Sayfa 1/2 12 SonSon
Arama sonucu : 13 madde; 1 - 8 arası.

Konu: Wikileaks safsatası

  1. #1
    Duhul
    Nov 2008
    İkamet
    eskisehir
    Yaş
    46
    Gönderi
    3,317

    Esas Wikileaks safsatası

    Ülkenin gelecegi için masum insanlarını öldurmekten cekınmeyen, 50 yıl sonrasının planının yapan, ütopik senaryo yazılması için bile milyon dolarlar harcayan, en önemli önceliği guvenlik olan bir ulkenın, haberi olmadan bu sansasyonel bilgiler nasıl calınır. Ve şeker bulmuş cocuklar gibi bu saf insanlar nasıl sevinir.
    Bu ABD tarafından yapılan KARA bir propagandadır. Wikileaksin meshur adamı bir ABD ajanıdır.
    GERİSİ hikayedir

  2. #2
    Duhul
    Jan 2009
    İkamet
    Sokaklarda!!!
    Gönderi
    4,321
    Blog Yazıları
    2

    Esas

    ' ABD'yi gözünüzde biraz fazla büyütmüşsünüz ' derim.

  3. #3
    Duhul
    Jul 2009
    İkamet
    yaşanacak yer arıyorum :) ve Kuşadası...
    Yaş
    40
    Gönderi
    4,192
    Blog Yazıları
    10

    Esas

    .ABD ne istedi Türkiye ne verdi?

    Wikileaks'in ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait olduğunu söylediği belgeler yayımlanmaya başladı. İşte Türkiye'yle ilgili bölümler...
    28 Kasım 2010 Pazar, 21:25:40

    Az önce Guardian'ın internet sitesine koyduğu belgelerde Türkiye ile ilgili çok sayıda önemli bilgi bulunuyor.

    2004 - 2010 arasında yapılan 250 bin adet gizli diplomatik yazışmayı içeren belgelerde İsrail'in Türkiye'nin uyguladığı politikalardan duyduğu rahatsızlığı ABD’ye ilettiği de görülüyor.

    GİZLİ BELGE: ANKARA GÖRÜŞMELERİ
    Wikileaks'in yayımladığı belgelere göre ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns, 18 Şubat 2010 tarihinde Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile yoğun bir görüşme gerçekleştiriyor. Görüşmenin özeti GİZLİ belge olarak Ankara Görüşmeleri başlığıyla saklanıyor.

    Burns Türk yetkililere İran Hükümeti'ne karşı Amerika liderliğinde yürütülen yaptırımlara destek olması ve İran'ı yanlış yolda olduğuna ikna etmeleri için baskı yapıyor. Türkler izledikleri yolun ilerleme açısından en iyi yol olduğunda ısrar etseler de bölgedeki ülkelerin İran'ı tehdit olarak gördüğünü kabul etmeye zorlanıyorlar. Özet belgelerin ilk bölümünde Ankara'da 18 Şubat'ta gerçekleştirilen ziyaret "Ortak Görüş ve Yapısal Görüşmeler" başlığıyla anılıyor.

    KIBRIS İÇİN BASKI
    Türkiye ile ilgili belgelerdeki diğer başlıklar şöyle:

    Ermenistan protokollerinin onaylanması ve Minsk sürecinin eşzamanlı yürümesi görüşüldü;

    Türkiye Hükümeti'nin Irak Başbakanı Maliki ile ilgili artan tatminsizliği kayıt altına alındı;

    Irak'taki Amerikan Kuvvetleri Komutanı General Odierno'nun meseleye dahil olmasının terörist PKK'ya karşı Kürdistan Özerk Yönetimi'nin somut işbirliğinin
    sağlanması için etkili olacağı ifade edildi;

    Kıbrıs'ın yeniden birleştirilmesi görüşmelerine Amerikan Hükümeti'nin üst düzeyde müdahil olması için baskı yapıldı;

    Türkiye Hükümeti'nin füze kalkanıyla ilgili daha fazla diyaloğa açık olduğu tespit edildi...

    Sinirlioğlu'yla Burns'ün görüşmelerinin detayları ise konu başlıklarına göre şöyle...

    İRAN
    Burns, Sinirlioğlu’na İran Hükümeti’ni yanlış yolda olduğuna ikna etmek için devam eden eylemi desteklemesi konusunda ciddi baskı yaptı. Sinirlioğlu, Türkiye Hükümeti’nin nükleer bir İran’a muhalefetini yeniden ifade ettiyse de askeri bir harekatın Türkiye üzerine yan etkileri olabileceğine dair korkusunu kaydetti ve yaptırımların İranlılar’ı rejime destek olmaya iteceğini ve muhalefete zarar vereceğini düşündüğünü de ekledi. Burns, yaptırımların Türkiye’ye ekonomik etkisinin farkında olduklarını ifade etti ancak Sinirlioğlu’na İsrail’in İran’ın nükleer silahlar elde etmesini durdurmak üzere askeri harekata geçmesi ya da Mısır ve Suudi Arabistan’ın da kendi nükleer alanlarını gözetmeye kalkmaları halinde de Türkiye’nin çıkarlarının olumsuz etkileneceğini hatırlattı... Açık biçimde tehdit edilen Sinirlioğlu ortak bir mesajın önemine ikna olduğunu ifade etmek durumunda kaldı ve bölge ülkelerinin de İran’ı giderek büyüyen bir tehdit olarak gördüğünü kabul etti: “Şam’da bile tehlike zilleri çalıyor.”

    Belgelerde dikkat çeken bölümlerden biri, 17 Ağustos 2007’de İsrail gizli servisi MOSSAD Başkanı Meir Dagan ile Burns arasında yapılan toplantının tutanağı. İkili, Ortadoğu’daki son durumu konuştuktan sonra İran üzerinde duruyor. Tutanağa göre, Dagan, Burns’e “Türkiye’ye baktığımda ülkedeki İslamcıların giderek ivme kazandıklarını görüyorum” diyor. Belgede şöyle deniyor: “Dagan, burada sorulması gereken esas sorunun kendisini Türkiye'nin laik kimliğinin savunucusu olan ordunun bu duruma daha ne kadar sessiz kalacağı olduğunu ifade etti.” Aynı belgeye göre, İran’la ilgili olarak Dagan, güç kullanarak rejim değişikliğine gidilmesi için daha fazlasının yapılması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.

  4. #4
    Duhul
    Jul 2009
    İkamet
    yaşanacak yer arıyorum :) ve Kuşadası...
    Yaş
    40
    Gönderi
    4,192
    Blog Yazıları
    10

    Esas

    Kim bu adam?
    Dünya onun ağzının içine bakıyor; adı Julian Assange
    28 Kasım 2010 Pazar, 16:34:45

    Wikileaks'in kurucusu Julian Assange ile ilgili en net ve ilginç bilgi, hakkında pek bir bilgi olmaması. Dünyayı sarsan dosyaları yayınlayan, tehdit altında yaşadığı için bir nevi global seyyah halinde yaşayan Assange ve geçmişi hakkında rivayet muhtelif.

    Avustralya doğumlu siber-aktivist kimine göre yalnız bir anne tarafından yetiştirilmiş, üvey baba tacizine maruz kalmış, doğuştan savaşçı bir ruh. Daha 14 yaşına gelmeden annesiyle farklı yerlere 37 defa taşınmış ve 11 yaşına geldiğinde de evden kaçmış. Onun yaptıklarından rahatsız olanlarının iddiaları Assange'ın genç yaşta hackerlık yapmaya başlayıp, kurumlara zarar vermiş bir suçlu olduğu dolayısıyla güvenilemeyeceği yönünde.

    Bir başka bilgiye göre ise anne-babası Vietnam Savaşı karşıtı bir gösteride tanışmış. Muhalif tavrı ona ebeveynlerinden miras. Avustralyalı "internet canavarı" gazeteci Julian Assange, 'Yönetişim olarak Komploculuk' başlıklı bir tür manifestosunda; bilgi sızdırılması sayesinde, bilgiyi gizli tutmak sayesinde hükmünü sürdüren ve halkını temsil etmeyen yönetimlerin nasıl yıkılabileceğini anlatıyor. Sitesinde ifşa ettiği gerçeklerle sanal ortamdaki aktivizmi bambaşka bir boyuta taşıyan Assange, kendi deyişiyle "radikal demokrasi"yi vaaz ediyor.

    Oradan oraya sayısız taşınmayla geçen çocukluğunda, Assange bir ara bir elektrik dükkanının karşısında oturmuş. Orada bilgisayar programcılığı ve program kırma konusunda ilk bilgileri edinen bu inanılmaz derecede yetenekli çocuk daha sonra matematik ve fizik okumuş. Ve 'hacker'lar dünyasına adım atmış.

    O ve arkadaşları çok sayıda bilgisayara girmişler, siteyi çökertmişler. Çökerttikleri sitelerin arasında Amerikan Savunma Bakanlığı'nınkinin de bulunduğu zannediliyor. Ülkesi Avustralya'da adli makamlar bir süre sonra Assange'ın faaliyetlerini tespit etmiş. Hakim karşısına çıkmış ama sembolik bir tazminatla kurtulmuş. Bu olaydan sonra 'hacker'lığa son verip kendine gazetecilik alanında bir kariyer oluşturmuş.

    Julian Assange'ı gizemle örülü şöhretine taşıyan dönüm noktası, 2006'da Wikileaks adlı siteyi kurması oldu. Bu site, kendine gelen gizli bilgi ve belgeleri yayınlayarak dünyanın pek çok yerindeki "kirli çamaşırları" ortaya döküyor. Wikileaks'in ortaya çıkardıkları arasında Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da esirlere yapılan muameleye dair kurallar, Kenya'daki yargısız infazlar, Irak'ta sivillerin Amerikan askerleri tarafından öldürülme görüntüleri de yer alıyor.

    Kenya'ya dair ifşaatıyla 2009'da Uluslararası Af Örgütü'nden ödül alan Avustralyalı gazeteci-aktivist, geçen Nisan ayında da Iraklı siviller ve bir Reuters fotoğrafçısının ABD askerlerince öldürülmesine dair görüntülerle Irak'ta depreme yol açtı. Pentagon'u zor durumda bırakan görüntülerde askerlerin söz konusu ölümlerle eğlenmelerini ortaya koyan ses kayıtları da vardı.

    Assange son olarak Afganistan'a ilişkin gizli belgeleri sitesine koyarak dünya çapında kendinden söz ettirdi.

    Ancak Julian Assange ve arkadaşları elbette tüm bunları büyük bir gizlilik içinde yapmak zorunda kalıyor. Yalnızca 5 tam-zamanlı editörü ve 800 gönüllüsü bulunan Wikileaks'in şefi Assange, ülkeden ülkeye dolaşmak zorunda kalıyor (ancak bundan bir rahatsızlık duyduğuna dair herhangi bir emare bulunmuyor). Avustralyalı internet canavarı faaliyetlerini yürütebilmek için kimi zaman Doğu Afrika'da Kenya ve Tanzanya'ya, kimi zaman İzlanda'ya gidiyor.

    Yaşı bile belli değil
    Geleneksel medyanın yayınladığı dosyalar sonucu tazminat ödemek zorunda kalmak gibi sıkıntılar yaşayabildiğini, internetinse bu konuda avantaj sağladığını belirten Assange'ın yaşı bile tam bilinmiyor. Bir iddiaya göre 37, bir diğerine göre 39 yaşında. Kaç yaşında olduğunu bile söylemeye niyeti yok yeni çağın istihbarat kralının: "P.. kurularını tahmin yürütmek zorunda bırakmayı tercih ediyorum".

  5. #5
    Duhul
    Jul 2009
    İkamet
    yaşanacak yer arıyorum :) ve Kuşadası...
    Yaş
    40
    Gönderi
    4,192
    Blog Yazıları
    10

    Esas

    [QUOTE=balgi;5106456]Kim bu adam?
    Dünya onun ağzının içine bakıyor; adı Julian Assange
    28 Kasım 2010 Pazar, 16:34:45

    Wikileaks'in kurucusu Julian Assange ile ilgili en net ve ilginç bilgi, hakkında pek bir bilgi olmaması. Dünyayı sarsan dosyaları yayınlayan, tehdit altında yaşadığı için bir nevi global seyyah halinde yaşayan Assange ve geçmişi hakkında rivayet muhtelif.

    Avustralya doğumlu siber-aktivist kimine göre yalnız bir anne tarafından yetiştirilmiş, üvey baba tacizine maruz kalmış, doğuştan savaşçı bir ruh. Daha 14 yaşına gelmeden annesiyle farklı yerlere 37 defa taşınmış ve 11 yaşına geldiğinde de evden kaçmış. Onun yaptıklarından rahatsız olanlarının iddiaları Assange'ın genç yaşta hackerlık yapmaya başlayıp, kurumlara zarar vermiş bir suçlu olduğu dolayısıyla güvenilemeyeceği yönünde.

    Bir başka bilgiye göre ise anne-babası Vietnam Savaşı karşıtı bir gösteride tanışmış. Muhalif tavrı ona ebeveynlerinden miras. Avustralyalı "internet canavarı" gazeteci Julian Assange, 'Yönetişim olarak Komploculuk' başlıklı bir tür manifestosunda; bilgi sızdırılması sayesinde, bilgiyi gizli tutmak sayesinde hükmünü sürdüren ve halkını temsil etmeyen yönetimlerin nasıl yıkılabileceğini anlatıyor. Sitesinde ifşa ettiği gerçeklerle sanal ortamdaki aktivizmi bambaşka bir boyuta taşıyan Assange, kendi deyişiyle "radikal demokrasi"yi vaaz ediyor.

    Oradan oraya sayısız taşınmayla geçen çocukluğunda, Assange bir ara bir elektrik dükkanının karşısında oturmuş. Orada bilgisayar programcılığı ve program kırma konusunda ilk bilgileri edinen bu inanılmaz derecede yetenekli çocuk daha sonra matematik ve fizik okumuş. Ve 'hacker'lar dünyasına adım atmış.

    O ve arkadaşları çok sayıda bilgisayara girmişler, siteyi çökertmişler. Çökerttikleri sitelerin arasında Amerikan Savunma Bakanlığı'nınkinin de bulunduğu zannediliyor. Ülkesi Avustralya'da adli makamlar bir süre sonra Assange'ın faaliyetlerini tespit etmiş. Hakim karşısına çıkmış ama sembolik bir tazminatla kurtulmuş. Bu olaydan sonra 'hacker'lığa son verip kendine gazetecilik alanında bir kariyer oluşturmuş.

    Julian Assange'ı gizemle örülü şöhretine taşıyan dönüm noktası, 2006'da Wikileaks adlı siteyi kurması oldu. Bu site, kendine gelen gizli bilgi ve belgeleri yayınlayarak dünyanın pek çok yerindeki "kirli çamaşırları" ortaya döküyor. Wikileaks'in ortaya çıkardıkları arasında Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da esirlere yapılan muameleye dair kurallar, Kenya'daki yargısız infazlar, Irak'ta sivillerin Amerikan askerleri tarafından öldürülme görüntüleri de yer alıyor.

    Kenya'ya dair ifşaatıyla 2009'da Uluslararası Af Örgütü'nden ödül alan Avustralyalı gazeteci-aktivist, geçen Nisan ayında da Iraklı siviller ve bir Reuters fotoğrafçısının ABD askerlerince öldürülmesine dair görüntülerle Irak'ta depreme yol açtı. Pentagon'u zor durumda bırakan görüntülerde askerlerin söz konusu ölümlerle eğlenmelerini ortaya koyan ses kayıtları da vardı.

    Assange son olarak Afganistan'a ilişkin gizli belgeleri sitesine koyarak dünya çapında kendinden söz ettirdi.

    Ancak Julian Assange ve arkadaşları elbette tüm bunları büyük bir gizlilik içinde yapmak zorunda kalıyor. Yalnızca 5 tam-zamanlı editörü ve 800 gönüllüsü bulunan Wikileaks'in şefi Assange, ülkeden ülkeye dolaşmak zorunda kalıyor (ancak bundan bir rahatsızlık duyduğuna dair herhangi bir emare bulunmuyor). Avustralyalı internet canavarı faaliyetlerini yürütebilmek için kimi zaman Doğu Afrika'da Kenya ve Tanzanya'ya, kimi zaman İzlanda'ya gidiyor.

    Yaşı bile belli değil
    Geleneksel medyanın yayınladığı dosyalar sonucu tazminat ödemek zorunda kalmak gibi sıkıntılar yaşayabildiğini, internetinse bu konuda avantaj sağladığını belirten Assange'ın yaşı bile tam bilinmiyor. Bir iddiaya göre 37, bir diğerine göre 39 yaşında. Kaç yaşında olduğunu bile söylemeye niyeti yok yeni çağın istihbarat kralının: "P.. kurularını tahmin yürütmek zorunda bırakmayı tercih ediyorum".[/QUOTE]

  6. #6
    Duhul
    Jul 2009
    İkamet
    yaşanacak yer arıyorum :) ve Kuşadası...
    Yaş
    40
    Gönderi
    4,192
    Blog Yazıları
    10

  7. #7
    Duhul
    Jul 2009
    İkamet
    yaşanacak yer arıyorum :) ve Kuşadası...
    Yaş
    40
    Gönderi
    4,192
    Blog Yazıları
    10

    Esas

    ortalık karışıyor..
    bknz.. haber tv kanalları

  8. #8
    Duhul
    Jul 2009
    İkamet
    yaşanacak yer arıyorum :) ve Kuşadası...
    Yaş
    40
    Gönderi
    4,192
    Blog Yazıları
    10

    Esas


Sayfa 1/2 12 SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •