SWAP
21 Haziran Çarşamba
Swap, iki varlığın değişimi olarak ifade edilebilir. Gerek faiz ve gerekse de para birimleri birbirleriyle değiştirilebilir. Swap iki farklı vadeye yapılan döviz alış ve satış aracılığıyla ya da zıt yönlü ve farklı para cinsindeki varlıkların para piyasaları işlemleriyle ileri vadeye taşınmasıyla olur.
Swap işlemi şu şekilde özetlenebilir;
Bir fiyat üzerinde anlaşıp YTL vererek bir kurumdan 1 dolar alıyorsunuz. Bunu yaparken aynı anda , aynı kuruma 1 dolar satıyorsunuz. Yapılacak teslimat bir ay sonra olsun. Yaptığınız işlemleri kontrata döküyorsunuz. Böylece 1 dolarlık swap işlemi yapmış olursunuz. Yani kurumla Dolar-YTL takası yapıyorsunuz. Önce YTL. verip dolar alıyorsunuz. Bir ay sonra aynı dolarları geri verip YTL alıyorsunuz. Yani iki kere takas yapıyorsunuz.
Şu şekilde ise ayrıntılı olarak anlatılabilir;
Swap piyasalar, uluslararası sermaye piyasalarının en hızlı büyüyen, yeniliklere en açık ve sürekli yeni buluş ve tekniklerin üretildiği piyasalardır. Uluslar arası Swap İşlemleri Birliği’ ne göre, 1980’ li yılların başında ortaya çıkan bu piyasa, büyük bir hızla büyüyerek, 1984 yılında 75 milyar dolardan, 1988 yılında 500 milyar dolara ulaşmıştır. Amerikan dolarının iniş çıkışlarının borsaları alt üst ettiği günümüzde kur riski, finansman yöneticilerinin temel uğraşı alanlarının başında gelmektedir. Swap sözleşmeleri, tezgah üstü veya organize borsalar dışında işlem gören finansal türevlerdir. Bilindiği gibi, tezgah üstü işlemler, borsalar dışında, bankalar ile müşterileri arasında yapılan, tutar, vade ve diğer koşulların ihtiyaçlara göre belirlendiği ürünlerdir. Swap sözleşmelerinin hızla gelişmesinin nedenlerinden birisi de opsiyonlarla birlikte kullanılmalarıdır. Swap, önceleri Avusturya, Macaristan, ve Çekoslovakya arasında, Birinci Dünya Savaşı sonrasında, özellikle döviz gereksinimini karşılamakta güçlük çeken ülkelere ödeme kolaylığı sağlamak üzere kullanılmıştır. Daha sonraları, döviz piyasalarındaki kur dalgalanmaları ve bu dalgalanmaların doğurduğu kur riskini ortadan kaldırmak için swap kullanılmaya başlanmıştır. Swap piyasasının devamlılık göstermesinde ve gelişmesinde en önemli etken, bu piyasanın, potansiyel kullanıcılarının diğer finansal araçlarla karşılanamayan isteklerinin karşılanmasıdır. Swap sözleşmeleri başlangıçta merkez bankaları tarafından yapılırken, günümüzde ticaret bankaları, çok uluslu işletmeler ve resmi kuruluşlar tarafından da yapılmaktadır. Swap kelimesi İngilizce kökenli olup, Türkçe karşılığı “takas”, “değiştirme”,” trampa etmek” şeklinde ifade edilebilir. Swap, iki tarafın belirli bir zaman diliminde ödemelerinin karşılıklı olarak değişiminde anlaştıkları bir finansal işlemdir. Değişime konu olan ödemeler, faiz, anapara veya hem anapara, hem de faiz ödemeleri olabilir. Bu nedenle swap, iki taraf arasında yapılan faiz veya anapara ödemelerinin, koşullarını önceden belirleyerek, değişimi sağlayan bir sözleşme olarak da tanımlanabilir. Swap işleminde bir para birimi, başka bir para birimi ile aynı gün içerisinde değiştirilmektedir. Ancak, vadeli bir işlem olan swap işleminde satılan para veya ürün, ileriki bir tarihte ters bir işlemle geri alınmaktadır. Swap’ta amaç, faiz oranları ile döviz kurlarında kaydedilen dalgalanmaların yarattığı riski minimize etmektir. Swap eski bir piyasa işlemidir. İlk swap işlemi, 1923 yılında Avusturya Merkez Bankası tarafından, Avusturya Şilingi’ nin İngiliz Sterlin’ i karşısında cari piyasada satılıp, forward piyasada geri alınması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Swap işleminin özü, alacakların bulunduğu finansal piyasadaki konumuna dayanarak bir tarafın diğer tarafa sağladığı göreli üstünlüğün, arbitraj amacıyla değiştirilmesidir. Böylece, finansal piyasadaki konumu nedeniyle göreli maliyet üstünlüğüne sahip olan işletme, swap sözleşmesi ile diğer işletmenin bu üstünlüğe ulaşabilmesine olanak sağlamaktadır. Swap, işletme yöneticilerine, hem risklerini azaltma, hem de gelirlerini arttırma olanağı veren bir yöntemdir. Swap işlemleri, farklı kuruluşların farklı finansal piyasalardaki, farklı kredi değerliliklerine bağlı olarak, farklı kredi şartları ile karşı karşıya kalmaları ve bu farklılıklardan yararlanmalarıdır. Swap piyasasının gelişmesindeki en önemli nedenlerinden birisi, swap’ın bir para piyasası aracı olmaktan çıkarak, bir kredi piyasası aracı haline gelmesidir. Swap işlemleri krediden farklı olarak son derece hızlı bir şekilde gerçekleştirilir. Swap işlemleri, ülkeler açısından özellikle ödemeler bilançosunda geçici nedenlerle ortaya çıkan açıkları finanse etmek veya ulusal paradan spekülatif kaçışları önlemek için yapılır. Bir ülkenin ulusal parası değer kaybettiği zaman, spekülatörler, güçlü paralara yönelirler. Bu durumda swap anlaşmaları ülkelerin başvurabileceği güvenlik aracı durumundadır. Böyle bir durumda, swap sözleşmeleri aracılığıyla,sağlam paralı ülkelerin paraları elde edilerek, Merkez Bankasının piyasaya yapacağı müdahalelerde kullanılmaktadır. Böylece spekülatif hareketler durdurulduğu zaman, swap anlaşması amacına ulaşmış olur. Bundan sonra yapılacak işlem, alınan bu dövizleri iade etmek ve karşı ülkeye verilen ulusal paraları geri almaktır.
Konuyla ilgili haberler yeni değil. SABAH gazetesinin 21 Aralık 2005 tarihli sayısında yabancının borsada vergiden nasıl kaçacağı anlatılmıştır.
Yabancı, borsada vergiden Hollanda kanalıyla kaçacak
Fonlar, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olan Hollanda'da ofis açma yarışına girdi. Böylece vergi ödemekten kurtulacaklar. Yerli yatırımcı ise yüzde 15'lik vergiyi ödeyecek. 2006 başından itibaren bono ve borsaya yüzde 15 vergi getirilmesinin ardından İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) yüzde 65'e çıkan yabancı fonlar bu vergiden kaçmak için çareler arıyor. Türkiye'nin çifte vergilemeyi önleme anlaşması olan ülkelerde ofis açma yarışına giren fonlar, İMKB'den hisseleri burada yatırım bankaları adına kurulan bankadan alacak, hisse senetlerini satın alan asıl yatırımcılarla da swap anlaşması yapacak. Anlaşma ile fon, bu hissenin kar ve zararını karşılayacağını taahhüt ediyor. Ancak hisse banka adına ve saklamasına alınıyor. Böylece hissenin karı ve zararı yatırımcıya swap anlaşması kanalıyla yansıyor. Hollanda ile anlaşmamız olduğu için de vergi ödenmiyor. Fon, daha sonra bu kazancı Hollanda'da da vergi ödememek için sermaye kazançlarının vergilendirilmediği bir başka ülkeye yine swap yoluyla gönderiyor. BIYIKLI ARTACAK Bu yöntem ile yatırım bankalarının elinde yüklü miktarda hisse birikeceğini söyleyen uzmanlar, Böylece yatırım bankaları kendi hesabı içinde alım ve satımları denkleştirecek. İşlem hacmi azalacağı için İMKB için risk artacak. Fiyatlar etkilenecek değerlendirmesi yapıyor. Bu gelişmenin ikinci etkisi ise aracı kurumlara olacak. Aracı kurumların işlem hacimlerinin de düşmesi bekleniyor. Uzmanlar, yüzde 15 vergi ödeyecek olan yerli yatırımcıların da bir süre sonra bu kanala yöneleceğini kaydediyorlar. Böylece yurtdışından işlem yapan Türk yatırımcılar için söylenen 'Bıyıklı Yabancı'ların sayısında da artış bekleniyor. HİSSE DEĞİŞİMİ Borsada vergiden kaçmanın ikinci yolunun ise İMKB'den alınan hisse senetlerinin verilerek yerlerine yurtdışına kote olan hisse senetlerini almak olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar bu işlemin yasal olarak önünde bir engelin olmadığını belirtiyorlar. Yani yatırımcı İMKB'deki bir hisseyi getirip şirkete vererek yerine örneğin Londra'da kote olan hisseyi alabiliyor. Hissenin değişmesi için İMKB'den alınan hissenin belli bir büyüklüğe ulaşması lazım. Bu ise Global Depo Sertifikası (GDR) adını alıyor.
Başka bir haber 18 Mayıs 2006 tarihinde yine SABAH gazetesinde yer almıştır.
Yabancı vergi müjdesi alamadı
Yabancı yatırımcılar Maliye'den bonolarda vergi avantajı beklerken, Bakan Unakıtan Eurobond'ların vergilendirilmesine açıklık getirip, Uygulamada eksikler vardı. Düzelttik. Herkes buna uyacaktır dedi.
1- Danıştay'a düzenlenen silahlı saldırı piyasaları endişelendirdi. Bu siyasi tansiyonu artırdı
2- Maliye Bakanı Unakıtan'ın yatırım araçlarına yönelik açıklaması yabancıyı tatmin etmedi
3- ABD'de tüketici enflasyonunun beklenenin üzerinde çıkması dünya borsalarını düşürdü
Maliye Bakanlığı, yabancı yatırım bankalarının dört gözle beklediği yeni tebliğ taslağını yayınladı. Maliye tebliğde özellikle yabancı yatırım bankalarının beklediği vergi avantajını getirmedi. Bakanlık sadece Eurobond'ların vergilendirilmesindeki açık noktaları kapatmakla yetindi. Dün Maliye Bakanı Kemal Unakıtan konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Bakan Unakıtan toplantıda yabancılara yönelik hiç bir vergi incelemesinin söz konusu olmadığını söyledi. Yabancı yatırımcılar bonoda swap (takas) yolu ile çifte vergilendirmeye tabi olmayan ülkelerden de vergisiz işlem yapmaya çalışıyorlardı. Bu yabancıların arasında 'bıyıklı' tabir edilen yerli yatırımcıların da olması Maliye'yi harekete geçirmişti. Ve Maliye'den bu konuda düzenleme bekleyen yatırım bankalarının beklentileri boşa çıktı. Unakıtan, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasından kimlerin yararlanacağına ilişkin olarak da çifte vergiyi önleme anlaşması hükümlerinden yararlanabilmek için, anlaşmalara göre gerçek hak sahibi olma koşulu aranıyor. Şartın sağlanıp sağlanmadığının test edilmesi OECD çifte vergilendirmeyi önleme model anlaşmaları çerçevesinde yapılacak'' diye konuştu. Unakıtan, olayı örneklerle açıklarken, Hollanda'da mukim bir alıcının Türkiye'de vergilenmesinin söz konusu olmadığını, ancak İngiltere'de, ABD'de oturup da Hollanda üzerinden gelmeye kalkan yatırımcıların, Hollanda'da ikametgahı olmadığı için bundan istifade edemeyeceğini kaydetti. Unakıtan, Hazine tarafından ihraç edilen Eurobondların, yurtdışında sirküle edildiği sürece yabancılar açısından vergiye tabi olmadığını söyledi. Unakıtan, Eurobondlar, Türkiye'ye satıldığı andan itibaren yerli ve yabancı açısından beyana tabii olacak. Yabancının, Türk banka veya yatırımcıya Eurobond satışı nedeniyle, Türk banka veya yatırımcının herhangi bir stopaj veya beyan sorumluluğu yok diye konuştu.
HİÇBİR İNCELEME YOK
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise yaptığı toplatıda yatırım araçlarının vergilendirilmesi konusunda, şu anda finansal kesimde inceleme yapmayı gerektirecek bir durumun olmadığını söyledi. Unakıtan bankaların güvenilir kurumlar olduğuna dikkati çekti. Kendilerinin işin prensiplerini ortaya koyduklarını, bankalara da uygulamayı açık seçik anlattıklarını kaydeden Unakıtan, Biz, bunları onlarla paylaşırsak, onların da bu kaidelere uyacağını tahmin ediyorum. O yüzden şu an incelemeye gerek duymuyoruz'' dedi.
Daha sonra 31 Mayıs 2006 tarihinde ise VATAN gazetesinde aşağıdaki haber yer aldı.
İMKB`de SWAP İSYANI
IMKB'nin dün yapılan Olagan Genel Kurul toplantısına Başkan Osman Birsen'in tasarruf genelgesi nedeniyle SPK'ya yönelttiği eleştiriler ve stopaj yüzünden swap yoluyla yurtdışında gerçekleştirilen işlemler damgasını vurdu. ÎMKB Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Koksal tüm önerilerin tersine bir vergi yapısı ortaya çıktığını, yüzde 15'lik stopajın olumsuz etkilerinin piyasaların iyi gittiği dönemde hissedilmediğini, ancak şimdi bunun etkilerinin görülmeye başlandığım ifade etti. Koksal, swap piyasasının gittikçe büyüdüğünü, yabancı ara kuruluşların özellikle Hollanda üzerinden büyük müşterileriyle ÎMKB kapsamına girmeden swap işlemleri gerçekleştirdiğini söyledi.
SPK artık dövüyor
Bu işlemlerin aracı kuruluşlar ve İMKB dışında yapılması nedeniyle vergi ödenmediğini ve karlardan herhangi bir stopaj alınmadığını kaydeden Köksal, Piyasalardaki düşüşün bir nedeni de bu. En ağır darbeyi bizim borsamız yedi. Vergi düşsün ki swap cazip olmasın dedi. Genel Kurul'da konuşan Başkan Osman Birsen ise borsanın şu andaki yapısında sorunlar varsa, bu sorunların sahibi ve sorumlusunun İMKB'nin kendisi olmadığını ifade etti. Birsen, Birçok konuyu SPK ile aynı görmüyoruz. Onlar, bizim yanımızda yer alamıyorlar. Başkan olarak çabalıyorum, üzülüyorum. Bizim kurtarıcımız SPK. Bu bir evlilik gibi. Bir söz vardır; sever de döver de diye... Daha önce seviyordu, şimdi dövüyor dedi.
Kısacası ne haber yeni ne de SWAP işlemi yeni keşfedilmiştir. Haberlere dikkatli bakarsanız içinde hem yabancı yatırımcının vergiden kaçma isteği için çok önceden verilmiş olan gözdağı, hem de İMKB ve SPK arasındaki anlaşmazlığı rahatlıkla görebilirsiniz. Durum böyle sürdükçe ve İMKB’deki düşüş global düşüşten ayrı tutulunca maliyeden %15’lik vergiyi kaldırması isteği ortaya çıkıyor. Önce gözdağı vereceksiniz. Sonra ‘bakın dediğimiz oldu!’ diyeceksiniz. Sonra verginin kalkmasını bekleyeceksiniz.
SWAP işlemi sırasında %15 vergiden kaçarken hisse %50 düşüyorsa bunun yükünü kim taşıyor acaba? Yerli yatırımcı mı? Yoksa SWAP antlaşmasını yapan kurum mu? Bunların hangisinin zeka sorunu var? Somut bir şekilde anlatayım;
Koç Holding’in takasında Mayıs ayının başından beri yabancı payı %52.91’den %52.93’e çıkmıştır. Hissenin fiyatı ise 5.09 cent’ten 2.83 cent’e kadar düşmüştür. Bu yükü SWAP’ı yapan mı, yoksa SWAP’ı yaptıran mı sırtına almıştır. DYHOL’de Fiyat 5.9 cent’ten 2.6 cente düşerken yabancı payı %90.36’dan %91.61’e yükselmiştir. Buradaki zararı kim satınalmıştır? Mayıs ve Haziran aylarında delice hisse alan halk kitleleri mi?
Takastaki yabancı payının içinde yerli-yabancı (bıyıklı) her zaman yer almıştır. Bu paranın yabancı oluşunu etkilemeyecek. Çünkü önemli olan paranın sahibinin pasaportu değil, onun hareketidir. İMKB endeksi Brezilyanın Bovespa endeksinden daha fazla yükselirken normal değildi, şimdi de normal değil. Çünkü bu borsa zaten normal (yani etkin piyasa) değil. Bundan sonra da olmayacaktır. Yabancı payı hiçbir zaman homojen olmadı. Şimdi de değildir. Yabancı payı takibi kısa vadede işlevsel değildir. Orta ve uzun vade için kullanılmaktadır. Options, SWAP piyasalar ise yeni keşfedilmiş piyasalar değiller.
Şu anda İMKB’de yabancı satışı durulmuş değil. Bazı hisselerde zayıf alımlar baş göstermekle beraber halen orta vadeli bir trendin başlangıcı için sinyal verilmemiştir.
Dr.Arman Afrashi (KMX)
Yorumlar
25 Haziran Pazar, 01:07
Sn. KMX ''Şu anda İMKB global piyasalardan daha sert bir düzeltme içindedir. Ancak çıkarken de hepsinden daha çok yükselmişti. Herşeyden önce satışın bittiğini görmek lazım.'' demişsiniz bu konuda size katılıyorum ancak İMKB deki düşüşleri global piyasalardaki hareketlerden ayrı kılan sorunlarda var ve bu sorunlar henüz ortadan kalkmışta değil .Dolayısıyla sadece bizim endeksimiz daha çok çıkmıştı ve bundan dolayı daha fazla düşmesi de normal demek yeterli olurmu?
olimpos
25 Haziran Pazar, 17:56
Sn.Olimpos, Yeterli olmaz. Global sermaye istediklerini elde edecek. Elde ederken de zaten 3 yıldan beri bilinen olumsuzlukları öne çıkaracak.
KMX
Arman Afrashi
24 Haziran Cumartesi, 22:45
Sn. KMX... Forumda zaman zaman üzülerek gördüğüm üzere bazen belli sınırları ihlal ederek siz de dahil bazı kişilere yapılan sataşma, eleştiri ve hatta saldırılara karşın (eğri ya da doğru) birtakım şeyleri paylaşırken göstermiş olduğunuz dik duruş, seviye ve kaliteniz için sizi kutlarım. Keşke siz ve sizin gibi mümtaz şahsiyetler birbirini yıpratmaya çalışmaktansa, birbirine omuz verseler de hem sizler, hem de sizleri takip edenler bundan yararlansa.
24 Haziran Cumartesi, 17:12
Merhaba sayın KMX bir yazınızda yanlış hatırlamıyorsam hisselerin sezon ve indirimli sezon sonu fiyatları olduğundan bahsetmiştiniz.Şu zaman diliminde yaşananlar sanki tasfiye satışı gibi.Paranın zeki olduğunu kabul ediyorum ancak şu zamanda satan mı alan mı daha zeki tam anlayamadım.?saygılar
lord
24 Haziran Cumartesi, 17:30
Sn.lord, Bu seviyelere TA açısından da baksanız 2 cent civarı en kötü olasılıkla önemli bir tepkinin seviyesidir. Mesele bunun sadece bir tepki mi yoksa yeni bir aratrend mi olacağıdır.
KMX
Arman Afrashi
24 Haziran Cumartesi, 15:16
Sn.KMX ben her hafta yapmış olduğunuz bu güzel tespitlerin ardından endeksin yeni bir trede başlayabileceği inancımı koruyorum.Ancak diğer taraftan endeksin son dönemde çıkışlarda sürekli bir öncekinden daha düşük seviyelerden dönmesi ve ardından bir önceki düşük seviyelerin de altına gerilemesi sonucunda oluşan yeni seviyelerin kademe kademe sanki aşağılara doğru çekildiğini görüyorum.(Her nekadar bu gerileme büyük satışlarla olmasada )Buda Endeksin yönünün aşağı olduğunu ve bu durumun böyle devam edeceğini düşündürüyor bana .Diğer taraftan piyasa kurallarını , gerçeklerini ve iç yüzünü sizin gibi yorumlayamadığım için açıkçası merakla bekliyorum umarım en kısa sürede piyasa oyuncularının istediklerini alması sonucunda yeni bir yukarı trend başlar.Bilgilendirici yazılarınızın devamı dileğiyle Teşekkürler.
olimpos
24 Haziran Cumartesi, 17:20
Sn.olimpos, Şu anda İMKB global piyasalardan daha sert bir düzeltme içindedir. Ancak çıkarken de hepsinden daha çok yükselmişti. Herşeyden önce satışın bittiğini görmek lazım.
KMX
Arman Afrashi
23 Haziran Cuma, 22:11
Sayın KMX,
Borsadaki düşüşe rağmen hisselerdeki para girişini neye bağlıyorsunuz.
Örneğin bugün dohol'de yüksek miktarda para girişi var, tavizler koparıldı şimdi yola kaldığımız yerden devam olarak algılanabilirmi ?
ilginiz için şimdiden teşekkür ediyorum.
Falcon2x
24 Haziran Cumartesi, 17:18
Sn.Falcon2x, Ben PÇG\'ye bakmıyorum. DOHOL\'de takas itibarıyla zaten alım var. PG bunu teyit edebilir. Yola devam demek için beklemek lazım. Birçok hissede hala satış var.
KMX
Arman Afrashi
23 Haziran Cuma, 14:24
Sayın KMX,
MB'sının faiz artırım oranını yeterli görmemiştiniz. Diğer yazarlarda piyasanın istediği faiz verilmeli demektedir. Piyasa faiz oranını ne talep etmektedir? Sizce.
Selamlar.
serenti10
23 Haziran Cuma, 19:14
Piyasa dediğimiz şey \'ne koparırsa kardır!\' düşüncesi içinde. Bence potansiyel enflasyon + %10-12 durumu ancak kurtarır.
KMX
Arman Afrashi
22 Haziran Perşembe, 20:30
üstat eline sağlık
nocen
22 Haziran Perşembe, 20:20
Sn. KMX,
Daha öncede hatırlarsınız 3. Ara trend topiğinde benzer şekilde sormuştum..."Yabancılar önce bonodan mı yoksa borsadan mı çıkarlar diye! Eğer doğru hatırlıyor ve hafızam beni yanıltmıyorsa....
Sizde en son bonolardan çıkarlar demiştiniz...
Şimdi bu yabancı arkadaşlar bonolardan çıkıyorlar.( Kurlara bakınca böyle görünüyor!)
O zaman bu yabancı dostlarımız çoktan yeterince borsadan çıkmış olmuyorlar mı?
Şimdi % 15 'ten de kurtulduklarına göre, 4. ara trend başlamayacak mı?
Bir de Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ortak bir isimde anlaşıldı haberi çıkarsa, 4. ara trend nereye gider?
Değerli yazılarınız için teşekkürler...
Saygı ve Selamlar...
TERA59
23 Haziran Cuma, 19:11
Yeni bir trendin başlaması için piyasa aktörleri (yerli-yabancı) Türkiye\'den istedikleri tavizleri almalılar. Sırayla alacaklar zaten. Birgün -%4, diğer gün +%3 gelip giden bir piyasa savaşın sadece bir manzarasıdır.
KMX
Arman Afrashi
22 Haziran Perşembe, 11:37
İşte vizyon, işte zamanlama :)
Sizi diğerlerinden ayıran en önemli özellik resime bakış açınız Sn. KMX...
Guguk ile ilgilenmiyorsunuz :)
Bazen içimden Maliye Bakanı ile insider ilişkiniz mi var diye düşünüyorum :)
Yoksa herkes gibi o da sizi mi okuyor :)
Elinize sağlık...
Saygılarımla...
mystic
22 Haziran Perşembe, 18:45
Bir haber veya yorumun değişik neden ve amaçları olabilir. Bu amaçları görmek yerine oturup onları yazdıranların isediği görmek pek zekice olmaz herhalde! Aklıma \'Yerli takası\' başlıklı yazım geldi!:))
KMX
Arman Afrashi
22 Haziran Perşembe, 01:37
Elinize sağlık Sn Afrashi.Yazınız kadar gelen tepki ve sorular da tatmin edici olmuş.Görmemiz öngörülenlerin dışında da bir şeyler bulup çıkartmak isteyenler var çok şükür.Saygılar...
21 Haziran Çarşamba, 22:45
Bence şu an yabancının üzerinde çok ciddi bir vergi yükü yok, 2006 yılı başına göre hisse senetleri aşağı yukarı %20-30 gerilemiş durumda. Ne stopajı anlamadım. Niye swapla falan uğraşıp dolambaçlı yollara kaçsın yabancılar.
Elinize sağlık Sn. KMX. Hatırlarsanız borsa sene sonunda yükselirken yabancı 2006 yılı vergi uygulamasından önce son alımlarını yapıyor demişlerdi. Nedense bu alımlar vergili günlerdede devam etti. Siz borsada yatırımcı ve uzman psikolojisini iyi biliyorsunuz, bu hikayeler için nereden nasıl ilham alıyorlar sizde cevabı var mı? Teşekkürler...
dr_watson
22 Haziran Perşembe, 18:41
Var işte! Sabah ilhamın nedenini gördük!:))
KMX
Arman Afrashi
21 Haziran Çarşamba, 22:09
SN KMX,
Aklıma takılan birkaç nokta, yüksek sesle süşünüyorum;
1)Benim anlamadığım fonlar adına hisse alan yatırım bankalarının hisseleri de zaten yabancı takasında görünmüyor mu? O zaman takastaki problem nedir? Kar/zarar hala fonda değil mi? Öyle olmasa da ne farkeder, risk başka yabancıya geçmiş olur.
2)Eğer risk yatırım bankalarında ise niye borsa düşerken swap yapsın o zaman, zarar etmek için mi uğraşıyorlar?
3)Zarardan vergi alınmıyor değil mi? Yani swap ancak borsa yükselirse işe yarıyor.
4)İki yabancı arasında yapılmış bir sözleşmeyle risk üçüncü tarafa mı yıkılıyor yani, böyle saçma birşey olabilir mi?
Saygılar, yazı için teşekkürler.
Üçüncüsü
NIETZSCHE
22 Haziran Perşembe, 18:39
SWAP riski azaltmak için kullanılır. Ancak hiç kimse bile bile sizin riskinizi üzerine almaz.
KMX
Arman Afrashi
21 Haziran Çarşamba, 21:28
Saın KMX,
İMKB ile SPK arasındaki gerginlik uzun zamandır konuşulduğu halde kim ne diyor bilinmemekte ve de tabii ki bürokrat dili (!) ile yapılan açıklamalar kimse tarafından anlaşılamamaktadır. Sizin belagatiniz belki de bu sorunu anlamamıza yardımcı olabilir !(eminim olacaktır). Lutfedip himmet etseniz de kim ne istiyor buraya açıça yazsanız nasıl olur ? Peşin teşekkürler , selam ve saygılar,
dynexpert
22 Haziran Perşembe, 18:31
Bu tip bir konuda yazmayacağımı biliyorsunuz!:))
KMX
Arman Afrashi
21 Haziran Çarşamba, 16:38
Sn. KMX
Karadeniz petrolleri ile ilgili bir araştırma yaptım. Yaklaşık bir yıl önce sondajlar başlamış. Bugünlerde sondaj sonuçlarının çıkma ihtimali var gibi. Bu konudaki düşünceleriniz merak ediyorum. Yabancılar satıyorsa petrolde çıkma umudu kalmadımı acaba. Buda hayal olarak kalacakmı?
serenti10
21 Haziran Çarşamba, 21:11
Yabancıların satışı çok yoğun değil. Bu hızla satarlarsa 500 milyon dolar satsalar endeks 10.000 olur.
KMX
Arman Afrashi
21 Haziran Çarşamba, 12:27
Teşekkürler Sn.KMX...
Kashmir
21 Haziran Çarşamba, 12:11
"Takastaki yabancı payının içinde yerli-yabancı (bıyıklı) her zaman yer almıştır. Bu paranın yabancı oluşunu etkilemeyecek. Çünkü önemli olan paranın sahibinin pasaportu değil, onun hareketidir." demişsiniz.
En can alıcı saptama burası. Teşekkürler sn. KMX.
karlidag
21 Haziran Çarşamba, 21:08
Sn.karlıdağ, paranın sahibinin değil kendisinin karakteri önemli.
KMX
Arman Afrashi
21 Haziran Çarşamba, 02:12
Cevabı vermekte geç kalmamışsınız üstad...
Yapılacak tek şey 3. aratrendde olduğu gibi beklemek...
Benim merak ettiğim konu diğer gelişmekte olan ülkelerde de finansal piyasalarda bizimkine benzer bir bozulma yaşandı mı? Yani döviz %25 arttı, bonolarda %14 lerden %19,5 lara bir yükseliş yaşandı, bireysel kredilerde %1,07 lerden %1,60 lara bir yükseliş gerçekleşti. Tüm bunların trendi yapan kişileri etkilemeyeceğini biliyorum ama olayın boyutunu merak ettiğim için soruyorum.
Bir de Babacan'ın 2001'deki Şubat krizinde çıkan paradan daha büyük bir çıkış olmasına rağmen ekonomimiz sağlam demeci gözlerden uzak kaldı. Paranın bono piyasasından çıkmasının etkilerini ayrıca değerlendirirseniz sevinirim. Zira borsaya 7 mia $ yatıran büyük güç bono piyasasında 5 kat pozisyon açmış durumda...
cortez
21 Haziran Çarşamba, 21:07
Sn.cortez
Tüm gelişmekte olan piyasalarda yerel paralar değer kaybedip borsaları düştü. Ancak hiç birinde Türkiye kadar sert olmadı. Çıkış sırasında da Türkiye borsası hepsinden fazla çıkmıştı. Eğer yabancı para borsalara soktuğu parayı önemsiyorsa (ki önemsiyor) önce bonodan çıkamaz. Çünkü bonodan çıkarken kur yükselir ve kriz havası oluşur. Piyasadan çıkmanın öncelikleri var.
KMX
Arman Afrashi
21 Haziran Çarşamba, 01:58
elinize sağlık hocam
uguner
Yazıyla ilgili yorumunuz