Sayfa 1/2 12 SonSon
Arama sonucu : 15 madde; 1 - 8 arası.

Konu: Gelin iceride hayallerimi dinleyin

  1. #1

    Esas Gelin iceride hayallerimi dinleyin

    Hayal kuruyorum sik sik
    Sizide buna ortak etmek istedim

    Yalnizligi ozledim, sessizligi ozledim. Kafamda dert tasa para faiz borsa olmadan yasamayi ozledim

    Yemek yapmak, arabanin tamiri yada ev isleri ile ugrasmak, yada is yerinde patronun kaprislerini cekmekten biktim
    Hayatimi ben istedigim gibi yalnizca isteklerim dogrultusunda yasamayi ozledim. Yarini planlamadan yasamaak spontone, cebinde iki kredi karti, kafana gore takilmayi ozledim

    Para biriktirmeden yalnizca azar azar harcayarak yasamak

    Deniz kokusundan uzak kalmadan

    Yalnizca sectigim ozel (!) insanlarla yasamak. Her an yeni dostluklar kurararak. Yalnizca istedigim insanlarla.

    Devamli denize girmek, devamli deniz mahsulleri ve yesillik yemek

    Istedigim her an ucaga atlayip buyuk bir sehire gidebilmek ama her daim denizin dibinde yasamak

    Sorumluluk olmamasi baskalarinin sorumlulugunun uzerinde olmamasi

    abuk subuk basit isleri bir hizmetciye birakmak. Yalnizca hayattan zevk alabilecegim islerle ugrasmak

    bol bol kahkaha ve guzel insanlar

    ozledim ya. Ama butun bunlari vucudum cokmeden once yapabilmeliyim. 40 indan sonra bir anlami yok

    cokmu sey istiyorum

    Hayal iste, kurmasi bedava

    Ama bilinki su andaki hayatim bunun tam tersi

    neden bu kadar cirkin insan etrafimda? hepsi neden bu kadar yasli ve bakimsiz.

    Bunlar degismeli

  2. #2
    Duhul
    Jun 2008
    İkamet
    Papatyanın hışırdamadığı, hapşurmadığı, kokmadığı
    Gönderi
    9,998
    Blog Yazıları
    7

    Esas

    Hayaller...

    Hayal kırıklığına uğramamak için bırakmaya çalıştığım hayaller...

    Herşeye rağmen ayakları yere basmayan i-kedimsi hayaller...

    Papatya var sadece orada! Elim kolum, ağzım, burnum, dilim, kaderim...
    ~ O.K.U. ~
    Forum Kuralları

    Hayat bazen çok cimridir.
    İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur.



  3. #3
    Duhul
    Jun 2008
    İkamet
    Papatyanın hışırdamadığı, hapşurmadığı, kokmadığı
    Gönderi
    9,998
    Blog Yazıları
    7

    Unhappy HayaliMsi! - La Belle et La Bête (2014)/Warm Bodies (2013)/Rab Ne Bana Di Jodi (2008)

    Ortalama birinden fazla hayal gördüğümü söyleyebilirim. Genelde de papatyalı olur hayallerim ve ölümle boğuşurum. Dün yine onu gördüm.

    Peki farkı neydi ki bu unutulmaya yüz tutmuş başlığa yazıyorum? Aslında 3-5 saniye sürüp bana saatlerce gibi gelen son rüyamda, papatya ile o kadar zaman geçirdik ancak hiç yüzüme bakmadı, benimle konuşmadı, ne öptü ne de sarıldı, hiç yokmuşum gibi davrandı. 0-0 biten sıkıcı bir maç gibiydi. 1-7 ve 0-3 yenilen Brezilya gibi hissettim.

    En son böyle hissettiğimde mahkemeye vermişti. Bakalım bu kez neler oluyor?


    Uyandığımda radyoda çalan müzik : "What a wonderful world"



    Son izlediğim 3 filmden mi etkilendim?


    • Rab Ne Bana Di Jodi (2008) .::Yok, yok, gerçek hayatta öyle olmuyor. Papatya benzer ifade kullanınca hiç hoşlanmamıştı. ::.



    Shahrukh Khan tek kişiyi iki ayrı karakter olarak oynamaktadır. Aslında çok saf ve iyi kalpli, sıradan bir Büro Memuru Surinder Sahni rolünü canlandırmaktadır. Fakat filmin ilerleyen bölümlerinde Raj Kapoor adı altında aynı kişiyi değişik karakterle oynamaktadır. Anuskha Sharma ise çok çılgın, dans etmeyi seven ve sevecen fakat filmin ilerleyen zamanlarında aşka inancını kaybetmiş, hayata küsmüş bir karakteri canlandırmaktadır.





    İşkence görmüş zombi (Nicholas Hoult) yürüyen ölüleri öldürmekle görevli bir asker olan kızıyla (Teresa Palmer) yaşadığı sıradışı bir ilişkinin ardından derin bir dönüşüme uğrar... Canlı ve ölünün kurduğu zayıf iletişim köprüsü bir yanda, kavganın iki tarafındakiler de dünyanın bir daha asla eskisi gibi olamayacağını kavrar. Warm Bodies Isaac Marion'un romanına dayanan bir öykü... Rob Corddry ve John Malkovich de oyuncular arasında...
    Zombiler insanları sever, özellikle de insanların beyinlerini. Ama R (Nicholas Hault) diğer zombilerden farklı. Geride kalanları sağlam bir şekilde korunan bir şehre gönderen bir salgının kurbanları olan hırıldayan, ağzı sulanan diğer zombilerin aksine R içinde canlıdır. Zombiler artık bir havaalanında dolanıyor, insan arayarak kendilerinden bir sonraki aşama olan tehlikeli “Boney”lerin korkusuyla yaşıyorlardır.

    Bir gün R ve en iyi arkadaşı M yemek bulmak için şehre doğru gider. Orada R güzel bir kadın olan Julie’yi (Teresa Palmer) görür. Julie’yi once diğer zombilerden sonra da Boney’lerden kurtarmaya karar veren R onu kendi evinde, darmadağın olmuş bir 747 uçağında saklar. Julie korkuyordur. R’nin güvenilir homurdanmaları biraz olsun Julie’yi sakinleştirmiştir. Ama R Julie’yi savunmaya, insan eti yemeyi reddetmeye ve hatta daha düzgün konuşmaya kısacası zombiden çok insan gibi davranmaya başlayınca, Julie R’nin özel biri olduğunu anlar.

    Boney’lerle yaşanan birkaç olaydan ve babasının kendisi için arama çalışmaları başlattığını öğrendikten sonra Julie sonsuza kadar saklanamayacağını anlar. Bunun üzerine R’yi arkasında bırakarak evden ayrılır. Julie’yi yeniden görmek için sabırsızlanan R saçlarını tarar, daha dik durmaya çalışır ve şehir muhafızlarını geçene kadar normal bir insan gibi davranır. Eğer insanlara zombilerin değişebileceğini kanıtlarsa, belki Julie ile bir şansı olabilecektir. Ama öfkeli Boney’lerin şehre saldırması ve Julie’nin babasının R ve arkadaşlarını öldürmek istemesi her şeyi değiştirir ve ölülerle canlılar arasında bir savaşa zemin hazırlar.

    Diğerlerinden farklı bir aşk ve dönüşüm hikayesi olan WARM BODIES bir kıza deli gibi aşık olan bir gencin öyküsünü anlatıyor





    Başarılı bir tüccar, tüm varlığını denizde kaybettikten sonra çocuklarını da yanına alıp daha kırsal bir yere taşınmak zorunda kalır, yolculuk bittikten sonraysa gül çaldığı gerekçesiyle 'Çirkin' tarafından cezalandırılır. Kızlarının en küçüğü, aynı zamanda en hayat dolu olanı 'Güzel', başlarına gelen felaketlerden kendini sorumlu tutar ve babasının cezasını üstlenerek kendini feda eder. Çirkin'e ait olan gizemli şatoda onunla birlikte yaşamaya başlayan Güzel, bu şatonun göründüğü gibi tehlikeli ya da karanlık bir yer olmadığını fark eder ve onu Çirkin’in şatosunda büyülü bir aşk beklemektedir. Zamanla birbirlerini tanımaya başladıklarında genç kadın, Çirkin'in geçmişine ait sırları öğrenir. Çirkin bir zamanlar krallığı olan yakışıklı bir prenstir ve kendisine yapılan bir büyü nedeniyle yıllardır Çirkin olarak yaşamaktadır. Şimdi cesur ve hayat dolu Güzel, ne pahasına olursa olsun Çirkin'i bu büyüden kurtarmaya çalışacaktır.


    Disney'in çocuk klasikleri arasına giren Güzel ve Çirkin masalının yeni bir uyarlaması olan film, fantastik ve romantik unsurların yanı sıra gerilim tonu olan bir yapım. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini, daha önce Kurtların Kardeşliği, Sessiz Tepe gibi filmlere imza atmış olan Christophe Gans üstlenirken, başrollerde Fransız oyuncular Vincent Cassel ve Léa Seydoux yer alıyor.


    Hayat?
    Göbek bağının kesilmesi ve kulağa ezan okunması ile başlayıp yine selâ ile biten amacı ölüm olan...



    ~ O.K.U. ~
    Forum Kuralları

    Hayat bazen çok cimridir.
    İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur.



  4. #4
    Duhul
    Jun 2008
    İkamet
    Papatyanın hışırdamadığı, hapşurmadığı, kokmadığı
    Gönderi
    9,998
    Blog Yazıları
    7

    Esas

    Kabus gibi bir rüyadan uyandım. Rüyamda güzel olan, sesi çıkmasa yüzüme bakmasa da papatyanın da orada olması ve ölümüm ile bitmesi...

    Her ölüm, bir uyanış mıdır?


    hisse.net iPad uygulaması ile gönderilmiştir.
    ~ O.K.U. ~
    Forum Kuralları

    Hayat bazen çok cimridir.
    İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur.



  5. #5
    Duhul
    Jun 2008
    İkamet
    Papatyanın hışırdamadığı, hapşurmadığı, kokmadığı
    Gönderi
    9,998
    Blog Yazıları
    7

    Esas

    Yine tuhaf bir rüyadan uyandım.

    Rüyamda papatyayı gör(e)medim ama hep aklımda olduğunun farkındaydım. Birden annesi evimize geldi, bizimkiler onu görmezden geldi. Sebebini anlayamasam da kötü, mutsuz ve yorgun bir hali vardı. Gerçek hayatta benimle konuşmak istemese de yamda biraz dertleştik ve sonra onu yolcu etmek için çıktık. Vedalaşırken beni öpmesine izin veriyorum ki normalde bana kendi ailemin bile dokunmasından hoşlanmam hele ki kızgın olduğum ve pek iyi tanımadığım bir yabancının...

    Saçma bir şekilde onu elbisemin içine aldım göbeğimmiş gibi duruyordu öyle otobüse binip, rahat koltuk diye tabir edilen o tek kişilik yere oturup onu çıkarmak için elbisemi sıyrılıyorum ama artık tek kişi değil yanında bana sürekli ters davranan ve turizm fakültesinde tıp okuduğunu söyleyen bir küçük oğlan çocuğu da var. Anne rahatsız olup yer değiştiriyor, ben de sinirlenip hiç bilmediğim bir yerde otobüsten inip yürümeye başlıyorum. Bir süre sonra mezarlık civarında olduğumu farkediyorum.


    .:: Aylar geçse de, yıllar geçse de ben "O"nu hiç aldatmadım, ancak kuşlar yuva yapacak kadar iyice boynuzlanmış hissediyorum. Rüyadan çıkardığım, kuaförde kaş aldırırken bile acıdan yeri göğü inleten papatyanın doğum benzeri bir olay yaşadığı ya da bir ölüm! Bilemiyorum. ::.



    Saat 06:29 ve hem özleyip hem de nefret ettiğim papatyasız bu dünya hem çok büyük, hem de yetmeyecek kadar küçücük...



    Hava aydınlanıyormuş, gece gündüz eşitmiş. Kime ne?



    hisse.net iPad uygulaması ile gönderilmiştir.
    Son düzenleme : i-ked; 26-09-2014 saat: 06:40.
    ~ O.K.U. ~
    Forum Kuralları

    Hayat bazen çok cimridir.
    İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur.



  6. #6
    Duhul
    Sep 2011
    İkamet
    Kars / Kağızman
    Gönderi
    1,958

    Esas

    Allah sabır versin size... durumlar çok vahim bir hal almış...

  7. #7
    Duhul
    Jun 2008
    İkamet
    Papatyanın hışırdamadığı, hapşurmadığı, kokmadığı
    Gönderi
    9,998
    Blog Yazıları
    7

    Esas (S)O'nsuz

    :-)

    Gulumseyerek bir ruyadan uyandigim azdir, biraz once oyle uyandim.

    Papatya ilk samimilestigimiz gunlerdeki gibi dis telli, dombili ve o annesinin gencliginde Bulgaristan'da giydigi yoresel beyaz elbiseyi giymis, beyaz papatya :-).

    Dogdugum daha dogrusu o soguk subat gecesinde kanatli ile girilen, giriste sagda kapisiz, her tarafi esen tas duvarli yunaklik; bitisiginde yagmur yagdiginda suyla dolan kuyusuyla yufka ekmek, yanic vs yapilan tandir; hemen yaninda kardesimle pillerin disindaki metali tasla bukup kucuk erik filizlerinin ucuna ekleyip yaptigimiz oklarla talim yaptigimiz o zamanlar bana devasa gelen ahsap uc gozlu ambar; tam karsida ise alti ahir, ustunde ailecek yasadigimiz, catisinda gul suyu yaptigimiz, sabahlari yavrusu gibi benim saclarimi yalayan sari-siyah-beyaz-kirmizi-yesil renk cumbuslu kedimizin mekani 2 katli ana bina; onunde birkac fasulyeden olusan ve uzun sure sulayip korudugum bahcem ve kara kopegimizin yemek kabi, binanin solunda gubreleri briktirdigimiz bir alan ve kardesimle dut agacinin dibinde yakaladigimiz sinekleri agina attigimiz simdiye kadar gordugum en buyuk orumcek aginin bulundugu tuvalet; arada bir bosluk ve tabiki iki gonul bir olunca seyranlik olan samanligimiz; onundeki meyvelikte kislik cokelek, pirasa gibi seyleri topraga gomerdik; oradan beyaz ve siyah dut ve erik agaclari, tam ortada kolaylikla tirmanip cikabildigim ama zar zor inebildigim kayisi agaci var (kopegimiz kedimizi kovaladiginda hizini kesmeden bu alt dallari olmayan kavak gibi agaca tirmanirdi); olu dogdugum sanilan bu evde geciyor ruyam...

    Ruyamda, giris katin saginda kiler gibi kullandigimiz odaya dolusmusuz. 8 erkek - 0 kiz kardesin en buyugu olan babam halinden memnun ortada oturmus, o kalabalik misafirlerle keyifli keyifli konusuyor. Ben ve papatya kapidan uzak, somineye yakin oturmus ve birbirimize kacamak bakislar atip goz filan kirpiyoruz...

    Sominenin uzerindeki siyah isli bolgede belli belirsiz birtakim karalamalar var. Dikkatli bakinca bunlarin benim yazilarim ve resimlerim oldugunu anliyorum. Bir tanesini oldukca ilginc, sabit bakinca anlamsiz gozuken 2-boyutlu sekil, kafanizi oynatarak bakinca 3-boyutlu biri buyuk, digeri arkasinda kucuk gozuken iki tane kanatlarini aceleyle cirpan kelebekcik gozukuyor.



    Kelebeklerin omru 1 gundur derler. Ne yapacaksa, o "sonsuz" anlardan olusan zaman diliminde yapacak.

    Her sonsuz, anlardan anilardan olusur. Benim sonsuzum bir opucuk: 5 kasim 2006'dan kalan... O gun dogdum ve oldum. Yoksa O'nsuz isem :

    .::1 (s)O'nsuz = 1 0::.

    4:44

    hisse.net android ME172 uygulaması ile gönderilmiştir.
    Son düzenleme : i-ked; 01-10-2014 saat: 05:45. Sebep: Sabah ezani okunuyor, sonsuz andan olusan 1 saatimi BIZ icin ayirdim, ya o?

  8. #8
    Duhul
    Jun 2008
    İkamet
    Papatyanın hışırdamadığı, hapşurmadığı, kokmadığı
    Gönderi
    9,998
    Blog Yazıları
    7

    Esas Gelin iceride hayallerimi dinleyin



    Rüyamda papatya ve ailesinin işlettiği pansiyon tarzı bir yerde karşılaşıyorum.

    07:07

    Devam ederim...

    Devam...

    Bana bakışları, tavırları sanki yokmuşum gibi, kendisi SI katalog çekimlerindeki gibi surat yapıyor, kaş göz oynatıp, poz veriyor. Halbuki saçları, tipi mipi berbat olmuş. Yine ağır makyajlı, yine beyazlar içinde...

    Çıkarken çocuklarımı da getirmemi istiyor. 2 oğlan 1 kız olmak üzere adıyla yaşıyla 3 sanal çocuğumuz vardı. Ben sinirlenip beddua ediyorum.

    Ana baba hakkı gibi sevgili hakkı da var mıdır? O da kul değil mi? En kötü kul hakkım olsa gerek, helal etmiyorum, Hih!

    Birden babamın mezarına giden yolun yokuşundaki seki harmanlarında buluyorum kendimi, orada uyku tulumu gibi kırmızı renkli ve üzerinde gökyüzündeki küçük ayı gibi semboller olan birşeyle oynayan çocuklar görüyorum. Ellerindeki bir kağıtla bu sembolleri eşleştirmeye çalışıyorlar. Müdahele edip bu tulumu içten dışa ters yüz edip çeviriyorum, orada eksik sembolleri buluyoruz. Ayrıca öyle tıpamsı bir parça bulup cebime atıyor ve yoluma devam ediyorum...

    Ağzımda çamurlu, metalik tuhaf tatla uyanıyorum. Acaba tetanoz mu oluyorum? Geçen gün elimi kestim ve önce aile hekimi, oradan da acile gittim. Tetanoz iğnesi vurmak istediler, kaçtım Eskiden vurulmuş olsanız da 5-10 yıl sonra etkisini yitiriyormuş. Ilk 24 saat içerisinde aşı olunmalıymış. Elim kanlar içerisinde 6 saat derse girdim, tahtayı o elle silerken pansumandaki kırmızının tonu koyulaşıyordu.



    hisse.net iPad uygulaması ile gönderilmiştir.
    Son düzenleme : i-ked; 02-03-2015 saat: 08:26.
    ~ O.K.U. ~
    Forum Kuralları

    Hayat bazen çok cimridir.
    İnsanın yeni bir duygu tatmaksızın günler, haftalar, aylar hatta yıllar geçirdiği olur.



Sayfa 1/2 12 SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •