-
Fénéon ve Mallarmé Odullu Fransiz roman ve deneme yazari Michel Butor’nun dogum yildonumu (14 Eylul 1926)
“Her sanat eserinde ustesinden gelinmis bir intihar tesebbusu vardir. Eser, sadece digerlerine karsi direnebilmek icin degil, ayrica insanin kendisiyle arasinda 'modus vivendi' bulmasi icindir de, bu baskasi olan benle. “
https://diacritik.files.wordpress.co...size=768%2C960
“Il y a dans toute śuvre d'art une tentation surmontée du suicide. L'śuvre est lŕ non seulement pour permettre de résister ŕ autrui, mais pour trouver un 'modus vivendi' avec soi.”
(Terraluna : Modus Vivendi: Latince: Yasama tarzi / Modus vivendi bulmak: Cekismeli taraflar arasinda bir anlasma saglamak)
-
Alman sair, denemeci, oyun yazari ve elestirmen ve Dadacilik hareketinin kurucularindan Hugo Ball'in olum yildonumu (14 Eylul 1927)
"Dilin nasil eklemlenmis oldugunu ortaya koymak ise yarar. Ben birakiyorum seslileri aylak aylak dolassinlar. Birakiyorum seslileri, basbayagi olagelsinler, tipki bir kedinin miyavlamasi gibi. Sozcukler belirir, sozcuklerin omuzlari, bacaklari, kollari, sozcuklerin elleri. Au, oi, uh. Insan cok fazla sozcuk ortaya salmamali. Bu lanet olasi dile, sanki borsacilarin para tutmaktan asinmis elleriyle bulastirilmis gibi yapisan butun pislikleri temizlemeye bir siir dizesi yeter. Sozcugu basladigi ve bittigi yerde istiyorum..."
https://images-na.ssl-images-amazon....1owYvUnaLL.jpg
"Da kann man nun so recht sehen, wie die artikulierte Sprache entsteht. Ich lasse die Vokale kobolzen. Ich lasse die Laute ganz einfach fallen, etwa wie eine Katze miaut... Worte tauchen auf, Schultern von Worten, Beine, Arme, Hände von Worten. Au, oi, uh. Man soll nicht zu viel Worte aufkommen lassen. Ein Vers ist die Gelegenheit, allen Schmutz abzutun. Ich wollte die Sprache hier selber fallen lassen. Diese vermaledeite Sprache, an der Schmutz klebt, wie von Maklerhänden, die die Münzen abgegriffen haben. Das Wort will ich haben, wo es aufhört und wo es anfängt."
-
-
Cek roman ve oyun yazari Ivan Klíma’nin dogum gunu (14 Eylul 1931)
“Ask ve olum kadar birbirine benzeyen baska hicbir sey yoktur; her ikisinin belirisi de biricik ama ayni zamanda kesindir, tekrara tahammulsuzdur, her ikisi de baska hicbir cagriya cevap veremez ve hicbir erteleme vaat etmez. Aska ve olume iki kere girilmez; onlara Herakleitos’un irmagindan bile az girilir. Dolayisiyla, olmeyi ogrenemeyecegimiz gibi aski da ogrenemeyiz. Ask ve olum, zamani gelince insani bulur; ne zaman gelirse gelsin her ikisi de insani hazýrliksiz yakalar. Gundelik kaygilarin gobeginde gelip insani yakalayan ask ve olumle nasil bas edilecegi de bilinemez.”
https://content.babil.com/urun/1e8e9...5aa5/Front/Big
“Casi nada se parece tanto a la muerte como el amor realizado. Cada aparición de cualquiera de los dos es única pero definitiva, irrepetible, inapelable e impostergable. Cada aparición debe sostenerse «por sí sola», y lo hace. Toda vez que aparecen nacen por primera vez, o renacen, saliendo de la nada, de la oscuridad del no-ser, sin pasado ni futuro. Sólo se puede entrar en el amor y en la muerte una única vez: menos aún que en el río de Heráclito. De hecho, son sus propios pies y cabeza, desdeńosos y negligentes con respecto a todo lo demás. Sea cuando fuere, nos tomarán desprevenidos. En medio de nuestras preocupaciones cotidianas, el amor y la muerte surgirán ad nihilo, de la nada.”
-
Ingiltere dogumlu Avustralyali ressam Thomas William 'Tom' Roberts'in olum yildonumu (14 Eylul 1931)
Holiday sketch at Coogee, 1888 (Art Gallery of New South Wales)
https://upload.wikimedia.org/wikiped...rt_Project.jpg
Shearing the Rams, 1890 (National Gallery of Victoria)
https://content.ngv.vic.gov.au/retri...&vernonID=2920
-
Italyan yazar ve gazeteci Tiziano Terzani'nin dogum yildonumu (14 Eylul 1938)
"Zihin, her gun cigneyip gectigimiz ve degerini bilemedigimiz bir hazine sandigidir. Soz konusu olan, onu ele gecirmek, yaptigimiz her seyi dalginlikla degil farkindalikla yapma egemenligimiz altina almaktir."ť Atlikarincada Bir Tur Daha
https://www.macrolibrarsi.it/data/co...ibro-78976.jpg
"La mente č un tesoro nascosto sul quale camminiamo ogni giorno senza renderci conto di quanto valga. Si tratta solo di entrarne in possesso, di dominarla esercitandoci a fare tutto quel che facciamo con consapevolezza, invece di farlo sempre piů distrattamente."
"Mukemmel bir sagligin olmasini isteme. Bu acgozluluk olurdu. Istirabini sifan yap. Ve engelsiz bir yol bekleme. O ates olmasaydi isigin sonerdi. Ozgurluge kavusmak icin firtinayi kullan."
http://www.reporterinviaggio.it/wp-c...=90&w=660&zc=1
"Non chiedere di avere una salute perfetta, sarebbe aviditŕ. Fai della sofferenza la tua medicina, e non aspettarti una strada senza ostacoli. Senza quel fuoco la tua luce si spegnerebbe. Usa della tempesta per liberarti. / Do not ask for perfect healthiness, it would be greedy. Make your sufferance your medicine, and don’t expect to find a flat road in front of you. Without that fire your light would fade away. Use the storm to set yourself free."
“Adamin biri, Bilgeligiyle un salmis olan Kralin yanina gider. Krala sunu sorar: 'Efendim soyleyin bana, hayatta ozgurluk var midir?
Kral: 'Elbette' der, 'Kac bacagin var senin?'
Adam soruya sasirarak: 'Iki' der.
Kral: 'Pekala, tek bacaginin ustunde durabilir misin? '
'Elbette' diye cevap verir adam.
Kral: 'O halde hangi bacagin ustunde duracagina karar ver'.
Adam biraz dusunur ve sol bacagi ustunde durmaya karar verir.
'Tamam' der Kral. 'Simdi oteki bacagini da kaldir.'
Adam sasirir: 'Bu imkansiz Kralim' der.
'Gordun mu? ' der Kral 'Ozgurluk budur. Sen sadece ilk karari almakta ozgursun. Ondan sonrasinda degil.' “
http://www.eticamente.net/wp-content...mio-inizio.jpg
“Un uomo va dal suo re, che ha grande fama di saggezza e gli chiede: ‘Sire, dimmi, esiste la libertŕ nella vita?’
‘Certo’ gli risponde quello. ‘Quante gambe hai?’
L’uomo si guarda, sorpreso dalla domanda. ‘Due, mio Signore’
‘E tu, sei capace di stare su una?’
‘Certo.’
‘Prova allora. Decidi su quale.’
L’uomo pensa un po’, poi tira su la sinistra, appoggiando tutto il proprio peso sulla gamba destra.
‘Bene”, dice il re. ‘E ora tira su anche quell’altra.’
‘Come? E’ impossibile, mio Signore!’
‘Vedi? Questa č la libertŕ. Sei libero, ma solo di prendere la prima decisione. Poi non piů.’ “
-
Amerikali sanatci, yazar, heykeltiras Kate Millett'in dogum gunu (14 Eylul 1934)
"Toplumsal kosullarimiz yuzunden kadin ve erkek birbirlerinden tamamen ayri iki kultur niteligi tasirlar ve bunlarin yasam deneyleri de cok buyuk ayrimlar gosterir. Cocukluk boyunca cinsel kimligin gelismesini, ailenin, egiticilerin ve kulturun, her cins icin uygun gordugu davranis, kisilik, ilgi, deger ve anlatim kavramlari belirler. Cocugun yasaminin her ani, oglan ya da kiz olusuna gore, cinsiyetin kendine yukledigi zorunluluklari yerine getirmek icin nasil davranmak ve dusunmek gerektigini ogrenmekle gecer. Genclik yillarinda, cevreye ayak uydurma zorunlulugu cesitli buhranlara yol acar ve bu bunalimlar olgunluk donemine girdikten sonra yatisir."ť Cinsel Politika
https://images-na.ssl-images-amazon....4,203,200_.jpg
"Our social circumstances, male and female are really two cultures and their life experiences are utterly different and this is crucial. Implicit in all the gender identity development which takes place through childhood is the sum total of the parents', the peers', and the culture's notions of what is appropriate to each gender by way of temperament, character, interests, status, worth, gesture, and expression. Every moment of the child's life is a clue to how he or she must think and behave to attain or satisfy the demands which gender places upon one. In adolescence, the merciless task of conformity grows to crisis proportions, generally cooling and settling in maturity."
“Cesitli ailelerde otoritenin kisiler arasindaki derecelendirilmesi uzerinde farkli gorusler ileri surulse de, mutlak olan tek sey, kulturun, yasamin butun alanlarinda erkeklerin otoritesini destekledigi ve kadina hicbir hak tanimadigidir.”
https://wordery.com/jackets/0a5e5346...0231174251.jpg
“While we may niggle over the balance of authority between the personalities of various households, one must remember that the entire culture supports masculine authority in all areas of life and - outside of the home - permits the female none at all.”
-
Italyan ressam Ulvi Liegi'nin olum yildonumu (14 Eylul 1939)
Porta Romana, c1900
https://www.valutazionearte.it/wp-co...a-1024x730.jpg
Il mercato centrale, 1924
https://www.museofattori.livorno.it/...a-1200x850.jpg