http://www.tr724.com/erdogan-fidan-k...r-kucuk-yazdi/
Alıntı:
Cumhuriyetten Alican Uludağ, 26 Haziran’da O.K.’nın gözaltına alınmaya çalışıldığını ve direkten döndüğünü ayrıntılarıyla yazdı. Haberdeki önemli nokta ise ilk ifade alma işlemine MİT’in izin vermemesi üzerine Erdoğan’ın devreye girmesi ve mülakatın yapılabilmesiydi. O.K. hakkında devam eden soruşturmalar hakkında da şu bilgileri paylaştı Uludağ: “Güvenilir kaynaklardan alınan bilgiye göre bu dosyada O.K. darbeye teşebbüs etmek ve FETÖ üyesi olmakla suçlanıyor. Sır gibi saklanan soruşturmada ne karar verileceği ise savcılığı kara kara düşündürüyor. Kulislerde, önceden haber vererek girişime dahil olmadığı için O.K. hakkında darbeye teşebbüsten takipsizlik kararı verileceği, FETÖ üyeliğinden ise dava açılabileceği konuşuluyor. Ancak bunun için MİT’in soruşturma izni vermesi gerekiyor.” Haberdeki Erdoğan vurgusu, güvenilir kaynakların kimliğini de ele veriyor aslında.
Alıntı:
“Binbaşı O.K. ile mülakat Savcılık’ta değil, yargıyla bağlantılı özel bir yerde yapılmış. Mülakatı yapanlar, Erdoğan’a, Binbaşı O.K.’ya sorulmasını istediği bir konu olup olmadığını sormuş. Erdoğan da şunun sorulmasını istemiş; ‘MİT’e gittiğinde, ‘darbe olabilir’ demiş mi, dememiş mi?’. İşte Binbaşı O.K.’nın tartışma yaratan o sözleri ifadeye bu soru üzerine girmiş.” Yıldız’ın AK Parti kulisleri dediği kaynaklar, büyük ihtimal saray çevreleri. Bunun aksi bir durum birilerinin kendi topuğuna sıktığı anlamına geleceğinden ihtimal dahilinde görülmüyor.
Alıntı:
Elbette konu burada kalmadı. Bu sefer devreye Ertuğrul Özkök girdi. 29 Haziran’da köşesinde Uludağ ve Yıldız’ın haberlerine atıf yaparak şu satırları yazdı: “Bu iddia ortaya atılalı üç güne yakın bir süre geçti. Külliye’den bir açıklamaya rastlamadım… Ama gerçekten de bu soruyu o sordurduysa, bunun anlamı açık. Demek ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan da 15 Temmuz gününün en büyük karadeliğinin aydınlatılması için harekete geçti.” Şaşılacak şey, yılların gazetecisi bir anlamda Erdoğan’ın sözcüsü gibi yorumda bulunuyor. Özkök, ‘açıklamaya rastlamadım’ derken aslında ‘Külliye’nin bu konuda kendisini görevlendirdiğini ve olayı doğruladığını da ima ediyordu.
Alıntı:
Bu yazı dizisi devam ederken ve Özkök’ün yazdıklarının mürekkebi henüz kurumamışken bu sefer de Nagehan Alçı sahneye çıktı. Eşi ile birlikte Fidan’ın sözcülüğünü yapmaktan çekinmeyen Alçı, 5 Temmuz’da kontrollü darbe söylemini çürütürmüş gibi yapıp aslında Özkök’e ince bir mesaj verdi: “Tüm bu gerçeklere rağmen CHP de, Mehmet Yılmaz ve Ertuğrul Özkök gibi isimler de ‘kontrollü darbe’ iddiasında ısrar etmeye devam ediyorlar. İhmaller olduğu kesin ama Gülen’in ekmeğine yağ sürmekten başka hiçbir işe yaramayan şu saçma iddiadan bir an önce vazgeçilmeli. Bence Özkök ve Yılmaz bu konuda öncü olmalı…” Alçı’nın satırları, Fidan’ın, oyunu gördüğünü ve pozisyon belirlediğini Hürriyet üzerinden bir cevap olarak Erdoğan’a iletmesinden ibaretti
Alıntı:
Özkök, Alçı’nın mesajına hemen bir gün sonra 6 Temmuz’da cevap verdi ve adeta Erdoğan’ın sözcülüğünü yaptığını itiraf edercesine ince bir şerh düşerek mesajın alındığını açıkça belirtti: “Ama sen de çok iyi biliyorsun ki… Bizim sorduğumuz o sorular senin de, Cumhurbaşkanı’nın da, Başbakan’ın da kafasını kurcalıyor… Hem de fena halde kurcalıyor… Madem konu bu kadar ‘hassaslaşmış’… Bazı bünyelerde bu kadar zona etkisi yaratmış… Sevgili Nagehancığım… Mesajı aldım…” Erdoğan, Fidan’ın yaşadığı zona etkisini görüp konumunun güçlülüğünü elinin kuvvetini ifade etmiş oldu böylece.
Aslinda bu catisma cok daha once basladi. Akit genel yayin muduru Hasan Karakaya, Medinede bir otel odasinda ölü bulunmustu. Viagra kullandigi yolunda yayinlar ilk Katar El Cezireden cikti. Bildigim kadariyla Hasan Karakaya referansi Islam olan biri degil. Hatta gecmisinde solcu bir gazetenin yazarligi ve genel yayin yonetmenligi var. Ataturk ile ilgili Akitte attigi basliklar var.
Sonrasinda Akit'in basina Kadri Demirel geldi. O da damadi tarafindan bicaklanarak oldurulmustu.
Arada bir gazeteci olumu daha var, simdi hatirlayamadim.
Aslinda bunlari 2 ay once Kuzu Hocamin forumunda yazmistim. O da sagolsun ertesi gun yaziyi silmisti. Demek ki sakincali bir durum vardi. Medyada yazilanlari okuyunca Tayyip Agamla Hakan Fidan arasinda bir catisma var gibi gorunuyor.
Aslinda oyle degil. O yazida asil catismanin kimlercarasinda oldugunu da yazmistim.
Entegral huber ajansi gelecegi onceden haber verir.