Sayfa 6/15 İlkİlk ... 45678 ... SonSon
Arama sonucu : 118 madde; 41 - 48 arası.

Konu: Küçükbaş Hayvancılık(Koyun ve Keçi)

  1. #41
    Duhul
    Jun 2006
    İkamet
    Yakınbatı
    Gönderi
    2,568
    Blog Yazıları
    10

    Esas

     Alıntı Originally Posted by cetvel Yazıyı Oku
    koçların boynuzsuz olması, hem sürü içinde stresin daha az olması sebebiyle hem de et kalitesinin daha iyi olması sebebiyle tercih edilen bir durum.. yapılan seleksiyonlar genelde boynuzsuzluk üzerine ve epey yol aldı bilim insanları...


    et kalitesi nasıl daha fazla oluyor derseniz... koçlar, malum sürü içindeki diğer erkek ve dişilere gücünü gösterebilmek için vurmaya çalışır. ya da kesime giderlerken eğer farklı sürülerden hayvanlarla bir arada tutulurlarsa muhakkak kavga ederler padokta... haliyle kesimden sonra post çıktığında etlerde morarma kanama ve diğer arazları görebiliriz. bu da et kalitesi açısından istenmeyen ve mezbahalarca cezaya tabi tutulan durumlardandır.


    sevgili pit, koç gayet güzel duruyor... bu fotoğraf yeni mi? eğer yeniyse bu yakışıklının damat traşı gelmiş, bir de manikür pedikür de yapıldı mı rahat rahat dolaşıp dişileri arar durur!

    bu arada suffolk, sakızı aşamayabilir... sakızın kuyruğunu kaldıramazsa işi zor... belki yardım alarak birkaç koyundan sonra öğrenebilir... amerikada bununla ilgili bir çalışma yapmışlardı... koçlar kuyruklu koyunlarda aşımda zorlanıyorlardı, genç damızlık hayvanlara bu öğretildiğinde gayet iyi beceriyorlardı!!!
    evet sn cetvel Nisan 15 de kırkacağız.Fotoğraf 1-2 haftalık. Sakızda benzer zorluğu bende tahmin ediyorum Arkadaşa yardımcı olacağız artık kıyakcılık olacak ama napalım
    konu dişi kovalamak olunca o koca cüsseye rağmen ceylan gibi sekiyor kerata yalnız koyunlar bunun iriliğini görünce çoğu tırsıyor. Geçen gün ovadan dönerken bir buzağıya aşım yapmaya kalkıştı, çok komedi bir enstantaneydi
    Son düzenleme : Pit; 09-04-2013 saat: 11:37.

  2. #42
    Duhul
    Jun 2006
    İkamet
    Yakınbatı
    Gönderi
    2,568
    Blog Yazıları
    10

    Esas

     Alıntı Originally Posted by cetvel Yazıyı Oku
    aslında 3-5 bin koyuna sahip olmak zor değil sadece iyi bir ekip ve iş bölümü ile "birbirine kazık atmayı amaç edinmemiş" insanlarla bu sistem oluşturulabilir.

    o zaman bedelsiz değilde taze taze yemek üzere "kar payı" dağıtırız!
    haklısınız, tam bir ekip çalışmasıyla bu iş rahatlıkla yürütülür.

  3. #43
    Duhul
    Feb 2004
    İkamet
    Tekirdağ, Bakırköy
    Yaş
    41
    Gönderi
    2,684

    Esas

     Alıntı Originally Posted by Turbey35 Yazıyı Oku
    Sayın Cetvel...

    Hayvancılık konusu sizin uzmanlık alanınız herhalde. Gıda ve hayvancılık bölümünde eksik olan et ve yumurta tavukçuluğu hakkında ne düşünüyorsunuz. Burası yeri değil ama bu konu ile ilgili bir başlık açılsa sanırım ilgi görür. Sizin de fikirlerinizden yararlanırız. Örneğin İzmir'de adı organik olarak geçmese de bazı çiftlikler tarafından üretilen yumurtalar var ki millet almak için sıraya giriyor. Acaba bu hayvanlara yem olarak ne veriliyor? Bu hayvanların sürekli gezindiği söyleniyor. Ancak binlerce hayvan böyle nasıl kontrol edilebilinir benim de aklım almıyor doğrusu. Ayrıca yumurta tavukçuluğu için hangi cins hayvanlar neden tercih edilmelidir. Sizin bu konularda mutlaka bilginiz vardır diye düşünüyorum. Bu konuyu buraya yazdığım için Sayın Pit'den de özür diliyorum.
    biraz geciktim sn.Turbey35, kusura bakmayın...

    ülkemizde, AB normlarına uygun tek tarım ve hayvancılık konusu "kanatlı hayvanlar"ın üretimidir. gerçekten de neredeyse Avrupadaki en kaliteli üretimi yapan ülkelerden biriyiz tavuk için...

    ülkemizde isim yapmış tavuk firmalarının ürünlerini rahatça kullanabilirsiniz... belki de yumurta hile yapılamayan tek hayvancılık ürünü desek, yalan söylemiş olmayız.

    fakat sektörde GDO'lu ürünlerle hazırlanmış yemler kullanıldığına dair bilgiler sık sık kullanılıyor, her ne kadar firmalar bunu kabul etmese de!!!

    tavuklar için "soya" vazgeçilmez yem materyallerinden biridir. Dünyada ticari üretimi yapılan soyaların da neredeyse tamamı GDO'ludur. Ülkemizde gdo'lu soya üretimi yok deyip işin içinden çıkan firmalar, yapılan ithalatları görmezden geliyorlar... soya ithalatını hangi yem fabrikalarının yaptığını ve bu firmaların da müşteri portföylerinde tavuk firmaları olup olmadığını anlamak çok kolay...

    gdo'un insan sağlığına karşı tespit edilmiş bir zararı yok tezini savunanlar, bundan 100-150 sene önce de o günün teknik imkanlarıyla anlayamadıkları pek çok hastalığı ve ölüm sebebini bugün isimlendirebiliyorlar. yani bundan 50-100 sene sonra tespit edilen yada edilebilecek hastalıkların sebeplerinin gdo'lu ürünler olup olmadığını anlamak çok kolay olacak...

    peki ne yapmak lazım??? gdo'lu ürünler sadece soya ve dolayısıyla tavuklar da mı kullanılıyor? elbette hayır... mısır!! mısır'ın da gdo'lu olarak dünyada üretildiği ve ülkemizde kullanıldığı gün gibi aşikar... süt ineği besisinde kullanılan silajlık mısırlardan tutunda şeker şurubu için üretilen mısırlara kadar hepsi ithal mısırla ya da ithal edilmiş gdo'lu mısır tohumu ile üretilmiş mısırlar; günümüzde ülkemizin hemen her gıda ürününde kullanılıyor.

    her gün fütursuzca aldığımız 25-50 kuruşluk, 1tl'lik atıştırmalık, kek, bisküvi, şekerleme, çikolata gibi ürünlerin tamamında maliyet düşürmek için "fruktoz şurubu" kullanılmakta, bu şurupta mısırdan üretilmektedir. (ayrıca kullanılan yağlarında ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır)

    son zamanlarda mayonez ve ketçap kutularının arkasındaki "içindeki maddeler" kısımlarını okuyorum ve ikisinde de ortak olarak kullanılan "modifiye patates nişastası" ibaresi ilgimi çekiyor. acaba hem mayonezde hem de ketçapta niye modifiye patates nişastası kullanılır? bunların ikisi de birbirlerine zıt ürünler ama aynı maddeden mamül ediliyorlar, acaba niye? ya da bu ürünleri doğal olarak üretmekten niye vazgeçildi?

    yani, sözün özü bunlardan kaçamayız, mecburen hepimiz kullanıyoruz...

    toplumun bu açmazını fark eden uyanık firmalar da "organik" adı altında halkı kandırabilmek adına her türlü dalavereyi yapabiliyorlar... ürünlerinde "organik" ibaresi geçebilmesi için oldukça "sıkı" denetlendiği iddia edilen bir süreçten geçtiklerini söyleyen firmaların ne derece organik ürün ürettiklerine hep şüpheyle yaklaşmışımdır.

    organik yumurta için özellikle Amerikada "free range" denilen ve merada yayılan, börtü böcek ve ot yiyen ve hayvan dışkısı içinde oynaşan, doğal ışıkla büyüyen, büyümesi için hiçbir şekilde manüpülasyona tabi tutulmayan üretim modeli var. (bu hayvan dışkılarında da gdo'lu yem yememiş hayvanların materyali kullanılıyor!!)

    izmirdeki çiftliklerin neler yaptıklarını bilmediğim için onların yumurtalarına bir yorum yapmak doğru olmaz.

    en iyi yumurtacılar için leghorn, rode island, playmouth rock gibi ırklar sayılabilir. tabi hepsinin kendine göre avantaj-dezavantajları vardır...

    şimdilik bu kadar... lafı uzattık koyunları unuttuk...

  4. #44
    Duhul
    Feb 2004
    İkamet
    Tekirdağ, Bakırköy
    Yaş
    41
    Gönderi
    2,684

    Esas

    bu sene başında doğumları tamamlanan damızlık koyunlarımız... yapağılarının dökülmüş olması sizi yanıltmasın, onlar ikiz ya da üçüz doğuaran koyunlarımızdır. sütten kesimden sonra yapağıları eski haline dönüyorlar...



    bu prensesler de toklu koyunlarımız, onlar da kırkıma başladık ama henüz bitiremedik. bu yaz hayallerindeki koçla tanışacaklar!!




    bu yakışıklılar da sürünün koçları... boynuzlu olan bu seneki yeni harem ağamız. henüz 1 yaşında ama dev gibi bir koç olacak. yanındakiler de onunla neredeyse aynı yaş grubunda hatta bir tanesi ondan epey büyük yaş itibariyle ama onun yarısı kadar!!!




  5. #45

    Esas

     Alıntı Originally Posted by cetvel Yazıyı Oku
    biraz geciktim sn.Turbey35, kusura bakmayın...

    ülkemizde, AB normlarına uygun tek tarım ve hayvancılık konusu "kanatlı hayvanlar"ın üretimidir. gerçekten de neredeyse Avrupadaki en kaliteli üretimi yapan ülkelerden biriyiz tavuk için...

    ülkemizde isim yapmış tavuk firmalarının ürünlerini rahatça kullanabilirsiniz... belki de yumurta hile yapılamayan tek hayvancılık ürünü desek, yalan söylemiş olmayız.

    fakat sektörde GDO'lu ürünlerle hazırlanmış yemler kullanıldığına dair bilgiler sık sık kullanılıyor, her ne kadar firmalar bunu kabul etmese de!!!

    tavuklar için "soya" vazgeçilmez yem materyallerinden biridir. Dünyada ticari üretimi yapılan soyaların da neredeyse tamamı GDO'ludur. Ülkemizde gdo'lu soya üretimi yok deyip işin içinden çıkan firmalar, yapılan ithalatları görmezden geliyorlar... soya ithalatını hangi yem fabrikalarının yaptığını ve bu firmaların da müşteri portföylerinde tavuk firmaları olup olmadığını anlamak çok kolay...

    gdo'un insan sağlığına karşı tespit edilmiş bir zararı yok tezini savunanlar, bundan 100-150 sene önce de o günün teknik imkanlarıyla anlayamadıkları pek çok hastalığı ve ölüm sebebini bugün isimlendirebiliyorlar. yani bundan 50-100 sene sonra tespit edilen yada edilebilecek hastalıkların sebeplerinin gdo'lu ürünler olup olmadığını anlamak çok kolay olacak...

    peki ne yapmak lazım??? gdo'lu ürünler sadece soya ve dolayısıyla tavuklar da mı kullanılıyor? elbette hayır... mısır!! mısır'ın da gdo'lu olarak dünyada üretildiği ve ülkemizde kullanıldığı gün gibi aşikar... süt ineği besisinde kullanılan silajlık mısırlardan tutunda şeker şurubu için üretilen mısırlara kadar hepsi ithal mısırla ya da ithal edilmiş gdo'lu mısır tohumu ile üretilmiş mısırlar; günümüzde ülkemizin hemen her gıda ürününde kullanılıyor.

    her gün fütursuzca aldığımız 25-50 kuruşluk, 1tl'lik atıştırmalık, kek, bisküvi, şekerleme, çikolata gibi ürünlerin tamamında maliyet düşürmek için "fruktoz şurubu" kullanılmakta, bu şurupta mısırdan üretilmektedir. (ayrıca kullanılan yağlarında ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır)

    son zamanlarda mayonez ve ketçap kutularının arkasındaki "içindeki maddeler" kısımlarını okuyorum ve ikisinde de ortak olarak kullanılan "modifiye patates nişastası" ibaresi ilgimi çekiyor. acaba hem mayonezde hem de ketçapta niye modifiye patates nişastası kullanılır? bunların ikisi de birbirlerine zıt ürünler ama aynı maddeden mamül ediliyorlar, acaba niye? ya da bu ürünleri doğal olarak üretmekten niye vazgeçildi?

    yani, sözün özü bunlardan kaçamayız, mecburen hepimiz kullanıyoruz...

    toplumun bu açmazını fark eden uyanık firmalar da "organik" adı altında halkı kandırabilmek adına her türlü dalavereyi yapabiliyorlar... ürünlerinde "organik" ibaresi geçebilmesi için oldukça "sıkı" denetlendiği iddia edilen bir süreçten geçtiklerini söyleyen firmaların ne derece organik ürün ürettiklerine hep şüpheyle yaklaşmışımdır.

    organik yumurta için özellikle Amerikada "free range" denilen ve merada yayılan, börtü böcek ve ot yiyen ve hayvan dışkısı içinde oynaşan, doğal ışıkla büyüyen, büyümesi için hiçbir şekilde manüpülasyona tabi tutulmayan üretim modeli var. (bu hayvan dışkılarında da gdo'lu yem yememiş hayvanların materyali kullanılıyor!!)

    izmirdeki çiftliklerin neler yaptıklarını bilmediğim için onların yumurtalarına bir yorum yapmak doğru olmaz.

    en iyi yumurtacılar için leghorn, rode island, playmouth rock gibi ırklar sayılabilir. tabi hepsinin kendine göre avantaj-dezavantajları vardır...

    şimdilik bu kadar... lafı uzattık koyunları unuttuk...

    Sayın Cetvel...

    Verdiğiniz ayrıntılı yanıt için teşekkür ediyorum. Hayvancılık konusu geniş bir alan et ve süt sğırcılığı, keçi, koyun ve kanatlılar şeklinde gruplandırabiliriz. Benim burada size sormak istediğim bir yatırım yapmanız söz konusu olsa hangi hayvancılık (koyun olduğunu belli ettiniz gibi ama) türünü, neden seçerdiniz? Ve bu konuda bir fizibilite çalışmanız var mıdır? Teşekkürler

  6. #46
    Duhul
    Feb 2004
    İkamet
    Tekirdağ, Bakırköy
    Yaş
    41
    Gönderi
    2,684

    Esas

     Alıntı Originally Posted by Turbey35 Yazıyı Oku
    Sayın Cetvel...

    Verdiğiniz ayrıntılı yanıt için teşekkür ediyorum. Hayvancılık konusu geniş bir alan et ve süt sğırcılığı, keçi, koyun ve kanatlılar şeklinde gruplandırabiliriz. Benim burada size sormak istediğim bir yatırım yapmanız söz konusu olsa hangi hayvancılık (koyun olduğunu belli ettiniz gibi ama) türünü, neden seçerdiniz? Ve bu konuda bir fizibilite çalışmanız var mıdır? Teşekkürler
    Sevgili Turbey35,
    tarım çok geniş bir alan, gerek bitkisel üretim gerekse hayvancılık bile kendi içinde öyle uzmanlıklar istiyor ki, düşündüğünüzde "yuh" dememek için kendinizi zor tutuyorsunuz.


    benim için koyunculuk ön planda, eğer Türkiye'de yapacaksam!!!

    yurt dışında yapacaksam, o bölgenin meralarını inceler, öyle karar verirdim. Anadolu'nun florası, iklimi, meraları koyuna uygun ve elimde çalışılmış bir fizibilite yok malesef... Generasyonlar arası sürenin kısalığı, besleme-otlama alışkanlıkları, piyasa talepleri, kurban bayramı, adak kültürü gibi daha sayamadığım pek çok neden, beni koyunculuğa itiyor.

    sizin için de bir yatırım mı söz konusu yoksa sadece uzaktan da olsa bir ilgi mi hayvancılık?

    selamlar...

  7. #47

    Esas

     Alıntı Originally Posted by cetvel Yazıyı Oku
    Sevgili Turbey35,
    tarım çok geniş bir alan, gerek bitkisel üretim gerekse hayvancılık bile kendi içinde öyle uzmanlıklar istiyor ki, düşündüğünüzde "yuh" dememek için kendinizi zor tutuyorsunuz.


    benim için koyunculuk ön planda, eğer Türkiye'de yapacaksam!!!

    yurt dışında yapacaksam, o bölgenin meralarını inceler, öyle karar verirdim. Anadolu'nun florası, iklimi, meraları koyuna uygun ve elimde çalışılmış bir fizibilite yok malesef... Generasyonlar arası sürenin kısalığı, besleme-otlama alışkanlıkları, piyasa talepleri, kurban bayramı, adak kültürü gibi daha sayamadığım pek çok neden, beni koyunculuğa itiyor.

    sizin için de bir yatırım mı söz konusu yoksa sadece uzaktan da olsa bir ilgi mi hayvancılık?

    selamlar...
    Sayın Cetvel...

    Merhaba. Aslında yatırım yapılabilirlik konusunda bir takım araştırmalarım oldu. Hatta çiftlik ziyaretlerinde de bulundum. Özellikle büyükbaş hayvancılık bayağı inceledim. Ancak ne yazık ki olumsuz görüşlerim oldu. Bunun sebeplerini mutlaka siz de biliyorsunuzdur. Kısaca eğer ürettğiniz bir şeyin fiyatını bir kaç alıcı belirliyorsa bu işten tatmin edici bir kar beklemeniz hayal. Hatta zarar bile edebilirsiniz. Biliyorsunuz yakın zamanda saman ithal ettik. Dolaysıyla sizin ilgi alanınız olan koyun yetiştiriciliği daha uygun gibi duruyor. Çünkü serbest piyasa koşullarında satma şansınız daha fazla. Ayrıca maliyet daha düşük olacağı kanısındayım. Ancak bir yatırım için en az kaç hayvanla başlamak, yatırım maliyeti v.s bunların hep baştan hesaplanması gerekir. Bir yerlerde okumuştum. Bir rus koyun türü (romonov sanıyorum) yılda altı yavru verdiği yazıyordu. Biraz zor gibi ama, öyle olsa bile Türkiye iklim şartlarında mümkün olur mu? o da ayrı bir soru. Yani hayvancılık araştırdığım bir konu. Süt keçiciliğin de teorik bazda araştırdım ama uzatmamak için o konuya değinmedim. Sağlıkla kal.

  8. #48
    Duhul
    Mar 2013
    İkamet
    İstanbul
    Yaş
    42
    Gönderi
    164

    Esas

     Alıntı Originally Posted by cetvel Yazıyı Oku
    bu sene başında doğumları tamamlanan damızlık koyunlarımız... yapağılarının dökülmüş olması sizi yanıltmasın, onlar ikiz ya da üçüz doğuaran koyunlarımızdır. sütten kesimden sonra yapağıları eski haline dönüyorlar...



    bu prensesler de toklu koyunlarımız, onlar da kırkıma başladık ama henüz bitiremedik. bu yaz hayallerindeki koçla tanışacaklar!!




    bu yakışıklılar da sürünün koçları... boynuzlu olan bu seneki yeni harem ağamız. henüz 1 yaşında ama dev gibi bir koç olacak. yanındakiler de onunla neredeyse aynı yaş grubunda hatta bir tanesi ondan epey büyük yaş itibariyle ama onun yarısı kadar!!!



    arkadaşım maşallah hayvanların çok güzeller, bereketli olsun, biz orhangazi köylüsüyüz, ben istanbulda yaşıyorum ama ailem çiftçidir,gemlik zeytini yetiştiririz,bu topiği görünce çok hoşuma gitti, izin zamanlarımda özellikle aralıkta zeytin zamanı köyümdeyim birde bayramlarda işte, bizde fotoğraftaki pırlak koyunlardan bakıyoruz, bazı sene bir bazı sene ikiz yavru alırız, pırlak bizim marmaranın hayvanı, koçları da dişileri de iri oluyo, bazı sene kurbanda 1..1,5 yaşında iyi baktığımız koçun 80..90 kg çektiğine şahit oldum ,2 yaşını geçen tokluların 120 kg ve 3 yaşında dişlilerin baskülde 100 kg geçtiğini gördüm, bunları biz ilk olarak seneler evvel bursa ziraat fakülteinden damızlık almıştık oradan aynı ırk devam etti, et verimi iyi olur,bide sürüye verirsen yağda yapmıyor,içeride çok kalırsa yağlanıyor hayvan, baharda taze yeşil yulaf ve fiğ veririz, mısır zamanı yeşil mısır veriririz, iyi yıkanmış zeytin sürgünü veririz,yağlı olduğundan besliyor hayvanları,kışın içerdeyken kuru yonca ve pelet yem veririz iyice semirirler, hayvanların altını kuru tuttunmuydu güzelleşirler, tarım ilçe düzenli olarak geziyo zaten aşılarını atlamadığın zaman hayvanların verimi artıyo, yavruların doğum kalitesi güzelleşiyo, düşük ve sezeryan tehlikesi olmuyo,meme körleşmesi olmuyor,tarım ilçe koyunla inekleri asla aynı yerde tutmayın dedi,eskiden montofon ineklerimizde vardı koyunlarla aynı yerdelerdi ve hastalıktan kurtulamıyorduk, sonra inekleri elden çıkardık koyuna döndük, hem koyun sütü elde ediyoruz pazarcılar geliyo köylerden topluyorlar onlara veriyoruz, fazla oldumuydu bundan tereyağ ve koyun peyniri yapıp pazarda satıyoruz, erkek yavrularda kurbanda hemen tükeniyo çünki koçlarımız iri ve baskülü ağır basıyor gösterişli hayvanlar damdaki hayvanımız artık 10 taneyi geçmiyor çünki köyde artık çobanımız yok, başka köyün çobanınada itimat edemiyoruz buyüzden azalttık, erkek yavrular 6 ayda azcık heybetli oldumu zaten kurbanda gidiyor, iki tane toklu koç bırakırız, dişilerinde iki defa yavrulamışını kurbanda biraz aşağı veriyoruz hemen gidiyor, koyun iyi baktınmıydı veterinerin öğütlerine riayet ettinmiydi çok bereketlidir, ekmek yedirir, büyük şehirlere yakın çiftlikler kurbanda yok satıyolar vallahi bende meraklı olduğum için bir selam etmek istedim arkadaşlar, babamın evinde kazlarımız,ördeklerimiz, cins tavuklarımızda var, ben istanbulda yaşadığım için artık pek ilgilenemesemde askerlik çağıma kadar köyde hep onlarla büyüdüm, Allah işinizi rast getirsin saygılar sunarım

Sayfa 6/15 İlkİlk ... 45678 ... SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •