Sayfa 1/25 12311 ... SonSon
Arama sonucu : 199 madde; 1 - 8 arası.

Konu: Hala bir doktor dövmediniz mi?

  1. #1

    Esas Hala bir doktor dövmediniz mi?

    dün , gaziantepte yapılan saldırıda DR ERSİN ARSLAN hayatını kaybetti.meslakdaşımızı kaybettik,
    17 yaşında bir pıskopat, ailesi tarafından doldurulmuş, dr arkadaşımızı hastahane içinde bıçaklayarak öldürdü.
    meslakdaşımız,80 yaşında kanser hastası, bir dedemizin ameliyatını yapıyor ve ameliyat sonrası hastası hayatını kaybediyor.
    ama hasta yakını medyanın ve sağlık bakanlığının yanlış yönlendirilmeleri sonucu,tek suçlunun doktor olduğu kanısına varıyor, hep hastalar mı ölecek diyerek meslakdaşımızı şehit ediyor.
    medyada bazı yazarlara bakıyorum bügün, bügün bile utanmadan doktorları suçluyorlar, vatan gazetesinde bir yazarın yazısına baktım, gülsemmi ağlasammı karar veremedim.
    yazılacak çok şey var, ama elim yazmaya gitmiyor.
    ama hala bir doktor a bağırmadıysanız, hakaret etmediyseniz, dövmediyseniz, tam zamanı, olur ya birileri
    cezaları artırır, sonra pışmanlık fayda etmez.
    bakın mynet den vatandaş yorumları


    bayroy1 saat önce

    BeğenBeğenme


    doktorlar eylem yapamaz arkadaş, hayati bir iş yapıyorsunuz, siz eylem yapacaksınız diye milletin sağlığı gözardı edilemez. Sizin sendikanız yokmu, tabip odanız yokmu, seçsinler her hastaneden bir kaç doktor, nasıl eylem yapacaksa yapsınlar, tüm doktorlar aynı anda iş bırakamaz, ben olsaydım o hasta yakınlarının yerinde, iki yumrukta ben sallardım.



    sen.veben

    BeğenBeğenme


    bayroy arkadasımız haklı çnkü her doktor saldırıda ölecek olsa protesto yapsalar bu memlekette adam kalmaz... çoğu kötü sebepten saldırıdan vs vs baska seylerden ölen cogu insanımız var onlarada protesto yapsınlar çok saçma.. hastaların yakınıda haklı kim onların durumunda olmak ister bir doktorun görevi adı üzerinde doktor hastaya bakmak 2-3 kişi toplanıyor nedensz sacma bir sebepten protesto yapıor ve ordaki hasta ölüyor ne kadar günah ne kadar yazık.. insanlık bitmiş arkadas..

    evet bunlar bizim ınsanlarımızın yorumları, 30 yaşında bir arkadaşımızı kaybettik, göğus kalp damar cerrahisi uzmanı, eşi 5 aylık hamile, hala saçmalayan kendini gazeteci sanan, vatandaş olduğu için doktora hakareti dövmeyi hak zanneden dangalaklar var.
    şimdi herkes cahillikten oluyor diyecek, işin kolayıda bu zaten
    sağlık bakanı ınsanlara hoş görünmek için devamlı halkın önüne doktorları atarsa olacak olan bu zaten,
    her yer afiş dolu 184 sabim, doktor şikayet hattı.
    çalışan kişilerin hakkı yok.
    geçen gün beni şikayet etmişler, raporlu ilaçlarını yazmamışım.hasta geliyor eşinin guatr ilacını kendisine yazmamı istiyor, neymiş ılacı bitmiş, alamıyormuş,yazmayınca şikayet,ilaçda 2 lıra, hastaya kendisine guatr teşhisi koyamıyacağımı istediğin kadar anlat.
    bügün yine bir doktor dövmüşler, bakirköyde, doktor kadın hastasını ameliyata alabilme ihtimali yüzünden aç bırakıyor, tahlilleri yapılıyor. kadının kocası nasıl karımı aç bırakırsın diye doktora tekme tokat girişiyor.
    adam şimdi etrafına anlatıyordur, doktoru şöyle dövdüm, bagırdım, tekmeledim , ne mutlu ona
    aramızda doktor dövmeyen varmı,
    türkiyede az kaldı doktora hakaret etmeyen.haydi tam zamanı
    yarın bende hasta bakmıyacağım, genel sağlık eylemine katılacağım, aklım hastalarımda olacak, ama artık bir tepki verme zamanımız geldide geçti.
    belkide bizimde bir sesimizi duyan olur.
    belki sağlık bakanı biz çalışanları içinde bir şey yapar.
    bütün bu olanlardan halkmı, doktorlarmı, yoksa sağlık polıtıkalarımı suçlu, bunu bir düşünmek lazım.
    bügün ben 84 hasta baktım,ne kadar güleryüzlü olabilirdim , olamadım zaten,
    bir hastaya 15 dakıka zaman ayırdım, dışardakiler başladı söylenmeye, içerde ameliyatmı yapıyorlar diye
    çok şey var yazacak, ama canım çok sıkkın, moralim bozuk, kafam karışık, ancak bu kadar yazabildim.
    DEĞERLİ DR ARKADAŞIMIZ ERSİN ARSLANA ALLAH RAHMET EYLESİN, AİLESİNE SABIRLAR DİLERİM.

  2. #2

    Esas

    Yarınki yürüyüş 11.30 da çapadan beyazit a ve eminonünden beyazıt a iki koldan yapılacaktır.halkımızında bizi destekliyeceğine ınanıyorum.
    Dünya Tabipler Birliği başkanı Jose Luiz GOMES DO AMARAL'ın da katılacağı bir anma ve katliamı kınama yürüyüşü planlanmıştır
    aciller ve bazı bölümler gorevlerinin başında olacaktır.umarım bu eylemden dolayı hiç bir hastamızın başına bir şey gelmez.

  3. #3

    Esas



    Allah Rahmet Eylesin. Sayın Şimşek Sayın Başbakan diyor ya, yumruklarımızı sıktık, dudaklarımızı ısırdık sabrettik diye. İçimdeki insan sevgisini öldürmeyi başardı bu zihniyet. Ciddi anlamda hesaplaşma gününü bekliyorum. Bu dünyada olursa bu dünyada. Ha olmadı Ahirette. Ben onlar gibi sürekli Allah ve inanç konularına girmeyi sevmem. Bu çok kutsal ve kişisel bir şeydir ve Allah ile kul arasındadır. Ama Sabırla bekliyorum ya bu dünyada ya öbür dünyada..

  4. #4

    Esas

    sayın aokan 1973, bu hükümeti bu oy potansiyeline sağlık politikları getirdi, yani biz sağlık çalışanları,
    halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyeti %85 lerde, ama kimse biz sağlık çalışanlarına ne durumdasınız sormuyor.
    bir doktor arkadaşımız öldükten sonra , şimdi sağlıkta şiddetle ilgili meclis araştırma komısyonu kuruluyor,illa birilerinin ölmesi gerekiyordu.
    bir hafta iç,inde bu dördüncü şiddet olayı basına yansıyan, samsunda doktorun başı yarıldı, istanbulda bir tinerci mahkum doktorun yüzünü jiletle kesti, ve yukardaki iki olay.
    umarım bizede birileri sorar, hakkınızı helal ediyormusun diye
    sorarlarmı?
    ben ce zor
    sizce
    yarınki eylem yandaş medyada 1 dakıka bile haber olmaz.bügün olduğu gibi.

  5. #5

    Esas

    Hekimliğe saplanan lanet bıçak


    Gaziantep'te Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde görevli, göğüs
    cerrahisi uzmanı, 30 yaşındaki Op. Dr. Ersin Arslan bir hasta yakını
    tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

    Bundan bir kaç ay önce darp edilen meslektaşlarımızla ilgili bir basın
    açıklaması yapmış ve Sağlık Bakanlığı'nı göreve davet etmiştik...

    Artık çok geç...

    Sağlıkta Dönüşüm Programı ile açıkça hekimliğin varoluşsal temelini
    değiştirdiniz.
    Hekimlik mesleğinin genetiğine müdahale ettiniz.
    Bizi hastalarımızla düşman haline getirdiniz.
    Hizmet ettiğimiz insanlar katilimiz oldu.

    Bu cinayet münferit bir olay olmaktan çok ülkemizde hekimlerle
    hastaları düşman gibi konumlayan yeni sağlık sisteminin sonucudur.

    Bir salgın hastalık haline gelmesine rağmen hiçbir ciddi önlem
    alınmayan hekime yönelik şiddet bu kez can aldı. Canımızı aldı.

    Bu toplumsal gerilim, Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın ve onun
    uygulayıcılarının eseridir.

    Bize dün kalkan el, bugün kalbimize saplanan bıçak politikacıların
    elidir, bıçağıdır.

    Hükümet Sağlıkta Dönüşüm Programı'nı toplum gözünde meşru kılabilmek
    için bir günah keçisi ilan etti: Hekimler!

    Hükümet halka sağlık alanındaki olumsuz tablonun hem nedeni olarak
    hekimleri gösterdi.

    Hükümet sürekli hekimleri suçlayan hatta aşağılayan bir dil kullandı.

    Toplum hekimlere karşı kışkırtıldı.

    Oysa, bu hükümet gibi önceki hükümetlerin de sağlık harcamalarının
    finansmanında vatandaşın cebini bir kaynak olarak seçmeleri hekimlerin
    tercihi ya da kararı değildir.

    Hekimler mesleki özerkliklerini, iş güvencelerini kaybetmemek için
    itiraz ettikçe hükümet bizi vatandaşın önüne sadece kendi çıkarını
    düşünen paragözler olarak attı.

    Eski sağlık sisteminden canı yanmış vatandaşlar da maalesef bu oyuna geldi...

    Hekimler diğer yüksek okul mezunları gibi, her toplumda ve her zaman
    toplumun geneline göre gelirleri görece daha yüksek bir kesimdir.
    Hükûmet, bu yalın gerçeği sanki anormal bir durum, bize özgü bir
    haksızlık gibi anlattı vatandaşa.

    Aslında Türkiye'de hekimlerin ezici çoğunluğu (pratisyen hekimler,
    büyük hastanelerde tam zamanlı çalışan uzman hekimler) uzun yıllar
    kamusal nitelikte sağlık hizmeti üretmiş emekçilerdir.

    Türkiye'de pratisyen hekimlerin geliri ülkenin ortalama ücretinin 2
    katı, uzman geliri 4 katıdır. OECD ülkeleri ile kıyaslandığında
    Türkiye'nin pratisyen hekim geliri son sırada, uzman hekim geliri ise
    orta sıradadır.

    Hükümete sesleniyoruz:

    * Devlet ve üniversite hastanelerinde (hatta aile hekimliğinde)
    performansa dayalı döner sermaye uygulamasına geçtiniz.

    * Kamudaki sağlık emek sürecini, rekabet ve üretim artışını temel alan
    özel sektör emek süreci ile benzer hale getirdiniz.

    * Performans sistemi ile hekimler gelirlerini finansal teşvik
    doğrultusunda hasta görme ve girişim yapmalarına göre temin eder hale
    geldi.

    * Hasta hekim ilişkisini kamu hastanelerinde bile gelir artırma
    zeminine oturttunuz.

    * Hekimin öncelikli motivasyonunu hastasını iyileştirmekten
    çıkardınız; daha çok hasta bakarak, daha çok ameliyat yaparak daha çok
    gelir elde etmek haline getirdiniz.

    * Ayrıca hekimler genel durumu kötü ya da tedavisi riskli ve güç
    hastalardan kaçmaya başladı, bunun yerine daha kolay ve rahat
    performans geliri elde edecekleri hasta ve hastalıkların tedavisine
    yöneldiler.

    * Hasta hekim ilişkisi bir daha düzelmeyecek şekilde bozdunuz.

    * Gerçek bir kamu hastanesi kar amacı gütmez. Toplumun sağlık
    ihtiyaçlarını karşılar. Ancak, siz Türkiye'de kamu hastanelerini kar
    etmeye zorladınız.

    * Kamudan kaynak aktararak özel sağlık sektörü yarattınız, ulusal ve
    uluslararası sermaye için hastane, ilaç ve tıbbi malzeme, özel sağlık
    sigortacılığı gibi karlı sektörler yarattınız.

    TÜM BUNLARI VATANDAŞA SAĞLIK HİZMETİ ERİŞİMİNİ ARTIRMA VAADİYLE YAPTINIZ.
    İTİRAZ EDEN HEKİMLERİ DE YALNIZCA KENDİ EKONOMİK ÇIKARINI DÜŞÜNEN
    İNSAFSIZLAR OLARAK DAMGALADINIZ.

    Oysa gerçek bu değil!

    Hekimlik mesleği seçimi yalnızca bir kariyer tercihi değildir.

    Bu mesleği seçerken ve uygularken hümanizm ve insana hizmet etme
    güdüleri başat rol oynar.

    Hekimlerin meslekleri ile edindikleri insana hizmet etme ve hümanizm
    gibi değerler, bir birey olarak kişisel çıkarları doğrultusunda
    hareket etmelerine karşı güçlü bir denge oluşturur. Başka pek çok
    meslekte olmayan bir özelliktir bu.

    Hekimler toplumsal olarak şekillendirilmiş bir bilinçle karar
    verirler. Bunun aksi genel doğru olursa, bir tek hastanın bile
    esenliği sağlanamaz.

    Hekim-hasta ilişkisi hastanın iyiliğini temel alan bir tıp ethosu
    çerçevesinde oluşan mesleki davranış kurallarına ve karşılıklı güvene
    dayanan bir ilişkidir.

    Sağlıkta Dönüşüm Programı ile açıkça hekimliğin varoluşsal temelini
    değiştirdiniz.

    Hekimlik mesleğinin genetiğine müdahale ettiniz.

    Bizi hastalarımızla düşman haline getirdiniz.

    HİZMET ETTİĞİMİZ İNSANLAR KATİLİMİZ OLDU

    Hala sözde sağlık reformunuzla gurur duyuyor musunuz?

    Türk Cerrahi Derneği

  6. #6

    Esas

    Doktorlarla direk ilgili gibi gözükmesine rağmen ben bunun genel bir manyaklık olduğuna inanıyorum. Yani adam restoranda olsa çatalı ters verdin diye garsonu da öldürebilirdi, yolu uzattın diye taksiciyi öldürebilirdi ya da eve dönüp ortada bir neden olmadan karısının kafasına piknik tüpünü geçirebilirdi. Nitekim bugünkü gazetelerde gördük %35 le karısını en az dövenler Trakyadaymış. Orana bakar mısınız ? Daha bir kaç gün önce canlı canlı yakılan tecavüz edilen patisi kesilen köpek resimlerini gördük. Bu kadınlara tecavüz edenler, şiddet uygulayanlar, köpekleri yakanlar, birbirlerini kesenler de bu toplumda yaşıyor, doktorları öldürenler de bu toplumda yaşıyor. Doktor öldürenleri durdurabilirsek veya toplumu doktorlara şiddet göstermemeye ikna edebilirsek iş bitmeyecek ki.

    Geçelim bu işleri, bu toplum cidden hasta.

    Öncelikle toplumun akıl sağlığına kavuşması gerek. Bu da tüm toplum kuruluşlarının meslek derneklerinin bir araya gelmesiyle olabilir.

    Tek tek ayağa kalkınca sadece yerine oturması kolay oluyor.

    Vefat eden doktorun ailesine baş sağlığı dilerim.
    Forum Kurallarını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz

    Borsanın Altın Kuralları Md. 6: "
    Seans içinde karar vermeyin. Kararlarınızı, etkilenmeyeceğiniz bir ortamda verin. Seans anında görüşlerinize ters düşen hareketlerin planlarınızı etkilemesine izin vermeyin. Daha önce düşünmediğiniz yeni fikirler oluşturmayın. İyice incelenmeden yapılan hareketlerin genellikle zararla sonuçlandığı gözlenir."

    Forumun Altın Kuralı :
    Forumda okuduğunuz bilgileri fikir vermesi amacıyla ve mantık süzgecinden geçirerek değerlendirin. Hiç kimse sizi tanımadan size para kazandırmak heveslisi değildir. Hayatta karşılaşmadığınız ve adını soyadını dahi bilmediğiniz bir kişinin tavsiyesi ile senet almaya kalkışmayın, sonu %99 hüsran olacaktır.

    Not: Forumumuzda dini ve siyasi ile futbol taraftarlığı yazıları kabul edilmiyor.


  7. #7

    Esas

    Bu ş..... bir gün bir doktorun önüne gelecek
    G.Antep'teki doktor katili M.G.'nin adı yazılsın ki, her doktor alıp o adı bir kenara kaydetsin. Fatih Altaylı yazdı...

    19 Nisan 2012 Perşembe, 08:21:36
    OLAYI duydunuz muhakkak.
    Gaziantep’te bir “alçak”, 85 yaşındaki dedesi kalp ameliyatı sonrası öldü diye, ameliyatı yapan doktoru bıçaklayarak öldürdü.
    Yazacaklarım için kimse kusura bakmasın, öfkem burnumda. Dünden beri kuduruyorum.
    Doktorluk en zor ve en şerefli mesleklerden biri.
    Sadece bugün değil, binlerce yıldır.
    Kabilelerde doktor yerine geçen büyücüler, kabile şefinden bile üstünmüş. Öyle bir iş doktorluk.
    İçlerinde iyisi var, kötüsü var elbet.
    Paragözü var, gözütoku var. Ama hepsi hayat kurtarıyor. Bazen hata yapsalar da, yaptıkları iş her şeyden önemli. Ama bu memlekette doktor olmak salaklık.
    Bir yandan sistemin çektirdikleri, diğer yandan “hayvan” bile denmeyecek yaratıkların yaptıkları.
    Hatırlarsınız, birkaç yıl önce dünyanın en önemli doktorlarından biri, Profesör Göksel Kalaycı da bir hastasının yakını tarafından öldürülmüştü.
    Darp edilen, canını zor kurtaran pek çok doktor var.
    Sınıf arkadaşlarımdan biri, mecburi hizmetini yaptığı bir Güneydoğu ilinde acile getirilen bir hastayı kurtaramadığı için saldırıya uğramış, arka camdan kaçıp hayatını kurtardıktan sonra doktorluğu bırakmıştı.
    Vaka çok.
    Doktorlarımız hayat kurtarmaya çalışırken hayatlarından oluyorlar.
    Gaziantep’teki olay da tambir “rezalet”.
    85 yaşında kalp hastasını ameliyat ediyor genç doktor. Hasta ölüyor.
    O yaştaki adam belli ki son çare olarak ameliyat edilmiş. Belli ki, ameliyat etmeseler zaten ölecek.
    Ama 17 yaşındaki hasta yakını, gencecik doktoru bıçaklıyor ve öldürüyor.
    Öldürdüğü doktorun kılı etmeyecek bir “canavar” tarafından. Ve doktorun arkasında minicik bir çocuk ve bir eş kalıyor. Tabii bir de oğullarını doktor yetiştirmek için uğraşmış bir ana baba.
    Gazeteler haberi verirken yasa gereği katilin adını “M.G.” olarak yazdılar.
    Ama bence hata.
    O “canavarı” adıyla, sanıyla soyadıyla yazmak lazım.
    Yazılsın ki, her doktor alıp o adı bir kenara kaydetsin.
    Kaydetsin ki, nasılsa bir gün er ya da geç önlerine gelip yatacak.
    Suratına baksınlar. Ve tükürsünler o surata. Tedavi niyetine. Ve bıraksınlar orada öylece. Doktor katilini.
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
    bu sefer bir çok yazar, destek vermeye çalışıyor, bugun kü eylemde vatandaşlarımızda yanımızda oldu,eylem boyunca bir kısmı bizle yürüdü,
    dr arkadaşımızın asıl ölüm sebebini öğrendik bügün,dahada kahrolduk.katil bankadan dedesinin emekli maaşını çekmeye gidiyor,
    alamıyor, ölüm nedeni ile,aile doktoru 15 gün boyunca ölümünü nufusa bildirmeyin diye tehdit ediyor. ölüm bildirilincede seçilmiş bu cani doktoru öldürüyor.
    bu sebep dahada acı,

  8. #8
    Duhul
    Jun 2005
    İkamet
    eskişehir
    Yaş
    67
    Gönderi
    2,099

    Esas

    SGK mensupları o işi çok yapar..Evde ölen yakınlarını köye defnedip SGK ya bildirmezler....Yıllarca maaşı çekilir..SGK dan emekli maaşı alan 3ooo den fazla emekli var..Onların kaçı yaşıyorki?

Sayfa 1/25 12311 ... SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •