Sayfa 1/3 123 SonSon
Arama sonucu : 32 madde; 1 - 12 arası.

Konu: Orman yangınları çözüm önerilerimiz

  1. #1

    Esas Orman yangınları çözüm önerilerimiz

    Hep birlikte denize küçük bir taş atalım istedim, kimbilir belki bir faydası dokunur.

    İzninizle ilki benden olsun:
    Hepiniz hatırlarsınız 40-50 yıllık Amerikan filmlerinde yangın kuleleri vardı düşününce yazın olup olacağı 3 aylık bir dönem için neden kullanılmasın diyorum.




    Karıştırınca bizde de eskiden yaygın kullanılmış
    Beyazıt kulesi 1749 da 85 metre ve daha pek çoğu



    Hatta belki insan istihdam etmeden termal bir kamerayla olabilir mi dedim

    oluyormuş ve görümümü buna benzermiş.

    En son Antalya biliyorsunuz, 8000 futbol sahası dediler irkildim resmen.

    Lütfen zihinlerimizi kısa bir süre biraz bu konuya odaklıyalım ve mümkünse listeyi kanallarımızı kullanarak ulaşabildiğimiz karar alıcılara aktarmayı deneyelim.

    Şimdiden herkese teşekkür ediyorum.Kolay gelsin

  2. #2
    Duhul
    Dec 2005
    İkamet
    istanbul
    Gönderi
    1,908
    Blog Yazıları
    1

    Esas

    kesinlikle üzerine eğilinmesi gereken en önemli konulardan biri de budur, ülkemize herşeyiyle sahip çıkalım artık. giderek çölleşiyoruz ve bunda orman kaybının payı büyük.

    ben de kontrol kulelerinin oluşturulması ve özellikle yaz aylarında sıkça denetlemeler yapılması taraftarıyım. bu zor birşey değil ki.... çevre ve orman bakanlığı bunu kolaylıkla gerçekleştirebilir, yıllar evvel çözülmeli idi bu problem.

    bir de daha korkunç olan bir durum var ki bu yangınların insan eliyle kasıtlı biçimde çıkarılıyor olma ihtimali... buna inanmak bile istemiyorum ama işte durum bunu gösteriyor. pkk ya karşı yürütülen operasyonlar nedeniyle kanlı örgütün heryerde yıkıcı eylemler yapacağı yönünde haberler de yazılıyordu zaten. bu beyinsizler ordusu ormanları yakarak sadece bize zarar verdiklerini düşünebilecek kadar da kafasız ve cahiller. dünyayı yaşanmaz bir hale getirdikten sonra istediğin toprakları hakimiyetine alsan ne olur almasan ne olur bre gafil!

    bizim ülkemiz pek çok özelliği nedeniyle idam cezasının asla kalkmaması gereken bir ülkeydi. depremin kol gezdiği bir coğrafyada inşaattan çalabilenleri, şehirde sınır tanımaz biçimde terör olaylarını gerçekleştirenleri, hem milli hem dünya serveti ormanlara kastedilen canavarları idam cezasından başka ne caydırabilir? burası gelişimini tamamlamış insanların yaşadığı bir iskandinav ülkesi değil. onlar bunu anlayamazlar. idam cezasının tr de niçin gerekli olduğunu kavrayamazlar....
    para namerde muhtaç olmamak için gereklidir.

  3. #3
    Duhul
    Jan 2004
    İkamet
    Kütahya
    Yaş
    31
    Gönderi
    5,636
    Blog Yazıları
    9

    Esas

    Öncelikle yaptırımlar arttırılmalı. Yangın çıkartan kişi ve destekçilerinin takip edilip idamla cezalandırılması uygun olur.

    Bunun yanında devletimiz şu 2b arazi olayından vazgeçmeli, 2b arazisi olacak diye çıkartılıyor bu yangınların çoğu.

    Dersiniz ki ihmal sonucu veya atılan cam şişe, izmarit türü şeylerden çıkıyor..
    Yangın kuleleri koyalım, ormanlarımızda belirli noktalara duman sensörleri yerleştirelim, uyduları kullanarak tarama yapalım, gönüllü ve ücretli görevlendirmelerle- orman korucuları gibi- sürekli gözetim altında tutalım, ormanlık alanların statüsünü değiştirip izin almadan giriş çıkışları yasaklayalım,..
    Ben bu yangınların kasıtlı olarak çıkartıldığını düşünüyorum. Her yıl bu kadar çok sayıda yangın dışarıdan müdahale olmadan çıkamaz, mümkün değil.

  4. #4
    Duhul
    Oct 2005
    İkamet
    Karşıyaka
    Gönderi
    401

    Esas

    Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof.Dr.Veysel EROĞLU'nu görevden alarak başlanması gerekir diye düşünüyorum...

    Şu son aylarda ülkemizde olanlara bakın gün geçmiyorki bir felaket haberi gelmesin...

    Bombalar patlıyor...

    Çocuklar kaçak Kur'an kurslarında sağlıksız koşullarda patlamalarda can veriyor...

    TV'den orman yangınlarını seyrederken alt yazı geçiyor 1 haftada 27 bebek ölmüş sadece bir hastahanemizde...

    Diğer taraftan kimsenin nedenini çözemediği doğalgaz ve elektrik zamları dünyanın en pahalı akaryakıt fiyatlarının olduğu ülkemizde yağmur gibi geliyor...

    Saymaya kalksak bitiremeyiz ülkedeki felaketleri ama ne hikmetse hiç bir bakan yada bu işlerle ilgili devlet görevlisinin görev yeri bile değiştirilmiyor...

    Bunları siyaset yapmak için yazmıyorum ama olan bitenleri gördükce sade bir vatandaş olarak canım yanıyor ve ülkemizin bu kadar çok sorunu
    var ve bunlara çare araması gerekenler üzülerek görüyorum,boş işlerle uğraşıyorlar...

  5. #5

    Esas

    Arkadaşlar anlıyorum gördüğünüz bazı yanlışlar eleştirel bakışa itiyor ama benim topiği açma gayem sadece çözüm önerileri.Orman bakanı sizsiniz bu konuda ilk talimatınızı veriyorsunuz gibi bir yaklaşım kısa ve özet.

    Mesela biliyorsunuz belli aralıklarla küçük yağmur göletleri açıldı, helikopterler 5-6 dk da bir buralardan su alıp dönebiliyor artık.(Bu birinin önerisidir haliyle)

    "Ceza artırımı ve beklenti yaratan tasarı" konusunu not ettim sn ayyan, sonra becerebilirsem önerileri tek bir başlık altında listelemeye çalışacağım .

    Mümkünse sadece kısa öneri daha yararlı olur kanaatindeyim

  6. #6
    Duhul
    Oct 2007
    İkamet
    İzmir/Karşıyaka
    Gönderi
    4,544

    Esas

    Hızlı büyüyen herdem yeşil olmayan türler olabilir yeni yapılacak ağaçlandırma sahalarında.Tektip ağaçlandırmadan vazgeçmek gerekli.
    kestane gürgen palamut altı yaprak üstü bulut gel sen burda derdi unut orman ne güzel ne güzel
    Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz ama,saray ahır olur.

  7. #7

    Esas Orman Yangınları

    Bu konu gerçekten ülke insanımızın ciğerini de yakıyor. Bulunduğum bir orman alanında değişik mekanlarda fakat sıklıkla su bidonları görüyordum. Bu belki küçük bir çözüm ama bu kadar çözümsüzlük için de bu bile insanın aklına geliyor. Çünkü devletimiz orman yangınları konusunda pasif kalmıştır ve her yaz bunu milletçe ne yazıkki yaşıyoruz. Umarım en kısa zamanda bu yangınlar söndürülür çünkü sadece yanan ağaçlar değil ormanın içindeki bitki türleri hayvanlar.. bile bile katliam(( Umarım en kısa zamanda söndürülür. Dualarımız bu yönde inşallah.

  8. #8
    Duhul
    Nov 2006
    İkamet
    Ankara Batıkent
    Yaş
    37
    Gönderi
    641

    Esas

    Yangın şeritleri olmalı,helikopter ucak ekipmanlar,arazözler,su depoları,orman bekçileri olmalı.İlk aklıma gelenler.Yıllarca arazi yangını söndürdüm.
    Başarı ve hatalar kişinin kendini bağlar.

  9. #9
    Duhul
    Oct 2004
    İkamet
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ
    Gönderi
    28,373

    Esas

     Alıntı Originally Posted by MESAL Yazıyı Oku
    Arkadaşlar anlıyorum gördüğünüz bazı yanlışlar eleştirel bakışa itiyor ama benim topiği açma gayem sadece çözüm önerileri.Orman bakanı sizsiniz bu konuda ilk talimatınızı veriyorsunuz gibi bir yaklaşım kısa ve özet.

    Mesela biliyorsunuz belli aralıklarla küçük yağmur göletleri açıldı, helikopterler 5-6 dk da bir buralardan su alıp dönebiliyor artık.(Bu birinin önerisidir haliyle)

    "Ceza artırımı ve beklenti yaratan tasarı" konusunu not ettim sn ayyan, sonra becerebilirsem önerileri tek bir başlık altında listelemeye çalışacağım .

    Mümkünse sadece kısa öneri daha yararlı olur kanaatindeyim
    Çözüm bulmak istiyorlar mı? Önemli olan bu.

    Sevgili ayyan yazmış, 2B yasası bir sebep. Hep denizgören yerlerde orman yangını çıkıyorsa düşünmek gerekir. Olimpos yanıyor, Antalya yanıyor,...aynı zamanda 16 yangın abartı değil mi? Kendi kendine çıkmıyor yangınlar.

    herşeyden önce, Orman arazisi asla vasfını yitirmez. O araziler hiç dokunulmasa tekrar orman olmaya başlıyor.

    Yunanistan küçücük ülke ama kaç yangın söndürme uçağı var, bizde kaç tane var, almaya paramız mı yok?

    Eğer Orman Bakanı 2B gibi yasaları gündeme getirmeyip, aynı arazileri ormana döndürme çalışmaları başlatırsa yangınlar azalır.

    Yangın çıkaranlara hangi ceza uygulanıyor? Her şey yapanın yanına kalıyor, sadece orman yangınlarında değil, her konuda böyle.

    Ülke ölmüş-bitmiş ama farknıda değiliz.

  10. #10
    Duhul
    Feb 2004
    Yaş
    58
    Gönderi
    11,956
    Blog Yazıları
    7

    Esas

    Antalya yangınında yeni iddia

    Antalya Manavgat'ta perşembe günü başlayan ve bölgede tarihin en büyük orman yangını olarak tanımlanan faciaya lokantacıların sebep olduğu iddia edildi.

    Binlerce hektar ormanı, köyleri kül eden ve ölümlere de neden olan yangının elektrik tellerinden çıktığı iddialarına yanıt veren Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş (TEDAŞ) Genel Müdürü Haşim Keklik, "Yangının nasıl başladığını gören bir şahit var. Kendisi yangına bölgedeki lokantacıların yaktığı ateşin neden olduğunu söylüyor" dedi.
    Görgü tanığının bir tur operatöründe şoförlük yapan H.B. isimli şahıs olduğunu belirten Keklik, bu kişinin gerekli yerlere ihbarda bulunduğunu, ancak henüz savcılık tarafından ifadesinin alınmadığını öğrendiklerini söyledi

    Jandarmaya şikayet etmiş
    Referans'ın sorularını cevaplandıran TEDAŞ Genel Müdürü Keklik, Antalya'da hala devam eden yangının elektrik tellerinin kopması sonucu meydana geldiği yönündeki iddiaları eleştirerek, yangının çıkış sebebine yönelik bir şahidin bulunmasına rağmen, henüz bu kişinin ifadesine başvurulmadığını dile getirdi.
    Keklik, H.B. isimli tur operatörü şoförünün bölgedeki lokantacıların pişirme amaçlı yaktığı ateşi gördükten sonra uyarıda bulunduğu ve daha sonra Jandarma ile yangın ihbar merkezine ihbarda bulunduğu bilgisinin kendilerine ulaştığını belirterek, müdahalenin ise yangın çıktıktan sonra yapılmış olduğuna dikkat çekti. Yangın öncesinde ihbar olmasına rağmen duyarlı davranılmadığını vurgulayan Keklik, elektrik tellerinin dili olmadığını ancak bazı kişilerin neden olarak elektrik tellerini gösterebildiği eleştirisini yaptı.

    Savcılıkta bilgileri var
    Keklik, görgü tanığının şahit olmayı kabul ettiğini de belirterek, bu kişiyle ilgili iletişim bilgilerinin ise savcılıkta olduğunu kaydetti. Konunun TEDAŞ Bölge Müdürlüğü'ne de geldiğini ve bölge müdürlüğünün gerekli yerlere ilettiğini kaydeden Keklik, her yangın çıktığında elektrik tellerinin sebep olarak gösterilebildiğine dikkat çekti. Keklik, yangın bölgesinde bir arıza ya da tellerin rüzgar etkisiyle kopması gibi bir durumun meydana gelmediğini belirterek, "Faili meçhul olay faili mevcutmuş gibi yansıtılıyor" diye konuştu.

    Yanan kozalak 1 kilometre öteye gitmiş
    Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilileri, elektrik tellerinin yangına gerekçe olarak gösterilmesinin ise 'tahmini' olarak yapıldığını vurgulayarak, bölgenin iklim açısından riskli olduğunu belirttiler. Yetkililer, yanan bir kozalağın 1 kilometre mesafeye kadar gittiğini ve yangının yayılma süresini hızlandırdığı örneğini vererek, iğne yapraklı bitki örtüsü nedeniyle yangının hızla ilerlediğine dikkat çektiler. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü ile koordineli çalışıldığını ve bölgedeki rüzgar durumu nedeniyle tehlikenin hafta ortası ya da haftasonuna kadar devam ettiğini kaydeden yetkililer, Ege ve Akdeniz bölgelerinin genelinin ise bu ay sonuna kadar riskli olduğunu ifade ettiler. Yangınların birden fazla bölgede eş zamanlı çıktığına dikkat çeken yetkililer, çalışmaların ise devam ettiğini belirttiler. Türkiye Elektrik İletim A.Ş (TEİAŞ) yetkilileri ise, bölgedeki ilk çalışmalara göre yangın çıkan alandan iletim hattı geçmediğinin tespit edildiğini belirterek, bölgedeki köylerin elektriği Manavgat girişindeki trafo merkezi üzerinden dağıtım hatları kanalıyla aldığını kaydettiler.


    Yangının parçalı yapısı, müdahaleyi zorlaştırdı


    TEMA Vakfı'ndan Orman Mühendisi Mahir Keskin, Antalya'da günlerdir süren yangının söndürülememesinde ihmal veya ekipman eksiği gibi konuların değil yangının parçalı yapısı ile rüzgarın etkisi olduğunu belirtti. Referans'ın sorularını yanıtlayan Keskin, her yaz kronikleşerek yaşanan orman yangınlarında halkın bilinçsiz olmasının ve özellikle de anız yakılmasının payının büyük olduğunu vurguladı. Keskin, bu nedenle halkı eğitecek çalışmalar yapılması çağrısında bulundu. Yangınlara müdahalede 500-bin ton arası su alabilen orman yangın havuzlarının önemi üzerinde de duran Keskin, bu havuzlara ilişkin çalışmaların sürdüğünü ve şu an Ege ve Akdeniz bölgesinde bu havuzların sayısının 100'ü aştığını kaydetti.
    Antalya'daki yangında 10 bin hektarın üzerinde ormanın yandığını belirten Keskin, bunun yanı sıra ormandaki canlı hayata ve toprağa verilen hasarın da çok yüksek olduğunu vurguladı. Keskin, yanan ağaçların yerine TEMA'nın önerisinin yangına dayanıklı servi, akasya gibi ağaç türlerinin dikilmesi olduğunu sözlerine ekledi. TEMA Vakfı'nın orman yangınlarına ilişkin diğer önerileri arasında; halkı bilinçlendirme kampanyalarının yanı sıra enerji hatlarının orman dışında tutulması, hassas bölgelerde 1 hafta önceden yangın ihtimaline karşı önlem alınması, ormanlarda sık ağaçların aralanması gibi konular öne çıkıyor. TEMA'nın verilerine göre; Türkiye'de orman yangınlarının yüzde 80'i haziran-ekim döneminde yaşanırken, bunların yüzde 95'i insan kaynaklı olarak ortaya çıkıyor.


    Referans

    --------------------------------
    Bu olayın nasıl olduğu araştırılacak. Suçlu bulunacak veya bulunamayacak.
    Bulunsa ne yazar bulunmasa ne yazar. Gerçek olan devlet bütçesini bile zorlayacak bütçelerle bu ormanın en az 50 yıl yerine konamayacağı...
    Konsa bile 3-5 yıl içinde gene hain bir el burayı kül edecek...
    30 yıla yakın meslek hayatım boyunca ormanla, Orman Kanunuyla, Orman Teşkilatıyla meslek ve iş icabı hep iç içe, karşı karşıya oldum.
    Bu konuda hayli doluyum...
    Bir ara burada tartışalım;
    Bakalım ormanın gerçek düşmanı keçi midir? orman köylüsü müdür? Orman Teşkilatı mıdır? Yoksa Orman kanunu mudur?

  11. #11
    Duhul
    Apr 2007
    İkamet
    SÖKE
    Yaş
    38
    Gönderi
    2,219

    Esas

    Vakti zamanında meclisin birinde bakan konuşması sırasında "Okuma yazma oranını var gücümüzle yükseltmeliyiz arkadaşlar "demiş. Bir başka vekil de "O zaman okuma yazma bilmeyenleri öldürelim" demiş.

    Tüm ormanlarımızı yakalım. Böylece gelecekte orman, yangın, söndürme uçağı, orman personeli, 2B ... hiçbir sorunumuz kalmaz.

    Zaten bu cennet vatan bize fazla geliyor.

    Filmlerde görürüz Avrupa çok büyük ormanlarla kaplıdır. Fakat bu ormanların hiçbiri doğal orman değildir. Toprak altında ve üstünde yaşayan organizmaları yoktur. Yanan sadece ağaçlar değil ayrıca o doğal hayatı oluşturan gözlerimizle göremediğimiz canlılardır.


    Aklıma gelmişken en bozulduğum konu hasat sonrası anız yakılmasıdır. Yasaktır ama ben bugüne kadar cezalandırılan görmedim. Üstelik ispatı da açıktır. Simsiyah bir buğday tarlası. Anız yakıldığı zaman da o tarlada binlerce farklı canlı türü katledilmektedir.

    Son bir ayda arabayla 6000 km. kadar yol gittim ve önümdeki araçlardan atılan yüzlerce izmarit gördüm. Hangisinin plakasını alıp şikayet ettim? Hiçbirini.
    Esas sorumluluk bizlerin.
    DÜNYADA HER MİLLET İCRAATINA TAHAMMÜL ETTİĞİ HÜKÜMETİN,
    MESULİYETİNE ORTAK SAYILIR.

    YABANCILARDAN İNSAF VE MERHAMET DİLENEREK
    DEVLET VE MEMLEKET İŞLERİ YÜRÜTÜLEMEZ.

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

  12. #12

    Esas

    Orman yangınları ile mücadelenin önleme ve söndürme gibi iki ana boyutu bulunmaktadır. Orman yangınlarının kamuoyunca bilinen ve öne çıkan yönü ise sadece söndürme çalışmaları ve bu noktada neler yapıldığı ile ilgilidir.
    Oysa orman yangınlarının önlenmesine yönelik çalışmalar, yangınların azaltılması açısından öncelikli ve ağırlıklı ele alınması gereken kısmını oluşturmalıdır. Hali hazırda yapılan uygulamalar bu doğrultuda mı yapılmaktadır? Üzülerek öyle olmadığını belirtmek gerekiyor.
    Yüzde 97 insan kaynaklı olan orman yangınlarının (yüzde 52’sinin çıkış nedeni bilinmiyor ama çoğu insan kaynaklı, yüzde 22’si kasıt, yüzde 23’ü savsaklama) yine insan odaklı ele alınarak yürütülmesi gerekmektedir. Orman yangınlarını önleme ve söndürme çalışmalarının başarılı bir noktaya getirilmesi için ülkemiz ormanlarının ve ormancılığının mevcut durumunun tespiti ile insan etmeninin dikkate alınarak aşağıdaki gibi bir değerlendirmeye konu edilmesi gerekmektedir.
    202 milyon dönüm olan ormanlarımızın yüzde 58’ini oluşturan 120 milyon dönümü, orman yangını çıkma olasılığının en yüksek olduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunmakta ve bu ormanların çoğunluğunu, en kolay yanabilen kızılçam ve karaçam ormanları oluşturmaktadır.

    Koruyanların sayısı düştü
    16 bin dolayındaki drman içi ve bitişiğindeki köyde yaşayan 7-8 milyon köylü yurttaşımız, tarım ve hayvancılıkla ilgili uğraşını çevrelerindeki ormanlarda gerçekleştirmekte ve yanlış ormancılık politikalarının sonucunda ormanlara yabancılaşmakta ve orman kuruluşuna hasım olmaktadır.
    Görevleri sadece “ormanları korumak” olan ve daha önceki yıllarda sayıları on binlerle ifade edilen orman muhafaza memurlarının sayısı bugünlerde 4 binlere düşürülmüş, sorumlu tutuldukları alanlar ise eskiye nazaran 15-20 kat büyüdüğü için ormanı kontrol ve denetim olanakları zayıflatılarak “orman muhafaza memurluğu” düzeni giderek tasfiye edilmekte ve “orman koruma” çalışmaları, belirli bir ücret karşılığında köy tüzel kişiliklerine devredilmektedir.
    Yeni ormanların yetiştirilmesi sırasında yangınlara karşı dirençli orman yapıları oluşturma ve ormanlardaki yanıcı madde birikimini azaltma tekniklerinden gerektiğince yararlanılmamaktadır.

    Kadrolaşma ve sürgün
    Yangın önleme ve söndürme çalışmalarını yürüten orman işletme müdürlükleri bünyesinde yeterli sayıda ve nitelikte teknik personel ve uzman, yangın söndürme işçileri işlendirilmemekte ve yeterli eğitim verilmemekte, tazminat hakkından yoksun, üstelik keyfi ve partizanca uygulamalarla yangın konusunda deneyimi olmayanlar, yangınların yoğun olduğu yerlere veya tam tersi uygulamalarla bir yerden başka bir yere sürülebilmektedir.
    Orman yangınlarını söndürme çalışmalarının yönetiminde “çok başlılık”, eşgüdüm sorunları çözümlenememiş olup orman yangınları ile ilgili veri tabanı ve araştırmalar yetersizdir.
    Orman yangınlarının çıkma nedenlerinin hem tarihsel hem de yersel olarak büyük ölçüde değişmesine karşın, yangın önleme ve söndürme çalışmalarında geleneksel yaklaşımlar sürdürülmekte, gelişkin teknoloji ve tekniklerden yeterince yararlanılmamaktadır. (Risk taşımalarına karşın tek motorlu keşif ve su atar uçakları hâlâ kullanılmakta, bu çalışmalarda sürekli görev alan ormancı çalışanlara hiçbir tazminat ödenmemektedir.)
    Kitle iletişim araçlarının orman yangınlarıyla ilgili bilgilenmeleri çoğunlukla son derece yüzeysel kalmakta, ilgilenme biçimleri de yurttaşlarımızı bilinçlendirici doğrultuda olmamaktadır; bakan, vali vb. konumdaki yöneticilerin açıklamaları ise çoğunlukla yanıltıcıdır.
    Çok önemli bir konu olarak; önceki iktidarlardan daha pervasızca bir uygulama içinde olan AKP’nin 4.5 yıllık hükümeti süresince ormanların para kaynağı olarak görülmesi, Anayasa ve yasal değişiklikler yoluyla satışa konu edilmesi girişimleri, özellikle kıyıların turizme tahsis edilmesi ve betonlaştırılması, yüzlerce hektar orman alanının yok edilerek golf alanları açılması, orman alanlarının, her türlü maden ve taş ocağı izni verilmesiyle delik deşik edilmesi vb. olumsuz uygulamalar yanında kamuoyunun geçmiş yıllarda yakından izlediği 2B alanlarının satışa konu edilmesi, orman alanlarının kapanın elinde kalan ve işgal edilerek ileride tapuya konu edilmesi olası alanlar olarak özendirilmesi, ormanlar üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır.

    Yapılması gerekenler
    Orman yangınlarının çıkma veya çıkarılma olasılığını en aza indirgemek için mücadelenin ağırlığını ve önceliğini yangın önleme çalışmalarına vermek gerekmektedir.
    Aynı zamanda; çıkan veya çıkarılan orman yangınlarının en az zararla ve hızla söndürülmesi esas alınarak, ona göre donanımlı olunmalı ve yeni teknolojik gelişmelerin dışında kalınmamalıdır.
    Orman yangınlarına neden olan ve yukarıda tespiti yapılan temel sorunlar ve olumsuzlukların aşılmasına yönelik öneriler ise şöyle sıralanabilir:
    l Orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesine yönelik yeterli nitelik ve nicelikte, kolay ulaşılabilir bir veri tabanı ile araştırmaların yapılması programlanmalıdır.
    l Ormancılık örgütlenmesinin değiştirilerek ormancı personelin insanca yaşayabileceği yeterli bir standart sağlanmalı, orman yangınlarında görevli çalışanlar fiili hizmet kapsamına alınmalıdır.
    l Orman yetiştirme çalışmalarında yangın çıkma olasılığını azaltacak ormancılık uygulamaları esas alınmalı, yangına dirençli ormanlar kurulmalıdır.
    l Orman içi ve bitişiğinde yaşayan yurttaşların ormancılığımız ile barışması sağlanmalı, orman köylüsünün yaşam düzeyini yükselten projeler geliştirilmeli, orman söndürme çalışmalarına katılma yükümlülüğünü orman köylüsü ile birlikte toplumun değişik kesimlerine yaymalı, halkın eğitimi ve bilgilendirilmesi artırılmalıdır.
    xtraderxanahtar.com

    https://twitter.com/xtraderx_


    Burada yer alan bilgi, yorum ve kişisel çalışmalarımı "Yatırım Danışmanlığı"' kapsamında değerlendirmeyiniz.......

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •