ONLARIN PORTFÖYÜ

3 Temmuz Pazar
Geçen hafta bir yandan anatrendin gücünü, diğer taraftan kısa vadeciliğin ve özellikle kredi kullanmanın ne denli tehlikeli olduğunu hep beraber gördük. Borsacı artık 0.5 veya 1 cent seviyesindeki kadar rahat değil. Onun kafası o kadar karışık ki, bırakın tepesine yakın duran Garanti’yi, oldukça uygun fiyattan yeni aldığı Tofaş veya Beko’yu bile taşımakta zorluk çekiyor. Onun kafasında hep ‘realize yapmak’ düşüncesi var. Halbuki bu, hem düşünce hem de dilbilgisi olarak yanlış bir karar. Düşünce bazında yeni bir aratrendin içinde olduğumuz için. Dilbilgisi açısından ise ‘realizasyon yapmak’ doğru olduğu için. Hani futbolcular da ‘konsantrasyonum bozuldu!’ demek yerine ‘konsantrem bozuldu!’ derler ya! O açıdan!

Geçen haftaya damgasını vuran en önemli haber ise Telekom’un özelleştirmesiydi. Benim dikkatimi Telekom’un fiyatından çok borsacının bu konuya yaklaşımı oldu. Borsacıların çoğu beklendiği gibi özelleştirmeyi desteklediler. Türkiye yıllardan beri sürekli kar eden bir kamburundan daha kurtulmuş oldu. Borsa camiasını tebrik ederim! Yakında ERDEMİR, TÜPRAŞ ve PETKİM’den de kutulunca iyice rahat edeceğiz herhalde. Onları özerk yöneticilere devretmek gibi gereksiz şeylerle uğraşmaktansa satmak daha kolay tabii! Tanrının yardımıyla 4-5 yıl içinde elektrik ve su şebekelerimize kadar her şeyimizi satınca Arjantin misali müreffeh bir ülke olacağız! Amin!

Aşağıda 1-5 yıl içerisinde bu fani dünyamızda emerging marketlerde malı en iyi götüren TOP-5 fonlarını görmeniz imkan dahilindedir. Birinci gelen sevgili T.ROWE PRICE’ın bir adet fonu mevcuttur.


EN İYİ PERFORMANSI GÖSTEREN EMERGING MARKETS FONLARI



Hemen altta ise güzel insanların yönettiği o sevgili fonun portföydeki hisse ağırlığı açısından ilk 25 şirketin adlarını görüyorsunuz. Bazı şirketlerin adları size tanıdık gelmiş olabilir.


T- ROWE PRICE EMERGING EUROPE & MEDITERRANEAN



Bu da söz konusu fonun üç yıllık grafiği. İlginç bir dejavu örneği gibi sanki!



Sonuç olarak onlar bizi sevmeye devam ediyor. Şu anatrend işi biraz uzun sürecekmiş gibi duruyor. Çünkü evde daha satılacak eşya var. Sıcak para Türkiye’ye kredi kartının borcu babında İstanbul yaklaşımı benzeri bir yaklaşım göstermektedir. Ülkemiz Çin kadar hızlı büyüyor. Küçük bir farkla! Onların cari fazlası varken bizim carimiz açık.

Not: Haziran ayının takaslarını haftaya vereceğim.

Dr.Arman Afrashi (KMX)


Arman Afrashi Arşivi

Yorumlar

10 Temmuz Pazar, 13:22
cümle yanlış anlaşılmaya müsait olmuş. 2001 de yarrattıkları balonu devretmeyi başardılar anlamında yazmıştım think
10 Temmuz Pazar, 13:21
Sn KMX

Bu fonları küçümsemiyorum ama her şeyi biliyorlar her zaman doğru zamanlama yapıyorlar şeklindede abartmıyorum. Bu fonlar bazen kendi yarattıkları balonları küçük yatırımcılara devrederek büyük paralar kazanabildikleri gibi 2001 yılında olduğu gibi bazende kendileri altında kalabiliyorlar 98 de veya 94 te global emerging marketlarda olduğu gibi.

en buyuk sorunları KYnin gelip gelmemesi. Eğer gelmezlerse kaçınılmaz olarak alttta kalacaklar. Sizin stratejinizin başarılı olmasının sebebi ise sizin portföyünüzdeki hareketlliliğin çok daha fazla olması. Umarım geçen sefer yaptığınız gibi bu seferde aynı başarıyla çıkarsınız.

Kitabınızda da başarılar. think
8 Temmuz Cuma, 22:15
Sn.dede1
Sanmıyorum. Bu tip bir düşünce yaygınlaştığında düzeltme gelir. Ben Temmuz için çok sert bir yukarı hareket beklemiyorum.
KMX KMX
8 Temmuz Cuma, 21:51
SAYIN KMX, bütün dünya borsaları geriledi imkb hariç,yakında hiçbir borsa benzerimiz kalmıyacak gibi bir hisse kapıldım.dünyada özel ve güzel olma ihtimalimiz varmı .saygılar ? dede1
8 Temmuz Cuma, 20:20
Yapı Kredi'de satışlar duruldu, Vestel'de durgunluk aşıldı gibi mi? Vestel bir harekete başlamasın sakın... İyi akşamlar. udogukan
7 Temmuz Perşembe, 23:34
Sn.think
Bu fonlar diversified emerging market fonlarıdır. Elbette ki %500 getirileri olmaz. Zaten fon yöneticileri tüm dünyada çok başarılı değiller. Büyük başarı şansı küçük portföyü olan küçük yatırımcılar için mümkündür. Benim stratejim anatrend boyunca bluechip hisselerinin elde tutulması üzerine kuruludur. Bu strateji pratikte tüm fonların ve tüm stratejilerin kat kat üzerine getiri sağlıyor. Bu stratejiye göre anatrend bittikten sonra piyasada olmamanız gerekir. Bu fonları küçümsemeyin. msn.money'nin mutual fund bölümüne girdiğinizde bu fonlardan yüzlercesini görüyorsunuz. Önemli bir kısmında Türk hisseleri var.
KMX KMX
7 Temmuz Perşembe, 23:01
Bu anlı sanlı yabancılarda yanılırlar. Soyleki 1. olan T. Rowe fonuna bakın son bir seneyi çıkartırsanız 2003 ve 2002 de zarardaymış.

3. olan bernsteina bakın son bir yıllk getirisi %50 süper iyi bir getiri kimse bir şey diyemez. Son 5 yıllık getiri sadece %16. YAni son bir yılı çıkarrsanız geçen sene bu fonun 4 senelik kaybı ise %-22.66%. (Son sene %50 getirmiş olan fonun son 5 senelik getirisi %16 ise geçen sene son 4 senelik performansı için hesaplama : 1.16/1.5-1=.2266)

Dolayısyla bunların seçimi bir şey ifade etmediği gibi bir güvencede teşki etmiyor maalesef. Bunlarda aynı emerging marketlar gibi bir yukarı bir tepetaklak aşağıya gider sonrada zararın çıkması için 5 sene bekle. think
6 Temmuz Çarşamba, 04:23
sayın kmx,özelleştirme araç olmadığı müddetçe,daha sonraki adıma, sıçramada işe yarıyorsa , yapılan özelleştirme yerindedir. bunları görme zamanımızda anatrendle beraber devam ediyor.sanıyorum.arjantin bize bugün için benziyor gibi görünebilir. ama bizim dinamiklerimiz çok farklı.bunu 2006 sonunda daha net görebileceğimiz kanısındayım. saygılar. dede1
5 Temmuz Salı, 22:13
Düşmüşüz kendi telekomumuzun derdine, diğer telekomlar napıyor birde ona bakınız. Almanların telekomu amerikada cep telefonu şebekesi kurmuş ve agresif bir şekilde büyümüş hatta o kadar büyümüş ki tonlarca dollar yatırıp yatırım yapma derdiyle karşılaşmışlar!!!
Yada hala öylemi bilmiyorum ama bir ara Hewlett&Packard'ın hatırı sayılır hisselerine sahiplerdi yanlış hatırlamıyorsam %10 du bu rakam!. Hani teknolojik yatırım alt yapı vs vs diyoruz ya biz napıyoruz yıllar öncesinden teletaşı alcatele satıyoruz. Teletaşın teknoloji üretme deneyleride o noktada son buluveriyor. Şimdi ulusal güvenlik vs vs konusunda endişe duymak için fazla geç kaldık arkadaşlar...

Sn.KMX'in yazısı ile pek bir alaksı olmasada bu yazdıklarımın yinede yazmak istedim...

Saygılarımla rush
5 Temmuz Salı, 21:39
Eğer devlet denetleme ve düzenleme görevini yerine getirebilirse(şimdiki gibi değil tabi.Bakın Sağlık Bakanlığı personeli bile geçenlerde yedikleri yemeklerden zehirlendi.Yani kendi yediği yemeği denetleyemeyen bir kurumdan tüm ülkeyi denetlemesini beklemek sadece abesle iştigal maalesef) yani sürekli birşeyler üretip satmaya çalışmayı bırakıp da, üretim yapılan ortamları çok daha etkili (sözgelimi vergi memurunun AB standartlarına ulaştırılması vb.)denetleyebilirse, devlet gerçekte olması gereken görevini de yerine getirmiş olur.GÜVENLİK,ADALET,EĞİTİM gibi kurumların düzenlenmesinde özelleştirme kavramının kullanılması pek hoş olmaz. Sözgelimi bir banka güvenliği için farklı uygulamalar içerisine girebilir. Tabi ki yasa ile. Ama ülkenin güvenliği sözkonusu olduğunda ise tüm bunlardan elbette sözedilemez. Unutmayalım ki, güvenlik,bölünmezlik gibi kavramlar ancak güçlü ve ekonomik bakımdan müreffeh olabilmiş ülkeler için geçerlidir. Kişi başına düşen GSMH'nın 3-4 bin dolarlardan 10 bin dolarlara hızla yükseltemediğimiz sürece çok sıkıntılar çekeceğimiz bir gerçektir. Sn. KMX'e katıldığım bir nokta, çok fazla stratejik öneme sahip kuruluşların özelleştirilmesinde, farklı yöntemler başarı ile uygulanabilir ve hiç kimsenin kafası gereğinden fazla ağrımayabilirdi. Yerli ve yabancı sermaye destekli yatırımları teşvik edemediğimiz sürece, her türlü işletmenin devlet tarafından yapılmasını bekler dururuz. Böyle olunca da her bölgenin siyasetçisi, salt gösteriş olsun diye, olmadık yerlere olimpik havuzlar, havaalanları vs. yapmaya kalkar. Tabi sadece temellerini atar. Kuzu gibi milli bankalarımdan taraftarlarına kredileri hortumlar. Ama Rahmetli Koç'tan Sabancı'dan aynı oranda hortumlayamaz. Hatta hiç. Ancak kriz geldi mi Koç Moç dinlemez. Ama Merkez bankamın başındaki parasını ne hikmetse dövize çevirir. Kimilerinin çıkınlarından çıkanlara, akıl sır ermez.Çünkü paranın ne dini, ne imanı vardır. Ne sağı, ne de solu olduğu gibi. Hele para musluklarını siyasetçinin eline verdiniz mi... Seyreyin gümbürtüyü... Bu konu bitmez elbette. Hepsini de hepimiz bilir ve söyleriz. Ama çıkarlarımızdır bizi susturan. Ben ülkemin gelecekte bugünkünden çok daha iyi olacağına inanıyorum. Eğitim-iletişim-bilişim, bomba gibi bir gençlik var aslında fark etmesek de. Çok azı ülkemin kaderinde etkili olabilecek belki... Biliyorum. Çünkü birçoğunu yitiriyoruz. Ama yine de gelebilenler bile çok şeyi değiştirebilecektir ülkemde. Artık kimse saf değil. Sadece bir kıvılcım bekliyor. Yanlış anlaşılmasın. Sadece dürüst, insanca onurlu bir yaşam özlemi ve kıvılcımı bu... İyi günler.05.07.2005 udogukan
5 Temmuz Salı, 08:17
Elbette satmak değil devlete bağlı kurumlarda siyasiler her işe karışırlar. yapılması gereken iş ya yanlış yapılır yada eksik. sonucunda zarar eder ve tepki toplar. yönetimi özerleştirip verimliliğin ve karın arttırılabileceği o kadar kamu kurumu var ki. neden yapılmaz? serdar72
4 Temmuz Pazartesi, 23:17
Sevgili aritmik
Böyle giderse 5-6 yıl sonra sıra DSİ'de dir. Özelleştirmenin bizim gibi (yani yüksek borç altında sürekli stand byılan) ülkelerde getirdiği sonuçları anlamak için Arjantinin özelleştirme sürecini öğrenmekte yarar var. Özelleştirme kavram olarak kötü değil. Ancak pratik, teoriden farklı işliyor. Türkiye'deki banka özelleştirmeleri bunu anlamak için yeterlidir. Her özelleştirme kötü değildir. Ancak bu ülkenin pratiğindeki özelleştirmelerin sonucu genel olarak peşkeş veya tekrar devletleştirme olmuştur. Ancak yurdumun borsacısı üç kuruşluk portföyünün derdinde olduğu sürece hep büyük sermaye ve global paranın yanında yer alacaktır. Kendini iyi hissetmek için de 'X kuruluşa hiç işiniz düştü mü? Gördünüz mü ne kadar kötü işletildiğini?' veya 'İşçilerin maaşları yüksek!' gibi söylemlere sığınır. Kamu sektöründeki çarpık işleyişi hepimiz biliyoruz. Peki bunun tek çaresi o kurumları satmak mı?
KMX KMX
4 Temmuz Pazartesi, 23:07
Sayin KMX elinize saglik.. ŞahMat
4 Temmuz Pazartesi, 20:51
Filozofun biri ortaya bir top koymuş. Hep ben bilirimci iki kişiyi de, karşılıklı oturtmuş. Topun rengini sormuş ikisine de. Biri ak diye tutturmuş, öbürü de kara.
Bir süre sonra yerlerini değiştirmiş bu çok bilmişlerin. Tekrar sormuş topun rengini. Kızara bozara topun rengini söylemişler yeniden. Bu kez ak diyen kara demiş,kara diyen de ak... Emin olun kim hükümet olursa olsun yapacağı bundan farklı değildir. Yaşımız gereği bu gerçeği defalarca test ettik. Önemli bulduğum bir konu da şu. Telekom bir tekeldir. Önemli olan tekelin kırılmasıdır. Devletin ya da özel sektörün tekelinde kalması biz vatandaşlara hiçbirşey getirmez. Hatta bugüne kadar olduğu gibi, götürür...
Sonra da biz onu kar sanırız. Oysa vatandaştan haksız yere götürülenlerin kırıntısıdır o kar dediğiniz. Olaylara hep farklı pencerelerden baktığımız sürece sürekli ak ya da kara demek zorunda kalmayız. Teşekkür ederim. İyi akşamlar. udogukan
4 Temmuz Pazartesi, 18:32
Harika bir yorum.
Elinize saglik. toprak
4 Temmuz Pazartesi, 14:10
telekom u da unutmamak lazım,hükümet her türlü eleştiriye en güzel cevabı veriyor zaten! Pek de güzel sattım çok da güzel sattım,üç kuruşluk kazancımız ülke çıkarlarından ağır basmaya devam ettiği sürece düzeleceğimize inancım sıfır. tegmen
4 Temmuz Pazartesi, 00:11
Dostum gerçekten muhteşem yazmışsın...2 aylık cari açığı telokomla,3 aylık cari açığımızıda tüpraş+ereğli+petkimle finanse etmeye çalışıyoruz..

Yakında cari açık diye bir sorunumuz kalmayacak..

Sence bu DSİ özelleşmesine ne kadar kaldı... aritmik
Yazıyla ilgili yorumunuz

Puanlama

Bu yazının puanı: 9 (26 kişi puan verdi)

Bu yazıya puan verebilirsiniz: