KRİZ
11 Aralık Pazar
Üç yıldan beri periyodik bir şekilde kriz öngörülerini duyan veya okuyan Türk insanı krizin gerçekleşmediğini görünce yavaş yavaş krizin ortaya çıkışının artık uzak bir ihtimal olduğunu, hatta mümkün olmadığını düşünmeye başlamıştır. Halbuki Türkiye, Brezilya veya Arjantin gibi ülkelerde küçük krizlerin ortaya çıkması her zaman mümkündür. Tüm emerging marketleri kapsayacak bir krizin ortaya çıkması içinse global sıcak paranın beklemediği büyük bir olayın ortaya çıkması gerekir. Beklenmeyen olaydan kasıt Rusya krizi benzeri süreçler değil. Çünkü daha önce gördüğünüz gibi (Tüm Piyasaya Karşı- Alışveriş Manzaraları sayfa 413) yabancı para İMKB’de, satışa krizin ortaya çıktığı Ağustos 1998’de değil aynı yılın Mayıs ayında başlamıştır. Beklenmeyen olaydan kasıt tsunami veya deprem de değil. Çünkü bu tip yerel afetlerin etkilediği ülkelerde bile trend devam etmiştir. Kısacası beklenmeyen olaydan daha çok Armageddon, Deep Impact veya The Day After Tomorrow türünden bir şeyler kastedilmektedir. Gerçi geçenlerde izlediğim The Day After Tomorrow filminde A.B.D. buzul çağına adım atınca ve dolayısıyla Amerikalılar güneye doğru göç edince A.B.D. başkanı Güney Amerika ülkelerinin borçlarını sildi. Yani bu tip olaylar bile trendi bitiremeyebilir! Krizin Türkiye’de zaman zaman konuşulması aslında doğaldır. Çünkü Galatasaray’da bir forvet iki hafta oynamazsa Ümit Karan Krizi, Fenerbahçe’de bir futbolcunun bonservisinde sorun çıkınca Deniz Barış krizi ortaya çıkan bir ülkede yılda iki veya üç kez kriz beklentisi içinde olmak mümkündür.
Trendin bitiş süreci ise bence önceden bilinen bir süreçtir. Bu süreç hisse senedi piyasasında satışla başlayacak. Aylar sonra ise sıra finansal krize gelecektir. Gerçek bir finansal kriz ortaya çıkmadan aylar önce mini krizler ve tekrar düzelen piyasayla kendini gösterecektir. Büyük kriz gelmeden önce hemen hemen her zaman bazı küçük bankalarda yapılan yolsuzluklar veya beceriksizlikler ortaya çıkar. Bir süre sonra ara merci veya son merci (genellikle merkez bankası) olaya müdahale ederek durumun geçici olarak düzelmesini sağlar. Ancak esas patlama bir süre sonra daha büyük kurumların sorunlu olduklarının ortaya çıkmasıyla meydana gelir. Charles P. Kindleberger, ‘Cinnet, Panik ve Çöküş’ adlı kitabının 115. sayfasında şöyle yazıyor;
‘’Ticari ve mali krizler sınırları çok belirgin olmasa da, hukukun ve ahlakın sınırlarını aşan işlemlerle çok yakından bağlantılıdır. Dolandırma ve dolandırılma eğilimi bir hızlı yükseliş sırasında spekülasyon yapma eğilimiyle paralel gider. Çöküş ve panik, sauve qui peut (kaçan kurtulur) sloganlarıyla, kurtulmak amacıyla daha fazla hile yapılmasına neden olur. Ve bazı dolandırıcılıkların, hırsızlıklaeın ya da sahtekarlıkların açığa çıkması çoğunlukla paniğin yolda olduğuna işaret eder.’’
Sıkça yazdığım gibi şu anda Türkiye ve birçok başka emerging marketin içinde bulunduğu trendin temel itkisi global sıcak paranın bolluğu ve alım gücünün yüksekliğidir. Bu konuda yüzyıllar önce John Stuart Mill şöyle demiştir;
‘’Para derken ister madeni ister kağıt parayı kastedelim, herhangi bir anda bireyin alım gücü fiilen cebinde olan parayla ölçülmez. Alım gücü öncelikle sahip olduğu paradan, ikinci olarak bankasındaki parasından ve talep ettiğinde kendisine ödenebilecek paralardan, üçüncü olarak da sahip olduğu kredilerden oluşur.’’
Yani KOÇ’un Tüpraş’ı alması, OYAK’ın Erdemir’e sahip olması veya Galataport ihalesinin nakit parayla ilgisi olmadığı gibi trendlerin devamı da nakit parayla ilgili değildir. Alıcını alım gücü genişlediği kadar trendler devam ederler. Kriz alarmı sadece Türkiye’de değil tüm dünyada genellikle yanlış zamanlarda verilmiştir. Bazı ekonomistler yalancı çoban misali sürekli olarak kriz alarmı verdikleri için gelecekte eskaza verecekleri doğru alarma da kimseyi inandıramazlar. Örneğin A.B.D.’de Roger Babson 1929 bunalımını bir yıl önce öngörmekle müşterilerinin 1928 yılında büyük zararlar etmelerine ve 1929 krizi geldiğinde ona inanmamalarına neden olmuştur. Kısacası size saat sorulduğu zaman sürekli olarak saat 19.00 derseniz günde bir kez mutlaka haklı çıkarsınız. Ancak günün diğer saatlerinde verdiğiniz yanıtlar nedeniyle size kimse saat sormaz!
Bildiğiniz gibi ben genellikle böyle sıkıcı yazılar yazmazdım. Ama bu sefer şeytan dürttü sanırım!
Dr.Arman Afrashi(KMX)
Yorumlar
22 Şubat Çarşamba, 22:12
sayın Afrashi, ben 2007 yılında bir ekonomik kriz bekliyorum. bu krizde dolar 3,5 ytl'ye
borsa ise 2006 yılı sonunda 95000 sınırına dayanacak diye tahmin ediyorum. Papa Türkiye'ye gelmeden AB için iyi şeyler söylemeden tıpkı Ecewith zamanındaki gibi olmadan(Türkiye afyonlanmadan) bu ülkede kriz olmaz diye tecrübelerim beni ikaz eidyor. Saygılarımla...
emiyan
18 Aralık Pazar, 11:41
Gerçekten yazı sıkıcı olmuş.
cortez
14 Aralık Çarşamba, 00:15
Eğer daha önce yaşadığımız krizin cumhurbaşkanının başbakana kitap fırlatmasıyla olduğuna inanıyorsanız son 3 aydır yaşatılan badirelerle krizin alası çıkmalıydı ama olmadı.Türkiye de şu anda herşey dışa bağımlı, onlar ne derse o olur.Artık umursamıyorum.
KEYFEKEDER
13 Aralık Salı, 21:12
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/11/25/ekonomi/ekonomiprn3.html Linkindeki notlara gore BDDK, Demirbank'ı, Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 6 Aralık 2000'de TMSF'ye devretmiştir. Para piyasalarinda meydana gelen PARA bollugunun neticesinde Hazine Bonosu, Devlet tahvili vb gibi enstrumanlardan geri donen paralarin http://www.belgenet.com/eko/21subat01.html Linkinde anlatildigi gibi "Yabanci kaynaklarca US$ olarak Yurt disina cikarilmak istenmesi" 6 aralikda (yani 2.5 ay once Demirbankin batmasina sebep olan Nedenlerin Turkiye capinda Tetiklenmesine ve KRiZ cikmasina sebep olacak sonuclari dogurmustur.
Benzer sekilde bugun de "PARA BOLDUR" ve 2000 SENESiNiN son aylarinda da BORSAMIZ guclu bir cikis yasamistir. (Bkz link http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=670316&postcount=1985 ve takas oranlari da en UST seviyelerdeydi.
Bu da O doneme ait Grafik. [IMG]http://img.photobucket.com/albums/v85/bbroker/IMKB/2000yili.png[/IMG] )
Sorum su;
3-4 senedir, ortalama 1450 seviyelerinden DOLAR bozdurarak Borsamizda yatirim yapan yabancilarin endeksi 8-10 bin seviyelerinden 38-39 bin seviyesine cektikleri borsamizda elde ettikleri KARLARI geri tekrar ayni kurdan DOLAR alip DOVIZ bazinda geri goturmelerini HANGi GUC engelleyecektir? Ve Biz bunu takaslardan NASIL anlayacagiz?
Saygilarimla,
bikmisbroker
13 Aralık Salı, 22:11
Sn.bıkmışbroker
Çok büyük yanlışınız var. Daha önce 2000 yılının sonlarında endeksin 1.54 cent\'ten 2.20 cent\'e olan çıkışının neden bir trend dönüşü olmadığını anlatmıştım. Tüm Piyasaya Karşı - sayfa 295\'te net olarak anlatılmıştır. Yani o dönemde İMKB\'de yabancı payı sizin söylediğinizin tam tersine \'en üst düzeyde\' değildi. Ayrıca bu sayfadaki ilk yazınızda devalüasyonun 2000 yılıa ait olduğunu yazmıştınız. Halbuki devalüasyon 2001 yılında vuku buldu. Ben kindlebergerin, panik, kriz ve çöküş tarifine katılıyorum. Bu tarif sadece Türkiye için değil tüm piyasalar için yapılmıştır. Bence siz de kitabı okursanız çok doğru tarifler olduğunu göreceksiniz. Sorunuza gelince; NihaiYabancı satışı bu seviyelerde olmaz. Çünkü ne seviye yeterlidir. Ne alıcı vardır. Ne de Yabancı elindeki hisseleri satabilirse bu fiyatlardan dolar alabilecektir. Çünkü bugün MB\'nın alımına rağmen doların fiyatı yükselmiyorsa bu MB\'ının alıcı oluşundandır. Yabancı para bu piyasadan montanlı alıcı olursa doların fiyatı burada durmaz. 2000 yılı başındaki bluechip hisse fiyatları 1988 yılına göre 20 veya 30 kat artmıştı. Bu hareketin toplamı 1.060 milyar Dolar ile ortaya çıkmıştı. Mevcut trend boyunca ise giren para miktarı malumunuzdur. Aratrend\'in takaslardan anlaşılması emek ister. Ancak anatrend sonunun anlaşılması çok daha kolay olacak. Saygılarımla.
KMX
Arman Afrashi
13 Aralık Salı, 17:39
Sn.bıkmışbroker
O dediğiniz olay 2001 yılına aittir. Demirbank'ın çöküşü ise 2000 yılında oldu. Kindleberger'in kitabının her yönüne katılmasam da krizin tarifine ve oluş şekline katılmamak mümkün değil. Kitap yaklaşık 400 sayfa, bazı yerleri sıkıcı. Krizleri tek tek ele almadığı için biraz karışık. Ancak genel olarak iyi bir kitap.
KMX
KMX
13 Aralık Salı, 00:18
Sayin KMX,
Yukardaki yazima cevaben; "Kriz bankalarda sorunların ortaya çıkması anlamını taşımaz. Kriz orta ve büyük ölçekli bankaların iflası ve çökmesidir. " demissiniz..
Anladigim Kadari ile KRiZ anlayislarimiz farkli sizinle, 1994 de Ocak ayinda 27 bin endeksden donus basladigi zaman devrin basbakani TV lerden "Doviz alanin eli kirilacaktir" Seklinde beyanat verdigi gunlerde bir takim cevreler HARIL HARIL Dolar topluyorlardi. Ayni sekilde 2000 deki KRiZ de de Gecelik faziler %3000 lere ciktigi zaman 1 hafta gibi kisa bir surede US$ 680.-TL den 1400.-TL ye Tirmandi.
BENCE Bankalarin batmasi KRiZ SONUCUDUR.Sizin dediginizde bankalar battigi icin KRiZ CIKTI anlami cikiyor.
Yani Demirbank ornegi "Bir SONUCtur" bence..
Saygilarimla,
bikmisbroker
12 Aralık Pazartesi, 18:38
Sanırım daha önceki krizler yaşanırken piyasayı bu kadar güncel takip etmek mümkün değildi. Sayın KMX'in tabiriyle illüzyonistler çok güzel yazılmış senaryolar ve çok güzel aktörlerle filmin sonuna kadar gerçek katili saklayabiliyorlardı. Ancak günümüzde erken uyarı sistemleri çok iyi çalışmakta (örneğin Sn. KMX in takas takibi ya da Sn. Babo'nun teknik analiz ve yorumları gibi). Bence asıl sorun takip ettiğimiz üstadlarımızın neyin peşinde olduğunun bir türlü anlaşılamaması! Örneğin Sn. KMX ben trendi takip ediyorum diye defalarca yazmasına rağmen bizler onun niye Dohol'leri 4 Ytl den satıp 3.3o civarlarından tekrar almadığını bir türlü anlayamıyoruz. Örneğin birkaç ilginç insan Sn. Babo'ya niye Dohol'ü erken satıyorsun diye kafa tutuyor. Oysa onlar bir yol çizmişler ve sabırla onu takip ediyorlar. Şahsi fikrim KRİZ in ne zaman çıkacağının bu kadar büyütülmesinin tek bir nedeni var : kriz çıktığında portfoyümüzün ne durumda olduğu! Hatırı sayılır bir kazanç elde edilmişken realize edilmemiş ya da kısa vadeli düşüncelerle bir türlü kazanç elde edilememiş bir portföyün krize yakalanması ya da krizi önceden farketmesi neyi değiştirir ki? Belki bir miktar az kaybetmeyi sağlayabilir...
mystic
12 Aralık Pazartesi, 18:00
Sn.bıkmışbroker
1994 yılına ait takas verileri ne yazık ki elimde yok. Ancak 2000 yılı tamamen ve aynen bu yazıdaki gibi cereyan etmiştir. Hatta ben Kindleberger'in yıllar önce bizi nasıl böyle tarif ettiğine şaşırdım. Kriz bankalarda sorunların ortaya çıkması anlamını taşımaz. Kriz orta ve büyük ölçekli bankaların iflası ve çökmesidir. Nitekim yabancı para satışa Ocak 2000'de başlamıştır. Halbuki Demirbank'ın iflası ve daha sonra YKBNK'ın iflasın eşiğine gelmesi krizin ta kendisidir. Türk tipi krizcikler ise farklı şeylerdir.
KMX
KMX
12 Aralık Pazartesi, 17:38
Sn.udogukan ve sn.Lord Aron, yazıyı tamamen tersten anlamışsınız.
Sn.mystic, Yazdım çünkü trend devam ediyor. Çünkü kriz sözcüğünün doğru yerde kullanılmasından yanayım.
Diğer yazılardan da yazının sadece başlığının dikkatli okunduğu izlenimini aldım.
KMX
KMX
12 Aralık Pazartesi, 13:55
Sayın KMX,siz hapşırırsanız biz nezle oluruz.Nereden çıktı şimdi bu kriz yazısı,korkutmayınız lütfen...Sevgi ve saygılar...
TÜRKTRADER
12 Aralık Pazartesi, 12:52
Yada en iyisi Başkanlık yönetimi mi olsun ne.Bu nasıl olur acaba bize uyar mı merak etmiyor değilim..İstanbul bir eyalet, İzmir bir eyalet ,Ankara ayrı bir eyalet Anadolu'da da bazı illeri bir araya toplayıp orda da ayrı ayrı eyaletler yapma fikri nasıl olur Acaba...Haa işte gene ülkeyi kurtarma senaryoları başladı gene bizde ...Sayın KMX bir yazınızla ne hale geldik gene :))
a.kaya
12 Aralık Pazartesi, 12:48
Eğer bu tek parti hükümeti giderde yeniden koalisyon dönemi olursa krizlerin maalesef ardı arkası kesilmez...Bizim ülkemizde maalesef koalisyon hükümetlerinde krizler olağan bir durumdur.Sadece AKP için değil gelen parti tek başına gelmeli ister CHP olsun ister ANAP yada herhangi biri tek başına gelmeli....Haaa muhalefet çok olabilir o ayrı konu...İstikrar için bu şart....Çok seslilik olmalı ama sadece ses olacak :)..İcraatı hükümet yapacak..
Yazılarınızdan Krizin ayak seslerini duyar gibi oluyorum.Sayın AFRASHİ...Umarım yanlış anlıyorumdur.
Saygılarımla,
a.kaya
12 Aralık Pazartesi, 10:48
Yani arkadaşlar bu işin bir finalinin olacağı ve bu finalde de yine her zamanki gibi mutlu son ve hüzünlü son yaşayanların olacağı beyan edilmiştir. Bilgilerinize ve hazır olmaya davettir bence. Sağolasın KMX
kerem
12 Aralık Pazartesi, 02:30
Sayin KMX,
"Bu süreç hisse senedi piyasasında satışla başlayacak. Aylar sonra ise sıra finansal krize gelecektir. Gerçek bir finansal kriz ortaya çıkmadan aylar önce mini krizler ve tekrar düzelen piyasayla kendini gösterecektir." Demissiniz,
-1994 krizin de de 2000 krizinde de FiNANSAL krizler aylar sonra gelmedi, 1994 de 2-3 hafta sonra 2000 de de ayni sekilde 2-3 hafta sonra KRiZ baslamisti.AYLAR sonra krizin neticeleri (yaptigi taribat) netlesmisti deseniz, sizinle hemfikir olurdum.
-Ustelik (2000 yilindaki sekli ile) TAKASLAR da cok kisa zamanda tersine donuverdi..( O tarihlerde TAKAS delisi olarak araci kurumdan hergun carsaf carsaf dokumler alirdim) Eminim 1994 Krizinde de o Takaslar ile ilgili guvenilir veriler olsaydi benzer bir tablo ile karsi karsiya oldugumuz ortaya cikacakti.
-Gercek bir kriz ortaya cikmadan once mini krizler konusunda sizinle hemfikirim, ancak bu mini krizleri degerlendirmek, kriz oncesi yasana rallilerde her babayigidin harci degildir. Sayilarimla, Bikmisbroker
bikmisbroker
12 Aralık Pazartesi, 01:11
Sizi tebrik ederken,arkadaşlarımızın da yazıyı yanlış yorumlamamalarını diliyorum.
12 Aralık Pazartesi, 01:10
Bence yazdıklarınız içinde en güzellerinden birisiydi. Ama keşke bu yazıyı niye yazdığınızı anlamak çok kolay olsaydı.Elinize sağlık...
mystic
12 Aralık Pazartesi, 00:44
amaniinnnnn kriz mi geliyor yoksam
Lord_Aron
12 Aralık Pazartesi, 00:32
Seçimler yaklaşıyor.Koalisyon beklentileri, küçük ve ardından büyük krizleri tetikleyebilir mi sizce?
udogukan
Yazıyla ilgili yorumunuz