İNATLAŞMA

2 Ekim Pazar
Sn.Erzengin’in son yazısına apar topar eklediği yazıları üşenmeden okudum. her şeyden önce aşağıdaki paragrafın tekrar okunması gerekir.

Türkiye için pd/dd oranı sanayi şirketleri için 3 olması gerekir derken, piyasa koşullarını ve uluslararası marketleri nazara aldık, AB ortamında ekonominin daha performansa sahip olacağı gerekçesiyle veya mortgage sistemi dolayısıyla finans kesiminde pd/dd oranının (4)artabileceğini ifade ettik, ama kafası basmayan bu tipler için bu yazdıklarımızın hiçbir değeri maalesef yoktur. Sıcak para kafasına göre hareket eder cinsinden ipe sapa gelmez laflarla işin içinden çıkmaya çalışırlar.

Bu paragrafta iki husus önem arz ediyor. Birincisi husus yazarın terbiye düzeyi ile ilgili olup muhtemelen olayın kişisel yanı ile ilgilidir. İkincisi ise yazarın PD/DD oranı için 3 rakamını belirlerken Türkiye’yi gelişmiş piyasalar ile bir tutması ile ilgilidir. Nitekim bu belirleme olayı keyfi olduğu için yazarımız bu kez AB’nin ve mortgage sisteminin olası etkisini 3+1=4 olarak belirlemiştir. Yani bu oran 3.68 veya 3.59 olması gerekmiyor. Çünkü yazar 4 rakamını beğenmiştir. Bunun nedeni sadece ve sadece parmak hesabı ile açıklanabilir. Yani olayların ekonomiye ve şirketlerin fiyatına etkisini birçok ülkede yapılmış olması gereken uzun istatistiksel çalışma yerine parmakla sayarsanız 3.5 parmağınız olmadığı için 3’ten sonra doğrudan 4’e atlamanız gerekir. Olayın tek mizahi yönü bu değil elbette!

Daha da trajikomik olan husus sn.Erzengin’in yazısına eklettiği yazıları kendisinin okumamış olma olasılığıdır. Çünkü hiç kimse (yani umarım!) kendi savlarına karşı olan yazıları yayınlamaz. Yani öyle olması gerekir! Şimdi size sn.Erzengin’in kendi sayfasındaki yazılardan bazı bölümler sunacağım.

‘Fortune 500 şirketlerinin PD/DD oranları’ başlıklı bölümde şöyle deniyor;
Yeterli olmayan birkaç çaba söz konusu olmakla birlikte bilgi ekonomisi ve entelektüel sermaye henüz piyasa verileri entelektüel sermayenin piyasa değeri üzerindeki etkisi hakkında net çıkarsamalar yapabilecek düzeyde değildir.

Daha sonra ‘İMKB’de Gerçekleşen PD/DD Oranları’ başlığı altında ise bunlar yazılmaktadır;

İMKB tüm piyasası için, batıda bilgi ekonomisinin göstergelerinin en keskin bir şekilde ortaya çıktığı bu altı yılık dönemde ortaya çıkan PD/DD rakamları görüldüğü gibi bu açıdan belirli bir trend izlememekte, inişli çıkışlı bir grafik sergilemektedir. Teknoloji sektörü İMKB’ye çok geç de olsa dahil edildikten sonra diğer sektörlere kıyasla, ABD’deki kadar belirgin olmamakla birlikte, defter değerine göre daha yüksek piyasa değerine ulaşmıştır. Ancak fark bizi kesin sonuçlara götürecek düzeyde değildir.[/b]

Ayrıca bir de şunlar yazılmaktadır;

Sermaye piyasamız oldukça sığ ve manipülatif hareketlerin etkisindeki bir piyasadır. Bu nedenle entelektüel sermayenin piyasa değerine yansıması güçleşmektedir.

Efendim bu yazılar için sn.Erzengin’e bir kez daha teşekkürlerimi sunarken bu yazıları yayınlamadan önce daha önce okuması gerektiğini düşündüğümü tekrar belirtmek isterim. Nitekim 13. sayfada ‘Piyasa değeri-Defter değeri yaklaşımı’ başlığı altında şu satırlar yazılıdır;

Entellektüel sermayenin en çok bilinen göstergesi PD-DD oranıdır. Yaklaşım, işletmenin piyasa değeri ile defter değeri arasındaki farkın işletmenin entellektüel sermayesini göstereceğini kabul eder. Örneğin bir işletmenin piyasa değeri 500 milyar TL ve defter değeri 200 milyar TL ise aradaki 300 milyar TL’lik fark o işletmenin maddi olmayan varlıklarının ya da entellektüel varlıklarının değerini gösterir. Yöntemin en önemli avantajı basitliğidir. Ancak hesaplanmasının kolay olması gerçek durumun karmaşıklığını yansıtmasını da o kadar zorlaştırmaktadır.  Bu oranın kullanımında üç temel sorun bulunmaktadır: Birincisi, hisse senedi piyasası oynaktır ve bütünüyle işletme yönetiminin kontrolü dışındaki faktörlere çoğu zaman kuvvetli biçimde tepki verir. İkincisi, hem defter değerinin hem de piyasa değerinin çoğunlukla olduğundan daha düşük gösterildiğini ortaya koyan bulgular vardır. Örneğin Amerikan İç Gelirler İdaresi, işletmeleri yeni donanımlara özendirmek açısından, işletmelerin gerçek aşınma payından daha hızlı amortisman payı düşürmelerine izin verir. Ayrıca işletmeler, karı düşük ya da yüksek göstermek için bilinçli olarak amortisan yöntemleri üzerinde oynarlar. Üçüncüsü ise, maddi olmayan varlıkların değerinin ötesinde bilgi vermemesidir. İşletmenin hisse senedinin işlem gördüğü piyasa ne derece sağlıklı ve derinse bu yaklaşımın anlamlılığı da o derece yüksek olacaktır. ABD piyasasına bakıldığında PD-DD farkının en yüksek olduğu sektörler, bilgi temelli varlıkları yüksek olan yazılım, iletişim, biyoteknoloji ve ilaç sektörleridir. İMKB verilerine göre ise en yüksek farklar enerji, ticaret, inşaat gibi maddi varlıkları yüksek sektörlerde ortaya çıkmıştır. Bu durumda yukarıda sayılan sakıncaları ve İMKB’nin yapısı nedeniyle şu aşamada ülkemiz için oranın kullanımının anlamlı sonuçlar vermeyeceği söylenebilir.

Sonuç olarak inatlaşmak iyi bir şey değildir sayın okurlar! Bu yazıların sakın ego tatmini ve benzeri duygularla yazıldığını sanmayın. Bu yazılar piyasamıza hakim olan ‘Ekonomi benim alanım! Sakın oraya girmeyin! Gerektiğinde piyasayı ben size anlatırım sevgili kullarım!’ havasının hissenet’te oluşmaması için yazılmaktadır.


Dr.Arman Afrashi(KMX)  

Yorumlar

6 Ekim Perşembe, 19:33
şimdi tekrar bakınca kendi yazdığımı fazla tepkisel buldum. Bunun için sizden özür dilerim.
ama ortada net hiç veri olmadan büyük tartışmalara girilmesi konusunda aynı itirazlara sahibim.
benim böyle bir çalışmam yok, böyle bir çalışma için zamanım da yok, ancak birilerinin biryerlerde yapmış olacağını tahmin ederim
bol kazançlar kenten
6 Ekim Perşembe, 17:26
Sn.kenten
Bu dediklerinizi benim yapmam gerekmiyor. Çünkü benim böyle bir savım yok. Sizin önemli bir katkınız olacak mı? Yoksa bu tip yazılarla mı yetineceksiniz? Yani sizin bu konuda söyleyeceğiniz birşey var mı? Varsa forumda bir topic açıp bizleri bilgilendirin lütfen.
KMX KMX
6 Ekim Perşembe, 15:53
müritlerinizi arkanıza alıp tartışıp duruyorsunuz , acaba işe yarar tek bir şey söyleyecekmisiniz diye merak ediyorum. Hani birisi çıksa da imkb nin son 10 senede pd/dd ile fiyat değişim ilişkisi şu oldu diye bir çalışma yapmış olsa yada gitse diğer piyasalardan yapılmış çalışmaları koysa ne anlama geldiğini anlatsa , ab örneği için gidip ispanya borsasından portekiz borsasından süreç içinde pddd değişimlerini gösterse. amerikada nasılmış oranlar hangi sektörlerde bizde farklı olmuş onu gösterse.
yazıların içinde zerrece bilgi yok sadece memleket usülü afaki laflar var, kimin arkasına daha çok mürit takılırsa kimin sesi çok çıkarsa haklı olsun bari ne diyelim. kenten
5 Ekim Çarşamba, 21:55
Arkadaşlar, yazdıklarımı okuyup anladığınız için teşekkürler.
KMX KMX
5 Ekim Çarşamba, 21:26
sn KMX,
cok uzun zamandir sizi takip ediyorum.daha once de soyledigim gibi gercekten bekledigimden cok daha fazlasini kazandim.ve bunda payiniz oldukca fazla.cok tesekkurler. ve bu kadar zaman boyunca sn. erzengin tarzinda bircok ekonomisti de okudum.aranizda buyuk farklar var. tyson
5 Ekim Çarşamba, 14:10
konu haddini aştı!Sanki karagöz-hacivat dövüşü var.Sayın Kmx uyarmasaydı sitenin bazı yazarlarıda dahil çoğumuz sn Erzengin'in hedef p/d'lerini hazırlop kabullenecektik.Belki Sn Erzengin iddiasınını kanıtlamak için Türk finans literatürüne geçecek bir çalışma başlatacak.Bence çok güzel bir tartışma konusu açıldı,yalnız yazarlarımızın tevazu damarlarını yumuşatmaları ricamız.Yoksa bu güzelim konu armudun çöpü ekinin sapı diye heba edilmesin
saygılarımla mystified
5 Ekim Çarşamba, 13:27
Sayın KMX,
Yazılarınızdan çok faydalandığımı söyleyerek başlayayım ve teşekkürlerimi ileteyim. Bence farkınız o kadar açık ki, cevap vermenize hiç gerek yok.
Teşekkürler tiglat
5 Ekim Çarşamba, 12:44
Sayın KMX son paragraf çok güzel olmuş.Sayın Cemal Erzengin'in terbiye sınırlarını aşan yazılarını ise kınıyorum.
Ayrica sayin erzenginin bilinc duzeyinin sizin duzeyinizde olabilmesi icin cok okumasi ogrenmesi gerekiyor.Tabi oncede sizin yazdiklarinizi.
Elinize saglik sayin KMX. Yazdiklarinizi dikkatle okuyor ogreniyoruz.
Tebrikler yurdumun bilge insani. toprak
3 Ekim Pazartesi, 17:52
Ben bu tip tartışmaların oldukça yararlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü Hissenet sitesi hiç bir zaman 'Ben ekonomi okudum. Sizler bu işten anlamazsınız!' sloganını kabul etmemiştir. Ben de kişisel olarak bu tip bir yaklaşımı kabul etmem. Ben, hayatımın hiç bir döneminde haklı olduğumu düşündüğüm sürece uzlaşmayı kabul etmedim. Bundan sonra da etmeyeceğim. Sn.Erzengin yazılarında hiç gerek yokken terbiye kurallarının dışına çıkıyor. Bu da önemli değil! Hedef piyasa değeri diye gereksiz, başvurduğu kaynaklar dahil hiç kimse tarafından kabul görmeyen bir 'şeyi' okurlara empoze etmeye çalışıyor. Ben de karşı yazılar yazarak buna karşı çıkıyorum. Benim bildiğim yol budur. Sevimli olmak veya uzlaşmacı görünmek için yazı yazmıyorum. Beni okuyanların bebugüne kadar buna alışmış olmaları lazım.. Bu tip tartışmalardan Hissenet'e zarar gelmez. Neden gelsin ki? Bu yazıları yazmak için emek veriyorum. Kafası basmayan ben oluyorum. Ancak tartışmanın sonucunda kimin neyi ne kadar anladığı ortaya çıkıyor. Ekonomi arenası bu denli sert iken ve Şubat ayından beri 'Ben şeyhimi arıyorum' veya 'takas safsatası' diye bozuk plak misali yazı yazan sn.Erzengin ile uzlaşmak için hiç bir nedenim yok. Kişisel olarak ona en ufak bir yakınlık duymasam bile Temel analizi iyi yaptığını söylüyorum. Ancak sn.Erzengin kendisini piyasa uzmanları gibi kaf dağında zannetti. Halbuki Hissenet'te durum bundan ibaret değil. Saygılarımla.
KMX KMX
3 Ekim Pazartesi, 17:04
Sayın KMX son paragraf çok güzel olmuş.Sayın Cemal Erzengin'in terbiye sınırlarını aşan yazılarını ise kınıyorum.Umarım devam etmez bu tip yazılara. alvardar
3 Ekim Pazartesi, 15:41
Her ne kadar siz ego tatmini değil desenizde bu yazıya gerek olduğunu düşünmüyorum. İlk defa bir yazınızı okurken keyif almadım. Burada sizi okuyanlar zaten sizin görüşlerinizi hazmetmiş kişiler. Umarım buna benzer yazılarınızı bir daha okumayız zira biz sizi zaten olaylara makrodan değişik bir açıyla yaklaştığınız için seviyoruz... cortez
3 Ekim Pazartesi, 14:11
yazarların kendi gerçeklerini anlatıp tatışması yazarların borcu bir tek istisna
peşin hükümlerin savaşı olmadığı sürece.Başka konularda da devamını temmenni ediyoruz mystified
3 Ekim Pazartesi, 13:52
Sn KMX;ben biliyorum,tartışırım diyor.İddialı ve seviyeli.Tebrikler. alphan
3 Ekim Pazartesi, 10:55
Sn Afrashi
Hem sizin hem de Sn Erzengin'in yazılarını uzun süredir takip ediyor ve ilgiyle okuyorum. Bu güne kadar hep bu tartışmaya son vermenizi bekledim. Sn Erzengin mali konulardaki rüştünü ispatlamış biridir. Aslında yazdığınız yazılar farklı kulvarlarda koşmaktadırlar. Bu tartışma bana göre bütün Hissenet sitesine zarar verir.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim. KARACABEYLİ
3 Ekim Pazartesi, 10:51
Bir hisse.net izleyisi olarak,teknik,temel,takas... analizlerin birbirini tamamladığını, çeşitli yaklaşımların fikir ve bilgi zenginliği getirdiğini düşünüyorum.Ancak Sayın Arman Bey,in bu konularda eşsiz ve az bulunur bir değer olduğunuda görmezden gelmek saygısızlık olur. sirius
3 Ekim Pazartesi, 09:23
Arman bey, biraz da hissenet"i yakından takip eden kişilere ayıp olmuyor mu? yazılanı okuyup anlama ve analiz yeteneği olan arkadaşların var olan farkı gördüğü kanısındayım..Yoğun emeğiniz için teşekkürler..h.aydın hasay
2 Ekim Pazar, 23:16
Sayın KMX,

Pazar pazar Morgan Stanley bir açıklama yapmış ne diyorsunuz kitabınızda belirtiğiniz geçmiş tecrümelerinize de dayanarak :)

Saygılarımla.

Morgan Stanley: ``Türkiye ekonomisi, mali bir felaketi önleyecek güce ulaştı``(Anadolu Ajansı)
02.10.2005 16:51:51
Uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye`nin yeni ekonomik yapısının, mali bir felaketi önleyebilecek güce ulaştığını bildirdi.

Morgan Stanley tarafından yapılan analizde, AB ile müzakerelerin zamanında başlayacağı, ancak aksi bir durumda bile ``Korku tacirlerinin beklediği ekonomik çöküntünün yaşanmayacağı`` belirtildi. Analizde, serbest dalgalı döviz kuru rejiminin, ekonomik-mali yapısal reformların, kamu maliyesindeki sağlamlık ve disiplinin, mali sektördeki yapılanmanın, ekonomiyi ``beklenmeyen`` şoklara karşı hazırlıklı hale getirdiği ifade edildi. Olası bir şokun etkisinin sınırlı olabileceği, 2001`de olduğu gibi reel sektörü etkileyecek bir ekonomik dalgalanma yaşanmayacağı vurgulandı.

Türkiye ekonomisinin artık şoklara karşı çok daha dayanıklı bir yapıya ulaştığı da kaydedildi. sergerdan
2 Ekim Pazar, 21:52
tebrikler... MAKİNİST
2 Ekim Pazar, 21:49
bravo bunun üstüne de laf söylenmez artık youngspeculator
Yazıyla ilgili yorumunuz

Puanlama

Bu yazının puanı: 7 (31 kişi puan verdi)

Bu yazıya puan verebilirsiniz: