Dans dunyasinin tapinaklarinda dans eden, Italya'nin ilk baleti Roberto Bolle'nin dogum gunu (26 Mart 1975)
https://68.media.tumblr.com/745c1600...7lvro1_500.gif
https://lh3.googleusercontent.com/-B...le%2Bc5465.gif
Printable View
Dans dunyasinin tapinaklarinda dans eden, Italya'nin ilk baleti Roberto Bolle'nin dogum gunu (26 Mart 1975)
https://68.media.tumblr.com/745c1600...7lvro1_500.gif
https://lh3.googleusercontent.com/-B...le%2Bc5465.gif
Fransiz edebi teorisyen, filozof, dilbilimci, elestirmen ve isaret bilimci Roland Barthes’in olum yildonumu (26 Mart 1980)
"Yasamimda milyonlarca bedenle karsilasirim; bu milyonlarca bedenden ancak birkac yuzunu arzularim; ama bu birkac yuzden yalnizca birini severim. Asik oldugum oteki bana arzumun ozgurlugunu gosterir.Bu secim - oylesine titizdir ki yalnizca Tek'i alikoyar-, soylediklerine gore, cozumsel gecisimle ask gecisimi arasindaki ayrimi olusturur; beriki evrenseldir, oteki ozgul. Binlerce Imge arasinda arzuma uygun Imge'yi bulabilmem icin, nice rastlantilar, nice sasirtici rastlasimlar (belki de arastirmalar) gerekmistir. Cozumunu hicbir zaman bilemeyecegim bir buyuk bilmecedir bu: Neden sunu arzuluyorum? Neden onu surekli olarak, kendimden gecerek arzuluyorum? Butunuyle o mu (bir golge, bir bicim, bir hava mi) arzuladigim? Yoksa bu bedenin yalnizca bir parcasi mi? Peki, bu durumda, bu sevilen bedende, benim icin 'fetis' iccagrisi tasiyan ne? Hangi parca, hangi rastlanti? Belki de inanilmaz olcude ufak bir sey. Bir tirnagin kesilis bicimi, azicik egrilemesine kirilmis bir dis, sacin bir kivrimi, konusurken, sigara icerken, bir parmaklari acma bicimi mi? Bedenin butun bu kivrimlari konusunda, onlarin tapilasi oldugunu soyleme istegi duyuyorum. Tapilasi demek: onun tek olmasi bakimindan, arzum budur demektir. Bununla birlikte, arzumun ozgullugunu ne denli cok duyarsam, o denli az adlandirabilirim onu: hedef kesinlestikce isim titrer; arzunun yerindeligi olsa olsa sozcugun uygunsuzluguna yol acar. Bu dil basarisizligindan tek bir iz kalir geriye: 'tapilasi' sozu." Bir Ask Soyleminden Parcalar
https://pbs.twimg.com/media/DF0dpj-XUAA1iY1.jpg
"Nella mia vita, io incontro milioni di corpi; di questi miloni io posso desiderarne delle centinaia; ma di queste centinaia, io ne amo uno solo. L'altro di cui io sono innamorato mi designa la specialità del mio desiderio. Per trovare l'Immagine che, tra migliaia, si confà al mio desiderio, ci sono volute molte combinazioni, molte sorprendenti coincidenze (e forse molte ricerche). E' un enigma che io non riuscirò mai a risolvere: perchè mai desidero il Tale? Perchè lo desidero persistentemente, languidamente? E' tutto lui che desidero (una sagoma, una forma, un'aria)? O è solamente una parte di quel corpo? E, in tal caso, che cos'è che, in quel corpo amato, ha per me il valore del feticcio? Quale porzione, per quanto esigua sia, quale sua caratteristica? Il taglio di un'unghia, un dente leggermente rotto di sbieco, una ciocca di capelli, un certo modo di muovere le dita mentre parla, mentre fuma? Di tutte queste caratteristiche del corpo, ho voglia di dire che sono adorabili. Adorabile vuol dire: questo è il mio desiderio, in quanto esso è unico: 'E' questo! E' esattamente questo (che io amo)!'. Tuttavia più provo la specialità del mio desiderio, meno sono in grado di precisarla; alla precisione di ciò che voglio dire corrisponde uno sfocamento del nome; il proprio del desiderio non può che produrre un improprio dell'enunciato. Di questo fallimento linguistico, resta soltanto una traccia: la parola adorabile."
Amerikali heavy metal grubu Van Halen, 3.studyo albumu Women and Children First’u 26 Mart 1980’de Warner Bros. Records etiketiyle piyasaya surdu.
http://www.vhnd.com/wp-content/uploa...First_VHND.jpg
https://img.cdandlp.com/2012/11/imgL/115758417.jpg
Ingiliz aktris Keira (Christina) Knightley’in dogum gunu (26 Mart 1985)
http://2.bp.blogspot.com/-QBPmqog2l1...tley-part1.jpg
https://media.giphy.com/media/AnRIoC8PkAi40/giphy.gif
https://media.giphy.com/media/ocKat49amke4g/giphy.gif
26 Mart 1990’da duzenlenen 62. Akademi Odul toreninde, Bayan Daisy ve Soforu (Driving Miss Daisy, 1989. Yon: Bruce Beresford) En Iyi Film; Jessica Tandy, yine ayni film ile En Iyi Kadin Oyuncu; Daniel Day-Lewis, Sol Ayagim (My Left Foot: The Story of Christy Brown, 1989) filmi ile En Iyi Erkek Oyuncu Odulunu aldilar.
Ayni Odul toreninde Japon yonetmen Akira Kurosawa, Akademi Yasam Boyu Basari Odulu aldi.
https://ia.media-imdb.com/images/M/M...6,1000_AL_.jpg
https://media.gettyimages.com/photos...cture-id797903
https://images-na.ssl-images-amazon....3,1000_AL_.jpg
https://media.gettyimages.com/photos...3EsATuCTIcfZw=
26 Mart 2000’de duzenlenen 72. Akademi Odul toreninde, Amerikan Guzeli (American Beauty, 1999. Yon: Sam Mendes) En Iyi Film; Hilary Swank, Erkekler Aglamaz (Boys Don't Cry, 1999) filmi ile En Iyi Kadin Oyuncu; Kevin Spacey, Amerikan Guzeli filmi ile En Iyi Erkek Oyuncu Odulunu aldilar.
https://ia.media-imdb.com/images/M/M...2OTU@._V1_.jpg
https://media.gettyimages.com/photos...cture-id816651
Isvecli sair, psikolog ve cevirmen Tomas Transtromer'in olum yildonumu (26 Mart 2015)
Isigi sonduruyorlar ve lambanin beyaz golgesi
bir sure daha isiyor tumuyle yok olmadan once, karanlik dolu
bir bardakta cozunen bir tabletmiscesine. Sonrasi altalta ustuste.
Otelin duvarlari yukseldikce yukseliyor karanlik gokyuzune.
Ask hareketleri dindi artik, uyuyorlar
ama en sakli dusunceleri bulusuyor simdi
tipki bir okul cocugunun islak resim kagidinda bulusup
birbirinin icine akan renkler gibi.
Simdi sessiz ve karanlik. Ama sehir de onlara iyice yanasti bu
gece. Isiksiz pencereleriyle. Evler de giderek yakinlasti.
O izdihamin ortasinda iyice sokuluyorlar birbirlerine, bekliyorlar,
en ufak ifadeden yoksun yuzleriyle baslarina ususecek o kalabaligi.
https://jeffschwaner.files.wordpress...s-hass238a.jpg
They switch off the light and its white shade
glimmers for a moment before dissolving
like a tablet in a glass of darkness. Then up.
The hotel walls rise into the black sky.
The movements of love have settled, and they sleep
but their most secret thoughts meet as when
two colors meet and flow into each other
on the wet paper of a schoolboy’s painting.
It is dark and silent. But the town has pulled closer
tonight. With quenched windows. The houses have approached.
They stand close up in a throng, waiting,
a crowd whose faces have no expressions.
https://pbs.twimg.com/media/C3lYmwnWQAASkoa.jpg
Tek insanin sarkisini soyluyorum, herkesten ayri, basit bir insan,
Gene de Demokratik kelimesini, yiginlar kelimesini kullaniyorum.
Tepeden tirnaga butun vucudun sarkisini soyluyorum,
Ne yalniz yuz, ne de yalniz beyin degerlidir ilham perisi icin,
ben vucut butunuyle cok daha degerlidir diyorum,
Erkeklerin yani sira kadinlarin sarkisini soyluyorum.
Duygu, heyecan, kuvvet yuklu hayatin,
Neseli, en hur hareketler icin, tanrisal yasalara uyarak yaratilmis
Modern Insanin sarkisini soyluyorum.
Walt Whitman