RSS olarak izle

BORA YAŞAR

Vatanımızı Terk mi Edelim?

Rating: 6 votes, 4.33 average.
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Yönetenlerin ahlaksızlıklarının, çirkinliklerinin, adaletsizliklerinin bu kadar ayyuka çıktığı, bunu yapanların tekrar tekrar seçildiği bir ülkede muhaliflerin yaşama umutlarını yitirip yurt dışına yerleşme kararı almalarına hayret etmemek lazım.
[/FONT][/COLOR]
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Şair Yılmaz Odabaşı ile sembolleşen bu tavır korkarım olanakları olanlar için genele yayılan bir düşünce haline geliyor.
[/FONT][/COLOR]
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Aynı duyguyu bugün Cengiz Çandar'ın yazısında yakaladım.
[/FONT][/COLOR]
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]"İnadına bu ülkede yaşayacağız başka gidecek bir vatanımız yok " diyenlerin temel ruh halinin aslında ayrılmayı düşünen ve de gerçekleştirenlerden de bir farkı yok.

Aynı umutsuzluk, aynı yenilmişlik ruh hali ve böyle bir ülkede yaşamanın yarattığı gelecek kaygısı...

Türkiye, kim ne derse desin, bir çoğumuzun düşündüğü gibi muhafazakarlaşmanın çok ötesinde, ahlaksızlığa, adaletsizliğe prim veren bir ülke haline geldi.

Bunun çaresi, devası yok.

Bundan daha öteye yol yok.

Kısaca: Umut yok.

Asıl umutsuzluğu yaratan husus bu. Derinden yaralayan, çaresiz bırakan, insanın kolunu kanadını kıran durum bu.

Hani bir kırmızı çizgi çekseler..."Tüm ahlaksızlık, tüm hırsızlık, tüm adaletsizlik buraya kadardı, el sıkışalım bundan böyle yok" deseler, hiç olmazsa bir umut var diyeceğim.

Ama bunun emaresi görünmüyor. Benim şahsen karnım tok, zafer kazananların seçim gecesi sonuçlar ortaya çıkınca yaptıkları balkon konuşmalarındaki barış dolu laflara.

Daha da kötüsü, geçmişin adaletsiz, ahlaksız yöneticileri görevlerine aynen devam ettikleri gibi, bu adamların toplumdan talepleri bitmemiş görünüyor.
Halen, fiilen tek adamlık görevi yapan tiranımız, bu fiili durumun hukuksal hale getirilmesini talep ediyor. Toplumu daha da inletmek, kafasındaki modeli uygulayabilmek için.

Böyle bir ülkede muhaliflerin umutsuzluğa kapılmasını çok görmek mümkün mü?
[/FONT][/COLOR]
Etiketler: diyar, terki, yılgınlık
Kategoriler
Kategori edilmemiş

Yorum

  1.  Avatarı
    Sayın Bora Yaşar;yazınızı bu siteye yakıştıramadım.Anlaşılan çok gençsiniz...Ben 65 yaşındayım...İnönüden bugüne,bütün hükümetleri gördüm...Cumhuriyet döneminin en çalışkan,en üretici yönetimini yaşıyorsunuz...Geçmişi yaşamamış sizin gibi gençler,bu mükemmel günlerin kıymetini bilemez...
    Saygılar...
  2.  Avatarı
    65 yaşında iseniz bir kere İnönü hükümeti görme ya da idrak etme olanağınız yok.:) Ben sizden yaşlıyım ben bile İnönü hükümeti yaşadım diyemem.

    Cumhuriyet döneminin en çalışkan en üretici yönetimini yaşadığınız iddiasındasınız. Bu da sizi bana göre "ötekiler" kategorisine koymakta...

    Son üç sene de yapılan hırsızlıkları, adaletsizlikleri, çirkinlikleri, baskıları görmüyor da bu yönetimi başarılı buluyorsanız dedim ya sizinle bir çok anlayışımız, ahlak, güzellik, adalet, yönetim anlayışlarımız taban tabana zıt demektir. Sorun da zaten bu yöneticiler kadar, bunları seçen sizlersiniz.

    Ahlakı olmayan, ahlaka önem vermeyen bir toplumun, görünür sistemi ne olursa olsun, gerekli temeli yok demektir.

    "Benim hırsızım, benim adaletsizim iyidir" diyerek geldik buralara.

    "Çalıyorlar ama Allah için iyi de çalışıyorlar"la geldik.

    Ve daha da kötüsü bu ülkede yaşayan insanlar olarak birimizin kara dediğine diğerimiz AK demekte beis görmedi. Yanlışı bulup yanlış yapanı cezalandıracak kurumlar (denetim ve adalet) yöneticiye bağlı ve bağımlı hale getirildi. Bu ülkeyi yaşanmaz ve gelecekten umutsuz hale getiren husus da bu.

    Yoksa ileri toplumlarda da yanlışlıklar yapılıyor. Ama yanlışı ve yanlış yapanı temizleyen kurumları ve seçmeni hiç bozulmuyor.

    Yazık bu ülkeye ve halka...