Arama sonucu : 4 madde; 1 - 4 arası.

Konu: Birileri OCAĞIMIZA incir ağacı dikiyor...

  1. #1

    Esas Birileri OCAĞIMIZA incir ağacı dikiyor...

    01 Şubat 1979
    24 Ocak 1993
    15 Ocak 1995
    09 Ocak 1996
    19 Ocak 2007
    Birileri OCAĞIMIZA incir ağacı dikiyor...
    Sanırım Abdi İpekçi'de günleri şaşırdılar...

  2. #2

    Esas

    Çakıcı'dan Can Dündar'a tehdit

    Yazarımız Can Dündar'a, 'Yanaklarından öperim Alaattin' diyen MİT'çi Gündeş'le ilgili yorumu nedeniyle mektup gönderen Çakıcı, 'Akıllı olmanızı rica ediyorum' dedi

    ANKARA Milliyet

    Organize suç örgütü elebaşısı Alaattin Çakıcı, mektuplarında ideolojik sözcükler kullanan tutuklu ve hükümlülerin disiplin cezası aldığı, mektupların hiç gönderilmediği ya da sansürlenerek yollandığı F tipi cezaevinden, Milliyet gazetesi yazarı Can Dündar'a tehdit mektubu gönderdi. Adalet Bakanlığı'nın, üzerinde "görülüp-okunduğuna" yönelik bir ifade bulunmayan mektubun cezaevinden nasıl çıkarıldığını inceleyeceği öğrenildi.
    Alaattin Çakıcı'nın ismi, Can Dündar'ın NTV'de yayımlanan "Neden" adlı programına katılan eski MİT'çi Nuri Gündeş'in açıklamalarıyla gündeme geldi. Gündeş, programda Çakıcı için "Dinliyorsa yanaklarından öperim, eğer devlete bir hizmeti varsa" dedi. Dündar da Gündeş'e, derin devletin kullandığı isimlerin niteliğine ilişkin sorular yöneltti.

    F tipinden mektup
    Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde tutulan Çakıcı, program nedeniyle Dündar'a tehdit mektubu gönderdi. Dündar'ın ofisine faksla yollandığı öğrenilen 4 sayfalık el yazısı ile kaleme alınmış mektupta, cezaevlerinde resmi kanaldan gönderilen mektuplarda bulunan "görüldü" ifadesinin bulunmaması dikkat çekti.
    Çakıcı, ajanda sayfasına yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı:
    "Siz ve bazı arkadaşlarınız, elinizdeki kalemleri kullanarak, sınır tanımadan kişilerin onuruna saldırma hakkını nereden alıyorsunuz? Savcı ve yargıç gibi işinize geldiği türde, tüm gayrı ahlâki kuralları kendi kişisel çıkarlarınız doğrultusunda yasal zeminlere taşıyorsunuz. Küresel medya patronlarının Türkiye'deki işbirlikçi elemanları olarak çeteleştiğinizi biliyor musunuz? Türkiye'nin son yaşadığı Hrant Dink şokunun yüzde 90'ının sorumluluğunun sizlere ait olduğunu biliyor musunuz? Merak ediyorum. Sizin adınız Can'mı Jean'mıdır?"
    "Siz Alaattin Çakıcı'nın, ağzının ayarının sınır tanımadığını biliyor musunuz? Bakınız beyefendi! Lütfen yaptığınız işi insani ve mesleğinizin ahlaki kuralları çerçevesinde yapmaya çalışın ve akıllı olmanızı sizden rica ediyorum. Yine de beyefendilik bende kalsın. Selam, sevgi ve esenlikle."
    Adalet Bakanlığı'nın mektubun nasıl gönderildiğini inceleyeceği öğrenildi. Alaattin Çakıcı'nın mektubu, cezaevinden normal kanallardan değil, avukatı aracılığıyla göndermiş olabileceği tahmin ediliyor.

    ÇGD: Yazar tehdit altında
    Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu da Dündar'ın programı nedeniyle tehdit edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, İçişleri ve Adalet bakanlıklarının gerekli önlemleri almasını istedi.

    ****************
    evet (birileri) ibaresi doğru,
    bu yukaridaki yazıyı iyi okuyun...

    Kendi bulunduğu yerde, gazetecilik adı altıda kişisel çıkarlarını 'ifade özgurlugu' safsatasi adi altinda YETISTIRME (CAN), veya JEAN'lar ...birileri...'dir...
    Digerlerini, basin icinde, sirket patronu, hepimiz (ki onlar) bilmem neyiz diyenlerin icinde, sonradan Türk olmus DÖNME'lerin icinde hep ...... birileri...'ni bulabilirsiniz...

    Yukaridaki sahis, agzina geleni yazilarinda, gazetesinde, Türk milleti icin soylemekten cekinmeyen yerden yuruyen familyasindan olmak icin elinden geleni yapiyor...

    Tabii simdi bize diyecekler ki neden yazıyorsun bazı akli az olanlar?
    Yazicioglu, adnan kahveci, bitlis pasa gibi ileride bu jean larin patronlarinin anasini aglatacak olan adam gibi adamlarin da baslarina ne geldigini hic YAZDIMI jean dündar...

    Bu adamin kökeni, (kökenleri yok aslinda), dogu taraflarindan gelmesinin otesinde acisi cok varki ordu, Türk milleti hic umurunda degil...
    Veya Türiye umurunda degil...
    Cikip böyle duzgun bir sekilde ne MAL olduklarini anlatan birisi olunca da o SUCLU oluyor hapisteki kisi gibi...
    Aslinda dogrulari yazdigini kendileri de biliyor...
    Patronlari da biiliyor...
    Maksat, ortaligi karistirmak....
    ASIL SUCLUNUN KENDILERI oldugunun farkina varilmamasi icin
    iste O birileri ortaligi karistiiriyor, yukaridaki JEAN dündar gibi....

    Irak savasi oncesi gelen 400 milyon dolari nasil paylastiklarini bir aciklasan,
    can dündar,
    TAbii yersek...

  3. #3
    Duhul
    Mar 2007
    İkamet
    orjan
    Yaş
    52
    Gönderi
    970

    Esas

    Öte yandan Katar, Denizbank’ı 6 milyar doları bulabilecek bir operasyonla almak için görüşüyor. Katarlılar yüzde 25 ortağı oldukları Turkuvaz Medya’nın satış sürecini de yakından izliyor

    Basra Körfezi'nin ‘yükselen ülkesi’ Katar Emirliği, Türkiye’de iki büyük yatırım için düğmeye bastı. Türkiye’deki ekonomik varlığını artırmak için harekete geçen Katar Şeyhi El Tani’nin ilk hedefinde Türk Telekom (TT) var. Katarlıların bir diğer hedefi ise teklifleri değerlendiren Denizbank... Öte yandan, Katar’ı ilgilendiren bir diğer süreç ise medya sektöründe. Katarlıların yüzde 25 oranında ortak olduğu ATV televizyonu ve Sabah gazetesinin sahibi Turkuvaz Medya ise satış sürecinde.

    Reuters Haber Ajansı’nın haberine göre, Katar, Türk Telekom’un hâkim ortağı Lübnanlı Oger Telecom’u almaya hazırlanıyor. Oger Telecom, Türk Telekom’un yüzde 55 hissesini 2005 yılında 6.5 milyar dolara almıştı. Hisselerinin yüzde 15’i halka açık olan Türk Telekom’un yüzde 30 kadarı ise kamuya ait.

    Hariri ailesi ile temasta...

    Reuters kaynakları, Katar’ın, Oger Telecom’u bünyesinde bulunduran Saudi Telecom’la temasa geçtiğini ve eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri’nin ailesine ait olan yüzde 55’lik Oger Telecom hissesini almak istediğini bildirdi. Oger Telecom hissesini alınca Katar’ın eline Türk Telekom ve GSM operatörü Avea ile Güney Afrika’nın GSM operatörü Cell C’nin yüzde 75 hissesi geçecek. Reuters, Türk Telekom’un değerinin 15.6 milyar dolar olduğunu hatırlatarak sadece anlaşmaya konu olan Türk Telekom hisselerinin bile en az 8.6 milyar dolar ettiğini yazdı. Cell C ise Güney Afrika’nın 3. büyük GSM operatörü olmasına rağmen borsaya açık bir şirket değil.

    ‘İş karmaşık hale gelebilir’

    Ancak Suudi Arabistanlı Saudi Telecom’un Oger Telecom’da yüzde 35 hissesi olması dolayısıyla satışın karmaşık bir hal alabileceği konuşuluyor. Çünkü Oger Telecom’da bir satış söz konusu olduğunda ilk olarak Saudi Telecom’un teklif verme hakkı var. Reuters’a bilgi veren kaynaklar, “İşlem karmaşık olabilir ancak Katarlılar ilgisini ilk olarak Hariri ailesine giderek gösterdi. Paralarına da güvendikleri için işi rahatlıkla bitirebilirler” dedi.

    Saudi Oger’in satış süreci için Citigroup ve Deutsche Bank’ı görevlendirdiği belirtiliyor. Saudi Telekom Oger Telekom’daki hisselerini 2008 yılında 2.6 milyar dolara almıştı. İşlemi karmaşık hale getiren bir diğer unsur, Oger’in Türk Telekom hisselerinin satışı ve firma kontrolünün el değiştirmesi durumunda azınlık hissedarlara çağrıda bulunması gerekecek.

    Katar’ın çağrı ihtimalini göz önüne alıp almadığı bilinmediği gibi, Saudi Telecom’un Oger Telecom için teklif yapıp yapmayacağı da bilinmiyor. Reuters’a bilgi veren diğer bir kaynak, “Saudi Telecom ile Katarlılar birbirlerine rakip teklifler ortaya koyabilir. Karmaşık bir süreçten bahsediyoruz, sorun yaratabilecek çok konu var” dedi.

    Oger 6.5 milyar dolara aldı paranın ‘yarısı’nı çıkardı



    1- Porsche, Harrods ve PSG’nİn ortağı

    Katar Yatırım İdaresi (Qatar Investment Authority - QIA) 2003’te kuruldu. QIA’nın yönettiği yatırım portföyü 60 milyar doların üzerinde. Portföy içinde, bir yandan iştirak ettiği çeşitli fonlar kanalıyla Çin, Vietnam ve İngiltere’de finans alanlarındaki yatırımları, diğer taraftan kendisine bağlı Qatari Diar ve Barwa adlı şirketlerle dünyada 32 ülkede gerçekleştirdiği gayrimenkul ve enerji yatırımları var. Başlıca yatırımlar şöyle:

    * Dünya çapında yayın yapan El Cezire televizyonu. Cine 5’i TMSF’den alan El Cezire, Türkiye’de de yayına hazırlanıyor.

    * Lüks oto arkası Porsche’ın yüzde 10’u.

    * Volkswagen’in yaklaşık yüzde 17 hissesi.

    * Ünlü zengin Muhammet El-Fayed’e ait İngiliz Harrods Group’a ortaklık.

    * Walt Disney şirketinin içindeki Miramax Film.

    * Fransız futbol kulübü Paris Saint-Germain’in (PSG) yüzde 70’i.

    Barcelona’ya forma reklamı veriyor

    * Katar ayrıca 171 milyon euro’ya 2016 yılına kadar Barcelona futbol kulübüne forma reklamı verdi. Barcelona bilindiği üzere sadece UNICEF’ın reklamını formasında taşıyordu.

    2- Denizbank’a olan Katar ilgisi sürüyor

    Avrupa’daki borç krizi nedeniyle zora giren Fransa - Belçika ortaklığı Dexia Bank’ın satışa çıkardığı Denizbank’a Katar ilgisi sürüyor.

    Katar Ulusal Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kemal, fiyatı uygun bulmaları halinde, Denizbank’ı satın alabileceklerini söyledi. Kemal, doğru fiyatın bulunması halinde Denizbank’ın alınmasının yıl sonuna kadar gerçekleşebileceğini söyledi.

    Aynı zamanda Katar Maliye Bakanı da olan Kemal, satın alma işleminin yıl sonu itibariyle tamamlanıp tamamlanmayacağına ilişkin soru üzerine, “Eğer fiyat doğruysa” yanıtını verdi.

    Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, kısa süre önce bankanın satış sürecinde gelen tekliflerin beğenilmemesi halinde, satışın gerçekleşmeyebileceğini söylemişti. Katar Ulusal Bankası, ekimde Denizbank ile kontrol hissesi sahibi olunmasını amaçladığını ve görüşmelere başladığını açıklamıştı. Banka, yüzde 50 hissesini elinde bulunduran Katar Yatırım İdaresi tarafından yönetiliyor. Reuters satın alma işleminin 6 milyar dolara kadar çıkabileceğini belirtti.

    (Milliyet’in notu: Denizbank’ın halka açıklık oranı yüzde 0.16 oranında. Dünkü fiyata göre bankanın piyasa değeri 9.022 milyar TL, yani 5.034 milyar dolar. Ancak bankanın halka açıklık oranı çok düşük olduğu için bu rakam gerçek fiyatı yansıtmıyor olabilir.)

    3- Katar’ın ortak olduğu Turkuvaz’a 3 talip var

    Türkiye’de Katar’ı yakından ilgilendiren bir diğer ekonomik süreç ise Çalık Holding bünyesindeki Turkuvaz Medya Grubu’nun sahibi olduğu ATV televizyonu ve Sabah gazetesinin satışı...

    Katar Emirliği’ne ait Katar Yatırım İdaresi’nin kurduğu Al Wasaeel Media International Turkuvaz Medya’nın yüzde 25 oranında ortağı.

    Turkuvaz Medya satışıyla ilgilenen yatırımcılardan Texas Pasific Group (TPG), Rupert Murdoch’un sahibi olduğu News Corp ve Time Warner Group tekliflerini sundu. Reuters’ın haberine göre sürece yakın bir kaynak, “TPG, News Corp ve Time Warner tekliflerini verdi. TPG’nin oldukça agresif olduğunu biliyorum” dedi. Aynı kaynak, Çalık Grubu’nun medya varlıkları için istediği fiyatın 1 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, gelen tekliflerin de bu civarda olduğunu söyledi ve satış sürecinin şubat ayı içinde tamamlanabileceğini kaydetti. Aralık 2007’de TMSF’nin satışa çıkardığı Sabah-ATV ihalesini 1.1 milyar dolarla Çalık Grubu’nun şirketi olan Turkuvaz kazanmıştı.

    Katar Emiri El Tani kim?

    Katar’da yaklaşık 200 yıldır söz sahibi olan El Tani ailesi mensubu Şeyh Hamad bin Halife El Tani, 1995 yılında kansız bir darbeyle babasının yerine Katar Emiri oldu. 1952 doğumlu El Tani, ülkesinde askeri eğitim gördü. Petrol ve doğalgaz zengini ülkesinin son yıllarda uluslararası arenada daha çok söz sahibi olması için yaptığı girişimlerle dikkat çekiyor.

    Katar 2010’da Lüksemburg’u geçerek dünyanın en zengin ülkesi haline geldi. Katar’ın serveti ABD’nin servetini de neredeyse ikiye katladı. Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayınlanan verilere göre Katar’ın kişi başına düşen gayri safi milli hasılası 2010’da 88 bin 221 dolara ulaştı. Katar 2022’de Dünya Futbol Şampiyonası’na da ev sahipliği yapacak.
    Katar Şeyhi El Tani, Türk Telekom’u almak için harekete geçti. TT’nin yüzde 55 hissesine sahip Oger Telecom’u almaya hazırlanan Katar yönetiminin, sadece TT için en az 8.6 milyar dolar ödemesi gerekecek.

  4. #4
    Duhul
    Mar 2007
    İkamet
    orjan
    Yaş
    52
    Gönderi
    970

    Esas

    UTOPYA TURİZM YÖNETİM KURULU’NA ve
    ÇEKİNMEZ HUKUK BÜROSU’NA
    07.08.2012
    27 Temmuz 2012 tarihinde Ankara 53. Noterliğinden işyerim .. Ve Tic. A.Ş. muhatap olarak göndermiş olduğunuz Noter Tebliğatı Hakkında her türlü hukuki hakim saklı kalmak kaydı ile aşağıdaki hususları bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
    1. Çalışmakta olduğum işyerimden göndermiş olduğum tüm elektronik postalar şahsımla, yani ........ ... ile ilgilidir. Bu içerik cumhuriyet savcılığımızda da vardır. Bununla birlikte göndermiş olduğum tüm elektronik postaların altında aşağıdaki not yazmaktadır.
    “Bu e-postada bulunan tüm fikir, görüşler ve ekindeki dosyalar sadece adres sahib(ler)ine ait olup, ......... ve Tic. A.S hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz”
    Bu bilgi net olduğu halde neden iş yerimi muhatap alacak şekilde bir Noter tebligatı göndermektesiniz?. Buradaki gerçek amacınız beni, şahsımı iş yerinde taciz etmek, iş yeri yöneticilerime karşı şikayet etmek midir?. Bu şekilde bir tebliğat ile hak arayışımdan vazgeçeceğimi, beni susturacağınızı, iş yerimde psikolojik baskı yaparak, tarafınızca şahsıma verilen zararları tazmin etme girişimlerime mani olacağınızı mı düşünerek böyle bir tebliğat gönderdiniz?.
    Cumhuriyet Başsavcılığımızın dikkatine, vermiş olduğum 18 sayfalık ifadede “0 5.. .... .. ..” numaralı telefon şahsıma aittir, şirkete ait değildir diye 2-3 kez resmi yazı ile Şubat-Mart-Nisan’2012 aylarında bildirmeme rağmen, bu telefonu halen 27.07.2012 tarihinde iş yerime ait olduğu şüphesi diye, şüphe kelimesi ile iş yerimde taciz edebilmek amacı ile, ilişki kurabilmek maksadı ile yazdığınız apaçık ortadadır. Bu konuda her türlü maddi, manevi tazminat hakim saklıdır. Şu ana kadar iş yerim sizinle hiçbir şekilde muhatabınız olmadığı gibi, bundan sonra da muhatabınız olmayacaktır. Zekai Dursun iddia ettiğiniz gibi “itibarlı işadamı” ise, bende şahsım olarak ........ ........ Üniversitesi ...... Mühendisliği Mezunu, Türkiye Derecesi ile eğitimini tamamlamış, uluslar arası firmalarda çeşitli yönetici pozisyonlarda çalışarak kariyer yapmış, 200 Milyon Dolarlık fizibilite raporu hazırlayıp devlet bakanımıza sunumunu dahi hazırlamış, çalıştığı yerde kariyer ve itibar sahibi biriyim. İş yerimde şahsımla alakalı bir mücadelemin, kasıtlı olarak iş yerimle ilişkilendirilerek, iş huzurumu bozmaya yönelik ardı ardına kasıtlı girişimlerde bulunulması konusunda her türlü HAKKIMI arayacağımı belirtiyorum ve bunun altını çiziyorum. Göndermiş olduğunuz tebligat sonrası iş yeri hukukçularımız, ve şirket yönetimimize gerekli bilgilendirmeleri yaparak tam desteklerini aldığımı, özellikle amiyane bir tabirle iş yerimdeki iş huzurumu kasten bozma girişimlerinizin tutmadığını, “avucunuzu yalayacağınızı” özellikle belirtmek istiyorum. Ve şunu da özellikle belirtmek istiyorum ki, iş yerimde benim durumu öğrenmeleri sonucu çeşitli iş arkadaşlarımın hem hukuki, hem de maddi manevi desteğinin olduğunu ve “Nitelikli Şekilde dolandırılmam” ve hissedar olarak kasıtlı olarak zarara uğratılmam fiillerine karşı kanuni haklarımı aramada her türlü manevi desteğin arkamda olduğunu,nitelikli şekilde dolandırılmam sonucu uğradığım zararın iş yerimdeki .. yıllık gelirime bedel olduğunu, bu sebeple her türlü hakkımı sonuna kadar arayabileceğimi, bireysel davamda sadece “[email protected]” uzantılı mail adresimi kullanmamam ve şirketimi Ütopya ile muhatap kılmaya mecbur bırakacak, bu rezilliği şirketimin adına bulaştırmayarak, mücadelemi bireysel mail hesaplarımdan yapabileceğim tavsiye edildiğini ve bir kez daha iş yerime bu şekilde taciz tebligatı gelirse İspatlı ve gerçek bir taciz suçunu işlemiş olacağınızdan kanunlarımızın emrettiği tutuklu yargılanmanız için gerekli girişimlerde bulunacağımı,.
    Özellikle iş yerimde, işim, çalışma şeklim, çalışma performansım gibi konularda 1 tek söz dahi söylemeye hiçbir hak ve cüretinizin olmadığını size böyle bir yetkinin kanunlarda hiçbir zaman verilmediğini, bu şekilde yorum yapmanızın kişisel hak ve özgürlüğümü kasten sınırlayarak zarar verme suçu kapsamına girdiğini, bireysel hak ve hürriyetimi engellemeye yönelik bir suç niteliği taşıyan girişim olduğunu, bu amaçla kasıtlı olarak hedef saptırması yaptığınızı ve bunu bilinçli yaptığınızı ve bunun suç olduğunu ihtaren bildiriyorum. Ayrıca sizin benim patronum gibi tavırlar içerisine girip, kastı bir cüretkarlılık sergilemek yerine, benim şirketiniz hissedarı olarak PATRONUNUZ olduğumu ve hukuki haklara sahip olduğumu bir kez daha hazırlatmak istiyorum.
    Yaptığım ve bundan sonra yapacağım mücadelemde temel hedefimin ...000 TL nitelikli bir şekilde dolandırılarak zarara uğratıldığım ve bu zarara sebebiyet veren şirket ve şirket yöneticileri hakkında hukuki girişimlerimi sürdürerek gereken cezaların alınmasını sağlamaktır. Özellikle mevcut yasalarımızdaki Türk Ticaret Kanunlarının işletilerek bize karşı bu suçu işleyen şahısların “itibarlıyım” diye dava açma tehdidi ile “korkuturum” baskısının anlamsız olduğunu, esas davacı olacak ve hak arayarak kendimizi zarara uğratan şahıslara karşı dava açıp, tutuklu yargılanmalarını sağlayacak olan Müşteki-HAK sahibi kişilerden biri olduğumu tekrar ihtaren hatırlarım. Bu kapsamda beni kasten zarara uğratan kişiler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak istediğim devlet makamına şikayet edebilirim, istediğim yetkili makama şikayet edebilirim ve bu şikayetimi hiçbir kurum-kuruluş-şahıs ENGELLEYEMEZ. Bu mücadelem kimsenin şahsı, Huzur ve Sükununu bozmak amaçlı değildir. Keyfimden yapmıyorum bu mücadeleyi ben. Ütopya Turizm şirketi hisselerini satın alarak dolandırılana dek ne Zekai Dursun u tanıdım ve halen ne yüzünü görmüş de değilim, çokta meraklısı değilim, görmek de istemiyorum. Ben “dolandırıldım” ve bu dolandırıcılığa sebep olan ne kadar sorumlu kişi var ise, bunun kanunlarımız önünde hesap vererek ceza almasını istiyorum ve bunu mutlaka sağlatacağım. Ülkemin bir “Aşiret” kanunu ile yönetilmediğini, Uluslararası Hukuk normları çerçevesinde bireysel Hak ve Özgürlükler içeren, bir HUKUK devleti olduğunu, işinize gelince bireysel özgürlük, işinize gelmeyince “İtibarım da itibarım” diyemeyeceğinizi ihtaren yine bildiririm. Yine bildiririm ki; “İtibar zorla kazanılmaz.. Şirketi halka 3.80 TL den satıp, hileli özel durum açıklamaları ile insanların dikkatini hisseye çekerek ek 15 trilyonluk satış yapıp, o insanların birikimlerini 2 hafta içinde yarıya düşürerek kazanılmaz. Bunun adı ticaret de değildir, bu fiiller halka açık bir şirketin hisselerinde spekülasyon da değildir. Suç kapsamına giren manipülasyon fiilleridir ve “nitelikli dolandırıcılık” fiillerinin bütünlüğünü teşkil etmektedir.Bir işadamı eğer itibarlıyım demek istiyorsa, mağdur ettiği 3.500 kişinin zararını öncelikle tazmin ederek gerçek itibarını koruyabileceğini, zarar gördüğü ve dolandırıldığını düşündüğü için çeşitli devlet makamlarına, yetkili kurumlara suç duyurusunda bulundu diye, nasıl baskı yaparım da, tehdit ederim de sustururum ve “itibarlıyım da itibarlıyım” diye iş yerinde taciz edecek şekilde noter tebligatları gönderemeyeceğiniz, böyle bir HAKKINIZIN olmadığını, suç işlemeye devam ettiğinizi ve bu konuda her türlü yasal hakkımın sonuna kadar kullanılacağını ihtaren bildiririm.
    Gerek Ütopya Yönetim Kurulu ve gerekse ücretli çalışanları olsun, Ütopya turizm de hissedar olarak benimde küçük bir pay ile PATRON olduğumu, şirketi kanunlardan gelen hakkımla istersem 100 kez de arayabileceğimi, istersem 1000 tane de mail gönderme hakim olduğunu, bunu hiçbir gücün/kanunun/yetkilinin engelleme, şikayet etme, iftira amaçlı kullanarak beni taciz etme hakkı olmadığını ihtaren bildiriyorum. Ve bundan sonra kanuni haklarımı kullanarak bilgi edinme taleplerimin olacağını, bu kapsamda kanuni hakim olan bilgi edinme cevaplarını alıncaya kadar hatırlatma mailleri göndereceğimi, telefonla arayarak şirket yetkilisinden kanuni hakkımı sözlü olarak da talep edeceğimi, daha önce bu şekilde girişimlerimi “öldürmekle” ve “malımı elimden almakla” tehdit ederek sonlandırmaya çalışarak yıldırabildiğinizi düşündüğünüzü fakat yanıldığınızı, Cumhuriyet savcılığımıza başvurarak, şirketinizle olan iletişimlerimin dinlenme kapsamına alındığını ve en ufak bir tehdit suçunu tekrar işlemeniz halinde kanunlarımızın getirdiği “Tutuklanma” hükümlerinin devreye girerek tutuklanacağınızı, ülkemizde mevcut kişisel hak ve özgürlüklere riayet etmeniz gerektiğini, ülkemizdeki mevcut ticaret kanunlarına tabi olduğunuzu ve bu kanunlardaki hükümlere uymanız gerektiğini, açacağım davalarla bu ihlallerinizi ve işlediğiniz suçları dava edeceğimi, bundan hiçbir zaman yılmadan, korkmadan mücadele edeceğimi ve bana bu mücadele HAKKINI Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olma hakkının verdiğini, Diyarbakırlı itibarlı işadamlarının benim bu hakkımı elimden alma yetkisinin olmadığını ihtaren tekrar, tekrar bildiriyorum.
    2. ... .... Olarak Ekim 2011 tarihinden beri çeşitli oranlarda şirketiniz ortağıyım. Hissedarı olduğum şirket hakkında bilgi almak, zarara uğrama sebebimle ilgili detaylı araştırma yaparak, kanuni haklarımı aramak için, gün içinde defalarca mail atabilirim. Bu hukuka aykırı değildir. Hissedarı olduğum şirketin bu bilgi edinme taleplerini dikkate almayıp küçük ortaklarına Ticaret Hukuku emirleri gereği uygun cevaplar vermeyip, haklarından gelen taleplerine duyarsız kalınması, işine gelmeyen sorularla muhatap olunca “ÖLDÜRÜRÜM”, “ANKARAYA GEL CANINA OKUYACAĞIM”, “TÜM MALINI SENİN ELİNDEN ALACAĞIM” şeklinde tehdit suçlarını işleyerek, “5 YILLIK TUTUKLU YARGILANMA FİİLERİNİ İŞLEYEREK” yatırımcının YILDIRILMAYA-KORKUTULMAYA ÇALIŞILMASI SUÇTUR. Cevabını alamadığım bir konuda 100 tane de mail atabilirim. Şayet Ütopya yöneticileri diğer ortakların haklarını gözetiyor, ve ülkemiz kanunlarına riaayet ederek, ticaret ahlakını da gözeterek iş yaptıklarını düşünüyorlarsa, once hissedarı olarak talep ettiğim konularda, küçük hissedar olarak ben ... ....un taleplerini dikkate alıp cevap vermelidir. Ekim 2011 den bu güne kadar hiçbir konuda ticaret hukukumuza ve ticari taammüllere uygun cevap alamadığım gibi, hakkım olan bilgi almak sitediğim konularda ısrarcı olduğumda “Ölümle tehdit edildim”, “Mal varlığımın elinden alınacağı ile tehdit edildim”, “Kişisel hakarete uğradım”, “haksız yere telefonda psikolojik ve hakaretamiz diyaloğlar yaşadım, eğitim durumum, mal varlığım, mücadelem, yatırım mantalitem –kumarcı değilim ben yatırımcıyım- ile ilgili ülkemiz kanunlarında en az 5 yıl hapis suçu gerektiren durumlarla karşılaştım ve bana karşı bu suçları işlemiş kişiler mi? “Hakaret” ve “İftira” diye uyduruk suç yaması yaparak beni suçlayabilecek ve de hangi telefonun kime ait olduğunu yazılı olarak bildirdidğim halde, kasten beni iş yerimde taciz ederek, bu şekilde bana karşı yapılmış olan “Dolandırıcılık” ile ilgili mücadelemde pes ettirileceğim?.
    3. Ben ... ....Utopya şirketi ve Utopya Yönetim Kurulu Başkanının fiil ve eylemlerinden dolayı ~...000 TL kasıtlı olarak zarara uğratıldım ve bu zararımı tazmin etmek için uğraşıyorum. Göndermiş olduğum maillerde de göreceğiniz üzere, Zekai Dursun un ne itibarı, ne şahsiyeti, ne kişiliği beni ilgilendirmiyor. Beni ...000 TL zararımı geri alabilmem ilgilendiriyor.Ve bu zararımı, bu zararın oluşmasında 1. Derece sorumlular hakkında her türlü hukuki haklarımı kullanarak tahsil edeceğimi, bu kararlılığımı yıllar geçse de sürdürerek mutlaka, ülkemizdeki kanunlarda yer alan Türk Ticaret Kanunu maddeleri, kişilerin zarara uğratılması ile ilgili Ticaret Hukukunda yer alan maddelerin bana verdiği her türlü kanuni hakkımı kullanarak bu zararımı tehsil edeceğimi belirtiyor, ve bir kez daha ... ....olarak Ütopya Turizm hissedarlığım sürecinde “Nitelikli bir şekilde dolandırıcılığa uğradığımı” beyan ediyorum. Bu sebeple, hesabımda oluşan zararın aşağıdaki hesap numarasına 1 hafta içerisinde ödenmesini talep ediyorum
    . MüşteriŞube Adı .... .......ÜST BOSTANCI/İST.
    Mevduat Hesap Numarası ??5-??????1
    Mevduat Hesap IBAN Numarası TR71 ???? 9??? 8000 ???? ??
    4. Bu yazımı cevap olarak “Ankara Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne” de göndereceğim. Benzer bir şikayeti Ocak-2012 ayında yaptınız ve Cumhuriyet savcılığımıza, sırf ilgili devlet büyüklerimize şikayet ediyorum, hakkımı arıyorum diye susturmaya çalışmıştınız ve Savcılığımız bunu red etmesine rağmen, itirazda da bulunabilirsiniz, fakat burdan bir şey elde edemezsiniz. Suçlunun mağduru korkutarak pıstırması, onu sineye çektirerek hak arayışına mani olması gibi bir fiil ve eylem içerisinde bu şekilde tebliğatlar göndermekte olduğunuz apaçık ortadadır. Ve bu şekilde beni hiçbir zaman YILDIRAMAYACAKSINIZ. Kanuni hakkımı sonuna kadar arayacağım ve bana karşı suç işleyen şahısların kanunlarımızda yer alan suçların gereği ne ise o hapis suçları ile yargılanarak gereken cezaları almaları için elimden gelen her türlü kanuni HAKKIMA başvuracağımı ve bunda kararlı olacağımı, bu tür numaralarla beni sindiremeyeceğinizi, yıldıramayacağınızı tekrar ve tekrar ihtar ediyor, bildiriyorum.
    5. Beni ölümle tehdit ettiğiniz için zaruri olarak can güvenliğimi temin amaçlı Istanbul’da adres değiştirdiğimi, ve “Can güvenliğimi düşünerek” tedbir amaçlı ev-adres bilgilerimi güncellemediğimi de Ankara Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesine ve bundan sonra açacağım davalarda da hukukumuzdaki karşılığı ne ise kim sebep olmuş ise bildireceğim. Bu zaruriyete sebep olan kişiler hakkında her türlü kanuni hakkımı da sonuna kadar arayarak yasalarımızın emrettiği hapis cezalarının alınmasını sağlamak için her türlü hukuki girişimde bulunacağımı ihtaren yine bildiririm.
    Ayrıca yine bildiririm ki; Şirketiniz hissedarı olarak MKK kaydı yaptırıp Genel Kurula mutlak katılma isteğime karşın, Genel Kurulu metruk bir alış veriş merkezi içerisinde, ölümle tehdit ettiğiniz ve sizle çeşitli davalık durumu olan yatırımcının o şekilde tezgahlanmış bir yere “can güvenliği endişesi ile” gelemeyerek kanuni haklarını arayamadığını, bu sebeple sizlere Genel Kurul öncesinde ve Genel kurul yapılması esnasında Bakanlık Komiserine hangi konularda şirket hissedarı olarak muhalif olduğunu ve “red” oyu kullandığımı bildirdiğimi, bunun gereğini halen yapmadığınızı ve sonuç alıncaya dek bu hataları bir-bir-bir-bir düzelttireceğimi, bu konuda hangi mevzuda hangi devlet kurumumuz yetkili ise her zaman, bireysel hakkımı arayarak müracaat edip, şikayet edeceğimi ve bunu artık kabullenerek, “doğru ve etik iş yapmanız” gerektiğini, ülkemiz kanunlarına uymakla mükellef olduğunuzu, Halka açık ortakların haklarına riayet ederek onların haklarını da korumakla mükellef olduğunuzu bir kez daha ihtaren bildiriyorum.
    Ve yine bildiririm ki; Küçük ortakların haklarına riayet etmeyip, onları zarara uğratıp, sonra hak aradıklarında tehdit edip, itibarlıyım da itibarlıyım diyemeyeceğinizi, işinize gelmiyorsa, 4,50 TL normal fiyat tespit ettirip 3.80 TL ıskontolu olarak halka arz edip 3,500 küçük yatırımcıyı zarara uğrattığınız şirketinizin % 40 ının halka açık olduğunu, ve şu anki fiyatının 1.70 TL olduğunu, Borsada işlem görmek işinize gelmiyorsa, bu kişilerin zararını geri ödeyip, borsa kotundan çıkabileceğinizi, bu yönde bir alternatif çözümün de olduğunu, Borsa fiyatında olduğu gibi, Kanunlarımızı işinize geldiği yönde tercüme edip kanunların amacından saptırarak kullanamayacağınızı, her şeyin apaçık meydanda olduğunu ihtaren yine bildiririm. 3.80 TL den halka açıp, şirketinizin özel durum açıklamalarına güvenerek yatırım yaparak karlı durumda olup da size bu mesajı yazan biri olsa idi, yani şirketiniz hissedarı olup, özel durum açıklamalarında tuzağa düşürülmemiş olunsa ve size güvenerek yatırım yapıp kazançlı konumda olan bir birey olarak size bu mesajı yazıyor olsa idim, “itibarlıyım da itibarlıyım” edebiyatı işe yarar idi. Maalesef ki, kurduğunuz tuzaklar sonucu nitelikli bir şekilde ...000 TL zarara uğradım ve ben bu zararımı istiyorum. Beni tanımadığım bir insanın itibarı değil, beni ...000 TL zararım ilgilendiriyor ve ben bunun mücadelesini veriyorum ve sonuna kadar da vereceğim. Bilançolarınıza güvenmiyorum. Hiçbir ticari işlerinize güvenmiyorum ve tıpkı özel durum açıklamaları ile 4.5 milyon lot hissenin “bildiririz ki bedelsiz vereceğiz “ diye kandırılma amaçlı özel durum açıklamalarında olduğu gibi tuzaklar sonucu zarara uğratıldığımızı ve bu mantalitenin şirketin her türlü ticari işlerinde var olduğu şüphesi taşıdığımı ve ortaklık haklarımdan gelen her türlü hukuki girişimimi yaparak, halkın ortağı olduğu şirkette küçük ortakların da haklarına riayet edecek şekilde bir yönetim yapısı oluşturulması için her türlü girişimde bulunacağımı, görevini kötüye kullanarak, diğer küçük ortakları zarara uğratan kişiler hakkında ülkemiz mevcut kanunlarının emrettiği hapis suçlarının alınması için her türlü hukuki girişimde bulunacağımı, ihtaren, bir kez daha, defaatle bildiriyorum. Dolandırılıp hakkımı arıyor olmam, kanunlarımızda ne zaman karşı tarafa “Huzur ve sükun bozma” gibi bir işlev kazandırıyor ayrıca Hukuk fakültelerinde ders olarak okutulması gereken bir konu olup, ancak bu eğitimler tamamlanırsa, ülkemizdeki mevcut mahkemelerimizin, savcılarımızın, hakimlerimizin, dolandıranın dolandırdığı para gücünü kullanarak mağdur ettiği şahıslara karşı 2. cil suç kapsamında hak aramasına engel olmasına mani olunarak, bu fiillerin daha büyük bir suç kapsamına sokulup, daha ağır ceza almalarının sağlanması ülkemizin geleceği açısında önemlidir. Dolandırıcının itibarı var ve bu kanunlarda önemli ise, mağdurun hakkını hangi kanun koruyacaktır?. Ülkemiz kanunları şuna imkan mı vermektedir?. Ben şahıs olarak 1.000 kişiyi dolandırıp 20 milyon TL haksız kazanç elde etmiş olsam, zarara uğrattığım kişiler zararlarını geri talep etseler, elde ettiğim 20 Milyon TL nin 2 Milyon TL si ile onlarca avukat tutup, mağdur ettiğimi insanları yıldırmak, pıstırmak için bir suç isnat ederek , “itibarım zarar görüyor, itibarlıyım da itibarlıyım diye iddia ederek” onların zararlarını geri istemelerine engel olarak “hukuki işkence yapma hakkı mı vermektedir?. Ülkemizde böyle bir ticari kazanç sistemi mi vardır ve bu yasal mıdır?. Bütün bu yaşadığım süreci, ülkemiz halkının bilinçlenmesinde yer etmiş olan merhum “Kemal Sunal” filmlerinin artık daha güncel versiyonlarının çekilmesi gerektiği, halka arz reklamlarının tanıtımı ve içeriğinden tutun, yatırımcıların zarara uğratılıp hak aramasının ne şekilde engellenmeye çalışıldığı, ülkemiz Sermaye Piyasalarının Gelişmesi açısından güzel bir içerikte film yapılarak halkın bilinçlenmesi amacı ile iyi bir film yapımcısı ile görüşerek, bu tür girişimlerde de bulunarak, toplumumuzun bilinçlenerek benzer dolandırıcılıklara maruz kalmaması için mücadele edeceğimi bilmenizi yine ve özellikle belirtmek istiyorum.
    6. Şirketinize güvenerek yatırım yapmam sonucu hileli tuzaklara uğratılarak kasten ...000 TL zarara uğratıldığım süreçte yapmış olduğum şikayetler SPK tarafından henüz neticelendirilmemiştir. Bu şikayetlerimin neticelerine göre bizzat Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bizzat Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, bizzat Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanımız ve Başbakan Yardımcımız Sayın Ali BABACAN Bey ve T.B.M.M. Başkanı Sayın Cemil ÇİÇEK Bey’lerden randevu alarak, ülkemizde 3,500 yatırımcının ne şekilde dolandırıldığı, arkasında ne tür illegal girişimlerden şüphelendiğimiz, suçu ve suçluyu kimlerin korumaya çalıştığından şüphe ettiğimizi bizzat 1. ağızdan belirterek, gereken girişimlerin yapılmasını sağlayacağımı, şikayet ettiğim tüm kurumlarda bizzat ülkemizde yazılı kanunların gözetilerek şikayetlerin değerlendirileceğini, buna gizli şekilde illegal müdahaleler YAPAMAYACAĞINIZ, böyle bir müdahale çalışmasının ülkemiz ulusal basında yankı bulacağını sizlere ihtaren bildiriyorum. Ve yine bildiririm ki, Diyarbakır’lı ve itibarlı işadamı değilim fakat Ülkemi seven, kanunlara saygılı olan, ülkemizin en saygın üniversitelerinden birinden derece ile mezun olmuş, çok uluslu ve büyük şirketlerde önemli pozisyonlarda çalışarak kariyer elde etmiş ve ülkemin geleceği için mücadele eden, ve sizin siyasi güçlerimiz var diye cüretkarlığınızdan daha fazla siyasi güç kullanabilecek imkanlarımın olduğunu ve dolandırıldığımı kimseyi devreye sokmadan, mevcut kanunların işletilerek tazmin etmeye gayret ettiğimi, bu kapsamda gizli saklı iş çevirmeye kalksanız da deşifre edileceğini ve sonuç alamayacağınızı, böyle bir girişimin bedelinin size çok daha ağır maliyetlere sebep olacağını yine ihtaren bildiririm. Bu kapsamda “Şahsıma yapılan taciz suçlarının, yıldırma, sindirme, çalışmalarındaki güç alınan yerlerin mutlaka araştırılarak ülkemiz ticaret kanunlarında ilgili suçlar apaçık şekilde işlendiği halde, bu kanunların uygulanmasını engelleyen şahısların tespit ettirilerek, “Meclis İnsan Hakları” komisyonuna sevk edilmesini sağlayacağımı ve sonuç alıp, şahsıma karşı maddi ve manevi suç işleyenlerin kanunların emrettiği hapis cezalarını alıncaya dek mücadele edeceğimi ve gerekirse “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi”ne şikayete kadar giderek mutlak sonuç almak için her türlü bireysel hakkımı kullanacağımı yine özellikle belirtmek istiyorum.
    7. Bundan sonra şirketinizle yapacağım tüm görüşmeler Savcılıklarımız kanalı ile kayıt altına alındığından, hissedar olarak bilgi edinme hakkımı kullanacağımı, şirketinizi gün içerisinde 100 kez de arayabileceğimi, 100 tane de e-mail gönderebileceğimi, bunun bana verilmiş bir kanuni HAK olduğunu, halka açılmayı kabul etmiş bir şirket yönetimi olarak, bu bilgi edinmelerine kanunların emrettiği şekilde yetkili kişi ile görüştürerek cevap vermek zorunda olduğunuzu, ve bundan sonraki iletişimlerinizde “Öldürmek”, “Malımı elimden almak” tehditleri yaparak hapis gerektiren suç fiillerini işlemek yerine, kanunların size emrettiği vazifeleri yerine getirerek, ülkemiz Türk Ticaret Kanunları hükümlerine uymanızı ihtaren bildiriyorum. En ufak bir tehdit cümlesi, tüm şirket yönetiminin tutuklu yargılanması için hukuki sebep olacağını özellikle bilmeniz gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Şayet işinize gelmiyorsa, 4.50 normal fiyatı diye değerleme raporu hazırlatıp, 3.80 TL ıskontolu hisse satıyoruz diye reklam verip, 1.70 TL ye kadar hisselerin borsada düşmesine sebebiyet vererek, bizzat senet sattığınız halka açık ortakların zarara uğramasına sebebiyet vermeyip, halka açılmayacaktınız. Şayet halka açıldıysanız, bunun gereği kanun maddelerini peşinen kabul etmiş durumdasınız. Küçük ortakların haklarına riayet etmek zorundasınız. Küçük ortakların zarara uğratılmasından şirketinizde bir çok şahıs ve kurum sorumludur ve bu sorumluluklar hukuken bir-bir hatırlatılacaktır. Hissedar olarak şirketin her türlü faaliyetini sorgulayıp, bilgi edinmek HAKKIMDIR ve bunun gereğini yıllarca bir yatırımcı olarak (hakaret ederek “kumarcı” dediğiniz şekli ile değil, yatırımcıyım) itina ile halka açık ortakların haklarının ne şekilde gözetilmesi gerektiğini, kanunlarımızın halka açık ortaklara verdiği haklara ne şekilde riayet etmeniz gerektiğini bir-bir-bir hatırlatacağım. Bu konuda kanunların bana verdiği tüm yetkilerimi kullanarak gerekli hukuki davaları açacağımı, kanunların bana verdiği haklarımı kullanarak kuruşun hesabını soracağımı, buna hiçbir şekilde mani olma hakkınız/yetkiniz olmadığını, 07.08.2012 tarihinde göndermiş olduğum bilgi edinme talebinin de bu sürecin bir başlangıcı olduğunu ihtaren bildiriyorum.
    Gereğini saygılarımla rica ederim.
    ... ....
    Tel: 0 5... .... ... ..
    Adres: .... ............... ............... .........ISTANBUL

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •