-
"Askin orta yolu yoktur; o, ya mahveder ya da kurtarir. Bu ikilemden ibarettir insanin butun kaderi. Ya kurtulus, ya batis; hicbir alinyazisi bu ikilemi ask kadar amansizca koymaz ortaya. Ask, eger olum degilse, hayattir. Hem besik hem de tabut. Insan kalbinde evet diyen de, hayir diyen de ayni duygudur. Tanri’nin yaptigi butun seyler icinde en fazla isik ve yine en fazla karanlik yayani insan kalbidir."
https://static.greatbigcanvas.com/im...mh=500&max=540
“Love has no middle term; either it destroys, or it saves. All human destiny is this dilemma. This dilemma, destruction or salvation, no fate proposes more inexorably than love. Love is life, if it is not death. Cradle; coffin, too. The same sentiment says yes and no in the human heart. Of all the things God has made, the human heart is the one that sheds most light, and alas! most night.”
-
"Ask, cennet havasinin goklerde teneffus edilmesidir. Ask, meleklerin yildizlara selamidir. / L'amore è una celeste respirazione dell'aria del paradiso. L'amore è il saluto degli angeli agli astri. / Love is a heavenly breath of the air of paradise. Love is the salute of the angels to the stars.”
http://bookstore.antrodiulisse.eu/wp...gno-1964-1.jpg
-
-
Ingiliz sair, yazar ve mizahci Thomas Hood’un dogum yildonumu (23 Mayis 1799)
Bir kadin oturur pacavralar icinde,
kadinliktan cikmis bir kadin,
parmaklar nasirli ve yorgun,
goz kapaklari kizarik ve agir,
igne iplik gider gelir, gider gelir, gider gelir,
dik babam dik, dik babam dik!
bir kadin, ac, yoksul, bir deri bir kemik,
gömlegin ezgisini cigirir,
gömlegin ezgisini, aci aci.
Dik babam dik, dik babam dik, dik babam dik!
uzaklardan horoz sesleri gelene dek!
dik babam dik, dik babam dik, dik babam dik !
yildizlar damlardan sizana dek!
buysa eger Hristiyanca calismak,
yoktur kadinin bir ruhu kurtarilacak,
daha iyidir be, barbar Turke kole olmak!
Hey erkekler, erkekler,
sizinde sevgili bacilarýniz var,
hey erkekler, erkekler,
anaciklariniz, kariciklariniz var sizin de!
keten bezi degil bu eskittiginiz, erkekler,
bu eskittiginiz insanoglunun hayati be!
cift iplikle yaparim isimi ben,
ac yoksul, bir deri bir kemik,
bir anda hem gomlek dikerim, hem kefen...
https://upload.wikimedia.org/wikiped...d_from_NPG.jpg
With fingers weary and worn,
With eyelids heavy and red,
A woman sat in unwomanly rags,
Plying her needle and thread—
Stitch! stitch! stitch!
In poverty, hunger, and dirt,
And still with a voice of dolorous pitch
She sang the “Song of the Shirt!”
Work! work! work!
While the cock is crowing aloof!
And work—work—work,
Till the stars shine through the roof!
It ’s Oh! to be a slave
Along with the barbarous Turk,
Where woman has never a soul to save,
If this is Christian work!
Oh, Men, with Sisters dear!
Oh, Men, with Mothers and Wives!
It is not linen you ’re wearing out,
But human creatures’ lives!
Stitch—stitch—stitch,
In poverty, hunger, and dirt,
Sewing at once, with a double thread,
A Shroud as well as a Shirt….
-
Amerikali gazeteci, elestirmen ve kadin haklari savunucusu Margaret Fuller’in (Sarah Margaret Fuller Ossoli) dogum yildonumu (23 Mayis 1810)
"Dagin ustundeki bu siire tirmanarak ulasamam. Belki, ancak fuzyon ve pariltiyla. Benim icin asil olan, dogaya dair soylu bir farkindalik, baslica birkac fikir, belli bir yer ve huzunlu bir muzik."
https://daily.jstor.org/wp-content/u...r_1050x700.jpg
“I do not find the poem on the mountains improved by mere compression, though it might be by fusion and glow. Its merits to me are, a noble recognition of Nature, two or three manly thoughts, and, in one place, a plaintive music.”
https://izquotes.com/quotes-pictures...ller-66995.jpg
“Cok erkenden, hayattaki tek amacin buyumek oldugunu biliyordum.”
https://quotefancy.com/media/wallpap...-a-love-to.jpg
“Kadini sadece sevmek kaba bir hata cunku kadinlarin varolusunda hem dogruluk hem sevgi vardir. Dunyadaki enerjileri bu ikisinden olusur.”
-
Ispanyol Romantik sair José de Espronceda’nin olum yildonumu (23 Mayis 1842)
On top ile topluca,
Ruzgar, pupada, amade yelkene
Yarilip durmuyor deniz, ucuyor hem de
Bir cektirme yelkenli:
Derlerdi adina korsan gemisinin
‘Korkulur’, yigitligi yuzunden,
Tum deniz bilirdi hemen
Bastan basa o denli. Parildar ay, denizde,
Yelkende aglar ruzgar,
Ve yumusþak deviniminde kalkar
Dalgalar ki gumusten ve mavidir
Ve gor korsan kaptani,
Sarki soyleyerek pupada,
Bir yan Asya, ote yan Avrupa
Ve orada, onunde Istanbul vardir.
Seyreyleyelim behey yelkenli, korkusuzca,
Ki ne dusman gemileri, Ne eza, ne sakin hava
Engel olmasin sana.
Ne de bitirsin yigitligini.
Yirmi parca idik biz
Umutsuzluguna Ingilizler’in,
Ve takatsiz kaldi sancaklari
Ayaklarima kapandi yuz milletten insan.
Ki gemimdir tek hazinem
Ki ozgurluktur benim Tanrim,
Yasam, guc ve ruzgar,
Essiz vatanim, deniz.
https://image.slidesharecdn.com/7-jo...?cb=1309478322
Ten guns on each side mounted seen,
She does not cut the sea, but fly,
A swiftly sailing brigantine;
A pirate bark, the ‘Dreaded’ named,
For her surpassing boldness famed,
On every sea well known and shore,
From side to side their boundaries o’er.
The moon in streaks the waves illumes;
Hoarse groans the wind the rigging through;
In gentle motion raised, assumes
The sea a silvery shade with blue;
While singing gaily on the poop,
The pirate captain, in a group,
Sees Europe here, there Asia lies,
And Stamboul in the front arise.
Sail on, my swift one! nothing fear;
Nor calm, nor storm, nor foeman’s force
Shall make thee yield in thy career,
Or turn thee from thy course.
Despite the English cruisers fleet,
We have full twenty prizes made;
And see, their flags beneath my feet
A hundred nations laid.
My treasure is my gallant bark,
My only God is liberty;
My law is might, the wind my mark,
My country is the sea.
-
Polonyali sair, oyun yazari, ressam ve heykeltiras Cyprian Kamil Norwid’in olum yildonumu (23 Mayis 1883)
Nasil hani bir kimse digerinin gozune atar ya
Bir avuc menekse ve ona hicbir sey soylemez ya.
Nasil hani agir agir salinirken akasya
Bir safak vaktini andiran kokusu onun
Beyaz ciceklerinden gelen hani, beyaz tuslarina
Dusuverir ya bir acik piyanonun
Nasil hani verandada duran birine ulasip
Uzak ay isigi, onun saclarina dolanir ya
Ve isildayan bir tac yapip
Alnina ya da gumus basaklarla o alni susler ya
Nasil hani anlamsiz olur ya onunla konusma
Firtinadan kacan kirlangiclarin ucusuna benzeyen hani
Bir amaci olan o sarsak ve aylak ucus donenir ya
Kiskirtip bir yaz gok gurlemesinin gelisini
Hani hizlandirir ya nabzi simsek o gok gurlemesinden sonra
Iste aynen boyle hissettigimi soylemek isterdim
ona
.....lakin soylemeyecegim hicbir sey – kederliyim zira
https://3.allegroimg.com/s1440/01a55...b96d7101c71b83
As when, silently, to surprise
Someone throws violets in her eyes...
As when he gently rocks an acacia tree,
And scent of white
Petals like dawning light
Falls on white piano keys...
As when she stands at the porch
And into her hair the distant moon weaves
Itself, circling her brow with a shining wreath,
Or garlands it with silver sheaves...
As when idle talk with her
Is like a swallow's flight
That has its course yet strays everywhere,
A threat of summer thunder
Before lightning proclaims the tremor -
So...
...but I'll say nothing - in sorrow.
-
Norvecli oyun yazari ve sair Henrik Ibsen’in olum yildonumu (23 Mayis 1906)
“Anne babalarimizin ruhlari bizim icimizde yasamakla kalmiyor, bunun yani sira oldu sayilan her turlu inanc ve dusunce de yeniden ortaya cikiyor. Bunlar icimizde uykuya yatmis gibi; varliklarindan haberdar bile degiliz; ama yine de onlardan kurtulamiyoruz. Ne vakit bir gazete alip okusam satir aralarindan kayip giden hortlaklar goruyorum sanki. Hortlaklar butun dünyayi sarmis, her yerde, kum gibi kayniyorlar. Bizse aydinliktan oylesine korkuyoruz ki, hepimiz.”
http://english.binus.ac.id/files/2014/12/GHOSTS_WEB.jpg
“It is not only what we have inherited from our fathers and mothers that exists again in us, but all sorts of old dead ideas and all kinds of old dead beliefs and things of that kind. They are not actually alive in us, but there they are dormant all the same, and we can never be rid of them. Whenever I take up a newspaper and read it I fancy I see ghosts creeping between the lines. There must be ghosts all over the world. They must be countless as the grains of the sands, it seems to me. And we are so miserably afraid of the light, all of us.”
https://www.poemhunter.com/i/poem_im.../thanks-69.jpg
Kederleri saatlerdi
Benim ugrasim cok SIKISTIRDIGI zaman,--
Sevincleri guclerdi
Yukariya dogru delen tirmanicinin olan.
Evi sinirsizdir
Ozgur okyanus gozuken
Kayaya, sakin ve sessiz,
Benim kalyonum ruyalarin.
Yarisi onun goz gezdirmektir
Yaratiklara akin eden
Torenle ve dans ederek
Sarkimin yollarinda benim.
Ateslerim azaldigi zaman
Onun yanginiyla yakilir;
Insanlar yeniden tutustuklarini gorur
Kestirmezler elinden kimin.
Tesekkurlerden ona karsilik vermek icin
En az dusunce bile onunki degil, --
Ve bu yuzden yaziyorum ona,
Bir kez, tesekkurlerden bir siir.