Hayır. Zaten durup dururken sendikasyon alınacak bir piyasa yok, ancak vadesi gelenler çevirebilecek mi onu takip edeceğiz. 1-2 güne Akbank haberi çıkacak muhtemelen o da benchmark olacak. Akbank alamazsa işler sarpa sarar.
Printable View
Hayır. Zaten durup dururken sendikasyon alınacak bir piyasa yok, ancak vadesi gelenler çevirebilecek mi onu takip edeceğiz. 1-2 güne Akbank haberi çıkacak muhtemelen o da benchmark olacak. Akbank alamazsa işler sarpa sarar.
üstat merhaba..şimdi rxpu ile onu konuşuyorduk? akbankta sendikasyon kredisini çevirir diye düşünüyoruz..Ama libor+ fazilerin de dahada artacak olmasınin bu sektöre etkisini anlamaya çalışıyoruz...Sektördeki diğer büyük bankaların da bu konuda ki durumu nerelere kadar ciddileşebilir sizce? saygılar.
Dış borçta faiz artışı önemsiz. TL faizi tek basamaktan 40'lara gelmişken dolara 2 puan yüksek ödemek kimseyi üzmez. Yeter ki çevrilebilsin. Sorun: Borç alamamak olacaktır.
Sn. jondowes peki %7 olan USD sendikasyon faizinin %11'e çıktığını düşünelim. Swap faizi de %30 olsun. Şimdi kanunen banka bunu TL krediye çevirmek için swaplamak zorunda. Bu durumda da %41 net malyeti olacak. Buradan bir ZK veya benzer karşılık ayıracak mı bilemiyorum ama bu maliyet katlanılabilir mi?
Ya da şöyle sorayım. %41 ile maliyetleneceğine gidip %24 ile tcmb'den alır.
Likidite açığının 170-180 milyar TL'lerde asılı kalması da aslında bankaların yurt dışı yerine tcmb'ye yüklendiklerini gösyteriyor olabilir mi?
Ayrıca bu tcmb açısından ekstra bir risk yaratmayacak mı? (dış borçlanmanın sekteye uğraması bakımından)
Sayın Rxpu,
Eline USD geçen banka bunu swap işlemi ile TL'ye çevirdiğinde %30 TL faizini ödemez, alır diye biliyorum. Bir nevi hangi para biriminin faizi yüksek ise swap işlemi sonrası o para birimini elinde bulunduran faiz farkını alır. Sayın JonDowes bu konuya da açıklık getirirse sevinirim.
Sendikasyondan dolar geldi diyelim.
Bankanın elinde dolar var.
Dolarını swapladı yani verdi TL aldı. TL'yi veren %30 faiz alıyor,Tl'yi alan yani banka %30 faiz ödüyor. Banka ise yine verdiği dolar karşılığında diyelim ki %2 dolar faizi alıyor. (örneğin tcmb swap oranları şöyle TL için %24 döviz için %2).
Bankanın toplam maliyeti: dövize ödediği %11 + TL'ye ödediği %30 ve dövizden aldığı %2
Bunun da maliyeti epey yüksek. Ama kanunen açık pozisyon taşımaması için bu işlemi yapması lazım. 2001 öncesinde böyle bir zorunluluk yoktu. Banka direk dövizi spot kurdan bozup, istediği kadar kur riski alıp TL kredi verebiliyordu diye biliyorum. Şimdi bu imkan yok diye biliyorum.
(yukarıdaki verdiğim ilk örnekte kaba ve hızlı hesap yapıp bankanın %2 lik döviz gelirini hesaba katmamıştım, onu da toplam maliyetten düşmek gerekli.)
Evet çok yüksek dolar fonlama ile swapı birleştirirseniz; yüksek bir TL maliyet elde edersiniz. Ancak:
1. Sendikasyonların o maliyete gelmesi beklenmiyor.
2. Swaptan önce, mevcut döviz kredilerinin fonlamasına yarar.
3. İlla TL krediler fonlanacaksa, o kredilerin faizi de maliyetin elbette üstünde set edilir.
4. TL sadece TR'de olan bir likidite. Yurtdışından TL gelmiyor; uzun vadeli faiz sabitleme geliyor. Sendikasyonlarla TL likiditenin ilişkisi yok bu anlamda. Yabancı swapla verdiği TL'yi de yine Türk bankalarından başka swaplarla borçlanıyor (veya açık pozisyonu var, o para zaten Türk bankalarında park halinde)
Bu biraz cari açığın finansmanına benziyor; borç alınabilirse cari açık oluşur. Borç alınamazsa zaten ortada açık olmaz. Faiz ve maliyet olayı da öyle.
Cari açık ta YEP ile uyumlu olarak planlanan daralma nedeniyle azalacağına göre sendikasyonlardaki azalma buna paralel olduğu sürece bir denge sağlanacak sanırım.
Teşekkürler.