-
Jules Verne, (Dunyanin) Arzin Merkezine Seyahat (Voyage au centre de la Terre - Journey to the Center of the Earth - Viaggio al centro della Terra) romanini 25 Kasim 1864'de yayinci Pierre-Jules Hetzel araciligiyla yayimladi.
" 'Ne? Hala bir kurtulus sansimiz olduhuna mi inaniyorsunuz.?'
'Evet! Elbette, evet! Eger kalbi carpiyorsa, teni de sogumadýysa, irade sahibi bir insanin umitsizlige kapilmasini kabul etmiyorum.' "
https://pbs.twimg.com/media/DszgBuGWoAArmzk.jpg
" 'Quoi ! vous croyez encore à quelque chance de salut?'
'Oui ! certes oui ! et tant que son cœur bat, tant que sa chair palpite, je n’admets pas qu’un être doué de volonté laisse en lui place au désespoir.' "
-
Turk roman, oyku ve oyun yazari Resat Nuri Guntekin'in dogum yildonumu (25 Kasim 1889)
"Istanbullu bir subayin yetim kizi olan Feride, kucuk yasta annesini kaybetmistir; yanina gonderildigi babaannesinin de olumu uzerine 'Notre Dame de Sion' Fransiz yatili okulunda okur. Yaramazliklari yuzunden arkadaslari, okulda, ona “Calikusu” adini takarlar. Teyzesinin yakisikli oglu Kamran ile birbirlerini severler ve nisanlanirlar. Feride, dugun gunu, bir kadinin getirdigi mektuptan Kamran’in Isvicre’de iken Munevver adinda hasta bir kizla iliskisi oldugðunu, ona evlenme sozu verdigini ogrenir, her seyi yuzustu birakip kacar. Anadolu’da ogretmenlik yaparak Kamran’i unutmak isteyen Feride, Anadolu’nun cesitli yerlerinde ogretmenlik yapar, idealist bir egitimcidir ancak gittigi yerlerde guzelligi basina bela olur; hakkinda cesitli dedikodular cikar.Ilk ogretmenlik deneyimi, Zeyniler koyunde evlat edinip yanina aldigi Munise’ye butun sevgisini verir. Bu koyde Doktor Hayrullah Bey ile tanisir. Munise’nin kuspalazýna yakalanip olmesinden sonra hastalanan Feride, Hayrullah Bey ile kalir. Halkin dedikodusu uzerine onunla kagit uzerinde evlenirler."
https://images-eu.ssl-images-amazon....1h01OS6D0L.jpg
"Feride is the orphaned daughter of an army officer, and as a teenager attends Lycee Notre Dame de Sion in the winter, and stays with one of her late mother’s sisters during the summer holidays. She is given the nickname “the Wren” during her time at school for her vivacity and mischief, two characteristics considered unusual and even a bit inappropriate for Muslim girls at that time. She gets engaged to her charming cousin, Kamran, whom she leaves the night before their wedding, upon discovering that he has been unfaithful to her. She runs away from home to become a teacher in Anatolia, although she remains desperately in love with Kamran. She is forced to move from town to town several times during her first three years as a teacher, as a result of the incompetence of officials, the malice of colleagues and the unwanted attention she gets from men because of her beauty and her lively manner. Meanwhile, she adopts a little girl called Munise, finds out that Kamran has married the woman he had cheated on Feride with, and develops a friendship with Hayrullah Bey, an elderly military doctor who treats Feride with fatherly affection. At the end of these three years, Munise dies and Feride is forced to resign from her post and marry the doctor because of the rumors about her “indecent behavior”.
-
Ingiliz sair ve ozellikle savas sairi Isaac Rosenberg’un dogum yildonumu (25 Kasim 1890)
https://www.poemhunter.com/i/poem_im...e-trenches.jpg
Karanlik eriyip gidiyor -
Zaman hep o tekinsiz zaman.
Sadece bir canli varlik sicriyor elinden
Garip alayci bir fare
Kulagima takmak icin
Bir gelincik koparirken siperden.
Hey gidi garip farecik - vururlardi seni de
Bilseler boyle irk ayrimi gozetmedigini
Simdi dokundun ya su Ingiliz eline,
Ayni seyi bir Alman'a da yaparsin kuskusuz
Cok gecmeden canin ceker de gecersen
Aramizda uyuyan cayirlari.
Icinden guluyorsundur giderken
Baktikca o delikanlilara:
Sirim gibi, korkusuz bakisli,
Senden daha az yasama sansi olan
Ve olumun keyfine birakilmis,
Uzanip sere serpe topragin bagrina
Fransa' nin delik desik edilmis ovalarinda.
Nedir gozlerimizde gordugun
Celikle alevin gurlemesinde
Su dingin havanin icinde?
Nasil bir cirpinis - hangi korkulu yurek?
Gelincikler ki - kokleri insan damarlarinda-
Soluyorlar, durmadan solup dusuyorlar;
Oysa guvenlik icinde benim gelincik
Kulagimin ardinda,
Yalniz tozlanmis biraz.
-
Amerikali doktor, sair, etimolog, denemeci, yonetici, egitimci, politika danismani Lewis Thomas’in dogum yildonumu (25 Kasim 1913)
http://izquotes.com/quotes-pictures/...mas-334313.jpg
“Karincalar, huzursuz edecek derecede insanlara benzerler. Mantar yetistirirler, bocek olarak afid beslerler, ordularini savasa sokarlar, dusmanlarini korkutmak ve bozguna ugratmak icin kimyasal spreyler kullanirlar, durmaksizin bilgi alisverisinde bulunurlar. Televizyon izlemek disinda her seyi yaparlar.”
-
Amerikali bilim kurgu yazari Poul (William) Anderson'in dogum yildonumu (25 Kasim 1936)
"Hicbir problem bilmiyorum ki ne kadar karmasik olursa olsun, dogru acidan bakildiginda daha da karmasiklasmasin."
https://i.pinimg.com/originals/6c/cc...3f9c01e21f.gif
“I’ve yet to see any problem, however complicated, which when you looked at it the right way didn’t become still more complicated.”
https://enlitenbloggomrymden.files.w...19_k.jpg?w=660
-
Fransiz sair Léon-Paul Fargue'in olum yildonumu (25 Kasim 1947)
“Bir gazete, bir ziraat makinesi albumu, korler ve kalp hastalari için bir Larousse, bir mavi rehber, bir pembe rehber, bir orta tedrisat programi, bir ahci kitabi, bir telefon rehberi, bir sarap listesi, bir pul albumu, bir bakkal defteri aciyorum, hepsinde siirin oldugunden bahsediliyor. Halbuki siir her zaman, en modern, en dinamik sey olmaya devam etmistir. Bizden evvel vardir ve bizi istikbale surukler. Butun kitaplar ve butun okuyucular olebilir; butun zuppeler, munekkitler ve munekkitlerin torunlari, munevver taslaklaiý curuyebilir; siir yine olmeyecek. Ebedi olan sey yalniz odur. Bu kainattan hicbir sey kalmadigi zaman bile boslugun siiri dogacak: son defa, kat’i olarak ve tek basina!”
http://statique.lamarseillaise.fr/me...5b38268a_L.jpg
"J'ouvre un journal, un catalogue de machines agricoles, le Larousse pour aveugles ou pour cardiaques, le guide bleu, le guide rose, le programme de l'Enseignement Secondaire, le livre de cuisine, l'annuaire des téléphones, la carte des vins de chez Damoy, un album de timbres, un traité d'épicerie. Partout la poésie est morte. Morte, elle est morte. La poésie est morte. De tous temps, la poésie fut toujours ce qu'il y a de plus moderne, de plus dynamique. Quand les livres seront morts et leurs lecteurs, quand snobs, critiques et petits-fils de critiques, épluchures de mondains et reliefs d'intellectuels seront pourris, la poésie ne se sera pas encore tue. C'est la seule chose éternelle, et, quand il ne restera plus rien de cet univers, la poésie du Vide s'esclaffera, seule, dernière, définitive, sans commencement ni fin."
-
Robert Mitchum, Jane Greer ve Kirk Douglas’in rol aldigi film noir-suc-drama Maziden Gelen (Out of the Past) 25 Kasim 1947’de New York’ta gosterime girdi.
https://images-na.ssl-images-amazon....7,1000_AL_.jpg
https://78.media.tumblr.com/0f5f8da8...01pfo1_500.gif
-
Italyan yazar, aktor, komedyen ve sarkici ve soz yazari Giorgio Faletti'nin dogum yildonumu (25 Kasim 1950)
https://pbs.twimg.com/media/Ds1nYS7W0AALt4s.jpg
https://scontent-atl3-1.cdninstagram...42328352_n.jpg
http://www.incipitmania.com/wp-conte...cipitmania.jpg
"Hayatta senin aradigin seyler gibi seni arayan seyler de vardir.Ya bunlari arkanda birakir kacarsin ya da kalip yuzlesirsin.Neyi tercih edersen et seni degistirir, senin sadece iyiyi ya da kotuyu secme hakkin vardir." Ben Oldururum
"Ona kitaplarin lanetini anlatmak istiyorum. Optimistler lkitaplarin cehaletle savasmakta faydali oldugunu dusunurken realistlerin emin oldugu bir sey vardir, o da kitaplarin cehaletlerin kaniti oldugudur.Insanlarin bilmedikleri seyler, onlari birbirinden ayirir.Yas, para ya da dis gorunusun onemi yoktur." Bir Pezevengin Notlari
https://img.ibs.it/images/9788868657048_0_0_0_75.jpg
"Vorrei spiegarle che in realtà i libri sono una maledizione. Gli ottimisti sono convinti che leggendo dei libri combattono la loro ignoranza, i realisti sono certi solo del fatto che della loro ignoranza hanno la prova. La misura della non conoscenza è in realtà la discriminante fra persona e persona.L'età, il denaro, l'aspetto non contano nulla: la vera differenza è tutta lì."