Sayfa 1/2 12 SonSon
Arama sonucu : 14 madde; 1 - 12 arası.

Konu: Baz İstasyonlarının İnsan Sağlığına Zararları

  1. #1

    Esas Baz İstasyonlarının İnsan Sağlığına Zararları


  2. #2

    Esas

    Yargıtay: Baz istasyonları şehir dışına taşınsın

    02.06.2012

    Yargıtay, baz istasyonlarıyla ilgili ilginç bir karara imza attı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bireyleri arasında lenf kanseri bulunan bir ailenin oturduğu evin yakınındaki baz istasyonunun kaldırılması yönündeki yerel mahkeme kararını onayladı.

    Kurul, 'baz istasyonundan dolayı ailenin psikolojik huzursuzluğunun kronikleşeceği' gerekçesini yerinde buldu. Karar, baz istasyonlarının şehir dışına taşınacağı şeklinde yorumlandı. Ancak, Yargıtay çevreleri, "Vakaya özgü bir karar, emsal teşkil etmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

    Oturduğu apartmanın önündeki direğe baz istasyonu takılan bir vatandaş, dava açtı. Kızının lenf kanseri olduğunu, baz istasyonunun radyasyon yaydığının uzmanlarca belirtildiğini ifade ederek istasyonun kaldırılmasını talep etti. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, vatandaşın şikâyetini haklı buldu. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu kararını onadı. Ancak, GSM şirketinin itirazı üzerine bozdu. Yerel mahkeme ise bozma kararına direndi. Direnme kararının gerekçesini şöyle açıkladı: "Konuta 15 ila 31 metre gibi kısa mesafede kurulan baz istasyonunun yaydığı frekansların limit değerlerin altında olduğu belirlenmekle birlikte, bireylerinden lenf kanseri rahatsızlığı bulunun davacı ve ailesinin her sabah kalktığında, dışarı çıktığında ve evine döndüğünde sürekli karşısında gördüğü baz istasyonundan dolayı psikolojik olarak sürekli huzursuz olacakları, bu huzursuzluklarının kronikleşeceği, huzur içerisinde ve sağlıklı yaşama hakkından mahrum kalacağı düşüncesiyle, insan sağlığına öncelik verme anlayışı altında verilen önceki kararda direnilmiştir." Bunun üzerine dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na intikal etti. Kurul, oy çokluğuyla Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin direnme kararını onadı.


    http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...isina-tasinsin

  3. #3

    Esas

    = = > Baz istasyonu kuruldu 23 kişi öldü - 03 Temmuz 2012 Salı


    Telefonların çekim alanını daha da artırmak için dağa taşa baz istasyonları kuran GSM operatörleri halk sağlığını tehlikeye atıyor. Bolu'nun Ömerler Köyü'nde, 10 yıl önce baz istasyonu kurulduktan sonra köyde 39 kişi kansere yakalandı. Bakanlık ise 10 yıl sonra sorunun kaynağını araştırmaya başladı.

  4. #4

    Esas

    YARGITAY BAZ İSTASYONLARI ŞEHİR MERKEZLERİ DIŞINA DEDİ.

    09/08/2012 // Tükoder

    DEĞERLİ TÜKETİCİLER ;

    Baz istasyonlarının sağlığa zararları üzerine yapılan tartışmalara yargı son noktayı koydu. Yargıtay 08.03.2012 tarihli, 2011 /13424- 2012/ 2613 sayılı ilamında “ Baz istasyonlarının insanların yoğun olarak yaşadıkları ve hayatlarını sürdürdükleri yerlerde kurulu olması nedeniyle uzun sürede insanlara biyolojik ve psikolojik olarak zarar verme riskinin yüksek olduğunu, ölçüm değerleri normal sınırlarda olmasına rağmen sağlık açısından riskli olabileceğini, dolayısıyla kaldırılması gerektiğine “ karar vererek baz istasyonlarının insan sağlığına zarar verebilme riskini kabul etmiş oldu.
    Bugüne kadar açılan yüzlerce davada mahkemeler çelişkili kararlar verirken bundan böyle tartışmaya son verilmiş ve açılacak davalarda sonuç belli olmuştur. Şimdi yapmamız gereken evlerimize çok yakın mesafelerde kurulmuş olan ve sağlığımızı tehdit eden bu tesislerin kaldırılması için dava açmaktır.
    İletişimin sağlanması için bu tesislerin zorunlu olduğu tartışmasızdır. Ancak tesislerin sağlığımızı tehdit edecek derecede yakınımıza kurulması gerekli değildir. Avrupa ülkelerinde bu tesisler şehir dışlarında kurulurken biz de okullarımızın, hastanelerimizin ve evlerimizin üzerine ya da mahallemizin ortasına kurulmaktadır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bu konuda gereğini yapmayıp, sadece belli ölçüm değerleri tespit etmekle yetinmiş, GSM operatörleri de bu ölçümlere ve belirlenen kriterlere uyduklarını söyleyerek durmaksızın baz istasyonu kurmaya devam etmişlerdir. Öyle ki reklamlarında “ her yarım saatte bir baz istasyonu “ söylemini kullanacak kadar da ileri gitmişlerdir.
    Derneğimiz her konuda olduğu gibi bu konuda da yıllardır mücadele etmekte ve bir yandan davalar açarken, diğer yandan da mahalle örgütlenmeleri yapmakta, baz istasyonlarına karşı mücadeleyi hız kesmeden sürdürmektedir. Sizler de bireysel olarak ya da mahallenizde ya da apartmanınızda bir araya gelerek evinize ya da işyerinize yakın kurulmuş olan baz istasyonunun kaldırılması için dava açınız. Bizler mücadele eder ve yargıya başvurursak GSM operatörleri de tüketicilerin sağlığının ve güvenliğinin korunması hakkına saygı göstermeyi ve halkın sağlığıyla oynamadan yeni çözümler üretmeyi öğreneceklerdir.
    Hepinizi örgütlenmeye ve TÜKODER’ DE birleşmeye çağırıyoruz.

    TÜKODER ( Tüketiciyi Koruma Derneği )
    GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU.



    T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu

    ESAS NO: 2012/4-147

    KARARNO: 2012/327 YARGITAY İLAMI

    Taraflar arasındaki "Baz İstasyonunun Kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara l.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 30.09.2010 gün ve 2009/274 E. 2010/235 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan A. İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 23.03.2011 gün ve 2011/2930 E. 2011/3058 K. sayılı ilamıyla onanmış, A. İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 7.7.2011 gün ve 2011/7887 E. 2011/8096 K. sayılı ilamı ile;

    (...Dava, sağlığa zarar verdiği iddiası ile davalı şirkete ait baz istasyonunun kaldırılması talebine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş; karar. Dairemizce onanmış; davalı karar düzeltme istemiştir.

    Baz istasyonları temel olarak, alıcı/verici antenler sayesinde elektromanyetik dalgayı (sinyali) alma ve gönderme işlemi yapan cihazlardır. Baz İstasyonları; konuşma trafiğinin az olduğu kırsal alanlarda 35 km'lik bir mesafe içinde hizmet verebilen (macro), konuşma trafiğinin daha yoğun olduğu şehir içlerinde 1-2 km'lik bir mesafe içinde hizmet verebilen (mikro) ve bina içleri ve alış veriş merkezleri gibi yerlere kurulan çıkış güçleri oldukça düşük olan (piko) çeşitlerinden oluşur.

    Cep telefonlarının sağlıklı çalışabilmesi için; baz istasyonlarının bal peteği benzeri şeklinde bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonunun kurulu bulunması gereklidir. Her ba2 istasyonu belirli sayıda abone konuşturabilir. Bu nedenle insanların yoğun yaşadığı yerlerde konuşma trafiğinin bir kesintiye uğramaksızın karşılanabilmesi için daha çok sayıda baz istasyonunun kurulması gerekmektedir.

    Baz istasyonunun şehir dışına çıkartılması halinde, hücresel yapı oluşturulamaması nedeni ile, sinyallerin abonenin cep telefonuna ulaşabilmesi için çok yüksek elektromanyetik dalgalar oluşturması gerekecektir. Aynı zamanda kullanıcı cep telefonu da baz istasyonuna sinyali yeteri seviyede ulaştırabilmek için daha fazla güç kullanacağından daha fazla insanın daha fazla elektromanyetik alana maruz kalması kaçınılmaz olacaktır.

    Baz istasyonlarının insan sağlığına etkileri konusunda başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere, Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu (ICNIRP), Elektrik Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEEE), ... vb bir çok ulusal ve uluslararası kuruluş çalışmalar yapmakta ve bu çalışmaların neticesinde bir takım sınır değerler belirlenmiş bulunmaktadır.

    Mevzuat gereğince baz istasyonlarının sağlığa ve çevreye zarar vermeyecek şekilde; nerede, nasıl, hangi ölçü ve limitler dahilinde kurulacağını belirlemek ve kurallarını koymak işlemleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının (BTK) görev ve yetkisindedir.

    Baz istasyonları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 37 nci maddesine dayanılarak BTK tarafından bu konuyu düzenleyen Yönetmelikteki yer, ölçü ve limit değerlere göre verilen güvenlik sertifikası gereğince kurulmaktadır.

    BTK tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikte, Türkiye'de geçerli olacak sınır değerleri; İngiltere, Amerika, Kanada, ICNIRP ve Avrupa Birliğinin kabul ettiği değerin yaklaşık 1/4'ü olarak belirlenmiştir.

    Sağlığa zarar veriyor iddiası haricinde baz istasyonlarının sertifikada belirtilen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun olarak kurulmadığı, başlangıçta uygun kurulsa dahi sonradan sertifikadaki limit değer ve güvenlik mesafelerine aykırı davranıldığı gerekçesi ile kaldırılmasına ilişkin talep ve itirazların mevzuat gereğince BTK'ya yapılması gerekmektedir. Bu kurumun uygulama ve verdiği kararın uygun bulunmaması halinde idari yargıda dava açılması gerekir. Keza davacı, baz istasyonunun limit değerlere ve güvenlik mesafelerine uygun olmasına rağmen zararlı olduğunu iddia ediyorsa, idari yargıda idareye karşı yönetmeliğin iptali davası açması gerekir.

    Sağlığa zarar veriyor iddiası ile baz istasyonunun kaldırılması, MK'nun 737. Maddesinde düzenlenen komşuluk hukukuna göre adli yargıda açılacak dava ile istenebilir. Bu davada davacının baz istasyonunun sağlığına zarar verdiğini ve baz istasyonunun yönetmelikte belirtilen limit değerlere uygun bulunmadığını ispatlaması gerekir. Kanıtlanmayan mücerret (soyut) "uzun vadede zarar verir, baz istasyonu yakın mesafede, görünce moralim bozuluyor, .. vs gibi nedenlerle dava açılması ve kabulü hukuka ve yasalara uygun değildir.

    Bu şekilde adli yargıda açılan davalarda mahkemece, tarafların delil ve belgeleri toplandıktan sonra dava konusu baz istasyonunun yönetmelikte belirtilen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun olup olmadığı, davacının sağlığına zarar verip vermediği konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, alınacak bilirkişi raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

    Dosya kapsamı ve yukarıda belirtilen ilke ve bilgiler göz önüne alındığında davaya konu baz istasyonunun limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca baz istasyonunun soyut değerlendirmeler dışında davacının sağlığına zarar verdiği teknik, ilmi ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamıştı. Şu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden davanın kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, Dairemizce karar onandığından karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairemizin onama kararının kaldırılıp, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir...)

    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    TEMYİZ EDEN: Davalılar vekilleri

    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

    Dava, davalı B.'a ait elektrik direğine diğer davalı tarafından montajlanmış GSM Baz istasyonunun sağlık yönünden endişe yarattığından bahisle kaldırılması istemine ilişkindir.

    Davacı vekili, müvekkilinin evinin 25 metre kadar yakınındaki boş arsada bulunan elektrik direğine baz istasyonunun kurulduğunu, uzmanlarca baz istasyonunun faaliyet halindeyken radyasyon yaydığının belirtildiğini, müvekkilinin kızının lenf kanserine yakalandığını, bu durumun aile açısından yıkıma neden olduğunu, baz istasyonunun faaliyetine devam ediyor olmasının müvekkili ve diğer aile bireylerinin sağlığı için de endişeye yol açtığını belirterek maddi ve manevi zararları yönünden talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin evinin yakınında faaliyet gösteren baz istasyonunun sökülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı B. vekili, dava konusu baz istasyonunun ölçüm yöntemleri ve denetlenmesi hakkındaki yönetmeliğin resmi gazetede yayınlanan tebliğdeki kriterlerine uygun bulunarak verdiği güven sertifikası çerçevesinde, müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında imzalanan sözleşme gereği kurulduğunu, müvekkili şirketin dava konusu işlemde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

    Davalı AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili, baz istasyonlarının, Bilgi Teknolojileri ve İletişin Kurumu tarafından verilen güvenlik sertifikasına istinaden ve dolayısıyla yönetmelikte belirlenen limit değerler ve kıstaslar çerçevesinde çalıştırıldığını ve denetlendiğini, baz istasyonlarının insan ve çevre

    sağlığına olumsuz etki yaptığı konusunda herhangi bir bilimsel dayanak olmadığı gibi, müvekkili şirkete ait baz istasyonunun ithali montajı ve işletilmesi yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, davacıların iddiasının varsayıma dayandığı belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

    Mahkeme, "...söz konusu baz istasyonunun getirdiği yararın haberleşmeyi amaçladığı görülmekteyse de zararının ise insan sağlığı ve yaşamı ile ilgili olduğu gözetildiğinde ikinci değere önem verilmesi gerekir. Bu itibarla yapılan belirlemelerin dar anlamda parayla ölçülebilen bir zarar yok ise de çevre binalarda ve bu bağlamda davacının oturduğu konutta yaşayanlar için sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı, psikolojik olarak yaşamlarını olumsuz bir biçimde etkilediği ve bunun da psikolojik yapıda tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı ve bu haliyle de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde burada oturmanın olumsuz hale geleceği nazara alınarak davacının zarar gördüğü kabul edilmiş, baz istasyonunun kurulması için iki davalı arasında yapılan sözleşme nedeniyle müteselsil sorumlu oldukları..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiş; davalılardan A. iletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece önce onanmış, aynı davalının karar düzeltme istemi üzerine yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

    Mahkeme, aynı gerekçeyle önceki kararında direnmiş; hükmü davalılar vekilleri temyi2 etmişlerdir.

    Hukuk Genel Kurulu'nca işin esasının görüşülmesine geçilmeden önce; ilk kararı temyiz etmeyen davalılardan B.'ın direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararı olup olmadığı hususu ön sorun olarak ele alınmış, yapılan tartışmalar sonucu direnme kararı verilirken B. hakkında da hüküm kurulduğundan ve ayrıca verilecek karar sonucu itibariyle her iki davalıyı da etkileyeceğinden direnme kararını temyiz etmekte hukuki yararı olduğu sonucuna varılarak ön sorunun oyçokluğu ile reddine karar verilmiştir.

    İşin esasına gelince:

    Kaldırılması istenen baz istasyonunun davalı B. ile diğer davalı A. İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında 4.3.2008 tarihinde yapılan protokol sonucu B.'a ait elektrik direğine ve davacılara ait taşınmaza 15-31 metre uzaklıkta yönetmeliğe uygun olarak kurulduğu, davacının 1994 doğumlu kızının da kanser hastası olduğu noktasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

    Öncelikle belirtmek gerekir ki Anayasa'nın 17.maddesinde "Yaşama hakkı", 22. maddesinde "Haberleşme Hürriyeti", 35.maddesinde "Mülkiyet Hakkı" düzenlenmiştir.

    Yine Anayasa'nın; Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması başlıklı 56. maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşın ödevi olduğu hükmüne yer verilmiştir. İnsan Hakları Evrensel beyannamesinin 25 maddesi de aynı yöndedir.

    Anayasa tarafından korumaya alınan "yaşama hakkı", "haberleşme hürriyeti" ve "mülkiyet hakkı" gibi temel haklar arasında bir çatışma meydana gelmesi halinde bu durumun, yargılama makamları tarafından hassasiyetle değerlendirilmesi ve çatışan yararlar arasında öncelik düşüncesine dayalı bir denge kurulması gerekir.

    Dava konusu tesisin cep telefonlarının kullanımı için zorunlu olduğu ve bu tesisin geniş bir kitleyi ilgilendirmesi nedeniyle kamuya hizmet vermeyi amaçladığı tartışmasız ise de insan yaşamında tehlike yaratma ihtimalinin bulunması halinde insan yaşamına, sağlığına üstünlük tanınması gerekir.

    Başka bir deyişle; "Yaşama Hakkı" en kutsal ve birincil hak olup tehdit altında olma şüphesi dahi diğer Anayasal haklardan önce gözetilmesi gereğini doğurur. Aksi halde yaşam hakkının tehlikede olduğu bir yerde diğer tüm temel hak ve hürriyetlerin hiçbir değeri kalmayacaktır.

    Türk Medeni Kanunu'nun 737 vd. maddesinde ise komşuluk hukuku düzenlenmiş bu maddede herkese taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınma yükümlülüğü getirilmiştir.

    Baz istasyonu yönetmeliğe uygun olarak çalıştırılsa dahi zararın veya zarar ihtimalinin bulunması halinde yönetmeliğe uygun olduğundan söz edilerek zarar verenin sorumluluktan kurtulması, kullanıma devam edilmesi sonucunu doğurmaz. Yönetmeliğe uygun değilse, zaten hukuka aykırılık gerçekleşmiş olacaktır. Hukuk kurallarındaki norm düzenlemesi itibariyle yönetmelik ve yönetmeliğe uygun bir işlem yapılsa bile buna karşın çevreye verilen zarardan eylemi gerçekleştirenin sorumlu olmayacağı sonucu doğmaz. Ayrıca yargıç uyuşmazlığın çözümünde yönetmeliğe değil, yasaya, genel hukuk kurallarına ve bu bağlamda sorumluluk ilkelerine göre karar vermek zorundadır. Bu bakımdan yönetmeliğe göre verilen sertifikayı bağlayıcı olarak kabul etmek mümkün değildir.

    Dosya arasında bulunan Nükleer Tıp uzmanı öğretim üyesi bilirkişi raporunda; baz istasyonlarının genel performansa ve sağlığa olan etkileri konusunda günümüze kadar yayınlanmış çeşitli çalışmaların olduğunu, bu çalışmalarda uzun süre baz istasyonlarının yakınında yaşayanların genel vücut sağlıklarının etkilendiğinin gösterildiğini, baz istasyonlarının yaydığı radyofrekans elektromanyetik dalgalarına maruz kalanlarda en sık rastlanan semptomların, baş ağrısı, konsantrasyon bozuklukları, huzursuzluk, uykusuzluk ve el titremesi olarak saptandığını ne var ki kontrollü ve sistematik yapılmış baz istasyonlarının kanser yapıcı etkisini araştıran bir çalışmanın günümüze kadar gerçekleştirilemediğini belirtmiş ve sonuç olarak baz istasyonlarının kanser yapıcı etkisine yönelik şüphenin şu anda tam olarak ortaya konmamış olmasının, ileride yapılacak çalışmalarda da bu etkinin gösterilemeyeceği anlamına gelmediğini, bu nedenle geçmişe yönelik telafisi mümkün olmayan kanser gibi hastalıkların önlenmesi açısından toplumumuzu baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik radyasyondan en makul düzeyde korumak gerektiğini, ayrıca söz konusu davada davacının kızının 1994 yılından beri bir lenf kanseri çeşidi olan malign lenfoma tanısı ile izlendiği Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen epikrizden anlaşıldığını, bu kanser ile baz istasyonlarını ilişkilendirmenin bilimsel açıdan doğru olmadığını ancak bir hekim sıfatıyla, keşif sırasında davacı ve kızı ile yaptığı görüşmede, zaten ailede yaşanan kanser hastalığı nedeniyle endişeli olan ailenin yaşadıkları evin karşısında boş arsada bulunan baz istasyonu nedeniyle sağlık açısından ek endişeler taşıdığını, söz konusu baz istasyonunun psikolojik olarak yaşamlarını olumsuz biçimde etkilediğini ve tedirginlik yarattığını gözlemlediğini belirterek dava konusunu teşkil eden baz istasyonunun yapılan ölçümler sonucunda fımit değerleri aşmadığı tesbit edilmiş olsa bile yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı mevcut yerinden alınarak başka bir yere yerleştirilmesinin uygun olacağı saptamasında bulunmuştur.

    Yine dosyada bulunan Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığının 17.6.2010 havale tarihli yazısından baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olup olmadığını söyleyebilmenin bilimin bugünkü geldiği noktada mümkün olmadığı ancak bu konudaki çalışmaların devam ettiği anlaşılmaktadır.

    Davacının dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zararı kanıtlanmamış ise de, baz istasyonunun yukarıda açıklanan zarar verme ihtimali ile birlikte davacının evine olan mesafesi, kanser hastası bir kızının bulunması, içinde bulunduğu psikolojik ortamın kendisinde tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı ve bu konudaki doktor bilirkişi raporu ile davacının yaşamdaki sağlık değerleri, Anayasaca teminat altına alınan yaşam hakkı, mülkiyet hakkı birlikte değerlendirildiğinde dava açmakta haklı olduğu ve davasının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

    Kaldı ki, bu hizmetin davacıya ait konutun bulunduğu yerde verilmesinde zorunluluk bulunmadığı gibi, davacıya ve çevreye zarar verme ihtimali olmayan bir başka yerde de verilmesi olanak dahilindedir.

    Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

    SONUÇ: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına maha olmadığına, hükmün tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 30.05.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

  5. #5

    Esas

    Konu önemli, ancak birşeyler atıştırırken açtım konuyu gerisini anlatmayayım. Bu resimlere gerek var mı?

    Trafik terörünü işlerken kazalarda parçalanmış ceset fotoğrafları paylaşırmısın.

    Keşke tek GSM operatöründe kalsaydık. Ben çözüm olarak tek bir operatör kullanılmasından yanayım. 3 baz istasyonu yerine 1 tanesinin zararlı etkilerine maruz kalırız.
    Eğer elinizde kazanacak kağıtlar varsa oyunu dürüst oynarsınız

  6. #6

    Esas

    Hop hop...
    yavas olalim...

    abuk subuk carpik mahkeme kararlari ile, RF etkileriyle alakasi olmayan kanser resimlerini buraya koyarak ne amaclanmak ta ?
    hadi ic kulak beyin dense anlicam bir nebze....
     Alıntı Originally Posted by ppqq Yazıyı Oku
    Konu önemli, ancak birşeyler atıştırırken açtım konuyu gerisini anlatmayayım. Bu resimlere gerek var mı?
    .
    Haberler bile bilimsellikten uzak amacli carpitmalar..
    Vatandasa bir "halusinasyon daha"....

    Dilimde tuy bitti yillardir her platformda tekrar tekrar anlatmaktan...

    milyarlarca insan cep telefonu kullaniliyor... japonlar bunlarla yatip kalkiyor....
    ne "armutluktur" yapilmak istenen....
    tarihte esi benzeri gorulmemis bir sekilede bir teknoloji aspirinden fazla oranda kullaniliyor...
    eger RF sistemleri kanser yapsa (cep wi-fi her gun binlercesine magruz kaldiginiz tv/radyo yayinlara sahil guvenlik radarlari vb binlerce kaynak)
    boyle bir sey olsa....
    top yekun kanser gorulme orani kabaca yillik 100 000 binde 350 300 arasindadir, buna her kalem dahildir...
    kanser istatistiklerinin katlanarak artmasi gerekmektedir....
    Boyle bir seyde yoktur.... Nufus artis orani ve insidanslarda tatli bir parallellik vardir.

    simdi absurd sekilde, ilerki donemlerde cikacak bunlar savunmasi yapilacaksa.....
    "oleceksiniz zaten" birakin calismayi mali mulki yatin derim bence...
    bunca teknolojik imkandan sabah aksam yararlaniyorsunuz, ne sigara ne mangal ne sac boaylari ne yuz kremleri kadar zarari olmayan bir sey icin tan tana yapiyorsunuz. Gidin plastiklerdeki katkilara takilin.. Kimya sektoru kadar dogaya insanliga zarar vermis ve cop ureten baska bir sektor yoktur.
    ama kimse lafini etmez ....

    ne firma ne gosterici savunucusuyum.... "MESLEGIMI" hakkiyla yapan, "AKIL" suzgecini kullanan, ilgi uzmanlikta, "agirlikli otme hakki" olan biriyim.

    pardon sizin can can da,, benim gibi rf uzmani muhendislerinin, telsiz operatorlerinin, radar operatorlerinin, vb herkesin cani patlican....
    normalin onlarca desibel uzerine magruz kaliyoruz, ve bu guvenli..
    Bunca myillik meslek hayatimda, ne rf yuzunden ne malzemelerimizin cogu zehirli/kanserojen olmasina ragmen, bu sebeplerden olen bir muhendis arkadas/akademisyen veya hikayesi tanimadim/duymadim...

    cokcana sanayi hikayesi dinledim ama...

    Halki cadi avlarina sevketmek yerine....
    Asbestli sebeke icme suyu borulari sokulurken neler yasandigini ve nerelerde hala kullanildigini.....
    Yuksek gerilim hatlarinin dibine neden oturma ruhsati verildigini.... yuksek gerilim ve psikiyatrik sorunlar arasinda elle tutulur baglanti vardir.
    kullanimi EU ve ABD de yasaklanan gida katkilarinin ve koruyucularin neden hala bizde satildigini.... orn liminotadaki sarisi
    gunes kremlerindeki nano metallerin apar topar yasaklanmasi...
    UV nin yagni gunes isiginin 1. Sinif kanserojen olmasina ragmen altindan kalkamamamiz. Karpuz gibi guneslenmeye devam etmemiz.
    Ustunede bir suru genclestirici urun almamiz....

    gib gibi onlarca "ispatlanmis" tehlikeye dikkat cekin...
    Son düzenleme : EKaya; 04-10-2012 saat: 11:51.
    +++ Divide By Cucumber Error. Please Reinstall Universe And Reboot +++

  7. #7

    Esas

    Hemen ikinci nokta...

    Magruz kaldiginiz enerji miktarini biliyormusunuz ?

    pazarda satilan dandik kirmizi lazerler varya... onlar iste 1 mw olanlar...

    tipik bir kablosuz sistemde alici tarafinda maksimu guc 100 uw tir...

    100 x 10^-6 mw ==== 0.0001Watt o kirmizi lazerin 10 da biri...

    masa lambanizdan kaynakli UV radyasyonun etkisi ve kanser yapma ihtimali bir kac milyon kere daha buyuktur....

    nasil olsa eko lambalar bile 10 15 watt min...
    uv nin kanser katsayisida bir hayli yuksek ...

    buyuk ihtimal polimik gelecektir bunun uzerine...
    bende simdiden diyeyim, bosuna polemik yapmayin...
    tepenizdeki gunesten yildizlara bol bol RF radyasyonu geliyor dunyaya....
    Kacsanizda dogal nukleer radyasyon var... Kaplica sulari vb uzerine parada oduyorsunuz...
    Olmadi kimya tesisleri var varda var...



    bosuna "panik" yapip ticari tuzaklara dusmeyin... soludugunuz havada da civa mevcuttur bol bol kozmik radyasyon mevcuttur, dunyanin her yerinde oldugu gibi...
    ama kesin olum sebebi degildir... Dogal kanser olasiligi sebebidir... Demek Kanserinde "dogali" varmis...

    olur ya dogal yasamaktan bahseden olur... "Mutlak dogal ortamda " insanin ortalama omru 30 40 yil arasi.... ....
    bunca zararli seye ragmen ve onlar sayesinde insanin ortalama omru uzamis...
    Son düzenleme : EKaya; 04-10-2012 saat: 12:16.
    +++ Divide By Cucumber Error. Please Reinstall Universe And Reboot +++

  8. #8

    Esas

    Hatta ben hemen size zamani gelince sansasyonel olacak kacari olmayan bir "Tuyo Vereyim"

    Simdi dinamitle bina yikimlari baslayacak ya....
    Toksikolojik incelemeler de yapiliyor mu?


    Eski yapilarda bazen cimentoya dolgu maddesi olarak konurdu asbest...
    Etrafa o toz dumanlar yayilsin. 9/11 sendoromu gibi dokulur millet hastanelere...
    Bizde sonradan akillaniriz her iste oldugu gibi...
    +++ Divide By Cucumber Error. Please Reinstall Universe And Reboot +++

  9. #9

    Esas

    http://istr05.izlesene.com/data/vide...5d9af/51A4C08C


    MHP'li Alim Işık, 'Baz İstasyonları'nı Meclis'e Taşındı

    20.05.2013 11:03

    http://www.sondakika.com/haber/haber...lis-e-4649580/


    Son düzenleme : metcezir; 28-05-2013 saat: 14:38.

  10. #10

    Esas




    MHP'li Alim Işık, 'Baz İstasyonları'nı Meclis'e Taşındı

    20.05.2013 11:03

    http://www.sondakika.com/haber/haber...lis-e-4649580/


    Baz İstasyonları İçin Emsal Karar!

    29 Mayıs 2013 Çarşamba 07:32

    Yargıtay yerel mahkemenin bu kararını onayladı. Baca görünümlü baz istasyonunun kaldırılması kararı kesinleşti...

    http://www.habervaktim.com/haber/328...las-karar.html

  11. #11

    Esas

    Mahkeme: Oturanın psikolojik olumsuzluğu baz istasyonunun kaldırılması için yeterli

    28/05/2013 18:05

    Yargıtay bir yerel mahkemenin 'Oturanın psikolojik olumsuzluğu baz istasyonunun kaldırılması için yeterli' gerekçesiyle verdiği baz istasyonu kararını onayladı.

    http://www.radikal.com.tr/turkiye/ma...eterli-1135328

  12. #12

    Esas

    Türk Tabipler Birliği - Elektromanyetik Radyasyonun Biyolojik Etkileri (Baz İstasyonların)

    Elektromanyetik dalgaların gücü ister yüksek, ister düşük olsun, bu dalgalar insan vücudunda etkili olmaktadır.

    Elektromanyetik dalgalar (EMD)

    vücuttaki dokulara (1) ısıtarak ve /ya da (2) kimyasal değişimlere yol açarak arar
    verirler. Yüksek güçlü EMD ısıya bağlı zarar verirken, düşük watt'lı EMD'nin uzun süre alınmasıyla dokularda kimyasal değişmeler nedeniyle zararlı etkiler ortaya çıkar.Elektromanyetik radyasyonlar boşlukta yayılma özelliğine sahiptir. Bu tür dalgalar dalga boyları ve frekansları ile belirlenir. Tüm EMD, boşlukta aynı hızla yayılır. Bu hız ışık hızına eşit olup saniyede 300.000 km'dir.


    Dalga boyu son derece küçüldüğünde elektromanyetik radyasyon (EMR), madde ile kaşılaştığında, dalga olmaktan çok bir enerji kümesi gibi davranır. Bu enerji kümelerine "kuantum" ya da “foton” denir. Bu tipteki EMR'ler, X ve gamma ışınlarıdır. Bu ışınlar hücrelerdeki molekülleri bir arada tutan atomik bağları kırarak atomları ya da molekül parçalarını pozitif ya da negatif yüklü duruma getirebilecek yeterli enerjiye sahiptirler.

    Enerjileri çok yükselen bu ışınlar moleküllere çarptığında onları iyonlaştırarak, molekül yapısını, yani yaşamsal işlevlerini bozar ve böylece olumsuz biyokimyasal tepkimeler sonucunda kanser oluşumunu kolaylaştırır.

    Yapılan çalışmalarda X ve gamma ışınlarına maruz kalan insanlarda, kanserlerin oluşumu artmıştır. Bu nedenle bu ışınlar "iyonlaştırıcı elektromanyetik radyasyon" olarak tanımlanır.

    Cep telefonu baz istasyonları, oluşturduğu sağlık riskleri dolayısıyla, okul bahçeleri,kreşler,hastaneler, parklar gibi çocukların, hastaların, yaşlıların ve İnsanların yoğun yaşadığı toplu yaşam ve kullanım alanlarına kesinlikle kurulmamalıdır.

    İnsanların toplu yaşadığı bina tepelerine baz istasyonlarının kurulması iılemi, kat sahiplerinin
    kararına bırakılmamalıdır.

    Özellikle EM radyasyon ve EM alana maruz kalan çalışanlarda, ortaya çıkacak olumsuzlukların saptanabilmesi için işyeri hekimleri tarafından periyodik incelemelerin ve çalışma çevresi ölçümlerinin yapılması gerekmektedir.

    Elektromanyetik Radyasyonun Biyolojik Etkileri

    Biyolojik etki ile yan etki arasındaki farkı anlamak önemlidir. Biyolojik etki, sistemde EMD'ye maruziyet sonucunda ölçülebilir ya da dikkate değer fiziksel değişiklikler olduğunda ortaya çıkar. Yan etki ise biyolojik etkinin vücudun tolere etme sınırlarının dışına çıktığında oluşur ve sonuçta zararlı etkilere yol açar.

    Bugün üzerinde çalışılan konulardan biri de cep telefonlarının kullanım frekanslarının yükseltilmesi ve mikro dalga özelliği göstermesidir. Halkın bu tipteki dalgalar hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması kuşkular oluşturmuştur.

    Ülkemizde, cep telefonu pazarlayan şirket ve kurulan baz istasyonu sayısındaki artış ve bunların düzensiz olarak her yere konuşlandırılması, denetimsizlik, bu tedirginliği giderek artırmaktadır.

    http://www.ttb.org.tr/sted/sted0803/elektromanyetik.pdf

Sayfa 1/2 12 SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •