HİSSE SEÇİMİ

10 Eylül Cumartesi
BU YAZI 2003 yılının Mart ayında yayınlanan 'BORSADA KAZANMAK MÜMKÜN MÜ?' kitabından alınmıştır.

Borsadaki amatör yatırımcının öğrenmesi gereken en önemli şeylerden biri uygun hisseleri seçmektir. Daha önce de değindiğim gibi bazıları için uygun olan hisseler amatör borsa yatırımcısı için uygun olmayabilirler. Örneğin dedikodusu bol, temeli zayıf ancak yüksek getiri sağlama olasılığı olan bir hisseyi küçük yatırımcının taşıması zordur. Şans eseri hisseyi en dip noktadan almış olsa bile satış yeri destek ve dirençleri belli olmadığı için ve endeksle hiç bir şekilde paralellik göstermediğinden dolayı genellikle ya yarı yolda bırakmak zorunda kalır veya elde ettiği ekran kazancını sert hareketler sırasında geri verir. Ekran takibi yapan bir profesyonelin bu tip hisselerde kazanma şansı varken ortalama bir küçük yatırımcının genellikle şansı olamaz. Yani bir ilaç birini iyileştirirken diğerinde yan etki yapabilir.
Hisse seçiminin değişik kriterleri bir çok yerde anlatılmış olabilir. Eğer bu konuyu yabancı bir kitaptan okuduysanız, yazarın verdiği bilgilerin ve yaptığı önerilerin hangi borsa hakkında olduğuna dikkat edeceksiniz. Artık bildiğiniz gibi Amerikalı bir yazarın verdiği bilgiler İMKB gibi emerging market’ler için geçerli olmayabilir.  

Kanımca İMKB’deki hisse seçim kriterleri aşağıdaki gibi olmalıdır:

1- Hissenin ait olduğu firmanın sahipleri veya bağlı olduğu grubun yapısı ile ilgili konular

2- Hissenin ait olduğu firma veya bağlı olduğu grubun geçmiş performansı

3- Hissenin ait olduğu firma veya bağlı olduğu grubun gelecekle ilgili beklentileri

4- Hissenin ait olduğu firmanın bulunduğu sektördeki konumu

5- Hissenin değeri ve piyasanın değeri

6- Hissenin ait olduğu firmanın lokalizasyonu

7- Hissenin ait olduğu firma veya bağlı olduğu grubun potansiyel siyasi etkinliği

8- Hissenin genel dağılımı




1- Hissenin ait olduğu firmanın sahipleri veya bağlı olduğu grubun yapısı ile ilgili konular

Türkiye de borsaya kote olan firmaların sahipleri farklı yapılardadır. Genelde firma sahipleri serbest piyasa ekonomisinden yana gözükürken üçüncü dünyaya egemen olan kurallarına uygun olarak ancak serbest rekabetin teorik kuralları ile ilgisi olmayan özel ilişkilerle devlet ihalesi veya teşvik kapma gibi prosedürler ile sıkı bir şekilde ilgilenirler. Bazıları ise bunlarla yetinmeyip bilumum illegal ve nonetik işlere bulaşırlar. Yani kapitalizmin bile teorik olarak suç saydığı yollara başvururlar. Eski ekonomi dergilerini tarayanlar yakın geçmişin bazı başarılı ve dinamik işadamlarının birkaç yıl sonra hırsızlıktan ve yolsuzluktan dolayı hapiste yattıklarını gözlemleyebilirler! Ayrıca bazı ‘saygın’ işadamlarının kendi şirketlerinin içini boşalttıktan sonra iflas dedikodusuyla diğer hissedarların hisselerine el koyma alışkanlıkları da mevcut. Bunların firmalarının borsa tahtaları ya dönem dönem kapalıdır veya sürekli kapanma tehdidi altındadır. Özetle bu tip kişilerin ve grupların hisseleri ile ilgilenmenin yatırımcılar için pek hayırlı sonuçlar vermeyeceği ispatlanmıştır!

2- Hissenin ait olduğu firma veya bağlı olduğu grubun geçmiş performansı

‘Yayınlanan bilanço piyasa tarafından satın alınmıştır!’ veya buna benzer söylemler çoğu yatırımcı tarafından bilinse de ve bu cümle teorik olarak doğru olsa da pratikte bir şirketin bilançosuna bakarak bir çok şey öğrenilebilir. Örneğin bir şirketin esas faaliyet karı sürekli düşükse ve faiz geliri ile bilançosunu ayakta tutuyorsa yüksek faiz dönemi bittiğinde sorunların başlaması beklenebilir! Veya küçük bir şirkette genel yönetim masrafları aşırı fazlaysa bir şeylerin ters gittiği düşünülebilir. Kısa vadeli borçlar kalemi çığ gibi büyüyorsa ve şirketin yeni yatırımı yoksa şirketin uzun vadeli borçlarını ödeyebilmek için kısa vadeli borç sarmalına girdiği varsayılabilir! Şirketin stokları olması gerekenden fazlaysa gelecekte satış sorunu yaşayabilir. Yani bazı göstergeler şirketin karnesi gibidir. Sürekli zayıf notlar alan bir çocuktan aniden okul birinciliği bekleyemezsiniz.

3- Hissenin ait olduğu firma veya bağlı olduğu grubun gelecekle ilgili beklentileri

Bu konu İMKB deki hisseleri en çok etkileyen konulardan biridir. Gerek blue Chip’ler, gerekse diğer hisselerin endeksten bağımsız olarak yüksek prim yapmaları veya sert bir şekilde düşmelerinin en büyük nedenlerinden biri değişik beklentilerdir. Beklenti kelimesi İMKB’deki en ilginç kelimelerden biridir. Kullanım alanı ve süresi sonsuz olan bu kelimeye en iyi örnekler Wal-mart adında bir perakende devinin Tansaş’ı alma beklentisi ve Lufthansa havayollarının Çelebi firmasını satın alma beklentisidir. Beklentilerin bir bölümü ise gerçekten anlamlıdır. Örneğin bir holding’in enerji ile ilgili bir ihaleyi alma beklentisi veya bir firmanın GSM ihalesini kazanma beklentisi. Küçük yatırımcının göz önüne alması gereken bir nokta ise beklentilerin vadesidir. Örneğin yeni bir ürünü piyasaya süren bir firmanın o üründen para kazanması uzun sürebilir ve dolayısıyla beklenti doğru olsa bile yatırımcının vadesi beklentinin vadesi ile orantılı olmalıdır! İki yıllık vadeli bir beklentisi olan hisseyi aldıktan iki hafta sonra ‘bu hisse niye çıkmıyor?’ diye soran bir yatırımcının sıkılıp o hissede kalmayacağı ortadadır.

4- Hissenin ait olduğu firmanın bulunduğu sektördeki konumu

Firmaların bağlı bulundukları sektörlerdeki durumları, yani pazar payları, teknolojik özellikleri, hedef kitleleri ve sektörün geleceği de önemlidir. Örneğin büyük ve başarılı bir grup bir sektöre ilk kez giriyorsa ve o sektör ülke için yeni bir sektörse sonuç genellikle iyi olur. Koç grubunun Migros’u bu durum için en iyi örneklerden biridir. Küçük bir firma büyüklerin de içinde bulunduğu bir sektöre giriyorsa zorlanması beklenebilir. Elbette bu küçük firmaların sürekli başarısız olacakları anlamına gelmez ama şansları daha azdır. Bazen şanslarını iyi kullanan küçük firmalar doğru strateji ve taktikler sayesinde büyüklere karşı koyabilirler. Perakende sektöründe KİPA buna iyi bir örnektir. Diğer bir konu sektörün doygunluğa ulaşmasıdır. Eskiden lokomotif olan bir sektörün (örneğin tekstil sektörü) başarısı herkesi yatırıma teşvik edince piyasa doygunluğa ulaşır ve eski parlak günleri geride kalır.

5- Hissenin değeri ve piyasanın değeri

Yatırımcılar tarafından uzmanlara sıkça sorulan sorulardan biri ‘X hissesi iyi veya kötü mü?’ sorusudur. Bu soru tek başına oldukça soyut ve anlamsız bir sorudur. Bir hissenin iyi veya kötü olması bir çok şeyin yanında onun fiyatına ve piyasanın fiyatına da bağlıdır. Örneğin Ocak 2000 de neredeyse İMKB deki tüm hisseler kötü iken endeks dip yaptığında de ise sadece bazı hisseler iyidir. Aynı hisseyi 20000 TL den veya 2500 TL den de alabilirsiniz. Aynı hisse, fiyatı 2500 iken iyi, 20000 iken kötüdür. Tekrar olacak ama bir gömleği sezon başında, sezon sonu birinci indirimde, sezon sonu ikinci indirimde veya seri sonu mağazasından alabilirsiniz. Piyasanın fiyatı pahalıysa ucuz hisse aramak risklidir. Piyasa ucuzken ise her hisse ucuz değildir. Özellikle 100-200 liraya düşmüş hisselerin ucuzdan çok sorunlu olmaları daha olasıdır.

6- Hissenin ait olduğu firmanın lokalizasyonu

Bu konunun önemi 1999 yılının Ağustos ayında daha net bir şekilde ortaya çıktı. Hissenizin firması tek bir yerde lokalize ise veya değerli varlıklarının önemli bölümü tek bir yerde ise deprem gibi önemli bir doğa olayı veya yangın, sel gibi olaylardan büyük zararlar görebilir. Kötü lokalizasyonlara örnek fay hattı üzerinde kurulan TÜPRAŞ, PETKİM ve AYGAZ tesisleridır. Halbuki bölgesel bir felaket sırasında Migros gibi bir firmanın sadece bir bölümü zarar görecektir. Eğer fay hattı üzerinde kurulan bu şirketlerin tüm varlıkları orada olsaydı büyük bir felaketin sonuçlarını tahmin etmek zor olmazdı!

7- Hissenin ait olduğu firma veya bağlı olduğu grubun potansiyel siyasi etkinliği

Ahlaki değerlerle ilgisi bulunmayan bu kriter emerging marketlerin önemli kriterlerinden biridir. Türkiye de doruğa ulaşan yolsuzluk ve ahlaksızlığın meydana getirdiği bir ölçüttür. Bazı grupların yükselişi ve düşüşü bir parti veya bir politikacı ile paralel iken bazı firmalar ise at değiştirmeyi öğrenmişlerdir. Çok büyük grupların ise bu konuda fazla kaygıları yoktur. Çünkü reel anlamda piyasanın belirleyicisi zaten onlardır. Eskiden bu kriterin A.B.D gibi bir ülkenin piyasalarında fazla önemli olmadığını düşünenler Enron skandalından sonra fikir değiştirmiş olabilirler.

8- Hissenin genel dağılımı

Hissenin genel dağılımından kasıt hangi aracı kurumlarda ne kadar hisse var? değildir. Esas önemli olan takaslardaki yabancıların yüzdesidir. Genellikle yabancıların yoğun bir şekilde pozisyon tuttuğu hisseler yükseliş trendi sırasında yüksek primler yaparlar. Aracı kurumlardaki dağılımlar ise özellikle küçük hisseler için anlamsızdır. Eğer hangi aracı kurumda kimlerin kimler adına işlem yaptığını bilmezseniz hangi işlemin gerçekte ne anlam taşıdığını bilmeniz mümkün değildir.
Kısacası amatör borsa yatırımcısı için hisse seçmek kolay değildir. Doğru hisseyi seçen yatırımcı ekranda %50 zararda olsa bile zararının çıkacağı gün gelecektir. Yanlış hisseyi seçen yatırımcı ise yükseliş duasına çıkıp hayırsever bir spekülatörün hissesi ile ilgilenmesini beklemek zorundadır!


Dr.Arman Afrashi(KMX)
Arman Afrashi Arşivi

Yorumlar

14 Eylül Çarşamba, 17:52
Sn.udogukan
Diğer kamuların başına ne geldiyse onu beklerim. Hedef fiyat diye bir şey yoktur. Piyasa neye karar verirse doğru olan odur. Ancak grafiğe baktımda 16.000-20.000 aralığı mümkün gözüküyor.
KMX KMX
14 Eylül Çarşamba, 12:21
Sn.KMX,
Petkim'de bir hedef analiziniz var mı? Kağıt diplerde sayılır. Bir yabancı kağıdı diyebilir miyiz? Teşekkürler. udogukan
14 Eylül Çarşamba, 00:47
Sn.mcak
Bu da borsaya bir bakış şekli elbette. Yine de bence 'mantıksız' demek yerine iç mantığını bulmak daha doğru.
KMX KMX
13 Eylül Salı, 21:08
Bence,
1.Temel veriler haberler anlamsız ve gereksiz.. Ve bu bütün dünyada geçerli..
2.Sabreden derviş muradına eremeden gidermiş..
3.Biryandan yabancı takasları vesaire mantık planları yaparken ve teknik analizi (temel mantık geçmişteki fiyatlar geleceğe ışık tutar - tıpkı geçmişi olmayanın geleceğide olamayacağı gibi)küçükserken diğer yandan haber trafiğinde teknik yapmak .. (geçmişteki haberler gelecektekilere ışık tutar :-)bir zamanlar bir güzel çarpıldığı günlerde (alınmayalım hepimizin ilkokul biri bu) sayın KMX bu karadeniz petrol dümenine kafayı fazlasıyla takmış durumda..
O tam 3 yıldır bundan bahsederken bende ayda yılda bir gelip hikaye diyorum.. Değil karadenizde petrol, yok bor, yok uranium çıkıyo haberleri gelmesede yerine en çok şişirilen AB 'ye bile kesin giremeyeceğimiz haberi gelse hatta üstüne birde tüm AB + ABD + Rusya kombinasyonlarıyla yada hepsiyle aynı anda sıcak savaşa girsek bile fiyatlar haberlere muhtaç değil bence.. Yükselecekse bu bombardımanın altında bile çıkar.. Özetle bence borsada mantık yok borsa kör sağır mantıksız duygusuz ve akıl yoksunu bir havuz.. Kışın atlarsanız donar yazın sıcağında serinlersiniz.. Doğru zaman ve TEKNİK ANALİZ.. NOTHING ELSE MATTER mcak
11 Eylül Pazar, 22:53
Sn.udogukan
Ben hiç bir zaman Ekim'de 3. aratrend sonlanacak demedim. Şu anda Aralık 10-25 gibi bir tahminim var. Anatrend takibi bir yoldur. Aratrend takibi bir başka yol. Size hangisi 'uygulanabilir' geliyorsa onu uygulayın. Borsada kazanmak için tek yol yok.
KMX KMX
11 Eylül Pazar, 22:50
Sn.mustafa Töre
Kitabı beğendiğinize sevindim. Şu anda internet'te www.seckin.com.tr de bulunuyor. Karadeniz petrolü ile ilgili açıklama sürekli erteleniyor. TPAO'ya sormak lazım.
KMX KMX
11 Eylül Pazar, 21:04
Sn.KMX,
Önce teşekkürler. Herşey çok güzel. Ama takıldığım ve sanırım çoğu kimsenin de merak ettiği şu. Ekim 2005'in 2. yarısında -3 aşağı,5 yukarı- aratrend sonlanacaksa(düzeltme başlayacaksa yani)ve bu durumu geçmişte de genellikle ustaca bildiğinize göre, NEDEN ISRARLA ANATREND TAKİBİ yapmaktasınız? Satalım sözgelimi 37 binde, borsa nasıl olsa 40'a da çıksa 28 binlere yine gelecek nasıl olsa. Herkes de biliyor ki bizim bu borsada iyi fiyatlardan satabilmek çok zor. Oysa almak için günlerce fırsat sunuyor bize... Haksız mıyım...? udogukan
11 Eylül Pazar, 20:30
Sn KMX 2.kitabınızda gerçekten çok guzel.Ama internetten alamadım.Arkadaşıma özel sipariş vermek zorunda kaldım.
Sizce sanghay'a daha yolunuz uzun mu :).Kitabınızı okudukça stresim azalıyor.İlaç gibi mübarek. Karadeniz petrolleriyle ilgili öngörünüz nedir.Kitabı henüz bitirmedim ama kısa süre içerisinde bitirecim kuzen okumak için sırada bekliyor:) mustafatore@ttn
11 Eylül Pazar, 19:24
Sn.Janus
Zaten yabancı deyince illa ki yabancı pasaportlu olması şart değil. Kast edilen dışarıda mevzilenmiş paradır. Sığ hisselerde yabancı para çoğunlukla şirket sahibi veya tahta sahibinin parası olduğu için onların takası bu şekilde takip edilmez.
KMX KMX
11 Eylül Pazar, 19:20
Sn.game theorist
Portföyün anatrend takibi yapan bölümünün boşaltılması için genel veya özel bazda yabancı paranın satışı ve karşılayan alıcı olması gerekir. Bu tip bir satış tepeden dönüş sırasında olmalıdır.
KMX KMX
11 Eylül Pazar, 18:18
"Hissenin genel dağılımından kasıt hangi aracı kurumlarda ne kadar hisse var? değildir. Esas önemli olan takaslardaki yabancıların yüzdesidir. Genellikle yabancıların yoğun bir şekilde pozisyon tuttuğu hisseler yükseliş trendi sırasında yüksek primler yaparlar. Aracı kurumlardaki dağılımlar ise özellikle küçük hisseler için anlamsızdır. Eğer hangi aracı kurumda kimlerin kimler adına işlem yaptığını bilmezseniz hangi işlemin gerçekte ne anlam taşıdığını bilmeniz mümkün değildir."

Bu paragraf'tan sıraladığınız kriterlerin hisse seçimi için yeterli olmadığını, yabancıların hisse seçim kriterlerine yaklaşamadığını anlıyorum.

Eğer doğru kriterlerle hisse seçiyorsak ve kriterlerimize güveniyorsak yabancı takas dağılımının yada bıyıklı ahmet ağa ile sarı çizmeli mehmet ustanın ne aldığını bir önemi olabilir mi ?

Kolay gelsin. janus
11 Eylül Pazar, 08:37
sayın KMX,
borsada kağıt taşımak sadece bilgi değil özel karakter özellikleri de istiyor.
mesela 1000 liradan 4500 liraya 5-6 ayda yükselen bir kağıt düşünelim.
Bir grup bu kağıdı 130-1500 arasında boşaltırken. 2000 de boşaltan grup oldukça fazla sayıda olacaktır. elinde 4500'e kadar kağıt taşıma duygusuzluğunu ve kararlılığını hatta vurdumduymazlığını göstermiş bir şahsiyetin 4500 de de satması beklenemez.
dolayısıyla düşüşte kağıtta kalabilir. belki de haklı çıkar ve 1 yıl sonra kağıt yeniden çıkarak 15.000 e gelebilir. fakat bu kişi eninde sonunda bir düşüşte kalacaktır diye düşünüyorum.ara düzeltmeler %50 civarı olabildiğine göre, 15000 e giden bir kağıdı 7500 e düştükten sonra satmayı düşünebilecektir.
Gelelim soruma:
sizin kağıttan çıkmak için uyguladığınız (pardon uygulayacağınız) ana yöntem piyasa çılgınlığı yanılmıyorsam. Peki çıkış noktanız neresi olacak, yükseliş devam ederken mi düşüş geldiği zaman mı?nasıl bir yükselişte, nasıl bir düşüşte? yoksa daha çok yabancı takasları azalmaya başlayınca mı? ya da yabancı takaslarının belli bir seviyeden daha aşşağı inmesi sonucunda mı?
saygılar, game_theorist
11 Eylül Pazar, 00:09
Sn.game theorist
İMKB aslında kolaydır. Ancak ruban sınıfı onu zor gösteriyor. Bu kötü niyetten değil, aldıkları eğitimin sonucu bu. Örneğin bilanço okumak 20-30 dakika da sürebilir. İki gün de! Önemli olan nereye bakılacağını bilmeniz. Neredeyse 3 yıldır aynı şeyleri söylüyorum. Ancak okurlarım dahil başarılı sonuç alanların sayısı azdır. Benim beklentim de bu yöndeydi zaten. Çünkü borsada kazanmak için bilgi tek başına yetmez. 2000 yılının Ocak ayında CNN de Princeton ve Yale'den doktorası olan bir zat NASDAQ 5000 iken 'I'm still bullish!' diyordu. Bunlar normaldir. Şimdi İŞ-C için pahalı diyenler 10000 olunca ucuz diyecekler. Sonra 9000'e düşünce pahalı diyecekler.
KMX KMX
11 Eylül Pazar, 00:01
Sn.hiski ve sn.alphan
Teşekkürler. Bu yazı 2002'nin son baharında internet'te yazılıp 2003 Martında basıldı. Ancak özellikle bazılarının 8. maddeyi bir türlü anlamadığı ortada!
KMX KMX
10 Eylül Cumartesi, 23:57
Sn.SAHAN
Eylül'ün ikinci haftasında 500(+-250) pualık bir marj bekliyorum. Çok kısa vadeli yorumların tutma olasılığı azdır. ERDEMİR son günlerde hızlı çıktı. Esasında çok ucuz bir hisse. Ancak sürekli yükselmesini beklemiyorum. PGÇ konusunu sn.Yasar yanıtlasa daha iyi olur. Benim bildiğim kadarıyla PGÇ sadece bir işlem günü için geçerlidir.
KMX KMX
10 Eylül Cumartesi, 17:45
Bugüne kadar okuduğum en derli toplu yazınız ya da en formal olanı veya tam teşekküllü olanı demek daha doğru olur.
aslında borsa dışı anlatımlarınız bence size has bir üslup da doğuruyor. Özellikle resimler (örneğin: sandaldaki ana trend takipçisi)
yazılarınızı çeşitli istatistikler ile desteklemeniz de yazılarınızın kalitesini arttırıyor.
Bence insanların yazılarınıza itimat etmemesindeki en önemli neden (eğer varsa)
çok basit temmellere dayanması ve bu yüzden şüphe uyandırması.
KISS (Keep it simple stupid) bazen en iyi yöntemdir. Kaosdaki denge aslında basit denklemlere bağlıdır ve nasıl oluştuğu çok karışık olabilmekle birlikte, dengenin ne olduğu çok basittir. dengenin kalıcılığını kabullenmek ise insanoğlunun umut dolu yapısına pek bir aykırıdır.
"BU SEFER FARKLI OLACAK" demek insanın doğasındadır ki bazı liderlerimizi de aynı söylemlerle tekrar tekrar seçmeyi başardık.
seçimlerin 5 yılda bir olası da bence çok manidar.
toplum hafızasının 4-12-35 yıl gibi dönemleri olduğunu sanıyorum.
bir insan 1-2 ay gibi bir sürede eski hastalığını unutabilir.
4 yılda kendisini soyan hırsızı unutabilir :)
12 yılda gençliğini veya evlendiği yılları unutabilir.
35 yılda babasını ve çacukalrın unutabilir hatta öldüğü için hiçbirşey hatırlamıyor olabilir. Hatırlamak yeni nesillere kalmış olabilir.
Neyse belki bir gün ben de sizi gibi derli toplu yazmayı öğrenebilir ve dağınık yazöayı unutabilirim, mesela 12 yıl sonra.
hatta şu verdiğim yılları bir istatstiğe dayandırmayı da başarabilirim belki.
tabii 4 yıl sonra bu amacımı da unutmazsam.
ne kadar acı!!! game_theorist
10 Eylül Cumartesi, 12:16
Olayın özü;kısa,net,anlaşılır.Teşekkürler emekleriniz için.Selamlar. alphan
10 Eylül Cumartesi, 11:50
gayet güzel ve şık olmuş,abartmadan sade anlaşılır dilde.borsa gerçeginin az ve özü
teşekkürler hocam. hiskin
10 Eylül Cumartesi, 09:50
hocam bir hssede para çıkışı olupda hıssenin artması nasıl oluyor?bundan ne anlamalıyız,saygılarımla SAHAN
10 Eylül Cumartesi, 08:49
Hocam sonuç mukemmel borsa bu olsa gerek.Hocam eylülün ikinci haftasından sonra birdüzeltme bekliyormusunuz bu sürede ereğli nasıl olur,özlleşene kadar hareket devam edermi ederse nereye kadar saygılarımla. SAHAN
Yazıyla ilgili yorumunuz

Puanlama

Bu yazının puanı: 8,3 (18 kişi puan verdi)

Bu yazıya puan verebilirsiniz: