıl süreyle en düşük tarifenin yüzde 25'ini geçmeyecek şekilde belirlenecek.

İçişleri Bakanlığı'na 106, Maliye Bakanlığı'na 27, Milli Eğitim Bakanlığı'na 48, Sağlık Bakanlığı'na 63, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na 27, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na 33, Gençlik ve Spor Bakanlığı'na 9, Diyanet İşleri Başkanlığı'na 15, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'ne 18 ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne 3 kadro ihdası yapılacak.

İstanbul ve Kocaeli hariç, büyükşehir belediyeleri, büyükşehir ilçe belediyeleri ve bağlı idareler, yatırım bütçelerinin en az yüzde 10'unu 10 yıl süreyle belediye sınırlarına dahil olan yerleşim yerlerinin altyapı hizmetleri için ayıracak.

Nüfusu iki binin altındaki 559 belediyenin tüzel kişilikleri, ilk mahalli idareler genel seçiminden geçerli olmak üzere kaldırılacak ve bu belediyeler köye dönüştürülecek. Bu belediyelerin personeli, taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları il özel idaresine devredilecek.
Daha önce, birden fazla köy veya köy kısımlarının birleşmesiyle oluşan ve bu düzenlemeyle yeniden köye dönüşen belediyelerde, başka bir işleme gerek kalmaksızın birden fazla köy kurulabilecek.

34CHAMPİON
12-11-2012, 18:21
Kira gelirlerine istisna uygulamasına fren!

Bilindiği üzere vergilemede; bir gelir unsurunun tamamen veya kısmen vergilendirme dışı bırakılmasına "istisna" adı veriliyor. Genelde vergi kanunlarımızda, özelde ise Gelir Vergisi Kanunu'nda sosyal ve ekonomik mülahazalar gözetilerek konulmuş muhtelif istisna hükümleri yer almakta. Bu istisna hükümlerinden belki de en fazla sayıda mükellefi ilgilendi
r
eni ise binaların mesken olarak kiraya verilmesinden elden edilen gelirlerin bir kısmına yönelik olan istisna düzenlemesi. Söz konusu istisna tutarı 2012 takvim yılında elde edilen gelirler için 3.000 TL olarak belirlenmiş durumda. Ancak 2013 yılından itibaren istisna uygulamasına sınırlama geliyor.

Hangi kira gelirlerine istisna uygulanıyor?
İstisna uygulamasından yararlanabilmek için her şeyden önce binaların ve dairelerin mesken (konut) olarak kiraya verilmiş olması gerekmekte. İş yeri, dükkan, muayenehane, mağaza, depo vb. olarak kiraya verilen taşınmazlar için istisnadan yararlanabilmek mümkün değil. Diğer taraftan kiracınız kiraladığınız daireyi hem konut hem iş yeri (home office) olarak kullanacak olursa, ilgili (128 sıra no.lu) GVK Genel Tebliği gereği yine istisnadan faydalanamıyorsunuz. Sahip olunan birden fazla konut dolayısıyla kira geliri elde edilmiş ise, istisna yalnızca bir kez uygulanabiliyor. Diğer taraftan; kira geliri elde edilen meskene birden fazla kişi ortak ise, istisna her bir ortak için ayrı ayrı dikkate alınıyor.

Beyan yoksa istisna da yok!
İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, istisnadan yararlanılamıyor. Örneğin; kira geliriniz için beyanname vermediğiniz ancak vergi incelemesi sonucu kira geliri elde ettiğinizin ortaya çıktığı bir durumda istisna tutarı dikkate alınmıyor. Böylece binaların mesken olarak kiraya verilmesinden elde edilen gelirin zamanında ve tam olarak beyan edilmemesinin maliyeti artırılıyor. Ancak idarece herhangi bir tespit yapılmadan önce, mesken kirası gelirlerini süresinden sonra verecekleri beyanname ile beyan edenler de söz konusu istisnadan yararlanabiliyorlar.

Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirenlerin durumu
Ticari (basit usule tabi olsa bile) zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar istisnadan yararlanamıyor. Söz konusu faaliyetlerin zararla veya kârla sonuçlanmasının ise bir önemi bulunmuyor. Örneğin, bir doktor faal olarak mesleğini icra ediyorsa, dairesini konut olarak kiraya verse bile istisna uygulanması söz konusu değil.

İstisna uygulamasına getirilen yeni şart!
Yakın dönemde yapılan yasal düzenleme ile mesken kira gelirlerine yönelik istisna hükmü yeniden düzenlendi. Düzenlemeyle; belirli bir tutarın üzerinde ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat elde edenlerin; ticari, zirai ve mesleki kazancı nedeniyle beyanname verenler gibi, söz konusu istisnadan yararlanması imkanı kaldırıldı. Değişikliğin gerekçesinde; vergilemede adalet ilkesi kapsamında, yüksek tutarlarda ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat elde edenlerin ayrıca böyle bir istisnadan yararlanmasının engellenmesinin amaçlandığı ifade edilmekte.

Ne kadar gelir elde eden istisnadan yararlanamayacak?
Yeni değişikliğe göre; Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesinde yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarın (bu tutar 2013 yılında ise yaklaşık 95.000 TL olacak) üzerinde ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat elde edenler, söz konusu istisnadan yararlanamayacaklar. Mesken kira gelirinin istisnadan yararlanıp yararlanamayacağına yönelik tutarın tespitinde; ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratların, ayrı ayrı veya birlikte elde edilmesine bakılmayacak. Elde edilen kazanç ve iratların brüt tutarlarının toplamı dikkate alınacak. Sayılan bu kazanç ve iratların beyana konu edilip edilmemesinin (ücretler ya da mevduat faizi gibi) ya da bu kazanç ve iratlara herhangi bir istisna uygulanıp uygulanmamasının önemi de bulunmayacak. Diğer taraftan, istisna haddinin altında mesken kira geliri elde edenler, bu gelirlerini yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil etmeyecekleri gibi, istisna haddinin altında elde edilen mesken kira gelirleri; ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat elde edenlerin istisnadan yaralanmalarına esas tutarın tespitinde de dikkate alınmayacak.

Değişiklik ne zaman yürürlüğe girecek?
İstisna için getirilen yeni düzenleme 01/01/2013 tarihinden itibaren elde edilecek hasılata uygulanmak üzere yürürlüğe girdi. Bu nedenle, 2012 takvim yılında elde edilen konut kira gelirlerinin istisna uygulamasına konu edilmesinde (Mart 2013'te verilecek beyannamede) söz konusu yeni şart dikkate alınmayacak.

34CHAMPİON
13-11-2012, 13:07
MÜTEKABİLİYET ARAPLARI COŞTURDU...

Yabancılara mülk satışına ilişkin düzenlemenin 3 Mayıs'ta yasalaşmasının ardından Araplar, Türkiye'den 38 bin 27 metrekarelik 137 taşınmaz satın aldı.


Alımlar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Irak'tan yapılırken, en fazla alımı gerçekleştiren Kuveyt, Türkiye'de 7 bin 771 metrekare taşınmaz edindi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, 183 ülke vatandaşının Türkiye'den şartsız gayrimenkul alacağı Mütekabiliyet Yasası'nın ardından Arapların da alımları Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne gelmeye başladı.

Araplar, yasanın kabulünden bu yana 38 bin 27 metrekarelik 137 taşınmaz satın aldı. Alımlar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Irak'tan yapıldı.

Kuveyt, 7 bin 771 metrekarelik 34 taşınmazla en fazla alımı gerçekleştiren Arap ülkesi oldu. Kuveytliler, Türkiye'den 3 arsayla 31 mülk edindi.

Bu ülkeyi çok sayıda arsa ve 18 daireyle Suudi Arabistan izledi. Birleşik Arap Emirlikleri üçüncü, Katar dördüncü, Irak beşinci sırada yer aldı.

En çok mülk İstanbul'dan alındı

Denizi, boğazı, tarihi ve kültürüyle dünyanın en güzel şehirlerinden kabul edilen İstanbul, Arapların da gözdesi oldu. Bu şehirden Suudi Arabistanlılar, 27 bin 315 metrekarelik 30 mülk alırken, Katarlılar bin 45 metrekarelik 2 taşınmaz edindi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden 292 metrekarelik 7, Irak'tan 217 metrekarelik 3 ve Kuveyt'ten de 211 metrakarelik 4 taşınmaz satın alındı.

En çok ilgi gören iller

Arap ülkeleri arasından Türkiye'ye en çok ilgiyi gösteren Kuveytliler, İstanbul, Yalova, Bursa, Aydın, Bolu ve Sakarya'dan mülk almayı tercih etti.

Suudi Arabistan vatandaşları da tercihlerini İstanbul, Yalova, Antalya, Ankara ve Trabzon'dan yana kullandı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden İstanbul, Yalova ve Antalya, Katar'dan İstanbul ve Kocaeli, Irak'tan ise İstanbul, Yalova, Antalya, Ankara, Aydın, Mersin, İzmir ve Konya için talep geldi.

34CHAMPİON
13-11-2012, 13:13
BİNALARA SU YALITIMI ZORUNLULUĞU...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yeni yapılacak binalarda ısı ve gürültü yalıtımından sonra su yalıtımını da zorunlu hale getirdi. Su yalıtımı yapılmaması halinde, 6 bin liraya kadar para cezası uygulanacak.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yeni düzenlemeyle birlikte binaların altında biriken suların, taşıyıcı sistemleri etkilemesini engellemeyi amaçlıyor.

Bina sakinleri, Bakanlığın aldığı yeni kararla su yalıtımını yapmak zorunda. Aksi halde 6 bin liraya varan cezalar gündeme gelebilecek.

Yeni yapılan binalara su yalıtımı yapılmamışsa yapı kullanma izninin verilmemesi de Bakanlığın gündeminde.

34CHAMPİON
13-11-2012, 13:55
Fitch, TOKİ'nin kredi notunu artırdı


Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu, ''BB+''dan ''BBB-''ye, yerel para kredi notunu da ''BB+''dan ''BBB''ye yükseltti.

TOKİ'den yapılan açıklamaya göre, Fitch Ratings, 5 Kasım'da Türkiye'nin not arttırımının ardından dün de İdare ile ilgili değerlendirmede bulundu.

Fitch Raitings, TOKİ'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu ''BB+''dan ''BBB-''ye, yerel para kredi notunu da ''BB+''dan ''BBB''ye yükseltti.

Fitch Ratings aynı zamanda TOKİ'nin uzun vadeli ulusal kredi notunu da ''AA (tur)''dan ''AAA(tur)''a artırdı. Tüm kredi notlarının görünümü durağan olarak belirlendi.

Not artırımları, Fitch'in Türkiye'ye ilişkin 5 Kasım tarihli benzer not artırımını takiben gerçekleşti. Fitch Rating, Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmişti. Türkiye'nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu ''BB+''dan ''BBB-''ye yükseltmiş, yerel para cinsinden kredi notunu ''BB ''dan ''BBB''ye çıkarmıştı. Fitch, kredi notunun görünümünü durağan olarak açıklamıştı.

Fitch, not artırımının, Türkiye'nin kısa vadeli makro finansal risklerinin, ekonominin yumuşak bir inişe doğru gitmesine bağlı olarak azalmasını, ılımlı ve azalan kamu borç yükünü, güçlü bankacılık sisteminin, olumlu orta vadeli büyüme görünümünü ve göreceli olarak varlıklı olmasını yansıttığını vurgulamıştı.

Ayrıca Fitch, Türk ekonomisinin daralan cari işlemler açığı ve düşük enflasyonla sürdürülebilir büyüme oranına dönme yolunda ilerlediğine inandığını bildirmişti.

34CHAMPİON
14-11-2012, 07:49
Fatih Ormanı tahsisi iptal!

Bakanlık Ağaoğlu'nun işletme hakkı sözleşmesini iptal etti
Doğa ve Milli Park Genel Müdürü Ahmet Özyanık Habertürk TV'de açıkladı.


Özyanık şöyle konuştu: "Maslak 1453 projesiyle basında çıkan ya da reklamlarda geçen Fatih Ormanı'nın fiziki bir bağlantısı yoktur. Ancak firma daha sonra Fatih Ormanı Tabiat Parkı işletmecisi olan AKC firmasının hissesini satın aldığını iddia etmiştir. Bizlerde yaptığımız araştırma sonucunda idareden onay olmaksızın böyle bir hisse devri olduğunu tespit ettik. Sözleşmenin 6. maddesine göre 9 Kasım 2012 tarihi itibariyle AKC firmasıyla yapılan sözleşmeyi iptal etmiş bulunmaktayız. 9 Kasım itibariyle Sarıyer 1. Noterliği'nden göndermiş olduğumuz tebligatta da firmaya duyurmuş olduk. Çünkü sözleşme hükümlerimizden biri de hiçbir şekilde idarenin haberi olmaksızın hisse devri yapılmamasıdır. 'Yapıldığı takdirde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın sözleşme fesedilir' diye açık bir hükmümüz var. Bu doğrultuda idareden, bakanlıktan onay alınmadan yapılan hisse devri gerekçesiyle Fatih Ormanı Tabiat Parkı işletmesi olan AKC firmasının sözleşmesini iptal etmiş bulunuyoruz."

34CHAMPİON
14-11-2012, 16:58
Boyner: inşaat sektörü kritik öneme sahip...

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, Türkiye'de çarpık kentleşme ve afetlere karşı bugüne kadar geliştirilen politikalar, mevzuat çalışmaları ve gerçekleştirilen uygulamaların yetersiz kaldığını belirtti.

Boyner, İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) ve TÜSİAD işbirliğiyle gerçekleştirilen "4. Uluslararası İnşa
atta Kalite Zirvesi"nin açılışında yaptığı konuşmada, TÜSİAD olarak iş dünyasının üzerine düşen sorumlulukların bilincinde olarak sürdürülebilir kalkınmayı ana öncelikleri olarak belirlediklerini söyledi.

Bu doğrultuda, geçen sene, sürdürülebilir bir geleceğin bugünle bağlantısını kurmak amacıyla iş dünyası bakış açısıyla "Vizyon 2050 Türkiye" raporunu hazırlayarak iş dünyasının karşılaşacağı zorlukları, fırsatları ve izlenmesi gereken yol haritasını ortaya koyduklarını anlatan Boyner, Vizyon 2050 Türkiye Vizyonu çerçevesinde ekonomiyi etkileyen sektörlerin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar kapsamında "Sürdürülebilir Turizm" raporunu Eylül ayında kamuoyuyla paylaştıklarını anımsattı.

Boyner, şunları söyledi: "Vizyon 2050 Türkiye' raporumuzun Şehirleşme Başlığı altında 'Ekolojik Şehir' ve 'Akıllı Şehir' kavramlarına değinerek, sürdürülebilir şehirlere ulaşmamız için atılması gereken adımları tespit ettik.

Sürdürülebilir şehirler için en temel gereklilik çevre dostu, enerji verimli ve kullanışlı sürdürülebilir binalar, bir diğer deyişle yeşil binalardır.

İMSAD, UNG ve TÜSİAD işbirliğinde hazırlanan ve bugün sizlerle paylaştığımız 'İnşaat Sektöründe Sürdürülebilirlik, Yeşil Binalar ve Nanoteknoloji' raporumuzda inşaat sektörünün geleceğini belirleyecek temel eğilimler ve stratejileri irdeleyerek bu eğilimlerden en önemlisi olan sürdürülebilir binaların tasarımı üzerinde duruldu. Sürdürülebilir bir inşaat sektörü için nanoteknolojinin inşaat sektöründe kullanımı ve yarattığı değer ele alınarak, inşaat sektörünün teknoloji odaklı ve katma değeri yüksek bir sektöre dönüşmesi için atılması gereken adımlar ve izlenmesi gereken stratejiler belirlendi.

"İnşaat sektörü kritik öneme sahip"Boyner, inşaat sektörünün 2011 yılında gerçekleştirdiği yüzde 11,2'lik büyüme ile ekonomiye sağladığı katkının yanı sıra toplam üretim, dış ticaret ve istihdamdaki payı da göz önünde bulundurulduğunda Türkiye'nin rekabet gücünün artması ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Türk inşaat firmalarının son yıllarda Afrika, Avrasya ve Ortadoğu'da müteahhitlikten yapı malzemeleri imalatı, konut, sanayi ve turizme kadar çok çeşitli alanlarda kazandığı tecrübe ve bilgi birikiminin Türkiye'ye önemli bir rekabet gücü kazandırdığını aktaran Boyner, dünyadaki trende paralel olarak Türkiye'de kentleşme oranının her geçen gün arttığını hatırlattı. Boyner, nüfus artışı ve köyden kente göçün de etkisiyle bugün yüzde 75 dolaylarında olan kentleşme oranının 2050 yılında yüzde 85'e ulaşacağı yönündeki tahmini dile getirdi.

Bunun sonucunda konut ihtiyacının da her geçen gün artmasının inşaat sektörü için fırsatlar yaratacağına dikkati çeken Boyner, inşaat sektörünün çevre üzerinde ise ciddi baskılar oluşturduğuna işaret etti.

Bugün dünyada üretilen enerjinin yüzde 40'ının, suyun yüzde 17'sinin ve ormanların yüzde 25'inin binalar tarafından tüketildiğini kaydeden Boyner, binaların çevre ve insan sağlığına olan etkilerinin azaltılması amacıyla çevreye karşı sorumlu ve enerji verimli yeşil bina kriterleri geliştirildiğini belirtti.

Boyner, "Ortalama binalara oranla yüzde 30 daha az enerji harcayan ve yüzde 50'ye yakın su tasarrufu sağlayan yeşil binalar, getirdikleri yaratıcı çözümlerle bina kullanıcılarına da daha sağlıklı ve verimli ortamlar sunmaktadır" dedi.

"Yeşil binaların maliyetli olduğu inancı doğru değil"Kamuoyunda yeşil binaların maliyetli olduğuna dair bir inanç bulunduğundan yakınan Boyner, "Yeşil binalar hakkında kamuoyundaki genel inancın aksine, yapılan araştırmalar yeşil bina uygulamalarının ilk aşamada sadece yüzde 2'lik bir ek maliyet oluşturduğunu göstermektedir. Bununla birlikte yapılan bu ilave yatırımla elde edilecek tasarruf sayesinde binanın yaşam süresi boyunca maliyetinin 10 katına kadar kazanç sağladığı da ortaya konulmuştur" diye konuştu.

Cari açığın yüzde 67'sinin enerji ithalatından kaynaklandığını vurgulayan Boyner, bu sorunla başa çıkabilmek için enerjinin verimli kullanılmasının büyük önem taşıdığını anlattı. Türkiye'deki enerji harcamalarının yaklaşık yüzde 40'ının binalardan kaynaklandığına, bu enerjinin büyük çoğunluğunun ise ısıtma ve soğutma amaçlı tüketildiğine dikkati çeken Boyner, "Isı yalıtımlı bir binanın yüzde 50'ye varan ısı yalıtımı sağladığı bilinmesine rağmen bugün Türkiye'de yalıtımı yapılmış binaların oranı yüzde 10'u geçmiyor.

Ülkemizdeki 19 milyon konutun enerji tasarruflu yeşil binaya dönüştürülmesi sonucunda enerji ithalatında sağlayacağımız yüzde yüzde 40'lara varan tasarrufun, cari denge başta olmak üzere ekonomimize olan olumlu katkısı aşikardır" görüşünü dile getirdi.

"Çarpık kentleşme ve afetlere karşı politikalar, mevzuat ve uygulamalar yetersiz"Boyner, "Topraklarının yüzde 92'sinin birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde olduğu, nüfusun ise yüzde 95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ülkemizde çarpık kentleşme ve afetlere karşı bugüne kadar geliştirilen politikalar, mevzuat çalışmaları ve gerçekleştirilen uygulamalar maalesef yetersiz kalmıştır" diye konuştu.

Ülkemizdeki mevcut yapıları incelediğimizde büyük bir kısmının eski mevzuat uyarınca inşa edildiğini ve dolayısıyla dayanıksız ve sağlıksız olduğunu görüyoruz.

Bu binaların depreme dayanıklı olarak yenilenmesi veya yeniden inşası için çözümlerin geliştirilmesi ülkemizin ve inşaat sektörünün en önemli gündem maddelerinden biri" Boyner, kamuoyunda kısaca "Kentsel Dönüşüm Yasası" olarak da bilinen afet riski altındaki binaların iyileştirme, tasfiye ve yenilemelerine ilişkin düzenlemeyi ise bu kapsamda önemli bulduklarını vurguladı.

"Kentsel dönüşüm yeşil binalara dönüşüm için de fırsat"Kentsel dönüşümün, bölgenin dokusuna zarar vermeden, kentin tarihi, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısıyla uyumlu olmasının önemine değinen Boyner, "Kentsel dönüşüm projeleri sadece afete hazırlık olarak değil, sürdürülebilirliği de kapsayacak şekilde ele alındığı takdirde mevcut binaların yeşil binalara dönüşümü açısından büyük bir fırsat yaratacaktır.

Söz konusu bakım, yenileme ve yıkım süreçlerinde binaların sürdürülebilirlik prensiplerine uygun olarak tasarlanması, daha güvenli binalara kavuşmanın yanı sıra daha kullanışlı, daha verimli ve çevreyle dost şehirlerde yaşamamızı sağlayacaktır" şeklinde konuştu.

İMSAD Sürdürülebilirlik Farkındalık AnketiİMSAD Sürdürülebilirlik Farkındalık Anketi'nin üye şirketlerin sürdürülebilirlik konusundaki duyarlılığının yüksek olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Boyner, sözlerini şöyle tamamladı: "Bununla birlikte çalışma, şirketlerimizdeki sürdürülebilirlik stratejisi ve uygulamalarındaki eksiklikleri de bizlere göstermektedir. Unutmamalıyız ki sürdürülebilirlik kısa vadeli bir strateji değil, uzun bir yol haritası, bir vizyon.

Bu yolda eksikliklerimiz var, ancak tüm paydaşların katılımı ile bugünden gerekli politikaları oluşturduğumuz ve uyguladığımız takdirde, doğal kaynakların dengeli kullanıldığı, ekonomik ve sosyal alanda sürdürülebilir gelişmeye sahip yaşanabilir bir dünya için geç kalmış değiliz"

34CHAMPİON
14-11-2012, 17:05
Gayrimenkulün Londra çıkarması...

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ile Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) işbirliğiyle Türkiye gayrimenkul sektörünün uluslararası piyasalarda tanıtımı amacıyla düzenlenen roadshow'ların ilki, 8 Kasım'da, dünyanın önemli finans merkezlerinden biri konumundaki Londra'da gerçekleştirildi.

GYODER ve TYDTA işbirliğinde, Sermaye
Piyasası Kurulu (SPK) ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) katkıları ve HSBC Bank sponsorluğunda, İngiltere'nin ünlü finans merkezi Canary Wharf'ta düzenlenen toplantıya, yabancı yatırımcı ve fon temsilcilerinden oluşan 85 kişilik bir grup katıldı.

Toplantıda, İstanbul Finans Merkezi, 3. havaalanı, otoyollar, hızlı tren ve Kanal İstanbul gibi mega projelerle uluslararası pazarın ilgi merkezine dönüşen ve kentsel dönüşüm, mütekabiliyet yasalarıyla önemli bir büyüme trendi yakalayan Türkiye'nin gayrimenkul sektöründeki fırsatlar yabancı yatırımcılara tanıtıldı.

GYODER Başkan Yardımcısı Özlem Gökçe, toplantının açılışında, gayrimenkulde gelişmekte olan trendleri Avrupa nezdinde inceleyen PricewaterhouseCoopers (PwC) ve Urban Land Institute (ULI) tarafından bu yıl hazırlanan raporun, Türkiye'nin, gayrimenkul alanında bölgesel ve uluslararası bir cazibe merkezi olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Rapora göre, İstanbul'un mevcut ve yeni yatırımların yanı sıra gelecekteki potansiyeliyle Münih, Varşova, Berlin ve Stockholm'ü gerisinde bırakarak Avrupa'da ilk sırada yer aldığını aktaran Gökçe, ayrıca Cityscape Global 2012 ve MIPIM 2013'te Türkiye'nin ''Onur Ülkesi'' seçilmesinin, Türkiye gayrimenkul sektörünün uluslararası yatırımcılar nezdinde bir cazibe merkezi haline geldiğinin somut göstergeleri arasında olduğunu vurguladı.

Gayrimenkul sektörünü etkileyen mevzuatlarda son yıllarda yaşanan gelişmelere de değinen Gökçe, yürürlüğe giren ''Kentsel Dönüşüm Yasası'' ile gelecek 20 yıllık süreçte 7,5 milyon konutun yenilenmesinin hedeflendiği belirtti.

Gökçe, mütekabiliyet yasasındaki değişiklikler ve yabancıya satışın kolaylaştırılması sonucunda da halihazırda 2,5 milyar dolar seviyesinde olan gayrimenkul sektöründeki yabancı doğrudan yatırımının orta vadede 10 milyar dolar seviyesine çıkmasının beklendiğini kaydetti.

''TOPLAM 26 MİLYAR DOLAR SERMAYE GİRİŞİ

Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Ünal Çeviköz de 2008 yılında başlayan ve halen yansımaları hissedilen küresel krize karşın, Türk ekonomisinin kayda değer büyüme oranları sağlamaya devam ettiğine dikkati çekti.

Türkiye ekonomisinin bu performansının, İstanbul'un uluslararası finans merkezi haline getirilmesinin ve Türkiye'nin ortaya koyduğu 2023 vizyonunun ülkeyi yabancı yatırım açısından cazip hale getirdiğini belirten Çeviköz, gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin de giderek gelişmekte olan potansiyeliyle yabancı yatırım açısından önemli olanaklar sunduğunu, halihazırda Türkiye piyasasında oldukça aktif konumda olan İngiliz firmalarının ve yatırımcılarının gayrimenkul sektörlerindeki yatırımlarını da arttırmasının beklendiğini ifade etti.

TYDTA Başdanışmanı Hasan Pehlivan ise uluslararası doğrudan yatırımların Türkiye'nin ekonomik kalkınmasındaki rolünü ve bu yatırımlar arasında özellikle emlak sektörünün önemini vurguladı.

Şimdiye kadar yürürlüğe giren iyileştirme yasalarının sektöre toplam 26 milyar dolar yabancı sermaye girmesine yardımcı olduğunu belirten Pehlivan, ''Son 10 yılda, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelirin üçe katlanmasını sağlayan ekonomik dönüşüm sayesinde, Türkiye 800 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmış, kamu borç ve giderleri kontrol altına alınarak yatırımcılar için güvenli bir ortam oluşturulmuştur. Çok kısa bir süre önce dünyanın önde gelen kredi değerlendirme kuruluşlarından Fitch Ratings de Türkiye'nin kredi notunu 'yatırım yapılabilir' seviyesine çıkararak bu durumu tasdik etmiştir'' ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen ''Türkiye'nin Ekonomik Görünümü'' panelinde, İMKB Başkan Yardımcısı Mustafa Kemal Yılmaz, kurumun gelişim sürecini, bugünkü durumunu ve sunduğu fırsatları aktarırken, SPK Kurumsal Yatırımcılar Daire Başkanı Tevfik Kınık, İstanbul Finans Merkezi, Ticaret Kanunu, Mütekabiliyet ile Sermaye Piyasaları Kanun Taslağı'na da dikkat çekerek, Türkiye'nin içinde bulunduğu sürecin önemi üzerinde durdu.

TYDTA İngiltere Kıdemli Danışmanı Ahmet İplikçi ise İstanbul'un uluslararası şirketler için bir cazibe merkezi haline geldiğini, Coca-Cola, GE ve GlaxoSmithKline gibi uluslararası birçok markanın İstanbul'u bölgesel yönetim merkezi olarak seçtiğini, bunda 200'ün üzerinde destinasyona direkt uçuş yapan Türk Hava Yolları'nın büyük katkısı olduğunu belirtti.

Günün ikinci panelinde GYODER Başkan Yardımcısı Özlem Gökçe ve GYODER Yönetim Kurulu Üyesi M. Emre Çamlıbel tarafından yapılan sunumda da Türkiye'deki mütekabiliyet yasası ve kentsel dönüşüm projeleri ile emlak sektörünün çok büyük bir ivme kazanma noktasında bulunduğu vurgulandı.

YABANCI YATIRIMCI VE FONLARA İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

''Türkiye'deki Yatırım Olanakları'' başlıklı son oturumda ise Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Sur, Türkiye'nin son 10 yıldır en çok büyüyen ekonomilerin başında geldiğini ve gelecek on yıl içinde de en büyük 10 ekonomi içinde yer alacağına işaret ederek, gayrimenkul sektörünün Türkiye'nin büyüme dinamiğine paralel bir şekilde gelişmeye devam ettiğini belirtti.

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, Türkiye'de büyük projelerin söz konusu olduğunu belirterek yabancı yatırımcı ve fonlara işbirliği çağrısında bulunurken, Çalık Gayrimenkul Yatırım Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Feyzullah Yetgin Türkiye'de kentsel yenileme projelerine de dikkat çekerek bu tür projelerin artmasıyla yabancı büyük fonların prestijli projelere girmesinin daha kolay olacağını kaydetti.

Tahincioğlu Holding Başkanı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-İngiliz İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Tahincioğlu da Türkiye'deki değişim karşısında yabancı fonların da bir an önce pozisyon almaları gerektiğini, yoksa ileride daha yüksek meblağlar ödeyerek pazara girilebileceğini ifade etti.

HSBC Bank PLC Yönetim Direktörü ve Global Gayrimenkul Finans Başkanı Matthew Webster ise para transferindeki risklerin, daha sıkı ve şeffaf bir biçimde denetlenmesi gerektiğinin üzerinde durarak, bankaların oluşabilecek kur risklerine karşı uzun dönemde yapılandırılabilmesini, bunun için de Türkiye'nin yeni düzenlemeleri uygulamaya alması gerektiğini belirtti.

Roadshow'ların yakın dönemdeki rotası ise uluslararası büyük fonların bulunduğu önemli finans merkezlerinden Katar, Singapur ve Malezya olarak planlandı.

34CHAMPİON
15-11-2012, 09:02
Araplar 6 ayda 38 bin m2 mülk aldı...

Yabancılara mülk satışına ilişkin düzenlemenin 3 Mayıs’ta yasalaşmasının ardından Araplar, Türkiye’den 38 bin 27 metrekarelik 137 taşınmaz satın aldı.

Alımlar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Irak’tan yapılırken, en fazla alımı gerçekleştiren Kuveyt, Türkiye’de 7 bin 771 metrekare taşınmaz edindi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı y
etkililerinden alınan bilgiye göre, 183 ülke vatandaşının Türkiye’den şartsız gayrimenkul alacağı Mütekabiliyet Yasası’nın ardından Arapların da alımları Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne gelmeye başladı. Kuveytliler, Türkiye’den 3 arsayla 31 mülk edindi. Bu ülkeyi çok sayıda arsa ve 18 daireyle Suudi Arabistan izledi. Birleşik Arap Emirlikleri üçüncü, Katar dördüncü, Irak beşinci sırada yer aldı.

İSTANBUL GÖZDE OLDU

Denizi, boğazı, tarihi ve kültürüyle dünyanın en güzel şehirlerinden kabul edilen İstanbul, Arapların da gözdesi oldu. Bu şehirden Suudi Arabistanlılar, 27 bin 315 metrekarelik 30 mülk alırken, Katarlılar bin 45 metrekarelik 2 taşınmaz edindi. Birleşik Arap Emirlikleri’nden 292 metrekarelik 7, Irak’tan 217 metrekarelik 3 ve Kuveyt’ten de 211 metrakarelik 4 taşınmaz satın alındı.

ANADOLU İLLERİ

Arap ülkeleri arasından Türkiye’ye en çok ilgiyi gösteren Kuveytliler, İstanbul, Yalova, Bursa, Aydın, Bolu ve Sakarya’dan mülk almayı tercih etti. Suudi Arabistan vatandaşları da tercihlerini İstanbul, Yalova, Antalya, Ankara ve Trabzon’dan yana kullandı. Birleşik Arap Emirlikleri’nden İstanbul, Yalova ve Antalya, Katar’dan İstanbul ve Kocaeli, Irak’tan ise İstanbul, Yalova, Antalya, Ankara, Aydın, Mersin, İzmir ve Konya için talep geldi.

34CHAMPİON
15-11-2012, 09:06
Türk inşaat şirketi Rusya’ya İstanbul parkı yapacak

Rusya'ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da "İstanbul" adlı park inşa edilecek. Rus basınına göre, Tataristan Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov'la daha önce görüşen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kazan'da modern bir park projesi önermişti. Kazan belediyesi Türk inşaat şirketinin yapacağı İstanbul Parkı’na onay verdi.

Kazan Belediye Başkanı İlsur Metşin tarafından ağırlanan Hakan Kıran adlı Türk inşaat firma yetkilileri, Tataristan'ın başkentinde inşa edilmesi planlanan İstanbul park projesini tanıttı. Belediye'den yapılan açıklamaya göre, firmanın yöneticilerinden Ali Ulvi Altan, proje çerçevesinde yeşil alanlar, park, yaya geçitleri, çeşme ve bazı mimari eserlerin yapılmasının öngörüldüğünü belirtti. Semtte Türkiye sembolünü simgeleyen lale şeklinde bir binanın inşa edilecek.

Görüşmede Kazan Belediye Başkanı Metşin, İstanbul semt projesini beğendiğini ifade ederek, "Fransız İmparator Napoleon Bonapart nasıl demiş: Dünya tek bir ülke olsaydı, o zaman İstanbul onun başkenti olurdu. Dolayısıyla bu projenin mimari açıdan yüksek kaliteli olduğu hususunda hiç kuşkumuz yok. Kentimizin insanların güzel dinlenmesi için böyle modern tesislere ihtiyaç var. Ayrıca lale sembolü şeklindeki tesisi çok beğeniyorum. Bu sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda 2013 yılında Kazan'da yapılacak Dünya Üniversite Oyunları'nın da sembolü olacak. Bizim çiçeğimiz olacak." diyerek memnuniyetini ifade etti.

Hakan Kıran şirketinin İstanbul Belediyesi'nin kent mimari konularında danışman kurum olduğuna işaret eden Metşin, "Biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın profesyonelliğine çok güveniyoruz. En büyük arzum İstanbul semtinde gerçek Türk tatlısı yemek ve Türk kahvesini yudumlamak. En leziz kahveyi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'la görüşmemde içmiştim" dedi.

34CHAMPİON
17-11-2012, 09:27
Çamlıca'ya Yapılacak Camiiİstanbul'da Çamlıca Tepesi'ne inşa edilecek caminin projesi açıklandı.

İstanbul'un yeni sembollerinden biri olmaya aday Çamlıca Tepesi'ne inşa edilecek caminin projesi açıklandı.
İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nin Üsküdar'daki Çamlıca Tepesi'ne yapımı planlanan cami için açtığı yarışma kapsamında; Asil Seçici Kurul ve danışman üyeleri, inceleme ve değerlendirmeler sonucu, ödül ve mansiyon alan projeleri belirledi.
Bu doğrultuda; birincilik ödülüne layık proje bulanamadı. İkincilik ödülüne, 16 numaralı Süleyman Akkaş, Nihal Şenkaya Akkaş, Dilek Ersen ve Şeyda Osanmaz Sanmaz'ın ''AYL46'' rumuzlu projesi ile 59 numaralı Bahar Mızrak ve Hayriye Gül Totu'nun ''SAS33'' rumuzlu projesi layık görüldü.
Yarışmada üçüncülük ödülü de 21 numaralı Eyüp Dursun'un ''T3E4S'' rumuzlu projesi ile 36 numaralı Ercan Şahin'in ''DRM80'' rumuzlu projesi arasında paylaştırıldı.
Uygulanacak Proje
Dernek, Çamlıca Tepesi'ne, jüri tarafından 2'incilik ödülüne layık görülen 2 projeden ''SAS33'' rumuzlu Bahar Mızrak ve Hayriye Gül Totu'nun hazırladığı projenin cami olarak inşa edilmesine karar verdi.

Dernek, projeyi, ''İbadet mekanlarının yanında sosyal, kültürel ve eğitim mekanlarını içinde barındıran kompleks bir proje şeklinde tasarlandığı, geleneksel Türk-İslam mimari tarzı ile günümüz çizgilerini bütünleştirerek Anadolu'nun batıya bakan yüzünde şehir siluetine katacağı değer ile döneminin sembol eserlerinden biri olarak yerini alacak bir proje olmasından dolayı'' seçti.
İnşaat Maliyeti 100 Milyon Lirayı Geçecek
İstanbul Cami ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, cami projesinin, 100 milyon lirayı geçeceğini düşündüklerini söyledi.
Kara: "Arazinin Yüzde 6'sını Kaplayacak"
Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, Çamlıca Tepesi'ne yapılacak camiye ilişkin, ''Çamlıca'daki bu arazimiz, gerçek anlamda tüm kullanıma açılacak olan alan 250 bin metrekare. Bu arazimiz içinde camimizin oturacağı alan, 15 bin metrekare. Böyle baktığımızda yüzde 6'sına denk geliyor'' dedi.

34CHAMPİON
18-11-2012, 21:45
En çok ilanı Ağaoğlu verdi

Ağaoğlu İnşaat'ın kampanya reklamlarının yoğunluğu rakamlarla ortaya çıktı.
Medya Takip Ajansı Interpress’in yaptığı araştırmaya göre, 1 Ekim - 15 Kasım tarihleri arasında yazılı basına verilen inşaat ilanlarında başı Ağaoğlu çekti.

Ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olan inşaat sektörünün sonbahara yeni kampanyalarla hızlı bir giriş yaptığı saptandı.

Medya Takip Ajansı Interpress’in yaptığı araştırmaya göre; 1 Ekim - 15 Kasım tarihleri arasında inşaat sektörüyle ilgili olarak 9 bin 597 adet haber yayınlandığı belirlenirken bu haberlerin yaklaşık yüzde 10’unun yeni kampanya reklamları üzerine çıktığı belirlendi.

Zirvede Ağaoğlu var

Ulusal, bölgesel ve yerel 2 binden fazla gazete ve derginin incelendiği araştırmada, geçen 45 günlük süre içinde inşaat sektörünün yazılı basında toplam 3 bin 681 adet ilanının çıktığı belirlendi.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren 470’ten fazla firmanın konut ilanlarının yer aldığı bu süreçte en çok ilanı 307 adet ile Ağaoğlu İnşaat’ın verdiği tespit edildi. Emlak Konut 215 ilanla ikinci, Sinpaş da 160 ilanla üçüncü sırayı almış.

Interpress’e bağlı grup şirketi Nar Ajans’ın, 1 Ekim – 15 Kasım tarihleri arasında inşaat sektörünün televizyondaki reklamlarını incelediği araştırmaya göre; sektörde yer alan 42 firmanın 23.462 adet spot reklamının yayınlandığı belirlendi.

Bu reklamların toplamda 188 saati aştığı saptanırken, Ağaoğlu İnşaat, Dap Yapı, Sinpaş, Varyap ve Bulut İnşaat’ın en çok süreyle reklam vererek ilk beş sırayı oluşturduğu ortaya çıktı.

34CHAMPİON
18-11-2012, 21:48
Üç şirketten dev proje

İnşaat sektörünün zirvedeki isimleri, İstanbul’da ortak bir proje inşa etmek için bir araya geldi.


İstanbul Ayazağa’daki Evyap arazisi üzerinde hayata geçirilecek proje, sembol niteliğinde olacak. Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kavurmacı ve Keleşoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Keleş’in ortaklığıyla karma proje inşaatına başlandı. Proje teras evler, rezidanslar, ofisler, alışveriş caddeleri, kafeler, oteller ve AVM’lerin yanı sıra konser salonları ile eğlence alanlarından oluşuyor. Evyap’a ait 300 bin metrekarenin üzerinde bir arsada inşa edilecek proje, Vadi İstanbul markasıyla hayata geçiriliyor. Mimari açıdan da öne çıkacak proje 3 ada halinde planlandı. Vadi İstanbul, Türkiye’nin ödüllü mimarlık ofisi İki Design ve Amerika’nın dünyaca ünlü projelerine imza atmış mimarlık ofisi SOM Mimarlık tarafından tasarlandı.

34CHAMPİON
18-11-2012, 22:04
Projesini kapan Fransa'ya koştu


Fransa'da düzen-lenen ve Avrupalı gayrimenkul yatırımcılarının katıldığı Mapic Fuarı'na Türk şirketleri damga vurdu. 5 şirket stand katılımıyla yer alırken, 59 şirket ziyaretçi olarak Fransa'ya geldi. Fuarda Türkiye'deki alışveriş merkezleri büyük ilgi gördü.




AVRUPALI gayrimenkul yatırımcıları tarafından büyük ilgi gören Fransa'daki Mapic Fuarı'na Türk şirketleri damga vurdu. Stand katılımı bulunan 5 Türk şirketinin yanı sıra, 59 firma ziyaretçi olarak yer aldı. Fuarda en çok Türkiye'deki alışveriş merkezlerine ilgi gösterilirken, İstanbul Finans Merkezi projesinde içinde yer alan Metropol İstanbul'un AVM'si de Fransız ve Alman yatırımcılar tarafından yakından izlendi.

KİMLER KATILDI

14-16 Kasım tarihleri arasında Fransa'da düzenlenen Mapic Fuarı'nda Türkiye'den IMS, Öncüoğlu, Rönesans, Saf GYO ve Metropol İstanbul standları ile yer aldı. Fuara Türkiye'den ziyaretçi olarak katılan firma sayısı 59'u buldu. Torunlar GYO, Zorlu, Turkmall, TSKB Gayrimenkul Değerleme gibi gayrimenkul kuruluşlarının yanı sıra Penti, Koton, Mavi gibi kuruluşların katılımcıları da vardı. Fuarda Penti'nin sahibi Sami Kariyo, TSKB Gayrimenkul Genel Müdürü Işıl Dinçer, Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, Turkmall CEO'su Levent Eyüboğlu, FYP Proje Danışmanlık'ın ortaklarından Füsun Yılmaz, Erkanlı Şirketler Grubu Başkanı Hüseyin Erkanlı da yer aldı.

AKASYA DA STAND AÇTI

Saf Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın İstanbul Anadolu yakasında gerçekleştirdiği Acıbadem'deki Akasya Projesi ve Akasya Alışveriş ve Yaşam Merkezi de Mapic'te yer aldı. Saf GYO'nun projesine yabancı yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi. 80 bin metrekarelik kiralanabilir alan içinde yaklaşık 300 adet mağazanın yer alacağı Akasya Alışveriş ve Yaşam Merkezi, İstanbul'un en büyük alışveriş merkezlerinden biri olacak. Sosyal yaşam seçenekleri ve ulaşım kolaylığı ile Akasya Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nin İstanbul'un ve Anadolu Yakası'nın en iddialı cazibe merkezlerinden biri olması bekleniyor. Proje; Events Plaza ve Piazza meydanlarındaki restoranlar, gurme lezzetlerin otantik bir konseptle satışa sunulduğu Gurme Bazaar ile misafirlerinin bir çok talebine cevap vermeyi amaçlıyor.

Metropol İstanbul'un AVM'si öne çıktı

EMLAK Konut GYO işbirliğiyle Varyap-GAP İnşaat ortaklığında hayata geçen Ataşehir Finans Merkezi'ndeki Metropol İstanbul'un alışveriş merkezi ve ‘catwalk' adı verilen lüks caddesi de Mapic'te görücüye çıktı. 354 mağazanın yer aldığı Metropol İstanbul, ziyaretçilerin ve uluslararası yatırım fonlarının ilgisi ile karşılaştı. Fuarda Alman ve Fransız yatırımcılarla görüşülürken, Türkiye'de olmayan markalarla da görüşmeler başladı.

34CHAMPİON
19-11-2012, 08:16
İngiltere'de konut fiyatları düştü





Dünya krizinin nedeni olarak bilinen konut fiyatları tüm dünyada gerilemeye başladı

İngiltere'de Rightmove Konut fiyatları geriledi. İngiltere'de rightmove tarafından yapıla araştırmaya göre satışa sunulan konutların fiyatları Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 2.6 oranında

geriledi. Ekim ayında fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 3.5 yükselmişti. Kasım ayında yıllık bazda ise konut fiyatlarında yüzde 2 oranında artış yaşandı.

34CHAMPİON
19-11-2012, 08:22
Çin'de Ekim ayı yeni konut fiyatları yatay seyretti
Çin'de Ekim ayı konut fiyatları eylül ayında olduğu gibi ekim ayında da bir önceki aya göre değişim göstermedi. Açıklanan veri Haziran ayında itibaren yükselişe girmiş olan fiyatların istikrar kazanmaya başladığına işaret etti.

Ulusal İstatistik Ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre konut fiyatları ekim ayında bir önceki aya göre değişmedi ancak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 oranında artış gösterdi.

34CHAMPİON
19-11-2012, 15:30
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye'de artık her önüne gelenin inşaat yapamayacağını belirtti.




Denizli'de sanayici ve iş adamlarıyla biraraya gelen Bakan Erdoğan Bayraktar, gelişen ve büyüyen dünyada devletler kadar şehirlerin de ön plana çıktığını, Denizli'nin de bu kapsamda bir kent olduğunu söyledi.

Çevre duyarlılığına aşırı derecede dikkat ederken bir taraftan da Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması için çalıştıklarını anlatan Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.

HER ÖNÜNE GELEN İNŞAAT YAPAMAYACAK

Bu konuda geri adım atılmayacağını, Bakanlık olarak müteahhitlik yapanları kayıt altına aldıklarını ifade eden Bayraktar, şöyle konuştu:

''Türkiye'de geçici müteahhitlik belgesi olan 200 bin kişi var. Almanya'nın nüfusu 80 milyondan fazla. Orada belgeli müteahhitlik firması 2 bin 700 civarında. Biz de 200 bin belgeli var. Biz bunlara belli şartlar getirmek suretiyle hem müteahhitlik firmalarına hem inşaat firmalarına hem ustalarından bu işi yapamayanları ayıklamak suretiyle yeni bir çalışma içerisindeyiz. Bu verdiğimiz müteahhit kayıt sertifikasıdır. Bu müteahhitlik belgesi değil. Geniş bir inceleme yapıyoruz. Yaptığı yapılara bakıyoruz, yaptığı işleri denetliyoruz ondan sonra veriyoruz.

Türkiye'de artık her önüne gelen inşaat yapamayacak. Ama maalesef odalar, inşaat müteahhitleri odası kurmasını engelliyor. Müsaade etseler daha kolay olacak. Odanın sizlere bir zararı yok, izin verin. Ticaret odası en çok aidatı müteahhitlerden aldığı için oda kurdurmuyor. Bunlar bir oda kursun, gelişsin, birleşsin. Her isteyen de müteahhitlik yapmasın, inşaat yapmasın.''

KAÇAK YAPILARDAN KURTULMAMIZ LAZIM

Bakan Bayraktar, Türkiye'nin, küresel ekonomik kriz, bölgesel sorunlara rağmen istikrarını koruduğunu, kalkınmasını sürdürdüğünü vurguladı.

Türkiye'de nüfusun yüzde 75-78'inin şehirlerde yaşadığını, şehirlerdeki teknik altyapının kötü olduğunu dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti:

''Şehirlerimizin verdiği fotoğraflar iyi değil. Kaçak yapılar, depreme dayanıksız yapılar... Deprem fayı yoğun bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkeyi, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapılardan, depreme dayanıksız yapılardan kurtarmamız lazım. Yasayı vatandaş odaklı yaptık. İsteyen vatandaşımız ''benim evim riskli'' deyip kendisi tespit etsin, kendisi dönüştürsün. O süreç içerisinde buna belediye ve bakanlığımız yardım etsin. Yani razı olma ve gönüllülük esasıyla bu işi yürüteceğiz. Riskli bölgeleri yıkacağız diye birşey yok. 3194 sayılı yasa dışında, kimsenin rızası olmadan evini zorla yıkmak gibi bir düşüncemiz yok. Bu yasa insanlarımızı, can emniyetini korumaya yöneliktir. Bu yasa, insanlarımızın hayat hakkını idame ettirmeye yöneliktir. İnsanlarımızın malını korumak içindir. Kimseyi evinden, yurdundan ve yerinden rahatsız etmeye, itip kalkmaya niyetimiz yok. Ama bunu önemsediğimizi de vurgulamak istiyorum.''

MAKİNİST
19-11-2012, 16:37
Doğru demiş Çevre bakanı...Devamını da ben tamamlayayım...

Sadece bizim adamları,eş dost ve yandaşlar müteahhitlik yapabilecek...:he:

34CHAMPİON
19-11-2012, 17:41
Doğru demiş Çevre bakanı...Devamını da ben tamamlayayım...

Sadece bizim adamları,eş dost ve yandaşlar müteahhitlik yapabilecek...:he:

haklı gözüküyorsunuz.

34CHAMPİON
20-11-2012, 08:02
Evlerde nüfüs azalıyor, küçük konuta talep sürekli artıyor
Türkiye'de hane halkı sayısının azalıp, hane sayısının arttığına dikkat çeken Eva Gayrimenkul Değerleme Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, küçük konutlara talebin artacağına dikkat çekti

Eva Gayrimenkul Değerleme Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, mevcutta artış gösteren küçük konut grafiğinin daha da artıracağını belirtti. 2023'te konut beklentilerini ve bu talepleri belirleyecek özellikleri değerlendiren Yazıcı, önümüzdeki dönemde birinci tercih olarak 110-125 m2 arası 2+1 ve 3+1 konutlara talep olacağı, ikinci tercihin ise 75-90 m2 arasında 1+1 ve 2+1 konutlara olacağını belirtti. Yatırım amacı ile ise daha küçük konutların talep göreceğini öne süren Yazıcı, konutta bugün için en fazla talep edilen fiyat aralığının ise 75-125 bin dolar arasında olduğunu ifade etti.
KONUT talebini 4 temel unsur olan mülkiyet durumu, hane halkı değişimi, yatırım eğilimi ve gelir artışına bağlayan Yazıcı, Türkiye'de nüfusun 2023'ten sonra yaşlanmaya başlayacağını belirterek, bu durumda konut ve gayrimenkul geliştiricilerinin yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarına uygun geliştirmeler de yapması gerektiğini vurguladı. Yazıcı, '10 yıl sonra bu segmentte oluşacak talep şimdiden sinyallarini veriyor ona göre de sektörün pozisyon alması gerekli' dedi.

Yeni trend küçük konut olur
YAZICI, 'Türkiye'de hane halkı sayısı bugün 4.12 ama 2023'e kadar 3,79'a düşmesini bekliyoruz. Evli olmayıp öğrenci, yaşlı gibi birlikte yaşayanların sayısı artıyor. Yani farklı ihtiyaç ve arayışlar nedeni ile daha küçük konutlara kayma eğilimi görmeye gelecekte de devam edeceğiz gibi görülüyor' dedi.

34CHAMPİON
20-11-2012, 08:49
İspanya’da ev alana oturma izni veriliyor

Krizin pençesindeki İspanya hem borçlarını azaltacak, hem de ülkedeki gayrimenkul fazlasını eritecek bir projeyi devreye almaya hazırlanıyor

Buna göre İspanya ülkede 160 bin euro’nun (200 bin dolar) üzerinde değerde bir gayrimenkul alan her yabancıya oturma izni verecek.
İspanya Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Jaime Garcia Legaz ekonomik krizle mücadele için yasa hazırlığı içinde olduklarını açıkladı. Legaz, Çin ve Rusya pazarlarını hedef aldıklarını urguladı. Ülkede 700 binden fazla satılmayı bekleyen yeni konut bulunuyor. Legaz, 160 bin eufro’luk limitin özellikle seçildiğini belirterek, “Daha az bir fiyat konamaz. Yoksa oturma izni taleplerinde patlama yaşanır” yorumunda bulundu.

34CHAMPİON
21-11-2012, 19:22
İKİ BÖLGEDE ARSA FİYATLARI UÇTU

İstanbul'a yapılacak olan yeni havalimanının arazisinin olduğu yer altın gibi değerli hale geldi. Önceden kimsenin uğramadığı köyler şimdi uyanıklar tarafından akına uğruyor.

Milliyet'in haberine göre, İstanbul'un 3. havalimanına ev sahipliği yapacak olan Yeniköy ve Akpınar köylerinin sakinleri, artan emlak değerlerinden oldukça memnun. Arazilerinin birkaç yıl önceki değerini 5'e katladığını belirten köylüler, çok sayıda kişinin arazi almak için köylere geldiğini anlatıyor. Bölgedeki madenciler ise işlerini kaybetme korkusu yaşıyor.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, önceki gün yeri uzun zamandır tartışma konusu olan İstanbul'da yapılacak 3. havalimanının yerini açıkladı. Bakan Yıldırım, yeni havalimanının Karadeniz kıyısındaki Yeniköy ile Akpınar köyleri arasında yer alan eski kömür ocaklarının bulunduğu mevkide inşa edileceğini söyledi. Açıklanan güzergah Yeniköy ile Akpınar köylerinde yaşayanların yüzlerini güldürdü. Köylüler havalimanı projesiyle sahip oldukları arazilerin değerinin arttığını belirtirken, bölgede ciddi bir hareketliliğin de yaşandığını kaydetti. Proje, köylerde maden işletenleri ise kaygılandırdı. Rezervlerinin henüz tükenmediğini ve işlerinden olma endişesi taşıdıklarını anlatan madenciler, kum ocaklarının kapatılması halinde inşaat sektörünün de etkileneceğini söyledi.



60 BİNDİ 350 BİN OLDU
Projenin açıklanmasıyla Yeniköy ile Akpınar köyleri arasındaki arazi fiyatları da ciddi artış kaydetti. Akpınar Köyü Muhtarı Ali Genç, "Köyümüzün etrafındaki arazilerin dönümü eskiden 60-70 bin lira iken şimdilerde 350 bin liraya ulaştı. Proje toprak fiyatlarını çok etkiledi. Ama şu an çok fazla satış olmuyor. Köylüler de bekleme halinde" dedi.

Havalimanı projesinin vatandaşları mağdur etmemesi gerektiğini belirten Genç, "Köylerde yaşayan vatandaşın doğal dengesini bozacak, hayvancılığı azaltacak ve madencilerin ekmeğiyle oynayacak bir projeye karşıyız. 30 bine yakın kişi madenlerde istihdam ediliyor. Maden ocakları kaldırılırsa bu insanlar ne yapacak?" diye konuştu.



HAREKETLİLİK YOK
Havalimanı projesinin çehresini değiştireceği köylerden diğeri de Yeniköy. Muhtar Güven Aydoğan, henüz proje kapsamında istimlak edilecek alanların belli olmadığına dikkat çekerek, "Şu an benim bildiğim kadarıyla köyümüzde ciddi bir arazi hareketliliği yok. Belki duyum alamadığımız satışlar vardır. Onu bilemem. Vatandaş menfaatine olacak şekilde ne yapacağını düşünüyor" dedi. Yeniköy sakinlerinden Osman Erkol da arazisini henüz satmayı düşünmediğini belirterek proje açıklandıktan sonra ucuza arazi kapatmaya gelenlerden yakındı.



'BÖLGEDEKİ ARSALARI UCUZA KAPATTILAR'
Bölgede 17 yıldır emlakçılık yapan Seyfettin Öztürk de şunları söyledi:

"Bölgeye havalimanı yapılacağına ilişkin açıklama yapılmadan önce de birçok kişi köylere gelmeye başladı. Arazi satın almak istediler. Bazıları tek tapu halinde 100-150 dönümlük araziler satın aldı. Bir anlamda ucuza kapattılar. Proje açıklanınca fiyatlar 4'e, 5'e katlandı. Geçen yıl dönümü 50 bin lira olan arazi bugün 250 bin lirayı buldu. Şimdi mülk sahipleri satmaya pek yanaşmıyor. İmar izni de çıkarsa proje çok kişiyi zengin eder."



'MADENCİLER İŞSİZ KALABİLİR'
Projenin hayata geçeceği alanda 9 tane maden işletmesi olduğunu belirten maden mühendisi Hakan Sevilmiş de proje hakkındaki endişelerini şu sözlerle dile getirdi:

"Yeniköy-Akpınar köyleri arasındaki alanda 30 yıllık ihtiyaca cevap verecek kömür ve kum rezervi var. Bakanımızın söylediği gibi bu alan tamamıyla eski kömür ocaklarının olduğu bir yer değil. Bölgenin en az yüzde 40'ı henüz işlenmemiş durumda. Buradaki kum ocakları İstanbul'a çok yakın. O nedenle fiyatlar inşaat sektörü için çok uygun. Ocaklar kapatılırsa inşaat maliyeti artar. Havalimanı birçok insana istihdam sağlar belki ama ocaklarda çalışan madencilerin de işleri tehlikeye girer."

34CHAMPİON
21-11-2012, 19:34
Merkez Bankası'nın faiz koridorunu daraltmasının ardından konut kredilerinde faiz oranları düştü.

34CHAMPİON
22-11-2012, 13:20
Ev alana 5 yıllık Schengen hediye...

Yunanistan'dan ev alacaklar 5 yıllık Schengen vizesini de cebine koyacak. Krize çare arayan hükümet, 300 bin euro ve üzerinde ev alan yabancılara AB'de oturma izni veriyor

Yunanistan, ekonomik krizde ticareti canlandırmak için otellerden sonra ülkedeki konutların satışıyla ilgili kampanyalara da hazırlanıyor. Gayrimenkul sektörünü yeniden canlandırmak için pr
ojeler geliştiren hükümet, Avrupa Birliği'nin sunduğu nimetlere başvuruyor. Önce AB vatandaşı olmayanlara vize kolaylığı göstereceğini açıklayan Atina yönetimi şimdi de "Yunanistan'da ev alırsanız 5 yıllık Schengen ve oturma izni veririz" vaadinde bulunmaya hazırlanıyor. Yeni uygulamaya göre Yunanistan'dan değeri 300 bin euro ve üzerinde konut satın alanlara aileleriyle birlikte 5 yıllık süresiz vize ve oturma izni verilecek. 5 yılın sonunda izinler temdit edilebilecek. Ancak oturma izni "çalışma izni" ya da vatandaşlık almakla eşit tutulamayacak.

200 BİN KONUT BEKLİYOR
Yunanistan'da iki yıldan bu yana satışa çıkarılan 150 bin daire ve 40 bin yazlık ev ekonomik kriz nedeniyle alıcı bulamıyor. Aynı yöntem İspanya, Portekiz ve İrlanda'da da uygulanıyor.

34CHAMPİON
22-11-2012, 16:19
En çok harcama konuta

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 23,3’ü İstanbul’da gerçekleşiyor.

TÜİK verilerine göre toplam tüketim harcamasının yüzde 23,3’ü İstanbul’da oturan hanehalkları tarafından yapılırken, Ege Bölgesi yüzde 14,5’lik oranla ikinci sırada yer aldı. Ege Bölgesi’ni yüzde 11,6 ile Akdeniz Bölgesi izlerken, harcamaların sadece yüzde 1,8’i Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait.




Gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına en fazla payı yüzde 29,7 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi ayırıyor. 2009-2010-2011 birleşik verilerine göre İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması Düzey-1 bazında bölge içindeki harcama gruplarının dağılımına bakıldığında Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi'nde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 29,7 oranıyla gıda ve alkolsüz içecekler harcaması alırken, aynı bölgede harcamalardaki en düşük payı yüzde 1,1 ile eğitim hizmetleri oluşturdu.




İstanbul Bölgesi'nde ise harcama grupları içerisinde en yüksek payı yüzde 32,6 ile konut ve kira harcamaları alırken, gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 17,6 oranıyla ikinci sırada yer aldı. Ulaştırma harcamalarında en yüksek payı Orta Anadolu Bölgesi, en düşük payı ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi aldı. Haberleşme harcamalarına Güney Doğu Anadolu, konut ve kira ile eğlence ve kültür harcamalarına ise Kuzeydoğu Anadolu en az payı ayıran bölgeler oldu. Eğitim harcamalarına en düşük payı ayıran bölgeler Batı Marmara ve Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi iken, en yüksek payı İstanbul ayırdı

34CHAMPİON
22-11-2012, 17:29
LEED NEDİR?

LEED (Leadership in Energy and Environmental Design)
LEED, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından geliştirilmiş yeşil bina değerlendirme sistemlerinin genel adıdır. Tüm LEED değerlendirme sistemlerinde, binaların yapım ve/veya kullanımları sırasında, 5 farklı çevresel etki kategorisindeki performansları değerlendirilerek yapılan puanlama sonucunda 4 farklı seviyeden sertifikalanab
ilmektedir. LEED sertifikası 1998’den beri verilmektedir. İlk çıkarıldığından beri çok sayıda değişikliğe uğramıştır ve halen gelişen teknoloji ve pazar durumuna göre geliştirilmektedir.
Şu anda kullanılmakta olan LEED değerlendirme sistemleri şunlardır:

LEED for New Construction and Major Renovations (NC): Yeni inşa edilecek veya kapsamlı bir tadilattan geçecek ticari ve/veya çok katlı (4-6 katın üzerinde) konut binaları için geliştirilmiş LEED değerlendirme sistemidir. Projenin tasarım ve inşaat aşamaları sertifikalanır, işletme dönemini kapsamaz.

LEED Existing Buildings Operations and Maintenance (EBOM): Mevcut binaların değerlendirildiği LEED sistemidir. Bu sistem çoğunlukla bakım ve işletme politikaları açısından binayı değerlendirir.

LEED for Core & Shell (CS): Binanın iç mekanlardaki inşaat faaliyetlerinin kiracılara bırakıldığı ticari binaların değerlendirilmesinde kullanılan LEED sistemidir.

LEED for Retail: Bankalar, restoranlar, süpermarketler, perakende mağazalar tek ya da zincir olarak değerlendirilebilmektedir. Mağazanın içinde bulunduğu binanın mülkiyet durumuna göre proje LEED Retail-NC ya da LEED Retail-CI olarak değerlendirilebilir.

LEED for Commercial Interiors (CI): Retail grubu haricinde kalan iç mekan projelerini kapsayan LEED değerlendirme sistemidir. Özellikle core & shell olarak yapılmış binalarda kiralanan ofisler için uygun bir sistemdir. Kolay uygulanması bakımından tercih edilebilir. Başvuru sahibi firmanın binanın tümüne yönelik değişikliklerde söz sahibi olmaması ön şartlar arasındadır.

LEED for Homes: 4 kata kadar olan tüm konut binaları bu sistem ile değerlendirilebilirler. 4-6 kat arası olan konutlar belirli farklılıklarla bu sistem ile değerlendirilirler. ABD dışındaki LEED for Homes projeleri henüz pilot başvuru olarak kabul edilmektedir.

LEED for Schools: K-12 okul binalarının yeni inşaatı ve/veya kapsamlı yenilemeleri için uygun olan değerlendirme sistemidir.

LEED for Healthcare: Hastaneler, klinikler, huzurevleri, tıbbi eğitim ve araştırma merkezleri gibi sağlık yapılarının özellikleri dikkate alınarak geliştirilmiş LEED değerlendirme sistemidir.

LEED for Neighbourhood Development(ND): Binalar yerine mahalleler bir bütün olarak değerlendirilir. Başvuru şartları ve sertifikasyon süreci diğer LEED değerlendirme sistemlerinden oldukça farklıdır.

34CHAMPİON
22-11-2012, 17:33
Puanlama sistemi için ilk olarak LEED NCv1.0 pilot versiyon olarak yayımlandı. Daha sonra LEED NCv2.0. LEED NCv2.2 2005′te ve LEED NCv3.0 2009′da kullanılmaya başlandı. Bugün LEED yapıların tasarımı, yapımı ve işletmesi konularını ele alan 9 paket derecelendirme sistemi ile puanlama yapmaktadır. LEED Accredited Professional programı altında beş kapsayıcı kategori bulunmaktadır. Bu kategoriler:
•Sürdürülebilir Yapı Tasarımı ve İnşası (Yeni yapılar, okullar, sağlık alanları vb. için)
•Sürdürülebilir İç Mekan Tasarımı ve İnşası (Paylaşılan mekanların tasarımı vb. için)
•Sürdürülebilir Yapı İşletmesi ve Onarımı (İşletme ve onarım faaliyetleri vb. için)
•Sürdürülebilir Yaşam Alanı Planlanması (Mahalle, sosyal alan vb. için)

•Sürdürülebilir Ev Tasarımı ve İnşası

LEED 2009′a göre 100 puan üzerinden derecelendirilen sertifikalar ise şöyle:

Certified, 40 – 49 puan (Zorunlu şartların yerine getirildiğine dair.)
Silver, 50 – 59 puan
Gold, 60 – 79 puan
Platinum, 80 puan ve üzeri

Bu puanlama sisteminde beş ana alanda değerlendirme yapılır. Bu alanlar ise aşağıdaki şekilde tanımlanabilir:
•Sürdürülebilir alan planlaması
•Suyun verimli kullanımı
•Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı
•Malzeme ve kaynak kullanımı
•İç ortam kalitesi

34CHAMPİON
23-11-2012, 10:03
Konut satışları düştü

Türkiye'de yılın üçüncü çeyreğinde konut satışları, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,35 oranında düştü.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2012 yılının üçüncü dönemine (Temmuz-Ağustos-Eylül) ilişkin ''Konut Satış İstatistiklerini'' açıkladı.

Yılın üçüncü çeyreğinde konut satışları, bir önceki çeyreğe göre yüzde yüzde 2,35 oranında düştü. Söz konusu dönemde 103 bin 543 konut satış sonucu el değiştirdi.

Buna göre, yılın üçüncü döneminde, konut satışlarında bir önceki döneme göre en yüksek düşüş yüzde 19,30 ile Zonguldak, Karabük, Bartın (TR81) bölgesinde gerçekleşti.

Bir önceki döneme göre yüksek düşüş gösteren diğer bölgeler sırasıyla yüzde 15,70 ile İstanbul (TR10), yüzde 15,66 ile Adana, Mersin (TR62), yüzde 13,19 ile Antalya, Isparta, Burdur (TR61) ve yüzde 11,35 ile İzmir (TR31) bölgeleri oldu.

Yılın üçüncü döneminde, konut satışında geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 1,76 oranında artış gerçekleşti.

34CHAMPİON
23-11-2012, 10:07
Konakta yaşayanlar yandı!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi kaçıranların yüzsüzlüğünü kendi yaşadığı ilginç bir örnekle anlattı. Devletten vergi kaçırmak için çeşitli yöntemlere başvuranların Maliye Bakanı olarak bizzat kendisinden bile yardım istediğini bildiren Şimşek, kendisine gelen bir telefonla yaşadığı şaşkınlık verici olayı şöyle anlattı:

Yapma suç işlersin

"Bir gün telefonum çaldı. Telefondaki ses uzaktan tanıdığım hali vakti yerinde bir vatandaşa ait. İstanbul'da bilmem ne konaklarından lüks bir villa kiralamak istemiş. Bana telefonda, 'Sayın Bakanım, kiralayacağım ev 5 bin dolar. Ancak ev sahibi benden, kiranın 2 bin dolarını bankaya yatırmamı, geri kalan 3 bin doları da elden vermemi istedi. Ben şimdi ne yapayım? dedi. 'Aman sakın öyle bir şey yapma. Her iki taraf da suç işlemiş olur. Kiranı bankadan yatırman gerekiyor' dedim."

Vergi kaçıranı yakalayacağız

Yaptığı uyarıdan sonra o vatandaşın bir daha kendisini aramadığını belirten Şimşek, "Ses soluk kesilince araştırdım. Öğrendim ki o villayı kiralamış. Bunun üzerine ben de bütün siteyi incelemeye aldırdım. Herkesin gelirini giderini araştırıyoruz" dedi. Şimşek, hem kiracı hem de ev sahiplerinin her türlü para hareketini izleyebilecek teknik kapasiteye sahip olduklarını belirtirken, "Bu insanlar ya araba alacak, ya bir yere harcama yapacak. En fazla 6 ay sonra vergisi ödenmemiş o para mutlaka sisteme girecektir. Kiracılar arasında şirketler de var. O şirketler bana stopaj iadesi için geldiğinde vergi kaçıran ev sahibi zaten açığa çıkacak" diye konuştu.

Dürüst vatandaş arıyorum

Bakan Şimşek, kiracı ile ev sahipleri arasında yapılan vergi hilesini mutlaka bir vatandaşın ortaya çıkıp açıklayacağına inandığını da vurguladı. "Şimdi o konaklarda oturanlar içinden bir tek dürüst vatandaş arıyorum" diyen Şimşek, "Tüm veriler elimizde var. Biz istesek 5 yıl geriye doğru ne faizler cezalar uygularız. Ama biz vatandaşı kazanalım istiyoruz" dedi.

Büyük götürenlerin peşindeyiz

Mehmet Şimşek, lüks restoranlara gidildiğinde POS cihazının çalışmadığının iddia edildiğini kaydetti. Bakan Şimşek, "POS çalışmıyor diye bir şey olmayacak. Yazar kasa ve POS bitişik olacak. Gerekirse bazı yoğunluğu olan yerlerde, ellerindeki kamera görüntülerini alacağız. Asıl derdimiz esnaf değil. Büyük götürenlerle uğraşıyoruz" uyarısı yaptı.

Mektuptan sonra sıra kapı çalmaya geldi

Gelir İdaresi yedek ödenekten para istendiğini aktaran Şimşek, niçin diye sorduğunda bütçenin mektup masrafı nedeniyle bittiğini açıkladıklarını söyledi. Şimşek şöyle devam etti:

"20 milyon lira ilave mektup masrafı varmış, dün imzaladım. İşi abartmışlar. Geçen sene 10 milyon kişiye mektup göndermişiz. SMS, e-posta gönderiyoruz. Şimdi artık kapı çalmaya başlayacağız."

Konutta KDV'ye 3 modelimiz var

Maliye Bakanı Şimşek, konutta KDV'yi çalıştıklarını vurguladı. Şimşek, "KDV'nin hangi oranda uygulanacağı konusunda 3 modelimiz var. İnşaat birim maliyeti, emlak vergi değeri ve lüks olup olmadığı gibi 3 ayrı model. Ancak belki, sadece büyük şehirlerde şöyle olur da diyebiliriz" şeklinde konuştu

34CHAMPİON
23-11-2012, 10:11
Konuta En Çok İlgi Ortadoğu’dan Geliyor

Mütekabiliyet Kanunu’nun değişmesinden sonra Türkiye’deki konut alımına ilgi gösterenlerin başında Arap ülkeleri vatandaşları geliyor.

TSKB Gayrimenkul Değerleme’nin ev sahipliğinde gerçekleşen ‘Bir Gayrimenkul destinasyonu olarak Türkiye’ başlıklı toplantıda Sotheby’s Türkiye Genel Müdürü Arman Özver, mütekabiliyetin değişmesinden sonra yabancıların Türkiye’ye ilgisi hakkında izlenimlerini paylaştı. Özver’in anlattığına göre hem kişisel hem de kurumsal olarak gayrimenkulde Türkiye’ye bir Yatırım dalgası gelmekte. Mütekabiliyet sonrası Rusya ve Türk cumhuriyetleri vatandaşlarından gayrimenkul alımı beklense de, büyük oranda talep Ortadoğu ülkesi vatandaşlarından geldi. Özver, Avrupa seviyesinde hayat standartlarına sahip, ‘ezan sesi duyabildikleri’ İstanbul’da Konut edinmeye ve burada yaşamaya Arapların bayıldığını, ‘kendilerini evlerinde hissettiklerini’ ifade ettiklerini söyledi.

Orta halli Arapların sosyal donatılı konutlardan aldığını ve burada evinde Tatil yapıp bir süre sonra ülkesine döndüğünü ifade eden Özver, şunları söyledi: “Kraliyet ailesi mensupları ise çok lüks konutlar peşinde. İstanbul Boğazı’nda 1.800 metrekarelik bir yalıyı küçük bulan bir veliaht, ‘Daha büyüğü yok mu?’ diye sordu. 60 dairelik villaların birinde yaşamak istemeyen bir başka kraliyet ailesi mensubu ise Bodrum’da 35 dönümlük bir malikane aldı. Malikaneye komşu arazileri de alınca arazisinin genişliği 65 dönüme ulaştı. Rusya ve Uzakdoğulular ise eskiden olduğu gibi gayrimenkul yatırımını Londra’da yapmaya devam ediyor.”

Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Verçin de, şu anda Arap Emlakçıların İstanbul’da 20-30 daire alıp bunları ülkesinde sattığını söyledi. Geçen yıl yüksek fiyat sebebiyle Kira sertifikası (Sukuk) ihraç edemediklerini belirten Verçin, “Ancak Fitch’in not artırımı kararından sonra fiyat 100’den 60’a geriledi. Bu geçen yılın yarısına inebilir. Geçen yıl ihraç edemediğimiz sukuku bu yıl ihraç edebiliriz.” dedi. Verçin, 200-250 milyon dolarlık Sukuk ihraç edebileceklerini kaydetti.

eray026
23-11-2012, 14:31
Türkiye'de yılın üçüncü çeyreğinde konut satışları, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,35 oranında düştü. Söz konusu dönemde 103 bin 543 konut satış sonucu el değiştirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2012 yılının üçüncü dönemine (Temmuz-Ağustos-Eylül) ilişkin ''Konut Satış İstatistiklerini'' açıkladı.

Kaynak (http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1253287-konut-satislari-geriledi)

34CHAMPİON
23-11-2012, 18:57
Vatandaş evden önce betonuna baksın


Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Güleryüz, kentsel dönüşüm projesi için yıllık yaklaşık 30 milyon metreküp hazır betona ihtiyaç bulunduğunu ve bunun rahatlıkla karşılanabileceğini bildirdi.





AA muhabirine açıklamalarda bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güleryüz, kentsel dönüşüm projesi için yaklaşık 600 milyar lira maliyet çıktığını ve 10 senelik bir zaman diliminde bu harcamanın yapılacağını söyledi.

Hazır beton tarafında ise toplam 300 milyon, yıllık olarak da yaklaşık 30 milyon metreküp hazır betona ihtiyaç bulunduğunu anlatan Güleryüz, ''Türkiye yıllık 90 milyon metreküp hazır beton üretimi ile son 3 senedir Avrupa birincisi. Yıllık 140 milyon metreküplük kapasiteyle bu ihtiyacı rahatlıkla karşılarız. İnşaat sektörünün canlanmasına paralel olarak hazır beton sektörü de canlanır'' dedi.

Güleryüz, ev alacaklara da uyarılarda bulunarak, ''Bizler konut alırken fayansı nasıl, musluğu nasıl diye bakıyoruz. Ama artık bilinçli tüketici olacaksınız. (Bunun beton cinsi ne?) diye soracaksınız. Kalitesi C30'un altındaysa almayacaksınız'' diye konuştu.

34CHAMPİON
24-11-2012, 08:54
Araplar kira getirisi peşinde...

Araplar'ın Türkiye'de kira getirisi olan gayrimenkul arayışı artıyor. Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Verçin, "Bu özelliği taşıyan yeterli gayrimenkulümüz yok" dedi

Türkiye'ye yatırımlarını artıran Araplar, son olarak kira getirili gayrimenkulleri yakın takibe aldı. Ancak Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Verçin, artan talebe karşın bu alanda yeterli ürün bulunmadığını söyledi. Türkiye'de sukuk imkânı tanıyan yeterli kiralık gayrimenkul bulunmadığını belirten Verçin, gayrimenkul yatırımında Araplar'ı Türkiye'ye çekebilmek için daha fazla enstrüman geliştirmemiz gerektiğini söyledi. TSKB Değerleme ve Arkitera'nın "Bir Gayrimenkul destinasyonu olarak Türkiye" konulu toplantısında konuşan Verçin, şunları söyledi: "Araplar'da çok para olduğunu söylüyoruz. Bu parayı çekmek için ülkemizde yatırım yapacakları enstrümanları artırmamız lazım. Çünkü faizli yatırım araçlarını istemiyorlar. Bu nedenle kira getiri garantisi olan yani içinde kiracısı bulunan gayrimenkullere bakıyorlar. Ancak Türkiye'de kira getirisi olan yeterli sayıda gayrimenkul yok."

NOT FİYATLARI DÜŞÜRDÜ
Verçin, kendilerinin daha önce sukuk'la ilgili gerekli hazırlıkları yaptıklarını da hatırlattı. Ali Verçin, "O dönemde Türkiye'nin kredi notu düşük olduğu için oldukça yüksek fiyatlar çıkardılar. Türkiye'nin kredi notunun yükselmesi ve artan istikrarla birlikte geçen yıla göre fiyatlar yüzde 60 ucuzladı" diye konuştu. Rönesans İnşaat CEO'su Murat Özgümüş ise "Herkes iş modelini yabancı yatırımcıya göre şekillendiriyor. Yabancılar da kira getirisi olan gayrimenkul istiyor. Ancak kira kontratlarıyla ilgili düzenlemeye ihtiyaç var" dedi.

34CHAMPİON
24-11-2012, 09:15
Öğretmenler sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır. 1924 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

34CHAMPİON
24-11-2012, 18:01
Yabancıların 92 bin taşınmazı var

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, 2004 yılı sonrası 108 bin 815 yabancının, 33 milyon 767 bin 673 metrekare alanda, 91 bin 778 taşınmazının bulunduğunu bildirdi.

CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç'un yazılı soru önergesini yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, askeri alanlar ve güvenlik alanlarının yabancıların alımına açık olmadığını ifade etti.

Erdoğan'ın verdiği bilgiye göre, 2004 yılı sonrası 108 bin 815 yabancının, 33 milyon 767 bin 673 metrekare alanda, 91 bin 778 taşınmazı bulunuyor.

Yabancıların edinebilecekleri taşınmaz miktar denetiminin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nce izlendiğini, Türk adli, idari ve ceza hukukunun taşınmaz kullanım ve tasarrufuna ilişkin hükümlerinin, Türk yabancı ayrımı gözetilmeden uygulandığını bildiren Bayraktar, yabancıların, stratejik bölgelerde taşınmaz edinmelerinin de kanunen mümkün olmadığı ifade etti.

34CHAMPİON
25-11-2012, 09:07
Konutta KDV isyanı

Turkuvaz Yayın Grubu konut üreticileri ile Bakan Bayraktar'ı bir araya getirdi. Sektör KDV belirsizliğinin çözülmesini istedi. Bakan ise "Adaletsizlik var, çözeceğiz" dedi

Türkiye'nin en büyük konut üreticileri ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar Turkuvaz Yayın Grubu'nun düzenlediği zirvede bir araya geldi. Zirveye gayrimenkule getirilen vergiler ve bu alanda yapılan spekülasyonun sektöre verdiği zarar damga vurdu. İnşaatçılar Türk ekonomisi için hayati olan, cari açığın finanse edilmesine kalıcı katkı sağlayacak sektörün, özellikle son KDV uygulamasıyla belirsizliğe itildiğini dile getirdi. Bakan Bayraktar da inşaatçılardan gelen talebi haklı buldu.

KÜÇÜK KONUTLARDA ARTMASIN
Varyap Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş, KDV uygulamasının eskisi gibi devam etmesi gerektiğini belirterek, "Bizim satışlarımızın çoğunu 150 metrekarenin altındaki konutlar oluşturuyor. KDV eklenirse müşteri alamaz, biz satamayız. Maliye'de KDV alacağım diye bekler durur. KDV'yi küçük konutlarda artırmamak lazım. Pahalı olması değil, insanın ihtiyacından fazlası lükstür" diye konuştu.

EN İYİSİ KDV'Yİ KALDIRIN
Devletin inşaatı ölü yatırım olarak gördüğünü söyleyen Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Halit Dumankaya ise "Devlet inşaatçıya vurdukça toz çıkıyor. Değer ve metrekare orantısı işin içine girerse Maliye'yle anlaşamayız. Siz en iyisi KDV'yi kaldırın da siz de rahat edin, biz de..." dedi. KDV alacaklarına da değinen Dumankaya "En küçük müteahhidin bile 50 bin TL KDV alacağı var. İadeleri 3 senede almamız gerekirken bu 4 seneyi buluyor, hatta geçiyor. Maliye borcumuza karşılık hemen faiz işletiyor. Bu adaletsizlik" diye konuştu.

SEKTÖR ÇÖKER
Emlak alım vergisinin her gün arttığını, bunun kayıt dışılığı beraberinde getireceğini söyleyen Halit Dumankaya "Tüketici Kanunu'nda da düzenlemeler yapılması gerekir. Dolandırıcılık yapanla, dürüst çalışanı ayırmak lazım" diye konuştu. Türkiye için sektörün çok önemli olduğunu söyleyen Teknik Yapı Yönetim Kurulu ve İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım da "Bizim dertlerimizi ancak siz çözebilirsiniz. Yoksa bu sektör çöker" dedi.

SEKTÖR ÜLKEYE KATMA DEĞER SAĞLIYOR
Zirveye ev sahipliği yapan Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık ise açılış konuşmasında, "Geçen sene gerçekleştirdiğimiz toplantımızda kentsel dönüşüm konusu öncelikli gündemimizdi. Sonrasında sayın bakanımızın zaten geçmişten beri önemsediği kentsel dönüşüm kararları çıktı. Şimdi sektörün önünde sadece İstanbul'da değil Türkiye genelinde önemli bir iş alanı oluştu. Tabii bu sektörün ekonomimize kattığı katma değeri söylememize gerek yok, hepimiz bunda hemfikiriz. Bütün yayın gruplarımızla birlikte, sektöre ve ülkemizin menfaatine yönelik her türlü kararda tam destek vermekteyiz" diye konuştu.

DEĞER VE M2 ORANTILI ÇÖZÜM BULACAĞIZ
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Iğdır'da vatandaş 160 metrekare daireyi 200 bin TL'ye alıyor ve yüzde 18 KDV veriyor. Akatlar'da 110 metre daireye 1 milyon TL veren vatandaş KDV vermiyor. Burada adaletsizlik var. Bu konuda çalışıyoruz. Ancak yüzde 100 adaletli olmak çok zor" dedi. Dairede lüksün büyüklükle orantılı olmadığını söyleyen Bayraktar, "Etiler'de 135-140 metrekarelik daire 1 milyon 200 bin TL. Ama Bağcılar'da 150 metrekarelik daire 200 bin TL. Şimdi hangisi gariban... Değer ve metrekareyle orantılı bir çözüm bulacağız. İnşaat sektörü ülkenin genel kalkınması açısından çok önemli bir sektör" diye konuştu.

34CHAMPİON
25-11-2012, 10:42
http://www.google.com.tr/imgres?q=en+g%C3%BCzel+mimari+resim&hl=tr&sa=X&rlz=1R2MXGB_trTR510&tbm=isch&prmd=imvns&tbnid=7zWAHmHuTyFA5M:&imgrefurl=http://www.ozgunresimler.com/r-guzel-mimari-resimler-458-mimari-eserler-80-guzel-mimari-resimler-4535.htm&docid=bJC6U5pGZT4ouM&imgurl=http://www.ozgunresimler.com/data/media/80/img_5731_1.jpg&w=1024&h=640&ei=sOSxUMGrOcKQhQeKuYHADQ&zoom=1&iact=hc&vpx=867&vpy=198&dur=28&hovh=177&hovw=284&tx=213&ty=76&sig=113060017889228836440&page=1&tbnh=128&tbnw=208&start=0&ndsp=17&ved=1t:429,r:10,s:0,i:96&biw=1192&bih=513

34CHAMPİON
25-11-2012, 21:25
18 milyon konut yalıtımsız


Enerji Uzmanı Umut Barış Ballıkaya, yeni bir ev satın alacak ya da kiralayacak olan vatandaşlara binada ısı yalıtımının (mantolamanın) olup olmadığını mutlaka sorgulamalarını ve doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etmelerini önerdi.

Yalıtım Sektöründe Denetleme Yok Denecek Kadar Az

Enerji Uzmanı Umut Barış Kallıkaya, binalarda doğru yapılmış mantolamanın ısı kaybını önlemede yüzde 50’ye kadar avantaj sağlayarak binaların yakıt giderlerini düşürüp hem enerjinin verimli kullanılmasını hem de enerji ve döviz tasarrufu sağladığına dikkat çekerek, ‘Dıştan ısı yalıtımı yani mantolama sayısız avantajlarına rağmen binalarda doğru uygulanmazsa olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle binalardaki mantolama işlemi merdivan altı firmalara değil piyasada bilinen, konusunda standartlara uygun üretim ve uygulama yapan işinin ehli, kalite belgesi olan firmalara yaptırılmalıdır. Ayrıca yalıtım sektörününde denetlemeler şuan yok denecek kadar az durumdadır. Devletimizin yetkili organları bu sektörde denetimleri çok sıkı tutmalıdır’ dedi.

Ülkemiz Dünyada En Fazla Enerji Tüketen Ülkelerden Biri

Enerji Uzmanı Umut Barış Ballıkaya, ‘Ülkemiz enerjide dışa bağımlı olmamıza karşın en fazla enerji tüketen ülkeler arasında 25. sırada yer alıyor. Geçen sene 54 milyar dolarlık enerji ithal edilirken, yılsonuna kadar bu rakamın 65 milyar doları bulması öngörülüyor. AB ülkelerinden 10 kat fazla enerji tüketen Türkiye'de 20 milyona yaklaşan konut stokunun yüzde 90'ı ise yalıtımsız durumda.

Enerji israfının önlenmesi, enerjinin verimli kullanılarak kaybın önüne geçilmesi noktasında mevcut ve yeni yapılacak konutların yanı sıra otel, hastane ve alışveriş merkezleri gibi tüm ticari ve hizmet amaçlı binalarda enerji tüketiminde tasarruf sağlanması amacıyla yürürlüğe sokulan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği gereğince belediye sınırları içindeki her yeni binanın bu yönetmeliğe uygun olarak projelendirilmek zorunda olduğunu, ayrıca mevcut eski binaların da 10 yıl içinde sisteme entegre olacağının yönetmelikte belirtildiğini ayrıca bu yasayla artık tüm projelerin deprem, zemin etüdü ve statik performansının denetlendiği ciddiyetle ısı yalıtımı kurallarına uygunluğunun da denetleneceğini’ belirterek doğru bir mantolamanın nasıl yapılacağı konusunda ipuçlarını verdi.

Kullanılacak Ürünlere Dikkat

Mantolama işleminde uygulamayı yapacak firma gibi kullanılacak malzemeninde çok olduğunu ifade eden Enerji Uzmanı Balıklaya, ‘Mantolamada kullanılacak ürünler mutlaka kaliteli bir markanın sunduğu paket sistem olmadır. Yani ısı yalıtımı levhası, yapıştırıcı, sıva, file, dübel ve yüzey kaplama malzemeleri gibi tüm malzemeleri aynı kalitede aynı marka olması ve performans testleri ile güvenirliğinin kanıtlanmış marka olması gerekmektedir.

Ucuz olduğu için tercih edilen merdiven altı ürünler ve toplama paketler uygulama sonrasında ciddi sorunlar yaşanmasına ve harcanan paranın beklenen ısı yalıtımı sağlayamayarak çöpe gitmesine neden olur’ dedi.

Mantolama Oranı Çok Düşük

Yapılan bir araştırmaya dair verileri de açıklayan Ballıkaya, ‘Mantolamanın en çok yapıldığı bölge Marmara ardından İç Anadolu ile Doğu Anadolu geliyor. Karadeniz, Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mantolama yapılmış bina oranı çok düşük’ dedi.

Isı yalıtımı (mantolama) nedir ?

Farklı sıcaklıktaki iki ortam arasındaki ısı geçişini azaltmak için yapılan işlemlere ısı yalıtımı (mantolama) denir. Bu işlem binalarda; ısı kaybı olan duvarlara (dış duvarlar), çatıya ve tabana ısı yalıtım malzemeleri tatbik edilmesiyle yapılır.

Isı yalıtımının faydaları nelerdir?

-Isı yalıtımı yapılmasıyla, binadan dışarıya olan ısı kaybı yalıtımsız duruma göre azalır, dolayısıyla ısınma için tüketilen yakıt miktarı da azalmış olur. Bu azalma miktarı, binanızın bulunduğu iklim bölgesine göre değişmekle birlikte %50 - %70 arasındadır. Yani yalıtımsız bir eviniz varsa ve kışın evinizi ısıtmak için ayda 100 birim yakıt tüketiyorsanız, evinizi yalıtarak bu tüketimi 50 birime hatta 30 birime düşürebilirsiniz. Başka bir ifadeyle ayda 100 TL yakıt faturası yerine, ayda 50 TL hatta 30 TL fatura ödersiniz.

-Isı yalıtımlı duvarlarda iç yüzeylerde terleme sonucu küflenmeler, siyah lekelenmeler ve sıva veya boya kabarmaları (kış aylarında çok sık görülen, ama dışarıdan su sızması olarak nitelendirilen durum) oluşmaz.

-Yaşanılan odalar içinde hastalanmaya neden olan bölgesel sıcak-soğuk farkları oluşmaz, dolayısıyla sağlık harcamaları azalır.

-Isı yalıtımlı duvarların içinde difüzyon sonucu su yoğuşması oluşmayacağından, duvarlardaki malzemeler korozyona uğramaz (örneğin inşaat çelikleri paslanıp incelmez).

- Isı yalıtımlı binalar daha az yakıt yakacaklarından havayı kirletme miktarları azalır.

34CHAMPİON
26-11-2012, 09:30
YABANCIYA OTURMA İZNİ UZUYOR...
Türkiye'nin en büyük konut üreticileri ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar önceki akşam Turkuvaz Yayın Grubu'nun düzenlediği gelenesel zirvede bir araya geldi. Mütekabiliyet yasası sonrası yabancıların oturma izni sorunu çözüldüğünde yabancı sermayenin de geleceğini söyleyen Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık "Şu an grup olarak farklı sektörlerde 15 ülkede iş yapıyoruz. Birçok ülkede, orada mülk alan veya iş yapan arkadaşlarımıza o ülkeler pasaport veriyor. Bizde de oturma izninin yanı sıra daha ileriye taşıyıp, vatandaşlık verilmeli" dedi.

3 AY OTURMA İZNİ VAR
Gelişmiş ülkelerde mütekabiliyet şartı olmadığını, Türkiye'den de yabancıların ev sahibi olabileceğini söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da, "Şimdilik 3 aylık oturma izni veriliyor, bu 6 aya ya da 1.5 yıla çıkabilir. Daha sonra artıracağız. Başbakana da arzettim, o konu netleşecek inşallah" dedi. Zirvede işadamları sıkıntılarını ilk elden sektörün içinden gelen Bakan Erdoğan'a anlatma fırsatı buldu. Maliye politikaları çerçevesinde inşaat sektörünün ikinci çeyrekte binde 4 büyüdüğüne dikkat çeken GYODER Başkanı Işık Gökkaya, son çeyrekte de büyümenin azalarak sıfıra yakın gerçekleşeceğini öngördüğünü belirtti. Gökkaya "GYO'larda siz sektörün önünü açmaya çalışırken, vergisel politikalar çerçevesinde sektör küçülüyor" diye konuştu.

BÖLGESEL DÖNÜŞÜM
Kentsel dönüşümün çok önemli hal aldığını ancak ada bazındaki dönüşümle şehirlerin yenilenmeyeceğini söyleyen Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Halit Dumankaya, doğru dönüşümün bölge bazında yapılabileceğini belirtti. Dumankaya, "Bizim diğer bakanlar sektör dışı olduğu için hep alma taraftarı olmuş. Hep vergi almışlar hiç de vermemişler. Bizim durumumuzu bilmiyorlar. Ama siz inşaat kökenlisiniz biliyorsunuz. İnşaat ekonominin lokomotifidir. İnşaat durursa her şey durur" dedi. Kentsel dönüşüm konusunda vatandaşın bilinçlenmesi gerektiğini belirten Bayraktar "Sadece bir katı ruhsatlı ve 2 katı kaçak olan bir evde oturan vatandaş, o evden 3 ev çıkarmanın derdinde. Bu zor bir iş ama bütün zorluklara rağmen Türkiye bunu başarmak zorunda" şeklinde konuştu.

18 AY KİRA YARDIMI
Beledi yelerden ve toplu yapı kuruluşlarından bakanlığa dönüşüm konusunda 200 civarında müracaat olduğunu söyleyen Bayraktar, "Sadece TOKİ'nin 250 noktada çalışması var. Bunların 126 noktasında yapıp biten çalışma var, kalanları da proje halinde" dedi. Bakanlığa müracaat edildiğinde evini boşaltıp yeni ev almak isteyenlere, aldığı kredinin faizinin yarısını ödeyecekleri bilgisini veren Bakan Bayraktar, "Ayda 600 TL 18 ay kira yardımı yapacağız. Taşınma desteği vereceğiz" diye konuştu.

BATI'DA KİMSE RUHSATI DEĞİŞTİREMEZ
Zirvede söz alan Sinpaş Grubu Başkanı Avni Çelik de Türkiye'de ruhsatların olur olmaz değişebildiğini söyledi. Çelik, "Fransa sosyal sorumluluk kapsamında inşaat yapıyoruz. Yakınında minare vardı ve konu hassaslaştı. Belediye başkanına minare yıkılırsa, ilişkilerimizin zedelenebileceğini söyledik. Bize, belediyenin verdiği ruhsatı cumhurbaşkanının bile değiştiremeyeceğini söyledi. Türkiye'de ise ruhsatlar değişebiliyor" dedi. Bayraktar ise belediyelerin kendi kafalarına göre imar yönetmeliği yapamayacaklarını söyledi.

34CHAMPİON
26-11-2012, 09:33
DASK'a güven arttı

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı Selamet Yazıcı, DASK' ın depremin ardından yürüttüğü faaliyetler ve hasar gören zorunlu deprem sigortalı konutlara yapılan ödemeler hakkında bilgi verdi. Van' da depremden önce zorunlu deprem sigortalı konut sayısının 7 bin 318, sigortalılık oranının yüzde 9 olduğunu belirten Yazıcı şunları ifade etti: "DASK olarak depremden sonra bölgede zorunlu deprem sigortasını durdurmadık. Dolayısıyla ilk depremde konutu zarar görmeyen ev sahipleri sigorta yaptırabildiler. Bu sigortanın faydasını da ikinci depremde gördüler. Kurumumuz iki depremin ardından zorunlu deprem sigortası konutlar için toplamda 114 milyon TL ödeme yaptı. DASK' ın kuruluşundan beri bir depremde yaptığı en büyük hasar ödemesi Van ili için oldu" dedi.

34CHAMPİON
26-11-2012, 09:43
[sıze=6]unutmayınız!!!
Emlak vergisinde son haftaya giriyoruz... Birçok belediyenin internet sitesinden online (kredi kartı ile )ödeyip taksitlendirebiliyorsunuz...[/sıze]

34CHAMPİON
26-11-2012, 16:00
Konut KDV'leri bu sene belirlenecek

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuşan Maliye Bakanı Şimşek, konut teslimlerinde uygulanan KDV oranlarını vergi adaletini güçlendirecek şekilde gözden geçirdiklerini ifade ederek, ''Bu sene içerisinde Bakanlar Kurulu karanının çıkmasını hedefliyoruz'' dedi.

34CHAMPİON
26-11-2012, 17:50
ÖTV zammı konut satışlarını yükseltti

34CHAMPİON
27-11-2012, 10:36
Konutta KDV'ye kabine karar verecek

Maliye Bakanlığı, konutta uygulanan KDV sistemini değiştiriyor. Lüks konutların vergisini artıracak yeni sisteme göre, emlak vergisine esas değerler yeniden belirlenecek, inşaatlar sınıflandırılacak. İnşaat birim maliyetine eşik değer getirilecek, metrekare hesabı konutun lüks olup olmadığına göre belirlenecek. Büyükşehirlere ayrı tarife uygulanacak.

İKİ ADIMDA BELİRLENECEK
Maliye, konutta KDV konusunda kapsamlı bir çalışma yaptı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuya ilişkin düzenlemeyi Bakanlar Kurulu'na sunacaklarını söyledi. Mevcut uygulamada konutta KDV yüzde 1 ve 18 olarak uygulanıyor. Konut alımsatımında 150 metrekareye kadar yüzde 1 olan KDV sistemi tamamen değişecek. Yeni sistemle İstanbul'un lüks projelerinden birinde 60 metrekarelik konut için de yüzde 18 KDV alınabilecek. Oranlar konusunda nihai kararı Bakanlar Kurulu verecek. Maliye'nin belirlediği yeni modelle ilk adımda gayrimenkulün gerçek değeri belirlenecek. Tapuda gösterilen emlak vergisine esas değerler gözden geçirilecek.

34CHAMPİON
27-11-2012, 10:37
Ev sahiplerine müjdeli haber!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni hazırladıkları gelir vergisi tasarısında vatandaşa vergi teşviği getireceklerini açıkladı.

Bakan Şimşek, "Yeni Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı'nda enerji tasarrufu sağlayıcı harcamalar teşvik ediliyor. Kiraya verilen gayrimenkul için yapılan ısı yalıtımı, izolasyon, enerji tasarrufu ve depreme karşı dayanıklılığı artırmaya yönelik ha
rcamalar beyan edilen gelirden indirilebilecek" dedi.

Şimşek, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlığının 2013 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlarken, ev sahiplerine söz konusu müjdeyi verdi.

Halen ev sahipleri kiraya verdikleri evleriyle ilgili götürü usulde vergilendirilerek, yaptıkları bakım onarım masraflarının yüzde 25 oranında vergiden düşebiliyor.

KONUTTA DEĞERE GÖRE KDV

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konut teslimlerinde uygulanan KDV oranlarını vergi adaletini güçlendirecek şekilde gözden geçirdiklerini ve buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararını bu yıl çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Şimşek, daha önce, konutlarda değere göre KDV uygulaması getireceklerini ve buna yönelik bir çalışma başlattıklarını açıklamıştı. Bakanlığı'nın 2013 yılı bütçesini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda Şimşek, "Konutta KDV düzenlemesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararını bu yıl çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

34CHAMPİON
27-11-2012, 17:57
Bu köyde ev fiyatları Boğaz'la yarışıyor

Edremit Körfezi'nde bulunan eski Rum köyü Adatepe'de arsasıyla yıkık bir ev, arsasının büyüklüğü ve özellikle manzarasına göre 1 milyon liraya varan fiyatlardan satılıyor. Evin, köyün mimarisine uygun restore edilip oturulabilir hale gelmesi için de yüz binlerce lira harcanabiliyor.

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinin üst kısmında, Kazdağları eteklerinde bulunan Adatepe, Rum ve Osmanlı mimarisiyle yapılmış tarihi yapılarıyla biliniyor.

Pers, Atina, Roma, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetlerini görmüş Adatepe, yüzyılların birikimini barındıran taş işçiliğin en güzel örneklerini oluşturan evleri, Arnavut kaldırımlarından oluşan yolları, ormanlık alanları, otantik yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Özellikle 1989 yılında sit alanı olarak ilan edilmesinden sonra mevcut mimarisi korunan köy, Edremit Körfezi'nin kuzey ucunda, Ayvacık'a 35 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bölgeye gidenler, Küçükkuyu beldesinin içinden rahatlıkla ulaşılan köye, körfezin eşsiz güzelliğini seyrederek ulaşıyor.

Selçuklu mimarisiyle yapılmış tarihi camisi, Taş Mektep'i de bulunan köy, günübirlik ziyaretlerle bile haftanın stresinden kurtulmak için önerilen cazip mekanların başında geliyor.

Deniz manzarası bulunmayan köyün, Alpler'den sonra dünyanın en fazla oksijen üreten Kazdağları'nın eteklerinde kurulu olmasından dolayı temiz havası, şehir stresinden uzaklığı, sessizliği ve otantik yapısıyla özellikle son yıllarda yüksek gelirli ailelerin gözdesi olduğu belirtiliyor.

1940'lı yıllara kadar 500 evin yanı sıra hamam, fırın, kahvehane, kunduracı, kasap, berber, zeytinyağı fabrikalarının bulunduğu ancak yaşanan göçün ardından parmakla sayılacak kadar binanın kaldığı köyün kaderinin, 1989 yılında sit alanı olarak ilan edilmesinden sonra değiştiği ifade ediliyor.



HARABESİ BİLE 1 MİLYON LİRA
1989'dan sonra kalıntıları üzerine köyün mimarisine uygun tekrar inşa edilen, bugün yaklaşık 300 haneye ulaşan köydeki evlerin fiyatlarının, gösterilen talebin etkisiyle ciddi rakamlara ulaştığı kaydediliyor. Fiyatları adeta İstanbul Boğazı'ndaki manzaralı villalarla yarışan evleri satın almak için yüz binlerce hatta 1 milyon liranın üzerinde parayı gözden çıkarmak gerekiyor.

Köyde her bina, Anıtlar Kurulu'ndan alınan onayla restore edilip, kullanılabilir hale getirilebiliyor. Bunun için bölge mimarisine uygun proje hazırlanması ve uygulanması gerekiyor. Adatepe'de 300-400 bin liraya alınan yıkık bir evin Anıtlar Kurulu onayıyla mimariye uygun yeniden inşa edilmesi, 1 milyon 300 bin liraya ulaşabiliyor.

Küçükkuyu'da emlakçılık yapan Ercan Kaymakçı, köyün özellikle İstanbul'un zenginlerinin gözde mekanlarından olduğunu belirterek, ''Benim elimde bölgede satılık birkaç yıkık bina var. Temeli bulunan yıkık yapılar, mimariye uygun tekrar yapılabiliyor. Arsasıyla 220 metrekarelik bir yıkık binanın satış bedeli 350 bin lira. Köyde, sahip olduğu alana, manzarasına ve bulunduğu konuma göre yıkık binaların fiyatları 1 milyon liraya kadar çıkabiliyor. Yaptırılan binada kullanılan malzeme ve işçilik, maliyeti ciddi rakamlara taşıyor'' dedi.

Köy sakinlerinden İbrahim Aytaç (60) ise köyün daimi sakinlerinin 15 haneden oluştuğunu ifade ederek, ''300'ün üzerinde hane var ancak sadece 15'inin sürekli kapısı açık. Diğerleri, dinlenmek, stresini atmak için genellikle yaz aylarında geliyor. Evler çok pahalı. Buradan bir yer almak için çok zengin olmanız gerekiyor. İstanbul Boğazı manzaralı villalardan daha güzel buralar. Temiz hava, sessizlik, otantik ortam, doğallık ne ararsanız var'' diye konuştu.

34CHAMPİON
27-11-2012, 18:01
ABD'de Konut Fiyatları 6 Aydır Yükseliyor

34CHAMPİON
29-11-2012, 08:37
KONUT kiralarının yüzde kaç artırılacağı konusunda, milyonlarca ev sahibi ve kiracı şaşırmış durumda.

1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren, kira artışının Yeni Borçlar Yasası’na göre yapılması gerekiyor. İlgili yasa maddesinde, artışın ÜFE’deki (yani üretici fiyat endeksindeki) yıllık artış oranına göre yapılacağı belirtiliyor. Ancak ortada yıllık anlamda “iki ayrı ÜFE oranı” var.
Örneğin Kasım 2012
’de açıklanan ÜFE’lerden biri yüzde 2,57 diğeri ise yüzde 7,80. Başka bir anlatımla, biri diğerinin üçte biri!
Peki.. kira hangisine göre artırılacak?

YASA NE DİYOR?
Önce ilgili yasa maddesini okuyalım.
“Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.” (Md.344/1)
Burada yer alan “ÜFE’deki artış oranı” deyimi çok önemli.
Bu oranın, örneğin içinde bulunduğumuz Kasım ayında açıklanan, Ekim ayı ÜFE artış oranlarından;
1- Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı mı?
2- On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı mı?
olacağı tartışılıyor.
Kiracılar (1), ev sahipleri ise (2) numarada belirtilen orana göre “kira artışı” yapılacağını, savunuyorlar.

FARK NE?

Şimdi haklı olarak diyeceksiniz ki; “Aradaki fark ne?”
Aşağıdaki tabloya da göz atarak açıklayalım

Birinciye göre, Kasım 2012’de yapılacak azami kira artışı yüzde 2,57,
- İkinciye göre, Kasım 2012’de yapılacak azami kira artışı, yüzde 7,80 oluyor.
Ağırlıklı görüş, ikinciye yani 12 aylık ortalamalara göre değişim oranının yani yüzde 7,80’in esas alınacağı yönünde. Ancak yasa maddesi dikkatle okunduğunda “bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı” olarak da anlaşılabiliyor.
Milyonlarca kiracıyı ve ev sahibini ilgilendiren, böylesine önemli bir konuda, “hangi ÜFE oranının esas alınacağı” yasa maddesinde açık ve net olarak belirtilmeliydi...

YASA MADDESİ DEĞİŞMELİ

Kamuoyunda, Yeni Türk Ticaret Kanunu tartışılırken, aynı tarihte yürürlüğe girecek olan Borçlar Kanunu göz ardı edildi. Bu kanunda da çok ciddi hatalar ve düzeltilmesi gereken maddeler var. Bunlardan biri de “kira artışları” ile ilgili..
Borçlar Kanunu’nun “kira artışı” ile ilgili maddesi, iki nedenle acilen değişmeli.
1. Kira artışının hesaplanmasına esas olan ÜFE artışının belirlenmesinde, iki ÜFE’den hangisinin esas alınacağı, yoruma meydan veremeyecek şekilde “net olarak” belirtilmeli.
2. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışta, tabloda da görüldüğü gibi oranlar arasında aylar itibariyle ciddi farklar olmaktadır. Örneğin 2011 Kasım ayı (% 13,67), 2012 Mayıs (% 8,06), Haziran (% 6,44) Ağustos (% 4,56), Ekim (% 2,57) ayları gibi.
Bize göre, kira artışında TEFE+TÜFE ortalamasının esas alınması ve bu oranın işyeri kira artışlarına da hemen uygulanması şeklinde yasal düzenleme yapılması daha anlamlı olur.

ŞÜKRÜ KIZILOT KAYNAK

34CHAMPİON
29-11-2012, 14:13
Ürdünlü gayrimenkul kralı konut yapacak
130 ülkeden 2.000’i aşkın iş insanının katıldığı Türkiye - Dünya Ticaret Köprüsü milyon dolarlık anlaşmalara sahne olurken, Ürdün’ün gayrimenkul devi Türkiye’de 225 milyon dolarlık konut projesi gerçekleştirecek.

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON), Türkiye – Dünya Ticaret Köprüsü 2012 organizasyonu ile 130 ülkeden 2.000'i aşkın iş ins
anını buluşturdu. Bugüne kadar 16 ticaret köprüsü organizasyonunda 26 milyar dolarlık ticaret hacmi oluşturulurken, 17. Türkiye – Dünya Ticaret Köprüsü'nde 25 bin ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Milyon dolarlık anlaşmaların sağlandığı organizasyon çerçevesinde Ürdünlü Al – Jamal Trade firması Türkiye'de 225 milyon dolarlık konut projesi için anlaşma sağladı. Proje üç ay içerisinde start alacak. 10 firmadan oluşan Faslı iş adamları ise 10 milyon dolarlık tekstil alımı gerçekleştirdi.

225 MİLYON DOLARLIK PROJE 3 AY İÇİNDE START ALIYOR
Yaptıkları ikili iş görüşmeleri ile ilgili bilgiler veren Ürdün'ün gayrimenkul lideri Al – Jamal Trade firmasının sahibi Hisham Al-Jamal, depolar, fabrikalar ve konutlar inşa ettiklerini belirtti. Büyük büyük dedesinin 1980 yılında Osmanlı İmparatorluğu için Güney Ürdün'de yer alan Kanaka şehrini yeniden inşa ettiğini hatırlatan Hisham Al-Jamal, Türkiye'de başlatılan ve 6.5 milyon konutun yapılacağı kentsel dönüşüm sürecini yakından izlediklerini belirtti. Türkiye'nin özelikle şehir merkezlerinde 250 milyon dolara mal olacak konut projeleri inşa edeceklerini söyleyen Hisham Al-Jamal, "İmzaları attık. 3 ay içerisinde projemize start veriyoruz" dedi. Al – Jamal Trade firması 400 kişilik istihdamı ile 15 ülkede projeler gerçekleştiriyor. 225 milyon dolarlık projenin tamamı şirketin öz sermayesinden karşılanacak.

İTALYA YERİNE TÜRKİYE'Yİ TERCİH ETTİ
New Pritting firmasının toplam 27.000 metrekarelik tesislerinde kumaş ve bayan pijaması üzerine işlemeler yapan örgü ve dokuma fabrikası bulunuyor. Faslı firmanın sahibi Mohammed Benjelou, ikili iş görüşmelerinde 1 milyon euro değerinde iki adet boya makinası satın aldıklarını açıkladı. Bir Türk boya firması ile bayilik anlaşması imzaladıklarını da belirten Mohammed Benjelou, "2 milyon dolarlık boya satın alma garantisi veren Türk firması, bunun yanı sıra firmamızın Türkiye temsilciliğini de yürütecek" dedi. Yıllık 40 milyon dolarlık ciroya sahip olduklarını söyleyen Mohammed Benjelou, "10 firmanın yer aldığı Fas iş insanları grubundan 8 firma iş anlaşması gerçekleştirdi. Faslı iş insanları toplam 10 milyon dolarlık iş bağlantısı gerçekleştirdi" dedi. Makine alımı için İtalya ve Çin'de firmalarla bir araya geldiğini, ancak ticaret köprüsü organizasyonu bilgisini aldığı anda, yönünü Türkiye'ye çevirdiğini belirten Mohammed Benjelou, "Türk ürünlerinin kalitesi tartışılmaz. Son anda fikir değiştirerek Türkiye'ye geldiğim için çok şanslıyım" dedi.

TÜRK MARKALARI GÜNEY AFRİKA AVM'LERİNDE SATILACAK
Masin Gitage Group of Companies firması ise Güney Afrika bölgesinin ilk siyasi AVM'lerinin sahibi. Firmanın yetkilisi Lesley Nkuna, 30 yıl önce kurulan şirketlerinin Güney Afrika bölgesinde 9 tane AVM'ye sahip olduğunu belirtti. Lesley Nkuna, "4 milyonluk siyah ırkın en yoğun olduğu bölge Güney Afrika'dır. Yaklaşık 12 milyon dolara mal olan her bir AVM'de tekstil ürünlerinin satışını gerçekleştiriyoruz. Türkiye'deki tekstil firmalarının ürünlerini kendi markamızla açmaya başlayacağımız mağazalarımızda satışa sunacağız" dedi. Demokratik Kongolu Bebe Benie firması ise ticaret köprüsü organizasyonuna ikinci kez katılıyor. Geçen yıl inşaat malzemeleri için gelen firma, bu kez bayan ve çocuk giysileri ile ilgili alım yapmak için katılım sağladı. Türk ürünlerinin Çin ürünlerinden oldukça üstün olduğunu belirten firma sahibi Bebe Sula, "Afrika ülkelerinin alım gücü düşük. Türk firmaları fiyatlarda biraz daha indirim yaparsa, Afrika pazarının tamamını kazanır" dedi

kaynak:sabah

34CHAMPİON
30-11-2012, 10:17
Bankalar konutta faizi indiriyor

Merkez Bankası'nın indirimini geç tepki vermekle eleştirilen bankalar yumuşadı. İlk adımı atan Halkbank faizi % 0.80'e çekerken, Şeker Finans da % 0.87'ye indirdi

Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini kredilerine yansıtmakta geç kalan bankaların, Türkiye'nin kredi notunun artmasından sonra bono faizlerinin de tarihi dip seviyelerine inmesiyle inadı kırıldı. Konut kredilerinde faiz oranları aşağı çekildi. İlk adımı Halkbank attı. Banka Güz Tarifesi kapsamındaki konut kredisinin aylık faiz oranı 60 ay vadede yüzde 0.80, 61 - 120 ay arası vadede yüzde 0.84 olarak belirledi. Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı İmamoğlu, "Yapılan son indirimlerle 10 yıl vadeli 100 bin TL tutarlı bir konut kredisinde taksit tutarı bir yıl öncesine göre 368 TL azalmış oldu" diye ekledi.

ŞEKER FİNANS MASRAFI SABİTLEDİ
Bankaların konut kredisi indirim furyasına bir katkı da Şeker Finans'tan geldi. Geçtiğimiz günlerde düşürdüğü faiz oranını bir kez daha indiren şirket, 10 yıl ve 30 yıl vadede kredi oranını yüzde 0.87'ye çekti. Şeker Finans, 30 yıl vadeye özel dosya masrafını da 1.000 TL olarak sabitledi.

34CHAMPİON
30-11-2012, 12:40
Doğum günümü kutlayan tüm arkadaşlara canı gönülden teşekkür ederim

34CHAMPİON
01-12-2012, 08:21
Faiz %1’in altına düştü konut almak kolaylaştı

Konut almak isteyenlerin en önemli kaynağı olan kredilerde düşme eğilimi devam ediyor. 12 bankada 120 vadedeki faiz oranları yüzde 1’in altına düşerken, bazı bankalar düzenledikleri kampanyalarla alıcılara yeni fırsatlar sunuyor

Konut kredisinde faizler düşmeye devam ederken bazı bankalar da bu indirimleri kampanyayla destekliyor. 30 Kasım verilerine göre 120 ay vadede sabit faizle 100 bin lira kredi kullanılması durumunda en düşük faizi Şeker Finans veriyor. Şeker Finans’ın yüzde 0,83’lük faizinde aylık taksitlerse 1.319 liraya denk geliyor.
Şeker Finans’ın ardından Halkbank, yüzde 0,84 faiz uygularken, taksiti de 1.326 lira olarak alıyor. En düşük faizi sunan üçüncü finans kuruluşu ise yüzde 0,86 ile DD Mortgage olurken, aylık taksit ise 1.339 liraya denk düşüyor.
Bu üç bankayı yüzde 0,89 faiz ve 1.359 lira taksitle Ziraat Bankası ve Akbank izlerken, bu bankaları da yüzde 0,92 faiz ve 1.380 lira taksitle İNG Bank, yüzde 0,95 faiz ve 1.400 lira taksitle Finansbank takip ediyor. TEB’in yüzde 0,96 faizle 1.407 liralık aylık ödemesini, yüzde 0,97 faiz ve 1.414 lira taksitle Yapı Kredi Bankası izlerken, ardından yüzde 0,98 faiz ve 1.421 lira taksitle İş Bankası, yüzde 0,99 faiz ve 1.428 lira taksitle Garanti Bankası ve Tekstilbank takip ediyor.
Yüzde 1’in üzerinde faizle kredi kullandıran 4 bankada ise Citibank yüzde 1,01 ile 1.442 lira aylık ödeme talep ederken, Anadolubank yüzde 1,04 ile 1.463 lira, Şekerbank yüzde 1,19 faizle 1.570 lira ve HSBC de yüzde 1,20 ile 1.577 lira taksit belirlemiş durumda.

Kaynak milliyet

34CHAMPİON
01-12-2012, 21:09
KEŞKE HERYERDE BÖYLE OLSA...
PEKİN - Çin'in Zhejiang eyaletindeki Wenling şehrinde yeni inşa edilen çift şeritli bir yolun ortasında bulunan 4 katlı bina ülkede "Çivi ev" olarak simge haline gelmiş ve yaşlı çift evlerinin yıkımına izin vermemişti.

Yerel yönetimle yapılan pazarlıklar sonucu tarafların anlaştığı ve "Çivi evin" bugün yıkıldığı bildirildi.

Çin medyasında yer alan haberde, Wenling şehrindeki tren istasyonu istikametinde inşa edilen yeni ana yolun üzerinde yer alan 4 katlı binanın sahibi 75 yaşındaki Luo Baogen ve karısının yerel yetkililer ile yaptığı görüşmelerin olumlu sonuçlandığı belirtildi.

Devletin teklif ettiği istimlak bedelinde bir değişme olmadığı ve yaklaşık 50 bin dolar para ve başka bir bölgede yeni inşa edilen sitelerden iki daire karşılığı tarafların anlaştığı kaydedildi.

İlk olarak devletin kendilerine önerdiği istimlâk bedelini yeterli bulmayan ve evlerinden ayrılmayan yaşlı çift bir anda ülkenin gündemine oturmuştu. "En sağlam çivi ev" olarak mikroblog sitelerinde paylaşılan ve simge haline gelen yıkım işlemlerine bu sabah başlandığı ifade edildi.

Çin'de yeni değişen yasalarla devlet ile birey arasında yazılı anlaşma imzalamadan yıkım yapmak imkânsız.

34CHAMPİON
01-12-2012, 21:16
Stüdyo dairelere talep artıyor.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, gayrimenkul sektörünün Türk toplumunun ihtiyaçlarını karşılayacak doğrultuda değiştiğini, bu kapsamda farklı tasarımlı, deprem riski göz önünde bulundurularak inşa edilen stüdyo dairelerin sayısının arttığını bildirdi.

Gökkaya, yaptığı açıklamada, Türkiye'de çekirdek aile yapısının değiştiğini, ai
le tiplerinin yavaş yavaş küçülmeye başladığını söyledi.

Günümüzde beyaz yakalıların sayıca arttığını, iş nedeniyle büyük şehirlere göç eden genç ve yabancı uyruklu çalışanlar ile bekarların ayrı evde yaşamaya başladığını dile getiren Gökkaya, bireyselleşmeyi ve insanların yalnız yaşama isteğinde olmasını tetikleyen bu faktörlerin stüdyo, 1 + 1 ve 2+ 1 dairelere ilginin artmasına neden olduğunu belirtti.

YATIRIM İSTEYEN DE 1 + 1'İ TERCİH EDİYOR
YATIRIM İSTEYEN DE 1 1'İ TERCİH EDİYOR
Ayrıca fiyatlarının erişebilir olması, kolay satılması veya kiralanabilmesi nedeniyle 1 1 dairelerin yatırım amaçlı da çok tercih edilmeye başlandığını vurgulayan Gökkaya, gayrimenkul sektörünün de sosyal olarak değişen Türk toplumunun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştiğini ifade etti.

Gökkaya, farklı tasarımlı, deprem riski göz önünde bulundurularak inşa edilen stüdyo dairelerin sayısının arttığı ve sosyal donatı alanlarının ön planda olduğu projelerin ağırlık kazandığını kaydetti.

KÜÇÜK KONUTLARA VE GÜVENLİKLİ SİTELERE TALEP DAHA DA ARTACAK
Kişilerin güvenliğe verdikleri önemle de birlikte gelecek 10 yıl içinde küçük konutlara ve güvenlikli sitelere talebin artacağını bildiren Gökkaya, şöyle devam etti:

''Sosyoekonomik gelişmelere bağlı olarak tek başına yaşayanlar, birlikte yaşayanlar, çocuksuz aileler ve tek çocuklu ailelerin sayıları her geçen gün artıyor ve toplam nüfus içindeki payları genişliyor. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği öngörülüyor. Söz konusu gelişmeler, konut talebini belirleyici unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Bu ölçekteki hane halklarının sayısının artması, özellikle küçük konut talebini hızlandırıyor.

Sosyal, ekonomik ve demografik gelişmeler göz önüne alındığında, önümüzdeki 10 yılda bireylerin konut tercihleri de değişecek. Buna göre önümüzdeki 10 yıl içinde ilk olarak 110-125 metrekare arası, 2 1 ve 3 1 konutlar tercih edilecek. Kişilerin ikinci tercihi ise 75-90 metrekare arası 1 1 ve 2 1 konutlara olacaktır.''

DEPREMDEN KORKANLAR ALT, YALNIZ YAŞAYANLAR ÜST KATLARI İSTİYOR
Gökkaya, binalardaki kat tercihlerinin kişiye, konuta, projeye ve lokasyona göre değiştiğini de bildirdi.

Hayvanseverler ya da deprem korkusu yaşayanların bahçe katı ve alt katlarda oturmak istediğini dile getiren Gökkaya, yalnız yaşayan ve rezidans tarzı projelerle ilgilenen kişilerin ise üst katları tercih edebildiğini kaydetti.

Gökkaya, çocuklu ve geniş ailelerin tercihlerinin ise dubleksten yana olabildiğini sözlerine ekledi.

Kaynak :Sabah

34CHAMPİON
02-12-2012, 09:10
Dünyanın en büyük parkı Maltepe'ye ...

Geçen sene buraya yakın yerler 2 kat fiyat artışı yaşadı .Konut zamanında alınırsa her daim en iyi yatırımdır.



Maltepe'de sahil doldurularak inşasına başlanan park 171 futbol sahası büyüklüğünde olacak. Dünyanın en büyük park projesinde 7 ada oluşturulacak. Parkın 2013'te bitirilmesi hedefleniyor

Maltepe sahili doldurularak oluşturulacak yaklaşık 171 futbol sahası büyüklüğündeki alana içi
nde su sporları alanı, voleybol, basketbol, tenis ve golf sahaları, hayvanat bahçesi, oyun parkı, lunapark, miting meydanı, plaj, konser salonu, cami ve otoparkın yer alacağı dünyanın en büyük parkı yapılıyor. Maltepe'de yeni bir yaşam merkezi oluşturacak projenin, 2013 yılı içinde bitirilmesi hedefleniyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen "Maltepe Anroşman ve Sahil Düzenleme İnşaatı Projesi"ni hayata geçiren Özka İnşaat'ın Proje Müdürü Arif Holoğlu, alanda, 2700 araç kapasitesine sahip otopark da bulunacağını bildirdi. Holoğlu, proje alanının 19 hektarının mevcut dolgu alanı olduğunu, 101 hektarlık alanın ise doldurulacağını ifade ederk, projenin iki etaptan oluştuğunu söyledi. Projenin, dünyadaki en büyük yeşil alan projesi olarak yapıldığını vurgulayan Holoğlu, projenin yüzde 55'lik bölümü tamamlanan birinci etabı "anroşman ve kıyı takibatı"nın 2013 yılı nisan ayında tamamlanacağını, ikinci etapta ise 1 milyon 200 metrekarelik yeşil alanın yapılacağını kaydetti.

EMLAK PİYASASI CANLANACAK
Maltepe'deki yeni yaşam alanı içinde 87 bin ağaç ve bitkinin de yer alacağını belirten Holoğlu, projenin, dünyada ilk olması açısından önemli olduğunu vurguladı. Holoğlu, proje tamamlandığında emlak piyasasının da canlanacağını ifade etti. Projenin kara tarafı olarak belirtilen, nitelikli iç dolgu imalatlarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki İSTAÇ'ın yaptığını belirten Holoğlu, çalışmaların hızla devam ettiğini söyledi.Projenin tamamlanması için bölgeye kum taşıyan kamyonlar, Maltepe sahiline yoğun bir çalışma sürdürüyor. Özka İnşaat'ın Proje Müdürü Arif Holoğlu, proje çerçevesinde yapılacak adaların 7 grupta toplandığını belirtti.

Spor, hobi, çocuk ve eğlence adaları var
Su sporları adası: Yelken kulübü, kano kapalı alanı, ofisler, yüzme, fitness kulübü, basketbol ve tenis sahası, bisiklet yolu.
Spor adası: Futbol sahası, basketbol, voleybol, tenis, kondisyon istasyonları, seyir mekanları, soyunma birimleri, kafeteryalar, büfeler, kumsal, bisiklet yolu.
Hobi adası: Mini golf sahası, model araç pisti, model gemi havuzu model helikopter uçurtma pisti, güneş platformları.
Çocuk dünyası adası: Çocuk macera parkı, deneysel eğlence alanları, çocuk arkeoloji parkı.
Eğlence Adası: Lunapark, aktivite adaları.

34CHAMPİON
03-12-2012, 06:35
Avustralyada konut satışları arttı

Avustralya'da yeni konut satışları 3 aylık düşüşün ardından Ekim ayında artış gösterdi.
Avustralya Konut Sanayi Derneği(HIA)'nin yayınladığı verilere göre, bir önceki ayda yüzde 3.7 düşen yeni konut satışları yüzde 3.4 arttı.
Böylece konut satışları 5.362 adet oldu. Bir önceki ayda satışlar 5.186 adet olmuştu

34CHAMPİON
04-12-2012, 06:23
Durgunluk enflasyonu

Merkez Bankası'nın uyguladığı sıkı para politikası ekonomiyi durdurdu. Piyasadaki durgunluk enflasyona da yansıdı. Kasımda enflasyon 0.38'le beklentilerin çok altında geldi. TÜFE, yıllık yüzde 6.37 düzeyine inerek 14 ayın en düşüğüne geriledi. Dolaylı vergiler ve kamu zamları hariç enflasyonun yüzde 5.23 çıkması da dikkat çekti. Bu düşüş, enflasyonun yıl sonunda orta noktası yüzde 7.4, alt ve üst bandı ise yüzde 6.9-7.9 olacağı tahmininde bulunan Merkez Bankası'nın yanılacağını ortaya koydu. Aralıkta da enflasyon yüzde 1'in altında artarsa, yıl sonu tahmini tutmayacak. Ekonomistler de enflasyonun 2012 sonunda Merkez'in belirlediği alt bandın altında çıkacağını söylüyor.

GIDA DÜŞTÜ, GİYİM ARTTI
Kasım enflasyonun düşük çıkmasında gıda ve ulaştırma grubundaki düşüş de etkili oldu. Buna göre, lokanta ve otellerde yüzde 0.67, konutta yüzde 0.56, ev eşyasında yüzde 0.21, haberleşmede yüzde 0.10, eğitimde yüzde 0.07, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.04, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 0.01 artış yaşandı. Sağlıkta yüzde 0.05, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0.12, eğlence ve kültürde yüzde 0.32 ve ulaştırmada yüzde 0.97 düşüş meydana geldi. TÜFE'de ana harcama grupları itibarıyla bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 6.28 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti.

ZAM ŞAMPİYONU ERKEK KABANI
Kasımda zam şampiyonu yüzde 23.71'lik artışla erkek kabanı oldu. Onu yüzde 19.20'yle çocuk kabanı, yüzde 15.81'le kadın kazağı, yüzde 13.18'le çocuk botu, yüzde 12.83'le kadın botu, yüzde 12.74'le çocuk kazağı, yüzde 8.33'le erkek takım elbise, yüzde 7.67'yle taze balık izledi. Fiyatı en çok düşen ürün karnabahar oldu. Çekirdek enflasyon yerine açıklanan enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç enflasyon da yüzde 5.73 çıktı.

BAHANESİ KALMADI
Enflasyondaki düşüşle Merkez Bankası'nın faiz indirimiyle ilgili bahanesi de kalmadı. Ekonomistler, politika faizi ve koridorda indirim bekliyor.

TÜİK'TEN SAAT HATASI
Enflasyon rakamlarını saat 10.00'da açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu kez rakamları bir 'hata'yla 09.42'de açıklayarak sürpriz yaptı. Daha sonra TÜİK'ten yapılan açıklamada bu konuda inceleme başlatıldığı duyuruldu.

34CHAMPİON
04-12-2012, 06:25
Bu Belgeyi Erkenden Edinenler Avantajlı OlacakDaha fazla ödememek için EKB'yi almakta yarar var. Zorunluluk 2017'de ancak...

Enerjiye fazla para ödememek için bu belgeyi almakta yarar var. Yeni binalarda zorunlu olan "Enerji Kimlik Belgesi"ni eski binalara almak için 2017'ye kadar zaman var. Uzmanlar, avantajlarından yararlanılması için belgenin bir an önce alınmasını tavsiye ediyor.

"Enerji Kimlik Belgesi", binaların, beyaz eşya gibi enerji kullanımını sınıflandıran bir uygulama...

Konuyla ilgili bilgi veren İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ayhan Emekli, "Renkli bir skala var. Yeşilden kırmızıya doğru tonları değişen A'dan başlayan B, C, D ,E giden bu sınıflandırmalar var" dedi.

En Az C Seviyesinde Olması Gerekiyor

Bireysel veya bina olarak belge talep edilebiliyor. Binaların bu belgeye sahip olması için en az C seviyesinde olması gerekiyor.

Derecelendirmede, yalıtım malzemesi, cam, aydınlatma, ısıtma ve soğutma sistemlerinin enerji tüketim değerleri göz önüne alınıyor.

Erken Alanları Bazı Avantajlar Bekliyor

Eski binalar için 2017 kadar süre var. Ancak bu belgeyi erkenden edinenleri bazı avantajlar bekliyor.

EKB Uzmanı Fırat Ümmetoğlu, bu konuda, "Bir sene içinde otomobillerdeki emisyon vergilerinin evlere de getirilmesi düşünülüyor. Eğer enerji kimlik belgesi alırsa birincisi emisyon vergilerinden muaf olabilir. İkincisi enerji kimlik belgesindeki performans sınıfı C ve üstüyse çöp vergisinden muaf tutulabilir" diye konuştu.

Belge, konut ve kira değerini de artırıyor.

34CHAMPİON
04-12-2012, 06:30
TÜRKİYE’NİN İNŞAAT DEVLERİ 5 ARALIK’TA ARAP YATIRIMCILARLA BULUŞUYOR…

5-7 Aralık 2012 tarihleri arasında düzenlenen Türk-Körfez Gayrimenkul Yatırım ve İşbirliği Kongresine Türkiye’nin önde gelen inşaat ve gayrimenkul şirketleri katılıyor.

Kongre Başkanlığını Ali AĞAOĞLU’nun yaptığı kongreye Türk tarafından;


· Hasan RAHVALI – AĞAOĞLU Şirketleri Genel Müdürü

· Nazmi DURBAKAYIM – İNDER Başkanı ve Teknik Yapı Y.K. Başkanı

· Cansel Turgut YAZICI – EVA Gayrimenkul Genel Müdürü

· Serdar İNAN – İNANLAR Group Y.K. Başkanı

· Ömer Faruk ÇELİK – SİNPAŞ CEO’su

· Erdinç VARLIBAŞ –VARYAP CEO’su

· Helim KURT –ERSA Y.K. Başkanı

· Dr. Feyzullah YETGİN –ÇALIK GYG Genel Müdürü

Konuşmacı olarak katılmaktadır.


Oturum Başkanlığını SOYAK Holding CEO’su Dr. Emre ÇAMLIBEL’in yaptığı I. Oturumda Körfezli Arap yatırımcı ve işadamlarına Türkiye’de önemli sektörlerden olan inşaat ve gayrimenkul alanındaki fırsat ve imkânlar anlatılacak.

Kongreye Türk ve Körfezli siyasetçilerin yanı sıra üst düzey bürokratlarında yoğun bir şekilde katılması bekleniyor.

Körfez Ülkelerinden 150 civarında büyük şirket ve iş sahiplerinden meydana gelen nitelikli seçkin bir yatırımcı grubunun yanı sıra Türkiye’den de 150 civarında aynı niteliklerde büyük gayrimenkul geliştirici ve inşaat şirketi yönetici ve sahiplerinin katılacağı Kongrenin iki ana amacı bulunmaktadır;

· Birincisi; “Mütekabiliyet Yasasıyla” önü açılan Körfezli yatırımcılara Türkiye’de gayrimenkul alanında yatırım ve işbirliği fırsatları anlatılacak, gayrimenkul projeleri olan Türk şirketlerinin projeleri görücüye çıkarılacak, Körfezli yatırımcılarla somut iş bağlantılarının kurulması için ikili iş görüşmelerine ağırlık verilecek ve İstanbul ve Yalova’da gayrimenkul projeleri gezilecektir.

· İkincisi; Türkiye ile Körfez Ülkeleri arasında gayrimenkul yatırım ve işbirliğini daha da geliştirmek amacıyla uluslararası “ İSLAM ÜLKELERİ GAYRİMENKUL YATIRIM VE GELİŞTİRİCİLERİ BİLİĞİ” kurulması için ilk adım atılacaktır.

ncylmz
04-12-2012, 15:34
Sayın Emlak Yatırımcıları,

GİMAT TOPLU EMLAK YATIRIMLARI konulu formumuz açılmıştır.
Birikimlerini gayrimenkul yatırımında değerlendirmek isteyenlerin formumuzu incelemesi şiddetle tavsiye ederim.

Linkimiz: http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=96351
Forum Başlığı: ANKARA GİMAT TOPLU YATIRIMLAR


Ankamall Alışveriş Merkezi’nin sahibi de olan GİMAT esnafının oluşturduğu yatırımcı grubu Ankara’nın çeşitli bölgelerinde farklı ihtiyaçlara yönelik, çok ortaklı yapıda, çeşitli arsa yatırımlarında bulunmaktadır. Gimat esnafının finansal, siyasi ve girişimcilik gücü, bu yatırımlara ortak olan bireysel yatırımcılara da getirisi yüksek fırsatlar sunmaktadır.

Lütfen formumuzu inceleyin. Bu konuda siz değerli yatırımcılara yardımcı olmak isterim.

Saygılarımla...

34CHAMPİON
04-12-2012, 19:42
Kentsel Dönüşüm Yasası acilen değişmeli

Kentsel dönüşüm yasası’na göre, mal sahipleri aralarında anlaşamazlarsa hem mülklerini kaybedecek hem de mülklerinin parasını devletten ancak beş yılda alabilecekler.

Bu durumda yapılacak kamulaştırma, kamulaştırma kanunun 3. maddesindeki “bedeli beş yıl içinde ödenerek kamulaştırılmalı” kapsamına giriyor. Buna göre;Bakanlığın veya TOKİ’nin belirlediği mülk değerinin beşte biri ödeniyor ve kalanı beş yıl içinde eşit taksitlere bölünebiliyor.

Kamulaştırma kanunun 27. Maddesine göre; acele kamulaştırmalarda mülkün değeri mahkemece 7 gün içinde bilirkişilerce belirtilirken; şimdi tespiti dahi Kanu’un 6/7. maddesine göre Bakanlık, TOKİ ve belediyelerce yapılacaktır.

Kentsel dönüşüm uygulanan kanunun 6/2. maddesi acilen değişmezse; aralarında anlaşamayan daire sahipleri mülklerinin toplamda bir ay içinde Bakanlığa veya TOKİ’ye geçecek; değerinin beşte birini peşin alan mülk sahipleri kalan bedeli beş yıl taksit taksit alması ile yeni mağdurlar oluşacak



Kaynak patronturk

34CHAMPİON
05-12-2012, 08:45
Maketten Konut Satışıyla İlgili Tasarıda Değişiklik

SPK'dan izinle ilgili kısım tasarıdan çıkarıldı

Sermaye Piyasası Kanun Tasarısının Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşme maratonu başladı.

Görüşmeler sırasında maketten konut satışında Sermaye Piyasası Kurumunun iznini öngören düzenleme tasarı metninden çıkarıldı.

Öte yandan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2004 yılında uygulanmaya başlanan ve bu ayın sonunda sona erecek olan teşvik sistemine ilişkin değerlendirmenin sürdüğünü söyledi.

159 maddelik Sermaye Piyasası Kanun Tasarısının ilk gün görüşmelerinde ilk 4 madde kabul edildi.

Tasarının 4'üncü maddesinin 6'ıncı fıkrasıyla düzenlenen ve maketten konut satışlarında Sermaye Piyasası Kurumunun iznini öngören hüküm çıkarıldı.

Söz konusu fıkrada, maketten konut satışları "halktan para toplama" faaliyeti olarak kabul ediliyordu. Bu nedenle de Sermaye Piyasası Kurumundan izin alınmadan maket üzerinden konut satışının yapılamaması hüküm altına alınıyordu.

Teşvik Sistemi

Öte yandan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2004 yılında uygulanmaya başlanan ve bu ayın sonunda sona erecek olan teşvik sistemine ilişkin değerlendirmenin sürdüğünü söyledi.

Babacan, "Belki kısmen belki şekil değiştirerek devamı söz konusu olabilir ya da tamamen 31 Aralık'ta sona erdi denebilir" dedi.

34CHAMPİON
05-12-2012, 08:50
ATAŞEHİR UÇUYOR...

Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi ihalesinin tamamlanması bölgedeki projelere doping etkisi yaptı. Yüzde 100'ün üzerinde değer kazanan projelere yabancılar da büyük ilgi gösteriyor

İstanbul'un prestij projesi olarak gösterilen Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik çalışmalara hız verildi. Kamu kuruluşları da yavaş yavaş bölgede yerlerini almaya başladı. Kamu bankaları, Sermaye Piyasası Kurumu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun yanı sıra İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın da Finans Merkezi'ne taşınması planlanıyor. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank'ın da yer alacağı İstanbul Finans Merkezi, bölgeye inanılmaz bir cazibe getirdi. 3.5 yılda tamamlanması planlanan projenin 4.5 milyar TL'ye mâl olacağı tahmin ediliyor. Ataşehir'deki konut ve ofis fiyatları da rekor oranlarda prim yaptı. Değer artışını yüzde 200'lere kadar çıkaran projeler var. Bölgeye yabancı yatırımcı talepleri artarken, inşaat firmaları bu ilgiden hayli memnun.

34CHAMPİON
05-12-2012, 16:40
Kredi kullananlar, yapılandırmaya gidenler dikkat!

Kredilerde uzun zamandır beklenen yüzde 1’in altındaki faiz oranları, daha önce kredi kullananlar açısından ‘yeniden yapılandırma’ opsiyonunu gündeme getirdi.




En basit tanımıyla daha yüksek faiz oranı üzerinden kullanılmış bir kredinin, faizlerin düşmesiyle birlikte kalan borca düşük faiz oranı üzerinden yeni bir kredi alınması olarak tanımlanan bu işlemin hangi koşullarda yapıldığı büyük önem taşıyor. Doğru yapılandırmanın tüketici açısından büyük avantajar sağlayabileceğini ancak yanlış bir hareketin de tüketicinin tüm yaşamını etkileyebileceğine dikkat çeken bankacılık uzmanlarına tüketici, konut ve otomobil kredilerinde yeniden yapılandırmanın nasıl, ne zaman, hangi koşullarda yapılması gerektiğini sorduk.

İşte kredilerde yeniden yapılandırmayla ilgili banka uzmanlarının en çok sorulan 10 soruya verdikleri cevaplar:

1- KİMLER KREDİSİNİ YAPILANDIRMAYI DÜŞÜNMELİ?
Şu anda kredi ödemesi olan herkes oluşan yeni şartlara göre, kendi ödeme koşullarını gözden geçirmeli. Tüketicilerin şu anda ne kadar ödediğini, toplam maliyetinin ne olduğunu ve oluşan yeni şartlarda bunların nasıl değişeceğini hesaplamasında hiç bir sakınca yok. Bunu kendileri de yapabileceği gibi, bankalara hesaplatabilirler. Kimse ben krediyi aldım, aylık ödemeleri de keseme göre deyip, gözünü kulağını kapatmasın, mutlaka yeni şartlara göre durumunu gözden geçirsin.

2- YENİDEN YAPILANDIRMADAKİ EN ÖNEMLİ ETKEN NEDİR?
Konut kredilerinin yeniden yapılandırılması konusu yeni bir konu değil. Geçmişte de faizlerin düşmesiyle birlikte bir dönem gündeme gelmiş ve bir kısım tüketici bu imkandan yararlanmıştı. Bankaların bu konudaki kayıplarını önlemek adına, 2007’de çıkan Mortgage Kanunu’nda yeniden yapılandırmaya yüzde 2 oranında ceza uygulanması düzenlemesi getirildi. Buna göre, konut kredisini yeniden yapılandıran tüketici kalan borcu üzerinden yüzde 2 ceza ödeyerek yapılandırmayı yapabiliyor. Dolayısıyla tüketici ödeyeceği yüzde 2’lik cezayla birlikte yeni kredinin kendisine ne kadara mal olduğunu bilerek bu yola gitmeli. Diğer kredilerde de kar/zarar durumu yapılandırma için en önemli konu.

3- NEDEN YAPILANDIRMA YAPILMALI?
Kullanılan kredi faizi, şu anda bankaların sunduğu kredi faiz oranından ciddi oranda düşükse o zaman tüketici kalan borcunu yeniden yapılandırırak daha az borç ödeyebilir. Aldığı toplam kredinin maliyeti açısından kâra geçebilir.

4- YAPILANDIRMADA DOĞRU FAİZ ORANI NEDİR?
Kredi yapılandırmasında herhangi bir konuda tek bir doğru yok. Dolayısıyla bu konuda genellemeler yapmak da doğru değil. Her kredinin kendine özgü şartlarında değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak şu anda yüzde 2-2.5’lar seviyesinde faizle kredi kullanmış olanlar hiç beklememeli. Yüzde 1.50 hatta yüzde 1.30 seviyelerinde faizle kredi kullanmış olanlar da avantaja göre karar vermeli.

5- YÜZDE 1.30 ORANININ ALTINDA ALANLAR NE YAPMALI?
Türkiye’de konut kredisi faiz oranları uzun bir süre yüzde 1.30 ve yüzde 1.05 seviyelerinde seyretti. Alınan kredilerin büyük çoğunluğu bu bantta kredi kullandı. Özellikle yüzde 1.10 civarında faizle kredi alanların bir süre daha beklemesinde yarar var. Aralık ayını atlatıp, ocak ayında Merkez Bankası’nın faiz kararlarının konut kredisi faizlerini nasıl etkilediğine bakılmalı. Ona göre karar verilmeli.

6- FAİZLER DAHA DÜŞECEK Mİ?
Şu anda en fazla yüzde 0.80 seviyelerine kadar düşen konut kredisi faiz oranlarında genel ortalama yüzde 0.85-0.95 aralağında seyrediyor. Piyasalarda Merkez Bankası’nın aralık ayında veya ocak ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında yüzde 5.75 olan gösterge faizini düşüreceği yönünde bir beklenti oluşmuş durumda. Bu indirimin gerçekleşmesi halinde faizlerin daha da düşmesi beklenebilir. Ancak bu oranın ABD ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde olduğu gibi yüzde 0.45-0.50 seviyelerini düşmesi Türkiye koşullarında mümkün görünmüyor. En düşük yüzde 0.75 seviyelerine kadar gerileme bekleniyor. Bu seviyelere gelindiğinde, tüketicinin zaman kaybetmeden yapılandırma koşullarını ciddi olarak ele alması öneriliyor. Ancak her şartta toplam maliyet unsuruna dikkat edilmeli.

7- KARAR VERMEDE KALAN VADENİN ETKİSİ VAR MI?
Elbette vade önemli. Örneğin bazı kredilerde 1 yıl vade kalmışsa bile yapılandırma gerekebilir. Ancak bazı kredilerde de örneğin 5 yıl vadede sadece 1 yıl kaldıysa ve faiz oranı da yüzde 1.5’lardaysa onu yapılandırmaya gerek yok. Fakat özellikle konut kredilerinde 10 yıl vadede henüz 2-3 yıl kalmışsa bile, yapılandırmada oluşacak yeni şartlar gözden geçirilmeli. Alınan kredinin vadesinin yarısından fazlası duruyorsa, yeniden yapılandırma mutlaka düşünülmeli.

8- AYNI BANKA MI FARKLI BANKAYA MI GİDİLMELİ?
Tüketici böyle bir opsiyonu önce kendi bankasıyla görüşebilir. Ancak farklı bankalardan oran alıp en iyi teklifi değerlendirme de fayda var. Tüketici bankasına ‘Bana farklı bir banka şu teklifi yaptı, siz de aynısını yapabilirseniz, burada kalırım’ diyerek pazarlık da yapabilir, özel oran alabilir.

9- ELİNİZE TOPLU PARA GEÇERSE NE YAPMALI?
Kredi taksidi ödeyen bir tüketicinin eline toplu bir para geçmesi durumunda eğer kredinin kapanmasına az bir süre kalmışsa eldeki parayı borcun yeniden yapılandırılmasında kullanmak mantıklı olabilir. Yani kalan borçtan eldeki para düşürülerek yeni faiz oranları üzerinden yeni bir kredi alınabilir. Ancak bu hesabı yaparken de yine bir bankacılık uzmanıyla görüşülerek, paranın mevduatta tutulması durumu ile borç ödenmesi durumundaki avantajların iyi hesaplanması önemli.

10-YAPILANDIRMADA EK MASRAFLAR ÇIKACAK MI?
Her kredi kullanımında dosya, komisyon, ekspertiz ücreti gibi farklı kalemlerde maliyetler çıkabilir. Dolayısıyla karar vermedeki tek etken faiz oranı olmamalı. Toplamda ne kadar borç ödendiğine, bunların ne kadarının dosya ve diğer masraflar olduğuna bakılmalı.

HÜRRİYET

34CHAMPİON
06-12-2012, 12:05
En büyük yat limanı projesi hayal oldu

Büyükçekmece Belediyesi, yat limanı yapmak için kiraladığı arazide hem kaçak yapılaşmaya göz yumdu hem de projeyi yetiştiremedi. Maliye de, araziyi geri aldı

Büyükçekmece Belediyesi'nin, Hazine'den 2006'da 49 yıllığına kiraladığı ve 149 dönümlük alan üzerinde yapımına başlattığı Yat Limanı inşaatına Maliye Bakanlığı el koydu. Büyükçekmece sahilinde, 600 yat kapasiteli, otel ve AVM'nin de aralarında bulunduğu İstanbul'un en büyük yat limanı özelliğini taşıyan tartışmalı proje yap işlet devret modeliyle Almanya merkezli IGM. GMBH firmasına 49 yıllığına kiralandı. 40 milyon dolara mal olması hesaplanan limanın işletmesini alan Alman firmanın Türkiye'deki adresinin Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün ağabeyi Tahir Akgün ile yeğeni Fatih Akgün'ün sahibi oldukları şirketle aynı adreste bulunması üzerine Büyükçekmece Yolsuzlukla Mücadele Derneği Başkanı Ece Soysev, 2007'de suç duyurusunda bulundu. Alman firma aynı ortaklarla isim değişikliğine gitti ve 2007'de Marina İstanbul Turizm İnşaat A.Ş.'yi kurdu. Soysev, İçişleri Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlık soruşturma izni vermeyince Danıştay 1. Dairesi devreye girdi. Başkan Akgün'ün kardeşinin gizli ortağı olduğu şirketle ilgili somut deliller tespit edilerek Akgün hakkında soruşturma izni verdi.

BÜYÜKŞEHİR YIKIM KARARI ALDI
Yolsuzlukla Mücadele Derneği, 'Kıyı kanununa muhalefet ve kaçak yapılaşma gerekçesiyle' ayrıca suç duyurusunda bulundu. Soruşturmada kaçak yapılaşma tespit edilerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne, İstanbul Defterdarlığı'na, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Ulaştırma Bakanlığı'na 'Gereğinin yapılması' için yazı yazıldı. Büyükşehir, kaçak yapıları tespit ederek inşaatın durdurulması ve yıkılması için rapor hazırladı. 13 Haziran'da encümen kararıyla yıkım kararı verildi ancak belediye 5 ay geçmesine rağmen harekete geçmedi.

BAKANLIK SON NOKTAYI KOYDU
Maliye Bakanlığı, yapılan protokol çerçevesinde iki yıl içinde bitirilmesi gereken projeyle ilgili şikayetleri dikkate alarak Büyükçekmece'ye müfettiş gönderdi. Müfettişlerin yaptığı incelemede, "İki yıl içinde bitirilmediği, ödenmesi gereken hasılat payının ödenmediği, protokol hükümlerine aykırı davranıldığı, kıyı kanununa muhalefet edildiği ile imar mevzuatına aykırı yapılar gerçekleştirildiğini" tespit ederek rapor hazırladı. 13 Kasım'da Maliye Bakanı adına Daire Başkanı Mustafa Burak Keskin imzalı yazıda şu görüşlere yer verildi: "Bakanlığımız ile Büyükçekmece Belediye Başkanlığı arasında 2009 tarihinde imzalanan kullanma izin sözleşmesinin 4. maddesine aykırı davranıldığından, 13. madde gereği kullanma izni sözleşmesi fes edilmiştir..."

34CHAMPİON
06-12-2012, 16:12
Hedef 10 yılda 1 trilyon dolar


İNTES Başkanı Koçoğlu, inşaat sektörünün 2023 hedefinin, yurt dışında üstlenilen proje değerini 1 trilyon dolara çıkarabilmek olduğunu bildirdi.





ANKARA - Erdal Çelikel

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2011 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 5,2 büyürken, inşaat sektörünün de yüzde 16,4 büyüdüğünü belirterek, bu yılın 6 ayında ekonominin ortalama yüzde 3,1, inşaat sektörünün de yüzde 1,5 büyüdüğünü söyledi.

Komşu ülkelerdeki siyasi karışıklıklara rağmen, ''ekonominin sağlam yapısının en önemli tuğlalarından biri olan'' yurt dışı müteahhitlik sektörünün hız kesmediğini ifade eden Koçoğlu, "Firmalarımızın yurt dışında üstlendiği proje miktarının yüzde 78'i son 10 yıl içinde gerçekleştirildi. Dünyadaki en büyük uluslararası 225 firma içerisinde 33 Türk firması var. Türkiye bu açıdan dünya ikincisi. 2023 yılı hedefi ise yurt dışında üstlenilen proje değerini yıllık 100 milyar dolara çıkarabilmek.'' diye konuştu.

34CHAMPİON
06-12-2012, 22:18
Bankalardan nakit kredi, taşıt veya konut kredisi çekenler dikkat!



BANKALARIN BÜYÜK VURGUNU
Tüketicilerden gelen şikayetlere göre kredi vadesi süresince bankadan kullandığınız krediye bağlı olarak yapılan hayat sigortalarından bankalar büyük vurgun yapıyor.

1 yıldan kısa vadede kredi çeken müşterilerine "Kredi vadesinin bir yıldan kısa olması durumunda asgari sigorta süresi 1 yıl olarak belirlenmektedir.' diyen bankalar bir de bu yetmezmiş gibi 13 aylık çekilen bir krediye genellikle yıl bazında (12,24,36 aylık) hayat sigortası yaparak neredeyse 11 aylık ek bir ödeme yansıtıyor.

Kredi kullanımı esnasında en çok tartışılan konulardan bir tanesi de bankaların şart koştuğu sigortalar. Kredisi kullanan müşterilerinin kredi borçları, sigorta süresi içinde yaşam kaybı riskine karşı teminat altına alan bankalar sigorta primlerini müşterilerinden peşin veya yıllık taksitler halinde alıyor.



"BANKANIZDAN GERİ ALABİLİRSİNİZ"
Kredi hayat sigortasının kredi vadesi boyunca insanların sadece kendilerini değil yakınlarına karşı olan sorumluluklarını da güvence altına alan bir sigorta türü olduğunu hatırlatan sikayetvar.com'un avukatlarından Av. Ramazan Aykış "Kredi vadesinden fazla ödediğiniz sigorta ödemelerinizi bankanızdan geri alabilirsiniz' dedi.

Av. Aykış, bankaların sigorta uyanıklığını ve tüketicilerin haklarını şöyle açıkladı: "Bankalar tarafından zorunlu tutulan hayat sigortası sigorta şirketleri tarafından, yıl bazında yapılmakta olup, 13 ay vade ile kredi çeken vatandaşa 24 ay boyunca hayat sigortası primi ödemek durumunda bırakılmaktadır. Kredi çekmek için zorunlu olarak hayat sigortası yaptıran tüketicinin bir de üstüne kredi borcu bittikten sonra da hayat sigortası primi ödemek durumunda bırakılması da kanaatimizce Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca haksız şarttır ve tüketici fazla ödemek durumunda kaldığı bu primleri iade alabilmelidir.'



"HAYAT SİGORTASI PRİMLERİNİN İADESİ İÇİN BANKANIZA BAŞVURUN"
Tüketicinin kredi borcu bittikten sonra istediği zaman sigorta sözleşmesini sona erdirebileceğine dikkat çeken Av.Aykış, "Ticaret Kanunu 1500'ncü maddesi uyarınca sigorta ettiren, en az 1 yıldan beri yürürlükte bulunan ve bir yıllık primi ödenmiş olan sigorta sözleşmelerinde, istediği zaman sözleşmeyi sona erdirerek sigortadan ayrılabilir. Ayrılma değeri, ayrılmanın istenildiği anda ki genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun biçimde hesaplanacaktır. Kısacası fazla prim ödemek durumunda kalan tüketici kredi borcunun kapatılmasının akabinde fazla ödetilen hayat sigortası primlerinin kendisine iadesi için bankalara başvurarak hakkını aramalıdır' diyerek bankalardan kredi çeken tüketicileri uyardı.

Kredi çeken tüketiciye bankaların hayat sigortası yaptırmasını zorunlu tutmasının da kabul edilemez olduğunu kaydeden Av. Aykış, "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan 'Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Bu bağlamda bankaların kredi çeken vatandaşa hayat sigortası yaptırmasını zorunlu tutması da kanaatimizce haksız bir uygulamadır.

Yargıtay, bir kararında; bankanın, sadece kredinin verilmesi için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebileceğini, diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekeceğine karar vererek hayat sigortası adı altında kesilen tutarın iadesine karar vermiştir' şeklinde konuştu.

34CHAMPİON
06-12-2012, 22:20
AĞAOĞLU'NDAN DAİRE ALANLAR ŞOKTA!
Ünlü işadamı Ali Ağaoğlu, Maslak 1453 Projesi'ndekine Fatih Ormanı krizine benzer bir krizi şimdi de Çekmeköy Belediyesiile yaşıyor.


İşadamı Ali Ağaoğlu'nun Çekmeköy'de yaptığı My Country Projesi'nde, Maslak 1453 Projesi'ndeki Fatih Ormanı'ndakine benzer bir kriz yaşanıyor.

Bahçeli villa olarak 2006 yılında sahiplerine teslim edilen My Country'nin tenis kortu ve sosyal tesislerinin belediyeye ait olduğu ortaya çıktı. Ağaoğlu'nun villa sattığı My Country sakinleri, Çekmeköy Belediyesi'nin 6 yıllık 'kullanım bedeli' talep etmesiyle adeta şok oldu.

Kamuya ait bir alanın başkaları tarafından haksız bir şekilde kullanılması sonucu 'işgalci'den talep edilen ve 'ecrimisil' olarak adlandırılan bedel, belediyenin gönderdiği yazıyla site sakinlerinden talep edilince, Ağaoğlu'ndan villa alan vatandaşlar duruma tepki gösterdi. Proje taslak ve maketlerinde kendilerine sunulan yeşil alanların aslında kamuya ait olduğunu öğrenen My Country sakinleri, 'ecrimisil' ödemek zorunda kalmaları nedeniyle mağdur olduklarını ifade etti.

Tanıtımlarda "Arazi Belediyeye Aittir" Yok

İşadamı Ali Ağaoğlu, My Country Projesi'ni 2006 yılında 'Kırda yeni bir hayat başlıyor' sloganıyla kamuoyuna tanıttı.

Toplam 8 tip olmak üzere 271 villa, konak ve daireden oluşan site 173 dönümlük alan üzerine kuruldu. Sitenin tanıtım yazısında bazı tesislerin Çekmeköy Belediyesi'ne ait olduğunun belirtilmemesi dikkat çekti. Tanıtımlarda şu ifadeler yer aldı: "Kentin gürültüsü ve karmaşasından uzak, yeşil doğası ve depreme dayanıklı zemini ile Çekmeköy'de 173 dönümlük bir arazide bulunuyor. Seçkin mimarlar tarafından tasarlanan 8 tip toplam 271 konutta, geleneksel kır evi ile modern mimarının ideal uyumu hakim. Kenti insanına yepyeni ve konforlu bir yaşam sunan My Country; sosyal ve sportif aktivite merkezi My Club ile günün yorgunluğu ve stresinden uzaklaşacak, keyifle vakit geçirilecek birçok imkanı birarada topluyor. Sakinlerin kullanımına sunulan 4 adet tenis kortu, 1 adet basketbol sahası ve 1 adet mini futbol sahası bulunmaktadır."

Rızamız Dışında Kullandınız

Doğa ile iç içe vaadi ve projenin maketinde yer alan tenis kortu ve basketbol sahası gibi sosyal alanların varlığı nedeniyle konut satın alan site sakinleri bir süre önce Çekmeköy Belediyesi'nin kendilerine gönderdiği 'ecrimisil' talebi yazısıyla sarsıldı.

Yazıda, sosyal tesislerin kanun gereği projede kamuya terkedilen alan olduğu, bu nedenle sosyal tesisleri kullanan site sakinlerinden, bir malın sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu olmaksızın bu maldan yararlanan kişilerden istenen tazminat olan 'ecrimisil' istendi. Site sakinlerinin, konutlarının değeri açısından son derece önemli olan bu sosyal tesisler için belediyeye ecrimisil ödemek zorunda bırakıldıkları için tepkili oldukları belirtiliyor.

kaynak :aktif haber

34CHAMPİON
07-12-2012, 10:10
Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı'na TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda konulan maketten konut satışlarına SPK denetimi öngören 4. maddenin 6. fıkrası, tasarı metninden kaldırıldı. Tüketici Yasası'nda yapılan değişiklikler sonucunda, maketten konut satışlarının ve denetimlerinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılmasına karar verildi.

34CHAMPİON
07-12-2012, 10:14
İnşaat ve Konut Konferansı 12 Aralık'ta
Eventuum Organizasyon'un üstlendiği İnşaat ve Konut Konferansı 2012, 12 Aralık Çarşamba günü İstanbul'da Ataşehir Marriot Hotel Asia'da yapılacak. İnşaat sektörünün yeni buluşma noktası olacak İnşaat ve Konut Konferansı'nda İnşaat Sektörü tüm yönleriyle masaya yatırılacak.

Konferans sektörün ticari ve güncel olarak tartışılarak, yeni yaklaşımlar geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla profesyonelleri bir araya toplayacak.

İnşaat ve Konut Konferansı'na katılacak konuşmacılar arasında Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO'su Hasan Rahvalı, İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, Okan Üniversitesi'nden Prof. Saba Özmen ve ekonomist Deniz Gökçe gibi ünlü isimler bulunuyor.

Konferansta "Konut Sektörüne Genel Bakış", "Yurtdışı Müteahhitliğine Genel Bakış ve "İnşaat Sektöründe Riskler ve Risk Yönetimi" gibi konular ele alınacak

34CHAMPİON
08-12-2012, 16:12
Kart ve konut kredilerine dikkat

Merkez Bankası, önümüzdeki dönemde inşaat sektörü ile ve düşük gelirlilerin bankalara kredi borcundan kaynaklanabilecek risklerin finansal istikrar için bir tehdit oluşturabileceğine dikkat çekti. Dünya gazetesi de raporu sayfalarına kredileri ön plana çıkararak taşıdı. Bankanın açıkladığı yılın son Finansal İstikrar Raporu'nda, hane halkı harcamalarının artış hızında yaşanan gerilemenin, bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren yeniden yükselme eğilimi gösterdiğine işaret edilerek, bu canlılığın henüz inşaat sektörüne yansımadığı vurgulandı. Konut kredilerindeki yavaşlamaya paralel olarak konut satışlarında durgunluk görüldüğü ifade edilen raporda, 2010 yılının sonundan itibaren artış gösteren bitmiş konutların arzının son dönemde bir miktar gerilemesinin, ortaya çıkan arz fazlasının kapanması açısından olumlu olarak değerlendirildiği ancak, "ekonominin geneli ve özellikle istihdam açısından önemi göz önüne alındığında, inşaat sektöründen kaynaklanabilecek risklerin yakından takip edilmesinin, finansal istikrar açısından önem arz ettiği" görüşüne yer verildi.
Konut fiyatlarının artışının 2012 yılının başından itibaren hızlandığı vurgulanan raporda, yaşanan gelişmelere ve beklentilere ilişkin şu değerlendirmeler yer aldı: "Küresel krizin başlangıcında finans ağırlıklı olan sorunlar, ilerleyen dönemde ekonomilerin geneline yayılmaya başlamış, bazı ülkelerde konut sektörü de kaçınılmaz olarak bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiş ve konut fiyatları önemli ölçüde gerilemiştir. Süregelen küresel problemlerden daha az etkilenen ülkemizde ise konut
fiyatları enflasyonun da etkisiyle 2012 yılı Haziran ayında nominal olarak yıllık yüzde 11.5 artış göstererek üst seviyelerde yer almıştır. Diğer taraftan, konut fiyatlarında her iki yönde yaşanabilecek aşırı dalgalanmaların finansal istikrar açısından bir tehdit unsuru olabileceği göz önünde bulundurularak, finansal istikrar açısından konut fiyatlarındaki gelişmelerin izlenmesi son derece önemlidir."
Düşük gelirlilerin kredi borcuna dikkat!
Merkez Bankası raporunda, bütün kredi türlerinde tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranlarındaki hızlı düşüşün beklendiği gibi son bulduğuna da dikkat çekildi. Hane halkı yükümlülükleri içinde ağırlıklarını korumakla birlikte, konut ve ihtiyaç kredilerinin payının 2012 yılı Eylül ayına kadar geçen sürede gerilediği belirtilen raporda, konut ve ihtiyaç kredilerinin TGA oranlarındaki düşüş eğilimi azalırken, kredi kartı ve taşıt kredilerinin TGA oranlarının attığı vurgulandı.
Bankalara tüketici kredisi borcu bulunan hane halkının büyük çoğunluğunun alt gelir grubundaki ücretli çalışanlar olduğu vurgulanan raporda, olası risklere ilişkin şu yorumda bulunuldu: "Hane halkının krediye erişiminde iş ve düzenli bir gelir belirleyici unsurlardandır. Tüketici kredisi bulunan borçlu hane halkının ve kullandıkları kredi miktarlarının meslek gruplarına göre dağılımı incelendiğinde, miktar ve kişi bazında çoğunluğun ücretli çalışanlarda olduğu görülmektedir. Bu durumda, ekonomideki gelişmelerden daha fazla etkilenen serbest meslek sahiplerine göre ücretli çalışanların sabit gelirlerinden dolayı bankalar nezdinde daha az risk taşıması ve krediye daha kolay ulaşması etkili olmaktadır. Bankalara kredi borcu olan kişilerin ve kullandıkları miktarların gelir seviyelerine göre dağılımına bakıldığında ise, yoğunlaşmanın alt gelir grubunda olduğu dikkat çekmektedir. Düşük gelire sahip hane halkının tüketim ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması ve bunu telafi etmek için borçlanması beklenen bir durumdur. Ancak, bankaların kredi kullandırırken, düşük gelirli hane halkının ekonomide yaşanacak olumsuz gelişmelerden daha fazla ve daha hızlı etkileneceğini ve borçlarını ödemekte zorlanabileceğini göz önünde bulundurması ve risk analizlerini bu çerçevede yapmaları gerektiği düşünülmektedir."
Alt gelir grubunun tasarruf oranı negatif
Merkez Bankası'nın raporunda, hane halkı tasarrufunu gösteren verilerin sadece üst gelir gruplarının tasarruflarıyla oluştuğu, istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme için hane halkını daha fazla tasarruf etmeye yöneltecek mikro politikaların hayata geçirilmesinin yararlı olacağına işaret edildi. Raporda, tasarruf oranlarına ilişkin şu tespitler yer aldı:
Ülkemizde hane halkı tasarrufları incelenen ülke ortalamalarının (ABD ve 10 Avrupa ülkesi) üzerinde olmakla birlikte, sadece yüksek gelire sahip hane halkı tasarruf edebilmektedir. Son beş yılın ortalamaları incelendiğinde, hane halkı tasarruf oranının ülkemizde yüzde 8.8 olduğu ve incelenen ülkelerin ortalaması olan yüzde 6.4'ten daha yüksek olduğu görülmektedir. Ancak, ülkemizde tasarruf oranlarının yıllar itibarıyla düştüğü, alt üç gelir grubunun negatif tasarruf oranına sahip olduğu ve sadece en yüksek gelire sahip ilk iki gruptaki (dördüncü ve besinci grup) hane halkının tasarruf edebildiği göz önünde bulundurulmalıdır. İstikrarlı ve yüksek büyümenin sürdürülebilirliği için tasarruf oranlarının artırılması büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, tasarruf seviyesini artırmaya yönelik uygulanmaya başlanan politikaların sürdürülmesinin ve gelir artırıcı makro politikalar ile hane halkını daha fazla tasarruf etmeye yöneltecek mikro politikaların hayata geçirilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir."

34CHAMPİON
08-12-2012, 16:19
Sadece yolsuzluk değil vergi kaçırma da var



CHP İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda milletvekilleri CHP’li Aykut Erdoğdu ve Mehmet Şeker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i TOKİ ve müteahhit şirketler nezdinde inceleme başlatmaya davet etti.

CHP İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda milletvekilleri CHP’li Aykut Erdoğdu ve Mehmet Şeker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i TOKİ ve müteahhit şirketler nezdinde inceleme başlatmaya davet etti. Yapılan açıklamada, “EGYO’na ait gayrimenkullerin tapu kayıtlarında yer alan satış değerleri ile yasal defterler arasında neredeyse yüzde 90 fark bulunmaktadır. Tapu değerleri düşük gösterilerek tapu harcının düşük ödenmesi, dolayısı ile kaçakcılık suçu Emlak Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı’nca işlenmiştir” denildi.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Bugüne kadar 560 bin konut yaptığı, 35 bin ihale ile bu konutlara 45 milyar TL ödediğini ifade eden Erdoğan Bayraktar’ın TOKİ üzerinden hukuksuz icraatları bitmiyor. Yaptığımız araştırmalar sonucunda elde ettiğimiz belgelerden Erdoğan Bayraktar’ın sadece dolandırıcılık suçuna göz yummakla kalmadığı, vergi kaçakçılığı suçuna da iştirak ettiği ortaya çıkmıştır. Erdoğan Bayraktar, yüzde 99.5’i TOKİ’ye ait olan Emlak Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin (EGYO) yönetim kurulu başkanıdır. EGYO, onbinlerce konut yaptıran ve bu iş için 20 milyar TL kaynak harcamış bir kurumdur. Bilindiği üzere 213 sayılı vergi usul kanununa göre defter, kayıt ve belgelerde vergi matrahını azaltacak şekilde hile yapılması vergi kaçakçılığı olarak tarif edilmiştir.

Açıkladığımız belgelerden de görüleceği gibi, EGYO’a ait konutların tapu kayıtlarında yer alan satış değerleri ile yasal defterlere kayıtlı değerleri arasında nerededeyse yüzde 90 fark bulunmaktadır. Bir ülkede bir bakan, vergi kaçakcılığı suçuna bulaşmasına rağmen hala görevde kalabiliyorsa o ülkede vatandaşın devlete olan güveninden bahsetmek abesle iştigaldir. Açıkladığımız bu kadar yolsuzluk dosyasına rağmen hala koltuğunda oturarak yolsuzluk ve usulsüzlük peşinden koşanları cesaretlendiren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ı bir kez daha istifaya çağırıyoruz.”

ŞEKER: BAYRAKTAR’IN YERİNDE OTURMAMASI GEREKİYOR
Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker de, açıkladıkları belgeleri göstererek şöyle konuştu:

“Bu belgeler geçen yıl mart ayında elimize geçti. Tabii çok detaylı bir belgeydi. Tamamı üzerinde inceleme yapmamız, yetkili teknik elemanlarla görüşmemiz, maliye yetkilileri ile görüşmemiz uzun bir zaman aldı. Dolayısı ile bu belgelerde, emlak konutun Ataşehir’de yapmış olduğu taraflar arasında sözleşme, yapılmış hangi daire kime verilecek şekilde bir noter sözleşmesi, burada dairelerin kimler tarafından alındığı net olarak belirtiliyor. Bu sadece bir proje ile ilgili. Bunun gibi onbinlerce daire var. İlginç taraf şu. Bu da emlak konutun kasa defteri (belgeyi göstererek) Muhasebe kayıtları. Bunları da sorduk ve doğruluğunu kanıtladık. Burada muhasebe kayıtlarında işaretli olarak gördüğümüz üç tanesini işaretledik. Çünkü elimizde üç tanenin tapusu var. Aynı şahıslara verilmiş. Satış fiyatları ile tapu kayıtları arasında korkunç bir fark var. Tapu kaydında 20 bin lira. Bu tapu da 20 bin lira. Üçüncü tapu ise 30 bin lira. Üç tane değişik tapu. Şahıslara satışı gözükmüş. Ama emlak konutun kendi muhasebe kayıtlarında bu rakamlar 258 bin lira, 159 bin lira, 165 bin lira. Yani emlak konut sözleşme gereği firmalarla şöyle bir anlaşma yapmış. Bütün vergiler yüklenici firmaya aittir. Burada müteahhit resmen kollanmış. Bu rakam ne kadar?

Arkadaşlar bu rakam milyar dolar. Bazı firmalar gözetilmiş, bazı firmalar zengin edilmiş. Bunlarla ilgili maliye bakanlığı ile görüştüm. Maliye bakanı diyor ki, ‘Tüm Türkiye’de emlak değerlerinin çok düşük gösterildiğini ve vergi kaçırıldığını biliyorum. Onun için çalışma yapacağım’ diyor. İşte belgeler sayın maliye bakanı. Gidin önce emlak konutla başlayın. Vergi kaçırmışlar, devleti dolandırmışlar, bazı müteahitleri zengin etmişler. Aynı yerde inşaat yapan başka müteahitler de var. Onlar sattığı fiyattan tapularında fiyatları da göstermişler. Devlete de arslanlar gibi vergilerini ödemişiler. Onlara bir dahaki sefere ihale vermemişler. Ama bu adamlar ihale almaya devam ediyor. Batılı ülkelerde vergi kaçakçılığı en büyük suçtur. Ve sayın bakan Erdoğan Bayraktar’ın bundan sonra artık yerinde oturmaması gerekiyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni dolandırmıştır.” (DHA)

34CHAMPİON
08-12-2012, 16:24
Bu Ev Hem Tasarruflu Hem De Dayanıklı

- Bursalı yüksek mimar Çelik Erengezgin, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için çevreci imkanlarla "güneş evi" projesini hayata geçirdi. Akıllı ev sayesinde ev sahibinin kendi enerji ihtiyacını karşılayacağını belirten Erenzengin, “Ahşabın deprem de riski yoktur. Bu ev depremde yerinden sıçrar ama bir şey olmaz” dedi.

İzmir yolundaki bir hipermarketin bahçesinde kurulan modüler güneş evi, enerji bağımlılığı konusunda tabuları yıkacak. Güneş panellerin de konulacağı ev yağmur sularını da biriktirecek şekilde tasarlanırken, bu su bahçenin sulanmasında kullanılacak. Akıllı ev sadece enerji üretiminde değil, atık kontrolü konusunda da farklı özelliklere de sahip. Biyolojik yöntemle evin atıkları geri dönüşüme tabi tutulacak.

77 metrekare ve 1,5 katlı olarak inşa edilen evin tanıtımını yapan yüksek mimar Çelik Erenzengin, akıllı ev yaygınlaşırsa Türkiye’nin en büyük meselesi olan enerjide dışa bağımlılığın da azalacağına dikkat çekti.

Metrekaresi 2 bin lira olan evi tanıtan Erenzengin, “Bu evde ısıtma, soğutma, aydınlatma bedava. Bu konuda bedavanın da üstüne çıkan bir imkan var. Ahşap eve dönüp, 'Sanki tarihe mi döneceğiz?' diye düşünüyorlar. Amerika’nın yüzde 90’ı ahşaptır. Kaliforniya’nın yüzde 99’u ahşap. Niye? Deprem bölgesi orası. Ahşabın deprem riski yoktur. Bu ev hangi deprem olursa olsun sıçrar yerinden ama ona bir şey olmaz. Hala hayatta ve ayaktasınız. Her şeyi dahil edin, ev eşyalarınız hariç, bu evin metrekaresi 2 bin TL’yi geçmiyor. Bu evde sebzede de üretebilirsin. 3 çocuklu bir aile bu evde rahat rahat yaşar” dedi.

“KORKACAK BİR ŞEY YOK. BU EVİ YİYEBİLİRSİNİZ”

Bu ev sayesinde Türkiye’nin kazanacağını belirten Erenzengin, “Bu evin maliyeti 160 bin TL. 200 bine de satarsınız. Korkacak hiçbir şey yok. Bu paranın karşılığında hayatınızı güvenceye alıyorsunuz. Deprem probleminiz yok. Enerji gideriniz yok. Dünya dostusunuz artık. Dünyada size dost. Buradaki bütün malzemeler sağlıklı. Bunu da söylemiş olayım. Şakayla karışık diyorum ki, ‘Bu evi yiyebilirsiniz.’ Hiçbir şey olmaz” dedi.

Türkiye’nin dünya ortalamasının 4 katı kadar enerji harcadığına dikkat çeken Erengezgin, “Bunu söyleyen bir önceki Enerji Bakanımız Hilmi Güler’dir. Resmi ağızdan yapılan bir açıklama. Bir yıl için 50 milyar dolar gereksiz enerjiye para ödüyoruz. Bundan büyük harcamız yok” dedi.

Güneş evinin tanıtım toplantısına katılan Fatih Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Doğay Arınç ise, Çelik Erenzengin’i tebrik ederek Almanya’nın 40 yılda enerjide dışa bağımlılığını yüzde 50 azalttığını kaydetti. Proje, 54 firmanın desteğiyle hayata geçirildi. Modül güneş evinde toprak altı enerjisi ve ısı pompaları, enerji üreten ve enerjiyi koruyan cam, sera ve güneş duvarları ile ısıtma, soğutma, izolasyon, PV güneş panelleri, güneş kolektörleri ve simülasyon, biyolojik arıtma ve otomasyon sistemi bulunuyor.
haberexsen

34CHAMPİON
09-12-2012, 09:18
Mevsime göre şekil değiştiren ev

İngiltere'de iki yenilikçi mimar, mevsimsel şartlara göre şekil değiştiren ev tasarladı. Hava koşullarına göre, gün içinde bile dış cephesi farklılaşan ev, ünlü matematikçi Henry Dudeney'in 'puzzle' teorisinden ilham aldı. David Grunberg ve Daniel Woolfson adlı iki İngiliz mimar, ismini dinamizmden alan D-Haus adlı şirkete, tüm zamanların en farklı ev projesini sundu. Havanın ısınıp soğuması, mevsimler değişimler ve hatta astronomik değişimlere göre, 8 farklı şekle dönüşebilen ev tasarlayan iki yaratıcı mimar, mimariden yeni bir dönem başlattıklarını düşünüyor. Dışında kalın ağır duvarlardan oluşan ve şekil değiştirmesi istendiğinde, bu duvarlar tamamen kalkan evde, içeride ikinci duvar görevi gören camdan duvarlar, ortaya çıkıyor. Mimar Grunberg, "Bugüne kadar ısıyı içeride tutan camlar ya da odayı soğutan duvarlar yapıldı. Ama ikisini aynı anda sağlayacak bir sistem dünyada bir ilk" diyor.

34CHAMPİON
09-12-2012, 09:20
İSTANBUL’A EN YOĞUN İLGİ SUUDİLER’DEN

Mütekabiliyet Yasası’nın 3 Mayıs’ta yürürlüğe girmesinden sonra Araplar, Türkiye’den 38 bin 27 metrekarelik 137 taşınmaz satın aldı. Alımlar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Irak’tan yapıldı. Kuveyt, 7 bin 771 metrekarelik 34 taşınmazla en fazla alımı gerçekleştiren Arap ülkesi olurken, bu ülkeyi çok sayıda arsa ve 18 daireyle Suudi Arabistan izledi. Öte yandan bu süreçte İstanbul Araplar’ın gözdesi oldu. İstanbul’dan Suudi Arabistanlılar, 27 bin 315 metrekarelik 30 mülk alırken, Katarlılar bin 45 metrekarelik 2 taşınmaz edindi.

34CHAMPİON
09-12-2012, 21:09
İnşaat Firması Konut Alana Umre Paketi Hediye Edecek YORUMSUZ
Kayseri’de inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirket, konut alan müşterilerine umre paketi hediye edecek.
Kayseri’de inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirket, konut alan müşterilerine umre paketi hediye edecek. Şirket, ilk hediyesi olan otomobili, çekiliş sonucu kazanan müşterisine teslim etti. Şirketin bundan sonraki kampanyasında umre paketi ile üç otomobil bulunuyor.

Kayseri’de 1974 yılından beri konut üreten Suat Altın İnşaat, ürettiği konutlardan ev alan müşteriler arasında çekilişle otomobil kampanyası başlatmıştı. Kampanya sonunda yapılan çekilişle devlet memuru olan Abdullah Höbek’e çıkan otomobil teslim edildi.

Sektörde rekabetin en yüksek seviyede olduğunu ifade eden Suat Altın İnşaat Genel Müdürü Sedat Kılınç, firma olarak sosyal projelerle kampanyalara devam edeceklerini söyledi. Kılınç, yaptıkları konutlardan satın alan müşteriler arasında yaptıkları çekilişle devlet memuru olan Abdullah Höbek’in otomobili kazandığını ifade etti. Kılınç, otomobilin hayırlı olması temennisinde bulunarak, firmalarıyla ilgili şu bilgiyi verdi: “Konut sektöründe dünya markası olmayı amaçlıyoruz. Bu konuda da ciddiyiz. Hedeflerimizi gerçekleştirdik. Bundan sonraki projeler içinde altyapımız mevcut. Sektörde büyüyoruz. Bugüne kadar çok ciddi çalışmalar yaptık. Farklılıklar bizi bu seviyeye getirdi. Biz şimdi sosyal faaliyetler ve beraberinde kampanya yaptık. Jeep kampanyamız oldu. 4 ay sürdü. Bir talihlimizi hem ev hem de otomobil sahibi yaptık.”

34CHAMPİON
09-12-2012, 21:10
6.5 milyon konut yıkılacak

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un yürürlüğe girmesi ile Türkiye’de yaklaşık 14.5 milyon konutun taranacağını ve yaklaşık 6.5 milyon konutun ise yıkımının gerçekleştirileceğini belirtirken, “Bu süreçte oluşacak toplam inşaat ve yıkıntı atığının yıllık 37 milyon tona (23 milyon metreküpe) ulaşması beklenmektedir” dedi.




Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un yürürlüğe girmesi ile Türkiye’de yaklaşık 14.5 milyon konutun taranacağını ve yaklaşık 6.5 milyon konutun ise yıkımının gerçekleştirileceğini belirtirken, “Bu süreçte oluşacak toplam inşaat ve yıkıntı atığının yıllık 37 milyon tona (23 milyon metreküpe) ulaşması beklenmektedir” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz'ün, “İstanbuI'da yürütülen Kentsel Dönüşüm Projesi'nin uygulaması nasıl planlanmıştır? Hangi tarihlerde, hangi yıkım ya da diğer çalışmalar, nerelerde yapılacaktır? Yıkımlarm başlamasıyla birlikte, ne kadarlık bir atık malzeme veya moloz ortaya çıkması beklenmektedir?” şeklindeki soru önergesini yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul ve diğer iller için "riskli alan" ilan edilmesinden sonra uygulanacak iş ve işlemler hakkında bilgi verdi. Bakan Bayraktar, yanıtında “Alanda yaşayan nüfus ve yapılara ilişkin mevcut durumun belirlenmesi, elde edilen veriler doğrultusunda alanda yapılacak uygulamaya yönelik yöntem ve yol haritasının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde rezerv yapı alanlarının belirlenmesi ve ilan edilmesi, uygulamaya yönelik Kentsel Tasarım Projelerinin hazırlanması, uygulamaya ilişkin anlaşma sağlanan maliklerin tahliye edilmesi, anlaşma sağlanamayan maliklere yönelik kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve uygulamaya başlanılması planlanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

-“REZERV KONUTLARDA GEÇİCİ İKAMET ETMELERİ SAĞLANABİLECEK”-

Bayraktar, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun kapsamında yapılacak uygulamalarda, anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere konut, işyeri, arsa veya dönüşüm projeleri özel hesabından kredi veya mülkiyet ya da sınırlı ayni hak sağlayan
konut sertifikası verilebileceğini belirterek şöyle dedi:
“Bunlardan konutunu ve işyerini kendi imkanları ile yapmak veya edinmek isteyenlere de kredi verilebilecektir. İstanbul ili başta olmak üzere, riskli alanda bulunan evleri yıkılacak olan hak sahibi vatandaşlarımıza, konut teslimi yapılacağı tarihe kadar kira yardımı yapılabileceği gibi bakanlığımızca belirlenen rezerv konutlarda geçici ikamet etmeleri sağlanabilecektir.
6306 sayılı Kanunun ile afet riski altındaki alanlarda, yerinde ve yapılaşma yoğunluğu artırılmadan, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri oluşturulacaktır. Ancak belirlenen riskli alanların, yeniden yapılaşma için uygun olmaması halinde, taşınmaz maliklerinin Bakanlığımızca belirlenen rezerv yapı alanlarında yerleşmeleri temin edilecektir.”

-“14.5 MİLYON KONUT TARANACAK”-

6306 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile Türkiye’de yaklaşık 14.5 milyon konutun taranacağına ve yaklaşık 6.5 milyon konutun ise yıkımının gerçekleştirileceğine işaret eden Bayraktar, “Bu süreçte oluşacak toplam inşaat ve yıkıntı atığının yıllık 37 milyon tona (23 milyon metreküpe) ulaşması beklenmektedir” dedi.

ANKA

34CHAMPİON
09-12-2012, 21:15
Bayraktar: "Dönüşüm yaptığımız bölgelerde ihtiyaç sahiplerine ev kirası yardımı yapacağız

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ''Dönüşüm yaptığımız bölgelerde ihtiyaç sahiplerine ev kirası yardımı yapacağız'' dedi.

Bakan Bayraktar, Seyhan Belediyesi ve TOKİ işbirliğiyle Kıyıkent Evleri Kentsel Dönüşüm ve Yenileme 1. Etap Projesi kapsamındaki Barış-İsmetpaşa Mahallesi'ndeki temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin kentsel dönüşüm olduğunu söyledi.

Kampanyalı Ev Arayanların Gözü Aydın!

Kentsel dönüşümü öncelikle rızaya ve gönüllülük esasına dayalı olarak yürüteceklerini dile getiren Bayraktar, TOKİ kanalıyla bu çalışmaları gerçekleştireceklerini söyledi.

Son 9,5 yılda Türkiye'de 5,5 milyon konut yapıldığını, bunların 500 binden fazlasını TOKİ'nin yaptığını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti:

''20 yıllık program içerisinde ilk 2 senede vatandaşımızın empatisini artıracağız ve bu işe inandıracağız. Hazırlıklı olan yerlerden, gönüllü olanlardan başlayacağız. Dönüşüm yaptığımız bölgelerde ihtiyaç sahiplerine kiracı olsalar dahi ev kirası yardımı yapacağız. Yine riskli evini rızayla boşaltan yoksul insanlarımıza TOKİ ve belediyenin yaptığı konutlardan veya 6306 sayılı Kanun kapsamındaki rezerv alanlarında yapılan konutlardan aldığı takdirde, kullandığı krediye faiz sübvansiyonu yapacağız. İstemeyen hiçbir vatandaşımızın evinde kentsel dönüşüm yapmayacağız.''

34CHAMPİON
10-12-2012, 09:17
Almanya'da konut krizi yok

ECB Başkanı Weidmann: Almanya'nın konut piyasasında gerilim var ama balon yok


Almanya Merkez Bankası Başkanı Jens Weidmann tarafından yapılan açıklamada Almanya'nın konut piyasasında bölgesel bir gerilim olduğu anacak Bundesbank'ın bunu konut fiyatlarında genel bir balon olarak değerlendirmediği ifade edildi.
Aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi olan Weidmann, Frankfurt ve Münih'in bazı kırsal alanlarında olduğu gibi bazı bölgelerde konut fiyatlarının net bir şekilde arttığını ancak bunun bir balondan bahsetmek için yeterli olmadığını söyledi.

34CHAMPİON
10-12-2012, 12:31
Türkiye konut artışında birinci

Remax Türkiye Pazarlama ve Operasyon Direktörü Gökhan Karahan, konut fiyatları artışında Türkiye'nin dünyada başı çektiğini ve bu konuda lider ülke olduğunu söyledi.

Karahan, 2009 yılı Nisan'ında yaşanan Mortgage krizi nedeniyle Türkiye'deki konut fiyatlarının düştüğünü ancak kısa süre sonra tekrar artmaya başladığını söyledi.

Amerika'da, başlayan krizin bütün dünyayı etkilediğini ve emlak fiyatlarının en alt seviyeye kadar indiğini ifade eden Karahan, kredisini ödeyemeyenlerin bankalara devredilen konutlarının çok düşük fiyatlarla satışa çıkarıldığını dile getirdi.

Gökhan Karahan, ''Türkiye'de, dolayısıyla İstanbul'da fiyatlar çok az düştü ve kısa sürede tekrar yükselişe geçti. Çünkü, Türkiye ve İstanbul'un farkı ekonominin burada çok canlı olması. Mesela bu sene ortalama konut fiyatları yüzde 16 arttı. Kimse farkında değil ama ben bütün dünya şehirlerini inceledim. Böyle bir artış hiçbir yerde yok. Artışlar sıcak olduğu için insanlar farkında olamayabiliyor. Ekonomi canlı olduğu için konut fiyatları krizden etkilenmedi'' dedi.



TÜRKİYE'DEKİ ARTIŞ HİÇBİR ÜLKEDE YOK
Avrupa'da durumun iyi olmadığını belirten Karahan, Londra'da konut fiyatlarının hala canlı olmasının sebebini 2012 Olimpiyatlarına bağladı. Karahan, Paris'te fiyatların geçen yıla oranla yüzde 1-2 puan düştüğünü ileri sürdü.

Son 1 yıllık dönemde, farklı ülkelerdeki konut fiyatlarını inceleyen Karahan, ülkelerin resmi istatistikleri, özel indeksler ve güvenilir kuruluşların Ağustos 2011 - Ağustos 2012 verilerine bakıldığında birçok ülkenin Türkiye'nin çok çok gerisinde kaldığını dile getirdi.

Karahan, bu dönem dilimi içinde ABD'de yüzde 2, Almanya'da yüzde 4.3, Avustralya'da yüzde 0.3, Çin'de yüzde -1.4, Fransa'da yüzde -0.1, İngiltere'de yüzde 2.1, İspanya'da yüzde -14.4, İtalya'da yüzde -12.6, Japonya'da yüzde 6.3, Kanada'da yüzde 1.1, Rusya'da yüzde 7.9 artış yaşandığını aktardı.



ANTALYA YÜZDE 20 ARTIŞLA TÜRKİYE BİRİNCİSİ
Türkiye'de son yıllarda rakamların çok hızlı arttığına dikkati çeken Karahan, ''fiyat artışında Türkiye lider'' denilmesinin yanlış olmayacağını söyledi.

Türkiye'de konut fiyatlarındaki artışın son bir yılda yüzde 16.4 olduğunu vurgulayan Karahan, ''Gayrimenkul fiyatlarının artışında dünyada lider ülke Türkiye. İl bazında bakarsak daha da çarpıcı rakamlar görmek mümkün. Mesela 2012'nin ilk 9 ayında İstanbul'da gayrimenkul fiyatları yüzde 17.75, İzmir'de yüzde 17.79, Antalya'da 19.49 artmış. Antalya'ya yabancı ilgisi var. Türkiye ve bu illerden başka ev fiyatının bu denli arttığı bir yer yok. Son bir yılda artışın lideri Türkiye. Türkiye'nin dışında dünya genelinde çok küçük birkaç ülke olabilir ama biz bilmiyoruz'' diye konuştu.



İSTANBUL YATIRIMCI İÇİN UYGUN
Konut faizinin Türkiye'de hala çok yüksek olduğunu vurgulayan Karahan, İstanbul'un diğer ülke metropolleriyle kıyaslandığında rakamların düşük çıktığını ifade etti.

''Konut fiyatı açısından bakıldığında Avrupa başkentlerine kıyasla hala çok çok ucuz durumdayız'' diyen Gökhan Karahan, uluslararası bir yatırımcının nereden ev alırım diye düşünmesi halinde İstanbul'un resmen sırıttığını dile getirdi.

Gökhan Karahan, şöyle devam etti:

''Yeni yapılan modern görünüşlü binalarda fiyatlar yüksek. Maslak'ta veya Beşiktaş'ın sahil kısımlarında böyle pahalı binalar var. İstanbul'da metrekareye vurduğunuzda evlerin en kabadayısı 5-7 bin dolar civarı. Pahalıyla pahalıyı karşılaştırdığınızda Manhattan, Londra, Paris gibi yerler çok daha yüksek. Manhattan'da falan 40 milyon dolara apartman dairesi gördüm. Belki tek örnektir ama var mı var. Onların en pahalısıyla bizim en pahalımızı karşılaştırdığınızda bizimkiler çok pahalı değil. Buradan baktığımızda yeni evlerin çok pahalı olduğunu düşünüyoruz. Mesela yan yana olan binalarda bile büyük uçurumlar olabiliyor. Beşiktaş'ta yepyeni rezidans tipi bir evi metrekareye vurduğunuzda yanındaki eski bir apartman dairesine oranla çok daha yüksek ücreti var. Sonuç olarak benim ulaştığım datalar pahalı değil diyor. İstanbul'da en pahalı 5-6 milyon dolara olan evler pek çok Avrupa başkentinde ortalama fiyat olarak görülüyor.''

Karahan, farklı kaynaklar ele alındığında Avrupa'daki bazı metropollerde eylül ayındaki satış fiyatların şu şekilde sıralandığını kaydetti:


New York'ta ortalama fiyat : 595,000 dolar

En yüksek fiyatlı semtler :

Tribeca : 2,900,000 dolar

Carnegie Hill : 2,350,000 dolar

En düşük fiyatlı semtler :

Ocean Parkway : 215,000 dolar

Jamaica : 195,000 dolar

Eltingville : 185,000 dolar

Grant City : 169,900 dolar

Williamsbridge : 149,900 dolar

Van Nest : 117,000 dolar

Washington'da ortalama fiyat: 399,200 dolar

-En yüksek fiyatlı semtler :

Georgetown : 1,195,000 dolar

Burleith : 1,150,000 dolar

Capitol Hill : 595,000 dolar

-En düşük fiyatlı semtler :

Southwest Waterfront : 270,000 dolar

Brightwood Park : 175,000 dolar

Washington Highlands : 75,000 dolar

Londra'da ortalama fiyat : 636,400 dolar

-En yüksek fiyatlı semtler :

Kensington : 3,469,132 dolar

Knightsbridge : 2,837,072 dolar

Chelsea : 2,665,555 dolar

kaynak:sabah

34CHAMPİON
10-12-2012, 18:55
Türk inşaat Sektöründe Türkmenistan İlk Sırada Yer Alıyor

Türk müteahhitler Türkmenistan'da 2012 yılında 4 milyar 753 milyon dolar değerinde 78 proje üstlendi.






AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, ülkede son alınan işlerle birlikte Türk şirketleri 4 milyar 753 milyon dolarlık proje üstlendi, bu rakamın yıl sonu itibariyle 5 milyar doları bulabileceği kaydediliyor.

Türk şirketlerinin 2012 yılında Türkmenistan'da üstlendikleri büyük projeler arasında olimpiyat köyü, enerji santral ve nakil hatları, yollar, köprü, demiryolları, su arıtma tesisleri, rehabilitasyon merkezleri, hastane ve acil yardım merkezleri, gıda ve ilaç sanayine yönelik tesislerle kamu idare binaları yer alıyor.

Türkmenistan'da sürdürülen yatırım programı kapsamında Türk firmalarınca teklif verilen ve değerlendirmesi sürdürülen ihaleler arasında Aşkabat Havaalanı ve diğer illerdeki havaalanlarının yenilenmesi, Hazar Denizi kıyısında inşa edilecek liman projesi, Türkmenistan karayolu ağının yenilenmesi, yeni konut bölgelerinin ve sanayi tesislerinin kurulmasına yönelik projeler de bulunuyor.

Türkmenistan uzun yıllardır Türk müteahhitlik firmalarının en fazla proje üstlendikleri ülkelerin başında geliyor. Bu ülkede Türk müteahhitler 2011 yılında 3,3 milyar dolar, 2010 yılında da 4,6 milyar dolarlık proje üstlendi.

Türkmenistan'da müteahhitlik sektörünün 20 senede üstlendiği projelerin toplam tutarı ise 28 milyar 946 milyon doları buldu.

Bu arada, Türk inşaat şirketlerinin bu sene yurt dışından aldığı proje bedelinde de bu sene Türkmenistan'ın ilk sırada yer aldığı bildirildi.

34CHAMPİON
10-12-2012, 18:58
2013'te hangi sektörler patlayacak hangileri zorlanacak?
The Economist 'The World in 2013' (2013'te Dünya) dergisi, yeni yılda sektörlerin nasıl bir performans izleyeceğini analiz etti.

Küresel ekonomi, karşı karşıya olduğu birçok risk nedeniyle yavaş ve belirsiz bir büyüme sürecinde. Risklerin en büyüğü Euro Bölgesi'ndeki şirketlerin ve bu bölgeye yaptığı ihracata bağımlı olan ülkelerin büyümes
ini sınırlandıracak olan borç krizi.

İngiliz The Economist tarafından yayınlanan 'The World in 2013' (2013'te Dünya) dergisi, yeni yılda sektörlerin nasıl bir performans izleyeceğini analiz etti. The Economist Intelligence Unit'in (EIU) tahminleri doğrultusunda yapılan analize göre, yeni yılda otomotiv, IT-yazılım ve eğlence sektörünü güneşli günler bekliyor. Yağmur bulutları ise bankacılık sektörünün üzerinde kümelenecek. Bulutlu sektörler arasında fiyatların büyümenin hız kestiği enerji, ilaç, madencilik var.

EIU, küresel ekonominin 2013'te yüzde 3.5 büyüyeceği tahmininde bulunuyor. Euro Bölgesi ise resesyona yakın bir büyüme içinde olacak. ABD ve Japonya'da da mali sorunları nedeniyle etkileyici bir ekonomik faaliyet beklenmiyor. Gelişmiş ülkelerde ekonomiye en büyük destek merkez bankalarından gelecek. Fırsattan çok risklerle karşı karşıya olan şirketler ise harcamalarını ve işe alma planlarını dizginlemek zorunda kalacak. Daha önceki büyüme trendine bakıldığında son birkaç çeyrektir zayıflayan ekonomik büyümeye rağmen çok tedirgin görünmeyen Çin, meyvelerini 2013'te almayı umduğu teşvikler ekti. Çin'deki gevşek kredi koşulları ve büyük altyapı projeleri Avustralya, Kanada, Latin Amerika ve Çin'in ihtiyaç duyduğu hammaddeyi barındıran diğer ülkeler üzerinde önemli bir etki yaratabilir. Yeni yılda küresel ticaret yüzde 4.6 ile 2012'ye oranla daha iyi bir büyüme gösterecek fakat 2011 ve 2010'ye göre daha yavaş bir seyir izleyecek. Avrupa bankalarının başındaki dertler, ticareti finanse edebilecek fonların erişimi güçleştirecek. Diğer yandan dünya genelinde artan korumacılık şirketlerin mallarını doğru adreslere ulaştırmalarını zorlaştıracak. İşte bu tabloda dünya ekonomisinde büyümenin motoru olan sektörlerin sergileyeceği performans şöyle:

Otomotiv
Otomotiv yeni yılın en mutlu sektörlerinden biri olacak. 2013'te otomobil satışlarındaki artışın yüzde 60'ından fazlası, satışların ortalamanın üzerinde bir hızla artması beklenen Çin ve Amerika pazarından gelecek. ABD'nin oto pazarında yüzde 7, Çin pazarında ise yüzde 8'lik büyüme öngörülüyor. Diğer gelişmekte olan pazarlardaki güçlü satışların da etkisiyle küresel satışların yüzde 5 yükseleceği tahmin ediliyor. Yeni yılda Hindistan, beşinci büyük otomobil pazarı Rusya'ya biraz daha yaklaşacak. ABD'deki toparlanma üretim trendlerine de yansıyacak. Ford, Fusion modelinin üretimini Meksika'dan Detroit'e taşımayı planlıyor. Volkswagen ve Peugeot-Citroen'in yeni fabrikalar açmaya hazırlandığı Güney Çin'de üretim üssü olarak ağırlığını artıracak. 2013'te Fiat-Chrysler ortaklığının piyasaya süreceği yeni modeller, kendi evinde sıkıntılarla boğuşan Fiat'ın ABD'deki varlığını güçlendirmesi için önemli olacak.

Bankacılık
Finans krizi patlak verdiğinden bu yana zor bir dönem geçiren bankacılık için 2013 de hiç kolay olmayacak. Özellikle gelişmiş dünyada bankaların dertleri devam edecek. Zayıf ekonomik büyüme, yeni sıkı düzenlemeler arasında sıkışıp kalan bankaların karlarında erime sürecek. Amerikan bankaları daha önceki yıllar kadar cimri davranmayacak fakat yine de kredilerde sadece yüzde 4 büyüme bekleniyor. Avrupa'daki bankalar kredi hatlarını zayıflatacak, Japon bankalar da daha az kredi dağıtacak. Gelişmekte olan ülkelerdeki bankalar resmi finansal sisteme ilk kez katılan müşteri akınından faydalanacak. Artan gelir ve tüketim, söz konu ülkelerdeki tüketicileri kredi alma konusunda cesaretlendiriyor. Kendi iç piyasaları mali durumları bozulan iştirakleriyle uğraşan Avrupalı bankalar, daha fazla varlık satışa çıkaracak ve Latin Amerika ile Asya'daki yerli finans kuruluşlarının varlıklarını güçlendirme şansı verecek. 2013 yatırım bankaları için dönem noktası olacak; hisse başına getirileri azalacak, bazı durumlarda bankaların sermaye maliyetlerinin bile altına gerileyecek. Gelirlerin yatay seyredeceği 2013'te gelir artışı, masrafları kısma programlarıyla sağlanacak. Danışmanlık hizmetleri veren Roland Berger, sektörün yüzde 15'ine denk gelen 75 bin kişinin topun ağzında olduğunu söylüyor. Morgan Stanley ve danışmanlık hizmeti veren Oliver Wyman'a göre Gelecek iki yılda, en karlı bölümler hariç, varlıkların azaltılmasıyla pazarın yüzde 20'si el değiştirecek.

Savunma
1.7 trilyon dolarlık endüstrinin neredeyse yarısını kontrol eden Avrupa ve ABD'de harcamaların azalmasıyla 2013'te savunma harcamalarının art arda ikinci yıl düşmesi bekleniyor. Irak ve Afganistan'da birliklerini azaltan ABD'nin askeri harcamalarında düşüş yaşanacak. Diğer yandan, Asya Pasifik'te suların ısınmasının, deniz ve hava kuvvetlerini güçlendirmek isteyen ülkelerin harcamalarını artırmalarına neden olurken, yer savunma sistemlerinin popülaritesinin azalması bekleniyor. Dünyada ikinci ve üçünü büyük savunma harcamalarının sahibi Çin ile Rusya, silahlı güçlerini modernize etme planları çerçevesinde savunma bütçelerinde iki haneli artış gerçekleştirecek. Bölgesel istikrarsızlıklar ve güçlü bütçeler Ortadoğu'da savunma harcamalarının artmasında rol oynayabilir. Suudi Arabistan, gelecek yıl GSYH'nin yüzde 10'unu savunmaya harcayarak, bu alanda lider olacak.

Enerji
Küresel enerji tüketimi 2013'te yüzde 3 artış gösterecek. Artışın en önemli kaynağı ise doğalgaz tüketiminin artması olacak. Kuzey Amerika'da kaya gazı üretiminin artmasının etkisiyle fiyatlar ise düşük seyredecek. Küresel doğalgaz tüketiminin, yüzde 4'lük bir artışla, petrolden üç kat daha hızlı yükselmesi bekleniyor.Arzın talebi aşmasıyla petrol stokunun artması beklenirken, bu fiyatları baskı altında tutacak. Geçen yıl ortalama 109 dolar olan Brent petrolünün varili 2013'te 113 dolar olarak tahmin ediliyor. Gelecek yıl Suudi Arabistan ve Kazakistan'da yeni petrol yatakları devreye girecek ve Irak, Libya ve Güney Sudan'ın üretimi artacak. Barclays'e göre, enerji şirketlerinin sermaye harcamaları yüzde 10'luk artışla 700 milyar dolara ulaşacak.

Gıda ve Tarım
Yeni yılda tarımsal fiyatlarda ufak çaplı bir gerileme bekleniyor. Bunun sonucu olarak önemli birçok emtiada, özellikle tahıllarda, fiyatların rekor fiyatlara yakın seyrini koruyacağı tahmin ediliyor. Stoklardaki sıkışıklık sürecek. Stokların düşmesi, olumsuz hava koşullarının emtia fiyatlarını sıçratması riski doğuruyor. El Nino hava olayı yakınan takip edilecek; eğer 2009'daki kadar güçlü olursu 2013'te Asya'nın üretimi düşebilir. Gelişmekte olan ülkelerin talebindeki artışla küresel protein tüketimi yüzde 3 yükselecek. ABD'nin et tüketimi ise yüzde 2.5 azalacak. Hindistan dünyanın en büyük sığır eti ihracatçısı olacak. Büyükbaş hayvanlardan elde ettiği daha ucuz ve yağsız etle Hindistan; Brezilya'nın Asya ve Ortadoğu'daki müşterilerini kapacak.

Altyapı

Tüm gözler, zayıf altyapısını iyileştirmek için 66 milyar doyarlık bir program açıklayan Brezilya'da olacak. Hindistan'ın beş yıllık kalkınma planı kapsamındaki 1 trilyon dolarlık harcama planının bir hayal gibi görünmesiyle Güney Asya'da azalan umutları Latin Amerika'daki projeler canlı tutacak. Bürokrasi, yolsuzluk ve nakit sıkışıklığı nedeniyle Hindistan'ın hedefinin sadece üçte ikisini hayata geçirebileceği belirtiliyor. Kasaları dolu olan ülkelerde ise inşaat paklaması bekleniyor. Körfez İşbirliği Konseyi üyesi petrol zengini altı ülkede 2000 km'den fazla demiryolu ağı örülmesi planlanıyor ve projenin maliyeti 60 milyar dolar. Çin'de de 13 yeni otoyol, 25 banliyö demiryolu ve 80'den fazla havaalanı inşa edilmesi planları yapılıyor. Bu arada, Hollanda'da Rotterdam Limanı'na yapılan ek bölümler 2013 sonunda yeni gemilerine hoş geldin diyecek. 2033 yılı itibariyle Maasvlakte 2 projesi dev limanın alanını yüzde 20 büyütecek.

Medya
Online reklam harcaması gazete reklamlarını aşacak

Olimpiyatlar ve ABD Başkanlık seçimi gibi büyük kitlelerin izlediği olaylar 2013'te karşımıza çıkmayacak fakat yine de reklam ajansı ZenithOptimedia'ya göre reklamcılık harcamaları 2013'te yüzde 4.5 artış gösterecek. Geçtiğimiz yıl artış oranı yüzde 3.8 idi. Latin Amerika'da harcamalarda yüzde 10 ile ciddi oranda artış öngörülüyor. Internet reklamcılığında patlama bekleniyor. Bu alanda yüzde 15 ile diğer tüm kategorilerin üzerinde artış meydana gelecek. Reklamcılar özellikle sosyal medya sitelerine yoğun ilgi gösteriyor; bu sitelere yapılan reklam harcamalarında yüzde 31'lik artış bekleniyor. Online reklamlara harcanan miktarın 2013'te ilk kez gazetelere (offline) yapılan harcamaları aşacağı düşünülüyor. Yazılı basındaki reklamlar iki yıldır devam eden düşüşü 2013'te sürdürecek. Bu nedenle, abonelikten elde ettiği gelirin reklam gelirini geçtiğini bildiren medya grubu sayısının artması bekleniyor.

Metal ve madencilik
Bakır en fazla yükselecek,temel metal olacak

EIU'nun temel metaller fiyat endeksi, 2012'deki kayıplarının önemli bir kısmını geri alarak 2013'te yüzde 9 yükseliş kaydedecek. Avrupa ekonomisindeki küçük çaplı hareketlenme ve Çin'de teşviklerin körüklediği yatırımlar emtia piyasalarına destek verecek. Dar arz nedeniyle fiyatı yüzde 12 artması beklenen bakır, gelecek yıl en iyi performans gösteren temel metal olacak. Otomotiv sektöründeki canlanma alüminyum fiyatlarının yüzde 8 yükselmesini sağlayacak. Ancak artan fiyatlara karşın, yüksek vergiler ve işgücü maliyetindeki artış nedeniyle madencilik gruplarının kar marjları daralacak. Altın, yatırımcının risk iştahının göstergesi olmaya devam edecek. Fiyatlar ise oynaklık gösterecek; 2013'te altının ortalama fiyatı yüzde 5 düşecek, 2014'te daha sert bir düşüş kapıda.

Gayrimenkul
ABD'de konut fiyatlarında yüzde 3 artış bekleniyor

Euro Bölgesi'nin çevre ülkeleri dışındaki yerlerde gayrimenkul piyasaları yaşam belirtileri gösterecek. Mortgage Bankers Association, 2012'de ABD'de yüzde 1 artan konut fiyatlarının 2013'te yüzde 3 yükseleceği tahmininde bulunuyor. Yeni konut kredilerinin, refinansman kredileriyle karşılaştırıldığında toplam içindeki payı yüzde 60 ile 2000 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkacak. Düşünce kuruluşu Centre for Economics and Business Research'e göre İngiltere'de konut fiyatlarındaki artış yüzde 2 olacak. İspanya'da ise sorunlar devam ediyor; Standard and Poor's İspanya'da gayrimenkul piyasasında fiyatların halen yüzde 25 değerli olduğunu belirtiyor. Hükümetlerin, kredileri frenlemesi nedeniyle Asya'da konut fiyatlarının, ekonomileri kadar hızlı artması beklenmiyor. Yatırım danışmanı RREEF'ye göre ticari gayrimenkul piyasasında gelecek yıllarda yıllık ortalama getiri bölgelere göre yüzde 6 ila 8 değişecek. Asya'da endüstriyel gayrimenkul piyasası, Kuzey Avrupa'da ofis binaları ve Amerika'nın kıyı şehirlerinde daireler, sektörün parlak noktaları.

Perakende
Markalar ve indirimli ürünler arasında savaş şiddetlenecek

Perakende satışlarda nihayet Batı'daki düşüş ve Asya'daki patlama dengeleniyor. Enflasyon arındırılmış olarak küresel perakende satışların 2013'te yüzde 3 artış göstermesi bekleniyor. Sektör özellikle gelişmekte olan tüketicilerin alışkanlıklarına odaklanacak. Çin'de satışların yüzde 10 ile hızlı artışını sürdürmesi bekleniyor. Danışmanlık firması Bain'e göre Çin'de lüks tüketim iştahı kabarık ve özellikle ultra lüks tüketimde büyüme hızı sektörün genelinden iki kat fazla. Dünyadaki 30 milyon metre kare alışveriş merkezi alanı inşasının yarısı Çin'de yapılıyor. Diğer yandan Amerika, Avrupa ve Japonya'da e-ticaretin yüzde 10-15 büyüyeceği hesaplanıyor. Akıllı telefon ve tablet bilgisayarlar üzerinden yapılan alışverişte de önemli bir artış beklentisi bulunuyor. Bu arada, markalı ürünler ile perakende satış gruplarının kendi isimleriyle piyasaya sürdükleri ürünler arasındaki savaş şiddetlenecek.

Turizm
Yeni yılda beklentiler çok parlak değil

2012'de canlanma umutları boşa çıkan turizm sektöründe 2013 yılı beklentileri çok parlak değil. Danışmanlık firması Tourism Economics'e göre dünya genelinde gecelik turist akışı yüzde 3 ile önceki seneye yakın bir artış izleyecek. Diğer birçok sektörde olduğu gibi Avrupa'daki zayıflık Asya pazarıyla denge bulacak. İş amaçlı seyahatlere yapılan harcamaların turistik harcamaları geçmesi bekleniyor. Havacılık endüstrisinin dertleri ise devam edecek gibi görünüyor. Olimpiyatların etkisinden çıkan Londra'da oda başına gelirin yüzde 7 azalması beklenirken, ABD'de oda başına gelir artışı yüzde 6 olacak. Önde gelen otelcilik gruplarının Hindistan ve Çin'de inşaatları, güçlü talebe rağmen fiyatların yatay kalmasına neden olacak. Brezilya'yı ziyaret edenler içinse kesenin ağzını açacak çünkü fiyatlarda yüzde 14 artış bekleniyor. Bunun nedeni ise 2014 FIFA Dünya Kupası ve 2016 Yaz Olimpiyatları için yeni otel inşaatlarının başlamamış olması.

Telekom ve IT

Akıllı telefon satışlarında hızlı artış sürecek
Artık gezegendeki insan sayısı kadar telefon aboneliği olması sebebiyle telekom sektörü doygunluğa erişecek. Bunun asıl nedeni ise birden çok telefonu ve aboneliği olanlar. Yine operatörler, mevcut müşterilerinden gelir elde etmenin yeni yollarını geliştirecek. Mobil hizmetlerden elde edilen küresel gelir 2013'te yüzde 4 artacak. Veri hizmetlerinin gelir içindeki payı yüzde 40'a ulaşacak, böylelikle payını beş yıl öncesine göre ikiye katlamış olacak. Brezilya, İngiltere ve Çin pazarlarındaki büyümenin etkisiyle 4G ağında önemli gelişmeler bekleniyor. JP Morgan'ın tahminlerine göre, akıllı telefon satışları yaklaşık yüzde 30 artacak ve sevkıyatların neredeyse yarısını oluşturacak. Piyasanın lideri Samsung, ikinci sıradaki Apple'dan 100 milyon adet fazla satış yapsa da, iPhone 10 milyar dolar daha fazla satış geliri getirecek. Bu arada IT hizmetleri sektöründe bu yıl yüzde 3 büyüme kaydedilmesi beklenirken, küresel yazılım harcamalarının yüzde 6 ile 2012'nin iki katı artış göstereceği tahminleri yapılıyor. Mobil cihazlara yönelik yazılım üretimi artacak. 'Uygulamalar'dan elde edilen gelir 2016 yılına kadar yüzde 50'den fazla artacak. Gartner'e göre, 2013 yılında 81 milyar uygulama indirilecek.

Evrim Küçük/Dünya

34CHAMPİON
10-12-2012, 19:03
EV VE ARSA FİYATLARI MİLYON DOLARLARI AŞTI


Bir zamanlar İstanbul için söylenen 'taşı toprağı altın oldu' sözü, artık Mardin için söyleniyor.


Son 10 yılda turizm ve sanayide elde ettiği başarılarla Türkiye’nin en çok gelişen illerine arasına giren Mardin’de tarihi evlerin ve arsa fiyatları milyon dolarları aştı.

7 bin yıllık geçmişi bulunan tarihi kentte satılan arsaların fiyatları New York'tan bile pahalı. Arsaların bir dönümü 1 milyon TL ‘ geçti. Tarihi evlerin fiyatları 10 yıl öncesine kadar 50 bin, 100 bin iken şimdi 1 milyon ile 1,5 milyon lira arasında fiyat buluyor.

MARDİN’İN TAŞI VE TOPRAĞI ALTIN OLDU

Mardin’e gelen huzur ve güven ardından Türkiye’nin ve dünyanın önemli şirketleri yatırım güvenli liman olarak tarihi kenti seçiyor. Mardin’in bu kadar gelişmesindeki en büyük etken bölgeye gelen huzur ve güvene bağladığını belirten Mardin Valisi Turhan Ayvaz, bugün Mardin’de arsa fiyatlarının New York'tan bile daha pahalı olduğunu belirtti.

Bir zamanlar İstanbul için söylenen 'taşı toprağı altın oldu' sözü, artık Mardin için söylenmeye başlandığını ifade eden Vali Ayvaz, ”Mardin’de son 10 yılda hem sanayide hem da turizmde yüzde 100 bir değişim meydana geldi. Turizmin şehre kazandırdığı hareketten dolayı Mardin’de tarihi evlerin fiyatları milyon dolarları aştı. 10 yıl öncesine kadar tarihi evler 50 bin, 100 bin iken şimdi 1 milyon ile 1,5 milyon lira arasında fiyat buluyor. Bu fiyatlara rağmen yatırımcılar tarihi kentte butik otel ve fabrika açmak için bu kadar parayı yatırıma dönüştürüyor. İnanç ve kültür turizminde yaşanan gelişme eski taş evlerin ve arsaların değerini hızla yükseltti. Yerli ve yabancı yatırımcılar Mardin’i güvenli liman olarak seçmesi ve yatırımlarını buraya aktarmasındaki etken Mardin’in ne kadar istikrarlı bir kent olduğunu gösteriyor.” dedi

180 YATIRIMCI ARSA BEKLİYOR

Mardin’in Türkiye’nin en çok gelişen illerin arasına girmeyi başardığını vurgulayan Vali Turhan Ayvaz konuşmasına şöyle devam etti:

"10 yılda sanayide önemli adımlar atan Mardin Organize Sanayi Bölgesi'nde yer kalmadığı için bugün 180 yerli yabancı yatırımcı fabrika kurmak için sırada bekliyor. Yatırımcılara bir an önce yer tahsis etmek için ikinci Organize Sanayi Bölgesi tahsis ettik. Yaklaşık Bin 500 dönüm arazi üzerine ikinci Organize Sanayi Bölgesi'ni kurmak için çalışmalar başlattık. Proje hazırlandı. 2013 yılında temelini atmayı hedefliyoruz. Bir zamanlar terör yüzünden yatırımcılar Mardin’den kaçarken bugün ise bölgeye gelen huzur ve güven ardından yatırım için sıraya girdiler. Bu Mardin için Türkiye için önemli bir gelişmedir. Bu yatırımlar sayesinde Mardin’de yaklaşık 5 bin gencimize istihdam alanları oluşacak. Buda Mardin’e huzur ve refah getirecektir.”

ARSA FİYATLARINA RAĞMEN İNŞAAT SEKTÖRÜ BÜYÜYOR

Mardin'de inşaat sektörünün son yıllarda büyük bir ivme kazandığını, talebe bağlı olarak inşaat hızının da artma eğilimi gösterdiğini kaydeden Vali Ayvaz, ”İnşaat sektörünün gelişmesi arsa fiyatlarının artmasına neden olduğuna dikkat çekti. Ayvaz, ”Bu gelişmelere rağmen kentteki konut ihtiyacının karşılanamadığını, insanların kiralık ev bulmakta çok zorlandığını görüyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içinde 35 bin konut ihtiyacının ortaya çıkacağını tahmin ediyoruz. Hem turizm hem de sanayi de gelişen Mardin artık taşı ve toprağı altın değerinde oldu.” diye konuştu

MARDİN ARTIK KABUĞUNA SIĞMIYOR

Mardin Belediye Başkanı Beşir Ayanoğlu ise Türkiye'nin turizm ve sanayide en çok gelişen iller arasında Mardin'in birinci sırada olduğunu söyledi. Ayanoğlu, "Mardin'deki turizmin gelişmesi ve bölgeye gelen huzur ve güven yanında son iki yıl önce başlattığımız Kentsel dönüşüm projesi hayata geçirilmesi ile birlikte Mardin evleri milyon dolarları aştığını görüyoruz. Yerli yabancılar Mardin'de butik oteller açmak için sıraya girmiş durumda. Şu an 20'ye yakın butik otel açıldı. Bu da ister istemez evlerin fiyatının milyon dolarları aşmasına neden oldu. Bir taraftan bunlar olurken, sanayide ve inşaat sektöründe yaşanan gelişmeler arsa fiyatlarını katlamaya başladı. Mardin, artık dünya şehri oldu. 2014 yılında UNESCO'ya yapacağımız başvuru kabul edilirse, Mardin, dünyanın marka kenti olacaktır." ifadelerini kullandı.

34CHAMPİON
11-12-2012, 18:09
Konut kredisi talebi yüzde 65 arttı

Karşılaştırma sitesi Enuygun.com’un analizine göre, faizlerin düşmesi ile birlikte konut kredisine olan talep yüzde 65 oranında artış gösterdi.




Sektörde konut kredisi aylık hacim artışı ise 1 milyar TL’nin üzerine çıktı. Bankacılar faizlerin yılbaşından sonra biraz daha düşmesini beklerken, konut kredilerine ilginin 2013 yılında artarak sürmesi bekleniyor.

Konut kredilerinde karşılaştırma hizmeti veren www.enuygun. com üzerinden bankalara iletilen konut kredisi talep miktarında Eylül ayından bu yana önemli miktarda artış görülüyor. 2012 yılının ikinci ve üçüncü çeyreğinde bankalara ilettikleri konut kredisi talebinin aylık 6 bin civarında olduğunu belirten Enuygun.com Bankacılık Direktörü Filiz Küntaş, “Yılın son çeyreğinde ise bu rakam aylık ortalama 10 bine ulaştı. Faizlerin yüzde 1’in altına düştüğü Eylül ayından bu yana konut kredisi talebinin kademeli olarak artmaya başladığını gözlemliyoruz. Talebin 2013’te biraz daha artmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Ayda 500 bin konut kredisi karşılaştırılıyor

2012 yılının ilk 9 ayında aylık ortalama 350 bin konut kredisinin karşılaştırıldığı Enuygun.com’da, bu rakam yılın son çeyreğinde 500 bine ulaştı. Faiz seviyelerinin özellikle konut kredilerinde talebi oldukça fazla etkilediğini ekleyen Küntaş, “Eylül ayı itibariyle Enuygun.com üzerinden yapılan konut kredisi karşılaştırma sayılarında da artış var. Henüz karşılaştırma aşamasında olan bir kısım kullanıcımızın da faizlerin biraz daha düşmesini beklediğini düşünüyoruz. Çünkü banka yetkilileri kredi faizlerinin biraz daha düşebileceğini belirtiyor” dedi.

Hacim artışı 1,4 milyar TL’ye yükseldi

konut kredisi analizlerine göre, Kasım 2012 sonu itibariyle sektörde konut kredisi hacmi 77 milyar 716 milyon TL’ye ulaştı. Merkez Bankası verilerine göre yılın ilk sekiz ayında konut kredisinde aylık hacim artışı 1 milyar TL’nin altında seyrediyordu. Faizlerin yüzde 1’in altına düşmeye başladığı Eylül ayı ile birlikte ise aylık hacim artışının 1 milyar TL’nin üzerine çıktığı gözleniyor.

kaynak:akşam

34CHAMPİON
11-12-2012, 23:17
Eski apartman ve sitelerde kentsel dönüşüm fırsatı

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu yaptığı açıklamada, Kentsel Dönüşüm Kanunu’nda, eskiyen ve ekonomik ömrünü tamamlamış apartmanlar ve sitelerin kanundan yararlanabileceğine dikkat çekti.


6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamına; ekonomik ömrünü tamamlamış apartman veya siteler, depremde yıkılma riski taşıyan binalar ve ağır hasar görme riski taşıyan yapılar giriyor.

Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan avantajları fazla

Kanundan önce, eskiyen apartman veya sitelerin yıkılıp yeniden yapılması için Medeni Kanun ve Kat Mülkiyeti Kanunu’nun kurallarına göre; tüm bağımsız bölüm maliklerinin oybirliği ile karar alması gerekiyordu. Bir daire veya dükkan sahibi karşı çıktığında yeniden yapma olanaksız hale geliyordu. Yeni kentsel dönüşüm kanununa göre ise; eskiyen yapılarda arsa payları sahipleri üçte iki çoğunlukla yeniden yaptırma, müteahhit seçimi, yeni dairelerin büyüklüğü gibi kararları verilebiliyor. Böylece artık bir-iki daire veya dükkan sahibi; ekonomik ömrünü tamamlamış olan apartman veya sitede yeniden yapımı engelleyemeyecek.

3’te 2 çoğunluk artık yeterli

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun ekonomik ömrünü tamamlamış apartman veya sitelerin yeniden yapılması için büyük bir fırsat sunduğuna dikkat çekti. Öngören, bu kanundan önce yıkıp yeniden yapmak için tüm daire ve dükkan sahiplerinin oybirliği kararı arandığını vurguladı. Öngören şöyle devam etti:

“Bu nedenle eskiyen binalardan müteahhitler veya yatırımcılar bir daire alıp sistemi kilitler veya herkes aynı konuda anlaşsa bile, bir daire sahibinin talepleri sürekli artar ve imzasını kullanmaktan çekinirdi. Yeni kanun bu anlayışta olan kişilerin planlarını bozdu” dedi.

Gürsel Öngören; 6306 sayılı Kanun’un, depremde yıkılacak veya ağır hasar görecek olan riskli yapıların yanı sıra, eskiyen- ekonomik ömrünü tamamlamış apartman ve siteleri de kapsam içine almasının kaçırılmayacak bir fırsat sunduğunu, böylece eskiyen bina veya sitelerin arsa paylarının üçte iki çoğunluğu ile yeniden yapılma ve kentsel dönüşüme katılma olanağı bulduğunu vurguladı. Prof. Öngören; kentsel dönüşümün, daire sahiplerine ve müteahhitlere kira yardımı, inşaat kredisi ve faiz desteği gibi ek olanaklar verdiğini de hatırlattı.

İlk adım riskli bina tespiti

Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. N. İlker Çolak ise yaptığı açıklamada binalarda dönüşümü başlatmak için eskiyen site ve apartman sakinlerinden birinin, riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlara başvurması gerektiğini belirtti. İlker Çolak lisanslı kuruluş, binanın ekonomik ömrünü tamamlamış olduğuna dair karar verirse, kentsel dönüşüm sürecinin başlayacağını ve sonraki yeni bina yapma, yükleniciyi seçme, binanın tasarımını seçme, daire tip ve büyüklükleri gibi tüm kararların üçte iki çoğunluk kararları ile olacağını söyledi. Prof. Çolak anlaşmaya katılmayan üçte birin hissesinin de diğer kat maliklerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen bedel üzerinden satılacağını sözlerine ekledi.

Adım adım Kentsel Dönüşüm Rehberi :

1. Yapıların ekonomik ömrünü tamamladığı için riskli yapı kapsamına girdiğinin tespiti ve Bina Deprem Risk Raporu almak için mevcut projeler ve tapuyla risk tespiti yapmaya yetkili kuruluşlara veya şirketlere başvurulur.

2. Kuruluş veya şirket binada inceleme yapar, tespit ve çalışmalar sonucu bina veya site Deprem Risk Raporunu (Ekonomik Ömrün Tamamlandığına İlişkin Rapor) hazırlar.

3. Rapor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kuruluşu tarafından bağlı bulunduğunuz il Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne en geç iki gün içinde bir üst yazı ile sunulur.

4. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü durumu tapu müdürlüğüne bildirilir.

5. Tespit ettiren tarafından, rapor maliklere iadeli taahhütlü olarak bildirilir.

6. Malikler 15 gün içinde tespite karşı İl Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerine dilekçe vererek itiraz edebilirler.

7. Rapora ve itiraz kararına karşı diğer malikler idare mahkemesinde kararın veya Raporun iptali davası açılabilir. İptal kararı verilirse durum tapuya bildirilir ve işlenir.

8. Bakanlık, rapor onayını (tespiti yaptırana) yazı ile bildirir. Bakanlık riskli yapı veya site maliklerine yıkım için 60 gün günden az olmamak üzere süre verebilir. Bakanlık / belediyeler bu arada elektrik, su, doğalgaz verilmesini durdurabilir.

9. Bakanlık onay yazısının tebliğinden sonra, yaklaşık 60 gün içinde daha önce görüşmeleri yapılan müteahhit (yüklenici) ile yapılan ön anlaşma doğrultusunda bina maliklerinin en az 2/3 çoğunluğu ile Bina Ortak Karar Protokolü imzalanır. Bu protokolde riskli yapının yıkımı kararı alınır. Ortak Karar Protokolü’nde binanın yıkılmasının nasıl olacağı, arsa paylarına karşılık yeni inşaatta nasıl paylaşım yapılacağı, inşaatın nasıl yapılacağı, yüklenici ile paylaşımının nasıl yapılacağı, yeniden inşaatı için bakanlık onayı ile kentsel dönüşüm kredisinden yararlanılması gibi ilke kararları ve konular da yer alır.

10. Bina Ortak Karar Protokolü bağlı bulunduğunuz İl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne sunulur.

11. Bina yıkıldıktan sonra maliklerin veya bakanlığın talebi ile kat irtifakı ve kat mülkiyeti kaldırılır, arsa payları malikleri adına kaydedilir. Yapılan anlaşma doğrultusunda ifraz, tevhid ve arazi düzenlemesi yapılır.

12. Ortak Karar Protokolü’ne katılmayanların bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, bakanlık tarafından rayiç değeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar, Bakanlığa, TOKİ'ye veya idareye devredilir.

13. Ortak Karar Protokolü doğrultusunda müteahhitlik lisansına sahip yüklenici ile kat karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi noterde yapılır.

14. Binanın yeniden inşaatı veya güçlendirilmesinin yapılması için yüklenici tarafından tüm projeler hazırlatılır ve ilgili belediyeden ruhsat alınır.

15. İnşaat süreci başlar.
Kaynak: Akşam

34CHAMPİON
12-12-2012, 12:33
Tapuda SMS dönemi başlıyor

Mülk sahipleri, isteğiyle ya da isteği dışı gerçekleşecek tapu işlemlerinde SMS'le haberdar edilecek.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, dolandırıcılara fırsat vermemek için tapu üzerinde yapılacak işlemlerde vatandaşı kısa mesaj yolu ile uyaracak.

Tapu müdürlüklerinde mülk sahiplerinin, isteğiyle ya da isteği dışı gerçekleşecek alım, satım, ipotek ve haciz gibi işlemlerde anında cep telefonlarına uyarı mesajı gönderilecek.

34CHAMPİON
13-12-2012, 08:50
Avrupa'nın üçüncü, dünyanın 6'ıncı en yüksek barajı Deriner

Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü'nce yaptırılan, 249 metre gövde yüksekliğiyle kemer baraj sınıfında Türkiye'nin birinci, Avrupa'nın üçüncü, dünyanın 6'ıncı en yüksek barajı Deriner, 12.12.2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacak.

Çoruh Nehri üzerinde 1998 yılında yapımına başlanan Deriner Barajı, Türkiye'de üretilen hidroelektriğin yüzde 6'sını karşılayacak. Toplam gövde hacmi 3 milyon 400 bin metreküp olan barajda, 1 milyar 920 milyon metreküp su depolanacak.

Yıllık 2 milyar 118 milyon kilovat saat enerji üretilmesi planlanan Deriner Barajı ile HES sayesinde yaklaşık 685 bin kişinin yıllık elektrik ihtiyacı karşılanacak.

Yaklaşık 1 milyar 400 milyon dolara mal olan barajın 7 yılda kendisini amorti etmesi bekleniyor. Deriner Barajı, gerek üreteceği enerji gerek sağlayacağı istihdam açısından bölge ve ülke ekonomisine büyük katkıda bulunacak.

Çoruh Nehri'nin Türkiye'nin en çok sediment taşıyan nehirlerinden biri olması nedeniyle Deriner Barajı, nehir üzerindeki Borçka ve Muratlı Barajları'nın ekonomik ömrünü de uzatacak.

Artvin Valisi Necmettin Kalkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 431 kilometre uzunluğuna sahip Çoruh Nehri'nin, Bayburt'taki Mescit Dağları'ndan başladığını ve Türkiye topraklarından geçtikten sonra Batum'dan Karadeniz'e döküldüğünü ifade ederek, DSİ'nin hazırladığı projelerle Çoruh Nehri'nden azami şekilde yararlanmaya başlandığını söyledi.

Deriner Barajı'nın tamamlandığını ve 12 Aralık Çarşamba günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacağını ifade eden Vali Kalkan, ''Deriner Barajı mansaptan menbaya doğru yapımı tamamlanmış üçüncü barajdır. Baraj kendi sınıfında Türkiye'nin birinci, Avrupa'nın üçüncü, dünyanın da altıncı en yüksek barajıdır. Artvin'imiz böyle büyük bir baraja evsahipliği yaptığı için ne kadar gurur duysa azdır'' dedi.

-''Ürettiği enerji itibariyle oldukça önemli bir potansiyele sahip''-

Vali Kalkan, barajın, ürettiği enerji itibariyle de oldukça önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çekerek, ''Kurulu gücü 670 megawat olan baraj, Çoruh Havzası'nda elde edilen enerjinin yüzde 14'ünü karşılayacak. Bu Türkiye enerjisinin yüzde 1.1'ine tekabül ediyor'' diye konuştu.

Barajın yapımının oldukça uzun sürdüğünü kaydeden Vali Kalkan, ''Projeye 1998 yılında başlandı. Ancak son 10 yıl içerisinde ciddi çalışmayla yapımı tamamlandı. Barajda 24 Şubat itibariyle su tutulmaya başlanmıştı. Enerji üretiminin hassasiyeti yanında bölgeye yaptığı olumlu katkılar var. Her şeyden önce enerji, Türkiye'nin en önemli ihtiyacıdır ve cari açığımızında önemli bir kalemi oluşturuyor. Ülke olarak doğalgaz ithal etmek zorundayız, ithal ettiğimiz doğalgaza da döviz veriyoruz. Dolayısıyla en temiz, en güvenilir, yenilenebilir enerji kaynağı hidroelektrik enerjisidir ki bu da Artvin'de fazlasıyla var'' dedi.

-''Çoruh Nehri üzerinde 17 baraj inşa edilecek''-

Vali Kalkan, Artvin'in, Türkiye'nin barajlar ve tüneller bakımından en zengin kenti olma yolunda ilerlediğini belirterek, şunları söyledi:

''Çoruh Nehri üzerinde ana kolda 10, yan kollarda 7 olmak üzere toplam 17 baraj inşa edilecek. Şu anda Artvin Barajı'nın inşaatı devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Yusufeli Barajı'nın ihalesi gerçekleştirildi ve önümüzdeki günlerde inşaatına başlanacak ve Yusufeli'nin yerleşim yeri değişecek. Baraj dolayısıyla tarım arazilerimizin büyük bir kısmı sular altında kaldı. Özellikle zeytinliklerimizin yüzde 75'i sular altında kaldı ama Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'müzün yaptığı çalışmaya göre, eğer doğru ve sağlıklı bir planlama yapılabilirse, bu barajda yapılacak balıkçılıkla kaybettiğimiz gelirin 4 katını elde etme imkanına sahip olacağız. Yaklaşık kaybımız 39 milyon gibi bir rakam olarak ifade ediliyor ancak balıkçılıktan da yılda 160 milyon gibi bir gelir elde etme imkanımız var.'' Anadolu Ajansı

34CHAMPİON
13-12-2012, 17:11
10 yıl içinde kredi alanlara müjde
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, 10 yıl içinde geriye dönük kredi masraflarının bankalardan temin edileceğini açıkladı

34CHAMPİON
13-12-2012, 17:26
Gayrimenkul sektörü 2013'ten umutlu

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, bu yıl gayrimenkul sektöründeki büyümenin öngörülenin altında kaldığını ancak 2013'ün, kentsel dönüşüm ve yabancılara konut satışının tam anlamıyla devreye girdiği yıl olması nedeniyle sektörün cazibesinin artmasının beklendiğini belirtti.

Gökkaya, yaptığı açıklamada, küresel kriz sonrasında Türkiye gayrimenkul sektörü için 2010 yılının ''normalleşme ve iyileşme'', 2011'in ''yeniden büyüme'' yılı olduğunu söyledi.

Bu çerçevede Türkiye'de sektörün, kriz öncesi 2007 yılı değerlerine ulaştığını ifade eden Gökkaya, 2012'nin 3. ve 4. çeyreğinde ise ''temkinli bir iyimserliğin'' söz konusu olduğunu belirtti.



''2012'Yİ YÜZDE 1,5 BÜYÜMEYLE KAPATACAK''
Türkiye gayrimenkul sektörünün 2012'yi yaklaşık yüzde 1,5'lik büyümeyle kapatacağını bildiren Gökkaya, kentsel dönüşüm ve yabancılara gayrimenkul satışıyla ilgili yeni yasal düzenlemelerin tam anlamıyla devreye girmemesi, KDV oranları ve Tüketici Hakları Kanunu'nda maketten satışın düzenlenmesiyle ilgili bir dönem yaşanan belirsizliklerin de etkisiyle bu yıl sektördeki büyümenin öngörülenin altında kaldığını kaydetti.

Mevcut durum itibarıyla satılmayı bekleyen konut sayısının yaklaşık 800 bin olduğuna işaret eden Gökkaya, üçüncü çeyrekte de satışların yüzde 20-25 daraldığını, KDV oranında tedirgin edici bir artış olması durumundaysa satışlar düşerken stokların artacağını bildirdi.

Gökkaya, konut kredilerinin büyümesine ilişkin öngörülerde temel varsayımların, ekonomik büyüme senaryolarının yanı sıra konut kredisi faiz oranları ve konut finansman sisteminde ikincil piyasaların çalışma etkinliği olduğunu söyledi.

Konut kredilerinde, orta ve uzun vadeli kredilerin payında artışın kademeli sürdüğünü ifade eden Gökkaya, gelecek yılın 2012'ye göre birçok konu itibarıyla daha iyi olacağının öngörüldüğünü vurguladı.



''BALON RİSKİ EN AZ ÜLKE''
Gökkaya, yakaladığı siyasi, ekonomik istikrarla özellikle kriz sonrası güvenli ve cazip ortamıyla öne çıkan Türkiye'nin, iyileşen ekonomik rakamları, jeopolitik konumunun önemi, avantajlı demografik özellikleri, artan kentleşme hızı, ofis ve konut ihtiyacının da etkisiyle gayrimenkul alanında yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğuna işaret etti.

Ekonomik kriz sonrası başta Avrupa ve ABD olmak üzere gelişmiş ülke pazarlarında yaşanan durgunluğun aksine Türkiye'de konut satışlarının 2012 başında 96 bin düzeyine çıkarak, bir önceki yılın aynı dönemine göre 5 binlik artış gösterdiğini vurgulayan Gökkaya, Türkiye'nin, gayrimenkul fiyatları ve finansal yapısı itibarıyla balon riski en az olan ülke olarak görüldüğünü belirtti.



''MÜTEKABİLİYETTEN 10 MİLYAR DOLAR BEKLENİYOR''
Kentsel dönüşüm kapsamında yaklaşık 6,5 milyon konutun yenilenmesinin öngörüldüğünü anlatan Gökkaya, şöyle devam etti:

''Yabancılara gayrimenkul satışı, yılın ilk çeyreğinde 557 milyon olarak gerçekleşti. Mütekabiliyet yasasıyla beraber yabancı sermaye girişinin 10 milyar dolara ulaşması bekleniyor. İstanbul'u finans merkezi haline getirme çalışmaları, inşası gerçekleştirilecek üçüncü Boğaz Köprüsü ve havaalanı gibi gelişmelerden doğan fırsatlar da sektöre ivme ve canlılık getiriyor.''



''SEKTÖRDEKİ GELİŞME ETKİSİNİ ANADOLU'DA DA GÖSTERECEK''
Gayrimenkul sektöründe yaşanan bu gelişmelerin yalnızca İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerle sınırlı olmayacağını dile getiren Gökkaya, Bursa, Konya ve Gaziantep olmak üzere diğer Anadolu illerinde de gelişmeler yaşanacağını dile getirdi.

Gökkaya, gelecek yılın, kentsel dönüşüm ve yabancılara konut satışının tam anlamıyla devreye girdiği yıl olmasının ve bu olumlu gelişmeler sonucunda sektörün cazibesinin artmasının beklendiğini kaydetti.

34CHAMPİON
13-12-2012, 17:31
Konut kredisi kullanım miktarı 78 milyar liraya yükseldi!
Mevduat bankalarının 30 Kasım - 7 Aralık döneminde tüketici kredileri 182,88 milyar liraya yükseldi, bireysel kredi kartları kullanım tutarı ise sınırlı bir şekilde gerileyerek 67,68 milyar lira oldu

Mevduat bankalarının 30 Kasım - 7 Aralık döneminde tüketici kredileri 182,88 milyar liraya yükseldi, bireysel kredi kartları kullanım tutarı
ise sınırlı bir şekilde gerileyerek 67,68 milyar lira oldu.

Merkez Bankası haftalık bültenine göre, bu dönemde tüketici kredileri 555 milyon lira artarak 182,3 milyar liradan 182,9 milyar liraya çıktı.

Tüketici kredilerinin 78 milyar lirası konut, 7,3 milyar lirası taşıt kredisi ve 97,5 milyar lirası da diğer kredilerden oluştu.

Aynı dönemde, bireysel kredi kartları kullanım tutarı ise 53 milyon lira azalarak 67 milyar 686 milyon liraya geriledi.

Bu dönemde, TL taksitli bireysel kredi kartı kullanımı 136 milyon lira artarak 36,2 milyar liraya ulaştı, TL taksitsiz bireysel kredi kartı kullanımı ise 185 milyon liralık azalışla 31,5 milyar lira oldu.

34CHAMPİON
13-12-2012, 17:32
Kentsel dönüşümde evini boşaltana faizsiz kredi desteği

Kentsel dönüşüm projeleri kapsamında, riskli evini boşaltan vatandaşın kullanacağı kredinin faizinin yarısını devlet, yarısını müteahhit karşılayacak.




Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yaklaşık 6,5 milyon konutun yıkılıp yeniden inşa edileceği 20 yıllık kentsel dönüşüm sürecinde, kanun kapsamında riskli evini boşaltan vatandaşın kullanacağı kredinin faiz yükünü azaltmak için harekete geçti. Bakanlık, her bir daire için en fazla 100 bin lira kullanılacak krediye, Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı'ndan yüzde 4 faiz desteği verecek. Ayrıca müteahhitleri de devreye sokarak vatandaş açısından faiz oranını sıfıra çekecek. Yatırımcıların devreye girmesini isteyen bakanlık, dönüşüm kapsamında görev alacak müteahhitlerin de faiz desteğinin yarısını ödemelerini taahhüt etmeleri halinde, bu projelere her türlü önceliği verecek. Bu kapsamda, örneğin, 100 bin liralık kredi için, 120 ay vadeli faiz oranı yüzde 8,8 olduğunda 50 bin lira faiz ödenmesi gerekiyor. Bunun 23 bin lirası devlet, diğer 27 bin lira faiz ise müteahhit tarafından karşılanacak.

Faiz desteğinin yanı sıra afet riski altındaki binaların yıkım ve yapımı sürecinde noter, belediye ve tapu gibi harçların yanı sıra damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu gibi vergilerin hiçbirinin alınmayacak. Bu rakamlarla birlikte sağlanan destek 58 bin lirayı bulacak. Destekler sayesinde vatandaşın cebinden çekilen kredinin sadece ana parası çıkacak. Bakanlık, yapılacak yeni uygulamalarla kentsel dönüşümün vatandaş odaklı olmasını sağlayacak. Evini dönüştürmek isteyenler, ucuz kredi faizi veren bankaların yanı sıra müteahhitler arasından da seçim yapabilecek.

34CHAMPİON
13-12-2012, 17:35
Konut kredisinde iade müjdesi!
Konut kredisi kullanan tüketiciden konutundaki ipoteği kaldırmak için ödediği ücreti geri aldı!

Diyarbakır'da bankanın konut kredisi kullanan tüketiciden konutundaki ipoteği kaldırmak için aldığı 500 liralık ipotek fek (kaldırma) ücreti, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nce haksız bulunarak, iadesi kararlaştırıldı. Bu kararın iptali için dava açan bankanın talebini ise mahkeme kabul etmedi.

Diyarbakır Bakkallar Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, yaklaşık 6 yıl önce satın aldığı konut için bir banka şubesinden konut kredisi kullandı. Borcun sona ermesinin ardından banka şubesi 500 lira ipotek fek ücreti karşılığında Gülmüş'ün konutundaki ipoteği kaldırdı.

Bunun üzerine Gülmüş, Kayapınar Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti'ne başvuruda bulunarak, bankanın ipoteği kaldırma karşılığında kendisinden aldığı 500 lira tutarındaki ipotek fek ücretinin yasal olmadığını belirterek, bu gerekçeyle ücretin iadesini talep etti.

Heyet, yaptığı incelemenin ardından banka ile tüketici arasında düzenlenen sözleşmede söz konusu ücretle ilgili maddenin yer almaması dolayısıyla 500 liranın Gülmüş'e iadesini kararlaştırdı.

BANKA İTİRAZ ETTİ
Bunun üzerine banka yönetimi, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin kararına itiraz ederek, kararın iptali için Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Diyarbakır 1. Asliye Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı.

Banka vekili Mehmet Ali Aybar, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin kararının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, kararının iptalini talep etti.

Ancak mahkeme, Kayapınar Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti'nin verdiği kararın iptali istemiyle açılan davada, talebin reddine karar verdi.

"BU ÜCRETİ ÖDEYEN BAŞVURSUN"
Bakkallar Bayiler ve Şekerciler Odası Başkanı Fahrettin Gülmüş, AA muhabirine, 6 yıl önce kullandığı kredinin borcunu tamamen ödemesinin ardından bankadan ipoteği kaldırmak için fek yazısı istediğini söyledi.

Ancak bankanın ipotek fek yazısını 500 lira bedel karşılığında kendisine verdiğini ifade eden Gülmüş, şöyle konuştu:

"Ücretin iadesi için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvurdum ve haklı bulundum. Bu karar üzerine banka kararın iptali için mahkemeye başvurdu ama mahkeme de beni haklı buldu. Çünkü mahkeme haksız şekilde bu parayı benden almıştı. Aslında ipotek fek yazısı için mağdur olan insanlarımızın sayısı oldukça fazla. Ama bu konuda kimse hakkını aramıyor. İpotek kaldırmak için fek ücreti ödeyenler, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvuruda bulunsun. Bu sayede paranın iadesi sağlanıyor."

34CHAMPİON
15-12-2012, 10:03
Yapılandırma kazığı

Konut, ihtiyaç ve otomobil kredilerinde faizi düşüren bankalar, gelir kaybını müşteriden çıkarmanın yolunu buldu. Düşük faizden yararlanmak için kredisini yeniden yapılandırandan usulsüz komisyon ve yeniden masraf bedeli isteniyor

Türkiye'nin kredi notunun artmasının ardından faizlerde yaşanan düşüş vatandaşların yapılandırma taleplerini patlatınca bankalar, yeni bir gelir kapısı buldu. Faiz düşüşünden yararlanmak için kredilerini yeniden yapılandırmak isteyen vatandaşlardan ekstra komisyon ve dosya masrafı istenmeye başlandı. Bankalar müşterilerine yapılandırma yerine düşük faizli yeni kredi teklifinde bulunuyor. Böylece dosya masrafı, ekspertiz ve sigorta ücreti gibi masrafları ikinci kez almış oluyorlar. Bu yönde çıkan yargı kararları nı hiçe sayan bankalar ekstra komisyon taktiğiyle aynı alışkanlıklarını sürdürüyor. İhtiyaç ve konut kredilerinde eylül ayından bu yana yapılandırma başvuruları arttı. Tüketiciler düşük faize geçmek için bankaya gittiğinde ilk olarak "Bu durumda yüzde 2 erken ödeme cezası alırız" engeliyle karşılaşıyor. Oysa yapılandırma talebinde konut kredisi bile olsa erken ödeme cezası alınması yasak. Buna rağmen bankalar, sözleşmeye göre toplu parayla yapılan erken ödemelerde geçerli olan yüzde 2'lik cezayı yapılandırmaya gelen müşteriden talep ediyor.

BANKAYA İHTARNAME ÇEKİN
Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Şükran Eroğlu, şikâyetlerin arttığını belirterek, tüketicilerden bankalarına ihtarname çekmelerini istedi. Eroğlu "Banka, yapılandırmaya gelene 'Ya yüzde 2 ceza ödeyeceksiniz ya da bunu kapatın size yeni kredi açalım' diyor" dedi.
kaynak:sabah

34CHAMPİON
15-12-2012, 19:07
Danıştay'dan belediyelere kötü haber

Belediye Meclisi kararıyla kabul edilen imar planlarında yeşil alan veya park olarak ayrılan ancak 5 yıldan fazla süre plandaki amacına uygun kullanılmayan veya imar planında yeşil alan veya park alanından çıkarılmayan alanların hak sahipleri mağduriyetten kurtuluyor.
Uzun yıllar belediyelerin lehine verdiği içtihadından dönen Danıştay 6. Dairesi, Trabzon İdare Mahkemesi'nin, Kelkit'teki bir davayla ilgili kararının bozulmasına karar verdi. Konuyu mahkemeye taşıyan ve 7 yıldır süren mahkemeden kısıtlamanın kaldırılması yönünde karar çıkartan Avukat Mustafa Çağatay Çağan, Danıştay'ın bu kararının emsal karar olduğunu, mağdur olan vatandaşların bu karara dayanarak dava açabileceğini söyledi.

Belediyeler imar planlarını yaparken vatandaşların arsalarından yeşil alan, park, yol olarak ayırdıkları ve kamulaştırdıkları alanlar için para ödemiyorlardı. Danıştay 6. Dairesi'nin vatandaşlar lehine verdiği karar ile mağdur olan vatandaşlar ellerinden alınan arsalarının ya parasını alacak ya da üzerindeki kısıtlamayı kaldıracaklar. Süreci 2006 yılında yerel mahkemeye taşıyan Avukat Mustafa Çağatay Çağan emsal karar teşkil edecek kararla ilgili yaptığı açıklamada Türkiye genelinde aynı durumda bulunan birçok vatandaşın bu kararla ya para alacağını ya da arsaları üzerindeki kısıtlamanın kalkacağını bildirdi. Avukat Çağan konuyla ilgi şöyle dedi:

"Arsası yol, park veya yeşil alan olarak ayrılan kişi arsasına imar alıp arsasına inşaat yapamadığı gibi belediye de arsayı kamulaştırıp parasını ödemiyordu. Yani elinde tapulu arsası olan vatandaş arsasına ne bir çivi çakabiliyor ne de satabiliyordu. Ne de belediye parasını verip kamulaştırmıyor ve hak sahibi hiçbir şey yapamıyordu. Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde bu durumda olan ve 1986 yılından beri arsası yeşil alan olarak ayrılmış bir vatandaş vardı. Belediye o tarihten bu yana ne kamulaştırma yapıp parasını ödemiş ne de yeşil alan olmaktan çıkarıp vatandaşın arsasına inşaat yapmasına da izin vermemiş. Kelkit Belediyesi'ne müracaat ettik. Vatandaşın avukatı olarak Kelkit Belediyesine müracaat ederek, 'ya bu taşınmazı kamulaştırın ve parasını ödeyin ya da imar planında yeşil alan olmaktan çıkarıp konut alanına dönüştürün' dedik. Belediye talebimizi reddetti. Bunun üzerine 2006 yılında Belediyeye karşı Trabzon İdare Mahkemesinde; yapılan uygulamanın mülkiyet hakkının özüne aykırı olduğu, tasarruf hakkının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu, Anayasanın 13. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açtık."

Trabzon İdare Mahkemesi'nin 2007 yılında davayı reddettiğini bildiren Avukat Çağan bunun üzerine Trabzon İdare Mahkemesi kararını temyiz ettiklerini, Danıştay 6. Dairesi'nin de 2010 yılında temyiz istemini reddederek Trabzon İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verdiğini bildirdi. Tüm bu kararlar üzerine süreci tekrar mahkemeye taşıdığını bildiren Çağan, şunları söyledi:

"Bunun üzerine Danıştay 6. Dairesi'nin işbu onama kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunduk. Bunun üzerine Danıştay 6. Dairesi 2012 yılında karar düzeltme taleplerimizi kabul ederek Trabzon İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verdi. Bu karar üzerine Trabzon İdare Mahkemesi de bozma kararına uyma kararı vererek davanın kabulüne karar verdi."

Danıştay'ın çok uzun yıllardır verdiği içtihadından döndüğünü ve yeni bir içtihat yaptığını bildiren Avukat Çağan, "Verilen bu kararla, belediye meclis kararları ile kabul edilen imar planlarında yeşil alan veya park olarak ayrılan ancak 5 yıldan fazla süredir, kamulaştırılarak plandaki amaca uygun olarak kullanılmayan arsalarla ilgili mağduriyetler giderilecek. İmar planında yeşil alan ya da park alanından çıkarılmayan taşınmazların mülkiyet hakkının süresinin belirsiz bir şekilde kısıtlanmış olması sebebiyle taşınmaz malikinin belediyeye başvurusu üzerine ya belediye taşınmazı kamulaştırıp bedelini ödeyecek ya da imar planında değişiklik yaparak taşınmazı park veya yeşil alan olmaktan çıkaracak. Bu şekilde her belediyenin imarında yüzlerce arsa var ve en az 20-30 senedir bu şekilde kısıtlanmaktadır" şeklinde konuştu.

34CHAMPİON
15-12-2012, 19:09
Son 10 Yılda Kredi Kullananlar Dikkat!

Dosya masrafı adı altında ödenen paralar geri iade edilecek.

Yargıtay kararlarına karşın kredi kullanan vatandaşlardan dosya masrafı adı altında aldığı paraları geri ödemeyen uyanık bankalara yerel mahkemelerden bir karar daha çıktı.

Yargıtay'ın "dosya masrafına iade" kararının ardından, her türlü kredi kullanıcısı geriye dönük olarak 10 yıllık kredi masraflarını alabilecek. Son 10 yılda kredi kullanan 12 milyon vatandaş bu haktan yararlanabilecek. Yargıtay kararının ardından bankalara dilekçe yağmaya başladı.

Döküm Ücreti de İstiyorlar!

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın "tefeci" olarak nitelediği bankalar mahkeme kararlarına kulak tıkıyor. Yaklaşık 30 kalemde alınan ücretlere her gün bir yenisi ekleniyor. Son bir yılda, Kastamonu'dan Yozgat'a, Isparta'dan Adana'ya kadar birçok tüketici mahkemesinden kredi kullanan tüketiciden alınan masrafların iadesine yönelik onlarca karar çıktı.

Sabah gazetesinin haberine göre, İş Bankası başta olmak üzere bazı bankalar müşterilerince yapılan itiraz ve açılan davalar sonucunda kredi masraflarını iade etmeye başladı. Bazı bankalar ise "gidin dava açın" diyerek, müşteriyi kapıdan çeviriyor. Finansbank, kaymakamlıklar bünyesindeki ilçe tüketici hakem heyetini adres gösterirken, Garanti Bankası da geriye dönük olarak ücret, komisyon dökümlerini istiyor. Elinde belgesi olmayandan da her bir döküm için 30-40 lira talep ediliyor.

Birlikten Hukuki Destek

Bankalar, kredi sözleşmesinde böyle bir masrafın alınacağı dair hüküm yoksa ve istediği masrafın nedenini ispatlayamıyorsa vatandaştan aldığı ücretleri geri ödemek zorunda. Tüketiciler Birliği, başvuruda bulunan vatandaşlara her türlü hukuki desteği veriyor.

Mahkemeye Başvurun
Bankanın kredi dosya masrafını iade etmesi durumunda sorun kalmayacak. Bankanın dosya masrafını ödemeyi kabul etmemesi durumunda, kaymakamlıktan hakem heyetine gidin.

Dosya masrafı miktarı bin 161 liranın altındaysa bulunduğunuz ilçenin tüketici hakem heyetine dilekçe ile başvurun. Dilekçe vermenizin ardından 1-3 ay arasında sonuç çıkıyor. Sonuç çıktıktan sonra şahıs ve bankaların karara itiraz için 15 gün yasal süreleri bulunuyor.

Dosya masrafı bu tutarın üzerinde ise tüketici mahkemesine dava açın.

Masrafları Nasıl Alacaksınız?

Kredi kullandığınız banka genel müdürlüğüne hitaben bir mektup yazarak ödediğiniz dosya masrafının iadesini talep edin. Bu mektubun iadeli taahhütlü olmasına dikkat edin.

Kredi çektiğiniz banka şubesine de başvuruda bulunabilirsiniz. Mektubunuzda, tüketici mahkemeleri ve Yargıtay kararıyla "kredi masraflarının haksız şart niteliğinde, tüketicilerden tahsilinin haksız olduğu sabitlenmiştir" ibaresini kullanmayı unutmayın.

Mektubunuzda, son 10 yılla sınırlı olmak üzere bankaya yaptığınız tüm kredi masrafları ödemelerin dökümünü içeren listeyi talep edin. Bu süre zarfında kesilen kredi masrafı ücretinin toplam miktarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiğinizi vurgulayın.

(Habertürk)

34CHAMPİON
16-12-2012, 22:49
Boğaz'a kesin dönüş

Mütekabiliyet Yasası ve kentsel dönüşüm gayrimenkul piyasasına yabancı devlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Dünyanın en büyük inşaat şirketlerinden Alman Hochtief , Türkiye'de gayrimenkul geliştirme projesi için düğmeye bastı. 1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'deki en büyük inşaat projelerinde imzası bulunan Alman Hochtief, 2 şirket kurarak rotasını gayrimenkule çevirdi. Hoctief İnşaat Hizmetleri ve Hochtief Gayrimenkul Geliştirme adında iki firma kuran Alman dev, Türkiye'deki varlığını da holding statüsüne getirecek.

16 ARALIK'TA KÖPRÜYE BAŞLADI
Alman şirketin Türkiye'deki biriminin yönetim kurulu başkanlığı görevini ise Hochtief CEO'su Rainer Eicholz yapacak. Eicholz'a yönetim kurulunda Christoph Husmann ve Peter Noack eşlik edecek. Hochtief'in Türkiye biriminin İstanbul'da ofis ve konut projelerine odaklanacağı açıklandı. 1874 yılında kurulan Alman Hochtief, dünyanın en büyük 225 müteahhitlik şirketi sıralamasında 31 milyar dolarla ilk sırada yer alıyor. 71 binden fazla çalışanı bulunan Hochtief, Türkiye'deki en önemli projesini ise bundan tam 43 yıl önce yaptı. 16 Aralık 1969'da yapılan Boğaziçi Köprüsü'nün inşaat ihalesine giren Alman şirket ve ortağı İngiliz Cleveland Bridge Engineering Company, çalışmalara 1970'te başladı.

KOÇ HOLDİNG'LE İNŞAAT YAPTILAR
1973'te açılan köprünün ardından Alman dev bu kez gayrimenkul için Türkiye'nin en köklü emlak şirketlerinden Garanti Koza ile masaya oturdu. Hochtief, Koç Grubu'nun ana hissedar olduğu Garanti Koza'ya 1987'de ortak oldu. İki grup arasındaki uyumsuzluk ve Koç Holding'in inşaattan çıkmak istemesi ile ortaklık bitti. İngiliz Belfour Beatty adlı şirketin hisseleri alması Alman şirketin Türkiye'ye yönelik planlarını değiştirdi.

34CHAMPİON
16-12-2012, 22:55
İller Bankası da konut işine giriyor

Belediyelerin altyapı sorunlarını çözme konusunda en büyük destekçi konumunda olan İller Bankası, kentsel dönüşüm konusunda da dev adım atıyor. Banka, İstanbul Maltepe'deki 170 bin metrekarelik eşsiz arazisine ortaklıkla dev konut ve iş merkezi projesi için kolları sıvadı. İller Bankası Genel Müdürü V. Tuncay Karaman, Ataşehir'de finans merkezinde aldıkları ar
sa üzerine yeni binalarını inşa edecekleri bilgisini verdi. Bu yatırımla önemli bir gelir kaynağı yaratacaklarını söyleyen Karaman "Bu kadar büyük bir arsa üzerine yapılacak tesislerle hem bölge canlanacak hem de elde edilecek satış gelirleriyle bankamız sürekli kaynak elde edecek" diye konuştu. İstanbul'da yapılan milyar dolarlık projelerin arazileri göz önüne alındığında, İller Bankası'nın yatırımı prestijli projeler arasında yerini alacak. Yıllık 500 milyon dolardan fazla kira geliri getirmesi beklenen projenin bir kısmı da nakit olarak satılacak. Projeyle inşaat sektörüne çok önemli bir oyuncu olarak girecek olan İller Bankası, tüm projelerden elde edilecek gelirleri kentsel dönüşüm için kullanılacak. Banka, özellikle daha fazla vatandaşa ve belediyeye dönüşüm kredisi verebilmek için kaynak geliştirme kararı aldı.

İHTİYACA CEVAP VERECEK
Projeyle bölgenin son yıllardaki hızlı gelişimine paralel olarak yeni Kartal Adliye Sarayı'nın hizmete girmesiyle oluşacak konut, ofis ve ticari ünite ihtiyacına cevap verilmesi planlanıyor. Aynı zamanda modern şehircilik anlayışı ve kentsel dönüşüme katkı sağlayacaklarının altını çizen Karaman, bu uygulamaları gerçekleştirmek için banka bünyesinde Kaynak Geliştirme Dairesi Başkanlığı kurulduğunu bildirdi.

34CHAMPİON
18-12-2012, 10:03
Maketten satış ölürse inşaat sektörü de ölür

KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, GYODER Başkanı Işık Gökkaya ve İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, ilk kez bir araya gelerek sektörün sorunlarını anlattılar



Geçen hafta sonu, inşaat sektörünün üç önemli çatı örgütü Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Derneği (GYODER), Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ve İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, ilk kez bir masa etrafında buluşarak ortak bir mesaj verme ihtiyacı duydu.

Belli ki Ankara’dan yana dertliler ve biraraya geldikleri takdirde daha güçlü bir sesle sorunlarını duyurabileceklerini düşündüler.

Sorunların başında inşaat sektörünün büyüme performansı geliyor. Son 10 yılda Türkiye büyümesinin hep üzerinde bir büyüme gösteren inşaat sektörü, 2012 yılında ise Türkiye büyümesinin altında bir performans sergiliyor. KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, durumu şöyle özetledi: “İnşaat sektörü büyümenin motoru. 1 milyon 600 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yaklaşık 100 milyon metrekare inşaat yapılıyor ve bu da her yıl 250 milyar liralık bir iş hacmi oluşturuyor. Bu hükümet 2004’ten bu yana inşaatı temel alarak büyüdü. Ancak bir politika değişikliği seziyoruz. Sektörle ilgili tezat bir durum var. Başkakan 3 çocuk yapın diyor, ancak Maliye Bakanı 70 metrekarenin üzerindeki konutlara yüzde 18 KDV getirmek istiyor. Küçük evlerde 3 çocuk nasıl yapılır? Anadolu’da 150 metrekare bile küçük. Tezatlıklar devam ederse korkarım 2013’te de satışlar düşecek demektir.”

İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım söz aldı: “Bu sektörün temel problemi, özkaynak ve sermaye yetersizliği. Projeden konut satışı yani maketten satış engellenirse sıkıntı büyür.”

Üç örgüt de maketten satışın belirli kurallar çerçevesinde mutlaka devam etmesi gerektiğini belirterek bu konuda bazı düzenlemelerle tüketicilerin haklarının en üst seviyede korunabileceğini belirttiler. Maketten satışa yönelik önerileri yine Durbakayım, özetledi:

“Maketten satışta inşaat ruhsatı kesinlikle alınmalı, kat irtifakı kurulmalı. Satış sözleşmesine satışa konu daire ile ilgili vaziyet planındaki yeri, yönü, katı gibi bilgiler ek yapılmalı. 250 dairenin üzerindeki projelerde numune daire yapılarak kullanılacak malzemenin ne şekilde uygulanacağı belirlenmeli. Bu dairelerin noter nezdinde resimleri çekilerek tasdiki yapılmalı ve yine satış sözleşmesine ek yapılmalı. Satış ofislerinde opsiyon yaptıran müşterilerin zemin etüdü, ruhsat ve projeye dair teknik hususları rahatça inceleyebilecekleri bir bölüm olmalı. Konut tesliminden itibaren 5 yıl boyunca Tüketici Kanunu icaplarının yerine getirilmesi için yapımcı firma ilgili bakanlığa taahhüt vermeli. Aynı anlamda iş bitirmiş ve teslim etmiş firmaların yapılacak işin en az yüzde 75’i kadar maketten satış yapmasına izin verilmeli. Projeden satış yapacak firmaların mali rasyoları, Emlak GYO’nun hasılat paylaşımında aradığı şartlara sahip olmalı.”

İNDER Başkanı Durbakayım, maketten satışın genel çerçevesini çizdikten sonra bir başka soruna değindi:

“SPK ile, Tüketici Kanunu ile, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile, Maliye ile sektörü bir şekilde tutmaya çalışıyorlar. Oysa bu sektörün tek bir patronu olması lazım. Bizim önerimiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde bir genel müdürlük kurulmalı. Sektörle ilgili her türlü kanun ve yönetmelik çıkarmaya bu oluşum yetkili olmalı.”

Ben şimdi yabancıya ‘Bizim devlete güven olmaz’ mı diyeyim?

GYODER Başkanı Işık Gökkaya, kentsel dönüşüme ve bu büyük projede GYO’ların üstlenebileceği role değindi: “GYO’lar kısmında da sorun yaşıyoruz. Vergi muafiyetinin ortadan kaldırılması gündemde. Bu sektörün özkaynak sorunu varsa eğer GYO’lar bunu aşmakta önemli bir araçtır. 7 milyon konutu kapsayan 400 milyar dolarlık bir kentsel dönüşümden sözediyoruz. Türkiye gibi sermaye yetersizliği olan bir ülkede bu şartlarda bu dönüşümü yapmak imkansızdır. Bunun için GYO’ların sayısının artması lazım. SPK Başkanı Vedat Hoca ile iyi bir iletişimimiz vardı. Bizi anlıyordu. Umarım yeni yönetim de GYO’ların önemini görür.”

Söz vergi muafiyetinin kaldırılmasına gelince Ömer Faruk Çelik, yine araya girdi:

“Ben Sinpaş GYO’yu halka açarken ve yabancılara hisse pazarlarken vergi muafiyetinden söz ettim. Şimdi 5 yıl sonra o muafiyet elimizden alınmak isteniyor. Zoruma giden şey bu. Biz şimdi tekrar yabancıların karşısına çıktığımızda ne demeliyiz? ‘Devlet bizi teşvik ediyor’ dedik, hisse senedi sattık. Şimdi ‘Ey yabancılar bizden hisse senedi alın ama bizde devlete güven olmaz. Muaf dediğimiz şey 3 ay sonra değişebilir. Ona göre hesabınızı yapın karar verin’ mi diyelim? Halka açık GYO’larda yabancıların 1.5 milyar doları var. Bunu nasıl izah edeceğiz adamlara?”

Net satış alanı hesabına netlik kazandıracağız

Konut satışlarında tüketiciye taahhüt edilen bir brüt alan, bir de net alan olduğunu ancak teslim edilen evin asla o net alana da uymadığını, yani netin de bir başka neti olduğunu yazmıştım. Bu noktada kandırıldığımızı, dünya standartlarında bir süpürülebilir alan ölçüsüne geçilmesi ve inşaat yapan tüm firmaların da buna uymaları gerektiğini belirtmiştim.

Konu üç derneğin ortak toplantısında gündeme geldi.

Üç derneğin başkanı, süpürülebilir alan ya da halı ölçüsü adı altında bu soruna bir standart getirilmesi için söz verdiler. Bakalım sözlerini tutacaklar mı?

‘İnşaatçılar çok kazanıyor’ algısı hiç doğru değil

KONUTDER Başkanı ve aynı zamanda Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, sektörün çok kazandığına dair özellikle Maliye’de bir algı olduğunu, bunun doğru olmadığını söyledi. Çelik, şöyle konuştu:

“Bir araştırma yaptık. 120 metrekare büyüklüğünde bir evi baz aldık. Metrekare satış fiyatını da 3 bin TL olarak öngördük. Bunun bin 200 TL’si inşaat yapımına, bin 200 TL’si de arsa maliyetine gidiyor. Yani geriye 600 lira kalıyor. Bu da yüzde 20 kar marjı demektir. Ancak mükerrer harçlar, 4 yıl bekleyen KDV iadeleri gibi görünmeyen dolaylı giderlerle bu yüzde 20’lik marjın da büyük bölümü eriyor ve geriye yüzde 7-8 gibi bir pay kalıyor. Sadece bizim şirketin ödenmiş sermayesinin yüzde 25’i kadar KDV iadesi Maliye’de bekliyor.”

Soyak Holding CEO’su Dr. Emre Çamlıbel, araya girdi:

“Bu sektörün sorunu sermaye yetersizliği. Bunu ya halka açılarak, ya yabancı ortaklıkla ya da maketten satışla aşabiliriz. Eğer olumsuzluklar devam edese bu sektör hiçbir zaman sermaye birikimi yapamaz.”

34CHAMPİON
18-12-2012, 17:24
Çin'de ev fiyatları cep yakıyor

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin'de konut fiyatları artmaya devam ediyor. Ülkede ev fiyatlarının 70 şehrin 53'ünde artış gösterdiği bildirildi.




Çin medyasında yer alan haberde, ülke genelinde yaşanan emlak kontrollerinin sıkılaştırılması ile birlikte inşaat sayısının azaldığı ve arzın düşürmesinin etkisiyle Çin'de yeni konut fiyatlarının birçok şehirde artış kaydettiği belirtildi. Ülkenin finans merkezi Şanghay'da sitelerdeki lüks evlerin metrekaresinin 216 bin yuana (yaklaşık 35 bin dolara) yükseldiği aktarıldı.

Çin Milli İstatistik Kurumu tarafından yapılan açıklamada, Kasım ayında konut fiyatlarının 70 şehrin 53'ünde artış gösterdiği ve artış gösteren şehir sayısının son 18 ayın en yüksek seviyesine ulaştığı kaydedildi. Çin'deki konut fiyatları Ekim ayında 35 şehirde artış göstermişti.

Uzmanlar, ülkedeki inşaat sektöründe mevcut olan düşük standartlar ve yeni projelerin azlığından ötürü fiyatların büyük şehirlerde artmaya devam edeceğini öngörüyor.

Yabancı ekonomistler, Çin'de bir ''emlak balonu'' olduğu yorumları yaparken, bu durumun Çin ekonomisindeki büyük risklerden biri olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.

Öte yandan, Çin Bayındırlık ve Kaynak Bakanı Liao Yonglin, ülkenin gayrimenkuldeki kontrollerini sürdüreceğini söyledi.

Çin hükümeti ayrıca, piyasayı frenlemek için 2011 ile 2015 arasında 16 milyon adet uygun fiyatlı konut inşa edeceğini duyurmuştu. Ayrıca, Çin Başbakanı Wen Jiabao da, belli başlı şehirlerde emlak fiyatlarının düşmesi gerektiğini vurgulamıştı.

akşam

34CHAMPİON
18-12-2012, 17:27
Konutta 'net' metrekare devrimi
İNDER, KONUTDER ve GYODER, konutlarda brüt-net metrekare karışıklığına son verecek. 2013'te "halı alanı" kavramı esas alınacak

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER), Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ve Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) konutlarda brüt-net metrekare konusunda yaşanan kafa karışıklığına son verecek. 2013'te sektör
e "Halı alanı" kavramı getirilecek. Üç derneğin temsilcileri metrekare kavramının yanı sıra sektörün sorunlarını masaya yatırdı.
KDV ARTIRILMASI: KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, sektörün gündemindeki KDV oranları konsunda şu değerlendirmeyi yaptı: "Konut satışlarının yüzde 90'ının 150 metrekarenin altında. Satılan dairelerin KDV'si, Maliye'ye ödeniyor ve sonra iade alınıyor. Şirketimiz Sinpaş'ın Maliye'de biriken KDV'si ödenmiş sermayemizin yüzde 25'ine ulaştı. Maliye, KDV'yi eşitleyerek bunları alabilir."
DİSİPLİN ŞART: Temsilciler, sektörün hep birlikte disipline olması gerektiğini söylediler. Bu konudaki önerilerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sundukları bilgisini verdiler.
KV ÖNEMLİ: GYODER Başkanı Işık Gökkaya, "Yabancılara GYO'larda Kurumlar Vergisi (KV) muafiyeti olduğunu söyleyip, şimdi de kaldırılacağını anlatmamız zor. Sektörü büyütmek için bu tür enstrümanlara ihtiyaç var" dedi.

Ak ile karanın ayrılması lazım
İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, konut projelerinde yapanın sorumluluğunun inşaat bittikten sonraki 5 yılı kapsaması gerektiğini söyledi. Durbakayım, "Bir şekilde akla karanın ayrılması gerek" dedi.

34CHAMPİON
18-12-2012, 17:50
DOUG COPP'UN DEPREM ÖNERİLERİ...

Doug Copp tarafindan san fransisco depremindeki hasarlar incelenerek kaleme alınmış, dogrulugu tam olarak ispatlanmamis olmakla birlikte yine de goz onunde bulundurulmasında fayda olan onerilerdir.

1) "binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan" kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ez
ilirler.

2) kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. deprem anında siz de bu şekilde kıvrılmalısınız. bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepenin, geniş büyük bir eşyanı yanında dur.

3) ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır.tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton)bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

4) eğer gece yataktayken deprem olursa, basitce yuvarlanarak yataktan düşün. yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

5) televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

6) bina çökerken kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür...nasıl mı eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. her iki durumda da ölürsünüz!

7)hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. merdivenler (ana binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. korkunç şekilde sakatlanırlar. bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. depremde
yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkıp yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

9) aynen nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. san fransisco depreminin
kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. hepsi öldü. araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.

10) enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ ezilmediğini keşfettim. kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur

34CHAMPİON
20-12-2012, 14:55
2B Satışları Ne Zaman Başlıyor?
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2B arazilerinin satışının Ocak ayında başlayacağına işaret ederek, "2013 yılında 2B’den gelecek maksimum rakam bizim tahminlerimiz 4.8 milyar olarak öngörüyoruz" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2B arazilerinin satışının Ocak ayında başlayacağına işaret ederek, "2013 yılında 2B’den gelecek maksimim rakam bizim tahminlerimiz 4.8 milyar olarak öngörüyoruz” dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Meclis Genel Kurulu’nda 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısının 2. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Maliye Bakanı, “Doğu ve Güneydoğu’dan dönen askerlere devletin sıcak elinin uzatılmasına” ilişkin bir soru yöneltildiğini hatırlatarak, “Şehitlerimize ilişkin bir yasal düzenleme var. Dönen kardeşlerimize de en güçlü destek bu ülkenin büyütülmesi ve refahın artırılması ve kendilerine iş imkânların sağlanmasıdır, bu konuda da tabi ki yoğun bir çaba içerisindeyiz ama yani çok büyük bir kitleyi kapsadığı için özel bir düzenleme yapmanın imkânı olmadığını siz de takdir edersiniz” dedi.

Merkez Bankası’nın rezervlerine ilişkin bir soruya da Maliye Bakanı, “Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervleri bu döviz 100.9 milyar dolar. Altın rezervi 18.3 milyar dolar. Toplam 119.1 milyar dolar” yanıtını verdi.

Görüşmelerin ardından tasarının 2. maddesi kabul edildi.

2B’LERİN SATIŞI OCAK’TA BAŞLIYOR

Tasarının 3. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2B arazilerine ilişkin bir soruya, “Başvurular daha da çok olsun, daha çok vatandaşımız yararlansın, kampanyayı büyütelim diye bir iki ay uzattık yani Bakanlar Kurulu uzattı. Ocak sonuna neredeyse denk geliyor. Ve şu anda başvurular yüzde 86’ya ulaşmış. Bedeli Milli Emlak tarafından belirlendi. Çalışmalar son aşamaya geldi. Ocak ayından itibaren satışlara başlanacak. 2013 yılında 2B’den gelecek maksimim rakam bizim tahminlerimiz 4.8 milyar olarak öngörüyoruz” yanıtını verdi.

Muhtar maaşları konusundaki bir soruya da Maliye Bakanı, “Bir tek kesime yönelik hani böyle arada torba yasalarıyla özlük haklarının düzenlenmesini ben doğru bulmuyorum. Aslında birçok kesim var bu türden talepte bulunanlar” dedi. “Gaziantep’te hiçbir zaman Suriye’ye gidip yatırım yapın demedim” diyen Maliye Bakanı, “Ben Türkiye’de yatırım yapılmasını tercih ederim. Ama sonuçta bazı işadamlarımız Suriye’de yatırım yaptı, bu bir risk ve risk gerçekleşmiş durumda ama biz sizin bahsettiğiniz anlamda aslında vergileri ötelemek üzere bir imkân sağladık. Bu arkadaşlarımıza eğer gelip bize Suriye’deki işlerinden dolayı etkilendiklerini ifade eder, raporlarsa biz yardımcı olacağız” diye konuştu.

Görüşmelerin ardından 3. madde kabul edildi.

34CHAMPİON
23-12-2012, 21:58
2013'de en gözde sektörler hangileri olacak?
Euler Hermes, 2012 yılında dünya ve Türkiye’nin ekonomik durumuna yönelik değerlendirmelerini paylaştı

Dünyanın en büyük alacak sigortası şirketi Euler Hermes, 2012 yılında dünya ve Türkiye’nin ekonomik durumuna ve alacak sigortası eğilimlerine yönelik değerlendirmelerini paylaşırken, 2013 yılına yönelik beklentilerini de açıkladı.

Euler Hermes Türkiye Genel Müdürü Özlem Özüner 2012 yılında Türkiye pazarında prim üretiminde yüzde 130 büyüme kaydettiklerini açıklarken, Euler Hermes Grubu’nun Türkiye’yi stratejik yatırım yaptığı 5 ülke arasına aldığını berlirtti.

Yılsonu rakamlarının da bu kararın doğruluğunu teyit edeceğini belirten Özüner, 2012 yılsonu için 30 milyon TL prim üretimi öngördüğünü söyledi. Özüner, “Bu yılın 3. çeyreği itibariyle Euler Hermes Turkiye olarak 22.4 milyon lira prim üretimi gerçekleştirdik, böylece 2011 yılı aynı döneme göre yüzde 120 büyüme kaydettik." dedi.

Alacak sigortalarının kullanımının özellikle ekonomik belirsizliklerin yoğun olduğu ve yeni pazarlara girileceği dönemlerde arttığını söyleyen Özüner, “Her iki durum da 2013’teTürkiye için geçerli olacak. Yurtiçi piyasada ödeme vadelerinin uzaması ve çek kanununda yaşanan değişiklikler ile yurtdışında Euro krizinin yarattığı belirsizlikle yeni pazarlara yönelen ihracatçıların alacak sigortasına ihtiyacı her geçen gün artıyor" dedi.

Euler Hermes’in 2012 yılında dünya ve Türkiye değerlendirmeleri ve 2013 yıl beklentileri şöyle:

• Türkiye 622 milyar Avro ile Avrupa’nın 6. büyük gayri safi yurtiçi hasılasına sahip. Türkiye, Avrupa ve Asya / Orta Doğu / Kuzey Afrika bölgeleri arasındaki köprü rolüyle dünya ticareti için stratejik bir ülkedir.

• Türk işletmeleri için çok sayıda yeni ve çeşitli ihracat fırsatları doğduğunu gözlemliyoruz. Türk ihracatçıları, kendi pazarlarını çeşitlendirme esnekliğine sahipler. Eylül 2012’de, Eylül 2011’e göre Avrupa Birliği’ne ihracat oranı %47’den %38’e düştü. Bölgesel ihracatta yaşanan en büyük zorluk, güvenilir pazar, müşteri ve iş geliştirme ortaklarının seçimini yapmak olacak. Dünya çapındaki ticaret mekanizmasını anlamak, sürdürülebilir ihracat süreçlerini inşa etmenin kilit noktası olacak.

• Son 10 ay içinde Euler Hermes’ten alacak sigortası kullanan Türk şirketlerine verilen teminat %186’yı aşan bir oranda artış gösterdi. Bu gelişim, alacak sigortasının yurtiçi ticaret ve ihracat stratejilerinde nakit akışının korunması için finansal yönetim aracı olarak artan bilinirliğini işaret ediyor. Küresel kriz, şirketleri faaliyetlerini mercek altına almaya zorladı. Küresel ekonomide devam eden değişikler işletmelerin stratejilerini, bütçe öngörülerini, likidite ve ödeme kabiliyetlerini ve masraf kontrol süreçlerini sürekli gözden geçirmelerini gerektiriyor.

• Yeni Çek kanunu ve ticareti yeniden düzenleyen Türk Ticaret Kanunu olumlu birer adım. Bu değişiklikler iç ticarette kullanılan ödeme yöntemlerinin küresel düzeyde kullanılan açık hesap modeline dönüşümünü hızlandıracaktır.

• Açık ticaretin 300 milyar Avro’yu aşan hacmi, Türkiye iç pazarında alacak sigortasına önemli fırsatlar sunuyor.

• Makro ekonomik seviyede 2013 yılı, Avro bölgesi hariç, “ya hep ya hiç” yılı olacak. Amerika “mali uçurum” riski ile karşı karşıya. Ayrıca, henüz ne tür süper güç olmak istediğini göstermemiş olan BRIC ve Türkiye’nin dahil olduğu MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde farklı konularda büyümeye yönelik endişeler mevcut. Avrupa ve Asya arasında geçit olan Türkiye’nin eline geçen ticari aracılık fırsatı ve güçlü iç talep, sürdürülebilir büyümenin iki ayağını oluşturacak.

• İç talepte yumuşak iniş ve artan ihracat ile Türkiye, 2013 yılında %4’lük GYSİH büyüme kaydederek sağlıklı kamu maliyesinin de etkisi ile cari açığını azaltacak.

Euler Hermes, 2013 yılında Türkiye ekonomisinde büyümeyi destekleyen ana sektörleri ve beklentileri de paylaştı.

Kimya sektörü: Türkiye’nin toplam ihracat gelirinin yaklaşık %9,7’sini temsil eden sektörün ihracatı 2011 yılında 13 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin rekabet avantajları arasında bor, krom ve soda üreticisi olması ve lojistik avantajı bulunuyor.

Otomotiv sektörü: Sektörün kapasitesinin %66 oranında artarak 2015 yılına kadar 1,2 milyon üniteden 2 milyon üniteye çıkması bekleniyor. Bu artış ile Türkiye küresel otomotiv üreticileri arasında 10. ülke konumuna gelecek.

Tekstil sektörü: İş gücü ve uluslararası markalar için yapılan kaliteli üretimi ile Avrupa’ya olan yakınlığı ve kaliteye dayalı üretimi rekabet avantajlarını oluşturuyor.

Demir-çelik sektörü: Türkiye, 66 küresel üretici ülke arasında 8. sırada yer alıyor. Yakın gelecekte Çin’in çelik üretiminde yaşanan hızlı büyüme yavaşlarken Orta Doğu ve gelişmekte olan pazarların tüketimi yeni altyapı, inşaat ve endüstri yatırımları nedeniyle artacak.

İnşaat sektörü: Yeni havaalanı, otoyol ve demir yolu gibi yurtiçi alt yapı projelerine önemli bütçelerin ayrılmış olmasıyla, sektörün ivme kazanarak 2008 yılı seviyelerine çıkması bekleniyor.

IT / telekom ve perakende sektörleri: Demografik büyüme, kredi faizlerindeki düşüş beklentisi ve kişi başına düşen gelirin yükselmesi nedeniyle olumlu performans bekleniyor.

Gıda sektörü: Türkiye, tarımsal üretim alanında yedinci sırada ve küresel seviyede en büyük 20 işlenmiş gıda üreticisi ülke arasında yer alıyor. Sektör, 2011 yılında GYSİH’nin %19,8’ini temsil etti.

34CHAMPİON
24-12-2012, 19:03
Venenezuela'nın petrolüne karşılık 14 bin konut

Venezuela'yla petrol karşılığı konut yapımı çalışmalarında protokol hazırlandı. Bakan Taner Yıldız, protokolün en fazla 5 yılı kapsayacağını söyleyerek, "Petrol karşılığı yılda 14-15 bin konut yapılacak" dedi. Yapılacak konutlar, yıllık 1 milyar dolarlık petrole denk geliyor

TOKİ'nin toplu konut projelerinin Türkiye'nin petrol ticaretine de yeni bir model olmasını sağlayacak çalışmalarda sona yaklaşıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 5 yıl boyunca Venezuela ile petrol karşılığı yılda 14-15 bin civarında konut yapılmasına ilişkin protokolün hazır olduğunu söyledi. Bakan Yıldız konut işini üstlenecek olan TOKİ'yi beklediklerini dile getirirken, TOKİ'nin ise Van Depremi'nde varını yoğunu harcadığı ortaya çıktı.

BAKANLIK HAZIR, TOKİ BEKLENİYOR


Enerji Bakanı Taner Yıldız, Yeni Şafak Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, Venezuela Enerji ve Petrol Bakanı Rafael Ramirez'in geçen yıl, ülkesinin çok sayıda konuta ihtiyacı bulunduğunu, inşaat sektöründe iyi durumda olan Türkiye'den de konut yapması karşılığı, petrol veya petrol ürünleri verilebileceği konusunda bir teklif getirdiğini hatırlattı. Bakan Yıldız, Venezuela'nın konut ihtiyacının bir kısmının hem TOKİ, hem de Türk özel sektörü tarafından yapılabileceğini dile getirdi. Bu çerçevede Venezuela ile konut protokolünün hazırlığının tamamlandığını kaydeden Yıldız, konut işini yapacak olan TOKİ'yi beklediklerini söyledi.

YERLİ FİNANSMAN SAĞLANACAK


Yılda 1 milyar dolardan 5 yılda 5 milyar doları içeren Venezuela konut projesinde, AB ülkelerindeki finansman sıkıntısına karşılık yatırımların desteklenmesinde ciddi kaynakları olan Türk bankacılık ve finans sektörünün kreditör olacağı öğrenildi. Bu kapsamda Venezuela hükümetine finans sıkıntısı oluşturmamak için ilk etapta 150 milyon dolarlık bir kredi kaynağının Venezuela'da yapımına başlanacak olan konut projelerine aktarılacağı, kredinin bittikçe yenileneceği belirtiliyor. Yapılan hesaplamalara göre, Venezuela'ya yıllık 1 milyar dolar ham petrol karşılığı 100 metrekarelik 14-15 bin civarında konut yapılabilecek.

SIRADA 40 KADAR ÜLKE VAR

Venezuela'nın konut karşılığı petrol önerisinin ardından Endonezya, Libya ve Yemen de dahil 40'a yakın ülkenin Türkiye'den 'toplu konut' istediğine dikkat çekiliyor. Ülkelerin toplu konut talebine olumlu yaklaşan Türkiye'nin, özellikle petrol açısından zengin ülkelere yapılacak toplu konutlara karşılık tahsilatını petrolle yapabileceği belirtiliyor. Bu durumda Türkiye bir yandan yurtdışına toplu konut ihraç etmeye başlarken, bir yandan da bunun karşılığında ihtiyaç duyduğu petrolü sağlamış olacağı dile getiriliyor.

34CHAMPİON
25-12-2012, 21:32
Konut Piyasasıyla İlgili Büyük Çelişki!

Her yerde bloklar yükselirken konut fiyatları düşeceğine artıyor. Peki neden?

Türkiye'nin hemen her köşesinde yeni konutlar yükseliyor. Özellikle de Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde art arda konut projeleri hayata geçiriliyor. Her yerde bloklar yükselirken konut fiyatları düşeceğine daha da artıyor. Bu çok bilinmeyenli denklemi ise kimse çözemiyor.

Evi olanlar şanslı, olmayanlar ise ev sahibi olma hayali kuruyor. Ancak ev almak çok kolay değil. Vatandaşlar konut fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ediyor.

Konut Fiyatları Geçen Yıla Göre Yüzde 12,49 Arttı

Merkez Bankası da rakamlarla konut fiyatlarındaki artışı ortaya koydu. Konut fiyatları geçen yıla göre yüzde 12,49 oranında arttı.

Konut piyasası konusunda değerlendirmeler yapan emlak danışmanı Mesut Yılmazer, "Geçen sene Ankara Hoşdere'de 3+1 110 metrekare evler 180-170 bin TL civarındayken şimdi 220 binler konuşuluyor. Geçen seneki artış etkiledi" dedi.

Artış Oldu, Satışlar Durdu

Ancak konut fiyatlarındaki bu artış yüzünden satışlar da durdu.

Emlak danışmanı Mesut Yılmazer, bu konuda, "4 aydır hemen hemen talep yok, satışlar durdu. Orta kesimin aldığı daireler durdu. Ya en alt ya en üst gidiyor" diye konuştu.

Peş Peşe Yapılan Konut Projeleri Fiyatları Düşüreceğine Yükseltiyor

Öte yandan yeni konut projeleri de peş peşe geliyor. Köşe bucak yükselen bloklar, fiyatları düşürmede kifayetsiz kaldı.

Fiyatlar Neden Yükseliyor?

Emlak danışmanı Yılmazer, bunun nedenini şu sözlerle açıklıyor:

"İnsanlar git gide yeni konutlar yapıldıkça kendi evlerini kıyas yapıp, ev fiyatlarını arttırıyorlar. Yeni yapılan konutlar eskileri tetikliyor. Şu anda talep bu projelere korkunç bir talep var, eski konutlara ise azaldı."

Vatandaş Ne Diyor?

Bir vatandaş ise söz konusu lüks sitelerden ev alma gerekçesini, "Şimdi ben evimi satıp o konut projelerinden birine girmek istiyorum. Çünkü ev sitede ve güvenlikli" şeklinde açıklıyor.

Banka kredisi ev almanın çözüm yollarından biri. Ancak o da o kadar kolay değil.

Bir vatandaş, "Hep göstermelik. Banka örnek veriyom 40 milyar ise 100 milyara çıkıyor. Öyle öyle insan harap olup gidiyor" diyor.

Konut fiyatlarındaki artış daha ne kadar devam eder bilinmez, ancak ev sahibi olma hayalinin son bulmayacağı kesin.

34CHAMPİON
26-12-2012, 18:31
Konut alırken en çok fiyatına bakıyoruz...

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, Türk tüketicisinin konut alırken öncelikle fiyatına ve yerine baktığını bildirdi.

Gökkaya, yaptığı açıklamada, son yıllarda konut alanında hem arzın hem de talebin niteliğinin değiştiğini söyledi.

Gayrimenkul sektörünün, toplumun değişen ihtiyaçlarını karşılayacak doğrultuda geliştiğini anlatan Gökkaya, bu kapsamda konut üreticilerinin artık barınmanın çok ötesinde ihtiyaçlara cevap veren yapılar inşa ettiğini belirtti.

Türk tüketicisinin ev tercihlerinin fiyat uygunluğu ve lokasyona göre belirlendiğini vurgulayan Gökkaya, ayrıca konutun deprem yönetmeliğine uygunluğu, evin metrekare büyüklüğü ve yeni bina olmasının, seçimi etkilediğini bildirdi.

Özellikle İstanbul'da konut tercihlerini etkileyen en önemli unsurun konutun yeri ve ulaşım imkanlarına mesafesi olduğuna dikkati çeken Gökkaya, bu nedenle artık hemen hemen bütün gayrimenkul şirketlerinin projelerini şehir içindeki ulaşım akslarına yakın bölgelerde hayata geçirdiğini belirtti.

''MERKEZDEKİ GÜVENLİKLİ SİTEYE TALEP İLK SIRADA''

Marka konut özellikli projelerde ise alıcılar için projenin güvenilirliği, bölgedeki emsali, sosyal donatı ve yeşil alanla güvenlik imkanları gibi konuların önem taşıdığını anlatan Gökkaya, şehir merkezleriyle kenarlarında bulunan güvenlikli sitelerdeki daire talebinin ilk sırada yer aldığını vurguladı.

Türkiye'de lüks konut projelerinin, konut sektöründen sadece küçük bir pay aldığına dikkati çeken Gökkaya, ekonomik düzeyi yüksek alıcıların gözdesinin ise yeni,farklı ve güvenlikli konutlar olduğunu belirtti.

Gelecek 10 yıl içinde yeni konutların daha çok tercih edileceğini kaydeden Gökkaya, gayrimenkul alınırken emsal fiyat araştırması, emsal değer çıkarması yapılmasını, proje geliştiren kurumun incelenmesini, projenin niteliği ve niceliğine göre değerlendirme yapılmasını tavsiye etti.

34CHAMPİON
29-12-2012, 09:17
Gayrimenkul Sektörü Büyümeye 2013 Baharında başlar...

Gayrimenkul sektörünün önde gelen isimleri, ntvmsnbc'ye 2013 yılı beklentilerini açıkladı. 2013'e olumlu bakan sektör temsilcileri...

Gayrimenkul sektörünün önde gelen isimleri, ntvmsnbc'ye 2013 yılı beklentilerini açıkladı. 2013'e olumlu bakan sektör temsilcileri, 2012'de yaşanan durgunluğun ardından ilkbaharda konut satışlarının artarak normal seyrine dönmesini ve kontrollü büyümenin sürmesini bekliyor.

Gayrimenkul sektörünün temsilcileri, ntvmsnbc'ye 2012 yılını değerlendirdi ve 2013 yılı için beklentilerini dile getirdi. Sektörün önde gelen isimleri, konut satışlarında son dönemde görülen canlanmanın 2013 yılında devam edeceğini, özellikle bahar aylarından itibaren satışların normal seyrine dönmesini bekliyor.

Soma İnşaat CEO'su Mehmet Özdemir:
2013 beklentiniz nedir?
"Sektör, 2012'yi yüzde 2'lik bir büyüme ile kapatacak gibi gözüküyor. 2013 için büyüme beklentim ise yüzde 4.5 civarında. 2013'te enflasyonun ise yüzde 6.5 civarında seyredeğini düşünüyorum."

Proje planlarınız nedir?
"Maslak'taki projemiz Spine Tower, ofis ve butik sayıda rezidanstan oluşuyor. 2013 yarısından sonra teslim etmeyi planlıyoruz. 2013 içerisinde Spine Tower'ın üçte bir bütçesinde bir ya da iki projeye başlamayı düşünüyoruz. Kartal'da yine karma kullanımlı, ofis ve AVM'den oluşan 172 bin metrekarelik kapalı alana sahip bir projeye başlayacağız."

EgeYapı Group Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı:
2012 yılı sektör değerlendirmeniz nedir?
"2012 yılında sektörümüzün gündem maddelerinin başında Mütekabiliyet Yasası'nın Meclis'ten geçmesi geliyor. Yasa ile Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen Körfez Ülkeleri ile Gayrimenkul odaklı ticaretin önü açıldı diyebiliriz. Ancak uygulamada bazı sorunlar mevcut, bunların giderilmesiyle yasanın faydalarını daha iyi hissedeceğimize inanıyoruz. Özellikle yabancıya mülk satışı ile ilgili yasanın kapsamı daha da genişletilmeli, oturma hakkı gibi haklar için de bir çalışma yapılması bu alanda ülkemize olan ilgiyi daha da artıracak ve turizm gelirlerinde de gözle görülür bir artış sağlayacaktır.

Bir diğer gündem maddesi ise Kentsel Dönüşüm Projesi'nin başlamış olması. Bu iki yasa, 2012 yılında sektörün önemli gündem başlıklarındandı. Bu yasaların sektöre olumlu katkısını önümüzdeki dönemde daha fazla hissedeceğiz."

2013 yılı beklentilerinizi alabilir miyiz?
"2012 yılında sektörün büyüme hamlesi, gayri safi milli hasılanın biraz altında kaldı diyebiliriz. Ekonomide yaşanan yumuşak inişin inşaat sektöründe de gerçekleştiğini görüyoruz. 2013 yılında bu durumun sektöre yarayacağını ve gayrimenkuldeki büyümenin GSMH'den daha yukarıda olacağını düşünüyoruz.

2013 yılı, İnşaat Sektörü için 2012'ye nazaran daha verimli bir yıl olacak. 2013 yılında, yabancıya satış, Kentsel Dönüşüm ve sektörün canlanmasında büyük yeri bulunan faiz oranlarındaki gerilemenin de etkisi ile gayrimenkul yine yatırımcıların liste başı enstrümanlarından biri olacaktır.

Bahsettiğim unsurların katkısı ve sektörün önünde bulunan KDV oranları gibi belirsizliklerin de ortadan kalkması ile Gayrimenkul Sektörü, büyüme hızı ile ülke ekonomisinin ve getirisi ile yatırımcısının 2013 yılında da yüzünü güldürecektir. Ülke tanıtımı, istihdama katkısı, döviz girdisi, ihracat gibi birçok konuda fayda sağlayan sektöre gereken desteklerin verilmesi halinde yalnızca yurt içinde değil yurt dışında da öngörülen hedefler kolaylıkla yakalanabilecektir."

EgeYapı Group'un 2013 yılı faaliyetleri nasıl ilerleyecek?
"2012 yılında Batışehir projesi'nin üçüncü etabını ve rezidans – ofis – otel konseptli Premium etabını satışa sunduk. Batışehir'in ilk etabında yüzde 95 ve ikinci etabında da yüzde 65'lik bir satış başarısı elde ettik. 2013'te de projeye devam edeceğiz. Anadolu Yakası'nda ise Kartal'da ofislerden oluşan İz Park Projesi'ne start verdik, inşaatı sürdüreceğiz. Yine aynı lokasyonda bulunan rezidans projemiz İz Tower Projesi'nin neredeyse tamamladık ve bu ay sonu itibari ile teslimatlarına başlayacağız. Bunların yanı sıra 2013 Ocak sonu gibi lansmanını gerçekleştireceğimiz yeni karma projemiz de metronun açılmasıyla Kartal'da yer alacak."

Dekar Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kuzu:
2012 yılı değerlendirmeniz nedir?
"Genel olarak bakıldığında 2012 yılında ekonomide planlı bir yavaşlamanın olduğunu söyleyebiliriz. Ekonomideki yavaşlamayı sağlamak için fren yaptırılan sektörlerin başında İnşaat Sektörü bulunmaktadır. Bu nedenle sektörün 2012 performansı genel ekonomik büyümenin gerisinde kalmıştır. Elbette bu durum sektörü olumsuz etkilemiş genellikle sektörde proje bazlı hareketler yaşanmıştır.

Rekabet gücü yüksek projeler iyi satış yapmış bazı projeler ise bekledikleri satış oranlarına ulaşamamışlardır. Şirketimiz açısından baktığımızda 2012 yılı, devam eden projeler açısından belirlediğimiz hedeflere ulaştığımız bir yıl olmakla birlikte yeni projelerimizi başlatma konusunda bekleme sürecine girdiğimiz bir yıl oldu."

2013 yılında sektörün yaşayacağı gelişmelere ilişkin görüşleriniz ne yönde?

"2012 son çeyreğinden itibaren ekonomide yavaşlama trendinin sona ererek tekrar küçük oranda da olsa büyüme trendine girilmesi beklenmektedir. Para politikalarında meydana gelen değişiklikler sonucu tüketici faizlerinde ciddi düşüşler meydana gelmiş bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak konut satışlarında az da olsa bir canlanma gözlenmektedir. Bu durumun 2013 yılında da devam edeceğini ve ekonomideki durgunluğun yerini tekrar kontrollü büyümeye bırakacağını öngörmekteyiz.

Önümüzdeki bahar aylarından itibaren satışların normal seyrine dönmesi ve hazırlıkları tamamlanmış birçok projenin satışa sunulmasını beklemektedir. 2013 yılı özellikle kentsel dönüşümler konusunda somut uygulamaları gördüğümüz bir yıl olacaktır. Uzun yıllardır konuşulan bu konuda ciddi boyutta uygulamaların önümüzdeki yıl hayata geçirilmesi beklenmektedir. Özellikle İstanbul'da özel sektörün yapacağı kentsel dönüşüm projelerinin başarı oranı bu konunun önümüzdeki yıllarda nasıl bir yön çizeceğinin göstergesi."

Tahincioğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu:
2013 yılında sektörü neler bekliyor?
"2012 yılının son aylarında gelen not artışını 2013 yılına geçişte olumlu havanın devam edeceğinin habercisi olarak görüyoruz. 2012 yılında çıkan gayrimenkul sektörüne yönelik kanunların yönetmeliklerinin belli olması ile birlikte bu havanın destekleneceğini düşünüyoruz. Özellikle KDV konusundaki belirsizliklerin kalkması, geliştirici ve yatırımcıların daha rahat adım atmasına yol açacak ve karar mekanizmalarının hareket etmesini sağlayacaktır, böylece daha fazla yatırım ve istihdam yolunu açacaktır.

Türkiye'nin kredi notunun artması, kentsel dönüşüm, yabancıya mülk satışı gibi etkenleri göz önüne alarak bir değerlendirme yapıp, sektörün artı ve eksilerini belirtir misiniz?

"Kredi notunun artması ve yabancıya mülk satışı için yapılan değişiklikler, şu anda direkt yabancı sermayenin odak noktalarından biri olan Türkiye'yi ve gayrimenkul sektörünü olumlu yönde etkileyecek, dışardan para girişini hızlandıracak ve tüm yatırımların artmasına sebep olacaktır. Kentsel dönüşüm ise hem yabancı hem de yurtiçi sermayenin değerlendirileceği en önemli kaynaklardan biri olacaktır. Kentsel dönüşüm yasasının kaynak yaratmaktan daha önemli olarak deprem bölgesindeki ve eski yöntemlerle inşa edilmiş yapıların yenilenmesine bir çözüm olarak üretildiğini unutmamak ve bu sebeple bir an önce harekete geçmek gerektiğini hatırlatmak istiyoruz."

2013 yılında Tahincioğlu Gayrimenkul neler yapmayı planlıyor, yeni projeleri var mı?

"2013 yılında, 2012 yılında tamamlamış olduğumuz 30 bin metrekare kiralanabilir alana sahip Nidakule Göztepe ofis projemizin ve inşaatı devam eden Hatay - Antakya'da yer alan 40 bin metrekare kiralanabilir alana sahip ikinci Palladium alışveriş merkezimizin açılışını yapacağız. Ataşehir'de yer alan 55 bin metrekare kiralanabilir alana sahip olan Palladium Tower ofis projemizin inşaatına devam edeceğiz.

2013 yılında yeni inşaatına başlanması planlanan 3 adet projemiz mevcut. Nidakule Levent projemize 2013 yılının ilk çeyreğinde başlamayı planlıyoruz. Yine Avrupa yakasında gelişmekte olan Seyrantepe bölgesinde, Anadolu Yakası'nda Çengelköy'de tasarladığımız konut projelerimize başlayacağız. TOKİ ve Emlak Konut ihaleleri ile gelebilecek tüm fırsatları değerlendirmeye devam edeceğiz."

Viatrans – Meydanbey Ortak Girişimi Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Özkan:
2012 yılı değerlendirmeniz nedir?
"Türkiye'nin kredi notunun artırılması diğer sektörler gibi gayrimenkul sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Türkiye'nin notunun arttırılması ile birlikte Türkiye'yi yabancı yatırımlar açısından büyük değişiklikler bekliyor olacak. Bununla birlikte Avrupa'daki kriz ortamı büyük yatırımcıları temkinli davranmaya yöneltse de, özellikle lüks konut ve ofis yatırımları başta Körfez ülkeleri olmak üzere Rusya, Kuzey Afrika ve Türkiye Cumhuriyeti yatırımcılarının Türkiye'ye ilgi göstermesine neden oluyor.

Özellikle kredi notu artışını da dikkate alırsak bu ilginin 2013'te artacağı aşikardır. Mütekabiliyet yasasının gayrimenkul sektörüne hareketlilik getireceğine inanıyorum. Bu yasa sadece inşaat sektörü için değil ülke ekonomisi için de büyük önem taşıyor.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2012 yılının ilk 5 ayında kişi bazında en çok satışın Almanya (4.304 kişi), İngiltere (1.126 kişi), Rusya (862 kişi), Avusturya (847 kişi), Norveç (396 kişi) uyruklu vatandaşlara gerçekleştirildiğini görüyoruz. Ülkemizde taşınmaz edinen toplam yabancı uyruklu gerçek kişi sayısı, bu dönemde 9.593 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde yabancı uyruklulara yapılan devirlere alan büyüklüğü açısından bakıldığında ilk üç sırayı Almanya, Avusturya ve Danimarka alıyor. Söz konusu toplam alan içinde Alman uyruklulara satışı gerçekleştirilen taşınmazlar, yabancı uyruklulara satılan toplam alanın yüzde 68'ini aşıyor. Türkiye, şehirlerini depreme, afete, yangına ve sele dayanıksız yapılardan arındırmak zorunda.

Kentsel Dönüşüm Yasası başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin çehresini değiştirecek bir yasa. afet riski olan alanların yeniden yapılandırılması, hem kamu güvenliği, hem de çevre düzenlemesi açısından oldukça önemli. Milyonlarca yapı malikini yakından ilgilendiren bir yasa da aynı zamanda. Kentsel dönüşümün ana gayesi, çürük binalardan kurtulup, modern şehirciliğin esas alındığı yapılar üretmek olmalı. Yasayı sektör açısından çok önemli buluyorum.

Çevreye duyarlı enerji kaynaklarının etkin kullanımına imkan veren yapılar üretilmeli. Ancak bu kapsamda yeşile duyarlı binaların teşvik edilmesi konusunda yasal alt yapıların da tamamlanması gerekiyor. Özellikle yeşil bina satışında KDV indirimleri, emlak vergisi indirimi gibi teşvikler yanında yeşile duyarlı inşaat malzemesi üreten kuruluşların desteklenmesi de bir başka öncelik olarak yasama önünde olmalıdır. "

2013 yılı için plan ve yeni projeleriniz neler olacak?
"Ulusal ekonomi politikalarına doğrudan bağlı bir sektör olarak, ekonomiyi soğutma yolu ile 2012'de, nispeten durgun geçen bir yılın sonunda, kentsel dönüşüm ve mütekabiliyet yasaları ile inşaat sektörü tekrardan canlanmaya başlayacaktır. 2013, çok büyük bir dış etki olmaz ise, sektör için parlak bir yıl olacaktır. 2013 yılındaki önceliğimiz likör arazisinde gerçekleştirdiğimiz projemiz olacak."

ByGroup İcra Kurulu Başkanı Mahmut Bayraktar:
2012 yılı değerlendirmeniz ve 2013 yılı beklentileriniz nedir?
"Gayrimenkul Sektörü 2012 yılını satış açısından durgunlukla geçirdi. Sektör açısından çıkarılan yasalar satışa çok yansımadı, kredi faizleri yüksek kaldı. KDV konusundaki kararsızlık, yeni proje yatırımları açısından bekleme anlamına geldiği için bugün birçok proje bekler durumda. İstanbul'un birçok noktasındaki projede yaşanan sıkıntılar, diğer projeler için de etkili oldu.

Gayrimenkul sektörü için 2013 yılında KDV oranlarının belirlenmesi, faiz oranlarının düşmesi ve geciken projelerin teslimi en önemli beklentilerimiz."

ByGroup için değerlendirmeniz nedir?
"2012 yılındaki satış performansımız planladığımız gibi gitti. 2012 yılının Mart ayında İstanbul Sultanbeyli'de 200 milyon TL yatırımla ByConcept Projesi'ne start verdik. Ofis, mağaza ve otelin de yer alacağı projede, konutların yüzde 90'ının kaba inşaatını bitirmiş durumdayız. Ticari alanların inşasına kısa bir süre sonra başlayacağız. Projemizi 2014 yılı Ocak ayı itibariyle teslim edeceğiz." Kaynak:ntvmsnbc

34CHAMPİON
02-01-2013, 13:17
KONUTTA % 18 KDV ŞOKU!

Büyükşehirlerde daha önce 150 metrekarenin altındaki konuta uygulanan yüzde 1’lik KDV oranı yüzde 18 oldu. Bu durum 1+1, 2+1 konutlarda ciddi fiyat artışı anlamına geliyor. Bu KDV sistemi “yeni ruhsatlı projeleri” vuracak

Maliye’nin yeni uygulamasına göre, büyükşehirlerde metrekare fiyatı 500 ile 1000 lira arasında olan konutlardan yüzde 8, metrekaresi 1000 lira ve üzeri konutlardan yüzde 18 KDV alınacak. Böylece yeni konutlarda 150 metrekarenin altındaki dairelere uygulanan yüzde 1’lik KDV de bir anlamda tarihe karışmış oldu. 150 metrekarenin üzerindeki tüm konutlarda ise KDV oranları değişmedi ve eskisi gibi yüzde 18 olarak uygulanacak. Yeni oranlar 1 Ocak 2013’ten sonra ruhsatı alınan ya da ihalesi yapılan konutları kapsayacak. Metrekare fiyatı yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerinde yapıldığı arsanın vergi değerine göre hesaplanacak.

Ruhsatlı projelere ilgi artar
Daha önce Haziran 2012 öncesi konutlarda yeni KDV sistemine geçileceği belirtilmişti. Buna karşılık Maliye, bu süreyi 6 ay uzattı ve son 180 günde ruhsat alan projeleri de yüzde 1’lik KDV avantajından yararlanır hale getirdi. Konuttaki yeni KDV oranlarının ruhsatını önceden alan dolayısıyla yüzde 1 KDV ile satılacak konutların stokları eriteceği belirtiliyor.

Dönüşüm alanı kapsam dışı
Maliye ilgili düzenlemede yer alan önemli bir maddeyle kentsel dönüşüm kapsamında riskli bölge ya da riskli bina ilan edilen yerlerin uygulama dışında bıraktı. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki rezerv alanların, riski alanların ve riskli binaların eski KDV düzenlemesine tabi olduğu belirtiliyor. Buna göre, bu alanlarda 150 metrekarenin altındaki konutlarda uygulanacak KDV yüzde 1’de kaldı.
Eski sistem
Türkiye genelinde net büyüklüğü 150 metrekarenin altındaki konutlardan % 1, 150 metrekare ve üzerindeki konutlardan % 18 KDV alınıyordu.
Yeni sistem
Büyükşehirlerde birinci sınıf inşaat olarak yapılan, arsasının metrekare vergi değeri 500 TL ile 1000 TL arasında olan konutların KDV oranı yüzde 8, 1000 TL ve üzerinde olan konutların KDV oranı ise yüzde 18 oldu.

* Metrekare fiyatı 3.000 TL’den 100 m2’lik bir ev satın alan, 2013 öncesi ruhsat alan projede 3 bin TL KDV ödeyecek, yeni ruhsatlı bir projedeki ödeyeceği KDV tutarı ise 54 bin TL olacak. Böylece aradaki vergi farkı 51 bin lirayı bulacak.

İnşaatçılar ne diyor?
Haksız rekabet yaratır
Nazmi Durbakayım Teknik Yapı Başkanı
“Konutlardaki KDV’nin değere göre belirlenmesi büyük handikap yaratır. İstanbul’da metrekaresi 500 ile 1000 lira arasında satılık konut bulunmuyor. Kentte metrekaresi
2 bin liranın altında yeni konut yok. Bu nedenle KDV yüzde 18’e kilitlendi. Deprem riski taşıyan alan veya binalardaki KDV’nin değiştirilmemesi ise haksız rekabet yaratır. Yeni KDV’nin uygulanma tarihi de değişebilirdi. Ruhsat almasa da proje için başvuru yapmış tüm projeler yeni KDV’den istisna tutulmalıydı.”
Stoklar için fırsat olur
İnanç Kabadayı Egeyapı Group Başkanı
“Yeni KDV oranlarının geçerli olduğu tarihin 31 Aralık 2012’ye çekilmesi 6 aydır süren belirsizliği ortadan kaldırdı. Bu sayede konut alanlar ne kadar KDV ödeyeceğini öğrenmiş oldu. Yüzde 8 ve yüzde 18 olarak belirlenen yeni KDV oranları 800 bine yaklaşan konut stoğunun eritilmesi için de bir fırsat olabilir. Vatandaşlar daha yüksek maliyetli konutlar yerine daha düşük KDV’li konutlara yönelecektir. Yeni KDV’ler yeni konut projelerinin satışa çıkmasını erteleyebilir.”
Konuta % 20 zam gelir
Işık Gökkaya GYODER Başkanı
“Yeni oranlara göre hemen hemen tüm projeler yüzde 18 KDV’ye tabi olacak. Bu oranlardan bundan sonraki projeler ciddi şekilde etkilenecek. Bu durumda konutta yüzde 20 zam gelmesi kaçınılmaz olur. Gayrimenkul sektöründe kâr marjları ciddi anlamda azaldı. Bu nedenle konuta binecek her yük fiyatlara yansıyacaktır. Burada da yüzde 20 zam görünüyor. Vatandaşlar zaten fedakârlık yaparak konut alıyordu. Şimdi peşinatları bile ödeyemez duruma gelebilirler.”
Projelerin önü kesilir
Ziya Yılmaz DAP Yapı Başkanı
“Konutta yeni KDV oranları belediye rayiçlerine göre belirlenecek ve birçok belediyede rayiçler piyasa değerinden bile yüksek. Bu nedenle İstanbul’daki tüm projeler yüzde 18’lik KDV dilimine girecek. İnşaat artık çok kârlı bir sektör değil.
Bizler vitrinde farklı görünüyoruz ama gerçekte yüzde 6-7 kâr marjlarıyla çalışıyoruz. Yeni yükler sektöre fayda getirmez. Yüksek KDV oranlarıyla kaliteli ve İstanbul’u dünyanın vitrinine çıkaracak projelerin önü kesilir.”

34CHAMPİON
05-01-2013, 10:23
Yüzde 18 KDV merdiven altı pazarlık dönemini başlatır!

Uzmanlar konutta KDV düzenlemesinin devletin vergi gelirlerini artırmanın aksine kayıtdışını tetikleyeceği görüşünde. Masa altı pazarlıklarla 100 TL'lik evin 25 TL gösterileceğini savunan sektör temsilcileri, '1 yumurta için tavuk kesiyorlar, zarardan dönmek erdemdir' diyor




Şenay Büyükköşdere
1 Ocak 2013 itibarıyla yürürlüğe giren konutta yeni KDV düzenlemesinin yankıları sürüyor. Yüzde 18 vergi uygulaması vatandaşı tedirgin etse de genel kanı bu uygulamanın uzun soluklu olmayacağı, mevcut konut stoğu tüketildikten sonra uygulamadan dönüleceği yönünde. Bu görüşü savunanların en çarpıcı tezi ise 'uygulamanın kayıtdışını destekler nitelikte' olması. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın yaptığı 'Yıl içinde gözden geçireceğiz' açıklaması, yeni uygulamaya dair geri dönüş kapısının açık bırakıldığı şeklinde yorumlanıyor. Peki 'Arsa metrekare fiyatı 1000 TL'nin üzerindeki konutlara yüzde 18 KDV' kuralını içeren yeni düzenlemeye niçin 'geçici' gözüyle bakılıyor... İşte o 3 madde...

1- '90 bin lira cebimde kalsın...'
Yeni KDV uygulamasına dair en büyük endişe sektörde kayıtdışılığı artıracağı yönünde. Vergi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Kızılot, yüzde 18 KDV'nin vatandaşı kayıtdışına yönlendirmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, '1 milyon TL'ye satılan bir evin KDV'si 180 bin TL olurken, 500 bin TL'lik evin vergisi 90 bin TL oluyor. Arada 90 bin TL'lik büyük bir fark var. Aradaki uçurum bu kadar büyük olunca, pek çok kişi 1 milyon TL'ye sattığı evin fiyatını 500 bin TL'ye gösterip, 90 bini cebine atmayı tercih edecektir' diye konuşuyor.
'Masa altından pazarlık'
Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu da yeni uygulamanın kayıtdışını teşvik eder nitelikte olduğuna vurgu yaparak, “İnşaat zaten yeni yeni kayıt altına alınmaya başlanan bir sektördü. Bu uygulama ile kurumsal firmalar değil ama merdivenaltı diye tabir ettiğimiz firmaların kayıtdışına yönelmesi kaçınılmaz. Artık müşteri ile fiyat pazarlıkları başlayacak. Masaaltından pazarlıklar dönecek. Daireyi 100 liraya satan fiyatı 25 TL'ye gösterecek' şeklinde konuşuyor.

2- Devletin kasasına '0' TL!
KDV oranlarının artmasının en önemli nedenlerinden biri devletin vergi gelirlerini artırmak. Elde edilen KDV gelirini de kentsel dönüşümün finansmanında kullanmak. Ancak görüşler artan 'kayıtdışı' nedeniyle gelirlerin artmayacağı yönünde. 2013 yılı için ise çizilen tablo tamamen farklı. Şükrü Kızılot, 'KDV artışı ile 2-3 milyar TL ek gelir elde dileceğine dair çeşitli tahminler yapılıyor. Oysa 2013 yılı için KDV artışından elde edeceği gelir 0 TL. 2013 yılında inşaatına başlanan binalar en az bir yıl sonra bitecek. KDV ise konut teslim edilince alınıyor. Yani KDV'de vergiyi doğuran konutun teslimidir. Dolayısıyla bu yıl itibarıyla KDV'den bir gelir elde edilmesi söz konusu değil' diyor.
Altın yumurtlayan tavuk
Dap Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, bu uygulamadan dönülmesi gerektiğini ifade ederek, 'Biz sektör olarak bu yasanın ciddi sıkıntı doğuracağına inanıyoruz. Şehircilik Bakanı Bayraktar sektörü en iyi bilen isimlerden biri. Muhakkak oluşacak sıkıntıları öngörüyordur' diye konuşuyor. Ağaoğlu da yanlıştan dönmenin bir erdem olduğuna dikkat çekerek, '1 yumurta almak için tavuğu kestiler' diyor.

3- Şişli Şırnak'ın 180 katı
Zenginden daha fazla vergi alınması fikriyle yola çıkılan düzenlemeyle, eskiye göre daha adil bir vergi sistemi hedefleniyor. Uzmanların buna da itirazı var. Kızılot, düzenleme hazırlanırken, 'Şırnak'taki konuttan da Şişli'deki pahalı konuttan da aynı vergi alınıyor. Bu adil değil dediler. Oysa Şırnak'taki evi 50 bin TL'ye satıp, 500 TL vergi öderken Şişli'deki 500 bin TL'ye satılıp, 5 bin TL vergi ödüyordu. Şimdi Şırnak'ın vergisi yine 500 TL ama Şişli 90 bin TL ödeyecek. Şırnak ile Şişli arasındaki fark 180 kata çıkmış oldu.
'Belediye-müteahhit sorunları başlayacak'
Ziya Yılmaz yan yana iki parselin farklı oranlarla vergilendirilmesinin adalet fikri ile bağdaşmadığını belirterek, 'Bunun sonucunda belediyelerle inşaat firmaları arasında sorunlar başlayacak' diyor. Ağaoğlu ise 'Tamam kentsel dönüşüm muaf ama o zaman Türkiye'nin tamamını riskli alan ilan edeceksin' diyor ve ekliyor; 'Elimde çok proje olduğu için bu yasadan en çok faydalananlardan biriyim ama ben olaya günlük bakmıyorum. Bu yanlıştan dönülmeli..'

34CHAMPİON
06-01-2013, 09:23
Devlet şiddet gören kadına ev tutacak
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sığınmaevlerinin yeni yapıya kavuşturulması için "kadın sığıntı değildir" diyerek başlattığı süreçte mutlu sona gelindi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının aylardır üzerinde çalıştığı Kadın Konukevleri Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmeliğe göre, daha önce sığınmaevlerinde birlikte kalmaları mümkün olmayan 12 yaşından büyük erkek çocuğu veya engelli çocuğu olan şiddet mağduru anneler için can güvenliği riski olmamak kaydıyla bağımsız ev kiralanacak. Kadınlar böylelikle çocuklarıyla yaşayabilecek. Konukevine yakın çevreden tutulacak ve en az 20 metrekare olacak evlerin kira, depozito masrafları devlet tarafından karşılanacak. Sığınmaevlerine sıkı güvenlik önlemleri getiren ve tüm yapısını değiştiren yönetmelikten dikkat çekici başlıklar şöyle:
ARABULUCULUK YASAK: Kadın şiddetin delilini göstermek zorunda kalmayacak. Konukevinde yapılacak işlemlerde kadının beyanı esas alınacak. Konukevi çalışanları kadını korumak gerekçesiyle yönetmelikle belirlenen kurallar dışında temel hak ve özgürlüklere yönelik bir sınırlandırma getiremeyecek, kadın adına karar alamayacak. Kadınlara şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan kişiyle herhangi bir uzlaşma teklif edilemeyecek ve arabuluculuk yapılmayacak.
ÇOCUĞA MADDİ YARDIM: Kadın ve yanında kalan çocuklarına aylık maddi yardım yapılacak. Çocuklara, yetiştirme yurtlarında kalanlara harçlık olarak ödenen aylık 400 lira verilecek. Ayrıca giyim, temel ihtiyaçlar gibi ihtiyaçları da karşılanacak.
ACİL ÇAĞRI SİSTEMİ: Konukevlerinde dış alanda kayıt yapan geniş açılı kameralar ve monitör, iç alanda ise giriş, koridorlar, mutfak ve salonda kayıt yapan kameralar ve monitörler bulunacak. Yuva sıcaklığının unutulmayacağı merkezlerde açılış ve temel atma töreni düzenlenmeyecek. İçeri giren kadın da gizlilik ilkelerine uyacağına dair taahhütname imzalayacak. Konukevlerinin pencerelerinde parmaklık, acil durumda kullanılmak üzere güvenlik güçlerine çağrı yapan alarm sistemi ve evrak imha makinesi bulunacak.
KODLI KİMLİK KARTI: Gizlilik kararı ile konukevine alınan kadınlara, nüfus cüzdanı gibi "kodlu kimlik kartları" verilecek. Yazışmalarda kadınların, çocukların ve çalışanların isimleri belirtilmeyecek, bunun yerine kodlar kullanılacak.
ÖĞRETMENLER DE ÇALIŞACAK: Konukevlerinde öğretmenler de görev alacak. Öğretmenler, kadınların okuma-yazma kurslarına katılımı, çocukların eğitimi, beceri kursları, boş zamanların değerlendirilmesi gibi çalışmalar yapacak.

Mor Çatı'dan 13 kadın ve çocuklarına yeni yaşam
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı 2012 Sığınak Raporu açıklandı. Mor Çatı'nın dayanışma merkezine başvuruda bulunan binin üzerinde kadın ve beraberinde çocuklara sosyal, psikolojik ve hukuksal destek verildi. 26 kadın ve 21 çocuğun Mor Çatı Sığınağı'nda kaldığı, bunlardan 13 kadın ve beraberlerindeki 17 çocuğun şiddetten uzak yeni yaşamlar kurduğuna dikkat çekilen raporda, 6 kadının, çocuklarının velayetini alarak, eşlerinden boşandığı, 2 kadının evlilik sürecinde edinilmiş evin mülkiyetini üzerine aldığı, 15 kadının düzenli işlere girdiği, ABD vatandaşı bir kadına Türkiye'de doğan çocuğunu yanında götürmesi için destek verildiği belirtildi. Raporda "Sığınaklarda kalan çocukların yeni okullarına devamlarını "gizli kayıt' sistemiyle sağlamaktadır. Ancak, sistem doğru işletilmemekte ve çocuklar baba tarafından bulunmakta. Anne ve çocuklar yerlerini değiştirmek zorunda kalınca çocukların eğitimleri aksamakta" denildi.

34CHAMPİON
06-01-2013, 09:29
KDV ayarlamasıyla DASK adaletsizliği!

Yeni konutlara KDV ayarlaması, Bursa gibi büyükşehir statüsündeki yerlerde şok yaratırken, devletin yeni bir çelişkisi oluştu.

KDV’de, konutun ana değeri üzerinden sabit oran yerine, Emlak Vergisi’ne dayalı arsa birim metrekare değerinin esas alınması, tartışmalı bir yeni dönem başlatmış oldu.
Gayrimenkul piyasasında bir konutun değerinde belirleyici olan arsa birim değeri, doğal afet sigortasında ise dikkate alınmıyor.
Marmara Depremi’nden sonraki süreçte uygulanmasına başlanan ve daha çok deprem sigortası olarak anılan DASK uygulamasında, konuta güvence sadece inşaat bedeli üzerinden oluyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın inşaat birim fiyatları, konutun kent ve deprem riskiyle beraber, DASK poliçesi ve güvencesini belirliyor.
Konu, KDV olunca…
Devlet, arsa birim metrekare değerini kullanıyor. Yaygın olan 2+1 ve 3+1 konutlar veya arsa birim metrekare değeri bin TL’nin üzerindeki konutlara, yüksek KDV çıkartıyor.
Konu, DASK olunca…
Devlet, doğal afet nedeniyle tümüyle veya kısmen zarara uğrayan konutların sahiplerine güvence tutarını, inşaat birim maliyetiyle sınırlı tutuyor.
KDV ayarlamasıyla DASK adaletsizliği!



Hizmet için kenti arşınlıyor!

Uludağ Elektrik A.Ş. (UEDAŞ) Genel Müdürü Mehmet İslamoğlu, elektriğin dağıtım ve işletmesinin özel sektör dönemini yürütürken, Bursa’nın her yanını arşınlıyor.
Karadeniz dobralığı ve pratikliğini, deneyimiyle birleştiren İslamoğlu, kamusal bir hizmetin kaptanlığını yürütmüş oluyor.
Sönmez Medya’yı ziyaretinde, farklı konular konuşuldu. Yönetimsel açıklık politikasını da ortaya koyarken, en doğru bilgi ve değerlendirme özenini gösterdi.
Kentsel dönüşümü sorduk!
Belediyelerin yeniden imar çalışmaları ve hedeflerini anımsatırken, bir yandan yatırım ve iyileştirme diğer yandan abonelik hizmetleri açısından, UEDAŞ politikasına odaklandık.
Yıldırım’da Ankara karayolunun altındaki 7 mahalleyi hedefleyen uygulama, kapsamıyla dikkati çekiyordu.
İslamoğlu, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin’le konuştuğunu ve saha çalışmalarına 2 veya 3 yıl sonra başlanmış olacağının, bilgi edinildiğini söyledi.
Kısa vadede, büyük yatırım yapmayacaklarını vurguladı, ancak… Abonelikte idari hizmetler, çözüm ve verimlik için iyileştirme ve noktasal müdahale politikası olacağını vurguladı.



Geçmiş olsun…

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Bursa İl Müdürü M. Latif Deniz, bu göreve getirilmesiyle beraber, önemli çalışmalara imza attı.
Yeniden yapılandırılan bakanlığın bürok-ratlığını yürüten ve böyle önemli dönemde tempolu olan Deniz’le konuştuk.
Bir husus için telefonla görüşürken, sağlık sorunu nedeniyle bir operasyon geçirdiğini ve istirahatta olduğunu öğrendik.
Geçmiş olsun.
Serkan İnceoğlu kaynak

34CHAMPİON
09-01-2013, 14:52
KDV uygulaması 1 milyon kişiyi işsiz bırakır...

ANKARA – İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, "Konutta KDV uygulamasından geri adım atılmazsa sektörde istihdam edilen 4 milyon kişiden yaklaşık 1 milyonu işsiz kalır" uyarısında bulundu.



Tellioğlu, Kent Otel’de düzenlediği basın toplantısında, ekonominin lokomotifi olan inşaat sektörü için 2012 yılının sıkıntılarla geçtiğini belirtti. Türkiye ekonomisi yüzde 3’e yakın büyürken, inşaat sektöründeki büyümenin yüzde 1’de kaldığını kaydeden Tellioğlu, bu rakamın 2009’daki eksi büyümenin ardından son yıllardaki en düşük rakam olarak kayıtlara geçtiğini vurguladı.



Doğrudan ya da dolaylı olarak yaklaşık 4 milyon kişiye istihdam sağlayan inşaat sektörünün, 2012’deki sıkıntılar gözönünde tutulup 2013’te alınacak önlemlerle yeniden atılıma geçmeyi umarken, daha yılın ilk günü açıklanan bir kararla hayal kırıklığına uğradığını anlatan Tellioğlu, şunları söyledi:

"Büyükşehir sınırlarında yapılan konutlarda KDV’yi yeniden belirleyen uygulama, yeni projelere başlayacak inşaat müteahhitlerini kara kara düşündürmeye başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da, uygulamadan geri adım atılmayacağını, aksine arsa rayiç bedellerinin yeniden belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunacaklarını açıkladı. Bunun anlamı büyükşehirlerde kent merkezinde yapılacak inşaatların neredeyse tamamı yüzde 18 KDV kapsamına alınacak.

İktidarın, konut satışında KDV oranlarını yeniden belirlerken vergi adaleti kıstasını gözden kaçırdığını, düzenlemeyi sadece kendi menfaatine uygun hazırladığını düşünüyoruz. TOKİ ve Kentsel Dönüşüm kapsamında yapılacak konutlar, 1 milyon liraya da satılsa uygulamadan muaf tutulmakta. Vergide adalet bunun neresinde? Diğer taraftan müteahhit sosyal konut yaparken, kullandığı malzemeler için yüzde 18 KDV ödüyor. Konutu tamamlayınca da yüzde 1 KDV ile satıyor. Yasal hakkı olmasına rağmen yüzde 17'lik KDV alacağını devlet iade etmiyor. Dolayısıyla sosyal konutta da müteahhit cezalandırılıyor.

TOKİ’ ye avantaj sağlandığını, özel sektörün linç edildiğini, durumun sektörün bütün aktörlerinin ortak menfaatine göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyoruz."



1 milyon yeni işsiz

Bir isyanlarının da uygulamanın zamanı ile ilgili olduğunu kaydeden Tellioğlu, şöyle devam etti:

"Bu uygulama sektörün dip yaptığı bir dönemde başlatılmamalıydı. Konut maliyetlerinin artmasıyla, zaten 2012’yi sıkıntılı geçiren birçok inşaat müteahhidi yeni projelerini rafa kaldıracak. Vatandaş, sıfır konut yerine ikinci el konutlara yönelecek.



Konutta KDV uygulamasında geri adım atılmazsa, sektörde istihdam edilen 4 milyon kişiden yaklaşık 1 milyonu işsiz kalır.Yeni projeler duracağı için devlet hem beklediği vergi gelirinden mahrum kalacak hem de yüzbinlerce yeni işsizin sorunları ile uğraşacak.



Şimdi, İMKON’un ve sektörün diğer aktörlerinin uyarıları üzerine, uygulamanın sonuçlarının bir süre takip edileceği, gerekirse kararın yeniden revize edileceğine dair açıklamalar yapılıyor. Yani, baktılar inşaat sektörü batıyor, uygulamadan vazgeçilecek. Bu anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. İnşaat sektöründe en önemli husus güvendir. Sektör güvenilirliğini bir kez kaybederse, yeniden sağlamak yıllar alır."



Müteahhitlik sektörünün yurt dışında mucizeler yarattığını, dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhidi listesine 33 Türk müteahhidin girdiğini anlatan İMKON Genel Başkanı Tellioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:



"Türk müteahhide güven yurt dışında çok yüksek. Peki ya yurt içinde? Müteahhitlik sektörü ile ilgili hiçbir kıstas bulunmadığından eline üç beş kuruş geçen herkes bir anda kendini müteahhit olarak ilan ediyor. Sonra da işi ya yarım bırakıp kaçıyor ya da bugün Afet Yasası kapsamında yıkılması planlanan 6,5 milyon konut gibi sağlıksız yapılar inşa ediyor. Türkiye’de bunlar gibi tam 200 bin karnesiz çalışan müteahhit var. Bunların yaptığı işlerin sorumlusu maalesef biz oluyoruz. Bunlar yüzünden ne kadar başarılı işler yaparsanız yapın, müteahhitlik mesleği toplumda bir türlü arzu edilen düzeyde saygınlığa ulaşmıyor."

Sorunun çözümünün, Müteahhitler Odası’nın kurulmasında yattığının altını çizen Tellioğlu, "Oda’yı kurarsınız, mesleğe girişler için belli kriterler koyarsınız olur biter. Niye yapılmıyor derseniz, sorumlusu biz değil, TOBB, ticaret odaları ve sektörün üstündeki statükolardır.Ticaret odaları, en kalabalık ve canlı sektör olan müteahhitlik sektöründen elde ettikleri aidat gelirlerinden mahrum kalmak istemiyor. Ellerindeki güçleri kaybetmek istemiyorlar. KDV uygulamasından dolayı belki eleştirdik ama Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Erdoğan Bayraktar, müteahhitlerin oda kurması konusunda en büyük destekçimiz. Bu konuda da hakkını teslim etmek gerekiyor. Sektörün statükocuları sadece müteahhitler odasının kurulmasını engellemekle kalmıyor, aynı zamanda müteahhitlerin Ticaret Odaları’ında sayı ve güçleriyle orantılı bir şekilde temsil edilmelerini de engelliyorlar" diye konuştu.



"İlk adımları önümüzdeki ticaret odaları seçimlerinde atacağız"

İMKON’un artık bu güçlerle mücadele de kararlı olduğunu vurgulayan Tellioğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"İlk adımları da önümüzdeki ticaret odaları seçimlerinde atacağız. Önümüzdeki şubat ve mart ayında yapılacak ticaret odaları seçimlerinde, Türkiye’nin 50’ye yakın bölgesinde İMKON’a bağlı birlikler aday çıkartacak. Bu bölgelerden biri de Ankara olacak. Müteahhitlerden beklentimiz kendi adaylarına sahip çıkmalarıdır. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz için Ticaret Odaları’nın kurullarında hak ettiğimiz ölçüde yer almamız gerekir. Bu seçimlerde elde edeceğimiz başarı, sektörün geleceğe özgüvenle bakmasını sağlayacağı gibi, dünyanın en büyük imar hareketi olacak kentsel dönüşümün başarısı için de şarttır."



Barış Aydın: "Kayıt dışının hızlı bir şekilde önlenmesi lazım"

İMKON Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜGİAD Ankara Başkanı Barış Aydın ise Türkiye'de son 10 küsür yıldır çok sayıda özelleştirme yapıldığını belirterek, "Biz bu özelleştirmelere karşı değiliz ama bu özelleştirmeler yapılırken inşaat sektöründeki tekelleşmeden dolayı müteahhit arkadaşlarımız son derece rahatsız oldu. 6,5-7 milyon konutun dönüştürülmesi için 400-500 milyar dolara ihtiyaç var. Bunda kaynak sorunu yaşanmayacağını düşünüyoruz. Yabancıların mülk sahibi olması noktasında atılan adımlar da bu kaynağa katkı sağlayacak. Ancak her şeyden önemlisi kayıt dışı sorunu. Bu sorunun hızlı bir şekilde önlenmesi lazım" dedi.

dünya

34CHAMPİON
13-01-2013, 22:19
1 Yılda Konut Ve Arsa Satışı 5 milyona Ulaştı


Türkiye'de geçen yıl durgunluk yaşayan İnşaat sektörüne rağmen Konut ve Arsa satışları 5 milyona ulaştı. Türkiye'nin en çok satış yapılan ilçesi ise Ankara Keçiören oldu. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre 2012 yılında dairelerden oluşan bağımsız bölüm satış sayısı 1 milyon 650 bin olurken, arsaları gösteren ana Taşınmaz sayısı ise 3.5 milyonu buldu.

ZİRVEYE İSTANBUL YERLEŞTİ
Konut ve Arsa el değiştirme oranlarında zirveye 17 milyona yaklaşan nüfusuyla İstanbul oturdu. Toplam 607 bin 171 taşınmazın el değiştirdiği İstanbul'u 387 bin 974 Taşınmaz satışıyla Ankara, 212 bin 968 Daire ve arsayla da İzmir izledi. Sadece İstanbul'da geçen yıl daireleri gösteren bağımsız bölüm satış sayısı ise 360 bin oldu. Geçen yıl tapuda yapılan işlemlerin dağılımına bakıldığında ise en az işlem yapılan illerin başında Bartın, Bayburt, Karabük, Hakkari ve Gümüşhane geldi. Bayburt'ta 2012 yılında 6 bin 898 Tapu işlemi gerçekleşirken aynı rakam Bartın'da 7 bin 600 oldu. Hakkari'de aynı dönemde 8 bin 293, Tunceli'de 10 bin 927 taşınmaz satışı yapıldı.

BAĞIMSIZ BÖLÜM VE ANA TAŞINMAZDA DİYARBAKIR
Yetkililer, İnşaat sektöründeki durgunluğa rağmen bu satış rakamına ulaşıldığını belirterek, "2013 yılında bu rakamın daha da artmasını bekliyoruz" bilgisini verdiler. 2012 yılında bağımsız bölüm ve ana taşınmaz satışında Diyarkabır öne çıktı. Diyarbakır'da geçen yıl 117 bin 499 taşınmaz el değiştirirken aynı rakam Gaziantep'te 116 bin 302'yi buldu. Adana'da 130 bin 294 arsa ve konutun satışı gerçekleştirilirken turizmin başkenti olarak gösterilen Antalya'da aynı rakam 174 bin 580 oldu

MUĞLA'DAKİ ORAN ŞAŞIRTTI
Türkiye'nin önemli Turizm merkezlerinden Muğla'daki toplam taşınmaz satışının 59 binde kalması dikkat çekerken yeni yılda bu rakamın Mütekabiliyet şartının kaldırılmasıyla birlikte artması bekleniyor.

2012'NİN EN ÇOK BAĞIMSIZ SATIŞI KEÇİÖREN'DE
2012 yılında tapuda en fazla bağımsız bölüm satışının yapıldığı ilçe Keçiören oldu. Keçiören ilçesinde konutlara yönelik olarak geçen yıl 35 bin 361 tapu işlemi yapılırken, aynı rakam Çankaya'da 32 bin 450'ye ulaştı. Geçen yıl en fazla taşınmaz satışının yapıldığı il olan İstanbul'da ise Esenyurt ilçesi başı çekti. Esenyurt'ta 32 bin 148 bağımsız bölüm satışı yapılırken aynı rakam Kadıköy'de 17 bin 917'de kaldı. Taşınmaz satışlarında en yüksek satış rakamına Antalya'nın Alanya, Kepez, Muratpaşa; Bursa'nın Nilüfer; İzmir'in Karşıyaka, Adana'nın Seyhan, Konya'nın Selçuklu ilçelerinde ulaşıldı.

EN ÇOK TAŞINMAZ SATILAN İLLER
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre en çok taşınmaz satılan iller şöyle sıralandı:
İstanbul (607 bin 171), Ankara (387 bin 974), İzmir (212 bin 968), Antalya (174 bin 580), Bursa (155 bin), Konya (150 bin 254), Adana (130 bin 294), Kocaeli (128 bin 248), Şanlıurfa (118 bin 741), Diyarbakır (117 bin 499), Gaziantep (116 bin 302), Mersin (114 bin 934), Tekirdağ (100 bin 387).

34CHAMPİON
13-01-2013, 22:23
Eski fabrikalar ev'leşiyor

İstanbul'da kentsel dönüşümün yıldızı şehir merkezlerindeki fabrikalar oldu. Yatırım için arazi bulmakta zorlanan gayrimenkul şirketleri eski fabrikaların yerine milyar dolarlık evler yapıyor

Son yıllarda inşaat sektöründe yaşanan patlama nedeniyle merkezde bir apartman dahi yapacak yer kalmayınca firmaların gözdesi fabrika arazileri oldu. Çoğu atıl durumda olan bu araziler için kıyasıya rekabete tutuşan inşaatçılar, buralarda lüks konut projeleri hayata geçiriyor. Ortalama metrekare fiyatları 4 bin TL'den başlayan evler adeta peynir ekmek gibi satılıyor. Fabrika arazilerinin en gözde semtleri ise Kağıthane, Zeytinburnu, Ayazağa ve Kartal.

YENİ TREND
YDA Grup ve Kuruluş İnşaat iştirakiyle Zeytinburnu Veliefendi'de inşa edilen The İstanbul Veliefendi projesi Koç Grubu'na ait eski Bozkurt Mefruşat fabrikası arazisinde yükseliyor. Ayazağa'daki Evyap fabrikası arazisi üzerine yapılan Vadi İstanbul da Artaş, Aydınlı Grup ve Keleşoğlu ortaklığında hayata geçiriliyor. Sur Yapı'nın Adapark projesi Aydınlı Örme, Güneşli'deki Corridor projesi ise eski bir fabrikadan dönüşü. Eroğlu Yapı ve Doğa Şehircilik'in inşa ettiği Platform Merter projesi de Merter'deki eski Vakko arazisine yapılıyor. Viatrans-Meydanbey ortaklığında Mecidiyeköy'deki eski Likör Fabrikası arazisi üzerine kurulacak olan proje de eski fabrikanın mimarisine sadık kalınarak inşa edilecek.

Kentsel dönüşümü tetikleyecek
Kağıthane Deresi'nin iki yakasındaki depo, fabrika ve atölye komplekslerinin yerini alışveriş merkezleri ve rezidanslar alıyor. Dap Yapı Kağıthane'de eski Polisan boya fabrikasını dönüştürerek Dap Z ofis projesini gerçekleştirdi. Şirketin yine Maltepe'de hayata geçirdiği Dalga, Burgu ve Tango projeleri eski fabrikalardan dönüşen projeler. Önümüzdeki günlerde satışa çıkacak yeni projenin de eski bir fabrika arazisi olduğunu söyleyen Dap Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, "Son yıllarda birçok bölgede fabrikalar, ofis ya da konut alanları haline geldi. Bu trend kentsel dönüşümü tetikleyecek" diyor.

Ulaşım kolaylığı tercih sebebi
beyaz yakalı çalışanlar ulaşım kolaylığı ve iş merkezlerine yakınlığı nedeniyle bu projeleri yakın takibe almış durumda. Bir dönem İstanbul'un en önemli sanayi tesisleri konumundaki birçok fabrika arazisinde şu anda yatırım tutarı yaklaşık 4 milyar lirayı bulan konut projeleri hayata geçiriliyor.

34CHAMPİON
14-01-2013, 19:32
Ev Alım Satım Şartları Değişiyor!
Ev alım satımındaki vergi istisnası 5 yıldan 10 yıla çıkarılıyor.

Hazırlanan Yeni Gelir Vergisi Yasası'nda ev alım satımına ilişkin bir düzenleme olduğu öğrenildi. Mevcut yasada konutu aldıktan sonra 5 yıl elde tuttuktan sonra satarsanız artık vergi ödemiyorsunuz. 5 yıldan önce satılması halinde ise evin alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark 'Değer artış kazancı' olarak Gelir Vergisi'ne tabi tutuluyor. Böylece yüzde 15 ile 35 aralığında vergi ödeniyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçen hahta gazetelerin ekonomi müdürleri ile yaptığı toplantıda 5 yıllık bu sınırın kaldırılacağını söyledi.

Buna göre 5 yıllık bu sınır kalkacak ve yerine kademeli bir vergi anlayışı getirilecek. Vergi.com.tr internet sitesinde konuya ilişkin bir soruyu yanıtlayan vergi uzmanı 5 yıllık sınırın kaldırılacağını ticari işletmeye dahil olmayan arsa arazi ve binaların satışında gayrimenkulün elde tutulduğu her yıl için kazancın belli bir tutarının vergi dışı kalacağını yazdı.

SINIR 10 YILA ÇIKIYOR

Hazırlanan taslakta konut satın alındıktan sonra 3 yıl içinde satılırsa kazancının tamamı beyan edilecek. 3 yıl sonra satışında edilen tutarın yüzde 20'si vergi dışı bırakılacak. Böylece 100 liraya alınan konutu 4'üncü yıl 200 liraya satan vatandaşın elde ettiği 100 liralık kazancın 3 yıl sonra yüzde 20'si vergi dışı kalacak 80 lirası ise gelir vergisine tabi olacak. Konut dört yıl sonra satılmış ve aynı kazanç elde edilmişse 40 lira vergi dışı kalacak ve 60 lira üzerinden gelir vergisi ödenecek. Eskiden kazancın tamamen vergi dışı kaldığı 5'inci yıl sonunda ise kazancın yüzde 60'ı vergi dışı kalacak ve 40 lira üzerinden vergi ödenecek. 6'ıncı yıldan sonra ise 80 lira vergi dışı kalacak ve 20 lira üzerinden vegri alınacak. 10 yıl sonunda ise artık hiçbir vergi talep edilmeyecek. Yani bir konut alıp 10 yıl elinde tutup satanlar vergi ödemeyecek.

BAŞKA BİR EV ALMAK İÇİN SATANLAR HARİÇ

Taslak konut alım satımından para kazananları vergilendirmeyi amaçlıyor. Bu nedenle evini büyütmek veya daha konforlu bir konutta oturmak için elindeki evini satanlara vergi muafiyeti getiriyor. Bu istisna tek konuta sahip olanlara tanınıyor. Taslağa göre tek konuta sahip olanlar, daha iyi veya daha büyük bir konut almak için sahip oldukları konutu satarlarsa bu satıştan elde ettikleri kazançlar gelir vergisine tabi tutulmayacak. İstisnanın uygulanması için eski ve satılan konutun en az iki tam yıl satıcının mülkiyetinde tutulmuş olması ve satıldığı tarihten itibaren bir tam yıl içinde yeni konutun satın alınmış olması gerekir. Bu istisnanın uygulanmasında, mükellefin eşi ile küçük çocukları birlikte değerlendiriliyor.

MİRAS KALAN EV DE DAHİL

Taslakta kendisine miras kalan evi satmak isteyenlere ise kötü haber var. Çünkü mevcut yasada miras yoluyla edinilen arsa, arazi ve binaların satışı veya kat karşılığı satışından doğan kazançlar vergilenmezken taslakta miras kalan ev ve arsalar da vergiye tabi tutuluyor.

ŞİRKETLERİN VERGİSİ DİREKT YÜZDE 20'YE ÇIKIYOR

Yeni yasa ticari kazanç hükümlerine tabi olan yeni şirketin olan arsa, arazi, binaların satışına herhangi bir istisna tanımıyor. Şimdi 5 yıllık vergi istisnası sınırına tabi olan şirket gayrimenkulleri yeni yasa ile ticari kazanç sayılarak şirketin kazancına tabi olacak ve yüzde 20'lik kurumlar vergisi üzerindean vergilenecek.
1-Başkasının arsasına bina inşa edenlerin bu faaliyeti, taahhüt konusu olsun olmasın ticari kazanç hükümlerine göre vergilenecek, taşınmazın elde tutulduğu yıl için kazanca indirim uygulanmayacak.
2- Kendi arsası üzerine inşaat yapanlar veya kat karşılığı inşaat işleri yaptıranlar, bu inşaatı ticari işletme bünyesinde yaptırmaları halinde, ticari faaliyet olarak vergilenecek.
3-Kat karşılığı inşaat işleri dâhil hasılat paylaşımı esasına göre yapılan inşaatlarda arsa sahibinin kazancı, ticari kazanç olarak vergilenecek, arsanın elde tutulduğu yıllar için kazanç istisnası uygulanmayacak.
4-Özel inşaat sonucu inşa edilen binalar ile kat karşılığı edinilen binaların, müteahhidin satış organizasyonu kullanılarak satılması halinde ticari kazanç olarak vergilenecektir.
5-Brüt kapalı alanı 1000 m2'yi aşan özel inşaat yapanlar müteahhit kabul edilecek ve bu inşattan elde ettiği kazanç, ticari kazanç olarak vergilenecek.

NELER DEĞİŞİYOR?
-Arsa arazi ve binaların elde edildikten 5 yıl sonra satılmasında kazancın kazancın vergi dışı kalmasına son veriliyor.
-Ticari işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin satışında, her yıl belli bir tutar vergi dışı kalıyor. Ancak ticari işletmeye dahil gayrimenkuller bu istisnanın dışında kalıyor.
-Özel inşaatlar ticari kazanç ve değer artışı kazancı olarak ikiye ayrılıyor.
-Hasılat paylaşımı esasına göre yapılan inşaatlarda indirim uygulanmayacak.
-Toplam brüt alanı 1000 metrekareyi aşan inşaatlar başka herhangi bir şarta bakılmadan ticari faaliyet olarak vergilenecek.
-Tek konutunu satıp başka bir konut alanların satıştan elde ettiği kazanç vergilenmeyecek.

34CHAMPİON
16-01-2013, 16:05
Ev sahibine ceza!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'dan, ev sahiplerine önemli uyarılar geldi. Bakan, yalıtım yaptırmayana para cezası vereceklerini söyledi

Binalara su yalıtımı yaptırmayan kişilere para cezası geliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, binalarda su yalıtımı yaptırmayan kişilere idari müeyyidelerin uygulanması için mevzuat çalışmasına başlandığını açıkladı. "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur" diyen Bayraktar, bu nedenle birçok standart hazırlandığını kaydetti. Bayraktar, bodrumlara da kesinlikle iskan vermeyeceklerini vurguladı. Kentsel dönüşüm çalışmaları ile ilgili de konuşan Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm kredileri için ilk etapta İş Bankası ve Halkbank ile anlaştıklarını söyledi. Bayraktar, "En iyi şartlarda, en uzun vadeyle kredi veren bankayla anlaşacağız. Bu doğrultuda tüm bankalara, tüm finans kuruluşlarına açığız" dedi.

RIZA ÖNEMLİ
Kentsel dönüşüm kapsamında riskli olduğunu belirleyip tapuya bildirimde bulundukları 304 bina bulunduğunu, bunun 3 bin 40 konuta tekabül ettiğini ifade eden Erdoğan Bayraktar, "Artık bu evler satılırken tapudaki memur 'Sen bunu satın alıyorsun ama bu bina risklidir' diyecek. İstemeyen kimsenin evini yıkmayacağız" diye konuştu

34CHAMPİON
19-01-2013, 13:15
150 yıllık hayal Marmaray gerçek oluyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 284 gün sonra 150 yıllık hayal olan Marmaray'ın açılışını gerçekleştirecek.

Altyapı Yatırımları Genel Müdür Vekili Metin Tahan, Marmaray Projesi ile ilgili yaptığı açıklamada, yatırımcı bir genel müdürlük olarak demiryolu, denizyolu, hava yolu ve metro inşaatlarıyla Marmaray Projesi'nin çok hızlı bir şekilde yürütülmesi amacıyla saha ziyaretlerinde bulunduklarını anlattı.

AÇILIŞ 29 EKİM'DE

Haftanın yaklaşık 4 gününü Marmaray inşaat alanında geçirdiklerini ifade eden Tahan, ''76 kilometre olan Marmaray Projesi'nin 15,5 kilometresi yani Ayrılık Çeşme'den Kazlı Çeşme'ye kadar olan, Marmaray'ın esasını teşkil eden tamamen yerin altındaki boğaz içine yerleştirilen tüplerden geçen hattımızı 29 Ekim 2013 tarihine yetiştirilmesi çok çalışıyoruz'' dedi.

24 SAAT ÇALIŞIYORUZ

Marmaray'ın açılışının, 29 Ekim 2013 tarihinde yapılacağını belirten Tahan, ''Marmaray'da karşılaştığımız çok ciddi sıkıntılar oldu. Yerin yaklaşık 60 metre altındaki tünellerde çalışıyorsunuz. İstanbul'un yerleşim noktasındaki trafik akışını düşündüğümüzde biz, 3 vardiya olarak 24 saat çalışıyoruz. Yerin altında çalıştığımız için hava durumu bizi etkilemiyor'' diye konuştu.

Marmaray çalışmasında ciddi yol aldıklarını ifade eden Tahan, 29 Ekim 2013 tarihine kadar Gebze-Pendik arasındaki banliyö hatlarının iyileştirilmesi ve Marmaray'ı yetiştireceklerini bildirdi.

Gebze'den Halkalı'ya kadar olan bölümde çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tahan, İstanbul sürat demir yolunun Köseköy'den sonraki bölümünü kesintisiz yol akışı sağlamak için 20 kilometrelik bölümü de 29 Ekim 2013'e bitirmeyi hedeflediklerini söyledi.

MARMARAY PROJESİ'NİN TARİHÇESİ

İstanbul Boğazı'nın altından geçecek bir demiryolu tüneli ile ilgili düşünce, ilk olarak 1860 yılında ortaya atıldı. Tünel, deniz dibi üzerine inşa edilen sütunların üzerine yerleştirilen tünel olarak planlandı.

Bu tür fikirler ve düşünceler, izleyen 20-30 yıllık dönem içerisinde daha ileri düzeyde değerlendirildi ve 1902 yılında bir tasarım geliştirildi. Bu tasarımda İstanbul Boğazı'nın altından geçen bir demiryolu tüneli öngörüldü, fakat bu tasarımda, deniz dibi üzerine yerleştirilen bir tünelden bahsedildi. O zamandan bu yana, çok farklı fikir ve düşünceler denendi ve yeni teknolojiler, tasarıma dönüştü. İstanbul'da doğu ile batı arasında uzanan ve İstanbul Boğazı'nın altından geçen bir demiryolu toplu ulaşım bağlantısının inşa edilmesine yönelik istek, 1980'li yılların başlarında giderek arttı ve bunun sonucunda 1987'de ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdü gerçekleştirilerek, raporlandı. Bu çalışma sonucunda, bugün projede belirlenen güzergah, bir dizi güzergah arasından en iyisi olarak seçildi.

1999 YILINDA FİNANSMAN ANLAŞMASI İMZALANDI

1987 yılında ana hatlarıyla belirlenen proje, izleyen yıllar içerisinde tartışıldı ve 1995'te, daha detaylı etüt ve çalışmaların gerçekleştirilmesine ve 1987'deki yolcu talebi tahminleri dahil olmak üzere fizibilite etütlerin güncellenmesine karar verildi. Bu çalışmalar, 1998 yılında tamamlandı, elde edilen sonuçlar, daha önceden elde edilen sonuçların doğruluğunu göstererek, projenin İstanbul'da çalışan ve yaşayan insanlara birçok avantaj sunacağını ve şehirdeki trafik sıkışıklığıyla ilgili hızla artan sorunları azaltacağını ortaya çıkardı.
1999 yılında Türkiye ve Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC) arasında bir finansman anlaşması imzalandı. Bu kredi anlaşması, projenin İstanbul Boğaz Geçişi bölümü için öngörülen finansmanın temelini oluşturdu.

Bu kredi anlaşması, rekabete dayanan ihale yöntemiyle seçilecek olan bir uluslararası müşavirler grubunun teminini de kapsıyor. Seçilen müşavir olan Avrasyaconsult, Mart 2002'de proje için ihale dokümanlarını hazırladı.
İhaleler, uluslararası ve ulusal yüklenicilere ve/veya ortak girişimlere açık olarak gerçekleştirildi.

2002 yılında boğaz tüp geçişi ve yaklaşım tünelleri ile 4 istasyon inşaatını kapsayan sözleşme BC1 Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı, Tüneller ve İstasyonlar işi ihale edildi, ihaleyi alan ortak girişim ile Mayıs 2004'te sözleşme imzalanarak Ağustos 2004'te işe başlanıldı. Bu sözleşme için 2006 yılında JICA ile ikinci bir kredi anlaşması imzalandı.

FİNANSMAN ANLAŞMALARI

Ayrıca, projenin önemli bölümlerinin finansman anlaşmalarının düzenlenebilmesi amacıyla, Avrupa Yatırım Bankası (AYB) ile 2004 ve 2006 yıllarında Banliyö Demiryolu Sistemlerinin (CR1) finansmanı için 2006 yılında ise Demiryolu Araçları İmali (CR2) finansmanı için kredi anlaşmaları imzalandı. Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (CEB) ile de 2008 yılında CR1 sözleşmesinin finansmanı için, 2010 yılında ise CR2 sözleşmesinin finansmanı için kredi anlaşmaları imzalandı.

Sözleşme CR1 Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi ve Elektro-Mekanik Sistemler işi 2006'da ihale edildi (Ön yeterlilik ilahesi 2004) ihaleyi alan ortak girişim ile Mart 2007'de sözleşme imzalanarak Haziran 2007'de işe başlanıldı, Temmuz 2010'da fesih edildi. Fesih süreci ve yüklenicinin başvurusu üzerine başlayan ICC Tahkim süreci devam ediyor.


Söz konusu işin Sözleşme CR3 adı altında yeniden ihale süreci, Temmuz 2010'da Uluslararası İhale ilanının yayınlanması ile başlamış olup Ocak 2011'de teknik teklifler açılacak. Sözleşme CR2 Demiryolu Araçları Temini işi 2008 yılında ihale edildi (Ön yeterlilik ilahesi 2007) ihaleyi alan ortak girişim ile Kasım 2008'de sözleşme imzalanarak Aralık 2008'de işe başlanıldı

34CHAMPİON
21-01-2013, 17:01
HSBC'ye ceza kestiler

ABD'de konut kredisini ödeyemeyen tüketicilerin konutlarına haksız yere haciz getirildiği gerekçesi ile başlatılan soruşturmada HSBC Holdings PLC 249 milyon dolarlık ceza ödeme konusunda anlaşma sağladı.

Yetkili otoritenin açıklamasında HSBC'nin kredi kullanıcılarına direk, olarak 96 milyon dolar ödeyeceği ve 153 milyon dolarlık diğer tür yardım sağlayacağı ifade edildi.

34CHAMPİON
22-01-2013, 09:37
Vergi kayıp ve kaçağını önlemek için tedbir alındıkça insanların alternatif arayışı artıyor. Bu alternatifler bazen vergi kaçırma bazen de vergiden kaçınma şeklinde oluyor.


Bu alternatiflerin ikisinde de vergi ödenmesi gerekenden daha az ödeniyor. Önemli fark ise vergi kaçırmanın suç olması ve tespiti halinde ağır cezalarla muhatap olma riskidir. Vergiden kaçınma ise vergi kanunlarındaki boşluklar veya istisnalar kullanılarak cezasız daha az vergi ödemedir.

Bilindiği gibi sene başında Bakanlar Kurulu kararı ile konut teslimlerinde uygulanacak KDV oranlarında değişiklik yapıldı. Bu karar ile belirlenen yeni KDV oranları listelerinde net alanı 150 metrekareye kadar konutlardan; büyükşehirlerde lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapı ruhsatının alındığı tarihte üzerine yapıldığı arsanın Emlak Vergisi Kanunu'nun 29. maddesine istinaden tespit edilen arsa birim metrekare vergi değeri; 500 TL ile 999 TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8, 1.000 TL ve üzerinde olan konutların tesliminde yüzde 18 oranında KDV hesaplanacak. Ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi halinde de aynı şekilde yüzde 18 KDV uygulanacak. Büyükşehirlerin gelişmiş merkez ilçelerinde genel olarak arsa metrekare vergi değerinin 1.000 TL üzerinde olduğunu göz önüne aldığımızda büyükşehirlerde konut satışlarının ekseriyetle yüzde 18 oranında KDV ile satılacağını söylemek yanlış olmaz.

Yüzde 8 ya da yüzde 18 ilave KDV yükünün konut fiyatlarını artıracağı dolayısıyla satışları olumsuz yönde etkileyeceği gerçeği inşaatçıları yeni arayışlara itti. Şimdi birçok inşaatçı projelerini konut yapı kooperatifleri üzerinden yapmaya hazırlanıyor. Çünkü bu yolla kooperatife yapılan teslimlerde KDV oranı yüzde 1 olarak uygulanıyor. Bilindiği gibi 3.7.2009 tarihinde yapılan değişikliğe kadar inşaat yapı ruhsatı almış konut yapı kooperatifleri, ister inşaat işleri kendileri tarafından yapılsın veya kat karşılığı müteahhit tarafından yapılmış olsun ve üyelerine teslim edecekleri konutların büyüklüğü ne olursa olsun KDV'den istisna edilmişti. Daha sonra bu istisna kaldırılmış ve bu tarihten sonra gerekli şartları taşıyan konut yapı kooperatiflerine yapılan taahhüt işlerinin yüzde 1 oranında KDV'ye tabi tutulması öngörülmüştü.

Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oran uygulanabilmesi için; kooperatifin konut yapı kooperatifi statüsünde olması, işin konut yapı kooperatifine yapılması, inşaat işi olması ve taahhüde dayanması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. İşin konut yapı kooperatifine yapılmasına ilişkin şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, yapı ruhsatının münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmiş olmasına (bir başka deyişle, ruhsatın "yapı sahibi" bölümünde yalnızca konut yapı kooperatifinin adına yer verilmiş olmasına) göre belirlenmekte.

KOOPERATİFLER AVANTAJLI

Üyelerine konut satışları yeni esaslara göre (yüzde 1, yüzde 8 ve yüzde 18) KDV'ye tabi tutulan konut yapı kooperatifleri, bu konutların inşası sebebiyle yüklendikleri KDV'leri genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapabiliyor. Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri gerekli şartların bulunması halinde yüzde 1 oranında Katma Değer Vergisi'ne tabi. Bu kapsamda işlem yapan müteahhitler indirimle gideremedikleri KDV'leri Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca, yılı içerisinde mahsuben, yılı geçtikten sonra nakden veya mahsuben alabiliyor.

Yüksek fiyatlı konutlardan daha fazla vergi alma maksadıyla başlatılan yeni uygulamadan konut yapı kooperatifleri sayesinde kaçınma imkânı halen devam ediyor. Bu aşamadan sonra inşaatçıların daireleri konut yapı kooperatifleri vasıtasıyla satmaya başlayacağını tahmin ediyorum. Bu sayede yüklenilen KDV, indirim yoluyla tüketildiği için iade işlemleri ile uğraşılmayacak, iade almak için masraflara, raporlara ihtiyaç kalmayacak ve daha da önemlisi yıllarca iade beklenmeyecek. Duyduğuma göre daha fazla vergi ödememek, en azından finans avantajı sağlamak için İstanbul'un lüks semtlerinde konut yapı kooperatifleri kurulmaya ve yapı ruhsatları bu kooperatifler adına alınmaya başlandı.

zaman

brokerüstad
25-01-2013, 20:22
Bina inşaat maaliyeti arttı
Bina İnşaatı Maliyet Endeksi 2012 yılının 4. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.4 oranında artışla 172.1 düzeyinde gerçekleşti.
ANKARA (ANKA) - Bina İnşaatı Maliyet Endeksi 2012 yılının 4. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.4 oranında artışla 172.1 düzeyinde gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2012 yılı 4. Çeyrek Bina İnşaatı Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. Bina İnşaatı Maliyet Endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.4 oranında artışla 172.1 oldu.
Bina İnşaatı Maliyet Endeksi (BİME), Ekim-Kasım-Aralık aylarını kapsayan 2012 yılı dördüncü çeyrekte, toplamda bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.4, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2.3 ve dört çeyrek ortalamalarına göre ise yüzde 5.4 arttı.
BİME'de 2012 yılı dördüncü çeyreğinde işçilik endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.5 oranında artışla 191, malzeme endeksi ise yüzde 0.3 artışla 167.2 düzeyinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre işçilik endeksi yüzde 5.8 ve malzeme endeksi yüzde 1.3 arttı.
http://www.haberx.com/bina_insaat_maaliyeti_artti(17,n,11202058,222).asp x

34CHAMPİON
28-01-2013, 12:07
Türkiye'nin en iddialı projesi Kartal'ı en üst lige taşıyacak

Emlak Konut'un Kartal'daki 64 bin metrekarelik arsa ihalesini alan Ağaoğlu-DAP Yapı ortaklığı, 'dünyada ses getirecek bir proje' hazırlığında. Dap Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz, 'Projemiz Kartal'ı 3-4 gömlek yukarı çıkaracak. Dünyadaki emsal projelerde metrekare 10 bin liranın altında olmaz' diyor


Şenay BÜYÜKKÖŞDERE

DAP Yapı, Ağaoğlu Şirketler Grubu'na bağlı Eltes İnşaat'la birlikte Kartal'da fiyatları uçurmaya hazırlanıyor. 2012 sonunda Emlak Konut GYO'nun 64 bin metrekarelik arsa ihalesini 1 milyar 335 milyon lira bedelle kazanan Dap Yapı-Ağaoğlu ortaklığı, harıl harıl dev proje üzerinde çalışıyor. Bu projenin dünyada ses getirecek, yabancı mimarların durup saatlerce seyredebilecekleri nitelikte olmasını hedeflediklerini ifade eden Dap Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, 'Ben ülke aşığı bir insanım, Ali Bey de (Ağaoğlu) ben de artık belli seviyeye gelmiş insanlarız. Artık birincil hedefimiz para kazanmak değil. Öncelikli hedefimiz buraya çok değerli proje kazandırmak. Uluslararası arenada bizi temsil edecek eser planlıyoruz' dedi.

ÖNÜNDE MARİNASI VAR
EMLAK Konut'un belki tarihinde ilk kez böyle bir ihale düzenlediğini vurgulayan Yılmaz, '41 tane Türkiye'nin en büyük firması, oluşturulan 18 konsorsiyumla bu ihaleye girdi. En yüksek teklifi ise Eltes'le birlikte biz verdik. 534 milyon Emlak Konut GYO'nun bedeli olmak üzere, toplam 1 milyar 335 milyon TL bedelle ihale bize kaldı' dedi. Dünyada pek çok projeyi incelediğini vurgulayan Ziya Yılmaz, 'Bu kadar geniş kapsamlı bir iş var mı diye aradım ama bulamadım. Bu projenin içinde özel hastane var, okul var, çarşı var, konut var, rezidans var ofis var. Denize sıfır bir arazi ve önünde marinası var. İstanbul'da bunun gibi bir arazi daha bulamazsınız. Bana göre bu arazinin değeri ölçülemez' diye anlattı.

Çağlayan'da arazi topluyor
Bir bölgeye girdiğinde, o projenin etrafındaki arazileri de topladığını anlatan Yılmaz, 'Ülkedeki siyasi istikrar işimizi kolaylaştırıyor. Dap Z Ofis'ten sonra bu arazinin arkasında Çağlayan'da bir fabrika alanı aldık ve fabrikayı yıktık' dedi. Bölgede 3-4 araziyle daha görüşmelerinin sürdüğünü vurgulayan Yılmaz, 'Yine ilk çeyrekte başlayacağımız Dalga projesinin yanında ofis ve rezidanslardan oluşacak bir projeyi satışa sunacağız' diye konuştu. Yılmaz, Okmeydanı ve Şişli civarında da kentsel dönüşüm kapsamında görüşmelerinin olduğunu da sözlerine ekledi.
YENİ KDV oranları konusunda da görüşlerini dile getiren Yılmaz, 'Ben bu kararın sektöre zarar vereceğini düşünüyorum' dedi.

Deniz uçağıyla kapının önüne
'Bu proje Kartal bölgesi 3-4 gömlek yukarı çıkacak' diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bir proje düşünün bir tarafta eviniz, bir tarafta ofisiniz var. Önündeki marinada da tekneniz bağlı. Deniz uçağıyla evinizin önüne kadar gelebiliyorsunuz. Biz henüz fiyatları belirlemedik ama dünyada bu tarz projelerde metrekare fiyatı 10 bin TL'nin altında olmaz. Tabii biz her zaman insanlara prim yaptırmak, para kazandırmak fikriyle yola çıkıyoruz.'

Yüzde 1 KDV ile satılacak
BU yıl içinde projeyi satışa sunacaklarını vurgulayan Yılmaz, ihale 2012'nin sonunda yapıldığı için KDV oranının da yüzde 1 olacağını ifade etti. Bugüne kadar Dalga Kule, Tango gibi farklı tasarımlı binalar hayata geçiren firmanın yine özellikli bir tasarımla müşterilerinin karşısına çıkacağını ifade eden Yılmaz, 'Benim zaten kafamda belli proje fikirleri vardı. Bu ihaleyi alınca, o fikirleri bu projede hayata geçirmeye karar verdim' diye ekledi.

Zincirlikuyu'yu rahatlıkla geçer
KARTAL Bölgesi'nin önümüzdeki dönemde hızlı bir değişim süreci içine gireceğini anlatan Yılmaz, 'Şu anda iş aksı anlamında Zincirlikuyu-Maslak hattı İstanbul'un en önemli merkezi olarak öne çıkıyor. Ancak Maltepe Kartal Bölgesi 7-8 yıl sonra Zincirlikuyu-Maslak hattının önüne geçebilir. Çünkü deniz avantajı var' dedi.

Ali Bey'le 30 saniyede anlaşırız
Ali Ağaoğlu ile dostluklarının eskiye dayandığını ifade eden Yılmaz, 'Ali Bey eski dostumdur. Kendisi vizyoner, ileriyi gören bir insan. Biz onunla bir şeyi bir dakika bile konuşmuyoruz. 30 saniyede tamam budur diyoruz. İnanıyorum ki biz Ali Bey'le bu projeyle sınırlı kalmayacağız, birlikte yeni işler de yapmaya devam edeceğiz' şeklinde konuştu.

Akşam

34CHAMPİON
04-02-2013, 15:56
EMLAK FİYATLARINDA BÜYÜKŞEHİR PİYANGOSU...

umhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onaylamasının ardından Resmi Gazete’de de yayımlanan 6360 sayılı kanunla büyükşehir statüsüne kavuşan Muğla ve ilçelerinde arsa ve konut fiyatlarında artış yaşanıyor.
MUĞLA – Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ziya Ercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bin 124 kilometre kıyı uzunluğuna sahip Muğla’nın her yıl 3 milyondan fazla yabancı turisti ağırlayan, dünya ve Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onaylamasının ardından büyükşehir statüsüne kavuşan Muğla ve ilçelerinde arsa ve konut fiyatlarında artış yaşandığını belirten Ercan, “Büyükşehir olduktan sonra Muğla’daki emlak sektöründe çok büyük canlılık ortaya çıktı. Kanunun yürürlüğe girmesinden bile önce vatandaşlar ‘Muğla büyükşehir olacak’ diye yatırımı yapmaya, ellerindeki arsa ve konutların fiyatlarını artırmaya başlamıştı” dedi.

Özellikle Akçaova, Ortaköy, Yeniköy, Düğerek ve Gülağzı bölgelerinde arsa satışlarının çoğaldığına dikkati çeken Ercan, “Büyükşehir olduktan sonra bu yerlerdeki imar planında değişiklik olacak ve gayrimenkuller değer kazanacak diye vatandaşlar elindeki gayrimenkullere sahip çıkıyor. Ya da satıyorsa fiyatını arttırarak satıyor. Bu nedenle emlak piyasasında büyük canlılık meydana geldi. Bunun örneğini Akçaova, Ortaköy ve Yeniköy’de çok bariz görüyoruz” diye konuştu.

Vatandaşların bazılarının tıp fakültesinin yapılacağı alanın arkasında kalan Gülağzı’nda bile yatırım yapmaya başladığını bildiren Ercan, Muğla’nın büyükşehir olmadan emlak piyasasında etkilerinin hissedilmeye başladığını vurguladı.

Vatandaşların önceden gayrimenkullerini satarken belirli oranda indirim yaptıklarını, ancak şu anda pazarlık şansı bırakmadıklarını belirten Ercan, önümüzdeki günlerde fiyatlarda daha da yükselme olacağı kanaatinde olduklarını anlattı.

Kaçak emlakçılarla mücadele

Ziya Ercan, bölgenin turizm bölgesi olması nedeniyle kaçak emlakçılarla da mücadele ettiklerini söyledi.
Bu amaçla Türkiye genelinde eğitim çalışmalarını tamamladıklarını vurgulayan Ercan, valilikler, vergi dairesi başkanlıklarını ziyaret ederek kaçak emlakçılıkla mücadele etmek için yardım istediklerini dile getirdi.

Muğla bölgesindeki emlakçıların kimlik belgelerini tapu müdürlüklerine verdiklerini belirten Ercan, şunları söyledi:
“Emlakçılarımız tapu müdürlüklerine gittiklerinde ‘ben artık şu numaralı emlakçıyım’ diyerek işlemlerini yapıyorlar. Bu arada tapu müdürlerimiz gelen kişilerin kaçak emlakçı olup olmadıklarını da bize bildiriyor. Biz de onları vergi dairesine bildirmek suretiyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Kaçak emlakçılarda eskiye oranla yüzde 40 azalma oldu. Tabi bunu tamamen önlemek mümkün değil. Çünkü her geçen gün yenileri ekleniyor.”

“Yabancılar da kaçak emlakçılık yapıyor”

Muğla ve ilçelerinde izinsiz olarak emlakçılık ve pansiyonculuk yapan yabancıların da büyük sorun teşkil ettiğine işaret eden Ercan, “Türkiye’de emlakçılık yapıyormuş gibi gayrimenkul sitesi açarak, emlakçılık sitesi açarak satış yapan yabancıları daha önce de tespit ettik. Bu konuda gerekli çalışmayı başlattık. Bunlar isim ve adres belirtmeden kendi isimleri ile satış yapıyorlar. Gayeleri kendi memleketlerindeki vatandaşlarına, bizleri devre dışı bırakarak satış yapmak” diye konuştu.
Ercan, ayrıca turizm merkezi olan ilçelerde yaptıkları araştırmada evlerini “izinsiz pansiyon” olarak kullanan yabancıların evlerinde tatil amacıyla konaklayan kişileri görevlilere “akrabam, teyzem, amcam” şeklinde tanıttıklarını bildirerek, bunun en büyük sorun olduğunu, özellikle Marmaris, Fethiye ve Bodrum’da kaçak emlakçılık oranının yabancılarda daha fazla olduğunu söyledi. AA

memorex
07-02-2013, 00:47
Konut stoku ne kadar? Talep ne kadar? | Güngör Uras | Milliyet.com.tr
http://ekonomi.milliyet.com.tr/konut-stoku-ne-kadar-talep-ne-kadar-/ekonomi/ekonomiyazardetay/06.02.2013/1665180/default.htm

RevolveR35
09-02-2013, 08:16
Merhabalar,

İstanbul Hadimkoydeki Pelican hill sitesinde,

3+1,
1. Kat ( girisin ustu, bu konu biraz midemi buldndiriyor gerci...)
180 m2 burut
270.000 tl

Sizce hem proje, hem ilerideki degerlenme olasiligi, hemde fiyat olarak nasil?

Tesekkurler

expertadvisor
09-02-2013, 12:23
Merhabalar,

İstanbul Hadimkoydeki Pelican hill sitesinde,

3+1,
1. Kat ( girisin ustu, bu konu biraz midemi buldndiriyor gerci...)
180 m2 burut
270.000 tl

Sizce hem proje, hem ilerideki degerlenme olasiligi, hemde fiyat olarak nasil?

Tesekkurler



http://www.pelicanhillevleri.com/index2.html



Kanaatimi sorarsanız,bu tür projelerin prim yapması çok zor.....6 ay kadar evvel Güngor Uras hocamız,en iyi uzun vadeli yatırımın arsa veya tek tapulu müstakil bir ev olduğunu söyledi....

34CHAMPİON
11-02-2013, 14:05
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın; Ağaoğlu'nun My Prestige konutlarının bazı bölümleri hakkında ruhsata aykırı olarak inşa edilmiş olmalarından dolayı yıkım kararı aldığı ortaya çıktı. Elektrik ile suyun kesilmesi ve tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından ilgili bölümlerde yıkım kararının uygulanacağı belirtildi.
Dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bakanlıktan ayrılmadan bir gün önce MHP milletvekili Durmuşali Torlak'ın soru önergesine 23 Ocak tarihinde yanıt verdi. Şahin, soru önergesine verdiği yanıtta, Ağaoğlu Andromeda adlı binalarda bir ilave yapılanmanın bulunmadığını belirtti. Yanıt yazısına göre, Ağaoğlu My Prestige konutlarında şikâyet üzerine yapılan incelemede ruhsat ve eklere aykırı imalatlar tespit edildi.

Şahin'in yanıt yazısında şu ifadeler yer aldı:

Savcılığa suç duyurusunda bulunuldu "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 12.10 2011 tarihli yazısına istinaden binanın mahallinde yeniden yapılan incemede binanın zemin katında bulunan dükkanların birleştirildiği ve ortak alanlara taşma olduğu yeniden kısmi asma kat yapıldığı, bodrum kattaki dükkanların otopark bölümünü de kullanarak kullanım alanlarının büyütüldüğünün tespit edildiği 13.10. 2011 tarih ve 10/11-12-13-15 sayılı yapı tatil tutanakları düzenlendiği 3194 sayılı imar kanununun 32. ve 42. maddelerine göre 22.11.2011 tarihli Encümen Kararları alınarak ilgililere 19.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği ayrıca TCK'nın 184. maddesi gereği işlem yapılması konusunda mal sahibi hakkında 1/A (144-145-146); 1-B/1 , 1-B/2 kapı sayılı yerlere ilgili ayrı ayrı 28.12.2011 tarih ve 294578 sayılı (dükkanlar hakkında) yazıları ile Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, bahse konu yapı tatil tutanağında belirtilen kusurların binaya ilave bir yapı yapılması ile ilgili olmayıp sadece bina alanı içerisindeki kullanımlarla ilgili olduğu anlaşılmıştır.

Çalışma ruhsatları iptal edildi

Söz konusu yer ile ilgili Belediye Encümeli tarafından alınan yıkım kararının uygulanabilmesi amacıyla alt yapı hizmetlerinin kesilmesi için İSKİ ve AYEDAŞ kurumlarına yazılar yazıldığı, Ruhsat Denetim Müdürlüğü'ne Encümen Kararları ile ilgili bilgilendirme yazısı yazıldığı ve işletmelerin açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edildiği anlaşılmıştır.

Tahliyeden sonra yıkılacak

Daha sonra Fen İşleri Müdürlüğü ile 19.12.2011 tarihli yazışma doğrultusunda 24.01.2012 tarihinde yeniden yıkım yapılmak üzere bina mahalline gidildiği ancak sözkonusu işletmelerin işgalli olması nedeniyle yıkımın gerçekleştirilemediği ayrıca ilgililerin 26.01.2012 tarihli yazı ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne başvurdukları ancak tadilat projeleri onayının yapılmadığı belirlenmiştir. Söz konusu yapının yıkımıyla ilgili yasal işlemlerin devam ettiği, alt yapı hizmetlerinin kesilmesi ve tahliyenin gerçekleşmesini müteakip yıkımın gerçekleştirileceği anlaşılmıştır."

(Milliyet)

34CHAMPİON
21-02-2013, 08:34
Konut fiyatlarını düşürmeye çalışan Çin, yerel yetkililere daha fazla şehirde konut alımlarını sınırlamalarını söyledi

Çin'de konut fiyatlarının geçtiğimiz ay son 2 yılın en büyük sıçramasını kaydetmesinin ardından yeni önlemler açıklamaya hazırlanan Pekin yönetimi, yerel yetkililere "kararlı bir şekilde" gayrimenkul spekülasyonlarını azaltmalarını ve emlak piyasasını kontrol altına almalarını söyledi.

Başbakan Wen Jiabao başkanlığındaki Devlet Konseyi toplantısının ardından yapılan açıklamada, fiyatların "aşırı hızlı" arttığı şehirlerin şimdiye kadar yapmadılarsa, konut alımlarına kısıtlamalar getirmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, doğrudan hükümete rapor veren eyalet başkentleri ve belediyelerin yeni konut fiyatlarını kontrol altında tutmak için yıllık fiyat kontrolü hedefleri yayınlamaları gerektiği ifade edildi.

Yatırımcılar, önümüzdeki ay gerçekleşecek olan liderlik değişimine hazırlanan Pekin hükümetinin emlak piyasasına yeni kısıtlamalar getireceğinden endişe ederek, Şanghay borsasında listelenen imar şirketlerinin hisselerinde satışa geçti. Şanghay Bileşik Endeksi'nde yer alan imar şirketleri 19 Şubat'ta son 6 ayın en sert düşüşünü kaydetti. Ülkenin en büyük emlak sitesi SouFun Holdings Ltd., konut fiyatlarının geçtiğimiz ay yüzde 1 artışla Ocak 2011'den bu yana en büyük sıçramasını kaydettiğini açıkladı.

Açıklamanın yeni önlemler açıklamak yerine, mevcut önlemleri yeniden vurguladığını söyleyen Bank of America Corp.'un baş Çin ekonomisti Lu Ting, yatırımcıların rahat soluk alabileceğini, ancak yine de açıklamanın liderlerin hızla artan konut fiyatları konusunda ciddi olarak endişeli olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Lu, liderlerin mevcut önlemleri sıkılaştıracağını ifade etti.

Şanghay Bileşik Endeksi KOnut Endeksi Şanghay saati ile 10:04'te yüzde 0.6 düşerek, açılıştaki yüzde 1.2'lik kaybını azalttı.

34CHAMPİON
21-02-2013, 08:35
İstanbul cazibesiyle Avrupa’yı geride bıraktı

Gayrimenkulde gelişme beklentilerinde Avrupa’nın en popüler şehri olan İstanbul, mevcut gayrimenkul yatırımlarında 4. sırada gösterildi


PwC ve Urban Land Institute(ULI) işbirliği ile gerçekleştirilen ve gayrimenkul sektöründeki son gelişmeleri içeren ‘Emerging Trends in Real Estate Europe 2013 - Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2013’ raporu açıklandı. Rapora göre, İstanbul mevcut gayrimenkul yatırımlarıyla Avrupa’nın öne çıkan ilk 27 şehri arasında 4. sırada yer aldı. İlk beşin içindeki diğer şehirler ‘güvenli limanlar’ olarak yatırımcıları çekerken, İstanbul, gelecekteki gelişim fırsatları için en popüler yer olmayı 2013’te de sürdürüyor.
Rapora göre yatırımcılar güvenli bölgeleri tercih etmeyi sürdürürken Avrupa’nın ticari gayrimenkul sektörü Alman şehirlerinin hakimiyeti altında. Avrupa genelindeki 27 şehrin sıralama tablosunda başı çeken Münih’i, ikinci sıradaki Berlin ve beşinci sıradaki Hamburg yakından takip ediyor. Yatırımcılar bu şehirlerden her birinin güçlü yerel mikro-ekonomik ortamından ve esnek emlak piyasası koşullarından cesaret alıyor. Alman şehirleri Münih, Berlin ve Hamburg’un yanı sıra Londra ile birlikte ilk 5 içinde yer alan İstanbul, geçtiğimiz yıla göre daha az puan alsa da ‘fırsatlar açısından önemli’ olması nedeniyle katılımcılar arasında popüler olmaya devam ediyor.

34CHAMPİON
21-02-2013, 08:52
Merhabalar,

İstanbul Hadimkoydeki Pelican hill sitesinde,

3+1,
1. Kat ( girisin ustu, bu konu biraz midemi buldndiriyor gerci...)
180 m2 burut
270.000 tl

Sizce hem proje, hem ilerideki degerlenme olasiligi, hemde fiyat olarak nasil?

Tesekkurler

Muadil bir dairenin kira getirisii nedir??
siz burayı oturrum için mi yatırım amacı düşünerek mi alıyorsunuz?
Nasıl bir ödeme planı ile konutu alacaksınız (nakit mi banka kredisi mi vs.)
Dairenin cephesi nedir?
dairenin aidatı nedir ve ortalama ısınma ne gelmektedir?
site yönetimi kimdedir??

Bana sorarsanız şuanda istanbulda önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok prim yapmasını beklediğim bölge İSTANBUL anadolu yakası sahil şeridi ve e5 için 500 metre yukarı kısmı olmak kaydı ile... kartal,pendik,kaynarcadır.... bu bölgelerde pozisyon almak çok mantıklı... Tabi konutta şöyle bir şey var amaç oturum ise para 2.planda kalır kendinizi nerde daha huzurlu hissedecekseniz 3-5 kuruş fazla verip ordan yer alırsınız...

Diğer prim yapmasını beklediğim şehir İZMİR ve GAZİANTEPDİR

brokerüstad
23-02-2013, 11:15
Gayrimenkul alanında yatırımlara yol göstermek amacıyla hazırlanan 'Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2013' İstanbul 4'ncü sırada yer aldı.

Avrupa'nın gayrimenkul alanında gelişmesine ışık tutan ve yatırımcılara yol gösteren 'Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2013' raporu açıklandı. PwC ve Urban Land Institute (ULI) işbirliği ile gerçekleştirilen ve gayrimenkul sektöründeki son gelişmeleri içeren raporda İstanbul dördüncü sırada yer aldı. Raporda ilk sırada ise Münih yer alırken, Münih'i Berlin ve Londra izledi.

Raporda İstanbul'un ilk beşe girmesinde; heyecan verici gayrimenkul potansiyeli, Türkiye`nin Çin`e rakip olacak seviyedeki ekonomik büyüme performansı ve genç nüfusu etkili oldu.

İşte gayrimenkul yatırımları için öne çıkan 10 Avrupa şehri:

-Münih,

-Berlin,

-Londra,

-İstanbul,

-Hamburg,

-Paris,

-Zürih,

-Stockholm,

-Moskova,

-Varşova.

http://www.buyuyenturkiye.com/haber/avrupanin-ilk-besinde

brokerüstad
24-02-2013, 19:21
Ahmet Eşref Fakıbaba, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'nin temizlik işlerinde çalışan 700 taşeron işçiyi ev sahibi yapacak projeyi açıkladı. Oldukça heyecanlı olan Fakıbaba projenin detaylarını anlattı.

Ömer Süt'ün haberi...

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın 'hayatımın projesi' dediği proje aynı zamanda Türkiye'de belediyelere örnek olabilecek bir özelliğe de sahip.

Haber7.com Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Erdoğan ve Haber7.com editörlerinden Ömer Süt'ün makamında ziyaret ettiği Ahmet Eşref Fakıbaba, daha önce de ekip olarak çok önemli projelere imza attıklarını ancak temizlik işçilerini 'ucuz ev' sahibi yapma projesindeki mutluluğunun çok daha farklı olduğunu söyledi.

Şehirdeki temizlik işlerini yürüten Albayrak Grubu ile ortak çalıştıklarının sözlerine ekleyen Fakıbaba, Şanlıurfa'ya 4 kilometre uzaklıkta bulunan Yenice Bölgesi'nde belediyeye ait 35.5 dönüm arsa üzerinde temizlik işçilerine kooperatif yoluyla ucuz ev yapacaklarının müjdesini verdi.

40 BİN LİRAYA EV MÜJDESİ

Projenin Türkiye'deki diğer belediyelerin de kullanacağını iddia eden Fakıbaba proje hakkında şöyle konuştu:

"Bunun için işçilerimiz ilk olarak bankaya 10 bin lira peşinat yatırmaları gerekiyor. Bu parayı denkleştirmek için de işçilerimizin kıdem tazminatından tahsil edilecek. Yani bir işçimizin tazminatı 6 bin lira tutuyorsa onun üzerine 4 bin lira daha ekleyerek, toplam 10 bin lirayı tamamlayacağız. Bu arada bizler de bankalarla yapmış olduğumuz görüşmeler sonucunda düşük faizle her işçimize 30 bin lira kredi ödenmesini sağladık. Bunların ödemesi 9 yıl vadeli olacak ve her ay yaklaşık 430 lira taksit verilecek. İşçilerimiz evlerinde oturduktan sonra kredi taksitleri de ödenmeye başlayacak. Bu projede yapılacak konutlar, 9 katlı 15 blok halinde 600 daireli bir site olarak hazırlanacaktır. Her bir konut brüt 97 metrekare olacak. 2 oda 1 salondan oluşan konutlarda ısı yalıtımının yanı sıra duş kabini, vestiyer, mutfak dolabı gibi her türlü donanımlarda bulunacak."

KİRA ÖDEYECEĞİNE EVİNİN SAHİBİ OL

Belediyeden asgari ücretin üzerinden maaş alan temizlik işçilerinin Şanlıurfa'da kötü şartlarda yaşadığı evlere ortalama 300-350 lira kira bedeli ödediğini ifade eden Fakıbaba, işçiler ev sahibi olabilmesi için ayda 430 lira kredi ödeyecek, dedi. Fakıkaba, işçilere yük olacak 130 liralık farkı da, işçilerimizin yaşam kalitesini düşürmemek adına bunu zam olarak işçilere zam olarak yansıtacağız, açıklamasında bulundu.

omer.sut@haber7.com

Haber7

http://emlak.haber7.com/projeler/haber/994183-ak-partili-fakibaba-bu-hayatimin-projesi-olacak

34CHAMPİON
27-02-2013, 11:16
Ali Ağaoğlu'na 'Maslak 1453' şoku

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle açtığı davada İstanbul 8. İdare Mahkemesi, imar planının şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun bulunmaması gerekçesiyle iptaline karar verdi. Mahkeme 31 Ocak'ta oybirliğiyle aldığı kararda bölgede yeşil alan talanının önünü açacak imar planları ile İl Çevre Düzeni Planı'nın üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığı sonucuna vardığını belirtti.

Birgün gazetesinden Ahmet Şık’ın haberine göre, kararda, imar planlarının deprem kuşağındaki İstanbul için riskli olduğu belirtiliyor. Fatih ormanlarını da kapsayan yeşil alandaki doğal hayatın zarar göreceği belirtiliyor.

İstanbul Ayazağa’daki, kentin kuzeyinde yer alan ormanlık alanı yapılaşmaya açacak olan proje Jandarma Genel Komutanlığı’nın bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı ve Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında 12 Kasım 2008’de yapılan protokolle başlamıştı. Bu protokol uyarınca askeri alan olan bölge, askeri tesis yapımı karşılığında TOKİ'ye devredildi. 2 yıl sonra da 11 Ağustos 2010’da da TOKİ imara açılacak alanı 775 sayılı yasa uyarınca Gecekondu Önleme Bölgesi ilan etti. Aynı tarihte 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı da onaylanarak bölgede yapılaşmanın önünde engel kalmadı.

MİMARLAR ODASI'NDAN İPTAL DAVASI
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi de söz konusu nazım ve uygulama imar planlarının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı gerekçesiyle yürütmenin iptali istemiyle dava açtı. Odanın avukatı Can Atalay, planın iptali başvurusunda üst ölçekli imar planları gözetilmeden imar planlarının yapıldığını belirterek, “Bölgenin ekolojik rezerv ve kentsel rekreasyon alanı olarak değerlendirilmesi gerekirken yapılaşmaya açıldığı, şehrin en önemli ekolojik koridor alanlarından birisi olan ve yapılaşmanın bulunmadığı bölgenin kuzeye doğru meydana gelecek yapılaşma baskısını engelleyen tampon bir bölge iken bu niteliğinin dikkate alınmadığı, plan ile önerilen yoğunluk değerlerinin herhangi bir inceleme yapılmadan getirildiğini” belirtti.

TOKİ avukatları ise savunmalarında Gecekondu Önleme Bölgesi ilan edilen bölge için yapılan planlarla getirilen nüfus yoğunluğunun mevzuatta yer verilen kriterler doğrultusunda belirlendiğini, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığını öne sürerek davanın reddini istedi. Bunun üzerine davanın görüldüğü 8. İdare Mahkemesi de bilirkişi raporu hazırlattı. Proje bölgesinin kuzeyinde Fatih ormanı güney yamaçlarında ise çok az oranda yapılaşma bulunduğu belirtilen bu raporda arazinin topoğrafyasının yer yer yüzde 40’ın üzerine çıktığı ve dere yatağı çevresine araç ile erişim sağlandığı anlatıldı. Bilirkişi raporunda bölgenin eski planlarda “Askeri alan ve askeri güvenlik bölgesi” olarak belirlenmişken 11 Ağustos 2010’da Gecekondu Önleme Bölgesi ilan edildiği ve davaya konu olan planlarla “konut alanı, merkez alan ve donut alanı” olarak ilan edilerek yapılaşmaya açıldığına yer verildi. Ancak bölgenin, 13 Şubat 2009 tarihli 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni planında “askeri alan ve askeri güvenlik bölgesi” fonksiyonunda kaldığı ve yeni planların bu haliyle üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığının tespiti yapıldı.

'ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE AYKIRI'
Mahkeme ise, “hükme dayanak alınabilecek yeterlilik ve nitelikte” bulduğu bilirkişi raporuyla ilgili TOKİ’nin yaptığı itirazları yerinde bulmayarak planın iptaline karar verdi. 31 Ocak 2013’de hükme bağlanan kararda yapılaşmanın önünü açan planların üst ölçekli plan kararlarına uygun olmadığı, arazinin vadi tabanlarını içermesi ve yüksek eğim derecesine sahip olmasına rağmen bu yerlerin konut alanına açılmasının deprem kuşağı üzerinde yer alan İstanbul için bir risk taşıdığını belirtti. Maslak 1453 projesinin komşu olduğu Fatih Ormanlarını da kapsayan yeşil alandaki doğal hayatın sürekliliğini kesecek içerik ortaya koyduğu belirtilen kararda plan hükümleri ile getirilen yoğunluk değerleri sonucunda doğal hayatın tahrip edileceğinin de altı çizildi.

Yapılaşmaya açılması planlanan alan ve yakın çevresinin, İstanbul'un önemli su kaynaklarını barındırdığı hatırlatılan kararda, “Yapılaşmaya izin verilmesi ile bölgenin doğal yapısının bozulacağı, su kaynaklarının kirleneceği ve taşkın riski altında bulunan alanların oluşacağı, plan hükümleri ile getirilen yoğunluk değerleri sonucunda doğal hayatın tahrip edileceği, mevzuat gereği alınması zorunlu olan kurum görüşleri ve tavsiyelerin plana aktarılmadığı, donatı alanlarına ilişkin olarak yönetmelikte öngörülen standartların yetersiz olduğu anlaşıldığından dava konusu nazım imar planı da planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun bulunmamıştır” denildi.

İNŞAAT DA SATIŞ DA DEVAM EDİYOR
Ağaoğlu satış ofisini arayarak mahkemenin iptal kararının projeyi etkileyip etkilemediğini sorduk. Satış ofisi, bu kararın bir etkisinin olmadığını, inşaatın da satışların da aralıksız devam ettiğini söyledi. Emin olmak için hukuk departmanına da aynı soruları yönelttik. Hukuk departmanı ise 31 Ocak'ta İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin böyle bir karar vermediğini, projeyle ilgili hiçbir hukuki sorun olmadığını, ev almak isteyenlerin çekinmeden ev alabileceğini söyledi.

34CHAMPİON
27-02-2013, 16:36
Kira depozitolarını bankaya yatırdınız mı?
Avukat Prof. Dr. Erol ULUSOY / Ulusoy Hukuk Bürosu

Kira depozitosu, üç aylık kira bedelini aşamaz
1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342'nci maddesi ile bu güne kadar zaman zaman kiracı ile karalayan arasında büyük bir soruna dönüşen kira depozitosu yeniden düzenlenmiştir.
Yaygın adı ile kira depozitosu olan fakat yasadaki adıyla kira güvencesi, konut ve çatılı işyerlerinde, örneğin fabrika veya mağaza kiralarında en fazla üç aylık kira bedelini aşamaz. Hemen belirtelim ki, işyeri kiralarında, aylık kira bedelinin %20'si oranında stopaj da kira bedeline eklenmesine rağmen, depozitonun hesaplanması, aylık net ödenen kira bedeline göre yapılır.
Kira güvencesi, TL veya döviz cinsi nakit para olarak verilebileceği gibi, teminat senedi verilmesine de bir engel yoktur. Kira güvencesi olarak, menkul kıymetler de verilebilir, örneğin hisse senedi, tahvil, banka bonoları hatta yeni yeni ihraç edilen sukuklar da verilebilir. Teminat senedinin veya menkul kıymetlerin meblağ ve bedellerinin de en fazla üç aylık kira bedeli kadar olması gerekmektedir. Kira bedeli aylık 10 bin dolar ise en fazla 30 bin dolar tutarında hisse senedi verilebilecektir.

Kira depozitosunun bankaya yatırılması zorunludur
Kira güvencesi olarak kıymetli evrak, menkul kıymet verilmişse, kiraya verenin onayı olmaksızın geri alınmamak üzere, bir bankaya depo edilirler ve kiralayanın izni olmadan kiracıya geri verilmez.
Kira depozitosu nakit paradan ibaret ise, kira depozitosu kiracı adına açılacak vadeli bir tasarruf hesabına yatırılır. Bu pratikte şu demektir; kiracı kira depozitosunu kiralayana ödemez. Artık ev veya işyerini kiraya verene elden ve nakit olarak kira depozitosu ödeme dönemi bitmiştir. Kira depozitosu ödenmesi kararlaştırılmışsa, kiracı doğrudan bunu kendi adına açtıracağı bir vadeli mevduat hesabına yatırır. Ancak bu hesabın özelliği, hesap kiracı adına olsa da, kiracının kiralayanın onayı olmadan hesaptaki parayı çekememesidir.
Türk Borçlar Kanunu md 342, vadeli tasarruf hesabından söz ettiğinden, kira depozitosunun katılım bankalarına yatırılması mümkün değildir. Keza katılım bankalarının hesap türleri, katılım hesabı ve özel cari hesap olmak üzere iki türlü olup, vadeli tasarruf hesapları, sadece mevduat bankalarında açılabilmektedir.
Yasada kira depozitosu hesabının vadesinin ne olacağından söz edilmese de, vadenin kira sözleşmesi süresi kadar olacağından şüphe yoktur. Ancak hemen belirtmeliyim ki, mevduat hesaplarının vadeleri en fazla 1 yıl veya birikimli mevduatta ise en az 5 yıl kadar olabilmektedir. Ancak, BDDK'nın ilgili Yönetmeliği gereği, vadesinde çekilmeyen hesaplar, aynı vade ile yenilenmiş sayıldığından, kira sözleşmesinin süresinin kira depozitosu hesabının vadesinden uzun olması bir sorun teşkil etmeyecektir.
Ancak hemen belirtmeliyim ki, tasarruf mevduatı hesabı, Bankacılık Kanunu'na göre sadece gerçek kişiler adına açılan hesaplardır. Tüzel kişiler, örneğin bir şirket asla tasarruf mevduatı sahibi olamaz. Oysa özellikle AVM'ler düşünüldüğünde, buraların kiracılarının çoğunlukla şirketler olduğu görülür. Şirketler de vadeli tasarruf mevduatı hesap sahibi olamayacaklarına göre, yasadaki diğer güvence türü olan menkul kıymetlerden birisinin bir bakaya depo edilmesi olanağı tek çözüm yoludur. Ya da genişletici yorum yapılarak, kiracı eğer bir şirket ise, kira depozitosunun "vadeli bir hesaba" yatırılması olanağının sağlanmasıdır.
Kira güvencesi hesabının genel özellikleri şöyledir; Hesap kiracı adına açılmakla birlikte, hesapta mutlaka kiralayan da gösterilmelidir. Bankaya kira sözleşmesinin ibrazının gerekip gerekmeyeceği net değildir. Ancak, yasanın düzenlemesinden, bankaya kira sözleşmesi süresinin bildirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Her durumda, kiracının hesap açarken kiralayanı da belirtmesi gerekir, aksi takdirde "güvence"den söz edilemez.
Banka, kiralayana karşı bir sorumluluğunun doğmaması için, kira depozitosu hesabındaki parayı kiralayanın izni olmadan kiracıya ödememelidir. Hesap müşterek bir hesap olmamasına rağmen, tamamen veya kısmen geri verilmesi, ortak iradeye bağlıdır.
Banka, kira depozitosu hesabındaki parayı, kiralayanın kiracıya karşı giriştiği karşı icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak kiralayana ödeyebilir. Elbette kiracının da, kira sözleşmesinden dolayı borcu ve sorumluluğu olmadığına ilişkin bir menfi tespit davası sonucu alacağı mahkeme kararını sunması durumunda da banka depozitoyu kiracıya ödeyecektir.
Kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili açtığı davanın kesinleşmesiyle veya icra ya da iflâs yoluyla takibe girişmişse, takibin kesinleşmesiyle, banka, kiraya verene kira depozitosunu öder.
Ancak kira sözleşmesi süresiz hale gelmişse, kiraya verenin yine aynı süre içerisinde bu durumu bankaya bildirmesi gerekir. Aks i takdirde, banka kira sözleşmesinin belirsiz süreli hale geldiğini bilemeyeceğinden, talepte bulunan kiracıya hesabındaki güvenceyi ödeyebilir.
Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflâs yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Burada kiraya verenlerin dikkat etmeleri gereken bir durum, kira sözleşmesinin süresi bitmesine rağmen tarafların kira ilişkisini sona erdirmemeleridir. Çünkü böyle bir durumda kira sözleşmesi yasa gereği belirsiz süreli kira sözleşmesi haline gelmektedir. Eğer bankaya kira sözleşmesinin belirsiz süreli hale geldiği bildirilmezse, bankanın kira sözleşmesinin kendisine bildirilen süresi bittikten üç ay sonra kira depozitosunu kiracıya ödemesi, böylece kiralayanın kira güvencesinden mahrum kalması riski vardır. Bunun önüne geçmek için, kiralayanın bankaya kira sözleşmesinin belirsiz süreli hale geldiğini bildirmesinde yararı vardır.
Türk Borçlar Kanunu 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe girdiğinden, kira depozitosu hesabına ilişkin kurallar da aynı tarihten itibaren uygulanacaktır. Bu da şu demektir: Kiracısından depozito olarak nakit para almış olan kiralayanların bunları kiracı adına vadeli bir tasarruf hesabına yatırmaları gerekir. Aksi takdirde, kiracıların, kira depozitosunu banka hesabına yatırmayan ev veya işyeri sahibinden, faiz talep etmeleri mümkündür. Ev veya işyerini kiraya verenlerin bir de faiz talebiyle muhatap olmamaları için bu hususa dikkat etmeleri gerekecektir.

34CHAMPİON
28-02-2013, 12:21
KİRA GELİRİNİN TESPİTİNDE İNDİRİLECEK GİDERLER

Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde
edilen gelirler “gayrimenkul sermaye iradı” olarak ifade edilmektedir ve belli koşullarda gelir
vergisine tabi tutulmaktadır. Gayrimenkul sermaye iradının mükellefi, kira gelirine konu mal
ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri ile kiralanmış
bir mal veya hakkın kiraya verilmesi durumunda kiracılarıdır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 21’inci maddesinde binaların mesken olarak kiraya
verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın belirli bir kısmının gelir vergisinden
istisna olduğu belirtilmiştir. Bu tutar 2011 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 278 Seri
No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde 2.800 TL olarak belirlenmiştir.
Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde
bulunan kişiler Gelir Vergisi Kanunu’nun 21’inci maddesinde tanımlanan istisnadan
yararlanamazlar.
Kira gelirinin vergilendirilmesinde, elde edilen gelirin safi tutarı iki şekilde tespit
edilmektedir.
1. Götürü Gider Yöntemi (Hakların kiraya verenler bu yöntemi seçemezler.)
2. Gerçek Gider Yöntemi
İlk defa kira geliri nedeniyle beyanname verecek mükellefler yukarıda belirtilen gider
yöntemlerinden herhangi birini seçmekte serbesttirler. Ancak götürü gider yöntemini seçen
mükellefler iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.
1.Götürü Gider Yöntemi :
Bu yöntemi seçen mükellefler kira gelirlerinden o yıl için belirlenen istisna tutarı
düşüldükten sonra kalan tutarın % 25’ini götürü gider olarak gelirlerinden indirebilirler.
Hakların kiraya verilmesinden elde edilen gayrimenkul sermaye iratlarında bu yöntem
uygulanamaz.
Örnek 1 :
Bay (A) 2011 takvim yılında tamamı konut kira gelirinden oluşan 18.000 TL gelir elde
etmiştir. Götürü gider yöntemini seçen mükellefin kira gelirine ilişkin indirilecek gider tutarı
aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Gayrisafi İrat Toplamı : 18.000 TL
İstisna Tutarı (2011 yılı için) : 2.800 TL
Kalan (Safi Gelir) : 15.200 TL
Götürü Gider : 15.200 x % 25 = 3.800 TL
Bay (A)’nın 2011 yılı kira gelirinin beyanında indirebileceği gider tutarı 3.800 TL’dir.
Örnek 2 :
Bayan (B) 2011 takvim yılında tamamı tevkifata (stopaj) tabi tutulmuş 120.000 TL
işyeri kira geliri elde etmiştir. Götürü gider yöntemini seçen mükellefin kira gelirine ilişkin
gelir vergisi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Gayrisafi İrat Toplamı : 120.000 TL
Götürü Gider : 120.000 x % 25 = 30.000 TL
Vergiye Tabi Gelir : 120.000 – 30.000 = 90.000 TL
Hesaplanan Gelir Vergisi : 25.180 TL
Kesinti Yoluyla Ödenen Vergiler : 24.000 TL
Ödenecek Gelir Vergisi : 25.180 – 24.000 = 1.180 TL
İstisna uygulaması sadece konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen
kira gelirleri için geçerli olup, işyeri kira gelirlerinde böyle bir istisna söz konusu değildir.
2.Gerçek Gider Yöntemi :
Gerçek gider yönteminde safi gayrimenkul sermaye iradı, brüt kira gelirinden Gelir
Vergisi Kanunu’nun 74’üncü maddesinde sayılan giderlerin indirilmesi suretiyle hesaplanır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus gerçek gider yöntemini seçen mükelleflerin
yaptıkları giderlerle ilgili belgeleri 5 (beş) yıl süresince muhafaza etmeleri ve vergi dairesince
istendiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
2.1 İndirim Konusu Yapılabilecek Gerçek Giderler (GVK 74. Mad.)
- Kiraya verilen gayrimenkul için kiraya veren tarafından yapılan aydınlatma,
ısıtma, su ve asansör giderleri, (Söz konusu giderlerin kiracı tarafından ödenmesi
veya üstlenilmesi durumunda bu tür giderler hasılattan indirim konusu yapılamaz)
- Kiraya verilen malların idaresi için yapılan ve gayrimenkulün önemi ile orantılı
idare giderleri, (İş hanı ve apartman kapıcılarına ödenen ücretler bu kapsamdadır.)
- Kiraya verilen mal veya haklara ait sigorta giderleri,
- Kiraya verilen mal veya haklar için yapılan harcamalara ilişkin borç faizleri,
- Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve şerefiyeler ile kiraya
veren tarafından belediyelere ödenen harcamalara katılma payları,
- Amortismanlar,
- Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için yapılan bakım, onarım ve
idame giderleri,

- Kira ile tuttukları mal ve hakları kiraya verenlerin (mülk sahibi olmayan kişiler)
ödedikleri kiralar ve diğer giderler,
- Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kendilerinin de kirada oturmaları
halinde ödedikleri mesken veya lojmanların kira bedeli, (sahibi bulundukları
işyerlerinden elde edilen bir kira gelirinin olması halinde kirayla oturulan konuta
ilişkin konut kira bedeli gerçek kira bedeli olarak indirilemez.)
- Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak mukavelenameye kanuna veya ilama
istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
- Kira geliri elde eden mükellefler, sahibi bulundukları konutlardan sadece bir tanesi
ile sınırlı olmak ve iktisap edildiği yıldan itibaren 5 yıllık süreyi aşmamak üzere
iktisap ettikleri konut bedellerinin %5’ini gider olarak indirim konusu yapabilirler.
(İşyeri olarak kiraya verilen gayrimenkuller %5’lik gider indiriminden
yararlanamazlar.)
2.2 Gerçek Gider Yönteminde İstisnadan Yararlanılması Halinde İndirilecek
Giderin Hesaplanması
Gerçek gider yönteminin seçilmesi ve konut kira gelirlerine uygulanan istisnadan
yararlanılması durumunda, gerçek gider tutarının istisnaya isabet eden kısmı, gayri safi
hasılattan indirilemeyecektir.
İndirilebilecek gerçek gider aşağıdaki formül kullanılarak hesaplanabilir;

Toplam Gider x Vergiye Tabi Hasılat*
İndirilebilecek Gider = ──────────────────────────
Toplam Hasılat

(*) Vergiye Tabi Hasılat = Toplam Hasılat – İstisna Tutarı
(2011 konut kira gelirlerine uygulanacak istisna tutarı 2.800 TL’dir.)
Örnek 1 :
Bay (A) sahibi olduğu konutu 2011 yılında kiraya vermiş olup, 12.000 TL kira geliri
elde etmiştir. Başka bir geliri bulunmayan Bay (A) kira elde ettiği konut için 2.500 TL ısıtma
ve aydınlatma gideri yapmış olup, gerçek gider yöntemini seçmiştir. (Amortisman ve iktisap
bedeline ilişkin tutarlar dikkate alınmamıştır.)
Bay (A)’nın gerçek gider olarak indirebileceği tutar 2.500 TL’nin vergiye tabi
hasılata isabet eden kısmı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır:
2.500 x (12.000 – 2.800) 23.000.000
İndirilebilecek Gider = ─────────────────────── = ───────────────
12.000 12.000

İndirilebilecek Gider = 1.916,67 TL
Bu durumda Bay (A)’nın beyannamede indirim konusu yapabileceği gerçek gider
2.500 TL değil 1.916,67 TL olacaktır.
Örnek 2 :
Bay (A) 2011 yılında 150.000 TL’ye satın aldığı meskeni 01.03.2011 tarihinde aylık
1.300 TL karşılığında (10 aylık ) kiraya vermiştir. Bay (A)’nın 2011 yılında almış olduğu
gayrimenkulün iktisap bedelinin % 5’i olan (150.000 x 0.05=) 7.500 TL tutarında dikkate
alınabilecek gideri bulunmakta olup, bay (A) gerçek gider yöntemini seçmiştir.
Bay(A)’nın indirebileceği gerçek gider tutarı :
Toplam Hasılat : 1.300 x 10 = 13.000 TL
İstisna Tut. (2011 yılı için) : 2.800 TL
Vergiye Tabi Hasılat : 13.000 – 2.800 = 10.200 TL
Gerçek Gider : 150.000 x 0.05 = 7.500 TL
7.500 x (13.000 – 2.800) 76.500.000
İndirilebilecek Gider = ─────────────────────── = ───────────────
13.000 13.000
= 5.884,61 TL olacaktır.
Örnek 3 :
Bayan (B) banka kredisi kullanarak 180.000 TL’ye satın aldığı konutundan 2011
yılında 10.800 TL kira geliri elde etmiş ve banka kredisi için 2011 yılında 6.000 TL kredi
faizi ödemiştir. Bayan (B) gerçek gider yöntemini seçmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus Bayan (B)’nin konutu elde ederken kullanmış
olduğu banka kredisi (180.000 TL) değil, kredi faizi olarak ödenen 6.000 TL’lik tutarın gider
olarak dikkate alınması gerektiğidir. Ancak banka kredisi olarak kullandığı 180.000 TL’lik
tutar amortisman hesaplanmasında dikkate alınacaktır. Ayrıca iktisap bedelinin % 5’i 2011
yılından itibaren beş yıl süre ile gider olarak dikkate alınabilecektir.
Bayan (B)’nin indirebileceği gerçek gider tutarı:
Toplam Hasılat : 10.800 TL
Vergiye Tabi Hasılat : 10.800 – 2.800 = 8.000 TL
Banka Kredi Faizi : 6.000 TL
Amortisman Tutarı : 180.000 x % 2 = 3.600 TL
İktisap Bedelinin %5’i : 9.000 TL
Gerçek Giderler : 6.000+3.600+9.000 = 18.600 TL

18.600 x (10.800 – 2.800) 148. 800.000
İndirilebilecek Gider = ─────────────────────── = ───────────────
10.800 10.800
= 1 3.777,78 TL olacaktır.
İktisap bedelinin % 5’lik kısmına isabet eden gider, gayrimenkulün ilk iktisabından
itibaren 5 (beş) yıl içerisinde kullanılabileceğinden, Bayan (B) söz konusu gayrimenkulü 2011
yılında değil de 2001 yılında aldığı varsayılırsa iktisap bedeline ilişkin %5’lik tutar gider
indirimine dahil edilemeyecektir.
Örnek 4 :
Bay (C) sahibi olduğu konutu 2011 yılında 18.000 TL’ye kiraya vermiştir. Kendisi
ise kiralamış olduğu bir başka konuta aynı yıl içinde 30.000 TL kira ödemiştir. Bay (C)
gerçek gider yöntemini seçmiştir. (Amortisman ve iktisap bedeline ilişkin tutarlar dikkate
alınmamıştır.)
Bay(C)’nın indirebileceği gerçek gider tutarı :
Toplam Hasılat : 18.000 TL
Vergiye Tabi Hasılat : 18.000 – 2.800 = 15.200 TL
Gerçek Giderler : 30.000 TL
30.000 x (18.000 – 2.800) 456.000.000
İndirilebilecek Gider = ─────────────────────── = ───────────────
18.000 18.000
= 25.333,33 TL olacaktır.
Ancak indirilebilecek konut kirası elde edilen hasılat ile sınırlıdır. Başka bir deyişle
sahibi olduğu konutu kiraya veren Bay (C), indirilebilecek gider olarak hesaplanan 25.333,33
TL’yi değil kira geliri olarak elde ettiği 18.000 TL’yi gider olarak indirim konusu yapabilecek
olup, (25.333,33-18.000=)7.333,33 TL’lik tutar zarar olarak beyan edilmeyecek ve gelecek
yıllara da devredilmeyecektir. (GVK 88. Madde)

brokerüstad
01-03-2013, 18:58
Belçikalı Extensa’nın Türkiye’deki ilk projeleri Bomonti Apartman ve Bomonti Modern Palas’ın yapımı tamamlandı. Özlem Gökçe, yeni dönemde Türkiye’dekonutun yanı sıra ofis projeleri de yapacaklarını söyledi.
Leyla İLHAN

dunya.com

İSTANBUL - Türkiye konut pazarında faaliyet gösteren iki yabancı firmadan biri olan Belçikalı Extensa Türkiye Genel Müdürü Özlem Gökçe, Türkiye’de konut kredilerinde sürenin 30 yıla çıkarılması gerektiğini söyledi. Türkiye’de konut kredilerinde faiz oranlarının 0.60’ların altını görmesi halinde bugün henüz konut alabilme kotasına giremeyen daha dar gelirli kesimin konut almasının önünün açılabileceğini dile getiren Gökçe, ayrıca konut kredilerinde vade sürelerinin uzatılmasının da önemine işaret etti.

Gökçe, böylece esas konut ihtiyacı olan ancak maddi imkansızlıklardan dolayı bunu talebe çeviremeyen kesimin konut sahibi olabileceğini söyleyerek, “Bu kesimin kira öder gibi ev alabilmesinin kapılarını ise sürenin 30 yıl olması açacaktır” dedi. Bankacılıktan, denizciliğe ve inşaat kadar pek çok alanda 1910 yılından bu yana faaliyet gösteren Ackermans & Van Haaren’ın iştiraki Extensa’nın ilk kuruluşunun
büyük ölçekli konut geliştirme üzerine olduğunu ifade eden Gökçe, Avrupa’da konutun yanı sıra çok sayıda ofis, iş parkları, lojistik alanları, endüstriyel yapılar ve AVM’ler olmak üzere çok çeşitli yapılar yaptıklarını söyledi. Extensa’nın 2005 yılından itibaren farklı piyasalar girme kararı aldığını anlatan Gökçe, bu kararla birlikte gelişmekte ülkeler olan Romanya, Türkiye, Slovakya ve Lüksemburg pazarlarına girdiğini kaydetti. Gökçe, bu pazarlar içinde Türkiye’nin daha önde gittiğini aktardı.

Türkiye’ye konutla girdi

Türkiye’deki konut piyasası çok canlı olduğunu İstanbul’unda çok cazip olduğunu aktaran Gökçe,” O anlamda birazda girişimci ruhu olan bir yabancı için bu piyasada hareket etme şansı var” yorumunu yaptı. 2007 yılında Türkiye’de arsa edinmeye başladıklarını anlatan Gökçe, şu anda Türkiye’de yaptıkları iki proje olan Extensa Bomonti Apartman ve Bomonti Modern Palas’ın yapımının tamamlandığını kaydetti. Bomonti Apartman’ın 2011 yılı sonunda, Modern Palas’ın ise yeni tamamlandığını aktararak, yeni projeler yapmak için çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Türkiye’ye kısa vade için giriş yapmadıklarını aktaran Gökçe, “Burada kalıcı bir firma. O nedenle bundan sonrada proje üretmeye devam edecek. Şu anki perforsmansdan da memnunuz” diye konuştu. İki projede satışların iyi gittiğini söyleyen Gökçe, “92 daire ve 9 adet mağazanın bulunduğu Extensa Bomonti Apartman’da bir tane dublex daire kaldı. 98 dairenin yer aldığı Modern Palas’ta ise fiyatları 300 bin dolar ile 1 milyon dolar arasında olan birkaç satılık dairemiz kaldı” dedi. Modern Palas’ta metrekare fiyatları ise 4 bin 500 dolar ile 5 bin 500 dolar arasında. Projede 10’uncu kattan itibaren daire sahiplerinin hem Haliç hem de boğaz manzarasını görebildiğini belirten Gökçe, üç cepheli dairelerin doğuya, batıya ve güneye baktığını söyleyerek,“ Güneşi bütün gün alan çok özel dairelerimiz var. Hiçbir kayıp yaşanmadan her metrekareyi kullanışlı bir şekilde değerlendirecek şekilde daire planları çıkardık. 2+1 dairelerimizin hepsine çift otopark, 1+1’lere ise tek araçlık otopark alanı verdik” dedi.
http://www.dunya.com/konut-kredilerinde-sure-30-yila-cikarilmali-183325h.htm

34CHAMPİON
02-03-2013, 22:08
Kira başkasının hesabına yatarsa

Kira bedeli eş, çocuk ve yakınının banka hesabına gelenler

Herhangi bir sebepten dolayı kiracıdan elde edeceğiniz kirayı eş, çocuk veya bir yakınınızın hesabına yatırılmasını isteyebilirsiniz. Konut olarak aylık 1.000 TL'ye kiraya verdiğiniz bedeli başka şehirde üniversitede okuyan torununuz hesabına yatırılmasını isterseniz ne olacak? Veya sağlık sebebiyle bankaya gidemediğiniz için bir yakınınızın hesabına yatırılan kira geliriniz nasıl beyan edilecek? Nihayetinde taşınmazın sahibi ile kiracının kirayı yatırdığı banka hesabının sahibi farklı olursa ne olacak?

Önceki yıllarda da aynı durum olmasına rağmen neden bu yıl bu konu önem kazandı?
Sebebini hemen söyleyelim. Bilindiği gibi Maliye Bakanlığı kira geliri elde eden veya elde etme ihtimali olan kişilere kira gelirlerinin beyanı için mektup gönderdi. Mektup tapu, banka, PTT kayıtlarından faydalanılarak hazırlandı ve gönderildi. Doğrudan isimlere geldiği için Maliye kayıtlarında bu kişiler kira geliri elde ediyor görünüyor. Bu durumda hem taşınmaz sahibine hem de kirayı bankadan tahsil edene mektup geldi. Kira gelirini bu durumda kim beyan edecek!

Ne yapmalı!

Bu durumlarda taşınmazın sahibi kim ise yine o beyanname verecek. Kira parasını tahsil eden eş, çocuk, torun veya yakını bundan dolayı beyanname vermeyecek. Ancak hemen belirtelim bu bahsettiğimiz durum sadece yukarıdaki örnekler için geçerli. Beyanda bulunmak için illa adına tapu kaydı olması şart değil. Kiraladığı bir taşınmazı tekrar kiraya veren kişide beyanda bulunmak zorunda. Yani gerçekten kira geliri elde eden kişi beyanda bulunmak zorunda.

Banka hesabına kira yatan bir süre sonra vergi dairesince çağrılabilir

Adına Maliye'den mektup gelip gerçekten taşınmazı olmayan ve kira geliri elde etmeyen kişiler beyanname vermemekle birlikte bir süre sonra vergi dairesince çağrılabilir. Sebebi ise banka hesaplarınızda kira tahsilâtı olmasına rağmen neden beyanname vermediniz şeklinde bir soru olabilir. Bu durumda konuyu izah etmeniz gerekir. Kira tahsil edilen taşınmazın aslında bir başkasına ait olduğu, taşınmaz sahibi tarafından bu kira gelirleri için beyanname verildiği ve vergisinin ödendiğinin ispatlanması gerekir. Ancak siz yine de bu tür sorulara muhatap olmamak için doğrusunu yapın. Yani gerçek gelir kime aitse kira bedelini de o tahsil etsin.

kaynak:bugün

memorex
04-03-2013, 15:15
Değerler artarken gayrimenkul balonu hız kesiyor, Finans, Trend
http://www.finanstrend.com/haber/114774/degerler-artarken-gayrimenkul-balonu-hiz-kesiyor

34CHAMPİON
06-03-2013, 09:29
1 milyonu aşkın ev sahibini beyanname telaşı sardı. Peki kimler beyanname verecek?, Nereye ve nasıl verecek?, Kira gelirlerinden hangi giderler düşülebilecek?... İşte tüm bu soruların cevabı...


2012 yılında elde edilen kiraların beyannameleri verilmeye başlıyor. Maliye Bakanlığı tarafından, kira gelirlerinde yaşanan kayıt dışılığın önüne geçilmek üzere geçtiğimiz yıl hayata geçirilen ve çok ciddi geri dönüşlerin alındığı 'Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi' kapsamında 1 milyonu aşkın ev sahibinin beyannameleri dolduruldu...

Maliye Bakanlığı tarafından banka, PTT ve diğer kuruluşlardan alınan bilgiler doğrultusunda hazırlanan beyannameler ile evsahibinin doldurduğu beyanname arasında fark olması halinde, ya da hiç beyanname vermemiş ise bu kişiler denetlenmeye tabi tutulacak.

Sistemde doldurulan beyannamede bir hata veya eksik görmesi halinde ev sahipleri bu duruma itiraz edebilecek. Kendisi adına oluşturulmuş beyannameyi onaylamayanlar (sistemde beyan esas olduğu için)
Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi' ne http://www.gib.gov.tr/ adresinden ulaşacaklar ve beyannameyi düzeltebilecekler. İsteyenler ise, Vergi dairelerinde elden veya beyanname düzenleme programı kullanılarak da verilebilecek.

Kiraya verdikleri evini yeni satın almış olanlar; satın aldıkları yıldan itibaren "5 yıl" süre ile satın alma bedelinin "yüzde 5'ini", kira gelirinden düşebilme hakkına sahip olacak.

1 mart itibari ile verilmeye başlanacak olan beyannameler en son 25 Mart tarihine kadar teslim edilmiş olacak. Beyannameler doğrultusunda çıkartılacak olan vergiler Mart ve Temmuz olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek.



SORU: Kira geliri beyanını kimler verecek?

2012 yılında kira geliri elde eden ve elde ettiği konut kira geliri toplamı 3 bin lirayı aşanlar ile işyeri kira geliri toplamı 25 bin lirayı aşanlar kira geliri beyannamesi verecekler.

SORU: Kira geliri beyanı nereye ve nasıl verilecek?

Kira geliri beyanı internet üzerinden www.gib.gov.tr adresinden "Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi" ne girilerek veriliyor. Vergi dairesinden alacağınız şifre ile sisteme giriş yapabiliyorsunuz. Şifreniz yoksa sistem size özel güvenlik soruları soruyor. Güvenlik sorularını cevaplıyorsunuz ve beyanınızı doldurarak verebiliyorsunuz.

SORU: Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi nedir?

Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi; gayrimenkul den kira geliri elde eden vatandaşların Mernis, banka, PTT, sigorta şirketleri, tapu gibi yerlerden alınan bilgiler ile beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından önceden hazırlandığı ve internet ortamında vatandaşa sunulduğu sistemdir.

SORU: Kira geliri beyanı ne zaman yapılıyor ve ödemeyi nereye yapılacak?


Her yıl bir önceki senenin kira geliri beyanı 1 Mart-25 Mart tarihleri arasında veriliyor. Beyan sonunda çıkan vergi anlaşmalı bankalara ve vergi dairelerine, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki taksitte ödenebilir.

SORU: Kira geliri beyan edilmez ise ne olur, cezası var mı?

Kira gelirinizi beyan etmezseniz yada eksik beyan ederseniz, Maliye bunu tespit ettiğinde indirim istisnasından faydalanamazsınız. İstisna oranı 2012 yılı için konutlarda 3 bin lira, işyerleri için ise 25 bin liradır. Ayrıca usulsüzlük cezası kesilir ve takdir komisyonuna gönderilir. Takdir komisyonunun belirleyeceği değer üzerinden gecikme cezaları ile birlikte vergi ziyaı cezası da uygulanır.

SORU: Evimde kardeşim oturuyor kendisinden kira almıyorum bu durumda kira beyanı vermek zorundamıyım?

Konutunu bedelsiz olarak çocuklarına, annesine, babasına ve kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi durumunda beyanname verilmez. (Ancak bu kimselerinin her birinin ikametine birden fazla konut tahsis edilmişse bu konutların yalnız birisi hakkında emsal kira bedeli hesaplanmaz)

SORU: Kira gelirimden hangi giderleri düşebilirim?

Götürü gider yöntemini seçtiğiniz takdirde, istisna oranını düştükten sonra yüzde 25 indirim uygulanıyor. Bu yöntem seçildiğinde 2 yıl dönülmez. Giderleriniz kira gelirinizin yüzde 25 altında kalıyorsa bu yöntemi seçmek mantıklı. İkinci yöntem Gerçek gider yöntemi. Bu yöntem seçildiğinde kira elde ettiğiniz gayrimenkul için yaptığınız harcamaları düşebilirsiniz.

Bu harcamalar aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri, sigorta gideri, faiz gideri, Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren 5 yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i, harç ve şerefiyelerle kiraya veren tarafından belediyelere ödenen harcamalara katılma payları, kiraya verilen gayrimenkul için yapılan bakım onarım gideri, evini kiraya verip kendisi kirada oturanın ödediği kira bedeli gider olarak yazılır. Ayrıca Bireysel emekliliğe ödenen katkı payları,eğitim sağlık harcamaları, bağış ve yardımlarda gider olarak yazılabilir.Gerçek gider yöntemini seçenler gider belgelerini 5 yıl saklamak zorundadırlar.

SORU: Kiracımdan kira alamıyorum. Alamadığım kira için yine de kira geliri beyanı verecekmiyim?

Almadığınız kiranın beyanı verilmez. Nitekim kira geliri beyanı tahsil edildiğinde geçerlilik kazanır. Kiranızı ne zaman kiracıdan tahsil ederseniz o yıl için bildirimde bulunursunuz.

SORU: Hem konut hem işyeri kira geliri olanlar istisna oranını her ikisi içinde kullanabilirler mi?

Konut kira geliri olanlar aynı zamanda işyeri kira gelirleri de var ise sadece konuta uygulanan istisna oranından faydalanırlar. İşyeri kira gelirine istisna uygulanmaz. Ayrıca kira gelirinin yanında ticarî, ziraî veya meslekî kazancını beyan etmek zorunda olanlar da 3 bin liralık indirim istisnasından yararlanamazlar.

SORU: Birden fazla konutu olanlar her konut için istisna oranını düşebilecek mi?

Birden fazla konutu olanlar sadece bir kere istisna oranı düşebilecekler.

SORU: Bir gayrimenkulun sahibi birden fazla kişi ise beyan nasıl verilecek, istisna oranı hangisine uygulanacak?

Her hissedar kendi adına kira geliri beyanı verecek ve istisna oranından faydalanacak.

SORU: Maliyenin adıma hazırladığı kira geliri beyanını kabul etmek zorundamıyım?

Mükellefin beyanı esas alındığından, gerekli düzeltmeleri beyanınızda siz yapabilirsiniz. Sizin hazırlayacağınız şekilde beyanınız kabul olur.

SORU: Maliye benim bilgilerime nereden ulaşıyor ve benim adıma beyan hazırlıyor?

Mernis, sigorta, tapu, banka kayıtları gibi yerlerde yaptığı inceleme sonucu ulaşıyor.

SORU: Evimi kiraya verdim kredi ile yeni bir ev aldım. Aldığım evde oturuyorum. Bu ev için ödediğim kredi faizini kira geliri elde ettiğim diğer evin gelirinden düşebilirmiyim?

Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren 5 yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanır, indirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmaz. Ayrıca, kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizlerin tamamı da ilgili gayrimenkul için indirim konusu yapılabilir. Bu sebeple kredi faizinizi düşemezsiniz.

SORU: Yurtdışında yaşayan Türkler kira geliri beyanı vermek zorundalar mı?

Yurt dışında 6 aydan fazla ikamet edenler ya da yurt dışında çalışma izni olanlar, Türkiye' de kirada olan işyeri kira gelirlerini kira gelirleri ne olursa olsun Türkiye' de beyanname vermek zorunda değiller. Konut kira geliri için istisna haddinin üzerinde kalan rakam için beyanname vermek zorundalar.

SORU: Kirada uygulanan emsal kira bedeli nedir?

Kira bedelinin hiç olmaması veya düşük olması halinde, "emsal kira bedeli" esas alınır. Buna göre; Gayrimenkulün bedelsiz olarak başkalarının kullanımına bırakılması, Kiraya verilen gayrimenkulün kira bedelinin emsal kira bedelinden düşük Olması hallerinde emsal kira bedeli esası uygulanır.
Kiraya verilen bina ve arazilerde emsal kira bedeli, varsa yetkili özel makamlarca veya mahkemelerce saptanmış kira bedelidir. O bina ya da arazi için kira takdiri veya tespiti yapılmamışsa emsal kira bedeli, emlak vergisi değerinin % 5'idir.

SORU: İşyeri kira geliri elde edenlerin vergisi azmı çıkıyor?

Gerçek kişiler tarafından işyeri olarak kiraya verilen gayrimenkullerden sağlanan kira gelirleri üzerinden, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesine göre yüzde 20 oranında tevkifat yapılmaktadır. Kiracının ödediği bu tevkifat, gayrimenkul sahibi adına ödenen peşin vergi olduğundan gayrimenkul sahibi beyanname verdiğinde, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden bu tutar mahsup edilir. Böylece konuta göre çok daha az vergi çıkmış olur

kenan biter :kaynak.

34CHAMPİON
06-03-2013, 09:38
KİRA GELİR VERGİSİ İÇİN EN AÇIKLAMALI VE DETAYLI LİNK :

http://www.ivdb.gov.tr/duyurulan/duyuru/kiragelir.pdf

34CHAMPİON
09-03-2013, 15:46
SPK’nın hazırladığı ‘gayrimenkul sertifikası’ taslağına göre konut projelerindeki daireler metrekare metrekare satışa çıkacak.

Bir metrekarelik bile olabilecek sertifika, projeler başlarken satışa çıkacak ve borsada ihraç edilecek. Sertifika sahipleri ister dairesini alabilecek, ister sertifikalarının karşılığındaki tutarı.

GAYRİMENKUL sektöründe 1995 yılından sonra rafa kalkan ‘gayrimenkul sertifikası’nı yeniden uygulamaya koymak için harekete geçen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) çalışmalarını tamamlayarak, taslak hazırladı. Gayrimenkul sertifikaları ile konut projelerindeki daireler metrekare metrekare satışa çıkacak. Bir metrekarelik bile olabilecek gayrimenkul sertifikası, projeler başlarken satışa çıkacak ve borsada ihraç edilecek. Proje tamamlanana kadar sertifika işlem görecek ve proje bittiğinde işlemden çekilecek. Bu noktadan sonra sertifika sahiplerinin önünde iki seçenek olacak: İsteyen yeterli sayıda sertifika toplayıp dairesini alabilecek, isteyen de sertifikalarının karşılığındaki tutarı alacak. Projeler prim yaptıkça, sertifikanın değeri de artacak.

EN AZ YARISI OLACAK

SPK, Gayrimenkul Sertifikalarının İhracına İlişkin Esaslar Tebliği Taslağı’nı yayımladı. Taslak, bir süre askıda kalarak görüşlere açılacak ve gerekli görülürse bazı değişiklikler yapılabilecek. Taslağa göre, gayrimenkul projesinin belirlenen adette bağımsız bölümleri gayrimenkul sertifikası olarak ihraç edilecek ve her bir bağımsız bölüme karşılık gelen gayrimenkul sertifikası adedi ihraç öncesinde belirlenecek. Projedeki bağımsız bölümlerin yüzde 50’sinden fazlası gayrimenkul sertifikası yoluyla ihraç edilemeyecek. Örneğin, 1000 konutluk bir projedeki 100 konutu sertifika yolula satışa çıkaracak olan firma, her bir konut için kaç sertifika toplanması gerektiğini belirleyecek. Firmalar, konutun şerefiyesini de talep edebilecek.

ARSA SAHİBİ OLMALI

Hürriyet'in haberine göre; Taslak, gayrimenkul sertifikası çıkaracak kuruluşlar için de bazı şartları içeriyor. Firmaların gayrimenkul sertifikası çıkarabilmesi için, sertifikaya konu olan projenin en az yarısı büyüklüğündeki bir projeyi 5 yıl içinde tamamlamış olması gerekiyor. Firmaların üstlendiği gayrimenkul projesini gerçekleştirebilecek mesleki ve teknik donanıma sahip olması ve projenin gerçekleştirileceği arsanın sahibi olması gerekiyor. Eğer arsanın sahibi değilse, kat irtifakı tesis edilmiş olması, zorunlu tutuluyor. Eğer arsa TOKİ veya İller Bankası adına tahsis edilmiş kamu arazisiyse ‘sahiplik’ şartı aranmayacak.

İlk sertifika 8 bin liraya Metropol’den

SERMAYE Piyasası Kurulu’nun (SPK) taslağını hazırladığı ‘gayrimenkul sertifikası’ ilk olarak Metropol İstanbul projesinde uygulanacak. Emlak Konut GYO ve Varyap-Gap İnşaat Ortak Girişimi tarafından İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilen Metropol İstanbul, nisan ya da mayıs ayında ilk gayrimenkul sertifikası ihracını yapmaya hazırlanıyor. Metropol İstanbul projesinde metrekare fiyatları 8 bin lrayı buluyor. Buna göre 8 bin lirası olan Metropol’den bir sertifika alıp projenin kazancına ortak olabilecek. Çalık Gayrimenkul Genel Müdürü Feyzullah Yetgin, inşaat sektörünün önünün açılması için bu uygulamanın gerekli olduğunu belirterek, “Sermaye piyasaları açısından çok değerli bir finansman yöntemi. Bir nevi halka arz bu” dedi. Varyap CEO’su Erdinç Varlıbaş, gayrimenkul sertifikası ile lüks projelere herkesin ulaşabileceğini belirterek, “Sermaye Piyasası Kurulu’nun sertifika tebliği güncellemesinin ardından, nisan-mayıs aylarında Metropol İstanbul projesinde uygulamaya geçeceğiz” diye konuştu.

Sertifika toplayanlar ne yapacak

PROJE bittiğinde gayrimenkul sertifikaları karşılığındaki konutu almak isteyenler, öncelikle firmaya başvuruacak ve belirlenen süre içerisinde yeterli sayıdaki gayrimenkul sertifikasını firmanın hesabına aktaracak. Firma da bu süre içerisinde gerekli hukuki işlemleri tamamlayacak. Sertifika toplayanların konut alabilmeleri için bu sertifikalar üzerinde haciz veya rehin olmaması gerekiyor. Proje bittiğinde, elinde yeterli sayıda gayrimenkul sertifikası olmamasına rağmen daire almak isteyenler için sertifikalar peşinat olacak.

Gecikirse kira bedeli ödeyecek

Sertifikaya açılan projenin gecikmesi durumunda, bir fizibilite raporu hazırlanacak ve bu raporda projenin tamamlanması için gerekli süre için SPK’ya başvurulacak. SPK ek süre verirse, bu durum sertifika sahiplerine duyurulacak. Ek süre sonunda proje tamamlanırsa, firmalar gayrimenkul sertifikası sahiplerine aylık kira bedelinden az olmamak üzere ek ödeme yapacak. Projenin gerçekleşmemesi durumunda ise SPK’ya ve sertifika sahiplerine bilgi verilecek.

34CHAMPİON
15-03-2013, 18:00
Yabancıya 1 yıl oturma izni
Yabancıların mülk edinmesinin önünü açan ve gayrimenkul sektörüne hareket kazandıran Mütekabiliyet Yasası'na doping kararı çıktı. Yeni düzenleme ile Türkiye'de konut alan yabancıların 3 ay olan oturma izni süresi 1 yıla çıkarılacak. Mütekabiliyet Yasası çıktıktan sonra müteahhitlerin çözülmesini istediği 'tek sorun' da böylece halledilmiş oldu. Süreç için İçişleri, Dışişleri ve Çevre Bakanlıkları arasındaki görüşmelerde son viraja girildi. Düzenleme yakın zamanda TBMM gündemine gelecek. Oturma izni süresinin uzatılmasıyla özellikle Arap vatandaşlarının Türkiye'den gayrimenkul alımının artacağı belirtiliyor.

RAKAMLAR UÇACAK
Düzenlemeye destek veren inşaat sektörü temsilcileri de oturma izninin uzatılması durumunda hem gayrimenkul satışlarının artacağını hem de turizmden sağlanan gelirin yükseleceğini defalarca dile getirdi. Konuyla ilgili SABAH'a konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar satış rakamlarının başlangıç için iyi olduğunu ifade ederken, "Oturma iznini 1 yıla çıkarmak istiyoruz, olursa satışlar daha da artacak" diye konuştu.

KISA SÜRE SATIŞI ETKİLİYOR
Oturma izninden sonra sektörün önünde bir başka engel olarak gösterilen vatandaş olmayanların çıkış yaparak Türkiye'ye tekrar girme zorunluluğuna da el atılması bekleniyor. Öte yandan konut alımında Araplar'ın dışındaki yeni ülkelerden yatırımcılar da dikkat çekti. Norveç'ten bin 18 kişi 709 gayrimenkul satın aldı. Arjantin, Dominik ve Endonezya'dan da alıcılar var.

RUSLAR SICAK DENİZE İNDİ
Mütekabiliyet Yasası'nın üzerinden 9 ayı aşkın bir süre geçerken, yabancılar Türkiye'den düzenleme sonrası toplam 11 bin 18 taşınmaz satın aldı. Önceleri Alman ve İngilizler gayrimenkul alımında öne çıkarken, son dönemde Ruslar atağa geçerek ilk sıraya yerleşti. 18 Mayıs 2012 ile 4 Mart 2013 arasında 2 bin 54 Rusya vatandaşı bin 767 gayrimenkul satın aldı. İkincilik ise bin 364 evle İngilizler'in oldu.
SABAH

34CHAMPİON
18-03-2013, 12:23
YATRIMCININ GÖZÜ BU SEMTTE...
Hilton, Amplio gibi büyük şirketlerin, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve AK Parti İstanbul İl Binası'nın bulunduğu, büyük gayrimenkul firmalarının projelerinin yükseldiği Haliç'e geçen yıl ekim ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle Boğaz suyu akıtılmıştı.

Miniatürk ve Haliç Kongre Merkezi gibi turistik ve kültürel merkezlerin de yer aldığı Haliç'in yeni gözde mekanı ise, büyük holdinglerin ve müteahhitlerin ilgi odağındaki Hasköy oldu.

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Nizamettin Aşa, bölgede büyük projelerin yapılacağı beklentisinin gayrimenkul fiyatlarına da yansıdığını söyledi.

Belediye tesisleri, Koç Müzesi, Hilton Oteli ve Fatih Üniversitesi gibi projelerin bölgedeki gelişmede büyük rol oynadıklarını kaydeden Aşa, Hasköy'ün Beyoğlu yakasında merkeze en yakın semt olarak gelişmeden en fazla etkilenecek bölge olduğunu öne sürerek, ''Yaşanan gelişmeler ve yükselen beklentiler sonucunda son beş yılda Hasköy'de fiyatların yüzde 300 oranında arttığını söyleyebiliriz'' dedi.

Şu anda Piripaşa Mahallesi'nde satılık arsa fiyatlarının 7.000 TL/metrekare ile 10.000 TL/metrekare aralığında olduğuna dikkati çeken Aşa, ''İstenilen ortalama bedeller, mevkisine ve imar durumuna göre 8.000 TL/metrekare seviyelerinde. Ancak talepler 5 ile 6 bin TL/metrekare seviyelerinde gerçekleşmektedir. Bu bedellerin son 5, özellikle son 3 yılda 1.500 ile 2.000 TL/metrekare olduğunu göz önüne alırsak üç yıllık ortalama fiyat artışının yüzde 300 olduğunu söyleyebiliriz'' bilgisini verdi.

Şişli Bomonti'de yaşanan süratli yeniden yapılanma ile Hasköy'deki dönüşümü mukayese eden Aşa, ''Bomonti sanayi tesislerinin, fabrikaların, atölye gibi küçük-büyük imalathanelerin olduğu bir bölgenin konut veya ticari gayrimenkullere dönüşmesi şeklinde gerçekleşti. İmalathaneler konut alanı olarak değişim yaşadı. Hasköy'de yaşanması muhtemel süreçse mevcut konut imarlı arsaların ve binaların yine konut, turizm ve iş merkezleri olarak dönüşmesidir'' diye konuştu.


''BU DURUMA (DÖNÜŞÜME) UYUM SAĞLAYAMAYANLAR ARTIK BURALARDA YAŞAYAMAZLAR''

Bölgede büyük şirketlerin arsa satın almakla ilgilendiğini dile getiren Aşa, ''Şifai olarak edinilen bilgilere göre bazı büyük holdinglerin bölgede uzun zamandır arsa topladıkları, satılan yerlere hemen talip oldukları, bütün bölge halkı tarafından yaygın bir şekilde konuşuluyor'' dedi.

Hasköy ve benzeri yerleşim yerlerinde ikamet eden vatandaşların artık birçok şeyin değişeceğini, hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabullenmesi gerektiğini anlatan Aşa, ''Daha beş on sene önce Haliç'in pisliği ile uğraşan, üst mahallelerin mezarlık ve iç içe evlerden oluştuğu, doğru dürüst bir toplu ulaşımın olmadığı bir semt bir anda turizm, AVM, Ticaret, Üniversite alanlarına dönüşüyor. Bu sosyal ve ekonomik yapının tümüyle değişmesi anlamına gelir. Bu duruma uyum sağlayamayanlar artık buralarda yaşayamazlar'' ifadelerini kullandı.


''HALİÇ TEKRAR 'SADABAD' GÜNLERİNE DÖNECEK, ACİL OLMADIKÇA MÜLKÜNÜZÜ SATMAYIN''

Haliç'in tekrar ''Sadabad'' günlerine döneceğine inandığını söyleyen Aşa, bu bölgelerde arsa veya bina sahibi olanlara çok acil ihtiyaçları olmadan mülklerini satmamaları tavsiyesinde bulundu.

Haliç'teki eski tüccarlardan Birlik Emlak işletmecisi Metin Keleş de, ''Altın Boynuz''daki temizlik çalışmalarından sonra süratle yol kat edildiğini, bölgede yatırım yapıp gayrimenkul almanın çok rasyonel bir karar olacağını belirterek, ''Birkaç yıl sonra fiyatlardaki bu muazzam artışın daha fazlasını da göreceğiz. Tüm ulaşım ağlarına yakın, İstanbul'un merkezi diyebileceğimiz bir yer konumunda şu an Hasköy'' yorumunda bulundu.

Hasköy Piripaşa Mahallesi Muhtarı Yaşar Çetin ise mahallede en fazla oranda vakıf arazisi, sonra şahıs arazisi daha sonra da Milli Emlak arazisi bulunduğunu söyleyerek, ''Mahallemizde emlak fiyatlarında yüzde 300 artış var. Önceden 100 bin lira olan yeri şimdi 300 bin lira civarında bir fiyata ancak alabilirsiniz'' diye konuştu.


''HASKÖY'DE ÇOK FAZLA İÇ İÇE GEÇMİŞ PARSEL BULUNUYOR''

Bölgedeki dönüşüm çalışmaları ve fiyatlardaki değişimi araştıran AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, gayrimenkul sahibi vatandaşların fiyat artışı beklentisi ve müteahhit firmaların ucuza yer kapma yarışı zaman zaman ihtilafların yaşanmasına yol açıyor.

Bölge halkının gelir seviyesinin çok düşük olduğunu belirten Muhtar Çetin, bazı inşaat firmalarını, vatandaşın bu acziyetinden istifade etmeye çalışmakla suçladı.

Bölgede kat karşılığı bina yapan şirketlerin temsilcileri ise, o evlerde oturan mahalleliye haksızlık yapmamak adına iş yapamaz hale geldiklerini öne sürdü.

Merkezi Kasımpaşa'da bulunan İSAŞ firmasının ortaklarından Emin Yılmaz da, bölgede inşaat işi yapmanın önündeki temel sorunun, çok fazla iç içe geçmiş ve irili ufaklı parsel bulunmasına dayandığını, 2 metrekarelik bir pay sahibinin dava açmasıyla bölgeye kazandırılacak nitelikli bir projeye yıllarca başlanamadığını söyledi.


ESNAFTAN ''TARİHİ DOKU KORUNSUN'' ÇAĞRISI

Haliç'e İstanbul Boğazı'ndan tünelle temiz su aktarılmasının ardından rahat bir nefes alan Hasköy'deki ''Köylü Baba Çay Ocağı''nda vakit geçiren esnaf ise, bölgenin geleceğinin parlak olduğunu belirterek, gayrimenkullerindeki fiyat artışından duydukları mutluluğu dile getirdi. Mahalle esnafı, bu ''yeniden inşa'' sürecinde Hasköy'ün yer altında ve yer üzerinde bulunan tarihi dokusuna zarar verilmemesi için azami gayret gösterilmesini istedi.
SABAH

34CHAMPİON
20-03-2013, 11:56
TAPULARDA NET METREKARE...Metrekare oyunu sona eriyor” başlığı ile yerilen haber dikkat çekiciydi. Yaygın basında çıkan haber şöyle oldu:

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ev alan vatandaşların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan metrekare oyununa son verecek bir adım atıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yapılacak yasal düzenleme ile artık projede, satışta ve tapuda evin net metrekaresinin kullanılacağını belirtti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktan, yaptığı yazılı açıklamada konut satışlarında yaşanan metrekare sorununu çözeceklerini söyledi. Bayraktar, bunun için yasal düzenleme gerektiğini belirtirken, TBMM’ye sevk edilecek yeni imar kanun taslağına bir madde ekleyerek metrekareleri netleştireceklerini ifade etti. Bayraktar, vatandaşların sık sık bu konuda sorunla karşılaştıklarını belirterek, projede görülen metrekare ile evin gerçek metrekaresinin birbirinden çok farklı olduğunu söyledi. Bayraktar, "Çalışma yapıyoruz. Farklı metrekareleri kaldırıyoruz. Evin net metrekaresi neyse, belediyeden öyle geçecek, satarken öyle satılacak ve tapuda da o metrekare yer alacak. Bunları netleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

EVE GİRİNCE FARKLI

Bayraktar, bu konuda özellikle yabancıların ciddi sorunlar yaşadığını belirtirken, "Yabancılar gelip daire alıyor, 180 metrekare, gidip bakıyor eve 80 metrekare çıkıyor. Yok iç bahçe, bodrumdan ilave, balkon diyerek evi büyük gösteriyorlar. Garaj verdim sana diyor, çatı verdim diyor. Onu engellememiz lazım. Daire satışlarında istenildiği gibi metrekare gösterme dönemi bitecek. Dairenin izdüşümünden, yalnızca duvarları çıkarak net metrekaresi belirlenecek" dedi.
TÜKETİCİLER DE ŞİKAYETÇİ

Tüketicileri ciddi şekilde mağdur eden metrekare sorunu konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da düzenleme bekliyor. Bakanlığa da bu konuda çok sayıda tüketici şikayeti ulaşırken, iki bakanlık koordineli olarak çalışma kararı aldı. Bakanlığa ulaşan şikayetlere göre, apartman holü, kömürlük, asansör boşluğu, merdiven ve kat sahanlıkları brüt metrekareye dahil edilerek, satış yapılıyor. Hatta ortak kullanılan otopark, sosyal donatı alanları ve bahçeler de daire brüt alanına ilave edilerek satış yapılıyor. Bu şekilde yapılan satışlarla, brüt daire metrekaresi ile net metrekare arasındaki fark yüzde 50'ye kadar çıkıyor.
KONUT ALIRKEN NET'İ SORUN

Evin net metrekaresi "duvarlar arasında kalan faydalı alan" oluşturuyor. Buna göre, konutlarda net metrekare içinde hesaplanmayacak bölümler, kapı ve pencere şeritleri, baca çıkıntıları, hava bacaları, balkonların toplamının 2 metrekaresi, merdiven, sahanlık, asansör, konut başına 4 metrekareden büyük olmamak üzere yapılan kömürlük, kalorifer dairesi, yakıt deposu, sığınak, kapıcı dairesi, çamaşırlık, bina içindeki garajlar, faydalı alan dışında bulunuyor.

34CHAMPİON
21-03-2013, 13:15
Erdoğan Bayraktar: İstanbul'u köpürtmek istiyoruz...

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ahmet Haluk Karabel, TOKi’nin 2023′e kadar 1 milyon konut üretimini planlandığını belirterek, “2013 Mart ayı itibariyle 570 bin konut rakamına ulaşıldı” dedi.

Karabel, İstanbul Halkalı’daki toplu konut alanı içinde 1,5 milyon metrekarelik bir alan bulunduğunu belirterek, “Halkalı’da 200 bin metrekarelik kapalı fuar alanı olacak. Burası gayrimenkul fuar alanı olarak değerlendirilebilir” dedi.
Mütekabiliyet yasasıyla birlikte yabancıların Türkiye’de mülk edinmesinin daha da kolaylaşacağını, bu sayede Türkiye’ye döviz girdisinin artacağını belirten Karabel, Avrupa ülkelerinin çoğunun yabancılara konut satışını Türkiye’den önce başlattığını ve bu sayede belli bir döviz girdisi sağladığını hatırlatarak, Türkiye’nin şu an iyi bir noktada olan turizminin de bu sayede daha gelişeceğini kaydetti.
Karabel, TOKİ’nin projelerine finansman temin edebilmek için iki yol uyguladığını belirterek, bunlardan ilkinin arsa satış karşılığı gelir paylaşımı projeleriyle prestij konut üreterek, kaynak sağlamak olduğunu söyledi. Bu çerçevede yaklaşık 84 bin konut üretildiğini anlatan Karabel, şöyle konuştu:
“Bu da toplam konut üretiminin içinde yüzde 15′lik bir orana karşılık geliyor. Bu projelerden kamuya yaklaşık 7,2 milyar dolar kaynak sağlandı. Diğer bir finansman yöntemi ise büyükşehirlerde Hazine’den bedeli karşılığında aldığımız değerli arazileri imarlı hale getirerek, satışıyla kaynak sağlamak şeklinde… Bu çerçevede oluşturulan kaynakla yapılmakta alternatif uygulamalarla alt gelir grubu vatandaşlara ulaşılarak, kira öder gibi uzun vadelerde ev sahibi olmaları sağlanıyor. Ürettiğimiz konutların yüzde 85′i sosyal konutlardan oluşuyor”
Karabel, TOKİ’nin 2023′e kadar ikinci bir 500 bin konut, yani toplamda 1 milyon konut üretimini planlandığını belirterek, 2013 Mart ayı itibariyle 570 bin konut rakamına ulaşıldığını aktardı.
Bunun 100 bini aşkın 22 şehir anlamına geldiğini belirten Karabel, “Ayrıca 230 bin konut da planlama aşamasına getirildi. Kamu kuruluşları ile protokoller kapsamında 897 okul, 925 spor salonu, 131 yurt-pansiyon, 200 hastane ve 94 sağlık ocağı, 476 ticaret merkezi, 459 ibadethane, 41 kütüphane, 27 sevgi evi, 20 engelsiz yaşam merkezi, 74 kamu hizmet binası ve 9 stadyum projesi bulunuyor” dedi.
Karabel, TOKİ’nin yurt içi ve yurt dışında yaşanan afetlerdeki çalışmalarına da dikkate çekerek, “TOKİ, afetlerden zarar gören yerleşim bölgelerinde de afet konutları yapmakta olup, toplam da 37 bin konut üretti. Van Merkez ve Erçiş’te 300 günlük bir sürede 17 bin 500 adet betonarme afet konutu, 80 adet sosyal donatılarıyla birlikte bitirilerek hak sahiplerine teslim edildi. Endenozya, Srilanka, Keşmir ve Somali’de yardımda bulundu. Yaklaşık 80 ülke TOKİ’den bilgi ve işbirliği talebinde bulundu” dedi.
Kayaşehir projesi
Karabel, kentsel dönüşüm kapsamında 58 il 127 belediye ile 257 proje üzerinde kentsel yenileme çalışması başlatıldığını, 45 bin konutun üretiminin tamamlandığını, 220 bin konutluk projeye devam edildiğini ifade ederek, toplamda 265 bin konut üretileceğini söyledi.
TOKİ ve iştiraklerinin büyük şehirlerde önemli projeler yürüttüğünü anlatan Karabel, şöyle konuştu:
“Bu projelerden biri İstanbul Avrupa Yakası’nda gerçekleştirilen ve yaklaşık 65 bin konutun yer aldığı kentsel ve depremsel dönüşümü de içine alan tek bölgede Avrupa’nın en büyük toplu konut alanı olan Kayaşehir projesidir. Kayaşehir projesi, kentsel ve depremsel bir proje olmakla birlikte Türkiye’nin en büyük uydu kent projesidir. Yaklaşık 11 milyon metrekare arazi üzerinde 65 bin konutta 300 bin kişinin yaşaması planlandı. Diğer bir proje de 40 bin konutluk Halkalı Toplu Konut projesidir. Proje alanı içinde bulunan 1,5 milyon metrekare arazide kurulacak olan Türkiye’nin en kapsamlı kültür, eğlence, fuar ve doğa parkının da yer alacağı bu uygulama Türkiye’nin ve bölgenin en önemli projelerinden biridir.
Türkiye’de planlı ve örnek bir uydu kente dönüşerek bir çekim merkezi haline gelen bir başka uygulamamız da 2 milyon metrekare arazide kurulacak olan İstanbul Batı Ataşehir Projesi’dir. TOKİ’nin iştiraki olan Emlak Konut GYO A.Ş tarafından sürdürülen proje, Ataşehir bölgesinde 11 bin konut ve 1.100 adet ticaret ünitesiyle İstanbul Finans Merkezi’nin de inşa edileceği alandır.”
“TOKİ’nin son 10 yılda toplam yatırım maliyeti 49 milyar lira”
Karabel, diğer önemli bir projenin de Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi olduğuna vurgu yaparak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birlikte yürütülen bu projenin alanının büyüklüğünün 16 milyon metrekare ve 18 bin konutluk olduğunu söyledi.
TOKİ’nin, kentlerin en büyük servetlerinden olan tescilli taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı ve restorasyonuna katkı sağlamak için 2005′ten itibaren restorasyon kredisi vermeye başladığını, toplamda 475 projeye yaklaşık 40 milyon lira restorasyon kredisi açıldığını kaydetti.
TOKİ’nin son 10 yılda toplam yatırım maliyetinin 49 milyar lira olduğunu dile getiren Karabel, “Aylık gideri ise ortalama 750 milyon liradır. TOKİ kaynağını, kendi üreterek devlet bütçesine yük olmamaktadır. Bir milyon kişiye de istihdam sağlandı” dedi.
Karabel, Türkiye genelinde yaklaşık 20 milyon civarında konut olduğunun tahmin edildiğini, yıllık nüfus artışına bağlı olarak da her yıl 500-600 binin üzerinde konut üretilmesi gerektiğini söyledi.
Özel sektörün konut üretimindeki payının yaklaşık yüzde 90 oranında olduğunu anlatan Karabel, kamu kanadı olarak TOKİ’nin konut üretimindeki payının ise yüzde 10 civarında olduğunu, TOKİ’nin ülkenin yıllık toplam konut ihtiyacının ancak yüzde 10′unu üretebildiğini kaydetti.
POSTA

34CHAMPİON
25-03-2013, 15:24
İnşaat sektörü hep birlikte çalışma platformu kuruyor

Birleşik İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (BİMFED) öncülüğünde bir araya gelen inşaat sektörü temsilcileri, ortak bir çalışma platformu oluşturulmasını kararlaştırdı. BİM-FED öncülüğünde Ankara Ramada Otel'de buluşan sektör temsilcileri, ortak sorunları belirledi. Çözüm önerileri tartışıldıktan sonra inşaat sektörü için platform kurulmasına karar verildi. Toplantıda sektörel sorunların çözümü ve inşaat sektörünün gelişimi için ortak hareket edilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Platformun adının, yapılacak ilk toplantıda belirlenmesi kararlaştırıldı.
SABAH

34CHAMPİON
28-03-2013, 11:05
TUĞLA ÜRETİMİNDE ÇİN İLE YARIŞIYORUZ''
15. Tuğla-Kiremit Zirvesi’ne katılan Erdoğan Bayraktar, "Üretim yönünde İran bizden üste kalite bakımından biz İran’dan üstteyiz. İddia ediyoruz, Çin’den sonra dışarda en çok inşaat işi alan biziz. Ama yetmez kendi mallarımızı kullanamıyoruz. Oyun kurucu biz değiliz. Sözleşmeleri yabancı devletler hazırlıyor biz adeta taşeron firma gibi çalışıyoruz. Bu sistemi değiştirmek için inşaat sektöründe dışarda da söz sahibi olmalıyız. Bize en çok döviz getiren araçlardan biri inşaat. Bir de bunu malzemeyle taçlandırdığımızda daha çok kazanacağız." diye konuştu.

10 yılda 500 binden fazla devlet eliyle konut yapıldığına dikkat çeken Bakan Bayraktar, bu süre zarfında özel sektörün de 5 milyona yakın konut yaptığına işaret etti. İnşaat konusunda Türkiye’nin geri kalma nedenleri arasında geçmişte meslek liselerine uygulanan baskıyla ilgili olduğunu öne süren Bayraktar, "Meslek liselerine yapılan baskı Türkiye’yi geriye götürdü. Mesleki eğitim almış, teknolojiyi çok iyi okuyan, kaliteli ürünü daha ucuza üretebilen ana teknik elemana ihtiyaç var. Bu da meslek liseleri aracılığıyla olacak bir şey. Bu konuda biz meslek liselerine çok önem veriyoruz." dedi.

Tuğla ve Kiremit Sanayicileri Derneği (TUKDER) Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Ekmekçioğlu da zirve için hazırladığı sunumda, Türkiye’de 350 tuğla-kiremit fabrikasının faaliyette olduğunu belirtti. Bu fabrikalarda toplamda 35 bin çalışanın olduğunu bildiren Ekmekçioğlu, yan sanayi ve tedarikçilerle birlikte bu sayının 100 bine çıktığını vurguladı.
aktif haber

34CHAMPİON
28-03-2013, 11:08
Rezidanslara ‘satılamaz’ şoku

Otel yapacağım’ diyerek daha fazla inşaat hakkı alan ancak daha sonra konut olarak satan müteahhitlere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ‘dur’ dedi. Bu projelerde ocak ayından bu yana tapu işlemlerinin durduğu, bankaların da konut kredisi kullandırmadığı belirtiliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yatırımcıların imar planlarındaki boşluklardan faydalanarak yaptıkları ‘uyanıklıklar’ karşısında harekete geçti. Bakanlık, turizm tesisi ruhsatı bulunan fakat konuta dönüştürülüp o şekilde satılan tüm projeler için bir genelge yayınladı. Proje geliştiricilerin suiistimallerinin önüne geçip sektörü disiplin altına almak için yapılan bu girişimle birlikte başta İstanbul Boğaziçi olmak üzere büyükşehirler ile Ege ve Akdeniz kıyılarındaki turizm merkezlerinde milyon dolarlara satılan rezidanslarda tapu işlemleri durduruldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından tapu müdürlüklerine 29 Ocak 2013 tarihinde gönderilen yazıda, 3194 sayılı İmar Kanunu’na atıfta bulunularak, “Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz” hükmü hatırlatıldı.

Otele daha fazla imar

Genelgede özellikle turizm bölgelerinde bir parsel üzerinde isteğe bağlı olarak konut ya da turizm tesisi yapılmasına yönelik ‘tercihli kullanım’ getirildiği belirtilerek, turizmi teşvik etmek için ‘tercihli kullanım’larda turizm tesisi inşaat emsalinin konut alanları inşaat emsaline göre daha yüksek verildiği vurgulandı.

Yazıda hem Çevre ve Şehircilik Baklanlığı hem de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan tespitlerde imar planlarında turizm tesisi olarak belirlenen alanlarda, turizm belgesi alan yatırımcıların sözkonusu alanlarda turizm tesisi yapmak yerine, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurarak bu alanları konuta dönüştürüldüğü ifade edildi. Bu durumda turizm emsaliyle inşa edilen alanların konuta dönüştürülmesiyle sosyal donatı eksikliğine ve haksız kazanca yol açacağı belirtildi. Genelgede turizm tesis alanlarının imar planlarına göre farklı kullanılarak imara aykırılık oluşturduğu kaydedildi.

Tapu siciline işleniyor

Bakanlık, turizm alanı olarak görülen ve planları açıkça belirtilmeyen parsellerin sonradan konuta dönüştürülmesinin engellenmesi için de yaptırımlar getirdi. Buna göre ilgili belediye ya da il özel idaresi tarafından bu tür turizm alanları tapu siciline bildirilecek. Aynı kurumlar kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulması sürecinde onaylı mimari projedeki tüm bağımsız bölümlerin kullanım amacının belirtilmesini isteyecek. Bu alanlara ait yönetim planlarında konut amaçlı kullanımlar uygun görülmeyecek. Aynı kurumlar, cins değişikliği işlemlerinde de söz konusu imar planında turizm tesisi alanı olduğunu ilgili tapu müdürlüğüne bildirecek.

‘Haksız kazanç son bulacak’

Bu uygulamadan özellikle İstanbul Boğazı’nda bulunan ve milyon dolarlara satılan projeler etkilendi. Şimdiye kadar yapılan tapu devirlerinde geriye dönük işlem yapılamazken, bu süreçten sonra yapılan satışlar ise durdu. Satışa henüz çıkmayan yatırımcılar da, projelerini revize etmek zorunda kaldı. Karşılaştıkları tablo karşısında şoka giren yatırımcılar ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kapısını çalmaya başladı. Bakanlığın ise bu tür haksız kazançlar karşısında kamu yararını gözeterek yaptırımlar uygulayarak, yatırımcıların gerçek imar planlarına göre yönlendirme yapması bekleniyor.

Atı alan Üsküdar’ı geçti

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Müdürlüğü’nün yayımladığı genelge 29 Ocak 2013 tarihinden önceki satışları kapsamıyor. Geriye dönük hukuki işlem yapılamadığı için genelge, halen satışı devam eden ya da satışa başlama hazırlığında olan projeleri bağlıyor. Birbirine komşu parsellerde yer alan iki projeden biri, turizm imarı aldığı inşaatını konuta çevirerek satışlarını 29 Ocak’tan önce bitirdiyse bu projenin sahibi olan müteahhide bir yaptırım uygulanamıyor.

Tapu işlemleri durduruldu

Turizmden konuta dönüştürülen alanların tapuda işlem görmemesi için çalışma da başlatıldı. Bu şeklide tapu almayı bekleyen konutlar için işlemler durduruldu. Ayrıca bu tür projeler için konut kredisi de verilmemeye başlandı. Tapuda turizm amaçlı göründüğü için yapılan ekspertizlerden de olumsuz rapor veriliyor.

brokerüstad
30-03-2013, 22:44
GYODER ve Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, konut bitirme sigortası ile ilgili Gümrük Bakanlığı'yla görüştüklerini belirterek, ''Bu konuda onların önerileri var, görüşleri var. Umut ediyoruz ki bu yıl içerisinde bu düzenleme yapılır'' dedi

Bursa Valiliği ile Capital ve Ekonomist dergilerinin iş birliğiyle düzenlenen, Anadolu Ajansının medya sponsoru olduğu ''Uludağ Ekonomi Zirvesi''nde Torun, AA muhabirine özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin dünya nüfusunun yarısına yaklaşık 4 saatte ulaşabildiğini, kalan yarısına da 6 ile 12 saat arasında ulaşabileceğini aktaran Torun, Türkiye için ''köşe başı dükkan'' ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bütün dünyanın gözünü kulağını çevirdiği bir dönemde olduğunu vurgulayan Torun, yatırımcının odağında olan Türkiye'nin turizm konusunda çok ciddi hedefleri olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin gelecekte yabancı yatırımcı için müthiş bir istikbal vaat ettiğini vurgulayan Torun, sözlerine şöyle devam etti:

''Geçmiş 10 yıla baktığımızda insanların Türkiye'den yurt dışına gittiği, mutsuz olduğu bir Türkiye'den; insanların mutlu olduğu, beyin göçünün Türkiye'ye döndüğü bir Türkiye'de yaşıyoruz artık. O yüzden şu anda Türkiye pasaportu taşımak bile bir onur.''

-''Başkent Gazı beklentilerin üzerinde bir fiyata aldık''-

Aziz Torun, Türkiye'de çok rekabetçi bir dönemin yaşandığını söyledi.

Başkent Gazı beklentilerin üzerinde bir fiyata aldıklarını belirten Torun, onaydan sonra teslim süreci ile ilgili işlemlerin yapıldığını, en kısa zamanda ödemeleri yaparak şirketi devraldıktan sonra çalışacaklarını dile getirdi.

Çözüm süreci ve mütekabiliyetle birlikte Türkiye'deki gayrimenkule çok ciddi bir ilginin olduğunu kaydeden Torun, konuşmasına şöyle devam etti:

''Özellikle İstanbul, Ege, Akdeniz gibi yerlere; Suriye, Irak, İran ve Akdeniz kıyısındaki komşu ülkeler içerisinde önemli ölçüde bir talep doğuracağına inanıyoruz. Bunun da gayrimenkul sektörüne daha kaliteli iş yapması bakımından katkısı olacak. Yeni bir müşteri kitlesi, yeni bir talep doğuracak. Bu ihracat demek, bu bir yerde döviz girdisi demek. Buna böyle bakmak gerekiyor. Artık filmlerimiz bile Türkiye'yi tanıtmak için önemli bir etken. Filmlerde Türkiye'yi görüp gelen insanlar, burada mülk edinmek istiyor. Önümüzdeki süreçte belki burada kalmak için vize verilmesi konusu üzerinde çalışıyoruz. Bunun kabul edilmesi halinde daha gayrimenkul almak için teşvik edileceğini düşünüyoruz.''
Aziz Torun, maketten satışla ilgili bir çalışmaları olduğunu söyledi.
İnşaat bitirme sigortasının sağlanmasıyla alıcı için riskin ortadan kalkmış olacağını vurgulayan Torun, bunun sektöre olan güveni sağlayacağını ifade etti.
Bu konuda Gümrük Bakanlığı ile görüştükleri bilgisini veren Torun, ''Bu konuda onların önerileri var, görüşleri var. Umut ediyoruz ki bu yıl içerisinde bu düzenleme yapılır'' şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

http://emlak.haber7.com/konut/haber/1008203-konut-bitirme-sigortasi-geliyor

34CHAMPİON
02-04-2013, 09:40
Çevre Bakanlığı'ndan itiraf gibi açıklama
Ali Ağaoğlu’nun arazisine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) itirazına rağmen emsalin üç katı inşaat izni verilmesine ilişkin habere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan itiraf gibi açıklama geldi. İBB onaylı nazım imar planlarında yeşil alan ve ticaret alanı olarak gösterilen arazinin kullanımda fiiliyata geçmediği, bu nedenle konut alanına çevrildiği ileri sürüldü. Daha açık ifadeyle bakanlık, “İBB araziyi ağaçlandırmadı, ticaret alanı da yapmadı, biz de bu nedenle konut alanına çevirdik” dedi.

Bakanlık kendilerince onaylanan imar planlarında inşaat izninin emsalin üç katına çıkarılmadığını ileri sürerek, emsal değerin 2’den 2,5’e çıktığını ticaret alanlarında ise emsalin 2’de bırakıldığını savundu. Ancak açıklamada ticaret alanı’ndan konut alanına geçiş yapılarak asıl emsalin bu noktada arttığından ve yüksekliğin 30 metreden 70 metreye çıkarak kapalı inşaat alanının genişlemesinden bahsedilmedi. İnşaat alanı 64 bin metrekareden 190 bin metrekareye çıkarılmıştı. Daha önceki planlarda 41 bin metrekare olan yeşil alan donatısından da söz etmeyen bakanlık açıklamasında yeni planda 28 bin metrekare park alanı getirildiği kaydedildi. Üstelik açıklamada sadece bu arazide değil, Bakırköy’de de benzer uygulamalara gidileceğinin işareti verildi.

Fiiliyata geçmemiş

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açıklamasında şöyle denildi:

“İstanbul, Bakırköy ilçesi, Kartaltepe Mahallesi’nde, 1960’lı yıllardan bu yana sanayi amaçlı kullanılmış olan yaklaşık 13.7 hektarlık alanın; yoğun kentsel yerleşim içerisinde kalması, sanayi alanı olarak değerlendirilme olanağının bulunmadığı, meri planda yer alan ‘Yeşil Alan’ ve ‘Ticaret Alanı’ kullanımlarının fiiliyata geçmediği tespit edilmiştir. Bu dönüşüm için alan bakanlığımızca ‘Özel Proje Alanı’ ilan edilmiştir. İlk etapta alanın yaklaşık 8 hektarlık kısmına ilişkin olarak 1. Etap 1/5.000 ölçekli Nazım ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planları 26.12.2012 tarihinde onaylanmıştır. Özel proje ve dönüşüm alanlarında yetkili kurum bakanlığımızdır. Bu alana ilişkin, özel proje alanı ilanı kararı alınmasının ve 1. etap imar planlarının oluşturulmasının temelinde, alanın dönüştürülmesinin gerekliliği dikkate alınmıştır.

2004 yılında ilgili idaresince onaylanan planlarda düzenleme ortaklık payı yüzde 54 oranında olduğundan ve uygulama için kamulaştırma gerçekleştirilemediğinden, planlarda görülen ‘park alanı’ ve meri plandaki ‘ticaret alanı’ fiiliyata geçememiştir. Ayrıca, alanın civarında bulunan Zeytinburnu’ndaki yeşil alanlarla, bölgedeki diğer ticaret alanlarının varlığı ile ihtiyaç duyulan konut ihtiyacı karşılanmak üzere bakanlığımızca onaylanan planlarda diğer sosyal donatı alanları ve konut alanları oluşturulmuştur. 1. etap imar planları meri planlardaki emsal değerleri ve yapılaşma koşulları ve meri plan bütününde yüzde 54’e ulaşan terk değerleri ile sosyal donatı dengesi bir arada değerlendirilerek sonuçlandırılmıştır. Ayrıca özel proje alanında bakanlığımıza sunulan teklifte önemli tadilatlar yapılmıştır. Emsal değerleri düşürülmüş, bodrum katların emsal dışına bırakılması ile ilave yapılaşma hakkı getiren plan hükümleri çıkartılmış, sosyal donatı alanları eklenerek plan notları yeniden düzenlenmiştir.

Bakanlığımızca onaylanan imar planlarında Radikal gazetesinde çıkan haberlerin aksine emsal üç katına çıkarılmamıştır. Emsal değeri konut alanları için 2 değerinden 2,5 değerine çıkarılırken ticaret alanlarının emsali 2 olarak korunmuştur. Toplam inşaat alanı 135.702 m2’dir. Ayrıca sosyal donatı dengesinin sağlanabilmesi amacıyla plan kapsamında, 28.701 m2 alan ‘park ve rekreasyon alanı’ ile yollara ayrılmış, ilave olarak 2.518 m2 büyüklüğünde bir ‘Dini Tesis Alanı’ oluşturulmuştur. Bu kapsamda emsal ve inşaat alanının üç kat daha arttırılmasına ilişkin haber gerçeği yansıtmamaktadır.

Alan, Ağaoğlu Grubu’nun mülkiyetinde bulunmamaktadır. Farklı şahıs ya da gruplara ait mülkiyetler bulunmaktadır. Bölge ölçeğinde konu değerlendirildiğinde bu dönüşüm faaliyetinin Veliefendi Hipodromu’nun batısından başlayacak şekilde güney – kuzey istikametinde Bakırköy’de bölge ölçeğinde tüm alanda uygulanması planlanmaktadır. Bakanlığın esas görevi bu kapsamda belediyelerin plan yetkilerine müdahale değil dönüşümün gerçekleşmediği alanlarda faaliyette bulunmaktır.”

Meclis gündeminde

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Bakırköy’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından işadamı Ali Ağaoğlu’nun (yanda) arsasına emsalin üç katı fazla inşaat alanı getirilmesini TBMM’ye taşıdı. İçişleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na soru önergesi verildi.

Bakanlıklara yöneltilen bazı sorular şöyle:

İşadamı Ali Ağaoğlu bu araziyi 2011’de satın aldıktan sonra Nâzım İmar Planı’nın değiştirilmesini talep etti mi? İBB hangi gerekçeyle talebi reddetti?

Ağaoğlu daha sonra aynı taleple bakanlığınıza hangi tarihte başvurdu? 64 bin m2’lik inşaat alanını 190 bin m2’ye çıkararak, inşaat yoğunluğunda yaklaşık üç kat artış yapmanızın gerekçesi nedir?

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 22 Kasım 2012 tarihinde ret kararı vermesine rağmen, sizin sadece 34 gün sonra nihai kararı işadamı lehine oluşturmanızın gerekçesi nedir?

Hangi mücbir sebep ve kamu yararı sizi, AKP’li bir Büyükşehir Belediye Başkanı ile çelişme pahasına bu plan tadilatlarını onaylama kararını aldırdı?

Parsel bazında bu plan tadilatıyla bir yatırımcıya haksız kazanç sağlanmıyor mu?

(Radikal / Ömer Erbil)

34CHAMPİON
13-04-2013, 18:18
TÜRKİYE'DE ARSA VE EV ALAN YABANCI SAYISI

11 aylık dönemde 13 bin 303 kişi Türkiye genelinde 12 bin 512 adet arsa ve daire satın aldı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre 18 Mayıs 2012 ile Nisan 2013 tarihleri arasında 2 bin 522 arsa satışı gerçekleştirildi. Aynı dönemde yabancılara 9 bin 990 daire ve konut satıldı. Gayrimenkul alımında Almanya, Rusya, İngiltere, Norveç, Suudi Arabistan, İsveç ve Kuveyt gibi ülkelerin vatandaşları öne çıktı.
aktif haber

34CHAMPİON
13-04-2013, 18:23
Konut fiyatları yükseldi
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYODER) ve REIDIN.com’un, yeni konutlara yönelik hazırladığı “Yeni Konut Fiyat Endeksi 2013 Mart” ayı raporu yayınlandı. Buna göre, yeni konut fiyatları, bir önceki aya göre yüzde 1,02, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.56 ve endeksin başlangıç dönemi olan 2010 yılı Ocak ayına göre ise yüzde 29.30 oranında arttı.
Mart ayında Endeks, bir önceki aya göre, İstanbul Avrupa yakasında yer alan markalı konut projelerinde yüzde 0.22, İstanbul Asya yakasında yer alan markalı konut projelerinde yüzde 1.00 oranında artış kaydetti. Endeksin başlangıç dönemine göre, İstanbul Asya yakasındaki projeler, Avrupa yakasına kıyasla 6.1 puan fazla artış gösterdi.Mart ayında, bir önceki aya göre, 1+1 daire tipinde yüzde 0.08 oranında, 2+1 daire tipinde yüzde 0.99 oranında, 3+1 daire tipinde yüzde 1.11 ve 4+1 daire tipinde ise yüzde 1.52 oranında artış gösterdi.
Metrekare bazında yapılan değerlendirmede ise yeni konut fiyat endeksinde, bir önceki aya göre, 51-75 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0.47, 76-100 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0.57, 101-125 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0.62, 126-150 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda yüzde 0.71, 151 metrekare ve daha büyük alana sahip konutlarda ise yüzde 1.20 oranında artış gerçekleşti.

finans gündem

34CHAMPİON
13-04-2013, 18:24
Esenyurt kaosu çözülüyor

Çok katlı yapılaşma sorunu yaşayan Esenyurt, yeni imar planıyla rahatlayacak. Büyükşehir'de kabul edilen plana göre donatı alanları kaydırılarak çarpık yapılaşma önlenecek

Zeynel Yaman - SABAH

Esenyurt ilçesinde bir yıldır devam eden imar kaosuna, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin üst ölçekli planlarda yaptığı düzenleme ile çözüm aranacak. Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı 1/5000 Ölçekli Esenyurt TEM Güneyi Nazım İmar Planları, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde oy çokluğu ile kabul edildi. Yeni plan düzenlemesinde imar adalarındaki donatı alanlar kaydırılarak imar hakları transfer edildi. Hektar başına nüfusun artırıldığı yeni plan düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin ardından, uygulama imar planı yapılacak. 1/1000 ölçekli planda konut, ticaret ve donatı alanlarının dağıtımı gerçekleştirilerek çözüm oluşturulacak. Esenyurt'un imar sorununu çözeceği gözüyle bakılan Büyükşehir Belediyesi'nin üst ölçekli Nazım İmar Planı dün Büyükşehir Belediye Meclisi'nde görüşüldü. AK Parti Grup Başkanvekili Ergün Turan'ın, 169. sırada bulunan Esenyurt ile ilgili dosyanın öne alınmasını istemesi Meclis'te gerginliğe neden oldu. CHP Grubu bu değişikliğin, Meclis çalışma yönetmeliğine aykırı olduğunu iddia etti. Ancak yapılan oylama ile değişiklik kabul edildi.

MUHALEFET İTİRAZ ETTİ
CHP Grubu adına konuşan mimar Mehmet Yıldız özetle şu eleştirileri yaptı: "Bu planla donatı alanları bir miktar arttırıldı. Ancak burada adaletsizlik oluşacak. Bu planda, mahkemenin iptal ettiği planlara göre yapılan alt ölçekli planlara atıf yapılıyor. Hektar başına düşen nüfus miktarları çok arttı." AK Partili İmar Komisyonu Başkanı Sefer Kocabaş ise yapılan yeni planın Esenyurt'ta yaşanan imar sıkıntısını çözeceğini savundu.

34CHAMPİON
13-04-2013, 18:26
AYASOFYA GECEKONDULARDAN KURTULACAK



TOKİ, modern şehirler inşa ederken bir yandan da unutulmaya yüz tutmuş, yıkılma ve yok olma tehlikesi içindeki tarihsel değerlerimizi, sağladığı restorasyon kredileriyle gelecek nesillere kazandırıyor. İdare aynı zamanda tarihi yapıların etrafını çevrelemiş gecekondu bölgelerinde uyguladığı kentsel dönüşümle, bu yapıları gün yüzüne çıkararak şehirlerin kültür hazinesine katıyor.

Zağnos, Tabakhane, Çömlekçi, Pelitli, Yomra ve Araklı’da uyguladığı kentsel dönüşüm projeleriyle Trabzon’u köhnemiş yapılardan arındıran TOKİ şimdi de şehrin tarihi kimliğini ortaya çıkarıyor. İdare öncelikle, 800 yıllık bir tarihe salip Ayasofya Müzesi’ni, çevresini saran ve çirkin bir görüntüye neden olan gecekondulardan arındırdı. Müzenin görünürlüğünü engelleyen 44 gecekondu hak sahipleri ile varılan anlaşmalar neticesinde yıkıldı. Ardından Ayasofya Müzesi’nin etrafında tarihi dokuya uygun olarak park ve yeşil alan çalışması gerçekleştirilecek. Müzeyi ziyarete gelenlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri sosyal tesisler de yine TOKİ tarafından inşa edilecek.

PROJE İLE MÜZEYE GELEN ZİYARETÇİ SAYISI ARTACAK

Ayasofya Müzesi’nin müştemilatlarının yapılması ile alt yapı ve çevre düzenlemesi işi ihalesi, TOKİ’nin Bilkent’teki merkez binasında 21 Mart 2013 tarihinde gerçekleştirildi. 5 firmanın teklif verdiği ihaleyi kazanan firma önümüzdeki günlerde açıklanacak.
TOKİ’nin, Ayasofya Müzesi’nin çevresinde gerçekleştirdiği kentsel dönüşüm projesi ve altyapı ve çevre düzenlemesi ile Müze yerli ve yabancı konukların uğrak yeri olacak. Proje ile Müzeye gerçekleşen ziyaretçi sayısının da oldukça artması bekleniyor.
Günümüzde müze olarak kullanılan Trabzon Ayasofya Kilisesi, Trabzon İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edildi. Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethini (1461) takiben yapı, camiye çevrildi ve vakıf eser oldu. 1868 yılında, harap durumda olan cami Bursalı Rıza Efendi’nin teşvikleriyle yeni baştan onarıldı. I. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanıldı. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi’nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açıldı.

aktif haber

34CHAMPİON
13-04-2013, 18:28
İspanya’da Hükümet İle Muhalefet Boş Konutlar Üzerinde Savaşıyor

İspanya'da ipotek mağdurlarını korumaya yönelik Endülüs Özerk Bölgesi’nin bankaların elindeki boş konutlara el koyma kararı, hükümet ile muhalefet arasındaki gerginliği artırıyor.

İspanya'da ipotek mağdurlarını korumaya yönelik Endülüs Özerk Bölgesi’nin bankaların elindeki boş konutlara el koyma kararı, hükümet ile muhalefet arasındaki gerginliği artırıyor. Ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE), Endülüs’ün bu uygulamasını İspanya geneline yaymak isterken, iktidardaki Halk Partisi (PP) kararı Anayasa Mahkemesi'ne götürmeyi planlıyor.

İpotek mağdurlarına ilişkin her türlü siyasi ve toplumsal hareket İspanyol halkından büyük ilgi görüyor. En son yapılan anket sonuçlarına göre, İpotekten Etkilenenler Platformu’nun (PAH) düzenlediği her türlü eyleme sempati duyuluyor. Bu yüzden İspanya’nın iki büyük siyasi partisi olan PP ve PSOE’nin bu sorunun çözümü için büyük bir mücadeleye girdiği belirtiliyor.

Dünkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Soraya Saenz de Santamaria, hükümetin evden çıkarılmaları iki sene süreyle dondurma kararı aldığını ve bunun Endülüs Özerk Bölgesi’nin uygulamasından çok daha kapsamlı olduğunu savundu.

Santamaria, “Hükümetin çıkardığı yasa sayesinde, sosyal dışlanma tehlikesi bulunan bu insanlar iki sene boyunca evlerinden atılmayacak. Özerk Yönetim istimlak etmek istiyor. Ben de diyorum ki bu insanlar atılmayacak çünkü yasalar buna engel oluyor. Ayrıca, hükümetin kira limiti Endülüs’ünkinden daha geniş. Özerk Yönetim bu reformun üzerine ne eklediğini açıklaması lazım. Hükümet olarak etkin önlemler almak için buradayız.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Santamaria ayrıca hükümet olarak, Endülüs Yönetimi’nin bu kararını Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerinin de sinyalini verdi.

Başbakan Mariano Rajoy’un partisi PP, kendisini solcu PSOE gibi dar gelirli kesime daha yakın göstermeye çalışıyor. Partinin Genel Sekreteri Maria Dolores de Cospedal, PP’nin “işçilerin partisi” olduğunu söylese de, hükümetin ilk senesinde yaptığı yüksek kesintiler bu imajı yerle bir etmiş durumda.

Endülüs Özerk Bölgesi’nde iktidarda bulunan PSOE ile ortağı Birleşik Sol’un (IU), boş konutları fakirlere dağıtma kararı, PP’ye rağmen anketlerde bir türlü yükselişe geçemeyen ana muhalefetteki PSOE’nin de işine yaradı. İspanya’nın güneyinde bulunan Endülüs Yönetimi, bankaların elindeki boş konutları kiraya vermeye zorlamak için 9 bin Euro’ya kadar ceza kesecek. Özerk Yönetimi’n tahminine göre bölgede 700 bin ila 1 milyon arasında boş konut bulunuyor

haberexsen

34CHAMPİON
20-04-2013, 15:31
Mesa, Kartal’ı çok sevdi yatırımlar devam edecek
Kartal’daki ilk projesi Kartall Mesa’nın lansmanını yapan Mesa, bölgenin lokasyonundan etkilendi. Kartal’daki ikinci projelerine başladıklarını belirten Can Aynagöz, “3. proje için ise sonbaharda harekete geçeceğiz” dedi

Mesa, İstanbul’un gelişim akslarından biri olan Kartal’da hayata geçirdiği Kartall Mesa’yı görücüye çıkardı. E-5 kenarında konumlanan proje, Mesa’nın bölgedeki ilk projesi olmasıyla da dikkat çekiyor.
Projenin lansmanı için özellikle örnek dairelerin hazırlanmasını beklediklerini belirten Mesa Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Can Aynagöz, Kartall Mesa’nın firmanın bölgede gerçekleştirdiği ilk projesi olduğuna dikkati çekerek, projeye geçen yıl başladıklarını ifade etti.
Kartal’ı çok sevdiklerini ve bölgede başka projelere de imza atacaklarını söyleyen Aynagöz, “Kartal, gerek mevcut özellikleri, zenginlikleri ve gerekse potansiyeli ile Anadolu Yakası’nın yeni gözde merkezi konumunda” dedi.

2 proje daha yapacak
Kartal’ın son yıllarda gelişen ulaşım aksında olduğunu belirten Aynagöz, “Metronun mevcudiyeti ve yeni yapılan adliye sarayı da bölgeye olan talebi artırdı. Bu talep bizim de ilgimizi çekti. 2. proje için çalışmalara başladık. Hatta sonbaharda 3. projeye başlayacağız” diyen Aynagöz, “Kartal’ın lokasyon olarak ‘doğru tercih’ olduğuna inancımızı, yine burada bir diğer önemli arter olan Sahilyolu’nda başlayacağımız ikinci projemizle de ortaya koyacağız” diye belirtti.
Kartall Mesa’nın 286 konuttan oluştuğunu aktaran Aynagöz, projede 1+1, 2+1 ve 3+1 dairelere yer verildiğini söyledi. Ayrıca iki adet 5+1 konutun da bulunduğunu belirten Aynagöz, “Konutların yüzde 60’ı satıldı. En çok 1+1 ve 2+1 dairelerimize talep oldu. Konut alıcıları daha çok yatırım amaçlı konut satın aldı” dedi. Projedeki konutların 214 bin liradan başladığını aktaran Aynagöz, 100 milyon liralık hasılat beklediklerini ifade etti.

Yüzde 60’ı satıldı
Kartal’ın Anadolu Yakası’nın gözde merkezi olduğuna dikkat çeken Mesa Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Tokatlı da, projenin tek bloktan oluştuğunu belirterek, projenin lansman öncesinde dahi yoğun ilgi ve talep gördüğünü ifade etti. Tokatlı, şuana kadar projede yüzde 60 satış gerçekleştiğini söyledi.

Temapark mayıs ayında satışta

Firmanın Halkalı Atakent’te konumlanan projesi Temapark’ta mayısın son haftası gibi satışa başlayacaklarının belirten Aynagöz, şunları dile getirdi: “Eğlence parkı da bulunan projemizde, farklı fonksiyonları biraraya getirdik. Projede AVM ve ticari birimler de var. Projede yer alması planlanan fuar alanı içinse imar değişikliğine gidildiği için orada da ticari üniteler yapmayı planlıyoruz. Bahçeşehir’deki projemizde de 4. etabı tamamladık. 5 etab için çalışmalara başladık. Ankara’daki 2 bin konutluk projemiz Parkoran’ı da 4 ayda bitireceğiz.”

Polonya’ya 2 bin konut

Mesa’nın 3-4 yıl içinde 3,5-4 milyar liralık yatırım gerçekleştireceğini anlatan Can Aynagöz, Çamlıca’da 130 konut ve birkaç villadan oluşan yeni bir proje yapacaklarını belirtti. Aynagöz, buradaki projenin alçak katlı bloklardan oluşacağına dikkati çekti. Eylül gibi ise Ankara’da 885 konutluk bir projeye başlayacaklarını belirten Aynagöz, “Şu anda ruhsat işleri tamamlanıyor. Ayrıca Türk Müteahhitler Birliği’nin yeni binasını da Mesa yapacak. Bu projeyi de ağustos gibi teslim edeceğiz” dedi.
Ayrıca Polonya’da da bir projeyi hayata geçireceklerini anlatan Aynagöz, “Varşova’da 2 bin konutluk bir proje yapacağız. Önümüzdeki yıl başlamayı planlıyoruz” diye konuştu.

M2’si 3 bin 400 TL’den başlıyor

Tek blokta 32 kattan oluşan projede toplam 286 daire bulunuyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 konutlara yer verilen projede ayrıca 2 adet 5+1 daire yer alıyor. Dairelerin büyüklüklerinin 61 ile 346 metrekare arasında değiştiği projede, dairelerin metrekare fiyatları 3 bin 400 liradan başlıyor. Kartall Mesa’nın teslim tarihi ise Nisan 2014 olarak belirtiliyor. 9 bin metrekareyi aşan peyzaj alanının yanı sıra kat bahçeleri ve terasların bulunduğu proje, Adalar’dan Tuzla’ya kadar uzanan geniş bir açıda panoromik deniz manzarasına sahip.

34CHAMPİON
20-04-2013, 15:43
Savaşın yaralarını sarmaya çalışan Irak'ta inşaat alanında dev bir proje başlıyor.

Ülkede 1 milyon adet Konut inşa edilecek. Projenin ilk etabını oluşturan 100 bin konutun temeli mayıs ayının ilk günü atılacak. Bağdat'ın 25 kilometre güneyin başında yükselecek projenin başında bulunan Kerkük Yatırım Komisyonu Genel Müdür Yardımcısı Gazanfer Al-Beati, "Türk Firmaları elini çabuk tutsun." dedi.

Irak'taki en büyük ihtiyaçlardan biri Konut alanında yaşanıyor. Bunu dikkate alan Irak hükümeti 1 milyon konutluk bir proje hazırlattı. Konutlar başkent Bağdat'ın yanı sıra ülkenin diğer şehirlerinde yükselecek. Projenin 100 bin konutluk ilk paketinin temeli ise 1 Mayıs'ta atılacak. 100 bin konutun parasal büyüklüğü 7 milyar dolar. Projenin tamamının büyüklüğünün 70 milyar dolar civarında olması bekleniyor. İlk konutlar Bağdat'ın 25 kilometre güneyindeki bölgede yükselecek. Bismaya adı verilen projeyi Güney Koreliler aldı. Şantiyeyi ise Türkiye'den Tepe İnşaat hazırladı. Sadece şantiye alanı 3,75 milyon metrekare. Konutların oturacağı alan ise 20 milyon metrekare büyüklüğünde. 100 bin konutun ilk 10 bini 2 yıl sonra teslim edilecek. Daha sonra diğer etaplar. Geri kalan 900 bin konut ise zaman için ihale edilerek inşa edilecek.

Bismaya adı verilen projenin başındaki isim ise Irak Türkmeni olan Gazanfer Al-Beati. 1 milyon konutun Irak'ın büyük projelerinden biri olduğunu belirten Al-Beati, dünya çapında yürüttükleri İnşaat çalışmalarıyla öne çıkan Türk iş adamlarını pay almaya davet etti. Televizyon ekranlarında görülenin dışında bir Irak olduğunu, "Gelmeyen bilemez." diye ifade eden Al-Beati, "Irak'ın hür türlü yatırıma ihtiyacı var. Türk iş adamları bu imkanı değerlendirsin. Dünyanın her yerinden insan geliyor. Türkler, Irak'ı sadece Televizyon ekranından gördükleriyle değerlendirmesin. Türkler gelsin Ofis açsın. Bakanlıklara yakın olsun. Para nereden gelecek oraya yakın olsun." diye konuştu.

Devasa büyüklükteki projenin Başbakanlığa bağlı Irak Yüksek Yatırım Komisyonu tarafından yürütüldüğünü, kendisinin de orada genel müdür yardımcısı olduğunu dile getiren Al-Beati, şunları söyledi: "Projenin 100 binlik kısmının şantiye işlerini Tepe İnşaat yaptı. Konutların temeli 1 Mayıs'ta atılacak. Koreli bir firma yüz bin konut yapacak. 100 bin konut 7 milyar dolar. Aşağı yukarı 70 milyar dolarlık iş var. Daha fazla da olabilir. Geri kalanlar için Türk Firmaları elini çabuk tutsun. Şimdi Japonlar'da geldi. Irak'a girdi. Sadece konut değil. Başka işler de var." diye konuştu.

projeler.com

34CHAMPİON
24-04-2013, 09:59
Emlak Konut GYO, Yedikule'de arsa satıyor! İhale 9 Mayıs'ta!

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Fatih Yedikule İmrahor Mahallesi'nde 2384 ada, 4 parselde bulunan 41.161,52 metrekarelik turizm+kültür alanı imar özelliğine sahip arsayı ihale ile satacak. Arsanın emsale esas inşaat alanı 30.871,14 olarak belirlendi.

Emlak Konut GYO İstanbul Fatih Yedikule Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesi açık ihale (Kapalı zarf teklif alma ve pazarlık-açık artırma) usulüne göre iki oturum halinde yapılacak. İhalenin ilk oturumu 09.05.2013 Perşembe günü saat 14:30'da Emlak Konut GYO Genel Müdürlüğü-Ataşehir'de yapılacak.

34CHAMPİON
25-04-2013, 17:33
Emlak Konut GYO, TOKİ'den 747 milyon 267 bin 383 liraya Zeytinburnu Kazlıçeşme ve Kartal'da 2 arsa aldI
Emlak Konut GYO, TOKİ'den 747 milyon 267 bin 383 liraya Zeytinburnu Kazlıçeşme ve Kartal'da 2 arsa aldı. Emlak Konut GYO'dan verilen bilgiler şu yönde:

T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) mülkiyetinde bulunan; İstanbul İli, Kartal İlçesi, Çavuşoğlu Mahallesindeki toplam 63.249,23 m2 yüzölçümlü 13 adet arsa 112.267.383,25-TL (KDV hariç) bedelden ve İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, Kazlıçeşme Mahallesindeki toplam 127.920,00 m2 yüzölçümlü 2 adet arsa ise 635.000.000-TL (KDV hariç) bedelden satın alınmış olup, konuya ilişkin Protokol taraflarca imzalanmıştır.

Hüseyin Belibağlı/Emlaktasondakika.com

34CHAMPİON
25-04-2013, 17:35
Emlak Konut GYO, TOKİ'den 747 milyon 267 bin 383 liraya Zeytinburnu Kazlıçeşme ve Kartal'da 2 arsa aldI
Emlak Konut GYO'dan verilen bilgiler şu yönde:

T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) mülkiyetinde bulunan; İstanbul İli, Kartal İlçesi, Çavuşoğlu Mahallesindeki toplam 63.249,23 m2 yüzölçümlü 13 adet arsa 112.267.383,25-TL (KDV hariç) bedelden ve İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, Kazlıçeşme Mahallesindeki toplam 127.920,00 m2 yüzölçümlü 2 adet arsa ise 635.000.000-TL (KDV hariç) bedelden satın alınmış olup, konuya ilişkin Protokol taraflarca imzalanmıştır.

Hüseyin Belibağlı/Emlaktasondakika.com

34CHAMPİON
02-05-2013, 12:29
Tuzla’daki dev projenin inşaatı başladı! Venedik, Tuzla'ya gelecek!

Tuzla’da marina, AVM ve otel gibi birçok fonksiyonu içinde barındıran dev projenin inşaatı başladı. Tuzla Belediye Başkanı Yazıcı, projenin su kanalları ve denize yapılması planlanan adacıklarıyla Venedik gibi olacağını söyledi

İstanbul'un gelişen bölgesi Tuzla'ya 510 bin metrekarelik uluslararası ölçekte dev bir yatırım geliyor. Türkiye'de mimari konseptiyle bir ilk olacak projede, büyük bir marina, denizin üstünde adalardan oluşan bir alışveriş merkezi, 5 yıldızlı otel ve su oyunları eğlence parkı yer alacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Tuzla Belediyesi'nin desteklediği ve Via Properties tarafından yapılacak olan projenin sosyo-kültürel anlamda Tuzla'ya ciddi bir değer katacağını ifade eden Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, yıllık 25 milyon ziyaretçi beklediklerini belirterek, projenin bölgenin ekonomik kalkınmasını da destekleyeceğini söyledi. Yazıcı, AVM, otel ve deniz dünyasının birleştiren projenin ayrıca 2 bin 500 kişiye istihdam sağlayacağını da vurguladı.
Marina projesiyle birlikte bölgeye olan talebin artacağını ifade eden Yazıcı, “Projemizle birlikte Tuzla'ya yatırımlar artacaktır. Zaten projeyi ilan ettiğimizden beri inşaat sektörünün önemli firmaları yeni konut projeleri üretimine başlamıştı. Bu projelerin devamı gelecektir” dedi. Tuzla'nın gelişime çok açık bir bölge olduğunun altını çizen Yazıcı, projeyle birlikte marina, AVM ve suyla ilgili her şeyin yer aldığı deniz dünyasının bölgeye gelecek olmasının Tuzla'nın değerini iki katına çıkaracağını dile getirerek, “Kanallarla, balinalarıyla, deniz dünyasıyla Venedik vari bir proje olacak” dedi.

2015 Mart'ta tamamlanacak
Projenin inşaatının başladığını belirten Yazıcı, “İnşaat 1,5 aydır sürüyor. 183 bin metrekarelik deniz dolgusu büyük ölçekte bitti. Hızlı ilerliyoruz. Daha önce de belirttiğimiz gibi 2015'in Mart ayında tamamlamayı planlıyoruz” diye konuştu.

Projeyle birlikte bölgenin nüfus yoğunluğunun da artacağını hatırlatan Yazıcı, “Projeyi yapmaya başladığımız zamandan itibaren altyapı çalışmalarını da hızlandırdık. Ulaşım, yol çalışmaları başladı. Marmaray, E-5, TEM ve metroya ulaşım çalışmalarına zaten geçtiğimiz yıl başlamıştık” diye belirtti.

Projenin lansmanının iki kez ertelendiğini hatırlatan Yazıcı, çok kısa bir zamanda lansman yapacaklarını da belirtti.

Her ihtiyacı karşılayacak
Emlak Konut GYO ile hasılat paylaşım modeli kapsamında Teknik Yapı tarafından gerçekleştirilen Evora İstanbul bölgenin en büyük projesi olarak ön plana çıkıyor. Etaplar halinde satışa sunulan proje yaklaşık 5 bin konuttan oluşuyor. Ağustos 2014'te tamamlanması planlanan proje içinde ilkokulu, kreşi, parkı, tıp merkezi ve camisi olan bir şehir kuruluyor.

Suyun üstüne karma proje
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Tuzla Belediyesi'nin desteklediği ve Via Properties tarafından yapılacak olan proje 250 milyon dolara mal olacak. Yılda 25 milyon ziyaretçi getirmesi beklenen proje 2015'te tamamlanacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Tuzla Büyükşehir Belediyesi'nden ihale usulü ile 120 milyon 750 bin liraya 30 yıllığına Via Properties'e kiralanarak kullanım hakkı verilen projede, 850 yat kapasitesine sahip marina, denizin üstünde adalardan oluşan bir alışveriş merkezi, 5 yıldızlı otel, su oyunları eğlence parkı ile 2 bin araçlık otopark olacak. Şehrin en uzun sahil şeridine sahip Tuzla projesi, turizme ve ekonomiye katkı sağlayacak.

Yeni şehir Tuzla
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın çılgın projelerinden biri olan ‘İstanbul'a İki Şehir' projesinin Tuzla'da yapılacağının açıklanmasıyla bölgede hareketli günler yaşanıyor. Yeni üniversiteler, marina ve konut projeleriyle İstanbul'un gelişen bölgeleri arasında yerini alan Tuzla'da, gayrimenkul sektörünün önde gelen isimlerinin yatırımları da bölgenin çehresini değiştirdi.

Metro ve Marmaray gibi projelerle ulaşım aksının da genişletildiği Tuzla'da, hızlı trenle de tüm ulaşım vasıtalarına erişim kolaylaşırken, 3. Köprü ile bölgenin gelişimini tamamlaması amaçlanıyor.

Hülya Çaylak

34CHAMPİON
08-05-2013, 09:51
Zorlu Gayrimenkul, Zincirlikuyu’da hayata geçirdiği Zorlu Center projesi ile ilk kez 5 fonksiyonu bir araya getirirken, İstanbul’un en önemli ihtiyaçlarından biri olan bir performans sanatı merkezini de unutmadı


Zorlu Gayrimenkul, Zincirlikuyu'da hayata geçirdiği Zorlu Center projesi ile ilk kez 5 fonksiyonu bir araya getirirken, İstanbul'un en önemli ihtiyaçlarından biri olan bir performans sanatı merkezini de unutmadı. İstanbul'un kalbinde, sanat platformu olacak Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi, dünyanın da sayılı merkezleri arasında yer almaya hazırlanıyor.

Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi'nin operatörlüğünü Broadway'in 101 yıllık şirketi Nederlander yapıyor. 2013 yılı üçüncü çeyreğinde açılışı gerçekleşecek merkezde izleyeceğimiz ilk gösteriler de belli olmaya başladı.

Benzersiz ve üstün teknolojisi, dünya standartlarında akustiğe sahip salonları, dünyaca ünlü gösterilere, müzikallere ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapabilecek özellikleriyle Zorlu Center Peformans Sanatları Merkezi, izleyicileriyle buluşmadan önce, inşaası hızla devam ederken kapılarını ilk kez siz değerli basın mensuplarına açıyor.

İstanbul'un kültür-sanat alanında bir dünya markası olma yolculuğunda önemli bir rol üstlenecek Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi'nin tüm özelliklerini ve ev sahipliği yapacağı ilk gösterimleri sizlere; Zorlu Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Zorlu Gayrimenkul Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Even, Nederlander Üçüncü Kuşak Yöneticisi Robert Nederlander (Jr.) ve Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi Genel Müdürü Ray Cullom aktaracak
emlakkulisi

34CHAMPİON
08-05-2013, 09:56
Oturana değil al-sat yapana vergi geliyor

Maliye, Gelir Vergisi'nde sona yaklaştı. Taslağa göre, kentsel rantların vergilendirilmesinde değişiklik yapılacak. Evi aldıktan 1 yıl sonra satanlar, elde ettikleri kârın tamamının vergisini ödeyecek. Satış için 2 ve 3'üncü yıl beklenirse bu oran düşecek

Vergi gelirlerini artırmaya çalışan Maliye Bakanlığı, elektronik haczin kapsamını genişletirken sürpriz adımlar atmaya hazırlanıyor. Vergi borcu olan mükellefin taşıt siciline elektronik ortamda "haciz" şerhi konulurken, ev alıp satana da kademeli vergi geliyor. Yasa ile son 5 yılda ev satanlardan talep edilen değer artış kazancı vergisinde de "oransal sistem uygulaması" öngörülüyor. Buna göre ev alındıktan sonraki ilk yıl satılırsa elde edilen kârın tamamı vergilendirilecek. İki ve üçüncü yıllardaki satışlarda ise bu oran düşürülecek.

TALİMAT VERDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan, uzun zamandır konuşulan yeni Gelir Vergisi Yasası'nın hızlı bir şekilde bitirilmesi için Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na (EKK) görev verdi. Erdoğan, tabana yayılan adil bir vergi sistemi hazırlanmasını istedi. Ekonomi kurmayları, bu yasayla devrim yapılacağını belirtirken, "Yasa yerel seçimlerden önce tamamlanacak" değerlendirmesini yaptı. Maliye yeni yasayla kentsel rantların vergilendirilmesinde değişikliğe gidecek. Buna göre satın aldığı 5 yıl sonra satan konut sahibinden elde ettiği kâr üzerinden kademeli olarak vergi alınacak.

TEK EVİ OLAN KAPSAM DIŞI
Taslağa göre sadece bir evi olanlar kazanç vergisinden muaf tutulacak. Yeni yasanın eski evi satarak yeni ev alanları vergiden istisna tuttuğuna dikkat çeken yetkililer, "Bu şekilde kentsel dönüşüm politikasına da uyum sağlanıyor" dedi.

BORCU OLAN YANDI
Vergi gelirlerini artırmaya çalışan Maliye Bakanlığı elektronik haczin kapsamını genişletiyor. Emniyet ile yapılan anlaşma kapsamında vergi borcu olan mükellefin taşıtları için siciline elektronik ortamda "haciz" şerhi düşülecek. Borcu olan arabasını satmak istediğinde ekranda "vergi borcu vardır" yazısı görülecek. Borç ödenmezse araç satışı yapılamayacak.

PİLOTUN İSTİSNASI DARALACAK
Tasarıda, Gelir Vergisi'nde halen yüzde 15, 20, 27 ve 35 olarak düzenlenen vergi tariflerinde ise değişiklik düşünülmüyor. Yasadaki maddelerin kapsamı geliştirilerek birleştirildiği için 250 maddelik yasa 100 maddeye düşürüldü. Yasa tasarısında bir ilginç ayrıntı da havacılık sektörüne ilişkin düzenlemeleri içeriyor. Futbolcuların yanı sıra pilotların da vergi istisnalarının kapsamının daraltılması hedefleniyor. Yüksek ücrete karşın bordrosu düşük gösterilen pilotlara uzun uçuş tazminatının istisna olan kısmı için üst limit öngörülüyor. Pilotların ücretleri 15-20 bin lira arasında değişiyor.

hazal ateş

34CHAMPİON
11-05-2013, 14:40
PENDİK BÖLGESİ İÇİN KONUŞULANA DİKKAT... LOKASYON KIYMETLENİYOR


Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Olağan Mali Genel Kurul'da konuşma yapıyor.
"Bugün önemli bir gün bizim için 2011 yılında bugün burada konuşmuştum. Şampiyon olduktan sonra başıma gelenlerden dolayı 2012 yılında aranızda olamadım. Şimdi burada aranızdayım. Bugün burada yeni üyelerimiz de var. Celal Doğan yeni üye oldu, kendisine hoş geldin diyorum.

Benim ve yönetimin burada 2 yıl daha sürem var. Medyada gideceğime dair haberler çıkıyor ancak ben sözümün arkasında dururum. 2 yıl daha buradayım."

PENDİK'TE YILDIRIM'IN ÇILGIN PROJESİ

"Bütün tesislerimizi Pendik civarında bir tesis alarak buraya taşımak istiyoruz. Tüm branşlar burada olacak. 300 dönümüne inşaat yapacağız geri kalan 300 dönemini de orman halinde bırakıp Fenerbahçe kampüsü haline getireceğiz. Bütün şubelerimiz orada olacak. Samandıra ve Dereağzı oraya taşınacak. Bütün Fenerbahçeli sporcular orada yaşacaklar, kulüp binası da oraya taşınacak.

Ataşehir'de Fenerbahçe Koleji var. Tebligat yaptılar boşaltın diye. Gittik bakanla görüştük. Sayın Turan Şahin ve Talat Bey'in çalışmaları sonucunda Ankara Milli Emlak araziyi satışa çıkartıyor. Biz de bu araziyi satın alacağız. Fenerbahçe'nin tapulu malı olacak.

Topuk Yaylası için gerekli insanlarla görüştük. Bu araziyi de satın alma konusunda girişimlerimiz oldu. Bir kaç ay içerisinde satın alınmış olacak."

"DEVLET BİZE PEŞKEŞ ÇEKMEDİ"

"Kenan Evren Lisesi sürekli gündemde. Biz bunları anlatamadık. Kenan Evren Lisesi ile ilgili devlete 3 okul yaptık. Okulun arazisini Kadıköy Belediyesi'nden satın aldık. Bu okul karşılığında 3 okulu tedarik ettik. Yeni gösterdikleri yerde kapalı spor salonunu yaptık. Bu üç okulun Fenerbahçe kulübüne maliyeti 30 Trilyondur. Biz devlete karşı bütün taahhütlerimizi yerine getirdik. Florya'daki arazi tahsise alındı. Sırf üyelerimizin kullanabileceği bir tesis yapılacak. Çalışmalar yapılıyor.

Fenerbahçe Kulübü iyi durumdadır. Geleceğin daha iyi olmasını için sizlerden onay almamız gerekiyor. Statla ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1998 yılında yapılan anlaşma ile biz stadı kiraladık. Şimdi araziyi almak istiyoruz. Bazı girişimler var ama çözülmedi."

"2006'DAN BERİ ÖNÜMÜZÜ KESİYORLAR"

"2006'dan beri Fenerbahçe'nin sürekli önü kesiliyor. Bizim dava ile ilgili konuşmamam söyleniyor. Ben de bu uyarıya katılıyorum. Galatasaray Kulübü, açık bir şekilde söyleyeceğim, sürekli konuşuyorlar.

Biz kimsenin işi ile ilgili, diğer kulüplerle ilgili hiçbir şey konuşmadık. 2006'da Denizli'de şampiyonluğu kaybettik sonra bir baktık başka şeyler olmuş. Kapatıldı. 2009-2010'da yine oldu. Biz yine 2006 yılında bu travmayı atlattık. Her düştüğümüz noktada dimdik ayağa kalktık ve hep ayakta olacağız. Trabzon'la oynadığımız maçta stadımızda kaybettik. Bakan bile 'şaibe' var dedi. Bursa şampiyon oldu şaibe filan kalmadı.

Fenerbahçe'nin şampiyon olduğu her dönemde medya şike ve teşvik var diyor. Eğer bir temizlik olacaksa 30 yıl önceden başlaması lazım. Eğer bu temizlikte benim dönemimde bir şey varsa ben bu suçun cezasını çekmeye hazırım. 1959 yılından beri olanların faturası bize çıkartılamaz."

"DEVLETİN SAVCISI YOK MU?"

İki hafta önce Galatasaray Kulübü Başkanı 'Bizim önümüzü kesiyor' diyorlar. TFF Başkanına gidiyor el ele çıkıyorlar. Bu garip değil mi? Bu devletin savcısı yok mu? Ben savcıları göreve çağırıyorum. Buyrun göreve! Neden yapmıyorsunuz?

Galatasaraylı bir yazar var. "Aykut Kocaman 6222'den yargılanmalı" diyor. Üç sene önce gittik yağmur yağdı tribünden. Kimse bir şey söylemedi. İnsanların vicdanına kültürlerine bırakmak lazım bazı şeyleri. Bırakalım dostluk içinde futbolu yaşayalım. Galatasaray her şeyi yapar, adetleri bu. Sonra el uzatırlar. Madem ki samimiler. Lig bitimini beklerlerdi, gelirlerdi ne gerekiyorsa yapardık.

Maç var, yok "Ben nerede oturacağım, yok "Lizbon'a beni davet ederlerse". Ararsın beni söylersin, biz de gereken neyse yaparız. Gazeteye konuşulmaz. Bunlar yanlış şeyler.

"FENERBAHÇE ÇIKSIN HAVUZDAN..."

2 sene önce sizin yaşadıklarınızdan çok faydalanmamız gereken şeyler var diyenler, yaşadıklarımızdan sonra olayları başka yerlere çekmeye başladılar. Madem Fenerbahçe kirli. Çıksın havuzdan bakalım siz ne kazanıyorsunuz?"

DEVLETİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM

Bir taraftan UEFA kriterleri, bir taraftarn devletin vergi konusundaki isteği -haklılar- Fenerbahçe son 10 yılda 3 trilyondan fazla vergi verdi. Belgeleri Maliye Bakanına da yolladım. Devlet bütün kulüpleri incelemeli ve herkesin durumunu açıkça bildirmeli. Ben bir vatandaş olarak bilmek istiyorum. Başkan olarak da kulüplerin denetlenmesi gerektiğini istiyorum. Devleti göreve çağırıyorum.

Eskiden biz şımarık zengin aile çocuğu, diğer taraftar fakir düşmüşler imajı yaratıldı. Bugüne geldik biz büyüdük Galatasaray'ı geçiyoruz. Tabii geçersiniz, biz ne kadar ödedik söylüyoruz. SPK işi var. 350 trilyon para çekmişler ben anlamam SPK işlerinden. Konuşunca sonra bir şeyler diyorlar. Bunların yaptığı hadiseler doğruysa SPK bize de aynı yolu göstersin biz de yapalım(!) Doğrusu buysa biz de yapalım, 350-400 trilyondan da fazlaymış bizim. Bir taraftan da buna soygunculuk diyorlar ben anlamam...

O STAT DEVLETİN

Aziz Yıldırım ve yönetimi hiçbir zaman bu ülke için yapılan bir statsa bunu destekler. Bir defa dahi yöneticilerimiz çıkıp da G.Saray'ın yapmış olduğu statla ilgili konuşmadı. 600 trilyona stat yapıldı. Sonra çevresine yollar yapıldı. Bedava stada oturdular. Ali Sami Yen'le ilgili devamlı konuşuyorlar. Devletle yaptıkları hiçbir protokole uymadılar. Kiraları ödemediler. Devlet de hiç iptal etmedi. Biz bir şey yapınca hemen bize ceza yazıyorlar. Sonra stadı yaptılar 'burası bizim' hayır devletin stadı. Bizim stat da devletin stadı ama arsa bizim üstünü biz yaptık o yüzden bizim diyebiliyoruz. Stat devletin, yapan devlet bir de isim hakkını sattılar.

BEN İYİ Kİ FENERBAHÇELİYİM

3 sene en azından 70 milyon dolar para kazandılar. 200 milyon dolar böyle girdi yaptılar. 350 trilyon SPK'dan girdi. Localar vs satıldı 50 milyon oradan girdi. Kendileri emekleri ile camiaların çalışmaları için bunları yaptıkları için kutluyorum (!) Ben iyi ki Fenerbahçeliyim!

"30 TRİLYON ALMAMIZ LAZIMDI, 4-5 TRİLYON ALDIK"

İddaa'da %93 yabancı %7 Türk takımları oynanıyor. %7'nin de %1.3'ü Fenerbahçe, 30 trilyon almamız lazımken, 4-5 trilyon aldık. Diğerleri ile aynı alıyoruz. Aynı durum havuz için de geçerli. Kulüp ile AŞ'de yok artık. Sorun var. Devletin yayınları serbest bırakması lazım. Sponsporluklara kolaylık getirmek lazım.
Amatör şubelerde her yerde Fenerbahçe var. Bir hareketlilik var bu bizim sayemizde ama her sene 30 trilyon açık var. Fenerbahçelilerin kulübe sahip çıkması lazım.

Yeni Tüzük Tadilatı ve üye çalışmaları olacak. 1 milyon üye hedefliyoruz. 5-10 senelik bir proje olacak. Bütün Anadolu'ya çıkacağız ev ev gezeceğiz. En az 1 milyar dolar bankada parası olan bir Fenerbahçe olur. Sadece bu paranın faizinden amatörlerin masrafı çıkar. Hayal gibi geliyor ama ben 4-5 senedir bunu düşünüyorum."

(Sabah)

brokerüstad
11-05-2013, 21:02
İHA


Karşılaştırma sitesi Enuygun.com’un Analisti Tuğba Hacıbayramoğlu’na göre, bankalar 180 ay vade seçeneğinde bile konut kredisi faizlerinde önemli indirimler yapıyor ve bugünkü koşullarda ayda 750 TL ödeyerek 180 ay vadeli konut kredisi kullanmak mümkün oluyor.

Konut kredisinde faiz oranlarının düşmesi, bankaların uzun vadeli kredilere daha ılımlı yaklaşmasına neden oluyor. Karşılaştırma sitesi Enuygun.com’un Analisti Tuğba Hacıbayramoğlu’na göre, bankalar 180 ay vadede bile konut kredisi faizlerinde önemli indirim yapıyor.

Bankaların 1 yıl önce 60 ay vadeli kredilerde bile uygulanmayan faiz oranlarını şu sıralar 180 ay vadeli konut kredileri için uyguladığını belirten Hacıbayramoğlu, “Konut kredisi kullananların en büyük sorunlarından biri, ödemeleri yüksek olduğu için beğendiği evi satın alamamak ya da aylık taksit ödemelerinde zorlanacağını düşünmek. Oysa bankalar içinde bulunduğumuz dönemde 120 ay ve üzeri vadeli kredilere eskiye oranla daha sıcak bakıyor ve 180 ay vadeli kredi için faiz oranlarını da düşük tutuyorlar. Bu da özellikle gençler için avantajlı bir durum olarak öne çıkıyor” dedi.

KİRA ARTARKEN KREDİ FAİZİ SABİT KALIYOR
Konut kredisi faizlerindeki bu düşüşün ev sahibi olmak isteyen kiracılar için oldukça avantajlı olduğunu belirten Hacıbayramoğlu, şunları söyledi: “Ayda 700 TL civarında kredi taksiti ödeyebilecek durumda olan tüketiciler 75 bin TL konut kredisi çekebilir. 180 ay vadeli 75 bin TL konut kredisinde taksitler, yüzde 0,73 faiz oranıyla 750 TL’ye denk geliyor. Üstelik kira her yıl artarken kredi ödemelerinin sabit kalması gibi bir durum söz konusu. Bu da ev sahibi olmak isteyenlere önemli bir avantaj sağlıyor.”

BANKALAR UZUN VADELİ KREDİLERE SICAK BAKIYOR
Kiranın 10 yıl içinde enflasyon oranında artacağı ama kredi taksitlerinin sabit kalacağı göz önüne alındığında ev alanların kazançlı çıkacağını belirten Hacıbayramoğlu, “Tabii bu süre zarfında evin kazanacağı değer de önemli bir faktör. Tüketici genç sayılabilecek bir yaştaysa, eşi de çalışıyorsa, bankalar uzun vadeli kredilerde eskisi kadar katı tutum sergilemiyor. 240 ayın geri ödemesi belki çok yüksek gelebilir. Ancak, 180 ay vade gerek faiz oranı gerek toplam geri ödemesi nedeniyle daha tercih edilebilir bir kredi türü gibi görünüyor” dedi.

http://www.haberx.com/konut_kredisinde_yeni_donem(17,n,11316789,193).asp x

brokerüstad
13-05-2013, 21:13
Yeni KDV düzenlemesi, ruhsat tarihi nedeniyle mevcut konutlardan muaf tutulunca, yüzde 1 KDV ile satılan konutlar önemli bir avantaj elde etti. 300 bin liralık bir konutta yaklaşık 50 bin liralık vergi farkından muaf olan bu daireler şu anda satışta.

Ancak, önümüzdeki dönemde stoklar tükenmeye başlayacak ve yeni ruhsatlı konutlar satışa çıkacak. Bu nedenle, 2013 yılı, ‘tekrarlanmayacak' bir fırsat sunuyor.

Bahar aylarına girilmesiyle birlikte, ‘konut' mevsimi de geldi. Konut ihtiyacını karşılamak için yatırımcıların tercihi olan bahar ayları, satışlara bir miktar ivme kazandırdı. Şu anda konut piyasası geçen yıla göre daha iyi satış rakamlarını yakalıyor. Mevduat, altın ve dövizin getirisinin düştüğünü gören yatırımcılar da yavaş yavaş gayrimenkule yöneliyor. Peki konut almak için doğru zaman mı? Bu sorunun yanıtı, evet. Yalnızca yatırım için değil, konutu oturum amaçlı kullanmak isteyenler için de birçok fırsat sunuluyor. Bu fırsatlardan ilki hiç süphesiz yüzde 1 KDV ile satılan projeler.

YENİ KDV ORANLARI

Hatırlayacağınız gibi, Maliye Bakanlığı bu yılın ilk gününde konutta KDV oranlarını değiştirmişti. Yeni düzenlemeye göre KDV, rayiç bedelleri 499 liraya kadar olan arsalarda yüzde 1, 500 ile bin lira arası olan arsalarda yüzde 8, bin lira ve üzeri olan arsalarda ise yüzde 18'e çıktı. Bu yeni oranlar, 150 metrekareden küçük konutlar için yüzde 1 olan KDV'yi yüzde 8 ile 18'e çıkardı. Konut ister stüdyo olsun, ister dubleks olsun artık bulunduğu arazinin değerine göre vergilendiriliyor.

STOKTAKİ KONUTLAR

KDV düzenlemesinde önemli bir ayrıntı yer alıyordu. 1 Ocak 2013 tarihinden önce ruhsat alan projeler, yeni düzenlemeye dahil edilmedi. Bu da sektörde satışı devam eden ve inşaata başlamamış olsa da ruhsatını almış projeleri, düzenlemeden muaf tuttu. Şu anda stokta bulunan konutların tümü, eğer 150 metrekarenin altındaysa, yüzde 1 KDV üzerinden satılıyor. Başka bir deyişle, bu dönemde konut satın alanlar daha yüksek KDV ödemiyor. Ancak, KDV avantajı ‘stoklarla sınırlı.' 2012 ve öncesi ruhsatlı projelerdeki daireler tükendiğinde, KDV avantajı da bitecek ve bir başka düzenleme yapılmazsa bu avantajın tekrarı olmayacak. Düzenleme çıktığından bu yana geçen yaklaşık 5 aylık sürede, bu stokların bir çoğunun da satıldığını hatırlatmakta fayda var.

50 BİN LİRA FARK

Örnek vermek gerekirse, İstanbul'da 200 bin lira değeri olan bir daire almak istiyorsunuz. Bu daire 150 metrekarenin altındaysa, şu anda 2 bin lira KDV ödeyeceksiniz. Toplam maliyetiniz 202 bin lira olacak. Bu projenin ruhsatını 2013 yılında aldığını düşünürsek, aynı daireye 36 bin lira KDV ödeyeceksiniz. Bu durumda, toplam maliyetiniz 236 bin lira olacak. Aradaki fark ise 34 bin lira. 300 bin liralık bir konut için 3 bin lira olan KDV ise 54 bin liraya çıkıyor. Bu nedenle, yaklaşık 50 bin lira daha fazla vergi ödemek istemeyenlerin, yatırım kararını ertelememesi gerekiyor.

En çok satış İstanbul'da

Türkiye genelinde konut (daire) satıflları 2010 yılında 357.341 ve 2011 yılında 419.000 adet olarak gerçekleşti.

2012 yılında ise konut satışlları 431.485 olmuş ve önceki yıla göre yüzde 3.0 arttı.

2012 yılında İstanbul'da 87.484 adet konut satışı, Ankara'da 63.803 adet konut satışı, İzmir'de ise 25.612 adet konut satışı gerçekleştirildi.

800 bin konut yüzde 1 KDV'li

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, konutlardaki yeni KDV düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin, 2012'de sektörü olumsuz etkileyen en önemli belirsizliklerden birini ortadan kaldırdığını söyledi. Yeni düzenlemenin neredeyse, yeni yapılacak rezidans ve konutlarda KDV oranını yüzde 18'e çıkardığını ifade eden Torun, "Bu da kar marjlarının düşük olduğu sektörümüzde doğal olarak fiyatlara yansıyacaktır. Zira bugüne kadar yüksek faiz döneminde tüketiciye kendi finansmanını sağlayan, yükselen maliyetleri, artan tapu harçları vs. gibi gelişmeleri fiyatlarına yansıtmayan proje geliştiricilerinin bu KDV oranlarını sübvanse etmesi mümkün olmayacaktır" diyor.

ÖNEMLİ FIRSATLAR

Yeni KDV oranlarının satışlara etkisinin ve maliyetlerdeki artışın gerçek anlamda 2014 yılından itibaren daha etkin bir şekilde hissedileceğini dile getiren Torun, şunları söyledi: "Çünkü sektör beklentilerinin altında gelişen 2012'den kalan, bitmiş, halen yapımı süren ve ruhsatı / izinleri alınmış konutlardan oluşan yaklaşık 800 bin adetlik bir konut stoku bulunuyor. Ve bu konutlar da 1 Ocak 2013 itibari ile geçerli olan KDV düzenlemesinden doğal olarak muaf oldu. Bu nedenle bu stoklar, 2013 yılında gayrimenkul sektörü satışlarında yeni KDV oranlarının olumsuz etkisini hissettirmeyecektir. Herşeye rağmen KDV avantajı ile birlikte firmaların sunduğu ödeme avantajları ve de faizlerin düşük olması ciddi anlamda tüketiciye önemli fırsatlar sunuyor."

‘ÖDEME'YE BAKILIYOR

Konut projelerinde özellikle son dönemde ciddi şekilde uygulanan satış kampanyaları ile birlikte konut satışlarında artış meydana geldiğini söyleyen Torun, şu değerlendiremeyi yaptı: "Son dönemde, tüketicinin konut alım noktasındaki eğilimlerini incelediğimizde, fiyata erişebilmenin yanında ödeyebilmek güdüsüyle hareket ettiklerini görüyoruz."

Konut almak için neden doğru zaman?

Bahar ayları, gayrimenkulde ‘fırsat' ayları anlamına geliyor. Konut yatırımcısının harekete geçtiği bu dönemde, firmalar da birçok fırsat sunuyor. Düşen konut kredisi faizlerinden, yüzde 1 KDV avantajına, uygun fiyatlardan esnek ödeme planlarına kadar sunulan pek çok fırsat uzmanlara, ‘konut almanın tam zamanı' dedirtiyor.

*

Öncelikle, neden bahar aylarının konut almak için uygun bir zaman olduğuna değinelim. Konut geliştiricileri yeni proje lansmanlarını mart-nisan ya da eylül-ekim aylarında yoğunlaştırıyor. Bunun en önemli sebebi ise mevsim koşulları. Özellikle ilkbahar ayları, okulların kapanmasından ve yaz tatilinin başlamasından hemen önceki dönem olduğu için yatırımcılar tarafından tercih ediliyor. Çünkü, yaz aylarında tatil telaşıyla birlikte satın alma dönemi erteleniyor. Kış aylarında da hem inşaatın mevsimsel sebeplerden dolayı yavaş ilerlemesi hem de yıl sonu hesapları nedeniyle konut alımı ertelenebiliyor. Bu nedenle, bahar ayları konut almak için en doğru zamanlardan biri olarak anılıyor.

*

Bahar ayları konut almak için yalnızca ‘psikolojik' açıdan doğru bir zaman değil. Konut üreticileri, ya teslime yakın projelerindeki stokları eritmek ya da yeni lanse ettiği projelerindeki satışları hızlandırmak için birçok fırsat sunuyor. Projeler ilk kez satışa çıktığında, tanıtım fiyatlarının yanında cazip ödeme koşulları sunuluyor. Projenin ilk satış fiyatından daire alanlar, inşaat bitene kadar geçen sürede (24 ya da 36 ay) elde edilen primden kazanıyor. Bu dönemde, kampanyalar da oldukça önem taşıyor. Neredeyse her projede bir bahar kampanyası düzenleniyor. Bu kampanyalarda, sıfır faizden, sıfır peşinata, düşük peşinat oranlarından, esnek ödeme planlarına kadar farklı fırsatlar sunuluyor.

*

Bu yıl yalnızca konut üreticilerinin değil, ‘konjonktürün' de sunduğu önemli fırsatlar var. Faizlerin düşmesiyle birlikte, konut kredisi faiz oranları da hiç olmadığı seviyelere geriliyor. Bir de, bu yılın başında yapılan KDV düzenlemesi nedeniyle sektörde tekrarı olmayacak bir ‘vergi' avantajı sunuluyor.

Kaynak: Hürriyet

http://emlak.haber7.com/emlak/haber/1025633-konut-almanin-tam-zamani

emirseyit
13-05-2013, 22:41
Kdv yükseldi diye hele de savaş tamtamları çalmaya yakınken bir ömrü borçlanıp da , dağ başlarında ki evlere o paralar verilmez .Gönül arzu etmez ama girilecek bir savaş , hatta savaşa girilmese dahi mevcut görüntü ; akepe nin içte hükümran kalabilmek adına orta doğu bataklığında Abd nin maşalığına teşne olduğu şeklindedir.

Baba Esad ın onlarca sene apo yu besleyip kucakladığını hatırlarsak , Suriye nin esatların baasçı rejiminden kurtarılması menfaatimizedir ayrıca şehitlerimizin ruhunu da rahatlatır.Ancak akepe nin ikircikli ve acemice politikalarıyla kabak tümden Tükiye nin başında patlamaya başlamıştır.Bu kapsamda Suriye konusunda sıcak gündemlerin bizi beklediğine şüphe yok ,asgarisinden bu konu bitene kadar kiralar da mis gibiyken ev almak pek akıllıca görünmüyor bana.

34CHAMPİON
24-05-2013, 11:21
Konut Sektörü stoka ve talebin yavaşlamasına rağmen canlılığını koruyo

Toplam yatırım harcamalarında inşaat sektörünün payı giderek arttı. Şimdilerde makine ve teçhizat yatırımlarına yönelen kaynaklar milli gelirin yüzde 11.6'sına gerilerken, inşaat harcamaları milli gelirin yüzde 9.1'i büyüklüğüne ulaştı.
Eskiden hükümetlerin yatırımcı bakanları Sanayi Bakanı, Bayındırlık Bakanı, Enerji Bakanı idi, şimdilerde Hükümet'in yatırımcı bakanı, konut ve çevreden sorumlu olan Çevre ve Şehircilik Bakanı oldu.

Kamu duble yolların yapımını, Boğaz'ın yer altı geçidini sağlayacak projeleri, metro yatırımlarını, otoyol inşaatını sürdürüyor.

Konuttaki stoka ve talebin yavaşlamasına rağmen konut yatırımları devam ediyor.

Konut sektöründe marka olmuş inşaat gruplarının sahip ve yöneticilerinden öğrendiğim kadarı ile sektör canlılığını koruyor. Büyük inşaat gruplarının yöneticileri kendileri için stok sorununun olmadığını söylüyorlar. Yeni projelere talebin canlılığını koruduğunu anlatıyorlar.

Son yıllarda konut sektörü denilince TOKİ inşaatları öne çıkıyor. Bakan Sn. Bayraktar'a her yıl tamamlanan konutlarda TOKİ projesi kapsamında inşa edilen konutların payını sordum. TOKİ şemsiyesi altında her yıl 50 bin dolayında konut üretiliyormuş. TOKİ'nin her yıl üretilen toplam konutlardaki payı yüzde 10 dolayında imiş.

Geçen hafta sonu TÜİK, 2012 yılındaki konut satış sayılarını açıkladı. Yıl içinde 430 bin konut satılmış. Bu konutların ne kadarının birinci el, ne kadarının ikinci el konut olduğu belli değil.
Bakan Sn. Bayraktar ise, Türkiye'de son 10 yılda 5 milyon 500 bin konut inşa edildiğini, bunların 565 bininin TOKİ konutları olduğunu söylüyor.
Türkiye nüfusunun yüzde 18.3'ünün yaşadığı İstanbul, konut sektöründe cazibe merkezi durumunda. İstanbul'daki konutları sadece İstanbul'da yaşayanlar satın almıyor. Anadolu'da yaşayanlar da "Bir gün İstanbul'da yaşarız daha olmaz ise çocuklarımız oturur" diyerek İstanbul'dan konut satın alıyor.
2012 yılında, Türkiye genelinde satışı yapılan 430 bin konutun 102 bini (% 24'ü) İstanbul'da satışı yapılan konutlar imiş. Bu rakam TÜİK rakamı. Gelelim TOKİ rakamlarına. On yılda inşa edilen 565 bin TOKİ konutunun 116 bini (% 20'si) İstanbul'da inşa edilen konutlar. Daha sonra 68 bin (% 12) konut ile Ankara, 13 bin konut ile (% 2.3) İzmir geliyor.

Bakan Sn. Bayraktar'ın anlatımına göre TOKİ belli bir çizgide faaliyetini sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde Hükümet'in ağırlık vereceği konular, "kentsel dönüşüm" ile "çevre" konuları.

Tevfik Güngör dünya

brokerüstad
05-06-2013, 20:24
Konut fiyatları arttı
Türkiye Konut Fiyat Endeksi, Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.21 oranında artarak 133.46 düzeyinde gerçekleşti. 2012 yılının aynı ayına göre ise yüzde 12.15 oranında artan endeks, aynı dönemde reel olarak yüzde 4.53 oranında arttı
ANKARA (ANKA) - Türkiye Konut Fiyat Endeksi (TKFE), Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.21 oranında artarak 133.46 düzeyinde gerçekleşti. 2012 yılının aynı ayına göre ise yüzde 12.15 oranında artan endeks, aynı dönemde reel olarak yüzde 4.53 oranında arttı.
Merkez Bankası, Mart 2013 Türkiye Konut Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye Konut Fiyat Endeksi (TKFE) (2010=100), 2013 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.21 oranında artarak 133.46 olarak gerçekleşti. TKFE, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 12.15 oranında artarken, aynı dönemde reel olarak yüzde 4.53 oranında arttı.
Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar 2012 yılı Mart ayında metrekare başına bin 70.8 TL iken 2013 yılı Mart ayında bin 193.6 TL olarak gerçekleşti.

-TYKFE YÜZDE 1.62 ARTTI-

Türkiye Yeni Konutlar Fiyat Endeksi (TYKFE) Türkiye genelinde, 29 ilde son iki yılda yapımı gerçekleşen konutların değerleme raporları analiz edilerek hesaplanan TYKFE (2010=100) 2013 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.62 oranında artarak 133.38 düzeyinde gerçekleşti. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10.99 oranında, reel olarak ise yüzde 3.45 oranında arttı.

-KONUT FİYAT ENDEKSİ İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR'DE ARTTI-

Üç büyük ilin konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2013 yılı Mart ayında bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 1.91, yüzde 1.50 ve yüzde 1.42 oranlarında artış görüldü. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 14.86, 9.49 ve 10.65 oranlarında artış gösterdi.

-EN YÜKSEK BİRİM FİYAT İSTANBUL'DA-

Birim fiyatlar, 2013 yılı Mart ayında, İstanbul'da metrekare başına bin 883.9 TL, Ankara'da metrekare başına bin 104.4 TL, İzmir'de ise metrekare başına bin 317.8 TL olarak gerçekleşti.

-ÜÇ BÜYÜK İLİN YENİ KONUTLAR FİYAT ENDEKSİ-

Üç büyük ilin yeni konutlar fiyat endeksleri değerlendirildiğinde, 2013 yılı Mart ayında bir önceki aya göre, İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 1.28, yüzde 2.54 ve yüzde 2.55 oranlarında artış görüldü. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 17.32, 8.23 ve 12.14 oranlarında artış gösterdi. (ANKA)
(BRŞ/ÖZK)

http://www.haberx.com/konut_fiyatlari_artti(17,n,11338708,936).aspx