IT’S TIME TO ....!!!

26 Kasım Pazar

Önümüzdeki 1-2 hafta içinde bence yabancılardan bu şekilde başlayan cümleler duyacağız sık sık. Çarşaf çarşaf raporlarla artık alım zamanı olduğunu söyleyecekler. Ve tabii ki bu arada AB olayı geride kalmış, endeks teknik olarak olgunlaşmış ve dibe göre %10 civarı yükselmiş olacak. Bu nedenle pek çok küçük yatırımcı yeni bir dip beklediği ya da yükselişin başlangıcını kaçırdığı için yine piyasa dışında kalacak. Bu arada hisse.net üyelerini küçük yatırımcı kategorisine sokmadığımı belirteyim. Sitede oluşan atmosfer sayesinde pek çok arkadaşımızın artık bu psikolojiden sıyrıldığını düşünmekteyim.

Bende dahil olmak üzere pek çok kişi Kasım başındaki dalgalanma ardından endeksin global piyasalarla beraber hareket edip 40.000 lere doğru yöneleceğini öngörmüştü. Biz AB konusunun köprüleri atma şeklinde sonuçlanmadıkça önemli bir risk oluşturmadığını belirtirken, pek çok yorumcu düşüş için AB yi bahane etti. Üstelik hükümet ve AB yetkilileri sanki 1-2 müzakere başlığının askıya alınması karşılığında mevcut çözümsüzlüğün bir müddet daha sürmesi üzerinde zimni bir anlaşmaya varmış gözükmelerine rağmen.

Aslında yaşanan bir hareket için bahaneler üretmeyi çok mantıklı bulmadığımı değişik kereler belittim. Yine de her borsa yatırımcısı gibi bazı sebepler üretmekten alamıyorum kendimi. Bu bir nevi bilinmeyeni açıklama yolunda kendini tatminden ibaret. Örneğin bence TCELL de 600milyon$ ı bulan ek borsa satışı, tek başına yeterli bir sebeptir borsanın düşüşü için. Sonuçta bu pay İMKB ye kote edilmiştir ve bu miktar yabancılar tarafından alınmıştır. Bu miktarı karşılamak için bir kısım yatırımcı ister istemez satış yapmıştır. Yarısı yeni fon olsa bile, 300 milyon$ lık satış 3.000 puanlık bir düşüş için yeterlidir.

Bu kapsamda yine önümüzde 5-7 milyar$ ı bulacak olan Halkbank ve TT halka arzları var. Yine borsada önemli pozisyon ayarlamalarına sebep olacaktır bu durum. Mesela uygun fiyatlardan Halkbank almak isyteyen yabancı yatırımcı Vakıfbank hissesinde bir miktar satış yapacaktır. Yine aynı şekilde TT nin arzı ister istemez aynı kategoride yer alan TCELL de satışlara sebep olacaktır. Bu durum uzun vadede önemli bir sorun oluşturmasa da, hatta piyasanın büyümesi ve derinleşmesi açısından iyi olsa da kısa vadede ister istemez endeks üzerinde satış baskısına sebep olabilecektir.

Fazla dağıldık, toparlayalım. Borsadaki düşüş için pek çok bahane geride kalmış gözüküyor. Yeni bahaneler içinse(seçimler, yeni arzlar vs) yeterince zaman var gözüküyor. Üstelik 37.000 lere kadar inen bir endeks var, 45.000 lere kadar yaşanacak bir çıkış için %20 civarı bir marj oluşmuş durumda. Üstelik bu yükselişin büyük kısmı muhtemelen Aralık ayında yaşanacak. Yani 1-2 ay içerisinde iyi bir getiri fırsatı var.

Peki ya riskler. Öyle ya hiçbir piyasada bu kadar kısa sürede bu kadar yüksek bir getiri risksiz olmaz. Bir kere yurtdışı zirvelerde geziniyor, özellikle ABD kaynaklı yeni bir düşüş dalgası başlayabilir. Bu düşüş sırasında İMKB ne kadar sağlam dursa da, ne de olsa düşüşünü peşin peşin ve fazlasıyla yaşadı geçtiğimiz haftalarda, yine de endekste gevşemeler yaşanabilecektir. Sonuçta endekste 1.000-1.500 puanlara varabilecek düşüşler yaşanabilir. Ancak yukarıya doğru %20 getiri ihtimali varken bu risk göze alınabilir durmaktadır.
Cautionary Arşivi

Yorumlar

3 Aralık Pazar, 00:50
Cok fazla haber takip etmedigim icin gelismelerden uzak kaliyorum. Yaziniz benim icin oldukca faydali oldu kisaca durumu özetlemissiniz. Borsa isi öncelikle stratejidir analizler yardimci arac olarak kalir.

Cogunlugun beklentisi DOW da sert düsüs seklinde olmasina ragmen ben tersini düsünüyorum yataya girecek gibi duruyor. IMKB icinse uzaktan izlemekle yetinmeme ragmen 45.000 lere hareket mümkün gözüküyor. Ali Baba
1 Aralık Cuma, 20:37
korkak hergün cesur bir gün ölür gezen41
28 Kasım Salı, 22:07
sevgili dr watson,

halkbank blok olarak satılacak...ama benim bildiğim blok satışla birlikte halkaarz da planlanıyordu....yanılıyor olabilirim...sanıırm özelleştirme planı şu an netleşmiş değil.

ancak halkbank borsaya gelmeyecekse tabii ki piyasa açısından kısa vedede daha olumlu olur. cautionary
28 Kasım Salı, 15:18
Sn. Cautonary, Halkbank blok satılmayacak mı? dr_watson
28 Kasım Salı, 09:31
Hemen bir kar reazlizayonunda aha işte düşüş trendi başlıyor demek yanlış hemde çok yanlış.O kadar haftalardır çıkışın mutlaka bir realizasyonu olmalı yoksa sivrilerek dikleşen çıkışın inişide çok sert olur.Örnek 2000 çıkışı 1 yıl içinde 2000 lerden 20.000 lere gittik, ya sonrası malum.Ancak bu şimdiki çıkışımız 2003 den başladı ve 2007 deyiz.Ve gayet sağlıklı bir trend devam ediyor.Arada sırada böyle iniş çıkışlar olmalı.Merdiven basamakları gibi çıkıyoruz.
Saygılar, akaya1971
28 Kasım Salı, 06:38
işte arkdaşlar gördüğünüz gibi Amerikada da aşağıya doğru trend başlamıştır yagmurtakimi
27 Kasım Pazartesi, 22:10
büyük para bu oyunu çok güzel ve kitabına göre oynuyor. cautionary
27 Kasım Pazartesi, 22:08
Yazının son cümlesi.....

Peki ya riskler. Öyle ya hiçbir piyasada bu kadar kısa sürede bu kadar yüksek bir getiri risksiz olmaz. Bir kere yurtdışı zirvelerde geziniyor, özellikle ABD kaynaklı yeni bir düşüş dalgası başlayabilir. Bu düşüş sırasında İMKB ne kadar sağlam dursa da, ne de olsa düşüşünü peşin peşin ve fazlasıyla yaşadı geçtiğimiz haftalarda, yine de endekste gevşemeler yaşanabilecektir. Sonuçta endekste 1.000-1.500 puanlara varabilecek düşüşler yaşanabilir. Ancak yukarıya doğru %20 getiri ihtimali varken bu risk göze alınabilir durmaktadır. cautionary
27 Kasım Pazartesi, 12:00
Bir de ölüler var, öldükleri yere geri dönerler :) (The Others filminden) açık-pozisyon
26 Kasım Pazar, 20:45
haklısınız makro göstergeler bence yükselen trend bitmiştir yakında o yükselen trend amerikada da son bulacaktır.Bütün dünyadaki trendlerr aşağıya doğru bir hareket başlatacakalr vce türkiye buna daha çok ayak uyduracak herkes yabancıalr çok az çıkıyor diye bir yorum yapıyor yabancıalrın elinde bulunan hisslerin çoğu uzn vadeli onalr kolya kolay çıkmaz zaten her şey başladığı yere geri döner trendlerde başladıkalrı yere geri döner bu benim fikrimm yagmurtakimi
26 Kasım Pazar, 20:26
sevgili yağmurtakımı,

bunlar makro göstergeler..yani durum tespiti...böyle olmasa zaten gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almayız...yani bu olumsuzlık hep vardı..hatta 2000 yılındaki lale devrinde bu göstergeler daha kötüydü..yani bu noktada kötüleşme yok, iyileşme var...özetle imf nin tespiti yeni bir durum değil. cautionary
26 Kasım Pazar, 20:21
çok güzel söylemişsiniz it is time to ... aama ortam sizn söylediğiniz gibi gelmiyor bana bakın size bir yazı göndereyim.IMF'den acı rapor

Borsa'nın ilk 100'ündeki finans dışı şirketlerin hepsi 'cehennemde'!.



Hep Türkiye için acı raporlar veren IMF, bu kez de İMKB şirketlerini mercek altına aldı. Finans sektörü dışındaki şirketlerin mali yapılarının hiç de yazılıp çizildiği kadar parlak olmadığı uyarısı yapıldı, kritik bilançolar vurgulandı.

Birkaçı 'idare eder'
IMF uzmanlarına göre, ilk 100'deki şirketlerin ihracatları, döviz borçlarını karşılamada yetersiz. Bunlardan sadece birkaçının "cennet" eşiğinde, yani "idare eder" durumda görünmesi dikkat çekti...


***

Borsa şirketleri 'cehennem'de

IMF raporuna göre, İMKB 100 Endeksi'nde işlem gören şirketlerin yüzde 90'ının döviz borçları arttı Buna rağmen döviz gelirleri giderek azalan şirketler, IMF tarafından 'cehennem' kategorisine konuldu.

Kriz nedeni olarak gösterdiği kredilerin Türkiye'de artmasını isteyen Uluslararası Para Fonu'nun (IMF), İMKB 100 Endeksi'nde işlem gören şirketleri de 'cehennem'de gördüğü ortaya çıktı. Önceki gün IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp'ın, önümüzdeki yıllarda Türkiye'de çok hızlı kredi genişlemesi olması gerektiğini belirterek, "Kredilerin hızla ilerlemesi genelde mali krizlerden önce gelen bir durum" demesi, "IMF Türkiye'de yeni bir kriz istiyor" şeklinde yorumlanmıştı.

Dev şirketler bile yok
Şimdi de IMF'nin, 10 Kasım'da açıkladığı Türkiye raporunun satır aralarında İMKB'ye kote şirketleri (finans sektöründekiler hariç), fazla ihracat yapmamalarına karşın yüksek döviz borçları nedeniyle 'cehennemde' gördüğü anlaşıldı. Raporda yayınlanan tablodaki 'cennet' sınıflandırmasına, aralarında Türkiye ekonomisine üretim ve ihracatlarıyla yön veren, en büyük sanayi şirketlerinden bir tanesi bile giremedi. Bu kategori, 'borçlarını azaltırken yurtdışı satışlarla daha fazla rekabet edebilen' şirketleri tanımlıyor. Şirketlerin yüzde 90'ı ise 'fazla döviz borcu olduğu halde düşük ihracat rasyosuna sahip' yani 'cehennem' kategorisinde değerlendirildi.

Yüksek faiz etkiliyor
Borsada işlem gören şirketleri, piyasa değeri üzerindeki net döviz kuru pozisyon oranı ve ihracatın toplam satışa oranı kriterlerine göre değerlendiren raporda, şu noktalara dikkat çekildi:

* Türkiye'nin İMKB'de işlem gören 100 şirketinden finans sektöründe olmayanlar giderek daha çok 'cehennem' ve borcu kadar döviz geliri olan 'doğal hedge' kategorisine kayıyor.

* Şirketlerin üçte ikisi hâlâ bir yıl ve daha az sürelerle borçlanıyor. Bu nedenle artan faiz oranları gelirlerini, dolayısıyla da kura karşı dayanma güçlerini azaltıyor.

* Şirketlerin borç ve pozisyon risklerinin takibinde boşluk var. Bu yüzden de bağımsız denetim büyük önem kazanıyor.
Takvim gazatesi alıntı
NURAY TARHAN yagmurtakimi
26 Kasım Pazar, 20:15
bende öyle yazdım yazdım zaten:-)şaka bir yana uyarı için teşekkürler. cautionary
26 Kasım Pazar, 20:00
zımni :) _zamazingo_
Yazıyla ilgili yorumunuz

Puanlama

Bu yazının puanı: 7,3 (53 kişi puan verdi)

Bu yazıya puan verebilirsiniz: